<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>HOLLANDA | OitheBlog</title>
	<atom:link href="https://oitheblog.com/category/hollanda/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oitheblog.com/category/hollanda/</link>
	<description>Gerçekten faydalı bir seyahat blogu</description>
	<lastBuildDate>Fri, 13 Feb 2026 10:49:02 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.1.9</generator>

<image>
	<url>https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/cropped-logo-32x32.png</url>
	<title>HOLLANDA | OitheBlog</title>
	<link>https://oitheblog.com/category/hollanda/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Amsterdam Gezisi Notları: Yeni Öneriler, Birtakım Övgüler</title>
		<link>https://oitheblog.com/2024/02/07/amsterdam-gezisi-notlari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 07 Feb 2024 10:02:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[AMSTERDAM]]></category>
		<category><![CDATA[HOLLANDA]]></category>
		<category><![CDATA[amsterdam gezi rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Amsterdam Gezisi Notları]]></category>
		<category><![CDATA[Amsterdam Yeme İçme Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Amsterdam'da Ne Yenir?]]></category>
		<category><![CDATA[Amsterdam&#039;da Gezilecek Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[Amsterdam&#039;da Konaklama]]></category>
		<category><![CDATA[Amsterdam&#039;da Nerede Kalınır?]]></category>
		<category><![CDATA[Amsterdam&#039;dan Günübirlik Gidilecek Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[hollanda gezi rehberi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oitheblog.com/?p=15568</guid>

					<description><![CDATA[<p>En son ne zaman Amsterdam gezisi için yollara düşmüştük diye bir bakıp üstünden 5 sene geçmesi şoku ile sarsılmamızın ardından...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2024/02/07/amsterdam-gezisi-notlari/">Amsterdam Gezisi Notları: Yeni Öneriler, Birtakım Övgüler</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p></p>



<p>En son ne zaman Amsterdam gezisi için yollara düşmüştük diye bir bakıp üstünden 5 sene geçmesi şoku ile sarsılmamızın ardından sonunda tekrar kavuştuk. Bu şehri seviyoruz, zaten bir turist olarak görüp de sevmemek mümkün mü bilmiyoruz? Daha önce ne görmüş olabilirsiniz ki burayı beğenmeyesiniz kardeşim, buraya bir Elf şehrinden aktarmayla mı geldiniz&#8230; Kafanızı çevirdiğiniz her yerin güzel göründüğü, estetik şelalesi, muasır medeniyetler seviyesinin ta kendisi bir şehir Amsterdam. Bir ülkenin gelişmişliği kaldırımlarında gizli ise bu ülkede nerenin kaldırım olduğunu ayırt edemiyor ve yürürken arabalardan değil buranın gergin doblolularına tekabül eden bisikletlilerinden azar işitiyorsunuz, işte size buranın ne kadar medeni olduğunu bir cümle ile kanıtladım… Aktivitesi bol, ne zaman gitseniz size mutlaka yeni bir şeyler sunabilen sevgili Amsterdam’ın özellikle kışın gittiğinizde gerçekten sinir bozucu bir havası olduğunu (yağmurlu, aşırı rüzgarlı, AGRESİF, saldırgan bir hava, bence abartmıyorum…) kesinlikle kabul ediyor olsak da insanlığın böyle şehirler yaratabilme kapasitesinin oluşu memnuniyet verici, bize tadını çıkarmak düşer.&nbsp;</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="1024" height="768" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Amsterdam-Gezi-Rehberi-1024x768.jpg" alt="" class="wp-image-15576" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Amsterdam-Gezi-Rehberi-1024x768.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Amsterdam-Gezi-Rehberi-300x225.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Amsterdam-Gezi-Rehberi-768x576.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Amsterdam-Gezi-Rehberi-370x278.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Amsterdam-Gezi-Rehberi-570x428.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Amsterdam-Gezi-Rehberi-770x578.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Amsterdam-Gezi-Rehberi-533x400.jpg 533w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Amsterdam-Gezi-Rehberi.jpg 1080w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p></p>



<p>Aslında önceden yazdığımız birkaç farklı Amsterdam rehberimiz olsa da çeşitli açılardan güncelliğini yitirdikleri için aşağıda önceden bahsetmiş olduğumuz şeyler ve bu geziye özel yeni keşifler karışık bir şekilde ilerleyeceğim. Yine de isterseniz <strong><a href="https://oitheblog.com/category/hollanda/amsterdam/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">önceki rehberlerimize de şuradan bakabilirsiniz</a></strong>, çünkü özellikle gezilecek ana turistik yerlerin çoğunda giriş ücreti vs dışında büyük bir değişiklik yok, hatta o rehberlerde göreceğiniz mekanların bazıları da hala popülerliğini koruyor.&nbsp;</p>



<p>Aşağıda anlatacaklarımızı okumak yerine izlemeyi tercih edersiniz o zaman sizi<strong> <a href="https://www.instagram.com/oitheblog/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Instagram’daki sabit Amsterdam gezisi hikayelerimize bekliyoruz.</a></strong> </p>



<p>Bu gezide de diğer tüm gezilerimizde olduğu gibi <strong>yurt dışında internet kullanımı için bir e-sim uygulaması olan <a href="https://airalo.pxf.io/3evb7M" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Airalo’yu</a> kullandık</strong>, çünkü operatörlerin internet&amp;konuşma paketi ücretlerinden çok daha makul bir fiyata denk geliyor. Ne kadar süre ihtiyaç duyacağınıza göre istediğiniz paketi seçebiliyorsunuz, uygulamaya ve fiyatlara göz atmak için <strong><a href="https://airalo.pxf.io/3evb7M" target="_blank" rel="noreferrer noopener">şuraya tık tık.&nbsp;</a></strong></p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" loading="lazy" width="1024" height="768" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Hotel-Estherea-Amsterdam-1024x768.jpg" alt="" class="wp-image-15587" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Hotel-Estherea-Amsterdam-1024x768.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Hotel-Estherea-Amsterdam-300x225.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Hotel-Estherea-Amsterdam-768x576.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Hotel-Estherea-Amsterdam-370x278.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Hotel-Estherea-Amsterdam-570x428.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Hotel-Estherea-Amsterdam-770x578.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Hotel-Estherea-Amsterdam-533x400.jpg 533w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Hotel-Estherea-Amsterdam.jpg 1080w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p></p>



<h2><strong>Amsterdam Gezisi Notları: Amsterdam’da Nerede Kaldık?</strong></h2>



<p>Muhtemelen Amsterdam’ın pahalı bir şehir olduğu gerçeğiyle yüzleşme anınız tam olarak Amsterdam gezisi için konaklayacak yer arayışınızın başlangıcı ile aynı güne denk gelecek.&nbsp; Evet, işte söyledik gitti, Amsterdam pahalı bir şehir dostlar&#8230; Ve evet, bu şehirde konaklamaya umduğunuzdan ve diğer Avrupa gezilerinizden biraz daha fazla para ayıracak olabilirsiniz, üzgünüz, acınızı paylaşıyoruz… Biz bu gerçeği kabullendikten sonra bunu şehirde gezmek isteyeceğimiz yerlerin çeşitli noktalara dağılması bilgisiyle birleştirerek otelimizi hem merkezi, hem de toplu taşımaya kolay ulaşabileceğimiz bir konumda seçtik. <strong><a href="https://www.booking.com/hotel/nl/estherea.en.html?aid=7953563&amp;no_rooms=1&amp;group_adults=2" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Hotel Estherea’da</a></strong> konakladık ve<strong> hem konumu çok avantajlıydı, hem de havaalanından otele ulaşmaktan tutun genel olarak şehirde dolanmaya kadar her açıdan iyi ki burada kalmışız diye düşündük.</strong> Havaalanından merkeze vardıktan sonra otele sıkıntısız ulaşabilmek ve otelden çıkıp kolayca metroya ya da tramvaya ulaşabilmek, birçok turistik noktaya yürüyerek gidebilmek tabii ki geziyi çok kolaylaştırıyor, ayrıca bulunduğu bölge çok güzel, dolayısıyla bu oteli kesinlikle önerebiliriz. Burada kalmayacaksınız bile bu otelin konumunu “iyi bir konum” olarak baz alabilirsiniz.&nbsp;</p>



<p>Olur da bu otelde yer bulamazsanız ya da otele ayıracağınız bütçe için daha farklı bir planınız varsa (özellikle yazın otel fiyatları iyice arşa çıkabiliyor) <strong>tam merkez kabul edilebilecek noktada kalan oteller için <a href="https://www.booking.com/searchresults.en.html?district=145&amp;aid=7953563&amp;no_rooms=1&amp;group_adults=2" target="_blank" rel="noreferrer noopener">şuraya</a></strong>, bir seviye daha az turistik ama yine de merkezi sayılabilecek bölgelerde konaklamak isterseniz çok sevdiğimiz bölgeler olan <strong><a href="https://www.booking.com/searchresults.en.html?district=162&amp;aid=7953563&amp;no_rooms=1&amp;group_adults=2" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Jordaan</a></strong> ya da<strong> <a href="https://www.booking.com/searchresults.en.html?district=161&amp;aid=7953563&amp;no_rooms=1&amp;group_adults=2" target="_blank" rel="noreferrer noopener">De Pijp </a></strong>taraflarına da bakabilirsiniz, direkt söz ettiğim bölgelerin Booking sayfalarına yönlendirdim. Otelinizi seçerken herhangi bir toplu taşıma aracına yakın olduktan sonra bu şehirde çözemeyeceğiniz bir şey, çok uzak kalacak bir mesafe yok, uzak mı oldu tereddütüne düşecek olursanız bunu hatırlayın ve sakinleşin. </p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" loading="lazy" width="768" height="1024" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Amsterdam-Gezi-Rehberi-2-768x1024.jpg" alt="" class="wp-image-15575" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Amsterdam-Gezi-Rehberi-2-768x1024.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Amsterdam-Gezi-Rehberi-2-225x300.jpg 225w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Amsterdam-Gezi-Rehberi-2-370x493.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Amsterdam-Gezi-Rehberi-2-570x760.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Amsterdam-Gezi-Rehberi-2-770x1027.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Amsterdam-Gezi-Rehberi-2-300x400.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Amsterdam-Gezi-Rehberi-2.jpg 810w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>



<p></p>



<h2><strong>Amsterdam Gezisi Notları: Amsterdam’da Ulaşım</strong></h2>



<p>Yapacağınız tüm seyahatler içinde ulaşım konusunun en az problem olacağı gezilerden birinin Amsterdam gezisi olacağının garantisini verebiliriz. Bu şehirde her yer bir ulaşım aracı ile birbirine bağlanıyor, bu şehrin yetkilileri A noktasında B noktasına ulaşmamız, huzur içinde toplu olarak taşınmamız için yanıp tutuşuyor, bu şehirde yaşasam ve evimin içine tramvay hattı bağlansa bu beni o kadar da şaşırtmazdı… Buyrun maddeler halinde ilerleyerek konuyu detaylandıralım;</p>



<p>-Şehirde <strong>metro, tramvay, otobüs </strong>gibi seçeneklerinizin hepsi var. Biz en çok tramvayı kullandık, birkaç kez metroyu kullandığımız da oldu. Zaten Google’dan yol tarifi aldığınızda hangi alternatifin size en yakın ve kolay olan olduğunu direkt göreceğiniz için siz de duruma göre anlık karar verirsiniz. Ayrıca<strong> Bolt</strong> adlı Uber benzeri uygulamanın da şehirde çok yaygın kullanıldığına şahit olduk, dolayısıyla gitmeden o app’i de indirmek isteyebilirsiniz. En son Amsterdam’da taksiye bindiğimizde Türk taksicinin “sizin evlenme yaşınız gelmiş neden geziyorsunuz??” sorusu neticesinde kendisiyle kavga ettiğimiz için artık İstanbul’dan sonra Amsterdam’da da taksiye binme fobimiz var, o yüzden Boltçuyuz!!1! </p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" loading="lazy" width="768" height="1024" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Amsterdam-Gezisi-768x1024.jpg" alt="" class="wp-image-15581" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Amsterdam-Gezisi-768x1024.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Amsterdam-Gezisi-225x300.jpg 225w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Amsterdam-Gezisi-370x493.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Amsterdam-Gezisi-570x760.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Amsterdam-Gezisi-770x1027.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Amsterdam-Gezisi-300x400.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Amsterdam-Gezisi.jpg 810w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /><figcaption class="wp-element-caption"><br></figcaption></figure>



<p>-Ulaşım için ihtiyacınıza göre <strong>24 saatlik ya da 48 saatlik kartlardan</strong> alarak geziniz boyunca bunları kullanabilirsiniz. (bu kartların detaylarına <strong><a href="https://www.gvb.nl/en/customer-service/service-and-tickets-locations" target="_blank" rel="noreferrer noopener">şuradan</a></strong> bakabilirsiniz) Ancak özellikle şehri ilk kez ziyaret edecekseniz ya da ilk ziyaretiniz olmasa bile turistik noktaları gezmek niyetindeyseniz ihtiyaç duyacağınız gün sayısı kadar geçerli<strong> <a href="https://www.iamsterdam.com/en/tickets/i-amsterdam-city-card" target="_blank" rel="noreferrer noopener">I Amsterdam City Card almak</a></strong> mantıklı bir seçenek, biz de gezi boyunca onu kullandık. <strong>Bu kart onlarca önemli müzeye giriş, kanal turu, 1 günlük bisiklet kiralama gibi şeyleri kapsıyor olmakla birlikte aynı zamanda size toplu taşımayı ücretsiz kullanma hakkı da tanıyor. Kartı Iamsterdam uygulamasını yükleyip oradan dijital olarak aktive edebiliyor ve kullanabiliyorsunuz. </strong>Tüm toplu taşıma araçları kart dahilinde olunca ulaşım meselesi iyice kolaylaştığı için “bir önceki kafenin tuvaleti daha güzeldi gel tramvayla oraya gidelim” şeklinde kendinizi kaybedebiliyorsunuz, gerçekten pratik ve övülesi.&nbsp;</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" loading="lazy" width="768" height="1024" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/IMG_7732_VSCO-768x1024.jpg" alt="" class="wp-image-15590" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/IMG_7732_VSCO-768x1024.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/IMG_7732_VSCO-225x300.jpg 225w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/IMG_7732_VSCO-370x493.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/IMG_7732_VSCO-570x760.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/IMG_7732_VSCO-770x1027.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/IMG_7732_VSCO-300x400.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/IMG_7732_VSCO.jpg 810w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>



<p></p>



<p><strong>*</strong>Hangi kartı kullanacak olursanız olun <strong>tramvaya binerken ve inerken kartınızı tramvayın içindeki cihaza okutmanız gerektiğini</strong> de hatırlatalım, zaten dikkatinizi çekecektir. </p>



<p>&#8211;<strong>Amsterdam Schipol Havaalaanı’ndan şehir merkezine ulaşmak da gerçekten çok basit</strong>, çünkü zaten havaalanının içinden direkt merkeze giden hızlı bir tren var ve 15 dakika gibi bir sürede merkez istasyonuna ulaşabiliyorsunuz. (Tek yön bilet 5,90 Euro) Havaalanına indikten ve pasaport kontrol, bavul teslim alma gibi aşamaları geçtikten sonra tren tabelasını takip edin, yolunuzun üstünde bilet makinelerine mutlaka denk geleceksiniz. Oradan Central Station’a giden biletlerden alın (yine Amsterdam’dan dönecekseniz gidiş dönüş almak daha mantıklı, yeter ki sonra bileti kaybetmeyin) ve hemen civarınızdaki ekranlardan kaç numaralı perona gitmeniz gerektiğine bakarak treninize ulaşın. Bayağı basit yani, ayrıca büyük bavullaysanız trenin içinde valizinizi koyabileceğiniz yerler var, sadece çok kalabalık bir tarihte giderseniz o yerleri kapmak biraz zorlu olabiliyor. </p>



<p>*Eğer biletleri önceden halletmek veya otobüs, taksi ve özel havaalanı transferi gibi <strong>diğer ulaşım seçeneklerine göz atmak isterseniz</strong> <strong><a href="https://www.getyourguide.com/s/?q=Amsterdam+airport+transfer&amp;searchSource=3&amp;partner_id=1ERWUG2&amp;utm_medium=online_publisher" target="_blank" rel="noreferrer noopener">şu siteye bakabilirsiniz</a>.</strong> </p>



<p>*Bu geziniz için uçak bileti alma aşamasındaysanız <strong>makul fiyatlı bilet araştırmasını öncelikli olarak <a href="http://skyscanner.pxf.io/MmMaQq" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Skyscanner</a> üzerinden yapmanızın faydalı olacağını da hatırlatalım.</strong> Bunun bizim açımızdan en önemli sebebi Skyscanner aracılığıyla bilet bakınca aklımıza gelmeyen, gideceğimiz destinasyona uçtuğunu bilmediğimiz başka ülkelerin havayolu firmalarını da seçenek olarak gösteriyor olması. Ayrıca olabilecek en uygun seçenekleri, destinasyonuna göre aktarmalı/aktarmasız seçenekleri bir arada görebiliyor olmak da işimize yarıyor. Genelde insan çat diye bildiği havayolu firmalarının sitelerine girip bilet bakıyor ama öyle yapıp sonra “aaa bilmemne havayolu buraya çok daha ucuza uçuyormuş/saatleri çok daha iyiymiş keşke ona baksaydık” anları yaşayınca da çıldırtıcı oluyor, o yüzden aklınızda bulunsun.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" loading="lazy" width="768" height="1024" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/IMG_8211-768x1024.jpg" alt="" class="wp-image-15591" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/IMG_8211-768x1024.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/IMG_8211-225x300.jpg 225w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/IMG_8211-370x493.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/IMG_8211-570x760.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/IMG_8211-770x1027.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/IMG_8211-300x400.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/IMG_8211.jpg 810w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>



<p></p>



<h2><strong>Amsterdam Gezisi Notları: Gezilecek Yerler &amp; Yeni Gelişmeler</strong></h2>



<p>Bu bölümde normalde yaptığımız gibi çok detaylı bir gezi rehberi yazmak yerine biraz daha özet formda ilerleyeceğim, çünkü zaten birçok ana gezilecek yeri önceki rehberlerimizde anlattık, onu baştan bildireyim. Ama bence bu haliyle de zaten yeterince kapsamlı olacak, diğer rehberlere bakmadan direkt bununla da ilerleyebilirsiniz yani. </p>



<p>Genel olarak gezeceğiniz yerlerin biletlerini tek tek sitelerinden girip almakla uğraşmamak, biletlerinizi tek bir yerden kontrol etmek isterseniz<strong><a href="https://www.getyourguide.com/amsterdam-l36/?partner_id=1ERWUG2&amp;utm_medium=online_publisher" target="_blank" rel="noreferrer noopener">&nbsp;şu siteyi kullanabilirsiniz.</a></strong>&nbsp;Aynı zamanda bu sayfadan&nbsp;<strong>şehirde katılabileceğiniz rehberli turlara, bulunabileceğiniz farklı aktivitelere de göz atabilir ve yine aynı yerden bilet alabilirsiniz.&nbsp;</strong>Biz bazen varlığından bile haberdar olmadığımız aktiviteleri buradan bulduğumuz için gezilerimizden önce burada ne var ne yok mutlaka bi’ bakınıyoruz,&nbsp;<strong>ayrıca bazı biletleri sonradan iptal etme hakkı da sunduğu için faydalı olabiliyor</strong>, sizin de aklınızda bulunsun.&nbsp;</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" loading="lazy" width="1024" height="768" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Rijksmuseum-Amsterdam-1024x768.jpg" alt="" class="wp-image-15593" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Rijksmuseum-Amsterdam-1024x768.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Rijksmuseum-Amsterdam-300x225.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Rijksmuseum-Amsterdam-768x576.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Rijksmuseum-Amsterdam-370x278.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Rijksmuseum-Amsterdam-570x428.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Rijksmuseum-Amsterdam-770x578.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Rijksmuseum-Amsterdam-533x400.jpg 533w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Rijksmuseum-Amsterdam.jpg 1080w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p></p>



<p>-Öncelikle müzelerden başlayalım. Amsterdam’da gerçekten çok fazla müze var, ama tabii ki hepsi ilginizi çekmeyebilir. Orada bulunduğunuz süre içine öncelikli olarak sığdırmanızı önereceklerimiz <strong>Rijksmuseum, Van Gogh Museum ve Stedelijk Museum.</strong> Şanslı olduğunuz konu bu müzelerin üçünün de <strong>Museum Quarter’de</strong> yan yana sayılabilecek yakınlıkta, hop diye birinden diğerine geçebileceğiniz konumlarda bulunması. Şanssız(!) olduğunuz konu ise sırf Rijksmuseum gibi önemli bir müzeyi gezmenin bile günler sürebilecek olması. Önerimiz bu 3 müzeyi sırf birbirine yakınlar diye aynı gün gezmeye kalkışmamanız, bayağı yorucu olabileceği gibi tadını çıkarmak yerine eziyete dönüşebilir, mümkünse günlere yayın ya da ilgi alanınıza göre aralarından seçim yapın. Eğer <strong>I Amsterdam City Card aldıysanız Rijksmuseum, Stedelijk Museum ve yine yakınızdaki MOCO Museum’a kart dahilinde girebilirsiniz. Rijksmuseum’e girerken yine de öncesinden sitesinden bir “time slot” rezervasyonu yapıp</strong> seçtiğiniz saatte müzeye giriş yapabiliyorsunuz, aklınızda bulunsun. Son olarak <strong>Rijksmuseum’a giderseniz içindeki kütüphaneyi görmeyi de unutmayın</strong>, bayağı güzel. </p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" loading="lazy" width="1024" height="576" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Amsterdam-gezisi-3-1024x576.jpg" alt="" class="wp-image-15578" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Amsterdam-gezisi-3-1024x576.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Amsterdam-gezisi-3-300x169.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Amsterdam-gezisi-3-768x432.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Amsterdam-gezisi-3-370x208.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Amsterdam-gezisi-3-570x320.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Amsterdam-gezisi-3-770x433.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Amsterdam-gezisi-3-712x400.jpg 712w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Amsterdam-gezisi-3.jpg 1080w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p></p>



<p>-Daha alternatif müzelere yönelmek isterseniz ilginizi çekebilecek mimarilere de sahip iki müzeyi de es geçmeyelim, <strong>Eye Filmmuseum</strong> ve özellikle çocukların ilgisini çekebilecek <strong>NEMO Science Museum’un </strong>da ilginizi çekip çekmediğini ve içeriklerini bi’ kontrol edin. Özellikle güzel bir havaya denk gelirseniz NEMO’nun çatısına çıkmayı da unutmayın. Eğer fotoğrafa ilginiz varsa <strong>FOAM</strong> küçük ve hoş bir müze, yine kart dahilinde olduğu için burayı da listenize alabilirsiniz.&nbsp;</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" loading="lazy" width="768" height="1024" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Amsterdam-muzeleri-768x1024.jpg" alt="" class="wp-image-15582" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Amsterdam-muzeleri-768x1024.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Amsterdam-muzeleri-225x300.jpg 225w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Amsterdam-muzeleri-370x493.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Amsterdam-muzeleri-570x760.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Amsterdam-muzeleri-770x1027.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Amsterdam-muzeleri-300x400.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Amsterdam-muzeleri.jpg 810w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>



<p></p>



<p>-Bir zamanlar Rembrandt’ın yaşadığı ev şu an <strong>The Rembrandt House Museum</strong> olarak ziyarete açık, Rembrandt’ı daha yakından tanımak isterseniz burası da ilginizi çekebilir. Ayrıca <strong><a href="https://wandelenmetrembrandt.nl/en/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Amsterdam’ı Rembrandt’ın gözünden keşfedebileceğiniz bir rota oluşturmuşlar</a></strong>, biz sonradan gördüğümüz için deneyimleyemedik ama belki ilgi çekici bir şeydir bi’ bakarsınız. Son olarak <strong>Anne Frank’in evini </strong>gezmek istiyorsanız maalesef kart dahilinde değil ve biletini <strong><a href="https://www.annefrank.org/en/museum/tickets/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">şuradan</a></strong> online olarak almanız gerekiyor. Hangi gün ve hangi saat aralığında gideceğinizi önceden belirlemeniz gerektiğini de hatırlatalım.</p>



<p>-Butikler, mekanlar, kafeler, dükkanlar ile dolu, birbirinden güzel yan yana 9 sokaktan oluştan “<strong>The 9 Streets</strong>” hala şehrin en turistik ve hoş bölgelerinden, alışveriş yapmak, butiklere girip “aa bu 20 euroymuş ne kadar ucuz”dan 20 Euro’nun 700 lira olduğu gerçeğine doğru enteresan ruh hali geçişleri yaşamak istiyorsanız burası tam size göre. Şaka bir yana burada gerçekten güzel seçenekler ve birçok lokal marka var, hangi sokakları kapsadığına ve mağazalara <a href="https://de9straatjes.nl/en/shops" target="_blank" rel="noreferrer noopener">şuradan</a> göz atabilirsiniz. </p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" loading="lazy" width="768" height="1024" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Vondelpark-Amsterdam-768x1024.jpg" alt="" class="wp-image-15595" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Vondelpark-Amsterdam-768x1024.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Vondelpark-Amsterdam-225x300.jpg 225w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Vondelpark-Amsterdam-370x493.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Vondelpark-Amsterdam-570x760.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Vondelpark-Amsterdam-770x1027.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Vondelpark-Amsterdam-300x400.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Vondelpark-Amsterdam.jpg 810w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>



<p></p>



<p>-Şehrin en popüler ve turistik parkı <strong>Vondelpark’ta</strong> vakit geçirmek hala çok keyifli, özellikle hava güzelse son derece canlı, hareketli ve tam bir BİZDE NİYE BÖYLE PARK YOK parkına dönüşüyor. (Belki biraz fazla kalabalık bile oluyor denilebilir) Aslında şehirde <strong>Westerpark, Sarphatipark, Rembrandtpark</strong> gibi birçok güzel başka park da var, eğer parklarda vakit geçirmeyi seviyorsanız farklı bölgelerde dolaşırken hoşunuza giden bi yerden kahvenizi kapıp kendinizi bir parka atabilirsiniz. Bir botanik bahçesi gezmek isterseniz sanki Hogwarts’ta Herbology dersi aldığımız sınıfın adıymış gibi bir adı olan <strong>Hortus Botanicus’a</strong> da gidebilirsiniz, I Amsterdam city card aldıysanız buraya girişiniz kart kapsamında. </p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" loading="lazy" width="768" height="1024" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Amsterdam-Gezisi-1-768x1024.jpg" alt="" class="wp-image-15577" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Amsterdam-Gezisi-1-768x1024.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Amsterdam-Gezisi-1-225x300.jpg 225w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Amsterdam-Gezisi-1-370x493.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Amsterdam-Gezisi-1-570x760.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Amsterdam-Gezisi-1-770x1027.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Amsterdam-Gezisi-1-300x400.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Amsterdam-Gezisi-1.jpg 810w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>



<p></p>



<p>-Pazar gezmek isterseniz bunu yapabileceğiniz en turistik yer <strong>Albert Cuypmarkt. </strong>Uzun bir sokak boyunca sağlı sollu lokal ürünler, hatta gözleme gibi Türk mutfağından örnekler ile de karşılaşabileceğiniz bir pazar yeri olarak düşünebilirsiniz. (Şaka maka gözleme bayağı popüler bu arada önünde kuyruklar falan olmalı) Öyle çok büyük bir olayı olmamakla birlikte bu civardan geçerken (aşağıda buna yakın bir mekan önereceğiz mesela) buradan yürüyerek şöyle bir etrafa göz atabilirsiniz. Ama sınırlı zamanınız varsa ve bu civara yolunuz düşmeyecekse bizce burası es geçilebilir. Daha az turistik bir alternatif olarak <strong>Noordermark’a</strong> da gidebilirsiniz, ama o sadece Cumartesi (9:00 &#8211; 16:00 arası) ve Pazartesi (9:00 &#8211; 13:00 arası) günleri açık. Son olarak <strong>Ten Katemark’a</strong> gitmemiş olsak da duyduğumuz için söz etmeden geçmeyelim, bu tarz pazar yerlerini gezmek hoşunuza gidiyorsa bi’ araştırırsınız. </p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" loading="lazy" width="1024" height="576" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Amsterdam-Gezi-Rehberi-1-1024x576.jpg" alt="" class="wp-image-15574" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Amsterdam-Gezi-Rehberi-1-1024x576.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Amsterdam-Gezi-Rehberi-1-300x169.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Amsterdam-Gezi-Rehberi-1-768x432.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Amsterdam-Gezi-Rehberi-1-370x208.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Amsterdam-Gezi-Rehberi-1-570x320.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Amsterdam-Gezi-Rehberi-1-770x433.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Amsterdam-Gezi-Rehberi-1-712x400.jpg 712w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Amsterdam-Gezi-Rehberi-1.jpg 1080w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p></p>



<p><strong>-Dam Meydanı </strong>şehrin göbeği diyebileceğimiz en turistik, Amsterdam ile ilgili haberlerde stok görüntü olarak kullanılan o en sembolik noktalardan biri ve daha önce adını duymuş olmanız da gayet olası. Sırf Madame Tussauds’nun burada olduğunu söyleyerek bile size buranın ne kadar turistik olduğunu bir cümle ile kanıtlayabilirim, biliyorsunuz ki bir yerde o müze varsa o yer bir turist magnetidir… Buraya şöyle bir bakındıktan sonra özellikle alışveriş yapmak niyetindeyseniz <strong>Kalverstraat’a </strong>doğru ilerleyebilir ve civar sokaklara da bakınabilirsiniz. Türkiye’de olmayan<strong> Uniqlo, Urban Outfitters, Weekday, Monki </strong>gibi sevebileceğiniz birtakım mağazalar civarınızda olacak.&nbsp;</p>



<p>-Biz Amsterdam’a gitmeyeli <strong>Noord</strong> tarafı da iyice yükselişe geçmiş, birçok mekan açılmış, yerlisinin de vakit geçirmeyi sevdiği bir bölgeye dönüşmüş. Buraya Central Station’ın oradaki ücretsiz feribotlarla geçip yukarıda söz ettiğimiz <strong>Eye Filmmuseum’u </strong>ve ilginç binasını da gördükten sonra eskiden tersane olarak kullanılan<strong> NDSM</strong> tarafına doğru gidebilir, <strong>STRAAT’ı </strong>dolaşabilirsiniz. <strong>Avrupa’nın en büyük bit pazarı olarak bilinen</strong> ve artık Instagram ünlüsü olarak da nitelendirebileceğimiz <strong>IJ-Hallen’e</strong> gitmek de güzel bir aktivite, sadece sitesinden sizin orada olacağınız tarihte açık olup olmadığını mutlaka kontrol edin. Güzel bir havaya denk gelirseniz Amsterdam’dan beklemediğiniz şekilde <strong>Pllek’de</strong> plajda(?) vakit geçirmek de güzel bir seçenek. Aşağıda bu taraftan daha çok mekan önereceğiz. </p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" loading="lazy" width="1024" height="576" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Amsterdam-gezisi-rehberi-1024x576.jpg" alt="" class="wp-image-15580" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Amsterdam-gezisi-rehberi-1024x576.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Amsterdam-gezisi-rehberi-300x169.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Amsterdam-gezisi-rehberi-768x432.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Amsterdam-gezisi-rehberi-370x208.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Amsterdam-gezisi-rehberi-570x320.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Amsterdam-gezisi-rehberi-770x433.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Amsterdam-gezisi-rehberi-712x400.jpg 712w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Amsterdam-gezisi-rehberi.jpg 1080w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p></p>



<h2><strong>Kısa Kısa</strong></h2>



<p>*<strong>Damrak</strong> üzerinde<strong> Beurspassage’a</strong> şöyle bir kafa uzatabilir, sonrasında Central Station yönüne doğru devam ederken sağınızda kalacak geleneksel Amsterdam evlerini en iyi şekilde fotoğraflayabileceğiniz noktalardan birine ulaşabilirsiniz. Kanal turlarının kalktığı noktada önüne araba park edilemediği için tam fotoğraflık olduğunu görünce anlayacağınız bir “photo spot”a denk geleceksiniz.</p>



<p>*Kanal turu demişken, bu aktivite ilginizi çekiyorsa ve herhangi bir şehir kartı vs. kapsamında böyle bir imkan yoksa <strong><a href="https://www.getyourguide.com/amsterdam-l36/amsterdam-canal-cruise-t56671/?partner_id=1ERWUG2&amp;utm_medium=online_publisher" target="_blank" rel="noreferrer noopener">şuradan</a></strong> kanal turu işini de çözebilirsiniz. Bizim kart dahilinde zaten olduğu için açıkçası daha fazla detayını araştırmadık. Zaten kart dahilinde olanı da kullanmayı unuttuk, neyse&#8230; </p>



<p>*İlginizi çekiyorsa, kardeşim Amsterdam gezisi değil mi bu HANİ Bİ LALE GÖRELİM diyorsanız, doyasıya &#8220;bu laleler aslında buraya bizden gelmiş&#8221; muhabbeti çevirmek istiyorsanız Amsterdam’ın ünlü çiçek pazarı <strong>Bloemenmarkt’a </strong>uğrayabilirsiniz.</p>



<p>*I Amsterdam city card kapsamında gidebileceğiniz ve bizim burada söz etmediğimiz müzelere de <strong><a href="https://www.iamsterdam.com/en/tickets/i-amsterdam-city-card/explore-city-card-activities" target="_blank" rel="noreferrer noopener">şuradan</a></strong> göz atabilirsiniz, belki ilgi alanınız olan bir şeyler çıkar diye es geçmek istemedik. </p>



<p>*İlginizi çekiyorsa şehrin en çok turist çeken aktivitelerinden <strong>Heineken Experience’a</strong> bir bakabilirsiniz, biz ilk Amsterdam ziyaretimizde gitmiştik ama şu an ilk gidişimiz olsa muhtemelen gitmezdik… Yargılamıyoruz, ilginizi çekiyorsa tabii ki gidin, buyrun araştırmak isteyenler için<a href="https://www.heinekenexperience.com/en/" target="_blank" rel="noreferrer noopener"> <strong>ilgili sayfa</strong></a><strong>. </strong></p>



<p>*<strong>Amsterdam’dan günübirlik gidilecek bir yerler arıyorsanız</strong> trenle<strong> Utrecht, Haarlem, Zaandam ya da Volendam&amp;Edam</strong> gibi seçenekleri değerlendirebilirsiniz, bunların hepsi Amsterdam’a yakın ve 1 günde gezmeye uygun yerler. (en uzağı trenle 1 saat uzaklıkta öyle düşünün) İsteseniz Utrecht’i 2 güne de çevirebilirsiniz bu arada, orası size kalmış.&nbsp;<strong>Zaanse Schans &amp; Edam ve Volendam tarafını bir günde gezmek için günübirlik <a href="https://www.getyourguide.com/amsterdam-l36/half-day-tour-of-zaanse-schans-volendam-and-marken-t37238/?partner_id=1ERWUG2&amp;utm_medium=online_publisher" target="_blank" rel="noreferrer noopener">şunun gibi </a> bir tura da katılabilirsiniz,</strong> özellikle birkaç yeri bir arada göreceğiniz gezilerde organizasyonuyla uğraşmamak bazen daha kolay olabiliyor, karar sizin.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" loading="lazy" width="768" height="1024" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/IMG_7423-768x1024.jpg" alt="" class="wp-image-15588" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/IMG_7423-768x1024.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/IMG_7423-225x300.jpg 225w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/IMG_7423-370x493.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/IMG_7423-570x760.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/IMG_7423-770x1027.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/IMG_7423-300x400.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/IMG_7423.jpg 810w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>



<p></p>



<h2><strong>Amsterdam Gezisi Notları: Yeme İçme Önerileri</strong></h2>



<p>*Amsterdam’da çok fazla iyi kahveci var, yani 1 tane bile kötü kahve içmedik desek abartmış olmayız. Üstelik birçok mekanda bitkisel süte ekstra ücret bile almıyorlar bu kadar hoşluk da biraz fazla değil mi bu işin daha bizim Türkiye gerçekleri ile hayatımıza devam edeceğimiz kısmı var neden bizi bu kadar etkiliyorsunuz…… Neyse, neticede size bol bol kahveci önerebiliriz ve önereceğiz çünkü gideceğiniz her bölgede oturup dinlenecek bir yeriniz olsun işte fena mı? Belli bir sıralama olmaksızın sevdiğimiz kahveciler: <strong>Uncommon, Lot61, Scandinavian Embassy, White Label, Rum Baba, Toki, Bru, Bocca, Hummingbird ve Coffeenation.&nbsp;</strong></p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" loading="lazy" width="768" height="1024" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Sain-Jean-Amsterdam-768x1024.jpg" alt="" class="wp-image-15594" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Sain-Jean-Amsterdam-768x1024.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Sain-Jean-Amsterdam-225x300.jpg 225w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Sain-Jean-Amsterdam-370x493.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Sain-Jean-Amsterdam-570x760.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Sain-Jean-Amsterdam-770x1027.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Sain-Jean-Amsterdam-300x400.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Sain-Jean-Amsterdam.jpg 810w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>



<p></p>



<p>*Kahvaltı için <strong>Little Collins, Box Sociaal, Benji’s, Bakers and Roasters, Dignita, Coffee &amp; Coconuts, Benji’s</strong> gibi birçok güzel seçenek var. Bunların arasından favorimiz Little Collins, bir hakkınız varsa bizce buradan yana kullanın, ne yiyeceğinizi söyleyemiyoruz çünkü menü belli aralıklarla değişiyormuş diye duyduk. Oturup uzun uzun kahvaltı yapmak istemiyorsanız <strong>Saint Jean, Fort Negen, Salvo, Loof </strong>gibi insanın içinde acaba bir bakery açsam nasıl olurdu düşünceleri filizlendiren ve sonra sabah 4&#8217;te kalkmak gerekeceğini fark edince saniyesinde vazgeçilen çok güzel bakery seçenekleri var. Bu alanda da Saint Jean favorimiz, buradaki pistachio cruffin’i denemenizde ısrarcıyız.&nbsp;</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" loading="lazy" width="768" height="1024" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/IMG_7658-768x1024.jpg" alt="" class="wp-image-15589" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/IMG_7658-768x1024.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/IMG_7658-225x300.jpg 225w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/IMG_7658-370x493.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/IMG_7658-570x760.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/IMG_7658-770x1027.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/IMG_7658-300x400.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/IMG_7658.jpg 810w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>



<p></p>



<p>*Amsterdam’da önünde kuyruk olacağı garanti gibi olan bazı yerler vardır. Bunlardan en uzun soluklu ve bilinen üçü <strong>Van Stapele Koekmakerij </strong>adlı tek bir çeşit kurabiye yapan yer, <strong>Winkel 43</strong> adlı elmalı tart yapan yer ve patates kızartmaları ile ünlü instagram ünlüsü <strong>Fabel Friet.</strong> Tek birinin sırasını bekleyecek olsak kesinlikle Fabel Friet’i seçeriz, çünkü bizce mükemmel ve mükemmel patates uğrunda mücadele etmeye hazırız, genelde instagram ünlüleri hayal kırıklığına uğratsa da (insan olanlar da mekan olanlar da) burası istisnaydı. Kurabiyecinin sırası çok çılgın değilse hızlı ilerlediği için o da beklenebilir çünkü lezzetli mi evet kardeşim lezzetli….. Winkel 43’ü elmalı tatlılar ile olan kişisel ilişkinize bırakıyoruz, biz bu gezide gitmedik mesela, ama daha önce yediğimizde sevmiştik. </p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" loading="lazy" width="768" height="1024" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/De-Tros-Amsterdam-768x1024.jpg" alt="" class="wp-image-15585" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/De-Tros-Amsterdam-768x1024.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/De-Tros-Amsterdam-225x300.jpg 225w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/De-Tros-Amsterdam-370x493.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/De-Tros-Amsterdam-570x760.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/De-Tros-Amsterdam-770x1027.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/De-Tros-Amsterdam-300x400.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/De-Tros-Amsterdam.jpg 810w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>



<p></p>



<p>*Bu Amsterdam gezisi kapsamında akşam yemeği için gidip en sevdiğimiz yer <strong>De Tros </strong>oldu. Eğer yolunuz o taraflara düşecekse (düşmeyecekse özellikle kalkıp oraya gitmeye gerek yok bizce) <strong>Europizza</strong> da lokaller arasında bu ara bayağı popüler bir yer, İngilizce menü bile yoktu kendinizi hazırlayın. Bunun dışında <strong>4850, Public Space</strong> (bu ikiliye akşam harici de gidebilirsiniz ama saatlerini mutlaka kontrol edin, değişiyor) ve <strong>Toscanini </strong>de değerlendirilebilir. Fine dining ilgi alanınız ise Michelin yıldızlı <strong>Restaurant De Kas</strong>’ı zaten duymuşsunuzdur diye tahmin ediyoruz, yine de oradan da bahsetmeden geçmek istemedik.&nbsp;</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" loading="lazy" width="768" height="1024" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Chun-Amsterdam-768x1024.jpg" alt="" class="wp-image-15584" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Chun-Amsterdam-768x1024.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Chun-Amsterdam-225x300.jpg 225w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Chun-Amsterdam-370x493.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Chun-Amsterdam-570x760.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Chun-Amsterdam-770x1027.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Chun-Amsterdam-300x400.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Chun-Amsterdam.jpg 810w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>



<p></p>



<p>*Ramen sevdalıları, buradayız, sizinleyiz, asla yalnız yürümeyeceksiniz…. Şehrin en sevilen ramencilerinden biri <strong>Fou Faw Ramen</strong>. Aslında biz <strong>Fuku Ramen’i</strong> merak etmiştik ama o biraz daha tadım menülü falan bir şey çıkınca nedense daha salaş bir ortam isteği ile orayı denemekten vazgeçtik, Denerseniz bize de haber verir misiniz güzel miydi…..</p>



<p>*Deneme imkanımızın olmadığı ve aklımızda kalan birkaç yeri de şöyle bırakalım, belki sizin Amsterdam&#8217;da daha fazla vaktiniz vardır ve denersiniz: <strong>Choux, BAK, Cornerstore, Bacalar ve Et Claire.&nbsp;</strong></p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" loading="lazy" width="768" height="1024" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Amsterdam-gezisi-rehberi-4-768x1024.jpg" alt="" class="wp-image-15579" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Amsterdam-gezisi-rehberi-4-768x1024.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Amsterdam-gezisi-rehberi-4-225x300.jpg 225w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Amsterdam-gezisi-rehberi-4-370x493.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Amsterdam-gezisi-rehberi-4-570x760.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Amsterdam-gezisi-rehberi-4-770x1027.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Amsterdam-gezisi-rehberi-4-300x400.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/02/Amsterdam-gezisi-rehberi-4.jpg 810w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>



<p></p>



<h2><strong>Amsterdam Gezisi Notları: Birtakım İpuçları</strong></h2>



<p>*Buraya kadar okuyanlar için çok önemli bir bilgiyi sinsice sona koyduk. <strong>Amsterdam’da çoğu mekanda nakit geçmiyor?</strong> Yani resmen kartınız olmadan bir hiçsiniz diyebiliriz, üstünü almanız gerekmeyecek şekilde tam para verseniz bile nakitin kabul edilmediği bir düzenden bahsediyoruz. Basbayağı geçmiyor yani, parayı uzatıyorsun ve sanki para diye bir kavram ortada yokmuş ve durduk yere üzerinde birtakım şekiller olan rastgele kağıt parçasını alması için ısrar ediyormuşsun gibi suratına bakıyorlar. Özetle mutlaka yanınızda kartınız ile gidin. (Bir kafede kartım olmasa ne olacaktı diye sorduğum kişi cevap olarak eşyalarınıza el koyacaktım dedi ve bu ultra “sempatik” hanımefendi kesinlikle şaka yapmıyordu, az daha yemekleri ile birlikte yumruğunun da tadına bakacaktım….)</p>



<p>*Pek çok kişi Amsterdam’da bisiklet kiralamayı önerse de buranın çılgın bisiklet trafiğine adapte olmanın gerçekten zor olduğunu düşünüyoruz ve buranın yerlileri yanında amatör bisikletli sayılabileceğimiz için biz buna hiçbir zaman cesaret edemedik. Çünkü burada adamı biçerler ve de biçtiler, gözlerimin önünde bisikletle adam biçtiler. Evet…</p>



<p>*Eğer biraz olsun kapalı bir havada gidiyorsanız hava durumunda öyle görünmese bile yanınıza mutlaka şemsiye/yağmurluk benzeri bir şey alın. He şemsiyeyi o rüzgarda kullanabilmek mümkün mü ki zaten diye soracak olursanız hayır asla değil, Mary Poppins gibi bir şeye dönüşüyorsunuz falan ama, yine de bi umut be işte….</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2024/02/07/amsterdam-gezisi-notlari/">Amsterdam Gezisi Notları: Yeni Öneriler, Birtakım Övgüler</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Röportaj: Amsterdam&#8217;da Yaşamak ve Batının Ahlaksızlığı Üzerine</title>
		<link>https://oitheblog.com/2019/04/08/amsterdamda-yasamak/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2019/04/08/amsterdamda-yasamak/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 Apr 2019 12:12:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[AMSTERDAM]]></category>
		<category><![CDATA[HOLLANDA]]></category>
		<category><![CDATA[RÖPORTAJ]]></category>
		<category><![CDATA[amsterdam pahalı mı]]></category>
		<category><![CDATA[amsterdam rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Amsterdam'a Göç Etmek]]></category>
		<category><![CDATA[Amsterdam'a Taşınmak]]></category>
		<category><![CDATA[Amsterdam'a Yerleşmek]]></category>
		<category><![CDATA[Amsterdam'da Yaşamak]]></category>
		<category><![CDATA[Hollanda Vatandaşlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Hollanda'da Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Hollanda'ya Yerleşmek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oitheblog.com/?p=13759</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yazıya random gülerek (sdfsd diye mesela) başlamanın kabul göreceğini bilsem öyle başlardım, çünkü attığımız başlığa baktıkça gülüyorum. Ama Amsterdam&#8217;dan bahsedince...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2019/04/08/amsterdamda-yasamak/">Röportaj: Amsterdam&#8217;da Yaşamak ve Batının Ahlaksızlığı Üzerine</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yazıya random gülerek (sdfsd diye mesela) başlamanın kabul göreceğini bilsem öyle başlardım, çünkü attığımız başlığa baktıkça gülüyorum. Ama Amsterdam&#8217;dan bahsedince o mimariye, o güzeller güzeli şehre, onca şahane müzeye ve şehrin sunduklarına rağmen akıllara gelen şeylerin listesini yapsak siz de biliyorsunuz ki anahtar kelimelerimiz uyuşturucu, Red Light District, uykusuz geceler vb. şeyler olacaktır. Özellikle henüz Amsterdam&#8217;ı gidip görme fırsatınız olmadıysa aklınıza bunların gelmesi çok normal, çünkü büyük ölçüde öyle yansıtılıyor. Ancak şayet gidip gördüyseniz bu konulardan bağımsız olarak aslında pek çok açıdan ne kadar övülesi bir şehir olduğunun siz de çoktan farkına varmış ve şayet kış soğuğuna/rüzgarına göğüs gerebileceğinizi düşünüyorsanız &#8220;ulan burada yaşasam ne güzel olurdu&#8221; hayallerine bile kapılmışsınızdır. Sahi, Amsterdam&#8217;da yaşamak nasıl olurdu? Biz şöyle bir düşününce bile içimiz cız ediyor, çünkü hakikaten Amsterdam&#8217;ın sevilecek çok yönü var. Neyse ki konu burada kalmayacak ve bir süredir Amsterdam&#8217;da yaşayan <strong>Dicle Bağcı</strong> ile konu üzerine detaylıca konuşma fırsatımız oldu da nedir ne değildir öğrendik. Zaten Dicle&#8217;yı uzaktan uzaktan o kadar kendime benzetiyorum ki, ben orada yaşasam ve benimle röportaj yapılsa ortaya benzer bir içerik çıkardı herhalde, hadi daha fazla uzatmayalım, iyi okumalar!</p>
<p><strong>Başlamadan gelen not:</strong> Dünyanın başka ülkelerine göç etmiş kişilerle yaptığımız röportajlar için <strong><a href="https://oitheblog.com/category/roportaj/" target="_blank" rel="noopener">şuraya</a></strong> bakabilirsiniz. Gidip gidip görmek konusunda gaza geldiyseniz <a href="https://oitheblog.com/2013/09/25/amsterdam-gezi-rehberi/" target="_blank" rel="noopener">Amsterdam Gezi Rehberi</a>, <a href="https://oitheblog.com/2015/06/21/alternatif-amsterdam-rehberi/" target="_blank" rel="noopener">Alternatif Amsterdam Rehberi </a>ve <a href="https://oitheblog.com/2017/11/13/amsterdam-yeme-icme-notlari/" target="_blank" rel="noopener">Amsterdam Yeme İçme Rehberi</a> de sizi bekler.</p>
<h3 class="p2"><span class="s1"><b><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-13777" src="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8677.jpg" alt="Amsterdam'da Yaşamak" width="1080" height="720" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8677.jpg 1080w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8677-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8677-768x512.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8677-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8677-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8677-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8677-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8677-770x513.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8677-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 1080px) 100vw, 1080px" /><br />
Nasıl oldu da Amsterdam’da yaşamak gibi bir karar aldın, “eeh yeter be ben başka ülkeye gideceğim” gibi bir cinnet durumu mu oldu, yoksa daha planlı bir şey miydi?</b></span></h3>
<p class="p2"><span class="s1">Aslında ben çocukluğumdan beri başka bir ülkede yaşamak istiyorum diye tutturmuştum. 5 yaşındayken Kardak krizinin patlamasıyla mıdır bilmiyorum ilk öğrendiğim ülke Yunanistan olduğu için büyüdüğümde orada yaşamak istediğimden emindim. Ne bileyim ben sonradan batacaklarını……Ama somut olarak Türkiye’den taşınma fikri aklıma ara sıra girip çıkan bir şeydi, ben de arada olanakları yokluyordum. Nedense 2015 senesinde iyice aklıma yerleşti ve katlanarak artan bir sürekli cinnet haline dönüştü diyebiliriz. Başlarda aklımda spesifik olarak Hollanda yoktu mesela, Almanya ve İngiltere’de de işler arıyordum. İş olmayınca master kasayım dedim ama Avrupa Birliği vatandaşı olmayanlara dayanan uçuk fiyatlarla yapamayacağımı anlayınca İTÜ’de lisansa başlayıp Hollanda’ya exchange’e geldim. Bunun için Hollanda’yı seçme nedenim ise hem Delft Teknik Üniversitesi’nin Avrupa’daki en iyi mimarlık fakültelerinin başında gelmesi hem de aradığım eğitimin tam anlamıyla burada verilmesiydi. Exchange’e geldikten sonra da zaten bir arkadaşımın deyimiyle elalemin memleketine kene gibi yapıştım ve master’ımı bitirmek için Türkiye’ye dönmedim bile……..</span></p>
<h3 class="p2"><span class="s1"><b><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-13770" src="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8315.jpg" alt="Amsterdam'da Yaşamak" width="1080" height="720" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8315.jpg 1080w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8315-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8315-768x512.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8315-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8315-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8315-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8315-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8315-770x513.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8315-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 1080px) 100vw, 1080px" /><br />
Amsterdam’da yaşamak isteyen biri için süreç nasıl ilerliyor? Oturma izni, çalışma izni gibi meseleler zorlu mu, bürokratik işler adamı delirtiyor mu?</b></span></h3>
<p class="p2"><span class="s1">Ya bu olay Hollanda’da çok ilginç gerçekleşiyor, çünkü diğer ülkelerden hikayeler duydukça canım vatanım diyip göçmen ofisine sarılasım geldi. <b>İş bulma süreci sıkıntılı, o konuda bir şey diyemeyeceğim ama işi bulduktan sonra her şey kolay ilerliyor. </b>Ben ilk olarak master için geldiğimde de kolaydı, 6 aylık programa 9 aylık vize vermişlerdi. Sonrasında mesela şimdiki işimin görüşmeleri ilerlemişti, ama vizemin bitmesine bir ay kalmıştı. Göçmen ofisine gittim, “vizemi nasıl uzatabilirim?” dedim, aslında resmi olarak böyle bir seçeneğim yokmuş ama<span class="Apple-converted-space">  </span>adam resmen derinlemesine araştırdı ve bana olabilecek birkaç ihtimali söyledi. O kadar tatlı ve yardımcı olma hevesiyle doluydu ki, o olmasa, hani öğrenci işleri kılıklı birine gelsem bu kadar uğraşamazdım sanırım. Neyse ben şimdiki şirketim “highly skilled immigrant” vizesi için başvurana kadar ben süremi uzatmış oldum. Bu vize de başvurduktan sonra resmi olarak 3 ayda çıkıyor bu arada, ama büyük şirketlerin başvuruları 2-3 haftada tamamlanıyormuş. Tabii ki çok evrak işi vardı ama hepsiyle şirket uğraştığı için ben pek bir şey görmedim, sadece 1-2 kağıt doldurup gönderdim. </span></p>
<p class="p2"><span class="s1"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-13776" src="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8658.jpg" alt="" width="1080" height="720" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8658.jpg 1080w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8658-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8658-768x512.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8658-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8658-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8658-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8658-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8658-770x513.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8658-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 1080px) 100vw, 1080px" /><br />
Bu arada <b>Türklere ekstra kolaylıklar var. Hem vize başvuru ücretleri Türkler için daha ucuz, hem de mesela çalışacağınız şirketin göçmen ofisine kayıtlı olma zorunluluğu sadece Türkler için yok.</b> Yani mesela hemen Hollanda’nın yanıbaşında Belçika’da çalışma iznine başvuran arkadaşımın doldurması gereken yüzlerce sayfa belgeyi görünce ve aşırı gıcık göçmen ofisi çalışanları hikayelerini duyunca Hollanda’nın bu konuda çok sakin olduğuna kanaat getirdim. </span></p>
<h3 class="p2"><span class="s1"><b><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-13765" src="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8235.jpg" alt="Amsterdam'da Yaşamak" width="1080" height="720" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8235.jpg 1080w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8235-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8235-768x512.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8235-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8235-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8235-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8235-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8235-770x513.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8235-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 1080px) 100vw, 1080px" /><br />
Peki ya vatandaşlık meselesi? Hollanda vatandaşı olmak için orada ne kadar süre bulunmak, ne gibi koşulları yerine getirmek gerekiyor, bu konuda her kafadan bir ses çıktığı için bununla ilgili bildiklerini bizden esirgemesen ne güzel olur…</b></span></h3>
<p class="p2"><span class="s1">Hollanda <b>vatandaşı olmak için burada 5 sene yaşamak gerekiyor.</b> Bu süre diğer birçok ülkelerin aksine evlendiğinizde kısalmıyor. (Zaten bu manyak Dutch oğlanlarla evlenmeyin ekmeğinizin peşinde koşun…) Ama tabii öğrencilik yılları sayılmıyor, yani 5 sene sizin veya partnerinizin vergi ödemesi gerekiyor. 5 senenin sonunda bir sınava giriyorsunuz, bu sınavda hem Hollandaca seviyeniz ölçülüyor (akıcı konuşmanız gerek), hem de kültüre entegre olduğunuzu ispatlamanız gerek. Hiç sormayın bu kadar gurbetçi nasıl geçmiş bu sınavı diye valla ben de bilmiyorum… Sonrasında ülkesine göre değişiyor ama genelde esas vatandaşlığınızı bırakmanız gerekiyor. Ama Türkiye-Hollanda arasında çifte vatandaşlık olduğu için biz izinle Türk vatandaşlığından çıkıp, Hollanda vatandaşlığını aldıktan sonra yeniden başvurabiliyoruz. </span></p>
<h3 class="p2"><span class="s1"><b><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-13779" src="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8698.jpg" alt="Amsterdam'da Yaşamak" width="1080" height="720" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8698.jpg 1080w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8698-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8698-768x512.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8698-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8698-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8698-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8698-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8698-770x513.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8698-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 1080px) 100vw, 1080px" /><br />
Amsterdam bir turist için pahalı bir şehir, bu durumu son Amsterdam seyahatimizde netleştirdik. Peki Amsterdam’da yaşayan ve çalışan biri için oranın pahalı bir şehir olduğunu düşünüyor musun? Bize kira, ev alışverişi vb. günlük yaşam masraflarından örnek vererek konuyu biraz detaylandırabilir misin?</b></span></h3>
<p class="p2"><span class="s1">Amsterdam kira konusunda aşırı saçmalamakta olan bir şehir. Kiralar gerçekten çok yüksek. Bunda tabii expatların az vergi ödemelerinin ve bir şekilde lokallerden daha çok kazanıp bu rakamları ödemekte sorun görmemelerinin, Airbnb’nin, ev almanın kiralamaya göre daha ucuza gelmesi sebebiyle herkesin satın almaya yönelmesinin ve kiralık ev sayısının azalmasının da etkisi var. Belediyenin birçok önlemi var ama hala aynı anda 3-4 tane ev kiralayıp onları Airbnb’ye koyan insanları engelleyemiyorlar maalesef. Dolayısıyla merkezde yaşayacaksanız ya bu kiraları ödeyeceksiniz, ya da birçok Hollandalı gibi merkezi expatlara bırakıp şehir dışında çıkacaksınız.</span></p>
<p class="p2"><span class="s1">Kira dışında hayatın normal pahalılıkta olduğunu düşünüyorum burda çalışıp düzgün kazanan biri için. Ama burada da Türk gibi değil Hollandalı gibi düşünmekte fayda var. Mesela ben Türkiye’de yaşarken haftada 4-5 kez dışarıda yemek yerdim, her öğle yemeği sonrası Starbucks’a uğrardım vs. Hollandalılar paralarını daha hesaplı harcıyor. Genelde yemekler evde yeniyor, buluşmalar yemek sonrasında içki içmek için oluyor. Starbucks çok rağbet görmüyor vs.</span></p>
<p class="p2"><span class="s1"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-13772" src="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8367.jpg" alt="Amsterdam'da Yaşamak" width="1080" height="720" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8367.jpg 1080w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8367-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8367-768x512.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8367-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8367-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8367-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8367-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8367-770x513.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8367-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 1080px) 100vw, 1080px" /><br />
Fiyatlara gelecek olursak,<b> yüksek lisans mezunları için (yeni mezundan başlıyorum) net maaşlar net 2300-2400’den başlıyor, iyi bir iş bulursanız 3000 civarında geziyor. </b>A<b>msterdam’da yalnız yaşamak isterseniz, merkezde eli yüzü düzgün ve stüdyo olmayan bir odalı evlerden bahsediyorum, en az 1400 euroyu gözden çıkarmalısınız.</b> Aslında bu evler partnerle paylaşıldığında<span class="Apple-converted-space">  </span>çok pahalı olmuyor tabii. Bunun dışında iki odalı bir ev de en az 2000 Euro’dan başlıyor. Maaşlara oranla gerçekten yüksek. <b>Elektrik ve doğal gaza iki kişilik bir evde (yeşil enerji kullanıyoruz) ayda 120 Euro veriyoruz. Yıl sonunda ne kadar harcadığımız ölçülüyor ve ona göre size geri ödeme yapılıyor ya daha fazla ödemeniz gerekiyor ama biz henüz ekstra ödemedik. </b>Evde yemek yapma alışkanlığı çok fazla olduğu için genelde süpermarketlere dışarıda yemekten daha çok para harcanıyor, mesela benim aylık süpermarket masrafım 150 Euro civarında. <b>Dışarıda bir akşam yemeği de en az 20 Euro’dan başlar, yine eli yüzü düzgün bir yerden bahsediyorum tabii ki. Biralar 3 Euro, şaraplar da 4, 4-5 Euro civarında. </b>Bunlar da yine kazanılan paraya göre fena değil bence. </span></p>
<h3 class="p2"><span class="s1"><b><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-13778" src="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8686.jpg" alt="Amsterdam'da Yaşamak" width="1080" height="720" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8686.jpg 1080w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8686-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8686-768x512.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8686-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8686-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8686-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8686-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8686-770x513.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8686-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 1080px) 100vw, 1080px" /><br />
Genel olarak Amsterdam’da yaşamak, hayatını orada sürdürmek konusunda doğru bir karar aldığını düşünüyor musun? Daha önce yaşadığın şehre kıyasla yaşam standartlarının yükseldiğine inanıyor musun? Bir noktada Türkiye olmazsa da başka bir ülkeye geçiş yaparım düşüncen var mı, yoksa orada kalmaya devam etmek istiyor musun?</b></span></h3>
<p class="p2"><span class="s1">Amsterdam’da kış mevsimlerini saymazsak çok mutluyum. Adanalı bünyem her kış gerçekten depresyona giriyor ve kışları biraz zor atlatıyorum. Ama kışlar benim için İstanbul’da bile zordu, burayı hayal edin… Bazı insanlar bu konuyu abarttığımı düşünüyor ama kışların soğuk olması sorun değil, şaşılacak şekilde yağmurlu olması da sorun değil ama aşırı rüzgarlı olması gerçekten çok zorluyor. Uzun sürmesi de ayrı bir konu… Ama güneşli bir Amsterdam günümde buraya gelirsenize ortalıkta boş boş sırıtarak yürüyen bir Dicle görmeniz çok mümkün. Daha önce İstanbul’da yaşıyordum, bence İstanbul’dan Adana’ya taşınsanız da hayat kaliteniz yükselir. İstanbul’a son geldiğimde şehrin beni çok bunalttığını fark ettim mesela, hemen Amsterdam’a geri dönmek istedim çünkü kalabalık çok fazla geldi. <strong>B</strong><b>azen ben de düşünüyorum başka yerde yaşar mıyım diye, ama bütün açılardan düşününce, yani iş, maaş, hayat kalitesi, iş-özel hayat dengesi, dil, yabancılara olan açıklık vs. Amsterdam’ın Avrupa’da en iyi seçenek olduğunu düşünüyorum. </b>Bunun dışında Avustralyalıları aşırı kıskanıyorum çünkü ülkelerinde her şey var ve bunun farkındalar, o yüzden hepsi ülkesine aşık. Ben de sanırım aileme bu kadar uzak olmasa ve tuvaletimden yılan çıkmayacağını bilsem Avustralya’ya taşınmak isterdim. </span></p>
<h3 class="p2"><span class="s1"><b><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-13766" src="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8263.jpg" alt="Amsterdam'da Yaşamak" width="1080" height="720" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8263.jpg 1080w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8263-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8263-768x512.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8263-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8263-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8263-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8263-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8263-770x513.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8263-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 1080px) 100vw, 1080px" /><br />
Dil konusu bir probleme dönüştü mü? Amsterdam’da bir turist olarak hayatını İngilizce kullanarak sürdürmek son derece kolay, ancak söz konusu Amsterdam’da yaşamak olunca işler daha farklı bir hal aldı mı, İngilizce ile idare edebiliyor musun?</b></span></h3>
<p class="p2"><span class="s1">Hollanda’da 12 yıldır yaşayıp hala Hollandaca konuşmayan insanlar var. Çünkü hakikaten gerek yok. Tamircisinden eve gelen temizlikçisine kadar herkes İngilizce konuşuyor. Hatta bir keresinde tamirci İngilizcemi düzeltmişti hiç unutmam ksjdfldfsl. Üstelik bazı restoranlarda Hollandaca konuşabilen garsonlar yok, herkes İngilizce konuşuyor, Hollandalılar dahil. Ama ben Hollandaca da öğreniyorum, çünkü hem az da olsa entegre olmaya katkısının olduğunu düşünüyorum, hem de hayatımı burada kuracaksam öğrenmemenin saçma olduğu kanısındayım.</span></p>
<h3 class="p2"><span class="s1"><b><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-13767" src="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8287.jpg" alt="Amsterdam'da Yaşamak" width="1080" height="720" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8287.jpg 1080w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8287-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8287-768x512.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8287-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8287-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8287-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8287-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8287-770x513.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8287-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 1080px) 100vw, 1080px" /><br />
Amsterdam yaşamak deyince akıllara WOWW SEKSS DRUGSSS ÇILGIN EĞLENCELEERR gibi bir ortam geliyor ya hani, sanki orada yaşayan herkes kocaman birer çılgınmış gibi geliyor sdfs. Şaka bir yana, hakikaten orada yaşamak daha yoğun bir gece hayatı, ne bilelim “sabahlar olmasın” tarzı bir yaşam stilini de yanında getiriyor mu? Orada sosyalleşebilmek için bu gibi bir yaşam tarzını benimsemek durumunda mısın, yoksa sence bu şehir eğer istersen bu işlerden çok uzak, sakin bir yaşam sürdürmeye fırsat tanıyor mu?</b></span></h3>
<p class="p2"><span class="s1">Aslında bence şehir ikisini de veriyor, ama ben birincisini tercih ediyorum kdjsfdsf. Bu sadece şehirle mi alakalı bilemem ama bence İstanbul da bir zamanlar öyleydi, mesela ben üniversitedeyken (2010’dan falan bahsediyorum), akşamları çıkmaya Perşembe’den başlardık, Pazar gününe kadar her gün dışarıda olurduk. Amsterdam’da da eğer bunu yapmak istiyorsan milyon tane seçeneğin var, hem de güzel ve kaliteli seçenekler. Şehirde her an bir etkinlik, konser, iyi DJler var. Ama çok gece insanı değilsen, burada BRUNCH manyağı expatlar da var mesela, artık benim alerjik olduğum bir kelime haline geldi hatta bu brunch, lanet olsun bruncha, neyse işte onlar da ayrı bir sosyal grup.</span></p>
<p class="p2"><span class="s1">Ama tabii içki içmek ve eğlenmek Hollandalıların güçlü yanlarından. Yani krallarının doğum gününü sabah 11’den itibaren sokaklarda içmeye başlayarak kutlayan bir milletten bahsediyoruz… Yine de bu da çok yönlü bence, bir grup insan sokaklarda içip dans ederken aileler kenarda çocuklarıyla birlikte kurabiye satıyor falan, ne ararsan var yani. </span></p>
<h3 class="p2"><span class="s1"><b><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-13771" src="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8351.jpg" alt="Amsterdam'da Yaşamak" width="1080" height="720" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8351.jpg 1080w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8351-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8351-768x512.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8351-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8351-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8351-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8351-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8351-770x513.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8351-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 1080px) 100vw, 1080px" /><br />
Öncelikle uyuşturucu kötüdür, iğrençtir, asla ve katiyen uyutuşturucu kullanmayın, UYUŞTURUCU BERBATTIR AKLINIZDAN GEÇTİYSE BİLE YAZIKLAR OLSUN. Ancak söz konusu Amsterdam&#8217;da yaşamak olunca bu merakımızı gidermemiz lazım. Uyuşturucu ile özdeşleşmiş bir şehirde yaşamak nasıl bir şey? Yani dünyanın dört bir yanından millet Amsterdam’a bunun için akıyor ya, yerlisinin bu duruma bakış açısı nedir? Ne bilelim mesela Hollandalı bir aile de “hadi kalk Lucas bi’ tane sar da içek” gibi diyaloglar falan oluyor mu sdfs</b></span></h3>
<p class="p2"><span class="s1">Aaa ne dediğinizi tam anlamadım ama neyse bi arkadaşıma sordum onun ağzından anlatıcam…. Şimdi ben de 2.5 senelik dev tecrübemin verdiği güçle kendimi yerli olarak sayarak konuşursam, birçok insan Amsterdam’ın marijuana ve Red Light ile anılmasını gerçekten acı verici buluyor. Dünyanın hem mimari hem de sanat açısından en güzel ülkelerinden birinde yaşıyorsunuz ama evinizden çıktığınızda kapınızda gördüğünüz kafası zom olmuş 10 tane İngiliz ergen. </span></p>
<p class="p2"><span class="s1"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-13768" src="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8295.jpg" alt="Amsterdam'da Yaşamak" width="1080" height="720" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8295.jpg 1080w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8295-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8295-768x512.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8295-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8295-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8295-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8295-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8295-770x513.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8295-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 1080px) 100vw, 1080px" /><br />
Hollandalılar her konuda liberaller, aile arasında konuşulması tabu olan bir konu asla yok, o yüzden belki hadi bakalım hep birlikte içelim diyen aileler de vardır ama benim tanıdığım Hollandalıların çoğu hayatlarında sadece bir kere ot içmeyi denemişti ya da bazıları denememişti bile. Sanırım yasal olunca heyecanı kaçıyor muhabbeti gerçekten doğru, o yüzden burada yasal olmayan şeylerin kullanımı daha yaygın yerliler arasında. Çünkü hem şehrin parti ortamına daha uygun hem de ucuz olduğunu düşünüyorlar. Sanırım ot içmek çok turist aktivitesi gibi görüldüğü için yerlilere itici gelen bir eyleme dönüşmüş. NETİCEDE HER İKİSİNİ DE ASLA YAPMAYIN.</span></p>
<h3 class="p2"><span class="s1"><b><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-13769" src="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8303.jpg" alt="Amsterdam'da Yaşamak" width="1080" height="720" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8303.jpg 1080w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8303-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8303-768x512.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8303-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8303-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8303-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8303-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8303-770x513.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8303-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 1080px) 100vw, 1080px" /><br />
Genel olarak insan ilişkileri konusunda ne düşünüyorsun? Hollandalılar arkadaş olması kolay insanlar mı mesela, ne bilelim herhangi bir ırkçılık durumuna maruz kaldığın ya da Türkiye’deki insan ilişkilerine özlem duyduğun oluyor mu?</b></span></h3>
<p class="p2"><span class="s1">*Burda Hollandalıların bile en çok müzdarip olduğu konu bu bence. Genel olarak Hollandalılar sıcakkanlı insanlar, sokakta, barda, konserde vs birden konuşma başlatmayı tanışmayı çok seviyorlar. İş yerinde mesela, her hafta sonu neler yaptığını her detayına kadar soruyorlar, sen de sanıyorsun ki seninle bir iletişim kurmaya ya da arkadaş olmaya çalışıyorlar ama değil. Sadece “small talk” çok seviyorlar, hatta bu kadar seven başka bir millet görmedim galiba. Ama onlarla arkadaş olmanın çok zor olduğunu düşünüyorum, hatta düşünüyoruz, burdaki birçok yabancı kişi olarak. Belirli bir arkadaş grupları var ve buna çok sadıklar, aralarına yeni birini almaya çok sıcak bakmıyorlar. Mesela Delft’te okurken Brezilyalı’sından Fransız’ına, Amerikalı’sından Lübnanlı’sına kadar bir sürü kişinin olduğu çok geniş bir arkadaş grubum vardı ama içimizde bir tane bile Hollandalı yoktu.</span></p>
<p class="p2"><span class="s1">Irkçılık konusuna gelince, ben hiç denk gelmedim. Yani Türk olduğum için kötü bir muamele görmedim. Hatta Hollanda-Türkiye arasında ilişkilerin en kötü olduğu zamanda bile çekiniyordum ama işe giriş onayımı aldığım an tam da bu döneme denk gelmişti. Ama birkaç kez partilerde, İspanyol falan sanıp tanışmaya gelen ve Türk olduğumu öğrenince “Aa süper, hadi iyi eğlenceler o zaman” diyip giden de oldu sdfs. Ama bunu ırkçılık olarak görmedim, belki Türk olduğum için muhafazakar olduğumu düşündü kendi cahilliğiyle ve uğraşmak istemedi. Hepsi bu.</span></p>
<h3 class="p2"><span class="s1"><b><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-13775" src="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8519.jpg" alt="Amsterdam'da Yaşamak" width="1080" height="720" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8519.jpg 1080w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8519-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8519-768x512.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8519-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8519-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8519-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8519-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8519-770x513.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8519-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 1080px) 100vw, 1080px" /><br />
Biraz negatif basıp olaylara farklı noktadan yaklaşacak olursak, “n’apıyorum ben burada yahu” dediğin, şehrin ya da kültürün seni olumsuz anlamda etkilediği, “buranın olumsuz tarafı da bu” dediğin şeyler var mı? Bu Hollanda genelinde de olabilir, Amsterdam’a özgü problemler de. </b></span></h3>
<p class="p2"><span class="s1">RÜZGAR. Neyse bundan yukarıda şikayet etmiştim…Bazen gerçekten sıla hasreti çeken gurbetçi moduna geçiyorum, çünkü her ne kadar ben buraya evim desem de aslında değil. Geçen yaz Türkiye’de müthiş bir tatil geçirdim, her şey rüya gibiydi ve Amsterdam’a döndüğümde “aa kimse Türkçe konuşmuyor” diye bir his geçti mesela ilk saniyelerde. Bunlar buraya özgü problemler değil tabii ki, genel olarak kendi ülkende yaşamamakla alakalı. Yani tabii ki aile ve 10 yıllık arkadaşlardan uzakta olmak, veya iyi bir Adana kebabı bulamamak (evet) da insanın içini burkmuyor değil. Üstelik benim gibi gittiği her yere ilk saatin sonuna alışan biri bile bunları hissediyorsa başkalarını düşünemiyorum. </span></p>
<p class="p2"><span class="s1">Bu kültürün olumsuz tarafı olarak, tabii nerden baktığınıza da bağlı ama, insanların çok açık sözlü ve direkt olmaları var bence. Bazen gerçekten, oha bu da söylenir mi artık diyorsunuz, ama söylüyorlar. Ne düşündüklerini asla kıvırmadan söylemeyi seven insanlar Hollandalılar. Bu ben dahil birçok yabancıya kaba geliyor. Ama bazen de, özellikle ikili ilişkilerde ve iş yerlerinde efektif olduğunu görebiliyorsunuz. Başlarda böyle her gün sanki birisi kalbinizi kırıyor gibi ama alışınca yapması da keyifli bir şey. </span></p>
<h3 class="p2"><span class="s1"><b><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-13773" src="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8426.jpg" alt="Amsterdam'da Yaşamak" width="1080" height="720" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8426.jpg 1080w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8426-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8426-768x512.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8426-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8426-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8426-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8426-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8426-770x513.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8426-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 1080px) 100vw, 1080px" /><br />
Son olarak, belki konumuz Amsterdam&#8217;da yaşamak ama, e hazır buralara kadar gelmişken denemeden/görmeden dönmeyin dediğin birkaç lokal ipucu da alabilir miyiz? I-Amsterdam yazısı diye bi’ şey duymuştuk mesela böyle çok LOKAL, onun gibi….sdfs</b></span></h3>
<p class="p2"><span class="s1">Sfksdfjllkfds bu soruya gereğinden fazla güldüm sanırım. Bence Amsterdam’da ya da <b>Hollanda’da underrated bir şey var ki o da plajlar. </b>Evet okyanus çok çekici değil burda yüzmek için, çünkü siyah bir su adeta, ama plajlar o kadar geniş, sarı ve keyifli ki. Hava 20’nin üstüne çıktığı her gün bizler kendimizi oraya atıyoruz diyebilirim. Amsterdam’dan trenle yarım saatte ulaşabileceğiniz <b>Zandvoort’ta</b> onlarca restoran var mesela plajda, akşama kadar plajda kitap okuyup akşam da güzel bir akşam yemeğiyle gün kapatılabilir. <b>Bunun dışında NDSM var mesela kuzeyde, Centraal’den beleş bir feribotla 5 dakikada geçilebiliyor.</b> Burası eskiden Avrupa’nın en büyük tersanelerinden biriymiş ancak şimdilerde bu endüstriyel alan, sanatsal aktivitelerin yapıldığı, tasarım stüdyolarının, Red Bull ve MTV gibi şirketlerin genel merkezlerinin ve tatlı cafe/restoranların olduğu hipster ve alışılmışın dışında bir alana dönmüş durumda. Burada festivaller ve ayda bir kez flea market de düzenleniyor, gidip takılması gerçekten keyifli bir yer.</span></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2019/04/08/amsterdamda-yasamak/">Röportaj: Amsterdam&#8217;da Yaşamak ve Batının Ahlaksızlığı Üzerine</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2019/04/08/amsterdamda-yasamak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Amsterdam Yeme İçme Notları: 7 Ölümcül Günahtan 4’ü Garanti</title>
		<link>https://oitheblog.com/2017/11/13/amsterdam-yeme-icme-notlari/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2017/11/13/amsterdam-yeme-icme-notlari/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Nov 2017 15:08:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[AMSTERDAM]]></category>
		<category><![CDATA[HOLLANDA]]></category>
		<category><![CDATA[amsterdam gezi rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Amsterdam Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Amsterdam Yeme İçme Notları]]></category>
		<category><![CDATA[Amsterdam'da En İyi Kahvaltı Mekanları]]></category>
		<category><![CDATA[Amsterdam'da Ne Yenir?]]></category>
		<category><![CDATA[Amsterdam'da Yeme İçme]]></category>
		<category><![CDATA[Amsterdam'ın En İyi Barları]]></category>
		<category><![CDATA[Amsterdam'ın En İyi Restoranları]]></category>
		<category><![CDATA[Hollanda Yeme İçme Notları]]></category>
		<category><![CDATA[Hollanda Yeme İçme Rehberi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=11214</guid>

					<description><![CDATA[<p>Siz bu satırları okurken biz muhtemelen Google’a “hızlı kilo verme” yazıp enter’a basmış, ya da Youtube’da “nasıl kilo verdim” temalı...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2017/11/13/amsterdam-yeme-icme-notlari/">Amsterdam Yeme İçme Notları: 7 Ölümcül Günahtan 4’ü Garanti</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11241" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/Amsterdam-yeme-içme.jpg" alt="Amsterdam yeme içme" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/Amsterdam-yeme-içme.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/Amsterdam-yeme-içme-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/Amsterdam-yeme-içme-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/Amsterdam-yeme-içme-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/Amsterdam-yeme-içme-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/Amsterdam-yeme-içme-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><br />
Siz bu satırları okurken biz muhtemelen Google’a “hızlı kilo verme” yazıp enter’a basmış, ya da Youtube’da “nasıl kilo verdim” temalı videolar arasında kaybolmuş olacağız. He çok yüksek ihtimalle karşımıza “pilateste ters dururken instagram’a fotoğraf attım, chia’yı direkt burundan çekiyorum, su içmek çok önemli….” gibi “şok edici” önerilerle karşılaşıp yarısında kapatacağız ama, içinde bulunduğumuz durumu anlayın diye yazıyoruz. Bilmemkaçıncı Amsterdam ziyaretimizde artık gerçek bir Amsterdam-Pro’ya dönüşmüş olmanın bize verdiği yetkiye dayanarak bir yedik, bir yedik ki, Mehmet Yaşin bile bu kadar yememiştir. O yüzden güzelinden bir Amsterdam yeme içme rehberi gelmesi kaçınılmazdı, zaten Instagram’da aldığımız “BURALARI SİTEYE YAZMAZSANIZ SİZİ PARALARIZ” temalı yorumlarınız da bundan başka bir şeye işaret edemezdi herhalde. Hadi buyursunlar, kilo alınacak bir şey varsa söyleyelim de hep beraber kilo alalım.</p>
<p>Amsterdam yeme içme rehberine başlamadan önce şuraya birkaç lüzumlu link bıraksak iyi olacak gibi:<br />
<strong>*<a href="http://oitheblog.com/2013/09/25/amsterdam-gezi-rehberi/" target="_blank" rel="noopener">Amsterdam’da Gezilecek Yerler</a> (işin turistik gezi kısmını çözelim)<br />
*<a href="http://oitheblog.com/2015/06/21/alternatif-amsterdam-rehberi/" target="_blank" rel="noopener">Alternatif Amsterdam Rehberi</a> (burada hem gezi hem yeme içme önerileri var)</strong></p>
<p>*Yine Amsterdam yeme içme rehberi öncesi önemli bir not düşmemizde fayda var, sonra orada zora düşmeyin. <strong>Amsterdam’da birçok mekanda nakit para kabul etmemek gibi bir alışkanlık başlamış</strong>, sadece kart geçiyor. Bir Türk insanı olarak tem tersi makbuldür diye düşünüp yanlış yazdığımızı düşünebilirsiniz ama hayır, tekrar ediyoruz, nakit geçmiyor, kart geçiyor. Biz de durumu yadırgayıp farklı farklı yerlerde sebebini sorduğumuzda son dönemlerde hırsızlık arttığı için böyle bir önlem aldıklarını söylediler, aklınızda bulunsun.</p>
<p><figure id="attachment_11242" aria-describedby="caption-attachment-11242" style="width: 655px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-11242" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/Bakers-and-Roasters-Amsterdam.jpg" alt="Bakers and Roasters Amsterdam" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/Bakers-and-Roasters-Amsterdam.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/Bakers-and-Roasters-Amsterdam-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/Bakers-and-Roasters-Amsterdam-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/Bakers-and-Roasters-Amsterdam-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/Bakers-and-Roasters-Amsterdam-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/Bakers-and-Roasters-Amsterdam-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><figcaption id="caption-attachment-11242" class="wp-caption-text">Bakers and Roasters Amsterdam</figcaption></figure></p>
<h2><strong>Amsterdam’da En İyi Kahvaltı Mekanları: En Tatlı Sabahlar, Gergedan Gibi Yiyerek Başlar</strong></h2>
<p>Günün gidişatını belirleyen ve günlük sinir düzeyinizi belirleyen öğünlerin efendisi kahvaltıyı güzel geçirdiniz mi zaten gerisi geliyor, biliyoruz. O yüzden Amsterdam yeme içme rehberi girizgahını kahvaltı ile yapalım, herkesin gönlü olsun.</p>
<p><strong>Bakers &amp; Roasters: </strong>Dev bir kahvaltı tabağı ve bol bol çeşit mi istiyorsunuz? Alın size kralı. Bakers and Roasters resmen kendini kahvaltıya adamış bir mekan. Porsiyonlar büyük, yumurtalar, pancake’ler, şarküteri ürünleri havalarda uçuşuyor, özetle mutsuz olmanız imkansız gibi. İnanmıyorsanız <a href="http://www.bakersandroasters.com/menu" target="_blank" rel="nofollow noopener">şuradan </a>menüsüne göz atabilirsiniz. Bizce bir kahvaltı mutlaka burada yapılsın, hiç kafanızı yormayın. Tek eksi yanı özellikle hafta sonu ciddi bir sıra ile karşılaşabiliyorsunuz, ona göre mümkünse erken gidin. <strong><em>(Kadijksplein 16 – 2 lokasyonu var)</em></strong></p>
<p><figure id="attachment_11249" aria-describedby="caption-attachment-11249" style="width: 655px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-11249" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/Mook-Pancakes-Amsterdam.jpg" alt="Mook Pancakes Amsterdam" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/Mook-Pancakes-Amsterdam.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/Mook-Pancakes-Amsterdam-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/Mook-Pancakes-Amsterdam-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/Mook-Pancakes-Amsterdam-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/Mook-Pancakes-Amsterdam-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/Mook-Pancakes-Amsterdam-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><figcaption id="caption-attachment-11249" class="wp-caption-text">Mook Pancakes Amsterdam</figcaption></figure></p>
<p><strong>Mook Pancakes: </strong>Dev bir tatlı krizine mi uyandınız? Hemen çözüm getirelim, pancake yemeye gidiyoruz. Adından da anlaşıldığı üzere Mook pancake üzerine kurulu bir mekan. Ancak sadece tatlı versiyonları yok, avokadolu humuslu, ne bilelim bacon’lı, hatta somonlu versiyonları bile mevcut. Ayrıca taze sıkılmış meyve suyu isterseniz o konuda da seçenek bol. (tek sorunu seçenekleri karıştıramıyor olmanız, elma&amp;portakal kombinasyonu yapsak olur mu diyorsunuz yook canım diyorlar mesela, niyeyse…) Burada da özellikle haftasonları sıra oluyor, aklınızda bulunsun. <strong><em>(De Clercqstraat 34)</em></strong></p>
<p><strong>The Avocado Show: </strong>Amsterdam yeme içme rehberimizin en merak edilenine geldik. Hatırlıyor musunuz bir ara Buzzfeed, 9gag, Reddit, allah ne verdiyse hepsinde <strong>sadece avokadoya odaklanan bir mekan açıldığına dair haberler çıkmıştı</strong> ve hepimiz kıskançlıktan köpürmüştük, aha da işe burası orası. Fakat herkes sakin olsun, çünkü büyük bir heves içinde gitmiş olmamıza rağmen biz burayı o kadar da beğenmedik. Menüsünde içinde avokado bulunmayan tek bir yemek bile olmayan bir mekanı nasıl beğenmedik? Çünkü bizce harika konsepti kapıp menüye koydukları yemek seçenekleri ile konsepti resmen harcamışlar. Yine de merakınızdan giderseniz tabii ki öyle yenilemeyecek kadar kötü değil, neticede avokado içeriyor işte. <strong><em>(Daniel Stalpertstraat 61)</em></strong></p>
<p><figure id="attachment_11253" aria-describedby="caption-attachment-11253" style="width: 655px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-11253" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/The-Avocado-SHow.jpg" alt="The Avocado Show" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/The-Avocado-SHow.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/The-Avocado-SHow-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/The-Avocado-SHow-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/The-Avocado-SHow-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/The-Avocado-SHow-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/The-Avocado-SHow-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><figcaption id="caption-attachment-11253" class="wp-caption-text">The Avocado Show</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_11252" aria-describedby="caption-attachment-11252" style="width: 655px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-11252" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/The-Avocado-Show-Menu.jpg" alt="The Avocado Show Menu" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/The-Avocado-Show-Menu.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/The-Avocado-Show-Menu-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/The-Avocado-Show-Menu-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/The-Avocado-Show-Menu-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/The-Avocado-Show-Menu-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/The-Avocado-Show-Menu-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><figcaption id="caption-attachment-11252" class="wp-caption-text">The Avocado Show&#8217;un menü içeriği bize sanki daha iyi olabilirmiş gibi geldi.</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_11251" aria-describedby="caption-attachment-11251" style="width: 638px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-11251" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/THE-AVOCADO-SHOW-2.jpg" alt="THE AVOCADO SHOW (2)" width="638" height="426" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/THE-AVOCADO-SHOW-2.jpg 638w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/THE-AVOCADO-SHOW-2-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/THE-AVOCADO-SHOW-2-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/THE-AVOCADO-SHOW-2-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/THE-AVOCADO-SHOW-2-570x381.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/THE-AVOCADO-SHOW-2-599x400.jpg 599w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /><figcaption id="caption-attachment-11251" class="wp-caption-text">Avocado Show kahvaltımız, yemeden önce çok heyecanlı olduğumuz için fotoğraf biraz yamuk tabii sdfs</figcaption></figure></p>
<p><strong>Pluk: </strong>Biz günlerdir zindanlarda aç bırakılmış gibi yemek yiyoruz diye pek sağlıklı alternatifler önermiyoruz, o yüzden arada sizden küskünlük mesajları geliyor, şimdi onun telafisi için buradayız. Aslında Pluk hem bir mağaza hem de bir kafe. Bizim gibi kahvaltı için gidecekseniz öyle manyaklar gibi yemek istediğiniz bir günde değil de, sağlıklı alternatifler peşinde olduğunuz bir gün buraya kesin uğrayın. Acai Bowl ve Unicorn Bowl önerimizdir, ancak bir tık daha doyurucu bir şey isterseniz omlet, pancake gibi seçenekler de var, merak etmeyin. <strong>(Reestraat 19)</strong></p>
<p>*Deneyemediğimiz ama adını sanını sık sık duyduğumuz birkaç kahvaltı mekanını daha buraya bırakalım, belki siz denersiniz: <strong>The Breakfast Club (şubeleri var), TED’S ve Staring At Jacob.</strong></p>
<p><figure id="attachment_11237" aria-describedby="caption-attachment-11237" style="width: 655px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-11237" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/Amsterdam-yeme-içme-2.jpg" alt="Amsterdam yeme içme (2)" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/Amsterdam-yeme-içme-2.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/Amsterdam-yeme-içme-2-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/Amsterdam-yeme-içme-2-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/Amsterdam-yeme-içme-2-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/Amsterdam-yeme-içme-2-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/Amsterdam-yeme-içme-2-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><figcaption id="caption-attachment-11237" class="wp-caption-text">Back to Black Coffee&#8217;nin kendisi tatlı ama kahvelerini o kadar da beğenmediğimiz için Amsterdam yeme içme notlarımıza koymadık.</figcaption></figure></p>
<h2><strong>Amsterdam’ın En İyi Kahvecileri: Coffee Shop Dediğinizin İki Türlüsü Var</strong></h2>
<p>Şimdi buraya Amsterdam’ın en iyi coffee shopları diye başlık atsak aklınız karışırdı, o yüzden en baştan açıklama yapalım, bunlar bildiğimiz coffee shoplar. Yani kahve satan coffee shoplar. Öbürünü bize sormayın, biz öyle insanlar değiliz, sizi kınıyoruz ve size laflar hazırladık…….</p>
<p><strong>*Scandinavian Embassy: </strong>Söz konusu oldu mu bizi Nordik ülkelere teslim edin. O yüzden bu kahvecinin adında İskandinav sözcüğünün geçmesi bile kendimizi buraya atmamıza yetti. Haklı mıymışız? TABİİ Kİ. Kullandıkları kahveler Stockholm’ün Drop Coffee’si ve Kopenhag’ın Coffee Collective’i desek zaten bir kahveseveri buraya gitmeye kolaylıkla ikna edebiliriz, o yüzden affetmeyin, buraya kesin gidin. <strong><em>(Sarphatipark 34)</em></strong></p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11244" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/Bocca-Coffee-Amsterdam.jpg" alt="Bocca Coffee Amsterdam" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/Bocca-Coffee-Amsterdam.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/Bocca-Coffee-Amsterdam-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/Bocca-Coffee-Amsterdam-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/Bocca-Coffee-Amsterdam-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/Bocca-Coffee-Amsterdam-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/Bocca-Coffee-Amsterdam-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><br />
*Screaming Beans: </strong>Amsterdamlı arkadaşlarımızın ısrarla “bizim şehrin en iyisi bu valla” (valla sözcüğünü kullanmadılar tabii) dediği Screaming Beans’in hakkını vermek gerek, adamlar iyi. Sanıyoruz bu arkadaşların 2 lokasyonları var ve birinde yemek &amp; kaliteli şarap da mevcut ancak biz sadece kahvesini denemiş bulunduk ve cidden çok beğendik. <strong><em>(Singel 276)</em></strong></p>
<p><strong>*Bocca Coffee: </strong>İki kardeş tarafından kurulmuş ve çok şükür adı Kardeşler 2 falan koyulmamış olan Bocca Coffee yine Amsterdam’ın kahve konusunda almış yürümüş mekanlarından. Eğer latte seviyorsanız ilk etapta bardak ebatlarının biraz küçük olması keyif kaçırabilir ama içtiğiniz zaman lezzetin bu durumu telafi edeceğine emin olabilirsiniz. İsterseniz evinize çekirdek kahve alabileceğinizi de ekleyelim. <strong><em>(Kerkstraat 96)</em></strong></p>
<p><figure id="attachment_11247" aria-describedby="caption-attachment-11247" style="width: 655px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-11247" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/Espressofabriek-Amsterdam.jpg" alt="Espressofabriek Amsterdam" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/Espressofabriek-Amsterdam.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/Espressofabriek-Amsterdam-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/Espressofabriek-Amsterdam-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/Espressofabriek-Amsterdam-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/Espressofabriek-Amsterdam-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/Espressofabriek-Amsterdam-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><figcaption id="caption-attachment-11247" class="wp-caption-text">Kahveye şeker koyanlara toplum baskısı şov.</figcaption></figure></p>
<p><strong>*Lot Sixty One: </strong>Yine lokal arkadaşlarımız tarafından önerilmiş lezzetli kahveler yapan mekan. Üstelik kahvelerini çok severseniz web siteleri üzerinden evinize de sipariş verebilirsiniz, öyle bir artısı da var. Son olarak 2 lokasyonundan birisinin Urban Outfitters mağazası içinde olduğunu da söylemeden geçmeyelim, bir taşla iki kuş yani, kıpsss. <strong>(Kinkerstraat 112)</strong></p>
<p><strong>*Rum Baba ve Bru:</strong> Bu iki farklı kahveciyi bir arada yazıyoruz, çünkü Bru da Rum Baba’nın kahvelerini kullanıyor. Dolayısıyla maksat kahveyi denemekse ikisinden birini tercih edebilirsiniz. Yok ben civarda dinlenecek yer arıyordum derseniz yakın olana gidersiniz. Neticede Rum Baba’nın kahvelerini beğendik, denenir, eve bile alınır, afiyetler.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11236" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/Amsterdam-Rum-Baba.jpg" alt="Amsterdam Rum Baba" width="638" height="426" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/Amsterdam-Rum-Baba.jpg 638w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/Amsterdam-Rum-Baba-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/Amsterdam-Rum-Baba-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/Amsterdam-Rum-Baba-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/Amsterdam-Rum-Baba-570x381.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/Amsterdam-Rum-Baba-599x400.jpg 599w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></p>
<p><strong>*Toki:</strong> Talihsiz ismi ile ilk etapta pek güven vermese de Toki’ye gitmeniz lazım. Neden? Çünkü birincisi <strong>Berlin’den </strong>hatırlayacağınız ve her türlü övgüyü hak eden Bonanza’nın kahvelerini kullanıyorlar. İkincisi, acayip güzel tatlılar yapıyorlar. Orada yediğimiz pasta ve kurabiyelerin dövmesini yaptırıp sonsuza kadar bedenimizde taşısak mı diye düşünür olduk, öyle lezzetliydi. Umarız siz de öyle bir güne denk gelirsiniz. <strong><em>(Binnen Dommerstraat 15)</em></strong></p>
<p><strong>*Espressofabriek: </strong>Bu mekanın kahveleri de güzel, ona lafımız yok. Ancak bizce asıl özelliği lokasyonu, zira Vondelpark kadar turistik ve kalabalık olmayan <strong>Westerpark’ın</strong> içinde yer aldığı için kahvenizi kapıp kendinizi doğaya atmak bayağı keyifli oluyor, bizce sırf bunun için bile gidilir. Bu şehir parklarını kıskandığımız kadar başka bir şeyi de kıskanmıyoruz herhalde.</p>
<h2><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11238" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/Amsterdam-yeme-içme-notları.jpg" alt="Amsterdam yeme içme notları" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/Amsterdam-yeme-içme-notları.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/Amsterdam-yeme-içme-notları-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/Amsterdam-yeme-içme-notları-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/Amsterdam-yeme-içme-notları-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/Amsterdam-yeme-içme-notları-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/Amsterdam-yeme-içme-notları-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><br />
Amsterdam’da Yeni Mekan Keşifleri: Doymak Mı, Güldürmeyin Bizi…..</strong></h2>
<p>Eveet, şimdi de geldik Amsterdam yeme içme rehberinin son kısmına, ki kendisi göbek artı uzun süredir sizi görmeyen arkadaşınıza “abi sen kilo mu aldın” sorusunu sordurtma garantili bir etap olarak da tanımlanabilir. Bu bizim bilmemkaçıncı Amsterdam seyahatimiz olduğu için bu sefer öyle Hollanda’ya özgü yemek peşine düşmedik, hem lokal arkadaşlarımızın, hem bloggerların önerilerinden ortaya karışık yapıp aklımıza yatanlara yöneldik, güzel yerler de bulduk.</p>
<p><strong>Foodhallen: </strong>Merhaba kendine bir heves yemek seçip sonra masadaki diğer insanların yemeklerine sulanan arkadaş, sen de burada mısın? Hoş geldin, arkadaşlarının seni bıçaklamaması için bir çözüm bulduk, artık ne istiyorsan hepsini yiyebilirsin, çünkü Foodhallen’desin. Avrupa’nın başka yerlerinde de karşınıza çıkabilecek bu konsepti biz bayağı seviyoruz, çünkü yemek konusundaki açgözlülüğümüzü tatmin etmenin başka bir yolu yok galiba. Foodhallen’de bir sürü farklı restoran bir arada. Sağdan soldan istediğiniz yemekleri, içkileri topluyorsunuz, sonra ortak oturma alanlarında gömüyorsunuz. İster taco alın, ister bao alın, ister dim sum’a boğulun, aklınıza gelebilecek her türlü çeşit mevcut. <strong>The Butcher’ın burgerleri, Tequeria Lima’nın taco’ları çok iyi. DimSumThing’in dim sum’ları ehh</strong>, bir Hong Kong seviye değil. Son olarak çok başarılı bir <strong>Gin &amp; Tonic Bar</strong> da mevcut, oraya uğramayı ihmal etmeyin, böğürtlenli ve narlısı çok güzel! <strong><em>(Bellamyplein 51)</em></strong></p>
<p><figure id="attachment_11248" aria-describedby="caption-attachment-11248" style="width: 655px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-11248" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/Foodhallen-Amsterdam.jpg" alt="Foodhallen Amsterdam" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/Foodhallen-Amsterdam.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/Foodhallen-Amsterdam-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/Foodhallen-Amsterdam-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/Foodhallen-Amsterdam-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/Foodhallen-Amsterdam-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/Foodhallen-Amsterdam-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><figcaption id="caption-attachment-11248" class="wp-caption-text">Foodhallen Amsterdam</figcaption></figure></p>
<p><strong>Happyhappyjoyjoy: </strong>Uzak Doğu mutfağı severler, toplanın, havadislerimiz var. Asya ülkelerinden ortaya karışık bir şeyler yemek isterseniz Happyhappyjoyjoy tam olarak aradığınız gibi bir yer. Yalnızca tek bir ülkenin mutfağına odaklanmıyor, hepsinden biraz biraz, bizce süper konsept! Menüde çok fazla seçenek olduğu için seçim yapma kısmı biraz sancılı olabiliyor ama, porsiyonlar çok da büyük olmadığı için bol bol sipariş verebilirsiniz. <strong>Pad Thai’ye ve Crispy Chicken Bao’ya kefiliz, menüden bakınca güzel gibi duran ama masaya gelince yiyemeyeceğimiz kadar kötü olduğuna karar verdiğimiz Thod Man Pla’dan uzak durunuz. </strong>Afiyetler! <strong><em>(İki restoranı var, Bilderdijkstraat 158 ve Oostelijke Handelskade 4)</em></strong></p>
<p><strong>FEBO: </strong>Febo bir restoran değil, bir acayip konsept. Galiba İstanbul’da bir benzeri varmış ama, bu Febo Amsterdam’ın dört bir yanına yayılmış durumda ve biz bir süredir kendisinden haberdar olmamıza rağmen bir türlü deneyemediğimiz için bu gezi artık bi’ uğrayalım da neymiş ne değilmiş görelim dedik. Mantık çok basit, <strong>“fast food otomatları”</strong>. Arka planda sürekli olarak burgerler, kızartmalar, atıştırmalıklar hazırlanıyor, siz yalnızca hazırlanan ürünleri otomatta görüyorsunuz, istediğiniz ürünün fiyatı ve içeriği zaten otomatın tepesinde yazıyor, paranızı atıp beğendiğinizi alıyorsunuz, gayet basit. Hızlı bir atıştırmalık isterseniz, canınız aniden uyduruk ama lezzetli burger çekerse, civarda açık başka yer bulamazsanız falan tam bir kurtarıcı. Tam olarak sağlıksız ama lezzetli yemek kategorisinde.</p>
<p>*İpucu: İstediğiniz şeyi alırken tam ve bozuk para vermeniz gerekiyor. E yanımda tam para yoksa yiyemeyecek miyim yani dememeniz için şunu ekleme gereği duyduk: FEBO’ların içinde paranızı bozabileceğiniz küçük otomatlar da yer alıyor, işinizi onlardan çözebilirsiniz.</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11240" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/Amsterdam-yeme-içme-rehberi.jpg" alt="Amsterdam yeme içme rehberi" width="638" height="426" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/Amsterdam-yeme-içme-rehberi.jpg 638w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/Amsterdam-yeme-içme-rehberi-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/Amsterdam-yeme-içme-rehberi-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/Amsterdam-yeme-içme-rehberi-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/Amsterdam-yeme-içme-rehberi-570x381.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/Amsterdam-yeme-içme-rehberi-599x400.jpg 599w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /><br />
Cannibale Royale: </strong>Vegan/vejetaryen dostlar, siz kulağınızı kapatın, bu kısım size gelmez, biz aramızda bir şey konuşacağız. Et yemek isteyenler parmak kaldırsın. Ooo, kalabalıkmışız da. Cannibale Royale bu ara Amsterdam’da çok popüler. Öyle popüler ki, haftasonu içerisi kendi ekseninizde dönemeyeceğiniz kadar kalabalık oluyor, o derece. Masanıza yürürken aklınızdan “acaba bugünü insan sörfü yaptığım gün olarak mı hatırlayacağım” diye geçiriyorsunuz. Mekan et üzerine kurulu, ki bizce bu konu da çok da iddialı olacakları bir lezzet söz konusu değil, ancak yine de akşam yemeği için orta seviye güzel bir alternatif. Kalabalık günlerde servis konusunda biraz yavaş kalıyorlar, ancak o kalabalığı görünce kendilerine hak vermemek elde değil. Bir tek güzelim Mac and Cheese’i adeta katlettiklerini söylememiz gerek, ona hiç bulaşmayın, direkt etinizi söyleyin gitsin. (Birkaç lokasyonu var, <a href="http://cannibaleroyale.nl/contact/" target="_blank" rel="nofollow noopener">şuradan</a> bakabilirsiniz)</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11243" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/Bierfabriek-Amsterdam.jpg" alt="Bierfabriek Amsterdam" width="638" height="426" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/Bierfabriek-Amsterdam.jpg 638w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/Bierfabriek-Amsterdam-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/Bierfabriek-Amsterdam-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/Bierfabriek-Amsterdam-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/Bierfabriek-Amsterdam-570x381.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/Bierfabriek-Amsterdam-599x400.jpg 599w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /><br />
The Butcher: </strong>Hamburger seviyorsanız Amsterdam’da uğramanız gereken yerlerden biri The Butcher. Yukarıda söz ettiğimiz Foodhallen’de de bir şubesini bulabileceğiniz Butcher’ın hem hamburgerleri leziz, hem de yanında gelen patateslerin resmen hastası olduk. Eğer Foodhallen’dekine gitmek istemiyorsanız bir akşam vakti <strong>Social Club</strong> lokasyonuna gitmenizi önereceğiz, zira en eğlenceli ve takılmalık olan orası.</p>
<p><strong>La Perla: </strong>İtalya’da yediklerimizden sonra herhangi bir yerde iyi bir pizza yeme ihtimalimizin olmadığını zannederken kavuştuğumuz La Perla, sen her şeyin en iyisini, en güzelini hak ediyorsun canım. Çok yüksek ihtimalle bize servis yapan kızın kafası Nasuh Mahruki’nin gördüğü zirvelerden bile yüksekti ama, yine de sana kızamıyoruz, çünkü onlar nasıl pizzalar öyle? Size pizza önermeyeceğiz, menüden aklınıza ne yatıyorsa söyleyin, biz 4 farklı pizza denedik, hepsi de müthişti. (4 kişiydik yahu, o kadar da yemiyoruz sdfsd) HELAL OLSUN BE ŞEF. <strong><em>(Tweede Tuinwarsstraat 14)</em></strong></p>
<p><strong>Poke Perfect: </strong>Tamam tamam, yine sapıttık kabul ediyoruz, hadi bir de sağlıklı alternatif önerelim. Çok bir olayı olduğundan değil ama, kafayı kinoalar, raw food akımı, ne bilelim chia ile falan bozduysanız burası sizlik. Biz bozmadık, ama yine de sevdik. Burası Hawaii mutfağından esinlenerek oluşturulmuş, şehir genelinde 2-3 şubesi olan bir sağlıklı/hızlı atıştırmalık mekanı. Konsept basit, aslında kendi yemeğinizi kendiniz oluşturuyorsunuz. Öncelikle yemeğin ana malzemesini seçmeniz gerekiyor ki bu pirinç, kinoa ya da kara lahana gibi seçeneklerden oluşuyor. (pirinci seçmeniz önerimiz) Ardından üstüne koymak istediğiniz temel malzemeyi (somon, karides, tavuk, ton balığı gibi seçenekler var) seçiyorsunuz, ve son olarak yemeğinizi güzelleştiriyorsunuz (soğan, mantar, kabak, havuç şeklinde uzuuuuun bir liste), sosunuzu da ekleyip yemeğinizi alıyorsunuz. Müthiş bir lezzet değil ama yine de sevdik, hızlı bir öğlen atıştırmalığı olarak iyi gider. <strong><em>(Prinsengracht 502)</em></strong></p>
<p><figure id="attachment_11246" aria-describedby="caption-attachment-11246" style="width: 655px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-11246" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/DSCF8635.jpg" alt="Amsterdam yeme içme" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/DSCF8635.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/DSCF8635-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/DSCF8635-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/DSCF8635-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/DSCF8635-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/DSCF8635-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><figcaption id="caption-attachment-11246" class="wp-caption-text">Kurabiyenin kralı. ÖZLÜYORUZ REİS.</figcaption></figure></p>
<p><figure id="attachment_11245" aria-describedby="caption-attachment-11245" style="width: 655px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-11245" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/DSCF8634.jpg" alt="Van Stapele Koekmakerij" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/DSCF8634.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/DSCF8634-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/DSCF8634-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/DSCF8634-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/DSCF8634-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/DSCF8634-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><figcaption id="caption-attachment-11245" class="wp-caption-text">Van Stapele Koekmakerij&#8217;de taze taze kurabiye hazırlanıyor, AĞLIYORUZ.</figcaption></figure></p>
<p><strong>Van Stapele Koekmakerij: </strong>Arkadaşlar siz n’apıyorsunuz? Bu yaptığınız nedir? Bu bir kurabiye ise bizim daha önce yediklerimize ne ad veriliyor? Biz bu deneyimi atlatıp hayatımızın geri kalanına canımız bu kurabiyeyi çekmeden nasıl devam edeceğiz? Buraya nasıl daha önce gitmedik? DELİRİYORUZ. Buraya gitmezseniz dönünce sizi bulur, sonunuz sebebiniz oluruz arkadaşlar. Her gün önünüzde taze taze hazırlanan, zaten güzelliği yetmiyormuş gibi bir de ısırınca içinden beyaz çikolata fışkıran acayip lezzetli kurabiyelerden bahsediyoruz. Zaten mekan yalnızca kurabiye satıyor, minicik ve kurabiyenizi alıp çıkıp gidiyorsunuz. Sıraya denk gelecek olursanız, ki bu çok yüksek ihtimal, birkaç tane alın da boş yere bir daha girmek zorunda kalmayın, zira bir tane yemenin asla yetmeyeceğine eminiz. <strong><em>(Heisteeg 4)</em></strong></p>
<p><strong>Bierfabriek: </strong>Hem turistler hem lokaller tarafından bayağı sevilen bir restoran burası. Adından anlayabileceğiniz üzere ana olayı biraları, ki gayet lezzetlilerdi, onu artık zevkinize göre seçersiniz. Onun dışında mekana özgü ve popüler olan bir diğer şey de tavuk. Öyle kızarmış tavuk değil ama, fırında tavuk gibi bir şey düşünün. Hayal kırıklığına uğramayın, gayet lezzetli bir şey, çoğu kişi de onun hastası olduğu için buraya geliyor zaten. Abartılacak bir tarafı yok, ama güzel mekan, hızlı servis, gidilir. <strong><em>(Nes 67)</em></strong></p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11239" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/Amsterdam-Yeme-İçme-Notları.jpg" alt="Amsterdam Yeme İçme Notları" width="638" height="426" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/Amsterdam-Yeme-İçme-Notları.jpg 638w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/Amsterdam-Yeme-İçme-Notları-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/Amsterdam-Yeme-İçme-Notları-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/Amsterdam-Yeme-İçme-Notları-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/Amsterdam-Yeme-İçme-Notları-570x381.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/11/Amsterdam-Yeme-İçme-Notları-599x400.jpg 599w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /><br />
Snappers: </strong>Kokteyllerini çok sevdiğimiz için dadanmamızla başlayan Snappers serüvenimiz kokteyle boğulmuşken gelen açlık hissi sonucu yemekleri de deneyerek “aa burası resmen iyiymiş ya” düşüncesine dönüştü ve neticede kendisini Amsterdam yeme içme rehberimize ekleme kararı aldık. Bir diğer artı olarak çalışanları çok sempatik, neredeyse “ya siz de İstanbul’a gelseniz aslında” falan diyecektik. Seversiniz, en azından kokteylleri için kesin uğranır.</p>
<p>*Deneyemeyip de aklımızda kalmış birkaç Amsterdam yeme içme mekanını da buraya bırakalım, yine siz yerimize deneyin: <strong>Pllek (Amsterdam Noord’u keşfetmeye var mısınız), Hannekes Boom (biraya boğulun), Door 74 (speakeasy bar, rezervasyon gerektiriyor) ve Cafe Loetje (burada et yemeniz şart).</strong></p>
<p><strong>*</strong>Deneyip de sevMEdiğimiz 2 mekan <strong>Dim Sum Now ve Metropolitain. </strong>Dim Sum Now’ın güzel yapmasını beklediğiniz tek şeyi olan Dim Sum’ları bayağı başarısız ve Dim Sum’la ilgisi olmayan şeylerdi. Metropolitain denen yerin çalışanları ise o kadar uyuzlardı ki, 5 dakika daha dursak biriyle saç yolmalı kavga aşamasına gelecektik galiba. Asla gitmeyiniz, gidenleri uyarınız.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2017/11/13/amsterdam-yeme-icme-notlari/">Amsterdam Yeme İçme Notları: 7 Ölümcül Günahtan 4’ü Garanti</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2017/11/13/amsterdam-yeme-icme-notlari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>9</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dünyanın En Ünlü Şehir Simgeleri ve Hikayeleri</title>
		<link>https://oitheblog.com/2015/08/17/dunyanin-en-unlu-sehir-simgeleri-hikayeleri/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2015/08/17/dunyanin-en-unlu-sehir-simgeleri-hikayeleri/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 17 Aug 2015 16:25:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ALMANYA]]></category>
		<category><![CDATA[AMERİKA]]></category>
		<category><![CDATA[AMSTERDAM]]></category>
		<category><![CDATA[BELÇİKA]]></category>
		<category><![CDATA[FRANSA]]></category>
		<category><![CDATA[HOLLANDA]]></category>
		<category><![CDATA[İTALYA]]></category>
		<category><![CDATA[PARİS]]></category>
		<category><![CDATA[ROMA]]></category>
		<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[Ağlama Duvarı Nerede]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin Duvarı]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin Duvarı Ne Zaman Yıkıldı]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin Duvarı Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Brezilya İsa Heykeli]]></category>
		<category><![CDATA[Çin Seddi]]></category>
		<category><![CDATA[Çin Seddi Hakkında Bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Çin Seddi Nerede]]></category>
		<category><![CDATA[Çin Seddi Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Dubai Palmiye Adası]]></category>
		<category><![CDATA[Eiffel Kulesi]]></category>
		<category><![CDATA[Eiffel Kulesi Hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[Eiffel Kulesi Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[En Popüler Şehir Simgeleri]]></category>
		<category><![CDATA[En Ünlü Binalar]]></category>
		<category><![CDATA[En Ünlü Mimari Yapılar]]></category>
		<category><![CDATA[eyfel kulesi]]></category>
		<category><![CDATA[Eyfel Kulesi Hakkında Bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Golden Gate Köprüsü]]></category>
		<category><![CDATA[Hangi Şehir Neyiyle Ünlü]]></category>
		<category><![CDATA[Keops Piramidi]]></category>
		<category><![CDATA[Kopenhag Deniz Kızı Heykeli]]></category>
		<category><![CDATA[Kudüs Ağlama Duvarı]]></category>
		<category><![CDATA[Kurtarıcı İsa Heyleli]]></category>
		<category><![CDATA[Londra Big Ben]]></category>
		<category><![CDATA[Londra Saat Kulesi]]></category>
		<category><![CDATA[Manneken Pis]]></category>
		<category><![CDATA[Mısır Piramitleri]]></category>
		<category><![CDATA[Mısır Piramitleri Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Mısır Piramitleri Yapılışı]]></category>
		<category><![CDATA[Moskova Aziz Vasil Katedrali]]></category>
		<category><![CDATA[Moskova Kremlin Sarayı]]></category>
		<category><![CDATA[Özgürlük Anıtı Hakkında Bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Özgürlük Anıtı Hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[Özgürlük Anıtı Nerede]]></category>
		<category><![CDATA[Özgürlük Anıtı Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Pisa Kulesi Hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[Pisa Kulesi Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Rio İsa Heykeli]]></category>
		<category><![CDATA[San Francisco Köprü]]></category>
		<category><![CDATA[Şehir Simgeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Sidney Opera Binası]]></category>
		<category><![CDATA[Tac Mahal]]></category>
		<category><![CDATA[Tac Mahal Hakkında Bilgi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=4743</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu aralar “turist gibi gezmemenin” moda haline dönüştüğünü biliyoruz. Doğruya doğru, biz de lokal olanı keşfetmekten daha büyük bir haz...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2015/08/17/dunyanin-en-unlu-sehir-simgeleri-hikayeleri/">Dünyanın En Ünlü Şehir Simgeleri ve Hikayeleri</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu aralar “turist gibi gezmemenin” moda haline dönüştüğünü biliyoruz. Doğruya doğru, biz de lokal olanı keşfetmekten daha büyük bir haz duyuyoruz, çünkü o zaman gerçekten bir şey “keşfetmiş” gibi hissediyoruz. Ancak bu demek değil ki turistik yerleri görme işini bir kenara bırakıyoruz. Hal böyle olunca, gittiğimiz şehirlerin en ikonik, en popüler yapılarını da gözden kaçırmamaya çalışıyoruz. (Zaten genellikle şehir sizi oraya gitmeye zorluyor) Aşağıda göreceğiniz üzere bu simgelerden bazılarına ayar oluyor, bazılarına bakmalara doyamıyor, bazılarını ise hikayesini okuduktan sonra daha anlamlı bulmaya başlıyoruz. Hazır bu tip bir araştırmaya girmişken sizinle de dünyanın en popüler şehir simgelerinin hikayelerini paylaşalım, sizler için de bir anlam ifade etsinler istedik, buyursunlar efenim, karşınızda Dünyanın En Ünlü Şehir Simgeleri ve Hikayeleri.</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/eiffel-kulesi-yapılış.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4796" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/eiffel-kulesi-yapılış.jpg" alt="eiffel kulesi yapılışı" width="637" height="419" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/eiffel-kulesi-yapılış.jpg 900w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/eiffel-kulesi-yapılış-300x197.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/eiffel-kulesi-yapılış-210x138.jpg 210w" sizes="(max-width: 637px) 100vw, 637px" /></a> <span style="color: #3bb9ff;"><br />
1. Paris &#8211; Eiffel Kulesi</span></strong></h5>
<p>Artık romantizmle özdeşleşmesinden, Fransızların asla İngilizce konuşmamasından dem vurulmasından ya da Laduree’nin önünde fotoğraf çektiren kırmızı bereli kızlarımızdan sıkıntı bastığına göre, en azından bir diğer Paris klişesi olan Eiffel Kulesi’ne daha anlamlı bakmanın vakti geldi. Şu anda önünde sarmaş dolaş fotoğraf çektirmeyen çiftlerin itinayla dövüldüğü kule, aslında pek de romantik bir hikayeye sahip değil tabi.</p>
<p>Bundan tam 126 yıl önce tamamlanan ve günümüzde yılda 7 milyona yakın ziyaretçi çeken bu turist magneti, Gustave Eiffel’in firması tarafından Fransız İhtilali’nin 100. yılı kutlamaları dahilinde şehirde düzenlenen bir fuarın giriş kapısı olması amacıyla inşa edilmiş. 324 metre uzunluğundaki kulenin yapım aşamasındaki masrafları tahmin edilenden 1 milyon Frank(çık) daha yukarıda çıkınca büyük bir panik yaşanmış, ancak ilk 5 ay içinde 1,9 milyon kişi tarafından ziyaret edilince masrafların büyük bir kısmı da karşılanmış olmuş. Bu arada, yukarıda Gustave Eiffel’in “firması tarafından” vurgusunu yapmış olmamızın bir sebebi var, çünkü günümüzde yapının mimarı da Mösyö Eiffel olarak bilinmesine rağmen birçok kaynakta da tasarlayan kişinin o olmadığı iddiaları yer alıyor.</p>
<p><strong>Sizi küçük sürprizlerle şaşırtalım: </strong>Eiffel Kulesi, açılış tarihinden beri neredeyse 250 milyon kişi tarafından ziyaret edilmiş.</p>
<p><strong>Biraz da tarihi bilgi verelim:</strong> 2. Dünya Savaşı döneminde, Nazi istilası sürecinde kulenin asansörünün kabloları kesilerek Nazi sembolü “Swatiska’nın” kulenin tepesine yerleştirilmesi önlenmeye çalışılmış. Asansör olmayınca 1665 basamağı çıkacak kadar akıllarını kaçırmışlar mıydı, onu biz de bilemiyoruz.</p>
<p><strong>Biraz da manyaklaşalım:</strong> 2008 yılında “obje fetişisti” olan bir kadın, resmi olarak Eiffel Kulesi ile evlenmiş ve müstakbel kocası için soyadını La Tour Eiffel olarak değiştirmiş.</p>
<p>Daha çok Paris isterseniz <a href="http://oitheblog.com/2013/10/03/paris-romantik-olmak-zorunda-degilsiniz/" target="_blank" rel="noopener">Paris Gezi Rehberimize</a> de bekleriz.</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/IMG_4754.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4797" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/IMG_4754.jpg" alt="Özgürlük Anıtı" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/IMG_4754.jpg 4752w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/IMG_4754-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/IMG_4754-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/IMG_4754-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/IMG_4754-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a><br />
<span style="color: #3bb9ff;">2. New York City &#8211; Özgürlük Anıtı </span></strong></h5>
<p>Özgürlük Anıtı ya da orijinal adıyla Statue of Liberty, New York’a giden her turistin görmeyi görev bellediği, karşı konulamaz bir havaya sahip. Daha önce potansiyel turistler olarak türlü türlü filmde yıkıldığını, devrildiğini, yandığını, uzaylılar Dünya’ya saldırdı mı ilk darbe alan yerin burası olduğunu gördüğümüzden midir bilinmez, kendisiyle bir bağımız da oluşmuş durumda, haliyle gittiniz mi görmeden, yamacına gitmeden edemiyorsunuz. Tipik bir Amerikalıya sorsanız “gitmesen de olur DUDE” cevabını alma ihtimaliniz çok yüksek, açıkçası bize sorsanız da uzaktan görmek yetiyor da artıyor bile, ama yine de hikayesini es geçmek olmazdı. Yılda 4 milyon kişi yanılıyor olamaz!</p>
<p>Frederic Bartholdi tarafından tasarlanan ve kaidesi bile birlikte 93 metre uzunluğuna ulaşan heykelin yapımından, yukarıda “senin için şöyle böyle diyorlar Gustave’cığım” diye atıp tuttuğumuz Gustave Eiffel de eksik kalmamış ve Fransa’nın Amerika’ya hediyesi olarak verilmiş. Roma mitolojisinde yer alan özgürlük tanrıçası Libertas’tan esinlenilerek yapılan heykelin tacındaki 7 sivri uç, 7 kıtayı temsil ediyor ve elinde, üzerine Amerika Bağımsızlık Bildirgesi’nin tarihinin yazdığı bir tablet tutuyor.</p>
<p><strong>Tarihi bilgi:</strong> Anıt, 19. yüzyılın ortalarından itibaren özellikle göçmenler için bambaşka bir anlam ifade etmeye başlamış, çünkü o dönemde yaklaşık 9 milyon kişinin göç ettiği Amerika’ya yaklaşıldığında göçmenlerin hedefe ulaşmayı başardıklarını fark etmelerini sağlayan ilk simge tabi ki Özgürlük Anıtı’ymış.</p>
<p><strong>Hüzünlü bir şeyler:</strong> Şu ana dek anıtın tepesinden kendini atan ve intihar girişimi beklediği yönde sonuçlanan 3 kişi var.</p>
<p><strong>Anlamsız bilgi:</strong> Lady Liberty’nin ayak numarasını merak edenler varsa, 859!</p>
<p><strong>Aşırı yararlı bilgi: </strong>2 parçadan oluştan dev New York Rehberimiz için <a href="http://oitheblog.com/2014/11/06/new-york-gezi-rehberi-part-1-bu-sehirle-ciddi-dusunuyoruz/" target="_blank" rel="noopener">şuraya</a> ve hatta <a href="http://oitheblog.com/2015/05/26/new-york-gezi-rehberi/" target="_blank" rel="noopener">şuraya</a> da bakabilirsiniz.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/colosseum-roma.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4800" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/colosseum-roma.jpg" alt="kolezyum roma" width="633" height="366" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/colosseum-roma.jpg 1200w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/colosseum-roma-300x173.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/colosseum-roma-1024x591.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/colosseum-roma-210x121.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/colosseum-roma-900x520.jpg 900w" sizes="(max-width: 633px) 100vw, 633px" /></a> </strong></p>
<h5><strong><span style="color: #3bb9ff;">3. Roma- Kolezyum</span></strong></h5>
<p>Dünyanın en popüler şehir simgeleri listemizin en iddialı, en “yiyorsa laf edin” yapılarından biri olan Colosseum, Roma’nın hatta komple İtalya’nın en önemli simgesi durumunda. Hakkında onlarca efsane, onlarca hikaye var ancak biz onları hiç karıştırmadan öncelikle gerçek yapılış amacını ve tarihini şöyle bir anlatalım istiyoruz.</p>
<p>Kolezyum’un tarihi pek eskilere, M.Ö 72-80 yılları arasında kadar dayanıyor. Aslında birçok film ve romandan da bildiğiniz üzere, o dönemde var olan gladyatörlerin savaşması, hayvanların dövüştürülmesi, çeşitli infazların, halka yönelik gösterilerin gerçekleşmesi ve halkın bu “gösterileri” alanı çevreleyerek izleyebilmesi amacıyla inşa edilmiş. Köleler ve mahkumlar tarafından bir amfi tiyatro şeklinde inşa edilen yapı yaklaşık 50.000 kişiyi ağırlayabilecek bir büyüklükte. (Tarihçiler insanların çok yüksek ihtimalle oldukça sıkışmış bir halde oturduklarını tahmin ediyor) Tabi böyle bir dönemde “Ricardo gel erken gidelim de en önden yer kapalım” gibi bir muhabbet olmadığını da tahmin ediyorsunuzdur, zira halkın Kolezyum’daki oturma dağılımı da mensubu oldukları sınıfa göre belirleniyordu.</p>
<p><strong>Yüreğinize su serpelim:</strong> Yaygın efsanenin aksine, Kolezyum’da insanların aslanların önüne atılması gibi aşırı brutal bir durum yaşandığına dair herhangi bir kanıt yok. Uydurmayın, İlber Ortaylı ağzınızı kırar.</p>
<p><strong>Manyakça bilgi:</strong> Eğer Kolezyum’un en ihtişamlı dönemlerinde gladyatör olsaydınız, başınıza gelebilecek en kötü senaryo, yapının “batı kapısından” çıkmanız olacaktı, çünkü burası arenada hayatını kaybeden insanların ve hayvanların çıkarıldığı kapı olarak biliniyordu.</p>
<p>Roma sevenler için <a href="http://oitheblog.com/2014/01/20/roma-yerlisinden-cok-turistin-oldugu-sehir/" target="_blank" rel="noopener">Roma Gezi Rehberimizi </a>buraya bıraktık.</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/Manneken-Pis.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4801" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/Manneken-Pis.jpg" alt="Manneken-Pis brüksel" width="633" height="422" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/Manneken-Pis.jpg 1500w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/Manneken-Pis-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/Manneken-Pis-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/Manneken-Pis-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/Manneken-Pis-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 633px) 100vw, 633px" /></a><span style="color: #3bb9ff;"><br />
4. Brüksel &#8211; Manneken Pis</span></strong></h5>
<p>Geldik en ayar olduğumuz şehir simgesi Manneken Pis, yani “işeyen çocuk” heykeline. Kendisini görünce yanlış yere geldiğimizi düşündüğümüz, 2-3 dakika bakındıktan sonra kendimizce Brüksel ile küçük çaplı bir kavgaya tutuştuğumuz, “ulan nasıl oldu da bu kadar ünlü oldu bu heykelcik” diye hayretler içinde kaldığımız Manneken Pis’in hikayesini keşfetmek bize de biraz olsun iyi geldi. En azından artık neden ünlü olduğunu biraz olsun anlayabiliyoruz. (hak verdiğimizden değil ya, neyse)</p>
<p>Aslına bakarsanız Manneken Pis ile ilgili birçok efsane var, çoğunun uydurma olduğunu anlamak için bu konuda uzman olmak falan gerekmiyor, ancak yine de bir şekilde hakkında konuşulmasını sağladığı için başarılı olarak kabul edilebilirler. Bunlardan en yaygın olanı, savaş döneminde küçük bir çocuğun şehri kuşatan askerlerin attığı büyük bombalardan birinin üzerine işeyerek şehri kurtarmış ve bu sebeple şehre heykelinin dikilmiş olduğu. Ne kadar doğrudur bilemiyoruz (tabi ki doğru değil) ancak halk buna inanmayı sevdiği gibi, heykele her sene yılın farklı dönemlerde farklı kıyafetler giydiriliyor ve kıyafetleri şehir müzesinde sergileniyor.</p>
<p><strong>Dalga geçmelik bilgi: </strong>Bulunduğu noktaya yerleştirildiğinden beri Manneken Pis bol bol çalınıyor. Şu anda gidip göreceğiniz versiyonu ise aslında bir replika, ancak onu bile sık sık çalıyor ya da kırıyorlar. Ayıp ile komik arasındaki ince çizgide kaldık, gülmeden edemeyeceğiz. (Valla biz yapmadık)</p>
<p><strong>Turistlere faydalı:</strong> İlgilenenler için <a href="http://oitheblog.com/2013/12/17/bruksel-ipuclari/" target="_blank" rel="noopener">Brüksel İpuçları</a> ve <a href="http://oitheblog.com/2015/07/21/bruksel-gezilecek-yerler/" target="_blank" rel="noopener">Brüksel Gezilecek Yerler</a> Rehberimiz burada sizi bekler.</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/berlin-duvarı.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4803" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/berlin-duvarı.jpg" alt="berlin duvarı" width="639" height="427" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/berlin-duvarı.jpg 1280w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/berlin-duvarı-300x201.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/berlin-duvarı-1024x685.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/berlin-duvarı-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/berlin-duvarı-900x602.jpg 900w" sizes="(max-width: 639px) 100vw, 639px" /></a><span style="color: #3bb9ff;"><br />
5. Berlin &#8211; Berlin Duvarı</span></strong></h5>
<p>Berlin’e ayak basan her bireyde karmaşık duygular yaratan Berlin Duvarı, Doğu Almanya vatandaşlarının Batı Almanya’ya kaçmalarını engellemek için 1961 yılında inşa edilmeye başlandı. “Utanç duvarı” olarak anılmasının çok daha yerinde bir karar olduğu <strong>Berliner Mauer</strong>, neredeyse dün diye tabir edilebilecek 1989 yılındaki yıkılış tarihine kadar orada kalmayı başardı ve birçok hüzünlü hikayenin de kaynağı oldu. Aslında basit bir tel örgü çekilmesiyle başlayan süreç, bu tel örgülerin duvara çevrilmesi, ardından duvarın doğu tarafından batıya kaçmaya çalışan kişilerin daha kolay görülebilmesi için beyaza boyanması ve gözlem kulelerinin çoğaltılmasıyla daha da sıkı bir hale geldi. Süreç boyunca yaklaşık 5000 kişi bunca önleme rağmen duvarın diğer tarafına tüneller kazarak, bavulların içine girerek ya da bagajların içine saklanarak geçmeyi başarsa da, 200’ün üzerinde insan da geçmeye çalışırken hayatını kaybetti.</p>
<p><strong>Gezginlere yararlı bilgi:</strong> Günümüzde duvarın 1,3 km’lik bir bölümü</p>
<p>“East Side Gallery” adı altında, üzerinde çeşitli sanatçıların çalışmalarının bulunduğu bir alan olarak ziyaret edilebiliyor, kesinlikle kaçırmayın!</p>
<p><strong>Turistlere sevindik olma kaynağı: </strong><a href="http://oitheblog.com/2013/09/16/berlin-ipuclari/" target="_blank" rel="noopener">Berlin İpuçları</a>, <a href="http://oitheblog.com/2013/10/24/berlin-gezilecek-yerler/" target="_blank" rel="noopener">Berlin Gezilecek Yerler</a>, <a href="http://oitheblog.com/2014/09/19/berlin-hakkinda-bilmediginiz-10-gercek/" target="_blank" rel="noopener">Berlin&#8217;le İlgili Şaşırtıcı Bilgiler</a> ve <a href="http://oitheblog.com/2014/11/11/berlin-gece-hayati-101-gidilecek-ve-gidilmeyecek-en-populer-10-kulup/" target="_blank" rel="noopener">Berlin Gece Hayatı</a> rehberlerimiz ellerinizden öper.</p>
<p><strong><span style="color: #3bb9ff;">6. Kopenhag &#8211; Küçük Deniz Kızı Heykeli</span></strong></p>
<p><a href="http://www.ign.com/boards/threads/culture-porn-daily-post-9-18-2013-the-little-mermaid-statue.453370581/"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4805" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/kopenhag-deniz-kızı-heykeli.jpg" alt="kopenhag deniz kızı heykeli" width="637" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/kopenhag-deniz-kızı-heykeli.jpg 4256w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/kopenhag-deniz-kızı-heykeli-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/kopenhag-deniz-kızı-heykeli-1024x681.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/kopenhag-deniz-kızı-heykeli-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/kopenhag-deniz-kızı-heykeli-900x599.jpg 900w" sizes="(max-width: 637px) 100vw, 637px" /><br />
</a>İşte Manneken Pis ile kapışacak bir diğer “bu muymuş yani” sembolü daha. En azından adında “küçük” olduğunu söyleyerek hayal kırıklığı derecemizi biraz daha aza indirgiyorlar, onun için kendilerine bir teşekkürü borç biliriz. Tabi ki küçük olan her şeyi beğenmiyor değiliz (hayır manidar espri yapmıyoruz), ancak bunlar da bu kadar ikonik hale gelmek için biraz komik kalıyor sanki. Yine de Manneken Pis’e göre çok daha estetik bir heykel olduğunu kabul etmek gerekiyor, orası ayrı.</p>
<p>Küçük deniz kızı heykelinin hikayesine gelecek olursak: Carl Jacobsen, Kopenhag’da bulunan Royal Danish Theatre’da bir bale gösterisi izliyor ve gösteriden çok etkileniyor. Söz konusu heykelin yapılması için bir girişimde bulunmaya karar veriyor ve balerin Ellen Price’tan bu heykel için modellik yapmasını rica ediyor. Ellen Price sanat için soyunmayı kabul edecek, sizin bildiğiniz kızlardan olmadığı için bu öneriyi kabul etmeyince, Ellen Price’tan esinlenilmesine rağmen nü model olarak heykeltıraş Edvard Eriksen’ın eşi model alınıyor. Sonradan ortaya türlü efsane çıkar ve bunlardan en yaygını küçük denizkızının karada yaşamakta olan bir prense aşık olduğu ve bu sebeple ona en yakın olabileceği noktada oturduğu söylenir durur.</p>
<p><strong>Sizi küçük sürprizlerle şaşırtalım:</strong> Heykel üzerinde bulunduğu kayaya yerleştirildiği günden beri defalarca saldırıya uğramış. Kafası kesilmiş, kolu koparılmış hatta protesto amaçlı üzerine çarşaf bile örtülmüş. İnsanları anlamak zor tabi.</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/londra-big-ben.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4808" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/londra-big-ben.jpg" alt="londra big ben" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/londra-big-ben.jpg 1732w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/londra-big-ben-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/londra-big-ben-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/londra-big-ben-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/londra-big-ben-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a><span style="color: #3bb9ff;"><br />
7. Londra &#8211; Big Ben Saat Kulesi</span></strong></h5>
<p>Daha Londra’nın L’sini söylediğimizde gözünüzde canlanan görüntünün içinde Big Ben’in olduğuna adımız gibi eminiz. O zaman bu ikonik simgeden de bahsetmeden geçmek olmazdı diyerek konuya girelim.</p>
<p>Bu noktada önce yanlış bilinen bir gerçeği düzeltmeyi görev biliriz! Çoğumuz Big Ben’i saat kulesinin adı olarak bilsek de, aslında Big Ben kulenin büyük çanına verilen isim, fakat zaman içinde halk arasında komple kule için kullanılan bir isme dönüşmüş. Kulenin orijinal adı Elizabeth Tower. (Zaten bıraksak İngiltere’deki her şeyin adını Elizabeth koyacaklar) Westminster Sarayı 1830’lu yıllarda çıkan bir yangın sonucu zarar gördüğünde, hatta neredeyse yerle bir olduğunda, yeni binaya daha ihtişamlı ve ilgi çekici olması amacıyla bir saat kulesi eklenmesinin daha iyi olacağını düşünmüşler. Muhtemelen bu kadar da ilgi çekeceğini düşünmemişlerdi tabi.</p>
<p><strong>Çılgın bir bilgi daha:</strong> Londra’nın en ünlü saati olmak kolay değil. Bu yüzden her sene saatle ilgili ayarlamaların yapıldığı dönemde oldukça ciddi bir sürece girildiği gibi, sarayın içinde bulunan tam 2000 adet saat de teker teker Big Ben’e göre ayarlanıyor.</p>
<p><strong>Basın gidin dedirtecek bilgi:</strong> Big Ben Saat Kulesi’nin dışından 58 tane fotoğraf çekebilirsiniz, ancak İngiliz vatandaşı değilseniz içini gezdirmiyorlarmış. YOK YA.</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/sidney-opera-binası.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4809" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/sidney-opera-binası.jpg" alt="sidney opera binası" width="635" height="415" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/sidney-opera-binası.jpg 3815w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/sidney-opera-binası-300x196.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/sidney-opera-binası-1024x669.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/sidney-opera-binası-210x137.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/sidney-opera-binası-900x588.jpg 900w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a><span style="color: #3bb9ff;"><br />
8. Sidney &#8211; Opera Binası</span></strong></h5>
<p>Biz AKM neden kapandı, neden açılamadı aşamalarını henüz (!) atlatamamışken, yılda yaklaşın 3000 etkinliğe ev sahipliği yaparak aklımızı alan Sidney Opera Binası, aslında öyle çok da çılgın bir hikayeye sahip değil. Dünyaca ünlü binanın mimarı Jorn Utzon, bu projenin mimari olarak seçilmeden önce 3 juri tarafından geri çevrilmesine rağmen, 4. jurinin kararı ile 232 diğer yarışmacı arasından sıyrılmayı başarmış ve muhtemelen hayatının en önemli projesine imza atmış. (Eminiz bu işi yalnızca 5000 Pound’a yaptığına pişman olmuştur.) Normalde 4,1 milyon pound’a inşa edilmesi planlanırken proje sonunda toplam bütçe yaklaşık 60 milyon pound’u bulunca işler Jorn Bey için biraz karışsa da, yapının Unesco Dünya Mirası listesine de dahil olması ve yılda ortalama 2 milyon kişinin etkinliklere seyirci olarak katılması ile, herkesin gönlünü almayı başarmıştır diye tahmin ediyoruz.</p>
<p><strong>Kıskançlıktan öldüren bilgi:</strong> Queen, tam 4 kez Sidney Opera Binası’nda sahne almış. Sidney’i göremediğimize mi yanalım, Queen’i kaçırdığımıza mı üzülelim biz de şaşırdık.</p>
<p><strong>Dünyadaki kaynakları kimin tükettiğini bulduk:</strong> Binanın tam 1000 odası var ve yılda 15.000 ampul değiştiriliyor.</p>
<p>Ben abartıp orada yaşamaya hallendim diyenlere <a href="http://oitheblog.com/2014/06/02/avustralyada-yasam-serisi-no-3/">şurada</a> yerlisiyle, daha doğrusu Türkiye&#8217;den Sidney&#8217;e göç etmiş bir Türk ile yapılmış bir röportajımız da var.</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/PIZA.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4810" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/PIZA.jpg" alt="Pisa Kulesi İtalya" width="637" height="478" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/PIZA.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/PIZA-300x225.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/PIZA-210x158.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/PIZA-900x675.jpg 900w" sizes="(max-width: 637px) 100vw, 637px" /></a><span style="color: #3bb9ff;"><br />
9. Pisa &#8211; Pisa Kulesi</span></strong></h5>
<p>Halini görünce insanı bir gülme tutan, turistlerin saçma sapan ittirmeli pozlarına maruz kalmaktan neye yaradığını bile kimsenin bilmediği Pisa Kulesi’nin hikayesi de tahmin ettiğiniz üzere biraz gülünç. Normalde tabi ki dik olması hedeflenerek 1173 yılında inşa edilmeye başlanan kule, 3. katı inşa edilirken, esrarengiz bir şekilde eğilmeye başlamış çünkü kulenin üzerine inşa edilmekte olduğu toprağın bu yapının ayakta kalabilmesi için elverişsiz olduğu ortaya çıkmış. Fakat bu onları durdurmak için yeterince geçerli bir sebep olmamış. Savaş nedeniyle bir süre ara verildikten sonra (yaklaşık 100 yıl kadar) inşaata tekrar başlamışlar. Ancak toparlamaya çalıştıkça işler iyice saçma bir hal almış ve kule günümüzdeki “yamuk” görüntüsüne kavuşmuş. Aslına bakarsanız normalde pek de ilgi çekmeyecek bir şehrin günümüzde ciddi bir turist popülasyonunu kendine çekiyor olmasının ana sebebi olduğu için, bilinçli bir şekilde yapmamış olsalar da, birçok açıdan mimarlarını tebrik etmek gerekiyor.</p>
<p><strong>Battıkça batıyorlar: </strong>Zemin nedeniyle Pisa Kulesi’nin eğilip bükülmesi bir yana, yanındaki katedral ve vaftizhane de yavaş yavaş batmaya başlamış. Bakalım bundan yüzyıllar sonra ne olacak?</p>
<p><strong>Güvenli mi? </strong>Pisa Kulesi 90’lı yıllarda bir süre tadilat için kapatılmış ve sağlamlaştırılmış. Dolayısıyla içine girmenin güvenli olduğu söyleniyor. Ancak biz yine de sorumluluk kabul etmiyoruz. Sonra OitheBlog girin dedi girdik, yazıklar olsun size demeyin.</p>
<h5><strong><a href="https://leocastillotravelstheworld.wordpress.com/2014/01/12/day-5-part-1-the-taj-mahal/"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4812" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/tac-mahal.jpg" alt="tac mahal" width="635" height="422" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/tac-mahal.jpg 1800w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/tac-mahal-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/tac-mahal-1024x681.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/tac-mahal-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/tac-mahal-900x599.jpg 900w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a><span style="color: #3bb9ff;"><br />
10. Agra/Hindistan &#8211; Tac Mahal</span></strong></h5>
<p>Hindistan’ın en ünlü yapısı Tac Mahal’ın hikayesini seveceksiniz, çünkü oldukça masalsı bir havası var. O dönemki imparatorluğun hükümdarı olan Şah Cihan, üçüncü ama en sevdiği karısı (ne kadar ince bir adam) olan Mümtaz Mahal’ı 14. çocuklarını doğurduktan sonra kaybeder. Karısını kaybedince uzun süre yas tutan Şah Cihan, sonunda onun adına heybetli bir anıt yaptırmaya ve anısını sonsuza kadar yaşatmaya karar verir. İnşasına 1632 yılında başlanan Tac Mahal’ın yapılması yaklaşık 20 yıl sürer, yapımında 20.000’e yakın işçi çalışır ve binayı oluşturan taşların taşınabilmesi için binlerce fil kullanılır. İşin kötüsü bu hüzünlü hikaye, burada kalmıyor, çünkü Şah Cihan, bir süre sonra hastalanıyor, yerine geçmek isteyen oğlu ise bu durumdan yararlanarak babasını hapse attırıyor. Ölene dek hapiste kalan Şah Cihan’ın hapis tutulduğu yerden dışarı bakınca ise karısı için yaptırdığı Tac Mahal görünüyor. Hikayeden çıkarılacak sonuç: 3 kadın ile evlenmeyin.</p>
<p><strong>Çevreci bilgi:</strong> Günümüzde, yılda 3 milyona yakın kişi tarafından ziyaret edilen Tac Mahal’in dışı beyaz mermerden yapıldığı için civarındaki fabrikaların yarattığı hava kirliliği binanın olumsuz yönde etkilenmesine neden olunca, konuyla ilgili birçok kampanya başlatılılır ve binayı koruma amacıyla birçok fabrika kapatılır.</p>
<p><strong>İster inan ister inanma bilgisi:</strong> Rivayete göre Şah Cihan, Tac Mahal’in tam karşısına, aynı yapının siyah mermer ile yapılmış bir versiyonunu inşa ettirmek istemiş, ancak oğlu ile olan çekişmesi bu yapının var olmasının önüne geçmiş.</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/st-basils-katedrali.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4813" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/st-basils-katedrali.jpg" alt="st basil's katedrali moskova" width="638" height="425" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/st-basils-katedrali.jpg 3543w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/st-basils-katedrali-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/st-basils-katedrali-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/st-basils-katedrali-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/st-basils-katedrali-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a><span style="color: #3bb9ff;"><br />
11. Moskova &#8211; Aziz Vasil Katedrali </span></strong></h5>
<p>Çoğumuzun Kremlin Sarayı ile karıştırdığı, soğana benzeyen renkli kubbeleriyle ünlü, rengarenk ve bir kilise için gereksiz tatlılıktaki Aziz Vasil Katedrali, özelden genele doğru gidecek olursak Kızıl Meydan’ın, Moskova’nın hatta komple Rusya’nın en ünlü yapısı. Zaten güzelliği ve ihtişamı karşısında bu kadar ünlü bir hale gelmemesi son derece anormal bir durum olurdu.</p>
<p>Daha uluslararası adıyla Saint Basil’s Cathedral, dengesiz kişiliği ile nam salmış “Korkunç İvan” tarafından Rusya’nın kazandığı zaferleri kutlama amaçlı yaptırılıyor. Hansel ve Gretel’den fırlamış görünümlü katedralin en ilgi çekici tarafı olan 8 kubbesinin her biri de, savaşlarda kazanılan 8 ayrı zaferi temsil ediyor. İlk yapıldığı dönemlerde som altından olan kubbeler, 1670 yılında farklı renklere boyanıyor, 1860 yılında bu renkler daha da karmaşık bir hale getiriliyor ve bugünkü görüntülerini alıyorlar. Şu an bir müze olarak hizmet veriyor ve Kremlin Sarayı’nın hemen yanında ziyaret etmeniz için sizi bekliyor. (Size o Rusya biletini baktırtacağız)</p>
<p><strong>Klişeye boğuyoruz:</strong> Katedralin İtalyan mimarı Barma’nın benzer güzellikte bir yapıyı başka bir noktaya daha yapamaması için Korkunç İvan tarafından gözlerinin oydurulduğu gibi bir efsane var. Ancak bu efsane dünyanın her ülkesindeki her güzel yapının mimarı için söylenip durduğuna göre, galiba o aralar akım haline gelmiş bir efsane biçimi-imiş.</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/çin-seddi.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4814" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/çin-seddi.jpg" alt="çin seddi" width="635" height="422" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/çin-seddi.jpg 4288w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/çin-seddi-300x199.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/çin-seddi-1024x680.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/çin-seddi-210x139.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/çin-seddi-900x598.jpg 900w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a><span style="color: #3bb9ff;"><br />
12. Çin Seddi </span></strong></h5>
<p>6000 küsür km uzunluğu ile var olan en ilginç ve en ünlü savunma duvarlarından biri olan Çin Seddi aynı zamanda tahmin edebileceğiniz üzere dünyanın en uzun savunma duvarı olma özelliğini de taşıyor. Bilinenin aksine, tarihçilere göre Çin Seddi’ni tek bir duvar olarak değil, 2000 yıl boyunca sistematik olarak yapılmış ve birleştirilmiş birçok duvar olarak değerlendirmek gerekiyor. Peki nasıl oldu da iş bu noktaya geldi diyecek olursanız, aslında olay M.Ö. 8. yüzyılda Çin’de bulunan 7 krallığın arasında geçen savaşa kadar dayanıyor. Savaş süresinde krallıklar kendilerini korumak adına topraklarının etrafını duvarlar ile çevirmeye başlıyorlar. Fakat tüm bu savaş sürecinin sonucunda Qin Krallığı tüm diğer krallıklara karşı zafer kazanmayı başararak Çin İmparatorluğu’nu kurunca ülkenin başındaki <strong>Qin Shi Huang</strong>, sınırları genişlemiş olan imparatorluğun kuzey bölümüne de bir duvar örülmesi emrini veriyor ve süreç bu şekilde başlıyor. Genel olarak bakıldığında duvarın örülmesinde tüm bu yılları kapsayan süreçte 1.000.000’a yakın işçi çalıştığı ve 300.000’e yakın işçinin de inşa sırasında hayatını kaybettiği söyleniyor. Bunca çaba başarılı oluyor mu diye soracak olursanız, hayır, özellikle Moğolları ülke sınırlarından uzak tutmakta oldukça güçlük çekiliyor. Özellikle Cengiz Han gibi bir adam devreye girince, bu sefer Çin İmparatorluğu, kuzey duvarını daha da güçlendirme kararı alıyor ve uzadıkça uzuyor. Günümüzde en iyi korunabilmiş ve en çok ziyaret edilen kısmı ise Ming Hanedanlığı’ndan kalan bölüm.</p>
<p><strong>Ürkütücü bilgi:</strong> Çin Seddi’nin yapımında kullanılan harçta insan kemikleri kullanıldığı gibi manyakça bir söylenti olsa da, bu aslında yapım aşaması sırasında hayatını kaybetmiş olan işçilerin duvar yakınına gömülmüş olmasının abartılmış halidir.</p>
<p><strong>Bir yanlışı düzeltelim:</strong> Hayır, Çin Seddi Ay’dan bakınca görünmüyor, bu mümkün değil. (Evet biz de inanmak istiyorduk)</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/hollywood-land.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4815" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/hollywood-land.jpg" alt="hollywood land" width="634" height="450" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/hollywood-land.jpg 1483w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/hollywood-land-300x213.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/hollywood-land-1024x726.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/hollywood-land-210x149.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/hollywood-land-900x638.jpg 900w" sizes="(max-width: 634px) 100vw, 634px" /></a><span style="color: #3bb9ff;"><br />
13. Los Angeles &#8211; Hollywood Yazısı</span></strong></h5>
<p>Meşhur Hollywood Sign bu günlerini görmeden önce, 1900’lerin başlarında, çiftçilerin, kovboyların ve yerel halkın yaşadığı “buralar eskiden dutluktu” muhabbetinin kolaylıkla çevrilebileceği türden bir yerdi. Fakat zamanla bölgenin olumlu hava şartları ve çekim yapmaya/stüdyo kurmaya elverişli alanlara sahip olması nedeniyle yavaş yavaş stüdyoların dikkatini çekmeye başladı ve 20’li yıllardan itibaren bu işlerin merkezi haline geldi. Kasaba görünümündeki kentin yerini ışıklı tabelalar ve ihtişamlı binalar aldıkça, insanların buraya olan ilgisi de pek tabi tavan yaptı. Bu gelişim sürecinde bölgeye yatırım yapan emlak zenginlerinden birisi, <strong>“Hollywoodland</strong>” adlı gayrimenkul projesi için bir billboard, yani tabela yaptırmaya karar verir. Akabinde Büyük Buhran ve savaş gibi ciddi süreçler araya girince, söz konusu firma batar ve Hollywood Land tabelası da kaderine terk edilir. Yine de tabelanın yıllardır orada var olması, onun ikonik bir hale gelmesini sağlamayı başarmıştır ve onu yaptıran firma ile özdeşleştirilmeden, şehrin bir simgesi haline dönüşür. Aslında yer yer bu ikonu pek sallamadıkları ve çürümeye bıraktıkları bile olmuş ancak eksik olmasın Playboy’un kurucusu Hugh Hefner gibi kişilerin desteğiyle yenilenmiş. Canım benim demek tek derdi popo değil adamın.</p>
<p><strong>Eğlenceli olmayan bilgi: </strong>1932 yılında Peg Entwistle adlı Broadway oyuncusu, şansını denemek için Los Angeles’a taşınmış ve burada oyunculuk yapmaya başlamış ancak bir türlü istediği başarıyı yakalayamayınca aynı yıl Hollywood tabelasının “H” harfinin üzerine çıkarak kendini aşağı bırakmış ve hayatını kaybetmiş.</p>
<p><strong>Eğlenceli olan bilgi: </strong>Tabelanın adeta çürümeye bırakıldığı önemsiz dönemlerinde, Hollywood yazısı bazı şakacı arkadaşlar tarafından “Hollyweed” olarak değiştirilerek, Los Angeles’ta esrarın legal hale getirilmesi için küçük bir çaba gösterilmiş.</p>
<h5><strong><br />
<a href="https://elderyost.wordpress.com/2013/05/"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4817" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/statue-of-jesus-in-rio-de-janeiro.jpg" alt="statue-of-jesus-in-rio-de-janeiro" width="635" height="397" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/statue-of-jesus-in-rio-de-janeiro.jpg 1600w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/statue-of-jesus-in-rio-de-janeiro-300x188.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/statue-of-jesus-in-rio-de-janeiro-1024x640.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/statue-of-jesus-in-rio-de-janeiro-210x131.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/statue-of-jesus-in-rio-de-janeiro-900x563.jpg 900w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a><span style="color: #3bb9ff;"><br />
14. Rio de Janeiro &#8211; Kurtarıcı İsa Heykeli </span></strong></h5>
<p>Orijinal adıyla <strong>Cristo Redentor</strong>, Rio’ya ayak basan her insanın mutlaka peşine düştüğü, dünyanın en ünlü heykellerinden ve dini sembollerinden biri. Oldukça ihtişamlı ve heybetli bir heykel olduğu için aslına bakarsanız çoğumuz tarafından dini bir sembol olarak değerlendirilmekten çok görsel ve sanatsal değeri nedeniyle ilgi çekiyor. Corcovado Dağı üzerinde yükselen heykelin inşasına tam olarak 1922 yılında konuyla ilgili bir yarışmanın yapılmasının ardından başlanmış ancak işin fikir babası 1850’li yıllarda bu işi kafaya koymuş olan Fransız bir rahip olarak biliniyor. Yarışmayı kazanan Heitor Da Silva Costa’nın önderliğinde 9-10 yıla yakın sürede tamamlanan ve kaidesiyle birlikte 38 metre uzunluğuna erişen heykelin kollarını açmış bir şekilde tasvir edilmesi ise barışı ve İsa’nın herkesi kucakladığını temsil etmek amacı ile yapılmış.</p>
<p><strong>Güldürdü:</strong> 2010 yılında kimliği belirsiz bir kişi İsa heykelinin üzerine sprey boyayla bir şeyler karaladığı için ülke çapında aranmaya başladığı gibi, olay belediye başkanının televizyonda çıkıp “Onu bulacağız!” açıklamaları yapacağı kadar da büyümüş. Onlar kızmış ama, biz güldük.</p>
<p><strong>Korkuttu:</strong> Kurtarıcı İsa Heykeli’ne, daha önce birkaç kez yıldırım düşmüş. Bunlardan en yakın zamanda gerçekleşeni İsa’nın 2 parmağının kopmasına neden olmuş. Buradan kendisine geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/keops-piramidi-ve-sfenks.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4818" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/keops-piramidi-ve-sfenks.jpg" alt="keops piramidi ve sfenks" width="635" height="422" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/keops-piramidi-ve-sfenks.jpg 2048w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/keops-piramidi-ve-sfenks-300x199.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/keops-piramidi-ve-sfenks-1024x680.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/keops-piramidi-ve-sfenks-210x139.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/keops-piramidi-ve-sfenks-900x598.jpg 900w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a><span style="color: #3bb9ff;"><br />
15. Gize/Mısır &#8211; Keops Piramidi</span></strong></h5>
<p>Size piramitlerin tarihi çok da başarılı anlatamayabiliriz, kimsenin sırrını çözemediği şeyi bizim çözmüş olmamızı bekleyeceğinizi de sanmıyoruz. Ancak şu güne dek çözülebilen ve bilinen kısımlarını şöyle bir özet geçmeyi deneyeceğiz.</p>
<p>Mısır’ın Gize kentinde bulunan üç büyük piramidin en eskisi ve en büyüğü olan Keops Piramidi aslında Kral Khufu için bir anıt mezar olarak inşa edilmiş. Günümüzde 152 metre yüksekliğinde olmasına rağmen 9 metre kadarını erozyon nedeniyle kaybettiği söyleniyor. 4000 yıl kadar dünyanın en yüksek yapısı olma özelliğini taşıyan ve 2,3 milyon kireç taşındanan oluşan piramidin yapımı M.Ö 2540 civarında başlamış ve tahminlere göre 23 yıl kadar sürmüş. Taşların nasıl taşındığı, nasıl yerleştirildiği ve genel olarak bu yapının nasıl oluşturulduğu konusunda birçok hipotez olsa da, henüz gizemini koruyor.</p>
<p><strong>Ağızları açık bırakan bilgi:</strong> Keops Piramidi’nin taşları kullanılarak, neredeyse 30 tane Empire State binası inşa edilebiliyor. Sırf bu sebepten bile “bu adamlar bu işi o dönemde nasıl başarmış yahu?” sorusunu 80 kez sorasımız geliyor.</p>
<p><strong>Turistlere bilgi: </strong>Büyük Gize Sfenks’i de tam olarak bu bölgede bulunuyor ve Sfenks’in yüzünün Khufu’nun oğlu Kefren’den esinlenilerek yaratıldığı tahmin ediliyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Not: Tahmin edersiniz ki bu yazıyı çeşitli kaynaklardan araştırma yaparak hazırladık. Doğru olmadığını düşündüğünüz bir bilgi içeriyor olabilir, ancak her eseri birçok farklı kaynaktan bakıp en doğru olanını yazının içine eklemeye çalıştığımızı bilin istedik.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2015/08/17/dunyanin-en-unlu-sehir-simgeleri-hikayeleri/">Dünyanın En Ünlü Şehir Simgeleri ve Hikayeleri</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2015/08/17/dunyanin-en-unlu-sehir-simgeleri-hikayeleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>6</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Alternatif Amsterdam Rehberi: Red Light&#8217;tan Ötesi De Varmış</title>
		<link>https://oitheblog.com/2015/06/21/alternatif-amsterdam-rehberi/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2015/06/21/alternatif-amsterdam-rehberi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 21 Jun 2015 11:02:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[AMSTERDAM]]></category>
		<category><![CDATA[HOLLANDA]]></category>
		<category><![CDATA[Alternatif Amsterdam Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Amsterdam]]></category>
		<category><![CDATA[amsterdam alışveriş]]></category>
		<category><![CDATA[Amsterdam En İyi Coffee Shop]]></category>
		<category><![CDATA[Amsterdam En İyi Yemek]]></category>
		<category><![CDATA[amsterdam gezi notları]]></category>
		<category><![CDATA[amsterdam gezi rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[amsterdam gezilecek yerler]]></category>
		<category><![CDATA[Amsterdam Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Amsterdam Gezisi Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Amsterdam Lokal Rehber]]></category>
		<category><![CDATA[amsterdam ne yenir]]></category>
		<category><![CDATA[Amsterdam Öneriler]]></category>
		<category><![CDATA[Amsterdam Seyahati]]></category>
		<category><![CDATA[Amsterdam Turu]]></category>
		<category><![CDATA[amsterdam yeme içme]]></category>
		<category><![CDATA[Amsterdam'da Yemek]]></category>
		<category><![CDATA[Amsterdan En İyi Restoranlar]]></category>
		<category><![CDATA[Amsterdan Nereleri Gezmeli]]></category>
		<category><![CDATA[hollanda gezi rehberi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=4288</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tamamen kafamızdan uydurduğumuz istatistiklerimize göre Türkiye’den en çok ziyaretçi alan şehirlerden biri Amsterdam. Turistik amaçlı, bekarlığa veda partisi temalı ya...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2015/06/21/alternatif-amsterdam-rehberi/">Alternatif Amsterdam Rehberi: Red Light&#8217;tan Ötesi De Varmış</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tamamen kafamızdan uydurduğumuz istatistiklerimize göre Türkiye’den en çok ziyaretçi alan şehirlerden biri Amsterdam. Turistik amaçlı, bekarlığa veda partisi temalı ya da batının ahlaksızlığını almak için fark etmez, tek başınıza yurt dışına gitmenizin makul karşılanabildiği yıllardan itibaren ortalıkta her daim bir Amsterdam muhabbeti dolaştığını siz de biliyorsunuz. Biz de daha önce Amsterdam’a ayak basmış bulunduk ve siz potansiyel turistler için şurada bir adet <em><a href="http://oitheblog.com/2013/09/25/amsterdam-gezi-rehberi/" target="_blank" rel="noopener"><strong>“Amsterdam Gezi Rehberi”</strong></a></em> hazırlamıştık. Eğer şehre ilk kez ayak basacaksanız öncelikle o yazıya göz atmanızı öneriyoruz, çünkü aşağıdaki yazı Red Light District ya da Amsterdam ile özdeşleşmiş türlü türlü müzeden çok daha önce Amsterdam’ı tanıyıp bilenler için, yeme içmeli, sergili galerili ve alışverişli, daha alternatif bir rehber olacak.</p>
<p><b>İŞE YARAR BİR NOT: 2024 yılında gerçekleştirdiğimiz Amsterdam gezisi sonrası <a href="https://oitheblog.com/2024/02/07/amsterdam-gezisi-notlari/" target="_blank" rel="noopener">yeni bir rehber</a> yazdık, ona baksanız çok iyi edersiniz. Bakmayıp izlemek isterseniz <a href="https://www.instagram.com/oitheblog/" target="_blank" rel="noopener">o zaman şuraya baksanız</a> yine iyi edersiniz. İyi edin..Sevgiler&#8230;</b></p>
<p>*<strong>Yurt dışında internet kullanımı için bir e-sim uygulaması olan <a href="https://airalo.pxf.io/3evb7M" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Airalo’yu</a> kullanıyoruz</strong>, çünkü operatörlerin internet&amp;konuşma paketi ücretlerinden çok daha makul bir fiyata denk geliyor, bize bol bol sorulduğu için baştan söz etmiş olalım. Ne kadar süre ihtiyaç duyacağınıza göre istediğiniz paketi seçebiliyorsunuz, uygulamaya ve fiyatlara göz atmak için <strong><a href="https://airalo.pxf.io/3evb7M" target="_blank" rel="noreferrer noopener">şuraya tık tık. </a></strong></p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/06/IMG_5343.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4290" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/06/IMG_5343.jpg" alt="amsterdam" width="625" height="625" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/06/IMG_5343.jpg 2548w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/06/IMG_5343-150x150.jpg 150w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/06/IMG_5343-300x300.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/06/IMG_5343-1024x1024.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/06/IMG_5343-210x210.jpg 210w" sizes="(max-width: 625px) 100vw, 625px" /></a><br />
Amsterdam’da Nerede Kalınır?</strong></h5>
<p>Bu sefer turistik aktivitelerde bulunmayacak olabilirsiniz, ancak eminiz ki bu hem ulaşım kolaylığı sağlaması hem de canlılık nedeniyle şehrin göbeğinde kalmak istemeyeceğiniz anlamına gelmiyor. Biz bu sefer <strong>“<a href="https://www.booking.com/searchresults.en.html?district=145&amp;aid=7953563&amp;no_rooms=1&amp;group_adults=2" target="_blank" rel="noopener">Old City Center Apartments</a>”</strong> aracılığı ile şehrin göbeğinde kaldık ve lokasyon itibariyle çok memnun, pek memnun kaldık. Kendisi tam olarak Warmoesstraat üzerinde bulunuyordu ve tipik bir Hollanda evinin tüm özelliklerini taşıyordu. (evet içi bile eğimliydi) Sanırsak tek farkı oldukça geniş olmasıydı, genel olarak Hollanda evleri yüksek kiralı&amp;küçük ev kombinasyonuna sahip olduğu için bizi eve yerleştiren yüksek ihtimalle uyuşturucudan beyni yanmış arkadaş tarafından &#8220;Burası şehrin en güzel evi DUDEEE&#8221; tepkileri aldık. Eğer bir şekilde bizim kaldığımız yerde yer bulamazsanız ya da bir gün ortadan kaybolup giderse <strong>direkt aynı bölgede konaklamak için</strong> <a href="https://www.booking.com/searchresults.en.html?district=145&amp;aid=7953563&amp;no_rooms=1&amp;group_adults=2" target="_blank" rel="noopener">şuradan</a> otel bakabilirsiniz, aramayı tam olarak o bölgeye göre ayarladık.</p>
<p>-Olur da burada konaklayacak olursanız aklınızda bulunsun, evde sabun, şampuan, kurutma makinası vb. genel ihtiyaçlarınız bulunmuyor, ancak yakında bir dolu market var, oradan edinebilirsiniz.</p>
<p><strong>Gezmeli Görmeli</strong></p>
<p>Red Light District, Rijksmuseum, Van Gogh Müzesi, Anne Frank Huis, Stedelijk Museum ve Dam Square gibi görmezseniz olmayacak noktaları gördüğünüzü varsayarak sizi lokaller tarafından en çok ilgi gören 3 bölge ile tanıştırmayı bir görev biliriz: <strong>Jordaan</strong>, <strong>De Pijp</strong> ve <strong>Amsterdam Noord</strong>. Tabii ki bunların hiçbirine turist ayak basmıyor, Flemenkçe’den başka dil duyacak olursanız gelin bizi bulun falan demiyoruz. Ancak bu 3 bölge dönem itibariyle şehrin diğer bölgelerinde kıyasla çok daha lokal kalıyor.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/06/IMG_5358.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4293" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/06/IMG_5358.jpg" alt="amsterdam jordaan" width="617" height="411" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/06/IMG_5358.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/06/IMG_5358-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/06/IMG_5358-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/06/IMG_5358-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 617px) 100vw, 617px" /></a><br />
*Jordaan:</strong> Bu bölge, son dönemlerde rehberlerde de yer almaya başlaması nedeniyle aslında sıraladığımız üçlünün içinde en turistik olanı diyebiliriz. İstanbul’dan giden çoğu kişinin deyimiyle Amsterdam’ın Cihangir’i olarak tanımlandığı için, aslında aşağı yukarı nasıl bir bölge olduğunu da kafanıza canlandırabilirsiniz. Şehrin merkezinde bulunan ve zamanında kiralar daha düşük fiyatlı olduğu için işçi sınıfın ve göçmenlerin yerleştiği Jordaan’ı keşfetmek niyetindeyseniz hemen sınırlarını da çizelim: <strong>Lijbaansgracht, Princsengracht, Brouwersgracht ve Rozengrach arasında kalan bölge. </strong>Günümüzde de özellikle genç kesimin ve Amsterdam’da da kaçmayı başaramadığımız hipster’ların yerleşmeyi seçtiği bölgelerden biri olarak sayılıyor. Son dönemlerde sanat galerileri ve yeme içme mekanlarıyla popülerleşmiş durumda. Özellikle Noordermarkt civarında ve Westerstraat üzerinde çeşit çeşit bar ve kafe bulabilirsiniz.</p>
<p><strong>*De Pijp:</strong> De Pijp ya da lokallerin taktığı isim ile “The Pipe”, yine şehirdeki yüksek kiralar nedeniyle öğrencilerin ve sanatçıların dadandığı, bohem ve bol göçmenli bir bölge. Bu sebeple civarda kendi mutfağının yemeklerini yapan türlü türlü restoran, kafelerle karşılaşmanız sizin için pek şaşırtıcı olmayacaktır. Kendisi tam olarak <strong>Beorengwetering ve Amstel arasında kalan bölge </strong>olarak sınırlandırılabilir. Evet, fotografik açıdan kanalların yoğun olduğu bölge kadar ilginizi çekmeyebilir, ama Karaköy’ü seviyor ve görsel açıdan beklentinizi biraz daha düşük tutmayı kabul ediyorsanız, burası şu an şehrin en “hip” bölgelerinden biri.</p>
<p>-Hazır bu bölgeye gelmişken gözden kaçırmak istemeyeceğiniz turistik ama sevilesi <strong>Albert Cuyp Market</strong> bu civarda ve stroopwafel’ların en tazesinden türlü türlü sokak yemeğine uzanan 23423 seçeneği burada bulabilirsiniz.</p>
<p>-Bölgede <strong>“Sarphatipark”</strong> adında küçük bir mola verebileceğiniz, Vondelpark’a kıyasla çok daha sakin bir park da bulunuyor.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/06/amsterdam-noord.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4297" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/06/amsterdam-noord.jpg" alt="amsterdam noord" width="619" height="412" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/06/amsterdam-noord.jpg 1280w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/06/amsterdam-noord-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/06/amsterdam-noord-1024x682.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/06/amsterdam-noord-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 619px) 100vw, 619px" /></a><br />
*Amsterdam Noord: </strong>“Bunlar yeterince değişik değil, ben kimselerin gidemediği, gidip de göremediği yerleri istiyorum ulan!” diyorsanız tam yerine geldiniz. Daha Amsterdam halkının bile tam olarak akın etmediği bir yeri önceden keşfetmek isterseniz istikamet izole bir halde kalmayı başarmış Amsterdam Noord. Şehrin yerleşim bölgelerinden biri, merkezden uzak ve aslına bakarsanız mimari açıdan bile tam olarak kafanıza canlanan Amsterdam’ı çağrıştırmıyor. Birçok noktasında bir tek edilmişlik, bir Will Smith’li post apokaliptik filmin ortasında düşmüş hissi bile yaşayabilirsiniz, ancak öncelikli olarak nehir kenarına denk gelen bölgelerde biraz dolanırsanız, özellikle gençlerin bu civarı yavaştan doldurmaya başladığını fark edeceksiniz.</p>
<p>&#8211; Herhangi bir kara parçası aracılığıyla Amsterdam merkezine bağlı olmadığı için buraya tram ile gidebilme şansınız yok. En iyi seçenek kesinlikle feribot. Uzun vadede metro ile ulaşım sağlamayı planlıyorlarmış, ancak bunun için baya beklemeniz gerekebilir.</p>
<p>&#8211;<strong>Eye Film Institute</strong> buraya kuruldu, hem içerik hem de mimari olarak kesinlikle ilginizi çekebilir. Gitmeden önce dönemsel sergileri ve film gösterimlerini incelemekte fayda var. Bunun için <a href="https://www.eyefilm.nl/en" target="_blank" rel="noopener"><strong>şuraya</strong></a> bakabilirsiniz.</p>
<p>-Bölgede bulunan <strong>Tolhuistuin</strong> ve <strong>Pllek</strong> bu ara çok popüler, bir şeyler içmek ve atıştırmak için deneyebilirsiniz.</p>
<p><strong><em>Ve gezmeli birtakım öneriler daha…</em></strong></p>
<p>*Vondelpark’ın çoğu zaman kalabalık olmasından hoşlanmadıysanız ya da başka alternatifler peşindeyseniz şehrin dışında kalan <strong>Amstelpark</strong> farklı ve daha sakin bir alternatif olabilir.</p>
<p>*Sanat galerisi keşfetmeyi seviyorsanız programını kesinlikle kontrol etmeniz gereken üç galeri önerimiz var: <strong>Reflex, Grimm Gallery ve W139</strong>.</p>
<p>*Günübirlik kaçacak bir yer arayışına girecek kadar vaktiniz varsa <strong>Zaandaam</strong> iyi bir alternatif. Hem yakın hem de farklı.</p>
<p>*Bizim gibi şehir kütüphanelerini görmekten hoşlanıyorsanız <strong>Amsterdam Openbare Bibliotheek’e </strong>uğrayabilirsiniz. Üstelik güzel bir şehir manzarası da sunuyor.</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/06/amsterdam-waffle.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4301" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/06/amsterdam-waffle.jpg" alt="amsterdam waffle" width="634" height="422" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/06/amsterdam-waffle.jpg 3456w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/06/amsterdam-waffle-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/06/amsterdam-waffle-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/06/amsterdam-waffle-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 634px) 100vw, 634px" /></a><br />
Amsterdam’da Yeme-İçme</strong></h5>
<p>Evet gezdik tozduk, evet parklarda bayıldık, evet her gördüğümüz sokağa daldık, ama tüm bu aktivitelerden daha fazla üstüne düştüğümüz bir konu varsa o da işin yeme içme kısmıydı. O kadar çok denemek istediğimiz yer vardı ki, ve bunların üstüne “aa şurayı da mı denesek” diyeceğimiz o kadar çok mekanla karşılaştık ki, dönüş yolunda hepimiz vücudumuzda olumsuz anlamda değişimler hissetmeye başlamıştık bile. Sonuç olarak bu durum size yaradı tabii, alın size Amsterdam’da bol bol kafe&amp;restoran seçeneği.</p>
<p><strong>Not:</strong> Eğer aşağıdaki mekanlarla ilgili daha fazla görsel ya da Amsterdam&#8217;da nerede yedik içtik, nereyi gezip gördük daha fazla detay istiyorsanız<strong><a href="https://instagram.com/oitheblog/" target="_blank" rel="noopener"> Instagram sayfamızda</a></strong> niceleri mevcut bekleriz.</p>
<h5>&#8211;<strong>Nacional</strong></h5>
<p>Nacional’ı nasıl bulduk? Tabii ki en önemli taktiklerimizden birini kullanarak. Şöyle ki, biz bir şehre gitmeden önce oranın lokal bloggerlarını yakın takibe alıp, en çok nerelerde check in yaptıklarını ve nereden fotoğraf paylaştıklarını sapıklar gibi takip ediyoruz ve “demek burada bir haltlar varmış” diyerek o yerleri de araştırıp beğeni derecemize göre hemen listeye ekliyoruz. Gördüğünüz gibi stalkerlık doğru amaçlar için yapıldığında iyi bir şey de olabiliyormuş. Sonuç olarak Nacional’i de bu şekilde keşfettik ve hakikaten de özellikle lokaller tarafından pek ilgi gördüğünü kendi gözümüzle de görmüş olduk. Yemekleri kötü değildi, içkileri gayet lezzetliydi ve her daim doluydu. Bizce akşam üstü içkisi ya da öğle yemeği için tercih edilebilir.</p>
<p>-Kleine-Gartmanplantsoen 11a</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/06/de-kas-amsterdam.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4298" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/06/de-kas-amsterdam.jpg" alt="DeKas Restaurant" width="628" height="417" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/06/de-kas-amsterdam.jpg 1000w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/06/de-kas-amsterdam-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/06/de-kas-amsterdam-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 628px) 100vw, 628px" /></a><br />
-De Kas</strong></h5>
<p>De Kas oldukça orijinal bir konsepte sahip. Aslında bir sera, ancak restorana dönüştürülmüş ve yiyeceğiniz her şey, yeni toplanmış taptaze ürünlerden yapılıyor. Menüde ya da yediğiniz yemeklerin içinde o mevsim yetişmeyen bir sebze bulma olasılığınız, ya da sosa bulanıp tadını yitirmiş bir şeylere denk gelme ihtimaliniz yok. Aralık ayında yediğiniz bir şeyi Temmuz’da bulamayabilirsiniz, ancak her dönem lezzetli bir şeyler sunduklarına eminiz. Organik olan her şeyi elimizden alıp bir lütufmuş gibi daha pahalı haliyle sundukları bu dönemde, şehrin biraz dışında kalmasına rağmen oraya kadar gitmenize değer diye düşünüyoruz.</p>
<p>-Kamerlingh Onneslaan 3.</p>
<h5><strong>-Cafe Brecht</strong></h5>
<p>İlk izlenim olarak “evinizin salonunda oturuyormuş gibi” görünen Cafe Brecht, bu aralar Amsterdam’da oldukça popüler. Eğer kalabalık olduğu saatlerden birine denk gelmezseniz sakin sakin oturup bir şeyler içebilir ve hipster kitlesinin arasına karışabilirsiniz. Ancak özellikle iş çıkış saatlerinde şehrin göbeğinde bulunması ve pek çok lokalin favori noktalarından biri olması nedeniyle yer bulunamayacak kadar kalabalık bir hal alabiliyor. Oldukça kendine özgü ve karakteri olan bir mekan olduğu için bizce kesinlikle denemelik.</p>
<p>-Weteringschans 157.</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/06/cafe-brecht-amsterdam.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4299" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/06/cafe-brecht-amsterdam.jpg" alt="cafe brecht amsterdam" width="631" height="420" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/06/cafe-brecht-amsterdam.jpg 3456w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/06/cafe-brecht-amsterdam-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/06/cafe-brecht-amsterdam-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/06/cafe-brecht-amsterdam-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 631px) 100vw, 631px" /></a><br />
-De Italiaan</strong></h5>
<p>De Italiaan adından da anlaşılabileceği üzere İtalyan mutfağı üzerine kurulu bir restoran. Son zamanlarda oldukça kalabalık olduğunu bildiğimiz için rezervasyon yaptırıp gittik ve bir mahalle restoranı havasında (bunu kötü anlamda söylemiyoruz) olmasına rağmen o kadar doluydu ki, olur da buraya gitmeye karar verirseniz mutlaka önceden arayın. Yemekleri çok çılgın bir tarafı olmamakla birlikte gayet lezzetli, pizza ve makarna konusunda çeşitlilik sunuyor ve deneyebileceğiniz güzel İtalyan şarapları var. Olur da menü yeterli gelmezse günlük hazırladıkları menüleri de gözden kaçırmayın.</p>
<p>-Bosboom Toussaintstraat 29</p>
<h5>&#8211;<strong>Omelegg</strong></h5>
<p>Yukarıda söz ettiğimiz De Pijp bölgesinin en sevdiğimiz kahvaltı mekanlarından biri olan Omelegg, 34354 çeşit omlet seçeneği sunan, içi de omletleri de pek sevilesi bir mekan. Çok da küçük bir yer olmamasına rağmen baya ilgi gördüğü için özellikle hafta sonu giderseniz küçük çaplı bir sıra beklemeniz gerekebilir, ancak içeride kimse saatlerce oturmadığı için sıra hızlı ilerliyor ve yediğinizden memnun kalacağınıza emin olduğumuz için bizce beklemenize değer. Her Avrupa şehrine gidişinizde saçma sapan kahvaltılar etmekten bunaldıysanız burası tam sizlik! Kahvaltıya yetişemediyseniz öğlen yemeği servisleri de mevcut.</p>
<p>-Ferdinan Boolstraat 143</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/06/SAM_2170.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4294" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/06/SAM_2170.jpg" alt="amsterdam omelegg" width="622" height="414" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/06/SAM_2170.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/06/SAM_2170-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/06/SAM_2170-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/06/SAM_2170-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 622px) 100vw, 622px" /></a><br />
-Teds</strong></h5>
<p>Teds’in eggs benedict’li, çırpılmuş yumurtalı, tostlu kahvaltılarının güzelliği bir yana, bizi en çok içine çeken yönü hem lokasyonu hem de kitlesi nedeniyle kendimizi bir süre için gerçekten “Bebeğim ben yıllardır Amsterdam’da yaşıyorum……….” havalarına sokmuş olmasıydı. Küçük, sempatik, güler yüzlü çalışanları olan ve lokaller tarafından pek sevilen bir mekan olduğu için eminiz ki sizin de hoşunuza gidecek. Yemeklerin yanına ekstra Hollanda peyniri istemeyi unutmayınız.</p>
<p>-Bosboom Toussaintstraat 60.</p>
<h5><strong>-KOKO Coffee&amp;Design</strong></h5>
<p>Koko’nun kahveleri Antwerp’ten (kahve uzmanı arkadaşımız Americano’sundan nefret etti ve içinde limon olduğunu iddia etti, orası ayrı mesele), butik bölümündeki kıyafetleri İskandinavya’nın çeşitli şehirlerinden, geri kalan tasarım ürünleri ise Hollandalı tasarımcılardan. İlk cümleyle sizi yakalamayı başardığını tahmin ediyoruz, ancak bu da yeterli olmadıysa, oldukça sevimli bir sokakta olduğunu ve dışındaki küçük banklardan birinde oturup etrafı gözlemenin inanılmaz keyifli olduğunu söylersek, burayı ziyaret etmeniz için bir başka sebep vermiş daha oluruz herhalde.</p>
<p>-Oudezijds Achterburgwal 145</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/06/IMG_5581.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4300" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/06/IMG_5581.jpg" alt="koko coffee amsterdam" width="623" height="623" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/06/IMG_5581.jpg 2416w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/06/IMG_5581-150x150.jpg 150w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/06/IMG_5581-300x300.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/06/IMG_5581-1024x1024.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/06/IMG_5581-210x210.jpg 210w" sizes="(max-width: 623px) 100vw, 623px" /></a><br />
-Lombardo’s</strong></h5>
<p>Lombardo’s ile ilgili iddialı bir girişte bulunuyoruz: ALLAHINI SEVEN BURADA BURGER YESİN. Neden? Çünkü biz sandviçlerini yemekten burgerlerine geçemedik, ancak hepsi muhteşem görünüyor, dönünce mümkünse bize de rapor verirsiniz.. Sandviç deneyecekler için “Toasted Goat&#8217;s Cheese” ve Silly Cheese Steak” harikaydı, kefiliz. Mekan oldukça küçük, o yüzden tıpkı bizim yaptığımız gibi paket yaptırıp biranızı da alarak Vondelpark’ta çimlerin üzerinde bayılarak yiyebilir ya da hemen önündeki banklara oturup hızlı ama lezzetli bir öğle yemeği yiyebilirsiniz. Sandviç fiyatları 6-10 euro arasında değişiyor.</p>
<p>-Nieuwe Spiegelstraat 50</p>
<h5><strong>-Ree7</strong></h5>
<p>9 Streets civarında dolaşmaya ve alışveriş yapmaya karar verdiyseniz bölgedeki onlarca kafe içinde size seçenek olabilecek mekanlardan biri de Ree7. Kahveleri lezzetli, öğlen yemeği için de tercih edebilirsiniz ancak ekstra bir özelliğini olduğunu ya da kaçırmamanız gereken bir yer olduğunu falan söylersek basbaya abartmış oluruz. Tatlı ve işlek bir sokakta bulunmasından mütevellit küçük bir mola verip şehri gözlemlemek için ideal diyelim.</p>
<p>-Reestraat 7 (evet mekana isim koyarken müthiş yaratıcılarmış biz de şimdi fark ettik)</p>
<p>Biraz da özet geçelim:</p>
<p><strong>*Daha fazla güzel kahve için:</strong> Two For Joy Coffee, Hutspot, Mr. Bean ya da Espresso Fabriek</p>
<p><strong>*Akşam yemeği için</strong>: Castell (içi saçmalık, dışarıda yerseniz güzel) ya da Cafe Panache (özellikle kokteylleri)</p>
<p><strong>*Pancake severler için:</strong> Pancakes! Amsterdam ya da Pancake Bakery</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/06/amsterdam-kadinsky.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4302" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/06/amsterdam-kadinsky.jpg" alt="amsterdam kadinsky" width="621" height="414" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/06/amsterdam-kadinsky.jpg 1440w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/06/amsterdam-kadinsky-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/06/amsterdam-kadinsky-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/06/amsterdam-kadinsky-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 621px) 100vw, 621px" /></a>Coffeshop Meselesi</strong></h5>
<p>Bu konu hakkında çeşitli açıklamalarda bulunmadan önce hemen sosyal mesajımız verelim: Uyuşturucu kötüdür, uyuşturucu kullanılmamalıdır, uyuşturucu kullananları kınıyoruz, SİZ NE BİÇİM İNSANLARSINIZ GİDİN BURADAN. Evet, mesajımızı verdiğimize göre konuya dönebiliriz. Biliyoruz, siz öyle şeyler yapmazsınız, ama şunu da oralara ayak basan herkes bilir ki, Amsterdam’ın en turistik coffee shop’u kesinlikle The Bulldog’dur. Olur da içine girecek olursanız sapıtmış turistler, zom olmuş asiler, iki lafı bir araya getirmekte zorluk çeken arkadaşlarla karşılaşabilirsiniz. Fakat lokallerin genellikle tercih ettiği, “siz gelirken biz dönüyorduk” hallerinde efendi gibi oturup vakit geçirdikleri üç coffee shop’tan bahsedebiliriz, <strong>Kadinsky, Amnesia</strong> ve <strong>Happy Feelings</strong>.</p>
<p>Not: İÇMEYİN.</p>
<h5><strong>Amsterdam’da Alışveriş</strong></h5>
<p>Amsterdam’da alışveriş meselesini turistik ya da lokal şeklinde ayırmak aslında biraz zor. Çünkü bilinen markalar, Hollanda’ya özgü markalar ve küçük butikler şehrin dört bir yanına dağılmış durumda. Burası leş gibi dediğiniz bir noktada içinde kendinizi kaybedeceğiniz bir dükkanla karşılaşmanız bile gayet olası. Yine de bu yazıda temamız daha lokal yerler olduğu için <strong>Dam Square </strong>civarından, <strong>Kalverstraat’tan</strong> (Urban Outfitters ve Forever 21 arıyorsanız tam olarak buradalar) department store’lardan ya da bilinen markalardan daha farklı yerlere değinmeye çalışarak ortayı bulmaya çalışacağız.</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/06/amsterdam-9-streets.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4303" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/06/amsterdam-9-streets.jpg" alt="amsterdam 9 streets" width="627" height="465" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/06/amsterdam-9-streets.jpg 3027w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/06/amsterdam-9-streets-300x223.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/06/amsterdam-9-streets-1024x760.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/06/amsterdam-9-streets-210x156.jpg 210w" sizes="(max-width: 627px) 100vw, 627px" /></a><br />
-De 9 Straatjes</strong></h5>
<p>Listenin en turistik noktasından başlayarak yükü üzerimizden atmak isteriz. Şehrin merkezindeki 9 sokak ve civarını kapsayan 9 Streets District, onlarca küçük kafe, restoran ve butiği kapsayan bir bölge. 9 tane sokağı teker teker not etmek yerine <strong>Keizersgracht, Prinsengracht ve Herengracht</strong> civarındaki sokakları dolanırsanız 9 Street’i büyük ölçüde keşfetmeyi başarmış olacaksınız. Zaten bölge popülerleşince ne butikler ne de kafeler bu bölgede sınırlı kalmayıp civardaki sokaklara da taşmış, kendimizi kısıtlamaya gerek yok. (Var tabii ki, çünkü hiç de ucuz değil)</p>
<h5>&#8211;<strong>Haarlemmstraat</strong></h5>
<p>Eğer orijinal ürünler, kimsenin bilmediği, adını bile söyleyemediğiniz mağazalar peşindeyseniz ihtiyacınızı karşılayacak bölgelerden biri de Haarlemstraat ve civarı. Küçük butikler, kitapçılar, tam olarak ne sattığını bile anlayamayacağınız mağazalar, hediyelik ve aksesuar alabileceğiniz onlarca butik bu civarda sıralanmış durumda. Kitlesi lokal ve turist karışımı, ancak değişik şeyler bulabilme ihtimaliniz yüksek, dolayısıyla gidip ziyaret etmekte fayda var. Hiçbir şey bulamazsanız kafelerden birinde dinleniverirsiniz canım!</p>
<p><em>Bölgeleri geçip birkaç dükkan önerisinde de bulunalım;</em></p>
<h5><strong>-‘t Japanse Winkeltje</strong></h5>
<p>Eğer ev eşyası alırken de kıyafet aldığınızdaki gibi kendinizi kaybediyorsanız inanılmaz sevimli çay bardağı, demlik, kupa vb. ürünler, hatta origami kağıdı (evet kağıdı varmış) çeşit çeşit kimono bile bulabileceğiniz oldukça orijinal bir yer.</p>
<p>-Nieuwezijds Voorburgwal 177</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/06/anna-nina-amsterdam.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4304" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/06/anna-nina-amsterdam.jpg" alt="anna nina amsterdam" width="624" height="468" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/06/anna-nina-amsterdam.jpg 3264w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/06/anna-nina-amsterdam-300x225.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/06/anna-nina-amsterdam-1024x768.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/06/anna-nina-amsterdam-210x158.jpg 210w" sizes="(max-width: 624px) 100vw, 624px" /></a><br />
-Anna+Nina</strong></h5>
<p>Anna Nina, defter, obje, tasarım ürünler, mesaj kaygılı kıyafetler (sevdiğinizi biliyoruz) ve çoğunlukla kadınlara yönelik aksesuarlar satan çok sevimli bir butik.  Abuk subuk hediyelikçilerden &#8220;I love Amsterdam&#8221; beresi ya da pipi şeklinde çakmak falan almak yerine buradan hediyelik bir şeyler alabilir ya da kendinizi manyaklar gibi şımartacak şeyler bulabilirsiniz. Ürünler dönem dönem değiştiği için “şuna kesin bakın” demek biraz güç, ancak mutlaka hoşunuza gidecek bir şeyler bulabilirsiniz diye düşünüyoruz.</p>
<h5><strong>-Six and Sons</strong></h5>
<p>Six and Sons ev ürünlerinden, giyim kuşama, gözlükten kitaba geniş yelpazeye sahip bir hipster department store’u tadında. Hem erkeklere hem de kadınlara yönelik çeşit çeşit ürün bulabileceğiniz gibi, içeride satılan vintage bir koltuğa aşık olup eve götürememe, sinirlenme ve agresifleşme gibi yan etkiler de hissedebilirsiniz. İçeride Japonya’dan, İsveç’ten, Amerika’dan, Finlandiya’dan ve aklınıza gelebilecek türlü türlü şehirden tasarımcının ürünlerini bulabilmeniz mümkün.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2015/06/21/alternatif-amsterdam-rehberi/">Alternatif Amsterdam Rehberi: Red Light&#8217;tan Ötesi De Varmış</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2015/06/21/alternatif-amsterdam-rehberi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>7</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>De Hogeweyk: Alzheimer Hastaları için Yaratılmış Müthiş Bir Köy</title>
		<link>https://oitheblog.com/2015/02/16/alzheimer-hastalari-icin-yaratilmis-koy/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2015/02/16/alzheimer-hastalari-icin-yaratilmis-koy/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Feb 2015 11:31:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HOLLANDA]]></category>
		<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[alzheimer hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[Amsterdam]]></category>
		<category><![CDATA[De Hogeweyk]]></category>
		<category><![CDATA[De Hogeweyk alzheimer]]></category>
		<category><![CDATA[De Hogeweyk bakımevi]]></category>
		<category><![CDATA[De Hogeweyk köyü]]></category>
		<category><![CDATA[Hollanda]]></category>
		<category><![CDATA[netherlands]]></category>
		<category><![CDATA[OitheBlog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=3764</guid>

					<description><![CDATA[<p>Alzheimer ve ileri derece unutkanlık birçok insanın mücadele ettiği ve kolay üstesinden gelinemeyen bir hastalık. Girişe aldırmayın, niyetimiz sizi konu...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2015/02/16/alzheimer-hastalari-icin-yaratilmis-koy/">De Hogeweyk: Alzheimer Hastaları için Yaratılmış Müthiş Bir Köy</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Alzheimer ve ileri derece unutkanlık birçok insanın mücadele ettiği ve kolay üstesinden gelinemeyen bir hastalık. Girişe aldırmayın, niyetimiz sizi konu ile ilgili endişelendirmek veya üzücü bir hikaye paylaşmak da değil. Aksine oldukça değişik ve faydalı bir konsept olduğunu düşündüğümüz, bu gibi hastalıklar ile baş etmekte olan kişilerin hayatlarını kolaylaştırmak için kurulmuş <strong>De Hogeweyk</strong> köyünden bahsetmek istiyoruz.</p>
<p>Hogeweyk köyü, Hollanda’nın Weesp kasabasında,<strong><em> Alzheimer hastalarının</em></strong> güvenli bir ortamda normal yaşantılarını sürdürmelerini sağlamak için kurulmuş. Köyde, özenle tasarlanmış 23 ev, içinde yaşamakta olan 150 civarı Alzheimer hastası bulunuyor.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/02/dementia-village-for-elderly-de-hogeweyk-191.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-3778" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/02/dementia-village-for-elderly-de-hogeweyk-191.jpg" alt="de hogeweyk village" width="641" height="442" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/02/dementia-village-for-elderly-de-hogeweyk-191.jpg 880w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/02/dementia-village-for-elderly-de-hogeweyk-191-300x207.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/02/dementia-village-for-elderly-de-hogeweyk-191-210x145.jpg 210w" sizes="(max-width: 641px) 100vw, 641px" /></a>Köyün içinde süpermarket, kuaför, restoranlar, çeşitli kafeler, sinema, tiyatro hatta bir bar bile mevcut. Hepsi aktif olarak işliyor ve yalnızca bu köyün yerlilerine hizmet veriyorlar. Sinema ve tiyatroda sürekli olarak güncel etkinlikler yer alıyor.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/02/dementia-village-for-elderly-de-hogeweyk-18.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-3777" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/02/dementia-village-for-elderly-de-hogeweyk-18.jpg" alt="de hogeweyk village" width="639" height="440" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/02/dementia-village-for-elderly-de-hogeweyk-18.jpg 880w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/02/dementia-village-for-elderly-de-hogeweyk-18-300x207.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/02/dementia-village-for-elderly-de-hogeweyk-18-210x145.jpg 210w" sizes="(max-width: 639px) 100vw, 639px" /></a>De Hogeweyk&#8217;te yaşayanlara yardımcı olması için bakıcılar, hemşireler ve uzmanlar bulunuyor. Hastalara doğal bir yaşantı hissi verebilmek adına yardımcılar üniforma değil, günlük kıyafetler giyiyorlar.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/02/dementia-village-for-elderly-de-hogeweyk-17.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-3776" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/02/dementia-village-for-elderly-de-hogeweyk-17.jpg" alt="de hogeweyk village" width="639" height="440" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/02/dementia-village-for-elderly-de-hogeweyk-17.jpg 880w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/02/dementia-village-for-elderly-de-hogeweyk-17-300x207.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/02/dementia-village-for-elderly-de-hogeweyk-17-210x145.jpg 210w" sizes="(max-width: 639px) 100vw, 639px" /></a>Hastalar aslında bir çeşit bakımevinde bulunuyor olmalarına karşın, bir yerde kapalı kalmış ya da hastalıkları nedeniyle bulunmak istemedikleri bir yerde yaşamak durumundalarmış hissine kapılmıyorlar, çünkü mahalledeki tüm ev ve binalar gayet samimi ve &#8220;ev&#8221; hissi verebilecek bir şekilde döşenmiş.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/02/dementia-village-for-elderly-de-hogeweyk-15.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-3775" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/02/dementia-village-for-elderly-de-hogeweyk-15.jpg" alt="de hogeweyk village" width="640" height="425" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/02/dementia-village-for-elderly-de-hogeweyk-15.jpg 880w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/02/dementia-village-for-elderly-de-hogeweyk-15-300x199.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/02/dementia-village-for-elderly-de-hogeweyk-15-210x139.jpg 210w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></a>Samimi bir ortam olabilmesi için evleri Hollanda&#8217;nın tipik evlerine göre oluşturmuşlar. Hatta evlerin tipini Hintli, geleneksel, Hristiyan gibi birkaç farklı kültürel özelliğe göre kategorize etmişler. Böylece insanlar tercihlerine göre daha yakın hissettikleri ev ortamını seçebiliyorlar.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/02/dementia-village-for-elderly-de-hogeweyk-14.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-3774" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/02/dementia-village-for-elderly-de-hogeweyk-14.jpg" alt="de hogeweyk village" width="638" height="313" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/02/dementia-village-for-elderly-de-hogeweyk-14.jpg 880w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/02/dementia-village-for-elderly-de-hogeweyk-14-300x147.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/02/dementia-village-for-elderly-de-hogeweyk-14-210x103.jpg 210w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a>Aynı evde yaşayacak kişiler ise ilgi alanları ve karakter benzerliklerine göre seçiliyor. Hastaların birbiriyle sosyalleşmesi ve günlük hayatlarında aktif olabilmeleri açısından park gibi birçok ortak alan düşünülmüş.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/02/dementia-village-for-elderly-de-hogeweyk-13.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-3773" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/02/dementia-village-for-elderly-de-hogeweyk-13.jpg" alt="de hogeweyk village" width="638" height="424" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/02/dementia-village-for-elderly-de-hogeweyk-13.jpg 880w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/02/dementia-village-for-elderly-de-hogeweyk-13-300x199.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/02/dementia-village-for-elderly-de-hogeweyk-13-210x139.jpg 210w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/02/dementia-village-for-elderly-de-hogeweyk-10.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-3772" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/02/dementia-village-for-elderly-de-hogeweyk-10.jpg" alt="de hogeweyk village" width="642" height="318" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/02/dementia-village-for-elderly-de-hogeweyk-10.jpg 880w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/02/dementia-village-for-elderly-de-hogeweyk-10-300x149.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/02/dementia-village-for-elderly-de-hogeweyk-10-210x104.jpg 210w" sizes="(max-width: 642px) 100vw, 642px" /></a>Proje Hollanda devleti ve çeşitli kuruluşlar tarafından toplamda <strong>19,3 milyon Euro</strong> civarı bir para harcanması sonucu hayata geçirilmiş.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/02/dementia-village-for-elderly-de-hogeweyk-8.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-3771" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/02/dementia-village-for-elderly-de-hogeweyk-8.jpg" alt="de hogeweyk village" width="639" height="426" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/02/dementia-village-for-elderly-de-hogeweyk-8.jpg 880w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/02/dementia-village-for-elderly-de-hogeweyk-8-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/02/dementia-village-for-elderly-de-hogeweyk-8-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 639px) 100vw, 639px" /></a><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/02/dementia-village-for-elderly-de-hogeweyk-7.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-3770" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/02/dementia-village-for-elderly-de-hogeweyk-7.jpg" alt="de hogeweyk village" width="639" height="426" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/02/dementia-village-for-elderly-de-hogeweyk-7.jpg 880w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/02/dementia-village-for-elderly-de-hogeweyk-7-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/02/dementia-village-for-elderly-de-hogeweyk-7-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 639px) 100vw, 639px" /></a>De Hoheweyk&#8217;te yaşayan kişilerin hepsi günlük hayatlarındaki gibi market alışverişi yapıyor, evine istediği şeyleri alabiliyor. Satın aldıkları şeyler için de herhangi bir ücret ödeyip ödememeleri hiç sorun değil.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/02/dementia-village-for-elderly-de-hogeweyk-6.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-3769" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/02/dementia-village-for-elderly-de-hogeweyk-6.jpg" alt="de hogeweyk village" width="639" height="426" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/02/dementia-village-for-elderly-de-hogeweyk-6.jpg 880w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/02/dementia-village-for-elderly-de-hogeweyk-6-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/02/dementia-village-for-elderly-de-hogeweyk-6-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 639px) 100vw, 639px" /></a><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/02/dementia-village-for-elderly-de-hogeweyk-5.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-3768" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/02/dementia-village-for-elderly-de-hogeweyk-5.jpg" alt="de hogeweyk village" width="639" height="426" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/02/dementia-village-for-elderly-de-hogeweyk-5.jpg 880w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/02/dementia-village-for-elderly-de-hogeweyk-5-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/02/dementia-village-for-elderly-de-hogeweyk-5-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 639px) 100vw, 639px" /></a>Proje çoktan hayata geçirilmiş ve yaşam başlamış olmasına rağmen, ortamı daha samimi ve sevilebilir kılmak adına köyü sürekli geliştirmeyi hedefliyorlar.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/02/dementia-village-for-elderly-de-hogeweyk-4.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-3767" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/02/dementia-village-for-elderly-de-hogeweyk-4.jpg" alt="de hogeweyk village" width="639" height="426" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/02/dementia-village-for-elderly-de-hogeweyk-4.jpg 880w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/02/dementia-village-for-elderly-de-hogeweyk-4-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/02/dementia-village-for-elderly-de-hogeweyk-4-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 639px) 100vw, 639px" /></a><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/02/dementia-village-for-elderly-de-hogeweyk-3.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-3766" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/02/dementia-village-for-elderly-de-hogeweyk-3.jpg" alt="de hogeweyk village" width="641" height="428" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/02/dementia-village-for-elderly-de-hogeweyk-3.jpg 880w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/02/dementia-village-for-elderly-de-hogeweyk-3-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/02/dementia-village-for-elderly-de-hogeweyk-3-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 641px) 100vw, 641px" /></a></p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/02/dementia-village-for-elderly-de-hogeweyk-2.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-3765" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/02/dementia-village-for-elderly-de-hogeweyk-2.jpg" alt="de hogeweyk village" width="641" height="428" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/02/dementia-village-for-elderly-de-hogeweyk-2.jpg 880w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/02/dementia-village-for-elderly-de-hogeweyk-2-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/02/dementia-village-for-elderly-de-hogeweyk-2-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 641px) 100vw, 641px" /></a><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/02/dementia-village-for-elderly-de-hogeweyk-2.jpg"><br />
</a> <a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/02/dementia-village-for-elderly-de-hogeweyk-3.jpg"><br />
</a> <a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/02/dementia-village-for-elderly-de-hogeweyk-4.jpg"><br />
</a> <a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/02/dementia-village-for-elderly-de-hogeweyk-5.jpg"><br />
</a> <a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/02/dementia-village-for-elderly-de-hogeweyk-6.jpg"><br />
</a> <a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/02/dementia-village-for-elderly-de-hogeweyk-7.jpg"><br />
</a><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/02/dementia-village-for-elderly-de-hogeweyk-13.jpg"><br />
</a><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/02/dementia-village-for-elderly-de-hogeweyk-10.jpg"><br />
</a><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/02/dementia-village-for-elderly-de-hogeweyk-8.jpg"><br />
</a><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/02/dementia-village-for-elderly-de-hogeweyk-7.jpg"><br />
</a><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/02/dementia-village-for-elderly-de-hogeweyk-6.jpg"><br />
</a><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/02/dementia-village-for-elderly-de-hogeweyk-2.jpg"><br />
</a><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/02/dementia-village-for-elderly-de-hogeweyk-3.jpg"><br />
</a><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/02/dementia-village-for-elderly-de-hogeweyk-4.jpg"><br />
</a><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/02/dementia-village-for-elderly-de-hogeweyk-191.jpg"><br />
</a><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/02/dementia-village-for-elderly-de-hogeweyk-18.jpg"><br />
</a><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/02/dementia-village-for-elderly-de-hogeweyk-17.jpg"><br />
</a><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/02/dementia-village-for-elderly-de-hogeweyk-15.jpg"><br />
</a><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/02/dementia-village-for-elderly-de-hogeweyk-14.jpg"><br />
</a> <a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/02/dementia-village-for-elderly-de-hogeweyk-8.jpg"><br />
</a>Source: http://www.boredpanda.com/dementia-village-for-elderly-de-hogeweyk/</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2015/02/16/alzheimer-hastalari-icin-yaratilmis-koy/">De Hogeweyk: Alzheimer Hastaları için Yaratılmış Müthiş Bir Köy</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2015/02/16/alzheimer-hastalari-icin-yaratilmis-koy/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Korku Serisi: Avrupa’da Tadına Bakmaya Korkacağınız 8 Yemek</title>
		<link>https://oitheblog.com/2014/11/26/avrupanin-en-garip-yemekleri/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2014/11/26/avrupanin-en-garip-yemekleri/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 26 Nov 2014 11:26:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[FAYDALI Bİ' ŞEYLER]]></category>
		<category><![CDATA[FRANSA]]></category>
		<category><![CDATA[HOLLANDA]]></category>
		<category><![CDATA[İSVEÇ]]></category>
		<category><![CDATA[İTALYA]]></category>
		<category><![CDATA[İZLANDA]]></category>
		<category><![CDATA[avrupa mutfağı]]></category>
		<category><![CDATA[avrupa ne yenir]]></category>
		<category><![CDATA[avrupa yeme içme]]></category>
		<category><![CDATA[blotplattar nedir]]></category>
		<category><![CDATA[casu marzu]]></category>
		<category><![CDATA[domuz eti]]></category>
		<category><![CDATA[domuz yemeklerş]]></category>
		<category><![CDATA[dünya mutfağı]]></category>
		<category><![CDATA[dünyanın en garip yemekleri]]></category>
		<category><![CDATA[en değişik yemekler]]></category>
		<category><![CDATA[en garip avrupa yemekleri]]></category>
		<category><![CDATA[en garip yemekler]]></category>
		<category><![CDATA[en tuhaf yemekler]]></category>
		<category><![CDATA[Fransa Yeme İçme]]></category>
		<category><![CDATA[fransız mutfağı]]></category>
		<category><![CDATA[fransız yemekler]]></category>
		<category><![CDATA[fransız yemekleri]]></category>
		<category><![CDATA[hollanda mutfağı]]></category>
		<category><![CDATA[hollanda yemekleri]]></category>
		<category><![CDATA[isveç mutfağı]]></category>
		<category><![CDATA[isveç yeme içme]]></category>
		<category><![CDATA[isveç yemekleri]]></category>
		<category><![CDATA[italya yeme içme]]></category>
		<category><![CDATA[italyan peyniri]]></category>
		<category><![CDATA[İzlanda Yeme İçme]]></category>
		<category><![CDATA[izlanda yemekleri]]></category>
		<category><![CDATA[köpekbalığı çorbası]]></category>
		<category><![CDATA[köpekbalığı yemeği]]></category>
		<category><![CDATA[köpekbalığı yenir mi]]></category>
		<category><![CDATA[kurbağa bacağı]]></category>
		<category><![CDATA[kurbağa yemek]]></category>
		<category><![CDATA[norveç mutfağı]]></category>
		<category><![CDATA[norveç yeme içme]]></category>
		<category><![CDATA[norveç yemekleri]]></category>
		<category><![CDATA[oitheblog yemek]]></category>
		<category><![CDATA[steak tartare nedir]]></category>
		<category><![CDATA[yemek.com]]></category>
		<category><![CDATA[yurtdışı yemekleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=3492</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yemek konusunda gelenekçi mi, yoksa gayet açık görüşlü müsünüz bilemiyoruz. Daha salyangozu görünce “ıyyyy” diyenlerdenseniz Avrupa’nın yarısını kaybettiniz; çiğ balık...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2014/11/26/avrupanin-en-garip-yemekleri/">Korku Serisi: Avrupa’da Tadına Bakmaya Korkacağınız 8 Yemek</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yemek konusunda gelenekçi mi, yoksa gayet açık görüşlü müsünüz bilemiyoruz. Daha salyangozu görünce “ıyyyy” diyenlerdenseniz Avrupa’nın yarısını kaybettiniz; çiğ balık sevmiyorsanız zaten İskandinavya civarından geçmeniz yasak. Şaka bir yana, her ülkenin yaşam koşullarından mütevellit oluşmuş yemek kültürü, kıyaslamaya tabi tutulunca, bazen tarafımızca “Allahını seven üzerime döner atsın” şeklinde reaksiyonlara dönüştürülebiliyor. Dışarıdan bakınca kokoreç ya da işkembe gibi lezzetlerimizin de normal karşılanmadığını bilsek de, bu listedeki yemekleri görünce bizdekilerin o kadar da garip olmadığına karar verdik. İşte Avrupa ülkelerinden yemeye biraz(!) çekinebileceğiniz <em><strong>en garip yemekle</strong><strong>r</strong></em>. (Bazılarını tanısanız seversiniz)</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/steak-tartare.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-3618" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/steak-tartare.jpg" alt="steak tartare" width="637" height="424" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/steak-tartare.jpg 3750w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/steak-tartare-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/steak-tartare-1024x682.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/steak-tartare-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 637px) 100vw, 637px" /></a>Steak Tartare-Fransa</strong></p>
<p>Listemizin en normal yemeğinden giriş yaparak gözünüzü korkutmamak niyetindeyiz. “Kıymalı yumurtaya 5 kala” olarak tarif edebileceğimiz bu Fransız yemeği, aslında temel olarak kıyma haline getirilmiş etin, çeşitli baharatlar, soslar ve zaman zaman soğan, kapari gibi tatlar ile karıştırıldıktan sonra, pişirilmeden, çiğ bir şekilde servis edilmesiyle hazırlanıyor. Çoğunlukla yemeğin üzerine çiğ yumurta da koyularak sunulan bu yemek, Fransızların favori yemeklerinden biri olarak kabul edilebilir. Siz favori yemeğiniz olarak kabul eder misiniz bilemiyoruz, ancak Saint Germain’de sevimli bir kafeye oturup, garsondan lokal yemek tavsiyesi ister ve sonucunda Steak Tartare ile karşılaşırsanız, başınıza gelecekleri bilmenizi isteriz. Hem çok da önyargılı yaklaşmamak lazım, kendileri bizim listedeki favorimiz.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/Casu_Marzu_cheese.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-3612" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/Casu_Marzu_cheese.jpg" alt="Casu_Marzu_cheese" width="641" height="481" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/Casu_Marzu_cheese.jpg 1280w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/Casu_Marzu_cheese-300x225.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/Casu_Marzu_cheese-1024x768.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/Casu_Marzu_cheese-210x157.jpg 210w" sizes="(max-width: 641px) 100vw, 641px" /></a>Casu Marzu- İtalya </strong></p>
<p>İtalyan yemeklerini seviyor olmamız, orada yiyeceğimiz her şeyi seveceğimiz anlamına gelmiyor. Bu söylemin en iyi örneği, söz konusu yiyeceğimiz Casu Marzu olsa gerek. İlk bakışta yalnızca tuhaf görünümlü bir peynir olarak nitelendirebileceğiniz Casu Marzu’nın oluşum süreci, keçi sütünden yapılan Pecorino adlı peynirin, yapıldıktan sonra, üzerinde bir delik açılmasıyla başlıyor. Evet, buraya kadar her şey normal, ta ki peynirin dışarıda bırakılarak,  Piophila Casei isimli sinek türünün bu peynirin içine larvalarını bırakma sürecine kadar. Neden mi? Çünkü bu larvalar peynirin fermente edilmesini sağlıyor. Üstelik sevenleri, canlı olmalarına aldırmadan (sanki tek sorun buymuş gibi), kurtçukları ile beraber götürüveriyor. Bizim öğrenci evlerinde bile barınamayacak bu peyniri, Allah sevdiklerine bağışlasın, biz almayalım.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/Haggis.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-3613" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/Haggis.jpg" alt="Haggis" width="638" height="425" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/Haggis.jpg 3367w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/Haggis-300x199.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/Haggis-1024x681.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/Haggis-210x139.jpg 210w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a>Haggis- İskoçya </strong></p>
<p>Merhaba sevgili mumbar severler, merhaba işkembe övenler, merhaba! Sizi görüyoruz ve arttırıyoruz; Karşınızda tüm iç organları bir arada yiyebileceğiniz İskoç yemeği Haggis. Nedir bu Haggis, hemen anlatalım; İşkembemizi alıyoruz, içine böbrek, kalp, ciğer, et, Allah ne verdiyse dolduruyoruz. Sanki her şey çok normalmiş gibi soğanı ve çeşit çeşit baharatı da ekleyerek bir güzel kaynatıyoruz. Evet, Haggis’imiz hazır. Gurmeler, bu lezziz yemeğin yanında, kaliteli Scotch içmenizi öneriyor. Bizim önerimiz ise, bunu yememeniz.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/Paardenrookvlees.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-3617" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/Paardenrookvlees.jpg" alt="Paardenrookvlees" width="640" height="640" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/Paardenrookvlees.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/Paardenrookvlees-150x150.jpg 150w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/Paardenrookvlees-300x300.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/Paardenrookvlees-210x210.jpg 210w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></a>Paardenrookvlees- Hollanda</strong></p>
<p>Bizim restoranlardan birinde yapılsa, mekanı Uğur Dündar’ın basacağı türden bir şarküteri ürünü olan Paardenrookvlees (adını yazmak da ayrı bir sıkıntı) iki kelimeyle özetlemek gerekirse şöyle oluyor: At eti. Biraz daha detaylandırmamızı isterseniz, sandviç vb. yiyeceklerin içinde jambon, salam ya da pastırma yerine kullanılan bir füme et alternatifi. Özellikle az yağlı ve temiz olması nedeniyle tercih edildiğini de belirtelim. Üstelik, at eti, birçok et içerikli yemekte de sık sık kullanılıyor. Her türlü eti yiyip, at yemeyi kabullenemiyorsanız, Hollanda civarlarında yemek yemeden önce içeriğini sorgulamayı ihmal etmeyin.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/blodplattar.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-3611" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/blodplattar.jpg" alt="blodplattar" width="640" height="426" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/blodplattar.jpg 1280w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/blodplattar-300x199.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/blodplattar-1024x682.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/blodplattar-210x139.jpg 210w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></a>Blodplättar-İsveç</strong></p>
<p>Game of Thrones’tan fırlamış bir yemek olan Blodplattar, aslında yalnızca İsveç ile değil, komple Nordik ülkelerle özdeşleştirilebilecek bir yemek. “Blood Pancakes” olarak da adlandırılabilecek bu tuhaf yemek, aslında temel olarak pankek yaparken kullanılan malzemelerin içine “domuz kanı” eklenmesiyle hazırlanıyor diyebiliriz. Kuzey ülkelerinde hem protein hem de demir kaynağı olduğu için pek bir faydalı bulunan Blodplattar, genellikle İsveç köftenin yanında da sunulan lingonberry ile birlikte servis ediliyor. Umarız Ikea’da servis etmeye başlamazlar, zira ülkece buna pek hazır olduğumuzu sanmıyoruz.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/kurbağa-bacağı.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-3615" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/kurbağa-bacağı.jpg" alt="kurbağa bacağı" width="638" height="425" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/kurbağa-bacağı.jpg 3456w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/kurbağa-bacağı-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/kurbağa-bacağı-1024x682.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/kurbağa-bacağı-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a>Cuisses de Grenouille- Fransa</strong></p>
<p>Avrupa’nın başka yerlerinde de tüketilmesine rağmen özellikle Fransa ile özdeşleşmiş olan Cuisses de Grenouille, Türkçe’ye çevirdiğimiz takdirde aslında anlaması oldukça kolay ama yemeye cesaret etmesi oldukça zor bir yiyecek; Kurbağa Bacağı. Protein, A vitamini ve potasyum açısından oldukça zengin olan bu yemek, genellikle un ve sarımsak ile panelendikten sonra zeytinyağında kızartılarak servis ediliyor. Deneyenlerin söylediğine göre tadı tavuğa benzeyen kurbağa bacakları, bizim için daha çok çizgi filmlerdeki cadıların yediği türden bir yiyecek olduğu için, içimiz yemeye el vermiyor. Sevenlerine armağan ediyoruz.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/hakarl.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-3614" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/hakarl.jpg" alt="hakarl" width="640" height="426" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/hakarl.jpg 3072w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/hakarl-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/hakarl-1024x682.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/hakarl-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></a>Hakarl – İzlanda</strong></p>
<p>Doğasına, kuzey ışıklarına yandığımız İzlanda’nın geleneksel yemeklerinden biri olan Hakarl, aslında dünya çapında “çürümüş köpek balığı eti” olarak nitelendiriliyor. Tabi çürümüş sözcüğü biraz sert bir tercih olduğundan duruma biraz daha açıklık getirmek gerekirse, köpekbalığının içinde bulunan yüksek ürik asit miktarı nedeniyle balığın iç organları temizlendikten sonra geriye kalan et gömülüyor ve 2-3 ay kadar gömüldüğü yerde bekletiliyor. Bu fermantasyon sürecinin ardından yenilmeye hazır hale gelen köpekbalığı, gömüldüğü yerden çıkarıldıktan sonra da bir süre kuruması için asılı tutuluyor. Bu işlemlerden sonra yemeye hazır olan Hakarl’ın bir diğer alışması zor yönü de yoğun bir amonyak kokusuna sahip olması. Cesaretiniz var mı?</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/lutefisk.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-3616" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/lutefisk.jpg" alt="lutefisk" width="639" height="479" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/lutefisk.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/lutefisk-300x225.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/lutefisk-210x157.jpg 210w" sizes="(max-width: 639px) 100vw, 639px" /></a>Lutefisk- Norveç</strong></p>
<p>Yukarıdaki yemeklerden sonra içimize büyük bir korku salan kuzey ülkelerinin bir diğer harikası Lutefisk, listemizin en tuhaf yemeklerinden biri olmaya aday. Neden derseniz, balığın sağı solu ertime özelliğine sahip, lavobo açıcı ürünlerin üretiminde kullanılan ve insan için oldukça tehlikeli bir madde olan (çok bilimsel anlattık di mi) sodyum hidroksit ile marine edilmesiyle hazırlandığını söylememiz yeterli olur herhalde. İşin garibi, günümüzde Amerika’da Norveç’ten daha fazla tüketiliyor olması. Denemeye karar verenler, dileriz işini bilen bir aşçıya denk gelirsiniz, aksi takdirde geziniz korku filmine dönüşebilir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>*Bu yazıyı ilk olarak <a href="http://yemek.com" target="_blank">yemek.com</a> için yazmış bulunduk.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2014/11/26/avrupanin-en-garip-yemekleri/">Korku Serisi: Avrupa’da Tadına Bakmaya Korkacağınız 8 Yemek</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2014/11/26/avrupanin-en-garip-yemekleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>7</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hogwarts&#8217;tan Fırlamış Gibi Görünen 12 Muhteşem Kütüphane</title>
		<link>https://oitheblog.com/2014/03/05/hogwartstan-firlamis-gibi-gorunen-12-muhtesem-kutuphane/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2014/03/05/hogwartstan-firlamis-gibi-gorunen-12-muhtesem-kutuphane/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 05 Mar 2014 15:13:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[AMERİKA]]></category>
		<category><![CDATA[FAYDALI Bİ' ŞEYLER]]></category>
		<category><![CDATA[HOLLANDA]]></category>
		<category><![CDATA[İSVEÇ]]></category>
		<category><![CDATA[PRAG]]></category>
		<category><![CDATA[12 muhteşem kütüphane]]></category>
		<category><![CDATA[dünyadan kütüphaneler]]></category>
		<category><![CDATA[en büyük kütüphaneler]]></category>
		<category><![CDATA[en değişik kütüphaneler]]></category>
		<category><![CDATA[en güzel kütüphaneler]]></category>
		<category><![CDATA[harry potter kütüphane]]></category>
		<category><![CDATA[hogwart]]></category>
		<category><![CDATA[hogwarts harry potter]]></category>
		<category><![CDATA[isveç halk kütüphanesi]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[kütüphane]]></category>
		<category><![CDATA[kütüphaneler]]></category>
		<category><![CDATA[most beautiful libraries]]></category>
		<category><![CDATA[most interesting libraries]]></category>
		<category><![CDATA[OitheBlog]]></category>
		<category><![CDATA[toronto üniversitesi kanada]]></category>
		<category><![CDATA[world libraried]]></category>
		<category><![CDATA[world libraries]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=2234</guid>

					<description><![CDATA[<p>Özellikle aynı nesilden olduğumuz okuyucularımız, siz de Harry Potter&#8217;ı izlerken Hogwarts&#8217;da okumaya özenmediniz mi? Siz de &#8220;ulan bana da bi&#8217;...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2014/03/05/hogwartstan-firlamis-gibi-gorunen-12-muhtesem-kutuphane/">Hogwarts&#8217;tan Fırlamış Gibi Görünen 12 Muhteşem Kütüphane</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Özellikle aynı nesilden olduğumuz okuyucularımız, siz de Harry Potter&#8217;ı izlerken Hogwarts&#8217;da okumaya özenmediniz mi? Siz de &#8220;ulan bana da bi&#8217; baykuş mektup getirse de hayatım kurtulsa, Muggle değilim ben en çok bana soracaksınız!&#8221; diye kendi kendinize triplere girmediniz mi? Bizim küçüklüğümüzün büyük bir kısmı bu şekilde geçti diyebiliriz. Bunun üstüne biraz daha realistik olan &#8220;kitap kurdu&#8221; olma durumumuz da eklenince, aşağıdaki kütüphaneleri adeta &#8220;dibimiz düşerek&#8221; inceledik. Sizin de bu ülkelerden birine yolunuz düşecek olursa, mutlaka ziyaret etmeniz için, sizlerle de paylaşmak istedik.</p>
<p>Aloha.</p>
<h4>1.<strong> Admont Abbey Kütüphanesi, Avusturya</strong></h4>
<p style="text-align: center;"><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/03/Admont-Abbey-Library-Austria.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-2235" alt="Admont-Abbey-Library-Austria" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/03/Admont-Abbey-Library-Austria.jpg" width="513" height="385" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/03/Admont-Abbey-Library-Austria.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/03/Admont-Abbey-Library-Austria-300x225.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/03/Admont-Abbey-Library-Austria-210x157.jpg 210w" sizes="(max-width: 513px) 100vw, 513px" /></a></p>
<h4><strong>2.George Peabody Library, Baltimore</strong></h4>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/03/amazing-libraries-george-peabody-baltimore.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-2237" alt="amazing-libraries-george-peabody-baltimore" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/03/amazing-libraries-george-peabody-baltimore.jpg" width="468" height="311" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/03/amazing-libraries-george-peabody-baltimore.jpg 468w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/03/amazing-libraries-george-peabody-baltimore-300x199.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/03/amazing-libraries-george-peabody-baltimore-210x139.jpg 210w" sizes="(max-width: 468px) 100vw, 468px" /></a></p>
<h4><strong>3. Handlingenkamer, Hollanda</strong></h4>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/03/amazing-libraries-handelingenkamer.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-2238" alt="amazing-libraries-handelingenkamer" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/03/amazing-libraries-handelingenkamer.jpg" width="468" height="381" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/03/amazing-libraries-handelingenkamer.jpg 468w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/03/amazing-libraries-handelingenkamer-300x244.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/03/amazing-libraries-handelingenkamer-210x170.jpg 210w" sizes="(max-width: 468px) 100vw, 468px" /></a></p>
<h4><strong>4. Iowa State Capitol Law Kütüphanesi, Amerika Birleşik Devletleri</strong></h4>
<p style="text-align: center;"><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/03/amazing-libraries-iowa-state-law1.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-2239" alt="amazing-libraries-iowa-state-law1" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/03/amazing-libraries-iowa-state-law1.jpg" width="513" height="658" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/03/amazing-libraries-iowa-state-law1.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/03/amazing-libraries-iowa-state-law1-233x300.jpg 233w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/03/amazing-libraries-iowa-state-law1-210x269.jpg 210w" sizes="(max-width: 513px) 100vw, 513px" /></a></p>
<h4><strong>5. British Museum&#8217;deki Kütüphane Bölümü, İngiltere</strong></h4>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/03/amazing-libraries-reading-room-british-museum.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-2240" alt="amazing-libraries-reading-room-british-museum" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/03/amazing-libraries-reading-room-british-museum.jpg" width="468" height="600" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/03/amazing-libraries-reading-room-british-museum.jpg 468w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/03/amazing-libraries-reading-room-british-museum-234x300.jpg 234w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/03/amazing-libraries-reading-room-british-museum-210x269.jpg 210w" sizes="(max-width: 468px) 100vw, 468px" /></a></p>
<h4><strong>6. Real Gabinete Portugues de Leitura, Rio de Janeiro, Brezilya</strong></h4>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/03/amazing-libraries-real-gabinete-portugues.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-2241" alt="amazing-libraries-real-gabinete-portugues" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/03/amazing-libraries-real-gabinete-portugues.jpg" width="468" height="600" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/03/amazing-libraries-real-gabinete-portugues.jpg 468w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/03/amazing-libraries-real-gabinete-portugues-234x300.jpg 234w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/03/amazing-libraries-real-gabinete-portugues-210x269.jpg 210w" sizes="(max-width: 468px) 100vw, 468px" /></a></p>
<h4><strong>7.Rijksmuseum Kütüphane Bölümü,  Hollanda</strong></h4>
<p style="text-align: left;"><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/03/amazing-libraries-rijksmuseum-amsterdam.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-2242" alt="amazing-libraries-rijksmuseum-amsterdam" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/03/amazing-libraries-rijksmuseum-amsterdam.jpg" width="456" height="451" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/03/amazing-libraries-rijksmuseum-amsterdam.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/03/amazing-libraries-rijksmuseum-amsterdam-300x296.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/03/amazing-libraries-rijksmuseum-amsterdam-210x207.jpg 210w" sizes="(max-width: 456px) 100vw, 456px" /></a> <strong>8. Stockholm Halk Kütüphanesi, İsveç</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong></strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/03/amazing-libraries-stockholm-public.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-2243" alt="amazing-libraries-stockholm-public" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/03/amazing-libraries-stockholm-public.jpg" width="513" height="636" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/03/amazing-libraries-stockholm-public.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/03/amazing-libraries-stockholm-public-241x300.jpg 241w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/03/amazing-libraries-stockholm-public-210x260.jpg 210w" sizes="(max-width: 513px) 100vw, 513px" /></a> <strong>9. Strahov Monastery Kütüphanesi, Prag, Çek Cumhuriyeti</strong></p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/03/amazing-libraries-strahov-prague.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-2244" alt="amazing-libraries-strahov-prague" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/03/amazing-libraries-strahov-prague.jpg" width="468" height="600" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/03/amazing-libraries-strahov-prague.jpg 468w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/03/amazing-libraries-strahov-prague-234x300.jpg 234w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/03/amazing-libraries-strahov-prague-210x269.jpg 210w" sizes="(max-width: 468px) 100vw, 468px" /></a> <strong>10. Suzzallo Kütüphanesi, Washington Üniversitesi, Amerika Birleşik Devletleri</strong></p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/03/amazing-libraries-suzzalo-washington.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-2245" alt="amazing-libraries-suzzalo-washington" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/03/amazing-libraries-suzzalo-washington.jpg" width="468" height="306" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/03/amazing-libraries-suzzalo-washington.jpg 468w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/03/amazing-libraries-suzzalo-washington-300x196.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/03/amazing-libraries-suzzalo-washington-210x137.jpg 210w" sizes="(max-width: 468px) 100vw, 468px" /></a></p>
<h4><strong>11.Thomas Fisher Kütüphanesi, Toronto Üniversitesi, Kanada</strong></h4>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/03/amazing-libraries-thomas-fisher-rare-books.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-2246" alt="amazing-libraries-thomas-fisher-rare-books" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/03/amazing-libraries-thomas-fisher-rare-books.jpg" width="468" height="600" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/03/amazing-libraries-thomas-fisher-rare-books.jpg 468w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/03/amazing-libraries-thomas-fisher-rare-books-234x300.jpg 234w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/03/amazing-libraries-thomas-fisher-rare-books-210x269.jpg 210w" sizes="(max-width: 468px) 100vw, 468px" /></a></p>
<h4><strong>12.Trinity College Kütüphanesi, Dublin, İrlanda</strong></h4>
<p style="text-align: center;"><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/03/amazing-libraries-trinity-college-dublin1.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-2247" alt="amazing-libraries-trinity-college-dublin1" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/03/amazing-libraries-trinity-college-dublin1.jpg" width="513" height="685" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/03/amazing-libraries-trinity-college-dublin1.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/03/amazing-libraries-trinity-college-dublin1-224x300.jpg 224w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/03/amazing-libraries-trinity-college-dublin1-210x280.jpg 210w" sizes="(max-width: 513px) 100vw, 513px" /></a></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2014/03/05/hogwartstan-firlamis-gibi-gorunen-12-muhtesem-kutuphane/">Hogwarts&#8217;tan Fırlamış Gibi Görünen 12 Muhteşem Kütüphane</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2014/03/05/hogwartstan-firlamis-gibi-gorunen-12-muhtesem-kutuphane/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>5</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hans Brinker: Dünyanın En Kötü Oteline Hoşgeldiniz</title>
		<link>https://oitheblog.com/2014/01/02/hans-brinker-dunyanin-en-kotu-oteline-hosgeldiniz/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2014/01/02/hans-brinker-dunyanin-en-kotu-oteline-hosgeldiniz/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Jan 2014 22:32:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[AMSTERDAM]]></category>
		<category><![CDATA[FAYDALI Bİ' ŞEYLER]]></category>
		<category><![CDATA[HOLLANDA]]></category>
		<category><![CDATA[Amsterdam]]></category>
		<category><![CDATA[amsterdam gezi blog]]></category>
		<category><![CDATA[Amsterdam Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[amsterdam hostel]]></category>
		<category><![CDATA[amsterdam nerede]]></category>
		<category><![CDATA[amsterdam nerelere gitmeli]]></category>
		<category><![CDATA[amsterdam oteller]]></category>
		<category><![CDATA[avrupa gezi]]></category>
		<category><![CDATA[dünyanın en kötü oteli]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi Notları]]></category>
		<category><![CDATA[hans brinker]]></category>
		<category><![CDATA[hans brinker hostel]]></category>
		<category><![CDATA[Hollanda]]></category>
		<category><![CDATA[hostel]]></category>
		<category><![CDATA[Seyahat]]></category>
		<category><![CDATA[Seyahat Blog]]></category>
		<category><![CDATA[seyahat ipuçları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=1773</guid>

					<description><![CDATA[<p>Öncelikle, başlıktan dolayı ön yargı oluşmaması için şunu bir açıklığa kavuşturmakta fayda var. Hans Brinker hosteli bizim gidip de &#8220;off burası...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2014/01/02/hans-brinker-dunyanin-en-kotu-oteline-hosgeldiniz/">Hans Brinker: Dünyanın En Kötü Oteline Hoşgeldiniz</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/Image5.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-1805" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/Image5.jpg" alt="Image5" width="400" height="300" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/Image5.jpg 400w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/Image5-300x225.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/Image5-210x157.jpg 210w" sizes="(max-width: 400px) 100vw, 400px" /></a></p>
<p>Öncelikle, başlıktan dolayı ön yargı oluşmaması için şunu bir açıklığa kavuşturmakta fayda var. <strong>Hans Brinker </strong>hosteli bizim gidip de &#8220;off burası çok kötü hemen blog&#8217;a yazalım da insanlar gitmesin&#8221; dediğimiz bir yer değil, otel kendini &#8220;dünyanın en kötü oteli&#8221; olarak tanıtıyor ve bu özelliğiyle övünerek birçok insanın ilgisini çekmeyi ve sürekli dolu olmayı başarıyor. Hatta otel dünyanın en kötü otel sıralamasında bir numara olmak için özellikle ekstra kötü şartlar sunuyor. Evet biz de ilk duyduğumuzda şaşırmıştık.</p>
<p>Genel olarak hostellerin gecelik ücretlerinden bile yola çıkarak konaklamanızda sizi nasıl bir deneyim beklediğini tahmin edebilirsiniz. Genel konsepti birçok kişiyle aynı odada kalmalı olan, uygun fiyata konaklama sağladığı için genç ve öğrenci popülasyonun yüksek olduğu dolayısıyla bol içmeli dağıtmalı bir ortam olan hostellerin, güvenlik ve hijyen açısından pek yüksek standartlar sağlamadığı aşikar. <strong>Amsterdam</strong>&#8216;da bulunan Hans Brinker Hosteli bu gerçeği kabullenerek, insanları alaycı bir şekilde ve kişisel fikrimi soracak olursanız, dünyanın en dahi reklam kampanyalarından biriyle otelde kötü şartlar olduğuna dair uyarıyor. O kadar kötü şartlardan söz ediyoruz ki, bazı hosteller yanında 5 yıldızlı otel gibi bile kalabilir.</p>
<p>Konsepti kavramanız için sizi reklam kampanyalarının içerikleri ve diğer görsellere baş başa bırakıyorum.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/hans_brinker_hotel04.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-1803" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/hans_brinker_hotel04.jpg" alt="hans_brinker_hotel04" width="500" height="348" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/hans_brinker_hotel04.jpg 500w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/hans_brinker_hotel04-300x208.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/hans_brinker_hotel04-210x146.jpg 210w" sizes="(max-width: 500px) 100vw, 500px" /></a></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-28315-1379946729-23.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-1800" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-28315-1379946729-23.jpg" alt="enhanced-buzz-wide-28315-1379946729-23" width="421" height="595" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-28315-1379946729-23.jpg 701w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-28315-1379946729-23-210x297.jpg 210w" sizes="(max-width: 421px) 100vw, 421px" /></a></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/Brinker-eco-friendly.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-1810" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/Brinker-eco-friendly.jpg" alt="Brinker eco friendly" width="353" height="500" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/Brinker-eco-friendly.jpg 353w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/Brinker-eco-friendly-211x300.jpg 211w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/Brinker-eco-friendly-210x297.jpg 210w" sizes="(max-width: 353px) 100vw, 353px" /></a> <a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/Hans-Brinker-Hotel.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-1811" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/Hans-Brinker-Hotel.jpg" alt="Hans-Brinker-Hotel" width="507" height="355" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/Hans-Brinker-Hotel.jpg 634w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/Hans-Brinker-Hotel-300x210.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/Hans-Brinker-Hotel-210x147.jpg 210w" sizes="(max-width: 507px) 100vw, 507px" /></a> <a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-25198-1379947395-37.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-1799" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-25198-1379947395-37.jpg" alt="enhanced-buzz-wide-25198-1379947395-37" width="594" height="421" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-25198-1379947395-37.jpg 990w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-25198-1379947395-37-300x212.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-25198-1379947395-37-210x148.jpg 210w" sizes="(max-width: 594px) 100vw, 594px" /></a> <a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-25181-1379949416-37.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-1798" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-25181-1379949416-37.jpg" alt="enhanced-buzz-wide-25181-1379949416-37" width="594" height="431" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-25181-1379949416-37.jpg 990w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-25181-1379949416-37-300x217.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-25181-1379949416-37-210x152.jpg 210w" sizes="(max-width: 594px) 100vw, 594px" /></a> <a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-21338-1379946729-16.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-1797" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-21338-1379946729-16.jpg" alt="enhanced-buzz-wide-21338-1379946729-16" width="421" height="595" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-21338-1379946729-16.jpg 701w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-21338-1379946729-16-210x297.jpg 210w" sizes="(max-width: 421px) 100vw, 421px" /></a> <a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-20799-1379949482-22.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-1796" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-20799-1379949482-22.jpg" alt="enhanced-buzz-wide-20799-1379949482-22" width="308" height="475" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-20799-1379949482-22.jpg 776w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-20799-1379949482-22-194x300.jpg 194w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-20799-1379949482-22-662x1024.jpg 662w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-20799-1379949482-22-210x324.jpg 210w" sizes="(max-width: 308px) 100vw, 308px" /></a> <a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-25209-1379947122-9.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-1795" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-25209-1379947122-9.jpg" alt="enhanced-buzz-25209-1379947122-9" width="381" height="507" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-25209-1379947122-9.jpg 576w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-25209-1379947122-9-225x300.jpg 225w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-25209-1379947122-9-210x280.jpg 210w" sizes="(max-width: 381px) 100vw, 381px" /></a> <a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-15599-1379951914-33.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-1794" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-15599-1379951914-33.jpg" alt="enhanced-buzz-15599-1379951914-33" width="372" height="520" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-15599-1379951914-33.jpg 620w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-15599-1379951914-33-214x300.jpg 214w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-15599-1379951914-33-210x293.jpg 210w" sizes="(max-width: 372px) 100vw, 372px" /></a> <a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/hans.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-1802" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/hans.jpg" alt="hans" width="486" height="329" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/hans.jpg 736w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/hans-300x203.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/hans-210x142.jpg 210w" sizes="(max-width: 486px) 100vw, 486px" /></a> <a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/hans-brinker-ads.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-1804 size-full" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/hans-brinker-ads.jpg" alt="Dünyanın En Kötü Oteli" width="400" height="380" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/hans-brinker-ads.jpg 400w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/hans-brinker-ads-300x285.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/hans-brinker-ads-210x199.jpg 210w" sizes="(max-width: 400px) 100vw, 400px" /></a></p>
<p><iframe loading="lazy" src="//www.youtube.com/embed/uv3KqZUY_qc" width="420" height="315" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></p>
<p><iframe loading="lazy" src="//player.vimeo.com/video/65286998" width="500" height="293" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2014/01/02/hans-brinker-dunyanin-en-kotu-oteline-hosgeldiniz/">Hans Brinker: Dünyanın En Kötü Oteline Hoşgeldiniz</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2014/01/02/hans-brinker-dunyanin-en-kotu-oteline-hosgeldiniz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yılbaşını Geçirebileceğiniz En Eğlenceli 9 Şehir</title>
		<link>https://oitheblog.com/2013/12/19/yilbasini-gecirebileceginiz-en-eglenceli-9-sehir/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2013/12/19/yilbasini-gecirebileceginiz-en-eglenceli-9-sehir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Dec 2013 18:06:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ALMANYA]]></category>
		<category><![CDATA[AMERİKA]]></category>
		<category><![CDATA[AMSTERDAM]]></category>
		<category><![CDATA[AVUSTRALYA]]></category>
		<category><![CDATA[BERLİN]]></category>
		<category><![CDATA[FAYDALI Bİ' ŞEYLER]]></category>
		<category><![CDATA[FRANSA]]></category>
		<category><![CDATA[HOLLANDA]]></category>
		<category><![CDATA[LAS VEGAS]]></category>
		<category><![CDATA[NEW YORK]]></category>
		<category><![CDATA[ORLANDO]]></category>
		<category><![CDATA[PARİS]]></category>
		<category><![CDATA[SIDNEY]]></category>
		<category><![CDATA[amsterdam yılbaşı]]></category>
		<category><![CDATA[christmas ne zaman]]></category>
		<category><![CDATA[christmas nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Fransa Yılbaşı]]></category>
		<category><![CDATA[ispanya yılbaşı]]></category>
		<category><![CDATA[las vegas yılbaşı]]></category>
		<category><![CDATA[londra yılbaşı]]></category>
		<category><![CDATA[Paris Yılbaşı]]></category>
		<category><![CDATA[roma yılbaşı]]></category>
		<category><![CDATA[sydney yılbaşı]]></category>
		<category><![CDATA[ülkeler yılbaşı]]></category>
		<category><![CDATA[ülkeler yılbaşına nasıl giriyor]]></category>
		<category><![CDATA[ülkeler yılbaşını nasıl kutluyor]]></category>
		<category><![CDATA[yılbaşı]]></category>
		<category><![CDATA[yılbaşı etkinlik]]></category>
		<category><![CDATA[yılbaşı hediyeleri]]></category>
		<category><![CDATA[yılbaşı hediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[yılbaşı kutlamaları]]></category>
		<category><![CDATA[yılbaşı planları]]></category>
		<category><![CDATA[yılbaşı tatili]]></category>
		<category><![CDATA[yılbaşında yapılacaklar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=1678</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bana soracak olursanız, yılbaşı dünyanın en abartılan kutlaması. Ortada &#8220;eğlenme zorunluluğu&#8221; gibi bir durum olduğu için karamsarlık level&#8217;ımı son noktaya...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2013/12/19/yilbasini-gecirebileceginiz-en-eglenceli-9-sehir/">Yılbaşını Geçirebileceğiniz En Eğlenceli 9 Şehir</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bana soracak olursanız, yılbaşı dünyanın en abartılan kutlaması. Ortada &#8220;eğlenme zorunluluğu&#8221; gibi bir durum olduğu için karamsarlık level&#8217;ımı son noktaya çıkararak, ölüme bir adım daha yaklaştığımız için havai fişek patlatıyoruz gibi hissediyorum. Üstelik yılbaşı dediğimizde her sene ‘Bu sene ne yapacağız?’ derdi, hadi diyelim bir şeyler yapmaya karar verdik, nasıl gideceğiz, nasıl döneceğiz, taksi bulabilecek miyiz, akabinde ‘ulan yaşlandık he’ hissi gibi sorunlar çıkıyor başımıza. Hadi oldu da bir çılgınlık yaptınız Taksim’e gittiniz o zaman da ‘zaman kötü kolla götü’ endişesi. Gördüğünüz gibi gerçek bir kaos. En güzeli evde oturup memedalierbil izlemek.</p>
<p>Benim gibi hissetmeyen insanlar, yılbaşını dünyanın birçok şehrinde dev organizasyonlarla kutluyor. Belki başka bir şehirde yılbaşı kutlamayı ben bile sevebilirdim diye düşünüyorum. Yılbaşını farklı bir ülkede, farklı insanlarla, farklı bir ortamda kutlamak gerçekten çok değişik ve eğlenceli bir deneyim olabiliyor. Bu deneyimi yaşayabileceğiniz ve dünyada yılbaşı organizasyonlarıyla ön plana çıkmayı başarmış birkaç şehirden söz etmek gerekirse.</p>
<p><strong>1. New York- Times Square</strong></p>
<p>Burada, gece yarısı yani yeni yıla girerken gerçekleşen &#8216;Times Square top düşüşü&#8217; ile ünlenmiş bir kutlama oluyor. Tamam iyi hoş, ışıl ışıl bir top bu ama geri sayım yaparken bu topun hareket etmeye başlaması bu kadar insana neden bir anlam ifade ediyor ben de bilmiyorum. Hava Aralık ayında ortalama 0 derece olmasına rağmen her sene milyonlar akın ediyor buraya, gece boyu süren birçok konser ve etkinlikle eğlenceli bir kutlama oluyor.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/times-square-new-years-eve-2013.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-1680" alt="times-square-new-years-eve-2013" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/times-square-new-years-eve-2013.jpg" width="674" height="428" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/times-square-new-years-eve-2013.jpg 1370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/times-square-new-years-eve-2013-300x190.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/times-square-new-years-eve-2013-1024x650.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/times-square-new-years-eve-2013-210x133.jpg 210w" sizes="(max-width: 674px) 100vw, 674px" /></a></p>
<p><strong>2. Paris</strong></p>
<p>Paris, klasikleşmiş bir başka yılbaşı kutlamasına ev sahipliği yapıyor. Eyfel Kulesi&#8217;nin etrafında gerçekleşen havai fişek gösterisi görsel olarak gerçekten çok hoş. Ayrıca bu dönemde Paris ışıl ışıl süslenmiş sokaklarıyla, dekorasyonlarıyla gezmesi çok keyifli.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/Paris.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-1681" alt="Paris" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/Paris.jpg" width="576" height="384" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/Paris.jpg 1200w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/Paris-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/Paris-1024x682.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/Paris-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 576px) 100vw, 576px" /></a><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/eiffel-tower-fireworks.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-1683" alt="eiffel-tower-fireworks" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/eiffel-tower-fireworks.jpg" width="568" height="360" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/eiffel-tower-fireworks.jpg 1229w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/eiffel-tower-fireworks-300x189.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/eiffel-tower-fireworks-1024x648.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/eiffel-tower-fireworks-210x132.jpg 210w" sizes="(max-width: 568px) 100vw, 568px" /></a></p>
<p><strong>3. Londra</strong></p>
<p>Havai fişek gösterileriyle ön plana çıkmış bir başka şehir de Londra.<br />
<iframe loading="lazy" width="1170" height="658" src="https://www.youtube.com/embed/q1yLRK2M8YQ?feature=oembed" frameborder="0" allowfullscreen></iframe></p>
<p><strong>4. Rio de Janeiro- Copacabana Plajı </strong></p>
<p>Brezilya&#8217;da yılbaşı kutlamak isteyenler gördüğünüz gibi Copacabana plajına adeta akın ediyor. Tabi ki havai fişeksiz yılbaşı kutlaması olmaz. Ama burası hem aktivite, hem eğlence, hem hava koşulları göz önünde bulundurulduğunda yılbaşı kutlamak için en ideal şehirlerden biri. Yılbaşını dışarda şort tişörtle geçirmek isteyenler buraya.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/brazil-new-year-2009-12-31-21-40-37.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-1696" alt="brazil-new-year-2009-12-31-21-40-37" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/brazil-new-year-2009-12-31-21-40-37.jpg" width="800" height="422" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/brazil-new-year-2009-12-31-21-40-37.jpg 800w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/brazil-new-year-2009-12-31-21-40-37-300x158.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/brazil-new-year-2009-12-31-21-40-37-210x110.jpg 210w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /></a></p>
<p><strong>5. Sydney</strong></p>
<p>Yeni yıla ilk giren şehirlerden biri olduğu için, &#8216;Amaaan Sydney&#8217;i her sene haberlerde izliyoruz zaten&#8217; diyor olabilirsiniz. Ama burada da Aralık ayında mevsimin yaz olması bence gitmek için yeterli bir sebep.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/60.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-1692" alt="60" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/60.jpg" width="707" height="530" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/60.jpg 992w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/60-300x224.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/60-210x157.jpg 210w" sizes="(max-width: 707px) 100vw, 707px" /></a></p>
<p><strong>6. Berlin</strong></p>
<p>Konu eğlence olunca Berlin&#8217;de zaten her gün yılbaşı. Yılbaşına özel fazladan da bir sürü organizasyonlar, konserler, çılgın kulüp partileri oluyor.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/7.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-1691" alt="7" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/7.jpg" width="750" height="506" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/7.jpg 750w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/7-300x202.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/7-210x141.jpg 210w" sizes="(max-width: 750px) 100vw, 750px" /></a></p>
<p><strong>7. Orlando- Disney World</strong></p>
<p>Disney World genellikle çocuklu ailelerin tercih edeceği bir destinasyon gibi gelse de ,burada yılbaşı için yetişkinlere özel birçok aktivite ve eğlence oluyor. Hava da ortalama 25 derece ve Orlando&#8217;ya tatil için çok ideal bir dönem.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/large10-2.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-1686" alt="large10-2" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/large10-2.jpg" width="476" height="288" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/large10-2.jpg 595w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/large10-2-300x181.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/large10-2-210x127.jpg 210w" sizes="(max-width: 476px) 100vw, 476px" /></a> <a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/wdw-fireworks.png"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-1687" alt="wdw-fireworks" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/wdw-fireworks.png" width="532" height="414" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/wdw-fireworks.png 665w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/wdw-fireworks-300x233.png 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/wdw-fireworks-210x163.png 210w" sizes="(max-width: 532px) 100vw, 532px" /></a></p>
<p><strong>8. Amsterdam</strong></p>
<p>Amsterdam&#8217;da normalde çılgın havai fişek gösterisi olmuyor. Daha çok sokakta kendi kendine havai fişek patlamaya çalışan, normal bir günde yaptıklarını görsek &#8216;bir yeri yakacak bu gerzekler ulan&#8217; diyeceğimiz insanlar doluşuyor. Sokaklarda, barlarda, kulüplerde, nereyi boş buluyorsa eğleniyor zaten bu halk.</p>
<p><iframe loading="lazy" width="1170" height="658" src="https://www.youtube.com/embed/JCx06G5ENU8?feature=oembed" frameborder="0" allowfullscreen></iframe></p>
<p><strong>9. Las Vegas</strong></p>
<p>Las Vegas, herşeyin en iyisini, herşeyin en pahalısını, en büyüğünü yapmazsa olmaz. Aşağıda da görebileceğiniz gibi hayat pahasına da olsa abartı performanslar, Rihanna&#8217;nın ev sahipliği yaptığı partiler, efendim başka bir yerde Jay-Z  konseri gibi etkinliklerle karşılaşmak mümkün. Gece yarısı da 6-7 otelden aynı anda atılan havai fişekler gördüğünüz gibi çok güzel bir sahne oluşturuyor.</p>
<p style="text-align: center;"><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/Las-Vegas-New-years-Eve-2013.jpeg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-1688" alt="Fireworks fill the Las Vegas sky New Years 2006." src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/Las-Vegas-New-years-Eve-2013.jpeg" width="605" height="373" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/Las-Vegas-New-years-Eve-2013.jpeg 1500w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/Las-Vegas-New-years-Eve-2013-300x185.jpeg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/Las-Vegas-New-years-Eve-2013-1024x631.jpeg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/Las-Vegas-New-years-Eve-2013-210x129.jpeg 210w" sizes="(max-width: 605px) 100vw, 605px" /></a></strong></p>
<p><iframe loading="lazy" src="//www.youtube.com/embed/MLejkyXbJlc" height="315" width="560" allowfullscreen="" frameborder="0"></iframe></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2013/12/19/yilbasini-gecirebileceginiz-en-eglenceli-9-sehir/">Yılbaşını Geçirebileceğiniz En Eğlenceli 9 Şehir</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2013/12/19/yilbasini-gecirebileceginiz-en-eglenceli-9-sehir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
