<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Almanya Gezi Notları | OitheBlog</title>
	<atom:link href="https://oitheblog.com/tag/almanya-gezi-notlari/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oitheblog.com/tag/almanya-gezi-notlari/</link>
	<description>Gerçekten faydalı bir seyahat blogu</description>
	<lastBuildDate>Fri, 13 Feb 2026 10:48:33 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.1.9</generator>

<image>
	<url>https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/cropped-logo-32x32.png</url>
	<title>Almanya Gezi Notları | OitheBlog</title>
	<link>https://oitheblog.com/tag/almanya-gezi-notlari/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Köln Yeme İçme Rehberi: Hipsterlar da Kebap Yer</title>
		<link>https://oitheblog.com/2016/12/20/koln-yeme-icme-rehberi-hipsterlar-da-kebap-yer/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 20 Dec 2016 12:50:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ALMANYA]]></category>
		<category><![CDATA[KÖLN]]></category>
		<category><![CDATA[almanya bira]]></category>
		<category><![CDATA[almanya gece hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya Gezi Notları]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya Türk Mutfağı]]></category>
		<category><![CDATA[Köln 3. Dalga Kahveciler]]></category>
		<category><![CDATA[Köln Almanya]]></category>
		<category><![CDATA[Köln Belgian Quarter]]></category>
		<category><![CDATA[Köln Ehrenfeld]]></category>
		<category><![CDATA[Köln En İyi Kahve]]></category>
		<category><![CDATA[Köln Gezi Notları]]></category>
		<category><![CDATA[Köln Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Köln Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Köln Mekan Önerileri]]></category>
		<category><![CDATA[Köln Türk Restoranları]]></category>
		<category><![CDATA[Köln Yeme İçme]]></category>
		<category><![CDATA[Köln Yeme İçme Notları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=7579</guid>

					<description><![CDATA[<p>Almanya’nın mutfağı hakkında düşüncelerimizden Nürnberg Yeme İçme Rehberi&#8216;nde de bahsetmiştik. Rehbere göz atmaya üşenenler için (çok ayıp&#8230;) kısa bir özet...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2016/12/20/koln-yeme-icme-rehberi-hipsterlar-da-kebap-yer/">Köln Yeme İçme Rehberi: Hipsterlar da Kebap Yer</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Almanya’nın mutfağı hakkında düşüncelerimizden <a href="http://oitheblog.com/2016/12/19/nurnberg-yeme-icme-rehberi-sosis-yemeyeni-doverler/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Nürnberg Yeme İçme Rehberi</a>&#8216;nde de bahsetmiştik. Rehbere göz atmaya üşenenler için (çok ayıp&#8230;) kısa bir özet de geçebiliriz: Alman mutfağının çok büyük hayranları sayılmayız. Alman sosisi ve birasına laf yok tabii, onları diğer rehberimizde de bol bol övmüştük. Kabus Kerim (evet garip bir şekilde birlikte Almanya gezdik), birtakım lokal arkadaşlarımız ve Nürnberg Turizm Ofisi’nden aldığımız öneriler sayesinde Almanya gezimizin ilk birkaç gününü geçirdiğimiz Nürnberg’de bol bol sosis ve lokal lezzetler deneme şansımız olmuştu. Bu lokal lezzet denemelerinin ardından Köln’e ayak bastığımızda biraz Alman Mutfağı overdose’u yaşamış olmakla birlikte, artık daha farklı yemeklere, mutfaklara odaklanan yerlere, lokaller arasında sevilen, günlük yaşantılarının parçası haline gelen mekanlara geçiş yapmaya hazırdık. Üstüne üstlük bir de Köln’ün yerel lezzetlerinin <strong>bol bol çiğ et, sakatat ve blood sausage</strong> (domuz kanıyla yapılan bir çeşit sosis) gibi şeyler içerdiğini görünce durum bizim için bir tık öteye geçti diyebiliriz. “Sakatat benden sorulur” diyorsanız size hiç mani olmayalım, önden buyrun. Uzun lafın kısası, biz Köln’de daha farklı yemek ve mekanlara odaklanarak Köln’deki yerel lezzetleri Köln’ün birası olan <strong>Kölsch</strong> ve şehrin birçok noktasında kurulu olan Christmas Market’larda satılan atıştırmalıklar ve tatlılarla sınırlandırdık diyebiliriz.</p>
<p><strong>*Başlamadan gelen not:</strong> Köln&#8217;de konaklama, ulaşım, gezilecek yerler gibi birçok detay içeren bir <a href="http://oitheblog.com/2016/12/20/koln-gezi-rehberi/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Köln gezi rehberimiz</a> de var, belki göz atmak istersiniz.  Yukarıda bahsettiğimiz Nürnberg Yeme İçme Rehberi için <a href="http://oitheblog.com/2016/12/19/nurnberg-yeme-icme-rehberi-sosis-yemeyeni-doverler/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şuraya</a>, Nürnberg Gezi Rehberi için de <a href="http://oitheblog.com/2016/12/19/nurnberg-gezi-rehberi/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">buraya </a>bakabilirsiniz.</p>
<h2><strong>Köln Yeme İçme Önerileri</strong></h2>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4587.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7594" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4587.jpg" alt="cafe rico köln" width="634" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4587.jpg 634w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4587-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4587-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 634px) 100vw, 634px" /></a></p>
<h3><strong>*Cafe Rico</strong></h3>
<p>Yurtdışı gezilerinde yaldır yaldır yürümek, o müzeden bu müzeye koşturmak, şehri tepeden görmek için bir yerlere tırmanmak kolay iş değil, güne iyi bir kahvaltıyla başlamak şart! OitheBlog sizi anneniz kadar düşünür diye diye gerçekten anneniz gibi davranmaya başladık galiba.. Biz de artık özellikle yurtdışında güne doyurucu bir kahvaltıya başlamanın önemini kavradığımız için, yeme içme listesi yaparken ilk olarak şehrin en iyi kahvaltıcılarını tespit etmeye çalışıyoruz. Şehirdeki en popüler kahvaltı mekanlarından biri de Cafe Rico. Eminiz bu konuda bir araştırma yapacak olursanız, sizin de karşınıza çıkacaktır. Biz gittik denedik efenim. Yorumumuz ise: başarılı fakat efsane değil. Yediğimiz omlet gayet güzeldi ama menüde damak tadımıza uyan çok da fazla şey göremedik. <strong>(Mittelstrasse 31)</strong></p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4872.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7598" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4872.jpg" alt="Cafe Sehnsucht " width="635" height="392" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4872.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4872-300x185.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4872-210x130.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></p>
<h3><strong>*Cafe Sehnsucht </strong></h3>
<p>Kahvaltı meselesini ciddiye aldığımızı söylemiştik. Bu sefer de lokaller tarafından çok sevilen bir başka kahvaltı/brunch yeri olan Cafe Sehnsucht’a gidiyoruz. Burası şehrin hipsterland’i Ehrenfeld’de bulunan oldukça sevimli bir mekan. Kahvaltısının da bayağı başarılı olduğunu söyleyebiliriz. Tabii bunu Avrupa standartlarındaki kahvaltı mekanlarını baz alarak söylüyoruz. Siz de Avrupa’da kahvaltı beklentinizi iyi bir omlet ve croissant gibi şeylerle sınırladıysanız burayı seveceğinize eminiz. Özellikle Ehrenfeld civarını keşfetmeyi düşünüyorsanız bizce güne başlamak için ideal bi yer. <strong><em>(Körnerstrasse 67)</em></strong></p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4879.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7599" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4879.jpg" alt="van dyck köln" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4879.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4879-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4879-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></p>
<h3><strong>*Van Dyck Rösterei </strong></h3>
<p>Yukarıda önemli bir şey söylemeyi atladık. Olur da Cafe Sehnsucht’ta kahvaltı yapacak olursanız kahveyi orada içmeyin. Kötüdür diye değil, yanlış anlaşılmasın. İçmeyin çünkü sizi farklı bir yer denemeye, sokağın biraz ilerisine, şehrin en iyi 3. dalga kahvecilerinden birine götürüyoruz: Van Dyck. İçeri girdiğinizde bir mezbahaya girdiğinizi düşünüp “ulan bu OitheBlog organ mafyasıyla işbirliğinde falan mı” diye düşünebilirsiniz, önceden uyaralım. Minimallik seviyorlar demek, nasıl istiyorlarsa öyle olsun, neticede kahve konusunda Köln&#8217;de en iyi olduklarını onaylıyor ve yargılamıyoruz&#8230;.. Zaten bir kahveseverseniz 3. dalga kahvecilerde tuhaf dekorasyonlar ve konseptler görmeye alışmış olmalısınız. Bu arada isterseniz evinize kahve de satın alabilirsiniz, biz aldık, hatta kahve seven arkadaşlarımıza da aldık. Ayrıca şehirdeki bazı diğer kahvecilerde de buranın kahvesi satılıyor. <strong><em>(Körnerstrasse 43)</em></strong></p>
<h3><strong>*Heilandt Kaffeemanufaktur </strong></h3>
<p>Halo Heilandt!, seni şimdiden özledik. Çünkü Köln’de en sevdiğimiz kahvecilerden biri oldun. Buranın hem kahvesi hem de ortamını bayağı beğendik. Muhtemelen Köln’de yaşayacak olsak Belgian Quarter civarında bulunan bu kahvecide müdavimcilik yapıyor olurduk. Özellikle Red Velvet pasta görünce buraya karşı daha da bir sempatimiz oluştu. Red Velvet pasta görünümlü olup sıradan bir kek çıkmış olsa bile biz burayı sevdik, öneririz! <strong><em>(Bismarckstrasse 41)</em></strong></p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4978.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7603" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4978.jpg" alt="köln 3. dalga kahve" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4978.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4978-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4978-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></p>
<h3>*<strong>Ernst Kaffeeröster</strong></h3>
<p>3.dalga kahveci önerilerimiz bitmiyordu. Bizi Instagram’dan ve özellikle Instastories/Snapchat üzerinden takip ediyorsanız (etmiyorsanız da edin İNSAF) kahvenin günlük yaşantımızın çok büyük bir parçası olduğunu hatta yer yer bir öğünümüzün yerine geçtiğini biliyor olabilirsiniz. Öyle “kahvesiz günüme asla başlayamam” triplerinde değiliz ama kavanoz kavanoz içecek kadar da seviyoruz. (evet kavanozla içiyoruz) Ne yapalım canım?! Hal böyle olunca Köln’de de size iyi kahveci önerebilmek için türlü türlü yer denedik. Tamamen sizi düşündüğümüz için, yoksa başka hiçbir sebebi yok&#8230;.Kahvesini çok beğendiğimiz ve eve götürmek için satın almayı tercih ettiğimiz yerlerden biri de Ernst Kaffeeröster oldu ve paylaşmadan geçmek istemedik. <strong><em>(Bonner Strasse 56)</em></strong></p>
<h3><strong>*Bei Oma Kleinmann</strong></h3>
<p>Orta Avrupa’da bir ülke olmak, iyi bir şnitzel yapabilmeyi gerektirir. Şnitzel deyince akla ilk olarak Avusturya’nın Wiener Schnitzel’i gelse de artık genel geçer bir yemeğe dönüşen şnitzeli başka ülkelerde denemek çok da saçma değil. Zaten artık şnitzelin hangi ülkede en iyi yapıldığı, hatta şnitzelin hangi ülkeden çıktığı konusunda kafamız karıştı. Bu da bizim baklava meselesine dönmüş durumda, herkes küçük bir detayını değiştirerek, adını bilmem ne şnitzeli koyarak sahipleniyor. Uzun lafın kısası, Köln’de de şnitzel ve lokal yemekler konusunda en ünlü olan yerlerden biri Bei Oma Kleinmann.  <strong><em>(Zülpicher Strasse 9)</em></strong></p>
<h3>*<strong>Spencer &amp; Hill</strong></h3>
<p>Konu Orta Avrupa mutfağı olunca kendimizi yemek konusunda garantiye almak için genellikle listemize bir kurtarıcı İtalyan restoranı eklemeden geçmiyoruz. Aslında Spencer &amp; Hill ile böyle bir arayıştayken tanışmadık, burası lokaller tarafından da acayip sevilen bir İtalyan restoranı olarak çıktı karşımıza. Hal böyle olunca “neden bu kadar övülüyor” diye merak ederek listemizin üst sıralarına çıkardık. Bir beklenti içinde gittiğimiz için mi hayal kırıklığına uğradık, yoksa gerçekten bir olayı yok mu tam karar veremedik ama yemekler orta seviye. Tamam aslında hiçbir olayı yok. Ya ikimiz farklı yemek söyledik ama birebir aynı sosla geldi öyle saçmalık mı olur?  Mekanın güzel ve modern bir dekorasyonu var ama yemek açısından çok büyük bir beklentiyle gidilmemeli. Burayı sevenler iyi İtalyan lokantası görmemiş. <em><strong>(Hohenzollernring 16-18)</strong></em></p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4979.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7604" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4979.jpg" alt="flakes corner köln" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4979.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4979-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4979-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></p>
<h3><strong>*Flakes Corner</strong></h3>
<p>Köln’ün belki de en renkli, en tatlı mekanlarından biri <strong>Flakes Corner</strong>. Envai çeşit mısır gevreği (cornflakes olarak da biliyor olabilirsiniz) seçeneği sunan Flakes Corner bizi resmen çocukluğumuza götürdü. Gerçi kutusunda çizgi film karakterleri ve bulmacalar olan cornflakesleri yemek için illa ki çocuk mu olmamız gerekiyor canım? İsterseniz cornflakes’e çikolata ve şeker gibi şeyler de ekletebiliyorsunuz. Hızlıdan bir kahvaltı ya da gün içinde atıştırmalık için buraya gidebilirsiniz. Ayrıca Moda’da burasıyla aynı konseptte Crazy Flakes diye bir yer açılmış, ilk fırsatta oraya da yolumuzu düşüreceğiz. (corn flakes yemek için Asya kıtasına geçmek) <strong><em>(Bonner Strasse 69)</em></strong></p>
<h3>*<strong>Karl Hermann’s</strong></h3>
<p>Sağlıklı yaşama adapte olmayı asla beceremeyen hatta sağlıksız yaşama konusunda birbirini gaza getiren bir ikili olarak gittiğimiz şehirlerin en iyi burgercilerini tespit etmeyi kendimize bir görev bildik. Burada da “en iyi burgerci nerededir” sorusuna herkes Karl Hermann’sı işaret etti. Ama Köln’de önceki günler yediğimiz şeylerden ötürü vicdan azabı çekmeye başladığımız için birbirimizi bu konuda durdurmaya karar verdik. NEDEN YAPTIK BUNU NEDEN? Çok pişmanız. Çünkü Karl Hermanns’ın hamburgerleri bayağı bir insan tarafından övülüyor. Gitmediğimiz için çok içimizde kaldı çokkk, gidip de çok beğenirseniz de bize çaktırmayın bari, ne kaçırdığımızı bilmek istemiyoruz&#8230;..<em><strong>(Venloer Strasse 538)</strong></em></p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4583.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7593" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4583.jpg" alt="köln türk restoranları" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4583.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4583-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4583-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></p>
<h3><strong>*Kebapland </strong></h3>
<p>Şimdi diyeceksiniz ki o kadar yol gidip Türk yemeği mi yediniz? Yedik NE VAR! İnsanın canının dürüm istemesi ayıp bir şey mi? Hırçınlaştıysak kusura bakmayın. Yurtdışında 1 haftadan uzun bir süre geçirince iyi bir Türk yemeği bulmak çölde vaha bulmak gibi bir şeye dönüşüyor. <strong><a href="http://oitheblog.com/2016/12/20/koln-gezi-rehberi/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Köln Gezi Rehberimiz&#8217;de</a> </strong>de bahsetmiştik, Ehrenfeld’de neredeyse her köşe başında bir Türk restoranı görebiliyorsunuz. Karşımıza o kadar sık çıkınca, “acaba nasıldır” merakımızı ve iştahımızı yenemeyince, kendimizi hem Türkler hem de lokaller arasında en popüler olan Türk restoranlarından birine, Kebapland’e attık. İsmini çok yaratıcı bulmasak da dürümünü bayağı başarılı bulduğumuzu söyleyebiliriz. Bu arada söylemeden geçmeyelim, Köln’deki Türk restoranları Türkler kadar Almanlar tarafından da ilgi görüyor. Çünkü gece geç saate kadar açık olan, insanların alkol aldıktan sonra bir şeyler atıştırabileceği çoğu yer Türk restoranı. Hal böyle olunca Almanlar da hangi restoranların iyi Türk yemeği yaptığını tespit eder hale gelmiş. Belli ki aralarında popüler olanlardan biri de Kebapland, çünkü gecenin bir vakti kuyruk oluşacak kadar kalabalıktı. <strong><em>(Venloer Strasse 385)</em></strong></p>
<h3><strong>*Herr Pimock</strong></h3>
<p>Burası günün her saati popüler olan mekanlardan biri. Birine sorsanız kahvaltısını çok seviyor, diğerine sorsanız kokteyllerini. Yani burayı canınız ne zaman istiyorsa deneyebilirsiniz. Belgian Quarter&#8217;ın en hareketli sokaklarından birinde bulunuyor. Ayrıca burası da yukarıda bahsettiğimiz Van Dyck kahvesi olan yerlerden biri. Yani sadece kahveyi denemek için bile gidebilirsiniz.  <em><strong>(Aachener Strasse 52)</strong></em></p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4820.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7597" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4820.jpg" alt="salon schmitz köln" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4820.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4820-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4820-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a> </strong></p>
<h3><strong>*Salon Schmitz</strong></h3>
<p>Burası da Köln&#8217;ün kahvaltı, öğle yemeği, akşam yemeği, atıştırmalık, kahve, kokteyl, bira yani kısacası her konuda en popüler olan mekanlarından bir diğeri. Konsepti bugüne kadar denediğimiz diğer restoran/barlardan biraz daha farklı, dekorasyonu değişik, ortamı oldukça keyifli. Burası yan yana birkaç farklı mekandan oluşuyor. Zaten sokağa geldiğinizde ve birkaç farklı Salon Schmitz tabelası görünce birden kafanız karışıyor. Bizde olsa adını Kardeşler 1, Kardeşler 2, 3 diye sıralarlar, öyle düşünün. Biz barın olduğu bölümü gözümüze kestirdik ve oraya oturduk. Ancak yemek siparişinizi buradan veremiyorsunuz, hemen yanındaki mekana geçip yemeğinizi oradan seçmeniz gerekiyor. Meze gibi atıştırmalık seçenekleri de var, günlük çıkan makarna, et, tavuk gibi yemekler de. Yemekleri şahane değildi ama bizce burası kesinlikle listeye alınabilecek bir yer. Dışı da var, tam kokteylleri alıp lokallerin arasına karışılacak yer! <strong><em>(Aachener Strasse 28)</em></strong></p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4970.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7602" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4970.jpg" alt="sabor ermoso köln" width="624" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4970.jpg 624w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4970-300x203.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4970-210x142.jpg 210w" sizes="(max-width: 624px) 100vw, 624px" /></a></p>
<h3><strong>*Sabor Ermoso </strong></h3>
<p>Tamam bu önereceğimiz son kahveci söz. Burası da kahvesini sevdiğimiz yerlerden biri oldu ama diğerlerine kıyasla çok da hastası olmadığımızı söyleyebiliriz. Mekanın ortamı oldukça tatlı, ayrıca güzel havalar için değerlendirebileceğiniz ufak bir dış alanı da var. Galiba o dış alan kışları kapalı olabilir ve biz farkına varmadan insanları zorlayarak ortaya oturmuş olabiliriz, zira komşu Aysel&#8217;in arka bahçesi gibi bir hava vardı ama olsun. Bizim gibi ruh hastasıysanız soğuk havalarda da değerlendirebilirsiniz tabii. <em><strong>(Kurfürstenstrasse 1)</strong></em></p>
<h2><strong>2021 Köln Gezisi Ardından Gelen Yeni Öneriler</strong></h2>
<p>Sevgili Köln, sevgili Almanlar, sevgili ALAMANYA&#8230;&#8230;..Seneler önce gittiğimiz yeri nasıl bu denli aynı tuttunuz böyle? Biz İstanbullular olarak bu işe şaştık kaldık, çünkü sabah uyandığımızda evin karşısındaki kafenin MADAM KOKO olduğunu görmeye alışmış insanlarız, bizi cidden şaşırttınız. Gerçekten de şehirde neredeyse hiçbir şey değişmemiş, sanıyorum Köln&#8217;ü İstanbul&#8217;u bildiğimden daha iyi bildiğimi bile iddia edebilirim. Neyse, en azından rehberimiz güncelliğini yitirmemiş diye sevinebiliriz di mi?  Özellikle <strong>Van Dyck&#8217;ın kahvesinin muhteşemliği</strong> olduğu gibi kaldığı için bayağı memnunuz, gittik geldik Van Dyck&#8217;ta son bulduk desek yeridir. Birkaç yeni mekan önerisi de çıktı tabii, buyrun onları aşağı ekleyelim.</p>
<p><strong>*Poke Makai:</strong> Hawaii&#8217;den dünyaya açılıp bizi kendisine bağımlı yapan poke&#8217;yi denemek isterseniz Poke Makai&#8217;ye uğrayabilirsiniz. WOW inanılmazdı gibi bir durum yok, ancak gayet lezzetliydi, biz koca koca tabaklar bitirecek kadar memnun kaldık.</p>
<p><strong>*Hommage Cafe:</strong> Bir önceki Köln ziyaretimizde o kadar da bayılmadığımız bu kafeye bir kez daha şans verdik ve pişman olmadık. Biz taze çıkmış tatlılarından götürdük, ancak kahvaltı için de Köln halkı tarafından bayağı tercih edilen bir yer, artık hangisi için giderseniz.</p>
<p><strong>*Bangkok Thai Restaurant:</strong> Hiçbir restoranda Tayland&#8217;da yediklerimiz gibi Thai yemekleri yiyemeyeceğimizi biliyor ve tıpkı Zeki Demirkubuz gibi artık bundan acı duymuyoruz&#8230;&#8230;.. Ancak tam olarak o beklentiyle gidilmediği takdirde burası fena sayılmayacak bir Thai restoranıydı. İçeri girdiniz mi ani gelişen Bangkok ziyareti yaşatıyor zaten, öyle bir ortam. Yediklerimizden memnun kaldık, Thai mutfağı sevenler için güzel bir seçenek, çoğu kişiye göre şehirdeki en iyi Thai restoranı.</p>
<p><strong>*Ice Cream United: </strong>Canı dondurma çekenler ve mevsim ayırt etmeksizin dondurma tüketenlere güzel bir seçenek. Yoğurtlu olanları özellikle sevdik, salt&amp;caramel&#8217;e denk gelirseniz ondan da 1 top gömün gitsin.</p>
<p>*Şehirde <strong>Five Guys</strong> olduğu gerçeğini de sizden gizlemeyelim. Yiyen bilir, bi kere tadına bakıldı mı görüp de yemeden geçilemeyen bir lezzet kendisi. Merhaba burger severler, merhaba&#8230;&#8230;.</p>
<h2><strong>Köln Yeme İçme: Kısa Kısa&#8230;</strong></h2>
<p>*Eğer kokteyl konusunda iddialı bir yer arayışı içindeyseniz, Almanya çapında mixology ödülleri alan Volker Siebert’in barı <strong>Siebert</strong>’i deniyebilirsiniz. Dünyanın en iyi barları listesinde de yer alıyor ve fiyatları Köln ortalamasının epey üstünde. Bizim deneme şansımız olmadı ama eğer söyledikleri kadar varsa denemeye değer olabilir.  <em><strong>(Friesenwall 33)</strong></em></p>
<p>*Tatlı için Köln’de pasta konusunda en iddialı yerlerden biri olan <strong>Madame Miammiam</strong>’a gidebilirsiniz. Duyduğumuza göre lokaller arasında düğün gibi etkinlikler için burada pasta yaptırmak bayağı popülermiş. O kadarına ihtiyacınız olur mu bilemiyoruz ama küçük bir şeyler denemek için gidilebilir. <em><strong>(Antwerpener Strasse 39)</strong></em></p>
<p>*Atıştırmalık veya öğle yemeği için Napolitan pizzasıyla meşhur <strong>485 Grad</strong>’a gidebilirsiniz. Şehirde 2 farklı lokasyonu var. <em><strong>(Bonner Strasse 34 ya da Kyffhäuser Strasse 44)</strong></em></p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4883.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7600" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4883.jpg" alt="köln yeme içme" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4883.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4883-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4883-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></p>
<p>*Yine şehrin en popüler kahvecilerinden biri olan ama bizim pek de hastası olmadığımız için kısa kısa bölümüne atadığımız <strong>The Coffee Gang</strong>’de bir kahve molası verebilirsiniz. Belki bizim damak tadımıza uymadı ama pek bir olayı olduğunu düşünmedik. Bir de çalışanlarına uyuz olduk, biz onlara surat yaptık ,onlar bize surat yaptı falan derken bir gerginlik. Neyse. Yakınından geçerseniz mola için uygun olabilir.<em><strong>(Hohenstaufenring 19)</strong></em></p>
<p><strong>***Hayat kurtarabilecek bir ipucu:</strong> Restoranların birçoğunda İngilizce menü seçeneği yok ve çalışanların da öyle şakır şakır İngilizce konuştuğu söylenemez. Dolayısıyla ne yiyeceğinizi anlamak oldukça zor bir meseleye dönüşebiliyor. Gitmeden “google translate” gibi çeviri yapan uygulamaları yüklemek isteyebilirsiniz. Sonra kuzu pirzola gelmesini beklerken at kafası falan gelir görürsünüz valla.. Bu arada seyahat ederken kullandığımız ve <strong>çok faydasını gördüğümüz bir takım uygulamaları <a href="http://oitheblog.com/2016/12/14/hayat-kurtarir-gezerken-kullanabileceginiz-en-iyi-seyahat-uygulamalari/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şöyle</a> bir içerikte derlemiştik</strong>, belki bu gezinizde de faydalı olabilir.</p>
<p>***İngilizce menü olmayan bir restoranda çaresiz kaldığınız bir an olursa etrafa şöyle bir göz atın, Türk bir çalışanla karşılaşmanız gayet muhtemel. Türk olduğundan şüphelendiğiniz biri varsa, o çok yüksek ihtimalle Türk olacaktır.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2016/12/20/koln-yeme-icme-rehberi-hipsterlar-da-kebap-yer/">Köln Yeme İçme Rehberi: Hipsterlar da Kebap Yer</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Köln Gezi Rehberi: Köln Diye Yazılır &#8220;Kölün&#8221; Diye Okunur</title>
		<link>https://oitheblog.com/2016/12/20/koln-gezi-rehberi/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2016/12/20/koln-gezi-rehberi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 20 Dec 2016 10:55:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ALMANYA]]></category>
		<category><![CDATA[KÖLN]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya Gezi Notları]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya Noel Pazarları]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya'da Gezilecek Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa Noel Pazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa'nın En Büyük Kiliseleri]]></category>
		<category><![CDATA[En İyi Christmas Pazarları]]></category>
		<category><![CDATA[Köln]]></category>
		<category><![CDATA[Köln Almanya]]></category>
		<category><![CDATA[Köln Gezi Notları]]></category>
		<category><![CDATA[Köln Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Köln Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Köln Katedrali]]></category>
		<category><![CDATA[Köln Nerede?]]></category>
		<category><![CDATA[Köln Notları]]></category>
		<category><![CDATA[Köln Pahalı Mı?]]></category>
		<category><![CDATA[Köln'de Gezilecek Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[Köln'e Ulaşım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=7550</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son yıllarda pek çok yer gördük, pek çok şehre gitmeye heveslendik, &#8220;orayı nereden çıkardınız şimdi&#8221; dediğiniz bir sürü yer bile...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2016/12/20/koln-gezi-rehberi/">Köln Gezi Rehberi: Köln Diye Yazılır &#8220;Kölün&#8221; Diye Okunur</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Son yıllarda pek çok yer gördük, pek çok şehre gitmeye heveslendik, &#8220;orayı nereden çıkardınız şimdi&#8221; dediğiniz bir sürü yer bile oldu ama, Köln hiçbir zaman bu listenin başlarında olmamıştı. Sonra bir dostumuz, sevgili Volkan Ağır, ani bir kararla Köln&#8217;e taşındı, &#8220;kızlar gelin görün, buralar çok güzel, pek güzel&#8221; dedi, küçük çaplı bir ilgimizi çekmeyi başardı. Gitmeden önce Köln hakkında ne biliyorduk? Doğruyu söyleyelim, pek de fazla şey değil. Evet tamam, dev bir Köln Katedrali gerçeği var, onu görmezden gelemeyiz. Yoğun bir gurbetçi popülasyonu orada da mevcut, şu &#8220;Kölün&#8221;e yaşamaya gidenlerden söz ediyoruz. Başka? Başka yok, bu kadar. Dolayısıyla Köln&#8217;e gitmeden önce kafamızda şekillendirdiğimiz bir şehir imajı olmadığı gibi, ne çok büyük bir beklentimiz, ne de çok büyük bir hevesimiz vardı. Volkan&#8217;ı görecektik, yeni bir şehir tanıyacak, daha alternatif bir yer görecektik işte, daha ne olsun.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4830.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7559" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4830.jpg" alt="köln katedral" width="634" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4830.jpg 634w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4830-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4830-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 634px) 100vw, 634px" /></a></p>
<p>Fakat Köln bizi şaşırttı. Fakat bu bir &#8220;büyülendik, hayatımızın geri kalanını orada geçirmek istiyoruz&#8221; şaşırtması da değil, &#8220;neden geldik Kölün&#8217;e&#8221; şaşırtması da. Şaşırdık çünkü öncelikle bu kadar canlı, bu kadar aktif bir şehir beklemiyorduk. Şaşırdık çünkü herhangi bir Alman şehrinin bile yer yer Berlin&#8217;in hissettirdiği duyguları hissettirebileceğini, bizi şehri çok sevdiğimiz Berlin ile kıyaslamaya itebileceğini bilmiyorduk. Burası tahmin ettiğimiz gibi küçük, sakin bir şehir falan değilmiş. Sıkıcı, 2 günlük şehir falan diyenler var ya, onları da sakın dinlemeyin. Bu şehir resmen Berlin gibi her bölgesinin farklı bir özelliği olan, birçok farklı kesimden/ırktan/dinden insanın bir arada rahat rahat yaşayabildiği, sizi görsel olarak değil, ruhuyla vuran şehirlerdenmiş. Hani şu 3-4 kez gitseniz yine yapacak bir şeyler bulabildiğiniz, sırf lokallerin arasına karıştığınızda bile keyif alabildiğiniz şehirler vardır ya, öyle bir yer. Olur da kalkıp Köln&#8217;de 1-2 gün geçirmeye gidecek olursanız buradan Paris gibi görsel açıdan inanılmaz bir şehir, Amsterdam gibi bambaşka bir hava beklemeyin. Ama özgürlük, rahatlık, içinde yaşamayı umduğunuz bir şehir düzeni ya da farklı olmanızın bir mutluluk kaynağı olabildiği bir yer arıyorsanız doğru yerdesiniz, Köln öyle bir yer, o beklentinizi karşılayan bir şehir. Ayrılırken &#8220;of buradan dönmek istemiyorum&#8221; demiyorsunuz ama, döndükten sonra &#8220;ya yine gitsem fena olmaz aslında&#8221; diye düşündürtüyor sizi. Garip ve tam tanımlanamaz bir his, onu da yaşayan bilir diyelim, işin Köln Gezi Rehberi kısmına geçelim.</p>
<p><strong>Başlamadan gelen birtakım notlar:</strong></p>
<p>*Köln&#8217;e 2021 yılında tekrar gitmiş bulunduk ve bu rehber güncelliğini korumakta. Bunlar yetmez biz Köln&#8217;ü okumak değil görmek istiyoruz derseniz sizi <a href="https://www.instagram.com/oitheblog/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Instagram sayfamızdaki sabitlenmiş Köln storylerine</a> alabiliriz.</p>
<p>*Köln&#8217;de ne yiyip ne içeceğinize <a href="https://oitheblog.com/2016/12/20/koln-yeme-icme-rehberi-hipsterlar-da-kebap-yer/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Köln Yeme İçme Rehberimizden</a> bakabilirsiniz, orayı da güncelledik.</p>
<p>*Köln’de hatta<strong> yurt dışında genel olarak internet kullanımı</strong> için bir e-sim uygulaması olan <strong><a href="https://airalo.pxf.io/3evb7M" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Airalo’yu</a></strong> önerebiliriz, böyle bir gelişme olduğundan beri neredeyse tüm gezilerimizde bu yöntemle internete erişim sağlıyoruz. Operatörlerin paket ücretlerinden çok daha makul bir fiyata denk geliyor ve ne kadar süre, ne kadar kullanıma ihtiyaç duyacağınıza göre istediğiniz paketi seçebiliyorsunuz. Uygulama ve fiyatlara göz atmak için <strong><a href="https://airalo.pxf.io/3evb7M" target="_blank" rel="noreferrer noopener">şuraya tık tık.</a></strong></p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4960.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7588" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4960.jpg" alt="köln gezilecek yerler" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4960.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4960-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4960-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></p>
<h2><strong>Köln Gezi Rehberi: Köln&#8217;e Ne Zaman Gidilir?</strong></h2>
<p>Sanırsak <strong>Aralık ayında</strong> gerçekleştirdiğimiz <a href="http://oitheblog.com/2016/12/19/nurnberg-gezi-rehberi/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Nürnberg</a>, <a href="https://oitheblog.com/2017/02/08/heidelberg-gezi-rehberi-almanyanin-sirinlik-ihtiyacini-karsilayan-sehir/" target="_blank" rel="noopener">Heidelberg</a> ve Köln şehirlerini kapsayan Almanya gezimiz “İzlanda’dan daha fazla üşüdüğümüz gezi” olarak aklımıza kazınacak. Gitmeden önce hava durumunun geceleri eksi bilmem kaç derece olacağını görüp kendimizden çok emin bir şekilde “nolcak yeaea, kat kat giyinir idare ederiz ” diyerek gösterdiğimiz iddialı tavırlar, daha Almanya’daki ilk günümüzde çok acı bir şekilde yüzümüze çarptı. Mecazi anlamda değil, yüzümüze çarpan soğuk gerçekten acı vericiydi. Durumu daha fazla dramatize etmeden konuya dönelim, sanırsak zaten vermek istediğimiz mesajı almışsınızdır: Almanya kış aylarında aşırı soğuk. Hava durumu 7 derece gözüküyor olsa bile o 7 derece İstanbul’daki 7 derece gibi hissedilmiyor, kanmayın. Bunlar hep Amerika&#8217;nın oyunları&#8230;.Burada vermek istediğimiz bir başka mesaj da annelerinizi dinleyin. İçliklerinizi, külotlu çoraplarınızı, atkılarınızı, berelerinizi, artık allah ne verdiyse giyin. Eğer sevgilinizle gidecekseniz tüm bunları alırken seksapalitenizi de bir kenara bırakacaksınız tabii, olsun, zatürre olmaktan iyidir di mi? Burası hava durumuna alışkın olup o havada bile tişört giyen kırmızı suratlı lokaller arasında turist olduğunuzu belli edip sırıtacağınız şehirlerden biri değil, merak etmeyin. Onlar da gayet soğuk olduğunu ve her mantıklı birey gibi kalın giyinmeleri gerektiğini kabulleniyorlar.</p>
<h3><strong>*Köln’de Christmas Pazarı Dönemi</strong></h3>
<p>Almanya’ya o soğukta gittiğimize pişman mıyız? Yer yer elimizin ayağımızın varlığından şüphe de etsek, yüzümüz henüz ismi verilmemiş bir renk de alsa değiliz dostlar..Çünkü Almanya’ya kış aylarında gitmeye, o soğuğu göze almaya değecek bir takım güzellikler var. <a href="http://oitheblog.com/2016/12/19/nurnberg-gezi-rehberi/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Nürnberg rehberinde</a> de bahsetmiştik, Almanya Christmas Market yani Noel Pazarı konusunda en iddiali olan ülkelerden biri. Köln de bu konuda geride kalır mı? Saçmalamayın. Nürnberg’in devcileyin pazarı kadar ön plana çıkmasa da Köln’de de Aralık ayında şehrin birçok farklı noktasında bu pazarlar kuruluyor ve şehir adeta bir panayır ortamına bürünerek ışıklarla, yılbaşı süsleriyle dolup taşıyor. Dediğimiz gibi, Christmas Market denilen şey ülke çapında oldukça ciddiye alınan bir konu, öyle ilgileniliyor ki bu dönemde Köln gibi şehirlere Almanya’nın diğer şehirlerinden, hatta civardaki diğer ülkelerden bile turistler akın ediyor. Yani konaklama vb. konuları önceden planlamakta fayda var.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7558" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4800.jpg" alt="köln christmas market" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4800.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4800-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4800-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></p>
<h3><strong>*Köln Karnavalı </strong></h3>
<p>Gezinizi Christmas dönemine denk getiremediyseniz üzülmeyin, olur da Şubat gibi gitmeyi düşünürseniz “boşuna mı donacağız” diye düşünmeyin. (Şiir yazmaya doğru gidiyoruz) Çünkü bu aylarda da Köln’de şöyle bir olay oluyor: Köln Karnavalı. Karnaval aslında resmi olarak 11. Ayın 11’inde saat 11.11’de (hayır atmıyoruz) insanların kostümler giyerek sokaklara dökülmesiyle, şarkılar söyleyip çılgınca eğlenmesiyle başlıyor. Artık &#8220;kostümünü giyip dışarı çık&#8221; diye saat mi kuruyorlar ne yapıyorlar bilemiyoruz. Neticede Christmas döneminde etkinliklere ara veriliyor ve karnavalın asıl çılgınlığı Şubat ayında oluyor. Kendileri de çılgın günler olarak adlandırıyorlar, çılgın olduğuna biz karar vermedik. Hristiyan dini takviminin bir takım önemli günlerine göre belirlenen tarihlerde büyük çaplı kutlamalar, balolar ve eğlenceler oluyor. Tarihler her sene değişkenlik gösterdiğinden ve Hristiyan dini takvimine pek de hakim olmadığımızdan size tarihlerle ilgili net bir bilgi vermeden, yetkili bir siteye yönlendirmemiz daha mantıklı olabilir. Olur da ilgilenirseniz, etkinlikleri ve tarihleri <a href="http://www.cologne-tourism.com/whats-on/carnival.html" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">şu</a> veya <a href="http://www.koelnerkarneval.de/en/cologne-carnival/" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">şu</a> siteden takip edebilirsiniz.</p>
<h3><strong>*Diğer Aylarda Köln </strong></h3>
<p>Küresel ısınma meselesinin gün geçtikçe çığrından çıkması hava durumlarının da iyice dengesizleşmeye başlamasına sebep olduğu için artık hava durumlarıyla ilgili bir öngörüde bulunmak ve genelleme yapmak çok zorlaştı. Nobel ödülümüz kargoda, bilim adamlarının yıllardır araştırdığı küresel ısınma konusunu 1 cümlede özetlediğimiz için bize bu ödülü layık gördüler. Teşekkürler Nobel Konseyi.. Neyse. Orta Avrupa zaten hali hazırda dengesiz bir hava durumuna sahip olduğu için, yaz ayları ortalama şu derece, bahar ayları böyle olur demek oldukça güç. Sonra bir genelleme yaparız, söylediğimiz gibi çıkmaz bize küsersiniz falan&#8230; Ama Mayıs-Eylül arasında kalan ayların Orta Avrupa şehirlerini gezmek için en garanti aylar olduğunu söyleyebiliriz. Avrupa şehirlerinin birçoğu için önerdiğimiz gibi, buraya da Mayıs başı ya da Eylül sonlarına doğru bir tarihte giderseniz, hem yaz aylarında artan turist kalabalığını es geçebilir, hem de biraz olsun konaklama gibi konuları daha uyguna getirebilirsiniz. Diğer dönemlerde uçak bileti promosyonları yakalarsanız affetmeyiniz tabii. Hatta bize de haber verin, vermezseniz biz size küseriz&#8230;.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4937.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7584" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4937.jpg" alt="köln konaklama" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4937.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4937-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4937-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></p>
<h2><strong>Köln Gezi Rehberi: Köln Konaklama Meselesi</strong></h2>
<p>Köln’de yaşayan arkadaşlarımız ve lokaller her ne kadar aksini iddia etse de bizce Köln en az Berlin kadar büyük bir şehir. Tabii ki orada yaşayan insanlardan daha iyi biliyoruz, biz her şeyin en iyisini ve en doğrusunu biliriz&#8230;. Sanırız bize bu şekilde gelmesinin sebebi gezmek istediğimiz bölgelerin şehrin birçok farklı noktasına dağılmış olmasıyla alakalıydı. Ya da Köln’e, oraya kıyasla çok daha küçük olan Nürnberg’den geçmiş olmamızla da alakalı olabilir bilemiyoruz. Köln, Berlin kadar kaotik ve kalabalık bir şehir olmayabilir bama bizim Avrupa’da en çok toplu taşıma kullandığımız şehirler listesine girecek kadar da büyük bir yer olduğunu söylemeden geçmeyeceğiz. Siz de bizim gibi eski şehir bölgesinde yoğunlaşan turistik aktivitelerin ötesine geçmek ve şehrin farklı bölgelerini keşfetmek, biraz lokal gibi takılmak niyetindeyseniz konaklayacağınız yer konusunda biraz kafanız karışabilir. Ama bizce bu konu için çok da kafa yormanıza gerek yok, çünkü <strong>önemli olan bir metro/tramvay durağına yakın, toplu taşımaya erişiminiz olacak bir noktada konaklamanız.</strong> Aşağıda ulaşım konusunu detaylandıracağız, ama burası oldukça geniş bir toplu taşıma ağına sahip ve her yere kolaylıkla ulaşabileceğiniz bir şehir. Ulaşım kartınız falan varsa, &#8220;bir önceki kafenin tuvaleti daha temizdi, hadi metroyla oraya geçelim&#8221; şımarıklığı noktasına gelebileceğiniz bir durumdan bahsediyoruz. Yine de konaklama kısmını kafanıza taktıysanız sizi anlayabiliyoruz. Biz de kalacağımız yeri seçmeden önce sanki oraya gayrimenkul yatırımı yapacakmışız gibi bir araştırma sürecine giriyoruz. Dolayısıyla aşağıda gezilecek yerler bölümüne Köln’ün bölgelerini kısaca anlatarak girizgah yapacağız. Bölgeleri kavradıktan sonra gezinizde önceliğiniz neyse ona göre bir konaklama arayışına girebilirsiniz.</p>
<p>Bizce Köln&#8217;ü ilk kez ziyaret edecekseniz <a href="https://www.booking.com/searchresults.en.html?district=3389&amp;aid=7953563&amp;no_rooms=1&amp;group_adults=2" target="_blank" rel="noopener"><strong>şu bölgede konaklamak</strong> </a>en mantıklı seçeneklerden biri, çünkü turistsiniz ve turistliğinizi bilmelisiniz&#8230; Şaka bir yana, olabilecek en merkezi noktada konaklamak tabii ki sizin açınızdan işleri kolaylaştırır ve birçok yeri yürüyerek rahat rahat keşfetme olanağı da tanır, o sebeple. <strong>Ancak biz şu an Köln&#8217;e gidecek olsak şehirdeki favori bölgelerimizden biri olan<a href="https://www.booking.com/searchresults.en.html?district=513&amp;aid=7953563&amp;no_rooms=1&amp;group_adults=2" target="_blank" rel="noopener"> şu bölgede</a></strong> ya da onun civarında sayılabilecek bir yerlerde kalırdık, çünkü orada vakit geçirmekten, sabah &#8220;mahallede&#8221; kahve içmeye çıkmaktan, muralların, lokallerin arasından geçmekten hoşlanıyoruz, öyle bir şey arıyorsanız siz de aynı bölgedeki bütçenize uyan otellere göz atabilirsiniz.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4926.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7562" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4926.jpg" alt="dscf4926" width="635" height="419" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4926.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4926-300x198.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4926-210x139.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></p>
<h2><strong>Köln Gezi Rehberi: Köln Ulaşım Meselesi</strong></h2>
<h3><strong>*Köln’e Ulaşım</strong></h3>
<p>Bir uçak tipi vardır. Oturduğunuz koltuğun yanına soğan yuvarlansa şaşırmayacağınız, Bim poşet sayısının normal çanta sayısından fazla olduğu, sucuk kokularının etrafı sardığı (bu gerçek bir hikaye), yarı Türkçe yarı Almanca konuşan çocuk seslerinin yükseldiği ve “yaramaz küçük çocuklar niye hep bizim uçağımıza denk geliyor” diyerek sıçtığınızı kabullendiğiniz&#8230;Kibar olamadık bu sefer..İşte o zaman bilirsiniz ki doğru uçaktasınız, Almanya’ya gidiyorsunuz. (Zaten yanlış uçağa binmenize izin vermezler ki, ne saçma) Bu arada bu girişin alt metni, Köln’de de çok Türk var, salon kadını çizginizden çıkmayın! Konumuza dönecek olursak, İstanbul’dan Almanya’nın birçok yerine direkt uçuş var ve bunlara Köln de dahil. Uçuş 3 saate yakın sürüyor. Olur da Köln gezisini Almanya’nın başka şehirleriyle birleştirmek gibi bir niyetiniz varsa, Köln’e yakın olan Düsseldorf ve Frankfurt şehirlerine de İstanbul’dan direkt uçuş olduğunu hatırlatalım. Biz gezimize Nürnberg’den başladığımız için ilk olarak oraya uçtuk ve oradan araba ile Köln’e geçmiş bulunduk. Ancak siz araba kiralamayacaksanız ve başka şehirlerle tren ile geçmek niyetindeyseniz <a href="https://www.bahn.de/i/view/USA/en/index.shtml" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">şu siteye</a> göz atabilirsiniz, bu Almanya’nın resmi tren şirketi. Treni kullanacaksanız şehrin ana tren istasyonu <strong>Köln Hauptbahnhof</strong>.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4632.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-7554 " src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4632.jpg" alt="köln ulaşım" width="634" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4632.jpg 634w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4632-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4632-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 634px) 100vw, 634px" /></a></p>
<h3><strong>*Köln Bonn Havalimanı’ndan şehre ulaşım </strong></h3>
<p>Köln’ün uluslararası havalimanı Bonn, şehir merkezine yaklaşık 16-17km uzaklıkta. Havaalanından toplu taşıma ile merkeze ulaşmak istiyorsanız <strong>S13</strong> ya d<strong>a S19</strong> trenlerini kullanabilirsiniz. Ücreti tek yön 2.80 Euro. Eğer gün içinde toplu taşımayı kullanmaya devam edecekseniz, 8.50 Euro’ya günlük ulaşım kartı da alabilirsiniz. Bununla ilgili bütçe kısmında biraz daha detaylı bilgi veriyor olacağız, okumaya devam ediniz. Teşekkürler.</p>
<p>Eğer taksiyle gitmek gibi bir niyetiniz varsa fiyatı trafik durumuna göre 30-35 Euro civarında tutuyor. Köln, trafiği göz önünde bulundurarak hareket etmeniz gereken şehirlerden biri. Almanlar’ın Das Autobahn’ı das muhteşem diye düşünerek das trafik olmayacağını varsaymayın, özellikle şehir merkezinden havaalanına doğru taksiyle gidecekseniz ne olur ne olmaz biraz vakitlice çıkın deriz. Türk taksiciye denk gelirseniz, ki bu çok yüksek bir ihtimal, o zaman biraz daha yayabilirsiniz, onlar kural tanımayan birer çılgın oldukları için orada da deliler gibi kullanıyorlar.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4606.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7583" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4606.jpg" alt="köln ulaşım" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4606.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4606-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4606-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></p>
<h3><strong>*Köln İçinde Ulaşım</strong></h3>
<p>Köln’ün her yere yürüyerek rahatlıkla ulaşabilecek bir şehir olduğunu söyleyeceğimizi umuyor olabilirsiniz ama nerdeee. Biz tabii yine manyaklar gibi birçok yeri yürüyerek keşfetmeye çalıştık ama buna rağmen Köln bizim en çok toplu taşıma kullanmamız gereken Avrupa şehirlerinden biri oldu. Sorun yok, çünkü buranın gerçekten inanılmaz geniş bir toplu taşıma ağı var. Metro, tren, tramvay, otobüs, bunların hepsi bir şekilde birbirine bağlanıyor ve ulaşmak istediğiniz noktaya tek bir hat üzerinden gidemeseniz de maksimum 1 aktarma ile kolaylıkla ulaşabiliyorsunuz. Hani biraz daha geliştirseler bizi direkt yatağımıza falan bırakacakmış galiba, o derece. Eğer yukarıda bahsettiğimiz günlük ulaşım kartını satın almayacaksanız, tek kullanımlık olan biletleri istasyonlardaki biletmatiklerden alabilirsiniz. Otobüs kullanacaksanız otobüsün içinde de genelde biletmatik oluyor, hepsinde var mı bilemiyoruz ama bizim bindiklerimizde vardı. Biletmatik adını biz koyduk bu arada, güzel fikir di mi?</p>
<p>Köln’de metro/tramvay hattı o kadar geniş ki, toplu taşımayı kavramaya çalıştığımız ilk gün hangi trenin nereden kalktığı konusunda biraz kafamız karıştı. Çünkü tramvay/metro hatları birçok yerde birbirine giriyor. Tramvaya yer üstünde binmeyi beklerken bir bakıyorsunuz ki boşuna bekliyorsunuz çünkü yer altından kalkıyor. Bi’ acayip sistem, açıkçası hala tam çözmüş değiliz. U-Bahn ya da tramvaylar için birçok yerde tabela oluyor, hangi numaralı hattı kullanacaksanız onun tabelalarına gözünüze kestirin. Durakların civarında sokaklarda da yönlendirmeler var, hatta bazı noktalarda hangi trenin hangi perondan kalktığını gösteren büyük ekranlar var.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4923.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7561" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4923.jpg" alt="köln sokak sanatı" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4923.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4923-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4923-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></p>
<h2><strong>Köln Pahalı Mı?</strong></h2>
<p>Köln diğer Avrupa şehirleri ile benzer bir pahalılıkta denilebilir, ne çok ucuz ne de çok pahalı. Biz yine her zamanki gibi örneklerle gelirsek daha anlaşılabilir olacaktır.</p>
<p><strong>3. Dalga kahvecilerde kahve: </strong>2.70-3 Euro (latte)</p>
<p><strong>Su:</strong> Musluktan içilebiliyor, restoranlarda küçük şişe su 2- 2.70 Euro</p>
<p><strong>Kölsch Bira:</strong> 1.90-2 Euro (0.2l küçük bardakta servis ediliyor)</p>
<p><strong>Bir kadeh şarap:</strong> 3.50</p>
<p><strong>Popüler bir barda kokteyl:</strong>  6.90 -10 Euro<strong> </strong></p>
<p><strong>Popüler bir restoranda ana yemek: </strong>9- 13 Euro</p>
<p>Köln’de müzeleri gezecekseniz ve toplu taşımayı sık kullanacaksanız, ücretleri daha uyguna getirmek için kullanabileceğiniz 2 farklı kart var. Bunlardan biri toplu taşımayı sınırsız kullanabileceğiniz ve bazı müzelere indirimli giriş yapabileceğiniz <strong>KölnCard</strong>. Kartın <strong>24 saatlik ücreti 9 Euro</strong>, <strong>48 saatlik ücreti ise 18 Euro</strong>. Aslında günlük ulaşım kartı almakla aynı hesaba geliyor ancak bu şekilde en azından müzelere indirim kapabiliyorsunuz. Kart hakkında daha detaylı bilgiye <a href="http://www.cologne-tourism.com/welcome/koelncard.html" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">şuradan</a> ulaşabilirsiniz:</p>
<p>Diğer seçenek de 2 gün boyunca bir takım müzelere ücretsiz giriş yapabileceğiniz ve 1 gün boyunca toplu taşımayı sınırsız kullanabileceğiniz <strong>Müze Kartı</strong>. Bu kartın ücreti<strong> 18 Euro</strong>. Hangi müzelere ücretsiz giriş yapabileceğinize bakmak için <a href="http://www.museenkoeln.de/portal/pages/4152.aspx?s=4152" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">şu siteye</a> bir göz atabilirsiniz. Bu kartın 30 Euro olan ve 2 yetişkin, 2 çocuk (18 yaş altı) olarak kullanabileceğiniz bir de aile kartı seçeneği var.</p>
<p>Son seçenek ise öğrenci değilseniz bile öğrenci taklidi yapıp kartınızı evde unuttuğunuz için çok üzülmüş gibi davranmak. Biz asla böyle bir şey yapmayız ama bi arkadaşımız vardı o yapıyormuş&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.Bu arada olur da 70 yaşında falansanız bu seçenek pek işe yaramayabilir, biz yine uyarmış olalım.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4735.jpg"><br />
</a> <a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF47351.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-7586" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF47351.jpg" alt="dscf4735" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF47351.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF47351-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF47351-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></p>
<h2><strong>Köln Gezi Rehberi: Köln Gezilecek Yerler</strong></h2>
<p>Yukarıda da vadettiğimiz gibi önce Köln’ün bölgelerinden biraz bahsetmek isteriz. Köln’de muhtemelen genel olarak şu 6 bölgede vakit geçiriyor olacaksınız: Altstadt Nord, Altstadt Süd, Neustadt Nord, Neustadt Süd, Ehrenfeld ve Deutz. Şehrin koordinatları ise&#8230; şaka şaka. Tamam bu bölgelerin hepsini detaylandırmayacağız ama kendinize check point’ler belirlemeniz adına aktivitelerin yoğunlaştığı, vakit geçirmek isteyebileceğiniz yerlerden biraz bahsedeceğiz.</p>
<p>Genel olarak gezeceğiniz yerlerin biletlerini tek tek sitelerinden girip almakla uğraşmamak, biletlerinizi tek bir yerden kontrol etmek isterseniz<strong> <a href="https://www.getyourguide.com/koln-l19/?partner_id=1ERWUG2&amp;utm_medium=online_publisher" target="_blank" rel="noreferrer noopener" data-gyg-scraped="1721648061645">şu siteyi kullanabilirsiniz.</a></strong> Aynı zamanda bu sayfadan <strong>şehirde katılabileceğiniz rehberli turlara, günübirlik başka bölgelere tur, konser gibi bulunabileceğiniz farklı aktivitelere de göz atabilir ve yine aynı yerden bilet alabilirsiniz. </strong>Biz bazen varlığından bile haberdar olmadığımız aktiviteleri buradan bulduğumuz için gezilerimizden önce burada ne var ne yok mutlaka bi’ bakınıyoruz, <strong>ayrıca bazı biletleri sonradan iptal etme hakkı da sunduğu için faydalı olabiliyor</strong>, sizin de aklınızda bulunsun.</p>
<p><strong>*Altstadt (Old Town):</strong> Boşverin Nord’unu, Süd’ünü, siz bu bölgeyi komple şehrin Old Town’u yani Eski Şehir olarak benimseyin yeter.  Altstadt, şehrin neredeyse her noktasından görülebilen, 5km öteden bile ihtişamına hayran kalabileceğiniz Köln Katedrali’nin bulunduğu, eski tip evlerin, meydanların, müzelerin yoğunlaştığı bir bölge. Bunlar genel olarak Nord tarafında bulunuyor, Süd tarafında ise önereceğimiz bir takım mekanlar ve Çikolata Müzesi gibi noktalar kalıyor. Süd ne ya, sinirimizi bozdu bu sözcük.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4593.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-7552 size-full" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4593.jpg" alt="belgian quarter" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4593.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4593-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4593-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></p>
<p><strong>*Neustadt:</strong> Burası şehrin en hareketli olan yerlerinden birini kapsıyor: <strong>Belgian Quarter</strong> ya da Almanların deyişiyle Belgisches Viertel. Siz İngilizcesini öğrenin, Almancasını söylemeye çalışarak bizi orada ele güne rezil etmeyin. Bu bölgenin aslında sokak isimleri haricinde Belçika ile pek de bir alakası olduğu söylenemez. Butikler, restoranlar, cafeler, ve barlar yoğunlukta. Özellikle <strong>Brüseller Strasse</strong>, <strong>Rudolfplatz, Fiesenplatz civarı</strong> en hareketli noktaları.</p>
<p><strong>*Ehrenfeld:</strong> Köln’ün hipster bölgesini keşfetmeden döneceğimizi düşünmediniz herhalde?? Hava çok soğuk olduğu için beyaz airmax’lerimizi, superstar’larımızı giyememiş, bilogırlık yapamamış olabiliriz ama bu lokaller arasına karışmamıza, sokak sanatı önünde poz vermemize engel olur mu? ASLA.. (poz vermediler) Son zamanlarda Berlin’e gittiyseniz, bu ziyaretinizde Kreuzberg’i ve Neukölln&#8217;ü keşfettiyseniz ve “Türklerin yaşadığı yer” olarak bilinen bu bölgelerin şehrin en hipster, en popüler yerlerine dönüşme sürecine şahit olduysanız hemen kafanızda orayı canlandırın. Çünkü Ehrenfeld, Köln’ün Kreuzbergi. Burası da tıpkı Kreuzberg gibi Türklerin, Türk restoran yoğunluğunun olduğu, cafe, bar, galeri, etkinlik alanlarının artmasıyla şehrin hipster bölgesine dönüşen bir yer. Sanırız çoğu şehirde bir “hadi gelin ey şehir ahali, göçmenlerin yaşadığı bölgeyi el birliğiyle hipsterland’e çevirelim” akımı oluyor. Bu arada Türkler yoğun derken onu boşuna söylemiyoruz, öyle bir yoğunluktan bahsediyoruz ki &#8220;<strong>Mersin Tantuni</strong>&#8221; tabelası yanında &#8220;<strong>Kardeşler Aile Salonu</strong>&#8221; görünce şaşırmayacağınız cinsten. Buraları basbayağı ele geçirmiş, Türkiye&#8217;yi oraya taşımaya çalışmışız, görselinden bile anlaşılıyor, iyi midir kötü müdür ona yorum yapmayalım.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4914.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-7560 size-full" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4914.jpg" alt="cologne street art" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4914.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4914-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4914-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></p>
<p>Ehrenfeld’i keşfetmeye başlamak için en mantıklı yerlerden biri <strong>Köln-Ehrenfeld durağı</strong>. Çünkü burası hem Ehrenfeld’in orta yeri hem de birçok farklı sokak sanatı görebileceğiniz bir nokta. Oradan da kaptırıp civardaki <strong>Venloer Strasse</strong> ve <strong>Körnerstrasse</strong> gibi sokakları dolaşarak lokallerin arasına karışabilir, sokak sanatı avına çıkabilirsiniz.</p>
<p><strong>*Deutz:</strong> Burası Old Town Bölgesi’nin tam karşısında Ren Nehri’nin öbür tarafında kalan, iş merkezlerinin ve fuar/etkinlik alanlarının yoğunlaştığı bir bölge. Şehrin ana fuar alanı olan <strong>KölnMesse </strong>(KoelnMesse olarak da biliniyor) ve dünyanın en büyük buz hokeyi arenalarından biri olarak bilinen <strong>Lanxess Arena</strong> da bu bölgede bulunuyor. Bu Arena’da aynı zamanda konserler ve çeşitli etkinlikler de oluyormuş, kim bilir belki hayatınızın konserine burada denk gelirsiniz.  Bahsettiğimiz bu yerler hiç ilginizi çekmiyorsa bile “oh bir bölgeyi gezmekten kurtulduk” sanmayın. Birazdan burayla ilgili size bir ipucu vereceğiz.</p>
<p>Şimdi gelelim Köln Gezi Rehberi kapsamında açıklayacağımız ve Köln&#8217;deyken mutlaka yerine getirmeniz gereken bir takım turistik görevlerinize&#8230;</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4621.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-7553 size-full" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4621.jpg" alt="cologne cathedral" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4621.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4621-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4621-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></p>
<h3>*<strong>Köln Katedrali (Kölner Dom) </strong></h3>
<p>Olur da bir sebepten ötürü Köln’de geçirecek yalnızca 1 saatiniz olursa kendinize hedef olarak Old Town bölgesini ve Köln Katedrali’ni belirleyin. &#8220;İsmet hani Köln&#8217;e gitmiştin biz sana inanmıyoruz&#8221; derlerse, alın der, katedralin önünde çekilmiş, katedrali kadraja bir türlü tam olarak sığdıramadığınız bir selfie&#8217;nizi önlerine atarsınız. Köln Katedrali&#8217;ni bulmanız çok da zor olmayacak, çünkü bu ihtişamlı dev Gotik yapı şehrin birçok noktasından görülebiliyor. Abartmıyoruz, yukarıda söz ettiğimiz şehrin dışında kalan otelimizden bile görebiliyorduk Dolayısıyla hiç yer yön bilmiyorsanız Mordor&#8217;da ilerleyen Frodo&#8217;nun Sauron&#8217;a baktığı gibi katedrale baka baka yürüyün, ulaşırsınız. 1248’de inşa edilmeye başlanan bu katedral 1880’de tamamlanmış. 2. Dünya Savaşı’nda şehrin çoğu yerle bir olmasına rağmen ayakta kalan tek yapılardan biri.</p>
<p>-Katedral her gün ziyarete açık, ancak Pazar günleri yalnızca 13:00-16:30 saatleri arasında turistlere açık oluyor.</p>
<p>-Zamanınız ve takatiniz varsa katedralin tepesine tırmanıp şehir manzarası görebilirsiniz. Tepeye çıkmak için 4 Euro gibi bir ücret ödemeniz gerekiyor. Bizce 533 basamak çıkmak için onların bize para vermesi lazım&#8230;</p>
<p>-Kasım sonu- Aralık aylarında gidecek olursanız şehirde bulunan Christmas Marketlardan birini burada görebilirsiniz.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4694.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7589" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4694.jpg" alt="hohenzoller köprüsü " width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4694.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4694-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4694-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></p>
<h3><strong>*Hohenzollern Köprüsü</strong></h3>
<p>Köln Katedrali’nden Ren Nehri’ne doğru yürüdüğünüzde karşınıza Hohenzollern Köprüsü çıkıyor.  Köprü 2. Dünya Savaşı’nda yıkıldığı için yeniden inşa edilmiş ve şu anki hali sadece yayalar ve tren için açık. Köln’ün katedralle birlikte en popüler şehir manzaralarından biri olan bu köprünün turistler tarafından ilgi görmesinin bir başka sebebi var: aşk kilitleri. Toplamda 2 ton ağırlığında olduğunu tahmin ettikleri bu kilitler köprüye zarar verebileceğinden yetkililer bu geleneği yasaklamak istemişler fakat halk tarafından tepki gördüğü için devam edilmesine izin vermişler. Biz sizin tepki gösterdiğiniz konuya sıçalım, YIKILSIN MI ULAN KÖPRÜ? Valla yakın zamanda dünyanın en klişe şeylerinden biri haline gelen bu adetten vazgeçilmesi için change.org’da bir imza kampanyası başlatmayı düşünüyoruz. KİM LAN BU İŞİN BAŞI? Hayır işin sonunda mucizevi şeyler oluyorsa ne bilelim Bradley Cooper ile evleneceksek falan haberimiz olsun, biz de bu işe bir yatırım yapalım. (Kızlar bizden duymuş olmayın ama Bradley Cooper Irina Shayk&#8217;la çocuk yapmış, yıkın heykellerini&#8230;&#8230;)</p>
<p>-Yukarıda Deutz bölgesini anlatırken söz ettiğimiz ipucuna gelelim. Yukarıda yazının girişinde paylaştığımız fotoğraftaki köprü ve katedral manzarasını görmek gibi bir niyetiniz varsa köprünün karşı tarafına Deutz bölgesine geçerek nehir kenarına inebilirsiniz. Eğer yürümeye üşenirseniz <strong>Köln/Deutz</strong> durağına giden trenlerden birine binebilir ve oradan bu noktaya kısa sürede yürüyerek ulaşabilirsiniz. Katedrali ve şehri daha da tepeden bir noktadan görmek isterseniz yine aynı şekilde Deutz Bölgesi’nde bulunan <strong>Triangle Tower</strong>’ın tepesine çıkabilirsiniz. Giriş için <strong>3 Euro</strong> gibi bir ücret alıyorlar.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4680.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7556" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4680.jpg" alt="museum ludwig" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4680.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4680-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4680-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4669.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7555" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4669.jpg" alt="museum ludwig" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4669.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4669-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4669-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></p>
<h3>*<strong>Museum Ludwig</strong></h3>
<p>Burası son zamanlarda gezdiğimiz en başarılı modern sanat müzelerinden biriydi. Hatta gezdiğimiz en iyi müzelerden biri genellemesini yaparak daha da iddiali bir giriş yapabiliriz. Artık gitmeyin de görelim..Niye böyle tehditkar bir söylemde bulunduk bilmiyoruz, aslında sizin iyiliğiniz için söylüyoruz. Müze 1976 yılında Peter ve Irene Ludwig çiftinin yaklaşık 350 eser bağışlamasıyla kurulmuş. Bizim o eserlerin birine bile sahip olabilmemiz mümkün değilken bu çiftin milyonlarca Euro değerinde bir koleksiyonu varmış, gerçekten inanılmaz. Peter, Irene, eğer burada yazanları okuyorsanız ashdasj tamam bu cümleye bir son veriyoruz. Modern sanatın farklı evrelerinden birçok önemli sanatçının eserlerini barındıran müze aynı zamanda inanılmaz geniş bir Picasso ve Pop Art koleksiyonuna sahip. Öyle ki pop art koleksiyonu Amerika dışında bulunan en geniş koleksiyonmuş. Pop Art sanatının öncülerinden Andy Warhol ve Roy Lichtensetein’in de birçok önemli eseri bulunuyor. Eminiz bu müze sizin de çok hoşunuza gidecektir, geniş bir zamanınız olduğunda gitmenizi tavsiye ederiz!</p>
<p><strong><em>Adres:</em></strong> Heinrich-Böll-Platz</p>
<p><strong><em>Giriş:</em></strong> Pazartesi günleri kapalı, normalde giriş 11 Euro, indirimli giriş 7.5 Euro</p>
<p><a href="https://www.google.com.tr/search?q=kolumba+museum&amp;espv=2&amp;biw=1366&amp;bih=638&amp;source=lnms&amp;tbm=isch&amp;sa=X&amp;ved=0ahUKEwiBwvKB_IDRAhUB7hoKHcnsB88Q_AUIBigB#q=kolumba+museum&amp;tbm=isch&amp;tbs=sur:fc&amp;imgdii=LPucxJPSEl4wsM%3A%3BLPucxJPSEl4wsM%3A%3BIl-Xb_5_9Qq_RM%3A&amp;imgrc=LPucxJPSEl4wsM%3A"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7574" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DE_K__ln_Kolumba__Di__zesanmuseum_K__ln_.jpg" alt="kolumba müzesi" width="599" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DE_K__ln_Kolumba__Di__zesanmuseum_K__ln_.jpg 599w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DE_K__ln_Kolumba__Di__zesanmuseum_K__ln_-300x212.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DE_K__ln_Kolumba__Di__zesanmuseum_K__ln_-210x148.jpg 210w" sizes="(max-width: 599px) 100vw, 599px" /></a></p>
<h3><strong>*Kolumba Müzesi</strong></h3>
<p>Bu sefer alışık olduğumuz sanat müzelerinden biraz farklı olan bir müzedeyiz: Kolumba Müzesi. Köln Başpiskoposu’nun yönetiminde olan müze gotik bir kilise olan St. Kolumba’nın 2. Dünya Savaşı’ndan arda kalan kalıntıları ve arkeolojik bir kazı alanı üzerine inşa edilmiş. Tabii öyle biz de olduğu gibi &#8220;taş maş bunlar ya, yapıverin üstüne binayı&#8221; şeklinde değil. Kalıntıların üzerine özenle inşa edilen binanın mimarı Peter Zumthor müzenin mimarisi için birçok ödül de almış ve gerçekten acayip enteresan bir yapıya dönüştürülmüş, eski ve yeni bir arada. Müzede ağırlıklı olarak Hristiyanlık ile alakalı eserler var. Roma dönemine ait arkeolojik kazıları ve kilisenin bazı kalıntılarını da görebiliyorsunuz. Müzeye sık sık yeni eserler ekleniyor ve her sene 15 Eylül’de yeni bir koleksiyon sunuluyor. Yani dini eserlerle bir alakanız yoksa bile (ki ne yalan söyleyelim bizim de pek ilgimizi çektiği söylenemez), en azından mimariyi görmek adına gitmek isteyebilirsiniz.</p>
<p><strong><em>Adres:</em></strong> Kolumbastrasse 4</p>
<p><strong><em>Giriş:</em></strong> 5 Euro, indirimli 3 Euro. Müze Salı günleri kapalı.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/VanGogh_Bruecke_WRM_1197_01.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-7576" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/VanGogh_Bruecke_WRM_1197_01.jpg" alt="wallraf richartz museum" width="639" height="481" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/VanGogh_Bruecke_WRM_1197_01.jpg 1303w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/VanGogh_Bruecke_WRM_1197_01-300x226.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/VanGogh_Bruecke_WRM_1197_01-1024x772.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/VanGogh_Bruecke_WRM_1197_01-210x158.jpg 210w" sizes="(max-width: 639px) 100vw, 639px" /></a></p>
<h3><strong>*Wallraf-Richartz Müzesi</strong></h3>
<p>Şimdi de Köln’ün en eski müzesine gidiyoruz. 1861 yılında açılan Wallraf-Richartz Müzesi, bir zamanlar günümüzde Museum Ludwig’de bulunan modern sanat eserlerini de kapsayan geniş bir sanat müzesiymiş. Museum Ludwig’in açılışının ardından 20. yüzyıl ve sonraki döneme ait eserler oraya transfer olunca Wallraf-Richartz Müzesi’nde Ortaçağ’dan 20. yüzyıla kadar dayanan döneme ait eserler kalmış. Eğer Orta Çağ, Barok dönemlerine ve 19. yüzyıl eserlerine karşı ilgisi olan bir sanatseverseniz bu müzeyi kesinlikle kaçırmamanızı öneririz. Müzede buraya yazmaya üşeneceğimiz kadar fazla sayıda önemli eser var. Şöyle özetleyelim, sanat tarihini düşününce aklınıza ilk olarak hangi isim geliyorsa, onun çok yüksek ihtimalle bu müzede en az 1 eserini göreceksiniz. Geçici sergileri de radarınıza almayı unutmayın! Koleksiyon ve sergiler hakkında <a href="http://www.wallraf.museum/en/" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">şu sitede</a> daha fazla bilgi bulabilirsiniz.</p>
<p><strong><em>Adres:</em></strong> Obenmarspforten</p>
<p><strong><em>Giriş:</em></strong> 5 Euro, indirimli 3 Euro. Müze Pazartesi günleri kapalı.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4793.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-7572" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4793.jpg" alt="köln müzeler" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4793.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4793-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4793-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></p>
<h3><strong>*Rautenstrauch-Joest Müzesi</strong></h3>
<p>Wilhelm Joest isimli bir etnografın dünyanın birçok yerinden topladığı yaklaşık 3500 objenin bir araya gelmesiyle kurulan Rautenstrauch-Joest bugün 65.000’nin üzerinde obje ve 100.000’nin üzerinde tarihi fotoğraf barındıran bir Etnografya Müzesi. Biz bugün bavullarımız 23 kiloyu aşmasın diye çaba gösterirken adam 1800’lü yıllarda dünyanın birçok yerinde bulduğu dev objeleri taşımış, gerçekten inanılmaz. (sığlığımıza saygı) Müzede hem bu objeleri, hem de dünyada bulunan farklı kültürleri, toplulukları, gelenekleri, dinleri anlatmaya yönelik tasarlanmış bazı interaktif bölümleri inceleyebilir hatta bir parçası olabilirsiniz. Bu eserlere sadece bakınca pek bir anlamı olmayabiliyor, konu ilginizi çekiyorsa mutlaka audio guide ile gezmenizde fayda var. Ayrıca müzede konuyla alakalı geçici sergiler de oluyor.</p>
<p><strong><em>Adres:</em></strong> Cäcilienstrasse 29-33 . Toplu taşıma kullanacaksanız Neumarkt durağında inebilirsiniz. Müze duraktan 3-4 dakika yürüme mesafesinde.</p>
<p><strong><em>Giriş:</em></strong> 7 Euro</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4985.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7570" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4985.jpg" alt="köln çikolata müzesi" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4985.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4985-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4985-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4983.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7571" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4983.jpg" alt="köln gezilecek yerler" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4983.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4983-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4983-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></p>
<h3><strong>*Çikolata Müzesi (Schokoladenmuseum) </strong></h3>
<p>Çikolata Müzesi açıkçası gezimizin son gününe kadar gitmeyi düşünmediğimiz ancak birçok kişinin “mutlaka gidin, harika bir yer” demesinin ardından merakımıza yenilip gittiğimiz yer oldu. Teması çikolata olan bir yere zaten ne kadar direnebilirdik ki? Neden özellikle Köln’de bir çikolata müzesi açılmasına karar verilmiş, o kısmını bilemiyoruz. Ancak pek güzel, pek tatlı olmuş. Ha mutlaka görmeniz gereken bir yer mi? Bizce değil. Ama vaktiniz varsa gidip çikolatının tarihi, yapımı, çikolatanın temeli olan kakao bitkileri hakkında birçok bilgi edinebilirsiniz. Kakao bitkilerinin bulunduğu özel bir sera alanı bile var. Bizim müzede en çok ilgimizi çeken şeylerden biri çikolatının yapım sürecinde kullanılan makineler ve çikolatanın tadına bakabildiğiniz çikolata şelalesi oldu. Müzede bir farklı farklı çikolatalar satın alabileceğiniz bir mağaza da var, kendinizi çok kaybetmeyin.</p>
<p><strong><em>Adres:</em></strong> Am Schokoladenmuseum 1A. Toplu taşımayla gitmek için Heumarkt durağına ulaştıktan sonra müzeye yürüyebilir (700m uzaklıkta), ya da 133 numaralı otobüse binebilirsiniz.</p>
<p><strong><em>Giriş:</em></strong> 9 Euro, Pazartesi günleri kapalı.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF47171.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7569" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF47171.jpg" alt="köln gezilecek yerler" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF47171.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF47171-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF47171-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></p>
<p><strong>Kısa Kısa&#8230;</strong></p>
<p><strong>*</strong>Köln’ün eski şehir bölgesinin göbeğini, Köln’ün Christmas pazarlarının lokasyonlarından biri olduğu, Köln Karnavalı gibi birçok etkinliğin vuku bulduğu, eski tip evlerin olduğu yeri görmek için <strong>Altermarkt</strong>’a gidebilirsiniz. Eski şehir bölgesinin en bilinen meydanlarından bir diğer de <strong>Heumarkt.</strong></p>
<p>* Parfüm şişelerinde yazan Eau de Cologne yazısının nereden çıktığı hakkında bilgi almak isterseniz Köln’de parfümlerle ilgili <strong>Fragrance Museum</strong> adlı bir müze de var.</p>
<p>*Nürnberg’de Nazi dönemi ilgili birçok yer ziyaret ettikten sonra psikolojimiz daha fazlasını kaldıramayacağı için ziyaret etmemiş olsak da Köln’de de Nazi döneminde hayatını kaybedenler anısına oluşturulmuş ve bu dönem ile ilgili bilgi edinebileceğiniz <strong>NS Documentation Center </strong>adlı bir yer var.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4710.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-7557 size-full" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4710.jpg" alt="köln alışveriş" width="634" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4710.jpg 634w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4710-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4710-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 634px) 100vw, 634px" /></a></p>
<h2><strong>Köln Gezi Rehberi: Köln&#8217;de Alışveriş</strong></h2>
<p>Köln’ün alışveriş konusunda Almanya’nın en popüler şehirlerinden biri olduğunu uzun süredir biliyorduk. Özellikle Berlin’in alışveriş konusundaki reputasyonunu doğruladıktan sonra Köln’ün de bizi hayal kırıklığına uğratmayacağına çok emindik. Ver elini Urban Outfitters, al sana &amp; Other Stories, hepsi orada. Tek sorun, bu hayalleri Euro bu kadar saçmalamadan önce kurmuş olmamız. Doğru bildiniz, bu hikaye oldukça hüzünlü bitiyor. Köln’de Türkiye’de görmeye alışık olduğumuz markalardan, oldukça alternatif markalar satan butiklere, bir şehirde gördüğümüzde affetmediğimiz Urban Outfitters, Monki, Weekday ve &amp; Other Stories gibi markalara kadar birçok mağaza mevcut. Umarız bir gün Euro 1 lira falan olur, ya da takas yöntemiyle bulgur karşılığında kıyafet falan satın alabiliriz de Avrupa’da gönül rahatlığıyla alışveriş yapabiliriz.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4953.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7567" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4953.jpg" alt="köln alışveriş" width="634" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4953.jpg 634w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4953-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4953-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 634px) 100vw, 634px" /></a></p>
<p>Belgian Quarter tarafında <strong>Brüsseler Strasse </strong>civarında <strong>Magasin 2</strong> gibi göz atabileceğiniz farklı butikler var. Oradan yolunuzu Old Town tarafına doğru çevirip <strong>&amp; Other Stories</strong> ve <strong>Weekday</strong> gibi birçok mağazının da bulunduğu <strong>Ehrenstrasse</strong>’ye gidebilirsiniz. <strong>Urban Outfitters</strong>’ın nerede olduğunu merak edenler için de hemen paylaşalım tabii, kendisi hemen yakınlarda <strong>Breite Strasse</strong> üzerinde bulunuyor. (biz olsak merak ederdik)  Bu taraflarda göz atabileceğiniz bir başka sokak da <strong>Mittelstrasse</strong>.  Zara, H&amp;M gibi daha klasik markaların bulunduğu ana alışveriş caddeleri <strong>Schildergasse</strong> ve <strong>Hohe Strasse</strong>.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2016/12/20/koln-gezi-rehberi/">Köln Gezi Rehberi: Köln Diye Yazılır &#8220;Kölün&#8221; Diye Okunur</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2016/12/20/koln-gezi-rehberi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nürnberg Gezi Rehberi: Alem Noel Pazarı Görsün!</title>
		<link>https://oitheblog.com/2016/12/19/nurnberg-gezi-rehberi/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2016/12/19/nurnberg-gezi-rehberi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Dec 2016 09:09:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ALMANYA]]></category>
		<category><![CDATA[NÜRNBERG]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya Gezi Notları]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya'da Gezilecek Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[Cartel]]></category>
		<category><![CDATA[Kabus Kerim]]></category>
		<category><![CDATA[Nürnberg Gezi Notları]]></category>
		<category><![CDATA[Nürnberg Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Nürnberg Gezilecek Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[Nürnberg Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Nürnberg Mahkemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Nürnberg Nerede?]]></category>
		<category><![CDATA[Nürnberg Pahalı Mı]]></category>
		<category><![CDATA[Nürnberg Tatili]]></category>
		<category><![CDATA[Nürnberg'de Konaklama]]></category>
		<category><![CDATA[Nürnberg'de Nerede Kalınır]]></category>
		<category><![CDATA[Nürnberg'de Yeme İçme]]></category>
		<category><![CDATA[Nürnberg'e Ulaşım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=7499</guid>

					<description><![CDATA[<p>Her gezinin kafanızda bir yer etme şekli vardır ya hani. Mesela Paris’e giden herkesin aklına Paris denilince Eiffel Kulesi gelecek...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2016/12/19/nurnberg-gezi-rehberi/">Nürnberg Gezi Rehberi: Alem Noel Pazarı Görsün!</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/Kaiserburg_Nuernberg_©Uwe_Niklas_14_022_bea1.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7532" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/Kaiserburg_Nuernberg_©Uwe_Niklas_14_022_bea1.jpg" alt="Nürnberg Gezi Rehberi" width="635" height="319" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/Kaiserburg_Nuernberg_©Uwe_Niklas_14_022_bea1.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/Kaiserburg_Nuernberg_©Uwe_Niklas_14_022_bea1-300x151.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/Kaiserburg_Nuernberg_©Uwe_Niklas_14_022_bea1-210x105.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></p>
<p>Her gezinin kafanızda bir yer etme şekli vardır ya hani. Mesela Paris’e giden herkesin aklına Paris denilince Eiffel Kulesi gelecek diye bir şey yoktur, olmamalı. Belki çoğu kişiye pek bir şey çağrıştırmayacak bir an gelir, bir eşya, bir sokak, metrodaki bir kadın fark etmez. İşte tam olarak “O” an senin Paris’in olur, benim Paris’te olduğumu anladığım an milyonlarca kişininki ile aynı değildi dersin, daha bir benimsersin şehri. İşte bizim için Nürnberg’de de öyle bir durum oldu. Çok yüksek ihtimalle Nürnberg’e geçen sene bu dönemde gitmiş olsaydık aynı dönemde buraya giden diğer insanlar gibi burayı öncelikli olarak Christmas ruhu ile hatırlayacaktık. Araya birkaç güzel anı, birkaç sokak görüntüsü karışacaktı falan ama, teması belli… Ancak bir takım tesadüfler, <a href="http://www.redbull.com/tr/tr/music/video-series/1331831121568/kabus-kerim-le-koklere-donus" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Kabus Kerim’le Köklere Dönüş’ü</a> izlememiz, çocukluğumuzdan çıkıp gelip hayatımıza tekrar giren bir efsanenin Nürnberg’de yaşadığını öğrenmemiz, bunu Redbull’dan dünyalar tatlısı Ezgi ile paylaşmamız ve bir takım “acaba?” düşüncelerinin ardından Nürnberg’de Kabus Kerim ile buluşmamız, Nürnberg’in bizdeki izlenimini, kafamızda şekillenme ve yer etme sürecini tamamen değiştirdi. Şimdi biz Nürnberg’i nasıl hatırlıyoruz/hatırlayacağız? Kabus Kerim ile gezdiğimiz şehir!</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF3993.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7505" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF3993.jpg" alt="Kabus Kerim OitheBlog" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF3993.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF3993-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF3993-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></p>
<p>Efenim yaşı tutanlar, tutmasa da bir abisi/ablası olanlar, Türkçe rap dinleyenler, hatta dinlemeyenler fark etmez, Kabus Kerim’i herkes bilir. Herkes derken “aa anne sen nereden biliyorsun ya” dedirtebilecek bir durumdan bahsediyoruz çünkü zamanında rap şeklinde bir bomba olarak gelen Cartel’i duymayan birileri kalmış mıdır ki? Kişisel hikayemden yola çıkayım: Uzun yıllar önce taşındığımız, büyüdüğüm evimizdeyiz. Canım abim evde bangır bangır Cartel dinliyor. Ben küçüğüm, abim muhtemelen 18-19 yaş civarlarında, biraz çılgın dönemleri, odasında Metallica, Bon Jovi posterleri falan var, bir 1 gün süren bir küpe takma ve vazgeçme macerası olmuş ve “metalciden hallice” olmasına rağmen Cartel’i keşfetmiş, seve seve dinliyor. Rap ve metal dinleyenlerin keskin bir çizgi ile ayrıldığı yıllardayız, buna rağmen! Ben ise çok daha küçüğüm, abime özeniyorum, o ne seviyorsa onu seviyorum, 6-7 yaşında Prodigy’e eşlik ettiğim, Kanlıca’da annemlerle yoğurt yerken yolda Kabus Kerim’i görünce tanıyıp sevinçten çıldıran, ama tanışmaya utandığı için uzaktan bakmakla yetinen bir dönemimdeyim. Öyle bir şey Cartel benim için, bir sürü anı, bir sürü güzel gün demek, abim demek, çocukluğum demek. O yüzden belgeseli izleyip Nürnberg’de Kabus Kerim ile buluşmak, bu kadar sıcakkanlı, bu kadar bilgili, entelektüel biri olduğunu görmek benim için daha da büyük bir durum, anlatamam! Orada Kabus Kerim ile birlikte 8 yaşından itibaren yaşadığı, halen yaşamakta olduğu sokakları gezmek, detayları ondan dinlemek benim için acayip bir deneyimdi, kendisine çaktırmadım ama, aslında bayağı fan girl hallerdeydim diyebilirim. Bu arada, konusu açılmışken geçmek istemem, Kabus Kerim şu an bence müziğinin zirve noktasına ulaşmış durumda ve inanılmaz işler yapıyor. <a href="https://soundcloud.com/karriem" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">Şu link</a> üzerinden son dönemlerde ne gibi işler yaptığına da bakabilirsiniz. (yerinizde olsak açar yazıyı fonda müzik ile okuruz) Özetle tanıdığımız bildiğimiz eski parçaların günümüzde çıksalar nasıl bir hal alabileceğini mükemmel bir şekilde ortaya koyduğunu söyleyebilirim. Zaten Türkiye’de de birçok yerde çıkıyor, onları pek çok farklı kaynaktan takip edebilirsiniz. Ama en önemlisi, Kabus Kerim’in Nürnberg’den doğduğu şehir Manisa’ya yolculuğunu, müziğinin temellerini oluşturan bu süreci anlatan belgesel serisini mutlaka izlemelisiniz, ilk bölüm bol bol Nürnberg de içeriyor, biz bayağı hayran kaldık, affetmeyin! Buradan böyle bir projeyi gerçekleştirdikleri ve bu sürece şahit olmamızı sağladıkları için Redbull’a da bir teşekkürü borç biliriz efenim.</p>
<p>Şimdi gelelim işin Nürnberg Gezi Rehberi kısmına. <a href="http://oitheblog.com/2016/12/19/nurnberg-yeme-icme-rehberi-sosis-yemeyeni-doverler/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Nürnberg Yeme İçme Rehberimiz</a> de işe yarayabilir bu arada, aklınızda bulunsun.</p>
<p>Bize sık sık sorulan bir konu olduğu için başlamadan şunu da bir not olarak ekleyelim, <strong>yurt dışında internet kullanımı</strong> için bir e-sim uygulaması olan <strong><a href="https://airalo.pxf.io/3evb7M" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Airalo’yu</a></strong> önerebiliriz, böyle bir gelişme olduğundan beri neredeyse tüm gezilerimizde bu yöntemle internete erişim sağlıyoruz. Operatörlerin paket ücretlerinden çok daha makul bir fiyata denk geliyor ve ne kadar süre, ne kadar kullanıma ihtiyaç duyacağınıza göre istediğiniz paketi seçebiliyorsunuz. Uygulama ve fiyatlara göz atmak isterseniz <strong><a href="https://airalo.pxf.io/3evb7M" target="_blank" rel="noreferrer noopener">şuraya tık tık.</a></strong></p>
<h5><span style="text-decoration: underline;"><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/Kaiserburg_Nuernberg_©Uwe_Niklas_14_018.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7531" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/Kaiserburg_Nuernberg_©Uwe_Niklas_14_018.jpg" alt="Nürnberg Gezi Rehberi" width="635" height="346" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/Kaiserburg_Nuernberg_©Uwe_Niklas_14_018.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/Kaiserburg_Nuernberg_©Uwe_Niklas_14_018-300x163.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/Kaiserburg_Nuernberg_©Uwe_Niklas_14_018-210x114.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></strong></span></h5>
<h2>Nürnberg Gezi Rehberi: Nürnberg&#8217;e Ne Zaman Gidilir?</h2>
<p>Aşağıda Nürnberg çok tatlı, Nürnberg çok şirin şeklinde birçok betimlemeye şahit olacaksınız ancak tüm bunların önünde geçen bir durum var: Nürnberg kış aylarında ÇOK soğuk. Bakın ÇOK. Öyle soğuk ki, 8 yaşından beri Almanya’da yaşayan Kabus Kerim’e bile “kızlar çok soğuk oldu, ben eve gideceğim galiba dondum” dedirtti. Bizim Aralık ayında vuku bulan ziyaretimiz kar yağması, postal giymemize rağmen ayak uyuşması, ellerimizi hissetmeme ve yüzümüzün rahatsız edici bir kırmızılığa bürünmesi ile sonuçlandı. Akşamlar -5, -6 derecelere düşen, oldukça keskin bir soğuktan bahsediyoruz. Dolayısıyla ya çok hazırlıklı gidecek ya da bu dönemi es geçeceksiniz.</p>
<p>Şimdi geldik zurnanın zırt dediği yere. Size kışın gitmeyin donarsınız temalı bir girizgah yapmış olsak da Nürnberg’in en turistik ve en büyük olayının bir kış ayında gerçekleştiğini de anlatmak durumundayız, çünkü çok güzel! Nürnberg, Hitler’in en sevdiği şehir (evet maalesef öyle bir namı var) olmasının yanı sıra aynı zamanda Christmas pazarı konusunda Almanya’nın en ünlü şehri olarak kabul ediliyor. Eğer Noel pazarlarına ve o sıcak, sempatik ortama ekstra bir ilginiz varsa bizim gibi gitmek için bu dönemi tercih edebilirsiniz. Doğruya doğru, ne kadar donarsak donalım, ne kadar kalabalıkla boğuşursak boğuşalım Noel pazarlarının kurulduğu döneme denk geldiğimiz için bayağı mutluyuz. Şimdi konuyu biraz daha açmak lazım tabii, anlatmadan olmaz. Gelin aşağı.</p>
<h5><span style="text-decoration: underline;"><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4255.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7519" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4255.jpg" alt="Christkindelmark Nürnberg" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4255.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4255-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4255-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></strong></span></h5>
<h2>Nürnberg Gezi Rehberi: Nürnberg&#8217;in Noel Pazarları</h2>
<p>Başlık Ankara’nın Bağları’ndan hallice potansiyel Alman türküsü adı gibi oldu ama aslında burada çok önemli bir noktaya parmak basacağız arkadaşlar: <strong>Christkindlesmarkt!</strong> Yani Nürnberg’in dünyaca ünlü Christmas Pazarı. Belki şu ana dek adını duymadınız (ya da okuması ayrı bir zulüm olduğu için duyup da anlamadınız), ancak Almanya’da başka şehirlerdekiler dahil kime sorsanız herkes ülkenin en güzel Christmas pazarı olarak Nürnberg’i işaret ediyor.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4198.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7518" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4198.jpg" alt="Almanya'nın En İyi Christmas Pazarı" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4198.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4198-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4198-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></p>
<p>Çocukluğu boyunca televizyonda Evde Tek Başına’daki Christmas sahnelerini özene özene izleyen, “benim de bir çikolatam, PÜSKEVİTİM olsa, bizde niye yok” diye hüzünlenen, özentiliği (bu sözcüğü olumsuz anlamda kullanılmamıştır) hala son bulmamış bir nesil olarak şu ortama düşmenin güzelliğini size anlatamayız, görmeniz lazım! Hani bu “Ağğğbi Avrupa’da bir şey yok yeeaaea, daha değişik yerlere gidin” diyen tayfa var ya, bu marketi onların gözüne gözüne sokasımız var. Elinde sıcak şarapları ile meydanın dört bir yanında muhabbet eden Noel Baba şapkalı insanlar, rengarenk yılbaşı süslemeleri, ışıklı ağaçlar, ortalığa yayılmış tarçın ağırlıklı, tatlı bir koku, kahkaha sesleri, poponuzu donduran ama ortamın sıcaklığı ile umurunuzda bile olmayan bir soğuk…Resmen hepsi birleşip kafanıza baş rolünde kendinizin olduğu bir film çekebilmeniz için seferber olmuş gibi, inanılmaz tatlı bir ortam! Hani karşıdan ellerinde çiçekler Bradley Cooper gelse falan şaşırmazsanız, öyle bir hava. Sırf bu sebeple bile bizce Nürnberg’i deneyimlemek ve şehirle kaynaşmak için en güzel dönem Christmas dönemi.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4150.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7516" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4150.jpg" alt="Nürnberg Noel Pazarı" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4150.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4150-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4150-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></p>
<p>Nürnberg Christkindlemarkt <strong>25 Kasım – 24 Aralık</strong> tarihleri arasında kuruluyor. Şehrin birkaç farklı noktasında küçük küçük Noel pazarı alanları görecek olsanız da Almanya’daki en büyük Noel pazarlarından biri olanı Christkindlemarkt şehrin ana meydanı olan <strong>Hauptmarkt’ta</strong> kuruluyor. Pazar her gün sabah 10:00’da açılıyor ve akşam 21:00’e kadar açık kalıyor. Yalnız saat konusunda çok katılar, saat akşam 9 oldu mu siz hali hazırda bir şey alıyor olsanız bile üstünüze branda geriyor adamlar, ona göre. İdil’i bir brandanın ardından kurtarmak için uğraştığımı bilirim….</p>
<p><strong>Denemeden dönmeyin:</strong> <strong>Lebkuchen</strong> (kökeni 600 yıl öncesine dayanan Nürnberg gingerbread’i), <strong>sıcak şarap</strong> (isterseniz bardağı size kalıyor, iade ederseniz paranızın bir kısmını geri alıyorsunuz, haberiniz olsun), beyaz <strong>çikolata kaplı muz, yani Schoco Banana</strong> (bunu gizli yiyin asdjsf) ve <strong>waffle</strong>! (çünkü waffle’ı çok iyi yapıyorlar, yoksa özel bir sebebi yok) Karın doyurmak niyetindeyseniz <strong>Nürnberg sosisi</strong> yapan bir sürü stant da var, onlara da yumulabilirsiniz. Daha fazla yeme içme ipucu için <a href="http://oitheblog.com/2016/12/19/nurnberg-yeme-icme-rehberi-sosis-yemeyeni-doverler/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şuraya tık tık</a>.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4182.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7517" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4182.jpg" alt="Nürnberg Christmas Pazarı" width="634" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4182.jpg 634w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4182-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4182-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 634px) 100vw, 634px" /></a></strong></p>
<p><strong>Görmeden dönmeyin: </strong>Noel pazarını tepeden görmeniz lazım, inanılmaz bir görüntü, ayrıca ne kadar büyük olduğunu anlamanın tek yolu bu, içindeyken insan anlamıyor. Bunun için Hauptmarkt’taki <strong>Frauenkirche’nin tepesine</strong> çıkabiliyorsunuz. Gece çıkarsanız ışıklandırmalar sebebiyle çok daha güzel olduğunu hatırlatalım. Bir de çocukların Noel pazarı olan “<strong>Nürnberg Kinderweihnachtsmarkt</strong>”ı (o sözcük alın teri içeriyor, yazana kadar ne çektik be) görmeniz gerek, çünkü aşırı tatlı. Dönme dolaplar, atlı karıncalar, Noel Baba’nın evi falan derken kendinizi kaybediyorsunuz. Binmeye çalışmayın, bindirmiyorlar, nasıl bildiğimizi sormayın, yalanlar söyleriz, incinirsiniz Lavinyalar…</p>
<p><strong>Kalabalığı atlatma teknikleri: </strong>Çare Noel pazarına Pazar akşamı gitmek! Muhtemelen Pazartesi sabahı kabusu evrensel bir durum olduğu için ortalık çok daha boş oluyor (öyle bomboş değil tabii) ve her yeri daha rahat gezebiliyorsunuz. Aksi takdirde özellikle Cuma-Cumartesi akşamları halk konserinden hallice bir kalabalığa maruz kalabiliyorsunuz.</p>
<h5><span style="text-decoration: underline;"><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4066.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7510" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4066.jpg" alt="Nürnberg Gezi Rehberi" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4066.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4066-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4066-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></strong></span></h5>
<h2>Nürnberg Gezi Rehberi: Nürnberg&#8217;e Ulaşım</h2>
<p>Aranızdan biri çıkıp “bunlar yine bulmuş antin kuntin bir yer, kim bilir kaç vasıta ile ulaşacağız” diye çemkirmeden önce olaya İlber Ortaylı stili bir müdahale gerçekleştirmek isteriz: BRE CAHİL! <strong>İstanbul’dan Nürnberg’e direkt uçuş var</strong>. Buradan bindin mi 2,5 saatte oradasın. İstanbul&#8217;da yağmurlu bir Cuma akşamı saat 7’de dolmuşla karşıya geçmeyi dene bakalım ne kadar sürüyor? Biz kime kızıyoruz, ne bu şiddet bu celal bilmiyoruz, ancak anladığınız üzere Nürnberg’e kolaylıkla ulaşabiliyorsunuz. Zaten Türk popülasyonunun bu kadar yoğun olduğu bir yere zor ulaşma ihtimaliniz yok. (Yazar burada demek istiyor ki orada Türk çok, nasıl olsa anlamıyorlar diye bağıra bağıra küfür etmeyin)</p>
<p><strong>Nürnberg Havaalanı’ndan şehir merkezine </strong>ulaşırken taksi kullanacaksanız yolunuz yaklaşık 15 dk civarı bir şey sürüyor. Ücreti ise aşağı yukarı 20 Euro gibi bir şey. Ancak bol bol Türk taksici ile karşılaşacağınız için “abi memleket nere” muhabbetine girerek belki birkaç Euro daha indirimli gidebilirsiniz, orasını pazarlık yeteneklerinize bırakıyoruz. Gerçi bu memleket nere muhabbetinden indirim kapmaya çalışan çok insan olduğu için artık hepimizden nefret etmiş olabilirler., neyse.. Yok ben toplu taşıma kullanacağım diyorsanız metronun<strong> U2 hattı</strong> 12 dakika gibi bir sürede sizi merkeze götürüyor. Ücreti ise 3 euro. Özetle kalabalıksanız taksinin oluru var, yoksa bizce toplu taşıma mantıklı. Çünkü hem ucuz, hem kısa sürüyor, öyle çileli bir yolculuk değil yani.</p>
<p><strong>Nürnberg içinde ulaşım</strong> ise yine son derece kolay ve pratik. İnsanı o klasik “Almanların disiplini ve dakikliğini övme” diyaloguna iterek sizi adeta bir Umut Sarıkaya karakterine çeviriyor. Zaten çok fazla ulaşım aracı kullanacağınızı sanmıyoruz ama tramvay ve otobüs her daim orada bir yerde kurtarıcınız olarak bekliyor, donarsanız atın kendinizi birine, nereye gidiyorsanız o şekilde gidin. Ulaşım araçları sabah 5’ten gece 00:00’a kadar aktif olarak çalışıyor. Haftasonları ise <strong><em>“Nightliners”</em></strong> adı verilen ek otobüs seferleri koyuluyor, aklınızda bulunsun.</p>
<h5><span style="text-decoration: underline;"><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4001.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7506" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4001.jpg" alt="Nürnberg Gezi Notları" width="634" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4001.jpg 634w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4001-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4001-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 634px) 100vw, 634px" /></a></strong></span></h5>
<h2>Nürnberg Gezi Rehberi: Nürnberg Konaklama Meselesi</h2>
<p>Eğer Nürnberg’e yolunuz düşecekse konaklayacağınız yeri seçmek konusunda herhangi bir panik yaşamanıza gerek yok, çünkü burası öyle kocaman bir şehir değil. Bazı istisnalar dışında neredeyse hiç toplu taşıma aracı kullanmadan manyaklar gibi yürüyerek şehrin birçok noktasını keşfedebilirsiniz. Zaten yürümeden şehir keşfi yapılmaz arkadaşlar, kaldırın popoları, sonra o yürümeler size ne istiyorsanız yiyebilme hakkı olarak geri dönecek.</p>
<p>Biz <a href="http://relaunch.ctz.decide.de/en/" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">Nürnberg Turizm Ofisi</a> ile gerçekleştirdiğimiz proje kapsamında öneri ile <strong><a href="https://www.booking.com/hotel/de/nurnberg.en.html?aid=7953563&amp;no_rooms=1&amp;group_adults=2" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">Park Inn By Radisson</a></strong>’da kaldık. Biliyorsunuz biz genelde otelde kalmak yerine ev bulmayı tercih ediyoruz, ancak böyle bir sürece girişmeyecekseniz biz otelimizden ve otelin yerinden son derece memnunduk, kesinlikle tercih edebilirsiniz. Kaldığınız noktadan birçok turistik yere ve aşağıda anlatacağımız birçok noktaya kolaylıkla yürüyebilirsiniz.</p>
<h5><span style="text-decoration: underline;"><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4087.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7512" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4087.jpg" alt="Nürnberg Gezisi" width="634" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4087.jpg 634w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4087-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4087-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 634px) 100vw, 634px" /></a></strong></span></h5>
<h2>Nürnberg Pahalı Mı?</h2>
<p>Nürnberg için özellikle çok pahalı bir şehir diyemeyiz ancak şöyle bir kıyaslama ile durumu daha iyi açıklamak mümkün: Diğer Avrupa şehirleri tadında. Yani küçük ya da bir tık daha az bilinen bir yere geldiğiniz için bir şeylerin daha uygun fiyatlı olacağını düşünmemelisiniz. Tabii ki durum her şehirde olduğu gibi burada da nerede ne yediğinize, nasıl vakit geçirdiğinize göre değişiyor. Daha açıklayıcı olması açısından bizim gezimiz üzerinden birkaç örnek verelim;</p>
<p><strong>Kahve:</strong> 3-3,5 Euro civarı (3. dalga kahvecilerde)</p>
<p><strong>Popüler bir restoranda ana yemek</strong>: 11 – 13 Euro civarı</p>
<p><strong>Su:</strong> Ücretsiz, çünkü musluktan içiliyor. Koy o parayı cebe.</p>
<p><strong>Popüler bir barda kokteyl:</strong> 8 &#8211; 10 Euro civarı</p>
<p>Bütçenizi biraz daha hafifletmek açısından <strong><a href="http://relaunch.ctz.decide.de/en/booking/nuernberg-card-city-card/" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">Nürnberg Card</a></strong>’ı satın almanızı önerebiliriz. 2 gün boyunca 25 euro bir ücret karşılığında hem bir sürü müzeye bu kart ile girebiliyorsunuz, hem de tüm toplu taşıma araçlarını kullanabiliyorsunuz. Bir diğer önerimiz ise bu 25 Euro’yu kafanızda TL’ye çevirmemeniz. Sebebini biliyorsunuz. Üzülmenizi istemeyiz. Biliyorsunuz, OitheBlog sizi anneniz kadar düşünür…..</p>
<h5><span style="text-decoration: underline;"><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4140.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7515" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4140.jpg" alt="Nürnberg Gezilecek Yerler" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4140.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4140-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4140-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></strong></span></h5>
<h2>Nürnberg Gezi Rehberi: Nürnberg&#8217;de Gezilecek Yerler</h2>
<p><strong>Hauptmarkt</strong></p>
<p>İşte geldik Nürnberg’deyiz demek için ihtiyacınız olan şey kendinizi Hauptmarkt’a atmak. Burası şehrin göbeği, orta yeri ve simgesi. Eski tarihlerden beri bir pazar yeri olarak kullanılmış kocaman bir meydan. Günümüzde ise o dev Christmas pazarı da burada kuruluyor, hava güzelken meyve, sebze, çiçek satılan pazarlar da. Ayrıca ihtişamlı dev bir kilise olan <strong>Frauenkirche</strong> de tam olarak bu meydanın ortasında yer alıyor, zaten görmemeniz, fark etmemeniz imkansız.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4123.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7514" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4123.jpg" alt="Almanya Gezi Rehberi" width="634" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4123.jpg 634w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4123-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4123-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 634px) 100vw, 634px" /></a></strong></p>
<p><strong>Germanisches Nationalmuseum</strong></p>
<p>Nürnberg turizm ofisi bu sanat müzesi için “Dünyadaki Almanca konuşulan ülkeler içinde kültürel tarihe adanmış olan en büyük müze” tanımlamasını yapmış. Biz bunun bir kelime oyunu olduğundan şüpheleniyoruz. Sanki “piyano çalabilen 3 başlı sarışın cüceler içinde en güzeli” gibi bir şey yapıp çok spesifik bir alanın en büyüğüyüz iddiasında bulunmuşlar gibi değil mi sizce de? Neyse. Sonuçta bu müzeyi gidip gezdiğimiz için büyüklüğüne ya da dünyaca ünlü olup olmadığına takılmadan beklediğinizi bulacağınızı söyleyebiliriz. İçeride birçok farklı döneme ve sanatçıya ait eser görebilmeniz mümkün, ancak öncelikli olarak aşağıda daha detaylıca bahsedeceğimiz Dürer’in evinde görmeyi umup da göremediğiniz birçok eseri burada mevcut. Ayrıca var olan en eski dünya kürelerinden biri de (<strong><em>Behaim Globe</em></strong>) bu müzede yer alıyor, onu da kaçırmayın. Zaten ayrı bir bölmede yer aldığı için dikkatinizi çekecektir.</p>
<p>Adres: Kartäusergasse 1. U1 hattına yakınsanız Lorenzkirche durağında, U2 ya da U3’ e yakınsanız Opernhaus’ta inerek ulaşabilirsiniz.</p>
<p>Giriş 8 Euro. Pazartesi kapalı. Diğer günler 10:00 – 18:00 arası açık.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4046.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7509" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4046.jpg" alt="Albercht Dürer" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4046.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4046-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4046-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></strong></p>
<p><strong>Albrecht Dürer’in Evi</strong></p>
<p>Albrecht Dürer Nürnberg’den çıkmış en ünlü, en önemli sanatçı denilebilir. Konuya ilgisi olanlar eminiz ki kendisini duymuştur. Rahmetli bayağı enteresan ve çağının ilerisinde bir adammış. Zaten tipine bakacak olursanız kendisi Kurt Cobain ile Hz. İsa arasındaki çok acayip bir ince çizgide yer alıyor. (Kendini İsa’ya benzetmeye çalıştığına dair bir rivayet de söz konusu)  Daha 13 yaşındayken oto portresini çizerek sanat piyasasına bomba gibi düşeceğini belli etmiş ve ailesinin bu yeteneği yönlendirmeye karar vermesi sonucu (bizde 2017 yılındaki aileler bile sanatla ilgilenen çocuklara potansiyel işsiz muamelesi yaparken o dönemde bu öngörü de müthiş tabii) bir yerden başlıyor. Neticede döneminin ve Alman tarihinin en önemli ressamlarından biri haline geliyor. Öyle ki kendisi Naziler ve Hitler tarafından da çok seviliyor çünkü saf Alman olarak kabul ediliyor ve tabii ki şahane eserlerini benimsiyorlar. Gerçi Wikipedia’ya göre Dürer’in babası Nürnberg’e Macaristan’dan gelmiş ama, artık Naziler o kısmını görmezden mi geldiler bilemeyeceğiz.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/durer-rhinoceros-engraving-1515.jpeg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-7535" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/durer-rhinoceros-engraving-1515.jpeg" alt="Rhinoceros Albrecht Dürer" width="636" height="534" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/durer-rhinoceros-engraving-1515.jpeg 1421w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/durer-rhinoceros-engraving-1515-300x252.jpeg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/durer-rhinoceros-engraving-1515-1024x859.jpeg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/durer-rhinoceros-engraving-1515-210x176.jpeg 210w" sizes="(max-width: 636px) 100vw, 636px" /></a></p>
<p>Dürer’in en ünlü ve etkileyici eserlerinden birinden söz etmeden de geçmeyelim: <strong>The Rhinoceros</strong>. Bu bir gravür, bir gergedan betimlemesi. Ancak işin enteresan kısmı, Dürer <strong>bu gergedanı çizerken hayatında hiç gergedan görmemişti</strong>, bu çalışmayı yalnızca yazılı bir tasvir üzerinden gerçekleştirdi. Birçok açıdan gerçek bir gergedana benzemiyordu, neticede adam görmeden çizmişti, ancak buna rağmen Avrupa da neredeyse 300 yıl boyunca gergedanlar bu resim ile tanındı. İnanılmaz değil mi? Fakat boşuna heveslenmeyin, çünkü eser şu an British Museum’da yer alıyormuş.</p>
<p>Konunun başına, Albrecht Dürer’in evine gelecek olursak burası aslında tüm bu bilgileri edinip gitmemizin üstüne pek de etkileyici olmadı. Yani tabii ki Dürer’e ve geçmişe dair birçok şeyi öğreniyor, aynı zamanda o dışarıdan inanılmaz güzel görünen Alman evlerinden birinin içini gezmiş oluyorsunuz, ancak bizce pek de beklentiyi karşılamıyor. Sanki Dürer’den çok evin tarihine odaklanıyormuş gibi bir hisse kapıldık. Ayrıca içerideki Dürer eserlerinin çoğu replika. He orijinalini görsek “aa bak bu orijinali” diye anlar mıydık, hayatta da anlamazdık ama, insan yine de takılıyor niyeyse. Yine de çok vakit almadığı ve Nürnberg Card dahilinde olduğu için bizce zaman ayırabilirsiniz. Hem civarı sokakları ve mimarisi de çok güzel.</p>
<p>*Adres: Albrecht Dürer Strasse 39</p>
<p>*Giriş 5 Euro. Nürnberg Card ile ücretsiz.</p>
<p>*Perşembe 20:00’ye kadar, hafta sonu 18:00’e kadar açık, diğer günler 10:00 &#8211; 17:00. Pazartesi kapalı</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/Kaiserburg_©_UweNiklas_2013_004.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-7539" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/Kaiserburg_©_UweNiklas_2013_004.jpg" alt="Kaiserburg Nürnberg" width="640" height="426" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/Kaiserburg_©_UweNiklas_2013_004.jpg 4858w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/Kaiserburg_©_UweNiklas_2013_004-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/Kaiserburg_©_UweNiklas_2013_004-1024x681.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/Kaiserburg_©_UweNiklas_2013_004-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></a></strong></p>
<p><strong>Nürnberg Kalesi</strong></p>
<p>Avrupa’nın orta yerinde bir şehirde olup da buraya da kale yapmadılar mı sandınız? Herhalde yapmışlar, kalesiz Avrupa şehri mi olur? Üstelik Nürnberg’deki kale lokasyonundan mütevellit döneminin en önemli kalelerinden biri-imiş. İtiraf ediyoruz, biz gitmedik. Ancak burası Nürnberg’in şehir simgelerinden birisi olduğu için şayet ilginizi çekiyorsa kalenin içine girebilir ve dolaşabilirsiniz. Aynı zamanda hazır tepelere çıkmışken Nürnberg’e şöyle bir tepeden bakmak da fena fikir değil.</p>
<p>*Adres: Auf der Burg 13. Tram 4 ile Tiergartnertorplatz’da inerseniz ya da Bus 36’ya binip Burgstrasse’de inerseniz rahat ulaşabilirsiniz.</p>
<p>*Açılış saatleri döneme göre değişebiliyor, ona gideceğiniz zamana göre <strong><a href="http://tourismus.nuernberg.de/en/sightseeing/places-of-interest/imperial-castle.html" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">şuradan</a></strong> bakmanız daha mantıklı olacaktır.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF3976.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7504" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF3976.jpg" alt="Nürnberg Gezi Notları" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF3976.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF3976-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF3976-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></strong></p>
<p><strong>Weisgerbergasse</strong></p>
<p>Gidip bir lokali yakalayıp Nürnberg’in en güzel sokağı hangisi diye kıstıracak olsanız (niye böyle bir şey yapıyorsunuz normal efendi gibi sorsanıza) alacağınız en net cevap kesinlikle Weisgerbergasse olacaktır. Görsel olarak o kadar güzel, o kadar şirin ki durup dakikalarca bakasınız geliyor ve sırf bu sebepten bile bu sokağa uğramanız lazım. Zaten gayet kısa bir sokak olduğu için pek fazla zamanınızı almaz. Gitmişken hemen sokağın başında şehirdeki favori kahvecilerimizden birine de uğrayabilirsiniz, o kısmı <strong><a href="http://oitheblog.com/2016/12/19/nurnberg-yeme-icme-rehberi-sosis-yemeyeni-doverler/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Nürnberg Yeme İçme Rehberimizde</a>.</strong> (şimdi reklamlar)</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4105.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7513" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4105.jpg" alt="Neues Museum Nürnberg" width="634" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4105.jpg 634w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4105-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4105-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 634px) 100vw, 634px" /></a></strong></p>
<p><strong>Neues Museum</strong></p>
<p>Şehrin modern sanat ve tasarım müzesi olan Neues Museum bizim Nürnberg’deki favorimiz. Müzeye girdiğiniz anda eminiz ki öncelikli olarak mimari açıdan da bayağı ilginizi çekecektir. Bu ilgilenmelerinizin bir anlamı olmalı, çünkü kendisi bu konuda da ödüllere boğulmuş bir müze. İçeride 1945 yılından başlayıp günümüze kadar uzanan bir heykel, resim ve fotoğraf koleksiyonu mevcut. Çoğunlukla Batı Avrupalı sanatçılara odaklanan müze bizce Nürnberg’in olmazsa olmazlarından.</p>
<p>*Adres: Luitpoldstrasse 5. U1, U2 ya da U3 hatlarından birine binip Hauptbahnhof durağında inerseniz kolayca ulaşabilirsiniz.</p>
<p>*Pazartesi kapalı. Diğer günler 10:00 – 18:00 arası açık.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4270.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7520" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4270.jpg" alt="dscf4270" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4270.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4270-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4270-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></strong></p>
<p><strong> <a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4277.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7522" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4277.jpg" alt="dscf4277" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4277.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4277-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4277-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></strong></p>
<p><strong> <a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4275.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7521" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4275.jpg" alt="Ehekarussel Nürnberg" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4275.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4275-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4275-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></strong></p>
<p><strong>Ehekarussell</strong></p>
<p>Bakın Marriage-Merry-Go-Round adıyla da bilinen bu heykeli kesin görmeniz lazım, çünkü adamı sesli güldürüyor. Hans Sachs’ın “Bitter Sweet Marriage” adlı şiirinden esinlenilerek yapılan heykel evliliğin evrelerini anlatıyor, hem de bayağı komik ve acımasız bir şekilde. Hikaye bayağı neşeli başlıyor ama, heykelin etrafında dönüp de ölüm evresine gelene kadar oldukça enteresan evrelerden geçiyorsunuz. Yukarıdaki görseller biraz açıklayıcı olmuştur diye düşünüyoruz, mutlaka gidip inceleyin. Evliyseniz eşinize laf falan sokarsınız ne bilelim…</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/ehem_Reichsparteitagsgelaende_UweNiklas_ctz_030.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7530" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/ehem_Reichsparteitagsgelaende_UweNiklas_ctz_030.jpg" alt="Nazi Party Rally Grounds" width="634" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/ehem_Reichsparteitagsgelaende_UweNiklas_ctz_030.jpg 634w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/ehem_Reichsparteitagsgelaende_UweNiklas_ctz_030-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/ehem_Reichsparteitagsgelaende_UweNiklas_ctz_030-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 634px) 100vw, 634px" /></a></strong></p>
<p><strong>Nazi Party Rally Grounds</strong></p>
<p>Güldük eğlendik, şimdi işin kasvetli kısmına geldik. Yukarıda bir yerde söz etmiştik, Nürnberg Hitler’in en sevdiği şehirlerden birisi. Bu sebeple (ve muhtemelen bizim bilmediğimiz başka bir takım sebeplerden ötürü) Nasyonal Sosyalizm döneminde Nürnberg “Nazi mitinglerinin yapılacağı şehir” olarak seçilmiş ve yaklaşık 50.000 kişilik bir miting alanı artı bir kongre binası inşa edilmeye başlanmış. Bir kısmı yarım kalmakla birlikte bu alan şu anda <strong>“Documentation Centre Nazi Party Rally Grounds”</strong> adıyla kullanılıyor ve o dönemde Nürnberg’de gerçekleştirilen Nazi faaliyetlerini anlatan, bol bol tarihi bilgi, görsel ve video içeren bir müzeye dönüştürülmüş. Buraya gitmeye karar verdiğiniz takdirde kendinizi psikolojik olarak önceden hazırlamakta fayda var, çünkü bayağı sarsıcı görüntülerle karşılaşıyorsunuz. Buna Hitler döneminde insanların nasıl birer “fanatik” haline geldiğinden tutun, ne gibi propaganda yöntemleri kullanıldığına, savaş döneminde Nürnberg’in nasıl bir hal aldığına, o dönemde yapılan inanılmaz kalabalık mitinglere kadar birçok şey dahil. Büyük ihtimalle Nürnberg’de gerçekleştirilen dev Nazi mitinglerine dair bir fotoğrafı daha önceden görmüşsünüzdür ancak buranın Nürnberg olduğunun farkında değilsinizdir. En azından bizim için öyle oldu. “Heee burası orasıymış” şeklinde bir aydınlanma yaşadık. Özetle gidilmeli, görülmeli, mutlaka birkaç saatinizi ayırın deriz. Bu arada bizim kadar ilginizi çektiyse, söz ettiğimiz propaganda görüntülerinin o dönemde &#8220;bir belgesel&#8221; olduğu iddia edilerek çekilen halini <a href="https://www.youtube.com/watch?v=GHs2coAzLJ8" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">şuradan</a> izleyebilirsiniz. İsmi <strong>Triumph of The Will</strong>.</p>
<p>*Adres: Bayernstrasse 110</p>
<p>*Giriş 5 Euro. Hafta içi 09:00 – 18: 00 hafta sonu 10:00 – 18:00 arası açık. Audio guide almayı unutmayın, burada bayağı önem taşıyor.</p>
<p>*Tramvay ile gidecekseniz 6 ya da 9’a binip, otobüs ile gidecekseniz Bus 36 ya da 55’e binip Doku-Zentrum durağında inin.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4318.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7525" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4318.jpg" alt="Nürnberg Mahkemeleri" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4318.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4318-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4318-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></strong></p>
<p><strong>Memorium Nürnberg Trials </strong></p>
<p>Hazır hassas ve sarsıcı konulardan girmişken bir yeri daha es geçmek istemiyoruz. <strong>Nürnberg Mahkemeleri</strong>’nin gerçekleştiği mahkeme salonu adından da anlayabileceğiniz üzere Nürnberg’de yer alıyor ve ziyarete açık. Üstelik meşhur <strong>600 numaralı mahkeme salonunu</strong> görmeden önce aynı binanın içinde yer alan bir alanda sürecin nasıl ilerlediği, kimlerin yargılandığı, ne kadar sürdüğü, yargılama sonucu ne gibi kararlar çıktığı gibi konuları da kapsayan bir müze bölümü de mevcut.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/Memorium_Nuernberger_Prozesse_Saal600_01_Steffen_Oliver_Riese.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-7537" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/Memorium_Nuernberger_Prozesse_Saal600_01_Steffen_Oliver_Riese.jpg" alt="Nürnberg Mahkemeleri" width="637" height="425" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/Memorium_Nuernberger_Prozesse_Saal600_01_Steffen_Oliver_Riese.jpg 5616w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/Memorium_Nuernberger_Prozesse_Saal600_01_Steffen_Oliver_Riese-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/Memorium_Nuernberger_Prozesse_Saal600_01_Steffen_Oliver_Riese-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/Memorium_Nuernberger_Prozesse_Saal600_01_Steffen_Oliver_Riese-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 637px) 100vw, 637px" /></a></p>
<p>Konudan haberdar olmayanlar için Nürnberg Mahkemeleri’nin neden bu kadar ünlü olduğunu da açıklayalım: Çünkü Nazi döneminde Hitler ile birlikte binlerce insanın ölümüne sebep olan isimler Ekim 1945’te ABD, İngiltere, Fransa ve Sovyetler Birliği’nin bir arada açtığı bir dava sonucu, barışa karşı suç, insanlığa karşı suç, savaş suçları gibi suçlar kapsamında yargılanmaya başladılar. Yargılamalar Nürnberg’de gerçekleştiği için buna “Nürnberg Mahkemeleri” adı verildi. Yargılanan isimlerin çoğu ölüm cezası alırken bazıları ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı, bazıları ise beraat etti. Günümüzde hala bu yargılama sürecinin ne kadar adil olduğu konusu tartışılıyor ama, o kısmını biz de bilemiyoruz tabii. Bu arada, bu yargı sürecinin en önemli özelliklerinden biri de simultane yani eşzamanlı çeviri yapılmış olması. Bu sebeple çevirmenler de bu denli büyük bir dava sürecinin parçası oldukları ve tek bir kelimenin bile çok büyük önemi olduğu için bayağı gerginlik yaşamışlar. Müzede bu konuyla ilgili de birçok açıklama ve görüntü mevcut.</p>
<p>*Adres: Barenschanzstrasse 72</p>
<p>*Giriş 5 Euro. Çarşamba-Pazartesi arası 10:00 – 18:00 saatlerinde ziyaret edilebiliyor ancak bir ihtimal 600 numaralı mahkeme salonunu göremeyebilirsiniz, çünkü burası halen aktif olarak kullanılan bir mahkeme salonu.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4346.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7529" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4346.jpg" alt="Gostenhof" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4346.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4346-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4346-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></strong></p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4338.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7528" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4338.jpg" alt="Gostenhof Nürnberg" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4338.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4338-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF4338-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></strong></p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF43311.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7527" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF43311.jpg" alt="Gostenhof Nürnberg" width="634" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF43311.jpg 634w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF43311-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF43311-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 634px) 100vw, 634px" /></a></strong></p>
<p><strong>Gostenhof Bölgesi</strong></p>
<p>GoHo adıyla da bilinen Gostenhof bölgesi Nürnberg’in daha bir hipsterlı, daha bir bohem bölgesi. Berlin’i baz alacak olursak Kreuzberg ve Neukölln tarafları gibi düşünebilirsiniz. Aslında bakarsanız, geçmişi, hikayesi bile aynı. Göçmenlerin, özellikle Türklerin gelip yerleştiği, günümüzde de halen Türk popülasyonunun bayağı yoğun olduğu bir bölge. Zaten dolaşırken eminiz ki dikkatinizi çekecektir, bir anda ortalık İstanbul’a dönüyor, her yerde baklava, döner, mantı tabelaları, efendime söyleyeyim Türk doktorlar, “bayan eleman aranıyor” ilanları, tavla oynayan amcalar falan hepsi kol geziyor. Gezerken bir yandan da aslında ne kadar kapalı bir toplum olabildiğimizi anlıyor, “ulan insanlar bir kelime bile Almanca öğrenmeden nasıl yıllarca Almanya’da” yaşıyor sorusunun cevabını kendi kendinize çözüveriyorsunuz. Biz bu bölgeyi Kabus Kerim ile birlikte keşfetme fırsatı bulduğumuz için ayrıca şanslıyız. Çünkü kendisi Nürnberg’e ailesinin yanında geldiği ilk yıllarda burada yaşamış ve büyümüş, dolayısıyla bölgeyi son derece iyi biliyor. Kendisinin ilkokulu, ilk yaşadığı ev falan hepsi bu civarda. Öğrendiğimize göre hipsterların bu civara akın etmesi, bölgede yeni yeni açılan kafeler, restoranlar bu civarda yaşayan göçmen halkı pek de mutlu etmiyor, çünkü kiraların artmasına, bölgenin pahalanmasına sebep oluyorlar. Ancak tabii ki bu bölgenin değişimine engel olamıyor ve civarda Türkçe konuşan onlarca insanın yanından geçip giderken kendi kendinize acayip bir sorgulama içine giriyorsunuz. Neticede bu bölgeyi ve değişimi gözlemlemek için mutlaka buralara gitmek gerekir diye düşünüyoruz. Özellikle gittiğiniz şehri farklı özellikleri ile tanımayı, sosyolojik tespitler peşinde koşmayı seviyorsanız burada geçireceğiniz birkaç saat kesinlikle hoşunuza gidecektir.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF3952.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7503" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF3952.jpg" alt="Nürnberg Gezi Rehberi" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF3952.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF3952-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/DSCF3952-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></strong></p>
<p><strong>Kısa Kısa…</strong></p>
<p><strong>*</strong>Hemen lokal bir bilgiyle gelelim, <strong>Adlerstrasse 4’te </strong>yer alan <strong>Adlerparhaus</strong> adlı otoparkın 7. katına çıkacak olursanız, tepeden sizi süper bir Nürnberg manzarası bekliyor. Bizce şehrin gece de gündüz de en güzel manzarası buradan, kaçırmayın. Merak etmeyin, o tepeye çıkmak sorun değil, zaten otopark alanı olduğu için “ne işiniz var ulan burada dunkoflar” falan diyen çıkmaz.</p>
<p>*<strong>Lorenzer Platz’da</strong> yer alan <strong>Lorenzenkirche</strong>’yi es geçmeyin, burası da mimari açıdan müthiş bir kilise. Hani mimariden hiçbir şey anlamayana bile “abi bak bu gotik galiba ya” dedirtecek kadar gotik bir mimarisi var. Ayrıca Christmas dönemi Lorenzer Platz ve civarı da gayet aktif oluyor ve oradaki stantlar daha boş olabiliyor, çok açsanız buradan sosisinizi kapar, öyle kalabalığa karışırsınız. Sinsilik in da hausss!</p>
<p>*<strong> Hospital of The Holy Spirit’in </strong>harika binasını en azından dışarıdan görmeden geçmeyin. Burası bir zamanların en büyük hastane/bakımevlerindenmiş ancak günümüzde bir restoran olarak kullanılıyor. Özellikle fotoğraf meraklısıysanız kaçırmayın. Spitalgasse 16’da yer alıyor, ama en güzel görüntüsü karşısındaki köprüden.</p>
<p>*Eğer ilginizi çekiyorsa <strong>Spielzeugmuseum</strong>, yani Oyuncak Müzesi’ne uğrayabilirsiniz. Nürnberg bu konuda bayağı ünlü.</p>
<p>*Eğer acayip bir tura çıkmak isterseniz eski yer altı hapishanelerini gezebildiğiniz bir <strong>Medieval Dungeons</strong> turu var. Biz katılmaya vakit bulamadık ama ilgimizi çekmişti. Rathausplatz 2’ye gidip önceden ayarlamanızı gerektiriyor, aklınızda bulunsun.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2016/12/19/nurnberg-gezi-rehberi/">Nürnberg Gezi Rehberi: Alem Noel Pazarı Görsün!</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2016/12/19/nurnberg-gezi-rehberi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>4</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Alternatif Berlin Gezi Rehberi: Almanlar Eğlenince Biz de Eğlenmiş Sayıldık</title>
		<link>https://oitheblog.com/2016/03/18/alternatif-berlin-gezi-rehberi/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2016/03/18/alternatif-berlin-gezi-rehberi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 17 Mar 2016 23:54:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ALMANYA]]></category>
		<category><![CDATA[BERLİN]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya Gezi Notları]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya'da Gezilecek Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya'da Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Alternatif Berlin Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin Barları]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin Gece Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin Gezi Notları]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin Gezisi Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin Kreuzberg]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin Neukölln Bölgesi]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin Notları]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin Yeme İçme Notları]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin Yeme İçme Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin'da Gezilecek Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[berlin'de yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin'in En İyi Restoranları]]></category>
		<category><![CDATA[Kreuzberg Bölgesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=5912</guid>

					<description><![CDATA[<p>Berlin’i çok seven, sevmeyenleri uyaran, uyarmamıza rağmen sevmeyenleri dışlayan bir ekip olarak izninizle iddialı bir açıklama ile giriş yapmak istiyoruz:...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2016/03/18/alternatif-berlin-gezi-rehberi/">Alternatif Berlin Gezi Rehberi: Almanlar Eğlenince Biz de Eğlenmiş Sayıldık</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7937.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5896" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7937.jpg" alt="Berlin Gezi Rehberi" width="638" height="425" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7937.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7937-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7937-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7937-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a><br />
Berlin’i çok seven, sevmeyenleri uyaran, uyarmamıza rağmen sevmeyenleri dışlayan bir ekip olarak izninizle iddialı bir açıklama ile giriş yapmak istiyoruz: Berlin güzel bir şehir değil. Hiç boşuna kızmayın, görsel açıdan adamı çıldırma noktasına getirecek bir sürü Avrupa şehri varken Berlin’e güzel demek gerçekten anlamsız olur. Tabii ki istisnalar, bazı muhteşem olan versiyonları hariç tüm duvarlar karalanmış durumda, çoğu mevsimi kasvetli ve açıkçası beton yığınları resmen üstünüze üstünüze geliyor. Fakat bu Berlin’i çok sevmeye, bağrınıza basmaya engel mi? Asla! Berlin’in bir ruhu var, Berlin’in bir karakteri var, Berlin soru sormaz, Berlin sorgulamaz, Berlin sizi anlar, siz Berlin’i anlamazsınız ama anlamaya çalışırken bayağı keyif alır, kendisiyle ilişki durumunuzu “it’s complicated” olarak belirler ama kendisinden bir türlü kopamazsınız. Berlin, sizin bittiğine üzülmenize engel olamadığınız eğlenceli ama kırıcı ilişkiniz, arkasından “biz onunla çok eğleniyorduk ama iyi bir insan değildi sanırım” diye düşündüğünüz arkadaşınız gibidir. Berlin sizi asla terk etmez, kafanızda bir yerde durmaya devam eder, arada bir hatırlayıp özlersiniz ve en önemlisi elinizde olsa hemen geri dönersiniz. Hal böyle olunca, bunca alternatifin, bunca çeşitliliğin ve bu denli canlı bir hayatın olduğu şehir için alternatif bir Berlin gezi rehberi yazmadan geçmek olmazdı! Gelin bakın, şehri biraz daha seveceğinizin garantisini veriyoruz.</p>
<p><strong>***Başlamadan gelen önemli not: </strong>Bu gezinin ardından 2 kez daha Berlin&#8217;e gittik ve tabii ki yeni rehberler hazırladık, dolayısıyla <a href="https://oitheblog.com/category/almanya/berlin/" target="_blank" rel="noopener"><strong>şuradaki en güncel Berlin rehberlerimize de mutlaka bakmanızı öneririz.</strong></a> Berlin gezimizi direkt izlemek isterseniz o zaman sizi <strong><a href="https://www.instagram.com/oitheblog/" target="_blank" rel="noopener">Instagram&#8217;daki</a> sabit Berlin hikayelerimize bekliyoruz, birkaç farklı sabit story var, gözden kaçmasın</strong><strong>. </strong></p>
<p>*Başlamadan gelen son not, <strong>yurt dışında internet kullanımı</strong> için bir e-sim uygulaması olan <strong><a href="https://airalo.pxf.io/3evb7M" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Airalo’yu</a></strong> önerebiliriz, bize sık sık sorulan bir konu olduğu için söz etmeden geçmek istemedik. Biz böyle bir gelişme olduğundan beri neredeyse tüm gezilerimizde bu yöntemle internete erişim sağlıyoruz. Operatörlerin paket ücretlerinden çok daha makul bir fiyata denk geliyor ve ne kadar süre, ne kadar kullanıma ihtiyaç duyacağınıza göre istediğiniz paketi seçebiliyorsunuz. Uygulama ve fiyatlara göz atmak isterseniz <strong><a href="https://airalo.pxf.io/3evb7M" target="_blank" rel="noreferrer noopener">şuraya tık tık.</a></strong></p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_8071.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5909" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_8071.jpg" alt="Berlin Gezi Rehberi" width="638" height="425" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_8071.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_8071-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_8071-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_8071-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a><br />
Berlin’de Nereyi Gezelim Görelim?</strong></h5>
<p><a href="http://oitheblog.com/2013/10/24/berlin-gezilecek-yerler/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Berlin gezi rehberi</a> yazımızda da anlattığımız üzere bu şehirde gezip görecek yer çok. Ancak bizce işin asıl kısmı turistlik görevlerinizi yerine getirip ana yerleri ziyaret ettikten sonra başlıyor. Berlin tam anlamıyla ruhu olan bir şehir olduğu için bu şehri tanımak yalnızca katedral görüp alışveriş caddesi gezmekten ibaret değil. (aslına bakarsanız bunu her şehir için söyleyebiliriz, orası ayrı mesele) Gerçekten arka sokaklarına dalmanız, “buraya kim gider ulan” dediğiniz yerlerine girip beklenmedik güzelliklerle karşılaşarak kendinizi şehrin ritmine kaptırmanız gerekiyor. Aşağıda anlatacağımız yerler çoğunlukla insanların Berlin’e ilk gidişlerinde koştur koştur gezdikleri yerler değil, ancak bizce çoğu o kategoriye eklenebilecek güzellikte. İkinci gidişinize mi saklarsınız yoksa bazılarını listenizin başına mı eklersiniz bilmiyoruz, biz önerilerimizi verip kararı size bırakalım.</p>
<p><strong>Konaklama konusu için <a href="https://oitheblog.com/2022/04/04/2022-berlin-gezisi-notlari/" target="_blank" rel="noopener">şuradaki daha güncel rehberimize</a> bakmanızı öneririz</strong>, o konuya bu rehberde girmiyoruz.</p>
<h5><strong><br />
Sammlung Hoffmann Sanat Koleksiyonu</strong></h5>
<p>Erika ve Roff Hoffmann’ın kişisel sanat koleksiyonundan oluşan Hoffman Sanat Koleksiyonu, şehirde gezebileceğiniz oldukça özel galerilerden biri. Roff Hoffmann maalesef hayatını kaybetmiş, ancak Bayan Hoffmann hala hayatta ve kendisiyle turunuz esnasında karşılaşıp tanışabilme şansınız da oluyor. Bayan Hoffmann demek bize de garip geliyor ama kendisini görseniz siz de öyle hitap edersiniz, pek havalı biri. Neyse. Burada gerçekleştireceğiniz turu kendi başınıza yapabilme imkanınız yok, rehberli turlara katılmak durumundasınız. Andy Warhol, Franz West gibi ünlü sanatçıların eserlerini görebilme imkanı tanıyan koleksiyonu bu işlere hakim biri ile gezmek tabii ki çok daha keyifli oluyor. Sadece girişteki kadının hiç durmadan gülümseyen ama aslında dolabında balta koleksiyonu olan bir psikopat olduğundan şüpheleniyoruz, ona dikkat edin. Bu arada içinde gezeceğiniz şahane bina aynı zamanda Erika Hanımcığımızım yaşam alanı olduğu için koleksiyonu gezerken ayağınıza saçma sapan bir şeyler takmanız da gerekiyor, yadırgamayınız. (bu cümlenin vurgusu oranın aynı zamanda bir ev olması)</p>
<p>-Adres: Sophienstrasse 21</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7879.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5891" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7879.jpg" alt="Berlin Gezi Rehberi" width="638" height="425" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7879.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7879-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7879-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7879-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a><br />
C/O Berlin</strong></h5>
<p>Fotoğraf odaklı sergileri gezmekten keyif alıyorsanız çok sevme garantisi verebileceğimiz galeriler kontenjanından C/O Berlin, Amerika Haus’un içinde yer alıyor. Gitmeden önce web sitelerinden özellikle dönemsel sergileri kontrol etmekte ve eserlerini göreceğiniz sanatçı ile ilgili ön bilgi edinmekte fayda var, gerçekten orijinal şeylere denk gelebiliyorsunuz. Eğer rehberli turla ilgileniyorsanız Cumartesi ve Pazar günleri mevcut, ancak sanıyoruz yalnızca Almanca olarak gerçekleştiriliyor ki gördüğünüz gibi ön bilgi edinip gitmek bu noktada daha da anlam kazanıyor.</p>
<p>-Adres: Hardenbergstrasse 22-24</p>
<p>-Her gün 11:00 – 20:00 arası açık</p>
<h5><strong><br />
Topography of Terror</strong></h5>
<p>Berlin ve yakın tarih inanılmaz iç içe olduğu için daha alternatif bir geziye giriştiğinizde bile 2. Dünya Savaşı bağlantılı konulara kontrolsüzce sürükleniyorsunuz. Topography of Terror, 1933-1945 yılları arasında Nazi subayları tarafından ana merkez olarak kullanılmış bir bina ve çevresinde yer alan bir tarih müzesi. Sürecin nasıl geliştiğine, partinin nasıl örgütlendiğine, ne şekilde ilerlediklerine dair birçok bilgi edinebiliyor ve insanoğlundan bir kez daha tiksiniyorsunuz. Aynı zamanda Berlin Duvarı’ndan kalıntılar görebilmeniz de mümkün. Müzenin girişi ücretsiz. Evet inanılmaz moral bozan ve adama dünya düzenini 1000 kez daha sorgulatan bir müze, ancak bizce kesinlikle ziyaret edilmeli.</p>
<p>-Adres: Niederkirchnerstrasse 8</p>
<h5><strong><br />
Berlinische Galerie – Museum of Modern Art</strong></h5>
<p>Berlin gibi bir şehirde modern sanat odaklı bir müze olmaması resmen ayıp olurdu. Zaten şehirde belli bir saatten sonra gördüğünüz manzaraları alıp bir mekanın içine yerleştirseniz ve başına da birkaç inceleyen insan koysanız çok yüksek ihtimalle “performans sanatı” olarak adlandırılırdı. Berlinische Galerie, henüz haberdar olmadığınız ancak tanışmaktan mutluluk duyacağınız yeni Alman sanatçılar keşfetmek için tam bir nokta atışı. Bu arada ana sergi ile birlikte <a href="http://www.berlinischegalerie.de/en/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şuradan</a> dönemsel sergilere de göz atmayı unutmayın deriz, güzel işlere denk gelebiliyorsunuz.</p>
<p>-Adres: Alte Jakobstrasse 124-128</p>
<p>-10:00-18:00 arası açık, Salı kapalı, giriş 8 Euro.</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7832.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5888" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7832.jpg" alt="Kreuzberg Berlin" width="638" height="425" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7832.jpg 3819w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7832-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7832-1024x682.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7832-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a><br />
Kreuzberg Bölgesi</strong></h5>
<p>Berlin’e farklı dönemlerde ayak basmış kişilere “Kreuzberg nasıl bir yer?” sorusunu soracak olsanız her birinden farklı cevap alırsınız. Birkaç sene önce Kreuzberg’e yolu düşmüş biri size “Küçük İstanbul” tanımlamasıyla gelebilir, Almanca tek bir tabela bile göremeyeceğiniz ya da sokakta çekirdek çitleyen ya da aşağı “BERAAAT YEMEK HAZIIIR” diye bağıran Türk kökenine %100 bağlı kalmış teyze ve amcalardan bol bir şey olmadığını söyleyebilir. Yakın zamanda gitmiş biri ise size son derece kozmopolit, gece hayatının yoğunlaştığı, 3. dalga kahveciler ve yeni yeni mekanların etrafı sardığı bir ortamdan bahsedebilir. Hangisi doğru diye soracak olursanız ikisi de baştan aşağı doğru efendim! Kreuzberg bu dönem itibarıyla inanılmaz popüler, inanılmaz canlı. Ancak aynı zamanda şehrin Türk popülasyonunun en yoğun olduğu bölümü. Bar, yanında cami, yanında dönerci, yanında burgerci, yanında kahveci şeklinde yan yana dizilmiş birbiriyle konsept olarak müthiş alakasız birçok mekanı görünce siz de ne demek istediğimizi tam olarak anlayacaksınız. Zaten dev “Kreuzberg Merkezi”  yazısını gördüğünüzde sizin için de işler iyice netleşecek. Sonuç olarak burası Berlin’de alternatif bir gezi gerçekleştirmek istediğiniz takdirde en çok vakit geçireceğiniz bölgelerden biri olacak ve eminiz ki siz de bizim gibi bu acayip karmaşaya anlamlandıramadığınız bir hayranlık duyacaksınız. Zaten yazdığımız mekan önerilerinin birçoğu da Kreuzberg ve civarında yer alıyor.</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7989.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5903" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7989.jpg" alt="Berlin" width="638" height="425" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7989.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7989-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7989-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7989-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a><br />
Neukölln Bölgesi</strong></h5>
<p>Neukölln de aslında teknik olarak Kreuzberg’in bir başka versiyonu. Yalnızca Kreuzberg kadar hızlı bir değişim yaşamadığı için bir tık daha az popüler olduğunu söyleyebiliriz. (güncel rehberlerimize bakmanızın bu noktada faydası olacaktır, çünkü durum değişti gibi) Fakat burası da tıpkı Kreuzberg gibi Türklerin yoğun olduğu, gece hayatının yoğunlaşmaya başladığı, hipsterların akın akın saldırdığı bir bölgeye dönüşmeye başladı bile. Zaten buraları keşfetmek isteseniz de istemeseniz de, şehir sizi resmen buralara doğru itiyor, dolayısıyla gerçek Berlin’i tanımak istiyorsanız göçmenler ve lokallerin birbirine karıştığı ve en önemlisi hiç kimsenin birbirinden rahatsızlık duymadığı Neukölln’e elbet ayak basacaksınız. Keyfini çıkarın, yeni bir şeyler oluyorsa bize de haber edin.</p>
<h5><strong><br />
Prenzlauer Berg </strong></h5>
<p>Burası da aynı Kreuzberg ve Neukölln gibi son yıllarda oldukça popüler bir bölge haline gelmiş durumda. Aslında ilk bakışta oldukça sakin, günün ortasında en aktif olması gereken saatlerde bile sokakta fazla insanla karşılaşamayacağınız bu bölgede Berlin’in en popüler kahvecilerinden, barlarına, sanat galerine kadar birçok mekan bulmak mümkün. Bu bölgeyle ilgili şöyle de tuhaf bir bilgi edindik. Aşağıda size önerdiğimiz Bonanza Coffee’de otururken karşılaştığımız bebek sayısının anormal derecede fazla olduğunu tespit ettik. Bunun sebebi de bölgenin, Berlin’deki en genç kesimin en yoğun olduğu yer olmasıymış.</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7898.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5893" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7898.jpg" alt="Berlin Coffee House" width="638" height="425" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7898.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7898-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7898-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7898-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a><br />
Berlin’de En İyi Kahveyi Nerede İçelim?</strong></h5>
<p>Berlinliler kahve meselesini ciddiye alıyor. Hipster’ı bol şehir olduğundan mıdır bilinmez, ortalık 3. dalga kahveciden geçilmiyor, acayip çok seçenek var. Bu sebeple birkaç gününüz varsa ve siz de bizim gibi iyi kahve arayışına giriyor, hatta yine bizim gibi evinizde öğütmek için de kahve alıyorsanız, gün içinde birkaç farklı kahveci denemeye kalkışabilirsiniz. Biz orada bulunduğumuz günler boyunca manyaklar gibi kahve tüketerek en iyileri tespit ettik, diğerlerini hiç karıştırmadan aşağıdaki kahvecilere yönelebilirsiniz.</p>
<p><strong>The Barn: </strong>Berlin’deki kahvecilerin kralı diyebiliriz. Zaten birçok mekanda bu mekanın kahvesinin kullanıldığını da göreceksiniz. Buradan eve kahve alabileceğiniz gibi tatlı ihtiyacınızı da giderebilirsiniz. Biz Lizbon’un bize en güzel hediyesi olan Pasteis de Nata’yı burada görünce bayağı sevinmiştik ama o konuda kahvede olduğu kadar başarılı olduklarını söyleyemeyeceğiz. (<em>Auguststrasse 58</em>)</p>
<p><strong>Companion Coffee:  </strong>Aşağıda daha detaylıca bahsedeceğimiz Voo Store’un içinde yer alan Companion Coffee’nin kahveleri Ruanda’dan geliyor, kavrulma işlemi Macaristan’da gerçekleşiyor, satışı ise Companion Coffee’de. Süreci enteresan ama sonucu şahane. Tanısanız seversiniz. (<em>Oranienstrasse 24</em>)</p>
<p><strong>Five Elephant: </strong>Yine hem kaliteli kahve alabileceğiniz, hem bir şeyler atıştırabileceğiniz kahve odaklı bir hipster yuvası. Dev palto ve salaş bere takmayanı içeri almıyorlar desek yeridir. Ayrıca Philly Cheesecake’leri de şehir çapında nam salmış ama biz bir türlü neden beğendiklerini anlayamadık, basbayağı kötüydü. Olsun, konumuz kahve, gidiniz, içiniz! (<em>Reichenberger Strasse 101</em>)</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7945.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5900" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7945.jpg" alt="Oslo Kaffeebar" width="637" height="424" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7945.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7945-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7945-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7945-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 637px) 100vw, 637px" /></a><br />
Bonanza Coffee: </strong>Bize kalırsa The Barn ile birlikte evinize kahve alabileceğiniz en başarılı kahvecilerden. Ayrıca içinde türlü türlü acayip ilgi çekici dergi ve güzel havada çok keyifli olabilecek geniş bir dış mekanı olduğu için ayrıca sevilesi. Uzun zamanınız varsa dergilere ve kahveye abanıp saatlerinizi geçirebilirsiniz. (<em>Oderberger Strasse 35</em>)</p>
<p><strong>Oslo Kaffebar: </strong>Adından da anlayabileceğiniz üzere İskandinav kökenli olan Oslo Kaffe bar, hem kaliteli kahveye odaklanan, hem bayağı lezzetli tatlılar yapan hem de içindeki küçük alanda dönemsel sergiler gerçekleştiren sevimli bir mekan. Hem kendi kahvelerini hem de the Barn’ın kahvelerini satıyorlar. (<em>Eichendorffstrasse 13</em>)</p>
<p><strong>Silo Coffee: </strong>Silo Coffee yalnızca kahve odaklı bir mekan değil, aynı zamanda kahvaltı için de gidebileceğiniz bir yer. Bu sebeple özellikle hafta sonu bayağı kalabalık olduğu için sıra beklemek durumunda da kalabilirsiniz. Kahve konusunda gayet başarılılar, ancak hafta sonu her konuda gecikme problemi yaşadıkları için kahvenizi almak bile bi’ 10 dakika kadar sürebiliyor. En azından dış mekanda oturabilme şansı tanıdığı için asla üşümeyen sigara içici Türkler olarak o şekilde yer bulabilirsiniz. (<em>Gabriel Max Strasse 4</em>)</p>
<p><strong>*</strong>Deneyemediğimiz ve aklımızda kalan 3 mekanı da şuraya bırakalım, bizim yerimize siz deneyip bize de haber edersiniz; <strong>Godshot Coffee</strong>, <strong>No Fire No Glory, CK Coffee</strong>.</p>
<p>*Kahveciler çoğunlukla en geç 19:00’da kapanıyor, burası Berlin, ya akşam içki içeceksiniz, ya da komple dışarı çıkmayacaksınız dayatmasına hoşgeldiniz, yapacak bir şey yok. (ya da Bacanaklar 2 Aile Salonu’nda mangala gidebilirsiniz tabii) En azından çoğu Pazar günleri açık. Buna da şükür.</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7874.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5890" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7874.jpg" alt="California Breakfast Slam" width="638" height="418" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7874.jpg 3837w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7874-300x197.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7874-1024x671.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7874-210x138.jpg 210w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a><br />
Berlin’de Nerede Kahvaltı Yapalım?</strong></h5>
<p>Berlin’de hızlı bir kahvaltı için de, yayıla yayıla brunch yapmak için de seçenek çok. Özellikle hafta sonu kahvaltısını uzun uzun yapmak burada da bir âdete dönüştüğü için güzel kahvaltı yapabileceğiniz mekanlar çoğunlukla uzun uzun kuyruklar anlamına da geliyor. Fakat korkmayın, çünkü bazı mekanlar insanların çok beklemesinin önüne geçebilmek için hafta sonu kahvaltı saatlerinde internet bağlantısını kapatmak, laptop kullanılmasına izin vermemek gibi gaddarca önlemler bile almışlar. Aralarında menüye “buraya bir şeyler yemeye geliyorsunuz, bilgisayarınızı önünüze açıp saatlerce oturmasanıza ulan” diye çemkiren yazılar ekleyenleri bile var. Ayrıca en azından aşağıda bahsedeceğimiz mekanların kahvaltı için rezervasyon almadığını da ekleyelim. Biraz beklemeyi göze almanız gerekecek, ama en azından Pazar günü boğazda kahvaltıya gidip 45 dakika sıra beklemiş gibi de hissetmeyeceksiniz.</p>
<p><strong>House of Small Wonder: </strong>Dekorasyonu ile bizi kendine aşık etmiş mekanlar kontenjanından listemize giriş yapan House of Small Wonder, internette bir araştırmaya giriştiğiniz takdirde “Japon restoranı” olarak karşınıza çıkabilir. Evet, Japon restoranı sayılabilir, ancak hem görsel açıdan hem de menü olarak öyle beklediğiniz gibi çıkmayacağı kesin. Kahvaltı konusunda çok geniş bir menü sunmamalarına rağmen yaptıkları her şeyi çok iyi yaptıkları için burayı kesinlikle listeye ekleyebilirsiniz. (<em>Johannisstrasse 20</em>)</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_8187.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5884" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_8187.jpg" alt="House of Small Wonder Berlin" width="642" height="427" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_8187.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_8187-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_8187-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_8187-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 642px) 100vw, 642px" /></a><br />
California Breakfast Slam: </strong>Öküzullah gibi bir kahvaltı yapmak, brunch tarihine adınızı altın harflerle yazdırmak isterseniz Cabslam sizin mekanınız. Burada öyle çok yedik, öyle sapıttık ki, kalkarken kendimizden utandık, adeta “walk of shame” yaptık diyebiliriz. Yalnız başından uyaralım, mekan aşırı hipster, etrafta boş kutular duruyor, sandalye ve masalar 80’lerdeki düğün salonları gibi ve ortam size “ulan birinin garajına gizlice mekan mı açmış bunlar?” dedirtecek tatta. Zaten buraya giderken bir yanlış yere gelmişsiniz hissi de olacaktır. Şayet o his gelirse büyük ihtimal doğru yerdesiniz. Merak etmeyin, seveceksiniz. Masaya bir şey düşürürseniz yemeyin yeter. (<em>Innstrasse 27)</em></p>
<p><strong>Future Breakfast: </strong>Future Breakfast son derece ulvi görevi olan bir konsept. Çünkü bunu üreten kişi şöyle düşünmüş: Gece içki içiyorum, sabah pert bir halde uyanıyorum ve sabah hak ettiğimi yiyemiyorum! Acaba hang over ve ötesi bir sabaha uyandığımda ne yesem mutlu olurdum? Bu müthiş arkadaş, bu mantıktan yola çıkarak belirli aralıklarla yer değiştiren bir “kahvaltı karavanı” oluşturmuş. Evet güzel şeyler yapıyorlar ve evet bizce yapmak istediği şeyi büyük ölçüde başarmış. Karavan olmasının bir getirisi olarak burayı denemeden önce hangi mekanın içinde ya da hangi bölgede olduklarını <a href="http://www.thefuturebreakfast.com/whereweare.html" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şuradan</a> kontrol etmekte fayda var.</p>
<p><strong>Distrikt Coffee: </strong>Hem kahvaltı yapabileceğiniz, hem güzel, özellikli kahveler içebileceğiniz mekanları seviyorsanız Distrikt Coffee’yi mutlaka seversiniz. Pancake, çırpılmış yumurta, eggs benedict gibi birçoğumuzun doyurucu kahvaltı arayışına yanıt verecek seçenekler sunan mekan, sessiz, sakin, sevilesi bir yer. Üstelik güne erken başlama kararı aldığınız günlerde imdadınıza yetişebilir, çünkü 8:30’da açılıyor. (<em>Bergstrasse 47</em>)</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7819.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5886" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7819.jpg" alt="Mustafa's Gemüse Kebab" width="638" height="425" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7819.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7819-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7819-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7819-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a><br />
Berlin’de Öğlen ve Akşam Ne Yiyelim?</strong></h5>
<p>Berlin bu konuda her telden çalıyor diyebiliriz çünkü son derece kozmopolit bir şehir olduğu, dünyanın her yerinden göç aldığı için herkes kendi mutfağını bu şehre taşımış ve yerlisi de her mutfağı adeta bağrına basmış. Türk mutfağı tabii ki Türk popülasyonu sebebiyle başı çekiyor. Ancak Vietnam, Kore, Japon, Meksika, İtalyan şeklinde uzayıp giden bir liste mevcut desek de abartmış olmayız. Biz kişisel olarak pek de Alman mutfağı hayranı sayılmayacağımız için tercihlerimizi çoğunlukla daha farklı tatlardan (ve kontrolü kaybedip dönerden) yana kullandık ve tabii ki bu konuda da size bir liste çıkarmayı ihmal etmedik. Daha çok vaktimiz olsa eminiz daha çok seçenek de çıkarabilirdik, zira iyi bir araştırma sürecine girince Berlin yemek konusunda cennet gibi &lt;3</p>
<p><strong>Tommi’s Burger Joint: “</strong>Küçük burgercinin verdiği güven” diye bir şey olduğunun farkında mısınız? Sanki mekan ne kadar küçük olursa hamburgerleri de o denli güzel olurmuş gibi geliyor. Şayet bu tezimizi mantıklı bulmadıysanız bile, Tommi’s Burger Joint’ten sonra fikriniz değişebilir. Burgerleri çok lezzetli, patates kızartmaları çok iyi, sırası bol, müşterisi çok, ama değer mi, değer! (<em>Invaliden Strasse 160</em>)</p>
<p><strong>Kimchi Princess: </strong>Yaşasın Berlin’deki dünya mutfağı çeşitliliği! Eğer değişik şeyler denemeyi seviyorsanız bir öğün hakkınızı Kimci Princess’ten yana kullanabilirsiniz. Burası çok sevilen bir Kore restoranı. “Korean Barbecue” denemeniz için oldukça iyi bir seçenek. Ayrıca ortaya dim sum vb. atıştırmalıklar da söyleyebilirsiniz. Bir de unutmadan, kokteylleri o kadar güzel ki, yazarken bile ağzımız sulandı sapıttık, mutlaka deneyin. (<em>Skalitzer Strasse 35</em>)</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7942.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5897" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7942.jpg" alt="Tommi’s Burger Joint" width="638" height="425" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7942.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7942-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7942-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7942-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a><br />
Maria Bonita: </strong>Bu sefer Berlin’den Meksika’ya uzanıyoruz. Taco sever misiniz? Tabii ki seversiniz. O zaman akşam atıştırmalığı ya da öğlen yemeği için Maria Bonita’ya uğruyor, taco, burrito, quesedilla artık allah ne verdiyse sipariş veriyor, yanına da Margarita’nızı çakıyorsunuz, mutluluğunuz daim oluyor. Long live Mexican food! (<em>Danzigerstrasse 33)</em></p>
<p><strong>Crackers: </strong>Başından söyleyelim, Cracker’a biraz ayarız. Berlin’deki “gizli mekan” konseptinin ekmeğini yiyerek biraz gereksiz yüksek fiyat çekiyorlar gibi geliyor. Mekan güzel mi? Güzel. Ancak yemekleri kesinlikle o kadar abartı fiyatların karşılığını vermiyor. Kötü olduğunu söyleyemeyeceğiz, ancak ortalama olduğunu söyleyebiliriz. Yine de denenmeyecek gibi değil tabii ki. (<em>Friedrichstrasse 135)</em></p>
<p><strong>Kaffemitte: </strong>Öğlen yemeğine fazla vakit ayırmak istemediğiniz hızlı bir alternatif arıyorsanız her kafede bulabileceğiniz klasik dünya mutfağı yemeklerini bir arada bulabileceğiniz, büyük ihtimalle lokasyonu sebebiyle her daim kalabalık olan bir mekan. Hızlı servis yapıyorlar ve denediğimiz hiçbir şey kötü değildi, mutlaka gidilmeli demiyoruz ama özellikle öğlen için iyi bir alternatif. (<em>Weinmeisterstrasse 9A)</em></p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7825.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5887" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7825.jpg" alt="Currywurst Berlin" width="639" height="426" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7825.jpg 3837w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7825-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7825-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7825-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 639px) 100vw, 639px" /></a><br />
Curry 36: </strong>Akşam atıştırmalığı arıyorsanız ve Berlin’in meşhur Currywurst’ünü denemeden dönmek istemiyorsanız Curry 36’yı deneyebilirsiniz. Lokaller arasında acayip popüler, özellikle gece bayağı bi’ kuyruk beklemenizi gerektirebilir ve açıkçası genel olarak Currywurst’un çok büyük bir olayı olduğunu düşünmediğimiz için öyle DEV övmenin alemi yok. Ancak yine de gece o halde her şeyin lezzetli geldiğini düşünerek uğrayabilirsiniz. Birçok Berlinliye göre currywurst konusunda en iyi mekanlardan biri olduğu için merakınızı gidermiş olursunuz. (<em>Mehringdamm 36)</em></p>
<p><strong>Mustafa’s Gemüse Kebab: </strong>“Ay yurtdışına çıkıp da döner mi yiyeceğim şekerimcilik” yapma meselesini bir kenara attıran dönerciler kralı Mustafa’s Gemüse Kebab’ı duymayani bilmeyen var mı? Siz dönercilere bok atadurun, biz sizin yerinize de yeriz. Evet biliyoruz, hiç de alternatif bir öneri değil, ancak o lezzeti bir kez daha deneyimledikten sonra ikinci kez kendisinden bahsetmeden edemedik. Sipariş vermesi de çok kolay oluyor, çünkü çalışan herkes Türk. ICH LIEBE DICH MUSTAFA ABİ. (<em>Mehringdamm 32</em>)</p>
<p><strong>Neue Heimat: </strong>Bu konseptin aynısından İstanbul’a da istiyoruz! Şehirde uzun süredir kullanılmayan eski büyük bir bina ve çevresini (biliyorsunuz Berlin’de bunu yapmaya bayılıyorlar) kullanıma geçirip sokak yemeği &amp; içki &amp; konser alanı triosunu bir araya getirerek acayip keyifli bir alan oluşturmuşlar ve haliyle Berlinliler de buraya bayılıyor. Yaz, kış hep aktif, ama yazın ekstra keyifli. Cuma ya da Cumartesi akşamlarınızdan birinde buraya kesinlikle uğrayın ve tok gitmeyin deriz. (<em>Revaler Strasse)</em></p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7972.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5902" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7972.jpg" alt="Neue Heimat Berlin" width="638" height="425" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7972.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7972-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7972-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7972-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a><br />
Berlin’de Gece Ne Yapalım?</strong></h5>
<p>Şurada size Berlin’in gece hayatının nasıl da herkese göre olmadığını, ne tür acayiplikler yaşandığını falan bayağı detaylıca anlatmıştık. O yüzden işin o kısımlarına burada hiç girmeyeceğiz. Sonra bize “BERGHAIN YOZMOMOŞLOR” diye söylenmeyin, onlar öbür yazıda. Biz burada daha sakin (sakin derken Berlin’e göre sakin) mekan önerileri vereceğiz. Kulüp öncesi önerileri olarak da adlandırabiliriz.</p>
<p><strong>Mein Haus Am See:</strong> Bu mekan son zamanlarda Berlin’in en popüler yerlerinden biri haline gelmiş. Kapıda uyuzluk yapıp almadıkları, yanında kız olmayanı dışladıkları falan gayet sık görülen bir durum. İçerisi aşırı kalabalık, aşırı kaotik ancak eğlenceli. Zaten bir taraf tribün tadında, bir tarafta ise evin salonundaymışçasına koltuklar dolu ve herkes iç içe oturuyor. Özetle deneyin, seversiniz. <em>(Torstrasse 125)</em></p>
<p><strong>Luzia: </strong>İşte bir diğer popülerliğinden kapısında yatılan mekan. Hafta içi akşamları bile pek kalabalık, pek seviliyor. Hem gerçekten kaliteli bir ortamı var, hem de güzel kokteyller yapıyorlar. İçeride sigara içilebildiği için uzun vadede gözleriniz falan akıyor ama eğer havanın güzel olduğu bir döneme denk gelirseniz kalabalık dışarılara da taşıyor. Güzel mekan, güzel insanlar, bizce gidilir. <em>(Oranienstrasse 34)</em></p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7951.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5901" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7951.jpg" alt="Mein Haus am See Berlin" width="638" height="425" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7951.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7951-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7951-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7951-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a><br />
Buck and Breck: </strong>Dünyanın en iyi 50 barı listesine girerek aşırı ilgi çeken bir mekan olan Buck and Breck’e girmek pek de kolay değil. Sebebi ise oldukça küçük bir mekan ve yoğun ilgi nedeniyle uzayıp giden bir bekleme listesine sahip olması. Dolayısıyla eğer buraya gidip dünyaca ünlü kokteyllerini denemek istiyorsanız mümkün olduğunca erken gidip adınızı listeye yazdırmanız gerekiyor. İşin kötüsü bu noktada da özellikle kalabalık bir grupsanız (ki 4 kişi bile burası için kalabalık sayılır) içeri girebileceğinizin garantisini veremiyorlar ve telefon numaranızı alıp saatler sonra gelebilirsiniz diye arayabiliyorlar. Bu arada, burası “gizli bar” konseptinde olduğu ve çok ilgi çekmekten hoşlanmadığı için kapısına kadar gidip de “nerede ulan bu bar” diyecek noktaya da gelebilirsiniz. Mekanı kapıdaki “closed” yazısından ve önünde duran koli/kasa yığınından tanıyabilirsiniz. <em>(Brunnenstrasse 177)</em></p>
<p><strong>Bar Beckett’s Kopf: </strong>Hazır gizli bar demişken en krallarından birini daha geçmeyelim. Sakin bir akşam geçirmek niyetindeyseniz, işini son derece ciddiye alan barmenlerin çalıştığı Beckett’s Kopf kesinlikle denemelik. İçeride size saatlerce anlatabilecekleri kadar özen gösterdikleri özellikli kokteyller hazırlıyorlar. İçeri kapıyı çalarak ve mekan sahibinin insafına kalarak giriyorsunuz, ki kendisi gayet sevimli birisi. Ardından şayet Almanca bilmiyorsanız size hiç triplere girmeden bütün menüyü detaylıca anlatıyorlar ve koltuklardan birine bayılarak keyfinize bakıyorsunuz. Pazar akşamı bu mekan için iyi bir alternatif olabilir. Mekanı bulmak için kapıdaki <strong>Samuel Beckett</strong> fotoğrafını gözünüze kestirmeniz gerekiyor. Girmek için beklemeniz gerekirse bir Godot’yu Beklerken temalı espri patlatarak entelektüelliğinizi kanıtlamak için harika dakikalar. (<em>Pappelallee 64</em>)</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7847.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5889" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7847.jpg" alt="Luzia Berlin" width="638" height="425" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7847.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7847-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7847-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7847-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a><br />
Klunkerkranich: </strong>Bu sefer gizli bar olarak geçmeyen, ama hakkında bir şey bilmiyorsanız bulmanın acayip sıkıntılı olduğu, hatta çoğu kişinin bulamayıp yolun yarısında pes ederek eğlenceyi kaçırdığı bir mekandan bahsedeceğiz. Klunkerkranich, Neukölln Arcaden Alışveriş Merkezi’nin tepesinde yer alıyor. “Tepesi” derken gerçekten tepesinden bahsediyoruz, öyle alışveriş merkezinin en üst katında olduğunu falan düşünmeyin. Burayı bulmak için yapmanız gereken şey, alışveriş merkezinin içine girip en üste, yani sinemanın olduğu kata çıktıktan sonra, yerdeki ve duvarlardaki mavi-sarı stickler’ları takip etmek. (Fotoğrafı aşağıda) Akabinde ya asansör aracılığıyla ya da otoparkın içinden tırmanarak binanın en tepe noktasına varacaksınız, ve karşınıza kocaman bir açık alana sahip olan tatlı bir bar çıkacak. Son derece salaş bir mekan. Ancak özellikle yazın ekstra keyifli olabileceği gibi, gün batımı saatinde gidecek olursanız Berlin’e şöyle bir uzaklardan bakıp keyfinize bakabilirsiniz. Bu arada 3€’luk bir giriş ücreti var. Seviyoruz seni be Berlin’ciğim, bak böyle anlatınca bi’ özledik. (<em>Karl Marx Strasse 66)</em></p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7867.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5926" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7867.jpg" alt="Berlin Gece Hayatı" width="639" height="426" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7867.jpg 3789w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7867-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7867-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7867-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 639px) 100vw, 639px" /></a><br />
Nathanja &amp; Heinrich: </strong>Tamam gizli dedik, yok kapıya isim yazmalı dedik, yok zil çalmalı, tepeye tırmanmalı dedik, ama tabii ki normal insan gibi gidip girebildiğiniz yerler de yok değil. Burası size uzaktan baktığınızda rastgele bir mahalle barı gibi görünebilir, ancak aslında oldukça tatlı ve samimi bir mekan. Lokaller arasında çok popüler olduğu için genellikle oturacak yer bulma ihtimaliniz pek yüksek olmuyor, ancak ayakta takılıp aniden onunla bununla sohbete karışmak da gayet keyifli oluyor. Yine kulüp öncesi barı olarak ya da muhabbet etmeye çıktığınız bir akşam için alternatif olarak değerlendirebilirsiniz. <em>(Weichselstrasse 44)</em></p>
<p><strong>Neue Odessa Bar: </strong>Berlin’de en “normal” kitleye denk geldiğimiz ama onda da aşırı manyakça bir kalabalık nedeniyle kendi eksenimizde bile dönemeden sıkış tıkış zaman geçirdiğimiz Neue Odessa Bar duyduğumuz kadarıyla “kibirli” çalışanları ile nam salmış, zira birçok kişiyi içeri almamalarıyla ünlüler, özellikle de erkek erkeğe gittiyseniz. Gözümüzün önünde de birçok kişi içeri alınmadığı için bu durumu doğrulayabiliriz. Ancak bu uyuzluklarına rağmen içeri girdiğinizde eğer kalabalıkla boğuşacak gücünüz varsa burayı seveceğinize eminiz. Sadece bildiğiniz Berlin mekanlarından biraz daha farklı diyelim. Normalde öyle övgüler dizmeyeceğiniz bir yer olmasına rağmen Berlin için düzeyi biraz fazla yüksek mi desek, nasıl tarif etsek biz de tam bilemedik. (<em>Torstrasse 89</em>)</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_8069.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5908" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_8069.jpg" alt="Berlin Almanya" width="638" height="425" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_8069.jpg 3809w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_8069-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_8069-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_8069-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a><br />
Tausend Bar: </strong>Son gizli kapımıza geldik. Bi’ kere baştan söyleyelim biz burayı pek de sevmedik. Neden? Çünkü bizce kesinlikle belirli bir noktadan sonra Berlin’in ruhunu yansıtmıyor. Belirli bir noktadan sonra diyoruz, çünkü giriş kısmına kadar işler aslında tam Berlin’e uygun ilerliyor. Bir köprünün altında, ardından sofistike sayılabilecek bir kulübün çıkacağını asla tahmin edemeyeceğiniz bir kapıdan geçmeniz gerekiyor, ki mekandan haberdar değilseniz buranın bir kulüp olduğu aklınızın ucundan bile geçmez! Yine kapıyı çalmanız gerekiyor ve sonra içeri alınıp alınmayacağınız da bir muamma. Ancak yine de bu süreçten sonrası işler biraz değişiyor. Berlin gece hayatı dediniz mi kafanızda oluşan şey bambaşka bir şey, Tausend’da karşınıza çıkan ise bambaşka. Müzikler o gece çıkan DJ’e göre değişse de ortamdan yola çıkarak pek kayda değer bir şey denk geleceğini de sanmıyoruz. Yine de konsept ilginizi çektiyse bi’ deneyebilirsiniz tabii. (<em>Schiffbauerdamm 11</em>)</p>
<p>Siz gitmeden hatırlatalım, <a href="https://oitheblog.com/2022/04/04/2022-berlin-gezisi-notlari/" target="_blank" rel="noopener"><strong>şurada daha da güncel bir Berlin rehberi var. </strong></a></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2016/03/18/alternatif-berlin-gezi-rehberi/">Alternatif Berlin Gezi Rehberi: Almanlar Eğlenince Biz de Eğlenmiş Sayıldık</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2016/03/18/alternatif-berlin-gezi-rehberi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>6</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Berlin Gezilecek Yerler: Bir Turistin Güncesi</title>
		<link>https://oitheblog.com/2013/10/24/berlin-gezilecek-yerler/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2013/10/24/berlin-gezilecek-yerler/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 23 Oct 2013 23:28:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ALMANYA]]></category>
		<category><![CDATA[BERLİN]]></category>
		<category><![CDATA[almanya başkenti]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya Gezi Blogu]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya Gezi Notları]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[almanya gezilecek yerler]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin Bölgeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin Duvarı]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin Gece Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin Gezi Blogu]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin Gezi Notları]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin Gezilecek Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[berlin konaklama]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin Mitte]]></category>
		<category><![CDATA[berlin müze adası]]></category>
		<category><![CDATA[berlin müzeleri]]></category>
		<category><![CDATA[berlin sokak sanatı]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin Türk Bölgesi]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin Yeme İçme Notları]]></category>
		<category><![CDATA[berlin'de yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Brandenburger Tor]]></category>
		<category><![CDATA[Kreuzberg Bölgesi]]></category>
		<category><![CDATA[Reichstag]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=1143</guid>

					<description><![CDATA[<p>Başlamadan gelen işe yarar not: Bu yazının ardından Berlin&#8217;e 3-4 kez daha gitmemiz neticesinde daha güncel birçok rehber hazırladık, dolayısıyla...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2013/10/24/berlin-gezilecek-yerler/">Berlin Gezilecek Yerler: Bir Turistin Güncesi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Başlamadan gelen işe yarar not:</strong> Bu yazının ardından <strong>Berlin&#8217;e 3-4 kez daha gitmemiz neticesinde daha güncel birçok rehber hazırladık</strong>, dolayısıyla<a href="https://oitheblog.com/category/almanya/berlin/" target="_blank" rel="noopener"><strong> şuradaki Berlin rehberlerimize</strong></a> mutlaka göz atmanızı öneririz. Ayrıca <a href="https://www.instagram.com/oitheblog/" target="_blank" rel="noopener"><strong>Instagram profilimizde Berlin&#8217;e dair birçok içerik var</strong></a>, özellikle sabit Berlin storylerimizden gezilerimiz izleyerek şehir hakkında daha fazla fikir edinebilirsiniz.</p>
<p>Eğer Berlin ile ilgili diğer yazılarımıza göz atmış bulunduysanız, şehirle ilgili düşüncelerimizi aşağı yukarı biliyorsunuzdur. Berlin’in kasvetli bir yapıya sahip olmasından mıdır, tarihiyle ilgili andığımız olayların sarsıcı etkiler yaratmasından mıdır, burayı gözümüzle gördüklerimizden çok, kültürü, sanatı, mekanları ve farklı bir eğlence anlayışı olmasıyla benimsedik ve sevdik. Ancak bize kalırsa bir şehirde oranın yerlisi gibi davranmaya çalışmadan, sokakları keyfi dolaşıp alternatif mekan arayışına girmeden önce o şehri tarihiyle ve kültürüyle tanımak gerekir. Berlin’de de bu noktaya ulaşabilmek için öncelikle bir takım yerleri gezerek turistlik görevini yerine getirmeniz gerekiyor. Eğer turist kafasında değilseniz veya şehirde alternatif bir gezi yapacak da zamanınıza varsa, bu yazıyı alternatif Berlin rehberiyle birlikte okumanızda fayda var. Zira şehre ikinci kez ayak bastığımızda çok daha fazla yer keşfetme şansımız oldu. Lafı fazla eveleyip gevelemeyin dediğinizi duyar gibiyiz, karşınızda Berlin’de gezilecek yerler!</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/IMG_7784.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-6007" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/IMG_7784.jpg" alt="berlin gezilecek yerler" width="639" height="479" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/IMG_7784.jpg 3264w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/IMG_7784-300x225.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/IMG_7784-1024x768.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/IMG_7784-210x158.jpg 210w" sizes="(max-width: 639px) 100vw, 639px" /></a></p>
<p>Genel olarak gezeceğiniz yerlerin biletlerini tek tek sitelerinden girip almakla uğraşmamak, biletlerinizi tek bir yerden kontrol etmek isterseniz<strong><a href="https://www.getyourguide.com/berlin-l17/?partner_id=1ERWUG2&amp;utm_medium=online_publisher" target="_blank" rel="noreferrer noopener"> şu siteyi kullanabilirsiniz.</a></strong> Aynı zamanda bu sayfadan <strong>şehirde katılabileceğiniz rehberli turlara, bulunabileceğiniz farklı aktivitelere de göz atabilir ve yine aynı yerden bilet alabilirsiniz. </strong>Biz bazen varlığından bile haberdar olmadığımız aktiviteleri buradan bulduğumuz için gezilerimizden önce burada ne var ne yok mutlaka bi’ bakınıyoruz, <strong>ayrıca bazı biletleri sonradan iptal etme hakkı da sunduğu için faydalı olabiliyor</strong>, sizin de aklınızda bulunsun.</p>
<p>Gezilecek yerlerden ayrı ayrı bahsetmeden önce, Berlin’de çoğunlukla vakit geçireceğiniz bölgeleri kısaca tanıtalım istedik.</p>
<p>*<strong>Mitte</strong>: Burası özetle Berlin’in merkezi kabul edilen, turistik aktivitelerin yoğunlaştığı en büyük bölge. Bu civarda konaklamak turistik yerlere yakın olması sebebiyle mantıklı olabilir, ancak fiyatlar diğer yerlere kıyasla daha pahalı olabiliyor. Alışverişe odaklanacaksanız Mitte bu konuda çok fazla seçenek sunuyor. Restoranlar ve kafeler şehrin dört bir yanına dağılmış durumda ve burada da birçok seçenek bulmak mümkün. Ancak gece eğlenme peşindeyseniz son dönemlerde gece hayatı Kreuzberg taraflarına kaymış durumda, onu da belirtmekte fayda var.</p>
<p>*<strong>Charlottenburg: </strong>Adından da yola çıkabileceğiniz üzere Charlottenburg Sarayı’nın da bulunduğu bölge. Biz bu civarda Berlin’in ana alışveriş caddelerinden biri olan Kurfürstendamm dışında çok da vakit geçirmeye değer bir şey bulduğumuzu söyleyemeyeceğiz. Zaten bu caddeye gitmeyi planlıyorsanız civarında bulunan Kaiser Wilhelm Kilisesi (aşağıda detaylandıracağız), alternatif Berlin rehberimizde söz ettiğimiz C/O Gallery gibi yerler de Charlottenburg’da sayılabileceğinden aslında ucundan köşesinden bile olsa bu bölgeye ayak basmış olacaksınız.</p>
<p>*<strong>Kreuzberg</strong>: Burası Türkiye. Bayağı bildiğimiz tabelalar, parktan gelen çocuk sesleri, dönerciler, teyzeler, kafeler herkes her yer Türk. Ama son zamanlarda aynı zamanda bir hipster cenneti ve şehrin gelişmekte olan alternatif noktasına da dönüştüğü için burada yapacak birçok şey bulmanız da mümkün. Öyle “Ben zaten Türkiye’den geliyorum gitmem oraya” tribine girmeyin, gerçekten enteresan bir bölge.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7856.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-6014" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7856.jpg" alt="kreuzberg berlin" width="644" height="430" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7856.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7856-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7856-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7856-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 644px) 100vw, 644px" /></a></p>
<p><strong>*Friedrichshain: </strong>Burası aslında Kreuzberg bölgesiyle neredeyse iç içe olduğu için son yıllarda Kreuzberg-Friedrichsain olarak geçiyor. Friedrichsain de Kreuzberg gibi popüler gece mekanların, 3. dalga kahvecilerin ve restoranların bir arada olduğu bir bölge. (meşhur Berghain de burada) Ancak turistlerin en yoğunlaştığı kısımlardan biri tabii ki Berlin Duvarı. Burası Spree nehrinin diğer tarafında kalıyor ve eğer Kreuzberg tarafından geçecek olursanız, bölgenin meşhur Oberbaumbrücke köprüsü üzerinden geçebilirsiniz. Bu bölge aynı Kreuzberg gibi bolca sokak sanatı ile karşılaşabileceğiniz bir bölge. Sokak sanatı sizin de bizim kadar ilginizi çekiyorsa özellikle Neue Heimat civarında dolanmanızı öneririz.</p>
<p><strong>*Neukölln: </strong>Burası da aslında Kreuzberg’in bir başka versiyonu. Gece hayatının, popüler mekanların ve hipsterlerin yoğunlaştığı bir bölge. Bu civarda da Kreuzberg gibi Türk popülasyonu oldukça yoğun. Buranın Kreuzberg ve Prenzlauger Berg bölgelerine kıyasla biraz daha sakin olduğunu düşünebilirsiniz ama eminiz burası da ilerleyen dönemlerde oralar kadar popüler ve kalabalık bir hale gelecektir. Ne var ne yok merak ediyorsanız bu civar için verdiğimiz mekan önerilerine bir göz atabilirsiniz.</p>
<p>*<strong>Prenzlauer Berg</strong>: Burası da 3. Dalga kahveciler ve barlarıyla son zamanlarda popüler bir bölge haline gelmiş. Olur da civarında dolanırsanız sakinliği karşısında “ulan yanlış yere mi geldik” endişesi taşıyabilirsiniz. Zira bölge daha çok insanların yaşadığı bir bölge olarak tanınıyor. Alternatif rehberimizde bu bölgede gidebileceğiniz bolca mekan önerisi vermiş bulunduk.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_8175.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-6023" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_8175.jpg" alt="berlin gezilecek yerler" width="639" height="426" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_8175.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_8175-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_8175-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_8175-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 639px) 100vw, 639px" /></a></p>
<p><strong>Brandenburger Tor</strong></p>
<p>Brandenburg Kapısı Berlin’in ve hatta Almanya’nın ana simgelerinden biri. Yaz-kış fark etmiyor, burası her daim kalabalık ve Berlin’in en çok turist ve turistleri avlamaya gelen kapkaççı çeken bölgelerinden. Kapının bir yanı Berlin’in ana caddelerinden biri olan <strong>Unter den Linden</strong>’e, bir yanı da şehrin en büyük parkı olan <strong>Tiergarten</strong>’e uzanıyor. Burası aynı zamanda her türlü dev şehir etkinliğinin ve yılbaşı kutlamasının vuku bulduğu yer.</p>
<p>*Şansınız varsa burayı gece de görün, çünkü ışıklandırması çok güzel oluyor.</p>
<p>*Eğer güne bu civarda başlayacak olursanız, Unter den Linden üzerinde bulunan <strong>Einstein Cafe’de</strong> güzel bir kahvaltı yapabilirsiniz.</p>
<p><strong>*Ulaşım: </strong>U-Bahn- <strong>Brandenburger Tor</strong> durağı</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_8153.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-6021" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_8153.jpg" alt="berlin gezilecek yerler" width="639" height="426" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_8153.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_8153-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_8153-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_8153-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 639px) 100vw, 639px" /></a></p>
<p><strong>Reichstag</strong></p>
<p>Brandenburger Tor’un yakınında bulunan Reichstag, aslında Almanya’nın parlamento binası. Ama bunu okuyup “banane elin parlamentosundan” diyerek geçmeyin. Çünkü burayı ziyaret etmeye değer kılan bir özelliği var; tepesindeki cam kubbe. Hem oldukça enteresan ve etkileyici bir yapı, hem de size şehrin panoramik manzarasını sunuyor. Evet şehrin panoramik manzarasının çok da özel olmadığını itiraf edebiliriz, ancak mimarisi kesinlikle görmeye değer. Gezerken mutlaka audio guide alın (Türkçe seçeneği de var), çünkü dolaşırken şehirdeki ve civarda görünen diğer yapılarla ilgili detaylı bilgi edinebiliyorsunuz. Üstelik güzel bir sistem yapmışlar, siz yürüdükçe audioguide bulunduğunuz noktayı algılıyor ve karşınızda görünen yapıya göre size anlattığı konu değişiyor.</p>
<p>Reichstag’ın tepesindeki cam kubbe insanda tam bir “Alman mühendislik harikası” etkisi yaratıyor ve Almancası kısıtlı biri olarak etrafta DAS AUTO ULAN diye bağrarak dolaşasınız geliyor. Burayı yalnızca turistik açıdan ilgi çekmek için değil, kubbeye vuran ışığın parlamento salonuna yansıması ve aydınlatması için farklı açılardan yerleştirilen aynalarla, üzerine inen yağmur suyunu kullanmak için oluşturdukları arıtma sistemiyle ve elektrik elde etmek için üzerine yerleştirdikleri güneş panelleriyle de çok amaçlı bir bina olarak kullanıyorlar. Vur deyince öldürmüş elin oğlu.</p>
<p>-Tepesinde 09:30-16:30, 18:30-24:00 arası açık olan bir <strong>rooftop restoranı</strong> var. Bir şeyler atıştırmak ya da akşam içkisi için değerlendirebilirsiniz.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/SAM_8146.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-6034" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/SAM_8146.jpg" alt="reichstag" width="637" height="425" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/SAM_8146.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/SAM_8146-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/SAM_8146-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/SAM_8146-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 637px) 100vw, 637px" /></a></p>
<p><strong>*Giriş:</strong> Ücretsiz ancak Reichtstag’a girmek için önceden <a href="https://visite.bundestag.de/BAPWeb/pages/createBookingRequest.jsf?lang=en" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şuradan</a> rezervasyon ve kayıt yaptırmanız gerekiyor. Güvenlik sebepleri nedeniyle bu konuda oldukça ciddiler, kapılarına dayanıp “abi bi’ arkadaşa bakıp çıkacağım”cılık yapamıyorsunuz. Ayrıca rezervasyonu onaylamış olsalar da, güvenlikle ilgili bir durum olduğu takdirde son dakika iptal edebiliyorlar. Üstelik bununla ilgili önceden herhangi bir bilgilendirme yapmıyorlar, gittiğinizde sürpriz olmaması için hatırlatalım istedik.</p>
<p><strong>*Saatler:</strong> 08:00-24:00. En son giriş saat 22:00’de. Gün  batımını izlemek ve fotoğraflamak için çok uygun bir yer. Hem civardaki binaları gündüz gözüyle görmek hem de gün batımından sonra gece görmek isterseniz akşam üstüne bir saate rezervasyon yapabilirsiniz.</p>
<p><strong>*Ulaşım: </strong>U-Bahn &#8211; <strong>Brandenburger Tor</strong> ya da <strong>Bundestag</strong> durağı</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/5966435035_629aa75a7d_b1.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-6032" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/5966435035_629aa75a7d_b1.jpg" alt="berlin gezilecek yerler" width="639" height="426" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/5966435035_629aa75a7d_b1.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/5966435035_629aa75a7d_b1-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/5966435035_629aa75a7d_b1-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 639px) 100vw, 639px" /></a></p>
<p><strong>Holocaust Memorial</strong></p>
<p>Adından da anlaşılabileceği gibi, Holocaust Memorial, Yahudi soykırımında hayatını kaybeden yaklaşık 6 milyon Yahudiye adanmış bir anıt. Brandenburger Tor ve Reichstag yakınlarında, yaklaşık 19.000 metrekarelik devasa bir alana yapılmış. Böyle anlatınca sıradan, yalnızca “yapmaları gerektiği için” yapılmış gibi dursa da, aslında yapının mimarisi oldukça ince düşünülmüş. Aslında bu kadar büyük yapmalarının ana sebebi yaşanan katliamın ne denli büyük bir olay olduğunu yansıtmak. Ancak taşların farklı ebatlarda oluşundan ne anlam çıkarılacağı da tartışmaya açık bir konu. Burası dış mekanda yer aldığı için günün herhangi bir saatinde gidebilirsiniz. Ayrıca Holocaust dönemi ile ilgili biraz daha detaylı bilgi edinmek isterseniz, saat 19:00’a kadar açık olan sergi alanını ziyaret edebilirsiniz.</p>
<p>*<strong>Ulaşım:</strong> U-Bahn <strong>Brandenburger Tor durağı</strong>. Şehrin en büyük parkı olan <strong>Tiergarten</strong> buraya çok yakın olduğundan, önce orada bir şeyler atıştırıp vakit geçirdikten sonra parkın içinden yürüyerek buraya ulaşabilirsiniz.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_8159.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-6022" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_8159.jpg" alt="berlin gezilecek yerler" width="637" height="425" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_8159.jpg 3837w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_8159-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_8159-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_8159-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 637px) 100vw, 637px" /></a></p>
<p><strong>Tiergarten</strong></p>
<p>Hazır konusu açılmışken, yerine Barok bir operanın yapılmasının kararlaştırıldığı (yerseniz) şehrin en büyük parkı olan Tiergarten’den de söz etmeden olmaz. Burası her mevsim ayrı güzel. Özellikle arkadaşlarınızla gittiyseniz kapın biranızı şarabınızı, yayılın çimlere ya da banklara ve keyfinize bakın. Kimse içki içiyorsunuz diye size kızacak değil, sorun yok. Hatta içki içmiyorsunuz diye bile kızabilirler, çünkü Berlin&#8230; Park şehrin çok büyük bir alanını kapladığı için birçok noktadan girebilmeniz mümkün. Yukarıda da bahsettiğimiz gibi Brandenburger Tor civarını gezdikten sonra park buraya çok yakın olduğu için dinlenebilmek adına ideal bir nokta olabilir. Ayrıca Reichstag’ın tepesinden buranın ne denli büyük bir alana yayıldığını daha net şekilde gözlemleyerek “bizde niye yok” diye içlenebilirsiniz.</p>
<p><strong>Potsdamer Platz</strong></p>
<p>Berlin’in en ünlü meydanlarından biri olan Postdamer Platz da bu civarda bulunuyor. Burada sokak performanslarına ve çeşitli açık alan sergilerine rastlamanız muhtemel. Örneğin bizim gittiğimiz dönemde Berlin duvarından kalan birkaç parçayı sergiliyorlardı. Hatta bir tanesinin üstüne geleneksel olarak sakız yapıştırıyorlardı, nedenini hala çözmüş değiliz. Burada aynı zamanda tepesi alengirli olan <strong>Sony Center</strong> bulunuyor. İçinde birçok restoran ve <strong>Film Müzesi</strong>’ni de barındıran enteresan bir yapı. Film müzesi 10:00-18:00 arası açık ve ücreti 7 Euro. Sony Center gece geç saate kadar da açık, ilgileniyorsanız ışıklarını da görmek için bir akşam uğrayabilirsiniz.</p>
<p>*Bu arada, Potsdamer Platz&#8217;da Avrupa&#8217;nın ilk trafik ışıklarının bulunduğunu biliyor muydunuz? Berlin ile ilgili başka şaşırtıcı gerçekler için<a href="http://oitheblog.com/2014/09/19/berlin-hakkinda-bilmediginiz-10-gercek/"> şuraya tık tık</a>.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/IMG_7648.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-6006" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/IMG_7648.jpg" alt="checkpoint charlie" width="637" height="478" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/IMG_7648.jpg 3101w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/IMG_7648-300x225.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/IMG_7648-1024x768.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/IMG_7648-210x157.jpg 210w" sizes="(max-width: 637px) 100vw, 637px" /></a></p>
<p><strong>Checkpoint Charlie</strong></p>
<p>Potsdamer Platz’a uğradıktan sonra, Berlin’in en turistik noktlarından biri olan Checkpoint Charlie’ye doğru ilerleyebilirsiniz. Burası Soğuk Savaş döneminde Doğu Berlin ve Batı Berlin arasındaki ana geçiş noktası olarak kullanılmış. Savaş yıllarında, aradaki geçişlerin engellenmesi açısından bir zamanlar bu noktada Amerikan ve Sovyet askerleri nöbet tutuyor-imiş. Kısaca bir kontrol noktası diyebiliriz. Buraya kadar gitmişken <strong>Haus am Checkpoint Charlie</strong>’ye de uğrayabilirsiniz. İçinde savaş döneminde kaçmak için kullanılan tekniklere ve savaşa dair görseller var.</p>
<p>*<strong>Ulaşım:</strong> U Bahn- Stadmitte durağı</p>
<p>*<strong>Müzeye giriş:</strong>18,5 Euro, saatler 09:00-22:00.Eğer <a href="https://www.getyourguide.com/berlin-l17/skip-the-line-berlin-wall-museum-at-checkpoint-charlie-t158612/?partner_id=1ERWUG2&amp;utm_medium=online_publisher"><strong>bileti şuradan alırsanız</strong></a> sıra atlama ve ücretsiz iptal seçeneği sunuyor, aklınızda olsun.</p>
<p><strong>Berlin Yahudi Müzesi </strong></p>
<p>Enteresan bir şekilde Avrupa’daki birçok şehirde spesifik olarak Yahudilere odaklanan bir müze görebilmek mümkün. Eğer bir gün bir tanesini ziyaret etmeye niyetlenirseniz, tercihinizi Berlin’deki müzeden yana kullanmanızı tavsiye ediyoruz. Yahudilerin Berlin tarihindeki yerini anlatmamıza pek de gerek yok diye düşünüyoruz. Ancak bu müzede Alman tarihindeki Yahudiler ve soykırım ile ilgili çok daha fazla bilgi edinebilirsiniz. Üstelik binanın yeni mimarısı oldukça ilginç ve içinde insanı etkileyen interaktif sergiler de var.</p>
<p><strong>Ulaşım: </strong>En yakın U Bahn durakları <strong>Checkpoint Charlie</strong> ve <strong>Hallesches Tor</strong></p>
<p><strong>Saatler: </strong>Pazartesi günleri 10:00-22:00, diğer günler 10:00-20:00</p>
<p><strong>Giriş: </strong>8 Euro</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/IMG_8764.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-6012" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/IMG_8764.jpg" alt="berliner dom" width="639" height="426" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/IMG_8764.jpg 3456w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/IMG_8764-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/IMG_8764-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/IMG_8764-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 639px) 100vw, 639px" /></a></p>
<p><strong>Berliner Dom</strong></p>
<p>Berliner Dom, adından da anlaşıldığı üzere Berlin Katedrali. Avrupa başkentlerinde görebileceğiniz en heybetli katedrallerden biri diyebiliriz. Bizce vaktiniz varsa mutlaka içine de girin, hatta üşenmeyi merdivenlerini tırmanın. Çünkü en tepeye çıkmayı başardığınızda, oldukça güzel bir Berlin manzarası ayaklarınızın altında oluyor. Berlin’in silüeti çok güzel olduğundan değil ama, bir şehire gitmişken illa ki panaromik manzara peşinde olduğumuz için, bizce bu hedefinizi gerçekleştirebileceğiniz en doğru yerlerden. Berlin’e gidip burayı görmemek= İstanbul’a gelip Ayasofya’yı görmemek.</p>
<p>*<strong>Ulaşım: </strong>En yakın U-Bahn durağı Alexanderplatz, en yakın S-Bahn durağı Hackescher Markt</p>
<p>*<strong>Giriş:</strong> 7 Euro. Sabah 9 akşam 20:00 arası açık.</p>
<p><strong>DDR Museum </strong></p>
<p>Burası Berlin Katedrali’nin hemen karşısında bulunan ve Berlin’de en çok ziyaret edilen müzelerden biri. Sebebi ise savaş döneminde Doğu Berlin’deki insanların günlük hayatlarını oldukça interaktif bir biçimde yansıtması. O dönemde neler yaşandığını, insanların ne hissetiklerini tam anlamıyla kavramak mümkün değil tabii. Ancak müzede gördüklerinizden o dönemdeki yaşam tarzlarına ve insanların nelere maruz kaldıklarına biraz olsun şahit olabiliyorsunuz.</p>
<p><strong>Giriş:</strong> 7 Euro</p>
<p><strong>Saatler:</strong> Cumartesi 10:00- 22:00, diğer günler 10:00-20:00</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/IMG_7788.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-6008" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/IMG_7788.jpg" alt="bergama müzesi berlin" width="637" height="478" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/IMG_7788.jpg 2889w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/IMG_7788-300x225.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/IMG_7788-1024x768.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/IMG_7788-210x158.jpg 210w" sizes="(max-width: 637px) 100vw, 637px" /></a></p>
<p><strong>Berlin Müze Adası</strong></p>
<p>Berliner Dom’a gittiğinizde aslında Berlin’in Müze Adası’na da ayak basmış oluyorsunuz. Müze Adası, Berlin’in orta yerinde, Spree nehri üzerinde oluşturulmuş, üzerinde 5 adet müzenin bulunduğu, küçük bir adacık. Önemli müzelerin bu şekilde bir arada tutulması bir turist olarak işinizi çok kolaylaştırıyor. Üzerinde Bizans dönemine ait sanat eserleri görebileceğiniz <strong>Bode Museum</strong>, Mısır tarihi, papirusler ve tarih öncesi döneme odaklanan bir müze olan <strong>Neues Museum</strong>, 19.yüzyıl sanat eserlerinin sergilendiği <strong>Alte Nationalgalerie</strong> ve Yunan ve Roma döneminde ait sanat eserleri görebileceğiniz <strong>Altes Museum</strong> bulunuyor.</p>
<p>Gelelim bu adada en çok ilgi çeken müzeye; <strong>Pergamonmuseum</strong>. Evet tahmin ettiğiniz gibi, burası bildiğimiz “Bergama Müzesi”. İçerisi 3 bölümden oluşuyor: Klasik Antik Çağlar Koleksiyonu, Eski Yakın Doğu Müzesi ve İslam Sanatı Müzesi. Bu bölümler kapsamında türlü türlü kalıntıların bulunmasının yanı sıra, inanılmaz etkileyici bir “Zeus Sunağı” var. İçinde Türkçe seçeneğin de bulunduğu audio guide’lardan birini alarak, uzun bir sürenizi burada geçirebilirsiniz. Gerçekten müthiş ihtişamlı bir yapı. Müze de kaldığınız süre boyunca “bunlar bizim geri verin” tribinden, “abi adamlar koruyor, bizde olsa darmaduman olurdu” tribine kadar bir çok farklı düşünce arasında kaybolup gideceksiniz. Bize kalırsa müze adasındaki en görülesi yer burasıdır. Bu arada bu müzede büyük bir renovasyon olduğunu ve belli kısımlarının 2019 yılına kadar kapalı olacağını duyduk, bizden söylemesi.</p>
<p>*<strong>Giriş:</strong> 12 Euro. Perşembe 10:00-20:00, diğer günler 10:00-18:00. Eğer yukarıda söz ettiğimiz müzelerin birkaçına girmek gibi bir niyetiniz varsa <strong>24€</strong>’ya bir <strong>Museum Pass</strong> almanız mantıklı olabilir. Bu pass ile Museum Island’a bulunan müzelere ve Yahudi Müzesi gibi başka birçok müzeye de ücretsiz giriş yapabilirsiniz. Pass ile ilgili daha fazla detay için <strong><a href="http://www.visitberlin.de/sites/default/files/museumspass_2016.pdf" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şuraya</a></strong> göz atabilirsiniz.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_8012.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-6018" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_8012.jpg" alt="berlin duvarı" width="639" height="426" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_8012.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_8012-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_8012-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_8012-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 639px) 100vw, 639px" /></a></p>
<p><strong>East Side Gallery</strong></p>
<p>Burayı yazmamıza ya da gidip görmeniz için dil dökmemize gerek var mi bilemiyoruz. Çünkü Berlin Duvarı’nın varlığından haberdar olmamanızın veya gitmişken görmeme kararı almanızın bir ihtimal olduğunu düşünmüyoruz. Berlin Duvarı’nın 1989 yılında yıkılması yönünde karar alındıktan sonra, 1990-1991 yıllarında 100’ün üzerinde sanatçı duvarın yaklaşık 1,4km’lik kalan kısmının üzerine duvar resimleri çalışmış. Sonraki yıllarda insanlar üzerlerine isimlerini karalamaya başladığından mıdır, son gidişimizde duvarın önüne tel çekmişlerdi. Dolayısıyla duvarın fotoğrafını çekmek konusunda biraz zorluk yaşayabilirsiniz. Biraz ileriye doğru yürürseniz, duvarın sonlarında tel olmayan bir bölge vardı, fotoğraf çekmek için ideal.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/IMG_8789.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-6013" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/IMG_8789.jpg" alt="berlin ulaşım" width="637" height="439" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/IMG_8789.jpg 3343w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/IMG_8789-300x207.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/IMG_8789-1024x706.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/IMG_8789-210x145.jpg 210w" sizes="(max-width: 637px) 100vw, 637px" /></a></p>
<p><strong>Alexanderplatz</strong></p>
<p>Berlin’in en bilinen meydanlarından bir diğeri de, yerlilerin deyimiyle “Alex” bizim deyimimizle Alexanderplatz. Burası Mitte bölgesinin en merkezi meydanı ve lokallerin buluşma noktalarından biri. Zaten siz isteseniz de, istemeseniz de bir şekilde bu bölgeye düşecektir. Berlin’in ulaşım merkezi olmasının yanı sıra, tepesine çıkmak isteyebileceğiniz, TV kulesi <strong>Berliner Fernsehturm</strong> ve şehrin popüler alışveriş merkezi Alexa da bu civarda bulunuyor.</p>
<p>*Şehri tepeden görmek niyetindeyseniz (ki bunu yapabilmeniz için yukarıda başka seçenekler verdik neden hala kertiyorsunuz?) tepesindeki restorana çıkabilirsiniz. İlla çıkacağız diyorsanız en azından gece çıkın, bir de şehri gece görmüş olursunuz. Kule saat 24:00’e kadar açık.</p>
<p><strong>Kaiser-Wilhelm-Gedächtniskirche / Yıkık Kilise</strong></p>
<p>Ku’damm da bulunan bu kilise, 2. Dünya Savaşı’nda büyük zarar görmüş ve günümüzde hala restorasyonu tamamlanmamış bir kilise. En azından Berlin’e ilk ayak bastığımız yıl olan 2013’den beri tadilatta olduğuna eminiz. Dolayısıyla dışından görmek ve fotoğraf çekmek biraz zor olabiliyor. Ancak içine girerseniz hem kiliseyi hem de 2. Dünya Savaşı’nı anmak üzere yapılmış bölümü gezebilirsiniz.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/389264874_73b59fb628_b1.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-6033" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/389264874_73b59fb628_b1.jpg" alt="sachsenhausen berlin" width="638" height="425" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/389264874_73b59fb628_b1.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/389264874_73b59fb628_b1-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/389264874_73b59fb628_b1-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a></p>
<p><strong>Sachsenhausen</strong></p>
<p>Berlin’de Yahudi Soykırım gibi bir gerçeğin yakın zamanda gerçekleşmiş olduğunu yüzünüze vuracak birçok yer ile karşılaşabilirsiniz. Ancak bunlardan en sarsıcı olanı kuşkusuz Sachsenhausen. Burası 1936-1945 yılları arasında 200.000 binden fazla kişinin esir tutulduğu ve binlerce kişinin öldüğü, Berlin&#8217;e yaklaşık 30km uzaklıkta bulunan bir Nazi toplama kampı. İnsan burayı gezerken gerçekten ne yapacağını, ne hissedeceğini, ne söyleyeceğini bilemiyor. Özellikle Auschwitz’e göre çok daha “konforlu” olduğunu öğrendiğimizde dumura uğradığımızı söyleyebiliriz. Bizce mutlaka gidip görmelisiniz ama burayı son güne bırakmanızda fayda var. Zira sonrasında insan normal yaşantısına dönmekte güçlük çekebiliyor.</p>
<p><strong>Giriş:</strong> Ücretsiz. Eğer rehber eşliğinde gezmek isterseniz 15 kişiye kadar ücreti 15€.</p>
<p><strong>Ulaşım</strong>:  S-Bahn Oranienburg durağı (son durak). Tren Berlin merkezinden yaklaşık 45 dakika sürüyor. Bu noktadan Sachenhausen’e ulaşmak için ya otobüse binmeniz ya da 1,7km gibi bir yol yürümeniz gerekiyor. Bizce otobüse binmek çok daha mantıklı bir seçenek olabilir zira kampı gezerken de bayağı bir yürümeniz gerekecek.</p>
<p><strong>Saatler:</strong> Kış aylarında Pazartesi günü kampın belli bir kısmı kapalı oluyor. Normalde 15 Mart-15 Ekim arası 08:30-18:00, 15 Ekim-15 Mart arası ise 08:30-16:30. Buraya gidip geliş sürenizi de dahil ettiğinizde, birkaç saatinizi ayırmanız gerektiğini göz önünde bulundurun ve gününüzü ona göre planlayın. Ayrıca kampın dış alanlarını da gezeceğinizi göz önünde bulundururak yağışsız bir günde gitmekte fayda var.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2013/10/24/berlin-gezilecek-yerler/">Berlin Gezilecek Yerler: Bir Turistin Güncesi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2013/10/24/berlin-gezilecek-yerler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>8</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Berlin Gezi Rehberi: Potansiyel Turistler İçin Bir Takım İpuçları</title>
		<link>https://oitheblog.com/2013/09/16/berlin-ipuclari/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2013/09/16/berlin-ipuclari/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Sep 2013 10:24:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ALMANYA]]></category>
		<category><![CDATA[BERLİN]]></category>
		<category><![CDATA[alman mutfağı]]></category>
		<category><![CDATA[alman yemekler]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya]]></category>
		<category><![CDATA[almanya gece hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[almanya gezi]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya Gezi Notları]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya Gezi Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya'da Gezilecek Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin]]></category>
		<category><![CDATA[berlin alışveriş]]></category>
		<category><![CDATA[berlin almanya]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin Bütçe]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin Döner]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin En İyi Currywurst]]></category>
		<category><![CDATA[berlin en iyi restoranlar]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin Gece Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin Gezi Blogu]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin Gezi Haritası]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin Gezi Notları]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin Gezi Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin Gezilecek Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin Hava Durumu]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin Havaalanı Ulaşım]]></category>
		<category><![CDATA[berlin ipuçları]]></category>
		<category><![CDATA[berlin konaklama]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin Kreuzberg]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin Metro]]></category>
		<category><![CDATA[berlin pahalı mı]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin Restoranları]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin Ulaşım]]></category>
		<category><![CDATA[berlin yeme içme]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin'de Alışveriş]]></category>
		<category><![CDATA[Kadewe Alışveriş]]></category>
		<category><![CDATA[mustafa's gemüse kebap]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=593</guid>

					<description><![CDATA[<p>Başlamadan gelen işe yarar not: Bu yazının ardından Berlin’e 3-4 kez daha gitmemiz neticesinde daha güncel birçok rehber hazırladık, dolayısıyla...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2013/09/16/berlin-ipuclari/">Berlin Gezi Rehberi: Potansiyel Turistler İçin Bir Takım İpuçları</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><strong>Başlamadan gelen işe yarar not:</strong> Bu yazının ardından <strong>Berlin’e 3-4 kez daha gitmemiz neticesinde daha güncel birçok rehber hazırladık</strong>, dolayısıyla<a href="https://oitheblog.com/category/almanya/berlin/" target="_blank" rel="noopener"><strong> şuradaki Berlin rehberlerimize</strong></a> mutlaka göz atmanızı öneririz. Ayrıca <a href="https://www.instagram.com/oitheblog/" target="_blank" rel="noopener"><strong>Instagram profilimizde Berlin’e dair birçok içerik var</strong></a>, özellikle sabit Berlin storylerimizden gezilerimiz izleyerek şehir hakkında daha fazla fikir edinebilirsiniz.</p>
<p style="text-align: left;">Özellikle son dönem Türk hipsterlarının uğrak noktası haline gelen Berlin, geçen seneye kadar ilgimizi çekmeyi başaramamıştı. Halbuki tarihse tarih, sanatsa sanat, gece hayatı arıyorsanız alası. Fakat nedense sanki hemen şuracıktaymış, Berlin’e gitmeden önce görmemiz gereken çok yer varmış, Türk popülasyonundan dolayı oraya Malatya’daki halamızın, karşı komşunun kaynının (kayın ne demek ya?) gitme ihtimali daha yüksekmiş gibi geliyordu. Berlin&#8217;i biraz gezdikten sonra büyük bir ikileme de son vermiş bulunduk; çok okuyan değil, çok gezen biliyormuş arkadaşlar. Çünkü Berlin saçma önyargılar bir kenara bırakıldığı takdirde, müthiş bir şehirmiş!</p>
<p style="text-align: left;">Başka bir şehri ziyaret etmeden önce, her gittiğimiz yerin yerlisi gibi davranabilmeyi sevdiğimizden olsa gerek, o ülkenin dilinde birkaç cümle öğrenir, mümkün olduğunca kullanmaya çalışır, kendimizce türlü sempatiklikler yaparız. Fakat söz konusu şehir Berlin olunca, orada yaşayan sevgili gurbetçi vatandaşlarımızın vatandan uzak olma kaynaklı şiddetli Türkçe konuşma özlemi nedeniyle, Türkiye’de konuştuğumuz kadar Türkçe konuşmayı geçtik, yeni bir şiveyle geri döndük. Gerçekten inanılmaz fazla Türk var. Uçaktan indiğimizde bindiğimiz taksinin şoförüne, elimizdeki rehberle derdimizi anlatma hazırlığındayken adamın  “Abla nereye gideceksin?” demesiyle başlayan Berlin seyahatimiz, çatpat Almancamızla büfeden su almaya çalışırken, büfe sahibinin “Erikli var vereyim mi?” sorusuyla son buldu.</p>
<p>*<strong>Yurt dışında internet kullanımı için bir e-sim uygulaması olan <a href="https://airalo.pxf.io/3evb7M" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Airalo’yu</a> kullanıyoruz</strong>, çünkü operatörlerin internet&amp;konuşma paketi ücretlerinden çok daha makul bir fiyata denk geliyor, bize bol bol sorulduğu için baştan söz etmiş olalım. Ne kadar süre ihtiyaç duyacağınıza göre istediğiniz paketi seçebiliyorsunuz, uygulamaya ve fiyatlara göz atmak için <strong><a href="https://airalo.pxf.io/3evb7M" target="_blank" rel="noreferrer noopener">şuraya tık tık. </a></strong></p>
<p style="text-align: left;"><a href="http://oitheblog.files.wordpress.com/2013/09/chris-hadfield-ber_2540064b.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-596" src="http://oitheblog.files.wordpress.com/2013/09/chris-hadfield-ber_2540064b.jpg" alt="Chris-Hadfield-ber_2540064b" width="620" height="387" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/chris-hadfield-ber_2540064b.jpg 620w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/chris-hadfield-ber_2540064b-300x187.jpg 300w" sizes="(max-width: 620px) 100vw, 620px" /></a>                   Doğu ve Batı Berlin, şehir ışıklarından dolayı hala ayırt edilebiliyor.</p>
<h2 style="text-align: left;"><strong>Berlin&#8217;de Ulaşım</strong></h2>
<h3>*Berlin Brandenburg Havalimanı&#8217;ndan Şehre Ulaşım</h3>
<p style="text-align: left;">Berlin rehberinin eski halini okuduysanız tam olarak bu bölümde şu cümle ile karşılaşmış olabilirsiniz; &#8220;Berlin Tegel Havaalanı&#8217;ndan şehre ulaşım çok pratik ve diğer şehirlerde olduğu gibi öyle 30km falan uzaklıkta değil, mesafe yalnızca 9-10km&#8221;. LOL. Şimdi bu yazdığımızı ve eğer Tegel sizin için tanıdık bir havalimanı ise bu ismi komple unutun. Çünkü artık böyle bir havalimanı yok ve tam da &#8220;öyle 30km falan uzaklıkta&#8221; olan <strong>Brandenburg Havalimanı </strong>isimli yeni bir havalimanı kullanılıyor, buradaki birçok bilgi hala geçerli olsa da yine de en başta <a href="https://oitheblog.com/category/almanya/berlin/" target="_blank" rel="noopener"><strong>güncel rehberlerimize</strong></a> de bakın diye uyarmıştık&#8230;..</p>
<p style="text-align: left;">Mesafe olarak uzak evet ama <strong>Airport Express</strong> treni ile şehre ulaşmak çok da zor veya çok pahalı değil. Havalimanından kalkan bu tren şehrin birkaç noktasında duruyor (örneğin Central Station), buralardan gideceğiniz noktaya göre başka bir trene/tramvaya transfer yapabilirsiniz. Zaten aşağıda da söz edeceğimiz gibi Berlin oldukça geniş bir toplu taşıma ağına sahip olduğu için muhtemelen istediğiniz noktaya toplu taşıma ile ulaşmanız pek zor olmayacak.</p>
<h5 style="text-align: left;"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-628" src="http://oitheblog.files.wordpress.com/2013/09/berlin.gif?w=710" alt="berlin" width="604" height="497" /><br />
*<strong>Berlin Civarında Ulaşım</strong></h5>
<p style="text-align: left;">Normal şartlarda size ayaklarınıza kara sular inene kadar yürüyün demek isteyeceğimiz bu şehirde bunun her zaman mümkün olmadığının farkındayız. Çünkü her ne kadar düz ayak olsa da, Berlin oldukça büyük bir şehir ve farklı bölgelere dağılmış durumda. Dolayısıyla, hava koşulları el verdiği sürece şehri bol bol yürüyerek keşfetmeye çalışın ama Berlin&#8217;in çok geniş bir metro ve tramvay ağına sahip olduğu gerçeğini de unutmayın. Öyle geniş bir ağdan söz ediyoruz ki, kelimelerle anlatamadığımız için onun yerine bir görselini eklemeye karar verdik.  İnsan gerçekten hayret ediyor. Metro ağı A, B ve C olarak 3 bölgeye ayrılmış durumda ve biletinizi hangi bölgelerde ulaşım sağlamak istediğinize göre satın almanız gerekiyor. C bölgesi şehrin biraz daha dışında kaldığı için muhtemelen çoğunlukla yalnızca A ve B bölgeleri içinde bulunacaksınız. Dolayısıyla ya <strong>tek seferlik AB bileti</strong>, ya da gün içinde birçok kez kullanmayı düşünüyorsanız <strong>24 saat geçerli olan günlük metro</strong> <strong>bileti</strong> almanız, hatta birkaç günden fazla kalacaksanız <strong>7 gün geçerli olan bileti</strong> almanız da mantıklı olabilir.</p>
<p>Bu noktada sizi uyaralım, aldığınız biletin başka toplu taşıma araçlarında (örneğin tramvay) geçerli olup olmadığına dikkat edin. Çünkü metro istasyonlarında alacağınız bazı biletler tramvay&#8217;da geçerli olurken, tramvayın içinden alacağınız günlük biletler U-Bahn ya da S-Bahn trenlerinde geçerli olmayabiliyor. Ek olarak alacağınız herhangi bir bileti ilk kullanımda istasyonlardaki makinelere okutmanız gerekiyor, aksi takdirde geçerli bir bilet sayılmıyor onu da hatırlatmış olalım.</p>
<p style="text-align: left;">Üşendiğiniz bir ana denk gelir ve metro yerine taksi kullanmaya karar verirseniz, (merak etmeyin sizi yadırgamayız), Berlin&#8217;de Uber olduğunu hatırlatalım. Hatta şehirde birçok insan <strong>Uber&#8217;e</strong> alternatif olarak <strong>Freenow</strong> isimli bir uygulama kullanıyor(muş). Biz son gezimizde toplu taşıma harici bir şey kullanma ihtiyacı duymadığımız için denemedik ama son zamanlarda birçok Avrupa şehrinde yaygınlaşmaya başladığını duyduk, belki göz atmak isterseniz. Taksiye denk gelecek olursanız da zaten %90 Türk bir şoför ile karşılaşacağınız için, yolumuzu uzatırlar mı, nereye gideceğimizi anlarlar mı diye dert etmenize hiç gerek yok. Onun yerine &#8220;abisi bizi bilmemneŞTRASSE&#8217;ye atıvericen mi?&#8221; diyerek girebilirsiniz. Niye normalde yapmadığımız şeyler orada yapalım demeyin, bu da bir deneyim&#8230; Üstelik orada insana acayip bir gurbetçi şivesi de geliveriyor ve taksici abilerle diyalog bu şivenizi hayata geçirmek için müthiş bir fırsat. Yine de isimlerinin birbirine benzerlik gösterdiği sokaklar olabiliyor, dolayısıyla oraların yerlisi gibi davranmaya çalışırken sokak ismini biraz olsun yanlış telaffuz ederseniz, kendinizi şehrin bambaşka bir noktasında bulabilirsiniz, dikkatli olun.</p>
<p style="text-align: left;"><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/IMG_8748.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5880" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/IMG_8748.jpg" alt="berlin gezi rehberi" width="636" height="424" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/IMG_8748.jpg 3456w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/IMG_8748-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/IMG_8748-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/IMG_8748-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 636px) 100vw, 636px" /></a></p>
<h5 style="text-align: left;"><b>Berlin&#8217;e Ne Zaman Gidilir?</b></h5>
<p style="text-align: left;"><strong>Kış:</strong> Berlin&#8217;de kış günleri çoğunlukla Türkiye’de haberlerde “bugün hava inanılmaz soğuk, dışarı çıkmayın” denilen günler kadar soğuk geçiyor. Havanın 3-5 derece olmasını yerliler &#8220;bu hiçbir şey değil, şu an hava bahar gibi&#8221; olarak değerlendiriyor olsa da, hissedilen soğuk eksi bilmem kaç olduğu için şartlar her halükarda zor oluyor. Berlin&#8217;de -10 derece ile karşılaşmak bile çok da anormal bir durum değil. Hal böyle olunca kış aylarında Berlin&#8217;de kar ve buzlanma gibi durumlarda çok rastlanabiliyor. Zorlu hava koşullarına göz yumduysanız bu dönemde Berlin&#8217;e daha uygun bir bütçeyle gezi gerçekleştirmeniz mümkün. Çünkü bu soğuğa göz yumacak çok fazla insan bulmak zor iş. Yine de kış aylarında Almanya&#8217;da fuar dönemi olduğunu ve uçak bileti ve konaklamanın normalden pahalı olabileceğini hatırlatalım. Yani seyahat tarihine karar vermeden şehirde neler olduğuna bir göz atmanızda fayda var.</p>
<p style="text-align: left;"><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5913" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_8122.jpg" alt="almanya bayrağı" width="641" height="428" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_8122.jpg 3829w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_8122-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_8122-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_8122-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 641px) 100vw, 641px" /><br />
Yaz:</strong> Yaz ayları Berlin&#8217;in en yoğun, en sıcak geçtiği dönem. Ancak hava koşullarının en garanti olduğu dönem mi, orası tartışılır. Çünkü hava bir gün 30 bilmem kaç derece olurken, bir gün 20 dereceye kadar düşebiliyor. 20 dereceye de razıyız tabii, orası ayrı. Ancak yerlisi gibi gezmenin çok ideal olduğu bu şehirde, yoğun turist popülasyonuyla gezmek ister misiniz bilemiyoruz.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>İlkbahar/Sonbahar:</strong> Bildiğiniz üzere Almanya, Türkiye’ye kıyasla kuzeyde kalıyor. Haliyle hava koşulları da Türkiye’den daha zorlu. Biz Berlin’e ilk kez Nisan ortalarında, ikinci kez ise Mart sonlarında gitmiş bulunduk ve tüm gezi boyunca sanki bir havayolunun kilo sınırını aştığımız için ekstra para ödememek adına tüm kıyafetlerimizi son dakika üst üste geçirmiş gibi dolaştık. O yüzden bir Orta Avrupa klasiği olan “her an donabilir, uyursam ölebilirim, ona göre yanıma bir şeyler alayım”ı, ilkbahar veya sonbahar ortalarında bile olsanız aklınızda bulundurun. Eğer gezinizi bu dönemlere denk getirmek niyetindeyseniz, daha insancıl hava koşulları için Eylül sonu, Ekim başı ya da Mayıs ayında gitmeniz mantıklı olabilir.</p>
<p style="text-align: left;"><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/IMG_8810.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5919" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/IMG_8810.jpg" alt="berlin sokak sanatı" width="636" height="424" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/IMG_8810.jpg 3411w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/IMG_8810-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/IMG_8810-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/IMG_8810-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 636px) 100vw, 636px" /></a></p>
<h5 style="text-align: left;"></h5>
<p style="text-align: left;"><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_8024.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5920" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_8024.jpg" alt="berlin " width="639" height="426" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_8024.jpg 3779w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_8024-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_8024-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_8024-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 639px) 100vw, 639px" /></a></p>
<h5 style="text-align: left;"><b>Berlin Pahalı Mı? </b></h5>
<p style="text-align: left;">“X pahalı bir şehir mi?” sorusunun cevabı kişiden kişiye değişiklik gösterse de, Berlin Avrupa&#8217;daki diğer popüler destinasyonlarla kıyaslandığında bir tık daha uygun bir şehir. En azından harcadığınız her şeyi 3 ile çarpıp üstüne küsürat eklemeye çalışmazsanız. Bu konuyu detaylandırmak için size örneklerle geliyoruz;</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Tek seferlik metro bileti:</strong> 2,70€</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Günlük metro bileti:</strong> 7€</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Latte &amp; Americano benzeri kahve:</strong> 2-4€</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Kokteyl:</strong> 7-12€</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Bira:</strong> 2,5€-4,5€</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Restoranlarda büyük şişe su: </strong>2,5-5,00€</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Ortalama bir yemek:</strong> 8-12€</p>
<p style="text-align: left;"><strong>İyi/Popüler bir restoranda yemek:</strong> 16-30€ (evet çok geniş bir aralık ama et ve benzeri şeyler yerseniz gerçekten 30&#8217;a kadar çıkabiliyor)</p>
<p style="text-align: left;">Eğer Berlin&#8217;e ilk kez ayak basıyorsanız ve öncelikli olarak turistik görevlerinizi yerine getirmeye çalışıyorsanız, çok yüksek ihtimalle <a href="http://oitheblog.com/2013/10/24/berlin-gezilecek-yerler/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Berlin Gezilecek Yerler</a> yazımızda da bahsettiğimiz bir takım müzeleri ve yerleri ziyaret ediyor olacaksınız. Eğer müzelere odaklı bir gezi yapacak olursanız, Berlin&#8217;de 60&#8217;ın üzerinde yere ücretsiz giriş ve sınırsız ulaşım sağlayan <strong>Berlin City Pass</strong> sizin için mantıklı bir seçenek olabilir. Bu şekilde hem giriş ücretlerini daha uyguna getirmiş oluyor hem de bilet almak için uzun sıralar beklemeyerek zaman kazanmış oluyorsunuz. Normal giriş ücretleriyle kıyaslandığında pass daha uygun bir seçenek gibi görünebilir, ancak satın almadan önce 2 veya 3 güne bu müzelerin kaçını sığdırabileceğinize veya hangilerinin ilginizi çektiğine bakmanızda fayda var. Zira ücreti diğer şehirlerdeki passlere kıyasla çok daha pahalı. Pass ile ilgili daha fazla detay için <a href="https://www.berlinpass.com/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şuradaki</a> sitelerine göz atabilirsiniz. Eğer Museum Island&#8217;daki müzelere odaklanacaksanız <strong>Museum Pass</strong> de ilginizi çekebilir. Bu pass ile Museum Island’a bulunan müzelere ve Yahudi Müzesi gibi başka birçok müzeye de ücretsiz giriş yapabilirsiniz. Pass ile ilgili daha fazla detay için <strong><a href="http://www.visitberlin.de/sites/default/files/museumspass_2016.pdf" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şuraya</a> </strong>göz atabilirsiniz.</p>
<p style="text-align: left;"><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_7910.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5892" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_7910.jpg" alt="berlin televizyon kulesi" width="643" height="429" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_7910.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_7910-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_7910-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_7910-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 643px) 100vw, 643px" /></a></p>
<h5 style="text-align: left;"><strong>Berlin&#8217;de Konaklama</strong></h5>
<p style="text-align: left;">Yukarı da bahsettiğimiz gibi Berlin&#8217;deki metro ulaşımı çok kolay olduğu için, yakınlarda bir metro/tramvay durağı olduğu sürece nerede konakladığınızın pek bir önemi yok. Çünkü gezilecek yerler ve denemek istediğiniz mekanlar şehrin dört bir yanına dağılmış durumda. Dolayısıyla özellikle şehir merkezi olan Mitte civarında kalmanız hayatınızda çok da bir şey değiştirmeyecek.</p>
<p style="text-align: left;">Son Berlin gezimizde k<strong>onumu, yürüyerek gezebilmeye olanak tanıması, toplu taşıma araçlarına yakınlığı ve evin güzelliği ile her açıdan bizi memnun eden güzel bir evde kaldık.</strong> Hatta bir akşam mutfağımızda yemek hazırlayıp terasımızda bi’ şeyler yedik içtik falan, o bile ayrı bi’ güzel hissettirdi, dolayısıyla kesinlikle önerimizdir, <strong><a href="https://www.booking.com/hotel/de/the-circus-apartments.en.html?aid=7953563&amp;no_rooms=1&amp;group_adults=2" target="_blank" rel="noreferrer noopener">linkini şöyle bırakalım.</a> </strong>(Bakalım sizde resepsiyon bölümündeki atıştırmalık ikramlarına bizim gibi turlar düzenleyecek misiniz….)</p>
<p style="text-align: left;">Eğer özellikle otelde kalmak gibi bir niyetiniz varsa, Berlin&#8217;e gerçekleştirdiğimiz ilk seyahatimizde konakladığımız<a href="https://www.booking.com/hotel/de/wallstreet-park-plaza.en.html?aid=7953563&amp;no_rooms=1&amp;group_adults=2" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><b> Park Plaza Wallstreet Mitte</b></a>&#8216;yi de tavsiye edebiliriz. Dönem ile alakalı mıydı bilemiyoruz, ancak buranın fiyatları diğer otellere göre daha makul gibiydi. 10 adım ilerisinde metro olan, temiz ve gayet güzel bir oteldi.</p>
<p>Eğer bizim kaldığımız evde yer yoksa da konum avantajlarından faydalanmak isterseniz <strong><a href="https://www.booking.com/searchresults.en.html?district=200&amp;aid=7953563&amp;no_rooms=1&amp;group_adults=2" target="_blank" rel="noreferrer noopener">şu bölgede </a></strong>kalan oteller arasından keyfinize ve bütçenize göre tercih yapabilirsiniz, direkt bölgede booking arama yapabileceğiniz şekilde linkledim. Bunun dışında bizce <strong><a href="https://www.booking.com/searchresults.en.html?district=200&amp;aid=7953563&amp;no_rooms=1&amp;group_adults=2" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Mitte</a> </strong>tarafında ya da<a href="https://www.booking.com/searchresults.en.html?district=201&amp;aid=7953563&amp;no_rooms=1&amp;group_adults=2" target="_blank" rel="noreferrer noopener"><strong>Kreuzberg</strong></a> civarında konaklamak genel olarak Berlin için iyi seçenekler, yine tam o bölgelerde arama yapabileceğiniz şekilde ayrı ayrı linkledik.</p>
<p style="text-align: left;"><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_8191.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5921" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_8191.jpg" alt="berlin yeme içme" width="641" height="428" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_8191.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_8191-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_8191-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_8191-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 641px) 100vw, 641px" /></a></p>
<h5 style="text-align: left;"><b>Berlin&#8217;de Ne Yenir, Ne içilir?</b></h5>
<p style="text-align: left;">Aslına bakarsanız Berlin&#8217;e gerçekleştirdiğimiz diğer seyahatlerimizde çok daha fazla mekan deneme şansımız olduğu ve açıkçası damak tadımız yıllar içinde daha geliştiği için yeme içme konusunu <a href="https://oitheblog.com/category/almanya/berlin/" target="_blank" rel="noopener"><strong>daha güncel Berlin rehberlerimizde</strong></a> daha detaylı paylaşmış bulunduk. Berlin&#8217;in çok da özellikli bir mutfağı olmadığından mıdır, git gide acayip bir kültür karmasına dönüştüğü için midir bilinmez, şehirde Alman restoranlarından çok Asya, İtalya, Meksika, Türk restoranları (oradaki Türk nüfusunu göz önünde bulundurduğunuzda bu pek de şaşırtıcı olmuyor tabii) alıp başını yürümüş durumda. Hal böyle olunca, ilk seyahatimizde Almanya&#8217;nın yerel lezzetlerini tatmayı ihmal etmedik ama farklı mutfaklar da denemek istedik.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Başlamadan gelen not:</strong> Berlin çok kalabalık bir şehir ve özellikle haftasonları restoranlarda yer bulmak oldukça zor olabiliyor. Dolayısıyla gideceğiniz restoranları gezinize başlamadan  önce tespit edip rezervasyon yaptırmakta fayda var.</p>
<p style="text-align: left;"><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_7823.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5882" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_7823.jpg" alt="berlin currywurst" width="634" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_7823.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_7823-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_7823-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_7823-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 634px) 100vw, 634px" /></a></p>
<p style="text-align: left;"><b>Currywurst</b></p>
<p style="text-align: left;">Oraya özgü kabul edilen şeylerden biri “Currywurst”. Bakmayın adının alengirli durduğuna, aslında kendisi bildiğimiz baharatlı ve ketçaplı bir sosis. Güzel bir lezzeti olmadığını söylersek yalan olur, ancak sosis işte, ne kadar farklı olabilir ki? Berlin&#8217;in sokaklarında Currywurst yapan birçok stant/büfe tipi yerler görmeniz mümkün. Eğer direkt en iyilerini denemek niyetindeyseniz şehrin en popülerleri olan <strong>Curry 36</strong>, <strong>Konnopke&#8217;s Imbiss</strong> ya da <strong>Curry Mitte</strong>&#8216;ye uğrayabilirsiniz.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Marjellchen</strong></p>
<p style="text-align: left;">Alman mutfağından devam edecek olursak, biraz da Berlin&#8217;in en meşhur Alman restoranlarından biri olan Marjellchen&#8217;den bahsedelim. Burada Prusya döneminden kalan geleneksel yemekler de var, günümüzdeki Alman mutfağından yemekler de var. Menüde çeşit çeşit et ve Alman kültürünün vazgeçilmezlerinden biri olan patates yoğunlukta denilebilir. Şahsen biz Alman mutfağı konusunda çıldırmıyoruz, ancak akşam yemeğinde yerel bir mutfak deneyimi yaşamak isterseniz, burası tam size göre olabilir.</p>
<p>-Adres: Mommsenstrasse 9</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_7852.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5924" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_7852.jpg" alt="kreuzberg berlin" width="639" height="426" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_7852.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_7852-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_7852-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_7852-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 639px) 100vw, 639px" /></a></p>
<p><strong>Kreuzburger</strong></p>
<p>Berlin&#8217;de birçok popüler hamburgerci olsa da, Kreuzburger bir şehir klasiği haline gelmiş durumda. Hamburger dedikten sonra sizi ikna etmek için konuyla ilgili pek de bir şey söylememize gerek yok sanırsak. Adından da tahmin edebileceğiniz üzere Kreuzberg bölgesinde bulunan bu hamburgerci civardayken bi&#8217; deneyebilirsiniz. Kreuzberg dışında ayrıca 2 şubeleri daha var.</p>
<p>-Adres: Oranienstrasse 190</p>
<p><strong>Hasır</strong></p>
<p>Berlin&#8217;e kadar gidip de Türk yemekleri yemek konusunda önyargılı davranabilirsiniz, bunu garipseyecek değiliz, biz de davranıyoruz. Ancak bu kadar Türkiye ile iç içe geçmiş bir ülkede Türk mutfağının nasıl olduğunu merak edip de denemek isterseniz, Alman Türk fark etmezsizin herkesin önerdiği Hasır Restoran&#8217;a gidebilirsiniz. Her daim kalabalık olan Hasır&#8217;ın şehirde birkaç farklı şubesi var. Ayrıca dönerini öve öve bitiremiyorlar. İstanbul&#8217;dan bile daha fazla dönerci restoranı barındıran Berlin&#8217;de döner denemek niyetindeyseniz burası tam size göre olabilir.</p>
<p>-Adres: Adalbertstrasse 12</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_7816.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5881" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_7816.jpg" alt="mustafas gemüse kebap" width="639" height="426" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_7816.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_7816-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_7816-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_7816-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 639px) 100vw, 639px" /></a></p>
<p style="text-align: left;"><b>Mustafa’s Gemüse Kebap</b></p>
<p style="text-align: left;">Hazır döner konusu açılmışken izninizle Berlin&#8217;in bu konuda en popüler olanı Mustafa&#8217;s Gemüse Kebap&#8217;tan bahsetmek istiyoruz. Mustafa Abi&#8217;mizin (sevdiğimizi sahipleniriz..) Kreuzberg&#8217;deki bu küçük kebapçısının namı almış yürüyor efenim. Öyle yer ayırtacağınız, Vedat Milor ile yan yana masalarda yemek yiyeceğiniz bir yer zannetmeyin burayı, bildiğimiz seyyar kebapçı gibi. Yemeden olmaz, çünkü muhtemelen Berlin&#8217;de Türk yemeği övecek olmamızı yadırgayacak olsanız da, buranın dönerleri inanılmaz lezzetli. Üstelik bildiğiniz dönerlerden biraz daha farklı, çünkü sebzeli, peynirli, soğanlı ve içine limon sıkılan ULTRA MEGA ÜBER DÖNER deneyimi yaşamanızı sağlıyor. Yolunuz Kreuzberg taraflarına düştüğünde kime sorarsanız gösterir. Çılgın bir kuyruk olabiliyor, haberiniz olsun.</p>
<p style="text-align: left;">-Adres: Mehringdamm 32</p>
<p style="text-align: left;">*Bu arada, yukarıda Berlin&#8217;de İstanbul&#8217;dan daha fazla dönerci olduğunu söylediğimizde gayet ciddiydik. Berlin ile ilgili bilmediğiniz tuhaf gerçekler için <a href="http://oitheblog.com/2014/09/19/berlin-hakkinda-bilmediginiz-10-gercek/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şöyle</a> buyrun.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Bosco </strong></p>
<p style="text-align: left;">Tabii ki Berlin&#8217;de her daim Türk ya da Alman yemekleri yemeniz konusunda ısrar etmeyeceğiz. Eğer olur da farklı bir şeyler yeme arayışına düşerseniz bir İtalyan restoranı olan Bosco&#8217;yu da deneyebilirsiniz. Fiyatlar biraz normalin üstünde denilebilir, ancak bizce Kreuzberg&#8217;de gidebileceğiniz sevimli mekanlardan, ki Kreuzberg&#8217;de birçok mekan için &#8220;sevimli&#8221; tanımını yapmak pek de kolay olmuyor. Restoranın Pazar, Pazartesi ve Salı günleri kapalı olduğunu hatırlatalım. (hiç açmasaydınız)</p>
<p style="text-align: left;">-Adres: Wrangelstrasse 42</p>
<p><strong>Mother&#8217;s Mother</strong></p>
<p>Burası Berlin&#8217;in en değişik konseptli restoranlardan biri. Mother&#8217;s Mother&#8217;ın amacı hangi kültürden, ülkeden olursa olsun, annelerimizin özenle yaptığı ve severek yediğimiz yemeklerini bir restoranın çatısı altında sunmak. İsterseniz siz gidip annenizin yemek tarifiyle başkalarına yemek yapabiliyorsunuz, isterseniz de başka bir annenin yemeklerini tadabiliyorsunuz. Uzun süredir kapalı olduğu için bir türlü deneyimleyemediğimiz Mother&#8217;s Mother, Mayıs 2016 itibarıyla tekrar açılacak. Üstelik bu sefer restorana kendi kültür ve lezzetlerini paylaşmaları için mülteci anneleri davet edeceklermiş. Olur da bu dönemlerde Berlin&#8217;e ayak basacak olursanız, bu yemeklerden birine katılmak için <a href="http://mothersmother.com/bookings/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şuradaki w</a>eb sitesinden bilgi edinebilirsiniz.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/KaDeWe_Deli.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5918" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/KaDeWe_Deli.jpg" alt="kadewe berlin" width="639" height="426" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/KaDeWe_Deli.jpg 3335w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/KaDeWe_Deli-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/KaDeWe_Deli-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/KaDeWe_Deli-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 639px) 100vw, 639px" /></a></p>
<p><strong>KaDeWe </strong></p>
<p>Burası aslında aşağıda alışveriş bölümünde detaylandıracağımız bir department store. Bu kısma da eklememizin sebebi, üst katında bulunan gurme katı. Burada çeşit çeşit yemekler ve tatlılar denemeniz mümkün. Turistik mi turistik, ancak kesinlikle lezzetli şeyler var ve öğlen bir şeyler yemek için çok ideal.</p>
<p>-Adres: Tauentzienstrasse 21-24</p>
<h5 style="text-align: left;"><b>Berlin&#8217;de Alışveriş Meselesi</b></h5>
<p style="text-align: left;">Berlin’de alışveriş açısından bir çok seçenek var. Tarzınız ne olursa olsun, size hitap edecek bir şeyler bulabilmeniz mümkün. Birkaç bilinen yer ve kişisel tercih sıralamak gerekirse;</p>
<p style="text-align: left;"><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_7948.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5907" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_7948.jpg" alt="kurfürstendamm" width="639" height="426" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_7948.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_7948-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_7948-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_7948-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 639px) 100vw, 639px" /></a></p>
<p style="text-align: left;"><b>Kurfürstandamm</b></p>
<p style="text-align: left;">Berlinliler tarafından &#8220;Ku&#8217;damm&#8221; olarak da geçen Kurfürstandamm, buraların en işlek ve en büyük caddelerinden biri. Bu bölgede Zara, Pull &amp; Bear gibi Türkiye&#8217;den aşina olduğumuz birçok klasik markalar, <strong>Urban Outfitters</strong>,<strong> Forever 21</strong>, <strong>&amp; Other Stories</strong> gibi başka ülkelerden aşina olduğumuz ama Türkiye&#8217;de bulamadığımız markalar da var.</p>
<p style="text-align: left;">Bana yetmedi tüm mağazalara bakacağım diyenler <a href="http://www.kurfuerstendamm.de/en/berlin/shopping/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şuraya</a> göz atabilir;</p>
<p style="text-align: left;"><b>KaDeWe</b></p>
<p style="text-align: left;">Yukarı da biraz bahsettiğimiz gibi burası Berlin’in en pahalı, en ünlü department store’u olarak biliniyor, pek çok ünlü markayı bir arada bulabilmeniz mümkün.</p>
<p style="text-align: left;"><b>Alexa</b></p>
<p style="text-align: left;">Burası Türkiye’de çeşitli örneklerine sık sık rastlayabileceğiniz, Pazarları hariç her akşam 9’a kadar açık olan bir alışveriş merkezi. (ki akşam 9&#8217;a kadar açık olması mucize) İçinde 200’e yakın mağaza var. Ayrıca Berlin&#8217;in en merkezi yerlerinden biri olan Alexanderplatz&#8217;a yakın olduğu için toplu taşımayla ulaşmak oldukça kolay. Kişisel fikrimizi soracak olursanız, alışveriş merkezine kapanacağınıza, direkt Ku&#8217;damm&#8217;ı tercih edebilirsiniz.</p>
<p style="text-align: left;"><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_7916.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5898" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_7916.jpg" alt="hackescher markt" width="639" height="426" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_7916.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_7916-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_7916-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_7916-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 639px) 100vw, 639px" /></a></p>
<p style="text-align: left;"><strong>Hackescher Markt</strong></p>
<p style="text-align: left;">Biraz daha alternatif markalar, orijinal şeyler bulabileceğiniz tasarım dükkanları arayışı içindeyseniz Hackescher Markt tam size göre. Mitte&#8217;deki Hackescher Markt bölgesinde hem caddelerde mağazalar, hem de birçok farklı mağazanın ve yeme içme mekanının bir arada bulunduğu, 8 avludan oluşan bir alan olan Hackesche Höfe bulunuyor. Bu alana Rosenthaler Strasse 40 adresinde bulunan geçitten ulaşabilirsiniz.</p>
<p style="text-align: left;">-Bu civara kadar gelmişken <strong>başka mağazalar</strong> için <strong>Neue Schönhauser Strasse</strong>, <strong>Weinmesiterstrasse</strong> ve <strong>Münzstrasse</strong>&#8216;ye de göz atabilirsiniz. Burada da aynı şekilde <strong>Urban Outfitters, &amp;Other Stories, Monki</strong> gibi mağazalar bulmak mümkün.</p>
<p style="text-align: left;"><b>Friedrichstrasse</b></p>
<p style="text-align: left;">S-bahn ‘a binip Friedrichstrasse durağında inerek kolaylıkla ulaşabileceğiniz bu bölgenin bir ucu Checkpoint Charlie’ye, bir ucu Unter den Linden’e uzanır. Bu iki bölgeye de gitmeden Berlin’den dönmeniz saçmalık olacağı için, aslında hem turistik hem de alışveriş anlamında sizi tatmin edebilecek bir bölge. Bu cadde üzerinde H&amp;M gibi klasik markalar, Gepetto Usta tarafından yapılmış gibi görünen ayakkabı markası Birkenstock ve Paris&#8217;ten tanıdığımız ünlü Galeries Lafayette bulunuyor. Bizim gibi ilginizi  Cadde üzerinde Boss, Escada, eğer siz de Gepetto Usta tarafından yapılmış gibi görünen ayakkabıları giymek istiyorsanız Birkenstock ve Paris’ten tanıdığımız ünlü Galeries Lafayette’i görmek de mümkün. Ayrıca sizin de ilginizi çekiyorsa, cadde üzerinden kocaman bir Lomography Store bulunuyor. Girmeden dönmeyin, içerisi cennet gibi. Bu bölgedeki alışveriş konusunu detaylı incelemek isterseniz <a href="http://www.friedrichstrasse.de/berlin/shopping/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şuraya</a> bir göz atabilirsiniz.</p>
<p style="text-align: left;"><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_7911.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5910" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_7911.jpg" alt="berlin ulaşım" width="639" height="426" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_7911.jpg 3837w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_7911-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_7911-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_7911-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 639px) 100vw, 639px" /></a></p>
<h5 style="text-align: left;"><b>Bir Takım İpuçları</b></h5>
<p style="text-align: left;">-Berlin’in metro sistemi inanılmaz. Çekinmeden bol bol kullanın, şehrin her noktasına kolaylıkla ulaşabiliyorsunuz.</p>
<p style="text-align: left;">-Birkenstock çılgınlığına kapıldıysanız, burada daha ucuz, alacaksanız buradan alın.</p>
<p style="text-align: left;">-Varlığından bile haberdar olmadığımız Vietnam mutfağı Berlin’de çok yaygın. Deneyebilirsiniz.</p>
<p style="text-align: left;">Keyfinize bakın, yaşasın turist olmak.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2013/09/16/berlin-ipuclari/">Berlin Gezi Rehberi: Potansiyel Turistler İçin Bir Takım İpuçları</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2013/09/16/berlin-ipuclari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>10</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
