<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Gezi | OitheBlog</title>
	<atom:link href="https://oitheblog.com/tag/gezi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oitheblog.com/tag/gezi/</link>
	<description>Gerçekten faydalı bir seyahat blogu</description>
	<lastBuildDate>Fri, 19 May 2023 16:36:23 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.1.9</generator>

<image>
	<url>https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/cropped-logo-32x32.png</url>
	<title>Gezi | OitheBlog</title>
	<link>https://oitheblog.com/tag/gezi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>San Francisco: Bir Yerelin Gözünden Yaşam</title>
		<link>https://oitheblog.com/2013/09/29/san-francisco-bir-yerelin-gozunden-yasam/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2013/09/29/san-francisco-bir-yerelin-gozunden-yasam/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 29 Sep 2013 17:35:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[AMERİKA]]></category>
		<category><![CDATA[RÖPORTAJ]]></category>
		<category><![CDATA[SAN FRANCISCO]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Öğrenci]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Tatil]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Vizesi]]></category>
		<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[california]]></category>
		<category><![CDATA[california öğrenci]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi Blogu]]></category>
		<category><![CDATA[gezi planı]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[mutfak sanatları]]></category>
		<category><![CDATA[san francisco eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[san francisco öğrenci]]></category>
		<category><![CDATA[Seyahat]]></category>
		<category><![CDATA[Tatil]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=786</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#8220;Kızlar yemek yapan erkekleri seksi bulurlar&#8221; cümlesinden yola çıkarak hayatına yön veren ve San Francisco&#8216;da &#8220;Mutfak Sanatları&#8221; okuduktan sonra kariyerine...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2013/09/29/san-francisco-bir-yerelin-gozunden-yasam/">San Francisco: Bir Yerelin Gözünden Yaşam</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;Kızlar yemek yapan erkekleri seksi bulurlar&#8221; cümlesinden yola çıkarak hayatına yön veren ve<strong> San Francisco</strong>&#8216;da &#8220;Mutfak Sanatları&#8221; okuduktan sonra kariyerine Do&amp;Co&#8217;da devam eden <strong>Oğuzhan Kitapçıoğlu</strong> ile biraz San Francisco, biraz New York üzerine konuştuk. Özellikle California&#8217;da eğitim almayı ya da yaşamayı düşünenler için güzel bir rehber ortaya çıktı.</p>
<p><b><a href="http://oitheblog.files.wordpress.com/2013/09/securedownload-2.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="alignleft wp-image-788" src="http://oitheblog.files.wordpress.com/2013/09/securedownload-2.jpg" alt="securedownload (2)" width="330" height="498" /></a>Nasıl karar verdin SF’ya yerleşmeye?<br />
</b></p>
<p>Aslında çok spontane gelişti. Oraya yerleşmek aklımın ucundan bile geçmiyordu. Bi’ hafta sonu arkadaşımla buluşmak için Bağdat Caddesi’ne gidiyordum, dolmuşta ‘’ AMERIKA’YA YOLLUYORUZ!’’ tarzında bir ilan gördüm. O aralar ben de mutfak sanatlarıyla ilgili bir okul araştırıyordum ve Türkiye’de bu konuyla ilgili pek seçenek olmadığından ciddi anlamda ümitsizliğe kapılmıştım. Yeditepe’ye gideceğim herhalde diye hüzünlenirken, San Francisco’nun biraz dışında ‘<b>Bay Area da Diablo Valley College</b>’ adlı okulu buldum, fiyatta anlaştık ve transfer oldum.</p>
<p><b>Ne kadar süre orada yaşadın?</b></p>
<p>Yaklaşık 5 dolu dolu sene .<br />
<b><br />
Sence yaşamak için ideal bir şehir mi?</b> <b>Verdiğin karardan memnun musun?</b> <b>Yine olsa yine yaparım diyor musun?</b></p>
<p>Kesinlikle öyle. Amerika’da hayat tecrübesi kazanmak istiyorsanız ve kafanızda “Acaba California’da nerede yaşanır?” gibi bir soru varsa , hiç düsünmeden San Fransisco’yu tercih etmelisiniz. Bir daha olsa, kesinlikle yine orayı tercih ederdim.</p>
<p><b>Orada yaşarken ne tür zorluklar yaşadın?</b></p>
<p>İlk etapta “Galiba zorlanacağım” diye düşündüğüm anlar oldu. İlk gittiğim gün, uçaktan indim , okul ile bağlantısı olan bir adam beni havaalanından aldı ve gecenin 1’inde, 65 yaşında, siyahi bir babaannenin evine bıraktı. Hiç tanımadığınız bir kültürün içinde, hiç tanımadığınız bir insanla yaşamak ilk etapta ürkütücü görünse de, Amerika’daki ilk 6 ayımı bu  <b>host family</b>’de, (evini yurtdışına giden öğrencilere açan aileler) hayatımda tanıdığım en tatlı kadınlardan biriyle yaşayarak geçirdim. Benim açımdan çok eğlenceli bir deneyimdi ve her konuda bana çok yardımcı oldu. Bence ilk dönemimde, oranın kültürüne alışmak için oldukça doğru bir tercihti.</p>
<p>Bunun dışında, bazen orada çalışma iznine sahip olmadığınız için ve zaman zaman paranızı abuk şeylere harcadığınız için ay sonunda noodle’a kalabiliyorsunuz. (Ortalama bir noodle’ın fiyatı Türkiye’dekinin aksine burada 1 dolar gibi bir şey tabi)</p>
<p><b>İlk zamanlar senin için zor muydu?</b> <b>Çete savaşlarına karışıp, büyük altın kolyeler takmaya başladın mı? Biz böyle biliyoruz çünkü burada.</b></p>
<p>Aslında gayet eğlenceliydi ama tabi ilk kez bu kadar uzakta ve ayrı kaldığın için, bir aileyi özleme durumu oluyor. Çete savaşlarına karıştım ve kendime büyük bir krallık kurdum, şu anda <strong>Türk Gangstalar Birliği</strong> başkanıyım. (tamam burasını biz ekledik)</p>
<p><b>Arkadaşlık anlayışı Türkiye’den farklı mı? “Hadi çıkıp bir kahve içelim” diyebiliyor mu insan mesela? Yoksa “gel Oğuzhan illa kırmızı bardaklı house party yapacağız hayatta bırakmam” mı diyorlar?</b></p>
<p>Zamanla oturuyor arkadaşlık anlayışı. Tabi Türkiye’de daha samimi ve sıkı buraya göre. Belki de buradaki insanlarla çok fazla bir geçmişin olmadığından da öyle geliyor olabilir. Hesap ödeme, arabaya benzin atma ya da ortak yapılabilecek bir takım aktivitelerde Alman hesabına giriliyor. Bu durum ilk başlarda tuhaf gelse de, sonradan sen de o kültürün gereklerine uyum sağlıyorsun bir şekilde. Ama tabi şu açıdan da yaklaşmak lazım, uzun bir sürenin sonunda herkes birbirine alıştıktan sonra belirli bir çevren oluşuyor ve Türkiye’de durum neyse orada da aynı oluyor işte. Sadece konuşulan şeyler ve espri anlayışı farklı.</p>
<p>Kırmızı bardak altın kuraldır. Kırmızı bardaksız ev partisi, ev partisi değildir. Şaka bir yana, orada yapılan ev partileri, üniversite döneminde başınıza gelebilecek en güzel ve eğlenceli şeylerden biri bence. Özellikle ev sahipliği de yapıyorsanız çok tuhaf şeyler yaşayabiliyorsunuz.<a href="http://oitheblog.files.wordpress.com/2013/09/securedownload-1.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="alignright wp-image-789" src="http://oitheblog.files.wordpress.com/2013/09/securedownload-1.jpg" alt="securedownload (1)" width="426" height="319" /></a></p>
<p><b>Peki yaşam pahalı mı? Harcamaların Türkiye’ya kıyasla fazla oldu mu mesela?</b></p>
<p>Her kapitalist, metropol, büyük şehirdeki gibi burada da yaşam pahalı. Şahsen ben Türkiye’de daha çok para harcıyorum, sanırsam dışarı çıkma bazında yaklaşıyorum olaya. Fakat gece hayatını baz almazsak, giyim kuşam, market alışverişi gibi şeyler kesinlikle Amerika’da daha ucuz. Bana en garip gelen şey, sebzenin etten daha pahalı oluşu.</p>
<p><b>San Franc</b><b>isco, özellikle sanat, etkinlik ve konser açısından aktif bir şehir olarak biliniyor. Sence de öyle mi, bu anlamda seni tatmin etti mi?   </b></p>
<p><b></b>Kesinlikle. Günün her anı, ücretli ya da ücretsiz, bir galeride, kalabalığın ortasında ya da kuytu bir köşede bir sanatçıyla ya da sanat eseriyle karşılaşmak mümkün. Bence bu şehrin diğerlerinden farklı kılan, ona karakteristik bir özellik kazandıran en önemli özelliği de bu zaten. Herhangi bir sanat dalına ilginiz var ise, kesinlikle SF ‘yi tercih etmelisiniz.</p>
<p><b>Gece hayatı ne durumda? Eğlenmekten aklımızı kaçırabilir miyiz?</b></p>
<p>Net bir cevap olsun; evet kaçırabilirsiniz. Yine de burada 5 senedir yaşayan bir olarak, gece hayatının bundan 2 sene önceye kadar daha iyi olduğunu söyleyebilirim. Her hafta sonu bir elektronik parti ya da “rave” partiler oluyordu. Özellikle “Love Fest” döneminde şehir müthiş oluyor.  Ayrıca bu gibi festival haftalarında, şehirde bol bol ünlüyle de karşılaşabiliyorsunuz. Ancak son dönemlerde bahsettiğim büyük rave’ler iptal olmaya başladı. Bunun sebebi, her sene genç yaştaki insanların overdose’dan hayatını kaybetmesi.  Yine de hala lokal etkinlik alanları ve club’ları takip ederek, kaliteli bir eğlence hayatının içine dahil olabilirsiniz. Özellikle <b>‘’Mezzenine, 1015, Rickshaw Stop ve Mighty’’</b> favorilerim arasında.<b></b></p>
<p><b>Bizim Eminem’den Jay Z’den öğrendiğimize göre, doğu yakası ve batı yakası </b><b>arasında fark var. Şu an New York’ta yaşadığını göz önünde bulundurursak gerçekten iki yaka arasında bir fark görebildin mi?</b></p>
<p>Ben daha New York’ta yeniyim ama benim gözlemlediğim kadarıyla da iki yaka arasında büyük farklar var. Zaten, aldığım iş teklifini bir kenara koyarsak, San Fransisco’dan New York’a gelme nedenlerimden biri de bu yakayı, yaşam biçimini tecrübe etmek istememdi. Şu ana kadar ayırdına vardığım en büyük fark: New York’un acelesi var. İnsanlar koşuşturuyor, bir dakika durmuyorlar, her şeyden para kazanma derdindeler. Ben İstanbul’dan sonra ilk kez New York’ta otoyolda soğuk su satan adamlar gördüm. California daha “chill” diyebiliriz. Herkes keyifli ve sakin. Bunda “Medical Marijuana”nın (sağlık problemleri nedeniyle, legal olarak temin edebileceğiniz marijuana) yasal olması da kesinlikle büyük bir etken. New York tam anlamıyla bir metropol yaşantısı. Ben İstanbul’a çok benzettim. Orada olduğu gibi New York’ta da farklı bölgelerde farklı yaşam tarzları, sınıflar, gözle görülür biçimde birbirlerinden ayrışıyorlar.</p>
<p><b>San Francisco’da yaşadığın en tuhaf şey neydi?</b></p>
<p>Bunu tuhaf diye adlandırmak yanlış olabilir, daha çok yüzümde bir gülümseme oluşmasına neden oldu diyebilirim ama, şehire ilk geldiğim dönemlerde yaşadığım bir olayı hiç unutmadım. Oldukça soğuk bir kış akşamı, üzerinde sadece hırkası olan bir adam, yolda gördüğü bir ağaca “Sen üşümüşsün, al hırkamı giy” diyerek üzerindekini çıkarıp ağaca bağlamıştı.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2013/09/29/san-francisco-bir-yerelin-gozunden-yasam/">San Francisco: Bir Yerelin Gözünden Yaşam</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2013/09/29/san-francisco-bir-yerelin-gozunden-yasam/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>9</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zaragoza: Bizden Başka Kimsenin Gitmediği Şehir</title>
		<link>https://oitheblog.com/2013/09/19/zaragoza-bizden-baska-kimsenin-gitmedigi-sehir/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2013/09/19/zaragoza-bizden-baska-kimsenin-gitmedigi-sehir/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Sep 2013 20:40:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İSPANYA]]></category>
		<category><![CDATA[ZARAGOZA]]></category>
		<category><![CDATA[avrupa turu]]></category>
		<category><![CDATA[barcelona blog]]></category>
		<category><![CDATA[barcelona gezi]]></category>
		<category><![CDATA[barcelona turu]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi Blogu]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[İspanya]]></category>
		<category><![CDATA[ispanya blog]]></category>
		<category><![CDATA[ispanya gezi blogu]]></category>
		<category><![CDATA[ispanya gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[ispanya tatili]]></category>
		<category><![CDATA[ispanya vizesi]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[kilise]]></category>
		<category><![CDATA[madrid gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[madrid turu]]></category>
		<category><![CDATA[Schengen Vizesi]]></category>
		<category><![CDATA[Seyahat]]></category>
		<category><![CDATA[Tatil]]></category>
		<category><![CDATA[zaragoza]]></category>
		<category><![CDATA[zaragoza gezisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=631</guid>

					<description><![CDATA[<p>Aklınızdan geçeni aşağı yukarı tahmin edebiliyorum. Dünyada bu kadar yerin içinde Zaragoza’da ne işin vardı? Cevap veriyorum, bilmediğim her yer,...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2013/09/19/zaragoza-bizden-baska-kimsenin-gitmedigi-sehir/">Zaragoza: Bizden Başka Kimsenin Gitmediği Şehir</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://oitheblog.files.wordpress.com/2013/09/2289018418_aa51abd97e_o.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-large wp-image-632" alt="2289018418_aa51abd97e_o" src="http://oitheblog.files.wordpress.com/2013/09/2289018418_aa51abd97e_o.jpg?w=710" width="710" height="532" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/2289018418_aa51abd97e_o.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/2289018418_aa51abd97e_o-300x225.jpg 300w" sizes="(max-width: 710px) 100vw, 710px" /></a>Aklınızdan geçeni aşağı yukarı tahmin edebiliyorum. Dünyada bu kadar yerin içinde Zaragoza’da ne işin vardı? Cevap veriyorum, bilmediğim her yer, benim için görmeye değer. Bu güzel laf kalabalığından sonra, çoğumuzun Zaragoza hakkındaki bilgi dağarcığının sadece <strong>Real Zaragoza</strong> ile sınırlı olduğunun bilincinde olarak, bir takım küçük bilgiler vermek istiyorum. Zaragoza, İspanya’da, Madrid ile Barcelona’nın ortasında, kuzey doğuda bir noktada yer alıyor. Burası, genellikle bu iki şehirden birine geçerken durulan, bir soğuk ayran içilen, soluklanılan bir nokta. Nüfus olarak İspanya’nın 4. ya da 5. büyük şehri olmasına karşın, şehirde dolanırken kendiniz dahil 20 kişiymiş gibi hissediyorsunuz. Bakmayın tabi şehri oraların Afyon&#8217;u gibi anlattığıma, mimari anlamda etkileyici yapılar ve tarih açısından tatmin edici geçmişinin yansımalarını görmek mümkün, birazdan söz edeceğim.</p>
<p>Detaylara girmeden önce şunu söylemeliyim ki, Zaragoza’da çok uzun bir süre kalmadım. Ancak gördüğüm kadarıyla çıkardığım sonuç, 2 günden fazla kalırsanız, devreleriniz yanar.</p>
<p>Şehir popülasyonunun gençler harici büyük bir kısmı İngilizce konuşmak konusunda başarısız. En azından benim konuştuğum insanlarda durum buydu. Ancak, İspanyollar genel olarak öyle sempatikler ki, kendi dillerinde de anlatsalar, beden dillerini son noktaya kadar kullandıkları ve sizin için seferber oldukları için, nereyi arıyorsanız buluyorsunuz. Yardımseverliğin doruklarındalar. Tuvalet sorunca bile öyle bir yardım etme çabasına giriyorlar ki, bıraksanız sizinle birlikte tuvalete gelirler.</p>
<p><b>Ne Zaman Gitmeli?</b></p>
<p>Zaragoza’ya gitmek için en iyi zaman ara dönemler, yani ilkbahar ve sonbahar. Hatta mayısın sonlarına doğru gezmek için çok sıcak bile olabiliyor. Tam bir “yazın çok sıcak, kışın çok soğuk” kenti. Yerel insanların söylediğine göre kışın genellikle kar yağmıyormuş, hatta 0’ın altına da düşmüyormuş, ancak sorun rüzgarlı olması-imiş. Bu noktada asıl önemli olan, ne zaman gitmemeniz gerektiği. Ağustos ayında Zaragoza nüfusu 19 kişiden 9 kişiye düşüyor. Çünkü o dönem tatil dönemi. Dolayısıyla şehir adeta terk ediliyor. “Banane el oğlundan” diyebilirsiniz, demeyin. Çünkü bu dönemde barlar, restoranlar, hediyelik eşya dükkanları ve yerel dükkanların bir kısmı kapalı oluyor. Oraya ilk gidişinizde, böyle bir durum yaşamak isteyeceğinizi sanmıyorum.</p>
<p><a href="http://oitheblog.files.wordpress.com/2013/09/spainzaragozamap.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-large wp-image-635" alt="SpainZaragozaMap" src="http://oitheblog.files.wordpress.com/2013/09/spainzaragozamap.jpg?w=710" width="710" height="492" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/spainzaragozamap.jpg 886w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/spainzaragozamap-300x208.jpg 300w" sizes="(max-width: 710px) 100vw, 710px" /></a></p>
<p><b>Ne Giymeli?</b></p>
<p>Kısa ve net olacağım, ne giyeceğinizi tamamen şuna göre şekillendirin: Zaragoza’dan Madrid’e mi geçeceksiniz Barcelona’ya mı?</p>
<p><b>Ulaşım ve Bütçe</b></p>
<p>Zaragoza’da gezilecek binlerce yer için 200 Euro’ya alabileceğiniz Zaragoza Pass..Şaka şaka. Yok öyle bir şey. Yazıyı yarım yamalak okumayın diye yaptım. Tamam ciddi oluyorum. Zaragoza, çok da turistik bir şehir olmadığından, öyle pahalı bir şehir değil. Sadece “Pilar Festival” döneminde giderseniz, şehir normalden çok daha dolu olduğu için fiyatlar biraz daha uçabiliyor.</p>
<p>Ulaşım açısından öncelikli tercihinizin “yürümek” olmasını tavsiye etmekle birlikte, gece 12:30’a kadar otobüsleri de rahat rahat kullanabilirsiniz. Biletler 1,30 Euro civarı. Ayrıca sabah 6’ya kadar kullanabileceğiniz gece otobüsleri de oluyor. Eğer “biz turistiz illa kart alacağız” diyorsanız, burada turistler için Zaragoza Card mevcut. 1 günlüğü  18 euro. Eğer uçakla geldiyseniz havaalanından taksi, 30 Euro civarı bir şey tutuyor. Eğer taksi kullanmak istemiyorsanız, saat başı kalkan otobüsler var, yolculuk 25-30 dakika gibi bir şey sürüyor.</p>
<p>Otel olarak temiz ve iyi lokasyonda olması nedeniyle, özellikle iki ya da üç kişi aynı odada kalacaksanız,  Hotel Sauce’u tercih edebilirsiniz, gecelik oda fiyatı 310 lira gibi bir şey. <a href="http://www.hotelsauce.com/en/">http://www.hotelsauce.com/en/</a></p>
<p>Zaragoza’dan Madrid’e ya da Barcelona’ya geçmek isterseniz, otobüs ya da treni kullanabilirsiniz.</p>
<p>Madrid için: Tren 1,5 saat sürüyor ve 70 euro civarı. Otobüs 4 saat sürüyor ve 20 euro civarı.</p>
<p>Barcelona için: Tren 1,5-2 saat sürüyor. 75 euro civarı. Otobüs 3,5 saat sürüyor, 20 euro civarı.</p>
<p>Tren için şu siteyi kullanabilirsiniz: <a href="http://www.raileurope.com/us/rail/point_to_point/triprequest.htm?WT.mc_id=CJ.point_to_point.affiliates&amp;AID=10424884&amp;PID=2239503">http://www.raileurope.com/us/rail/point_to_point/triprequest.htm?WT.mc_id=CJ.point_to_point.affiliates&amp;AID=10424884&amp;PID=2239503</a></p>
<p><strong>Ne Yenir, Ne içilir?</strong></p>
<p>İspanya sınırları içindeyken tüketmeniz gereken iki önemli şey var. Biri, şarapla hazırlanan geleneksel bir İspanyol içkisi olan canım Sangria, Diğeri İspanya&#8217;da birçok yerde karşınıza çıkabilecek, minik köşebaşı barları bulunan, bol bol da çeşidi olan minik atıştırmalıklar, yani Tapas.</p>
<p>Tapas için özellikle, &#8220;Taberna Dona Casta&#8221; ya da &#8220;Casa Lac&#8221;ı tercih edebilirsiniz. Hem çok pahalı değiller, hem de oldukça lezzetliler.</p>
<p>Bunun dışında çeşit çeşit et yemeği mevcut. Bu yemeklerin bazılarında yumurta da kullanıyorlar. Eğer bu et-yumurta birlikteliğinden hoşlanmıyorsanız, ya da denemek gibi bir niyetiniz yoksa, aklınızda bulunmasında fayda var. İçecek olarak ise Sangria dışında, Zaragoza&#8217;nın başkenti olduğu Aaragon bölgesine özgü çok güzel şaraplar bulabilirsiniz.<br />
Güzel yemek&amp;Güzel şarap ikilisi için, Casa Yesca’ya gidebilirsiniz. Akşam 21:00’e doğru açılıyor, aklınızda bulunsun. Adresi için: <b><a href="https://plus.google.com/118184837479358490487/about?gl=tr&amp;hl=tr">https://plus.google.com/118184837479358490487/about?gl=tr&amp;hl=tr</a></b></p>
<p><a href="http://oitheblog.files.wordpress.com/2013/09/large-3.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-637" alt="large (3)" src="http://oitheblog.files.wordpress.com/2013/09/large-3.jpg" width="500" height="374" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/large-3.jpg 500w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/large-3-300x224.jpg 300w" sizes="(max-width: 500px) 100vw, 500px" /></a></p>
<p><a href="http://oitheblog.files.wordpress.com/2013/09/tapas4.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-636" alt="tapas4" src="http://oitheblog.files.wordpress.com/2013/09/tapas4.jpg" width="600" height="399" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/tapas4.jpg 600w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/tapas4-300x199.jpg 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></a></p>
<p><b>Nereler Gezilir&amp;Neler Yapılır?</b></p>
<p>Yukarıda da söylediğim gibi, Zaragoza’yı her türlü detayıyla, çok bilinçli bir şekilde gezemediğime eminim. Çünkü İspanya’dayken şans eseri oraya geçmeye karar verdim. Bu ani verilmiş karar ve şehire ayrılan kısa süre sonucunda yeterince fazla yeri keşfedememiş olabilirim. Ancak Zaragoza, aslında tarih boyunca birçok farklı kültürün bulunduğu bir bölge olduğundan, 1-2 gününüzü ayırmaya değer bir şehir diye düşünüyorum.</p>
<p><b>Basilica del Pilar</b></p>
<p>Eğer sık yurtdışına çıkıyorsanız her gittiğiniz yerde kilise, şapel, katedral gezmekten bunalmış olmanız muhtemel. Fakat Zaragoza’daki en önemli turistik ve dini yapılardan biri bu görkemli ve devasa bazilika. İçerisi de dışı gibi etkileyici, Goya’nın ve Bayaeu’nun eserleriyle dolu.  Bu bazilikanın oradayken öğrendiğim enteresan bir özelliği de, bilmemkaçıncı yüzyılda, Meryem Ana’nın burada görüldüğü. Bu rivayetten dolayı burası, İspanya’daki hıristiyanlar için neredeyse bir hac noktasına dönüşmüş durumda. Gezmek ücretsiz, içeride fotoğraf çekmek cinnet geçirecekleri derecede yasak. 3 Euro’ya kulelerden birine çıkıp manzarayı izlemeniz ve instagram’a ekmek çıkarmanız mümkün.</p>
<p>Bazilika’nın önü kocaman bir meydan. Burada çeşitli sokak sanatlarına ve farklı aktivitelere denk gelmeniz de mümkün.</p>
<p><a href="http://oitheblog.files.wordpress.com/2013/09/large-2.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-634" alt="large (2)" src="http://oitheblog.files.wordpress.com/2013/09/large-2.jpg" width="500" height="670" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/large-2.jpg 500w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/large-2-223x300.jpg 223w" sizes="(max-width: 500px) 100vw, 500px" /></a></p>
<p><b>Palacio de Aljaferia</b></p>
<p>Burası Zaragoza’nın Endülüs döneminden kalma bir saray. İçinde birçok islami motif görmeniz mümkün. Heybetli bir yapı, hatta tavanların bir kısmı altından yapılmış. Bana kalırsa, bir dönem o bölgede islamiyetin hakim olduğunu bilmek bile oldukça enteresan. Bu yüzden böyle bir yapıyı gezebilmek enteresan bir deneyim oluyor. Zaten saray Zaragoza’nın en turistik bölgelerinden biri. Buraya giden birçok otobüs bulmanız mümkün. Saray saat 7’de kapanıyor, bu yüzden çok geç gitmemenizde fayda var.</p>
<p><b>Museo de Zaragoza</b></p>
<p>Zaragoza Müzesi, arkeolojik eserler ve güzel sanatlar olarak ikiye ayrılıyor. İçeride bölgeye ait tarih eserlere, gotik ve barok dönem eserlerine, hatta ünlü İspanyol ressam Francisco Goya’ya ayrılmış bir odaya rastlamanız mümkün. Müze pazartesileri kapalı. Pazar günleri 2’ye, diğer günler 8’e kadar açık. Daha fazla bilgi için: <a href="http://www.museodezaragoza.es/" target="_blank">www.museodezaragoza.es</a></p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="alignleft size-full wp-image-639" alt="torre-de-la-seo" src="http://oitheblog.files.wordpress.com/2013/09/torre-de-la-seo.jpg" width="400" height="694" /></p>
<p><b>La Seo Katedrali</b></p>
<p>Burası bir roma tapınağı, cami ve son olarak katedral olarak kullanılmış. Haliyle barok, gotik, neo-klasik artık ne ararsanız hepsi bir arada, aynı yapıda buluşmuşlar. En son ben de sinagog olarak kullanmayı denedim izin vermediler.</p>
<p><b>Pillar Festival</b></p>
<p>Bu festival, Zaragoza’nın en turistik ve eğlenceli dönemi. Otellerin dolu olduğu, yer bulmakta güçlük çekeceğiniz tek dönemi bu olsa gerek. 9 gün süren bu dönemde tiyatro gösterileri, konserler (hatta mini bir indie müzik festivali), sergiler, çeşitli performanslar, ne ararsanız oluyor. Bence Zaragoza’ya gitmek için en ideal dönem olabilir. Festivalin amacıyla bağlantılı olarak yukarıda bahsettiğim bazilikada da, özellikle festivalin en önemli günü olan 12 Ekim’de “çiçek bırakma” seremonisi de gerçekleşiyor.</p>
<p><b>Ebro Nehri</b></p>
<p>Bazilika’nın hemen yanında bulunduğu Ebro Nehri’nin şehre görsel anlamda çok katkı sağladığı kesin. Üzerinde güzel bir köprüyü de bulunduran nehir, gece de gündüz de ayrı bir güzel. Civarında dolaşabilir, bazilikayı ve şehri farklı açılardan fotoğraflayabilirsiniz.</p>
<p>Son olarak birkaç ipucu vermek gerekirse:</p>
<p>-Alışveriş anlamında özellikle yazabileceğim bir şey olduğunu düşünmüyorum. Ya da ben haberdar değilim.İspanya genelinde bulunan birkaç markayla ve özellikle bazilikanın meydan tarafından tam karşı sokağına girdiğinizde birçok hediyelikçiyle karşılaşmak mümkün. Ancak İspanya içinde daha büyük bir şehire geçiş yapacaksanız, buradan bir şey almanın bence hiçbir anlamı yok. Yine de illa ki istiyorsanız, alışveriş için gidebileceğiniz bölgeler: <b>Francisco de Vitoria, San Ignacio de Loyola, Cadiz ve Isaac Peral.</b><b></b></p>
<p>-Bana kalırsa Zaragoza için en doğru  tercih,  Barcelona-Madrid arası geçiş yaparken 1 gününüzü geçirmek ya da bir gece konaklamak.</p>
<p>-Rehberlerde birkaç İspanyolca sözcük öğrenerek onları küçük sürprizlerle şaşırtın gibi şeyler söyleyip dururlar. Burada o gerçekten geçerli. İspanyolca konuşmaya çalıştığınız zaman size ekstra bir sevgi besleyebiliyorlar.</p>
<p>-Gitmeden önce <b>Goya</b> <b>ve Endülüs Emeviler</b>’ini araştırmakta fayda var. Araştırmayacaksanız da Goya’nın Hayaletleri’ni izleyebilirsiniz mesela.</p>
<p>-Ortalıkta çok fazla kilise var, ama bence hepsini görmeye vakit ayıracağınıza şehrin başka yönlerini keşfetmelisiniz.</p>
<p>Ö.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2013/09/19/zaragoza-bizden-baska-kimsenin-gitmedigi-sehir/">Zaragoza: Bizden Başka Kimsenin Gitmediği Şehir</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2013/09/19/zaragoza-bizden-baska-kimsenin-gitmedigi-sehir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>5</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Schengen Vizesi Alma Sanatı</title>
		<link>https://oitheblog.com/2013/09/04/schengen-vizesi-alma-sanati/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2013/09/04/schengen-vizesi-alma-sanati/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Sep 2013 13:27:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ALMANYA]]></category>
		<category><![CDATA[AVUSTURYA]]></category>
		<category><![CDATA[BELÇİKA]]></category>
		<category><![CDATA[ÇEK CUMHURİYETİ]]></category>
		<category><![CDATA[FAYDALI Bİ' ŞEYLER]]></category>
		<category><![CDATA[FİNLANDİYA]]></category>
		<category><![CDATA[FRANSA]]></category>
		<category><![CDATA[HOLLANDA]]></category>
		<category><![CDATA[İSPANYA]]></category>
		<category><![CDATA[İSVEÇ]]></category>
		<category><![CDATA[İTALYA]]></category>
		<category><![CDATA[almanya vizesi]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Vize]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[duration of stay]]></category>
		<category><![CDATA[en kolay vize veren ülkeler]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi]]></category>
		<category><![CDATA[gezi gehberi]]></category>
		<category><![CDATA[hollanda vize]]></category>
		<category><![CDATA[idata nerede]]></category>
		<category><![CDATA[idata vize]]></category>
		<category><![CDATA[ispanya vize]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[italya vize]]></category>
		<category><![CDATA[schengen]]></category>
		<category><![CDATA[schengen almak]]></category>
		<category><![CDATA[schengen nasıl alınır]]></category>
		<category><![CDATA[schengen nedir]]></category>
		<category><![CDATA[schengen ülkeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Schengen Vizesi]]></category>
		<category><![CDATA[schengen vizesi 2014]]></category>
		<category><![CDATA[schengen vizesi almak ne kadar sürer]]></category>
		<category><![CDATA[schengen vizesi almanya]]></category>
		<category><![CDATA[schengen vizesi başvuru formu]]></category>
		<category><![CDATA[schengen vizesi başvuru formu örneği]]></category>
		<category><![CDATA[schengen vizesi başvurusu]]></category>
		<category><![CDATA[schengen vizesi çoklu giriş]]></category>
		<category><![CDATA[schengen vizesi danimarka]]></category>
		<category><![CDATA[schengen vizesi dilekçe örneği]]></category>
		<category><![CDATA[schengen vizesi evrakları]]></category>
		<category><![CDATA[Schengen Vizesi Fransa]]></category>
		<category><![CDATA[schengen vizesi gerekli evraklar]]></category>
		<category><![CDATA[schengen vizesi hangi ülke]]></category>
		<category><![CDATA[schengen vizesi hangi ülkelerde geçerli]]></category>
		<category><![CDATA[schengen vizesi hollanda]]></category>
		<category><![CDATA[schengen vizesi italya]]></category>
		<category><![CDATA[schengen vizesi kolay mı]]></category>
		<category><![CDATA[schengen vizesi koşulları]]></category>
		<category><![CDATA[schengen vizesi nasıl alırım]]></category>
		<category><![CDATA[schengen vizesi nasıl doldurulur]]></category>
		<category><![CDATA[schengen vizesi ne kadar]]></category>
		<category><![CDATA[schengen vizesi nedir]]></category>
		<category><![CDATA[schengen vizesi oitheblog]]></category>
		<category><![CDATA[schengen vizesi ücreti]]></category>
		<category><![CDATA[schengen vizesi yunanistan]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[vfs global nerede]]></category>
		<category><![CDATA[vfs global vize]]></category>
		<category><![CDATA[vize]]></category>
		<category><![CDATA[yurtdışı seyahat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=492</guid>

					<description><![CDATA[<p>Özellikle ilk kez yurtdışına çıkacaklar için, vize almak zor zanaat. Adını sanını duymadığınız belgeler, sizi terörist olup olmadığınızı düşünmeye sürükleyecek...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2013/09/04/schengen-vizesi-alma-sanati/">Schengen Vizesi Alma Sanatı</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;">Özellikle ilk kez yurtdışına çıkacaklar için, vize almak zor zanaat. Adını sanını duymadığınız belgeler, sizi terörist olup olmadığınızı düşünmeye sürükleyecek soru ve istekler, tam “bu sefer bütün belgeler tamam, bitti bu iş” dediğiniz esnada “Anneannenizin 15 Temmuz 1932’de nerede olduğunu da kanıtlayın” absürdlüğünde yeni talepler. Evet tabi ki yine abartıyorum, ancak genel olarak uğraştırıcı bir süreç olduğu da gerçek. Son 2 yıldır o kadar sık vize almam gerekti ki, “bizim tanıdık var hepinize 6 aylık Schengen ayarlıyorum” kolaylığında olmasa da, bu süreci daha katlanılabilir hale getirmek açısından küçük çaplı bir vize rehberi hazırlama kararı aldım.</p>
<p style="text-align: left;">Tabi her ülke için ayrı vize yazısı yazamayacağım ve zaten her ülkeye nasıl vize alındığı bilgim dahilinde olmadığından bu seferlik size sadece <em><strong>Schengen Vizesi</strong></em>’nden bahsedeceğim. Amerika Vizesi yazısı da yolda.</p>
<p style="text-align: left;">Öncelikle <strong>Schengen Vizesi</strong> kapsamında olan ülkelere bir göz atmakta fayda var;</p>
<p style="text-align: left;">Almanya, Avusturya, Belçika, Çek Cumhuriyeti, Danimarka,Estonya, Finlandiya,İsviçre, İsveç, Fransa, Hollanda, Hırvatistan, İspanya, İsviçre, İtalya,İzlanda, Letonya, Litvanya, Lüksemburg Macaristan, Malta, Norveç, Polonya, Portekiz, Slovenya, Hırvatistan, Slovakta,Yunanistan. (copy paste değil araştırma ürünü)</p>
<p style="text-align: left;"><a href="http://oitheblog.files.wordpress.com/2013/09/45293053_schengen_euro_466map.gif"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-493 size-full" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/45293053_schengen_euro_466map.gif" alt="Schengen Vizesi Ülkeleri" width="467" height="494" /></a></p>
<p style="text-align: left;">Bu ülkelerden herhangi birine gitmeyi düşünüyorsanız, doğru yeri okuyorsunuz.  Belgeler, vizeyi hangi konsolosluğa ya da aracı kuruma başvuracağınıza göre bir takım değişiklikler gösterebiliyor.  Bu yüzden burada hangi belgeleri edinmezin gerektiğine dair net bilgiler vermemin yanlış olacağını düşünüyorum. Ancak konsolosluk sitelerine ya da kullanacağınız aracı kurumun sitesine göz atarak, doğru belgeleri edinmeniz oldukça kolay. “O zaman ne diye vizeyle ilgili yazı yazıyorsun?” diyecek olanlar için; benim burada asıl amacım, size kolaylık sağlayacak ipuçları verebilmek. O halde başlayalım:</p>
<p style="text-align: left;"><b>1.Pasaport geçerlilik sürenizi kontrol edin.</b></p>
<p style="text-align: left;">Schengen vizesine başvurabilmek için pasaport geçerlilik sürenizin, seyahat bitiş tarihinden en az 6 ay daha uzun olması gerekiyor. Aksi takdirde başvuramıyorsunuz. Pasaportunuzla ilgili bu detayı kontrol etmeden vize başvurunda bulunmayın.</p>
<p style="text-align: left;"><b>2.Vize başvurusunu seyahatten en az  1 ay önce yapın</b></p>
<p style="text-align: left;">Neden? Çünkü yoğunluk yaşanabiliyor, belgelerde bir eksiklik çıkarsa ya da beklenmedik başka bir aksilik olursa, vize alım süreniz uzayabiliyor. Dolayısıyla yapmış olduğunuz otel/uçak rezervasyonunun boşa gitmemesi açısından, başvurunuzu kesinlikle en az 1 ay önceden yapın. İhtimalleri değerlendirmeden hareket etmeyin. Örneğin ben, Hollanda vizesi başvurumda, aracı kurum pasaportumu göndermeyi “unuttuğu” için yaklaşık 15-16 gün beklemek durumunda kalmıştım. Ders olsun size.</p>
<p style="text-align: left;"><b>3.Vize başvurusuna eksik belgeyle gitmeyin.</b></p>
<p style="text-align: left;">Biliyorum, yukarıdaki cümle “Tatile giderken yanınıza almanız gereken 10 şey: 1. Bikini” tarzındaki gereksiz bilgi içerikli yazılar gibi oldu.Tabi ki istenen tüm belgeleri götüreceksiniz. Ancak yine de, aranızda benim gibiler olduğunu bildiğim için böyle bir açıklama yapma gereği duyuyorum. Az önce söylediğim gibi, sizden çok fazla belge isteyecekler.  Evet özellikle ilk vize başvurunuzda kendinizi çok fazla uğraş vermiş gibi hissedebilirsiniz, sonuçta bir sürü farklı yere gidip, bir sürü farklı belge edinmeniz gerekecek. Ancak ne olursa olsun belgeleriniz eksik gitmeyin. Aksi takdirde, özellikle önemli bir belgeyi eksik götürdüyseniz, pasaportunuz konsolosluktan geri dönebiliyor, belgenizin eksik olduğu söyleniyor, ve vize alma sürecinizi gereksiz yere uzatmış oluyorsunuz. Misal,  “sicil gazetesi fotokopisi ne abi, bunu almasam da olur”  demeyin. Alın onu da. Üşengeçliğe hayır.</p>
<p style="text-align: left;"><a href="http://oitheblog.files.wordpress.com/2013/09/image.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-496 size-thumbnail" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/image-150x150.jpg" alt="Schengen Vizesi Formu Örnek" width="150" height="150" /></a></p>
<p style="text-align: left;"><a href="http://oitheblog.files.wordpress.com/2013/09/image-1.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-497" src="http://oitheblog.files.wordpress.com/2013/09/image-1.jpg" alt="image (1)" width="542" height="737" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/image-1.jpg 542w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/image-1-220x300.jpg 220w" sizes="(max-width: 542px) 100vw, 542px" /></a></p>
<p style="text-align: left;">                      Bakın bir takım iyi insanlar schengen vizesi başvuru formu örneği doldurmuşlar.</p>
<p style="text-align: left;"> <b>4. Ne tür ve hangi ebatlarda fotoğraf istenildiğine dikkat edin.</b></p>
<p style="text-align: left;">Bu konu da vize başvurularında sorun çıkarabilen küçük detaylardan. Siz gidiyorsunuz bir güzel vesikalık fotoğrafınızı çektiriyorsunuz, oh bütün belgelerim de hazır diyerek başvurunuzu yapmaya gidiyorsunuz, oradaki kadın belgelere bakıyor bakıyor ve acı gerçeği yüzünüze vuruveriyor: “Fotoğrafınızın vesikalık değil biyometrik olması gerekiyor.” Hadi bakalım, yeni bir soruna hoşgeldiniz. Bu yüzden, başvuruda bulunmadan önce, hangi ebatlarda ve ne tür fotoğraf istediklerine mutlaka dikkat edin. Çünkü bazı ülkeler biyometrik, bazı ülkeler bildiğimiz vesikalık istiyor ve fotoğrafın boyutuyla ilgili de bir takım farklı istekler oluyor. (kuşe kağıda baskılı dev afişinizi falan istemiyorlar tabi ki) Biyometrik fotoğrafınızda zanlı gibi çıkarsanız da üzülmeyin, ben İspanyol pembe dizilerindeki hizmetçiler gibi çıkıyorum mesela, hiç sorun etmez oldum artık.</p>
<p style="text-align: left;"><b>5.Ülkelerinde kalmaya meraklı olmadığınızı garantileyecek belgeler gösterin.</b></p>
<p style="text-align: left;">Bu adamların bunca belgeyi istemesinin temel sebebi aslında bu. Yani siz, Türkiye’ye geri döneceğinizi, sizi burada bağlayan bir şeyler olduğunu kanıtlarsanız, istisnai durumlar haricinde (mesela kariyer planlamanız terörist ya da kiralık katil olmak üzerine kurulu değilse) vize almanızda herhangi bir sorun çıkmayacaktır. Bu yüzden, tapu, araba ruhsatı, ya da düzenli para hareketinin bulunduğu bir hesap cüzdanı fotokopisi gibi belgeler gösterebilmeniz, vizeyi almanızı son derece kolaylaştıracaktır.</p>
<p style="text-align: left;"><b>6. İlk olarak giriş yapacağınız ülkeden vize almaya dikkat edin.</b></p>
<p style="text-align: left;">Bu, her ülke için geçerli olmasa da karşılaşılabilen bir durum. Örneğin hem Almanya’ya, hem İtalya’ya gidecekseniz ve ilk olarak gideceğiniz ülke Almanya ise, vizenizi Almanya Konsolosluğu üzerinden alın. Çünkü bazen, x ülkeden aldığınız Schengen Vizesi’ni ilk kullanımda y ülkesinde kullanmak isterseniz, sorun çıkarabiliyorlar. Yine de bunun sık gerçekleşen bir durum olmadığını, ancak yer yer yaşanabilen bir sorun olduğunu bir kez daha vurgulayayım. Siz yine de gurbette yorgun düşmemek için bunu aklınızda bulundurun.</p>
<p style="text-align: left;"><b>7. Seyahat sağlık sigortanızda cimrilik yapmayın.</b></p>
<p style="text-align: left;">Diyelim ki, İtalya’ta gidiyorsunuz, seyahat sigortanızı da 10 gün geçerli yaptırdınız. Sonra gidip vizeye başvurdunuz ve evraklarınızı kontrol eden adam kendi kendine dedi ki “Arkadaş ben bu adama bayıldım, doya doya dolaşsın İtalya’da, görmediği yer kalmasın.” Tam size 3 hafta geçerli Schengen vizesini verecekken, sağlık sigortanıza bir bakacak, 10 gün geçerli.(MHP’nin 40. Yılı kutlu olsuna doğru gidiyoruz) Ne olacak bu durumda, 10 gün verecek vizenizi.  Sizin yüzünüzden. Sizin suçunuz. Siz sorumlusunuz. Bununla yaşayabilecek misiniz? Yapmayın, sigorta konusunda cömert olun.</p>
<p style="text-align: left;">Not: 4 günlük sağlık sigortası yaptırmış olmasına rağmen uzun süreli vize alabildiğini söyleyen biri oldu. Ancak bence işi ihtimallere bırakmak yerine garanti hareket etmek daha doğru olabilir.</p>
<p style="text-align: left;"> <b>8. Yakın zamanda başka bir Schengen ülkesine daha gidecekseniz, bunu belgeleyin.</b></p>
<p style="text-align: left;">Bu şekilde, çok yüksek ihtimalle daha uzun süreli vize alarak, bir sonraki Avrupa ülkesinde gidişinizde tekrar vize işleriyle uğraşmanız gerekmeyecektir. İleriki tarihte gideceğiniz diğer ülkenin uçak ve otel rezervasyonunu ya da eğer mevcutsa davetiyenizi, başvuru belgelerinizin içine eklerseniz çok yardımı dokunacaktır. Bu arada, bu gibi bir rezervasyonu başvuru yapacağınız ülkeye tekrar gidecekmişçesine, yine aynı ülke için, belki başka bir şehrine vs, yaparsanız, uzun vize alma ihtimaliniz de daha yüksek.</p>
<p style="text-align: left;"><b>9. Mülakata çağrılırsanız gerilmeyin.</b></p>
<p style="text-align: left;"><b></b>Gönül isterdi ki böyle şeylerle uğraşmayalım, hayat “Imagine” tadında ilerlesin, fakat maalesef öyle değil. Bazen mülakata çağrılmanıza neden olacak durumlar olabilir. Kulağa huzursuz edici gelse de, aslında vize almanızda kolaylık sağlayacağını göz önünde bulundurun. Size “Ne amaçla bu ülkeye seyahat ediyorsun?”, “Ne kadar kalacaksın?”, “Türkiye’de ne işle meşgulsün?” “Gideceğin ülkede tanıdığın birileri var mı?” gibi sorular sormaları muhtemel. Dürüst olun ve onları mümkün olduğunca “benim sizin ülkenize kalmak gibi bir niyetim yok”a ikna etmeye çalışın.</p>
<p style="text-align: left;">Son olarak birkaç ipucu vermek gerekirse:</p>
<p style="text-align: left;">-Vizeyi aldıktan sonra vizenizin geçerli olduğu tarihe baktığınız gibi “duration of stay”e bakmayı da unutmayın. Örneğin size 3 ay vize vermiş olabilirler , ancak duration of stay, yani ülkede geçirebileceğiniz süre 1 ay olabilir.</p>
<p style="text-align: left;">-İngiltere <strong>Schengen vizesi</strong> kapsamında değil. Onun vizesi başka bir dünya, başka sorunlar, başka masraflar. Üzgünüz.</p>
<p style="text-align: left;">-Ben bu işlerle uğraşamam diyorsanız sizi <a href="http://oitheblog.com/2014/04/11/hadi-yine-iyisiniz-serisi-vizesiz-gidilen-ulkeler/" target="_blank">vizesiz gidilebilen ülkeler</a>e alalım.</p>
<p style="text-align: left;">-Yunanistan son zamanlarda en kolay vize veren ülke olarak biliniyor, aklınızda bulunsun. Örneğin biz yakın zamanda en azından 6 ay kadar vize almış olduk. Tabi yukarıda anlattığımız taktiklerin hepsini uygulayarak. (nasıl sinsiyiz di mi)</p>
<p style="text-align: left;">-Vize başvurusunu kendiniz yapabileceğiniz gibi, ikinci bir seçenek olarak <strong>iData, Vfs Global</strong> vb. aracı kurumları da kullanabilirsiniz. Çalışanlarının müthiş asık suratlılığı haricinde bir sorun yaşanmıyor. Zaten bazı ülkelerin size aracı kurum kullanmak dışında bir seçenek tanımadığını da göreceksiniz.</p>
<p style="text-align: left;">-Yukarıda yazdıklarıma dikkat ederseniz, aslında o kadar da zorlu bir süreç olmadığını göreceksiniz, panik yok.</p>
<p style="text-align: left;">Schengen vizesi başvurusu yapabileceğiniz ve bilgiler alabileceğiniz iki site için şöyle buyrun:</p>
<p style="text-align: left;"><a href="http://www.idata.com.tr/tr/" target="_blank">http://www.idata.com.tr/tr/</a> // <a href="http://www.vfsglobal.com/france/turkey/istanbul/" target="_blank">http://www.vfsglobal.com/france/turkey/istanbul/</a></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2013/09/04/schengen-vizesi-alma-sanati/">Schengen Vizesi Alma Sanatı</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2013/09/04/schengen-vizesi-alma-sanati/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>188</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prag Gezi Rehberi: Bir Takım İpuçları</title>
		<link>https://oitheblog.com/2013/08/20/prag-ipuclari/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2013/08/20/prag-ipuclari/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 20 Aug 2013 15:18:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ÇEK CUMHURİYETİ]]></category>
		<category><![CDATA[PRAG]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[Çek Cumhuriyeti]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi Blog]]></category>
		<category><![CDATA[gezi gehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Hard Rock Cafe]]></category>
		<category><![CDATA[ipuçları]]></category>
		<category><![CDATA[Orta Avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[Prag]]></category>
		<category><![CDATA[Prag Gece Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Prag Gezi Notları]]></category>
		<category><![CDATA[prag gezi planı]]></category>
		<category><![CDATA[Prag Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Prag Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[prag görülecek yerler]]></category>
		<category><![CDATA[prag nereleri gezmeli]]></category>
		<category><![CDATA[prag tatil]]></category>
		<category><![CDATA[prag turu]]></category>
		<category><![CDATA[Prague]]></category>
		<category><![CDATA[Schengen Vizesi]]></category>
		<category><![CDATA[Seyahat]]></category>
		<category><![CDATA[Tatil]]></category>
		<category><![CDATA[travel]]></category>
		<category><![CDATA[Turkey]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=103</guid>

					<description><![CDATA[<p>Başlamadan önce gelen aşırı önemli not: Prag bizim ilk ziyaret ettiğimiz şehir olduğu için aşağıda okuyacaklarınız DEV amatörce yazılmış şeyler....</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2013/08/20/prag-ipuclari/">Prag Gezi Rehberi: Bir Takım İpuçları</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Başlamadan önce gelen aşırı önemli not:</strong> Prag bizim ilk ziyaret ettiğimiz şehir olduğu için aşağıda okuyacaklarınız DEV amatörce yazılmış şeyler. O yüzden buraya bir göz attıktan sonra en iyi siz bizim güncel Prag yazılarımızı okuyun, şöyle bırakalım:</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/2017/07/17/pragda-gezilecek-yerler/" target="_blank" rel="noopener">*PRAG&#8217;DA GEZİLECEK YERLER VE HAYATTA KALMA REHBERİ</a></strong><br />
<a href="http://oitheblog.com/2017/07/19/pragda-ne-yenir-pragda-ne-icilir/" target="_blank" rel="noopener"><strong>*PRAG&#8217;DA NE YENİR &amp; NE İÇİLİR?</strong></a></p>
<p>Üniversite yıllarımın ilk yarısını “gece dışarı çıkayım, biraz da alkol alayım” çılgınlığında ya da “büyüyünce özgür ruhlu bir sanatçı olacağım” hayalleri ile geçirmiş olmanın beni elde var 0 noktasına getirdiğini fark ettiğimde 2010 yılındaydık. Bu ne yaptığını bilmemezlik durumu sonrasında arkadaşlarım ile karar verdik; başka ülkeler göreceğiz. Yeni tatlar, yeni insanlar, varlığından bile haberdar olmadığımız yerler keşfedeceğiz. 20 yaşına kadar Türkiye sınırları dışında hiçbir yere gitmemiş olmanın verdiği tedirginlik ile “çok uzak olmasın, çok pahalı olmasın, e çok da büyük bir alanı kapsamasın” kriterlerimiz doğrultusunda ilk durağımızı seçtik; Prag.</p>
<p>Prag için yapılmış en klişe tanım tabi ki “Masal Şehir”. Her klişe kötüdür genellemesine kapılmamak lazım, çünkü ilk yurtdışı gezimi gerçekleştirdiğim yer olduğundan mıdır bilinmez, Prag gerçekten de şu ana kadar gördüğüm yerler arasında bu tanıma en uygun olanı. Çok beğenmiş olmalıyım ki bir sene sonra dayanamadım, tekrar gittim zaten.</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-8684 aligncenter" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/08/Astronomik-Saat-Kulesi-Tepesi-Prag.jpg" alt="Prag Gezi Rehberi" width="580" height="435" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/08/Astronomik-Saat-Kulesi-Tepesi-Prag.jpg 580w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/08/Astronomik-Saat-Kulesi-Tepesi-Prag-300x225.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/08/Astronomik-Saat-Kulesi-Tepesi-Prag-370x278.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/08/Astronomik-Saat-Kulesi-Tepesi-Prag-570x428.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/08/Astronomik-Saat-Kulesi-Tepesi-Prag-533x400.jpg 533w" sizes="(max-width: 580px) 100vw, 580px" /><br />
Prag&#8217;a Ne Zaman Gitmeli?</strong></p>
<p>Yukarıya doğru çıkıp, denizden uzaklaştıkça havanın soğumasından mütevellit, eğer siz de benim gibi soğuktan hoşlanmıyorsanız, Prag’a yazın gitmek en doğrusu. Yazın dedim diye, “ağustosta gideyim, Türkiye çok sıcak, orası da en sıcak zamanını yaşar” şeklinde düşünüp hayal kırıklığına uğramamanız için de uyarmış bulunayım; ben Ağustos ayında gittiğimde Prag 9 dereceydi. Evet, bildiğimiz 9 derece, yanına 1 koymayı unutmadım. O yüzden gitmeden önce hava durumunu kontrol etmekte fayda var.</p>
<p><strong>Prag&#8217;da Ne Giymeli?</strong></p>
<p>Giysi konusu tamamen hava durumuna bağlı olarak değişse de, birkaç tüyo vermek gerekirse:</p>
<p>-Kışın gidiyorsanız mevcut en kalın kıyafetlerinizi yanınızda bulundurun. Evet, herkes güzel görünmek ister ve eminim kimse kendini üst üste giyilmiş kıyafet yığını içinde, modern zaman eskimosu kılığında iyi hissetmez. Ancak orada etrafı gezmek için ortalıkla koşuştururken soğuktan yüz felci olmak üzere olduğunuzu ya da bir elinizin donup işlevini kaybettiğini fark etmek,  içinizdeki tüm güzel görünme isteğini, küfür etme isteğine bırakacaktır. Böyle durumlar yaşamaya gerek yok.</p>
<p>-Yazın gidiyorsanız, hava maksimum 23-24 dereceyi buluyor. Akşam hafif bir serinlik olması da muhtemel. Türkiye’deki Nisan ayını (2013 nisanını bu durumun dışında tutuyorum) göz önünde bulundurarak yanınıza makul kıyafetler alabilirsiniz.</p>
<p>-İlkbahar, sonbahar gibi ara dönemlerde gidiyorsanız  boşa ümitlenmeyin, soğuk olacak. Doldurun kabanları, atkıları, bereleri.</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-8689 aligncenter" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/08/IMG_3248.jpg" alt="Prag Gezi Rehberi" width="580" height="435" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/08/IMG_3248.jpg 580w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/08/IMG_3248-300x225.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/08/IMG_3248-370x278.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/08/IMG_3248-570x428.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/08/IMG_3248-533x400.jpg 533w" sizes="(max-width: 580px) 100vw, 580px" /><br />
Prag Pahalı Mı?</strong></p>
<p>Bu tamamen kişiden kişiye değişen bir durum olsa da, kanımca özellikle diğer Avrupa şehirlerine kıyasla Prag’ın çok pahalı bir şehir olduğu söylenemez. Hatta bu yorum Orta Avrupa’daki tüm şehirler için geçerli olabilir diye düşünüyorum. Yeme içme işlerinizi ve hediyelik eşya alışverişinizi turistik bölgelerde yapmadığınız sürece maddi açıdan zorluk çekmeyeceğiniz bir tatil geçirebilirsiniz.</p>
<p><strong>Prag&#8217;da Ne Yenir, Ne İçilir?</strong></p>
<p>Prag’da çok özellikli, &#8220;ah bir olsa da yesek&#8221; derdirtecek bir şeylerle karşılaştığımı söyleyemeyeceğim. Öncelikle her şey özellikle Türk mutfağına göre düşünecek olursak çok yağlı ve ağır. (düşünün bizim mutfakla kıyaslayınca bile ağır gelmiş) Bunun sebebi muhtemelen domuz yağı. Zaten domuz yağı ile ilgili bir sorununuz varsa bunu garsonlara belirtmenizde fayda var. Aksi takdirde yemeğiniz çok yüksek ihtimalle domuz içerikli olacaktır.</p>
<p>-Turistik bölgelerde dünya mutfağından herhangi bir ürüne ulaşmanız mümkün. Ama ben Çek Cumhuriyeti mutfağı (o neyse artık) için buradayım diyorsanız, tavşanlar, ördekler ve bilumum avlanabilen hayvan oldukça popüler.</p>
<p>-Kahvaltıyı otelde yapmak istemezseniz bunu çok normal karşılarım. Çünkü Türkiye’deki kahvaltılardan sonra otelde mısır gevreği, 1 tane peynir ve jöle kıvamındaki bi reçeli önünüze kahvaltı diye sunmaları gerçekten komik oluyor. He sanki dışarı çıkacaksınız da muhteşem kahvaltılara mı yelken açacaksınız? Hayır. Ama en azından Starbucks ve Starbucks benzeri kafe zincirlerinde daha güzel seçenekler bulmanız mümkün.  Old Town Square’de ve bu bölgenin arkalarında hem Starbucks hem de adını hatırlayamadığım o tip kafelerden bulabilmeniz mümkün. Bu noktada &#8220;ulan oraya kadar gidip Starbucks&#8217;ta mı kahvaltı yapacağım?&#8221; dediğinizi duyar gibi oluyorum. Haklısınız, ancak ben Prag&#8217;da kahvaltı yaptığım yerlerden baya hoşnutsuz ayrılmış olmalıyım ki, iş bu noktaya gelmiş.</p>
<p>-Eğer bir Hard Rock Cafe severseniz, ya da hala dünyadaki en güzel hamburgerlerin orada olduğunu bilmeden yaşamınızı sürdürüyorsanız, Old Town Square’de bir adet mevcut. Öğle ya da akşam yemeğiniz orada yiyerek 2 gün tok kalabilirsiniz. Tavsiyem: California Burger.</p>
<p>-İçki konusunda gelirsek, Prag diyince akıllara gelen ilk şey bildiğiniz üzere Absinthe. Zaten Türkiye sınırlarında namı alıp yürüdüğü için, orada denemeden dönmek olmaz. Fakat Prag’ın geleneksel biraları da oldukça ünlü. Özellikle <strong>Krusovice Dark Beer</strong>’i kesinlikle tavsiye ederim, hem sudan ucuz (gerçekten su daha pahalı) hem de çok lezzetli.</p>
<p>-Unutmadan, Prag’ın yerel içkisi, şurup tadındaki <strong>Becherovka</strong>’yı da deneyebilir, ya da hediye olarak alabilirsiniz. Olmadı Listerine niyetine kullanırsınız, zira bence tadı Listerine gibi. Neyse.</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-8686 aligncenter" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/08/DSC00241.jpg" alt="Prag Gezi Rehberi" width="580" height="435" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/08/DSC00241.jpg 580w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/08/DSC00241-300x225.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/08/DSC00241-370x278.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/08/DSC00241-570x428.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/08/DSC00241-533x400.jpg 533w" sizes="(max-width: 580px) 100vw, 580px" /><br />
Alışveriş</strong></p>
<p>Prag, alışveriş konusunda beni en hayal kırıklığına uğratan şehirlerden biridir. Zaten yalnızca birkaç gün etrafı gözlemlediğinizde bile pek iç açıcı bir giyim anlayışları olmadığını anlayabilirsiniz. Dior, Chanel, LV gibi dünya markalarıyla ilgili herhangi bir bilgilendirme yapmama gerek yok, çünkü burada durum neyse orada da o. Ama yok ben illa ki oradan alacağım, Prag’dan aldım diye anlatırım diyorsanız, <strong>Parizska Caddesi</strong>’nde istediğiniz kadar bulabilirsiniz.</p>
<p>Daha ortalama alışverişten bahsetmek gerekirse, durum vahim bir hal alıyor. New Yorker, H&amp;M, Promod gibi Avrupa&#8217;da sık sık karşılaşabileceğiniz ortalama fiyatlı mağazalar bulabilmeniz tabii ki mümkün, ancak özellikle Türkiye&#8217;de bulabileceğiniz markalara dadanmak pek de mantıklı değil. Gönül isterdi ki muhteşem kıyafetler bulayım, Prag’da Alışveriş diye ayrı bir post yapayım. Ama yok arkadaşlar, olmayınca olmuyor.</p>
<p>Hediyelik konusuna gelirsek, Prag’da kedi figürünün yaygın kullanımı sayesinde ortalık kedili tişörtten, bardaktan, küllükten geçilmiyor. Bir kedisever olarak bu beni oldukça mutlu etmişti. Bunun dışında Bohemia kristali ve Kafka baskılı üretimler de oldukça yaygın.</p>
<p>En yaygın hediyelik seçeneklerinden birisi tabi ki kuklalar. Fiyatları 15 euro ile 200 euro arasında değişebiliyor. Bu fiyat değişimi de tamamen kuklanın büyüklüğüne ve hareket kabiliyetine bağlı. Bence almayın çünkü gece uykunuza sizi boğabilirler ama siz bilirsiniz. Evet.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-8685 aligncenter" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/08/DSC00235.jpg" alt="Prag Gece Hayatı" width="580" height="435" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/08/DSC00235.jpg 580w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/08/DSC00235-300x225.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/08/DSC00235-370x278.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/08/DSC00235-570x428.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/08/DSC00235-533x400.jpg 533w" sizes="(max-width: 580px) 100vw, 580px" /><strong><br />
Gece Hayatı</strong></p>
<p>Prag’ın gece hayatı konusunda birçok seçeneği var. Oldukça fazla turist çeken bir şehir olduğu için, şehir merkezindeki bar ve pub’ların çoğu turistlerle dolup taşıyor. Bunlardan en bilineni kuşkusuz <strong>Karlovy Lazne</strong>. Bu 5 katlı club&#8217;ın her katında farklı bir konsept ve bununla ilişkili olarak farklı bir müzik tarzı hakim. Burası aynı zamanda Orta Avrupa&#8217;nın en büyük club’ı olarak biliniyor. Müthiş kaliteli bir yer olduğunu söyleyemeyeceğim, ancak bu eğlenemeyeceğiniz anlamına gelmiyor tabii.</p>
<p>Bunun dışında eğer size de benim gibi caz seviyorsanız, birçok caz bar bulmak mümkün.  Biz Old Town Square’deki  kilisenin hemen arkasındaki <strong>Ungelt Jazz Bar’</strong>ı denedik, ve gayet memnun kaldık.</p>
<p>Beyler, hatta bayanlar, Prag’da çeşit çeşit Strip Club da mevcut. Çekinmeden girip türlü çılgınlıklara maruz kalabilirsiniz. Eğlenceli bir anı olarak yanınıza kar kalır.</p>
<p><strong>Prag&#8217;da Nerede Kalmalı?</strong></p>
<p>Prag yürümeye elverişli bir şehir.  Ulaşım ağı da gelişmiş. Zaten çok büyük de olmadığı için, bütçenizden kısmak adına, merkezin dışındaki otelleri tercih edebilirsiniz. Emin olun hiçbir yere ulaşmakta güçlük çekmeyeceksiniz. O artan parayla da Absinthe alırsınız, tatlı yersiniz, i love Prague tişörtü falan alırsınız. Tavsiye isteyenler için, biz ilk gidişimizde <strong><a href="https://www.booking.com/hotel/cz/orea-pyramida.en.html?aid=7953563&amp;no_rooms=1&amp;group_adults=2" target="_blank" rel="noopener">Pyramida Hotel’de</a></strong> kaldık. Çok merkezi bir noktada olmamasına rağmen, merkeze ulaşımımız çok rahattı, hiçbir sorun yaşamadık. Ancak odalar koğuş gibiydi. Eğer siz de bizim gibi “zaten odaya sadece uyumaya gidiyorum”culardansanız, bu otelde kalabilirsiniz. Otele <a href="https://www.booking.com/hotel/cz/orea-pyramida.en.html?aid=7953563&amp;no_rooms=1&amp;group_adults=2" target="_blank" rel="noopener">buradan</a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p>-Prag 1’den 20’ye kadar giden bölgelere ayrıldığı için otel seçiminizi buna göre da yapabilirsiniz. Praha 1, merkez, geri kalanlar ise buna göre şekillendirilmiş. Yani Praha 1’de kalıyorsanız, iyi bir noktada olduğunuzu varsayabilirsiniz.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.files.wordpress.com/2013/05/l.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="alignleft wp-image-109" src="http://oitheblog.files.wordpress.com/2013/05/l.jpg?w=225" alt="l" width="238" height="317" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/05/l.jpg 600w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/05/l-225x300.jpg 225w" sizes="(max-width: 238px) 100vw, 238px" /></a>Genel Tavsiye ve İpuçları:</strong></p>
<p>-Turla gitmeye gerçekten hiç gerek yok. Şehir küçük, ulaşım kolay ve turlar sıkıcı. Üstelik asıl görmek istediğiniz yerler görmenizi geciktiriyorlar. Alın kitapçığınızı, açın interneti önünüze, çözemeyeceğiniz bir şey yok.</p>
<p>-Ulaşım araçlarını kullanırken bileti okutmama gerek yok, kim görecek ki diye düşünmeyin. Biz sizin yerinize bunu düşündük. Kişi başı 250 kron ceza ödedik. Gördüğünüz gibi çok çılgın ve asiyiz.</p>
<p>-Garsonlara bahşiş bırakmayı unutmayın. Unuttuğunuz takdirde arkanızdan bile koşabilir ya da aynı yerde yemek yemek durumunda kaldığınızda yemeğinizden çıkan sinek için, &#8220;beni ilgilendirmez, dışarıda oturuyorsunuz, tabi ki sinek olabilir&#8221; açıklaması bile yapabilirler.</p>
<p>-Şehirde evsizler bile ingilizce konuşabiliyor. İngilizce biliyorsanız dil ve yer yol bulma konusunda sorun yaşamanız imkansız.</p>
<p>-Hard Rock Cafe&#8217;ye gitme kararı aldıysanız, cuma ve cumartesi akşamları canlı müzik olma olasılığı çok yüksek, böyle bir ortam istemiyorsanız, gitmeyin.</p>
<p>-Eğlenin, arkadaş edinin, kaybolun ve acele etmeyin, nasıl olsa bir daha gitmek isteyeceksiniz.</p>
<p>Prag&#8217;da gezilecek yerler için ş<a href="http://oitheblog.com/2013/05/07/prag-nerelere-gitmeli/">uraya</a> bakabilirsiniz</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2013/08/20/prag-ipuclari/">Prag Gezi Rehberi: Bir Takım İpuçları</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2013/08/20/prag-ipuclari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
