<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Uruguay Vatandaşlığı | OitheBlog</title>
	<atom:link href="https://oitheblog.com/tag/uruguay-vatandasligi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oitheblog.com/tag/uruguay-vatandasligi/</link>
	<description>Gerçekten faydalı bir seyahat blogu</description>
	<lastBuildDate>Fri, 13 Feb 2026 10:48:33 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.1.9</generator>

<image>
	<url>https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/cropped-logo-32x32.png</url>
	<title>Uruguay Vatandaşlığı | OitheBlog</title>
	<link>https://oitheblog.com/tag/uruguay-vatandasligi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Röportaj: Uruguay&#8217;a Yerleşmek ve Sistem Üzerine</title>
		<link>https://oitheblog.com/2017/01/26/uruguaya-yerlesmek/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2017/01/26/uruguaya-yerlesmek/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Jan 2017 17:53:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MONTEVIDEO]]></category>
		<category><![CDATA[RÖPORTAJ]]></category>
		<category><![CDATA[URUGUAY]]></category>
		<category><![CDATA[Jose Mujica]]></category>
		<category><![CDATA[Montevideo]]></category>
		<category><![CDATA[Uruguay]]></category>
		<category><![CDATA[Uruguay Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Uruguay Notları]]></category>
		<category><![CDATA[Uruguay Röportajı]]></category>
		<category><![CDATA[Uruguay Vatandaşlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Uruguay'a Gitmek]]></category>
		<category><![CDATA[Uruguay'a Taşınmak]]></category>
		<category><![CDATA[Uruguay'a Yerleşmek]]></category>
		<category><![CDATA[Uruguay'a Yerleşmek İçin Gerekenler]]></category>
		<category><![CDATA[Uruguay'da Yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=8423</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uruguay&#8217;a yerleşmek, kalkıp buralardan ta dünyanın bir ucuna, Güney Amerika&#8217;ya kadar gitmeyi konuşmak bir ara resmen moda haline gelmişti. Kim...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2017/01/26/uruguaya-yerlesmek/">Röportaj: Uruguay&#8217;a Yerleşmek ve Sistem Üzerine</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8426" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6388.jpg" alt="Uruguay Montevideo" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6388.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6388-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6388-370x246.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6388-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6388-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6388-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /><br />
Uruguay&#8217;a yerleşmek, kalkıp buralardan ta dünyanın bir ucuna, Güney Amerika&#8217;ya kadar gitmeyi konuşmak bir ara resmen moda haline gelmişti. Kim ciddi ciddi bunu düşündü, kim laf olsun diye özellikle Mujica&#8217;dan mütevellit konunun yalnızca geyiğini çevirdi bilemeyiz ama, neticede bir sebebi olacak ki bu cümlelerin odak noktası her daim Uruguay&#8217;dı. Hal böyle olunca biz oralara kadar gitmişken &#8220;ah keşke buraya yerleşmiş bir Türk vatandaşı bulsak da konunun aslı nedir öğrensek diye çok heves ettik, ancak bir türlü öyle bir bağlantı kuramadık. Konuyla ilgili toparladığımız bilgilerden <a href="http://oitheblog.com/2016/02/10/uruguayda-yasam/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şöyle bir yazı</a> bile yazdık ama, onu da yazdığımızla kaldık işte, sanki daha fazlasını öğrenebilirdik gibi hissettik hep. Sonra şans eseri sevgili <strong>Şahin</strong>&#8216;in OitheBlog&#8217;a yaptığı bir yorumu görmemiz ile evde basbayağı sevinç çığlıkları attık, çünkü kendisi yaklaşık 1 senedir Uruguay&#8217;da yaşayan bir Türk vatandaşı! Şahin&#8217;i kişisel olarak tanımasak da anlatımından, söylediklerinden çok etkilendik, öyle ki okunabilirliği zorlaştırır mı eder mi diye düşünüp yazıyı az biraz kısaltsak mı diye kafamızdan geçse de resmen elimiz gitmedi. Buradan kendisine ayrıca teşekkür edelim ve konuya dönelim: Uruguay&#8217;a Yerleşmek ve Sistem Üzerine röportajımız aşağıda sizi bekler, iyi okumalar!</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8425" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6382.jpg" alt="Uruguay'a Yerleşmek" width="634" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6382.jpg 634w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6382-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6382-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6382-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6382-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6382-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 634px) 100vw, 634px" /><br />
Son dönemlerde etrafımızda onlarca kişiden duyduğumuz bir cümle “Abi her şeyi geride bırakıp Uruguay’a yerleşmek var aslında…”. Kimi Türkiye’de yaşıyor olmaktan mütevellit alternatif bir isyan cümlesi olarak kullanıyor, kimi Uruguay’ın sistemine, düzenine vurulup da hayranlıkla söylüyor. Sonuç olarak işi senin kadar ilerletip de hakikaten Uruguay’a taşınan biri ile şu dek karşılaşmamış, karşılaşamamıştık. Nasıl oldu da bu kararı aldın?</strong></p>
<p>Uruguay’da şansımı deneme kararı almadan önce ben de Türkiye’deki giderek zorlaşan yaşam koşullarından muzdarip birçok insandan biriydim. Yani politik gündemden başı dönmüş; şiddet, terör, savaş, çatışma, patlamalar, eylemler, darbe, polis şiddeti, keyfi tutuklamalar, gözaltılar, adil olmayan yargılamalar, tecavüz, taciz, yolsuzluk, doğa katliamı ve daha birçok haberlerle güne sıfır motivasyonla başlayan bir sıradan biriydim. Kaçıp gitmek herkesin olduğu kadar benim de hep aklımın bir köşesinde vardı ama aileni, arkadaşlarını, koşulları her ne kadar ağır da olsa uğraşıp didinip bir iyi yerlere varmaya çalıştığın bir yaşamın da vardı ve öylece arkanı dönüp gidemiyordun. Her zaman bir umut vardı yani, işler bir gün iyiye gidecek bütün bunlar bitecek sona erecek, ömrümün kalanını mutlu huzurlu bir şekilde sürdüreceğim diyordum. Bu süreçte hiçbir zaman halime şükredip olanlara razı olmadım. Hep bir şeyleri değiştirmek veya iyi şeylerin yok olmamasına engel olmak için çaba sarf ettim. Tecavüzü de, yolsuzluğu da protesto ettim, hayvan haklarını da savundum, doğa katliamına, betonlaşmaya da hayır dedim. Hayatta bazı şeyler vardır, doğruluğundan yüzde yüz eminsindir ve içinde onları savunma, koruma ihtiyacı hissedersin. Bir şeyler yapmamak veya yapamamak yıpratır seni, işte böyle bir ruh haliyle senelerce yaşadım Türkiye’de. Bu ruh hali de bu kararı almam konusunda bir alt yapı oluşturmaya başladı denilebilir.</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8429" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6425.jpg" alt="Uruguay'a Yerleşmek" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6425.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6425-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6425-370x246.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6425-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6425-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6425-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /><br />
Çoğumuz gibi sen de bir şeylerin umduğumuz şekilde yoluna girmeyebileceğini keşfetmeye başladın galiba…</strong></p>
<p>Ben Türkiye’de psikolojik olarak çok yıprandım. Kendi hayatıma, düzenime hiçbir zaman odaklanamadım. Bir şeyleri başarmanın verdiği güven hissini hiç yaşayamadım Türkiye’de. Ne zaman bir şeyler için sesimizi yükseltsek hep dışlandık, hor görüldük, yeri geldi marjinal olduk, sözde entel olduk, çapulcu olduk, dış güçlerin oyuncağı olduk, vatan haini olduk. Barışçıl eylemlerimiz daha başlamadan hep şiddetle karşılık buldu. Kutuplaştırıcı, ayrıştırıcı sözlü şiddetin yanı sıra ana akım medyanın olayları çarpıtma ve toplumu yanlış yönlendirmesiyle bakkalın, esnafın sopalı, döner bıçaklı şiddetine maruz kaldık, hala da maruz kalan, hayatını yitiren, sakat kalan, yıllarca adalet arayan binlerce insan var. Bu yüzden Türkiye’de insanlar ikiye değil elliye bölünmüş durumda. Kimse kimseyi sevmiyor ya da herkesin sevdiği birisi kesinlikle yok o ülkede. Yani Türk, Kürt milliyetçiliği değil artık; şuan Türkiye’de şu partili, şu cemaatten, şu şehirden, şu dinden, şu görüşten ayrımından tutun da darbeci, cemaatçi, marjinali, enteli, çapulcusu, şu ülkenin casusu, şu ülke liderinin destekçisi, şu eylemin katılımcısı, bölücü, faşist, komünist, ateist, anarşist..vs gibi onlarca sözde düşman var. Herkesin var olduğuna inandığı iç ve dış düşmanlar var yani. Arkadaşlarımızla bile sohbet ederken bu düşmancılığı hissedebiliyorsunuz. Sadece doğduğunuz yer bile sizin arkadaşlarınız veya sohbet ettiğiniz biri tarafından öteki olarak nitelendirilmenize sebep olabiliyor. Bu durum güvensizliğe neden oluyor ve en yakın arkadaşlarınıza, komşunuza veya iş arkadaşınıza güven duymama durumunu yaratıyor. Bunların hepsini yaşadım Türkiye’de. Hayatımda sadece aileme güvenebileceğimi hissettiğim zamanlar oldu. Kendimi yalnız ve çaresiz hissettiğim çok zaman oldu. Toplum baskısı öyle bir noktaya geliyor ki sen bile doğruluğundan emin olduğun şeylerden şüphe eder, kendini sorgular hale geliyorsun. Sana göre yanlış fakat çoğunluğun doğru kabul ettiği birçok şeyi sorgular hatta kabul eder duruma geliyorsun. Bu durum göründüğünden çok daha tehlikeli aslında.</p>
<p>Uzun lafın kısası buraya iç çekişmelerlerden bezmiş, bir tarafı el üstünde tutulurken diğer tarafı baskıyla ezilmiş, sindirilmiş, parçalanmış bir halkın içinde, her gün iş savaş ha çıktı ha çıkacak endişesini yaşadığım bir psikoloji ile geldim.</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8435" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6502.jpg" alt="Uruguay'a Taşınmak" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6502.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6502-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6502-370x246.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6502-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6502-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6502-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /><br />
Ne kadar süredir Uruguay’dasın? Neresinde yaşıyorsun?</strong></p>
<p>-Ocak 2016’dan beri Uruguay’dayım. Montevideo’da yani başkentte yaşıyorum.</p>
<p><strong>Taşınma sürecin nasıl gerçekleşti? Daha önce Uruguay’ı görme şansın olmuş muydu mesela, bile bile mi gittin? Bu öyle Almanya’ya taşınmak gibi bir şey değil ki arkadaş. O bile yeterince büyük bir gelişmeyken söz konusu Uruguay olunca acayip bir mesafeden ve bambaşka bir kültürden söz ediyoruz. Bayağı cesaret işi aslında! </strong></p>
<p>Taşınma sürecinde elimde avucumda satılabilecek ne varsa sattım sırt çantamı aldım geldim. Satılabilecek derken ev araba vs. den bahsetmiyorum. Bir gitarım, bir de motorum vardı onları sattım, zaten bilet aldıktan sonra elimde 600 küsür dolar kaldı. Daha önce Uruguay’ı hiç görmemiştim tabii. Fakat benim yolumun Uruguay ile kesişmesinin sebebi kız arkadaşımdı. Kendisi buralı. Onunla 2014 yazında İstanbul’da tanıştık. Tanışmadan önce Uruguay ile bildiğim tek şey Ekşi Sözlük’te bahsedilirken öğrendiğim Mujica ve icraatlarıydı. Tabi Uruguay’dan biriyle tanışınca Mujica ve ülke hakkında birçok soru sorup, Türkiye’den bir çok insanın oraya kaçma hayallerinden bahsettim. O da bana Uruguay hakkındaki bilgilerin bir kısmının tam doğru olmadığından bahsetti. Ben de ona İstanbul’u gezdirirken bir yandan da Türkiye’deki koşullardan bahsettim. Daha sonra ülkesine geri döndüğünde biz konuşmaya devam ettik. Her bomba patladığında veya televizyondan Türkiye ile ilgili bir haber duyduğunda mutlaka bana yazar durumumu sorardı. Bu böyle yaklaşık bir sene devam ettikten sonra Türkiye’ye tekrar geldi ve iki ay boyunca beraber otostop çekerek, Couchsurfing yaparak veya kamp kurarak tüm Akdeniz’i dolaştık. Bu süreçte birbirimizi daha iyi tanıdık. Tekrar ülkesine döndüğünde onu okulum biter bitmez birkaç aylığına ziyaret edecektim. Fakat koşullarım öyle ağırlaştı ki dediğim gibi elde avuçta ne varsa sattım, tası tarağı toplayıp Uruguay’a yerleşme değil ama, şansımı denemek için 6 aylığına gitmeye kadarı verdim. Okulu bıraktım, arkadaşlarımla ve ailemle vedalaştım. Tabii ki ilk etapta “gitme ne yapacaksın” diyenler oldu ama dinlemedim ve buraya geldim. Arkadaşlarım ve ailem her defasında bana iyi ki gitmişsin, sakın geri gelme diyorlar.</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8432" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6451.jpg" alt="Uruguay'da Yaşam" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6451.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6451-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6451-370x246.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6451-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6451-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6451-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /><br />
Peki bir yabancının Uruguay’a yerleşme, oturma izni ya da vatandaşlık alabilme süreci nasıl ilerliyor? Ne gibi belgeler sağlaman gerekti? Süreçler bizdeki gibi yavaş mı? Herhangi bir zorlukla karşılaştın mı?</strong></p>
<p>Uruguay’a yerleşmek çok kolay. <strong><em>Ben gelmeden önce sadece iki belge getirdim. Doğum belgesi ve sabıka kaydı. </em></strong>Tabii iki belgeyi de İspanyolca tercüme ettirirdim, noterde onaylattım ve kaymakamlıktan apostillerini yaptırdım.</p>
<p>Uruguay’a geldikten sonra göçmenlik bürosuna randevu aldım. Orası ilk adım. Ondan sonrası çorap söküğü gibi geliyor zaten. Yanınızda İspanyolca bilen biri varsa, ne yapacağınızı ne zaman yapacağınızı biliyorsunuz. Geriye sadece sabırla beklemek kalıyor. Sabır diyorum çünkü işler çok yavaş ilerliyor bazen. Oturma izni konusunda çok soru soruluyor. <strong><em>Göçmenlik bürosuna ilk başvuruyu yapmanızın ardından yine oradan bir ay sonra alacağınız belge ile nüfus dairesinden bir hafta içinde sadece fotoğraf çektirerek ve parmak izi vererek iki yıllık oturma izni onaylı kimliğinizi, yani Cedula’nızı alıyorsunuz.</em></strong> Bundan sonrası için, yani kalıcı oturum izni için bazı şartları yerine getirmeniz gerekiyor. Gelir gösterme bu aşamada karşımıza çıkıyor. Yurtışından gelecek 1500 Dolar aylık gelir göstermeniz veya herhangi sigortalı bir işte en az üç ay çalıştıktan sonra 3 aylık maaş bordrosu göstermeniz veya kendi işinizi kurmanız gerekiyor. Ben 4 ay işsiz dolaştıktan sonra iş buldum ve üç ay çalıştıktan sonra doğum belgesi, sabıka kaydı ve 3 aylık maaş bordrom ile bir iki ay önce kalıcı oturum izni başvurumu yaptım. 3 ay sonra arayıp sonucu bildireceklerini söylediler. Bekliyorum. Eğer onaylanırsa, ki gerçekten tüm işlemleri eksiksiz ve istedikleri gibi yaptıktan sonra çok rahat onaylanır diyorlar, 3-5 yıl burada yaşadıktan sonra vatandaşlık için başvurabilirim. Tabii bu koşullar medeni durumuna göre değişebiliyor. Benim yaşadığım tek zorluk burada kalıcı oturum iznine başvururken sabıka kaydının yerli, yani Uruguay’lı bir tercüman da ayrıca onaylanması gerektiğini söylediler. Sanırım öyle bir kanun varmış. İşim gereği tanıdığım birkaç tercüman arkadaşımdan yardım alarak o işlemleri de bir haftada hallettim. Bir de şöyle bir durum var; Benim yanımda İspanyolca bilen kız arkadaşım olduğu için ben neredeyse ağzımı bile açmadım bu süreç boyunca. Bir kere yalnız halletmek için gittiğimde benden yanıma İspanyolca bilen birini getirmem gerektiğini söyledi ve hiçbir işlem yapamadım. Yani İngilizce bilen pek yok resmi dairelerde, o yüzden yanınızda birilerinin olması şartmış. Bunu da böylece öğrenmiş olduk.</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8433" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6466.jpg" alt=" Uruguay" width="634" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6466.jpg 634w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6466-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6466-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6466-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6466-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6466-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 634px) 100vw, 634px" /><br />
En merak ettiğimiz konulardan biri de iş bulma sürecin. Oraya gitmeden önce ne sektörde çalışabileceğini araştırdın ya da birileriyle önceden iletişime geçtin mi? “Ya iş bulamazsam” gibi bir paniğin olmadı mı mesela? Şu an ne iş yapıyorsun?</strong></p>
<p>Buraya gelirken aklımda ne iş olsa yaparım vardı. Branşım olan tekstil sektöründe iş bulmanın çok zor olduğunu biliyordum. Tekstil ile ilgili zaten hiç ilan da görmemiştim. <strong><em>Ülke nüfusu 3,5 milyon, bunun en büyük bölümü 1,5 milyonu yani yaklaşık yarısı başkent Montevideo’da yaşıyor. En çok iş olanağı burada olmasına rağmen iş bulmak oldukça zor. </em></strong>İspanyolca bilmeyen sadece İngilizce bilen benim gibi yabancılar için daha zor, ne İspanyolca ne de İngilizce bilmeyenler için çok daha zor. İmkansız değil çok zor. Burada İngilizce bilmeyen bir Türk arkadaşımız iki işte birden çalışıyor bazen. Burası küçük bir yer olduğu için işler kulaktan kulağa veya tanıdığın tanıdığı üzerinden hallediliyor. O yüzden çevre çok önemli. <strong><em>İnternette iş aramaktansa her gün yeni insanlarla tanışıp iş aradığını söylemen çok daha avantajlı </em></strong>bana göre. Tabi insanların size kefil olabilecek kadar güvenini kazanmanız lazım. Bu da zaman ve sabır gerektiriyor. Ya iş bulamazsam paniğim işe kabul edildiğim güne kadar hep vardı. Ben gelirken dönüş biletimi de 6 ay sonrasına almıştım her ihtimale karşı. Dördüncü ayımda iş bulamasaydım şu an Türkiye’de olabilirdim. İş konusunda gerçekten şanslı olduğumu düşünüyorum, yani burada, Türkiye’de değil. Ben iş ilanlarına bakarken sadece İngilizce bilen birini arayan iş ilanlarına bakıyordum ve sadece onlara başvuruyordum. Kız arkadaşımın arkadaşı bir gün bana bir firmanın Türkçe bilen birini aradığını söyledi ve link gönderdi. Firma Türkiye’de çok popüler olan bir cep telefonu oyunun firmasıydı ve Türk kullanıcılardan gelen mailleri cevaplayabilecek, Türkçe çeviri yapabilecek birini arıyorlardı. Başvurduğumun ertesi günü iş görüşmesi için çağrıldım ve görüşmede ilanı yazarken kimseyi bulamayacaklarını aylarca bekleyeceklerini itiraf etmelerine rağmen işi alabilmek için bir sürü test ve çeviri yaptım. Haftalarca sonuç bekledim ve bir ay sonra işe alındığımı bildirdiler. Yaklaşık 6 aydır Trivia Crack oyununu yapan Etermax firmasında çalışıyorum.</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8427" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6404.jpg" alt=" Uruguay Montevideo" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6404.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6404-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6404-370x246.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6404-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6404-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6404-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /><br />
Peki işler gerçekten de beklediğin gibi çıktı mı? Yani Uruguay gerçekten anlatıldığı, yansıtıldığı kadar “ütopik”, eşitlikçi, adil, güvenli bir ülke mi? Aradığını bulabildin mi? İyi ki Uruguay’a taşınmışım diyebiliyor musun?</strong></p>
<p>İşler kesinlikle beklediğim gibi gitmedi, her gün çok daha iyiye gitti benim açımdan. <strong><em>Hayatımdan oldukça memnunum ve geri dönmeyi de düşünmüyorum.</em></strong> Uruguay’dan çok fazla bir beklentim yoktu zaten. Hayat pahalılığı dışında istediğim ve aradığım huzur ve yaşamı fazlasıyla buldum. Karnınız toksa burada endişelenecek hiçbir derdiniz olmuyor. Sanat ise sanat, eğlence ise eğlence, dostluk arkadaşlık ise fazlasıyla bulabilirsiniz. <strong><em>Burada kimse sizi doğduğunuz şehire, dini inancınıza, tuttuğunuz takıma, desteklediğiniz partiye veya politikacıya göre yargılamıyor. Muhtemelen akıllarından bile geçmiyordur. </em></strong>Türkiye dediğimiz zaman burada yayınlanan Türk dizilerinin isimlerini veya 2002 Dünya Kupası Türkiye milli takımında oynayan futbolcuları saymaya başlıyorlar. Türkçe bir kelime duyduklarında defalarca tekrarlatıp söylemeye çalışıyorlar. İspanyolca öğrenmen için yardım ediyorlar, bir kelimenin anlamını sorduğunda kökenine kadar her şeyini tüm hikayesini, hangi durumda kullandıklarını uzun uzun anlatıyorlar. Hep gülüyorlar, futboldan veya komik şeylerden bahsediyorlar. Politika hakkında konuşulduğunu hiç duymadım. Tek dertleri futbol. Futbolu seviyorlar. Haftada bir iş arkadaşlarımla birlikte halı saha maçı yapıyoruz. Maç izlemeye bölüm şefinin evine gidiyoruz, rahatımız için elinden geleni yapıyor, yiyeceğimizi içeceğimizi servis ediyor. Ego yok. Şefi de müdürü de aynı. Hep beraber bara gidip sabaha kadar eğlenebiliyoruz. İnsanlar doğal burada, yapmacık değil kimse. Herkes olduğu gibi. Kimse iş için bir yerlerini paralamıyor. Benim çalıştığım iş yerinde birçok kişi kendi isteği ile günde sadece 6 saat çalışıyor. Kimse 3 saat daha çalışayım daha çok para kazanayım demiyor. Para hırsı, kazanma hırsı yok. Bazen tembelliğe kadar gidiyor bu hatta. Ya bunlar çalışmak mı istemiyor acaba diyorum bazen. İhtiyacı kadar kazanıyorsa onunla yetinmeyi biliyor. Çoğu esnaf dükkanını geç açıyor erken kapatıyor. Hafta sonu genç insanlar eğlenmeye gidiyor. Kadınlar arkadaşlarıyla rahat rahat eğlenebiliyor evine istediği zaman istediği saatte gidiyor. Sarkıntılık yok, taciz yok, diğerinin kararına, yaşamına saygı var.</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8431" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6443.jpg" alt="Uruguay'a Yerleşmek" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6443.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6443-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6443-370x246.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6443-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6443-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6443-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /><br />
İronik bir soru olacak ama, Türkiye ile Uruguay’ın temel farklarının neler olduğunu düşünüyorsun? Kültürel anlamda da olabilir, sistem açısından da…</strong></p>
<p>Sistem kesinlikle daha iyi, daha özgürlükçü, daha adil ve daha eşitlikçi. Medya tamamen özgür. İstediğini yazıp çizebiliyor rahatça. Sansür yok. Yayın yasağı yok. İnsanlar daha özgür. Çalışan hakları konusunda çok daha ileride olduğunu söyleyebilirim. Türkiye’ye göre kadınlar iş hayatında çok daha ön planda. Kadın taksici de var, kadın otobüs şoförü de var, kadın belediye temizlik işçisi de var. Hepsi de çok çalışkan ve işini titizlikle yapıyor. Tabii her ülkede olduğu gibi burada da evsizler, varoş bölgeler ve çok ağır koşullarda yaşayan insanlar var. Eğitim konusunda öğretmen yetersizliği ve yeteri kadar derslik olmadığını biliyorum.</p>
<p><strong>Çoğu kişi Uruguay’ı ucuz bir ülke sansa da aslında öyle olmadığına dair birçok şey duyuyoruz, açıkçası kişisel deneyimimiz de bu yöndeydi. Sence orası pahalı kabul edilebilecek bir ülke mi? Tabii ki ne kadar maaş aldığını sormayacağız ama, şöyle bir özet geçsen? <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/14.0.0/72x72/263a.png" alt="☺" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /></strong></p>
<p><strong><em>Uruguay kesinlikle ucuz bir ülke değil. Asgari ücret Türkiye ile aynı olmasına rağmen hayat çok daha pahalı.</em></strong> Bana göre burada Türkiye’den daha ucuz olan iki şey var; et ve şarap. Ülkede üretim çok fazla olmadığı için çoğu şey dışarıdan ihraç ediliyor. Vergileri de bir hayli yüksek olduğu için tüketiciye ulaşana kadar 2-3 katı oluyor fiyatı. Bu koşullarda yaşanılır mı? Elbette yaşanılır. Yemeğini evde kendin yaparsan, gece hayatından ve bazı lükslerden vazgeçersen gayet güzel yaşarsın. Ben kendi ekmeğimi pizzamı veya yemeğimi evimde yapıyorum.<br />
<strong><br />
İnsan ilişkileri nasıl? Yani genel olarak sıcakkanlı bir yapıda oldukları söylenebilir mi? Kolay adapte olabildin mi ya da aranızda bir dil bariyeri olduğunu düşünüyor musun?</strong></p>
<p>İnsanlar çok sıcakkanlı ve samimi. Çok çabuk kaynaşabiliyorsunuz ve anlaşabiliyorsunuz. Benim tanıştığım insanların büyük bir bölümü İngilizce biliyordu, o yüzden kolay anlaşabildim. Çok yardımsever insanlar. İspanyolca bir kelimeyi anlamadığında veya İspanyolca ile ilgili her hani bir soru sorduğunda sana uzun uzun anlatıyorlar. Şu an onlarla İspanyolca konuşuyorum anlatamadığım bir şey olursa İngilizce’ye geçiyorum. Ayda birkaç kere ya evde ya da sevdiğimiz mekanlardan birinde buluşuyoruz beraber zaman geçirip eğleniyoruz. Moralleri hep yüksek. Kafayı bir şeylere takan veya üzgün dolaşan birini hiç görmedim. Mutlular yani. Sosyal yaşamlarına da işleri kadar önem gösteriyorlar. Kendilerini eve kapatmıyorlar.</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8430" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6432.jpg" alt="Uruguay" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6432.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6432-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6432-370x246.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6432-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6432-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6432-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /><br />
Urugay’ın sistemi, düzeni konusunda eleştirebileceğin, “bence şu iş dışarıdan göründüğü gibi değil” diyebileceğin şeyler var mı? </strong></p>
<p>Eleştirdiğim yönleri var elbette. <strong><em>Bazı kurallarını anlamakta zorlanıyorum. Mesela bankada telefon kullanmak yasak. Kapının önünde polisin hemen yanında marihuana içebilirsin ama içeride telefon kullanamazsın. </em></strong>İlginç gerçekten. Güvenliği abarttıklarını düşünüyordum ilk geldiğimde mesela ama yavaş yavaş fikrim değişmeye başladı. Tabii bunda bisikletimin bahçede kilitsiz bıraktığım yarım saat içinde çalınması ve bir arkadaşımın normalde 3 kapı geçerek ulaşabildiğin evine hırsızın bir saatte girip tüm elektronik eşyalarını ve birikimini çalması da etkili oldu diyebilirim. <strong><em>Polisin suçu önleme konusunda yetersiz olduğunu düşünüyorum. Polis sadece turistik bölgelere yoğunlaşmış görünüyor.</em></strong> Onun dışındaki yerlerde nadiren görüyorum. Bu da muhtemelen suçluları suça teşvik ettiriyor bence. Güvenlik konusunda yeterli tedbirlerin alınmadığını veya alınamadığını düşünüyorum.</p>
<p><strong>Son olarak bir turist sorusu gelsin, buralara kadar gelmişken denemeden/görmeden/yemeden dönmeyin diyebileceğin birkaç lokal ipucu verebilir misin? <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/14.0.0/72x72/263a.png" alt="☺" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /></strong></p>
<p>Buraya gelmişken bir asado, chivito, milanesa ya da ne bileyim bir gramajo yemeden dönmeyin. Burada sulu yemek kültürü yok. Pizza ve benzeri yiyecekler ile et ve jamon yani domuz eti ağırlıklı yiyecekler tüketiliyor genelde. Dulce de Leche’li bazı tatlı türlerini denemenizi de tavsiye ederim. Hatta direk Dulce de Leche’yi tadın.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2017/01/26/uruguaya-yerlesmek/">Röportaj: Uruguay&#8217;a Yerleşmek ve Sistem Üzerine</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2017/01/26/uruguaya-yerlesmek/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>81</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yurtdışına Göç Rehberi: Pes Edenler İçin 8 Alternatif Ülke</title>
		<link>https://oitheblog.com/2016/03/21/yurtdisina-goc-rehberi/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2016/03/21/yurtdisina-goc-rehberi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Mar 2016 18:57:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ALMANYA]]></category>
		<category><![CDATA[AMERİKA]]></category>
		<category><![CDATA[AVUSTRALYA]]></category>
		<category><![CDATA[FAYDALI Bİ' ŞEYLER]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNEY AMERİKA]]></category>
		<category><![CDATA[İSPANYA]]></category>
		<category><![CDATA[KANADA]]></category>
		<category><![CDATA[NORVEÇ]]></category>
		<category><![CDATA[URUGUAY]]></category>
		<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya'ya Göç Etmek]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya'ya Göçmenlik]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika'da Yaşamak]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika'ya Göç Etmek]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika'ya Göçmenlik]]></category>
		<category><![CDATA[Amerikan Vatandaşlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Avustralya Vatandaşlığı]]></category>
		<category><![CDATA[avustralya'da yaşamak]]></category>
		<category><![CDATA[Avustralya'ya Göç Etmek]]></category>
		<category><![CDATA[Avustralya'ya Göçmenlik]]></category>
		<category><![CDATA[İspanya Vatandaşlığı]]></category>
		<category><![CDATA[İspanya'da Yaşamak]]></category>
		<category><![CDATA[İspanya'ya Göçmenlik]]></category>
		<category><![CDATA[kanada'da yaşamak]]></category>
		<category><![CDATA[Kanada'ya Göç Etmek]]></category>
		<category><![CDATA[Kanada'ya Göçmenlik]]></category>
		<category><![CDATA[Malta Vatandaşlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Malta'ya Göç Etmek]]></category>
		<category><![CDATA[Malta'ya Göçmenlik]]></category>
		<category><![CDATA[Norveç Vatandaşlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Norveç'e Göçmenlik]]></category>
		<category><![CDATA[Uruguay Vatandaşlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Uruguay'a Göç Etmek]]></category>
		<category><![CDATA[Uruguay'a Göçmenlik]]></category>
		<category><![CDATA[Yurtdışına Göç Etmek]]></category>
		<category><![CDATA[Yurtdışına Yerleşmek]]></category>
		<category><![CDATA[Yurtdışında Çalışmak]]></category>
		<category><![CDATA[Yurtdışında Yaşamak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=5958</guid>

					<description><![CDATA[<p>En çok soru aldığımız konuların bir listesini yapsak &#8220;nasıl bu kadar geziyorsunuz?&#8221; ve &#8220;zengin misiniz&#8221; (evet gayet ciddiyiz) sorusunun ardından...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2016/03/21/yurtdisina-goc-rehberi/">Yurtdışına Göç Rehberi: Pes Edenler İçin 8 Alternatif Ülke</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>En çok soru aldığımız konuların bir listesini yapsak &#8220;nasıl bu kadar geziyorsunuz?&#8221; ve &#8220;zengin misiniz&#8221; (evet gayet ciddiyiz) sorusunun ardından &#8220;x&#8217;e nasıl taşınabilirim, yurtdışına göç meselesi nasıl oluyor?&#8221; sorusunu koyardık. Hal böyle olunca daha fazla ertelemeden Türkiye&#8217;den en çok göç edilmek istenen ülkelerin kendimizce bir listesini çıkarıp bu sorunun cevabını da mümkün olduğunca vermeye çalıştık. Aşağıda okuyacaklarınızı söz konusu ülkelerin resmi sitelerinden ve oralarda yaşayan eşimiz dostumuzdan topladığımız bilgiler üzerinden derledik. Tabii ki bu bilgiler güncellenebilir, değişebilir ya da durum göre çok daha detaylandırılabilir ancak kaba taslak haliyle durum bu. İşinize yarar diye umuyoruz.</p>
<p>*Bizi <strong>Instagram&#8217;dan</strong> takip etmek isterseniz <a href="https://www.instagram.com/oitheblog/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">onun da linkini şöyle bırakalım.&nbsp;</a></p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/4237392-canada.png"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5976" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/4237392-canada.png" alt="yurtdışına göç" width="579" height="380" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/4237392-canada.png 2586w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/4237392-canada-300x197.png 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/4237392-canada-1024x672.png 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/4237392-canada-210x138.png 210w" sizes="(max-width: 579px) 100vw, 579px" /></a></p>
<h2><strong>1. Ka<span style="color: #000000;">nada Göçmenliği</span></strong></h2>
<p>Türkiye’den en çok göç edilmek istenen ülkelerden birisi tartışmasız bir şekilde Kanada. Özellikle eğitim koşulları, refah seviyesi ve dinginliği ile buradan bakınca adama “her şey güzel olacak” dedirtecek bir hali olduğu aşikar. Eğer göç etmek için ilk tercihiniz Kanada ise öncelikli olarak Fransızca ya da İngilizce dillerinden birine iyi şekilde hakim olmanız, herhangi bir sabıkanız olmaması ve Kanada’da çalışabileceğiniz bir iş alanına hakim olmanız gerekiyor. Şayet Kanada’ya göç etmek gibi bir niyetiniz varsa, öncelikle <strong><a href="http://onlineservices-servicesenligne.cic.gc.ca/eapp/eapp.do;jsessionid=FCAD8099F2EB25377B674EBD262C9E42" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şu sitedeki</a></strong> çeşitli soruları cevaplayarak, Kanada göçmenliği için uygun olup olmadığınızı kontrol edebilirsiniz. Şayet uygun görünüyorsanız, başvuru yapabileceğiniz şu gibi kategoriler var:</p>
<ul>
<li>Eğer ailenizden birisi (anne, baba, kardeş, eş gibi) 18 yaşın üzerinde bir Kanada vatandaşı ise ya da oturma izni varsa, bu kişi size başvuru yapmanız için aracı olabiliyor.</li>
<li>Eğer Kanada’da bir firma için çalışmaya başladıysanız ve bu şekilde <strong>çalışma iznine sahip olduysanız</strong>, ülkede 2 sene tam zamanlı olarak çalıştıktan sonra, oturma izni için başvurma hakkı kazanıyorsunuz.</li>
</ul>
<ul>
<li>Eğer Kanada’ya bir <strong>uluslararası öğrenci statüsünde</strong> giderseniz ve mezun olduktan sonra orada yaşamak istiyorsanız yine diğer göçmenlere kıyasla bir puan önde başlıyorsunuz. Okulunuzu bitirdikten sonra Kanada’da tam zamanlı olarak çalışmaya devam ederseniz işiniz daha da kolaylaşıyor. Bu noktada dikkat etmeniz gereken önemli detaylardan biri de, bazı eyalet hükümetlerinin, başka eyaletlerdeki okulları resmi olarak tanımayabiliyor olması.</li>
<li>Yukarıda da kısaca söz ettiğimiz gibi, eğer <strong>kalifiye işçi sınıfına giriyorsanız</strong> yine göçmenlik başvurusunda bulunabiliyorsunuz. Örneğin tıp, mimari, akademisyenlik, mühendislik, hukuk, yöneticilik, bilim gibi alanlarda iş yapabilir durumdaysanız bu gibi alanlar için öncelik tanıyorlar ve bu başvuru biçim “<strong>Express Entry</strong>” olarak adlandırılıyor. Ancak tabii ki kalifiye işçi olma durumunun yalnızca yukarıda saydığımız alanlarla sınırlı olduğunu düşünmeyin, önemli olan iş gücü sağlayabilmeniz. Örneğin X eyaletinde hayvancılık alanında çalışacak işçiye ihtiyaç, Y eyaletinde madencilik konusunda çalışan gerekiyor ve bu sebeplerle de yabancı işçilerin ülkeye girişine destek verebiliyorlar.</li>
<li>Şayet Kanada’da yaşamak nasıl bir şeydir diye kafanız karıştıysa<strong> <a href="http://oitheblog.com/2015/07/30/kanadada-yasam-ve-gocmenlik/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şurada</a></strong> ve <a href="http://oitheblog.com/2014/11/30/roportaj-kanadada-yasamak-ve-montreal-uzerine/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şurada</a> Kanada’da yaşayan Türkler ile yapılmış ve geçtikleri süreçleri anlatan iki adet röportajımız mevcut.</li>
</ul>
<p>*Bu arada <strong>Quebec Eyaleti</strong>’nin göçmenlik süreçleri diğerlerinden farklı, aklınızda bulunsun.</p>
<p>*Ben daha fazla bilgi istiyorum diyenler için <strong><a href="http://ottawa.emb.mfa.gov.tr/ShowInfoNotes.aspx?ID=183468" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şuradaki resmi siteye</a></strong> tık tık.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/usa-map.png"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5977" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/usa-map.png" alt="yurtdışına göç" width="550" height="342" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/usa-map.png 800w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/usa-map-300x186.png 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/usa-map-210x130.png 210w" sizes="(max-width: 550px) 100vw, 550px" /></a></p>
<h2><strong>2. Amerika Göçmenliği</strong></h2>
<p>Amerika’ya göç edebilmek tahmin edeceğiniz üzere birçok ülkeye kıyasla daha da zorlu ve daha uzun bir süreçten geçmenizi gerektiriyor. Amerika’ya yerleşebilmek için ihtiyacınız olan şey pek çoğumuzun adını daha önce duyduğu “<strong>Green Card</strong>”. Ancak Green Card için de öyle kafanıza göre, ben bi’ başvurayım diyerek başvuru yapamıyorsunuz. Yerine getirmenize gereken bazı kriterler ya da Amerika’nın sizi Green Card başvurusunda bulunmaya uygun kişi olarak nitelendirmesi için sağlamanız gereken bazı özellikler var. Bunları şu şekilde listeleyebiliriz:</p>
<ul>
<li>Çekirdek <strong>aileniz </strong>(anne, baba, çocuk, kardeş, eş şeklinde) <strong>Amerikan vatandaşıysa</strong> bu kişiler size Green Card’a başvurabilmeniz için kefil/aracı olabiliyor. Tabii ki bu çoğumuz için en düşük ihtimalli durum) Ayrıca eğer vatandaş olan birinci derece akrabanızın veya eşinizin aracılığıyla başvuracak olursanız süreç bir tık daha hızlı oluyor da diyebiliriz. (3. senenizde başvuru yapabiliyorsunuz, normalde süre 5 yıl)</li>
<li>Eğer Amerika’da bir iş bulduysanız ve söz konusu şirket ile X senelik bir anlaşmaya vardıysanız, Amerika’daki <strong>işvereniniz aynı şekilde size kefil/aracı olabiliyor</strong>. Ancak büyük firmalar dışında, bu durum genellikle çoğu işverenin tercih etmediği ve altına girmek istemediği bir sorumluluk. Aynı şekilde, bir iş bulmamış olmanıza ya da aracı bir firma olmamasına rağmen, eğer sıradışı ya da özellikli kabul edilebilecek bir yetkinliğiniz varsa ya da spor, bilim, sanat gibi alanlarda Amerika’nın değerlendirmesine göre özellikli kabul edilebilecek bir yetkinliğiniz varsa, yine göçmenlik başvurusunda bulunabiliyorsunuz. Hayır arkadaşlar, amuda kalkmak ya pamuğun üzerinde fasulye çimlendirmek sayılmaz. L</li>
<li>Amerika’nın “<strong>Özel İş Kategorileri</strong>” olarak adlandırdığı ve Amerika’nın resmi göçmenlik bürosu <a href="https://www.uscis.gov/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">USCIS’in web sitesinde</a> ihtiyaçlara göre güncellediği bir listesi mevcut. Bu listede yer alan işlerden herhangi birinin kriterlerini yerine getirebiliyorsanız, nitelikli çalışan olarak ayrı bir süreçten geçebiliyor ve göçmenlik için başvurabiliyorsunuz.</li>
<li>Gelelim Türkiye’de yaşayan bireyler olarak çoğumuzun içine dahil olduğunu düşündüğü kategoriye “<strong>Sığınmacı Kategorisi</strong>”. Bu kategori dahilinde eğer, din, ırk, politik görüş gibi konular sebebiyle ülkenizde kalamayacağınızı kanıtlayabiliyorsanız, bu kategoriden bir başvuru yapabilme imkanınız da var.</li>
<li>En masraflı seçeneklerden biri de <strong>yatırım yapmak</strong>. Eğer kenarınızda köşenizde şöyle bir 500.000 – 1.000.000 dolarcığınız varsa ve yapacağınız yatırım en az 10 kişiye iş sağlıyorsa, bu göçmenlik başvurusu kapsamında Amerika’nın her sene kabul ettiği 10.000 kişiden biri olma şansını yakalayabiliyorsunuz.</li>
<li>Şayet bir <strong>Amerikan vatandaşı ile evlenecek olursanız</strong> da Green Card’a başvurabilme hakkınız var. Öyle ki bu durum şu anda Amerika’da bir sektöre dönüşmüş durumda desek abartmış olmayız, bayağı ciddi ciddi para karşılığı evlenen insanlardan falan bahsediyoruz. Artık o kadarına da girişmezsiniz herhalde. Zaten şayet girişecek olursanız, bu gibi vatandaşlık için sahte evlilikler yapılıyor olması nedeniyle Amerika devleti çok ciddi soruşturmalar yapıyor. Yani o filmlerde gördüğünüz çat kapı eve gelip, birbirinizi ne kadar tanıdığınızı sorgulamaya çalışan kişiler gerçekten var. Bunun için aynı zamanda şöyle bir sistem de geliştirmişler; Eğer vatandaş olan eşiniz üzerinden Greed Card başvurusu yapacaksanız, öncelikle size 1 senelik geçici bir oturma izni veriyorlar. 1 sene sonunda hala evliyseniz ve kriterlere uygunsanız, o zaman kalıcı bir Green Card sahibi oluyorsunuz.</li>
<li>Amerika&#8217;ya göç etmek için en çok tercih edilen seçeneklerden biri de tabii ki Green Card çekilişi sistemi. Bu şekilde özellikle Amerika&#8217;ya daha az göç aldıkları ülkeler arasından senede 50.000 kişi Green Card kazanma hakkına sahip oluyor. Bu gibi bir başvuruda bulunabilmek ve tarihleri takip edebilmek için <a href="http://travel.state.gov/content/visas/en/immigrate/diversity-visa/entry.html" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şuraya</a>&nbsp;göz atabilirsiniz. Size verdiğimiz link dışında bir sayfaya güvenmemekte fayda var, çünkü bu şekilde insanları dolandırmaya çalışıyorlar, aman dikkat.</li>
</ul>
<p>Eğer bu süreçlerden geçip Green Card sahibi olursanız da bu yüzde yüz paçayı kurtardığınız anlamına gelmiyor. Amerika Green Card’ı laf olsun diye değil, ülkede ciddi ciddi yaşamayı düşünenler için veriyor. Çünkü Green Card sahibi olmak, aslında bir nevi oy kullanmak dışında bir Amerikan vatandaşının neredeyse tüm haklarına sahip olmak gibi bir şey. Size çalışma izni bile tanıyor. Eğer Green Card’ı aldıktan sonra hemen Amerika’ya yerleşmek gibi şansınız yoksa ancak bu hakkınızı kaybetmek de istemiyorsanız, Green Card’ı aldıktan sonraki süreçte <strong>her sene en az 1 kez</strong> Amerika’ya gitmeniz gerekiyor. Bu da size Green Card’ınızı elinizde tutmak için garanti vermiyor, çünkü eğer ciddi olarak Amerika’da yaşama niyetiniz olmadığı şüphesine düşerlerse, oturma izninizi iptal edebiliyorlar. Eğer gidip hemen Amerika’ya yerleşmek gibi bir niyetiniz varsa, <strong>Amerika’da 5 sene yaşadıktan</strong> ya da 5 sene içinde en az 40 ayınızı Amerika’da geçirdikten sonra <strong>Amerikan vatandaşlığı</strong> için başvurmaya hak kazanıyorsunuz.</p>
<p>Eğer Amerika’da yaşamak konusunda şüpheleriniz varsa, OitheBlog’un 8 sene boyunca Amerika’da yaşamış İdil’i ile yaptığımız ve Amerika’daki yaşam koşullarını anlatan <strong><a href="http://oitheblog.com/2014/10/27/roportaj-amerikada-universite-okumak/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">bir röportajımız mevcut.</a></strong></p>
<h2><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Australia-Flag-Map.png"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5978" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Australia-Flag-Map.png" alt="yurtdışına göç" width="585" height="483" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Australia-Flag-Map.png 2400w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Australia-Flag-Map-300x248.png 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Australia-Flag-Map-1024x845.png 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Australia-Flag-Map-210x173.png 210w" sizes="(max-width: 585px) 100vw, 585px" /></a><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Australia-Flag-Map.png"><br />
</a> 3. Avustralya Göçmenliği</strong></h2>
<p>Göç konusundaki üç büyüklerin sonuncusu olan Avustralya’ya göç edebilmek öncelikle biraz ekstra cesaret istiyor, çünkü uzaklığı nedeniyle gidip gelmesi bile ayrı bir dert. Mesafe dediğin nedir ki gülüm, biz zaten Türkiye’den kaçmaya çalışıyoruz diyenler için konuyu açıklamadan geçmeyeceğiz tabii ki. Avustralya’da süreli veya kalıcı oturma izni sağlayan birçok vize çeşidi var. Bunlardan bazıları;</p>
<ul>
<li>Eğer Avustralya’ya öğrenci olarak gitmek istiyorsanız bunun için <strong>öğrenci vizesine</strong> başvurmanız gerekiyor. Bu vizeyle birlikte, öğrenci olduğunuz süre boyunca Avustralya’da kalmak ve varsa eşinizi veya 18 yaşından küçük çocuklarınızın sizinle birlikte orada yaşaması için hak kazanmış oluyorsunuz. Mezun olduktan sonra Avustralya’da yaşamaya ve çalışmaya devam etmek isterseniz, Avustralya hükümetinin <strong>eğitim sonrası çalışmak</strong> isteyenler için sunduğu özel bir vizeye başvurabiliyorsunuz. Bu başvuruda en önemli kriterlerden biri, çalışmak istediğinizi alanı belirtmeniz ve bu alanın okuduğunuz bölüm ile ilgili direkt ilişkili olması. Eğer değerlendirmeler sonucu olumlu bir sonuç alırsanız, bu vize ile belirli bir süreliğine Avustralya’da çalışma ve yaşama olanağınız oluyor.</li>
<li>Bahsettiğimiz diğer ülkelerde olduğu gibi, Avustralya’da bir<strong> firmada çalışmaya başlarsanız</strong>, onların aracılığıyla çalışma ve oturma iznine başvuru yapabiliyorsunuz. Ancak bu seçenek ile vizeye başvuru yapabilmeniz için 50 yaş altı olmanız ve bu firmanın size aracı olması için bir “sponsor” olarak uygun kriterlerde olması ve başvurusunun kabul edilmesi gerekiyor. Bu süreçte firmanın size vereceği pozisyonun da, <strong><a href="https://www.border.gov.au/Trav/Work/Work/Skills-assessment-and-assessing-authorities/skilled-occupations-lists/CSOL" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şuradan</a> </strong>ulaşabileceğiniz, <strong>CSOL</strong> olarak adlandırılan listeye dahil olması gerekiyor. Tabii aynı zamanda yetkinliğiniz, deneyiminiz ve İngilizce seviyeniz gibi başka kriterlere da bakarak değerlendirme yapıyorlar. Eğer başarılı sonuçlanırsa, ilk etapta 4 seneye kadar uzayabilen geçici bir vize almış oluyorsunuz. Aynı pozisyonda 2 sene çalıştıktan sonra eğer kriterlere uygun olursanız, işvereniniz kalıcı oturma alabilmeniz için size aracı olabiliyor.</li>
</ul>
<ul>
<li>Eğer herhangi bir firmadan bağımsız olarak çalışma ve oturma iznine başvurmak istiyorsanız, ülkenin istihdam ihtiyaçlarına yönelik belirlenen <strong>SkillSelect programı</strong> üzerinden “nitelikli göçmen” olarak da başvuru yapabilirsiniz. Bu seçenek için de öncelikle 50 yaşın altında olmanız ve yeterli derecede İngilizce biliyor olmanız gerekiyor. Eğer bu kriterle uyuyorsanız başvuru yapmadan önce ilk olarak, yetkinliğinizi değerlendirmek adına oluşturdukları, <strong><a href="https://www.border.gov.au/Busi/Empl/skillselect" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şuradan </a></strong>ulaşabileceğiniz, <strong>EOI</strong> adlı bir form doldurmanız gerekiyor. SkillSelect seçeneği üzerinden yapacağınız başvurular da vize tipine göre <strong><a href="https://www.border.gov.au/Trav/Work/Work/Skills-assessment-and-assessing-authorities/skilled-occupations-lists" target="_blank" rel="noopener noreferrer">SOL</a></strong> veya <strong>CSOL</strong> listelerinde belirlenen iş dallarına göre değerlendiriliyor. SkillSelect üzerinden değerlendirebileceğiniz bir başka seçenek de, “bölgesel istihdam” olarak adlandırdıkları, Avustralya’daki eyalet veya bölgelerin ihtiyaçlarına yönelik belirlediği pozisyonlara başvurmak. Bu konu ile ilgili daha fazla bilgi almak ve güncel iş pozisyonlarına bakmak için, tüm ve eyaletlerin web sitelerinin listelendiği <strong><a href="http://www.australia.gov.au/information-and-services/immigration-and-visas/state-migration-sites" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şu linke</a></strong> bir göz atabilirsiniz. Şu anda Avustralya doktorlara çok ihtiyaç olduğundan bu alan için ayrıca bir vize başvurusu alıyor, aranızda başka bir ülkeye göç etmek isteyen doktor varsa, Avustralya sizin için mantıklı bir seçenek olabilir.</li>
<li>Eğer 18 yaşında büyük olan ve Avustralya’da oturma izni/vatandaşlığı olan bir çocuğunuz, anneniz babanız, ya da eşiniz varsa işiniz çok daha kolay. Çünkü bazı ana kriterlere uyduğunuz sürece bu kişiler size oturma izni olmak için aracı olabiliyor. Aynı şekilde eğer yukarıda bahsettiğimiz seçenekler biri üzerinden çalışma ve oturma izni aldıysanız, eşiniz, 18 yaşın altındaki çocuğunuz ve duruma göre anne ve babanıza da aracı olarak oturma izni için başvuru yapabiliyorsunuz.</li>
<li>Eğer Avustralya’ya belirli bir <strong>iş alanında yatırım yaparak</strong> gitmek niyetindeyseniz bu da süreli ve kalıcı şeklinde farklı vize seçenekleri sunuluyor. Ancak bu da yatırım yapmak istediğiniz bölgeye ve ülkenin o dönem koşulları itibarıyla destekleme ihtiyacı duyduğu sektöre göre değişiyor. Dolayısıyla böyle bir yatırım için daha ciddi bir araştırma sürecine girmek gerekiyor. Yine de şu bilgiyle bir başlangıç yapabilirsiniz; resmi sitelerinde 1.500.000 ve üzerinde bütçelerden bahsediliyor.</li>
</ul>
<p>Gelelim işin en son kısmına. <strong>Avustralya’da vatandaşlığa hak kazanabilmeniz için</strong> öncelikli olarak şu kriterlere uygun olmanız gerekiyor; geçerli bir Avustralya vizesi ile ülkede en az 4 yıl yaşamış olmanız, başvurudan önceki son 12 ayda kalıcı bir oturma izniyle yaşamış olmanız, bu süre boyunca ülke dışında toplamda 1 seneden fazla kalmamış olmanız, ve başvuru yaptığınız tarihten önceki 12 ay içinde 90 günden fazla ülke dışında bulunmamış olmanız, herhangi bir sabıkanızın olmaması, Avustralya’da yaşamaya devam etme niyetiniz veya yakın bir ilişkiniz olacağını göstermeniz gerekiyor.</p>
<p>Avustralya’da yaşamak nedir ne değildir merak ediyorsanız, Avustralya’ya göç etmiş Türklerin ülkeye bakış açısını çözebilmek adına <strong><a href="http://oitheblog.com/2014/06/02/avustralyada-yasam-serisi-no-3/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şuradaki </a></strong>ve <a href="http://oitheblog.com/2013/12/04/avustralya-bir-de-yerlisinden-dinleyin/" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><strong>şuradaki</strong> </a>röportajlarımıza göz atabilirsiniz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Flag-map_of_Germany.svg_.png"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5979" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Flag-map_of_Germany.svg_.png" alt="yurtdışına göç" width="413" height="577" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Flag-map_of_Germany.svg_.png 2000w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Flag-map_of_Germany.svg_-215x300.png 215w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Flag-map_of_Germany.svg_-733x1024.png 733w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Flag-map_of_Germany.svg_-210x293.png 210w" sizes="(max-width: 413px) 100vw, 413px" /></a></p>
<h2><strong>4. Almanya Göçmenliği</strong></h2>
<p>Eğer daha yakınlarına göz diktiyseniz oradaki Türk popülasyonundan da mütevellit Almanya’yı öncelikli olarak değerlendiriyor olabilirsiniz. (ya da tam olarak bu sebepten değerlendirmiyor da olabilirsiniz tabii, neyse) Bu noktada şöyle bir süreç izlemeniz gerekiyor:</p>
<ul>
<li>İlk başvurubileceğiniz seçenek <strong>oturma izni</strong>. Oturma izninin süresi sınırlı ve bu izne başvurabilmek için Almanya’ya göç ediyor olma sebeplerinizin Almanya hükümetinin beklentileriyle uyuşuyor olması gerekiyor. Yani neden bahsediyoruz? Almanya’da eğitim almak, Almanya’da çalışmak, aile bağlantılı olarak Almanya’ya göç etmek nedeniyle gidiyorsanız ya da Avrupa Birliği’nin bir başka üye ülkesinde oturma iznine sahipseniz Almanya’da oturma izni için başvurabiliyorsunuz. Oturma iznin süresi sınırlı olmasına rağmen koşullara göre uzatılabiliyor.</li>
<li>İkinci seçeneğiniz yakın zamanda yürürlüğe giren <strong>Mavi Kart</strong> uygulaması. Bu uygulama aslında nitelikli işçileri Almanya’ya çekmek için oluşturulmuş bir sistem. Mavi Kart’a başvurabilmek için en önemli kriterlerden biri eğitim seviyenizin yüksek okul ya da daha da üzerinde olması. Aynı zamanda ek bir ön koşul olarak emeklilik sigorta primlerinizi Almanya kriterlerine uygun olarak yatırmanız isteniyor. 33 ay boyunca düzenli olarak çalışıp primlerinizi yatırırsanız süresiz oturma izni hakkına sahip oluyorsunuz. Eğer B1 seviyesinde Almanca bildiğinizi kanıtlayabilirseniz oturma izninizi 21 ay sonra da alabiliyorsunuz. Eğer eşinizle gittiyseniz, eşiniz de siz orada çalışmaya başladığınız andan itibaren derhal çalışma iznine sahip oluyor.</li>
<li>Oturma iznini aldıktan sonra ya da Mavi Kart sahibiyseniz <strong>yerleşim iznini </strong>almak için 5 yıl boyunca oturma izni sahibi olmanız gerekiyor. Ancak bunun yanında tabii ki başka ön koşullar da istiyorlar. Örneğin kendinin ve aile üyelerinin geçimini sağlayabilmek, yeterli Almanca bilgisi ya da sabıkanızın olmaması gibi. Bu noktada Mavi Kartlılar oturma izni sahiplerine kıyasla bir tık daha avantajlı. Çünkü yüksek nitelikli göçmen oldukları için 5 yıl süre önkoşulu olmadan da bir yerleşim izni alabilme şansları oluyor.</li>
<li>Tüm bu süreçlerin ardından sınırsız oturma hakkınız varsa, eğer vatandaşlığa kabul testini geçtiyseniz, 8 yıldır Almanya’da yasal olarak ikamet ediyorsanız, yeterince Almanca biliyorsanız, sabıkanız yoksa, kendi geçiminizi sağlayabiliyorsanız ve Almanya anayasal düzenine inandığınızı beyan ederseniz <strong>vatandaşlığa hak kazanıyorsunuz</strong>.</li>
</ul>
<p>*Bu arada, hatırlatmakta fayda var, Almanya çifte vatandaşlığı kabul etmeyen ülkeler listesinde. Bu sürece girmeden önce bu durumu da göz önünde bulundurmakta fayda var.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Spain-map.png"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5980" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Spain-map.png" alt="yurtdışına göç" width="518" height="384" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Spain-map.png 1615w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Spain-map-300x222.png 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Spain-map-1024x758.png 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Spain-map-210x155.png 210w" sizes="(max-width: 518px) 100vw, 518px" /></a></p>
<h2><strong>5. İspanya Göçmenliği</strong></h2>
<p>İspanya’ya göçmenlik sürecinize de tıpkı diğer ülkelerde olduğu gibi bulduğunuz bir iş ve işvereniniz aracılığıyla başlayabiliyorsunuz. Ancak İspanya’nın göçmenlik konusunda ön plana çıkmasının asıl sebebi özellikle gayrimenkul yatırımında bulunanlara oturma izni sağlıyor olması. Ancak tabii ki öyle rastgele bir yatırımdan bahsetmiyoruz, minimum <strong>500.000 Euro’luk bir yatırım</strong> yapmanız gerekiyor. Eğer İspanya’ya aileniz ile birlikte gitmek istiyorsanız, bu kişi başına yapmanız gereken bir yatırım değil. Yatırımı yapan kişinin eşi ve çocukları da aynı şekilde oturma izni için başvurma şansına sahip oluyorlar.</p>
<p>Eğer ülkeye <strong>gayrimenkul yatırımı</strong> yapmak için başvuruda bulunursanız, size bu satın alma sürecini tamamlayabilmeniz için 1 sene boyunca geçerli olacak bir “yatırımcı vizesi” veriyorlar. Bu bir senenin sonunda eğer bir gayrimenkul almış olduğunuzu ispatlarsanız iki senelik oturma izni almaya hak kazanmış oluyorsunuz. Oturma iznini almaya hak kazandıktan sonra eşiniz, 18 yaşın altındaki çocuğunuz veya 18 yaşından büyük olsa da size ekonomik açıdan bağımlı olan çocuğunuz için de oturma izni başvurusunda bulunabiliyorsunuz. Bu iki senenin sonunda ise, yatırımınızla ilgili gereken bütün yasal zorunlulukları olması gerektiği şekilde yerine getirdiyseniz, <strong>5 senelik oturma izni</strong> hakkınız daha oluyor. 10 sene boyunca İspanya’da kalırsanız,<strong> İspanya vatandaşı</strong> olmaya hak kazanıyorsunuz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Flag_map_of_Malta.svg_.png"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5981" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Flag_map_of_Malta.svg_.png" alt="yurtdışına göç" width="457" height="410" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Flag_map_of_Malta.svg_.png 2000w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Flag_map_of_Malta.svg_-300x269.png 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Flag_map_of_Malta.svg_-1024x919.png 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Flag_map_of_Malta.svg_-210x188.png 210w" sizes="(max-width: 457px) 100vw, 457px" /></a></p>
<h2><strong>6. Malta Göçmenliği</strong></h2>
<p>Eğer aşağıda anlatacağımız durumdan haberdar değilseniz, neden bunca ülkenin içinde Malta’yı niye bu listeye koydular ya da galiba Malta’ya gidiyorum, acaba bir adaya düşsem yanıma alacağım 3 şey nedir gibi düşüncelere kapılmış olabilirsiniz, birazdan sizi aydınlatacağız. Malta’ya diğer pek çok ülkede olduğu gibi kriterleri yerine getirdiğiniz takdirde çalışma izni vasıtasıyla gidebiliyorsunuz. Ayrıca yeterli geliriniz olduğunu kanıtlayabilirseniz belirli bir süre için oturma iznine sahip olabiliyor ya da eğer varsa Malta vatandaşı olan bir başka aile bireyi aracılığıyla yine oturma izni için başvurabiliyorsunuz. Ancak bu seçenekler aracılığıyla bir oturma iznine başvurursanız, uzun süreli ikamet izni için en az 5 sene ülkede kesintisiz olarak yaşamanız gerekiyor.</p>
<p>Şimdi gelelim Malta’nın bunca ülke arasında ön plana çıkmasının asıl sebebine. Malta, aşağıdakileri gerçekleştirdiğiniz takdirde, size 12 ay gibi bir sürede direkt olarak Malta vatandaşı olma hakkı tanıyor.</p>
<ul>
<li><strong>Yatırımcı programı</strong> olarak adlandırdıkları seçenekte ilk etapta Malta’nın ekonomisine katkıda bulunmanız adına devlete <strong>650.000 Euro’luk</strong> bir bağışta bulunmanız gerekiyor. Bunu sorun etmiyorsanız ve tabii ki 650.000 euro bağış yaparım beybisi ne olacak diyorsanız, küçük sürprizlerle şaşırtmaya devam edeceğiz çünkü işler bu şekilde bitmiyor. Eğer yanınıza eşinizi ya da 18 yaşın altında çocuğunuzu götürmek istiyorsanız her ikisi için de +25.000 Euro, maddi olarak desteklediğiniz ve 18 yaş üstü bir çocuğunuz varsa da 50.000 Euro daha ödemeniz gerekiyor. Bunun üstüne ise, Malta’da en az 350.000 Euro değerinde <strong>bir ev satın almanız</strong> ya da yıllık <strong>16.000 Euro ve üzeri kira</strong> ödüyor olmanız gerekiyor. Durun, daha bitmedi! Nereye gidiyorsunuz, bir şey anlatıyoruz. Tüm bunları yaptıktan sonra yine Malta devletine bir katkıda daha bulunmanız bekleniyor ki onda da hisse ve bono üzerinden <strong>150.000 Euroluk</strong> bir yatırım daha yapmanız gerekiyor. Bunun sonucunda da 12 gibi bir süre içinde Malta vatandaşı olmaya hak kazanıyorsunuz.</li>
<li>Malta’da yaşamak nasıl bir şeydir merak edenler için <a href="http://birkucukulke.com/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">birkucukulke.com</a> ile yaptığımız <strong><a href="http://oitheblog.com/2015/02/23/malta-yasam-ve-gezi-rehberi/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Malta’da yaşam röportajımıza</a>&nbsp;</strong>göz atabilirsiniz.</li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/480px-Norway_flagmap.svg_.png"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5983" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/480px-Norway_flagmap.svg_.png" alt="yurtdışına göç" width="412" height="443" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/480px-Norway_flagmap.svg_.png 480w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/480px-Norway_flagmap.svg_-279x300.png 279w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/480px-Norway_flagmap.svg_-210x226.png 210w" sizes="(max-width: 412px) 100vw, 412px" /></a></p>
<h2><strong>7. Norveç Göçmenliği</strong></h2>
<p>Eğer siz de İskandinav ülkelerinin düzenine vurulmuşlardansanız, Norveç’ göç etme seçeneğini değerlendiriyor olabilirsiniz. Norveç’e tabii ki yakınınız (çekirdek aileniz) üzerinden başvuruda bulunmak en net yöntem. Ancak tabii ki çoğumuz bu olanağa sahip değiliz. Dolayısıyla aşağıda size sunacağımız seçeneklerden birini değerlendirmek gerekiyor.</p>
<ul>
<li>Eğitim sisteminin ne kadar başarılı olduğunu göz önünde bulunduracak olursak Norveç’te üniversite okumak ya da Norveç’te yüksek lisans yapmak istiyor olabilirsiniz. Bu şekilde Norveç’e gidecek olursanız orada okuduğunuz süre boyunca <strong>öğrenci vizeniz</strong> ile birlikte orada yaşama ve haftada <strong>20 saat</strong> <strong>çalışma izniniz</strong> de oluyor. Eğer eşiniz veya varsa çocuğunuzun da bu süre içinde yanınızda olmasını istiyorsanız, onlara kısa süreli oturma izni alabilmek adına da bir başvuruda bulunabiliyorsunuz. Ancak bu noktada tabii ki kendinizin ve ailenizin orada geçimini sağlayabileceğinize dair bir kanıtınız olması da gerekiyor. Bu seçeneği özellikle vurgulamamızın sebebi, Norveç’te bu şekilde bulunduktan sonra hem orada okumuş olacağınız hem de orada iş deneyiminiz olacağı için, bundan sonraki süreçlerde orada kendinize uygun bir iş pozisyonu yaratıp, kalma ihtimaliniz çok daha yüksek oluyor.</li>
<li>Eğer Türkiye’den Norveç’te bir iş bulma arayışına girdiyseniz ve henüz uzun süreli bir iş bulamadıysanız, Norveç’e <strong>“dönemsel işçi”</strong> olarak gidebiliyorsunuz. Örneğin turizm, yeme içme sektörü, tarım gibi alanlarda bir iş pozisyonu bularak, kısa süreli oturma izni hakkını da kapmış oluyorsunuz. Bu süre Norveç’te yasal olarak kalıp, daha uzun süreli bir iş arayışına girebilmek adına mantıklı olabilir. Bu arada, Norveç’in konumunu ve Norveçli balıkçılar ile ilgili esprileri hatırlayacak olursanız size garip gelmeyecek bir dönemsel işçilik seçeneği de gemilerde çalışmak.</li>
<li>Eğer eğitim seviyeniz üniversite mezunu veya üzerinde ise “<strong>nitelikli çalışan</strong>” olarak Norveç’ten oturma ve çalışma izni alabilme şansınız var. Bunun için birkaç seçeneğiniz var. Örneğin oradaki bir firmada çalışmaya başlayacak olursanız işiniz oldukça kolaylaşıyor. Ya da Türkiye’de bir firma sahibiyseniz, bu işinizin Norveç’le bağlantılı olduğunu kanıtlayabilirseniz bu şehirde de bir oturma iznine sahip olabiliyorsunuz.</li>
<li>Norveç’te 3 sene boyunca geçerli bir oturma izni ile yaşadığınız zaman eğer sabıkanız yoksa ve yeterli derecede Norveççe konuşabilecek noktaya geldiyseniz daha uzun süreli bir oturma izni almaya hak kazanıyorsunuz. Eğer son 10 yılınızın <strong>7 yılını Norveç’te</strong> geçirdiyseniz de <strong>vatandaşlığa</strong> başvurma hakkı kazanıyorsunuz.</li>
</ul>
<h2><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Flag-map_of_Uruguay.svg_.png"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5982" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Flag-map_of_Uruguay.svg_.png" alt="yurtdışına göç" width="476" height="499" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Flag-map_of_Uruguay.svg_.png 2000w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Flag-map_of_Uruguay.svg_-286x300.png 286w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Flag-map_of_Uruguay.svg_-976x1024.png 976w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Flag-map_of_Uruguay.svg_-210x220.png 210w" sizes="(max-width: 476px) 100vw, 476px" /></a><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Flag-map_of_Uruguay.svg_.png"><br />
</a><strong>8. Uruguay Göçmenliği</strong></h2>
<p>Eğer&nbsp;<strong>Uruguay’da yaşamak</strong>&nbsp;istiyorsanız, Uruguay vatandaşlığı sürecine geçiş yapmadan önce, tabii ki oturma izni almanız gerekiyor. İlk etapta bazı formalite belgeler (sicil kaydı, evliyseniz evlilik cüzdanı, Uruguay’da yaşayacağınız yere dair bilgi vs. gibi) sunmanız gerekiyor. Ayrıca orada çalışmaya başlayana kadar geçinebileceğiniz kadar paranız olduğunu kanıtlamanız da isteniyor. Bu gibi adamı çok da zorlamayacak belgeleri sağladıktan sonra başvurunuzu gerçekleştiriyorsunuz ve üstünde “BEN BURAYA UYUŞTURUCU KAÇAKÇILIĞI İÇİN GELDİM SELAM :)))” yazan bir kağıt falan vermediyseniz süreç başlıyor. Oturma iznini ne zaman alacağınız belirsiz, çünkü süreç dönemsel olarak değişkenlik gösteriyor. Ancak bu süreç boyunca Uruguay’da kalmanız için de size geçici bir kimlik benzeri belge sağlıyorlar. Uruguay’da oturma izniniz onaylandıktan sonra, eğer evliyseniz 3 sene, bekarsanız <strong>5 sene içinde Uruguay vatandaşı olma</strong> hakkında sahip oluyorsunuz. Üstelik bu süreç, oturma iznini aldığınız andan itibaren değil, başvuruda bulunduğunuz günden itibaren sayılıyor. Yani Uruguay vatandaşı olmak için ülkeye herhangi bir yatırım yapmanız ya da herhangi bir konuda kendinizi ispatlamanız falan gerekmiyor.</p>
<p>*Uruguay ile ciddi ciddi ilgilenenleriniz için <a href="http://oitheblog.com/2016/02/10/uruguayda-yasam/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şurada</a> Uruguay deneyimizi, ülkenin sistemini ve yaşam koşullarını anlattık.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2016/03/21/yurtdisina-goc-rehberi/">Yurtdışına Göç Rehberi: Pes Edenler İçin 8 Alternatif Ülke</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2016/03/21/yurtdisina-goc-rehberi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>121</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
