<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>seyahat ipuçları | OitheBlog</title>
	<atom:link href="https://oitheblog.com/tag/seyahat-ipuclari/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oitheblog.com/tag/seyahat-ipuclari/</link>
	<description>Gerçekten faydalı bir seyahat blogu</description>
	<lastBuildDate>Tue, 24 Feb 2026 19:54:04 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.1.9</generator>

<image>
	<url>https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/cropped-logo-32x32.png</url>
	<title>seyahat ipuçları | OitheBlog</title>
	<link>https://oitheblog.com/tag/seyahat-ipuclari/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Seyahat Sürecinizi Kolaylaştıracak Birtakım İpuçları</title>
		<link>https://oitheblog.com/2025/05/27/seyahat-surecinizi-kolaylastiracak-birtakim-ipuclari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 27 May 2025 14:08:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[FAYDALI Bİ' ŞEYLER]]></category>
		<category><![CDATA[Bavul Hazırlama Önerileri]]></category>
		<category><![CDATA[Philips Buharlı Düzleştirici]]></category>
		<category><![CDATA[Seyahat Ederken İşinize Yarayacak Öneriler]]></category>
		<category><![CDATA[seyahat ipuçları]]></category>
		<category><![CDATA[Yurtdışında Seyahat Ederken Bilmeniz Gerekenler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oitheblog.com/?p=16527</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yıllardır bu kadar seyahat etmemizin, hatta seyahat etmeyi bir meslek haline getirmemizin ardından elbette bizim de seyahat süreçlerimizi daha kolay...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2025/05/27/seyahat-surecinizi-kolaylastiracak-birtakim-ipuclari/">Seyahat Sürecinizi Kolaylaştıracak Birtakım İpuçları</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p></p>



<p>Yıllardır bu kadar seyahat etmemizin, hatta seyahat etmeyi bir meslek haline getirmemizin ardından elbette bizim de seyahat süreçlerimizi daha kolay hale getirecek birtakım teknik ve seyahat ipuçları / önerilerimiz birikmiş bulunuyor… Genel olarak birçok şeye üşenme eğilimi olan insanlar olarak söz konusu seyahat oldu mu resmen beynimizde yeni bir karakter açılıyor ve dünyanın en üşenmeyen, en aktif, en hevesli insanlarına dönüşüyoruz ve galiba bunda artık seyahat etmenin rutinimizin, bizim hayat düzenimizin bir parçası haline gelmiş olmasının da etkisi var; seyahatteyken ne yapmamız ve ne yapmamamız gerektiğini çok iyi biliyoruz. <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/14.0.0/72x72/1f642.png" alt="🙂" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> Aslında özellikle uzun bir uçuş ve evden uzun süreler uzak kalma durumları söz konusuysa bazı açılardan insanı zorlayabilen, hatta yer yer bunaltabilen bir süreç olan yolculuk sürecini biraz olsun kolaylaştıran ve seyahate çıktığımızda bulunduğumuz şehirdeki günlerimizi daha rahat, daha “evde gibi” geçirmemizi sağlayan seyahat ipuçları ve önerilerimizden bazılarını sizin için aşağıda derledik. </p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="768" height="1024" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/01/Paris-Gezisi-Notlari-2-768x1024.jpg" alt="" class="wp-image-16374" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/01/Paris-Gezisi-Notlari-2-768x1024.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/01/Paris-Gezisi-Notlari-2-225x300.jpg 225w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/01/Paris-Gezisi-Notlari-2-1152x1536.jpg 1152w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/01/Paris-Gezisi-Notlari-2-370x493.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/01/Paris-Gezisi-Notlari-2-570x760.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/01/Paris-Gezisi-Notlari-2-770x1027.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/01/Paris-Gezisi-Notlari-2-1170x1560.jpg 1170w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/01/Paris-Gezisi-Notlari-2-300x400.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/01/Paris-Gezisi-Notlari-2.jpg 1536w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>



<p></p>



<h2><strong>-Gideceğiniz ülkeye özel olarak orada yanınızda götürmeniz gereken kritik şeyleri tespit edin.</strong></h2>



<p>Çok basit bir öneri gibi gelebilir, ancak aslında seyahat ettiğiniz ülkede rahat etmenizi, geziye +1 önde başlamanızı sağlayacak en önemli detay bu. Ne gibi şeyleri kast ediyoruz?<strong> Örneğin Londra ya da New York gibi bir şehre gidecekseniz prizlerimiz aynı değil ve yanınıza dönüştürücü almanız gerekiyor. </strong>Gittiğiniz gibi telefonunuzu şarj edemediğinizi düşünebiliyor musunuz? Biz düşünemiyoruz…. Ya da <strong>Tayland, Bali benzeri tropik noktalara gidecekseniz yanınıza sinek ilacı, koruyucu gibi şeyler </strong>almayı unutmak (sonra oralardan daha güçlüsünü edinmek de gerekebiliyor o ayrı mesele) daha ilk günden gezinizi zehir edebilir, destinasyona özel tespitlerde bulunmak önemli. Özetle sizde hali hazırda var olan ya da ülkenizdeyken kolaylıkla edinebileceğiniz ve oradaki sürenizde mutlaka ihtiyacınız olacak şeyleri gideceğiniz yere göre spesifik olarak araştırmaya çalışın. </p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" loading="lazy" width="768" height="1024" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2023/05/Murano-ve-Burano-Gezisi-5-768x1024.jpg" alt="" class="wp-image-15244" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2023/05/Murano-ve-Burano-Gezisi-5-768x1024.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2023/05/Murano-ve-Burano-Gezisi-5-225x300.jpg 225w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2023/05/Murano-ve-Burano-Gezisi-5-370x493.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2023/05/Murano-ve-Burano-Gezisi-5-570x760.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2023/05/Murano-ve-Burano-Gezisi-5-770x1027.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2023/05/Murano-ve-Burano-Gezisi-5-300x400.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2023/05/Murano-ve-Burano-Gezisi-5.jpg 810w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>



<p></p>



<h2><strong>-Gideceğiniz şehirde nakit kullanımının yaygın olup olmadığını tespit edin.</strong></h2>



<p>Son zamanlarda özellikle Avrupa şehirlerinde yaygınlaşan bir durum; <strong>artık Amsterdam, Londra gibi şehirlerde pek çok mekanın nakit kabul etmemesi. </strong>Yani ben hazırlıklıyım, yeteri kadar parayı yanıma aldım diye düşünerek gittiğiniz bir şehirde bir anda kendinizi hiçbir şey alamadığınız, paranızı kabul ettiremediğiniz bir halde bulabilirsiniz. <strong>Almanya gibi ülkelerde ise hala “Cash is King” yani çoğunlukla nakit tercih ediyorlar. Fakat buralarda da genellikle 100 Euro gibi paralar çok yüksek miktar kabul edilip “sahte” olabileceği şüphesiyle de reddedilebiliyor</strong>, yani nakit kullanımının yaygın olduğu bir şehre gidiyorsanız da biraz daha küçük miktarlarda harcayabileceğiniz şekilde nakit almakta fayda var. Özetle her nereye gidecekseniz yanınızda nakit götürmek mi yoksa kredi kartınıza sırtınızı yaslamak mı daha mantıklı, 10-20 euro gibi daha küçük kabul edilen banknotları götürmek mi daha doğru, bunları kontrol etmek iyi bir fikir.</p>



<h2><strong>-Kalacağınız ev ya da otelin check in, check out kurallarına bakın.</strong></h2>



<p>Bu durum bizim açımızdan o kadar önemli ki, bazen kalacağımız yere bile buna göre karar veriyoruz. Neden derseniz şöyle açıklayalım; Eğer <strong>uçuş saatimiz kalacağımız yerin check in saati ile hiç uyuşmuyorsa ve şehre erkenden ulaşmamıza rağmen bavullarımızla orta yerde kalacaksak ya da otelden erkenden çıkış yapmamızı istiyorlarsa ve yine bavul derdiyle uğraşacaksak bu durum hiç de işimize gelmiyor.</strong> Eğer bu saatler bize uymuyorsa ya otele mesaj atıyor ve önceden erken giriş ya da geç çıkış yapabilir miyiz diye ricada bulunuyoruz (birçok otel müsaitlik durumlarına göre buna olumlu dönüş yapabiliyor, çekinmeyin) ya da bu mümkün değilse bavullarımızı bırakabileceğimiz bir “bavul odaları” var mı diye soruyoruz. Özellikle ev, <strong>Airbnb gibi yerlerde kalıyorsanız bavul bırakacak yer olmaması tat kaçırıcı olabiliyor.</strong> Böyle bir duruma düşecek olursanız da pek çok şehirde yer alan ve <strong>belli bir ücret karşılığı bavulunuzu belli süreler bir yere bırakmanızı sağlayan sistemlerden </strong>faydalanabilirsiniz. Bu gibi seçeneklerinizi önceden belirlerseniz bilmediğiniz bir şehirde saatlerce bavulunuzla dolaşmak durumunda kalmazsınız. </p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" loading="lazy" width="1024" height="576" src="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/05/GC_2024_STH5030_Standard-Product-Photo-RFT-PIM_Shot6_16x9_en_US-1024x576.jpg" alt="" class="wp-image-16548" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/05/GC_2024_STH5030_Standard-Product-Photo-RFT-PIM_Shot6_16x9_en_US-1024x576.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/05/GC_2024_STH5030_Standard-Product-Photo-RFT-PIM_Shot6_16x9_en_US-300x169.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/05/GC_2024_STH5030_Standard-Product-Photo-RFT-PIM_Shot6_16x9_en_US-768x432.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/05/GC_2024_STH5030_Standard-Product-Photo-RFT-PIM_Shot6_16x9_en_US-1536x864.jpg 1536w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/05/GC_2024_STH5030_Standard-Product-Photo-RFT-PIM_Shot6_16x9_en_US-2048x1152.jpg 2048w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/05/GC_2024_STH5030_Standard-Product-Photo-RFT-PIM_Shot6_16x9_en_US-370x208.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/05/GC_2024_STH5030_Standard-Product-Photo-RFT-PIM_Shot6_16x9_en_US-570x321.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/05/GC_2024_STH5030_Standard-Product-Photo-RFT-PIM_Shot6_16x9_en_US-770x433.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/05/GC_2024_STH5030_Standard-Product-Photo-RFT-PIM_Shot6_16x9_en_US-1170x658.jpg 1170w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/05/GC_2024_STH5030_Standard-Product-Photo-RFT-PIM_Shot6_16x9_en_US-711x400.jpg 711w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p></p>



<h2><strong>-Bavulda kırışıp mahvolan kıyafetleriniz için yanınıza Philips Buharlı Düzleştirici&#8217;yi almayı unutmayın.</strong></h2>



<p>Gittiğimiz ülkenin mutfağını tanımayı, iyi restoranlarda yemek yemeyi, güzel mekanlarında vakit geçirmeyi seven insanlar olarak koca bavullarımızla gittiğimiz şehirlerde bavulun içine nasıl yerleştirirsek yerleştirelim kırışan kıyafetlerimiz için gezilerimizde yanımıza<strong> <a href="https://app.hb.biz/uDYPNME0uDfq" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Philips Buharlı Düzleştirici 5000’i</a> de alıyoruz.</strong> Özellikle “dress code”u olan ve daha şık giyinilmesi beklenen restoranlarda ya da Instagram için fotoğraf çektirme hevesiyle çıktığımız günlerde kıyafetlerimizin perişanlık içinde görünmemesi bizim için değerli, sonra bizimle dalga geçiyorsunuz bunu da buradan hatırlatırım…. 35 saniye içinde kullanıma hazır hale gelmesi ve kompaktlığı, hafifliği ile seyahatlerde taşıması çok pratik bir ürün olduğu için bavulumuzun favori parçalarından birine dönüştü. Ayrıca ütülenebilen tüm kumaşlarda sıfır yanık garantisi sunması ve kullanım kolaylığı sebebiyle geleneksel ütülere kıyasla çok daha rahat olduğu için bu ürünü sırf seyahatlerde değil günlük yaşamımızda bile kullanmaya yöneldik. Özetle Philips Buharlı Düzleştirici buruşan ve bavuldan çıkarıp giydiğinizde evde bavulunuzu hazırlarken hayal ettiğiniz gibi görünmeyen kıyafetleriniz için tam bir kurtarıcı.</p>



<h2><strong>-Denemeyi çok istediğiniz restoranların rezervasyonlarını çok önceden yapın.</strong></h2>



<p>Restoranlardan konu açmışken, bu detayı da atlamayalım. Özellikle bazı Avrupa şehirlerinde (kuzeye gittikçe planlı olma seviyesi artıyor diyelim) insanlar planlı programlı olmayı, haftalar önceden yemek planları yapmayı çok seviyorlar. Birçok ülkede bizde olduğu kadar spontane planlar bizdeki kadar yaygın değil, aksine 3 ay sonrasına arkadaşlarla takvim üzerinden randevulaşma durumu çok daha yaygın. Hal böyle olunca çok turistik olmayan bir şehirde bile iyi ya da son zamanlarda açılmış popüler olan restoranlarda yer bulmak çok güç olabiliyor. Şöyle söyleyelim; eğer gerçekten çok popüler ya da sevilen bir restoranda yer ayırtmak istiyorsanız, özellikle Michelin yıldızlı ya da ünlü bir şefe sahip bir restoran ise bazen 7-8 ay önceden bekleme listelerine girmek bile gerekebiliyor. Bunu göz önünde bulundurarak gerçekten gitmeyi çok önemsediğiniz bir restoran söz konusuysa uzun süre önceden rezervasyon yapmayı ihmal etmeyin. İnanmıyorsanız Osteria Francescana&#8217;nın rezervasyon sayfasına bi&#8217; girip bakabilirsiniz&#8230;</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" loading="lazy" width="768" height="1024" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/05/95D2BDD4-E71A-4344-A0F1-3E15630BAC44_1_102_o-768x1024.jpg" alt="" class="wp-image-16469" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/05/95D2BDD4-E71A-4344-A0F1-3E15630BAC44_1_102_o-768x1024.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/05/95D2BDD4-E71A-4344-A0F1-3E15630BAC44_1_102_o-225x300.jpg 225w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/05/95D2BDD4-E71A-4344-A0F1-3E15630BAC44_1_102_o-1152x1536.jpg 1152w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/05/95D2BDD4-E71A-4344-A0F1-3E15630BAC44_1_102_o-370x493.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/05/95D2BDD4-E71A-4344-A0F1-3E15630BAC44_1_102_o-570x760.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/05/95D2BDD4-E71A-4344-A0F1-3E15630BAC44_1_102_o-770x1027.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/05/95D2BDD4-E71A-4344-A0F1-3E15630BAC44_1_102_o-1170x1560.jpg 1170w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/05/95D2BDD4-E71A-4344-A0F1-3E15630BAC44_1_102_o-300x400.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/05/95D2BDD4-E71A-4344-A0F1-3E15630BAC44_1_102_o.jpg 1536w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>



<p></p>



<h2><strong>-Özellikle çok turistik şehirler için telefonunuzu boynunuza asacağınız bir askı edinin.</strong></h2>



<p>Bunu yapmamak için çok savaş verdik, çünkü açıkçası pek de konforlu bir şey olduğunu söyleyemeyeceğiz ama telefonunuzu çaldırmaktan iyidir? Özellikle turistik şehirlerde elbette her zaman hırsızlık durumları yaşanıyordu, ancak son yıllarda maalesef bu konu, özellikle de telefon hırsızlığı zirve yaptı. Bu sebeple telefonumuzu boynumuza asabileceğimiz ya da bileğimize dolayabileceğimiz birer telefon askısı edindik ve son birkaç gezimizde telefonlarımızı hep bu şekilde kullandık. Haritaya bakarken ya da fotoğraf çekerken sürekli tedirgin hissetmekten daha iyidir diye düşünüyoruz.</p>



<h2><strong>-Arabayla seyahat edeceğiniz bir geziyse ehliyetiniz o ülkede geçerli mi kontrol edin.</strong></h2>



<p>Çoğu kişinin gözden kaçırabildiği ve sonrasında daha gezinin başından insanın tadını kaçırabilen yaygın bir durum… Bizim de Japonya gezimizde başımıza gelip çok keyfimizi kaçırmış, arabayla Japonya’da road trip yapma hayallerimiz ışık hızında suya düşmüştü. Nasıl olsa ehliyetlerimiz uluslararası ehliyet diye düşünerek bu konunun hiç üstünde durmadık, ancak meğer Japonya’da bizim Türk ehliyetleri geçerli değilmiş? Dolayısıyla eğer “road trip” planınızın olduğu bir geziye çıkıyorsanız mutlaka ehliyetinizin o ülkede geçerli olup olmadığını kontrol edin ve planlarınız suya düşmesin. </p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" loading="lazy" width="768" height="1024" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG_0484-768x1024.jpg" alt="" class="wp-image-16245" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG_0484-768x1024.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG_0484-225x300.jpg 225w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG_0484-1152x1536.jpg 1152w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG_0484-370x493.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG_0484-570x760.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG_0484-770x1027.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG_0484-1170x1560.jpg 1170w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG_0484-300x400.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2024/11/IMG_0484.jpg 1536w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>



<p></p>



<h2><strong>-Alışveriş yapmak niyetindeyseniz çantanıza bez bir yedek valiz atın.</strong></h2>



<p>Yıllardır sürdürdüğümüz bir geleneğimiz, geziler için, özellikle de alışveriş yapma potansiyelimizi yüksek gördüğümüz ülkeler için yanımıza “yedek valiz” almak. Bu yedek valiz, yanımızda götürdüğümüz normal valizimizin içine sığacak, ağır olmayan bez bir valiz oluyor ve şayet bavulumuz kilo sınırını geçecek gibi olursa bu yedek valizi devreye sokuyoruz. Bu şekilde bez olan valizi kabin bagajı olarak yanımıza aldığımız için ekstra bir ücret ödememiz gerekmiyor. <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/14.0.0/72x72/1f642.png" alt="🙂" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> </p>



<h2><strong>-Havaalanından evinize/otelinize nasıl ulaşacağınızı önceden tespit edin.</strong></h2>



<p>Biz bu işe hiçbir zaman “gidince çözeriz yaa” diye bakamıyoruz, çünkü gittiğimiz şehre göre bazen tren, bazen metro ve hatta kaç kişi olduğumuza göre bazen taksi ya da Uber, Bolt gibi uygulamalar çok daha makul ücretlere denk gelebiliyor. Yani otomatik olarak “toplu taşıma daha uygun fiyatlıdır” diye düşünmek özellikle 3,4 kişilik bir arkadaş grubuysanız aslında pek de doğru olmayabiliyor. Bu sebeple merkeze ulaşmak için hangi yöntemin daha mantıklı olduğunu önceden tespit etmek kesinlikle işe yarıyor.</p>



<p></p>



<p><em>*Yazılarımızda&nbsp;<strong>reklam ve ürün tanıtımı</strong>&nbsp;bulunmaktadır. (deneyimlerimiz üzerinden ürün, marka, servis, kuruluş önerileri paylaştığımız için)</em></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2025/05/27/seyahat-surecinizi-kolaylastiracak-birtakim-ipuclari/">Seyahat Sürecinizi Kolaylaştıracak Birtakım İpuçları</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yurtdışına İlk Kez Çıkacaklara Tavsiyeler</title>
		<link>https://oitheblog.com/2017/01/23/yurtdisina-ilk-kez-cikacaklara-tavsiyeler/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2017/01/23/yurtdisina-ilk-kez-cikacaklara-tavsiyeler/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Jan 2017 10:27:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[FAYDALI Bİ' ŞEYLER]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa Gezisi Planlama]]></category>
		<category><![CDATA[Harç Pulu Nereden Alınır?]]></category>
		<category><![CDATA[Havaalanında Gerekli Olan Belgeler]]></category>
		<category><![CDATA[İlk Kez Yurtdışına Çıkmak]]></category>
		<category><![CDATA[Kolay Vize Veren Ülkeler]]></category>
		<category><![CDATA[Online Check In]]></category>
		<category><![CDATA[Pasaport Geçerlilik Süresi]]></category>
		<category><![CDATA[Pasaport Nasıl Alınır?]]></category>
		<category><![CDATA[Schengen Vizesi Alma]]></category>
		<category><![CDATA[Schengen Vizesi Nasıl Alınır]]></category>
		<category><![CDATA[seyahat ipuçları]]></category>
		<category><![CDATA[Seyahat Önerileri]]></category>
		<category><![CDATA[Ucuz Uçak Bileti]]></category>
		<category><![CDATA[Yurtdışı Gezisi Planlama]]></category>
		<category><![CDATA[Yurtdışı Harç Pulu]]></category>
		<category><![CDATA[Yurtdışı Önerileri]]></category>
		<category><![CDATA[Yurtdışı Şehir Önerileri]]></category>
		<category><![CDATA[Yurtdışı Seyahat Sigortası]]></category>
		<category><![CDATA[Yurtdışına İlk Kez Çıkacaklara Tavsiyeler]]></category>
		<category><![CDATA[Yurtdışına İlk Kez Çıkanlara Öneriler]]></category>
		<category><![CDATA[Yurtdışında Nereye Gitmeli?]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=8329</guid>

					<description><![CDATA[<p>İster manavdan domates almaya gidiyor olun, ister yeni işinizin ilk günü olsun, önem derecesi fark etmez, ilk kez yapılacak olan...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2017/01/23/yurtdisina-ilk-kez-cikacaklara-tavsiyeler/">Yurtdışına İlk Kez Çıkacaklara Tavsiyeler</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İster manavdan domates almaya gidiyor olun, ister yeni işinizin ilk günü olsun, önem derecesi fark etmez, ilk kez yapılacak olan her şey adamı gerer. Bunun için ağır bir sosyal fobi sahibi olmak falan da gerekmiyor, neticede nasıl yapıldığını çok da iyi bilmediğiniz bir şeyi yapıyorsanız “ulan şu şöyle mi olur bu böyle mi olur” düşünceleri kafanızda dolanabilir, gayet normaldir. İşte aslında yurtdışına ilk kez çıkma meselesi de böyle bir şey. Evet bu süreç bizim için haliyle artık son derece normalleşmiş durumda ama, gerçekten ne yapacağını bilemediği için başka bir kültürü tanıma kararını erteleyen onlarca insandan mail aldığımıza göre demek aslında gayet basitmiş gibi görünen, ağızdan herhangi bir cümleymiş gibi çıkan bu süreci biraz daha detaylı açıklamak birçok insanın işine yarayabilir.</p>
<p>Empati kurmamı isterseniz hemen itiraflarla da geleyim, ben de 19-20 yaşına kadar falan hiç yurtdışına çıkmamış olduğum için “allahım umarım tek başıma çıkmam gerekmez kesin bir şeyi unuturum ya da bir şeyleri yanlış yaparım” gibi bir paniğe kapılmıştım. Gayet normaldir, ilk kez yapacağınız herhangi bir şey ürkütücü olabilir, çok sıradan bir konu potansiyel gerilim filmi senaryosu gibi görünebilir, SAKİN. (öff sanki psikolojik danışmanız ya ne anlatıyorsak bu kadar) Aşağıda hangi süreçte nelere dikkat etmeniz gerektiğini deneyimlerimizden yola çıkarak anlatacağız, en azından “keşke bunları ilk etapta bilseydik” diye düşündüğümüz şeyleri siz daha en başından çözmüş olursunuz. Eminiz ki aranızda bu yazıyı okuyup “aaa ben bunları biliyorum yeaaa” diyen çok muhteşem insanlar çıkacaktır, onlara da şimdiden bir dur diyelim: Bu yazı ilk kez yurtdışına çıkacaklar için arkadaşlar, siz biliyorsunuz diye herkesin her şeyi bilmesi gerekmiyor. (ay nasıl giderlendik ya ortada bir şey varmış gibi)</p>
<p>Neyse, lafı daha fazla uzatmayalım, karşınızda OitheBlog’dan Yurtdışına İlk Kez Çıkacaklara Tavsiyeler!</p>
<h2><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8335" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/Roma.jpg" alt="Yurtdışına İlk Kez Çıkacaklara Tavsiyeler" width="634" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/Roma.jpg 634w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/Roma-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/Roma-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/Roma-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/Roma-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/Roma-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 634px) 100vw, 634px" /><br />
1.<strong>Planlama Aşaması ve Girizgah</strong></h2>
<p>-Eğer girizgahta anlattığımız gibi kolay endişelenebilen ya da fazla irdeleyen bir insansanız ilk olarak <strong>nasıl bir yere gitmek istediğinizi tespit etmelisiniz</strong>. Uzaklara açılma niyetiniz mi var, yoksa şöyle bir Avrupa’dan başlayalım bakalım mı diyorsunuz? Zaten “aağbii ben tek yön bilet aldım kafama göre yeaa” kafasındaysanız burada verdiğimiz tavsiyeleri çok sallayacağınızı sanmıyoruz. Hatta siz bize tavsiye verin, o derece.</p>
<p>&#8211;<strong>İlk kez yurtdışına çıkacak biri nereye gitmeli?</strong> Bizce çok da büyük olmayan, gezmesi kolay ve masrafıyla gözünüzü korkutmayacak, daha ilk etaptan hevesinizi kaçırmayacak bir yere odaklanın. Tabii ne kadar vaktiniz olduğu da önemli. Eğer vize gibi bir konuyla boğuşmak istemiyorsanız vizesiz gidilen ülkelere odaklanmakta fayda var. Örneğin 3,4 günlük bir gezi için <strong>Belgrad güzel bir başlangıç olabilir</strong>. Vize dediğin nedir gülüm diyorsanız o zaman önerimiz <strong>Prag olabilir</strong>, çünkü küçük ve gezmesi kolay bir şehir. Ayrıca İngilizce bilen insan sayısı bol olduğu için iletişim kurmakta da güçlük çekmezsiniz. Prag için de yine 3-4 günlük bir süre ideal olabilir. Yok kardeşim benim daha fazla vaktim var diyorsanız birkaç şehri bir arada keşfetmeye girişebilirsiniz, ki bu kesinlikle gözünüzü korkutmasın. Bunun için aralarında ulaşımın kolay olduğu yerler seçebilirsiniz. Örneğin <strong>Viyana-Budapeşte-Prag şeklinde bir Orta Avrupa keşfi ya da bir ülkede birkaç şehir (Roma-Floransa, Barcelona-Madrid gibi) sizin açınızdan gayet rahat ve kolay olacaktır.</strong> Bu yerleri rastgele yazmadık, hepsi ilk kez yurtdışına çıkacaklar için mantıklı öneriler. İnanmıyorsanız şöyle söyleyeyim, ben yurtdışına ilk çıktığımda Prag’a gittim. Sonra ondan aldığım gazla Barcelona-Madrid gezisine çıktım. Bunların hepsi son derece doğru seçimlerdi ki onlardan aldığım gazla Şili’ye kadar gitmişim, bu önerilere güvenebilirsiniz. Şayet direkt uzaklara açılmak gibi bir niyetiniz varsa bence zaten bayağı cesaretlisiniz ve tarafımca bayağı takdir görüyorsunuz.</p>
<p>-Mümkünse <strong>gideceğiniz yeri oranın bir resmi tatiline denk getirmemeye çalışın</strong>. Çünkü her yer, bakın HER YER kapalı olabilir, “ulan buralara kadar geldik sabahtan beri sokaklarda yürüyüp duruyoruz” noktasına gelerek sinir krizi geçirebilirsiniz. Biz Lyon’a 1 Mayıs döneminde gidip cücük gibi kalmıştık, oradan biliyoruz.</p>
<p>-Gideceğiniz yeri tespit ettikten sonra vize almanız gerekiyorsa o mesele de ayrı bir süreç tabii. Eğer ilk kez vize alacaksanız gözünüz korkmuş olabilir, korkmayın. Bir noktadan sonra alışınca o konuda da otomatiğe bağlıyorsunuz. Bunun için<a href="http://oitheblog.com/2013/09/04/schengen-vizesi-alma-sanati/" target="_blank" rel="noopener noreferrer"> <strong>Schengen Vizesi </strong></a>ve <a href="http://oitheblog.com/2013/09/13/vizelerin-efendisi-amerika-vizesi/" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><strong>Amerika Vizesi</strong></a> yazılarımıza bir göz atabilirsiniz, oralarda ne biliyorsak anlattık.</p>
<p>-Vize meselesi ile ilgili önemli bir noktayı buraya yazmadan geçmeyelim, birden fazla ülkeye gidecekseniz <strong>ilk giriş yapacağınız ülkenin vizesine başvurun.</strong> Aksi takdirde uyuzluk çıkarabiliyorlar. Örneğin Orta Avrupa turuna çıkacaksanız ve bu geziye Viyana’dan başlayacaksanız gidip de Çek Cumhuriyeti vizesine başvurmayın, gereksiz atraksiyona girmeyin. Yüzde yüz sorun çıkacak diye bir şey yok ama bizce denemeye değmez.</p>
<p>-Özellikle eğer ilk kez Schengen Vizesi başvurusunda bulunacaksanız, bizce uçak bileti ve otel işlerinizi vizenizi almadan önce halletmeyin. Evet vize belgelerinizin arasına uçak bileti ve otel rezervasyonu koymanız vize almanızı kolaylaştırıyor ancak vize alamama ihtimalinizi ya da işlerin uzama ve belge eksikliği/yoğunluktan dolayı vizenin istediğiniz tarihe yetişmeme ihtimalini de göz önünde bulundurmanız gerek. Biliyoruz sinir bozucu, ama doğru olan bu. Bu sebeple biz genellikle şöyle yapıyoruz: Uçak bileti için opsiyon yapıyor, otel için ise <a href="https://www.booking.com/index.html?aid=7953563" target="_blank" rel="noopener"><strong>booking.com</strong> </a>üzerinden “ücretsiz iptal, sonra öde” seçeneği olan bir otelden rezervasyon yapıyoruz. Mümkünse en uygun fiyatlı olanını. Ardından bu belgelerin çıktısını alıp vize belgelerimizin içine koyuyoruz. Vize çıktıktan sonra ise asıl uçak biletimizi ve otelimizi ayarlıyoruz. Ufak bir sinsilikten zarar gelmez.</p>
<p>-Her nereye gidecekseniz gidin, ama <strong>mutlaka seyahat sigortası yaptırın</strong>. Hatta bu belgenizi başvuru esnasında kullanacağınız vize belgelerinizin içine de koyun. Hani kendinizi sallamıyorsanız <strong>bu faktörün daha uzun vize almanızı bile sağladığını bilin,</strong> en azından ona dayanarak sigorta yaptırın. Seyahat sigortası. Daha uzun vize almanızı bile sağlıyor kendinizi sallamıyorsanız bunu sallarsınız.</p>
<p>-Vize başvurunuzu yapmadan önce <strong>pasaport geçerlilik sürenizi kontrol etmeyi unutmayın.</strong> Pasaportunuzun süresi doldu ise hiçbir yere gidemezsiniz. (Pasaportunuz olması gerektiğini söylememize gerek yoktu di mi?) Çoğu ülkenin <strong>en az 6 ay geçerlilik süresi </strong>talep ettiğini de hatırlatalım.</p>
<p>-İşin otel ve uçak ayarlama kısmı karmaşık olacak diye düşünebilirsiniz. Yoo, hiç de öyle bir şey yok. Bir kere öğrendiniz mi Amerikan filmlerindeki bilgisayarın başına oturup tüm şifreleri kırdığını iddia eden manyaklar gibi her şeyi halleder hale geliyorsunuz. Tabii bu konuda seçenek çok ama amatör olduğunuzu varsayarak nerelerden ayarlamanızın daha mantıklı olacağını söyleyelim ve seçenekleri azaltalım: Uçak için size en uygun fiyatları kıyaslayarak verecek olan site <a href="https://skyscanner.pxf.io/MmMaQq" target="_blank" rel="noopener"><strong>Skyscanner</strong></a>. Otel için <a href="https://www.booking.com/index.html?aid=7953563" target="_blank" rel="noopener"><strong>booking.com</strong></a> ya da ev kiralamaya heveslendiyseniz ve bir lokalin evin tercih ediyorsanız da <strong>airbnb.com’a</strong> bakmanız yeterli olacaktır. Yok kardeş bu siteler bana yetmez diyorsanız <strong>uygun fiyatlı yurtdışı tatili yapabilmek için kullanabileceğiniz web sitelerini <a href="http://oitheblog.com/2016/05/12/uygun-yurtdisi-tatili/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şurada</a> anlatmıştık.</strong></p>
<p>-Bu arada konu bavulunuza ne atmanız, seyahatinizde neleri unutmamanız gerektiğine bağlanmışken <a href="http://oitheblog.com/2016/11/16/seyahate-giderken-alinacaklar/" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><strong>“Seyahat Ederken Yanıma Ne Almalıyım”</strong></a> temalı içeriğimiz de bayağı işinize yarayabilir. Merak etmeyin o da öylesine saçmalıkları doldurduğumuz tık kaygılı bir yazı falan değil, bizde öyle şey yok, ayıp ediyorsunuz………</p>
<h2><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8336" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_5957.jpg" alt="Arjantin OitheBlog" width="634" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_5957.jpg 634w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_5957-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_5957-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_5957-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_5957-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_5957-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 634px) 100vw, 634px" /><br />
2. Yolculuk Öncesi</strong></h2>
<p>-Klişe ama çok faydalı, her şeyden önce <strong>kendinize mutlaka bir “yapılacaklar listesi” hazırlayın.</strong> Sonra vay efendim onu unutmuşum, bunu almamışım demeyin, keyfiniz kaçmasın.</p>
<p>&#8211;<strong>Para bozdurma işini havaalanına bırakmayın.</strong> Çünkü hem havaalanında daha saçma kurlar uygulanıyor, hem de bu para bozdurma meselesi durduk yere bir yolculuk öncesi kaosuna dönüşebiliyor. Zaten uçağa binmeden önce yapmanız gereken şeyler varken bir de bununla uğraşmayın. Seyahatinizden birkaç gün önce bu işi halletmekte fayda var. Ayrıca, bankada ya da döviz bürosunda bile para bozduracak olsanız, bazen her ülkenin parası ellerinde bulunmayabiliyor. Atıyorum Paka Paka Adası’na gidecekseniz ve Lölölö Yeni’ne ihtiyacınız varsa bunu parayı bozduracağınız yere birkaç gün önceden bildirirseniz getirebiliyorlar. Baktınız bu iş çok zorlu oluyor ve parayı gideceğiniz ülkede bozdurmaya karar verdiniz, o zaman en azından TL’yi Euro ya da Dolar gibi daha geçerli bir para birimine çevirin, o şekilde gidin.</p>
<p>-Bakın eğer yurtdışına sık çıkmıyorsanız bu söyleyeceğimiz kolay gözden kaçırılabilen bir mesele. <strong>Yurtdışında telefon görüşmesi yapabilmeniz için hattınızın yurtdışı görüşmelerine açık olması gerekiyor.</strong> Bu yüzden mutlaka çıkmadan önce operatörünüzü arayıp hattınızın yurtdışı aramalarına açık olup olmadığını öğrenin. Bir diğer konu ise gideceğiniz ülkede kullanabileceğiniz mantıklı bir tarife olup olmadığını öğrenmek. Aksi takdirde kol gibi bir fatura ile cebelleşmeniz gerekebilir, çünkü yurtdışı aramaları ve internet kullanımı ülke içinde olduğu gibi işlemiyor. Son olarak <strong>telefonunuzda uluslararası dolaşım seçeneği açık mı ona da bi bakıverin,</strong> en azından nereden açıldığını bilin, yoksa yine hattınızı hiçbir ülkede kullanamazsınız.</p>
<p>&#8211;<strong>Telefonunuza bir harita uygulaması indirin</strong>. Bunun için pek çok seçenek mevcut ancak illa bizim hangisini kullandığımızı bilmek isterseniz <strong>CityMaps2Go</strong>’yu kullanıyoruz. Bu uygulama aracılığıyla gezmek istediğiniz yerler, restoranları, müzeleri artık aklınıza ne geliyorsa her şeyi offline harita üzerinde işaretleyebiliyorsunuz, internetinizi harcamanıza gerek yok. Ayrıca oradayken nereye ne mesafe uzaklıktasınız hepsini de bu app üzerinden çözebilirsiniz, DEV kolaylık. Bunun dışında kullandığımız favori uygulamalarımız için de <a href="http://oitheblog.com/2016/12/14/hayat-kurtarir-gezerken-kullanabileceginiz-en-iyi-seyahat-uygulamalari/" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><strong>şuraya</strong></a> bakabilirsiniz.</p>
<p>&#8211;<strong>Mutlaka kalacağınız yerin adresini telefonunuza not alın</strong>. Bu bir otel, arkadaşınızın evi ya da kiraladığınız bir Airbnb evi olabilir fark etmez. <strong>Hatta not almakta kalmayın, yukarıda önerdiğimiz harita uygulamasında yeri işaretleyin.</strong> Sonra hiç bilmediğiniz bir yere inince kaosa sürüklenip paniğe kapılmayın, yolunuzu bulun.</p>
<p>-Belki aklınıza gelmez diye hatırlatalım, çok yüksek ihtimalle gideceğiniz yer ile Türkiye arasında saat farkı olacak. Annenizi gece 3’te arayıp umarsızca kız naber falan dememek için <strong>telefonunuza gideceğiniz yerin saatini de eklemeyi unutmayın.</strong></p>
<p><strong>-Yanınızda biraz da olsa Türk parası bulunsun</strong>. Havaalanında bir şey için gerekir, dönüşte yol için gerekir falan, 3-5 bir şey bırakın. Neden gerekebileceğini aşağıda kanıtlayacağız.</p>
<p>&#8211;<strong>Uçuş saatinizden 24 saat önce online check in yapın</strong>. Bir ihtimal her havayolu bu seçeneği sunmuyor olabilir, ancak böyle bir imkanınız olup olmadığını kontrol edin. Bu şekilde işler çok daha kolay oluyor ve koltuğunuzu seçebildiğiniz için istediğiniz yerde oturuyorsunuz. Sonra MEHMET BEN CAM KENARINA GEÇİCEM ALLAŞKINA YA kavgası vermeniz gerekmez. Üzgünüz Mehmet, biz kazandık, sen kaybettin.</p>
<p>-Dünyanın en sıcak yerine de gidiyor olsanız, siz yola çıkarken Türkiye’de hava 500 derece de olsa uçak için üstünüze bir şey alın. Nedense uçak hep buzul gibi oluyor.</p>
<h2><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8338" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_7726.jpg" alt="Yurtdışına İlk Kez Çıkacaklara Tavsiyeler" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_7726.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_7726-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_7726-370x246.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_7726-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_7726-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_7726-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /><br />
3. Havaalanı Süreci</strong></h2>
<p>-Bu konu bizi aşırı bunaltsa da sizi doğru olanı yapmaya yönlendireceğiz: <strong>Havaalanına uçuştan en az 2 saat önce gidin</strong>. Bakın bu söylediğimizi hafife almayın ve gerçekten gidin, bırakın uyuzlanmayı. Çünkü bir aksilik yaşayabilirsiniz, check in kuyruğu manyaklar gibi olabilir, kalabalık bir gruba denk gelip güvenlikte delice sıra bekleyebilirsiniz falan filan. Bu uzayıp gidebilecek bir liste olduğu için 2 saat önceden orada olup sakince havaalanında beklemekte fayda var. Kahve içip dergi okursunuz canım allah allah. (İdil’e göre bu süre 8 saat önceye kadar çıkabiliyor, BENİ RAHAT BIRAK İDİL……….)</p>
<p>-Hatırlatma: Dünyanın en manasız şeyi olan <strong>harç pulumuzu aldık mı</strong>? Almadan ülkeden çıkamıyoruz da, o sebepten. Sonra polisler sizi “harç pulunuz yok” diye sıranın sonundan geri döndürür valla. <strong>Bu işlemi havaalanına gittiğinizde pasaport kontrol aşamasına gelmeden önce yapmanız gerekiyor.</strong> Harç pulu alabileceğiniz bir nokta var, olur da bulamazsanız da kime sorsanız gösterir kolaylığında. Dönem itibarıyla <strong>ücreti 15 tl</strong>.(Türk Lirası gerekebilir demiştik)</p>
<p>-İçimiz rahat etmedi, biz <strong>size havaalanında neler yapmanız gerektiğini şöyle bir sıralayalım da panik olmayın</strong>: Havaalanına varış, 1. güvenlik kontrolünden geçiş, harç pulu almak, havayolu firmanızın olduğu bölüme gidip check in yapmak ve bavul teslimi, pasaport kontrolünden geçiş ve akabinde 2. güvenlik kontrolü, biletinize bakıp uçağa binmek için hangi kapıya gideceğinizi öğrenmek, elektronik tabelalardan uçağın yolcu alımına hazır olup olmadığına bakmak ve kapıya gitmek. Kulağa karmaşık gibi gelebilir, gelmesin, çünkü gayet basit.</p>
<p>-Uçaktan indikten sonra sizi bir başka havaalanı süreci daha bekliyor olacak. Bu noktada seyahat edeceğiniz <strong>ülkeye indiğinizde ilk etapta bir pasaport kontrolünden daha geçiyor olacaksınız.</strong> Eğer Avrupa’ya gidiyorsanız pasaport kontrol sırası çok yüksek ihtimalle “AB Vatandaşları İçin” ve “AB Vatandaşı Olmayanlar” şeklinde ikiye ayrılacak, bayraktan olayı çözersiniz zaten. Sonrasında pasaportunuzu kontrol edip sizi bir nevi ülkeye alacak olan görevli <strong>size neden geldin, ne kadar kalacaksın, nerede kalacaksın gibi sorular sorabilir, bu gayet normal, tedirgin olacak bir şey yok. </strong>Hatta şansınıza uyuz birine bile denk gelebilirsiniz ama gerilmeyin, eğer elinizde kalaşnikof falan yoksa sadece prosedür, sakince cevaplandırın. Bu noktada kalacağınız yeri not almış olmanız da işinize yarayabilir, sorarsa telefonunuza aldığınız notu gösterirsiniz. Pasaport kontrolünden geçtikten sonra zaten sakince bavulunuzu almaya gideceksiniz.</p>
<h2><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-8332 size-full" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/DSCF3012.jpg" alt="yurtdışına ilk kez çıkacaklara tavsiyeler" width="634" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/DSCF3012.jpg 634w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/DSCF3012-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/DSCF3012-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/DSCF3012-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/DSCF3012-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/DSCF3012-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 634px) 100vw, 634px" /><br />
4. Yeni Bir Şehre Ayak Bastıktan Sonrası</strong></h2>
<p>&#8211;<strong>Sağlık sigortanızın bir fotokopisi çantanızın bir noktasında dursun</strong>. Belli olmaz, başınıza bir iş gelir falan, nerede olduğunu bilin ve üzerinizde taşıyın. Hatta pasaportunuzun ilk sayfasının fotokopisini bile bulundurabilirsiniz. Temkinli davranmaktan zarar gelmez.</p>
<p>-Arkadaşlar pasaport çok önemli. Yani abartmak istemiyoruz ama sizden bile önemli desek yeridir. (abarttık) O yüzden pasaportunuzu sağlama alın. O varsa siz de varsınız. O yoksa Terminal filmindeki Tom Hanks’siniz. Mümkünse <strong>pasaportunuzu çantanızın şöyle fermuarlı bir gözüne falan yerleştirip gerekmedikçe piyasaya çıkartmayın.</strong></p>
<p>-Gezerken <strong>yanınızda gereksiz şeyler taşımaya çalışmayın</strong>. Hatta mümkünse o gün ihtiyacınız olacağını tahmin ettiğiniz kadar para, fotoğraf makinesi, şayet gerekliyse şemsiye, bir adet kimlik yedek şarj, belki bir yara bandı ve telefon dışında bir şey taşımayın. Çünkü bir noktadan sonra yanınızdaki herhangi bir şey müthiş bir ağırlıkmış gibi gelmeye başlayabiliyor. Gezi boyunca önemli olan kontes gibi ya da arşidük gibi görünmeniz falan değil, rahat etmeniz. Bunu zaten bütün gün dolandıktan sonra kendiniz fark edeceksiniz ama önceden bilmek çok daha faydalı.</p>
<p>-Herhangi bir gezinizde yanınızda olması gereken şey 3 kelimeden oluşuyor: <strong>Rahat spor ayakkabı</strong>. Demet Akalın şarkısı gibi oldu ama, bu konuda ısrarcıyız.</p>
<p>-İlk kez yurtdışına çıkınca insanın içinde kontrol edilemez bir hediyelik eşya alma isteği beliriveriyor. Yani kafanıza şapka, üstünüze tişört, elinize kar küresi, boş kalan elinize shot bardağı, magnet falan tutuşturasınız geliyor, bir nevi kafayı yiyorsunuz. DURUN. Yavaşça elinizdekileri yere bırakın. (yere bırakmayın canım raflara geri koyun rezil etmeyin bizi elaleme) Bu hediyelik işi bir süre sonra kontrolden çıkıyor arkadaşlar. O yüzden illa ki alacaksanız en azından kendinize bir nesne belirleyip ona abanın, her şeyi toplamayın, sonra onlar anlamsızca eve yığılıyor çünkü. Ayrıca, en önemli nokta, <strong>gördüğünüz ilk hediyelik eşya dükkanına dalmayın. </strong>Bu konuda mottomuzu söylüyoruz: <strong>Şehir merkezinden ne kadar uzak, o kadar ucuz. </strong>Turistik noktalardaki hediyelik eşya dükkanlarına kanmayınız efenim.</p>
<p>-Gezi boyunca bulunduğunuz şehirde <strong>gezmeyi kafaya koyduğunuz yerlerin açılış kapanış saatlerine ve hangi gün kapalı olduklarına bakmayı adet edinin</strong>. Örneğin Türkiye’nin aksine birçok ülkede Pazar günleri birçok açıdan ölü gün olabiliyor, çünkü insanlar haklı olarak bir gün de çalışmıyor, dinleniyor. Buna mağazalar, alışveriş merkezleri, marketler bile dahil. Yine aynı şekilde bizde olduğu gibi her yer gecenin körüne kadar açık olmayabiliyor, kafeler, restoranlar daha insancıl (bize göre bayağı erken) saatlerde kapanabiliyor. Müzeler çoğu ülkede Pazartesi günleri kapalı olmasına rağmen bazen istisnai durumlar olabiliyor ve başka günler kapalı çıkabiliyor. Bu örnekler uzar gider, özetle siz vakit kaybedeceğinize bi’ bakıverin, öyle yola düşün.</p>
<p>-Eğer sözümüzü dinleyip paranızı Türkiye’de bozdurarak gitmediyseniz lütfen <strong>paranızı indiğiniz şehrin havaalanında bozdurmayın</strong>, çünkü çok yüksek ihtimalle kurlar yine saçma olacak. Bunu yerine şehir içinde para bozdurabileceğiniz bir yer araştırmasına girin. Biliyoruz milyon dolarlar bozdurmayacaksınız ama yine de havaalanı bunu yapmak için ilk tercihiniz olmasın.</p>
<h2><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8337" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6342.jpg" alt="Uruguay" width="634" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6342.jpg 634w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6342-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6342-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6342-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6342-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6342-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 634px) 100vw, 634px" /><br />
5. Saçma Ama İşe Yarar Tavsiyeler ve Genel Bilgiler</strong></h2>
<p>-Kafanızda “ben doğru düzgün İngilizce bilmiyorum, nasıl gezeceğim?” gibi bir düşünce varsa hemen atın, o düşünceyi çöpe atacağınız poşete yazık arkadaşlar&#8230; <strong>Dil bilmeden isterseniz bütün dünyayı gezersiniz</strong>. Biz insanlarla zerre kadar anlaşamadığımız ülkelere gidip abuk subuk el hareketleriyle bile anlaşmayı başarıyoruz, yeri geliyor siz şakır şakır İngilizce konuşsanız da karşınızdakiler hiçbir şey bilmiyor oluyor ama yine de işler çözülüyor. Dil bilmemek seyahat etmek için bir engel değil. Nokta.</p>
<p>-Tıpkı giderken yaptığınız gibi, <strong>dönüş saatinizden 24 saat önce de online check in yapmayı unutmayın.</strong></p>
<p>-Allah aşkına Antalya’da 234 yıldızlı <strong>her şey dahil otele gidiyor gibi bavul hazırlamayın, önceliği rahatlığa verin.</strong> Zaten o kadar çok yürüyecek ve yorulacaksınız ki bir noktadan sonra en rahat olduğunuz şeyleri giyip duracaksınız. İlla 2 kazak bi’ pantolon alıp eşyalarınızı orada yıkayın falan demiyoruz biz de o derece az şey almıyoruz ama bokunu da çıkarmayın. Bok dedik diye ayıp olmuyor di mi, kusura bakma sayın okuyucu.</p>
<p>-Küçük ama işlevsel bir bilgi, <strong>su alırken gazlı su olup olmadığını kontrol edin</strong>, yurtdışında gazlı su meselesi bizden çok daha yaygın. Ayrıca gitme potansiyeliniz olan <strong>birçok şehirde musluktan su içebiliyor olabilirsiniz</strong>, şayet öyleyse de boşu boşuna su alıp durmazsınız.</p>
<p>&#8211;<strong>Sokak yemeği yiyin, çünkü harika bir şey, ama çok şüpheli duranlardan uzak durmak isteyebilirsiniz.</strong> Tatili tuvalette geçirmek isteyen varsa bilemeyiz. Anladınız siz.</p>
<p>-Beyler, yurtdışında da kızlar teklif etmiyor, boş umutlara kapılmayın. Ayrıca 9 erkek bir kulübe giderseniz orada da içeri alınmayabilirsiniz, boş umutlara kapılmayın part 2. O “AABİ VAR YA NELER YAPTIK PRAG’DA” diyen arkadaşınız çok yüksek ihtimalle sallıyor. Metallica’dan Sad But True sizin için gelsin…….</p>
<p>-Enteresan ve saçma bir bilgiyle kapanış yapıyoruz. <strong>Arkadaşlar, uçağa binince sizin de içinizde kontrol edilemez bir “domates suyu” içme isteği oluşuyor mu? </strong>Yani hayatımızda hiç evinde domates suyu içen insan görmemiş olmamıza rağmen uçakta domates suyu gırla gidiyor. Bunu henüz yaşamdıysanız da ilk yurtdışı yolculuğunuzda bile yaşamanız bayağı muhtemel. Sizin de gönlünüz domates suyuna kayarsa normaldir, onun bir açıklaması varmış, bizim ilgimizi çekmişti, sizinle de paylaşalım. Efenim havada, bilmemne kadar yükseklikte tat alma duyumuz aşağıda olduğu kadar işlevsel olamıyormuş. Bu sebeple uçarken normalde az içtiğimiz içeceklerin tadını daha çok alabiliyormuşuz. Demek o yüzden hepimiz domates suyuna halleniyoruz. İçin gitsin be, yapıştırın bir domates suyu güzelinden.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2017/01/23/yurtdisina-ilk-kez-cikacaklara-tavsiyeler/">Yurtdışına İlk Kez Çıkacaklara Tavsiyeler</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2017/01/23/yurtdisina-ilk-kez-cikacaklara-tavsiyeler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>17</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bir Yolculuk Paniği: Seyahat Ederken Yanıma Ne Almalıyım?</title>
		<link>https://oitheblog.com/2016/11/16/seyahate-giderken-alinacaklar/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2016/11/16/seyahate-giderken-alinacaklar/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 16 Nov 2016 15:14:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[FAYDALI Bİ' ŞEYLER]]></category>
		<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[Bavul Hazırlama Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Bavuluma Ne Koymalıyım?]]></category>
		<category><![CDATA[Seyahat Aksesuarları]]></category>
		<category><![CDATA[Seyahat Ederken Yanıma Ne Almalıyım?]]></category>
		<category><![CDATA[Seyahat Eşyaları]]></category>
		<category><![CDATA[Seyahat Gereçleri]]></category>
		<category><![CDATA[seyahat ipuçları]]></category>
		<category><![CDATA[Seyahat Malzemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Seyahat Ürünleri]]></category>
		<category><![CDATA[Seyahate Çıkarken Alınması Gerekenler]]></category>
		<category><![CDATA[Seyahate Giderken Alınacaklar]]></category>
		<category><![CDATA[Yolculuk Eşyaları]]></category>
		<category><![CDATA[Yurtdışına Giderken Alınması Gerekenler]]></category>
		<category><![CDATA[Yurtdışına Giderken Dikkat Edilmesi Gerekenler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=7351</guid>

					<description><![CDATA[<p>Eminiz daha önce  “Bavul Hazırlama Rehberi” ya da “Seyahate Giderken Alınacaklar” gibi 80 tane listeyle karşılaşmışsınızdır. Onların kaç tanesinin hakikaten...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2016/11/16/seyahate-giderken-alinacaklar/">Bir Yolculuk Paniği: Seyahat Ederken Yanıma Ne Almalıyım?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/tumblr_nhoch8HjT61r9c6lmo1_1280.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-7352" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/tumblr_nhoch8HjT61r9c6lmo1_1280.jpg" alt="Seyahat Ederken Alınacaklar" width="631" height="422" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/tumblr_nhoch8HjT61r9c6lmo1_1280.jpg 632w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/tumblr_nhoch8HjT61r9c6lmo1_1280-300x201.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/tumblr_nhoch8HjT61r9c6lmo1_1280-210x141.jpg 210w" sizes="(max-width: 631px) 100vw, 631px" /></a><br />
Eminiz daha önce  “Bavul Hazırlama Rehberi” ya da “Seyahate Giderken Alınacaklar” gibi 80 tane listeyle karşılaşmışsınızdır. Onların kaç tanesinin hakikaten işe yaradığını düşünüyorsunuz bilmiyoruz, çünkü bu listeler çoğunlukla “pasaportunuzu sakın unutmayın” “diş fırçasız olmaz” gibi eğer bavulunuzu gözünüz kapalıyken falan hazırlamıyorsanız unutmayacağınız şeyleri size müthiş bir öneriymiş gibi sunuyorlar. Hey dostum neden bahsediyorsun, nesin sen kaçık falan mı he? (dublaj sesiyle okumalıydınız) Tabii ki yanımıza pasaportumuzu almamız gerektiğini biliyoruz. Bize daha kayda değer bir şeyler söyleseniz? Sonuç olarak geçen gün bu saçmalıktaki listelerden birine daha denk gelince tamam dedik, biz bunun işe yarayan versiyonunu yapalım. Açıkçası birkaç kişiden de böyle bir istek gelince bir gazla oturduk yazdık. Bu noktada yanınıza alacaklarınızın yanı sıra bu süreçte ne gibi detaylara dikkat etmeniz gerektiğini ya da gözden kaçırabileceğiniz konular hakkında ipuçlarını da yazıya dahil etmeye çalıştık.</p>
<p>Aşağıda okuyacaklarınız tamamen bizim seyahatlerimiz boyunca yaşadığımız saçmalıkların, yer yer unutkanlığımız yer yer sabahın köründe kalkmalarımız sonucunda başımıza gelen işlerin, deneyimlerin sonucunda size söylememizin mantıklı olduğunu düşündüğümüz şeylerden oluşuyor. Elbette bunların arasında çoğunuzun “e bunu zaten biliyoruz” diyebileceği şeyler çıkacaktır, ancak özellikle sık seyahat etmeyenler bu gibi detayları kaçırabiliyor. Birilerinin işine yarayacaktır diyerek, konuya girelim.</p>
<p><iframe loading="lazy" class="giphy-embed" src="//giphy.com/embed/dpNuOoVHLscZq" width="505" height="427" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe><br />
<strong><br />
1. Önemli belgelerinizi tek bir yerde toplayın.</strong><strong><br />
</strong>Şimdi sakinliğinizi korumaya çalışarak seyahate çıkmadan birkaç saat öncesini düşünün. Acayip bir kaos, kapıdan çıkmak üzereyken üstünüze çöken bir “ulan ben kesin bir şey unutuyorum ama ne” havası hakim di mi? Emin olun kaç tane seyahate çıkarsanız çıkın, bu iş sizin için ne kadar normalleşirse normalleşsin o panik durumu hiçbir zaman geçmiyor. Neticede evinizden çok uzağa bir yere gidiyorsunuz, herhalde bir endişeniz olacak. İşte tam olarak o kaosa sürüklendiğiniz anlarda bir şeyler tamamen aklınızdan çıkabiliyor ve “ulan o unutulacak şey mi” dediğiniz şeyi bile geride bırakabiliyorsunuz. Bunun için o “gerçekten önemli” olduğunu düşündüğünüz ve bavulun içine girecek değil, yanınızda taşımanız gereken şeyleri tek bir yerde toplayın. Bir föyün içine falan olabilir. Bunlar nedir?  <strong>Pasaport, kimlik, seyahat/sağlık sigortanız olduğuna dair bir belge, rezervasyonlarınıza dair bir belgeniz varsa onlar…</strong> Bu gibi belgeleri tek bir yerde, şöyle sağlam bir kafayla önceki akşamdan toparlar ve havaalanında yanınıza alacağınız çantanıza koyarsanız kendinizi çok daha güvende hissedersiniz. Çünkü aslında bu gibi şeyleri yanınıza almayı unutmadığınız sürece neyi unutursanız unutun önemi yok, bir şekilde gittiğiniz yerde idare edebilecek bir alternatifini bulursunuz. Bu arada hazır konusu açılmışken, <strong>pasaportunuzun ve vizenizin geçerlilik tarihlerini de mutlaka kontrol edin. </strong>Sonra geçerlilik süresi bitmiş pasaportunuzla kös kös eve dönmeyin, depresyona sürüklenmeyin.</p>
<p><iframe loading="lazy" class="giphy-embed" src="//giphy.com/embed/3oz8xYA4aTzZbxScp2" width="502" height="278" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe><br />
<strong><br />
2. İhtiyaç listesi yapın.<br />
</strong>Klişe ama gerçek, yanınıza almanız gereken şeylerin bir listesini yapmak her zaman işe yarıyor. Sonuçta birkaç günlüğüne de olsa yaşamınızı bir başka yerde sürdürüyorsunuz, haliyle bunun için yanınıza almanız gereken her şeyin aklınıza bir kerede gelmemesi gayet mümkün. Biz bunun için telefonun notlar bölümünü kullanıyoruz. (genius detected) 50 tane farklı app falan çıkmış olabilir ama niyeyse biz bu konuda bayağı gelenekçi ilerlemekten yanayız, şu ana kadar da unuttuğumuz çok önemli bir şey olmaması da bunun sayesinde galiba. Bir kere Küba’dayken şarj aleti unuttuğumuzu sanıp kalp krizi geçirecek gibi olmuştuk, çok şükür o da bir yerlerden çıktı.</p>
<p><iframe loading="lazy" class="giphy-embed" src="//giphy.com/embed/d31wQ7ajDuaSoIJa" width="502" height="345" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></p>
<p>3. <strong>Uçakta yanınıza ne alamayacağınızın da bilincinde olun.</strong><br />
Carry on, sırt çantası ya da el çantası fark etmez, uçakta yanınıza alacağınız şey her ne ise, onun içine koyamayacağınız bir takım şeyler var ve bunlardan haberdar olmanız gerek. (hadi hemen çantanızdaki dinamiti çıkarın). Aksi takdirde çantanıza bakan güvenlik görevlilerinin “çantanızı açmanız gerekiyor” ya da “bunu çöpe atacağız canısı yapacak bir şey yok” cümlelerine ağız yüz buruşturmaktan öteye geçemezsiniz. Belli sıvı kısıtlamaları olduğundan zaten haberdarsınızdır ama, yine de söyleyelim. Uçakta çantanıza koyabileceğiniz <strong>sıvılar ve jeller için genellikle 100 ml’ye kadar izin var</strong>. Yani dev parfüm şişemi çantama koyayım diyecek kadar coşmamalı ya da “lens solüsyonumu da almazlar herhalde” diye düşünmemelisiniz. Alırlar Kamil, alırlar…Bu sıvı kısıtlamaları dışında uçağa alınmayan başka şeyler de var. Bunların başında tabii ki kesici, delici aletler geliyor. Üzgünüz, ekmek bıçağınızı ya da darbeli matkabınızı da maalesef Venedik gezinize götüremeyeceksiniz…..Şaka bir yana, bazen aklınıza gelmeyecek şeylere sıkıntı çıkarabiliyorlar. Örneğin birine saplamak amacıyla kullanmayı aklınızdan geçirmeyeceğiniz bir törpü çantanızda kaldıysa ya da ne olur ne olmaz diyerek çantanıza 2-3 tane çakmak attıysanız onlarda bile sorun olabiliyor. Biz yaşadık, oradan biliyoruz.</p>
<p><iframe loading="lazy" class="giphy-embed" src="//giphy.com/embed/Yct6dsjYqQFO0" width="489" height="489" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></p>
<p>4. <strong>Bavulunuza ne koyamayacağınızı bilmekte de fayda var.</strong><br />
Tabii ki size bavulunuza çalıntı tablolarınız ve kalaşnikofunuzu koymayın gibi önerilerle gelmeyeceğiz, korkmayın. Bu noktada söz ettiğimiz şey biraz daha farklı. Ülkelere sokabileceğiniz bazı şeyler konusunda kısıtlamalar olabiliyor. Sizin sorun olacağını tahmin etmediğiniz şeyler bavulunuzu X-Ray’den geçirdiğiniz anda “aç kardeşim bavulunu, ne ayaksın sen” noktasına gelebiliyor ya da tam oh vize onayını atlattık, işte giriyoruz ülkeye dediğiniz sırada çıkışta gümrük kontrolündeki (şu customs dedikleri yer) adam aç bavulunu, o bavul niye o kadar büyük diye tutulabiliyor. Ne gibi şeylerden söz ediyoruz? <strong>Örneğin sigara</strong>. 2 hafta X şehrine gidiyorum, free shop’tan yanıma 2-3 karton sigara alayım diye gaza gelirseniz ve yanınızda o miktarda sigara olduğunu tespit ederlerse çoğu ülkede o sigaraların izniniz olduğu kadarını size bırakıp geri kalanını sizden alıyorlar. Hatta bazı ülkelerde o kadar katılar ki iş ceza kesme boyutuna kadar gelebiliyor. Acı ama gerçek. Aynı şekilde bu <strong>bazı bitkiler hatta meyveler için bile geçerli olabiliyor</strong>. Almanya’daki dayıma bilmemne çiçeğini götüreceğim derken kendinizi sorgu odasında falan bulabilirsiniz yani. Bu durum yanınızda ne kadar para götürdüğünüz için de geçerli. Örneğin çoğu Avrupa ülkesinde <strong>10.000 euro üzerinde nakit para ile gidiyorsanız bunu da belirtmeniz gerekiyor</strong>. Bu gibi pek çok konu var, ancak ülkelere göre değişiklik gösterebildiği için size net bir liste veremiyoruz, gideceğiniz ülkeye göre gitmeden şöyle bir araştırmakta fayda var.</p>
<p><iframe loading="lazy" class="giphy-embed" src="//giphy.com/embed/5qPZKeutqagLK" width="503" height="267" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></p>
<p><strong>5. Yedek valiz hayat kurtarır.</strong><br />
Sevgili alışveriş bağımlıları, sayın yurtdışında alışveriş yaparken kendini kaybedenler, bu ipucumuz size. Siz şimdi bavulunuzu tıka basa dolduruyor hatta yanınıza 4-5 tane ayakkabı falan da alıyorsunuzdur…Sanki eninde sonunda o ayaklarınız yürümekten şişmeyecekmiş, yine gidip en rahat ayakkabınıza dadanmayacakmış gibi Instagram’da koyduğunuz fotoğraflar için “ay hep aynı ayakkabıyı giyiyooo” demesinler diye yanınıza çeşit çeşit ayakkabı götürüyorsunuzdur. Beyim, sana bir çift lafım var. Sen mi büyüksün? Ben büyüğüm ben, Öykü Usta. Madem lafımızı dinlemeyip yanına o kadar kıyafet ve ayakkabı alacaksın, bir tane de yedek valiz at gitsin. Bavulun içine bavul mu koyacağım manyak mısın sen deme. Öyle valiz demiyoruz. Hani bu bez spor çantalar var ya, öyle bir şey. Böylece oradan aldığın yeni şeyleri bavulunda koyacak yer bulamayınca yenileri yedek valizinin içine doldurur, onu da dönüşte yanına carry on olarak alır, kilo sınırını geçme paniği olmadan paşalar gibi dönersin evine. Hadi yine iyisin…</p>
<p>Bu arada, yedek valizin şöyle bir avantajı da oluyor: Tax free için havaalanındaki ilgili birime gittiğinizde <strong>vergi iadenizi alırken bazen sizden aldığınız ürünleri göstermeniz istenebiliyor.</strong> Bu noktada yeni aldığınız her şey yedek valizinizin içinde olursa bavulu açıp cebelleşmek yerine direkt yedek valizinizin içindeki şeyleri gösterebilirsiniz.</p>
<p><iframe loading="lazy" class="giphy-embed" src="//giphy.com/embed/xT5LMVjX23bOyBtc6Q" width="503" height="377" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></p>
<p><strong>6. Aktarmalı uçuş söz konusuysa kötü senaryoyu göz önünde bulundurun. (Merak etmeyin sonunda ölmüyorsunuz)</strong><br />
Kötü senaryo dedik diye konuyu hemen 3. sınıf Amerikan filmine çevirmeyin, bu hikayede bizim kötü senaryomuz bavulunuzun kaybolması. Eğer söz konusu aktarmalı bir uçuş ise, özellikle birkaç aktarma söz konusuysa her zaman bavulunuzun kaybolma ihtimali vardır ve bavulunuz eninde sonunda size ulaşacak olsa da bu süreç birkaç gün sürebilir. Korkutmak gibi olmasın ama bavulu tamamen kaybolana bile denk geldik, tabii bu sizin başınıza gelecek diye bir şey yok. (zaten öyle bir durum olunca size ödeme yapıyorlar, korkmayın) İdil bavul karışması konusunda tam bir pro olduğu için biz deneyimliyiz. O sebeple artık aktarmalı bir uçuş söz konusuysa yanımıza bir carry on alıyor ve içine bizi birkaç gün idare edebilecek lüzumlu eşyalarımızı koyuyoruz. Dolayısıyla şayet bavulumuz kaybolursa paniğe kapılmıyoruz.</p>
<p><strong>7. Biraz teknoloji desteği şart!</strong></p>
<p>Seyahate çıkıyorsunuz, deliler gibi fotoğraf çekecek, telefonunuza, fotoğraf makinenize ekstra dadanacaksınız. Bunun için bizim kesinlikle yanımıza aldığımız bir şey var, o da <strong>yedek şarj.</strong> Portable charger derdik ama demeyeceğiz, Türkçesini yedek şarj diye adlandırmaya karar verdik öyle bahsedelim. Çünkü gün içinde mutlaka şarjınız bitiyor ve fotoğraf çekememe derdine düşüyorsunuz, alın bi’ tane, atın bavul gitsin. Merak edenler için biz <a href="http://www.dr.com.tr/Elektronik/Ttec-2BB104SR-EasyCharge-Smart-MFi-Yeni-Sari-Made-For-Apple/Telefon/Telefon-Aksesuarlari/Tasinabilir-Sarj-Cihazlari/urunno=0000000584332" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">şunu</a> kullanıyoruz. Ayrıca ikinci bir öneri, hatta zorunluluk olarak <strong>gideceğiniz ülkenin priz girişlerinin bizimkiler ile uyumlu olup olmadığını kontrol edin</strong>. Aksi takdirde hiçbir şeyinizi şarj edemeyip öyle ortada kalırsınız. Buna çözüm olarak teknoloji marketlerinde hatta D&amp;R gibi yerlerle türlü türlü adaptör mevcut. Şayet gittiğiniz ülkede farklı bir priz girişi söz konusuysa ve adaptörsüz giderseniz, bırakın telefonu şarj etmeyi, saçınızı bile kurutamazsınız valla. Ona göre.<br />
<strong><br />
8. Hastalık hastası tavırları sergilemek için bir gün.</strong></p>
<p>Tabii ki öncelikle eğlenceli bir şey olması gereken seyahatleriniz öncesinde aman şöyle olursa, ay başıma bir şey gelirse gibi şeyler düşünmek pek de keyifli değil. Fakat yine de tedbiri elden bırakmamak lazım. Ancak yinede günlük yaşantınızda çok sık sorun yaşamadığınız bir takım konuları da göz önünde bulundurarak ihtimaller üzerinden yanınıza birkaç bir şey almakta fayda var. Yara bandı, ağrı kesici, göz damlası, sinek ilacı ya da güneş kremi gibi…Özellikle büyük şehir gezisinden çok daha doğa odaklı bir yere gidiyorsanız böyle bir ihtiyacınız olduğu takdirde bu gibi şeyleri kolay edinebilme imkanınız olmayacağı için atın bavula gitsin.</p>
<p><iframe loading="lazy" class="giphy-embed" src="//giphy.com/embed/l0ErSizGnxZoW6532" width="504" height="210" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe><br />
<strong><br />
9. Hırsızları kandırmak için “dahice” fikrimizi uygulayın.</strong></p>
<p>Güvenlik önemli, o popo sağlama alınacak, yoksa insan huzurlu gezemiyor. Bu noktada biz aslında o kadar da endişeli bir şekilde gezmiyorken annelerimiz sağ olsun zamanla aklımıza takılan ve son dönemlerde bizi önlem almaya kadar iten bir konu oldu: Yanımıza aldığımız tüm nakit parayı tek bir yerde taşımamak. (Evet anne, böyle bir panik yaşıyorsam sorumlusu sensin) Özellikle Güney Amerika’da 3 haftaya yakın bir süre geçirince ve orayla ilgili bol bol hırsızlık anısı dinleyince tamam dedik bu işe bir çözüm bulalım. He çok dahice bir çözüm mü bulduk? Yoo. Bayağı geleneksel. Asıl kullandığımız cüzdanın yanında bir cüzdan ne bilelim bir kese benzeri bir şey daha alıyoruz ve paramızı ikiye bölerek birbirinden alakasız yerlere yerleştiriyoruz. En azından güvenlik problemi yaşama ihtimalinizi ön gördüğünüz yerlerde bu tekniği kullanabilirsiniz.</p>
<p><iframe loading="lazy" class="giphy-embed" src="//giphy.com/embed/a0h7sAqON67nO" width="501" height="282" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe><br />
<strong><br />
10. Kırılabilecek şeyleriniz için sinsi teknikler kullanın.</strong></p>
<p>Biz Y jenerasyonuyuz, internette gördüğümüz Tasty videolarından etkilenip o tarifleri evde denediğimiz ve ortaya rezalet şeyler çıkardığımız kadar, “how to pack” videolarından da etkileniyoruz. Pişman mıyız? Hayır! Birkaç sene izlediğimiz bir videodaki bir tekniği o kadar uzun süredir kullanıyoruz ki bizim için son derece normal bir şeye dönüştü. <strong>Kırılabilecek ve ebatları çok büyük olmayan eşyalarınızın bavulunuzda sağlam kalmasını nasıl sağlarsınız?</strong> Şöyle: Söz konusu eşyayı bir çorabın içine sokuşturup sonra da o çorabı ayakkabınızın içine yerleştirerek. O bavulları bok çuvalı gibi fırlattıkları videolara da maruz kaldıktan sonra bu eylemi harekete geçirmeden yaşayamazdık….</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2016/11/16/seyahate-giderken-alinacaklar/">Bir Yolculuk Paniği: Seyahat Ederken Yanıma Ne Almalıyım?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2016/11/16/seyahate-giderken-alinacaklar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>5</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hans Brinker: Dünyanın En Kötü Oteline Hoşgeldiniz</title>
		<link>https://oitheblog.com/2014/01/02/hans-brinker-dunyanin-en-kotu-oteline-hosgeldiniz/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2014/01/02/hans-brinker-dunyanin-en-kotu-oteline-hosgeldiniz/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Jan 2014 22:32:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[AMSTERDAM]]></category>
		<category><![CDATA[FAYDALI Bİ' ŞEYLER]]></category>
		<category><![CDATA[HOLLANDA]]></category>
		<category><![CDATA[Amsterdam]]></category>
		<category><![CDATA[amsterdam gezi blog]]></category>
		<category><![CDATA[Amsterdam Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[amsterdam hostel]]></category>
		<category><![CDATA[amsterdam nerede]]></category>
		<category><![CDATA[amsterdam nerelere gitmeli]]></category>
		<category><![CDATA[amsterdam oteller]]></category>
		<category><![CDATA[avrupa gezi]]></category>
		<category><![CDATA[dünyanın en kötü oteli]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi Notları]]></category>
		<category><![CDATA[hans brinker]]></category>
		<category><![CDATA[hans brinker hostel]]></category>
		<category><![CDATA[Hollanda]]></category>
		<category><![CDATA[hostel]]></category>
		<category><![CDATA[Seyahat]]></category>
		<category><![CDATA[Seyahat Blog]]></category>
		<category><![CDATA[seyahat ipuçları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=1773</guid>

					<description><![CDATA[<p>Öncelikle, başlıktan dolayı ön yargı oluşmaması için şunu bir açıklığa kavuşturmakta fayda var. Hans Brinker hosteli bizim gidip de &#8220;off burası...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2014/01/02/hans-brinker-dunyanin-en-kotu-oteline-hosgeldiniz/">Hans Brinker: Dünyanın En Kötü Oteline Hoşgeldiniz</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/Image5.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-1805" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/Image5.jpg" alt="Image5" width="400" height="300" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/Image5.jpg 400w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/Image5-300x225.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/Image5-210x157.jpg 210w" sizes="(max-width: 400px) 100vw, 400px" /></a></p>
<p>Öncelikle, başlıktan dolayı ön yargı oluşmaması için şunu bir açıklığa kavuşturmakta fayda var. <strong>Hans Brinker </strong>hosteli bizim gidip de &#8220;off burası çok kötü hemen blog&#8217;a yazalım da insanlar gitmesin&#8221; dediğimiz bir yer değil, otel kendini &#8220;dünyanın en kötü oteli&#8221; olarak tanıtıyor ve bu özelliğiyle övünerek birçok insanın ilgisini çekmeyi ve sürekli dolu olmayı başarıyor. Hatta otel dünyanın en kötü otel sıralamasında bir numara olmak için özellikle ekstra kötü şartlar sunuyor. Evet biz de ilk duyduğumuzda şaşırmıştık.</p>
<p>Genel olarak hostellerin gecelik ücretlerinden bile yola çıkarak konaklamanızda sizi nasıl bir deneyim beklediğini tahmin edebilirsiniz. Genel konsepti birçok kişiyle aynı odada kalmalı olan, uygun fiyata konaklama sağladığı için genç ve öğrenci popülasyonun yüksek olduğu dolayısıyla bol içmeli dağıtmalı bir ortam olan hostellerin, güvenlik ve hijyen açısından pek yüksek standartlar sağlamadığı aşikar. <strong>Amsterdam</strong>&#8216;da bulunan Hans Brinker Hosteli bu gerçeği kabullenerek, insanları alaycı bir şekilde ve kişisel fikrimi soracak olursanız, dünyanın en dahi reklam kampanyalarından biriyle otelde kötü şartlar olduğuna dair uyarıyor. O kadar kötü şartlardan söz ediyoruz ki, bazı hosteller yanında 5 yıldızlı otel gibi bile kalabilir.</p>
<p>Konsepti kavramanız için sizi reklam kampanyalarının içerikleri ve diğer görsellere baş başa bırakıyorum.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/hans_brinker_hotel04.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-1803" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/hans_brinker_hotel04.jpg" alt="hans_brinker_hotel04" width="500" height="348" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/hans_brinker_hotel04.jpg 500w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/hans_brinker_hotel04-300x208.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/hans_brinker_hotel04-210x146.jpg 210w" sizes="(max-width: 500px) 100vw, 500px" /></a></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-28315-1379946729-23.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-1800" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-28315-1379946729-23.jpg" alt="enhanced-buzz-wide-28315-1379946729-23" width="421" height="595" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-28315-1379946729-23.jpg 701w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-28315-1379946729-23-210x297.jpg 210w" sizes="(max-width: 421px) 100vw, 421px" /></a></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/Brinker-eco-friendly.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-1810" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/Brinker-eco-friendly.jpg" alt="Brinker eco friendly" width="353" height="500" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/Brinker-eco-friendly.jpg 353w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/Brinker-eco-friendly-211x300.jpg 211w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/Brinker-eco-friendly-210x297.jpg 210w" sizes="(max-width: 353px) 100vw, 353px" /></a> <a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/Hans-Brinker-Hotel.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-1811" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/Hans-Brinker-Hotel.jpg" alt="Hans-Brinker-Hotel" width="507" height="355" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/Hans-Brinker-Hotel.jpg 634w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/Hans-Brinker-Hotel-300x210.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/Hans-Brinker-Hotel-210x147.jpg 210w" sizes="(max-width: 507px) 100vw, 507px" /></a> <a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-25198-1379947395-37.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-1799" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-25198-1379947395-37.jpg" alt="enhanced-buzz-wide-25198-1379947395-37" width="594" height="421" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-25198-1379947395-37.jpg 990w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-25198-1379947395-37-300x212.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-25198-1379947395-37-210x148.jpg 210w" sizes="(max-width: 594px) 100vw, 594px" /></a> <a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-25181-1379949416-37.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-1798" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-25181-1379949416-37.jpg" alt="enhanced-buzz-wide-25181-1379949416-37" width="594" height="431" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-25181-1379949416-37.jpg 990w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-25181-1379949416-37-300x217.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-25181-1379949416-37-210x152.jpg 210w" sizes="(max-width: 594px) 100vw, 594px" /></a> <a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-21338-1379946729-16.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-1797" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-21338-1379946729-16.jpg" alt="enhanced-buzz-wide-21338-1379946729-16" width="421" height="595" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-21338-1379946729-16.jpg 701w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-21338-1379946729-16-210x297.jpg 210w" sizes="(max-width: 421px) 100vw, 421px" /></a> <a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-20799-1379949482-22.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-1796" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-20799-1379949482-22.jpg" alt="enhanced-buzz-wide-20799-1379949482-22" width="308" height="475" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-20799-1379949482-22.jpg 776w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-20799-1379949482-22-194x300.jpg 194w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-20799-1379949482-22-662x1024.jpg 662w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-20799-1379949482-22-210x324.jpg 210w" sizes="(max-width: 308px) 100vw, 308px" /></a> <a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-25209-1379947122-9.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-1795" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-25209-1379947122-9.jpg" alt="enhanced-buzz-25209-1379947122-9" width="381" height="507" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-25209-1379947122-9.jpg 576w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-25209-1379947122-9-225x300.jpg 225w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-25209-1379947122-9-210x280.jpg 210w" sizes="(max-width: 381px) 100vw, 381px" /></a> <a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-15599-1379951914-33.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-1794" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-15599-1379951914-33.jpg" alt="enhanced-buzz-15599-1379951914-33" width="372" height="520" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-15599-1379951914-33.jpg 620w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-15599-1379951914-33-214x300.jpg 214w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-15599-1379951914-33-210x293.jpg 210w" sizes="(max-width: 372px) 100vw, 372px" /></a> <a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/hans.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-1802" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/hans.jpg" alt="hans" width="486" height="329" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/hans.jpg 736w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/hans-300x203.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/hans-210x142.jpg 210w" sizes="(max-width: 486px) 100vw, 486px" /></a> <a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/hans-brinker-ads.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-1804 size-full" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/hans-brinker-ads.jpg" alt="Dünyanın En Kötü Oteli" width="400" height="380" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/hans-brinker-ads.jpg 400w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/hans-brinker-ads-300x285.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/hans-brinker-ads-210x199.jpg 210w" sizes="(max-width: 400px) 100vw, 400px" /></a></p>
<p><iframe loading="lazy" src="//www.youtube.com/embed/uv3KqZUY_qc" width="420" height="315" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></p>
<p><iframe loading="lazy" src="//player.vimeo.com/video/65286998" width="500" height="293" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2014/01/02/hans-brinker-dunyanin-en-kotu-oteline-hosgeldiniz/">Hans Brinker: Dünyanın En Kötü Oteline Hoşgeldiniz</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2014/01/02/hans-brinker-dunyanin-en-kotu-oteline-hosgeldiniz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
