<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Gezi Blog | OitheBlog</title>
	<atom:link href="https://oitheblog.com/tag/gezi-blog/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oitheblog.com/tag/gezi-blog/</link>
	<description>Gerçekten faydalı bir seyahat blogu</description>
	<lastBuildDate>Fri, 19 May 2023 16:36:23 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.1.9</generator>

<image>
	<url>https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/cropped-logo-32x32.png</url>
	<title>Gezi Blog | OitheBlog</title>
	<link>https://oitheblog.com/tag/gezi-blog/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Work and Travel: Önce Sefalet Sonra Krallık</title>
		<link>https://oitheblog.com/2014/02/19/amerika-work-and-travel/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2014/02/19/amerika-work-and-travel/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 19 Feb 2014 10:16:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[AMERİKA]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Gezi]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Road Trip]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Tatil Planı]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Tatili]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Yaz Tatili]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi Blogu]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Seyahat Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Vize Ücreti Amerika]]></category>
		<category><![CDATA[work and travel]]></category>
		<category><![CDATA[work and travel 2014]]></category>
		<category><![CDATA[work and travel alaska]]></category>
		<category><![CDATA[Work and Travel Amerika]]></category>
		<category><![CDATA[work and travel başvuru]]></category>
		<category><![CDATA[work and travel başvuru şartları]]></category>
		<category><![CDATA[work and travel blog]]></category>
		<category><![CDATA[work and travel bütçe]]></category>
		<category><![CDATA[work and travel fiyatları]]></category>
		<category><![CDATA[work and travel iş pozisyonları]]></category>
		<category><![CDATA[work and travel kazanç]]></category>
		<category><![CDATA[work and travel konaklama]]></category>
		<category><![CDATA[work and travel nedir]]></category>
		<category><![CDATA[work and travel uçak bileti]]></category>
		<category><![CDATA[work and travel ücretler]]></category>
		<category><![CDATA[work and travel usa]]></category>
		<category><![CDATA[work and travel vize]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=2118</guid>

					<description><![CDATA[<p>Öğrenciyken insanın en dört gözle beklediği şeylerden biri tabi ki yaz tatili.  Mezun olduktan ve iş hayatına atıldıktan sonra yaz...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2014/02/19/amerika-work-and-travel/">Work and Travel: Önce Sefalet Sonra Krallık</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/02/large-1.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-2122" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/02/large-1.jpg" alt="large (1)" width="400" height="400" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/02/large-1.jpg 500w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/02/large-1-150x150.jpg 150w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/02/large-1-300x300.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/02/large-1-210x210.jpg 210w" sizes="(max-width: 400px) 100vw, 400px" /></a></p>
<p>Öğrenciyken insanın en dört gözle beklediği şeylerden biri tabi ki yaz tatili.  Mezun olduktan ve iş hayatına atıldıktan sonra yaz tatillerinin önemi epey bir düşünce, insan &#8220;neden kızlı erkekli ortamlarda tıksırana kadar içmedim, niçin çılgın gecelerin aranan ismi olmadım&#8221; diye düşünür hale geliyor. Bu düşüncelerden en ön plana çıkanlardan biri ise seyahat içeren hedefler olunca, birçok kişi için Amerika tatili planı zirveyi zorluyor. Yaz tatili ve <b>Amerika</b> deyince akla gelen şeylerden bir tanesi de tabi ki&#8221; paranın dibine vurayım, sonra da Vegas&#8217;ta ortalığın anasını ağlatayım&#8221; hedeflerinin baş tacı olan,  <b>Work and Travel</b>. Amerika’nın başlattığı bu kültürel değişim programı hem Amerika’ya gitme olanağı, hem de biraz para kazanıp eğlenmek için öğrencilere değişik bir fırsat sunuyor.(bu da işin kibarca ifade edilmiş biçimi) “Macera dolu bir yaz geçireceğim, ben Amerika’ya gidiyorum” deyip ananıza babanıza sormadan bu program hakkında bir çok detayı göz önünde bulundurmanız gerekiyor ve işte burada yine <b>OitheBlog</b> devreye giriyor. Alkışları duyar gibiyiz&#8230;</p>
<p>Bu arada, bakmayın başlıkta öyle sefalet falan yazdığımıza, birçok insan &#8220;Work and Travel&#8221; yaptığı dönemi, hayatının en eğlenceli ve unutulmaz dönemleri olarak hatırlıyor. Evet, sonuçta hiç kimse &#8220;hadi bu yaz çalışayım, bayılıyorum yazın çalışmaya&#8221; diye düşünmeyebilir, ancak bu kadar farklı bir ortam ve çevre ile edindiğiniz kazanç, dostluk,  ve eğlenceli anıları birleştirince, aslında gerçekten güzel bir deneyim kazanmış oluyorsunuz.</p>
<p><b>Work and Travel nedir? </b></p>
<p>Amerika’da birkaç adam oturmuş “Biz bu dünyadaki genç kesime güzel bir deneyim yaşatalım, gelsinler biraz para kazansınlar, ülkemizi gezsinler, dillerini geliştirsinler, eğlensinler mutlu olsunlar, başka ne isteriz” demiş ve 1960’lı yıllarda bu programı başlatmış. Hayır, tabi ki başka bir niyet söz konusu, bunlar hep Amerika’nın oyunları. Şaka maka (şaka maka ne garip bir ikileme) “kültürler arasında yakınlaşma sağlamak” amacıyla başlatılmış bu program, aslında yoğun sezonda genç insanları düşük vasıflı pozisyonlarda işçi gibi çalıştırmak için iyi bir teknik olarak görülebilir. Bu kadar itin poposuna soktuktan sonra (göt demek istemedim aslında ama demiş bulundum) bu yazıyı okumaya devam edecek misiniz bilmiyorum ama, yukarıda saydıklarımın hiç biri kötü bir deneyim yaşayacağınız anlamına gelmiyor.</p>
<p>İşin ciddi kısmına gelecek olursak, Work and Travel, Amerika’da yasal olarak yaklaşık 3 ay çalışıp, çalışma süresini doldurduktan sonra 1 ay turist olarak kalmanızı sağlayan bir program.</p>
<p><b>Kimler bu programa dahil olabiliyor? </b></p>
<p>18-30 yaş arası lisans veya yüksek lisans öğrencileri programa başvurabilir. Not ortalamanız ile ilgili de bir kısıtlama var ama çok da ciddiye alınan bir kriter değilmiş, öyleyse de başvuru sırasında bilgilendirilirsiniz. Zaten şu an bu kriteri dert edecek kadar düşük notlarınız varsa oturun oturduğunuz yerde biraz ders çalışın. (anaç ruhum) Programa katılmak için en az orta seviye İngilizceniz olması gerekiyor ama ben bu program arasında sadece “hello, how are you” diyebilen kişileri de gördüm, fazla panik olmayın ama yine de *Oi the Blog sorumluluk kabul etmiyor*.</p>
<p><b>Nasıl başvuruluyor?</b></p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/02/Signing_form.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class=" wp-image-2121 alignright" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/02/Signing_form.jpg" alt="200452424-001" width="406" height="270" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/02/Signing_form.jpg 507w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/02/Signing_form-300x199.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/02/Signing_form-210x139.jpg 210w" sizes="(max-width: 406px) 100vw, 406px" /></a></p>
<p>Bu sektör son zamanlarda birçok kişiye “güzel iş hee” dedirten bir nitelikte olmalı ki herkes üşüşüp bir sürü danışmanlık şirketi kurmuş. (danışmanlar ayaklanmasın şimdi) Eskiden seçenekler arasında 2-5 şirket varken şimdi onlarca firma öğrencileri Amerika’ya göndermeyi vadediyor.  Bu danışmanlar Amerika’da çalışma vizesini ayarlayan sponsorlarla, sponsorlar da işverenlerle çalışıyor. Bu sponsorlar firmalar dışında bireysel vize başvurusu kabul etmiyor dolayısıyla bu danışmanları es geçemiyorsunuz. Danışmanlar size vize sürecinizde (DS-2019 izin belgesi) , sigortanız gibi formalite prosedürlerde yardımcı oluyor. Ayrıca konaklama, uçak bileti, iş seçimi gibi birçok önemli detayda da sizi doğru yerlere yönlendiriyor. Farklı danışmanlar farklı bölgelere hakim dolayısıyla farklı iş olanakları sunuyor ve bu sebeple ücretlerde birbirinden değişiklik gösteriyor. Bu danışmanlık firmalarından birini seçerken sadece ücretleri kıyaslamayın, sizi Amerika’da yönlendirecekleri bölgelere ve işlere de mutlaka dikkat edin.Son zamanlarda bu danışmanların ücreti 1500-2500 USD arasında değişiyormuş. Bu ücretlere vize ücreti (yaklaşık 140 dolar), konaklamanız ve uçak biletiniz dahil değil. Öğrencilik hayatı boyunca birkaç kez bu programa katılan kişiler Amerika’daki bazı işverenlerle samimi olup, bir sonraki yaza bir pozisyon için anlaşıyor. Bu durumda Türkiye’deki firmaya işi kendinizi bulduğunuzu söylerseniz, danışmanlık ücretini daha makul bir fiyata anlaşabilirsiniz.</p>
<p>Başvurular için belli dönemler var. Erken kayıt Ekim ayında başlıyor ve başvurular Nisan ayına kadar  devam ediyor. Ne kadar erken başvurursanız o kadar kabul edilme şansınız artıyor ve daha çok pozisyon arasından iş seçme avantajınız oluyor.</p>
<p><b>Konaklama</b></p>
<p>Konaklamayı genellikle işverenler sağlıyor ve haftalık alacağınız ücretten düşüyor. Danışmanınız size gideceğiniz grupla ortak bir evde kalmanız konusunda da yardımcı olabilir, birkaç kişi girerseniz işverenin sağlayacağı evden daha uygun fiyata kalabilirsiniz. Fakat bu seçenek gittiğiniz bazı bölgelerde mantıklı olmayabiliyor ve herkes “kim olduğu nereli olduğu belirsiz” diye nitelendirdikleri yabancılara evini sezonluk kiralamak istemeyebiliyor.  Konaklayacağınız yer için çok bir beklentiniz olmasın, kalınmayacak gibi değil ama harika da olduğunu söyleyemeyeceğiz.</p>
<p><b> “Bunları boşver, bize paradan haber et” </b></p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/02/large1.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class=" wp-image-2119 alignleft" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/02/large1.jpg" alt="large" width="400" height="603" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/02/large1.jpg 500w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/02/large1-210x316.jpg 210w" sizes="(max-width: 400px) 100vw, 400px" /></a>Normal şartlarda dolar almış başını gidiyorken, biraz para kazanayim mantığıyla yaklaşmanızın çok da saçma olmayacağı bu programı sadece para kazanma fırsatı olarak görmeniz sizi hayal kırıklığına uğratabilir.  Danışmanlık ücreti, vize ücreti, uçak bileti, yanınıza aldığınız harçlık, konaklama ücreti derken sadece programa katılmak için 3000-3500USD civarında bir harcama yapıyorsunuz ve orada bulunduğunuz süre içinde kazandığınız para anca harcadığınızı çıkartıp, orada geçinmenize (yeme, içme, ulaşım, aktiviteler) ve belki de sonrasında Amerika’da biraz seyahat etmenize yetecek kadar oluyor. Tabi bu genelleme üzerine kurulmuş bir senaryo. Ama program asıl eğlence/macera maksatlı olduğunu unutmayın ve kendinizi para kazanacağım diye hırpalamayın. Program ücretlerini bir kenara koyun, orada kazandığınız parayı gezmeye tozmaya rahat rahat harcayın.</p>
<p>Daha önce bu programa katılmış arkadaşınız varsa, veya ekşi’ye bakmış bulunduysanız Alaska ile ilgili bazı sorular sormaya başlamış olabilirsiniz. Alaska’da geçen seneye kadar balık fabrikalarında çalışma olanağı vardı ve söylentilere göre 3 ayda ciddi para kazanılıyordu. Ama daha sonra memlekette balıklar azalmış, fabrikalar sezonluk işçi sayısını azaltmış ve programa dahil olmak istememiş. Tabi bu tarafımızdan uydurulmuş bir senaryo, arkasında başka bir sebep yatıyor olabilir. Diğer işlere göre daha ağır şartları olmasına rağmen Alaska, öğrenciler arasında epey popülerleşmiş, millet sorup duruyor tekrar dahil olacak mı programa diye.. biz de buna dair bir takım söylentiler duyduk..</p>
<p>Programda bir çok farklı iş olanakları mevcut. Genelde saatlik bir ücret karşılığında ve ekstra bahşişlerle kazanç sağlanıyor. Amerika’da şu anda saatlik asgari ücret yaklaşık 8 dolar, yani bu ücret referans alınabilir. Çalışma saatleri de haftada 35-40 saat arası değişiyor. Yasal olarak çalışma saatlerinizin belli bir süreyi aşmaması gerekiyor, veya aşınca saatlik ücretin bir buçuk katı alıyorsunuz. O yüzden para kazanma odaklı gidiyorsanız uzun saatler çalışmak isteyebilirsiniz, tabi bu biraz da çalıştığınız yere ve iş vereninize kalmış bir şey. Ayrıca garsonluk için durum biraz değişik. Garsonlar asgari ücretin çok altında bir ücret (yaklaşık 2 buçuk dolar) artı bahşiş ile kazancını sağlıyor. Amerika’da restoranlarda bahşiş ortalaması %15-%20. Bunun dışında iş seçenekleri arasında can kurtaranlık, eğlence parkları, otel gibi bir çok pozisyon var.</p>
<p>Amerika’da bu program sürecinde  yasal olarak çalışabilmeniz için size verilen vize sayesinde bir sosyal güvenlik kartı alıyorsunuz. Bu kart size Amerika’nın bütün bölgelerinde, bütün iş yerlerinde yasal olarak çalışma hakkı veriyor. Dolayısıyla, ben illa kendimi yırtıp para kazanacağım diyorsanız çalışmaya başlayacağınız pozisyon dışında, ekstra bir kazanç için part-time çalışabileceğiniz diğer işleri de araştırabilirsiniz.</p>
<p><b>Turist Kafası</b></p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/02/large.png"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-2120" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/02/large.png" alt="large" width="470" height="291" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/02/large.png 470w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/02/large-300x185.png 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/02/large-210x130.png 210w" sizes="(max-width: 470px) 100vw, 470px" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>3 aylık çalışma döneminiz bittikten sonra, 1 ay Amerika’da turist olarak kalma hakkı kazanıyorsunuz. Bu dönemde kazandığınız parayı, ya da yanınızda sırf bu sebeple getirdiğiniz parayı, doya doya harcayın. Tüm eyaletleri şehirleri gezin demiyorum tabi ama en çok ilginizi çeken yerlerle güzel bir rota belirlerseniz, 1 ay Amerika’da gezmek için çok ideal bir süre. Rota belirlemenizde ve bu seyahati planlamanızda yardımcı olabilecek şu <a href="http://oitheblog.com/2013/09/18/amerika-tatili-plani-101/">rehberimize</a> de göz atmayı unutmayın.</p>
<p>Akıllı davanıp çalışma süreniz bitmeden önce işten ayrılıp hiç bir şey olmamış gibi ülkede gezip tozacağınızı düşünmeyin. Program sürecinde işten ayrılırsanız, iş vereniniz sponsorlarla iletişime geçip durumu bildiriyor ve başka bir işe geçmezseniz ülkeyi belli bir süre içinde terk etmeniz gerekir. Üzgünüm&#8230;Pozisyonunuzdan memnun kalmadığınız için iş değiştirmek istiyorsanız iş verene mutlaka 2 hafta öncesinden haber verip, yeni bir iş bulma konusunda yardım isteyebilirsiniz. Bunu samimi bir şekilde dile getirirseniz iş veren size acımasız davranmayacaktır, korkacak bir şey yok.</p>
<p><b>Dil Geliştirme </b></p>
<p>Program hakkında en çok sorulan sorulardan bir tanesi de “İngilizcemi geliştirmeme yardımcı olur mu?”. Bence 3-4 ay başka bir ülkede yabancı bir dil geliştirmek için çok ideal bir süre. Özellikle çalışma ortamında olacağınız, ve Amerika’lılarla işiniz gereği iletişim içinde olmak zorunda olduğunuz için baya bir pratik yapacaksınız. Tabi zoraki iletişim kurup, minimum derecede İngilizce konuşmak için çabalarsanız gittiğiniz İngilizce seviyesinde geri dönebilirsiniz. İş dışında arkadaş ortamı da önemli tabi. Programa katıldığınız Türklerle dip dibe (burada başka bir ikilem kullanmamak için çabalıyorum) dolaşırsanız gittiğiniz İngilizce seviyesinin çok daha altında bir seviyede bile dönebilirsiniz.</p>
<p>Konumuzla çok da alakasız olmayan Fatih Terim İngilizcesini örnek alabiliriz:</p>
<p><iframe loading="lazy" src="//www.youtube.com/embed/ccw8dQNAsmc" width="420" height="315" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2014/02/19/amerika-work-and-travel/">Work and Travel: Önce Sefalet Sonra Krallık</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2014/02/19/amerika-work-and-travel/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>3</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Avrupa&#8217;da Görebileceğiniz En Değişik 17 Yapı</title>
		<link>https://oitheblog.com/2014/01/15/avrupada-gorebileceginiz-en-degisik-17-yapi/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2014/01/15/avrupada-gorebileceginiz-en-degisik-17-yapi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Jan 2014 15:50:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ALMANYA]]></category>
		<category><![CDATA[AVUSTURYA]]></category>
		<category><![CDATA[BELÇİKA]]></category>
		<category><![CDATA[ÇEK CUMHURİYETİ]]></category>
		<category><![CDATA[FRANSA]]></category>
		<category><![CDATA[İSPANYA]]></category>
		<category><![CDATA[İZLANDA]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya]]></category>
		<category><![CDATA[architecture]]></category>
		<category><![CDATA[avrupa en ilginç yapılar]]></category>
		<category><![CDATA[avrupa seyahat]]></category>
		<category><![CDATA[avrupa turu]]></category>
		<category><![CDATA[avrupada gezilecek yerler]]></category>
		<category><![CDATA[avusturya]]></category>
		<category><![CDATA[bulgaristan]]></category>
		<category><![CDATA[Çek Cumhuriyeti]]></category>
		<category><![CDATA[dünyadaki en acayip binalar]]></category>
		<category><![CDATA[dünyanın en garip binası]]></category>
		<category><![CDATA[dünyanın en tuhaf yapıları]]></category>
		<category><![CDATA[en garip binaları]]></category>
		<category><![CDATA[en ilginç yapılar]]></category>
		<category><![CDATA[en tuhaf binalar]]></category>
		<category><![CDATA[en tuhaf mekanlar]]></category>
		<category><![CDATA[en tuhaf yapılar]]></category>
		<category><![CDATA[Fransa]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi Blog]]></category>
		<category><![CDATA[ingiltere gezi]]></category>
		<category><![CDATA[İspanya]]></category>
		<category><![CDATA[izlanda]]></category>
		<category><![CDATA[OitheBlog]]></category>
		<category><![CDATA[portekiz]]></category>
		<category><![CDATA[Seyahat Blog]]></category>
		<category><![CDATA[the weirdest buildings in europe]]></category>
		<category><![CDATA[the weirdest buildings in the world]]></category>
		<category><![CDATA[weirdest architecture]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=1858</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gezi Olayları döneminde başlayan Barok Dönem hayranlığımız, biz Türk gençlerini dünyadaki diğer enteresan mimari akım ve yapıları araştırmaya itti. Özellikle...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2014/01/15/avrupada-gorebileceginiz-en-degisik-17-yapi/">Avrupa&#8217;da Görebileceğiniz En Değişik 17 Yapı</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gezi Olayları döneminde başlayan Barok Dönem hayranlığımız, biz Türk gençlerini dünyadaki diğer enteresan mimari akım ve yapıları araştırmaya itti. Özellikle Avrupa’da çok değişik binaların, Instagram’da 100 like garantili yapıların var olduğunu fark ettik. Karşınızda “Ulan buna amma elektrik gidiyordur” ya da “Abi, adamlar yapıyor” muhabbeti çevirebileceğiniz 12 yapı.</p>
<p>1. <strong>Guggenheim Müzesi- Bilbao, İspanya</strong></p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/1-Guggenheim-Muzesi-Bilbao-Ispanya.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-1877" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/1-Guggenheim-Muzesi-Bilbao-Ispanya.jpg" alt="1-Guggenheim-Muzesi-Bilbao-Ispanya" width="600" height="450" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/1-Guggenheim-Muzesi-Bilbao-Ispanya.jpg 600w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/1-Guggenheim-Muzesi-Bilbao-Ispanya-300x225.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/1-Guggenheim-Muzesi-Bilbao-Ispanya-210x157.jpg 210w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></a> <strong>2. Upside Down House- Szymbark, Polonya</strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/2-Upside-down-House-Szymbark-Polonya.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-1878" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/2-Upside-down-House-Szymbark-Polonya.jpg" alt="2-Upside-down-House-Szymbark-Polonya" width="600" height="450" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/2-Upside-down-House-Szymbark-Polonya.jpg 600w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/2-Upside-down-House-Szymbark-Polonya-300x225.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/2-Upside-down-House-Szymbark-Polonya-210x157.jpg 210w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></a></p>
<p><strong>3. Reykjavik Kilisesi- Reykjavik, İzlanda</strong></p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/3-Reykjavik-Kilisesi-Reykjavik-Izlanda.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-1879" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/3-Reykjavik-Kilisesi-Reykjavik-Izlanda.jpg" alt="3-Reykjavik-Kilisesi-Reykjavik-Izlanda" width="600" height="507" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/3-Reykjavik-Kilisesi-Reykjavik-Izlanda.jpg 600w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/3-Reykjavik-Kilisesi-Reykjavik-Izlanda-300x253.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/3-Reykjavik-Kilisesi-Reykjavik-Izlanda-210x177.jpg 210w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></a><strong>4. Edificio Mirador- Madrid, İspanya</strong></p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/4-Edificio-Mirador-Madrid-Ispanya.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-1880" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/4-Edificio-Mirador-Madrid-Ispanya.jpg" alt="4-Edificio-Mirador-Madrid-Ispanya" width="600" height="541" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/4-Edificio-Mirador-Madrid-Ispanya.jpg 600w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/4-Edificio-Mirador-Madrid-Ispanya-300x270.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/4-Edificio-Mirador-Madrid-Ispanya-210x189.jpg 210w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></a></p>
<p><strong>5. Palais Bulles- Cannes, Fransa </strong></p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/5-Palais-Bulles-Cannes-Fransa.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-1881" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/5-Palais-Bulles-Cannes-Fransa.jpg" alt="5-Palais-Bulles-Cannes-Fransa" width="600" height="393" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/5-Palais-Bulles-Cannes-Fransa.jpg 600w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/5-Palais-Bulles-Cannes-Fransa-300x196.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/5-Palais-Bulles-Cannes-Fransa-210x137.jpg 210w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></a><strong>6. Atomium- Brüksel, Belçika</strong></p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/6-Atomium-Bruksel-Belcika.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-1882" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/6-Atomium-Bruksel-Belcika.jpg" alt="6-Atomium-Bruksel-Belcika" width="600" height="450" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/6-Atomium-Bruksel-Belcika.jpg 600w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/6-Atomium-Bruksel-Belcika-300x225.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/6-Atomium-Bruksel-Belcika-210x157.jpg 210w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></a><strong>7.  Snail House- Sofya, Bulgaristan</strong></p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/7-Snail-House-Sofya-Bulgaristan.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-1883" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/7-Snail-House-Sofya-Bulgaristan.jpg" alt="7-Snail-House-Sofya-Bulgaristan" width="600" height="449" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/7-Snail-House-Sofya-Bulgaristan.jpg 600w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/7-Snail-House-Sofya-Bulgaristan-300x224.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/7-Snail-House-Sofya-Bulgaristan-210x157.jpg 210w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></a></p>
<p><strong>8. House Attack- Viyana, Avusturya </strong></p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/8-House-Attack-Viyana-Avusturya.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-1884" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/8-House-Attack-Viyana-Avusturya.jpg" alt="8-House-Attack-Viyana-Avusturya" width="600" height="433" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/8-House-Attack-Viyana-Avusturya.jpg 600w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/8-House-Attack-Viyana-Avusturya-300x216.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/8-House-Attack-Viyana-Avusturya-210x151.jpg 210w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></a></p>
<p><strong>9. Casa Mila- Barselona, İspanya</strong></p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/9-Casa-Mila-Barselona-Ispanya.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-1885" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/9-Casa-Mila-Barselona-Ispanya.jpg" alt="9-Casa-Mila-Barselona-Ispanya" width="600" height="399" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/9-Casa-Mila-Barselona-Ispanya.jpg 600w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/9-Casa-Mila-Barselona-Ispanya-300x199.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/9-Casa-Mila-Barselona-Ispanya-210x139.jpg 210w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></a></p>
<p><strong>10. Hundertwasser House- Viyana, Avusturya</strong></p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/10-Hundertwasser-House-Viyana-Avusturya.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-1886" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/10-Hundertwasser-House-Viyana-Avusturya.jpg" alt="10-Hundertwasser-House-Viyana-Avusturya" width="600" height="471" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/10-Hundertwasser-House-Viyana-Avusturya.jpg 600w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/10-Hundertwasser-House-Viyana-Avusturya-300x235.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/10-Hundertwasser-House-Viyana-Avusturya-210x164.jpg 210w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></a></p>
<p><strong>11. Dancing Building- Prag, Çek Cumhuriyeti</strong></p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/11-Dancing-Building-Prag-Cek-Cumhuriyeti.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-1887" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/11-Dancing-Building-Prag-Cek-Cumhuriyeti.jpg" alt="11-Dancing-Building-Prag-Cek-Cumhuriyeti" width="600" height="398" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/11-Dancing-Building-Prag-Cek-Cumhuriyeti.jpg 600w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/11-Dancing-Building-Prag-Cek-Cumhuriyeti-300x199.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/11-Dancing-Building-Prag-Cek-Cumhuriyeti-210x139.jpg 210w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></a></p>
<p><strong>12. Sagrada Familia- Barselona, İspanya</strong></p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/12-Sagrada-Familia-Barselona-Ispanya.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-1888" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/12-Sagrada-Familia-Barselona-Ispanya.jpg" alt="12-Sagrada-Familia-Barselona-Ispanya" width="600" height="450" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/12-Sagrada-Familia-Barselona-Ispanya.jpg 600w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/12-Sagrada-Familia-Barselona-Ispanya-300x225.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/12-Sagrada-Familia-Barselona-Ispanya-210x157.jpg 210w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></a></p>
<p><strong>13. Eden Project- Cornwall, İngiltere</strong></p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/13-Eden-Project-Cornwall-Ingiltere.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-1889" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/13-Eden-Project-Cornwall-Ingiltere.jpg" alt="13-Eden-Project-Cornwall-Ingiltere" width="600" height="450" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/13-Eden-Project-Cornwall-Ingiltere.jpg 600w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/13-Eden-Project-Cornwall-Ingiltere-300x225.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/13-Eden-Project-Cornwall-Ingiltere-210x157.jpg 210w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></a></p>
<p><strong>14. Elbe Philharmonic- Hamburg, Almanya</strong></p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/14-Elbe-Philharmonic-Hamburg-Almanya.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-1890" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/14-Elbe-Philharmonic-Hamburg-Almanya.jpg" alt="14-Elbe-Philharmonic-Hamburg-Almanya" width="600" height="442" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/14-Elbe-Philharmonic-Hamburg-Almanya.jpg 600w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/14-Elbe-Philharmonic-Hamburg-Almanya-300x221.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/14-Elbe-Philharmonic-Hamburg-Almanya-210x154.jpg 210w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></a></p>
<p><strong>15. Thin House- Londra, İngiltere</strong></p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/15-Thin-House-Londra-Ingiltere.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-1891" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/15-Thin-House-Londra-Ingiltere.jpg" alt="15-Thin-House-Londra-Ingiltere" width="600" height="799" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/15-Thin-House-Londra-Ingiltere.jpg 600w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/15-Thin-House-Londra-Ingiltere-225x300.jpg 225w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/15-Thin-House-Londra-Ingiltere-210x279.jpg 210w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></a></p>
<p><strong>16. Stone House- Fafe Dağları, Portekiz</strong></p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/16-Stone-House-Fafe-Daglari-Portekiz-.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-1892" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/16-Stone-House-Fafe-Daglari-Portekiz-.jpg" alt="16-Stone-House-Fafe-Daglari-Portekiz-" width="600" height="398" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/16-Stone-House-Fafe-Daglari-Portekiz-.jpg 600w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/16-Stone-House-Fafe-Daglari-Portekiz--300x199.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/16-Stone-House-Fafe-Daglari-Portekiz--210x139.jpg 210w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></a></p>
<p><strong>17. Porsche Müzesi- Stuttgart, Almanya</strong></p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/17-porsche-muzesi-stuttgart-almanya.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-1893 size-full" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/17-porsche-muzesi-stuttgart-almanya.jpg" alt="Avrupa'daki En Değişik Yapılar" width="600" height="902" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/17-porsche-muzesi-stuttgart-almanya.jpg 600w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/17-porsche-muzesi-stuttgart-almanya-199x300.jpg 199w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/17-porsche-muzesi-stuttgart-almanya-210x315.jpg 210w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>* Bu içerik ListeList için hazırlanmıştır</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2014/01/15/avrupada-gorebileceginiz-en-degisik-17-yapi/">Avrupa&#8217;da Görebileceğiniz En Değişik 17 Yapı</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2014/01/15/avrupada-gorebileceginiz-en-degisik-17-yapi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hans Brinker: Dünyanın En Kötü Oteline Hoşgeldiniz</title>
		<link>https://oitheblog.com/2014/01/02/hans-brinker-dunyanin-en-kotu-oteline-hosgeldiniz/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2014/01/02/hans-brinker-dunyanin-en-kotu-oteline-hosgeldiniz/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Jan 2014 22:32:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[AMSTERDAM]]></category>
		<category><![CDATA[FAYDALI Bİ' ŞEYLER]]></category>
		<category><![CDATA[HOLLANDA]]></category>
		<category><![CDATA[Amsterdam]]></category>
		<category><![CDATA[amsterdam gezi blog]]></category>
		<category><![CDATA[Amsterdam Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[amsterdam hostel]]></category>
		<category><![CDATA[amsterdam nerede]]></category>
		<category><![CDATA[amsterdam nerelere gitmeli]]></category>
		<category><![CDATA[amsterdam oteller]]></category>
		<category><![CDATA[avrupa gezi]]></category>
		<category><![CDATA[dünyanın en kötü oteli]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi Notları]]></category>
		<category><![CDATA[hans brinker]]></category>
		<category><![CDATA[hans brinker hostel]]></category>
		<category><![CDATA[Hollanda]]></category>
		<category><![CDATA[hostel]]></category>
		<category><![CDATA[Seyahat]]></category>
		<category><![CDATA[Seyahat Blog]]></category>
		<category><![CDATA[seyahat ipuçları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=1773</guid>

					<description><![CDATA[<p>Öncelikle, başlıktan dolayı ön yargı oluşmaması için şunu bir açıklığa kavuşturmakta fayda var. Hans Brinker hosteli bizim gidip de &#8220;off burası...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2014/01/02/hans-brinker-dunyanin-en-kotu-oteline-hosgeldiniz/">Hans Brinker: Dünyanın En Kötü Oteline Hoşgeldiniz</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/Image5.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-1805" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/Image5.jpg" alt="Image5" width="400" height="300" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/Image5.jpg 400w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/Image5-300x225.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/Image5-210x157.jpg 210w" sizes="(max-width: 400px) 100vw, 400px" /></a></p>
<p>Öncelikle, başlıktan dolayı ön yargı oluşmaması için şunu bir açıklığa kavuşturmakta fayda var. <strong>Hans Brinker </strong>hosteli bizim gidip de &#8220;off burası çok kötü hemen blog&#8217;a yazalım da insanlar gitmesin&#8221; dediğimiz bir yer değil, otel kendini &#8220;dünyanın en kötü oteli&#8221; olarak tanıtıyor ve bu özelliğiyle övünerek birçok insanın ilgisini çekmeyi ve sürekli dolu olmayı başarıyor. Hatta otel dünyanın en kötü otel sıralamasında bir numara olmak için özellikle ekstra kötü şartlar sunuyor. Evet biz de ilk duyduğumuzda şaşırmıştık.</p>
<p>Genel olarak hostellerin gecelik ücretlerinden bile yola çıkarak konaklamanızda sizi nasıl bir deneyim beklediğini tahmin edebilirsiniz. Genel konsepti birçok kişiyle aynı odada kalmalı olan, uygun fiyata konaklama sağladığı için genç ve öğrenci popülasyonun yüksek olduğu dolayısıyla bol içmeli dağıtmalı bir ortam olan hostellerin, güvenlik ve hijyen açısından pek yüksek standartlar sağlamadığı aşikar. <strong>Amsterdam</strong>&#8216;da bulunan Hans Brinker Hosteli bu gerçeği kabullenerek, insanları alaycı bir şekilde ve kişisel fikrimi soracak olursanız, dünyanın en dahi reklam kampanyalarından biriyle otelde kötü şartlar olduğuna dair uyarıyor. O kadar kötü şartlardan söz ediyoruz ki, bazı hosteller yanında 5 yıldızlı otel gibi bile kalabilir.</p>
<p>Konsepti kavramanız için sizi reklam kampanyalarının içerikleri ve diğer görsellere baş başa bırakıyorum.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/hans_brinker_hotel04.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-1803" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/hans_brinker_hotel04.jpg" alt="hans_brinker_hotel04" width="500" height="348" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/hans_brinker_hotel04.jpg 500w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/hans_brinker_hotel04-300x208.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/hans_brinker_hotel04-210x146.jpg 210w" sizes="(max-width: 500px) 100vw, 500px" /></a></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-28315-1379946729-23.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-1800" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-28315-1379946729-23.jpg" alt="enhanced-buzz-wide-28315-1379946729-23" width="421" height="595" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-28315-1379946729-23.jpg 701w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-28315-1379946729-23-210x297.jpg 210w" sizes="(max-width: 421px) 100vw, 421px" /></a></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/Brinker-eco-friendly.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-1810" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/Brinker-eco-friendly.jpg" alt="Brinker eco friendly" width="353" height="500" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/Brinker-eco-friendly.jpg 353w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/Brinker-eco-friendly-211x300.jpg 211w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/Brinker-eco-friendly-210x297.jpg 210w" sizes="(max-width: 353px) 100vw, 353px" /></a> <a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/Hans-Brinker-Hotel.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-1811" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/Hans-Brinker-Hotel.jpg" alt="Hans-Brinker-Hotel" width="507" height="355" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/Hans-Brinker-Hotel.jpg 634w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/Hans-Brinker-Hotel-300x210.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/Hans-Brinker-Hotel-210x147.jpg 210w" sizes="(max-width: 507px) 100vw, 507px" /></a> <a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-25198-1379947395-37.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-1799" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-25198-1379947395-37.jpg" alt="enhanced-buzz-wide-25198-1379947395-37" width="594" height="421" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-25198-1379947395-37.jpg 990w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-25198-1379947395-37-300x212.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-25198-1379947395-37-210x148.jpg 210w" sizes="(max-width: 594px) 100vw, 594px" /></a> <a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-25181-1379949416-37.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-1798" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-25181-1379949416-37.jpg" alt="enhanced-buzz-wide-25181-1379949416-37" width="594" height="431" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-25181-1379949416-37.jpg 990w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-25181-1379949416-37-300x217.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-25181-1379949416-37-210x152.jpg 210w" sizes="(max-width: 594px) 100vw, 594px" /></a> <a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-21338-1379946729-16.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-1797" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-21338-1379946729-16.jpg" alt="enhanced-buzz-wide-21338-1379946729-16" width="421" height="595" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-21338-1379946729-16.jpg 701w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-21338-1379946729-16-210x297.jpg 210w" sizes="(max-width: 421px) 100vw, 421px" /></a> <a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-20799-1379949482-22.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-1796" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-20799-1379949482-22.jpg" alt="enhanced-buzz-wide-20799-1379949482-22" width="308" height="475" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-20799-1379949482-22.jpg 776w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-20799-1379949482-22-194x300.jpg 194w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-20799-1379949482-22-662x1024.jpg 662w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-wide-20799-1379949482-22-210x324.jpg 210w" sizes="(max-width: 308px) 100vw, 308px" /></a> <a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-25209-1379947122-9.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-1795" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-25209-1379947122-9.jpg" alt="enhanced-buzz-25209-1379947122-9" width="381" height="507" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-25209-1379947122-9.jpg 576w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-25209-1379947122-9-225x300.jpg 225w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-25209-1379947122-9-210x280.jpg 210w" sizes="(max-width: 381px) 100vw, 381px" /></a> <a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-15599-1379951914-33.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-1794" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-15599-1379951914-33.jpg" alt="enhanced-buzz-15599-1379951914-33" width="372" height="520" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-15599-1379951914-33.jpg 620w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-15599-1379951914-33-214x300.jpg 214w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/enhanced-buzz-15599-1379951914-33-210x293.jpg 210w" sizes="(max-width: 372px) 100vw, 372px" /></a> <a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/hans.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-1802" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/hans.jpg" alt="hans" width="486" height="329" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/hans.jpg 736w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/hans-300x203.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/hans-210x142.jpg 210w" sizes="(max-width: 486px) 100vw, 486px" /></a> <a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/hans-brinker-ads.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-1804 size-full" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/hans-brinker-ads.jpg" alt="Dünyanın En Kötü Oteli" width="400" height="380" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/hans-brinker-ads.jpg 400w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/hans-brinker-ads-300x285.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/hans-brinker-ads-210x199.jpg 210w" sizes="(max-width: 400px) 100vw, 400px" /></a></p>
<p><iframe loading="lazy" src="//www.youtube.com/embed/uv3KqZUY_qc" width="420" height="315" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></p>
<p><iframe loading="lazy" src="//player.vimeo.com/video/65286998" width="500" height="293" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2014/01/02/hans-brinker-dunyanin-en-kotu-oteline-hosgeldiniz/">Hans Brinker: Dünyanın En Kötü Oteline Hoşgeldiniz</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2014/01/02/hans-brinker-dunyanin-en-kotu-oteline-hosgeldiniz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Las Vegas Kumarhaneleriyle İlgili 6 Tuhaf  Gerçek</title>
		<link>https://oitheblog.com/2013/12/22/las-vegas-kumarhaneleriyle-ilgili-6-tuhaf-gercek/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2013/12/22/las-vegas-kumarhaneleriyle-ilgili-6-tuhaf-gercek/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 22 Dec 2013 14:41:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[AMERİKA]]></category>
		<category><![CDATA[FAYDALI Bİ' ŞEYLER]]></category>
		<category><![CDATA[LAS VEGAS]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Gezi]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Road Trip]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi Blog]]></category>
		<category><![CDATA[kumarhane]]></category>
		<category><![CDATA[Las Vegas]]></category>
		<category><![CDATA[las vegas casino]]></category>
		<category><![CDATA[las vegas casino tuhaf gerçekler]]></category>
		<category><![CDATA[las vegas gezi]]></category>
		<category><![CDATA[las vegas gezi notları]]></category>
		<category><![CDATA[las vegas ipuçları]]></category>
		<category><![CDATA[las vegas kumar]]></category>
		<category><![CDATA[las vegas kumar oynama yaşı]]></category>
		<category><![CDATA[las vegas kumarhane içki]]></category>
		<category><![CDATA[las vegas nasıl bir yer]]></category>
		<category><![CDATA[las vegas nerede]]></category>
		<category><![CDATA[las vegas pahalı mı]]></category>
		<category><![CDATA[las vegas sin city]]></category>
		<category><![CDATA[las vegas tatil]]></category>
		<category><![CDATA[Nevada]]></category>
		<category><![CDATA[Seyahat Blog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=1734</guid>

					<description><![CDATA[<p>Casino sahipleri, sizin kendinizi saatlerce kumara kaptırmanızı ister. Çünkü, ne kadar uzun kalırsanız, o kadar çok oynar ve para kaybetme...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2013/12/22/las-vegas-kumarhaneleriyle-ilgili-6-tuhaf-gercek/">Las Vegas Kumarhaneleriyle İlgili 6 Tuhaf  Gerçek</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Casino sahipleri, sizin kendinizi saatlerce kumara kaptırmanızı ister. Çünkü, ne kadar uzun kalırsanız, o kadar çok oynar ve para kaybetme olasılığınız da bir o kadar artar. İnternetten bile olsa biraz kumar oynamışlığınız varsa, siz de kazandığınız birkaç kuruştan sonra “tamam ben hevesimi aldım, bundan sonra kumar oynamayacağım” mantığında hareket edemiyorsunuz. Öyle bir mantık kalmıyor.  Onun yerine Pepsi sloganı gibi “Daha fazlasını istiyor”, kazandıkça yüzüğe ulaşmış “Gollum” gibi hissediyorsunuz. Casino sahipleri de “biz bunları nasıl daha fazla soyup soğana çevirebiliriz” diyerek  “Bunlar hep İlluminati” dedirtecek nitelikte taktikler geliştiriyorlar. Şöyle buyrun;</p>
<p><b>1. Oksijen verilmesi</b></p>
<p>İnkar edilse ya da tartışmalara yol açsa da, Vegas kumarhaneleriyle ilgili en enteresan gerçeklerden biri, kumar oynanan mekanlara, özel havalandırmalar aracılığıyla oksijen pompalanması. Bu şekilde, uykunuzun gelmemesini ya da daha geç gelmesini sağlayarak, daha fazla kumar oynamanızı sağlıyorlar. Yani normalde, ağzınızdan salyalar akıtarak uyuma aşamasında olacakken, kumarhanede kadın görmüş Adnan Oktar cinliğinde oturmaya devam ediyorsunuz.<b> </b></p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/h.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-1736" alt="h" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/h.jpg" width="500" height="333" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/h.jpg 500w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/h-300x199.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/h-210x139.jpg 210w" sizes="(max-width: 500px) 100vw, 500px" /></a></p>
<p><b>2. Saatlerin olmaması</b></p>
<p>Çok uzun süre ayakta kaldığınızı fark edip, saate bakma ihtiyacı duyuyorsunuz fakat yoo yoo, bakamazsınız. Çünkü buna da bir çare bulmuşlar, kumarhanelerde saat diye bir şey yok. “Zaten kim saat kullanıyor bu devirde, en yenisini alacağım diye 5 yıldır değiştiremediğim  ayfonum var benim, oradan bakarım” diyorsunuz di mi? Kumar masalarında cep telefonu kullanmak da yasak. Geçmiş olsun.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/v.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-1738" alt="v" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/v.jpg" width="582" height="285" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/v.jpg 970w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/v-300x146.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/v-210x102.jpg 210w" sizes="(max-width: 582px) 100vw, 582px" /></a></p>
<p><b>3. Camların olmaması</b></p>
<p>“Ulan saatlerdir uykum gelmedi, saati de öğrenemedik, bari şu camdan bir kafamı uzatayım, yıldızların durumundan, güneşin konumundan zaman dilimini çözmeye çalışayım” diyorsunuz, ama kumarhaneciler bunu da çoktan düşünmüş ve günün hangi saatinde olduğunuzu fark edememeniz için kumarhanelerin hiçbirine cam koymamışlar. (durum o kadar şüpheli bir hal aldı ki yakında bu konuyu da Illuminati’ye bağlayıp Youtube’a video koyacağız)</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/c.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-1741" alt="c" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/c.jpg" width="598" height="373" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/c.jpg 1383w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/c-300x187.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/c-1024x640.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/c-210x131.jpg 210w" sizes="(max-width: 598px) 100vw, 598px" /></a></p>
<p><b>4. Sonsuza kadar bedava içki</b></p>
<p>Susadınız mı? Canınız bir bira, bir kokteyl mi çekti? Yalnızca 15 kupona, kokteyliniz gazetenizle bedava. Şaka şaka, hiç sorun değil. Burada istediğiniz içki ayağınıza geliyor, üstelik para da almıyorlar. Yeter ki kumar oynamaya devam edin.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/d.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-1743" alt="d" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/d.jpg" width="665" height="374" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/d.jpg 1385w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/d-300x168.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/d-1024x575.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/d-210x118.jpg 210w" sizes="(max-width: 665px) 100vw, 665px" /></a></p>
<p><strong>5.</strong> <b>Kumar masalarında, etrafta dolaşan yarı çıplak kızlar</b></p>
<p>Bunu ne kadar sinsi ya da kötü bir plan olarak düşünüyorsunuz bilmiyoruz ama, Las Vegas kumarhanelerinde, her daim ortalıkta dolaşan manken fizikli, yarı çıplak, striptizci tadında ama salon kadını çizgisinden de çıkmayan kızlar mevcut. Hatta abartıp, masaj yapmayı teklif ettikleri bile oluyor. Hiçbir yere gitmiyorsunuz beyler, kumara devam.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/f.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-1744" alt="f" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/f.jpg" width="570" height="400" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/f.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/f-300x210.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/f-210x147.jpg 210w" sizes="(max-width: 570px) 100vw, 570px" /></a></p>
<p><b>6. Labirent gibi casinolar</b></p>
<p>Vegas’taki kumarhanelerin bir diğer özelliği de, labirent gibi tasarlanmış olmaları. Bunun sebebi, ortamı terk etmenizi zorlaştırmak ve başka kumar aktivitelerine ilginizi çekerek daha fazla para harcamanızı sağlamak. Yani siz kumara, içkiye, kızların yarattığı görsel şölene doyduktan sonra kumarhaneden çıkacak gücü kendinizde bulunca, bu sefer de çıkış kapısını bulamıyorsunuz.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/v1.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-1746" alt="v" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/v1.jpg" width="605" height="406" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/v1.jpg 1260w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/v1-300x201.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/v1-1024x688.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/v1-210x141.jpg 210w" sizes="(max-width: 605px) 100vw, 605px" /></a></p>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: left;">* Bu içerik <a href="http://listelist.com/las-vegas-kumarhaneleri-kurnazliklari/" target="_blank">Listelist</a> için hazırlanmıştır.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2013/12/22/las-vegas-kumarhaneleriyle-ilgili-6-tuhaf-gercek/">Las Vegas Kumarhaneleriyle İlgili 6 Tuhaf  Gerçek</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2013/12/22/las-vegas-kumarhaneleriyle-ilgili-6-tuhaf-gercek/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Botsvana: Jakuzinizde Uzanırken Aslanları İzleyebileceğiniz Ülke</title>
		<link>https://oitheblog.com/2013/11/24/botswana-jakuzinizde-uzanirken-aslanlari-izleyebileceginiz-ulke/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2013/11/24/botswana-jakuzinizde-uzanirken-aslanlari-izleyebileceginiz-ulke/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 24 Nov 2013 20:14:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[RÖPORTAJ]]></category>
		<category><![CDATA[africa]]></category>
		<category><![CDATA[afrika]]></category>
		<category><![CDATA[afrika safari]]></category>
		<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[botswana]]></category>
		<category><![CDATA[botswana blog]]></category>
		<category><![CDATA[botswana diamond]]></category>
		<category><![CDATA[botswana elmas]]></category>
		<category><![CDATA[botswana gezilecek yerler]]></category>
		<category><![CDATA[botswana nerede]]></category>
		<category><![CDATA[botswana safari]]></category>
		<category><![CDATA[botswana travel guide]]></category>
		<category><![CDATA[botswana travel tips]]></category>
		<category><![CDATA[botswana what to do]]></category>
		<category><![CDATA[botswanada yasam]]></category>
		<category><![CDATA[gaborone]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[kabile]]></category>
		<category><![CDATA[life in botswana]]></category>
		<category><![CDATA[safari]]></category>
		<category><![CDATA[safari yapmak]]></category>
		<category><![CDATA[Seyahat]]></category>
		<category><![CDATA[Seyahat Blog]]></category>
		<category><![CDATA[where is botswana]]></category>
		<category><![CDATA[where to stay in botswana]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=1493</guid>

					<description><![CDATA[<p>Geçen ay Amsterdam&#8217;a dönmeden önce evimize kalmaya gelen Edvar Ter Haar ile çok sevdiğimiz Yakup&#8217;ta, keyfimiz yerinde, karşılıklı rakı içiyorduk....</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2013/11/24/botswana-jakuzinizde-uzanirken-aslanlari-izleyebileceginiz-ulke/">Botsvana: Jakuzinizde Uzanırken Aslanları İzleyebileceğiniz Ülke</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/5540963735_aa4f3ed43e_b.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-1521" alt="5540963735_aa4f3ed43e_b" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/5540963735_aa4f3ed43e_b.jpg" width="655" height="295" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/5540963735_aa4f3ed43e_b.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/5540963735_aa4f3ed43e_b-300x135.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/5540963735_aa4f3ed43e_b-210x94.jpg 210w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /></a>Geçen ay Amsterdam&#8217;a dönmeden önce evimize kalmaya gelen <strong>Edvar Ter Haar</strong> ile çok sevdiğimiz Yakup&#8217;ta, keyfimiz yerinde, karşılıklı rakı içiyorduk. Garsonlarla Türkçe konuşma çabasını &#8220;Türk kızlarının Türkçe konuşmaya çalışan turiste verdiği tepki&#8221;den aşina olacağınız hayranlık eşiğinde izlemeye devam ederken, birden kafamızın üzerinde bir ampul belirdi; Bizim Edvar ile Amterdam üzerine değil, <strong>Botswana</strong> üzerine bir röportaj yapmamız lazım!</p>
<p>Edvar, Benetton kataloğu gibi bir çocuk. İngiltere doğumlu, babası Hollandalı, annesi Türk, Belçika ve Çek Cumhuriyeti&#8217;nde büyümüş ancak şu an Hollanda&#8217;da yaşıyor ve Botswana’da iş yapıyor. Biz daha bunları bile hazmedememişken, bir de bize 2 tane Botswanalı abisi olduğunu söyleyince, koyduk kafamıza, hemen soruları hazırlamaya koyulduk. Botswana hakkında o kadar çok şey öğrendik ve o kadar ilgimizi çekti ki, aklımızın ucundan geçmeyen bir yer, bir anda gitmeyi planladığımız destinasyonlardan birine dönüştü. Botswana kültürü, safari, yaşam koşulları ve gezilecek yerlere kadar bir sürü konu, Edvar&#8217;ın samimi anlatımı ile karşınızda. Özellikle safari ile ilgili anılarını okurken büyüleneceksiniz, bizden söylemesi.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-1500" alt="376707_10151001734973562_1122772812_n" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/376707_10151001734973562_1122772812_n.jpg" width="518" height="345" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/376707_10151001734973562_1122772812_n.jpg 960w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/376707_10151001734973562_1122772812_n-300x199.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/376707_10151001734973562_1122772812_n-210x139.jpg 210w" sizes="(max-width: 518px) 100vw, 518px" /></p>
<p><span style="color: #3366cc;"> Before going back to Amsterdam last month, <strong>Edvar Ter Haar</strong> stopped by Istanbul to spend a few days at our house. While we were toasting our rakıs, (if you don’t know what rakı is pack your bags now) having a good time at one of our favorite spots Yakup (a traditional tavern like seafood restaurant in Taksim) we suddenly had a light bulb appear above our heads; we have to interview Edvar about <strong>Botswana</strong>!</span></p>
<p><span style="color: #3366cc;"> Edvar, all by himself could make this season’s Benetton catalog. Born in England, has a Dutch father, a Turkish mother, grew up in Belgium and Czech Republic and now lives in Holland and does business in Botswana. Before we even got to sink in all this information, he told us he as 2 brothers from Botswana. And then we really set our mind to doing the interview, and came up with the questions as fast as we could. We found out so many interesting things about the country, that it quickly became a must see destination for us. Here you have it, a genuine interview that will let you explore the Botswana culture, Safari, living conditions, and much more. Enjoy! </span></p>
<p><b>Botswana’ya ne sebeple gidiyorsun? Daha doğrusu, Google’a yazmaya üşenecekler için ilk önce şunu sormamız daha doğru olur, Botswana nerede?</b></p>
<p>Botswanalı 2 abim var ve uzun süre İngiltere’de yaşadıktan sonra memlekete taşınmaya karar verdikleri için, 1999’dan beri Botswana’yı sık sık ziyaret ediyorum. Orada olmaktan o kadar keyif alıyorum ki, Belçika’da liseyi bitirdikten sonra okula 1 sene ara verdim ve 6 ay orada kaldım. Bu sürede bir sivil toplum kuruluşunun çitaları korumak adına başlattığı projeye yardım için ülke çapında bulunan safari localarında 2 ay kamp yaptım. Aslında babamın ayak izinden gidiyorum diyebilirim. O gençken, (1970-1980 yıllarında), henüz Botswana’nın tamamında 3 km yol varken orada 10 sene yaşamış. Ben de yıllarca Afrika ile ilgili hikayeler dinleyerek büyüdüm ve ilk fırsatta oraya gitmeye karar verdim.</p>
<p>Botswana, Güney Afrika kıtasında, Güney Afrika, Namibia, Zambia ve Zimbabwe ülkeleri arasında bulunuyor. (baştan söyleseydiniz ya). Kara ile çevrili bir ülke, denize hiç kıyısı yani hiç plajı yok! (lanet olsun- dublaj efekti). Ülke Fransa büyüklüğünde ama 2 milyon nüfusu var. Hayal edebileceğiniz gibi, boş ve ıssız çok alan var. Bu arazilerin çoğu ‘Doğa rezervi’ olarak çok sıkı bir koruma altında. Bunun da Botswana’daki yabani hayatın gelişmesinde çok büyük bir katkısı oluyor. Karanın 80%’i Kalahari Çölü kapsamında. Yine de nereye giderseniz gidin biriyle karşılaşabiliyorsunuz. Mesela geçen senelerde yaptığımız bi’ motosiklet turunda en yakın kasaba yüzlerce km uzaklıkta olmasına rağmen çalılıklar arasında kendi kendine yürüyen biriyle karşılaşmıktık. Hem de halinden gayet memnundu, bize bi’ gülücük atıp el sallamıştı ve yoluna devam etmişti. (gayet normal)</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/map-of-botswana.gif"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-1505" alt="map-of-botswana" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/map-of-botswana.gif" width="419" height="398" /></a></p>
<p><span style="color: #3366cc;"><b>What is your general purpose of visit to Botswana? Or we should start by asking, for people who might know anything about Botswana and don’t want to take the time to Google it, where is Botswana?</b></span></p>
<p><span style="color: #3366cc;">I have been visiting Botswana since 1999, partly because my two (half) brothers are from there and both of them have chosen to relocate to the country from the United Kingdom. After my trip for the millennium, I enjoyed the experience so much that I decided to spend 6 months in Botswana during my gap year. In those six months I worked for a human rights NGO, lived in a safari lodge for 2 months helping with Leopard conservation and travelled the country extensively. In many ways I was following in my father&#8217;s footsteps. He lived in Botswana for 10 years as a young man from the 1970-1980 &#8211; when there was only 3 km&#8217;s of road in the entire country. I grew up hearing stories about Africa, and went there as soon as I could…</span></p>
<p><span style="color: #3366cc;">Botswana is located in Southern Africa roughly between South Africa, Namibia, Zambia and Zimbabwe. As such, it is a landlocked country – which means it has no access to the sea and therefore no beaches (damn!). The country is about the size of France but only has a population of 2m people. As you can imagine, it has a lot of uninhabited land. Thankfully, much of the land has been given ‘Nature Reserve’ status, allowing Botswana wildlife to flourish. Much of the land, about 80%, is covered by the Kalahari Desert. However, you pretty much come across someone wherever you go. On a motorbike trip we were literally hundreds of kms from the nearest town and someone was just happily walking through the Bush with a big smile and friendly wave.</span></p>
<p><b>Botswana’yı biraz bize tanıtır mısın?</b></p>
<p>Bana göre Botswana’yı tanımlayan en önemli şeyerinden biri, ülkenin vizyonunun geniş, siyasi açıdan istikrarlı olması ve zengin doğal kaynaklarına çok önem verip, başarılı bir şekilde yönetilmesi. Ama tabi turistik açıdan yaklaşıldığında, Botswana olağanüstü doğası ve yabani hayatı ile meşhur. Üstüne dünyanın en büyük elmas kaynaklarından birine sahip olması da cabası. Ülke doğru kararlar ve liderlikle bütün bu varlıklarını korumayı ve kendini geliştirmeyi başarmış. Bence bu yüzden bütün bunlar Botswana’yı çok önemli kılıyor ve Afrika’da örnek ülkelerden biri olmasını sağlıyor. Ki maalesef Afrika’da kötü örnek çok, hikayeleri hepimiz duyuyoruz.</p>
<p><span style="color: #3366cc;"><b>What are the main things that define Botswana? </b></span></p>
<p><span style="color: #3366cc;">To me what defines Botswana is the successful way in which it has managed its rich natural resources thanks to its political stability and vision. Botswana is famous for its beautifully preserved wildlife and nature, in addition to its huge diamond reserves. Wise leadership has protected both of these valuable assets. Given some of the bad examples in Africa, to me this is what defines Botswana and makes it inspiring in Africa.</span></p>
<p><b>Peki bizi oraya çekecek, gitme isteği uyandıracak ne gibi özellikleri var Botswana’nın?</b></p>
<p>Botswana’yı kocaman bir doğa parkı olduğunu düşünün. Bu kadar büyük bir ülkede sadece 2 milyon populasyon olunca, hayvanlara da çok büyük bir yaşam alanı kalıyor. Burası diğer Afrika ülkeleri aksine hiç agresif, yoğun, ve gürültülü bir yer değil. İnsanlar nazik, yardımsever ve uysal. Buranın en yoğun ve iş merkezi olan Gaborone bölgesinde bile insanlar birbiriyle muhabbet etmeye, şakalaşmaya vakit ayırıyor, hayatlarını yavaş bir tempoda ve mutlu yaşamayı tercih ediyor. Ben Batswana ( botswanalılara bu deniliyor) insanları kadar kibar ve arkadaşca bir toplulukla daha önce karşılaşmadım ve bu yüzden sürekli geri geliyorum. Ama buradaki en ilgi çekici şey tabiki Safariler..</p>
<p><span style="color: #3366cc;"><b>What are the things that would attract us to this country and make us want to visit?</b></span></p>
<p><span style="color: #3366cc;">Botswana is a very special country in the African continent. The country as a whole is like a giant nature reserve. With only 2m people in such a large country, many areas are left completely to the indigenous animal population. The point is that when you visit Botswana, you experience a country that is not aggressive, busy and noisy as some highly populated countries in Africa. Rather, the people are kind, gentle and peaceful. Even in the heart of the Central Business District of Gaborone, people take time to speak to each other and tell each other jokes. The pace of life is slower and people appear to be happier. I have never met such kind and gentle people as the Batswana (pural of people in Botswana) and that is one of the reasons I keep going back. But truly the biggest attraction is going on Safari…<b></b></span></p>
<p style="text-align: left;"><b><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/bots.png"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-1556" alt="bots" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/bots.png" width="473" height="315" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/bots.png 591w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/bots-300x200.png 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/bots-210x140.png 210w" sizes="(max-width: 473px) 100vw, 473px" /></a>Acı ama gerçek Afrika deyince çoğumuzun aklına Safari’den başka bir şey gelmiyor. Dolayısıyla bu konu ile ilgili merakımız büyük. Bize safariler hakkında biraz bilgi ve ipucu verebilir misin? Burada safari turuna çıkmak güvenli mi?</b></p>
<p style="text-align: left;">Afrika’nın doğasını gerçekten anlamak için yapmanız gereken, kamp yapmak dışında, Safari’ye çıkmak. Şahsen beni en heyecanlandıran tarafı, tura çıkmadan önceki o macera hissi. Neyle karşılaşacağını, ne göreceğini tahmin edemiyor insan. Bir de her seferinde farklı şeylerle karşılaşabilyorsunuz.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-1510" alt="bla" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/bla.jpg" width="614" height="408" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/bla.jpg 960w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/bla-300x199.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/bla-210x139.jpg 210w" sizes="(max-width: 614px) 100vw, 614px" /></p>
<p>Bu kadar vahşi hayvanın arasında, doğanın ortasında nerede kalacağınızı merak ediyor olmalısınız. Bu Safarilerde neyle karşılaşacağınızın hiç bir garantisi yok ama en azından çevre tamamiyle vahşi olmasına rağmen konforlu ve lüks bir konaklamanız olacağı garanti. Safari boyunca size özel küçük bungalov tipi evlerde kalıyorsunuz. Bazılarında size özel jakuzi ve havuz bile oluyor. Bu evlerin inanılmaz bir mimarisi var; rüstik mobilyalar, otantik dekorasyanlar, samandan çatılar.. Burada rahat rahat uyuyup, kafanızı dinleyip, duşunuzu alabilirsiniz. En son Safariye çıktığımda havuz ya da jakuzi yoktu ama inanılmaz bir açık hava duşu vardı. Dışarda duşumu alırken bir anda bana doğru gelen bir aslanı görünce ne yapıcağımı şaşırmıştım. Bu evlerde minibar, bir de uzaktan vahşi hayvanları gözlemleyebileceğiniz teraslar oluyor.</p>
<p>Safari tur organizasyonlarında detaylara gerçekten çok önem veriliyor. Vahşi ortama ve doğaya çok çabuk alışıyor insan. Sabah 5’de kalkıyorsunuz, kendinize gelmek için bi’ kahve ya da çay içip, ufak bir şey atıştırıyosunuz ve hemen 4&#215;4 arabalara atıyorsunuz kendinizi. Dışarısı kapkaranlık oluyor ama safari rehberiniz gününe başlayan vahşi hayvanları ayırt etmenize yardımcı oluyor. Sonrasında muhteşem bir Afrika gündoğumuna şahit oluyorsunuz. Konaklama alanınıza geri döndüğünüz de sizi bir sürü farklı yemek çeşidinin bulunduğu bir kahvaltı bekliyor. Kahvaltınızı yaparken hayvanları ve doğayı izleyebiliyorsunuz. Kahvaltı bittikten sonra herkes odalarına dönüp birkaç saat kestiriyor, biraz havuza giriyor, öğle yemeği yiyor ve tekrar arabalara binip tura çıkıyor. En güzel dakikalardan biri de arabanızı kullanan tur rehberinizin aniden durup, çalılıkların, doğanın ortasında size günbatımına karşı bi’ gin tonik servis yapması.</p>
<p style="text-align: center;"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-1520" alt="5713946478_d677a5bde8_o" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/5713946478_d677a5bde8_o.jpg" width="654" height="435" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/5713946478_d677a5bde8_o.jpg 1021w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/5713946478_d677a5bde8_o-300x199.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/5713946478_d677a5bde8_o-210x139.jpg 210w" sizes="(max-width: 654px) 100vw, 654px" /></p>
<p>Akşam yemekleri de ayrı bir keyif. Bazen hava soğuk olduğunda ateş yakılıyor ve Safari’deki herkes bir araya toplanıyor. Tur rehberinize daha önce yaşadığı hikayeleri sormayı unutmayın, inanılmaz hikayeler duyacaksınız. Safari macera ruhlu değilseniz size göre gelmeyebilir ama herkesin mutlaka hayatında en az bir kere yaşaması gereken bir şey.</p>
<p><span style="color: #3366cc;"><b>We all love giraffes, elephants, especially lions and all sorts of wild animals. Can you tell us about the safaris in Botswana? Is it safe to take a safari and how would you describe the experience?</b></span></p>
<p><span style="color: #3366cc;">Personally what makes Botswana, in my opinion, truly special and stand out from the crowd is its wildlife. One of the best ways to enjoy African nature, apart from camping in the wild, is by going on safari. What excites me the most about Safari is the sense of adventure leading up to the trip. There is always a great sense of the unknown &#8211; you never quite know what you will see or experience and each trip is different as you set out on your African adventure.</span></p>
<p><span style="color: #3366cc;">One thing you are guaranteed is a luxury stay in the middle of an otherwise completely wild environment. When on safari in Botswana the equivalent of a hotel room is a cottage. In other words, you have your own haven, a private cottage in which to relax, observe nature, sleep, wash and have a drink. The cottages are always beautifully designed, with thatch roofs, rustic wooden furniture and authentic interiors. They can be extremely luxurious, sometimes with private Jacuzzis and swimming pools. Last time I went there was no swimming pool or Jacuzzi, but I did have an amazing outdoor shower – though I jumped inside when I saw a lion approaching in the distance (see what I mean by adventure!). Each cottage has a terrace and a mini bar so you can enjoy a sundowner overlooking the wild animals from a safe distance.</span></p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-1511" alt="fil" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/fil.jpg" width="614" height="408" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/fil.jpg 960w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/fil-300x199.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/fil-210x139.jpg 210w" sizes="(max-width: 614px) 100vw, 614px" /></p>
<p><span style="color: #3366cc;">When on safari you are really well looked after. Your whole stay will be extremely organized &#8211; you adapt to the rhythm of nature and the wild animals. At 05.00 am you will wake up, have morning coffee or tea, a small snack, and then jump onto your 4&#215;4 where your game ranger will start your morning game drive. It’s pitch dark but your game ranger will help you spot the wildlife waking up. Soon you will experience the African sunrise over the horizon and nature will come alive. When you get back from your morning game drive at 09.00 am a huge breakfast is laid out for you with every food you could imagine. Your breakfast area always overlooks a watering hole, so you just keep watching the animals. After eating, everyone heads back to their cottage and gets a few hours of sleep. Then its time to wake up again, head to the swimming pool, eat lunch and then join on your afternoon game drive. Its always a special moment when the game ranger stops the car, sets out a table for you in the middle of the bush, and serves you a gin and tonic to enjoy as the sun sets across the hills in the distance.</span></p>
<p><span style="color: #3366cc;">When you get back to camp everyone is offered a glass of port or another refreshment and after discussing the events of the game drive everyone heads out to dinner. Dinner is always in a special location of the lodge – the place with the best view. Last time I was there it was still chilly at night, so the huge bonfire keeping us warm was a welcome treat. Everyone who joined you for your game drive is arranged to sit with you over dinner, along with your game ranger, so you can discuss in further detail the wildlife you saw and ask any questions you have. Often, I ask the game rangers about stories or experiences they have had in the past. Remember, they have been guiding people in the wild for many many years and often have a great story to tell. So ask them!</span></p>
<p><span style="color: #3366cc;">Going on safari, to me, is one of the best holidays imaginable. The combination of the excitement of a game drive and the peace and quiet of nature you experience from the comfort of your cottage is unbeatable. What I would say is that it is not for everyone, only those with an adventurous spirit. But even for those of a more sensitive disposition – you have to experience it at least once in your life.</span></p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-1516" alt="4844465124_eb5b788412_o" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/4844465124_eb5b788412_o.jpg" width="565" height="380" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/4844465124_eb5b788412_o.jpg 565w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/4844465124_eb5b788412_o-300x201.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/4844465124_eb5b788412_o-210x141.jpg 210w" sizes="(max-width: 565px) 100vw, 565px" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><b>Oradayken başka neler yapmalıyız? Yapmadan/görmeden asla dönmeyin dediğin birşey var mı?  </b></p>
<p>Botswana’nın doğasıyla ve hayvanlarıyla meşhur olduğuna ikna olmuşsunuzdur artık bu noktada. Safariler dışında bence mutlaka kamp yapmalısınız. Bu vahşi doğada kamp yapmak kendi rotanı çizdiğin, kendi maceranı yarattığın bir Safari’ye çıkmak gibi bir şey. Kesinlike çok farklı bir heyecanı ve hissi var. Tabi bu şekilde sizi sırtlanlar, aslanlar, leoplarlar, fillerden sadece bir parça naylon ayırıyor, ama bunun insana yaşattığı adrenalin inanılmaz bir şey.  En son bu şekilde bir kamp yaptığımda abim yanında tüfek getirmişti, ‘kendimi korumak için bana nasıl bi’ silah vericeksin’ dediğimde bana küçük yarı boş bi’ biber gazı spreyi fırlatmıştı. (Aslan gibi olduğumuz için bize de kullanıyorlar) Sonra tabi başıma bir sürü acayip şeyler geldi: tek gözlü bir sırtlanın et pişirirken bana saldırması (bu benim aptallığımdı kabul ediyorum), çalılıklar arasında yıkanmaya çalışırken birden karşıma turist dolu bir 4X4 gelmesi ve çıplakken fotoğraflarımı çekmeleri, arabayla nehir üzerinden karşıdan karşıya geçmeye kalkışmadan arabadan timsah dolu bir suyun içine atlayıp ne kadar derin olduğunu anlamaya çalışmam, yengemi, yemeğimizi çalmaya çalışan maymunların arasından kurtarmam, bütün gece çiftleşen aslanların sesi yüzünden uyuyamam, her sabah kahveyle Amarula (Botswana’nın Baileys’e benzeyen yerli bir içkisi) içmem gibi bir sürü acayip anım var.</p>
<p><span style="color: #3366cc;"><b>What other attractions are there to see? Is there something you would say “You have to be crazy not do do/see this before you leave”? </b></span></p>
<p><span style="color: #3366cc;">Let’s be honest what attracts most people to Africa if they are a tourist is the nature and wildlife. Apart from staying in a safari lodge, I would absolutely recommend that you also have a camping safari experience. Basically, camping in the wild of Botswana is like taking your traditional safari lodge experience, and turning the adventure/excitement switch to full blast. Trust me, it is a completely different feeling. Rather than living, sleeping and driving from a position of safety, you are living in the middle of the bush. When you are camping on the ground and nothing but a piece of nylon is separating you from Hyenas, Lions, Leopards and Elephants – now that’s an adventure. Last time I went camping my brother brought his shotgun just in case. When I asked him what I would get as protection, he threw me a small, half empty bottle of pepper spray. Now that’s brotherly love.</span></p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-1502" alt="551038_10151001733148562_933689384_n" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/551038_10151001733148562_933689384_n.jpg" width="614" height="408" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/551038_10151001733148562_933689384_n.jpg 960w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/551038_10151001733148562_933689384_n-300x199.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/551038_10151001733148562_933689384_n-210x139.jpg 210w" sizes="(max-width: 614px) 100vw, 614px" /></p>
<p><span style="color: #3366cc;">When you are on a camping safari, way more funny, scary and exciting things happen to you. Last time I had the following experiences: being attacked by a one-eyed Hyena whilst grilling a steak (probably not very clever of me); coming face to face with a 4&#215;4 carrying 8 tourists who were on a game drive whilst I was naked having a “Bush shower” &#8211; they took lots of pictures; being ordered by my older brother before a river crossing: ‘get out of the car and test how deep the water is before I try to drive through it’– it was pretty deep and there were crocodiles; saving my sister in law from a group of Baboons who stole our cheese crackers; getting up in the morning after having been kept awake all night by mating Lions to find fresh Leopard tracks surrounding your tent; the warmth of a huge log fire on an African winter night, and drinking Amarula (local alcoholic drink similar to Baileys) with coffee first thing in the morning – every morning.</span></p>
<p><b>Oraya kadar gitmişken yakınlarda ziyaret edebileceğimiz başka şehirler, yerler var mı?</b></p>
<p>Başka şehire gitmeyin! Hemen, şimdi eşyalarınızı toparlayıp size en yakın Safari noktasına gidin. Eğer Gaborone şehrine gidiyorsanız (Botswana’nın başkenti), Johannesburg, Güney Afrika aktarmalı uçmanız gerekiyor. Vaktiniz varsa orda birkaç gün kalabilirsiniz. Ya da Cape Town’a uçabilirsiniz, orası da çok güzel ve görmeye değer bir şehir.</p>
<p><span style="color: #3366cc;"><b>Any close by cities we could include in our tour?</b></span></p>
<p><span style="color: #3366cc;">No! My advice would be get your shoes, khakis and shades on, hop into a small plane and fly to your nearest safari destination ASAP. If you are flying to Gaborone, the capital city of Botswana, then you are going to go via Johannesburg, South Africa. If that’s the case, then spend some time there and if you can fly over to Cape Town, which everyone agrees is stunningly beautiful.</span></p>
<p><b>Botswana hakkında haberlerde, orda burda pek fazla bir şey duymuyoruz. Hatta bu röportaja kadar Botswana diye bir bir ülke olduğunu bilmeyenler bile vardı eminim. Oranın ekonomik ve politik durumuyla ilgili bizi biraz bilgilendirebilir misin? Gelişen bir ülke mi? Doğal kaynakları neler? (Çabuk elinizi mouse’dan çekin, bu soruyu geçmeye çalışacağınızı biliyoruz)  </b></p>
<p>Botswana 1966 yılında bağımsız bir ülke ilan edildiğinden beri çok hızlı gelişiyor. Ekonomik başarısı çok partili demokratik bir yönetim biçimi olmasına dayanıyor. Bağımsızlığını ilan ettikten kısa bir süre sonra da çok büyük bir elmas kaynağı olduğu keşfedilmiş. Bugüne kadar demokratik olarak, seçimle gelmiş 4 cumhurbaşkanı bu kaynakları çok iyi yönetiyor, koruyor ve kazançlarıyla ülkenin ve halkın yararına yatırımlar yapıyor. Botswana ve bu yönetim biçimi Afrika’daki diğer ülkelerin doğal kaynaklarını nasıl koruması ve gelişmesi gerektiği konusunda çok önemli bir örnek. Bugün, turizm, tarımcılık (özellikle et ihracatı) çok önemli sektörler arasında. Ama dediğim gibi en önemli ekonomik destek elmas kaynaklarından geliyor. De Beers (Dünya’da elmas sektörüne en hakim şirket) kısa süre önce merkez ofisini buraya taşıdı. Özetle, burası çok başarılı ve güvenli bir ülke.</p>
<p><span style="color: #3366cc;"><b><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/2.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="alignleft  wp-image-1512" alt="2" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/2.jpg" width="268" height="403" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/2.jpg 638w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/2-199x300.jpg 199w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/2-210x315.jpg 210w" sizes="(max-width: 268px) 100vw, 268px" /></a>We don’t hear much about Botswana in the news. What is the economic and political state, is it a developing country, what are the main resources? (the next one is assuming you will say diamonds)</b></span></p>
<p><span style="color: #3366cc;">Botswana has been one of the fastest developing countries in the world since independence in 1966. Their economic success is closely tied to their political status as a multi-party democracy. In fact, shortly after independence Botswana discovered diamonds. Since then, a succession of four democratically elected presidents have used their wise leadership to preserve this natural resource and reinvest the proceeds for the benefit of Botswana and its people. Botswana is an example to Africa of how natural resource wealth, in combination with sound governance, can develop a nation. Today, key economic sectors include tourism and agriculture (beef exportation) but the biggest economic boost in Botswana is of course diamonds – they are the largest producer of diamonds by value in the world. In fact, De Beers has just relocated their global HQ to Botswana’s capital city. In other words – it’s a safe and successful country!</span></p>
<p><b>Yani Botswana’da herkes elmas gibi parlıyor mu? Kabul ediyoruz baya kötü bir espriydi, ama oradan tonlarca elmasla geri dönebilir miyiz; fiyatlar daha uygun oluyor mu?</b></p>
<p>Evet, baya kötü bir espriydi gerçekten. İnsanlar değil ama gülücükleri elmas gibi parlıyor. Bu esprinin de bizimkinden aşağı kalır bi’ yanı yok. Ciddi olacak olursak, üzülerek söylüyorum ama hayır, orada hiç de ucuz değil. Elmas üretimi çok sıkı bir denetim altında. Hatta elmas satın almak isteyen herhangi biriyseniz elmasın yanına bile yaklaşamayabilirsiniz. Devlet şu anda elmas sektörünün alt segmentlerini (parlatma, kesim, işleme) canlandırmak için mücevher firmalarını teşvik etmeye çalışıyor. O yüzden kim bilir belki ilerde indirimli mağazalar olabilir, ama ben pek umutlu değilim.</p>
<p><span style="color: #3366cc;"><b>So does everyone in Botswana shine bright like a diamond? Ok this was a horrible joke. But can we come back with loads of jewelry; is it much cheaper over there? </b></span></p>
<p><span style="color: #3366cc;">Yes that is a horrible joke. They don’t shine bright like a diamond, but their smiles do. Ok, I admit, an equally horrible answer. But on a more serious note – I hate to tell you this but no, jewelry isn’t much cheaper there. The diamond production process is tightly controlled. In fact, if you are just a normal person looking to buy diamonds you probably wont get anywhere near diamonds. That said, the Botswana government, in their attempt to stimulate the downstream diamond industry in Botswana (polishing, cutting, manufacturing, jewelry production) is looking at bringing more jewelers to the country. So who knows, perhaps soon there will be discount diamond stores, but I’m sorry to say it’s not that likely.</span></p>
<p><b>Botswana kültürünün en değişik özellikleri neler? Tuhaf karşıladığın, anlamlandıramadığın gelenekleri var mı?</b></p>
<p>Bence kültürlerinin en değişik özelliklerinden biri tarihlerindeki kabile kavramının insanların üzerinde yarattığı politik ve sosyal etkiler. Kabilelerin sosyal açıdan önemi bugün hala kültürlerine ve geleneklerine yansıyor. İnsanların hangi kabileye ait olduğu hala toplumların oluşumunda önemli bir rol oynuyor. Kabilelerin şekillenmesi Botswana demokrasinin yaygınlaşmasında da katkısı oluyor; kabilelerde Kgotia olarak bilinen kabile toplumu içinde gerçekleşen geleneksel toplantılarda belirli kararlar alınıyor. Bu toplantılarda açık müzakereler aracılığıyla üyeler alınan kararları onaylamak için fikirlerini, görüşlerini tartışıyor. Baya uzun demokratik bir süreç haline geliyor yani anlayacağınız.</p>
<p>Toplumda büyük önem taşıyan başka bir özellik de ki bu aynı zamanda kökünü kabile hayatından almış sayılabilir,  insanların doğaya gösterdiği saygı ve değer. Bu özellikler Setswana diline (Botswana’da konuşulan dil) de yansımış. Ben dili bilmiyorum ama duyduğuma göre bir çok sıfat kökenini ve anlamını doğada gerçekleşen olaylardan ve vahşi hayvanların davranışlarından alıyormuş. Botswana, kültürünü, kabile geleneklerini ve doğalarını yüz yıllar önce nasıl koruduysa bugün de aynı biçimde koruyor. Tabi bunlar benim kendi görüşlerim. Botswanalıların (Batswana) bugün hala büyükbaş hayvan sahibi, haftasonları zamanlarının çoğunu hayvan sürüleriyle ilgilenerek geçiren insanlar olması doğaya verdikleri önemi bir kez daha vurgulamış oluyor.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class=" wp-image-1522 aligncenter" alt="2167431861_9d3ac95ec9_b" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/2167431861_9d3ac95ec9_b.jpg" width="614" height="287" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/2167431861_9d3ac95ec9_b.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/2167431861_9d3ac95ec9_b-300x140.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/2167431861_9d3ac95ec9_b-210x98.jpg 210w" sizes="(max-width: 614px) 100vw, 614px" /></p>
<p><span style="color: #3366cc;"><b>What is the most unique feature of the culture? What do you find is the most unusual thing about their culture and tradition? </b></span></p>
<p><span style="color: #3366cc;">In my opinion the most unique feature of their culture is the historical importance that the tribe has played as a political and social force for the people of Botswana. Many aspects of their culture today still reflect the social importance of the tribe. Which tribe you belong to is still very much a feature of present day society. The structure of the tribe has also contributed to the prevalence of democracy in the country – decisions within the tribe are made during a traditional meeting of members of the tribal society known as a Kgotla. This meeting is in essence an open discussion where all members can voice their opinion so that the tribe can come to agreement-it’s a hugely democratic process.</span></p>
<p><span style="color: #3366cc;">What also still features heavily in society, and this too finds its roots in tribal life, is the appreciation and reverence they have for nature. This manifests itself in many ways, but perhaps most specifically in the Botswana language. Although I cannot speak Setswana (the major language of Botswana) I have heard that many of the adjectives in the language find their origin and meaning in the observations stemming from occurrences in nature or behaviors of wild animals. The emphasis in Botswana on safeguarding Botswana culture through preserving tribal traditions and the natural environment seems as important today as it was hundreds of years ago. This is in my opinion one of the most special elements of their culture. Highlighting this is the fact that many Batswana today still own cattle (cows) and to this day spend much of their weekend tending their herd – at one with nature again.</span></p>
<p><b>Botswana’yı epey bir ziyaret etmişsin. Hatta sadece ailenden dolayı değil ama işinle bağlantılı olarak buraya taşınma gibi bir düşüncen bile var. Biz de merak ediyoruz, bu kadar doğa içinde ve ıssız bir ülkede insanlar günlerini nasıl geçiriyor?</b></p>
<p>Botswana’dan daha yeni 3 haftalık, bol bol iş görüşmeli ve toplantılı bir seyahatten döndüm ve size günlerimin nasıl geçtiğini anlatsam heralde sıkıntıdan ölürsünüz. Burada ideal bir günü size şöyle güzel bir hikaye kıvamında anlatayim.</p>
<p>Yılın 340 günü hava güneşli, yani hergün mutlu, süper bir havaya uyanıyorsunuz. Bence sabahları günün en güzel zamanı, özellikle yaz aylarında sıcaklığın öğleden sonra 38-40 derece olduğunu göz önünde bulundurduğunuzda..Bu yüzden yerliler güne erken başlamayı seviyor, hatta sabah 5’de bütün halkı ayakta görmek mümkün. Zaten Afrika’da güneş erken doğduğu ve güneş ışığı sabahın köründe ağzınızın içine girdiği için erken kalkmak pek de zor olmuyor. Sabahları insanların en aktif olduğu zaman, ben de o yüzden iş görüşmelerimi kahvaltıda yapmaya çalışıyorum.</p>
<p>Dikkatimi çeken bir başka şey de insanların biribiriyle olan ilişkilerine verdiği önem. Mesela iş görüşmelerini bi’ kahve içerek, bi’ öğle yemeğinde yapmayı tercih ediyorlar. Bu samimiyeti Amsterdam’da ya da Londra gibi şehirlerde bulmak mümkün değil. Orada herkes telefonla görüşmekten, email yazmaktan böyle küçük şeylere önem vermiyor.</p>
<p>Burada bir de çok aktif bir expat topluluğu var.  (Expat da ne derseniz: kendi ülkeleri dışında çalışmaya giden kişiler). Özellikle De Beers firması merkez ofisini buraya taşıdıktan sonra bu topluluk iyice büyüdü. Konuyla ne alakası var diyorsanız, bu gruptaki kişiler sürekli bir aktivite peşinde. Hemen her gün birisi sizi yemeğe, birşeyler içmeye davet ediyor.</p>
<p><a style="color: #ff4b33; line-height: 24px; font-size: 16px;" href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/2688_72167203561_3542732_n.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-1507" alt="2688_72167203561_3542732_n" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/2688_72167203561_3542732_n.jpg" width="604" height="404" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/2688_72167203561_3542732_n.jpg 604w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/2688_72167203561_3542732_n-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/2688_72167203561_3542732_n-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 604px) 100vw, 604px" /></a></p>
<p><span style="color: #3366cc;"><b>You have visited Botswana several times and say you might consider moving there as it is becoming a hub for your business. How would you describe a routine day in the country? How do the locals usually socialize besides work?</b></span></p>
<p><span style="color: #3366cc;">Having just returned from a three-week trip to Botswana I can tell you exactly what my routine was but it would bore you to death as I was in meetings all day. Instead, I can tell you what my ideal day in Botswana would be.  <b></b></span></p>
<p><span style="color: #3366cc;">With about 340 days of sun a year, you can pretty much count on a beautiful, bright morning. Mornings are the best time of day, especially in the summer, when afternoon temperatures can rise to 38-40 degrees Celsius. As such, the majority of people are up at 5 am, which is easy in Africa because the sun rises early and you want to get out of bed. Because everyone is active in the morning, I would generally have a breakfast meeting for business or even better have lunch with one of my brothers who live there.</span></p>
<p><span style="color: #3366cc;">One thing I noticed in Botswana is that people there are happy to meet up for coffee or lunch to discuss business. There is still very much an emphasis on people to people relationships. I have sometimes missed this approach in Amsterdam or London, where everyone is so busy making phone calls and sending emails that they don’t have the time for a good cup of coffee. You can learn so much more over coffee than between screens.</span></p>
<p><span style="color: #3366cc;">There’s also a vibrant expat community in Botswana, which has just expanded by about 80 families who have moved to Gaborone along with the De Beers relocation. Almost every night someone invites you to have dinner at their place where you can sit outside and enjoy the cool breeze of sunset with a cold beer.</span></p>
<p><b>Peki gençler eğlence için neler yapıyor? Gece hayatı, konserler, etkinlikler var mı? Bir de biz her ülkeye özgü içkiyi öğrenmeye ve denemeyi gönlümüze yazdık. Buraya özgü olan içki nedir? (Burada içki içmek her gün daha da zorlaştığı için şansımız başka yerlerde deniyoruz)</b></p>
<p>Buradaki gençler dünyadaki diğer gençler normalde ne yapıyorsa aynen onu yapıyor: bol bol içip, bol bol arkadaşlarıyla takılıyor. Buranın asıl içkisi Chibuku adında özel bir şekilde mayalanan bir bira. Ama insanlar genelde Afrika’nın geneline özgü biraları tercih ediyor. Aklıma gelen birkaç marka St. Louis, Hansa ve Castle. Gece hayatına gelince, Johannesburg ve Istanbul’dan şaşmayın ve burası için fazla bir beklentiye girmeyin.</p>
<p><span style="color: #3366cc;"><b>What do the youngsters do for entertainment? Is there nightlife, events, concerts? And the most curious question of all, what is the local alcoholic beverage? </b></span></p>
<p><span style="color: #3366cc;">A lot of the youngsters do exactly what many youngsters do for entertainment – spend a lot of time drinking the local alcoholic beverage and chilling out together. Actually, the truly local drink is called Chibuku, which is basically a specially brewed thick beer. However, I think most people choose just to drink locally brewed African beer. Well-known African brands I remember you can get there include St. Louis, Hansa and Castle. In terms of nightlife I would stick to Johannesburg or Istanbul!</span></p>
<p><b>Orada başına gelen en tuhaf olay neydi? Yani en azından bizim garip bulacağımız bir durum</b>.</p>
<p>Neden bilmiyorum ama Botswana’da başıma pek tuhaf bir şey gelmiyor. Tamam, gecenin bir yarısı bir su aygırının beni kovalaması, tuz gölünde kamp yaparken bir kum fırtınası ortasında kalmam ve yatağımda akrepler bulmam biraz heyecan verici ve alışılmadık olmuş olabilir..(yok canım bizim her zaman başımıza gelen şeyler bunlar). Bir kere de bi’ motosiklet kazasında omzum çıkmıştı ve eve dönmek için motosikleti 800 km tek elimle kullanmak zorunda kalmıştım. Bu tabi tuhaf bir durumdan daha çok acı verici bir durum.</p>
<p><span style="color: #3366cc;"><b>What is the weirdest thing that happened to you while you were there? Or something that we would think is very unusual?</b></span></p>
<p><span style="color: #3366cc;">For some reason weird things rarely happen to me when I am in Botswana. Ok apart from a few exciting moments in the wild when I have been chased by a hippo at night, experienced a sand storm in the salt lakes whilst camping and found scorpions in my bed. One time I dislocated my shoulder in a motorbike accident, so riding the 800kms back home one handed was pretty weird I suppose. Actually it was more painful than weird.</span></p>
<p><strong>Not:</strong> Röportajın orijinalini İngilizce yaptığımız için, anlamını yitirmemesi açısından Türkçe’ye birebir çevirmek yerine kendimizce küçük değişiklikler yaptık.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2013/11/24/botswana-jakuzinizde-uzanirken-aslanlari-izleyebileceginiz-ulke/">Botsvana: Jakuzinizde Uzanırken Aslanları İzleyebileceğiniz Ülke</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2013/11/24/botswana-jakuzinizde-uzanirken-aslanlari-izleyebileceginiz-ulke/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bangladeş: Yalnızca Tişörtlerinizin Etiketinde Yazmayan Ülke</title>
		<link>https://oitheblog.com/2013/10/21/banglades-yalniz-tisortlerinizin-etiketinde-yazmayan-ulke/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2013/10/21/banglades-yalniz-tisortlerinizin-etiketinde-yazmayan-ulke/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Oct 2013 15:03:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[RÖPORTAJ]]></category>
		<category><![CDATA[bangladeş]]></category>
		<category><![CDATA[bangladeş başkent]]></category>
		<category><![CDATA[bangladeş dakka]]></category>
		<category><![CDATA[bangladeş gezi]]></category>
		<category><![CDATA[bangladeş gezi notları]]></category>
		<category><![CDATA[bangladeş gezi rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[bangladeş gezi yorumları]]></category>
		<category><![CDATA[bangladeş nasıl bir yer]]></category>
		<category><![CDATA[bangladeş neler yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[bangladeş nerede]]></category>
		<category><![CDATA[bangladeş tatil]]></category>
		<category><![CDATA[bangladeş tekstil]]></category>
		<category><![CDATA[bangladeş vize]]></category>
		<category><![CDATA[bangladeş yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[bangladesh]]></category>
		<category><![CDATA[dakka]]></category>
		<category><![CDATA[dakka gece hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[dakka gezi notları]]></category>
		<category><![CDATA[dakka gezi rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[dakka gezilecek yerler]]></category>
		<category><![CDATA[dakka nerede]]></category>
		<category><![CDATA[dakka nerenin başkenti]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Gezilecek Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[Seyahat]]></category>
		<category><![CDATA[Seyahat Blog]]></category>
		<category><![CDATA[uzak doğu tatil]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=1125</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çoğu insanın hakkında pek de bir şey bilmediği, tişört etiketlerimizin &#8220;made in ..&#8221; bölümünün baş tacı, &#8220;fakir ülke&#8221;, &#8220;ucuz işçi...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2013/10/21/banglades-yalniz-tisortlerinizin-etiketinde-yazmayan-ulke/">Bangladeş: Yalnızca Tişörtlerinizin Etiketinde Yazmayan Ülke</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/2724247099_d3d4d17fe5_b.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-1126" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/2724247099_d3d4d17fe5_b.jpg" alt="2724247099_d3d4d17fe5_b" width="800" height="533" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/2724247099_d3d4d17fe5_b.jpg 800w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/2724247099_d3d4d17fe5_b-300x199.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/2724247099_d3d4d17fe5_b-210x139.jpg 210w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /></a><br />
Çoğu insanın hakkında pek de bir şey bilmediği, tişört etiketlerimizin &#8220;made in ..&#8221; bölümünün baş tacı, &#8220;fakir ülke&#8221;, &#8220;ucuz işçi kaynağı&#8221; ithamlarına maruz kalan bir garip ülke Bangladeş. Ben adını bile düzgün söyleyemezken, pek sevgili arkadaşım Barış Kabarık, aylardır iş için oralara gidiyor geliyor. Arıyorum, &#8220;Bangladeş&#8217;teyim&#8221; diyor. İçimden &#8220;vay arkadaş&#8221; diyorum, ona çaktırmıyorum. Sonra da pek tabi bu fırsatı kaçırmıyor ve kendisini türlü tuhaf sorularımla darlıyorum.</p>
<p>Ziyaret etmeyi, iş yapmayı, orada okumayı düşünenler, gelin bakın burada ne var.</p>
<p><b><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/431171_286639528075290_1216821368_n.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="alignleft size-medium wp-image-1127" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/431171_286639528075290_1216821368_n-225x300.jpg" alt="431171_286639528075290_1216821368_n" width="225" height="300" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/431171_286639528075290_1216821368_n-225x300.jpg 225w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/431171_286639528075290_1216821368_n-210x280.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/431171_286639528075290_1216821368_n.jpg 720w" sizes="(max-width: 225px) 100vw, 225px" /></a>Bangladeş&#8217;e ne sebeple gidiyorsun? Gezi, iş, okul?</b></p>
<p><b></b>Bangladeş’e 2012 yılında iş dolayısıyla gitmeye başladım. Değişen dünya ve tekstil pazarı beni Bangladeş macerasına itti. En az iki ayda bir mutlaka 10 gün kalıyorum, kimi zaman 45 gün aralıksız kaldığım da oldu. İlk gittiğim günü hatırlıyorum, havalimanının kapısından çıktım karşımda uzun bi’ demir parmaklık ve demir parmaklıkların arkasında gelenleri bekleyen yüzlerce insan, “The Walking Dead” için potansiyel set gibiydi. Ancak zamanla uyum sağlayıp alışıyorsunuz.</p>
<p><b>Hangi bölgesinde kaldın? Sence kalmak için uygun bir bölge mi?</b></p>
<p>Bangladeş’de kalınabilecek tek yer <b>Dakka</b>’dır. Aynı zamanda Bangladeş’in en kalabalık şehri ve başkenti. Dakka’nın içinde <b>Baridhara</b> denilen konsoloslukların bulunduğu güvenli bir bölgede yaşıyorum, birçok yabancı zaten ya Baridhara bölgesinde ya da <b>Gulshan</b> bölgesinde yaşıyorlar, Gulshan daha merkezi ve orada da konsolosluklar bulunuyor ancak Baridhara’nın güzel yanı daha sakin ve giriş çıkışların kontrol noktalarından denetleniyor olması güvenlik için bir artı. Onun dışında daha çok yerel halkın kaldığı <b>Uttara</b> bölgesi tehlikelidir ancak bazı Türkler orada yaşamayı seçiyorlar çeşitli sebeplerden ötürü. Dakka içerisinde güvenle dolaşacağınız yerler Gulshan, Banani, Baridhara ve Baridhara DOHS bölgeleridir, tabi güvenli dediysek Bebek sahilinde geziyormuşçasına rahat olmayın.</p>
<p><b>Türkiye&#8217;den ciddi anlamda farklı bir kültür olduğunu biliyoruz. Ne gibi belirgin farklar var, bize biraz anlatabilir misin?</b></p>
<p>Öncelikle Hint kökenli olduklarından ve Hint kültürünün de oldukça köklü olması nedeniyle oturmuş bir yapıları var. Tabi İngilizlerin de işgalden kalma izlerini görmek mümkün, kriket ülkenin milli sporu gibi. Sütlü çayı da unutmamak lazım tabi… Ancak bizden çok büyük farkları yok desem yanlış olmaz. En az bizler kadar duygusal bir toplum. En ufak şeye alınabilirler o nedenle Bengallerle konuşurken biraz daha dikkatli olmakta yarar var. Çok yardımseverler. Bir de bizim gibi “hallederiz abi” ciler çok fazla. Eğer ucunda para kazanmak varsa isteyebileceğiniz her şeyi yapabilecek potansiyeldeler ve gerçekten de başarabilirler.  Bunun dışında, eğitimli olan Bengaller eğitimsizlerine göre çok farklı, eğitimli olanlarda daha fazla vefa, ciddiyet, gurur, özveri ve onur var, eğitimli olanlar ne kadar iyi ve normalse eğitimsiz olanlarda bir o kadar şımarık yüz vermeye kesinlikle gelmeyen ve sürekli baskıcı davranmak zorunda olduğunuz insanlar. Yemek kültürü bizimle biraz farklı, her yemeğe Hint kültüründen kalma etkisi olsa gerek çok fazla baharat koyuyorlar. Yalan günlük hayatta en sık karşılaşacağınız şey,  her soruyu kelimelerin yerlerini değiştirerek bir daha sorun, çoğu zaman farklı cevaplar aldığınızı göreceksiniz.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/8482633859_7229fe2a28_c.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-1128" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/8482633859_7229fe2a28_c.jpg" alt="8482633859_7229fe2a28_c" width="800" height="600" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/8482633859_7229fe2a28_c.jpg 800w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/8482633859_7229fe2a28_c-300x225.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/8482633859_7229fe2a28_c-210x157.jpg 210w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /></a><b><br />
Orada başına gelen tuhaf bir olay oldu mu?</b></p>
<p>Yolda yürürken kendinizi film yıldızı gibi hissedebilirsiniz çünkü etrafınızda sizin fotoğrafınızı çeken insanlar ve gelip sarılan çocuklar olacaktır. Gece cadde kenarında beklerken çeşitli insanlar gelip istediğiniz her şeyi temin edebileceğini söyleyerek size tekliflerde bulunabilir. Mesela bir gün apartman görevlisiyle konuşurken kendimi bir anda bulaşık makinasının ne olup ne işe yaradığını anlatırken buldum. Bu tip şeylere alışık olmadığımdan her günüm ilginç olaylarla geçiyor. En son ziyaretimde Bangladeş’de çeşitli siyasi karışıklıklar nedeniyle yoğun eylemler vardı ve yolda geçen araçlara saldırılıyordu, havalimanına indim şoför karşıladı beni, bir ambulansın içine sedyenin üzerine yatırdı o şekilde şehir içinde ilerledik,</p>
<p>En “saf” olarak değerlendirebileceğim bir başka anımdan da söz etmek gerekirse, bir gün Westin otelinde hamburger yemeye gittim. Herkes oranın hamburgerini çok över, ben de bi’ deneyeyim dedim. Siparişi verdim, eti iyi pişmiş sevdiğimi garsona belirttim, garson da buna cevaben “efendim zaten etlerimizi iyi pişiriyoruz çünkü hepsi bakterili, iyi pişmezse ölmezler” dedi. Tabi ben boş gözlerle adama baktım adam gülen bir yüzle teşekkür etti ben de afiyetle hamburgeri yedim.</p>
<p><b>Yaşam koşulları nasıl? Beklediğimiz gibi ucuz mu?</b></p>
<p>Yaşam koşulları? Hayır öyle bir koşul yok. Şaka bir yana sokakta çok büyük acılar görebiliyorsun, göremediğin ve duyduğun şeyler ise çok daha korkutucu. Çocuklarını “dilendirme mafyasına” satan aileler var. Bu “mafya” denen kişiler de, daha çok para kazansınlar diye bu çocukların uzuvlarını kesip vücuduna asit döküp sokağa salıyorlar(mış) Bengallerin anlattığına göre… Sokakta o kadar kolsuz bacaksız insan gördükten sonra bu anlatılanlara inanmamak da pek mümkün değil zaten. Açlıktan ağaç kabuğu yiyenler, tüm ihtiyaçlarını sokakta giderenler.. Daha sayayım mı? Hayat gerçekten Bengaller için hiç ama hiç kolay değil. Ucuzluk olarak bakacak olursak;  Bangladeş’in para birimi <b>“Taka”</b>. (hakkında çok fazla espri yapılabilir, bir deneyin) ve 1 taka yaklaşık 3 kuruş gibi bir şey ediyor.  Bu tabloya bakacak olursak hayat ucuz gibi gözükebilir ancak doğrusunu söylemek gerekirse yaşamak istediğin hayat tarzına göre değişiklik gösteriyor. Standart bir insan gibi yaşamak istiyorsan Türkiye’den bir farkı yok. Hatta restoranlar Türkiye kalitesinden biraz daha altta olsa da fiyatları bizi geçiyor.  Standart bir tavuk restoranında iki kişi yiyeceğin bir yemek 85-100 TL arası değişiyor.   Ama tabi çoğu Bengal’in yaşadığı hayatı tadayım, maceracı ruhum konuşsun dersen, örneğin <b>bir çay ve sandviçe toplam 60 kuruş</b> ödeyerek karnını doyurabilirsin.  İkinci seçeneği pek düşünmeyeceğinizi tahmin ettiğim için; hayır kesinlikle ucuz değil Türkiye’yle kafa kafaya diyebiliriz.<b></b></p>
<p style="text-align: left;"><b><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/WP_20130402_004.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-1129" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/WP_20130402_004.jpg" alt="WP_20130402_004" width="614" height="346" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/WP_20130402_004.jpg 3552w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/WP_20130402_004-300x168.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/WP_20130402_004-1024x576.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/WP_20130402_004-210x118.jpg 210w" sizes="(max-width: 614px) 100vw, 614px" /></a>Az tanıdığımız, turistik anlamda çok tercih edilmeyen bir ülke olmadığından sormakta fayda var, oralarda iklim nasıl?</b></p>
<p>Bulunduğu konum nedeniyle elbette bize göre oldukça ters bir iklimi var.  Tipik bir muson iklimi hakim. Oldukça nemli ve insanı daraltan bir havası var. Her mevsim sıcak ve sıcaklıklar 40 derecelere kadar çıkıyor. Yaz başından sonbaharın sonuna kadar şişme botlarınızı hazır tutmanızda fayda var çünkü her an sokaklar su ile dolup taşabilir. Bu dönemde yağışların en sık görüldüğü dönemler ve hem yağış fazlalığından hem de ülkenin alt yapısının yok denecek kadar yetersiz olmasından dolayı yağışlar sokakları küçük bir dereye çeviriyor. Ama açıkçası bu yağış dönemi yabancıların da en sevdiği ve güven içinde olduğu dönem çünkü sivrisinek sayısında büyük bir düşüş yaşanıyor. Sivrisinek deyince bizim Avrupalı kibar sinekler gibi ısırıp gitmiyorlar tabi. Üzeri çizgili ufak o bölgeye özgü bir sivrisinek var ve ısırdığı kişiye Dengu denilen bir hastalık bulaştırıyor. Herhangi bir tedavisi veya aşısı yok, ölüm riski düşük olsa da var. Ben de bu hastalığı kapmış ve 4 gün Bangladeş hastanelerinde kalmış biri olarak şunu söyleyebilirim ki, hayatımda hiç bu kadar ağrı çekmedim. O nedenle ziyaret edecek kişiler vücudu kapatacak giysiler tercih etmeli. Sakın sinek kovucu spreylere güvenmeyin, Bengal sineklerine etkisi olmuyor.</p>
<p><b><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/530146_384611231611452_1441669850_n.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="alignright size-medium wp-image-1131" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/530146_384611231611452_1441669850_n-300x225.jpg" alt="530146_384611231611452_1441669850_n" width="300" height="225" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/530146_384611231611452_1441669850_n-300x225.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/530146_384611231611452_1441669850_n-210x157.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/530146_384611231611452_1441669850_n.jpg 720w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a>Sence de &#8220;gelişmemiş ülke&#8221; tanımı yapılacak noktada mı, yoksa yansıtıldığının aksine, o kadar kötü durumda değil mi?</b></p>
<p>Bangladeş 1970 yılında kurulmuş bir ülke ve bu nedenle vatandaşlık, sosyal hak, eşitlik gibi kavramları henüz tam olarak bilmiyorlar ve uzun bir süre de öğrenecek gibi gözükmüyorlar.  Evet, Bangladeş gelişmemiş bir ülke ancak bunun bir sürü nedeni var. Yeni kurulmaları olsun, nüfus fazlalığı olsun, siyasi karışıklıklar olsun, eğitimsizlik olsun bu ve bunun gibi nedenler ülkenin gelişimini engelliyor. Çoğu Bengal hala hizmet odaklı bir hayat sürüyor, yabancıların oturduğu tüm evlerde köpek kulübesi kadar “hizmetçi odası” olması da kendi insanlarına nasıl baktıklarını gösterir nitelikte. Özellikle öyle bir saf yalancılıkları var ki, siyah gördüğünüz şeye çok rahat hayır bu beyaz ama siz siyah gördüğünüz için siyah diyebilecek kadar saf insanlar. Saf ama oldukça temiz kalpli yalan söylüyorlar, gerçekten anlaması zor kişiler. Evrensel bir söz vardır “Safety First” diye, Bangaldeş fabrikalarında ise daima “Quality First” yazar, gerisini siz hayal edebilirisiniz. Bir Bengal’in bana kurduğu şu cümle aslında ülkenin neden gelişmediğini ve gelişemediğini özetliyor;  “ Bangladeş gelişmemiş bir ülke, çünkü bizim ideallerimiz yok”</p>
<p><b>Bangladeş son zamanlarda, büyük markaların üretimlerini gerçekleştirmeyi tercih ettiği ülkelerden. Bunun alışveriş anlamında bir getirisi oluyor mu, alışveriş seçenekleri ne durumda?</b></p>
<p>Evet gelelim Bangladeş’in yararlarına! Aradıktan sonra bulunmayacak marka yok, 5’de 1 i fiyatına Calvin Klein, Armani , Abercrombie, Zara, Tommy Hilfiger ne ararsanız bulabilirsiniz. Hepsi de tamamen orijinal! Üretim fazlası, fabrikadan çalınan veya çok ufak defosu olan ürünler ölü fiyatlara mağazalarda satılıyor. Bu mağazaları bulmak yalnız kolay değil, mutlaka bir rehbere ihtiyacınız var. Bangladeş büyük AVM’leri olan bir ülke ancak AVM deyince bizim İstinye Park gibi yerler gelmesin aklınıza. Bina AVM evet ama içi Doğubank İş Hanı. Yani şöyle bir gezeyim mağazaları alışverişimi yapayım demeye kalkarsanız oldukça zorlanacağınızı garanti edebilirim.</p>
<p><b>Orada sıradan bir gün nasıl geçiyor? Gece hayatı ya da başka etkinlikler aktif mi?</b></p>
<p>Benim için sıradan bir gün sabahtan akşama fabrika dolaşıp toplantı yapmakla, akşam da parti varsa kulübe gitmekle, yoksa evde oturup dinlenmekle geçiyor. Genel olarak yabancıların hayatı sabah iş, gece parti, parti yoksa evde dinlenmek. Gece hayatı aşağı yukarı her hafta Cuma günü çeşitli kulüplerde partiler oluyor. Kulüp deyince aklınıza Reina, Ulus 29 gibi yerler gelmesin, daha lokal yerler. Genelde her ülkenin kendine ait bir kulübü var. Örneğin <b>Dutch Club, German Club, Nordic Club, American Club</b> gibi yıllık üyelikle ve yalnızca referansla girebileceğiniz, yerli halkın alınmadığı sadece yabancılara özel olan yerler.  Bu kulüplerin yanı sıra Radisson ve Westin gibi büyük otellerin salonlarında herkesin girebileceği çok sık olmasa da düzenlenen partiler oluyor.  Kulüplerin ve otellerin dışında özel ev partileri yapılıyor, birleşmiş milletler gibi bir ortamda gayet güzel eğlenme fırsatını yakalayabiliyorsunuz. Yukarıda anlattıklarımla bu anlattıklarım birbirine ters gözüküyor evet, ama dediğim gibi Bangladeş ilginç bir ülke.<b></b></p>
<p style="text-align: center;"><b><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/20121005_234633.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-1130" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/20121005_234633.jpg" alt="20121005_234633" width="553" height="415" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/20121005_234633.jpg 2560w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/20121005_234633-300x225.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/20121005_234633-1024x768.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/20121005_234633-210x157.jpg 210w" sizes="(max-width: 553px) 100vw, 553px" /></a></b><b>Seninle konuşmadan önce yaptığımız araştırmada, orada alkol kullanımının sınırlı olduğuna dair şeyler okuduk. Bu gerçekten doğru mu?</b></p>
<p>Alkol kullanımı ülke genelinde yasak. Ama kime? Yerli halka. Örneğin ben içkimi evden alıp KFC’de kova tavuk eşliğinde içebilirim kimse de gelip ne yapıyorsun demez. Bunun dışında bahsetmiş olduğum kulüplerde ve otellerde alkol satışı yapılıyor. Polisler görmediği sürece buralarda yerli halka da satış gerçekleştiriliyor. Marketlerde ise alkol satışı yok, alkol sadece warehouse’larda, pasaportla girebildiğiniz içerisinde alkol satışı değil de silah kaçakçılığı yapılıyormuş hissiyatına kapıldığınız yerlerden, temin edebiliyorsunuz. Buralarda alkol fiyatları biraz yüksek olsa da bizim ülkemize göre daha düşük olduğu kesin!</p>
<p><b>Sence yaşamak, eğitim almak ya da çalışmak için uygun bir ülke mi?</b></p>
<p>Bangladeş seyahatleri bana çok şey kattı, gerçekten insanın hayata bakış açısını değiştiren bir ülke. Şikayet ettiğiniz onca şeyin aslında çok ufak problemler olduğunu hatırlatan, insanların yaşayışlarını gördüğünüzde halinize şükretmenizi sağlayan bir yer. Tek günlük bile olsa mutlaka gidilip o hayat şartlarını görmelisiniz.  Türkleri çok seviyorlar, emin olun Mustafa Kemal Atatürk’ü en az bizim kadar biliyorlar ve başkentte Mustafa Kemal Atatürk adında bir cadde bile var… İnsanları da çok iyi ve temiz kalpliler. Yaptıkları yanlışları bile çoğu zaman bilmeden yapıyorlar. Yaşam şartları ve eğitim şartları çok uygun olmasa da uluslararası firmaların ofislerinde çalışmak zevkli diye duydum. E maaşları da güzel. Çalışmak isteyen düşünmesin kontratını yapıp biletini alsın!</p>
<p><b><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/43512600_b7d1af0db8_z_large.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-1132" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/43512600_b7d1af0db8_z_large.jpg" alt="43512600_b7d1af0db8_z_large" width="500" height="333" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/43512600_b7d1af0db8_z_large.jpg 500w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/43512600_b7d1af0db8_z_large-300x199.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/43512600_b7d1af0db8_z_large-210x139.jpg 210w" sizes="(max-width: 500px) 100vw, 500px" /></a><br />
Bangladeş&#8217;e gidip denemeden ya da görmeden dönmeyin dediğin şeyler var mı, bize birkaç ipucu verebilir misin?</b></p>
<p>Açıkçası benim sabahtan akşama kadar vaktim dolu olduğundan ötürü turistik yerlere gitme fırsatına pek erişemedim. Ancak Bangladeş’e gittiğinizde mutlaka <b>rikşa </b>denen bisikletle gittiğiniz taşıma aracını ve <b>CNG</b> denilen kafes içindeki taksileri denemeniz lazım<b>.  Cox’s Bazaar </b>denen bölgeye seyahat etmenizi kesinlikle öneririm, dünyanın en uzun sahili ve Türkiye’nin Bodrum’u gibi bir yer ancak başkent Dakka’dan uzakta. Asya kıtasının en büyük AVM’lerinden biri olan <b>Bashundhara Shopping Mall</b>’u alışveriş yapılabilecek en düzgün yerlerden biri ancak bahsettiğim marka ve ucuz ürünleri buralarda bulmanız zor. <b>Artisan</b> adındaki mağaza zincirinden bu ürünleri temin edebilirsiniz.</p>
<p>Yeme – içme konusuna gelecek olursak; <b>Sura</b> adında gerçekten çok beğendiğim bir Kore restoranı vardır, Asya mutfağı seviyorsanız çok ideal bir mekan hem de gözünüzün önünde pişiriyorlar.  Tavuk seviyorsanız ve kısıtlı zamanınız varsa yemeklerinizi <b>Nando’s</b> da yiyebilirsiniz temiz hızlı lezzetli ve Türk’lerin en çok tercih ettiği mekan diyebilirim. Olur da canınız güzel ülkemizin kebaplarından çekerse <b>İstanbul Restaurant</b> adında Türklerin açmış olduğu yeri önerebilirim, ustaları da Türk! Ayrıca başka bir Türk restoranı <b>Turkish Bazaar</b> var, sahibi Bengal, ancak ustası Burhan Usta, yemek yemeseniz de kendisiyle muhabbet etmenizi kesinlikle öneririm! Referansınız olmadan kulüplere girmeniz çok zor olduğu için Westin otelinin en üst katında içkinizi içip müziğinizi dinleyebilirsiniz, sakin hoş bir ortamı vardır.</p>
<p>Bunun dışında dikkat etmeniz gereken unsurlar; herkese gülmeyin, tanımadığınız kişilere yardım etmeyin, her denilene inanmayın, hava karardıktan sonra toplu taşıma aracı kullanmayın, biri sizden açık açık “bahşiş” isterse zorlamayın verin, gitmeden önce mutlaka acenta aracılığıyla kalacağınız süre boyunca size temin edilecek bir şoför ayarlayın (acentanız yoksa beni bulun J )  havalimanına girerken ve çıkarken valizlerinizi gözünüzün önünden kesinlikle ayırmayın.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2013/10/21/banglades-yalniz-tisortlerinizin-etiketinde-yazmayan-ulke/">Bangladeş: Yalnızca Tişörtlerinizin Etiketinde Yazmayan Ülke</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2013/10/21/banglades-yalniz-tisortlerinizin-etiketinde-yazmayan-ulke/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>19</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yerlisinden Budapeşte Gece Hayatı Tavsiyeleri</title>
		<link>https://oitheblog.com/2013/10/21/yerlisinden-budapeste-gece-hayati-tavsiyeleri/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2013/10/21/yerlisinden-budapeste-gece-hayati-tavsiyeleri/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 20 Oct 2013 22:03:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[BUDAPEŞTE]]></category>
		<category><![CDATA[MACARİSTAN]]></category>
		<category><![CDATA[budapest]]></category>
		<category><![CDATA[budapest clubs]]></category>
		<category><![CDATA[budapest nightlife]]></category>
		<category><![CDATA[Budapeşte]]></category>
		<category><![CDATA[budapeşte club]]></category>
		<category><![CDATA[budapeşte eğlence]]></category>
		<category><![CDATA[budapeşte gece hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[budapeşte gezi blog]]></category>
		<category><![CDATA[budapeşte gezilecek yerler]]></category>
		<category><![CDATA[Budapeşte Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[budapeşte ne yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[budapeşte tatil]]></category>
		<category><![CDATA[budapeşte tavsiyeler]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[macaristan]]></category>
		<category><![CDATA[macaristan gezi]]></category>
		<category><![CDATA[Seyahat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=1096</guid>

					<description><![CDATA[<p>Pek sevgili Budapeşte bağımlısı arkadaşımız Hakan Dağlıoğlu ile yaptığımız Budapeşte röportajından sonra şimdi de yerlisinden budapeşte gece hayatı tavsiyeleri aldık....</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2013/10/21/yerlisinden-budapeste-gece-hayati-tavsiyeleri/">Yerlisinden Budapeşte Gece Hayatı Tavsiyeleri</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Pek sevgili Budapeşte bağımlısı arkadaşımız Hakan Dağlıoğlu ile yaptığımız <a href="http://oitheblog.com/2013/09/20/budapeste-bir-erasmus-ogrencisinin-yasantisina-dair-her-sey/" target="_blank">Budapeşte röportajından</a> sonra şimdi de yerlisinden budapeşte gece hayatı tavsiyeleri aldık. Öyle ki, gaza gelip hepsini birinci tekil şahıs aktarıyoruz, çünkü sayesinde gitmiş kadar olduk.  Önümüzdeki dönemlerde Budapeşte’ye gitme niyeti olanlar için eğlenebileceğiniz, güzel vakit geçirebileceğiniz türlü türlü mekan aşağıda mevcut.</p>
<h5><b>Budapeşte&#8217;nin En İyi Kulüpleri</b></h5>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/studio-budapest.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-1097" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/studio-budapest.jpg" alt="studio-budapest" width="604" height="402" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/studio-budapest.jpg 604w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/studio-budapest-300x199.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/studio-budapest-210x139.jpg 210w" sizes="(max-width: 604px) 100vw, 604px" /></a></p>
<p><b>Studio:</b> Budapeşte’nin en iyi club’ıdır. Bana göre eğlencenin tek adresidir ve içerisi bayağı bir büyüktür. Yaz ayları hariç her ay açıktır. Ben anlatmayayım siz en iyisi <a href="http://www.youtube.com/watch?v=H0O2UBLOAPY" target="_blank">şuradan </a>izleyin. Özellikle belirtmek isterim ki link özel bir partiden değildir, çünkü bu club her zaman böyledir, şahanedir, müthiştir.</p>
<p><b>White Angel:</b> Bu adam hiçbir şey söylemiyor diyeceksiniz belki ama, ben yine bir şey söylemeyeyim. Benim de bulunduğum Halloween’den bir video <a href="http://www.youtube.com/watch?v=Gc3AbRlTNl4" target="_blank">şurada</a> mevcut. Mekân hakkında size yeterince fikir verir sanırım.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/mdl_white-a_38.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-1098" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/mdl_white-a_38.jpg" alt="mdl_white a_38" width="800" height="533" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/mdl_white-a_38.jpg 800w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/mdl_white-a_38-300x199.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/mdl_white-a_38-210x139.jpg 210w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /></a></p>
<p><b>Dokk Beach:</b> Kendileri tam bir &#8220;open air disco&#8221; olarak tanımlanabilir.  İçinde bir de sarhoş olan insanların atladığı havuz vardır ve mekan bu özelliği ile nam salmış durumdadır. Buradan Tuna nehrinde gece gezmek için kısa süreli sürat tekneleri de kalkar. 3-4 kişi birleşip tekneye girin derim, zira eğlenceli ve unutulma bir deneyim oluyor. Unutmadan ekleyeyim, yalnızca yazın açık.</p>
<p><b>Bed Beach:</b> Dokk Beach benzeri, içerde beyaz koltukları ve adından da tahmin edebileceğiniz üzere yatakları olan, güzel müzikler çalan zaman zaman özel partiler olan ve özellikle o zamanlar gidilmesi gereken bir mekân. Bu da Dokk Beach gibi yalnızca yazları açıktır.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/mdl_1218042416.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-1099" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/mdl_1218042416.jpg" alt="mdl_1218042416" width="640" height="427" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/mdl_1218042416.jpg 640w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/mdl_1218042416-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/mdl_1218042416-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></a><b>Dokk Club:</b> Dokk Beach’in kış alternatifi olarak tanımlanabilir.</p>
<p>Bu kulüplerin hepsi<strong> Arpad Hid</strong> denilen Budapeşte’nin Margit dışında bir diğer adasında konumlanmıştır. İçeri girişler genellikle 1500-2500 Forint arası değişir. Adada yalnız gece kulüpleri olduğu için adına zaman zaman Parti Adası da denilir. Burada ki gece kulüpleri genelde Cuma-Cumartesi günleri açıktır.</p>
<p><b>Tam üst düzey club olmasa da idare eder olan yerler: </b>Ötkert, Romkert, Trafiq, Moulin Rouge, A38</p>
<h5><b>Publar-Barlar</b></h5>
<p><b>Szimpla Kert: </b>Tam bir rahatlama, sakin bir akşam geçirme mekanı. Mutlaka gidilesi pizzası yenilesi birası içilesi yerdir. İçerideki konsept tasarım bambaşka, hiçbir yerde yoktur sanırım. İçeri giriş ücretsizdir.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/FALL_Magazine_Szimpla_Kert.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-1100" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/FALL_Magazine_Szimpla_Kert.jpg" alt="FALL_Magazine_Szimpla_Kert" width="600" height="400" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/FALL_Magazine_Szimpla_Kert.jpg 600w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/FALL_Magazine_Szimpla_Kert-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/FALL_Magazine_Szimpla_Kert-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></a><b><br />
Corvintetö: </b>Techno müzik sevenler için ideal bir mekan. Kapalı bir mekân olmasına karşın terası da mevcuttur. Erasmusluların uğrak yeri. İçeri giriş ücretsizdir.</p>
<p><b>Morrison’s Music Pub 1-2-3: </b>Morrison’s 1 küçük şirin bir pub olmakla beraber içeride ortalama bir dans pisti de vardır. Karaoke için biçilmiş kaftandır. Morrison’s 2 açık terası olan aynı zamanda 4-5 farklı dans pisti olan altlı üstü fazlasıyla eğlendiren bir pub-bar karışımı yerdir. Mutlaka aşağıdaki dans pisti açık olduğu zaman gidilmelidir. İçeri giriş 10’a kadar 500 forint ve bu fiyatın içine 3 bira dahil.</p>
<p><b><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/godor.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-1101" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/godor.jpg" alt="godor" width="1024" height="768" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/godor.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/godor-300x225.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/10/godor-210x157.jpg 210w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a><br />
Instant:</b> Yine bir Erasmuslu mekânıdır. İçeri giriş ücretsizdir.<br />
<b>Doboz:</b> Retro bir mekândır kendileri. İçeri giriş ücretsizdir.<br />
<b>Gödör:</b> Bahçesinde sandalyeleri masaları olan yazın uğrak yeri. Bence kesin gidilmeli.<br />
<b>Piaf:</b> Instant’ın sokağında yer alan belki yarım saat bir saatlik uğranılması gereken bir mekândır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2013/10/21/yerlisinden-budapeste-gece-hayati-tavsiyeleri/">Yerlisinden Budapeşte Gece Hayatı Tavsiyeleri</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2013/10/21/yerlisinden-budapeste-gece-hayati-tavsiyeleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>9</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prag Gezi Rehberi: Bir Takım İpuçları</title>
		<link>https://oitheblog.com/2013/08/20/prag-ipuclari/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2013/08/20/prag-ipuclari/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 20 Aug 2013 15:18:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ÇEK CUMHURİYETİ]]></category>
		<category><![CDATA[PRAG]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[Çek Cumhuriyeti]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi Blog]]></category>
		<category><![CDATA[gezi gehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Hard Rock Cafe]]></category>
		<category><![CDATA[ipuçları]]></category>
		<category><![CDATA[Orta Avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[Prag]]></category>
		<category><![CDATA[Prag Gece Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Prag Gezi Notları]]></category>
		<category><![CDATA[prag gezi planı]]></category>
		<category><![CDATA[Prag Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Prag Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[prag görülecek yerler]]></category>
		<category><![CDATA[prag nereleri gezmeli]]></category>
		<category><![CDATA[prag tatil]]></category>
		<category><![CDATA[prag turu]]></category>
		<category><![CDATA[Prague]]></category>
		<category><![CDATA[Schengen Vizesi]]></category>
		<category><![CDATA[Seyahat]]></category>
		<category><![CDATA[Tatil]]></category>
		<category><![CDATA[travel]]></category>
		<category><![CDATA[Turkey]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=103</guid>

					<description><![CDATA[<p>Başlamadan önce gelen aşırı önemli not: Prag bizim ilk ziyaret ettiğimiz şehir olduğu için aşağıda okuyacaklarınız DEV amatörce yazılmış şeyler....</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2013/08/20/prag-ipuclari/">Prag Gezi Rehberi: Bir Takım İpuçları</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Başlamadan önce gelen aşırı önemli not:</strong> Prag bizim ilk ziyaret ettiğimiz şehir olduğu için aşağıda okuyacaklarınız DEV amatörce yazılmış şeyler. O yüzden buraya bir göz attıktan sonra en iyi siz bizim güncel Prag yazılarımızı okuyun, şöyle bırakalım:</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/2017/07/17/pragda-gezilecek-yerler/" target="_blank" rel="noopener">*PRAG&#8217;DA GEZİLECEK YERLER VE HAYATTA KALMA REHBERİ</a></strong><br />
<a href="http://oitheblog.com/2017/07/19/pragda-ne-yenir-pragda-ne-icilir/" target="_blank" rel="noopener"><strong>*PRAG&#8217;DA NE YENİR &amp; NE İÇİLİR?</strong></a></p>
<p>Üniversite yıllarımın ilk yarısını “gece dışarı çıkayım, biraz da alkol alayım” çılgınlığında ya da “büyüyünce özgür ruhlu bir sanatçı olacağım” hayalleri ile geçirmiş olmanın beni elde var 0 noktasına getirdiğini fark ettiğimde 2010 yılındaydık. Bu ne yaptığını bilmemezlik durumu sonrasında arkadaşlarım ile karar verdik; başka ülkeler göreceğiz. Yeni tatlar, yeni insanlar, varlığından bile haberdar olmadığımız yerler keşfedeceğiz. 20 yaşına kadar Türkiye sınırları dışında hiçbir yere gitmemiş olmanın verdiği tedirginlik ile “çok uzak olmasın, çok pahalı olmasın, e çok da büyük bir alanı kapsamasın” kriterlerimiz doğrultusunda ilk durağımızı seçtik; Prag.</p>
<p>Prag için yapılmış en klişe tanım tabi ki “Masal Şehir”. Her klişe kötüdür genellemesine kapılmamak lazım, çünkü ilk yurtdışı gezimi gerçekleştirdiğim yer olduğundan mıdır bilinmez, Prag gerçekten de şu ana kadar gördüğüm yerler arasında bu tanıma en uygun olanı. Çok beğenmiş olmalıyım ki bir sene sonra dayanamadım, tekrar gittim zaten.</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-8684 aligncenter" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/08/Astronomik-Saat-Kulesi-Tepesi-Prag.jpg" alt="Prag Gezi Rehberi" width="580" height="435" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/08/Astronomik-Saat-Kulesi-Tepesi-Prag.jpg 580w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/08/Astronomik-Saat-Kulesi-Tepesi-Prag-300x225.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/08/Astronomik-Saat-Kulesi-Tepesi-Prag-370x278.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/08/Astronomik-Saat-Kulesi-Tepesi-Prag-570x428.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/08/Astronomik-Saat-Kulesi-Tepesi-Prag-533x400.jpg 533w" sizes="(max-width: 580px) 100vw, 580px" /><br />
Prag&#8217;a Ne Zaman Gitmeli?</strong></p>
<p>Yukarıya doğru çıkıp, denizden uzaklaştıkça havanın soğumasından mütevellit, eğer siz de benim gibi soğuktan hoşlanmıyorsanız, Prag’a yazın gitmek en doğrusu. Yazın dedim diye, “ağustosta gideyim, Türkiye çok sıcak, orası da en sıcak zamanını yaşar” şeklinde düşünüp hayal kırıklığına uğramamanız için de uyarmış bulunayım; ben Ağustos ayında gittiğimde Prag 9 dereceydi. Evet, bildiğimiz 9 derece, yanına 1 koymayı unutmadım. O yüzden gitmeden önce hava durumunu kontrol etmekte fayda var.</p>
<p><strong>Prag&#8217;da Ne Giymeli?</strong></p>
<p>Giysi konusu tamamen hava durumuna bağlı olarak değişse de, birkaç tüyo vermek gerekirse:</p>
<p>-Kışın gidiyorsanız mevcut en kalın kıyafetlerinizi yanınızda bulundurun. Evet, herkes güzel görünmek ister ve eminim kimse kendini üst üste giyilmiş kıyafet yığını içinde, modern zaman eskimosu kılığında iyi hissetmez. Ancak orada etrafı gezmek için ortalıkla koşuştururken soğuktan yüz felci olmak üzere olduğunuzu ya da bir elinizin donup işlevini kaybettiğini fark etmek,  içinizdeki tüm güzel görünme isteğini, küfür etme isteğine bırakacaktır. Böyle durumlar yaşamaya gerek yok.</p>
<p>-Yazın gidiyorsanız, hava maksimum 23-24 dereceyi buluyor. Akşam hafif bir serinlik olması da muhtemel. Türkiye’deki Nisan ayını (2013 nisanını bu durumun dışında tutuyorum) göz önünde bulundurarak yanınıza makul kıyafetler alabilirsiniz.</p>
<p>-İlkbahar, sonbahar gibi ara dönemlerde gidiyorsanız  boşa ümitlenmeyin, soğuk olacak. Doldurun kabanları, atkıları, bereleri.</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-8689 aligncenter" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/08/IMG_3248.jpg" alt="Prag Gezi Rehberi" width="580" height="435" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/08/IMG_3248.jpg 580w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/08/IMG_3248-300x225.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/08/IMG_3248-370x278.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/08/IMG_3248-570x428.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/08/IMG_3248-533x400.jpg 533w" sizes="(max-width: 580px) 100vw, 580px" /><br />
Prag Pahalı Mı?</strong></p>
<p>Bu tamamen kişiden kişiye değişen bir durum olsa da, kanımca özellikle diğer Avrupa şehirlerine kıyasla Prag’ın çok pahalı bir şehir olduğu söylenemez. Hatta bu yorum Orta Avrupa’daki tüm şehirler için geçerli olabilir diye düşünüyorum. Yeme içme işlerinizi ve hediyelik eşya alışverişinizi turistik bölgelerde yapmadığınız sürece maddi açıdan zorluk çekmeyeceğiniz bir tatil geçirebilirsiniz.</p>
<p><strong>Prag&#8217;da Ne Yenir, Ne İçilir?</strong></p>
<p>Prag’da çok özellikli, &#8220;ah bir olsa da yesek&#8221; derdirtecek bir şeylerle karşılaştığımı söyleyemeyeceğim. Öncelikle her şey özellikle Türk mutfağına göre düşünecek olursak çok yağlı ve ağır. (düşünün bizim mutfakla kıyaslayınca bile ağır gelmiş) Bunun sebebi muhtemelen domuz yağı. Zaten domuz yağı ile ilgili bir sorununuz varsa bunu garsonlara belirtmenizde fayda var. Aksi takdirde yemeğiniz çok yüksek ihtimalle domuz içerikli olacaktır.</p>
<p>-Turistik bölgelerde dünya mutfağından herhangi bir ürüne ulaşmanız mümkün. Ama ben Çek Cumhuriyeti mutfağı (o neyse artık) için buradayım diyorsanız, tavşanlar, ördekler ve bilumum avlanabilen hayvan oldukça popüler.</p>
<p>-Kahvaltıyı otelde yapmak istemezseniz bunu çok normal karşılarım. Çünkü Türkiye’deki kahvaltılardan sonra otelde mısır gevreği, 1 tane peynir ve jöle kıvamındaki bi reçeli önünüze kahvaltı diye sunmaları gerçekten komik oluyor. He sanki dışarı çıkacaksınız da muhteşem kahvaltılara mı yelken açacaksınız? Hayır. Ama en azından Starbucks ve Starbucks benzeri kafe zincirlerinde daha güzel seçenekler bulmanız mümkün.  Old Town Square’de ve bu bölgenin arkalarında hem Starbucks hem de adını hatırlayamadığım o tip kafelerden bulabilmeniz mümkün. Bu noktada &#8220;ulan oraya kadar gidip Starbucks&#8217;ta mı kahvaltı yapacağım?&#8221; dediğinizi duyar gibi oluyorum. Haklısınız, ancak ben Prag&#8217;da kahvaltı yaptığım yerlerden baya hoşnutsuz ayrılmış olmalıyım ki, iş bu noktaya gelmiş.</p>
<p>-Eğer bir Hard Rock Cafe severseniz, ya da hala dünyadaki en güzel hamburgerlerin orada olduğunu bilmeden yaşamınızı sürdürüyorsanız, Old Town Square’de bir adet mevcut. Öğle ya da akşam yemeğiniz orada yiyerek 2 gün tok kalabilirsiniz. Tavsiyem: California Burger.</p>
<p>-İçki konusunda gelirsek, Prag diyince akıllara gelen ilk şey bildiğiniz üzere Absinthe. Zaten Türkiye sınırlarında namı alıp yürüdüğü için, orada denemeden dönmek olmaz. Fakat Prag’ın geleneksel biraları da oldukça ünlü. Özellikle <strong>Krusovice Dark Beer</strong>’i kesinlikle tavsiye ederim, hem sudan ucuz (gerçekten su daha pahalı) hem de çok lezzetli.</p>
<p>-Unutmadan, Prag’ın yerel içkisi, şurup tadındaki <strong>Becherovka</strong>’yı da deneyebilir, ya da hediye olarak alabilirsiniz. Olmadı Listerine niyetine kullanırsınız, zira bence tadı Listerine gibi. Neyse.</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-8686 aligncenter" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/08/DSC00241.jpg" alt="Prag Gezi Rehberi" width="580" height="435" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/08/DSC00241.jpg 580w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/08/DSC00241-300x225.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/08/DSC00241-370x278.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/08/DSC00241-570x428.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/08/DSC00241-533x400.jpg 533w" sizes="(max-width: 580px) 100vw, 580px" /><br />
Alışveriş</strong></p>
<p>Prag, alışveriş konusunda beni en hayal kırıklığına uğratan şehirlerden biridir. Zaten yalnızca birkaç gün etrafı gözlemlediğinizde bile pek iç açıcı bir giyim anlayışları olmadığını anlayabilirsiniz. Dior, Chanel, LV gibi dünya markalarıyla ilgili herhangi bir bilgilendirme yapmama gerek yok, çünkü burada durum neyse orada da o. Ama yok ben illa ki oradan alacağım, Prag’dan aldım diye anlatırım diyorsanız, <strong>Parizska Caddesi</strong>’nde istediğiniz kadar bulabilirsiniz.</p>
<p>Daha ortalama alışverişten bahsetmek gerekirse, durum vahim bir hal alıyor. New Yorker, H&amp;M, Promod gibi Avrupa&#8217;da sık sık karşılaşabileceğiniz ortalama fiyatlı mağazalar bulabilmeniz tabii ki mümkün, ancak özellikle Türkiye&#8217;de bulabileceğiniz markalara dadanmak pek de mantıklı değil. Gönül isterdi ki muhteşem kıyafetler bulayım, Prag’da Alışveriş diye ayrı bir post yapayım. Ama yok arkadaşlar, olmayınca olmuyor.</p>
<p>Hediyelik konusuna gelirsek, Prag’da kedi figürünün yaygın kullanımı sayesinde ortalık kedili tişörtten, bardaktan, küllükten geçilmiyor. Bir kedisever olarak bu beni oldukça mutlu etmişti. Bunun dışında Bohemia kristali ve Kafka baskılı üretimler de oldukça yaygın.</p>
<p>En yaygın hediyelik seçeneklerinden birisi tabi ki kuklalar. Fiyatları 15 euro ile 200 euro arasında değişebiliyor. Bu fiyat değişimi de tamamen kuklanın büyüklüğüne ve hareket kabiliyetine bağlı. Bence almayın çünkü gece uykunuza sizi boğabilirler ama siz bilirsiniz. Evet.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-8685 aligncenter" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/08/DSC00235.jpg" alt="Prag Gece Hayatı" width="580" height="435" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/08/DSC00235.jpg 580w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/08/DSC00235-300x225.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/08/DSC00235-370x278.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/08/DSC00235-570x428.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/08/DSC00235-533x400.jpg 533w" sizes="(max-width: 580px) 100vw, 580px" /><strong><br />
Gece Hayatı</strong></p>
<p>Prag’ın gece hayatı konusunda birçok seçeneği var. Oldukça fazla turist çeken bir şehir olduğu için, şehir merkezindeki bar ve pub’ların çoğu turistlerle dolup taşıyor. Bunlardan en bilineni kuşkusuz <strong>Karlovy Lazne</strong>. Bu 5 katlı club&#8217;ın her katında farklı bir konsept ve bununla ilişkili olarak farklı bir müzik tarzı hakim. Burası aynı zamanda Orta Avrupa&#8217;nın en büyük club’ı olarak biliniyor. Müthiş kaliteli bir yer olduğunu söyleyemeyeceğim, ancak bu eğlenemeyeceğiniz anlamına gelmiyor tabii.</p>
<p>Bunun dışında eğer size de benim gibi caz seviyorsanız, birçok caz bar bulmak mümkün.  Biz Old Town Square’deki  kilisenin hemen arkasındaki <strong>Ungelt Jazz Bar’</strong>ı denedik, ve gayet memnun kaldık.</p>
<p>Beyler, hatta bayanlar, Prag’da çeşit çeşit Strip Club da mevcut. Çekinmeden girip türlü çılgınlıklara maruz kalabilirsiniz. Eğlenceli bir anı olarak yanınıza kar kalır.</p>
<p><strong>Prag&#8217;da Nerede Kalmalı?</strong></p>
<p>Prag yürümeye elverişli bir şehir.  Ulaşım ağı da gelişmiş. Zaten çok büyük de olmadığı için, bütçenizden kısmak adına, merkezin dışındaki otelleri tercih edebilirsiniz. Emin olun hiçbir yere ulaşmakta güçlük çekmeyeceksiniz. O artan parayla da Absinthe alırsınız, tatlı yersiniz, i love Prague tişörtü falan alırsınız. Tavsiye isteyenler için, biz ilk gidişimizde <strong><a href="https://www.booking.com/hotel/cz/orea-pyramida.en.html?aid=7953563&amp;no_rooms=1&amp;group_adults=2" target="_blank" rel="noopener">Pyramida Hotel’de</a></strong> kaldık. Çok merkezi bir noktada olmamasına rağmen, merkeze ulaşımımız çok rahattı, hiçbir sorun yaşamadık. Ancak odalar koğuş gibiydi. Eğer siz de bizim gibi “zaten odaya sadece uyumaya gidiyorum”culardansanız, bu otelde kalabilirsiniz. Otele <a href="https://www.booking.com/hotel/cz/orea-pyramida.en.html?aid=7953563&amp;no_rooms=1&amp;group_adults=2" target="_blank" rel="noopener">buradan</a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p>-Prag 1’den 20’ye kadar giden bölgelere ayrıldığı için otel seçiminizi buna göre da yapabilirsiniz. Praha 1, merkez, geri kalanlar ise buna göre şekillendirilmiş. Yani Praha 1’de kalıyorsanız, iyi bir noktada olduğunuzu varsayabilirsiniz.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.files.wordpress.com/2013/05/l.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="alignleft wp-image-109" src="http://oitheblog.files.wordpress.com/2013/05/l.jpg?w=225" alt="l" width="238" height="317" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/05/l.jpg 600w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/05/l-225x300.jpg 225w" sizes="(max-width: 238px) 100vw, 238px" /></a>Genel Tavsiye ve İpuçları:</strong></p>
<p>-Turla gitmeye gerçekten hiç gerek yok. Şehir küçük, ulaşım kolay ve turlar sıkıcı. Üstelik asıl görmek istediğiniz yerler görmenizi geciktiriyorlar. Alın kitapçığınızı, açın interneti önünüze, çözemeyeceğiniz bir şey yok.</p>
<p>-Ulaşım araçlarını kullanırken bileti okutmama gerek yok, kim görecek ki diye düşünmeyin. Biz sizin yerinize bunu düşündük. Kişi başı 250 kron ceza ödedik. Gördüğünüz gibi çok çılgın ve asiyiz.</p>
<p>-Garsonlara bahşiş bırakmayı unutmayın. Unuttuğunuz takdirde arkanızdan bile koşabilir ya da aynı yerde yemek yemek durumunda kaldığınızda yemeğinizden çıkan sinek için, &#8220;beni ilgilendirmez, dışarıda oturuyorsunuz, tabi ki sinek olabilir&#8221; açıklaması bile yapabilirler.</p>
<p>-Şehirde evsizler bile ingilizce konuşabiliyor. İngilizce biliyorsanız dil ve yer yol bulma konusunda sorun yaşamanız imkansız.</p>
<p>-Hard Rock Cafe&#8217;ye gitme kararı aldıysanız, cuma ve cumartesi akşamları canlı müzik olma olasılığı çok yüksek, böyle bir ortam istemiyorsanız, gitmeyin.</p>
<p>-Eğlenin, arkadaş edinin, kaybolun ve acele etmeyin, nasıl olsa bir daha gitmek isteyeceksiniz.</p>
<p>Prag&#8217;da gezilecek yerler için ş<a href="http://oitheblog.com/2013/05/07/prag-nerelere-gitmeli/">uraya</a> bakabilirsiniz</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2013/08/20/prag-ipuclari/">Prag Gezi Rehberi: Bir Takım İpuçları</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2013/08/20/prag-ipuclari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
