<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>FAYDALI Bİ&#039; ŞEYLER | OitheBlog</title>
	<atom:link href="https://oitheblog.com/category/faydali-bi-seyler/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oitheblog.com/category/faydali-bi-seyler/</link>
	<description>Gerçekten faydalı bir seyahat blogu</description>
	<lastBuildDate>Tue, 24 Feb 2026 19:54:04 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.1.9</generator>

<image>
	<url>https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/cropped-logo-32x32.png</url>
	<title>FAYDALI Bİ&#039; ŞEYLER | OitheBlog</title>
	<link>https://oitheblog.com/category/faydali-bi-seyler/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Seyahat Sürecinizi Kolaylaştıracak Birtakım İpuçları</title>
		<link>https://oitheblog.com/2025/05/27/seyahat-surecinizi-kolaylastiracak-birtakim-ipuclari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 27 May 2025 14:08:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[FAYDALI Bİ' ŞEYLER]]></category>
		<category><![CDATA[Bavul Hazırlama Önerileri]]></category>
		<category><![CDATA[Philips Buharlı Düzleştirici]]></category>
		<category><![CDATA[Seyahat Ederken İşinize Yarayacak Öneriler]]></category>
		<category><![CDATA[seyahat ipuçları]]></category>
		<category><![CDATA[Yurtdışında Seyahat Ederken Bilmeniz Gerekenler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oitheblog.com/?p=16527</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yıllardır bu kadar seyahat etmemizin, hatta seyahat etmeyi bir meslek haline getirmemizin ardından elbette bizim de seyahat süreçlerimizi daha kolay...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2025/05/27/seyahat-surecinizi-kolaylastiracak-birtakim-ipuclari/">Seyahat Sürecinizi Kolaylaştıracak Birtakım İpuçları</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p></p>



<p>Yıllardır bu kadar seyahat etmemizin, hatta seyahat etmeyi bir meslek haline getirmemizin ardından elbette bizim de seyahat süreçlerimizi daha kolay hale getirecek birtakım teknik ve seyahat ipuçları / önerilerimiz birikmiş bulunuyor… Genel olarak birçok şeye üşenme eğilimi olan insanlar olarak söz konusu seyahat oldu mu resmen beynimizde yeni bir karakter açılıyor ve dünyanın en üşenmeyen, en aktif, en hevesli insanlarına dönüşüyoruz ve galiba bunda artık seyahat etmenin rutinimizin, bizim hayat düzenimizin bir parçası haline gelmiş olmasının da etkisi var; seyahatteyken ne yapmamız ve ne yapmamamız gerektiğini çok iyi biliyoruz. <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/14.0.0/72x72/1f642.png" alt="🙂" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> Aslında özellikle uzun bir uçuş ve evden uzun süreler uzak kalma durumları söz konusuysa bazı açılardan insanı zorlayabilen, hatta yer yer bunaltabilen bir süreç olan yolculuk sürecini biraz olsun kolaylaştıran ve seyahate çıktığımızda bulunduğumuz şehirdeki günlerimizi daha rahat, daha “evde gibi” geçirmemizi sağlayan seyahat ipuçları ve önerilerimizden bazılarını sizin için aşağıda derledik. </p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="768" height="1024" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/01/Paris-Gezisi-Notlari-2-768x1024.jpg" alt="" class="wp-image-16374" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/01/Paris-Gezisi-Notlari-2-768x1024.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/01/Paris-Gezisi-Notlari-2-225x300.jpg 225w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/01/Paris-Gezisi-Notlari-2-1152x1536.jpg 1152w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/01/Paris-Gezisi-Notlari-2-370x493.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/01/Paris-Gezisi-Notlari-2-570x760.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/01/Paris-Gezisi-Notlari-2-770x1027.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/01/Paris-Gezisi-Notlari-2-1170x1560.jpg 1170w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/01/Paris-Gezisi-Notlari-2-300x400.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/01/Paris-Gezisi-Notlari-2.jpg 1536w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>



<p></p>



<h2><strong>-Gideceğiniz ülkeye özel olarak orada yanınızda götürmeniz gereken kritik şeyleri tespit edin.</strong></h2>



<p>Çok basit bir öneri gibi gelebilir, ancak aslında seyahat ettiğiniz ülkede rahat etmenizi, geziye +1 önde başlamanızı sağlayacak en önemli detay bu. Ne gibi şeyleri kast ediyoruz?<strong> Örneğin Londra ya da New York gibi bir şehre gidecekseniz prizlerimiz aynı değil ve yanınıza dönüştürücü almanız gerekiyor. </strong>Gittiğiniz gibi telefonunuzu şarj edemediğinizi düşünebiliyor musunuz? Biz düşünemiyoruz…. Ya da <strong>Tayland, Bali benzeri tropik noktalara gidecekseniz yanınıza sinek ilacı, koruyucu gibi şeyler </strong>almayı unutmak (sonra oralardan daha güçlüsünü edinmek de gerekebiliyor o ayrı mesele) daha ilk günden gezinizi zehir edebilir, destinasyona özel tespitlerde bulunmak önemli. Özetle sizde hali hazırda var olan ya da ülkenizdeyken kolaylıkla edinebileceğiniz ve oradaki sürenizde mutlaka ihtiyacınız olacak şeyleri gideceğiniz yere göre spesifik olarak araştırmaya çalışın. </p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" loading="lazy" width="768" height="1024" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2023/05/Murano-ve-Burano-Gezisi-5-768x1024.jpg" alt="" class="wp-image-15244" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2023/05/Murano-ve-Burano-Gezisi-5-768x1024.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2023/05/Murano-ve-Burano-Gezisi-5-225x300.jpg 225w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2023/05/Murano-ve-Burano-Gezisi-5-370x493.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2023/05/Murano-ve-Burano-Gezisi-5-570x760.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2023/05/Murano-ve-Burano-Gezisi-5-770x1027.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2023/05/Murano-ve-Burano-Gezisi-5-300x400.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2023/05/Murano-ve-Burano-Gezisi-5.jpg 810w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>



<p></p>



<h2><strong>-Gideceğiniz şehirde nakit kullanımının yaygın olup olmadığını tespit edin.</strong></h2>



<p>Son zamanlarda özellikle Avrupa şehirlerinde yaygınlaşan bir durum; <strong>artık Amsterdam, Londra gibi şehirlerde pek çok mekanın nakit kabul etmemesi. </strong>Yani ben hazırlıklıyım, yeteri kadar parayı yanıma aldım diye düşünerek gittiğiniz bir şehirde bir anda kendinizi hiçbir şey alamadığınız, paranızı kabul ettiremediğiniz bir halde bulabilirsiniz. <strong>Almanya gibi ülkelerde ise hala “Cash is King” yani çoğunlukla nakit tercih ediyorlar. Fakat buralarda da genellikle 100 Euro gibi paralar çok yüksek miktar kabul edilip “sahte” olabileceği şüphesiyle de reddedilebiliyor</strong>, yani nakit kullanımının yaygın olduğu bir şehre gidiyorsanız da biraz daha küçük miktarlarda harcayabileceğiniz şekilde nakit almakta fayda var. Özetle her nereye gidecekseniz yanınızda nakit götürmek mi yoksa kredi kartınıza sırtınızı yaslamak mı daha mantıklı, 10-20 euro gibi daha küçük kabul edilen banknotları götürmek mi daha doğru, bunları kontrol etmek iyi bir fikir.</p>



<h2><strong>-Kalacağınız ev ya da otelin check in, check out kurallarına bakın.</strong></h2>



<p>Bu durum bizim açımızdan o kadar önemli ki, bazen kalacağımız yere bile buna göre karar veriyoruz. Neden derseniz şöyle açıklayalım; Eğer <strong>uçuş saatimiz kalacağımız yerin check in saati ile hiç uyuşmuyorsa ve şehre erkenden ulaşmamıza rağmen bavullarımızla orta yerde kalacaksak ya da otelden erkenden çıkış yapmamızı istiyorlarsa ve yine bavul derdiyle uğraşacaksak bu durum hiç de işimize gelmiyor.</strong> Eğer bu saatler bize uymuyorsa ya otele mesaj atıyor ve önceden erken giriş ya da geç çıkış yapabilir miyiz diye ricada bulunuyoruz (birçok otel müsaitlik durumlarına göre buna olumlu dönüş yapabiliyor, çekinmeyin) ya da bu mümkün değilse bavullarımızı bırakabileceğimiz bir “bavul odaları” var mı diye soruyoruz. Özellikle ev, <strong>Airbnb gibi yerlerde kalıyorsanız bavul bırakacak yer olmaması tat kaçırıcı olabiliyor.</strong> Böyle bir duruma düşecek olursanız da pek çok şehirde yer alan ve <strong>belli bir ücret karşılığı bavulunuzu belli süreler bir yere bırakmanızı sağlayan sistemlerden </strong>faydalanabilirsiniz. Bu gibi seçeneklerinizi önceden belirlerseniz bilmediğiniz bir şehirde saatlerce bavulunuzla dolaşmak durumunda kalmazsınız. </p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" loading="lazy" width="1024" height="576" src="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/05/GC_2024_STH5030_Standard-Product-Photo-RFT-PIM_Shot6_16x9_en_US-1024x576.jpg" alt="" class="wp-image-16548" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/05/GC_2024_STH5030_Standard-Product-Photo-RFT-PIM_Shot6_16x9_en_US-1024x576.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/05/GC_2024_STH5030_Standard-Product-Photo-RFT-PIM_Shot6_16x9_en_US-300x169.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/05/GC_2024_STH5030_Standard-Product-Photo-RFT-PIM_Shot6_16x9_en_US-768x432.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/05/GC_2024_STH5030_Standard-Product-Photo-RFT-PIM_Shot6_16x9_en_US-1536x864.jpg 1536w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/05/GC_2024_STH5030_Standard-Product-Photo-RFT-PIM_Shot6_16x9_en_US-2048x1152.jpg 2048w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/05/GC_2024_STH5030_Standard-Product-Photo-RFT-PIM_Shot6_16x9_en_US-370x208.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/05/GC_2024_STH5030_Standard-Product-Photo-RFT-PIM_Shot6_16x9_en_US-570x321.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/05/GC_2024_STH5030_Standard-Product-Photo-RFT-PIM_Shot6_16x9_en_US-770x433.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/05/GC_2024_STH5030_Standard-Product-Photo-RFT-PIM_Shot6_16x9_en_US-1170x658.jpg 1170w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/05/GC_2024_STH5030_Standard-Product-Photo-RFT-PIM_Shot6_16x9_en_US-711x400.jpg 711w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p></p>



<h2><strong>-Bavulda kırışıp mahvolan kıyafetleriniz için yanınıza Philips Buharlı Düzleştirici&#8217;yi almayı unutmayın.</strong></h2>



<p>Gittiğimiz ülkenin mutfağını tanımayı, iyi restoranlarda yemek yemeyi, güzel mekanlarında vakit geçirmeyi seven insanlar olarak koca bavullarımızla gittiğimiz şehirlerde bavulun içine nasıl yerleştirirsek yerleştirelim kırışan kıyafetlerimiz için gezilerimizde yanımıza<strong> <a href="https://app.hb.biz/uDYPNME0uDfq" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Philips Buharlı Düzleştirici 5000’i</a> de alıyoruz.</strong> Özellikle “dress code”u olan ve daha şık giyinilmesi beklenen restoranlarda ya da Instagram için fotoğraf çektirme hevesiyle çıktığımız günlerde kıyafetlerimizin perişanlık içinde görünmemesi bizim için değerli, sonra bizimle dalga geçiyorsunuz bunu da buradan hatırlatırım…. 35 saniye içinde kullanıma hazır hale gelmesi ve kompaktlığı, hafifliği ile seyahatlerde taşıması çok pratik bir ürün olduğu için bavulumuzun favori parçalarından birine dönüştü. Ayrıca ütülenebilen tüm kumaşlarda sıfır yanık garantisi sunması ve kullanım kolaylığı sebebiyle geleneksel ütülere kıyasla çok daha rahat olduğu için bu ürünü sırf seyahatlerde değil günlük yaşamımızda bile kullanmaya yöneldik. Özetle Philips Buharlı Düzleştirici buruşan ve bavuldan çıkarıp giydiğinizde evde bavulunuzu hazırlarken hayal ettiğiniz gibi görünmeyen kıyafetleriniz için tam bir kurtarıcı.</p>



<h2><strong>-Denemeyi çok istediğiniz restoranların rezervasyonlarını çok önceden yapın.</strong></h2>



<p>Restoranlardan konu açmışken, bu detayı da atlamayalım. Özellikle bazı Avrupa şehirlerinde (kuzeye gittikçe planlı olma seviyesi artıyor diyelim) insanlar planlı programlı olmayı, haftalar önceden yemek planları yapmayı çok seviyorlar. Birçok ülkede bizde olduğu kadar spontane planlar bizdeki kadar yaygın değil, aksine 3 ay sonrasına arkadaşlarla takvim üzerinden randevulaşma durumu çok daha yaygın. Hal böyle olunca çok turistik olmayan bir şehirde bile iyi ya da son zamanlarda açılmış popüler olan restoranlarda yer bulmak çok güç olabiliyor. Şöyle söyleyelim; eğer gerçekten çok popüler ya da sevilen bir restoranda yer ayırtmak istiyorsanız, özellikle Michelin yıldızlı ya da ünlü bir şefe sahip bir restoran ise bazen 7-8 ay önceden bekleme listelerine girmek bile gerekebiliyor. Bunu göz önünde bulundurarak gerçekten gitmeyi çok önemsediğiniz bir restoran söz konusuysa uzun süre önceden rezervasyon yapmayı ihmal etmeyin. İnanmıyorsanız Osteria Francescana&#8217;nın rezervasyon sayfasına bi&#8217; girip bakabilirsiniz&#8230;</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" loading="lazy" width="768" height="1024" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/05/95D2BDD4-E71A-4344-A0F1-3E15630BAC44_1_102_o-768x1024.jpg" alt="" class="wp-image-16469" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/05/95D2BDD4-E71A-4344-A0F1-3E15630BAC44_1_102_o-768x1024.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/05/95D2BDD4-E71A-4344-A0F1-3E15630BAC44_1_102_o-225x300.jpg 225w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/05/95D2BDD4-E71A-4344-A0F1-3E15630BAC44_1_102_o-1152x1536.jpg 1152w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/05/95D2BDD4-E71A-4344-A0F1-3E15630BAC44_1_102_o-370x493.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/05/95D2BDD4-E71A-4344-A0F1-3E15630BAC44_1_102_o-570x760.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/05/95D2BDD4-E71A-4344-A0F1-3E15630BAC44_1_102_o-770x1027.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/05/95D2BDD4-E71A-4344-A0F1-3E15630BAC44_1_102_o-1170x1560.jpg 1170w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/05/95D2BDD4-E71A-4344-A0F1-3E15630BAC44_1_102_o-300x400.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/05/95D2BDD4-E71A-4344-A0F1-3E15630BAC44_1_102_o.jpg 1536w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>



<p></p>



<h2><strong>-Özellikle çok turistik şehirler için telefonunuzu boynunuza asacağınız bir askı edinin.</strong></h2>



<p>Bunu yapmamak için çok savaş verdik, çünkü açıkçası pek de konforlu bir şey olduğunu söyleyemeyeceğiz ama telefonunuzu çaldırmaktan iyidir? Özellikle turistik şehirlerde elbette her zaman hırsızlık durumları yaşanıyordu, ancak son yıllarda maalesef bu konu, özellikle de telefon hırsızlığı zirve yaptı. Bu sebeple telefonumuzu boynumuza asabileceğimiz ya da bileğimize dolayabileceğimiz birer telefon askısı edindik ve son birkaç gezimizde telefonlarımızı hep bu şekilde kullandık. Haritaya bakarken ya da fotoğraf çekerken sürekli tedirgin hissetmekten daha iyidir diye düşünüyoruz.</p>



<h2><strong>-Arabayla seyahat edeceğiniz bir geziyse ehliyetiniz o ülkede geçerli mi kontrol edin.</strong></h2>



<p>Çoğu kişinin gözden kaçırabildiği ve sonrasında daha gezinin başından insanın tadını kaçırabilen yaygın bir durum… Bizim de Japonya gezimizde başımıza gelip çok keyfimizi kaçırmış, arabayla Japonya’da road trip yapma hayallerimiz ışık hızında suya düşmüştü. Nasıl olsa ehliyetlerimiz uluslararası ehliyet diye düşünerek bu konunun hiç üstünde durmadık, ancak meğer Japonya’da bizim Türk ehliyetleri geçerli değilmiş? Dolayısıyla eğer “road trip” planınızın olduğu bir geziye çıkıyorsanız mutlaka ehliyetinizin o ülkede geçerli olup olmadığını kontrol edin ve planlarınız suya düşmesin. </p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" loading="lazy" width="768" height="1024" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG_0484-768x1024.jpg" alt="" class="wp-image-16245" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG_0484-768x1024.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG_0484-225x300.jpg 225w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG_0484-1152x1536.jpg 1152w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG_0484-370x493.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG_0484-570x760.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG_0484-770x1027.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG_0484-1170x1560.jpg 1170w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG_0484-300x400.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG_0484.jpg 1536w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>



<p></p>



<h2><strong>-Alışveriş yapmak niyetindeyseniz çantanıza bez bir yedek valiz atın.</strong></h2>



<p>Yıllardır sürdürdüğümüz bir geleneğimiz, geziler için, özellikle de alışveriş yapma potansiyelimizi yüksek gördüğümüz ülkeler için yanımıza “yedek valiz” almak. Bu yedek valiz, yanımızda götürdüğümüz normal valizimizin içine sığacak, ağır olmayan bez bir valiz oluyor ve şayet bavulumuz kilo sınırını geçecek gibi olursa bu yedek valizi devreye sokuyoruz. Bu şekilde bez olan valizi kabin bagajı olarak yanımıza aldığımız için ekstra bir ücret ödememiz gerekmiyor. <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/14.0.0/72x72/1f642.png" alt="🙂" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> </p>



<h2><strong>-Havaalanından evinize/otelinize nasıl ulaşacağınızı önceden tespit edin.</strong></h2>



<p>Biz bu işe hiçbir zaman “gidince çözeriz yaa” diye bakamıyoruz, çünkü gittiğimiz şehre göre bazen tren, bazen metro ve hatta kaç kişi olduğumuza göre bazen taksi ya da Uber, Bolt gibi uygulamalar çok daha makul ücretlere denk gelebiliyor. Yani otomatik olarak “toplu taşıma daha uygun fiyatlıdır” diye düşünmek özellikle 3,4 kişilik bir arkadaş grubuysanız aslında pek de doğru olmayabiliyor. Bu sebeple merkeze ulaşmak için hangi yöntemin daha mantıklı olduğunu önceden tespit etmek kesinlikle işe yarıyor.</p>



<p></p>



<p><em>*Yazılarımızda&nbsp;<strong>reklam ve ürün tanıtımı</strong>&nbsp;bulunmaktadır. (deneyimlerimiz üzerinden ürün, marka, servis, kuruluş önerileri paylaştığımız için)</em></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2025/05/27/seyahat-surecinizi-kolaylastiracak-birtakim-ipuclari/">Seyahat Sürecinizi Kolaylaştıracak Birtakım İpuçları</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İngiltere Vizesi Başvurusu Nasıl Yapılır: Kişisel Deneyimim &#038; Genel Bilgiler</title>
		<link>https://oitheblog.com/2025/04/27/ingiltere-vizesi-basvurusu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 27 Apr 2025 11:37:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[FAYDALI Bİ' ŞEYLER]]></category>
		<category><![CDATA[İNGİLTERE]]></category>
		<category><![CDATA[LONDRA]]></category>
		<category><![CDATA[Birleşik Krallık Vizesi Nasıl Alınır?]]></category>
		<category><![CDATA[İngiltere Vize Başvurusu Nasıl Yapılır?]]></category>
		<category><![CDATA[İngiltere Vizesi Başvurusu]]></category>
		<category><![CDATA[İngiltere Vizesi Nasıl Alınır?]]></category>
		<category><![CDATA[İngiltere Vizesi Ne Kadar Sürede Çıkar?]]></category>
		<category><![CDATA[İngiltere Vizesi Nereden Alınır?]]></category>
		<category><![CDATA[Londra]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oitheblog.com/?p=16404</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bir vize başvurusu mücadelesinin daha sonuna gelmiş bulunuyorum, İngiltere vizesi başvurusu sürecim aşağı yukarı 20 gün gibi bir sürenin ardından...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2025/04/27/ingiltere-vizesi-basvurusu/">İngiltere Vizesi Başvurusu Nasıl Yapılır: Kişisel Deneyimim &#038; Genel Bilgiler</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p></p>



<p>Bir vize başvurusu mücadelesinin daha sonuna gelmiş bulunuyorum, İngiltere vizesi başvurusu sürecim aşağı yukarı 20 gün gibi bir sürenin ardından neticelendi ve vizem nihayet elime ulaştı, “cidden bu ben miyim” dedirten bir başka şaşkınlık verici vize fotoğrafım ve ben birbirimize bakıyoruz. Elimde dünyadaki varlığı için karşılığında para ödeyip durduğum şahane bir “insanlar bana bakınca bu kişiyi mi görüyor” seçkisi oluştu, kendimi şanslı hissediyorum.</p>



<p>Bir başka yerin vizesine daha başvuracak ve ülkeden kaçmadığımı kanıtlamaya çalışacak gücümün kalmaması sebebiyle yıllardır gitmeyi ertelediğim İngiltere&#8217;nin vizesini alma sürecim bana vadedildiği kadar kolay olmadı. Neden derseniz, öyle çok uğraştıran bir tarafı olduğu için falan değil, İngiltere vizesine ilişkin doğru bilgilere internette ulaşmak çok zor olduğu için. Her normal birey gibi bir şeyi ilk kez yapacak bir insan olarak girip Google’a anahtar kelimeleri yazdığımda (İngiltere vizesi başvuru gibi giriş seviye şeyler düşünün) karşıma türlü türlü bilgi çıktı. Bu türlü türlü bilginin hiçbiri birbiriyle uyuşmuyordu. Zaten yeterince keyif kaçırıcı bir durum olan vize başvurusunun bana verdiği gerginlik 2 katına çıktı, internetin karanlık dehlizlerinde kayboldum ve hiçbir web sayfasının diğeri ile mutabık olamayışına şahitlik ettim. Bir yere vize başvurusuna bulunmak gerçekten de bu kadar tartışmaya açık bir konu mu kardeşim, bunun aşağı yukarı tek bir yöntemi olması gerekmiyor mu?? Neyse, hal böyle olunca ben bu süreç bitince kendimce nedir ne değildir yazayım, İngiltere vizesi başvurusunda bulunacaklar kişisel bir deneyimden faydalanarak benim gibi kriz geçirmesinler diye düşündüm. Çünkü aslına bakarsanız çok zor bir süreç bile değil, zor olan “ilk kez” İngiltere vizesi başvurusunda bulunmak, onun temel sebebi de internetteki bilgi karmaşası. Bunun sorumlusu sadece &#8220;internet halkı” değil bu arada, aracı kurumun sitesinin ilgili yerini bulabilmek bile tek başına yeterince çıldırtıcı. Belki de ben hafif salağımdır bu arada, siz de öyleyseniz bu krizi birlikte aşarız napalım…Bu arada eminim TikTok ya da Instagram’da bunların daha kısa ve video formunda halleri vardır, ben video izleyerek bilgi edinmekte güçlük çeken biriyim. Bu tarz bilgileri kendi tempomda okuyarak edinmekten, istediğim zaman girip bakabildiğim, dinlemek/izlemek zorunda olmadığım formatlarda erişmekten hoşlanıyorum, dolayısıyla bu yazı daha çok benim gibi detaycılara hitap edecektir.</p>



<p>Başlamadan önce şunu da belirteyim, aşağıda anlatacaklarım <strong>kişisel turistik İngiltere vizesi başvurusu deneyimimdir. </strong>İngiltere ile hiçbir ilişkisi olmayan, orada hiçbir akrabası olmayan, özetle ülkeyle hiçbir bağlantısı ve bir iş ilişkisi olmayan, orada çalışmak, iş kurmak gibi bir niyeti olmayan bir birey olarak bu başvuruyu yaptığımı vurgulamak isterim. Bu<strong> içerik dümmmdüz turist başvurusu yapan birinin deneyimleridir</strong>, ilgili linkler, yönlendirmeler tamamen <strong>Standart Turist Vizesi için geçerlidir</strong><strong>,</strong> başka bir durumunuz varsa lütfen ona özel izlemeniz gereken adımlar var mı diye bakın.&nbsp;</p>



<p>Son olarak, <strong>aşağıda yazacaklarım ilerleyen yıllarda hatta ilerleyen günlerde bile değişiklik gösterebilir, muhtemelen gösterecektir de, vize başvurusunda bulunmadan önce mutlaka resmi sayfaları kontrol edin ve daha güncel bilgi arayışına girin, yalnızca burada yazanlardan yola çıkmayın.</strong></p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" loading="lazy" width="1024" height="576" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/04/IMG_4181-1024x576.jpg" alt="" class="wp-image-16407" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/04/IMG_4181-1024x576.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/04/IMG_4181-300x169.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/04/IMG_4181-768x432.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/04/IMG_4181-1536x864.jpg 1536w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/04/IMG_4181-2048x1152.jpg 2048w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/04/IMG_4181-370x208.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/04/IMG_4181-570x321.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/04/IMG_4181-770x433.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/04/IMG_4181-1170x658.jpg 1170w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/04/IMG_4181-711x400.jpg 711w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p></p>



<h2><strong>İngiltere Vizesi Başvurusu Nereye Yapılır?</strong></h2>



<p>İngiltere vizesi başvurusu şu an <strong><a href="https://visa.vfsglobal.com/tur/tr/gbr/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">VFS Global</a> üzerinden yapılıyor.</strong> (direkt ulaşabilmeniz için genel VFS sayfasını değil tam olarak İngiltere ile ilgili sayfayı linkledim) Şu an diyorum çünkü önceden başka bir firmaymış, kafa karıştırmaması açısından onun adını burada geçirmiyorum, net bir şekilde başvuru bir değişiklik olmadığı sürece şu an için VFS üzerinde yapılıyor, yine de başvuru yaptığınız dönemde bunu doğrulayın, çünkü vize işlerinde her an her şey değişebiliyor. VFS aracılığıyla başka ülkelere vize başvurusu da yapıldığı için bence site düzenleri çok karmaşık kalmış, bi bakıyosunuz Fransa’ya yönelik sayfadasınız falan. O yüzden siz İngiltere’ye yönelik sitede olduğunuzu doğrulamak için <strong>linkte “gbr” yazdığına emin olun</strong>, yazıyorsa İngiltere ile ilişkili VFS sayfasındasınız demektir.&nbsp;</p>



<h2><strong>İngiltere Vizesi Başvurusu Yaparken Nasıl Bir Sıralama İzlemeliyim?</strong></h2>



<p>En özet hali ile <strong>standart bir turist olarak</strong> İngiltere vizesisi başvurusu için yapmanız gereken şeyler şu sıralamada ilerliyor;</p>



<ol>
<li>Başvuru formunu doldurmak. </li>



<li>Vize ücretini ödemek.&nbsp;</li>



<li>Randevu almak. (Belgelerinizi randevuyu aldıktan sonra istediğiniz zaman girip sisteme yükleyebiliyorsunuz panik yok)</li>



<li>Belgelerinizi sisteme yüklemek. (VFS’den destek alacaksanız bunu yapmanız gerekmiyor, aşağıda detaylandıracağım)</li>



<li>Vize başvuru merkezine randevuya gitmek ve parmak izi ile fotoğraf işini halletmek.</li>



<li>Başvurunuzun değerlendirilmesi ve vize başvuru merkezinden pasaportu teslim alma</li>
</ol>



<h2><strong>İngiltere Vizesi Başvurusu Yaparken İşinize Yarayacak Bazı Bilgiler</strong></h2>



<h3><strong>Formu Doldurma Aşaması</strong></h3>



<p><strong>*</strong>Formu doldururken <strong>giriş kısmında gireceğiniz mail adresi &amp; şifre ikilisini elinizin altında bulundurun, sonrasında süreci yönetirken, sisteme belgeleri yüklerken bu bilgilere ihtiyacınız olacak. </strong>Sisteme giriş yapmak için kullanacağınız link size mail olarak gönderilecek ve mailinizi &amp; şifrenizi oraya gireceksiniz. O maili de kalabalık mail kutunuzun içinde kaybetmeyin yani. (Ben ettim siz etmeyin durumu hissediliyor mu lol)</p>



<p>*Formu doldurma aşamasında <strong>soruları hem İngilizce hem Türkçe</strong> olarak görüntüleyebiliyorsunuz, İngilizceniz konusunda emin değilseniz Türkçe karşılığını da içeren seçeneği seçmeyi unutmayın, eziyet çekmeyin.</p>



<p>*Formu doldururken (online olarak dolduracaksınız) <strong>yanıtlarınızı sık sık kaydedin</strong>, site sizi belli aralıklarla muhtemelen güvenlik önlemi amacıyla atıyor, o zaman yanıtlarınız uzay boşluğuna gitmesin, sinir krizi geçirmeyin.</p>



<p>*Sinir krizi geçirmeyin demişken, form adamı bayağı uğraştırıyor, ananızın babanızın kişisel bilgilerine kadar istemekten tutun, “bu arada daha önce soykırım yapmış mıydınız ya” ya da “terörist misiniz” gibi sorulara kadar (şaka değil) sabır sınırlarınızı zorluyor ve sizi İngiltere’ye olan ilginizi sorgulatan ruh hallerine sokuyor, kendinizi bu can sıkıcı muameleye hazırlayın derim…</p>



<p>*Yine formu doldururken pasaportunuzu, varsa son 2 Schengen bölgesine giriş tarihinizi, Schengen bölgesi ülkeleri, ABD, Avustralya gibi ülkeler hariç İngiltere’nin dandik kabul ettiği izlenimi veren ülkelere giriş tarihlerinizi falan hazır edin, çünkü bunların hepsini tek tek yazmanız gerekecek. Ben bu bilgilere erişmek için bayağı uğraştım çünkü son 10 sene içinde gittiğim random bir gezinin tam tarihlerini NEDEN bileyim…. Sizin de öyle olacaksa diye baştan uyarayım dedim.</p>



<p>*Genel olarak form doldurma bölümünde karşınıza çıkacak maddi durumunuzla ilgili sorular, İngiltere’de harcayacağınız parayı, maaşınızı, birikiminizi, günlük hayatınızda harcağınız parayı sorgulayan bölümlerde (evet maalesef bunların hepsini formda cevaplamanız gerekiyor)<strong> ennnn önemli şey tutarlı olmanız. </strong>Şöyle örneklendireyim; diyelim ki 50k maaşınız var. Bu zaten onlara ileteceğiniz 3 aylık hesap dökümünde görünüyor olmalı, o cepte. Benim 50k maaşım var, İngiltere seyahatimde de 5 günde konaklama, uçak bileti ve oradaki harcamalarım dahil toplam 1200 pound (yani maaşınızdan fazla bir miktar) harcayacağım derseniz “abi sen bütün maaşını 5 günde nasıl harcıyorsun hayırdır” moduna geçebiliyorlar, tutarlı olmanız gerekiyor derken bunu kast ediyorum. “Kardeşim ben maaşıma güvenerek gitmiyorum, tatilde var olan birikimimden harcayacağım, birikimim olduğunu da size belgeleyebilirim” diyorsanız ya da ne bileyim “ben arkadaşımda kalacağım konaklama masrafım yok ki” diyorsanız bunları niyet mektubunuzda belirtebilir ve tabii ki belgeleyebilirsiniz. Böyle dedim diye orada harcayacağınız parayı “çok az” gösterirseniz o da gerçekçi olmayacağı için gaza gelip öyle bir şey de yazmayın ama, temel amaç doğruyu söylemek ve maddi olarak nasıl bu gezinin üstesinden geleceğinizi belgeleyebilmek. Bu ihtimalleri nerden biliyorum derseniz, tanıdığım biri tam olarak bu sebepten, yani bu duruma dikkat etmediği için ret aldı, oradan yola çıkarak söyledim.&nbsp;</p>



<h3><strong>Vize Ücretini Ödeme Aşaması</strong></h3>



<p>*Formu doldurma işleminiz sonrası vize ücretini öderken <strong>ödemenizi ne kadar sürelik vize başvurusunda bulunduğunuza göre yapıyorsunuz. </strong>Bu minimum <strong>6 aylıktan 2 yıl, 5 yıl ve maksimum 10 yıllığa kadar gidiyor. 6 aylığın ücreti şu an için 152 Dolar, 10 yıllık ise 1200 küsür dolar. </strong>Eğer İngiltere tarafından vize verilmeye uygun görülen bir bireyseniz geri kalan aşamada parayı veren düdüğü çalıyor gibi bir durum özetle. İlk başvuruda 6 aylıktan başlamayı öneriyorlar, öyle yapmayanlar da var ama denemeye değer mi bilmiyorum, karar sizin.</p>



<h3><strong>Randevu Alma Aşaması</strong></h3>



<p>*Randevu aşaması en azından Mart 2025 civarında çok maceralı bir süreç değildi, bu da İngiltere vizesinin diğerlerine kıyasla bir avantajı diyebiliriz sanırım. Şahsen bakınırken hemen ertesi güne randevu tarihine bile denk gelmiş olsam da (bu biraz şans da olabilir, birinin iptal ettiği bir ana denk gelmek gibi) ben şöyle bi 10-12 gün sonrasına falan aldım, o aradaki süreçte de sisteme gerekli evrakları yükledim. Özetle günümüzde Schengen randevusu için yaşadığımız eziyetli vize randevusu alma sürecini İngiltere vizesi randevusu için yaşamadım ve istediğim zamana sakince randevu alabildim. Ancak bu her zaman böyle midir ya da bu aralar öyle olması ileride de öyle olacağı anlamına gelir mi bilmiyorum, o yüzden çok yaymayın. Aşağıda bu randevu konusuna ilişkin işe yarar bir detay daha anlattım, onu da okursunuz.</p>



<h3><strong>İngiltere Vizesi Başvurusu İçin Gerekli Evraklar Nelerdir?</strong></h3>



<p>İlginç bir şekilde <strong>İngiltere vizesi için net bir “gerekli evraklar listesi” yok.</strong> Yani Schengen vizesinde olduğu gibi koca bir listenin çıktısını alıp vize başvuru merkezine götürmeniz falan gerekmiyor (aracı kurumdan belge yükleme yardımı hizmeti satın aldıysanız o başka, bir sonraki maddede anlatıyorum), formunuzu doldurmanızın ardından sizden istedikleri evrakları karşınızda gördüğünüzde şaşıracaksınız. Örneğin benden sadece “Financial evidence” istedikleri yazıyordu, belki de pek çok kişiye de bu çıkıyordur bilemiyorum. Nasıl yani sadece bankadan döküm alıp pasaportumu da kapıp gitsem tamam mı diyecekler gibi bir şaşkınlığın ardından tabii ki bunu yapmak yemediği için başka belgeler de sundum. Buradan itibaren madde madde gidelim:</p>



<p>*Bu noktada <strong>ilk karar vermeniz gereken şey; herhangi bir ekstra ücret ödemeden sisteme gerekli belgeleri sisteme kendiniz mi yükleyeceksiniz (şu sistemlerinde self upload diye geçen bölüm yani) yoksa ekstra ücret ödeyerek destek hizmeti mi satın alacaksınız? </strong>Şahsen ben kendim yüklemeyi seçtim ve vize için ödediğim ücret dışında ekstra bir ücret ödemedim. Bana kalırsa destek almak için pek bir sebep yok, ancak bu daha önce defalarca kez vizeye başvurmuş olmam ve oraya hangi belgeleri eklememin mantıklı olabileceğini kendim tahlil edebildiğimi düşünmem sebebiyle olabilir. Yani vay efendim niye destek hizmeti alıyorsunuz diye sizi yargılayacak değilim, ilk başvurunuzsa ve tedirgin olduysanız neden olmasın, karar sizin. Ancak vize başvurusu deneyiminiz varsa bence çözemeyeceğiniz bir şey değil.&nbsp;</p>



<p>*Peki kendim <strong>başvuruda bulununca belge ekleme bölümüne hangi evrakları ekledim?</strong> Şöyle listeleyeyim;</p>



<p class="has-text-align-left">-Var olan vizelerim, önceki pasaportlarım vs dahil&nbsp;</p>



<p class="has-text-align-left">-Banka hesap dökümleri (son 3 ayı kapsayan, İngilizce alabiliyorsanız İngilizce, maaş hesabınız varsa o öncelikli)</p>



<p class="has-text-align-left">-Seyahat Sağlık Sigortası (İngiltere’yi dahil etmeyi unutmuşum kapsama bu arada süper di mi)</p>



<p class="has-text-align-left">-Otel Rezervasyonu (onlar vizeyi almadan rezervasyon yapmanızı önermiyor)</p>



<p class="has-text-align-left">-Uçak bileti (bunu da önermiyorlar ama ben döneceğimin belgesini koymak istedim)</p>



<p class="has-text-align-left">-Çalışma hayatıma yönelik belgelerim (çalışansanız ayrı, işverenseniz ayrı, Schengen’dekileri baz alabilirsiniz)</p>



<p class="has-text-align-left">-Varlığınızı kanıtlayan bir şeyler (efendim ruhsattı, tapuydu o tarz şeyler anladınız)</p>



<p class="has-text-align-left">-Niyet mektubu/dilekçe (aşağıda bunu biraz açacağım, İngilizce yazdığımı belirteyim ama, zorlanırsanız Chatgpt’ye çevirtirsiniz)</p>



<p class="has-text-align-left">-İkametgah</p>



<p class="has-text-align-left">-SGK Dökümü</p>



<p class="has-text-align-left">-Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği</p>



<p>Bu listede “maddi yeterliliğimi kanıtlayan belgeler” haricinde hiçbir belge benden talep edilmedi. Ancak sistemdeki <strong>döküman yükleme bölümünde bir kategorizasyon yapmışlar ve aslında orası sizi ne tarz belgeler ekleyebileceğiniz konusunda verdikleri örnekler ile de biraz da olsa yönlendiriyor.</strong> Duruma göre mantık yürüterek ekleyebilirsiniz yani (örneğin <strong>şirket sahibiyseniz son döneme ait birkaç fatura örneği de koymak ya da çalışansanız işvereninizin vergi levhası, işveren mektubu, faliyet belgesi benzeri belgelerini eklemek</strong> gibi). Bu arada bu kadar belge yüklemeyip sadece istedikleri gibi “financial evidence” yükleseydim de vizeyi alacak mıydım o bir sır perdesi, ancak ben o perdeyi aralamak istemiyorum ve yine başvursam yine o kadar belge yüklerim çünkü canım ülkemin gördüğü güncel muamele budur ve bu riski alamam……</p>



<p>*Belgeleri sisteme yüklerken de şöyle yaptım; <strong>iPhone’un notlar bölümündeki “belge tara” seçeneğini kullanarak telefon aracılığıyla belgelerimi taradım ve bilgisayarıma aktardım.</strong> Zaten e-devletten alınan şeyleri direkt bilgisayara kaydetmiş oluyorsunuz. Sonra bu belgeleri tek bir dosyanın içinde toparladım, hepsini tek tek<strong> İngilizce olacak şekilde </strong>adlandırdım ve sonrasında sitelerindeki (yani size mail olarak gelen ve şifrenizle giriş yaptığınız self upload bölümündeki) ilgili yerlere yükledim.&nbsp;</p>



<p>*Belgelerinizi sisteme yüklerken <strong>önizlemelerine son bi’ bakmayı ihmal etmeyin</strong>, bazen düzgün yüklenmeyebiliyor. Benim tüm belgeler PDF formatındaydı bu arada ve öyle olunca yüklenmesiyle ilgili bir sorunla karşılaşmadım. Bi’ tek boyutu çok büyük olursa sıkıntı çıkarıyor. Her şeyin bilgisayar üzerinden online olarak ilerlemesi büyük ölçüde kolaylık olsa da bazen teknolojiyle savaşmanız gerekebiliyor.</p>



<p>*Genellikle kafa karıştıran bir konu olduğu için şunu da ekleyeyim; <strong>belgelerimin hepsi İngilizce değildi. </strong>Şansımı çok da zorlamamak için İngilizce olması mümkün olanları İngilizce koydum, ancak diğerlerini, örneğin e-devletten yalnızca Türkçe seçenekli alabildiklerimi Türkçe haliyle ekledim, herhangi bir çeviri falan yaptırmadım yani.&nbsp;</p>



<p>*Niyet mektubu işini kafanızda çok büyütmeyin, önemli olan gerçekten de doğruyu söylemeniz. Yani ben arkadaşımla ülkenize şu tarihte geleceğim şu tarihte döneceğim, tamamen turistik amaçlı geliyorum, şuraları şuraları gezeceğim, zaten ülkemde işim gücüm ailem var kardeşim, başka ülkeleri de hobi olarak gezmeye gittim sonra da paşalar gibi vaktinde döndüm, kalmak niyetim yok temalı bir şey yeterli. Yalvar yakar olmaya ve aşırı uzun bir şey yazmaya gerek yok yani. Form doldurma bölümündeki yazdığım son maddeyi de göz önünde bulundurarak başvurunuzu kuvvetlendirecek önemli bir bilgi varsa onu da dahil etmeyi unutmayın yeter.</p>



<h2><strong>İngiltere Vizesi Ne Kadar Sürede Çıkar &amp; Ne Kadar Önceden Başvuru Yapılmalı?</strong></h2>



<p>İngiltere vizesi başvurumun sonuçlanması kişisel tarihimin en uzun süren vize bekleyişi oldu, çünkü aşağı yukarı<strong> 20 gün sürdü.</strong> Zaten başvururken de 3 haftaya kadar uzayabildiği bilgisi elimdeydi, dolayısıyla böyle bir şey olursa panik olmanıza gerek yok, ihtimalli bir durum.&nbsp;</p>



<p>Bu noktada <strong>tavsiyem vize randevunuzu seyahat tarihinizden en az 1 ay öncesine almanız. Gaza gelip ben aylar öncesinde alayım demeyin </strong>(zaten maksimum 6 ay öncesinden alınıyor galiba), çünkü vizem elime ulaştığında <strong>vize başlangıç tarihimin seyahatimin olduğu tarih değil bana vizeyi verdikleri tarih olduğunu gördüm. </strong>Yani daha basitleştirmek açısından örneklendirecek olursak, 10 Mayıs tarihli gezim için yaptığım başvuru neticesinde vizem 16 Nisan tarihinden itibaren aktif oldu ve vizenin neredeyse 1 ayı boşa gitti.&nbsp;</p>



<p>Eğer araya resmi tatil falan giriyorsa (mesela arkadaşımınki Paskalya tatiline denk geldi ve uzadı gitti) başvurunuzun değerlendirme süreci biraz daha uzayabiliyor bu arada.</p>



<h2><strong>İngiltere Vizesi Randevusuna Yanınızda Ne Götürmelisiniz</strong>?</h2>



<p>Gerekli evrakları sisteme kendim yüklemiş olduğum ve VFS’den herhangi bir destek hizmeti satın almadığım için vize randevusuna <strong>pasaportum</strong>, mail adresime gönderdikleri randevu onayımı içeren döküman (<strong>appointment confirmation</strong> diye geçiyor) ve <strong>Document Checklist</strong> diye adlandırdıkları belgenin çıktılarını alarak gittim. Bunlar dışında herhangi bir belge gerekmedi.</p>



<p><strong>Randevuda ise içeri alındıktan sonra sıra numaranız geldiğinde aynı oda içinde hem fotoğrafınız çekiliyor, hem de parmak iziniz alınıyor ki bu da 1-2 dakikalık bir işlem</strong>, bayağı kısa sürüyor yani. Belge yüklerken herhangi bir biyometrik fotoğraf falan istememelerinin sebebi de bu, orada kendi çektikleri yeterli oluyor. Öyle Schengen vizesi başvurusu gibi uzayıp giden bir şey yok, işin en kolay kısmı randevu aşaması diyebiliriz.</p>



<p>Bekleme odasında sağ tarafınızda kalan vezneli diye tarif edebileceğim bölümde aracı kurumdan destek alarak belge yükleme yapacak kişilerin işi var, dökümanlarınızı kendiniz yüklediyseniz sizin o tarafla bir bağlantınız yok, benim gibi her bilmediği şeye panik olup eli ayağı birbirine dolaşmaya müsait insanlar için bu detayı da paylaşmış olayım.</p>



<h2><strong>İngiltere Vizesi Başvuru Sürecinizi Nasıl Takip Edebilirsiniz?</strong></h2>



<p>İngiltere vizesi başvurusu yaptınız, pasaportunuzu teslim ettiniz, bekleme sürecine girdiniz. Bir gelişme var mı yok mu, vizeniz çıktı ve size haber vermediler mi kontrol etmek istiyorsunuz, bu noktada ne yapıyorsunuz? <strong>Mailinize gönderdikleri ve mail adresi ve şifrenizle giriş yapabildiğiniz, hani şu belgeleri falan yüklediğiniz sisteme giriyorsunuz, orada vizenizin son durumuyla ilgili bir bölüm var, girip oradan bakıyorsunuz. </strong>He derseniz ki bunun bir faydası var mı, yok… Zaten <strong>vizeniz çıktığı zaman size çıktığına ilişkin bir mail geliyor.</strong> Kendiniz teslim alma seçeneğini seçtiyseniz gidip kimliğinizle VFS’den teslim alıyorsunuz (onun için başvuruyu yaptığınız yerin orada ayrı bir bölüm var) evinize teslimat vb. bir seçenekten faydalandıysanız zaten o size geliyor. Ben kendim aldım çünkü sabırsızlık……</p>



<p>Deneyimim neticesinde İngiltere vizesi başvurusu konusunda size verebileceğim bilgiler bunlar, bir sorunuz varsa ve hakkında bilgi sahibi olduğum bir şeyse yardımcı olmaya çalışırım, <strong><a href="https://www.instagram.com/oitheblog/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Instagram hesabımızdan</a> </strong>mesaj atabilirsiniz, siz bu yazıyı okurken biz İngiltere gezisinden döndüysek muhtemelen çok güzel rehberler de yazmışızdır, onlar da <strong><a href="https://oitheblog.com" target="_blank" rel="noreferrer noopener">şuralarda bir yerlerdedir.</a></strong> Umarım sorunsuz bir şekilde vizenize kavuşursunuz, hoşçakalınnnn</p>



<p></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2025/04/27/ingiltere-vizesi-basvurusu/">İngiltere Vizesi Başvurusu Nasıl Yapılır: Kişisel Deneyimim &#038; Genel Bilgiler</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kullandığımız Favori Fotoğraf Düzenleme Uygulamaları</title>
		<link>https://oitheblog.com/2018/08/19/fotograf-duzenleme-uygulamalari/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2018/08/19/fotograf-duzenleme-uygulamalari/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 19 Aug 2018 12:42:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[FAYDALI Bİ' ŞEYLER]]></category>
		<category><![CDATA[En İyi Fotoğraf Uygulamaları]]></category>
		<category><![CDATA[En İyi Telefon Uygulamaları]]></category>
		<category><![CDATA[En İyi Video Programları]]></category>
		<category><![CDATA[Fotoğraf Düzenleme Programları]]></category>
		<category><![CDATA[Fotoğraf Düzenleme Uygulamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Fotoğraf Editleme Uygulamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Lightroom]]></category>
		<category><![CDATA[Story Düzenleme Uygulamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Video Düzenleme Programları]]></category>
		<category><![CDATA[Video Editleme Programları]]></category>
		<category><![CDATA[Vscocam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oitheblog.com/?p=12819</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kişisel Instagram&#160;(gerçekten bizi takip etmiyor olabilir misiniz, bu bizi üzer&#8230;&#8230;..) tarihimiz boyunca en çok aldığımız soru “ŞU FOTOĞRAFI HANGİ PROGRAMLA...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2018/08/19/fotograf-duzenleme-uygulamalari/">Kullandığımız Favori Fotoğraf Düzenleme Uygulamaları</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kişisel <strong><a href="https://www.instagram.com/oitheblog/?hl=tr" target="_blank" rel="noopener">Instagram</a></strong>&nbsp;(gerçekten bizi takip etmiyor olabilir misiniz, bu bizi üzer&#8230;&#8230;..) tarihimiz boyunca en çok aldığımız soru “ŞU FOTOĞRAFI HANGİ PROGRAMLA EDITLEDİNİZ??” Hayır işin garibi öyle matah bir şey de yapmıyoruz, iki soluk yapıyoruz, ne bilelim azıcık saturation’a boğuyoruz falan, öyle büyülenilecek fotoğraflar bile yok ortada. Hemen 50 tane “hangi uygulama” sorusu geliyor. Bi’ kişi de çıkıp demiyor ki “kızlar güzel fotoğraf çekiyorsunuz he”. İlla edit kısmı övülüyor, bi’ kere de fotoğrafçılık yeteneklerimizi övün be kardeşim&#8230;&#8230;..(kendilerini Mert and Marcus sanmalar) Neyse, belki işin içinde olduğumuz için bize sıradan geliyordur, o kısmını bilemiyoruz, neticede tabii ki bildiklerimizi sizden esirgeyecek değiliz. Bu arada bu instagrammer/bloggerlar arasında kullandığı progamı sinsi gibi saklama, bir türlü kullanılan programların adını söylememe gibi bir durum da varmış, merak etmeyin, ne kullanıyorlarsa hepsini tek tek afişe edeceğiz sdfs.</p>
<p>Aranızda “abiiii bunu bilmeyen de gitsin Motorola ya da Panasonic falan kullansın artııık” yorumları getirebilir diye baştan söylüyoruz, öyle vay şu popüler bunu listeye koymayalım, aman bu çok özel bunu bi’ tek biz biliyoruz bunu yazalım gibi bir ayrım yapmadan ne biliyorsak yığıyoruz, artık doyasıya editlersiniz.</p>
<p>*Başlamadan gelen not: <strong><a href="https://oitheblog.com/2016/12/14/hayat-kurtarir-gezerken-kullanabileceginiz-en-iyi-seyahat-uygulamalari/" target="_blank" rel="noopener">Gezerken Kullanabileceğiniz En İyi Seyahat Uygulamalar</a>ı</strong> da ilginizi çeker mi sanki?</p>
<h2><strong>Kullandığımız Favori Fotoğraf Düzenleme Uygulamaları</strong></h2>
<figure id="attachment_12822" aria-describedby="caption-attachment-12822" style="width: 800px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-12822" src="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/08/Monica-Galvan_Guide-to-VSCO-CAM-Editing-Features-Temperature.jpg" alt="Vscocam" width="800" height="467" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/08/Monica-Galvan_Guide-to-VSCO-CAM-Editing-Features-Temperature.jpg 800w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/08/Monica-Galvan_Guide-to-VSCO-CAM-Editing-Features-Temperature-300x175.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/08/Monica-Galvan_Guide-to-VSCO-CAM-Editing-Features-Temperature-768x448.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/08/Monica-Galvan_Guide-to-VSCO-CAM-Editing-Features-Temperature-370x216.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/08/Monica-Galvan_Guide-to-VSCO-CAM-Editing-Features-Temperature-570x333.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/08/Monica-Galvan_Guide-to-VSCO-CAM-Editing-Features-Temperature-770x449.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/08/Monica-Galvan_Guide-to-VSCO-CAM-Editing-Features-Temperature-685x400.jpg 685w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /><figcaption id="caption-attachment-12822" class="wp-caption-text">Kaynak: https://goo.gl/cwfSKF</figcaption></figure>
<h3><strong>Vscocam</strong></h3>
<p>Listeye çoğu kişi için pek de şok edici olmayan, fotoğraf düzenleme uygulamaları içinde gelmiş geçmiş en popüler programlardan biriyle girizgah yapalım. Zaten bu uygulamayı bilmiyorsanız Instagram’dan çıkın gidin hakikaten ya, gerçekten bu şekilde devam edemeyiz&#8230;&#8230;..Tamam tamam, bilmiyorsanız da bu işi hep beraber çözeceğiz, bozuntuya vermeyin, soran olursa ezelden beri biliyormuş gibi yaparsınız.</p>
<p>Vscocam’in en büyük olayı, filtreleri. Yani tabii ki filtreleri olacak diyeceksiniz ama, şunu anlatmaya çalışıyoruz; fotoğrafı manuel olarak kurcalamak, ayarlarını değiştirmek, rengini bilmemne yapmak istiyorsanız bunu Vscocam’dan yapmasanız da olur, onun için aşağıda başka program söyleyeceğiz. Vscocam’da hali hazırda bulunan filtreler ve satın alabileceğiniz filtreler resmen çöpün fotoğrafını çekip uygulasanız onu bile güzelleştiriyor. Bizim en sevdiklerimiz HB1 – HB2 (beyaz ağırlıklı şeyler yapmak istiyorsanız) ve A6 (daha retro bir hava istiyorsanız) artık siz de kendi favorilerinizi tespit edersiniz.</p>
<p><strong>*İpucu:</strong> Programı yüklediğinizde gelen filtrelere ek olarak para verip bir sürü farklı filtre paketi satın alabilirsiniz. Öyle çok çılgın fiyatları olmamakla birlikte yok kardeşim ben para mara veremem diyorsanız bu adamlar arada bir indirim de yapıyor ve filtreler hakikaten uygun fiyata geliyor, hatta yer yer ücretsiz paket hediyeleri de olabiliyor, bu işe gönül verdiyseniz bunları kovalamayı ihmal etmeyin.</p>
<figure id="attachment_12823" aria-describedby="caption-attachment-12823" style="width: 725px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-12823" src="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/08/Lightroom.jpg" alt="Lightroom" width="725" height="417" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/08/Lightroom.jpg 725w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/08/Lightroom-300x173.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/08/Lightroom-370x213.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/08/Lightroom-570x328.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/08/Lightroom-695x400.jpg 695w" sizes="(max-width: 725px) 100vw, 725px" /><figcaption id="caption-attachment-12823" class="wp-caption-text">Kaynak: https://goo.gl/yocctc</figcaption></figure>
<h3><strong>Lightroom</strong></h3>
<p>Bildiğiniz, tanıdığınız öz hakiki photoshop’u piyasaya salan Adobe’nin bir programı olan Lightroom fotoğraf düzenleme uygulamaları arasında en sık kullandıklarımızdan bir diğeri. Türkiye’deki yaygınlık durumuna tam hakim değiliz ama, yabancı influencerlar’ın “presets” diye sattıkları, Derya Baykal gibi önceden hazırlayıp ücretli olarak başka kullanıcılara da sundukları filtreler hep Lightroom üzerinden hazırlanıyor.</p>
<p>Peki Lightroom’u ne amaçla kullanıyoruz? Hani yukarıda Vscocam’i anlatırken “manuel olarak editlemek” diye anlatmaya çalıştığımız, yani filtre uygulamak yerine fotoğraf değerlerini kurcaladığımız, işte doygunluk, keskinlik, ışık, renk gibi detaylarla oynamak için kullandığımız program Lightroom. Aslında Instagram’ın içinden de bunları daha yüzeysel olarak yapabilme imkanınız var ama, Lightroom çok daha detaylı düzenleme şansı tanıdığı için kendisi öncelikli tercihimizdir.</p>
<p><strong>*İpucu</strong>: Eğer kendiniz oturup editlemeye üşeniyorsanız Lightroom’u yüklediğinizde otomatik olarak gelen Presetler de mevcut, onları da bi’ kurcalayabilirsiniz. Aşırı gelirlerse preset’i uyguladıktan sonra manuel olarak değerleri biraz düşürebilir ve üstünde değişiklik yapabilirsiniz.</p>
<figure id="attachment_12824" aria-describedby="caption-attachment-12824" style="width: 560px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-12824" src="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/08/Afterlight.jpg" alt="Afterlight" width="560" height="492" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/08/Afterlight.jpg 560w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/08/Afterlight-300x264.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/08/Afterlight-370x325.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/08/Afterlight-455x400.jpg 455w" sizes="(max-width: 560px) 100vw, 560px" /><figcaption id="caption-attachment-12824" class="wp-caption-text">https://goo.gl/v595Xx</figcaption></figure>
<h3><strong>Afterlight</strong></h3>
<p>Aslında fotoğraf düzenleme uygulamaları arasında Afterlight bir seviye daha az ünlü. İlk etapta şöyle bi’ açıp kurcalayacak olursanız çok fazla filtre çeşidi sunduğunu görüp “aa çok iyiymiş ya hem de bedava” sevinci yaşayabilirsiniz ama, aslında filtreleri genel olarak biraz “aşırı” olduğu ve fotoğrafı biraz fazla değiştirdiği için biz Afterlight’taki filtreleri pek tutmuyoruz. E ne halt etmeye Afterlight kullanıyoruz o zaman? İki sebepten; Dusty ve Light Leak seçenekleri. Dusty sekmesi altında fotoğrafı daha eskitilmiş, daha grain’e boğulmuş (grain’i Türkçeleştiremedik bir türlü) bir hale sokabilmek için birçok filtre seçeneği mevcut. O çok sorduğunuz eskitilmiş görüntüyü istediğimiz gibi veren en baba uygulama Afterlight. Light Leak seçeneği ise aslında normal koşullarda eskiden kullandığımız filmli kameralarda “bozukluk” olarak kabul edilecek o ışık patlamaları vb. görüntüleri fotoğrafa eklemek için. Bu noktada zamanında hata kabul ettiğimiz şeyin şimdi moda olmasını da sorgulayabilirsiniz, biz seviyoruz, engel olamıyoruz. Neyse, bu Light Leak’in tam olarak ne yaptığını ifade etmek biraz zordu, girip kurcalayınca neyi kast ettiğimizi daha iyi anlayacaksınız.</p>
<p><strong>*İpucu</strong>: Eğer söz ettiğimiz Dusty ve Light Leak seçeneklerinden birini kullanacak olursanız ve gözünüze biraz “fazla” görünürse, Afterlight onların şiddetini de azaltma seçeneği sunuyor, illa ki olduğu gibi kullanmanız gerekmiyor yani, aklınızda bulunsun.</p>
<figure id="attachment_12825" aria-describedby="caption-attachment-12825" style="width: 952px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" loading="lazy" class=" wp-image-12825" src="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/08/Lens-Distortions.jpg" alt="Fotoğraf Düzenleme Uygulamaları" width="952" height="556" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/08/Lens-Distortions.jpg 979w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/08/Lens-Distortions-300x175.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/08/Lens-Distortions-768x449.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/08/Lens-Distortions-370x216.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/08/Lens-Distortions-570x333.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/08/Lens-Distortions-770x450.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/08/Lens-Distortions-685x400.jpg 685w" sizes="(max-width: 952px) 100vw, 952px" /><figcaption id="caption-attachment-12825" class="wp-caption-text">https://goo.gl/HEXfgB</figcaption></figure>
<h3><strong>LD</strong></h3>
<p>Çüş artık ALLAH SİZİ KAHRETSİN NE DİYEBİLİRİM Kİ&#8230;&#8230;&#8230; dedirtecek bir programı da buraya yazmaktan çekinmeyeceğiz. Bu LD denen deccal ne yapıyor biliyor musunuz? FOTOĞRAFA GÜNEŞ MÜNEŞ EKLİYOR. Manyaklık değil mi? Hem de türlü türlü seçeneği var, böyle patlamış ışık da ekleyebilirsiniz, inceden vuran bi güneş de ekleyebilirsiniz, güneşi istediğinizi yere de koyabilirsiniz, aklınıza ne geliyorsa. Bu arada, yağmur, kar, sis falan da ekleyebiliyorsunuz, bayağı şizofreni tetikleyen bir program, hangi hava durumunu canınız çektiyse yapıştırın gitsin sdfsd. O Karadeniz’deki aşırı sisli blogger fotoğrafları nasıl oluyor sanıyorsunuz, yer miyiz biz bunları?</p>
<p>Ek bir bilgi olarak, LD’nin açılımı “lens distortions”. Yani adından da anlayacağınız üzere aslında yukarıda Afterlight için anlatmaya çalıştığımız şeyin daha da detaylısını yapmış adamlar. Bildiğimiz fotoğrafa hatalar eklemeye çalışarak fotoğrafınızı daha özel ve “eşsiz” kılmaya çalışıyorsunuz.</p>
<h3><strong>Snow</strong></h3>
<p>Şurada yazdıklarımızı doğru düzgün okumayıp Snow’u indirecek olursanız muhtemelen “bu kızlar neden 3-B’den Pelinsu’nun kullanacağı bir uygulamayı bize önerdi” diye düşünerek bize bileneceksiniz. O yüzden umuyoruz ki okuyorsunuzdur. Snow aslında Kore çıkışlı bir uygulama. Korelilerin şirinlik, minnoşluk ve komiklik anlayışına göre şekillendiği o kadar belli ve o kadar Asyalılara göre yapılmış bir uygulama ki, zaten filtrelerin çoğu yüzünüze bir türlü oturmuyor bile. Bu yüzden yarın akşam saat 8’de Taksim Meydanı’nda Snow uygulamasının yaratıcılarını protesto etmek için toplanacağız, IRKÇILIĞA HAYIR&#8230;&#8230;&#8230;.sdfsj</p>
<p>Evet tamam, devam edelim. Snow’da işinize yarayacak kısmın bir adı olmadığı için ikonunu kullanarak tarif edeceğiz; fotoğraf makinesi ikonu. O sekme altında yer alan filtreler hem storyler için hem de postlar için güzel seçenekler sunabiliyor. Eğer videolarınıza müdahale etmek istiyorsanız “movie” ve “vlog” sekmelerini de kurcalayabilirsiniz, onlarda da güzel seçenekler var. Onun dışında bu uygulama çöp arkadaşlar, bakacaksanız direkt buralarına bakın.</p>
<figure id="attachment_12827" aria-describedby="caption-attachment-12827" style="width: 560px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-12827" src="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/08/Snapseed-App-Update-4.jpg" alt="Snapseed" width="560" height="493" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/08/Snapseed-App-Update-4.jpg 560w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/08/Snapseed-App-Update-4-300x264.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/08/Snapseed-App-Update-4-370x326.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/08/Snapseed-App-Update-4-454x400.jpg 454w" sizes="(max-width: 560px) 100vw, 560px" /><figcaption id="caption-attachment-12827" class="wp-caption-text">https://goo.gl/tUFNDN</figcaption></figure>
<h3><strong>Snapseed</strong></h3>
<p>Hakkını verelim, Snapseed fotoğraf düzenleme uygulamaları arasında Lightroom ile birlikte en kullanışlı, en işlevsel programlardan biri. Üstelik arayüzü son derece sade olduğu için kafanızı karıştırıp sizi hasta da etmiyor, ne yapmak istiyorsanız kolaylıkla yapabiliyorsunuz. Biz Lightroom’a tutulduğumuz için Snapseed’i onun kadar sık kullanmıyoruz, ancak yine de iyi bir alternatif. Snapseed’i çoğunlukla çekiliş vb. postlar hazırlamak istediğimizde fotoğraf üzerine alengirli yazı yazabilmek için kullanıyoruz. Ayrıca öyle devasa bir şeyden söz etmiyorsak, ne bileyim eski sevgilinizi fotoğraftan çıkarmaya falan çalışmıyorsanız “iyileştirme” seçeneğini (verdiğimiz örnek ile iyileştirme sözcüğü çok uyumlu olmadı mı sdfd) kullanarak bir şeyleri fotoğraftan silebilirsiniz. Yok o kadar dev prodüksiyona girmeyecekseniz aynı özelliği kullanarak sivilce mivilce de yok edebilirsiniz, hadi yine iyisiniz.</p>
<h3><strong>Hyperlapse</strong></h3>
<p>Başlığı fotoğraf düzenleme uygulamaları diye attık ama, hazır konuya girmişken kullandığımız 1-2 video uygalamasından da bahsedelim. Sanıyoruz ki Hyperlapse’i çoğunuz biliyorsunuz, ancak bilmeyenler dışlanmış hissetmesin, yetiştik. En basit şekilde anlatacak olursak, bu program videolarınızı hızlandırmaya yarıyor. Tepeden bir sokağı çektiniz, arkadaşlarınızla rakıya oturmuşken telefonu yerleştirip masayı çektiniz, x eylemini gerçekleştirirken videonuzu çektiniz, hooop Hyperlapse ile onu daha hızlı bir hale getiriyorsunuz. Zaten uygulamanın arayüzü son derece basit ve amaca yönelik, öyle komplike bir şey yok. Videonuzu çektikten sonra da hızı üzerinde değişiklik yapabiliyorsunuz, aklınızda bulunsun.</p>
<figure id="attachment_12828" aria-describedby="caption-attachment-12828" style="width: 600px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-12828" src="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/08/Screenshot-1_8_2.jpg" alt="8mm App" width="600" height="400" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/08/Screenshot-1_8_2.jpg 600w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/08/Screenshot-1_8_2-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/08/Screenshot-1_8_2-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/08/Screenshot-1_8_2-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/08/Screenshot-1_8_2-570x380.jpg 570w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /><figcaption id="caption-attachment-12828" class="wp-caption-text">http://8mm.mobi/</figcaption></figure>
<h3><strong>8mm</strong></h3>
<p>Bir başka video düzenleme uygulaması, 8mm. Bu zaten “vintage camera” diye de geçtiği için aşağı yukarı neye yaradığını anlayacaksınız. Videolarınıza daha bir vintage, daha bir retro hava katıyor, neyi çekerseniz çekin ayrı bir hava katıyor, bu sebeple bizce kesin hoşunuza gidecektir. Filtreleri biraz aşırıya kaçabiliyor ama öyle uzun soluklu videolar için değil de daha kısa şeyler için kullanılabilir.</p>
<h3><strong>Unfold</strong></h3>
<p>Unfold yeni mi türedi, yoksa son dönemlerde mi popüler oldu bilmiyoruz ama, bunu kullanmayan influencer kalmış mıdır inanın biz de bilemiyoruz. Bu app aslında hem fotoğraf düzenleme uygulamaları kategorisine hem de video kategorisine girebilir, her iki için de ekmek çıkıyor. Daha çok storylere yönelik bir app, ama Instagram postuna uygun formatta kaydetme seçeneği de sunuyor. Zaten yalnızca 1-2 blogger takip ediyorsanız bile app’i yükleyince “heee tamam bunu diyorlar” şeklinde bir aydınlanma yaşayacaksınız. Güzel uygulama, indiriniz.</p>
<p><strong>İpucu: </strong>İçindeki “FF1” adlı paketi indirecek olursanız onun içinde de güzel seçenekler var, ancak ücretli.</p>
<figure id="attachment_12829" aria-describedby="caption-attachment-12829" style="width: 843px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" loading="lazy" class=" wp-image-12829" src="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/08/FINAL-IMAGE-min.jpg" alt="Glitch Art" width="843" height="562" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/08/FINAL-IMAGE-min.jpg 850w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/08/FINAL-IMAGE-min-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/08/FINAL-IMAGE-min-768x512.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/08/FINAL-IMAGE-min-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/08/FINAL-IMAGE-min-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/08/FINAL-IMAGE-min-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/08/FINAL-IMAGE-min-770x514.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/08/FINAL-IMAGE-min-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 843px) 100vw, 843px" /><figcaption id="caption-attachment-12829" class="wp-caption-text">https://goo.gl/fMXuce // Fotoğraf bozuk değil, Glitch Art böyle bir şey</figcaption></figure>
<h3><strong>Glitch Art</strong></h3>
<p>Geldik fotoğraf düzenleme uygulamaları listemizin sonuna, zaten 23423 tane uygulama yazdık, artık fotoğraflarınız bunlarla da güzel olmuyorsa salıverin gitsin arkadaşlar, demek siz bu işten anlamıyorsunuz, yapacak bir şey yok, biz sizi böyle de severiz. Glitch Art listemizin en az popüleri. Hipster sevindiren bir uygulama, çünkü aslında fotoğraflarına bir takım hatalar ekleyerek ilginç estetik kaygılar peşinde koşan arkadaşların (mesela biz sdfd) AAA ÇOK İYİYMİŞ BU demesine sebep oluyor. Konuya app adı olarak yaklaşmayıp Google’a Glitch Art yazacak olursanız aslında bunun bir çeşit yeni nesil akım olduğunu anlayacaksınız zaten.</p>


<p></p>



<p><em>*Yazılarımızda <strong>reklam ve ürün tanıtımı</strong> bulunmaktadır. (deneyimlerimiz üzerinden ürün, marka, servis, kuruluş önerileri paylaştığımız için)</em></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2018/08/19/fotograf-duzenleme-uygulamalari/">Kullandığımız Favori Fotoğraf Düzenleme Uygulamaları</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2018/08/19/fotograf-duzenleme-uygulamalari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>8</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Moka Pot Kullanımı: Moka Pot Nedir &#038; Moka Pot ile Nasıl Kahve Yapılır?</title>
		<link>https://oitheblog.com/2018/05/04/moka-pot-kullanimi-moka-pot-nedir-moka-pot-ile-nasil-kahve-yapilir/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2018/05/04/moka-pot-kullanimi-moka-pot-nedir-moka-pot-ile-nasil-kahve-yapilir/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 04 May 2018 14:42:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[FAYDALI Bİ' ŞEYLER]]></category>
		<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[Bialetti Moka Pot]]></category>
		<category><![CDATA[En İyi Moka Pot Hangisi?]]></category>
		<category><![CDATA[Eve Kahve Makinesi Almak]]></category>
		<category><![CDATA[Moka Pot İçin Kahve Öğütmek]]></category>
		<category><![CDATA[Moka Pot ile Kahve Hazırlamak]]></category>
		<category><![CDATA[Moka Pot ile Nasıl Kahve Yapılır?]]></category>
		<category><![CDATA[Moka Pot Nasıl Temizlenir?]]></category>
		<category><![CDATA[Moka Pot Nedir?]]></category>
		<category><![CDATA[Moka Pot Temizliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=12424</guid>

					<description><![CDATA[<p>Evet, evdeki kahve makinemiz ile bozuştuk ve yolları ayırmaya karar verdik. Hoşçakal yiğidim, hoşçakal, seninle güzel günlerimiz oldu, ama şimdi...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2018/05/04/moka-pot-kullanimi-moka-pot-nedir-moka-pot-ile-nasil-kahve-yapilir/">Moka Pot Kullanımı: Moka Pot Nedir &#038; Moka Pot ile Nasıl Kahve Yapılır?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Evet, evdeki kahve makinemiz ile bozuştuk ve yolları ayırmaya karar verdik. Hoşçakal yiğidim, hoşçakal, seninle güzel günlerimiz oldu, ama şimdi ayrılık zamanı&#8230;Seni aldatmıyoruz, senden sıkılmadık, sana düşman değiliz, sadece artık bu ilişkinin yürümediğini fark ettik. Açık açık söyleyeceğiz, gönlümüz moka pot’a kaydı, yapacak bir şey yok. Hoşçakal eski kahve makinemiz, hoşçakal&#8230;&#8230;..</p>
<p>*Hazır buraya kadar gelmişken bizi <strong>Instagram&#8217;dan</strong> takip etmiyorsanız nasıl kalbimizi kırdığınızı bilemezsiniz. <a href="https://www.instagram.com/oitheblog/" target="_blank" rel="noopener"><strong>Şöyle bırakalım.</strong></a></p>
<p>Hayat sizi bu yazıya getirdiyse şu yazılarımız da ilginizi çekebilir:<br />
<a href="http://oitheblog.com/2016/08/19/eve-kahve-makinesi-almak/" target="_blank" rel="noopener"><strong>*Eve Kahve Makinesi Almak</strong></a><br />
<a href="http://oitheblog.com/2017/12/17/italyan-kahve-kulturu/" target="_blank" rel="noopener"><strong>*İtalyan Kahve Kültürü</strong></a></p>
<h2><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="alignleft size-full wp-image-12435" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/05/KOq2eYqMajuOPlsi-636578337164671242.gif" alt="" width="259" height="300" />Moka Pot Nedir?</strong></h2>
<p>Moka Pot Nedir, bu ismi yanlış yazılmış gibi görünen alet neye yarar, nereden hayatımıza girdi? AZ SONRA. (nasıl şakacıyız) Efendim aslında bu moka pot’un bizim hayatımıza girişi ilk İtalya gezimize dayanıyor. Çünkü İtalya’da moka pot bizim Türk evlerindeki çaydanlığın varlığı kadar yaygın bir şey, o yüzden herhangi bir yer de satıldığını, herhangi bir İtalyan arkadaşınızın hayatının vazgeçilmez bir parçası olduğunu görmek hiç de tuhaf değil. Biz de kahve bağımlıları olarak moka potu bu vesileyle edinmiş olduk.</p>
<p>Moka pot dediğimiz şey aslında kahve demlemek için kullanılan, son derece basit mekanizmaya sahip, ama krallar gibi kahve yapmanızı sağlayan bir alet. Hiç öyle alengirli bir tarafı yok, gayet pratik bir şey ve hemen adapte olabileceğinizi düşünüyoruz, o sebeple eğer kafanızda alsam mı almasam mı gibi bir düşünce varsa biz oyumuzu direkt almanız yönünde kullanıyoruz.</p>
<h2><strong>Hangi Marka Moka Pot’u Almalıyım?</strong></h2>
<p>Hiç kafanızı karıştırmadan cevabını verelim, <strong><a href="https://app.hb.biz/g01lFCrN3GAc" target="_blank" rel="noopener">Bialetti</a>.</strong> Moka Pot’u piyasaya salan, kullanımını bu kadar yaygınlaştıran, özetle moka pot’un yaratıcısı Bialetti olduğu için hiç alternatifler peşinde koşmanıza gerek yok. Öyle bulması zor bir şey de değil, artık Türkiye’de de birçok yerde satılıyor, internetten de kolaylıkla sipariş verebilirsiniz.</p>
<h2><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-12433 aligncenter" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/05/il_fullxfull.455748421_kmzv_1024x1024.jpg" alt="" width="650" height="388" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/05/il_fullxfull.455748421_kmzv_1024x1024.jpg 650w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/05/il_fullxfull.455748421_kmzv_1024x1024-300x179.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/05/il_fullxfull.455748421_kmzv_1024x1024-370x221.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/05/il_fullxfull.455748421_kmzv_1024x1024-570x340.jpg 570w" sizes="(max-width: 650px) 100vw, 650px" /><br />
Moka Pot İçin Kahve Öğütme Meselesi</strong></h2>
<p>Moka pot nedir ne değildir öğrendik, şimdi moka potun içine koyacağınız kahve konusunda bi’ konuşmamız gerekiyor. Öyle laps diye bulduğunuz ilk kahveyi koyamazsınız, bu işin de doğrusu yanlışı var. Eğer siz de bizim gibi çekirdek kahve satın alıp kahvenizi evde kendiniz öğütüyorsanız o zaman <strong>moka pot için kahve öğütürken yapmanız gereken kahvenizi Türk kahvesi için çekilmiş kahve ile filtre kahve için çekilmiş kahve arasında bir yerde tutmak, espresso kahvesi inceliğinde bir şeye yakın diyebiliriz.</strong> Anlaşılır olmadı ise biraz daha açıklayalım. Biliyorsunuz Türk kahvesi bayağı ince çekilmiş bir kahve oluyor, moka pot için çektiğiniz kahvenin kesinlikle o kadar ince olmaması gerekiyor. Aksi takdirde kahveyi koyduğunuz yer tıkanıyor falan, rezil ediyorsunuz kahveyi. Eğer çok kalın olursa o zaman da tam ayarını tutturamıyorsunuz, öyle çekirdekten hallice bir şekilde kalmaması gerekiyor yani. Eğer ilk etapta nasıl öğüteceğinize karar veremediyseniz bir kahveciye gidip moka pot’ta kullanacağınızı belirterek kahvenizi öğüttürürseniz ilerleyen zamanlarda kahvenizi onu baz alarak öğütebilirsiniz.</p>
<h2><strong>Moka Pot ile Nasıl Kahve Yapılır?</strong></h2>
<p>Geldik işin en sevdiğimiz kısmına; moka pot ile kahve yapmak. Seviyoruz, çünkü çok basit. Dijital bir şey yok, elektronik bir sistem söz konusu değil, bayağı geleneksel bir şekilde hazırlıyorsunuz yani. Sabah kalkıp da daha gözümüzü bile açamazken kahve yapmaya çalışıyoruz ya hani, o sırada böyle komplike, uğraştıran bir şey ile cebelleşmek çok sinir bozucu olmuyor mu? İşte moka pot kullanmaya başlarsanız bu derdiniz de ortadan kalkıyor ve hop diye kahvenizi elinizde buluyorsunuz, şahanelik!</p>
<p>Şimdi moka pot ile nasıl kahve hazırladığımızı görseller aracılığı ile bi’ anlatalım:</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class=" wp-image-12438 aligncenter" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/05/Moka-Pot-3.jpg" alt="Moka Pot (3)" width="645" height="430" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/05/Moka-Pot-3.jpg 650w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/05/Moka-Pot-3-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/05/Moka-Pot-3-370x246.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/05/Moka-Pot-3-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/05/Moka-Pot-3-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/05/Moka-Pot-3-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 645px) 100vw, 645px" /><br />
1. Alt hazneye suyumuzu dolduruyoruz. (İtalyanlar genellikle sıcak su koyuyorlar, çünkü bu şekilde su daha hızlı kaynayacağı için kahvenin yanmasına engel oluyor ve daha yumuşak içimli oluyormuş, ama açıkçası biz üşengeç olduğumuz için soğuk su koyuyoruz, karar sizin)</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class=" wp-image-12434 aligncenter" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/05/InkedDSCF4585_LI.jpg" alt="moka pot" width="645" height="430" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/05/InkedDSCF4585_LI.jpg 650w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/05/InkedDSCF4585_LI-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/05/InkedDSCF4585_LI-370x246.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/05/InkedDSCF4585_LI-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/05/InkedDSCF4585_LI-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/05/InkedDSCF4585_LI-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 645px) 100vw, 645px" /><br />
2. Suyu koyarken coşmuyoruz, şu yukarıdaki görseldeki demir şeyi geçmemesine özen gösteriyoruz.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class=" wp-image-12440 aligncenter" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/05/Moka-Pot-Nedir-2.jpg" alt="Moka Pot Nedir (2)" width="645" height="430" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/05/Moka-Pot-Nedir-2.jpg 650w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/05/Moka-Pot-Nedir-2-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/05/Moka-Pot-Nedir-2-370x246.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/05/Moka-Pot-Nedir-2-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/05/Moka-Pot-Nedir-2-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/05/Moka-Pot-Nedir-2-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 645px) 100vw, 645px" /><br />
3. Bu delikli kısmı yerine yerleştirip üstüne kahvemizi koyuyoruz. (kahvemizi deliler gibi sıkıştırmıyoruz)</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class=" wp-image-12441 aligncenter" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/05/Moka-Pot-Nedir-3.jpg" alt="Moka Pot Nedir (3)" width="645" height="430" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/05/Moka-Pot-Nedir-3.jpg 650w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/05/Moka-Pot-Nedir-3-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/05/Moka-Pot-Nedir-3-370x246.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/05/Moka-Pot-Nedir-3-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/05/Moka-Pot-Nedir-3-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/05/Moka-Pot-Nedir-3-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 645px) 100vw, 645px" /><br />
4. Üstüne diğer bölümü yerleştirip çevirerek kapatıyoruz.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class=" wp-image-12442 aligncenter" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/05/Moka-Pot-Nedir-4.jpg" alt="Moka Pot Nedir (4)" width="645" height="430" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/05/Moka-Pot-Nedir-4.jpg 650w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/05/Moka-Pot-Nedir-4-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/05/Moka-Pot-Nedir-4-370x246.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/05/Moka-Pot-Nedir-4-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/05/Moka-Pot-Nedir-4-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/05/Moka-Pot-Nedir-4-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 645px) 100vw, 645px" /><br />
5 .Fokur fokur fokur sesini duyduğumuz gibi kahvemizi alıyor (aslında fokurdamadan yakalasanız daha bile iyi ama o kadar başında durmaya üşenirsiniz kesin) ve içiyoruz. (iyi ki içmenizi söyledik di mi)</p>
<p>*Deneyimlerine üzerine gelen tespit: Kahveyi kısık ateşte hazırlarsanız kesinlikle daha lezzetli oluyor. O yüzden aceleniz yoksa mümkünse bırakın hazır olması 1,2 dakika daha fazla sürsün, neticede daha iyi bir sonuç alacaksınız.</p>
<h2><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="alignleft wp-image-12432" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/05/d88187ba03dc3a2fc3f75a85870b3593-coffee-meme-coffee-quotes.jpg" alt="" width="372" height="465" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/05/d88187ba03dc3a2fc3f75a85870b3593-coffee-meme-coffee-quotes.jpg 480w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/05/d88187ba03dc3a2fc3f75a85870b3593-coffee-meme-coffee-quotes-240x300.jpg 240w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/05/d88187ba03dc3a2fc3f75a85870b3593-coffee-meme-coffee-quotes-370x463.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/05/d88187ba03dc3a2fc3f75a85870b3593-coffee-meme-coffee-quotes-320x400.jpg 320w" sizes="(max-width: 372px) 100vw, 372px" />Moka Pot Nasıl Temizlenir?</strong></h2>
<p>Bakın bu konuda acemiyseniz kafanız karışabilir ve üşengeçliğin size verdiği yetkiye dayanarak bir takım yapmamanız gereken şeyler yapabilirsiniz, ilk etapta bizim de karışmıştı, o yüzden buraya kulak verin. Moka potumuzu asla ama ASLA BULAŞIK MAKİNESİNDE YIKAMIYORUZ. Yoksa bir süre sonra kahvenizin tadı rezil gibi gelmeye başlar, bizden söylemesi. Hatta sabunla bile yıkamıyoruz. Su ile temizleyip, sonrasında kuruluyoruz. Öyle haşır huşur fırçalarla ovalayıp içine etmeyin, aman diyelim. İnanmıyorsanız <a href="https://www.bialetti.co.nz/blogs/making-great-coffee/tips-and-care" target="_blank" rel="noopener"><strong>şuraya </strong></a>bakın.</p>
<p class="p1"><em><span class="s1">*Yazılarımızda <strong>reklam ve ürün tanıtımı</strong> bulunmaktadır. (deneyimlerimiz üzerinden ürün, marka, servis, kuruluş önerileri paylaştığımız için) </span></em></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2018/05/04/moka-pot-kullanimi-moka-pot-nedir-moka-pot-ile-nasil-kahve-yapilir/">Moka Pot Kullanımı: Moka Pot Nedir &#038; Moka Pot ile Nasıl Kahve Yapılır?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2018/05/04/moka-pot-kullanimi-moka-pot-nedir-moka-pot-ile-nasil-kahve-yapilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>8</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Low Cost Havayolu Nedir, Neden Dostumuzdur?</title>
		<link>https://oitheblog.com/2017/12/22/low-cost-havayolu-nedir/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2017/12/22/low-cost-havayolu-nedir/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 22 Dec 2017 14:24:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[FAYDALI Bİ' ŞEYLER]]></category>
		<category><![CDATA[Düşük Maliyetli Havayolu]]></category>
		<category><![CDATA[Düşük Maliyetli Havayolu Nedir?]]></category>
		<category><![CDATA[Low Cost Havayolları]]></category>
		<category><![CDATA[Low Cost Havayolu Nedir?]]></category>
		<category><![CDATA[Low Cost Havayolu Özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Low Cost Ne Demek?]]></category>
		<category><![CDATA[Pegasus Hava Yolları]]></category>
		<category><![CDATA[Pegasus Havayolları]]></category>
		<category><![CDATA[Pegasus Uçak Bileti Promosyonları]]></category>
		<category><![CDATA[Uçak Bileti Promosyonları]]></category>
		<category><![CDATA[Ucuz Uçak Bileti]]></category>
		<category><![CDATA[Ucuz Yurtdışı Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Uygun Uçak Bileti]]></category>
		<category><![CDATA[Uygun Yurtdışı Tatili]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=11376</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ülkece benimseyemediğimiz ve aslında ucuz uçak bileti bulmak adına pek faydalı olan bir gerçeğe parmak basmanın zamanı geldi de geçti...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2017/12/22/low-cost-havayolu-nedir/">Low Cost Havayolu Nedir, Neden Dostumuzdur?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ülkece benimseyemediğimiz ve aslında ucuz uçak bileti bulmak adına pek faydalı olan bir gerçeğe parmak basmanın zamanı geldi de geçti diye düşünüyoruz. Biliyorsunuz ya da tahmin ediyorsunuzdur ki hayatımızın büyük bir kısmı seyahat etmek üzerine kurulu olduğu için artık daha uygun fiyatlı uçak bileti bulmak konusunda Harvard’da ders versek yeridir, işin her türlü sinsiliğini çözmüş, her türlü açığını yakalamış durumdayız. Sizlerle sosyal medya üzerinden bol bol iletişim halinde olmamızdan mütevellit gün içinde defalarca kez “ya o kadar ucuz biletleri nasıl yakalıyorsunuz” ya da “uçak biletimizi nereden alsak daha ucuza gelir” temalı soru ile karşılaşıyoruz ve cevaplarımızın çoğu ya promosyon kovalamak ya da low cost havayollarına dadanmak üzerine kurulu oluyor. Artık tek tek mesaj üzerinden anlatmaya çalışmak yerine şuradan konuya bir değinelim de, low cost havayolu nedir hep beraber aydınlanalım dedik, iyi olmamış mı?</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-10861" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/08/Budapeşte-Gezi-Rehberi-1.jpg" alt="Budapeşte Gezi Rehberi" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/08/Budapeşte-Gezi-Rehberi-1.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/08/Budapeşte-Gezi-Rehberi-1-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/08/Budapeşte-Gezi-Rehberi-1-370x246.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/08/Budapeşte-Gezi-Rehberi-1-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/08/Budapeşte-Gezi-Rehberi-1-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/08/Budapeşte-Gezi-Rehberi-1-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></p>
<h2><strong>*Low Cost Havayolu Nedir, Ne Anlama Gelir?</strong></h2>
<p>Türkçesiyle Düşük Maliyetli Havayolu olarak da adlandırabileceğimiz ama belki yabancı kaynaklardan da araştırmak istersiniz diye düşünerek orijinal adını kullandığımız Low Cost havayolu terimi aslında ne anlama geldiğini adından belli ediyor. Amaç bir şeylerden kısarak, uçak biletini olabilecek en düşük maliyeti ile insanlara sunmak. Kısmak derken ayakta uçacaksınız, koltuk yerine tabure var, kemer seçeneği sunmuyorlar gibi şeylerden bahsetmiyoruz tabii ki sdfsd. Çeşitli özelliklerden feragat etmekten değil, ihtiyacınız olan özellikleri satın alabilme seçeneği tanıyarak, istemediğiniz özellikleri daha baştan size ekstra masraf olarak dayatmamalarından bahsediyoruz. Bu, dünya çapında uzun yıllardır var olan bir kavram ve milyonlarca insan tarafından kullanılıyor. Türkiye’de ise bu sistemin en bilinen ve en çok kullanılan temsilcisi tahmin edebileceğiniz üzere <a href="http://bs.serving-sys.com/serving/adServer.bs?cn=trd&amp;mc=click&amp;pli=23522630&amp;PluID=0&amp;ord=[timestamp]" target="_blank" rel="noopener">Pegasus Hava Yolları</a>.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-10520" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/07/Çekya-gezisi.jpg" alt="Çekya gezisi" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/07/Çekya-gezisi.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/07/Çekya-gezisi-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/07/Çekya-gezisi-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/07/Çekya-gezisi-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/07/Çekya-gezisi-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/07/Çekya-gezisi-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /></p>
<h2><strong>*Low Cost Havayolları Neden Daha Ucuz Oluyor?</strong></h2>
<p>Aslında mantık çok basit, daha anlaşılır olması için Pegasus örneği üzerinden ilerleyelim, hepimizin bildiği yerden gelsin. Pegasus Hava Yolları’nın biletleri, diğer firmalara kıyasla neden daha uygun fiyatlı oluyor? Çünkü bilet fiyatının içine yemek, bagaj hakkı, koltuk seçimi gibi şeyler dahil değil. İlk etapta bakıldığında, bu negatif bir cümle gibi görünse de, aslında bu Pegasus Hava Yolları’nın uygun fiyatlı uçak bileti sunabiliyor olmasının temel sebebi. Bu noktada şunu hepimizin aklına sokması gerekiyor: Neden ihtiyacımız olmayan şeyler için ekstra ücret ödeyelim? Örneğin 2 günlüğüne Berlin’e gideceksiniz, sırt çantanızı kaptınız ve yollara düşüyorsunuz. 20 kilo bagaj hakkını ne yapacaksınız ki? Neden bunun için uçak biletinizin içine dahil ekstra bir ücret olsun? Zaten ihtiyaç duyarsanız, örneğin alışveriş yapıp da dönüyorsanız, dönüşte ekstra bagaj hakkı satın alabilirsiniz. Ya da yemek konusundan dem vuralım. Gerçekten uçakta 5-6 çeşit yemek yemek için uçak biletine daha fazla ücret ödemenize gerek var mı? Yoksa uçakta kafanıza göre küçük bir atıştırmalık seçip sonra gittiğiniz şehirde lokal lezzetleri tatmak daha mı mantıklı? (he canınız sushi istediyse, ya da yolda giderken bi’ köfte atalım diyorsanız o da var zaten de, o ayrı mesele) Özetle, çoğu kişinin zannettiğinin aksine Pegasus vb. low cost hava yollarının gayesi “hadi şunlara daha az hizmet sunalım da bi’ günlerini görsünler” değil, ihtiyacınız olmayan şeyleri size baştan dayatmayarak uçak bileti masrafınızı düşürmek. Yani şu “ağğbii su bile paralı” muhabbetini hep beraber bi’ geçmemiz gerekiyor, çünkü aksi takdirde başka low cost iş modeline sahip olmayan havayollarında “suya bile para vermeyeceğiz” diye aslında abuk subuk bilet fiyatları ödüyoruz.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-10542" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/07/Prag-Dancing-House.jpg" alt="Prag Dancing House" width="656" height="438" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/07/Prag-Dancing-House.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/07/Prag-Dancing-House-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/07/Prag-Dancing-House-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/07/Prag-Dancing-House-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/07/Prag-Dancing-House-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/07/Prag-Dancing-House-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 656px) 100vw, 656px" /></p>
<h2><strong>*Biz Low Cost Havayolu Mantığı ile Nasıl Tanıştık?</strong></h2>
<p>Sene 2011, Amerika’dayız, OitheBlog’dan eser yok ama dostluğumuz baki. New York’tan Los Angeles’a geçeceğiz, ulaşıma ne kadar az para ayırsak kardır düşüncesi ile uçak bileti bakıyoruz. Tam “biz New York’tan New Jersey’e bile zor gideriz canısı” düşüncelerine kapılmışken absürt derecede ucuz bir bilete denk geldik. NASIL BU KADAR UCUZ UÇAK BİLETİ OLUR SAÇMALIK düşünceleri ile yaklaşık 2,5 saat falan bileti alamadık, çünkü kafamızda “herhalde uçağın yapım tarihi 1912” ya da “böbreklerimizi mi isteyecekler acaba” gibi düşünceler oluştu. Neticede nasıl olsa 2 böbreğimiz var, Los Angeles uğruna birini feda edebiliriz herhalde diyerek bileti aldık ve uçuş günü gelince havaalanına doğru yola koyulduk. Her şey gerçek olamayacak kadar iyi ilerliyordu, check in yapmaya gittik, eşekler gibi alışveriş yaptığımız için dev bagajımızı ablaya doğru uzatırken kendisinin “canım bi’ 20 dolarını alırım” demesi ile aha dedik, bunlar bizi kandırıyor. Tabii o zaman Low Cost havayolu nedir, bu mantık nasıl işler, sonradan nasıl da hayatımızın vazgeçilmez bir parçası olacak hiçbir fikrimiz yok… Neticede biz o 20 doları verince internete saldırıp konuya dair araştırmaya giriştik ve aslında biletin bu kadar ucuz olmasının sebebinin yanlışlıkla da olsa bir Low Cost havayolu firmasını seçmemiz olduğunu, şayet öyle olmasaydı o 20 doları bırakın, kim bilir kaç 20 dolar daha vereceğimizi falan fark ettik ve o günden beri Low Cost havayolu dediğimiz şey bizim canımız ciğerimiz, ebedi dostumuz.</p>
<p><a href="http://bs.serving-sys.com/serving/adServer.bs?cn=display&amp;c=19&amp;mc=imp&amp;pli=23522630&amp;PluID=0&amp;ord=[timestamp]&amp;rtu=-1"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-10037" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/05/IMG_53431.jpg" alt="Low Cost Havayolu" width="654" height="654" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/05/IMG_53431.jpg 853w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/05/IMG_53431-150x150.jpg 150w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/05/IMG_53431-300x300.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/05/IMG_53431-768x768.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/05/IMG_53431-370x370.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/05/IMG_53431-570x570.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/05/IMG_53431-770x770.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/05/IMG_53431-400x400.jpg 400w" sizes="(max-width: 654px) 100vw, 654px" /></a></p>
<h2><strong>*Low Cost Havayolları Neden Dostumuzdur?</strong></h2>
<p>Çok net cevap verelim mi? Çünkü o daha pahalı uçak biletine vereceğiniz para ile gideceğiniz yerde kim bilir neler neler yaparsınız! Çünkü uçakta krallar gibi ağırlanmanıza gerek yok, önemli olan yolculuk kısmında önünüze yemek koyulmasından ya da uçağa girerken “gazete var okursanız” denmesinden çok indiğiniz yerde ne yaptığınız. Çünkü acıktıysanız zaten menüden istediğiniz yemeği seçip söyleyebilirsiniz ve acıkmadıysanız neden durduk yere yine de yemek parası ödeyesiniz ki? Çünkü ekstra bagajınız olmamasına rağmen neden bilmemkaç kilo bagaj hakkı için daha en baştan durduk yere fazla para ödemeniz gereksin, zaten ihtiyacınız olursa onu da satın alabilirsiniz. Hepimiz seyahat esnasında masrafı düşürebilmek için çaba gösteriyorken daha olayın girizgah aşamasında neden bilete gereğinden fazla ve ihtiyacımız olmayan özellikler için para verelim ki? OH BE, SÖYLEDİK DE RAHATLADIK.</p>


<p></p>



<p><em>*Yazılarımızda <strong>reklam ve ürün tanıtımı</strong> bulunmaktadır. (deneyimlerimiz üzerinden ürün, marka, servis, kuruluş önerileri paylaştığımız için)</em></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2017/12/22/low-cost-havayolu-nedir/">Low Cost Havayolu Nedir, Neden Dostumuzdur?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2017/12/22/low-cost-havayolu-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>4</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İtalyan Kahve Kültürü: Ne Öğrendiysek Bu Yazıda!</title>
		<link>https://oitheblog.com/2017/12/17/italyan-kahve-kulturu/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2017/12/17/italyan-kahve-kulturu/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 17 Dec 2017 16:32:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[COMO]]></category>
		<category><![CDATA[FAYDALI Bİ' ŞEYLER]]></category>
		<category><![CDATA[FLORANSA]]></category>
		<category><![CDATA[İTALYA]]></category>
		<category><![CDATA[MİLANO]]></category>
		<category><![CDATA[ROMA]]></category>
		<category><![CDATA[VATİKAN]]></category>
		<category><![CDATA[VENEDİK]]></category>
		<category><![CDATA[VERONA]]></category>
		<category><![CDATA[Espresso Nedir?]]></category>
		<category><![CDATA[İtalya'da Kahve]]></category>
		<category><![CDATA[İtalya'da Kahve Sipariş Vermek]]></category>
		<category><![CDATA[İtalya'da Starbucks Var Mı?]]></category>
		<category><![CDATA[İtalyan Kafeleri]]></category>
		<category><![CDATA[İtalyan Kahve Kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[İtalyan Kahveciler]]></category>
		<category><![CDATA[İtalyan Kahveleri]]></category>
		<category><![CDATA[İtalyanlar Kahveyi Nasıl İçer?]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=11352</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bizim kahve merakımızın, hatta bir zaman planlama yöntemi olarak (bkz. bi’ kahve içelim de düşünürüz) kahveyi baz almamızın başlangıcının gerçekleştirdiğimiz...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2017/12/17/italyan-kahve-kulturu/">İtalyan Kahve Kültürü: Ne Öğrendiysek Bu Yazıda!</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11362" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-8.jpg" alt="İtalyan kahve kültürü" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-8.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-8-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-8-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-8-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-8-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-8-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><br />
Bizim kahve merakımızın, hatta bir zaman planlama yöntemi olarak (bkz. bi’ kahve içelim de düşünürüz) kahveyi baz almamızın başlangıcının gerçekleştirdiğimiz ilk İtalya gezisine dayandığını  yani İtalyan kahve kültürü ile tanışmamız sonrasında dayandığını biliyor muydunuz? Ondan önce en rezalet kahveyi bile içebilmek (şimdi marka vermeyelim ayıp olmasın, konuyu biliyorsunuz sdfsd) ve bu işlerden zerre kadar anlamamak gibi bir noktadaydık. Sonra Roma &amp; Floransa gezisine çıktık ve içtiğimiz her kahvede “abi bizim şu ana kadar içtiklerimize de kahve deniyordu, o zaman WHAT THE FUCK IS THIS” gibi yorumlar getirmeye başlamamız sonucu hayatımızın en uzun ve tutarlı ilişkisini kahve ile yaşamaya başladık. O günden beri de çıktığımız her keşifte, her seyahatte kahveye ayrıca ilgi gösteriyor, en iyi kahvecileri bulmak, o ülkenin kahve kültürünü tanımak için ekstra bir çaba sarf ediyoruz. Kurban olduğumuz İtalyanlar, valla yolda gördüğümüz her İtalyan’a sarılasımız geliyor, hakikaten bu kahveyi sizin gibi yapanı yok.</p>
<p>*İtalyan kahve kültürü meselesine girişmeden önce bu konuyla ilişkili olabilecek ve ilginizi çekecek yazılarımızı şöyle bırakalım:</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/2018/01/21/roma-kahvecileri/" target="_blank" rel="noopener">*Roma Kahvecileri</a><br />
<a href="http://oitheblog.com/2016/08/19/eve-kahve-makinesi-almak/" target="_blank" rel="noopener">*Eve Kahve Makinesi Almak</a><br />
<a href="http://oitheblog.com/category/italya/page/2/" target="_blank" rel="noopener">*Roma, Milano, Verona, Como Gölü, Floransa ve Vatikan Rehberlerimizin Bulunduğu Sayfa</a><br />
<a href="http://oitheblog.com/2016/11/07/istanbulun-en-iyi-kahvecileri/" target="_blank" rel="noopener">*İstanbul&#8217;daki Favori Kahvecilerimiz</a></p>
<h2><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11361" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-7.jpg" alt="İtalyan kahve kültürü" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-7.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-7-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-7-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-7-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-7-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-7-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><br />
Feridun Düzağaç Şarkısı Gibi: Kahve = İtalya</strong></h2>
<p>Çok şükür iş Feridun Düzağaç şarkıları kadar karmaşık değil, seni benden çıkarıp kendimi ona bölünce ortaya dayım çıkıyor denklemlerine girmeyeceğiz, çoğumuz için olay gayet basit, kahve = İtalya! Bu konuda yalnız değiliz di mi? Sizin de kahve deyince aklınıza ilk gelen yerler listesinde İtalya vardır diye tahmin ediyoruz. Çok normal, çünkü aslında İtalya’nın özellikle Avrupa’da kahve/kafe kültürünün gelişmesinde büyük etkisi var, yok yere İtalyan kahve kültürü diye spesifik bir şey çıkmamış piyasaya.</p>
<p>Şuraya rastgele kahveyi çağrıştıran sözcükler dizsek, misal barista, misal bilmemne macchiato, espresso ya da latte desek içten içe kafanızdan Starbucks geçiyor di mi? O değilse de klasik 2. ya da 3. dalga kahveciler geliyor. İşte aslında işin özüne inecek olursak o saydığımız sözcüklerin tamamı İtalya çıkışlı. Kahve hazırlayan kişilere <strong>“Barista” </strong>diyoruz ya mesela, <em><strong>o sözcük aslında hayatımıza Starbucks ile değil, 1930’lu yıllarda İtalya’da barmen kelimesi yerine İtalyancası olan “Barista” sözcüğünün kullanılmaya başlaması ile girmiş</strong></em> ki, bu da İtalya’da kahve servis edilen yerlere de “bar” denmesine dayanıyor, aklınıza hemen içki gelmesin. İlginç bir şekilde tüm bu sözcüklerin yayılması aslında tamamen Mussolini’nin İtalyan faşizmini dünyaya yayma projesi kapsamında İtalyanca sözcükleri, dünyanın geri kalan ülkelerine de yayma çabası sebebiyle bu kadar yaygın hale gelmiş. Şimdiki İngilizce gibi düşünebilirsiniz. İtalyanların kahve konusunda tutucu ve gelenekçi bir tavır sergilemeleri de aslında buna dayandırılabilir, çünkü tamamen İtalya’ya özgü kavramlar özellikle Starbucks’ın dünyaya yayılması ve kahve kültürünü ele geçirmesi sürecinde Starbucks ile özdeşleştirilmiş, dolayısıyla İtalyanlar genel olarak Starbucks’a ve kahvenin Amerikan kültürü ile bütünleştirilmesine bir tık tepkili. E haklılar da…</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11355" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-1.jpg" alt="İtalyan kahve kültürü (1)" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-1.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-1-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-1-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-1-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-1-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-1-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><br />
İşin daha da özüne inecek olursak, yukarıda da söylediğimiz gibi <strong>espresso ve espresso makinesi 1800’lü yılların sonlarında bir İtalyan tarafından bulunmuş/patenti alınmış ve amaç kahveyi en iyi haliyle ve olabilecek en hızlı şekilde servis edebilmekmiş.</strong> Bu iş İtalyanların aklına yatınca daha gelişmiş makineler ve daha iyi versiyonları da yapılmaya başlanmış. Hatta insanların evde kolay bir şekilde kaliteli kahve yapabilmesi için her kahveseverin bildiği, bizim de evimizde kullandığımız <strong>Moka Pot’lar</strong> piyasaya çıkmış. Günümüzde kafelerde görüp boy boy fotoğrafını çektiğimiz (ve çok pahalı olduğumuz için evimize alamadığımız sdfsd) La Marzocco ve La Cimbali gibi bu işin ustası firmalar da hep İtalyan zaten. Hatta Starbucks abimiz de, (artık kurucusu kimse işte, biz kendisine Mehmet Starbucks diyeceğiz) 1960’lı yılların başında Roma’da İtalyan kahvesine vurulunca demiş ben bi’ kahveci açayım da bi’ dünyayı ele geçireyim de yalnızca 1 lira farkla daha yumuşak içimli bir kahve sunarak insanlara mutluluk saçayım………</p>
<h2><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11364" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-10.jpg" alt="İtalyan kahve kültürü " width="655" height="436" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-10.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-10-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-10-370x246.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-10-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-10-570x379.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-10-601x400.jpg 601w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><br />
İtalyanlar Kahveyi Nasıl İçiyor &amp; İtalyan Kahve Kültürü Nasıl İşliyor?</strong></h2>
<p>Bizim memleketi düşünün, kahve içme meselesi nasıldır? Söz konusu Türk kahvesiyse resmen merasim yapılır mesela. Yanına lokum gelir, olmadı çikolata gelir, su zaten otomatik olarak masada belirir, muhabbeti ayrıdır, dedikodu dediğimiz şeyin zirvesi kahve sohbetinde yaşanır, ardından fal kısmına geçilir falan filan. Eğer 2. ya da 3. dalga kahvecilere dadandıysanız (onların ne demek olduğunu <a href="http://oitheblog.com/2016/11/07/istanbulun-en-iyi-kahvecileri/" target="_blank" rel="noopener"><strong>şu yazıda anlatmıştık</strong></a>) zaten biliyorsunuz, Starbucks’ta ya da herhangi bir kahvecide 8,5 saat oturan yegane ırk biziz herhalde, yeri geliyor 2,3 kahve üst üste içiyor, kahveyi muhabbetin temel yancısı olarak kullanıyoruz resmen.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11356" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-2.jpg" alt="İtalyan kahve kültürü (2)" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-2.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-2-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-2-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-2-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-2-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-2-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><br />
Peki İtalyanlar kahveyi nasıl içiyor? Cevap veriyoruz: Hızlı ve öfkeli. İtalyanlar sabahları güne kahve ile başlamanın atası sayılabilir. Bu yüzden kahveciler 7’de falan açılıyor ve sabahlar ana baba günü oluyor. <strong><em>Örneğin ayakta, bir cornetto (kruvasan dublörü, çoğunlukla tatlı oluyor ve içinde fıstık, krema gibi çeşitli dolgular olan versiyonları leziz) ve cappuccino yapıştırıp gittiniz mi gerçek bir İtalyan gibi davranmış oluyorsunuz.</em></strong> Zaten günün sabah harici saatlerinde cappuccino içilmesini bir türlü anlamlandıramıyorlar, biz kahveyi sütlü içtiğimiz için sabah harici ne zaman cappuccino içmeye kalkışsak “ıyyy yemeğin üstüne sütlü kahve mi içilir n’apıyorsunuz siz” reaksiyonları aldık. <strong>Akşam yemeğinden sonra cappuccino istemek = alnınıza “merhaba ben turistim evet sağ olun TŞK” yazmak gibi bir şey.</strong> Eğer yemekten sonra size gelip “ee kahve içmiyor musunuz” diye sorarlarsa ve e içeriz tabii derseniz o soruyu soran adam başka herhangi bir şey sormadan ortadan kayboluyor, çünkü otomatik olarak espresso içeceğinizi varsayıyor. Özetle İtalyanlar sabah hariç çoğunlukla espresso içiyor, bunu da genellikle ayakta, sanki susamış da su ihtiyacını gideriyormuş gibi şıp diye halledip olay yerini terk ediyor.</p>
<p>Tabii ki tüm bu genellemelere rağmen bir öğleden sonra kahvesini ve gazetesini alıp bir meydanda oturarak keyif yapan bir amcaya ya da karşılıklı kahve içerken sohbet eden iki İtalyan teyzeye de denk gelebilirsiniz, bunlar mutlak kurallar falan değil elbet.</p>
<h2><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11360" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-6.jpg" alt="İtalyan kahve kültürü (1)" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-6.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-6-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-6-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-6-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-6-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-6-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><br />
İtalya’da Kahve Sipariş Vermek ve Bunu Doğru Şekilde Yapmak</strong></h2>
<p>Bu başlık ilk etapta çok saçma görünebilir ve aranızda “isterseniz bir sonraki yazınızı da Arjantin’de nasıl su içeriz yapsaydınız” benzeri bir şey düşünecekler olduğuna eminiz. Lakin o işler öyle olmuyor, İtalya’da kahve sipariş vermek resmen bilgi gerektiriyor. Hani turistik bir noktadaysanız aşağı yukarı istediğiniz şeye ulaşmayı başarırsınız ama, şöyle lokal bir yere gittiyseniz, özellikle de kimse İngilizce bilmiyorsa ve siz de konuya hakim değilseniz istediğiniz içeceğe bir türlü ulaşamama noktasına gelebilirsiniz. Eğer doğru şeyi istemezseniz önünüze koca bir bardak süt koyulması bile gayet olası. (Son cümlede yaşanmış bir hikayeden esinlenilmiştir ve tüm karakterler gerçeği yansıtmaktadır….)</p>
<p>Bu kısmı madde madde yazmak işleri daha kolaylaştırır diye düşündük, uygulamaya geçirelim.</p>
<p>*Çok faydalı bir bilgi ile başlayalım, en baştan bir karmaşaya son verelim: İtalya’da kahve içilen yerlere de bar deniyor. Yani girdiniz internetten araştırma aşamasındasınız, kahveci olduğunu duyduğunuz bir yer “Jölölö Bar” diye geçiyor ve aklınız mı karıştı? Hiç karışmasın, kahvecidir.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11359" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-5.jpg" alt="İtalyan kahve kültürü (5)" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-5.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-5-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-5-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-5-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-5-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-5-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><br />
*Kahveciye girdiniz, daha girdiğiniz gibi bi’ karar almanız lazım, İtalyanların çoğunun yaptığı gibi ayakta yapıştırıp gidecek misiniz, yoksa oturacak mısınız? Neden baştan karar vermek “zorundasınız”, çünkü <strong><em>eğer oturacaksanız siparişinize ekstra servis ücreti eklenecek, ancak ayakta içecek ya da kahvenizi alıp gidecekseniz yalnızca kahve bedelini ödeyeceksiniz. </em></strong>Bu ekstra servis ücreti dediğimiz şey bazı kahvecilerde otomatik olarak menüye yansıtılmış şekilde de karşınıza çıkıyor. Yani menüde ayakta içimlik kahve fiyatı ve oturduğunuza içeceğiniz kahvenin fiyatı olarak iki farklı fiyatlandırma karşınıza çıkabiliyor. Bu sebeptendir ki özellikle daha merkezi bir noktada bir kafeye oturduğunuzda “öfff burda hiç İtalyan yok” düşüncelerine kapılacaksınız, gayet normal. Turistik noktalardan uzaklaştığınız vakit bu uygulama bir tık da olsa rafa kalkabiliyor ve kahvenizi alıp dışarı oturduğunuzda “POPONU SANDALYEMİZE KOYDUN ÖYLEYSE PARA VAR” durumu yaşamıyorsunuz.</p>
<p>*Kahveyi her ne şekilde içecekseniz için, eğer <strong><em>klasik İtalyan kahvecisi konseptli bir yere gittiyseniz çok yüksek ihtimalle önce kasaya gitmeniz, istediğiniz kahveyi söyleyip ödemenizi yapmanız ve onlardan aldığınız fişi kahveyi hazırlayan kişilere vererek kahvenizi almanız gerekecek.</em></strong> Önce kahveyi iç, sonra parayı öde şeklinde olan klasik sistemin aksi işliyor diyebiliriz. Eğer kafeye oturup içecekseniz ve masaya servis yapılıyorsa o zaman sonradan ödeme sistemli olanlar da var tabii.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11363" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-9.jpg" alt="İtalyan kahve kültürü (9)" width="655" height="436" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-9.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-9-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-9-370x246.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-9-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-9-570x379.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-9-601x400.jpg 601w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><br />
*Türkiye’deki kahveye şeker koyana kınayan gözlerle bakma ve “aaa şeker mi koyuyorsun o zaman üstüne kaynar su dökeceğiz” tavrından İtalya’da eser yok. Hatta ilginç ama gerçek,<em><strong> İtalya’da pek çok kişi espressonun içine şeker koyup içiyor.</strong> </em> Size espressonuzu verirken otomatik olarak yanına şeker de koyuyorlar. Yani gönlünüzden kahveye şeker koymak geçiyor ise koyun gitsin kardeşim, istiyorsanız şeker söyleyip üstüne kahve damlatın, burada o yargılar yok çok şükür.</p>
<p>*Gaza geldiyseniz ve İtalyanca konuşarak kahve isteyecekseniz gayet basit: <strong><em>“Un caffe per favore”</em></strong> diyeceksiniz, yazıldığı gibi okuyun, sizden kralı yok. 1 kahve lütfen dediniz işte, büyütülecek bir şey değil. (Millete anlatırken büyütürsünüz, şakır şakır İtalyanca konuşuyorum falan dersiniz, sorun yok…….) Bunu dediğinizde önünüze ne geleceğini de söyleyelim, tabii ki espresso! <em><strong>Hiçbir şey belirtmeden sadece kahve istediğinizi söylerseniz, bu İtalyan kardeşiniz de size espresso verir, gayet net.</strong></em></p>
<p>*Önemli bir nokta daha, orada höttiri rötiretto, cutturu çikiletta gibi (nasıl uydurduk çok iyi di mi) bir sürü alengirli kahve çeşidi yazıyor da, onlar ne ola ki? Hemen bildiklerimizi özet geçelim, abuk subuk bir şey söylemeyin.</p>
<p><strong>-Latte:</strong> En tehlikeliyi en başa yazıyoruz. Bizde olduğu gibi latte isterseniz önünüze bir bardak süt gelir arkadaşlar. Bu sadece “latte” derseniz geçerli olan bir durum, “caffe latte” değil. Keyifler kaçmasın, İtalya’da latte istemeyin.</p>
<p><strong>-Caffe Latte:</strong> Eğer başına latte sözcüğünün başına caffe eklerseniz, cappuccino’nun daha az köpüklü hali, yani umduğunuz ve bildiğiniz latteye yakın bir kahve gelir. Sütlü kahve sevenler bunu söyleyebilir.</p>
<p><strong>-Latte Macchiato:</strong> Bu da neredeyse sadece süt seviyesinde, içinde çok az espresso olan kahve çeşidi. Amatörü eğlendirir.</p>
<p><strong>-Caffe Macchiato:</strong> Bu da espressonun üstüne çok az süt eklenmiş hali. Yoğun kahve tadı almak istiyorsanız ama sütsüz de olmuyorsa, bu sizin için olabilir.</p>
<p><strong>-Caffe Corretto:</strong> Sabah sabah sapıttıysanız, bu sabah bi’ başka uyandıysanız, alkolizmin pençesindeyseniz o zaman alkollü kahve de var, onu vereyim abime.</p>
<p>*İtalya’ya gitmeden önce birçok kaynakta “take away” kahve, yani karton bardakta kahvenizi kapıp gittiğiniz mantık İtalya’da uygulanmıyor diye okumuştuk. KİM SALLADI LAN BUNU? Biz neredeyse gittiğimiz her kahvecide yanımıza yolluk kahve aldık. Tabii ki çok küçük ve lokal yerlerde karton bardak olmayabilir, ama bu zaten dünyanın her yerinde böyle, rica ederiz sallamayınız.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11358" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-4.jpg" alt="İtalyan kahve kültürü (4)" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-4.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-4-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-4-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-4-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-4-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-4-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><br />
*<strong><em>Gerçek bir İtalyan kahvesi içtiğinizi nasıl ayırt edersiniz?</em></strong> Öncelikle kahveniz 3. dalga kahvecilerde olduğu gibi adeta bir kovanın içinde gelmez, genellikle küçük bir fincanda gelir. İkincisi kahvenizi hazırlamaları 9 evreden oluşmaz ve kahvenizi yudumlamanızdan önce baristanın 3,5 saat cebelleşmesini beklemezsiniz, işler hızlı ilerler. Son olarak vay efendim 1 lira farkla yumuşak içim, yok efendim nane esansı, akçaağaç şurubu özütü damlası, balkabağı ıngıl cıngılı falan olmaz, missssler gibi bir kahve gelir, öyle türlü türlü şey içermez, o içtiğiniz de size yeter. (Ay gören de hiç Starbucks’a gitmiyoruz sanacak ya sdfsd)</p>
<p>*Son olarak expresso değil, espresso, aman diyelim…………</p>
<h2><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-11357 size-full" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-3.jpg" alt="İtalyan kahve kültürü" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-3.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-3-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-3-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-3-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-3-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-3-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><br />
Hiç Mi 3. Dalga Kahveci Yok, Biraz Bile Mi?</strong></h2>
<p>E var tabii, ama daha yeni yeni. Biz <a href="http://oitheblog.com/2018/01/01/roma-gezi-rehberi/">son Roma gezimizde</a> 1-2 tane denedik ve gerçekten şahanelerdi, hatta dayanamayıp o gazla <a href="http://oitheblog.com/2018/01/21/roma-kahvecileri/">oralardan</a> evimize kahve bile aldık, ama aslında İtalya gibi bir yerde 3. dalga kahveciye gerçekten de ihtiyaç duymuyorsunuz. İtalya’ya gidip de yaldır yaldır 3. dalga kahveci arıyorsanız emin olun bir şeyleri yanlış yapıyorsunuz ve İtalyan kahve kültürü konusunda pek bir fikriniz yok demektir. İtalyan milleti kahveyi öyle benimsemiş, öyle hayatına dahil etmiş ki, rastgele bir yere oturup kahve içince bile güzel çıkıyor arkadaş. Artık burada da bulaşık suyu gibi bir şey gelir herhalde diyorsunuz, neredeyse “kötü kahve bulacağım, yeneceğim seni İtalya” tribine girip en alakasız yerde kahve içmeye kalkışıyorsunuz, o bile içtiğiniz çoğu yerdekinden güzel geliyor. Özetle İtalya genelinde geleneksel yöntemlerin dışında, alternatif kahve hazırlama tekniklerine pek de ihtiyaç duymuyorlar, ama tabii ki karşılar, ölürler de yine 3. dalga kahve işlerine girmezler gibi bir durum yok.</p>
<h2><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-10595 size-full" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/07/DSCF3910.jpg" alt="İtalyan kahve kültürü" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/07/DSCF3910.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/07/DSCF3910-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/07/DSCF3910-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/07/DSCF3910-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/07/DSCF3910-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/07/DSCF3910-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><br />
Rivayet mi Gerçek Mi: İtalya’da Starbucks Var Mı?</strong></h2>
<p>Aklımız almıyor, inanamıyoruz, Seda Sayan gibi gözlerimizi açmış bakıyoruz. Tarihimizde ilk kez 2342 yıldır internette karşımıza çıkıp duran bir bilgi gerçek çıktı, <strong>İtalya’da gerçekten de Starbucks yok.</strong> Darısı kafasına göre bir söz yazıp altına Can Yücel ya da Nejat İşler yazılması durumunun başına, inşallah bir gün o sözlerden biri de gerçekten Can Yücel’e ait çıkar……….dfsdf</p>
<p>Evet İtalya’da Starbucks yok, ancak ha açıldı ha açılacak bir duruma gelmiş. Özellikle bu sene bu ihtimal iyice kuvvetlenmiş ve <strong>internette 2018 yılında Milano’da ve Roma’da birkaç farklı lokasyonda Starbucks’ın İtalya’ya giriş yapacağına dair bir söylenti var.</strong> O kısmı ne kadar doğrudur bilemiyoruz, ama Starbucks olmadan gayet de iyi idare ediyorlar gibi görünüyor. Zaten o söylentilerde bahsedilen yerler de son derece turistik noktalar olduğu için aslında Starbucks İtalya’da şube açacak olursa da, İtalyanlar için değil turistler için açacakmış gibi görünüyor.</p>
<p>*2019 edit: Milano&#8217;da ilk Starbucks açıldı, vatana millete hayırlı uğurlu olsun sdfs</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2017/12/17/italyan-kahve-kulturu/">İtalyan Kahve Kültürü: Ne Öğrendiysek Bu Yazıda!</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2017/12/17/italyan-kahve-kulturu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>8</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BİTMEK BİLMEYEN ZULME VEDA: HAVAALANINDA HIZLI GEÇİŞ</title>
		<link>https://oitheblog.com/2017/07/13/havaalaninda-hizli-gecis/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 13 Jul 2017 16:51:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[FAYDALI Bİ' ŞEYLER]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=10492</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yılın o dönemi geldi, çalışıyorsanız izinler alındı, öğrenciyseniz “abi benim yerime imza atar mısın” fasılları tamamlandı, tatil vakti geldi. Bavul...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2017/07/13/havaalaninda-hizli-gecis/">BİTMEK BİLMEYEN ZULME VEDA: HAVAALANINDA HIZLI GEÇİŞ</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-8922 size-full" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/04/Malta-Gezisi.jpg" alt="Malta Gezisi" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/04/Malta-Gezisi.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/04/Malta-Gezisi-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/04/Malta-Gezisi-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/04/Malta-Gezisi-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/04/Malta-Gezisi-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/04/Malta-Gezisi-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /></p>
<p>Yılın o dönemi geldi, çalışıyorsanız izinler alındı, öğrenciyseniz “abi benim yerime imza atar mısın” fasılları tamamlandı, tatil vakti geldi. Bavul hazır, komşular kullanmasın diye modemin fişi bile çekildi (yıllardır süregelen müthiş bir tasarruf tekniği&#8230;) ve havaalanına doğru yola çıkıldı. Ancak özellikle bayram seyran dönemlerinde bu eylemleri gerçekleştiren tek kişi siz olmadığınız için havaalanına ulaşınca fonda adeta Amerikan romantik komedi filmlerindeki gibi bir “hayalkırıklığı efekti” duyulduysa hiç şaşırmayız. Kalabalık, izdiham, güvenlikten geçmeye çalışmalar, zaman daraldıkça yaşanan gerginlik falan derken o tatil heyecanı resmen yerini acayip bir bunaltı hissine bırakıyor di mi? Başlarım dünyayı görme hevesime de, deniz-güneş-kum üçlüsünün dayanılmaz çekiciliğine de diyorsunuz. Sizi çok iyi anlıyoruz&#8230; Bırakın pasaport kontrolü kuyruğunda önünüzde kaç kişi kaldığını saymaları, boşverin “allahım uçağımın kalkmasına çok az kaldı, ben bu insanlardan nasıl öne geçebilir miyim izni isteyeceğim, bunlar beni linç eder” paniğini&#8230;HIZLI GEÇİYORUZ.</p>
<p>Şimdi, tabii ki herkes bu süreci atlatamaz, OitheBlog okuyucuları hariç! Neden bahsediyoruz hemen açıklayalım: Hani havaalanında “aaa şurası boşmuş ya gelin bu sıraya girin” diye arkadaşlarınızı çağırdığınız ve sonra “burası yalnızca TAV Passport kullanıcıları için” cevabını alıp muşmula suratınızla kalabalık sıraya geri döndüğünüz o an var ya, işte eğer CEPTETEB müşterisiyseniz o anları hiç yaşamanıza gerek yok. <strong>Çünkü tüm CEPTETEB müşterileri, TAV Passport hızlı geçiş özelliğinden ücretsiz bir şekilde faydalanabiliyorlar.</strong> Hızlı geçiş özellikLERi derken o çoğul ekinin neyi kapsadığını merak edersiniz diye şöyle bir özet geçelim:</p>
<p>*Eğer CEPTETEB müşterisiyseniz İstanbul Atatürk, Ankara Esenboğa ve İzmir Adnan Menderes Havalimanları’nda hızlı geçiş hakkına sahip oluyorsunuz.</p>
<p>*Sizinle birlikte bir yetişkin daha bu havaalanında hızlı geçiş çilesizliğinden faydalanabiliyor. (kendiniz almayıp arkadaşınızı ikna etmeye çalışmayın, bizi ele güne rezil etmeyin) Eğer yanınızdaki kişi 18 yaşından küçükse zaten direkt sizinle birlikte geçebiliyor.</p>
<p>*CEPTETEB müşterisiyseniz bu uygulamadan ayda 4, yılda 24 kez faydalanabiliyorsunuz. Zaten bir yılda 24 kereden daha fazla seyahat ediyorsanız biz bu blogu bırakalım, bizim yerimize siz blog açın.</p>
<p>* CEPTETEB, havaalanında hızlı geçiş özelliğinin kullanılabilmesi için müşterilerinden ekstra hiçbir şey istemiyor. CEPTETEB müşterisi olmanız yeterli.</p>
<p>Bu konu uzayıp gideceği için <strong><a href="https://www.cepteteb.com.tr/tav-kampanyasi?utm_source=oithelog&amp;utm_medium=referral&amp;utm_campaign=tavkampanyasi" target="_blank" rel="noopener">biz iyisi mi kampanya detaylarını şuraya bırakalım</a>. </strong>Herkese hızlı geçmeler, kuyruktakilerin yanından geçerken el sallayıp gülüşmeyin, genelde agresifleşiyorlar&#8230;</p>
<p><em><span class="s1">*Yazılarımızda <strong>reklam ve ürün tanıtımı</strong> bulunmaktadır. (deneyimlerimiz üzerinden ürün, marka, servis, kuruluş önerileri paylaştığımız için)</span></em></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2017/07/13/havaalaninda-hizli-gecis/">BİTMEK BİLMEYEN ZULME VEDA: HAVAALANINDA HIZLI GEÇİŞ</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bilenler Bilmeyenlere Anlatsın: Uzun Süreli Vize Alma Teknikleri</title>
		<link>https://oitheblog.com/2017/03/07/uzun-sureli-vize-alma-teknikleri/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2017/03/07/uzun-sureli-vize-alma-teknikleri/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Mar 2017 16:48:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[FAYDALI Bİ' ŞEYLER]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Vizesi]]></category>
		<category><![CDATA[en kolay vize veren ülkeler]]></category>
		<category><![CDATA[İtalya Vizesi]]></category>
		<category><![CDATA[Kolay Vize Alma Teknikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Nasıl Vize Alınır?]]></category>
		<category><![CDATA[Schengen Vizesi]]></category>
		<category><![CDATA[Ticari Vize]]></category>
		<category><![CDATA[Uzun Süreli Schengen Vizesi]]></category>
		<category><![CDATA[Uzun Süreli Vize Alma]]></category>
		<category><![CDATA[Vize Belgeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Yunanistan Vizesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=8800</guid>

					<description><![CDATA[<p>Maalesef istesek de istemesek de hepimiz birer Türkiye vatandaşı olarak bu vize meselesiyle cebelleşmek zorundayız. Schengen Vizesi, Amerika Vizesi, Kanada...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2017/03/07/uzun-sureli-vize-alma-teknikleri/">Bilenler Bilmeyenlere Anlatsın: Uzun Süreli Vize Alma Teknikleri</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Maalesef istesek de istemesek de hepimiz birer Türkiye vatandaşı olarak bu vize meselesiyle cebelleşmek zorundayız. <strong><a href="http://oitheblog.com/2013/09/04/schengen-vizesi-alma-sanati/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Schengen Vizesi</a>, <a href="http://oitheblog.com/2013/09/13/vizelerin-efendisi-amerika-vizesi/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Amerika Vizesi</a></strong>, Kanada Vizesi, Avustralya vizesi falan derken vize alınacak ülkeler listesi de bayağı uzayıp gidiyor. Gazetelerde çıkan “BİR ÜLKEYE DAHA VİZE KALKIYOR” haberlerinin çoğunlukla “Jömbörlö Prensliği’ne vize kalktı” gibi hüsranlarla sonuçlanmasından mütevellit yakın zamanda bu işten kurtulabilme ihtimalimiz yok gibi görünüyor. Tabii ki kafayı kırıp <a href="http://oitheblog.com/2014/04/11/vize-istemeyen-ulkeler/" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><strong>vizesiz gidilen ülkelere</strong></a> de dadanabilirsiniz ama elbet bir noktada gitmeyi kafaya koyduğunuz bir yere vize almanız gerekecek arkadaşlar, üzgünüz. Gönül isterdi ki artık bu lanet vize meselesiyle ilgili yazı yazmak durumunda olmayalım, rahat rahat istediğimiz ülkeye girip çıkabilelim ama tabii ki öyle bir dünya yok. Şu “kim belirlemiş sınırları, toprak hepimizin toprağı, yaşasın dünya barışı……” diyalogları bile artık tutmaz oldu, pes ettik, girmiyoruz o konuya. Bu sebeple Schengen vizesi alma tekniklerimizin ardından bir de uzun süreli vize alma teknikleri yazısı yazalım, bu konuyla ilgili şu ana kadar edindiğimiz deneyimleri de tek bir yerde toplayalım dedik.</p>
<p>Biz son seferlerimizde hep 1 senelik vize aldık, daha uzun alanlara özendik ama buna da razıyız dedik, çünkü vize için harcadığımız paranın gerçekten allah belasını versin. Neyse, daha fazla vize meselelerine çemkirmeden konuya geçelim, karşınızda uzun süreli vize alma teknikleri!</p>
<p>Başlamadan gelen not: Buralara geldiyseniz <strong><a href="http://oitheblog.com/2015/12/05/ucuz-yurtdisi-tatili-rehberi/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Yurtdışı Tatilini Ucuza Getirme Yöntemleri</a></strong> yazımız da bayağı ilginizi çekebilir.</p>
<p><figure id="attachment_8803" aria-describedby="caption-attachment-8803" style="width: 655px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" loading="lazy" class="wp-image-8803 size-full" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/03/8171.jpg" alt="uzun süreli vize alma" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/03/8171.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/03/8171-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/03/8171-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/03/8171-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/03/8171-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/03/8171-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><figcaption id="caption-attachment-8803" class="wp-caption-text">Şöyle bir görsel koyulmayınca vize yazıları ciddiye alınmıyormuş diye duyduk asdasf</figcaption></figure></p>
<h2><strong>1. Aynı ülkeye birkaç kez vize başvurusunda bulunmak.</strong></h2>
<p>Uzun süreli vize alma konusunda kuşkusuz en etkili yöntemlerden biri daha önce vize aldığınız bir ülkeye tekrar vize başvurusunda bulunmak. Çoğunlukla <strong>ilk başvurunuzda size çok da uzun süreli vize vermeyen bir ülke bile ikinci, üçüncü başvurularınızda verdiği vize süresini uzatabiliyor.</strong> Bu noktada “ben daha önce Hollanda’dan vize almıştım, her seferinde Hollanda’ya mı başvuracağım, hani ilk giriş yapacağım ülkenin vizesine başvurmam gerekiyordu?” diye soranlar olabilir. Ah ah çok safsınız….. Tamam tamam, işi dalgaya vurmuyoruz. Efenim bu vize işinde çakallık çukallık peşinde koşanların (kimmiş onlar ya allah allah) bir “<strong>Yunanistan’dan vize alıp durma tekniği</strong>” var. Yani? Yani şöyle oluyor, şayet Türkiye’nin Yunanistan’a kolay giriş çıkış yapabileceğiniz herhangi bir bölgesinde yaşıyorsanız her vizeniz bittiğinde bir kez daha Yunanistan’a vize başvurusu yapıyorsunuz. İlk olarak vizeyi aldığınız ülkeye giriş yapmak makbul olduğu için Yunanistan’ın herhangi bir noktasına giriş yapıyor böylece bu sorumluluktan da kurtularak sonra mutlu mesut istediğiniz diğer ülkeye gezmeye gidiyorsunuz. Bu kadar uğraş vermenin ana sebebi ise Yunanistan’ın bir tık daha kolay vize verdiği gibi bir rivayet olmasının yanı sıra dediğimiz gibi aynı ülkeye birkaç kez vize başvurusunda bulununca çoğunlukla daha uzun süreli vize alma ihtimalinizin artması.</p>
<h2><strong>2. Gideceğiniz ülkeye yakın zamanda bir kez daha gideceğinize dair belgeler göstermek.</strong></h2>
<p>Birçok kişinin farkında olmadığı ve yine küçük çaplı bir uzun süreli vize alma tekniği olarak kabul edilebilecek ikinci maddemiz aslında bayağı işe yarar bir teknik. Bu noktada <strong>yapmanız gereken şey vize alabilmeniz için topladığınız belgelerin arasına, gideceğiniz ülkeye birkaç ay içinde bir kez daha gideceğinize dair bir takım belgeler eklemek.</strong> Ne gibi belgelerden bahsediyoruz? Uçak bileti rezervasyonu, otel rezervasyonu gibi… Örneğin Haziran’da Paris’e gidecekseniz Eylül ayında Paris’e bir kez daha gideceğinize dair bu gibi belgeleri de vize dosyanıza koyarsanız daha uzun süreli vize alma ihtimaliniz gayet yüksek. Üstelik bunun için gerçekten bilet ve otel için para ödemenize gerek yok. Onun yerine “ücretsiz iptal ve “sonra öde” seçeneği olan herhangi bir <a href="https://www.booking.com/index.html?aid=7953563" target="_blank" rel="noopener">booking.com</a> oteli bulup (mümkünse ne olur ne olmaz diye en ucuz olanını) oradan bir rezervasyon yapabilir ve vizenizi aldıktan sonra iptal edebilirsiniz. Uçak bileti için ise satın almadan sadece rezervasyon yapıp onu belgeleriniz arasına koyabilirsiniz. Hatta tüm bunların yanında ülkelerine birkaç kez gitmek niyetinde olduğunuzu, bu sebeple uzun süreli vize talep ettiğinizi belirten bir dilekçe de yazarsanız daha da iyi olur. Allahım bir vize görevlisi bu yazdıklarımız okursa bizi evimizden almaya falan gelmezler di mi, çok korkuyoruz…………….</p>
<h2><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8802" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/03/27df125938ab4d04e527ca5e52bf1626199e68ab2ff9532807bd25b32f2df608.jpg" alt="schengen vizesi" width="655" height="377" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/03/27df125938ab4d04e527ca5e52bf1626199e68ab2ff9532807bd25b32f2df608.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/03/27df125938ab4d04e527ca5e52bf1626199e68ab2ff9532807bd25b32f2df608-300x173.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/03/27df125938ab4d04e527ca5e52bf1626199e68ab2ff9532807bd25b32f2df608-370x213.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/03/27df125938ab4d04e527ca5e52bf1626199e68ab2ff9532807bd25b32f2df608-570x328.jpg 570w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><strong><br />
3. Uzun süreli vize veren ülkeleri tespit etmek ve mümkünse onlara başvurmak. </strong></h2>
<p>Daha önce vize başvurusunda bulunmuş ya da konuyu araştırmış olanlar mutlaka fark etmiştir, bazı ülkelerin çok daha uzun süreli vize verdiğine dair ortalıkta bir takım rivayetler dolaşıyor. Bu uzun süreli vize verdiği iddia edilen ülkelerin başında ise tabii ki <strong>Yunanistan ve İtalya</strong> geliyor. Bizim şansımıza mı öyle denk geldi, yoksa hakikaten bu ülkeler daha uzun süreli vize mi veriyor bilemiyoruz ama, gerçekten de bu iki ülkeye vize başvurusunda bulunduğumuzda diğer ülkelere kıyasla çok daha uzun süreli vizeler aldık. Dolayısıyla her ne kadar doğruluğu yüzde yüz onaylanmış bir bilgi olmasa da denemekten zarar gelmez diyerek şayet koşulları oldurabiliyorsanız öncelikli olarak Schengen vizesi başvurusunda bulunmak için bu iki ülkeyi tercih edebilirsiniz, denemekten zarar gelmez.</p>
<h2><strong>4. Banka hesabınızda mümkün olduğunca fazla para göstermek.</strong></h2>
<p>Başlığı okuyunca “aa tmm cnm öyle diyorsan hemen yastık altından 10.000 euro’mu çıkarayım da hesabıma koyayım” demenizi beklemiyoruz tabii. Ancak eğer imkanınız var ise bir süreliğine hesabınızda duracak şekilde bile olsa (vize başvurusu süreci boyunca yani) para eklemesi yapabilirseniz emin olun uzun süreli vize almanızda etkisi olacaktır. Neticede bu adamlar ülkelerine girdiğinizde kendinizi geçindirebilecek, masraflarınızı karşılayacak paranız olduğunu bilmek istedikleri gibi, sizin Türkiye’ye geri dönüş yapmak için bir sebebiniz olduğunu da bilmek istiyorlar, o sebepten. Biz bu noktada herhangi bir arkadaşımızın konuyla ilgili sıkıntısı olursa hep beraber hesabına para desteğinde bulunup vizesini aldıktan sonra paramızı geri alıyoruz. (herhalde geri alacağız allah allah asdjsf) Mümkünse bu hesabınıza para ekleme işini vizeye başvurmadan mümkün olduğunca uzun süre önce yaparsanız daha mantıklı olacaktır, onu da ekleyelim.</p>
<h2><strong>5. Eğer şansınız var ise ticari vize başvurusu yapmak.</strong></h2>
<p>Bu madde hem ticari vizenin varlığından haberdar olmayanlar, hem de ticari vizenin genellikle daha uzun süreli verildiğini bilmeyenler için geliyor. Eğer işiniz size böyle bir olanak tanıyorsa ve ticari vize için gerekli belgeleri sağlayabilme şansınız varsa ticari vize başvurusunda bulunmak oldukça mantıklı bir karar. Bu şekilde yine hem daha uzun süreli vize alma ihtimaliniz yükselecek hem de vize alabilme olasılığınız turistik vizeye kıyasla daha yüksek olacaktır. 5 yıllık <a href="http://oitheblog.com/2013/09/04/schengen-vizesi-alma-sanati/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Schengen vizesi</a> aldığını görüp yan yanayken “ayy cnm çok sevindim yaaa” diyorsunuz, sonra arkasından “vay pislik” diye kı kı kı kıskançlık showww yapıyorsunuz ya, işte o arkadaşlar genellikle ticari vizeyi kapanlar oluyor.</p>
<h2><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8804" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/03/Maç-İzlemeye-Giden-Adam.jpg" alt="uzun süreli vize alma" width="533" height="440" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/03/Maç-İzlemeye-Giden-Adam.jpg 533w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/03/Maç-İzlemeye-Giden-Adam-300x248.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/03/Maç-İzlemeye-Giden-Adam-370x305.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/03/Maç-İzlemeye-Giden-Adam-485x400.jpg 485w" sizes="(max-width: 533px) 100vw, 533px" /><strong><br />
6. Sağlık sigortası meselesini ihmal etmemek ve kısa süreli yapmamak.</strong></h2>
<p>Vize başvurusunda bulunan çoğu kişinin gözden kaçırdığı ancak aslında uzun süreli vize alma meselesinde bayağı önemi olan bir meseleden bahsetmek isteriz: yurtdışı seyahat sağlık sigortası. Genellikle vize başvurusunda bulunan çoğu kişi gideceği destinasyonda kalacağı süreyi kapsayacak uzunlukta sigorta yaptırıyor. Fakat bizim de sonradan keşfettiğimiz üzere şayet daha uzun süreli seyahat sigortası yaptırırsanız ve bunu vize başvuru belgelerinizin arasına koyarsanız vizenizin uzunluğu da artıyor. Bu bilgiyi şu aracı vize firmalarından birinde çalışanlardan birisi söylemişti, biz de uygulamaya geçirip seyahat sigortalarımızı daha uzun süreli yaptırmaya başladık ve son zamanlarda eskisine göre çok daha uzun süreli vizeler kapıyoruz. Onunla doğrudan ilişkisi var mıdır bilemiyoruz ama, şayet ihtimali yükseltiyorsa denemekten zarar gelmez.</p>
<h2><strong>7. Vize başvurusunda neyi kanıtlamanız gerektiğinin bilincinde olmak ve belgeleri ona göre toparlamak.</strong></h2>
<p>Böyle madde mi olur ulan, herhalde biliyoruz ne yaptığımızı demeyin, önemli bir şey söyleyeceğiz. Uzun süreli vize almak için gerçekten ne yapmaya çalıştığınızın farkında olmanızın büyük faydası var. Bu noktada başvuru yaptığınız ülkenin amacı belgelerinize baktıktan sonra şu yorumu yapabilmek: “Bu herif benim ülkeme gelip burada kalmayacak, buraya kaçmaya çalışmıyor ya da maça geldim diye gelip 10 yıl benim ülkemde kalmayacak, onu Türkiye’ye bağlayan bir şeyler var” (evet bunu yapan var, bkz. <a href="http://www.hurriyet.com.tr/mac-izlemeye-gitti-11-yil-sonra-geri-dondu-40011060" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer"><strong>şu haber</strong></a>) İkinci isteği ise şunu söyleyebilmek: “Bu adam benim ülkeme kaçmaya çalışmayacağı gibi buraya geldiğinde kendi masraflarını karşılayıp efendi gibi tatilini yapıp geri dönecek”. Yani? Yani şunu demek istiyoruz, vize belgelerinizi toparlarken sizi Türkiye’ye bağlayan bir şeyler olduğunu (öğrenci olmanız, bir yerde çalışıyor olmanız gibi) ve o ülkeye gittiğinizde idare edebileceğiniz maddi durumunuz olduğunu kanıtlamanız gerekiyor. Size söylenen belgeler dışında aklınıza gelen, mantıklı olabileceğini düşündüğünüz belgeleri de vize başvuru dosyanıza ekleyebilirsiniz. Tabii ki &#8220;ya valla dönücem yemin ederim dönücem&#8221; yazan bir dilekçe falan iş görmez&#8230;&#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2017/03/07/uzun-sureli-vize-alma-teknikleri/">Bilenler Bilmeyenlere Anlatsın: Uzun Süreli Vize Alma Teknikleri</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2017/03/07/uzun-sureli-vize-alma-teknikleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>17</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Euro Kullanmadan Gezebileceğiniz 7 Avrupa Şehri</title>
		<link>https://oitheblog.com/2017/01/31/euro-kullanilmayan-avrupa-ulkeleri/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2017/01/31/euro-kullanilmayan-avrupa-ulkeleri/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 31 Jan 2017 09:43:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[FAYDALI Bİ' ŞEYLER]]></category>
		<category><![CDATA[Belgrad Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Belgrad Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Budapeşte Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Bükreş Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Euro Kullanılmayan Avrupa Ülkeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Euro Kullanılmayan Ülkeler]]></category>
		<category><![CDATA[Euro Kullanılmayan Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[Hangi Ülkeler Euro Kullanmıyor?]]></category>
		<category><![CDATA[Kiev Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Minsk Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Minsk Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Prag Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Saraybosna Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Ucuz Avrupa Ülkeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ukrayna Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Ukrayna Pahalı mı?]]></category>
		<category><![CDATA[Uygun Avrupa Ülkeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Uygun Fiıyatlı Avrupa Ülkeleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=8451</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Yok canım o kadar da olmaz” derken o kadar da oldu, Euro aldı başını gitti. Daha da kötüsü olamaz dedikçe...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2017/01/31/euro-kullanilmayan-avrupa-ulkeleri/">Euro Kullanmadan Gezebileceğiniz 7 Avrupa Şehri</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>“Yok canım o kadar da olmaz” derken o kadar da oldu, Euro aldı başını gitti. Daha da kötüsü olamaz dedikçe daha da kötüsü oldu, ilkokulda övüp durduğumuz “jeopolitik konumumuzun” bir getirisi olarak aklımıza estikçe, vakit buldukça (e tabi bir de acı bir gerçek olarak vize alabildikçe) kalkıp gidebildiğimiz Avrupa bir anda korkulu rüyamıza dönüştü. Yok ya! Şimdi herkes elindekini bırakıp sakince arkasına yaslansın çünkü Euro ile aramızdaki gerginliği bir süreliğine de olsa öteleyebilmenizi sağlayabilecek bir çözümümüz var: Euro kullanılmayan ülkeleri keşfe çıkmak. (Dahice değil mi?) Bunun için öncelikli olarak Avrupa&#8217;daki ülkelere girişelim dedik, kim bilir belki sonra bu listenin başka versiyonlarını da hazırlarız. Aranızda Avrupa’da Euro kullanmayan kaç ülke kaldı ki diye düşünenler olduysa bu liste tüm merakınızı giderecektir. Korkmayın, Euro kullanılmıyor diye listeyi pahalılıktan ölen İskandinav ülkeleriyle doldurmadık, daha mantıklı bir yol izledik. Aşağıda euro kullanılmayan avrupa ülkeleri için 7 şehir seçeneği mevcut, gelin hep beraber bakalım.</p>
<p>*Bu yazıyı ilk olarak <a href="http://www.redbull.com/tr/tr" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">redbull.com.tr</a> için yazmış bulunduk, <a href="http://www.redbull.com/tr/tr/adventure/stories/1331840078464/avrupa-da-euro-kullanmayan-ulkelere-seyahat" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şuradan</a> orijinaline göz atabilirsiniz.</p>
<h2><a href="http://resonate.io/main/location/"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8496" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/Belgrade-_night-1024x683-1.jpg" alt="Belgrad" width="634" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/Belgrade-_night-1024x683-1.jpg 634w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/Belgrade-_night-1024x683-1-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/Belgrade-_night-1024x683-1-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/Belgrade-_night-1024x683-1-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/Belgrade-_night-1024x683-1-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/Belgrade-_night-1024x683-1-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 634px) 100vw, 634px" /></a><br />
1. <a href="http://oitheblog.com/2015/03/23/belgrad-gezi-rehberi-dostum-burasi-resmen-90lar/" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><strong>Belgrad</strong></a></h2>
<p>Avrupa’ya gitmek deyince akıllara gelen <a href="http://oitheblog.com/2013/10/03/paris-romantik-olmak-zorunda-degilsiniz/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Paris</a>, <a href="http://oitheblog.com/2014/01/20/roma-yerlisinden-cok-turistin-oldugu-sehir/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Roma</a>, <a href="http://oitheblog.com/2014/03/03/barselona-gezilecek-yerler/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Barselona</a> gibi şehirleri bir kenara koyup yüzünüzü başka taraflara doğru çevirince akıllara gelen ilk yerlerden biri Belgrad. Neden? Öncelikli tercih sebebi diğer pek çok şehre kıyasla gerçekten çok ucuz olması. Yani Paris koşullarında hem şehrin pahalılığı hem de Euro nedeniyle pek de bir şey ifade etmeyecek, size sabahtan akşama kadar kruvasan yedirecek bir bütçe, Sırbistan’in para biriminin Sırp dinarı olması ve genel olarak şehrin ucuzluğu sebebiyle Belgrad’da basbayağı krallar gibi yaşamanızı sağlayabilir. Üstelik bu şehir gerçekten çok eğlenceli! Yani olur da efsane adam Nikola Tesla’nın müzesi, şehre biraz tepeden bakabileceğiniz Osmanlı izleriyle dolu Belgrad Kalesi ya da mimarisine hayran kalacağınız kiliseler ilginizi çekmiyorsa, sadece eğlenmek ve <a href="http://oitheblog.com/2015/03/27/belgrad-gece-hayati-ovdukleri-kadar-var-miymis/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Belgrad gece hayatı</a> için bile burayı tercih edebilirsiniz. Uygun bütçe ile şahane yerlerde yiyip içebileceğinizi ve buraya giderken vize almanız gerekmediğini de ekleyelim. Sevilmeyecek gibi değilsin be Belgrad!</p>
<h2><strong><a href="http://itoc-conference.eu/itoc4/about-prague"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8498" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/Prag.jpeg" alt="Prag" width="635" height="397" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/Prag.jpeg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/Prag-300x188.jpeg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/Prag-370x231.jpeg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/Prag-570x356.jpeg 570w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a><br />
2. <a href="https://oitheblog.com/2017/07/17/pragda-gezilecek-yerler/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Prag</a></strong></h2>
<p>Güzelliğin somutlaştırılıp şehir planlamasına dökülmüş hali, Kafka’nın depresyonundan ve yazdıklarından sorumlu şehir Prag, Euro’nun kullanılmadığı şehirlerden bir diğeri olduğu için bizi sevinç çığlıklarına boğuyor. Kişisel tarihimizde ilk seyahat ettiğimiz şehirlerden biri olma özelliğini taşıyan ve seyahat sevdamızı ateşleyen şehir olarak geçtiği için Prag’ı sevmememiz mümkün değil. Özellikle Eski Şehir bölgesine vurulacağınız, orta yerinden geçen Vltava Nehri’nin civarında cirit atmaktan bile mutluluk duyacağınız bu şehir, bizce bu listenin tartışmasız favorilerinden! Oralara kadar gitmişken mimarisi ile sizi bayağı şaşırtacak Dancing House’u görmeyi de unutmayın. Bina, dans eden kadın ve erkek figürlerinden esinlenilerek tasarlanmış. Nasıl olacak demeyin, oluyor.</p>
<h3><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-8497" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/o-SARAJEVO-facebook.jpg" alt="Saraybosna" width="654" height="327" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/o-SARAJEVO-facebook.jpg 2000w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/o-SARAJEVO-facebook-300x150.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/o-SARAJEVO-facebook-768x384.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/o-SARAJEVO-facebook-1024x512.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/o-SARAJEVO-facebook-370x185.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/o-SARAJEVO-facebook-570x285.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/o-SARAJEVO-facebook-770x385.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/o-SARAJEVO-facebook-1170x585.jpg 1170w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/o-SARAJEVO-facebook-800x400.jpg 800w" sizes="(max-width: 654px) 100vw, 654px" /><br />
3. Saraybosna</strong></h3>
<p>Vizesiz gidebileceğiniz ve Bosna Hersek’in en büyük şehri olan Saraybosna, öyle çılgın bir eğlence odaklı değil ama, kültürel bir gezi için tam anlamıyla bir nokta atışı. Türk ve Osmanlı dönemine dair birçok tarihi simge ile karşılaşacağınız, yeme içme konusunda sırtınızın kesinlikle yere gelmeyeceği, kültürel anlamda ne denli benzediğimizi gördükçe “hepimiz kardeşiz” moduna geçmenize sebep olacak Saraybosna, 2-3 günlük bir gezi için gerek Türkiye’ye mesafesi gerek kolay gezilebilir büyüklükte olması ile kesinlikle ideal bir şehir. Bu arada yemek demişken, olur da bu yazıdan mütevellit gaza gelip Saraybosna’ya doğru yollara düşerseniz buraların efsane kebabı Cevapi’yi yemeden dönmeyin, pişman olursunuz. Hem midenize, hem Euro’dan ürkmüş bünyenize yeterince hitap edemediysek, buranın tipik Avrupa şehirlerine kıyasla ne kadar uygun fiyatlı bir şehir olduğunu vurgulamak isteriz, bakalım şimdi de “ay burası sıkıcı mıdır acaba?” diye düşünecek misiniz? Sanmıyoruz dostlar, sanmıyoruz…</p>
<h2><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8499" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/Minsk.jpg" alt="Minsk" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/Minsk.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/Minsk-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/Minsk-370x246.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/Minsk-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/Minsk-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/Minsk-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /><br />
4. <a href="http://oitheblog.com/2016/09/26/minsk-gezi-rehberi-beyaz-rusya/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Minsk</a></strong></h2>
<p>Arkadaşlar, hayatınızda Friends’deki Pheobe’nin bilim adamı sevgilisi dışında Minsk’e giden kaç insan gördünüz? Hani sırf bu sebepten, bu özgün şanından ötürü bile Minsk’e gidilir ya, keşke yalnız bunun için sevseydik onu…Minsk Sovyetler Birliği’nden ayrılmış olmasının bir sonucu olarak dev binalar ve heybetli meydanlardan oluşan mimarisi ve bir yandan son derece Avrupai havası ile bayağı ilginç bir şehir. Eski ve yeni iç içe geçmiş, gecesi bambaşka, gündüzü bambaşka ve adamı gerçekten bayağı şaşırtıyor. Arada kalmış da bulabilirsiniz, kendine özgü de, orasını bilemeyiz, keşfetmesi sizden. Ancak Beyaz Rusya’yı görmüş olmak bile başlı başına enteresan bir deneyim olduğu için bizce denenir. Euro kullanıyorlar mı? Tabii ki hayır.</p>
<h2><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8501" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/Kiev_stmichael_May_2010.jpg" alt="Kiev" width="632" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/Kiev_stmichael_May_2010.jpg 632w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/Kiev_stmichael_May_2010-300x201.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/Kiev_stmichael_May_2010-370x248.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/Kiev_stmichael_May_2010-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/Kiev_stmichael_May_2010-570x382.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/Kiev_stmichael_May_2010-598x400.jpg 598w" sizes="(max-width: 632px) 100vw, 632px" /><br />
5. Kiev</strong></h2>
<p>Hazır Beyaz Rusya’ya kadar gitmişiz, oradan biraz daha aşağı inip bir eski Sovyetler Birliği şehir daha övelim: Kiev! Burası Ukrayna’nın başkenti olmakla birlikte en büyük şehri. Kiev ile ilgili manasız ve hiç de komik olmayan espriler yapmak yerine şehri gerçekten keşfetmeye gidenlerin vardığı genel kanı şu: “Yahu bu şehir bu kadar güzel miymiş?” Bir diğer kanı ise bizi daha da ilgilendiriyor: “Burası bayağı uygun fiyatlıymış”. Hem kalkıp buradan oralara kadar gitmeye değecek, hem vize istemeyen, hem de Euro ile cebelleşmemize sebep olmayacak şehirler ilgi alanımıza giriyor efenim, kazandın bizi Kiev.</p>
<h2><strong><a href="http://www.trazeetravel.com/top-5/top-5-things-to-do-and-see-in-bucharest.php"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8500" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/Old-Town-Bucharest-Romania-©-Viorel-Dudau-Dreamstime-50704701-e1441913975971.jpg" alt="Bükreş" width="635" height="397" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/Old-Town-Bucharest-Romania-©-Viorel-Dudau-Dreamstime-50704701-e1441913975971.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/Old-Town-Bucharest-Romania-©-Viorel-Dudau-Dreamstime-50704701-e1441913975971-300x188.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/Old-Town-Bucharest-Romania-©-Viorel-Dudau-Dreamstime-50704701-e1441913975971-370x231.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/Old-Town-Bucharest-Romania-©-Viorel-Dudau-Dreamstime-50704701-e1441913975971-570x356.jpg 570w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a><br />
6. Bükreş</strong></h2>
<p>Şayet seyahat konusundaki trendleri takip etmek gibi bir huyunuz varsa bu sene dikkatinizi mutlaka çekmiştir, Bükreş “2017’nin en gözde destinasyonları” listelerinde en tepelere göz dikmiş durumda. Neredeyse her liste bizi Bükreş’e gitmeye itiyor, her ünlü yayın Bükreş’in güzelliğinden, keşfedilmemiş bir cevher olduğundan bahsediyor. Şanslıyız, çünkü Romanya’ya bayağı yakınız. Üstelik bu liste için bir diğer kriterimiz olan “Euro bize uzak, Avrupalılara yakın olsun” konseptimize de uyuyor. Eski Şehir bölgesinin güzelliği, gece hayatının canlılığı ve metro ağının genişliği de bonus olarak geliyor. Bükreş gezginler arasında daha popüler bir noktaya dönüşüp turistlerin cebini yakmaya başlamadan gidip bir kontrol etmekte fayda var. Sonrasında “abi ben oraya gitmiştim yaa’cılık” yapmak isterseniz hakkınızdır, çekinmeyin.</p>
<h2><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-8502" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/castle-hill-varhegy.jpg" alt="Euro Kullanmayan Ülkeler" width="613" height="460" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/castle-hill-varhegy.jpg 550w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/castle-hill-varhegy-300x225.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/castle-hill-varhegy-370x277.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/castle-hill-varhegy-534x400.jpg 534w" sizes="(max-width: 613px) 100vw, 613px" /><br />
7. <a href="https://oitheblog.com/2017/08/27/budapeste-gezi-rehberi/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Budapeşte</a></strong></h2>
<p>Liste kapanışını bir diğer efsane ile yapalım: Tuna Nehri’nin ayırdığı Buda ve Peşte’nin birleşiminden oluşan, kötü espriler yapmaya ya da aşk temalı benzetmeler ile klişelere koşmaya müsait şehir olan Budapeşte! Budapeşte, gerek eğlence amaçlı, gerek kültürel amaçlı bir gezi için kesinlikle harika bir seçenek, insana İstanbul’un “eski” hallerini hatırlatıyor. Gitmişken dünya çapında namı alıp yürümüş kaplıcalarında vakit geçirmeden (öyle anneanne işi değil, içinde parti yapılanları bile var), hafta içi ya da hafta sonu fark etmeksizin her daim eğlenceli olan gece hayatına kapılmadan, parlamento binasını gece ışıklandırması ile görmeden dönmek olmaz, zaten tam olarak o an şehir ile aşk yaşamaya başlayacağınız andır. Eğer denk getirebilme imkanınız varsa Budapeşte’ye Avrupa’nın en popüler müzik festivallerinden biri olan Sziget Festival döneminde gitmeniz de önerimizdir. Orada eğlenmeyen hiçbir yerde eğlenemez arkadaşlar, o kadar iddialıyız.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2017/01/31/euro-kullanilmayan-avrupa-ulkeleri/">Euro Kullanmadan Gezebileceğiniz 7 Avrupa Şehri</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2017/01/31/euro-kullanilmayan-avrupa-ulkeleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>10</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yurtdışına İlk Kez Çıkacaklara Tavsiyeler</title>
		<link>https://oitheblog.com/2017/01/23/yurtdisina-ilk-kez-cikacaklara-tavsiyeler/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2017/01/23/yurtdisina-ilk-kez-cikacaklara-tavsiyeler/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Jan 2017 10:27:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[FAYDALI Bİ' ŞEYLER]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa Gezisi Planlama]]></category>
		<category><![CDATA[Harç Pulu Nereden Alınır?]]></category>
		<category><![CDATA[Havaalanında Gerekli Olan Belgeler]]></category>
		<category><![CDATA[İlk Kez Yurtdışına Çıkmak]]></category>
		<category><![CDATA[Kolay Vize Veren Ülkeler]]></category>
		<category><![CDATA[Online Check In]]></category>
		<category><![CDATA[Pasaport Geçerlilik Süresi]]></category>
		<category><![CDATA[Pasaport Nasıl Alınır?]]></category>
		<category><![CDATA[Schengen Vizesi Alma]]></category>
		<category><![CDATA[Schengen Vizesi Nasıl Alınır]]></category>
		<category><![CDATA[seyahat ipuçları]]></category>
		<category><![CDATA[Seyahat Önerileri]]></category>
		<category><![CDATA[Ucuz Uçak Bileti]]></category>
		<category><![CDATA[Yurtdışı Gezisi Planlama]]></category>
		<category><![CDATA[Yurtdışı Harç Pulu]]></category>
		<category><![CDATA[Yurtdışı Önerileri]]></category>
		<category><![CDATA[Yurtdışı Şehir Önerileri]]></category>
		<category><![CDATA[Yurtdışı Seyahat Sigortası]]></category>
		<category><![CDATA[Yurtdışına İlk Kez Çıkacaklara Tavsiyeler]]></category>
		<category><![CDATA[Yurtdışına İlk Kez Çıkanlara Öneriler]]></category>
		<category><![CDATA[Yurtdışında Nereye Gitmeli?]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=8329</guid>

					<description><![CDATA[<p>İster manavdan domates almaya gidiyor olun, ister yeni işinizin ilk günü olsun, önem derecesi fark etmez, ilk kez yapılacak olan...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2017/01/23/yurtdisina-ilk-kez-cikacaklara-tavsiyeler/">Yurtdışına İlk Kez Çıkacaklara Tavsiyeler</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İster manavdan domates almaya gidiyor olun, ister yeni işinizin ilk günü olsun, önem derecesi fark etmez, ilk kez yapılacak olan her şey adamı gerer. Bunun için ağır bir sosyal fobi sahibi olmak falan da gerekmiyor, neticede nasıl yapıldığını çok da iyi bilmediğiniz bir şeyi yapıyorsanız “ulan şu şöyle mi olur bu böyle mi olur” düşünceleri kafanızda dolanabilir, gayet normaldir. İşte aslında yurtdışına ilk kez çıkma meselesi de böyle bir şey. Evet bu süreç bizim için haliyle artık son derece normalleşmiş durumda ama, gerçekten ne yapacağını bilemediği için başka bir kültürü tanıma kararını erteleyen onlarca insandan mail aldığımıza göre demek aslında gayet basitmiş gibi görünen, ağızdan herhangi bir cümleymiş gibi çıkan bu süreci biraz daha detaylı açıklamak birçok insanın işine yarayabilir.</p>
<p>Empati kurmamı isterseniz hemen itiraflarla da geleyim, ben de 19-20 yaşına kadar falan hiç yurtdışına çıkmamış olduğum için “allahım umarım tek başıma çıkmam gerekmez kesin bir şeyi unuturum ya da bir şeyleri yanlış yaparım” gibi bir paniğe kapılmıştım. Gayet normaldir, ilk kez yapacağınız herhangi bir şey ürkütücü olabilir, çok sıradan bir konu potansiyel gerilim filmi senaryosu gibi görünebilir, SAKİN. (öff sanki psikolojik danışmanız ya ne anlatıyorsak bu kadar) Aşağıda hangi süreçte nelere dikkat etmeniz gerektiğini deneyimlerimizden yola çıkarak anlatacağız, en azından “keşke bunları ilk etapta bilseydik” diye düşündüğümüz şeyleri siz daha en başından çözmüş olursunuz. Eminiz ki aranızda bu yazıyı okuyup “aaa ben bunları biliyorum yeaaa” diyen çok muhteşem insanlar çıkacaktır, onlara da şimdiden bir dur diyelim: Bu yazı ilk kez yurtdışına çıkacaklar için arkadaşlar, siz biliyorsunuz diye herkesin her şeyi bilmesi gerekmiyor. (ay nasıl giderlendik ya ortada bir şey varmış gibi)</p>
<p>Neyse, lafı daha fazla uzatmayalım, karşınızda OitheBlog’dan Yurtdışına İlk Kez Çıkacaklara Tavsiyeler!</p>
<h2><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8335" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/Roma.jpg" alt="Yurtdışına İlk Kez Çıkacaklara Tavsiyeler" width="634" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/Roma.jpg 634w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/Roma-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/Roma-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/Roma-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/Roma-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/Roma-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 634px) 100vw, 634px" /><br />
1.<strong>Planlama Aşaması ve Girizgah</strong></h2>
<p>-Eğer girizgahta anlattığımız gibi kolay endişelenebilen ya da fazla irdeleyen bir insansanız ilk olarak <strong>nasıl bir yere gitmek istediğinizi tespit etmelisiniz</strong>. Uzaklara açılma niyetiniz mi var, yoksa şöyle bir Avrupa’dan başlayalım bakalım mı diyorsunuz? Zaten “aağbii ben tek yön bilet aldım kafama göre yeaa” kafasındaysanız burada verdiğimiz tavsiyeleri çok sallayacağınızı sanmıyoruz. Hatta siz bize tavsiye verin, o derece.</p>
<p>&#8211;<strong>İlk kez yurtdışına çıkacak biri nereye gitmeli?</strong> Bizce çok da büyük olmayan, gezmesi kolay ve masrafıyla gözünüzü korkutmayacak, daha ilk etaptan hevesinizi kaçırmayacak bir yere odaklanın. Tabii ne kadar vaktiniz olduğu da önemli. Eğer vize gibi bir konuyla boğuşmak istemiyorsanız vizesiz gidilen ülkelere odaklanmakta fayda var. Örneğin 3,4 günlük bir gezi için <strong>Belgrad güzel bir başlangıç olabilir</strong>. Vize dediğin nedir gülüm diyorsanız o zaman önerimiz <strong>Prag olabilir</strong>, çünkü küçük ve gezmesi kolay bir şehir. Ayrıca İngilizce bilen insan sayısı bol olduğu için iletişim kurmakta da güçlük çekmezsiniz. Prag için de yine 3-4 günlük bir süre ideal olabilir. Yok kardeşim benim daha fazla vaktim var diyorsanız birkaç şehri bir arada keşfetmeye girişebilirsiniz, ki bu kesinlikle gözünüzü korkutmasın. Bunun için aralarında ulaşımın kolay olduğu yerler seçebilirsiniz. Örneğin <strong>Viyana-Budapeşte-Prag şeklinde bir Orta Avrupa keşfi ya da bir ülkede birkaç şehir (Roma-Floransa, Barcelona-Madrid gibi) sizin açınızdan gayet rahat ve kolay olacaktır.</strong> Bu yerleri rastgele yazmadık, hepsi ilk kez yurtdışına çıkacaklar için mantıklı öneriler. İnanmıyorsanız şöyle söyleyeyim, ben yurtdışına ilk çıktığımda Prag’a gittim. Sonra ondan aldığım gazla Barcelona-Madrid gezisine çıktım. Bunların hepsi son derece doğru seçimlerdi ki onlardan aldığım gazla Şili’ye kadar gitmişim, bu önerilere güvenebilirsiniz. Şayet direkt uzaklara açılmak gibi bir niyetiniz varsa bence zaten bayağı cesaretlisiniz ve tarafımca bayağı takdir görüyorsunuz.</p>
<p>-Mümkünse <strong>gideceğiniz yeri oranın bir resmi tatiline denk getirmemeye çalışın</strong>. Çünkü her yer, bakın HER YER kapalı olabilir, “ulan buralara kadar geldik sabahtan beri sokaklarda yürüyüp duruyoruz” noktasına gelerek sinir krizi geçirebilirsiniz. Biz Lyon’a 1 Mayıs döneminde gidip cücük gibi kalmıştık, oradan biliyoruz.</p>
<p>-Gideceğiniz yeri tespit ettikten sonra vize almanız gerekiyorsa o mesele de ayrı bir süreç tabii. Eğer ilk kez vize alacaksanız gözünüz korkmuş olabilir, korkmayın. Bir noktadan sonra alışınca o konuda da otomatiğe bağlıyorsunuz. Bunun için<a href="http://oitheblog.com/2013/09/04/schengen-vizesi-alma-sanati/" target="_blank" rel="noopener noreferrer"> <strong>Schengen Vizesi </strong></a>ve <a href="http://oitheblog.com/2013/09/13/vizelerin-efendisi-amerika-vizesi/" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><strong>Amerika Vizesi</strong></a> yazılarımıza bir göz atabilirsiniz, oralarda ne biliyorsak anlattık.</p>
<p>-Vize meselesi ile ilgili önemli bir noktayı buraya yazmadan geçmeyelim, birden fazla ülkeye gidecekseniz <strong>ilk giriş yapacağınız ülkenin vizesine başvurun.</strong> Aksi takdirde uyuzluk çıkarabiliyorlar. Örneğin Orta Avrupa turuna çıkacaksanız ve bu geziye Viyana’dan başlayacaksanız gidip de Çek Cumhuriyeti vizesine başvurmayın, gereksiz atraksiyona girmeyin. Yüzde yüz sorun çıkacak diye bir şey yok ama bizce denemeye değmez.</p>
<p>-Özellikle eğer ilk kez Schengen Vizesi başvurusunda bulunacaksanız, bizce uçak bileti ve otel işlerinizi vizenizi almadan önce halletmeyin. Evet vize belgelerinizin arasına uçak bileti ve otel rezervasyonu koymanız vize almanızı kolaylaştırıyor ancak vize alamama ihtimalinizi ya da işlerin uzama ve belge eksikliği/yoğunluktan dolayı vizenin istediğiniz tarihe yetişmeme ihtimalini de göz önünde bulundurmanız gerek. Biliyoruz sinir bozucu, ama doğru olan bu. Bu sebeple biz genellikle şöyle yapıyoruz: Uçak bileti için opsiyon yapıyor, otel için ise <a href="https://www.booking.com/index.html?aid=7953563" target="_blank" rel="noopener"><strong>booking.com</strong> </a>üzerinden “ücretsiz iptal, sonra öde” seçeneği olan bir otelden rezervasyon yapıyoruz. Mümkünse en uygun fiyatlı olanını. Ardından bu belgelerin çıktısını alıp vize belgelerimizin içine koyuyoruz. Vize çıktıktan sonra ise asıl uçak biletimizi ve otelimizi ayarlıyoruz. Ufak bir sinsilikten zarar gelmez.</p>
<p>-Her nereye gidecekseniz gidin, ama <strong>mutlaka seyahat sigortası yaptırın</strong>. Hatta bu belgenizi başvuru esnasında kullanacağınız vize belgelerinizin içine de koyun. Hani kendinizi sallamıyorsanız <strong>bu faktörün daha uzun vize almanızı bile sağladığını bilin,</strong> en azından ona dayanarak sigorta yaptırın. Seyahat sigortası. Daha uzun vize almanızı bile sağlıyor kendinizi sallamıyorsanız bunu sallarsınız.</p>
<p>-Vize başvurunuzu yapmadan önce <strong>pasaport geçerlilik sürenizi kontrol etmeyi unutmayın.</strong> Pasaportunuzun süresi doldu ise hiçbir yere gidemezsiniz. (Pasaportunuz olması gerektiğini söylememize gerek yoktu di mi?) Çoğu ülkenin <strong>en az 6 ay geçerlilik süresi </strong>talep ettiğini de hatırlatalım.</p>
<p>-İşin otel ve uçak ayarlama kısmı karmaşık olacak diye düşünebilirsiniz. Yoo, hiç de öyle bir şey yok. Bir kere öğrendiniz mi Amerikan filmlerindeki bilgisayarın başına oturup tüm şifreleri kırdığını iddia eden manyaklar gibi her şeyi halleder hale geliyorsunuz. Tabii bu konuda seçenek çok ama amatör olduğunuzu varsayarak nerelerden ayarlamanızın daha mantıklı olacağını söyleyelim ve seçenekleri azaltalım: Uçak için size en uygun fiyatları kıyaslayarak verecek olan site <a href="https://skyscanner.pxf.io/MmMaQq" target="_blank" rel="noopener"><strong>Skyscanner</strong></a>. Otel için <a href="https://www.booking.com/index.html?aid=7953563" target="_blank" rel="noopener"><strong>booking.com</strong></a> ya da ev kiralamaya heveslendiyseniz ve bir lokalin evin tercih ediyorsanız da <strong>airbnb.com’a</strong> bakmanız yeterli olacaktır. Yok kardeş bu siteler bana yetmez diyorsanız <strong>uygun fiyatlı yurtdışı tatili yapabilmek için kullanabileceğiniz web sitelerini <a href="http://oitheblog.com/2016/05/12/uygun-yurtdisi-tatili/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şurada</a> anlatmıştık.</strong></p>
<p>-Bu arada konu bavulunuza ne atmanız, seyahatinizde neleri unutmamanız gerektiğine bağlanmışken <a href="http://oitheblog.com/2016/11/16/seyahate-giderken-alinacaklar/" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><strong>“Seyahat Ederken Yanıma Ne Almalıyım”</strong></a> temalı içeriğimiz de bayağı işinize yarayabilir. Merak etmeyin o da öylesine saçmalıkları doldurduğumuz tık kaygılı bir yazı falan değil, bizde öyle şey yok, ayıp ediyorsunuz………</p>
<h2><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8336" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_5957.jpg" alt="Arjantin OitheBlog" width="634" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_5957.jpg 634w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_5957-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_5957-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_5957-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_5957-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_5957-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 634px) 100vw, 634px" /><br />
2. Yolculuk Öncesi</strong></h2>
<p>-Klişe ama çok faydalı, her şeyden önce <strong>kendinize mutlaka bir “yapılacaklar listesi” hazırlayın.</strong> Sonra vay efendim onu unutmuşum, bunu almamışım demeyin, keyfiniz kaçmasın.</p>
<p>&#8211;<strong>Para bozdurma işini havaalanına bırakmayın.</strong> Çünkü hem havaalanında daha saçma kurlar uygulanıyor, hem de bu para bozdurma meselesi durduk yere bir yolculuk öncesi kaosuna dönüşebiliyor. Zaten uçağa binmeden önce yapmanız gereken şeyler varken bir de bununla uğraşmayın. Seyahatinizden birkaç gün önce bu işi halletmekte fayda var. Ayrıca, bankada ya da döviz bürosunda bile para bozduracak olsanız, bazen her ülkenin parası ellerinde bulunmayabiliyor. Atıyorum Paka Paka Adası’na gidecekseniz ve Lölölö Yeni’ne ihtiyacınız varsa bunu parayı bozduracağınız yere birkaç gün önceden bildirirseniz getirebiliyorlar. Baktınız bu iş çok zorlu oluyor ve parayı gideceğiniz ülkede bozdurmaya karar verdiniz, o zaman en azından TL’yi Euro ya da Dolar gibi daha geçerli bir para birimine çevirin, o şekilde gidin.</p>
<p>-Bakın eğer yurtdışına sık çıkmıyorsanız bu söyleyeceğimiz kolay gözden kaçırılabilen bir mesele. <strong>Yurtdışında telefon görüşmesi yapabilmeniz için hattınızın yurtdışı görüşmelerine açık olması gerekiyor.</strong> Bu yüzden mutlaka çıkmadan önce operatörünüzü arayıp hattınızın yurtdışı aramalarına açık olup olmadığını öğrenin. Bir diğer konu ise gideceğiniz ülkede kullanabileceğiniz mantıklı bir tarife olup olmadığını öğrenmek. Aksi takdirde kol gibi bir fatura ile cebelleşmeniz gerekebilir, çünkü yurtdışı aramaları ve internet kullanımı ülke içinde olduğu gibi işlemiyor. Son olarak <strong>telefonunuzda uluslararası dolaşım seçeneği açık mı ona da bi bakıverin,</strong> en azından nereden açıldığını bilin, yoksa yine hattınızı hiçbir ülkede kullanamazsınız.</p>
<p>&#8211;<strong>Telefonunuza bir harita uygulaması indirin</strong>. Bunun için pek çok seçenek mevcut ancak illa bizim hangisini kullandığımızı bilmek isterseniz <strong>CityMaps2Go</strong>’yu kullanıyoruz. Bu uygulama aracılığıyla gezmek istediğiniz yerler, restoranları, müzeleri artık aklınıza ne geliyorsa her şeyi offline harita üzerinde işaretleyebiliyorsunuz, internetinizi harcamanıza gerek yok. Ayrıca oradayken nereye ne mesafe uzaklıktasınız hepsini de bu app üzerinden çözebilirsiniz, DEV kolaylık. Bunun dışında kullandığımız favori uygulamalarımız için de <a href="http://oitheblog.com/2016/12/14/hayat-kurtarir-gezerken-kullanabileceginiz-en-iyi-seyahat-uygulamalari/" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><strong>şuraya</strong></a> bakabilirsiniz.</p>
<p>&#8211;<strong>Mutlaka kalacağınız yerin adresini telefonunuza not alın</strong>. Bu bir otel, arkadaşınızın evi ya da kiraladığınız bir Airbnb evi olabilir fark etmez. <strong>Hatta not almakta kalmayın, yukarıda önerdiğimiz harita uygulamasında yeri işaretleyin.</strong> Sonra hiç bilmediğiniz bir yere inince kaosa sürüklenip paniğe kapılmayın, yolunuzu bulun.</p>
<p>-Belki aklınıza gelmez diye hatırlatalım, çok yüksek ihtimalle gideceğiniz yer ile Türkiye arasında saat farkı olacak. Annenizi gece 3’te arayıp umarsızca kız naber falan dememek için <strong>telefonunuza gideceğiniz yerin saatini de eklemeyi unutmayın.</strong></p>
<p><strong>-Yanınızda biraz da olsa Türk parası bulunsun</strong>. Havaalanında bir şey için gerekir, dönüşte yol için gerekir falan, 3-5 bir şey bırakın. Neden gerekebileceğini aşağıda kanıtlayacağız.</p>
<p>&#8211;<strong>Uçuş saatinizden 24 saat önce online check in yapın</strong>. Bir ihtimal her havayolu bu seçeneği sunmuyor olabilir, ancak böyle bir imkanınız olup olmadığını kontrol edin. Bu şekilde işler çok daha kolay oluyor ve koltuğunuzu seçebildiğiniz için istediğiniz yerde oturuyorsunuz. Sonra MEHMET BEN CAM KENARINA GEÇİCEM ALLAŞKINA YA kavgası vermeniz gerekmez. Üzgünüz Mehmet, biz kazandık, sen kaybettin.</p>
<p>-Dünyanın en sıcak yerine de gidiyor olsanız, siz yola çıkarken Türkiye’de hava 500 derece de olsa uçak için üstünüze bir şey alın. Nedense uçak hep buzul gibi oluyor.</p>
<h2><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8338" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_7726.jpg" alt="Yurtdışına İlk Kez Çıkacaklara Tavsiyeler" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_7726.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_7726-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_7726-370x246.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_7726-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_7726-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_7726-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /><br />
3. Havaalanı Süreci</strong></h2>
<p>-Bu konu bizi aşırı bunaltsa da sizi doğru olanı yapmaya yönlendireceğiz: <strong>Havaalanına uçuştan en az 2 saat önce gidin</strong>. Bakın bu söylediğimizi hafife almayın ve gerçekten gidin, bırakın uyuzlanmayı. Çünkü bir aksilik yaşayabilirsiniz, check in kuyruğu manyaklar gibi olabilir, kalabalık bir gruba denk gelip güvenlikte delice sıra bekleyebilirsiniz falan filan. Bu uzayıp gidebilecek bir liste olduğu için 2 saat önceden orada olup sakince havaalanında beklemekte fayda var. Kahve içip dergi okursunuz canım allah allah. (İdil’e göre bu süre 8 saat önceye kadar çıkabiliyor, BENİ RAHAT BIRAK İDİL……….)</p>
<p>-Hatırlatma: Dünyanın en manasız şeyi olan <strong>harç pulumuzu aldık mı</strong>? Almadan ülkeden çıkamıyoruz da, o sebepten. Sonra polisler sizi “harç pulunuz yok” diye sıranın sonundan geri döndürür valla. <strong>Bu işlemi havaalanına gittiğinizde pasaport kontrol aşamasına gelmeden önce yapmanız gerekiyor.</strong> Harç pulu alabileceğiniz bir nokta var, olur da bulamazsanız da kime sorsanız gösterir kolaylığında. Dönem itibarıyla <strong>ücreti 15 tl</strong>.(Türk Lirası gerekebilir demiştik)</p>
<p>-İçimiz rahat etmedi, biz <strong>size havaalanında neler yapmanız gerektiğini şöyle bir sıralayalım da panik olmayın</strong>: Havaalanına varış, 1. güvenlik kontrolünden geçiş, harç pulu almak, havayolu firmanızın olduğu bölüme gidip check in yapmak ve bavul teslimi, pasaport kontrolünden geçiş ve akabinde 2. güvenlik kontrolü, biletinize bakıp uçağa binmek için hangi kapıya gideceğinizi öğrenmek, elektronik tabelalardan uçağın yolcu alımına hazır olup olmadığına bakmak ve kapıya gitmek. Kulağa karmaşık gibi gelebilir, gelmesin, çünkü gayet basit.</p>
<p>-Uçaktan indikten sonra sizi bir başka havaalanı süreci daha bekliyor olacak. Bu noktada seyahat edeceğiniz <strong>ülkeye indiğinizde ilk etapta bir pasaport kontrolünden daha geçiyor olacaksınız.</strong> Eğer Avrupa’ya gidiyorsanız pasaport kontrol sırası çok yüksek ihtimalle “AB Vatandaşları İçin” ve “AB Vatandaşı Olmayanlar” şeklinde ikiye ayrılacak, bayraktan olayı çözersiniz zaten. Sonrasında pasaportunuzu kontrol edip sizi bir nevi ülkeye alacak olan görevli <strong>size neden geldin, ne kadar kalacaksın, nerede kalacaksın gibi sorular sorabilir, bu gayet normal, tedirgin olacak bir şey yok. </strong>Hatta şansınıza uyuz birine bile denk gelebilirsiniz ama gerilmeyin, eğer elinizde kalaşnikof falan yoksa sadece prosedür, sakince cevaplandırın. Bu noktada kalacağınız yeri not almış olmanız da işinize yarayabilir, sorarsa telefonunuza aldığınız notu gösterirsiniz. Pasaport kontrolünden geçtikten sonra zaten sakince bavulunuzu almaya gideceksiniz.</p>
<h2><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-8332 size-full" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/DSCF3012.jpg" alt="yurtdışına ilk kez çıkacaklara tavsiyeler" width="634" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/DSCF3012.jpg 634w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/DSCF3012-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/DSCF3012-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/DSCF3012-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/DSCF3012-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/DSCF3012-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 634px) 100vw, 634px" /><br />
4. Yeni Bir Şehre Ayak Bastıktan Sonrası</strong></h2>
<p>&#8211;<strong>Sağlık sigortanızın bir fotokopisi çantanızın bir noktasında dursun</strong>. Belli olmaz, başınıza bir iş gelir falan, nerede olduğunu bilin ve üzerinizde taşıyın. Hatta pasaportunuzun ilk sayfasının fotokopisini bile bulundurabilirsiniz. Temkinli davranmaktan zarar gelmez.</p>
<p>-Arkadaşlar pasaport çok önemli. Yani abartmak istemiyoruz ama sizden bile önemli desek yeridir. (abarttık) O yüzden pasaportunuzu sağlama alın. O varsa siz de varsınız. O yoksa Terminal filmindeki Tom Hanks’siniz. Mümkünse <strong>pasaportunuzu çantanızın şöyle fermuarlı bir gözüne falan yerleştirip gerekmedikçe piyasaya çıkartmayın.</strong></p>
<p>-Gezerken <strong>yanınızda gereksiz şeyler taşımaya çalışmayın</strong>. Hatta mümkünse o gün ihtiyacınız olacağını tahmin ettiğiniz kadar para, fotoğraf makinesi, şayet gerekliyse şemsiye, bir adet kimlik yedek şarj, belki bir yara bandı ve telefon dışında bir şey taşımayın. Çünkü bir noktadan sonra yanınızdaki herhangi bir şey müthiş bir ağırlıkmış gibi gelmeye başlayabiliyor. Gezi boyunca önemli olan kontes gibi ya da arşidük gibi görünmeniz falan değil, rahat etmeniz. Bunu zaten bütün gün dolandıktan sonra kendiniz fark edeceksiniz ama önceden bilmek çok daha faydalı.</p>
<p>-Herhangi bir gezinizde yanınızda olması gereken şey 3 kelimeden oluşuyor: <strong>Rahat spor ayakkabı</strong>. Demet Akalın şarkısı gibi oldu ama, bu konuda ısrarcıyız.</p>
<p>-İlk kez yurtdışına çıkınca insanın içinde kontrol edilemez bir hediyelik eşya alma isteği beliriveriyor. Yani kafanıza şapka, üstünüze tişört, elinize kar küresi, boş kalan elinize shot bardağı, magnet falan tutuşturasınız geliyor, bir nevi kafayı yiyorsunuz. DURUN. Yavaşça elinizdekileri yere bırakın. (yere bırakmayın canım raflara geri koyun rezil etmeyin bizi elaleme) Bu hediyelik işi bir süre sonra kontrolden çıkıyor arkadaşlar. O yüzden illa ki alacaksanız en azından kendinize bir nesne belirleyip ona abanın, her şeyi toplamayın, sonra onlar anlamsızca eve yığılıyor çünkü. Ayrıca, en önemli nokta, <strong>gördüğünüz ilk hediyelik eşya dükkanına dalmayın. </strong>Bu konuda mottomuzu söylüyoruz: <strong>Şehir merkezinden ne kadar uzak, o kadar ucuz. </strong>Turistik noktalardaki hediyelik eşya dükkanlarına kanmayınız efenim.</p>
<p>-Gezi boyunca bulunduğunuz şehirde <strong>gezmeyi kafaya koyduğunuz yerlerin açılış kapanış saatlerine ve hangi gün kapalı olduklarına bakmayı adet edinin</strong>. Örneğin Türkiye’nin aksine birçok ülkede Pazar günleri birçok açıdan ölü gün olabiliyor, çünkü insanlar haklı olarak bir gün de çalışmıyor, dinleniyor. Buna mağazalar, alışveriş merkezleri, marketler bile dahil. Yine aynı şekilde bizde olduğu gibi her yer gecenin körüne kadar açık olmayabiliyor, kafeler, restoranlar daha insancıl (bize göre bayağı erken) saatlerde kapanabiliyor. Müzeler çoğu ülkede Pazartesi günleri kapalı olmasına rağmen bazen istisnai durumlar olabiliyor ve başka günler kapalı çıkabiliyor. Bu örnekler uzar gider, özetle siz vakit kaybedeceğinize bi’ bakıverin, öyle yola düşün.</p>
<p>-Eğer sözümüzü dinleyip paranızı Türkiye’de bozdurarak gitmediyseniz lütfen <strong>paranızı indiğiniz şehrin havaalanında bozdurmayın</strong>, çünkü çok yüksek ihtimalle kurlar yine saçma olacak. Bunu yerine şehir içinde para bozdurabileceğiniz bir yer araştırmasına girin. Biliyoruz milyon dolarlar bozdurmayacaksınız ama yine de havaalanı bunu yapmak için ilk tercihiniz olmasın.</p>
<h2><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8337" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6342.jpg" alt="Uruguay" width="634" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6342.jpg 634w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6342-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6342-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6342-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6342-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6342-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 634px) 100vw, 634px" /><br />
5. Saçma Ama İşe Yarar Tavsiyeler ve Genel Bilgiler</strong></h2>
<p>-Kafanızda “ben doğru düzgün İngilizce bilmiyorum, nasıl gezeceğim?” gibi bir düşünce varsa hemen atın, o düşünceyi çöpe atacağınız poşete yazık arkadaşlar&#8230; <strong>Dil bilmeden isterseniz bütün dünyayı gezersiniz</strong>. Biz insanlarla zerre kadar anlaşamadığımız ülkelere gidip abuk subuk el hareketleriyle bile anlaşmayı başarıyoruz, yeri geliyor siz şakır şakır İngilizce konuşsanız da karşınızdakiler hiçbir şey bilmiyor oluyor ama yine de işler çözülüyor. Dil bilmemek seyahat etmek için bir engel değil. Nokta.</p>
<p>-Tıpkı giderken yaptığınız gibi, <strong>dönüş saatinizden 24 saat önce de online check in yapmayı unutmayın.</strong></p>
<p>-Allah aşkına Antalya’da 234 yıldızlı <strong>her şey dahil otele gidiyor gibi bavul hazırlamayın, önceliği rahatlığa verin.</strong> Zaten o kadar çok yürüyecek ve yorulacaksınız ki bir noktadan sonra en rahat olduğunuz şeyleri giyip duracaksınız. İlla 2 kazak bi’ pantolon alıp eşyalarınızı orada yıkayın falan demiyoruz biz de o derece az şey almıyoruz ama bokunu da çıkarmayın. Bok dedik diye ayıp olmuyor di mi, kusura bakma sayın okuyucu.</p>
<p>-Küçük ama işlevsel bir bilgi, <strong>su alırken gazlı su olup olmadığını kontrol edin</strong>, yurtdışında gazlı su meselesi bizden çok daha yaygın. Ayrıca gitme potansiyeliniz olan <strong>birçok şehirde musluktan su içebiliyor olabilirsiniz</strong>, şayet öyleyse de boşu boşuna su alıp durmazsınız.</p>
<p>&#8211;<strong>Sokak yemeği yiyin, çünkü harika bir şey, ama çok şüpheli duranlardan uzak durmak isteyebilirsiniz.</strong> Tatili tuvalette geçirmek isteyen varsa bilemeyiz. Anladınız siz.</p>
<p>-Beyler, yurtdışında da kızlar teklif etmiyor, boş umutlara kapılmayın. Ayrıca 9 erkek bir kulübe giderseniz orada da içeri alınmayabilirsiniz, boş umutlara kapılmayın part 2. O “AABİ VAR YA NELER YAPTIK PRAG’DA” diyen arkadaşınız çok yüksek ihtimalle sallıyor. Metallica’dan Sad But True sizin için gelsin…….</p>
<p>-Enteresan ve saçma bir bilgiyle kapanış yapıyoruz. <strong>Arkadaşlar, uçağa binince sizin de içinizde kontrol edilemez bir “domates suyu” içme isteği oluşuyor mu? </strong>Yani hayatımızda hiç evinde domates suyu içen insan görmemiş olmamıza rağmen uçakta domates suyu gırla gidiyor. Bunu henüz yaşamdıysanız da ilk yurtdışı yolculuğunuzda bile yaşamanız bayağı muhtemel. Sizin de gönlünüz domates suyuna kayarsa normaldir, onun bir açıklaması varmış, bizim ilgimizi çekmişti, sizinle de paylaşalım. Efenim havada, bilmemne kadar yükseklikte tat alma duyumuz aşağıda olduğu kadar işlevsel olamıyormuş. Bu sebeple uçarken normalde az içtiğimiz içeceklerin tadını daha çok alabiliyormuşuz. Demek o yüzden hepimiz domates suyuna halleniyoruz. İçin gitsin be, yapıştırın bir domates suyu güzelinden.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2017/01/23/yurtdisina-ilk-kez-cikacaklara-tavsiyeler/">Yurtdışına İlk Kez Çıkacaklara Tavsiyeler</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2017/01/23/yurtdisina-ilk-kez-cikacaklara-tavsiyeler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>17</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
