Tintin’in Evini Keşfediyoruz: Brüksel Gezilecek Yerler

Bizi tanıyanlar ya da takip edenler bilir, Brüksel ile pek de bağ kurabilmiş değiliz. Nedense bir bürokrasi şehriymiş, biraz kasvetli biraz da “sıkıcıymış” gibi bir görüntüsü var kafamızda. Giden, seven, yaşayan arkadaşlarımızın bazıları bu konunda bize hak veriyor, bazıları ise “siz bir de lokallerle gezince görün” şeklinde bizi eleştiri yağmuruna tutuyor, ancak sevin ya da sevmeyin, bu şehir bir bilet kapıp en azından bir hafta sonunuzu ayırmak için o kadar da kötü bir fikir değil. Pek tabi bir Benelüks turu planlayıp çevre şehirleri ile birlikte görürseniz bizce çok daha güzel olabilir orası ayrı. Lafı uzatmayalım, karşınızda Brüksel Gezilecek Yerler!

***Başlamadan gelen not: Bu noktada bir çoğunuzun Benelüks-Paris turu yapma ihtimalini tahmin ettiğimiz için, Amsterdam Gezi Rehberi, Paris Gezi Rehberi, Alternatif Amsterdam Rehberi, Paris Alışveriş Rehberi ve Brüksel ile ilgili tüm yeme içme, konaklama, bütçe gibi detayları toparladığımız Brüksel İpuçları rehberimizi de buraya bırakıyoruz.

Grand Place Brüksel

Grand Place

Grand Place Brüksel’in en bilindik meydanı olmasının yanı sıra genel olarak şehrin en turistik yeri. Meydana ayak bastığınız andan itibaren meydanın ihtişamından aklınızı kaçırabilirsiniz, zira çok büyük bir meydan olmamasına rağmen görsel açıdan gözlerinizden kalpler çıkartabilecek bir güzelliği var. Meydanın orta yerinde durduğunuz anda büyük ihtimalle ilk ilginizi çekecek bina, Hotel de Ville olarak geçen belediye sarayı. Buranın hemen karşısında da “Maison du Roi” (Kralın evi anlamına geliyormuş) binasında Brüksel’in Kent Müzesi yer alıyor. Belçika tarihi ve kültürü ne kadar ilginizi çekmeyi başardı bilemiyoruz ancak şehri daha yakından tanımak istiyorsanız bu müze size tam size göre.

Meydanda sene boyunca çeşitli etkinlikler ve konserler düzenleniyor (Grup Yorum konseri olursa gaz sıkıyorlarmış) ancak en yoğun ilgi gören etkinliklerden biri 2 senede bir hazırlanan, rengarenk çiçeklerle o senenin temasına göre tasarlanan “Flower Carpet”, yani çiçek halısı. Son yapılan halının teması Türk kilimi olmuş ve 1 milyona yakın begonvil kullanılmış. İlgilenenler için bir sonraki 12-15 Ağustos 2016’da gerçekleşiyor olacak.

Ulaşım: Şehrin merkezindeyseniz muhtemelen bulunduğunuz yerden meydana yürüyerek kolayca ulaşıyor olacaksınız ancak başka bir noktadan geliyorsanız, 3,4 ve 32 nolu tramvayları kullanarak “Beurs” durağında inebilirsiniz. Meydan durağa yaklaşık 5 dakika yürüme mesafesinde.

Kent Müzesi’ne giriş: Brussels Pass ile ücretsiz, normal giriş €4, öğrenci €3

Kent Müzesi’nin saatleri: Pazartesi kapalı, Salı-Pazar 10:00-17:00, Perşembe günleri kapanış saati 20:00

-Grand Place yakınlarında ilginizi çekebilecek birkaç müze daha var; Belgian Brewery Museum (bira müzes), MOOF olarak bilinen ve çizgi kahramanlarının figürlerinin sergilendiği Museum of Original Figures ve kostüm ve dantel müzesi olan Musee Du Costume et de la Dentelle. Bunların hepsine Brussels Pass ile giriş ücretsiz. Gördüğünüz gibi Brussels Pass bu şehirde bir turistin her şeyi, canı ciğeri.

Manneken Pis

Manneken-Pis Heykeli

Öncelikle şunu söylemeden geçemeyeceğiz, bu heykel bizi çok sinirlendirdi. “Heykele sinirlenilir mi ulan?” demeyin, emin olun gidip görünce siz de sinirleneceksiniz. Zira kendisi küçük bir “saksı” ebatlarında olduğu için heykeli gördüğünüz andan itibaren ilk 5 dakika boyunca yanlış yere geldiğinizi düşünebilirsiniz. Bu konuda yalnız değiliz, zira yakın bir dostumuzun annesinin “gerçeği uzakta diye beni uyduruğuna getirdin” diye kızına küsmüşlüğü bile var. Buna rağmen, Flaman heykeltraş Jerome Duquesnoy tarafından yapılan Manneken-Pis heykeli Brüksel’in en popüler turist magnetlerinden, en ikonik yapılarından biri. Daha önce heykelin birkaç kez çalınması ve kırılmasından mütevellit göreceğiniz heykel aslında bir kopya. İlginç yanlarından biri de bugüne kadar heykele 800’e yakın kostümü yapılmış ve neredeyse her hafta değişik kostümler giydiriliyor olması.

Ulaşım:  Grand Place’den Hotel De Ville binasını karşınıza alarak Rue Charles Buls caddesinden dümdüz ilerlediğinizde Rue de l’Etuve ve rue de Chene caddelerinin kesiştiği noktada heykeli görebilirsiniz.

Galeries Royales St-Hubert

Galeries Royales St-Hubert

Grand Place’ten çıkan ara sokaklara daldığınızda çikolatacılar, muhteşem kokularıyla sizi obeziteye sürükleyecek waffle’cılar, küçük kafeler ve hediyelik eşya satan mağazalarla karşılaşacaksınız. Bu bölgeden birazcık daha uzaklaşırsanız aynı zamanda Galeries Royales St-Hubert adı ile bilinen, camekan tavan ve vitrinleriyle oldukça hoş bir mimariye sahip olan bir pasaj var. Burada da bol bol çikolatacı, cafe/restoran ve (pahalı) butik ve mağazaları dolaşabilirsiniz. (dikkatinizi çekeriz, “dolaşabilirsiniz” diyoruz) Farklı farklı çikolata denemek, tatlı komasına girmek niyetindeyseniz, doğru yerdesiniz.

Ulaşım: Pasaja şu sokaklardan giriş var; Rue de l’Ecuyer, Rue d’Arenberg, Rude des bouchers, Rue du Marche aux herbes. Metro kullanacaksanız “Gare Centrale” durağında inebilirsiniz. Pasaj durağa 4-5 dakika yürüme mesafesinde.

Saat: Pasajın kapandığı belli bir saat yok, her mağazanın kendi açılış kapanış saati var. Tabi ki Pazar günleri çoğu yer kapalı ama yine de birkaç yer açık görmeniz mümkün.

İpuçları: Buralara kadar gelmişken, pasajın Rue d’Arenberg çıkışının oradaki A la Mort Subite’de bir şeyler içebilirsiniz. Lokal arkadaşlarımızdan aldığımız bilgilere göre buranın biraları Brükselliler arasında oldukça popüler.

8636343679_eeb1ddc12f_z

Cathedral des Sts-Michel-et-Gudule

Pasajın Rue d’Arenberg caddesi çıkışından sağ yapıp dümdüz ilerlediğinizde karşınıza bir park ve hemen ilerisinde de Brüksel’in katedrali olan Cathedral des Sts-Michel-et-Gudule çıkacak. (yol tarifi vermekten sakınmadık) Zaten Gotik mimarisi ile bu katedral uzaktan da ilginizi çekebilir. Flaman azize Gudula (evet adı Halime gibi) ve Aziz Mikail’e adanmış bu katedralin tamamlanması yaklaşık 300 yıl sürmüş. Hala aktif bir katedral olduğunu ve her gün belli saatlerde hem Fransızca hem Flemenkçe ayinler olduğunu da hatırlatalım. Zaten siz de ah bir Flemenkçe ayin olsa da gitsek diyordunuz di mi?

Giriş: Ücretsiz

Saatler: Pazartesi-Cuma 07:30-18:00, Cumartesi 07:30-15:30, Pazar 14:00-18:00

Ulaşım: Metro- “Gare Centrale” durağı.

brussels park

Parc de Bruxelles (Warandepark)

Siz de bu noktada Brüksel’de çok da fazla yapacak şey olmadığını, kendinizi çok da yormadan şehri kolayca keşfedebileceğiniz fark ettiyseniz, en yakın parka gidip gezilecek yer telaşı olmadan doyasıya bayılma vakti geldi. Park bulmak için merkezden fazla uzaklaşmanıza gerek yok. Parc de Bruxelles, şehrin tam ortasında bulunuyor. Bizce biranızı ya da waffelarınızı alıp dinlenmek için ideal bir noktada. Ayrıca “Bizim niye böyle parkımız yok” hüznü yaşamak için müthiş bir ortam sağlıyor, oley!

Ulaşım: Metro – “Parc” durağı. (Katedralden 5 dakika yürüme mesafesinde). Parkın bir ucu katedrale bir ucuz da Place Royal bölgesine yakın.

royal palace brussels

Place Royal

Burası Kraliyet Sarayı’nın bulunduğu ve bir takım müzelerle çevirili olan bölge. Saray, yani Palais Royal, kraliyet ailesinin yaşadığı yer olmasa da (merak ediyorsanız kendileri şu an Laeken Sarayında yaşıyor) hala bürokratik görüşmeler için kullanıyor ve ilgilenenler için yaz aylarında gezmeye açık. Şöyle bir saray havası alabilir, özellikle öğrenci evinde yaşıyorsanız çok yüksek ihtimalle Uğur Dündar’ın basacağı türden bir eve sahip olduğunuz için benliğinizden utanabilirsiniz.

Saatler: 22 Temmuz- 6 Eylül tarihlerinde açık. Giriş saatleri: 10:30-16:30

Giriş: Ücretsiz

-Sarayın hemen yanında, Brüksel’in diğer önemli dini yapılarından Saint-Jacques-sur-Coudenberg kilisesi bulunuyor.

-Kilisenin karşısında müzik enstrümanlarının sergilendiği Musee des Instruments de Musique müzesi var. (Brussels Pass ile giriş ücretsiz)

-Onun hemen yanında da Musees Royaux des Beaux Arts de Belgique (Kraliyet Güzel Sanatlar Müzesi) müze kompleksi kapsamında olan modern sanat galerisi Musee d’Art Moderne,   Belçikalı meşhur ressam Rene Magritte’in eserlerinin sergilendiği Musee Magritte, farklı sanat akımlarından olan Bosch, Rubens, Rembrandt gibi önemli Flaman sanatçılarının eserlerinin bulunduğu Musee d’Art Ancien var. Müzelere doyamadık.

Giriş: Her müzeye giriş €8, paket halinde alırsanız €13, Brussels Pass ile ücretsiz.

Saatler: Pazartesi kapalı, Salı-Cuma 10:00-17:00, Cumartesi & Pazar 11:00-18:00

sablon bit pazarı

Place du Grand Sablon

Sablon, Brüksel’in daha nezih, daha zenginli, daha “Şekerim hadi avluda buluşalım da 5 çayı içelim” diyen insanların yaşadığı bölgelerinden. Burası antika mağazaları, butik ve restoranların yoğunlaştığı bir bölge. Eğer seyahatiniz Pazar gününe denk geliyorsa, Place du Grand Sablon caddesinde Brüksel’in en popüler bit pazarı kuruluyor. İncik cıncık bir şeyler bakmak isterseniz mutlaka uğrayın.

Ulaşım: Royal Place’den 10 dakika yürüme mesafesinde. Tramvay kullanırsanız Kleine Zavel durağında inebilirsiniz. Cadde duraktan birkaç dakika yürüme mesafesinde.

Parlimentarium

Brüksel’in Avrupa şehirleri arasında önemli olmasının en büyük faktörlerinden biri Avrupa Birliği merkezinin burada olması. Bu durum sizi heyecanlandırıyor ya da ilgilendiriyor mu bilemiyoruz, ancak gurbet elde gezecek başka yer bulamadıysanız ve “zaten bizi aldıkları yok, bari kapıdan girip bi’ arkadaşlara bakalım” diyorsanız parlamento binasında bulunan Parlimentarium Müzesi’ni ziyaret edebilir, Avrupa Birliğinin dünya çapında neler yaptığı konusunda aydınlanabilirsiniz. Çok da sorgulamanıza gerek yok bizce, çünkü giriş ücretsiz.

Ulaşım: Rue Wiertz 60, Willy Brandt Binasında. Tramvay Durağı- Gare de Bruxelles-Luxembourg. Metro ile Maelbeek ya da Trone duraklarında inerseniz müze yaklaşık 10 dakika yürüme mesafesinde. Place Royal’den de yürüyerek 10 dakikada ulaşabilirsiniz.

Saatler: Pazartesi 13:00-18:00, Salı-Cuma 09:00-18:00, Cuma & Cumartesi 10:00-18:00

Doğa Bilimleri Müzesi

Brüksel’de gezecek yer yok diye diye size gezebileceğiniz bir sürü alternatif müze sıralamış bulunduk. Arkadaşlar, yazının şu noktasında fark ettik ki, galiba Brüksel’de gezilecek bir sürü yer varmış. Tabi ki bundan da eksik kalmamışlar ve neredeyse her şehirde karşımıza çıkan Doğa Bilimleri Müzesi’nin Brüksel versiyonunu da açmışlar. İçeride dinozorlara dair bir şeyler olduğunu bildiğimiz bütün müzelere istem dışı heyecan duyuyor olabiliriz ama biz buradaki müze karşısında “ulan yeter be” deyip geçmiş bulunduk. Ama siz Parlimentarium civarına gidecekseniz ve hala aktivite arayışı içindeyseniz buyurun efenim.

Giriş: Brussels Pass ile ücretsiz, normal giriş €7, geçici sergilere de girmek isterseniz €9,50

Saatler: Pazartesi kapalı. Salı-Cuma 09:30- 17:00, Cumartesi & Pazar 10:00-18:00

Ulaşım: Parlament binasının hemen yanında. Gare de Bruxells-Luxembourg durağına 5 dakika yürüme mesafesinde.

brussels

Cinquantenaire

Belçika’nın özgürlüğünün 50. Yılına adanan zafer takının bulunduğu Cinquantenaire parkı, hem dinlenebileceğiniz büyük bir yeşillik alana sahip, hem de Autoworld araba müzesi ve Askeri Müze’nin bulunduğu yer. Biz her ikisine de gitmediğimiz için uydurma bilgiler vermek istemiyoruz, ancak Autoworld müzesinin araba meraklıları tarafından oldukça beğenildiğinden haberdarız.

Giriş: Her iki müzeye de Brussels Pass ile giriş ücretsiz. Autoworld’e normal giriş €9, Askeri Müzeye giriş ücretsiz.

Ulaşım: Parka metro ile ulaşacaksınız Schuman durağında ya da direkt müzelerin olduğu tarafa gitmek istiyorsanız Station Merode durağında inebilirsiniz. Park pek merkezi olmadığı için bu noktada toplu taşıma kullanmak yerinde bir karar olabilir.

victor horta brussels

Horta Museum

Art Nouveau akımının öncülerinden olan Belçikalı mimar Victor Horta’nın bir zamanlar yaşadığı ve atölyesi olarak kullandığı ev günümüzde Horta Müzesi’ne dönüştürülmüş. Evin iç dekorasyonu, objeler ve mobilyaların çoğu olduğu gibi duruyor. Daha önce duymadıysanız, kim olduğunu bilmiyorsanız ve merak ediyorsanız elinizde iyi bir fırsat var. Horta’nın tasarladığı bazı binalar şehirde hala duruyor ancak bu bina özellikle ilgi çekiyor çünkü UNESCO Dünya Mirasları listesinde.

Saatler: Pazartesi kapalı, Salı-Pazar 14:00-17:30

Giriş: €8, Öğrenci €4

Ulaşım: 81, 91, 92, 97 nolu tramvayları kullanırsanız Place Janson durağında inebilirsiniz.

mini europe brussels

Mini Europe

Big Ben, Eyfel Kulesi, Kolezyum, Berlin Duvarı gibi Avrupa’nın önemli yapılarını 1:25 ölçüsünde küçültülmüş versiyonlarını bir arada görmek istiyorsanız Brüksel’in bir diğer turist magneti olan Mini Europe’a gidebilirsiniz. Gitmezseniz hayatınızın hatasını mı yapmış olursunuz? Hayır. Yine de parkta bulunan 350 civarı yapının özenle çalışılmış olmasına ve gerçeğe olan yakınlıklarına diyecek pek bir şey yok. Üstelik Brüksel gezilecek yerler listenize Atomium’u eklemiş bulunduysanız oradan fazla uzaklaşmanıza gerek yok, çünkü park hemen Atomium’un yanında.

Giriş:   Mini Europe giriş €14. Mini Europe + Atomium paket halinde alırsanız normal giriş €23,60 , öğrenci €21,50. Brussels Pass ile €2 indirimli. (allah razı olsun)

Ulaşım: Mini Europe ve Atomium’un bulunduğu bögle merkezin yaklaşık 6-7km dışında kalıyor, ulaşmanın en mantıklı yolu metro, en kolay yolu ise taksi. Metro kullanacaksanız Heysel durağında inebilirsiniz.

Atomium Brüksel

Atomium

Brüksel’in ikonikleşmiş sembollerinden biri de bildiğiniz üzere Atomium. Neymiş bu Atomium diye merak ediyorsanız, kendileri 1:165 milyar ölçeğinde demir kristallerden yapılmış dev bir atom! Uzaktan görmek sizi tatmin etmiyorsa tepesine çıkabilir, ya da kristallerin içindeki sergileri gezebilirsiniz. (tepeden manzaranın pek de bir olayı olmadığını belirtelim, sonra bize kızmayın)

3-4 gün başka bir şehre gidip orada da sinemaya gitmek isteyecek kadar çıldırdınız mı bilemiyoruz, ancak büyük bir sinema tutkunuysanız Atomium’un hemen yanındaki Kinepolis Avrupa’nın en iyi sinema salonlarından biri olarak biliniyor.

Giriş: €11 Euro, Öğrenci €8

Saatler:  Hergün 10:00-18:00

Brussels Beach (Bruxelles les Bains)

Brüksel’de plaja gitmek aklınızın ucundan geçmeyebilir ama o da mümkün. Çünkü her yaz nehir kenarına yaklaşık 1km boyunca kum dökerek yapma bir plaj yapıyorlar. Bu plajda gün boyu çeşitli çeşitli aktivitelere dahil olabilir, partilere dahil olabilir, ya da hafta sonları gerçekleşen konserlere gidebilirsiniz, ya da hiçbirini yapmak istemiyorsanız da kuma ayaklarınızı gömerek biranızı yudumlayabilirsiniz.

İlgilenenler için bu sene 3 Temmuz-9 Ağustos arasında gerçekleşiyor olacak.

Saatler: Pazartesi kapalı, Salı-Çarşamba-Perşembe-Pazar 11:00-22:00, Cuma & Cumartesi 11:00-23:00

Ulaşım: Metro- Yser durağı. Plaj Quai des Peninches caddesi boyunca yayılmış durumda.

tomorrowland

Tomorrowland

Benelüx turu dahilinde gezmek dışında, Belçika’ya uğramak için geçerli bir sebep arıyorsanız, buyrun efenim; Tomorrowland. Çoğunuz bu festivali daha önce duymuş, satışa sunulmaya başladıktan sonra 1 saat içinde tükenen biletlerini kertmiş bile olabilirsiniz. Brüksel’in yaklaşık 30 km dışında Boom kentinde gerçekleşen bu festival bizce Brüksel gezisi ile birleştirmek için ideal. Tomorrowland neyin nesidir, orada nasıl hayatta kalınır gibi sorularınız varsa sizi şuradaki rehberimize, önceki line-upları merak ediyorsanız da şöyle alalım.

*Eğer şehirde bol vaktiniz varsa, yukarıda söz ettiğimiz büyük şehirlerin yanı sıra, Belçika’nın Antwerp, Brugge gibi bölgelerine de gidebilirsiniz. Günübirlik Antwerp rehberimizi de şuraya bırakalım.

2 Yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir