Seul Gezi Rehberi: Bir “Yabancı” Olmanın En Güzel Hali

Bir Uzak Doğu ülkesi ile tanışmak her zaman dünyanın geri kalan ülkeleriyle tanışmaktan daha farklı bir deneyimmiş gibi hissettiriyor bize. Tamam, her gittiğiniz yerde farklı, mutlu edecek, gülümsetecek bir detay yakalıyorsunuz, her şehir sizi bir kez daha şaşırtıyor, bir kez daha dünyanın sevilebilir bir yer olduğunu hissettiriyor ama, söz konusu Uzak Doğu ülkelerinden biri oldu mu her şey çok daha başka. Bir yerde “son derece yabancı” hissetmenin teoride olumsuz bir duygu yaratıyor oluşu Uzak Doğu ülkelerinden birine gittiğinizde bambaşka bir hisse dönüşüyor. Size hiçbir şey ifade etmeyen şekillerin arasında okuma yazma bilginizin tam anlamıyla bir hiçe dönüştüğü, yabancı olduğunuzun herkes tarafından anlaşılabildiği bir yerde olmak nasıl oluyor da bu kadar iyi hissettirebiliyor inanın biz de anlamıyoruz. İşte Seul deneyimimiz de tamamen bu tatta geçti. Alışma evresindeyken, “acaba bir süre burada yaşasak nasıl olurdu” hayallerine dalarken bir anda dönüş yolunda bulduk kendimizi. Peki Seul beklediğimiz gibi çıktı mı? Fazlası var, eksiği yok. Eğer aradığınız kocaman bir Uzak Doğu metropolü ise, yüzlerce ışıklı tabelanın arasında yürümek, kalabalığın arasına karışmak, dünyadaki varlığınızın önem derecesini sorgulamak falan istiyorsanız tam yerindesiniz. Daha geleneksel bir şeyler arıyorsanız, tapınaklar, rahipler, Uzak Doğu kültürüne dair pek çok şey ile karşılaşmak niyetindeyseniz Seul’u bu şekilde yaşamak da sizin elinizde. Özetle şehir size her şeyi sunuyor ve kendi deneyiminizi kendiniz şekillendiriyorsunuz da diyebiliriz. Biz ne yaptık? Ortaya karışık. Kendi Seul’umuzu yarattık, o yarattığımız Seul ile platonik sayılmayacak bir aşk yaşadık, Seul bizi sevdi, bize iyi davrandı, bizi kucakladı. E biz de onu tabii. Şimdi kendisinden İstanbul’da oturmuş Seul gezi rehberi yazma aşamasına geçecek kadar uzaklaşmışken içimizde inceden bir özlem duygusu da oluşmadı değil.

seul cherry blossom
Nisan ayında şehrin birçok yerinde Cherry Blossom görebilirsiniz, illa Japonya’ya gitmek gerekmiyor.

Seul Gezi Rehberi: Seul’a Ne Zaman Gidilir?

Güney Kore’ye gitmek için hangi dönemlerin daha iyi olduğu hakkında Güney Kore Gezisi Notları yazımızda detaylı bir şekilde bahsetmiştik. Aslında Seul için de orada paylaştığımız detayların çoğu geçerli. Kış aylarında popo donduran bir soğuk, yaz aylarında ise bayağı sıcak, ayrıca yoğun yağış olma ihtimali söz konusu. Dolayısıyla Seul gezisi için en ideal dönemler sonbaharda Eylül-Ekim, ilkbaharda ise Nisan-Mayıs. Zaten neredeyse her yer için en güzel bahar ayları önerisinde bulunup duruyoruz, çok da beklenmedik bir öneri olmadı. Daha da detay ver kardeşim diyorsanız onu da verelim, bizce nokta atışı bir Seul gezisi gerçekleştirmek niyetindeyseniz Nisan başını (kızdık da küfür ettik gibi oldu di mi) tercih edebilirsiniz. Çünkü bu dönemde Seul da dahil olmak üzere Güney Kore’de birçok yerde sakura/cherry blossom/kiraz çiçeği (artık ne şekilde adlandırmak isterseniz) açıyor ve inanılmaz bir görüntü oluyor. Eğer özellikle bu sebepten gitmek niyetinde değilseniz, hava durumunun daha garanti olması için Nisan sonu ya da Mayıs’ı tercih edebilirsiniz. Biz Nisan başında gittik ve gündüzleri yer yer sıcak olmasına rağmen akşamları serindi, her iki hava durumu ihtimaline karşın uygun kıyafet götürmekte fayda var. Gündüzleri akşama yatırım olarak elimizde montla gezmekten bi’ kolumuz inceldi, diğeri kalın kaldı ama olsun…….

seul ulaşım
Şehirde metro çok yaygın olduğu için otobüse pek ihtiyaç duyacağınızı sanmıyoruz. Vazgeçin şu otobüsten be artık, biraz gözünüz medeniyet görsün, tuvalete bile metroyla gidin asfsd

Seul Gezi Rehberi: Seul’da Ulaşım Meselesi 

*Incheon Havalimanı’ndan şehre ulaşım: Incheon Havalimanı Seul şehir merkezinden yaklaşık 50km uzaklıkta, yani oldukça uzak. Adeta bir Sabiha Gökçen gibi dünyadaki her yere en uzak noktaya yapılmış. Öyle uzak ki, yanlış bir havalimanına indiğinizi bile düşünebilirsiniz, hemen onu düşündürtmeden olaya müdahale edelim. Eskiden uluslararası havalimanı şehir merkezine yakın bir noktadaymış ancak burası yeterli gelmeyince Incheon bölgesinde denizi doldurarak daha büyük bir havalimanı inşa etmişler. Allahtan Incheon Havalimanı’ndan Seul şehir merkezine kolay bir şekilde ulaşabileceğiniz 2 tren seçeneği mevcut. Bunlardan biri havaalanından hiç durmadan yaklaşık 45 dakikada “Seoul Station” yani ana tren istasyonuna ulaşan Express treni, diğeri ise 12 farklı durakta duran ve yaklaşık 1 saat süren “All Stop” treni. Express trenin ücreti 8000 won, diğer tren için ise gideceğiniz noktaya göre bir metro bileti almanız gerekiyor. Metro bileti konusunu aşağıda detaylandıracağız.

gangnam bölgesi

Dünyanın herhangi bir noktasında 50 km gibi bir mesafeyi taksiyle gitmenin pek de uyguna gelmeyeceğini tahmin ediyor olabilirsiniz. Ancak özellikle birkaç kişiyseniz taksi seçeneğini de değerlendirebilirsiniz. Biz kullanmadık ama öğrendiğimize göre Seul’da gideceğiniz noktaya göre fix bir taksi ücreti var, fiyatlara şuradan bakabilirsiniz. Örneğin Jongno gibi merkezi noktalara 65.000 Won tutuyor. (fazla sıfır görünce panik olmamanız için paylaşalım, günümüz itibarıyla 50 Euro gibi bir tutara tekabül ediyor). Taksiye bindiğinizde bu konuda herhangi bir karmaşa yaşamamak için havaalanındaki “information” noktalarına danışarak sizi uygun taksiye yönlendirmelerini rica edin, çünkü Seul’da tek tip taksi yok ve hepsinde bu fix ücret geçerli olmayabilir. Ünlülerin tur otobüsleri gibi içinde buzdolabı, disko topu falan olan bi’ taksiye binip “ama 50 euro kem küm” demeyin yani. Bunun detayları da aşağıda geliyor. Bu arada Seul ve civarında trafik yoğunluğuyla  karşılaşmak bayağı olası, özellikle şehirden havaalanına taksiyle gidecek olursanız trafik durumunu göz önünde bulundurarak vakitlice yola çıkmanızda fayda var.

seul'da ulaşım
Beyaz, sarı ve gri taksileri tercih etmeye çalışın, siyah taksiler daha pahalı oluyor

*Şehir içinde ulaşım: Seul bayağı büyük ve gezilecek noktaların birçok farklı bölgeye yayıldığı bir şehir. Dolayısıyla Seul’da pratik bir şekilde gezmek için metro ile kaynaşmanız şart. Bu kalabalık metropolde, hiç aşina olmadığınız bir dil ve alfabenin var olduğu bir şehirde metro işini çözmek konusunda endişe duymuş olabilir, özellikle metro haritasına bakınca ÇÜŞ diye tepki vererek bu işin içinden çıkamayacağınızı düşünmüş olabilirsiniz. Ancak durum göründüğü kadar kötü değil. Alışması gayet kolay bir metro sistemi var ve tabelalar yalnızca Korece olmadığı için durak isimlerini anlamak zorlu değil. Metro ağı oldukça geniş ve aşağıda önereceğimiz Seul’da gezilecek yerler listesindeki her yere metroyla ulaşabilmeniz mümkün. Olur da kontrolü tamamen kaybeder ve başka bi’ şehre falan geçerseniz Seul’u “SOOOOL” diye okuduklarını (gol derkenki gibi düşünün) bilin yeter…… Bilmeniz gereken bir başka şey ise metronun özellikle sabahları ve iş çıkışı saatlerinde bayağı kalabalık olabileceği. Cama yapışmalı, hiç tanımadığınız insanlarla gereksiz samimi olmalı, kontrolsüzce yanınızdaki kişinin mesajlaşmasına dahil olduğunuz (gerçi Korece pek kolay olmuyor) metrobüs kalabalığı gibi bir kalabalıktan bahsediyoruz. Neyse, gözünüzü çok korkutmadan metro ulaşımı için edinebileceğiniz birkaç farklı bilet seçeneğinden söz edelim:

seul ulaşım
Seul gezi rehberi

Tek kullanımlık metro bileti: Adından da gayet net bir şekilde anlayabileceğiniz üzere 1 seferlik, tek yön gidiş için kullanabileceğiniz metro bileti. Ücreti 1350 Won (yaklaşık 1 Euro) ve bileti kullandıktan sonra kartı “refund” makinelerine iade ettiğiniz zaman 500 Won geri alıyorsunuz. Dikkat etmeniz gereken bir nokta, kartı hem metroya girerken hem de çıkarken okutmanız gerektiği. Yani tüm bunları anlatırken aslında ne demek istiyoruz, “siz Bihter Ziyagilsiniz, o 500 WON’u GERİ ALACAKSINIZ, ATMAYACAKSINIZ O KARTI LANET OLSUN……..” Sakinliğimizi koruyalım, paranızı Kore’de bırakmayın….Evet…

*Yukarıda yazdığımız metro bileti ücreti standart ücret. Ancak Gangnam gibi merkezin bir tık daha dışında kalan noktalara giderken bu standart ücretin üstüne ekleme yapılması gerekebiliyor. Bunu kendiniz fark etmeseniz bile, zaten çıkışta kartınızı tekrar okuttuğunuz esnada turnike yaygara çıkarıyor ve sizi tüm Kore halkına rezil ediyor. O sırada anlayabilirsiniz ki ekleme yapmanız gerekiyor. Zaten ekranda eklemeniz gereken tutar da yazıyor. Aklınızda bulunsun.

seul gezi rehberi

T Money Kartı: İstediğiniz miktarda para yükleyebileceğiniz ulaşım kartı. Kartı edinmek için 2500 Won gibi bir ücret ödemeniz gerekiyor, sonra kullanmak istediğiniz tutarı yüklüyorsunuz. Bu şekilde tek seferlik metro kullanım ücreti 1350 yerine 1250 oluyor, yani indirimli bilet almış oluyorsunuz. Bu kart çoğu takside de geçerli, eğer yanınızda nakit para taşımak istemiyorsanız mantıklı bir seçenek olabilir. Ancak bize kalırsa kart öyle çok da kayda değer bir indirim sağlamadığı için özellikle satın almanın bir alemi yok. Eğer kartla işiniz bittiğinde içinde herhangi bir tutar kalırsa onu da duraklardaki servis noktalarından iade alabiliyorsunuz, ancak 500 Won gibi ekstra bir servis ücreti var. Metro istasyonlarındaki makinelerden ya da T-Money logosu görebileceğiniz 7-Eleven gibi marketlerden satın alabilirsiniz.

Seoul City Pass: Günde 20 kereye kadar metroyu ve “city tour bus”ları kullanmanıza olanak sağlayan kart. (çüş artık günde 20 kere metroya binilir mi arkadaş) 1 günlüğü 15.000, 2 günlüğü 25.000 3 günlüğü ise 35.000 Won. Günde 20 kez metroya binmeyi başarabilir misiniz bilemiyoruz ama, olur da öyle bir niyetiniz varsa satın alabileceğiniz en uygun seçeneklerden biri bu. Belki de yukarıda söz ettiğimiz tuvalete bile metroyla gitme meselesini bir kez daha değerlendirmelisiniz….. Kartı yalnızca 1 kişi kullanabiliyor, aklınızda bulunsun.

-Ulaşım için %90 metroyu kullandığımız 4 günlük Seul gezisinden çıkardığımız sonuç; tek kullanımlık metro bileti candır. 

seul sokakları
Uzak Doğu’da olduğunuzu anlamanın yolları: 1. Tabelalar, tabelalar ve tabelalar

Taksi meselesine gelecek olursak. Seul’da taksi ücretlerinin özellikle Avrupa’daki birçok şehre göre daha uygun olduğu söylenebilir. Hatta özellikle birkaç kişi kullanacaksanız yer yer (bakın yer yer diyoruz havaalanını falan karıştırmayın) metrodan bile daha uyguna gelebileceğini söyleyebiliriz. Örneğin 3-4 km’lik mesafe için (pek trafiğin olmadığı bir yolculukta) ücretler 5000 Won civarında (4 Euro gibi bir şey). Taksi kullanacaksanız dikkat etmeniz gereken şey bineceğiniz taksinin ne renk olduğu. Çünkü normal taksiler sarı, beyaz ya da gri renkte oluyor. Siyah ya da daha büyük taksiler daha pahalı. Genel olarak tüm taksilerde gece 12’den sonra gece tarifesi uygulanıyor. Ayrıca yoldan taksi çevirebiliyorsunuz, bazı uyuz Avrupa ülkelerindeki “yoldan taksi çevirememe” durumuyla burada cebelleşmiyorsunuz.

Seul Gezi Rehberi: Seul Güvenli Mi?

Tabii ki biz gitmeden önce Seul güvenli mi değil mi konusunu araştırmadık, nedense bu hiç aklımıza bile gelmedi. (Bak bak ne kadar kendinden emin) Dünyanın öbür ucunda hiç tanımadığın bir ülkeye gidiyorsun, insan bi’ bakar değil mi? Oraya daha önce birçok kez giden arkadaşlarımızdan ve lokallerden dikkatli olmamıza dair bir uyarı da almayınca bizde bir rahatlık bir rahatlık. Gecenin köründe karanlık sokaklara dalmalar, ninjalarla soju içmeler, uzağında duman tüten sokalarda topuk seslerimizin yankılanması falan…. (çok film izliyoruz galiba) Bilinçsiz bir şekilde bile yapmış olsak bu gezide kendimizi resmen birer denek olarak kullandık. Sonuç; sıfır gerginlikle atlattığımız bir Seul gezisi. Öyle bir kendimize güvenmişiz ki, neredeyse Kore halkı bizden korkacaktı, o derece. Tabii ki şunu göz önünde bulundurmakta fayda var, dünyanın hiçbir metropolü %100 güvenli olamaz ve bir turist olarak her yerde dikkatli olmak lazım. Bu şehirde turist olduğunuzu gizlemek gibi bir şansınız olmadığı da aşikar.

Güney Kore Tapınakları
Jongno, Changdeokgung Sarayı gibi birçok turistik noktanın olduğu bir bölge

Seul Gezi Rehberi: Seul’da Konaklama

Seul gezi rehberi için önemli bir bilgiyle olaya girelim, Seul’da “şehir merkezi” olarak nitelendirilebilecek tek bir bölge olduğu söylenemez. Çünkü gezilecek, görülecek yerler şehrin birçok farklı bölgesine dağılmış durumda. Ancak turistik yerlerin çoğunlukta olduğu bölgeyi merkezi kabul edecek olursak, o bölge Jongno civarı. Bu bölgede konaklamak işinizi kolaylaştırır mı? Bu Seul’dan beklentinizin ne olduğuna göre büyük ölçüde değişebilir. Dediğimiz gibi şehrin tarihi bölgesine, turistik noktalarına yakın bir noktada konaklamak istiyorsanız Jongno tarafı tam olarak aradığınız bölge. Ancak eğlence ya da alışveriş odaklı bir gezi gerçekleştirmek niyetindeyseniz değerlendirebileceğiniz birçok farklı bölge var. Bu noktada Seul’un popüler bölgelerini bilmenizde fayda var, ancak yazıyı okumaya devam etmeniz için onlardan aşağıda bahsedeceğiz.. Sinsiyiz ne var?

Biz Kore Turizm Ofisi desteğiyle Jongno bölgesi civarında olan The Shilla’da konakladık ve oldukça memnun kaldığımızı söyleyebiliriz. Çalışanlar oldukça sempatikti ve odalar bayağı modern ve temizdi. Hatta temizlik konusunu öyle ciddiye alıyorlar ki, odayı temizletmek istemediğimizde temizlik görevlisi 5 kere falan “emin misiniz” diye sordu, ardından bizi ayıpladı, ardından küs ayrıldık. Öyle üstümüze geldi ki “nasıl da temiz olduğumuzu” kanıtlamak için çıkarken biraz odayı bile topladık. Ayrıca otel toplu taşıma açısından oldukça ideal bir noktada, yaklaşık 5 dakika mesafede bir metro durağı var. Tek eksi yönü odanın birazcık küçük olmasıydı, iki tane dev bavul açtık diye mi bilmiyoruz ama, kendi eksenimizde dönmekte güçlük çektik. Ancak popoya masaj yapan bizden akıllı elektronik tuvaletleri ile gönlümüzü almayı başardılar. Kim bilir, belki de biz odada yokken Megatron’a falan dönüşüyordu, öyle akıllı bir tuvalet.

seul sokak yemeği
Seul’da sokak yemeği seçeneği bol

Seul Pahalı Bir Şehir Mi?

Biliyoruz, muhtemelen “lafı dolandırmayın bize net bir cevap verin, evet mi hayır mı” diyorsunuz ama Seul pahalı mı değil mi sorusuna genel bir cevap vermek gerçekten güç. Çünkü fiyatlar farklı kategorilere göre “yuh amma pahalıymış” ile “aa ne kadar ucuz” gibi birbirine tamamen zıt tepkiler arasında gidip gelmenize sebep olabilecek kadar değişken.

Dünyanın en pahalı şehirlerinden biri deyince sizin de aklınıza ilk olarak Tokyo geliyor  mu bilemiyoruz ama, özellikle oraya giden kişilerden aldığımız yorumlara göre bu işin şakası yok, Tokyo gerçekten pahalı bir şehir. Ne Tokyosu ulan şimdi dediyseniz durun, burada konuyu bir yere bağlamaya çalışıyoruz. Seul da Tokyo ile birlikte dünyanın en pahalı şehirleri listesinde. Tabii bu listeler yaşam koşulları da (kira vb) göz önünde bulundurularak oluşturuluyor. Yani yakın zamanda Seul’a taşınmak gibi bir niyetiniz yoksa öyle çok da panik olmanızı gerektirecek bir durum yok. Doğruya doğru, bu şehirdeyken yer yer “bu Seul da bu kadar pahalıysa Tokyo’da kolumuzu mu vereceğiz” gibi düşüncelere sürüklenmedik değil. Özellikle Seul’a merhaba deme şeklimiz bir küçük boy buzlu latteye 6000 Won (yaklaşık 20tl’ye tekabül ediyor) gibi bir ücret vermek olunca biz de ayvayı, hatta komple ayva ağacını, ne bileyim ayva bahçesini yedik diye düşündük. Ancak sonra içtiğimiz kokteyller, hatta satın aldığımız bir takım kozmetik ürünleri, müzelere giriş ve taksi ücretleri gibi şeyler bir bardak kahveden ucuz olunca rahatladık (daha çok garipsedik ama çok da kurcalamadık) Evet Seul’da kahveler pahalı, ki bu bizim gibi günde 4-5 kez kahve tüketenler için sarsıcı bir bilgi olabilir, ancak alkol, kozmetik, alışveriş, ulaşım gibi konular diğer ülkelere göre daha uygun kabul edilebilecek seviyede. Bu da muhtemelen ülke çapında alkol ve kozmetik ürünleri tüketiminin çılgınlık boyutunda olmasıyla alakalıdır. Yemek konusunda ise Seul tam bir “her bütçeye uygun bir şey var” şeklinde nitelendirilebilecek şehirlerden. Özellikle Kore barbeküsü gibi et ağırlıklı bir yemek yiyecekseniz düşük fiyatlar beklememeniz gerekse de, sokak yemeği kültürü gelişmiş bir şehir olduğu için daha uygun seçenekler bulabilmek mümkün.

seul alışveriş
Alışveriş için 12312 seçenek olan Myeondong bölgesi

Söz konusu Uzak Doğu’da yer alan bir şehir olduğu için aklınıza şöyle bir soru da gelmiş olabilir; Seul’da elektronik ürünler ucuz mu? Hemen cevap verelim, bilmiyoruz.. Sandınız ki konuyla ilgili çok güzel bilgiler verecek, 3 paragraf yazı yazacağız, ama yooo. ÇOK BEKLERSİNİZ. Açıkçası bu konu ilgi alanımız sayılmadığı için Seul’da elektronik alışverişi meselesine çok da zaman ayırmadık. Ancak kimi söylemlere göre, LG, Samsung gibi markalar Kore çıkışlı olsa da ürünlerinin burada daha ucuz olduğu anlamına gelmiyormuş. Eğer bu konuya özel bir ilginiz varsa şehirde büyük elektronik mağazalar mevcut, onları araştırabilirsiniz.

Bu arada Güney Kore’nin para birimi WON. Gereksiz bir sıfır yoğunluğu olan ve kavraması pek de kolay olmayan bir para birimi diyebiliriz. Aşağıdaki para birimlerini de Won olarak paylaşıyoruz, şimdiden alışın. Yok kardeşim ben bu tip şeyleri hesaplamaya çalışarak kafamı yoramam diyorsanız bunun için kullanabileceğiniz bir uygulama mevcut. Seyahat ederken kullanabileceğiniz bir takım telefon uygulamalarını şuradaki yazımızda paylaşmıştık, belki göz atmak isterseniz.

seul cafeler
Seul’da şehrin nüfusu kadar kafe olduğunu biliyor muydunuz? Biz de bilmiyorduk, çünkü öyle bir şey yok. Ama hayatımızda gördüğümüz en fazla kafe seçeneği olan şehir burasıydı galiba.

Şimdi Seul gezimizdeki harcamalarımızdan birkaç örnek vererek konuyu detaylandıralım.

Kafelerde latte benzeri kahve: 4500-7000 Won (özellikli 3. dalga kahvecilerde 7000’e kadar çıkabiliyor)

Su: Marketlerde 800-1000 Won civarında

Popüler bir restoranda et, tavuk benzeri ana yemek: 17.000-30.000 Won (özellikle kore barbeküsü gibi menüler 30.000-40.000’e kadar çıkabiliyor)

Soju: Marketlerde 1600 Won civarında

Restoranlarda bira: 2500-4000

gangnam seul

Seul Gezi Rehberi: Seul’un En Popüler Bölgeleri & Seul’da Gezilecek Yerler

Yukarıda da söz etmiştik, Seul’da gezilecek yerler şehrin birçok farklı bölgesine dağılmış durumda. Gezilecek yerler derken yalnızca müzelerden ve tapınak gibi yerlerden bahsetmiyoruz, Seul’u tanımak için bu gibi turistik aktivitelerin ötesine geçip farklı bölgeleri, binaları ve sokakları da keşfetmek gerekiyor. O yüzden Seul’da gezilecek yerler listesine geçmeden önce Seul’da en çok vakit geçirmek isteyebileceğiniz bazı popüler bölgeleri anlatalım istedik.

*Jongno: Şehrin tarihi bölgesi olmasından mütevellit en turistik noktaları da kapsayan bölge. Aşağıda detaylandıracağımız saraylar, tapınak gibi noktaların çoğu bu bölgede yer alıyor. Eğer turistik noktalara yakın olmak istiyorsanız bu bölgede konaklamak isteyebilirsiniz.

*Itaewon: Yabancıların yoğunlukta olmasıyla bilinen bölge. Burada alışveriş, restoran, kafe, gece hayatı için birçok seçenek bulabilirsiniz. Özellikle yabancıların ağırlıkta olduğu bir bölge olduğu için popüler Kore restoranlarının yanı sıra başka mutfaklara odaklanan restoranlar da var. Kore yemeklerinden sıkıldığınız noktada Iteawon hayat kurtarabilir. Tabii ki Türk restoranları da var. Şaşırdık mı? Hayır.

gangnam style seul
Seul gezi rehberi yazıp Gangnam’dan söz etmeden geçersek güzel bir linç yerdik herhalde

*Gangnam: Sanırsak artık Gangnam’ı bilmeyen, Gangnam kelimesini duymaktan bıkmayan pek fazla insan kalmamıştır. Gangnam Seul’un zenginli bölgesi olarak bilinmesinin yanı sıra, estetik operasyonları konusunda da bayağı nam salmış bir bölge. Yalnızca Gangnam’da 500’ün üzerinde estetik merkezi var, o derece. Zaten Psy’ın Gangnam Style şarkısının teması da buna dayanıyor. Burada da alışveriş, gece hayatı, cafe, restoran seçeneği bol. Zenginli bölge dedik diye sadece Gucci, Versace falan olduğunu düşünmeyin, bütçe düşmanı olmayan birçok kozmetik ve hazır giyim mağazası da bulmak mümkün. Bölgede turistik anlamda çok fazla aktivite olmasa da (buraya kadar gelmişken bi’ burun yaptırayım der misiniz bilemiyoruz ama) Gangnam’a ayak bastığınızı şöyle de anlayabilirsiniz: karşınızda bir anda belirecek Gangnam Style heykelleri. Tam heykel de denmez ya, nasıl adlandıracağımızı bilemedik. Neticede her ne denirse densin, tabii ki bunun ekmeğini yemişler ve turistleri çekmek için çok da başarılı bir yöntem olmuş. Bu heykellerden biri Gangnam metrosunun hemen çıkışında, diğeri ise COEX alışveriş merkezinin (bu alışveriş merkezi oralarda bayağı ünlü bu arada) dışında yer alıyor. Gangnam’ın bayağı büyük bir bölge olduğunu da belirtelim, öyle her yerini gezmeniz pek de mümkün değil. Gezilecek yerler olarak Gangnam metrosu civarını ve Seul’un “Beverly Hills”i olarak bilinen Apgujeong bölgesini (aşağıda burası için yeme içme önerilerimiz de olacak) baz alabilirsiniz.

seul gezi rehberi

*Myeong-dong: Uzak Doğu’da bir şehrin ortasına düştüğünüzü nasıl anlarsınız? 1. Neon tabelalar 2. Yüzlerce kişinin aynı anda karşıdan karşıya geçtiği bir sahne 3. Sokak yemekleri. Bunların hepsini bir arada görebileceğiniz ve artı olarak alışveriş için yüzlerce seçenek olan bölge Myeong-dong. Mağazalar çoğunlukla geç saate kadar açık, ancak tavsiyemiz yine de kalabalıktan biraz olsun kaçabilmek adına gün içinde gitmek. Aksi takdirde o kadar kalabalık oluyor ki kendinizi Walking Dead’de figüran gibi hissediyorsunuz. Burada kozmetik, giyim, elektronik, allah ne verdiyse bulabilmek mümkün. Seul’da alışveriş konusunda ayrı bir yazı yazdık, hadi yine iyisiniz.    

*Sinchon ve Hongdae bölgeleri (University Quarter):  Bizim Seul’da favori bölgemiz Sinchon ve Hongdae civarları oldu. Buralar Seul’un en hareketli bölgelerinden sayılabilir, ancak bir tık daha az turistik. Civarda Ewha Women’s University ve Hong-ik University gibi üniversiteler bulunduğu için bu iki bölge “University Quarter” olarak da geçiyor. Burası alışveriş, gece hayatı ve mekan konusunda bayağı popüler bir bölge haline gelmiş. Hani şu koyunlu, rakunlu  Seul’da karşınıza çıkabilecek en ilginç kafeler yazımız var ya, oradaki kafelerin de çoğu bu civarda. Sırf bu sebepten bile gidilebilir ama, alışveriş konusunda da ÇOOK fazla seçenek olduğunu belirtelim. Özellikle sadece kadınların gidebildiği Ewha Üniversitesi civarında çok fazla kadınlara yönelik mağaza var. Kızlar SALDIRIN!

seul gezi rehberi
Hongdae ve Sinchon civarı Seul’un en hareketli bölgelerinden

*Yeoui-do: Gökdelenlerin yoğunlukta olduğu bir bölge için olabilecek en yaratıcı ismi buldukları için Seulluları tebrik ediyoruz. Seul’un Manhattan’ı olarak bilinen Yeoui-do’da Kore’nin en uzun binası olan Seoul 63 Square (63 kat var çünkü) gibi birçok bina var. Bu Seoul 63 binasında galeri, restoranlar, Sea World, balmumu müzesi, IMAX sinema gibi bir çok atraksiyon var ama şahsen biz 10 saatlik uçak yolculuğunu bunları görmek için çekmediğimiz için buraya pek öncelik vermedik. Ama olur da Kore’ye Nisan ayında giderseniz bölgede bulunan Yeouido Park’ını mutlaka ziyaret edin, burası kiraz çiçeklerini görmek için en güzel yerlerden!

Şimdi gelelim Seul’da gezilecek yerlere… (Seul gezi rehberi ne daha yeni başlıyoruz)

*The Demilitarized Zone (DMZ)

Seul’da gezilecek yerler listemize civarda görebileceğiniz en değişik yerlerden biriyle başlamak istiyoruz: Güney Kore ve Kuzey Kore sınırında bulunan DMZ bölgesi. Kuzey Kore dünyadaki en gizemli, en merak edilen ülkelerden biri. Öyle herkes kafasına göre ülkeyi ziyaret edemediği (yalnızca tur rehberleri eşliğinde belirli yerleri gezebiliyorsunuz) ve belirli bölgeler dışında fotoğraf çekilemediği bir ülke olduğu için orada tam olarak ne olup bitiyor, insanlar nasıl bir yaşantı sürüyor, gerçekten haberlerde okuduğumuz kadar var mı gibi net cevaplar alamadığımız birçok soru var. Dolayısıyla insanlarda ister istemez Kuzey Kore=gerginlik gibi bir algı oluşuyor. Ki bu algının oluşması özellikle son dönemlerde gündemde “nükleer” kelimesinin biraz fazla geçiyor olması sebebiyle pek de anormal değil. Konumuza dönecek olursak, DMZ bölgesi Kuzey Kore’ye ayak basmadan ülkeyi en yakından gözlemleyebileceğiniz bir nokta. Aslında bir noktadan oluşmuyor, Güney Kore ve Kuzey Kore arasındaki yaklaşık 250 km uzunluğundaki sınır bölgesini kapsıyor. Burası tarafsız ve her iki ülkenin de askerlerinin bulunduğu bir bölge. Geçmişte ara ara ufak çaplı gerginlikler olmuş ancak gitmeniz konusunda endişe yaratacak kadar çok da büyük bir olay olmamış. Dediğimiz gibi burası 250 km’lik bir bölge olduğu için her yerini görebilmeniz mümkün değil, gezebileceğiniz birkaç farklı alan söz konusu. Önerimiz Seoul’dan düzenlenen turlardan birine katılmanız. Bizim gitme şansımız olmadı, ancak Visit Korea’nın sitesinde hangi noktaları nasıl ziyaret edebileceğiniz konusunda detaylı bir yazı var, oraya göz atabilirsiniz.  Turların çoğu günlük turlar, dolayısıyla bu bölgeyi ziyaret etmek gibi bir niyetiniz varsa mutlaka 1 gününüzü oraya ayırmanız gerekiyor.

dongdaemun

dongdaemun design plaza

*Dongdaemun Design Plaza (DDP)

Seul’da gezebileceğiniz tarihi, geleneksel noktalara geleceğiz ama izin verirseniz Seul’da gezilecek yerler listemize bizi mimari açıdan en çok etkileyen yerlerden biriyle devam edeceğiz: Dongdaemun Design Plaza. Burası bugüne kadar mimarisini en çok övdüğümüz yapılardan biri oldu, bizce o kadar iddiali. Mimar Zaha Hadid tarafından tasarlanan ve 2013 yılında tamamlanan binanın dışında tam 45,133 alüminyüm panel kullanılmış. Önünde RESPECT diyerek saygı duruşunda bulunmak isteyeceğiniz plazada yıl boyunca birçok farklı etkinlik gerçekleşiyor. Ayrıca içinde tasarım ürünler satılan ve “abi kaç kilo bagaj hakkımız vardı” sorusunu sordurtacağı garanti koca bir alan da mevcut. Bina Seul’da en çok Instagramlanan yerler arasında, eğer fotoğraf çekmeye özel bir ilginiz varsa burada bayağı bi’ vakit geçirmek isteyebilirsiniz.

Ulaşım: 2,4,5 numaralı metro hattı, Dongdaemun History & Culture Park durağı. 1 numaralı çıkıştan direkt binaya ulaşabiliyorsunuz.

leeum samsung museum of art

*Leeum Samsung Museum of Art

Modern sanata ilginiz varsa Leeum Samsung Museum of Art’ı kaçırmak olmaz. Burası Samsung’a ait bir kültür vakfı tarafından oluşturulan, Koreli ve dünya çapında ünlü, modern sanata odaklanan sanatçıların eserlerini bir arada görebileceğiniz bir müze. Müze 2 farklı bölümden oluşuyor: biri modern sanata ağırlık veren bölüm, diğeri ise seramik, el işi obje gibi daha geleneksel Kore eserlerine odaklanan bölüm. Müze Itaewon bölgesinde bulunuyor, zaten bina uzaktan bile “ben bir modern sanat müzesiyim, bakın mesaj kaygılı neon tabelam da var” diye haykırıyor, bulmakta pek güçlük çekeceğinizi sanmıyoruz.

-Pazartesi günleri kapalı , diğer günler 10:30-18:00 saatlerinde açık. (en geç 17:30’da müzeye giriş yapmış olmanız gerekiyor)

-Normal giriş 10.000, indirimli 5000 WON

-Adres: 60-16 Itaweon-ro 55-gil, Yongsan-gu

-Ulaşım: En yakın metro istasyonu Hangangjin (Buradan tepeye doğru tırmanarak yaklaşık 5 dakika yürümeniz gerekiyor)

seul müzeler

*National Museum of Modern & Contemporary Art (MMCA)

Biraz daha modern sanat almaz mıydınız? MMCA, Güney Kore çapında 4 farklı müzesi olan bir Modern & Çağdaş Sanat Müzesi kuruluşu. Ana müzelerinden biri de tabii ki Seul’da. Burası Leeum Samsung’a kıyasla daha büyük bir koleksiyona sahip ve Koreli sanatçılara odaklanıyor. Seul’daki müzenin binası özellikle Kore’nin geleneksel bir mimarisi olan “madang” konseptine uygun olacak bir şekilde tasarlanmış. Madang konsepti insanların bir araya gelebileceği geniş alanlar yaratmak üzerine kurulu. Müzede bu alanı gözünüzden kaçırmanız pek mümkün değil zaten. Bu arada müzede bir cafe ve tasarım ürünleri bulabileceğiniz bir mağaza da mevcut.

-Her gün açık. Çarşamba ve Cumartesi günleri saat 10:00-21:00 arası, diğer günler de 10:00-18:00 arası açık. Bu arada Çarşamba ve Cumartesi günleri saat 18:00-21:00 arasında ücretsiz giriş yapabiliyorsunuz. 

-Normal giriş 4000, öğrencilere ve 24 yaş altına ücretsiz 

-Adres: 30 Samcheong-ro, Sogyeok-dong, Jongno-gu

-Ulaşım: 3 numaralı metro, Ankuk durağı ya da 5 numaralı metro Gwanghwamun durağı

national museum of korea

*National Museum of Korea

Kore tarihine ve kültürüne ilginiz varsa bu müze sizin ülke hakkındaki birçok merakınızı giderebilir. Benim öyle bir merakım yok diyorsanız komple es geçebilirsiniz tabii, sizin kararınız. O zaman Kore’de ne işiniz var arkadaşım? Neyse. Burası Kore’ya dair en büyük koleksiyona sahip müzelerinden biri. Müze hem Kore’nin tarihi konusunda bilgilendiriyor hem de Kore’nin birçok farklı döneminden eserler, objeler, heykeller, resimler sergileniyor. Müze farklı dönemlere göre birkaç bölüme ayrılmış, şuradaki sayfalarında neyi hangi bölümde görebileceğinize dair detaylı bilgi var, isterseniz ilginize çeken kategorilere göre gezebilirsiniz.

-Giriş: Ücretsiz

Saatler: Pazartesi-Cuma saat 09:00-18.00, Çarşamba & Cumartesi 09:00-21:00, Pazar 09:00-19:00

Ulaşım: 4 numaralı  metro hattı, Jungang istasyonu

bukchon hanok village

seul geleneksel evler

*Bukchon Hanok Village

“Hanok”, Kore’nin geleneksel evlerine verilen bir isim. Bukchon Hanok Village, Joseon Krallığı (1300’lü yıllardan 1800’lü yılların sonuna kadar Kore’de var olan krallık) döneminden beri var olan hanokların yüzlercesini bir arada görebileceğiniz küçük bir köy. Bu tarihi evler günümüzde küçük otellere, restoranlara, galerilere dönüşmüş durumda ancak binalar tarihi dokusunu büyük ölçüde koruyor. Evlerden bireysel olarak Uzak Doğu kültürü akıyor olsa da, civarda şehrin kentsel dönüşümüne maruz kalan beton ağırlıklı binalar, elektrik hatları gibi şeyler yer yer o “geleneksel, mistik” manzarada bir karmaşa yaratmıyor değil. Kore kültürünün ve tarihinin büyük bir parçası olan bu geleneksel evleri görmek tabii ki ilginç, ancak burası yukarıda bahsettiğimiz o karmaşadan ötürü beklediğimizden daha az “geleneksel” bir ortama sahip olduğu için biraz beklediğimizden farklıydı.

Ulaşım: 3 numaralı metro hattı, Anguk Durağı. (çıktıktan sonra bölgeye ulaşmak için yaklaşık 5-6 dakika yürümeniz gerekiyor)

güney kore'de tapınaklar
Buddha’nın doğum gününü kutlamak için tapınakları bu renkli fenerlerle süslüyorlar

*Jogyesa Temple

Jogyesa Tapınağı birçok kaynağa göre (bi’ emin olamama durumu yaşadık) Güney Kore Budizm’in en önemli tapınağı ve halen ibadet için aktif olarak kullanılıyor. Tapınağın en ön plana çıkan özelliklerinden biri ise “Temple Stay” olarak adlandırılan program. Bu program kapsamında tapınakta belirli bir süre (bu 1 gün de olabilir 1 hafta da) kalarak Budizm öğretisini kavrama, keşişlerin yaşantısının bir parçası olma şansınız oluyor. Bayağı değişik bir deneyim yani. Bu programı Koreli küçük çocukları Budizm ile tanıştırmak ve öğretisini kavramalarına olanak sağlamak için de kullanıyorlar. Biz tapınağı ziyaret ettiğimizde Buddha’nın doğum günü (3 Mayıs) için çeşitli kutlamalar vardı ve tapınağın neredeyse tamamı fotoğrafta görebileceğiniz renkli fenerlerle süslenmişti. Olur da 3 Mayıs’ta Kore’de bir tapınağa denk gelirseniz çok büyük bir festival ve kutlama ortamı oluyor, aklınızda bulunsun.

-Giriş ücretsiz 

-Her gün açık 

-Ulaşım: 1 numaralı metro Jonggak durağı,  3 numaralı metro Anguk durağı, 5 numaralı metro Gwanghwamun durağı 

seul'da gezilecek yerler

Gyeongbokgung Palace
Seul gezi rehberi, Gyeongbokgung Sarayı

*Gyeongbokgung Palace 

Joseon Krallığı hakkında yukarıda çok önemli bilgiler paylaşamamızdan mütevellit olaya pek de hakim olmadığımız fark etmişsinizdir. Bilmediğimiz konularda bilmiyoruz diyoruz, bizde sallamasyon şeyler yok. Ancak neticede Joseon Krallığı’nın (ilgisini çekenleri Google Abi’ye danışmaya davet ediyoruz) Kore tarihinde önemi büyük ve Seul’da bu döneme ait birçok geleneksel yapı görebilmek mümkün. Bunlardan bazıları Joseon Krallığı döneminde kullanılan saraylar. Şehirde “The Five Grand Palaces of Seoul” olarak bilinen ve ziyarete açık olan 5 saray var. Biz vakit sınırlamamız nedeniyle Seul gezilecek yerler listemize en popüler olan (popüler saray neyse artık) 2 tanesini ekledik ve onları gezebildik. Bunlardan biri en eski ve en büyük saray olarak bilinen Gyeongbokgung Sarayı. Saray Japonların Güney Kore’yi işgal ettiği dönemde ciddi anlamda zarar görmüş ve yıkılmış. Dolayısıyla günümüzde gördüğümüz saray aslında yenilenmiş hali ancak tabii ki bizde olduğu gibi üstüne tente falan germek yerine aslanlar gibi tarihi yapısını koruyarak tekrar yapılandırmışlar. Saraya Gwanghwamun Gate olarak bilinen ana kapıdan giriliyor. Japonlar Güney Kore’yi işgal ettiklerinde resmen sırf uyuzluğuna (gerçekten birçok kaynak durumu böyle anlatıyor, sallamıyoruz) bu kapıyı yıkmışlar ve bu noktaya bir bina inşa etmişler. Bugün görebileceğiniz kapı 1968 yılında yeniden inşa edilen versiyonu.

-Saray Salı günleri kapalı. 

-Normal giriş ücreti 3000 Won. Eğer diğer sarayları da ziyaret etmek gibi bir niyetiniz varsa diğer sarayların girişinde (bir de Jongmyo Shrine’da) kullanabileceğiniz bir “combined ticket” alabilirsiniz, ücreti 10.000 Won 

-Ulaşım: 3 numaralı metro hattı, Gyeongbokgung durağı  

seul'da gezilecek yerler

Gyeongbokgung Palace
Kore’nin geleneksel kıyafetlerini giyenlere saraylara giriş ücretsiz oluyor

*Changdeokgung Palace

Şehirdeki ikinci en önemli saray ise Changdeokgung Sarayı. Saray 1405 yılında inşa edilmiş ve krallar tarafından en uzun süre kullanılan saraymış. Burası da tarihte birçok kez zarar görerek tekrar tekrar tadilat görmek durumunda kalmış. Hatta Japon işgalinde kraliyet ailesi kaçtığı için halk sinirlenip 1592 yılında sarayı ateşe vermiş. Bu sarayda en ön plana çıkan şeylerden biri “Secret Garden” olarak bilinen bahçe. Bu bahçe sarayın bulunduğu alanın neredeyse %60’ını kaplıyor. Özellikle Nisan ayında giderseniz sarayın civarında birçok kiraz çiçeği görebilirsiniz.

-Saray Pazartesi günleri kapalı 

-Ulaşım: 3 numaralı metro, Anguk durağı 

-Giriş 3000 Won 

Namdaemun market seoul
Seul’da bazı pazarlar 24 saat açık.

*Geleneksel Pazarlar (Namdaemun & Gwangjang)

Eğer Kore’de lokal yemekler denemek, lokal ürünler ya da hediyelik eşyalar satın almak niyetindeyseniz geleneksel pazarlara mutlaka uğramalısınız. Seul’daki en eski ve en popüler olan pazarlar Namdaemun ve Gwangjang.  Namdaemun Seul’daki en büyük pazar olmasıyla bilinen, kozmetikten tutun, geleneksel kıyafetlere, hediyelik eşyalara, elektronik ürünlere kadar geniş bir yelpaze sunan bir pazar. Tabii sokak yemekleri denemek için de ideal bir nokta. Pazarlık yapma yetiniz ne kadar güçlü bilemiyoruz ama, burası potansiyelinizi ölçmek ve çingeneleşmek için doğru bir fırsat olabilir. Gwangjang da Namdaemun gibi birçok farklı ürünü bulabileceğiniz, Seul’un kalıcı olan en eski pazarı. Burası Namdaemun’a göre lokal yemek konusunda daha popüler olan bir yer.

-Namdaemun’a ulaşım: 4 numaralı metro, Hoehyeon istasyonu.

-Gwangjang’a ulaşım: 1 numaralı metro, Jongno-5-Ga istasyonu

*Ihwa Mural Village

Arkadaşlar biz bir şehirde sokak sanatı varsa hiç affeder miyiz, hiç öyle şey yapar mıyız? Valla yaparmışız, bize güven olmaz… En ilgimizi çeken şeyi bile iki dakkada sattık asfsd. Demeyin öyle, şehrin her yerini bir gezide nasıl görelim İNSAFSIZLAR, biz de insanız. Neyse sakinleşiyoruz, çünkü şimdiden Güney Kore’ye tekrar gitme fikrine tutulmuş durumdayız. Bu gezimizde gitme fırsatımız olmadığı yerlerden biri Ihwa Mural Village oldu. Adından da anlaşılabileceği üzere burası muralların olduğu bir bölge. Bölgedeki birçok sokakta farklı farklı çalışmalarla karşılaşmak mümkün. Ancak biraz tepede kaldığı için tırmanmayı gerektiyor gibi gözüküyor. Pes etmeyin, tırmanın, dar sokaklara dalın. Anlatılan, fotoğraflanan çalışmaların hangileri hala orada duruyordur bilemiyoruz ancak eminiz hoşunuza gidecek murallar göreceksiniz. Özellikle merdivenlere dikkat, onlarda bile mural var! Birkaç yıl önce internette keşfedip “Basıp geçmeye kıyamayacağınız merdivenler” yazımızda bir tanesini paylaşmıştık. Geri geleceğiz Seul, bekle bizi..

-Bölgeye nasıl ulaşabileceğiniz ve nasıl bir rota izleyebileceğiniz hakkında şurada detaylı bir açıklama bulabilirsiniz.

hyundai card music library
Çalışanların bize çemkirmeden önce çektiğimiz fotoğraf. ÇEKTİK İŞTE OHHH SİZE

*Hyundai Card Music Library

Burası Itaewon bölgesinde bulunan oldukça değişik ve güzel konsepti olan bir yer. Adının hakkını kesinlikle veriyor, çünkü Hyundai Card Music Library 10.000’in üzerinde plağın, 3000’in üzerinde müzikle alakalı kitabın bulunduğu bir kütüphane. İçinde sanatçıların kayıt yapabileceği bir stüdyo, cafe, 500 kişilik kapasitesi olan underground bir konser/etkinlik alanı mevcut. Konsept insanların yaratıcı olabileceği, müzik ile iç içe takılabileceği bir alan olması için yaratılmış. Bu kadar şey ilgi çekmiyormuş gibi bir de JR gibi popüler sokak sanatçıları alanda müzik ile alakalı çizimler yapmış, sırf onları görmek için bile insanda gitme isteği uyandırıyor. Sizi buraya gitmek için heveslendirdiysek şimdiden özür dileriz, çünkü buraya girmeniz pek mümkün değil. Kapıda yalvarma, ardından gelen sinirlenme dalgası ve “Kore- Türkiye ilişkilerinin muhteşemliği” muhabbeti bile işe yaramıyor. Hyundai Card Music Library, Hyundai kredi kartı  kullananlara özel bir deneyim sunmak için yaratılmış ve sadece kartı kullanan üyeler giriş yapabiliyor. BUNA ADAM KAYIRMAK DENİR. Misafir olarak, ekstra bir ücret ödeyerek girilebiliyor mu diye sormamıza fırsat olmadı çünkü henüz kapının dışında fotoğraf çekmeye çalışırken çalışanlardan birinin dışarı fırlayıp bize çemkirmeye başlamasıyla gitmek durumunda kaldık. Neyse bina özellikle gece çok güzel gözüküyor, Itaewon civarındayken bi’ göz atabilir belki de girmek için şansınızı deneyebilirsiniz.

-Adres: 246 Itaewon-ro, Hannam-dong, Yongsan-gu

Cheonggyecheon Stream

Kısa Kısa…

*N Seoul Tower: Şehri tepeden görebileceğiniz televizyon kulesi. Bu tip şeyler bizim pek ilgimizi çekmiyor, o yüzden gitmedik. (kısa kısa açıklayacağımızı söylemiştik)

*Cheonggyecheon Stream: Burası 2005’de elden geçirilmeden önce muhtemelen civarında takılması pek de tekin olmayan bir dereymiş. Günümüzde ise derenin kenarları insanların yürüyüş yapabildiği, vakit geçirebileceği bir alana dönüştürülmüş. Dereye Seul’un birkaç farklı bölgesinde rastlamak mümkün çünkü yaklaşık 8km uzunluğunda. Nasıl bir yer olduğunu anlamak adına derenin başlangıç noktası olan Cheonggye Plaza’ya yönelebilirsiniz.

*Trick Eye Museum: Vaktiniz olursa alternatif bir aktivite olarak Trick Eye Museum’a gidebilirsiniz. Kapsamında bulunan 2 boyutlu eserleri 3 boyutlu olarak görüntüleyebileceğiniz, hatta tabloların bir parçasıymış gibi türlü türlü anlamsız poz verebileceğiniz interaktif bir müze. Saçmalamak istiyorsanız inanılmaz bir potansiyeli var, yeter ki Instagram’ı burada çektiğiniz fotoğraflara boğmayın. Daha fazla bilgi için sitelerine göz atabilirsiniz.

seul yeme içme notları

Seul Gezi Rehberi: Seul Yeme İçme Önerileri

Kore mutfağını öyle bir cümlede özetlemek pek mümkün değil. Bu yazıda 1334 kez bahsettiğimiz Güney Kore Gezisi Notları yazımızı hala okumadıysanız ve Kore mutfağı hakkında bilgi sahibi olmak istiyorsanız, şu an tam zamanı. O yazımızda Kore’nin bir takım geleneksel yemek ve içeceklerinden bahsetmiştik. Kore mutfağına girizgah yapmak istiyorsanız ilk önce oraya göz atabilirsiniz. Şimdi gelsin Seul’da denediğimiz, sevdiğimiz mekan önerileri!

-Bu arada eğer Kore gezimizi Instagram hesabımızdan takip ettiyseniz keçi, kedi, köpek hatta rakun gibi bir takım hayvanların ya da konseptlerin var olduğu pek acayip kafelere gittiğimizi fark etmiş olabilirsiniz. Biz bu kafelere bayıldığımız için hakkında farklı bir yazı yazmaya karar verdik, şuradan ulaşabilirsiniz. Bizce onlara da mutlaka uğrayın, hatta en azından 1-2 tanesini görmeden dönmeyin. Biz çoğunu görmek için ayrı bir emek verdik, zira bu konseptli kafeler Seul’a özgü bir mevzuya dönüşmüş durumda.

Sheep Cafe Seoul
İçinde koyunların olduğu bir kafe alır mıydınız?

*Ikovox Coffee: Seul gezimizde kahve komasına girmediysek muhtemelen hayatımız boyunca hiç girmeyiz. Çünkü yine manyaklar gibi kahveciden kahveciye atlayarak Seul’un en iyi kahvecilerini tespit etmeye çalıştık ve en sevdiklerimizi sizinle paylaşalım dedik. Listeye en sevdiğimiz kahvecilerden biriyle başlıyoruz; Ikovox Coffee. Burası Gangnam’ın kapsamında olan Sinsa adlı bir bölgede bulunuyor ve kahvesini en başarılı bulduğumuz yerleden biri oldu, bizce mutlaka uğrayın. Anladığımız kadarıyla Itaewon’da da bir şubesi varmış belki oradakine denk gelirsiniz.

*The Original Pancake House: Güne Amerikan filmi karakteri gibi kahvesiz başlayamayanlardansanız ilk Ikovox’a uğramak isteyebilirsiniz ama biz güne kahvaltısız başlayamanlardan ve aç olunca saldırgan tavırlar sergileyenlerden olduğumuz için ilk önce The Original Pancake House’a uğradık. Burası Amerika’da 100’ün üzerinde şubesi olan bir yer. Amerika dışında ilk kez buraya açılmış, sebebini biz de bilemiyoruz. Biz sonuca bakarız. Pancake bayağı başarılı ama omletimiz biraz ondan rol çaldı diyebiliriz. Arkadaşlar biz daha önce hiç bu kadar malzeme bolluğu olan pofuduk bir omlet yemedik, NET. Burada hem pancake hem de omlet gibi kahvaltıları kapsayan birkaç farklı menü var, biz 1 menüye 2 kişi girdik ve gayet yeterliydi. Eğer kahvaltı konusunda Türkiye dışında gelenekçi davranmayanlardansanız burası eminiz hoşunuza gidecektir.

seul'da en iyi kahvaltıcılar
ALLAAAH PANCAKE

*Cafe Able:  Biz hakkımızı The Original Pancake House’tan yana kullanınca buraya gidemedik ama, civarda kahvaltı/brunch için bayağı popüler olan bir başka yer de Cafe Able, belki ona da göz atmak istersiniz. Ya da burada bir şeyler yiyip tatlı kısmı için Pancake House’a uğrayabilirsiniz. BİZ BUNU NEDEN ORADA DÜŞÜNMEDİK?!

*Hanchu: Geleneksel bir yemek olarak ön plana çıkmasa da Kore’de en popüler olan yemeklerden biri kesinlikle kızarmış tavuk. Kızarmış tavuğun nesi sevilmez ki zaten di mi? Seul’da bu konuda şanı alıp yürümüş mekanlardan biri Hanchu. Tavuğu lezzetli olduğu için mi yoksa ünlülerin popüler uğrak yerlerinden biri haline geldiği için mi bilemiyoruz ama bizce her iki sebepten de gidilebilir. Koreli ünlüleri tanımıyoruz ama olsun, rastgele birini tutup bakın bu çok ünlü biri desek siz de anlamaz ve o kişiyi ünlü zannederdiniz zaten sdfsj. Burası Cafe Able’nin hemen yakınında, kahvaltıdan sonra kızarmış tavuk denemeye ne dersiniz bilemiyoruz ama aynı bölgede olduklarını da belirtelim dedik.

seul'da en iyi kahveciler

*Bean Brothers: Şehirde en sevdiğimiz kahvecilerden biri kesinlikle burası oldu. Birkaç şubesi var ama en kolay ulaşabileceğiniz yerlerden biri Gangnam metrosu yakınında bulabileceğiniz Taste by Bean Brothers Cafe. Burası aynı zamanda barista eğitimi verdikleri, grup halinde bir araya gelmek için kullanılabilen özel odaların ve bilmem kaç yüz kitabın olduğu geniş bir kütüphanenin olduğu bayağı geniş bir alan. Seul’da kahve meselesini en ciddiye alan yerlerden biri diyebiliriz. Sipariş verebileceğiniz birkaç farklı kahve çekirdeği mevcut, biz durumu abartıp birkaç tanesini denedik ve hepsine kefiliz efenim!

*Parc: Itaewon bölgesine geçiyoruz. Yukarıda da bahsetmiştik, burası yabancıların yoğunlukta olduğu bir bölge olduğu için dünya mutfağına odaklanan birçok farklı restoran var. Ancak tabii ki öncelikli olayımız Kore mutfağını denemek. Parc Kore yemekleri konusunda Seul’da en popüler olan restoranlardan biri. Yemekler anne tarifi ama öyle esnaf lokantası gibi bir yerden bahsetmiyoruz, gayet modern bir ortamı var. Restoran 15:30-17:30 saatlerinde kapalı, aklınızda bulunsun. Buranın bayağı popüler olduğunu hatırlatalım, mümkünse rezervasyon yaparak gidin.

kore barbeküsü
Kore barbeküsü işte böyle bir şey

*Maple Tree House: İstemeden yeme içme önerilerimizi bölgelere göre ayırdığımız için yine Itaewon tarafında bulunan bir yerle devam ediyoruz; Kore barbeküsü ile ünlü Maple Tree House. Kore barbeküsü artık dünya çapında bayağı popüler hale gelen bir yemek. Öyle ki bizim ilk denemelerimizden biri geçen sene Berlin’de Kimchi Princess (adının saçmalığı?) diye bir mekanda olmuştu. “Acaba Kore barbeküsü de yerinde yediğimizde sevmeyeceğimiz yemekler kontenjanından mı” diye düşünmüştük ama  Kore’dekilere de bayıldık! Yemeden dönerseniz Güney Kore’ye gitmiş sayılmazsınız, öyle de iddialı bir laf edelim. Kore barbeküsünün mantığını da diğer yazımızda paylaştığımız için detaya girmiyoruz. 10 KERE Mİ SÖYLEYELİM OKUYUN DİYE? Bu arada Maple Tree House’un Seul’da birkaç farklı şubesi var, Gangnam ya da Myeongdong tarafında da denk gelebilirsiniz. (rezervasyon yapmayı unutmuyoruz)

*Ramies: Kore mutfağına alternatif olacak bir mutfak arayışına girerseniz, yine Itaweon bögesinde bulunan Amerikan konseptli Ramies’i önerebiliriz. Ortamı keyifli, yemekleri başarılı bir restoran kendileri. Öyle “mutlaka gidin” diyebileceğimiz kadar bir olayı yok ama alternatif bir yer olarak değerlendirebilirsiniz.

seul yeme içme önerileri
Seul Yeme İçme Önerileri

*Oksang Dalbit: Hongdae bölgesinde bulunan, karabiberli, sarımsaklı kızarmış tavuğu ile pek ünlü bir restoran burası. Aslında bu yemeğe tavuklu sarımsak demeleri daha yerinde olur, çünkü baharatların tadı o kadar yoğun o kadar yoğun ki tavuğun tadını almanız pek mümkün değil. Bazen hala orada yediğimiz yemeğin kokusu üstümüzden gitmemiş gibi geliyor……

*5 extracts: Seul’da en sevdiğimiz kahvecilerden bir diğeri de 5 Extracts oldu. Buranın hem Itaewon’da hem de Hongdae’de şubesi var, aklınızda bulunsun. Biz Hongdae tarafındakine denk geldiğimiz için onu denedik. Diğerinde de öyle midir bilemiyoruz ama bizim denediğimiz şubede güzel tatlı seçenekleri de vardı, özellikle cheesecake’i önerebiliriz.

*Vinyl Street Bar: Oksang Dalbit’in hemen yanındaki sokakta bulunan tatlış bir bar.  Kokteylleri küçük plastik poşet gibi bir şeyin içine koyuyorlar. Mekanın kendisi oldukça küçük ama isterseniz kokteylini alıp hemen karşısındaki bankta içebilir, ya da içkinizi kapıp gidebilirsiniz.

seul gece hayatı

*Kısa Kısa…

Coffesmith: Şehrin dört bir yanında karşınıza çıkabilecek kahve zinciri. Kahvesinin hastasıyız diyemeyeceğiz ama gayet düzgün denenebilir. Biz Hongdae’deki şubesine gittik, üst katında sigara içilebilir alan da vardı. Hepsinde öyle midir bilemiyoruz ama aklınızda bulunsun. Kore’de sigara içmek bir dert olduğu için bu bilgi altın değerinde.

Isaac Toast: Los Angeles ve Hong Kong gibi şehirlerde de açılan, Kore’de BAYAĞI popüler olan tostçu. “Seul’da tost mu yiyeyeceğiz hasta mısınız siz ya” dediğinizi duyar gibiyiz ama buranın tostuna HERKESLER bayılıyor, Park Chan-Wook da burada yiyormuş, duvarında fotoğrafı varmış, siz de deneyin…. (son kısmı uydurmuş olabiliriz)

Downtowner: Itaweon bölgesinde bulunan ve “Kore mutfağından sıkıldık, bi’ hamburgerci yok mu ya” kontenjanından, Shake Shack’in konseptine benzeyen popüler burgerci.

-Şehride pek popüler olan başka kahveciyi bir cümlede özet geçecek olursa: Coffee Libre, Fritz Coffee Company, Coffee Montage Roasting Co, Manufact Coffee. Bunların bazıları ters bölgelerde kaldığı için deneme şansımız olmadı ama pek övülüyorlar. Coffee Libre’yi özellikle övüyorlar, Myeondong dahil birkaç şubesi var. Biz kendimizi Myeondong’da alışverişe kaptırınca saatini tutturamadık.

Namul Meongneun Gom: Kore’nin en geleneksel yemeklerinden biri olan Bibimpap (adı babapşubapbap gibi olduğu için yine bir şeyler uydurduk sanabilirsiniz ama valla gerçek) yemek için en popüler yerlerden. Biz gittiğimizde kapalı olduğu için deneme şansımız olmadı. Hongdae tarafında bulunuyor, denk gelirseniz deneyin. Eminiz başka yerlerde de deneme fırsatınız olur ama burayı çok övdüler, ne varmış be bu kadar?

seul yeme içme

Seul Gezi Rehberi: Seul’a Dair Bir Takım İpuçları

Kore Gezisi Notları yazımızda Güney Kore gezisinde dikkat etmeniz, gitmeden önce bilmeniz gereken bir takım detaylardan söz edip işinize yarayabilecek bazı ipuçlarını paylaşmıştık. Ancak hani olur da gözünüzden kaçtıysa (bu kısmını tripli bir ses tonuyla okuyun) diye Seul gezi rehberi yazarken bazılarından tekrar bahsedelim istedik. Yaaa ne kadar iyi kalpliyiz görüyor musunuz….. “And the award goes to…… OITHEBLOG KIZLARI”

-Seul’da internet bulma meselesi hiç sıkıntılı değil. Metrolarda, restoranlarda, hatta bazı sokaklarda bile ücretsiz wifi olduğu gibi, Güney Kore dünyada en hızlı kablosuz internet hızına sahip ülke. Hani olur da sevgiliniz “burada internet sorunlu, çok iletişim halinde kalamayabilirim” gibi bir şey uydurursa yalan söylüyor, haberiniz olsun. Eğer kendinizi Kate Middleton sanıyorsanız ve ben her yerde internet bulmakla uğraşmak istemiyorum diyorsanız Seul Incheon Havalimanı’na indiğinizde, havalimanın çıkış noktasında KT Olleh isimli bir stant var. Buradan taşınabilir küçük bir modem (egg olarak biliniyor) kiralayabilirsiniz ve 3 kişiye kadar sınırsız bir şekilde internete bağlanabilirsiniz. Günlük bir ücreti var ve modemi dönüşte tekrar havalimanına bırakmanız gerekiyor. Biz günlük 4 Euro gibi bir ücret ödedik.

seul sokak sanatı
Seul gezi rehberi

-Seul gezi rehberi için önemli ve rahatlatıcı bir bilgi, Güney Kore’ye vize uygulanmıyor. Uçakta ülkeye giriş yaparken vermeniz gereken 2 form dağıtılıyor, aklınızda bulunsun.

Seul ile aramızda 6 saat fark var.

-Yukarıda da bahsettiğimiz gibi Güney Kore’nin para birimi WON. Muhtemelen döviz bozdurma meselesi Türkiye’de zorlu olabilir, dolayısıyla yanınızda Euro ya da Dolar götürerek orada WON satın almanız daha mantıklı. Seul Havaalanı’nda para bozdurmak diğer birçok ülkede olduğu gibi biraz kazıklanmanıza sebep olabilir. Milyonlar bozdurmayacaksanız çok fark etmeyecektir tabii ama havaalanından şehre ulaşım kısmı için bir miktar para bozdurarak geri kalanı şehirdeki döviz noktalarından ya da otellerden bozdurmanız daha mantıklı olur.

Sigara içiyorsanız Seul’da sıkıntılar çekmeye hazır olun. Çünkü birçok mekanın dış kısmında  sigara içemediğiniz gibi, bazı binaların bilmemkaç metre yakınında, hatta bazı sokaklarda komple sigara içmeniz yasak. Bazı kafelerde sigara içilebilen alanlar oluyor (bu noktalar üst katlarda görünmeyen bir noktada kalabilir, çalışanlara sormanızda fayda var) ancak bu da çok sık karşılaştığımız bir durum değildi. Bu iş mekan çalışanlarının panik bir halde size çemkirmesine, elinde süpürgeyle sizi itelemesine kadar gidebilir, çünkü yasak yerlerde sigara içenlere ve içirtenlere de ceza uygulanabiliyor. O kadarını yaşayan biriyle karşılaşmadık çünkü ilk etapta sizi uyarıyorlar ama yine de dikkatli olmanızda fayda var.

seul sokakları

Güney Kore kültüründe bahşiş verme meselesi pek yaygın değil, restoranlarda, taksilerde bahşiş alma beklentisi yok. Hadi yine iyisiniz.

-Herkes önermese de musluktan su içilebiliyor, tadı kötü değil. (niye önermediklerini bilemiyoruz açıkçası, biz konuyu pek irdelemedik)

-Not aldığınız bir restoran ya da cafeyi bulmakta güçlük çekebilirsiniz. Sebebi isimler İngilizce olarak geçse de bazı tabelaların (özellikle lokal restoranların) Korece olması. E adresten bulun diyor olabilirsiniz ama o iş de Seul’da o kadar kolay bir mesele değil. Çünkü sokak isimlerinin çoğu birbirine benziyor. Örneğin Myeong-dong bölgesindeki sokakların ismi Myeongdong 8-gil, Myeongdong 6-gil gibi numaralandırılmış ve haliyle hepsinin adı birbirine benzerlik gösterdiği için bir karmaşaya yol açabiliyor. Kulağa saçma gelecek olabilir ancak internette mekanların fotoğraflarını bulup dışının tipine bakmak yardımcı olabilir.

-Bizim hayatımızın bir parçası haline gelen, İstanbul’da bile kullandığımız Ulmon’un CityMaps2Go uygulaması bizi burada biraz hayal kırıklığına uğratmadı desek yalan olur. Haritada işaretlediğimiz birkaç yeri bulmakta bayağı zorluk çektik, adresleri kontrol ederek ilerlemekte fayda var.  Özellikle bazı mağazaların, kafelerin, restoranların birkaç farklı şubesi olduğu için kafa karışıklığı yaratabiliyor.

1 Yorum

  • O kadar güzelki yorum yapmadan geçemedim. Sanki arkadaşım gittiğim ülke için beni bilgilendiriyomuş gibi hissediyorum okurken,bayıldım!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir