<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>sydney eğitim | OitheBlog</title>
	<atom:link href="https://oitheblog.com/tag/sydney-egitim/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oitheblog.com/tag/sydney-egitim/</link>
	<description>Gerçekten faydalı bir seyahat blogu</description>
	<lastBuildDate>Sat, 21 Jan 2017 19:27:07 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.1.9</generator>

<image>
	<url>https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/cropped-logo-32x32.png</url>
	<title>sydney eğitim | OitheBlog</title>
	<link>https://oitheblog.com/tag/sydney-egitim/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Avustralya&#8217;da Yaşam Serisi No: 3</title>
		<link>https://oitheblog.com/2014/06/02/avustralyada-yasam-serisi-no-3/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2014/06/02/avustralyada-yasam-serisi-no-3/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Jun 2014 14:11:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[AVUSTRALYA]]></category>
		<category><![CDATA[RÖPORTAJ]]></category>
		<category><![CDATA[SIDNEY]]></category>
		<category><![CDATA[avustralya]]></category>
		<category><![CDATA[avustralya dil eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[avustralya gezi rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[avustralya gezilecek yerler]]></category>
		<category><![CDATA[avustralya göçmenlik]]></category>
		<category><![CDATA[avustralya öğrenci vizesi]]></category>
		<category><![CDATA[avustralya turist]]></category>
		<category><![CDATA[avustralya vize]]></category>
		<category><![CDATA[avustralya vizesi]]></category>
		<category><![CDATA[avustralya yaşam koşulları]]></category>
		<category><![CDATA[avustralya yaşayan türkler]]></category>
		<category><![CDATA[avustralya'da eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[avustralya'da yaşamak]]></category>
		<category><![CDATA[avustralya'ya taşınmak]]></category>
		<category><![CDATA[sydney]]></category>
		<category><![CDATA[sydney bütçe]]></category>
		<category><![CDATA[sydney dil eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[sydney eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[sydney gezi rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[sydney gezilecek yerler]]></category>
		<category><![CDATA[sydney göçmenlik]]></category>
		<category><![CDATA[sydney görülecek yerler]]></category>
		<category><![CDATA[sydney yaşam şartları]]></category>
		<category><![CDATA[sydney'de yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[sydney'e taşınmak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=2587</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ali Barış Güvenkaya, 2013 yılında, ani bir kararla Sydney&#8217;e taşındı. Şu anda yaşamını hala orada sürdürüyor ve röportajdan da anlayacağınız üzere...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2014/06/02/avustralyada-yasam-serisi-no-3/">Avustralya&#8217;da Yaşam Serisi No: 3</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/sydney.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-2601" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/sydney.jpg" alt="sydney" width="635" height="252" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/sydney.jpg 2500w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/sydney-300x118.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/sydney-1024x405.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/sydney-210x83.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a><br />
Ali Barış Güvenkaya, 2013 yılında, ani bir kararla Sydney&#8217;e taşındı. Şu anda yaşamını hala orada sürdürüyor ve röportajdan da anlayacağınız üzere oldukça mutlu görünüyor. Kendisi Sydney&#8217;e taşınmadan önce, internette yeterli kaynak bulmakta güçlük çektiği için, bu röportaj, ciddi ciddi Avustralya&#8217;ya taşınmayı düşünenlere yönelik, oldukça iyi bir kaynak oldu. Çünkü Barış, erişemediğine inandığı her türlü bilgiyi bizimle paylaştı denilebilir. (Bu cümle Ali Barış Güvenkaya evinin kapılarını yalnızca OitheBlog&#8217;a açtı tadında oldu)</p>
<p>Kendisine teşekkürü bir borç biliyoruz, siz de bilin, çünkü pek detaylı pek işe yarar bir röportaj çıktı ortaya.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/barış.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="alignleft wp-image-2607 " src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/barış.jpg" alt="barış" width="412" height="309" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/barış.jpg 640w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/barış-300x225.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/barış-210x157.jpg 210w" sizes="(max-width: 412px) 100vw, 412px" /></a>Sidney, Türkiye&#8217;den bakınca, dünyanın diğer ucu gibi görünüyor. Hem çok uzak, hem çok farklı olduğunu tahmin ettiğimiz bir kültür. Bu gibi sebeplere rağmen neden Sidney&#8217;i tercih ettin?</strong></p>
<p>Avustralya’yı tercih etmemin sebeplerini şu şekilde madde madde özetleyecek olursam daha net olacaktır;</p>
<p>&#8211; 3. Dünya ülkeleri ile karşılaştırınca oturmuş bir demokrasi ve insan hakları anlayışının olması, Amerika’nın para eksenli anlayışının aksine insan odaklı bir anlayış olması</p>
<p>-Kanada’nın soğuğu yerine başlıca şehirlerinde (Brisbane, Perth, Sydney) yaz kış tropikal bir iklimi olması</p>
<p>-Avrupa’dakinin aksine Türk sayısının oldukça az olması fakat Türk-Avustralya halklarının ortak bir tarihi geçmişle birbirine bağlı olması</p>
<p>-Faşizm ve cehaletin minimum şekilde hissediliyor olması ve genel toplum yapısı ve kültürü içinde yerinin olmaması.</p>
<p>-Dünyanın 4 bir köşesinden gelen kültürlerin kesişme noktası olması.</p>
<p>Kendini tanıyıp anlayabilmek için &#8220;konfor bölgesi&#8221; dışına çıkarak farklı kültürler öğrenmenin gerekli olduğunu düşünüyorum.</p>
<p><strong>Sence İngilizce eğitimi açısından Sidney doğru bir tercih mi? Avustralya aksanının biraz daha farklı olduğunu biliyoruz, bu zorlanmana neden oldu mu?</strong></p>
<p>Avustralya&#8217;da eğitim almak isteyen Türklere bir tavsiye verecek olursam, bence işinin ehli bir kurum olan <strong>Hub Education</strong> mutlaka değerlendirilmeli. Bana eğitim kelimesinin gerçek anlamını öğreten bu kurum, işine tutkuyla bağlı başarılı bir Türk tarafından yönetiliyor.</p>
<p>Pek çok insan gibi dizileri altyazısız izlemeyen, şarkı sözlerini anlamak için çabalamayan bir insandım. Hangi yabancı dil olursa olsun, tembelliği bırakıp duymaya, anlamaya çalışmak gerek. Sydney İngilizce öğrenmek için bence doğru bir tercih. Fakat belli bir seviyeye gelmeden biletinizi alıp kalkıp giderseniz zorluk çekersiniz. Aksan farklılıkları her yerde var. Türkiye’deki gibi düşünün. Büyük şehirlerde az, küçük yerlerde daha çok karşılaşılıyor. Aksan farklılıkları bence zorlanmak için değil dili renklendirmek için var ve bence oldukça keyifli.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/sydney-opera-house-10-1.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-2600" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/sydney-opera-house-10-1.jpg" alt="sydney opera house 10 (1)" width="611" height="407" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/sydney-opera-house-10-1.jpg 1600w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/sydney-opera-house-10-1-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/sydney-opera-house-10-1-1024x682.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/sydney-opera-house-10-1-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 611px) 100vw, 611px" /></a><br />
Sidney&#8217;de yaşam hakkında ne düşünüyorsun? Yine olsa yine yaparım diyebiliyor musun? Gerçekten de tahmin edildiği gibi yaşam koşulları Türkiye’den daha mı iyi?</strong></p>
<p>“No worries, no dramas”. İnsan hayatında endişe ve dramın yeri olmamalı. Devlet burada bunu sağlamış durumda. 3. Dünya ülkelerinde insan hayatının gerçekten değeri yok. Burada birisi ölürse 1 hafta haber yapıyorlar, hakkında belgeseller çekiyorlar. Kimsenin TV izlediği yok ya o da ayrı konu. Nerede yaşarsanız yaşayın evinize 5-10 dakika yürüme mesafesinde Gezi Parkı’nın onlarca katı büyüklüğünde parklar var. Kaldırım ile yol arasında şehir içi hariç her bölgede yeşil alanlar var. Kaldırıma park eden araba göremezsiniz. Sıradan sokakların hepsinde 100-200 yıllık tarihi ağaçlar var. Ambulans – itfaiye araçlarının ihtiyaç halinde gelmesi saniyelerle ölçülüyor. Toplu taşıma İstanbul’dakine kıyasla en az 20 gömlek ötede. Otobüslerde ayakta yolcu taşıma limiti var (18 kisi). Kanunlar herkes tarafından takip ediliyor. Kurnaza, tilkiye, mafyaya, kabadayıya, sapığa yer yok. Gece-gündüz güvenli. Her türlü mekana sarhoş değilseniz elinizi kolunuzu sallaya sallaya girebilirsin, kimse size yanında kadın yok diye ikinci sınıf insan muamelesi yapmaz. Kadın-erkek 7&#8217;den 70&#8217;e herkes eşit şartlarda yaşıyor. Herkes vergisini ödüyor ve ödenen vergiler halka bir şekilde geri dönüyor. Halk arasında gelir eşitliliği var ve bunun kültüre bariz yansımaları var. Çöp toplayanla ofis işi yapan arasında gelir eşitliği ve sosyal statü eşitliği var. Herkes birbirine saygılı. Türkiye gibi ülkelerde var olan parayla statü sahibi olmaya çabalayan insanlar yok. Para bir amaç değil. Hiç birinizin aklına gelmemiştir belki ama beyaz çorap giyen insanları hor görüp burun kıvırmak statü farkının kültüre nasıl yansıdığının bir göstergesi. Türk kültüründe insanlar birbirini yükseltmeye değil içten içe yermeye uğraşıyor. Burada tam tersi. Daha lisede bu düşünce yapısının temelleri veriliyor. Amaç hayatı güzel yaşamak ve mutlu olmak, tutkulu olduğun şeyi yapabilmek, tutkun yoksa da mutlu yaşayabilmek, ve en önemlisi eğlenmesini bilmek. Bazen içkiyi fazla kaçırıyorlar orası ayrı konu. Umarım Türkiye gibi ülkelerde mevcut ekonomik düzenin anapara yerine eşitlik üzerine dayalı olduğu, demokrasinin pratikte doğru kullanıldığı, ve sınırların kalktığı bir dünyayı kurabiliriz. Tüm insanların bir birey fakat bir bütün olduğu bir dünyada bunu yapabilmek için tek yapmamız gereken birbirimizi anlayabilmek. Bu yüzden evet, yine olsa yine yaparım.</p>
<p><strong>Yaşam koşulları pahalı mı? Yeme-içme, kira, ulaşım gibi konulara nasıl bir çözüm getirdin, Türkiye’ye kıyasla çok büyük fark var mı? Bize günlük hayatta yaptığın harcamalardan birkaç örnek vererek anlatabilir misin?</strong></p>
<p>Taşıma suyla değirmen dönmez demişler. Bir 3. Dünya ülkesinde kazandığın para ile burada değirmenin çarkını anca ıslatırsın. Tavsiyem, doğru vizeyle gelip hayatınızı burada kazanmanız. Öğrencilerin haftada 20 saat çalışma izinleri var. Gelip bir şekilde okulunu ödeyebilen ve hayatta kalabilen başarılı öğrencilerin hikayelerini dinledim. Muhtemelen en zor yolu seçmiş olursunuz, hazır olun. Ama onlar yapabiliyorsa siz de yapabilirsiniz.</p>
<p>Buradaki bazı harcamalardan birkaç örnek verecek olursam;</p>
<p>*Kira paylaşımlı evde bir bireysel oda, semtine göre haftalık $250 &#8211; $3502</p>
<p>*Kendim pişiririm diyorsanız mutfak alışverişi ALDI’den yaparsanız ve Coles’den indirimleri takip ederseniz haftada $100</p>
<p>*Mutfağa girmem ama evde yerim diyorsanız donmuş gıda üyelikleri 6 öğün için haftalık $20 civarında eve teslim ediliyor.</p>
<p>*Toplu taşıma için kullanılan Opal Card haftada $40</p>
<p>*Herhangi bir Pub’da bir bira/şarap içmenin bedeli $5 &#8211; $8</p>
<p>*Herhangi bir restoranda içmeden yemek yemenin bedeli $20 – $50</p>
<p>*Fast food daha ucuz ama kendinize bu kötülüğü yapmayın. Yine de vereyim derseniz, fast food zincirlerinden biri olan Hungry Jacks’te bir tavuk burger $4</p>
<p>*Suyu musluktan içiyoruz. Sokakta, parklarda ve toplu taşıma noktalarında halk için musluklar var. Veya herhangi bir içki satılan yere girin, kimseye sormadan bardağınızı alın ,bardan suyunuzu doldurup için. Kanun gereği içki servis eden yerler halka açık olarak su vermek zorunda.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/900px-Watsons_Bay_-_Camp_Cove_Beach_Sydney_-_Nov_2008.gif"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-2603" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/900px-Watsons_Bay_-_Camp_Cove_Beach_Sydney_-_Nov_2008.gif" alt="watsons bay sydney" width="626" height="261" /></a><br />
Kültürel açıdan ne gibi farklar var? “Ben burada ne yapıyorum ulan?” dediğin anlar, tuhaf anıların, oldu mu? Adapte olmakta güçlük çektin mi?</strong></p>
<p>Orta Doğu’nun kurnaz kültürüne alışmış Türkler için buraya alışmak çok kolay. Her şey kurallı ve herkes tarafından takip ediliyor. Karmaşık hiçbir şey yok. Sosyal yaşam çok basit. Evetse evet, hayırsa hayır. İstiyorsan istiyorsun istemiyorsan istemiyorsun. İlk başta biri tarafından reddedilme duygusu Türk kültürü için ağır gelebilir ama geniş düşünürseniz ilerde oluşabilecek her türlü komplikasyonu baştan engelliyorsunuz. Ön yargılardan kesinlikle kurtulmak ve karşındakini anlamak ve saygı duymak gerek. Elbette ahmaklar ve muhattap olmayacağınız insanlar olacak fakat bu her yerde böyle. Kabuğundan sıyrılabilirseniz saf ve temiz arkadaşlıklar ve güçlü bağlar başlangıcına hazır olun. Anlayış, çeşitliliğe saygı, hoşgörü, açık fikirlilik, ve pozitif duygularla yaklaştığınız sürece hayattan da aynı geri dönüşü alıyorsunuz.</p>
<p>Bir Aussie’nin (Avustralyalı) Türkiye’ye gelip alışmaya çalışması bence çok zor olurdu ama bahsettiğim kafa yapısına sahip Türkiye’den Avustralya’ya giden biri için adaptasyon çok daha kolay.</p>
<p><strong>Şu an orada geçimini nasıl sağlıyorsun? Yeterli kazanç sağlayabiliyor musun? Türkiye’deki hayatını bırakıp gittiğine değdiğini düşünüyor musun?</strong></p>
<p>Casual işlerde haftada 24/32 saat çalışarak geçim sağlıyorum. 40 saat çalıştığım zamanlar daha fazla vergi ödüyorum ve neredeyse aynı hesaba geliyor o yüzden kasmanın bir anlamı yok. Tam zamanlı ofis işi yapanla veya hiç çalışmayanla benzer paralar kazanıyorum ve halkın geri kalanıyla eşit bir hayat standardına ve sosyal yaşantıya sahibim. Paranın ikinci planda olduğu bir düzende insanin kendi yolculuğuna odaklanabilmesi her şeye değer.</p>
<p><strong>Arkadaşlık ilişkileri, insan profilleri nasıl? Avustralyalılar nasıl insanlar? Yeni insanlar tanımakta, çevre edinmekte güçlük çektin mi?</strong></p>
<p>“Supporting the mateship”. 2005 yılında Canberra’da (Avustralya’nın başkenti) parlamento binasında çalışan güvenlik görevlilerinin insanları “mate” diye çağırmaları yasaklanmış ve bu yasak yalnızca 24 saat sürmüş. Polisinden milletvekiline herkes sakin, hoşgörülü ve doğal. İnsanları meslek gruplarına göre ayırmanın bile ayrımcılık yaratabileceğini düşünebilen bir millet içinde çevre edinmek gerçekten çok kolay. Fakat yüzeysellikten kurtulup bir sonraki aşamaya geçebilmek için insanlarla vakit geçirmeniz gerek. Kendiniz gibi maceraya atılmış pek çok insan bulabilirsiniz.<strong> Meetup, Internations</strong> gibi online platformları kullanmak sosyalleşmenizi çok daha hızlandırıp konu odaklı hale getirebilir.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/blue-mountain-sydney.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-2604" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/blue-mountain-sydney.jpg" alt="Blue Mountain, NSW, Australia" width="622" height="415" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/blue-mountain-sydney.jpg 3065w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/blue-mountain-sydney-300x199.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/blue-mountain-sydney-1024x682.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/blue-mountain-sydney-210x139.jpg 210w" sizes="(max-width: 622px) 100vw, 622px" /></a><br />
Sidney&#8217;de sıradan bir gün nasıl geçiyor? Gün içinde bulunduğun aktiviteler, İstanbul’dakine benziyor mu mesela?</strong></p>
<p>Hayat burada çok eğlenceli geçiyor. Yapılacak aktivitelerin sınırı yok. Türkiye’de maddi yük getireceğinden dolayı farklı şeyleri denemeye korkarız genelde. En basitinden örnek vereyim, Golfe zengin sporu deriz. Burada zengin fakir sporu diye bir şey yok. Spor gerçekten insanların hayatının büyük bir bölümünü oluşturuyor. Ve spordaki çeşitlilik muazzam. İlgi duyduğunuz herhangi bir spora yönelmek çok kolay. Veya personal trainer tutup boot camp’lere katılmak oldukça yaygın. Tek bir spordan ziyade farklı farklı alanlara yönelebilirsiniz. Ben kendi adıma Capoeira, Yoga, ve Fitness yapıyorum. Spor haricinde her hafta yapılacak bir aktivite oluyor. Mangal kültürü inanılmaz yaygın ve halka açık parklarda elektrikli mangal sistemleri var. Arkadaşlarla Pazar günü 957 km<sup>2’ </sup>lik bir parkta toplanıp mangal yapıp içerek bütün günü geçirebilirsiniz. Açık havada vakit geçirmek kültürlerinde çok yaygın. Veya pub’da tanımadığınız insanlarla çeşitli konularda sohbetlere dalabilirsiniz. Ev davetlerine katılabilir, veya kendiniz davet verebilirsiniz. İstanbul’da sosyalleşmek için ekstra bir çaba sarf etmek gerekiyor çünkü trafikte geçirdiğiniz süreyi ve iş saatlerini topladığınız zaman geriye anca uyumak için vakit kalıyor. Bu da hayatı neden yaşadığınızı sorgulamanıza yeter.</p>
<p><strong>Yemek kültürü ne durumda? Ne yenir, ne içilir? Aç kalır mıyız? Kanguru mu yiyoruz?</strong></p>
<p>Muazzam bir yemek kültürü var. Dünyanın 4 bir yanındaki kültürlerin kesişme noktası olan bir şehirde her türlü dünya mutfağını bulmak mümkün. Ben geldiğimden beri Türk restoranına gitme gereği hissetmedim. Canımın çektiğini evde kendim yapabiliyorum zaten (Türk patlıcan yemeklerinden vazgeçemem). Thai, Japanese, Chinese, Brazilian, Indian, Greek, Mexican, Lebanese, Italian, Turkish… ne ararsanız var ve kaliteli yemek bulmak zor değil. Tek sıkıntı taze balık kültürü zayıf. Genelde donmuş balık alım satımı yapılıyor. Kabuklu deniz hayvanları sık tüketiliyor. Kanguru eti çok doğal ve faydalı bir et. Ama herkes yiyemez çünkü oldukça sert ve kanlı. Kokoreçten vazgeçmeniz gerekebilir ama kazandığınız çeşitliliğin yanında o kadar da koymayacaktır. Midenizi 10 dolara tıka basa güzel yemekle doldurmak için Pub’larda yerliler için yapılan indirimli saatleri takip edin.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/fgfu.png"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-2606" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/fgfu.png" alt="fgfu" width="599" height="367" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/fgfu.png 599w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/fgfu-300x183.png 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/06/fgfu-210x128.png 210w" sizes="(max-width: 599px) 100vw, 599px" /></a><br />
Gece hayatı ve etkinlik açısından aktif bir şehir mi? Özellikle tercih ettiğin mekanlarla ilgili bize birkaç tavsiyede bulunabilir misin?</strong></p>
<p>Gece hayatı yeni kanunla birlikte NSW (New South Wales) genelinde gece 1.30 ‘da lock out, 3.00’ de son içki şeklinde. Farklı bölgelerde farklı gece hayatları var. Oxford street’de Gay Bar’larda eğlenip kaliteli canlı müzik dinleyebilir, Newtown’da Jazz kulüplerine takılabilir, City’de Ivy club’da dans edebilir, veya Kings Cross’da Taksim karmaşasını yaşayabilirsiniz. Etraftakileri rahatsız edecek şekilde sarhoş olursanız size daha fazla içki servis edilmeyecektir ve binanın 50 metre yakınına o gece için yaklaşmanız yasaklanacaktır. İtiraz etmeniz durumunda $550 ceza ödemek durumundasınız. Kanunen $11 bine kadar ceza arttırılabilir. Tavsiyem bu durumda gurur yapmayıp taksi çağırmanız. Alkollün girdiği yere kavga da girebiliyor. Örneğin birisine çarptınız birası üzerine döküldü, özür dilediniz müzikten ve sarhoşluğundan sizin özrünüzü duymadı ve arkanızı dönüp gittiniz. Başınıza gelebilecek en kötü şey yumruk yemek olur. Ama bir yumruk bile insanı öldürebileceği için yumruk atmanın cezası hapis. Vize iptali ve sınır dışı edilmekten bahsetmiyorum bile. Siz siz olun asla saldıran taraf olmayın. Olur böyle şeyler deyin geçin.</p>
<p><strong>Son olarak, buralara kadar gelmişken denemeden/görmeden dönmeyin diyebileceğin şeyler var mı? Bize birkaç ipucu verebilir misin?</strong></p>
<p>İkonik olarak görmeniz gereken yerler; <strong>Opera House, Bondi Beach, Harbour Bridge, Sydney Tower, Manly Beach, Watsons Bay, Botanical Gardens, Bondi – Coogee Coastal Walk, Blue Mountains.</strong> Bunlar haricinde Sydney Vivid, New Year’s Eve, Bondi Winter Magic ve gerçekleşen sayısız müzik festivallerini kaçırmayın. Bu festivalleri bulmak web’e Sydney Festivals diye yazıp aratmak kadar kolay. Uçak biletlerini iyi araştırın; Jetstar, Virgin, Tigerair gibi firmaların ucuz biletleri oluyor. Ayrıca haftasonları Melbourne’a veya Brisbane’a gidip gelebilirsiniz.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2014/06/02/avustralyada-yasam-serisi-no-3/">Avustralya&#8217;da Yaşam Serisi No: 3</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2014/06/02/avustralyada-yasam-serisi-no-3/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>83</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Avustralya&#8217;da Yaşam Serisi No: 2</title>
		<link>https://oitheblog.com/2013/12/04/avustralya-bir-de-yerlisinden-dinleyin/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2013/12/04/avustralya-bir-de-yerlisinden-dinleyin/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Dec 2013 23:14:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[AVUSTRALYA]]></category>
		<category><![CDATA[MELBOURNE]]></category>
		<category><![CDATA[RÖPORTAJ]]></category>
		<category><![CDATA[avustralya]]></category>
		<category><![CDATA[avustralya başkenti]]></category>
		<category><![CDATA[avustralya bütçe]]></category>
		<category><![CDATA[avustralya eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[avustralya gezi]]></category>
		<category><![CDATA[avustralya gezilecek yerler]]></category>
		<category><![CDATA[avustralya göçmenlik]]></category>
		<category><![CDATA[avustralya iş]]></category>
		<category><![CDATA[avustralya nerede]]></category>
		<category><![CDATA[avustralya öğrenci]]></category>
		<category><![CDATA[avustralya oturma izni]]></category>
		<category><![CDATA[avustralya pahalı mı]]></category>
		<category><![CDATA[avustralya vize]]></category>
		<category><![CDATA[avustralya yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[avustralya'da çalışmak]]></category>
		<category><![CDATA[avustralya'da yaşamak]]></category>
		<category><![CDATA[avustralya'da yaşayan türkler]]></category>
		<category><![CDATA[melbourne]]></category>
		<category><![CDATA[melbourne' eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[melbourne'de yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[melbourne'de yaşamak]]></category>
		<category><![CDATA[sydney]]></category>
		<category><![CDATA[sydney eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[sydney gezi]]></category>
		<category><![CDATA[sydney gezilecek yerler]]></category>
		<category><![CDATA[sydney vize]]></category>
		<category><![CDATA[sydney'de yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[sydney'de yaşayan türkler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=1601</guid>

					<description><![CDATA[<p>Avustralya ile ilgili yaptığımız ilk röportaj, o kadar farklı tepkiler aldı ki, 1 tane röportaj ile sınırlı kalmamamız gerektiğini düşündük....</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2013/12/04/avustralya-bir-de-yerlisinden-dinleyin/">Avustralya&#8217;da Yaşam Serisi No: 2</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/4537077059_21915cf7eb_b.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-1603" alt="4537077059_21915cf7eb_b" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/4537077059_21915cf7eb_b.jpg" width="819" height="318" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/4537077059_21915cf7eb_b.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/4537077059_21915cf7eb_b-300x116.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/4537077059_21915cf7eb_b-210x81.jpg 210w" sizes="(max-width: 819px) 100vw, 819px" /></a>Avustralya ile ilgili yaptığımız ilk röportaj, o kadar farklı tepkiler aldı ki, 1 tane röportaj ile sınırlı kalmamamız gerektiğini düşündük. Anladığımız kadarıyla orayı ciddi anlamda merak edenler sadece biz değiliz. Bu süreçte Türkiye&#8217;den Avustralya&#8217;ya yaşamaya ya da okumaya gitmeyi planlayan ne kadar çok insanın olduğunu da fark ettik. Bu açıdan, <strong>Serden Nayın</strong> ile yaptığımız bu röportajın büyük faydası olacağını ve merakınızı büyük ölçüde gidereceğini düşünüyoruz.</p>
<p style="text-align: left;">Not: Avustralya&#8217;yı okumalara doyamadım diyorsanız, bir diğer röportajımız da <a href="http://oitheblog.com/2013/10/01/sidney-dunyanin-obur-ucunda-yasam/" target="_blank">şurada</a>.</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Ne kadar süre Avusturalya’da yaşadın ve neden orayı tercih ettin?</span></strong></p>
<p>Yaklaşık 11 sene kadar Avustralya’da kaldım. Üniversite eğitimi için yurtdışını düşünüyordum ve ilk tercihim doğrusunu söylemek gerekirse Amerika idi. Tabi bu senenin 2000 olduğu, internetin hayatımıza henüz hakim olmadığı ve bilgiye erişmenin ansiklopedilerle sınırlı olduğu bir döneme denk geldiği için neden Amerika dediğim daha iyi anlaşılabilir, lakin diğer bütün ülkeler kara kutu gibiydi. Araştırmalarımı yaparken girdiğim bir acenta sayesinde Avusturalya ile tanıştım, bugün baktığımda da iyi ki o acentaya girmişim diyorum.</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;"><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/avustralya-foto.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="alignleft  wp-image-1602" alt="avustralya foto" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/avustralya-foto.jpg" width="284" height="267" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/avustralya-foto.jpg 676w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/avustralya-foto-300x282.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/avustralya-foto-210x197.jpg 210w" sizes="(max-width: 284px) 100vw, 284px" /></a>Sence yaşamak için uygun bir ülke mi? “Yine olsa yine yaparım” diyebiliyor musun?</span></strong></p>
<p>Avusturalya bana göre kesinlikle bir insanın “şöyle bir dünyada yaşamak isterim” diye hayalini kurduğu yerin dünya coğrafyasındaki yeridir. İklimi, insanları, kuralları, yaşam tarzı, her şeyiyle muhteşem bir harmonide kavrulmuş, gerçekten çok medeni bir ülke seklinde tanımlasam, sanırım orada yaşamış kimse karşı çıkmaz. Özellikle bizim gibi 3. Dünya ülkesinden giden biri için (evet, ne yazık ki kabul etmek istemesek de ülkeler arasında bizi bu noktaya koyuyorlar) bu farkları görmek hiç de zor değil. Evet, belki bize göre biraz daha yavaş ilerliyor hayat, daha sakin hatta kimine göre sıkıcı da denilebilir. Fakat bu tamamen düzenden kaynaklanan bir durum aslında. Biz gerek trafiğiyle, gerek bürokrasisiyle, gerek hayatın normal akışıyla tam bir kargaşa toplumu olduğumuzdan, bu iki ülke arasındaki stres kıyaslamasını da göz önünde bulundurursak, yaşamak için Avustralya’nın kesinlikle birkaç adım önde olduğunu söyleyebilirim. Yine olsa yine yapar mıyım? Şöyle cevap vereyim, ben 2 sene önce temelli dönüş yaptım Türkiye’ye ve yaklaşık 1 sene önce tekrar Avustralya’ya geri dönme kararı aldım, ve şansım yaver giderse 3-4 ay içinde de dönüyorum. Sizce yine yapmaz mıyım?</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Orada ne konusunda, hangi üniversitede eğitim aldın? Eğitim konusunda doğru bir tercih olduğunu düşünüyor musun, sana katkısı oldu mu?</span></strong></p>
<p><b>Central Queensland University’de</b> işletme eğitimi aldım. Avustralya, üniversite eğitim kalitesi konusunda dünyada ilk 5 ülke içindedir. Şimdiye kadar yapılan gerek bilim, gerekse tıbbi buluşların birçoğunun çıktığı yer Avustralya’nın çeşitli üniversiteleridir. Tamamıyla araştırmaya dayalı, ezberden uzak ve gerçekten bir öğrencinin okurken zevk aldığı bir eğitim sistemi benimsenmiştir. Bu sistemin bir öğrenciye en büyük artısı, eğitim hayatının sonunda dahi kendinden öğrenilmesini istenenleri makro seviyede hatırlayabilmesi ve ileride uygulayabilmesine olanak sağlamasıdır. Gerçekten sıkılmadan, bunalmadan, eğlenerek başarılı olunabilecek bir sistem diyebilirim.</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Peki üniversite bittikten sonra yaşamını sürdürmek için ne yaptın? Başka bir ülkede çalışmak zor olmadı mı? Çalışma koşullarını Türkiye ile kıyaslayabilir misin? Gerçekten de tahmin ettiğimiz gibi orada koşullar daha mı “insancıl”?</span></strong></p>
<p>En büyük eksik vize. Eğitim boyunca öğrenci vizeniz geçerli ve çalışma izniniz haftada maksimum 20 saat. Okul bittiğinde ise eğer oturma izni ya da vatandaşlığınız yoksa size birisi sponsor olmadığı takdirde ülkeden ayrılmanız gerekiyor. Neyse ki benim oturma iznim olduğundan dolayı böyle bir zorlukla karşılaşmadım. Eğitim hayatım boyunca yurtdışına gitmiş birçok öğrenci gibi ben de çok ilginç işler yaptım diyebilirim. Çalışma izni 20 saat olunca tabi insan maksimum getiri kazanmak istiyor bundan. Fast food kebapçılardan taksi şoförlüğüne kadar ilginç bir yelpazede çalıştım, gerçekten enteresan deneyimlerdi benim için. E okul bitince şartlar birden değişiyor tabi ki. Son 4 senemde uluslararası bir firmada eğitim danışmanlığı alanında eyalet müdürü olarak çalıştım.  Avustralya’da iş hayatındaki en dikkat çekici farklılık ast-üst ilişkisi sanırım. İnsanlar o kadar saygılı, o kadar bilgili ve bir o kadar da kaprissiz ve rahat ki, yeni bir iş ortamına girdiğinizde kim kimin müdürü, kim personel kim idareci anlamanız bazen zaman alıyor. En azından benim çalıştığım firmada böyleydi diyebilirim. Ama genel bir bakışla iş hayatını Türkiye ile kıyaslarsak, biz gerek mantalite, gerek ekonomik anlamda çok ama çok gerideyiz. Bizim ülkemizde en ağır işi yapan kişi en az ücreti alırken, Avustralya’da bunun tam tersi bir sistem işliyor ve yeri geliyor, bir mavi yakalı ayni firmadaki bir beyaz yakalıdan çok daha fazla kazanabiliyor. İyi para kazanıp iyi şartlarda yasayabilmek için Türkiye’de olduğu gibi iyi üniversiteler bitirip, bir kaç diploma alıp iyi pozisyonlar kovalamak ve şanslıysanız bulmak zorunda kalmıyorsunuz. Avustralya bir sıvacının, duvar ustasının, tesisatçı ya da fayansçının bir banka memurundan çok daha fazla kazandığı bir ülke. Yeter ki ne yapmak istediğinizi bilin, işinizden zevk alın ve onu iyi yapın.</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;"><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/large.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="alignleft  wp-image-1606" alt="large" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/large.jpg" width="350" height="192" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/large.jpg 500w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/large-300x164.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/large-210x115.jpg 210w" sizes="(max-width: 350px) 100vw, 350px" /></a>Yaşam koşulları pahalı mı? Kira, ulaşım, yeme-içme gibi durumları göz önünde bulundurduğunda, İstanbul ile arasında ciddi farklar var mı?</span></strong></p>
<p>Yaşam pahalı gibi gözükse de aslında bizimkinden standart olarak çok çok daha yüksek. Evet Türkiye’de kiralar çok daha ucuz, yeme-içme de daha ucuz ama unutulmamalıdır ki, buradaki gelir ile giderler de paralel ilerliyor. Yani kazancınız, iyi koşullarda yaşamanızı kolaylıkla sağlayabiliyor. Türkiye’de asgari ücretle 3 depo benzin alınabilirken, Avustralya’da bu oran yaklaşık 30 depoya denk geliyor. Dolar-lira kuru olarak bakıldığında çok pahalı gözüken hayat orada kazanıp yaşadığınız sürece emin olun size buradakilerden çok çok daha fazla imkan tanıyacaktır.</p>
<p><strong> <span style="text-decoration: underline;">Hangi bölgede yaşamak daha mantıklı?</span></strong></p>
<p>Şu an için Queenland eyaleti en popüler eyalet ve başkenti Brisbane de en popüler şehri diyebilirim. Her ne kadar insanlar genelde Sydney ya da Melbourne’u bilseler de, Brisbane su an için bu iki şehirden en çok göç alan şehir konumunda. Bunun en büyük etkisi sanırım tropik iklimi ve insana mutluluk veren doğası ve yaşam tarzı. Sydney ve Melbourne biraz daha İstanbul vari diyebilirim, inceden bir kaos hakim hayata. Stresten uzak düzenli yaşamak isteyen birçok insan Brisbane şehrini tercih ediyor. Ben de bunlardan biriyim.</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Kültürel açıdan ciddi farklılıklar var mı? Yaşadığın tuhaf anılar, “ben burada ne yapıyorum ulan?” dediğin anlar oldu mu?</span></strong></p>
<p>Ben çabuk alıştım diyebilirim. Bunda en büyük etki herhalde 19 yaşında liseyi bitirir bitirmez böyle bir maceraya atılmak oldu. O yaşlarda dünya pek umurunda olmuyor, her şeyi heyecan veren bir oyun gibi yaşadığın için bu farklılıklar aslında hayata renk katıp zevk veriyor, en azından ben öyle hissettim. Oradan buraya gelen biri kültür şoku yasayabilir ama buradan oraya giden biri için ben aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Eğer dünya görüşü medeni seviyede olan, açık fikirli ve özgürlük düşkünü biriyseniz “ben burada ne yapıyorum ulan?” yerine kesinlikle “iyi ki gelmişim lan” dersiniz. Ama belirtmeden geçemeyeceğim, en büyük sorun yemekler. Eğer mutfakta iyi değilseniz aradığınız tatları dışarıda bulmanız ne yazık ki biraz zor. Sanırım bizim onlara göre en büyük artılarımızdan biri mutfağımızın zenginliği.</p>
<p style="text-align: left;"><strong><span style="text-decoration: underline;"><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/8643105572_c3abc68937_b.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-1605" alt="8643105572_c3abc68937_b" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/8643105572_c3abc68937_b.jpg" width="717" height="478" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/8643105572_c3abc68937_b.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/8643105572_c3abc68937_b-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/8643105572_c3abc68937_b-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 717px) 100vw, 717px" /></a>Dil açısından ne gibi sorunlar yaşadın? Sence dil öğrenmek için Avustralya doğru bir tercih mi? </span></strong></p>
<p>İşte bu kısım işin en zor kısmı. Benim İngilizcem süper diyeni gelişine alnından karışlayan bir ülke Avustralya. Ben kolej mezunuyum ve hayatım boyunca İngilizce okudum diyebilirim. Giderken de İngilizceme çok çok güvenerek gittim. Ama daha ilk gün kendime sorduğum ilk soru “bize okulda ne öğrettiler lan bunca sene” oldu. Bir kere hiç bir terimi bizim öğrendiğimiz gibi kullanmıyorlar, olayları ifade edişleri, kullandıkları kelimeler çok çok farklı ve içinde yasamadan kesinlikle başka bir yerden duyup öğrenebileceğiniz bir yapıda değil. Örnek vermek gerekirse, İstanbul’da çekirdek dediğimiz şeye İzmirliler çiğdem derler. Hayatınızda bunu hiç duymadan İzmir’e giderseniz “gelirken çiğdem al” dediklerinde “Çiğdem kim?” cevabını vermeniz hiç de abes kaçmaz. Şimdi düşünün ki yabancı bir ülkede ve dilini çok da iyi bilmediğiniz bir yerde karşınıza sürekli çiğdemler çıkıyor. Bunun üstüne bir de aksanları da kendine özgü olmaz mı? (Tam bu aralar “burada ne yapıyorum ulan?” demiş olabilirim, yalan olmasın) Aslında alışınca çok yumuşak ve güzel bir tınısı var fakat alışana kadar ne yazık ki anlamakta çok güçlük çektiğiniz bir aksanları var. Ama her şeye rağmen dil öğrenmek için mükemmel bir yer diyebilirim. Bir kere çok kozmopolit. Bir günde herhalde minimum 5-7 değişik ülkeden insanla muhatap oluyorsunuzdur hayatın normal akışı içerisinde. Asyalısı, Hintlisi, Avrupalısı, Afrikalısı, Güney Amerikalısı, o kadar çok milletten o kadar çok değişik insan o kadar çok değişik aksanla İngilizce konuşuyorlar ki, başta çok zorlasa da öğrendikten ve alıştıktan sonra dünyadaki her aksanı kendi ana diliniz gibi algılamaya başlıyorsunuz ve bu bence gerçekten çok büyük bir şans.</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Avustralya gece hayatı ve etkinlik açısından aktif bir ülke mi? Gitmeyi sevdiğin birkaç mekan önerebilir misin?</span></strong></p>
<p>Avustralya’da sosyal hayat eşittir gece hayatı diyebilirim. Özellikle Cuma ve Cumartesi geceleri ülkenin genç nüfusunun herhalde %70i dışarıda eğleniyordur. Dünyanın en ünlü DJ’lerinin sıkça uğradığı Avusturalya gece kulüpleri sabahın ilk ışıklarına kadar hafta sonunuzu bir nebze parselliyor diyebilirim. Ama sadece gece hayatı ile sınırlı olmayan, doğasının da insanlara çok şeyler sunduğu bir ülke Avustralya. Yeter ki gezmek isteyin, emin olun gezecek çok yer bulursunuz. İster <strong>Dream World’de</strong> eğlenceli bir gün geçirin, ister <strong>Movie World’de</strong> film dünyasının içinde keşfe çıkın, ister plaja inip sörf yapın, ya da şehrin göbeğinde kaya tırmanışlarına katılın, isterseniz doğayla baş başa yürüyüşlere çıkın, adalara gidin, dalışlar yapıp okyanusun o mercanlı diplerini keşfedin, ya da sadece elinizde Margaritanızla havuz başında güneşin tadını çıkarın. Ama şurası da bir gerçek ki, bu ulaşılabilirlik ve bu hayat standardını her an yaşayabiliyor olmak bir zaman sonra heyecanın yerini rutine bırakı yor ve ilk zamanlar çok zevk alarak yaptığınız aktiviteler artık çok normal, yapınca çok da heyecan vermeyen, vakit geçirme planlarına dönüyor.(insanoğlu, doyumsuz iste)</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;"><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/4218000175_968a362b71_z.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-1607" alt="4218000175_968a362b71_z" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/4218000175_968a362b71_z.jpg" width="640" height="479" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/4218000175_968a362b71_z.jpg 640w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/4218000175_968a362b71_z-300x224.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/4218000175_968a362b71_z-210x157.jpg 210w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></a>Peki arkadaşlıklar, arkadaş ortamı nasıl? Türkiye’ye özlem duyduğun anlar oldu mu, yoksa orada da samimi dostluklar kurulabiliyor mu?</span></strong></p>
<p>Öncelikle şu bir gerçek ki, Türkler her yerde ve Türk’ün olduğu yerde kardeşlik derecesinde dostlukların oluşmaması mümkün değil. Ama biz toplum olarak biraz fazla bağlıyız birbirimize, arkadaşım dediğimiz insanlara her şeyimizle güveniriz, her şeyimizi emanet edebiliriz. Bu bizi biz yapan karakteristik özelliklerden birisi olsa da bu yakınlığı bir yabancıyla yakalamak gerçekten çok zor. İmkansız değil, bizim de zaman içinde Türkleştirdiğimiz çok kişi oldu ama genel anlamda bizim 1 haftada kuracağımız o yakın bağı, bir yabancıyla kurmak aylar alabiliyor. O bağlamda bazen insan çok  güvenebileceği insanları özlüyor, keşke onlar da burada olsa diyebiliyor. Ama her şeye rağmen hayat orada da devam ediyor ve gerçek, yakın dostluklar sınırlı sayıda da olsa yine de ortam çok iyi diyebilirim.</p>
<p><b><span style="text-decoration: underline;">Hem Sidney de, hem Melbourne’de yaşama şansın olmuş. İki şehri kıyasladığında ortaya ne gibi farklar çıkıyor? Hangisinde yaşamaktan daha çok keyif aldın?</span></b></p>
<p><b></b>Melbourne Sydney’e göre daha karakteri olan bir şehir. Avustralya’nın Avrupası diyebiliriz. Sadece çılgın bir iklimi var, bir günde 4 mevsim yaşabiliyorsunuz. 4 mevsim derken mecaz anlamda değil, gerçekten sabahında 35 dereceyle çıktığınız evinizden akşam 5 derecede dolu yağarken dönebiliyorsunuz. Ama yine de kişisel tercihim kesinlikle Melbourne’den yana olurdu.</p>
<p><b><span style="text-decoration: underline;">Melbourne’e kadar gitmişken denemeden, görmeden dönmeyin dediğin şeyler var mı? Bize birkaç tavsiye verebilir misin?</span></b></p>
<p>Bak bunu Melbourne olarak cevaplayabilirim. Kesinlikle <strong>Crown Casino</strong>’ya uğramadan gelmeyin. Kumar sevmiyorsanız da şovlarından etkilenebilirsiniz. Onun dışında<strong> ‘Great Ocean Road’</strong> kesinlikle görülmesi gereken bir yer diyebilirim. Tabi bir de ‘<strong>Sydney Road</strong>’ üzerindeki bir Türk restoranında yemek yemeyi de unutmayın.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2013/12/04/avustralya-bir-de-yerlisinden-dinleyin/">Avustralya&#8217;da Yaşam Serisi No: 2</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2013/12/04/avustralya-bir-de-yerlisinden-dinleyin/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>18</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
