<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Norveç Pahalı Mı? | OitheBlog</title>
	<atom:link href="https://oitheblog.com/tag/norvec-pahali-mi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oitheblog.com/tag/norvec-pahali-mi/</link>
	<description>Gerçekten faydalı bir seyahat blogu</description>
	<lastBuildDate>Fri, 13 Feb 2026 10:48:48 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.1.9</generator>

<image>
	<url>https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/cropped-logo-32x32.png</url>
	<title>Norveç Pahalı Mı? | OitheBlog</title>
	<link>https://oitheblog.com/tag/norvec-pahali-mi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Tromso’da Gezilecek Yerler: Artık Kuzeyin Oğlu Olmaya Adayız</title>
		<link>https://oitheblog.com/2018/02/22/tromsoda-gezilecek-yerler/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2018/02/22/tromsoda-gezilecek-yerler/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 22 Feb 2018 16:54:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[NORVEÇ]]></category>
		<category><![CDATA[TROMSO]]></category>
		<category><![CDATA[Kuzey Işıkları Nerede Görülür]]></category>
		<category><![CDATA[Norveç Ersfjordbotn]]></category>
		<category><![CDATA[Norveç Fiyortları Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Norveç Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Norveç Pahalı Mı?]]></category>
		<category><![CDATA[Norveç'te Gezilecek Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[Norveç'te Kuzey Işıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Norveç'te Ne Yenir?]]></category>
		<category><![CDATA[Tromso Civarında Gezilecek Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[Tromso Gece Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Tromso Gezi Notları]]></category>
		<category><![CDATA[Tromso Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Tromso Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Tromso Mekanları]]></category>
		<category><![CDATA[Tromso Yeme İçme]]></category>
		<category><![CDATA[Tromso'da Gezilecek Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[Tromso'da Kuzey Işıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Tromso'da Ne Yenir?]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=11883</guid>

					<description><![CDATA[<p>Eyyyy Norveçli balıkçılar, bırakın o elinizdeki kremleri, biz geldik, beldenizi keşfedip bir soğuk ayranınızı içecek, bir gözleme yiyip döneceğiz. N’apıyorsunuz,...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2018/02/22/tromsoda-gezilecek-yerler/">Tromso’da Gezilecek Yerler: Artık Kuzeyin Oğlu Olmaya Adayız</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Eyyyy Norveçli balıkçılar, bırakın o elinizdeki kremleri, biz geldik, beldenizi keşfedip bir soğuk ayranınızı içecek, bir gözleme yiyip döneceğiz. N’apıyorsunuz, işler nasıl, nütrucina kullanarak ellerinizi yumuşatmaya falan devam mı? Biz mi? Biz bi’ bakıp çıkacağız ya, bir şey yok, siz devam edin.</p>
<p>Tromso’ya giderken kafamızda çok net bir beklenti ve düşünce vardı; Burası da Reykjavik gibi bir yer olsa gerek. Doğruya doğru, çok da yanlış bir beklenti içine girmemişiz, hakikaten o renkli Nordik evleri, bol kar yağışı ve küçük kasaba havası ile aslında hakikaten de Reykjavik’i hatırlatıyordu. Nedendir bilmiyoruz, belki ilk göz ağrımız diyedir ama, Reykjavik bizde bir tık daha fazla sempati uyandırmıştı, fakat bu tabii ki Tromso’yu sevmediğimiz anlamına falan da gelmiyor. Sanırsak biz bu küçük ve soğuk kuzey şehirlerini komple sevmeye programlıyız, o sebeple onca soğuğa, donmaya ve kayıp kafamızı gözümüzü dağıtma ihtimaline rağmen Tromso ile de gayet iyi anlaştık.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-11943" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/IMG-20180209-WA0001.jpg" alt="Tromso Gezilecek Yerler" width="536" height="638" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/IMG-20180209-WA0001.jpg 1200w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/IMG-20180209-WA0001-252x300.jpg 252w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/IMG-20180209-WA0001-768x914.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/IMG-20180209-WA0001-861x1024.jpg 861w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/IMG-20180209-WA0001-370x440.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/IMG-20180209-WA0001-570x678.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/IMG-20180209-WA0001-770x916.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/IMG-20180209-WA0001-1170x1392.jpg 1170w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/IMG-20180209-WA0001-336x400.jpg 336w" sizes="(max-width: 536px) 100vw, 536px" /></p>
<p><a href="http://oitheblog.com/2018/02/17/tromso-gezi-rehberi-kuzey-isiklari-pesinde/" target="_blank" rel="noopener">Tromso Gezi Rehberi’nde</a> verdiğimiz aşırı detayın üzerine izninizle Tromso’da Gezilecek Yerler yazımızda hakikaten sadece Tromso’da gezilecek yerlerden bahsedeceğiz. Tamam tamam bir de belki birazCIK Tromso’da yeme içme meselesine gireriz. Bütçe, konaklama, ulaşım falan fistan onların hepsi <a href="http://oitheblog.com/2018/02/17/tromso-gezi-rehberi-kuzey-isiklari-pesinde/" target="_blank" rel="noopener">Tromso Gezi Rehberi</a>’nin içinde, önce bi’ oraya baksanız sanki çok doğru bir hamle olur gibi.</p>
<p>Genel olarak gezeceğiniz yerlerin biletlerini tek tek sitelerinden girip almakla uğraşmamak, biletlerinizi tek bir yerden kontrol etmek isterseniz<a href="https://www.getyourguide.com/tromso-l32375/?partner_id=1ERWUG2&amp;utm_medium=online_publisher" target="_blank" rel="noopener"><strong> şu siteyi kullanabilirsiniz.</strong></a> Aynı zamanda bu sayfadan <strong>şehirde ve şehirden başka noktalara katılabileceğiniz turlara, bulunabileceğiniz farklı ve enteresan aktivitelere de göz atabilir ve yine aynı yerden bilet alabilirsiniz. </strong>Biz bazen varlığından bile haberdar olmadığımız aktiviteleri buradan bulduğumuz için gezilerimizden önce burada ne var ne yok mutlaka bi’ bakınıyoruz, <strong>ayrıca bazı biletleri sonradan iptal etme hakkı da sunduğu için faydalı olabiliyor</strong>, sizin de aklınızda bulunsun.</p>
<p><strong>Tromso’da Gezilecek Yerler: Önce Bi’ Şehir İçini Keşfedelim</strong></p>
<p>Tromso’da gezilecek yerler listesini ikiye ayırmakta fayda var; şehir içinde gezilecek yerler ve Tromso’ya yakın, civarda gezilecek yerler. Şehir içi bir tık daha bildiğiniz gibi ilerlese de şehir dışı daha farklı, çünkü tamamen doğa odaklı. Tromso şehir merkezinde buzların üzerinde dengede durmayı başarabilirseniz işin geri kalanı gayet kolay, çünkü keşfetmesi kolay, her noktanın bir şekilde birbirine bağlandığı, gezgin dostu bir şehirden bahsediyoruz. Hani şöyle sabah erkenden kalkıp verimli bir gün geçirecek olursanız, e gideceğiniz yerler konusunda da ilgi alanlarınıza göre biraz seçicilik yaparsanız neredeyse 1 gün içinde gezebileceğiniz bir şehirden bahsediyoruz. 2 günde lokal seviye bile sahibi olursunuz zaten, rahat olunuz. Buyrun Tromso’da gezilecek yerler nedir ne değildir şöyle bir bakalım.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11934" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Arctic-Cathedral.jpg" alt="Arctic Cathedral" width="720" height="480" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Arctic-Cathedral.jpg 720w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Arctic-Cathedral-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Arctic-Cathedral-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Arctic-Cathedral-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Arctic-Cathedral-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Arctic-Cathedral-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 720px) 100vw, 720px" /></p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11947" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Arctic-Cathedral-Tromso.jpg" alt="Arctic Cathedral Tromso" width="720" height="480" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Arctic-Cathedral-Tromso.jpg 720w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Arctic-Cathedral-Tromso-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Arctic-Cathedral-Tromso-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Arctic-Cathedral-Tromso-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Arctic-Cathedral-Tromso-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Arctic-Cathedral-Tromso-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 720px) 100vw, 720px" /></p>
<p><strong>Arctic Cathedral</strong></p>
<p>Tromso’da gezilecek yerler listemize tamamlandığı yıldan itibaren bir nevi Tromso’nun simgesi haline dönüşmüş Arctic Katedral ile yapalım. Reykjavik’teki Asgard’dan fırlamış gibi görünen Hallgrimskirkja ve Helsinki’deki Temppeliaukio ile birlikte gördüğümüz en orijinal dini yapılardan biri olduğu için kendisini liste başına almazsak haksızlık olurdu diye düşünüyoruz. Allahım, Nordik halklar mimari konusunda neden bu kadar alıp yürümüş durumdalar, kıskana kıskana bir hal olduk! Bu daha önce gördüğünüz hiçbir dini yapıya benzemeyen katedral, 1965 yılında yapılmış. İçindeki kilise orgu ise (içeri girdiğinizde biraz yürüyüp arkanızı dönün ve yukarı bakın, işte orada) 2005 yılında sonradan eklenmiş. Günümüzde katedralin içinde çeşitli konserler de gerçekleşiyor, biz bir tanesine denk geldik, itiraf etmeliyiz ki oldukça ilginç ve biraz kulak zorlayan bir deneyimdi.</p>
<p>*Katedrale yürüyerek gitmek iyi fotoğraflar çekebilmek adına iyi bir fikir olabilir, bunun için adını uydurmuşuz gibi görünen Tromso Köprüsü, yani Tromsobrua üzerinden yürümeniz gerekiyor. Zaten tam olarak katedralin karşısına denk gelen köprü olduğu için hangisi olduğunu anlarsınız.</p>
<p>*Köprünün karşısına geçip tam olarak Pepe’s Pizza’nın bulunduğu konumun oralardan bir yerden de çok güzel fotoğrafı yakalanıyor, yalnızca yanına gittiğinizle kalmayın. Ek bir bilgi olarak katedral hava karardıktan sonra ekstra güzel görünüyor, o haline de denk gelmeye çalışın deriz.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11930" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Polaria.jpg" alt="Polaria" width="720" height="480" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Polaria.jpg 720w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Polaria-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Polaria-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Polaria-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Polaria-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Polaria-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 720px) 100vw, 720px" /></p>
<p><strong>Polaria</strong></p>
<p>Mimarisi ile dikkatimizi çektiği için gittiğimiz Polaria’nın içine girmeseydik, burası ile ilgili ilgimizi çeken tek şeyin mimarisi olduğunu bilemeyecektik. O yüzden pişmanız demeyeceğiz ama, hani girmesek de o kadar para vermesek olurmuş diyebiliriz mesela sdfsd. Neyse, sizin adınıza denek olduk diye düşünerek kendimizi teselli edelim….. Polaria’yı mutlaka görün, ancak dışarıdan şöyle bir bakıp uzaklaşın deriz. Çünkü içeride sitelerinde anlattıkları kadar bilgilendirici bir durum söz konusu değil, daha çocuksu ve sandığımızdan daha küçük bir yer çıktı.</p>
<p>Müzenin birkaç farklı bölümü var. Giriş bölümünde fazla detaylandırmadan küresel ısınma ve kirliliğin dünya üzerindeki etkilerinden bahsediliyor. Ardından hemen solunuzda kalan bölüme girdiğinizde içeride pek de büyük sayılmayacak derin bir havuzda tutulan fokları görünce siz de bizim gibi sinirlenebilirsiniz, çünkü o hayvanlar neden orada tutuluyorlar? (bunun bir açıklaması vardır diye düşünerek sorduk, olmadığını söylediler, Norveç’ten beklenmeyen hareketler) Ardından bu bölgede yaşayan çeşitli deniz canlılarını görebileceğiniz (deniz yıldızı, yengeç vb.) bölüme giriyorsunuz. Bu da çok büyük bir alan değil. Son olarak kuzey ışıklarının nasıl oluştuğuna dair bilgiler veren ve pek güzel görüntülerden oluşan 7-8 dakikalık bir belgeseli de izliyorsunuz ve Polaria deneyiminiz sona eriyor. Bizce pek lüzumlu değildi, girer misiniz girmez misiniz artık o kısmı size kalmış.</p>
<p>-Adres: Hjalmar Johansensgate 12</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11931" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Polar-Museum.jpg" alt="Polar Museum" width="720" height="480" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Polar-Museum.jpg 720w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Polar-Museum-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Polar-Museum-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Polar-Museum-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Polar-Museum-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Polar-Museum-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 720px) 100vw, 720px" /></p>
<p><strong>Polar Museum</strong></p>
<p>Kafalar karışmasın, Polaria farklı, Polar Museum farklı. Polar Museum, Kuzey Norveç, bu bölgedeki yaşam koşulları, bölgeyi keşfe çıkmış kaşifler ya da bu alanda önemi olan/ilklerden olan insanlar üzerine kurulu bir müze. Yalnızca Tromso değil, Svalbard ve kuzeyde kalan başka noktalar ile ilgili de pek çok bilgi içeriyor. Av konusuna biraz fazla odaklandığı ve bakarken insanı müthiş rahatsız eden hayvan postlarını (kaplan, kutup ayısı, geyik gibi) sergilediği için bizi biraz fazla huzursuz etti ve açıkçası koşar adımlarla gezip çıktık. Eğer burayı gezmeye niyetlenirseniz audio guide almayı ihmal etmeyin, içerideki açıklamaların %95’i Norveççe, dolayısıyla Norveççe bilen o küçük gruba dahil değilseniz pek bir şey anlayamıyorsunuz.</p>
<p>Adres: Søndre Tollbodgate 11</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-11933" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Library-1.jpg" alt="Tromso Kütüphane" width="547" height="683" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Library-1.jpg 2956w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Library-1-240x300.jpg 240w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Library-1-768x959.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Library-1-820x1024.jpg 820w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Library-1-370x462.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Library-1-570x712.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Library-1-770x962.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Library-1-1170x1462.jpg 1170w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Library-1-320x400.jpg 320w" sizes="(max-width: 547px) 100vw, 547px" /></p>
<p><strong>Tromso Kütüphanesi </strong></p>
<p>Küçük şehir minik şehir dedik dedik, dev gibi kütüphaneyi görünce neredeyse yerlere yatıp tapınma hareketlerinde bulunacaktık. Bizim ülkede hiç bulunmayan bu kütüphanede vakit geçirme/çalışma/kitaplara boğulma alışkanlığı diğer Nordik ülkelerde olduğu gibi Norveç’te de gayet yaygın. O yüzden ulan zaten 70.000 kişiler, kim gidecek kocaman kütüphaneye dememişler, eşek gibi kütüphane yapmışlar. (evet kıskandık kardeşim ne var ya) Tabii tüm bu kıskanmalarımız ve medeniyet övmelerimizden bağımsız olarak kütüphanenin oldukça ilginç ve orijinal bir mimarisi olduğunu da eklememiz gerek, bu sebeple zaten şehrin göbeğinde olan kütüphaneyi görmeden, hatta içine de girmeden geçmeyin deriz.</p>
<p>-Adres: Gronnegata 94</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11935" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Nordnorsk-Kunstmuseum.jpg" alt="Nordnorsk Kunstmuseum" width="720" height="480" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Nordnorsk-Kunstmuseum.jpg 720w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Nordnorsk-Kunstmuseum-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Nordnorsk-Kunstmuseum-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Nordnorsk-Kunstmuseum-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Nordnorsk-Kunstmuseum-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Nordnorsk-Kunstmuseum-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 720px) 100vw, 720px" /></p>
<p><strong>Nordnorsk Kunstmuseum</strong></p>
<p>Biraz kuzeyli sanatçı almaz mıyız? Valla biz bayıla bayıla alırız, o yüzden Kuzey Norveçli sanatçılara odaklanan bu sanat müzesini de seve seve gezdik (bu sevincimizde ücretsiz olmasının da etkisi oldu galiba) Nordnorsk Kunstmuseum 2 kattan oluşuyor. Ana koleksiyonunun yanı sıra geçici sergiler de gerçekleşiyor. Aslında küçük bir müze olmasına rağmen kuzeyli sanatçılarla tanışmak için güzel fırsat, o yüzden buraya zaman ayırmanız konusunda ısrarcıyız.</p>
<p>-Adres: Sjoegata 1</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11837" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Sami-Halkı.jpg" alt="Sami Halkı" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Sami-Halkı.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Sami-Halkı-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Sami-Halkı-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Sami-Halkı-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Sami-Halkı-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Sami-Halkı-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /></p>
<p><strong>Perspektivet Museum</strong></p>
<p>Bu müze Tromso’nun bize sürprizi oldu desek yeridir, çünkü “hadi not alalım da görürsek gireriz işte” diye yazdığımız bir fotoğraf galerisi, Tromso’da en hoşumuza giden müzelerden birisi olarak aklımızda yer etti. Maalesef size aynı şekilde hissedeceğinizin garantisini veremiyoruz, çünkü fotoğrafa odaklı bu müzenin sergileri dönemsel olarak değişiyor. Biz oradayken oldukça ilgimizi çeken bir konu olan Sami halkı (İskandinavya’nın gerçek yerlileri, <a href="http://oitheblog.com/2018/02/17/tromso-gezi-rehberi-kuzey-isiklari-pesinde/" target="_blank" rel="noopener">Tromso Gezi Rehberi</a> yazımızda hikayelerini ve günümüzdeki durumlarını anlattık) ve bundan bağımsız olarak Tromso’daki dinler üzerine iki farklı sergi mevcuttu. Bir bölümde de Tromsolu bir fotoğrafçının çektiği eski şehir fotoğrafları yer alıyordu ki, henüz gördüğümüz yerlerin bundan yıllar önce nasıl göründüğünü ve şu anki hallerine ne denli yakın olduğunu gözlemlemek bayağı keyifliydi diyebiliriz. Siz bunlardan herhangi birine ya da bizim kadar hoşunuza gidecek bir sergiye denk gelir misiniz bilemiyoruz ama, müzenin girişi ücretsiz olduğu için bizce buraya her halükarda vakit ayırıp uğrayın. Zaten merkezi bir noktada yer alıyor, başınıza iş çıkarmaz.</p>
<p>Adres: Storgata 95 / Pazartesi günleri kapalı.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11936" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Storgata.jpg" alt="Storgata" width="720" height="480" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Storgata.jpg 720w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Storgata-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Storgata-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Storgata-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Storgata-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Storgata-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 720px) 100vw, 720px" /></p>
<p><strong>Storgata Caddesi</strong></p>
<p>Her şehrin bir en ünlü caddesi vardır ya, işte Tromso’nun o caddesi de Storgata. Eğer Tromso’da bir turistseniz, buraya yolunuzun düşmeme ihtimali sıfır diyebiliriz. Aslında Tromso’da bir turist değilseniz bile buraya yolunuzun düşmeme ihtimali 0, küçücük yerdeyiz canısı, neredeye gideceksiniz? Bu cadde üzerinde çeşitli restoranlar, mağazalar, kafeler bulunuyor. Ayrıca turistik anlamda gezmenizi önerdiğimiz birçok nokta da bu caddenin paralelinde, kesişiminde ya da civarında bulunduğu için burayı kutup yıldızınız olarak belirleyebilirsiniz. Ayrıca Arctic Cathedral’a kıyasla daha geleneksel görüntüde sayılabilecek pek güzel bir diğer katedral olan Tromso Katedrali de bu cadde üzerinde yer alıyor, zaten gözünüzden kaçması mümkün değil.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11938" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Liman.jpg" alt="Tromso Liman" width="720" height="480" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Liman.jpg 720w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Liman-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Liman-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Liman-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Liman-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Liman-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 720px) 100vw, 720px" /></p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11948" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Harbor.jpg" alt="Tromso Harbor" width="720" height="480" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Harbor.jpg 720w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Harbor-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Harbor-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Harbor-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Harbor-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Harbor-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 720px) 100vw, 720px" /></p>
<p><strong>Tromso Liman Bölgesi</strong></p>
<p>Tromso’dasınız, Nordik fotoğraflar çekmek istiyorsunuz, hakkınızdır. O zaman sizi şöyle kıyıya doğru alalım, hem şehrin diğer yakasını hem de liman tarafını görün, çünkü bu noktadan da bayağı güzel fotoğraflar yakalayabilirsiniz. Burayı şöyle bir dolanmak dışında gerçekleştirebileceğiniz çok özel bir aktivite söz konusu değil, ancak aşağıda gitmenizi önereceğimiz birkaç iyi restoran da tam olarak burada yer alıyor, dolayısıyla bunlardan birine gitmeyi planlarsanız zaten buraya yolunuz düşecek.</p>
<p><strong>Fjellheisen</strong></p>
<p>Neredeyse her turistin karşı koyamadığı bir duygu olan “şehre tepeden bakma” meselesine siz de kafayı taktıysanız en azından burada bunu yaptığınıza değecektir diye düşünüyoruz.  Neden mi bahsediyoruz? Efenim bildiğimiz, tanıdığımız bir teleferikten. Evet, bu Tromso’da turistik bir aktiviteye dönüşmüş durumda, hem de taa 1961 yılından beri bu hizmeti veriyor. Peki biz yukarı çıktık mı? Yoo, bayağı bile bile çıkmadık hem de. Bir de pişkin pişkin söylüyoruz. Çünkü o kadar soğuktu ki, yukarıdaki o rüzgar ve soğuk ile başa çıkabileceğimiz konusunda şüphelerimiz vardı. Neticede Tromso’ya tepeden bakmak isterseniz bu teleferik ile yukarı çıkabilirsiniz, tek ısrarcı olacağımız konu iyi giyinip, ağzınızı yüzünüzü kapatıp çıkmanız, çünkü cidden çok rüzgarlı oluyormuş.</p>
<p>-Eğer kuzey ışıklarının şiddetli olduğu bir güne denk geldiyseniz buraya çıkıp ışıkları izleyebilirsiniz. İşte bunun için donmaya değer, ona lafımız yok.</p>
<p>-Adres: Solliveien 12</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11939" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezilecek-Yerler.jpg" alt="Tromso Gezilecek Yerler" width="720" height="480" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezilecek-Yerler.jpg 720w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezilecek-Yerler-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezilecek-Yerler-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezilecek-Yerler-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezilecek-Yerler-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezilecek-Yerler-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 720px) 100vw, 720px" /></p>
<p><strong>Tromso’da Gezilecek Yerler: Manzara Krizlerine Girmeye Çıkıyoruz</strong></p>
<p>Evet Tromso pek tatlı, pek şirin, ancak kendisini biraz tanımaya başlayınca ve özellikle ne kadar pahalı olduğu gerçeği ile de karşılaşınca buraya gelmiş olmanızın asıl amacını hatırlıyorsunuz: Doğa! Şehri ne kadar sevmiş olsak da bu kadar pahalı bir yere yalnızca Tromso şehir merkezini görmek için gitmenin bir manası olmadığını düşünüyoruz. Çok şükür ki kuzey ışıkları ve fiyortlar ve bir takım inanılmaz manzaralar ile Tromso ve civarı kesinlikle gönlünüzü almayı başarıyor. Üstelik hayatınızda göreceğiniz en güzel manzaralar listenize zirveye yakın yerlerden giriş yapacak olan bu görüntüler için 1 kron bile ödemenize gerek yok, GOD BLESS DOĞA.</p>
<p>Tromso&#8217;nun merkezinden çıkıp Kuzey Norveç&#8217;in doğası ile haşır neşir olmak için çok da çaba göstermenize gerek yok. Ne bilelim öyle 3 saat arabayla gidip, 5km tırmanıp, uçurumdan aşağı yuvarlanma tehlikesi atlatmak zorundasınız gibi gerçek dışı önerilerle gelmeyeceğiz. Onu da yapmak isterseniz emin olun bu civarda bol seçeneğiniz var, o ayrı. (Size intihar önerisinde bulunuyormuşuz gibi oldu ama polisi ararsanız polisten önce ilk biz geliriz haberiniz olsun&#8230;.) Gerek var mı? Bizce pek de yok, çünkü insancıl koşullarda görebileceğiniz, manzara beklentinizi karşılayabilecek seçeneklere pek de uzak sayılmazsınız.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11940" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Norveç.jpg" alt="Tromso Norveç" width="640" height="480" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Norveç.jpg 640w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Norveç-300x225.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Norveç-370x278.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Norveç-570x428.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Norveç-533x400.jpg 533w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p>Bu noktada Tromso civarındaki yerleri daha iyi kavrayabilmeniz açısından şunu bilmenizde fayda var. Tromso aslında 2 farklı bölgeyi kapsıyor; biri şehir merkezinin de bulunduğu Tromsoya, diğeri ise size bu bölümde önereceğimiz doğa odaklı noktaları da kapsayan <strong>Kvaloya Adası. </strong>Buranın aynı zamanda <strong>&#8220;Whale Island&#8221;</strong> olarak geçtiğini de duyabilirsiniz, çünkü aslında &#8220;Kval&#8221; kelimesi Norveççe balina anlamına geliyor.<b> </b>Balina demişen, bunun bir sebebi var tabii. (heyecanlandık di mi) Eğer Ekim ve Şubat başı arasındaki bir dönemde Tromso&#8217;ya gidecek olursanız <strong>balinaları gözlemleyebileceğiniz turlara katılabilirsiniz</strong>. <strong>Diğer Tromso yazımızda</strong> kuzey ışıkları bölümünde bahsettiğimiz tur şirketlerinin bu gibi turları da var. Biz Şubat ayında Tromso&#8217;ya gitmiş olsak da tur şirketleri balinaları görme ihtimalimizin çok düşük olduğunu söylediği için acımızı içimize atarak tura katılmamayı tercih ettik. Pek de ucuz sayılmayacakları için işi şansa bırakmak pek makul gelmedi. Siz de emin değilseniz iletişime geçip sorabilirsiniz, bu konuda gayet dürüst davranıyorlar.</p>
<p>Neticede Kvaloya tarafına geçmek özellikle araba kiraladaysanız oldukça kolay. Merkezden Tromso Havalimanı ve Kvaloya tabelalarını takip ederek köprüyü geçtiğinizde yaklaşık 10 dakika gibi bir sürede adaya ulaşmış oluyorsunuz. İşte tam bu noktada ise adeta &#8220;Nordik ülkeye hoş geldiniz&#8221; diye haykıran evler ve manzaralar başlıyor. Bu civarda manzara konusunda nokta atışı birkaç lokasyondan da bahsetmeden geçmeyelim. Benzer bir rota izlemek isterseniz, biz Kvaloya&#8217;ya geçtikten sonra sırasıyla <strong>Kaldfjord ve Ersfjordbotn&#8217;a uğrayarak Sommaroy istikametini takip ettik. </strong></p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-11917" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Bryggejentene.jpg" alt="Bryggejentene" width="548" height="731" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Bryggejentene.jpg 2976w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Bryggejentene-225x300.jpg 225w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Bryggejentene-768x1024.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Bryggejentene-370x493.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Bryggejentene-570x760.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Bryggejentene-770x1027.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Bryggejentene-1170x1560.jpg 1170w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Bryggejentene-300x400.jpg 300w" sizes="(max-width: 548px) 100vw, 548px" /></p>
<p>Daha da nokta atışı birkaç öneri verecek olursak, <strong>Ersfjordbotn&#8217;un en güzel manzaralarından birini tatlış ötesi Bryggejentene isimli mekanın da bulunduğu noktada</strong> <strong>yakalayabilirsiniz</strong> (ufak bir plajımsı bir yer var tam bu noktada) . Plajı kutup yıldızınız olarak belirleyin, çünkü burası aynı zamanda kuzey ışıklarını da görme olasılığınızın çok yüksek olduğu bir yer olduğu için gece de tekrar gitmek isteyebilirsiniz. Bu noktaya ulaşmak hiç de zor değil, gece gitmek konusunda bir endişe taşımanıza gerek yok. <strong>Tromso&#8217;dan yaklaşık 20km uzaklıkta</strong> ve yarım saat gibi bir sürede gayet düzgün bir yol üzerinden ulaşabiliyorsunuz. Söz ettiğimiz bu kafe ise gündüz uğrayıp bir kahve içebileceğiniz, tatlı yiyebileceğiniz, aynı zamanda tasarım ürünler satan bir mekan.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11942" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Ersfjordbotn-Tromso.jpg" alt="Ersfjordbotn Tromso" width="720" height="480" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Ersfjordbotn-Tromso.jpg 720w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Ersfjordbotn-Tromso-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Ersfjordbotn-Tromso-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Ersfjordbotn-Tromso-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Ersfjordbotn-Tromso-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Ersfjordbotn-Tromso-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 720px) 100vw, 720px" /></p>
<p><strong>Sommaroy ise Kvaloya&#8217;nın en uç noktasında kalan ve plajlar barındırıyor olmasından ötürü civarın &#8220;yazlık&#8221; bölgesi olarak nam salmış bir başka ada.</strong> Yaz ortasında 20 derecenin İNANILMAZ bir hava kabul edildiği bir coğrafyadan söz ettiğimizi de göz önünde bulundurarak mojito yudumlarken güneşlenebileceğiniz tatta bir yazlık yerden bahsetmiyoruz pek tabii. Bizim Sommaroy maceramız Ersfjordbotn&#8217;dan o tarafa doğru yol alırken yolun yarısında &#8220;tamam, zirvede bırakalım&#8221; şeklinde yorum getirdiğimiz inanılmaz bir manzara ile karşılaşmamızın üzerine geri dönmemizle sonuçlandı. Tabii bunun gittiğimiz dönemin Şubat olmasıyla da biraz alakası var, çünkü anladığımız kadarıyla buraya Norveç standartlarında bile olsa bahar/yaz aylarında gitmek daha mantıklı oluyor. Zirvede bırakmaya karar verdiğimiz noktanın belli bir adı var mı bilmiyoruz, dolayısıyla size burayı çok spesifik bir şekilde tarif edelim; Ersfjordbotn&#8217;dan Sommaroy&#8217;a doğru yola çıktığınızda yaklaşık 14-15km sonra karşılaşacağınız manzara.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11941" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Sommaroy.jpg" alt="Tromso Sommaroy" width="720" height="480" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Sommaroy.jpg 720w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Sommaroy-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Sommaroy-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Sommaroy-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Sommaroy-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Sommaroy-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 720px) 100vw, 720px" /></p>
<p>*Yukarıda manzara ve doğa gezisi amaçlı gezmek için yazdığımız yerlerin hepsi aynı zamanda <strong>Tromso’da kuzey ışıklarını görme ihtimalinizin en yüksek ihtimalinin olduğu yerler.</strong> Çünkü şehirden uzakta ve dolayısıyla ışık kirliliğinden uzakta olduğu için bu duruma gayet elverişli bir ortam oluyor, aklınızda bulunsun. Bu konunun detaylarına <a href="http://oitheblog.com/2018/02/17/tromso-gezi-rehberi-kuzey-isiklari-pesinde/" target="_blank" rel="noopener">Tromso gezi rehberi</a> yazımızda yer verdik, oraya da bi’ bakarsınız. Eğer işinizi biraz daha garantiye almak isterseniz ve<strong> konunun profesyonelleri sayılabilecek kişiler ile tura katılmak isterseniz</strong> <a href="https://www.getyourguide.com/tromso-l32375/tromso-aurora-borealis-small-group-tour-t323058/?partner_id=1ERWUG2&amp;utm_medium=online_publisher" target="_blank" rel="noopener"><strong>şunun gibi</strong> </a>kuzey ışıklarını görebileceğiniz turlar da var, yorumlarına göz atarak karar verirsiniz.</p>
<p><strong>Tromso’da Yeme İçme: Dünyanın Tepesinde 5 Parasız Kalma Deneyimi</strong></p>
<p>Geldik cep yakan kısma. Cep yakmak hafif oldu ya, biraz daha abartalım, cep ALEV ALDIRAN, yok yok, CEP DESTROYER MI DESEK? İki yazıdır bizi bütçe konusunda korkutup duruyorsunuz diye düşünebilirsiniz ama, dost acı söyler, biz sizi şimdiden bu duruma hazırlayalım da, orada şoka girmeyin.</p>
<p>Konunun olumlu kısmından bakacak olursak, Tromso minik bir şehir olmasına rağmen mekan çeşitliliği konusunda gayet başarılı. İlla ki sabahlara kadar Norveç somonu falan yemeniz gerekmiyor, 3. Dalga kahvecinize de gidersiniz, yurtdışında her sıkıştığınızda koştuğunuz İtalyan mutfağı restoranlarının kralını da bulursunuz, “nasıl olsa seyahatteyim istediğimi yerim” hakkından faydalanarak çok iyi bir burger de yiyebilirsiniz. Aşağıda favorilerimizi şöyle bir özet geçelim, Tromso’da gezilecek yerler listemizin yeme içme ayağını da es geçmeyelim.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11918" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/kaffebonna-tromso.jpg" alt="Kaffebonna Tromso" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/kaffebonna-tromso.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/kaffebonna-tromso-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/kaffebonna-tromso-370x246.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/kaffebonna-tromso-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/kaffebonna-tromso-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/kaffebonna-tromso-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></p>
<p><strong>Kaffebonna: </strong>Konuya hassas noktamız olan kahveden girelim. Kaffebonna Tromso’daki en popüler kahvecilerden biri. Zaten şehir genelinde 3 farklı lokasyonu olmasından ve bu mekanların hepsinin her daim dolu olmasından da pek sevildiğini anlayabilirsiniz. Buraya yalnızca kahve için değil, şöyle kruvasanlı, hamur işi temalı bir kahvaltı için ya da öğlen atıştırmalığı için de uğrayabilirsiniz. Ek olarak donup da gelmiş olmanın bize verdiği yetkiye dayanarak size orada dilediğiniz kadar tatlı yeme hakkı veriyoruz, çünkü o soğukta enerjiye ihtiyacınız var, orada yemeyeceksiniz de nerede yiyeceksiniz? (biz de sizi seviyoruz…….)<strong> <em>(Stortorget 3 / Strandtorget 1 / Jekta Alışveriş Merkezi)</em></strong></p>
<p><strong>Riso Food &amp; Coffee: </strong>Kahvelerini Kaffebonna’dan bir tık daha fazla sevdiğimiz Riso’nun şehirde tek bir lokasyonu var. Ancak kahveleri oldukça leziz olduğu için tıpkı Kaffebonna gibi burası da genellikle dolup taşan bir halde oluyor. Yine Kaffebonna gibi burada da bir takım tatlılar ve atıştırmalıklar da bulabilirsiniz.<strong><em> (Strandgata 32)</em></strong></p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11924" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Kafe-Globus.jpg" alt="Kafe Globus" width="720" height="480" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Kafe-Globus.jpg 720w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Kafe-Globus-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Kafe-Globus-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Kafe-Globus-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Kafe-Globus-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Kafe-Globus-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 720px) 100vw, 720px" /></p>
<p><strong>Kafe Globus: </strong>Bu kafenin öyle çok da büyük bir olayı yok, yalnızca her telden çaldığı için bir kurtarıcı olarak aklınızda bulunsun diye yazıyoruz. İsterseniz kahve molasına, isterseniz biraya, isterseniz öğlen yemeğine gidebilirsiniz. Eğer şans eseri birazcık dışarıda durulabilir bir havaya denk gelirseniz dışında oturabileceğiniz küçük bir alanı da mevcut. <strong><em>(Storgata 30)</em></strong></p>
<p><strong>Smortorget: </strong>Gün içi molalarınız için önereceğimiz son mekanımız ile bu kategorinin kapanışını yapalım. Smortorget yine öğlen molası ya da akşam üstü kahvesi için gidebileceğiniz mekanlardan. Aynı zamanda içinde vintage ürünlerin satıldığı bir bölüm de var, oraları da kurcalamayı unutmayın. (Sjoegata 11)</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11925" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Burgr-Tromso.jpg" alt="Burgr Tromso" width="827" height="480" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Burgr-Tromso.jpg 827w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Burgr-Tromso-300x174.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Burgr-Tromso-768x446.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Burgr-Tromso-370x215.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Burgr-Tromso-570x331.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Burgr-Tromso-770x447.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Burgr-Tromso-689x400.jpg 689w" sizes="(max-width: 827px) 100vw, 827px" /></p>
<p><strong>Burgr: </strong>Tromso’daki favori öğlen yemeğimiz, salaş, dağınık, küçük ama burgerleri müthiş lezzetli mekan! Zaten Tromsolu birçok kişinin şehirdeki en iyi burgercinin burası olduğu gibi bir iddiası söz konusu, e haklılarmış. Üstelik mekanı ve menüyü Super Mario konseptli yaptıkları için kendilerine ekstra sempati dalgaları gönderiyoruz. İsterseniz “kendini evde gibi hissetme” işini abartıp Super Mario oynarken bir yandan da burgerinizi yiyebilirsiniz. Aynı mekandan İstanbul’a da rica edeceğiz lütfen. <strong><em>(Skippergata 6A)</em></strong></p>
<p><strong>Presis Tapas: </strong>Biz bu tapas işine bayılıyoruz, o yüzden Norveç’in taa tepesine çıkınca bile bir tapasçı bulmayı ihmal etmedik. Zaten mekanın içine girdiğiniz anda Norveç’te değil de İspanya’daymışsınız gibi hissetmeye başlıyorsunuz, hem görüntü, hem müzikler o şekilde bir konsepte oturtulmuş Menüde ise gerek klasik İspanyol tapaslarını, gerek Norveç mutfağı ile İspanyol mutfağı karışımı tapasları bulabilirsiniz. Özellikle patatas bravas yemeniz önerimizdir, gayet basit olmasına rağmen acayip lezzetli yapmışlardı. Yengeç konusunda size de çok ısrarcı davranırlarsa onu pek sallamayın, buranın yengeci pek de başarılı değildi, onun daha iyi versiyonunu yiyebileceğiniz bir yeri aşağıda önereceğiz. <strong>(Storgata 36/ üst kata çıkmanız gerek)</strong></p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11926" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Fiskekompaniet.jpg" alt="Fiskekompaniet" width="720" height="480" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Fiskekompaniet.jpg 720w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Fiskekompaniet-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Fiskekompaniet-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Fiskekompaniet-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Fiskekompaniet-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Fiskekompaniet-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 720px) 100vw, 720px" /></p>
<p><strong>Fiskekompaniet: </strong>Hani yukarıda daha iyi yengeç bulabileceğiniz bir mekan var demiştik ya, işte şu an tam olarak oradayız. Ancak tabii ki buraya sadece yengeç yemeye falan gitmedik, LÜKS DÜŞKÜMÜ MÜYÜZ BİZ??? Efenim Fiskekompaniet adından da aşağı yukarı anlayabileceğiniz gibi burası deniz ürünlerine odaklanıyor. Dolayısıyla eğer şöyle baba bir Norveç somonu denemek isterseniz bunu Tromso’da yapabileceğiniz en iyi yerlerden biri Fiskekompaniet. Şehir genelinde sevilen bir yer olduğu için rezervasyon yaptırmak mantıklı olabilir, Tromso’dayız ne rezervasyonu diye düşünmeyin. <strong><em>(Killengreens gate, hemen Steakers’ın karşısı)</em></strong></p>
<p><strong>Casa Inferno: </strong>Ah İtalyan mutfağı, canım İtalyan mutfağı, seni her zaman sevecek, her zaman bağrımıza basacağız. Tromso’da da bir noktada kavuştuk ve yine bizi küçük sürprizlerle şaşırttın. Biz Casa Inferno’ya “Tromso’da ne İtalyan mutfağı yeaea” gibi bir küstah tavırla gidip tam anlamıyla *öt olduk. (göt değil, *öt) Bir kere ilginç bir şekilde burası son zamanlarda yediğimiz en en en güzel mozarella ile bizi resmen mutluluktan göklere çıkardı, başlangıçlardaki o mozarellayı bi! Alın. Ardından herkesin pizza yediğini görünce biz de bi’ pizza söyledik ve mutluluğumuz “neden burada bu kadar güzel bir pizzaya denk geldik”  şeklinde daha büyük bir şaşkınlığa dönüştü. Özetle Casa Inferno’yu akşam yemeği seçeneklerinizden birine mutlaka ekleyin!</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11921" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/tromso-yeme-içme.jpg" alt="Tromso Yeme İçme" width="599" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/tromso-yeme-içme.jpg 599w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/tromso-yeme-içme-300x212.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/tromso-yeme-içme-370x261.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/tromso-yeme-içme-570x403.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/tromso-yeme-içme-566x400.jpg 566w" sizes="(max-width: 599px) 100vw, 599px" /></p>
<p><strong>Steakers: </strong>Hemen Fiskekompaniet’in karşısında yine son derece popüler bir restoran var; Steakers. En büyük olayı etleri, dolayısıyla vegan/vejetaryen arkadaşlar, siz bi’ kulağınızı kapatın, burada sizlik bir şey yok, tadınız kaçmasın. Biz Steakers’ı efsane değil ama başarılı bulduk, özellikle akşam yemeği için iyi bir alternatif. Yalnız burası Türkiye’den giden bireyler için biraz fazla pahalı kalan restoranlar kategorisine giriyor, giderken ona göre gidin, böylece bizim gibi hesap geldikten sonra gelen şeyi TL’ye çevirme hatasında bulunarak kriz geçirmeyin. Sevgiler.</p>
<p><strong>Pastafabrikken: </strong>Tromso’da yeme içme dosyamızın kapanışını Pastafabrikken ile yapalım. Diğer mekanlara kıyasla bir tık daha uygun fiyatlı sayılabilecek bu mekanda yine makarna &amp; pizza konsespti ön planda. Ama maalesef yemekler menüde anlatıldıkları kadar güzel gelmiyorlar, zira Spaghetti Bolognese gibi bir klasiği nasıl o hale soktuklarını inanın biz de anlayamadık sdfsd. Tromso standartlarında bir tık daha uygun bir alternatif olması sebebiyle öğlen yemeği için tercih edilebilir, ancak özellikle buraya gitmek için vakit ayırmanıza gerek yok. <strong><em>(Sjoegata 17)</em></strong></p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11928" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-En-İyi-Barlar.jpg" alt="Tromso En İyi Barlar" width="720" height="480" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-En-İyi-Barlar.jpg 720w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-En-İyi-Barlar-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-En-İyi-Barlar-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-En-İyi-Barlar-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-En-İyi-Barlar-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-En-İyi-Barlar-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 720px) 100vw, 720px" /></p>
<p><strong>Tromso Gece Hayatı: 404 NOT FOUND</strong></p>
<p>Dost acı söyler, Tromso’nun gece hayatı öyle pek de aktif ve çılgın sayılmaz. Bu şehrin eğlenceli olmadığı anlamına gelmiyor, ancak bu eğlence kısmına dahil olmak için biraz lokal arkadaş edinmek iyi bir çözüm olabilir. Çünkü eğer kuzey ışıklarını da görebilmek adına dışarıda 5 dakika durunca bile inme inen dönemde gittiyseniz lokallerin de aynı dertten muzdarip olduğunu ve bu sebeple “<strong>ev partisi” konseptinin diğer kuzey ülkelerinde olduğu gibi burada da alıp yürüdüğünü söyleyebiliriz.</strong> Tabii ki bir ev partisine dahil olmadan gidip içki içebileceğiniz mekanlar da söz konusu. Zira Tromso öğrencisi de bol bir şehir olduğu için sizin gibi eğlenmek isteyen çok insan var.</p>
<p>Tromso’da içmek/eğlenmek için gidebileceğiniz mekanlardan en eski ve köklü olanlarından biri <strong>Olhallen.</strong> Bira konusunda şehrin en iyi ve popülerlerinden biri olduğunu söyleyebiliriz. Bunun dışında <strong>Bla Rock Bar ve Huken Pub</strong> da genelde kalabalık olan mekanlar. Eğer güzel bir hava da gitmiş bulunduysanız <strong>Skarven</strong> dış mekan seçeneği sunması sebebiyle iyi bir tercih olabilir. Son olarak kaliteli kokteyl istiyorsanız en garanti adresiniz <strong>Bardus’un bar kısmı</strong>.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11927" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gece-Hayatı.jpg" alt="Tromso Gece Hayatı" width="720" height="480" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gece-Hayatı.jpg 720w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gece-Hayatı-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gece-Hayatı-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gece-Hayatı-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gece-Hayatı-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gece-Hayatı-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 720px) 100vw, 720px" /></p>
<p>*Tromso’nun pahalı olmasından şikayet eden lokal arkadaşlarımızın bir diğer önerisini de yazmadan geçmeyelim. Kendileri daha uygun fiyata içki bulabilmek için her bir farklı gün için en uygun içki seçeneklerinin olduğu mekanları tespit etmişler. Bilmemnere’nin happy hour’ı, bilmemnerdeki Ladies Night, bilmemnerede şarap Çarşamba günleri x Euro şeklinde şeyleri kovalıyorlar. Bunlar değişken şeyler olduğu için buraya yazmak biraz saçma olurdu, o yüzden siz gittiğinizde gözünüze kestirdiğiniz bir genci yakalayıp bu gibi öneriler alabilirsiniz.</p>
<p><strong>Tromso’da Alışveriş: Hala Parası Kalanlar İçin Bir Takım Öneriler</strong></p>
<p>Hangi çılgın Tromso’da alışveriş yapacak bilmiyoruz ama, belki bizim gibi dev bi’ indirim dönemine denk gelirsiniz ya da bir anda ısınmak için kendinizi normal koşullarda varlığına sövdüğünüz çirkin alışveriş merkezlerinden birinin içinde bulursunuz falan, biz bu konuda da yardımımızı esirgemeyelim. Tromso’da alışveriş için öyle çok çılgın seçenekler yok. Eğer lokal bir şeyler bulmak, magnetti, hediyelikti bu tip şeyler almak isterseniz <strong>Storgata </strong>üzerine bi’ tura çıkabilirsiniz. Bunun dışında şehir merkezinde <strong>Nerstranda</strong> adlı bir alışveriş merkezi, merkez dışında ise Jekta adı bir AVM var. <em>Jekta’nın içinde talihsiz isimli Bik Bok ve Monki olduğu için</em> belki oralara uğramak isteyebilirsiniz, onun dışında özellikle buraya gitmenizi gerektirecek bir durum söz konusu değil.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2018/02/22/tromsoda-gezilecek-yerler/">Tromso’da Gezilecek Yerler: Artık Kuzeyin Oğlu Olmaya Adayız</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2018/02/22/tromsoda-gezilecek-yerler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>5</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Oslo Gezi Rehberi: İskandinavya&#8217;ya Doyamıyoruz!</title>
		<link>https://oitheblog.com/2015/10/19/oslo-gezi-rehberi-iskandinavyaya-doyamiyoruz/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2015/10/19/oslo-gezi-rehberi-iskandinavyaya-doyamiyoruz/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Oct 2015 13:37:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[NORVEÇ]]></category>
		<category><![CDATA[OSLO]]></category>
		<category><![CDATA[Edvar Munch Müzesi]]></category>
		<category><![CDATA[Edvard Munch Kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Norveç Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[norveç mutfağı]]></category>
		<category><![CDATA[Norveç Müzeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Norveç Nerede?]]></category>
		<category><![CDATA[Norveç Notları]]></category>
		<category><![CDATA[Norveç Pahalı Mı?]]></category>
		<category><![CDATA[Norveç Somonu]]></category>
		<category><![CDATA[Norveç Turu]]></category>
		<category><![CDATA[Norveç'te Gezilecek Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[Oslo]]></category>
		<category><![CDATA[Oslo Gezi Notları]]></category>
		<category><![CDATA[Oslo Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Oslo Gezilecek Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[Oslo Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Oslo Görülmesi Gereken Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[Oslo İklimi]]></category>
		<category><![CDATA[Oslo Müzeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Oslo Nerede?]]></category>
		<category><![CDATA[Oslo Norveç]]></category>
		<category><![CDATA[Oslo Notları]]></category>
		<category><![CDATA[Oslo Pahalı Bir Şehir Mi?]]></category>
		<category><![CDATA[Oslo Sanat Galerileri]]></category>
		<category><![CDATA[Oslo Turu]]></category>
		<category><![CDATA[Oslo'da Nereleri Gezmeli?]]></category>
		<category><![CDATA[Oslo'da Yeme İçme]]></category>
		<category><![CDATA[Oslo'nun En iyi Restoranları]]></category>
		<category><![CDATA[Oslo'ya Ne Zaman Gidilir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=5031</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son dönemlerde İskandinav ülkeleri ile aşk yaşıyor olmamızdan mütevellit, Instagram ve Facebook sayfalarımızda da gördüğünüz üzere Helsinki ve Stockholm’ün ardından Oslo...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2015/10/19/oslo-gezi-rehberi-iskandinavyaya-doyamiyoruz/">Oslo Gezi Rehberi: İskandinavya&#8217;ya Doyamıyoruz!</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3465.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5036" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3465.jpg" alt="Oslo" width="637" height="424" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3465.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3465-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3465-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3465-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3465-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 637px) 100vw, 637px" /></a>Son dönemlerde İskandinav ülkeleri ile aşk yaşıyor olmamızdan mütevellit, <a href="https://www.instagram.com/oitheblog/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Instagram</a> ve <a href="https://www.facebook.com/oitheblog" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Facebook</a> sayfalarımızda da gördüğünüz üzere <a href="http://oitheblog.com/2014/06/09/helsinki-gezilecek-yerler/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Helsinki</a> ve <a href="http://oitheblog.com/2014/10/20/stockholm-gezilecek-yerler/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Stockholm</a>’ün ardından Oslo ve<a href="http://oitheblog.com/category/izlanda/" target="_blank" rel="noopener noreferrer"> İzlanda</a> gezilerimizi de yapmış bulunuyoruz. İşin içinde İzlanda gibi bir yer olunca Oslo’ya yeterince yüz vermemişiz gibi bir hisse kapılsak da, tabi ki bu kendisini sevmediğimiz anlamına gelmiyor.</p>
<p>Oslo tipik bir İskandinav şehrinin tüm özelliklerini taşıyor. Düzense en alası, medeniyetse tam orta yeri, pahalılık meselesini merak ediyorsanız en kralı! (Evet cümlenin sonu iyi bitmedi farkındayız) Kontrolsüz bir şekilde her İskandinav ülkesinde olduğu gibi buraya geldiğinizde de, bu şehirde yaşamanın, buranın bir parçası olmanın nasıl bir şey olabileceğinin düşüncelerine kapılıp gidiyorsunuz. Çoğunluğun kapıldığı önyargının aksine insanı da gayet güler yüzlü ve yardımsever olunca bu düşüncelerin yoğunluğu ikiye katlanıyor tabi. Şehirde 1 gün geçirdikten sonra bile öyle gece hayatında alkolün su gibi aktığı çılgın günler geçirebileceğiniz bir yer olmadığını anlayabilirsiniz, oldukça sakin bir şehir. Dolayısıyla bu gibi beklentileriniz varsa ya başka bir plan yapmanızı ya da durumu kabullenerek şehrin başka özelliklerinin tadını çıkarmanızı önerebiliriz. Lafı fazla uzatmadan konuya dönelim, karşınızda <strong>Oslo Gezi Rehberi</strong>!</p>
<p>*Bize bol bol sorulduğu için baştan söz etmeden geçmeyelim, <strong>yurt dışında internet kullanımı</strong> için bir e-sim uygulaması olan <strong><a href="https://airalo.pxf.io/3evb7M" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Airalo’yu</a></strong> önerebiliriz, böyle bir gelişme olduğundan beri neredeyse tüm gezilerimizde bu yöntemle internete erişim sağlıyoruz. Operatörlerin paket ücretlerinden çok daha makul bir fiyata denk geliyor ve ne kadar süre, ne kadar kullanıma ihtiyaç duyacağınıza göre istediğiniz paketi seçebiliyorsunuz. Uygulama ve fiyatlara göz atmak için <strong><a href="https://airalo.pxf.io/3evb7M" target="_blank" rel="noreferrer noopener">şuraya tık tık.</a></strong></p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3645.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5042" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3645.jpg" alt="Oslo Gezisi" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3645.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3645-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3645-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3645-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3645-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a>Oslo’ya Ne Zaman Gidilir?</strong></p>
<p>Oslo’ya ne zaman gideceğinizi doğrudan soğuk havaya karşı tahammül dereceniz ile ilişkilendirebilirsiniz. Biliyorsunuz, oraların havası da, soğuğu da, sıcağı da bir başka. Hal böyle olunca olur da kışın gitmeye kalkışırsanız her türlü zorlu hava koşuluyla karşılaşma ihtimalinizin çok yüksek olduğu bir döneme denk gelir ve bizim gibi yürüyerek gezmeyi seviyorsanız küçük çaplı sorunlar ve popo donmaları yaşayabilirsiniz. Zira hava sıcaklığı bildiğiniz gibi eksi bilmemkaç derecelere kadar düşüyor. Bu sebeple kişisel yorumumuzdan yola çıkacak olursak Oslo’ya sokaklarda aylaklık etmeli turistik bir geziye gitmek için en iyi dönemler <strong>Nisan-Eylül</strong> arası. Öyle 30 derecelik bir sıcaklıkla karşılaşmayacak olsanız bile, 20-22 derecelere ulaşan hava sıcaklığı ile ortalıkta fink atmak için şahane havalar!</p>
<p>*Şayet Eylül’de gidecek olursanız dünyanın dört bir yanından gelen insanların sokakları doldurduğu <strong><a href="http://oslomaraton.no/en/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Oslo Maratonu</a>’na</strong> denk gelebileceğinizi de hatırlatalım. Biz o dönemde oradaydık ve galiba Oslo tarihinin en kalabalık günlerini yaşıyordu.</p>
<p>*Olur da kışın gitmeye kalkışırsanız, herhangi bir etkinlik dönemine gelmediğiniz sürece otel fiyatlarının daha uygun olacağını ekleyelim. Kış ayları biraz zorlu geçebilseler de kesinlikle bütçe dostu dönemler.</p>
<p>*Hem fiyatların biraz düştüğü, hem de havanın çok sapıtmadığı bir dönem için spesifik olarak <strong>Ekim</strong> ayına da sıcak bakabilirsiniz.</p>
<p><strong>Oslo’da Konaklama</strong></p>
<p>Oslo çok büyük bir şehir değil, dolayısıyla Oslo’da hangi otelde kalınacağı konusu aslında çok da komplike bir mevzu değil, tamamıyla bütçenize göre şekillendirebileceğiniz bir konu. Eğer öneriye ihtiyacınız varsa, biz<a href="https://www.booking.com/hotel/no/comfort-borsparken.en.html?aid=7953563&amp;no_rooms=1&amp;group_adults=2" target="_blank" rel="noopener noreferrer"> <strong>Comfort Hotel Boersparken</strong></a>’de kaldık ve gerek lokasyon, gerek hijyen gerek ayırdığımız bütçe açısından gayet memnun kaldığımızı söyleyebiliriz. Oslo Opera Binası yakınlarında, Central Station’a yürüme mesafesinde bir noktada yer aldığı için otele ulaşımımız ya da otelden gezip görmek istediğimiz bölgelere ulaşımımız gayet kolay oldu.</p>
<p>*Eğer daha alternatif bir yer arayışındaysanız <a href="https://www.booking.com/searchresults.en.html?district=2007&amp;aid=7953563&amp;no_rooms=1&amp;group_adults=2" target="_blank" rel="noopener"><strong>Grünerlokka</strong></a> civarından ev kiralamayı değerlendirebilirsiniz, direkt bölgede Booking araması yapabileceğiniz şekilde linkledik, aklınıza yatan bir yer seçersiniz.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3716.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5047" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3716.jpg" alt="Oslo Sokakları" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3716.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3716-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3716-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3716-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3716-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a>Oslo Bütçesi</strong></p>
<p>2015 yılı içeride birçok farklı kaynak tarafından Avrupa’nın, hatta Telegraph’a göre dünyanın en pahalı başkenti seçilen Oslo’da bütçe ile ilgili bir sürpriz yapıp “Aa yok canım abartıyorlarmış, aslında o kadar da pahalı değil…” demeyi inanın biz de çok isterdik. Fakat demeyeceğiz Lavinya, OSLO ÇOK PAHALI. Öyle ki, çok doyup tabağınızdaki yemeği yarım bırakınca içten içe başlayan vicdan azabı ile her yemeği bitirmeye çabaladığımız için Oslo’nun birçok restoranında Norveç mutfağı hastası kızlar olarak nam salmış olabiliriz. Konuyu biraz daha detaylandırmak adına orada yapabileceğiniz harcamalardan birkaç örnek verelim. (NOK = Norveç Kronu)</p>
<p>-Bira: 80 – 100 NOK civarı.</p>
<p>-Ortalama bir restoranda yemek: 120 – 200 NOK civarı.</p>
<p>-Kahve: 30- 40 NOK civarı</p>
<p>-Su: 19-25 NOK civarı. (musluktan içilebiliyor, almayın)</p>
<p>Gördüğünüz gibi 10 Euro’ya bira içilen ülkeden herhangi bir konuda size acımasını beklememeniz gerekiyor, dolayısıyla bütçenizi de ona göre hazır etmeniz gerek. Hal böyle olunca panik olmuyoruz, onun yerine en azından bütçenizi daha insancıl hale getirebilecek olan <strong>Oslo Pass</strong>’e sarılıyoruz. Özellikle ilk kez Oslo’ya gidiyorsanız ve müzeleri gezmek gibi bir niyetiniz de varsa, kalacağınız süreye göre 24, 28 ve 72 saatlik versiyonlarından birini tercih edebilirsiniz. Ücretler ise sırasıyla <strong>320, 470, 590 NOK</strong> şeklinde gidiyor. Oslo Pass’i <strong>Central Station</strong>’daki Visitor Center’dan alabilirsiniz. Ayrıca ücretin içine şehir içinde ulaşım da dahil olduğu için daha da mantıklı bir yatırım oluyor.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3492.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5037" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3492.jpg" alt="Oslo Norveç" width="634" height="458" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3492.jpg 3583w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3492-300x217.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3492-1024x739.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3492-210x152.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3492-900x650.jpg 900w" sizes="(max-width: 634px) 100vw, 634px" /></a>Oslo’da Ulaşım</strong></p>
<p><strong>*Oslo Havaalanı’ndan Şehir Merkezine Ulaşım</strong></p>
<p>Oslo Havaalanı’ndan şehir merkezine ulaşabilmeniz için taksi, shuttle, otobüs gibi seçenekleri devre dışı bırakacak (bırakıyoruz çünkü en rahatı bu, hiç kafanızı karıştırmayalım) olursak 2 seçeneğiniz var. Bunlardan biri Express diğeri ise ana tren hattı. Express olan daha pahalı olduğu için ana tren hattı için alacağınız bilet satılan yerin etrafında büyük bir kalabalık görebilir ve “ulan niye kimse eksprese binmiyor” diye düşünebilirsiniz, sebebi aşikar.</p>
<p>*Ekspres Tren sizi havaalanından Oslo Merkez İstasyonu’na ulaştırıyor ve her 10-20 dakikada bir şehir merkezine doğru yeni bir tren kalkıyor. Yolculuk süresi yaklaşık 19 dakika kadar ve eğer öğrenciyseniz indiriminiz de var. Dolayısıyla eğer öğrenciyseniz ekspres treni tercih edebilirsiniz çünkü ana tren hattı ile aynı ücrete denk geliyor ve daha hızlı. Ücret 180 NOK, öğrenciler için ise 90 NOK. (Öğrenci değilseniz ama yine de öğrenci olduğunuzu iddia etmek niyetindeyseniz burada yemiyorlar, üzgünüz)</p>
<p>*Tren gerçekten çok sorunsuz ve çok merkezi bir yerde iniyorsunuz, dolayısıyla taksiye para vermeniz gerçekten çok anlamsız olur, bizce seçeneklerinizden çıkarın.</p>
<p><strong>*Oslo İçinde Ulaşım</strong></p>
<p>Oslo’da turistik bir gezi geçirecekseniz bol bol yürüyerek ve tramvay kullanarak şehir içinde istediğiniz her noktaya kolaylıkla ulaşabilirsiniz, öyle 80 tane ulaşım aracı değiştirmeniz falan gerekmiyor. Zaten artık bir yazıda daha sizi gittiğiniz şehirlerde bol bol yürümeye zorlarsak bizden nefret etmeye başlayacağınızdan korkarak bu sefer fazla ısrar etmek de istemiyoruz. Yukarıda söz ettiğimiz gibi Oslo Pass’i alırsanız, zaten bileti nereden alacağım derdine de düşmezsiniz. Ancak öyle bir niyetiniz yoksa bindiğiniz toplu taşıma aracının içinde şoföre ödeme yapabilmeniz de mümkün.</p>
<p>*Eğer ulaşım aracının içinde, şoförden bilet satın alırsanız <strong>50 Kron</strong>, günlük ulaşım kartı alırsanız ise <strong>90 Kron</strong> gibi bir ücreti var. Günlük biletiniz kullanmaya başladığınız andan itibaren 24 saat boyunca geçerli oluyor.</p>
<p>*Biletinizi durakların yakınlarında görebileceğiniz bilet makinalarından, metro istasyonlarından ya da Central Station’dan da alabilirsiniz.</p>
<p>*Bu arada, birçok şehirdekinin aksine burada satın aldığınız günlük ulaşım kartını sizin dışınızda biri de kullanabiliyor. Örneğin siz Oslo’dan ayrılacaksanız ve kartınızın kullanım süresi hala bitmediyse kartınızı başka birine verebilirsiniz, boşa gitmesin, birine iyilik yapıverin, yaşasın dünya barışı.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_6323.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5033" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_6323.jpg" alt="Oslo City" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_6323.jpg 3359w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_6323-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_6323-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_6323-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_6323-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a>Oslo’da Gezilecek Yerler</strong></p>
<p>Oslo’nun küçük bir şehir olmasının avantajı, 3 gün gibi bir sürede her türlü turistlik görevinizi yerine getirebilecek ve daha fazla gününüz varsa da bunu şehri tanımaya ayırabilecek olmanız. Biz Oslo’da 3 tam gün geçirdik, sonrasında ise <strong><a href="http://oitheblog.com/category/izlanda/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şurada</a></strong> anlatmalara doyamadığımız İzlanda’ya geçiş yaptık, o 3 tam günün de şehri şöyle bir tanımak, bölgelerini, müzelerini ve mekanları hakkında izlenim edinmek için yeterli bir süre olduğunu düşünüyoruz. Gelelim Oslo’da gezilecek, görülecek yerlere:</p>
<p>Genel olarak gezeceğiniz yerlerin biletlerini tek tek sitelerinden girip almakla uğraşmamak, biletlerinizi tek bir yerden kontrol etmek isterseniz<strong> <a href="https://www.getyourguide.com/oslo-l38/?partner_id=1ERWUG2&amp;utm_medium=online_publisher" target="_blank" rel="noreferrer noopener" data-gyg-scraped="1721648061645">şu siteyi kullanabilirsiniz.</a></strong> Aynı zamanda bu sayfadan <strong>şehirde katılabileceğiniz rehberli turlara, günübirlik başka bölgelere tur, konser gibi bulunabileceğiniz farklı aktivitelere de göz atabilir ve yine aynı yerden bilet alabilirsiniz. </strong>Biz bazen varlığından bile haberdar olmadığımız aktiviteleri buradan bulduğumuz için gezilerimizden önce burada ne var ne yok mutlaka bi’ bakınıyoruz, <strong>ayrıca bazı biletleri sonradan iptal etme hakkı da sunduğu için faydalı olabiliyor</strong>, sizin de aklınızda bulunsun.</p>
<p><strong>The National Gallery</strong></p>
<p>National Gallery, Oslo’nun olmazsa olmazı. Norveç’in en büyük resim ve heykel koleksiyonuna ait müzede Edvard Munch’un (aydınlatıcı bilgi: Munk diye okunuyor) <strong>“The Scream”</strong> eseri de dahil <strong>“Madonna”</strong> gibi popülerin gölgesinde kalmış şaheserlerini ayrıca <strong>Cezanne</strong> ve <strong>Manet</strong>’nin tablolarını da görme şansı yakalayabilirsiniz. Biz Ulusal Galeri sayesinde birçok yeni Norveçli sanatçı ile tanıştık, dolayısıyla eğer konuya ilginiz varsa içeride bizim gibi saatlerinizi geçirmeniz gayet muhtemel olduğu için zamanınızı iyi planlamakta fayda var.</p>
<p>*Müze saatleri için <a href="http://www.visitoslo.com/en/product/?TLp=183079" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şuraya </a>bakabilirsiniz.</p>
<p>*Giriş 50 Kron. Öğrenciler için 30. Oslo Pass aldıysanız ücretsiz.</p>
<p>*Pazartesi günleri kapalı olduğunu hatırlatalım.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3529.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5038" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3529.jpg" alt="Oslo National Gallery" width="637" height="424" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3529.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3529-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3529-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3529-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3529-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 637px) 100vw, 637px" /></a>Astrup Fearnley Museet</strong></p>
<p><strong>Tjuvholmen</strong>’de yer alan ve mimarisi ile de dikkatinizi çekecek olan Astrup Fearnley Museum, eğer modern sanata ilginiz varsa size “iyi ki Oslo’ya gelmişim” dedirtecek cinsten bir modern sanat müzesi. Müzede Norveçli sanatçıların yanı sıra dünyanın dört bir tarafından sanatçıların çalışmalarıyla da karşılaşabilmeniz mümkün ve genel konsept itibariyle eserler hem Norveç ile bağdaştırılabilecek, hem de modern sanat alanında ses getirdiğine ve yeni bir bakış açısı sağladığına inanılan eserlerin arasından seçilmiş. Helsinki’deki <strong>Kiasma</strong> ile birlikte Kuzey Avrupa’daki favori müzelerimizden olduğunu söyleyebiliriz.</p>
<p>*Müze saatleri için <a href="http://www.visitoslo.com/en/product/?TLp=183910" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şuraya</a> bakabilirsiniz.</p>
<p>*Gitmeden önce geçici sergileri mutlaka kontrol edin. Bu aralar gidecek olursanız şahane bir <strong>Damien Hirst</strong> sergisine denk gelip müzeyi sevinç çığlıkları içinde gezebilirsiniz mesela.</p>
<p>*Müzenin dışında kalan heykel parkını kaçırmayın.</p>
<p>*Giriş ücreti 100 NOK. Öğrenciler için 60. Oslo Pass dahilinde.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3630.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5041" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3630.jpg" alt="Astrup Fearnley Museet" width="637" height="424" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3630.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3630-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3630-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3630-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3630-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 637px) 100vw, 637px" /></a>Munch Museet</strong></p>
<p>National Gallery’de gördüğünüz Edvard Munch eserleri yeterli gelmedi ise istikamet Edvard Munch’un kişisel müzesi. Munch’un hayatı hakkında daha fazla bilgiye sahip olmak ve daha fazla eserini görmek niyetindeyseniz bu müzede aradığınızı bulabilirsiniz. Müzeyi gezmeye başlamadan önce sanatçı ile ilgili hazırlanmış olan tanıtıcı video çalışmasını izlemeyi unutmayın, o şekilde eserlerini incelemek çok daha anlamlı oluyor. Özellikle popüler ötesi “The Scream” tamamlamadan önce Munch’un eser üstünde yaptığı çalışmaları, geliştirmeleri ve oluşturduğu benzer alternatifleri gözden kaçırmayın. Zaten gördüğünüz anda neden bahsettiğimizi anlayacaksınız.</p>
<p>Bu arada, Munch için Oslo Opera Binası yakınlarında yeni bir müze yapılıyor, ancak 2019 yılında tamamlanacağı öngörülmüş. Çaresiz bir daha geleceğiz Oslo’cuğum.</p>
<p>*Adres: Toyengata 53</p>
<p>*Giriş ücreti 100 NOK. Öğrenciler için 60. Oslo Pass dahilinde.</p>
<p>*Salı günleri kapalı.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3535.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5049" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3535.jpg" alt="Edvar Munch Madonna" width="637" height="425" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3535.jpg 3837w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3535-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3535-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3535-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3535-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 637px) 100vw, 637px" /></a>Frogner Park &amp; Vigeland Sculpture Park</strong></p>
<p>Yılda ortalama 1 milyon ziyaretçi ile Oslo’nun gelmiş geçmiş en turistik noktalarından biri olan Vigeland Heykel Parkı, Gustav Vigeland’a ait 200’den fazla heykelin sergilendiği bir açık hava müzesi. Oslo’nun en büyük parklarından biri olan <strong>Frogner Park</strong>’ın bir parçası olarak her ikisini bir arada gezebileceğiniz gibi, hazır oralara kadar gitmişken parkın en popüler heykeli olan muşmula suratlı “Angry Boy” heykelini bizim için tokatlayabilirsiniz. Onca heykelin arasında onu nasıl bulacağım diye düşünmenize gerek yok, Follow the White Asyalı Turist.</p>
<p>*Yılın her günü, 24 saat açık ve giriş ücretsiz.</p>
<p>*20 numaralı otobüs ya da 12 numaralı tramvay ile Vigeland Park durağında inerek ulaşabilirsiniz.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3546.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5039" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3546.jpg" alt="Vigeland Park" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3546.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3546-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3546-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3546-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3546-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a>Museum of Contemporary Art</strong></p>
<p>Astrup Fearnley’in ardından gidince tam da aradığımızı bulamadığımız ve aklımızda gezip gördüğümüzden çok “aniden alarmlar çalmaya başlayan müze” (meğer o da sanatmış) şeklinde kalacak olan Museum of Contemporary Art, Oslo Maratonu’nun yapıldığı gün ziyaret ettiğimizden midir bilinmez, içerisi küçük bir zombi istilasi atlatılmışçasına boştu. Öyle ki dayanamayıp “niye bir tek biz varız, öldürülecek miyiz?” gibi espriler yaparak durumu soruşturmaya bile kalkıştık, genel halinin bu olduğunu söylediler.</p>
<p>Müze ilgili tuhaf deneyimlerimizi bir yana bırakacak olursak kontrolsüzce yaptığımız kıyaslamalar sonucu beklentilerimizin altında kaldığını ve şayet vaktiniz azsa öncelikle Astrup Fearnley’e yönelmenizi tavsiye edebiliriz.</p>
<p>*Giriş: 50 Kron. Öğrenciler için 30 Kron. Oslo Pass ile ücretsiz.</p>
<p>*Adres: Bankplassen 4.</p>
<p>*Giriş saatlerine <a href="http://www.visitoslo.com/en/product/?TLp=183423" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şuradan</a> bakabilirsiniz.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_6596.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5034" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_6596.jpg" alt="Damstredet" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_6596.jpg 3456w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_6596-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_6596-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_6596-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_6596-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a>Damstredet</strong></p>
<p>Norveç, hatta İskandinavya deyince gözünüzün önüne çatıları karla kaplanmış renkli, kısa kısa evler geliyorsa, kar konusunda size yardımcı olamayacak olsak da (Oslo çözer o işi üzülmeyin) o sevimli evlerin şehir genelinde bir klasik olmadığını gördüğünüzde yaşayacağınız küçük çaplı hayal kırıklığını en aza indirgemek için size Damstredet’e gitmeyi önerebiliriz. Burası kartpostallardan fırlamış gibi bir görüntüye sahip. Sokak boyunca yer alan ahşap evlerin çoğu 18. yy sonlarında yapılmış ve dönem dönem yenilenseler bile o eski doku korunduğu için gerçekten inanılmaz sevimli bir görüntüye sahipler.</p>
<p><strong>Karl Johans Gate</strong></p>
<p>Şehrin tartışmasız bir şekilde en turistik ve en işlek caddesi olan Karl Johans Gate, bir ucunda <strong>Royal Palace</strong>, diğer ucunda ise <strong>Central Station</strong>’ı barındıran oldukça önemli bir cadde. <strong>Parlamento binası</strong> ve <strong>Ulusal Tiyatro</strong> gibi görmek isteyebileceğiniz başka binalar da üzerinde yer aldığı için bu cadde geziniz boyunca isteseniz de istemeseniz de çok yüksek ihtimalle birkaç kez yolunuz düşecektir.  Bunun dışında yeme içme, alışveriş gibi konularda da bu cadde üzerinde pek çok alternatif bulabilirsiniz, her ikisini de aşağıda detaylandırdık bile.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3648.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5043" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3648.jpg" alt="Aker Brygge" width="637" height="424" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3648.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3648-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3648-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3648-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3648-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 637px) 100vw, 637px" /></a>Aker Brygge &amp; Tjuvholmen</strong></p>
<p>Aker Brygge ve civarı, Oslo halkı tarafından pek seviliyor, pek övülüyor. Aslına bakarsanız hem yaşam alanlarının, hem kafelerin, hem restoranların, hem butik ve mağazaların bulunduğu tam limanın kenarında kalan bir yer olduğu için ilk etapta özellikle hareketli havasından dolayı çekici gelse de, uzun vadede orada vakit geçirdikçe bir aydınlanma yaşıyor ve şu kanıya varıyorsunuz: “Bu adamlar buraya kocaman bir alışveriş merkezi ve rezidans dikmek yerine onun daha sokaklara taşan güzel bir versiyonunu yapmaya karar vermişler” Tabi ki böylesini alışveriş merkezlerine defalarca kez tercih ederiz, ancak yine de şöyle inceden bir rezidans samimiyetsizliği de var gibi sanki. Üstelik zaten deliler gibi turist çekmeyen bir şehir olmasına rağmen var olanların hepsi de buraya akmış gibi bir durum vardı sanki. Sonuç olarak bu civarı elbet görün (zaten Astrup Fearnley’e geleceksiniz) ancak tüm Oslo gezinizi bu civarda geçirmeye kalkışmayın lütfen gibi bir öneride bulunabiliriz. Burayı da kapsayan yeme içme detayları aşağıda.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/12092557_10152968857461572_1697335032_n.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5051" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/12092557_10152968857461572_1697335032_n.jpg" alt="Grünerlokka" width="637" height="478" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/12092557_10152968857461572_1697335032_n.jpg 960w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/12092557_10152968857461572_1697335032_n-300x225.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/12092557_10152968857461572_1697335032_n-210x158.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/12092557_10152968857461572_1697335032_n-900x675.jpg 900w" sizes="(max-width: 637px) 100vw, 637px" /></a>Grünerlokka</strong></p>
<p>İstanbul bazlı bir benzetme yapacak olursak oraların Karaköy’ü, Cihangir’i, Çukurcuma’sı tadında bir yer olarak özetleyebileceğimiz Grünerlokka, kişisel bir yorum yapacak olursak şehrin en sevdiğimiz ve en çok vakit geçirdiğimiz bölgelerinden biri haline geldi. Tasarım butiklerin, çeşit çeşit kafenin ve barın yer aldığı, şehrin diğer noktalarında göre bir tık daha alternatif bir çizgiye sahip olan Grünerlokka’nın sokaklarında kaybolarak bir gününüzü geçirebilirsiniz. Nerede ne yenir kısmını aşağıdaki yeme içme bölümünde biraz daha detaylandırdık.</p>
<p>*Akerselva nehrinin etrafını çevreleyen bölgede aynı zamanda Oslo sokak sanatının da en iyi örnekleriyle karşılaşabilirsiniz. Özellikle orta yerinde dev bir avize asılı olan <strong>Ingens Gate</strong>’ye gitmeyi ihmal etmeyin, hem bu küçük sokak boyunca, hem de civarında bol bol mural çalışması göreceksiniz. Bizim gibi sokağı sevip buralarda vakit geçirmek isterseniz akşamları daha hareketli olduğunu da ekleyelim.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3464.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5035" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3464.jpg" alt="Oslo Opera House" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3464.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3464-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3464-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3464-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3464-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a>Oslo Opera House</strong></p>
<p>İskandinav şehirlerinin çoğunda vuku bulan  “hadi gelin sinir bozucu güzellik ve tasarıma sahip bir opera binası yapalım” durumu Oslo’da var. Eğer imkanınız olursa programa bakıp mutlaka bir bilet kapın. Ancak vaktiniz yoksa ya da bilet bulamadıysanız da binanın hem dışını hem de içini gezmeyi ihmal etmeyin zira gerçekten harika bir tasarıma sahip ve fotoğraflaması inanılmaz keyifli bir bina. Programı incelemek ve bilet almak isterseniz resmi sitesine <a href="http://operaen.no/en/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şuradan</a> göz atabilirsiniz.</p>
<p>*Adres: Kirsten Flagstads Plass 1.</p>
<p><strong>Fram Museum</strong></p>
<p>Dünya üzerine yapılmış olan en dayanıklı ahşap gemi olarak bilinen ve kutup bölgelerini keşfetmek için kullanılan, hatta bu konuda da bir rekoru ulan Fram adlı gemiye adanmış bu müze, geminin ve bu gemi ile yolculuğa çıkan insanların zorlu iklim ve yol koşullarında nasıl hayatta kalmayı başardıklarını ve neler yaşadıklarını anlatıyor. İçinde yaşananları deneyimleyebilmeniz için hazırlanmış bir simülatör de bulunuyor, bizce kesinlikle ilginizi çekecektir.</p>
<p>*Adres: Bygdoynesveien 36</p>
<p>*Giriş 100 NOK. Öğrencilere 40 NOK. Oslo Pass dahilinde.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3691.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5046" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3691.jpg" alt="Ingens Gate Oslo" width="634" height="422" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3691.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3691-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3691-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3691-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3691-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 634px) 100vw, 634px" /></a>Kısa Kısa…</strong></p>
<p>-Gülümseyin, Nobel Ödülleri’nin merkezindesiniz! Hal böyle olunca ilginizi çekiyorsa <strong>Oslo Nobel Peace Center</strong>’a uğrayabilir ve müzesini dolaşabilirsiniz.</p>
<p>-Enteresan bir müze görmek isterseniz <strong>Emanuel Vigeland Museum</strong>’e vakit ayırın. Biz göremedik, ancak öğrendiğimiz kadarıyla özellikle fresklerle dolu esrarengiz odası gerçekten müthişmiş, gidip görürseniz bize de anlatın!</p>
<p>-Norveç’in doğası ve doğal tarihi hakkında daha fazla bilgi almak ve dünyaca ünlü bir fosil olan (celebrity fosil de oluyor demek) “Ida”yı görmek için <strong>Natural History Museum</strong>’a uğrayabilirsiniz.</p>
<p>-Biz <strong>Stockholm’deki</strong> Vasa Museum’den sonra zirve de bıraktık ama, eğer Viking kültürünü daha yakından tanımak gibi bir niyetiniz varsa <strong>Viking Ship Museum</strong> iyi bir seçenek olabilir. Alın size Oslo’ya gitmeden önce Vikings izlemek için bir bahane daha.</p>
<p><strong>Oslo’da Yeme İçme</strong></p>
<p>Ellerine Neutrogena’dan başka krem değdirmeyen (reklam değil espri) Norveçli balıkçıların diyarında en çok yemek istediğiniz şeyin Norveç Somonu olduğunu biliyoruz. Ancak Norveç mutfağı tabi ki sadece somondan ibaret değil. Örneğin sağı solu ertime özelliğine sahip, lavobo açıcı ürünlerin üretiminde kullanılan ve insan için oldukça tehlikeli bir madde olan (çok bilimsel anlattık di mi) sodyum hidroksit ile marine edilmesiyle hazırlanan bir balık olan <strong>Lutefisk</strong>’i (bakın <strong><a href="http://oitheblog.com/2014/11/26/avrupanin-en-garip-yemekleri/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şurada</a></strong> çok daha çılgın yemekler de var) ya da Norveç’in Christmas yemeği geleneklerinden biri olan <strong>Smalahove</strong>’yi yani adını “kuzu kafasını” (kelle demeye içimiz el vermedi) de deneyebilirsiniz.</p>
<p>Bu gibi çılgınlıkları bir kenara koyacak olursak, Norveç mutfağı ve genel olarak Oslo, yemek konusunda birçok çeşit sunuyor ve ilginç deneyimlerin yanında dünya mutfağından oldukça başarılı örnekler deneyebilmeniz mümkün. Özellikle balık içeren yemekler buldunuz mu affetmeyin, birkaç kişiyseniz herkes farklı bir versiyonunu deneyerek masaya çeşitlilik katsın, hiçbirinden mahrum kalmayın deriz.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3676.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5045" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3676.jpg" alt="Tim Wendelboe" width="634" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3676.jpg 3837w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3676-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3676-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3676-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3676-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 634px) 100vw, 634px" /></a>Tim Wendelboe</strong></p>
<p>Listeye sırf bize göre değil, Oslo’nun kahve bağımlısı lokalleri arasında da en iyi kabul edilen kahvecisi Tim Wendelboe ile başlamak isteriz. Burası ödüllere boğulmuş bir kahveci. Şehrin en hip bölgelerinden biri olan Grünerlokka’da bulunan kahveci işini acayip ciddiye alıyor. İçeride cam ile ayrılmış farklı bir bölmede NASA çalışanı edasıyla kahve tadımı yapan bir ekip, diğer tarafta ise oldukça profesyonel bir yaklaşım ile kahve hazırlayan farklı bir ekip var. Denediğimiz kahveler kahveler bir kez daha önümüze gelecek olsa “Aa bu Tim Wendelboe’daki kahveden” diyeceğimiz cinsten bir ayırt ediciliğe sahip. Üstelik eğer beğenirseniz eviniz için de satın alabilirsiniz.</p>
<p>*Adres: Grüners Gate 1</p>
<p><strong>Le Benjamin</strong></p>
<p>Oslo’daki Fransız restoranları içinde en iyilerden biri olarak kabul edilen Le Benjamin bu aralar Oslo genelinde öyle popüler ki, yer bulabilmek için en az birkaç gün önceden rezervasyon yapmak şart. Oldukça fazla seçenek içeren bir şarap menüleri var ve yemekleri de gerçekten başarılı. Özellikle midye, yengeç salatası ve deniz ürünlü keçi peynirli White pizza’ya kefiliz. Öyle tıka basa doymak için değil ama, güzel şarap yanında kaliteli atıştırmalıklar için gidilebilir. Şarap seçimi konusunda çalışanlardan destek almayı unutmayın, çok şükür kendileri nasıl bir tat yakalamak istediğinizi tespit etmek için çaba harcamaktan sıkılmayan ve surat yapmayan insanlar.</p>
<p>*Adres: Sondre Gate 6</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_36651.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5052" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_36651.jpg" alt="Nighthawk Diner Oslo" width="634" height="448" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_36651.jpg 3670w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_36651-300x212.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_36651-1024x723.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_36651-210x148.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_36651-900x636.jpg 900w" sizes="(max-width: 634px) 100vw, 634px" /></a>Nighthawk Diner</strong></p>
<p>Türk kahvaltısının muhteşemliğinden olsa gerek, biz İspanya’yı konunun dışında tutarak Avrupa genelinde yaptığımız kahvaltıların neredeyse hiçbirinden tatmin olmayan insanlarız. Hal böyle olunca Oslo’daki kahvaltılardan da pek umutlu olmadığımız için kendimizi tipik bir American Diner konseptine sahip Nighthawk Diner’da bulduk. Kalp krizi garantili yağ bombası Amerikan kahvaltısını sevmeyeniniz var mıdır bilemiyoruz, ancak biz pancake, bacon, çırpılmış yumurta triosuna hayır diyebilen insanlar değiliz. Haliyle Nighthawk Diner’dan karnımız tok, sırtımız pek, yüzümüzde kocaman gülücüklerle ayrıldık ve sonrasında “yürümenin çok iyi geleceği cinsten” bir kahvaltı yapmış bulunduk. Sabah sabah müzik kutusundan şarkı açıp bol gürültülü bir kahvaltı etmek güzel oluyormuş.</p>
<p>*Adres: Seilduksgata 15</p>
<p><strong>United Bakeries</strong></p>
<p>Eğer hızlı bir kahvaltı ile konuyu geçiştirmek niyetindeyseniz ya da öğlen atıştırmalığı için merkezi konumda yer alan bir yer arayışına girdiyseniz United Bakeries sizin için kurtarıcı olabilir. Adı üstünde, bir<em> bakery </em>olduğu için kruvasan, çörek vb. türlü türlü hamur işi ve güzel kahve ikilisini bir arada bulabilmeniz mümkün. Üstelik sabahın erken saatlerinden itibaren açık olduğu için sokak sokak gezmeden, müzelere dalmadan önce burada pratik bir kahvaltı yapabilirsiniz. Gitmişken <strong>Skolebrod</strong> denemeyi unutmayın, kendisi Norveç’te sık sık karşılaşabileceğiniz oldukça lezzetli bir hamur işi tatlısı ve burada bayağı güzel yapıyorlar.</p>
<p>*Adres: Karl Johans Gate 37</p>
<p><strong>Louise</strong></p>
<p>Yukarıda güzel bir Norveç somonu yemeden buradan dönmenize izin vermeyeceğimizi söylemiştik. Onun için sizi şehrin popüler bölgelerinden biri olan <strong>Aker Brygge</strong>’de bulunan Louise’e alacağız. Louise, yalnızca somon konusunda değil, diğer deniz ürünleri konusunda da oldukça başarılı bir yer. Lokal&amp;turist karışımı bir kitleye sahip ve dışarıda oturma olanağı da tanıdığı için genellikle çok kalabalık oluyor, bu sebeple gitmeden önce rezervasyon yaptırmak akıllıca olacaktır.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_6504.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5054" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_6504.jpg" alt="Norveç Mutfağı" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_6504.jpg 3456w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_6504-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_6504-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_6504-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_6504-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a>Onda Grill &amp; Seafood</strong></p>
<p>Aker Brygge tarafları için bir başka alternatif olan Onda Restaurant’ın deniz ürünleri için ayrı, et için ayrı bir bölümü var ve rezervasyonunuzu da ona göre yaptırmanız gerekiyor. Konsept slow food. Ama slow food derken bayağı ciddi slow food’dan bahsediyoruz, zira yemekler 8,5 saatte gelince sinirlenmemeniz için bu bilgiye sahip olmanız gerekiyor. Konsept biraz 50+ yaşlara hitap ediyor, ancak yemekleri gerçekten lezzetli. Açıkçası genel olarak ortam sebebiyle bize bir sıkıntılar basma, bir “çıkalım da kendimizi barlara falan atalım ne yapıyoruz biz?” durumları oldu, sizin de aynı şekilde hissetme ihtimaliniz yüksek. Yine de gidecek olursanız midyelerini denemeyi ihmal etmeyin, gayet başarılı.</p>
<p><strong>Crowbar&amp;Bryggeri</strong></p>
<p>Crowbar güzel müzik&amp;güzel bira ikilisini bir arada bulabilmenin mutluluğunu yaşatacak bir mekan. Kendi biralarını yapıyorlar ve gerçekten lezzetli seçenekler sunuyorlar. İçeride Türkiye’yi çağrıştıracak birkaç ipucu görebilmeniz mümkün, zira mekanın sahibi Türk-imiş. Biz de eş dost tavsiyesi ile gittiğimiz için konuya hakimiz. Kendisi Türk olduğunu gizlemek gibi bir istek içinde olduğu için herhangi bir muhabbete girme isteğiniz varsa başarılı sonuçlanmayabilir. Sanırsak “kankaaa biz de Türküz yap bi indirim” cümlelerinden kaçınmaya çalışıyor, o kısmını bilemeyeceğiz. Ama böyle bir niyeti varsa Wifi şifresini “Karasu bilmemkaç” benzeri bir şey yapmaktan vazgeçmesi mantıklı olabilir.</p>
<p>Adres: Torggata 32</p>
<p><strong>The Laundromat</strong></p>
<p>The Laundromat’ın konseptini size daha önce İzlanda yazılarımızdan birinde de anlatmıştık, çünkü İskandinav ülkelerinin birçok noktasında şube açmış bir mekan. Burası adından da anlayabileceğiniz üzere aslında bir çamaşırhane. Evet evet bildiğiniz çamaşır makinalarıyla dolu bir alandan bahsediyoruz. Ancak konsepti her kim buldu ise, bu gibi mekanların insanı sosyalleşmeye iten yönünü de göz önünde bulundurarak mekanı hem kafe hem çamaşırhane şeklinde bir konsepte dönüştürmüş ve ortaya gerçekten güzel bir şey çıkmış. Kahvaltılarına kefiliz, gidin, kesin seversiniz.</p>
<p>*Adres: Underhaugsveien 2</p>
<p><strong>Kısa Kısa…</strong></p>
<p>Lezzetli akşam yemeği daha makul fiyat ikilisi için:<strong> Lokk</strong></p>
<p>Brunch ya da öğle yemeği için: <strong>Kolonihagen</strong></p>
<p>Hızlıdan bir kahvaltı ve lezzetli taze meyve suları için: <strong>Joe &amp; The Juice</strong></p>
<p>Bana laga luga yapma, ben yemekte gelenekçiyim diyenlere Aker Brygge’den iki seçenek: <strong>Eataly</strong> (evet o Eataly) ve <strong>Friday’s</strong>.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3502.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5053" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3502.jpg" alt="Karl Johans Gate" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3502.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3502-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3502-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3502-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3502-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a>Oslo’da Alışveriş</strong></p>
<p>Eğer mümkün olduğunca düşük bütçeli bir Oslo gezisi peşindeyseniz Oslo’da alışveriş yapmak pek de mantıklı bir tercih olmayabilir. Zaten çok pahalı bir şehir olması bir yana, tanıdığınız bildiğiniz markalar da, Türkiye’de pek göremeyeceğiniz yerler de genel olarak yüksek bütçeler gerektiriyor. Bir alternatif olarak <strong>Grünerlokka</strong> civarındaki tasarım dükkanlar ve butiklere bakarsanız bir nebze daha uygun fiyatlarla karşılaşabilme ihtimaliniz var. Tabi ki bunu <strong>ACNE</strong>’ye gidip “hani bunlar uygun fiyatlı demişti yalanmış” demeyeceğinizi var sayarak söylüyoruz. Onun dışında hazır giyim mağazaları çoğunlukla şehrin ana caddesi olan Karl Johans Gate üzerine yer alıyor.</p>
<p>-Karl Johans Gate üzerinde yer alan <strong>Weekday, Monki </strong>ve talihsiz bir isme sahip olan <strong>Big Bok</strong>’ta güzel şeyler bulabilirsiniz.</p>
<p><strong>Genel İpuçları</strong></p>
<p>-Musluktan su içebiliyorsunuz, bu sebeple her şişe alışınızda üzerinize yönelen “ah canım…” bakışlarının sebebini ona bağlayabilirsiniz. Suyun tadı mı? E bir İzlanda değil tabi…</p>
<p>-Genel olarak kafanızın takıldığı bir konu olursa Oslo Pass’i de alabileceğiniz yerlerden bir olan Central Station’ın içindeki Visitor Center’a uğrayabilirsiniz.</p>
<p>-Şehirde her kesimden insan şakır şakır İngilizce konuşuyor, bu konuda herhangi bir endişeniz olmasın.</p>
<p>-Gitmeden önce playlist&#8217;inizi Röyksopp parçaları ile doldurmanın tam sırası mı sanki?</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2015/10/19/oslo-gezi-rehberi-iskandinavyaya-doyamiyoruz/">Oslo Gezi Rehberi: İskandinavya&#8217;ya Doyamıyoruz!</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2015/10/19/oslo-gezi-rehberi-iskandinavyaya-doyamiyoruz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>14</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
