<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Berlin Kreuzberg | OitheBlog</title>
	<atom:link href="https://oitheblog.com/tag/berlin-kreuzberg/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oitheblog.com/tag/berlin-kreuzberg/</link>
	<description>Gerçekten faydalı bir seyahat blogu</description>
	<lastBuildDate>Fri, 13 Feb 2026 10:48:33 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.1.9</generator>

<image>
	<url>https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/cropped-logo-32x32.png</url>
	<title>Berlin Kreuzberg | OitheBlog</title>
	<link>https://oitheblog.com/tag/berlin-kreuzberg/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Alternatif Berlin Gezi Rehberi: Almanlar Eğlenince Biz de Eğlenmiş Sayıldık</title>
		<link>https://oitheblog.com/2016/03/18/alternatif-berlin-gezi-rehberi/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2016/03/18/alternatif-berlin-gezi-rehberi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 17 Mar 2016 23:54:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ALMANYA]]></category>
		<category><![CDATA[BERLİN]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya Gezi Notları]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya'da Gezilecek Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya'da Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Alternatif Berlin Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin Barları]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin Gece Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin Gezi Notları]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin Gezisi Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin Kreuzberg]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin Neukölln Bölgesi]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin Notları]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin Yeme İçme Notları]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin Yeme İçme Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin'da Gezilecek Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[berlin'de yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin'in En İyi Restoranları]]></category>
		<category><![CDATA[Kreuzberg Bölgesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=5912</guid>

					<description><![CDATA[<p>Berlin’i çok seven, sevmeyenleri uyaran, uyarmamıza rağmen sevmeyenleri dışlayan bir ekip olarak izninizle iddialı bir açıklama ile giriş yapmak istiyoruz:...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2016/03/18/alternatif-berlin-gezi-rehberi/">Alternatif Berlin Gezi Rehberi: Almanlar Eğlenince Biz de Eğlenmiş Sayıldık</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7937.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5896" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7937.jpg" alt="Berlin Gezi Rehberi" width="638" height="425" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7937.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7937-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7937-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7937-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a><br />
Berlin’i çok seven, sevmeyenleri uyaran, uyarmamıza rağmen sevmeyenleri dışlayan bir ekip olarak izninizle iddialı bir açıklama ile giriş yapmak istiyoruz: Berlin güzel bir şehir değil. Hiç boşuna kızmayın, görsel açıdan adamı çıldırma noktasına getirecek bir sürü Avrupa şehri varken Berlin’e güzel demek gerçekten anlamsız olur. Tabii ki istisnalar, bazı muhteşem olan versiyonları hariç tüm duvarlar karalanmış durumda, çoğu mevsimi kasvetli ve açıkçası beton yığınları resmen üstünüze üstünüze geliyor. Fakat bu Berlin’i çok sevmeye, bağrınıza basmaya engel mi? Asla! Berlin’in bir ruhu var, Berlin’in bir karakteri var, Berlin soru sormaz, Berlin sorgulamaz, Berlin sizi anlar, siz Berlin’i anlamazsınız ama anlamaya çalışırken bayağı keyif alır, kendisiyle ilişki durumunuzu “it’s complicated” olarak belirler ama kendisinden bir türlü kopamazsınız. Berlin, sizin bittiğine üzülmenize engel olamadığınız eğlenceli ama kırıcı ilişkiniz, arkasından “biz onunla çok eğleniyorduk ama iyi bir insan değildi sanırım” diye düşündüğünüz arkadaşınız gibidir. Berlin sizi asla terk etmez, kafanızda bir yerde durmaya devam eder, arada bir hatırlayıp özlersiniz ve en önemlisi elinizde olsa hemen geri dönersiniz. Hal böyle olunca, bunca alternatifin, bunca çeşitliliğin ve bu denli canlı bir hayatın olduğu şehir için alternatif bir Berlin gezi rehberi yazmadan geçmek olmazdı! Gelin bakın, şehri biraz daha seveceğinizin garantisini veriyoruz.</p>
<p><strong>***Başlamadan gelen önemli not: </strong>Bu gezinin ardından 2 kez daha Berlin&#8217;e gittik ve tabii ki yeni rehberler hazırladık, dolayısıyla <a href="https://oitheblog.com/category/almanya/berlin/" target="_blank" rel="noopener"><strong>şuradaki en güncel Berlin rehberlerimize de mutlaka bakmanızı öneririz.</strong></a> Berlin gezimizi direkt izlemek isterseniz o zaman sizi <strong><a href="https://www.instagram.com/oitheblog/" target="_blank" rel="noopener">Instagram&#8217;daki</a> sabit Berlin hikayelerimize bekliyoruz, birkaç farklı sabit story var, gözden kaçmasın</strong><strong>. </strong></p>
<p>*Başlamadan gelen son not, <strong>yurt dışında internet kullanımı</strong> için bir e-sim uygulaması olan <strong><a href="https://airalo.pxf.io/3evb7M" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Airalo’yu</a></strong> önerebiliriz, bize sık sık sorulan bir konu olduğu için söz etmeden geçmek istemedik. Biz böyle bir gelişme olduğundan beri neredeyse tüm gezilerimizde bu yöntemle internete erişim sağlıyoruz. Operatörlerin paket ücretlerinden çok daha makul bir fiyata denk geliyor ve ne kadar süre, ne kadar kullanıma ihtiyaç duyacağınıza göre istediğiniz paketi seçebiliyorsunuz. Uygulama ve fiyatlara göz atmak isterseniz <strong><a href="https://airalo.pxf.io/3evb7M" target="_blank" rel="noreferrer noopener">şuraya tık tık.</a></strong></p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_8071.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5909" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_8071.jpg" alt="Berlin Gezi Rehberi" width="638" height="425" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_8071.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_8071-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_8071-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_8071-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a><br />
Berlin’de Nereyi Gezelim Görelim?</strong></h5>
<p><a href="http://oitheblog.com/2013/10/24/berlin-gezilecek-yerler/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Berlin gezi rehberi</a> yazımızda da anlattığımız üzere bu şehirde gezip görecek yer çok. Ancak bizce işin asıl kısmı turistlik görevlerinizi yerine getirip ana yerleri ziyaret ettikten sonra başlıyor. Berlin tam anlamıyla ruhu olan bir şehir olduğu için bu şehri tanımak yalnızca katedral görüp alışveriş caddesi gezmekten ibaret değil. (aslına bakarsanız bunu her şehir için söyleyebiliriz, orası ayrı mesele) Gerçekten arka sokaklarına dalmanız, “buraya kim gider ulan” dediğiniz yerlerine girip beklenmedik güzelliklerle karşılaşarak kendinizi şehrin ritmine kaptırmanız gerekiyor. Aşağıda anlatacağımız yerler çoğunlukla insanların Berlin’e ilk gidişlerinde koştur koştur gezdikleri yerler değil, ancak bizce çoğu o kategoriye eklenebilecek güzellikte. İkinci gidişinize mi saklarsınız yoksa bazılarını listenizin başına mı eklersiniz bilmiyoruz, biz önerilerimizi verip kararı size bırakalım.</p>
<p><strong>Konaklama konusu için <a href="https://oitheblog.com/2022/04/04/2022-berlin-gezisi-notlari/" target="_blank" rel="noopener">şuradaki daha güncel rehberimize</a> bakmanızı öneririz</strong>, o konuya bu rehberde girmiyoruz.</p>
<h5><strong><br />
Sammlung Hoffmann Sanat Koleksiyonu</strong></h5>
<p>Erika ve Roff Hoffmann’ın kişisel sanat koleksiyonundan oluşan Hoffman Sanat Koleksiyonu, şehirde gezebileceğiniz oldukça özel galerilerden biri. Roff Hoffmann maalesef hayatını kaybetmiş, ancak Bayan Hoffmann hala hayatta ve kendisiyle turunuz esnasında karşılaşıp tanışabilme şansınız da oluyor. Bayan Hoffmann demek bize de garip geliyor ama kendisini görseniz siz de öyle hitap edersiniz, pek havalı biri. Neyse. Burada gerçekleştireceğiniz turu kendi başınıza yapabilme imkanınız yok, rehberli turlara katılmak durumundasınız. Andy Warhol, Franz West gibi ünlü sanatçıların eserlerini görebilme imkanı tanıyan koleksiyonu bu işlere hakim biri ile gezmek tabii ki çok daha keyifli oluyor. Sadece girişteki kadının hiç durmadan gülümseyen ama aslında dolabında balta koleksiyonu olan bir psikopat olduğundan şüpheleniyoruz, ona dikkat edin. Bu arada içinde gezeceğiniz şahane bina aynı zamanda Erika Hanımcığımızım yaşam alanı olduğu için koleksiyonu gezerken ayağınıza saçma sapan bir şeyler takmanız da gerekiyor, yadırgamayınız. (bu cümlenin vurgusu oranın aynı zamanda bir ev olması)</p>
<p>-Adres: Sophienstrasse 21</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7879.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5891" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7879.jpg" alt="Berlin Gezi Rehberi" width="638" height="425" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7879.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7879-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7879-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7879-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a><br />
C/O Berlin</strong></h5>
<p>Fotoğraf odaklı sergileri gezmekten keyif alıyorsanız çok sevme garantisi verebileceğimiz galeriler kontenjanından C/O Berlin, Amerika Haus’un içinde yer alıyor. Gitmeden önce web sitelerinden özellikle dönemsel sergileri kontrol etmekte ve eserlerini göreceğiniz sanatçı ile ilgili ön bilgi edinmekte fayda var, gerçekten orijinal şeylere denk gelebiliyorsunuz. Eğer rehberli turla ilgileniyorsanız Cumartesi ve Pazar günleri mevcut, ancak sanıyoruz yalnızca Almanca olarak gerçekleştiriliyor ki gördüğünüz gibi ön bilgi edinip gitmek bu noktada daha da anlam kazanıyor.</p>
<p>-Adres: Hardenbergstrasse 22-24</p>
<p>-Her gün 11:00 – 20:00 arası açık</p>
<h5><strong><br />
Topography of Terror</strong></h5>
<p>Berlin ve yakın tarih inanılmaz iç içe olduğu için daha alternatif bir geziye giriştiğinizde bile 2. Dünya Savaşı bağlantılı konulara kontrolsüzce sürükleniyorsunuz. Topography of Terror, 1933-1945 yılları arasında Nazi subayları tarafından ana merkez olarak kullanılmış bir bina ve çevresinde yer alan bir tarih müzesi. Sürecin nasıl geliştiğine, partinin nasıl örgütlendiğine, ne şekilde ilerlediklerine dair birçok bilgi edinebiliyor ve insanoğlundan bir kez daha tiksiniyorsunuz. Aynı zamanda Berlin Duvarı’ndan kalıntılar görebilmeniz de mümkün. Müzenin girişi ücretsiz. Evet inanılmaz moral bozan ve adama dünya düzenini 1000 kez daha sorgulatan bir müze, ancak bizce kesinlikle ziyaret edilmeli.</p>
<p>-Adres: Niederkirchnerstrasse 8</p>
<h5><strong><br />
Berlinische Galerie – Museum of Modern Art</strong></h5>
<p>Berlin gibi bir şehirde modern sanat odaklı bir müze olmaması resmen ayıp olurdu. Zaten şehirde belli bir saatten sonra gördüğünüz manzaraları alıp bir mekanın içine yerleştirseniz ve başına da birkaç inceleyen insan koysanız çok yüksek ihtimalle “performans sanatı” olarak adlandırılırdı. Berlinische Galerie, henüz haberdar olmadığınız ancak tanışmaktan mutluluk duyacağınız yeni Alman sanatçılar keşfetmek için tam bir nokta atışı. Bu arada ana sergi ile birlikte <a href="http://www.berlinischegalerie.de/en/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şuradan</a> dönemsel sergilere de göz atmayı unutmayın deriz, güzel işlere denk gelebiliyorsunuz.</p>
<p>-Adres: Alte Jakobstrasse 124-128</p>
<p>-10:00-18:00 arası açık, Salı kapalı, giriş 8 Euro.</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7832.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5888" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7832.jpg" alt="Kreuzberg Berlin" width="638" height="425" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7832.jpg 3819w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7832-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7832-1024x682.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7832-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a><br />
Kreuzberg Bölgesi</strong></h5>
<p>Berlin’e farklı dönemlerde ayak basmış kişilere “Kreuzberg nasıl bir yer?” sorusunu soracak olsanız her birinden farklı cevap alırsınız. Birkaç sene önce Kreuzberg’e yolu düşmüş biri size “Küçük İstanbul” tanımlamasıyla gelebilir, Almanca tek bir tabela bile göremeyeceğiniz ya da sokakta çekirdek çitleyen ya da aşağı “BERAAAT YEMEK HAZIIIR” diye bağıran Türk kökenine %100 bağlı kalmış teyze ve amcalardan bol bir şey olmadığını söyleyebilir. Yakın zamanda gitmiş biri ise size son derece kozmopolit, gece hayatının yoğunlaştığı, 3. dalga kahveciler ve yeni yeni mekanların etrafı sardığı bir ortamdan bahsedebilir. Hangisi doğru diye soracak olursanız ikisi de baştan aşağı doğru efendim! Kreuzberg bu dönem itibarıyla inanılmaz popüler, inanılmaz canlı. Ancak aynı zamanda şehrin Türk popülasyonunun en yoğun olduğu bölümü. Bar, yanında cami, yanında dönerci, yanında burgerci, yanında kahveci şeklinde yan yana dizilmiş birbiriyle konsept olarak müthiş alakasız birçok mekanı görünce siz de ne demek istediğimizi tam olarak anlayacaksınız. Zaten dev “Kreuzberg Merkezi”  yazısını gördüğünüzde sizin için de işler iyice netleşecek. Sonuç olarak burası Berlin’de alternatif bir gezi gerçekleştirmek istediğiniz takdirde en çok vakit geçireceğiniz bölgelerden biri olacak ve eminiz ki siz de bizim gibi bu acayip karmaşaya anlamlandıramadığınız bir hayranlık duyacaksınız. Zaten yazdığımız mekan önerilerinin birçoğu da Kreuzberg ve civarında yer alıyor.</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7989.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5903" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7989.jpg" alt="Berlin" width="638" height="425" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7989.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7989-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7989-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7989-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a><br />
Neukölln Bölgesi</strong></h5>
<p>Neukölln de aslında teknik olarak Kreuzberg’in bir başka versiyonu. Yalnızca Kreuzberg kadar hızlı bir değişim yaşamadığı için bir tık daha az popüler olduğunu söyleyebiliriz. (güncel rehberlerimize bakmanızın bu noktada faydası olacaktır, çünkü durum değişti gibi) Fakat burası da tıpkı Kreuzberg gibi Türklerin yoğun olduğu, gece hayatının yoğunlaşmaya başladığı, hipsterların akın akın saldırdığı bir bölgeye dönüşmeye başladı bile. Zaten buraları keşfetmek isteseniz de istemeseniz de, şehir sizi resmen buralara doğru itiyor, dolayısıyla gerçek Berlin’i tanımak istiyorsanız göçmenler ve lokallerin birbirine karıştığı ve en önemlisi hiç kimsenin birbirinden rahatsızlık duymadığı Neukölln’e elbet ayak basacaksınız. Keyfini çıkarın, yeni bir şeyler oluyorsa bize de haber edin.</p>
<h5><strong><br />
Prenzlauer Berg </strong></h5>
<p>Burası da aynı Kreuzberg ve Neukölln gibi son yıllarda oldukça popüler bir bölge haline gelmiş durumda. Aslında ilk bakışta oldukça sakin, günün ortasında en aktif olması gereken saatlerde bile sokakta fazla insanla karşılaşamayacağınız bu bölgede Berlin’in en popüler kahvecilerinden, barlarına, sanat galerine kadar birçok mekan bulmak mümkün. Bu bölgeyle ilgili şöyle de tuhaf bir bilgi edindik. Aşağıda size önerdiğimiz Bonanza Coffee’de otururken karşılaştığımız bebek sayısının anormal derecede fazla olduğunu tespit ettik. Bunun sebebi de bölgenin, Berlin’deki en genç kesimin en yoğun olduğu yer olmasıymış.</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7898.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5893" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7898.jpg" alt="Berlin Coffee House" width="638" height="425" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7898.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7898-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7898-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7898-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a><br />
Berlin’de En İyi Kahveyi Nerede İçelim?</strong></h5>
<p>Berlinliler kahve meselesini ciddiye alıyor. Hipster’ı bol şehir olduğundan mıdır bilinmez, ortalık 3. dalga kahveciden geçilmiyor, acayip çok seçenek var. Bu sebeple birkaç gününüz varsa ve siz de bizim gibi iyi kahve arayışına giriyor, hatta yine bizim gibi evinizde öğütmek için de kahve alıyorsanız, gün içinde birkaç farklı kahveci denemeye kalkışabilirsiniz. Biz orada bulunduğumuz günler boyunca manyaklar gibi kahve tüketerek en iyileri tespit ettik, diğerlerini hiç karıştırmadan aşağıdaki kahvecilere yönelebilirsiniz.</p>
<p><strong>The Barn: </strong>Berlin’deki kahvecilerin kralı diyebiliriz. Zaten birçok mekanda bu mekanın kahvesinin kullanıldığını da göreceksiniz. Buradan eve kahve alabileceğiniz gibi tatlı ihtiyacınızı da giderebilirsiniz. Biz Lizbon’un bize en güzel hediyesi olan Pasteis de Nata’yı burada görünce bayağı sevinmiştik ama o konuda kahvede olduğu kadar başarılı olduklarını söyleyemeyeceğiz. (<em>Auguststrasse 58</em>)</p>
<p><strong>Companion Coffee:  </strong>Aşağıda daha detaylıca bahsedeceğimiz Voo Store’un içinde yer alan Companion Coffee’nin kahveleri Ruanda’dan geliyor, kavrulma işlemi Macaristan’da gerçekleşiyor, satışı ise Companion Coffee’de. Süreci enteresan ama sonucu şahane. Tanısanız seversiniz. (<em>Oranienstrasse 24</em>)</p>
<p><strong>Five Elephant: </strong>Yine hem kaliteli kahve alabileceğiniz, hem bir şeyler atıştırabileceğiniz kahve odaklı bir hipster yuvası. Dev palto ve salaş bere takmayanı içeri almıyorlar desek yeridir. Ayrıca Philly Cheesecake’leri de şehir çapında nam salmış ama biz bir türlü neden beğendiklerini anlayamadık, basbayağı kötüydü. Olsun, konumuz kahve, gidiniz, içiniz! (<em>Reichenberger Strasse 101</em>)</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7945.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5900" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7945.jpg" alt="Oslo Kaffeebar" width="637" height="424" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7945.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7945-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7945-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7945-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 637px) 100vw, 637px" /></a><br />
Bonanza Coffee: </strong>Bize kalırsa The Barn ile birlikte evinize kahve alabileceğiniz en başarılı kahvecilerden. Ayrıca içinde türlü türlü acayip ilgi çekici dergi ve güzel havada çok keyifli olabilecek geniş bir dış mekanı olduğu için ayrıca sevilesi. Uzun zamanınız varsa dergilere ve kahveye abanıp saatlerinizi geçirebilirsiniz. (<em>Oderberger Strasse 35</em>)</p>
<p><strong>Oslo Kaffebar: </strong>Adından da anlayabileceğiniz üzere İskandinav kökenli olan Oslo Kaffe bar, hem kaliteli kahveye odaklanan, hem bayağı lezzetli tatlılar yapan hem de içindeki küçük alanda dönemsel sergiler gerçekleştiren sevimli bir mekan. Hem kendi kahvelerini hem de the Barn’ın kahvelerini satıyorlar. (<em>Eichendorffstrasse 13</em>)</p>
<p><strong>Silo Coffee: </strong>Silo Coffee yalnızca kahve odaklı bir mekan değil, aynı zamanda kahvaltı için de gidebileceğiniz bir yer. Bu sebeple özellikle hafta sonu bayağı kalabalık olduğu için sıra beklemek durumunda da kalabilirsiniz. Kahve konusunda gayet başarılılar, ancak hafta sonu her konuda gecikme problemi yaşadıkları için kahvenizi almak bile bi’ 10 dakika kadar sürebiliyor. En azından dış mekanda oturabilme şansı tanıdığı için asla üşümeyen sigara içici Türkler olarak o şekilde yer bulabilirsiniz. (<em>Gabriel Max Strasse 4</em>)</p>
<p><strong>*</strong>Deneyemediğimiz ve aklımızda kalan 3 mekanı da şuraya bırakalım, bizim yerimize siz deneyip bize de haber edersiniz; <strong>Godshot Coffee</strong>, <strong>No Fire No Glory, CK Coffee</strong>.</p>
<p>*Kahveciler çoğunlukla en geç 19:00’da kapanıyor, burası Berlin, ya akşam içki içeceksiniz, ya da komple dışarı çıkmayacaksınız dayatmasına hoşgeldiniz, yapacak bir şey yok. (ya da Bacanaklar 2 Aile Salonu’nda mangala gidebilirsiniz tabii) En azından çoğu Pazar günleri açık. Buna da şükür.</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7874.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5890" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7874.jpg" alt="California Breakfast Slam" width="638" height="418" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7874.jpg 3837w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7874-300x197.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7874-1024x671.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7874-210x138.jpg 210w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a><br />
Berlin’de Nerede Kahvaltı Yapalım?</strong></h5>
<p>Berlin’de hızlı bir kahvaltı için de, yayıla yayıla brunch yapmak için de seçenek çok. Özellikle hafta sonu kahvaltısını uzun uzun yapmak burada da bir âdete dönüştüğü için güzel kahvaltı yapabileceğiniz mekanlar çoğunlukla uzun uzun kuyruklar anlamına da geliyor. Fakat korkmayın, çünkü bazı mekanlar insanların çok beklemesinin önüne geçebilmek için hafta sonu kahvaltı saatlerinde internet bağlantısını kapatmak, laptop kullanılmasına izin vermemek gibi gaddarca önlemler bile almışlar. Aralarında menüye “buraya bir şeyler yemeye geliyorsunuz, bilgisayarınızı önünüze açıp saatlerce oturmasanıza ulan” diye çemkiren yazılar ekleyenleri bile var. Ayrıca en azından aşağıda bahsedeceğimiz mekanların kahvaltı için rezervasyon almadığını da ekleyelim. Biraz beklemeyi göze almanız gerekecek, ama en azından Pazar günü boğazda kahvaltıya gidip 45 dakika sıra beklemiş gibi de hissetmeyeceksiniz.</p>
<p><strong>House of Small Wonder: </strong>Dekorasyonu ile bizi kendine aşık etmiş mekanlar kontenjanından listemize giriş yapan House of Small Wonder, internette bir araştırmaya giriştiğiniz takdirde “Japon restoranı” olarak karşınıza çıkabilir. Evet, Japon restoranı sayılabilir, ancak hem görsel açıdan hem de menü olarak öyle beklediğiniz gibi çıkmayacağı kesin. Kahvaltı konusunda çok geniş bir menü sunmamalarına rağmen yaptıkları her şeyi çok iyi yaptıkları için burayı kesinlikle listeye ekleyebilirsiniz. (<em>Johannisstrasse 20</em>)</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_8187.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5884" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_8187.jpg" alt="House of Small Wonder Berlin" width="642" height="427" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_8187.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_8187-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_8187-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_8187-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 642px) 100vw, 642px" /></a><br />
California Breakfast Slam: </strong>Öküzullah gibi bir kahvaltı yapmak, brunch tarihine adınızı altın harflerle yazdırmak isterseniz Cabslam sizin mekanınız. Burada öyle çok yedik, öyle sapıttık ki, kalkarken kendimizden utandık, adeta “walk of shame” yaptık diyebiliriz. Yalnız başından uyaralım, mekan aşırı hipster, etrafta boş kutular duruyor, sandalye ve masalar 80’lerdeki düğün salonları gibi ve ortam size “ulan birinin garajına gizlice mekan mı açmış bunlar?” dedirtecek tatta. Zaten buraya giderken bir yanlış yere gelmişsiniz hissi de olacaktır. Şayet o his gelirse büyük ihtimal doğru yerdesiniz. Merak etmeyin, seveceksiniz. Masaya bir şey düşürürseniz yemeyin yeter. (<em>Innstrasse 27)</em></p>
<p><strong>Future Breakfast: </strong>Future Breakfast son derece ulvi görevi olan bir konsept. Çünkü bunu üreten kişi şöyle düşünmüş: Gece içki içiyorum, sabah pert bir halde uyanıyorum ve sabah hak ettiğimi yiyemiyorum! Acaba hang over ve ötesi bir sabaha uyandığımda ne yesem mutlu olurdum? Bu müthiş arkadaş, bu mantıktan yola çıkarak belirli aralıklarla yer değiştiren bir “kahvaltı karavanı” oluşturmuş. Evet güzel şeyler yapıyorlar ve evet bizce yapmak istediği şeyi büyük ölçüde başarmış. Karavan olmasının bir getirisi olarak burayı denemeden önce hangi mekanın içinde ya da hangi bölgede olduklarını <a href="http://www.thefuturebreakfast.com/whereweare.html" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şuradan</a> kontrol etmekte fayda var.</p>
<p><strong>Distrikt Coffee: </strong>Hem kahvaltı yapabileceğiniz, hem güzel, özellikli kahveler içebileceğiniz mekanları seviyorsanız Distrikt Coffee’yi mutlaka seversiniz. Pancake, çırpılmış yumurta, eggs benedict gibi birçoğumuzun doyurucu kahvaltı arayışına yanıt verecek seçenekler sunan mekan, sessiz, sakin, sevilesi bir yer. Üstelik güne erken başlama kararı aldığınız günlerde imdadınıza yetişebilir, çünkü 8:30’da açılıyor. (<em>Bergstrasse 47</em>)</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7819.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5886" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7819.jpg" alt="Mustafa's Gemüse Kebab" width="638" height="425" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7819.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7819-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7819-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7819-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a><br />
Berlin’de Öğlen ve Akşam Ne Yiyelim?</strong></h5>
<p>Berlin bu konuda her telden çalıyor diyebiliriz çünkü son derece kozmopolit bir şehir olduğu, dünyanın her yerinden göç aldığı için herkes kendi mutfağını bu şehre taşımış ve yerlisi de her mutfağı adeta bağrına basmış. Türk mutfağı tabii ki Türk popülasyonu sebebiyle başı çekiyor. Ancak Vietnam, Kore, Japon, Meksika, İtalyan şeklinde uzayıp giden bir liste mevcut desek de abartmış olmayız. Biz kişisel olarak pek de Alman mutfağı hayranı sayılmayacağımız için tercihlerimizi çoğunlukla daha farklı tatlardan (ve kontrolü kaybedip dönerden) yana kullandık ve tabii ki bu konuda da size bir liste çıkarmayı ihmal etmedik. Daha çok vaktimiz olsa eminiz daha çok seçenek de çıkarabilirdik, zira iyi bir araştırma sürecine girince Berlin yemek konusunda cennet gibi &lt;3</p>
<p><strong>Tommi’s Burger Joint: “</strong>Küçük burgercinin verdiği güven” diye bir şey olduğunun farkında mısınız? Sanki mekan ne kadar küçük olursa hamburgerleri de o denli güzel olurmuş gibi geliyor. Şayet bu tezimizi mantıklı bulmadıysanız bile, Tommi’s Burger Joint’ten sonra fikriniz değişebilir. Burgerleri çok lezzetli, patates kızartmaları çok iyi, sırası bol, müşterisi çok, ama değer mi, değer! (<em>Invaliden Strasse 160</em>)</p>
<p><strong>Kimchi Princess: </strong>Yaşasın Berlin’deki dünya mutfağı çeşitliliği! Eğer değişik şeyler denemeyi seviyorsanız bir öğün hakkınızı Kimci Princess’ten yana kullanabilirsiniz. Burası çok sevilen bir Kore restoranı. “Korean Barbecue” denemeniz için oldukça iyi bir seçenek. Ayrıca ortaya dim sum vb. atıştırmalıklar da söyleyebilirsiniz. Bir de unutmadan, kokteylleri o kadar güzel ki, yazarken bile ağzımız sulandı sapıttık, mutlaka deneyin. (<em>Skalitzer Strasse 35</em>)</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7942.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5897" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7942.jpg" alt="Tommi’s Burger Joint" width="638" height="425" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7942.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7942-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7942-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7942-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a><br />
Maria Bonita: </strong>Bu sefer Berlin’den Meksika’ya uzanıyoruz. Taco sever misiniz? Tabii ki seversiniz. O zaman akşam atıştırmalığı ya da öğlen yemeği için Maria Bonita’ya uğruyor, taco, burrito, quesedilla artık allah ne verdiyse sipariş veriyor, yanına da Margarita’nızı çakıyorsunuz, mutluluğunuz daim oluyor. Long live Mexican food! (<em>Danzigerstrasse 33)</em></p>
<p><strong>Crackers: </strong>Başından söyleyelim, Cracker’a biraz ayarız. Berlin’deki “gizli mekan” konseptinin ekmeğini yiyerek biraz gereksiz yüksek fiyat çekiyorlar gibi geliyor. Mekan güzel mi? Güzel. Ancak yemekleri kesinlikle o kadar abartı fiyatların karşılığını vermiyor. Kötü olduğunu söyleyemeyeceğiz, ancak ortalama olduğunu söyleyebiliriz. Yine de denenmeyecek gibi değil tabii ki. (<em>Friedrichstrasse 135)</em></p>
<p><strong>Kaffemitte: </strong>Öğlen yemeğine fazla vakit ayırmak istemediğiniz hızlı bir alternatif arıyorsanız her kafede bulabileceğiniz klasik dünya mutfağı yemeklerini bir arada bulabileceğiniz, büyük ihtimalle lokasyonu sebebiyle her daim kalabalık olan bir mekan. Hızlı servis yapıyorlar ve denediğimiz hiçbir şey kötü değildi, mutlaka gidilmeli demiyoruz ama özellikle öğlen için iyi bir alternatif. (<em>Weinmeisterstrasse 9A)</em></p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7825.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5887" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7825.jpg" alt="Currywurst Berlin" width="639" height="426" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7825.jpg 3837w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7825-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7825-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7825-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 639px) 100vw, 639px" /></a><br />
Curry 36: </strong>Akşam atıştırmalığı arıyorsanız ve Berlin’in meşhur Currywurst’ünü denemeden dönmek istemiyorsanız Curry 36’yı deneyebilirsiniz. Lokaller arasında acayip popüler, özellikle gece bayağı bi’ kuyruk beklemenizi gerektirebilir ve açıkçası genel olarak Currywurst’un çok büyük bir olayı olduğunu düşünmediğimiz için öyle DEV övmenin alemi yok. Ancak yine de gece o halde her şeyin lezzetli geldiğini düşünerek uğrayabilirsiniz. Birçok Berlinliye göre currywurst konusunda en iyi mekanlardan biri olduğu için merakınızı gidermiş olursunuz. (<em>Mehringdamm 36)</em></p>
<p><strong>Mustafa’s Gemüse Kebab: </strong>“Ay yurtdışına çıkıp da döner mi yiyeceğim şekerimcilik” yapma meselesini bir kenara attıran dönerciler kralı Mustafa’s Gemüse Kebab’ı duymayani bilmeyen var mı? Siz dönercilere bok atadurun, biz sizin yerinize de yeriz. Evet biliyoruz, hiç de alternatif bir öneri değil, ancak o lezzeti bir kez daha deneyimledikten sonra ikinci kez kendisinden bahsetmeden edemedik. Sipariş vermesi de çok kolay oluyor, çünkü çalışan herkes Türk. ICH LIEBE DICH MUSTAFA ABİ. (<em>Mehringdamm 32</em>)</p>
<p><strong>Neue Heimat: </strong>Bu konseptin aynısından İstanbul’a da istiyoruz! Şehirde uzun süredir kullanılmayan eski büyük bir bina ve çevresini (biliyorsunuz Berlin’de bunu yapmaya bayılıyorlar) kullanıma geçirip sokak yemeği &amp; içki &amp; konser alanı triosunu bir araya getirerek acayip keyifli bir alan oluşturmuşlar ve haliyle Berlinliler de buraya bayılıyor. Yaz, kış hep aktif, ama yazın ekstra keyifli. Cuma ya da Cumartesi akşamlarınızdan birinde buraya kesinlikle uğrayın ve tok gitmeyin deriz. (<em>Revaler Strasse)</em></p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7972.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5902" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7972.jpg" alt="Neue Heimat Berlin" width="638" height="425" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7972.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7972-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7972-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7972-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a><br />
Berlin’de Gece Ne Yapalım?</strong></h5>
<p>Şurada size Berlin’in gece hayatının nasıl da herkese göre olmadığını, ne tür acayiplikler yaşandığını falan bayağı detaylıca anlatmıştık. O yüzden işin o kısımlarına burada hiç girmeyeceğiz. Sonra bize “BERGHAIN YOZMOMOŞLOR” diye söylenmeyin, onlar öbür yazıda. Biz burada daha sakin (sakin derken Berlin’e göre sakin) mekan önerileri vereceğiz. Kulüp öncesi önerileri olarak da adlandırabiliriz.</p>
<p><strong>Mein Haus Am See:</strong> Bu mekan son zamanlarda Berlin’in en popüler yerlerinden biri haline gelmiş. Kapıda uyuzluk yapıp almadıkları, yanında kız olmayanı dışladıkları falan gayet sık görülen bir durum. İçerisi aşırı kalabalık, aşırı kaotik ancak eğlenceli. Zaten bir taraf tribün tadında, bir tarafta ise evin salonundaymışçasına koltuklar dolu ve herkes iç içe oturuyor. Özetle deneyin, seversiniz. <em>(Torstrasse 125)</em></p>
<p><strong>Luzia: </strong>İşte bir diğer popülerliğinden kapısında yatılan mekan. Hafta içi akşamları bile pek kalabalık, pek seviliyor. Hem gerçekten kaliteli bir ortamı var, hem de güzel kokteyller yapıyorlar. İçeride sigara içilebildiği için uzun vadede gözleriniz falan akıyor ama eğer havanın güzel olduğu bir döneme denk gelirseniz kalabalık dışarılara da taşıyor. Güzel mekan, güzel insanlar, bizce gidilir. <em>(Oranienstrasse 34)</em></p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7951.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5901" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7951.jpg" alt="Mein Haus am See Berlin" width="638" height="425" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7951.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7951-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7951-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7951-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a><br />
Buck and Breck: </strong>Dünyanın en iyi 50 barı listesine girerek aşırı ilgi çeken bir mekan olan Buck and Breck’e girmek pek de kolay değil. Sebebi ise oldukça küçük bir mekan ve yoğun ilgi nedeniyle uzayıp giden bir bekleme listesine sahip olması. Dolayısıyla eğer buraya gidip dünyaca ünlü kokteyllerini denemek istiyorsanız mümkün olduğunca erken gidip adınızı listeye yazdırmanız gerekiyor. İşin kötüsü bu noktada da özellikle kalabalık bir grupsanız (ki 4 kişi bile burası için kalabalık sayılır) içeri girebileceğinizin garantisini veremiyorlar ve telefon numaranızı alıp saatler sonra gelebilirsiniz diye arayabiliyorlar. Bu arada, burası “gizli bar” konseptinde olduğu ve çok ilgi çekmekten hoşlanmadığı için kapısına kadar gidip de “nerede ulan bu bar” diyecek noktaya da gelebilirsiniz. Mekanı kapıdaki “closed” yazısından ve önünde duran koli/kasa yığınından tanıyabilirsiniz. <em>(Brunnenstrasse 177)</em></p>
<p><strong>Bar Beckett’s Kopf: </strong>Hazır gizli bar demişken en krallarından birini daha geçmeyelim. Sakin bir akşam geçirmek niyetindeyseniz, işini son derece ciddiye alan barmenlerin çalıştığı Beckett’s Kopf kesinlikle denemelik. İçeride size saatlerce anlatabilecekleri kadar özen gösterdikleri özellikli kokteyller hazırlıyorlar. İçeri kapıyı çalarak ve mekan sahibinin insafına kalarak giriyorsunuz, ki kendisi gayet sevimli birisi. Ardından şayet Almanca bilmiyorsanız size hiç triplere girmeden bütün menüyü detaylıca anlatıyorlar ve koltuklardan birine bayılarak keyfinize bakıyorsunuz. Pazar akşamı bu mekan için iyi bir alternatif olabilir. Mekanı bulmak için kapıdaki <strong>Samuel Beckett</strong> fotoğrafını gözünüze kestirmeniz gerekiyor. Girmek için beklemeniz gerekirse bir Godot’yu Beklerken temalı espri patlatarak entelektüelliğinizi kanıtlamak için harika dakikalar. (<em>Pappelallee 64</em>)</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7847.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5889" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7847.jpg" alt="Luzia Berlin" width="638" height="425" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7847.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7847-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7847-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7847-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a><br />
Klunkerkranich: </strong>Bu sefer gizli bar olarak geçmeyen, ama hakkında bir şey bilmiyorsanız bulmanın acayip sıkıntılı olduğu, hatta çoğu kişinin bulamayıp yolun yarısında pes ederek eğlenceyi kaçırdığı bir mekandan bahsedeceğiz. Klunkerkranich, Neukölln Arcaden Alışveriş Merkezi’nin tepesinde yer alıyor. “Tepesi” derken gerçekten tepesinden bahsediyoruz, öyle alışveriş merkezinin en üst katında olduğunu falan düşünmeyin. Burayı bulmak için yapmanız gereken şey, alışveriş merkezinin içine girip en üste, yani sinemanın olduğu kata çıktıktan sonra, yerdeki ve duvarlardaki mavi-sarı stickler’ları takip etmek. (Fotoğrafı aşağıda) Akabinde ya asansör aracılığıyla ya da otoparkın içinden tırmanarak binanın en tepe noktasına varacaksınız, ve karşınıza kocaman bir açık alana sahip olan tatlı bir bar çıkacak. Son derece salaş bir mekan. Ancak özellikle yazın ekstra keyifli olabileceği gibi, gün batımı saatinde gidecek olursanız Berlin’e şöyle bir uzaklardan bakıp keyfinize bakabilirsiniz. Bu arada 3€’luk bir giriş ücreti var. Seviyoruz seni be Berlin’ciğim, bak böyle anlatınca bi’ özledik. (<em>Karl Marx Strasse 66)</em></p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7867.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5926" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7867.jpg" alt="Berlin Gece Hayatı" width="639" height="426" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7867.jpg 3789w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7867-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7867-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_7867-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 639px) 100vw, 639px" /></a><br />
Nathanja &amp; Heinrich: </strong>Tamam gizli dedik, yok kapıya isim yazmalı dedik, yok zil çalmalı, tepeye tırmanmalı dedik, ama tabii ki normal insan gibi gidip girebildiğiniz yerler de yok değil. Burası size uzaktan baktığınızda rastgele bir mahalle barı gibi görünebilir, ancak aslında oldukça tatlı ve samimi bir mekan. Lokaller arasında çok popüler olduğu için genellikle oturacak yer bulma ihtimaliniz pek yüksek olmuyor, ancak ayakta takılıp aniden onunla bununla sohbete karışmak da gayet keyifli oluyor. Yine kulüp öncesi barı olarak ya da muhabbet etmeye çıktığınız bir akşam için alternatif olarak değerlendirebilirsiniz. <em>(Weichselstrasse 44)</em></p>
<p><strong>Neue Odessa Bar: </strong>Berlin’de en “normal” kitleye denk geldiğimiz ama onda da aşırı manyakça bir kalabalık nedeniyle kendi eksenimizde bile dönemeden sıkış tıkış zaman geçirdiğimiz Neue Odessa Bar duyduğumuz kadarıyla “kibirli” çalışanları ile nam salmış, zira birçok kişiyi içeri almamalarıyla ünlüler, özellikle de erkek erkeğe gittiyseniz. Gözümüzün önünde de birçok kişi içeri alınmadığı için bu durumu doğrulayabiliriz. Ancak bu uyuzluklarına rağmen içeri girdiğinizde eğer kalabalıkla boğuşacak gücünüz varsa burayı seveceğinize eminiz. Sadece bildiğiniz Berlin mekanlarından biraz daha farklı diyelim. Normalde öyle övgüler dizmeyeceğiniz bir yer olmasına rağmen Berlin için düzeyi biraz fazla yüksek mi desek, nasıl tarif etsek biz de tam bilemedik. (<em>Torstrasse 89</em>)</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_8069.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5908" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_8069.jpg" alt="Berlin Almanya" width="638" height="425" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_8069.jpg 3809w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_8069-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_8069-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/SAM_8069-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a><br />
Tausend Bar: </strong>Son gizli kapımıza geldik. Bi’ kere baştan söyleyelim biz burayı pek de sevmedik. Neden? Çünkü bizce kesinlikle belirli bir noktadan sonra Berlin’in ruhunu yansıtmıyor. Belirli bir noktadan sonra diyoruz, çünkü giriş kısmına kadar işler aslında tam Berlin’e uygun ilerliyor. Bir köprünün altında, ardından sofistike sayılabilecek bir kulübün çıkacağını asla tahmin edemeyeceğiniz bir kapıdan geçmeniz gerekiyor, ki mekandan haberdar değilseniz buranın bir kulüp olduğu aklınızın ucundan bile geçmez! Yine kapıyı çalmanız gerekiyor ve sonra içeri alınıp alınmayacağınız da bir muamma. Ancak yine de bu süreçten sonrası işler biraz değişiyor. Berlin gece hayatı dediniz mi kafanızda oluşan şey bambaşka bir şey, Tausend’da karşınıza çıkan ise bambaşka. Müzikler o gece çıkan DJ’e göre değişse de ortamdan yola çıkarak pek kayda değer bir şey denk geleceğini de sanmıyoruz. Yine de konsept ilginizi çektiyse bi’ deneyebilirsiniz tabii. (<em>Schiffbauerdamm 11</em>)</p>
<p>Siz gitmeden hatırlatalım, <a href="https://oitheblog.com/2022/04/04/2022-berlin-gezisi-notlari/" target="_blank" rel="noopener"><strong>şurada daha da güncel bir Berlin rehberi var. </strong></a></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2016/03/18/alternatif-berlin-gezi-rehberi/">Alternatif Berlin Gezi Rehberi: Almanlar Eğlenince Biz de Eğlenmiş Sayıldık</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2016/03/18/alternatif-berlin-gezi-rehberi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>6</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Berlin Gezi Rehberi: Potansiyel Turistler İçin Bir Takım İpuçları</title>
		<link>https://oitheblog.com/2013/09/16/berlin-ipuclari/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2013/09/16/berlin-ipuclari/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Sep 2013 10:24:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ALMANYA]]></category>
		<category><![CDATA[BERLİN]]></category>
		<category><![CDATA[alman mutfağı]]></category>
		<category><![CDATA[alman yemekler]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya]]></category>
		<category><![CDATA[almanya gece hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[almanya gezi]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya Gezi Notları]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya Gezi Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya'da Gezilecek Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin]]></category>
		<category><![CDATA[berlin alışveriş]]></category>
		<category><![CDATA[berlin almanya]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin Bütçe]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin Döner]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin En İyi Currywurst]]></category>
		<category><![CDATA[berlin en iyi restoranlar]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin Gece Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin Gezi Blogu]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin Gezi Haritası]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin Gezi Notları]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin Gezi Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin Gezilecek Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin Hava Durumu]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin Havaalanı Ulaşım]]></category>
		<category><![CDATA[berlin ipuçları]]></category>
		<category><![CDATA[berlin konaklama]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin Kreuzberg]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin Metro]]></category>
		<category><![CDATA[berlin pahalı mı]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin Restoranları]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin Ulaşım]]></category>
		<category><![CDATA[berlin yeme içme]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin'de Alışveriş]]></category>
		<category><![CDATA[Kadewe Alışveriş]]></category>
		<category><![CDATA[mustafa's gemüse kebap]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=593</guid>

					<description><![CDATA[<p>Başlamadan gelen işe yarar not: Bu yazının ardından Berlin’e 3-4 kez daha gitmemiz neticesinde daha güncel birçok rehber hazırladık, dolayısıyla...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2013/09/16/berlin-ipuclari/">Berlin Gezi Rehberi: Potansiyel Turistler İçin Bir Takım İpuçları</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><strong>Başlamadan gelen işe yarar not:</strong> Bu yazının ardından <strong>Berlin’e 3-4 kez daha gitmemiz neticesinde daha güncel birçok rehber hazırladık</strong>, dolayısıyla<a href="https://oitheblog.com/category/almanya/berlin/" target="_blank" rel="noopener"><strong> şuradaki Berlin rehberlerimize</strong></a> mutlaka göz atmanızı öneririz. Ayrıca <a href="https://www.instagram.com/oitheblog/" target="_blank" rel="noopener"><strong>Instagram profilimizde Berlin’e dair birçok içerik var</strong></a>, özellikle sabit Berlin storylerimizden gezilerimiz izleyerek şehir hakkında daha fazla fikir edinebilirsiniz.</p>
<p style="text-align: left;">Özellikle son dönem Türk hipsterlarının uğrak noktası haline gelen Berlin, geçen seneye kadar ilgimizi çekmeyi başaramamıştı. Halbuki tarihse tarih, sanatsa sanat, gece hayatı arıyorsanız alası. Fakat nedense sanki hemen şuracıktaymış, Berlin’e gitmeden önce görmemiz gereken çok yer varmış, Türk popülasyonundan dolayı oraya Malatya’daki halamızın, karşı komşunun kaynının (kayın ne demek ya?) gitme ihtimali daha yüksekmiş gibi geliyordu. Berlin&#8217;i biraz gezdikten sonra büyük bir ikileme de son vermiş bulunduk; çok okuyan değil, çok gezen biliyormuş arkadaşlar. Çünkü Berlin saçma önyargılar bir kenara bırakıldığı takdirde, müthiş bir şehirmiş!</p>
<p style="text-align: left;">Başka bir şehri ziyaret etmeden önce, her gittiğimiz yerin yerlisi gibi davranabilmeyi sevdiğimizden olsa gerek, o ülkenin dilinde birkaç cümle öğrenir, mümkün olduğunca kullanmaya çalışır, kendimizce türlü sempatiklikler yaparız. Fakat söz konusu şehir Berlin olunca, orada yaşayan sevgili gurbetçi vatandaşlarımızın vatandan uzak olma kaynaklı şiddetli Türkçe konuşma özlemi nedeniyle, Türkiye’de konuştuğumuz kadar Türkçe konuşmayı geçtik, yeni bir şiveyle geri döndük. Gerçekten inanılmaz fazla Türk var. Uçaktan indiğimizde bindiğimiz taksinin şoförüne, elimizdeki rehberle derdimizi anlatma hazırlığındayken adamın  “Abla nereye gideceksin?” demesiyle başlayan Berlin seyahatimiz, çatpat Almancamızla büfeden su almaya çalışırken, büfe sahibinin “Erikli var vereyim mi?” sorusuyla son buldu.</p>
<p>*<strong>Yurt dışında internet kullanımı için bir e-sim uygulaması olan <a href="https://airalo.pxf.io/3evb7M" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Airalo’yu</a> kullanıyoruz</strong>, çünkü operatörlerin internet&amp;konuşma paketi ücretlerinden çok daha makul bir fiyata denk geliyor, bize bol bol sorulduğu için baştan söz etmiş olalım. Ne kadar süre ihtiyaç duyacağınıza göre istediğiniz paketi seçebiliyorsunuz, uygulamaya ve fiyatlara göz atmak için <strong><a href="https://airalo.pxf.io/3evb7M" target="_blank" rel="noreferrer noopener">şuraya tık tık. </a></strong></p>
<p style="text-align: left;"><a href="http://oitheblog.files.wordpress.com/2013/09/chris-hadfield-ber_2540064b.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-596" src="http://oitheblog.files.wordpress.com/2013/09/chris-hadfield-ber_2540064b.jpg" alt="Chris-Hadfield-ber_2540064b" width="620" height="387" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/chris-hadfield-ber_2540064b.jpg 620w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/chris-hadfield-ber_2540064b-300x187.jpg 300w" sizes="(max-width: 620px) 100vw, 620px" /></a>                   Doğu ve Batı Berlin, şehir ışıklarından dolayı hala ayırt edilebiliyor.</p>
<h2 style="text-align: left;"><strong>Berlin&#8217;de Ulaşım</strong></h2>
<h3>*Berlin Brandenburg Havalimanı&#8217;ndan Şehre Ulaşım</h3>
<p style="text-align: left;">Berlin rehberinin eski halini okuduysanız tam olarak bu bölümde şu cümle ile karşılaşmış olabilirsiniz; &#8220;Berlin Tegel Havaalanı&#8217;ndan şehre ulaşım çok pratik ve diğer şehirlerde olduğu gibi öyle 30km falan uzaklıkta değil, mesafe yalnızca 9-10km&#8221;. LOL. Şimdi bu yazdığımızı ve eğer Tegel sizin için tanıdık bir havalimanı ise bu ismi komple unutun. Çünkü artık böyle bir havalimanı yok ve tam da &#8220;öyle 30km falan uzaklıkta&#8221; olan <strong>Brandenburg Havalimanı </strong>isimli yeni bir havalimanı kullanılıyor, buradaki birçok bilgi hala geçerli olsa da yine de en başta <a href="https://oitheblog.com/category/almanya/berlin/" target="_blank" rel="noopener"><strong>güncel rehberlerimize</strong></a> de bakın diye uyarmıştık&#8230;..</p>
<p style="text-align: left;">Mesafe olarak uzak evet ama <strong>Airport Express</strong> treni ile şehre ulaşmak çok da zor veya çok pahalı değil. Havalimanından kalkan bu tren şehrin birkaç noktasında duruyor (örneğin Central Station), buralardan gideceğiniz noktaya göre başka bir trene/tramvaya transfer yapabilirsiniz. Zaten aşağıda da söz edeceğimiz gibi Berlin oldukça geniş bir toplu taşıma ağına sahip olduğu için muhtemelen istediğiniz noktaya toplu taşıma ile ulaşmanız pek zor olmayacak.</p>
<h5 style="text-align: left;"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-628" src="http://oitheblog.files.wordpress.com/2013/09/berlin.gif?w=710" alt="berlin" width="604" height="497" /><br />
*<strong>Berlin Civarında Ulaşım</strong></h5>
<p style="text-align: left;">Normal şartlarda size ayaklarınıza kara sular inene kadar yürüyün demek isteyeceğimiz bu şehirde bunun her zaman mümkün olmadığının farkındayız. Çünkü her ne kadar düz ayak olsa da, Berlin oldukça büyük bir şehir ve farklı bölgelere dağılmış durumda. Dolayısıyla, hava koşulları el verdiği sürece şehri bol bol yürüyerek keşfetmeye çalışın ama Berlin&#8217;in çok geniş bir metro ve tramvay ağına sahip olduğu gerçeğini de unutmayın. Öyle geniş bir ağdan söz ediyoruz ki, kelimelerle anlatamadığımız için onun yerine bir görselini eklemeye karar verdik.  İnsan gerçekten hayret ediyor. Metro ağı A, B ve C olarak 3 bölgeye ayrılmış durumda ve biletinizi hangi bölgelerde ulaşım sağlamak istediğinize göre satın almanız gerekiyor. C bölgesi şehrin biraz daha dışında kaldığı için muhtemelen çoğunlukla yalnızca A ve B bölgeleri içinde bulunacaksınız. Dolayısıyla ya <strong>tek seferlik AB bileti</strong>, ya da gün içinde birçok kez kullanmayı düşünüyorsanız <strong>24 saat geçerli olan günlük metro</strong> <strong>bileti</strong> almanız, hatta birkaç günden fazla kalacaksanız <strong>7 gün geçerli olan bileti</strong> almanız da mantıklı olabilir.</p>
<p>Bu noktada sizi uyaralım, aldığınız biletin başka toplu taşıma araçlarında (örneğin tramvay) geçerli olup olmadığına dikkat edin. Çünkü metro istasyonlarında alacağınız bazı biletler tramvay&#8217;da geçerli olurken, tramvayın içinden alacağınız günlük biletler U-Bahn ya da S-Bahn trenlerinde geçerli olmayabiliyor. Ek olarak alacağınız herhangi bir bileti ilk kullanımda istasyonlardaki makinelere okutmanız gerekiyor, aksi takdirde geçerli bir bilet sayılmıyor onu da hatırlatmış olalım.</p>
<p style="text-align: left;">Üşendiğiniz bir ana denk gelir ve metro yerine taksi kullanmaya karar verirseniz, (merak etmeyin sizi yadırgamayız), Berlin&#8217;de Uber olduğunu hatırlatalım. Hatta şehirde birçok insan <strong>Uber&#8217;e</strong> alternatif olarak <strong>Freenow</strong> isimli bir uygulama kullanıyor(muş). Biz son gezimizde toplu taşıma harici bir şey kullanma ihtiyacı duymadığımız için denemedik ama son zamanlarda birçok Avrupa şehrinde yaygınlaşmaya başladığını duyduk, belki göz atmak isterseniz. Taksiye denk gelecek olursanız da zaten %90 Türk bir şoför ile karşılaşacağınız için, yolumuzu uzatırlar mı, nereye gideceğimizi anlarlar mı diye dert etmenize hiç gerek yok. Onun yerine &#8220;abisi bizi bilmemneŞTRASSE&#8217;ye atıvericen mi?&#8221; diyerek girebilirsiniz. Niye normalde yapmadığımız şeyler orada yapalım demeyin, bu da bir deneyim&#8230; Üstelik orada insana acayip bir gurbetçi şivesi de geliveriyor ve taksici abilerle diyalog bu şivenizi hayata geçirmek için müthiş bir fırsat. Yine de isimlerinin birbirine benzerlik gösterdiği sokaklar olabiliyor, dolayısıyla oraların yerlisi gibi davranmaya çalışırken sokak ismini biraz olsun yanlış telaffuz ederseniz, kendinizi şehrin bambaşka bir noktasında bulabilirsiniz, dikkatli olun.</p>
<p style="text-align: left;"><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/IMG_8748.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5880" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/IMG_8748.jpg" alt="berlin gezi rehberi" width="636" height="424" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/IMG_8748.jpg 3456w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/IMG_8748-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/IMG_8748-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/IMG_8748-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 636px) 100vw, 636px" /></a></p>
<h5 style="text-align: left;"><b>Berlin&#8217;e Ne Zaman Gidilir?</b></h5>
<p style="text-align: left;"><strong>Kış:</strong> Berlin&#8217;de kış günleri çoğunlukla Türkiye’de haberlerde “bugün hava inanılmaz soğuk, dışarı çıkmayın” denilen günler kadar soğuk geçiyor. Havanın 3-5 derece olmasını yerliler &#8220;bu hiçbir şey değil, şu an hava bahar gibi&#8221; olarak değerlendiriyor olsa da, hissedilen soğuk eksi bilmem kaç olduğu için şartlar her halükarda zor oluyor. Berlin&#8217;de -10 derece ile karşılaşmak bile çok da anormal bir durum değil. Hal böyle olunca kış aylarında Berlin&#8217;de kar ve buzlanma gibi durumlarda çok rastlanabiliyor. Zorlu hava koşullarına göz yumduysanız bu dönemde Berlin&#8217;e daha uygun bir bütçeyle gezi gerçekleştirmeniz mümkün. Çünkü bu soğuğa göz yumacak çok fazla insan bulmak zor iş. Yine de kış aylarında Almanya&#8217;da fuar dönemi olduğunu ve uçak bileti ve konaklamanın normalden pahalı olabileceğini hatırlatalım. Yani seyahat tarihine karar vermeden şehirde neler olduğuna bir göz atmanızda fayda var.</p>
<p style="text-align: left;"><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5913" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_8122.jpg" alt="almanya bayrağı" width="641" height="428" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_8122.jpg 3829w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_8122-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_8122-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_8122-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 641px) 100vw, 641px" /><br />
Yaz:</strong> Yaz ayları Berlin&#8217;in en yoğun, en sıcak geçtiği dönem. Ancak hava koşullarının en garanti olduğu dönem mi, orası tartışılır. Çünkü hava bir gün 30 bilmem kaç derece olurken, bir gün 20 dereceye kadar düşebiliyor. 20 dereceye de razıyız tabii, orası ayrı. Ancak yerlisi gibi gezmenin çok ideal olduğu bu şehirde, yoğun turist popülasyonuyla gezmek ister misiniz bilemiyoruz.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>İlkbahar/Sonbahar:</strong> Bildiğiniz üzere Almanya, Türkiye’ye kıyasla kuzeyde kalıyor. Haliyle hava koşulları da Türkiye’den daha zorlu. Biz Berlin’e ilk kez Nisan ortalarında, ikinci kez ise Mart sonlarında gitmiş bulunduk ve tüm gezi boyunca sanki bir havayolunun kilo sınırını aştığımız için ekstra para ödememek adına tüm kıyafetlerimizi son dakika üst üste geçirmiş gibi dolaştık. O yüzden bir Orta Avrupa klasiği olan “her an donabilir, uyursam ölebilirim, ona göre yanıma bir şeyler alayım”ı, ilkbahar veya sonbahar ortalarında bile olsanız aklınızda bulundurun. Eğer gezinizi bu dönemlere denk getirmek niyetindeyseniz, daha insancıl hava koşulları için Eylül sonu, Ekim başı ya da Mayıs ayında gitmeniz mantıklı olabilir.</p>
<p style="text-align: left;"><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/IMG_8810.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5919" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/IMG_8810.jpg" alt="berlin sokak sanatı" width="636" height="424" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/IMG_8810.jpg 3411w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/IMG_8810-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/IMG_8810-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/IMG_8810-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 636px) 100vw, 636px" /></a></p>
<h5 style="text-align: left;"></h5>
<p style="text-align: left;"><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_8024.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5920" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_8024.jpg" alt="berlin " width="639" height="426" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_8024.jpg 3779w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_8024-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_8024-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_8024-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 639px) 100vw, 639px" /></a></p>
<h5 style="text-align: left;"><b>Berlin Pahalı Mı? </b></h5>
<p style="text-align: left;">“X pahalı bir şehir mi?” sorusunun cevabı kişiden kişiye değişiklik gösterse de, Berlin Avrupa&#8217;daki diğer popüler destinasyonlarla kıyaslandığında bir tık daha uygun bir şehir. En azından harcadığınız her şeyi 3 ile çarpıp üstüne küsürat eklemeye çalışmazsanız. Bu konuyu detaylandırmak için size örneklerle geliyoruz;</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Tek seferlik metro bileti:</strong> 2,70€</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Günlük metro bileti:</strong> 7€</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Latte &amp; Americano benzeri kahve:</strong> 2-4€</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Kokteyl:</strong> 7-12€</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Bira:</strong> 2,5€-4,5€</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Restoranlarda büyük şişe su: </strong>2,5-5,00€</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Ortalama bir yemek:</strong> 8-12€</p>
<p style="text-align: left;"><strong>İyi/Popüler bir restoranda yemek:</strong> 16-30€ (evet çok geniş bir aralık ama et ve benzeri şeyler yerseniz gerçekten 30&#8217;a kadar çıkabiliyor)</p>
<p style="text-align: left;">Eğer Berlin&#8217;e ilk kez ayak basıyorsanız ve öncelikli olarak turistik görevlerinizi yerine getirmeye çalışıyorsanız, çok yüksek ihtimalle <a href="http://oitheblog.com/2013/10/24/berlin-gezilecek-yerler/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Berlin Gezilecek Yerler</a> yazımızda da bahsettiğimiz bir takım müzeleri ve yerleri ziyaret ediyor olacaksınız. Eğer müzelere odaklı bir gezi yapacak olursanız, Berlin&#8217;de 60&#8217;ın üzerinde yere ücretsiz giriş ve sınırsız ulaşım sağlayan <strong>Berlin City Pass</strong> sizin için mantıklı bir seçenek olabilir. Bu şekilde hem giriş ücretlerini daha uyguna getirmiş oluyor hem de bilet almak için uzun sıralar beklemeyerek zaman kazanmış oluyorsunuz. Normal giriş ücretleriyle kıyaslandığında pass daha uygun bir seçenek gibi görünebilir, ancak satın almadan önce 2 veya 3 güne bu müzelerin kaçını sığdırabileceğinize veya hangilerinin ilginizi çektiğine bakmanızda fayda var. Zira ücreti diğer şehirlerdeki passlere kıyasla çok daha pahalı. Pass ile ilgili daha fazla detay için <a href="https://www.berlinpass.com/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şuradaki</a> sitelerine göz atabilirsiniz. Eğer Museum Island&#8217;daki müzelere odaklanacaksanız <strong>Museum Pass</strong> de ilginizi çekebilir. Bu pass ile Museum Island’a bulunan müzelere ve Yahudi Müzesi gibi başka birçok müzeye de ücretsiz giriş yapabilirsiniz. Pass ile ilgili daha fazla detay için <strong><a href="http://www.visitberlin.de/sites/default/files/museumspass_2016.pdf" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şuraya</a> </strong>göz atabilirsiniz.</p>
<p style="text-align: left;"><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_7910.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5892" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_7910.jpg" alt="berlin televizyon kulesi" width="643" height="429" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_7910.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_7910-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_7910-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_7910-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 643px) 100vw, 643px" /></a></p>
<h5 style="text-align: left;"><strong>Berlin&#8217;de Konaklama</strong></h5>
<p style="text-align: left;">Yukarı da bahsettiğimiz gibi Berlin&#8217;deki metro ulaşımı çok kolay olduğu için, yakınlarda bir metro/tramvay durağı olduğu sürece nerede konakladığınızın pek bir önemi yok. Çünkü gezilecek yerler ve denemek istediğiniz mekanlar şehrin dört bir yanına dağılmış durumda. Dolayısıyla özellikle şehir merkezi olan Mitte civarında kalmanız hayatınızda çok da bir şey değiştirmeyecek.</p>
<p style="text-align: left;">Son Berlin gezimizde k<strong>onumu, yürüyerek gezebilmeye olanak tanıması, toplu taşıma araçlarına yakınlığı ve evin güzelliği ile her açıdan bizi memnun eden güzel bir evde kaldık.</strong> Hatta bir akşam mutfağımızda yemek hazırlayıp terasımızda bi’ şeyler yedik içtik falan, o bile ayrı bi’ güzel hissettirdi, dolayısıyla kesinlikle önerimizdir, <strong><a href="https://www.booking.com/hotel/de/the-circus-apartments.en.html?aid=7953563&amp;no_rooms=1&amp;group_adults=2" target="_blank" rel="noreferrer noopener">linkini şöyle bırakalım.</a> </strong>(Bakalım sizde resepsiyon bölümündeki atıştırmalık ikramlarına bizim gibi turlar düzenleyecek misiniz….)</p>
<p style="text-align: left;">Eğer özellikle otelde kalmak gibi bir niyetiniz varsa, Berlin&#8217;e gerçekleştirdiğimiz ilk seyahatimizde konakladığımız<a href="https://www.booking.com/hotel/de/wallstreet-park-plaza.en.html?aid=7953563&amp;no_rooms=1&amp;group_adults=2" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><b> Park Plaza Wallstreet Mitte</b></a>&#8216;yi de tavsiye edebiliriz. Dönem ile alakalı mıydı bilemiyoruz, ancak buranın fiyatları diğer otellere göre daha makul gibiydi. 10 adım ilerisinde metro olan, temiz ve gayet güzel bir oteldi.</p>
<p>Eğer bizim kaldığımız evde yer yoksa da konum avantajlarından faydalanmak isterseniz <strong><a href="https://www.booking.com/searchresults.en.html?district=200&amp;aid=7953563&amp;no_rooms=1&amp;group_adults=2" target="_blank" rel="noreferrer noopener">şu bölgede </a></strong>kalan oteller arasından keyfinize ve bütçenize göre tercih yapabilirsiniz, direkt bölgede booking arama yapabileceğiniz şekilde linkledim. Bunun dışında bizce <strong><a href="https://www.booking.com/searchresults.en.html?district=200&amp;aid=7953563&amp;no_rooms=1&amp;group_adults=2" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Mitte</a> </strong>tarafında ya da<a href="https://www.booking.com/searchresults.en.html?district=201&amp;aid=7953563&amp;no_rooms=1&amp;group_adults=2" target="_blank" rel="noreferrer noopener"><strong>Kreuzberg</strong></a> civarında konaklamak genel olarak Berlin için iyi seçenekler, yine tam o bölgelerde arama yapabileceğiniz şekilde ayrı ayrı linkledik.</p>
<p style="text-align: left;"><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_8191.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5921" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_8191.jpg" alt="berlin yeme içme" width="641" height="428" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_8191.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_8191-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_8191-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_8191-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 641px) 100vw, 641px" /></a></p>
<h5 style="text-align: left;"><b>Berlin&#8217;de Ne Yenir, Ne içilir?</b></h5>
<p style="text-align: left;">Aslına bakarsanız Berlin&#8217;e gerçekleştirdiğimiz diğer seyahatlerimizde çok daha fazla mekan deneme şansımız olduğu ve açıkçası damak tadımız yıllar içinde daha geliştiği için yeme içme konusunu <a href="https://oitheblog.com/category/almanya/berlin/" target="_blank" rel="noopener"><strong>daha güncel Berlin rehberlerimizde</strong></a> daha detaylı paylaşmış bulunduk. Berlin&#8217;in çok da özellikli bir mutfağı olmadığından mıdır, git gide acayip bir kültür karmasına dönüştüğü için midir bilinmez, şehirde Alman restoranlarından çok Asya, İtalya, Meksika, Türk restoranları (oradaki Türk nüfusunu göz önünde bulundurduğunuzda bu pek de şaşırtıcı olmuyor tabii) alıp başını yürümüş durumda. Hal böyle olunca, ilk seyahatimizde Almanya&#8217;nın yerel lezzetlerini tatmayı ihmal etmedik ama farklı mutfaklar da denemek istedik.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Başlamadan gelen not:</strong> Berlin çok kalabalık bir şehir ve özellikle haftasonları restoranlarda yer bulmak oldukça zor olabiliyor. Dolayısıyla gideceğiniz restoranları gezinize başlamadan  önce tespit edip rezervasyon yaptırmakta fayda var.</p>
<p style="text-align: left;"><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_7823.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5882" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_7823.jpg" alt="berlin currywurst" width="634" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_7823.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_7823-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_7823-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_7823-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 634px) 100vw, 634px" /></a></p>
<p style="text-align: left;"><b>Currywurst</b></p>
<p style="text-align: left;">Oraya özgü kabul edilen şeylerden biri “Currywurst”. Bakmayın adının alengirli durduğuna, aslında kendisi bildiğimiz baharatlı ve ketçaplı bir sosis. Güzel bir lezzeti olmadığını söylersek yalan olur, ancak sosis işte, ne kadar farklı olabilir ki? Berlin&#8217;in sokaklarında Currywurst yapan birçok stant/büfe tipi yerler görmeniz mümkün. Eğer direkt en iyilerini denemek niyetindeyseniz şehrin en popülerleri olan <strong>Curry 36</strong>, <strong>Konnopke&#8217;s Imbiss</strong> ya da <strong>Curry Mitte</strong>&#8216;ye uğrayabilirsiniz.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Marjellchen</strong></p>
<p style="text-align: left;">Alman mutfağından devam edecek olursak, biraz da Berlin&#8217;in en meşhur Alman restoranlarından biri olan Marjellchen&#8217;den bahsedelim. Burada Prusya döneminden kalan geleneksel yemekler de var, günümüzdeki Alman mutfağından yemekler de var. Menüde çeşit çeşit et ve Alman kültürünün vazgeçilmezlerinden biri olan patates yoğunlukta denilebilir. Şahsen biz Alman mutfağı konusunda çıldırmıyoruz, ancak akşam yemeğinde yerel bir mutfak deneyimi yaşamak isterseniz, burası tam size göre olabilir.</p>
<p>-Adres: Mommsenstrasse 9</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_7852.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5924" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_7852.jpg" alt="kreuzberg berlin" width="639" height="426" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_7852.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_7852-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_7852-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_7852-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 639px) 100vw, 639px" /></a></p>
<p><strong>Kreuzburger</strong></p>
<p>Berlin&#8217;de birçok popüler hamburgerci olsa da, Kreuzburger bir şehir klasiği haline gelmiş durumda. Hamburger dedikten sonra sizi ikna etmek için konuyla ilgili pek de bir şey söylememize gerek yok sanırsak. Adından da tahmin edebileceğiniz üzere Kreuzberg bölgesinde bulunan bu hamburgerci civardayken bi&#8217; deneyebilirsiniz. Kreuzberg dışında ayrıca 2 şubeleri daha var.</p>
<p>-Adres: Oranienstrasse 190</p>
<p><strong>Hasır</strong></p>
<p>Berlin&#8217;e kadar gidip de Türk yemekleri yemek konusunda önyargılı davranabilirsiniz, bunu garipseyecek değiliz, biz de davranıyoruz. Ancak bu kadar Türkiye ile iç içe geçmiş bir ülkede Türk mutfağının nasıl olduğunu merak edip de denemek isterseniz, Alman Türk fark etmezsizin herkesin önerdiği Hasır Restoran&#8217;a gidebilirsiniz. Her daim kalabalık olan Hasır&#8217;ın şehirde birkaç farklı şubesi var. Ayrıca dönerini öve öve bitiremiyorlar. İstanbul&#8217;dan bile daha fazla dönerci restoranı barındıran Berlin&#8217;de döner denemek niyetindeyseniz burası tam size göre olabilir.</p>
<p>-Adres: Adalbertstrasse 12</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_7816.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5881" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_7816.jpg" alt="mustafas gemüse kebap" width="639" height="426" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_7816.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_7816-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_7816-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_7816-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 639px) 100vw, 639px" /></a></p>
<p style="text-align: left;"><b>Mustafa’s Gemüse Kebap</b></p>
<p style="text-align: left;">Hazır döner konusu açılmışken izninizle Berlin&#8217;in bu konuda en popüler olanı Mustafa&#8217;s Gemüse Kebap&#8217;tan bahsetmek istiyoruz. Mustafa Abi&#8217;mizin (sevdiğimizi sahipleniriz..) Kreuzberg&#8217;deki bu küçük kebapçısının namı almış yürüyor efenim. Öyle yer ayırtacağınız, Vedat Milor ile yan yana masalarda yemek yiyeceğiniz bir yer zannetmeyin burayı, bildiğimiz seyyar kebapçı gibi. Yemeden olmaz, çünkü muhtemelen Berlin&#8217;de Türk yemeği övecek olmamızı yadırgayacak olsanız da, buranın dönerleri inanılmaz lezzetli. Üstelik bildiğiniz dönerlerden biraz daha farklı, çünkü sebzeli, peynirli, soğanlı ve içine limon sıkılan ULTRA MEGA ÜBER DÖNER deneyimi yaşamanızı sağlıyor. Yolunuz Kreuzberg taraflarına düştüğünde kime sorarsanız gösterir. Çılgın bir kuyruk olabiliyor, haberiniz olsun.</p>
<p style="text-align: left;">-Adres: Mehringdamm 32</p>
<p style="text-align: left;">*Bu arada, yukarıda Berlin&#8217;de İstanbul&#8217;dan daha fazla dönerci olduğunu söylediğimizde gayet ciddiydik. Berlin ile ilgili bilmediğiniz tuhaf gerçekler için <a href="http://oitheblog.com/2014/09/19/berlin-hakkinda-bilmediginiz-10-gercek/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şöyle</a> buyrun.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Bosco </strong></p>
<p style="text-align: left;">Tabii ki Berlin&#8217;de her daim Türk ya da Alman yemekleri yemeniz konusunda ısrar etmeyeceğiz. Eğer olur da farklı bir şeyler yeme arayışına düşerseniz bir İtalyan restoranı olan Bosco&#8217;yu da deneyebilirsiniz. Fiyatlar biraz normalin üstünde denilebilir, ancak bizce Kreuzberg&#8217;de gidebileceğiniz sevimli mekanlardan, ki Kreuzberg&#8217;de birçok mekan için &#8220;sevimli&#8221; tanımını yapmak pek de kolay olmuyor. Restoranın Pazar, Pazartesi ve Salı günleri kapalı olduğunu hatırlatalım. (hiç açmasaydınız)</p>
<p style="text-align: left;">-Adres: Wrangelstrasse 42</p>
<p><strong>Mother&#8217;s Mother</strong></p>
<p>Burası Berlin&#8217;in en değişik konseptli restoranlardan biri. Mother&#8217;s Mother&#8217;ın amacı hangi kültürden, ülkeden olursa olsun, annelerimizin özenle yaptığı ve severek yediğimiz yemeklerini bir restoranın çatısı altında sunmak. İsterseniz siz gidip annenizin yemek tarifiyle başkalarına yemek yapabiliyorsunuz, isterseniz de başka bir annenin yemeklerini tadabiliyorsunuz. Uzun süredir kapalı olduğu için bir türlü deneyimleyemediğimiz Mother&#8217;s Mother, Mayıs 2016 itibarıyla tekrar açılacak. Üstelik bu sefer restorana kendi kültür ve lezzetlerini paylaşmaları için mülteci anneleri davet edeceklermiş. Olur da bu dönemlerde Berlin&#8217;e ayak basacak olursanız, bu yemeklerden birine katılmak için <a href="http://mothersmother.com/bookings/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şuradaki w</a>eb sitesinden bilgi edinebilirsiniz.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/KaDeWe_Deli.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5918" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/KaDeWe_Deli.jpg" alt="kadewe berlin" width="639" height="426" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/KaDeWe_Deli.jpg 3335w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/KaDeWe_Deli-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/KaDeWe_Deli-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/KaDeWe_Deli-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 639px) 100vw, 639px" /></a></p>
<p><strong>KaDeWe </strong></p>
<p>Burası aslında aşağıda alışveriş bölümünde detaylandıracağımız bir department store. Bu kısma da eklememizin sebebi, üst katında bulunan gurme katı. Burada çeşit çeşit yemekler ve tatlılar denemeniz mümkün. Turistik mi turistik, ancak kesinlikle lezzetli şeyler var ve öğlen bir şeyler yemek için çok ideal.</p>
<p>-Adres: Tauentzienstrasse 21-24</p>
<h5 style="text-align: left;"><b>Berlin&#8217;de Alışveriş Meselesi</b></h5>
<p style="text-align: left;">Berlin’de alışveriş açısından bir çok seçenek var. Tarzınız ne olursa olsun, size hitap edecek bir şeyler bulabilmeniz mümkün. Birkaç bilinen yer ve kişisel tercih sıralamak gerekirse;</p>
<p style="text-align: left;"><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_7948.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5907" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_7948.jpg" alt="kurfürstendamm" width="639" height="426" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_7948.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_7948-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_7948-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_7948-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 639px) 100vw, 639px" /></a></p>
<p style="text-align: left;"><b>Kurfürstandamm</b></p>
<p style="text-align: left;">Berlinliler tarafından &#8220;Ku&#8217;damm&#8221; olarak da geçen Kurfürstandamm, buraların en işlek ve en büyük caddelerinden biri. Bu bölgede Zara, Pull &amp; Bear gibi Türkiye&#8217;den aşina olduğumuz birçok klasik markalar, <strong>Urban Outfitters</strong>,<strong> Forever 21</strong>, <strong>&amp; Other Stories</strong> gibi başka ülkelerden aşina olduğumuz ama Türkiye&#8217;de bulamadığımız markalar da var.</p>
<p style="text-align: left;">Bana yetmedi tüm mağazalara bakacağım diyenler <a href="http://www.kurfuerstendamm.de/en/berlin/shopping/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şuraya</a> göz atabilir;</p>
<p style="text-align: left;"><b>KaDeWe</b></p>
<p style="text-align: left;">Yukarı da biraz bahsettiğimiz gibi burası Berlin’in en pahalı, en ünlü department store’u olarak biliniyor, pek çok ünlü markayı bir arada bulabilmeniz mümkün.</p>
<p style="text-align: left;"><b>Alexa</b></p>
<p style="text-align: left;">Burası Türkiye’de çeşitli örneklerine sık sık rastlayabileceğiniz, Pazarları hariç her akşam 9’a kadar açık olan bir alışveriş merkezi. (ki akşam 9&#8217;a kadar açık olması mucize) İçinde 200’e yakın mağaza var. Ayrıca Berlin&#8217;in en merkezi yerlerinden biri olan Alexanderplatz&#8217;a yakın olduğu için toplu taşımayla ulaşmak oldukça kolay. Kişisel fikrimizi soracak olursanız, alışveriş merkezine kapanacağınıza, direkt Ku&#8217;damm&#8217;ı tercih edebilirsiniz.</p>
<p style="text-align: left;"><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_7916.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5898" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_7916.jpg" alt="hackescher markt" width="639" height="426" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_7916.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_7916-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_7916-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_7916-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 639px) 100vw, 639px" /></a></p>
<p style="text-align: left;"><strong>Hackescher Markt</strong></p>
<p style="text-align: left;">Biraz daha alternatif markalar, orijinal şeyler bulabileceğiniz tasarım dükkanları arayışı içindeyseniz Hackescher Markt tam size göre. Mitte&#8217;deki Hackescher Markt bölgesinde hem caddelerde mağazalar, hem de birçok farklı mağazanın ve yeme içme mekanının bir arada bulunduğu, 8 avludan oluşan bir alan olan Hackesche Höfe bulunuyor. Bu alana Rosenthaler Strasse 40 adresinde bulunan geçitten ulaşabilirsiniz.</p>
<p style="text-align: left;">-Bu civara kadar gelmişken <strong>başka mağazalar</strong> için <strong>Neue Schönhauser Strasse</strong>, <strong>Weinmesiterstrasse</strong> ve <strong>Münzstrasse</strong>&#8216;ye de göz atabilirsiniz. Burada da aynı şekilde <strong>Urban Outfitters, &amp;Other Stories, Monki</strong> gibi mağazalar bulmak mümkün.</p>
<p style="text-align: left;"><b>Friedrichstrasse</b></p>
<p style="text-align: left;">S-bahn ‘a binip Friedrichstrasse durağında inerek kolaylıkla ulaşabileceğiniz bu bölgenin bir ucu Checkpoint Charlie’ye, bir ucu Unter den Linden’e uzanır. Bu iki bölgeye de gitmeden Berlin’den dönmeniz saçmalık olacağı için, aslında hem turistik hem de alışveriş anlamında sizi tatmin edebilecek bir bölge. Bu cadde üzerinde H&amp;M gibi klasik markalar, Gepetto Usta tarafından yapılmış gibi görünen ayakkabı markası Birkenstock ve Paris&#8217;ten tanıdığımız ünlü Galeries Lafayette bulunuyor. Bizim gibi ilginizi  Cadde üzerinde Boss, Escada, eğer siz de Gepetto Usta tarafından yapılmış gibi görünen ayakkabıları giymek istiyorsanız Birkenstock ve Paris’ten tanıdığımız ünlü Galeries Lafayette’i görmek de mümkün. Ayrıca sizin de ilginizi çekiyorsa, cadde üzerinden kocaman bir Lomography Store bulunuyor. Girmeden dönmeyin, içerisi cennet gibi. Bu bölgedeki alışveriş konusunu detaylı incelemek isterseniz <a href="http://www.friedrichstrasse.de/berlin/shopping/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şuraya</a> bir göz atabilirsiniz.</p>
<p style="text-align: left;"><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_7911.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5910" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_7911.jpg" alt="berlin ulaşım" width="639" height="426" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_7911.jpg 3837w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_7911-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_7911-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/SAM_7911-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 639px) 100vw, 639px" /></a></p>
<h5 style="text-align: left;"><b>Bir Takım İpuçları</b></h5>
<p style="text-align: left;">-Berlin’in metro sistemi inanılmaz. Çekinmeden bol bol kullanın, şehrin her noktasına kolaylıkla ulaşabiliyorsunuz.</p>
<p style="text-align: left;">-Birkenstock çılgınlığına kapıldıysanız, burada daha ucuz, alacaksanız buradan alın.</p>
<p style="text-align: left;">-Varlığından bile haberdar olmadığımız Vietnam mutfağı Berlin’de çok yaygın. Deneyebilirsiniz.</p>
<p style="text-align: left;">Keyfinize bakın, yaşasın turist olmak.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2013/09/16/berlin-ipuclari/">Berlin Gezi Rehberi: Potansiyel Turistler İçin Bir Takım İpuçları</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2013/09/16/berlin-ipuclari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>10</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
