<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İSTANBUL | OitheBlog</title>
	<atom:link href="https://oitheblog.com/category/turkiye/istanbul/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oitheblog.com/category/turkiye/istanbul/</link>
	<description>Gerçekten faydalı bir seyahat blogu</description>
	<lastBuildDate>Wed, 25 Feb 2026 14:25:56 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.1.9</generator>

<image>
	<url>https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/cropped-logo-32x32.png</url>
	<title>İSTANBUL | OitheBlog</title>
	<link>https://oitheblog.com/category/turkiye/istanbul/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Sirkeci &#038; Eminönü Gezisi: İstanbul Barışalım Mı?</title>
		<link>https://oitheblog.com/2017/12/04/sirkeci-eminonu-gezisi/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2017/12/04/sirkeci-eminonu-gezisi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 Dec 2017 16:12:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İSTANBUL]]></category>
		<category><![CDATA[TÜRKİYE]]></category>
		<category><![CDATA[Can Oba]]></category>
		<category><![CDATA[Can Oba Restoran]]></category>
		<category><![CDATA[Coffeetopia Eminönü]]></category>
		<category><![CDATA[Demiryolu Müzesi Sirkeci]]></category>
		<category><![CDATA[Eminönü Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Eminönü Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Eminönü Kahvecileri]]></category>
		<category><![CDATA[Eminönü Yeme İçme Notları]]></category>
		<category><![CDATA[Eminönü'nde Gezilecek Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[Eminönü'nde Ne Yenir?]]></category>
		<category><![CDATA[Filibe Köftecisi]]></category>
		<category><![CDATA[İş Bankası Müzesi]]></category>
		<category><![CDATA[PTT Müzesi]]></category>
		<category><![CDATA[Şehzade Cağ Kebabı Sirkeci]]></category>
		<category><![CDATA[Sirkeci Eminönü Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Sirkeci Garı]]></category>
		<category><![CDATA[Sirkeci Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Sirkeci Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Sirkeci Postane Binası]]></category>
		<category><![CDATA[Sirkeci Yeme İçme Notları]]></category>
		<category><![CDATA[Sirkeci'de Gezilecek Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[Sirkeci'de Ne Yenir?]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=11307</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ah İstanbul, canım İstanbul, sen iyisin de çevren kötü be. Bu aralar hepimiz sana bir sebepten bozuk atıyor, özünde ayrılmak...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2017/12/04/sirkeci-eminonu-gezisi/">Sirkeci &#038; Eminönü Gezisi: İstanbul Barışalım Mı?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ah İstanbul, canım İstanbul, sen iyisin de çevren kötü be. Bu aralar hepimiz sana bir sebepten bozuk atıyor, özünde ayrılmak istediğimiz halde alışkanlıktan bir türlü kopamadığımız sevgili muamelesi yapıyoruz. Fakat geçen gün Karaköy – Kadıköy vapuruna bindiğimiz esnada (ki bu vapura bindiğimiz esnada nice kararlar alındığı görülmüştür) sana şöyle bir bakınca acayip bir duygu patlaması oldu. Ulan dedik, bu zamanda böyle ilişkiyi nereden bulacağız? Hem sempatik, hem yakışıklı, e biraz pasaklı ve yer yer kalpsiz olabiliyor ama, neticede dönüp dolaşıp İstanbul’da buluyorsak kendimizi, herhalde bir sebebi olmalı! O yüzden bir günü gerçek İstanbul havası solumaya ayırdık, çok da iyi oldu, galiba biz resmen barışmak istiyoruz biricik aşkımız İstanbul, olur mu?</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11322" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Sirkeci-Eminönü-gezisi-4.jpg" alt="Sirkeci &amp; Eminönü gezisi (4)" width="655" height="436" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Sirkeci-Eminönü-gezisi-4.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Sirkeci-Eminönü-gezisi-4-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Sirkeci-Eminönü-gezisi-4-370x246.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Sirkeci-Eminönü-gezisi-4-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Sirkeci-Eminönü-gezisi-4-570x379.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Sirkeci-Eminönü-gezisi-4-601x400.jpg 601w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><br />
Tabii bu über romantik yaklaşımımızın bir de öteki tarafı var. Madem kendimizi adeta Uğur Dündar gibi doğruları söylemeye adadık, bir takım itiraflarda bulunmamız gerek. Hani bu “gerçek İstanbul” dediğimiz Eminönü &amp; Sirkeci taraflarına duyulan hisler tam olarak “ya sev ya terk et” şeklindedir ya. Ya çok seversiniz o havayı, o eski zamanlara ışınlanmışsınız hissini, o “abi bu James Bond’u nasıl burada çektiler yaaa” muhabbetini, ya da kaosuna, kalabalığına, müthiş darlayan esnafına, üstünüze üstünüze gelen insan kalabalığına dayanamıyorsunuzdur ve çoktan terk-i diyar eylemişsinizdir. İşte biz aslında 2. gruba dahil kimseleriz. Buralar bizi çoğunlukla BASIYOR. Her gittiği/gezdiği yerden inanılmaz büyülenen ve gereksiz öven blogger taklidi yapmamıza gerek olmadığı gibi, gerçek hissiyatımızı gizlemenin de bir alemi yok. Ama madem İstanbul ile biraz daha iyi anlaştığımız günlere geri dönmeye çalışıyoruz, önce şu gerçek İstanbul ile bi’ arayı düzeltelim dedik. Sonuç? Evet tamam, yine biraz bastı, yine biraz “ABİ KİŞİSEL ALANIMI İŞGAL ETMESENİZE NİYE TEMAS EDİYORSUNUZ BANA” duyguları tavan yaptı, ama bu sefer aramız bir tık daha iyi gibiydi.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11320" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Sirkeci-Eminönü-gezisi-2.jpg" alt="Sirkeci &amp; Eminönü gezisi (2)" width="655" height="436" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Sirkeci-Eminönü-gezisi-2.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Sirkeci-Eminönü-gezisi-2-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Sirkeci-Eminönü-gezisi-2-370x246.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Sirkeci-Eminönü-gezisi-2-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Sirkeci-Eminönü-gezisi-2-570x379.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Sirkeci-Eminönü-gezisi-2-601x400.jpg 601w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><br />
Tabii ki bu Sirkeci &amp; Eminönü gezisi boyunca keşfedilmesi gereken her noktayı, her mekanı keşfetmiş değiliz, neticede bu 1-2 günlük bir adaptasyon gezisi gibi bir şeydi, ama zamanla buraları daha da iyi keşfederiz diye umuyoruz. Genel olarak önerimiz, kafanızı bol bol havaya kaldırmanız. O ne demek demeyin, kafanızı kaldırın da İstanbul’un en güzel binalarına uzun uzun bakın. Bakın ve “kim bilir kaç güzel binanın önünden hiç bakmadan geçip gidiyoruz” diye düşünün, bizimle beraber tribe girin, güzel oluyor. Neyse, uzatmayalım hızlandırılmış Sirkeci &amp; Eminönü gezisi notlarımıza geçiş yapalım.</p>
<p>Başlamadan gelen not: Başka İstanbul keşifleri yapmak niyetindeyseniz şunlar da işinize yarayabilir gibi</p>
<p>*<a href="http://oitheblog.com/2017/11/01/cihangirin-en-iyi-mekanlari/" target="_blank" rel="noopener">Cihangir&#8217;den Favori 8 Mekanımız</a><br />
*<a href="http://oitheblog.com/2016/04/29/balat-fener-turu-notlari/" target="_blank" rel="noopener">Balat &amp; Fener<br />
</a>*<a href="http://oitheblog.com/2015/07/23/karakoyun-en-iyi-mekanlari/" target="_blank" rel="noopener">Karaköy&#8217;ün En İyi Mekanları</a><br />
*<a href="http://oitheblog.com/2017/02/26/kadikoy-yeldegirmeni-mahallesi-yeni-bir-donusum-hikayesi/" target="_blank" rel="noopener">Kadıköy Yeldeğirmeni Mahallesi Keşfi<br />
</a>*<a href="http://oitheblog.com/2016/11/07/istanbulun-en-iyi-kahvecileri/" target="_blank" rel="noopener">İstanbul&#8217;daki Favori Kahvecilerimiz<br />
</a>*<a href="http://oitheblog.com/2016/05/09/buyukada-gezi-rehberi-simdi-burasi-istanbul-mu-oluyor/" target="_blank" rel="noopener">Büyükada Gezi Rehberi</a></p>
<h2><strong>Sirkeci &amp; Eminönü Gezisi: 1 Günde Nerelere Uğradık?</strong></h2>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11318" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Mısır-Çarşısı.jpg" alt="Mısır Çarşısı" width="655" height="436" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Mısır-Çarşısı.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Mısır-Çarşısı-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Mısır-Çarşısı-370x246.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Mısır-Çarşısı-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Mısır-Çarşısı-570x379.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Mısır-Çarşısı-601x400.jpg 601w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><br />
Mısır Çarşısı</strong></p>
<p>Mısır Çarşısı’na gitmeyeli çok olmuş. Aslına bakarsanız İstanbul’da doğup büyümüş insanlar olmamıza rağmen buraya toplam gitme sayımız zaten 5’i geçmiyordur galiba. O yüzden madem İstanbul ile barışma sürecine girdik, madem havada beyaz güvercinler uçuşuyor, bir şeyi yapmışken tam yapalım dedik. Konuyu biliyorsunuz, 1600’lü yılların ortalarında yapılan Mısır Çarşısı (adının bu olmasının sebebi, o dönemde çarşıda satılan baharatlar ve ürünlerin çoğunlukla Mısır’dan gelmesi-imiş bu arada) hem mimari olarak harika, hem insanı hakikaten geçmişe ışınlayan, İstanbulluyu bile turist gibi hissettiren acayip otantik bir havası var. Fakat yine gerçekçi bir yorum yapacak olursak, insanın buradan herhangi bir şey satın almak konusunda çekinceleri oluyor. Günümüzde çarşı esnafı o kadar “gel buraya da seni bi’ kandırayım” havasında ki, gerçekten bir noktadan sonra gerilim filmi tadında dolaşmaya başlıyorsunuz resmen. Aslında yazının girizgahını yaparken kullandığımız “buralar bizi BASIYOR” cümlesinde tam olarak bu hissiyatın yarattığı rahatsızlık durumunu kast ediyorduk. Yine de insan içeri girip de Mısır Çarşısı’nı şöyle bir gezmekten kendini alamıyor, süreyi sınırlı tutunca idare edilebiliyor diyelim.</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11323" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Sirkeci-Büyük-Postane.jpg" alt="Sirkeci Büyük Postane" width="655" height="436" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Sirkeci-Büyük-Postane.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Sirkeci-Büyük-Postane-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Sirkeci-Büyük-Postane-370x246.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Sirkeci-Büyük-Postane-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Sirkeci-Büyük-Postane-570x379.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Sirkeci-Büyük-Postane-601x400.jpg 601w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><br />
<img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11326" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Sirkeci-Postane-Binası.jpg" alt="Sirkeci Postane Binası" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Sirkeci-Postane-Binası.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Sirkeci-Postane-Binası-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Sirkeci-Postane-Binası-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Sirkeci-Postane-Binası-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Sirkeci-Postane-Binası-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Sirkeci-Postane-Binası-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><br />
Büyük Postane Binası</strong></p>
<p>Buraya gitmek zorundasınız arkadaşlar. Ama sırf dışarıdan görmek için değil. Evet, dışını da detaylıca inceleyin, onun önünde bir ah çekin ama, içeri girmeyi de ihmal etmeyin ve siz de bizimle beraber sonradan yapılan postane binalarını düşünüp “biz nerede yanlış yaptık” düşüncelerine kapılın. Birileri toplanıp “ya aslında inanılmaz güzel binalar yapıyorduk ama biraz da rezalet işlere mi imza atsak” falan mı dedi, ne oldu?</p>
<p>Büyük Postane, Türkiye’nin en büyük postane binası. İnşaatı 1909 yılında tamamlanmış. Bir dönem İstanbul Radyoevi olarak da kullanılmış ancak şu an halen Avrupa Yakası PTT Başmüdürlüğü ve PTT şubesi olarak kullanılıyor. Dolayısıyla çekinmeden içine girebilir, dolaşabilir, fotoğraf çekebilir ve belki bizim yaptığımız gibi biraz da sövebilirsiniz. (ÇÜNKÜ NEDEN SONRADAN BOZDUK) Hızınızı alamazsanız <strong>PTT Müzesi</strong> de burada yer alıyor, orayı da gezebilirsiniz.</p>
<p><strong>İş Bankası Müzesi</strong></p>
<p>Mimarisinin güzelliği ile biz söylemesek dahi mutlaka dikkatinizi çekecek olan bir diğer bina, İş Bankası Müzesi. Bu binanın bulunduğu noktada daha önce ahşap bir bina yer alıyormuş. Ancak bu ahşap binanın İstanbul Postanesi olarak kullanılmaya başlandığı dönemde, daha geniş bir binaya ihtiyaç duyulduğu için var olan bina yıkılıp yerine bugün hala görebileceğiniz bina yapılmış. Zaten sonrasında 1909 yılında yukarıda söz ettiğimiz ve gidip görmenizde ısrarcı olduğumuz Büyük Postane binası yapılınca bu bina 1927 yılında İş Bankası’na devredilmiş İş Bankası İstanbul Şubesi olarak hizmet vermeye başlamış. Zaten 2004 yılına kadar da bu şekilde kullanılmaya devam etmiş.</p>
<p>Günümüzde burası İş Bankası Müzesi olarak kullanılıyor. Aşırı akıllı olduğumuz için Sirkeci &amp; Eminönü gezisi planımızı bir Pazartesi gününe denk getirince müzeyi gezememiş olsak da aklımızda kaldığı bir gerçek. Biz en yakın zamanda ziyaret ederiz diye düşünüyoruz, siz bizden önce giderseniz ihmal etmeyin, <strong><em>müzeye giriş ücretsiz</em></strong>.</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11324" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Sirkeci-Garı-İçi.jpg" alt="Sirkeci Garı İçi" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Sirkeci-Garı-İçi.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Sirkeci-Garı-İçi-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Sirkeci-Garı-İçi-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Sirkeci-Garı-İçi-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Sirkeci-Garı-İçi-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Sirkeci-Garı-İçi-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><br />
</strong></p>
<figure id="attachment_11325" aria-describedby="caption-attachment-11325" style="width: 655px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-11325" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Sirkeci-Garı.jpg" alt="Sirkeci Garı" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Sirkeci-Garı.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Sirkeci-Garı-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Sirkeci-Garı-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Sirkeci-Garı-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Sirkeci-Garı-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Sirkeci-Garı-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><figcaption id="caption-attachment-11325" class="wp-caption-text">Bir bekleme salonu ne kadar güzel olabilirse o kadar güzel. Sirkeci Garı, Eminönü gezisi</figcaption></figure>
<p><strong>Sirkeci Garı</strong></p>
<p>Tarihi 1800’lü yılların sonlarına dayanan bir diğer şahane bina, Sirkeci Garı. Şansımıza biz ön cepheden fotoğraflama hevesi ile gittiğimizde tadilatta olduğu için inceden bir hayal kırıklığına uğradık ama, şu Marmaray girişinin olduğu taraftan içeri girince gönlümüzü almayı başardı. Tren istasyonlarının esrarengiz çekiciliği Sirkeci Garı’na da uğramış ve Marmaray girişinin sol tarafına doğru yönelince işler iyice güzelleşiyor. Buraya kadar girmişken yine aynı tarafta kalan küçük ama uzun uzun keşfetmelik <strong>Sirkeci Garı Demiryolu Müzesi’ni</strong> gezmeyi ve hemen yan kapısında yer alan bekleme odasına şöyle bir kafanızı uzatmayı da unutmayın. Makineler hazır edilsin, Instagram’daki arkadaşlarınızı haberdar edin, çok yüksek ihtimalle ortalığı görsele boğacaksınız, normaldir, biz de öyle yaptık.</p>
<figure id="attachment_11321" aria-describedby="caption-attachment-11321" style="width: 655px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-11321" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Sirkeci-Eminönü-gezisi-3.jpg" alt="Sirkeci &amp; Eminönü gezisi (3)" width="655" height="436" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Sirkeci-Eminönü-gezisi-3.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Sirkeci-Eminönü-gezisi-3-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Sirkeci-Eminönü-gezisi-3-370x246.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Sirkeci-Eminönü-gezisi-3-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Sirkeci-Eminönü-gezisi-3-570x379.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Sirkeci-Eminönü-gezisi-3-601x400.jpg 601w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><figcaption id="caption-attachment-11321" class="wp-caption-text">Galata Köprüsü üzerinden en sevdiğimiz fotoğraf klişesi.</figcaption></figure>
<p><strong>Galata Köprüsü</strong></p>
<p>E Sirkeci &amp; Eminönü gezisi için yolla düşmüşken arabayla/dolmuşla üstünden yılda 80 kere geçtiğimiz ama üstünde yürüme sayımızın bir elin parmaklarını geçmediği Galata Köprüsü’nü de bir turist gibi deneyimlemesek olmazdı. Biliyorsunuz, kendisi şehrin “canım İstanbul, kurban olam İstanbul” dedirten noktalarından. Köprümüzün tarihi de bir acayip bu arada, defalarca kez yenilenmiş, tadilat görmüş, efendime söyleyeyim, ismi, hatta yeri bile değişmiş. Fakat neticede 1992 yılında yanmasının ardından son olarak Karaköy ve Eminönü tarafını birbirine bağlayan halini almış ve balık tutan adam fotoğrafı çekmekten içimizi sıkan Instagram bağımlılarının en sevdiği noktalardan birine dönüşmüş. Çekmeyin kardeşim şu fotoğrafı artık, anladık tamam Galata Köprüsü üzerinde balık tutuyorlar evet, TAMAM ANLADIK. Neyse, sevgiler……</p>
<h2><strong>Sirkeci &amp; Eminönü Gezisi: 1 Günde Eminönü’nde Ne Yenir, Ne İçilir, Nasıl 800 Kilo Olunur?</strong></h2>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11316" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Filibe-Köftecisi-.jpg" alt="Filibe Köftecisi" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Filibe-Köftecisi-.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Filibe-Köftecisi--300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Filibe-Köftecisi--370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Filibe-Köftecisi--270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Filibe-Köftecisi--570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Filibe-Köftecisi--600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><br />
Meşhur Filibe Köftecisi</strong></p>
<p>Sirkeci &amp; Eminönü gezisi için yollara düşmeden önce araştırmaya giriştiğimizde karşımıza çıkan listelerin garanti isimlerinden Filibe Köftecisi. Geçmişi 100 yılı aşmış, İstanbul’un bir parçası olmuş, İstanbul’u İstanbul yapan, annelerimiz babalarımızın bildiği mekanlardan. Tarihi ile ilgilenirseniz <a href="https://www.youtube.com/watch?v=SR12sLy5Ccw" target="_blank" rel="noopener nofollow">şuradan</a> Mehmet Yaşin’in ziyaretini ve köfte götürmesini de izleyebilirsiniz sdsfd. Menüde köfte, piyaz ve yoğurt tatlısı var. Gidip  “ben glütensiz makarna istiyrmm vr mı acbaa” derseniz tokadı yersiniz……. Köftenin yanında soğan ve biber geliyor, soğansız yiyenler zaten tarafımızca hakir görülüyor. (sonra sevgilinizin yanına falan gidecekseniz zorla soğan yedirmenizi öneririz) Küçük, salaş, hızlı yiyip kalkmalık bir mekan. Köftenin lezzeti konusunda yorum yapmayalım, o kısmı kişiye göre değişir, 100 küsür yıllık mekanı yargılamak bize düşmez diyerek işin içinden sıyrılalım. <strong><em>(Hoca Paşa Sokak No: 3)</em></strong></p>
<p><strong>Kral Kokoreç</strong></p>
<p>Her türlü çer çöp ve sokak lezzetini mideye indirmek konusunda hiçbir çekincesi olmayan bizler, iş kokoreç yemeye gelince utana sıkıla “ya biz kokoreç yemiyoruz” itirafında bulunuyoruz. Evet tamam, bu kokoreç yeme işine bir türlü alışamadık, ama madem biz yiyemiyoruz, Eminönü gezisi için yanımızda bir kokoreç üstadını götürelim de o yesin, o ölçüp biçsin dedik. Neticede sevgili kokoreç sever arkadaşımızın buradaki kendini kaybetmesi sonucu anladığımız kadarıyla Kral Kokoreç boşu boşuna bir klasiğe dönüşmemiş, kokoreç sevenler buraya saldırabilir. <strong><em>(Hasırcılar Caddesi No: 38)</em></strong></p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11315" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Coffeetopia-Eminönü.jpg" alt="Coffeetopia Eminönü" width="655" height="436" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Coffeetopia-Eminönü.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Coffeetopia-Eminönü-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Coffeetopia-Eminönü-370x246.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Coffeetopia-Eminönü-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Coffeetopia-Eminönü-570x379.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Coffeetopia-Eminönü-601x400.jpg 601w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><br />
Coffeetopia</strong></p>
<p>Eminönü gezisi diye illa ki sabahlara kadar Türk kahvesi içip nargile fokurdatmamız gerekmiyor arkadaşlar, hipsterlar da Eminönü gezisi için heveslenebilir……… 3. dalga kahveci isterseniz o da var, hatta gayet de başarılı bir versiyonu olan Coffeetopia var. Burayı uzun süredir zevkine güvendiğimiz insanlar övdüğü için aklımızın bir köşesindeydi, sonunda deneyebildik ve 3 evetle finale taşıyoruz. Kahveleri gerçekten başarılı, bize inanmıyorsanız zaten <a href="http://www.coffeetopia.com.tr/serif-basaran-kimdir/" target="_blank" rel="noopener nofollow">şurası</a> aslında her şeyi açıklıyor. <strong><em>(Arpacılar Caddesi No: 4)</em></strong></p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11311" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Brew-Coffee-Works-Eminönü.jpg" alt="Brew Coffee Works Eminönü" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Brew-Coffee-Works-Eminönü.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Brew-Coffee-Works-Eminönü-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Brew-Coffee-Works-Eminönü-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Brew-Coffee-Works-Eminönü-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Brew-Coffee-Works-Eminönü-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Brew-Coffee-Works-Eminönü-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><br />
Brew Coffee Works</strong></p>
<p>Bir diğer kahveci övme ve “hala denemediniz mi” sorularına maruz kalma seansımız da Brew Coffee Works üzerineydi. Öyle övüldü ki, “İstanbul’un en iyi kahvecisi” gibi yorumlar bile duyduk, sevenleri odalarına Brew Coffee Works posteri falan asıyor galiba.. Neticede burayı da övmekte haklılarmış. Hem görsel olarak, hem kahveleri açısından pek sevilesi, müdavimi olunası bir mekan. Bizim için İstanbul’daki en iyi kahveci Kronotrop olmakla birlikte (bak bak iddialı laflara bak), burası da favoriler listemize eklenebilir galiba. Unutmadan, gidecek olursanız fotoğraf makinenizi hazır edin, mekanın içi cidden çok güzel. <strong><em>(Hamidiye Caddesi No: 60)</em></strong></p>
<p><strong><em><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11317" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Hafız-Mustafa-Eminönü.jpg" alt="Hafız Mustafa Eminönü" width="655" height="436" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Hafız-Mustafa-Eminönü.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Hafız-Mustafa-Eminönü-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Hafız-Mustafa-Eminönü-370x246.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Hafız-Mustafa-Eminönü-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Hafız-Mustafa-Eminönü-570x379.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Hafız-Mustafa-Eminönü-601x400.jpg 601w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><br />
</em>H</strong><strong>afız Mustafa</strong></p>
<p>Diyette misiniz? Yaza kadar sağlıklı beslensem plajlarda rüzgar gibi eserim mi diyorsunuz? Bi’ 5 kilo fazlanızı da verseniz Adriana Lima gibi mi olacaksınız? BOŞVERİN, TATLI YİYORUZ. İtiraz istemiyoruz, burada o tatlı yenecek.  Hafız Mustafa’nın tarihi taaaaaa 1864’e dayanıyor. Bunca yıldır ayakta kaldığına göre herhalde bir olayı olmalı değil mi? E var tabii. Artık lokum mi götürürsünüz, sütlü tatlılara mı girersiniz, baklavaların içine balıklama mı atlarsınız yoksa direkt pastalara mı girişirsiniz bilemiyoruz. Şahsen biz narlı &amp; fıstıklı lokuma yönelerek son dönemlerin en iyi kararlarından birini verdiğimize inanıyoruz. <strong><em>(Hamidiye Caddesi No: 20C ve Muradiye Caddesi No: 51)</em></strong></p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11313" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Can-Oba-Restoran-Sirkeci.jpg" alt="Can Oba Restoran Sirkeci" width="655" height="436" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Can-Oba-Restoran-Sirkeci.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Can-Oba-Restoran-Sirkeci-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Can-Oba-Restoran-Sirkeci-370x246.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Can-Oba-Restoran-Sirkeci-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Can-Oba-Restoran-Sirkeci-570x379.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Can-Oba-Restoran-Sirkeci-601x400.jpg 601w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><br />
Can Oba</strong></p>
<p>Can Oba’yı tanıyanlarınız vardır, CNN Türk’teki programına denk gelmiş de olabilirsiniz, yeme içme konularına genelden bir tık daha fazla ilginiz varsa şanı yürüdüğü için zaten biliyorsunuzdur ya da bir şekilde Eminönü’ndeki restoranına denk gelmişsinizdir. Bu gruplardan hiçbirine dahil değilseniz sıkı durun, çünkü bayağı ilginç bir durum ile karşı karşıyayız.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11312" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Can-Oba-Restoran-1.jpg" alt="Can Oba Restoran 1" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Can-Oba-Restoran-1.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Can-Oba-Restoran-1-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Can-Oba-Restoran-1-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Can-Oba-Restoran-1-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Can-Oba-Restoran-1-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Can-Oba-Restoran-1-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><br />
Can Bey yıllarca yurtdışında yaşamış, Michelin yıldızlı restoranlarda çalışmış, harikalar yaratan, acayip yetenekli bir adam. Hani televizyonda görseniz Eminönü’nde kebapçıların arasında bir restoran açması ihtimalinden çok “Jölölö Hotel’in terasında” bir restoranı olması ihtimalini değerlendirirsiniz, öyle biri. Lakin “USTAM BİZE 2 ADANA” seslerinin arasında bir yerde, Sirkeci’nin göbeğinde, 5-6 masalı bir restoranı mevcut. Minik bir mutfağı, oldukça salaş bir ortamı olan ve hiç de öyle cafcaflı halleri olmayan son derece mütevazı bir mekandan bahsediyoruz. İlk gördüğünüzde “Ne alaka ya burada bu restoran şimdi?” demiyorsunuz ama, menü önünüze gelince resmen şok etkisi yaratıyor. Günlük, taze ürünlerle yapılan ahtapotu risottolar, ıspanaklı lazanyalar, ördekler falan havalarda uçuyor. Üstelik servisi Can Oba’nın ta kendisi yapıyor. Sohbet ediyorsunuz, size tek tek yemekleri nasıl hazırladığını anlatıyor falan. (buraya şaşıran emoji koymayı çok isterdik) Yemekler nasıl diye soracak olursanız biz 3,4 tanesini denemiş bulunduk ve hepsi birer lezzet pınarıydı. Eminiz ki fiyatları da merak edeceksinizdir, pek tabii Sirkeci &amp; Eminönü gezisi boyunca gideceğiniz yerlerin üstünde olduğu kesin, ancak bizce bu restoranı ayrı bir deneyim olarak düşünüp ve fiyatları da ona göre değerlendirmek gerekiyor<strong><em>. (Hocapaşa Hamamı Sokak No: 10)</em></strong></p>
<p>*Restoran bazı günler kapalı olabiliyor, özellikle burayı deneyecekseniz öncesinde bi’ aramakta fayda var. Bazı günler de çok küçük olduğu için yer bulma problemi olabiliyor, kararlıysanız rezervasyon yapın. Son olarak 13:30’da açıldığını da ekleyelim, daha önce gitmeye kalkışmayın.</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11327" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Şehzade-Cağ-Kebabı.jpg" alt="Şehzade Cağ Kebabı" width="655" height="436" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Şehzade-Cağ-Kebabı.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Şehzade-Cağ-Kebabı-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Şehzade-Cağ-Kebabı-370x246.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Şehzade-Cağ-Kebabı-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Şehzade-Cağ-Kebabı-570x379.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/Şehzade-Cağ-Kebabı-601x400.jpg 601w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><br />
Şehzade Cağ Kebabı</strong></p>
<p>Sirkeci &amp; Eminönü gezisi 1 günde 8 kilo alma projemiz kapsamında girdiğimiz son yeri de yazıp çekip gidiyoruz. Cağ Kebabı yemiş miydiniz? Muhtemelen yediniz, biz saçma bir şekilde ilk kez yedik. O yüzden bu işin en iyisi nasıl oluyor, nasıl olmuyor bilmeyiz. Ama meşhuuuur Şehzade Cağ Kebabı’na gittiğimizde yediğimiz şeyin ÇOK güzel olduğunu biliyoruz. Bu meşhur olan yerlerin aslında o kadar da güzel çıkmaması sorunsalı çok şükür buraya uğramamış. Biz iyice kafayı mı yedik, yoksa bu cağ kebabı adeta çerez gibi löplöp gidiyor mu, en az 3-4 tane yenir mi, artık ona siz karar vereceksiniz. (bizce yenir ve tabii ki yedik) İnanmıyorsanız orada çalışan abiye bir sorun, kendisi 72 tane cağ kebabı yiyerek bizim kişisel tarihimizde bile yer etti, heyyy gidii heyyy. <strong><em>(Hocapaşa Sokak No: 6)</em></strong></p>
<p><em><span class="s1">*Yazılarımızda <strong>reklam ve ürün tanıtımı</strong> bulunmaktadır. (deneyimlerimiz üzerinden ürün, marka, servis, kuruluş önerileri paylaştığımız için)</span></em></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2017/12/04/sirkeci-eminonu-gezisi/">Sirkeci &#038; Eminönü Gezisi: İstanbul Barışalım Mı?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2017/12/04/sirkeci-eminonu-gezisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>3</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cihangir’in En İyi Mekanları: Musallat Olduğumuz Favori 8 Yer</title>
		<link>https://oitheblog.com/2017/11/01/cihangirin-en-iyi-mekanlari/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2017/11/01/cihangirin-en-iyi-mekanlari/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Nov 2017 16:04:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İSTANBUL]]></category>
		<category><![CDATA[TÜRKİYE]]></category>
		<category><![CDATA[Cihangir Geyik]]></category>
		<category><![CDATA[Cihangir Kaktür]]></category>
		<category><![CDATA[Cihangir Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Cihangir Yeme İçme Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Cihangir'de Kahvaltı]]></category>
		<category><![CDATA[Cihangir'de Ne Yenir?]]></category>
		<category><![CDATA[Cihangir'de Nerede Yenir?]]></category>
		<category><![CDATA[Cihangir'in En İyi Mekanları]]></category>
		<category><![CDATA[Cihangir'in En İyi Restoranları]]></category>
		<category><![CDATA[Geyik Bar]]></category>
		<category><![CDATA[Kronotrop Cihangir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=11180</guid>

					<description><![CDATA[<p>Acayip geç kalan bir yazı ile karşınızdayız, adeta yıllardan 2008. Cihangir’in popüler hale gelmesinin üstünden 2342 yıl geçmiş gibi geliyor....</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2017/11/01/cihangirin-en-iyi-mekanlari/">Cihangir’in En İyi Mekanları: Musallat Olduğumuz Favori 8 Yer</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11182" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/10/DSCF7974.jpg" alt="Cihangir'in en iyi mekanları" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/10/DSCF7974.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/10/DSCF7974-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/10/DSCF7974-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/10/DSCF7974-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/10/DSCF7974-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/10/DSCF7974-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><br />
Acayip geç kalan bir yazı ile karşınızdayız, adeta yıllardan 2008. Cihangir’in popüler hale gelmesinin üstünden 2342 yıl geçmiş gibi geliyor. He hala seviyor muyuz? Tabii ki. Cihangir’de yaşayacak kadar. Teoman hala Cihangir’de mi? Tabii ki, hala sokaklarda onu görmediğimiz bir gün geçmiyor. Sırrı Süreyya hala 4 mevsim deri ceketi ile sokak sokak geziyor mu? Muhtemelen… Sanırsak “ay çok bozdu şekerim, fena bozdu” muhabbetleri arka planda dönüp dursa bile Cihangir hala bir şekilde bildiğimiz Cihangir, bir şekilde olduğu gibi duruyor yıllardır, ve bir şekilde hala güzel olmayı başarıyor. İnsan burada vakit geçirdikçe buraya tuhaf bir bağlılık duymaya, acayip bir mahalleli havasına bürünmeye başlıyor, muhitin dışına çıkınca, öyle çok da uzağa değil, İstiklal’e kadar çıkınca bile, bir zombi istilasının ortasına düşmüş gibi hissediyor resmen. Tamam, Cihangir övmeyi bırakıyoruz, sakinleşelim.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11183" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/10/DSCF7980.jpg" alt="Cihangir'in en iyi mekanları" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/10/DSCF7980.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/10/DSCF7980-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/10/DSCF7980-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/10/DSCF7980-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/10/DSCF7980-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/10/DSCF7980-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><br />
Geçen gün bize son zamanların en iyi fikirlerinden biri gibi görünen Piri Guide ile Cihangir keşfi yapmaya karar verdik ve üşengeçliğimize yenik düşmeden turu gerçekleştirmeyi başardık. Bu esnada bize o kadar çok “kızlar nereleri seviyorsunuz Cihangir’de” temalı soru geldi ki, dedik biz en iyisi Cihangir&#8217;in en iyi mekanları temalı bir yazıya girişelim, komik bir şey varsa hep beraber gülelim!</p>
<p>Bu arada bahsetmişken es geçmeyelim, Piri’nin ne olduğunu bilmiyorsanız onu da hemen özet geçelim, çünkü hakikaten şahane bir fikir, aşığıyız, öyle boş övmüyoruz. Özet geçecek olursak kendisi bir sesli rehberlik uygulaması. Biliyoruz, çoğunuz herhangi bir gezide rehbere bağlı kalmayı sevmiyorsunuz ve bağımsız hareket etmeyi seviyorsunuz, biz de aynı şekilde hissediyoruz. Ancak bir rehberin sahip olduğu bilgilere sahip olmak da fena olmuyor hani, di mi? İşte bu noktada Piri bayağı işe yarıyor, çünkü açıyorsunuz gezmek istediğiniz yerin rehberini, size rotanızı çıkarıyor, gezeceğiniz yerleri planlıyor ve tek tek hikayesini, tarihini, özelliklerini anlatıyor. Biz Cihangir ve Çukurcuma’yı Piri ile gezerken hem büyülendik, hem bu fikri bulanları DEV alkışladık, hem de “abi biz buraları nasıl da tanımıyormuşuz” hissi ile utanç içinde dolaştık desek yeridir. Bu arada Piri Guide sadece Türkiye ile sınırlı değil, yurt dışından bir sürü noktanın da rehberleri mevcut, yüklemek isterseniz diye <strong><a href="https://piri.to/oitheblog" target="_blank" rel="noopener nofollow">düşünerek Piri Guide’ı indirebileceğini linki buraya bıraktık</a>. </strong></p>
<p>Şimdi konuya dönelim, karşınızdan favorilerimizden oluşan Cihangir&#8217;in en iyi mekanlarıı!</p>
<p>*Başlamadan gelen not: Hazır buralara kadar gelmişken Karaköy&#8217;e de geçme kararı alırsanız <a href="http://oitheblog.com/2015/07/23/karakoyun-en-iyi-mekanlari/" target="_blank" rel="noopener">Karaköy&#8217;ün en sevdiğimiz mekanlarını da buraya bıraktık.</a></p>
<h3><strong>Kahvenin Kralı İçin: Kronotrop</strong></h3>
<p>Hazırsanız burada bir “övgü fırtınası” koparacağız. Bizim için bırakın Cihangir’i, tüm İstanbul’un en iyi kahvelerini yapan mekan kesinlikle Kronotrop. Artık buna Mehmet Gürs etkisi mi dersiniz, en iyi baristaları kaptıklarından mı dem vurursunuz bilemiyoruz ama, gerçekten hiç üşenmeyip her gün kahve alacak ve her seferinde “ulan biz niye böyle yapamıyoruz” tartışmasına girecek kadar seviyoruz Kronotrop’u. Ayrıca son dönemlerde yediğimiz en iyi ekleri burada yediğimizi de ekleyelim, dileriz menüden kaldırırlar da biz de şişmanlama serüvenimizde emin adımlarla ilerlemeye bir son veririz.</p>
<h3><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11188" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/10/DSCF8014.jpg" alt="Cihangir'in en iyi mekanları" width="655" height="436" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/10/DSCF8014.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/10/DSCF8014-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/10/DSCF8014-370x246.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/10/DSCF8014-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/10/DSCF8014-570x379.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/10/DSCF8014-601x400.jpg 601w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><br />
En Güzel Kokteyller ve Muhabbet Ortamı İçin: Geyik Coffee Roastery &amp; Cocktail Bar</strong></h3>
<p>Geyik’i bilmeyen, duymayan var mı? Varsa sallansın, silkelensin, kendine gelsin. İstisnasız her akşam önü dolup taşan, kokteylleri hakikaten leziz olan, hayatımızdan yitip gitmiş olan “bir zamanlar Asmalı’da çok eğlenceli günler geçirme” eksikliğini beldemiz Cihangir’de evin aşağısına inerek gidermemizi sağlayan favori içki mekanımız tabii ki Geyik. Birçok kişi burayı kokteylleri için tercih etse de kahvelerinin de çok güzel olduğunu ekleyelim.</p>
<h3><strong>Ünlüleri Bakışlarınızla Rahatsız Etmek ve Sakinlik İçin: Kaktüs</strong></h3>
<p>Cihangir’de ünlü birini görünce ilgilenmiyormuş gibi yaparak çaktırmadan bakma tekniğinizin hiç de işe yaramadığının farkında mıydınız? Üzgünüz, baktığınızı biliyoruz, yemezler…. Ayrıca sizin adınıza da üzgünüz sevgili ünlüler, çünkü inceden yerinizi afişe etmişiz gibi oldu. Tabii işin ünlü görme ve huzursuzluk verme geyiği bir yana, Cihangir’in kaotik noktalarından bir tık daha uzaklaşıp daha kendi halinizde kalmak, çalışmak, sakin sakin bir şeyler yiyip içmek isterseniz Kaktüs’e uğrayabilirsiniz. <strong>           </strong></p>
<h3><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11184" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/10/DSCF7986.jpg" alt="Journey Cihangir" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/10/DSCF7986.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/10/DSCF7986-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/10/DSCF7986-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/10/DSCF7986-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/10/DSCF7986-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/10/DSCF7986-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><br />
Cihangir’in En İyi Kahvaltısı İçin: Susam</strong></h3>
<p>Of, of, of, başlık nasıl iddialı oldu di mi? VARSA İTİRAZI OLAN, ÇIKIŞA GELSİN. Seviyoruz kardeşim, Susam’ın kahvaltısını seviyoruz işte. Menemenini, yumurtalı ekmeğini, avokadolu çılbırını seviyoruz, 2 kişi hepsini söyleyip akıllara durgunluk veren bir yeme performansı sergileyerek her seferinde çalışanları şok ediyor, yarın yokmuşçasına yiyoruz. Pişman değiliz, yine olsa yine yaparız.</p>
<p>*Cihangir’in en iyi kahvaltısı konusunda Van Kahvaltı Evi ısrarı olanlar da var. Her hafta sonu önünde 23423 kişilik bir sıra görünce biz de merak ettik doğrusu, ancak henüz deneme fırsatımız olmadı. Belki bi’ bakarsınız?</p>
<h3><strong>Aşırı Güzel Bir Tavuk Suyu Çorba İçin: Journey </strong></h3>
<p>Çok spesifik bir kategori ile karşınızdayız. Var mı aranızda çok iddialı bir tavuk suyu çorba arayan? Sanmıyoruz. Ama şimdi biz söyleyince aklınızda yer edecek, biliyoruz. Biz de Tavuk Suyu Çorba Sevdalıları Derneği eş başkanları falan değiliz zaten. Fakat geçenlerde bir “acaba hasta mı oluyoruz ya” evresine girmişken Journey’de bu çorbadan içmiş bulunduk, şimdi ne zaman acıksak canımız buranın çorbasını istiyor, öyle bir lezzet pınarı kendisi. Ayrıca konudan bağımsız olarak buranın köftesini de çok seviyoruz. Özetle Cihangir’de bir açlık krizi yaşandığında Journey’e yolunuzu düşürebilirsiniz.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11186" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/10/DSCF8002.jpg" alt="Asri Turşucu Cihangir" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/10/DSCF8002.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/10/DSCF8002-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/10/DSCF8002-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/10/DSCF8002-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/10/DSCF8002-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/10/DSCF8002-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /></p>
<h3><strong>Turşu Suyunun İyisi Limonla mı Sirkeyle mi Geyiği İçin: Asri Turşucu</strong></h3>
<p>Burası Cihangir mi Çukurcuma mı bilmiyoruz, ama o kısmını karambole getirip konuya devam edeceğiz, çünkü bu yazıyı okumanıza rağmen burada bir turşu suyu içmezseniz sonsuza kadar uyduruk kavanoz turşusu yemeye mahkum olursunuz İNŞ, sizi lanetliyoruz. Sizi buradan vurmadıysak başka bir zaafınızdan konuya girelim. Hani bu hepimizin sevdiği, sevmeyenin aklından şüphe ettiğimiz <strong>Neşeli Günler</strong> filmi var ya. <strong>Turşu suyunun iyisi limonla mı olur sirkeyle mi olur muhabbetinin geçtiği filmden bahsediyoruz. İşte o film tam olarak bu turşucuda geçiyor! </strong>Bu sorunsala çözüm getirildi mi bilmiyoruz ama, turşu suyunun iyisi hangisi ile oluyor ise Asri Turşucu’da bunun yanıtını buldukları kesin. Hastasıyız.</p>
<h3><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11185" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/10/DSCF7997.jpg" alt="Özkonak Cihangir" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/10/DSCF7997.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/10/DSCF7997-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/10/DSCF7997-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/10/DSCF7997-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/10/DSCF7997-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/10/DSCF7997-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><br />
Ev Yemeği ve Meleklerden Yapılmış Sütlü Tatlılar İçin: Özkonak Lokantası</strong></h3>
<p>Anamızdan babamızdan ayrı yaşamanın en hüzünlü yanı, her hafta birkaç kez evde yaşanan açlık oyunları durumu oluyor. Kendi yaptıklarımız evde yediklerimizin yanından bile geçemediği için ev yemeğine hasretiz. Hal böyle olunca Özkonak’ın yanı başımızda olmasını resmen halaylar ile karşıladık, zira üşengeç günlerimizde ev yemeği ihtiyacımızı genellikle buradan gideriyoruz. Beldemizin esnaf lokantası Özkonak’ın asıl uzmanlık alanının sütlü tatlılar olduğunu ise sonradan öğrendik. Kazandibi konusunda buranın üstüne çıkabilecek bir yer var mı inanın biz de bilemiyoruz. Canınız salaş takılmak, yemek işini hızlıdan halletmek istiyorsa Özkonak candır.</p>
<h3><strong>Juice severler &amp; hastalık öncesi paniği yaşayanlar için: Juiceman</strong></h3>
<p>Sıraselviler Caddesi üzerinde, Carrefour’un hemen yanında sayılabilecek bir noktada küçücük bir dükkan Juiceman. Öyle küçük ki, buraya taşındıktan sonraki ilk 1 ay kendisini fark etmemişiz bile. Neticede bir gün “aa burada juice yapan bir yer varmış” anını yaşadıktan sonra buranın da küçük çaplı bir müdavimi olduk diyebiliriz. Hem juice’ları gözümüzün önünde hazırlıyor olmaları güven veriyor, hem güzel çeşitleri var. Ayrıca yakınlarda oturuyorsanız çeşitli abonelik sistemleri de oluşturmuşlar, o da bize çok mantıklı geldi. Juicing işleri size göre değilse de hasta olacağım paniği yaşadığınız kış aylarında buradan zencefilli &amp; zerdeçallı bir şeyler yapıştırdınız mı bir şeyiniz kalmaz. Gördüğünüz gibi en sevdiğiniz blog sizi yine anneniz kadar düşünüyor……….</p>
<p><em><span class="s1">*Yazılarımızda <strong>reklam ve ürün tanıtımı</strong> bulunmaktadır. (deneyimlerimiz üzerinden ürün, marka, servis, kuruluş önerileri paylaştığımız için)</span></em></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2017/11/01/cihangirin-en-iyi-mekanlari/">Cihangir’in En İyi Mekanları: Musallat Olduğumuz Favori 8 Yer</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2017/11/01/cihangirin-en-iyi-mekanlari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>3</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kadıköy Yeldeğirmeni Mahallesi: Yeni Bir Hipsterland’e Dönüşüm Hikayesi</title>
		<link>https://oitheblog.com/2017/02/26/kadikoy-yeldegirmeni-mahallesi-yeni-bir-donusum-hikayesi/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2017/02/26/kadikoy-yeldegirmeni-mahallesi-yeni-bir-donusum-hikayesi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 26 Feb 2017 12:55:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İSTANBUL]]></category>
		<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[BOP Yeldeğirmeni]]></category>
		<category><![CDATA[Kadıköy Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Kadıköy Mahalleleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kadıköy Sokak Sanatı Çalışmaları]]></category>
		<category><![CDATA[Kadıköy Yeldeğirmeni]]></category>
		<category><![CDATA[Kadıköy Yeme İçme]]></category>
		<category><![CDATA[Kadıköy'de Kahvaltı Mekanları]]></category>
		<category><![CDATA[Kadıköy'den Mekanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Kadıköy'ün En İyi Mekanları]]></category>
		<category><![CDATA[Kamarad Coffee]]></category>
		<category><![CDATA[Küff Yeldeğirmeni]]></category>
		<category><![CDATA[Mural İstanbul Adresleri]]></category>
		<category><![CDATA[Mural İstanbul Festivali]]></category>
		<category><![CDATA[Village Coffee and Books]]></category>
		<category><![CDATA[Yeldeğirmeni]]></category>
		<category><![CDATA[Yeldeğirmeni Mahallesi]]></category>
		<category><![CDATA[Yeldeğirmeni Mahallesi Mekanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yeldeğirmeni Mahallesi Nerede?]]></category>
		<category><![CDATA[Yeldeğirmeni Mahallesi Turu]]></category>
		<category><![CDATA[Yeldeğirmeni Mahallesi'nde En İyi Kahvaltı]]></category>
		<category><![CDATA[Yeldeğirmeni Mahallesi'nin Değişimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=8742</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bizi az çok tanıyanlar İstanbul’un Anadolu yakası konusunda bayağı bilgi yoksunu olduğumuzu tespit etmiştir. Biz karşının taksisiyiz esprilerimize mi maruz...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2017/02/26/kadikoy-yeldegirmeni-mahallesi-yeni-bir-donusum-hikayesi/">Kadıköy Yeldeğirmeni Mahallesi: Yeni Bir Hipsterland’e Dönüşüm Hikayesi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<figure id="attachment_8747" aria-describedby="caption-attachment-8747" style="width: 655px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-8747" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/asdasDSCF6023.jpg" alt="Yeldeğirmeni Mahallesi" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/asdasDSCF6023.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/asdasDSCF6023-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/asdasDSCF6023-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/asdasDSCF6023-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/asdasDSCF6023-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/asdasDSCF6023-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><figcaption id="caption-attachment-8747" class="wp-caption-text">Yeldeğirmeni Mahallesi</figcaption></figure>
<p>Bizi az çok tanıyanlar İstanbul’un Anadolu yakası konusunda bayağı bilgi yoksunu olduğumuzu tespit etmiştir. Biz karşının taksisiyiz esprilerimize mi maruz kaldınız, sürekli Avrupa yakasında vakit geçirdiğimiz için “ulan bunlar da başka yer bilmiyor” diye mi düşündünüz bilemiyoruz ama, aranızda “niye Anadolu yakasını dışlıyorsunuz” diye trip atanlar bile olunca tamam dedik, vakit geldi, keşfe çıkıyoruz. Tabii bakmayın böyle bir Indiana Jones, bir Lara Croft’muşuz gibi anlattığımıza, biz bu karşı yaka konusunda resmen cahilmişiz, şimdi anladık. Sonuçta ilk nereden başlayacağımız konusunda ufak bir kararsızlık sürecinin ardından madem biz buraların yabancısıyız, işe herkesin pek de iyi bilmediği, yeni yeni popüler hale gelmiş bir noktadan başlayalım dedik: Yeldeğirmeni Mahallesi !</p>
<figure id="attachment_8755" aria-describedby="caption-attachment-8755" style="width: 655px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-8755" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6073.jpg" alt="Yeldeğirmeni Mahallesi" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6073.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6073-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6073-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6073-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6073-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6073-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><figcaption id="caption-attachment-8755" class="wp-caption-text">Buranın ne olarak kullanıldığını cidden bilmiyoruz, bilen varsa aydınlatsın!</figcaption></figure>
<h2><strong>Nasıl bir değişimden söz ediyoruz?</strong></h2>
<p>Efenim bu gibi durumlardan hoşnut olun veya olmayın ya da &nbsp;“ama küçük esnafı öldürüyorlar, mahallemizi bize bırakın, orası tarihi bir bölge” düşüncesinde olun veya olmayın fark etmez (bu bir çemkirme cümlesi değildir, yazının gerisini okumadan yorum yapmamalısınız), kimsenin kontrolünde olmayan bir biçimde İstanbul’daki birçok nokta değişime uğruyor. Yaşımızın tuttuğu yerden olaya girecek olursak bizim için <a href="http://oitheblog.com/2015/07/23/karakoyun-en-iyi-mekanlari/" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><strong>Karaköy</strong></a>&nbsp;ile başlayan bu akım, <strong><a href="http://oitheblog.com/2016/04/29/balat-fener-turu-notlari/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Balat</a>&nbsp;</strong>ile devam edip, Beyoğlu’nun “bir acayip” hallere girmesi ile son olarak <strong>Kadıköy</strong>’e doğru sıçradı. Evet, bir anlamda Beyoğlu’nun bir alternatifi arandı ve Avrupa yakasında <strong>Beşiktaş</strong> civarı, Anadolu yakasında ise <strong>Kadıköy</strong> tam anlamıyla patlama yaptı. Tabii ki söz ettiğimiz bu iki bölgenin de hali hazırda müdavimleri vardı, “abi Kadıköy gibisi yok, hmmm Anadolu yakası çok daha modern’cileri” görmezden gelmiş değiliz ancak fark etmişsinizdir ki eskiden buralarla hiç ilgisi olmayan insanlar bile şu anda iyice bu bölgelere doğru yönelmiş durumda.</p>
<p>Yeldeğirmeni Mahallesi ile ilgili neredeyse hiçbir fikrimiz olmadığı için gitmeden önce konuyu biraz araştıralım dedik. Anladığımız, yerlisinden duyduğumuz ve okuduğumuz kadarıyla buradaki durum Karaköy ile çok benzer. <strong><em>Eskiden sokaklarında tedirginlik içinde yürünen, gece saatlerinde mümkünse tek başınıza yolunuzu düşürmek istemeyeceğiniz bir bölge, tıpkı Karaköy gibi zamanla dükkanlar, kafeler, atölyeler ile dolup taşmaya başlamış.</em></strong>&nbsp;Tabii bu noktada bu değişimi olumlu bulan ve bulmayan taraflar var. Özellikle olaya dışarıdan bakanlar çoğunlukla bundan memnun gibi görünüyor ancak tıpkı Balat&#8217;ta da olduğu gibi buranın yerlileri arasında da şikayetçi olanlar çok. Şu noktada bir sonuca varabilmek için konuyu daha derinlemesine irdelemek gerekiyor gibi.</p>
<figure id="attachment_8761" aria-describedby="caption-attachment-8761" style="width: 655px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-8761" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/hcvhgvDSCF6058.jpg" alt="Sünget Apartmanı Kadıköy" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/hcvhgvDSCF6058.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/hcvhgvDSCF6058-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/hcvhgvDSCF6058-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/hcvhgvDSCF6058-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/hcvhgvDSCF6058-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/hcvhgvDSCF6058-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><figcaption id="caption-attachment-8761" class="wp-caption-text">Bölgenin en eski apartmanlarından &#8220;Sünget Apartmanı&#8221;</figcaption></figure>
<p>Aslına bakarsanız İstanbul’un birçok noktasındaki yan komşumuzun bile kim olduğunu bilmeme durumunun aksine Yeldeğirmeni Mahallesi&#8217; nde de gerçekten bir <strong><em>“mahalleli”</em></strong> olma durumu söz konusu ve bizce burayı en sevilebilir kılan şey de bu. Birbiriyle selamlaşan, “Asım Abi kolay gelsin” diyen, bakkalı, manavı, yıllardır var olan tanıdık esnafı bulunan gerçek bir mahalleden söz ediyoruz. Çocuklar okuldan çıkıp evlerine yürüyor, anneler pencerede çocuklarını beklerken camdan cama sohbet ediyor. Çoğumuzun en son Bizimkiler dizisinde falan gördüğü bir ortam. Dolayısıyla insanların bu akından, bu ani popülerleşmeden rahatsız olmasını bir noktaya kadar anlayabiliyoruz. Bu değişimin gerçek bir mahalle ortamının sürdürülebilirliğine darbe vurma ihtimali gerçekten de yüksek. Öte yandan bu değişimin durdurulabilir bir şey olduğundan da şüpheliyiz, büyük şehirlerde, özellikle İstanbul gibi şehirlerde bu yabancılaşma durumunun kaçınılmaz olduğu gibi üzücü ama gerçekçi bir düşüncemiz var.</p>
<p>Bu arada bizim Yeldeğirmeni&#8217;ni yeni yeni keşfediyor oluşumuz mahalledeki değişimin bu sene başladığı gibi bir izlenim edinmenize sebep olmasın, aslında bu projelendirilmiş, planlanmış uzun süredir devam eden bir değişim süreci. Ortada taa 2011 yılına dayanan <strong><em>“Canlandırma Projesi”</em></strong> diye bir durum var, daha detaylı öğrenmek isterseniz <a href="http://www.arkitera.com/haber/2606/yeldegirmeni-mahalle-yenileme-projesinde-gelinen-nokta" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">şuraya</a>&nbsp;bakabilirsiniz. Ayrıca Gezi döneminde kurulan dayanışma forumları ve platformlarının da mahallenin değişiminde ve bir nevi “kenetlenmesinde” büyük bir etkisi olmuş. Tabii bunlar işin olumlu olarak görülebilecek tarafları, yani şu anki hipster baskını, açılan kafeler, dükkanlar, bölgenin bir konut alanından daha farklı bir havaya bürünmeye başlaması gibi konular bu Canlandırma Projesi’nin hedefleri arasında mıydı, o kısmını bilemeyiz.</p>
<h2><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8750" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6008.jpg" alt="Yeldeğirmeni Mahallesi" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6008.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6008-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6008-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6008-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6008-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6008-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><br>
Yeldeğirmeni Mahallesi ’nde Ufak Bir Tur</strong></h2>
<p>Sağda solda oturmak, kahvaltı yapmak, kafe kafe dolaşmak dışında biraz da Yeldeğirmeni Mahallesi’ni tanımak niyetindeyseniz bol bol yürümeniz gerek. Aksi takdirde ne aşağıda söz edeceğimiz sokak sanatı çalışmalarını görebilmeniz, ne de mahallenin tarihi yönünü algılayabilmeniz pek olası değil. Yeldeğirmeni Mahallesi ve civarının en büyük özelliklerinden biri, <strong>İstanbul’da ilk çok katlı apartmanların yapılmaya başlandığı semtlerden biri </strong>olması. Mesela bir tuhaf adıyla ve güzelliği ile dikkatimizi çeken <strong>Sünget Apartmanı</strong>’nı gözden kaçırmasanız iyi edersiniz, bina şahane! Bunun dışında <strong>Celal Muhtar </strong>ve <strong>Demirciyan </strong>apartmanlarının binalarının şanını da duyduk ama onları göremedik, belki gidip bakarsınız. Olaya direkt olarak ortasından girmek isterseniz <strong>Karakolhane Caddesi</strong> oldukça merkezi bir konumda, türlü türlü mekan burada sıralanıyor. Aynı şekilde birkaç sokak sanatı çalışması da bu cadde üzerinde. Ayrıca bölgede birçok antikacı olduğu için şayet ilginizi çekiyorsa onları da kurcalayabilirsiniz.</p>
<figure id="attachment_8759" aria-describedby="caption-attachment-8759" style="width: 655px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-8759" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCFfutfu6037.jpg" alt="Mural İstanbul Festivali" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCFfutfu6037.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCFfutfu6037-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCFfutfu6037-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCFfutfu6037-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCFfutfu6037-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCFfutfu6037-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><figcaption id="caption-attachment-8759" class="wp-caption-text">Mural İstanbul Festivali</figcaption></figure>
<h2><strong>Yeldeğirmeni Mahallesi &#8216;nde Sokak Sanatı&nbsp;</strong></h2>
<p>Kadıköy’de birkaç senedir vuku bulan bir sokak sanatı festivali mevcut: <strong>Mural İstanbul Festivali.</strong> Sanırsak Kadıköy’e yolumuzun çok nadir düşmesine dair en çok pişmanlık yaşadığımız konulardan biri de bu oldu, zira sokak sanatına bayılan bir ikili olarak kendi şehrimizde bu gibi çalışmalar yapıldığından resmen haberdar değilmişiz. Ignorance bliss falan değilmiş, her şey yalanmış dostlar….. <strong>Mural İstanbul Festivali</strong> kapsamında Yeldeğirmeni Mahallesi’nde de görebileceğiniz birçok mural örneği var. Üstelik bunların bazıları alanında dünyaca isimler tarafından yapıldı. (örneğin Buenos Aires’te başka eserlerini de gördüğümüz ve <a href="http://oitheblog.com/2016/02/27/buenos-aires-sokak-sanati-rehberi/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şurada</a>&nbsp;paylaştığımız Chu) Aslında Mural İstanbul kapsamında sanatçıları çalışmalarını yaparken de izleyebiliyorsunuz ancak şu an festival dönemi olmadığı için öyle bir şansınız yok. Ancak yine de bizim gibi sokak sanatı peşinde düşmek, eserleri fotoğraflamak isterseniz çoğu halen duruyor, çok şükür bazı ruh hastaları üşenmeden karalayıp bok etmemiş, gidip bakabilirsiniz. Bizim keşfettiklerimizden birkaç tanesinin adresini şöyle aşağı bırakalım, bulmak kolaylaşsın.</p>
<p>*<strong>Mühendis Sarı Ali Sokak</strong></p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8763" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/vgfdDSCF6070.jpg" alt="Yeldeğirmeni Mahallesi" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/vgfdDSCF6070.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/vgfdDSCF6070-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/vgfdDSCF6070-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/vgfdDSCF6070-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/vgfdDSCF6070-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/vgfdDSCF6070-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /></p>
<p>*<strong>Karakolhane Caddesi ve civarı (buralarda büyüklü küçüklü birkaç tane var)</strong></p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8762" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/jgvfDSCF6064.jpg" alt="Mural İstanbul Festivali" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/jgvfDSCF6064.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/jgvfDSCF6064-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/jgvfDSCF6064-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/jgvfDSCF6064-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/jgvfDSCF6064-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/jgvfDSCF6064-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /></p>
<p>*<strong>Prof. Dr. Macit Erbudak Sokak&nbsp;</strong></p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8753" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6048.jpg" alt="Yeldeğirmeni Mahallesi" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6048.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6048-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6048-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6048-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6048-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6048-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><br>
<img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8754" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6056.jpg" alt="Kadıköy Sokak Sanatı" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6056.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6056-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6056-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6056-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6056-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6056-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /></p>
<p>*<strong>Kadıköy Belediyesi Binası</strong> (Burası Yeldeğirmeni Mahallesi olmuyor sanırsak, ancak Yeldeğirmeni&#8217;nden buraya yürümek oldukça kolay olduğu için görebilmeniz adına buraya yazıyoruz)</p>
<figure id="attachment_8758" aria-describedby="caption-attachment-8758" style="width: 655px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-8758" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6089.jpg" alt="Kadıköy Belediyesi" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6089.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6089-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6089-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6089-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6089-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6089-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><figcaption id="caption-attachment-8758" class="wp-caption-text">Kadıköy Belediyesi</figcaption></figure>
<h2><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8757" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6087.jpg" alt="Kadıköy Belediyesi" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6087.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6087-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6087-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6087-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6087-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6087-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><br>
Yeldeğirmeni Mahallesi’nden Mekanlar</strong></h2>
<p>Yeldeğirmeni’nde karşınıza her köşeden bir kafe/restoran çıktığını göreceksiniz. Hani olur da bir günümü şurada geçireyim, 3-4 mekan deneyeyim derseniz kafanız bayağı karışabilir. O sebeple biz keşfe çıktığımızda Yeldeğirmeni Mahallesi ’nden en iyi mekanları da tespit edelim, onları da şöyle bir özet geçelim istedik, bütün gün camış gibi yedik içtik durduk. Ne güzel dert…….. Tabii ki arada gözden kaçırdığımız mekanlar olmuştur, zira cidden çok fazla mekandan bahsediyoruz, onları da keşfettikçe ekleriz artık. Yeldeğirmeni’nden mekan önerilerini de şöyle bırakalım:</p>
<figure id="attachment_8764" aria-describedby="caption-attachment-8764" style="width: 655px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-8764" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/wsitDSCF5997.png" alt="BOP Yeldeğirmeni" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/wsitDSCF5997.png 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/wsitDSCF5997-300x200.png 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/wsitDSCF5997-370x247.png 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/wsitDSCF5997-270x180.png 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/wsitDSCF5997-570x380.png 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/wsitDSCF5997-600x400.png 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><figcaption id="caption-attachment-8764" class="wp-caption-text">BOP Yeldeğirmeni</figcaption></figure>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8749" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5990.jpg" alt="Yeldeğirmeni Mahallesi" width="655" height="429" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5990.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5990-300x196.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5990-370x242.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5990-570x373.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5990-611x400.jpg 611w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /></p>
<p><strong>BOP: </strong>Yeldeğirmeni Mahallesi’nde kahvaltı için tartışmasız favorimiz BOP. Açılımı Breakfast of Pan. İsterseniz kendi bagel’ınızı yaratabiliyorsunuz ki bagellar klasik bagel’dan çok açma tadında olduğu için ekstra lezzetli. Yok ben daha kallavi bir sofraya oturmak istiyorum bagel senin olsun diyorsanız pestolu sahanda yumurta, kırmızı pestolu omlet vb. değişik şeyler de var, biz bayağı sevdik. Kahvaltı dışında deneyemediğimiz ve içimizde kalan “balkabaklı tahinli cup” diye bir tatlı vardı ki, hala rüyalarımıza giriyor, allah aşkına şunu yiyin de bize de nasıl bir şeymiş söyleyin. Bir de unutmadan, mekanın tatlı bir arka bahçesi de mevcut, içeride oturmak zorunda değilsiniz.</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8746" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/aaaaDSCF6012.jpg" alt="Village Coffee and Books Yeldeğirmeni" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/aaaaDSCF6012.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/aaaaDSCF6012-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/aaaaDSCF6012-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/aaaaDSCF6012-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/aaaaDSCF6012-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/aaaaDSCF6012-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><br>
Village Coffee &amp; Books: </strong>Yeldeğirmeni Mahallesi ‘nde çeşit çeşit kahve içilebilecek yer bulabilirsiniz ama, bizim favorilerimizden biri kesinlikle Village. Şayet girişteki salıncağa karşı koymayı başarıp yolunuza devam edebilirseniz arkada acayip tatlı bir bahçesi olduğunu da göreceksiniz. Özellikle dışarıda çalışmayı seviyorsanız burayı kesinlikle değerlendirebilirsiniz. Bu arada biz deneyemedik ama kahvaltısı da var, onun için de uğrayabilirsiniz.</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8756" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6077.jpg" alt="Nayn Yeldeğirmeni" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6077.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6077-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6077-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6077-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6077-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6077-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><br>
Nayn: </strong>Duvarlarındaki murallara yandığımız Nayn yine freelance çalışanlar için acayip uygun bir mekan. O dışarıdaki yanında iki priz olan geniş masayı kaptınız mı sizden kralı yok. Mekan oldukça küçük olmasına rağmen bizce bayağı tatlı. Doğruyu söyleyelim, kahvelerinin pek hastası olmadık ama en azından bir öğle yemeği arası için de değerlendirilebilir.</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8751" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6028.jpg" alt="Küff Yeldeğirmeni" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6028.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6028-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6028-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6028-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6028-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6028-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><br>
Küff: </strong>Duyduğumuz ve gördüğümüz kadarıyla kahvaltı için Yeldeğirmeni Mahallesi’ndeki en popüler mekanlardan biri Küff. Bizim kahvaltısını deneme fırsatımız olmadı, ancak bir seçenek olarak aklınızda bulunsun. Haftasonu sabahları über kalabalık olabildiğini ve sıra beklemeniz gerekebileceğini hatırlatalım.</p>
<p><strong>Kamarad Coffee Roastery: </strong>Mahallenin 3. dalga kahvecisi tabii ki eksik kalmaz, kahve peşindeyseniz direkt olarak Kamarad’a doğru yol alabilirsiniz. Zaten yalnızca dışarıdan görünce bile şirin görüntüsü sebebiyle dikkatinizi çekecektir.</p>


<p><em>*Yazılarımızda <strong>reklam ve ürün tanıtımı</strong> bulunmaktadır. (deneyimlerimiz üzerinden ürün, marka, servis, kuruluş önerileri paylaştığımız için)</em></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2017/02/26/kadikoy-yeldegirmeni-mahallesi-yeni-bir-donusum-hikayesi/">Kadıköy Yeldeğirmeni Mahallesi: Yeni Bir Hipsterland’e Dönüşüm Hikayesi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2017/02/26/kadikoy-yeldegirmeni-mahallesi-yeni-bir-donusum-hikayesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>6</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Favorilerimizden Bir Demet: İstanbul’un En İyi Kahvecileri</title>
		<link>https://oitheblog.com/2016/11/07/istanbulun-en-iyi-kahvecileri/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2016/11/07/istanbulun-en-iyi-kahvecileri/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Nov 2016 11:01:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İSTANBUL]]></category>
		<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[3. Dalga Kahve Ne Demek?]]></category>
		<category><![CDATA[Coffee Department Balat]]></category>
		<category><![CDATA[Coffee Sapiens Karaköy]]></category>
		<category><![CDATA[Cup Of Joy Bebek]]></category>
		<category><![CDATA[en iyi kahveciler]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul En İyi Kahve Mekanları]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Kahve Dosyası]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Kahveciler]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul'un En İyi Kahvecileri]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul'un En İyi Kahvesi]]></category>
		<category><![CDATA[Karaköy Kahvecileri]]></category>
		<category><![CDATA[Moc İstanbul Nişantaşı]]></category>
		<category><![CDATA[Third Wave Coffee]]></category>
		<category><![CDATA[Üçüncü Dalga Kahveciler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=7327</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hazır eve kahve makinesi alıp kahveyi resmen hayatımızın odağına yerleştirmişken (hatta eve kahve makinesi almak isteyenler için şöyle bir yazı...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2016/11/07/istanbulun-en-iyi-kahvecileri/">Favorilerimizden Bir Demet: İstanbul’un En İyi Kahvecileri</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/SAM_9625.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7337" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/SAM_9625.jpg" alt="İstanbul'un En İyi Kahvecileri" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/SAM_9625.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/SAM_9625-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/SAM_9625-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></p>
<p>Hazır eve kahve makinesi alıp kahveyi resmen hayatımızın odağına yerleştirmişken (hatta eve kahve makinesi almak isteyenler için <strong><a href="http://oitheblog.com/2016/08/19/eve-kahve-makinesi-almak/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şöyle bir yazı</a></strong> da yazdık) konuyla ilgili yazılarda hız kesmeyelim dedik. Bu sefer kendi şehrimizdeyiz, öyle uçaklara atlayıp bir yerlere gitmeler yok. İstanbul’da gittiğimiz her mekanda kendimizi kahveye boğduğumuza göre artık bazı favoriler belirlemiş olmamız normal herhalde. O yüzden İstanbul&#8217;un en iyi kahvecileri konusunda küçük çaplı yorumlar belirtmekten çekinmeyeceğiz. İddialı başlığa bakmayın, tabii ki bunlar kişisel yorumlar, kişisel görüşler, elbet damak tadı konusunda farklı düşüncelerimiz vardır. Bu son cümleyi “ayyy oranın kahvesi hiç güzel değil ben bi’ kere dayımla gittim bize oturacak yer ayarlamadılar” gibi tuhaf yorumlara önlem olarak yazdık, bizi anlamışsınızdır…</p>
<p>*Efenim listede göremediğiniz, bizim bilmediğimiz, henüz keşfedemediğimiz yerler elbet mevcuttur. Onu da ekleyin, şunu de deneyin dediğiniz yerler varsa biliyorsunuz ki kahve denemek konusunda sınır tanımıyoruz ve bu listeyi güncellemeye son derece açığız. Önerilerinizi bekleriz, gider seve seve deneriz. Açıkçası bazılarını bilinçli olarak yazmadık, zira abartıldıklarını ya da yalnızca isim yaptıkları için ön plana çıktıklarını düşünüyoruz. Gittik, denedik, bu kanıya vardık, öyle uzaktan yargılamaca değil yani. Özetle yollayın önerileri gelsin, İstanbul&#8217;un en iyi kahvecileri listesini beraber oluşturmuş, genişletmiş olalım.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/14971326_10153752968916572_460821410_n.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-7333" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/14971326_10153752968916572_460821410_n.jpg" alt="İstanbul'un En İyi Kahvecileri" width="580" height="435" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/14971326_10153752968916572_460821410_n.jpg 564w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/14971326_10153752968916572_460821410_n-300x225.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/14971326_10153752968916572_460821410_n-210x158.jpg 210w" sizes="(max-width: 580px) 100vw, 580px" /></a></strong></p>
<h2><strong>3. Dalga Kahveci Ne Demek Oluyor?</strong></h2>
<p>Yazının temelini 3. Dalga kahveciler oluşturduğu için İstanbul’un en iyi kahvecileri temalı bir yazıya başlamadan önce şöyle bir bilgi eksikliğini gidermemiz gerektiğine karar verdik: <strong>3. Dalga Kahveci</strong> <strong>ne demek?</strong> Yani hepimizin yaldır yaldır kullandığı bu terimin anlamını hakikaten bilip de kullanan kaç kişiyiz şurada? Ulan hepiniz biliyordunuz da bize mi söylemediniz yoksa? Efenim 3. dalgaya kadar eriştiğimize göre bundan önce 1-2 dalga daha olmalı diye düşünüyor olabilirsiniz. Olaya İnek Şaban gibi yaklaşmış olsak da aslında gidişat çok kötü değil, bu mantıkla bile bir sonuca varabiliriz. <strong>1. Dalga</strong> diyebileceğimiz kısım bu <strong>Nescafe</strong>, efenime söyleyelim <strong>Jacobs</strong> falan gibi lönk diye sıcak suyun içine atıp karıştırıp içtiğiniz kahvelere deniyor. <strong>2. Dalga</strong> biraz daha çılgın, çünkü dalga değil mübarek tsunami. Bu <strong>Starbucks’ların</strong>, bir zamanın popüleri şimdilerin bitiği <strong>Gloria Jeans Coffee’lerin</strong> piyasaya çıkmasıyla gelişiyor. Yani bize latte’ler, cappucino’lar, daha alengirli kahveler sunan kahvecilerden bahsediyoruz. <strong>3. Dalga</strong> ise son birkaç sene içinde hayatımızın merkezine oturuveren, daha özellikli, daha nitelikli kahveleri ve dolayısıyla daha butik kahvecileri kapsıyor diyebiliriz. Kahve çekirdekleri, öğütme, kavurma işlemleri, hepsi ayrı ayrı önem kazandı ya, aslında bunların hepsi 3. Dalga kahvenin hayatımıza girmesi ile yaygınlaştı diyebiliriz. Tabii ki bundan önce de kahveyle ciddi ciddi ilgilenen, hatta hobi derecesine taşımış insanlar vardır, ancak biz olayın yayılmasından söz ediyoruz.</p>
<p>Oh be, artık neden bahsettiğimizi bilerek konuya devam edebiliriz. Şimdi İstanbul’daki favori kahvecilerimize geçelim. Bu arada, eklemeden geçmeyelim, biz son dönemlerde bilgisayarımızı da yanımıza alıp bunların hepsine tek tek yolumuzu düşürdük, işimizi oralarda yaptık. Böylece “5 sene önce bi’ kere orada kahve içmiştim ve çok güzeldi, şimdi kötüyse yapacak bir şey yok biz gideli çok olmuştu” diyeceğimiz bir durum yok. Bizi birazcık tanıdıysanız zaten girip internetten gördüğümüz 5 tane kahveciyi oh bunlar çok süper diye yazmayacağımızı bilirsiniz.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/about.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7334" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/about.jpg" alt="MOC İstanbul" width="635" height="389" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/about.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/about-300x184.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/about-210x129.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></strong></p>
<h3><strong>MOC İstanbul</strong></h3>
<p>MOC İstanbul’da gerçekleştirmenin imkansıza yakın olduğu iki şey var: 1. Kötü bir kahve içmek 2. Yer bulmak. Şayet ikinci problemin üstesinden gelmeyi başarıp müdavimlerin arasından sıyrılarak yer kapmayı başardıysanız birinci maddeyi kendiniz deneyerek görebilirsiniz. Bizce en önemli özellikleri kesinlikle kaliteli kahve çekirdekleri kullanıyor olmaları. Ayrıca yine son derece kişisel bir yorum olacak ama “nasıl olsa artık belirli bir kitleye hitap ediyorum, ne yapsak içecekler” mantığında olmamaları. İstanbul’da yılda 2342 tane kahveci açılıp kapanmasının temel sebebi kesinlikle bu mantık ve MOC’ta böyle bir durumla karşılaşma ihtimaliniz olmadığını düşünüyoruz. Bir de unutmadan, burası hayvan dostu bir kahveci. Köpeğinizi kapıp kahvenizi içmeye gidebilirsiniz yani. Kitaplığı da var, artık bavulunuzla gidip yerleşir misiniz bilemiyoruz. Ama biz bu sebeplerden ötürü MOC’u ekstra seviyor, öpücüklere boğmak istiyoruz.</p>
<p>Adres: Şakayık Sokak No: 4</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/14961579_10153752969086572_2037569809_n.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-7332" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/14961579_10153752969086572_2037569809_n.jpg" alt="Gravite Coffee" width="616" height="615" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/14961579_10153752969086572_2037569809_n.jpg 423w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/14961579_10153752969086572_2037569809_n-150x150.jpg 150w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/14961579_10153752969086572_2037569809_n-300x300.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/14961579_10153752969086572_2037569809_n-210x210.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/14961579_10153752969086572_2037569809_n-144x144.jpg 144w" sizes="(max-width: 616px) 100vw, 616px" /></a></strong></p>
<h3><strong>Gravité Coffee</strong></h3>
<p>Hazır buralara kadar gelmişken bir diğer sevdiceğimiz olan Gravite Coffee’yi de es geçmeyiz. Birçok kişi “aman yazmayın da sadece biz gidelim, orası da kalabalıklara boğulmasın” korkusu yaşıyor ama biz buranın kahvelerini de o kadar seviyoruz ki gizleyemedik. (bir şehirde bu kadar fazla kişi bir arada yaşayınca şu muhabbet kaçınılmaz oluyor di mi) Bizce Gravite’nin kahvelerinin güzelliği ile birleşip combo yapan en önemli özelliği çalışanlarının gerçekten über sempatik olması. Bu sebeple hangi çekirdeği önerirsiniz, ben şöyle kahve seviyorum ama sizde böyle varmış gibi adam kitleyen kahvesever muhabbetlerine girerken hiçbir çekince yaşamanıza gerek yok, gerçekten yardımcı olmak istiyorlar. Şu dönem itibarıyla 4 farklı çekirdek seçenekleri ve bol bol buzlu kahve çeşitleri mevcut. Ayrıca oldukça lezzetli kahvelerin yanı sıra tatlı konusunda da genellikle çok çeşit oluyor ve sağlıklı seçenekler bulabilmeniz de mümkün. Chia puddingler, granola barlar, unsuz kekler kol geziyor, bu gibi arayışları olanlar için bayağı mantıklı bir nokta. Bizim gibi “ya daha sağlıksız, şöyle kremalı falan bir şey var mı” diye soranlar için de bir şeyler ayarlamışlar, merak etmeyin. Unutmadan ekleyelim, menüde alkollü içecek seçenekleri de mevcut. Ayrıca çalışmaya da gayet müsait. Bizce civarın en iyilerinden.</p>
<p>Adres: Prof. Dr. Müfide Küley Sk. No: 45 (Amerikan Hastanesi’nin yanından aşağı doğru kaptırın işte)</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/Biz-kimiz.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-7338" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/Biz-kimiz.jpg" alt="Coffee Sapiens" width="579" height="671" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/Biz-kimiz.jpg 580w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/Biz-kimiz-259x300.jpg 259w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/Biz-kimiz-210x243.jpg 210w" sizes="(max-width: 579px) 100vw, 579px" /></a></strong></p>
<h3><strong>Coffee Sapiens</strong></h3>
<p>Karaköy’de 300 tane mekan açılmış olabilir ve bunlardan 288’i kendini kahve konusunda başarılı olarak tanımlayabilir ama fark etmez, bu işin Karaköy ve civarındaki ustası Coffee Sapiens. Demek ki neymiş, dev gibi bir alana, über gösterişli bir dekorasyona falan gerek yokmuş efenim, iyi yaptığınızı iddia ettiğiniz şeyi gerçekten iyi ve tutkuyla yapmak yeterli oluyormuş. Bizce Coffee Sapiens bu konudaki en iyi örneklerden biridir. (Niye böyle köşe yazarı gibi davrandık biz bu yazıda ya, neyse) Coffee Sapiens kendini “coffee roaster” yani “kahve kavurucu” olarak tanımlıyor. Bakmayın böyle Punisher gibi bir terim olduğuna tabii, çünkü kaliteli çekirdekten sonraki evre olan kavurma konusunda da takıntılı olmaları bizce Coffee Sapiens’i diğer kahvecilerden ayıran şeylerden biri. Bu arada <strong><a href="http://www.coffeesapiens.com/collections/kahve" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">internet sitelerinden</a></strong> evinize kahve siparişi verebiliyor olmanız da süper değildir de nedir?</p>
<p>Adres: Kılıç Ali Paşa Mescidi Sokak No: 10 (sokağın adını yazmak 28 dakika sürüyor)</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/SAM_9218.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7336" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/SAM_9218.jpg" alt="Coffee Department Balat" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/SAM_9218.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/SAM_9218-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/SAM_9218-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></strong></p>
<h3><strong>Coffee Department</strong></h3>
<p>Coffee Department kendi tabirleriyle bir “kahve stüdyosu”. Özel kahve çekirdekleri bulup kavurmak gibi bir misyonları var. Stüdyolarında kavurma, demleme ve tadım üzerine çalışmalar da yapıyorlar. Özetle yukarıda listede söz ettiğimiz diğer kahvecilerden biraz daha farklı bir konsepte sahip olduklarını da söyleyebiliriz. Bu özellikli çekirdekler bulmak konusunda atıp tutmadıklarına da eminiz çünkü buraya yolumuzun düştüğü günlerden birinde Berlin’deki en sevdiğimiz kahvecilerden biri olan The Barn’dan aldıkları çekirdeklere denk geldik ve bize şahane bir kahve hazırladılar. Bizce Balat civarında kahve işini en ciddiye alarak ve en özenerek yapan mekan burası, kesinlikle denemelik. Ayrıca <strong><a href="http://coffeedepartment.co/dukkan/" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">Coffee Deparmant’ın sitesi üzerinden</a></strong> de evinize kahve siparişi verebiliyorsunuz.</p>
<p>Adres: Kürkçü Çeşmesi Sokak No:5</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/14961379_10153752968921572_1417421062_n.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-7331" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/14961379_10153752968921572_1417421062_n.jpg" alt="Cup of Joy Zorlu Center" width="565" height="565" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/14961379_10153752968921572_1417421062_n.jpg 423w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/14961379_10153752968921572_1417421062_n-150x150.jpg 150w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/14961379_10153752968921572_1417421062_n-300x300.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/14961379_10153752968921572_1417421062_n-210x210.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/14961379_10153752968921572_1417421062_n-144x144.jpg 144w" sizes="(max-width: 565px) 100vw, 565px" /></a></strong></p>
<h3><strong>Cup of Joy</strong></h3>
<p>Cup of Joy’u denemekte o kadar geç kaldık ki, sonunda “ne bu kadar övüyorlar ya” diyerek merakımızdan sırf burayı denemek için bilinçli olarak yolumuzu düşürdük. Bebek’teki şubesine gitmek yerine Zorlu Center’da yeni açılan şubesine gittik ve şimdi sizi gayet iyi anlıyoruz, çünkü kahveleri gerçekten çok kaliteli. Tek üzüntümüz hindistan cevizi sütüyle yapılan lattelerini kahvemizi sipariş verdikten sonra öğrenmemiz oldu, onu deneyemedik, ama şimdi herkes “aaa onu içmediniz mi” baskıyı yapıyor, o da artık bir dahaki sefere.  Bebek’teki şubeye giderseniz içerilerde oturduk kaldık diye üzülmeyin, alın kahvenizi atın kendinizi dışarı. Çünkü bizce burası ünlü annelerin bebeklerini gezdirmesi dışında başka bir amaca daha hizmet etmesini gönülden dilediğimiz Bebek Parkı’nda elinizde kahvenizle bayılmanız için şahane bir fırsat sunuyor.</p>
<p>Adres: Cevdetpaşa Caddesi No: 53/5 &amp; Zorlu Center Levazım Girişi</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/location_1.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7335" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/location_1.jpg" alt="Petra Roasting Co" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/location_1.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/location_1-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/location_1-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></strong></p>
<h3><strong>Petra Roasting Co</strong></h3>
<p>İstanbul’un en iyi kahvecilerine dair listeler araştırmasına girerseniz hepsinde net olarak göreceğiniz isimlerden birisi Petra Roasting Co. Haklılar mı? Bizce evet. Petra’yı şu ana dek pek çok farklı etkinlikte, pek çok farklı dönemde, defalarca denedik ve her seferinde gayet memnun kaldık. Ancak hazır böyle bir yazıya girişmişken bir tane de eve sipariş verelim, bakalım kendi kendimize öğütüp evde deneyince de aynı hazzı alacak mıyız diye deneyelim dedik. Sonuç? Biz Petra’nın kahvelerini seviyoruz. Eve sipariş verdiğimiz kahve “Ichor Espresso Harmanı”. Kendisi Petra’nın imzalı blend’i ve kahvenizi sütle karıştırıp içiyorsanız bizce tam size göre, çünkü sütlü halinin özellikle hastası olduk. Artık eve mi söylersiniz, gidip yerinde mi içersiniz bilemiyoruz ama, bizce Petra tüm o girdiği “en iyi kahveciler” listelerinin içinde yer almayı hak eden yerlerden. (Bu yazıyı yazdığımızda bundan içiyorduk ama sanırsak yakın zamanda satıştan kalkmış çünkü sitelerinde göremedik)</p>
<p>Adres: Kanyon AVM, Akmerkez Wepublic, Topağacı şeklinde birkaç farklı lokasyonda var.</p>
<p><em><span class="s1">*Yazılarımızda <strong>reklam ve ürün tanıtımı</strong> bulunmaktadır. (deneyimlerimiz üzerinden ürün, marka, servis, kuruluş önerileri paylaştığımız için)</span></em></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2016/11/07/istanbulun-en-iyi-kahvecileri/">Favorilerimizden Bir Demet: İstanbul’un En İyi Kahvecileri</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2016/11/07/istanbulun-en-iyi-kahvecileri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>9</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Salon İKSV Kasım &#038; Aralık Konserlerinden Seçmece</title>
		<link>https://oitheblog.com/2016/10/20/salon-iksv-konserleri/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2016/10/20/salon-iksv-konserleri/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 20 Oct 2016 12:23:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İSTANBUL]]></category>
		<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[2016 konserleri]]></category>
		<category><![CDATA[İKSV Konserleri]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Kültür Sanat Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[Local Natives Konseri]]></category>
		<category><![CDATA[Nordik Gruplar]]></category>
		<category><![CDATA[Nordik Sanatçılar]]></category>
		<category><![CDATA[Oh Land Konseri]]></category>
		<category><![CDATA[salon iksv]]></category>
		<category><![CDATA[salon iksv konser]]></category>
		<category><![CDATA[salon iksv konserleri]]></category>
		<category><![CDATA[Salon İKSV Playlist]]></category>
		<category><![CDATA[Salon İKSV Yeni Dönem]]></category>
		<category><![CDATA[Salon İKSV Yeni Sezon]]></category>
		<category><![CDATA[The Dears Konseri]]></category>
		<category><![CDATA[The Veils Konseri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=7290</guid>

					<description><![CDATA[<p>Biz Salon İKSV’de gerçekleşebilecek konserlerin hedef kitlesi olan grubu üçe ayırıyoruz: Söz konusu grupları hakikaten bilenler ve sevenler, söz konusu...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2016/10/20/salon-iksv-konserleri/">Salon İKSV Kasım &#038; Aralık Konserlerinden Seçmece</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Biz <a href="http://www.saloniksv.com/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Salon İKSV’de</a> gerçekleşebilecek konserlerin hedef kitlesi olan grubu üçe ayırıyoruz: Söz konusu grupları hakikaten bilenler ve sevenler, söz konusu grupları biliyormuş gibi yapıp aslında Salon müdavimi olmayı sevenler ve sanatçıların bazılarını tanıyıp bazılarını tanımayan ancak İKSV sayesinde bu kişilerle tanıştıklarına memnun olanlar. Uzun cümle di mi? Bi’ kez daha okuyun, anlaşılır hale gelecek. Biz net bir şekilde 3. grubun içindeyiz. Çoğu kişinin ikinci gruptan olduğundan şüpheleniyor ve ilk grubun üyelerini de tebrik ediyoruz. Abi siz bunca grubu nereden biliyorsunuz? İsveç’in adını bile söyleyemediğiniz bir kasabasından çıkmış bir grubu nasıl keşfettiniz de konserin Facebook Event’i açıldığı gibi sorgusuz sualsiz “attending” i basıp geçiyorsunuz. Tamam biz de bazen internetin derinliklerinde yalnızca 3 kişinin bildiği çok özel gruplar falan keşfediyoruz ama onlar da genelde Türkiye’ye gelmiyor. Valla helal olsun. Biz söz konusu Salon İKSV Konserleri olunca genelde şöyle yapıyoruz: Sevdiğimiz gruplara zaten heves edip bir bilet kapıyor, diğer arkadaşları “oh yeni grup, yeni sanatçı, yeni müzik” hevesiyle keşfe çıkıyor, onların içinden aklımıza yatanların konserlerine ayrıca bilet kapıyoruz. OitheBlog’la itiraf saati sona erdi. Maalesef yeterince hipster ve az bilinen gruplara hakim değiliz…………. Şimdi gelsin öneriler!</p>
<p><em>Aşağıda söz edeceğimiz grupların sevdiğimiz bir takım şarkılarından oluşturduğumuz playlist&#8217;i şöyle bırakalım, fonda iyi gider.</em></p>
<p><iframe loading="lazy" src="https://embed.spotify.com/?uri=spotify%3Auser%3Aoykdgn%3Aplaylist%3A0DfujSjxqk4b58dSp5H0ID" width="300" height="380" frameborder="0"></iframe></p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/10/THE_VEILS_2.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7295" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/10/THE_VEILS_2.jpg" alt="The Veils" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/10/THE_VEILS_2.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/10/THE_VEILS_2-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/10/THE_VEILS_2-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></strong></p>
<p><strong><a href="http://www.saloniksv.com/tr/etkinlik/677/garanti-caz-yesili-the-veils" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">The Veils, 19 Kasım</a></strong></p>
<p>The Veils’ı bilirsiniz. Grubu adından tanımadıysanız dünyalar güzeli ve pek popüler hale gelmiş şarkıları Lavinia’yı bilirsiniz. (Feridun Düzağaç esprisi yapan ilk kişiye içi dolu çöp torbası hediye ediyoruz) Onu da bilmiyorsanız Google’a girip grubun solisti Finn Andrews’e bir bakın, zaten geri kalan kısmı kendiliğinden gelişecektir. Buradan sayın Andrews’un annesini ve babasını tebrik ediyoruz, çok güzel bir insanoğlu yaratmışsınız sevgili Andrews ailesi. Tüm bunları bir kenara koyacak olursak, şahane bir konser olacağına şimdiden emin olduğumuz The Veils bir kez daha İstanbul’a geliyor, bize de 2 bilet bırakacak şekilde konsere akın etmenizi şiddetle öneririz. Hastasıyız.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/10/LocalNatives_1-10-14.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7294" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/10/LocalNatives_1-10-14.jpg" alt="Local Natives" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/10/LocalNatives_1-10-14.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/10/LocalNatives_1-10-14-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/10/LocalNatives_1-10-14-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></strong></p>
<p><strong><a href="http://www.saloniksv.com/tr/etkinlik/678/-37-100-muzik-local-natives" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">Local Natives, 24 Kasım</a></strong></p>
<p>Konuya Ekşi’de gördüğümüz ve çok doğru olduğuna karar verdiğimiz bir cümle ile giriş yapmak istiyoruz: “Birçok kişiye, birçok farklı grubu hatırlatması muhtemel grup”. Evet Local Natives size Band of Horses’tan tutun Grizzly Bear’a kadar birçok grubu hatırlatabilir, ancak hatırlattığı gruplar bile bu kadar güzel ise zaten bu grubun kendisi başarısız olabilir mi arkadaşlar? Bizim için Local Natives konseri, çok sevdiğimiz, çok dinlediğimiz, gün içinde aniden duymaya “ihtiyaç duyduğumuz” bir grubun Türkiye’ye ayak basması, yani mutluluk demek. Kendileriyle tanışmıyorsanız acil tanışın, tanışıyorsanız zaten heyecanımızı paylaşıyorsunuzdur. Yeehaaa!</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/10/201020151339492938754_2.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7293" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/10/201020151339492938754_2.jpg" alt="Oh Land" width="635" height="349" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/10/201020151339492938754_2.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/10/201020151339492938754_2-300x165.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/10/201020151339492938754_2-210x115.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></strong></p>
<p><strong><a href="http://www.saloniksv.com/tr/etkinlik/680/garanti-caz-yesili-oh-land" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">Oh Land, 29-30 Kasım</a></strong></p>
<p>Biz diyoruz ki, ya hep beraber toplanalım biz bir ev alalım, ya Nanna Øland Fabricius biraz para çıksın, ona burada şöyle Cihangir Çukurcuma taraflarında bir yer bulalım. Zaten senede 3429 kez konsere geliyor, en azından gitmesi gelmesi kolay olur. En son hamileydi de galiba, çoluk çocuk toplanıp gelmesin kızcağız her seferinde. (üzgünüz kızlar kilo almadı, hamile, tabii ki biz de kilo almasını ummuştuk…) Muhteşem şakalarımızı bir kenara koyacak olursak Oh Land yine geliyor, yine hep beraber sanki şahane sesimiz varmış gibi Wolf and I söyleyeceğiz, yine kendimizi güzelliğine bakmaktan alıkoyamayacağız, yine güzel bir akşam olacak. Daha önce kendisini ve melek sesin dinlemediyseniz bir fırsat daha çıktı, affetmeyin.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/10/0005898581_10-1459434569.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7291" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/10/0005898581_10-1459434569.jpg" alt="The Comet Is Coming" width="635" height="357" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/10/0005898581_10-1459434569.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/10/0005898581_10-1459434569-300x169.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/10/0005898581_10-1459434569-210x118.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></strong></p>
<p><strong><a href="http://www.saloniksv.com/tr/etkinlik/687/the-comet-is-coming" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">The Comet Is Coming, 17 Aralık</a></strong></p>
<p>İşte size girizgahı yaparken bahsettiğimiz olayın göbeğindeyiz, tanımadığımız bir grup söz konusu, ancak tanışmak için heyecanlıyız çünkü bizce acayip bir merak uyandırdılar. Bu arkadaşlar kendilerini “apokaliptik uzay funk grubu” olarak tanımlıyor. Ne diyorsun sen birader demeden önce yaptığımız playlist’teki birkaç şarkılarını dinlemenizi öneriyoruz çünkü garip bir şekilde haklı olabilirler. Keşke elimizde olsaydı da bu şarkıları ortaya çıkarma süreçlerine şahit olabilseydik. Nedense Friends’in Ross’un klavye çalmaya karar verdiği bölümünü hatırlatacağına dair bir düşüncemiz var ama, bilemiyoruz…Kendilerini keşfetme sürecinde edindiğimiz izlenim: 17 Aralık’ta bizi eğlenceli ve tuhaf bir gece bekliyor, denemeye değer.</p>
<p><strong>*Şubat ayı için bonus konser: </strong>(yazmadan duramazdık)</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/10/11235299_10153038649245678_6023662763477119180_o.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-7292" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/10/11235299_10153038649245678_6023662763477119180_o.jpg" alt="The Dears" width="605" height="488" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/10/11235299_10153038649245678_6023662763477119180_o.jpg 524w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/10/11235299_10153038649245678_6023662763477119180_o-300x242.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/10/11235299_10153038649245678_6023662763477119180_o-210x170.jpg 210w" sizes="(max-width: 605px) 100vw, 605px" /></a></strong></p>
<p><strong><a href="http://www.saloniksv.com/tr/etkinlik/688/the-dears" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">The Dears, 11 Şubat</a></strong></p>
<p>The Dears için net bir açıklama yapalım: Morissey’i sevenler bunu da sevdi! Siz daha önce Star Wars karakteri isimli Murray Lightburn’un sesini duydunuz mu? Adam her şarkı söylediğinde melekler konuşuyormuş gibi hissediyorsunuz. Bu insanlar çok güzel müzik yapıyorlar arkadaşlar. Hani kalbinizin parçalandığı ya da içinizi sebebini tam bilmediğiniz bir heyecanın kapladığı günler vardır ya, bunların hepsinde hayatınızın soundtrack’i olarak arka planda The Dears’ın bir şarkısını duymak istiyorsunuz. Sırf dinlemek için değil, var oldukları için teşekkür etme amacıyla bile gidilir, her yerinizden öpüyoruz.</p>


<p></p>



<p><em>*Yazılarımızda <strong>reklam ve ürün tanıtımı</strong> bulunmaktadır. (deneyimlerimiz üzerinden ürün, marka, servis, kuruluş önerileri paylaştığımız için)</em></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2016/10/20/salon-iksv-konserleri/">Salon İKSV Kasım &#038; Aralık Konserlerinden Seçmece</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2016/10/20/salon-iksv-konserleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Filmekimi 2016: Pusuya Yatıp Bilet Kapmanız Gereken 9 Film</title>
		<link>https://oitheblog.com/2016/09/29/filmekimi-2016-pusuya-yatip-bilet-kapmaniz-gereken-9-film/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2016/09/29/filmekimi-2016-pusuya-yatip-bilet-kapmaniz-gereken-9-film/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 Sep 2016 20:43:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İSTANBUL]]></category>
		<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[Festival]]></category>
		<category><![CDATA[Film Ekimi]]></category>
		<category><![CDATA[Film Festivali]]></category>
		<category><![CDATA[Film Önerileri]]></category>
		<category><![CDATA[Filmekimi]]></category>
		<category><![CDATA[Filmekimi 2016]]></category>
		<category><![CDATA[Filmekimi Film Önerileri]]></category>
		<category><![CDATA[Filmekimi Ne Zaman]]></category>
		<category><![CDATA[Filmekimi Tarihleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kim Ki-duk]]></category>
		<category><![CDATA[Pedro Almodovar]]></category>
		<category><![CDATA[Xavier Dolan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=7082</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaz bitti diye üzülmeleriniz bittiyse artık kültür sanat etkinlikleri piyasaya geri döndüğü için sevinme aşamasına geçebilirsiniz. Mesela bizim için bu...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2016/09/29/filmekimi-2016-pusuya-yatip-bilet-kapmaniz-gereken-9-film/">Filmekimi 2016: Pusuya Yatıp Bilet Kapmanız Gereken 9 Film</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yaz bitti diye üzülmeleriniz bittiyse artık kültür sanat etkinlikleri piyasaya geri döndüğü için sevinme aşamasına geçebilirsiniz. Mesela bizim için bu sürecin başlangıcı genelde Filmekimi oluyor. Filmekimi dönemi gelene kadar yazın bittiğini kabullenmemeler, “abi şortla çıkılır mı sence bu havada” soruları, “ya kot ceket giyiyorum yetiyor” ısrarları devam ediyor. Eylül sonlarına doğru Filmekimi programının açıklanması ile gerçeğe dönüyor ve İstanbul’un soğuk günlerine adapte oluyoruz. İşin kötüsü Ekim seyahat açısından şahane bir dönem olduğu için son 2 senedir Filmekimi’nin yanından bile geçemedik. Lakin bu sene Filmekimi 2016 için hazırız, belki çılgın bir maratona giremeyeceğiz ama, gözümüze kestirdiğimiz 4-5 filmi affetmeyeceğiz.</p>
<p>Sizin de bizim gibi çok fazla filme gitme imkanınız ya da zaman probleminiz varsa, bu sene <strong>7-16 Ekim</strong> tarihleri arasında gerçekleştirilecek <strong><a href="http://filmekimi.iksv.org/tr" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Filmekimi 2016</a></strong> kapsamında gözümüze kestirdiğimiz filmlerden birkaçını aşağıda şöyle bir özet geçeceğiz, seçmece yapabilirsiniz. Sonra beraber kritik yaparız. İyi seyirler sevgili okuyucu!</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/Toni-Erdmann.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7091" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/Toni-Erdmann.jpg" alt="Toni Erdmann" width="635" height="343" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/Toni-Erdmann.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/Toni-Erdmann-300x162.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/Toni-Erdmann-210x113.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /><br />
</a><strong>1. Toni Erdmann</strong></p>
<p>Çok yüksek ihtimalle festivalin en çok ilgi görecek filmlerinden biri olan Toni Erdmann’ı izlemek istemek için sebebiniz çok. Cannes Film Festivali’nde büyük bir yankı uyandırmakla kalmayıp, eleştirmenlerden aldığı yüksek puan ile (sanıyoruz son 10 yılın en yüksek puanı gibi bir durum söz konusu) iyice dikkat çeken film klasik baba tiplemesine uymayan, sistem karşıtı, kapitalist dünya ile savaş içinde olan bir babanın, babasının tam aksine kariyerine odaklanmış bir kadın olan 30’lu yaşlarındaki kızı ile ilişkisini anlatıyor. Şayet filmin hikayesini anlatış biçimimiz yanlış bir izlenim bıraktı ise toparlayalım: Bu bir komedi filmi.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/Julieta.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7087" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/Julieta.jpg" alt="Julieta" width="635" height="357" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/Julieta.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/Julieta-300x169.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/Julieta-210x118.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /><br />
</a><strong>2. Julieta</strong></p>
<p>Bizim bu filmi izlemeye heveslenmemiz için yan yana gelmiş iki sözcük yeter de artar: Pedro Almodovar. Bakın “yaşlanmış bir ananasa” benzediği halde aşık olabileceğiniz çok az insan vardır ve bu özelliğe sahip kişilerin bir listesini yapacak olsanız en başa Pedrocuğumuzu koyarsınız. Almodovar’ı biraz olsun seviyorsanız Julieta’nın yine bir kadın hikayesi olabilme ihtimalini öngörebilirsiniz. Doğru tahmin. En güçlü olduğu konudan devam. Filmin yönetmenin 20. filmi olduğunu da ekleyelim. Biletlere fazla abanmayın, sizin yüzünüzden izleyemezsek bozuşuruz.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/A-Monster-Calls-2016.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-7084" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/A-Monster-Calls-2016.jpg" alt="Filmekimi 2016" width="640" height="336" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/A-Monster-Calls-2016.jpg 1200w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/A-Monster-Calls-2016-300x158.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/A-Monster-Calls-2016-1024x538.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/A-Monster-Calls-2016-210x110.jpg 210w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></a><strong><br />
3. A Monster Calls</strong></p>
<p>Yine herkesin merakla beklediği bir film, yine bu topluluğun içine dahil olmuş bir Öykü ve İdil. A Monster Calls hem fantastik hem de duygusal bir film. (İkisi bir arada nasıl oluyor diyorsanız fragmanı izlemeniz yeterli) Ana karakterimiz küçük bir çocuk olan Connor. Evet fantastik bir film olduğu için ortada bir canavar olduğunu belki tahmin edebilirsiniz, ancak bu sefer işler biraz farklı. Annesinin hastalığını bir türlü kabullenemeyen Connor kocaman bir ağaç şeklindeki canavar ile bir anlaşmaya varır. Biz Connor’a hak veriyoruz çünkü canavarı Lian Neeson seslendiriyor. Biliyorsunuz, “He will find you and he will kill you”. Canavara güvenimiz tam. Ama ağlamaklı olmaya da şimdiden hazırız.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/American-Honey.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7083" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/American-Honey.jpg" alt="Filmekimi 2016" width="635" height="357" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/American-Honey.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/American-Honey-300x169.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/American-Honey-210x118.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a><strong><br />
4. American Honey</strong></p>
<p>Kabul edelim, 88 yaşına da gelsek Amerikan gençliği temalı filmler izlemeyi hep seveceğiz. Ancak kaliteli bir Amerikan gençliği temalı film bulmanın pek kolay bir şey olmadığı konusunda da aynı fikirdeyizdir herhalde. American Honey bu sorunumuza çözüm getirecek gibi duruyor. Tipik sorunlu Amerikan genci olan Star’ın dergi aboneliği satan bir grubun içine dahil olması ile (tabii ki öyle normal, efendi bir grup olmayacak) başına gelenleri anlatan film bayağı sürükleyici görünüyor. Son zamanlarda piyasaya çıkmış en tuhaf adamlardan biri olan Shia LaBeouf da filmin başrolleri arasında, hazırlıklı olun.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/I-Daniel-Blake.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7085" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/I-Daniel-Blake.jpg" alt="i-daniel-blake" width="635" height="357" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/I-Daniel-Blake.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/I-Daniel-Blake-300x169.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/I-Daniel-Blake-210x118.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a><strong><br />
5. I, Daniel Blake</strong></p>
<p>Ken Loach’a Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye kazandıran film Filmekimi 2016 ‘nın en iddialı filmlerinden biri olarak kabul ediliyor. İşçi sınıfının sorunlarını ele almak ve bozuk sisteme çatmak konusunda zirve yapmış yönetmenlerden biri olan Loach, I, Daniel Blake’te sağlık durumu nedeniyle çalışamayan ancak sistemin çarpıklığı sebebiyle devlet yardımı da alamadığı için iş aramak durumunda kalan bir marangozun hikayesini anlatıyor. Gerçeklere geri dönüş zamanı sayın seyirci. Buna gidilir.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/Its-Only-The-End-Of-The-World.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7086" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/Its-Only-The-End-Of-The-World.jpg" alt="Filmekimi 2016" width="635" height="421" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/Its-Only-The-End-Of-The-World.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/Its-Only-The-End-Of-The-World-300x199.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/Its-Only-The-End-Of-The-World-210x139.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a><strong><br />
6. It’s Only The End Of The World</strong></p>
<p>Xavier Dolan’ın yaşı ve yaptığı filmlerin başarısı üzerine yeni bir diyaloga girmek isteyenler için vakit geldi. Ayrıca Vincent Cassel desek? Ve Lea Seydoux? Peki ya Marion Cotillard? (Sizin hoşunuza gitmediyse bile Brad Pitt’in giderdi….kıpsss <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/14.0.0/72x72/1f609.png" alt="😉" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> ) Magazinsel bakış açımızı bir kenara koyacak olursak sizi trailer’ı izlemeye davet edeceğiz, çünkü işin esprisi bir yana, oyunculuklar 1 dakika 36 saniyelik kısa bir bakışta bile müthiş görünüyor! Film, 30’larında bir yazarın yıllardır görmediği ailesiyle tekrar bir araya gelmesini ve ilişkilerine odaklanıyor.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/The-Age-of-Shadows.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7089" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/The-Age-of-Shadows.jpg" alt="The Age of Shadows" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/The-Age-of-Shadows.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/The-Age-of-Shadows-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/The-Age-of-Shadows-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a><strong><br />
7. The Age of Shadows</strong></p>
<p>Polisiye sevenler ve Güney Kore sineması sevenler bir kesişim kümesinde birleşiyor mudur bilemiyoruz ama, biz bu filmi bayağı merak ettik. Film 20’li yıllarda Japonya işgali altında olan Kore’de geçen bir casusluk hikayesine odaklanıyor. Ancak bizim ilgimizi çekmesinin asıl sebeplerinden biri de Güney Kore’de 10 günde 4 milyon kişi tarafından izlenerek gişe rekoru kırmış olması. Ne varmış bu kadar diyerek bunu da kaçırmayacağız galiba.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/Swiss-Army-Man.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7088" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/Swiss-Army-Man.jpg" alt="swiss-army-man" width="635" height="318" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/Swiss-Army-Man.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/Swiss-Army-Man-300x150.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/Swiss-Army-Man-210x105.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a><strong><br />
8. Swiss Army Man</strong></p>
<p>Çok acayip bir film söz konusu arkadaşlar. Öyle acayip duruyor ki, Harry Potter’dan sonra Daniel Radcliffe’e tek bir filmde bile tahammül edemeyen ve adamı her gördüğünde “alohomora” diyecekmiş gibi hisseden insanlar olmamıza rağmen bu filme bir bilet kapmazsak öleceğiz hastalığına yakalandık. Film ıssız bir adada tüm umutları tükenmiş ve intihar etmeye hallenmiş bir adamın, karaya vuran bir cesedi bulması ile bayağı enteresan bir hal alıyor. Çünkü bu ceset (yani Harry Pottercığımız) konuşabiliyor ve bir takım doğaüstü özellikleri var. Açıkçası filmin fragmanı o kadar absürt ki bizde şöyle bir izlenim yarattı: Ya sanat filmi ayağına bize müthiş saçma bir şey izletecekler ya da ortaya şahane bir şey çıkacak. İlk ihtimalin gerçeğe dönüşmeyeceğini umarak bir şans veririz gibi.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/The-Net.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7090" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/The-Net.jpg" alt="Filmekimi 2016" width="635" height="358" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/The-Net.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/The-Net-300x169.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/The-Net-210x118.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a><strong><br />
9. The Net</strong></p>
<p>Hazır Güney Kore sinemasına girmişken Kim Ki-duk’u anmadan geçecek miyiz sandınız? Biz hala aniden duygusu gelip yazı yazarken arka planda  “Boş Ev” açan insanlarız, Kim Ki-duk’u yedirmeyiz, yeni film yaparsa da koşa koşa izleriz. Bu sefer biraz daha siyasal içerikli bir film söz konusu. Üstelik birçok insanın merak edebileceği bir konuya değiniliyor: Kuzey Kore &amp; Güney Kore meselesi. Film, teknesinin motoru bozulduğu için kendini Güney Kore’de bulan Kuzey Koreli bir balıkçının hikayesini ve yaşadıklarını anlatıyor.</p>
<p><em><span class="s1">*Yazılarımızda <strong>reklam ve ürün tanıtımı</strong> bulunmaktadır. (deneyimlerimiz üzerinden ürün, marka, servis, kuruluş önerileri paylaştığımız için)</span></em></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2016/09/29/filmekimi-2016-pusuya-yatip-bilet-kapmaniz-gereken-9-film/">Filmekimi 2016: Pusuya Yatıp Bilet Kapmanız Gereken 9 Film</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2016/09/29/filmekimi-2016-pusuya-yatip-bilet-kapmaniz-gereken-9-film/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyükada Gezi Rehberi: Şimdi Burası İstanbul mu Oluyor?</title>
		<link>https://oitheblog.com/2016/05/09/buyukada-gezi-rehberi-simdi-burasi-istanbul-mu-oluyor/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2016/05/09/buyukada-gezi-rehberi-simdi-burasi-istanbul-mu-oluyor/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 May 2016 14:59:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İSTANBUL]]></category>
		<category><![CDATA[TÜRKİYE]]></category>
		<category><![CDATA[Adalar Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Adalar Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Adalar Müzesi]]></category>
		<category><![CDATA[Adalar'a Ulaşım]]></category>
		<category><![CDATA[Aya Yorgi Kilisesi]]></category>
		<category><![CDATA[Bahçede Sinek Kafe]]></category>
		<category><![CDATA[Burgazada]]></category>
		<category><![CDATA[Büyükada Gezi Notları]]></category>
		<category><![CDATA[Büyükada Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Büyükada Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Büyükada İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Büyükada Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Büyükada Rum Yetimhanesi]]></category>
		<category><![CDATA[Büyükada Vapuru]]></category>
		<category><![CDATA[Büyükada'da Gezilecek Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[Büyükada'da Ne Yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[Büyükada'ya Ulaşım]]></category>
		<category><![CDATA[Heybeliada]]></category>
		<category><![CDATA[Kınalıada]]></category>
		<category><![CDATA[Lido Restoran]]></category>
		<category><![CDATA[Şehir Hatları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=6237</guid>

					<description><![CDATA[<p>Büyükada tüm aşırı güzelliğine, şirinliğine ve İstanbul’un kaosuyla hiç ilgisi olmayan haline rağmen kişisel tarihimizde “Lanetli Ada” diye geçiyor. Çünkü...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2016/05/09/buyukada-gezi-rehberi-simdi-burasi-istanbul-mu-oluyor/">Büyükada Gezi Rehberi: Şimdi Burası İstanbul mu Oluyor?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Büyükada tüm aşırı güzelliğine, şirinliğine ve İstanbul’un kaosuyla hiç ilgisi olmayan haline rağmen kişisel tarihimizde “Lanetli Ada” diye geçiyor. Çünkü 25 senelik hayatımız boyunca bulunduğumuz her Büyükada’ya gitme girişimimiz hastalık, sakatlanma, küçük çaplı araba kazası, sevgiliyle kavga edip yarı yoldan dönme gibi çeşit çeşit felaket ve saçmalıkla sonuçlandı. Ama yılmadık ve sonunda Büyükada’ya ayak basmayı başardık. İşin sırrı sevgilinizin olmamasıymış arkadaşlar, bizden size öneri, Büyükada’ya sevgiliniz yokken gidin… (KISKANMIŞLAR)</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/05/SAM_94521.jpg"><br />
</a><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/05/SAM_94171.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-6257" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/05/SAM_94171.jpg" alt="Büyükada" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/05/SAM_94171.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/05/SAM_94171-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/05/SAM_94171-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a><br />
Kişisel felaketlerimizi bir yana koyacak olursak Büyükada’ya basbayağı vurulduk diyebiliriz. Bütün Büyükada gezisi boyunca “ya bi’ tanıdığımızın şurada evi olsaydı keşke” diye dolaşıp durduğumuza göre hakikaten çok sevmiş olmalıyız. (vizyonumuz mercimek kadar olduğu için kendimize ev istemiyoruz dikkatinizi çekeriz) Ulaşımının bu denli kolay oluşu, İstanbul’un bir parçası olmasına rağmen İstanbul’un kaosuyla hiçbir alakası olmaması, evleri, sokakları, araba olmayışı ve bisikletli ulaşımın zirve yapmış olması gibi muhteşem özellikleri ile resmen insanı Harikalar Diyarı’na ışınlanmış gibi hissettiriyor. Eminiz çoğunuz Büyükada’ya çoktan ayak basmış olduğunuz için bu yazdıklarımızın heyecanını çoktan yaşamışsınızdır, ama biz daha yeniyiz, bizi de böyle kabul edin.</p>
<p>Lafı fazla uzatmayalım, karışınızda <strong>Büyükada Gezi Rehberi</strong> !</p>
<h5><strong>Büyükada’ya Ne Zaman Gidilir?</strong></h5>
<p>Aslında bu başlığı “Büyükada’ya Ne Zaman Gidilmez” şeklinde değiştirsek yeridir. Çünkü hafta sonları ve tatil günleri Büyükada’ya gitmek iş çıkışı metrobüse binmişsiniz ve bir tam gününüzü o metrobüsün içinde geçirmişsiniz gibi hissettiriyor. Bu sebeple eğer şansınız varsa adaya hafta içi gitmek en doğrusu. Mevsimsel olarak düşünürsek bizce Büyükada’ya gitmek için en iyi zamanlar ise kesinlikle bahar ayları. Çünkü kışın hava koşulları nedeniyle seferler aksayabiliyor ve “pek de ıssız olmayan bir adaya düşsem yanıma alacağım 3 şey ne olurdu?” sorusuyla baş başa kalma durumunuz oluşabiliyor. Yaz için ise şunu söyleyebiliriz: Allah kimseyi sıcakta Aya Yorgi Kilisesi’nin yokuşunu tırmanmakla sınamasın yarrabbim, dinimiz amin.</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/05/SAM_93421.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-6252" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/05/SAM_93421.jpg" alt="Ada Vapuru" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/05/SAM_93421.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/05/SAM_93421-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/05/SAM_93421-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a><br />
Büyükada’ya Ulaşım</strong></h5>
<p>Tabii ki size bir “adaya” ne şekilde ulaşacağınızı söylememize pek de gerek yok, herhalde vapura vb. bir şeye bineceksiniz, zeplinle inecek haliniz yok. Bunun için birkaç farklı firma ve seçenek bulunsa da (<strong>İDO</strong> ya da <strong>Turyol</strong> gibi) bizce en güzeli <strong>Şehir Hatları</strong> vapuru ile gitmek. Eğer şansınıza hava da güneşliyse sizden güzeli yok. “İngiltere Kralı, Rahmetli Başkan Kennedy, Taçsız Kral Pele, Fenerbaçeli Cemil, hepsi bu ürünü kullanıyor” tadında satış yapan abileri gözlemleme, vapur tostu yeme, martılara simit atma gibi türlü türlü nostaljik aktiviteye girişebilir ve daha adaya ulaşmadan Büyükada maceranızdan keyif alma seviyenizi maksimuma taşıyabilirsiniz.</p>
<p>Vapura bineceğiniz nokta konusunda 3 seçeneğiniz var; Kadıköy, Bostancı ve Kabataş. Bostancı&#8217;nın saatlerine <a href="http://www.sehirhatlari.istanbul/tr/seferler/bostanci-adalar-370.html" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şuradan</a>, diğer ikisine ise <a href="http://www.sehirhatlari.istanbul/tr/seferler/kabatas-kadikoy-adalar-369.html" target="_blank" rel="noopener noreferrer">buradan</a> bakabilirsiniz.</p>
<p>-Vapur Kınalıada, Heybeliada ve Burgazada&#8217;ya uğradıktan sonra Büyükada&#8217;ya ulaşıyor.</p>
<p>-Biliyorsunuz Büyükada içinde araba ile ulaşım söz konusu değil. Fakat merak etmeyin, “arabasız hayat oh ne rahat” demenize engel olacak derece yoğun bir fayton kullanımı söz konusu. Biz FAYTON KULLANIMINA KARŞIYIZ ve bu konuyla ilgili bir düzenleme yapılmadığı, o hayvanların zor koşullarda her gün saatlerce, aralıksız çalıştırılmasına müdahale edilmediği sürece de karşı olmaya devam edeceğiz. Emin olun siz de sıcakta yorgunluktan yere düşen ya da perişan bir halde yokuşta insan taşımaya çalışan atları görseniz siz de öyle hissedersiniz, gereksiz bir duyar kasmıyoruz. O sebeple şayet kilometrelerce yürümekle aranız iyi değilse bisiklet kiralayarak İstanbul’da yapamadığınızı yapabilir, bisikletli ulaşımın keyfine varabilirsiniz. Yeter ki bisikletinizle 700 tane fotoğraf paylaşmayın, biz de insanız.</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/05/SAM_93611.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-6253" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/05/SAM_93611.jpg" alt="Splendid Palace Büyükada" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/05/SAM_93611.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/05/SAM_93611-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/05/SAM_93611-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a><br />
Büyükada’da Nerede Kalınır?</strong></h5>
<p>Büyükada’da pek çok otel seçeneği mevcut. Ancak bunların arasında bize kalırsa tartışmasız bir biçimde en iyi olanı <strong><a href="https://clk.tradedoubler.com/click?p=391075&amp;a=3473792" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Splendid Palas</a></strong>. Aslına bakarsanız bu otel Büyükada’da gezilecek yerler listesine bile dahil edilebilecek güzellikte ve tarihi nitelikte.</p>
<p>Adanın en güzel binalarından biri olması sebebiyle çok yüksek ihtimalle daha vapur ile Büyükada’ya doğru yaklaşırken dikkatinizi çekecek Splendid Hotel 1908 yılından beri tüm güzelliği ve ihtişamı ile hizmet veriyor. Zaten oteli gördüğümüz andan itibaren resmen sırt çantasıyla ve ayağımızda spor ayakkabılarla gittiğimize utandık. İnsanın o otele üzerinde balo kıyafetleri, ne bileyim elinde uzun eldivenler, inci kolye ve ağızlıklı sigara ile giresi falan geliyor. Ya da karizmatik bir şapka, büyük camlı gözlükler ve daktilo ile de olabilir… (biliyorsunuz biz bu geyiği sonsuza kadar devam ettirebiliriz) Öyle ki Ata’mız bile Büyükada’ya gittiğinde orada konaklamış, herhalde klas olacak.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/05/SAM_93791.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-6254" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/05/SAM_93791.jpg" alt="Splendid Palace Hotel" width="634" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/05/SAM_93791.jpg 634w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/05/SAM_93791-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/05/SAM_93791-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 634px) 100vw, 634px" /></a><br />
Bu arada eğer eş başkanlığını üstlendiğimiz Wes Anderson’ı aşırı sevenler derneğimize üye olduysanız Splendid Palas’ın özellikle renk ve eşya kullanımı ile yer yer ne denli <strong>Büyük Budapeşte Oteli</strong>’ni hatırlattığını da fark edeceksinizdir. Bar bölümü, avlu alanı, resepsiyon, hepsi Wes Anderson filmlerinden fırlamış gibi görünüyor, eminiz ki siz de en az 40 dakika boyunca etrafı fotoğraflamaya tutulacaksınız.</p>
<p>Splendid Otel 23 Nisan Caddesi üzerinde yer alıyor. Yani vapurdan indikten sonra iskeleden 4-5 dakikalık bir yürüyüş mesafesinde kalıyor ve son derece merkezi bir noktada. Önlerden bir oda kapabildiğiniz takdirde zaten odadan çıkmadan bile harika bir deniz &amp; İstanbul manzarası da size eşlik ediyor. Gidiniz, emin oun siz de bizim kadar sevecek ve önünüze gelene öveceksiniz.</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/05/SAM_95011.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-6261" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/05/SAM_95011.jpg" alt="Büyükada Gezi Rehberi" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/05/SAM_95011.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/05/SAM_95011-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/05/SAM_95011-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a><br />
Büyükada’da Gezilecek Yerler</strong></h5>
<p>Adada konaklamak niyetinde misiniz yoksa Büyükada’ya günübirlik bir gezi mi planladınız bilemiyoruz. Ancak ailenizin blogu OitheBlog’un Büyükada gezi rehberi tabii ki her iki amaca da hizmet edecek… (nedense böyle anlık bi’ kurumsal havaya bürünme isteği geldi) Çünkü aslında Büyükada’da bulunabileceğiniz aktiviteleri tek bir güne de sığdırabilirsiniz, iki güne yayarak krallar gibi de gezebilirsiniz, tercih tamamen size kalmış. Şayet bir güne sığdırmak niyetindeyseniz güne biraz erken başlamanız yeterli. Sonra orayı göremedik, burayı yetiştiremedik, bi’ ağız tadıyla kahvemizi içemedik diye söylenmeyin, hiç dinlemeyiz valla.</p>
<p>Büyükada’yı gezmenin ana teması tabii ki sokaklarda kaybolmak üzerine kurulu. Çünkü İstanbul’dasınız, ama aslında hiç de İstanbul’da gibi değilsiniz. Madem Türkiye’nin en kaotik şehrinin bir parçasını geziyorsunuz, bu güzel evler, bu yeşillik, bu dinginlik nereden geliyor? Bunca yazar neden gelip buraya kapanıyor, bir sürü insan merkezden kaçıp buraya yerleşme kararını neye dayanarak alıyor? Büyükada sokaklarını keşfettikten, evlerin bahçelerine kafanızı uzattıktan, yokuşları tırmanırken arada bir denize doğru baktıktan sonra en azından son sorunun cevabını adanın size kendi kendine vereceğine eminiz. Şimdi gelin, Büyükada’da gezilecek yerlere bi’ bakınalım.</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/05/SAM_94621.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-6260" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/05/SAM_94621.jpg" alt="Aya Yorgi Büyükada" width="634" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/05/SAM_94621.jpg 634w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/05/SAM_94621-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/05/SAM_94621-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 634px) 100vw, 634px" /></a><br />
Aya Yorgi Kilisesi</strong></h5>
<p>Büyükada’nın en turistik aktivitesi nedir sorusunun en net cevabı olan Aya Yorgi Kilisesi Büyükada’ya tepeden bakan bir noktada yer alıyor. Öyle tepeden bakan bir nokta düşünün ki, yokuşunu çıkana kadar ananız ağlıyor, ayakkabılarınıza küsüyor, bacaklarınızla kavgaya tutuşuyor, sigara içiyorsanız yokuşun yarısında sigara bırakma hattını arayıp hüngür hüngür ağlayasınız geliyor.</p>
<p>Hıristiyanlar tarafından Türkiye’deki hac noktalarından biri olarak kabul edilen Aya Yorgi Kilisesi’nin önemi anlayacağınız üzere bayağı büyük. Öyle ki Ortodokslar için özel bir gün olan 23 Nisan’da adanın dolup taşmasının ana sebebi de aslında buna dayanıyor. Çünkü çıplak ayakla ve hiç konuşmadan o çılgın yokuşu tamamlayıp tepeye ulaşacak olursanız “yarı hacı” (süper kahraman adı gibi oldu di mi) olduğunuz gibi bir inanç söz konusu. İşin dini kısmını bir yana bırakacak olursak tepeye ulaştığınızda sizi kilisenin yanı sıra inanılmaz bir manzara da bekliyor olacak ki, bizce o yokuşu pes etmeden çıkabilmek için en büyük motivasyon da bu zaten.</p>
<p>-Kilisenin bulunduğu tepeye çıkarken yolda renk renk ipler görecek ve büyük ihtimalle bizim gibi anlamlandıramayacaksınız. O iplerin açıklaması şu: Şayet elinizde bir makara ipi aça aça yukarı doğru çıkaranız kısmetiniz açılıyormuş, eğer ip yukarı kadar kopmadan ulaşırsa über kısmet açılması yaşıyormuşsunuz ve dileğiniz gerçek oluyormuş. Artık Thor’la mı evlenirsiniz, Gigi Hadid’e yıldırım nikahı mı kıyarsınız bilemiyoruz.</p>
<p>-Şayet kiliseye girmek istiyorsanız 16:00’da kapanıyor, dolayısıyla .zellikle öncesinde yokuşu çıkmak için bayağı bir zaman harcamanız gerekeceğini de düşünürsek çok geçe kalmamakta fayda var.</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/05/SAM_95311.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-6262" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/05/SAM_95311.jpg" alt="Adalar Müzesi" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/05/SAM_95311.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/05/SAM_95311-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/05/SAM_95311-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a><br />
Adalar Müzesi</strong></h5>
<p>Adalar Müzesi bizi ciddi anlamda şaşırttı. Çünkü öyle kapsamlı ve güzel bir müze oluşturmuşlar ki açıkçası beklentimizin çok üzerinde bir şeyle karşılaştık. Müzenin iki farklı sergi alanı var, biri açık hava sergilerinden oluşan “Çınar Müze Alanı” diğeri ise “Aya Nikola Hangar Müze Alanı”. Özellikle Hangar Müze Alanı’nı gerçekten inanılmaz kapsamlı olmuş. Adalar’ın jeolojik oluşumundan günümüzdeki haline kadar birçok konuyu bayağı detaylı bir biçimde anlatıyor. Adalar’a ilk yerleşimler, mimari, eğitim, edebiyat, göç, gelenekler, müzik gibi birçok farklı konuda bilgi edinebilme şansınız oluyor. Görsel anlamda da gayet güçlü öğeler kullandıkları için keyif almamanız imkansız, bizce kesinlikle birkaç saatinizi buraya ayırın.</p>
<p>-Halikarnas Balıkçısı, Ziya Gökalp, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Melih Cevdet Anday, Sait Faik gibi birçok ünlü yazar hayatının belli bir dönemini Adalar&#8217;da geçirmiş ve müzenin içinde onlara ayrılmış bir bölüm var. Sakın gözden kaçırmayın, bizim çok keyif aldık.</p>
<p>-Pazartesi hariç 09:00 – 18:00 arası açık.</p>
<p>-Müze Kartı olanlar ve öğrenciler için indirim var.</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/05/SAM_94181.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-6258" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/05/SAM_94181.jpg" alt="Büyükada Gezi Rehberi" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/05/SAM_94181.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/05/SAM_94181-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/05/SAM_94181-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a><br />
Yılmaztürk Caddesi</strong></h5>
<p>Yılmaztürk Caddesi’ni özellikle yazmak istedik. Çünkü Büyükada’da birçok muhteşem ev görebileceğinizden söz edip durmamıza rağmen onları spesifik olarak görebileceğiniz hiçbir noktadan bahsetmedik. Aslına bakarsanız adanın her yerinde “oha KİMİ BU EV YA” diyeceğiniz ve kendi yaşantınızı sorgulayacağınız evler var. Ancak dolaşacak çok vaktiniz olmayacaksa rotanızı direkt Yılmaztürk Caddesi’ne çevirebilirsiniz, çünkü burası komple güzellikten ölen evlerle dolu.</p>
<h5><strong><a href="http://elyasaninkelimeleri.blogspot.com.tr/2012/04/rum-yetimhanesi-buyukada-prinkipos.html"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-6264" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/05/Büyükada-Rum-Yetimhanesi.jpg" alt="Büyükada Rum Yetimhanesi" width="638" height="424" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/05/Büyükada-Rum-Yetimhanesi.jpg 1600w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/05/Büyükada-Rum-Yetimhanesi-300x199.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/05/Büyükada-Rum-Yetimhanesi-1024x680.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/05/Büyükada-Rum-Yetimhanesi-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a><br />
Büyükada Rum Yetimhanesi</strong></h5>
<p>Şu anda virane bir halde olsa da gördüğünüz anda bir zamanlar ne kadar güzel bir bina olduğunu şak diye anlayabileceğiniz bir yer Büyükada Rum Yetimhanesi. Zamanında bir Fransız şirketi tarafından otel olarak inşa edilmiş, ancak otel olabilmek için gerekli belgeler edinilemeyince bina satışa çıkarılmış ve ardından yetimhane olarak kullanılmaya başlanmış. Şu anda Rum Patrikhanesi’nin himayesi altında olan bina aynı zamanda Avrupa’nın en büyük ahşap binalarından biri olarak biliniyor. Maalesef şu an tam anlamıyla bir harabe halini almış durumda, acayip bakımsız ve her yeri dökülüyor. Biz gidip görmek istedik ancak kapısına kadar gitsek de daha fazla yakınlaşabilme imkanımız olmadı. Zaten şu an tehlikeli olması nedeniyle içine girebilmek gibi bir imkanınız yok, çünkü birçok noktası çürümüş ya da yıkıldı yıkılacak bir halde. Yine de ada keşfine çıkmışken gidip görülebilir.</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/05/SAM_9405.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-6244" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/05/SAM_9405.jpg" alt="Büyükada Gezi Rehberi" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/05/SAM_9405.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/05/SAM_9405-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/05/SAM_9405-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a><br />
Büyükada’da Yeme İçme</strong></h5>
<p>Büyükada’da ne yenir ne içilir sorusunun bizim için öyle onlarca cevabı yok. Adada özellikle rakı&amp;balık&amp;meze triosu için birbirinden çok da farkı olmayan birçok mekan var ve genellikle insanlar bunlardan birini tercih ediyor. Bunun dışında Starbucks, Kahve Dünyası gibi İstanbul’un her yerinde görebileceğiniz zincir kahve dükkanları bile Adalar’a kadar ulaşmış durumda. Tabii ki yine de birkaç favorimiz, bir dahaki gidişlerimizde uğrayacağımız noktamız oldu, onları da Büyükada Gezi Rehberi kapsamında anlatmadan geçmeyeceğiz, buyursunlar:</p>
<p><strong>Bahçede Sinek Kafe: </strong>Hem kahvaltı, hem öğlen atıştırmalığı, hem de kahve molası için gidebileceğiniz sevimli mekan. Bahçesi güzel havalarda miskinlik yapmaya çok müsait, sahipleri son derece güler yüzlü ve içten insanlar ve bu durum tabii ki yediğinize içtiğinize de yansıyor. Bizce adanın en iyi alternatiflerinden. <em>(Yılmaztürk Caddesi No:106)</em></p>
<p><strong>Lido Restoran: </strong>Adada iskelenin yakınındaki görsel olarak da tarz olarak da birbirine benzeyen restoranlar zincirinin halkalarından biri Lido. Ama kötü mü? Yoo, gayet de güzel. Balık denemedik ama mezelerine kefiliz. Bir tek kalamar ve midye konusunda pek başarılı olduklarını düşünmüyoruz, onun dışında bizce sorun yok. Deniz kenarında rakı içiyorsunuz neticede, ne kadar kötü olabilir ki, di mi?</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/05/SAM_94521.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-6259" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/05/SAM_94521.jpg" alt="Büyükada" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/05/SAM_94521.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/05/SAM_94521-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/05/SAM_94521-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a><br />
Orası Burası: </strong>Sahildeki restoranlardan daha uzakta, tepede bir noktada kalan Orası Burası, müdavimleri olan, rakı balık yapmalık bir başka mekan. Yukarıda kaldığı için size daha farklı bir manzara sunuyor olması güzel. Yediğiniz içtiğiniz ise yukarıda bahsettiğimiz Lido Restoran standartlarında, daha sakin bir alternatif olarak tercih edebilirsiniz. <em>(23 Nisan Caddesi No:24)</em></p>
<p><strong>Cafe Spitz: </strong>Splendid Palace bünyesinde yer alan tatlı kafe. Özellikle kahve molası &amp; tatlı atıştırmalığı için tercih edebilirsiniz. Yalnız sanıyoruz yılın belli dönemleri kapalı oluyor, dolayısıyla gitmeden önce açık olup olmadığını kontrol etmekte fayda var. <em>(Splendid Palace)</em></p>
<p><strong>Akasya: </strong>Rakı balıktan gına geldiyse ve farklı tatlar arıyorsanız tercih edebileceğiniz makarna, hamburger vb. alternatifler bulabileceğiniz kafe. Ayrıca kahveleri de gayet lezzetliydi ve dış mekanı gayet geniş olduğu için güzel havalarda oturması bayağı keyifli. Yalnız buradan yetkililere seslenmek istiyoruz, o müziği biraz kıssanız mı acaba? <em>(23 Nisan Caddesi No:49)</em></p>
<p><em><span class="s1">*Yazılarımızda <strong>reklam ve ürün tanıtımı</strong> bulunmaktadır. (deneyimlerimiz üzerinden ürün, marka, servis, kuruluş önerileri paylaştığımız için)</span></em></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2016/05/09/buyukada-gezi-rehberi-simdi-burasi-istanbul-mu-oluyor/">Büyükada Gezi Rehberi: Şimdi Burası İstanbul mu Oluyor?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2016/05/09/buyukada-gezi-rehberi-simdi-burasi-istanbul-mu-oluyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>3</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Balat &#038; Fener Turu Notları: Şehrin Bu Tarafında Neler Oluyor?</title>
		<link>https://oitheblog.com/2016/04/29/balat-fener-turu-notlari/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2016/04/29/balat-fener-turu-notlari/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 Apr 2016 13:51:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İSTANBUL]]></category>
		<category><![CDATA[TÜRKİYE]]></category>
		<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[Balat]]></category>
		<category><![CDATA[Balat Coffee Department]]></category>
		<category><![CDATA[Balat Evleri]]></category>
		<category><![CDATA[Balat Fener]]></category>
		<category><![CDATA[Balat Fener Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Balat Fener Bölgesi]]></category>
		<category><![CDATA[Balat Fener Evleri]]></category>
		<category><![CDATA[Balat Fener Turu]]></category>
		<category><![CDATA[Balat Fener Turu Notları]]></category>
		<category><![CDATA[Balat Gezi Notları]]></category>
		<category><![CDATA[Balat Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Balat Gezi Rotası]]></category>
		<category><![CDATA[Balat Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Balat Kafeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Balat Kahvecileri]]></category>
		<category><![CDATA[Balat Kiliseleri]]></category>
		<category><![CDATA[Balat Mekanları]]></category>
		<category><![CDATA[Balat Turu]]></category>
		<category><![CDATA[Balat'ta Gezilecek Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[Cibali]]></category>
		<category><![CDATA[Cibali Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Cooklife Balat]]></category>
		<category><![CDATA[Eski Tütün Fabrikası]]></category>
		<category><![CDATA[Fener]]></category>
		<category><![CDATA[Fener Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Fener Rum Lisesi]]></category>
		<category><![CDATA[Fener Rum Patrikhanesi]]></category>
		<category><![CDATA[Forno Balat]]></category>
		<category><![CDATA[Gül Camii Balat]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Kadir Has Üniversitesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=6160</guid>

					<description><![CDATA[<p>Siz de farkındasınız biz de, bu aralar Balat &#38; Fener civarında bir şeyler oluyor. Hani şu zamanında annelerimizin gitme öyle...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2016/04/29/balat-fener-turu-notlari/">Balat &#038; Fener Turu Notları: Şehrin Bu Tarafında Neler Oluyor?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Siz de farkındasınız biz de, bu aralar Balat &amp; Fener civarında bir şeyler oluyor. Hani şu zamanında annelerimizin gitme öyle yerlere sakın evladım dediği Karaköy’ün şu anda en çok uğradığımız yerlerden birine dönüşmesi durumu var ya, o tatta bir şeylerden bahsediyoruz. Sabah Instagram’a giriyorsunuz birileri Balat’ta kahvaltı yapıyor, gazeteyi açıyorsunuz “Balat’ın En İyi Kafeleri” listesine bilmemkaç sayfa ayırmışlar, sosyal medya fenomenlerine bakıyorsunuz hepsi Balat’ta cirit atıyor. Hayırdır Balat, ne ayaksın?</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/SAM_9191.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-6169" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/SAM_9191.jpg" alt="Balat" width="634" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/SAM_9191.jpg 634w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/SAM_9191-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/SAM_9191-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 634px) 100vw, 634px" /></a><br>
Biz size neler olduğunu hemen açıklayalım; adı her daim bir arada anılan Balat &amp; Fener bölgesi acayip bir dönüşüm geçiriyor. Zaten hali hazırda her şey Balat’ı sevilesi kılmak için ortam hazırlamış gibi. Zamanında buraya yerleşen Yahudiler ve Rumlar sağ olsun zaten evlere bakmaya doyamıyorsunuz. Kiliseler, sinagoglar, camiler hepsi bir arada, insanı “hepimiz kardeşiiiiz” diye dolaştıracak bir ortam var. Tepenizde <strong>Fener Rum Lisesi</strong> gibi inanılmaz güzellikte bir yapı yükseliyor, fotoğrafçıysanız ve sokakta oynayan çocuk, ne bileyim renkli evlerin arasında yürüyen karakteristik suratlı yaşlı amca fotoğrafı falan çekmek istiyorsanız zaten tam yerindesiniz, yaşadınız. E deniz deseniz hemen yanı, şöyle ara sokaklardan kafanızı uzattınız mı her yol İstanbulluların Ankaralıları deli eden en büyük övünç kaynağı denize çıkıyor, nasıl güzel olmayabilir? Hepimiz Fener ve Balat’ın bir gün bu noktaya gelmeye başlayacağını içten içe hissediyorduk da dile getirmiyorduk sanki… Sonuç olarak şu anda bu tablonun üzerine 3. dalga kahveciler, yeni restoranlar, dükkanlar eklenmeye başlıyor. Artık arkadaşınızla Balat’ta buluşmak normalleşmeye başladı. Artık Fener Balat sokaklarında kaybolurken yanınızdan tur ekibiyle birlikte Saffet Emre Tonguç geçerse şaşırmıyor, civarda yoğunlaşmaya başlayan sokak sanatı çalışmalarının önünde fotoğraf çektiren beyaz Superstar giymiş hipsterlar görünce yadırgamıyorsunuz. Yeni ve güzel bir şeyler oluyor ve galiba hepimiz buna çok hazırız, yakında hem Feneri’i hem Balat’ı çok sevecek, bağrımıza basacağız!</p>
<p>Madem hal böyle, gelin biz size biraz <strong>Balat &amp; Fener Turu</strong> detaylarımızdan, hem Fener’de hem Balat’ta gezilecek yerlerden, Fener ve Balat’ın en iyi mekanlarından, keşfedilecek yerlerden bahsedelim. Zaten muhtemelen bu yazıya 15 sene sonra bakma fırsatımız olursa kendimizi tarihi eser gibi hissedecek, “Bak o zamanlar Balat daha yeni yeni gelişiyormuş” diyeceğiz, bari bir nevi tarihe tanıklık etmenin tadını çıkaralım.</p>
<p><strong>*Başlamadan gelen not:</strong> Eğer daha detaylı bir İstanbul turuna çıkmak niyetindeyseniz ya da İstanbul&#8217;a turist arkadaşınız geldiyse ve kendisini nasıl gezdireceğinizi bilmediğiniz için <a href="http://serhatengul.com/istanbulda-resmi-kokartli-profesyonel-turist-rehberi/" target="_blank" rel="noopener">İstanbul kişiye özel tur rehberi</a> arayışındaysanız size <a href="https://istanbulturistrehberi.net" target="_blank" rel="noopener">https://istanbulturistrehberi.net</a>&#8216;i önerelim. Bunu bir reklam sanmamanız için sevgili Serhat&#8217;ı kişisel olarak tanıdığımızı ve kesinlikle güvendiğimizi de eklemek isteriz. Kendisi muhabbetine doyum olmayan, alanında son derece başarılı, tam bir &#8220;tanısanız çok seversiniz&#8221; insanıdır, aklınızda bulunsun.</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/SAM_9122.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-6162" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/SAM_9122.jpg" alt="Balat Fener Turu" width="634" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/SAM_9122.jpg 634w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/SAM_9122-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/SAM_9122-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 634px) 100vw, 634px" /></a><br>
Balat &amp; Fener Turu&nbsp;Başlasın!</strong></h5>
<p>İşte geldik buradayız, kendi şehrimizde turist olmanın haklı gururunu yaşıyoruz. Peki Balat’ı gezmeye nereden başlanır? Aslına bakarsanız tamamen nasıl bir gezi planladığınıza bağlı. Şayet tarihi bir tur yapmak niyetindeyseniz klasik başlangıç noktası <strong>Cibali Kapısı</strong>. Eski <strong>Tütün Fabrikası’nın</strong> (şu anki Kadir Has Üniversitesi) hemen yanında bulunan kapının adının neden Cibali olduğuyla ilgili birçok rivayet var. Ancak çoğu “adı bilmemneymiş, sonra zamana cibülü cibele hebele höbölö diye diye Cibali’ye dönüşmüş” gibi klasik ismin kaynağını bulamayınca ortaya atılan dönüşüm hikayelerinden ibaret olduğu için doğru bilgiye sahip değiliz, dolayısıyla o konulara hiç girmeyelim. Cibali Kapısı’nı gördükten sonra ise <strong>Kadir Has Üniversitesi</strong>’ni gerinizde bırakacak şekilde Eyüp yönüne doğru yürümeye başlarsanız, aslında Balat keşfinize oldukça iyi bir noktadan başlamış olursunuz. Bu noktadan sonra ise gezi planınız tamamen size kalmış, çünkü yukarıda da söz ettiğimiz gibi bölgede birçok kilise, camii ve tarihi yapı var. Biz aşağıda gezip görme fırsatımızın olduğu ve büyük ihtimalle en turistik/en popüler olanlarından biraz söz edeceğiz. Daha kapsamlı ve detaylı bir gezi için Fener &amp; Balat civarına kesinlikle daha ciddi bir vakit ayırmak ve çok daha kapsamlı bir araştırmada bulunup gitmek gerektiğini düşünüyoruz, o yüzden o başka bir yazının işi.</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/SAM_9245.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-6172" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/SAM_9245.jpg" alt="Balat Fener Turu" width="634" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/SAM_9245.jpg 634w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/SAM_9245-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/SAM_9245-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 634px) 100vw, 634px" /></a><br>
Fikret Amca Bize Ne Öğretti?</strong></h5>
<p>Yakından görmezlerse ölecekler hastalığına yakalandığımız için kafamıza koyduğumuz Fener Rum Lisesi&#8217;ne doğru yol almadan önce biraz evlerin arasında kaybolma kararı aldık. Bu sırada bölgenin en güzel sokaklarından biri olan <strong>Merdivenli Yokuşu</strong>&#8216;na denk gelmiş ortalıkta hunharca dolanıyorduk ki, şans eseri Fikret Amca ile karşılaştık. Fikret Amca büyük ihtimalle Balat&#8217;ın en sempatik ve sıcakkanlı insanı unvanına sahip. Görüp de sevmeyecek, tanıyıp da bir daha görmek istemeyecek insan olamaz. Kendisi ortalıkta aylak aylak dolanıp fotoğraf çektiğimizi görünce yanımıza geldi ve sohbet etmeye başladık. Mimarlık öğrenci olduğumuzu düşündü&nbsp;blogger&#8217;ız demek gibi bizi büyük bir karmaşanın içine sürükleyebilecek bir cümle kurmak yerine, bir yerlerde yazıyoruz dedik, hoşuna gitti. Gelin ben size buraları biraz anlatayım o zaman dedi. Başladık Merdivenli Yokuşu&#8217;nun hikayesini dinlemeye.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/SAM_9251.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-6178" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/SAM_9251.jpg" alt="Balat Evleri" width="639" height="475" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/SAM_9251.jpg 3437w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/SAM_9251-300x223.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/SAM_9251-1024x762.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/SAM_9251-210x156.jpg 210w" sizes="(max-width: 639px) 100vw, 639px" /></a><br>
Fikret Amca doğma büyüme Balatlı olduğu için her yerden, her şeyden haberi var, gerçek bir Balat Master. Sohbete başladığımız gibi bize &#8220;Eskiden buraya gelmeye korkarlardı, şimdi geleni gideni bol, ama herkes bol keseden sallıyor&#8221; diyor ve Balat&#8217;ın güvenlik açısından sıkıntılı bir bölge olmadığını vurgulamak istercesine orada avukatların, öğretmenlerin, &#8220;aydın insanların&#8221; yaşadığından bahsediyor. İlgilendiğimiz için hoşuna gitmiş olacak, anlatmaya devam ediyor, &#8220;Ben çocukken burada yaramazlık yapınca Yahudi komşularımızın evine kaçardım, akşam 5 oldu mu Rum komşularımızın çay saati olurdu, ona giderdik, şimdi pek öyle değil tabii.&#8221; Evet, artık öyle olmaması üzücü, ama yine de gözlemlediğimiz kadarıyla Balat&#8217;ta mahalle kültürü tam gaz devam ediyor, inanılmaz sıcak bir ortam var hakikaten. O sırada düşüncelerimizi doğrularcasına Fikret Amca mahalleden geçen birkaç kişiyle selamlaşıyor ve &#8220;gelin size evin içini gezdireyim, çok eskidir burası&#8221; diyor. Başımıza daha güzel bir şey gelebilir miydi? O aşırı güzel evlerden birinin içine gireceğiz, yaşasın! Ev 3 katlı olmasına rağmen bayağı küçük. &#8220;Buradaki bütün evler böyledir, herkes bizi köşkte yaşıyor sanıyor&#8221; diyor Fikret Amca ve heyecanla bizi bir yere çağırıyor. Duvardaki aynayı kaldırdığı gibi aynanın arkasından işlemeli oyma bir duvar ve musluk çıkıyor. Bölgedeki birçok evin içinden böyle eski şeyler çıkıyormuş, Fikret Amca bayağı gözü gibi bakmış oraya, hala sapasağlam duruyor. Akabinde evin geri kalanını geziyoruz, her yer ahşap, anneanne evi sıcaklığında, yer yer duvarlar dökülmüş ama bir güzel görünüyor ki sormayın! Bir anda yabancı bir hayata dahil olmak ne keyifliymiş.</p>
<p>Sonuç olarak Fikret Amca ile vedalaşıyoruz, yine gideceğimizin sözünü (gideceğiz) ve &#8220;siz de o diğerleri gibi yazmayın&#8221; öğüdünü dinleyeceğimizin de sözünü vererek yüzümüzde bir gülümseme ile uzaklaşıyoruz. Evet genellemek ne kadar doğrudur bilemeyiz, ama bir şekilde Fikret Amca kafamızda Balat insanı ile özdeşleşiyor ve burayı çok sevmeye bir adım daha yaklaşıyoruz. Şimdi turistik yerleri keşfetmeye devam.</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/SAM_9183.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-6168" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/SAM_9183.jpg" alt="Fener Rum Lisesi" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/SAM_9183.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/SAM_9183-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/SAM_9183-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a><br>
Fener Rum Lisesi</strong></h5>
<p>Halk olarak komple karıştırdığımız bir meseleye açıklık getirmek isteriz, toplanın! Efenim o karşıdan gördüğünüz ve her seferinde güzelliğine vurulduğunuz, İstanbul’a tepeden bakan <strong><em>kırmızı renkli bina Fener Rum Patrikhanesi ya da Kırmızı Kilise değil, Fener Rum Lisesi.</em></strong> 1881 yılında inşa edilmiş bu bina, yakından da uzaktan göründüğü gibi inanılmaz heybetli ve ihtişamlı, dolayısıyla yalnızca uzaktan bakmakla kalmayıp yakınına kadar gitmekte fayda var. Maalesef okulun bahçesine girebilme imkanınız olmuyor, kapalı. Sebebi ise muhteşem gelişmiş beyinler ve “fazla” çalışan bazı kafaların burayı “gavur okulu” olarak nitelendirmesi ve yer yer okula zarar verecek eylemlerde bulunması. Camlarına taş atmak falan gibi canice şeylerden bahsediyoruz. Her neyse, buradan çemkirmeyelim, maalesef dışından incelemekle ve fotoğraflamakla kalıyorsunuz, yine de kesinlikle görmeye değer.</p>
<p>-Eğer Instagram’da görüp durduğunuz son dönemlerden klasik Balat fotoğrafını çekmek isterseniz <strong>Sancaktar Yokuşu</strong>’ndan tepeye çıkarak liseye doğru ilerledikten sonra arkanıza bakmanız yeterli. Hani şu tam iki sokağın ortasında yer alan pembe binanın bulunduğu, iki yanından deniz manzarası görülen görüntüden bahsediyoruz.</p>
<p>&#8211;<strong>Moğolların Meryemi Kilisesi</strong> ya da diğer adıyla <strong>Kanlı Kilise</strong>, Fener Rum Lisesi’nin çok yakınında yer alıyor, gitmişken oraya da bir göz atabilirsiniz.</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/SAM_9151.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-6165" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/SAM_9151.jpg" alt="Fener Rum Patrikhanesi" width="635" height="413" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/SAM_9151.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/SAM_9151-300x195.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/SAM_9151-210x137.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></strong></h5>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/SAM_9157.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-6166" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/SAM_9157.jpg" alt="Fener Rum Patrikhanesi" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/SAM_9157.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/SAM_9157-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/SAM_9157-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a><br>
Fener Rum Patrikhanesi</strong></h5>
<p>Kırmızı bina sorunsalına çözüm getirdiğimize göre şimdi gerçek Fener Rum Patrikhanesi’nden bahsedebiliriz. Liseye kıyasla daha gösterişsiz, sade ve küçük bir bina görünce hayal kırıklığına uğramamanız için şimdiden söyleyelim, duyduğumuza göre Osmanlı döneminde diğer dini yapıların camilerden daha büyük olması yasak olduğu için patrikhane bu günkü görüntüsünde. Lakin tabii ki bu yine de çok güzel bir yapı olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Ayrıca içi de gerçekten inanılmaz güzel, girip gezebilme imkanınız var, mutlaka zaman ayırın. Bir tek fotoğraf çekip çekmeme konusunda pek emin değiliz, çünkü biz içerde onlarca fotoğraf çektikten sonra birisi yanımıza gelip “Fotoğraf çekin ama, öyle çok açılı, eğilip kalkıp falan çekmeyin, az profesyonel olsun” dedi. Bunu hiç itici ve kaba bir biçimde değil gayet kibar bir şekilde söyledi ama neyi kast ediyordu biz de tam bilemiyoruz. Yine de tüm cümleler fotoğraf çekmekle ilgili sıkıntı olabildiğini işaret ediyordu, artık o kararı da size bırakıyoruz.</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/SAM_9171.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-6167" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/SAM_9171.jpg" alt="Balat Evleri" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/SAM_9171.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/SAM_9171-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/SAM_9171-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a><br>
Balat Evleri</strong></h5>
<p>Evleri ve mimarisi ile namı alıp yürümüş Balat – Fener bölgesini keşfe çıktığınızda zaten isteseniz de istemeseniz de kendinizi o evlerin arasında bulacaksınız. Çünkü burası başka yerlerde olduğu gibi tek bir sokak güzel evlerden oluşuyor diye popüler hale gelmiş değil, hakikaten bölge genelinde böyle aşık olunası bir mimari söz konusu. Yani siz peşinden koşmasanız bile o çamaşırlar o binaların arasından sarkıyor olacak, o eskici sokaktan geçecek, o hurdacı bir köşede duruyor olacak ve o küçük çocuklar mahallede, rengarenk bağımsız evler arasında oynuyor olacaklar. Ancak yok kardeşim bana illa ki bir öneri vermeniz gerekiyor diyorsanız <strong>Yıldırım Caddesi</strong> ve <strong>Vodina Caddesi</strong> civarından başlayabilirsiniz, oralar size tam olarak istediğinizi verecektir. Yetmez ama evet derseniz de bu civarda sokaklara dalıp biraz kaybolarak (çok yukarı çıkıp tarikata karışmayın da) çok daha güzel keşiflerde de bulunabilirsiniz.</p>
<p>-Civarda dolanırken arada bir içerilere kafa uzatmayı unutmayın. Mesela biz bir müzayedeye denk geldik ve ilk kez gözlemleme şansımız oldu, oldukça da keyifliydi. Öyle elitist müzayede de değil hani, bildiğimiz oturduk &#8220;abla çay verelim mi&#8221; falan dediler, müzayede izlerken çay içtik, o tip enteresan bir deneyim.</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/SAM_9257.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-6173" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/SAM_9257.jpg" alt="Balat Fener" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/SAM_9257.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/SAM_9257-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/SAM_9257-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a><br>
Balat’tan Gezilecek Yerlerden Kısa Kısa..</strong></h5>
<p>-Bulgar Kilisesi (2016 itibarıyla tadilatta olduğunu ekleyelim)</p>
<p>-Aya Nikola Kilisesi</p>
<p>-Rezan Has Müzesi (Kadir Has Üniversitesi içinde yer alıyor)</p>
<p>-Gül Camii (Eski bir kilise, sonradan camiye çevrilmiş)</p>
<p>-Ahrida Sinagogu (Biz giremedik, gezilebiliyor mu bilemiyoruz)</p>
<p>-Ferruh Kethüda Camii (Mimar Sinan tarafından 1562 yılında yapılmış tarihi bir cami)</p>
<p>-Dimitri Kantemir&#8217;in Evi ve Müzesi</p>
<h5><strong>Balat’tan Bir Takım Mekan Önerileri</strong></h5>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/SAM_9218.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-6171" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/SAM_9218.jpg" alt="Coffee Department Balat" width="634" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/SAM_9218.jpg 634w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/SAM_9218-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/SAM_9218-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 634px) 100vw, 634px" /></a><br>
Coffee Department:</strong> Coffee Department kendini “dünyadaki en kaliteli kahve çekirdeklerini bulmayı ve size en güzel deneyimini yaşatmayı amaçlayan bir kahve laboratuvarı” olarak tanımlıyor. Şayet evinizde de kaliteli kahve içmek istiyorsanız <a href="https://coffeedepartment.co" target="_blank" rel="noopener">sitelerine</a> girerek üye olabilirsiniz. Ancak ben yerinde deneyimlemek istiyorum diyorsanız Kürkçü Çeşmesi Sokak üzerinde, tam bir mahalle havasındaki ortamda, gayet minimal ve sevimli bir dükkanları da var. Şahsen bizi en çok sevindiren şey Berlin’de en sevdiğimiz kahvecilerden biri olan the Barn’ın kahvelerini orada da görmek oldu. Genel olarak kahve işine bayağı özen gösterdikleri için deneyeceğiniz her türlü lezzete kefil olduğumuzu söyleyebiliriz. Mutlaka uğrayın!</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/SAM_9266.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-6175" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/SAM_9266.jpg" alt="Cafe Naftalin" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/SAM_9266.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/SAM_9266-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/SAM_9266-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a><br>
Cafe Naftalin: </strong>Yıldırım Caddesi üzerinde yer alan ve aşırı sevimliliği nedeniyle zaten gördüğünüz gibi dikkatinizi çekecek olan Cafe Naftalin tam bir ev sıcaklığında. Bir kere çalışanlar inanılmaz güler yüzlü, kalkarken sarılasımız geldi desek yeridir. Ayrıca karnınız aç bir halde buraya oturup “ulan menüde amma az yiyecek şey varmış” endişesine kapılırsanız da hemen elinizdekini yere bırakın ve sakinleşin. Çünkü rahibe köfte ve Hatay usulü dolma tabağı bayağı doyurucu ve lezzetli, başka seçenek arayacağınızı sanmıyoruz. Kafenin hemen karşısında <strong>Naftalin Eski Dükkanı</strong>’nın yer aldığını da ekleyelim, oraya da göz atabilirsiniz.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/SAM_9135.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-6163" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/SAM_9135.jpg" alt="Cooklife Balat" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/SAM_9135.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/SAM_9135-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/SAM_9135-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a><br>
Cooklife Balat: </strong>Balat’ın en popüler caddelerinden <strong>Vodina Caddesi</strong> üzerinde en güzel noktalardan birini kapıp yerleşmiş Cooklife. Hemen karşısında bir sokak sanatı, önünüzde misket oynayan çocuklar (tabii ki oyun havası olan değil arkadaşlar saçmalamayın) ama kaotik değil, sadece tatlı bir mahalle karmaşası. Aslında <strong>Cooklife Mag</strong>’i duyduysanız kendilerini zaten tanıyorsunuz ve bu sebeple daha ilk etapta +1 puanla başlıyor. Sonra kahvaltılarını (özellikle pancake’lerini) deneyince ve kahvelerini tadınca biraz daha sevesiniz geliyor. Tamam diyorsunuz, ben müdavim olmaya hazırım. Gidiniz, tanısanız seversiniz efenim.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/SAM_9260.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-6174" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/SAM_9260.jpg" alt="Maison Balat" width="634" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/SAM_9260.jpg 634w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/SAM_9260-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/SAM_9260-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 634px) 100vw, 634px" /></a><br>
Maison Balat: </strong>Maison Balat’ı görüp de ilginizi çekmeme ihtimalini söylüyoruz: 0. Daha gördüğünüz ilk saniyeden itibaren Paris sokaklarından fırlamış görüntüsü ile gözünüzde kalpler oluşmasına neden oluyor. Burası hem bir antika dükkanı, hem de küçük bir kahveci. İçeriyi dolaştıktan ve belki birkaç orijinal parça kaptıktan sonra hemen dışında yer alan masalardan birine oturarak Balat’ın tadını çıkarabilirsiniz. Bir nebze daha sakin bir noktada yer aldığı için ekstra keyifli oluyor.</p>
<p><strong>Tin Cafe: </strong>Tin Cafe Balat’ın yenilerinden. Çok yüksek ihtimalle yakında her yeri yeni dükkanlarla ve kafelerle dolacak olan bölgede erkenden yer kapmış sayılırlar desek yeridir. Rendeci Sokak üzerinde yer alan kafede bi’ kahve molası verebilir ya da bir şeyler atıştırabilirsiniz.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/SAM_9139.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-6164" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/SAM_9139.jpg" alt="Balat" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/SAM_9139.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/SAM_9139-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/SAM_9139-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a><br>
Forno Balat</strong>: Size 40 yılda bir gerçekleşen nadir bir olaydan bahsetmek istiyoruz: Pide ve lahmacun yapan şık mekan! Pideci dediğin salaş olur, lahmacundu dediğin çirkin olur di mi? Ama yoo, Forno’dan sonra işler değişiyor. Forno’nun görüntüsü Nişantaşı/Karaköy kafesi, içeriği lahmacun, pide. Bu yargıyı sonlandırdıkları ve acayip lezzetli yemekler sundukları için kendilerine teşekkürü bir borç biliriz efenim. Kireçhane Sokak’ya yer alıyor, itinayla gömülünüz.</p>
<p><strong>Rag&#8217;n Roll Second Hand and Vintage:&nbsp;</strong>Eğer ikinci el ve vintage ürünleri seviyorsanız civardaki en tatlı dükkanlardan biri burası. İçeride takı, kıyafet, gözlük ne ararsanız var, tam kurcalamalık. Yıldırım Caddesi üzerinde yer alıyor, kendisini önündeki ünlü bisikletinden de tanıyabilirsiniz.</p>


<p></p>



<p><em>*Yazılarımızda <strong>reklam ve ürün tanıtımı</strong> bulunmaktadır. (deneyimlerimiz üzerinden ürün, marka, servis, kuruluş önerileri paylaştığımız için)</em></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2016/04/29/balat-fener-turu-notlari/">Balat &#038; Fener Turu Notları: Şehrin Bu Tarafında Neler Oluyor?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2016/04/29/balat-fener-turu-notlari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>7</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>2016 İlkbahar &#038; Yaz Etkinlik Rehberi: Kaçırılmayacak Konser ve Festivaller</title>
		<link>https://oitheblog.com/2016/04/04/2016-etkinlik-rehberi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 03 Apr 2016 22:05:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İSTANBUL]]></category>
		<category><![CDATA[TÜRKİYE]]></category>
		<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[2016 Etkinlik Takvimi]]></category>
		<category><![CDATA[Cappadox Festival 2016]]></category>
		<category><![CDATA[Çeşme Festivalleri 2016]]></category>
		<category><![CDATA[Chill Out Festival 2016]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Etkinlik Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Festivalleri 2016]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Konser Takvimi 2016]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Konserleri]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Muse Konseri]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Sia Konseri]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Yaz Festivalleri]]></category>
		<category><![CDATA[Masstival 2016]]></category>
		<category><![CDATA[Müzik Festivalleri 2016]]></category>
		<category><![CDATA[One Love Festival 2016]]></category>
		<category><![CDATA[Yaz Etkinlikleri 2016]]></category>
		<category><![CDATA[Yaz Festivalleri]]></category>
		<category><![CDATA[Yaz Festivalleri 2016]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=6040</guid>

					<description><![CDATA[<p>Havaların ısınmaya başlamasıyla birlikte varımızı yoğumuzu yatıracağımız bir etkinlik ve festival sezonunu daha açmış bulunuyoruz, hepimize kutlu mutlu olsun!&#160;Art arda...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2016/04/04/2016-etkinlik-rehberi/">2016 İlkbahar &#038; Yaz Etkinlik Rehberi: Kaçırılmayacak Konser ve Festivaller</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;">Havaların ısınmaya başlamasıyla birlikte varımızı yoğumuzu yatıracağımız bir etkinlik ve festival sezonunu daha açmış bulunuyoruz, hepimize kutlu mutlu olsun!&nbsp;Art arda aldığımız sevindirici konser ve festival haberlerinin ucunu kaçırmaya başlayınca hepimize faydalı olması açısından bir etkinlik rehberi oluşturmaya karar verdik. Şimdi hipsterlar daha mutlu, şimdi hipsterlar daha şen&#8230;Artık özenle &#8220;biraz&#8221; kirlettikleri beyaz ayakkabıları ait oldukları yere kavuşacak, 38 derecede bile bere takmanın keyfine varılacak, kim bilir belki kafasına çiçekli taç takan kızlarımız bu sene de ortalıkta cirit atacak&#8230;Her ortamda el ele önünüzden geçen en yakın kız arkadaşlar, glow stick bağımlısı gençler, bira kuyruğuna kaynak yapanlar hepimiz bir arada kardeşçe eğleneceğiz. Yaşasın festivaller, yaşasın konserler&#8230;Gözden kaçırdığımız, unuttuğumuz bir etkinlik varsa affola. Zaten bu listeyi önümüzdeki haftalarda olabildiğince güncellemeye çalışacağız. &#8220;Bunu nasıl yazmadınız utanmazlar!&#8221; dediğiniz bir etkinlik varsa bize haber etmekten çekinmeyiniz.</p>
<h5 style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><strong><u>NİSAN </u></strong></span></h5>
<h2><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/holifestival1.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-6050" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/holifestival1.jpg" alt="holifestival" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/holifestival1.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/holifestival1-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/holifestival1-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></h2>
<h5><span style="color: #57c0ef;"><strong><a href="http://www.biletix.com/etkinlik/TOK01/TURKIYE/tr" target="_blank" rel="noopener">HoliFest</a> </strong></span></h5>
<p>Yıllardır adını duyduğumuz ve sağda solda paylaşılan fotoğraflardan özenip durduğumuz Hint kültürünün en önemli etkinliklerinden biri olan Holi, bu sene orijinal haliyle ilk kez İstanbul&#8217;a geliyor. Renklerin festivali olarak da bilinen festivalde dj line up&#8217;ı dışında, Hint mutfağına özgü restoranlar, dans gösterileri ve Hint kıyafetleri ve aksesuarların satılacağı butikler olacakmış. Festivalin gerçekleştiği ana yerler olan Hindistan ve Nepal&#8217;e gitmek niyetinde değilseniz,&nbsp;Life Park bu deneyimi yaşamak adına uygun bir alternatif olabilir. Sonra rengarenk bir halde İstanbul sokaklarında dolaşırsanız burada ne gibi tepkiler alırsınız orasını biz de bilemiyoruz tabii.</p>
<p><span style="color: #000000;"><strong><em>Ne Zaman?</em></strong> 16 Nisan</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong><em>Nerede?</em></strong> Life Park, Sarıyer</span></p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/image1-2.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-6125" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/image1-2.jpg" alt="ilham veren film günleri" width="635" height="311" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/image1-2.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/image1-2-300x147.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/image1-2-210x103.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></p>
<h5><strong><a href="https://www.facebook.com/events/1005001099558237/" target="_blank" rel="noopener">İlham Veren Film Günleri: Seyahat&nbsp;</a></strong></h5>
<p>Kiev&#8217;den sonra İstanbul&#8217;a gelen Food Film Festival ekibi şimdi de seyahat ve sinemaseverlerin oldukça&nbsp;ilgisini çekecek bir etkinlik düzenliyor; İlham Veren Film Günleri: Seyahat.&nbsp;İki gün devam edecek etkinlikte Hollanda, Kolombiya, Rusya, ABD, Avustralya, Almanya ve Arjantin&#8217;den farklı yönetmenlere ait 18 kısa film gösterimi olacak. Konular arasında&nbsp;uzun bir bisiklet yolculuğu yapabilmek için işini bırakan bir adamın çarpıcı hikayesi, bir baba ile küçük kızının penguenleri görmek için Antarktika’ya yaptıkları uzun yolculuk gibi hikayeler var. Warning: filmler&nbsp;sizi işinizi bırakıp dünyayı keşfetmeye sürükleyebilir.</p>
<p><span style="color: #000000;"><strong><em>Ne Zaman?</em></strong>&nbsp;23-24 Nisan&nbsp;</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong><em>Nerede?</em></strong>&nbsp;Türvak Sinema Müzesi, Beyoğlu</span></p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/IMG_4110.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-6052" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/IMG_4110.jpg" alt="101 lezzet festivali" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/IMG_4110.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/IMG_4110-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/IMG_4110-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></strong><span style="color: #57c0ef;"><strong><a href="http://www.biletix.com/etkinlik/TK101/TURKIYE/tr" target="_blank" rel="noopener"><br>
101 Lezzet</a></strong></span></h5>
<p>İstanbul&#8217;da yeme içme adına &#8220;en iyi&#8221; olarak bildiğiniz neresi varsa deneme olanağı sunan ve&nbsp;bizim listedeki favorilerimizden olan 101 Lezzet, yaşamak için değil keyif için yiyenlerdenseniz kesinlikle kaçırmamanız gereken bir etkinlik. Sonrasında aşırı besin tüketimi nedeniyle acile koşma, sevdiklerinizi arayıp helallik alma ihtiyacı falan duyabileceğiniz bu etkinlikte, doyasıya(!) stand stand dolaşarak merak ettiğiniz tüm lezzetlerin, içeceklerin, tatlıların tadına bakabilirsiniz. Siz de şimdiden bizim geçen senelerde yaşadığımız &#8220;her şeyi nasıl deneyeceğiz&#8221; endişesine düştüyseniz <a href="http://oitheblog.com/2015/04/20/5-adimda-101-lezzet-festivalinde-kontrolsuzce-yeme-rehberi/" target="_blank" rel="noopener">&#8220;5 Adımda 101 Lezzet Festivali&#8217;nde Kontrolsüzce Yeme Rehberi&#8221;&nbsp;</a>&nbsp;yazımıza bir göz atmanızda fayda var.</p>
<p><span style="color: #000000;"><strong><em>Ne Zaman?</em></strong> 24 Nisan</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong><em>Nerede?</em></strong> Esma Sultan Yalısı, Ortaköy</span></p>
<h5 style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><strong><u>MAYIS </u></strong></span></h5>
<h2><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/maxresdefault.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-6054" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/maxresdefault.jpg" alt="matt simons" width="635" height="357" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/maxresdefault.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/maxresdefault-300x169.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/maxresdefault-210x118.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></h2>
<h5><span style="color: #57c0ef;"><strong><a href="http://babylon.com.tr/tr/mekanlar/babylon-bomonti" target="_blank" rel="noopener">Matt Simons</a></strong></span></h5>
<p>Son dönemlerde sık sık duyduğumuz Catch&amp;Release şarkısıyla daha yakından tanıdığımız Amerikalı sanatçı Matt Simons da bu sene İstanbul&#8217;a gelecek isimler arasında. Biz de olur da bu konsere gidecek olursak öncelikle kendisiyle hangi aşkın acısını bu denli yaşadığını, bu çocukcağızın kalbini kimin kırdığını öğrenmek, sorunlarını çözmek ve şapkalarını nereden temin ettiğini öğrenmek adına gideceğiz.</p>
<p><span style="color: #000000;"><strong><em>Ne Zaman?</em></strong> 4 Mayıs</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong><em>Nerede?</em></strong> Babylon Bomonti</span></p>
<p><a href="http://www.theravemag.com/roportaj-kabus-kerim/"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-6055 size-full" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/RB-KabusKerim1.jpg" alt="kabus kerim" width="635" height="298" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/RB-KabusKerim1.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/RB-KabusKerim1-300x141.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/RB-KabusKerim1-210x99.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></p>
<h5><strong><a href="http://babylon.com.tr/tr/mekanlar/babylon-bomonti" target="_blank" rel="noopener">Kabus Kerim</a></strong></h5>
<p>Türkçe rap müzik tarihine adını altın harflerle yazdıran 1 numara ve en büyük Cartel&#8217;den tanıdığımız cehennemden çıkan çılgın Kabus Kerim sahalara geri döndü! &nbsp;Anadolu pop ve saykodelik (psikedelik demeye alışamadık) müzik tarzıyla oluşturduğu setiyle&nbsp;sahne alan Kabus Kerim&#8217;in bir sonraki etkinliği 13 Mayısta Babylon Bomonti&#8217;de. Biz de Cartel groupie&#8217;leri olarak önlerden yer kapacağız galiba.</p>
<p><strong><em>Ne Zaman?</em></strong>&nbsp;13 Mayıs</p>
<p><strong><em>Nerede?&nbsp;</em></strong>Babylon Bomonti</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/fft99_mf6583618.jpeg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-6057" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/fft99_mf6583618.jpeg" alt="parkfest istanbul" width="615" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/fft99_mf6583618.jpeg 615w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/fft99_mf6583618-300x206.jpeg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/fft99_mf6583618-210x144.jpeg 210w" sizes="(max-width: 615px) 100vw, 615px" /></a></p>
<h5><span style="color: #57c0ef;"><strong><a href="http://www.biletix.com/etkinlik/TLVMA/ISTANBUL/tr" target="_blank" rel="noopener">ParkFest</a></strong></span></h5>
<p>Yılın ilk müzik festivalini ParkFest ile açıyoruz! Yurtdışından Azelia Banks, Hey Douglas Riff Cohen ve Jain&#8217;i ağırlayacak festival yalnızca şahane bir Mayıs gününde, güzel hava, güzel müzik, güzel insanlar triosunu bir arada sunacağı için bile gidilir. Nereden biliyorsunuz şahane insanlar olacağını diyeceksiniz. Çünkü Azelia Banks ablamızı severek dinleyen insan en güzel insandır&#8230;.</p>
<p><span style="color: #000000;"><strong><em>Ne Zaman?</em></strong> 15 Mayıs</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong><em>Nerede? </em></strong>KüçükÇiftlik Park</span></p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/SAM_8839.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-6058 size-full" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/SAM_8839.jpg" alt="Etkinlik Rehberi" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/SAM_8839.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/SAM_8839-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/SAM_8839-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></p>
<h5><span style="color: #57c0ef;"><strong><a href="http://cappadox.com/" target="_blank" rel="noopener">Cappadox</a></strong></span></h5>
<p>Bu sene &#8220;Gelin bahçemize ekelim&#8221; temasıyla gerçekleştirilecek&nbsp;Cappadox Festivali&#8217;nde Kapadokya&#8217;nın Göreme ve Uçhisar bölgelerinde çeşitli müzik, sanat, gastronomi ve açık hava etkinlikleri gerçekleştirilecek. Bizce Kapadokya&#8217;yı keşfetmek veya daha önce gittiyseniz tekrar gezmek için çok güzel bir fırsat. Etkinlik yurtdışından da birçok kişi çekiyor, gitmek gibi bir niyetiniz varsa ulaşım ve konaklama rezervasyonları için elinizi çabuk tutun.</p>
<p><span style="color: #000000;"><strong><em>Ne Zaman?</em></strong> 19-21 Mayıs&nbsp;</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong><em>Nerede? </em></strong>Kapadokya<strong><em>,&nbsp;</em></strong>Nevşehir</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>&nbsp;<a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/beirut-11-12292.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-6060" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/beirut-11-12292.jpg" alt="beirut" width="635" height="384" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/beirut-11-12292.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/beirut-11-12292-300x181.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/beirut-11-12292-210x127.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></strong></span></p>
<h5><span style="color: #57c0ef;"><strong><a href="http://www.biletix.com/etkinlik/TLBK1/ISTANBUL/tr" target="_blank" rel="noopener">Beirut</a></strong></span></h5>
<p>Gizli gizli Türkiye&#8217;de yaşamaya başladıklarından şüphelenmeye başladığımız Beirut, yeni albümleri &#8220;No No No&#8221; ile bir kez daha İstanbul&#8217;a geliyor. Artık hep beraber toplanıp şu adamlara Cihangir&#8217;den falan bir ev alalım da Shantel&#8217;le beraber burada mutlu mutlu yaşasınlar, sürekli buralardalar çünkü. &nbsp;Beirut hakkında fazla bir şey demeye gerek yok, daha öncekileri kaçırdıysanız bu seneki konseri mutlaka gidilecekler listenize alınız.</p>
<p><span style="color: #000000;"><strong><em>Ne Zaman?</em></strong> 28 Mayıs</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong><em>Nerede? </em></strong>KüçükÇiftlik Park</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>&nbsp;<a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/28-05-chill.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-6087" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/28-05-chill.jpg" alt="Chill out festival 2016" width="636" height="358" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/28-05-chill.jpg 1920w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/28-05-chill-300x169.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/28-05-chill-1024x576.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/28-05-chill-210x118.jpg 210w" sizes="(max-width: 636px) 100vw, 636px" /></a></strong></span></p>
<h5><span style="color: #57c0ef;"><strong><a href="http://www.biletix.com/etkinlik/TLCOA/TURKIYE/tr" target="_blank" rel="noopener">Chill-Out Festival</a></strong></span></h5>
<p>2016&#8217;nın festivalleri listesine bir klasik haline gelmiş Chill-Out ile devam ediyoruz. Festival kapsamında kimlerin olacağı henüz belli değil, ancak eğlence ve huzur karışımlı bir haftasonunu garanti edecekler gibi duruyor. Sizin de Chill-Out&#8217;a güveniniz bizim kadar tamsa, şimdiden indirimli biletlerinizi kapabilirsiniz. Yok kardeşim ben niye güveneyim elin Chill-Out&#8217;una diyorsanız da azıcık bekleyin, yakında açıklarlar.</p>
<p><span style="color: #000000;"><strong><em>Ne Zaman?</em></strong> 28-29 Mayıs</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong><em>Nerede? </em></strong>Life Park</span></p>
<h5 style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><strong><u>HAZİRAN</u></strong></span></h5>
<p><a href="http://mindbodyfestival.com/?s=showgallery&amp;id=8"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-6062" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/IMG_4541scopy.jpg" alt="mind body festival" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/IMG_4541scopy.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/IMG_4541scopy-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/IMG_4541scopy-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></p>
<h5><span style="color: #57c0ef;"><strong><a href="http://mindbodyfestival.com/" target="_blank" rel="noopener">Mind Body Festival</a> </strong></span></h5>
<p>Adından da anlaşılabileceği üzere, bu festival sağlıklı yaşam konseptiyle yola çıkmış bir etkinlik. Sağlıklı yaşamı benimseyen topluluğun bir parçasıysanız bu etkinlik eminiz hoşunuza gidecektir. Etkinlik yoga, meditasyon, sağlıklı beslenme gibi birçok eğitimi kapsıyor olacak. Biz sağlıksız bir yaşamı benimsemiş olmamız sebebiyle karşı etkinlik olarak McDonalds&#8217;ta doğum günü partisi veriyor olacağız, ona gidemezseniz buna bekleriz.</p>
<p><span style="color: #000000;"><strong><em>Ne Zaman?</em></strong> 3-5 Haziran</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong><em>Nerede?</em></strong> Santral İstanbul</span></p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/babylon_soundgarden_20161.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-6064" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/babylon_soundgarden_20161.jpg" alt="babylon soundgarden" width="635" height="298" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/babylon_soundgarden_20161.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/babylon_soundgarden_20161-300x141.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/babylon_soundgarden_20161-210x99.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></p>
<h5><span style="color: #57c0ef;"><strong><a href="http://babylon.com.tr/tr/etkinlikler/babylon-soundgarden" target="_blank" rel="noopener">Babylon Sound Garden</a> </strong></span></h5>
<p>Babylon Sound Garden&#8217;ın İstanbul ayağında bu sene Milky Chance ve Oscar &amp; The Wolf rol çalacak gibi görünüyor. Zaten eğer bir dönem arabada giderken Radyo Eksen dinlediyseniz Milky Chance&#8217;in Stolen Dance adlı parçasını İstiklal Marşı&#8217;ndan daha hakimsinizdir. Oscar &amp; The Wolf&#8217;un durumu zaten ortada, geçenlerde gerçekleşen konserinin Facebook event&#8217;ine 70 milyon &#8220;katılıyorum&#8221; yaptı. Özetle Sound Garden&#8217;ın bu senenin&nbsp;eğlenceli&nbsp;festivallerinden biri olacağı aşikar. Bir de biri Kilyos&#8217;tan nasıl gecenin bir körü nasıl sağ salim dönüleceği konusuna bir açıklık getirirse çok şahane olacak. (ciddiyiz, biri bize bunu açıklasın)</p>
<p><span style="color: #000000;"><strong><em>Ne Zaman?</em></strong> 4 Haziran</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong><em>Nerede? </em></strong>Babylon Kilyos</span></p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/PJ-Harvey.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-6065" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/PJ-Harvey.jpg" alt="pj harvey" width="635" height="333" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/PJ-Harvey.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/PJ-Harvey-300x157.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/PJ-Harvey-210x110.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></p>
<h5><span style="color: #57c0ef;"><strong><a href="http://www.biletix.com/etkinlik/TKPJH/TURKIYE/tr" target="_blank" rel="noopener">PJ Harvey</a></strong></span></h5>
<p>Siz istediniz, biz getirdik&#8230;..Yok tamam, tabii ki bizim konuyla bir ilgimiz yok, ancak eminiz ki Türkiye&#8217;de bayağı büyük bir kitle kendilerini canlı canlı dinleyebilmek için sabırsızlanıyordur. Biz de aynı durumdayız, sizi çok iyi anlıyoruz. Hazır 15 Nisan&#8217;da yeni albümü de geliyorken okulun ilk günü heyecanı tadında bir his içinde oralarda bir yerde olacağız, bekleriz.</p>
<p><span style="color: #000000;"><strong><em>Ne Zaman?</em></strong> 8 Haziran</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong><em>Nerede? </em></strong>Zorlu Performans Sanatları Merkezi&nbsp;</span></p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/sigur-ros.jpeg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-6066" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/sigur-ros.jpeg" alt="sigur ros" width="635" height="337" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/sigur-ros.jpeg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/sigur-ros-300x159.jpeg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/sigur-ros-210x111.jpeg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></p>
<h5><a href="http://www.biletix.com/etkinlik/TKSGR/TURKIYE/tr" target="_blank" rel="noopener"><span style="color: #57c0ef;"><strong>Sigur <strong>Rós</strong></strong></span></a></h5>
<p>Arkadaşlar lütfen bize burada Sigur Ros övdürtmeyin. İzlanda gibi cennet bir vatandan kötü bir şey çıkma ihtimali var mı? Spotify&#8217;dan rastgele bir parçasını açsanız, arka planda saatlerce çalsa bir kere de sıkılmayacağınız eserlere imza atabilen birkaç iyi adam bir araya gelmişler, müthiş işler yapıyorlar, konserlerine gitmeyeceğiz de ne yapacağız? Zaten Atina&#8217;ya uğruyor olmalarından mütevellit bi&#8217; &#8220;acaba İstanbul&#8217;a da gelirler mi?&#8221; şüphesi doğmuştu, ne iyi ettiler de geliyorlar efenim. Açın &nbsp;2-3 şarkı dinleyin de huzuru bulun hadi daha var konsere.</p>
<p><span style="color: #000000;"><strong><em>Ne Zaman?</em></strong> 11 Haziran</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong><em>Nerede?&nbsp;</em></strong>Zorlu Performans Sanatları Merkezi&nbsp;</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong><em>&nbsp;<a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/m83_anthony_gonzalez.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-6067" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/m83_anthony_gonzalez.jpg" alt="m83" width="635" height="357" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/m83_anthony_gonzalez.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/m83_anthony_gonzalez-300x169.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/m83_anthony_gonzalez-210x118.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></em></strong></span></p>
<h5><span style="color: #57c0ef;"><strong><a href="http://www.biletix.com/etkinlik/TKM83/TURKIYE/tr" target="_blank" rel="noopener">M83</a></strong></span></h5>
<p>İnceden Indie&#8217;ye kaçan Elektro-Pop&nbsp;müzik tarzıyla (evet tam olarak nasıl betimleyeceğimize karar veremedik, 834 tane müzik türü çıktı mertlik bozuldu) benimsediğimiz M83, sevenlerinin uzun bekleyişi ardından sonunda İstanbul&#8217;a uğramaya karar verdi. Biletler satışta ama bizce çok uzun süre dayanmayacak, yerinizi kapmakta fayda var. Ama bitirmeyin lütfen, biz de henüz almadık.</p>
<p><span style="color: #000000;"><strong><em>Ne Zaman?</em></strong> 28 Haziran</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong><em>Nerede?&nbsp;</em></strong>Zorlu Performans Sanatları Merkezi&nbsp;</span></p>
<h5 style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><strong><u>TEMMUZ</u></strong></span></h5>
<h5 style="text-align: left;"><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/Scorpions_2015.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-6068" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/Scorpions_2015.jpg" alt="scorpions" width="635" height="336" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/Scorpions_2015.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/Scorpions_2015-300x159.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/Scorpions_2015-210x111.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a><strong><a href="http://www.biletix.com/etkinlik/TLEKB/TURKIYE/tr" target="_blank" rel="noopener">Scorpions</a></strong></h5>
<p>Anneannenizle ortak müzik zevki paylaşabileceğinize şahit olabilmenizi sağlayacak nadir gruplardan olan Scorpions, bu sene 50. yıl kutlamaları kapsamında İstanbul&#8217;a da geliyor. 2012&#8217;de &#8220;valla bu son, başka turneye çıkmayacağız&#8221; havasında yaptıkları veda turnesi kapsamında hepimizi kekleyerek İstanbul&#8217;da verdikleri konsere onları son kez görme şansınız olduğunu düşünerek apar topar bilet almış bulunduysanız bu haber sizi biraz sinirlendirecek olabilir. Ama seviyorsanız ve geçen seferki konseri kaçırdıysanız, bu sefer gerçekten son şansınız olabilir. Yaşlar da bayağı ilerlemiş çünkü&#8230;Neyse. Allah uzun ömürler versin.</p>
<p><strong><em>Ne Zaman?</em></strong> 12 Temmuz</p>
<p><strong><em>Nerede? </em></strong>KüçükÇiftlik Park</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/one-love-festival-2015-festival-konser.mkl_.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-6069" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/one-love-festival-2015-festival-konser.mkl_.jpg" alt="one love festival istanbul" width="635" height="410" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/one-love-festival-2015-festival-konser.mkl_.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/one-love-festival-2015-festival-konser.mkl_-300x194.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/one-love-festival-2015-festival-konser.mkl_-210x136.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></p>
<h5><a href="http://www.oneloveistanbul.com/index.html" target="_blank" rel="noopener"><span style="color: #57c0ef;"><strong>One Love&nbsp;Festival</strong></span></a></h5>
<p>One Love&#8217;a bu sene kimlerin geleceği henüz belli değil, ama bizce bunun pek de bir önemi yok. Geçen sene James Blake, Tom Odell, Hot Chip, Metronomy, Palmiyeler gibi isimleri ağırlayan etkinlikte eminiz bu sene de sevdiğimiz kişileri dinleme şansımız olacak. Zaten One Love artık ailemizin festivali, elbet seveceğimiz birinin geleceğine emin gibiyiz, şüpheye düşecek bir durum yok. Avantajlı biletler satışta, bizce yerinizi şimdiden garantileyin.</p>
<p><span style="color: #000000;"><strong><em>Ne Zaman?</em></strong> 17 Temmuz</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong><em>Nerede? </em></strong>Park Orman</span></p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/muse.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-6070" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/muse.jpg" alt="muse" width="635" height="357" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/muse.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/muse-300x169.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/muse-210x118.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></p>
<h5><span style="color: #57c0ef;"><strong><a href="http://www.biletix.com/etkinlik/TLEKC/ISTANBUL/tr" target="_blank" rel="noopener">Nebula Festival</a></strong></span></h5>
<p>Yılın en sevindirici konser haberlerinden birini paylaşmadan edemezdik. Uzun&nbsp;süren bir belirsizliğin ardından kesin bilgi haline gelen Muse konseri, 26 Temmuzda Nebula Festivali kapsamında gerçekleşecek. Etkinlikte başka kimler olacak henüz bilemiyoruz ama Muse, erkenden bilet kapmak için şahsen bize yeterli sebebi veriyor. Kafamızda Muse bandanalarımız, ellerimizde çakmaklara en önde olacağız.</p>
<p><span style="color: #000000;"><strong><em>Ne Zaman?</em></strong> 26 Temmuz</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong><em>Nerede? </em></strong>KüçükÇiftlik Park</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong><em>&nbsp;<a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/damien-rice-faded-review-014.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-6071" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/damien-rice-faded-review-014.jpg" alt="damien rice" width="635" height="381" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/damien-rice-faded-review-014.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/damien-rice-faded-review-014-300x180.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/damien-rice-faded-review-014-210x126.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></em></strong></span></p>
<h5><span style="color: #57c0ef;"><strong><a href="http://www.biletix.com/etkinlik/TKDMR/ISTANBUL/tr" target="_blank" rel="noopener">Damien Rice</a></strong></span></h5>
<p>Şarkılarıyla&nbsp;hayatımıza fon müziği yaratan, sakin bir plajda 3 gün boyunca meditasyon yapmakla eşit derecede huzur veren Damien Rice&#8217;ı bu sene kaçırılmaması gereken konserler listesine ekledik. Umarız bu adamcağızın elemi kederi bitmiştir, umarız ki Blower&#8217;s Daughter her ne sorunu varsa çözmüştür ve bu konseri ağlamadan atlatabiliriz.</p>
<p><span style="color: #000000;"><strong><em>Ne Zaman?</em></strong> 29 Temmuz</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong><em>Nerede? </em></strong>Zorlu Performans Sanatları Merkezi</span></p>
<h5 style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><strong><u>AĞUSTOS</u></strong></span></h5>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/masstival.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-6072" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/masstival.jpg" alt="masstival" width="635" height="333" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/masstival.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/masstival-300x157.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/masstival-210x110.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></p>
<h5><span style="color: #57c0ef;"><strong><a href="http://www.biletix.com/etkinlik/TLEKD/ISTANBUL/tr" target="_blank" rel="noopener">Masstival</a></strong></span></h5>
<p>Bir süre daha Türkiye&#8217;ye gelmezse &#8220;SİA TÜRKİYE&#8217;YE GELSİN&#8221; diye change.org&#8217;da imza kampanyası başlatmaya niyetlendiğimiz canımızın içi Sia, bu sene en çok sevindiğimiz bir başka konser haberi oldu. Masstival kapsamında Sia dışında yabancı Elektro-pop müziğinin Türkiye elçisi Oh Land ve yeni tanıdığımız ama pek sevdiğimiz Selah Sue gibi isimler de yer alacak.</p>
<p><span style="color: #000000;"><strong><em>Ne Zaman?</em></strong> 8 Ağustos</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong><em>Nerede? </em></strong>KüçükÇiftlik Park</span></p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/chauvet-Life-in-Color.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-6073" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/chauvet-Life-in-Color.jpg" alt="life in color kingdom" width="635" height="278" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/chauvet-Life-in-Color.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/chauvet-Life-in-Color-300x131.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/04/chauvet-Life-in-Color-210x92.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></p>
<h5><span style="color: #57c0ef;"><strong><a href="http://www.biletix.com/etkinlik/TLLC2/ISTANBUL/tr" target="_blank" rel="noopener">Life in Color Kingdom</a></strong></span></h5>
<p>Sonrasında 5 kere saç yıkamamızı gerektirmese ya da kıyafetlerimizden lekesi çıkacak mı çıkmayacak mı endişesi yaşatmasa gitmekte tereddüt etmeyeceğimiz renk festivallerinde sıra Life in Color Kingdom&#8217;da. Elektronik müzik sevenler için yılın en eğlenceli festivallerinden biri olacak gibi duruyor. Line up henüz açıklanmadı, takipte kalın.</p>
<p><span style="color: #000000;"><strong><em>Ne Zaman?</em></strong> 6 Ağustos</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong><em>Nerede? </em></strong>Life Park</span></p>


<p></p>



<p><em>*Yazılarımızda <strong>reklam ve ürün tanıtımı</strong> bulunmaktadır. (deneyimlerimiz üzerinden ürün, marka, servis, kuruluş önerileri paylaştığımız için)</em></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2016/04/04/2016-etkinlik-rehberi/">2016 İlkbahar &#038; Yaz Etkinlik Rehberi: Kaçırılmayacak Konser ve Festivaller</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gitmelere Doyamadık: Karaköy’ün En İyi Mekanları</title>
		<link>https://oitheblog.com/2015/07/23/karakoyun-en-iyi-mekanlari/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2015/07/23/karakoyun-en-iyi-mekanlari/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Jul 2015 18:03:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İSTANBUL]]></category>
		<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[Dem Karaköy]]></category>
		<category><![CDATA[İstikamet Karaköy]]></category>
		<category><![CDATA[karaköy]]></category>
		<category><![CDATA[Karaköy En İyi Kahvaltı]]></category>
		<category><![CDATA[Karaköy En İyi Kahve]]></category>
		<category><![CDATA[Karaköy İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Karaköy Kağıthane]]></category>
		<category><![CDATA[Karaköy Kahvaltı Mekanları]]></category>
		<category><![CDATA[Karaköy Mekan Önerileri]]></category>
		<category><![CDATA[Karaköy Muhit]]></category>
		<category><![CDATA[Karaköy Nereye Gidilir]]></category>
		<category><![CDATA[Karaköy Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Karaköy Yeme İçme]]></category>
		<category><![CDATA[Karaköy Yeme İçme Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Karaköy Yemek]]></category>
		<category><![CDATA[Karaköy'de Gidilecek Mekanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Karaköy'ün En İyi Mekanları]]></category>
		<category><![CDATA[Selda Okutan Gallery]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=4448</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bir Karaköy dosyası hazırlamak için geç kaldığımızı düşünebilirsiniz. Lakin bölgeye akın etmeye başlamamızın geçmişi son 2 seneden geriye gidemediği, hatta...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2015/07/23/karakoyun-en-iyi-mekanlari/">Gitmelere Doyamadık: Karaköy’ün En İyi Mekanları</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/IMG_5969.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4452" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/IMG_5969.jpg" alt="karaköy fransız geçidi" width="627" height="445" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/IMG_5969.jpg 2211w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/IMG_5969-300x213.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/IMG_5969-1024x726.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/IMG_5969-210x149.jpg 210w" sizes="(max-width: 627px) 100vw, 627px" /><br />
</a>Bir Karaköy dosyası hazırlamak için geç kaldığımızı düşünebilirsiniz. Lakin bölgeye akın etmeye başlamamızın geçmişi son 2 seneden geriye gidemediği, hatta öncesinde “Karaköy’e mi gitsek?” sorusunun altında başka niyetler arandığı düşünülürse aslında zamanlama açısından çok da fena sayılmayız. Bizi özellikle <a href="https://instagram.com/oitheblog/" target="_blank" rel="noopener">Instagram</a> ve <a href="http://www.facebook.com/oitheblog" target="_blank" rel="noopener">Facebook</a>’tan takip edenler de biliyordur, Karaköy’de o kadar çok zaman geçiriyoruz ki, birimiz muhtar adayı olmayı değerlendirmek üzereyiz. Bunu tabi ki “Allahım sürekli Karaköy’deyiz ne kadar da havalı ve hipsterız” diye değil, günlük yaşantımızın bir parçası olduğu için söylüyoruz. Biz müdavimcilik yapmayı severiz. Bir yere tutulduk mu aylarca oraya gider, mekandaki herkesle enseye şaplak hale gelir, başka yerler keşfetmeye devam etsek de bir şekilde tekrar o yer geri döneriz. Bizi de böyle seveceksiniz artık. (Tanısanız seversiniz)</p>
<p>Karaköy’de mekan da seçenek de çok ve büyük ihtimalle şu an zirve noktasını bile yaşamıyor. Belli ki önümüzdeki seneler içinde bölgeye yapılan yatırım nedeniyle işler iyice çılgınlaşacak. Biz de hazır büyük resme baktığımızda olayın henüz başında sayılırken, nerede ne yemeyi, hangi mekanın hangi özelliğini seviyoruz şöyle bir özet geçelim dedik. Listede aradığınız her mekanı bulamayabilirsiniz, çünkü bize göre en iyi olanlarını yazdık. Sadece lokasyonundan dolayı popüler olan, insanın enerjisini alan, kasım kasım kasılan insanlarla dolup taşan Karaköy mekanlarını sevmedik sevmeyeceğiz efenim. Özellikle de çalışanları/mekan sahibi bir karışık surat ortalıkta dolanıyor ve müşterilerine &#8220;bunlar nasıl olsa ne yapsak geliyor&#8221; muamelesi yapıyorsa hiç ihtimal yok. Bu listede aradığınızı bulamadıysanız çok yüksek ihtimalle sebebi budur. (henüz denemediğimiz yerler hariç tabi ki) Buyursunlar, karşınızda en iyi kahvaltısından, en iyi kafelerine, en güzel kahvesinden en başarılı akşam yemeğine <strong>Karaköy’ün en iyi mekanları</strong>.</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/SAM_2670.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4453" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/SAM_2670.jpg" alt="Muhit Karaköy" width="625" height="416" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/SAM_2670.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/SAM_2670-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/SAM_2670-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/SAM_2670-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 625px) 100vw, 625px" /></a><br />
*Muhit</strong></h5>
<p>Tophane nargilecilerinin hemen karşısında, Fasuli’nin yanından girdiğinizde karşınıza çıkacak Kılıç Ali Paşa Mescidi Sokak Karaköy’ün en kalabalık, en popüler sokağı olabilir. Karşılıklı olarak dizilmiş mekanlar sayesinde özellikle hafta sonları durumun kaotik bir hal aldığı, yer yer sokağın iş çıkışı metrobüsüne döndüğü bile söylenebilir. İşte Muhit de bu sokağın hemen başında bulunuyor. Böyle anlatınca ne edeyim öyle kalabalığı diyebilirsiniz. Ancak özellikle hafta içi insanların öğle arasına denk gelmeyen bir saatte gitmeyi başarabilirseniz aslında Karaköy’deki en huzurlu mekanlardan biri olduğunun garantisini verebiliriz. Yaz sıcağında asma yapraklarının altında, hafif bir rüzgar eşliğinde oturmak pek şahane oluyor. Sağa sola iyi bakın, çok yüksek ihtimalle biz de oralarda bir yerdeyizdir.</p>
<p><strong><em>Muhit’e Nasıl Gidilir?</em></strong> Tophane nargilecilerin (sanırım artık eski nargileciler demeliyiz) karşısından, Fasuli’nin yanından girin, solunuzda kalacak. Ayrıca tartışmasız bir şekilde Karaköy’ün en iyi dış mekanına sahip.</p>
<p><strong><em>Favorimiz:</em></strong> Limonataları ve tostları.</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/SAM_2320.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4454" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/SAM_2320.jpg" alt="Dem Karaköy" width="623" height="546" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/SAM_2320.jpg 2838w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/SAM_2320-300x263.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/SAM_2320-1024x898.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/SAM_2320-210x184.jpg 210w" sizes="(max-width: 623px) 100vw, 623px" /></a><br />
*Dem Karaköy</strong></h5>
<p>Türk halkı olarak çay meselesinde hassasız. Güzel çok bulduk mu vazgeçmeyiz, kötü çaya denk geldik mi affetmeyiz! Fakat buna rağmen şundan kısa bir süre öncesine kadar İstanbul’da özellikle çaya odaklanan 1-2 yerden fazlası yoktu.  Sonra Dem geldi, arasından sisleriiin (engel olamadık) ve çay konusundaki büyük bir açığı kapattığı gibi, benzeri mekanların da öncüsü olmayı başardı. Dem’i kesinlikle boş yere övmüyoruz, çünkü hem çay konusundaki merakınızı gidermek ve 60 çeşit çaylarının içinden hangisini seçeceğinize karar verebilmeniz için size sonuna kadar yardımcı olan güleryüzlü çalışanları var, hem de şu ana dek denediğimiz tüm çayları gerçekten çok lezzetliydi.</p>
<p><strong><em>Dem’e Nasıl Gidilir? </em></strong>Fransız Geçidi’nin karşısındaki Kara Tavuk Sokak’tan girip sola dönün.</p>
<p><strong><em>Favorimiz: </em></strong>Çay olarak <strong>Tirebolu Çayı</strong>, <strong>Huckleberry Friend</strong> ve <strong>White Melon</strong>. Ayrıca <strong><em>Karaköy’deki en iyi kahvaltı</em></strong> alternatiflerinden birinin kesinlikle Dem olduğunu düşünüyoruz, özellikle Peynir tabakları sürprizli ve içinde uyuma isteği uyandıracak kadar lezzetli!</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/SAM_2672.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4455" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/SAM_2672.jpg" alt="Dandin Karaköy" width="626" height="417" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/SAM_2672.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/SAM_2672-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/SAM_2672-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/SAM_2672-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 626px) 100vw, 626px" /></a><br />
Dandin Bakery</strong></h5>
<p>Dandin’i dışarıdan görüp de içeri girmeden durabilmeniz mümkün müdür bilemiyoruz, zira kendisi Paris’teki kafeleri hatırlatan aşırı şirin görüntüsüyle insanı resmen içine çekiyor. Oturduktan sonra ise yapmanız gereken günlük olarak hazırladıkları tatlılarından birini mutlaka denemek. Bizim en son denediğimiz blueberry’li tartları Karaköy’de yediğimiz en iyi tatlılar listesine 2 numaradan iddialı bir giriş yaptı, birinciyi aşağıda açıklayacağız. Burası bir “bakery” olduğu için çoğunlukla hamur işi vb. ürünlere odaklansa da, aynı zamanda oldukça lezzetli atıştırmalık ve sandviçler bulabilmeniz de mümkün. Öğlen geçiştirmesi için ideal olabilir.</p>
<p><strong><em>Dandin’e Nasıl Gidilir?</em></strong> Aynen yukarıda tarif ettiğimiz gibi Muhit’in bulunduğu sokaktan girip dümdüz devam ettiğinizde solunuzda kalacak.</p>
<h5><strong><br />
İstikamet Karaköy</strong></h5>
<p>Doğruya doğru, nedenini bilmediğimiz bir şekilde İstikamet Karaköy’e çok uzun süre hiç oturmadık. Lakin bir gün denemeye karar verdik ve karşımıza henüz yeni denemekte oldukları “passion fruit”lu tatlıları çıktı ve o günden beri resmen müdavimleri olduk. Üstelik hem kahveleri lezzetli, hem çalışanları güler yüzlü hem de konum olarak geleni geçeni gözlemleyip Karaköy’ün nabzını tutmalık bir noktada bulunuyor. Özetle tanısanız seversiniz.</p>
<p><strong><em>İstikamet Karaköy’e Nasıl Gidilir? </em></strong>Fransız Geçidi’nde, Paps Italian ve Mums’ın hemen yanında yer alıyor.</p>
<p><strong><em>Favorimiz:</em></strong> Tabi ki passion fruit’lu tatlıları. (Yukarıda söz ettiğimiz Karaköy’ün en iyi tatlısı tam olarak bu oluyor)</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/IMG_6208.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="alignleft wp-image-4456" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/IMG_6208.jpg" alt="sahi karaköy" width="412" height="274" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/IMG_6208.jpg 2352w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/IMG_6208-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/IMG_6208-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/IMG_6208-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 412px) 100vw, 412px" /></a>Sahi Karaköy</strong></h5>
<p>Sahi ile tanışmamız aslında bu sene gerçekleşen<a href="http://oitheblog.com/2015/04/20/5-adimda-101-lezzet-festivalinde-kontrolsuzce-yeme-rehberi/" target="_blank" rel="noopener"> 101 Lezzet Festivali </a>sayesinde oldu. 5-6 kişi etkinlik mekanının farklı noktalarına dağılmış çılgınlar gibi yemek yerken (o sırada normal insanlar tadım yapıyordu) Sait Halim Paşa Yalısı’nın duvarlarında bir ses yankılandı: “Arkadaşlar, burada inanılmaz bir şey var, koşun!” Şimdi bu olayı niye kahramanlık öyküsü gibi anlatıyor bunlar diyeceksiniz tabi, ama demeyin, önce Sahi’nin lokumlarının tadına bakın, sonra konuşalım. İNANILMAZ LEZZETLİ!</p>
<p><strong><em>Sahi Karaköy’e Nasıl Gidilir?</em></strong> Nargilecilerin karşısında, Fasuli’nin yanı.</p>
<p><strong><em>Favorimiz:</em></strong> Tüüüm lokumları. Ayrıca içeride orijinal tasarım ürünler bulabilmeniz de mümkün, yalnızca yeme içmeye odaklanmayın.</p>
<h5><strong>Karaköy Lokantası</strong></h5>
<p>Her popüler bölgenin bir demirbaşı, bir herkesin saygı duyduğu laf söyletilmeyen mekanı vardır ya hani, bizim ve çoğu insan için Karaköy’ün vazgeçilmesi de kesinlikle Karaköy Lokantası. Öğlen saatleri yemeklerin kapış kapış gittiği, akşamları rezervasyon yaptırmadan oturmanın zorlu bir süreç olduğu ve yıllardır hiç bozmadığı kalitesi ile bunu sonuna kadar hak eden bir mekan burası. Üstelik Karaköy’de Türk mutfağının en şahane örneklerini burada yiyebileceğinize eminiz. Şu ana kadar denememiş olma ihtimaliniz var mıdır bilmiyoruz, ancak geç olsun güç olmasın, en azından bir öğlen yemeğinde kendinizi acil buraya atın. Öğlen giderseniz beyaz yakalı çalışan popülasyonundan biz sorumlu değiliz, ona göre.</p>
<p><strong><em>Karaköy Lokantası’na Nasıl Gidilir?</em></strong> Kemankeş Caddesi üzerinde.</p>
<p><strong><em>Favorimiz:</em></strong> Bunun bir cevabı yok, çünkü her şeyi şahane.</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/IMG_5997.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4457" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/IMG_5997.jpg" alt="Karaköy Lokantası" width="620" height="399" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/IMG_5997.jpg 2104w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/IMG_5997-300x193.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/IMG_5997-1024x659.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/IMG_5997-210x135.jpg 210w" sizes="(max-width: 620px) 100vw, 620px" /></a><br />
Dof Coffee</strong></h5>
<p>Şu ana dek türlü türlü yer önerdik ve hepsinin tek bir ortak özelliği vardı; Her daim kalabalık ve gürültülü olmaları. Fakat belki de siz Karaköy’e gitmek ancak sakin takılmak, efendi gibi kitabınıza gömülüp kahvenizi içmek istiyorsunuz. Üzülmeyin, o da var. Biz DOF’u geç keşfettik, ancak evden çıkıp daha güzel kahveler yapan bir başka evimize gidiyormuş gibi hissettirdiği için kendisini pek seviyoruz. Özellikle dışarıda çalışmak istediğiniz zaman üst kasında size harika bir çalışma ortamı sunduğunu da ekleyelim.</p>
<p><strong><em>DOF Karaköy’e Nasıl Gidilir?</em></strong> Necatibey Caddesi üzerinde yer alıyor.</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/SAM_2676.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4458" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/SAM_2676.jpg" alt="Kağıthane Karaköy" width="623" height="415" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/SAM_2676.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/SAM_2676-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/SAM_2676-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/SAM_2676-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 623px) 100vw, 623px" /></a><br />
Kağıthane</strong></h5>
<p>Kağıthane’nin kendini çok iyi özetleyen bir cümlesi var; “Buradaki hiçbir şeye gereksiniminiz yok, ama gördüğünüzde hepsini birden almak isteyeceksiniz” Evet kulağa biraz fazla kapitalist bir cümle gibi geliyor olabilir, ancak özellikle kırtasiye malzemesi tutkunuysanız, burada kağıt ve kağıda dair her şeyi bulabileceğiniz için çok yüksek ihtimalle her Karaköy’e gidişinizde şöyle bir bakıverecek, “of yine defter aldım ya” diyerek de çıkacaksınız.</p>
<p><strong><em>Kağıthane’ye nasıl gidilir?</em></strong> Fransız Geçidi’nin içinde yer alıyor.</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/SAM_2685.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4459" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/SAM_2685.jpg" alt="karaköy'ün en iyi mekanları" width="626" height="417" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/SAM_2685.jpg 3819w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/SAM_2685-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/SAM_2685-1024x682.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/SAM_2685-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 626px) 100vw, 626px" /></a><br />
Selda Okutan Gallery</strong></h5>
<p>Selda Okutan Galeri, daha Karaköy’de kimsecikler yokken, sokaklar tam anlamıyla virane haldeyken, henüz Karabatak insanlara “hayır koltuğu öyle yapamazsınız, yok efendim onu öyle edemezsiniz” demeye başlamadan, daha sempatik ve küçük bir kafe hallerindeyken oradaydı. Daha dışarıdan gördüğünüz anda “Bu kadar güzel bir yerin burada ne işi var?” deyip sırf bu sebepten içeri dalanı çoktu. Henüz duymayanlar için burası bir takı tasarım dükkanı aynı zamanda da atölye. İçeride Selda Okutan’a ait her birinin ayrı hikayesi olan inanılmaz yaratıcı ve orijinal ürünler bulabilmeniz mümkün. Öyle ki Steven Tyler bile Türkiye’ye geldiğinde buraya uğradığına göre, demek bir şeyler olmalı deyip gideni bile çok oldu. Lakin bizce tasarımların güzelliğinin tescillenmesi için buna bile gerek yoktu.</p>
<p><strong><em>Selda Okutan Gallery’e Nasıl Gidilir?</em></strong> Ali Paşa Değirmeni Sokak üzerinde, Karabatak’ın hemen yanında yer alıyor.</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/SAM_2225.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4460" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/SAM_2225.jpg" alt="Paps Italian" width="622" height="414" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/SAM_2225.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/SAM_2225-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/SAM_2225-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/SAM_2225-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 622px) 100vw, 622px" /></a><br />
Paps Italian</strong></h5>
<p>Paps Italian kendisi küçük, işlevi büyük bir mekan. Biz İtalyan mutfağı aşığı olduğumuz için buraya ilk gidişimizde kendimizi Vedat Milor zannederek, of biz bu işlerden çok iyi anlıyoruz diye gittik ve inanılmaz mutlu bir şekilde ayrıldıktan sonra Karaköy’e her gidişimizi bilinçli olarak aç olduğumuz bir zamana denk getirip kendimizi buraya atmaya başladık. Eğer İstanbul’da başarılı İtalyan yemekleri yapar yer arayışındaysanız iyi yere kapak attınız, mutlaka deneyin deriz. Ayrıca çalışanlarının aşırı kibarlığı için kendilerine teşekkürü bir borç biliriz.</p>
<p><strong><em>Paps Italian’a Nasıl Gidilir?</em></strong> Fransız Geçidi girişinde, Mums Karaköy ve İstikamet Karaköy’ün hemen arasında kalıyor.</p>
<p><strong><em>Denemeden dönmeyin:</em></strong> Carpaccio!</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/SAM_2226.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4461" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/SAM_2226.jpg" alt="Fil Books" width="626" height="451" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/SAM_2226.jpg 3474w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/SAM_2226-300x216.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/SAM_2226-1024x737.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/SAM_2226-210x151.jpg 210w" sizes="(max-width: 626px) 100vw, 626px" /></a><br />
Kısa Kısa…</strong></h5>
<p>Kitap, kafe, atölye üçlüsü için: <strong>Fil Books</strong></p>
<p>Karaköy’de içki içecek, alkollü mekan bulamadıysanız çözümünüz: <strong>Ops Pasaj</strong></p>
<p>Vegan/vejeteryan mutfağı arayışındaysanız: <strong>Bi’ nevi Karaköy</strong></p>
<p>Tasarım, orijinal, vintage ürünler isterseniz adresiniz: <strong>Mae Zae Karaköy</strong></p>
<p>İddialı bir akşam yemeği, hatta mezeli bir akşam yemeği için: <strong>Naif Karaköy</strong></p>
<p>Üçüncü dalga kahveci bağımlısı olduysanız: <strong>Coffee Sapiens</strong></p>
<p><em><span class="s1">*Yazılarımızda <strong>reklam ve ürün tanıtımı</strong> bulunmaktadır. (deneyimlerimiz üzerinden ürün, marka, servis, kuruluş önerileri paylaştığımız için)</span></em></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2015/07/23/karakoyun-en-iyi-mekanlari/">Gitmelere Doyamadık: Karaköy’ün En İyi Mekanları</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2015/07/23/karakoyun-en-iyi-mekanlari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>21</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
