<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Trakai | OitheBlog</title>
	<atom:link href="https://oitheblog.com/tag/trakai/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oitheblog.com/tag/trakai/</link>
	<description>Gerçekten faydalı bir seyahat blogu</description>
	<lastBuildDate>Fri, 13 Feb 2026 10:48:14 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.1.9</generator>

<image>
	<url>https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/cropped-logo-32x32.png</url>
	<title>Trakai | OitheBlog</title>
	<link>https://oitheblog.com/tag/trakai/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Trakai Gezi Notları: Karay Türkleri Peşinde Bir Gün</title>
		<link>https://oitheblog.com/2016/09/30/trakai-gezi-notlari-karay-turkleri-pesinde-bir-gun/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2016/09/30/trakai-gezi-notlari-karay-turkleri-pesinde-bir-gun/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 Sep 2016 21:37:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[LİTVANYA]]></category>
		<category><![CDATA[TRAKAI]]></category>
		<category><![CDATA[Hazar Türkleri]]></category>
		<category><![CDATA[Karaimler]]></category>
		<category><![CDATA[Karay Halkı]]></category>
		<category><![CDATA[Karay Türkleri]]></category>
		<category><![CDATA[Karaylar]]></category>
		<category><![CDATA[Kıbın]]></category>
		<category><![CDATA[Kıbınlar Restoran]]></category>
		<category><![CDATA[Litvanya Gezi Notları]]></category>
		<category><![CDATA[Litvanya Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Litvanya Gezilecek Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[Litvanya Kaleleri]]></category>
		<category><![CDATA[Trakai]]></category>
		<category><![CDATA[Trakai Gezi Notları]]></category>
		<category><![CDATA[Trakai Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Trakai Gezilecek Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[Trakai Kalesi]]></category>
		<category><![CDATA[Trakai Litvanya]]></category>
		<category><![CDATA[Trakai'ye Ulaşım]]></category>
		<category><![CDATA[Vilnius Trakai Ulaşım]]></category>
		<category><![CDATA[Yahudi Türkler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=6967</guid>

					<description><![CDATA[<p>Başlık bir şey ifade etmedi ise gayet normaldir, ne Trakai ne de Karay Türkleri hakkında hiçbir bilginiz olmayabilir. Sorun yok....</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2016/09/30/trakai-gezi-notlari-karay-turkleri-pesinde-bir-gun/">Trakai Gezi Notları: Karay Türkleri Peşinde Bir Gün</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2564.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-6976" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2564.jpg" alt="Trakai Gezi Notları" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2564.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2564-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2564-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a><br />
Başlık bir şey ifade etmedi ise gayet normaldir, ne Trakai ne de Karay Türkleri hakkında hiçbir bilginiz olmayabilir. Sorun yok. Hatta sizin adınıza yeni ve enteresan bir şeyler öğrenecek olmanızın heyecanını yaşadığımızı bile söyleyebiliriz. Kendimiz için bu heyecanı geçen hafta duymuştuk, şimdi sıra sizde.</p>
<p>Normal koşullar altında kalkıp Vilnius’tan Trakai’ye gider miydik bilmiyoruz. Tamam fotoğraflarına bakınca doğası güzel görünüyor, o kale male derken 1-2 gezilecek yeri de var gibi duruyor ama nedense insana çok da çekici bir tarafı yokmuş gibi geliyor. Sanki burayla benzeşen birçok yer ile karşılaşılabilirmiş, kalkıp da oraya kadar değmezmiş gibi bir geliyor. Lakin şöyle kapsamlı bir araştırmaya girince karşınıza “Karay Türkleri” diye bir topluluk çıkıyor ve “hayırdır ya?” diyerek konunun içine sürükleniyorsunuz. Milliyetçi duygular taşıyın veya taşımayın fark etmez. Neticede başka bir Türk topluluğundan bahsediliyor ve dolayısıyla içinizde bir merak oluşuveriyor. Bizi de Trakai’ye kadar götüren şey bu merak duygusu oldu galiba. Engel olamadık.</p>
<h2><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2543.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-6972" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2543.jpg" alt="Karay Türkleri Trakai" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2543.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2543-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2543-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a><br />
Kim bu Karay Türkleri?<br />
</strong></h2>
<p>Efenim en başından söyleyelim, konu bayağı derin ve enteresan. Ayrıca yoğun tarih bilgisi gerektiriyor. Biz birçok farklı kaynaktan, orada öğrendiklerimizden, konuştuğumuz kişilerden, lokallerden dinlediğimiz bilgilerden bir derleme yaparak ortaya karışık bir anlatım yapacağız. Konuyla ilgili farklı bir bilginiz ya da ekstra katmak istediğiniz bir şey varsa seve seve dinleriz, biz bu işin ustasıyız, buraya ne yazdıysak öyledir gibi bir iddiamız yok.</p>
<p><strong>Karay Türkleri</strong> (pek çok kaynakta Karaim Türkleri olarak da görebilirsiniz) üzerine araştırma yapmadan duramadık çünkü bu hakkında çok az bilgi sahibi olduğumuz topluluğun aslında yer yer hayatımızın bir parçası olduğunu keşfettik. Karaköy’ün adının bile 19. yüzyılda Karaköy (Karay Köy şeklinde düşünebilirsiniz) ve civarına yerleşmiş olan Karay Türklerinden geldiği söyleniyor. Hatta soyadından da anlaşılacağı üzere <strong>Refik Halit Karay’ın</strong> Karay Türklerinden olduğu bile okuduklarımız arasında. <strong>Peki tam olarak kim bu Karay Türkleri? </strong>Aslında kökenleri Hazar Türklerine dayanıyor. Ancak sanırım en ilginç bulacağınız yönleri <strong>Müslümanlığı değil, Yahudiliği seçmiş bir topluluk olmaları</strong>. Ancak Yahudiliği de biraz farklı şekilde yorumluyorlar. Hatta birçok kaynakta çoğu Yahudi derneğinin Karayları Yahudi olarak kabul etmediği bile geçiyor. Örneğin Karaylar Tanrı için <em>“Tengri”</em> sözcüğünü kullanıyor ya da <em>Knessa</em> adı verilen yerde ibadet ediyorlar. Üç farklı oruçları ve ibadet öncesi abdest almayı hatırlatabilecek bir ritüelleri var. Buna benzer birçok farklılık hatta yer yer Şamanizm’i hatırlatan öge ile karşılaşabilmeniz mümkün. Peki bu topluluk nasıl oluyor da Litvanya gibi alakasız bir yere yerleşiyor? 1300’lü yılların sonlarında Litvanya ve civarındaki bölgede toprak işleyecek ve bölgeyi savunacak yeterli nüfus olmadığı için çoğunluğu <strong>Kırım</strong>’a göç etmiş olan Karaylar çeşitli ayrıcalıklar da tanınarak Trakai bölgesine yerleştiriliyor ve yüzyıllardır yaşamlarını bu bölgede sürdürüyorlar. Tabii ki hepsi gelip Litvanya’ya yerleşmiyor, dünyanın başka bölgelerine göç eden (Türkiye, Polonya ya da Romanya gibi) Karaylar da oluyor. Günümüzde Türkiye’de yaşan Karay Türklerinin sayısının 40-50 civarı olduğu söyleniyor ve çoğunlukla Hasköy civarında yaşıyorlar. Öğrendiğimiz kadarıyla kendilerine ait bir ibadethaneleri bile mevcut.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2559.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-6975" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2559.jpg" alt="Trakai Litvanya" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2559.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2559-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2559-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a><br />
Karay Türkleri sayısı gün geçtikçe azalan bir topluluk. Normal koşullarda farklı dinden insanlarla evlenmemek gibi bir kuralları olmasına rağmen nüfuslarının azalması sebebiyle bu kuraldan bile vazgeçtikleri ancak yine de sayılarının azalmasını önleyemedikleri söyleniyor. Karay Türkçesini günlük yaşantısında kullanan kimselerin sayısının ise en azından Litvanya geneli için “50 kişi”, evet elli kişi civarında olduğu söyleniyor. Yani yok olmaya çok yakın desek yeridir, dolayısıyla koruma altında alınmış diller arasında da kabul ediliyor. Tabii ki dünya genelinde kökeni Karaylara dayanan kişi sayısını tespit edebilmek biraz güç. Bu konu hakkında pek çok farklı bilgi ortalıkta dolaştığı için onunla ilgili bir şey yazmaya cesaret edemedik, o kısmını da sizin araştırma ve Google kullanma yeteneklerinize bırakacağız…</p>
<p>Biz Trakai’ye resmen belki birisi ile tanışırız konuşuruz umuduyla gitmemize, hatta açıkçası aşağıda söz edeceğimiz Kıbınlar Restoran’a bile bu sebeple uğramış olmamıza rağmen kimseye denk gelemedik. Karay Müzesi’nde bile çalışanlar Karay değildi. Dev hayal kırıklığı. O yüzden olur da denk gelirseniz n’olur konuşun da birinci ağızdan dinleyelim hikayelerini, yoksa meraktan, bilgi eksikliğinden ve kaynak karmaşasından öleceğiz.</p>
<h2><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2525.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-6970" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2525.jpg" alt="Trakai Litvanya" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2525.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2525-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2525-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a><br />
Trakai Gezi Rehberi: Trakai’ye Ulaşım<br />
</strong></h2>
<p>Şimdi Trakai Gezi Rehberi başlığının hakkını vererek işin tarihi kısmından gezmeli görmeli kısmına geçiş yapabiliriz. Trakai’ye gitmek için önce Vilnius’a giderseniz şahane bir fikir olabilir. Çünkü burası <strong>Vilnius’tan yalnızca 25 km uzaklıkta</strong> ve otobüs ile yalnızca yarım saat gibi bir sürede buraya ulaşabiliyorsunuz.</p>
<p>-Otobüse binmek için hiç alengirli bir şey yapmanıza gerek yok. <strong>Sodu Street’te</strong> yer alan <strong>Vilnius Otobüs Terminali</strong>’ne gidecek ve Trakai’ye giden otobüsü bulacaksınız. Zaten otobüslerin durduğu alanda, otobüslerin önlerinde nereye gittikleri yazıyor. Dolayısıyla bulmakta kesinlikle güçlük çekmezsiniz. Saat konusunda da hiçbir sıkıntı yaşamazsınız çünkü birkaç farklı otobüs gün içinde sık sık Trakai’ye gidip geliyor, o an size hangisi uyuyorsa ona binebilirsiniz. Bazen sefer sayısı 15 dakikada bir diyebileceğimiz kadar sık oluyor, öyle düşünün.</p>
<p>-Trakai’ye ulaştıktan sonra Trakai’nin merkezine ulaşmak da ayrı bir mesele tabii. Bu noktada amacınız kale tarafına doğru ilerlemek, çünkü merkez o taraf. Bunun için ya otobüse bineceksiniz ya da yürüyeceksiniz. <strong>Merkeze giden otobüsler, Vilnius’tan Trakai’ye geldiğinizde indiğiniz otobüs terminalinden kalkıyor.</strong> Yani Trakai’ye indiğiniz gibi merkeze giden otobüslere binebilirsiniz. Ancak bizce yürüseniz çok daha iyi olur çünkü zaten acayip küçük bir yerdesiniz ve kale tarafına yalnızca 2 km kadar uzaksınız. Zaten otobüs terminaline indiğinizde takip edebileceğiniz tek bir ana cadde var (küçük dedik dedik inanmadınız ne oldu şimdi?) ve o caddeyi takip ederek merkeze kolaylıkla ulaşabilirsiniz. Trakai’nin acayip şirin evleri ve çok tatlı bir görseli olduğunu da düşünürsek, güzel fotoğraflar çeke çeke ilerleyebilirsiniz.</p>
<h2><strong>Trakai Gezi Rehberi: Trakai’de Ne Yapılır Ne Edilir?</strong></h2>
<p>Eğer söylediğimiz şekilde otobüsten indiğiniz yerden yürüye yürüye merkeze doğru ilerlediyseniz sizi tebrik etmek istiyoruz çünkü Trakai’nin %70’ini gezdiniz bile. Şimdi geriye birkaç ana turistik yer kaldı, onları da aşağıda anlatalım.</p>
<h3><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2568.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-6977" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2568.jpg" alt="Trakai Kalesi" width="634" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2568.jpg 634w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2568-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2568-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 634px) 100vw, 634px" /></a><br />
*Trakai Adası Kalesi</strong></h3>
<p>Kale için Trakai’nin ana atraksiyonu olarak adlandırılabilir. Orada görüp de “ulan buraya da mı gelmişler” diye düşüneceğiniz o Asyalı turistlerin hepsi kaleyi görmek için buradalar. (ırkçılık değil, serzeniş) Game of Thrones çekim lokasyonlarına eklenebilecek bir görüntüsü olan kale aynı zamanda içinde bir adet tarih müzesi da barındırıyor ve gezebilmeniz mümkün. Kale, Galve Gölü’nün üzerindeki bir adacıkta yer aldığı için buraya köprüden geçerek ulaşabiliyorsunuz ki bu da gayet basit bir şey, çünkü yalnızca yayaların kullanabildiği bir köprü.</p>
<p>-Giriş: 6 Euro</p>
<p>-Pazartesileri kapalı.</p>
<h3><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2580.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-6979" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2580.jpg" alt="Trakai Gezi Notları" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2580.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2580-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2580-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a><br />
*Trakai Evleri</strong></h3>
<p>Trakai’deki evlerin mimarisi gerçekten acayip şirin. Tabii ki hepsi için durumu genellemek mümkün değil ama özellikle <strong>Karaimu Caddesi</strong> üzerinde göreceğiniz tek katlı, üçgen çatılı, Nordik esintilerine yandığımız o minik evlere eminiz siz de vurulacaksınız. Trakai Otobüs Terminali’nden merkeze yürüyerek ulaşmanızı tavsiye etmemizin temel sebebi de zaten bu evler. Bu arada, Karay Türklerine ait evlerin ön cephesinde yan yana 3 pencere olduğu ve onların evlerini bu şekilde ayırt edebileceğiniz söyleniyor, aklınızda bulunsun.</p>
<p>-Karaimu Caddesi boyunca yürürken karşınıza birkaç kilise çıkacak, ilginizi çekiyorsa onlara da uğrayabilirsiniz.</p>
<p>-Dönüş yolunda yine yürüme kararı alırsanız belirli bir noktaya kadar göl kenarından ilerleyebilirsiniz. Böylece hem göl kenarında bir yürüyüş yapmış olur hem de dönüş yolunu yarılarsınız, fena mı? (yürüteceğiz sizi kaçışınız yok)</p>
<h3><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2582.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-6980" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2582.jpg" alt="Karay Türkleri Müzesi" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2582.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2582-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2582-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a><br />
*Karaite Etnografya Müzesi</strong></h3>
<p>Hayatımızda gördüğümüz en küçük müze olma unvanını kapan ve yalnızca 3 küçük odadan oluşan bu müze Karay Türkleri ile ilgili daha fazla bilgi edinmek isteyenler için ziyaret etmeye değer. Zaten gerçekten o kadar küçük ki, az vaktiniz varsa bile kesinlikle uğrayabilirsiniz. İçeride göreceğiniz birçok şey tabii ki size “yahu kültürlerimiz amma benzeşiyor arkadaş” cümlesini kurdurtacak ve dünyanın bambaşka bir yerinde bu hissi yaşamak hakikaten ilginç ve tarifsiz bir duygu. Bu arada, girişteki müze tabelasında <strong><em>“Karaj Ulusunun Muzieji</em></strong>” yazdığına da dikkatinizi çekeriz.</p>
<p>-Adres: Karaimu 22</p>
<h3><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2553.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-6974" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2553.jpg" alt="Kıbın" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2553.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2553-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2553-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a><br />
*Kybynlar Restaurant (Kıbınlar Restaurant)</strong></h3>
<p><a href="http://www.kybynlar.lt/" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">Kıbınlar Restoran</a> sizi daha adıyla şüphelere sürükledi değil mi? Sanki bir Türk havası, ne bilelim bir “Bacanaklar 2 Aile Salonu” esintileri hakim. Haklısınız, doğru tahmin, Kıbınlar Restoran Karay Türklerine ait bir restoran. Ve ismi sağ olsun bize “Türk değil mi işte, ne olursa olsun aynı oluyor” cümlesini oralarda bile kurdurtuyor. Özellikle yurt dışındaki alakasız yerlerde Türkçe bir sözcük görünce bile MEHMET BAK ANKARA YAZIYOR BENİ BUNLA ÇEKSENE diyenlerdenseniz buraya kesin gitmeniz lazım, çünkü Kıbınlar Restoran’ın menüsünde bol bol Türkçe sözcük görebilmeniz mümkün. Bazıları biraz farklı yazılışlara sahip olsalar da (Kavourma ya da Basturma gibi) yaprak sarması, imam bayıldı, biber dolması, cacık gibi bir çok tanıdık yemek görebilmeniz mümkün. Zaten Kıbın dediğimiz şey de Çibörek benzeri bir yemekleri ve restoran adını oradan alıyor. Trakai bölgesinde Kıbın yapan bir sürü yer bulabilirsiniz ama en güzel tabii ki ailenizin restoranı Kıbınlar’da…..</p>
<p>-Adres: Karaimu g. 29</p>
<h2><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2545.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-6969" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2545.jpg" alt="Trakai" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2545.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2545-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2545-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a><br />
Trakai ile İlgili Bir Takım İpuçları</strong></h2>
<p>*Hediyelik eşya almaya heves ettiyseniz göl kenarında teyzeler bol bol satıyor, direkt olarak oraya yönelebilirsiniz. Başka bir noktada karşınıza çıkacağını sanmıyoruz.</p>
<p>*Litvanya’ya kışın gidecek olursanız Trakai’ye gitmeye çekinmeyin çünkü gölün buz tutmuş haline denk gelirseniz bambaşka bir güzellikle karşılaşıyorsunuz. Biz de bir takipçimizden gördük ve bayıldık!</p>
<p>*Şayet Trakai’ye güzel bir havada gitmiş bulunduysanız kano kiralayabiliyorsunuz, aklınızda bulunsun.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2016/09/30/trakai-gezi-notlari-karay-turkleri-pesinde-bir-gun/">Trakai Gezi Notları: Karay Türkleri Peşinde Bir Gün</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2016/09/30/trakai-gezi-notlari-karay-turkleri-pesinde-bir-gun/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>3</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Vilnius Gezi Rehberi: Biraz Sosyalizm, Biraz Frank Zappa ve Bol Bol Pancar</title>
		<link>https://oitheblog.com/2016/09/29/vilnius-gezi-rehberi/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2016/09/29/vilnius-gezi-rehberi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 Sep 2016 10:29:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[LİTVANYA]]></category>
		<category><![CDATA[VILNIUS]]></category>
		<category><![CDATA[Baltık Turu]]></category>
		<category><![CDATA[Baltık Ülkeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Litvanya]]></category>
		<category><![CDATA[Litvanya Gezi Notları]]></category>
		<category><![CDATA[Litvanya Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Litvanya Gezilecek Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[Litvanya Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Litvanya Mutfağı]]></category>
		<category><![CDATA[Trakai]]></category>
		<category><![CDATA[Uzupis Cumhuriyeti]]></category>
		<category><![CDATA[Vilnius]]></category>
		<category><![CDATA[Vilnius En İyi Barlar]]></category>
		<category><![CDATA[Vilnius En İyi Restoranlar]]></category>
		<category><![CDATA[Vilnius Gece Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Vilnius Gezi Notları]]></category>
		<category><![CDATA[Vilnius Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Vilnius Gezilecek Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[Vilnius Havaalanı]]></category>
		<category><![CDATA[Vilnius Konaklama]]></category>
		<category><![CDATA[Vilnius Restoranları]]></category>
		<category><![CDATA[Vilnius Ulaşım]]></category>
		<category><![CDATA[Vilnius Yeme İçme Önerileri]]></category>
		<category><![CDATA[Vilnius'ta En iyi Kahve]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=6999</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tam bir çok gezen insan klişesi olan &#8220;Avrupa&#8217;nın her yeri aynı yeaaaeaa, Avrupa sıktı yeaaaeaa, değişik yerlere gitsenize yeeeaaea&#8221;ya maruz...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2016/09/29/vilnius-gezi-rehberi/">Vilnius Gezi Rehberi: Biraz Sosyalizm, Biraz Frank Zappa ve Bol Bol Pancar</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2218.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7046" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2218.jpg" alt="vilnius old town" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2218.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2218-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2218-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></p>
<p>Tam bir çok gezen insan klişesi olan &#8220;Avrupa&#8217;nın her yeri aynı yeaaaeaa, Avrupa sıktı yeaaaeaa, değişik yerlere gitsenize yeeeaaea&#8221;ya maruz kalmalarımızın zirve yaptığı bir dönemde hangi çılgının bize zincir vuracağına şaşa şaşa yine bir Avrupa şehrine doğru yola çıktık: <strong>Vilnius</strong>. Tabii ki Avrupa&#8217;nın her yeri aynı değil arkadaşlar öyle saçma şey mi olur? Evet çoğunda bir Old Town bölgesi, birkaç ana müze ve kıskanılası mimari mevcut onda anlaşabiliriz. Bundan yola çıkarak olsa olsa &#8220;Avrupa şehirleri genel olarak aynı tarzda gezilebiliyor&#8221; gibi bir genelleme yapılabilir. O da belki.  Bambaşka kültürler, bambaşka tarihlerden bahsediyoruz, nasıl olur da Avrupa&#8217;ya yakın yaşıyoruz diye her Avrupa şehrine aynı muamelesi yapabilirler biz hakikaten anlayamıyoruz. Neyse, fazla çemkirmeyelim ve bu saçma tezi çürütmek üzere size biraz Vilnius anlatalım.</p>
<p>Yazının başlığını okuyunca yine ne diyor bunlar diye düşünmüş olabilirsiniz, konu muhtemelen yazıyı okudukça kafanıza netleşecek. Şimdilik başlık kafanıza &#8220;potansiyel uzaklara bakmalı 8 ödüllü sanat filmi adı&#8221; gibi kalsın. Özet geçecek olursak Vilnius tam olarak &#8220;utanır insan böyle güzel olunur mu&#8221; konseptli şehirlerden. (bu ara kalitesiz pop referanslarımızla göz dolduruyoruz di mi?) Litvanya ise ülkemizde hakkında çok şey bilinmemesine rağmen aslında <strong>2. Dünya Savaşı&#8217;nın göbeğinde kalmış</strong> ve <strong>hatta yıllarca Sovyetler Birliği&#8217;nin bir parçası olarak varlığını sürdürmüş</strong>, çok ciddi süreçlerden geçmiş bir ülke. Dolayısıyla başkent Vilnius&#8217;un güzelliği ve şirinliği bir yana, burada öğreneceğiniz çok şey var. Üstelik belki şimdi sosyalizmin s&#8217;si geçmiyor ama, aslında vakit geçirdikçe şehirde SSCB&#8217;nin etkilerini görebilmeniz mümkün. Aşağıda anlatacağımız <strong><a href="http://oitheblog.com/2016/10/01/litvanyanin-karanlik-gunleri-sovyet-donemi-ve-nazi-katliamlari/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">KGB Müzesi</a>&#8216;ne</strong> ve <strong><a href="http://oitheblog.com/2016/10/01/uzupis-cumhuriyeti-litvanyanin-orta-yerinde-bu-nasil-bir-cumhuriyet/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Uzupis</a>&#8216;in</strong> oluşumuna bu dönemin etkileri büyük. Gönül isterdi ki o günlerden bu zamana şöyle heykeller, böyle eserler kalmış diyelim ama, hepsi kaldırılmış tabii . Burası öğrencisi bol, İngilizce konuşabilenle sık karşılaşılabilir bir şehir olduğu için her şeyi kendi kendinize çözmeniz gerekmiyor, insanlarla kolaylıkla yakınlık kurabiliyorsunuz. Ayrıca bir başka yazıda detaylıca söz edeceğimiz ama aşağıda şöyle bir özet geçtiğimiz Uzupis Cumhuriyeti gibi çok acayip bir oluşumu da içinde barındırıyor ki, Vilnius&#8217;a ayak basmayıp buradan haberdar olmasaydık kendimizi bayağı eksik hissederdik! Buyursunlar efenim, karşınızda Vilnius Gezi Rehberi!</p>
<p>*Efenim buradan sevgili Vilnius Turizm Ofisi&#8217;ne, sevgili George East&#8217;e ve bizi ağırlayan Comfort Hotel&#8217;e teşekkürlerimizi sunuyoruz. Bu şahane geziyi ve sayfa sayfa yazdığımız Vilnius Gezi Rehberi &#8216;mizi onlara borçluyuz.</p>
<p>*Vilnius&#8217;a yaklaşık 25 km uzaklıkta ve Karay Türklerinin yaşadığı yer olan <a href="http://oitheblog.com/2016/09/30/trakai-gezi-notlari-karay-turkleri-pesinde-bir-gun/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Trakai</a> ile ilgili de şöyle bir yazımız var. Ayrıca yukarıda da söz ettiğimiz <a href="http://oitheblog.com/2016/10/01/litvanyanin-karanlik-gunleri-sovyet-donemi-ve-nazi-katliamlari/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">KGB Müzesi</a> ve <a href="http://oitheblog.com/2016/10/01/uzupis-cumhuriyeti-litvanyanin-orta-yerinde-bu-nasil-bir-cumhuriyet/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Uzupis Cumhuriyeti</a> o kadar ilgimizi çekti ki onlarla ilgili de daha detaylı yazı yazmadan duramadık.</p>
<p>*Bize bol bol sorulduğu için baştan söz etmeden geçmeyelim, <strong>yurt dışında internet kullanımı</strong> için bir e-sim uygulaması olan <strong><a href="https://airalo.pxf.io/3evb7M" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Airalo’yu</a></strong> önerebiliriz, böyle bir gelişme olduğundan beri neredeyse tüm gezilerimizde bu yöntemle internete erişim sağlıyoruz. Operatörlerin paket ücretlerinden çok daha makul bir fiyata denk geliyor ve ne kadar süre, ne kadar kullanıma ihtiyaç duyacağınıza göre istediğiniz paketi seçebiliyorsunuz. Uygulama ve fiyatlara göz atmak için <strong><a href="https://airalo.pxf.io/3evb7M" target="_blank" rel="noreferrer noopener">şuraya tık tık.</a></strong></p>
<h2><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2221.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7057" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2221.jpg" alt="vilnius litvanya" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2221.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2221-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2221-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /><br />
</a><strong>Vilnius Gezi Rehberi: Vilnius&#8217;a Ne Zaman Gidilir &amp; Vilnius&#8217;ta Ne Kadar Kalınır? </strong></h2>
<p>Vilnius’a ne zaman gidilir sorusuna hiç kafanızı karıştırmadan net bir şekilde cevap verelim; mümkünse <strong>yaz aylarında</strong>. Temmuz-Ağustos hava durumu ortalamasının bile 22 derece civarında olduğu bir şehre bir çılgınlık yapıp havanın eksi bilmem kaç derece olduğu kış aylarında gitmeye kalkışırsanız sizi ne aşırı bir miktarda votka tüketmek kurtarabilir ne de en kalın kıyafetleriniz. Tabii ki bir şekilde hayatta kalmayı başaracağınıza eminiz, biz yine birazcık abartıyoruz. Ama şehri en iyi şekilde keşfetmek istiyorsanız ve zatürreye hoşgeldin partisinin VIP misafiri olmak niyetinde değilseniz kış aylarını es geçin deriz. Biz çok zeki olduğumuzu düşünerek yaz ve kış döneminin arasında kalan bir dönemde, Eylül ayının ortasında gitmeye karar verdik ve en kalın kış kıyafetlerimiz ve montlarımızla bile tutunmakta güçlük çektik. Lakin tüm bunları bir kenara bırakıp gaza gelerek kış aylarında gidecek olursanız göğüs gereceğiniz zorluklara karşılık bir bonus geliyor: Vilnius&#8217;un inanılmaz güzel görünen karlı hali!</p>
<p>Evet biraz gözünüzü korkutmayı başardığımızı varsayarak diğer sorumuza geçebiliriz. Bunlar hep sizin iyiliğiniz için&#8230;.. Aslında bu soruyu cevaplamak pek de huyumuz değil, normalde size bir şehirde ne kadar kalınması gerektiğini söylemeyi hiç sevmiyoruz. Çünkü bize “orada 1 gün kalsanız yeter, hiçbir şey yok” gibi önerilerle gelindiğinde ve durumun aslında hiç de öyle olmadığını fark ettiğimizde o kişinin arkasından DEV dedikodu yapıyoruz&#8230;.. Tabii ki herkesin gezme anlayışı ve ilgi alanları çok farklı. Ama size bir fikir olması açısından şunu söyleyebiliriz: Müzeleri detaylı bir şekilde gezmek, bol bol mekan denemek, <strong><a href="http://oitheblog.com/2016/10/01/uzupis-cumhuriyeti-litvanyanin-orta-yerinde-bu-nasil-bir-cumhuriyet/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Trakai</a>’ye</strong> geçmek ve şehri aklınızı yitirmeden sakin bir biçimde keşfetmek niyetindeyseniz Vilnius’a <strong>en az 3 gün</strong> ayırmanızı önerebiliriz. Ama şöyle hızlıdan bir gezi yapmak ve sadece turistik yerleri gezmek sizi tatmin edecekse amacınıza 1-2 gün içerisinde de ulaşabilirsiniz.</p>
<h2><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2230.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7058" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2230.jpg" alt="vilnius old town" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2230.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2230-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2230-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /><br />
</a><strong>Vilnius Gezi Rehberi: Vilnius&#8217;ta Ulaşım Meselesi</strong></h2>
<p>Güzel haber: Vilnius&#8217;a İstanbul&#8217;dan direkt uçuş mevcut. Üstelik uçuş yaklaşık 2 saat sürüyor, dolayısıyla İstanbul’dan Vilnius’a ulaşım kısmı aslında çok kolay. Gelelim sizi ilgilendirebilecek başka ulaşım konularına.</p>
<p><strong>Vilnius Havaalanı&#8217;ndan şehir merkezi yaklaşık 5km</strong> uzaklıkta ve ulaşmak için birçok seçeneğiniz olsa da en pratik yolu tren ya da taksi. <strong>Taksi 15 Euro</strong> civarı tutuyor ve özellikle birkaç kişilik bir grupsanız en mantıklı seçenek olabilir. Ya da Vilnius Havaalanı&#8217;ndan şehirdeki ana tren istasyonuna giden treni de kullanabilirsiniz, <strong>tren bileti yaklaşık 1 Euro.</strong></p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2244.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7059" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2244.jpg" alt="vilnius ulaşım" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2244.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2244-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2244-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /><br />
</a>Şehir içinde ulaşım için ise yürümekten bacaklarınızın 3cm kaldığı noktada <strong>otobüs veya troleybüs</strong> kullanabilirsiniz. Şahsen bizim tekniğimiz bu. Vilnius haritada göründüğü kadar küçük bir şehir değil ve bizim gibi günde 25km yürüyen insanlar için bile yer yer toplu taşıma kullanma ihtiyacı uyandırabiliyor. Otobüs ve troleybüs şehrin birçok noktasına ulaşıyor ama <strong>taksi kullanmaya</strong> da çekinmenize gerek yok, ücreti birçok Avrupa şehrine kıyasla daha makul. Örneğin bizim şehir içinde gittiğimiz en uzak nokta 5 Euro tuttu. Bu noktada yaşayabileceğiniz tek sorun taksinin kendisini bulmak olabilir, çünkü yolda taksi durdurmak pek yaygın bir durum değil. Tren istasyonu, ana meydanlar gibi noktalarda taksi durağı oluyor ama genel anlamda bu işi taksi çağırarak halletmeniz gerekecek. Restoranlar, barlar, hatta müzeler bile bu duruma gayet alışık, dolayısıyla hiç çekinmeden birinden taksi çağırmasını rica edebilirsiniz. Son çare bizim gibi Türk stili yola atlayıp aniden araçlarına binme tekniği var, kafaları karışıyor ve bir şey diyemiyorlar. Yüzde yüz çalışıyor.</p>
<p>Eğer <strong>Vilnius’tan Trakai’ye</strong> ya da civardaki diğer şehirlere geçmek gibi bir niyetiniz varsa otobüs terminalinin ve tren istasyonun nerede olduğunu bilmek isteyebilirsiniz. Terminalin ve istasyon <strong>Gelezinkelio Caddesi</strong> üzerinde karşı karşıya bulunuyor. Biz treni Minsk’ten Vilnius’a geçerken, otobüsü de Trakai’ye geçerken kullanmıştık. Otobüs saatleri için <a href="https://www.autobusubilietai.lt/?iticket" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">şu siteye</a>, tren saatleri ve biletleri için de <a href="http://www.litrail.lt/" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">şu siteye</a> göz atabilirsiniz.</p>
<h2><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2347.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7049" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2347.jpg" alt="comfort hotel vilnius" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2347.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2347-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2347-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /><br />
</a><strong>Vilnius Gezi Rehberi: Vilnius&#8217;ta Konaklama</strong></h2>
<p>Vilnius’ta gezilecek yerler ve önereceğimiz mekanlar şehrin birkaç farklı yerine dağılmış durumda. Gezeceğiniz turistik noktaların çoğu <strong>Old Town</strong> civarında bulunuyor ve yakınında bir noktada konaklamanız işinizi kolaylaştırabilir. Ancak şöyle bir sorun var, Old Town aslında pek de küçük bir bölge sayılmaz ve önereceğimiz müzeler, akşam yemeği ve içki içmek için gitmek isteyebileceğiniz mekanlar birbirinden yürümeye üşeneceğiniz bir mesafede olabilir. Dolayısıyla her halükarda çareyi taksiye binmekte veya toplu taşıma kullanmakta bulabilirsiniz ve ne noktada konaklayacağınız konusuna pek de takılmanıza gerek yok.</p>
<p>Biz Old Town’un dışında bir noktada kalan <a href="https://www.booking.com/hotel/lt/comfort-vilnius-vilnius.en.html?aid=7953563&amp;no_rooms=1&amp;group_adults=2" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer"><strong>Comfort Hotel</strong>’</a>de konakladık ve gayet memnun kaldığımızı söyleyebiliriz. Çalışanları oldukça sempatik ve yardımseverdi ve odaların temizliği ve ebatı gayet iyiydi. Hatta odanın büyüklüğü konusunda şaşkına uğradık diyebiliriz, zira genelde bu tip otellerin odalarında kendi eksenimizde dönmekte zorluk çekmeye alışkınız. Ayrıca otelde bir “Rock n Roll” teması hakim ve güzel görseller var, genel olarak oldukça modern ve eğlenceli bir ortama sahip. Tek sorunu birçok noktaya yürüme mesafesinde olmaması, ama dediğimiz gibi bunu da taksi veya toplu taşıma ile kolaylıkla halledebilirsiniz.</p>
<h2><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2352.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7054" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2352.jpg" alt="vilnius street art" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2352.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2352-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2352-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /><br />
</a><strong>Vilnius Pahalı Mı?</strong></h2>
<p>Vilnius birçok Avrupa şehrine göre daha uygun denilebilir ama çok ucuz da sayılmaz. Ne kadar güzel açıkladık di mi? Şimdi size birkaç örnekle geliyoruz;</p>
<p><strong>Su:</strong> Musluktan içilebiliyor ve her restoranda şişe su bulunmuyor ama denk gelirseniz fiyatı 1.80-2.20Euro civarında.</p>
<p><strong>Kokteyl:</strong> 4.50-7 Euro</p>
<p><strong>Bir kadeh şarap:</strong> 3-3.50 Euro</p>
<p><strong>Kahve:</strong> 1.90-2.50 Euro</p>
<p><strong>Bira:</strong> 2.10-3 Euro</p>
<p><strong>Popüler bir restoranda ana yemek: 7-15 Euro </strong>(et vb. 12-15 euro civarında)</p>
<p>Eğer Vilnius’ta bol bol müze gezmek ve toplu taşımayı kullanmak niyetindeyseniz bir adet <strong>Vilnius City Card</strong> almanız mantıklı olabilir. Bu kartla şehirdeki birçok müzeye ücretsiz girebiliyorsunuz ve toplu taşımayı sınırsız kullanabiliyorsunuz. Ayrıca bazı restoran ve cafelerde indirim de sağlıyor. 3 farklı kart seçeneği var; toplu taşımanın dahil olmadığı 24 saatlik kart <strong>15 Euro</strong>, toplu taşımanın dahil olduğu 24 saatlik kart <strong>20 Euro</strong> ve toplu taşımanın dahil olduğu 72 saatlik kart <strong>30 Euro</strong>. Bu kartı satın almanın mantıklı olup olmadığını ziyaret etmeyi düşündüğünüz müzelere göre değerlendirebilirsiniz. <a href="http://www.vilnius-tourism.lt/en/what-to-see/vilnius-city-card/" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">Şuradaki </a>sitede hangi noktalara ücretsiz giriş yapabileceğinize ve kartın nerede satıldığına dair bazı bilgiler var, satın almadan önce oraya bir göz atın deriz.</p>
<p>*Eğer Vilnius City Card alacak olursaniz size kart ile birlikte verilen broşürü yanınızda bulundurun. Müzeler ücretsiz giriş için broşürün içindeki “Free Admission” kağıdını kopartıyor.</p>
<h2><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2374.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7055" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2374.jpg" alt="vilnius gezilecek yerler" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2374.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2374-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2374-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /><br />
</a><strong>Vilnius Gezi Rehberi: Vilnius&#8217;ta Gezilecek Yerler</strong></h2>
<p>Vilnius keşfine başlamak için en mantıklı nokta <strong>Old Town</strong>, yani eski şehir bölgesi. Bu bölge hem görmek isteyebileceğiniz birçok turistik noktayı, hem de dolaşıp fotoğrafını çekmek isteyeceğiniz aşırı sevimli sokakları barındırıyor. Hatta aşağıda önereceğimiz birçok noktayı ve mekanı da bu bölgenin kapsadığını söyleyebiliriz. Yukarıda söz ettiğimiz gibi, aslında bu bölge oldukça büyük ve hangi noktasından başladığınızın çok da bir önemi yok. Eminiz gezinizin sonunda zaten çok büyük bir kısmını dolaşacak ve &#8220;ya burdan 58. geçişimiz galiba&#8221; şüpheleri içinde olacaksınız. Ama biz size yine de es geçmemeniz gereken noktaları paylaşacağız tabii. Vilnius Gezi Rehberi yazıyoruz dedikten sonra yazıyı burada bitiremezdik, siz de haklısınız.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2268.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7048" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2268.jpg" alt="vilnius katedrali" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2268.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2268-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2268-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /><br />
</a><strong>*Katedral Meydanı</strong></p>
<p>Gezilecek yerlere Vilnius’un ana meydanlarından biriyle başlıyoruz, Katedral Meydanı. Hayal gücünüzü biraz zorlayacağız belki ama bilin bakalım bu meydanda ne var? Evet doğru bildiniz, <strong>Vilnius Katedrali</strong>. Burası ülkenin en önemli Katolik kilisesi. Birçok yangına ve savaşa maruz kaldığı için bayağı tadilat görmek zorunda kalmış. Tarihi biraz muallakta ama bazı kalıntılar tam bu noktada 13.yüzyılda bir Pagan tapınağı yer aldığını işaret ediyor. Sovyet döneminde ise kapatılmış ve resim galerisi olarak kullanılmaya başlanmış. Hatta bir ara oto tamir alanı olarak kullanıldığı bile söyleniyor!? Şakalar şakalar. Neyse, sonuç olarak 1988’de tekrar kilise statüsünü kazanmış ve günümüzdeki halini almış.</p>
<p>-Katedralin önündeki karelerden bir tanesinin farklı olduğunu göreceksiniz, o <strong>“Miracle Tile”</strong> dediklerinin ta kendisi. Eğer bir dilek dileyip üstünde 3 kere dönerseniz, dileğiniz gerçek oluyormuş efenim. Biz dönemedik, dengemizi kaybettik, belli ki Brad Pitt-Angelina Jolie ayrılığının bizden yana bir faydası olmayacak&#8230;Kısmet&#8230;</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2296.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7053" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2296.jpg" alt="pilies street vilnius" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2296.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2296-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2296-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></p>
<p><strong>*Pilies Sokağı </strong></p>
<p>Katedral Meydanı’ndan birazcık yürüdüğünüzde Old Town bölgesinin ana sokaklarından biri olan Pilies’e varıyorsunuz. Burası Vilnius’un en eski sokağı olarak da biliniyor. Eskiden (bayağı eski bir dönemden bahsediyoruz) Vilnius Kalesi’ne ulaşmak için bu yolun kullanılması gerekiyormuş ve zengin, soylu ailelerin yaşadığı bir yermiş. Günümüzde bu kadar büyük bir önem taşıyor olmasa da Vilnius’un en bilinen sokaklarından biri. Kafeler, hediyelik eşya ve obje satan mağazalar ve restoranlar var. Bu civarda bolca kehribardan yapılmış (ingilizcede Amber olarak geçiyor) takı ve objel de görebilirsiniz. Litvanya civarında, özellikle Rusya ve Baltık Denizi’nde çıktığı için bayağı popüler. Pilies’teki mekanlar biraz daha turistik, ama Vilnius gibi turist sayısı nispeten az olan bir şehirde turistik bir aktiviteden kaçınmanıza pek de gerek olmadığını düşünüyoruz. Hem zaten siz turistsiniz kardeşim, onca sarı insanın arasında ne kadar gizlenebilirsiniz ki?</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2309.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7039" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2309.jpg" alt="literatu gatve vilnius" width="634" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2309.jpg 634w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2309-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2309-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 634px) 100vw, 634px" /></a></p>
<p>-Hazır Pilies’e gitmişken bu sokak ile kesişen <strong>Literatu Gatve</strong>’ye de göz atmayı unutmayın. Burası Litvanyalı edebiyatçılara adanmış ve duvarlarında edebiyat tarihinde önemi olan kişilerin çalışmalarına dair görseller var.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2287.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7038" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2287.jpg" alt="gediminas tower" width="634" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2287.jpg 634w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2287-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2287-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 634px) 100vw, 634px" /></a></p>
<p><strong>*Gediminas Kulesi </strong></p>
<p>Burası <strong>Vilnius Kalesi</strong>’nden arda kalan tek yapı. Katedral Meydanı ve civarındaki birçok noktadan tepeye baktığınızda görüyor olacaksınız, pek kaçarınız yok. Aşağıdan görmek sizi tatmin etmediyse tepesine de çıkabilirsiniz. Burada hem şehrin panoramik manzarasını görebileceğiniz bir nokta, hem de <strong>Litvanya Ulusal Müzesi</strong> kapsamındaki sergi alanlarından biri var. (Litvanya Ulusal Müzesi adı altında birkaç farklı müze var)</p>
<p>&#8211;<em>Tepeye Katedral Meydanından <strong>yürüyerek</strong> ya da <strong>Arsenalo Sokağı</strong> üzerinde bulunan <strong>füniküler </strong>ile çıkabilirsiniz. </em></p>
<p><em>&#8211;<strong>Giriş 4 Euro</strong>, Vilnius City Card’a dahil, füniküler gidiş dönüş 2 Euro</em></p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2426.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7042" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2426.jpg" alt="vilnius gezi rehberi" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2426.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2426-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2426-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></p>
<p><strong>*St. Anne Kilisesi </strong></p>
<p>Vilnius’taki en güzel kiliselerden biri kesinlikle St. Anne Kilisesi. Gotik mimarisi bu kiliseyi şehirdeki diğer kiliselerden çok farklı kılıyor ve bizce kesinlikle görülmesi gereken yerlerden. Kilisenin son halini Prag Kalesi’nde de parmağı olan mimar Benedikt Rejt’in tasarladığı söyleniyor. Bir de 1812 yılında kiliseyi ziyaret eden Napoleon binayı o kadar beğenmiş ki, Paris’e götürmek istediğini söylemiş. Her şeyi abart Napoleon tamam mı? Her şeye bir diyecek lafın var. Beğendim de geç işte niye insanların kilisesine dadanıyorsun ya?</p>
<p>-Bu civardayken Litvanya’nın ana Ortodoks Kilisesi olan <strong>Theotokos Katedrali’</strong>ni de görebilirsiniz.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2365.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7041" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2365.jpg" alt="gates of dawn vilnius" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2365.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2365-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2365-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></p>
<p>*<strong>Şafak Kapısı (Gates of Dawn)</strong></p>
<p>Şafak Kapısı 1500’lü yılların başında inşa edilen ve zamanında Vilnius’ta bulunan 5 şehir kapısından tek ayakta kalanı. Bu kapıların tepesine şehri saldırılara karşı koruyacağına inanarak Meryem Ana görselleri yerleştiriliyormuş. Şafak Kapısı’nın tepesinde bulunan şapelde de en önemli Meryem Ana resimlerinden birini görebilirsiniz. Burası hem Ortodoks hem de Katolik Hristiyanların ibadet ettiği bir şapel ve şehrin en önemli noktalarından biri olduğu için Sovyet döneminde de açık kalmayı başarmış.</p>
<p>&#8211;<em>Adres: Ausros Vartu 14</em></p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2487.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7052" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2487.jpg" alt="vilnius müze" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2487.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2487-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2487-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></p>
<p>*<strong>Ulusal Sanat Galerisi</strong></p>
<p>Litvanya Sanat Müzesi kapsamında birkaç farklı sanat müzesi bulunuyor ve bunlardan en büyük ve en önemli koleksiyona sahip olanı Ulusal Sanat Galerisi. Özellikle Vilnius’ta kısıtlı bir zamanınız varsa direkt bu müzeyi hedef alabilirsiniz. Müzedeki koleksiyon 20. yüzyıldan günümüze kadar olan modern dönemdeki Litvanyalı sanatçıların en önemli eserlerini barındırıyor. Ayrıca geçici sergiler de oluyor, programa göz atmayı unutmayın.</p>
<p>&#8211;<em>Giriş ücreti 1,80. Vilnius Card’a dahil</em></p>
<p><em>-Pazartesi günleri kapalı  </em></p>
<p><em>-Adres: Konstitucijos pr. 22</em> <em>(burası Old Town bölgesinin dışında kalıyor, toplu taşıma veya taksi şiddetle önerilir)  </em></p>
<p><a href="https://www.google.com.tr/search?q=frank+zappa+monument+vilnius&amp;espv=2&amp;biw=1242&amp;bih=580&amp;source=lnms&amp;tbm=isch&amp;sa=X&amp;sqi=2&amp;ved=0ahUKEwili5Gg1bTPAhXJAsAKHf5gBzAQ_AUIBigB#q=frank+zappa+monument+vilnius&amp;tbm=isch&amp;tbs=isz:l&amp;imgrc=sPaRry0jrnWjDM%3A"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-7071" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/paminklas-frankui-zappai-710958021.jpg" alt="frank zappa vilnius" width="630" height="420" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/paminklas-frankui-zappai-710958021.jpg 634w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/paminklas-frankui-zappai-710958021-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/paminklas-frankui-zappai-710958021-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 630px) 100vw, 630px" /></a><a href="https://www.google.com.tr/search?q=frank+zappa+monument+vilnius&amp;espv=2&amp;biw=1242&amp;bih=580&amp;source=lnms&amp;tbm=isch&amp;sa=X&amp;sqi=2&amp;ved=0ahUKEwili5Gg1bTPAhXJAsAKHf5gBzAQ_AUIBigB#q=frank+zappa+monument+vilnius&amp;tbm=isch&amp;tbs=isz:l&amp;imgrc=sPaRry0jrnWjDM%3A"><br />
</a>*<strong>Frank Zappa Anıtı</strong></p>
<p>Litvanya Sovyetler Birliği’nden ayrıldığında şehirden kaldırılan Lenin, Marx gibi kişilierin heykellerin boşluğunu doldurmak için bir takım fikirler öne sürülmüş. Bunların arasında özellikle bir tanesinin oldukça enteresan bir hikayesi var; Frank Zappa Anıtı.</p>
<p>Aslında her şey &#8220;bohem kesimden&#8221; olduğu vurgulanıp duran bir devlet memurunun (Evet bu kombinasyon kulağa biraz garip geliyor, bohem devlet memuru) hayranı olduğu Frank Zappa için bir fan kulübü kurmasıyla başlıyor. O dönemde halk komünizm döneminin bitişini sembolize edecek bir şey arayışını giriyor ve bu devlet memurunun bir takım çabaları sonucu o sembolün sistemsel ve politik eleştiri yapmakla meşhur olan Frank Zappa olmasını uygun görüyorlar ve şehre heykelini koyuyorlar. İlk başlarda, “ne alaka yahu” gibi tepkiler de doğuyor tabii. Kim lan bu herif böyle Tintin&#8217;in köpeki kılıklı, şehrimize heykelini diktiniz tepkileri falan havada uçuşuyor. (nasıl güzel anlatıyoruz di mi) Bu noktada heykeli yapmak için yetkilileri Frank Zappa’nın Yahudi olduğuna ikna ettikleri bile söyleniyor. Yahudilerin yaşanan soykırım sebebiyle Litvanya’nın tarihinde önemli bir yeri olduğu için Frank Zappa’nın Yahudi olmasının artı puan olacağı düşünülmüş. Hikayenin bu kısmı ne kadar doğru bilemiyoruz ama görmek isterseniz heykel hala Vilnius’ta.</p>
<p><strong><em>&#8211;</em></strong><em>Adres:  Kalinausko g. 1</em></p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2612.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-7021" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2612.jpg" alt="kgb prison" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2612.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2612-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2612-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></p>
<p>*<strong>Museum of Genocide Victims</strong> <strong>(Soykırım Kurbanları Müzesi)</strong></p>
<p>Vilnius’ta mutlaka görülmesi gereken 3 yer listesi yapmak zorunda olsak dahil edeceğimiz yerlerden biri kesin olarak burası olurdu. KGB Müzesi olarak da bilinen bu müze tahmin edebileceğiniz üzere eski KGB binasının içinde yer alıyor. Müze Sovyetler Birliği’nin Litvanya’daki 50 yıllık işgali, Litvanyalıların bu dönemdekini direnişi ve Nazilerin işgali ve tüm bu dönemlerde yaşanan insan hakları ihlalleri, idamlar, tutuklanmalar hakkında bilgi vermek üzerine kurulmuş. Müzenin en ilgi çekici kısmı binanın bodrum katındaki hapishane bölümünde  yer alıyor. Hapishane hem Sovyetler hem de Naziler tarafından kullanılmış ve KGB’nin 1991’de bıraktığı haliyle duruyor. Burası ile ilgili inanılmaz bilgiler edindik ve eminiz sizin de ilginizi çekecektir. Dolayısıyla konuyu burada yarım bırakarak bu müze ile ilgili ayrı bir yazı yazmaya karar verdik, <a href="http://oitheblog.com/2016/10/01/litvanyanin-karanlik-gunleri-sovyet-donemi-ve-nazi-katliamlari/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şuradan</a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p>-Müzeye mutlaka geniş bir zaman diliminde gitmenizi öneririz, müze inanılmaz detaylı ve eminiz uzun bir zaman geçirmek isteyeceksiniz.</p>
<p>&#8211;<em>Adres: Auku g. 2 </em></p>
<p><em>-Pazartesi Salı kapalı</em></p>
<p><em>-Giriş 4 Euro, Vilnius Card’a dahil</em></p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF23841.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7050" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF23841.jpg" alt="uzupis vilnius" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF23841.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF23841-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF23841-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></p>
<p><strong>*Uzupis</strong></p>
<p>Geldik Vilnius&#8217;un en değişik yerlerinden birine, &#8220;Uzupis Cumhuriyeti&#8221;. Aslında burası Vilnius&#8217;un içinde bir bölge. Kendi marşları, kendi anayasaları, kendi başkanları ve hatta mevsime göre değişen 4 tane bayrakları ve 12 kişilik bir orduları bile var. Litvanya Sovyetlerden ayrıldıktan sonra Uzupis, devlet tarafından ötelenen, önemsenmeyen, hatta çoğunlukla evsizlerin yaşadığı bir bölgeymiş. Bunun sonucunda sanatçı kesim tarafından bir nevi &#8220;işgal edilmiş&#8221; ve zamanla bu noktaya gelmiş. Resmi olarak ayrı bir devlet şeklinde kabul edilmiyor ama, girişinde tabelası bile mevcut. Tabii ki elinizi kolunuzu sallaya sallaya girebiliyorsunuz ve olumsuz bir durum söz konusu değil. Devlet Uzupis&#8217;in varlığından rahatsız olmamakla birlikte, destekliyor bile diyebiliriz. Aslında burası da Ljubljana’da bulunan Metelkova ve Kopenhag’da bulunan Christiania bölgesi gibi düşünülebilir. Uzupis ile igili <a href="http://oitheblog.com/2016/10/01/uzupis-cumhuriyeti-litvanyanin-orta-yerinde-bu-nasil-bir-cumhuriyet/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şurada</a> daha detaylı bir yazımız var.</p>
<p>-Uzupis bölgesinin ana girişi Uzupio Undinele Köprüsü. (Uzupis tabelası da burada bulunuyor)</p>
<p>-Yukarıda bahsettiğimiz anayasanın birçok farklı dilde yazılmış halini Pauipo caddesi’nde okuyabilirsiniz. Türkçesi de var..</p>
<p>-Uzupio caddesi üzerinde Uzupis’in simgesi olan melek heykelini görebilirsiniz.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2226.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7036" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2226.jpg" alt="litvanya mutfağı" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2226.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2226-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2226-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></p>
<h2><strong>Vilnius Gezi Rehberi: Vilnius Yeme İçme Notları</strong></h2>
<p>Beyaz Rusya yazımızda da biraz bahsetmiştik, Litvanya ve civarındaki ülkelerin mutfağı aslında birbirine çok benziyor ve Rus mutfağından hallice diyebiliriz. Türlü türlü patates yemeği ve mantı benzeri dumpginler havada uçuşuyor. Ayrıca pancar aşırı popüler. Soğuk pancar çorbası, pancar salatası, pancar pancar pancar&#8230;TAMAM ANLADIK PANCAR ULAN PANCAR. Pancar ve patates yemekten kaçarınız yok arkadaşlar. Evet sığlık seviyemizi daha fazla düşürmeden sadade gelelim. Patates yemekten şikayet edecek değiliz, kaldı ki kumpir ve türlü türlü patates yemeğinin kökeni olan bir ülkede yaşıyoruz. Ama buradaki yemeklerin pek de bizim damak tadımıza uygun olduğunu söyleyemeyeceğiz. Belki de bizim talihsizliğimizden, yanlış yerlere gitmemizden kaynaklanmış olabilir tabii. Onu da sizin denemenize ve yorumunuza bırakıyoruz. Zaten nasıl Türkiye&#8217;desiniz diye sabahtan akşama kadar şiş kebaaab ve rakiiii tüketmeniz gerekmiyorsa Vilnius&#8217;ta da dünya mutfağından gayet güzel örnekler bulabiliyorsunuz, o yemeklere mahkum değilsiniz yani. Buna dayanarak size Vilnius’tan bir takım mekan önerileriyle geliyoruz.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2459.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7051" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2459.jpg" alt="strange love vilnius" width="634" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2459.jpg 634w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2459-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2459-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 634px) 100vw, 634px" /></a></p>
<p>*<strong>Strange Love</strong>: Şehrin en popüler kahvecilerinden biri. Kahveleri güzel, tatlıları baya başarılı. Mekan şehrin en büyük parklarından biri olan <strong>Bernardinai Parkı&#8217;nın</strong> hemen yanında bulunuyor. Bir kahve ve atıştırmalık kapıp parka bayılmak için ideal olabileceği  gibi, karlı zamanda giderseniz bu çok kötü bir fikir olabilir. Uyursanız ölürsünüz arkadaşlar. <strong><em>(B. Radvilaites g. 6B)</em></strong></p>
<p><strong>*Mint Vinetu: </strong>Hem cafe hem de kitapçı olan sevimli mekan. Lokallerin takılmayı sevdiği favori mekanlardan. İçinde İngilizce kitaplar da var, plak satılan bir bölüm de. Uzun uzun vakit geçirmeye vaktiniz olur mu bilmiyoruz ama bir göz atabilirsiniz. Ayrıca ufak tefek hediyelik eşyalar da satıyorlar. <strong><em>(Sv. Ignoto g. 16)<br />
</em></strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2510.jpg"><br />
<img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7045" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2510.jpg" alt="vilnius en iyi kahveciler" width="589" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2510.jpg 589w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2510-300x215.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2510-210x151.jpg 210w" sizes="(max-width: 589px) 100vw, 589px" /></a></p>
<p><strong>*Crooked Nose &amp; Coffee Stories: </strong>Şehrin en favori kahvecilerinden. Buranın diğer 3. dalga kahvecilere kıyasla biraz daha farklı bir tarzı var. İçmek istediğiniz kahve çekirdeğini koklayarak, hatta tadarak seçiyorsunuz ve sonrasında kendilerine özgü teknikleri ile kahveyi demliyorlar. Mekan da sahibi de acayip sempatik, tam bir canısı, mutlaka uğrayın deriz. Kendisi siz oralara gittiğinizde büyük ihtimalle İstanbul&#8217;u gezip gelmiş olacak, alın size muhabbet konusu.<strong> <em>(Saltiniu g. 20)</em> </strong></p>
<p><strong>*Taste Map coffee Roasters: </strong>Şehirdeki en iyi kahvecileri tespit etmeye kendini adamış bir ikiliden bir kahveci önerisi daha geliyor. Burası da sevdiğimiz kahvecilerden biri oldu. Lokallerin bir bildiği varmış. İsterseniz eve de alabilirsiniz.<strong> <em>(Gyneju g. 14C)</em></strong></p>
<p><strong>*Pinavija Cafe: </strong>Şehrin en popüler pastanelerinden. Biz şampanya, yaban çilekli ve fıstıklı pastasını denemiş bulunduk ve çok beğendik. Başka bir sürü tatlı çeşidi de var, eminiz hoşunuza giden bir şey bulursunuz. Bu arada pasta seçerken tüm pastayı önünüze koyuyorlar, diliminizin boyutunu kendiniz seçiyorsunuz, pek tatlı. <strong><em>(Vilniaus g. 21)</em></strong></p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2510.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7037" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2227.jpg" alt="kitchen vilnius" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2227.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2227-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2227-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></p>
<p>*<strong>Kitchen: </strong>Buraya geldiğinizde yanlışlıkla birinin evine geldiğinizden şüphelenebilirsiniz çünkü mekan şehrin orta yerinde bulunan bir binanın üst katında yer alıyor. Minimal ve şık bir tasarımı var ve yemekleri oldukça başarılı. Bizi Litvanya’ya özgü tatları sevdiren yer oldu diyebiliriz. Özellikle pancarlı ve peynirli salatasını önerebiliriz, biz hastası olduk, hala onu konuşuyoruz. <strong><em>(Didzioji g. 11)</em></strong></p>
<p><strong>*Chaika: </strong>Birçok farklı çay çeşidi olan kafe. Açıkçası biz çaylarının herhangi bir olayı olduğunu düşünmüyoruz ama mekan oldukça tatlı ve bir mola için uğranabilir. PS. <span style="color: #000000;">Eğer size &#8220;bi&#8217; tane değişik çayımız var kokusu garip ama çok seviliyor&#8221; diye başlayan bir cümle ile yanaşırlarsa o çayı kesinlikle reddedin. Hakikaten çok kötü. </span><strong><em>(Totoriu g. 7)</em></strong></p>
<p><strong>*Cat Cafe: </strong>İtiraf ediyoruz burayı sadece kafenin içinde bir sürü kedi olduğu için merak etmiş bulunduk. Kafenin başka herhangi bir olayı oluğu söylenemez ama kedi severlerden Vilnius’ta böyle bir kafe olduğu bilgisini esirgemek istemedik. Hayat gayesi şişman ve kedili kadın olmak olan bir ikiliyiz, bu bilgiyi nasıl es geçebilirdik? <strong><em>(J. Jasinskio g.1)</em></strong></p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2336.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7040" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2336.jpg" alt="huracan coffee" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2336.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2336-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2336-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></p>
<p>*<strong>Huracan Coffee: </strong>Birkaç farklı lokasyonda karşılaşabileceğiniz bir diğer 3. dalga kahveci. Kahvesi oldukça güzel, isterseniz eve de alabiliyorsunuz. Konsept olarak en çok beğendiğimiz lokasyonunun adresi ile geliyoruz.<strong> <em>(Vokieciu g. 15)</em></strong></p>
<p><strong>*Sugamour: </strong>Avrupa’daki leş kahvaltılar sebebiyle hayat kurtarabilen nitelikte olan Eggs Beneddict’li kahvaltı için önerebileceğimiz mekan. Ayrıca tatlı konusunda oldukça popüler olan bir pastane. <strong><em>(Vokieciu g. 11) </em></strong></p>
<p>*<strong>Forto dvaras: </strong>Yukarıda da söz ettiğimiz, Litvanya’nın mutfağı ile talihsiz bir gece geçirdiğimiz, ama lokal yemek için en çok önerilen mekan. Lokaller tarafından da bayağı seviliyor ve masa için uzunca bir sıra beklemeniz gerekebiliyor. Ayrıca servisleri inanılmaz yavaş, eğer Litvanya mutfağına özgü bir şeyler denemek niyetindeyseniz biraz tok gitmek mantıklı bir karar olabilir.Şu meşhur soğuk pancar çorbasını deneyecek olursanız bize de yorumunuzu iletin, merak ediyoruz. Biz sevdik ama bir sürü sevmeyenle de karşılaştık.<strong> <em>(Pilies g. 16)</em></strong></p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2483.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7043" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2483.jpg" alt="boom burgers vilnius" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2483.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2483-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2483-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></p>
<p>*<strong>Boom Burgers:</strong> Hayatımızda yediğimiz en iyi burger listesinde ilk 3’e girmeyi başaran mekan. Biz boom burger denemiş bulunduk ama menüde birçok farklı seçenek var, eminiz diğerleri de oldukça lezzetlidir. <strong><em>(Gedimino pr. 1)</em></strong></p>
<p>*<strong>Gaspar’s: </strong>Orada tanıştığımız birkaç farklı lokalden “akşam yemeği için nereye gidilir” sorusuna cevap olarak duyduğumuz restoranlardan biri. Mekana adını veren şef Gaspar Hint mutfağından esinlenerek dünya mutfağına kendi yorumunu katmış, oldukça güzel bir mekana benziyor. Deneme şansımız olmadı ve aklımızda kalan yerlerden biri oldu. <strong><em>(Pylimo g. 23)</em></strong></p>
<p><strong>*Alaus Biblioteka: </strong>Lokaller tarafından sevilen ama deneme şansımızın olmadığı bir başka bar. Şehirdeki birçok bar gibi Pazar ve Pazartesi günleri kapalı. (bu bir isyan cümlesidir)<strong> <em>(İslandijos g. 1)</em></strong></p>
<p><strong>*Kavos Virejai: </strong>Hayatımızda yediğimiz en iyi brownielerden birini ve iyi kahve kombinasyonunu yakalayarak kalbimizi çalan tatlış mekan.<strong> <em>(Pylimo g. 19)</em> </strong></p>
<p><strong>*Who Hit John:  </strong>Şehrin en turistik noktalarından birinde olmasından mıdır, yoksa internette her listede önerilmesinden midir, burası bize biraz antipatik geldi. Ama kokteyllerini bayağı öneriyorlar, allah aşkına biri şurayı denesin bize de haber versin. <strong><em>(Rotuses a. 21)</em></strong></p>
<p>*<strong>King &amp; Mouse:</strong> Burası birçok çeşit viskiyi barından bir bar. Viski seviyorsanız burayı kaçırmayın deriz ama viski sevmiyorsanız da sorun yok, çünkü barlarında birçok seçenek var.  <strong><em>(Traku g. 2)</em></strong></p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2503.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7044" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2503.jpg" alt="rhum room vilnius" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2503.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2503-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF2503-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></p>
<p>*<strong>Rhum Room:</strong> Onlarca farklı rom seçeneği bulunan ve oldukça lezzetli kokteylleri olan bar. Barmenleri oldukça sempatik ve ne tarzda bir kokteyl istediğinizi söylerseniz sizi küçük sürprizlerle şaşırtabiliyorlar. Ayrıca isterseniz romları şişe olarak da satın alabiliyorsunuz. <strong><em>(Vilniaus g. 39)</em></strong></p>
<p>*<strong>Mojito Nights:</strong> Lokaller tarafından en sevilen barlardan biri. Biz gittiğimizde lokasyon değiştirdikleri için kapalıydı, denk gelirseniz deneyip bize de haber verirsiniz. <strong><em>(Vilniaus g. 28)</em></strong></p>
<p>*<strong>Rise Sushi:</strong> Şehirdeki en popüler sushicilerden ama bizce aşırı abartılmış ve hiçbir olayı yok. Buradaki sushileri denedikten sonra Sushico’ya plaket yollamak istedik, adamlar gerçekten bu işi biliyor arkadaşlar. <strong><em>(Gedimino pr. 43)</em></strong></p>
<p>*<strong>Beigelistai</strong>: Birkaç farklı lokasyonu olan bagelcı. Hızlıdan bir kahvaltı yapmak için ideal. <strong><em>(Rusu g. 1)</em></strong></p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF22601.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7061" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF22601.jpg" alt="vilnius melekler" width="634" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF22601.jpg 634w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF22601-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/09/DSCF22601-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 634px) 100vw, 634px" /></a></p>
<h2><strong>Vilnius İle İlgili Bir Takım İpuçları</strong></h2>
<p>-Vilnius’un <strong>lokal biralarından biri Vilniaus</strong> ve bizce oldukça başarılı bir bira, denemenizi tavsiye ederiz.</p>
<p>-Vilnius’ta çoğu insan <strong>iyi derecede İngilizce biliyor</strong>, bu konuyla ilgili herhangi bir sorun yaşayacağınızı sanmıyoruz.</p>
<p>-Litvanya’ya girmek için <strong>Schengen vizesi</strong> almanız gerekiyor ve <strong>para birimi Euro</strong>, bunu da hatırlatalım.</p>
<p>-Özellikle Old Town civarındayken bir binanın tepesinde veya rastgele bir noktada bir <strong>melek heykeli</strong> görme ihtimaliniz yüksek. Ay bu ne şirinmiş diyerek geçip gitmeyin, onlar aslında oldukça popüler. Heykeltraş Vaidotas Ramoska her ay 1 tane melek heykeli yapıyor ve bu melekler şehirde bir noktadan başka bir noktaya taşınıp duruyor. Amacı, insanlara mutluluk, güven vermesi ve en çok ihtiyaç duyulabilecek noktada karşılarına çıkması. Kolay taşınabilir olması için de oldukça hafif bir heykelmiş.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2016/09/29/vilnius-gezi-rehberi/">Vilnius Gezi Rehberi: Biraz Sosyalizm, Biraz Frank Zappa ve Bol Bol Pancar</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2016/09/29/vilnius-gezi-rehberi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>7</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
