<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Arjantin Gezi Rehberi | OitheBlog</title>
	<atom:link href="https://oitheblog.com/tag/arjantin-gezi-rehberi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oitheblog.com/tag/arjantin-gezi-rehberi/</link>
	<description>Gerçekten faydalı bir seyahat blogu</description>
	<lastBuildDate>Fri, 13 Feb 2026 10:48:43 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.1.9</generator>

<image>
	<url>https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/cropped-logo-32x32.png</url>
	<title>Arjantin Gezi Rehberi | OitheBlog</title>
	<link>https://oitheblog.com/tag/arjantin-gezi-rehberi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Buenos Aires Gezi Rehberi: Bizi Bu Güzel Havalar Mahvetti!</title>
		<link>https://oitheblog.com/2016/02/03/buenos-aires-gezi-rehberi/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2016/02/03/buenos-aires-gezi-rehberi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Feb 2016 19:44:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ARJANTİN]]></category>
		<category><![CDATA[BUENOS AIRES]]></category>
		<category><![CDATA[Arjantin Gezi Notları]]></category>
		<category><![CDATA[Arjantin Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Arjantin Gezilecek Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[Arjantin Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Arjantin Nerede]]></category>
		<category><![CDATA[Arjantin'in Başkenti]]></category>
		<category><![CDATA[Boca Juniors]]></category>
		<category><![CDATA[Buenos Aires]]></category>
		<category><![CDATA[Buenos Aires Arjantin]]></category>
		<category><![CDATA[Buenos Aires Gece Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Buenos Aires Gezi Notları]]></category>
		<category><![CDATA[Buenos Aires Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Buenos Aires Gezilecek Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[Buenos Aires Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Buenos Aires Hava Durumu]]></category>
		<category><![CDATA[Buenos Aires Konaklama]]></category>
		<category><![CDATA[Buenos Aires Nerede Kalınır]]></category>
		<category><![CDATA[Buenos Aires Pahalı Mı]]></category>
		<category><![CDATA[Buenos Aires Tatili]]></category>
		<category><![CDATA[Buenos Aires Ulaşım]]></category>
		<category><![CDATA[Buenos Aires Yeme İçme]]></category>
		<category><![CDATA[Buenos Aires'te Konaklama]]></category>
		<category><![CDATA[Buenos Aires'te Yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=5268</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yıllarca “Ah artık şu Güney Amerika’ya bir ayak bassak” demelerimizin üzerine vakit gelmişti, resmen Buenos Aires’e gidiyorduk! 3 kişiyiz, hepimiz...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2016/02/03/buenos-aires-gezi-rehberi/">Buenos Aires Gezi Rehberi: Bizi Bu Güzel Havalar Mahvetti!</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_5893.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-5275" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_5893.jpg" alt="Buenos Aires La Boca" width="637" height="424" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_5893.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_5893-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_5893-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_5893-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_5893-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 637px) 100vw, 637px" /></a>Yıllarca “Ah artık şu Güney Amerika’ya bir ayak bassak” demelerimizin üzerine vakit gelmişti, resmen Buenos Aires’e gidiyorduk! 3 kişiyiz, hepimiz şehre ayak basmak için sabırsızlanıyoruz, planlayacak çok şey, gezecek çok yer, tanıyacak çok insan var. Daha gitmeye 1 ay var, nasıl geçecek bu günler derken bir bakmışız uçaktayız. 18 saat nasıl uçacağız, biz de insanız diye endişelenirken bir bakmışız havaalanının kapısının önünde öylece duruyoruz! Hava sıcak, oysa İstanbul’da kar yağıyor, Allah’ım gerçekten dünyanın bir diğer ucundayız. (En çok haz veren yanlarından biri de bu galiba) Hani şu ilkokuldayken “Bizim yarım kürede kışken orada yaz oluyor çocuklar…” dedikleri durum var ya, işte o resmen somutlaşmış, dalga dalga yüzümüze çarpıyor. Mutluluktan mıdır, şaşkınlıktan mıdır bilinmez, 10 yaşında bir çocuğun yaşayabileceği bir heyecandan pek de uzak sayılmayız. Sağımızdan solumuzdan kulağımıza şarkı gibi gelen bilmediğimiz bir dil yükseliyor, evet çok bağırarak konuşuyorlar, ama bu bile çok güzel geliyor. Acayip bir kaos var, havaalanında önümüzden sokak köpeği geçiyor ve bol bol “çirkin” giyimli, dev kalın topuklu ayakkabılı kadın. Buna bile bayılıyoruz. Neden? Buenos Aires’teyiz. Evet evet, resmen Buenos Aires’teyiz!</p>
<p>Arjantin deyince, hatta komple Güney Amerika deyince gözünüzde ne canlanıyor bilemeyiz, açıkçası gidip de oralarda günlerimizi geçirene kadar bizim de kafamız karışıktı. İşin Buenos Aires kısmı için konuya hemen kıyaslamalar yaparak açıklık getirelim; İstanbul kadar büyük, İstanbul kadar kaotik, çok hareketli, çok canlı, her daim kalabalık ve kesinlikle “otantik” değil. Bildiğiniz büyük bir metropolden bahsediyoruz arkadaşlar, ancak denizi ayrı deniz, havası ayrı hava, insanı ise tam bağrınıza basmalık. Hayat yavaş akıyor, kimse acele etmiyor, bir kahvenin gelmesi normalde 5 dakika sürüyorsa burada 15 dakika. Türkiye’de bu benimle niye bu kadar samimiyet kuruyor diyeceğiniz insanın orada gelip masanıza oturmasına herhangi bir tuhaflık yok, oralarda öyle. Sokaklar renkli, her yer sokak sanatı, fotoğraf çekmeden 2 adım atamaz hale geliyorsunuz. Yanınızdan geçerken size günaydın diyen insanları garipsemeyi bırakırsanız ikinci gününüzde siz de kendinizi ona buna karşılık verirken buluyorsunuz. Samimi bir metropol desek yeridir. Samimi, bol müzikli, bol danslı ve parçası olmaktan büyük keyif alacağınız bir karmaşanın tam ortası.</p>
<p>Aşağıda Buenos Aires ile ilgili olumsuz şeyler duyma ihtimalinizin çok düşük olduğunu bilerek yazıyı okumaya başlarsanız, kapanışa doğru aniden gelecek Buenos Aires’e bilet bakma düşüncesini yadırgamazsınız. Zira fark ettiğiniz üzere biz Buenos Aires’le bayağı ciddi düşünüyoruz, çiçeğimizi çikolatamızı kapıp istemeye gidesimiz var. Uzatmayalım, karşınızda Buenos Aires gezi rehberi !</p>
<p>*Başlamadan gelen not: Güney Amerika gezisine çıkmadan önce bilmeniz gereken bir takım über önemli detaylar için <strong><a href="http://oitheblog.com/2016/01/30/guney-amerika-gezisi/" target="_blank" rel="noopener">şurada</a></strong> size bir rehber hazırladık, bekleriz. <a href="http://oitheblog.com/2016/02/08/buenos-aires-yeme-icme-rehberi/" target="_blank" rel="noopener">Buenos Aires yeme içme rehberimiz</a> de ellerinizden öper.</p>
<p>*<strong>Yurt dışında internet kullanımı için bir e-sim uygulaması olan <a href="https://airalo.pxf.io/3evb7M" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Airalo’yu</a> kullanıyoruz</strong>, çünkü operatörlerin internet&amp;konuşma paketi ücretlerinden çok daha makul bir fiyata denk geliyor, bize bol bol sorulduğu için baştan söz etmiş olalım. Ne kadar süre ihtiyaç duyacağınıza göre istediğiniz paketi seçebiliyorsunuz, uygulamaya ve fiyatlara göz atmak için <strong><a href="https://airalo.pxf.io/3evb7M" target="_blank" rel="noreferrer noopener">şuraya tık tık. </a></strong></p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6149.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-5283" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6149.jpg" alt="Frida Kahlo" width="638" height="425" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6149.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6149-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6149-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6149-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6149-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a>Buenos Aires’e Ne Zaman Gidilir?</strong></p>
<p>Detay istemeyeceğinizi bilsek buraya şöyle bir cümle bırakırdık: Buenos Aires’e her zaman gidilir! Ama tabii ki konuyu bu kadar ucu açık bırakmayacağız, hemen detaylara geçelim.</p>
<p><strong>Yaz:</strong> Efenim bu kuzey yarımküre, güney yarımküre meseleleri ortalığı daha fazla karıştırmadan şu işe bir netlik getirelim, ilkokul bilgilerimize hayata geçirelim, şu “kurbağanın sindirim sistemini öğrenmek gerçek hayatta benim ne işime yarayacak ki?” kafasından bir süreliğine çıkalım. Arjantin’de <strong>Aralık-Ocak-Şubat-Mart</strong> dörtlüsünü yaz ayları olarak düşünmeniz gerekiyor. Yani sıcaklığın 25+ derecelere çıktığı, şehirde yaşayanların yaz tatili için başka bölgelere gittikleri, Silivri’de mangal yaptıkları, Bodrum’da 1500 pezoya lahmacun yedikleri ve onların yerine turistlerin geldiği dönem şeklinde de düşünebilirsiniz. Fakat öyle çok çılgın bir turist kalabalığından bahsetmiyoruz ve kişisel deneyimimizden de yola çıkarak bu durumun sizi rahatsız edeceğini sanmıyoruz. Dolayısıyla şehre bu dönemde gitmenin gayet keyifli olduğunu, sokakların hareketli, mekanların dolu, akşamların ise yer yer üstünüze bir şey aldıracak cinsten, hafif bir esinti ile pek keyifli geçtiğini söyleyebiliriz. Tek olumsuz yönü şehrin en turistik dönemi olması nedeniyle genel olarak fiyatların bir tık daha yüksek olması.</p>
<p><strong>Kış: </strong>Temel ilkokul bilgilerimizi hayata geçirerek sizi heyecanlandırmaya devam ediyoruz. Şimdi hep beraber tekrar edelim, güney yarımkürede kış ayları, <strong>Haziran-Temmuz-Ağustos</strong> aylarıdır. Yani? Yani hava durumunun 8-9 derecelere kadar düştüğü, Arjantin için yılın en soğuk dönemleri. Eğer sıcaklarda gezmeye gelemiyorsanız, ya da Buenos Aires gezinizi Patagonya ile birleştirerek harikalar yaratmak niyetindeyseniz kış aylarını da değerlendirebilirsiniz.</p>
<p><strong>Sonbahar &amp; İlkbahar: </strong>Birçok şehir için geçerli olan durum Buenos Aires için de geçerli; ara dönemler bir şehri tanımaya çalışmak için her zaman iyi bir fikirdir. Hava ne çok sıcak, ne de çok soğuk olduğu için sokaklarda kaybolmak çok daha rahat olduğu gibi, özellikle yaz aylarına kıyasla otel fiyatları da çok da düşük olduğu için, bir tık daha bütçe dostu bir gezi planlayabilirsiniz. Bu noktada özellikle Eylül, Ekim, Kasım civarını tercih ederseniz civara özgü inanılmaz güzel görünen <strong>Jacaranda</strong> ağaçlarını da fotoğraflayabilirsiniz.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6056.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-5279" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6056.jpg" alt="Buenos Aires Ulaşım" width="638" height="425" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6056.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6056-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6056-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6056-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6056-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a>Buenos Aires’te Ulaşım</strong></p>
<p><strong>*Türkiye&#8217;den Buenos Aires’e Ulaşım</strong></p>
<p>Lafı uzatmanın alemi yok, Buenos Aires’e en rahat şekilde ulaşabilmenin yolu <strong>THY</strong>’nin aktarmasız seferi ile uçmak. Aktarmasız derken küçük bir not eklemeyi de unutmayalım, uçak 14. saat sularında <strong>Sao Paulo</strong>’da duraksıyor, adeta bir otobüs edasıyla yolcu bırakıyor/alıyor ve yoluna devam ediyor. Sonra ben ne yapıyorum, allahım Sao Paulo’ya mı geldim, lan bilette öyle yazmıyordu demeyin, korkacak bir şey yok.</p>
<p>Buenos Aires’te <strong>Aeroparque</strong> ve <strong>Ezeiza</strong> olarak iki farklı havalimanı var. İstanbul’dan direkt olarak uçuyorsanız zaten ana havaalanı olan Ezeiza’ya ineceksiniz. Ancak eğer aktarmalı uçacak olursanız ya da Buenos Aires’ten başka Güney Amerika destinasyonlarına geçiş yapacaksanız Aeroparque Havalimanı’ndaki uçuş seçeneklerini de değerlendirebilirsiniz. Bu havaalanı Buenos Aires’in merkezine Ezeiza’dan daha yakın, ikinci havaalanı diye düşünerek bizim Sabiha Gökçen Havalimanı gibi dıdısının gözünde (küfür etmek istemedik) değil. Ayrıca belki genelleme yapmak doğru olmaz ama, çoğunlukla Aeroparque’den daha uygun fiyatlı uçuşlar bulunabildiğini fark ettik, dolayısıyla mantıklı bir seçim olabilir.</p>
<p>Artık yürür müsünüz, zeplinle mi inersiniz bilemiyoruz, ancak bir şekilde ne yapıp ne edip Buenos Aires’e ulaştıktan sonrası kolay. Eğer Ezeiza’daysanız <strong>Official Ezeiza Taxi</strong>’ye, Aeroparque’deyseniz <strong>Tiendaleon</strong> standına gidiyorsunuz ve gideceğiniz destinasyonun uzaklığına göre bir ödeme yapıyorsunuz. Akabinde sizi taksinize götürüyorlar ve kazıklanacak mıyız derdiniz olmadan, paranızı önceden ödemiş bir şekilde, huzur içinde evinize/otelinize ulaşıyorsunuz.</p>
<p>-Ezeiza Havaalanı merkeze yarım saat civarı bir uzaklıkta.</p>
<p>-Havalimanından taksiye binerken kaç bavulunuz olduğunu göz önünde bulundurmayı ve çalışanlara da belirtmeyi unutmayın. Bu şekilde size ona göre bir araç veriyorlar.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_5919.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-5276" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_5919.jpg" alt="Arjantin Gezi Rehberi" width="638" height="425" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_5919.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_5919-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_5919-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_5919-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_5919-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a>*Buenos Aires İçinde Ulaşım</strong></p>
<p>Normal koşullarda sizi bol bol yürümeye zorladığımızı, bir şehri yürümeden keşfedebildiğini iddia eden kişilere bol bol çemkirdiğimizi biliyorsunuz. Ancak Buenos Aires DEVCİLEYİN bir şehir olduğu için burada isteseniz de istemeseniz de bir noktada toplu taşımaya/taksiye muhtaç kalacaksınız.</p>
<p><strong>Metro: </strong>Buenos Aires’in metro ağı son derece gelişmiş. Çoğu yerde olduğu gibi burada da hatlar renkler ve harfler ile kolay bir biçimde tespit edilebiliyor. Çoğunlukla Palermo, Recoleta ve Centro bölgelerinde vakit geçireceğinizi göz önünde bulundurursak en sık kullanacağınız hat yeşil hat olacak. Yukarıda bütçe kısmında da bahsettiğimiz gibi tek kullanımlık biletler aşırı ucuz. Dolayısıyla burada günlük metro kartı derdine düşmenize pek de gerek yok.</p>
<p><strong>Taksi: </strong>Aşağıdaki bütçe kısmını detaylı bir şekilde okursanız Buenos Aires’in çok uygun bir fiyatlı bir şehir falan olmadığını fark edeceksiniz. Ancak bu durum kesinlikle taksiler için geçerli değil. Anlamlandıramadığımız bir şekilde taksiler gerçekten çok uygun fiyatlı. Fakat bu noktada da ortaya özellikle belirli saatler için geçerli olan trafik sorunu çıkabiliyor. Yeraltından mı gideceksiniz, yer üstünden mi o kısmına artık siz karar vereceksiniz.</p>
<p>-Resmi taksiler siyah-sarı renklerinde ve üzerlerinde <strong>Radio Taxi</strong> yazıyor.</p>
<p>-Taksilere belirli noktalardan binmeniz gerekmiyor, yoldan çevirebilirsiniz.</p>
<p>-Taksiler tehlikeli olduğu gibi şeyler duyduysanız onları duyduğunuz kişiyle ilişkinizi gözden geçirin. Belli ki sizin biraz daha egzersize ihtiyacınız olduğunu ve yürümeniz gerektiğini falan düşünüyor. Taksiler kesinlikle güvenli ve öyle yol uzatmak, adam kandırmak gibi bir huyları yok. Taksimetreyi açtıkları sürece herhangi bir sorun yok.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_5901.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-5288" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_5901.jpg" alt="Buenos Aires Gezi" width="637" height="424" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_5901.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_5901-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_5901-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_5901-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_5901-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 637px) 100vw, 637px" /></a>Buenos Aires Bütçesi</strong></p>
<p>Güney Amerika gezimiz sonrası yaptığımız kritikler sonucu anladığımız kadarıyla insanların o kıtanın komple ucuz olduğuna dair bir izlenime sahip olduğunu fark ettik. Nereden çıktı bu arkadaşlar? Kim kandırdı bizi, kim oynadı duygularımızla? En güzel duygularınızın katili olacağız, çünkü dost acı söyler; böyle bir genelleme yok. Buenos Aires diğer büyük şehirler ayarında bir pahalılığa sahip. Tabii ki bir Paris, bir Oslo falan değil, ancak “ucuz” olduğu genellemesini yapmak hiç de doğru olmayacaktır. Şehirde tek gerçekten ucuz ulan şey şarap. Ama zaten 4-5 kadehten sonra her şeyin fiyatı aynı geliyor, o ayrı tabi. Gelin günlük harcamalardan birkaç örnekle konuyu irdeleyelim;</p>
<p>*Para birimini pezo olarak değil dolar olarak yazıyoruz ki durum daha anlaşılır olsun.</p>
<p><strong>-Bir şişe su:</strong> 1,5-5 $ arası. (Şişe büyüklüğüne göre değişiyor)</p>
<p><strong>-Ortalama bir restoranda ana yemek: </strong>9-15 $ civarı</p>
<p><strong>-İyi bir restoranda Arjantin Steak: </strong>15-30 $ arası (nerede yediğinize göre büyük değişiklik gösteriyor)</p>
<p><strong>-Kahve/çay: </strong>2-4 $ arası</p>
<p><strong>-Empanada vb. ufak atıştırmalık/sokak yemeği:</strong> 1-5 $ arası</p>
<p><strong>-Bira: </strong>3-6 $ arası.</p>
<p><strong>-Kokteyl:</strong> 7-11 $ civarı.</p>
<p>&#8211;<strong>Tek kullanımlık metro bileti: </strong>0,35 $</p>
<p>&#8211;<strong>Ezeiza Havalimanı’ndan Buenos Aires merkezine ulaşım:</strong> 35-45 $ civarı</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_5791.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-5292" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_5791.jpg" alt="Buenos Aires Palermo" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_5791.jpg 3829w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_5791-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_5791-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_5791-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_5791-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a>Buenos Aires’te Para Değiştirme Meselesi</strong></p>
<p>Buenos Aires’te paranızı bozdurma meselesi biraz kafa karıştırıcı olabilir. Evet diğer şehirlerde olduğu gibi burada da hem bankada, hem de döviz bozdurma bürolarında para bozdurabiliyorsunuz. Ancak bunu dışında bir de ortalıkta paranızı bozmak amacıyla CAMBIOOO diye bağıran amcalar dolanıyor. Bu seçenek ilk etapta size organlarınız çalınacak izlenimi yarattığı için mantıklı gelmeyebilir, ancak bir ihtimal değerlendirmek isterseniz <strong><a href="http://oitheblog.com/2016/01/30/guney-amerika-gezisi/" target="_blank" rel="noopener">şurada</a></strong> konuyu biraz daha detaylı bir şekilde anlattık, oradan bakabilirsiniz.</p>
<p>Eğer paranızı türlü risklere girmeden bildiğimiz yöntemlerle bozdurmak niyetindeyseniz bu işlem birçok turist tarafından çoğunlukla <strong>Banco de la Nacion Argentina</strong>’da yapılıyor. Aslına bakarsanız diğer bankaların çoğunda para bozduramıyorsunuz. Eğer bankaya uzak bir noktada kalırsanız, yakınlarınızdaki bir <strong>Western Union</strong>’dan da para bozdurabilirsiniz, kendisi şehirde yer yer karşınıza çıkıyor. Olur da para bozdurmak konusunda geç kalırsanız ve “her şeyi olan ama aslında hiçbir şeyi olmayan” bir birey gibi hissederseniz korkmayın, onun da çözümü var. Birçok mekan hesabı dolar, hatta Euro olarak ödemenizi kabul ediyor ve para üstünü pezo olarak verebiliyor. Bu noktada mekanların parayı birazcık daha düşük bir oranda bozdukları aşikar, ancak eğer 100 kişinin hesabını falan ödemiyorsanız ya da hep beraber bir ineğe falan girmediyseniz sizin için de çok şey fark edeceğini sanmıyoruz.</p>
<p>-Aklınızda bulunsun, bankalar saat 3’te kapanıyor.</p>
<p>-Hem Western Union şubesini hem de Banco de la Nacion Argentina’yı, şehrin ana caddelerinden biri olan <strong>Avenida Santa Fe</strong> üzerinde bulabilirsiniz.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_5784.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-5232" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_5784.jpg" alt="Palermo Buenos Aires Arjantin" width="638" height="425" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_5784.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_5784-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_5784-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_5784-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_5784-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a>Buenos Aires’te Nerede Kalınır?</strong></p>
<p>Buenos Aires oldukça geniş ve yayılmış bir şehir olduğu için aslında nerede kalacağınızı planlamak ilk etapta pek de kolay görünmeyebiliyor. Üstelik normalde ilk kez keşfedeceğiniz bir şehirde merkezde kalmanızın sizin için işleri kolaylaştıracağını söylerdik ama bizce Buenos Aires’te işler o şekilde yürümüyor, çünkü türlü türlü atraksiyon, türlü türlü bölgeye dağılmış durumda. Tamam panik yapmıyoruz, biz bu işin endişesini sizin için önceden yaşayıp çözdük!</p>
<p>Evet, Buenos Aires’te şehir merkezinde görmek isteyeceğiniz noktalar da var, ancak özellikle akşam vakit geçireceğiniz yerler ve seveceğiniz restoranlar, kafeler ve daha alternatif müzeler/galeriler çoğunlukla <strong><a href="https://www.booking.com/searchresults.en.html?district=1736&amp;aid=7953563&amp;no_rooms=1&amp;group_adults=2" target="_blank" rel="noopener">Palermo</a> ve <a href="https://www.booking.com/searchresults.en.html?district=8121&amp;aid=7953563&amp;no_rooms=1&amp;group_adults=2" target="_blank" rel="noopener">Recoleta</a></strong> civarında yoğunlaşmış durumda. (direkt bölgelerin booking sayfalarına yönlendirdim orada bütçenize uyan otel araması yapabilmeniz için) Bu sebeple önerimiz bu iki bölgeden birinde ve mümkünse üzerinde birkaç farklı metro hattını bulunduran <strong>Avenida Santa Fe</strong> yakınlarında kalmanız. Bu şekilde şehir merkezine (Plaza de Mayo’yu merkez olarak düşünerek) de yaklaşık 15 dakika gibi bir sürede kolaylıkla ulaşabilirsiniz. Eğer Palermo’da konaklamayı tercih edecek olursanız bu bölgenin hangi noktasında kalacağınızı da planlamanız gerekir, zira Palermo Buenos Aires’in en büyük bölgesi. Bu noktada size şehir merkezine en yakın olan <a href="https://www.booking.com/searchresults.en.html?district=1858&amp;aid=7953563&amp;no_rooms=1&amp;group_adults=2" target="_blank" rel="noopener"><strong>Palermo Soho</strong></a> civarını önereceğiz. Kendisi hem çok canlı, hem çok güzel ve renkli bir bölge. Önerimizi dikkate almak istemiyorsanız aşağıda Palermo bölgesini daha detaylı anlattık, oradan yola çıkarak kendi kararınızı verebilirsiniz.</p>
<p>Siz nerede kaldınız peki diyenler olacaktır; biz <strong>Palermo Rentals’tan</strong> ev kiraladık ve gerek lokasyon, gerek güvenlik, gerek evin kendisi açısından gayet memnunduk. Eğer yaz döneminde gidecek olursanız üst katında küçük tatlı bir havuzu olduğunu da ekleyelim, içeceğinizi kapıp rahat rahat çökebilirsiniz. Olur da burada yer bulamazsanız ve <strong>bizim tercih ettiğimiz bölgede kalmak isterseniz</strong> direkt <a href="https://www.booking.com/searchresults.en.html?district=1736&amp;aid=7953563&amp;no_rooms=1&amp;group_adults=2" target="_blank" rel="noopener">şuradaki otellere</a> göz atabilirsiniz.</p>
<p><strong>Buenos Aires’te Gezilecek Yerler</strong></p>
<p>Yukarıda da söz ettiğimiz gibi Buenos Aires’te gezilecek yerler pek çok bölgeye dağılmış durumda. Ama gerek metro sisteminin kolaylığı, gerek yeni bir şehri tanıyor olmanın verdiği 8 kat fazla yürüme gücü ile şehri gezmeniz hiç de zor olmayacaktır. Hele bir de o güzel havalara denk geldiniz mi zaten yürümekten daha keyiflisi yok, of anlatırken bile bir özlem dalgası geldi geçti!</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6156.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-5284" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6156.jpg" alt="Buenos Aires Arjantin" width="636" height="342" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6156.jpg 3813w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6156-300x161.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6156-1024x550.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6156-210x113.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6156-900x483.jpg 900w" sizes="(max-width: 636px) 100vw, 636px" /></a>*Museo Nacional de Bellas Artes</strong></p>
<p>Buenos Aires gezi rehberimizin ilk durağı olan Güzel Sanatlar Müzesi,  yani Museo Nacional de Bellas Artes, Arjantinli sanatçıların, hem genel olarak Latin Amerikalı sanatçıların, hem de Avrupalı sanatçıların eserlerini bir arada barındırıyor. Dolayısıyla içeride aynı anda hem Miguel Gonzales, hem Jackson Pollock hem Kandinsky hem de Picasso eserleri görmeye hazır olun, son derece geniş bir koleksiyona sahipler. Müzede maalesef İngilizce açıklamalar yok, ancak sorun değil, eğer ziyaretinizi Salı-Çarşamba-Cuma günlerinden birinde saat 13:00’e denk getirirseniz ücretsiz olarak İngilizce rehberli tura katılabilirsiniz.</p>
<p>-Salı/Cuma 12:30-20:30 arası açık, hafta sonu 9:30-20:30 arası.</p>
<p>-Giriş ücretsiz.</p>
<p>-Adres: Av. Del Libertador 1473</p>
<p><strong>*Museo Eva Peron</strong></p>
<p>Eva Peron’un Arjantin halkındaki yerini anlayabilmek için aslında Arjantin’e ayak basmaya bile gerek yok. Ama oldu da oralara kadar gittiniz, mural çalışmalarındaki Eva Peron yoğunluğundan tutun, bakanlık binaları üzerindeki görsellerine, kitapçılarda Eva Peron’a ayrılmış bölümlere kadar pek çok detay üzerinden de ne kadar sevildiğini fark etmeniz mümkün. Hal böyle olunca tabii ki Eva Peron’a adanmış bir müze de oluşturmadan geçmemişler. Müzede Eva Peron’un yaşamına dair bilgi edinebilir, yaptığı çalışmalardan haberdar olabilir, Arjantin halkında neden bu kadar büyük bir yeri olduğu konusunda aydınlanabilirsiniz. İçeride İngilizce açıklamalar var, ancak maalesef İspanyolcası kadar detaylı değil. Gitmeden önce Evita’yı da izlerseniz fena olmaz hani. (Evita Eva Peron’un lakabı, “küçük Eva” anlamına geliyor)</p>
<p>-Giriş 70 Pezo. Öğrenci 35.</p>
<p>-Müzenin hemen yanında bulunan kafesi çok sevimli, bahçede küçük bir mola vermek için ideal.</p>
<p>-Adres: Lafinur 2988. Metro ile D hattı üzerinden Plaza Italia’da inip yürüyerek kolayca ulaşabilirsiniz.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6195.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-5286" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6195.jpg" alt="Buenos Aires MALBA" width="637" height="424" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6195.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6195-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6195-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6195-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6195-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 637px) 100vw, 637px" /></a>*MALBA</strong></p>
<p>Bize kalırsa Buenos Aires’in en iyi sanat müzesi olan MALBA, yani Museum of Latin American Art of Buenos Aires, adından da anlaşıldığı üzere Latin Amerikalı sanatçıların eserlerine odaklanıyor. İçeride Diego Rivera’lar, Frida Kahlo’lar kol geziyor, üstelik daha önce tanımadığınız inanılmaz yetenekli isimlerle tanışma fırsatı da buluyorsunuz. Çok büyük bir müze olmamasına rağmen resmen ağzımız kulaklarımıza varmış bir halde ayrıldık müzeden. Özetle ne yapın ne edin, mutlaka gidin!</p>
<p>-Giriş 75 pezo, öğrenciler için 36.</p>
<p>-Salı günleri kapalı. Diğer günler 12:00-20:00 arası açık.</p>
<p>-Adres: Av. Pres. Figueroa Alcorta 3415</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6212.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-5287" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6212.jpg" alt="Recoleta Cemetery" width="638" height="425" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6212.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6212-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6212-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6212-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6212-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a>*Cemeterio de la Recoleta</strong></p>
<p>Mezarlık gezme fikri ilk etapta kulağa bayağı tuhaf geliyor olabilir. Ancak söz konusu Recoleta Mezarlığı olunca durum bildiğiniz mezarlıklardan çok daha farklı olduğu için bizce burayı görmeden olmaz. “İnsanın ölesi geliyor yahu bu ne biçim mezarlık?” dedirtecek cinsten bir yer olduğu için ve bu şekilde hisseden yalnızca biz olmadığımız için zaten Recoleta’da alacağınız bir mezar fiyatına hayatta kalıp krallar gibi yaşarsınız, acı yok Rocky, bizimle kal!</p>
<p>Burayı ziyaret etmeden geçmemenizi umuyoruz, zaten açıkçası mezarlık demek yerine açık hava müzesi gibi bir şey desek daha mantıklı olacaktır, belki bu şekilde daha da çok ilginizi çeker. Eğer görmek isterseniz Eva Peron’un mezarı da burada yer alıyor.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_5840.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-5273" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_5840.jpg" alt="Calle Florida" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_5840.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_5840-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_5840-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_5840-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_5840-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a>*Calle Florida</strong></p>
<p>Florida Caddesi Buenos Aires şehir merkezinin en işlek caddelerinden biri. Üzerinde mağazalardan tutun, para değişimi yapabileceğiniz <em>cambio</em>’lara ve türlü türlü restorana kadar pek çok şey bulabilmek mümkün. Bu cadde ve civarı aynı zamanda “Buenos Aires Avrupa şehirlerine benziyor” genellemesinin neden yapıldığını anlayabileceğiniz bir mimariye sahip ve neden Buenos Aires’i otantik bulmadığımızın kanıtı niteliğinde. Zira buralarda yürürken kendinizi İtalya’nın bir şehrinde gibi hissetmeniz gayet muhtemel. Florida Caddesi civarı aynı zamanda Buenos Aires’in <strong>iş/finans merkezi</strong> olarak da biliniyor ve özellikle hafta içi öğlen saatlerinde buralara yolunuz düşerse yoğun bir beyaz yakalı popülasyonuyla boğuşmanız gerekebilir. Açıkçası buraları mutlaka görün demeyeceğiz, çünkü şehrin çok da güzel ve görülesi bölgeleri var, ancak bir turist olarak kendinizi eksik hissetmek istemiyorsanız Plaza de Mayo’ya gitmeden önce şöyle bir dolanabilirsiniz.</p>
<p>-Pazar günleri burası bile ölü oluyor, aklınızda bulunsun.</p>
<p>-Bu bölge oldukça kalabalık ve turistik olduğu için ekstra dikkatli olmakta fayda var.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_5833.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-5272" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_5833.jpg" alt="Casa Rosada Buenos Aires" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_5833.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_5833-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_5833-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_5833-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_5833-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a>*Plaza de Mayo</strong></p>
<p>Plaza de Mayo’nun Arjantin tarihi için önemi büyük. Ülkenin bağımsızlığının ilan edildiği, Arjantin cuntasının 8 yıllık iktidarının başladığı ve cunta yönetimi döneminde binlerce insanın “kaybolmasının” ardından Madres de la Plaza de Mayo yani Plaza de Mayo Anneleri!nin yıllarca toplanıp çocuklarının hesabını sormayı beklediği meydan burası. (Evet bizim Cumartesi Anneleri gibi düşünebilirsiniz) Meydanı fotoğraflarken yerlerde annelere ve kayıplarına ilişkin bir takım çizimler ve hatırlatmalar görebilirsiniz, gözden kaçırmayın. Ayrıca çok yüksek ihtimalle bir protesto gösterisine denk gelirsiniz, zira Plaza de Mayo yıllardır halkın tepki vermek, sesini çıkarmak için toplandığı nokta olarak da kabul ediliyor.</p>
<p>Meydanın tam ortasında Arjantin’in bağımsızlığını simgeleyen Piramide de Mayo yer alıyor. Bir cephesinde pembe rengiyle dikkat çeken, Eva Peron’un ünlü balkon konuşmasını yaptığı Casa Rosada, bir noktasında ise katedral. Geri kalan yerler finans merkezi yakınlarında olmanız nedeniyle çoğunlukla büyük, heybetli bankalara ait binalar. Bu noktada da çok turistik olması nedeniyle dikkatli davranmakta fayda var, ağzınız ve çantanız açık bir şekilde Leyla gibi gezmeyiniz.</p>
<p><strong>*Avenia 9 de Julio</strong></p>
<p>Avenida 9 de Julio’yu size gidin başından sonuna gezin diye anlatmıyoruz, açıkçası bizce şehrin çok da gezip görülesi yerleri var ve burada vakit geçirmenizin çok da bir alemi yok. Burayı es geçemeyecek olmamızın sebebi <strong>dünyanın en geniş caddesi</strong> olması. O kadar geniş, o kadar dev ki, karşıdan karşıya geçmek için en az 3 ışıktan geçmeniz, trafiğin nereden aktığını, kimin nereye gittiğini algılayabilmeniz için bi’ 5 dakika falan ayırmanız gerekiyor desek yeridir. Buralardan kalkıp taa Buenos Aires’lere kadar gitmişken bu tuhaf deneyimi yaşamadan geçmenizi istemeyiz. Meydanın orta yerinde yer alan Washington D.C. terk obeliski gözden kaçırmazsınız diye düşünüyoruz.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6172.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-5285" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6172.jpg" alt="Buenos Aires Gezilecek Yerler" width="638" height="425" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6172.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6172-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6172-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6172-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6172-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a>*Floralis</strong> <strong>Generica</strong></p>
<p>İsmi çok tanıdık bir çiçeğin Latince versiyonu gibi duran Floralis Generica aslında yarattığı izlenimin çok da ötesinde değil. Yalnızca çelikten ve alüminyumdan yapılmış 23 metre yüksekliğinde DEV bir çiçek düşünün. Aslında günün belirli saatlerinde güneşin konumuna göre açılıp kapandığı ve ilginç olduğu bir dönem varmış. Lakin uzun bir süredir çalışmıyor ve tuhaf bir şekilde onarmaya pek niyetli görünmüyorlar. Buradan Buenos Aires Büyük Şehir Belediyesi’ni görevini yapmaya davet ediyoruz. YETKİLİLER GEREĞİNİ YAPSIN. Yine de görsel olarak güzel, en azından Museo Nacional de Bellas Artes yakınlarında olduğu için oraya gitmeden önce bu civara uğrayabilirsiniz.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6027.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-5278" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6027.jpg" alt="Puerto Madero" width="638" height="425" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6027.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6027-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6027-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6027-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6027-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a>*Puerto Madero </strong></p>
<p>Puerto Madero Buenos Aires’in yeni yapılandırılmış liman bölgesi. Aynı zamanda dev binaların, gökdelenlerin yükseldiği bir alana dönüşmeye başlamış, tam anlamıyla “gelişmekte olan” bir bölge. An itibarıyla her yer kafeler ve restoranlarla dolu. Aynı zamanda bisiklete binenler, yürüyüş yapanlar, paten kayanlar, efenim kaykay yapan gençlerimiz falan da cirit atıyor. Size burayla ilgili verebileceğimiz en önemli tavsiyeye gelecek olursak, ne bir restoran önerisi, ne de bir kafe; önemli olan şey buraya yaz döneminde giderseniz güneş tepedeyken gitmemeniz. Bakın arkadaşlar, kavrulursunuz, yanarsınız, sonra ananıza babanıza ne deriz?</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_5957.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-5277" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_5957.jpg" alt="La Boca" width="634" height="422" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_5957.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_5957-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_5957-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_5957-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_5957-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 634px) 100vw, 634px" /></a>*La Boca</strong></p>
<p>Efenim La Boca Buenos Aires’in İtalyan göçmenler tarafından kurulmuş renkli mi renkli, şirin mi şirin bir bölgesi. Fakat şirin dediğimize bakmayın, aynı zamanda Buenos Aires’in en isyankar bölgelerinden biri olarak da biliniyor. Bölgenin bu denli ünlü olmasının iki sebebi var; Biri Boca Juniors’un stadı “<strong>La Bombonera</strong>”nın burada olması, diğeri ise “sanatçılar sokağı” olarak da bilinen ve o fotoğraflarda gördüğünüz renkli evlerin bulunduğu <strong>El Caminito</strong>.</p>
<p>Caminito civarındaki evler dış cepheden bakınca bildiğiniz evlerden biraz farklı görünüyor, çünkü çoğu eski ve batık gemilerin saclarından inşa edilmiş ve sonra da tekne boyalarıyla boyanarak bu renkli halini almış. Her yer sokak sanatçıları, küçük turistik kafeler, hediyelik eşyalar satan dükkanlarla dolup taşıyor. Sokakta tango yapan çiftleri, kolunuzdan tutup “gel güzel kardeşim benim restoranıma otur” diyen darlamalı esnafı hep bu sokakta göreceksiniz. Yanınızdan 3 farklı ebatta Maradona, 1.93 boyunca bir Messi kılıklı ya da tangoya benzer bir şeyler yapmaya çalışan kadınlar falan geçecek, bir süre sonra alışacaksınız. Anlayacağınız üzere burası tam bir turist cenneti ancak yine de boşverin gitmeyin demek de içimizden gelmiyor, çünkü günümüzde son derece yapay olsa da aslında tam bir “hayalinizdeki Arjantin”. Ufak bir öneri olarak burada iddialı bir yemek yemek yerine sadece sokakta dolanabilir, hediyelik eşyalarınızı buradan alarak normalde alacağınızın 2 katı fiyata almak yerine o işi de başka bir güne erteleyebilirsiniz.</p>
<p>-Kupon yaparken varınızı yoğunuzu bastığınız (biz de biliyoruz bir şeyler…..) La Boca’nın stadı <strong>La Bombonera</strong>’yı görmek isterseniz tam zamanı, çünkü Caminito’ya oldukça yakın bir noktada. Tur bileti alıp içeriyi gezebilme şansınız da var, ilgililerin dikkatine.</p>
<p>-La Boca bölgesine akşam saatlerinde gitmemeniz ve gündüz gittiğinizde de Caminito civarından pek fazla uzaklaşmamanız önerimizdir. Siz fark etmeseniz de “BEN TURİSTİM” diye bağırdığınız ve bu bölge de turist avcılarıyla dolu olduğu için, istenmeyen bir durum yaşama ihtimaliniz Buenos Aires’in geri kalan bölgelerine göre bir seviye daha yüksek. Bakın sizi korkutmamak için buraya abuk subuk şeyleri yazmıyoruz, gelin siz bizi dinleyin, Caminito’da fazla açılmayın.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_5825.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-5271" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_5825.jpg" alt="San Telmo" width="633" height="425" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_5825-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_5825-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 633px) 100vw, 633px" /></a>*San Telmo Bölgesi</strong></p>
<p>San Telmo Buenos Aires’in eski ve “bohem” bölgelerinden. Her yer sokak sanatı, her yer mural, her yer bir gezgin için cennet tadında. Sokaklarda <em>empanada </em>satanlar, meyve suyu sıkanlar, bahçesinde et pişirip ikram edenler, antikacılar ve yoğun bir kalabalık; herkes size gerçekten Güney Amerika’da olduğunuzu kanıtlamak istiyor gibi. Eğer San Telmo’yu gerçekten tanımak istiyorsanız buraya mutlaka bir Pazar gününüzü denk getirmeniz gerekiyor. Çünkü Pazar günleri burada <strong>Calle Defensa </strong>üzerinde çoooook uzuuuuun bir sokak pazarı kuruluyor.  Zaten Pazar günleri şehrin geri kalan kısmı komple kapandığı için tüm yoğunluk burada toplanıyor. Pazarda dolandıktan, mümkünse birkaç hediyelik eşya ve obje kaptıktan sonra yolunuzu <strong>Plaza Derrago</strong>’ya düşürürseniz orada da tango şovlarını izleyebilir, dansçılara para vermeden kaçmayarak adamlara ayıp etmeyebilirsiniz.</p>
<p>San Telmo bölgesi aynı zamanda “tangonun doğduğu bölge” gibi oldukça iddialı bir üne de sahip. Bu sebeple bölgede akşam saatlerinde de tango barlarına akın eden bir turist topluluğu da oluyor. Başından söyleyelim, bu tango barlar hayal ettiğiniz gibi çıkmayacak, çünkü gerçekten tamamen turistlerden para koparma odaklı şeyler.</p>
<p><strong>*Recoleta Bölgesi</strong></p>
<p>Palermo ile Centro arasında kalan bölge olarak tarif edebileceğimiz Recoleta, Buenos Aires’in zenginli lükslü bölgelerinden. Hem konutların ve yaşam alanlarının yoğunlaştığı, hem turistik aktivitelere girişebileceğiniz, hem de özellikle akşam üstü saatlerinden itibaren kafelerinde, restoranlarında ya da barlarında vakit geçirebileceğiniz her telden çalan bir bölge de diyebiliriz. Yukarıda söz ettiğimiz <strong>Recoleta Mezarlığı, Güzel Sanatlar Müzesi</strong> ve <strong>Ulusal Kütüphane</strong> gibi ziyaret etmek isteyebileceğiniz noktaların hepsi Recoleta’da yer alıyor. Ayrıca <strong>Plaza Francia</strong> civarı da gündüz vakit geçirmek için bayağı keyifli olabiliyor, spor yapanlar, çimlerde bayılanlar, güneşlenenler, bir şeyler içenler şeklinde kalabalık, festival simülasyonu gibi bir ortam oluyor, bizce güzel bir havaya denk gelirseniz mutlaka uğrayın.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6070.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-5280" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6070.jpg" alt="Palermo Buenos Aires" width="638" height="425" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6070.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6070-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6070-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6070-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6070-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a></strong></p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/mapa-de-palermo-buenos-aires.gif"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-5304" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/mapa-de-palermo-buenos-aires.gif" alt="palermo buenos aires arjantin" width="639" height="471" /></a></p>
<p><strong>*Palermo</strong></p>
<p>Palermo Buenos Aires’in en büyük bölgesi. Ayrıca Bizim de Buenos Aires’in en sevdiğimiz bölgesi. Bayağı geniş bir alana yayıldığı için bölge de kendi içinde <strong>Palermo Soho, Palermo Hollywood, Palermo Viejo, Palermo Chico</strong> gibi bölümlere ayrılıyor. Bu bölge de tıpkı Recoleta gibi konutların ve yaşam alanlarının yoğunlaştığı bir bölge. Ancak biraz daha Karaköy&amp;Cihangir tadında düşünebilirsiniz. Bol bol butik, yerel tasarımcı, küçük kafe ve restoranlar ve barlarla karşılaşacaksınız. Tam olarak yürüyerek keşfetmelik bir bölge. Zaten bir noktada Palermo’dan kaptırıp gidince, Recoleta’ya kadar ulaşıyorsunuz. <strong>Buenos Aires</strong> <strong>Hayvanat Bahçesi, MALBA, Eva Peron Müzesi</strong> gibi yerler de Palermo dahilinde yer alıyor. Yeme içme kısmı için sizi <strong><a href="http://oitheblog.com/2016/02/08/buenos-aires-yeme-icme-rehberi/" target="_blank" rel="noopener">Buenos Aires yeme içme rehberimize</a></strong> alacağız.</p>
<p>-Palermo’dan başlayıp merkeze kadar uzanan Avenida Santa Fe bu bölgede sizin ulaşım konusundaki kutup yıldızınız olabilir. Palermo’nun hangi bölgesinde olursanız olun Santa Fe’ye ulaşarak oradan metro ya da otobüsü kullanarak istediğiniz bölgeye yürümek zorunda kalmadan da gidebilirsiniz.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6113.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-5281" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6113.jpg" alt="Buenos Aires Gezi Notları" width="638" height="425" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6113.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6113-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6113-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6113-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6113-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a>Buenos Aires’te Alışveriş</strong></p>
<p>Buenos Aires’te gezilecek yerler konusunda beklentinizi yüksek tutabilirsiniz, ancak alışveriş konusunda da aynı oranda düşürmelisiniz. Eğer bizim gibi lokal tasarımcıları keşfetmekten hoşlanıyorsanız genel olarak Palermo bölgesinde dolanmanız gerekiyor. Bu gibi dükkanlar çoğunlukla <strong>Plaza Serrano</strong> ve <strong>Plaza Armenia</strong> civarında yoğunlaşıyor. Ancak tasarımcı dedik diye bir şey zannetmeyin tabii, çoğu pasaj terk şeylerden bahsediyoruz, ama olsun arada tabii güzel şeyler de çıkabiliyor. En azından güzel plak dükkanları bulabilirsiniz mesela. Örneğin <strong>Sheldon Jazz Bar’ın</strong> dükkanına mutlaka uğrayınız.</p>
<p>Recoleta civarında bildiğiniz tanıdığınız ya da tanımayıp da “bu eşarp niye 500 euro” diyerek önünden geçip gittiğiniz dünyaca ünlü tasarımcıların mağazaları mevcut. Eğer çılgın bir alışveriş merkezi tutkunuysanız ve kendimi kapalı mekana kapamazsam öleceğim hastalığına yakalanırsanız Buenos Aires’in en popüler alışveriş merkezi <strong>Galerias Pacifico</strong>. Şehir merkezinde olduğu için uğrayabilirsiniz, ancak ekmek çıkmaz, söyleyelim, sonra burayı niye yazdınız demeyin. En azından bir alışveriş merkezi için fazla güzel mimarisini incelersiniz.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_5863.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-5289" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_5863.jpg" alt="Avenida 9 de Julio" width="637" height="424" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_5863.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_5863-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_5863-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_5863-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_5863-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 637px) 100vw, 637px" /></a>Buenos Aires Hakkında Bir Takım İpuçları</strong></p>
<p><strong>&#8211;</strong>Herhangi bir Buenos Aires gezi rehberi için olmazsa olmaz bilgi: Prizlerimiz farklı! Arjantin’de prizler <a href="http://www.worldstandards.eu/electricity/plugs-and-sockets/i/" target="_blank" rel="noopener">şu linkte</a> gördüğün şekilde, adeta bir Edvard Munch tablosu gibi, ona göre önleminizi alın da gidin. Gördüğünüz gibi yazıyı buraya kadar okumayanlar çok şey kaybediyor……..</p>
<p>-Eğer kredi kartı kullanacaksanız şehir genelinde American Express/Visa/Mastercard kullanımı çok fark ediyor. Bir yerde kullandığınızı diğerinde kullanamıyorsunuz, birinde Amex geçiyor, diğerinde Visa falan gibi bir karmaşa var. Eğer bu konuda çeşitlilik sağlama imkanınız varsa yanınızda en azından 2 seçenek götürün ya da her yerde kredi kartınıza güvenmeyin.</p>
<p>-Musluk suyu içilebiliyor, aslına bakarsanız herkes musluk suyu içiyor. Ancak tadı gerçekten korkunç.</p>
<p>-Şehirde bol bol park var, tadını çıkarmadan, bir parka bayılmadan olmaz.</p>
<p>-Dil konusunda endişe taşıyorsanız küçük çaplı haklı olabilirsiniz. Çünkü bu İspanyolca konuşulan memleketlerdeki ısrarla İspanyolca konuşmaya çalışma huyu burada da tam gaz devam ediyor. Anlamıyorum kardeşim diyorsun, TE QUIERO Mİ AMOR diyorlar, no hable espanol diyorsun, jölölölö konuşmaya devam ediyorlar. Fakat sorun değil, gayet turist sever ve samimi insanlar oldukları için bir şekilde yolunu buluyorsunuz. Olmadı arka arkaya enrico masias julio iglesias muchos gracias falan derseniz kendinizi 2 saniye için onlardan biri gibi hissedebilirsiniz. Sevgiler!</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2016/02/03/buenos-aires-gezi-rehberi/">Buenos Aires Gezi Rehberi: Bizi Bu Güzel Havalar Mahvetti!</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2016/02/03/buenos-aires-gezi-rehberi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>5</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Güney Amerika Gezisi 101: Bizim de Söyleyeceklerimiz Var!</title>
		<link>https://oitheblog.com/2016/01/30/guney-amerika-gezisi/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2016/01/30/guney-amerika-gezisi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 30 Jan 2016 17:43:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ARJANTİN]]></category>
		<category><![CDATA[ŞİLİ]]></category>
		<category><![CDATA[URUGUAY]]></category>
		<category><![CDATA[Arjantin Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Arjantin Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[brezilya gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Amerika]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Amerika Gezilecek Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Amerika Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Amerika Güvenli Mi]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Amerika Hava Durumu]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Amerika İnternet]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Amerika Notları]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Amerika Para Birimi]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Amerika Pezo]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Amerika Planı]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Amerika Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Amerika Rotası]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Amerika Tatili]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Amerika Turu]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Amerika Uçak Bileti]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Amerika Ulaşım]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Amerika Ülkeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Amerika Vize]]></category>
		<category><![CDATA[Şili Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Şili Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Uruguay Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Uruguay Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Vizesiz Güney Amerika]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=5230</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu yazıyı Güney Amerika gezisi planlamaya karar verdiğiniz için okumaya başladıysanız öncelikle bu kararınızdan ötürü sizi tebrik ediyoruz. Böyle yazınca...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2016/01/30/guney-amerika-gezisi/">Güney Amerika Gezisi 101: Bizim de Söyleyeceklerimiz Var!</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6682.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5241" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6682.jpg" alt="Santiago de Chile" width="639" height="426" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6682.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6682-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6682-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6682-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6682-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 639px) 100vw, 639px" /></a></p>
<p>Bu yazıyı Güney Amerika gezisi planlamaya karar verdiğiniz için okumaya başladıysanız öncelikle bu kararınızdan ötürü sizi tebrik ediyoruz. Böyle yazınca sanki oitheblog.com’a giren 1.000.000’uncu kişi oldunuz ve hediye kazandınız gibi bir havası olsa da aslında bu tebriğin temel sebebi sadece Güney Amerika aşkımız. Evet tamam süper bir karar verdiniz, uzaklara gideceksiniz, kafaya koydunuz ve bizce bu hayatınızda verdiğiniz en doğru kararlardan biri. Şimdi geriye –yalnızca- planlama aşaması ve kıtaya ulaşmak kaldı. Uzaaak ve belki de uzun bir yolculuğa çıkacaksınız ve haliyle kafanızda “nerelere gideceğiz, nasıl ulaşacağız, nerede kalacağız” gibi deli sorular ve ortamda tatlı bir telaş oluşmaya başladı. (Serdar Ortaç’ın şarkı sözlerinin anlamlı olduğu anlar da olabiliyormuş) Bu noktada ailenizin blogu OitheBlog’a başvurarak doğru bir seçim yaptınız, çünkü biz bu araştırma sürecini ve telaşı büyük ölçüde yaşadık ve sizin en minimum seviyede yaşamanız için dev bir Güney Amerika dosyasına giriş yapmış bulunduk. Siz de bizim gibi Güney Amerika’ya ilk kez ayak basanlardansanız ve birkaç farklı bölgesini bir arada görmek istiyorsanız (ki o kadar yol katetmişken en mantıklısı da bu olur) gezinizi daha büyük çaplı ve oldukça detaylı düşünmeniz gerekiyor. Neyi nasıl planlayabileceğiniz konusunda kafanızda daha net bir şey oluşması için, planlama aşamasında ve Güney Amerika gezisi boyunca size yardımcı olabilecek bir takım bilgiler ve genel ipuçları içeren ilk yazımız ile karşınızdayız. Hayat kurtarabilir. (Bu cümle ironi içermiyor)</p>
<p>Kristof Kolomb’un bile nereye vardığını anlamadığı bu kıtayı bir kerede keşfetmenin mümkün olmadığının farkındasınızdır. Biz Güney Amerika keşfimize 3 haftalık bir <strong>Arjantin-Uruguay-Şili</strong> rotasıyla başladık ve kendimizi çoğunlukla büyük şehirleri gezmeye adadık. Dolayısıyla aşağıda sizinle paylaşacağımız bilgileri ve ipuçlarını, çoğunlukla bu üç ülkeyi baz alarak oluşturduğumuzu söylemekte fayda var.</p>
<p>Şimdi gelin Güney Amerika gezisi planlayabilmek için ihtiyacınız olan ne var ne yok bir bir inceleyelim.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_5801.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5233" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_5801.jpg" alt="San telmo Buenos Aires Arjantin" width="639" height="426" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_5801.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_5801-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_5801-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_5801-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_5801-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 639px) 100vw, 639px" /></a></p>
<p><strong>1. Öncelikle nasıl bir Güney Amerika görmek istediğinize karar verin.</strong></p>
<p>Biliyoruz, ilk cümle gözünüze klişeler demeti gibi görünmüş olabilir, ancak aslında gerçekten önemli bir noktaya parmak basıyoruz. Güney Amerika deyince aklınızda kontrolsüz bir şekilde sokaklarda dolaşan lamalar, ortalıkta samba yapan insanlar, mısır tarlaları, etnik şapka takan kadınlar ve Machu Picchu terk şehirler canlanıyorsa ya da buna yakın otantik bir deneyim yaşamak istiyorsanız Buenos Aires ve Santiago gibi büyük şehirlere odaklanmaktan vazgeçin. Aksi takdirde durum turistlere çemkirmemize sebebiyet veren “Türkiye’de develer çok muuuu” muhabbetine dönebilir. Onun yerine alternatif bölgelere yönelin.  Çünkü bu şehirlerin İstanbul gibi metropol bir şehirden pek bir farkı yok. Güney Amerika kıtasının tamamının gelişmiş ülkelere kıyasla daha geride kalmış ve yoksul olduğu izlenimine kapılıp giderseniz, bazı yerlerinin İstanbul’dan daha gelmiş olduğu gerçeği ile acı bir şekilde yüzleşmek zorunda kalabilir, içinde yaşadığınız hayat standartlarını sorgulamaya başlayabilirsiniz.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6614.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5240" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6614.jpg" alt="Santiago De Chile Şili" width="639" height="426" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6614.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6614-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6614-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6614-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6614-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 639px) 100vw, 639px" /></a></p>
<p><strong>2. Gitmeden önce yapmanız <u>gerekmeyen</u> şey: vize almak. </strong></p>
<p>İçine gireceğiniz süreci düşününce gitmekten caydıran, sanki dünya birilerine aitmiş gibi bir yerden bir yere geçmek için izin almamız gereken tuhaf vize sistemi, Güney Amerika seyahatinizde düşünmeniz gereken bir detay değil. Sırf bu sebepten bile kalbimizde yer etmeyi başaran, vize istemeyen bazı Güney Amerika ülkelerini şöyle bir sıralamak gerekirse:  <strong>Arjantin, Uruguay, Şili, Brezilya, Paraguay, Peru, Bolivya, Ekvator, Venezuela, Kolombiya</strong>. Gümrükte nedeni belirsiz “evli misiniz, ne iş yapıyorsunuz, dayınız kaç yılında askere gitti” gibi tuhaf sorular alabileceğiniz doğrudur, ama pasaportunuz dışında sizden herhangi ekstra bir evrak istenmiyor. Bu noktada söylememize gerek var mı bilemiyoruz ama yine de hatırlatmakta fayda var, sağlık sigortası yaptırmayı ve yanınızda konaklama rezervasyonunun çıktısını almayı unutmayın.  OitheBlog sizi anneniz kadar düşünür&#8230;</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6845.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5243" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6845.jpg" alt="Valparaiso Şili" width="639" height="457" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6845.jpg 3620w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6845-300x215.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6845-1024x733.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6845-210x150.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6845-900x644.jpg 900w" sizes="(max-width: 639px) 100vw, 639px" /></a></p>
<p>3. <strong>Yerel havayollarını ve otobüs firmalarını benimseyin </strong></p>
<p>Bu kıtada bırakın 2 ülke arasını, şehirler arası bile ciddi mesafeler var. Yalnızca Şili’nin boydan boya 4000km uzandığını göz önünde bulundurursanız kafanızda bir şeyler canlanmaya başlayabilir. Dolayısıyla bu gezi Avrupa’daki “Belçika’dan trene atlarım 1-2 günlüğüne Hollanda’ya geçerim” kolaylığının ötesine geçerek çok daha kapsamlı bir rota oluşturmayı gerektiriyor. Bavulunuzu sırtınıza alıp eşekler üstünde 22 gün yolculuk yapacaksınız demiyoruz. Ama yine de Güney Amerika seyahatiniz boyunca sık şehir değiştirmek istiyorsanız otobüs, uçak, feribot, allah ne verdiyse kullanmaya hazır olun. “Zaten Türkiye’den o kadar yol gitmişiz bir de oradan oraya mı geçeceğiz öff” dediğinizi ve daha gitmeden üşendiğinizi tahmin edebiliyoruz. Şimdiden sizi rahatlatalım, önceden plan yaptığınız sürece bu geçişler hiç de sıkıntılı olmuyor. Ben sırt çantamı alırım kafama göre takılırım diyor da olabilirsiniz tabi, sizin bedeniniz sizin kararınız.</p>
<p>Yukarıda da bahsettiğimiz gibi biz Arjantin-Uruguay-Şili üçlüsüne ayak basmış bulunduk ve Buenos Aires’den başlayarak sırayla Uruguay’da Colonia del Sacramento, Montevideo, Şili’de Santiago ve Valparaiso’ya geçtik. Buna benzer bir rota izlemeyi düşünüyorsanız ulaşım hakkında size kısa bir bilgi verelim;</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6363.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5235" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6363.jpg" alt="Colonia del Sacramento Uruguay" width="637" height="425" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6363.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6363-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6363-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6363-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6363-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 637px) 100vw, 637px" /></a></p>
<p><strong>Buenos Aires- Colonia Del Sacramento:</strong> 1 saatlik bir feribot yolculuğu ile Arjantin’den Uruguay’a geçiş yapılabiliyor. Feribot için 2 ana şirket <strong>Buquebus</strong> ve <strong>SeaCat</strong>. Bu feribotlar aynı zamanda Buenos Aires’ten direkt Montevideo’ya da ulaşım sağlıyor, ancak biz Colonia’da duraksayıp oradan otobüsle Montevideo’ya geçiş yapmaya karar verdik, ve biletleri yarı yarıya olduğu için SeaCat kullandık. Fiyatları nasıl bu kadar fark ediyor diye bir şüpheye düşme ihtimaliniz yüksek, şimdiden söyleyelim biz hiçbir sorun yaşamadık. Biletleri önceden almakta fayda var.</p>
<p><strong>Colonia Del Sacramento-Montevideo:</strong> Yaklaşık 3 saatlik bir otobüs yolculuğu ile Uruguay’ın başkenti Montevideo’ya ulaşabilirsiniz. <strong>Turil</strong> ve <strong>COT</strong> ana otobüs firmalarından. İkisinin de fiyatı aynı, yalnızca kalkış saatleri farklı. Tercihinizi buna göre yapabilirsiniz. Biz biletleri Montevideo’ya geçiş yapmadan önceki gün oradan aldık ve gün içinde birçok sefer olduğu için yer bulma konusunda sıkıntı çekmedik.</p>
<p><strong>Montevideo-Santiago:</strong> Geldik uçak kullanacağımız noktaya. Montevideo’dan direkt Santiago’ya geçiş yapmak isterseniz kullanacağınız en mantıklı havayolu oraların Şahenk’inin sahibi oduğu <strong>LAN Airways</strong>. Uçuş yaklaşık 2 saat sürüyor. Biz seyahatimizi Şili’de sonlandıracağımız için çoklu uçuş seçeneği ile dönüşümüzü Buenos Aires’e ayarladık.  Siz Güney Amerika’ya THY dışında başka bir havayolu ile aktarmalı gitmeyi planlıyorsanız, Santiago’dan İstanbul’a uçmayı da değerlendirebilirsiniz.</p>
<p>Bunların dışında Arjantin veya Şili’de Patagonya’ya, Şili’nin Atacama çölünün de bulunduğu kuzey bölgelerine de geçiş yapmayı düşünüyorsanız Güney Amerika’nın ana havayollarından biri olan <strong>LAN Airways</strong> veya Arjantin’in yerel havayolu olan <strong>Aerolinas Argentinas</strong>’ı kullanabilirsiniz. Buenos Aires’te 2 tane havaalanı bulunuyor; ana havaalanı olan <strong>Ezeiza Havaalanı</strong> ve <strong>Aeroparque Havaalanı</strong>. İkinci havaalanı da uluslararası ve daha uyguna bilet bulmak mümkün olabiliyor, aklınızda bulunsun.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6835.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5242" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6835.jpg" alt="Valparaiso Şili" width="639" height="426" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6835.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6835-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6835-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6835-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6835-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 639px) 100vw, 639px" /></a></p>
<p><strong>4. Güney Amerika’da para meselesi</strong></p>
<p>Sanki pisliğine yapmış, turistlere sıkıntı çıkarmak istermişçesine Güney Amerika’da her ülkenin farklı bir para birimi var (Örneğin Arjantin Pezosu, Uruguay Pezosu, Şili Pezosu). Üstüne üstlük kur oranlarının birbiriyle hiiiç alakası yok ve gittiğiniz her yeni ülkede baştan “Ben şimdi buna kaç TL veriyorum” hesaplamalarına girişmeniz gerekiyor. Türkiye’de pezo bulmak, hele 3 farklı pezo bulmak oldukça zor olduğu için paranızı yüksek ihtimalle orada bozdurmanız gerekecek. Bu noktada yanınıza Amerikan doları almalısınız. Zira USD orada en değerli para birimi olduğu gibi, otellerden restoranlara tutun, dükkanlara kadar birçok yer dolar da kabul ediyor. Aklınızı karıştırabilecek önemli bir detaydan daha bahsetmekte fayda var, pezonun işareti dolar işareti ile aynı.</p>
<p>Güney Amerika’da para bozduracak yer bulmak zor bir iş değil. Zor olan sahte olmayan pezo bulmak. Birçok yerde, özellikle şehir merkezlerinde “cambio” yani exchange noktaları var. Bu noktada sahte para algılayıcı makinelerin (bu cihaza ne isim veriliyor bilmiyoruz, aklınıza yattıysa siz de kullanıma geçirebilirsiniz) olduğu cambio’larda para bozdurarak bu riski azaltabilirsiniz. Ayrıca merkezi noktalarda bozacı amca terk bir şekilde “cambiooo” diye bağıran, bel çantalı, oldukça şüpheli görünen, annenizin sokakta yabancılarla konuşmayın derken kastettiği tiplere benzeyen ama paranızı bozmayı vaat eden adamlar var. Bu kişiler paranızı daha makul bir oranla bozuyor, ancak tabi ki paranın sahte olup olmadığı konusunda bir garanti vermiyor. Daha önce bu yöntemi sorunsuz bir biçimde kullananlar olmuş, tercih size kalmış. Bizce milyon dolarlar falan bozdurmayacaksanız böyle bir atraksiyona girişmeye pek de gerek yok.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6575.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5239" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6575.jpg" alt="Santiago de Chile" width="639" height="426" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6575.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6575-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6575-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6575-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6575-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 639px) 100vw, 639px" /></a></p>
<p>Evet şimdi size Güney Amerika gezisi esnasında paranızı bozdurmak için normal şartlar altında hiç önermeyeceğimiz bir yer tavsiye edeceğiz: Havaalanı.  Kurların daha düşük olduğu aşikar ancak hem sahte para riskini hem de para bozdurmak gibi saçma bir aktiviteye ayıracağınız vakti azaltarak mantıklı bir karar vermiş oluyorsunuz. Milyonlarınızı bozdurup bir uyuşturucu karteli kurmaya niyetli değilseniz, aradaki fark çok da düşünmeye değecek bir tutar değil. Yok benim bol vaktim var ben bu işin peşine düşeceğim diyorsanız, şehirdeki bankalarda da para bozdurabilirsiniz. Ancak her bankanın para bozdurmadığını hatırlatmakta fayda var.</p>
<p>Kredi kartı kullanmayı tercih ediyorsanız kullanımı oldukça yaygın, ancak bazı yerler çok seçici. Örneğin bazıları yalnızca Visa kabul ederken, bazıları da sadece Amex kabul ediyor.</p>
<p>Bütçe konusuna gezi rehberlerinde ayrıca parmak basacağız, ancak şimdiden bir fikir edinmeniz açısından bir özet geçelim. Güney Amerika, özellikle de büyük şehirler HİÇ ucuz falan değil arkadaşlar. Taksi de dahil olmak üzere şehir içi ulaşımın sudan ucuz (Hakikaten sudan ucuz, inanmıyorsanız bakın)  ancak yeme-içme konusunda tipik bir Avrupa şehrinden farkı olmadığı söylenebilir.</p>
<p><strong>5. En çok merak edilen sorulardan biri; Güney Amerika güvenli mi?</strong></p>
<p>Gelelim zurnanın zırt dediği yere. Güney Amerika’ya ayak basmadan önce aklımızı  “Nerede kalacağız, nasıl gideceğiz, öff 18 saat uçakta ne yapacağız” sorularından daha çok, devcileyin bir soru kurcalıyordu; Kardeş bu Güney Amerika güvenli mi? Bu konuyu Google efendiye danışacak olursanız, karşınıza HAYIR KESİNLİKLE HAYIR, SOYULURSUNUZ, ÖLÜRSÜNÜZ, UYUŞTURUCU KARTELLERİNİN SEKS KÖLESİ OLURSUNUZ gibi cevaplar çıkabilir. (kendimizden de bir şeyler kattık buraya tabi, biliyorsunuz abartmayı iyi biliriz) Bu konuyla ilgili o kadar çok olumsuz şey okuduk, çevremizde daha önce gidenlerden öyle şeyler duyduk ki, gitmekte bile tereddüt ettik desek abartmış olmayız. Soyulma ihtimalimizi öyle kabullenmiştik ki, nasıl önlem alsak, paramızı kıyafetimizin altında keselerde mi saklasak (anneanne kesesi desek kafanızda bir şeyler canlanıyor mu?), her gittiğimiz yerde yeni hafıza kartı takalım da makinayı kaptırırsak fotoğraflar gitmesin diye düşünüp uzun bir süre endişe içindeydik.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6451.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5236" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6451.jpg" alt="Montevideo Uruguay" width="638" height="391" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6451.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6451-300x184.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6451-1024x627.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6451-210x129.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6451-900x551.jpg 900w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a></p>
<p>“Ee soyuldunuz mu?” dediğinizi duyar gibiyiz. Hayır, bu seyahatte başımıza olumsuz hiçbir şey gelmedi. Aksine kendimiz gereksiz kötü niyetli, gereksiz şüpheci hissettik ve içinde yaşadığımız toplumun koşullarını sorgular bir hale geldik. Suç oranının yüksek olduğunu, tehlikeli ve es geçmeniz gereken bölgeler olduğunu, özellikle geceleri şehir merkezlerinde daha dikkatlı davranmanız gerektiğini inkar etmeyeceğiz. Ancak gitmeden hangi bölgelerin sıkıntılı olduğunu araştırırsanız, çantanız açık, sırtınız pek, fotoğraf makinası boynunuzda, üstünüzde I love BA tişörtleriyle ortalıkta dolaşmazsanız, 3. Sınıf Amerikan korku filmi karakteri gibi gece gördüğünüz en dar ve karanlık sokağa dalmazsanız İstanbul’da olduğunuzdan daha az güvende olmayacaksınız. Bu durumun bizim gittiğimiz şehirlerle alakalı olduğunu tekrar hatırlatalım. Çünkü Güney Amerika’nın oldukça tehlikeli, neredeyse hiç gitmeyin dedirtecek bazı bölgeleri de var pek tabi. Öyle ki oradayken tanıştığımız birkaç Brezilyalıdan dinlediğimiz Brezilya hikayelerinden sonra oradan caymaya yakın olduğumuzu bile söyleyebiliriz. (CAYMADILAR)</p>
<p>Göründüğü gibi değil dediysek öyle Aladağ’dan serin ortalıkta dolaşın demiyoruz tabi. Özellikle metrolarda dikkatlı olun. Şahsen biz 2 kere metroda birinin neredeyse soyulduğuna şahit olduk. Kalabalık yerlerde telefonlarınızı gereksiz yere ortalığa çıkarmayın, özellikle turistik yerlerde fotoğraf makinası elinizde yürümeyin. Taksiye bindiğinizde ise mümkün olduğunca tam para vermeye çalışın. Eğer böyle bir şansınız yoksa da adama çıkarıp 100 dolar vermek yerine, en düşük para biriminizi vermeyi tercih edin.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_5957.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5234" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_5957.jpg" alt="La Boca Buenos Aires Arjantin" width="639" height="426" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_5957.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_5957-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_5957-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_5957-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_5957-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 639px) 100vw, 639px" /></a></p>
<p>6. <strong>Habla Ingles?</strong></p>
<p>Yani yazar burada “İngilizce konuşuyor musun canısı?” diye soruyor. Bu cümleyi aklınızın bir köşesine kazıyın, çünkü  Güney Amerika’da İngilizce konuşmayan birçok insanla karşılaşacaksınız. Siz ne kadar İspanyolca bilmediğinizi vurgulasanız da onlar sürekli gözünüzün içine bakarak sizinle ısrarla İspanyolca konuşmaya çalışacak ve kendinizi bir anda anlamsız bir diyalog içinde bulacaksınız. Zaten son noktada da işler öyle çaresiz bir hal alıyor ki, bizim Türkiye’de turistlerle Türkçe bağıra bağıra derdimizi anlatmaya çalışıp inatlaştığımız noktaya geliyor. Bunun için orada hayatınızı sürdürebilecek derecede temel bir İspanyolca ile gitmeniz işleri kolaylaştırabilir. Buenos Aires gibi büyük şehirlerde bile maalesef bu sıkıntıya düşecek, her fırsatta telefonunuza yüklediğiniz ya da yanınızda götürdüğünüz  sözlüğe danışacaksınız.  Tabii ki bu durum sizi korkutup oralara gitmekten caydırmasın, zora düşünce yalnızca el kol yaparak bile anlaşılıyor, sadece işleri kolaylaştırması açısından böyle bir öneride bulunmayı gerekli gördük.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6531.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5238" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6531.jpg" alt="And Dağları Şili" width="639" height="426" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6531.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6531-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6531-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6531-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6531-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 639px) 100vw, 639px" /></a></p>
<p><strong>7. İlkokul bilgilerinizi gündeme getirmenin tam zamanı!</strong></p>
<p>İlkokulda ne diyorduk? Kuzey yarımkürede kışken güneyde tam tersi, yaz! Evet tamam, kulağa güzel geliyor, Instagram’da arkadaşlarınız koyduğunuz fotoğraflara çıldıracak, geri döndüğünüzde kışın ortasında yanık bir tenle dolaşacaksınız falan filan. Ancak yine de konuyla ilgili aklınızda bulunması gereken birkaç konu da var. Örneğin birçok kişinin tatil için büyük şehir dışındaki yerlere, tatil bölgelerine gidiyor olması nedeniyle bazı mekanların kapalı olabileceği gerçeğini kabullenin. Sonra not edip de mutlaka göreceğim dediğiniz bir yerin kapalı olduğunu görüp sinirlenmeyin. Açıkçası bu durum özellikle Montevideo gibi daha küçük yerlerde şehrin belli bir saatten sonra boş kalmasına bile sebep olabiliyor. Aynı şekilde ligin tatil olması nedeniyle Güney Amerika’ya kadar gidip de maç izleyememek gibi bir durum da yaşayabilirsiniz ki, futbol bizim pek de ilgi alanımız olmamasına rağmen biz bile bu konuda bayağı dertlendik.  Bu arada, yaz dediysek de çok rahat davranmamakta fayda var, zira birçok şehirde deneyimlediğimiz kadarıyla akşamları serin olabiliyor. Yanınıza bir “ne olur ne olmaz hırkası” almakta fayda var.</p>
<p>Son olarak, bu farklı mevsimlerde olma durumu, aranızdaki kayak/snowboard tutkunları için iyi haber, zira özellikle Şili’de oldukça popüler kayak merkezleri var. Türkiye’de yazken, kış olan bir yere gitmek gibi tuhaf bir karar alacak olursanız istikamet Güney Amerika.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6503.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5237" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6503.jpg" alt="Montevideo Uruguay" width="639" height="426" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6503.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6503-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6503-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6503-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6503-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 639px) 100vw, 639px" /></a></p>
<p><strong>8. Sizden büyük iphone var!</strong></p>
<p>Güney Amerika sınırları içindeyken yalnızca notlarınıza güvenmekle kalmayın, telefonunuza da güvenin. Bir takım uygulamalar sayesinde planladığınız Güney Amerika gezisi gerçekten beklediğinizden çok daha kolay geçecek. Bunun için olmazsa olmaz aplikasyonlardan bazıları para birimlerini çevirme ve güncel kurları takip edebilme konusunda çok işinize yarayacak <strong>XE Currency</strong> ve <strong>İspanyolca sözlük </strong>uygulamaları. Ayrıca eğer taksi konusunda tedirginlik yaşarsanız birçok Güney Amerika şehrinde kullanılan bizim <strong>BiTaksi</strong> tadındaki <strong>Safertaxi</strong>’yi de kullanabilirsiniz</p>
<p><strong>9. Turkcell’le hayata bağlanamayanlar, Vodafone ile mucizeleri bulamayanlar için&#8230;</strong></p>
<p>Güney Amerika gezisine çıkmadan önce oradaki iletişim meselesinizi nasıl çözeceğinize, ananıza babanıza nasıl ulaşacağınıza, sevgiliniz siz yokken dışarı çıktı mı nasıl öğreneceğinize dair bir araştırmaya girerseniz, konuyla ilgili uygun fiyatlı bir seçeneğin olmadığını fark edeceksiniz. Korkmayın, onun da çözümü var. Bunun için o çılgın ücretleri ödeyip 3 dakika konuşma için 4684628368 tl para ödemek yerine, ister Güney Amerika’nın ana telekomünikasyon şirketlerinden biri olan <strong>Claro</strong> gibi sağlayıcılardan pre-paid hat alabilirsiniz; ister <strong>bir e-sim uygulaması olan <a href="https://airalo.pxf.io/3evb7M" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Airalo’yu</a> kullanabilirsiniz. </strong>Biz böyle bir gelişme olduğundan beri çoğu gezimizde artık bu yöntemi kullanıyoruz çünkü operatörlerin internet&amp;konuşma paketi ücretlerinden çok daha makul bir fiyata denk geliyor ve ne kadar süre ne kadar kullanıma ihtiyaç duyacağınıza göre istediğiniz paketi seçebiliyorsunuz. Uygulamaya göz atmak ve diğer seçeneklerle fiyat kıyaslaması yapmak isterseniz <strong><a href="https://airalo.pxf.io/3evb7M" target="_blank" rel="noreferrer noopener">şuraya tık tık. </a></strong></p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6121-2.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5245" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6121-2.jpg" alt="buenos aires street art" width="636" height="424" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6121-2.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6121-2-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6121-2-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6121-2-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6121-2-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 636px) 100vw, 636px" /></a></p>
<p><strong>10. Google’a “what time is it” yazma çaresizliği</strong></p>
<p>Mevsimi farklı, havası farklı, insanı farklı dedik yetmedi, daha farklı şeyler de var. Mesela saat. Avrupa seyahatlerinizle kıyas kabul etmeyecek derecede sarsıcı bir saat farkından bahsediyoruz. Durum böyle olunca, annenizi gece 4’te arayıp, “Hello Türkiye ne var ne yok orada” muhabbeti çevirmeye çalışmak istemiyorsanız, bu durumu mutlaka göz önünde bulundurmalısınız. Bu noktada her insanoğlunun en az bir kez kendini içinde dolaşırken bulduğu kadınlarkulubu.com olmadığımız için size “Jetlag’in cildinize olan 10 etkisi” tadında bir açıklama yapmayacak olsak da, jetlag meselesini hafife almamanız adına böyle bir hatırlatmada da bulunmak istedik. En azından giderken makul bir saatte oraya varıldığı takdirde çok büyük bir sorun yaşanmıyor ama, Türkiye’ye dönüşünüzde ciddi bir adaptasyon sorunu olabiliyor. Bu sebeple, mümkünse zaten Türkiye’te dönüş depresyonunuza hali hazırda bir çözüm yokken, bari dönüş gününüzü ertesi gün önemli bir işinizin olduğu bir güne denk getirmeyin de, Türkiye’deki insan ilişkileriniz sarsılmasın.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2016/01/30/guney-amerika-gezisi/">Güney Amerika Gezisi 101: Bizim de Söyleyeceklerimiz Var!</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2016/01/30/guney-amerika-gezisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>6</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
