<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>karaköy | OitheBlog</title>
	<atom:link href="https://oitheblog.com/tag/karakoy/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oitheblog.com/tag/karakoy/</link>
	<description>Gerçekten faydalı bir seyahat blogu</description>
	<lastBuildDate>Wed, 25 Feb 2026 14:25:56 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.1.9</generator>

<image>
	<url>https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/cropped-logo-32x32.png</url>
	<title>karaköy | OitheBlog</title>
	<link>https://oitheblog.com/tag/karakoy/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Gitmelere Doyamadık: Karaköy’ün En İyi Mekanları</title>
		<link>https://oitheblog.com/2015/07/23/karakoyun-en-iyi-mekanlari/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2015/07/23/karakoyun-en-iyi-mekanlari/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Jul 2015 18:03:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İSTANBUL]]></category>
		<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[Dem Karaköy]]></category>
		<category><![CDATA[İstikamet Karaköy]]></category>
		<category><![CDATA[karaköy]]></category>
		<category><![CDATA[Karaköy En İyi Kahvaltı]]></category>
		<category><![CDATA[Karaköy En İyi Kahve]]></category>
		<category><![CDATA[Karaköy İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Karaköy Kağıthane]]></category>
		<category><![CDATA[Karaköy Kahvaltı Mekanları]]></category>
		<category><![CDATA[Karaköy Mekan Önerileri]]></category>
		<category><![CDATA[Karaköy Muhit]]></category>
		<category><![CDATA[Karaköy Nereye Gidilir]]></category>
		<category><![CDATA[Karaköy Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Karaköy Yeme İçme]]></category>
		<category><![CDATA[Karaköy Yeme İçme Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Karaköy Yemek]]></category>
		<category><![CDATA[Karaköy'de Gidilecek Mekanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Karaköy'ün En İyi Mekanları]]></category>
		<category><![CDATA[Selda Okutan Gallery]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=4448</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bir Karaköy dosyası hazırlamak için geç kaldığımızı düşünebilirsiniz. Lakin bölgeye akın etmeye başlamamızın geçmişi son 2 seneden geriye gidemediği, hatta...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2015/07/23/karakoyun-en-iyi-mekanlari/">Gitmelere Doyamadık: Karaköy’ün En İyi Mekanları</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/IMG_5969.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4452" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/IMG_5969.jpg" alt="karaköy fransız geçidi" width="627" height="445" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/IMG_5969.jpg 2211w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/IMG_5969-300x213.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/IMG_5969-1024x726.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/IMG_5969-210x149.jpg 210w" sizes="(max-width: 627px) 100vw, 627px" /><br />
</a>Bir Karaköy dosyası hazırlamak için geç kaldığımızı düşünebilirsiniz. Lakin bölgeye akın etmeye başlamamızın geçmişi son 2 seneden geriye gidemediği, hatta öncesinde “Karaköy’e mi gitsek?” sorusunun altında başka niyetler arandığı düşünülürse aslında zamanlama açısından çok da fena sayılmayız. Bizi özellikle <a href="https://instagram.com/oitheblog/" target="_blank" rel="noopener">Instagram</a> ve <a href="http://www.facebook.com/oitheblog" target="_blank" rel="noopener">Facebook</a>’tan takip edenler de biliyordur, Karaköy’de o kadar çok zaman geçiriyoruz ki, birimiz muhtar adayı olmayı değerlendirmek üzereyiz. Bunu tabi ki “Allahım sürekli Karaköy’deyiz ne kadar da havalı ve hipsterız” diye değil, günlük yaşantımızın bir parçası olduğu için söylüyoruz. Biz müdavimcilik yapmayı severiz. Bir yere tutulduk mu aylarca oraya gider, mekandaki herkesle enseye şaplak hale gelir, başka yerler keşfetmeye devam etsek de bir şekilde tekrar o yer geri döneriz. Bizi de böyle seveceksiniz artık. (Tanısanız seversiniz)</p>
<p>Karaköy’de mekan da seçenek de çok ve büyük ihtimalle şu an zirve noktasını bile yaşamıyor. Belli ki önümüzdeki seneler içinde bölgeye yapılan yatırım nedeniyle işler iyice çılgınlaşacak. Biz de hazır büyük resme baktığımızda olayın henüz başında sayılırken, nerede ne yemeyi, hangi mekanın hangi özelliğini seviyoruz şöyle bir özet geçelim dedik. Listede aradığınız her mekanı bulamayabilirsiniz, çünkü bize göre en iyi olanlarını yazdık. Sadece lokasyonundan dolayı popüler olan, insanın enerjisini alan, kasım kasım kasılan insanlarla dolup taşan Karaköy mekanlarını sevmedik sevmeyeceğiz efenim. Özellikle de çalışanları/mekan sahibi bir karışık surat ortalıkta dolanıyor ve müşterilerine &#8220;bunlar nasıl olsa ne yapsak geliyor&#8221; muamelesi yapıyorsa hiç ihtimal yok. Bu listede aradığınızı bulamadıysanız çok yüksek ihtimalle sebebi budur. (henüz denemediğimiz yerler hariç tabi ki) Buyursunlar, karşınızda en iyi kahvaltısından, en iyi kafelerine, en güzel kahvesinden en başarılı akşam yemeğine <strong>Karaköy’ün en iyi mekanları</strong>.</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/SAM_2670.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4453" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/SAM_2670.jpg" alt="Muhit Karaköy" width="625" height="416" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/SAM_2670.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/SAM_2670-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/SAM_2670-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/SAM_2670-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 625px) 100vw, 625px" /></a><br />
*Muhit</strong></h5>
<p>Tophane nargilecilerinin hemen karşısında, Fasuli’nin yanından girdiğinizde karşınıza çıkacak Kılıç Ali Paşa Mescidi Sokak Karaköy’ün en kalabalık, en popüler sokağı olabilir. Karşılıklı olarak dizilmiş mekanlar sayesinde özellikle hafta sonları durumun kaotik bir hal aldığı, yer yer sokağın iş çıkışı metrobüsüne döndüğü bile söylenebilir. İşte Muhit de bu sokağın hemen başında bulunuyor. Böyle anlatınca ne edeyim öyle kalabalığı diyebilirsiniz. Ancak özellikle hafta içi insanların öğle arasına denk gelmeyen bir saatte gitmeyi başarabilirseniz aslında Karaköy’deki en huzurlu mekanlardan biri olduğunun garantisini verebiliriz. Yaz sıcağında asma yapraklarının altında, hafif bir rüzgar eşliğinde oturmak pek şahane oluyor. Sağa sola iyi bakın, çok yüksek ihtimalle biz de oralarda bir yerdeyizdir.</p>
<p><strong><em>Muhit’e Nasıl Gidilir?</em></strong> Tophane nargilecilerin (sanırım artık eski nargileciler demeliyiz) karşısından, Fasuli’nin yanından girin, solunuzda kalacak. Ayrıca tartışmasız bir şekilde Karaköy’ün en iyi dış mekanına sahip.</p>
<p><strong><em>Favorimiz:</em></strong> Limonataları ve tostları.</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/SAM_2320.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4454" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/SAM_2320.jpg" alt="Dem Karaköy" width="623" height="546" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/SAM_2320.jpg 2838w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/SAM_2320-300x263.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/SAM_2320-1024x898.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/SAM_2320-210x184.jpg 210w" sizes="(max-width: 623px) 100vw, 623px" /></a><br />
*Dem Karaköy</strong></h5>
<p>Türk halkı olarak çay meselesinde hassasız. Güzel çok bulduk mu vazgeçmeyiz, kötü çaya denk geldik mi affetmeyiz! Fakat buna rağmen şundan kısa bir süre öncesine kadar İstanbul’da özellikle çaya odaklanan 1-2 yerden fazlası yoktu.  Sonra Dem geldi, arasından sisleriiin (engel olamadık) ve çay konusundaki büyük bir açığı kapattığı gibi, benzeri mekanların da öncüsü olmayı başardı. Dem’i kesinlikle boş yere övmüyoruz, çünkü hem çay konusundaki merakınızı gidermek ve 60 çeşit çaylarının içinden hangisini seçeceğinize karar verebilmeniz için size sonuna kadar yardımcı olan güleryüzlü çalışanları var, hem de şu ana dek denediğimiz tüm çayları gerçekten çok lezzetliydi.</p>
<p><strong><em>Dem’e Nasıl Gidilir? </em></strong>Fransız Geçidi’nin karşısındaki Kara Tavuk Sokak’tan girip sola dönün.</p>
<p><strong><em>Favorimiz: </em></strong>Çay olarak <strong>Tirebolu Çayı</strong>, <strong>Huckleberry Friend</strong> ve <strong>White Melon</strong>. Ayrıca <strong><em>Karaköy’deki en iyi kahvaltı</em></strong> alternatiflerinden birinin kesinlikle Dem olduğunu düşünüyoruz, özellikle Peynir tabakları sürprizli ve içinde uyuma isteği uyandıracak kadar lezzetli!</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/SAM_2672.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4455" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/SAM_2672.jpg" alt="Dandin Karaköy" width="626" height="417" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/SAM_2672.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/SAM_2672-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/SAM_2672-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/SAM_2672-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 626px) 100vw, 626px" /></a><br />
Dandin Bakery</strong></h5>
<p>Dandin’i dışarıdan görüp de içeri girmeden durabilmeniz mümkün müdür bilemiyoruz, zira kendisi Paris’teki kafeleri hatırlatan aşırı şirin görüntüsüyle insanı resmen içine çekiyor. Oturduktan sonra ise yapmanız gereken günlük olarak hazırladıkları tatlılarından birini mutlaka denemek. Bizim en son denediğimiz blueberry’li tartları Karaköy’de yediğimiz en iyi tatlılar listesine 2 numaradan iddialı bir giriş yaptı, birinciyi aşağıda açıklayacağız. Burası bir “bakery” olduğu için çoğunlukla hamur işi vb. ürünlere odaklansa da, aynı zamanda oldukça lezzetli atıştırmalık ve sandviçler bulabilmeniz de mümkün. Öğlen geçiştirmesi için ideal olabilir.</p>
<p><strong><em>Dandin’e Nasıl Gidilir?</em></strong> Aynen yukarıda tarif ettiğimiz gibi Muhit’in bulunduğu sokaktan girip dümdüz devam ettiğinizde solunuzda kalacak.</p>
<h5><strong><br />
İstikamet Karaköy</strong></h5>
<p>Doğruya doğru, nedenini bilmediğimiz bir şekilde İstikamet Karaköy’e çok uzun süre hiç oturmadık. Lakin bir gün denemeye karar verdik ve karşımıza henüz yeni denemekte oldukları “passion fruit”lu tatlıları çıktı ve o günden beri resmen müdavimleri olduk. Üstelik hem kahveleri lezzetli, hem çalışanları güler yüzlü hem de konum olarak geleni geçeni gözlemleyip Karaköy’ün nabzını tutmalık bir noktada bulunuyor. Özetle tanısanız seversiniz.</p>
<p><strong><em>İstikamet Karaköy’e Nasıl Gidilir? </em></strong>Fransız Geçidi’nde, Paps Italian ve Mums’ın hemen yanında yer alıyor.</p>
<p><strong><em>Favorimiz:</em></strong> Tabi ki passion fruit’lu tatlıları. (Yukarıda söz ettiğimiz Karaköy’ün en iyi tatlısı tam olarak bu oluyor)</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/IMG_6208.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="alignleft wp-image-4456" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/IMG_6208.jpg" alt="sahi karaköy" width="412" height="274" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/IMG_6208.jpg 2352w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/IMG_6208-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/IMG_6208-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/IMG_6208-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 412px) 100vw, 412px" /></a>Sahi Karaköy</strong></h5>
<p>Sahi ile tanışmamız aslında bu sene gerçekleşen<a href="http://oitheblog.com/2015/04/20/5-adimda-101-lezzet-festivalinde-kontrolsuzce-yeme-rehberi/" target="_blank" rel="noopener"> 101 Lezzet Festivali </a>sayesinde oldu. 5-6 kişi etkinlik mekanının farklı noktalarına dağılmış çılgınlar gibi yemek yerken (o sırada normal insanlar tadım yapıyordu) Sait Halim Paşa Yalısı’nın duvarlarında bir ses yankılandı: “Arkadaşlar, burada inanılmaz bir şey var, koşun!” Şimdi bu olayı niye kahramanlık öyküsü gibi anlatıyor bunlar diyeceksiniz tabi, ama demeyin, önce Sahi’nin lokumlarının tadına bakın, sonra konuşalım. İNANILMAZ LEZZETLİ!</p>
<p><strong><em>Sahi Karaköy’e Nasıl Gidilir?</em></strong> Nargilecilerin karşısında, Fasuli’nin yanı.</p>
<p><strong><em>Favorimiz:</em></strong> Tüüüm lokumları. Ayrıca içeride orijinal tasarım ürünler bulabilmeniz de mümkün, yalnızca yeme içmeye odaklanmayın.</p>
<h5><strong>Karaköy Lokantası</strong></h5>
<p>Her popüler bölgenin bir demirbaşı, bir herkesin saygı duyduğu laf söyletilmeyen mekanı vardır ya hani, bizim ve çoğu insan için Karaköy’ün vazgeçilmesi de kesinlikle Karaköy Lokantası. Öğlen saatleri yemeklerin kapış kapış gittiği, akşamları rezervasyon yaptırmadan oturmanın zorlu bir süreç olduğu ve yıllardır hiç bozmadığı kalitesi ile bunu sonuna kadar hak eden bir mekan burası. Üstelik Karaköy’de Türk mutfağının en şahane örneklerini burada yiyebileceğinize eminiz. Şu ana kadar denememiş olma ihtimaliniz var mıdır bilmiyoruz, ancak geç olsun güç olmasın, en azından bir öğlen yemeğinde kendinizi acil buraya atın. Öğlen giderseniz beyaz yakalı çalışan popülasyonundan biz sorumlu değiliz, ona göre.</p>
<p><strong><em>Karaköy Lokantası’na Nasıl Gidilir?</em></strong> Kemankeş Caddesi üzerinde.</p>
<p><strong><em>Favorimiz:</em></strong> Bunun bir cevabı yok, çünkü her şeyi şahane.</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/IMG_5997.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4457" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/IMG_5997.jpg" alt="Karaköy Lokantası" width="620" height="399" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/IMG_5997.jpg 2104w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/IMG_5997-300x193.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/IMG_5997-1024x659.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/IMG_5997-210x135.jpg 210w" sizes="(max-width: 620px) 100vw, 620px" /></a><br />
Dof Coffee</strong></h5>
<p>Şu ana dek türlü türlü yer önerdik ve hepsinin tek bir ortak özelliği vardı; Her daim kalabalık ve gürültülü olmaları. Fakat belki de siz Karaköy’e gitmek ancak sakin takılmak, efendi gibi kitabınıza gömülüp kahvenizi içmek istiyorsunuz. Üzülmeyin, o da var. Biz DOF’u geç keşfettik, ancak evden çıkıp daha güzel kahveler yapan bir başka evimize gidiyormuş gibi hissettirdiği için kendisini pek seviyoruz. Özellikle dışarıda çalışmak istediğiniz zaman üst kasında size harika bir çalışma ortamı sunduğunu da ekleyelim.</p>
<p><strong><em>DOF Karaköy’e Nasıl Gidilir?</em></strong> Necatibey Caddesi üzerinde yer alıyor.</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/SAM_2676.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4458" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/SAM_2676.jpg" alt="Kağıthane Karaköy" width="623" height="415" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/SAM_2676.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/SAM_2676-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/SAM_2676-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/SAM_2676-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 623px) 100vw, 623px" /></a><br />
Kağıthane</strong></h5>
<p>Kağıthane’nin kendini çok iyi özetleyen bir cümlesi var; “Buradaki hiçbir şeye gereksiniminiz yok, ama gördüğünüzde hepsini birden almak isteyeceksiniz” Evet kulağa biraz fazla kapitalist bir cümle gibi geliyor olabilir, ancak özellikle kırtasiye malzemesi tutkunuysanız, burada kağıt ve kağıda dair her şeyi bulabileceğiniz için çok yüksek ihtimalle her Karaköy’e gidişinizde şöyle bir bakıverecek, “of yine defter aldım ya” diyerek de çıkacaksınız.</p>
<p><strong><em>Kağıthane’ye nasıl gidilir?</em></strong> Fransız Geçidi’nin içinde yer alıyor.</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/SAM_2685.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4459" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/SAM_2685.jpg" alt="karaköy'ün en iyi mekanları" width="626" height="417" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/SAM_2685.jpg 3819w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/SAM_2685-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/SAM_2685-1024x682.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/SAM_2685-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 626px) 100vw, 626px" /></a><br />
Selda Okutan Gallery</strong></h5>
<p>Selda Okutan Galeri, daha Karaköy’de kimsecikler yokken, sokaklar tam anlamıyla virane haldeyken, henüz Karabatak insanlara “hayır koltuğu öyle yapamazsınız, yok efendim onu öyle edemezsiniz” demeye başlamadan, daha sempatik ve küçük bir kafe hallerindeyken oradaydı. Daha dışarıdan gördüğünüz anda “Bu kadar güzel bir yerin burada ne işi var?” deyip sırf bu sebepten içeri dalanı çoktu. Henüz duymayanlar için burası bir takı tasarım dükkanı aynı zamanda da atölye. İçeride Selda Okutan’a ait her birinin ayrı hikayesi olan inanılmaz yaratıcı ve orijinal ürünler bulabilmeniz mümkün. Öyle ki Steven Tyler bile Türkiye’ye geldiğinde buraya uğradığına göre, demek bir şeyler olmalı deyip gideni bile çok oldu. Lakin bizce tasarımların güzelliğinin tescillenmesi için buna bile gerek yoktu.</p>
<p><strong><em>Selda Okutan Gallery’e Nasıl Gidilir?</em></strong> Ali Paşa Değirmeni Sokak üzerinde, Karabatak’ın hemen yanında yer alıyor.</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/SAM_2225.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4460" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/SAM_2225.jpg" alt="Paps Italian" width="622" height="414" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/SAM_2225.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/SAM_2225-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/SAM_2225-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/SAM_2225-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 622px) 100vw, 622px" /></a><br />
Paps Italian</strong></h5>
<p>Paps Italian kendisi küçük, işlevi büyük bir mekan. Biz İtalyan mutfağı aşığı olduğumuz için buraya ilk gidişimizde kendimizi Vedat Milor zannederek, of biz bu işlerden çok iyi anlıyoruz diye gittik ve inanılmaz mutlu bir şekilde ayrıldıktan sonra Karaköy’e her gidişimizi bilinçli olarak aç olduğumuz bir zamana denk getirip kendimizi buraya atmaya başladık. Eğer İstanbul’da başarılı İtalyan yemekleri yapar yer arayışındaysanız iyi yere kapak attınız, mutlaka deneyin deriz. Ayrıca çalışanlarının aşırı kibarlığı için kendilerine teşekkürü bir borç biliriz.</p>
<p><strong><em>Paps Italian’a Nasıl Gidilir?</em></strong> Fransız Geçidi girişinde, Mums Karaköy ve İstikamet Karaköy’ün hemen arasında kalıyor.</p>
<p><strong><em>Denemeden dönmeyin:</em></strong> Carpaccio!</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/SAM_2226.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4461" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/SAM_2226.jpg" alt="Fil Books" width="626" height="451" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/SAM_2226.jpg 3474w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/SAM_2226-300x216.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/SAM_2226-1024x737.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/07/SAM_2226-210x151.jpg 210w" sizes="(max-width: 626px) 100vw, 626px" /></a><br />
Kısa Kısa…</strong></h5>
<p>Kitap, kafe, atölye üçlüsü için: <strong>Fil Books</strong></p>
<p>Karaköy’de içki içecek, alkollü mekan bulamadıysanız çözümünüz: <strong>Ops Pasaj</strong></p>
<p>Vegan/vejeteryan mutfağı arayışındaysanız: <strong>Bi’ nevi Karaköy</strong></p>
<p>Tasarım, orijinal, vintage ürünler isterseniz adresiniz: <strong>Mae Zae Karaköy</strong></p>
<p>İddialı bir akşam yemeği, hatta mezeli bir akşam yemeği için: <strong>Naif Karaköy</strong></p>
<p>Üçüncü dalga kahveci bağımlısı olduysanız: <strong>Coffee Sapiens</strong></p>
<p><em><span class="s1">*Yazılarımızda <strong>reklam ve ürün tanıtımı</strong> bulunmaktadır. (deneyimlerimiz üzerinden ürün, marka, servis, kuruluş önerileri paylaştığımız için)</span></em></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2015/07/23/karakoyun-en-iyi-mekanlari/">Gitmelere Doyamadık: Karaköy’ün En İyi Mekanları</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2015/07/23/karakoyun-en-iyi-mekanlari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>21</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Röportaj: Çok &#8220;Yazanlar&#8221; Kulübü&#8217;nden Hazal Yılmaz</title>
		<link>https://oitheblog.com/2013/12/09/roportaj-cok-yazanlar-kulubunden-hazal-yilmaz/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2013/12/09/roportaj-cok-yazanlar-kulubunden-hazal-yilmaz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Dec 2013 17:52:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İSTANBUL]]></category>
		<category><![CDATA[RÖPORTAJ]]></category>
		<category><![CDATA[babylon]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin]]></category>
		<category><![CDATA[çok gezenler kulübü]]></category>
		<category><![CDATA[hazal yılmaz]]></category>
		<category><![CDATA[hazal yılmaz anlamarama]]></category>
		<category><![CDATA[hazal yılmaz blog]]></category>
		<category><![CDATA[hazal yılmaz hürriyet]]></category>
		<category><![CDATA[hazal yılmaz kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[hazal yılmaz röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[hazal yılmaz twitter]]></category>
		<category><![CDATA[house cafe corner]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul gece hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[kahve 6]]></category>
		<category><![CDATA[karaköy]]></category>
		<category><![CDATA[kiki]]></category>
		<category><![CDATA[Londra]]></category>
		<category><![CDATA[OitheBlog]]></category>
		<category><![CDATA[pegasus]]></category>
		<category><![CDATA[urban confessions]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=1654</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bir dergiyi, gazeteyi ya da yeni bir web sitesini açtığınızda, &#8220;Aa burada da yazıyormuş&#8221; cümlesini kurdurtan, şu röportaja kadar kişisel...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2013/12/09/roportaj-cok-yazanlar-kulubunden-hazal-yilmaz/">Röportaj: Çok &#8220;Yazanlar&#8221; Kulübü&#8217;nden Hazal Yılmaz</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/hazal3.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-1657" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/hazal3.jpg" alt="hazal3" width="614" height="614" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/hazal3.jpg 960w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/hazal3-150x150.jpg 150w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/hazal3-300x300.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/hazal3-210x210.jpg 210w" sizes="(max-width: 614px) 100vw, 614px" /></a><br />
Bir dergiyi, gazeteyi ya da yeni bir web sitesini açtığınızda, &#8220;Aa burada da yazıyormuş&#8221; cümlesini kurdurtan, şu röportaja kadar kişisel olarak tanışmamış olsak da, özellikle bir yere gitmeden, ya da yeni bir mekanı denemeden tavsiyelerini  &#8220;sanki yakın bir arkadaşım önermişçesine&#8221; değerlendirdiğim bir isim Hazal Yılmaz. Çoğumuz kendisini &#8220;Çok Gezen&#8221; olarak tanısak da, benim gözümde o tam bir &#8220;Çok Yazan&#8221; ve kanımca bu kadar aktif olması gerçekten müthiş. Üstelik hem eğlenceli, hem söyleyecek, anlatacak çok şeyi var, hem de tam bir tespit insanı. Kendisiyle Çok Gezenler Kulübü, hazalyilmaz.com, İstanbul ve bir takım şehirler üzerine konuştuk, okuması sizden.</p>
<p style="text-align: left;">
<p><b>Özellikle Türkiye’deki seyahat ve yaşam bloggerlarını düşününce akla ilk gelen isimlerden birisin. Biz de Oi the Blog olarak seni uzun süredir takip ediyoruz. Peki nasıl bir başlangıç yaptın? ‘Benim de çorbada bir tuzum olsun’  mu dedin, yoksa kendin için kişisel bir alana mı ihtiyaç duydun? </b></p>
<p>Reklamcıydım ben. Konserlere gidemez, kitap okuyamaz, sergileri gezemez hale gelince yeter dedim. İstifa ettim. 2009 Mayıs ayıydı. Hali hazırda yazdığım bir blog’um vardı ama daha çok edebiyat üzerineydi. Tipini değiştirdim, süsledim, hazalyilmaz.com altına taşıdım. İstanbul hayatını, kısaca kendimi yazmaya başladım. Benim gibi hiçbir şeye vakti olmayan insanlara bir rehber olarak başladı. 5 yıl geçti. Bendeki keşfetme heyecanı bitmedi.</p>
<p><b>Bir dergiyi, gazeteyi ya da internet sitesini açtığımızda bir anda sürpriz bir şekilde karşımıza sen çıkabiliyorsun. Bizim için şu an aktif olarak yazdığın yerleri özetleyebilir misin? (Takibi kolaylaştırmaya çalışıyoruz da) </b></p>
<p>Ya çok tatlısınız. Şöyle vereyim o zaman listeyi:</p>
<p><span style="text-decoration: underline;">Basılı Medya</span><span style="text-decoration: underline;">:</span> Hürriyet Seyahat, Pegasus Dergi, İstanbul Life, Vodafone Freezone, Base Post.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;">Online<b>: </b></span>Kendi blogum <a href="http://hazalyilmaz.com/anlamarama/">http://hazalyilmaz.com/anlamarama/</a>; Çok Gezenler Kulübü <a href="http://www.cokgezenlerkulubu.com/">http://www.cokgezenlerkulubu.com</a>; Miles &amp; Miles Dergi, <a href="http://www.garanti.com.tr/tr/bireysel/ozel_bankacilik/ozel_bankacilik_urunleri/masters_online_magazine.page">http://www.garanti.com.tr/tr/bireysel/ozel_bankacilik/ozel_bankacilik_urunleri/masters_online_magazine.page</a>.</p>
<p>Twitter &amp; instagram @anlamarama</p>
<p><b>Peki Çok Gezenler Kulübü nasıl başladı? Bu proje Pegasus ile ortak bir çalışmaya nasıl dönüştü?</b></p>
<p>Proje dünyayı gezme hayallerim sayesinde başladı. Bunu yapabilmek için genç, dinamik, vizyoner partnere ihtiyacım vardı. İlk olarak Pegasus’a sundum, bir ay sonra start verdik. Projeyi ilk anlattığımda adı yoktu. Tolstoy gibi bir gece rüyamdan uyanıp başucu defterine not almışım. İki gün sonra Çok Gezenler Kulübü olarak ismini tescile yolladım.</p>
<p style="text-align: left;"><b><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/hazal2.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-1656" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/hazal2.jpg" alt="hazal2" width="598" height="398" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/hazal2.jpg 748w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/hazal2-300x199.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/hazal2-210x139.jpg 210w" sizes="(max-width: 598px) 100vw, 598px" /></a><br />
Kulüpte ünlü simalardan, alanından başarılı bloggerlara kadar birçok isim var. Bu ekip nasıl bir araya geldi?  Kulübe dahil olmak için belli kriterleriniz mi var yoksa ‘ne olursan ol gel’ mi diyorsunuz?</b></p>
<p>Buraya dahil olmak için kriterler şu:</p>
<p>1)     Çok meraklı olmak</p>
<p>2)     Günde (en az) 20 km, omzunda fotoğraf makinen, elinde not defterinle yürümek. Çünkü sokaklarında yürümeden bir şehri keşfetmenin imkansız olduğuna inananlardanız.</p>
<p>3)     Seyahati tatil değil, iş haline getirmek.</p>
<p>4)     Yazmaya tutkun, aşık olmak. Yazmadan duramamak.</p>
<p>Bu dört kriter bende var diyen herkes <a href="mailto:hazalyilmaz1@gmail.com">hazalyilmaz1@gmail.com</a> adresine mail atsın. Gittiğimiz her şehirde ekip değişiyor çünkü başka vizyonlar katmak hem yaptığımız işe, hem birbirimize ilham veriyor.</p>
<p><b>Özellikle grup olarak gideceğiniz şehirleri nasıl belirliyor, nasıl bir bütçe oluşturuyorsunuz?</b></p>
<p>Ben Çok Gezenler Kulübü olarak Pegasus’la bir anlaşma yapıyorum, ardından gelen herkese belli bir harcirah sunuyorum. Kalanı tamamen kişisel zevkler. Hostelde mi, evde mi otelde mi kaldın. Baleye mi konsere mi dansa mı gittin. Tek mühim nokta sabah 08:30 mesai başında olmak. Üç dört gün vaktimiz olduğundan kaybedecek bir dakikamız yok.</p>
<p><b>Birçok farklı şehri gezme fırsatın oldu. Aralarında en çok hangi şehri seviyorsun? Bize orayla ilgili birkaç ipucu verebilir misin?</b></p>
<p>Onun yerine dünyada içtiğim en iyi iki bloody marry’nin adresini vereyim ben size.</p>
<p>1)     Berlin – White Trash. İçinde kereviz sapı değil, ağacı var adeta .</p>
<p>2)     Londra – The Dove. Guiness’li özel bir karışım yapıyorlar.</p>
<p><b>Yurtdışında başına gelen en tuhaf şey neydi? </b></p>
<p>Prag’da bir arkadaşımla buluşmaya gidip kendimi Amsterdam’da bulduğum, bir haftalığına Paris’e bilet alıp iki ay sonra döndüğüm çoktur. Bu yüzden en tuhafını seçemedim =)</p>
<p><b>Yazılarından İstanbul’daki mekanları da aktif olarak takip ettiğini görüyoruz. Sen de ‘dünyanın neresine gidersem gideyim İstanbul benim için ayrı’ diyenlerden misin? </b></p>
<p>Ben daha çok İstanbul’la sevgi-nefret ilişkisi olanlardanım. Bu şehrin çok potansiyeli olduğunu ama yeterli derecede kullanmadığımızı düşünüyorum. Daraldığımda İstanbul’dan kaçarım, özleyince Boğaz kıyısında tura çıkarım. İşletmecilere, otelcilere &#8220;Brüksel’de Fred Nikolay harikalar yaratmış&#8221; ya da &#8220;Buenos Aires’de Frank’s diye bir yere gittim bir baktım 1930’lardayım&#8221; diye anlatmışlığım çoktur.</p>
<p><b>İstanbul’da son zamanlarda en çok nerelere gidiyorsun, hangi mekanları tercih ediyorsun? </b></p>
<p>Her sabah House Café Corner; öğle yemeğinde Kahve 6 ya da Kantin, akşam Yeni Lokanta, gece dans için Babylon, Kiki favorilerim. Bir de bu aralar Kadıköy-Moda’nın kozmopolit hayatına takılmaktayım.</p>
<p><b><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/hazal5.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-1658" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/hazal5.jpg" alt="hazal5" width="640" height="692" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/hazal5.jpg 640w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/hazal5-277x300.jpg 277w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/hazal5-210x227.jpg 210w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></a></b><b><br />
Kısa Kısa</b></p>
<p><b>En ‘gelmez olaydım’ şehir: </b>En gelmez olaydım değil de, bir daha mecbur kalmazsam gitmem olarak değiştiriyor ve Zürih cevabını veriyorum</p>
<p><b>En ‘ben niye burada doğmadım ulan’ şehir:</b> Zamanda da değişiklik yapma hakkını kullanıyorum. 1970’lerin New York’u.</p>
<p><b>Gece hayatı en eğlenceli şehir:</b> Galerilerin bara dönüştüğü, yeşil kapılar arkasında muhteşem kokteyllerin yapıldığı, herkesin 7/24 dans ettiği Berlin.</p>
<p><b>En obez olmaya müsait şehir</b>: Tapas, chorizo, patatas bravas, manchego, cavas sekiz öğün gider bıraksan. Tabii ki Barselona.</p>
<p><b>En dost canlısı şehir: </b>Kozmopolit olduğu için sanırım. Londra diyeceğim. Yok dur Amsterdam da olabilir. Ya yerlisiyle tanıştın mı bana herkes dost.<b></b></p>
<p><b>İstanbul deyince aklına gelen ilk 3 sözcük: </b>Gel-git, bulut, vapur. (Bugün Caddebostan’da yürüdüm ondan olabilir)<b></b></p>
<p><b>İstanbul’da en sevdiğin rakı balık mekanı:</b> Aralık ayının birincisi Kadıköy’deki Meyhane. İki kişi, palamut dahil, 80 TL ödeyip kalkıyorsun. Şaka değil.</p>
<p><b>İstanbul’da en sevdiğin kahve içmelik mekan:</b> Kahvenin tadı Bebek, Cup of Joy’da çok iyi. Mekan olarak soracak olursan Karaköy, Karabatak.</p>
<p><b>İstanbul’da gece çıktığında uğramadan dönmem dediğin mekan: </b>Avrupa yakasında Aztek, Anadolu tarafında Zeplin. Tabii oralara varana kadar sekiz-on ayrı mekan gezilmiş oluyor.<b></b></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2013/12/09/roportaj-cok-yazanlar-kulubunden-hazal-yilmaz/">Röportaj: Çok &#8220;Yazanlar&#8221; Kulübü&#8217;nden Hazal Yılmaz</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2013/12/09/roportaj-cok-yazanlar-kulubunden-hazal-yilmaz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
