<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Şili Gezi Rehberi | OitheBlog</title>
	<atom:link href="https://oitheblog.com/tag/sili-gezi-rehberi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oitheblog.com/tag/sili-gezi-rehberi/</link>
	<description>Gerçekten faydalı bir seyahat blogu</description>
	<lastBuildDate>Fri, 13 Feb 2026 10:48:43 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.1.9</generator>

<image>
	<url>https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/cropped-logo-32x32.png</url>
	<title>Şili Gezi Rehberi | OitheBlog</title>
	<link>https://oitheblog.com/tag/sili-gezi-rehberi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Valparaiso Gezi Notları: Bir Günde Ne Yapılır?</title>
		<link>https://oitheblog.com/2016/03/05/valparaiso-gezi-notlari-bir-gunde-ne-yapilir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 05 Mar 2016 11:43:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ŞİLİ]]></category>
		<category><![CDATA[VALPARAISO]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Amerika Gezi Notları]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Amerika Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Amerika Notları]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Amerika Şehirleri]]></category>
		<category><![CDATA[Santiago'dan Günübirlik Geziler]]></category>
		<category><![CDATA[Şili Gezi Notları]]></category>
		<category><![CDATA[Şili Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Şili Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Şili Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Valparaiso]]></category>
		<category><![CDATA[Valparaiso Gezi Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Valparaiso Gezi Notları]]></category>
		<category><![CDATA[Valparaiso Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Valparaiso Gezilecek Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[Valparaiso Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Valparaiso Nerede]]></category>
		<category><![CDATA[Valparaiso Pablo Neruda]]></category>
		<category><![CDATA[Valparaiso Santaigo Ulaşım]]></category>
		<category><![CDATA[Valparaiso Şili]]></category>
		<category><![CDATA[Valparaiso Ulaşım]]></category>
		<category><![CDATA[Vina del Mar Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Vina del Mar Gezilecek Yerler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=5707</guid>

					<description><![CDATA[<p>Valparaiso, turistlerin çoğunlukla Santiago’dan günübirlik gitmeyi tercih ettiği, sokak sanatıyla nam salmış, küçük, renkli bir liman şehri. Ulaşımı birkaç vasıta...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2016/03/05/valparaiso-gezi-notlari-bir-gunde-ne-yapilir/">Valparaiso Gezi Notları: Bir Günde Ne Yapılır?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6863.png"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5716" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6863.png" alt="Valparaiso Şili" width="638" height="425" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6863.png 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6863-300x200.png 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6863-1024x683.png 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6863-210x140.png 210w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a><br />
Valparaiso, turistlerin çoğunlukla Santiago’dan günübirlik gitmeyi tercih ettiği, sokak sanatıyla nam salmış, küçük, renkli bir liman şehri. Ulaşımı birkaç vasıta gerektirdiği için turisti daha az ve Santiago’ya kıyasla daha gerçek bir Güney Amerika deneyimi yaşattığını söyleyebiliriz. Eğer yalnızca turistik zaman geçirmek istiyorsanız gerçekten de bir günden fazla kalmanın alemi yok , çünkü yapacak onlarca şeyinizin olduğu bir şehirden bahsetmiyoruz. Daha çok lokal hayatı gözlemleyeceğiniz, sokaklarında kaybolacağınız bir şehir tadında. Ayrıca inceden bir güvenlik problemi olduğu için genellikle geceleri turistlerin sokaklarda cirit attığı türden bir yer de değil. Tüm bunlara rağmen Valparaiso’da geçireceğiniz bir gün sizi bayağı mutlu edebilir. Özellikle yaz döneminde, yani Kuzey Yarımküre’nin Kasım-Aralık-Ocak-Şubat döneminde denk gelecek bir zamanda giderseniz, rengarenk sokaklarda küçük çaplı bir müzik festivali simülasyonu içinde gibi hissedebilirsiniz.</p>
<p>Uzatmayalım, karşınızda Valparaiso Gezi Notları!</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6845.png"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5714" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6845.png" alt="Valparaiso Gezi Notları" width="638" height="425" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6845.png 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6845-300x200.png 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6845-1024x683.png 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6845-210x140.png 210w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a><br />
Valparaiso’ya Ulaşım</strong></h5>
<p>“Haydi ben kalkıp Türkiye’den taa Şili’ye kadar uçup Valparaiso’yu görüp döneyim” diyeceğinizi sanmıyoruz ama, yine de bu bilgi ile başlayalım, Valparaiso’ya direkt uçabilmeniz mümkün değil. Aslında bakarsanız bu dünyadaki her ülke için geçerli, çünkü Valpariso’da havalimanı yok. Bu sebeple biz Valparaiso’ya çok yüksek ihtimalle Santiago’dan geçeceğinizi varsayarak ulaşımı da bunu baz alarak anlatalım. Santiago’dan Valparaiso’ya geçebilmek için iki seçeneğiniz var:</p>
<p><strong>Araba kiralamak: </strong>Yol üstünde ilgimizi çeken yerlerde de durabilmemizi sağlaması sebebiyle bizim çoğunlukla tercih ettiğimiz seçenek olan araba kiralama, Valparaiso’ya gitmeyi bayağı kolaylaştırıyor. Yaklaşık 1,5 saat gibi bir sürede, dağların içindeki geçitlerden geçerek Valparaiso’ya ulaşıyorsunuz. Bildiğinizden şaşmayıp Şili’de de bulunan <strong><a href="https://www.sixt.com/car-rental/chile/santiago-de-chile" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Sixt</a></strong> ya da <strong><a href="https://www.europcar.com/location/chile/santiago" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Europcar</a></strong>’dan araba kiralayabilirsiniz. Hem şehir merkezinde, hem de havalanında yerleri var. Şayet araba kiralayacak olursanız ve şehirde arabayla gezmek istemezseniz arabanızı <strong>Plaza Civica</strong>’daki otoparka bırakabilirsiniz. Ancak şehir çok tepeli ve yokuşlu olduğu için yer yer arabayla gezmek, ya da en azından arabayı yukarılarda bir yere park edip dolanmak kolaylık sağlayabiliyor.</p>
<p><strong>Otobüs:</strong> Santiago’dan Valparaiso’ya otobüs ile gitmek, süre açısından arabayla gitmek ile aşağı yukarı aynı hesaba geliyor. Ve tabii ki araba kiralamaktan daha ucuz oluyor. <a href="http://www.buschile.com/recorrido-de-viaje/santiago-de-chile-valparaiso.html" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Şurada listesini bulabileceğiniz</a> otobüs firmalarını kullanarak, Santiago içinde yer alan <a href="http://omnilineas.cl/santiago/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şu terminallerinden </a>birinden (terminal kullanacağınız firmaya göre değişiyor) Valparaiso’ya kolaylıkla ulaşabilirsiniz. Santiago’dan Valparaiso’ya çok sık otobüs kalktığı için hiçbir sıkıntı yaşayacağınızı sanmıyoruz.</p>
<h5><strong>Valparaiso’da Ne Yapılır?</strong></h5>
<p>Valparaiso’da gezilecek yerler tahmin ettiğiniz üzere öyle büyük şehirlerdeki gibi bir liste halinde uzayıp gitmiyor. Zaten en büyük özelliği sokakları, sokak sanatı ve tepeleri olan bir şehir için böyle bir liste çıkarmanın pek de bir alemi yok. Kendinizi şehrin ritmine bırakacak, yer yer turistliğin zirvesini zorlayacak ve her gördüğünüz renkli duvarın önünde fotoğraf çektireceksiniz, yer yer yerlisi gibi davranmanın son noktasına ulaşıp çok biliyormuşçasına en güven vermeyen sokağa bile dalacaksınız. (yine çok şansınızı zorlamayın tabii)</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6825.png"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5712" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6825.png" alt="Pablo Neruda'nın Evi" width="642" height="427" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6825.png 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6825-300x200.png 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6825-1024x683.png 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6825-210x140.png 210w" sizes="(max-width: 642px) 100vw, 642px" /></a><br />
La Sebastiana</strong></h5>
<p>Valparaiso’nun tartışmasız bir şekilde en popüler aktivitesi, Nazım’ın yakın dostu, şiirlerine yandığımız Pablo Neruda’nın Şili’deki birkaç evinden biri olan La Sebastiana. Adam o kadar havalı ki her evinin ayrı bir adı var, bağrımıza basasımız geliyor kendisini. Neyse, sakinleşiyoruz. La Sebastiana’nın adı, evin ilk sahibi mimar Sebastian Collado’dan geliyor. Kendisi evi inşa etmeye başlıyor, ancak tamamlayıp içinde yaşayamadan hayatını kaybediyor. Bu durumu hüzünlü bulan hassasların efendisi Neruda’da evi satın aldıktan sonra hem eve Sebastian’ın adını veriyor, hem de abartıp kendisi için bir şiir bile yazıyor. Günümüzde evi gezebilmeniz, Neruda’nın dünyanın dört bir yanından topladığı ve inanılmaz incelikli bir şekilde eve yerleştirdiği eşyalarını görebilmeniz mümkün. Özellikle yatak odasının güzelliği karşısında 1 dakikalık saygı duruşunda bulunmadan dönmeyin deriz. Neruda tam keyif adamıymış, o şiirlerin güzelliğini anlamak şimdi biraz daha kolay.</p>
<p>*Audio guide almayı unutmayın, çünkü evdeki her odanın, her eşyanın bir hikayesi var.</p>
<p>*Hazır gitmişken bu bölgeyi dolanabilirsiniz, çünkü aynı zamanda en gezilesi bölgelerden biri olan <strong>Cerro Bellavista’da</strong> bulunmaktasınız.</p>
<p>*Adres: Calle Ricardo de Ferrari 692</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6878.png"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5717" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6878.png" alt="Valparaiso Şili" width="638" height="425" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6878.png 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6878-300x200.png 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6878-1024x683.png 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6878-210x140.png 210w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a><br />
Cerro Concepcion</strong></h5>
<p>Concepcion Hill adıyla da karşılaşabileceğiniz bu bölge, Valparaiso’nun en turistik noktalarından. Şehrin tepe noktalarından birinde yer aldığı için (gerçi zaten her yer tepe) hem her daldığınız sokakta karşınıza harika bir manzara çıkıyor, hem de renkli evleri ve çeşit çeşit sokak sanatı, mural çalışması ile gerçekten dolaşmaktan en keyif alacağınız bölge olabilir. Concepcion için özellikle şu noktaya gidin demenin bir alemi yok, çünkü her noktası farklı bir özellik taşıyor. Bir tarafta Valparaiso’nun tepelerini ve renkli evlerini görüyorsunuz, bir tarafta önünüzde okyanus uzanıyor. Adını “anlatamam görmen lazım” tepesi olarak değiştirmeyi talep ediyoruz.</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6911.png"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5718" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6911.png" alt="Valparaiso Gezi Notları" width="638" height="425" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6911.png 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6911-300x200.png 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6911-1024x683.png 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6911-210x140.png 210w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a><br />
Ascensor Polanco</strong></h5>
<p>Burayı yazıyoruz, çünkü başka kaynaklardan araştırdığınızda mutlaka ilginizi çekecek ve gitmek isteyeceksiniz. Adından da anlayacağınız üzere şehrin ünlü asansörlerinden biri olan Polanco, Valparaiso’ya daha da tepeden bakabileceğiniz bir nokta. Aynı zamanda birkaç sene önce Street Art Festival da burada düzenlendiği için görsel açıdan da güzel şeylerle karşılaşabileceğiniz bir nokta. Fakat lokasyon itibarıyla GERÇEKTEN GÜVENSİZ bir noktada bulunduğu için size önerimiz burayı es geçmeniz olacak. Bakın bir yere gitmemenizi çok nadir söyleriz, aslına bakarsanız hiç söylememiş bile olabiliriz. Ancak burası gerçekten risk almak, cengaverlik yapmak, ben Türküm yeaaa bir şey olmaz demek için iyi bir nokta değil. Bu söylediğimizin yalnızca bizim tespitimiz değil, bir lokal söylemi olduğunu da ekleyelim. Biz yanımızda Şilili arkadaşlarımızla gezmemize rağmen topluca buradan bayağı tırstık, ona göre.</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6824.png"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5711" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6824.png" alt="Pablo Neruda Valparaiso" width="642" height="427" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6824.png 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6824-300x200.png 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6824-1024x683.png 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6824-210x140.png 210w" sizes="(max-width: 642px) 100vw, 642px" /></a><a href="http://www.valpostreetart.com/#_=_" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><br />
Valpo Street Art Tour</a> </strong></h5>
<p>Eğer Valparaiso’daki en iyi sokak sanatı örneklerini tek başınıza keşfedebileceğinizi düşünmüyor ya da bir şeyleri gözden kaçırırım, sonra eve dönünde internetten bakıp bunu niye görmedim ulan diye dertlenirim diyorsanız, buranın en keyifli sokak sanatı turlarını Valpo Street Art Tour düzenliyor. Her gün saat 10:30 ve 15:30’da turları var. Buluşma noktaları olan <strong>Plaza Anibal Pinto</strong>’ya gidip kendilerinde sonradan ekleşebiliyorsunuz ama, yine de yukarıda linkini verdiğimiz sitelerinden rezervasyon yaparsanız turda yeriniz garanti olur. Bu arada tur için herhangi bir ücret ödemeniz gerekmiyor, bahşiş üzerinden çalışıyorlar. Kendinize bira alırken rehbere de bir bira kapsanız bile yetiyor açıkçası, öyle tatlı ve işlerini seven insanlar.</p>
<p>*Bu street art tour işini yapıyormuş gibi yapıp insanları kandıran bir ekip türemiş ve evet tahmin ettiğiniz gibi insanları soyuyorlar. Onlara denk gelmemek için mutlaka söz ettiğimiz saatlerde meydanda olun, başka saatte orada toplananlara güvenmeyin ve en önemlisi “Valpo Street Art Tours” şapkası takan kişiyi bulun. Aksi takdirde pek de keyifli olmayacak bir tura katılabilirsiniz, aman diyelim.</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6849.png"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5721" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6849.png" alt="Valparaiso Gezi Notları" width="638" height="425" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6849.png 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6849-300x200.png 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6849-1024x683.png 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6849-210x140.png 210w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a><br />
Plaza Matriz</strong></h5>
<p>Matriz, Valparaiso’nun turistik meydanlarından biri. Adını meydanda bulunan Iglesia La Matriz’den alıyor. Meydanı ziyaret edecek olursanız hem ücretsiz olarak kilisenin içine girebilir, hem de oldukça merkezi bir noktada olduğu için civardaki sokakları da dolaşabilirsiniz. Aynı zamanda hediyelik eşya almak gibi bir niyetiniz varsa da Plaza Matriz civarındaki dükkanlar işinize yarayacaktır, onun dışında çok büyük bir olayı yok. Bir diğer büyük şehir meydanı için <strong>Plaza Sotomayor</strong>’a da göz atabilirsiniz.</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6808.png"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5710" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6808.png" alt="Vina del Mar Şili" width="638" height="425" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6808.png 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6808-300x200.png 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6808-1024x683.png 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6808-210x140.png 210w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a><br />
Vina del Mar</strong></h5>
<p>Vina del Mar Valparaiso’nun çok yakınında yer alan küçük bir tatil beldesi. Şilili gençler genellikle buraya partilemek, yüzmek, sörf yapmak için geliyorlar ve özellikle yaz döneminde gerçekten çok kalabalık ve eğlenceli oluyor.</p>
<p>Şayet araba kiralamadıysanız, Valparaiso’dan Vina del Mar’a <strong>Merval</strong> adıyla da bilinen tren hattını kullanarak geçebilirsiniz. Seferler çok sık olduğu için aklınıza estiğinde gitseniz bile bir sorun yaşayacağınızı sanmıyoruz. Kendinizi Vina del Mar’a attıktan sonra yapmanız gereken şey plaja gidip kumlara bayılmak ve ardından kendinizi denize atmak. O kısmını çok detaylı açıklamamıza gerek yoktur diye düşünüyoruz. Burası tam anlamıyla bir tatil beldesi olduğu için kışın gitmek çok da anlamlı olmayabilir. Bir de unutmadan, kulağınız alarmlarda olsun, burası dev dalgalarıyla ünlü olduğu için, başınıza bir iş gelmeden alarmı duyduğunuz gibi sudan çıkın efenim. (bir bu eksikti di mi)</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6886.png"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5722" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6886.png" alt="Valparaiso Gezi Notları" width="638" height="375" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6886.png 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6886-300x177.png 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6886-1024x603.png 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6886-210x124.png 210w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a><br />
Valparaiso’yla İlgili Bir Takım İpuçları</strong></h5>
<p>*Valparaiso, Santiago’ya kıyasla bir tık daha güvensiz olarak biliniyor. Özellikle cruise turlarının yoğunlaştığı dönemde hırsızlık zirve yapıyor ve lokallerden edindiğimiz bilgilere göre hırsızlar resmen gemilerin turist indirdiği noktada pusuya yatıyorlar. Bu sebeple özellikle yazın gidiyorsanız dikkatli olmakta fayda var. Ayrıca eğer araba kiralayacak olursanız, oto hırsızlığının da çok yaygın olduğunu hatırlatalım, arabanızda değerli eşya bırakmayın.</p>
<p>*Öğlen ya da akşam yemeği için <strong>Cafe Turri</strong> ya da Concepcion Hill’de bulunduğu için müthiş yaratıcı bir isim seçilmiş <strong>Restaurant La Concepcion</strong>’u tercih edebilirsiniz. İkisinin de hem manzarası hem de yemekleri gayet lezzetli.</p>
<p>*Eğer şehirde konaklayacaksanız ve taksi kullanacaksanız mümkünse kaldığınız otelden ya da restorandan çağırtın, kendi kendinize işlere kalkışmayın. Valparaiso gezisi konusunda sizi korkutmamaya çalıştıkça daha da ürkütücü cümleler kurmaya başladık di mi?</p>
<p>*Kapanışta bizi buraya gitmeye &#8220;zorlayan&#8221; ve önerileriyle hayatımızı kolaylaştıran, bir süre için hayatını kilitlediğimiz sevgili <a href="http://efektifpas.com/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Volkan Ağır</a> için bir sıpeşıl tenks olmazsa olmaz.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2016/03/05/valparaiso-gezi-notlari-bir-gunde-ne-yapilir/">Valparaiso Gezi Notları: Bir Günde Ne Yapılır?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Santiago Gezi Rehberi: Şili&#8217;nin Başkentine Yolculuk</title>
		<link>https://oitheblog.com/2016/02/25/santiago-gezi-rehberi/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2016/02/25/santiago-gezi-rehberi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Feb 2016 20:39:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SANTIAGO DE CHILE]]></category>
		<category><![CDATA[ŞİLİ]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Amerika Gezi Notları]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Amerika Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Santiago de Chile Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Santiago de Chile Gezilecek Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[Santiago Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Santiago Gezilecek Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[Santiago Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Santiago'da Konaklama]]></category>
		<category><![CDATA[Santiago'da Yeme İçme]]></category>
		<category><![CDATA[Santiago'ya Ulaşım]]></category>
		<category><![CDATA[Şili Gezi Notları]]></category>
		<category><![CDATA[Şili Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Şili Gezileceh Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[Şili Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Şili Gezisi Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Şili'ye Ulaşım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=5614</guid>

					<description><![CDATA[<p>Şili’nin başkenti Santiago, hava kirliliği bol olan (bu da And dağlarının havayı şehrin içine hapsetmesiyle alakalıymış) kalabalık, kaotik, fazla sayıda...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2016/02/25/santiago-gezi-rehberi/">Santiago Gezi Rehberi: Şili&#8217;nin Başkentine Yolculuk</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5594" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6614.png" alt="santiago de chile san cristobal" width="639" height="426" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6614.png 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6614-300x200.png 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6614-1024x683.png 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6614-210x140.png 210w" sizes="(max-width: 639px) 100vw, 639px" /></p>
<p>Şili’nin başkenti Santiago, hava kirliliği bol olan (bu da And dağlarının havayı şehrin içine hapsetmesiyle alakalıymış) kalabalık, kaotik, fazla sayıda gökdelen barındıran ve dünyanın birçok başkenti ile benzer özellikler taşıyan kozmopolit bir şehir. Özellikle sonradan gelişmiş bölgelerine ayak bastığınızda resmen bir Amerika simülasyonun orta yerindeymiş gibi hissediyorsunuz. Öyle ki, bazen Güney Amerika’da olduğunuzu anımsatan tek şey ortalıkta yüksek sesle İspanyolca konuşan insanlarmış gibi geliyor. Santiago’nun Amerika’ya olan benzerliği ve modern, düzgün bir yapıda gelişmiş olması, Şili’nin tarihini incelediğinizde çok da şaşırtıcı gelmeyebilir. Zira 1973-1990 yılları arasında Amerika desteğiyle darbe girişiminde bulunan diktatör Pinochet’in (bu durum tanıdık geliyor olabilir) şehrin değişiminde de büyük bir etkisi olmuş. Konudan alakasız olarak, şehrin gelişiminde büyük bir etken de depremler. 8.6 şiddetinde bir depremin insanlar tarafından anormal kabul edilmediği bir ülkede binaları düzgün yapmak bir seçenek değil.</p>
<p>Yukarıdaki paragrafı okuduğunuzda Santiago’yu sevmediğimiz izlenimize kapılmış olabilirsiniz ama durum aslında hiç de böyle değil. Evet Santiago hayalimizdeki otantik Güney Amerika deneyimini yaşatmamış olabilir ama bu bizi birçok yönüyle mutlu etmediği anlamına da gelmiyor. Lafı fazla uzatmayalım; karşınızda Santiago Gezi Rehberi !</p>
<p><strong>Başlamadan gelen not:</strong> Şili yeme içme notlarına ayrıca ele aldık, onlar için sizleri <strong><a href="http://oitheblog.com/2016/02/25/santiago-yeme-icme-notlari-sili-mutfagi/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şuraya</a></strong> alalım. Ayrıca Santiago Gezi Rehberi dışında Buenos Aires, Colonia del Sacramento, Montevideo da ilginizi çekiyorsa sizin için hazırladığımız <strong><a href="http://oitheblog.com/2016/01/30/guney-amerika-gezisi/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">devcileyin Güney Amerika dosyasına</a></strong> göz atabilirsiniz.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6777.png"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5608" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6777.png" alt="santiago de chile plaza armas" width="639" height="426" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6777.png 3715w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6777-300x200.png 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6777-1024x683.png 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6777-210x140.png 210w" sizes="(max-width: 639px) 100vw, 639px" /></a></p>
<h5><strong>Santiago’ya Ne Zaman Gidilir? </strong></h5>
<p>Bu soruyu düşünmek, küçükken art niyetli arabozucu akrabalarınızın size zulmetmek için “anneni mi daha çok seviyorsun babanı mı” diye sorduğunda cevap vermeye çalışmanın yarattığı sıkıntıyı tekrar yaşatabilir. Çünkü Santiago’da, daha doğrusu Şili’nin genelinde yaz kış apayrı aktiviteler bulmak ve hepsinden ayrı ayrı keyif almak mümkün.</p>
<p>İlkokulda herkes dersi dinlerken siz elinize uhu sürüp soymakla uğraştıysanız biz bir kez daha hatırlatalım; Kuzey Yarımküre’de kışken, Güney Yarımküre’de yaz oluyor. Aşağıdaki başlıkları da da Güney Yarımküre’nin mevsimlerine göre detaylandırdık.</p>
<p><strong>*Yaz:</strong> Sabah erken saatlerde dışarı çıkıldığında üşüten, bir iki saat sonra sıcaktan kavuran, akşam saatlerinde güzel bir serinlik yaşatan bir mevsimler karmasına hoşgeldiniz. Hiçbir şey anlamamış olabilirsiniz, biz de anlamadık. Demek dağların içinde olunca böyle oluyormuş. Şili’nin yazı, Arjantin ve Uruguay’ın yazlarına göre çook daha bunaltan sıcağıyla biliniyor. Ancak yukarı da bahsettiğimiz üşüme durumları için burada her daim ince bir hırka taşımanızda fayda var. Özellikle Valparaiso taraflarında denize girmek ya da Türkiye’de sevdiğiniz ya da sevmediğiniz insanları bikiniyle paylaştığınız fotoğraflarla çıldırtmak gibi bir niyetiniz varsa bu dönemi seçmek sizin için mantıklı olabilir. Bu dönemde lokaller daha yazlık noktaları tercih ettiğinden şehir normal dönemlere göre daha az kalabalık oluyor (normalde nasıl çok merak ediyoruz açıkçası) ama turistler tarafından en çok tercih edilen dönem olduğu için uçak bileti ve konaklamanın daha pahalı olduğu gerçeğini de hatırlatalım. Instagram’da güzel günler sizi bekliyor.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6680.png"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5599" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6680.png" alt="santiago de chile bellavista" width="639" height="426" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6680.png 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6680-300x200.png 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6680-1024x683.png 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6680-210x140.png 210w" sizes="(max-width: 639px) 100vw, 639px" /></a></p>
<p><strong>*Kış:</strong><strong> </strong>Snowboard ve kayak tutkunu olan biriyseniz, kayağa gitmek için sabırsızlanıp, Google’a her gün “Uludağ’da kar kaç cm” yazacak hallere düştüyseniz Şili tam size göre. Biz Türkiye’de yazın sıcaklardan konserden yeni çıkmış Beyonce gibi terlerken, hadi ulan havalar soğusun artık diye kışı iple çekerken siz Şili’de kayak yapıyor olabilirsiniz. Kayak yapmayacağız ama yine de Santiago’yu gezeceğiz diyorsanız kışları şehirde oldukça soğuk geçiyor, bunu  da aklınızda bulundurun.</p>
<p><strong>*Sonbahar &amp; İlkbahar:</strong><strong> </strong>Ara sezonlar şehri gezmek için en ideal hava durumunun olduğu dönem. Üstelik fiyatlar daha makul ve Şili’nin daha kuzeyine Atacama Çölü’ne doğru yol almak gibi bir niyetiniz varsa hava sıcaklığı çok daha katlanabilir bir durumda oluyor. Yine de bu dönemde hava dengesiz olabilir, yani her duruma göre kılık kıyafet götürmekte fayda var.</p>
<h5><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6531.png"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5615" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6531.png" alt="santiago gezi rehberi" width="637" height="425" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6531.png 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6531-300x200.png 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6531-1024x683.png 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6531-210x140.png 210w" sizes="(max-width: 637px) 100vw, 637px" /><br />
</a><strong>Santiago&#8217;ya Ulaşım </strong></h5>
<p>Henüz İstanbul’dan Santiago’ya direkt bir uçuş olmadığı için (buradan yetkili abilere sesleniyoruz bu duruma bir el atın), Güney Amerika gezinizde ilk destinasyonunuz burası olacaksa pek bir çareniz yok, aktarmalı uçacaksınız. Aslına bakarsanız aktarmalı uçuşun da bazı avantajları var tabii. Çünkü direkt uçuş öyle uzun sürüyor ki, hareketsizlikten vücudunuzdaki kan dolaşımının yavaşladığını hissediyor, ağzınız açık uyumaktan diliniz damağınız kuruyor ve belli bir süreliğine hayata küsüyorsunuz. Dolayısıyla duruma iyi tarafından bakacak olursak, aktarma yaparak en azından bir süreliğine hava değişimi yaşıyor, bir kendinize geliveriyorsunuz.</p>
<p>Avrupa’daki birçok havayolunun Santiago’ya uçuşu var, dolayısıyla bir Avrupa şehrini baz alarak planlama yapabilirsiniz. Bu noktada bir hatırlatma yapalım, aktarmalı uçuşlarda aktarma yapacağınız şehirde 24 saatte kadar duraksayabiliyorsunuz. 24 saat havaalanında duracaksınız demiyoruz tabii, eğer vizeniz uygunsa, o şehirde 1 gece kalarak farklı bir şehir görme şansına da sahip olabilirsiniz, bizden söylemesi.</p>
<p>Bir başka seçenek de, ve bizce en mantıklı seçenek (çünkü <strong><a href="http://oitheblog.com/2016/02/03/buenos-aires-gezi-rehberi/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Buenos Aires yazılarımızda</a></strong> da rengimizi belli ettiğimiz üzere biz Buenos Aires aşığıyız),  İstanbul’dan Buenos Aires’e direkt uçarak orada birkaç gün geçirdikten sonra Santiago’ya geçmek. Bu noktada yerel bir havayolu kullanmanız gerekecek, onun için de <strong><a href="http://www.lan.com/en_us/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">LAN Airlines</a></strong>’e bir göz atabilirsiniz. Kendisinin Buenos Aires’in 2 farklı havaalanından da günün birçok saatinde Santiago’ya uçuşu var.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6799.png"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5613" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6799.png" alt="santiago de chile" width="639" height="426" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6799.png 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6799-300x200.png 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6799-1024x683.png 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6799-210x140.png 210w" sizes="(max-width: 639px) 100vw, 639px" /></a></p>
<h5><strong>Havaalanından Şehre Ulaşım </strong></h5>
<p>Santiago’nun havaalanından yani <strong>Comodoro Arturo Merino Benitez Havaalanı’ndan</strong> (ismi havalı değil mi?) Şehrin herhangi bir yerine ulaşmak için kullanabileceğiniz en mantıklı ulaşım yolu taksi. En uygun fiyatlısı olmayabilir, ama en hızlı ve en pratik ulaşım yolu olacağı kesin. Havaalanını şehir merkezine ve Las Condes gibi civarındaki bölgelere yaklaşık 30km ve trafik durumuna göre yarım saat ile 1 saat arası sürebiliyor. Dönüşünüzde de bu havaalanını kullanıyor olacaksanız, trafik ihtimalini göz önünde bulundurmanızda fayda var. Yoksa Güney Amerika’da mahsur kalmanız gerekebilir (ki bizce bu çok da kötü bir durum değil)</p>
<p>Biz ücret konusunda işimizi garantiye almak için havaalanın çıkış noktasında bulunan <strong>TaxiOficial</strong> standından bir taksi ayarladık. Bu şekilde önceden sabit bir ücret ödeyerek kazıklanma ihtimalinizi ortadan çıkarmış oluyorsunuz. Şili’deki genel olarak taksiler konusunda herhangi bir sıkıntı çekmedik ama çok da güven vermediklerini söylemeden geçemeyeceğiz. Bizce çok da atraksiyona girişmenin bir anlamı yok. Ücretler gideceğiniz bölgeye göre <strong>25-35 Amerikan doları</strong> arasında. Ücreti ödemeden açık adresi mutlaka göstermeyi unutmayın.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6699.png"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5601" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6699.png" alt="santiago de chile museo nacional de bellas artes" width="638" height="399" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6699.png 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6699-300x188.png 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6699-1024x640.png 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6699-210x131.png 210w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a></p>
<h5><strong>Santiago İçinde Ulaşım </strong></h5>
<p>Santiago’da gün içinde yürüyerek veya metroyla, gece saatlerinde ise bir takım bölgelerde yürüyerek ya da taksiyle gitmek istediğiniz yere kolayca ulaşabilirsiniz. Bu noktada aklınıza <strong>güvenlik</strong> konusu takıldıysa az biraz sabredin, aşağıda onu da detaylandıracağız.</p>
<p>Metro ağı oldukça geniş ve çözmesi çok kolay. Aşağıda açıkladığımız Santiago Gezilecek Yerler listesini baz alırsanız, yeşil ve kırmızı hatlar dışında bir metro kullanmanıza gerek yok. Metronun tek kullanımlık ücreti günün saatine göre 0.80 ve 1 Amerikan doları arasında ve biletleri her metro istasyonunda gişelerde satılıyor. Metro hattı değiştirecekseniz tekrar bir bilet almanız gerek yok.  Sabah ve iş çıkışı saatlerinde metro, metrobüsten hallice bir durum alıyor, mümkünse bu saatleri es geçerseniz yolculuğunuz çok daha konforlu geçebilir.</p>
<p>Taksi konusuna gelince. Santiago’daki güvenlik ve taksi konularını araştırmaya teşebbüs etmiş bulunduysanız çoktan türlü türlü korku hikayeleri okumuş olabilirsiniz. Evet buradaki taksi şoförlerinin Güney Amerika’da gezdiğimiz diğer destinasyonlara kıyasla daha antipatik (dövülesi) olduğunu söyleyebiliriz. Ancak biz herhangi bir sıkıntı veya kazıklanma durumu ile karşılaşmadık. Ayrıca taksi kullanmak çok ucuz. Türkiye’dekilerden daha beter kullanmaları konusunda bir sıkıntınız yoksa taksi kullanmak konusunda herhangi bir tedirginlik yaşamanıza gerek yok. Yine de size bir OitheBlog tavsiyesi, eğer mümkünse gittiğiniz mekandan ya otelinizden taksi çağırırsanız en azından düzgün bir taksi kullanma ihtimaliniz daha yüksek olur.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6546.png"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5588" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6546.png" alt="santiago de chile las condes" width="639" height="426" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6546.png 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6546-300x200.png 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6546-1024x683.png 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6546-210x140.png 210w" sizes="(max-width: 639px) 100vw, 639px" /></a></p>
<h5><strong>Konaklama</strong></h5>
<p>Santiago birçok bölgeye ayrıldığından, şehrin çok büyük olduğuna dair bir izlenime kapılabilirsiniz. Yapacağınız birçok aktivite şehrin her bir yanına dağılmış durumda, ancak bölgeler arası mesafeler haritada göründüğü kadar birbirinden uzak değil, metro ağı çok geniş, taksiler çok ucuz ve oldukça düz ayak bir şehir olduğu için de yürümeye çok müsait. Kafanızda And Dağlarının neredeyse içinde konumlanmış bir şehrin çok tepeli ve tırmanmalı olduğunu canlandırma ihtimalinizi yüksek bulduğumuz için düz ayak olduğunu vurgulamak istedik. Dolayısıyla Santiago&#8217;da konaklama konusuna girizgah yaptığınızda ulaşımdan çok, nasıl bir bölgede kalmak istediğinize karar vermelisiniz. Meydanlara müzelere daha yakın bir yer mi arıyorsunuz, bohem yerler mi, daha şatafatlı gece hayatının olduğu bölgelere mi yönelmek istiyorsunuz, ya da daha modern, nezih bir bölgede güvende olmak mı?  Aslında burada çok önemli bir detaya parmak basıyoruz ancak bu konunun ayrıca ilginizi çekeceğini düşündüğümüz için konuyu aşağıdaki başlık altında detaylandırdık.</p>
<p>Şimdi gelin bu karar sürecinde size yardımcı olması için Santiago geziniz boyunca en sık vakit geçireceğiniz, ana bölgeleri birazcık tanıyalım;</p>
<p>*<a href="https://www.booking.com/searchresults.en.html?district=1992&amp;aid=7953563&amp;no_rooms=1&amp;group_adults=2" target="_blank" rel="noopener"><strong>Las Condes</strong></a> Santiago’nun sonradan gelişen, gökdelenleri ile meşhur, hatta New York’a benzetilmesinden ötürü lokaller tarafından <strong>Sanhattan</strong> lakabı takılmış nezih bölgelerinden biri. Alışveriş, bol restoran ve kafe seçeneği ve güven içinde olmak istiyorsanız burası tam size göre olabilir. Çok büyük bir bölge olduğundan, hem hareketlilik içinde hem de metroya yakın olmak istiyorsanız <strong>Tobalaba metro istasyonu </strong>civarında bir konaklama seçebilirsiniz. Buradan şehre metro yaklaşık 15 dakika sürüyor.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6665.png"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5597" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6665.png" alt="santiago de chile bellavista" width="639" height="426" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6665.png 3751w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6665-300x200.png 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6665-1024x683.png 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6665-210x140.png 210w" sizes="(max-width: 639px) 100vw, 639px" /></a></p>
<p>*<a href="https://www.booking.com/searchresults.en.html?district=1990&amp;aid=7953563&amp;no_rooms=1&amp;group_adults=2" target="_blank" rel="noopener"><strong>Providencia</strong>,</a> Las Condes ve merkez arasında kalan, yine bol restoran ve kafeli, sosyal açıdan gayet aktif bir bölge. Yalnızca Las Condes’e kıyasla daha az modern görünümlü denilebilir. Zaten Las Condes’e kıyasla İstanbul da dahil birçok yer daha az modern görünümlü, orası ayrı mesele. Las Condes’e göre merkeze daha yakın olması da bir tercih sebebi olabilir tabii. Ulaşım açısından birçok metro durağı olması kolaylık sağlıyor ancak Las Condes’in ana istasyonları ile aynı hatta olduğu ve aralarında metro ile 5 dakika olduğu için hayatınızda çok da büyük bir şey değiştirmeyecek. Yukarıda da söz ettiğimiz Tobalaba metro istasyonu, Providencia ve Las Condes arasında bir noktada kaldığından bu iki bölge arasında kararsızlık yaşıyorsanız mantıklı bir seçenek olabilir.</p>
<p><strong>*<a href="https://www.booking.com/searchresults.en.html?district=1995&amp;aid=7953563&amp;no_rooms=1&amp;group_adults=2" target="_blank" rel="noopener">Vitacura</a></strong> buraların zenginli, şatafatlı gece hayatının ve alışverişin bulunduğu bölgesi. Las Condes’ten başlayan ve taa buralara uzanan <strong>Avenida Vitacura</strong> üzerinde birçok mekan ve mağaza bulunmanız mümkün. Ancak diğer bölgelere kıyasla ana metro hattının dışında bir noktada kaldığı için bir turist olarak konaklamanız için pek de mantıklı bir noktada değil.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6663.png"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5596" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6663.png" alt="santiago de chile bellavista" width="638" height="393" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6663.png 3776w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6663-300x185.png 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6663-1024x631.png 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6663-210x129.png 210w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a></p>
<p><strong>*<a href="https://www.booking.com/searchresults.en.html?district=1994&amp;aid=7953563&amp;no_rooms=1&amp;group_adults=2" target="_blank" rel="noopener">BellaVista</a></strong> daha bohem, bol sokak sanatlı ve gece hayatının aktığı bir bölge. Üstelik merkeze oldukça yakın bir noktada olması ve civarda yapacak turistik aktiviteler olması da cabası. Bu nedenle Bellavista, turistler tarafından oldukça popüler ve kulağa konaklamak açısından mantıklı bir yer gibi geliyor. Ancak biz lokal bir arkadaşımızdan ve internetten buranın pek de tekin bir bölge olmadığına dair bazı bilgiler aldık ve seçeneklerimiz arasında değerlendirmedik. Yine de olmayacak iş değil.</p>
<p>*<a href="https://www.booking.com/searchresults.en.html?district=1991&amp;aid=7953563&amp;no_rooms=1&amp;group_adults=2" target="_blank" rel="noopener"><strong>Santiago de Chile merkezinde</strong></a> turistik aktiviler kol geziyor. Ancak duyumlara göre turist avına çıkan hırsız, kötü kalpli, vicdansız, ırz düşmanı kandırıkçı insanlar da. Biz gece merkeze ayak basma gereksinimi duymadığımızdan bu konuya bir yorum getiremiyoruz, ancak riske girmeye gerek yok. Ayrıca yeme içme rehberimizde size yukarıdaki bölgelerde yer alan bol bol mekan önereceğiz, yani akşamları buralarda işiniz yok arkadaşlar.</p>
<p>&#8220;Uzatmayın ulan, siz nerede konakladınız ondan haber edin&#8221; dediğinizi duyar gibiyiz. Biz, Güney Amerika gezimiz kapsamındaki en konforlu konaklamamızı sağladıkları ve bütçemizi bir tık rahatlattıkları için kendilerine bir speşıl tenksı borç bildiğimiz <a href="https://www.booking.com/hotel/cl/doubletree-by-hilton-santiago-vitacura.en.html?aid=7953563&amp;no_rooms=1&amp;group_adults=2" target="_blank" rel="noopener"><strong>Hilton Double Tree Hotel</strong></a>’de kaldık. Hilton deyince gözünüz korkmasın, çünkü aslında Double Tree bütçe olarak Hilton’un bir alt seviyesinde olan bir otel. Konfor ve lüks konularında taviz vermeseler de birçok şehirdeki Hilton’lara göre daha uygun bir fiyat bulmanız mümkün. Açıkcası bugüne kadar birçok zincir otelde kaldık, ancak Santiago’daki Double Tree’deki çalışanlar kadar kibar ve yardımsever bir personel ile karşılaşmadığımız için buraya ayrı bir sempati besledik. Check-in ve check-out konusunda ekstra herhangi bir ücret talep etmeden acayip bir esneklik sağlıyorlar. Ayrıca otel çok yeni ve Latin Amerika’nın hem en uzun, hem en büyük alışveriş merkezi olarak bilinen, hem de bölgede adeta bir pusula görevi gören <strong>Costanera Center</strong>’a birkaç dakika yürüme mesafesinde. Metroya yakın olması da cabası.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6673.png"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5598" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6673.png" alt="santiago de chile bellavista" width="642" height="399" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6673.png 3835w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6673-300x187.png 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6673-1024x637.png 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6673-210x131.png 210w" sizes="(max-width: 642px) 100vw, 642px" /></a></p>
<h5><strong>Santiago Güvenli mi? </strong></h5>
<p>Yukarıda sizi anlattık, anlatacağız, anlatmak üzereyiz şeklinde heyecanlandırdıktan sonra artık gelelim zurnanın zırt dediği yere. Santiago’nun güvenli olup olmadığı konusu, kiminle konuştuğunuza göre büyük ölçüde değişebilir. Bu konuyu internetten araştırırsanız gitmekten bile cayabilirsiniz. Öyle ki biz çevremizde gidenlerle konuştuğumuzda 3/2’sinden olumsuz şeyler duyduk. Telefonunu çaldıranlardan, metroda cüzdan kaptıranlara, taksiler tarafından kandırılanlardan, sokakta çantasını çaldıranlara kadar geniş bir hırsızlık yelpazesi söz konusuydu. Yıllardır tanıdığımız Şili’li bir arkadaşımız bile güvenlik konusunda bize uyarılar yağdırınca bu konuda tedirgin olmamak elde değildi. Ancak biz burada, nerelere gittiğimiz, gece sokaklarda nerelerde yürüdüğümüze (şehir merkezi dışında, onu da vurgulayalım), dair herhangi bir kısıtlamada bulunmamamıza rağmen herhangi bir sıkıntı yaşamadık. Gördüğünüz gibi bizi bir korku filminde ilk ölecek kişiler gibi de değerlendirebilirsiniz. Bu konuda sizi uyaracağımız noktaları yukarıda Santiago’da konaklama bölümünde de belirttik. Oradaki detayları göz önünde bulundursanız ve fotoğraf makinanız elinizde “ben turistim gelin beni soyun” diye bağırmayıp biraz dikkatli davranırsanız bu gezinizi sorunsuz atlatabilirsiniz.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6692.png"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5600" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6692.png" alt="santiago de chile bellavista" width="638" height="390" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6692.png 3799w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6692-300x183.png 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6692-1024x626.png 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6692-210x128.png 210w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a></p>
<h5><strong>Santiago/Şili Pahalı mı?</strong></h5>
<p>Şili deyince aklınızdan lamalar, etnik giyinmiş kadınlar ya da sokaklarda dans eden tipik Güney Amerika’lı insanlar falan geçiyorsa Santiago’ya ayak bastığınızda büyük bir hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz. Çünkü şehre ayak basınca, Avrupa’nın tipik şehirlerinden çok da fazla bir farkı olmayan bir metropol olduğunu algılamanız çok da uzun sürmüyor. Bu durum Santiago’daki bütçe konusuyla da doğrudan alakalı. Konuyla ilgili bir fikriniz olması açısından size birkaç örnekle geliyoruz;</p>
<p><strong>-Bir şişe su:</strong> 1-3$ (Şişe büyüklüğüne göre değişiyor)</p>
<p><strong>-Ortalama bir restoranda ana yemek:</strong><strong> </strong>10-15$</p>
<p><strong>-Kahve/çay:</strong><strong> </strong>2-3.5$</p>
<p><strong>-Bira:</strong><strong> </strong>3-5$</p>
<p><strong>-Bir kadeh şarap </strong>5-7$</p>
<p><strong>-Kokteyl: </strong>6-9$</p>
<p>–<strong>Tek kullanımlık metro bileti:</strong><strong> </strong>0,80-1.00 $</p>
<p>–<strong>Ezeiza Havalimanı’ndan merkeze ulaşım:</strong> 25-35 $ (gittiğiniz bölgeye göre değişiyor)</p>
<h5><strong>Santiago&#8217;da Gezilecek Yerler</strong></h5>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6593.png"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5592" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6593.png" alt="santiago de chile san cristobal finicular" width="639" height="426" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6593.png 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6593-300x200.png 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6593-1024x683.png 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6593-210x140.png 210w" sizes="(max-width: 639px) 100vw, 639px" /></a></p>
<p>*<strong>Cerro Cristobal Tepesi</strong></p>
<p>Bir şehrin en tepesine çıkıp fotoğraf çekmeyen turistleri dövdüklerini biliyor muydunuz? Santiago’nun meşhur tepesi de Cerro Cristobal. Şehrin panoramik manzarasını ve düzgün bir havaya denk gelirseniz And dağlarını görüp fotoğraflayabileceğiniz bu tepeye füniküler ile çıkabiliyorsunuz. Tepe birçok turist tarafından Instagram’a fotoğraf koymak için popüler olsa da, aslında Meryem Ana heykeli ile de tanınıyor.</p>
<p>-Cerro Cristobal tepesi aynı zamanda dünyanın en büyük parklarından biri olarak bilinen ve içinde 2 tane büyük açık havuz, hayvanat bahçesi ve botanik bahçesi gibi yerleri de barındıran Santiago Metropolitan Parkı’nın bir parçası. Park o kadar büyük ki, Santiago’nun birçok semtine yayılmış durumda. Dolayısıyla burayı ayrıca ziyaret etmek gibi bir niyetiniz varsa, Provedencia veya Las Condes taraflarından da ulaşabilirsiniz. <a href="http://www.parquemet.gob.cl/planifica-tu-visita/">Şurada</a> parka nerelerden girebileceğinize dair daha detaylı bilgiye ulaşabilirsiniz.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6582.png"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5591" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6582.png" alt="santiago de chile san cristobal finicular" width="639" height="426" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6582.png 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6582-300x200.png 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6582-1024x683.png 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6582-210x140.png 210w" sizes="(max-width: 639px) 100vw, 639px" /></a></p>
<p><strong>Füniküler saatler:</strong> 10:00-19:00</p>
<p><strong>Giriş:</strong> Füniküler gidiş dönüş 2000 pezo</p>
<p><strong>Adres:</strong> Pio Nono 450 (Fünikülere şato gibi binanın içinden ulaşıyorsunuz)</p>
<p><strong>Ulaşım:</strong> Kırmızı metro hattını kullanarak Baquedano istasyonunda inip Pio Nono’ya yürümeniz gerekiyor. Füniküler metro istasyonundan yaklaşık 10 dakika yürüme mesafesinde.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6660.png"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5595" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6660.png" alt="santiago de chile casa de neruda" width="638" height="306" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6660.png 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6660-300x144.png 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6660-1024x490.png 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6660-210x101.png 210w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a></p>
<p><strong>*Casa de Neruda ( La Chascona) </strong></p>
<p>Pablo Neruda’nın Şili’deki 3 evinden biri olan La Chascona, Neruda’nın 1953’de o zamanki gizli aşkı Matilde’nin yaşaması için yaptırdığı evi. 1955’de beraber yaşamaya başladıkları bu evde dünyanın birçok yerinden satın aldıkları ve özel yaptırdıkları mobilya ve objeler dolu. Evin hem iç hem de iç tasarımı konusunda oldukça inceci olan Neruda, yemek yedikleri masadan içki içtikleri kadehe kadar birçok eşyayı özel materyallerden yaptırmış ve birçoğunu evi gezerken orijinal haliyle görmeniz mümkün. 1973’de hayatını kaybeden Neruda’nın evi aynı günlerde askeri darbe yüzünden büyük bir zarar görmüş. Matilde tekrar o evde yaşamak üzere büyük bir tadilata girişmiş ve 1985’de ölene kadar bu evde tek başına yaşamış. Günümüzde ise tadilatlı haliyle müze olarak ziyaret edilebiliyor.</p>
<p><strong>Saatler:</strong> Pazartesi kapalı, diğer günler 10:00-18:00. Eve aynı anda belli sayıda insan girebildiği için çok sıra olabiliyor, erken gitmekte fayda var.</p>
<p><strong>Adres:</strong> Fernando Marquez de la Plata 0192</p>
<p><strong>Ulaşım:</strong> Kırmızı metro hattı- Baquedano istasyonu. Ev metro istasyonundan yaklaşık 10 dakika yürüme mesafesinde ve Cerro San Cristobal’e çok yakın.</p>
<p><strong>Giriş:</strong> 6000 Pezo, audioguide ücretsiz</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6560.png"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5589" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6560.png" alt="santiago de chile plaza mustafa kemal ataturk" width="639" height="426" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6560.png 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6560-300x200.png 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6560-1024x683.png 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6560-210x140.png 210w" sizes="(max-width: 639px) 100vw, 639px" /></a></p>
<p><strong>Mustafa Kemal Atatürk Anıtı </strong></p>
<p>Şili’nin Türkiye Cumhuriyeti’ni tanıyan ilk Latin Amerika ülkesi olmasından ya da insanlarının Türk olduğunu öğrendiğinizde “Fatmagul, Fatmagul” diye heyecan yaşamasından da anlaşılabilecek üzere Şili Türkiye’yi bayağı seviyor. Üstüne bir de, cumhuriyetin 50. yıl dönümünde belediye ve Santiago’daki Türk konsolosluğu işbirliği ile şehirdeki bir parka Atatürk’in büstünün yaptırıldığını duyunca hemen yolumuzu oraya düşürdük. Burada ayrıca parkın yakınındaki metro istasyonunda konsolosluğun yaptırdığı İstanbul temalı seramikleri de görebilirsiniz.</p>
<p><strong>Adres:</strong> Avenida Apoquindo üzerinde, Golda Meir sokağı ile kesişen parkta yer alıyor.</p>
<p><strong>Ulaşım:</strong> Kırmızı metro hattı- Alcantara istasyonu</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6714.png"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5602" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6714.png" alt="santiago de chile museo nacional de bellas artes" width="639" height="426" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6714.png 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6714-300x200.png 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6714-1024x683.png 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6714-210x140.png 210w" sizes="(max-width: 639px) 100vw, 639px" /></a></p>
<p><strong>*Museo Nacional de Bellas Artes (MNBA) </strong></p>
<p>Güney Amerika’nın en eski müzelerinden biri olan MNBA Güzel sanatlar müzesi, 1910 yılında yapılan el Palacio de Bellas Artes binasında yer alıyor. Burada Şili ve diğer Güney Amerika sanatçılarının eserlerini görebilirsiniz. Gönül isterdi ki bu sanatçıları tanıyın ve hikayelerini dinleyin diyelim, ancak maalesef müzede İngilizce açıklamalar bulunmadığı için yalnızca bakmakla kalabiliyorsunuz. Yine de eserler ve bina vakit ayırmaya değer, üstelik giriş ücretsiz. Bizim gibi ilginizi çeken isimleri not alıp sonradan araştırabilirsiniz.</p>
<p><strong>Adres:</strong> Parque Forestal</p>
<p><strong>Ulaşım:</strong> Yeşil metro hattı- Bellas Artes İstasyonu</p>
<p><strong>Giriş</strong>: Ücretsiz</p>
<p><strong>Saatler:</strong> Pazartesi kapalı, diğer günler 10:00-18:45</p>
<p><strong>&#8211;</strong>MNBA’dan sonra binanın öbür tarafında yer alan <strong>Museo de Arte Contemporaneo</strong> olarak bilinen Modern Sanat Müzesi’ne uğramayı unutmayın. Bu müze Şili Üniversitesi Güzel Sanatlar fakültesi tarafından yönetiliyor ve ağırlıklı Şili olmak üzere farklı ülkelerden modern sanat eserleri sergiliyor.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6797.png"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5612" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6797.png" alt="santiago de chile plaza de armas" width="639" height="426" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6797.png 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6797-300x200.png 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6797-1024x683.png 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6797-210x140.png 210w" sizes="(max-width: 639px) 100vw, 639px" /></a></p>
<p>*<strong>Palacio de La Moneda</strong></p>
<p>Burası Şili’nin başkanlık sarayı. Turistik açıdan günümüzde ilgi çekmesinin en önemli sebeplerinden biri ise, 1973 yılında Pinochet’in askeri darbe girişiminde bombalanmış olması ve o dönemdeki başkan Allende’nin askerlerin teslim olma çağrısına boyun eğerek intihar ettiği lokasyon olması. Saraya elinizi kolunuzu salla sallaya girme girişiminde bulunursanız kapısında duran askerler tarafından büyük tepki toplayabilirsiniz. İçini gezmek istiyorsanız bir süre önceden <a href="http://visitasguiadas.presidencia.cl/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şuradaki linkten</a> başvuruda bulunmanız gerekiyor.</p>
<p><strong>Adres:</strong> Moneda caddesi üzerinde</p>
<p><strong>Ulaşım:</strong> Kırmızı metro hattı- Universidad de Chile istasyonuna birkaç dakika yürüme mesafesinde</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6733.png"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5603" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6733.png" alt="santiago de chile plaza armas" width="639" height="426" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6733.png 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6733-300x200.png 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6733-1024x683.png 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6733-210x140.png 210w" sizes="(max-width: 639px) 100vw, 639px" /></a></p>
<p><strong>*Plaza de Armas </strong></p>
<p>Burası Santiago’nun merkezinde bulunan şehrin en büyük, en önemli meydanı. Etrafında tarihi ve önemli yapılar bulundurmasının yanı sıra, haftanın belli günleri meydanın orta yerinde toplanıp satranç oynayan gruplarıyla da en turistik yerlerden biri. Burada görebileceğiniz bir takım yerler; şehrin katedrali olan <strong>Catedral Metropolitana</strong> (giriş ücretsiz), Santiago’nun en eski postanesi <strong>Correo Central</strong>, Tarih müzesi olan <strong>Museo Historico Nacional</strong> (giriş ücretsiz, İngilizce audioguide 1000 pezo) ve <strong>Municipalidad de Santiago</strong> olarak bilinen belediye binası. Şehrin en turistik yeri olduğunu bir kez daha vurgulayalım, ve burada eşyalarınıza dikkat etmeniz gerektiğini hatırlatalım.</p>
<p><strong>Ulaşım:</strong> Yeşil metro hattı- Plaza de Armas istasyonu</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6759.png"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5605" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6759.png" alt="santiago de chile metropolitan cathedral" width="638" height="425" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6759.png 3819w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6759-300x200.png 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6759-1024x682.png 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6759-210x140.png 210w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a></p>
<p><strong>*Cerro Santa Lucia</strong></p>
<p>Santa Lucia, San Cristobal tepesinin bir başka alternatifi. Yürümesi keyifli, bol heykelli yemyeşil bir park tadında olan Santa Lucia vaktiniz varsa şehri bir başka noktada tepeden görmek için değerlendirilebilir. Ancak ben şehri en tepeden görmek istiyorum bana en turistik yeri söyleyin diyorsanız fazla vakit kaybetmeden direkt yukarıda da söz ettiğimiz San Cristobal tepesine yol alabilirsiniz. Yok ben bulduğum her yerin tepesine çıkarım, tepe gördüm mü duramam diyorsanız burada size verebileceğimiz en önemli tavsiye asansörü kullanmanız ve hava kararınca uğramamanız. Kendileri şehrin en çok soygun yaşanan yerlerinden biri olarak biliniyor. Buraya saf gibi gece gidip sonra &#8220;Santiago ÇOK GOVONSOZ BO YOR&#8221; diye ortalıkta dolaşmayın.</p>
<p>-Buralara kadar gelmişken Avenida Libertador Bernardo O’Higgins caddesi üzerinde yer alan, Şili’nin en eski kilisesi olan <strong>Iglesia San Francisco</strong> kilisesini görebilirsiniz.</p>
<p><strong>Adres:</strong> Avenida Libertador Bernardo O’Higgins ve Santa Lucia sokakları üzerinde</p>
<p><strong>Ulaşım</strong>: Yeşil metro hattı, Bellas Artes durağı</p>
<p><strong>Saatler:</strong> Ekim-Şubat 09:00-20:00, Mart-Eylül 09:00-18:00</p>
<p><strong>Giriş:</strong> Ücretsiz</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6919-2.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5653" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6919-2.jpg" alt="Museo de la Memoria y los Derechos Humanos " width="639" height="426" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6919-2.jpg 3799w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6919-2-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6919-2-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6919-2-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 639px) 100vw, 639px" /></a></p>
<p>*<strong>Museo de la Memoria y los Derechos Humanos</strong></p>
<p>Burası kesinlikle görülmesi ve bolca vakit ayırılması gereken (bol derken en az birkaç saatten bahsediyoruz), Pinochet döneminde gerçekleşen askeri darbede “kaybolan” insanların anısına oluşturulmuş ve o dönemde gerçekleşen insan hakları ihlallerini anlatan bir müze. Bir ihtimal yaşınız tutuyorsa veya yakın tarih ilginizi çekiyorsa, 1973’de diktatör Pinochet’in, o dönemin başkanı Allende’yi devirerek 1990 yılına kadar sürdürdüğü dikta rejiminin ülke çapında ne gibi izler bıraktığını biliyorsunuzdur. Bilmiyorsanız bu müzede olayların gelişimi ve Şilililerin bu dönemde neler yaşadığına dair birçok bilgi edinebilir, bu dönemde eziyet edilen ve hayatta kalan insanların yaşadıklarını anlattığı duygusal anlamda sarsıcı etkiler bırakan videolar izleyebilir ve fotoğrafları inceleyebilirsiniz. Aslında konuya hakim olup olmamanızın pek bir önemi yok çünkü müzede dönem ile ilgili o kadar çok şey derlemişler ki, bilgi sahibiyseniz bile çok daha çarpıcı detaylar öğreneceksiniz. Mutlaka audioguide alın!</p>
<p><strong>Adres: </strong>Matucana 501</p>
<p><strong>Ulaşım: </strong>Yeşil Metro hattını kullanarak Quinta Normal İstasyonunda inerseniz müze hemen çıkışın karşısında bulunuyor.</p>
<p><strong>Saatler:</strong> Salı-Pazar 10:00-18:00. 1 Ocak-29 Şubat 10:00-20:00,</p>
<p><strong>Giriş:</strong> Ücretsiz</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2016/02/25/santiago-gezi-rehberi/">Santiago Gezi Rehberi: Şili&#8217;nin Başkentine Yolculuk</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2016/02/25/santiago-gezi-rehberi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>3</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Santiago Yeme İçme Notları: Şili Mutfağıyla Tanışalım</title>
		<link>https://oitheblog.com/2016/02/25/santiago-yeme-icme-notlari-sili-mutfagi/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2016/02/25/santiago-yeme-icme-notlari-sili-mutfagi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Feb 2016 20:16:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SANTIAGO DE CHILE]]></category>
		<category><![CDATA[ŞİLİ]]></category>
		<category><![CDATA[Dulce de Leche Nedir?]]></category>
		<category><![CDATA[Santagio de Chile Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Santagio Gezi Notları]]></category>
		<category><![CDATA[Santiago]]></category>
		<category><![CDATA[Santiago En İyi Restoranlar]]></category>
		<category><![CDATA[Santiago Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Santiago Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Santiago Gezisi Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Santiago Yeme İçme]]></category>
		<category><![CDATA[Santiago Yeme İçme Notları]]></category>
		<category><![CDATA[Santiago'da Gezilecek Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[Santiago'da Ne Yenir]]></category>
		<category><![CDATA[Şili Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Şili Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Şili Gezisi Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Şili İçkileri]]></category>
		<category><![CDATA[Şili Mutfağı]]></category>
		<category><![CDATA[Şili'de Gezilecek Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[Şili'de Ne Yenir]]></category>
		<category><![CDATA[Şili'nin En İyi Restoranları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=5639</guid>

					<description><![CDATA[<p>Santiago gezi rehberimizde size oralarda ne kadar mutlu olabileceğinizin garantisini verdiysek, şimdi sıra geldi Santiago yeme içme meselesine. Merak etmeyin,...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2016/02/25/santiago-yeme-icme-notlari-sili-mutfagi/">Santiago Yeme İçme Notları: Şili Mutfağıyla Tanışalım</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6783.png"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5610" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6783.png" alt="santiago de chile mercado central" width="638" height="396" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6783.png 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6783-300x186.png 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6783-1024x636.png 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6783-210x130.png 210w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a></strong></p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/2016/02/25/santiago-gezi-rehberi/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Santiago gezi rehberimizde</a></strong> size oralarda ne kadar mutlu olabileceğinizin garantisini verdiysek, şimdi sıra geldi Santiago yeme içme meselesine. Merak etmeyin, Santagio’da her alanda olduğu gibi yemek konusunda da gayet mesut olabilirsiniz. Çünkü hem Güney Amerika mutfağının her çeşidini bulabilmeniz, hem de dünya mutfağından çok başarılı seçenekler bulabilmeniz mümkün. İlk etapta lokal şeyler denemeye çalışıp, sonlara doğru gelen “yok mu bi’ burger, pizza falan?” hissine teslim olursanız da sorun yok, burada her aradığınızın güzel bir versiyonu mevcut.</p>
<p>Başlamadan gelen not: Güney Amerika ile ilgili tüm notlarımızı görmek isterseniz diğer <a href="http://oitheblog.com/category/guney-amerika/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Güney Amerika yazılarımıza</a> bakabilirsiniz.</p>
<p>Santiago’da restoran önerilerine geçmeden önce hazır Şili gezisine çıkmışken genel olarak tüketmeden dönmemeniz gerekenlerle ya da tüketmekten kaçamayacağınız şeylerle ilgili şöyle bir özet geçelim:</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6696.png"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5649" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6696.png" alt="Şili Gezisi" width="637" height="424" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6696.png 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6696-300x200.png 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6696-1024x683.png 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6696-210x140.png 210w" sizes="(max-width: 637px) 100vw, 637px" /></a>Şili Şarabı:</strong> Şarap konusunda hiçbir bilginiz olmasa dahi Şili’nin bu konuda dünyanın en iyilerinden biri olduğundan bir şekilde haberdarsınızdır. Haliyle Santiago’da her gün en az bir öğününüzün yanında şarap içmeden dönmeyin, çünkü döndükten sonra bu kadar iyi şarapları bu kadar uygun fiyata içmeyi bayağı özleyebilir, neden daha çok içmedim pişmanlığı yaşayabilirsiniz. Bizim deneyip de çok sevdiğimiz birkaç şarabı da söylemeden geçmeyelim: <strong>Casillero del Diablo, Conca y Toro </strong>ve <strong>Almaviva</strong>.</p>
<p><strong>Pisco: </strong>Pisco Şili’nin ulusal içkisi olarak kabul edilebilir. Aslına bakarsanız Güney Amerika genelinde çok yaygın, ancak özellikle Şili ve Peru’ya özgü olduğu biliniyor. Hal böyle olunca bizim Şilili arkadaşlar pisco’yu onunla bununla karıştıra karıştıra türlü türlü kokteyl ve içki üretmişler. En yaygın olanları <strong>Piscola</strong> (pisco ve kola karışımı) ve <strong>Pisco Sour</strong> (lim suyu, pisco, simple syrup, yumurta beyazı karışımı). Ancak tabii ki bunlar dışında daha yaratıcı ve enteresan denemelerde de bulunuyorlar, bizce kesinlikle seversiniz, kaçırmayın.</p>
<p><strong>Mote con Huesillo: </strong>Adını söyleyince kendinizi 1 saniye için İspanyolca konuşabiliyormuş gibi hissettiğiniz bu alkolsüz içecek, aslında komposto/hoşaf benzer bir şey. İçinde çoğunlukla kayısı ya da şeftali ve buğday oluyor ve soğuk olarak servis ediliyor. Biliyoruz böyle söyleyince kulağa müthiş çekici gelmiyor, çünkü bizim kültürümüze çok da uzak bir şey değil, ancak tadına bakarsanız çok seveceğinize eminiz. Özellikle yaz döneminde gidiyorsanız sokak satıcılarının bundan bol bol sattığını göreceksiniz, kapın bir tane!</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6541.png"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5643" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6541.png" alt="Santiago Yeme İçme Rehberi" width="638" height="418" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6541.png 3450w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6541-300x196.png 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6541-1024x670.png 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6541-210x137.png 210w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a>Terremoto: </strong>Bu kadar içecekten bahsetmişken Terremoto’yu atlamak olmaz. Terremoto nedir? Terremoto annelerinizin “evladım sakın yabancıların verdiği bir şeyi içme” cümlesindeki yabancının verdiği içkidir. Terremoto nedir? Bir sabah kalktığınızda başınıza giren ağrının ana kaynağıdır. Terremoto nedir? Terremoto Jack’in kırılan kalbidir. Kelime anlamı “deprem” olan bu içki, Şilili gençlerin bir numaralı sarhoş olma kaynağı. Çok içildiğinden midir, dondurma ve alkolün (evet içinde ananaslı dondurma var) birleşimi tuhaf bir etki yarattığından mıdır bilinmez, sonuçları bir acayip, çok acayip. Afiyet olsun, drink risponsılbli.</p>
<p><strong>Avokado: </strong>Tam bir ya sev ya terk et meyvesi olan avokado Şili’de inanılmaz popüler. Biz hastası olanlar kategorisine girdiğimiz için her şeyin içine avokado koyma sevdalarını takdirle karşıladık ve Türkiye’de güzel avokado bulmak için verdiğimiz çabanın karma puanlarını burada topladık diyebiliriz. Sevmiyorsanız bir sandviç siparişi verip içinde avokado da bonus olarak gelince biraz mutsuz olabilirsiniz tabii, o ayrı. Ayrıca genellikle <strong>avokado ve mayonez</strong> ikilisini bir arada kullanmayı tercih ediyor ve malzemeyi bol kullanmaktan kaçınmıyorlar. Bakın bol derken öyle böyle bir bolluktan bahsetmiyoruz, mayonezlerin içinde yüzmekten, avokado püresi içinde boğulmaktan bahsediyoruz. Sevenini bile bıktıracak cinsten bir bolluk. O yüzden sevmiyorsanız her siparişte önlem almakta, “kardeş bize de mı avokado?” diye sormakta fayda var.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6565.png"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5644" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6565.png" alt="Güney Amerika Notları" width="638" height="425" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6565.png 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6565-300x200.png 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6565-1024x683.png 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6565-210x140.png 210w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a>Empanada: </strong>Bizim çiğ börekten hallice olan Empanada’nın ne kadar lezzetli bir şey olduğunu <strong><a href="http://oitheblog.com/2016/02/08/buenos-aires-yeme-icme-rehberi/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şuradaki Buenos Aires yeme içme rehberimizde</a></strong> anlatmıştık. Zaten empanada da Güney Amerika genelinde yaygın olan ve tek bir ülke ile özdeşleştirmekte zorlanacağınız yiyecekler kategorisine giriyor. Şili’de deniz ürünlerinin popüler olması sebebiyle karidesli ve peynirli versiyonu da bol bol yapılıyor ve gerçekten yerken gözlerinizden mutluluk gözyaşları dökülecek lezzette oluyor. O sebeple Şili’nin empanadasını da denemek, sokak satıcılarıyla göz kontağını kesmemek gerek. Bizim için de yiyin.</p>
<p><strong>Pastel de Choclo:</strong> Güney Amerika yemeği kontenjanından tüm kıtaya genelleyebileceğiniz bu “mısırlı tart” şeklinde ifade edilebilecek bu yiyecek Şili’de de sık sık karşınıza çıkabilir. Genellikle mısırı püre haline getirip ardından çeşitli baharatlar, soğan ve et, balık, tavuk gibi yiyeceklerle karıştırarak hazırlıyorlar ve gayet lezzetli bir şey, denenebilir.</p>
<p><strong>Alfajores: </strong>Şili’yle birlikte <a href="http://oitheblog.com/2016/02/03/buenos-aires-gezi-rehberi/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Arjantin </a>ve <a href="http://oitheblog.com/2016/02/16/montevideo-gezi-rehberi-uruguayin-tanisan-seversin-sehri/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Uruguay</a>’da da çok popüler olan Alfajores, inanılmaz lezzetli bir kurabiye. İçinde <em>manjar</em>, yani süt reçeli olarak bilinen dulce de leche’nin Şili ayağı bulunuyor. Orijinalinin üzerinde herhangi bir kaplama olmuyor çünkü manjar zaten yeterince mükemmel bir şey. Ancak çok tüketildiği için üstü çikolata kaplı versiyonlarını görebilmeniz de mümkün. Yiyin, sevmezseniz verdiğiniz parayı biz size iade edeceğiz. (çünkü çok ucuz)</p>
<p>Santiago yeme içme notları kapsamında genel olarak yemeniz gereken birkaç şeyi özet geçtikten sonra biraz da mekan önerisi verelim.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6630.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5651" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6630.jpg" alt="Lomito Chile" width="638" height="425" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6630.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6630-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6630-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6630-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a>Fuente Alamena</strong></p>
<p>En sevdiğimiz, pek sevdiğimiz, yaşımız tutsa gidip evlenme teklifi edeceğimiz Anthony Bourdain’in önerisi ile (sanki adam bizi aramış da önermiş gibi yazdık di mi) gittiğimiz bu mekanın olayı belli: <strong>Lomito! </strong>Lomito ne ola ki diyeceksiniz Kendisi temelde yavaş yavaş pişirilmiş ve ince dilimlenmiş çok lezzetli bir domuz eti, ısıtılmış yumuşak bir hamburger ekmeğinden oluşan ve içine hangi malzemelerin ekleneceğine sizin karar verdiğiniz, Şili’nin ikonik hale gelmiş bir sandviçi. Her şey önünüzde hazırlanıyor, domates, avokado, mayonez, peynir, yeşillik, domates sos, acı sos gibi malzemelerden hangilerini istediğinizi soruyorlar ve seçimlerinize göre hazırlıyorlar. Sonucunda ise dünya üzerindeki en lezzetli sıcak sandviçlerden birini yemiş oluyorsunuz. Mekan tam bir esnaf lokantası tadında işlediği için öğlen saatlerinde ciddi kalabalık olabiliyor. Ayrıca o içine koydukları malzeme bolluğu ilk etapta iyi bir şeymiş gibi görünse de yemeğin sonlarına doğru bir ALLAHIM BEN NE YİYORUM hissi gelmeye başlıyor. Yine de hatırladıkça gözlerimizde kalpler oluşmasına engel değil, yiyin, yedirin, yemeyenleri uyarın.</p>
<p>-Avda Pedro de Valdivia 210</p>
<p><strong>Astrid y Gaston </strong></p>
<p>Komşu ülke ve yakın kültür olmasından mütevellit Şili’de bol bol Peru mutfağı etkileri görebilmeniz mümkün. Astrid y Gaston ise Peru ve Şili mutfağı karışımını en iyi şekilde harmanlayan mekanlardan biri olarak biliniyor. Öyle ki gittiğinizde çok ünlü şefi ile fotoğraf çektirenler falan bile görebilirsiniz, bayağı popüler bir yer. Biz Peru mutfağını da çok sevdiğimiz için buradan karnımız tok bir şekilde ayrıldık. Hayatımızın en iyi Peru mutfağı örneklerini yediğimizi söyleyemeyeceğiz, ancak Peru mutfağının en bilinen iki yemeği olan Ceviche (balık salatası gibi bir şey) ve Lomo Saltado&#8217;yu Şili mutfağı ile harmanlayarak gayet lezzetli bir hale soktuklarını söyleyebiliriz. Bu arada mekanın biraz kasıntı olduğunu ekleyelim, sonra gidince bunlar söylemedi, şıpıdık terliklerimle beyaz masa örtülü, karmaşık çatal bıçak dizilimli mekana geldim diye kızmayın.</p>
<p>-Antonio Bellet 201</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6648.png"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5648" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6648.png" alt="Santiago Yeme İçme" width="638" height="425" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6648.png 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6648-300x200.png 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6648-1024x683.png 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6648-210x140.png 210w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a>Aqui esta Coco</strong></p>
<p>Lokal tavsiyesiyle gittiğimiz ve Şilili arkadaşlarımızın çoğundan şehrin en iyi balık restoranlarından biri olduğunu duyduğumuz Aqui esta Coco, özellikle akşam yemeği için gidebileceğiniz bir mekan. Hem aperatifleri hem de ana yemekleri gerçekten çok lezzetli ve Şili’ye özgü lezzetler deneme olanağı da tanıdığı için burayı özellikle sevdik. Ayrıca geniş bir Pisco menüleri var ve klasik kokteyller konusunda da başarılılar, dolayısıyla Şili’de deniz ürünleri denemenizle ilgili önerimizi burada sonuçlandırabilirsiniz.</p>
<p>-La Concepcion 236</p>
<p><strong>Liguria</strong></p>
<p>Liguria tartışmasız bir şekilde son dönemlerde Santiago’nun en popüleri! Neden? Çünkü kokteylleri çok lezzetli, çok güzel atıştırmalıkları var, akşam yemeği için gayet lezzetli alternatifler sunuyorlar ve çalışanları çok sempatik. Rezervasyonsuz gitmenin büyük bir hata olacağı mekan her daim kalabalık, her daim eğlenceli. Ayrıca mutfakları bayağı geç saatlere kadar açık olduğu için gece hayatı son derece geç saatlerde başlayan şehirde özellikle gençlerin eğlence öncesi sık tercih ettiği bir mekana dönüşmüş. Unutmadan, çok güzel pisco kokteylleri yapıyorlar, denemek isterseniz burası sizin yeriniz.</p>
<p><strong>Barrica 94</strong></p>
<p>Akşam yemeği için Bellavista taraflarında takılmak niyetindeyseniz Barrica 94, hem hareketli ortamı, hem içki çeşitliliği hem de lezzetli yemekleri ile kesinlikle tercih edebileceğiniz bir mekan. Fiyatları yukarıda önerdiğimiz diğer restoranlara kıyasla bir tık daha uygun ve kitlesi de çoğunlukla gençlerden oluşuyor, dolayısıyla eğlenceli bir akşama girizgah yapmak için de aradığınız yer burası olabilir. Yemekler yalnızca Şili mutfağı üzerine kurulu değil, ancak bu gayet lezzetli şeyler yiyemeyeceğiniz anlamına gelmiyor tabii ki. Ayrıca olur da yer bulamazsanız Barrica 94 yakınında, <strong>Patio Bellavista</strong> içinde çok fazla mekan bulunduğu için bir B planı bulabilmeniz de kolay olacaktır.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6624.png"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5647" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6624.png" alt="Santiago Şili" width="638" height="425" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6624.png 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6624-300x200.png 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6624-1024x683.png 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6624-210x140.png 210w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a>Mercado Central</strong></p>
<p>Mercado Central özellikle Güney Amerika genelinde birçok ülkede karşılaşabileceğiniz yerel pazar yerlerinin Santiago versiyonu. İçinde bol bol lokal lezzet tadabileceğiniz, ağırlıklı olarak deniz ürünleri seçenekleri barındıran mekanlar da var. Pazar yeri diye fiyatların çok uygun olduğunu düşünmeyin, çünkü turistik bir yer. Ancak birçok farklı lezzeti bir arada denemek için güzel seçenek.</p>
<p><strong>Fix Cafe</strong></p>
<p>Santiago kahve konusunda pek de alıp yürümüş bir şehir değil. Biliyoruz, söz konusu Güney Amerika ülkeleri olunca bir “güzel kahve” beklentisi de kendiliğinden oluşuyor, ancak bunun için doğru şehirde değilsiniz. Tabii ki bu iyi kahveciler bulamayacağınız anlamına gelmiyor. Fix Cafe oturup uzun uzun kahve içmekten çok çalışanların iş öncesi uğradığı ya da ayak üstü kahve içip işine devam ettiği bir mekan. Bir ara sokakta, pek de etrafı görmeyen bir noktada ancak birçok ülkenin kahvesini çeşitli demleme tekniklerini kullanarak son derece profesyonel bir şekilde hazırlıyorlar ve Santiago’da kaliteli kahve ihtiyacınızı gidermek için birebir.</p>
<p>-Av Apoquino 3411</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6568.png"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5645" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6568.png" alt="Santiago Gezisi" width="638" height="414" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6568.png 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6568-300x195.png 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6568-1024x665.png 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6568-210x136.png 210w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a>Colmado Coffee &amp; Bakery</strong></p>
<p>Şehirde bayağı başarılı kahveler içebileceğiniz işini ciddiye alan mekanlardan biri de Colmado Coffee. Bir binanın avlusunda yer aldığı için geçerken görme ihtimaliniz biraz düşük, dolayısıyla biraz arkalara doğru dolanmanız gerekecek. Çalışanları genç ve çok sempatik insanlar olduğu için nasıl bir kahve içmek istediğinizi açıklamaya çalışırsanız size ellerinden geldiğince yardımcı oluyorlar ve gerçekten başarılı kahveler hazırlıyorlar.</p>
<p>-Merced 346 – Avlunun içine girince karşınıza çıkacak.</p>
<p><strong>Barrio Lastarria</strong></p>
<p>Lastarria özellikle yaz aylarında inanılmaz hareketli bir bölge. Civardaki tüm sokalar kafe, restoran ve vine bar’lar ile dolu. Üstelik çoğu rastgele birini seçip oturabileceğiniz kalitede ve güzellikte mekanlar Bölgenin ana caddelerden biri <strong>Jose Victorino Lastarria</strong>. Bu cadde üzerinde Şili şarapları denemek için <strong>Bocanariz</strong>’e, geniş pisco menüsüne sahip bir mekan için <strong>Chipe Libre</strong>’ye oturabilirsiniz. Bunun dışında öğlen ya da akşam yemeği için de çok fazla alternatif bulabilirsiniz.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6724.png"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5650" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6724.png" alt="Santiago de Chile" width="638" height="425" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6724.png 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6724-300x200.png 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6724-1024x683.png 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/02/SAM_6724-210x140.png 210w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a>Isidora Goyenecheya </strong></p>
<p>Santiago’nun bize yer yer ciddi anlamda Amerika’yı hatırlatmasının ana sebebi olan Las Condes bölgesinin en Amerika terk sokaklarından biri olan Isidora Goyenecheya Caddesi, Güney Amerika mutfağından sıkıntı basarsa kendinizi atabileceğiniz bir bölge. Tüm cadde <strong>Applebee’s, Ruby Tuesday, P.F Changs, TGI Friday’s, Starbucks</strong> gibi buram buram Amerika kokan mekanlarla dolu ve tabii ki Şili halkı arasında çok popüler. Alternatif mutfaklara açık değilseniz ve bildiğiniz lezzetler peşindeyseniz kurtarıcınız olabilir.</p>
<p><strong>*</strong>Santiago yeme içme notları için gerekli bir bilgi vermeden geçmeyelim, mekanlarda hesap geldiğinde hem bahşişin dahil olduğu, hem de dahil olmadığı bir tutar yazılıyor. Size bahşiş vermek isteyip istemediğinizi soruyorlar ve evet derseniz %10 oranında bahşiş de hesaba eklenmiş oluyor ve o şekilde ödüyorsunuz. Zaten tahmin edersiniz ki gözünüzün içine bakıp bahşiş eklemek ister misiniz diye soran birine hayır demek pek de kolay olmuyor.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2016/02/25/santiago-yeme-icme-notlari-sili-mutfagi/">Santiago Yeme İçme Notları: Şili Mutfağıyla Tanışalım</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2016/02/25/santiago-yeme-icme-notlari-sili-mutfagi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Güney Amerika Gezisi 101: Bizim de Söyleyeceklerimiz Var!</title>
		<link>https://oitheblog.com/2016/01/30/guney-amerika-gezisi/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2016/01/30/guney-amerika-gezisi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 30 Jan 2016 17:43:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ARJANTİN]]></category>
		<category><![CDATA[ŞİLİ]]></category>
		<category><![CDATA[URUGUAY]]></category>
		<category><![CDATA[Arjantin Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Arjantin Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[brezilya gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Amerika]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Amerika Gezilecek Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Amerika Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Amerika Güvenli Mi]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Amerika Hava Durumu]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Amerika İnternet]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Amerika Notları]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Amerika Para Birimi]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Amerika Pezo]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Amerika Planı]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Amerika Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Amerika Rotası]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Amerika Tatili]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Amerika Turu]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Amerika Uçak Bileti]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Amerika Ulaşım]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Amerika Ülkeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Amerika Vize]]></category>
		<category><![CDATA[Şili Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Şili Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Uruguay Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Uruguay Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Vizesiz Güney Amerika]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=5230</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu yazıyı Güney Amerika gezisi planlamaya karar verdiğiniz için okumaya başladıysanız öncelikle bu kararınızdan ötürü sizi tebrik ediyoruz. Böyle yazınca...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2016/01/30/guney-amerika-gezisi/">Güney Amerika Gezisi 101: Bizim de Söyleyeceklerimiz Var!</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6682.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5241" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6682.jpg" alt="Santiago de Chile" width="639" height="426" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6682.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6682-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6682-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6682-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6682-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 639px) 100vw, 639px" /></a></p>
<p>Bu yazıyı Güney Amerika gezisi planlamaya karar verdiğiniz için okumaya başladıysanız öncelikle bu kararınızdan ötürü sizi tebrik ediyoruz. Böyle yazınca sanki oitheblog.com’a giren 1.000.000’uncu kişi oldunuz ve hediye kazandınız gibi bir havası olsa da aslında bu tebriğin temel sebebi sadece Güney Amerika aşkımız. Evet tamam süper bir karar verdiniz, uzaklara gideceksiniz, kafaya koydunuz ve bizce bu hayatınızda verdiğiniz en doğru kararlardan biri. Şimdi geriye –yalnızca- planlama aşaması ve kıtaya ulaşmak kaldı. Uzaaak ve belki de uzun bir yolculuğa çıkacaksınız ve haliyle kafanızda “nerelere gideceğiz, nasıl ulaşacağız, nerede kalacağız” gibi deli sorular ve ortamda tatlı bir telaş oluşmaya başladı. (Serdar Ortaç’ın şarkı sözlerinin anlamlı olduğu anlar da olabiliyormuş) Bu noktada ailenizin blogu OitheBlog’a başvurarak doğru bir seçim yaptınız, çünkü biz bu araştırma sürecini ve telaşı büyük ölçüde yaşadık ve sizin en minimum seviyede yaşamanız için dev bir Güney Amerika dosyasına giriş yapmış bulunduk. Siz de bizim gibi Güney Amerika’ya ilk kez ayak basanlardansanız ve birkaç farklı bölgesini bir arada görmek istiyorsanız (ki o kadar yol katetmişken en mantıklısı da bu olur) gezinizi daha büyük çaplı ve oldukça detaylı düşünmeniz gerekiyor. Neyi nasıl planlayabileceğiniz konusunda kafanızda daha net bir şey oluşması için, planlama aşamasında ve Güney Amerika gezisi boyunca size yardımcı olabilecek bir takım bilgiler ve genel ipuçları içeren ilk yazımız ile karşınızdayız. Hayat kurtarabilir. (Bu cümle ironi içermiyor)</p>
<p>Kristof Kolomb’un bile nereye vardığını anlamadığı bu kıtayı bir kerede keşfetmenin mümkün olmadığının farkındasınızdır. Biz Güney Amerika keşfimize 3 haftalık bir <strong>Arjantin-Uruguay-Şili</strong> rotasıyla başladık ve kendimizi çoğunlukla büyük şehirleri gezmeye adadık. Dolayısıyla aşağıda sizinle paylaşacağımız bilgileri ve ipuçlarını, çoğunlukla bu üç ülkeyi baz alarak oluşturduğumuzu söylemekte fayda var.</p>
<p>Şimdi gelin Güney Amerika gezisi planlayabilmek için ihtiyacınız olan ne var ne yok bir bir inceleyelim.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_5801.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5233" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_5801.jpg" alt="San telmo Buenos Aires Arjantin" width="639" height="426" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_5801.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_5801-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_5801-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_5801-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_5801-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 639px) 100vw, 639px" /></a></p>
<p><strong>1. Öncelikle nasıl bir Güney Amerika görmek istediğinize karar verin.</strong></p>
<p>Biliyoruz, ilk cümle gözünüze klişeler demeti gibi görünmüş olabilir, ancak aslında gerçekten önemli bir noktaya parmak basıyoruz. Güney Amerika deyince aklınızda kontrolsüz bir şekilde sokaklarda dolaşan lamalar, ortalıkta samba yapan insanlar, mısır tarlaları, etnik şapka takan kadınlar ve Machu Picchu terk şehirler canlanıyorsa ya da buna yakın otantik bir deneyim yaşamak istiyorsanız Buenos Aires ve Santiago gibi büyük şehirlere odaklanmaktan vazgeçin. Aksi takdirde durum turistlere çemkirmemize sebebiyet veren “Türkiye’de develer çok muuuu” muhabbetine dönebilir. Onun yerine alternatif bölgelere yönelin.  Çünkü bu şehirlerin İstanbul gibi metropol bir şehirden pek bir farkı yok. Güney Amerika kıtasının tamamının gelişmiş ülkelere kıyasla daha geride kalmış ve yoksul olduğu izlenimine kapılıp giderseniz, bazı yerlerinin İstanbul’dan daha gelmiş olduğu gerçeği ile acı bir şekilde yüzleşmek zorunda kalabilir, içinde yaşadığınız hayat standartlarını sorgulamaya başlayabilirsiniz.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6614.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5240" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6614.jpg" alt="Santiago De Chile Şili" width="639" height="426" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6614.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6614-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6614-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6614-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6614-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 639px) 100vw, 639px" /></a></p>
<p><strong>2. Gitmeden önce yapmanız <u>gerekmeyen</u> şey: vize almak. </strong></p>
<p>İçine gireceğiniz süreci düşününce gitmekten caydıran, sanki dünya birilerine aitmiş gibi bir yerden bir yere geçmek için izin almamız gereken tuhaf vize sistemi, Güney Amerika seyahatinizde düşünmeniz gereken bir detay değil. Sırf bu sebepten bile kalbimizde yer etmeyi başaran, vize istemeyen bazı Güney Amerika ülkelerini şöyle bir sıralamak gerekirse:  <strong>Arjantin, Uruguay, Şili, Brezilya, Paraguay, Peru, Bolivya, Ekvator, Venezuela, Kolombiya</strong>. Gümrükte nedeni belirsiz “evli misiniz, ne iş yapıyorsunuz, dayınız kaç yılında askere gitti” gibi tuhaf sorular alabileceğiniz doğrudur, ama pasaportunuz dışında sizden herhangi ekstra bir evrak istenmiyor. Bu noktada söylememize gerek var mı bilemiyoruz ama yine de hatırlatmakta fayda var, sağlık sigortası yaptırmayı ve yanınızda konaklama rezervasyonunun çıktısını almayı unutmayın.  OitheBlog sizi anneniz kadar düşünür&#8230;</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6845.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5243" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6845.jpg" alt="Valparaiso Şili" width="639" height="457" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6845.jpg 3620w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6845-300x215.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6845-1024x733.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6845-210x150.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6845-900x644.jpg 900w" sizes="(max-width: 639px) 100vw, 639px" /></a></p>
<p>3. <strong>Yerel havayollarını ve otobüs firmalarını benimseyin </strong></p>
<p>Bu kıtada bırakın 2 ülke arasını, şehirler arası bile ciddi mesafeler var. Yalnızca Şili’nin boydan boya 4000km uzandığını göz önünde bulundurursanız kafanızda bir şeyler canlanmaya başlayabilir. Dolayısıyla bu gezi Avrupa’daki “Belçika’dan trene atlarım 1-2 günlüğüne Hollanda’ya geçerim” kolaylığının ötesine geçerek çok daha kapsamlı bir rota oluşturmayı gerektiriyor. Bavulunuzu sırtınıza alıp eşekler üstünde 22 gün yolculuk yapacaksınız demiyoruz. Ama yine de Güney Amerika seyahatiniz boyunca sık şehir değiştirmek istiyorsanız otobüs, uçak, feribot, allah ne verdiyse kullanmaya hazır olun. “Zaten Türkiye’den o kadar yol gitmişiz bir de oradan oraya mı geçeceğiz öff” dediğinizi ve daha gitmeden üşendiğinizi tahmin edebiliyoruz. Şimdiden sizi rahatlatalım, önceden plan yaptığınız sürece bu geçişler hiç de sıkıntılı olmuyor. Ben sırt çantamı alırım kafama göre takılırım diyor da olabilirsiniz tabi, sizin bedeniniz sizin kararınız.</p>
<p>Yukarıda da bahsettiğimiz gibi biz Arjantin-Uruguay-Şili üçlüsüne ayak basmış bulunduk ve Buenos Aires’den başlayarak sırayla Uruguay’da Colonia del Sacramento, Montevideo, Şili’de Santiago ve Valparaiso’ya geçtik. Buna benzer bir rota izlemeyi düşünüyorsanız ulaşım hakkında size kısa bir bilgi verelim;</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6363.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5235" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6363.jpg" alt="Colonia del Sacramento Uruguay" width="637" height="425" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6363.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6363-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6363-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6363-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6363-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 637px) 100vw, 637px" /></a></p>
<p><strong>Buenos Aires- Colonia Del Sacramento:</strong> 1 saatlik bir feribot yolculuğu ile Arjantin’den Uruguay’a geçiş yapılabiliyor. Feribot için 2 ana şirket <strong>Buquebus</strong> ve <strong>SeaCat</strong>. Bu feribotlar aynı zamanda Buenos Aires’ten direkt Montevideo’ya da ulaşım sağlıyor, ancak biz Colonia’da duraksayıp oradan otobüsle Montevideo’ya geçiş yapmaya karar verdik, ve biletleri yarı yarıya olduğu için SeaCat kullandık. Fiyatları nasıl bu kadar fark ediyor diye bir şüpheye düşme ihtimaliniz yüksek, şimdiden söyleyelim biz hiçbir sorun yaşamadık. Biletleri önceden almakta fayda var.</p>
<p><strong>Colonia Del Sacramento-Montevideo:</strong> Yaklaşık 3 saatlik bir otobüs yolculuğu ile Uruguay’ın başkenti Montevideo’ya ulaşabilirsiniz. <strong>Turil</strong> ve <strong>COT</strong> ana otobüs firmalarından. İkisinin de fiyatı aynı, yalnızca kalkış saatleri farklı. Tercihinizi buna göre yapabilirsiniz. Biz biletleri Montevideo’ya geçiş yapmadan önceki gün oradan aldık ve gün içinde birçok sefer olduğu için yer bulma konusunda sıkıntı çekmedik.</p>
<p><strong>Montevideo-Santiago:</strong> Geldik uçak kullanacağımız noktaya. Montevideo’dan direkt Santiago’ya geçiş yapmak isterseniz kullanacağınız en mantıklı havayolu oraların Şahenk’inin sahibi oduğu <strong>LAN Airways</strong>. Uçuş yaklaşık 2 saat sürüyor. Biz seyahatimizi Şili’de sonlandıracağımız için çoklu uçuş seçeneği ile dönüşümüzü Buenos Aires’e ayarladık.  Siz Güney Amerika’ya THY dışında başka bir havayolu ile aktarmalı gitmeyi planlıyorsanız, Santiago’dan İstanbul’a uçmayı da değerlendirebilirsiniz.</p>
<p>Bunların dışında Arjantin veya Şili’de Patagonya’ya, Şili’nin Atacama çölünün de bulunduğu kuzey bölgelerine de geçiş yapmayı düşünüyorsanız Güney Amerika’nın ana havayollarından biri olan <strong>LAN Airways</strong> veya Arjantin’in yerel havayolu olan <strong>Aerolinas Argentinas</strong>’ı kullanabilirsiniz. Buenos Aires’te 2 tane havaalanı bulunuyor; ana havaalanı olan <strong>Ezeiza Havaalanı</strong> ve <strong>Aeroparque Havaalanı</strong>. İkinci havaalanı da uluslararası ve daha uyguna bilet bulmak mümkün olabiliyor, aklınızda bulunsun.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6835.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5242" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6835.jpg" alt="Valparaiso Şili" width="639" height="426" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6835.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6835-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6835-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6835-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6835-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 639px) 100vw, 639px" /></a></p>
<p><strong>4. Güney Amerika’da para meselesi</strong></p>
<p>Sanki pisliğine yapmış, turistlere sıkıntı çıkarmak istermişçesine Güney Amerika’da her ülkenin farklı bir para birimi var (Örneğin Arjantin Pezosu, Uruguay Pezosu, Şili Pezosu). Üstüne üstlük kur oranlarının birbiriyle hiiiç alakası yok ve gittiğiniz her yeni ülkede baştan “Ben şimdi buna kaç TL veriyorum” hesaplamalarına girişmeniz gerekiyor. Türkiye’de pezo bulmak, hele 3 farklı pezo bulmak oldukça zor olduğu için paranızı yüksek ihtimalle orada bozdurmanız gerekecek. Bu noktada yanınıza Amerikan doları almalısınız. Zira USD orada en değerli para birimi olduğu gibi, otellerden restoranlara tutun, dükkanlara kadar birçok yer dolar da kabul ediyor. Aklınızı karıştırabilecek önemli bir detaydan daha bahsetmekte fayda var, pezonun işareti dolar işareti ile aynı.</p>
<p>Güney Amerika’da para bozduracak yer bulmak zor bir iş değil. Zor olan sahte olmayan pezo bulmak. Birçok yerde, özellikle şehir merkezlerinde “cambio” yani exchange noktaları var. Bu noktada sahte para algılayıcı makinelerin (bu cihaza ne isim veriliyor bilmiyoruz, aklınıza yattıysa siz de kullanıma geçirebilirsiniz) olduğu cambio’larda para bozdurarak bu riski azaltabilirsiniz. Ayrıca merkezi noktalarda bozacı amca terk bir şekilde “cambiooo” diye bağıran, bel çantalı, oldukça şüpheli görünen, annenizin sokakta yabancılarla konuşmayın derken kastettiği tiplere benzeyen ama paranızı bozmayı vaat eden adamlar var. Bu kişiler paranızı daha makul bir oranla bozuyor, ancak tabi ki paranın sahte olup olmadığı konusunda bir garanti vermiyor. Daha önce bu yöntemi sorunsuz bir biçimde kullananlar olmuş, tercih size kalmış. Bizce milyon dolarlar falan bozdurmayacaksanız böyle bir atraksiyona girişmeye pek de gerek yok.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6575.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5239" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6575.jpg" alt="Santiago de Chile" width="639" height="426" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6575.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6575-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6575-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6575-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6575-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 639px) 100vw, 639px" /></a></p>
<p>Evet şimdi size Güney Amerika gezisi esnasında paranızı bozdurmak için normal şartlar altında hiç önermeyeceğimiz bir yer tavsiye edeceğiz: Havaalanı.  Kurların daha düşük olduğu aşikar ancak hem sahte para riskini hem de para bozdurmak gibi saçma bir aktiviteye ayıracağınız vakti azaltarak mantıklı bir karar vermiş oluyorsunuz. Milyonlarınızı bozdurup bir uyuşturucu karteli kurmaya niyetli değilseniz, aradaki fark çok da düşünmeye değecek bir tutar değil. Yok benim bol vaktim var ben bu işin peşine düşeceğim diyorsanız, şehirdeki bankalarda da para bozdurabilirsiniz. Ancak her bankanın para bozdurmadığını hatırlatmakta fayda var.</p>
<p>Kredi kartı kullanmayı tercih ediyorsanız kullanımı oldukça yaygın, ancak bazı yerler çok seçici. Örneğin bazıları yalnızca Visa kabul ederken, bazıları da sadece Amex kabul ediyor.</p>
<p>Bütçe konusuna gezi rehberlerinde ayrıca parmak basacağız, ancak şimdiden bir fikir edinmeniz açısından bir özet geçelim. Güney Amerika, özellikle de büyük şehirler HİÇ ucuz falan değil arkadaşlar. Taksi de dahil olmak üzere şehir içi ulaşımın sudan ucuz (Hakikaten sudan ucuz, inanmıyorsanız bakın)  ancak yeme-içme konusunda tipik bir Avrupa şehrinden farkı olmadığı söylenebilir.</p>
<p><strong>5. En çok merak edilen sorulardan biri; Güney Amerika güvenli mi?</strong></p>
<p>Gelelim zurnanın zırt dediği yere. Güney Amerika’ya ayak basmadan önce aklımızı  “Nerede kalacağız, nasıl gideceğiz, öff 18 saat uçakta ne yapacağız” sorularından daha çok, devcileyin bir soru kurcalıyordu; Kardeş bu Güney Amerika güvenli mi? Bu konuyu Google efendiye danışacak olursanız, karşınıza HAYIR KESİNLİKLE HAYIR, SOYULURSUNUZ, ÖLÜRSÜNÜZ, UYUŞTURUCU KARTELLERİNİN SEKS KÖLESİ OLURSUNUZ gibi cevaplar çıkabilir. (kendimizden de bir şeyler kattık buraya tabi, biliyorsunuz abartmayı iyi biliriz) Bu konuyla ilgili o kadar çok olumsuz şey okuduk, çevremizde daha önce gidenlerden öyle şeyler duyduk ki, gitmekte bile tereddüt ettik desek abartmış olmayız. Soyulma ihtimalimizi öyle kabullenmiştik ki, nasıl önlem alsak, paramızı kıyafetimizin altında keselerde mi saklasak (anneanne kesesi desek kafanızda bir şeyler canlanıyor mu?), her gittiğimiz yerde yeni hafıza kartı takalım da makinayı kaptırırsak fotoğraflar gitmesin diye düşünüp uzun bir süre endişe içindeydik.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6451.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5236" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6451.jpg" alt="Montevideo Uruguay" width="638" height="391" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6451.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6451-300x184.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6451-1024x627.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6451-210x129.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6451-900x551.jpg 900w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a></p>
<p>“Ee soyuldunuz mu?” dediğinizi duyar gibiyiz. Hayır, bu seyahatte başımıza olumsuz hiçbir şey gelmedi. Aksine kendimiz gereksiz kötü niyetli, gereksiz şüpheci hissettik ve içinde yaşadığımız toplumun koşullarını sorgular bir hale geldik. Suç oranının yüksek olduğunu, tehlikeli ve es geçmeniz gereken bölgeler olduğunu, özellikle geceleri şehir merkezlerinde daha dikkatlı davranmanız gerektiğini inkar etmeyeceğiz. Ancak gitmeden hangi bölgelerin sıkıntılı olduğunu araştırırsanız, çantanız açık, sırtınız pek, fotoğraf makinası boynunuzda, üstünüzde I love BA tişörtleriyle ortalıkta dolaşmazsanız, 3. Sınıf Amerikan korku filmi karakteri gibi gece gördüğünüz en dar ve karanlık sokağa dalmazsanız İstanbul’da olduğunuzdan daha az güvende olmayacaksınız. Bu durumun bizim gittiğimiz şehirlerle alakalı olduğunu tekrar hatırlatalım. Çünkü Güney Amerika’nın oldukça tehlikeli, neredeyse hiç gitmeyin dedirtecek bazı bölgeleri de var pek tabi. Öyle ki oradayken tanıştığımız birkaç Brezilyalıdan dinlediğimiz Brezilya hikayelerinden sonra oradan caymaya yakın olduğumuzu bile söyleyebiliriz. (CAYMADILAR)</p>
<p>Göründüğü gibi değil dediysek öyle Aladağ’dan serin ortalıkta dolaşın demiyoruz tabi. Özellikle metrolarda dikkatlı olun. Şahsen biz 2 kere metroda birinin neredeyse soyulduğuna şahit olduk. Kalabalık yerlerde telefonlarınızı gereksiz yere ortalığa çıkarmayın, özellikle turistik yerlerde fotoğraf makinası elinizde yürümeyin. Taksiye bindiğinizde ise mümkün olduğunca tam para vermeye çalışın. Eğer böyle bir şansınız yoksa da adama çıkarıp 100 dolar vermek yerine, en düşük para biriminizi vermeyi tercih edin.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_5957.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5234" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_5957.jpg" alt="La Boca Buenos Aires Arjantin" width="639" height="426" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_5957.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_5957-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_5957-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_5957-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_5957-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 639px) 100vw, 639px" /></a></p>
<p>6. <strong>Habla Ingles?</strong></p>
<p>Yani yazar burada “İngilizce konuşuyor musun canısı?” diye soruyor. Bu cümleyi aklınızın bir köşesine kazıyın, çünkü  Güney Amerika’da İngilizce konuşmayan birçok insanla karşılaşacaksınız. Siz ne kadar İspanyolca bilmediğinizi vurgulasanız da onlar sürekli gözünüzün içine bakarak sizinle ısrarla İspanyolca konuşmaya çalışacak ve kendinizi bir anda anlamsız bir diyalog içinde bulacaksınız. Zaten son noktada da işler öyle çaresiz bir hal alıyor ki, bizim Türkiye’de turistlerle Türkçe bağıra bağıra derdimizi anlatmaya çalışıp inatlaştığımız noktaya geliyor. Bunun için orada hayatınızı sürdürebilecek derecede temel bir İspanyolca ile gitmeniz işleri kolaylaştırabilir. Buenos Aires gibi büyük şehirlerde bile maalesef bu sıkıntıya düşecek, her fırsatta telefonunuza yüklediğiniz ya da yanınızda götürdüğünüz  sözlüğe danışacaksınız.  Tabii ki bu durum sizi korkutup oralara gitmekten caydırmasın, zora düşünce yalnızca el kol yaparak bile anlaşılıyor, sadece işleri kolaylaştırması açısından böyle bir öneride bulunmayı gerekli gördük.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6531.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5238" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6531.jpg" alt="And Dağları Şili" width="639" height="426" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6531.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6531-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6531-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6531-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6531-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 639px) 100vw, 639px" /></a></p>
<p><strong>7. İlkokul bilgilerinizi gündeme getirmenin tam zamanı!</strong></p>
<p>İlkokulda ne diyorduk? Kuzey yarımkürede kışken güneyde tam tersi, yaz! Evet tamam, kulağa güzel geliyor, Instagram’da arkadaşlarınız koyduğunuz fotoğraflara çıldıracak, geri döndüğünüzde kışın ortasında yanık bir tenle dolaşacaksınız falan filan. Ancak yine de konuyla ilgili aklınızda bulunması gereken birkaç konu da var. Örneğin birçok kişinin tatil için büyük şehir dışındaki yerlere, tatil bölgelerine gidiyor olması nedeniyle bazı mekanların kapalı olabileceği gerçeğini kabullenin. Sonra not edip de mutlaka göreceğim dediğiniz bir yerin kapalı olduğunu görüp sinirlenmeyin. Açıkçası bu durum özellikle Montevideo gibi daha küçük yerlerde şehrin belli bir saatten sonra boş kalmasına bile sebep olabiliyor. Aynı şekilde ligin tatil olması nedeniyle Güney Amerika’ya kadar gidip de maç izleyememek gibi bir durum da yaşayabilirsiniz ki, futbol bizim pek de ilgi alanımız olmamasına rağmen biz bile bu konuda bayağı dertlendik.  Bu arada, yaz dediysek de çok rahat davranmamakta fayda var, zira birçok şehirde deneyimlediğimiz kadarıyla akşamları serin olabiliyor. Yanınıza bir “ne olur ne olmaz hırkası” almakta fayda var.</p>
<p>Son olarak, bu farklı mevsimlerde olma durumu, aranızdaki kayak/snowboard tutkunları için iyi haber, zira özellikle Şili’de oldukça popüler kayak merkezleri var. Türkiye’de yazken, kış olan bir yere gitmek gibi tuhaf bir karar alacak olursanız istikamet Güney Amerika.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6503.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5237" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6503.jpg" alt="Montevideo Uruguay" width="639" height="426" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6503.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6503-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6503-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6503-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6503-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 639px) 100vw, 639px" /></a></p>
<p><strong>8. Sizden büyük iphone var!</strong></p>
<p>Güney Amerika sınırları içindeyken yalnızca notlarınıza güvenmekle kalmayın, telefonunuza da güvenin. Bir takım uygulamalar sayesinde planladığınız Güney Amerika gezisi gerçekten beklediğinizden çok daha kolay geçecek. Bunun için olmazsa olmaz aplikasyonlardan bazıları para birimlerini çevirme ve güncel kurları takip edebilme konusunda çok işinize yarayacak <strong>XE Currency</strong> ve <strong>İspanyolca sözlük </strong>uygulamaları. Ayrıca eğer taksi konusunda tedirginlik yaşarsanız birçok Güney Amerika şehrinde kullanılan bizim <strong>BiTaksi</strong> tadındaki <strong>Safertaxi</strong>’yi de kullanabilirsiniz</p>
<p><strong>9. Turkcell’le hayata bağlanamayanlar, Vodafone ile mucizeleri bulamayanlar için&#8230;</strong></p>
<p>Güney Amerika gezisine çıkmadan önce oradaki iletişim meselesinizi nasıl çözeceğinize, ananıza babanıza nasıl ulaşacağınıza, sevgiliniz siz yokken dışarı çıktı mı nasıl öğreneceğinize dair bir araştırmaya girerseniz, konuyla ilgili uygun fiyatlı bir seçeneğin olmadığını fark edeceksiniz. Korkmayın, onun da çözümü var. Bunun için o çılgın ücretleri ödeyip 3 dakika konuşma için 4684628368 tl para ödemek yerine, ister Güney Amerika’nın ana telekomünikasyon şirketlerinden biri olan <strong>Claro</strong> gibi sağlayıcılardan pre-paid hat alabilirsiniz; ister <strong>bir e-sim uygulaması olan <a href="https://airalo.pxf.io/3evb7M" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Airalo’yu</a> kullanabilirsiniz. </strong>Biz böyle bir gelişme olduğundan beri çoğu gezimizde artık bu yöntemi kullanıyoruz çünkü operatörlerin internet&amp;konuşma paketi ücretlerinden çok daha makul bir fiyata denk geliyor ve ne kadar süre ne kadar kullanıma ihtiyaç duyacağınıza göre istediğiniz paketi seçebiliyorsunuz. Uygulamaya göz atmak ve diğer seçeneklerle fiyat kıyaslaması yapmak isterseniz <strong><a href="https://airalo.pxf.io/3evb7M" target="_blank" rel="noreferrer noopener">şuraya tık tık. </a></strong></p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6121-2.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5245" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6121-2.jpg" alt="buenos aires street art" width="636" height="424" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6121-2.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6121-2-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6121-2-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6121-2-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/01/SAM_6121-2-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 636px) 100vw, 636px" /></a></p>
<p><strong>10. Google’a “what time is it” yazma çaresizliği</strong></p>
<p>Mevsimi farklı, havası farklı, insanı farklı dedik yetmedi, daha farklı şeyler de var. Mesela saat. Avrupa seyahatlerinizle kıyas kabul etmeyecek derecede sarsıcı bir saat farkından bahsediyoruz. Durum böyle olunca, annenizi gece 4’te arayıp, “Hello Türkiye ne var ne yok orada” muhabbeti çevirmeye çalışmak istemiyorsanız, bu durumu mutlaka göz önünde bulundurmalısınız. Bu noktada her insanoğlunun en az bir kez kendini içinde dolaşırken bulduğu kadınlarkulubu.com olmadığımız için size “Jetlag’in cildinize olan 10 etkisi” tadında bir açıklama yapmayacak olsak da, jetlag meselesini hafife almamanız adına böyle bir hatırlatmada da bulunmak istedik. En azından giderken makul bir saatte oraya varıldığı takdirde çok büyük bir sorun yaşanmıyor ama, Türkiye’ye dönüşünüzde ciddi bir adaptasyon sorunu olabiliyor. Bu sebeple, mümkünse zaten Türkiye’te dönüş depresyonunuza hali hazırda bir çözüm yokken, bari dönüş gününüzü ertesi gün önemli bir işinizin olduğu bir güne denk getirmeyin de, Türkiye’deki insan ilişkileriniz sarsılmasın.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2016/01/30/guney-amerika-gezisi/">Güney Amerika Gezisi 101: Bizim de Söyleyeceklerimiz Var!</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2016/01/30/guney-amerika-gezisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>6</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
