<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Seyahat | OitheBlog</title>
	<atom:link href="https://oitheblog.com/tag/seyahat/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oitheblog.com/tag/seyahat/</link>
	<description>Gerçekten faydalı bir seyahat blogu</description>
	<lastBuildDate>Fri, 13 Feb 2026 10:49:05 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.1.9</generator>

<image>
	<url>https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/cropped-logo-32x32.png</url>
	<title>Seyahat | OitheBlog</title>
	<link>https://oitheblog.com/tag/seyahat/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Leap: San Fransciso&#8217;nun Kafe Konseptli Yeni Toplu Ulaşım Aracı</title>
		<link>https://oitheblog.com/2015/04/15/leap-san-franscisonun-kafe-konseptli-yeni-toplu-ulasim-araci/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Apr 2015 12:52:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[AMERİKA]]></category>
		<category><![CDATA[SAN FRANCISCO]]></category>
		<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika'da Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[california]]></category>
		<category><![CDATA[kafe otobüs]]></category>
		<category><![CDATA[leap]]></category>
		<category><![CDATA[leap bus]]></category>
		<category><![CDATA[leap buz nedir]]></category>
		<category><![CDATA[OitheBlog]]></category>
		<category><![CDATA[san francisco]]></category>
		<category><![CDATA[San Francisco Amerika]]></category>
		<category><![CDATA[san francisco blog]]></category>
		<category><![CDATA[san francisco cafe]]></category>
		<category><![CDATA[san francisco ipuçları]]></category>
		<category><![CDATA[san francisco nasıl bir yer]]></category>
		<category><![CDATA[san francisco öneriler]]></category>
		<category><![CDATA[san francisco public transportation]]></category>
		<category><![CDATA[san francisco toplu ulaşım]]></category>
		<category><![CDATA[san francisco ulaşım]]></category>
		<category><![CDATA[san francisco'da yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Seyahat]]></category>
		<category><![CDATA[Seyahat Blog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=4062</guid>

					<description><![CDATA[<p>San Francisco, dünyanın birçok metropolitan şehri gibi büyük bir sorun ile boğuşuyor; trafik. Şehrin içinde arabayla bir yere varmayı başarsanız...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2015/04/15/leap-san-franscisonun-kafe-konseptli-yeni-toplu-ulasim-araci/">Leap: San Fransciso&#8217;nun Kafe Konseptli Yeni Toplu Ulaşım Aracı</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>San Francisco, dünyanın birçok metropolitan şehri gibi büyük bir sorun ile boğuşuyor; trafik. Şehrin içinde arabayla bir yere varmayı başarsanız da arabanızı nereye park edeceğiniz ayrı bir dert. San Franciscoluların gönülleri isterdi ki her yere bisikletleriyle ulaşabilsinler. Ancak siz de şehri ucundan bile tanıyorsanız, buradaki yokuşlarda bisiklet kullanmanın sizi 10 kilo bırakabileceğini biliyorsunuzdur. Dolayısıyla çare toplu ulaşım araçları. Bu kadar laf kalabalığı yapmamızın sebebi de ilgimizi çekmeyi başaran yeni toplu ulaşım aracı; Leap.</p>
<p>Leap, dışarıdan baktığınızda bildiğiniz otobüslere benzese de ve bir yerden bir yere ulaşma amacına yönelik olsa da aslında içinde durum biraz farklı; çünkü bir kafe atmosferi yaratmak üzere tasarlanmış.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/04/leap4.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-4064" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/04/leap4.jpg" alt="leap san francisco" width="629" height="377" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/04/leap4.jpg 721w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/04/leap4-300x179.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/04/leap4-210x126.jpg 210w" sizes="(max-width: 629px) 100vw, 629px" /></a></p>
<p>Yolda geçen zamanın en verimli şekilde değerlendirilmesi için birçok özellik düşünülmüş. Ama en önemli özelliklerinden biri kuşkusuz ücretsiz wifi sağlanması. &#8220;Wifi çok şarj yiyor&#8221; diye düşünmenize de gerek yok. Çünkü telefonunuzu şarj etmek için prizler de mevcut.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/04/Untitled.png"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-4065" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/04/Untitled.png" alt="leap bus" width="640" height="267" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/04/Untitled.png 1685w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/04/Untitled-300x125.png 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/04/Untitled-1024x427.png 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/04/Untitled-210x88.png 210w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></a></p>
<p>Kahvesiz ve müziksiz kafe olmaz. Bunlar da düşünülmüş pek tabii. Otobüste kahve, su, organik meyve suları gibi içecekler ve bir takım atıştırmalıklar da satın almak mümkün. Ayrıca kahvenizi yudumlarken ve otobüste yeni arkadaş edindiğiniz insanlarla sosyalleşirken bir yandan da arka planda Bose hoparlörlerden (siz de hoparlörlelelele şeklinde zorlanarak okuyorsunuz di mi?) çalan şarkıları dinleyebilirsiniz. Ya da telefonunuzu şarja takıp kendi müzik listenizle sakin sakin takılabilirsiniz tabi, kimse sizi başka insanlarla arkadaş olmaya zorlamıyor, merak etmeyin.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/04/luxury-buses-leap-ride-san-francisco-raqwe.com-02.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-4066" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/04/luxury-buses-leap-ride-san-francisco-raqwe.com-02.jpg" alt="leap bus san francisco" width="639" height="484" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/04/luxury-buses-leap-ride-san-francisco-raqwe.com-02.jpg 720w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/04/luxury-buses-leap-ride-san-francisco-raqwe.com-02-300x228.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/04/luxury-buses-leap-ride-san-francisco-raqwe.com-02-210x159.jpg 210w" sizes="(max-width: 639px) 100vw, 639px" /></a></p>
<p>Kendi toplu ulaşım araçlarımızdan pek alışık olmadığımızdan kulağa tuhaf gelebilir ama bu otobüsün amaçlarından biri de sosyalleşmek üzerine denilebilir. Bizde olsa &#8220;metrobüste taciz edildi&#8221; tadında haberlere sürüklenmesi gayet olasılıklı. Ama Leap bunu da düşünmüş ve otobüse binenlerin yabancı kalmaması için bir özellik geliştirmiş. Otobüsü kullanmak için öncelikle web sitelerinden üye olmak veya akıllı telefonlarınızdan uygulamayı yüklemeniz gerekiyor. Burada oluşturduğunuz profil sayesinde bilet ve otobüste sunulan ürünleri satın alabiliyorsunuz, otobüste nakit geçmiyor. Yani siz otobüse bindiğinizde ve biletinizi otobüsün girişinde bulunan cihaza telefonunuzdan veya aldığınız çıktıdan scan ettiğinizde, profiliniz tanınıyor. Eğer bu modu ayarlardan gizli yapmazsanız, sizinle beraber o anda otobüste bulunan diğer kişilerin de profillerini görebiliyorsunuz. Gördüğünüz gibi otobüs hem konforlu, hem de ona buna yazmaya olanak tanıyor.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/04/150323131140-leap-bus-exterior-780x4391.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-4068" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/04/150323131140-leap-bus-exterior-780x4391.jpg" alt="leap bus san francisco" width="638" height="367" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/04/150323131140-leap-bus-exterior-780x4391.jpg 756w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/04/150323131140-leap-bus-exterior-780x4391-300x173.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/04/150323131140-leap-bus-exterior-780x4391-210x121.jpg 210w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a></p>
<p>Uygulama sayesinde size en yakın otobüsün hangi noktada olduğunu, hangi durağa ne kadar uzaklıkta olduğunu da görebiliyorsunuz.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/04/Untitled1.png"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-4069" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/04/Untitled1.png" alt="leap bus san francisco" width="640" height="254" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/04/Untitled1.png 1527w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/04/Untitled1-300x119.png 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/04/Untitled1-1024x407.png 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/04/Untitled1-210x83.png 210w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></a></p>
<p>Şu anda San Francisco&#8217;nun sadece belli bir bölgesine çalışan bu <strong>otobüslerin ücreti</strong> tek seferlik $6, paket halinde alırsanız $5. Talebe göre hattı genişletmeyi ve daha çok otobüs eklemeyi de düşünüyorlarmış.</p>
<p>Biz bu fikri beğendik. Yolunuz oralara düşerse mutlaka deneyin.</p>
<p>-Videoyu izlemenizden önce gelen not: Bu şehre doyamayanlar için <a href="http://oitheblog.com/2013/09/29/san-francisco-bir-yerelin-gozunden-yasam/" target="_blank" rel="noopener">şurada</a> çok çılgın bir <strong>San Francisco röportajımız</strong> var.</p>
<p><iframe loading="lazy" src="https://player.vimeo.com/video/122275278" width="658" height="370" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2015/04/15/leap-san-franscisonun-kafe-konseptli-yeni-toplu-ulasim-araci/">Leap: San Fransciso&#8217;nun Kafe Konseptli Yeni Toplu Ulaşım Aracı</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sokak Sanatında En İddialı 20 Şehir</title>
		<link>https://oitheblog.com/2014/06/19/sokak-sanatinda-en-iddiali-20-sehir/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2014/06/19/sokak-sanatinda-en-iddiali-20-sehir/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Jun 2014 21:10:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ALMANYA]]></category>
		<category><![CDATA[AMERİKA]]></category>
		<category><![CDATA[FAYDALI Bİ' ŞEYLER]]></category>
		<category><![CDATA[İSTANBUL]]></category>
		<category><![CDATA[MELBOURNE]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Sokak Sanatı]]></category>
		<category><![CDATA[berlin sokak sanatı]]></category>
		<category><![CDATA[brezilya sokak sanatı]]></category>
		<category><![CDATA[duvar yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[graffiti istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[ingiltere sokak sanatı]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul sokak sanatı]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul street art]]></category>
		<category><![CDATA[londra sokak sanatı]]></category>
		<category><![CDATA[new york street art]]></category>
		<category><![CDATA[OitheBlog]]></category>
		<category><![CDATA[Paris Sokak Sanatı]]></category>
		<category><![CDATA[Seyahat]]></category>
		<category><![CDATA[sokak sanatçıları]]></category>
		<category><![CDATA[sokak sanatı]]></category>
		<category><![CDATA[sokak sanatı fotoğra]]></category>
		<category><![CDATA[sokak sanatı nedir]]></category>
		<category><![CDATA[sokak sanatları]]></category>
		<category><![CDATA[street art]]></category>
		<category><![CDATA[streetart]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=2716</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gittiğimiz her ülkede çılgınca sokak sanatı kovalayan ve bu işe ciddi anlamda saygı duyan insanlar olarak, çeşitli ülkelerden mükemmel denilebilecek...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2014/06/19/sokak-sanatinda-en-iddiali-20-sehir/">Sokak Sanatında En İddialı 20 Şehir</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gittiğimiz her ülkede çılgınca sokak sanatı kovalayan ve bu işe ciddi anlamda saygı duyan insanlar olarak, çeşitli ülkelerden mükemmel denilebilecek sokak sanatı örneklerini sizinle de paylaşmak istedik. Son zamanlarda özellikle İstanbul&#8217;da daha da yoğun bir şekilde görmeye başladığımız sokak sanatı, umarız daha da yaygın bir hal alır ve buraya ayrıca bir İstanbul postu girebilme şansımız da olur.</p>
<h5><strong>1. Londra, Birleşik Krallık</strong></h5>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-6-1.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-2758" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-6-1.jpg" alt="best-cities-to-see-street-art-6-1" width="714" height="470" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-6-1.jpg 880w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-6-1-300x197.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-6-1-210x138.jpg 210w" sizes="(max-width: 714px) 100vw, 714px" /></a></p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-23-1.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-2730" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-23-1.jpg" alt="best-cities-to-see-street-art-23-1" width="714" height="473" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-23-1.jpg 880w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-23-1-300x198.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-23-1-210x139.jpg 210w" sizes="(max-width: 714px) 100vw, 714px" /><br />
</a><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-66.jpg"> <img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-2718" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-66.jpg" alt="best-cities-to-see-street-art-66" width="713" height="476" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-66.jpg 880w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-66-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-66-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 713px) 100vw, 713px" /></a></p>
<h5><strong>2. Lodz, Polonya</strong></h5>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-62.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-2720" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-62.jpg" alt="best-cities-to-see-street-art-62" width="712" height="1017" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-62.jpg 880w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-62-210x299.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-62-716x1024.jpg 716w" sizes="(max-width: 712px) 100vw, 712px" /></a><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-21-1.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-2732" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-21-1.jpg" alt="best-cities-to-see-street-art-21-1" width="712" height="474" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-21-1.jpg 880w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-21-1-300x199.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-21-1-210x139.jpg 210w" sizes="(max-width: 712px) 100vw, 712px" /><br />
</a><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-22-1.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-2731" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-22-1.jpg" alt="best-cities-to-see-street-art-22-1" width="711" height="1067" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-22-1.jpg 880w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-22-1-200x300.jpg 200w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-22-1-682x1024.jpg 682w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-22-1-210x315.jpg 210w" sizes="(max-width: 711px) 100vw, 711px" /></a></p>
<h5><strong>3. Prag, Çek Cumhuriyeti</strong></h5>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-30.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-2723" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-30.jpg" alt="best-cities-to-see-street-art-30" width="712" height="475" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-30.jpg 880w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-30-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-30-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 712px) 100vw, 712px" /><br />
</a> <a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-29.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-2724" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-29.jpg" alt="best-cities-to-see-street-art-29" width="712" height="534" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-29.jpg 880w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-29-300x224.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-29-210x157.jpg 210w" sizes="(max-width: 712px) 100vw, 712px" /><br />
</a> <a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-28.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-2725" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-28.jpg" alt="best-cities-to-see-street-art-28" width="711" height="533" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-28.jpg 880w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-28-300x224.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-28-210x157.jpg 210w" sizes="(max-width: 711px) 100vw, 711px" /></a></p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-15-1.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-2744" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-15-1.jpg" alt="best-cities-to-see-street-art-15-1" width="711" height="948" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-15-1.jpg 880w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-15-1-225x300.jpg 225w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-15-1-768x1024.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-15-1-210x279.jpg 210w" sizes="(max-width: 711px) 100vw, 711px" /></a><br />
4. Lizbon, Portekiz</strong></h5>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-27.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-2726" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-27.jpg" alt="best-cities-to-see-street-art-27" width="711" height="511" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-27.jpg 880w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-27-300x215.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-27-210x150.jpg 210w" sizes="(max-width: 711px) 100vw, 711px" /></a><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-19-3.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-2735" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-19-3.jpg" alt="best-cities-to-see-street-art-19-3" width="711" height="574" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-19-3.jpg 880w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-19-3-300x242.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-19-3-210x169.jpg 210w" sizes="(max-width: 711px) 100vw, 711px" /></a> <a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-19-1.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-2736" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-19-1.jpg" alt="best-cities-to-see-street-art-19-1" width="711" height="533" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-19-1.jpg 880w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-19-1-300x224.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-19-1-210x157.jpg 210w" sizes="(max-width: 711px) 100vw, 711px" /></a></p>
<h5><strong>5. Bethlehem, West Bank</strong></h5>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-18-2.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-2737" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-18-2.jpg" alt="best-cities-to-see-street-art-18-2" width="711" height="533" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-18-2.jpg 880w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-18-2-300x224.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-18-2-210x157.jpg 210w" sizes="(max-width: 711px) 100vw, 711px" /><br />
</a> <a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-18-1.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-2738" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-18-1.jpg" alt="best-cities-to-see-street-art-18-1" width="711" height="558" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-18-1.jpg 880w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-18-1-300x235.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-18-1-210x164.jpg 210w" sizes="(max-width: 711px) 100vw, 711px" /></a></p>
<h5><strong>6. Buenos Aires, Arjantin</strong></h5>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-17-3.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-2739" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-17-3.jpg" alt="best-cities-to-see-street-art-17-3" width="711" height="451" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-17-3.jpg 880w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-17-3-300x190.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-17-3-210x133.jpg 210w" sizes="(max-width: 711px) 100vw, 711px" /><br />
</a> <a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-17-2.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-2740" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-17-2.jpg" alt="best-cities-to-see-street-art-17-2" width="711" height="422" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-17-2.jpg 880w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-17-2-300x178.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-17-2-210x124.jpg 210w" sizes="(max-width: 711px) 100vw, 711px" /><br />
</a> <a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-17-1.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-2741" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-17-1.jpg" alt="best-cities-to-see-street-art-17-1" width="711" height="533" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-17-1.jpg 880w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-17-1-300x224.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-17-1-210x157.jpg 210w" sizes="(max-width: 711px) 100vw, 711px" /></a></p>
<h5><strong>7. Paris, Fransa</strong></h5>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-24-2.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-2729" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-24-2.jpg" alt="best-cities-to-see-street-art-24-2" width="711" height="472" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-24-2.jpg 880w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-24-2-300x199.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-24-2-210x139.jpg 210w" sizes="(max-width: 711px) 100vw, 711px" /></a></p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-16-3.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-2742" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-16-3.jpg" alt="best-cities-to-see-street-art-16-3" width="710" height="611" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-16-3.jpg 880w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-16-3-300x258.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-16-3-210x180.jpg 210w" sizes="(max-width: 710px) 100vw, 710px" /><br />
</a> <a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-16-1.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-2743" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-16-1.jpg" alt="best-cities-to-see-street-art-16-1" width="709" height="945" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-16-1.jpg 880w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-16-1-225x300.jpg 225w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-16-1-768x1024.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-16-1-210x279.jpg 210w" sizes="(max-width: 709px) 100vw, 709px" /></a></p>
<h5><strong>8. Mexico City, Meksika</strong></h5>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-14-2.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-2745" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-14-2.jpg" alt="best-cities-to-see-street-art-14-2" width="707" height="360" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-14-2.jpg 880w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-14-2-300x152.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-14-2-210x106.jpg 210w" sizes="(max-width: 707px) 100vw, 707px" /></a> <a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-14-1.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-2746" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-14-1.jpg" alt="best-cities-to-see-street-art-14-1" width="706" height="491" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-14-1.jpg 880w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-14-1-300x208.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-14-1-210x146.jpg 210w" sizes="(max-width: 706px) 100vw, 706px" /><br />
</a> <a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-26.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-2727" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-26.jpg" alt="best-cities-to-see-street-art-26" width="708" height="473" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-26.jpg 880w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-26-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-26-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 708px) 100vw, 708px" /></a></p>
<h5><strong>9. Bristol, Birleşik Krallık </strong></h5>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-13-3.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-2747" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-13-3.jpg" alt="best-cities-to-see-street-art-13-3" width="707" height="493" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-13-3.jpg 880w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-13-3-300x208.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-13-3-210x146.jpg 210w" sizes="(max-width: 707px) 100vw, 707px" /><br />
</a> <a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-13-2.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-2748" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-13-2.jpg" alt="best-cities-to-see-street-art-13-2" width="706" height="1257" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-13-2.jpg 880w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-13-2-168x300.jpg 168w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-13-2-575x1024.jpg 575w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-13-2-210x373.jpg 210w" sizes="(max-width: 706px) 100vw, 706px" /></a></p>
<h5><strong>10. Santiago, Şili</strong></h5>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-12-3.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-2749" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-12-3.jpg" alt="best-cities-to-see-street-art-12-3" width="705" height="940" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-12-3.jpg 880w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-12-3-225x300.jpg 225w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-12-3-768x1024.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-12-3-210x279.jpg 210w" sizes="(max-width: 705px) 100vw, 705px" /><br />
</a> <a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-12-2.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-2750" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-12-2.jpg" alt="best-cities-to-see-street-art-12-2" width="704" height="938" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-12-2.jpg 880w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-12-2-225x300.jpg 225w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-12-2-768x1024.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-12-2-210x279.jpg 210w" sizes="(max-width: 704px) 100vw, 704px" /></a></p>
<h5><strong>11. Bogotá, Kolombiya</strong></h5>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-11-1.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-2751" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-11-2.jpg" alt="best-cities-to-see-street-art-11-2" width="703" height="527" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-11-2.jpg 880w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-11-2-300x224.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-11-2-210x157.jpg 210w" sizes="(max-width: 703px) 100vw, 703px" /><br />
<img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-2752" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-11-1.jpg" alt="best-cities-to-see-street-art-11-1" width="702" height="395" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-11-1.jpg 880w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-11-1-300x168.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-11-1-210x118.jpg 210w" sizes="(max-width: 702px) 100vw, 702px" /><br />
</a></p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-31.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-2722" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-31.jpg" alt="best-cities-to-see-street-art-31" width="701" height="462" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-31.jpg 880w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-31-300x197.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-31-210x138.jpg 210w" sizes="(max-width: 701px) 100vw, 701px" /></a></p>
<h5><strong>12. İstanbul, Türkiye</strong></h5>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-10-2.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-2753" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-10-2.jpg" alt="best-cities-to-see-street-art-10-2" width="700" height="1316" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-10-2.jpg 880w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-10-2-159x300.jpg 159w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-10-2-544x1024.jpg 544w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-10-2-210x394.jpg 210w" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" /><br />
</a> <a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-10-1.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-2754" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-10-1.jpg" alt="best-cities-to-see-street-art-10-1" width="699" height="524" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-10-1.jpg 880w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-10-1-300x224.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-10-1-210x157.jpg 210w" sizes="(max-width: 699px) 100vw, 699px" /></a></p>
<h5><strong>13. Rio de Janeiro, Brezilya </strong></h5>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-9-3.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-2755" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-9-3.jpg" alt="best-cities-to-see-street-art-9-3" width="700" height="234" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-9-3.jpg 880w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-9-3-300x100.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-9-3-210x70.jpg 210w" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" /><br />
</a> <a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-9-1.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-2756" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-9-1.jpg" alt="best-cities-to-see-street-art-9-1" width="699" height="1049" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-9-1.jpg 880w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-9-1-200x300.jpg 200w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-9-1-682x1024.jpg 682w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-9-1-210x315.jpg 210w" sizes="(max-width: 699px) 100vw, 699px" /></a></p>
<h5><strong>14. New York City, A.B.D.</strong></h5>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-7-3.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-2757" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-7-3.jpg" alt="best-cities-to-see-street-art-7-3" width="699" height="523" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-7-3.jpg 880w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-7-3-300x224.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-7-3-210x157.jpg 210w" sizes="(max-width: 699px) 100vw, 699px" /></a></p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-65.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-2719" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-65.jpg" alt="best-cities-to-see-street-art-65" width="699" height="524" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-65.jpg 880w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-65-300x224.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-65-210x157.jpg 210w" sizes="(max-width: 699px) 100vw, 699px" /><br />
</a></p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-61.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-2721" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-61.jpg" alt="best-cities-to-see-street-art-61" width="699" height="524" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-61.jpg 880w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-61-300x224.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-61-210x157.jpg 210w" sizes="(max-width: 699px) 100vw, 699px" /></a></p>
<h5><strong>15. Moskova, Rusya</strong></h5>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-5-2.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-2759" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-5-2.jpg" alt="best-cities-to-see-street-art-5-2" width="699" height="794" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-5-2.jpg 880w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-5-2-264x300.jpg 264w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-5-2-210x238.jpg 210w" sizes="(max-width: 699px) 100vw, 699px" /><br />
</a> <a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-5-1.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-2760" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-5-1.jpg" alt="best-cities-to-see-street-art-5-1" width="699" height="524" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-5-1.jpg 880w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-5-1-300x224.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-5-1-210x157.jpg 210w" sizes="(max-width: 699px) 100vw, 699px" /></a></p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-25-1.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-2728" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-25-1.jpg" alt="best-cities-to-see-street-art-25-1" width="699" height="666" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-25-1.jpg 880w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-25-1-300x286.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-25-1-210x200.jpg 210w" sizes="(max-width: 699px) 100vw, 699px" /></a></p>
<h5><strong>16. Cape Town, Güney Afrika</strong></h5>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-4-3.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-2761" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-4-3.jpg" alt="best-cities-to-see-street-art-4-3" width="698" height="469" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-4-3.jpg 880w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-4-3-300x201.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-4-3-210x141.jpg 210w" sizes="(max-width: 698px) 100vw, 698px" /><br />
</a> <a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-4-2.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-2762" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-4-2.jpg" alt="best-cities-to-see-street-art-4-2" width="697" height="463" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-4-2.jpg 880w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-4-2-300x199.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-4-2-210x139.jpg 210w" sizes="(max-width: 697px) 100vw, 697px" /></a></p>
<h5><strong>17. Melbourne, Avustralya</strong></h5>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-3-3.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-2763" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-3-3.jpg" alt="best-cities-to-see-street-art-3-3" width="697" height="701" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-3-3.jpg 880w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-3-3-150x150.jpg 150w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-3-3-298x300.jpg 298w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-3-3-210x211.jpg 210w" sizes="(max-width: 697px) 100vw, 697px" /><br />
</a> <a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-3-2.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-2764" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-3-2.jpg" alt="best-cities-to-see-street-art-3-2" width="697" height="601" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-3-2.jpg 880w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-3-2-300x258.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-3-2-210x181.jpg 210w" sizes="(max-width: 697px) 100vw, 697px" /><br />
</a> <a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-3-1.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-2765" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-3-1.jpg" alt="best-cities-to-see-street-art-3-1" width="697" height="464" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-3-1.jpg 880w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-3-1-300x199.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-3-1-210x139.jpg 210w" sizes="(max-width: 697px) 100vw, 697px" /></a></p>
<h5><strong>18. São Paulo, Brezilya</strong></h5>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-2-3.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-2766" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-2-3.jpg" alt="best-cities-to-see-street-art-2-3" width="697" height="246" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-2-3.jpg 880w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-2-3-300x106.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-2-3-210x74.jpg 210w" sizes="(max-width: 697px) 100vw, 697px" /><br />
</a> <a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-2-2.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-2767" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-2-2.jpg" alt="best-cities-to-see-street-art-2-2" width="697" height="1046" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-2-2.jpg 880w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-2-2-200x300.jpg 200w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-2-2-682x1024.jpg 682w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-2-2-210x315.jpg 210w" sizes="(max-width: 697px) 100vw, 697px" /><br />
</a> <a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-2-1.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-2768" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-2-1.jpg" alt="best-cities-to-see-street-art-2-1" width="697" height="511" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-2-1.jpg 880w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-2-1-300x219.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-2-1-210x153.jpg 210w" sizes="(max-width: 697px) 100vw, 697px" /></a></p>
<h5><strong>19. Berlin, Almanya</strong></h5>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-1-3.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-2769" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-1-3.jpg" alt="best-cities-to-see-street-art-1-3" width="696" height="705" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-1-3.jpg 880w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-1-3-296x300.jpg 296w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-1-3-210x212.jpg 210w" sizes="(max-width: 696px) 100vw, 696px" /></a> <a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-67.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-2717" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-67.jpg" alt="best-cities-to-see-street-art-67" width="695" height="454" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-67.jpg 880w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-67-300x196.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-67-210x137.jpg 210w" sizes="(max-width: 695px) 100vw, 695px" /><br />
</a><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-1-1.jpg"> <img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-2770" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-1-1.jpg" alt="best-cities-to-see-street-art-1-1" width="694" height="460" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-1-1.jpg 880w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-1-1-300x198.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-1-1-210x139.jpg 210w" sizes="(max-width: 694px) 100vw, 694px" /></a></p>
<h5><strong>20. Valparaiso, Şili</p>
<p></strong></h5>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-20-2.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-2733" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-20-2.jpg" alt="best-cities-to-see-street-art-20-2" width="693" height="924" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-20-2.jpg 880w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-20-2-225x300.jpg 225w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-20-2-768x1024.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-20-2-210x279.jpg 210w" sizes="(max-width: 693px) 100vw, 693px" /></a> <a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-20-1.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-2734" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-20-1.jpg" alt="best-cities-to-see-street-art-20-1" width="693" height="924" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-20-1.jpg 880w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-20-1-224x300.jpg 224w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-20-1-767x1024.jpg 767w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/best-cities-to-see-street-art-20-1-210x280.jpg 210w" sizes="(max-width: 693px) 100vw, 693px" /><br />
</a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>http://www.boredpanda.com/best-street-art-cities/</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2014/06/19/sokak-sanatinda-en-iddiali-20-sehir/">Sokak Sanatında En İddialı 20 Şehir</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2014/06/19/sokak-sanatinda-en-iddiali-20-sehir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>4</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Röportaj: Brighton ve İngiltere Üzerine</title>
		<link>https://oitheblog.com/2014/01/29/roportaj-brighton-ve-ingiltere-uzerine/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2014/01/29/roportaj-brighton-ve-ingiltere-uzerine/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 Jan 2014 13:12:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[RÖPORTAJ]]></category>
		<category><![CDATA[brighton]]></category>
		<category><![CDATA[brighton danışmanlık]]></category>
		<category><![CDATA[brighton dil okulu]]></category>
		<category><![CDATA[brighton eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[brighton en iyi okullar]]></category>
		<category><![CDATA[brighton festival]]></category>
		<category><![CDATA[brighton gezilecek yerler]]></category>
		<category><![CDATA[brighton görülecek yerler]]></category>
		<category><![CDATA[brighton ingiltere]]></category>
		<category><![CDATA[brighton master yapmak]]></category>
		<category><![CDATA[brighton nasıl bir yer]]></category>
		<category><![CDATA[brighton nerede]]></category>
		<category><![CDATA[brighton okul]]></category>
		<category><![CDATA[brighton yaz okulu]]></category>
		<category><![CDATA[brighton yüksek lisans]]></category>
		<category><![CDATA[brighton' da yaşamak]]></category>
		<category><![CDATA[brighton'da okumak]]></category>
		<category><![CDATA[brighton'da yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[brighton'da yaşami brighton nasıl bir yer]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi Blogu]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[ingiltere danışmanlık]]></category>
		<category><![CDATA[ingiltere dil okulu]]></category>
		<category><![CDATA[ingiltere eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[ingiltere en iyi okullar]]></category>
		<category><![CDATA[ingiltere okul]]></category>
		<category><![CDATA[ingiltere pahalı mı]]></category>
		<category><![CDATA[ingiltere yaşam masrafları]]></category>
		<category><![CDATA[ingiltere yaşam rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[ingiltere yüksek lisans]]></category>
		<category><![CDATA[ingiltere'de okumak]]></category>
		<category><![CDATA[ingiltere'de yaşamak]]></category>
		<category><![CDATA[ingiltere'ye taşınmak]]></category>
		<category><![CDATA[Londra]]></category>
		<category><![CDATA[londra brighton]]></category>
		<category><![CDATA[Seyahat]]></category>
		<category><![CDATA[ukstudy]]></category>
		<category><![CDATA[yurtdışı gezi rehberi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=2000</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ceren Savaşer 27 yaşında, evli ve kendi tabiriyle “bir golden annesi”. Şu an bir hukuk bürosunda avukat olarak hukuki danışmanlık...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2014/01/29/roportaj-brighton-ve-ingiltere-uzerine/">Röportaj: Brighton ve İngiltere Üzerine</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/2317106704_0d9fe49a87_b.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-2001" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/2317106704_0d9fe49a87_b.jpg" alt="brighton uk" width="737" height="379" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/2317106704_0d9fe49a87_b.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/2317106704_0d9fe49a87_b-300x154.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/2317106704_0d9fe49a87_b-210x107.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/2317106704_0d9fe49a87_b-326x169.jpg 326w" sizes="(max-width: 737px) 100vw, 737px" /></a><strong>Ceren Savaşer</strong> 27 yaşında, evli ve kendi tabiriyle “bir golden annesi”. Şu an bir hukuk bürosunda avukat olarak hukuki danışmanlık hizmeti veriyor. İstanbul’ da doğmuş olmasına rağmen babasının mesleği gereği Antalya’da büyümüş biri olarak yabancı kültürlere hem aşina hem meraklı, gezmeyi görmeyi seven biri. Ceren ile, bir süre yaşamını sürdürdüğü <b>Brighton</b> ve <b>İngiltere</b> üzerine, okuması oldukça zevkli, kişisel olarak tüm merakımı gideren bir röportaj gerçekleştirdik. Kendileri, tası tarağı toplayıp Brighton’a gitme isteği uyandırabilecek kadar samimi bir anlatıma sahip. İlgilenenler şöyle buyursunlar;</p>
<p><b>Neden Brighton’ı tercih ettin? İş ya da okul ile alakalı mı?</b></p>
<p>Ben Brighton’ a önce dil okulu için daha sonra master için gittim. 2010 yazında bir arkadaşım “dil okulu için İngiltere’ye gidiyorum sen de gelsene” deyince, ben de neden olmasın dedim. Brighton’a gidip de oranın büyüsüne kapılınca masterımı da burada yapmalıyım dedim. Dönünce de direk üniversite için başvurdum. 2011 de artık master öğrencisiydim. Brighton tam bir öğrenci şehri aslında. Londra’ya sadece 55 dakika uzaklıkta sahil kesiminde tam bir yazlık öyle ki İngilizler Brighton için “<b>London by the Sea</b>” (yani deniz kenarındaki Londra) derler. Daha çok İngiltere’nin ünlü oyuncuları, tiyatrocuları, ressamları gibi marjinal tiplerinin, zenginlerinin ve tabii ki öğrencilerin yaşadığı bir yer. Festivallerin, sanatın, eğlencenin ve gece hayatının çok yoğun olduğu bir şehirdir. Brighton bir nevi İngiltere’nin oyun parkı. Her Cuma Londra’dan trenle yüzlerce insan gelir direk publara ve clublara gider hafta sonu plajda keyif yapıp Pazar Londra’ya geri dönerler.</p>
<p><b>Hangi üniversitede, ne konuda eğitim aldın? Eğitim konusunda doğru bir tercih olduğunu düşünüyor musun, sana katkısı oldu mu?</b></p>
<p><b>University of Sussex’</b> de Uluslararası Ticaret Hukuku alanında master yaptım. Eğitimi, hocaları çok iyi bir okuldur. Lokasyon olarak da şehir merkezine yakın olması büyük avantaj. Her ne kadar Türkiye’de namı pek duyulmamış olsa da İngiltere’nin iyi üniversitelerinden biridir. Bir kere sizi ezbere dayalı değil düşünme ve analize dayalı bir eğitime zorluyorlar. Sunum yeteneğinizi zorlarlar. Ortaya bir argüman koymak ve bunu tez, anti tez ve sentez şeklinde hocalarınıza sunmanız gerek. Bu süre boyunca okulda en hoşuma giden kütüphane hayatı olmuştur. Böyle söyleyince kulağa itici geliyor biliyorum ama İngilizler için kütüphanenin çok farklı bir anlamı var. Bir kere örneğin halk kütüphanesi denen olay sadece kitaplardan oluşmaz onlarda. Xbox için ayrı oyun odaları vardır. Film izlemek için, bilgisayarda çalışmak için, müzik dinlemek için farklı farklı bölmeleri vardır. İnsanlar sosyalleşme yeri gibi görür kütüphaneleri orada buluşurlar arkadaşlarıyla hatta okul kütüphanesinde özellikle sınav zamanları sabaha kadar takılırlar kütüphaneye yemek söylerler içki içerler muhabbet ederek ders çalışırlar. Durum böyle olunca eğitim de zevkli hale geliyor tabi.</p>
<p><b><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/yasemin.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="alignleft wp-image-2036" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/yasemin.jpg" alt="yasemin ceren savaşer" width="414" height="311" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/yasemin.jpg 4000w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/yasemin-300x225.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/yasemin-1024x768.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/yasemin-210x157.jpg 210w" sizes="(max-width: 414px) 100vw, 414px" /></a>Sence yaşamak için uygun bir şehir mi? Yine olsa yine yaparım diyebiliyor musun?</b></p>
<p>Brighton yaşamak için mükemmel bir şehir. Brighton’a gidip de sonrasında geldiği yeri özleyen yoktur. Bir kere şehirde stres diye bir şey yok. Herkes duyarlı, anlayışlı, saygılı trafik yok acele etmeye gerek yok. Otobüsler zaten saatli. Huzurlu yemyeşil bir şehir ve üstelik Londra’ya çok yakın olup Londra kadar pahalı bir şehir de değil. Yine olsa kesinlikle yine yapardım.</p>
<p><b>Yaşam koşulları pahalı mı? Yeme-içme, kira, ulaşım gibi konulara nasıl bir çözüm getirdin, Türkiye’ye kıyasla çok büyük fark var mı?</b></p>
<p>Türkiye ile kıyaslama yaparsak 1pound bugün 3 TL nin üzerinde. Dolayısı ile İngilizler için en ucuz şeyler bile bize pahalı hale geliyor. Ben dil okulu için gittiğim zaman bir ailenin yanında kaldım. İçinde sabah kahvaltısı ve akşam yemeği dahil oluyor. Kaldığım ev ailenin misafir evi olduğu için aslıda kendi evimde kalmış gibi oldum. Öğle yemekleri zaten dışarıda geçiyor. Haftalık 90 pound gibi bir para tutuyor bu tip bir kalma. Ama evlerinin odalarını kiraya veren insanlarda var ki o zaman maliyet daha da düşüyor. Arkadaşla ayrı eve çıkma benim pek tercih edebileceğim bir seçenek olmadı o yüzden kira fiyatları konusunda bilgim yok. Master zamanı ise okulun yurtlarında kaldım. Yurtlar apart otel şekliden dizayn edilmiş ortak mutfak kullanımı var ama banyo ve tuvalet odanın içinde. Buna yemek dahil değil. Şehirde metro vs. olmadığı için ulaşım iki katlı otobüslerle sağlanıyor. Günlük sınırsız bilet alındığında 3,5 pound ile her yere istediğiniz kadar gidebiliyorsunuz. Bir de haftalık ve aylık biletler var biraz da ucuza geliyor uzun kalanlar için.</p>
<p>Yaşam koşulları olarak bakıldığında İngiltere’nin en sevdiğim yönü en lüks yerlerin bile belli bir fiyat skalasının üstüne çıkmaması. Çünkü zengin İngilizler bile paralarını neye verdiklerine ve karşılığını tam alıp alamadıklarına çok dikkat ederler ve gösteriş yapmak uğruna fahiş fiyatlar ödemezler.</p>
<p><b>Brighton’da güvenlik ve merkeze yakın olmak açısından hangi bölgede yaşamanın daha mantıklı olduğunu düşünüyorsun? </b></p>
<p>Brighton’da sabahın 4 ünde tek başınıza yolda yürüyün kimse size dönüp bakmaz bile. Yüzde doksan güvenli bir şehir zaten her yer CCTV dedikleri güvenlik kameraları ile izleniyor. Ama <b>Hove</b> bölgesi daha çok ailelerden oluştuğu için en güvenli ve merkezi bölge diyebilirim.</p>
<p><b><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/tumblr_mtn93ykzNf1rgdlxwo1_1280.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-2003" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/tumblr_mtn93ykzNf1rgdlxwo1_1280.jpg" alt="brighton tumblr" width="640" height="424" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/tumblr_mtn93ykzNf1rgdlxwo1_1280.jpg 640w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/tumblr_mtn93ykzNf1rgdlxwo1_1280-300x198.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/tumblr_mtn93ykzNf1rgdlxwo1_1280-210x139.jpg 210w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></a>Kültürel açıdan ne gibi farklar var? “Ben burada ne yapıyorum?” dediğin anlar, tuhaf anıların, oldu mu?</b></p>
<p>İngilizlerin en belirgin özellikleri belki de bencillikleridir. Bencillikten kastım aslında kötü manada değil. Work-life balance dedikleri bir iş-hayat dengeleri vardır. Hayatları onlar için çok değerli çok kıymetlidir ve ne iş ne de başka bir şey onun önüne geçmez. Mesai saatleri çok makuldür. Saat 4 ten sonra herkes sokaklara dökülür; ya koşuya ya tenise. Yediklerine de dikkat ederler. Amerikan fast food zincirleri hiç popüler değildir İngilizler arasında zararlı bulurlar. Aslında çelişkilerle dolu bir millet diyebiliriz. Çünkü İngiltere’de uyuşturucu kullanma yaşı oldukça düşüktür ve büyük çoğunluğu sigara yerine ot içer. İnanılmaz bir alkol tüketimi vardır. Hükümet alkole tüketimi azaltmak için zam yapmaya kalktığında kıyamet koptu. Öte yandan hayatları o kadar kıymetlidir ki onlar için hiçbir güvenlik tedbirini es geçmezler, arabaya bindiklerinde arka koltukta bile otursalar kemer bağlarlar. Her mekanda yangın söndürücü tüpler göze çarpar, Londra’ da metroda “mind the gap” diye bir anons yapılır, her giden unutmaz bu cümleyi. Bu anons metro ile istasyon/durak zemini arasındaki boşluğa dikkat etmeniz için yapılır yani boşluğu görmeyip ayağınız araya sıkışmasın diye.</p>
<p>Ayrıca diğer Avrupalı ülkeler gibi çok rahat bir millet her şey normal onlar için sokakta çıplak gezseniz kimse dönüp bakmaz size. Erkekleri dövme hastasıdır, büyük çoğunluğu dövmelidir. Kızları ise daha çok salaş ve trashy dedikleri bir görüntüye sahip olmaktan hoşlanır. Paraları kıymetlidir onlar için harcarken dikkatlidirler, en gençleri bile israfı hiç sevmez yere düşen 1 penny bile olsa alırlar. Bir gece kulübünün girişine 5 pound vermemek için eve dönenine bile şahit oldum. Ünlülerin yaptığı astronomik harcamaları eleştirirler. Parayı giyim kuşam, iyi araba, iyi eşyalar yerine dünyayı gezmeye ayırırlar. Aile bağları güçlüdür.</p>
<p>Aslında çok tuhaf bulduğum bariz bir şey olmadı ama ilk gittiğim zaman evde iki ev arkadaşım vardı bir Japon asıllı İngiliz ve bir İrlandalı. Hep birlikte dışarı çıktık. Önce bir pub a girdik. Biri gitti içkileri aldı geldi. Parasını vermeye yeltendiğimde bu tur benden dedi. Oturduk sohbet muhabbet içkiler bitince hadi dediler çıktık. Biraz yürüdük başka bir pub a girdik. Bu sefer diğeri gitti içkileri aldı geldi. O an dank etti bunların geleneksel yaptıkları bir takılma biçimi gece çıkıldığında her turda biri gidip bütün gruba içki alıyormuş meğerse. Üçüncü pubta da ben sıramı aldım tabi.  <b></b></p>
<p><b>İngilizlerin genellikle soğuk, samimiyetsiz insanlar olduğu gibi bir kanı var. Bu gerçekten doğru mu? Arkadaşlık kurmak konusunda problem yaşadın mı?</b></p>
<p>İngiltere’ye gittiğiniz zaman bu önyargının nasıl çürüdüğüne şahit olacaksınız. Tabi bu onlara nasıl yaklaştığınızla da alakalı kendiniz gibi olduğunuz sürece hiç sıkıntı yok. Ama Türklerin bazıları yurtdışına çıkınca oradaki insanları küçük görmeye ve ona göre muamele yapmaya başlıyor sanırım sıkıntılar ve önyargılar o noktada ortaya çıkıyor. İngilizler çok sıcak, çok kibar, çok milliyetçidirler. Kibarlık o kadar önemlidir ki restoranda siparişinizi alan garsona ya da marketteki kasiyere teşekkür etmezseniz sizi fena bozarlar. Herkesin herkese sürekli “thank you” dediği saygılı, anlayışlı bir ortam var. Çoğu zaman aynı anlama gelen thank you yerine çok İngiliz kokan “cheers” kullanılır. Bu kelime İngiltere’de bulunduğunuzun ve onların kültürünü aldığınızın markası gibidir. Almanlar kadar kuralcı değiller o bakımdan biraz bize benziyorlar mesela araba gelmiyorsa kırmızı ışıkta geçerler. İngilizlerin olduğu yabancı bir ortama girdiğinizde sizi dışlamazlar sizi tanımak isterler bir sürü soru sorarlar ve sizi konuşturmak isterler. Muhabbetleri kimi zaman entelektüel seviyededir. Kültür, sanat, din, felsefe ama tabi kimi zaman dedikodu, futbol şeklinde geçer. Konuyu biraz dağıttım ama İngilizler aslında zannedilenin aksine çok samimi ve sıcaktırlar. Soğukluk dereceleri sizin yaklaşımınız ve tepkileriniz ile doğru orantılı olarak artar ya da azalır. Onların dostluk ve aile gibi bağları çok gelişmiş olduğu için bireysel olarak takılma, başkalarıyla muhatap olmama diye bir şey pek mümkün değildir. İngiliz olarak çok yakın dost olduğum biri olmadı ama girdiğim ortamlarda çok koyu muhabbetler ettiğim ve yeniden karşılaşınca aynı samimiyeti yakaladığım insanlar çok oldu.</p>
<p><b><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/large-23.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="alignleft wp-image-2004" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/large-23.jpg" alt="brighton england" width="350" height="350" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/large-23.jpg 500w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/large-23-150x150.jpg 150w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/large-23-300x300.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/large-23-210x210.jpg 210w" sizes="(max-width: 350px) 100vw, 350px" /></a>İngilizceni geliştirmende katkısı oldu mu? Dil öğrenmek için doğru bir yer olduğunu düşünüyor musun? Muhteşem İngiliz aksanına sahip olabilir miyiz?</b></p>
<p>İngiltere benim İngilizcem konusunda dönüm noktam oldu diyebilirim. İngiliz İngilizcesine alıştıktan bir süre sonra Amerikan İngilizcesine katlanamaz hale geliyorsunuz ama. Dil öğrenmek insanın içinde olan bir şey aslında. Benim en sık rastladığım yalnız kalmaktan korkarak bulduğu Türklere yapışıp koloni halinde gezen Türk tipidir. Bunlar yeniliklere açık olmaz yabancılarla konuşmaz kapalı kutu gibidir. Oraya kadar gitmişken her şeyi denemek, kültürü öğrenmek, gözlemlemek ve kendinize yeni bir perspektif kazandırmanız gerek. Mesela Hintli bir arkadaşımın verdiği bir tüyo sayesinde <b>Wimbledon Tenis Turnuvası’nı</b> 15 pound gibi küçük bir paraya canlı izleyebildim mesela. Dolayısı ile Türkçesini daha da pekiştirip ülkesine geri dönenlerden olmamak lazım. Kendinize yabancılardan oluşan bir grup bulun ve peşlerine takılın. Zaten dil okulu ortamında herkes yalnız olduğu için çabuk kaynaşılır. İngiltere size tüm imkanlarını sunar dili öğretmek için okullarda size kültürlerine dair her şeyi verirler ama girişken olmanız gerek. Muhteşem İngiliz aksanına sahip olmak mümkün ama benim sık rastladığım aksan yapmaya çalışarak ağzını burnunu karıştırarak konuşmaya çalışanlar oldu. Şu an Türkiye’de özellikle iş hayatında önemli pozisyonlarda yer alan insanların İngilizceyi sanki bir kağıttan okur gibi konuştuklarını fark ettim. Türkçe’ de günlük hayat konuşmamız nasıl düz bir çizgi gibi değilse aslında İngilizce de öyledir. Kendi içinde vurguları var. Bol dizi, film izlemek, insanları dinlemek o vurguları yakalamanıza yardımcı olur. Aksanın oturması uzun zaman alır öyle 1 aylık dil kursuyla edinemezsiniz. Ben çoğunlukla otobüste ya da trende giderken konuşanları dinler sonra kendi kendime onların telaffuzlarını tekrar ederdim. Çok faydasını gördüm. İngilizlerin çok konuşma huyları bazen faydalı olabiliyor bu şekilde. Bir de hangi bölgenin aksanını örnek aldığınıza dikkat etmeniz lazım. En güzel aksan bence Londra’yı da içine alan güney bölgesi aksanıdır. Kuzeylere çıktıkça (Liverpool, Newcastle, Edinburgh…) aksan değişir ve anlaşılması zorlaşır. İngilizler aksanınıza çok dikkat etmez aslında onlar için ana dilinizin dışında başka bir dil konuşabilmeniz bile yeterince etkileyicidir çünkü İngilizlerin büyük çoğunluğu ikinci bir dil bilmezler.</p>
<p><b>Brighton gece hayatı ve etkinlik açısından aktif bir şehir mi? Yoksa Avrupa’nın bazı yerlerinde olduğu gibi hayat erkenden bitiyor mu?</b></p>
<p>Brighton’ın gece hayatı çok aktiftir. Her clubın kendi tarzı vardır ve müzikler clubtan cluba çeşitlilik gösterir. İngilizler elektronik müzik hastası özellikle drum and bass dedikleri tarza bayılırlar. İngiltere’nin kıyı kesiminde yer aldığı için hemen hemen bütün clublar sahildedir. Londra’dan hafta sonu akın akın insan gelir Brighton geceleri için. İlk gittiğim sene sanki Bodrum’a gitmişim gibi hissetmiştim Brighton’da. Ama tabi clubların en güzel zamanı yazındır. Kışın rüzgarı fena olur Brighton’ın o yüzden yaz mevsimi şiddetle tavsiye edilir.</p>
<p><b>Brighton’da sıradan bir gün nasıl geçiyor? Gün içinde yapılan aktiviteler neler?</b></p>
<p>Brighton’da boş bir gün özellikle haftasonu genelde sahilde geçer. <b>Churchill Square</b>’ de muazzam dondurma yapan bir dükkan var <b>Thorntons</b> diye zaten dükkanlar zinciri olduğu için her yerde bulabilirsiniz aslında. <b>Chocolate Heaven</b> denen çikolatalı dondurmanızı alır sahile doğru yavaş yavaş yürürsünüz. Hava güneşliyse zaten sahil insan kaynıyordur. Basket oynayanlar, board da kayanlar, koşanlar, köpek gezdirenler, pub bahçelerinde canlı müzikler, envai çeşit içkiler, güneşlenenler… Bir de <b>Brighton Pier</b> denen bir yer vardır sahilde. Kocaman bir iskele ve iskelenin ucunda lunaparkı vardır. Çocukları olanlar bu tip yerleri tercih eder. Ailecek tenis oynamaya gidenler ya da şehir dışına kırsal alana çıkanlar da vardır uzun yürüyüşler için. (<b>Devil’s Dyke</b> en favori mekandır bu bakımdan.) Gençler genelde plajda oturup içmeye başlarlar erkenden. Akşamüzeri neredeyse tüm mekanlarda açık havada canlı müzik başlar. Sonra clublara geçilir.</p>
<p>Haftasonu ailecek geçirme gibi bir huyları vardır. Özellikle Pazar sabah kahvaltıları ve akşam yemekleri mutlaka ailecek hatta arkadaşlar da dahil edilerek büyük sofralarda yenilir ve genellikle akşam yemeği rosto olur.</p>
<p><b><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/fish-n-chips.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="alignleft wp-image-2005" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/fish-n-chips.jpg" alt="fish n chips" width="369" height="246" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/fish-n-chips.jpg 1280w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/fish-n-chips-300x199.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/fish-n-chips-1024x681.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/fish-n-chips-210x139.jpg 210w" sizes="(max-width: 369px) 100vw, 369px" /></a>Yeme-içme konusunda problem yaşadın mı? Ölene kadar Fish n Chips gibi bir durum var mı, yoksa orada deneyebileceğimiz hatta özlem duyabileceğimiz yerel tatlar da mevcut mu?</b></p>
<p>Amerika ya da diğer Avrupa ülkelerine nazaran içinde oldukça fazla alternatif barındıran bir ülke İngiltere. Her ne kadar kendi mutfaklarında geleneksel yemekler yok denecek kadar az olsa da tüm dünya mutfaklarına ait yemekleri makul fiyatlara bulabileceğiniz çeşitli restoranlar mevcut.</p>
<p>İngilizler için fish&amp;chips her ne kadar geleneksel ve vazgeçilmez olarak düşünülse de aslında günlük hayatlarındaki yemek tercihleri çok daha sağlıklı ve farklıdır. Örneğin İngilizler Hint yemeklerine çok düşkündür. O kadar ki curry (İngilizlerin Hint yemeklerine verdikleri genel ad) sevmeyen bir İngiliz yoktur diyebiliriz. Bunun yanı sıra İtalyan, Çin, Japon, Tayvan, Kore, Tayland, Yunan ve Türk restoranları mevcut. Ama İngiltere’ye kadar gelmişken tecrübe etmeniz gereken en güzel deneyim “<b>English Cream Tea</b>” dedikleri tipik İngiliz beş çayı dedikleri sütlü İngiliz çayı ve yanında servis edilen muhteşem lezzette “<b>scone</b>” adı verilen İngiliz çörekleridir. Bunu en iyi yapan mekan Pool Valley yolu üzerindeki <b>Mock Turtle</b>’ dır. İngiltere’de tecrübe edilmesi gereken bir diğer şey ise publardır. Publar İngilizler için vazgeçilmez. O kadar ki her gün iş çıkış saatlerinde başlamak üzere gece yarılarına kadar hafta içi hafta sonu fark etmeden mekanlar ağzına kadar doludur. İngilizler pub hayatına çok önem verdikleri için olsa gerek pub da servis edilen yemekler son derece lezzetli ve makul fiyatlardadır. Publar özellikle et ve tavuk yemekleri konusunda gayet başarılılardır. <b>Meat pie, mince pie</b> ya da <b>chicken pie</b> adı verilen bir diğer muhteşem lezzet de döndükten sonra bile arayacağınız tatlardandır. Bunlar tuzlu turta çeşididir ve içlerinde genellikle kuşbaşı et parçaları, kıyma ya da tavuk olur. Noel zamanları ise balla kaplanarak fırınlanmış rosto en klasik Christmas yemekleridir.</p>
<p>Yemekleri bir tarafa bırakırsak soslar da büyük yer tutar İngiliz mutfağında. En başta gravy sos et yemekleri ve meat/mince pie ile yenilirken fish&amp;chips için tartar sauce tercih edilir. Custard sauce ise kesinlikle kaçırılmaması gereken bir lezzet. Artık ülkemize de yavaş yavaş girmeye başlayan custard aslında İngilizlerin bir çeşit vanilya aromalı kremamsı soslarıdır. Özelikle sıcak elmalı turta üzerine soğuk custard sosu vazgeçilmez.</p>
<p>Fish&amp;chips konusuna gelirsek Brighton sahilinde “take away” dedikleri sadece paket servis yapan büfelerden denemediğiniz sürece son derece lezzetli ama bir o kadar da ağır bir yemek. Kızartılmış Norveç uskumrusu yanında tartar sos ve haşlanmış bezelye bu yemeğin en tipik servis şeklidir.</p>
<p>Yemekleri bir tarafa bırakalım içeceklere gelelim. İngilizlerin olayı pub olunca haliyle alkol tüketimi de bir o kadar çeşitleniyor ve artıyor. Bira ve şarap en sevilen içkilerdir. Ancak onlar bizde bilinen biranın yanı sıra ya Guinness dedikleri malt biraları ya da cider dedikleri elma şarabı ile bira arasında tadı olan içkilerini tercih ederler. Brighton’ da <b>Hobgoblin</b> diye bir mekan vardır kendi birasını kendi üretir marketlerde de satar, değişik bir tat. Sparkling wine (köpüklü şarap) davet edildiğiniz İngiliz evlerine giderken yanınıza almanız gereken en güzel hediyelerdendir. Çay bizdeki gibi ocakta fokur fokur kaynamaz. Porselen demlik içinde çoğunlukla <b>Earl Grey</b> çayı üzerine kaynamış su dökülür ve bir süre bekledikten sonra ılık süt ile beraber servisi yapılır.</p>
<p style="text-align: left;"><b><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/brighton-englans.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-2006" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/brighton-englans.jpg" alt="brighton englans" width="587" height="353" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/brighton-englans.jpg 1632w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/brighton-englans-300x180.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/brighton-englans-1024x616.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/brighton-englans-210x126.jpg 210w" sizes="(max-width: 587px) 100vw, 587px" /></a>Son olarak, buralara kadar gelmişken denemeden/görmeden dönmeyin diyebileceğin şeyler var mı? Bize birkaç ipucu verebilir misin?</b></p>
<p style="text-align: left;">Mutlaka görün denen şeyler genelde kişinin zevkleriyle alakalıdır ama yine de Brighton’a gitmişken <b>Brighton Beach, Brighton Pier, Churchill Square, Lanes, North Lanes, Brighton Marina</b> ve Brighton’ın biraz uzağında <b>Seven Sisters</b> mutlaka görülmeli. Yaz dönemi en güzel zamanlardır Brighton’ı görmek için. Her ne kadar denizine girilmesi pek mümkün olmasa da(soğuk ve kirli olması sebeplerinden) plaj çok keyiflidir. Özellikle dil okuluna gidenler neredeyse bütün boş zamanlarında plajdadır. Gruplar orda toplanır, mangal partileri, vs. yapılır ateşler yakılır. Gece kulüplerinin çoğu sahil boyunca yer aldığı için club öncesi ve sonrası plaj iyi bir buluşma mekanıdır. Brighton yılın hemen her dönemi bol festivalli geçen bir şehirdir. Yemek festivali, çikolata festivali, bira festivali ve daha birçok festival gerçekleşir. Ağustos ayında <b>Gay Pride</b> gerçekleşir. Dünya üzerindeki bütün eşcinseller ve dernekler Brighton’da toplanarak yürüyüş yaparlar ancak bu yürüyüşler tam bir festival havasında geçer. Alkolün sabah 11 den itibaren su gibi aktığı pembe tütülerin ve daha birçok farklı aksesuarın takılarak bol bol fotoğraf çektirildiği bir etkinlik bu. Ama eğer Brighton’a uzun süreliğine gidiyorsanız mutlaka ama mutlaka gidin diyebileceğim en önemli etkinlik 5 Kasım da <b>Bonfire Night </b>adı verilen Guy Fawkes’u anma gecesi olur. Guy Fawkes kimdir diyenler için 5 Kasım 1605’ te Muhafazakâr Protestan Kral I. James&#8217;e, kraliyet ailesine ve tüm diğer aristokratlara karşı İngiliz Parlamento Binasını barut fıçıları ile havaya uçurma planı yaparken yakalanan Katolik bir İngiliz’dir. İngilizlerin özellikle devlete karşı haklarını savunmaları gerektiği konusunda ilham verici bir karakter olması nedeniyle çok sevilir ve saygı duyulur. Brighton’a trenle 15 dakika mesafede <b>Lewes</b> kasabasında bu gece en görkemli şekliyle kutlanır. Bu gecede on binlerce havai fişek atılır, “Bonfire Society” denilen gruplar farklı farklı kostümlerle yürüyüş yaparlar. Brighton konum olarak çok elverişli bir yerdedir. Trenle Londra 55 dakika sürer ve eğer off-peak hours dedikleri günün yoğun olduğu sabah 6-11 arası ve akşam 4-7 arası dışında kullanmak üzere bilet fiyatları neredeyse yarı yarıya düşer.</p>
<p style="text-align: left;">
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2014/01/29/roportaj-brighton-ve-ingiltere-uzerine/">Röportaj: Brighton ve İngiltere Üzerine</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2014/01/29/roportaj-brighton-ve-ingiltere-uzerine/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>13</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hans Brinker: Dünyanın En Kötü Oteline Hoşgeldiniz</title>
		<link>https://oitheblog.com/2014/01/02/hans-brinker-dunyanin-en-kotu-oteline-hosgeldiniz/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2014/01/02/hans-brinker-dunyanin-en-kotu-oteline-hosgeldiniz/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Jan 2014 22:32:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[AMSTERDAM]]></category>
		<category><![CDATA[FAYDALI Bİ' ŞEYLER]]></category>
		<category><![CDATA[HOLLANDA]]></category>
		<category><![CDATA[Amsterdam]]></category>
		<category><![CDATA[amsterdam gezi blog]]></category>
		<category><![CDATA[Amsterdam Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[amsterdam hostel]]></category>
		<category><![CDATA[amsterdam nerede]]></category>
		<category><![CDATA[amsterdam nerelere gitmeli]]></category>
		<category><![CDATA[amsterdam oteller]]></category>
		<category><![CDATA[avrupa gezi]]></category>
		<category><![CDATA[dünyanın en kötü oteli]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi Notları]]></category>
		<category><![CDATA[hans brinker]]></category>
		<category><![CDATA[hans brinker hostel]]></category>
		<category><![CDATA[Hollanda]]></category>
		<category><![CDATA[hostel]]></category>
		<category><![CDATA[Seyahat]]></category>
		<category><![CDATA[Seyahat Blog]]></category>
		<category><![CDATA[seyahat ipuçları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=1773</guid>

					<description><![CDATA[<p>Öncelikle, başlıktan dolayı ön yargı oluşmaması için şunu bir açıklığa kavuşturmakta fayda var. Hans Brinker hosteli bizim gidip de &#8220;off burası...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2014/01/02/hans-brinker-dunyanin-en-kotu-oteline-hosgeldiniz/">Hans Brinker: Dünyanın En Kötü Oteline Hoşgeldiniz</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/Image5.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-1805" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/Image5.jpg" alt="Image5" width="400" height="300" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/Image5.jpg 400w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/Image5-300x225.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/Image5-210x157.jpg 210w" sizes="(max-width: 400px) 100vw, 400px" /></a></p>
<p>Öncelikle, başlıktan dolayı ön yargı oluşmaması için şunu bir açıklığa kavuşturmakta fayda var. <strong>Hans Brinker </strong>hosteli bizim gidip de &#8220;off burası çok kötü hemen blog&#8217;a yazalım da insanlar gitmesin&#8221; dediğimiz bir yer değil, otel kendini &#8220;dünyanın en kötü oteli&#8221; olarak tanıtıyor ve bu özelliğiyle övünerek birçok insanın ilgisini çekmeyi ve sürekli dolu olmayı başarıyor. Hatta otel dünyanın en kötü otel sıralamasında bir numara olmak için özellikle ekstra kötü şartlar sunuyor. Evet biz de ilk duyduğumuzda şaşırmıştık.</p>
<p>Genel olarak hostellerin gecelik ücretlerinden bile yola çıkarak konaklamanızda sizi nasıl bir deneyim beklediğini tahmin edebilirsiniz. Genel konsepti birçok kişiyle aynı odada kalmalı olan, uygun fiyata konaklama sağladığı için genç ve öğrenci popülasyonun yüksek olduğu dolayısıyla bol içmeli dağıtmalı bir ortam olan hostellerin, güvenlik ve hijyen açısından pek yüksek standartlar sağlamadığı aşikar. <strong>Amsterdam</strong>&#8216;da bulunan Hans Brinker Hosteli bu gerçeği kabullenerek, insanları alaycı bir şekilde ve kişisel fikrimi soracak olursanız, dünyanın en dahi reklam kampanyalarından biriyle otelde kötü şartlar olduğuna dair uyarıyor. O kadar kötü şartlardan söz ediyoruz ki, bazı hosteller yanında 5 yıldızlı otel gibi bile kalabilir.</p>
<p>Konsepti kavramanız için sizi reklam kampanyalarının içerikleri ve diğer görsellere baş başa bırakıyorum.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/hans_brinker_hotel04.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-1803" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/hans_brinker_hotel04.jpg" alt="hans_brinker_hotel04" width="500" height="348" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/hans_brinker_hotel04.jpg 500w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/hans_brinker_hotel04-300x208.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/hans_brinker_hotel04-210x146.jpg 210w" sizes="(max-width: 500px) 100vw, 500px" /></a></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-28315-1379946729-23.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-1800" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-28315-1379946729-23.jpg" alt="enhanced-buzz-wide-28315-1379946729-23" width="421" height="595" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-28315-1379946729-23.jpg 701w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-28315-1379946729-23-210x297.jpg 210w" sizes="(max-width: 421px) 100vw, 421px" /></a></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/Brinker-eco-friendly.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-1810" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/Brinker-eco-friendly.jpg" alt="Brinker eco friendly" width="353" height="500" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/Brinker-eco-friendly.jpg 353w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/Brinker-eco-friendly-211x300.jpg 211w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/Brinker-eco-friendly-210x297.jpg 210w" sizes="(max-width: 353px) 100vw, 353px" /></a> <a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/Hans-Brinker-Hotel.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-1811" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/Hans-Brinker-Hotel.jpg" alt="Hans-Brinker-Hotel" width="507" height="355" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/Hans-Brinker-Hotel.jpg 634w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/Hans-Brinker-Hotel-300x210.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/Hans-Brinker-Hotel-210x147.jpg 210w" sizes="(max-width: 507px) 100vw, 507px" /></a> <a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-25198-1379947395-37.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-1799" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-25198-1379947395-37.jpg" alt="enhanced-buzz-wide-25198-1379947395-37" width="594" height="421" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-25198-1379947395-37.jpg 990w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-25198-1379947395-37-300x212.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-25198-1379947395-37-210x148.jpg 210w" sizes="(max-width: 594px) 100vw, 594px" /></a> <a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-25181-1379949416-37.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-1798" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-25181-1379949416-37.jpg" alt="enhanced-buzz-wide-25181-1379949416-37" width="594" height="431" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-25181-1379949416-37.jpg 990w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-25181-1379949416-37-300x217.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-25181-1379949416-37-210x152.jpg 210w" sizes="(max-width: 594px) 100vw, 594px" /></a> <a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-21338-1379946729-16.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-1797" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-21338-1379946729-16.jpg" alt="enhanced-buzz-wide-21338-1379946729-16" width="421" height="595" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-21338-1379946729-16.jpg 701w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-21338-1379946729-16-210x297.jpg 210w" sizes="(max-width: 421px) 100vw, 421px" /></a> <a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-20799-1379949482-22.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-1796" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-20799-1379949482-22.jpg" alt="enhanced-buzz-wide-20799-1379949482-22" width="308" height="475" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-20799-1379949482-22.jpg 776w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-20799-1379949482-22-194x300.jpg 194w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-20799-1379949482-22-662x1024.jpg 662w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-20799-1379949482-22-210x324.jpg 210w" sizes="(max-width: 308px) 100vw, 308px" /></a> <a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-25209-1379947122-9.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-1795" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-25209-1379947122-9.jpg" alt="enhanced-buzz-25209-1379947122-9" width="381" height="507" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-25209-1379947122-9.jpg 576w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-25209-1379947122-9-225x300.jpg 225w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-25209-1379947122-9-210x280.jpg 210w" sizes="(max-width: 381px) 100vw, 381px" /></a> <a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-15599-1379951914-33.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-1794" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-15599-1379951914-33.jpg" alt="enhanced-buzz-15599-1379951914-33" width="372" height="520" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-15599-1379951914-33.jpg 620w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-15599-1379951914-33-214x300.jpg 214w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-15599-1379951914-33-210x293.jpg 210w" sizes="(max-width: 372px) 100vw, 372px" /></a> <a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/hans.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-1802" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/hans.jpg" alt="hans" width="486" height="329" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/hans.jpg 736w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/hans-300x203.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/hans-210x142.jpg 210w" sizes="(max-width: 486px) 100vw, 486px" /></a> <a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/hans-brinker-ads.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-1804 size-full" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/hans-brinker-ads.jpg" alt="Dünyanın En Kötü Oteli" width="400" height="380" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/hans-brinker-ads.jpg 400w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/hans-brinker-ads-300x285.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/hans-brinker-ads-210x199.jpg 210w" sizes="(max-width: 400px) 100vw, 400px" /></a></p>
<p><iframe loading="lazy" src="//www.youtube.com/embed/uv3KqZUY_qc" width="420" height="315" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></p>
<p><iframe loading="lazy" src="//player.vimeo.com/video/65286998" width="500" height="293" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2014/01/02/hans-brinker-dunyanin-en-kotu-oteline-hosgeldiniz/">Hans Brinker: Dünyanın En Kötü Oteline Hoşgeldiniz</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2014/01/02/hans-brinker-dunyanin-en-kotu-oteline-hosgeldiniz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Botsvana: Jakuzinizde Uzanırken Aslanları İzleyebileceğiniz Ülke</title>
		<link>https://oitheblog.com/2013/11/24/botswana-jakuzinizde-uzanirken-aslanlari-izleyebileceginiz-ulke/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2013/11/24/botswana-jakuzinizde-uzanirken-aslanlari-izleyebileceginiz-ulke/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 24 Nov 2013 20:14:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[RÖPORTAJ]]></category>
		<category><![CDATA[africa]]></category>
		<category><![CDATA[afrika]]></category>
		<category><![CDATA[afrika safari]]></category>
		<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[botswana]]></category>
		<category><![CDATA[botswana blog]]></category>
		<category><![CDATA[botswana diamond]]></category>
		<category><![CDATA[botswana elmas]]></category>
		<category><![CDATA[botswana gezilecek yerler]]></category>
		<category><![CDATA[botswana nerede]]></category>
		<category><![CDATA[botswana safari]]></category>
		<category><![CDATA[botswana travel guide]]></category>
		<category><![CDATA[botswana travel tips]]></category>
		<category><![CDATA[botswana what to do]]></category>
		<category><![CDATA[botswanada yasam]]></category>
		<category><![CDATA[gaborone]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[kabile]]></category>
		<category><![CDATA[life in botswana]]></category>
		<category><![CDATA[safari]]></category>
		<category><![CDATA[safari yapmak]]></category>
		<category><![CDATA[Seyahat]]></category>
		<category><![CDATA[Seyahat Blog]]></category>
		<category><![CDATA[where is botswana]]></category>
		<category><![CDATA[where to stay in botswana]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=1493</guid>

					<description><![CDATA[<p>Geçen ay Amsterdam&#8217;a dönmeden önce evimize kalmaya gelen Edvar Ter Haar ile çok sevdiğimiz Yakup&#8217;ta, keyfimiz yerinde, karşılıklı rakı içiyorduk....</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2013/11/24/botswana-jakuzinizde-uzanirken-aslanlari-izleyebileceginiz-ulke/">Botsvana: Jakuzinizde Uzanırken Aslanları İzleyebileceğiniz Ülke</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/5540963735_aa4f3ed43e_b.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-1521" alt="5540963735_aa4f3ed43e_b" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/5540963735_aa4f3ed43e_b.jpg" width="655" height="295" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/5540963735_aa4f3ed43e_b.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/5540963735_aa4f3ed43e_b-300x135.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/5540963735_aa4f3ed43e_b-210x94.jpg 210w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /></a>Geçen ay Amsterdam&#8217;a dönmeden önce evimize kalmaya gelen <strong>Edvar Ter Haar</strong> ile çok sevdiğimiz Yakup&#8217;ta, keyfimiz yerinde, karşılıklı rakı içiyorduk. Garsonlarla Türkçe konuşma çabasını &#8220;Türk kızlarının Türkçe konuşmaya çalışan turiste verdiği tepki&#8221;den aşina olacağınız hayranlık eşiğinde izlemeye devam ederken, birden kafamızın üzerinde bir ampul belirdi; Bizim Edvar ile Amterdam üzerine değil, <strong>Botswana</strong> üzerine bir röportaj yapmamız lazım!</p>
<p>Edvar, Benetton kataloğu gibi bir çocuk. İngiltere doğumlu, babası Hollandalı, annesi Türk, Belçika ve Çek Cumhuriyeti&#8217;nde büyümüş ancak şu an Hollanda&#8217;da yaşıyor ve Botswana’da iş yapıyor. Biz daha bunları bile hazmedememişken, bir de bize 2 tane Botswanalı abisi olduğunu söyleyince, koyduk kafamıza, hemen soruları hazırlamaya koyulduk. Botswana hakkında o kadar çok şey öğrendik ve o kadar ilgimizi çekti ki, aklımızın ucundan geçmeyen bir yer, bir anda gitmeyi planladığımız destinasyonlardan birine dönüştü. Botswana kültürü, safari, yaşam koşulları ve gezilecek yerlere kadar bir sürü konu, Edvar&#8217;ın samimi anlatımı ile karşınızda. Özellikle safari ile ilgili anılarını okurken büyüleneceksiniz, bizden söylemesi.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-1500" alt="376707_10151001734973562_1122772812_n" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/376707_10151001734973562_1122772812_n.jpg" width="518" height="345" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/376707_10151001734973562_1122772812_n.jpg 960w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/376707_10151001734973562_1122772812_n-300x199.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/376707_10151001734973562_1122772812_n-210x139.jpg 210w" sizes="(max-width: 518px) 100vw, 518px" /></p>
<p><span style="color: #3366cc;"> Before going back to Amsterdam last month, <strong>Edvar Ter Haar</strong> stopped by Istanbul to spend a few days at our house. While we were toasting our rakıs, (if you don’t know what rakı is pack your bags now) having a good time at one of our favorite spots Yakup (a traditional tavern like seafood restaurant in Taksim) we suddenly had a light bulb appear above our heads; we have to interview Edvar about <strong>Botswana</strong>!</span></p>
<p><span style="color: #3366cc;"> Edvar, all by himself could make this season’s Benetton catalog. Born in England, has a Dutch father, a Turkish mother, grew up in Belgium and Czech Republic and now lives in Holland and does business in Botswana. Before we even got to sink in all this information, he told us he as 2 brothers from Botswana. And then we really set our mind to doing the interview, and came up with the questions as fast as we could. We found out so many interesting things about the country, that it quickly became a must see destination for us. Here you have it, a genuine interview that will let you explore the Botswana culture, Safari, living conditions, and much more. Enjoy! </span></p>
<p><b>Botswana’ya ne sebeple gidiyorsun? Daha doğrusu, Google’a yazmaya üşenecekler için ilk önce şunu sormamız daha doğru olur, Botswana nerede?</b></p>
<p>Botswanalı 2 abim var ve uzun süre İngiltere’de yaşadıktan sonra memlekete taşınmaya karar verdikleri için, 1999’dan beri Botswana’yı sık sık ziyaret ediyorum. Orada olmaktan o kadar keyif alıyorum ki, Belçika’da liseyi bitirdikten sonra okula 1 sene ara verdim ve 6 ay orada kaldım. Bu sürede bir sivil toplum kuruluşunun çitaları korumak adına başlattığı projeye yardım için ülke çapında bulunan safari localarında 2 ay kamp yaptım. Aslında babamın ayak izinden gidiyorum diyebilirim. O gençken, (1970-1980 yıllarında), henüz Botswana’nın tamamında 3 km yol varken orada 10 sene yaşamış. Ben de yıllarca Afrika ile ilgili hikayeler dinleyerek büyüdüm ve ilk fırsatta oraya gitmeye karar verdim.</p>
<p>Botswana, Güney Afrika kıtasında, Güney Afrika, Namibia, Zambia ve Zimbabwe ülkeleri arasında bulunuyor. (baştan söyleseydiniz ya). Kara ile çevrili bir ülke, denize hiç kıyısı yani hiç plajı yok! (lanet olsun- dublaj efekti). Ülke Fransa büyüklüğünde ama 2 milyon nüfusu var. Hayal edebileceğiniz gibi, boş ve ıssız çok alan var. Bu arazilerin çoğu ‘Doğa rezervi’ olarak çok sıkı bir koruma altında. Bunun da Botswana’daki yabani hayatın gelişmesinde çok büyük bir katkısı oluyor. Karanın 80%’i Kalahari Çölü kapsamında. Yine de nereye giderseniz gidin biriyle karşılaşabiliyorsunuz. Mesela geçen senelerde yaptığımız bi’ motosiklet turunda en yakın kasaba yüzlerce km uzaklıkta olmasına rağmen çalılıklar arasında kendi kendine yürüyen biriyle karşılaşmıktık. Hem de halinden gayet memnundu, bize bi’ gülücük atıp el sallamıştı ve yoluna devam etmişti. (gayet normal)</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/map-of-botswana.gif"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-1505" alt="map-of-botswana" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/map-of-botswana.gif" width="419" height="398" /></a></p>
<p><span style="color: #3366cc;"><b>What is your general purpose of visit to Botswana? Or we should start by asking, for people who might know anything about Botswana and don’t want to take the time to Google it, where is Botswana?</b></span></p>
<p><span style="color: #3366cc;">I have been visiting Botswana since 1999, partly because my two (half) brothers are from there and both of them have chosen to relocate to the country from the United Kingdom. After my trip for the millennium, I enjoyed the experience so much that I decided to spend 6 months in Botswana during my gap year. In those six months I worked for a human rights NGO, lived in a safari lodge for 2 months helping with Leopard conservation and travelled the country extensively. In many ways I was following in my father&#8217;s footsteps. He lived in Botswana for 10 years as a young man from the 1970-1980 &#8211; when there was only 3 km&#8217;s of road in the entire country. I grew up hearing stories about Africa, and went there as soon as I could…</span></p>
<p><span style="color: #3366cc;">Botswana is located in Southern Africa roughly between South Africa, Namibia, Zambia and Zimbabwe. As such, it is a landlocked country – which means it has no access to the sea and therefore no beaches (damn!). The country is about the size of France but only has a population of 2m people. As you can imagine, it has a lot of uninhabited land. Thankfully, much of the land has been given ‘Nature Reserve’ status, allowing Botswana wildlife to flourish. Much of the land, about 80%, is covered by the Kalahari Desert. However, you pretty much come across someone wherever you go. On a motorbike trip we were literally hundreds of kms from the nearest town and someone was just happily walking through the Bush with a big smile and friendly wave.</span></p>
<p><b>Botswana’yı biraz bize tanıtır mısın?</b></p>
<p>Bana göre Botswana’yı tanımlayan en önemli şeyerinden biri, ülkenin vizyonunun geniş, siyasi açıdan istikrarlı olması ve zengin doğal kaynaklarına çok önem verip, başarılı bir şekilde yönetilmesi. Ama tabi turistik açıdan yaklaşıldığında, Botswana olağanüstü doğası ve yabani hayatı ile meşhur. Üstüne dünyanın en büyük elmas kaynaklarından birine sahip olması da cabası. Ülke doğru kararlar ve liderlikle bütün bu varlıklarını korumayı ve kendini geliştirmeyi başarmış. Bence bu yüzden bütün bunlar Botswana’yı çok önemli kılıyor ve Afrika’da örnek ülkelerden biri olmasını sağlıyor. Ki maalesef Afrika’da kötü örnek çok, hikayeleri hepimiz duyuyoruz.</p>
<p><span style="color: #3366cc;"><b>What are the main things that define Botswana? </b></span></p>
<p><span style="color: #3366cc;">To me what defines Botswana is the successful way in which it has managed its rich natural resources thanks to its political stability and vision. Botswana is famous for its beautifully preserved wildlife and nature, in addition to its huge diamond reserves. Wise leadership has protected both of these valuable assets. Given some of the bad examples in Africa, to me this is what defines Botswana and makes it inspiring in Africa.</span></p>
<p><b>Peki bizi oraya çekecek, gitme isteği uyandıracak ne gibi özellikleri var Botswana’nın?</b></p>
<p>Botswana’yı kocaman bir doğa parkı olduğunu düşünün. Bu kadar büyük bir ülkede sadece 2 milyon populasyon olunca, hayvanlara da çok büyük bir yaşam alanı kalıyor. Burası diğer Afrika ülkeleri aksine hiç agresif, yoğun, ve gürültülü bir yer değil. İnsanlar nazik, yardımsever ve uysal. Buranın en yoğun ve iş merkezi olan Gaborone bölgesinde bile insanlar birbiriyle muhabbet etmeye, şakalaşmaya vakit ayırıyor, hayatlarını yavaş bir tempoda ve mutlu yaşamayı tercih ediyor. Ben Batswana ( botswanalılara bu deniliyor) insanları kadar kibar ve arkadaşca bir toplulukla daha önce karşılaşmadım ve bu yüzden sürekli geri geliyorum. Ama buradaki en ilgi çekici şey tabiki Safariler..</p>
<p><span style="color: #3366cc;"><b>What are the things that would attract us to this country and make us want to visit?</b></span></p>
<p><span style="color: #3366cc;">Botswana is a very special country in the African continent. The country as a whole is like a giant nature reserve. With only 2m people in such a large country, many areas are left completely to the indigenous animal population. The point is that when you visit Botswana, you experience a country that is not aggressive, busy and noisy as some highly populated countries in Africa. Rather, the people are kind, gentle and peaceful. Even in the heart of the Central Business District of Gaborone, people take time to speak to each other and tell each other jokes. The pace of life is slower and people appear to be happier. I have never met such kind and gentle people as the Batswana (pural of people in Botswana) and that is one of the reasons I keep going back. But truly the biggest attraction is going on Safari…<b></b></span></p>
<p style="text-align: left;"><b><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/bots.png"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-1556" alt="bots" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/bots.png" width="473" height="315" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/bots.png 591w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/bots-300x200.png 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/bots-210x140.png 210w" sizes="(max-width: 473px) 100vw, 473px" /></a>Acı ama gerçek Afrika deyince çoğumuzun aklına Safari’den başka bir şey gelmiyor. Dolayısıyla bu konu ile ilgili merakımız büyük. Bize safariler hakkında biraz bilgi ve ipucu verebilir misin? Burada safari turuna çıkmak güvenli mi?</b></p>
<p style="text-align: left;">Afrika’nın doğasını gerçekten anlamak için yapmanız gereken, kamp yapmak dışında, Safari’ye çıkmak. Şahsen beni en heyecanlandıran tarafı, tura çıkmadan önceki o macera hissi. Neyle karşılaşacağını, ne göreceğini tahmin edemiyor insan. Bir de her seferinde farklı şeylerle karşılaşabilyorsunuz.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-1510" alt="bla" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/bla.jpg" width="614" height="408" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/bla.jpg 960w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/bla-300x199.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/bla-210x139.jpg 210w" sizes="(max-width: 614px) 100vw, 614px" /></p>
<p>Bu kadar vahşi hayvanın arasında, doğanın ortasında nerede kalacağınızı merak ediyor olmalısınız. Bu Safarilerde neyle karşılaşacağınızın hiç bir garantisi yok ama en azından çevre tamamiyle vahşi olmasına rağmen konforlu ve lüks bir konaklamanız olacağı garanti. Safari boyunca size özel küçük bungalov tipi evlerde kalıyorsunuz. Bazılarında size özel jakuzi ve havuz bile oluyor. Bu evlerin inanılmaz bir mimarisi var; rüstik mobilyalar, otantik dekorasyanlar, samandan çatılar.. Burada rahat rahat uyuyup, kafanızı dinleyip, duşunuzu alabilirsiniz. En son Safariye çıktığımda havuz ya da jakuzi yoktu ama inanılmaz bir açık hava duşu vardı. Dışarda duşumu alırken bir anda bana doğru gelen bir aslanı görünce ne yapıcağımı şaşırmıştım. Bu evlerde minibar, bir de uzaktan vahşi hayvanları gözlemleyebileceğiniz teraslar oluyor.</p>
<p>Safari tur organizasyonlarında detaylara gerçekten çok önem veriliyor. Vahşi ortama ve doğaya çok çabuk alışıyor insan. Sabah 5’de kalkıyorsunuz, kendinize gelmek için bi’ kahve ya da çay içip, ufak bir şey atıştırıyosunuz ve hemen 4&#215;4 arabalara atıyorsunuz kendinizi. Dışarısı kapkaranlık oluyor ama safari rehberiniz gününe başlayan vahşi hayvanları ayırt etmenize yardımcı oluyor. Sonrasında muhteşem bir Afrika gündoğumuna şahit oluyorsunuz. Konaklama alanınıza geri döndüğünüz de sizi bir sürü farklı yemek çeşidinin bulunduğu bir kahvaltı bekliyor. Kahvaltınızı yaparken hayvanları ve doğayı izleyebiliyorsunuz. Kahvaltı bittikten sonra herkes odalarına dönüp birkaç saat kestiriyor, biraz havuza giriyor, öğle yemeği yiyor ve tekrar arabalara binip tura çıkıyor. En güzel dakikalardan biri de arabanızı kullanan tur rehberinizin aniden durup, çalılıkların, doğanın ortasında size günbatımına karşı bi’ gin tonik servis yapması.</p>
<p style="text-align: center;"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-1520" alt="5713946478_d677a5bde8_o" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/5713946478_d677a5bde8_o.jpg" width="654" height="435" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/5713946478_d677a5bde8_o.jpg 1021w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/5713946478_d677a5bde8_o-300x199.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/5713946478_d677a5bde8_o-210x139.jpg 210w" sizes="(max-width: 654px) 100vw, 654px" /></p>
<p>Akşam yemekleri de ayrı bir keyif. Bazen hava soğuk olduğunda ateş yakılıyor ve Safari’deki herkes bir araya toplanıyor. Tur rehberinize daha önce yaşadığı hikayeleri sormayı unutmayın, inanılmaz hikayeler duyacaksınız. Safari macera ruhlu değilseniz size göre gelmeyebilir ama herkesin mutlaka hayatında en az bir kere yaşaması gereken bir şey.</p>
<p><span style="color: #3366cc;"><b>We all love giraffes, elephants, especially lions and all sorts of wild animals. Can you tell us about the safaris in Botswana? Is it safe to take a safari and how would you describe the experience?</b></span></p>
<p><span style="color: #3366cc;">Personally what makes Botswana, in my opinion, truly special and stand out from the crowd is its wildlife. One of the best ways to enjoy African nature, apart from camping in the wild, is by going on safari. What excites me the most about Safari is the sense of adventure leading up to the trip. There is always a great sense of the unknown &#8211; you never quite know what you will see or experience and each trip is different as you set out on your African adventure.</span></p>
<p><span style="color: #3366cc;">One thing you are guaranteed is a luxury stay in the middle of an otherwise completely wild environment. When on safari in Botswana the equivalent of a hotel room is a cottage. In other words, you have your own haven, a private cottage in which to relax, observe nature, sleep, wash and have a drink. The cottages are always beautifully designed, with thatch roofs, rustic wooden furniture and authentic interiors. They can be extremely luxurious, sometimes with private Jacuzzis and swimming pools. Last time I went there was no swimming pool or Jacuzzi, but I did have an amazing outdoor shower – though I jumped inside when I saw a lion approaching in the distance (see what I mean by adventure!). Each cottage has a terrace and a mini bar so you can enjoy a sundowner overlooking the wild animals from a safe distance.</span></p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-1511" alt="fil" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/fil.jpg" width="614" height="408" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/fil.jpg 960w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/fil-300x199.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/fil-210x139.jpg 210w" sizes="(max-width: 614px) 100vw, 614px" /></p>
<p><span style="color: #3366cc;">When on safari you are really well looked after. Your whole stay will be extremely organized &#8211; you adapt to the rhythm of nature and the wild animals. At 05.00 am you will wake up, have morning coffee or tea, a small snack, and then jump onto your 4&#215;4 where your game ranger will start your morning game drive. It’s pitch dark but your game ranger will help you spot the wildlife waking up. Soon you will experience the African sunrise over the horizon and nature will come alive. When you get back from your morning game drive at 09.00 am a huge breakfast is laid out for you with every food you could imagine. Your breakfast area always overlooks a watering hole, so you just keep watching the animals. After eating, everyone heads back to their cottage and gets a few hours of sleep. Then its time to wake up again, head to the swimming pool, eat lunch and then join on your afternoon game drive. Its always a special moment when the game ranger stops the car, sets out a table for you in the middle of the bush, and serves you a gin and tonic to enjoy as the sun sets across the hills in the distance.</span></p>
<p><span style="color: #3366cc;">When you get back to camp everyone is offered a glass of port or another refreshment and after discussing the events of the game drive everyone heads out to dinner. Dinner is always in a special location of the lodge – the place with the best view. Last time I was there it was still chilly at night, so the huge bonfire keeping us warm was a welcome treat. Everyone who joined you for your game drive is arranged to sit with you over dinner, along with your game ranger, so you can discuss in further detail the wildlife you saw and ask any questions you have. Often, I ask the game rangers about stories or experiences they have had in the past. Remember, they have been guiding people in the wild for many many years and often have a great story to tell. So ask them!</span></p>
<p><span style="color: #3366cc;">Going on safari, to me, is one of the best holidays imaginable. The combination of the excitement of a game drive and the peace and quiet of nature you experience from the comfort of your cottage is unbeatable. What I would say is that it is not for everyone, only those with an adventurous spirit. But even for those of a more sensitive disposition – you have to experience it at least once in your life.</span></p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-1516" alt="4844465124_eb5b788412_o" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/4844465124_eb5b788412_o.jpg" width="565" height="380" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/4844465124_eb5b788412_o.jpg 565w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/4844465124_eb5b788412_o-300x201.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/4844465124_eb5b788412_o-210x141.jpg 210w" sizes="(max-width: 565px) 100vw, 565px" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><b>Oradayken başka neler yapmalıyız? Yapmadan/görmeden asla dönmeyin dediğin birşey var mı?  </b></p>
<p>Botswana’nın doğasıyla ve hayvanlarıyla meşhur olduğuna ikna olmuşsunuzdur artık bu noktada. Safariler dışında bence mutlaka kamp yapmalısınız. Bu vahşi doğada kamp yapmak kendi rotanı çizdiğin, kendi maceranı yarattığın bir Safari’ye çıkmak gibi bir şey. Kesinlike çok farklı bir heyecanı ve hissi var. Tabi bu şekilde sizi sırtlanlar, aslanlar, leoplarlar, fillerden sadece bir parça naylon ayırıyor, ama bunun insana yaşattığı adrenalin inanılmaz bir şey.  En son bu şekilde bir kamp yaptığımda abim yanında tüfek getirmişti, ‘kendimi korumak için bana nasıl bi’ silah vericeksin’ dediğimde bana küçük yarı boş bi’ biber gazı spreyi fırlatmıştı. (Aslan gibi olduğumuz için bize de kullanıyorlar) Sonra tabi başıma bir sürü acayip şeyler geldi: tek gözlü bir sırtlanın et pişirirken bana saldırması (bu benim aptallığımdı kabul ediyorum), çalılıklar arasında yıkanmaya çalışırken birden karşıma turist dolu bir 4X4 gelmesi ve çıplakken fotoğraflarımı çekmeleri, arabayla nehir üzerinden karşıdan karşıya geçmeye kalkışmadan arabadan timsah dolu bir suyun içine atlayıp ne kadar derin olduğunu anlamaya çalışmam, yengemi, yemeğimizi çalmaya çalışan maymunların arasından kurtarmam, bütün gece çiftleşen aslanların sesi yüzünden uyuyamam, her sabah kahveyle Amarula (Botswana’nın Baileys’e benzeyen yerli bir içkisi) içmem gibi bir sürü acayip anım var.</p>
<p><span style="color: #3366cc;"><b>What other attractions are there to see? Is there something you would say “You have to be crazy not do do/see this before you leave”? </b></span></p>
<p><span style="color: #3366cc;">Let’s be honest what attracts most people to Africa if they are a tourist is the nature and wildlife. Apart from staying in a safari lodge, I would absolutely recommend that you also have a camping safari experience. Basically, camping in the wild of Botswana is like taking your traditional safari lodge experience, and turning the adventure/excitement switch to full blast. Trust me, it is a completely different feeling. Rather than living, sleeping and driving from a position of safety, you are living in the middle of the bush. When you are camping on the ground and nothing but a piece of nylon is separating you from Hyenas, Lions, Leopards and Elephants – now that’s an adventure. Last time I went camping my brother brought his shotgun just in case. When I asked him what I would get as protection, he threw me a small, half empty bottle of pepper spray. Now that’s brotherly love.</span></p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-1502" alt="551038_10151001733148562_933689384_n" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/551038_10151001733148562_933689384_n.jpg" width="614" height="408" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/551038_10151001733148562_933689384_n.jpg 960w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/551038_10151001733148562_933689384_n-300x199.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/551038_10151001733148562_933689384_n-210x139.jpg 210w" sizes="(max-width: 614px) 100vw, 614px" /></p>
<p><span style="color: #3366cc;">When you are on a camping safari, way more funny, scary and exciting things happen to you. Last time I had the following experiences: being attacked by a one-eyed Hyena whilst grilling a steak (probably not very clever of me); coming face to face with a 4&#215;4 carrying 8 tourists who were on a game drive whilst I was naked having a “Bush shower” &#8211; they took lots of pictures; being ordered by my older brother before a river crossing: ‘get out of the car and test how deep the water is before I try to drive through it’– it was pretty deep and there were crocodiles; saving my sister in law from a group of Baboons who stole our cheese crackers; getting up in the morning after having been kept awake all night by mating Lions to find fresh Leopard tracks surrounding your tent; the warmth of a huge log fire on an African winter night, and drinking Amarula (local alcoholic drink similar to Baileys) with coffee first thing in the morning – every morning.</span></p>
<p><b>Oraya kadar gitmişken yakınlarda ziyaret edebileceğimiz başka şehirler, yerler var mı?</b></p>
<p>Başka şehire gitmeyin! Hemen, şimdi eşyalarınızı toparlayıp size en yakın Safari noktasına gidin. Eğer Gaborone şehrine gidiyorsanız (Botswana’nın başkenti), Johannesburg, Güney Afrika aktarmalı uçmanız gerekiyor. Vaktiniz varsa orda birkaç gün kalabilirsiniz. Ya da Cape Town’a uçabilirsiniz, orası da çok güzel ve görmeye değer bir şehir.</p>
<p><span style="color: #3366cc;"><b>Any close by cities we could include in our tour?</b></span></p>
<p><span style="color: #3366cc;">No! My advice would be get your shoes, khakis and shades on, hop into a small plane and fly to your nearest safari destination ASAP. If you are flying to Gaborone, the capital city of Botswana, then you are going to go via Johannesburg, South Africa. If that’s the case, then spend some time there and if you can fly over to Cape Town, which everyone agrees is stunningly beautiful.</span></p>
<p><b>Botswana hakkında haberlerde, orda burda pek fazla bir şey duymuyoruz. Hatta bu röportaja kadar Botswana diye bir bir ülke olduğunu bilmeyenler bile vardı eminim. Oranın ekonomik ve politik durumuyla ilgili bizi biraz bilgilendirebilir misin? Gelişen bir ülke mi? Doğal kaynakları neler? (Çabuk elinizi mouse’dan çekin, bu soruyu geçmeye çalışacağınızı biliyoruz)  </b></p>
<p>Botswana 1966 yılında bağımsız bir ülke ilan edildiğinden beri çok hızlı gelişiyor. Ekonomik başarısı çok partili demokratik bir yönetim biçimi olmasına dayanıyor. Bağımsızlığını ilan ettikten kısa bir süre sonra da çok büyük bir elmas kaynağı olduğu keşfedilmiş. Bugüne kadar demokratik olarak, seçimle gelmiş 4 cumhurbaşkanı bu kaynakları çok iyi yönetiyor, koruyor ve kazançlarıyla ülkenin ve halkın yararına yatırımlar yapıyor. Botswana ve bu yönetim biçimi Afrika’daki diğer ülkelerin doğal kaynaklarını nasıl koruması ve gelişmesi gerektiği konusunda çok önemli bir örnek. Bugün, turizm, tarımcılık (özellikle et ihracatı) çok önemli sektörler arasında. Ama dediğim gibi en önemli ekonomik destek elmas kaynaklarından geliyor. De Beers (Dünya’da elmas sektörüne en hakim şirket) kısa süre önce merkez ofisini buraya taşıdı. Özetle, burası çok başarılı ve güvenli bir ülke.</p>
<p><span style="color: #3366cc;"><b><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/2.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="alignleft  wp-image-1512" alt="2" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/2.jpg" width="268" height="403" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/2.jpg 638w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/2-199x300.jpg 199w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/2-210x315.jpg 210w" sizes="(max-width: 268px) 100vw, 268px" /></a>We don’t hear much about Botswana in the news. What is the economic and political state, is it a developing country, what are the main resources? (the next one is assuming you will say diamonds)</b></span></p>
<p><span style="color: #3366cc;">Botswana has been one of the fastest developing countries in the world since independence in 1966. Their economic success is closely tied to their political status as a multi-party democracy. In fact, shortly after independence Botswana discovered diamonds. Since then, a succession of four democratically elected presidents have used their wise leadership to preserve this natural resource and reinvest the proceeds for the benefit of Botswana and its people. Botswana is an example to Africa of how natural resource wealth, in combination with sound governance, can develop a nation. Today, key economic sectors include tourism and agriculture (beef exportation) but the biggest economic boost in Botswana is of course diamonds – they are the largest producer of diamonds by value in the world. In fact, De Beers has just relocated their global HQ to Botswana’s capital city. In other words – it’s a safe and successful country!</span></p>
<p><b>Yani Botswana’da herkes elmas gibi parlıyor mu? Kabul ediyoruz baya kötü bir espriydi, ama oradan tonlarca elmasla geri dönebilir miyiz; fiyatlar daha uygun oluyor mu?</b></p>
<p>Evet, baya kötü bir espriydi gerçekten. İnsanlar değil ama gülücükleri elmas gibi parlıyor. Bu esprinin de bizimkinden aşağı kalır bi’ yanı yok. Ciddi olacak olursak, üzülerek söylüyorum ama hayır, orada hiç de ucuz değil. Elmas üretimi çok sıkı bir denetim altında. Hatta elmas satın almak isteyen herhangi biriyseniz elmasın yanına bile yaklaşamayabilirsiniz. Devlet şu anda elmas sektörünün alt segmentlerini (parlatma, kesim, işleme) canlandırmak için mücevher firmalarını teşvik etmeye çalışıyor. O yüzden kim bilir belki ilerde indirimli mağazalar olabilir, ama ben pek umutlu değilim.</p>
<p><span style="color: #3366cc;"><b>So does everyone in Botswana shine bright like a diamond? Ok this was a horrible joke. But can we come back with loads of jewelry; is it much cheaper over there? </b></span></p>
<p><span style="color: #3366cc;">Yes that is a horrible joke. They don’t shine bright like a diamond, but their smiles do. Ok, I admit, an equally horrible answer. But on a more serious note – I hate to tell you this but no, jewelry isn’t much cheaper there. The diamond production process is tightly controlled. In fact, if you are just a normal person looking to buy diamonds you probably wont get anywhere near diamonds. That said, the Botswana government, in their attempt to stimulate the downstream diamond industry in Botswana (polishing, cutting, manufacturing, jewelry production) is looking at bringing more jewelers to the country. So who knows, perhaps soon there will be discount diamond stores, but I’m sorry to say it’s not that likely.</span></p>
<p><b>Botswana kültürünün en değişik özellikleri neler? Tuhaf karşıladığın, anlamlandıramadığın gelenekleri var mı?</b></p>
<p>Bence kültürlerinin en değişik özelliklerinden biri tarihlerindeki kabile kavramının insanların üzerinde yarattığı politik ve sosyal etkiler. Kabilelerin sosyal açıdan önemi bugün hala kültürlerine ve geleneklerine yansıyor. İnsanların hangi kabileye ait olduğu hala toplumların oluşumunda önemli bir rol oynuyor. Kabilelerin şekillenmesi Botswana demokrasinin yaygınlaşmasında da katkısı oluyor; kabilelerde Kgotia olarak bilinen kabile toplumu içinde gerçekleşen geleneksel toplantılarda belirli kararlar alınıyor. Bu toplantılarda açık müzakereler aracılığıyla üyeler alınan kararları onaylamak için fikirlerini, görüşlerini tartışıyor. Baya uzun demokratik bir süreç haline geliyor yani anlayacağınız.</p>
<p>Toplumda büyük önem taşıyan başka bir özellik de ki bu aynı zamanda kökünü kabile hayatından almış sayılabilir,  insanların doğaya gösterdiği saygı ve değer. Bu özellikler Setswana diline (Botswana’da konuşulan dil) de yansımış. Ben dili bilmiyorum ama duyduğuma göre bir çok sıfat kökenini ve anlamını doğada gerçekleşen olaylardan ve vahşi hayvanların davranışlarından alıyormuş. Botswana, kültürünü, kabile geleneklerini ve doğalarını yüz yıllar önce nasıl koruduysa bugün de aynı biçimde koruyor. Tabi bunlar benim kendi görüşlerim. Botswanalıların (Batswana) bugün hala büyükbaş hayvan sahibi, haftasonları zamanlarının çoğunu hayvan sürüleriyle ilgilenerek geçiren insanlar olması doğaya verdikleri önemi bir kez daha vurgulamış oluyor.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class=" wp-image-1522 aligncenter" alt="2167431861_9d3ac95ec9_b" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/2167431861_9d3ac95ec9_b.jpg" width="614" height="287" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/2167431861_9d3ac95ec9_b.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/2167431861_9d3ac95ec9_b-300x140.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/2167431861_9d3ac95ec9_b-210x98.jpg 210w" sizes="(max-width: 614px) 100vw, 614px" /></p>
<p><span style="color: #3366cc;"><b>What is the most unique feature of the culture? What do you find is the most unusual thing about their culture and tradition? </b></span></p>
<p><span style="color: #3366cc;">In my opinion the most unique feature of their culture is the historical importance that the tribe has played as a political and social force for the people of Botswana. Many aspects of their culture today still reflect the social importance of the tribe. Which tribe you belong to is still very much a feature of present day society. The structure of the tribe has also contributed to the prevalence of democracy in the country – decisions within the tribe are made during a traditional meeting of members of the tribal society known as a Kgotla. This meeting is in essence an open discussion where all members can voice their opinion so that the tribe can come to agreement-it’s a hugely democratic process.</span></p>
<p><span style="color: #3366cc;">What also still features heavily in society, and this too finds its roots in tribal life, is the appreciation and reverence they have for nature. This manifests itself in many ways, but perhaps most specifically in the Botswana language. Although I cannot speak Setswana (the major language of Botswana) I have heard that many of the adjectives in the language find their origin and meaning in the observations stemming from occurrences in nature or behaviors of wild animals. The emphasis in Botswana on safeguarding Botswana culture through preserving tribal traditions and the natural environment seems as important today as it was hundreds of years ago. This is in my opinion one of the most special elements of their culture. Highlighting this is the fact that many Batswana today still own cattle (cows) and to this day spend much of their weekend tending their herd – at one with nature again.</span></p>
<p><b>Botswana’yı epey bir ziyaret etmişsin. Hatta sadece ailenden dolayı değil ama işinle bağlantılı olarak buraya taşınma gibi bir düşüncen bile var. Biz de merak ediyoruz, bu kadar doğa içinde ve ıssız bir ülkede insanlar günlerini nasıl geçiriyor?</b></p>
<p>Botswana’dan daha yeni 3 haftalık, bol bol iş görüşmeli ve toplantılı bir seyahatten döndüm ve size günlerimin nasıl geçtiğini anlatsam heralde sıkıntıdan ölürsünüz. Burada ideal bir günü size şöyle güzel bir hikaye kıvamında anlatayim.</p>
<p>Yılın 340 günü hava güneşli, yani hergün mutlu, süper bir havaya uyanıyorsunuz. Bence sabahları günün en güzel zamanı, özellikle yaz aylarında sıcaklığın öğleden sonra 38-40 derece olduğunu göz önünde bulundurduğunuzda..Bu yüzden yerliler güne erken başlamayı seviyor, hatta sabah 5’de bütün halkı ayakta görmek mümkün. Zaten Afrika’da güneş erken doğduğu ve güneş ışığı sabahın köründe ağzınızın içine girdiği için erken kalkmak pek de zor olmuyor. Sabahları insanların en aktif olduğu zaman, ben de o yüzden iş görüşmelerimi kahvaltıda yapmaya çalışıyorum.</p>
<p>Dikkatimi çeken bir başka şey de insanların biribiriyle olan ilişkilerine verdiği önem. Mesela iş görüşmelerini bi’ kahve içerek, bi’ öğle yemeğinde yapmayı tercih ediyorlar. Bu samimiyeti Amsterdam’da ya da Londra gibi şehirlerde bulmak mümkün değil. Orada herkes telefonla görüşmekten, email yazmaktan böyle küçük şeylere önem vermiyor.</p>
<p>Burada bir de çok aktif bir expat topluluğu var.  (Expat da ne derseniz: kendi ülkeleri dışında çalışmaya giden kişiler). Özellikle De Beers firması merkez ofisini buraya taşıdıktan sonra bu topluluk iyice büyüdü. Konuyla ne alakası var diyorsanız, bu gruptaki kişiler sürekli bir aktivite peşinde. Hemen her gün birisi sizi yemeğe, birşeyler içmeye davet ediyor.</p>
<p><a style="color: #ff4b33; line-height: 24px; font-size: 16px;" href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/2688_72167203561_3542732_n.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-1507" alt="2688_72167203561_3542732_n" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/2688_72167203561_3542732_n.jpg" width="604" height="404" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/2688_72167203561_3542732_n.jpg 604w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/2688_72167203561_3542732_n-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/2688_72167203561_3542732_n-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 604px) 100vw, 604px" /></a></p>
<p><span style="color: #3366cc;"><b>You have visited Botswana several times and say you might consider moving there as it is becoming a hub for your business. How would you describe a routine day in the country? How do the locals usually socialize besides work?</b></span></p>
<p><span style="color: #3366cc;">Having just returned from a three-week trip to Botswana I can tell you exactly what my routine was but it would bore you to death as I was in meetings all day. Instead, I can tell you what my ideal day in Botswana would be.  <b></b></span></p>
<p><span style="color: #3366cc;">With about 340 days of sun a year, you can pretty much count on a beautiful, bright morning. Mornings are the best time of day, especially in the summer, when afternoon temperatures can rise to 38-40 degrees Celsius. As such, the majority of people are up at 5 am, which is easy in Africa because the sun rises early and you want to get out of bed. Because everyone is active in the morning, I would generally have a breakfast meeting for business or even better have lunch with one of my brothers who live there.</span></p>
<p><span style="color: #3366cc;">One thing I noticed in Botswana is that people there are happy to meet up for coffee or lunch to discuss business. There is still very much an emphasis on people to people relationships. I have sometimes missed this approach in Amsterdam or London, where everyone is so busy making phone calls and sending emails that they don’t have the time for a good cup of coffee. You can learn so much more over coffee than between screens.</span></p>
<p><span style="color: #3366cc;">There’s also a vibrant expat community in Botswana, which has just expanded by about 80 families who have moved to Gaborone along with the De Beers relocation. Almost every night someone invites you to have dinner at their place where you can sit outside and enjoy the cool breeze of sunset with a cold beer.</span></p>
<p><b>Peki gençler eğlence için neler yapıyor? Gece hayatı, konserler, etkinlikler var mı? Bir de biz her ülkeye özgü içkiyi öğrenmeye ve denemeyi gönlümüze yazdık. Buraya özgü olan içki nedir? (Burada içki içmek her gün daha da zorlaştığı için şansımız başka yerlerde deniyoruz)</b></p>
<p>Buradaki gençler dünyadaki diğer gençler normalde ne yapıyorsa aynen onu yapıyor: bol bol içip, bol bol arkadaşlarıyla takılıyor. Buranın asıl içkisi Chibuku adında özel bir şekilde mayalanan bir bira. Ama insanlar genelde Afrika’nın geneline özgü biraları tercih ediyor. Aklıma gelen birkaç marka St. Louis, Hansa ve Castle. Gece hayatına gelince, Johannesburg ve Istanbul’dan şaşmayın ve burası için fazla bir beklentiye girmeyin.</p>
<p><span style="color: #3366cc;"><b>What do the youngsters do for entertainment? Is there nightlife, events, concerts? And the most curious question of all, what is the local alcoholic beverage? </b></span></p>
<p><span style="color: #3366cc;">A lot of the youngsters do exactly what many youngsters do for entertainment – spend a lot of time drinking the local alcoholic beverage and chilling out together. Actually, the truly local drink is called Chibuku, which is basically a specially brewed thick beer. However, I think most people choose just to drink locally brewed African beer. Well-known African brands I remember you can get there include St. Louis, Hansa and Castle. In terms of nightlife I would stick to Johannesburg or Istanbul!</span></p>
<p><b>Orada başına gelen en tuhaf olay neydi? Yani en azından bizim garip bulacağımız bir durum</b>.</p>
<p>Neden bilmiyorum ama Botswana’da başıma pek tuhaf bir şey gelmiyor. Tamam, gecenin bir yarısı bir su aygırının beni kovalaması, tuz gölünde kamp yaparken bir kum fırtınası ortasında kalmam ve yatağımda akrepler bulmam biraz heyecan verici ve alışılmadık olmuş olabilir..(yok canım bizim her zaman başımıza gelen şeyler bunlar). Bir kere de bi’ motosiklet kazasında omzum çıkmıştı ve eve dönmek için motosikleti 800 km tek elimle kullanmak zorunda kalmıştım. Bu tabi tuhaf bir durumdan daha çok acı verici bir durum.</p>
<p><span style="color: #3366cc;"><b>What is the weirdest thing that happened to you while you were there? Or something that we would think is very unusual?</b></span></p>
<p><span style="color: #3366cc;">For some reason weird things rarely happen to me when I am in Botswana. Ok apart from a few exciting moments in the wild when I have been chased by a hippo at night, experienced a sand storm in the salt lakes whilst camping and found scorpions in my bed. One time I dislocated my shoulder in a motorbike accident, so riding the 800kms back home one handed was pretty weird I suppose. Actually it was more painful than weird.</span></p>
<p><strong>Not:</strong> Röportajın orijinalini İngilizce yaptığımız için, anlamını yitirmemesi açısından Türkçe’ye birebir çevirmek yerine kendimizce küçük değişiklikler yaptık.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2013/11/24/botswana-jakuzinizde-uzanirken-aslanlari-izleyebileceginiz-ulke/">Botsvana: Jakuzinizde Uzanırken Aslanları İzleyebileceğiniz Ülke</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2013/11/24/botswana-jakuzinizde-uzanirken-aslanlari-izleyebileceginiz-ulke/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cosenza: Mafyalarla Erasmus Keyfi</title>
		<link>https://oitheblog.com/2013/10/26/cosenza-mafyalarla-erasmus-keyfi/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2013/10/26/cosenza-mafyalarla-erasmus-keyfi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 25 Oct 2013 21:56:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[COSENZA]]></category>
		<category><![CDATA[İTALYA]]></category>
		<category><![CDATA[RÖPORTAJ]]></category>
		<category><![CDATA[calabria]]></category>
		<category><![CDATA[cosenza]]></category>
		<category><![CDATA[cosenza erasmus]]></category>
		<category><![CDATA[cosenza gezi]]></category>
		<category><![CDATA[cosenza gezi rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[cosenza gezilecek yerler]]></category>
		<category><![CDATA[cosenza italya]]></category>
		<category><![CDATA[cosenza neresi]]></category>
		<category><![CDATA[gezi blogları]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi Blogu]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[italay gezi blog]]></category>
		<category><![CDATA[İtalya]]></category>
		<category><![CDATA[italya blog]]></category>
		<category><![CDATA[italya eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[italya erasmus]]></category>
		<category><![CDATA[italya gece hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[italya gezi planı]]></category>
		<category><![CDATA[İtalya Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[italya gezilecek yerler]]></category>
		<category><![CDATA[İtalya Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[italya okul]]></category>
		<category><![CDATA[italya pahalı mı]]></category>
		<category><![CDATA[italya şehirleri]]></category>
		<category><![CDATA[italya tatil]]></category>
		<category><![CDATA[italya vize]]></category>
		<category><![CDATA[italya'da yaşamak]]></category>
		<category><![CDATA[Seyahat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=1178</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hakkında daha önce hiçbir şey duymadığım bir yerdi Cosenza.  Geçen gün arkadaşım Yasemin Kennedie ile başka bir konu üzerine konuşurken,...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2013/10/26/cosenza-mafyalarla-erasmus-keyfi/">Cosenza: Mafyalarla Erasmus Keyfi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hakkında daha önce hiçbir şey duymadığım bir yerdi Cosenza.  Geçen gün arkadaşım Yasemin Kennedie ile başka bir konu üzerine konuşurken, konu konuyu açınca, onun orada Erasmus yaptığını öğrendim ve çok ilgimi çekti. Kendisi de bu söyleşiye vakit ayırabileceğini söyleyince, konunun derinliklerine indik ve size keyifli bir rehber hazırladık. Demek bilmediğimiz yerlerde, bir takım güzel şeyler oluyormuş. Önce okuyup, sonra deneyip göreceğiz.</p>
<p style="text-align: left;"><b> <a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/8500467168_af8e474d2c_b.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-1185" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/8500467168_af8e474d2c_b.jpg" alt="8500467168_af8e474d2c_b" width="639" height="209" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/8500467168_af8e474d2c_b.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/8500467168_af8e474d2c_b-300x97.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/8500467168_af8e474d2c_b-210x68.jpg 210w" sizes="(max-width: 639px) 100vw, 639px" /></a></b></p>
<p style="text-align: left;"><b>Hangi bölgede kaldın?</b></p>
<p>Muhtemelen daha önce kimsenin duymadığı bir isim, güney İtalya’da <strong>Calabria Bölgesi’nde, Cosenza&#8217;da</strong> kaldım. Çizme diye bahsedilen bölümün burnuna doğruydum denebilir. Basit bir hesapla; Roma’ya ulaşmak için 4 saate yakın tren yolculuğu yapmam gerekiyordu.</p>
<p><b>Bizim filmlerden bildiğimiz kadarıyla, İtalya’da aşağılara indikçe mafyaydı efendim Godfather’dı, bir takım gerginlikler çıkmaya başlıyor. Şaka bir yana, sen neden İtalya’nın bu bölgesini tercih ettin?</b></p>
<p>Bu bölge benim tercihim olmadı. Okulumda Erasmus çok da üstüne düşülen çok da bilinen bir şey olmadığı için bölümümün başka okullarla anlaşması yoktu. Bir kişilik İspanya kontenjanına da güveniyordum fakat başvuru yaptığımda o anlaşmanın süresinin bittiğini öğrendim. Haliyle başka seçeneğim kalmamıştı. Tamamen “ya burası ya burası” şeklinde bir seçim yaptım. Her zaman içimde bir İtalya aşkı vardı, “keşke yaşasam” “keşke bir süre İtalya’da çalışsam” diyordum. Fırsat bu fırsat, hazır devlet de üstüne para veriyorken bence gitmeliyim dedim ve gittim. Aslında gitmeden 15 gün öncesine kadar &#8220;acaba o kadar güneyde ne yaparım?&#8221; diye korkuyordum ama şimdi diyorum ki iyi ki korkuma yenilmemişim.</p>
<p><b>Çoğu insanın adını, hatta yerini bile bilmediği bir bölge olduğunu düşünürsek, bize burayla ilgili birkaç belirgin özellikten söz edebilir misin? </b></p>
<p>Hep televizyonlarda gördüğümüz “hangi köye gitseniz size kapı açarlar, yemek yaparlar” olgusu vardır ya Türkiye’de; işte o olgu güney İtalya’da da var. Metropol olmaktan çok uzak. Sicilya ve deniz yollarına çok yakın olduğu için legal ve illegal olarak en çok göçmen alan bölge. İtalyan insanları genel olarak sıcakkanlılar ama 3 İtalyan ile ev paylaşmış biri olarak güney insanlarının daha sıcak ve samimi olduklarını söyleyebilirim. Ev yapımı salçalara, mezelere, kurutulmuş etlere ve şaraplara bu bölgede çok kolay ulaşabilirsiniz. Ben şanslıydım, ev arkadaşlarımdan biri babasının yaptığı salça ve şaraplardan getirmişti Türkiye’ye getirmem için.</p>
<p>Yerleşim ve mimari olarak bakarsak da kaldığım şehir olan Cosenza’da dikkat çekici bir şey yoktu. Fakat “Cosenza Vecchio” dedikleri eski şehir kısmı oldukça güzel. Ve tabi ki İtalya’nın genelinde olduğu gibi güzel meydanları ve kiliseleri var, sadece boyutları daha küçük.</p>
<p><b><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/yaseminitalya.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="alignleft wp-image-1180" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/yaseminitalya.jpg" alt="yaseminitalya" width="346" height="518" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/yaseminitalya.jpg 480w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/yaseminitalya-200x300.jpg 200w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/yaseminitalya-210x315.jpg 210w" sizes="(max-width: 346px) 100vw, 346px" /></a>Hangi üniversitede eğitim aldın? Sence doğru bir tercih miydi?</b></p>
<p>Yalan söyleyemem, eğitim almadım desem yeridir. Daha doğrusu alamadım. Belki İtalyancam çok iyi olsaydı doğru bir tercih olabilirdi, ama İngilizce eğitim olmadığı için ve 9 ay gördüğüm İtalyanca kursum yetmediğinden dolayı bir eğitim alamadım. Dil konusunu çok iyi araştırmak lazım Erasmus’a gitmeden önce. Ben çok da kredi ve ders peşinde olmadan gittim Erasmus’a. Ders vermesem de çok sorun etmeyecektim, zaten okulda tercih eden olmadığı için hibe de geri alınmayacaktı elimden. Fazla kafam rahattı diyebilirim.</p>
<p>Ama ders ve kredi konusu sizin için önemliyse eğitim dili çok önemli bir nokta. Birkaç ay gittiğiniz herhangi bir dilin kursu sizin orada eğitim almanıza yeterli olmuyor.</p>
<p><b>Peki bölgeyi ve üniversiteni göz önünde bulundurduğunda, “yine olsa yine yaparım” diyebiliyor musun, yoksa başka bir yeri mi tercih ederdin?</b></p>
<p>Eğer okulu uzatmış olsaydım başka bir yeri tercih ederdim diyebilirim, ama son dönem fazlaca ders alarak tam zamanında mezun olduğum için “yine olsa yine yaparım” diyorum. Henüz tekrar gidemedim, Erasmus sonrasında en yakın ve uygun zamanda gidip biraz da uzaktan bakmak istiyorum Cosenza’ya.<b></b></p>
<p><b>Dil öğrenmek konusunda sana bir katkısı oldu mu? İtalyanca, öğrenmek için uygun bir bölge mi?</b></p>
<p>Kesinlikle çok uygun. Etrafta her yerde olduğu gibi çok fazla Türk olmasına rağmen benim okulumda Erasmus’a gelen öğrencileri İtalyanlarla aynı evlere yerleştirmeye dikkat ediyorlardı. Ben 3 İtalyan ile birlikte kaldım tam 6 ay boyunca. Hiç abartmıyorum toplamda 10 kelime İngilizce bilmiyorlardı. İlk haftalar kabus gibi geçti, elimde sözlükle bir oraya bir buraya koşturdum derdimi anlatabilmek için. Ama 2 hafta sonra sanki beyninize bir çip yerleşmiş gibi İtalyanca konuşmaya başlıyorsunuz. Mecbur olunca insan daha kolay öğreniyor sanırım. 3 kur İtalyanca kursuna gitmiştim ama 10 kur da gitsem orada geçirdiğim 6 ayın yanından bile geçemez.</p>
<p>Tek sorun İtalya’da her bölgenin kendi lehçesi var. Bizde Ege ve Karadeniz arasındaki fark gibi. Eğer olur da bu İtalyanca’nın (Calabrese) konuşulduğu bir ortama düşerseniz herhangi bir şey anlamanız çok ama çok zor.</p>
<p><b>Biz Türkler kendimizi İtalyanlara benzetmeye, “İngiltere’ye gittim beni İtalyan sandılar” gibi cümleler kurmaya bayılıyoruz. Peki gerçekten de kültürel anlamda benziyor muyuz? Orada yaşarken sana Türkiye’yi anımsatan özellik ve gelenekler fark ettin mi?</b></p>
<p>Dediğim gibi çok sıcakkanlılar. Yardımseverler ve senin orada misafir olduğunun o kadar farkındalar ki sana her şeyin en iyi ve en güzelini yaşatmak istiyorlar. Arkadaşlarıyla çıktıkları yemeğe çağırıyorlar, sana yemek yapıyorlar ya da sana kendi yemeklerini yaptırıyorlar. Muhabbet etmeye çok açıklar. Seni dinlemek ve sana anlatmayı seviyorlar. Hatta çoğu zaman aynı dili konuşamadığınız için birbirinizi anlamakta zorlansanız bile konuşmanın sonu bol kahkahayla bitiyor. İtalyanlar zaten neşeli insanlar, güneydekiler daha da neşeli.</p>
<p>Kültürel anlamda daha da benziyoruz birçok Avrupa ülkesine göre. Ev arkadaşlarım erkek arkadaşlarını abilerinden ve babalarından saklıyorlardı. Sevgiliyle olan ilişkilerinde de oldukça temkinli ve geleneksel bir yaklaşımları var. Dinlerine de çok bağlılar. Çantalarında dua taşıyanlar çok, Pazar günleri kiliseler dolu ve bayramlarını da mutlaka aileleriyle geçiriyorlar.</p>
<p style="text-align: left;"><b><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/cosenza_ci-1_980_656_700x_0b6db7fe8c8f874b41ac62ea08ea8e60.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-1183" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/cosenza_ci-1_980_656_700x_0b6db7fe8c8f874b41ac62ea08ea8e60.jpg" alt="cosenza_ci-1_980_656_700x_0b6db7fe8c8f874b41ac62ea08ea8e60" width="630" height="421" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/cosenza_ci-1_980_656_700x_0b6db7fe8c8f874b41ac62ea08ea8e60.jpg 700w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/cosenza_ci-1_980_656_700x_0b6db7fe8c8f874b41ac62ea08ea8e60-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/cosenza_ci-1_980_656_700x_0b6db7fe8c8f874b41ac62ea08ea8e60-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 630px) 100vw, 630px" /></a><br />
Yaşam pahalı mıydı? Nasıl bir bütçe oluşturdun, harcamaların İstanbul’a kıyasla fazla oldu mu?</b></p>
<p>Yaşam pahalı değildi, yurdum özellikle çok ucuzdu. Yurt yerine müstakil ev demek daha doğru olurdu aslında. Benim evim 2 oda 1 salondu. Mutfağımız ve banyomuz gayet büyüktü. Evden büyük terasımız vardı. Odalar hep iki kişilikti ve ben Erasmus öğrencisi olarak ayda 150 Euro kira veriyordum. Orada okuyan İtalyan öğrenciler gelir durumlarını beyan ederken çok daha ucuz ve hatta bedavaya kalıyorlardı.</p>
<p>Mutfağım oldukça büyüktü ve ben de yemek yapmayı çok sevdiğim için çoğunlukla evde yemek yaptım. Yemekhaneden yediğimde ise bir öğüne 3,14 Euro veriyordum. Yemekler de gayet güzel oluyordu. Market alışverişlerinde ise komik fiyatlar vardı. Hayat kurtaran Mozzarella peyniri 90 cent, kıymanın kilosu 6 euroydu. Hazır yıkanmış kıvırcık salataların 250 gramlık paketi 1 eurodan satılıyordu. İçki zaten inanılmaz ucuzdu, su almak yerine şarap içseniz belki daha karlı bile olabilirsiniz.</p>
<p>Kıyafet alışverişi çok yapan biri olarak söyleyebilirim mağazalar da gayet uygun fiyatlıydı. H&amp;M neredeyse hep indirimdeydi. 25 Haziran’dan sonra ülke genelinde bir indirim yapıldı ki benim aklım gitmişti diyebilirim.</p>
<p>Yurda çok yakın bir mesafede Forno(fırın) vardı. Bu fırın okul civarında 24 saat boyunca açık olan tek yerdi. Koca bir tepsi pizzaya 12 euro verip 5 kişi çok rahat karnınızı doyurabiliyorduk. Jambonlu ya da peynirli sandviçler 3 euro civarındaydı. Yine okula çok yakın mesafede Anna Maria isimli bir pizzacı vardı. Traktör tekerleği boyutuna yakın boyutta pizzaları maksimum 5 euroydu. Hep sıra olurdu ve en az yarım saat sıra beklerdik, ama değerdi.</p>
<p>Bu kadar ucuzluğa rağmen eğer hibe yetiyor dersem yalan söylemiş olurum, aile desteği olmadan Avrupa’da yaşamak zor. Hele aşırı rahat bir hayat olarak Erasmus hayatını geçirmek sadece hibeyle daha da zor.</p>
<p><b>Part time çalışma olanakları var mı? Yoksa bir öğrenci Sadece aile desteğiyle mi yaşam sürdürüyor?</b></p>
<p>Çok fazla iş imkanı olan bir bölge değil. Part time çalışan arkadaşlarım vardı ama hiçbiri Erasmus öğrencisi değildi. Ailesinden uzakta okuyan öğrencilerden part time çalışanlar vardı. Daha önce de dediğim gibi kimse İngilizce bilmediği için ve herhangi bir Erasmus öğrencisinin İtalyancası da çok mükemmel olmadığı için part time iş bulmak çok da kolay değil.</p>
<p style="text-align: left;"><b><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/Napoli1.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-1188" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/Napoli1.jpg" alt="Napoli1" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/Napoli1.jpg 3264w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/Napoli1-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/Napoli1-1024x682.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/Napoli1-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a><br />
Orada sıradan bir günün nasıl geçiyordu? </b></p>
<p>Öğlen uyanıyordum, derse gitmiyordum anlamadığım için dersleri. Evde kahvaltı yapıyordum, eğer çok üşenirsem yemekhaneye gidip yiyordum. Seçenek çok olduğu için ve kahvaltıda pide yiyebilen bir millet olduğumuz için kahvaltıda pizza yemeye de baya alışmıştım. Saat 2 – 3 civarında okulun “Anfiteatro” dediğimiz yerinde oturup kahve içerdik. Hele hava güzelse burası güneş alan bir yer olduğu için saatlerce oturduğumuzu bilirim.</p>
<p>Ben Erasmus’a martta gittiğim için başta hava baya soğuktu. O zamanlarda Anfiteatro’da oturamadığımız için birinin evinde toplanıyorduk. Akşamüstü mutfak alışverişi ya da biraz dolanalım diye Cosenza şehir merkezine ya da yakındaki semt Quattromiglia’ya giderdik. Anna Maria’da pizza yerdik ya da herhangi bir barda kahve içerdik (İtalya’da bar, bizim kafelerimizle aynı şey).</p>
<p>Akşamüstü eve dönüp alışverişleri yerleştirip biraz temizlik yapardım. Aslında haftada 2 gün temizlik sıram oluyordu fakat mutfak ve banyoyu her gün temizliyorduk. Sonra 7-8 gibi tekrar yemekhaneye gidip yemek yiyorduk ve yemekten sonra da varsa partiye gidilirdi, yoksa da parti yapılırdı. Teraslarımız çok büyük ve evlerimiz de müstakil olduğu için arkadaşları bir yere toplamaya çok müsaitti.</p>
<p>Havalar ısınmaya başlayınca öğlen denize gitmeye başladık. En yakın semt olan <strong>Quattromiglia’dan</strong> trene binip 40 dakikada gayet güzel bir kumsala varabiliyorduk. Denize gidince gün bir anda geçiyor zaten. Yorgun argın okula dönüp yemek, yıkanma vs. derken yine akşam oluyordu.</p>
<p>Böyle anlatınca sanki emekli hayatı yaşamışım gibi duruyor belki ama, aslında hiç de öyle değildi. Ben ne kadar anlatsam da gitmeden bunu anlayabileceğinizi sanmıyorum. Her gün denize bile gitseniz, her gün farklı insanlar geliyordu ya da farklı bir kumsala gidiliyordu. Haliyle her yeni gün, Erasmus’ta yeni macera demek aslında.</p>
<p><b>İtalya’nın başka hangi şehirlerini ziyaret etme şansın oldu? Sence en etkileyicisi hangisiydi?</b></p>
<p>İtalya’da Cosenza, Napoli, Pompeii, Bari, Floransa, Milano, Roma, Bolonya, Venedik ve Pisa gezdiğim şehirler.</p>
<p>Napoli’nin havası çok farklı. Biraz “Godfather” esintisi için gidilebilir bir şehir. Ama Pompeii kesinlikle ölmeden önce görülmesi gereken tarihi bir mekan. Çok kısa bilgi isteyenler şuradan okuyabilir : <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Pompeii">http://tr.wikipedia.org/wiki/Pompeii</a></p>
<p>Biraz daha kuzeye çıkarsak Floransa’ya aşık oldum. Tek kelimeyle bu şekilde açıklayabilirim. Venedik falan yalan geldi Floransa’yı görünce. Sarımsı gökyüzü, duvarları ve paket taşlarıyla havası çok farklı bir şehir. Hem çok tarihi hem de bir yandan çok modern ve yaşanılası bir yer. Keşke bir imkanım olsa da bir Erasmus süresi kadar da Floransa’da yaşayabilsem.</p>
<p><b> <a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/Cal_0018.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-1191" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/Cal_0018.jpg" alt="Cal_0018" width="734" height="489" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/Cal_0018.jpg 734w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/Cal_0018-300x199.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/Cal_0018-210x139.jpg 210w" sizes="(max-width: 734px) 100vw, 734px" /></a></b><b><br />
Son olarak “buraya kadar gelmişken denemeden/görmeden dönmeyin” dediğin şeyler var mı? Bize birkaç tavsiye verebilir misin?</b></p>
<p>&#8211; “Salsiccia Calabrese” yemeden dönmeyin. Bizim sucuğa benzemekle birlikte daha yağlı olduğunu söyleyebilirim. Domuz etinden yapıldığını söylemem gerekmiyor sanırım, zaten İtalya’da şarküterinin %80’i domuzdan yapılıyor. Ona göre hazırlıklı olun.</p>
<p>&#8211; Açık hava festivallerini ve şehir kutlamalarını kaçırmayın. Yemek ve eğlence hepsi bir arada oluyor.</p>
<p>&#8211; Cosenza Vecchia denen “Eski Cosenza” bölümünü mutlaka ziyaret edin.  Eski evler, yıkılmak üzere olan duvarlar ve minik köprüler gerçekten çok güzel ve sevimli. Fotoğraf çekmek için mükemmel fon hepsi.</p>
<p>&#8211; Ristorante Greco’ya gidin. İtalya’ya gidip de Yunan restoranına mı gidilir demeden, önyargısız gidin. Hazır Türk yemeklerini de özlemişken o minik restoranda biraz keyif yapın.</p>
<p>&#8211; Yazın gidiyorsanız her köşeden denize girebileceğinizi unutmayın.</p>
<p>&#8211; Calabrialı İtalyan arkadaşlarınız olursa bir şekilde kendinizi onların evlerine davet ettirin. Ben yapamadım ama giden arkadaşlarım anlata anlata bitiremediler günler o evdeki misafirperverliği ve yemekleri.</p>
<p>Aklıma gelenler bunlar, her nereye giderseniz umarım çok mutlu olursunuz. Orası çok kuzey, burası çok soğuk, şurası çok uzak demeyin; sadece gidin!</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2013/10/26/cosenza-mafyalarla-erasmus-keyfi/">Cosenza: Mafyalarla Erasmus Keyfi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2013/10/26/cosenza-mafyalarla-erasmus-keyfi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bangladeş: Yalnızca Tişörtlerinizin Etiketinde Yazmayan Ülke</title>
		<link>https://oitheblog.com/2013/10/21/banglades-yalniz-tisortlerinizin-etiketinde-yazmayan-ulke/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2013/10/21/banglades-yalniz-tisortlerinizin-etiketinde-yazmayan-ulke/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Oct 2013 15:03:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[RÖPORTAJ]]></category>
		<category><![CDATA[bangladeş]]></category>
		<category><![CDATA[bangladeş başkent]]></category>
		<category><![CDATA[bangladeş dakka]]></category>
		<category><![CDATA[bangladeş gezi]]></category>
		<category><![CDATA[bangladeş gezi notları]]></category>
		<category><![CDATA[bangladeş gezi rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[bangladeş gezi yorumları]]></category>
		<category><![CDATA[bangladeş nasıl bir yer]]></category>
		<category><![CDATA[bangladeş neler yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[bangladeş nerede]]></category>
		<category><![CDATA[bangladeş tatil]]></category>
		<category><![CDATA[bangladeş tekstil]]></category>
		<category><![CDATA[bangladeş vize]]></category>
		<category><![CDATA[bangladeş yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[bangladesh]]></category>
		<category><![CDATA[dakka]]></category>
		<category><![CDATA[dakka gece hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[dakka gezi notları]]></category>
		<category><![CDATA[dakka gezi rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[dakka gezilecek yerler]]></category>
		<category><![CDATA[dakka nerede]]></category>
		<category><![CDATA[dakka nerenin başkenti]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Gezilecek Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[Seyahat]]></category>
		<category><![CDATA[Seyahat Blog]]></category>
		<category><![CDATA[uzak doğu tatil]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=1125</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çoğu insanın hakkında pek de bir şey bilmediği, tişört etiketlerimizin &#8220;made in ..&#8221; bölümünün baş tacı, &#8220;fakir ülke&#8221;, &#8220;ucuz işçi...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2013/10/21/banglades-yalniz-tisortlerinizin-etiketinde-yazmayan-ulke/">Bangladeş: Yalnızca Tişörtlerinizin Etiketinde Yazmayan Ülke</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/2724247099_d3d4d17fe5_b.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-1126" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/2724247099_d3d4d17fe5_b.jpg" alt="2724247099_d3d4d17fe5_b" width="800" height="533" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/2724247099_d3d4d17fe5_b.jpg 800w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/2724247099_d3d4d17fe5_b-300x199.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/2724247099_d3d4d17fe5_b-210x139.jpg 210w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /></a><br />
Çoğu insanın hakkında pek de bir şey bilmediği, tişört etiketlerimizin &#8220;made in ..&#8221; bölümünün baş tacı, &#8220;fakir ülke&#8221;, &#8220;ucuz işçi kaynağı&#8221; ithamlarına maruz kalan bir garip ülke Bangladeş. Ben adını bile düzgün söyleyemezken, pek sevgili arkadaşım Barış Kabarık, aylardır iş için oralara gidiyor geliyor. Arıyorum, &#8220;Bangladeş&#8217;teyim&#8221; diyor. İçimden &#8220;vay arkadaş&#8221; diyorum, ona çaktırmıyorum. Sonra da pek tabi bu fırsatı kaçırmıyor ve kendisini türlü tuhaf sorularımla darlıyorum.</p>
<p>Ziyaret etmeyi, iş yapmayı, orada okumayı düşünenler, gelin bakın burada ne var.</p>
<p><b><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/431171_286639528075290_1216821368_n.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="alignleft size-medium wp-image-1127" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/431171_286639528075290_1216821368_n-225x300.jpg" alt="431171_286639528075290_1216821368_n" width="225" height="300" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/431171_286639528075290_1216821368_n-225x300.jpg 225w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/431171_286639528075290_1216821368_n-210x280.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/431171_286639528075290_1216821368_n.jpg 720w" sizes="(max-width: 225px) 100vw, 225px" /></a>Bangladeş&#8217;e ne sebeple gidiyorsun? Gezi, iş, okul?</b></p>
<p><b></b>Bangladeş’e 2012 yılında iş dolayısıyla gitmeye başladım. Değişen dünya ve tekstil pazarı beni Bangladeş macerasına itti. En az iki ayda bir mutlaka 10 gün kalıyorum, kimi zaman 45 gün aralıksız kaldığım da oldu. İlk gittiğim günü hatırlıyorum, havalimanının kapısından çıktım karşımda uzun bi’ demir parmaklık ve demir parmaklıkların arkasında gelenleri bekleyen yüzlerce insan, “The Walking Dead” için potansiyel set gibiydi. Ancak zamanla uyum sağlayıp alışıyorsunuz.</p>
<p><b>Hangi bölgesinde kaldın? Sence kalmak için uygun bir bölge mi?</b></p>
<p>Bangladeş’de kalınabilecek tek yer <b>Dakka</b>’dır. Aynı zamanda Bangladeş’in en kalabalık şehri ve başkenti. Dakka’nın içinde <b>Baridhara</b> denilen konsoloslukların bulunduğu güvenli bir bölgede yaşıyorum, birçok yabancı zaten ya Baridhara bölgesinde ya da <b>Gulshan</b> bölgesinde yaşıyorlar, Gulshan daha merkezi ve orada da konsolosluklar bulunuyor ancak Baridhara’nın güzel yanı daha sakin ve giriş çıkışların kontrol noktalarından denetleniyor olması güvenlik için bir artı. Onun dışında daha çok yerel halkın kaldığı <b>Uttara</b> bölgesi tehlikelidir ancak bazı Türkler orada yaşamayı seçiyorlar çeşitli sebeplerden ötürü. Dakka içerisinde güvenle dolaşacağınız yerler Gulshan, Banani, Baridhara ve Baridhara DOHS bölgeleridir, tabi güvenli dediysek Bebek sahilinde geziyormuşçasına rahat olmayın.</p>
<p><b>Türkiye&#8217;den ciddi anlamda farklı bir kültür olduğunu biliyoruz. Ne gibi belirgin farklar var, bize biraz anlatabilir misin?</b></p>
<p>Öncelikle Hint kökenli olduklarından ve Hint kültürünün de oldukça köklü olması nedeniyle oturmuş bir yapıları var. Tabi İngilizlerin de işgalden kalma izlerini görmek mümkün, kriket ülkenin milli sporu gibi. Sütlü çayı da unutmamak lazım tabi… Ancak bizden çok büyük farkları yok desem yanlış olmaz. En az bizler kadar duygusal bir toplum. En ufak şeye alınabilirler o nedenle Bengallerle konuşurken biraz daha dikkatli olmakta yarar var. Çok yardımseverler. Bir de bizim gibi “hallederiz abi” ciler çok fazla. Eğer ucunda para kazanmak varsa isteyebileceğiniz her şeyi yapabilecek potansiyeldeler ve gerçekten de başarabilirler.  Bunun dışında, eğitimli olan Bengaller eğitimsizlerine göre çok farklı, eğitimli olanlarda daha fazla vefa, ciddiyet, gurur, özveri ve onur var, eğitimli olanlar ne kadar iyi ve normalse eğitimsiz olanlarda bir o kadar şımarık yüz vermeye kesinlikle gelmeyen ve sürekli baskıcı davranmak zorunda olduğunuz insanlar. Yemek kültürü bizimle biraz farklı, her yemeğe Hint kültüründen kalma etkisi olsa gerek çok fazla baharat koyuyorlar. Yalan günlük hayatta en sık karşılaşacağınız şey,  her soruyu kelimelerin yerlerini değiştirerek bir daha sorun, çoğu zaman farklı cevaplar aldığınızı göreceksiniz.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/8482633859_7229fe2a28_c.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-1128" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/8482633859_7229fe2a28_c.jpg" alt="8482633859_7229fe2a28_c" width="800" height="600" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/8482633859_7229fe2a28_c.jpg 800w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/8482633859_7229fe2a28_c-300x225.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/8482633859_7229fe2a28_c-210x157.jpg 210w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /></a><b><br />
Orada başına gelen tuhaf bir olay oldu mu?</b></p>
<p>Yolda yürürken kendinizi film yıldızı gibi hissedebilirsiniz çünkü etrafınızda sizin fotoğrafınızı çeken insanlar ve gelip sarılan çocuklar olacaktır. Gece cadde kenarında beklerken çeşitli insanlar gelip istediğiniz her şeyi temin edebileceğini söyleyerek size tekliflerde bulunabilir. Mesela bir gün apartman görevlisiyle konuşurken kendimi bir anda bulaşık makinasının ne olup ne işe yaradığını anlatırken buldum. Bu tip şeylere alışık olmadığımdan her günüm ilginç olaylarla geçiyor. En son ziyaretimde Bangladeş’de çeşitli siyasi karışıklıklar nedeniyle yoğun eylemler vardı ve yolda geçen araçlara saldırılıyordu, havalimanına indim şoför karşıladı beni, bir ambulansın içine sedyenin üzerine yatırdı o şekilde şehir içinde ilerledik,</p>
<p>En “saf” olarak değerlendirebileceğim bir başka anımdan da söz etmek gerekirse, bir gün Westin otelinde hamburger yemeye gittim. Herkes oranın hamburgerini çok över, ben de bi’ deneyeyim dedim. Siparişi verdim, eti iyi pişmiş sevdiğimi garsona belirttim, garson da buna cevaben “efendim zaten etlerimizi iyi pişiriyoruz çünkü hepsi bakterili, iyi pişmezse ölmezler” dedi. Tabi ben boş gözlerle adama baktım adam gülen bir yüzle teşekkür etti ben de afiyetle hamburgeri yedim.</p>
<p><b>Yaşam koşulları nasıl? Beklediğimiz gibi ucuz mu?</b></p>
<p>Yaşam koşulları? Hayır öyle bir koşul yok. Şaka bir yana sokakta çok büyük acılar görebiliyorsun, göremediğin ve duyduğun şeyler ise çok daha korkutucu. Çocuklarını “dilendirme mafyasına” satan aileler var. Bu “mafya” denen kişiler de, daha çok para kazansınlar diye bu çocukların uzuvlarını kesip vücuduna asit döküp sokağa salıyorlar(mış) Bengallerin anlattığına göre… Sokakta o kadar kolsuz bacaksız insan gördükten sonra bu anlatılanlara inanmamak da pek mümkün değil zaten. Açlıktan ağaç kabuğu yiyenler, tüm ihtiyaçlarını sokakta giderenler.. Daha sayayım mı? Hayat gerçekten Bengaller için hiç ama hiç kolay değil. Ucuzluk olarak bakacak olursak;  Bangladeş’in para birimi <b>“Taka”</b>. (hakkında çok fazla espri yapılabilir, bir deneyin) ve 1 taka yaklaşık 3 kuruş gibi bir şey ediyor.  Bu tabloya bakacak olursak hayat ucuz gibi gözükebilir ancak doğrusunu söylemek gerekirse yaşamak istediğin hayat tarzına göre değişiklik gösteriyor. Standart bir insan gibi yaşamak istiyorsan Türkiye’den bir farkı yok. Hatta restoranlar Türkiye kalitesinden biraz daha altta olsa da fiyatları bizi geçiyor.  Standart bir tavuk restoranında iki kişi yiyeceğin bir yemek 85-100 TL arası değişiyor.   Ama tabi çoğu Bengal’in yaşadığı hayatı tadayım, maceracı ruhum konuşsun dersen, örneğin <b>bir çay ve sandviçe toplam 60 kuruş</b> ödeyerek karnını doyurabilirsin.  İkinci seçeneği pek düşünmeyeceğinizi tahmin ettiğim için; hayır kesinlikle ucuz değil Türkiye’yle kafa kafaya diyebiliriz.<b></b></p>
<p style="text-align: left;"><b><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/WP_20130402_004.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-1129" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/WP_20130402_004.jpg" alt="WP_20130402_004" width="614" height="346" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/WP_20130402_004.jpg 3552w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/WP_20130402_004-300x168.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/WP_20130402_004-1024x576.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/WP_20130402_004-210x118.jpg 210w" sizes="(max-width: 614px) 100vw, 614px" /></a>Az tanıdığımız, turistik anlamda çok tercih edilmeyen bir ülke olmadığından sormakta fayda var, oralarda iklim nasıl?</b></p>
<p>Bulunduğu konum nedeniyle elbette bize göre oldukça ters bir iklimi var.  Tipik bir muson iklimi hakim. Oldukça nemli ve insanı daraltan bir havası var. Her mevsim sıcak ve sıcaklıklar 40 derecelere kadar çıkıyor. Yaz başından sonbaharın sonuna kadar şişme botlarınızı hazır tutmanızda fayda var çünkü her an sokaklar su ile dolup taşabilir. Bu dönemde yağışların en sık görüldüğü dönemler ve hem yağış fazlalığından hem de ülkenin alt yapısının yok denecek kadar yetersiz olmasından dolayı yağışlar sokakları küçük bir dereye çeviriyor. Ama açıkçası bu yağış dönemi yabancıların da en sevdiği ve güven içinde olduğu dönem çünkü sivrisinek sayısında büyük bir düşüş yaşanıyor. Sivrisinek deyince bizim Avrupalı kibar sinekler gibi ısırıp gitmiyorlar tabi. Üzeri çizgili ufak o bölgeye özgü bir sivrisinek var ve ısırdığı kişiye Dengu denilen bir hastalık bulaştırıyor. Herhangi bir tedavisi veya aşısı yok, ölüm riski düşük olsa da var. Ben de bu hastalığı kapmış ve 4 gün Bangladeş hastanelerinde kalmış biri olarak şunu söyleyebilirim ki, hayatımda hiç bu kadar ağrı çekmedim. O nedenle ziyaret edecek kişiler vücudu kapatacak giysiler tercih etmeli. Sakın sinek kovucu spreylere güvenmeyin, Bengal sineklerine etkisi olmuyor.</p>
<p><b><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/530146_384611231611452_1441669850_n.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="alignright size-medium wp-image-1131" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/530146_384611231611452_1441669850_n-300x225.jpg" alt="530146_384611231611452_1441669850_n" width="300" height="225" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/530146_384611231611452_1441669850_n-300x225.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/530146_384611231611452_1441669850_n-210x157.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/530146_384611231611452_1441669850_n.jpg 720w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a>Sence de &#8220;gelişmemiş ülke&#8221; tanımı yapılacak noktada mı, yoksa yansıtıldığının aksine, o kadar kötü durumda değil mi?</b></p>
<p>Bangladeş 1970 yılında kurulmuş bir ülke ve bu nedenle vatandaşlık, sosyal hak, eşitlik gibi kavramları henüz tam olarak bilmiyorlar ve uzun bir süre de öğrenecek gibi gözükmüyorlar.  Evet, Bangladeş gelişmemiş bir ülke ancak bunun bir sürü nedeni var. Yeni kurulmaları olsun, nüfus fazlalığı olsun, siyasi karışıklıklar olsun, eğitimsizlik olsun bu ve bunun gibi nedenler ülkenin gelişimini engelliyor. Çoğu Bengal hala hizmet odaklı bir hayat sürüyor, yabancıların oturduğu tüm evlerde köpek kulübesi kadar “hizmetçi odası” olması da kendi insanlarına nasıl baktıklarını gösterir nitelikte. Özellikle öyle bir saf yalancılıkları var ki, siyah gördüğünüz şeye çok rahat hayır bu beyaz ama siz siyah gördüğünüz için siyah diyebilecek kadar saf insanlar. Saf ama oldukça temiz kalpli yalan söylüyorlar, gerçekten anlaması zor kişiler. Evrensel bir söz vardır “Safety First” diye, Bangaldeş fabrikalarında ise daima “Quality First” yazar, gerisini siz hayal edebilirisiniz. Bir Bengal’in bana kurduğu şu cümle aslında ülkenin neden gelişmediğini ve gelişemediğini özetliyor;  “ Bangladeş gelişmemiş bir ülke, çünkü bizim ideallerimiz yok”</p>
<p><b>Bangladeş son zamanlarda, büyük markaların üretimlerini gerçekleştirmeyi tercih ettiği ülkelerden. Bunun alışveriş anlamında bir getirisi oluyor mu, alışveriş seçenekleri ne durumda?</b></p>
<p>Evet gelelim Bangladeş’in yararlarına! Aradıktan sonra bulunmayacak marka yok, 5’de 1 i fiyatına Calvin Klein, Armani , Abercrombie, Zara, Tommy Hilfiger ne ararsanız bulabilirsiniz. Hepsi de tamamen orijinal! Üretim fazlası, fabrikadan çalınan veya çok ufak defosu olan ürünler ölü fiyatlara mağazalarda satılıyor. Bu mağazaları bulmak yalnız kolay değil, mutlaka bir rehbere ihtiyacınız var. Bangladeş büyük AVM’leri olan bir ülke ancak AVM deyince bizim İstinye Park gibi yerler gelmesin aklınıza. Bina AVM evet ama içi Doğubank İş Hanı. Yani şöyle bir gezeyim mağazaları alışverişimi yapayım demeye kalkarsanız oldukça zorlanacağınızı garanti edebilirim.</p>
<p><b>Orada sıradan bir gün nasıl geçiyor? Gece hayatı ya da başka etkinlikler aktif mi?</b></p>
<p>Benim için sıradan bir gün sabahtan akşama fabrika dolaşıp toplantı yapmakla, akşam da parti varsa kulübe gitmekle, yoksa evde oturup dinlenmekle geçiyor. Genel olarak yabancıların hayatı sabah iş, gece parti, parti yoksa evde dinlenmek. Gece hayatı aşağı yukarı her hafta Cuma günü çeşitli kulüplerde partiler oluyor. Kulüp deyince aklınıza Reina, Ulus 29 gibi yerler gelmesin, daha lokal yerler. Genelde her ülkenin kendine ait bir kulübü var. Örneğin <b>Dutch Club, German Club, Nordic Club, American Club</b> gibi yıllık üyelikle ve yalnızca referansla girebileceğiniz, yerli halkın alınmadığı sadece yabancılara özel olan yerler.  Bu kulüplerin yanı sıra Radisson ve Westin gibi büyük otellerin salonlarında herkesin girebileceği çok sık olmasa da düzenlenen partiler oluyor.  Kulüplerin ve otellerin dışında özel ev partileri yapılıyor, birleşmiş milletler gibi bir ortamda gayet güzel eğlenme fırsatını yakalayabiliyorsunuz. Yukarıda anlattıklarımla bu anlattıklarım birbirine ters gözüküyor evet, ama dediğim gibi Bangladeş ilginç bir ülke.<b></b></p>
<p style="text-align: center;"><b><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/20121005_234633.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-1130" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/20121005_234633.jpg" alt="20121005_234633" width="553" height="415" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/20121005_234633.jpg 2560w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/20121005_234633-300x225.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/20121005_234633-1024x768.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/20121005_234633-210x157.jpg 210w" sizes="(max-width: 553px) 100vw, 553px" /></a></b><b>Seninle konuşmadan önce yaptığımız araştırmada, orada alkol kullanımının sınırlı olduğuna dair şeyler okuduk. Bu gerçekten doğru mu?</b></p>
<p>Alkol kullanımı ülke genelinde yasak. Ama kime? Yerli halka. Örneğin ben içkimi evden alıp KFC’de kova tavuk eşliğinde içebilirim kimse de gelip ne yapıyorsun demez. Bunun dışında bahsetmiş olduğum kulüplerde ve otellerde alkol satışı yapılıyor. Polisler görmediği sürece buralarda yerli halka da satış gerçekleştiriliyor. Marketlerde ise alkol satışı yok, alkol sadece warehouse’larda, pasaportla girebildiğiniz içerisinde alkol satışı değil de silah kaçakçılığı yapılıyormuş hissiyatına kapıldığınız yerlerden, temin edebiliyorsunuz. Buralarda alkol fiyatları biraz yüksek olsa da bizim ülkemize göre daha düşük olduğu kesin!</p>
<p><b>Sence yaşamak, eğitim almak ya da çalışmak için uygun bir ülke mi?</b></p>
<p>Bangladeş seyahatleri bana çok şey kattı, gerçekten insanın hayata bakış açısını değiştiren bir ülke. Şikayet ettiğiniz onca şeyin aslında çok ufak problemler olduğunu hatırlatan, insanların yaşayışlarını gördüğünüzde halinize şükretmenizi sağlayan bir yer. Tek günlük bile olsa mutlaka gidilip o hayat şartlarını görmelisiniz.  Türkleri çok seviyorlar, emin olun Mustafa Kemal Atatürk’ü en az bizim kadar biliyorlar ve başkentte Mustafa Kemal Atatürk adında bir cadde bile var… İnsanları da çok iyi ve temiz kalpliler. Yaptıkları yanlışları bile çoğu zaman bilmeden yapıyorlar. Yaşam şartları ve eğitim şartları çok uygun olmasa da uluslararası firmaların ofislerinde çalışmak zevkli diye duydum. E maaşları da güzel. Çalışmak isteyen düşünmesin kontratını yapıp biletini alsın!</p>
<p><b><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/43512600_b7d1af0db8_z_large.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-1132" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/43512600_b7d1af0db8_z_large.jpg" alt="43512600_b7d1af0db8_z_large" width="500" height="333" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/43512600_b7d1af0db8_z_large.jpg 500w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/43512600_b7d1af0db8_z_large-300x199.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/43512600_b7d1af0db8_z_large-210x139.jpg 210w" sizes="(max-width: 500px) 100vw, 500px" /></a><br />
Bangladeş&#8217;e gidip denemeden ya da görmeden dönmeyin dediğin şeyler var mı, bize birkaç ipucu verebilir misin?</b></p>
<p>Açıkçası benim sabahtan akşama kadar vaktim dolu olduğundan ötürü turistik yerlere gitme fırsatına pek erişemedim. Ancak Bangladeş’e gittiğinizde mutlaka <b>rikşa </b>denen bisikletle gittiğiniz taşıma aracını ve <b>CNG</b> denilen kafes içindeki taksileri denemeniz lazım<b>.  Cox’s Bazaar </b>denen bölgeye seyahat etmenizi kesinlikle öneririm, dünyanın en uzun sahili ve Türkiye’nin Bodrum’u gibi bir yer ancak başkent Dakka’dan uzakta. Asya kıtasının en büyük AVM’lerinden biri olan <b>Bashundhara Shopping Mall</b>’u alışveriş yapılabilecek en düzgün yerlerden biri ancak bahsettiğim marka ve ucuz ürünleri buralarda bulmanız zor. <b>Artisan</b> adındaki mağaza zincirinden bu ürünleri temin edebilirsiniz.</p>
<p>Yeme – içme konusuna gelecek olursak; <b>Sura</b> adında gerçekten çok beğendiğim bir Kore restoranı vardır, Asya mutfağı seviyorsanız çok ideal bir mekan hem de gözünüzün önünde pişiriyorlar.  Tavuk seviyorsanız ve kısıtlı zamanınız varsa yemeklerinizi <b>Nando’s</b> da yiyebilirsiniz temiz hızlı lezzetli ve Türk’lerin en çok tercih ettiği mekan diyebilirim. Olur da canınız güzel ülkemizin kebaplarından çekerse <b>İstanbul Restaurant</b> adında Türklerin açmış olduğu yeri önerebilirim, ustaları da Türk! Ayrıca başka bir Türk restoranı <b>Turkish Bazaar</b> var, sahibi Bengal, ancak ustası Burhan Usta, yemek yemeseniz de kendisiyle muhabbet etmenizi kesinlikle öneririm! Referansınız olmadan kulüplere girmeniz çok zor olduğu için Westin otelinin en üst katında içkinizi içip müziğinizi dinleyebilirsiniz, sakin hoş bir ortamı vardır.</p>
<p>Bunun dışında dikkat etmeniz gereken unsurlar; herkese gülmeyin, tanımadığınız kişilere yardım etmeyin, her denilene inanmayın, hava karardıktan sonra toplu taşıma aracı kullanmayın, biri sizden açık açık “bahşiş” isterse zorlamayın verin, gitmeden önce mutlaka acenta aracılığıyla kalacağınız süre boyunca size temin edilecek bir şoför ayarlayın (acentanız yoksa beni bulun J )  havalimanına girerken ve çıkarken valizlerinizi gözünüzün önünden kesinlikle ayırmayın.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2013/10/21/banglades-yalniz-tisortlerinizin-etiketinde-yazmayan-ulke/">Bangladeş: Yalnızca Tişörtlerinizin Etiketinde Yazmayan Ülke</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2013/10/21/banglades-yalniz-tisortlerinizin-etiketinde-yazmayan-ulke/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>19</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yerlisinden Budapeşte Gece Hayatı Tavsiyeleri</title>
		<link>https://oitheblog.com/2013/10/21/yerlisinden-budapeste-gece-hayati-tavsiyeleri/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2013/10/21/yerlisinden-budapeste-gece-hayati-tavsiyeleri/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 20 Oct 2013 22:03:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[BUDAPEŞTE]]></category>
		<category><![CDATA[MACARİSTAN]]></category>
		<category><![CDATA[budapest]]></category>
		<category><![CDATA[budapest clubs]]></category>
		<category><![CDATA[budapest nightlife]]></category>
		<category><![CDATA[Budapeşte]]></category>
		<category><![CDATA[budapeşte club]]></category>
		<category><![CDATA[budapeşte eğlence]]></category>
		<category><![CDATA[budapeşte gece hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[budapeşte gezi blog]]></category>
		<category><![CDATA[budapeşte gezilecek yerler]]></category>
		<category><![CDATA[Budapeşte Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[budapeşte ne yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[budapeşte tatil]]></category>
		<category><![CDATA[budapeşte tavsiyeler]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[macaristan]]></category>
		<category><![CDATA[macaristan gezi]]></category>
		<category><![CDATA[Seyahat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=1096</guid>

					<description><![CDATA[<p>Pek sevgili Budapeşte bağımlısı arkadaşımız Hakan Dağlıoğlu ile yaptığımız Budapeşte röportajından sonra şimdi de yerlisinden budapeşte gece hayatı tavsiyeleri aldık....</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2013/10/21/yerlisinden-budapeste-gece-hayati-tavsiyeleri/">Yerlisinden Budapeşte Gece Hayatı Tavsiyeleri</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Pek sevgili Budapeşte bağımlısı arkadaşımız Hakan Dağlıoğlu ile yaptığımız <a href="http://oitheblog.com/2013/09/20/budapeste-bir-erasmus-ogrencisinin-yasantisina-dair-her-sey/" target="_blank">Budapeşte röportajından</a> sonra şimdi de yerlisinden budapeşte gece hayatı tavsiyeleri aldık. Öyle ki, gaza gelip hepsini birinci tekil şahıs aktarıyoruz, çünkü sayesinde gitmiş kadar olduk.  Önümüzdeki dönemlerde Budapeşte’ye gitme niyeti olanlar için eğlenebileceğiniz, güzel vakit geçirebileceğiniz türlü türlü mekan aşağıda mevcut.</p>
<h5><b>Budapeşte&#8217;nin En İyi Kulüpleri</b></h5>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/studio-budapest.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-1097" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/studio-budapest.jpg" alt="studio-budapest" width="604" height="402" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/studio-budapest.jpg 604w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/studio-budapest-300x199.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/studio-budapest-210x139.jpg 210w" sizes="(max-width: 604px) 100vw, 604px" /></a></p>
<p><b>Studio:</b> Budapeşte’nin en iyi club’ıdır. Bana göre eğlencenin tek adresidir ve içerisi bayağı bir büyüktür. Yaz ayları hariç her ay açıktır. Ben anlatmayayım siz en iyisi <a href="http://www.youtube.com/watch?v=H0O2UBLOAPY" target="_blank">şuradan </a>izleyin. Özellikle belirtmek isterim ki link özel bir partiden değildir, çünkü bu club her zaman böyledir, şahanedir, müthiştir.</p>
<p><b>White Angel:</b> Bu adam hiçbir şey söylemiyor diyeceksiniz belki ama, ben yine bir şey söylemeyeyim. Benim de bulunduğum Halloween’den bir video <a href="http://www.youtube.com/watch?v=Gc3AbRlTNl4" target="_blank">şurada</a> mevcut. Mekân hakkında size yeterince fikir verir sanırım.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/mdl_white-a_38.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-1098" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/mdl_white-a_38.jpg" alt="mdl_white a_38" width="800" height="533" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/mdl_white-a_38.jpg 800w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/mdl_white-a_38-300x199.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/mdl_white-a_38-210x139.jpg 210w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /></a></p>
<p><b>Dokk Beach:</b> Kendileri tam bir &#8220;open air disco&#8221; olarak tanımlanabilir.  İçinde bir de sarhoş olan insanların atladığı havuz vardır ve mekan bu özelliği ile nam salmış durumdadır. Buradan Tuna nehrinde gece gezmek için kısa süreli sürat tekneleri de kalkar. 3-4 kişi birleşip tekneye girin derim, zira eğlenceli ve unutulma bir deneyim oluyor. Unutmadan ekleyeyim, yalnızca yazın açık.</p>
<p><b>Bed Beach:</b> Dokk Beach benzeri, içerde beyaz koltukları ve adından da tahmin edebileceğiniz üzere yatakları olan, güzel müzikler çalan zaman zaman özel partiler olan ve özellikle o zamanlar gidilmesi gereken bir mekân. Bu da Dokk Beach gibi yalnızca yazları açıktır.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/mdl_1218042416.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-1099" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/mdl_1218042416.jpg" alt="mdl_1218042416" width="640" height="427" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/mdl_1218042416.jpg 640w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/mdl_1218042416-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/mdl_1218042416-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></a><b>Dokk Club:</b> Dokk Beach’in kış alternatifi olarak tanımlanabilir.</p>
<p>Bu kulüplerin hepsi<strong> Arpad Hid</strong> denilen Budapeşte’nin Margit dışında bir diğer adasında konumlanmıştır. İçeri girişler genellikle 1500-2500 Forint arası değişir. Adada yalnız gece kulüpleri olduğu için adına zaman zaman Parti Adası da denilir. Burada ki gece kulüpleri genelde Cuma-Cumartesi günleri açıktır.</p>
<p><b>Tam üst düzey club olmasa da idare eder olan yerler: </b>Ötkert, Romkert, Trafiq, Moulin Rouge, A38</p>
<h5><b>Publar-Barlar</b></h5>
<p><b>Szimpla Kert: </b>Tam bir rahatlama, sakin bir akşam geçirme mekanı. Mutlaka gidilesi pizzası yenilesi birası içilesi yerdir. İçerideki konsept tasarım bambaşka, hiçbir yerde yoktur sanırım. İçeri giriş ücretsizdir.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/FALL_Magazine_Szimpla_Kert.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-1100" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/FALL_Magazine_Szimpla_Kert.jpg" alt="FALL_Magazine_Szimpla_Kert" width="600" height="400" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/FALL_Magazine_Szimpla_Kert.jpg 600w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/FALL_Magazine_Szimpla_Kert-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/FALL_Magazine_Szimpla_Kert-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></a><b><br />
Corvintetö: </b>Techno müzik sevenler için ideal bir mekan. Kapalı bir mekân olmasına karşın terası da mevcuttur. Erasmusluların uğrak yeri. İçeri giriş ücretsizdir.</p>
<p><b>Morrison’s Music Pub 1-2-3: </b>Morrison’s 1 küçük şirin bir pub olmakla beraber içeride ortalama bir dans pisti de vardır. Karaoke için biçilmiş kaftandır. Morrison’s 2 açık terası olan aynı zamanda 4-5 farklı dans pisti olan altlı üstü fazlasıyla eğlendiren bir pub-bar karışımı yerdir. Mutlaka aşağıdaki dans pisti açık olduğu zaman gidilmelidir. İçeri giriş 10’a kadar 500 forint ve bu fiyatın içine 3 bira dahil.</p>
<p><b><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/godor.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-1101" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/godor.jpg" alt="godor" width="1024" height="768" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/godor.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/godor-300x225.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/godor-210x157.jpg 210w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a><br />
Instant:</b> Yine bir Erasmuslu mekânıdır. İçeri giriş ücretsizdir.<br />
<b>Doboz:</b> Retro bir mekândır kendileri. İçeri giriş ücretsizdir.<br />
<b>Gödör:</b> Bahçesinde sandalyeleri masaları olan yazın uğrak yeri. Bence kesin gidilmeli.<br />
<b>Piaf:</b> Instant’ın sokağında yer alan belki yarım saat bir saatlik uğranılması gereken bir mekândır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2013/10/21/yerlisinden-budapeste-gece-hayati-tavsiyeleri/">Yerlisinden Budapeşte Gece Hayatı Tavsiyeleri</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2013/10/21/yerlisinden-budapeste-gece-hayati-tavsiyeleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>9</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çöp Değil Sokak Sanatı</title>
		<link>https://oitheblog.com/2013/10/08/cop-degil-sokak-sanati/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2013/10/08/cop-degil-sokak-sanati/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Oct 2013 22:24:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[BARSELONA]]></category>
		<category><![CDATA[FAYDALI Bİ' ŞEYLER]]></category>
		<category><![CDATA[İSPANYA]]></category>
		<category><![CDATA[barcelona]]></category>
		<category><![CDATA[Barcelona Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[barcelona müzeler]]></category>
		<category><![CDATA[barcelona sanat]]></category>
		<category><![CDATA[çöp sanatı]]></category>
		<category><![CDATA[değişik sanatlar]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[ilginç]]></category>
		<category><![CDATA[İspanya]]></category>
		<category><![CDATA[ispanya sanat]]></category>
		<category><![CDATA[komik]]></category>
		<category><![CDATA[Londra]]></category>
		<category><![CDATA[londra sanat]]></category>
		<category><![CDATA[resim]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Seyahat]]></category>
		<category><![CDATA[sokak sanatı]]></category>
		<category><![CDATA[street art]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=949</guid>

					<description><![CDATA[<p>Barcelona&#8217;da sokakları, duvarları, yerleri boyamak yasaklanınca, kısaca sokak sanatına bir darbe vurulunca, İspanyol sanatçı Francisco di Pajaro, özgürlüklerinin ellerinden alındığına...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2013/10/08/cop-degil-sokak-sanati/">Çöp Değil Sokak Sanatı</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Barcelona&#8217;da sokakları, duvarları, yerleri boyamak yasaklanınca, kısaca sokak sanatına bir darbe vurulunca, İspanyol sanatçı Francisco di Pajaro, özgürlüklerinin ellerinden alındığına karar vererek, kendince bir tepki koyma yöntemi geliştirmiş. Sokakta gördüğü, bizim &#8220;çöp&#8221; olarak değerlendirebileceğimiz şeylerin bir sokak sanatı potansiyeli taşıdığını fark ederek, onlar üzerinde çalışmaya başlamış.</p>
<p>Bu kısa ömürlü, yağmurla, rüzgarla, hayvanların çöpleri karıştırmasıyla ya da sadece &#8220;çöplerin&#8221; toplanmasıyla ertesi günü göremeyen &#8220;sanat eserleri&#8221; bizim ilgimizi çekti. Londra&#8217;da da ilgi çekmiş olacak ki, bazı eserler orada sergileniyor. Sizin de hoşunuza gidebileceğini düşündük. Karşınızda, isyandan doğan <strong>Trash Art</strong>.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/garbage-painted-to-look-human-monsters-faces-francisco-de-pajaro-london-banksy-brick-lane-1.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-950" alt="garbage painted to look human monsters faces francisco de pajaro london banksy brick lane 1" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/garbage-painted-to-look-human-monsters-faces-francisco-de-pajaro-london-banksy-brick-lane-1.jpg" width="710" height="531" /></a> <a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/garbage-painted-to-look-human-monsters-faces-francisco-de-pajaro-london-banksy-brick-lane-12.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-951" alt="garbage painted to look human monsters faces francisco de pajaro london banksy brick lane 12" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/garbage-painted-to-look-human-monsters-faces-francisco-de-pajaro-london-banksy-brick-lane-12.jpg" width="710" height="531" /></a> <a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/garbage-painted-to-look-human-monsters-faces-francisco-de-pajaro-london-banksy-brick-lane-13.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-952" alt="garbage painted to look human monsters faces francisco de pajaro london banksy brick lane 13" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/garbage-painted-to-look-human-monsters-faces-francisco-de-pajaro-london-banksy-brick-lane-13.jpg" width="710" height="543" /></a> <a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/garbage-painted-to-look-human-monsters-faces-francisco-de-pajaro-london-banksy-brick-lane-15.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-953" alt="garbage painted to look human monsters faces francisco de pajaro london banksy brick lane 15" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/garbage-painted-to-look-human-monsters-faces-francisco-de-pajaro-london-banksy-brick-lane-15.jpg" width="710" height="810" /></a> <a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/garbage-painted-to-look-human-monsters-faces-francisco-de-pajaro-london-banksy-brick-lane-17-meh.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-954" alt="garbage painted to look human monsters faces francisco de pajaro london banksy brick lane 17 meh" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/garbage-painted-to-look-human-monsters-faces-francisco-de-pajaro-london-banksy-brick-lane-17-meh.jpg" width="710" height="521" /></a> <a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/garbage-painted-to-look-human-monsters-faces-francisco-de-pajaro-london-banksy-brick-lane-18.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-955" alt="garbage painted to look human monsters faces francisco de pajaro london banksy brick lane 18" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/garbage-painted-to-look-human-monsters-faces-francisco-de-pajaro-london-banksy-brick-lane-18.jpg" width="710" height="528" /></a> <a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/garbage-painted-to-look-human-monsters-faces-francisco-de-pajaro-london-banksy-brick-lane-19-gallery-art-is-trash-2.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-956" alt="garbage painted to look human monsters faces francisco de pajaro london banksy brick lane 19 gallery art is trash 2" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/garbage-painted-to-look-human-monsters-faces-francisco-de-pajaro-london-banksy-brick-lane-19-gallery-art-is-trash-2.jpg" width="688" height="942" /></a> <a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/ggggggg.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-957" alt="ggggggg" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/ggggggg.jpg" width="710" height="492" /></a></p>
<p>source: <a href="http://www.theatlanticcities.com/arts-and-lifestyle/2013/08/artist-paints-garbage-london-look-human/6626/">http://www.theatlanticcities.com/arts-and-lifestyle/2013/08/artist-paints-garbage-london-look-human/6626/</a></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2013/10/08/cop-degil-sokak-sanati/">Çöp Değil Sokak Sanatı</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2013/10/08/cop-degil-sokak-sanati/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Avustralya&#8217;da Yaşam Serisi No: 1</title>
		<link>https://oitheblog.com/2013/10/01/sidney-dunyanin-obur-ucunda-yasam/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2013/10/01/sidney-dunyanin-obur-ucunda-yasam/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 Oct 2013 12:11:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[AVUSTRALYA]]></category>
		<category><![CDATA[RÖPORTAJ]]></category>
		<category><![CDATA[SIDNEY]]></category>
		<category><![CDATA[avustralya]]></category>
		<category><![CDATA[avustralya gezi]]></category>
		<category><![CDATA[avustralya göçmenlik]]></category>
		<category><![CDATA[avustralya iş]]></category>
		<category><![CDATA[avustralya öğrenci]]></category>
		<category><![CDATA[avustralya pahalı mı]]></category>
		<category><![CDATA[avustralya tatil]]></category>
		<category><![CDATA[avustralya vize]]></category>
		<category><![CDATA[avustralya yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[avustralya'da çalışmak]]></category>
		<category><![CDATA[avustralya'da eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[avustralya'da yaşayan türkler]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Seyahat]]></category>
		<category><![CDATA[sidney gezi]]></category>
		<category><![CDATA[sidney gezi planı]]></category>
		<category><![CDATA[sidney gezilecek yerler]]></category>
		<category><![CDATA[sidney gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[sidney nereler gezilir]]></category>
		<category><![CDATA[sidney öğrenci]]></category>
		<category><![CDATA[sidney pahalı mı]]></category>
		<category><![CDATA[sidney yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[sydney iş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=815</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye&#8217;den bakınca, özellikle belgesel izleyicileri üzerinde &#8220;börtü böcek ve ölümcül hayvan diyarı&#8221; izlenimi bırakan, ünlü opera binası ile aklımıza kazınmış...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2013/10/01/sidney-dunyanin-obur-ucunda-yasam/">Avustralya&#8217;da Yaşam Serisi No: 1</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye&#8217;den bakınca, özellikle belgesel izleyicileri üzerinde &#8220;börtü böcek ve ölümcül hayvan diyarı&#8221; izlenimi bırakan, ünlü opera binası ile aklımıza kazınmış olan Sidney, bol bol reklamı yapılan, gitmeye özendirilen bir şehir. Fakat orayı yerlisinden dinleyince işler biraz daha karmaşık görünüyor. <strong>Benay Örmeci</strong>, yaklaşık 1 yıldır Sidney&#8217;de yaşıyor. Liseyi bitirdikten sonra eğitimi için oraya yerleşmiş. Hem üniversitede okuyor, hem bir gazetede, hem de bir kafede çalışıyor. Biz de sizin gibi &#8220;nasıl bu kadar işi bir arada yapıyor?&#8221; diye düşündük ve şu cevabı aldık: &#8220;Burada çok fazla haber olmadığından dertsiz ve rahat&#8221;. Benay her şeyi oldukça realist bir biçimde aktardığı için, özellikle orada yaşamayı ya da okumayı düşünenler için oldukça enteresan ve rehber niteliğinde bir söyleşi ortaya çıktı.</p>
<p>Not: Daha fazla Avustralya diyenler için <a href="http://oitheblog.com/2013/12/04/avustralya-bir-de-yerlisinden-dinleyin/" target="_blank">şurada</a> bir röportaj daha var.</p>
<p><b><a href="http://oitheblog.files.wordpress.com/2013/10/524936_10151216241217685_1197007295_n.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="alignleft wp-image-823" src="http://oitheblog.files.wordpress.com/2013/10/524936_10151216241217685_1197007295_n.jpg" alt="524936_10151216241217685_1197007295_n" width="497" height="331" /></a>Sidney, Türkiye&#8217;den bakınca, dünyanın diğer ucu gibi görünüyor. Hem çok uzak, hem çok farklı olduğunu tahmin ettiğimiz bir kültür. Bunlara rağmen neden Sidney&#8217;i tercih ettin?</b><b></b></p>
<p>Aslında ben tercih etmedim, hatta nefret ederek geldim. Abim lisedeyken sürekli &#8220;ben yurtdışında okumak istiyorum&#8221; derdi. Annem ve babam nerede okumak istediğini sorarlardı ama kararsızdı biraz, Amerika ya da Kanada gibi düşünceleri vardı. O dönemde, uzak bir akrabamız &#8220;Avustralya&#8217;yı niye düşünmüyorsun hem biz de varız&#8221; diye bir teklifte bulundu. Abim bu teklifi değerlendirdi, beğendi ve okulunu bitirdi. Ailem geleceğim açısından benim de yurtdışına gitmemi istedi. Ben de liseyi bitirince gidecektim. Bana böyle bir seçenek sunulmuştu, bu yüzden benim de kafam da başka bir ülkeye gitmek yerleşmeye başlamıştı. Başlarda İsveç’i düşündüm, ama oranın dilini bilmediğim için kendi anti tezimi yaratarak bu fikri çürüttüm.</p>
<p>Biz çekirdek bir aileyiz, başka kardeşimiz yok. Dolayısıyla anne ve babam &#8220;Abin orada, hem birbirinize destek olursunuz hem de düzeni biliyor, sıfırdan başlamazsın&#8221; demeye başladılar. Özetle, aile zoruyla geldim. Normalde hiç yapmadıkları şeydir fakat bizim ailede okumayanı dövdükleri için bu sefer beni biraz yönlendirmek istediler sanırsam. Okumamak gibi bir düşüncem de yoktu tabi, bu işin şakası. Sonra her şey çok hızlı gelişti, bir baktım ki veda toplanması yapıyorum, bir baktım Avusturalya’dayım. Bana kalırsa bir kültürleri yok, gerçek Avustralyalılar yani <b>Aborjinler</b> hep katledilmiş. Kalanları ise Sidney&#8217;de yaşamıyor. Avustralyalıyım diye geçinen beyaz tenli, sarışın, mavi gözlü insanlar da var, çekik gözlü esmerler de. Topkapı Sarayı&#8217;nda gibi hissediyorum bazen.</p>
<p><b>Yaşamak için ya da öğrenci olmak için uygun bir şehir mi? Sence hangi bölgede yaşamak daha mantıklı?</b></p>
<p><b></b>Sidney, dünyanın gözünde Türkiye&#8217;nin İstanbul&#8217;u gibi.  Ama bana kalırsa Samsun gibi, sakin. Özellikle öğrenciler için oldukça ön plana çıkmış olmasına rağmen hiçbir şey yok burada. Üstelik her şey çok pahalı. <b>Melbourne</b> için çok güzel diyorlar, sadece iklimi buradan da kötüymüş İklim deyip geçmeyin, burada bir günde 3 mevsimi birden yaşıyoruz biz!</p>
<p>Eğer ülkeye &#8220;work and holiday/travel&#8221; diye bilinen çalışma ve tatil/seyahat vizesiyle gelmediyseniz şunu bilmelisiniz: “<b>Burada hayat Avustralyalıya güzel</b>” Biz kendimize öğrenciyiz diyemiyoruz. Çünkü hükümetin bize yapıştırmış olduğu bir ön isim var: <b>Uluslararası Öğrenci</b>. Öğrenci bileti almamız dahi yasak, onu Avustralyalı öğrenciler kullanabilir sadece. Uluslararası öğrenciler burada en alt tabaka muamelesi görüyor devlet tarafından. Burslu öğrenciye yapılan baskıların daha da şiddetlisini para vererek yaşıyorsunuz. Ülkenin en hareketli şehrinde yaşıyorum ama, Türkiye&#8217;nin en sakin şehrinde yaşıyormuş gibi hissediyorum. Bence Avustralya vatandaşı olmadığınız sürece, burada yaşanmaz.</p>
<p><b>Part time çalışma olanakları var mı? Varsa Yeterli bir kazanç sağlanabiliyor mu?</b></p>
<p>Öğrencilere haftada 20 saat çalışma hakkı veriliyor, turist vizelerine ise çalışmak yasak. Asya ülkelerinden oldukça ucuza, “köle” gibi çalışan bir sürü insan buraya akın ettiğinden, çok iyi ücret kazanamıyorsunuz. Hem okuyayım hem çalışayım olayı yok yani. Buradaki en ucuz okulun bir dönem ücretini bile kazanmanızın mümkünatı yok. Olur da 20 saat sınırını geçerseniz, buna bağlı olarak notlarınız düşerse ve iki dersten kalırsanız okuldan atılabiliyorsunuz. Sonrasında okul bulamazsanız, öğrenci vizeniz iptal oluyor ve ülke dışına uğurlanıyorsunuz.</p>
<p><b>İlk etapta ne gibi adaptasyon problemleri yaşadın? Kültürel açıdan ne gibi farklılıklar var?</b></p>
<p>Öncelikle, burada konuşulan İngilizce bambaşka. Ben buraya orta derece İngilizce ile gelmiştim. Fakat Amerikalı ya da İngiliz olmayan biriyle iletişim kurmak tam bir işkenceydi. Hala, bazı anlayamadığım şeyler olabiliyor.</p>
<p><i>“</i><b><i>Avustralyalı gibi İngilizce konuşmak için tarif:</i></b></p>
<p><i>1 adet İngiliz aksanı.</i></p>
<p><i>1 tabak yemek</i></p>
<p><i>İngiliz aksanınızı mümkün olduğunca yayıp uzatmaya başlayın, ardından ağzınıza bir lokma yemek atın. Bu ikisini aynı anda yapmaya özen gösterin ve Avustralya aksanınız hazır !”</i></p>
<p>Neredeyse dünyanın her yerinden insan bulabilirsiniz bu şehirde. Ülkenin var olan kültürü, baskın sömürge oldukları dönemde yok edilmiş, dolayısıyla hiçbir ayrımcılık da yok. Kimsenin ülkesi değil burası.(Aborjinler hariç, onlar ise pek umursamıyor hatta çok iyiler yabancılara karşı.)<br />
Ben geldiğimde sosyalleşmek için kafelere giderdim, çakmak isterdim insanlardan ama yok, kimse konuşmuyor arkadaş. Okul bitince herkes dağılıyor evlerine, işlerine. Ama en büyük sorunum yemek oldu. Üstelik buraya gelene kadar yemek seçen insandım. Ama bunda sonra, eve döndüğümde o tek tek ayıkladığım pişmiş havuçlara bile hiç ses çıkarmayacağım. Burada sabah kahvaltısında sushi yediğim günler bile oluyor.</p>
<p><a href="http://oitheblog.files.wordpress.com/2013/10/large.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="wp-image-818 size-full aligncenter" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/cable-car-san-francisco.jpg" alt="Avustralya'da Yaşam" width="900" height="598" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/cable-car-san-francisco.jpg 900w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/cable-car-san-francisco-300x199.jpg 300w" sizes="(max-width: 900px) 100vw, 900px" /></a><b></p>
<p>Yaşam pahalı mı? Okul, kira ya da günlük hayatında yaptığın harcamalardan bize birkaç örnek verebilir misin?</b></p>
<p>Araştırmalara göre dünyanın en pahalı ikinci şehriymiş burası. Ev kiraları haftalık ödeniyor, şehir merkezinde oturmamama karşın kalorifersiz (yoksulluk çekiyoruz diye değil burada hiçbir evde ısınma sistemi yok) eve Nişantaşı kirası ödüyoruz<b>; haftada 450 Avustralya Doları yani ayda 1800$. </b>Yani ayda ortalama 3240 TL gibi bir kira veriyoruz. Haftalık otobüs ve tren bileti 44$. Öğrenciler için ise 22$. Gümrükten alınmış kaçak sigara 12.40$. Yemek olayı tabi ki gideceğiniz yere göre değişiyor, ama 10$&#8217;dan açarım.</p>
<p><strong>Sidney&#8217;de sıradan bir gün nasıl geçiyor? Arkadaşlarınla yaptığın aktiviteler buradakilere benzer mi?</strong></p>
<p>Türkiye&#8217;yle kıyaslayacaksak, köyümle falan kıyaslamalıyım herhalde, yani<b> koca bir</b> <b>hiç</b>. Çok iyi arkadaşlıklarım oluştu burada, bu konuda şanslıyım<b>. Gezi Parki Direnişi</b> sayesinde tanıştık, onun öncesindeki zamanlar çok bunaltıcıydı. Bizim yemek ve kültürlere yakın milletlerle buluşmayacaksam kahvaltı vakti buluşmamaya çalışıyorum, aç kalmayayım diye. Onun dışında gidip çay, kahve ya da alkollü bir şeyler içilir, yemek yenir, zaten yapılabilecek şeyler belli. Aşırı monoton bir hayatım var burada, sistem adeta makineleştiriyor.</p>
<p><strong>Yemek kültürü ne durumda? Ne yenir, ne içilir?</strong></p>
<p>Dünya mutfağından ne isterseniz bulabilirsiniz, İçli köfteden tutun, domuz kulağına kadar aklınıza gelebilecek her şey var. Ama mahallesine göre değişiyor, 1960’larda göçmen alımları zamanında insanlar, İngilizce bilmeden geldikleri için birbirlerine kenetlenmiş ve birbirlerine yakın alanlara yerleşip kalmışlar. Dolayısıyla ne isteniliyorsa ona göre mahalle seçimi yapıyorum. Tabi ilk geldiğimde bunu bilmediğimden ya aç kalıyordum ya da sürekli çikolata, abur cubur.</p>
<p><strong>Gece hayatı nasıl? Özellikle sevdiğin, tercih ettiğin yerler var mı?</strong></p>
<p>Buranın en iyi gece kulübü, İstanbul&#8217;un en kötüsüdür diyebilirim. Club olayını sevmeyen bir insan olmama rağmen söylüyorum bunu, siz düşünün artık. Barları fena değildir ama. Ben Yunan restoranlarını tercih ediyorum genelde. Şehir merkezinde okyanus kenarında<strong> &#8220;Cyren&#8221;</strong> adlı bir restoran&amp;bar var, biraz uzak olsa da hiç üşenmeden oraya giderim. Evdeysem yaklaşık 20 dakika yürüme mesafesinde olan <strong>&#8220;Meet The Greek</strong>&#8220;e giderim. Güzel bir rakı sofrası ile keyif yapar, üzerine kahvemi içer gelirim.</p>
<p><b>Dönmeden mutlaka görün/gezin diyebileceğin birkaç yer söyleyebilir misin?</b></p>
<p>Dönmeden mutlaka görün denilebilecek bir yer yok aslında. Bu konuyu daha önce arkadaşlarımla da çok konuştuk. Annesi gelen “Nereye götürsek yahu?” düşüncelerine boğuluyor. Doğa yürüyüşü sevenlere <b>3 Sisters</b> ve <b>Blue Mountain</b> diye iki farklı ismi olan alanı tavsiye ederim. Fakat giderken su ve yemeklerini yanlarında götürsünler, çünkü oralarda bunları sağlayabileceğiniz bir alan yok. Reklamlara aldanılmasın mesajını vermek isterim. Burası müthiş bir ülke falan değil, sadece ekonomisi güçlü onda da uluslararası öğrencilerin katkısı büyük. Eğitimi de eğitim değil bana kalırsa. Mühendislik okuyorum ama Türkiye&#8217;nin en düşük eğitim seviyesinde olan üniversitesi önüme sınav kağıdı koysa kalem kıpırdatamam.</p>
<p><b>Şimdi geldik saçma ama merakımıza yenik düştüğümüz sorulara. Ne zaman National Geographic açsam Avusturalya&#8217;daki ölümcül zehirli yılanlardan, bi’ bakışıyla adam öldüren kurbağalardan falan bahsediyorlar. Gerçekten böyle tuhaf bir ortam var mı? Yoksa biz çok mu belgesel izliyoruz?</b></p>
<p>Bulunduğum bölge orman ve çöllerden uzak olduğu için o durum pek yok. Ama her yaz ayağı, bacağı köpekbalığı tarafından ısırılan sörfçü haberleri görüyoruz mutlaka. Ben hayvansever sanıyordum kendimi; burada <b>uçan hamam böcekleri</b> yüzünden acımasızca öldürüyorum dayanamayıp.  Ama yerlisi umursamıyor pek. Çalıştığım kafede bir gün kalabalık bir grubun masasındaki bir tabaktan kızarmış hamam böceği çıkmıştı, adam sadece sessizce gösterdi mesela.</p>
<p>Tavsiye niteliğinde: Çin ya da Vietnam mahallelerinde yaşarsanız hiçbir şekilde börtü böcek, ölümcül hayvan derdiniz olmaz.<br />
<b><br />
Ortalıkta kediler yerine kangurular dolaşıyor mu mesela? (Abartmayı severiz)</b></p>
<p>Hayvanat bahçelerine karşı olmama rağmen, demin de söylediğim gibi gezilecek yer sorunu olduğu için, annem Avustralya&#8217;ya geldiğinde beraber hayvanat bahçesine gidene kadar hiç gerçek kanguru görmedim. Ama hayvanın tüyünden derisinden, kolundan bacağından yararlanıyorlar. Hediyelik eşya satılan her yerde kanguru eli görürsünüz mesela. İlk başlarda sahte olduklarını sanıp incelemeye kalkışmıştım, Allah’tan öncesinde sorma kararı almışım, çünkü gerçekmiş. Sokakta cennet papağanı, kargalar ve hindi gibi tuhaf bir kuş türünden başka bir hayvan göremezsiniz. Türkiye’de sokak kedisi diye dışlanılan tekir cinsi kediler burada 200$&#8217;dan satılıyor ve size ait bir eviniz yoksa almanız yasak. “Sokakta kediler olsa bu böcek sorunu da çözülür” diye bir cümle kuracaktım ama, aklıma kedi köpek barbeküsü yapan insanlar gelince vazgeçtim.</p>
<p><a href="http://oitheblog.files.wordpress.com/2013/10/6846282942_86c911eb88_b.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="alignright wp-image-817 size-full" src="http://oitheblog.files.wordpress.com/2013/10/6846282942_86c911eb88_b.jpg" alt="Avustralya'da Yaşam" width="710" height="395" /></a></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2013/10/01/sidney-dunyanin-obur-ucunda-yasam/">Avustralya&#8217;da Yaşam Serisi No: 1</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2013/10/01/sidney-dunyanin-obur-ucunda-yasam/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>117</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
