<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>MİLANO | OitheBlog</title>
	<atom:link href="https://oitheblog.com/category/italya/milano/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oitheblog.com/category/italya/milano/</link>
	<description>Gerçekten faydalı bir seyahat blogu</description>
	<lastBuildDate>Fri, 13 Feb 2026 10:48:35 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.1.9</generator>

<image>
	<url>https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/cropped-logo-32x32.png</url>
	<title>MİLANO | OitheBlog</title>
	<link>https://oitheblog.com/category/italya/milano/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>İtalyan Kahve Kültürü: Ne Öğrendiysek Bu Yazıda!</title>
		<link>https://oitheblog.com/2017/12/17/italyan-kahve-kulturu/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2017/12/17/italyan-kahve-kulturu/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 17 Dec 2017 16:32:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[COMO]]></category>
		<category><![CDATA[FAYDALI Bİ' ŞEYLER]]></category>
		<category><![CDATA[FLORANSA]]></category>
		<category><![CDATA[İTALYA]]></category>
		<category><![CDATA[MİLANO]]></category>
		<category><![CDATA[ROMA]]></category>
		<category><![CDATA[VATİKAN]]></category>
		<category><![CDATA[VENEDİK]]></category>
		<category><![CDATA[VERONA]]></category>
		<category><![CDATA[Espresso Nedir?]]></category>
		<category><![CDATA[İtalya'da Kahve]]></category>
		<category><![CDATA[İtalya'da Kahve Sipariş Vermek]]></category>
		<category><![CDATA[İtalya'da Starbucks Var Mı?]]></category>
		<category><![CDATA[İtalyan Kafeleri]]></category>
		<category><![CDATA[İtalyan Kahve Kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[İtalyan Kahveciler]]></category>
		<category><![CDATA[İtalyan Kahveleri]]></category>
		<category><![CDATA[İtalyanlar Kahveyi Nasıl İçer?]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=11352</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bizim kahve merakımızın, hatta bir zaman planlama yöntemi olarak (bkz. bi’ kahve içelim de düşünürüz) kahveyi baz almamızın başlangıcının gerçekleştirdiğimiz...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2017/12/17/italyan-kahve-kulturu/">İtalyan Kahve Kültürü: Ne Öğrendiysek Bu Yazıda!</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11362" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-8.jpg" alt="İtalyan kahve kültürü" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-8.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-8-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-8-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-8-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-8-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-8-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><br />
Bizim kahve merakımızın, hatta bir zaman planlama yöntemi olarak (bkz. bi’ kahve içelim de düşünürüz) kahveyi baz almamızın başlangıcının gerçekleştirdiğimiz ilk İtalya gezisine dayandığını  yani İtalyan kahve kültürü ile tanışmamız sonrasında dayandığını biliyor muydunuz? Ondan önce en rezalet kahveyi bile içebilmek (şimdi marka vermeyelim ayıp olmasın, konuyu biliyorsunuz sdfsd) ve bu işlerden zerre kadar anlamamak gibi bir noktadaydık. Sonra Roma &amp; Floransa gezisine çıktık ve içtiğimiz her kahvede “abi bizim şu ana kadar içtiklerimize de kahve deniyordu, o zaman WHAT THE FUCK IS THIS” gibi yorumlar getirmeye başlamamız sonucu hayatımızın en uzun ve tutarlı ilişkisini kahve ile yaşamaya başladık. O günden beri de çıktığımız her keşifte, her seyahatte kahveye ayrıca ilgi gösteriyor, en iyi kahvecileri bulmak, o ülkenin kahve kültürünü tanımak için ekstra bir çaba sarf ediyoruz. Kurban olduğumuz İtalyanlar, valla yolda gördüğümüz her İtalyan’a sarılasımız geliyor, hakikaten bu kahveyi sizin gibi yapanı yok.</p>
<p>*İtalyan kahve kültürü meselesine girişmeden önce bu konuyla ilişkili olabilecek ve ilginizi çekecek yazılarımızı şöyle bırakalım:</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/2018/01/21/roma-kahvecileri/" target="_blank" rel="noopener">*Roma Kahvecileri</a><br />
<a href="http://oitheblog.com/2016/08/19/eve-kahve-makinesi-almak/" target="_blank" rel="noopener">*Eve Kahve Makinesi Almak</a><br />
<a href="http://oitheblog.com/category/italya/page/2/" target="_blank" rel="noopener">*Roma, Milano, Verona, Como Gölü, Floransa ve Vatikan Rehberlerimizin Bulunduğu Sayfa</a><br />
<a href="http://oitheblog.com/2016/11/07/istanbulun-en-iyi-kahvecileri/" target="_blank" rel="noopener">*İstanbul&#8217;daki Favori Kahvecilerimiz</a></p>
<h2><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11361" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-7.jpg" alt="İtalyan kahve kültürü" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-7.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-7-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-7-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-7-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-7-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-7-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><br />
Feridun Düzağaç Şarkısı Gibi: Kahve = İtalya</strong></h2>
<p>Çok şükür iş Feridun Düzağaç şarkıları kadar karmaşık değil, seni benden çıkarıp kendimi ona bölünce ortaya dayım çıkıyor denklemlerine girmeyeceğiz, çoğumuz için olay gayet basit, kahve = İtalya! Bu konuda yalnız değiliz di mi? Sizin de kahve deyince aklınıza ilk gelen yerler listesinde İtalya vardır diye tahmin ediyoruz. Çok normal, çünkü aslında İtalya’nın özellikle Avrupa’da kahve/kafe kültürünün gelişmesinde büyük etkisi var, yok yere İtalyan kahve kültürü diye spesifik bir şey çıkmamış piyasaya.</p>
<p>Şuraya rastgele kahveyi çağrıştıran sözcükler dizsek, misal barista, misal bilmemne macchiato, espresso ya da latte desek içten içe kafanızdan Starbucks geçiyor di mi? O değilse de klasik 2. ya da 3. dalga kahveciler geliyor. İşte aslında işin özüne inecek olursak o saydığımız sözcüklerin tamamı İtalya çıkışlı. Kahve hazırlayan kişilere <strong>“Barista” </strong>diyoruz ya mesela, <em><strong>o sözcük aslında hayatımıza Starbucks ile değil, 1930’lu yıllarda İtalya’da barmen kelimesi yerine İtalyancası olan “Barista” sözcüğünün kullanılmaya başlaması ile girmiş</strong></em> ki, bu da İtalya’da kahve servis edilen yerlere de “bar” denmesine dayanıyor, aklınıza hemen içki gelmesin. İlginç bir şekilde tüm bu sözcüklerin yayılması aslında tamamen Mussolini’nin İtalyan faşizmini dünyaya yayma projesi kapsamında İtalyanca sözcükleri, dünyanın geri kalan ülkelerine de yayma çabası sebebiyle bu kadar yaygın hale gelmiş. Şimdiki İngilizce gibi düşünebilirsiniz. İtalyanların kahve konusunda tutucu ve gelenekçi bir tavır sergilemeleri de aslında buna dayandırılabilir, çünkü tamamen İtalya’ya özgü kavramlar özellikle Starbucks’ın dünyaya yayılması ve kahve kültürünü ele geçirmesi sürecinde Starbucks ile özdeşleştirilmiş, dolayısıyla İtalyanlar genel olarak Starbucks’a ve kahvenin Amerikan kültürü ile bütünleştirilmesine bir tık tepkili. E haklılar da…</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11355" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-1.jpg" alt="İtalyan kahve kültürü (1)" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-1.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-1-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-1-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-1-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-1-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-1-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><br />
İşin daha da özüne inecek olursak, yukarıda da söylediğimiz gibi <strong>espresso ve espresso makinesi 1800’lü yılların sonlarında bir İtalyan tarafından bulunmuş/patenti alınmış ve amaç kahveyi en iyi haliyle ve olabilecek en hızlı şekilde servis edebilmekmiş.</strong> Bu iş İtalyanların aklına yatınca daha gelişmiş makineler ve daha iyi versiyonları da yapılmaya başlanmış. Hatta insanların evde kolay bir şekilde kaliteli kahve yapabilmesi için her kahveseverin bildiği, bizim de evimizde kullandığımız <strong>Moka Pot’lar</strong> piyasaya çıkmış. Günümüzde kafelerde görüp boy boy fotoğrafını çektiğimiz (ve çok pahalı olduğumuz için evimize alamadığımız sdfsd) La Marzocco ve La Cimbali gibi bu işin ustası firmalar da hep İtalyan zaten. Hatta Starbucks abimiz de, (artık kurucusu kimse işte, biz kendisine Mehmet Starbucks diyeceğiz) 1960’lı yılların başında Roma’da İtalyan kahvesine vurulunca demiş ben bi’ kahveci açayım da bi’ dünyayı ele geçireyim de yalnızca 1 lira farkla daha yumuşak içimli bir kahve sunarak insanlara mutluluk saçayım………</p>
<h2><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11364" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-10.jpg" alt="İtalyan kahve kültürü " width="655" height="436" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-10.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-10-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-10-370x246.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-10-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-10-570x379.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-10-601x400.jpg 601w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><br />
İtalyanlar Kahveyi Nasıl İçiyor &amp; İtalyan Kahve Kültürü Nasıl İşliyor?</strong></h2>
<p>Bizim memleketi düşünün, kahve içme meselesi nasıldır? Söz konusu Türk kahvesiyse resmen merasim yapılır mesela. Yanına lokum gelir, olmadı çikolata gelir, su zaten otomatik olarak masada belirir, muhabbeti ayrıdır, dedikodu dediğimiz şeyin zirvesi kahve sohbetinde yaşanır, ardından fal kısmına geçilir falan filan. Eğer 2. ya da 3. dalga kahvecilere dadandıysanız (onların ne demek olduğunu <a href="http://oitheblog.com/2016/11/07/istanbulun-en-iyi-kahvecileri/" target="_blank" rel="noopener"><strong>şu yazıda anlatmıştık</strong></a>) zaten biliyorsunuz, Starbucks’ta ya da herhangi bir kahvecide 8,5 saat oturan yegane ırk biziz herhalde, yeri geliyor 2,3 kahve üst üste içiyor, kahveyi muhabbetin temel yancısı olarak kullanıyoruz resmen.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11356" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-2.jpg" alt="İtalyan kahve kültürü (2)" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-2.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-2-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-2-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-2-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-2-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-2-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><br />
Peki İtalyanlar kahveyi nasıl içiyor? Cevap veriyoruz: Hızlı ve öfkeli. İtalyanlar sabahları güne kahve ile başlamanın atası sayılabilir. Bu yüzden kahveciler 7’de falan açılıyor ve sabahlar ana baba günü oluyor. <strong><em>Örneğin ayakta, bir cornetto (kruvasan dublörü, çoğunlukla tatlı oluyor ve içinde fıstık, krema gibi çeşitli dolgular olan versiyonları leziz) ve cappuccino yapıştırıp gittiniz mi gerçek bir İtalyan gibi davranmış oluyorsunuz.</em></strong> Zaten günün sabah harici saatlerinde cappuccino içilmesini bir türlü anlamlandıramıyorlar, biz kahveyi sütlü içtiğimiz için sabah harici ne zaman cappuccino içmeye kalkışsak “ıyyy yemeğin üstüne sütlü kahve mi içilir n’apıyorsunuz siz” reaksiyonları aldık. <strong>Akşam yemeğinden sonra cappuccino istemek = alnınıza “merhaba ben turistim evet sağ olun TŞK” yazmak gibi bir şey.</strong> Eğer yemekten sonra size gelip “ee kahve içmiyor musunuz” diye sorarlarsa ve e içeriz tabii derseniz o soruyu soran adam başka herhangi bir şey sormadan ortadan kayboluyor, çünkü otomatik olarak espresso içeceğinizi varsayıyor. Özetle İtalyanlar sabah hariç çoğunlukla espresso içiyor, bunu da genellikle ayakta, sanki susamış da su ihtiyacını gideriyormuş gibi şıp diye halledip olay yerini terk ediyor.</p>
<p>Tabii ki tüm bu genellemelere rağmen bir öğleden sonra kahvesini ve gazetesini alıp bir meydanda oturarak keyif yapan bir amcaya ya da karşılıklı kahve içerken sohbet eden iki İtalyan teyzeye de denk gelebilirsiniz, bunlar mutlak kurallar falan değil elbet.</p>
<h2><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11360" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-6.jpg" alt="İtalyan kahve kültürü (1)" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-6.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-6-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-6-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-6-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-6-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-6-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><br />
İtalya’da Kahve Sipariş Vermek ve Bunu Doğru Şekilde Yapmak</strong></h2>
<p>Bu başlık ilk etapta çok saçma görünebilir ve aranızda “isterseniz bir sonraki yazınızı da Arjantin’de nasıl su içeriz yapsaydınız” benzeri bir şey düşünecekler olduğuna eminiz. Lakin o işler öyle olmuyor, İtalya’da kahve sipariş vermek resmen bilgi gerektiriyor. Hani turistik bir noktadaysanız aşağı yukarı istediğiniz şeye ulaşmayı başarırsınız ama, şöyle lokal bir yere gittiyseniz, özellikle de kimse İngilizce bilmiyorsa ve siz de konuya hakim değilseniz istediğiniz içeceğe bir türlü ulaşamama noktasına gelebilirsiniz. Eğer doğru şeyi istemezseniz önünüze koca bir bardak süt koyulması bile gayet olası. (Son cümlede yaşanmış bir hikayeden esinlenilmiştir ve tüm karakterler gerçeği yansıtmaktadır….)</p>
<p>Bu kısmı madde madde yazmak işleri daha kolaylaştırır diye düşündük, uygulamaya geçirelim.</p>
<p>*Çok faydalı bir bilgi ile başlayalım, en baştan bir karmaşaya son verelim: İtalya’da kahve içilen yerlere de bar deniyor. Yani girdiniz internetten araştırma aşamasındasınız, kahveci olduğunu duyduğunuz bir yer “Jölölö Bar” diye geçiyor ve aklınız mı karıştı? Hiç karışmasın, kahvecidir.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11359" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-5.jpg" alt="İtalyan kahve kültürü (5)" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-5.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-5-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-5-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-5-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-5-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-5-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><br />
*Kahveciye girdiniz, daha girdiğiniz gibi bi’ karar almanız lazım, İtalyanların çoğunun yaptığı gibi ayakta yapıştırıp gidecek misiniz, yoksa oturacak mısınız? Neden baştan karar vermek “zorundasınız”, çünkü <strong><em>eğer oturacaksanız siparişinize ekstra servis ücreti eklenecek, ancak ayakta içecek ya da kahvenizi alıp gidecekseniz yalnızca kahve bedelini ödeyeceksiniz. </em></strong>Bu ekstra servis ücreti dediğimiz şey bazı kahvecilerde otomatik olarak menüye yansıtılmış şekilde de karşınıza çıkıyor. Yani menüde ayakta içimlik kahve fiyatı ve oturduğunuza içeceğiniz kahvenin fiyatı olarak iki farklı fiyatlandırma karşınıza çıkabiliyor. Bu sebeptendir ki özellikle daha merkezi bir noktada bir kafeye oturduğunuzda “öfff burda hiç İtalyan yok” düşüncelerine kapılacaksınız, gayet normal. Turistik noktalardan uzaklaştığınız vakit bu uygulama bir tık da olsa rafa kalkabiliyor ve kahvenizi alıp dışarı oturduğunuzda “POPONU SANDALYEMİZE KOYDUN ÖYLEYSE PARA VAR” durumu yaşamıyorsunuz.</p>
<p>*Kahveyi her ne şekilde içecekseniz için, eğer <strong><em>klasik İtalyan kahvecisi konseptli bir yere gittiyseniz çok yüksek ihtimalle önce kasaya gitmeniz, istediğiniz kahveyi söyleyip ödemenizi yapmanız ve onlardan aldığınız fişi kahveyi hazırlayan kişilere vererek kahvenizi almanız gerekecek.</em></strong> Önce kahveyi iç, sonra parayı öde şeklinde olan klasik sistemin aksi işliyor diyebiliriz. Eğer kafeye oturup içecekseniz ve masaya servis yapılıyorsa o zaman sonradan ödeme sistemli olanlar da var tabii.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11363" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-9.jpg" alt="İtalyan kahve kültürü (9)" width="655" height="436" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-9.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-9-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-9-370x246.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-9-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-9-570x379.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-9-601x400.jpg 601w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><br />
*Türkiye’deki kahveye şeker koyana kınayan gözlerle bakma ve “aaa şeker mi koyuyorsun o zaman üstüne kaynar su dökeceğiz” tavrından İtalya’da eser yok. Hatta ilginç ama gerçek,<em><strong> İtalya’da pek çok kişi espressonun içine şeker koyup içiyor.</strong> </em> Size espressonuzu verirken otomatik olarak yanına şeker de koyuyorlar. Yani gönlünüzden kahveye şeker koymak geçiyor ise koyun gitsin kardeşim, istiyorsanız şeker söyleyip üstüne kahve damlatın, burada o yargılar yok çok şükür.</p>
<p>*Gaza geldiyseniz ve İtalyanca konuşarak kahve isteyecekseniz gayet basit: <strong><em>“Un caffe per favore”</em></strong> diyeceksiniz, yazıldığı gibi okuyun, sizden kralı yok. 1 kahve lütfen dediniz işte, büyütülecek bir şey değil. (Millete anlatırken büyütürsünüz, şakır şakır İtalyanca konuşuyorum falan dersiniz, sorun yok…….) Bunu dediğinizde önünüze ne geleceğini de söyleyelim, tabii ki espresso! <em><strong>Hiçbir şey belirtmeden sadece kahve istediğinizi söylerseniz, bu İtalyan kardeşiniz de size espresso verir, gayet net.</strong></em></p>
<p>*Önemli bir nokta daha, orada höttiri rötiretto, cutturu çikiletta gibi (nasıl uydurduk çok iyi di mi) bir sürü alengirli kahve çeşidi yazıyor da, onlar ne ola ki? Hemen bildiklerimizi özet geçelim, abuk subuk bir şey söylemeyin.</p>
<p><strong>-Latte:</strong> En tehlikeliyi en başa yazıyoruz. Bizde olduğu gibi latte isterseniz önünüze bir bardak süt gelir arkadaşlar. Bu sadece “latte” derseniz geçerli olan bir durum, “caffe latte” değil. Keyifler kaçmasın, İtalya’da latte istemeyin.</p>
<p><strong>-Caffe Latte:</strong> Eğer başına latte sözcüğünün başına caffe eklerseniz, cappuccino’nun daha az köpüklü hali, yani umduğunuz ve bildiğiniz latteye yakın bir kahve gelir. Sütlü kahve sevenler bunu söyleyebilir.</p>
<p><strong>-Latte Macchiato:</strong> Bu da neredeyse sadece süt seviyesinde, içinde çok az espresso olan kahve çeşidi. Amatörü eğlendirir.</p>
<p><strong>-Caffe Macchiato:</strong> Bu da espressonun üstüne çok az süt eklenmiş hali. Yoğun kahve tadı almak istiyorsanız ama sütsüz de olmuyorsa, bu sizin için olabilir.</p>
<p><strong>-Caffe Corretto:</strong> Sabah sabah sapıttıysanız, bu sabah bi’ başka uyandıysanız, alkolizmin pençesindeyseniz o zaman alkollü kahve de var, onu vereyim abime.</p>
<p>*İtalya’ya gitmeden önce birçok kaynakta “take away” kahve, yani karton bardakta kahvenizi kapıp gittiğiniz mantık İtalya’da uygulanmıyor diye okumuştuk. KİM SALLADI LAN BUNU? Biz neredeyse gittiğimiz her kahvecide yanımıza yolluk kahve aldık. Tabii ki çok küçük ve lokal yerlerde karton bardak olmayabilir, ama bu zaten dünyanın her yerinde böyle, rica ederiz sallamayınız.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11358" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-4.jpg" alt="İtalyan kahve kültürü (4)" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-4.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-4-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-4-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-4-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-4-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-4-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><br />
*<strong><em>Gerçek bir İtalyan kahvesi içtiğinizi nasıl ayırt edersiniz?</em></strong> Öncelikle kahveniz 3. dalga kahvecilerde olduğu gibi adeta bir kovanın içinde gelmez, genellikle küçük bir fincanda gelir. İkincisi kahvenizi hazırlamaları 9 evreden oluşmaz ve kahvenizi yudumlamanızdan önce baristanın 3,5 saat cebelleşmesini beklemezsiniz, işler hızlı ilerler. Son olarak vay efendim 1 lira farkla yumuşak içim, yok efendim nane esansı, akçaağaç şurubu özütü damlası, balkabağı ıngıl cıngılı falan olmaz, missssler gibi bir kahve gelir, öyle türlü türlü şey içermez, o içtiğiniz de size yeter. (Ay gören de hiç Starbucks’a gitmiyoruz sanacak ya sdfsd)</p>
<p>*Son olarak expresso değil, espresso, aman diyelim…………</p>
<h2><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-11357 size-full" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-3.jpg" alt="İtalyan kahve kültürü" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-3.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-3-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-3-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-3-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-3-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/12/İtalyan-kahve-kültürü-3-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><br />
Hiç Mi 3. Dalga Kahveci Yok, Biraz Bile Mi?</strong></h2>
<p>E var tabii, ama daha yeni yeni. Biz <a href="http://oitheblog.com/2018/01/01/roma-gezi-rehberi/">son Roma gezimizde</a> 1-2 tane denedik ve gerçekten şahanelerdi, hatta dayanamayıp o gazla <a href="http://oitheblog.com/2018/01/21/roma-kahvecileri/">oralardan</a> evimize kahve bile aldık, ama aslında İtalya gibi bir yerde 3. dalga kahveciye gerçekten de ihtiyaç duymuyorsunuz. İtalya’ya gidip de yaldır yaldır 3. dalga kahveci arıyorsanız emin olun bir şeyleri yanlış yapıyorsunuz ve İtalyan kahve kültürü konusunda pek bir fikriniz yok demektir. İtalyan milleti kahveyi öyle benimsemiş, öyle hayatına dahil etmiş ki, rastgele bir yere oturup kahve içince bile güzel çıkıyor arkadaş. Artık burada da bulaşık suyu gibi bir şey gelir herhalde diyorsunuz, neredeyse “kötü kahve bulacağım, yeneceğim seni İtalya” tribine girip en alakasız yerde kahve içmeye kalkışıyorsunuz, o bile içtiğiniz çoğu yerdekinden güzel geliyor. Özetle İtalya genelinde geleneksel yöntemlerin dışında, alternatif kahve hazırlama tekniklerine pek de ihtiyaç duymuyorlar, ama tabii ki karşılar, ölürler de yine 3. dalga kahve işlerine girmezler gibi bir durum yok.</p>
<h2><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-10595 size-full" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/07/DSCF3910.jpg" alt="İtalyan kahve kültürü" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/07/DSCF3910.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/07/DSCF3910-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/07/DSCF3910-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/07/DSCF3910-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/07/DSCF3910-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/07/DSCF3910-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><br />
Rivayet mi Gerçek Mi: İtalya’da Starbucks Var Mı?</strong></h2>
<p>Aklımız almıyor, inanamıyoruz, Seda Sayan gibi gözlerimizi açmış bakıyoruz. Tarihimizde ilk kez 2342 yıldır internette karşımıza çıkıp duran bir bilgi gerçek çıktı, <strong>İtalya’da gerçekten de Starbucks yok.</strong> Darısı kafasına göre bir söz yazıp altına Can Yücel ya da Nejat İşler yazılması durumunun başına, inşallah bir gün o sözlerden biri de gerçekten Can Yücel’e ait çıkar……….dfsdf</p>
<p>Evet İtalya’da Starbucks yok, ancak ha açıldı ha açılacak bir duruma gelmiş. Özellikle bu sene bu ihtimal iyice kuvvetlenmiş ve <strong>internette 2018 yılında Milano’da ve Roma’da birkaç farklı lokasyonda Starbucks’ın İtalya’ya giriş yapacağına dair bir söylenti var.</strong> O kısmı ne kadar doğrudur bilemiyoruz, ama Starbucks olmadan gayet de iyi idare ediyorlar gibi görünüyor. Zaten o söylentilerde bahsedilen yerler de son derece turistik noktalar olduğu için aslında Starbucks İtalya’da şube açacak olursa da, İtalyanlar için değil turistler için açacakmış gibi görünüyor.</p>
<p>*2019 edit: Milano&#8217;da ilk Starbucks açıldı, vatana millete hayırlı uğurlu olsun sdfs</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2017/12/17/italyan-kahve-kulturu/">İtalyan Kahve Kültürü: Ne Öğrendiysek Bu Yazıda!</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2017/12/17/italyan-kahve-kulturu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>8</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Milano Yeme İçme Rehberi: 5 Günde 3 Kilo Garantili</title>
		<link>https://oitheblog.com/2016/03/07/milano-yeme-icme-rehberi-5-gunde-3-kilo-garantili/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2016/03/07/milano-yeme-icme-rehberi-5-gunde-3-kilo-garantili/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Mar 2016 12:20:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İTALYA]]></category>
		<category><![CDATA[MİLANO]]></category>
		<category><![CDATA[Aperativo]]></category>
		<category><![CDATA[Aperativo Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[İtalya Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[İtalya Yeme İçme Notları]]></category>
		<category><![CDATA[İtalya'da Yeme İçme]]></category>
		<category><![CDATA[İtalyan Mutfağı]]></category>
		<category><![CDATA[İtalyan Restoranları]]></category>
		<category><![CDATA[milano]]></category>
		<category><![CDATA[Milano Aperativo]]></category>
		<category><![CDATA[milano gezi notları]]></category>
		<category><![CDATA[milano gezi rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Milano Gezisi Blog]]></category>
		<category><![CDATA[milano italya]]></category>
		<category><![CDATA[Milano Yeme İçme]]></category>
		<category><![CDATA[Milano Yeme İçme Notları]]></category>
		<category><![CDATA[Milano Yeme İçme Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Milano'da Ne Yenir]]></category>
		<category><![CDATA[Milano'nun En İyi Restoranları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=5782</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hani her mutfağın en iyisini bulabildiğiniz, sırf yerel mutfağıyla değil, dünya mutfağındaki başarısıyla da ön plana çıkan şehirler vardır ya....</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2016/03/07/milano-yeme-icme-rehberi-5-gunde-3-kilo-garantili/">Milano Yeme İçme Rehberi: 5 Günde 3 Kilo Garantili</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7181.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5793" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7181.jpg" alt="Milano Yeme İçme Rehberi" width="638" height="425" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7181.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7181-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7181-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7181-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a><br />
Hani her mutfağın en iyisini bulabildiğiniz, sırf yerel mutfağıyla değil, dünya mutfağındaki başarısıyla da ön plana çıkan şehirler vardır ya. Mesela New York, mesela Paris, mesela İstanbul. (evet bizce kesinlikle İstanbul bu listeye ait) İşte Milano da o şehirlerden birisi. Doğru yerleri tespit edip gittiyseniz ya da şansınız yaver gittiyse ve doğru yerlere denk geldiyseniz, yediğiniz şey çok yüksek ihtimalle son derece sevilesi olacaktır. Biz o başlığı boşuna atmadık, sebebi var! Bir kere gerçekten dönüşte kilo almıştık, şaka yapmıyoruz. Ayrıca sonuçta İtalya’dayız, normal koşullarda vicdan azabı yaşatacak şeyleri buradayken yapınca sayılmıyor, “ama buranın hamur işleri meşhur şekerim, ne yiyelim?” söyleminin arkasına saklanarak pizza, makarna, risotto allah ne verdiyse giriyorsunuz, kimse de sizi durdurmuyor. Resmen bir Harikalar Diyarı!</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/IMG_7965.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5787" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/IMG_7965.jpg" alt="Milano Yeme İçme" width="638" height="425" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/IMG_7965.jpg 3456w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/IMG_7965-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/IMG_7965-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/IMG_7965-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a><br />
Milano da bir İtalyan şehri olarak yemek konusunda tabii ki sizi mutluluktan uçurabilir. Şehir özellikle <strong>Risotto ve Ossobuco</strong> konusunda ön plana çıktığı için bunları iyi yapan mekanlara uğramadan da dönmek olmaz. Merak etmeyin, tabii ki diğer İtalyan yemeklerinde ve dünya mutfağı konusunda da şahane seçeneklerle karşılaşacaksınız, sabahtan akşama kadar risotto yemenize gerek yok.<a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7356.jpg"><br />
</a>Burada ve İtalya genelinde restoranlardaki <strong>yemek sıralaması</strong> konusunda bilmeniz gereken bir şey var. Burada yemekler çoğu kişiye ilginç gelebilecek bir sıralama ile geliyor. Bu sıralama da önce füme et, peynir tabağı vb. bir atıştırmalık, ardından bir tabak makarna, ardından bir et yemeği, ardından meyve/tatlı şeklinde ilerliyor. O kadar şeyi nasıl yiyeyim ulan deli misiniz diye düşünmüş olabilirsiniz. Lakin konuyu Türkiye’deki ya da başka ülkelerdeki gibi değerlendirmemek gerekiyor, çünkü burada porsiyonlar da bu düzene göre geliyor. Şöyle düşünün, biz Türkiye’de evde annemizin yaptığı yemeği yerken pilav ve köfteyi yan yana koyuyoruz ya hani? Bu adamlar onu ayrı ayrı yiyorlar. Bu durum tabii ki her restoranda geçerli değil, genellikle daha geleneksel restoranlarda uygulanıyor. Yani bir köşebaşı pizzacısına gidip önce makarna alayım, sonra da şu gelsin bu gelsin gibi bir sıralamaya girmeniz beklenmiyor tabii ki. Ancak geleneksel tarz bu, kafanız karışmasın diye açıklamak istedik.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7252.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5795" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7252.jpg" alt="Aperativo Milan" width="638" height="375" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7252.jpg 3697w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7252-300x176.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7252-1024x602.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7252-210x124.jpg 210w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a><br />
Bilmeniz gereken bir diğer konu da <strong>aperativo</strong> meselesi. Aperativo nedir? Özellikle Kuzey İtalya genelinde insanların iş çıkışı/akşam yemeği öncesi bir şeyler atıştırma &amp; içme ve sosyalleşme geleneğinin genel adı olarak tanımlanabilir. Ancak bakmayın böyle basit tanımladığımıza, sevgili İtalyanlar keyif yapmayı çok iyi bildikleri için bu aperativo işini acayip keyifli bir sürece dönüştürmüşler. Akşam 6 ile 9 arası birçok mekan aperativo menüleri sunuyor ve happy hour tadında olduğu için içki fiyatları da bu aperativo menüleri dahilinde çok daha uygun fiyatlı oluyor. Yapmadan dönülmez, zaten bir kere aperativo’ya giriştiniz mi her gün o saati iple çekeceğinizin de garantisini veriyoruz.</p>
<p>Uzattık di mi? Kısa kesiyoruz, karşınızda Milano Yeme İçme Rehberi !</p>
<p><em>Başlamadan gelen not:</em> Milano Yeme İçme Rehberi’mizi okumadan önce <a href="http://oitheblog.com/2016/03/02/milano-gezi-rehberi-bildiginiz-italyadan-biraz-farkli/" target="_blank" rel="noopener"><strong>Milano Gezi Rehberi’mize</strong> </a>de göz atmak isteyebilirsiniz.</p>
<h5><strong>Milano Yeme İçme Notları</strong></h5>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7222.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5794" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7222.jpg" alt="Luini Milano Panzerotti" width="638" height="425" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7222.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7222-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7222-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7222-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a><br />
Luini</strong></h5>
<p>Bir Milano klasiği ile başlayalım; Luini! Buraya ne zaman gitseniz ya da önünden ne zaman geçseniz önünde bir sıra olduğunu fark edecek ve çok yüksek ihtimalle adını hiç duymamış olsanız bile “ne varmış ulan” diyerek kendinizi sıraya girmiş halde bulacaksınız. Küçük, salaş ve oturmaya pek de müsait olmayan Luini, Milano’nun en popüler “<strong>panzerotti</strong>” yapan mekanı. Panzerotti dediğimiz şey ise aslında puf böreğinin dublörü gibi bir şey. Ama mozerallı domatesli, zeytinli, jambonlu peynirli, sebzeli şeklinde ilerleyip giden birçok çeşidi var ve o kadar yumuşak ki yemeden önce bi’ 10 dakika falan üstüne kafanızı koyup yatasınız geliyor. Sonuç? Deneyelim, denetelim, denemeyenleri uyaralım. Katedralin çok yakınında olduğu için gitmeye üşenme lüksünüz yok, o panzerotti yenilecek!</p>
<p>-Adres: Via Santa Radegonda 16<strong><br />
</strong></p>
<h5><strong>Pave</strong></h5>
<p>Pave bu aralar Milano’da pek popüler bir kahvaltı mekanı. Bakery tadında bir yer olduğu için öyle uzun soluklu, yumurtalı, peynir tabaklı bir kahvaltı falan hayal etmeyin. Kruvasan vb. şeyler üzerine kurulu, yanında güzel kahve içebileceğiniz, tatlı bir mekan. Eğer kallavi kahvaltı beklentisi ile giderseniz sinirlenebilirsiniz, o yüzden “gezmeden önce şöyle hızlı bir kahvaltı yapalım” mantığında bir sabaha başlayacağınız günlerde buraya gelirseniz daha doğru olacaktır. Kahvaltı haricinde iyi kahve &amp; lezzetli tatlı kombinasyonu için de uğranabilir tabii ki.</p>
<p>-Via Felice Casati 27</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7167.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5791" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7167.jpg" alt="Milano Risotto" width="638" height="425" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7167.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7167-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7167-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7167-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a><br />
Ratana</strong></h5>
<p>İşte geldik bir şeyin “en iyisini” yiyebileceğiniz yerlerden birine! Ratana, Milano’nun en iyi <strong>risotto</strong> yapan mekanları listesinde zirveyi zorlayan, hem sempatik, hem yakışıklı bir mekan. Evet tamam, fiyatları ortalamanın biraz üstünde, kabul ediyoruz. Ancak Milano’ya gelmişken gerçekten iyi bir risotto yemeden dönmenizi istemeyiz. Bu arada yalnızca risottoya odaklanmanıza gerek yok, denediğimiz diğer yemeklerde de çok başarılılardı. Eğer gidecekseniz yerinin biraz acayip bir noktada olduğunu düşünebilirsiniz, yılmayın, doğru yerdesiniz. Bir de unutmadan, rezervasyon şart!</p>
<p>-Risotto con Spinaci, Tagliolini Freschi ve Pollo Ficatum Marinato Alla Curcuma özellikle tavsiyelerimizdir. Şarap seçimini çalışanlara bırakabilirsiniz, kendileri pek tatlılar.</p>
<p>-Adres: Via Gaetano de Castillia 28</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_6992.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5789" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_6992.jpg" alt="İtalyan Pizzacı" width="643" height="428" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_6992.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_6992-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_6992-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_6992-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 643px) 100vw, 643px" /></a><br />
Fabbrica Pizzeria con Cucina</strong></h5>
<p>Bir başka efsane mekan, ama bu sefer konumuz pizza! Burası Milano’da birkaç farklı lokasyonda yer alan, pizzaları ile nam salmış bir mekan. Öğlen yemeği vakti ya da akşam fark etmez, hep kalabalık, hep sıra beklemeli. Ama değer mi? Of hem de ne biçim! Klasik İtalyan pizzası denemek istiyorsanız, üstelik çok çeşit olsun, neyi seçeceğimi şaşırayım, bu semirmelerin bir anlamı olmalı diyorsanız, siz de bizim gibi Milano’ya ayak bastığınız ilk saatte kendinizi buraya atın. Şayet öğlen giderseniz rezervasyona gerek yok, çünkü insanlar yemek yiyip işlerine güçlerine geri döndükleri mekan daimi bir sirkülasyon içinde. Ne yiyeceğiniz size kalmış, biz komple tüm menüyü öneriyoruz. Bizim için şefi yanakların öpün, pizza yanına house wine istemeyi unutmayın.</p>
<p>-Adres: Viale Pasubio 2</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7311.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5798" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7311.jpg" alt="Milan Yeme İçme" width="638" height="425" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7311.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7311-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7311-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7311-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a><br />
Deus Cafe</strong></h5>
<p>Günün her öğünü için gidebileceğiniz kafeler kontenjanından listemize giren hipster cenneti Deus Cafe, aslında “motorsiklet” konseptli bir mekan. İçeride hem konsepte uygun ürünlerin satıldığı bir mağaza var, hem de yemek yiyebileceğiniz bir restoran bölümü. Aynı zamanda dışında da tatlı bir avlusu olduğu için özellikle akşam üstü içkisi/kahvesi için de gayet tatlı bir alternatif. Eğer Isola civarında bir tura çıkacaksanız sonrasında burayı değerlendirebilirsiniz.</p>
<p>-Adres: Via Thaon di Revel 3<strong><br />
</strong></p>
<h5><strong>10 Corso Como</strong></h5>
<p>Milano gezi rehberimizde de söz ettiğimiz 10 Corso Como hem tasarım ürünler satan, hem de kafe olarak hizmet veren bir başka mekan. Burası özellikle bloggerlar, sanatçılar, Milano’nun yarım ünlü sosyal medya bağımlıları arasında falan o kadar popüler ki, günün herhangi bir saatinde manyak gibi kalabalık olduğunu görebilirsiniz. Özellikle Fashion Week döneminde gidecek olursanız normal giyindiğiniz için dışlanabilirsiniz, kafanıza bir şey takın, ne bileyim ayağınıza 2 farklı renkte spor ayakkabı giyin, bir şekil bulun da sizi de moda blogger’ı sansınlar, bizi rezil etmeyin oralarda… Bu arada bakmayın tabii böyle dalga geçtiğimize, hem mekan olarak çok güzel, hem kahvaltısı çok başarılı ve kesinlikle bir sabahınızı burada geçirmenizi öneriyoruz. Fiyatların ortalama üzerinde olduğunu ekleyelim.</p>
<p>-Adres: Corso Como 10</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/IMG_8164.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5788" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/IMG_8164.jpg" alt="İtalyan Pizzası" width="638" height="425" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/IMG_8164.jpg 3456w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/IMG_8164-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/IMG_8164-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/IMG_8164-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a><br />
Dry</strong></h5>
<p>Dry ile ilgili en net bilgiyi vererek başlayalım: Rezervasyon yaptırmazsanız kapının eşiğinden bile geçemezsiniz. Öyle popüler, öyle sevilen bir mekan. Genellikle genç kitleye hitap ettiği için acayip hareketli ve eğlenceli bir ortamı var. Özellikle kokteylleri ve pizzaları konusunda şehirde nam saldığı için ise çok yüksek ihtimalle siz de gitmek isteyeceksiniz ve çok da iyi edeceksiniz. Pizzaları gerçekten başarılı, zaten menüde pizza dışında herhangi bir alternatif sunulmadığı için başka bir seçeneğiniz de yok. Kokteyl menüleri ise klasik kokteyllerin yanında mekana ait özel içkiler de sunduğu için hoşunuza gidebilir. Özetle tanısanız seversiniz!</p>
<p>-Eğer rezervasyon yapmadıysanız hemen karşısındaki Pisacco, Dry’in kardeş işletmesiymiş. Evet bir Dry değil ama, yine de güzel alternatifler bulabilirsiniz. (Aperativo’su hariç, o çok dandik)</p>
<h5>-Adres: Via Solferino 33<br />
<strong><br />
Bianco Latte</strong></h5>
<p>Kahve tutkunu memlekete gelmiş kahve tutkunları olarak tabii ki Milano’da kaliteli kahve arayışına girdik. Bianco Latte, daha İtalya’ya gitmeden önce gözümüze kestirdiğimiz mekanlardan biriydi ve kahvelerinin gayet başarılı olduğunu söyleyebiliriz. Ayrıca kahvaltı ve tatlı atıştırmalığı için de tercih edebilirsiniz. Öyle OF İNANILMAZ falan dememizi beklediyseniz boşa beklediniz, ancak küçük bir gezi molası için kesinlikle kötü bir tercih değil.</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7178.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5792" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7178.jpg" alt="Milano Gezisi" width="638" height="358" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7178.jpg 3837w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7178-300x168.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7178-1024x575.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7178-210x118.jpg 210w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a><br />
Rita</strong></h5>
<p>Rita, yıllardır aperativo konusunda şehrin en iyilerinden biri olarak biliniyor. Boşuna böyle ünlenmemiş, zira o kadar güzel kokteyller yapıyorlar ki, oturup saatlerce içki içesiniz, kendinizi kaybedesiniz geliyor. (öyle bir şey yapmadık anne, merak etme) Ayrıca aperativo konusunda birkaç dandik yere denk geldikten sonra buranın atıştırmalıklarının değerini de anlamış olduk, o yüzden Rita’yı seveceğinizin garantisini verebiliriz. Bu arada akşam yemeği için de övüyorlar, biz aperativo’dan sonra kaçtık, o kısmı için de aranızda deneyenler olursa bi’ önerinizi alırız.</p>
<p>-Adres: Via Angelo Fumagalli 1<strong><br />
</strong></p>
<h5><strong>Mag Cafe</strong></h5>
<p>Hazır aperativo demişken bir diğer başarılı mekanı daha es geçmek olmaz. Mag Cafe bir evin salonu tadında, kendisi küçük işlevi büyük bir mekan. Aperativo işinde ustalar ve kokteyl konusunda hem çılgın çeşitlilik sunuyorlar, hem de bayağı başarılı şeyler hazırlıyorlar. Üstelik o kalabalık ve kaosun içinde ne içeceğinize karar veremezseniz çalışanlara aşağı yukarı nasıl bir şey içmek istediğinizi tarif ederseniz sizi 10 yıldır tanıyormuş gibi nokta atışı bir içki getirerek tüm sempati point’leri topluyorlar. Aperativo saatinde biraz (!) kalabalık olabilir, o yüzden biraz beklemeyi göze almanız gerek.</p>
<p>-Adres: Ripa di Porta Ticinese 43</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7286.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5796" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7286.jpg" alt="Notthingham Forest Milano" width="638" height="425" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7286.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7286-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7286-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7286-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a><br />
Nottingham Forest (Hüzünlü bir öykü içerir……)</strong></h5>
<p>Gideceğiniz şehirde “Dünyanın En İyi 50 Barı” listesinden bir mekan görseniz gidelim demez misiniz? Muhtemelen dersiniz. Peki o bara girebilmek için ne kadar beklersiniz? 15 dakika? Yarım saat? 1 saat? 1,5 saat? YUH diyeceksiniz, ama kesinlikle abartmıyoruz. Normalde yemek yemek için 5 dakika masa bekleyemeyen biz, orada aniden gelen bir hırs ve nereden geldiğini anlayamadığımız acayip bir sabırlı olma hali sonucu tam olarak 1,5 saat boyunca Nottingham Forest’ın önünde bekledik. Burası yaklaşık 7-8 masanın olduğu, inanılmaz küçük bir bar. Kokteylleri daha önce asla karşılaşmadığınız cinsten, ciddi anlamda özellikli ve deneysel olarak tanımlanabilir. Tüm menü hepsinin ayrı ayrı hikayesinin olduğu içeceklerden oluşuyor. Bazıları o kadar değişik tekniklerle hazırlanıyor ki, bilimsel açıklamalarının yapılması gerekmiş ve menüde 1 paragraf o içkiyi hangi tekniklerle hazırladıklarını falan anlatıyorlar. Hal böyle olunca biz de pes etmedik ve hayatımızda ilk kez böyle manyakça bir sırayı bekledik. Sonuç? Kokteylleri için gebermiyoruz (tabii ki hepsini deneme şansımız olmadığı için genelleme yapmak doğru değil), ancak bu kadar ilginç içkiler, özellikli kokteyller ve enteresan bir ortamda bulunduğumuz için mesuduz. Sırf menüyü incelemek bile ayrı bir keyifti desek yeridir. Eğer azimliyseniz gidin. Eğer yeterince azimli değilseniz yine gidin ve bizim gibi sırada sessiz sinema oynayarak ne kadar zaman geçtiğini fark etmeden sırada eğlenin.</p>
<p>-Gittiğinizde kapıdaki adama adınızı yazdırmayı unutmayın, aksi takdirde boşa beklemiş olursunuz.</p>
<p>-Adres: Viale Piave 1 (18:00’den önce kapalı, 12:30’dan sonra yeni müşteri almıyorlar)</p>
<h5><strong>Taglio</strong></h5>
<p>Taglio’ya günün herhangi bir öğünü için gidebilirsiniz. Tek yapmamanız gereken şey büyük beklentilerle gitmek. Hiçbir konuda kötü değiller, ancak hiçbir şeyin de en iyisini orada yiyeceğinizi iddia etmiyoruz. Aslına bakarsanız kokteyl konusunda basbayağı kötü olduklarını bile söyleyebiliriz Ancak geniş bir menüleri var, kahvaltı konusunda çeşitlilik sunuyorlar (Eggs Benedict, omlet vs. bulabilirsiniz), akşam yemeği konusunda ise tipik İtalyan yemeklerinin yanında dünya mutfağından bir şeyler de bulabilirsiniz. Rezervasyon şart değil, olur da biraz beklerseniz bile pek de uzun sürmüyor.</p>
<p>-Vie Vigevano 10</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7319.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5799" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7319.jpg" alt="Aromondo Bistrot Milan" width="643" height="428" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7319.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7319-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7319-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7319-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 643px) 100vw, 643px" /></a><br />
Aromando Bistrot</strong></h5>
<p>Hem Where Chefs Eat kitabında görüp hem Vedat Milor’den duyunca deneme kararı aldığımız Aromando Bistrot, şehrin iyi restoranlarından biri olarak kabul edilmesine rağmen kasıntı bir dekorasyon yerine samimi bir ev ortamı yarattığı için daha ilk tanışmada insanın içinde sempati uyandıran bir mekan. Çalışanları da aynı şekilde çok sıcak ve sempatik insanlar ve gerçekten ellerinden geldiğince (dil bariyerini aşabildikleri sürece de diyebiliriz) yardımcı olmaya çalışıyorlar. Birer gurme olmadığımız için yemekler konusunda iddialı bir yorum yapmak istemesek de açıkçası çok büyük bir olayını görebilmiş değiliz. Dolayısıyla “Milano’da bir öğününüzü mutlaka burada yemelisiniz” gibi bir söylemde bulunamayacak olsak da, en azından denemeye değer olduğunu söyleyebiliriz. Civardaysanız uğrayabilirsiniz.</p>
<p>-Adres: Via Pietro Moscati 13</p>
<h5><strong>Bottega Cacao</strong></h5>
<p>Brera sokaklarını keşfederken küçük bir kahve &amp; tatlı molası vermek isterseniz uğrayabileceğiniz şirin bir mekan. Özellikle tatlı konusunda müthiş bir çeşitlilik sundukları için kendinizi kaybedebilirsiniz, bir şey olmaz, tatildesiniz, çekinmeden götürün. Bir de kahve siparişi verirken burada ve İtalya genelinde dikkatli olmakta fayda var. Çünkü eğer latte içiyorsanız buradaki karşılığı “latte macchiato” oluyor. Eğer yalnızca latte şeklinde sipariş verirseniz önünüze sütü koyuverirler, şaşırdığınızla kalırsınız. Sonra anlat derdini anlatabilirsen. Özellikle buranınki gibi uyuz çalışanlara denk gelirseniz işler karışabiliyor.</p>
<p>-Corso Garibaldi 12</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/IMG_2437.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5785" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/IMG_2437.jpg" alt="Milan Coffee" width="639" height="479" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/IMG_2437.jpg 3211w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/IMG_2437-300x225.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/IMG_2437-1024x768.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/IMG_2437-210x158.jpg 210w" sizes="(max-width: 639px) 100vw, 639px" /></a><br />
GinO12</strong></h5>
<p>Cin sevenler toplansın, bir şey söyleyeceğiz. Adından da anlayacağınız üzere cin konusunda uzmanlaşmış, çeşit çeşit cin içerikli içki yapan bir mekan söz konusu. Eğer cin ile olan ilişkinizi cin tonik ikilisinden bir adım öteye taşımak isterseniz, menülerinde farklı içeriklere sahip bir çok cin kokteyli barındıran GinO12 ile bayağı iyi anlaşabilirsiniz diye düşünüyoruz. Ayrıca aperativo saatinde gitmek de iyi bir fikir olabilir. Rica ederiz cin-sever dostumuz, biz teşekkür ederiz, bir gün sen de bize bir yer önerirsin, ödeşiriz…</p>
<p>-Adres: Naviglio Grande 12</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2016/03/07/milano-yeme-icme-rehberi-5-gunde-3-kilo-garantili/">Milano Yeme İçme Rehberi: 5 Günde 3 Kilo Garantili</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2016/03/07/milano-yeme-icme-rehberi-5-gunde-3-kilo-garantili/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>4</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Milano Gezi Rehberi: Bildiğiniz İtalya’dan Biraz Farklı</title>
		<link>https://oitheblog.com/2016/03/02/milano-gezi-rehberi-bildiginiz-italyadan-biraz-farkli/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2016/03/02/milano-gezi-rehberi-bildiginiz-italyadan-biraz-farkli/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 Mar 2016 10:45:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İTALYA]]></category>
		<category><![CDATA[MİLANO]]></category>
		<category><![CDATA[milano]]></category>
		<category><![CDATA[Milano Alışveriş Caddeleri]]></category>
		<category><![CDATA[milano gece hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[milano gezi notları]]></category>
		<category><![CDATA[milano gezi rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[milano gezilecek yerler]]></category>
		<category><![CDATA[Milano Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Milano Gezisi Blog]]></category>
		<category><![CDATA[milano italya]]></category>
		<category><![CDATA[Milano Notları]]></category>
		<category><![CDATA[Milano Pahalı Bir Şehir Mi?]]></category>
		<category><![CDATA[Milano Tatili]]></category>
		<category><![CDATA[Milano'da Alışveriş]]></category>
		<category><![CDATA[Milano'da Gezilecek Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[Milano'da Konaklama]]></category>
		<category><![CDATA[Milano'da Nerede Kalınır?]]></category>
		<category><![CDATA[Milano'da Yeme İçme]]></category>
		<category><![CDATA[Son Akşam Yemeği Tablosu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=5749</guid>

					<description><![CDATA[<p>Milano’ya gitmeden önce şehrin sıkıcı olduğu, gezecek görecek pek de bir şey olmadığı, İtalya’nın diğer şehirleri kadar çekici olmadığı gibi...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2016/03/02/milano-gezi-rehberi-bildiginiz-italyadan-biraz-farkli/">Milano Gezi Rehberi: Bildiğiniz İtalya’dan Biraz Farklı</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Milano’ya gitmeden önce şehrin sıkıcı olduğu, gezecek görecek pek de bir şey olmadığı, İtalya’nın diğer şehirleri kadar çekici olmadığı gibi onlarca şey duyduk. Fakat artık deneyimliyiz, biliyoruz ki birileri böyle yorumlar yapıyorsa, biz o şehri kesin çok seveceğiz. Öyle inadına değil tabii, çok yüksek ihtimalle gezilecek yerler listemiz ve turist görevlerimiz diğer şehirlere kıyasla daha kısa bir listeden oluştuğu için yerlisi gibi takılmaya da vaktimiz olacak, o yüzden aramızda hızlısından bir bağ oluşmaya başlayacak. Nitekim öngörülerimiz bizi şaşırtmadı, durum tam olarak da bu şekilde gelişti. Milano’ya ayak bastığımız ilk saatlerden itibaren şehir ile kaynaşıp, ikinci günün sonlarına doğru “ya ben dönmek istemiyorum” söylenmelerine geçiş yaptık. Dolayısıyla, eğer siz de bu önyargılı “MİLANO ÇOK ŞEY Bİ YER” cümlelerine maruz kaldıysanız daha ilk paragraftan onları bir kenara koymanız konusunda ısrarcıyız.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7234.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5766" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7234.jpg" alt="Milano Katedrali" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7234.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7234-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7234-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7234-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a><br />
Milano nasıl bir şehir? Evet tamam, yer yer bazı özellikleriyle ve görseliyle tipik İtalyan şehirlerinden ayrılıyor olabilir ancak doğru bölgelerine gittiğinizde bizce o hissi yine alabiliyorsunuz. Moda başkentlerinden biri olarak kabul edilmesinin bir sonucu mudur bilinmez, hakikaten insanlar daha bi’ güzel giyiniyor, bazılarını gidip tebrik edesiniz geliyor, bazısının moda kurbanı olup evsiz gibi görünmekle harikalar yaratmak arasındaki ince çizgide dans ettiği için gidip sırtını sıvazlamak falan istiyorsunuz. Bir şekilde her daldığınız sokaktan sevimli bir kafe, küçük bir butik ya da İstanbul’un karmaşık mimarisine küstürecek güzel bir bina çıkıveriyor, bol bol söyleniyorsunuz. Eğer Milano’nun kötü bir yanı olacaksa o da bünyenize aşırı doz kıskançlık yüklemesi yapıyor olması olabilir. Ayrıca, sonuçta İtalya’dasınız yahu, elbet sevecek bir şey bulacaksınız!</p>
<p>Tamam konuya dönelim, karşınızda Milano Gezi Rehberi !</p>
<p>Başlamadan gelen not: Milano ile ilgili daha fazla detay ve diğer gezilerimiz için<a href="https://www.instagram.com/oitheblog/" target="_blank" rel="noopener"> <strong>Instagram sayfamıza</strong></a> bekleriz, Milano harici yerleri de gezecekseniz<a href="https://oitheblog.com/category/italya/" target="_blank" rel="noopener"> tüm İtalya rehberlerimize ise şuradan</a> bakabilirsiniz.</p>
<p>*<strong>İtalya’da internet kullanımı</strong> için bir e-sim uygulaması olan <strong><a href="https://airalo.pxf.io/3evb7M" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Airalo’yu</a></strong> önerebiliriz, biz böyle bir gelişme olduğundan beri neredeyse tüm gezilerimizde bu yöntemle internete erişim sağlıyoruz. Operatörlerin paket ücretlerinden çok daha makul bir fiyata denk geliyor ve ne kadar süre, ne kadar kullanıma ihtiyaç duyacağınıza göre istediğiniz paketi seçebiliyorsunuz. Uygulama ve fiyatlara göz atmak için <strong><a href="https://airalo.pxf.io/3evb7M" target="_blank" rel="noreferrer noopener">şuraya tık tık.</a></strong></p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7237.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5767" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7237.jpg" alt="Milano İtalya" width="638" height="425" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7237.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7237-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7237-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7237-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a><br />
Milano’ya Ne Zaman Gidilir?</strong></h5>
<p>Milano ile ilgili şöyle bir sinsi durum var; söz konusu İtalya olunca ılıman bir iklim olacağı düşüncesi çoğumuzun kafamıza yerleştiği için oralara “bize her mevsim bahar” naifliğinde gidiyoruz. Sonra aksıra tıksıra, yanımızdakilere top secret bir şekilde “ya burnumda bi’ şey var mı baksana” cümlesini günde 241 kere sorarak dönüyoruz. OYUNA GELME TÜRKİYE’M. İzninizle bu İtalya’nın hep ılıman olduğu genellemesine bir son vermek istiyoruz, zira biz Milano’ya Şubat ayının göbeğinde giden insanlar olarak resmen burun kızarmalı, el uyuşmalı bir soğuğun orta yerine düştük. Korkmayın, tabii ki her mevsim durum böyle değil, hemen aşağıda Milano’ya ne zaman gidileceği konusuna bir açıklık getirelim.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7300.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5775" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7300.jpg" alt="Milano Gezi Rehberi" width="637" height="420" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7300.jpg 3599w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7300-300x198.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7300-1024x674.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7300-210x138.jpg 210w" sizes="(max-width: 637px) 100vw, 637px" /></a><br />
Milano’da Yaz:</strong> Tahmin edebileceğiniz üzere şehrin en sıcak dönemi olan yaz ayları, aynı zamanda Milano’nun en turistik dönemi. Hal böyle olunca şehirdeki fiyat ortalaması da genel olarak zirve yapıyor. Ayrıca Duomo’nun önünde dev bir halay ekibi gibi insanlarla dip dibe dolaşmak, İsmail Türüt gibi terlemek ve rezervasyon yaptırmadığınız takdirde istediklerinize gidemeyeceğiniz için dandik restoranlarda mutluymuş gibi davranmaya çalışma hüznü de yanında bonus olarak geliyor. Bu sebepleri göz önünde bulundurunca en azından turistik bir gezi için yaz döneminde Milano’ya gitmenin çok da müthiş bir fikir olduğunu düşünmüyoruz. Ancak şehrin çok daha canlı oluşu, hayatın sokaklara taşması ve gecelerin ekstra eğlenceli geçiyor olması nedeniyle tabii ki yazın da ayrı bir havası var, o ayrı.</p>
<p><strong>Milano’da Kış: </strong>Kış aylarında Milano’da hava sıcaklığı -2 derecelere kadar düşebiliyor. Üstelik yer yer keskin, sinsi bir rüzgarı da olduğu için ağzınızı yüzünüzü kaydıran cinsten bir soğuğa maruz kalabiliyorsunuz. Hazırlıklı giderseniz idare edilmeyecek bir durum değil tabii ki, üstelik turistik açıdan en sakin sezon olduğu için fiyatlar da bir tık daha uygun oluyor. Bu sebeple eğer soğuk ile kişisel bir husumet falan yoksa, aslında kış döneminde gitmek çok da kötü bir fikir olmayabilir. Negatif hanesine yazmanız için şehrin daha ılıman olduğu dönemlerdeki canlılığın küçük çaplı ortadan kalktığını söyleyebiliriz. Ama sonuçta İtalya’dasınız, her daim hareketli olan bir yerler vardır, biliyorsunuz gece 9’dan sonra bomboş kalan sıkıcı Avrupa şehri kuralları buralarda işlemiyor.</p>
<p><strong>Milano’da Bahar: </strong>İşte geldik şehrin turistik bir gezi için en tatlı dönemlerine; bahar ayları! Hava sıcaklığı da orta seviyelerde, kalabalık durumu da aynı şekilde. Sokaklar canlı, gece hayatı hareketli, bekleyeceğiniz sıralar yaz kadar çılgın değil (Duomo hariç, o hep çılgın), şehirdeki fiyatlar yaza kıyasla daha insaflı ve soğuk nedeniyle kat kat giyinip matruşka gibi dolaşmanız gerekmiyor. Milano için favori dönemimizi yeterince belli ettik sanıyoruz?</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7017.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5752" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7017.jpg" alt="Milano Gezi Rehberi" width="638" height="407" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7017.jpg 3872w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7017-300x192.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7017-1024x654.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7017-210x134.jpg 210w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a><br />
Milano’da Ulaşım</strong></h5>
<p><strong><em>*Havaalanından Şehre Ulaşım</em></strong></p>
<p>Milano’ya ulaşmak için 3 farklı havaalanı opsiyonunuz var. Haliyle her birinden şehre ulaşmak için de farklı seçenekler mevcut;</p>
<p><strong><em>Malpensa Havaalanı’nda Milano’ya Ulaşım:</em></strong> Milano’ya ulaşımda en sık kullanılan havaalanı genellikle Malpensa. Şehre pek yakın olmadığı için burada “ay hiç uğraşamam taksiye binerim şekerimcilik” yapmak pek de mantıklı değil, taksiler en uygun fiyat olarak 90 Euro gibi bir şey veriyorlar. Değer mi? ASLA. Onun yerine Malpensa Havaalanı içinden direkt olarak binebileceğiniz ve sizi yaklaşık 45-50 dakika gibi bir sürede şehre ulaştıran <strong>Malpensa Express’i</strong> kullanarak şehrin göbeğinde inebilirsiniz. Ücreti ise 12 Euro. Basın gidin taksiciler, 90 Euro’ya kaç kokteyl, kaç kahve içilir biliyor musunuz siz? (biz bilmiyoruz hesaplayamadık)</p>
<p><strong><em>Linate Havaalanı’ndan Milano’ya Ulaşım: </em></strong>Türkiye’den Milano’ya ulaşırken Linate Havaalanı şimdilik seçenekleriniz arasında pek de sık görünmüyor. Çıksa bile genellikle aktarmalı seçenekler arasında çıkıyor ki İtalya gibi pek de uzak olmayan bir mesafede bu biraz anlamsız oluyor. Yine de, olur da bir şekilde bu havalanına inerseniz, otobüs ya da taksi kullanabilirsiniz, çünkü zaten şehir merkezine çok yakın bir noktada inmiş oluyorsunuz. Otobüse binecekseniz ödemeyi otobüsün içine yapabiliyorsunuz. Yaklaşık 5 Euro civarı bir ücrete, 20-25 dakika civarı bir sürede şehre ulaşabiliyorsunuz. Taksiye binerseniz de yaklaşık -5 dakika gibi bir sürede, ortalama 20 Euro gibi bir ücrete merkeze ulaşabilirsiniz.</p>
<p><strong><em><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/IMG_8024.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5777" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/IMG_8024.jpg" alt="Milano İtalya" width="638" height="425" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/IMG_8024.jpg 3456w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/IMG_8024-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/IMG_8024-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/IMG_8024-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a><br />
Orio Al Serio (Bergamo) Havaalanı’ndan Milano’ya Ulaşım: </em></strong>Son seçenek olarak eğer Bergamo Havaalanı’ndan Milano’ya ulaşmaya çalışacaksanız yine taksi seçeneğini elemenizi öneriyoruz, çünkü yine 100 Euro civarı bir şey bayılmanız gerekiyor. Maalesef tren kullanmak gibi bir seçeneğiniz yok. O yüzden bu noktada en mantıklı seçenek otobüs kullanmak. Bunun için birkaç farklı firma var. En yaygın kullanılanı <a href="http://www.terravision.eu/airport_transfer/bus-bergamo-airport-milan/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Terravision</a>. 5 Euro gibi bir ücrete yaklaşık 1 saat gibi bir sürede Milano’nun merkezine ulaşabilirsiniz. Online bilet almak işinizi kolaylaştıracaktır, yukarıda verdiğimiz linkten alabilirsiniz.</p>
<h5><strong>*Milano İçinde Ulaşım</strong></h5>
<p>Milano acayip düz ayak bir şehir. Yer yer yorgunluktan pes edip taksiye binmelerimiz dışında bütün şehri yürüyerek keşfettiğimizi söylesek hiç de abartmış olmayız. Hal böyle olunca genel olarak pek de bir toplu taşıma kullanma ihtiyacı duymuyorsunuz. Zaten bir şehri keşfetmenin en güzel yolunun yürümek olduğunu düşünürsek, bu konuda Milano’da pek mutlu, hep mutlu olacağınızın garantisini şimdiden verebiliriz. Sonlara doğru çok yürümekten bi’ ayakların Ayşe Arman’ın ayağına (Google’a yazın da görün, gece 12’den sonra bakmayın) dönme durumu oluyor tabii ama, o kadarı da olsun artık.</p>
<p>Yok güzel kardeşim ben ayaklarımı çöpte bulmadım diyorsanız tramvay ve metro ağı gayet gelişmiş olduğu için doyasıya kullanabilirsiniz. Metro biletleri bildiğiniz üzere metro istasyonlarının içinden alınabiliyor. Tek kullanımlık bilet 1,5 Euro, günlük bilet ise 4,5 Euro.</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7022.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5753" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7022.jpg" alt="Milano Gezi Rehberi" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7022.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7022-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7022-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7022-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a><br />
Milano Pahalı Bir Şehir Mi?</strong></h5>
<p>Evet tamam, bu soruya ne cevap alacağınızı aslında başından beri bekliyor ve şu noktaya gelene kadar beklediğinizden farklı bir cevap almayı umuyordunuz. Size yalan söyleyemeyiz, vicdanımız el vermez, karma puanlarımızı da sarsmak istemiyoruz, evet Milan pahalı bir şehir. Ama sana gitme demeyeceğiz Lavinya! Sen yine git, ama hazırlıklı git. Üstelik şöyle düşün, nerede kaldığın, ne aktivitede bulunduğun, şehri nasıl yaşadığın tamamen senin elinde. Bunu beyzbol temalı Amerikan filmlerindeki koçun dandik yüreklendirme konuşması gibi düşünme, çünkü gerçekten senin elinde. Ama lafı geveleme kardeşim diyorsan bir kez daha yüzüne vuralım, evet Milan pahalı. Şimdi yapabileceğiniz günlük harcamalar üzerinden fiyatları şöyle bir inceleyelim;</p>
<p><strong>Su:</strong> 1-1,5 Euro civarı (restoranlarda şişeler 2,5 civarı)</p>
<p><strong>Latte Macchiato &amp; Americano (kupa):</strong> 3-4 Euro civarı</p>
<p><strong>Kokteyl:</strong> 9-15 Euro civarı (evet bazen sapıtıyorlar)</p>
<p><strong>Bira:</strong> 2-5 Euro arası</p>
<p><strong>İyi/popüler bir restoranda büyük pizza:</strong> 12-16 Euro arası</p>
<p><strong>İyi/popüler bir restoranda risotto:</strong> 12-18 Euro arası</p>
<p><strong>İyi/popüler bir restoranda et vb. ana yemek: </strong>18-26 Euro arası</p>
<p>-Bütçenizi hafifletmek adına ulaşımı da kapsayan <a href="http://www.themilanpass.com/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Milan Pass</a>’i satın almayı değerlendirebilirsiniz. Fiyatı 69 Euro. Ancak verdiğimiz linkten gitmek istediğiniz yerleri kapsayıp kapsamadığını mutlaka kontrol edin, aksi takdirde çok da anlamı olmayabilir.</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7041.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5755" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7041.jpg" alt="Milano Gezisi" width="642" height="407" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7041.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7041-300x190.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7041-1024x650.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7041-210x133.jpg 210w" sizes="(max-width: 642px) 100vw, 642px" /></a><br />
Milano’da Konaklama</strong></h5>
<p>Milano gezmesi kolay bir şehir olduğu için nerede kalmak istediğinizi tamamen keyfinize göre seçebilirsiniz. Bize kalırsa konaklama için en tatlı iki bölge <strong>Brera ve Navigli</strong>. Navigli bir tık daha şehir merkezi dışında kaldığı için Brera’yı öncelikli olarak tercih ettik, çünkü gerçekten istediğiniz her noktaya kolaylıkla yürüyebileceğiniz ve genel olarak gerek gündüz, gerekse akşam vakit geçirmekten hoşlanacağınız bir bölge. Yine ev kiralama huyumuzdan da vazgeçmedik ve <strong><a href="https://www.booking.com/hotel/it/brera-23-apartment.en.html?aid=7953563&amp;no_rooms=1&amp;group_adults=2" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Brera Apartments’ta</a></strong> kalarak tam bir nokta atışı yapmış olduk. Evin İstanbul’da yaşadığımız evden daha güzel olması biraz sinirimizi bozdu ama, bu aynı zamanda “iyi ki burayı kiralamışız” dememizin de ana sebebiydi. Bu arada Brera Apartments’ın birkaç farklı lokasyonda evi var. Biz <strong>Marsala 9</strong>’da olanda kaldık, özellikle denenmiş olanı seçmek isterseniz aklınızda bulunsun.</p>
<p>Bizim kaldığımız yerde yer bulamazsanız ya da farklı alternatiflere göz atmak isterseniz<strong> önerdiğimiz Brera bölgesindeki konaklama seçeneklerine <a href="https://www.booking.com/searchresults.en.html?district=5229&amp;aid=7953563&amp;no_rooms=1&amp;group_adults=2" target="_blank" rel="noopener">şuradan</a> göz atabilirsiniz</strong>, direkt bölgenin sayfasını linkledim. Gece hayatı bölgesi de sayılabilecek, canlı, cool, bol aperitivolu<strong> <a href="https://www.booking.com/searchresults.en.html?district=5227&amp;aid=7953563&amp;no_rooms=1&amp;group_adults=2" target="_blank" rel="noopener">Navigli tarafında</a></strong> konaklamak da bizce güzel bir seçenek, orası da kesinlikle değerlendirilebilir, yine bölge sayfasına linkledim, aklınıza ve bütçenize uyanı seçersiniz.</p>
<p><strong style="font-size: revert;">Milano’da Gezilecek Yerler</strong></p>
<p>Milano gezi rehberi yazarken bir yandan da sizi Milano’ya karşı önyargılarınızdan arındırmayı görev bildik. Bu yüzden Milano’da gezilecek yerleri anlatmadan önce yine bir önyargı temizleme işlemi yapmak istiyoruz. Milano’da gezecek az yer falan yok arkadaşlar, çünkü gezmek yalnızca turistik aktivitelerde bulunmak anlamına gelmiyor. Gezilecek az yer olmadığı gibi, keşfedilecek o kadar sevimli bölgeler, kafeler, restoranlar var ve aperativo yapmak o kadar keyifli bir şey ki, şehirde ne kadar kalırsanız kalın “yerlisi gibi gezme” kafasına geçiş yapmaya başladıktan sonra zaten zamanınız bir şekilde yetmiyor. O yüzden kendinizi salmayın, rahata alışmayın, diğer şehirleri gezerken ne kadar yoruluyorsanız burada da aynen öyle olacak, ona göre. (gitti mi önyargı?)</p>
<p>Genel olarak gezeceğiniz yerlerin biletlerini tek tek sitelerinden girip almakla uğraşmamak, biletlerinizi tek bir yerden kontrol etmek isterseniz<strong> <a href="https://www.getyourguide.com/milano-l139/?partner_id=1ERWUG2&amp;utm_medium=online_publisher" target="_blank" rel="noreferrer noopener" data-gyg-scraped="1721648061645">şu siteyi kullanabilirsiniz.</a></strong> Aynı zamanda bu sayfadan <strong>şehirde katılabileceğiniz rehberli turlara, günübirlik başka bölgelere tur, konser gibi bulunabileceğiniz farklı aktivitelere de göz atabilir ve yine aynı yerden bilet alabilirsiniz. </strong>Biz bazen varlığından bile haberdar olmadığımız aktiviteleri buradan bulduğumuz için gezilerimizden önce burada ne var ne yok mutlaka bi’ bakınıyoruz, <strong>ayrıca bazı biletleri sonradan iptal etme hakkı da sunduğu için faydalı olabiliyor</strong>, sizin de aklınızda bulunsun.</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7091.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5760" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7091.jpg" alt="Milano Katedrali" width="637" height="424" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7091.jpg 3760w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7091-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7091-1024x682.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7091-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 637px) 100vw, 637px" /></a><br />
Duomo di Milano</strong></h5>
<p>Milano’da ne yapmadan dönülmez? Tabii ki Avrupa’nın, hatta arttırıyoruz, dünyanın en güzel katedrallerinden biri olan Duomo Katedrali’ni görmeden! Öyle karşıdan fotoğrafını çekmekle de olmaz, etrafında dolaşıp her detayını incelemek, “oğlum adamlar yapıyor” cümlesini tam yerinde kullanmak da gerekir. Yetmez ama evet diyorsanız, içine de girebilir, tepesine de çıkabilirsiniz. Lakin bu noktada işler biraz çekilmez bir hal aldığı için ısrar etmeyeceğiz, çünkü ne zaman giderseniz gidin çılgın bir sıra ile karşılaşma ihtimaliniz oldukça yüksek. Üstelik bilet almak için ayrı, yukarı çıkmak için ayrı, tepeye çıkmak için ayrı bir sıradan bahsediyoruz. Fakat korkmayın, siz muhteşem OitheBlog okurları bunun da üstesinden gelebilir, çünkü <a href="http://www.ticketone.it/biglietti.html?affiliate=ITT&amp;kuid=464899&amp;action=tickets&amp;doc=artistPages/tickets&amp;fun=artist&amp;language=en" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şu siteden</a> biletlerinizi önceden alabilir  ve kendinizi kuyruk bekleme derdinden kurtarabilirsiniz. Fiyatlar da orada mevcut Rica ederiz. Aa lütfen…Biz teşekkür ederiz, o sizin güzelliğiniz.</p>
<p>-Adres: Piazza del Duomo</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7073.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5758" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7073.jpg" alt="Milano Alışveriş" width="638" height="425" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7073.jpg 3829w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7073-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7073-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7073-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a><br />
Galleria Vittorio Emanuele II</strong></h5>
<p>Hazır Milano Katedrali’nin oraya kadar gelmişken, meydanın tam orta yerinde durup katedrali arkanıza aldığınızda sağınıza doğru ilerlerseniz, dünyanın en eski alışveriş merkezlerinden biri olarak bilinen Galleria Vittorio Emanuele’i göreceksiniz. Zaten Milano’ya burasıyla ilgili hiçbir şey bilmeden gitseniz bile o kadar güzel bir yapı karşısında kayıtsız kalamayacağınız için çok yüksek ihtimalle merak edip girecektiniz, orası ayrı. İçeride hem ünlü mağazalar, hem de turistik restoranlar ve kafeler bulabilirsiniz. Oralarda oturmanız ya da alışveriş yapmanız konusunda ısrar etmeyeceğiz ama, burada birkaç fotoğraf çekmeden dönmemenizi rica edeceğiz. Çünkü öyle güzel bir mimarisi var ki, alışveriş merkezi düşmanları olarak her alışveriş merkezini bu güzellik ve ihtişamda inşa etmeye davet ediyoruz! Tavanları ve yerleri de incelemeyi unutmayınız efenim.</p>
<p>-Adres: Piazza del Duomo</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7328.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5771" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7328.jpg" alt="Son Akşam Yemeği" width="639" height="433" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7328.jpg 3822w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7328-300x203.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7328-1024x694.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7328-210x142.jpg 210w" sizes="(max-width: 639px) 100vw, 639px" /></a><br />
Santa Maria delle Grazie</strong></h5>
<p><strong>Leonardo da Vinci</strong>’nin en ünlü eserlerinden biri olan <strong>“Son Akşam Yemeği”</strong> ile ilgili aslında hiçbir şey bilmediğimizi Milano sayesinde keşfetmiş olduk ve itiraf etmekten çekinmeyeceğiz. Biz taa Milano’ya gidip Santa Maria delle Grazie Kilisesi’nin içindeki yemekhanenin duvarında bu eseri görene kadar eserin bir tablo olduğunu sanıyorduk. Lakin Da Vinci bu çalışmasını kilisenin duvarlarından birine yapmış. Üstelik tahmin ettiğimizden çok daha dev ebatlardaydı. Eserin hikayesini aşağı yukarı biliyorsunuzdur, İsa’nın çarmıha gerilmeden önce havarileri ile yediği son akşam yemeğini anlatıyor ve yine bildiğiniz üzere Da Vinci eserin içini bol bol imge ile doldurmuş. Zaten hakkında eserdeki bilmemkimi alıp bilmemnereye yerleştirirseniz ALLAH DİYE BAĞIRAN ASLAN ÇIKIYORMUŞ tadında 23423 tane falan teori var. Ayrıca ünlü ressam eseri çizerken kendi hazırladığı bir boya karışımını ve daha önce denenmemiş bir tekniği kullandığı için eser oldukça “hassas” bir durumda. Bu sebeple seneler boyunca ciddi anlamda yıpranmış, ancak bir şekilde günümüze kadar gelmeyi başarmış.</p>
<p>Son Akşam Yemeği’ni görebilmeniz için ÇOK önemli bir detay var. Buraya uzun bir süre önceden online bilet satın almanız gerekiyor. İtalya’daki bir takım sinsi turlar esere olan ilgiyi bildikleri için genellikle biletler satışa çıktığı gibi hepsini satın alıyorlar ve insanlar bilet bulamadıkları için sırf eseri görebilmek adına 60-70 Euro verip turlara katılmak durumunda kalıyorlar. Fakat biz kül yutmayız! Eğer Milano gezinizi uzun süre önceden planlamadıysanız da en azından aldıktan sonra her gün <a href="http://www.vivaticket.it/index.php?nvpg[evento]&amp;id_show=63954&amp;idt=744" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><strong>online bilet satın alabileceğiniz resmi siteyi</strong> </a>kontrol etmelisiniz ve şans eseri yer kapma umudunuzu kaybetmemelisiniz. Biz başardık, güç sizinle olsun.</p>
<p>-Adres: Piazza di Santa Maria delle Grazie</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7185.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5764" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7185.jpg" alt="Milano Gezi Rehberi" width="637" height="424" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7185.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7185-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7185-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7185-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 637px) 100vw, 637px" /></a><br />
Pinacoteca di Brera</strong></h5>
<p>Milano’da yapacak hiçbir şey yok öyle mi? Peki bu müzeleri kim gezecek arkadaşlar? Bu <strong>Raphael’in, Bellini’nin, Titian’ın, Caravaggio’nun</strong> eserlerini kim görecek? Sen mi büyüksün Milano’da gezilecek hiçbir şey yok diyen kişi? Ben büyüğüm ben, YAŞAR USTA. Tamam sakinleşiyoruz. Hazır sakinleşmişken, en efendi halimizle Milano’nun en iyi müzelerinden biri olan Pinacoteca di Brera’yı İngilizce audioguide’ımızı alıp uzun uzun geziyoruz. E hazır oraya kadar gitmişken binayı da keşfediyor, bahçesinde sanat öğrencilerinin arasına karışıyor, belki birilerine musallat olup “Draw Me Like One Of Your French Girls” diyerek insanları ürkütüyoruz. Şahane müze, şahane bina, kaçırmayınız.</p>
<p>-Adres: Via Brera 28</p>
<p>-Giriş ücreti: 10 Euro / Audioguide: 5 Euro</p>
<p>-Pinacoteca di Brera’nın bulunduğu binada aynı zamanda <strong>Biblioteca di Brera</strong>, yani Brera Kütüphanesi bulunuyor. İçeri girerken biraz sıkıntı çıkarıyorlar ve fotoğraf çekerken başınızda falan bekliyorlar ama, dırdırlarını idare edebilirseniz oldukça güzel bir kütüphane.</p>
<h5><strong>La Scala</strong></h5>
<p>La Scala İtalya’nın, hatta dünyanın en ünlü opera salonlarından biri. 1778 yılından beri aktif olarak kullanılıyor. Eğer burada opera izlemek niyetindeyseniz, ki bazen opera harici başka ilgi çekici etkinlikler de gerçekleşiyor, biletlerin oldukça pahalı olduğunu ve buna rağmen pek hızlı tükendiğini şimdiden söyleyelim. Eğer ilgi alanınız değilse ya da önceden bir bilet kapmayı başaramazsanız, Galleria Vittorio Emanuele’nin Duomo Meydanı’nın tam zıttı kapısından çıkarak buraya kolaylıkla ulaşabilir ve operayı görebilirsiniz.</p>
<p>-Adres: Via Filodrammatici 2</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7060.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5757" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7060.jpg" alt="Leonardo da Vinci" width="638" height="425" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7060.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7060-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7060-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7060-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a><br />
Museo del Novecento</strong></h5>
<p>Burası Milano Katedrali’nin hemen yanında yer alan, ve 20. yy sanatına adanmış bir müze. İçerideki eseler çoğunlukla İtalyan ya da İtalyan kökenli sanatçılara ait, dolayısıyla yeni lokal sanatçılarla tanışmak için şahane bir fırsat olabilir. Bunun dışında az sayıda da olsa <strong>Kandinsky, Picasso, Matisse, Klee ve Mondrian</strong> eseri görme şansı da yakalayabilirsiniz. Zaten ünlü sanatçıların eserlerini adeta “yalnızca bunlar için gelecek olan bir an önce baksın da gitsin” dermişçesine hemen müzenin girişine koymuşlar.</p>
<p>-Müzenin üst katlarından şahane bir Piazza Duomo ve katedral manzarası var.</p>
<p>-Adres: Via Marconi 1</p>
<p>-Giriş 5 Euro. Her gün 19:30’a kadar açık.</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7040.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5754" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7040.jpg" alt="Milano İtalya" width="638" height="425" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7040.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7040-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7040-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7040-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a><br />
Brera Bölgesi</strong></h5>
<p>Milano’nun her bölgesinin kendine has özellikleri var. Brera Bölgesi ise bunlar içinde bohem havasıyla, tatlı restoran ve kafeleriyle, lokal tasarımcılarıyla ön plana çıkanlardan. Öyle ki, bu bölgeyi dolandıktan, sokaklarında kaybolduktan sonra, şayet Milano’da yaşayacak olsaydık bu bölgede yaşamak isterdik düşüncesine kapıldık. Zaten merkeze yürüme mesafesinde oluşu ve tam bir gününüzü bu bölgede geçirseniz bile yapacak onlarca şey bulabileceğinizin garantisini veriyor olmamız nedeniyle konaklamak için de öncelikli olarak bu bölgeyi tercih etmeniz konusunda ısrarcıyız. Bu arada, Brera’da alışveriş ve yeme içme konusunda çok seçeneğiniz var. Hatta o kadar çok seçenek var ki tüm denemek istediğiniz mekanları bir geziye sığdıramayacağınızı anlayıp sinirlenme ihtimaliniz bile yüksek. (evet biz sinirlendik) Alışveriş kısmını aşağıda anlatacağız, yeme içme ipuçları için ise Milano yeme içme notlarımıza göz atmak iyi bir fikir olabilir.</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7248.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5768" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7248.jpg" alt="Navigli Milano" width="636" height="424" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7248.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7248-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7248-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7248-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 636px) 100vw, 636px" /></a><br />
Navigli Bölgesi</strong></h5>
<p>Deniz, göl, nehir fark etmez, su gördü mi hemen civarında yayılımcı bir politika izleyip etrafını kafeler ve restoranlarla doldurmayı seven bir tek Türkler değil. İtalyanlar da bu konuda en az bizim kadar hevesliler. Allahtan nargile kafe falan açmak yerine çok daha çekici fikirlerle geliyorlar. Neden konuya buradan giriş yaptık? Çünkü Navigli bölgesinin bu kadar popüler bir hale gelmiş olmasının ana sebebi, bölgede su kanallarının bulunması. Evet tamam, kanalların bazı bölgeleri biraz kurumuş ve ayvayı yemiş halde görünüyor ama, sonuç olarak güzel mimari ve kanalların etrafındaki kafe, restoran ve insan yoğunluğu burayı direkt olarak çekici kılmayı başarıyor. İtalyanlar özellikle aperativo (iş sonrası atıştırmalığı ve içkisi diyelim, yeme içme yazısında detaylandıracağız) için geliyorlar ve o saatlerde, yani 18:00-20:00 arası başlayan kalabalık, gecenin geç saatlerine kadar sürüyor. Şahane ortam, şahane gelenek!</p>
<p>-Kış döneminde hava durumundan mütevellit bölgenin bir tık daha boş olduğu görülebilir. Lakin doğru mekanların içine girerseniz ortalığın tıklım tıklım olduğunu görecek ve çok yüksek ihtimalle “heee, herkes burdaymış demek!” diyeceksiniz.</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7305.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5770" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7305.jpg" alt="Milano Sokak Sanatı" width="637" height="424" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7305.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7305-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7305-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7305-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 637px) 100vw, 637px" /></a><br />
Isola Bölgesi</strong></h5>
<p>Isola Bölgesi tam bir sonradan-hipster! Bundan bir süre öncesine kadar özellikle gençlerin pek uğramadığı, pek de ilgi görmeyen, kendi halinde bir bölgeymiş. -Belki de bu sebeple burası aynı zamanda Milano sokak sanatının en gelişmiş olduğu bölge- Günümüzde ise yepyeni tasarım binaların yükseldiği, yeni kafe ve barların açıldığı, sanatçıların ve gençlerin yaşamaya başladığı ya da yaşamak için heves ettiği bir bölgeye dönüşmüş. Henüz turistler tarafından pek de keşfedilmemiş bir bölge olduğu için buralara ayak basacak olursanız kendinizi bayağı özel hissedebilir, birkaç sene sonra “buralar eskiden bambaşkaydı….” konuşmaları falan yapabilirsiniz, çünkü Isola’yı tam gelişme sürecinde yakalamış olacaksınız.</p>
<p>&#8211;<strong>Isola</strong> ve <strong>Garibaldi</strong> istasyonlarını birbirine bağlayan tünelin içi komple sokak sanatı çalışmalarıyla dolu. Bizim gibi ilginizi çekiyorsa bi’ göz atabilirsiniz. Isola, Milano’nun sokak sanatı merkezi olduğu için burada pek çok farklı eserle de karşılaşmanız mümkün. Özellikle sokak sanatı konusunda Milano’nun en ünlü sanatçılarından biri olan <strong>Zibe</strong>’nin eserleri bölgenin dört bir yanında dağılmış durumda. Nokta atışı yapmak isterseniz direkt olarak <strong>Frida Bar</strong>’ın duvarındaki çalışmasına yönelebilirsiniz.</p>
<p>-Modern mimariye ilginiz varsa fütürist filmlerden fırlamış gibi görünen <strong>Bosco Verticale</strong> binalarına dışarıdan bir göz atabilirsiniz. Binada yer alan her dairenin dışında küçük çaplı bir “ormancık” yer aldığı için gerçekten çok güzel ve ilginç görünüyor.</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7227.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5765" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7227.jpg" alt="Milano Gezi Rehberi" width="638" height="425" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7227.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7227-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7227-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7227-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a><br />
Kısa Kısa..</strong></h5>
<p><strong>Castello Sforzesco: </strong>15. yy’dan kalma bir şato. İçinde birkaç farklı müze de bir arada yer alıyor. Hem şatoyu, hem de müzeleri gezebilirsiniz. Aynı zamanda içeride Michelengelo’nun önemli eserlerinden birinin yer aldığını da hatırlatalım.</p>
<p><strong>Basilica di Sant’Ambrogio:</strong> Mimari açıdan çok güzel bir bazilika. Yolunuz buralara düşerse, ki Son Akşam Yemeği’ni görmeye giderseniz düşecek, buraya da uğrayabilirsiniz.</p>
<p><strong>Parco Sempione: </strong>Şehir parkı. İstanbul’da doğru düzgün park olmadığı için özlem duyduğumuzdan mıdır bilinmez, biz güzel şehir parklarını çok kıskanıyoruz. E bu da onlardan biri, hava güzelse gidip çimlere bayılmadan olmaz. Gitmişken “Milano’nun kapısı” olarak bilinen <strong>Arco della Pace</strong>’yi de görmeyi unutmayın.</p>
<p><strong>Piazza Mercanti: </strong>Burası orta çağ döneminde şehrin kalbi kabul edilen bir meydan. Aynı zamanda günümüzde binalarının ve genel yapısının eski haline çok yakın bir şekilde muhafaza edilmiş olmasıyla da biliniyor. Biranızı, kahvenizi kapın, <strong>Palazzo Della Ragione</strong>’nin merdivenlerine oturun ve meydanın tadını çıkarın deriz!</p>
<p><strong>Colonne di San Lorenzo: </strong>San Lorenzo Bazilikası’nın hemen önünde yer alan Roma döneminden kalma, tarihi sütunlara verilen isim. Ancak burayı yazmamızın sebebi tarihi bir gezi gerçekleştirmenizden çok, hemen kolonların bulunduğu noktada yer alan meydanın özellikle yaz döneminde gençlerin doluştuğu ve içki içtiği, şenlikli, neşeli bir meydana dönüşüyor olması. Kışın biraz daha boş olduğu için biraz tuhaf bir kitlesi olduğunu da ekleyelim.</p>
<p><strong>Galleria d’Arte Moderna:</strong> İtalyan ve Avrupa sanatından 18-20. yüzyıl eserlerinin ağırlıklı olarak sergilendiği bir başka önemli müze. İçeride Gauguin, Cezanne,  Hayez, Manet, Van Gogh gibi ünlü sanatçıların eserlerini de görebilirsiniz.</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7297.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5769" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7297.jpg" alt="10 Corso Como Milano" width="638" height="425" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7297.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7297-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7297-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7297-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a><br />
Milano’da Alışveriş</strong></h5>
<p>Milano’da alışveriş zor zanaat. Çünkü seçenek çok, mağazalar şehrin farklı noktalarına dağılmış durumda ve tam anlamıyla bir moda başkenti olduğu için fiyatlar çoğunlukla yüksek. Burada oturup size yalnızca nerede Louis Vuitton var, nerede Chanel var anlatmanın bir alemi yok diye düşünüyoruz. (ki her yerde var zaten, istemeseniz de karşınıza çıkacak) Açıkçası şehre ilk gidişimiz olduğu için pek de alışveriş odaklı gezdiğimiz söylenemez. Ancak yine de karşılaştığımız ve hoşumuza giden birkaç mekan önermeden geçmeyelim. Sonuçta Milano Gezi Rehberi yazıyoruz, böyle bir şehirde alışverişi es geçmek olmaz.</p>
<p><strong>10 Corso Como:</strong> Hem bir şeyler yemeye içmeye gidebileceğiniz, hem de birçok tasarımcının ürününü bir arada bulabileceğiniz bir mekan. Zaten genellikle ünlülerin, bloggerların ve modayla ilişkilendirebileceğiniz her türden insanın akınına uğruyor. Siz sormadan söyleyelim, evet bayağı pahalı. O yüzden sinsilik yapıp daha eski sezon ürünlerini satan 10 Corso Como Outlet’e gidebilirsiniz. Via Enrico Tazzoli 3’te yer alıyor. (sinsilik in the houseeee)</p>
<p><strong>Vintage Delirium by Franco Jacassi: </strong>Hem vintage olsun, hem tasarım olsun diyorsanız kesinlikle şehirdeki en ünlülerden biri. Ama çok şey almak istiyorsanız varınızı yoğunuzu buraya dökmeniz gerekebilir tabii, orası ayrı.</p>
<p><strong>Serendeepity:</strong> Plaklara ilginiz varsa sizi çok mutlu edecek bir dükkan. İkinci el plaklar da mevcut.</p>
<p><strong>la Rinascente: </strong>Burası da birçok farklı markayı bir arada bulabileceğiniz bir department store. Ancak uyduruk bir şey düşünmeyin, içeride Urban Outfitters ve onların familyasından birçok marka da mevcut ve orijinal parçalar çıkabiliyor.</p>
<p><strong>Kusmi Tea Shop:</strong> Bizim pek sevdiğimiz ve evimize de sık sık aldığımız Kusmi Tea’nin birçok çeşidini bir arada bulabileceğiniz dükkanı. Çay seviyorsanız eminiz ki hoşunuza gidecektir.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2016/03/02/milano-gezi-rehberi-bildiginiz-italyadan-biraz-farkli/">Milano Gezi Rehberi: Bildiğiniz İtalya’dan Biraz Farklı</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2016/03/02/milano-gezi-rehberi-bildiginiz-italyadan-biraz-farkli/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>16</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Milano&#8217;da Yaşam: Modadan Başka Şeyler de Varmış</title>
		<link>https://oitheblog.com/2014/08/05/milano-modadan-baska-seyler-de-varmis/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2014/08/05/milano-modadan-baska-seyler-de-varmis/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 05 Aug 2014 12:27:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İTALYA]]></category>
		<category><![CDATA[MİLANO]]></category>
		<category><![CDATA[RÖPORTAJ]]></category>
		<category><![CDATA[chiara ferragni]]></category>
		<category><![CDATA[floransa]]></category>
		<category><![CDATA[italay gezilecek yerler]]></category>
		<category><![CDATA[İtalya]]></category>
		<category><![CDATA[italya eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[italya gece hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[italya geci rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[İtalya Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[italya üniversite]]></category>
		<category><![CDATA[italya'da okumak]]></category>
		<category><![CDATA[italya'da yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[italya'da yaşamak]]></category>
		<category><![CDATA[last supper milano]]></category>
		<category><![CDATA[milano]]></category>
		<category><![CDATA[milano alışveriş]]></category>
		<category><![CDATA[milano eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[milano gece hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[milano gezi notları]]></category>
		<category><![CDATA[milano gezi rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[milano gezilecek yerler]]></category>
		<category><![CDATA[milano görülecek yerler]]></category>
		<category><![CDATA[milano italya]]></category>
		<category><![CDATA[milano moda]]></category>
		<category><![CDATA[milano nerede]]></category>
		<category><![CDATA[milano seyahat]]></category>
		<category><![CDATA[milano üniversite]]></category>
		<category><![CDATA[milano üniversiteleri]]></category>
		<category><![CDATA[milano'da okumak]]></category>
		<category><![CDATA[milano'da yaşamak]]></category>
		<category><![CDATA[napoli]]></category>
		<category><![CDATA[roma]]></category>
		<category><![CDATA[son akşam yemeği milano]]></category>
		<category><![CDATA[son akşam yemeği nerede]]></category>
		<category><![CDATA[venedik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=2938</guid>

					<description><![CDATA[<p>Milano&#8217;da Yaşam deyince aklınıza modayla ilgili bir takım şeyler, &#8220;Last Supper&#8221; ya da Instagram’da takip ederken kıskançlıktan yerin dibine girdiğimiz...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2014/08/05/milano-modadan-baska-seyler-de-varmis/">Milano&#8217;da Yaşam: Modadan Başka Şeyler de Varmış</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Milano&#8217;da Yaşam deyince aklınıza modayla ilgili bir takım şeyler, &#8220;Last Supper&#8221; ya da Instagram’da takip ederken kıskançlıktan yerin dibine girdiğimiz Chiara Ferragni bile gelebilir. Bizim de geliyor merak etmeyin. Ancak bunun dışında Milano’da neler dönüyormuş merak edenler, orada okumayı ya da yaşamayı düşünenler için yeni bir röportajımız var. <strong>Nisan Selay Özçelik</strong> tam 8 yıldır yurtdışında eğitim alıyor. Lise 1’den sonra taa uzaklara, Kanada’ya kadar gidiyor ve birkaç yılını orada yaşayarak geçiriyor. Sonrasında ise Türkiye’ye ve ailesine biraz daha yakın olmak adına Avrupa’da karar kılarak Milano’yu tercih ediyor. Kendileri oldukça canayakın ve sempatik, o yüzden öyle “ay burası çok medeni çok farklııı…..” tadında samimiyetsiz cevaplar vermedi, baya ne yaşayıp görüyorsa onu anlattı, içten üslubuyla bizi de mesut etti. Okuması da sizden.</p>
<p>Başlamadan gelen not:<a href="http://oitheblog.com/2016/03/02/milano-gezi-rehberi-bildiginiz-italyadan-biraz-farkli/" target="_blank"> Milano Gezi Rehberi&#8217;miz </a>de sizi bekler.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/07/milano-görülecek-yerler.png"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-2941" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/07/milano-görülecek-yerler.png" alt="milano-görülecek-yerler" width="637" height="442" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/07/milano-görülecek-yerler.png 1655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/07/milano-görülecek-yerler-300x208.png 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/07/milano-görülecek-yerler-1024x710.png 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/07/milano-görülecek-yerler-210x145.png 210w" sizes="(max-width: 637px) 100vw, 637px" /></a><br />
Neden Milano’yu tercih ettin? Okul/İş?</strong></p>
<p>Üniversite eğitimimi Avrupa’da, fakat anadili İngilizce olmayan bir yerde almak istedim. İtalya’da en iyi ve dünyaca tanınan üniversitelerin bulunduğu, aynı anda da en enerjik ve uluslararası çevreye sahip şehir olduğundan Milano’yu tercih ettim.</p>
<p><strong>Hangi okulda, hangi bölümü okuyorsun? Kararından memnun musun, bir daha olsa yine bu okulu tercih ederdim gibi bir düşüncen var mı?</strong></p>
<p>İlk olarak Milano Katolik Üniversitesi’nde uluslararası ilişkiler okumaya başladım. Lakin ilk senemden sonra bıraktım ve Milano Üniversitesi’ne başladım. Şu anda İtalyanca olarak organizasyon ve insan kaynakları okuyorum. Kapsamlı ve genel bir bölüm olduğundan Türkiye’de önümü açacağını düşündüğüm için bu bölüme başladım. Katolik üniversitesi ve Milano Devlet Üniversitesi işleyişleri çok farklı olduğu için kararımdan memnunum. Katolik üniversitesinde aynı dersleri tüm sene aynı anda alırken, Statale dediğimiz şehir devlet üniversitelerinde 3 ayrı sömestrda farklı dersler alıyoruz. Dersleri dönem sonlarında bitirip yeni derslerle daha düzenli bir eğitim yılı yaşıyoruz.</p>
<p><strong>Peki aynı düşünce İtalya ve Milano için geçerli mi? Sence yaşamak için ideal bir bölge mi?</strong></p>
<p>Bir şehide okumak ve aslında orada kalıcı olmayacağını bilmek ayrı bir şey. Sürekli yaşaması gerekirse insanı depresyonlara da sürükleyebilir, kendi çevresinde düzenli bir hayat da yaşatabilir Milano. Her ne kadar gri, yağmurlu, denizsiz de olsa, haftanın her günü gerçekleşen çeşitli etkinlikleri, spor salonları ve ulaşım rahatlığı ile bir şekilde dinamik bir hayat yaşayabileceğiniz bir yer burası.</p>
<p>İstanbul gibi bir şehirde bir kez yaşadıysanız, geriye dünya üzerinde sizi tatmin edecek pek de fazla şehir kalmıyor. Bu yüzden güzelliği dışında ritmine de alıştıran bu şehirden sonra yaşadığım yerleri hep hareketlilik seviyelerine göre seçtim. Bu sebeple Genova veya Bologna&#8217;da değil de Milano’dayım. Üstelik buranın göz ardı edilemeyecek başka avantajları da var. Öncelikle günü öldüren trafik gibi bir sorununuz yok. Şehir içinde oturuyorsanız bisiklet veya toplu taşıma araçlarıyla kısa sürede işinize, okulunuza veya buluşma noktanıza varabiliyorsunuz Bir randevudan yarım saat kadar evvel çıkabilme özgürlüğü insanın hayat kalitesini yükseltip, stresi azaltıyor.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/07/Milan_Galleria.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-2940" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/07/Milan_Galleria.jpg" alt="Milan_Galleria" width="636" height="477" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/07/Milan_Galleria.jpg 1600w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/07/Milan_Galleria-300x225.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/07/Milan_Galleria-1024x768.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/07/Milan_Galleria-210x157.jpg 210w" sizes="(max-width: 636px) 100vw, 636px" /></a><br />
Yaşam koşulları pahalı mı? Yeme-içme, kira, ulaşım gibi konulara nasıl bir çözüm getirdin, Türkiye’ye kıyasla çok büyük fark var mı?</strong></p>
<p>Eğer ek bir iş yapmıyor, benim gibi aile bütçesiyle okuyorsanız, oldukça pahalı bir yer. Çünkü buraya kıyasla bizim paramızın değeri düşük, ve bildiğiniz gibi euro’ya çevirdiğiniz anda çok komik meblağlara dönüşüyor. Özellikle kira açısından Avrupa’nın en pahalı şehirlerden biri denilebilir. Çok küçük ve eski evlere büyük kiralar isteniyor. Biz genelde evde yemek yapıyoruz, ancak market alışverişleri de ekstra pahalı Türkiye&#8217;ye oranla. Bazen dışarıda yemek daha ekonomik bile olabiliyor!</p>
<p>Ara sıra biz Türk öğrenciler olarak fuarlarda veya Türkiye&#8217;den iş için gelmiş kişilere tercümanlık yapıyoruz. Az denk gelse de çok karlı bir iş öğrenciler için. Belki o şekilde bu gibi masrafları aşabilmek konusunda dönemsel bir çözüm üretilebilir.</p>
<p><strong>Milano insanların gözünde moda ile özdeşleşmiş durumda? Şehirde yaşamak bunu daha da hissedilir hale getiriyor mu, yoksa abartılan bir durum mu?</strong></p>
<p>Moda okuyan veya tasarım işleriyle uğraşan insanlar için ne kadar modanın başkentidir bilemem ama benim için bir Paris veya Londra değil. Tarzını giyimini beğenebileceğiniz çok fazla insan da olmuyor sokaklarda açıkçası. Belli başlı sokaklar ve mekanlar haricinde tabi. Orta yaş üzeri insanların bu konuya daha çok önem verdiği kesin. Gençler bazen çok korkunç ve fi tarihinden kalma tarzda kıyafetler giyerek sizi şaşırtabiliyorlar. Alışveriş ve markalar adına evet çok önemli bir pazar, ama sokaklar bunu her zaman yansıtmıyor. Bence dışarıdan biraz abartılıyor. İçinde olunca durum değişiyor.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/08/milano1.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-2944" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/08/milano1.jpg" alt="milano1" width="638" height="408" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/08/milano1.jpg 3984w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/08/milano1-300x191.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/08/milano1-1024x653.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/08/milano1-210x134.jpg 210w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a><br />
Sence Milano, gerçekten İtalya’yı yansıtan bir şehir mi? Bir turist için ziyaret etmek açısından doğru noktanın Milano olduğunu söyleyebilir misin?</strong></p>
<p>Milano daha çok sanayi ve alışveriş şehri olsa da, içinde tabi ki görülmesi gereken pek çok önemli şey de bulunuyor. Mesela burası &#8221;<strong>Last Supper</strong>&#8221;in bulunduğu şehir. Ayrıca çok sayıda önemli kilise ve müze barındırıyor içinde. Tabi Kuzey İtalya yaşantısını tam anlamıyla tanıyabileceğiniz bir şehir olduğu da söylenebilir.</p>
<p>İtalya bir bütün olarak gezilmeli gibi geliyor bana. Ben Milano&#8217;yu Floransa, Venedik, Roma veya Napoli ile karşılaştıramam. Hepsinin ayrı ayrı görülmesi gereken kendine has yapıları, eserleri, yaşanmışlıkları var.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/07/Santa_Maria_delle_Grazie_Milan_2013.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-2942" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/07/Santa_Maria_delle_Grazie_Milan_2013.jpg" alt="Santa_Maria_delle_Grazie_Milan_2013" width="636" height="344" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/07/Santa_Maria_delle_Grazie_Milan_2013.jpg 2422w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/07/Santa_Maria_delle_Grazie_Milan_2013-300x162.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/07/Santa_Maria_delle_Grazie_Milan_2013-1024x553.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/07/Santa_Maria_delle_Grazie_Milan_2013-210x113.jpg 210w" sizes="(max-width: 636px) 100vw, 636px" /></a><br />
Kültürel açıdan ne gibi farklar var? “Ben burada ne yapıyorum?” dediğin anlar, tuhaf anıların, oldu mu?</strong></p>
<p>Yurtdışına 16 yaşında çıkıp o zamandan beri ailemden uzak bir şekilde farklı kültürler içerisinde yaşadığım için bana çok tuhaf gelen şeylerle karşılaşmadım açıkçası. Ancak güneye indikçe ısınan tek şey havaların derecesi değil tabii. İnsanların size yaklaşımı da aynı şekilde daha sıcak ve samimi oluyor. Kuzey İtalya ve özellikle &#8216;<strong>Milanese&#8217;</strong> diye adlandırılan Milanolu insanlar, batılılaşmanın ve benmerkezciliğin uygulamalı örnekleri denilebilir. Gerekmedikçe kimsenin kimseye yardım etmediği, kurallara her daim uyulan, hafif robotumsu bir yaşantı. Orada yaşadıkça sizde öyle olmaya başlıyor ve bunu sevmeye başlıyorsunuz açıkçası. Belki de bu yüzden artık bana tuhaf gelmiyor.</p>
<p><strong>Milano’da sıradan bir gün nasıl geçiyor? Orada bulunduğun aktiviteler ve gün akışın Türkiye’dekine benzer mi? Bize biraz detaylandırabilir misin?</strong></p>
<p>Okulum şehir merkezinde olduğu için ders sonrası, sevdiğim sanatçıların sergilerine gidiyorum. Bu hem aktivite hem de terapi oluyor sanatsever biriyseniz. Eve giderken tramvaya binmek yerine hava güzelse yürümeyi tercih ediyorum ve vitrinleri gözlemleyerek evime veya arkadaşlarımın yanlarına doğru yürüyorum.</p>
<p>Üniversitelerde büyük kampüsler olmadığı için genelde öğrenciler ders saatleri dışında okulda bulunmuyor. Yemek yapmaya üşenip restorana da gidesimiz yok ise, akşamları 6 ve 9 arasında olan happy hour’lara gidip hem yemek yiyip hem zaman geçiriyoruz.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/08/milano_brera.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-2945" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/08/milano_brera.jpg" alt="milano_brera" width="600" height="320" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/08/milano_brera.jpg 600w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/08/milano_brera-300x160.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/08/milano_brera-210x112.jpg 210w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></a><br />
Milano gece hayatı ve etkinlik açısından aktif bir şehir mi? Yoksa Avrupa’nın bazı yerlerinde olduğu gibi hayat erkenden bitiyor mu?</strong></p>
<p>Gece hayatının erkenden bitmesi gibi bir durum söz konusu değil. Ayrıca sabahlara kadar süren after party ve house partyler de oluyor. Ama gece hayatı denince benim açımdan konu yeniden İstanbul sonrası tatminsizliğe giriyor. İstanbul’un gece hayatına yakın bir hayat yok. Daha az konforlu ve salaş bir gece hayatı var. Bu durum da sizi yavaş yavaş gece hayatından koparıyor.</p>
<p><strong>Son olarak, buralara kadar gelmişken denemeden/görmeden dönmeyin diyebileceğin şeyler var mı? Bize birkaç ipucu verebilir misin?</strong></p>
<p><strong>Brera</strong> bölgesindeki mağazalar, sanat galeriler, gezilip kahve içilmeli. İtalyan yemekleri <strong>dışında Japon mutfağı</strong> da denenmeli kesinlikle. <strong>Corso di Ticinese</strong> bölgesinde butikler, vintage magazalar gezilip, barlarda zaman geçirilmeli.</p>
<p>Milano Katedrali yanında ikamet eden <strong>Novecento Müzesi</strong> ve <strong>Palazzo Reale</strong>&#8216;deki sergiler gezilmeli.</p>
<p>Yaz ayları dışında her cuma <strong>Santa Tecla</strong> adında (bazen mekan değişebiliyor) bir kulüpte yapılan <strong>Punks Wear Prada</strong> partisine gidilip birçok farklı insanla tanışıp eğlenilebilir.</p>
<p>Trene atlayıp 5 euroya hemen <strong>Como Gölü</strong>’ne geçip bir göl havası alınabilir, çünkü gri yapılar sizin enerjinizi alabilir:)</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2014/08/05/milano-modadan-baska-seyler-de-varmis/">Milano&#8217;da Yaşam: Modadan Başka Şeyler de Varmış</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2014/08/05/milano-modadan-baska-seyler-de-varmis/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
