<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kopenhag&#039;da Gezilecek Yerler | OitheBlog</title>
	<atom:link href="https://oitheblog.com/tag/kopenhagda-gezilecek-yerler/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oitheblog.com/tag/kopenhagda-gezilecek-yerler/</link>
	<description>Gerçekten faydalı bir seyahat blogu</description>
	<lastBuildDate>Fri, 13 Feb 2026 10:47:59 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.1.9</generator>

<image>
	<url>https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/cropped-logo-32x32.png</url>
	<title>Kopenhag&#039;da Gezilecek Yerler | OitheBlog</title>
	<link>https://oitheblog.com/tag/kopenhagda-gezilecek-yerler/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kopenhag Gezisi Notları: Bir Yaz Gezisi Rüyası</title>
		<link>https://oitheblog.com/2025/07/17/kopenhag-gezisi-notlari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 17 Jul 2025 11:21:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DANİMARKA]]></category>
		<category><![CDATA[KOPENHAG]]></category>
		<category><![CDATA[Kopenhag Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Kopenhag'da Gezilecek Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[Kopenhag'da Ne Yenir]]></category>
		<category><![CDATA[Kopenhag&#039;a Ne Zaman Gidilir?]]></category>
		<category><![CDATA[Kopenhag&#039;da Konaklama]]></category>
		<category><![CDATA[Kopenhag&#039;da Nerede Kalınır?]]></category>
		<category><![CDATA[Kopenhag&#039;da Yeme İçme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oitheblog.com/?p=16574</guid>

					<description><![CDATA[<p>Demek ki neymiş, bir şehre hangi mevsimde gittiğimizin gerçekten çok ama ÇOK büyük bir önemi varmış. Çünkü benim daha önce...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2025/07/17/kopenhag-gezisi-notlari/">Kopenhag Gezisi Notları: Bir Yaz Gezisi Rüyası</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Demek ki neymiş, bir şehre hangi mevsimde gittiğimizin gerçekten çok ama ÇOK büyük bir önemi varmış. Çünkü benim daha önce gittiğim Kopenhag ile bu Kopenhag gerçekten de aynı Kopenhag mı? Kopenhag deyince aklımda canlanan yer ile bu Kopenhag gezisi ardından aklımda canlanan Kopenhag nasıl birbirinden bu kadar farklı oluyor? Hemen cevabını yapıştırayım, mevsimlerden yaz olduğu için bu kadar farklı oluyor… Gerçekten de bir kuzey ülkesine kişisel ideal hava durumu tercihim olan 22-23 derecelerin bu kadar yakışacağını ben de yaşamadan bilemezdim. Daha önce 2 kez ziyaret etme imkanımın olduğu Kopenhag ile bağım öyle bir kuvvetlendi ki, bundan sonra bütün yazlarım “Danish Summer” formatında geçsin istiyorum. Şehirde yaz dediğin böyle bir şey olmalı, benim hayalimdeki şehir yazı İŞTE TAM DA BU diye bağırmak istiyorum. Kopenhag, seni çok seviyorum…… (ama yazın daha çok)&nbsp;</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="1024" height="768" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_7851_VSCO-1024x768.jpg" alt="" class="wp-image-16582" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_7851_VSCO-1024x768.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_7851_VSCO-300x225.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_7851_VSCO-768x576.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_7851_VSCO-1536x1152.jpg 1536w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_7851_VSCO-370x278.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_7851_VSCO-570x428.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_7851_VSCO-770x578.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_7851_VSCO-1170x878.jpg 1170w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_7851_VSCO-533x400.jpg 533w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_7851_VSCO.jpg 2048w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p></p>



<p>Kuzey ülkesi olarak bilinen bir şehirde güneşin açmasıyla birlikte oluşan sonsuz festival havasına şahit olabilmenizi gerçekten çok isterim. O acayip cool şehir cool havasını korumaya devam ediyor etmesine ama, üstüne güzel havanın tadını çıkarmak ve eğlenmek için kendini sokaklara atan ve özünde mesafeli insanlar olmaları ile ünlenmiş kuzeyli insanların hiç de tahmin edemeyeceğiniz coşkusu ekleniyor, ortaya hiç beklemediğiniz manzaralar çıkıyor. Heee diyorsunuz bu adamların sürekli “dünyanın en mutlu insanları” ya da bu şehrin cart curt “dünyanın en mutlu şehri” seçilmesinin bir sebebi varmış, zaten şu ortamda ve koşullarda nasıl mutlu olunmasın? Parklarda uzanmış bikinisiyle güneşlenenler, liman tarafında, kanal kenarlarında, şehrin göbeğinde yüzen, aylaklık edenler, sokaklardan, mekanlardan yükselen müzik ve kahkaha sesleri, gece 11’e kadar kararmayan hava ve pembe gün batımları derken ortaya resmen sonsuz bir festival ortamı çıkıyor. Tabii bu yüksek medeniyet seviyesi, kaliteli yemekler ve şehrin görsel çekiciliği ile birleşince bir turist olarak adeta mest oluyorsunuz, şehirde bırakın günler, haftalarınızı geçiresiniz geliyor. </p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" loading="lazy" width="768" height="1024" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8376-768x1024.jpg" alt="" class="wp-image-16597" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8376-768x1024.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8376-225x300.jpg 225w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8376-1152x1536.jpg 1152w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8376-370x493.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8376-570x760.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8376-770x1027.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8376-1170x1560.jpg 1170w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8376-300x400.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8376.jpg 1536w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>



<p></p>



<p>Çok etkilenerek ve aşırı doz medeniyetten başım dönerek ayrıldığım Kopenhag ile ilgili daha önce yazmış olduğumuz bir <strong><a href="https://oitheblog.com/2017/02/10/kopenhag-gezi-rehberi/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Kopenhag Gezi Rehberi</a> </strong>içeriğimiz mevcut, ona mutlaka şöyle bi’ göz atmanızı öneririm, aşağıda önereceklerimizle ortaya karışık bir rota oluşturursunuz. Ayrıca <strong><a href="https://www.instagram.com/oitheblog/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Instagram sayfamızda </a></strong>da Kopenhag ile ilgili yaz ve kış ayrımı olacak şekilde iki farklı “sabit story” bölümü mevcut, onlardan da Kopenhag’ın iki farklı halini izleyebilir, bahsedeceğimiz yerleri oradan da gezip fikir edinebilirsiniz.</p>



<p>Şimdi izninizle 3. Kopenhag seferimizin ardından Kopenhag Gezisi notlarımıza geçiş yapıyorum. </p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" loading="lazy" width="768" height="1024" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_7361-768x1024.jpg" alt="" class="wp-image-16580" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_7361-768x1024.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_7361-225x300.jpg 225w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_7361-1152x1536.jpg 1152w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_7361-370x493.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_7361-570x760.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_7361-770x1027.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_7361-1170x1560.jpg 1170w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_7361-300x400.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_7361.jpg 1536w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>



<p></p>



<h2><strong>Kopenhag Gezisi Notları: Kopenhag’da Nerede Kalınır?</strong></h2>



<p>Öncelikle sizi baştan rahatlatalım, Kopenhag yürümeye inanılmaz elverişli bir şehir olduğu için ve toplu taşıma sistemi de gayet gelişmiş olduğundan zaten Kopenhag gezisi boyunca konaklamak için seçeceğiniz herhangi bir otel/ev sizi çok da zor duruma sokacak bir bölgede olamaz. Biz bu Kopenhag gezisi için <strong><a href="https://www.booking.com/hotel/dk/axel-guldsmeden.en.html?aid=7953563&amp;no_rooms=1&amp;group_adults=2" target="_blank" rel="noreferrer noopener">şu oteli tercih ettik</a></strong> ve kararımızdan çok memnunuz. <strong>Havaalanından merkeze ulaşınca otelin 200m falan uzaklıkta kalması, birçok noktaya yürümeye uygun konumu, odamızın beklediğimizin çok üstünde bir güzellikte çıkması ve erken check in yapabilmemize olanak tanımaları bazı olumlu yönleri.</strong> Yani hazıra konmak isterseniz direkt bizim otele yönelebilirsiniz, gayet güzeldi, ama <strong>olur da yer bulamazsanız falan da</strong> <a href="https://www.booking.com/searchresults.en.html?district=1318&amp;aid=7953563&amp;no_rooms=1&amp;group_adults=2" target="_blank" rel="noreferrer noopener"><strong>şu bölge</strong> </a>içinde kalıyor, direkt o bölgede kendi zevkinize göre booking araması yapabileceğiniz şekilde linkledim. Kaldığımız bölge akşam çıkıp bi’ şeyler içelim/yiyelim dediğinizde etrafınızda “hip” restoranların, sevilen mekanların olduğu, yerlisinin de vakit geçirdiği, bir seviye daha az turistik bir bölge, dolayısıyla bu anlamda da güzel keşifler yapabilirsiniz, aşağıda size bu civarda kalan mekanlar da önereceğiz. </p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" loading="lazy" width="1024" height="768" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8149-1024x768.jpg" alt="" class="wp-image-16589" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8149-1024x768.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8149-300x225.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8149-768x576.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8149-1536x1152.jpg 1536w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8149-370x278.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8149-570x428.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8149-770x578.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8149-1170x878.jpg 1170w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8149-533x400.jpg 533w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8149.jpg 2048w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p></p>



<p>Bizim kaldığımız bölge tam olarak merkezde kalmıyor,<strong> eğer tam olarak şehrin göbeğinde, ne bilelim bayağı buranın Sultanahmet’inde falan kalayım diyorsanız o zaman<a href="https://www.booking.com/searchresults.en.html?district=1317&amp;aid=7953563&amp;no_rooms=1&amp;group_adults=2" target="_blank" rel="noreferrer noopener"> şu bölgede kalmayı</a> değerlendirebilirsiniz,</strong> turistsiniz, hakkınızdır, sadece bu civarda fiyatların bir seviye daha yüksek olabileceği aklınızın bir köşesinde dursun. <strong>Biraz daha alternatif ve lokal hissetirecek bir bölge isterseniz de <a href="https://www.booking.com/searchresults.en.html?district=1320&amp;aid=7953563&amp;no_rooms=1&amp;group_adults=2" target="_blank" rel="noreferrer noopener">şu tarafları</a> değerlendirebilirsiniz. </strong>Dediğimiz gibi zaten her nerede kalırsanız kalın yürüyerek ya da toplu taşıma ile çözemeyeceğiniz bir şey yok, burası ulaşım açısından çok rahat bir şehir. Yani tamamen keyfinize ve bütçenize göre bir tercihte bulunabilirsiniz, hangi oteli seçtiyseniz metro/tren/otobüs üçlüsünden birinin durağına yakın olup olmadığını bi’ kontrol etseniz yeter. </p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" loading="lazy" width="768" height="1024" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/Kopenhagda-Gezilecek-Yerler-768x1024.jpg" alt="" class="wp-image-16606" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/Kopenhagda-Gezilecek-Yerler-768x1024.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/Kopenhagda-Gezilecek-Yerler-225x300.jpg 225w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/Kopenhagda-Gezilecek-Yerler-1152x1536.jpg 1152w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/Kopenhagda-Gezilecek-Yerler-370x493.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/Kopenhagda-Gezilecek-Yerler-570x760.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/Kopenhagda-Gezilecek-Yerler-770x1027.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/Kopenhagda-Gezilecek-Yerler-1170x1560.jpg 1170w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/Kopenhagda-Gezilecek-Yerler-300x400.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/Kopenhagda-Gezilecek-Yerler.jpg 1536w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>



<p></p>



<h2><strong><strong>Kopenhag Gezisi Notları</strong>: Kopenhag’da Ulaşım</strong></h2>



<p>Kopenhag gezisi = yürüyerek gezme, gün sonunda kaç adım attığınıza bakıp şaşırma gezisi. Şehir çok güzel, çok estetik, hiç beklemediğiniz sokaktan çok güzel bir bina, çok güzel bir detay önünüze çıkıveriyor, bol bol yürümeden size özel keşiflerde bulunmanız, kafanızda kendi Kopenhag’ınızı oluşturmanız imkansız. Ancak herkesin buraya yaz aylarında gitmeyeceğini göz önünde bulundurarak şunu da düşünmek gerekiyor; Buranın kötü havası fena, rüzgarı insanı havalandıran türden oluyor… Son Kopenhag gezisi boyunca günlük güneşlik havada sokaklarda tişörtümle gezebildiğime şok olurken bir anda bastıran çılgın yağmurla birlikte “bu şehirde aslında çoğunlukla böyleydi di mi ya” aydınlanmasını yaşadım ve kış günlerinde aynı sokaklarda yürümeye çalışırken verdiğim mücadeleyi hatırladım. Dolayısıyla özellikle zorlu hava koşullarında tabii ki toplu taşıma kullanmak da iyi bir çözüm. </p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" loading="lazy" width="768" height="1024" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/Kopenhag-Gezisi-1-768x1024.jpg" alt="" class="wp-image-16600" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/Kopenhag-Gezisi-1-768x1024.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/Kopenhag-Gezisi-1-225x300.jpg 225w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/Kopenhag-Gezisi-1-1152x1536.jpg 1152w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/Kopenhag-Gezisi-1-370x493.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/Kopenhag-Gezisi-1-570x760.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/Kopenhag-Gezisi-1-770x1027.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/Kopenhag-Gezisi-1-1170x1560.jpg 1170w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/Kopenhag-Gezisi-1-300x400.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/Kopenhag-Gezisi-1.jpg 1536w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>



<p></p>



<p>Şehirde <strong>metro, tren, otobüs </strong>aklınıza ne geliyorsa her birini kullanabilirsiniz. Yeter ki <strong>bilet almamazlık etmeyin, çünkü sık sık bilet kontrolü yapılıyor </strong>ve ceza kesiliyor. <strong>Otobüs biletinizi nakit olarak otobüsün içinde şoföre ödeyebiliyorsunuz, metro ve tren için ise istasyonlarda sağda solda bol bol göreceğiniz bilet makinelerinden kredi kartınızı kullanarak bilet almak gayet pratik. </strong>Yolunuzu bulmak için Google’dan gitmek istediğiniz noktaya yol tarifi alın, o zaten size hangi toplu taşıma aracının kaç numaralı hattı ile gideceğinizi, hangi durakta ineceğinizi falan hepsini söyleyecek.</p>



<p>Son olarak <strong>bisiklet konusundan da bahsetmeden geçmeyelim</strong>, çünkü biliyoruz ki Kopenhag’a giden pek çok turist burada bisiklet ile ulaşım sağlamaya da hevesleniyor. Biz şahsen İstanbul koşullarında bisiklet kullanımı hobinin ötesine geçememiş insanlar olarak bu çılgın bisiklet trafiğinde ulaşım için bisiklet kullanmayı mantıklı bulmuyoruz. Neden biliyor musunuz? Çünkü burada ADAMI BİÇERLER…. Bisiklet bu insanların eli ayağı, bir uzvu olmuş arkadaşlar, o sakin, huzurlu, kibar insanlar bisiklet kullanırken adeta birer DOBLOLUYA dönüşüyor ve önlerine çıkan herkesi ve her şeyi yok etmek isteyen birer ölüm makinesi gibi davranmaya başlıyorlar??? Bisiklet burada bir eğlence değil bir ulaşım aracı, kendine özel bir trafiği var ve bu trafiğe alışkın olmayan, şehir içinde bisiklet kullanmanın kurallarını bilmeyen turistlere de tahammül seviyeleri oldukça düşük, sizi bisikletten indirip şöyle bi tokatlasalar şaşırmazsınız resmen. Dolayısıyla bizce bisiklet konusunda kendinize çok güvenmiyorsanız o işe hiç girmeyin deriz, yine de karar sizin… Olur da az bisiklet bilgisiyle o trafiğe karışacak olursanız dönüşte bir Danimarkalı ile küfürleşmek nasıl oluyormuş bize de anlatırsınız, o da bir deneyimdir… </p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" loading="lazy" width="768" height="1024" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/Kopenhagda-Gezilecek-Yerler-2-768x1024.jpg" alt="" class="wp-image-16605" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/Kopenhagda-Gezilecek-Yerler-2-768x1024.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/Kopenhagda-Gezilecek-Yerler-2-225x300.jpg 225w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/Kopenhagda-Gezilecek-Yerler-2-1152x1536.jpg 1152w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/Kopenhagda-Gezilecek-Yerler-2-370x493.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/Kopenhagda-Gezilecek-Yerler-2-570x760.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/Kopenhagda-Gezilecek-Yerler-2-770x1027.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/Kopenhagda-Gezilecek-Yerler-2-1170x1560.jpg 1170w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/Kopenhagda-Gezilecek-Yerler-2-300x400.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/Kopenhagda-Gezilecek-Yerler-2.jpg 1536w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>



<p></p>



<p><strong>Kopenhag Havalimanı’ndan şehir merkezine ulaşmak</strong> konusunda da her şeyin çok hızlı ve pratik şekilde ilerlediğini göreceksiniz. Havaalanının içinde sizi metro ya da trene doğru yönlendiren tabelalar var, onları takip ederek otelinize hangi istasyonun daha yakın olduğuna göre kullanacağınız toplu taşıma aracını tespit edin. Kırmızı bilet makinelerinden biletinizi alın, bu noktada kafanız karışırsa da etraftaki görevlilere nereye gideceğinizi söyleyerek/haritadan göstererek tam olarak hangi bileti almanız gerektiği konusunda yardım alabilirsiniz. Örneğin biz ana tren istasyonuna gideceğimiz için “Kobenhavn H” seçeneğini seçerek biletimizi aldık, benim gibi panik olmaya müsait bireyler için bir şehrin toplu taşıma sistemini henüz tam çözmemişken bu kısımlar biraz kafa karıştırıcı gelebildiği için örneklendirmeye çalıştım. </p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" loading="lazy" width="768" height="1024" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8174_VSCO-768x1024.jpg" alt="" class="wp-image-16590" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8174_VSCO-768x1024.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8174_VSCO-225x300.jpg 225w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8174_VSCO-1152x1536.jpg 1152w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8174_VSCO-370x493.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8174_VSCO-570x760.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8174_VSCO-770x1027.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8174_VSCO-1170x1560.jpg 1170w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8174_VSCO-300x400.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8174_VSCO.jpg 1536w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>



<p></p>



<h2><strong>Kopenhag <strong><strong>Gezisi Notları</strong></strong>: Kopenhag’da Gezilecek Yerler / Bu Gezide Neler Yaptık?</strong></h2>



<p>Şehri 3. kez ziyaret ediyor olmanın da verdiği rahatlıkla bu sefer Kopenhag’da çok daha sakin, çok daha telaşsız vakit geçirdik. Ama asıl her şeyi değiştiren şey şehri daha önce ziyaret etmiş olmamızdan çok şehri ilk kez yaz aylarında ziyaret ediyor oluşumuzdu. Girişte de bahsettiğimiz gibi, yaz Kopenhag’ı ve kış Kopenhag’ı arasında dağlar kadar fark var ve bu şehirde bulunacağınız aktiviteleri de neredeyse tamamen değiştiriyor. Herkes sokaklarda, parklarda, su kenarında uzanmış güneşlenirken ve içeceğini yudumlarken sizin gidip 3 tane müze gezesiniz, kapalı alanlarda vakit geçiresiniz gelmiyor mesela, şehrin sunduğu o harika ortamın bir parçası olmak istiyorsunuz. Biz de tam olarak böyle yaptık, yedik, içtik, bir kuzey ülkesinde güneşin tadını çıkardık, parkları, sokakları, kararmak bilmeyen havayı değerlendirdik ve şimdi Kopenhag’ı normalde olduğundan çok çok daha fazla seviyoruz. Yine de itiraf etmeliyim ki bu gezide hiçbir müze ziyaretinde bulunmamamızdaki temel sebep daha önce şehirde ilgimizi çeken her müzeyi gezmiş olmamızdı, ilk kez gidiyor olsam 1-2 müze de ziyaret ederdik yani. </p>



<p>Yukarıda anlattığımız sebeplerle şehirde “gezilecek yer” anlamında çok fazla yeni keşif yapmadık, ancak elbette birtakım aktivitelerde bulunduk, onları aşağıda anlatacağız. Siz yine de <strong><a href="https://oitheblog.com/2017/02/10/kopenhag-gezi-rehberi/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">bir önceki Kopenhag gezi rehberimize </a></strong>de bi’ göz atarsınız, orada da daha turistik sayılabilecek ve aşağıda görmeyeceğiniz birçok şey mutlaka vardır çünkü. Ayrıca genel olarak <strong>kanal turuna çıkma, tekne kiralama vb. aktivitelerde bulunmak istiyor ya da genel olarak Kopenhag&#8217;da bulunabileceğiniz çeşitli aktivitelere bakınmak, bilet almak istiyorsanız <a href="https://www.getyourguide.com/copenhagen-l12?tripItemId=3819&amp;partner_id=1ERWUG2&amp;utm_medium=online_publisher" target="_blank" rel="noreferrer noopener">şuraya</a> göz atabilirsiniz</strong>, muhtemelen şu an aklınıza bile gelmeyen pek çok aktiviteyle karşılaşabilirsiniz, güzel şeyler çıkabiliyor.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" loading="lazy" width="768" height="1024" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8187_VSCO-768x1024.jpg" alt="" class="wp-image-16592" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8187_VSCO-768x1024.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8187_VSCO-225x300.jpg 225w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8187_VSCO-1152x1536.jpg 1152w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8187_VSCO-370x493.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8187_VSCO-570x760.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8187_VSCO-770x1027.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8187_VSCO-1170x1560.jpg 1170w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8187_VSCO-300x400.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8187_VSCO.jpg 1536w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>



<p></p>



<p>*Bu gezide güzel havanın da bize verdiği gazla önceki gezilerimizde pek yapma fırsatımızın olmadığı bir şeyi yaptık ve aslında ne kadar güzel olduğunu yeni keşfettiğimiz <strong>Christianshavn bölgesinde </strong>bol bol vakit geçirdik, yürüyüş yaptık, sokaklarda kaybolduk, bu su kenarlarını değerlendirmeye yönelik şekillendirilmiş şehrin kanallarını dolaştık. Size de şöyle bir rota önerebiliriz; Şehrin hatta belki tüm İskandinavya’nın en turistik bölgesi güzeller güzeli <strong>Nyhavn’da</strong> şöyle bir yürüdükten sonra <strong>Inderhavnsbroen’in </strong>(hem yaya hem bisiklet trafiğine açık bir köprü) yaya bölümünden geçerek bu bölgeyi keşfedebilir, köprünün hemen ucundaki <strong>Broens Street Food’da </strong>bir şeyler atıştırma molası verebilir,<strong> Papirøen</strong> tarafına doğru yürüyerek tam uç noktada güneşlenen, yüzen insanlarla birlikte siz de Kopenhag’ın keyfini çıkarabilirsiniz. Daha soğuk havalarda gidecek olursanız da yine de bu bölge çok güzel manzaralar, görüntüler sunuyor, her halükarda bizce burada dolanın yani. </p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" loading="lazy" width="768" height="1024" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8309_VSCO-768x1024.jpg" alt="" class="wp-image-16607" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8309_VSCO-768x1024.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8309_VSCO-225x300.jpg 225w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8309_VSCO-1152x1536.jpg 1152w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8309_VSCO-1536x2048.jpg 1536w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8309_VSCO-370x493.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8309_VSCO-570x760.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8309_VSCO-770x1027.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8309_VSCO-1170x1560.jpg 1170w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8309_VSCO-300x400.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8309_VSCO-scaled.jpg 1920w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>



<p></p>



<p>*Yukarıda söz ettiğimiz rotayı izledikten sonra tepe noktası harika görünen<strong> Church of Our Savior’ı </strong>da şöyle bir görerek Kopenhag’ın özerkliğini ilan etmiş enteresan bölgesi<strong> Christiania’ya </strong>gidip içeriyi dolaşabilirsiniz. Biz bir önceki ziyaretimize kıyasla burayı bayağı değişmiş gördük. Hatta öyle olunca girdik şöyle bi’ bakındık ve anladığımız kadarıyla <strong><a href="https://oitheblog.com/2017/02/18/freetown-christiania/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Christiania ile ilgili şu yazımızda</a></strong> anlattığımız koşullarda bazı değişiklikler olmuş ve özellikle uyuşturucu satışı konusunda daha katı bir tutum sergilemeye karar vermişler. Yani 2017’de yazdığımız yazıdaki halinden eser yoktu ve çok daha sakin, “barışçıl” hissettiren bir ortam vardı, bakalım siz gittiğinizde de hala öyle mi olacak? </p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" loading="lazy" width="1024" height="576" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/Kopenhag-Gezisi-2-1024x576.jpg" alt="" class="wp-image-16601" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/Kopenhag-Gezisi-2-1024x576.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/Kopenhag-Gezisi-2-300x169.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/Kopenhag-Gezisi-2-768x432.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/Kopenhag-Gezisi-2-1536x864.jpg 1536w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/Kopenhag-Gezisi-2-370x208.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/Kopenhag-Gezisi-2-570x321.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/Kopenhag-Gezisi-2-770x433.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/Kopenhag-Gezisi-2-1170x658.jpg 1170w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/Kopenhag-Gezisi-2-711x400.jpg 711w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/Kopenhag-Gezisi-2.jpg 2048w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p></p>



<p>*Hava güzel olunca bol bol park, bağ bahçe değerlendirdik ve şu an tekrar Kopenhag’a gidecek olsak galiba ilk iş koşa koşa parklara geri dönerdik. Burada parklarda vakit geçirmek insana o kadar keyif veriyor ve bir yandan da öyle şiddetli bir “durumu kendi ülke koşullarımızla kıyaslama” durumuna dönüşüyor ki, bu kadar temel bir şeyden bile yoksun oluşumuza odaklanmadan orada anın tadını çıkarabilmenizi umut ediyoruz… Vakit geçirmekten en hoşlandığımız parklardan biri <strong>Ørstedsparken </strong>oldu, galiba öyle rastgele bi parka giriyoruz diye girdiğimiz parkın masallardan fırlamış gibi güzel çıkması sürprizinin de bunda etkisi olabilir. İçinde vakit geçirmek için <strong>Flindt &amp; Ørsted</strong> adlı çok tatlı bir kafesi de var bu arada, aklınızda bulunsun. </p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" loading="lazy" width="768" height="1024" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_7811_VSCO-768x1024.jpg" alt="" class="wp-image-16581" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_7811_VSCO-768x1024.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_7811_VSCO-225x300.jpg 225w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_7811_VSCO-1152x1536.jpg 1152w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_7811_VSCO-370x493.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_7811_VSCO-570x760.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_7811_VSCO-770x1027.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_7811_VSCO-1170x1560.jpg 1170w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_7811_VSCO-300x400.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_7811_VSCO.jpg 1536w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>



<p></p>



<p>*Sınırlı süreniz varsa ve tek bir park ziyareti hakkınız varsa ufak bir hile yaparak size 2 park birden ziyaret ettirelim bari? Ücretsiz olarak gezebileceğiniz (içindeki belli alanlar hariç) ve içinde yüzlerce türün bulunduğu, üstelik hepsinin isimlerini yanlarında görebileceğiniz <strong>Botanical Garden’ı dolaşarak başlangıç yapın ve oradan yürüyerek Kongens Have yani King’s Garden’a bağlanın.</strong> Hava güzelse burada çimlerde uzanabilir, yiyecek içecek bir şeyler kapıp aylaklık edebilir ya da en azından parkın içindeki kafelerden birinde oturarak insan gözlemleyebilirsiniz. Bir yaz gününde Kopenhag parklarında olmanın verdiği mutluluğu -ve kıskançlığı- hissedince neden bu kadar park övdüğümüzü bizce daha iyi anlayacaksınız. </p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" loading="lazy" width="768" height="1024" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8354-768x1024.jpg" alt="" class="wp-image-16595" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8354-768x1024.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8354-225x300.jpg 225w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8354-1152x1536.jpg 1152w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8354-370x493.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8354-570x760.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8354-770x1027.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8354-1170x1560.jpg 1170w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8354-300x400.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8354.jpg 1536w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>



<p></p>



<p>*Normalde bir “gezilecek yer” olarak değil bir mekan olarak söz edip geçebileceğimiz<strong> La Banchina,</strong> yaz aylarında Kopenhag’a gidiyorsanız kendi başına bir aktiviteye dönüşüyor. Daha önceki Kopenhag gezisi sırasında <strong>Copenhagen Contemporary’e</strong> giderken bu bölgeden geçişimizde o kadar manyakça bir rüzgarla boğuşmuştuk ve o kadar üşümüştük ki “bir daha asla bu bölgeye ayak basmama” yeminleri bile etmiştik. Bu gezide aynı bölgeye gidip birden nerede olduğumun farkına varınca resmen şok oldum, çünkü yazın mükemmel bir noktaya dönüşüyormuş? Burayı eğer Kopenhag’ın tutarsız hava durumu koşulları size olanak tanırsa güneşli bir güne denk getirin, hatta Kopenhag’ın serin sularına girme cesaretiniz varsa içinize mayo giyin ve bir kuzey ülkesinde “yaz tatili” yapmanın tadını çıkarın. Eğer böyle bir niyetiniz yoksa da yeşillikler içindeki bahçesinde vakit geçirmek, bir şeyler yiyip içmek çok güzel bir yaz aktivitesi, bizce muttttlaka listenize alın, hatta mümkünse burada çok da fazla bir şey yemeden yürüyerek <strong>Reffen Street Food’a</strong> geçiş yapın. </p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" loading="lazy" width="768" height="1024" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8009_VSCO-768x1024.jpg" alt="" class="wp-image-16587" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8009_VSCO-768x1024.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8009_VSCO-225x300.jpg 225w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8009_VSCO-1152x1536.jpg 1152w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8009_VSCO-370x493.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8009_VSCO-570x760.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8009_VSCO-770x1027.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8009_VSCO-1170x1560.jpg 1170w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8009_VSCO-300x400.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8009_VSCO.jpg 1536w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>



<p></p>



<p>*Kayak Bar’ın bulunduğu noktadan başlayarak<strong> Royal Danish Library’nin </strong>(içini de ücretsiz olarak görebilirsiniz bu arada, çok güzel bir mimarisi var) ve <strong>Danish Architecture Center’ın</strong> önünden geçecek şekilde su kenarından hoş bir yürüyüş rotası izleyebilirsiniz. Eğer yaz dönemi ise hava 22:00’den önce kararmayacağı için bu yürüyüşü akşam saatlerine bile denk getirebilirsiniz, dileriz siz de bizim gibi o pembe gün batımlarından birine denk gelirsiniz. Bir noktada müze gezmek isterseniz içlere, <strong>National Museum’ın </strong>olduğu yöne doğru girebilir, müze gezmeyecekseniz de şehrin en güzel sokaklarından biri olan <strong>Magstræde’ye </strong>doğru ilerleyebilirsiniz. </p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" loading="lazy" width="768" height="1024" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_7928-768x1024.jpg" alt="" class="wp-image-16584" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_7928-768x1024.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_7928-225x300.jpg 225w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_7928-1152x1536.jpg 1152w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_7928-370x493.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_7928-570x760.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_7928-770x1027.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_7928-1170x1560.jpg 1170w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_7928-300x400.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_7928.jpg 1536w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>



<p></p>



<p>*Alışveriş yapmak istiyorsanız öncelikle bu aktiviteyi çok geç saatlere ötelememenizi öneririz. Çok geç saat derken hemen medeni ülke kafasına geçerek düşünün tabii, buranın alışveriş için çok geç saati 17:00 falan çünkü. O saatlerden itibaren çoğu yer (kahveciler falan da bu arada) kapatıp gidiyor, geriye sadece çok ana markalar kalıyor, onlar da maksimum 20:00’ye kadar diyelim. Alışveriş için <strong>Uniqlo, Urban Outfitters, Weekday, Muji, Arket, Ganni, &amp;Other Stories, HAY House</strong> vb. ilginizi çekebilecek markalar genellikle <strong>Stroget Caddesi</strong> ve civarında sayılabilecek sokaklara yayılmış durumda. Biraz daha alternatif bir şeyler arıyorsanız ya da Kopenhag’da çok yaygın bir durum olan ikinci el/vintage alışverişi yapmak istiyorsanız<strong> Jægersborggade</strong> de ilginizi çekebilir. Bu civara kadar gitmişken <strong>Assistens Kirkegard’a</strong> da uğrayabilirsiniz bu arada. Burası aslında bir mezarlık, hatta <strong>Søren Kierkegaard ve Hans Christian Andersen’ın</strong> mezarları da burada. Ancak çoğu ülkedekinin aksine burası halkın vakit geçirdiği, koşuya çıktığı, çimlerinde oturduğu bir park gibi de kullanılıyor.</p>



<p>*İlk kez yolumuzun düştüğü <strong>Sankt Peders Stræde,</strong> <strong>Magstræde</strong> ile birlikte bizce şehrin en güzel sokaklarından biri, mümkünse bu civara da yolunuzu düşürün, zaten aşağıda size burada bulunan bir bakery de önereceğiz. </p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" loading="lazy" width="768" height="1024" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/Kopenhag-Gezi-Rehberi-768x1024.jpg" alt="" class="wp-image-16599" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/Kopenhag-Gezi-Rehberi-768x1024.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/Kopenhag-Gezi-Rehberi-225x300.jpg 225w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/Kopenhag-Gezi-Rehberi-1152x1536.jpg 1152w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/Kopenhag-Gezi-Rehberi-370x493.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/Kopenhag-Gezi-Rehberi-570x760.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/Kopenhag-Gezi-Rehberi-770x1027.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/Kopenhag-Gezi-Rehberi-1170x1560.jpg 1170w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/Kopenhag-Gezi-Rehberi-300x400.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/Kopenhag-Gezi-Rehberi.jpg 1536w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>



<p></p>



<p>*Biz Kopenhag’ın en turistik aktivitelerinden biri olan Tivoli ziyaretini daha önce Noel pazarı döneminde gerçekleştirmiştik (<a href="https://www.instagram.com/oitheblog/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">instagram’daki sabit hikayelerimizden</a> Christmas dönemini izleyebilirsiniz) ve bize kalırsa orayı ziyaret etmek için en iyi dönem Tivoli’deki Christmas Market’in kurulmuş olduğu Christmas dönemi. Ama özellikle şehre ilk kez gidiyorsanız belki yaz döneminde de olsa ziyaret etmek isteyebilirsiniz, Cuma-Cumartesi 00:00’ye kadar açık olduğunu hatırlatalım, Kopenhag standartları için iddialı…… </p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" loading="lazy" width="768" height="1024" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8077_VSCO-768x1024.jpg" alt="" class="wp-image-16588" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8077_VSCO-768x1024.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8077_VSCO-225x300.jpg 225w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8077_VSCO-1152x1536.jpg 1152w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8077_VSCO-370x493.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8077_VSCO-570x760.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8077_VSCO-770x1027.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8077_VSCO-1170x1560.jpg 1170w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8077_VSCO-300x400.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8077_VSCO.jpg 1536w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>



<p></p>



<h2><strong>Kopenhag <strong><strong>Gezisi Notları</strong></strong>: Kopenhag’da Yeme İçme / Sevdiğimiz Mekanlar</strong></h2>



<p>Kopenhag gezisi boyunca sizi en mutlu edecek şeylerden biri şehirde yiyecek ve restoran kalitesinin gerçekten de çok üst düzey olması. Yani rastgele bir şeyler denediğiniz bir yerde bile bir anda şahane bir şeyle karşılaşabiliyorsunuz, o yüzden not almadığınız ama dikkatinizi çeken yerlere bile şak diye girip bir şeyler yeme konusunda burada çok daha cesaretli davranabilirsiniz. Olumsuz diyebileceğimiz tarafı ise bizler için hatta dünyanın pek çok ülkesinden gelenler için şehirde yeme içmenin gerçekten de pahalı olması. Random bir Çarşamba günü saat 9:30 sularında 2 kişilik bir kahvaltıya aniden 50 Euro vermek zorunda olduğunu fark etmek insanı travmatize edebiliyor…. Bunu örnek olsun diye yazdım (abartmadım ama altını çizerim) tabii ki Bakery vb. yerlerden daha geçiştirmelik şeyler yemeyi falan da tercih edebilirsiniz, zaten onlarda da mükemmel şeyler yiyeceksiniz korkmayın… </p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" loading="lazy" width="768" height="1024" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_7886_VSCO-768x1024.jpg" alt="" class="wp-image-16583" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_7886_VSCO-768x1024.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_7886_VSCO-225x300.jpg 225w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_7886_VSCO-1152x1536.jpg 1152w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_7886_VSCO-370x493.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_7886_VSCO-570x760.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_7886_VSCO-770x1027.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_7886_VSCO-1170x1560.jpg 1170w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_7886_VSCO-300x400.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_7886_VSCO.jpg 1536w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>



<p></p>



<p>*Bu Kopenhag gezisinde kişisel tarihimiz için önemli bir gelişme oldu, Kopenhag’daki, hatta dünyadaki en sevdiğimiz kahvecilerden biri olan Coffee Collective’den bile daha çok sevdiğimiz bir kahveci bulduk; <strong>La Cabra. </strong>Bizce kahveleri mükemmeldi, ama <strong>Coffee Collective</strong> de hala çok iyi, ona da mutlaka uğrayın. Bu ikili dışında Vesterbro tarafındaki <strong>Orsa Coffee</strong> ve <strong>Prolog Coffee</strong> de (hava güneşliyse Papiroen şubesinden kahve kapıp su kenarına gidin) gayet güzeldi, ayrıca aşağıda önereceğimiz bakery tarzı yerlerde de hep güzel kahve erişiminiz olacak, onlardan birinde de içebilirsiniz yani. </p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" loading="lazy" width="768" height="1024" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8340-768x1024.jpg" alt="" class="wp-image-16594" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8340-768x1024.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8340-225x300.jpg 225w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8340-1152x1536.jpg 1152w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8340-370x493.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8340-570x760.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8340-770x1027.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8340-1170x1560.jpg 1170w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8340-300x400.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8340.jpg 1536w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>



<p></p>



<p>*Kopenhag’da en az bi’ 3 tane bakery/fırın ziyareti gerçekleştirmeden dönmenize asla izin veremeyiz, bizce Kopenhag bu konuda Paris’i falan bile sollamış durumda, gerçekten inanılmaz iyiler. Bu Kopenhag gezisi favorimizi anlatınca “siz iyice kafayı yediniz” diye düşüneceksiniz, evet tamam yedik ama bu olay onun bir örneği değil. Bakın lütfen <strong>Andersen &amp; Maillard’da </strong>sandviç yiyin… <strong>Çırpılmış tereyağlı (az koydularsa uyarın ama ciddiyiz) ve Gammel Knas peynirli sandviç…. </strong>Evet gayet ciddiyiz dümdüz peynir ekmekten bahsediyoruz. Bu sadelikte bir peynirli sandviç yüksek ürün kalitesi neticesinde nasıl bu kadar nefis olabiliyor, dönüşte konuşalım. Bunun dışında <strong>Hart Bageri, Skt Peders Bageri </strong>(buranın cardamom bun’ı çok ünlü, ben şahsen içindeki bir baharat sebebiyle temizlik ürünü tadı alıyorum, ama o benim saçmalığım) <strong>Juno The Bakery</strong> ve <strong>Lille Bakery</strong> şehirde uğrayabileceğiz ve her biri şahane olan farklı farklı bakeryler, istediğinize gidin, hepsinden memnun ayrılacağınızı umuyoruz. </p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" loading="lazy" width="768" height="1024" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8182-768x1024.jpg" alt="" class="wp-image-16591" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8182-768x1024.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8182-225x300.jpg 225w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8182-1152x1536.jpg 1152w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8182-370x493.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8182-570x760.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8182-770x1027.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8182-1170x1560.jpg 1170w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8182-300x400.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8182.jpg 1536w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>



<p></p>



<p>*Daha oturmalı, yumurtalı falan bir kahvaltı peşindeyseniz biz <strong>Studio X Kitchen’ı</strong> sevdik, özellikle ünlü bir yumurta tabakları var, mesela onu deneyebilirsiniz. Ayrıca yukarıda anlattığımız sandviçin tabağa koyulmuş bir başka versiyonu şekilde özetleyebileceğimiz, rye bread, peynir, mükemmel kıvamda bir yumurta ve tuzdan oluşan ve “peasant kahvaltısı” şakası yapmadan durmanın çok zor olduğu ama yine yüksek kalite ürünler sebebiyle bence müthiş olan klasik bir Danimarka kahvaltıları da var, bence ona da şans verebilirsiniz. (Ekmekler Juno the Bakery’nin, böylece oranın ürünlerini tatmış da olursunuz) <strong>Apotek 57, Sonny</strong> ve Kopenhag’ın en meşhur bu tarz mekanı diyebileceğimiz <strong>Atelier September’da</strong> da benzer içerikte şeyler yiyebilir, sabah olmazsa öğlen atıştırmasına da gidebilirsiniz. </p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" loading="lazy" width="768" height="1024" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8445_VSCO-768x1024.jpg" alt="" class="wp-image-16598" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8445_VSCO-768x1024.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8445_VSCO-225x300.jpg 225w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8445_VSCO-1152x1536.jpg 1152w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8445_VSCO-370x493.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8445_VSCO-570x760.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8445_VSCO-770x1027.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8445_VSCO-1170x1560.jpg 1170w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8445_VSCO-300x400.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_8445_VSCO.jpg 1536w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>



<p></p>



<p>*Eğer farklı mutfaklardan pek çok restoranın bir arada olduğu “food market” konseptini seviyorsanız Kopenhag’da yaşadınız, türlü türlü versiyonu var. <strong>Broens Street Food</strong> (bu su kenarında, yaza daha uygun) ve<strong> Torvelhallerne </strong>(bu kışa daha uygun ve evinize alışveriş de yapabilirsiniz) daha merkezi noktalarda kalıyorlar.<strong> Reffen Street Food </strong>ise biraz daha şehir dışında ama özellikle güneşli, güzel bir havada vakit geçirmenin en keyifli olduğu yer bizce burası. Bu gezide biz Reffen’i ilk kez ziyaret ettik ve gerçekten çok eğlenceli, festival gibi bir ortamı vardı. Kopenhag’da tüm şehrin su kenarlarını olabilecek en verimli şekilde değerlendirme üzerine kurulu oluşuna burada bir kez daha şahit oluyorsunuz. Üstelik bu tarz konseptlerde yemekler bir seviye daha tırt olabiliyor diye düşünerek beklentimiz düşük gitmemize rağmen yediğimiz burrito, burger ve sosisli (ulan ne pis şeyler yemişiz be) beklentilerimizin çok üstündeydi, umarız hep bu kalitededir, gerçi Kopenhag’da aksini düşünmek zor. </p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" loading="lazy" width="768" height="1024" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_7977-768x1024.jpg" alt="" class="wp-image-16585" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_7977-768x1024.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_7977-225x300.jpg 225w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_7977-1152x1536.jpg 1152w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_7977-370x493.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_7977-570x760.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_7977-770x1027.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_7977-1170x1560.jpg 1170w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_7977-300x400.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_7977.jpg 1536w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>



<p></p>



<p>*Hazırsanız burger konuşalım, bu konuda çok net bir duruşumuz var, <strong>Gasoline Grill’ciyiz.</strong> Mümkünse <strong>Landgreven</strong> konumundaki şubesine gidiyorsunuz, Cheeseburger, patates, bira söylüyorsunuz ve keyfinize bakıyorsunuz. Abartılmış diyenleri evlerine dönüşte bir doktor ziyaretine gitmeye davet ediyoruz TAT DOKTORU ZİYARETİ…… Bir diğer ziyaret edebileceğiniz burgerci de <strong>POPL</strong>, dünyanın en ünlü ve en iyi restoranlarından biri kabul edilen “Noma’nın burgercisi” şanı sebebiyle fiyatlar bir burgerciye göre çılgın, ancak burger de gerçekten çok güzel. (patatesleri için aynı şeyi söyleyemeyeceğim) Şehirdeki bu her yere “Noma’nın bilmemnesi” dedikodusu çıkması bizi bir yandan çok güldürüyor, rastgele bir bar için bile hemen “Noma’nın çalışanları işten çıkınca buraya gidiyormuş” dedikodusu belirmiş, tam Kopenhag’a özgü bir durum gerçekten. Neyse, burası gerçekten Noma ile bağlantılı, ama biz hala Gasoline Grill’i daha çok seviyoruz, n’apalım, biz de böyleyiz……</p>



<p>*Zaten ünlü olan, Dua Lipa’nın da iyice ünlü ettiği <strong>Poulette’in </strong>sosyal medya ünlüsü tavuk burgerini deneyebilirsiniz, sadece çok geç gitmeyin çünkü bitebiliyor. Hemen yanında da oturup şarap içebileceğiniz hatta burgerinizi orada yemenin de sorun olmayacağı <strong>Pompette</strong> var. Olur da yer bulamazsanız yakınızda sayılabilecek <strong>Villette’e </strong>de geçebilirsiniz. </p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" loading="lazy" width="768" height="1024" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_7994_VSCO-768x1024.jpg" alt="" class="wp-image-16586" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_7994_VSCO-768x1024.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_7994_VSCO-225x300.jpg 225w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_7994_VSCO-1152x1536.jpg 1152w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_7994_VSCO-370x493.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_7994_VSCO-570x760.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_7994_VSCO-770x1027.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_7994_VSCO-1170x1560.jpg 1170w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_7994_VSCO-300x400.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/IMG_7994_VSCO.jpg 1536w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>



<p></p>



<p>*Bi’ şeyler içmek için şehrin dünya çapındaki en ünlü butik bira üreticisi<strong> Mikkeller</strong>, bira içmek için başka bir alternatif mekan olarak <strong>Brus</strong> ve<strong> Bird, Jojo, Lille Bla </strong>gibi yerleri tercih edebilirsiniz. Özellikle güzel havalarda gidiyorsanız önerisi olarak en ısrarcı olacaklarımız ise size yukarıda anlattığımız <strong>La Banchina </strong>ve <strong>Kayak Bar.</strong> Kayak Bar’ın aslında çok büyük bir özelliği yok ancak hem lokaller tarafından seviliyor, hem su kenarında, hatta bir kısmının direkt su üstünde (valla ben o platformun üstünde sallanmaktan kusacaktım karaya çıktım yalan yok lol) olması güzel. Bizim burayı ekstra sevmemizin sebebi <strong>Kopenhag Caz Festivali </strong>konserlerinden birini burada izlemiş olmamız da olabilir, umarım bu taraflı bir yorum değildir ve her zaman aynı keyfi sunuyordur. </p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" loading="lazy" width="1024" height="576" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/Kopenhag-Gezisi-Notlari-1024x576.jpg" alt="" class="wp-image-16604" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/Kopenhag-Gezisi-Notlari-1024x576.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/Kopenhag-Gezisi-Notlari-300x169.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/Kopenhag-Gezisi-Notlari-768x432.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/Kopenhag-Gezisi-Notlari-1536x864.jpg 1536w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/Kopenhag-Gezisi-Notlari-370x208.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/Kopenhag-Gezisi-Notlari-570x321.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/Kopenhag-Gezisi-Notlari-770x433.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/Kopenhag-Gezisi-Notlari-1170x658.jpg 1170w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/Kopenhag-Gezisi-Notlari-711x400.jpg 711w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2025/07/Kopenhag-Gezisi-Notlari.jpg 2048w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p></p>



<h2><strong>Kopenhag <strong><strong>Gezisi Notları</strong></strong>: Birtakım İpuçları</strong></h2>



<p>*Hava durumu konusunda Kopenhag hiç de tahmin edilebilir bir şehir değil, meteoroloji bilimi bu ülkede geçerliliğini korumuyor gibi bir şey resmen….. Hava durumuna bakıyorsunuz hiç yağmur yağmayacak gibi görünüyor, 3 dakika sonra belki hayatınızda denk geleceğiniz en çılgın yağmur başlıyor. O yüzden Kopenhag gezisi için yanınıza hava koşulları nasıl görünüyorsa görünsün ne olur ne olmaz bi’ şemsiye/yağmurluk alın.</p>



<p>*Eğer alışveriş yaptıysanız ve vergi iadesi alacaksanız havaalanına normalden birazcık daha erken gitmeyi değerlendirebilirsiniz çünkü sırası kalabalık olabiliyor. Bunu özellikle yazıyorum çünkü nedense ben Kopenhag’a o kadar da çok turist gitmiyordur ve bu kadar sistematik bir ülkede tax free sırası olmaz gibi saçma bi izlenime sahiptim, tamamen yanlış bir düşünceymiş…. Belki yaz dönemi diyedir, siz yine de şansa bırakmayın. Havaalanında Gasoline Grill var işiniz erken biterse son bi’ burger patlatıverirsiniz fena mı…</p>



<p>*Pek çok yerde nakit geçmiyor, yani yanınıza mutlaka kredi kartınız olsun, yoksa net bir şekilde sorun yaşarsınız. Bu arada para biriminin Euro değil Danimarka kronu olduğunu da hatırlatalım.</p>



<p>*Danimarka kültüründe bahşiş beklentisi yok, çok üst düzey bir servis aldığınızı düşünüp gönlünüzden kopmuyorsa bahşiş bırakmak durumunda değilsiniz yani.</p>



<p>*Bazı mekanlar çok alakasız günlerde kapalı olabiliyor, dolayısıyla mutlaka gitmeyi kafaya koyduğunuz yerlerin saatlerine/açık olduğu günlere şöyle bi’ bakmayı ihmal etmeyin.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2025/07/17/kopenhag-gezisi-notlari/">Kopenhag Gezisi Notları: Bir Yaz Gezisi Rüyası</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kopenhag&#8217;ın Orta Yerinde Bir &#8220;Özgür Şehir&#8221;: Freetown Christiania</title>
		<link>https://oitheblog.com/2017/02/18/freetown-christiania/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 18 Feb 2017 09:46:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DANİMARKA]]></category>
		<category><![CDATA[KOPENHAG]]></category>
		<category><![CDATA[Christiania]]></category>
		<category><![CDATA[Christiania Kopenhag]]></category>
		<category><![CDATA[Christiania Nasıl Kuruldu?]]></category>
		<category><![CDATA[Christiania'nın Hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[Danimarka Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Danimarka Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Danimarka'da Gezilecek Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[Freetown of Christiania]]></category>
		<category><![CDATA[Kopenhag Danimarka]]></category>
		<category><![CDATA[Kopenhag Gezi Notları]]></category>
		<category><![CDATA[Kopenhag Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Kopenhag Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Kopenhag'da Gezilecek Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[Kopenhag'daki Özerk Bölge]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=8654</guid>

					<description><![CDATA[<p>Şu ana dek Ljulbjana&#8217;daki Metelkova ya da Vilnius&#8217;daki Uzupis Cumhuriyeti gibi enteresan, &#8220;özerk bölge&#8221; tadında yerlere her gittiğimizde bize &#8220;Christiania&#8217;yı...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2017/02/18/freetown-christiania/">Kopenhag&#8217;ın Orta Yerinde Bir &#8220;Özgür Şehir&#8221;: Freetown Christiania</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8672" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5646.jpg" alt="Freetown Christiania" width="650" height="433" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5646.jpg 650w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5646-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5646-370x246.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5646-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5646-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5646-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 650px) 100vw, 650px" /><br />
Şu ana dek <a href="http://oitheblog.com/2016/05/24/ljubljana-gezi-rehberi-kendisi-kucuk-islevi-buyuk-sehir/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Ljulbjana&#8217;daki Metelkova</a> ya da <a href="http://oitheblog.com/2016/09/29/vilnius-gezi-rehberi/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Vilnius&#8217;daki</a> <a href="http://oitheblog.com/2016/10/01/uzupis-cumhuriyeti-litvanyanin-orta-yerinde-bu-nasil-bir-cumhuriyet/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Uzupis Cumhuriyeti</a> gibi enteresan, &#8220;özerk bölge&#8221; tadında yerlere her gittiğimizde bize &#8220;Christiania&#8217;yı da görmeniz lazım&#8221; denilmesinden mütevellit Christiania&#8217;ya ve hikayesine karşı her zaman ekstra bir merakımız oldu. Neticede bir ülkenin, hatta bir başkentin orta yerinde kendi kuralları, kendi yerlileri olan bölgeler oluşturulabiliyor olmasına pek de alışkın değiliz. O yüzden Kopenhag gezisi için yola çıktığımızda Kopenhag için yaşadığımız heyecanın bir benzerini de ayrıca Freetown Christiania için duyuyorduk diyebiliriz. Artık konu ile ilgili daha fazla bilgimiz olduğuna göre ne biliyorsak size de aktarabiliriz. Direkt olarak <a href="http://oitheblog.com/2017/02/10/kopenhag-gezi-rehberi/" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><strong>Kopenhag Gezi Rehberine</strong></a> ya da <a href="http://oitheblog.com/2017/02/13/kopenhag-yeme-icme-rehberi-danimarka-mutfagina-hizli-bir-giris/" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><strong>Kopenhag Yeme İçme Notlarımıza</strong></a> gitmek isterseniz onları da buraya bıraktık. Bu arada son olarak eklemeden geçmeyelim, fotoğraflarımızın diğer yazılarımızdakilere kıyasla bir tık daha dandik olduğunu düşünüp şaşırabilirsiniz, sebebi Christiania&#8217;da fotoğraf çekmenin yasak olması ve bizim bu fotoğrafları dayak yememek için gizli gizli çekmiş olmamız. Sebebini aşağıda anlatacağız, asilik&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;</p>
<h2><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8671" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5645.jpg" alt="Freetown Christiania" width="650" height="433" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5645.jpg 650w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5645-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5645-370x246.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5645-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5645-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5645-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 650px) 100vw, 650px" /><br />
Freetown Christiania Nasıl Kuruldu?</strong></h2>
<p>Freetown Christiania’nın kurulma hikayesi aslında Ljubljana’da bulunan Metelkova’nın oluşumunu biraz andırıyor. 1971 yılında sanatçılar, “hippiler” ve dönemin sisteminden memnun olmayan kimselerden oluşan bir grup, gazeteci <strong>Jacob Ludvigsen</strong> liderliğinde Kopenhag’ın orta yerinde bulunan, terk edilmiş bir askeri kışlayı işgal yani “occupy” etmeye karar veriyorlar. Karar vermekle kalmayıp o gazla kendi kurallarını belirleyerek buranın Danimarka hükümetinden tamamen bağımsız bir bölge olacağını ilan ediyorlar. O güne kadar bu terk edilmiş kışla, yetkililer tarafından korunan ve tel örgülerle kapatılmış bir bölge olmasına rağmen çoğunlukla evsizlerin kaldığı bir yer olmasıyla biliniyor. Sonrasında ise bölgenin civarında yaşayan insanlar bu boş yeri değerlendirmek adına tel örgüleri yıkarak alanı kullanıma geçiriyorlar. Sonuç olarak, en azından söylenenlere göre, <strong>halk hem devlete hem de şehrin o dönemki zorlu yaşam koşullarına tepki olarak kendi “özgür ruhlu” toplumlarını oluşturmaya karar veriyor ve bölgenin bağımsızlığını ilan ediyor.</strong></p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8666" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5630-1.jpg" alt="Christiania Copenhagen" width="650" height="433" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5630-1.jpg 650w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5630-1-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5630-1-370x246.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5630-1-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5630-1-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5630-1-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 650px) 100vw, 650px" /><br />
Yıllar içinde Christianialılar bu alanı şöyle bir düzenleyerek bölgeye evler, anaokulları, atölyeler, galeriler, kafeler, restoranlar, etkinlik alanları gibi yerler inşa ediyorlar ve burayı tam anlamıyla yaşanılabilir kılıyorlar. Günümüzde Christiania’da 700-900 (konuya ilişkin birçok farklı veri olduğu için tam emin olamadık) civarı kişi oturuyor ve öyle her önüne gelene de burada yaşama hakkı verilmiyor. <strong>Burada yaşamak isteyenlerin Christiania yetkililerine başvuruda bulunup belli bir sıraya girmesi gerekiyor.</strong></p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-8669" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5642.jpg" alt="Christiania Danimarka" width="685" height="406" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5642.jpg 650w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5642-300x178.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5642-370x219.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5642-570x338.jpg 570w" sizes="(max-width: 685px) 100vw, 685px" /><br />
Tabii bakmayın böyle kolay bir şeymiş gibi anlattığımıza, elbette Danimarka ilk etapta bu oluşuma  “tmm cnm yhaaaa alın istediğiniz esrarın serbest olduğu bir bölge olsun sizi mi kıracağız” gibi bir reaksiyon göstermiyor, ancak tamamen karşı da çıkmıyorlar. İlginç bir şekilde Christiania&#8217;ya bir “sosyal deney” mantığıyla yaklaşmaya çalışıyor ve burayı &#8220;geçici olarak yasal&#8221; kılıyorlar. 1989 yılında ise oluşum Danimarka kanunlarına göre tamamen yasal hale geliyor. Tabii tahmin ettiğiniz üzere her şey çiçekler böcekler, yaşasın hippiler şeklinde ilerlemiyor ve yıllar içinde hükümet ile Christiania arasında birçok anlaşmazlık yaşanmaya başlıyor. İşlerin çığırından çıkacağını düşünen devlet birkaç kez bölgeyi kapatmaya çalışıyor ama halk tarafından çok tepki görünce her seferinde geri adım atmak durumunda kalıyorlar. Yine de pes etmeyip <strong>2011 yılında Freetown Christiania konusunu tekrar tartışmaya açıyorlar ve &#8221; EYYYY CHRISTIANALILAR, madem burayı özerk bölge ilan ettiniz, o zaman toprağı resmi olarak satın alın kardeşim&#8221; gibi bir öneri ortaya atıyorlar. </strong>Fakat Christiania halkı mülk sahibi olmaya karşı çıktıkları ve kolektivist bir tutum sergiledikleri için bölgeyi resmi olarak satın alma fikrine sıcak bakmıyor. Bunun yerine bir vakıf kuruluyor ve Christiania’nın varlığını destekleyen Danimarkalılar bu bölgenin topraklarından pay satın alarak Christiania&#8217;ya bu şekilde destek veriyorlar.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8667" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5632.jpg" alt="Christiania" width="650" height="433" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5632.jpg 650w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5632-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5632-370x246.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5632-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5632-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5632-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 650px) 100vw, 650px" /><br />
Tabii ki  bu iş her zaman &#8220;ay adamlar hippi, kendi hallerinde yaşıyorlar işte canım, yaşasın dünya barışı&#8221; şeklinde de ilerlemeyebiliyor ve 2016 yılında uyuşturucu ticareti ile alakalı olduğunu düşündükleri 25 yaşındaki bir adam burada 1 polis ve 2 sivili silahla vuruyor. Bu da son dönemlerde Christiania&#8217;nın varlığının ne kadar doğru olduğunu tekrar gündeme getiren bayağı büyük bir olaya dönüşüyor. Christiania halkı topluma tekrar sakinlik ve barış getirmek için bu olaya karşılık esrar standlarını yıkıp döküyor falan ama, sonrasındaki süreç nasıl ilerledi tam bilmiyoruz, zira biz gittiğimizde hala esrar satışı yapan standlar bayağı kabak gibi duruyordu. Anladığımız kadarıyla halk burayı olabildiğince güvende tutmak için lokal yetkililerle işbirliği içinde. Örneğin bölgenin gözlenebilmesi için sokaklara güvenlik kameraları yerleştirilmiş. Neticede sanırız esrar konusunun ne olacağı biraz muallakta ve hala tartışılıyor.</p>
<h2><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8665" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5624.jpg" alt="Freetown Christiania" width="650" height="433" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5624.jpg 650w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5624-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5624-370x246.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5624-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5624-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5624-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 650px) 100vw, 650px" /><br />
Freetown Christiania&#8217;da İşler Nasıl Yürüyor?</strong></h2>
<p>Biraz da bölgede işlerin nasıl yürüdüğünden, ne gibi kurallar olduğundan bahsedelim, zira bazıları bayağı enteresan. Freetown Christiania’nın<strong> Lon olarak adlandırdıkları özel bir para birimi ve kendi bayrağı bile var.</strong> Bölgede <strong>araba ve silah kullanımı, şiddet, çalıntı ürün satmak kesinlikle yasak.</strong> Kurşun geçirmez yelek ve havai fişek satışı da yasak, gerçekten çok anlamlı&#8230;&#8230;&#8230; Son olarak, yukarıda aşağı yukarı bahsetmiş olduk ama, bir kez daha vurgulamak isteriz: <strong>Yasak olmayan ve burayı enteresan bir o kadar da tartışmalı bir konu haline getiren şey esrar üretimi, kullanımı ve ticareti.</strong> Bölgeye girdiğinizde direkt ot kokusunun yüzünüze dalga dalga vurduğunu, &#8220;lan galiba kafam oldu&#8221; triplerine gireceğinizi şimdiden söyleyelim. Bayağı bong&#8217;un içinde yaşıyor gibi oluyorsunuz. Hatta sağda solda esrar satan standlar ve mağazalar da göreceksiniz, çünkü öyle istiyorlar, end of story. Esrar satışı özellikle <strong>“Pusher Street”</strong> olarak bilinen sokakta yapılıyor, esrar standları ve mağaza yoğunluğu bu civarda. Danimarka’da uyuşturucu yasal olmasa da bölge Danimarka’dan bağımsız olduğu ve Danimarka&#8217;nın yasalarına uymak zorunda olmadığı için bu konuda da istedikleri gibi bir kural belirleyebilmişler. Ağır uyuşturucuya (kokain vs) kesinlikle karşılar ve yalnızca esrarı destekliyorlar. Oluşumun gayelerinden biri de uyuşturucuyla sorun yaşayan ve kendilerini “normal” topluma ait hissetmeyen insanları desteklemek. Uyuşturucu sorunu yaşayan insanların uyuşturucunun serbest olduğu bir toplumda yaşaması ne kadar doğru, ne kadar yanlış, o kısmı tartışmaya açık.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-8664" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/christianialynam_3-960x720.jpg" alt="Freetown Christiania" width="653" height="491" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/christianialynam_3-960x720.jpg 579w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/christianialynam_3-960x720-300x225.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/christianialynam_3-960x720-370x278.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/christianialynam_3-960x720-570x428.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/christianialynam_3-960x720-532x400.jpg 532w" sizes="(max-width: 653px) 100vw, 653px" /><br />
Esrar üretimini ve ticaretini öyle bir boyuta taşımışlar ki, sırf bu işten Christiania’da yılda 115 milyon pound civarı bir para döndüğü tahmin ediliyor (sonu Ali Sami diye biten o cümleyi kurmak isterseniz sizi durdurmayacağız), anlayacağınız bu iş bayağı sistematik işliyor. Yukarıda da söz ettiğimiz esrar standları veya mağazaları işleten kişilerin Christiania’nın sakinlerinden olmaları gerekiyor. Bir ara bu ticarete el atmak isteyen ama Christiania sakini olmayan bir takım şahıslar (mafya kılıklı tipler) Christiania sakinlerini manipüle ederek satış için onları aracı olarak kullanmaya başlamış. Sonra Christianialılar isyan etmiş ve standları yıkıp yönetimi tekrar ele geçirmiş. Yani anlayacağınız üzere bölgedeki halk gayet bu ticaret üzerinden kazançlarını sağlıyor. Kendilerine özel bir idari sistem oluşturmuşlar ve ortak alanlar, çöp toplama, geri dönüşüm, anaokulu gibi konulara yılda yaklaşık 3.3 milyon pound harcıyorlar. Belediye ile bir anlaşmaları olduğu için yaşayanlar hastane, okul gibi sosyal hizmetlerden faydalanabiliyor.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="alignleft size-full wp-image-8668" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5636.jpg" alt="Freetown Christiania" width="433" height="650" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5636.jpg 433w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5636-200x300.jpg 200w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5636-370x555.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5636-266x400.jpg 266w" sizes="(max-width: 433px) 100vw, 433px" />Böyle anlatınca kulağa sanki çok tekin olmayan bir yermiş gibi geliyor olabilir ve burayı bize niye öneriyorsunuz diye düşünmeye başlamış olabilirsiniz. Biz sizi ateşe atar mıyız canlarımız&#8230;&#8230;Valla doğruya doğru, biz de gitmeden sağda solda okuduklarımızdan neyle karşılacağımızı tam kestiremediğimiz için biraz temkinli gittik. Ama görünce anlıyorsunuz, aslında post apokaliptik bir filmden ya da Fallout&#8217;tan (oyun oynayanları görelim) fırlamış gibi olan Christiania turistler de dahil isteyen herkesin elini kolunu sallaya sallaya girebileceği gayet güvenli bir bölge. Sokaklar, kafeler, mekanlar insanlarla dolu, binalar envai çeşit sokak sanatıyla kaynıyor. Sanat, yoga, meditasyon, spor, müzik gibi konulara çok önem veriyorlar. Bölgede birçok etkinlik bile gerçekleşiyor. Neredeyse her adımınızda fotoğrafını çekmek isteyebileceğiniz bir şeyle karşılaşıyorsunuz. Ama çekemiyorsunuz çünkü o da yasak. Bakın bunu yukarıda söylemeyi unutmuşuz, birçok noktada fotoğraf çekmek cidden yasak. Çünkü normal şartlarda Danimarka’da uyuşturucu yasak olduğu ve önünüz sağınız solunuz uyuşturucu standlarıyla kaynadığı için fotoğraf konusunda hassasiyet gösteriyorlar. Zaten girdiğinizde “fotoğraf çekmek yasak” tabelalarını görünce “yaea nolcak be gizlice çekeriz bir şeyler” düşünceniz varsa bile tırsıyorsunuz. Çekince ne oluyor bilmiyoruz, ama denemeye değmez. Fotoğrafını çekecek bir şey istiyorsanız direkt <strong>Prinsessegade Caddesi</strong> üzerinde bulunan, Christiania’nın ana girişine doğru yol alabilirsiniz, o yasak değil. Burada sizi  Freetown Christiania tabelası ve “You are now leaving European Union” yani “Avrupa Birliği’nden çıkıyorsunuz” yazısı karşılıyor olacak. Buranın Danimarka’nın bir parçası olmadığını söylemiştik. Merak etmeyin, öyle pasaport kontrolü falan gibi bir şey söz konusu değil.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8670" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5644.jpg" alt="Freetown Christiania" width="650" height="433" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5644.jpg 650w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5644-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5644-370x246.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5644-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5644-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5644-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 650px) 100vw, 650px" /></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2017/02/18/freetown-christiania/">Kopenhag&#8217;ın Orta Yerinde Bir &#8220;Özgür Şehir&#8221;: Freetown Christiania</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kopenhag Gezi Rehberi: Muasır Medeniyetler Seviyesinden Sesleniyoruz</title>
		<link>https://oitheblog.com/2017/02/10/kopenhag-gezi-rehberi/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2017/02/10/kopenhag-gezi-rehberi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Feb 2017 08:57:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DANİMARKA]]></category>
		<category><![CDATA[KOPENHAG]]></category>
		<category><![CDATA[Carslberg]]></category>
		<category><![CDATA[Danimarka Gezi Notları]]></category>
		<category><![CDATA[Danimarka Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Danimarka'da Gezilecek Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[Dünyanın En Mutlu Ülkesi]]></category>
		<category><![CDATA[İskandinav Ülkeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kopenhag Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Kopenhag Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Kopenhag Müzeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kopenhag Notları]]></category>
		<category><![CDATA[Kopenhag Pahalı Mı?]]></category>
		<category><![CDATA[Kopenhag Tasarım Mağazaları]]></category>
		<category><![CDATA[Kopenhag'a Ne Zaman Gidilir? Küçük Deniz Kızı Heykeli]]></category>
		<category><![CDATA[Kopenhag'da Alışveriş]]></category>
		<category><![CDATA[Kopenhag'da Bisiklet Kullanımı]]></category>
		<category><![CDATA[Kopenhag'da Gezilecek Yerler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=8544</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu Nordik ülkelere aşkımız bir türlü bitmediği gibi her geçen gün daha da alevleniyor. İzlanda, İsveç, Norveç, Finlandiya derken sonunda...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2017/02/10/kopenhag-gezi-rehberi/">Kopenhag Gezi Rehberi: Muasır Medeniyetler Seviyesinden Sesleniyoruz</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8549" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5077.jpg" alt="Kopenhag Gezi Rehberi" width="635" height="406" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5077.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5077-300x192.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5077-370x237.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5077-570x364.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5077-626x400.jpg 626w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /><br />
Bu Nordik ülkelere aşkımız bir türlü bitmediği gibi her geçen gün daha da alevleniyor. <strong><a href="http://oitheblog.com/category/izlanda/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">İzlanda</a>, <a href="http://oitheblog.com/category/isvec/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">İsveç</a>, <a href="http://oitheblog.com/category/norvec/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Norveç</a>, <a href="http://oitheblog.com/category/finlandiya/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Finlandiya</a></strong> derken sonunda sıra bir diğerine daha geldi ve canımız Danimarka’ya da ayak basmayı başardık. Kendisi ile ilişki durumumuz çok net: Aşığıyız yanında olamasak da. Diğer Nordik ülke ve şehir deneyimlerimizden mütevellit burayı da seveceğimizi biliyorduk, ancak dondurucu soğuğuna rağmen bu şehirle bu denli bağ kurabileceğimizi açıkçası biz de tahmin etmemiştik.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8573" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5096.jpg" alt="Copenhagen" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5096.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5096-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5096-370x246.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5096-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5096-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5096-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /><br />
Cart curt <strong>“dünyanın en mutlu ülkesi”</strong> seçilip duran bir yere giderken insan ne beklemesi gerektiğini tam olarak bilemiyor. Biz Kopenhag’a gitmeden önce de öyle bir yerleşmişti ki kafamıza bu algı, sokakta “hayyaat seviince güzeel” diye Ayşecik gibi koşturan, La La Land’in ilk sahnesinden fırlamış gibi insanlar görsek şaşırmayacaktık. Bir yandan da düşünmeden edemediğimiz şey soğuk, çok yüksek ihtimalle kasvetli bir yer ile karşılaşacağımızdı. Neticede bayağı kuzeye gidiyorduk, sanki inceden depresif bir hava olması kaçınılmaz gibiydi. <strong>Döndükten sonra bu şehirle ilgili söyleyebileceğimiz iki şey var: 1. Kesinlikle kasvetli bir şehir değil. 2. “En mutlu ülke” kavramı bizim beklediğimiz gibi bir şey değil.</strong> İkinci maddeyi kesinlikle olumsuz anlamda söylemiyoruz, ancak bizce bu konu olaya nereden ve ne koşullarla baktığınızla alakalı bir şey. Kopenhag’da tanıştığımız, konuştuğumuz herkesin elbet bir derdi, problemi, şikayet ettiği bir konusu vardı. Kişisel problemlerden söz etmiyoruz, basbayağı ülke ve şehir ile ilgili sorunlar. Bunların arasında bizlerin “sizin derdinize de, size de..” diyebileceği şeyler de vardı, “oha burada böyle bir sorun mu varmış” dedirtebilecek şeyler de. Merak etmeyin, konuyu “dünyanın neresinde olursanız olun dertler bitmiyor” arabeskliğine bağlamayacağız. Sadece olaya daha geniş çaplı, daha farklı yaklaşmak gerektiğini fark ettik. Örneğin Somali’den Danimarka’ya göç etmiş ve yaklaşık 25 senedir (zaten maksimum 35 yaşındadır) bir göçmen ırkçılık problemi olduğunu söyledi. Şaşırdık mı? Kesinlikle, çünkü basında yansıtıldığı kadarıyla Danimarka halkının göçmenleri kucaklayan bir yapısı olduğunu görüyoruz. Bir taksici bisikletlilerden, bisiklet sayısından, bisikletlerin şehirde karmaşa yaratıyor olmasından şikayet etti mesela. Bizim bisikletli ulaşımın yaygın olması hayallerimize hiç bakmadığımız bir yönden bakmamızı sağladı. Genel olarak vergilerin çok yüksek olması ile ilgili şikayetler havalarda uçuşuyordu. Bu konuda “ama karşılığını alıyoruz” diye savunanlar olduğu gibi, durumdan hoşnut olmayanlar da boldu. Bizce konunun özeti, “evet en mutlu ülke seçilip duruyoruz, ancak bu mutlu olmaktan ne anladığınıza bağlı, çünkü burada sokakta gülümseyen ya da size günaydın diyen bir insan bulamazsınız” diyen arkadaştı. Tabii ki bunların hepsi birer yorum, birer kişisel görüş ve üstüne düşünülmesi gereken detaylar, hemen sonuçlara varmamak gerek. Ancak yine de şaşırtıcı. Çok gezen bilir hanesine bir çarpı daha gelsin.</p>
<p>Neticede olaya bir turist gözüyle bakacak olursak Kopenhag birkaç günlük bir gezi için bayağı keyifli bir seçenek. Gezecek, görecek, sizi etkileyecek, “bizde niye yok!” dedirtecek bir sürü özelliği, diğer Nordik şehirlere kıyasla bir tık daha canlı bir havası var. Helsinki’ye giden bir turist ile Kopenhag’a giden bir turistin Nordik şehirlere bakışı kesinlikle aynı olamaz, bizce ayrı telden çalıyorlar. Yine anlatmalara doyamadık, konuya dönelim, <strong>karşınızda Kopenhag Gezi Rehberi !</strong></p>
<h5><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8562" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5744.jpg" alt="Kopenhag Gezi Rehberi" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5744.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5744-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5744-370x246.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5744-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5744-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5744-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></strong></h5>
<p>Bu arada, Kopenhag Gezi Rehberi &#8216;ne başlamadan önce sadece Danimarkalı sanatçıların şarkılarından ortaya karışık yaptığımız playlistimizi de şöyle bırakalım, okurken iyi gider. Artık gittiğimiz yerler için bu tip playlistler de oluşturuyoruz, bizi Spotify&#8217;da takip etmek isterseniz <a href="https://open.spotify.com/user/oitheblog" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şuraya tık tık</a>.</p>
<p><strong>***</strong>Bir güncelleme; Bu gezinin ardından <strong>Kopenhag&#8217;a 2 kez dahagittiğimiz için daha güncel bir Kopenhag gezi rehberi arayışındaysanız <a href="https://www.instagram.com/oitheblog/" target="_blank" rel="noopener">şuradan</a> sabit Kopenhag hikayelerimize bakabilir (hem yaz hem kış olmak üzere 2 farklı sabit story serisi var)</strong>, güncel önerilerimize göz atabilir ve oraya kadar gelmişken bizi de takip edebilirsiniz&#8230;&#8230; <strong><a href="https://oitheblog.com/2025/07/17/kopenhag-gezisi-notlari/" target="_blank" rel="noopener">Çok daha güncel bir Kopenhag Rehberi için ise şuraya bakmanızda ısrarcıyız.</a> </strong></p>
<p>*Bize bol bol sorulduğu için baştan söz etmeden geçmeyelim, <strong>yurt dışında internet kullanımı</strong> için bir e-sim uygulaması olan <strong><a href="https://airalo.pxf.io/3evb7M" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Airalo’yu</a></strong> önerebiliriz, böyle bir gelişme olduğundan beri neredeyse tüm gezilerimizde bu yöntemle internete erişim sağlıyoruz. Operatörlerin paket ücretlerinden çok daha makul bir fiyata denk geliyor ve ne kadar süre, ne kadar kullanıma ihtiyaç duyacağınıza göre istediğiniz paketi seçebiliyorsunuz. Uygulama ve fiyatlara göz atmak için <strong><a href="https://airalo.pxf.io/3evb7M" target="_blank" rel="noreferrer noopener">şuraya tık tık.</a></strong></p>
<h2><strong>Kopenhag Gezi Rehberi: Kopenhag’a Ne Zaman Gidilir?</strong></h2>
<p>Bu soruyu cevaplandırabilmek için sizi soğuğa dayanabilenler ve soğuğa dayanamayanlar şeklinde kategorize etmek durumundayız. Fakat soğuk derken öyle bildiğiniz soğuklardan bahsetmiyoruz, <strong>buraların soğuğu bir başka soğukmuş Altan!</strong> Yani demek istiyoruz ki, soğuktan elinizin ayağınızın uyuştuğu, yüzünüzün daha önce hiç görmediğiniz bir rengi aldığı, büyük ihtimalle yağışa da maruz kalacağınız bir havayı kabullenebilir misiniz? (sanki bana SAW filmi ya, birazdan I wanna play a game diyeceğim) Cevabınız evetse o zaman Kopenhag’da her mevsim tutunabilirsiniz. Fakat bu şartları kaldıramayacaksanız o zaman tabii ki en güzeli yaz aylarında gitmek, o zaman sıcaklık 20’leri buluyor ve eminiz bayağı da keyifli oluyordur. Biz gaza gelip Şubat ayında gittik. Hava ortalama 2-3 derece civarında seyretti, akşamlardan söz etmiyoruz bile. Feci soğuk! Ama yine olsa yine yapar mıyız? Kesinlikle.</p>
<h2><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8563" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5784.jpg" alt="Kopenhag Danimarka" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5784.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5784-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5784-370x246.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5784-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5784-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5784-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /><br />
Kopenhag Pahalı Mı?</strong></h2>
<p>Sayın okuyucu, sevgili anne babalar, dear çıldırın…Bu başlığın altında yazılacaklar için gönül isterdi ki önceden bir görüntü girebilelim ve ŞİDDET ve UYGUNSUZ İÇERİK spotu verebilelim, ama olmuyor işte. O yüzden baştan uyaralım, şayet Kopenhag’a gitme planınız varsa şu yazacaklarımız sizde iyi bir gerilim filmi izlemiş etkisi bırakacak, ona göre okuyun. Çünkü <strong>Kopenhag ÇOK pahalı</strong>. Bakın ÇOK pahalı. O kadar pahalı ki, her kahve içişinizde yüreğiniz yanıyor, çocuğu yerine bağrına kara taş basan Fatma Girik gibi sarılıyorsunuz kahvenize. Valla biz bir kahveye o kadar para verince baristadan ekmek isteyip fincanın dibine de ekmek mi bansak acaba diye bile düşündük, ziyan olmasın……Neticede, abartmalarımızı ve korkutmalarımızı bir yana koyalım ve sorunuza net bir cevap verelim: İster Beyonce’nin halası olun,  ister Sedat Peker’in yeğeni fark etmez, (öyle bir moda vardı bi ara niye ya) Kopenhag pahalı bir şehir. Zaten Para birimi olarak kullanılan Danimarka kronu size euroyu, doları falan özletir, o derece. Giderken ona göre bütçe yapın, sonra gurbet elde vay efenim OitheBlog bizi bu konuda uyarmadı demeyin. İnanmıyorsanız bir takım örnekler ile gelelim:</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8579" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5630.jpg" alt="Kopenhag" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5630.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5630-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5630-370x246.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5630-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5630-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5630-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /><br />
*Danimarka para birimi ile yazıyoruz.</p>
<p><strong><em>-Popüler bir restoranda makarna vb. bir yemek:</em></strong> 95 – 125 DKK</p>
<p><strong><em>-Popüler bir restoranda et içerikli bir yemek:</em></strong> 260 – 300 DKK</p>
<p><strong><em>-1 şişe su:</em></strong> 20 – 35 DKK (musluk suyu içiliyor, kafelerde de kasanın yakınlarında bir yerde şişe ve bardaklar koyuyorlar, özetle su almayın, konu kilit)</p>
<p><strong><em>-Bir mekanda bira:</em></strong> 40 – 60 DKK</p>
<p><strong><em>-3. dalga kahveci kahvesi:</em></strong> 30 – 40 DKK</p>
<p><strong><em>-Popüler bir mekanda kokteyl:</em></strong> 75-110 DKK</p>
<p><strong><em>-Popüler bir kafede yayılmalı kahvaltı:</em></strong> 120 – 150 DKK ( yumurtalı bir takım şeyler + içecek gibi düşünün)</p>
<p><strong><em>-Sokakta sosisli:</em></strong> 20 – 25 DKK</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8560" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5724.jpg" alt="Kopenhag Gezi Rehberi" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5724.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5724-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5724-370x246.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5724-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5724-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5724-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /><br />
Bu Kopenhag’daki pahalılık meselesiyle yeterince gözünüzü korkuttuysak şimdi konuyla ilgili ne yapabileceğimize bakalım. Yoksa bütün mal varlığınızı ülkeye bırakıp geleceksiniz valla. Öncelikli önerimiz <strong>Copenhagen Card</strong> almanız. Şimdi siteden girip fiyatları görünce “oha bu mu bütçe hafifletecek” diye düşünmek gafletine düşebilirsiniz, bilmiyorsunuz ki duacımız olacaksınız…. Efenim <strong><a href="http://www.copenhagencard.com/?ld=0&amp;currency=eur" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">Copenhagen Pass</a>’in 24 saatliği 51, 48 saatliği 71 ve 72 saatliği 85 euro</strong>, gördüğünüz gibi bu konuda da gerçekten manyakça fiyatlar söz konusu. Ancak eğer bu pass’i almadan aşağıda gezeceğimiz yerleri keşfetmeye kalkışırsanız <strong>sırf Louisiana Müzesi’ne gidiş-dönüş bilet + müze girişi ücretinin bile 25 euro gibi bir ücrete denk geldiğini görecek</strong> ve VAY BAŞIMIZA GELENLER diye ortalıkta dolanacaksınız. Özetle burası şehir kartı almanın mantıklı olduğu şehirlerden. Ulaşımın da içine dahil olması ayrı bir şahanelik. Bunun dışında bütçenizi hafifletmek adına sokak yemeklerine dadanabilirsiniz, sosisliler efsane güzel, dışarıdan su almaya bir son verebilirsiniz çünkü musluk suyu içiliyor ve son olarak bol bol yürümenizi önerebiliriz, soğuk diye sağa sola taksiyle gitme çılgınlığına kalkışmayın.</p>
<p>*Şayet şehir kartını almak gibi bir niyetiniz yoksa en azından <strong>bir ulaşım kartı edinebilirsiniz</strong>, onun fiyatları da <a href="http://www.visitcopenhagen.com/copenhagen/iframe-movia" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer"><strong>şurada</strong></a> mevcut, hatta direkt o siteden alabilirsiniz.</p>
<p>*Eğer gaza gelip Türkiye’de Danimarka kronu bulup paranızı çevirip gitmediyseniz, çok yüksek ihtimalle elinizdeki euroyu Danimarka kronuna çevirmeniz gerekecek ve bunu Kopenhag’da yapacaksınız. <strong>Önerimiz bu para bozdurma işlemini havaalanında yapmamanız</strong>. Biliyoruz, milyonlar bozdurmayacaksınız ama olması gerekenden çok daha düşük bir kurda bozdukları için gereksiz yere para kaybediyorsunuz. Havaalanından şehre ulaşımda kullanacağınız kadar parayı orada bozdurup gerisini şehirdeki döviz bürolarından halledin. Olur da bulamazsanız <strong>Central Station’da</strong> 2 tane mevcut.</p>
<p>* Bu arada, tek başına gezmekte tereddüt eden ya da turla beraber hareket etmek isteyen okuyucularımız için bir not: Hazır oralara kadar gitmişken birkaç şehir görmek isterseniz <a href="https://www.gruppal.com/iskandinavya-turu" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><strong>İskandinavya turlarına</strong></a> göz atabilirsiniz. Bu noktada bütçenizi biraz daha uyguna getirebilmek açısından <strong>Gruppal’ın <a href="https://www.gruppal.com/yurtdisi-turlari" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">yurtdışı turlarını</a></strong> önerdik çünkü tamamen online satış yaptıkları için bayi masrafı vs. olmaması sebebiyle tur fiyatları diğerlerine kıyasla daha uygun oluyor. Diğer turlar ile aynı tatta yerlerde kalıp daha az ücret ödemeyi reddedecek değiliz herhalde.</p>
<h5><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8565" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5838.jpg" alt="Kopenhag Gezi Rehberi" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5838.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5838-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5838-370x246.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5838-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5838-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5838-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></strong></h5>
<h2><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-8575" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5455.jpg" alt="Kopenhag Danimarka" width="633" height="438" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5455.jpg 612w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5455-300x207.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5455-370x256.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5455-570x394.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5455-579x400.jpg 579w" sizes="(max-width: 633px) 100vw, 633px" /><br />
<strong>Kopenhag Gezi Rehberi: Kopenhag’da Ulaşım</strong></h2>
<p>Şimdiiii, Kopenhag her ne kadar dev gibi bir şehir olmasa da, son derece yayılmış bir şehir. Yani her bölgenin farklı bir tadı, her bölgenin farklı bir olayı var ve muhtemelen her birinde vakit geçirmek isteyeceksiniz. Dolayısıyla toplu taşıma araçlarına ihtiyaç duyacağınız garanti. Bu yüzden <strong>size yukarıda söz ettiğimiz ulaşım kartını alarak otobüs, metro, S-tog ne varsa hepsini kart dahilinde kullanabilirsiniz</strong>. İşin bir diğer güzel tarafı ise bisiklet kullanımının şehirde son derece yaygın olması. Yaygın derken, <strong>Avrupa çapında bisiklet kullanımının en yoğun olduğu, <a href="https://www.theguardian.com/cities/2016/nov/30/cycling-revolution-bikes-outnumber-cars-first-time-copenhagen-denmark" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">Kasım 2016 itibarıyla bisiklet sayısının araç sayısını geçtiği bir şehirden bahsediyoruz</a>, o derece</strong>. Dolayısıyla bisiklet ile ulaşım sağlayabilirsiniz ancak arkadaşların tempolarına ayak uydurmaya da özen gösterin, biz arabadan korkmadığımız kadar bisikletlilerden korktuk desek yeridir. Bir yandan yemek yiyip bir yandan telefonla uğraşıp bir yandan bisiklet kullanıyorlar falan, böyle birçok yönlülük görülmedi. Öyle ki, konuştuğumuz birçok Kopenhaglı arkadaş bisikletlilerin şehirde sorun olmaya başladığı yorumunu bile getirdi. Medeniyet overdose olmuşlar haberleri yok, böyle dert mi olur be? Neyse.</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8581" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5822.jpg" alt="Kopenhag" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5822.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5822-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5822-370x246.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5822-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5822-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5822-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /><br />
*Kopenhag Havaalanı’ndan Şehre Ulaşım: </strong>En uygun ve pratik yöntem kesinlikle <strong>Terminal 3’te yer alan metro.</strong> Buradan binip <strong>Norreport</strong> durağında inerek oradan da kolaylıkla hedefinize ulaşabilirsiniz ki bu yolculuk da 15 dk civarı bir şey sürüyor. Biletinizi metronun civarındaki bilet makinelerinden alabilirsiniz. Bu makinelerin sadece demir para ve kredi kartı kabul ettiğin ekleyelim, kağıt parayı boşuna kertmeyin. <strong>Otobüs kullanmak isterseniz 5A’ya binmeniz gerekiyor</strong> ve otobüs ile Central Station’a ulaşabilirsiniz, yarım saat kadar sürüyor. Bilet makinesini bulamazsanız içeride yine bozuk para ile şoföre de ödeme yapabiliyorsunuz. <strong>Benim param çok bebeğim ben taksiye bineceğim derseniz</strong> ya da grup halindeyseniz ve bölüşebilme şansınız varsa taksi Vesterbro civarına 300 DKK gibi bir şey tutuyor ve 15 dakika civarı sürüyor. Bir arabaya kaç kişi sığarız denemesi yapmak isterseniz parayı bölüşmek adına tam yeri, tam zamanı.</p>
<h2><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8547" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF4993.jpg" alt="Copenhagen Absalon Hotel" width="635" height="400" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF4993.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF4993-300x189.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF4993-370x233.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF4993-570x359.jpg 570w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /><br />
Kopenhag Gezi Rehberi: Kopenhag’da Nerede Kalınır?</strong></h2>
<p>Kopenhag’da ilginizi çekebilecek çok fazla bölge olduğu için nerede konaklayacağınız konusunda kafanız karışabilir. Bu noktada öncelikli olarak toplu taşımaya yakın bir yer kapmanızın yeterli olduğunu ekleyerek <strong>kişisel bölge tercihimizi de söyleyelim:</strong> <a href="https://www.booking.com/searchresults.en.html?district=1318&amp;aid=7953563&amp;no_rooms=1&amp;group_adults=2" target="_blank" rel="noopener"><strong>Vesterbro</strong>.</a> (direkt o bölgede booking araması yapabileceğiniz şekilde linkledik) Çünkü hem merkezi, hem akşam vakit geçirmek isteyebileceğiniz birçok mekan bu civarda ve yakınında. <strong>Direkt merkezinde kalacağım işleri karıştırmayın derseniz o zaman da</strong> <a href="https://www.booking.com/searchresults.en.html?district=1317&amp;aid=7953563&amp;no_rooms=1&amp;group_adults=2" target="_blank" rel="noopener"><strong>şu bölgedeki oteller içinden</strong> </a>aklınıza yatan birini seçebilirsiniz.</p>
<p>Daha da <strong>nokta atışı bir şey isterseniz</strong> <a href="https://www.booking.com/hotel/dk/absalon.en.html?aid=7953563&amp;no_rooms=1&amp;group_adults=2" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer"><strong>Absalon Hotel’i</strong></a> kesinlikle önerebiliriz, biz ilk gidişimizde orada kalmıştık. Burası hem Central Station’ın dibinde, hem otelin kendisi çok güzeldi, hem de çalışanlar her konuda bize bol bol yardımcı oldu. Bu arada şayet 3-4 kişiyseniz odaları geniş ve kalabalık kalmaya müsait, bu şekilde oda parasını bölüşeceğiniz için bütçenizi de bayağı bir hafifletebilirsiniz.</p>
<p>Daha güncel bir öneri olarak da son Kopenhag seyahatimizde biraz daha ev tarzında olan <a href="https://www.booking.com/hotel/dk/apron-apartments-kobenhavn.en.html?aid=7953563&amp;no_rooms=1&amp;group_adults=2" target="_blank" rel="noopener"><strong>şu otelde</strong></a> kalmıştık. Burdan da hem konumu hem de evin kendisi açısından gayet memnun kaldık, hatta öncelikli olarak burayı önerebiliriz.</p>
<h5><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-8554" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5308.jpg" alt="Kopenhag Gezilecek Yerler" width="627" height="474" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5308.jpg 560w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5308-300x227.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5308-370x279.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5308-530x400.jpg 530w" sizes="(max-width: 627px) 100vw, 627px" /></strong></h5>
<h2><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8582" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5367-1.jpg" alt="Kopenhag" width="635" height="418" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5367-1.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5367-1-300x197.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5367-1-370x244.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5367-1-570x375.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5367-1-608x400.jpg 608w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /><strong>Kopenhag Gezi Rehberi: Kopenhag’da İnternet Kullanımı</strong></h2>
<p>Genel olarak yurt dışında internet kullanımına bir çözüm olarak e-sim uygulaması olan <strong><a href="https://airalo.pxf.io/3evb7M" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Airalo’yu</a></strong> önerebiliriz, teknolojide böyle bir gelişme olduğundan beri biz neredeyse tüm gezilerimizde bu yöntemle internete erişim sağlıyoruz. Operatörlerin paket ücretlerinden çok daha makul bir fiyata denk geliyor ve ne kadar süre, ne kadar kullanıma ihtiyaç duyacağınıza göre istediğiniz paketi seçebiliyorsunuz. Önceden ne kadar kullanacağınızı kestiremezseniz paketin bitmesi gibi bir durum oluşursa sonradan ekleme de yapabiliyorsunuz, aklınızda bulunsun. Uygulama ve fiyatlara göz atmak isterseniz <strong><a href="https://airalo.pxf.io/3evb7M" target="_blank" rel="noreferrer noopener">şuraya tık tık.</a></strong></p>
<h2><strong>Kopenhag Gezi Rehberi: Kopenhag’da Gezilecek Yerler</strong></h2>
<p>Kopenhag’da gezilecek yerler gerçekten çok çok fazla. Bu sebeple şehrin bölgelerini anlayarak gitmek ve mümkünse kafanıza bölge bölge bir plan çıkarmak sizi büyük bir eziyetten kurtaracak, zaman kaybetmenizin önüne geçecektir. Bu bölgelerden ziyaret etme ihtimalinizin en yüksek olanlarını şöyle bir özet geçip işinizi kolaylaştıracak olursak:</p>
<p><strong><em>*Vesterbro:</em></strong> Son dönemlerde şehrin en popüler, en hip bölgelerinden. Restoranların, kafelerin, tasarım butiklerin yoğunlaştığı lokal bir bölge de denilebilir. <strong>Meatpacking District (Kodbyen)</strong> de bu bölge dahilinde.</p>
<p><strong><em>*Norrebro:</em></strong> Göçmenlerin yoğunlukta olduğu, sonradan hipster akınına uğrayan yeni popüler bölgelerden. Buraların Kreuzberg’i de denilebilir. Burayı keşfederken Jaegersborggade’yi merkez olarak belirleyebilirsiniz.</p>
<p><strong><em>*Christiania:</em></strong> Kopenhag’ın özerk bölgesi, kendi kuralları, kendi düzeni var. Oldukça acayip bir hikayesi olduğu için burayı ayrı bir yazıda daha detaylıca ele almaya karar verdik. <strong>Christianshavn &amp; Holmen</strong> bölgesi Christiania’yı da kapsıyor.</p>
<p><strong><em>*Merkez:</em></strong> Nyhavn ve civarı olarak tarif edebileceğimiz, önemli müzelerin, restoranların, kafelerin, mağazaların bulunduğu, bahsettiğimiz diğer bölgelerin orta yerinde kalan alan.</p>
<p>Genel olarak gezeceğiniz yerlerin biletlerini tek tek sitelerinden girip almakla uğraşmamak, biletlerinizi tek bir yerden kontrol etmek isterseniz<strong> <a href="https://www.getyourguide.com/kopenhag-l12/?partner_id=1ERWUG2&amp;utm_medium=online_publisher" target="_blank" rel="noreferrer noopener" data-gyg-scraped="1721648061645">şu siteyi kullanabilirsiniz.</a></strong> Aynı zamanda bu sayfadan <strong>şehirde katılabileceğiniz rehberli turlara, günübirlik başka bölgelere tur, konser gibi bulunabileceğiniz farklı aktivitelere de göz atabilir ve yine aynı yerden bilet alabilirsiniz. </strong>Biz bazen varlığından bile haberdar olmadığımız aktiviteleri buradan bulduğumuz için gezilerimizden önce burada ne var ne yok mutlaka bi’ bakınıyoruz, <strong>ayrıca bazı biletleri sonradan iptal etme hakkı da sunduğu için faydalı olabiliyor</strong>, sizin de aklınızda bulunsun.</p>
<p>Şimdi daha spesifik olarak Kopenhag’da gezilecek yerlere geçebiliriz.</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8561" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5729.jpg" alt="Kopenhag Nyhavn" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5729.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5729-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5729-370x246.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5729-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5729-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5729-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /><br />
Nyhavn</strong></p>
<p>Her Kopenhag fotoğrafında karşınıza çıkıp duran o renkli evlerin olduğu, 800 fotoğrafını çekseniz de biraz daha çekmeniz gerekiyormuş gibi hissettiren über turistik Nyhavn, eskiden ticaret amaçlı kullanılan bir limanmış. Dolayısıyla civarda gemicilerin konaklayabileceği alanlar, publar hatta genelevler doluymuş. Şu anda tahmin edebileceğiniz üzere her benzer turistik bölgeler gibi evler yenilenmiş bir halde ve neredeyse her binanın alt katında yer alan restoran ve kafelerle dolup taşan şirin bir bölgeye dönüşmüş durumda. Burayı görmek, Kopenhag&#8217;a giden bir turistin birincil görevlerinden, kaçmaz.</p>
<p>-20 numara bakacak olursanız çocukluğumuzun yıldızlarından <strong>Andersen’in yaşadığı evi</strong> görebilirsiniz. 9 numarada ise <strong>Nyhavn’ın en eski binası</strong> yer alıyor.</p>
<p><strong><a href="http://mermaidsofearth.com/mermaid-statues-mermaid-sculptures/public/the-little-mermaid-statue-copenhagen/"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8571" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/Küçük-Deniz-Kızı-Kopenhag.jpg" alt="Küçük Deniz Kızı Kopenhag" width="635" height="391" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/Küçük-Deniz-Kızı-Kopenhag.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/Küçük-Deniz-Kızı-Kopenhag-300x185.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/Küçük-Deniz-Kızı-Kopenhag-370x228.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/Küçük-Deniz-Kızı-Kopenhag-570x351.jpg 570w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a><br />
Küçük Deniz Kızı</strong></p>
<p>Size Kopenhag’ın simgesi haline dönüşmüş Küçük Deniz Kızı heykeli ile ilgili küçük bir itirafımız var: Biz bu heykeli görmeye gitmedik. Brüksel’de görmeye gidip “bu ne lan” tepkileri vererek orijinal olduğuna inanamayacağımız boyutlardaki Manneken Pis’i gördükten sonra bu tip minik heykellere karşı bir tepki halindeyiz. Kınayanlar -2 derecede yağmurlu bir Kopenhag gününde oraya kadar yürümeyi denesin, ne demek istediğimizi çok iyi anlayacaklardır. Neyse, siz olur da kendinizi onu görmeden eksik hissedecekseniz bahsetmeden geçmeyelim dedik.</p>
<p>İngilizce adıyla “The Little Mermaid” Carslberg’in sahibi olarak da tanıyabileceğiniz Carl Jacobsen’in Kopenhag’a “küçük” (bayağı küçük) bir hediyesi. Carl Amca Andersenciğimizin aynı isimli masalından uyarlanmış bir bale gösterisini izledikten sonra deniz kızı karakterine adeta aşık olmuş ve böyle bir heykel yaptırmak istemiş. Bu sebeple heykel hem küçük deniz kızı karakterinden, hem de performansı sergileyen balerinden esinlenerek yapılmış. Eserin sahibi Edvard Eriksen “merhaba Little Mermaid’i canlandıran balerin, bana soyunmaya ne dersin bebeğim” diye soramadığından mıdır bilmiyoruz, heykeli yaparken model olarak eşini kullanmış. Bravo Edvard, evli barklı adamsın, sana da bu yakışırdı…….</p>
<p><strong>Adres:</strong> Lengelinie</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8555" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5350.jpg" alt="Tivoli Kopenhag" width="634" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5350.jpg 634w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5350-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5350-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5350-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5350-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5350-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 634px) 100vw, 634px" /><br />
Tivoli Gardens</strong></p>
<p>İşte Kopenhag’da acı bir gerçekle karşı karşıya kaldığımız bir başka an, Tivoli Bahçeleri bizim orada olduğumuz tarihlerde kapalıydı ve Nisan 2017’ye kadar da kapalı olacak. Dolayısıyla dışından sağından solundan görmenin ötesine geçemediğimiz için detaylı olarak anlatabilme şansımız yok. Yine de gidip görebilecekler için özet geçecek olursak burası bir “eğlence parkı”. Ancak öyle kapalı bir alan ya da bir tema parkı gibi düşünmeyin, halkın vakit geçirmeyi pek bir sevdiği yemyeşil, kocaman, ferah bir alandan bahsediyoruz. Araştırdığımız kadarıyla içeride birçok farklı yapı, yeşil alan ve roller coaster benzeri eğlence zırıltısı mevcut. Park 1800’lü yıllarda kurulduğu için daha nostaljik şeyler görebilme imkanınız da var. Walt Disney bile gelmiş bu parkı gezmiş arkadaşlar, siz mi gezmeyeceksiniz?</p>
<p>*Lokallerden edindiğimiz bilgilere göre yaz aylarında Tivoli ekstra hareketli, ekstra kalabalık, daha da cıvıl cıvıl oluyor. Bu durum Christmas dönemi için de geçerli. Şayet buranın tadını çıkarmak istiyorsanız belki Kopenhag ziyaretinizi bu döneme denk getirebilirsiniz.</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8564" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5821.jpg" alt="National Museum Copenhagen" width="589" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5821.jpg 589w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5821-300x215.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5821-370x266.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5821-570x409.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5821-557x400.jpg 557w" sizes="(max-width: 589px) 100vw, 589px" /><br />
National Museum</strong></p>
<p>Danimarka’yı daha yakından tanımak istiyorsanız, Vikingler diye çıldırıyor, tarihlerine dair daha fazla şey öğrenmeye hevesleniyorsanız Ulusal Müze’ye kesinlikle uğramanız gerek. İlk etapta müzenin bir kısmı bu konuyla alakasız görünebilir, çünkü konsept olarak insanlık tarihine dair birçok eser, kalıntı ve bilgi de mevcut, ancak merak etmeyin, işler neticede Danimarka’nın ve Vikinglerin tarihine de bağlanıyor. Eğer çok vaktiniz yoksa direkt 3. Kata çıkarak bu kısma ulaşabilirsiniz. Gayet detaylı ve keyifli bir müze oluşturmuşlar ve içeride “doll house’lardan” tutun Danimarka’nın yakın tarihine kadar uzanan bir koleksiyon mevcut. O bebek evlerini incelerken bizi hatırlayın, Devlet Bahçeli gibi “bizde niye yok diye” şikayet etmezseniz bizden değilsiniz. Adamlar bebek evi diye apartman yapmış.</p>
<p>-Adres:  Ny Vestergade 10</p>
<p>-Giriş 75 DKK. Pazartesi kapalı. Diğer günler 10:00 – 17:00 arası açık.</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8556" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5362.jpg" alt="Glyptoteket Museum Copenhagen" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5362.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5362-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5362-370x246.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5362-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5362-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5362-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /><br />
<img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8557" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5392.jpg" alt="Glyptoteket Museum Copenhagen" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5392.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5392-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5392-370x246.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5392-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5392-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5392-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /><br />
Ny Carlsberg Glyptoteket</strong></p>
<p>Kopenhag’da gezilecek çok müze var. Ancak sınırlı bir zamanınız varsa öncelik vermeniz gerekenlerden birisi bizce kesinlikle Glyptoteket. Kendimizce oraların Orsay Müzesi benzetmesi yaptığımız bu müzede hem dünya çapında ünlü, hem Danimarka çıkışlı birçok sanatçının eserlerini görmeniz mümkün. Özellikle heykel koleksiyonu ile ağzımızı açık bırakmış, Rodin’e adanmış odada BENİM GÖRDÜKLERİMİ SEN DE GÖRÜYOR MUSUN moduna girdiğimiz Glyptoteket’in binasının güzelliğine de ayrıca hayran kaldık. Bu arada Glypototeket de Carlsberg’in sahibi tarafından kurulmuş. Adam Tellioğulları gibi maşallah, tebrikler.</p>
<p>-Müze mağazasında çok güzel kitaplar ve hatta çok güzel bir kitaplık var. Belki göz atmak hatta biraz vakit geçirmek isteyebilirsiniz.</p>
<p>-Adres: Dantes Plads 7</p>
<p>-Giriş 95 DKK. Pazartesileri kapalı. Diğer günler 11:00 – 18:00 arası açık. Perşembe 10’a kadar açık ve bundan faydalanmak iyi bir fikir olabilir, biz öyle yaptık.</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-8568" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5934.jpg" alt="Louisiana Museum Copenhagen" width="633" height="442" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5934.jpg 606w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5934-300x209.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5934-370x258.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5934-570x398.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5934-573x400.jpg 573w" sizes="(max-width: 633px) 100vw, 633px" /><br />
<img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8567" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5890.jpg" alt="Louisiana Museum Copenhagen" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5890.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5890-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5890-370x246.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5890-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5890-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5890-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /><br />
Louisiana Museum of Modern Art</strong></p>
<p>Tartışmasız bir şekilde Kopenhag gezimiz boyunca aldığımız en iyi kararlardan biri Louisiana Müzesi’ne gitmekti. WOW iddialı giriş oldu. Ama şimdi yazacaklarımızı görünce anlam ifade edecek. Efenim Louisiana Müzesi Kopenhag’dan yarım saat kadar uzaklıkta Humlebæk denilen bir noktada yer alıyor. Fakat bu hemen üşenmenize ya da ulaşım problemi yaşayacağınızı düşünmenize sebep olmasın. Öncelikli olarak söylememiz gereken şey, buranın Avrupa’nın en iyi modern sanat müzelerinden biri olarak kabul edilmesi. Müze koleksiyonunda 3000’in üzerinde eser bulunmasının yanı sıra Louisiana’nın en ünlü olduğu konulardan biri geçici sergileri. Her sene yaklaşık 8-12 tane geçici sergi gerçekleştiriyorlar. Ana koleksiyonda ise <strong>Andy Warhol, Picasso, Kandinsky, Roy Lichtenstein</strong> gibi bildiğiniz isimlerle birlikte Danimarka’dan birçok isim ile de tanışmanız mümkün.</p>
<p>Bu arada, müzenin mimarisi ve lokasyonu itibarıyla manzarası da müthiş, fotoğraf meraklılarına duyurulur. Özellikle heykel parkını gezmek üzere müzenin dışına çıktığınızda etrafta dolanmanızı şiddetle öneririz, aşağı da inebilirsiniz sorun yok.</p>
<p>-Müze’deki en popüler eserlerden biri <strong>Yayoi Kusama’nın Gleaming Lights of the Souls</strong>’u. Görmek için ayrı bir odaya girmeniz ve şayet yoğun bir günde gittiyseniz çok yüksek ihtimalle birazcık sıra beklemeniz gerekecek. Ama kesinlikle değer, gözden kaçırmayın! Zaten tipik bir Türk insanıysanız sebebini bilmeden “aa bu neyin sırasıymış” diyerek kendinizi sırada bulabilirisiniz, bizim ilk etapta olay öyle gelişti açıkçası, Yayoi Kusama olduğunu sırada öğrendik asdfsj.</p>
<p>-Müzeye ulaşım kısmı gerçekten çok kolay. <strong>Kopenhag Central Station’a</strong> gidip Louisiana Müzesi için gidiş-dönüş tren bileti artı müze girişi şeklinde 200 kroncuk bir bilet seçeneği mevcut ve o şekilde aldığınızda daha ucuza geliyor. O yüzden biletinizi bilet makinelerinden almak yerine gidip bilet satış noktasından alın ve “combined ticket” isteyin. Sonrasında Central Station’dan trene bineceksiniz ve yarım saatte oradasınız. İndikten sonra kalabalığı ya da müzenin tabelalarını takip ederek 8-10 dk yürüdükten sonra müzeye ulaşabilirsiniz.</p>
<p>-Şayet <strong>bir sanat öğrencisiyseniz müzeye girişiniz ücretsiz</strong>, aklınızda bulunsun. Biz “sanat derken mesela neyi sanat kabul ediyoruz” gibi zorlamalarda bulunduk ama olmadı……..</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8559" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5570.jpg" alt="Royal Library Copenhagen" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5570.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5570-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5570-370x246.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5570-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5570-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5570-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /><br />
Royal Library (Black Diamond)</strong></p>
<p>Sizi bilemeyiz ama, biz gittiğimiz şehirlerin kütüphanelerini keşfetmeyi bayağı seviyoruz. Hatta bazen “siz kimsiniz kardeş” diyerek almadıkları oluyor, öğrenciyiz çalışmaya geldik diye yalan söylüyor öyle giriyoruz. BİZ HALKIZ KARDEŞİM BİZİ KÜTÜPHANEYE SOKACAKSINIZ. Sakinleşiyoruz…. İsmi Royal Library olunca böyle ihtişamlı, cafcaflı bir şey beklemiş olabilirsiniz. Biz de ilk okuduğumuzda gözümüzde öyle bir şey canlanmıştı ama hayır, çünkü burası Danimarka, bizi mimari ve tasarım konusunda büyülemek için yaratılmış gibi bir ülkedeyiz. Royal Library’nin bir diğer adının “Black Diamond” olmasının sebebini kütüphaneyi dışından görünce anlayacaksınız. Binanın yapımında siyah mermer ve cam kullanıldığı ve hemen suyun yanında yer aldığı için bina suyu yansıtıyor ve bu sebeple bizce çok yerinde bir isim tercihi olmuş. İçine ise sorunsuz bir şekilde girebilirsiniz ancak ne kadar güzel bir mimariye sahip olduğunu anlamak için en üst katına (Administration katı) çıkmanızı önereceğiz. Merak etmeyin ona da sorun çıkarmıyorlar.</p>
<p>Adres: Søren Kierkegaards Plads 1. Pazar günleri kapalı.</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8552" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5237.jpg" alt="Assistens Cemetery Copenhagen" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5237.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5237-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5237-370x246.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5237-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5237-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5237-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /><br />
Assistens Mezarlığı</strong></p>
<p>Assistens, Hans Christian Andersen, Søren Kierkegaard gibi tanıyabileceğiniz isimlerin mezarlarını da içinde barındıran bir mezarlık. Ancak bizim size bu mezarlıktan söz etmemizin sebebi “gidin bi’ dua okuyun, türbeye şeker bırakın” gibi konulara dayanmıyor. Enteresan bir şekilde Assistens Mezarlığı Kopenhaglıların, özellikle gençlerin vakit geçirmeyi bayağı sevdiği bir nokta. Burada çimlerde piknik yapıyor, koşuya çıkıyor, özellikle yaz döneminde bu mezarlıkta çimlere uzanıp kitap okumaktan hoşlanıyorlar. Bu fikir teoride kulağa garip gelse de mezarlığa gidince insanların neden burada vakit geçirmeyi sevdiğini anladık. Özellikle mezarlığın ana yolunun güzelliğinden büyülendik diyebiliriz. Bizce yakınlarına yolunuz düşerse en azından rotanızı mezarlığın içinden geçecek şekilde çizin.</p>
<p>-Andersen’in mezarını görmek isterseniz mezarlığın içinde tabelaları var, onları takip etmeniz yeterli.</p>
<p>-Adres: Kapelvej 4</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8550" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5131.jpg" alt="Superkilen Park" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5131.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5131-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5131-370x246.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5131-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5131-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5131-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /><br />
Superkilen Park</strong></p>
<p>Fotoğraf çekmeyi sevenler, Norrebro bölgesinde yer alan Superkilen Park sizin için yaratılmış olabilir! Burası birçok bir “adult park” olarak geçiyor. Öyle adult park değil sapıtmayın hemen. Spor yapılabilecek alanların olduğu, boks ringi bile bulabileceğiniz renkli, kocaman bir alandan bahsediyoruz. Bu şekilde düşündüğünüzde orada yaşamayan biri olarak Superkilen’i ziyaret etmek biraz manasız bir şeymiş gibi görünebilir ama bize öyle düşünmeyin, çünkü özellikle kırmızı alan ve çizgili alanda çok çok güzel fotoğraflar çekebilme şansınız var.</p>
<p>-Adres: Norrebrogade 210</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8572" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/Amelienborg-Kopenhag.jpg" alt="Amelienborg Kopenhag" width="635" height="357" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/Amelienborg-Kopenhag.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/Amelienborg-Kopenhag-300x169.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/Amelienborg-Kopenhag-370x208.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/Amelienborg-Kopenhag-570x320.jpg 570w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /><br />
Amalienborg</strong></p>
<p>Övünülecek bir konu mudur değil midir bilemeyiz, ancak Danimarka’da birçok yerde ülke için “dünyanın en eski monarşisi” nitelendirmesiyle karşılaşacaksınız. Haliyle Kopenhag’da görebileceğiniz bir takım saraylar da mevcut. Bunlardan en turistik olanı Amelienborg. Kraliyet ailesi halen bu sarayın içinde yaşıyor, ancak buna rağmen sarayın belli bölümlerini gezebilme şansınız var. Hem kraliyetin nerede yaşadığını görmek, hem Danimarka tarihi hakkında daha fazla bilgi edinmek için uğrayabilirsiniz. Ayrıca bir klasik olarak askerlerin nöbet değişimini de izleyebilirsiniz.</p>
<p>-Her gün 16:00’ya kadar açık.</p>
<p><strong>DesignMuseum Denmark</strong></p>
<p>Yukarıda 58 kez Danimarka’nın tasarım ve mimarideki başarısını övdükten sonra konuyla ilgili bir müzeden bahsetmeden de geçmeyelim. Adından da anlayabileceğiniz üzere DesignMuseum tasarıma odaklanan bir müze. Özellikle Danimarkalı tasarımcıların eserlerinde odaklanıyor. İnternetten nedir ne değildir diye bakacak olursanız “burası Adres İstanbul galiba” gibi bir yorumda bulunabilirsiniz ama, aslında konuya ilgisi olanlar için kesinlikle ziyaret etmeye değer. Geçici sergileri kontrol etmeyi de unutmayın, değişik şeylere denk gelebiliyorsunuz.</p>
<p>-Adres: Bredgade 68</p>
<p>-Giriş 100 DKK.</p>
<h5><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8551" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5178.jpg" alt="Kopenhag Gezi Rehberi" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5178.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5178-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5178-370x246.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5178-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5178-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5178-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></strong></h5>
<h2><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8580" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5808.jpg" alt="Kopenhag Gezi Rehberi" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5808.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5808-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5808-370x246.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5808-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5808-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5808-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /><br />
<strong>Kopenhag’da Kaçırmamanız Gereken Noktalar</strong></h2>
<p>Kopenhag yalnızca müze müze gezilecek, turistik aktivitelere boğulup “I kalp Copenhagen” tişörtü alıp dönülecek yer değil. Burayı sevebilmek için şehri alternatif yönleriyle de keşfetmek, sokak sokak gezmek gerekiyor. Gerçi bu cümleyi her şehir için söyleyebiliriz ama, özellikle İskandinav ülkelerinde bu hissimiz tavan yapıyor. O sebepten size gezerken keşfettiğimiz ve sizin de görmekten haz alabileceğiniz, şehir ile ekstra bir bağ kurmanızı sağlayacak birkaç noktayı da söylemek istedik, bizce buralara mutlaka yolunuzu düşürün. Instagram’da fotoğraflarımızı görüp görüp “Abi ben de Kopenhag’a gittim buraları görmedim” diyen arkadaşlar için DEV hizmet.</p>
<p><strong>*Magstræde:</strong> Kopenhag’ın en çok fotoğraflanan ve en eski sokaklarından biri. Rengarenk, inanılmaz güzel bir görüntüye sahip ve gerçekten de bu kadar çok fotoğraflanmayı hak ediyor. İlginç bir şekilde İtalya’yı hatırlattığı da söylenebilir.</p>
<p><strong>*Larslejsstraede: </strong>Fotoğraflarımız arasında da görebileceğiniz mavi eviyle ünlü sokak. O evin sahibi kimse artık evini fotoğraflamanın Kopenhag’daki turistik aktivitelerden biri olduğunu bilmeli.</p>
<p><strong>*Overgaden Oven Vandet: </strong>Yine görsel olarak bayağı hoşunuza gidebilecek bir başka sokak. Christiania tarafına giderken buradan geçebilirsiniz.</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8566" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5878.jpg" alt="Kopenhag" width="635" height="410" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5878.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5878-300x194.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5878-370x239.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5878-570x368.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5878-620x400.jpg 620w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /><br />
*Bannana Park: </strong>Bayağı başarılı birkaç sokak sanatı ve mural örneğini bir arada görebileceğiniz küçük bir park. Sokak sanatına ilginiz yoksa uğramanıza gerek yok, çünkü başka bir özelliği yok.</p>
<p><strong>*Palads Biograferne</strong>: Pek tatlı bir sinema binası. Önünden bisiklet geçmeli renkli fotoğraf bağımlıları için ideal nokta. (böyle tasvir olmaz olsun) <em>(Axeltorv 9)</em></p>
<p><strong>*Odinsgade: </strong>Bu sokak üzerinde elinde balon tutan bir kız şeklinde betimleyebileceğimiz bayağı güzel bir mural var, ilginizi çekiyorsa uğrayabilirsiniz.</p>
<p><strong>*Christiansborg Sarayı: </strong>Günümüzde hep parlamento binası hem de Yargıtay binası olarak kullanılan eski saray. Halen kraliyet tarafından kullanılan bölümleri de mevcut ve gezebiliyorsunuz.</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8574" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5160.jpg" alt="Kopenhag Gezisi" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5160.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5160-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5160-370x246.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5160-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5160-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5160-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /><br />
*Tycho Brahe Planetarium: </strong>Oldukça ilginç bir mimarisi olan gözlem evi binası. Yalnız binanın enteresanlığı uzaktan gördükçe artıyor, yakından biraz manasız olabiliyor. Fotoğraflamak isterseniz karşı kıyısından görmek daha mantıklı olabilir.</p>
<p><strong>*Akvaryum:</strong> Kuzey Avrupa’nın en büyük akvaryumu. (kelime oyunu yapmışlar resmen he) Hem akvaryumu gezmek hem de şahane binasını görmek için gidilebilir, ancak yalnızca bol vaktiniz varsa. Çünkü merkezden bayağı uzak.</p>
<p><strong>*<a href="http://www.cisternerne.dk/en/" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">The Cisterns</a>: </strong>Eski bir sarnıç, günümüzde bir sergi alanı olarak kullanılıyor. Bu ikisi bir araya gelince de görsel olarak ortaya harika şeyler çıkıyor tabii. Sergiler sık sık değiştiği için gitmeden önce kontrol etmenizde fayda var. Yer olarak merkezin bir tık dışında kaldığını da ekleyelim.</p>
<p><strong>*<a href="http://v1gallery.com/" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">V1 Gallery: </a></strong>Meatpacking District’te bulunan şehrin popüler galerilerinden. Özellikle yeni sanatçılarla tanışmayı seviyorsanız hoşunuza gidebilir, yine gitmeden programlarını kontrol etmekte fayda var. <em>(Flæsketorvet 69 – 71) </em></p>
<p><strong>*Church of Savior:</strong> Danimarka’nın en ünlü kiliselerinden biri. Bizim en ilgimizi çeken kısmı tepesiydi. Ayrıca buraya çıkıp şehre yukarıdan da bakabiliyorsunuz. <em>(Sankt Annæ Gade 29)</em></p>
<p>*Bahsetmeden geçmeyelim, Kopenhag&#8217;dan günübirlik olarak<strong> İsveç&#8217;te Malmö&#8217;ye ya da Lund&#8217;a ya da abartıp ikisine de geçebilirsiniz</strong>, gayet kolay. (Instagram&#8217;daki sabit storylerimizde detaylarını bulabilirsiniz) Bir sebepten bunu kendiniz organize etmek istemiyorsanız <a href="https://www.getyourguide.com/copenhagen-l12/lund-malmo-guided-tour-of-2-countries-in-one-day-t201799/?partner_id=1ERWUG2&amp;utm_medium=online_publisher" target="_blank" rel="noopener"><strong>şunun gibi bir tura da</strong></a> katılabilirsiniz.</p>
<h2><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8576" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5340.jpg" alt="Kopenhag'da Alışveriş" width="634" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5340.jpg 634w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5340-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5340-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5340-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5340-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5340-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 634px) 100vw, 634px" /><br />
Kopenhag Gezi Rehberi: Kopenhag’da Alışveriş</strong></h2>
<p>Şayet bu kadar pahalı bir şehir olmasaydı size çok yüksek ihtimalle Kopenhag’da alışveriş konusunda “saldırın, çok güzel şeyler var” benzeri öğütlerde bulunurduk. Neticede burası tasarım konusunda alıp yürümüş bir şehir, eğer konuya birazcık ilginiz varsa blogger’larının ne kadar iyi giyindiğini de fark etmişsinizdir. Fakat maalesef alacağınız her şey Türk lirası bazında düşününce 8 kazak gücünde olduğu için almaya eliniz gitmeyebiliyor. Yine de gidip bakmanıza engel değil tabii ki. Gidin vitrinlerin önünde Shining’deki ikizler gibi dikilin demiyoruz, belki arada makul parçalar kaparsınız, o yüzden biz bildiklerimizi size özet geçelim.</p>
<p>*Eğer marka odaklı ilerlemek istiyorsanız <strong>&amp;Other Stories, Bik Bok (talihsiz isim seçimi), Monki, Urban Outfitters, Weekday, Arket, Uniqlo, Muji </strong>gibi Avrupa’daki diğer şehirlerde de karşınıza çıkabilecek ve Türkiye’de bulunmayan pek çok marka Kopenhag’da mevcut. Hatta çoğunun birden fazla dükkanı var.</p>
<p>*Tasarım odaklı ilerlemek isterseniz <strong>Wood Wood</strong> bayağı popüler, ama fiyatlar adam üzen cinsten.</p>
<p>*Acne’nin outleti olan <strong>Acne Archieve</strong> bizim açımızdan hayalkırıklığı oldu, ama sezona/döneme göre değişebilir tabii. <strong>Ganni&#8217;nin</strong> de outleti var bu arada.</p>
<p>*Sokak sokak ilerlemek isterseniz daha lokal mağazalarla ve tasarım dükkanlarıyla <strong>Jægersborggade, Elmegade </strong>ve <strong>Stroget </strong>civarında karşılaşabilirsiniz. Bu arada Stroget’e gittiğinizde bildiğiniz markalarla karşılaşıp kızmayın, özellikle civarı dedik, ara sokaklara dalmanız gerek.</p>
<p>*Jægersborggade bu sokaklar içinde bizim favorimiz. Bu sokak üzerindeki <strong>Palermo Hollywood’a</strong> ve bayağı güzel içkiler satan <strong>Den Sidste Drabe’ye</strong> uğramanızı şiddetle öneririz. Kaktüsçüyü görünce kıskançlıktan öleceksiniz ama Türkiye’ye kadar kaktüs taşıyamazsınız, kendinize gelin.</p>
<h2></h2>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2017/02/10/kopenhag-gezi-rehberi/">Kopenhag Gezi Rehberi: Muasır Medeniyetler Seviyesinden Sesleniyoruz</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2017/02/10/kopenhag-gezi-rehberi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>14</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
