<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Uruguay Gezisi | OitheBlog</title>
	<atom:link href="https://oitheblog.com/tag/uruguay-gezisi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oitheblog.com/tag/uruguay-gezisi/</link>
	<description>Gerçekten faydalı bir seyahat blogu</description>
	<lastBuildDate>Fri, 13 Feb 2026 10:48:43 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.1.9</generator>

<image>
	<url>https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/cropped-logo-32x32.png</url>
	<title>Uruguay Gezisi | OitheBlog</title>
	<link>https://oitheblog.com/tag/uruguay-gezisi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Röportaj: Uruguay&#8217;a Yerleşmek ve Sistem Üzerine</title>
		<link>https://oitheblog.com/2017/01/26/uruguaya-yerlesmek/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2017/01/26/uruguaya-yerlesmek/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Jan 2017 17:53:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MONTEVIDEO]]></category>
		<category><![CDATA[RÖPORTAJ]]></category>
		<category><![CDATA[URUGUAY]]></category>
		<category><![CDATA[Jose Mujica]]></category>
		<category><![CDATA[Montevideo]]></category>
		<category><![CDATA[Uruguay]]></category>
		<category><![CDATA[Uruguay Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Uruguay Notları]]></category>
		<category><![CDATA[Uruguay Röportajı]]></category>
		<category><![CDATA[Uruguay Vatandaşlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Uruguay'a Gitmek]]></category>
		<category><![CDATA[Uruguay'a Taşınmak]]></category>
		<category><![CDATA[Uruguay'a Yerleşmek]]></category>
		<category><![CDATA[Uruguay'a Yerleşmek İçin Gerekenler]]></category>
		<category><![CDATA[Uruguay'da Yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=8423</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uruguay&#8217;a yerleşmek, kalkıp buralardan ta dünyanın bir ucuna, Güney Amerika&#8217;ya kadar gitmeyi konuşmak bir ara resmen moda haline gelmişti. Kim...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2017/01/26/uruguaya-yerlesmek/">Röportaj: Uruguay&#8217;a Yerleşmek ve Sistem Üzerine</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8426" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6388.jpg" alt="Uruguay Montevideo" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6388.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6388-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6388-370x246.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6388-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6388-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6388-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /><br />
Uruguay&#8217;a yerleşmek, kalkıp buralardan ta dünyanın bir ucuna, Güney Amerika&#8217;ya kadar gitmeyi konuşmak bir ara resmen moda haline gelmişti. Kim ciddi ciddi bunu düşündü, kim laf olsun diye özellikle Mujica&#8217;dan mütevellit konunun yalnızca geyiğini çevirdi bilemeyiz ama, neticede bir sebebi olacak ki bu cümlelerin odak noktası her daim Uruguay&#8217;dı. Hal böyle olunca biz oralara kadar gitmişken &#8220;ah keşke buraya yerleşmiş bir Türk vatandaşı bulsak da konunun aslı nedir öğrensek diye çok heves ettik, ancak bir türlü öyle bir bağlantı kuramadık. Konuyla ilgili toparladığımız bilgilerden <a href="http://oitheblog.com/2016/02/10/uruguayda-yasam/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şöyle bir yazı</a> bile yazdık ama, onu da yazdığımızla kaldık işte, sanki daha fazlasını öğrenebilirdik gibi hissettik hep. Sonra şans eseri sevgili <strong>Şahin</strong>&#8216;in OitheBlog&#8217;a yaptığı bir yorumu görmemiz ile evde basbayağı sevinç çığlıkları attık, çünkü kendisi yaklaşık 1 senedir Uruguay&#8217;da yaşayan bir Türk vatandaşı! Şahin&#8217;i kişisel olarak tanımasak da anlatımından, söylediklerinden çok etkilendik, öyle ki okunabilirliği zorlaştırır mı eder mi diye düşünüp yazıyı az biraz kısaltsak mı diye kafamızdan geçse de resmen elimiz gitmedi. Buradan kendisine ayrıca teşekkür edelim ve konuya dönelim: Uruguay&#8217;a Yerleşmek ve Sistem Üzerine röportajımız aşağıda sizi bekler, iyi okumalar!</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8425" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6382.jpg" alt="Uruguay'a Yerleşmek" width="634" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6382.jpg 634w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6382-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6382-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6382-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6382-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6382-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 634px) 100vw, 634px" /><br />
Son dönemlerde etrafımızda onlarca kişiden duyduğumuz bir cümle “Abi her şeyi geride bırakıp Uruguay’a yerleşmek var aslında…”. Kimi Türkiye’de yaşıyor olmaktan mütevellit alternatif bir isyan cümlesi olarak kullanıyor, kimi Uruguay’ın sistemine, düzenine vurulup da hayranlıkla söylüyor. Sonuç olarak işi senin kadar ilerletip de hakikaten Uruguay’a taşınan biri ile şu dek karşılaşmamış, karşılaşamamıştık. Nasıl oldu da bu kararı aldın?</strong></p>
<p>Uruguay’da şansımı deneme kararı almadan önce ben de Türkiye’deki giderek zorlaşan yaşam koşullarından muzdarip birçok insandan biriydim. Yani politik gündemden başı dönmüş; şiddet, terör, savaş, çatışma, patlamalar, eylemler, darbe, polis şiddeti, keyfi tutuklamalar, gözaltılar, adil olmayan yargılamalar, tecavüz, taciz, yolsuzluk, doğa katliamı ve daha birçok haberlerle güne sıfır motivasyonla başlayan bir sıradan biriydim. Kaçıp gitmek herkesin olduğu kadar benim de hep aklımın bir köşesinde vardı ama aileni, arkadaşlarını, koşulları her ne kadar ağır da olsa uğraşıp didinip bir iyi yerlere varmaya çalıştığın bir yaşamın da vardı ve öylece arkanı dönüp gidemiyordun. Her zaman bir umut vardı yani, işler bir gün iyiye gidecek bütün bunlar bitecek sona erecek, ömrümün kalanını mutlu huzurlu bir şekilde sürdüreceğim diyordum. Bu süreçte hiçbir zaman halime şükredip olanlara razı olmadım. Hep bir şeyleri değiştirmek veya iyi şeylerin yok olmamasına engel olmak için çaba sarf ettim. Tecavüzü de, yolsuzluğu da protesto ettim, hayvan haklarını da savundum, doğa katliamına, betonlaşmaya da hayır dedim. Hayatta bazı şeyler vardır, doğruluğundan yüzde yüz eminsindir ve içinde onları savunma, koruma ihtiyacı hissedersin. Bir şeyler yapmamak veya yapamamak yıpratır seni, işte böyle bir ruh haliyle senelerce yaşadım Türkiye’de. Bu ruh hali de bu kararı almam konusunda bir alt yapı oluşturmaya başladı denilebilir.</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8429" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6425.jpg" alt="Uruguay'a Yerleşmek" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6425.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6425-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6425-370x246.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6425-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6425-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6425-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /><br />
Çoğumuz gibi sen de bir şeylerin umduğumuz şekilde yoluna girmeyebileceğini keşfetmeye başladın galiba…</strong></p>
<p>Ben Türkiye’de psikolojik olarak çok yıprandım. Kendi hayatıma, düzenime hiçbir zaman odaklanamadım. Bir şeyleri başarmanın verdiği güven hissini hiç yaşayamadım Türkiye’de. Ne zaman bir şeyler için sesimizi yükseltsek hep dışlandık, hor görüldük, yeri geldi marjinal olduk, sözde entel olduk, çapulcu olduk, dış güçlerin oyuncağı olduk, vatan haini olduk. Barışçıl eylemlerimiz daha başlamadan hep şiddetle karşılık buldu. Kutuplaştırıcı, ayrıştırıcı sözlü şiddetin yanı sıra ana akım medyanın olayları çarpıtma ve toplumu yanlış yönlendirmesiyle bakkalın, esnafın sopalı, döner bıçaklı şiddetine maruz kaldık, hala da maruz kalan, hayatını yitiren, sakat kalan, yıllarca adalet arayan binlerce insan var. Bu yüzden Türkiye’de insanlar ikiye değil elliye bölünmüş durumda. Kimse kimseyi sevmiyor ya da herkesin sevdiği birisi kesinlikle yok o ülkede. Yani Türk, Kürt milliyetçiliği değil artık; şuan Türkiye’de şu partili, şu cemaatten, şu şehirden, şu dinden, şu görüşten ayrımından tutun da darbeci, cemaatçi, marjinali, enteli, çapulcusu, şu ülkenin casusu, şu ülke liderinin destekçisi, şu eylemin katılımcısı, bölücü, faşist, komünist, ateist, anarşist..vs gibi onlarca sözde düşman var. Herkesin var olduğuna inandığı iç ve dış düşmanlar var yani. Arkadaşlarımızla bile sohbet ederken bu düşmancılığı hissedebiliyorsunuz. Sadece doğduğunuz yer bile sizin arkadaşlarınız veya sohbet ettiğiniz biri tarafından öteki olarak nitelendirilmenize sebep olabiliyor. Bu durum güvensizliğe neden oluyor ve en yakın arkadaşlarınıza, komşunuza veya iş arkadaşınıza güven duymama durumunu yaratıyor. Bunların hepsini yaşadım Türkiye’de. Hayatımda sadece aileme güvenebileceğimi hissettiğim zamanlar oldu. Kendimi yalnız ve çaresiz hissettiğim çok zaman oldu. Toplum baskısı öyle bir noktaya geliyor ki sen bile doğruluğundan emin olduğun şeylerden şüphe eder, kendini sorgular hale geliyorsun. Sana göre yanlış fakat çoğunluğun doğru kabul ettiği birçok şeyi sorgular hatta kabul eder duruma geliyorsun. Bu durum göründüğünden çok daha tehlikeli aslında.</p>
<p>Uzun lafın kısası buraya iç çekişmelerlerden bezmiş, bir tarafı el üstünde tutulurken diğer tarafı baskıyla ezilmiş, sindirilmiş, parçalanmış bir halkın içinde, her gün iş savaş ha çıktı ha çıkacak endişesini yaşadığım bir psikoloji ile geldim.</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8435" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6502.jpg" alt="Uruguay'a Taşınmak" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6502.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6502-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6502-370x246.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6502-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6502-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6502-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /><br />
Ne kadar süredir Uruguay’dasın? Neresinde yaşıyorsun?</strong></p>
<p>-Ocak 2016’dan beri Uruguay’dayım. Montevideo’da yani başkentte yaşıyorum.</p>
<p><strong>Taşınma sürecin nasıl gerçekleşti? Daha önce Uruguay’ı görme şansın olmuş muydu mesela, bile bile mi gittin? Bu öyle Almanya’ya taşınmak gibi bir şey değil ki arkadaş. O bile yeterince büyük bir gelişmeyken söz konusu Uruguay olunca acayip bir mesafeden ve bambaşka bir kültürden söz ediyoruz. Bayağı cesaret işi aslında! </strong></p>
<p>Taşınma sürecinde elimde avucumda satılabilecek ne varsa sattım sırt çantamı aldım geldim. Satılabilecek derken ev araba vs. den bahsetmiyorum. Bir gitarım, bir de motorum vardı onları sattım, zaten bilet aldıktan sonra elimde 600 küsür dolar kaldı. Daha önce Uruguay’ı hiç görmemiştim tabii. Fakat benim yolumun Uruguay ile kesişmesinin sebebi kız arkadaşımdı. Kendisi buralı. Onunla 2014 yazında İstanbul’da tanıştık. Tanışmadan önce Uruguay ile bildiğim tek şey Ekşi Sözlük’te bahsedilirken öğrendiğim Mujica ve icraatlarıydı. Tabi Uruguay’dan biriyle tanışınca Mujica ve ülke hakkında birçok soru sorup, Türkiye’den bir çok insanın oraya kaçma hayallerinden bahsettim. O da bana Uruguay hakkındaki bilgilerin bir kısmının tam doğru olmadığından bahsetti. Ben de ona İstanbul’u gezdirirken bir yandan da Türkiye’deki koşullardan bahsettim. Daha sonra ülkesine geri döndüğünde biz konuşmaya devam ettik. Her bomba patladığında veya televizyondan Türkiye ile ilgili bir haber duyduğunda mutlaka bana yazar durumumu sorardı. Bu böyle yaklaşık bir sene devam ettikten sonra Türkiye’ye tekrar geldi ve iki ay boyunca beraber otostop çekerek, Couchsurfing yaparak veya kamp kurarak tüm Akdeniz’i dolaştık. Bu süreçte birbirimizi daha iyi tanıdık. Tekrar ülkesine döndüğünde onu okulum biter bitmez birkaç aylığına ziyaret edecektim. Fakat koşullarım öyle ağırlaştı ki dediğim gibi elde avuçta ne varsa sattım, tası tarağı toplayıp Uruguay’a yerleşme değil ama, şansımı denemek için 6 aylığına gitmeye kadarı verdim. Okulu bıraktım, arkadaşlarımla ve ailemle vedalaştım. Tabii ki ilk etapta “gitme ne yapacaksın” diyenler oldu ama dinlemedim ve buraya geldim. Arkadaşlarım ve ailem her defasında bana iyi ki gitmişsin, sakın geri gelme diyorlar.</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8432" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6451.jpg" alt="Uruguay'da Yaşam" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6451.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6451-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6451-370x246.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6451-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6451-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6451-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /><br />
Peki bir yabancının Uruguay’a yerleşme, oturma izni ya da vatandaşlık alabilme süreci nasıl ilerliyor? Ne gibi belgeler sağlaman gerekti? Süreçler bizdeki gibi yavaş mı? Herhangi bir zorlukla karşılaştın mı?</strong></p>
<p>Uruguay’a yerleşmek çok kolay. <strong><em>Ben gelmeden önce sadece iki belge getirdim. Doğum belgesi ve sabıka kaydı. </em></strong>Tabii iki belgeyi de İspanyolca tercüme ettirirdim, noterde onaylattım ve kaymakamlıktan apostillerini yaptırdım.</p>
<p>Uruguay’a geldikten sonra göçmenlik bürosuna randevu aldım. Orası ilk adım. Ondan sonrası çorap söküğü gibi geliyor zaten. Yanınızda İspanyolca bilen biri varsa, ne yapacağınızı ne zaman yapacağınızı biliyorsunuz. Geriye sadece sabırla beklemek kalıyor. Sabır diyorum çünkü işler çok yavaş ilerliyor bazen. Oturma izni konusunda çok soru soruluyor. <strong><em>Göçmenlik bürosuna ilk başvuruyu yapmanızın ardından yine oradan bir ay sonra alacağınız belge ile nüfus dairesinden bir hafta içinde sadece fotoğraf çektirerek ve parmak izi vererek iki yıllık oturma izni onaylı kimliğinizi, yani Cedula’nızı alıyorsunuz.</em></strong> Bundan sonrası için, yani kalıcı oturum izni için bazı şartları yerine getirmeniz gerekiyor. Gelir gösterme bu aşamada karşımıza çıkıyor. Yurtışından gelecek 1500 Dolar aylık gelir göstermeniz veya herhangi sigortalı bir işte en az üç ay çalıştıktan sonra 3 aylık maaş bordrosu göstermeniz veya kendi işinizi kurmanız gerekiyor. Ben 4 ay işsiz dolaştıktan sonra iş buldum ve üç ay çalıştıktan sonra doğum belgesi, sabıka kaydı ve 3 aylık maaş bordrom ile bir iki ay önce kalıcı oturum izni başvurumu yaptım. 3 ay sonra arayıp sonucu bildireceklerini söylediler. Bekliyorum. Eğer onaylanırsa, ki gerçekten tüm işlemleri eksiksiz ve istedikleri gibi yaptıktan sonra çok rahat onaylanır diyorlar, 3-5 yıl burada yaşadıktan sonra vatandaşlık için başvurabilirim. Tabii bu koşullar medeni durumuna göre değişebiliyor. Benim yaşadığım tek zorluk burada kalıcı oturum iznine başvururken sabıka kaydının yerli, yani Uruguay’lı bir tercüman da ayrıca onaylanması gerektiğini söylediler. Sanırım öyle bir kanun varmış. İşim gereği tanıdığım birkaç tercüman arkadaşımdan yardım alarak o işlemleri de bir haftada hallettim. Bir de şöyle bir durum var; Benim yanımda İspanyolca bilen kız arkadaşım olduğu için ben neredeyse ağzımı bile açmadım bu süreç boyunca. Bir kere yalnız halletmek için gittiğimde benden yanıma İspanyolca bilen birini getirmem gerektiğini söyledi ve hiçbir işlem yapamadım. Yani İngilizce bilen pek yok resmi dairelerde, o yüzden yanınızda birilerinin olması şartmış. Bunu da böylece öğrenmiş olduk.</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8433" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6466.jpg" alt=" Uruguay" width="634" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6466.jpg 634w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6466-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6466-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6466-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6466-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6466-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 634px) 100vw, 634px" /><br />
En merak ettiğimiz konulardan biri de iş bulma sürecin. Oraya gitmeden önce ne sektörde çalışabileceğini araştırdın ya da birileriyle önceden iletişime geçtin mi? “Ya iş bulamazsam” gibi bir paniğin olmadı mı mesela? Şu an ne iş yapıyorsun?</strong></p>
<p>Buraya gelirken aklımda ne iş olsa yaparım vardı. Branşım olan tekstil sektöründe iş bulmanın çok zor olduğunu biliyordum. Tekstil ile ilgili zaten hiç ilan da görmemiştim. <strong><em>Ülke nüfusu 3,5 milyon, bunun en büyük bölümü 1,5 milyonu yani yaklaşık yarısı başkent Montevideo’da yaşıyor. En çok iş olanağı burada olmasına rağmen iş bulmak oldukça zor. </em></strong>İspanyolca bilmeyen sadece İngilizce bilen benim gibi yabancılar için daha zor, ne İspanyolca ne de İngilizce bilmeyenler için çok daha zor. İmkansız değil çok zor. Burada İngilizce bilmeyen bir Türk arkadaşımız iki işte birden çalışıyor bazen. Burası küçük bir yer olduğu için işler kulaktan kulağa veya tanıdığın tanıdığı üzerinden hallediliyor. O yüzden çevre çok önemli. <strong><em>İnternette iş aramaktansa her gün yeni insanlarla tanışıp iş aradığını söylemen çok daha avantajlı </em></strong>bana göre. Tabi insanların size kefil olabilecek kadar güvenini kazanmanız lazım. Bu da zaman ve sabır gerektiriyor. Ya iş bulamazsam paniğim işe kabul edildiğim güne kadar hep vardı. Ben gelirken dönüş biletimi de 6 ay sonrasına almıştım her ihtimale karşı. Dördüncü ayımda iş bulamasaydım şu an Türkiye’de olabilirdim. İş konusunda gerçekten şanslı olduğumu düşünüyorum, yani burada, Türkiye’de değil. Ben iş ilanlarına bakarken sadece İngilizce bilen birini arayan iş ilanlarına bakıyordum ve sadece onlara başvuruyordum. Kız arkadaşımın arkadaşı bir gün bana bir firmanın Türkçe bilen birini aradığını söyledi ve link gönderdi. Firma Türkiye’de çok popüler olan bir cep telefonu oyunun firmasıydı ve Türk kullanıcılardan gelen mailleri cevaplayabilecek, Türkçe çeviri yapabilecek birini arıyorlardı. Başvurduğumun ertesi günü iş görüşmesi için çağrıldım ve görüşmede ilanı yazarken kimseyi bulamayacaklarını aylarca bekleyeceklerini itiraf etmelerine rağmen işi alabilmek için bir sürü test ve çeviri yaptım. Haftalarca sonuç bekledim ve bir ay sonra işe alındığımı bildirdiler. Yaklaşık 6 aydır Trivia Crack oyununu yapan Etermax firmasında çalışıyorum.</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8427" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6404.jpg" alt=" Uruguay Montevideo" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6404.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6404-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6404-370x246.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6404-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6404-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6404-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /><br />
Peki işler gerçekten de beklediğin gibi çıktı mı? Yani Uruguay gerçekten anlatıldığı, yansıtıldığı kadar “ütopik”, eşitlikçi, adil, güvenli bir ülke mi? Aradığını bulabildin mi? İyi ki Uruguay’a taşınmışım diyebiliyor musun?</strong></p>
<p>İşler kesinlikle beklediğim gibi gitmedi, her gün çok daha iyiye gitti benim açımdan. <strong><em>Hayatımdan oldukça memnunum ve geri dönmeyi de düşünmüyorum.</em></strong> Uruguay’dan çok fazla bir beklentim yoktu zaten. Hayat pahalılığı dışında istediğim ve aradığım huzur ve yaşamı fazlasıyla buldum. Karnınız toksa burada endişelenecek hiçbir derdiniz olmuyor. Sanat ise sanat, eğlence ise eğlence, dostluk arkadaşlık ise fazlasıyla bulabilirsiniz. <strong><em>Burada kimse sizi doğduğunuz şehire, dini inancınıza, tuttuğunuz takıma, desteklediğiniz partiye veya politikacıya göre yargılamıyor. Muhtemelen akıllarından bile geçmiyordur. </em></strong>Türkiye dediğimiz zaman burada yayınlanan Türk dizilerinin isimlerini veya 2002 Dünya Kupası Türkiye milli takımında oynayan futbolcuları saymaya başlıyorlar. Türkçe bir kelime duyduklarında defalarca tekrarlatıp söylemeye çalışıyorlar. İspanyolca öğrenmen için yardım ediyorlar, bir kelimenin anlamını sorduğunda kökenine kadar her şeyini tüm hikayesini, hangi durumda kullandıklarını uzun uzun anlatıyorlar. Hep gülüyorlar, futboldan veya komik şeylerden bahsediyorlar. Politika hakkında konuşulduğunu hiç duymadım. Tek dertleri futbol. Futbolu seviyorlar. Haftada bir iş arkadaşlarımla birlikte halı saha maçı yapıyoruz. Maç izlemeye bölüm şefinin evine gidiyoruz, rahatımız için elinden geleni yapıyor, yiyeceğimizi içeceğimizi servis ediyor. Ego yok. Şefi de müdürü de aynı. Hep beraber bara gidip sabaha kadar eğlenebiliyoruz. İnsanlar doğal burada, yapmacık değil kimse. Herkes olduğu gibi. Kimse iş için bir yerlerini paralamıyor. Benim çalıştığım iş yerinde birçok kişi kendi isteği ile günde sadece 6 saat çalışıyor. Kimse 3 saat daha çalışayım daha çok para kazanayım demiyor. Para hırsı, kazanma hırsı yok. Bazen tembelliğe kadar gidiyor bu hatta. Ya bunlar çalışmak mı istemiyor acaba diyorum bazen. İhtiyacı kadar kazanıyorsa onunla yetinmeyi biliyor. Çoğu esnaf dükkanını geç açıyor erken kapatıyor. Hafta sonu genç insanlar eğlenmeye gidiyor. Kadınlar arkadaşlarıyla rahat rahat eğlenebiliyor evine istediği zaman istediği saatte gidiyor. Sarkıntılık yok, taciz yok, diğerinin kararına, yaşamına saygı var.</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8431" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6443.jpg" alt="Uruguay'a Yerleşmek" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6443.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6443-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6443-370x246.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6443-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6443-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6443-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /><br />
İronik bir soru olacak ama, Türkiye ile Uruguay’ın temel farklarının neler olduğunu düşünüyorsun? Kültürel anlamda da olabilir, sistem açısından da…</strong></p>
<p>Sistem kesinlikle daha iyi, daha özgürlükçü, daha adil ve daha eşitlikçi. Medya tamamen özgür. İstediğini yazıp çizebiliyor rahatça. Sansür yok. Yayın yasağı yok. İnsanlar daha özgür. Çalışan hakları konusunda çok daha ileride olduğunu söyleyebilirim. Türkiye’ye göre kadınlar iş hayatında çok daha ön planda. Kadın taksici de var, kadın otobüs şoförü de var, kadın belediye temizlik işçisi de var. Hepsi de çok çalışkan ve işini titizlikle yapıyor. Tabii her ülkede olduğu gibi burada da evsizler, varoş bölgeler ve çok ağır koşullarda yaşayan insanlar var. Eğitim konusunda öğretmen yetersizliği ve yeteri kadar derslik olmadığını biliyorum.</p>
<p><strong>Çoğu kişi Uruguay’ı ucuz bir ülke sansa da aslında öyle olmadığına dair birçok şey duyuyoruz, açıkçası kişisel deneyimimiz de bu yöndeydi. Sence orası pahalı kabul edilebilecek bir ülke mi? Tabii ki ne kadar maaş aldığını sormayacağız ama, şöyle bir özet geçsen? <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/14.0.0/72x72/263a.png" alt="☺" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /></strong></p>
<p><strong><em>Uruguay kesinlikle ucuz bir ülke değil. Asgari ücret Türkiye ile aynı olmasına rağmen hayat çok daha pahalı.</em></strong> Bana göre burada Türkiye’den daha ucuz olan iki şey var; et ve şarap. Ülkede üretim çok fazla olmadığı için çoğu şey dışarıdan ihraç ediliyor. Vergileri de bir hayli yüksek olduğu için tüketiciye ulaşana kadar 2-3 katı oluyor fiyatı. Bu koşullarda yaşanılır mı? Elbette yaşanılır. Yemeğini evde kendin yaparsan, gece hayatından ve bazı lükslerden vazgeçersen gayet güzel yaşarsın. Ben kendi ekmeğimi pizzamı veya yemeğimi evimde yapıyorum.<br />
<strong><br />
İnsan ilişkileri nasıl? Yani genel olarak sıcakkanlı bir yapıda oldukları söylenebilir mi? Kolay adapte olabildin mi ya da aranızda bir dil bariyeri olduğunu düşünüyor musun?</strong></p>
<p>İnsanlar çok sıcakkanlı ve samimi. Çok çabuk kaynaşabiliyorsunuz ve anlaşabiliyorsunuz. Benim tanıştığım insanların büyük bir bölümü İngilizce biliyordu, o yüzden kolay anlaşabildim. Çok yardımsever insanlar. İspanyolca bir kelimeyi anlamadığında veya İspanyolca ile ilgili her hani bir soru sorduğunda sana uzun uzun anlatıyorlar. Şu an onlarla İspanyolca konuşuyorum anlatamadığım bir şey olursa İngilizce’ye geçiyorum. Ayda birkaç kere ya evde ya da sevdiğimiz mekanlardan birinde buluşuyoruz beraber zaman geçirip eğleniyoruz. Moralleri hep yüksek. Kafayı bir şeylere takan veya üzgün dolaşan birini hiç görmedim. Mutlular yani. Sosyal yaşamlarına da işleri kadar önem gösteriyorlar. Kendilerini eve kapatmıyorlar.</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8430" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6432.jpg" alt="Uruguay" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6432.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6432-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6432-370x246.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6432-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6432-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/01/SAM_6432-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /><br />
Urugay’ın sistemi, düzeni konusunda eleştirebileceğin, “bence şu iş dışarıdan göründüğü gibi değil” diyebileceğin şeyler var mı? </strong></p>
<p>Eleştirdiğim yönleri var elbette. <strong><em>Bazı kurallarını anlamakta zorlanıyorum. Mesela bankada telefon kullanmak yasak. Kapının önünde polisin hemen yanında marihuana içebilirsin ama içeride telefon kullanamazsın. </em></strong>İlginç gerçekten. Güvenliği abarttıklarını düşünüyordum ilk geldiğimde mesela ama yavaş yavaş fikrim değişmeye başladı. Tabii bunda bisikletimin bahçede kilitsiz bıraktığım yarım saat içinde çalınması ve bir arkadaşımın normalde 3 kapı geçerek ulaşabildiğin evine hırsızın bir saatte girip tüm elektronik eşyalarını ve birikimini çalması da etkili oldu diyebilirim. <strong><em>Polisin suçu önleme konusunda yetersiz olduğunu düşünüyorum. Polis sadece turistik bölgelere yoğunlaşmış görünüyor.</em></strong> Onun dışındaki yerlerde nadiren görüyorum. Bu da muhtemelen suçluları suça teşvik ettiriyor bence. Güvenlik konusunda yeterli tedbirlerin alınmadığını veya alınamadığını düşünüyorum.</p>
<p><strong>Son olarak bir turist sorusu gelsin, buralara kadar gelmişken denemeden/görmeden/yemeden dönmeyin diyebileceğin birkaç lokal ipucu verebilir misin? <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/14.0.0/72x72/263a.png" alt="☺" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /></strong></p>
<p>Buraya gelmişken bir asado, chivito, milanesa ya da ne bileyim bir gramajo yemeden dönmeyin. Burada sulu yemek kültürü yok. Pizza ve benzeri yiyecekler ile et ve jamon yani domuz eti ağırlıklı yiyecekler tüketiliyor genelde. Dulce de Leche’li bazı tatlı türlerini denemenizi de tavsiye ederim. Hatta direk Dulce de Leche’yi tadın.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2017/01/26/uruguaya-yerlesmek/">Röportaj: Uruguay&#8217;a Yerleşmek ve Sistem Üzerine</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2017/01/26/uruguaya-yerlesmek/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>81</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Montevideo Gezi Rehberi: Uruguay’ın “Tanısan Seversin” Şehri</title>
		<link>https://oitheblog.com/2016/02/16/montevideo-gezi-rehberi-uruguayin-tanisan-seversin-sehri/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2016/02/16/montevideo-gezi-rehberi-uruguayin-tanisan-seversin-sehri/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Feb 2016 16:14:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MONTEVIDEO]]></category>
		<category><![CDATA[URUGUAY]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Amerika Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Amerika Mutfağı]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Amerika Notları]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Amerika Ülkeler]]></category>
		<category><![CDATA[Montevideo]]></category>
		<category><![CDATA[Montevideo Bütçesi]]></category>
		<category><![CDATA[Montevideo Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Montevideo Gezisi Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Montevideo Nerede]]></category>
		<category><![CDATA[Montevideo Pahalı mı?]]></category>
		<category><![CDATA[Montevideo Uruguay]]></category>
		<category><![CDATA[Montevideo Yeme İçme Notları]]></category>
		<category><![CDATA[Montevideo'da Gezilecek Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[Montevideo'da Konaklama]]></category>
		<category><![CDATA[Montevideo'da Nerede Kalınır]]></category>
		<category><![CDATA[Montevideo'da Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Montevideo'ya Ulaşım]]></category>
		<category><![CDATA[Uruguay Gezi Notları]]></category>
		<category><![CDATA[Uruguay Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Uruguay Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Uruguay Mutfağı]]></category>
		<category><![CDATA[Uruguay'da Gezilecek Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[Uruguay'da Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Uruguay'da Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Uruguay'ın Başkenti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=5617</guid>

					<description><![CDATA[<p>Montevideo’yla ilk görüşte aşk yaşamak pek de olası değil. O mimarisine vurulmalı Avrupa şehirlerini, otantikliğinden etkilendiğiniz Uzak Doğu ülkelerini ya...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2016/02/16/montevideo-gezi-rehberi-uruguayin-tanisan-seversin-sehri/">Montevideo Gezi Rehberi: Uruguay’ın “Tanısan Seversin” Şehri</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6387.png"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5619" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6387.png" alt="Montevideo Uruguay" width="638" height="425" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6387.png 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6387-300x200.png 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6387-1024x683.png 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6387-210x140.png 210w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a></p>
<p>Montevideo’yla ilk görüşte aşk yaşamak pek de olası değil. O mimarisine vurulmalı Avrupa şehirlerini, otantikliğinden etkilendiğiniz Uzak Doğu ülkelerini ya da “başka bir dünya mümkün mü” diye sorduran Küba gibi ülkeleri falan bir yana bırakın. Montevideo gezisi deneyiminiz hiçbir şekilde bunlar gibi olmayacak. Aksine, ilk gördüğünüzde pek de etkileyici olmadığı kanısına varma ihtimaliniz çok yüksek. Fakat sonra acayip bir şey olacak, insanlarla tanışmaya, konuşmaya, etrafınızı gözlemlemeye başlayacaksınız. İşte o zaman işler değişecek. Tamam diyeceksiniz, burayı seveceksem taşından toprağından, müzesinden, binasından ötürü değil, başka sebeplerden ötürü seveceğim. Henüz oralara ayak basmadıysanız bu cümleler sizin açınızdan oldukça soyut olabilir. O sebeple sizi <strong><a href="http://oitheblog.com/2016/02/10/uruguayda-yasam/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Uruguay’ın düzenini, sistemini ve insanlarını anlattığımız yazımıza</a></strong> alalım ki neden bahsettiğimiz biraz daha anlam kazansın. Hazır Uruguay&#8217;a kadar gitmişken başka bir şehre daha geçmek isterseniz dünyanın en şirin şehirleri listesine her türlü ekleyeceğimiz <strong><a href="http://oitheblog.com/2016/02/13/colonia-del-sacramento-gezi-rehberi/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Colonia Del Sacramento rehberimize</a></strong> de bakabilirsiniz. Ardından beraber Uruguay övmeye başlayabiliriz.</p>
<p>Burada konumuz başka, buyursunlar, Montevideo Gezi Rehberi ellerinizden öper!</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6416.png"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5624" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6416.png" alt="Uruguay Sokakları" width="638" height="425" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6416.png 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6416-300x200.png 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6416-1024x683.png 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6416-210x140.png 210w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a>Montevideo’ya Ne Zaman Gidilir?</strong></p>
<p>Bu konuyu yalnızca Montevideo olarak değil de Uruguay genelinde ele alacak olursak bilmeniz gereken en önemli konu, bizim yarım kürede kışken, orada yaz olduğu durumu. Bu zıtlığı tüm diğer mevsimler için de uygulayacak olursanız Uruguay’a ne zaman gitmenin doğru olacağını tespit etmek de daha kolay olacaktır. Evet, ilkokul bilgilerimiz hala işe yarıyor, kullanıma geçirmek güzel bir hismiş değil mi?</p>
<p><strong>Uruguay’da Yaz:</strong> Uruguay’da yaz ayları, yani <strong>Aralık-Ocak-Şubat</strong> dönemi gayet sıcak geçiyor. Hatta bu üçlüye Kasım ve Mart aylarını da katabilirsiniz. Biz de şehri bu dönemde ziyaret ettiğimiz için kesin bilgi verebiliriz, sıcaklık gün içinde 30’lu derecelere kadar ulaşıyor ve yer yer bunaltıcı olabiliyor. Ancak akşamüstü saatlerinden itibaren hava genellikle biraz daha serinliyor ve üzerinizde hırka ile dolaşacağınız noktaya gelebiliyor. Dolayısıyla yaz döneminde gitmenizi tavsiye edebiliriz. Yaz tatili döneminde gitmiş olduğunuz için şehrin bir tık daha boş olmakla birlikte, birçok mekanın kapalı çıkabileceğini de hatırlatalım. Şayet bu dönemde Uruguay’a ayak basmaya kararlıysanız Güney Amerika genelinde bayağı ünlü bir “parti şehri” olarak bilinen <strong>Punta del Este</strong>’ye geçebilirsiniz, çünkü “NEREDE ULAN BU MONTEVIDEO HALKI” diye sinirlendiyseniz tam olarak orada olduklarını söyleyebiliriz.</p>
<p><strong>Uruguay’da Kış:</strong> Uruguay’ın her daim sıcak ve güneşli olduğu gibi bir rivayet ortaya çıkmış. Kim çıkardıysa onu gelsin buraya efendi gibi yüzümüze söylesin. Öyle bir şey yok arkadaşlar. Haziran, Temmuz, Ağustos döneminde sıcaklık 10 derecelere kadar düşüyor, kışlıklar çıkıyor, yazlıklar HURÇLARIN (bu sözcük bir garip değil mi ya) içine koyuluyor, Uruguay’lı genç delikanlılar annelerinin ısrarlarıyla hurçları dolapların tepelerine kaldırıyor. Oradayken öğrendiğimize göre çok kışlar çok yağışlı geçmemesine, hatta bol bol gün ışığı almalarına rağmen coğrafi konumları itibarıyla soğuk bayağı ciddi hissediliyormuş. Dolayısıyla yanınıza alacağınız kıyafetleri ona göre seçmekte fayda var.</p>
<p><strong>İlkbahar &amp; Sonbahar Dönemi</strong>: Ara dönemler Montevideo’yu ziyaret etmek için iyi bir fikir olabilir. Ancak bu dönemlerde yağış olma ihtimali yaz ve kış dönemlerine kıyasla daha yüksek olduğu için yanınıza şemsiye alsanız iyi edersiniz. Yaz döneminde bile akşamları biraz serin olduğunu söylemiştik, bu sebeple ara dönemlerde akşamları daha da serin olabilir.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6463.png"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5629" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6463.png" alt="Güney Amerika" width="638" height="425" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6463.png 3819w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6463-300x200.png 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6463-1024x682.png 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6463-210x140.png 210w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a>Montevideo Bütçesi</strong></p>
<p>Yukarıdaki Uruguay’da havanın hep güzel olduğu rivayetini ortaya atan arkadaşı hatırladınız mı? Onun bir de tüm Güney Amerika ülkelerinin uygun fiyatlı olduğu versiyonunu çıkaranı var. Bir ara bu ikisini bulup karşımıza alıp efendi gibi konuşacağız. Çünkü böyle bir durum da kesinlikle yok. Aslına bakarsanız <strong>birçok gezgin Montevideo’yu pahalı bir şehir olarak bile değerlendiriyor</strong>. Gidip de şaşırıp kalmamanız için şu bütçe konusunu biraz detaylandırmak isteriz;</p>
<p>*Anlaşılır olması açısından para birimini Uruguay pezosu olarak değil Amerikan doları olarak yazıyoruz.</p>
<p><strong>Su: 0,80 – 1 dolar civarı</strong></p>
<p><strong>Ortalama bir restoranda ana yemek: </strong>9 – 15 dolar arası (15 doları dev bir steak olarak düşünebilirsiniz)</p>
<p><strong>Çay/kahve: </strong>2-3 dolar civarı</p>
<p><strong>Bira: </strong>2-4 dolar arası</p>
<p><strong>Tek kullanımlık otobüs bileti: </strong>1 dolar civarı</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6398.png"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5621" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6398.png" alt="Montevideo Uruguay" width="642" height="427" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6398.png 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6398-300x200.png 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6398-1024x683.png 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6398-210x140.png 210w" sizes="(max-width: 642px) 100vw, 642px" /></a>Montevideo’da Ulaşım</strong></p>
<p><strong>Montevideo’ya Ulaşmak</strong></p>
<p>Eğer kontrol ettiyseniz fark etmişsinizdir, Türkiye’den Montevideo’ya direkt uçuş yok. Dolayısıyla aktarmalı seçenekleri değerlendirmek zorundasınız, ki bayağı uzun bir uçuş olacağını düşünürsek aktarma yapmak pek de fena olmuyor, en azından uçağın içinden çıkıp şöyle bir yürüyüp dolanmış oluyorsunuz. Bu noktada birkaç seçeneğiniz var. Ben bildiğimden şaşmam diyorsanız <strong>THY’nin Buenos Aires uçuşu</strong> ile kıtaya ayak basacak ve ardından Buenos Aires&#8217;ten deniz otobüsü aracılığıyla Montevideo&#8217;ya geçecekseniz. Ya da başka havayolu şirketlerine güvenerek Avrupa’ya ulaşıp oradan Montevideo’ya direkt uçuşu olan şehirlerden birinden uçacaksınız, o noktada tercih sizin. Eğer Buenos Aires&#8217;ten deniz otobüsü kullanacaksınız 2 ana firma Buquebus ve Seacat. Bazı seferleri direkt Montevideo&#8217;ya giderken bazıları da Uruguay&#8217;ın başka bir şehri olan Colonia del Sacramento&#8217;ya uğrayarak Montevideo&#8217;ya geçiyor. Saat ve fiyat durumuna göre karar verebilirsiniz. Benim Buenos Aires ile hiç işim yok diyorsanız ve Güney Amerika&#8217;da başka bir şehirden Montevideo&#8217;ya ulaşmak istiyorsanız, bizim sık sık kullandığımız <strong><a href="http://www.lan.com/en_us/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">LAN Airlines</a></strong> aracılığıyla Montevideo’ya geçebilirsiniz.</p>
<p><strong>Montevideo İçinde Ulaşım</strong></p>
<p>Montevideo büyük bir şehir değil. Ayrıca gezip göreceğiniz yerler çoğunlukla birbirine yakın. Dolayısıyla birçok turistik noktayı birinden diğerine kolaylıkla yürüyerek keşfedebilirsiniz. Ancak elbet toplu taşıma kullanmanız gereken anlar olacak. Bu noktada ulaşım ağının gayet iyi olduğunu ve geç saatlere kadar çalıştığını da söylersek sizi daha da rahatlatmış oluruz herhalde.</p>
<p><strong>Otobüs:</strong> Şehrin neredeyse her noktasına otobüs ile ulaşabilirsiniz. Nereden bilet alacağım kargaşasını yaşamanıza da gerek yok çünkü otobüse bindiğinizde şoföre ödeme yapabiliyorsunuz.</p>
<p><strong>Taksi: </strong>Taksi konusun Güney Amerika genelinde “aman binmeyin KAÇIRIP TÜM ORGANLARINIZI ALIRLAR” falan gibi bir söylenti olsa da, Uruguay her konuda olduğu gibi bu açıdan da bir tık daha güvenli. Üstelik kesinlikle pahalı değil, dolayısıyla rahat rahat kullanabilirsiniz. Taksici ile müşteri arasında bir cam bulunmasını yadırgayabilirsiniz, biz de yadırgadık çünkü kendimizi içeri tıkılmış gibi hissettik. O da gerek taksicinin, gerekse müşterinin güvenliği için yapılmış bir uygulama-imiş ve işe yaradığını da söylüyorlar, artık ona da hep beraber alışacağız.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6421.png"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5625" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6421.png" alt="Uruguay Gezisi" width="638" height="425" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6421.png 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6421-300x200.png 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6421-1024x683.png 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6421-210x140.png 210w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a>Montevideo’da Konaklama</strong></p>
<p>Montevideo’da nerede kalacağınız konusunda aslında iki seçeneğiniz var. Ya şehir merkezinde, yani <strong>Centro</strong>’da kalacaksınız, ya da <strong>Pocitos</strong> bölgesinde. Dediğimiz gibi, burası büyük bir şehir değil, ayrıca gezip göreceğiniz yerler ve yiyip içeceğiniz mekanlar da çoğunlukla bu iki bölgeye dağılmış durumda. Bize kalırsa mantıklı olan Pocitos tarafında kalmak ve bunun birkaç sebebi var. Birincisi burası Montevideo’nun en güvenli bölgesi olarak biliniyor. Evet tamam, Uruguay diğer Güney Amerika şehirleri içinde en güvenlisi olarak nam salmış olabilir, ancak yine de özellikle Centro tarafında akşam vakti Pocitos’a kıyasla daha çok sıkıntı çıkıyor, çünkü turist avlamak için en uygun bölge burası. İkincisi hoşunuza gidebilecek restoran ve barlar çoğunlukla Pocitos tarafında yoğunlaşıyor. Centro’dakiler ya turistik, ya da belli bir saatten sonra kalabalık <strong>Pocitos ve Rambla</strong> taraflarına yöneldiği için kapanıyorlar. Ayrıca Montevideo’da ulaşım meselesi de gayet rahat olduğu için istediğiniz zaman Pocitos tarafından merkeze kolaylıkla ulaşabilirsiniz.</p>
<p>Biz ev kiralama geleneğimizi bozmadık ve Montevideo’da pek şahane seçeneklere denk gelemediğimiz için “kötünün iyisi” tadında diyebileceğimiz <strong><a href="https://www.booking.com/hotel/uy/merit-montevideo-apart-amp-suites.en.html?aid=7953563&amp;no_rooms=1&amp;group_adults=2" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Merit Montevideo Apart &amp; Suites</a>’te</strong> kaldık. Hayallerimizin evi olduğunu söyleyemeyeceğiz ama lokasyon, ulaşım ve hijyen açısından gayet başarılıydı. Ayrıca hem dairelerin kendi balkonu, hem de en üst katta tatlı bir teras ve çalıştığından biraz şüphe ettiğimiz bir jakuzi var. Selam çiftler, selam……….</p>
<p><strong>Montevideo’da Gezilecek Yerler</strong></p>
<p>Montevideo’da gezilecek yerler öyle uzayıp giden bir liste halinde değil, aksine eğer şehri yalnızca turistik açıdan tanımak niyetindeyseniz 2 günde bayağı bir iş başarabilir, ortamlarda “Montevideo mu? Montevideo benim göbek adım….” şeklinde kasım kasım kasılabilirsiniz. Hep söylüyoruz, hep de söyleyeceğiz, Uruguay’ı tanımak ve sevmek istiyorsanız buranın taşına, toprağına, mimarisine, müzesine değil, insanlarına yöneleceksiniz. İnsanını tanıdıktan sonra Montevideo’nun -maalesef- o kadar da etkileyici bir şehir olmayışı hiç de umurunuzda olmayacak zaten. Böyle konuşuyoruz diye Montevideo gezi rehberi yazıp Montevideo’da gezilecek yerleri anlatmadan geçmeyeceğiz tabii ki.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6389.png"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5620" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6389.png" alt="Plaza Independencia Montevideo" width="638" height="425" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6389.png 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6389-300x200.png 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6389-1024x683.png 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6389-210x140.png 210w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a>Plaza Independencia</strong></p>
<p>Plaza Independencia, İngilizcesiyle Independence Square,  Montevideo’nun kalbi ve en turistik bölgesi. Zaten turisti pek de bol olmayan Montevideo’da var olan tüm turistlerin de esrarengiz bir güç tarafından buraya çekildiğini düşünebilirsiniz. Meydanın en ilgi çekici binası kesinlikle <strong>Palacio Salvo</strong>. Evet o yüksek (bir zamanlar Güney Amerika’nın en yüksek yapısıymış) ve şahane mimarisi olan binadan bahsediyoruz. Bina otel olarak tasarlanmış, ancak günümüzde çoğunlukla ofislerden oluşuyor. Meydanın tam ortasında yer alan mozole, <strong>Artigas</strong>’a ait. Artigas Uruguay’ın ulusal kahramanı, atası ve kurucusu olarak biliniyor, haliyle en ünlü meydanlarının tam orta yerine de mozolesi yerleştirilmiş.</p>
<p>Meydanın şehrin en merkezi noktalarından biri olduğunu düşünürsek, tabii ki şehrin birçok önemli ana caddesi de buraya çıkıyor. Bir tarafı şehrin en ana caddesi olarak kabul edilebilecek <strong>Avenida 18 de Julio</strong>’ya uzanıyor, diğer tarafı ise çok yüksek ihtimalle yolunuzun birkaç kez düşeceği <strong>Sarandi</strong>’ye. Eğer Buenos Aires Caddesi tarafına gidecek olursanız da Uruguay’ın en eski ve önemli tiyatro binası olan <strong>Teatro Solis</strong>’i görebilirsiniz.</p>
<p>-Sarandi 349’da yer alan <strong>Jacinto Cafe</strong>’yi hem kahvaltı, hem öğlen atıştırmalığı için tercih edebilirsiniz. Aynı zamanda para bozdurma işlerinizi de Sarandi üzerindeki yerlerden halledebilirsiniz.</p>
<p>-Yine Montevideo’da yeme içme meselesine değinecek olursak Sarandi 460’ta yer alan <strong>Estrecho</strong>’ya yolunuzu mutlaka düşürün. Mekan yalnızca öğlen 12:00-16:00 arası açık ve menüsü her gün değişiyor. Bayağı kalabalık oluyor ve herhangi bir masa düzeni yok, taburelere oturup hızlıdan bir öğle yemeği yiyorsunuz. Güzel ve lokal ortam, seversiniz.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6404.png"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5623" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6404.png" alt="Montevideo Uruguay" width="637" height="424" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6404.png 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6404-300x200.png 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6404-1024x683.png 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6404-210x140.png 210w" sizes="(max-width: 637px) 100vw, 637px" /></a>Plaza de la Contitucion</strong></p>
<p>Plaza Independencia’dan Sarandi tarafında doğru basıp gittiniz mi varacağınız bir diğer meydan Plaza de la Constitucion. Kafanız karışmasın burası aynı zamanda <strong>Plaza Matriz</strong> adıyla da biliniyor. Genelde kalabalık, yaşlılar ortadaki yeşil alanın içine yerleştirilmiş banklarda oturuyor, sağda solda ortama neşe katan sokak müzisyenleri ve evet Uruguay’ı seviyoruz diye gizlemeye çalışmayacağız, köşeleri kapmış uyuyan evsizler. Bu meydanın en dikkat çeken yapısı ise tabii ki <strong>Montevideo Metropolitan Cathedral</strong>. İlginizi çekerse içine girip gezebilirsiniz.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6399.png"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5622" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6399.png" alt="Torres Garcia Uruguay" width="642" height="396" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6399.png 3823w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6399-300x185.png 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6399-1024x631.png 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6399-210x129.png 210w" sizes="(max-width: 642px) 100vw, 642px" /></a>Museo Torres Garcia</strong></p>
<p>Efenim Uruguay’lı sanatçıları tanımakta bizim gibi ısrarcıysanız daha gitmeden en ünlülerinden birinin <strong>Torres Garcia</strong> olduğunu çözmeyi siz de başarmışsınızdır. Kendileri dünya çapında ses getirmiş bir sanatçı olduğu için daha önce başka ülkelerde başka eserlerini de görme fırsatı yakalamıştık, ancak yalnızca ona özgü bir müze ziyaret etmişliğimiz olmadığı için buraya da bayağı büyük bir heves içinde gittik. Müze pek de büyük değil. Sanıyoruz aslında 7 kattan oluşuyor ancak yalnızca 3 katı sergi alanı olarak kullanılıyor ve maalesef audio guide ya da İngilizce açıklamalar da bulunmadığı için Garcia’nın hayatına dair anlatılanları da kavrayabilmeniz pek olası değil. Yine de ziyaret etmeye değer diye düşünüyoruz. Soyut çalışmalarının yanında tarihe damgasını vurmuş ünlü düşünür, kişi ve sanatçıların portrelerini çalıştığı bölümü gözden kaçırmayınız!</p>
<p>-Adres: Sarandi 683 10:00-18:00 arası açık.</p>
<p><strong>&#8211;</strong>Müzenin hemen karşı sokağında kalan Bacacay adlı sokakta yer alan <strong>Cafe Bacacay</strong>, Eduardo Galeano, Jose Mujica gibi isimlerin sık sık ziyaret ettiği bir kafe. Kafenin sahibi ile çekinmeden konuşabilirsiniz, bize Galeano’nun eskiden hep hangi masada oturduğunu, Mujica’yla ilgili anılarını falan anlattı, gayet tatlı ve konuşkan bir adam. Mujica buraya genelde haftada 1-2 kez uğrarmış ve çoğunlukla eşi ile gelirmiş. Bir köşeye oturup gazetesine gömülürmüş ancak özellikle başkan olduğu dönemde yanına konuşmaya, tanışmaya geleni de çok oluyormuş, hiçbirini de reddetmezmiş. Nasıl sevmeyelim bu adamı ULAN? Neyse. Bu arada böyle isimlerden söz edince kafeyi gözünüzde bayağı havalı bir yer olarak canlandırabilirsiniz, lakin hiç de öyle değil, gayet de özelliksiz bir kafe.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6454.png"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5628" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6454.png" alt="Museo Historico Nacional Uruguay" width="637" height="424" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6454.png 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6454-300x200.png 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6454-1024x683.png 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6454-210x140.png 210w" sizes="(max-width: 637px) 100vw, 637px" /></a>Museo Historico Nacional </strong></p>
<p>Uruguay’ın tarihine dair bir şeyler öğrenmek niyetindeyseniz siz de bizim gibi Ulusal Tarih Müzesi’ne yolunuzu düşürmek isteyeceksiniz. Ancak çok yüksek ihtimalle karşınıza bir sürü adres çıkacak, kafanız karışacak, hangisine gideceğinizi bulmaya çalışırken etrafınızdaki insanlara müzenin yerini sorunca daha da kafası karışmış insanlarla karşılaşacaksınız ve süreç pes etmenizle sonuçlanacak. Bu durumun başınıza gelmemesi için biz bu süreci sizin adınıza yaşadık ancak pes etmedik ve ana binanın hangisi olduğunu keşfetmeyi başardık, <strong>Casa de Rivera! </strong>Müzeye giriş ücretsiz, ancak bu noktada da ortaya daha da hüzünlü bir durum çıkıyor, müzede İngilizce namına hiçbir şey yok. Hal böyle olunca kendinizi ortalıkta aylak aylak dolaşıp “bu abi kim olabilir acaba” tartışmalarına girerken falan buluyorsunuz. Gidip görürseniz ve İspanyolcanız varsa dönünce bize de nedir ne değildir anlatın lütfen.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6425.png"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5626" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6425.png" alt="Rambla Montevideo Uruguay" width="638" height="425" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6425.png 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6425-300x200.png 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6425-1024x683.png 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6425-210x140.png 210w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a>Rambla de Montevideo</strong></p>
<p>Rambla Montevideo’nun sahil şeridine verilen isim. Aslında bayağı geniş bir alanı kapsıyor, Montevideo’yu çevrelediğini bile söyleyebiliriz, ancak özellikle halk arasında popüler olan kısmı Ciudad Vieja, yani Old Town civarına yakın olan kısımları olarak kabul edilebilir. Burada gündüzleri koşan, paten yapan, matesiyle ortalıkta takılan, yürüyüşe çıkmış bir sürü insanla karşılaşabilirsiniz, bu alanı son derece aktif bir şekilde kullanıyorlar. Eğer <strong>Pocitos</strong> tarafına doğru kaptırıp gidecek olursanız Rambla’nın insanların yüzdüğü, güneşlendiği, plajda bayıldığı kısmına geleceksiniz. Eğer ilginizi çekerse burada sağına soluna tırmanıp fotoğraf çektirebileceğiniz <strong>“Montevideo” yazısı</strong> da burada yer alıyor. Rambla’nın Pocitos tarafı akşamları da gayet hareketli. Gençler gruplar halinde oturuyor, aileler dondurma yiyerek ve tabii ki mateleriyle ortalıkta dolanıyor falan, bayağı Türkiye’nin güney kesimi terk bir hale dönüşüyor yani, öyle tatlı bir ortam.</p>
<p>-Buranın çok ıssız ve karanlık taraflarına gitmenizi pek önermiyoruz. Çünkü özellikle akşamları yoğun bir evsiz ve sarhoş abi popülasyonu da oluyor. Zaten kalabalık taraflarında da genellikle polisler dolanıyor.</p>
<p><strong>Pocitos</strong></p>
<p>Pocitos Montevideo’nun “üst kesiminin” yaşadığı bir bölge olarak biliniyor. Tabii ki Uruguay genelinde bizde olduğu gibi çılgın bir uçurum yok, ancak yine de insanın bulunduğu her yerde kontrolsüz bir sınıf ayrımı oluştuğu için burada da hiç olmadığını söyleyemeyeceğiz. Burası gerek konaklama, gerek akşam vakit geçirme açısından en mantıklı bölgelerden birisi. Aynı zamanda suyu pek “çekici” görünmese de insanların yüzdüğü, güneşlendiği, plajda voleybol oynadığı alan da tam olarak Pocitos’ta yer alıyor, bu sebeple özellikle yaz döneminde daha canlı bir bölge olduğunu söyleyebiliriz.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6503.png"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5632" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6503.png" alt="Montevideo Gezisi" width="638" height="425" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6503.png 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6503-300x200.png 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6503-1024x683.png 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6503-210x140.png 210w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a>Hazır Montevideo’ya kadar gitmişken;</strong></p>
<ul>
<li>Çok ilgimizi çekiyor olmasına rağmen bir türlü vakit ayıramadığımız, modern sanat ağırlıklı iki müze <strong>Museo Arte Contemparaneo </strong>ve <strong>El Museo Nacional de Artes Visuales</strong>’e yolunuzu düşürebilirsiniz.</li>
<li>Montevideo’nun en büyük şehir parklarından biri olan <strong>Parque Rodo</strong>’ya uğrayabilirsiniz. Biz civarında şöyle bir dolandık, içinde tatlı bir göl de var, bot kiralamalı işlere falan bile girişebilirsiniz.</li>
<li>Mimarisi pek etkileyici olan <strong>Palazzo del Parlamento</strong>’yu gezebilir, “Vay be, buraya girerken güvenlik aramasından geçmedik, helal olsun” konuşmaları yapabilirsiniz. İlginizi çekiyorsa rehberli turlar da mevcut.</li>
<li>Eğer Montevideo’da alışveriş yapmak gibi bir niyetiniz varsa tüm şehrin yaptığı gibi siz de çaresizce <strong>Montevideo Shopping Center</strong>’a gideceksiniz. Biz yakınındayken Forever 21’e uğramak için şöyle bir girdik. Çünkü 20’li yaşlarında beyaz bir kız olmak bunu gerektirir.</li>
<li>Uğrayamadık, uğrayıp geri bildirim yaparsanız seviniriz, şehir kütüphanesi <strong>Biblioteca Nacional de Uruguay</strong>, Av. 18 de Julio üzerinde yer alıyor.</li>
</ul>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6476.png"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5630" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6476.png" alt="Uruguay Mutfağı" width="638" height="425" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6476.png 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6476-300x200.png 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6476-1024x683.png 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6476-210x140.png 210w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a>Montevideo’da Yeme İçme Meselesi</strong></p>
<p>Montevideo’da ne yiyeceksiniz? <strong>Et, et, et ve tabii ki ET</strong>. Arkadaşlar bu konuda iyi olduklarını bildikleri ve elde de etten bol bir şey bulunmadığı için gerçekten sabahtan akşama kadar et tüketiyorlar. Sevgili vegan ve vejetaryen dostlarımız, burada sizi zor günler bekliyor. Gerçi burada bol bol soya da yetiştiriliyor, belki oradan kurtarırsınız. Et seviyorsanız Montevideo’da sırtınız yere gelmez, her türlü çeşidine gömülün gitsin. Bunun için Arjantin’e gittiyseniz oradan da tanıdık gelecek Parilla’lara, yani oralara özgü lokal et restoranlarına gideceksiniz ve mutlu mesut günler geçireceksiniz. Aşağıda size bu konuda öneriler vereceğiz.</p>
<p>Uruguay sınırları içinde asla kaçamayacağınız ve çok yüksek ihtimalle ilginizi çekecek bir diğer şey ise tabii ki <strong>Mate</strong>. Mate tadı yeşil çaydan hallice olan bir bitki ve Uruguay, Arjantin, Brezilya’nın güney kesimleri tarafında deliler gibi tüketiliyor. Bakın deliler gibi derken hiç abartmıyoruz. Uruguay’da genç, yaşlı hatta yer yer çocuk fark etmeksizin çok büyük bir kesim mate içmek için sabahtan akşama kadar ellerinde <strong>termos ve mate bardağı</strong> ile dolaşıyorlar. Neden öyle dolaşıyorlar peki? Çünkü mate öyle demleyip bir çırpıda bardağa koyabildiğiniz bir çay çeşidi değil. Mate bardağının içine bitkiyi yerleştirdikten sonra az az su koymanız ve biraz bekleyip öyle içmeniz gerekiyor, aksi takdirde bitki yanıyor ve tadı kötü oluyor-imiş. Hal böyle olunca herkes elde termos, bardak dolaşmaya başlamış. İşin komik yanı gittik sorduk, kardeş siz neden bunu oturup içmiyorsunuz, neden üşenmiyorsunuz taşımaya, biz de çok çay içiyoruz, tuvalette çay içen bile var, ama en azından oturup içiyoruz dedik. Yok dediler, Brezilya’da oturup içenler varmış, ama biz böyle içiyoruz. Zaten ilerleyen günler boyunca da bahçe sularken koltuk altında termos, elinde mate bardağı sulayan, otobüs kullanırken bir yandan mate yudumlayan, plajda yürürken termoslu, mateli dolaşan yüzlerce insanla karşılaştık ve bizim için de normalleşmeye başladı. (yine de hala biraz güldürdüğün itiraf etmeliyiz) Özetle, mateyi deneyin, en azından neyin bu kadar bağımlısı oluklarını da öğrenmiş olursunuz.</p>
<p>Bunun dışında yukarıda bahsettiğimiz restoranların yanına birkaç yeme içme mekanı önerisi daha ekleyelim;</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6451.png"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5627" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6451.png" alt="Mate Çayı Uruguay" width="638" height="425" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6451.png 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6451-300x200.png 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6451-1024x683.png 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6451-210x140.png 210w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a>*Mercado del Puerto: </strong>Parilla arayışına girmek yerine çeşit çeşit versiyonunu bir arada bulacağınız bir yere gitmek isterseniz Mercado del Puerto sizi paklar. Evet turistik, evet kalabalık ve evet içerisi her daim et piştiği için çok sıcak. Ancak yemek yemeseniz bile ortamı görmek için mutlaka uğrayın.</p>
<p><strong>*La Otra</strong>: Parilla ısrarımız bitmek bilmiyordu. Çünkü bizce La Otra bu konuda çok iyi! Yalnızca bize öyle gelmemiş olacak ki, burası şehrin iyi restoranlarından biri olarak kabul ediliyor ve burada yiyip de sevmediğimiz bir şey olmadı.</p>
<p><strong>*Milajo: </strong>Et yemekten sıkıntılar basarsa imdadınıza kim yetişir? Tabii ki İtalyan mutfağı. Uruguay’da ne işi var demeyin, Milajo bu işte gayet iyi. Üstelik çalışanları çok sempatik ve pek iyi İngilizce konuşamıyor olmalarına rağmen verdikleri çaba nedeniyle yanaklarını sıkasınız geliyor.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6492.png"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5631" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6492.png" alt="Cafe Brasilero Montevideo" width="638" height="425" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6492.png 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6492-300x200.png 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6492-1024x683.png 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6492-210x140.png 210w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a>*Cafe Brasilero: </strong>Buraya ya gideceksiniz, ya gideceksiniz. Eduardo Galeano’lar Mujica’lar gitmiş, günlerini geçirmiş, biz mi gitmeyeceğiz? İşin o kısmı bir yana, hem ortam çok sevimli, hem yemekleri lezzetli, hem de şehir merkezinde öğlen molası için bizde daha tatlı bir alternatif yok. Duvarlardaki fotoğraflara bakmayı unutmayın!</p>
<p><strong>*Tandory: </strong>Özellikle akşam yemeği için şehirdeki en iyi alternatiflerinizden biri kesinlikle Tandory. Merak etmeyin, yine et yemek zorunda değilsiniz. Bir de küçük bir not, buraya mümkün olduğunca geç saate rezervasyon yapın ki bomboş bir ortamda yemek yemeyin.</p>
<p><strong>*Bar 62: </strong>Akşam ne yapsam, ne etsem derdine düştüyseniz Bar 62 iyi bir seçenek. Tek problemi her daim çok kalabalık olması ve garsonlarının çoğunun İngilizce konuşuyormuş gibi yapan ama aslında ortaya karışık bir dil konuşan kişiler olmaları. Yer bulmak için biraz uzun süre beklemeniz gerekebilir.</p>
<p><strong>*Le Fleur: </strong>Mercado del Puerto’nun yakınlarında küçük, tatlı bir kafe. Mekanın sahipleri çok tatlı bir çift, oturup saatlerce muhabbet ettiğinizi havanın kararmasıyla anlayacağınız tipte insanlar diyelim, siz anlayın. Kafelerinde de kahve ya da akşamüstü birası için mola verebilirsiniz.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2016/02/16/montevideo-gezi-rehberi-uruguayin-tanisan-seversin-sehri/">Montevideo Gezi Rehberi: Uruguay’ın “Tanısan Seversin” Şehri</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2016/02/16/montevideo-gezi-rehberi-uruguayin-tanisan-seversin-sehri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Güney Amerika Gezisi 101: Bizim de Söyleyeceklerimiz Var!</title>
		<link>https://oitheblog.com/2016/01/30/guney-amerika-gezisi/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2016/01/30/guney-amerika-gezisi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 30 Jan 2016 17:43:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ARJANTİN]]></category>
		<category><![CDATA[ŞİLİ]]></category>
		<category><![CDATA[URUGUAY]]></category>
		<category><![CDATA[Arjantin Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Arjantin Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[brezilya gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Amerika]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Amerika Gezilecek Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Amerika Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Amerika Güvenli Mi]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Amerika Hava Durumu]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Amerika İnternet]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Amerika Notları]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Amerika Para Birimi]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Amerika Pezo]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Amerika Planı]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Amerika Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Amerika Rotası]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Amerika Tatili]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Amerika Turu]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Amerika Uçak Bileti]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Amerika Ulaşım]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Amerika Ülkeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Amerika Vize]]></category>
		<category><![CDATA[Şili Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Şili Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Uruguay Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Uruguay Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Vizesiz Güney Amerika]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=5230</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu yazıyı Güney Amerika gezisi planlamaya karar verdiğiniz için okumaya başladıysanız öncelikle bu kararınızdan ötürü sizi tebrik ediyoruz. Böyle yazınca...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2016/01/30/guney-amerika-gezisi/">Güney Amerika Gezisi 101: Bizim de Söyleyeceklerimiz Var!</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6682.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5241" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6682.jpg" alt="Santiago de Chile" width="639" height="426" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6682.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6682-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6682-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6682-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6682-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 639px) 100vw, 639px" /></a></p>
<p>Bu yazıyı Güney Amerika gezisi planlamaya karar verdiğiniz için okumaya başladıysanız öncelikle bu kararınızdan ötürü sizi tebrik ediyoruz. Böyle yazınca sanki oitheblog.com’a giren 1.000.000’uncu kişi oldunuz ve hediye kazandınız gibi bir havası olsa da aslında bu tebriğin temel sebebi sadece Güney Amerika aşkımız. Evet tamam süper bir karar verdiniz, uzaklara gideceksiniz, kafaya koydunuz ve bizce bu hayatınızda verdiğiniz en doğru kararlardan biri. Şimdi geriye –yalnızca- planlama aşaması ve kıtaya ulaşmak kaldı. Uzaaak ve belki de uzun bir yolculuğa çıkacaksınız ve haliyle kafanızda “nerelere gideceğiz, nasıl ulaşacağız, nerede kalacağız” gibi deli sorular ve ortamda tatlı bir telaş oluşmaya başladı. (Serdar Ortaç’ın şarkı sözlerinin anlamlı olduğu anlar da olabiliyormuş) Bu noktada ailenizin blogu OitheBlog’a başvurarak doğru bir seçim yaptınız, çünkü biz bu araştırma sürecini ve telaşı büyük ölçüde yaşadık ve sizin en minimum seviyede yaşamanız için dev bir Güney Amerika dosyasına giriş yapmış bulunduk. Siz de bizim gibi Güney Amerika’ya ilk kez ayak basanlardansanız ve birkaç farklı bölgesini bir arada görmek istiyorsanız (ki o kadar yol katetmişken en mantıklısı da bu olur) gezinizi daha büyük çaplı ve oldukça detaylı düşünmeniz gerekiyor. Neyi nasıl planlayabileceğiniz konusunda kafanızda daha net bir şey oluşması için, planlama aşamasında ve Güney Amerika gezisi boyunca size yardımcı olabilecek bir takım bilgiler ve genel ipuçları içeren ilk yazımız ile karşınızdayız. Hayat kurtarabilir. (Bu cümle ironi içermiyor)</p>
<p>Kristof Kolomb’un bile nereye vardığını anlamadığı bu kıtayı bir kerede keşfetmenin mümkün olmadığının farkındasınızdır. Biz Güney Amerika keşfimize 3 haftalık bir <strong>Arjantin-Uruguay-Şili</strong> rotasıyla başladık ve kendimizi çoğunlukla büyük şehirleri gezmeye adadık. Dolayısıyla aşağıda sizinle paylaşacağımız bilgileri ve ipuçlarını, çoğunlukla bu üç ülkeyi baz alarak oluşturduğumuzu söylemekte fayda var.</p>
<p>Şimdi gelin Güney Amerika gezisi planlayabilmek için ihtiyacınız olan ne var ne yok bir bir inceleyelim.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_5801.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5233" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_5801.jpg" alt="San telmo Buenos Aires Arjantin" width="639" height="426" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_5801.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_5801-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_5801-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_5801-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_5801-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 639px) 100vw, 639px" /></a></p>
<p><strong>1. Öncelikle nasıl bir Güney Amerika görmek istediğinize karar verin.</strong></p>
<p>Biliyoruz, ilk cümle gözünüze klişeler demeti gibi görünmüş olabilir, ancak aslında gerçekten önemli bir noktaya parmak basıyoruz. Güney Amerika deyince aklınızda kontrolsüz bir şekilde sokaklarda dolaşan lamalar, ortalıkta samba yapan insanlar, mısır tarlaları, etnik şapka takan kadınlar ve Machu Picchu terk şehirler canlanıyorsa ya da buna yakın otantik bir deneyim yaşamak istiyorsanız Buenos Aires ve Santiago gibi büyük şehirlere odaklanmaktan vazgeçin. Aksi takdirde durum turistlere çemkirmemize sebebiyet veren “Türkiye’de develer çok muuuu” muhabbetine dönebilir. Onun yerine alternatif bölgelere yönelin.  Çünkü bu şehirlerin İstanbul gibi metropol bir şehirden pek bir farkı yok. Güney Amerika kıtasının tamamının gelişmiş ülkelere kıyasla daha geride kalmış ve yoksul olduğu izlenimine kapılıp giderseniz, bazı yerlerinin İstanbul’dan daha gelmiş olduğu gerçeği ile acı bir şekilde yüzleşmek zorunda kalabilir, içinde yaşadığınız hayat standartlarını sorgulamaya başlayabilirsiniz.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6614.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5240" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6614.jpg" alt="Santiago De Chile Şili" width="639" height="426" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6614.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6614-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6614-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6614-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6614-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 639px) 100vw, 639px" /></a></p>
<p><strong>2. Gitmeden önce yapmanız <u>gerekmeyen</u> şey: vize almak. </strong></p>
<p>İçine gireceğiniz süreci düşününce gitmekten caydıran, sanki dünya birilerine aitmiş gibi bir yerden bir yere geçmek için izin almamız gereken tuhaf vize sistemi, Güney Amerika seyahatinizde düşünmeniz gereken bir detay değil. Sırf bu sebepten bile kalbimizde yer etmeyi başaran, vize istemeyen bazı Güney Amerika ülkelerini şöyle bir sıralamak gerekirse:  <strong>Arjantin, Uruguay, Şili, Brezilya, Paraguay, Peru, Bolivya, Ekvator, Venezuela, Kolombiya</strong>. Gümrükte nedeni belirsiz “evli misiniz, ne iş yapıyorsunuz, dayınız kaç yılında askere gitti” gibi tuhaf sorular alabileceğiniz doğrudur, ama pasaportunuz dışında sizden herhangi ekstra bir evrak istenmiyor. Bu noktada söylememize gerek var mı bilemiyoruz ama yine de hatırlatmakta fayda var, sağlık sigortası yaptırmayı ve yanınızda konaklama rezervasyonunun çıktısını almayı unutmayın.  OitheBlog sizi anneniz kadar düşünür&#8230;</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6845.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5243" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6845.jpg" alt="Valparaiso Şili" width="639" height="457" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6845.jpg 3620w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6845-300x215.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6845-1024x733.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6845-210x150.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6845-900x644.jpg 900w" sizes="(max-width: 639px) 100vw, 639px" /></a></p>
<p>3. <strong>Yerel havayollarını ve otobüs firmalarını benimseyin </strong></p>
<p>Bu kıtada bırakın 2 ülke arasını, şehirler arası bile ciddi mesafeler var. Yalnızca Şili’nin boydan boya 4000km uzandığını göz önünde bulundurursanız kafanızda bir şeyler canlanmaya başlayabilir. Dolayısıyla bu gezi Avrupa’daki “Belçika’dan trene atlarım 1-2 günlüğüne Hollanda’ya geçerim” kolaylığının ötesine geçerek çok daha kapsamlı bir rota oluşturmayı gerektiriyor. Bavulunuzu sırtınıza alıp eşekler üstünde 22 gün yolculuk yapacaksınız demiyoruz. Ama yine de Güney Amerika seyahatiniz boyunca sık şehir değiştirmek istiyorsanız otobüs, uçak, feribot, allah ne verdiyse kullanmaya hazır olun. “Zaten Türkiye’den o kadar yol gitmişiz bir de oradan oraya mı geçeceğiz öff” dediğinizi ve daha gitmeden üşendiğinizi tahmin edebiliyoruz. Şimdiden sizi rahatlatalım, önceden plan yaptığınız sürece bu geçişler hiç de sıkıntılı olmuyor. Ben sırt çantamı alırım kafama göre takılırım diyor da olabilirsiniz tabi, sizin bedeniniz sizin kararınız.</p>
<p>Yukarıda da bahsettiğimiz gibi biz Arjantin-Uruguay-Şili üçlüsüne ayak basmış bulunduk ve Buenos Aires’den başlayarak sırayla Uruguay’da Colonia del Sacramento, Montevideo, Şili’de Santiago ve Valparaiso’ya geçtik. Buna benzer bir rota izlemeyi düşünüyorsanız ulaşım hakkında size kısa bir bilgi verelim;</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6363.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5235" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6363.jpg" alt="Colonia del Sacramento Uruguay" width="637" height="425" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6363.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6363-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6363-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6363-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6363-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 637px) 100vw, 637px" /></a></p>
<p><strong>Buenos Aires- Colonia Del Sacramento:</strong> 1 saatlik bir feribot yolculuğu ile Arjantin’den Uruguay’a geçiş yapılabiliyor. Feribot için 2 ana şirket <strong>Buquebus</strong> ve <strong>SeaCat</strong>. Bu feribotlar aynı zamanda Buenos Aires’ten direkt Montevideo’ya da ulaşım sağlıyor, ancak biz Colonia’da duraksayıp oradan otobüsle Montevideo’ya geçiş yapmaya karar verdik, ve biletleri yarı yarıya olduğu için SeaCat kullandık. Fiyatları nasıl bu kadar fark ediyor diye bir şüpheye düşme ihtimaliniz yüksek, şimdiden söyleyelim biz hiçbir sorun yaşamadık. Biletleri önceden almakta fayda var.</p>
<p><strong>Colonia Del Sacramento-Montevideo:</strong> Yaklaşık 3 saatlik bir otobüs yolculuğu ile Uruguay’ın başkenti Montevideo’ya ulaşabilirsiniz. <strong>Turil</strong> ve <strong>COT</strong> ana otobüs firmalarından. İkisinin de fiyatı aynı, yalnızca kalkış saatleri farklı. Tercihinizi buna göre yapabilirsiniz. Biz biletleri Montevideo’ya geçiş yapmadan önceki gün oradan aldık ve gün içinde birçok sefer olduğu için yer bulma konusunda sıkıntı çekmedik.</p>
<p><strong>Montevideo-Santiago:</strong> Geldik uçak kullanacağımız noktaya. Montevideo’dan direkt Santiago’ya geçiş yapmak isterseniz kullanacağınız en mantıklı havayolu oraların Şahenk’inin sahibi oduğu <strong>LAN Airways</strong>. Uçuş yaklaşık 2 saat sürüyor. Biz seyahatimizi Şili’de sonlandıracağımız için çoklu uçuş seçeneği ile dönüşümüzü Buenos Aires’e ayarladık.  Siz Güney Amerika’ya THY dışında başka bir havayolu ile aktarmalı gitmeyi planlıyorsanız, Santiago’dan İstanbul’a uçmayı da değerlendirebilirsiniz.</p>
<p>Bunların dışında Arjantin veya Şili’de Patagonya’ya, Şili’nin Atacama çölünün de bulunduğu kuzey bölgelerine de geçiş yapmayı düşünüyorsanız Güney Amerika’nın ana havayollarından biri olan <strong>LAN Airways</strong> veya Arjantin’in yerel havayolu olan <strong>Aerolinas Argentinas</strong>’ı kullanabilirsiniz. Buenos Aires’te 2 tane havaalanı bulunuyor; ana havaalanı olan <strong>Ezeiza Havaalanı</strong> ve <strong>Aeroparque Havaalanı</strong>. İkinci havaalanı da uluslararası ve daha uyguna bilet bulmak mümkün olabiliyor, aklınızda bulunsun.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6835.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5242" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6835.jpg" alt="Valparaiso Şili" width="639" height="426" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6835.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6835-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6835-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6835-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6835-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 639px) 100vw, 639px" /></a></p>
<p><strong>4. Güney Amerika’da para meselesi</strong></p>
<p>Sanki pisliğine yapmış, turistlere sıkıntı çıkarmak istermişçesine Güney Amerika’da her ülkenin farklı bir para birimi var (Örneğin Arjantin Pezosu, Uruguay Pezosu, Şili Pezosu). Üstüne üstlük kur oranlarının birbiriyle hiiiç alakası yok ve gittiğiniz her yeni ülkede baştan “Ben şimdi buna kaç TL veriyorum” hesaplamalarına girişmeniz gerekiyor. Türkiye’de pezo bulmak, hele 3 farklı pezo bulmak oldukça zor olduğu için paranızı yüksek ihtimalle orada bozdurmanız gerekecek. Bu noktada yanınıza Amerikan doları almalısınız. Zira USD orada en değerli para birimi olduğu gibi, otellerden restoranlara tutun, dükkanlara kadar birçok yer dolar da kabul ediyor. Aklınızı karıştırabilecek önemli bir detaydan daha bahsetmekte fayda var, pezonun işareti dolar işareti ile aynı.</p>
<p>Güney Amerika’da para bozduracak yer bulmak zor bir iş değil. Zor olan sahte olmayan pezo bulmak. Birçok yerde, özellikle şehir merkezlerinde “cambio” yani exchange noktaları var. Bu noktada sahte para algılayıcı makinelerin (bu cihaza ne isim veriliyor bilmiyoruz, aklınıza yattıysa siz de kullanıma geçirebilirsiniz) olduğu cambio’larda para bozdurarak bu riski azaltabilirsiniz. Ayrıca merkezi noktalarda bozacı amca terk bir şekilde “cambiooo” diye bağıran, bel çantalı, oldukça şüpheli görünen, annenizin sokakta yabancılarla konuşmayın derken kastettiği tiplere benzeyen ama paranızı bozmayı vaat eden adamlar var. Bu kişiler paranızı daha makul bir oranla bozuyor, ancak tabi ki paranın sahte olup olmadığı konusunda bir garanti vermiyor. Daha önce bu yöntemi sorunsuz bir biçimde kullananlar olmuş, tercih size kalmış. Bizce milyon dolarlar falan bozdurmayacaksanız böyle bir atraksiyona girişmeye pek de gerek yok.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6575.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5239" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6575.jpg" alt="Santiago de Chile" width="639" height="426" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6575.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6575-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6575-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6575-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6575-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 639px) 100vw, 639px" /></a></p>
<p>Evet şimdi size Güney Amerika gezisi esnasında paranızı bozdurmak için normal şartlar altında hiç önermeyeceğimiz bir yer tavsiye edeceğiz: Havaalanı.  Kurların daha düşük olduğu aşikar ancak hem sahte para riskini hem de para bozdurmak gibi saçma bir aktiviteye ayıracağınız vakti azaltarak mantıklı bir karar vermiş oluyorsunuz. Milyonlarınızı bozdurup bir uyuşturucu karteli kurmaya niyetli değilseniz, aradaki fark çok da düşünmeye değecek bir tutar değil. Yok benim bol vaktim var ben bu işin peşine düşeceğim diyorsanız, şehirdeki bankalarda da para bozdurabilirsiniz. Ancak her bankanın para bozdurmadığını hatırlatmakta fayda var.</p>
<p>Kredi kartı kullanmayı tercih ediyorsanız kullanımı oldukça yaygın, ancak bazı yerler çok seçici. Örneğin bazıları yalnızca Visa kabul ederken, bazıları da sadece Amex kabul ediyor.</p>
<p>Bütçe konusuna gezi rehberlerinde ayrıca parmak basacağız, ancak şimdiden bir fikir edinmeniz açısından bir özet geçelim. Güney Amerika, özellikle de büyük şehirler HİÇ ucuz falan değil arkadaşlar. Taksi de dahil olmak üzere şehir içi ulaşımın sudan ucuz (Hakikaten sudan ucuz, inanmıyorsanız bakın)  ancak yeme-içme konusunda tipik bir Avrupa şehrinden farkı olmadığı söylenebilir.</p>
<p><strong>5. En çok merak edilen sorulardan biri; Güney Amerika güvenli mi?</strong></p>
<p>Gelelim zurnanın zırt dediği yere. Güney Amerika’ya ayak basmadan önce aklımızı  “Nerede kalacağız, nasıl gideceğiz, öff 18 saat uçakta ne yapacağız” sorularından daha çok, devcileyin bir soru kurcalıyordu; Kardeş bu Güney Amerika güvenli mi? Bu konuyu Google efendiye danışacak olursanız, karşınıza HAYIR KESİNLİKLE HAYIR, SOYULURSUNUZ, ÖLÜRSÜNÜZ, UYUŞTURUCU KARTELLERİNİN SEKS KÖLESİ OLURSUNUZ gibi cevaplar çıkabilir. (kendimizden de bir şeyler kattık buraya tabi, biliyorsunuz abartmayı iyi biliriz) Bu konuyla ilgili o kadar çok olumsuz şey okuduk, çevremizde daha önce gidenlerden öyle şeyler duyduk ki, gitmekte bile tereddüt ettik desek abartmış olmayız. Soyulma ihtimalimizi öyle kabullenmiştik ki, nasıl önlem alsak, paramızı kıyafetimizin altında keselerde mi saklasak (anneanne kesesi desek kafanızda bir şeyler canlanıyor mu?), her gittiğimiz yerde yeni hafıza kartı takalım da makinayı kaptırırsak fotoğraflar gitmesin diye düşünüp uzun bir süre endişe içindeydik.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6451.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5236" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6451.jpg" alt="Montevideo Uruguay" width="638" height="391" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6451.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6451-300x184.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6451-1024x627.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6451-210x129.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6451-900x551.jpg 900w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a></p>
<p>“Ee soyuldunuz mu?” dediğinizi duyar gibiyiz. Hayır, bu seyahatte başımıza olumsuz hiçbir şey gelmedi. Aksine kendimiz gereksiz kötü niyetli, gereksiz şüpheci hissettik ve içinde yaşadığımız toplumun koşullarını sorgular bir hale geldik. Suç oranının yüksek olduğunu, tehlikeli ve es geçmeniz gereken bölgeler olduğunu, özellikle geceleri şehir merkezlerinde daha dikkatlı davranmanız gerektiğini inkar etmeyeceğiz. Ancak gitmeden hangi bölgelerin sıkıntılı olduğunu araştırırsanız, çantanız açık, sırtınız pek, fotoğraf makinası boynunuzda, üstünüzde I love BA tişörtleriyle ortalıkta dolaşmazsanız, 3. Sınıf Amerikan korku filmi karakteri gibi gece gördüğünüz en dar ve karanlık sokağa dalmazsanız İstanbul’da olduğunuzdan daha az güvende olmayacaksınız. Bu durumun bizim gittiğimiz şehirlerle alakalı olduğunu tekrar hatırlatalım. Çünkü Güney Amerika’nın oldukça tehlikeli, neredeyse hiç gitmeyin dedirtecek bazı bölgeleri de var pek tabi. Öyle ki oradayken tanıştığımız birkaç Brezilyalıdan dinlediğimiz Brezilya hikayelerinden sonra oradan caymaya yakın olduğumuzu bile söyleyebiliriz. (CAYMADILAR)</p>
<p>Göründüğü gibi değil dediysek öyle Aladağ’dan serin ortalıkta dolaşın demiyoruz tabi. Özellikle metrolarda dikkatlı olun. Şahsen biz 2 kere metroda birinin neredeyse soyulduğuna şahit olduk. Kalabalık yerlerde telefonlarınızı gereksiz yere ortalığa çıkarmayın, özellikle turistik yerlerde fotoğraf makinası elinizde yürümeyin. Taksiye bindiğinizde ise mümkün olduğunca tam para vermeye çalışın. Eğer böyle bir şansınız yoksa da adama çıkarıp 100 dolar vermek yerine, en düşük para biriminizi vermeyi tercih edin.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_5957.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5234" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_5957.jpg" alt="La Boca Buenos Aires Arjantin" width="639" height="426" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_5957.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_5957-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_5957-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_5957-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_5957-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 639px) 100vw, 639px" /></a></p>
<p>6. <strong>Habla Ingles?</strong></p>
<p>Yani yazar burada “İngilizce konuşuyor musun canısı?” diye soruyor. Bu cümleyi aklınızın bir köşesine kazıyın, çünkü  Güney Amerika’da İngilizce konuşmayan birçok insanla karşılaşacaksınız. Siz ne kadar İspanyolca bilmediğinizi vurgulasanız da onlar sürekli gözünüzün içine bakarak sizinle ısrarla İspanyolca konuşmaya çalışacak ve kendinizi bir anda anlamsız bir diyalog içinde bulacaksınız. Zaten son noktada da işler öyle çaresiz bir hal alıyor ki, bizim Türkiye’de turistlerle Türkçe bağıra bağıra derdimizi anlatmaya çalışıp inatlaştığımız noktaya geliyor. Bunun için orada hayatınızı sürdürebilecek derecede temel bir İspanyolca ile gitmeniz işleri kolaylaştırabilir. Buenos Aires gibi büyük şehirlerde bile maalesef bu sıkıntıya düşecek, her fırsatta telefonunuza yüklediğiniz ya da yanınızda götürdüğünüz  sözlüğe danışacaksınız.  Tabii ki bu durum sizi korkutup oralara gitmekten caydırmasın, zora düşünce yalnızca el kol yaparak bile anlaşılıyor, sadece işleri kolaylaştırması açısından böyle bir öneride bulunmayı gerekli gördük.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6531.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5238" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6531.jpg" alt="And Dağları Şili" width="639" height="426" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6531.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6531-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6531-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6531-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6531-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 639px) 100vw, 639px" /></a></p>
<p><strong>7. İlkokul bilgilerinizi gündeme getirmenin tam zamanı!</strong></p>
<p>İlkokulda ne diyorduk? Kuzey yarımkürede kışken güneyde tam tersi, yaz! Evet tamam, kulağa güzel geliyor, Instagram’da arkadaşlarınız koyduğunuz fotoğraflara çıldıracak, geri döndüğünüzde kışın ortasında yanık bir tenle dolaşacaksınız falan filan. Ancak yine de konuyla ilgili aklınızda bulunması gereken birkaç konu da var. Örneğin birçok kişinin tatil için büyük şehir dışındaki yerlere, tatil bölgelerine gidiyor olması nedeniyle bazı mekanların kapalı olabileceği gerçeğini kabullenin. Sonra not edip de mutlaka göreceğim dediğiniz bir yerin kapalı olduğunu görüp sinirlenmeyin. Açıkçası bu durum özellikle Montevideo gibi daha küçük yerlerde şehrin belli bir saatten sonra boş kalmasına bile sebep olabiliyor. Aynı şekilde ligin tatil olması nedeniyle Güney Amerika’ya kadar gidip de maç izleyememek gibi bir durum da yaşayabilirsiniz ki, futbol bizim pek de ilgi alanımız olmamasına rağmen biz bile bu konuda bayağı dertlendik.  Bu arada, yaz dediysek de çok rahat davranmamakta fayda var, zira birçok şehirde deneyimlediğimiz kadarıyla akşamları serin olabiliyor. Yanınıza bir “ne olur ne olmaz hırkası” almakta fayda var.</p>
<p>Son olarak, bu farklı mevsimlerde olma durumu, aranızdaki kayak/snowboard tutkunları için iyi haber, zira özellikle Şili’de oldukça popüler kayak merkezleri var. Türkiye’de yazken, kış olan bir yere gitmek gibi tuhaf bir karar alacak olursanız istikamet Güney Amerika.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6503.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5237" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6503.jpg" alt="Montevideo Uruguay" width="639" height="426" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6503.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6503-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6503-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6503-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6503-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 639px) 100vw, 639px" /></a></p>
<p><strong>8. Sizden büyük iphone var!</strong></p>
<p>Güney Amerika sınırları içindeyken yalnızca notlarınıza güvenmekle kalmayın, telefonunuza da güvenin. Bir takım uygulamalar sayesinde planladığınız Güney Amerika gezisi gerçekten beklediğinizden çok daha kolay geçecek. Bunun için olmazsa olmaz aplikasyonlardan bazıları para birimlerini çevirme ve güncel kurları takip edebilme konusunda çok işinize yarayacak <strong>XE Currency</strong> ve <strong>İspanyolca sözlük </strong>uygulamaları. Ayrıca eğer taksi konusunda tedirginlik yaşarsanız birçok Güney Amerika şehrinde kullanılan bizim <strong>BiTaksi</strong> tadındaki <strong>Safertaxi</strong>’yi de kullanabilirsiniz</p>
<p><strong>9. Turkcell’le hayata bağlanamayanlar, Vodafone ile mucizeleri bulamayanlar için&#8230;</strong></p>
<p>Güney Amerika gezisine çıkmadan önce oradaki iletişim meselesinizi nasıl çözeceğinize, ananıza babanıza nasıl ulaşacağınıza, sevgiliniz siz yokken dışarı çıktı mı nasıl öğreneceğinize dair bir araştırmaya girerseniz, konuyla ilgili uygun fiyatlı bir seçeneğin olmadığını fark edeceksiniz. Korkmayın, onun da çözümü var. Bunun için o çılgın ücretleri ödeyip 3 dakika konuşma için 4684628368 tl para ödemek yerine, ister Güney Amerika’nın ana telekomünikasyon şirketlerinden biri olan <strong>Claro</strong> gibi sağlayıcılardan pre-paid hat alabilirsiniz; ister <strong>bir e-sim uygulaması olan <a href="https://airalo.pxf.io/3evb7M" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Airalo’yu</a> kullanabilirsiniz. </strong>Biz böyle bir gelişme olduğundan beri çoğu gezimizde artık bu yöntemi kullanıyoruz çünkü operatörlerin internet&amp;konuşma paketi ücretlerinden çok daha makul bir fiyata denk geliyor ve ne kadar süre ne kadar kullanıma ihtiyaç duyacağınıza göre istediğiniz paketi seçebiliyorsunuz. Uygulamaya göz atmak ve diğer seçeneklerle fiyat kıyaslaması yapmak isterseniz <strong><a href="https://airalo.pxf.io/3evb7M" target="_blank" rel="noreferrer noopener">şuraya tık tık. </a></strong></p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6121-2.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5245" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6121-2.jpg" alt="buenos aires street art" width="636" height="424" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6121-2.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6121-2-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6121-2-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6121-2-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6121-2-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 636px) 100vw, 636px" /></a></p>
<p><strong>10. Google’a “what time is it” yazma çaresizliği</strong></p>
<p>Mevsimi farklı, havası farklı, insanı farklı dedik yetmedi, daha farklı şeyler de var. Mesela saat. Avrupa seyahatlerinizle kıyas kabul etmeyecek derecede sarsıcı bir saat farkından bahsediyoruz. Durum böyle olunca, annenizi gece 4’te arayıp, “Hello Türkiye ne var ne yok orada” muhabbeti çevirmeye çalışmak istemiyorsanız, bu durumu mutlaka göz önünde bulundurmalısınız. Bu noktada her insanoğlunun en az bir kez kendini içinde dolaşırken bulduğu kadınlarkulubu.com olmadığımız için size “Jetlag’in cildinize olan 10 etkisi” tadında bir açıklama yapmayacak olsak da, jetlag meselesini hafife almamanız adına böyle bir hatırlatmada da bulunmak istedik. En azından giderken makul bir saatte oraya varıldığı takdirde çok büyük bir sorun yaşanmıyor ama, Türkiye’ye dönüşünüzde ciddi bir adaptasyon sorunu olabiliyor. Bu sebeple, mümkünse zaten Türkiye’te dönüş depresyonunuza hali hazırda bir çözüm yokken, bari dönüş gününüzü ertesi gün önemli bir işinizin olduğu bir güne denk getirmeyin de, Türkiye’deki insan ilişkileriniz sarsılmasın.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2016/01/30/guney-amerika-gezisi/">Güney Amerika Gezisi 101: Bizim de Söyleyeceklerimiz Var!</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2016/01/30/guney-amerika-gezisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>6</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
