<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kuzey Işıkları Nerede Görülür | OitheBlog</title>
	<atom:link href="https://oitheblog.com/tag/kuzey-isiklari-nerede-gorulur/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oitheblog.com/tag/kuzey-isiklari-nerede-gorulur/</link>
	<description>Gerçekten faydalı bir seyahat blogu</description>
	<lastBuildDate>Fri, 13 Feb 2026 10:48:50 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.1.9</generator>

<image>
	<url>https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/cropped-logo-32x32.png</url>
	<title>Kuzey Işıkları Nerede Görülür | OitheBlog</title>
	<link>https://oitheblog.com/tag/kuzey-isiklari-nerede-gorulur/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Tromso’da Gezilecek Yerler: Artık Kuzeyin Oğlu Olmaya Adayız</title>
		<link>https://oitheblog.com/2018/02/22/tromsoda-gezilecek-yerler/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2018/02/22/tromsoda-gezilecek-yerler/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 22 Feb 2018 16:54:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[NORVEÇ]]></category>
		<category><![CDATA[TROMSO]]></category>
		<category><![CDATA[Kuzey Işıkları Nerede Görülür]]></category>
		<category><![CDATA[Norveç Ersfjordbotn]]></category>
		<category><![CDATA[Norveç Fiyortları Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Norveç Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Norveç Pahalı Mı?]]></category>
		<category><![CDATA[Norveç'te Gezilecek Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[Norveç'te Kuzey Işıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Norveç'te Ne Yenir?]]></category>
		<category><![CDATA[Tromso Civarında Gezilecek Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[Tromso Gece Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Tromso Gezi Notları]]></category>
		<category><![CDATA[Tromso Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Tromso Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Tromso Mekanları]]></category>
		<category><![CDATA[Tromso Yeme İçme]]></category>
		<category><![CDATA[Tromso'da Gezilecek Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[Tromso'da Kuzey Işıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Tromso'da Ne Yenir?]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=11883</guid>

					<description><![CDATA[<p>Eyyyy Norveçli balıkçılar, bırakın o elinizdeki kremleri, biz geldik, beldenizi keşfedip bir soğuk ayranınızı içecek, bir gözleme yiyip döneceğiz. N’apıyorsunuz,...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2018/02/22/tromsoda-gezilecek-yerler/">Tromso’da Gezilecek Yerler: Artık Kuzeyin Oğlu Olmaya Adayız</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Eyyyy Norveçli balıkçılar, bırakın o elinizdeki kremleri, biz geldik, beldenizi keşfedip bir soğuk ayranınızı içecek, bir gözleme yiyip döneceğiz. N’apıyorsunuz, işler nasıl, nütrucina kullanarak ellerinizi yumuşatmaya falan devam mı? Biz mi? Biz bi’ bakıp çıkacağız ya, bir şey yok, siz devam edin.</p>
<p>Tromso’ya giderken kafamızda çok net bir beklenti ve düşünce vardı; Burası da Reykjavik gibi bir yer olsa gerek. Doğruya doğru, çok da yanlış bir beklenti içine girmemişiz, hakikaten o renkli Nordik evleri, bol kar yağışı ve küçük kasaba havası ile aslında hakikaten de Reykjavik’i hatırlatıyordu. Nedendir bilmiyoruz, belki ilk göz ağrımız diyedir ama, Reykjavik bizde bir tık daha fazla sempati uyandırmıştı, fakat bu tabii ki Tromso’yu sevmediğimiz anlamına falan da gelmiyor. Sanırsak biz bu küçük ve soğuk kuzey şehirlerini komple sevmeye programlıyız, o sebeple onca soğuğa, donmaya ve kayıp kafamızı gözümüzü dağıtma ihtimaline rağmen Tromso ile de gayet iyi anlaştık.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-11943" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/IMG-20180209-WA0001.jpg" alt="Tromso Gezilecek Yerler" width="536" height="638" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/IMG-20180209-WA0001.jpg 1200w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/IMG-20180209-WA0001-252x300.jpg 252w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/IMG-20180209-WA0001-768x914.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/IMG-20180209-WA0001-861x1024.jpg 861w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/IMG-20180209-WA0001-370x440.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/IMG-20180209-WA0001-570x678.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/IMG-20180209-WA0001-770x916.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/IMG-20180209-WA0001-1170x1392.jpg 1170w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/IMG-20180209-WA0001-336x400.jpg 336w" sizes="(max-width: 536px) 100vw, 536px" /></p>
<p><a href="http://oitheblog.com/2018/02/17/tromso-gezi-rehberi-kuzey-isiklari-pesinde/" target="_blank" rel="noopener">Tromso Gezi Rehberi’nde</a> verdiğimiz aşırı detayın üzerine izninizle Tromso’da Gezilecek Yerler yazımızda hakikaten sadece Tromso’da gezilecek yerlerden bahsedeceğiz. Tamam tamam bir de belki birazCIK Tromso’da yeme içme meselesine gireriz. Bütçe, konaklama, ulaşım falan fistan onların hepsi <a href="http://oitheblog.com/2018/02/17/tromso-gezi-rehberi-kuzey-isiklari-pesinde/" target="_blank" rel="noopener">Tromso Gezi Rehberi</a>’nin içinde, önce bi’ oraya baksanız sanki çok doğru bir hamle olur gibi.</p>
<p>Genel olarak gezeceğiniz yerlerin biletlerini tek tek sitelerinden girip almakla uğraşmamak, biletlerinizi tek bir yerden kontrol etmek isterseniz<a href="https://www.getyourguide.com/tromso-l32375/?partner_id=1ERWUG2&amp;utm_medium=online_publisher" target="_blank" rel="noopener"><strong> şu siteyi kullanabilirsiniz.</strong></a> Aynı zamanda bu sayfadan <strong>şehirde ve şehirden başka noktalara katılabileceğiniz turlara, bulunabileceğiniz farklı ve enteresan aktivitelere de göz atabilir ve yine aynı yerden bilet alabilirsiniz. </strong>Biz bazen varlığından bile haberdar olmadığımız aktiviteleri buradan bulduğumuz için gezilerimizden önce burada ne var ne yok mutlaka bi’ bakınıyoruz, <strong>ayrıca bazı biletleri sonradan iptal etme hakkı da sunduğu için faydalı olabiliyor</strong>, sizin de aklınızda bulunsun.</p>
<p><strong>Tromso’da Gezilecek Yerler: Önce Bi’ Şehir İçini Keşfedelim</strong></p>
<p>Tromso’da gezilecek yerler listesini ikiye ayırmakta fayda var; şehir içinde gezilecek yerler ve Tromso’ya yakın, civarda gezilecek yerler. Şehir içi bir tık daha bildiğiniz gibi ilerlese de şehir dışı daha farklı, çünkü tamamen doğa odaklı. Tromso şehir merkezinde buzların üzerinde dengede durmayı başarabilirseniz işin geri kalanı gayet kolay, çünkü keşfetmesi kolay, her noktanın bir şekilde birbirine bağlandığı, gezgin dostu bir şehirden bahsediyoruz. Hani şöyle sabah erkenden kalkıp verimli bir gün geçirecek olursanız, e gideceğiniz yerler konusunda da ilgi alanlarınıza göre biraz seçicilik yaparsanız neredeyse 1 gün içinde gezebileceğiniz bir şehirden bahsediyoruz. 2 günde lokal seviye bile sahibi olursunuz zaten, rahat olunuz. Buyrun Tromso’da gezilecek yerler nedir ne değildir şöyle bir bakalım.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11934" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Arctic-Cathedral.jpg" alt="Arctic Cathedral" width="720" height="480" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Arctic-Cathedral.jpg 720w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Arctic-Cathedral-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Arctic-Cathedral-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Arctic-Cathedral-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Arctic-Cathedral-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Arctic-Cathedral-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 720px) 100vw, 720px" /></p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11947" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Arctic-Cathedral-Tromso.jpg" alt="Arctic Cathedral Tromso" width="720" height="480" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Arctic-Cathedral-Tromso.jpg 720w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Arctic-Cathedral-Tromso-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Arctic-Cathedral-Tromso-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Arctic-Cathedral-Tromso-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Arctic-Cathedral-Tromso-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Arctic-Cathedral-Tromso-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 720px) 100vw, 720px" /></p>
<p><strong>Arctic Cathedral</strong></p>
<p>Tromso’da gezilecek yerler listemize tamamlandığı yıldan itibaren bir nevi Tromso’nun simgesi haline dönüşmüş Arctic Katedral ile yapalım. Reykjavik’teki Asgard’dan fırlamış gibi görünen Hallgrimskirkja ve Helsinki’deki Temppeliaukio ile birlikte gördüğümüz en orijinal dini yapılardan biri olduğu için kendisini liste başına almazsak haksızlık olurdu diye düşünüyoruz. Allahım, Nordik halklar mimari konusunda neden bu kadar alıp yürümüş durumdalar, kıskana kıskana bir hal olduk! Bu daha önce gördüğünüz hiçbir dini yapıya benzemeyen katedral, 1965 yılında yapılmış. İçindeki kilise orgu ise (içeri girdiğinizde biraz yürüyüp arkanızı dönün ve yukarı bakın, işte orada) 2005 yılında sonradan eklenmiş. Günümüzde katedralin içinde çeşitli konserler de gerçekleşiyor, biz bir tanesine denk geldik, itiraf etmeliyiz ki oldukça ilginç ve biraz kulak zorlayan bir deneyimdi.</p>
<p>*Katedrale yürüyerek gitmek iyi fotoğraflar çekebilmek adına iyi bir fikir olabilir, bunun için adını uydurmuşuz gibi görünen Tromso Köprüsü, yani Tromsobrua üzerinden yürümeniz gerekiyor. Zaten tam olarak katedralin karşısına denk gelen köprü olduğu için hangisi olduğunu anlarsınız.</p>
<p>*Köprünün karşısına geçip tam olarak Pepe’s Pizza’nın bulunduğu konumun oralardan bir yerden de çok güzel fotoğrafı yakalanıyor, yalnızca yanına gittiğinizle kalmayın. Ek bir bilgi olarak katedral hava karardıktan sonra ekstra güzel görünüyor, o haline de denk gelmeye çalışın deriz.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11930" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Polaria.jpg" alt="Polaria" width="720" height="480" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Polaria.jpg 720w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Polaria-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Polaria-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Polaria-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Polaria-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Polaria-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 720px) 100vw, 720px" /></p>
<p><strong>Polaria</strong></p>
<p>Mimarisi ile dikkatimizi çektiği için gittiğimiz Polaria’nın içine girmeseydik, burası ile ilgili ilgimizi çeken tek şeyin mimarisi olduğunu bilemeyecektik. O yüzden pişmanız demeyeceğiz ama, hani girmesek de o kadar para vermesek olurmuş diyebiliriz mesela sdfsd. Neyse, sizin adınıza denek olduk diye düşünerek kendimizi teselli edelim….. Polaria’yı mutlaka görün, ancak dışarıdan şöyle bir bakıp uzaklaşın deriz. Çünkü içeride sitelerinde anlattıkları kadar bilgilendirici bir durum söz konusu değil, daha çocuksu ve sandığımızdan daha küçük bir yer çıktı.</p>
<p>Müzenin birkaç farklı bölümü var. Giriş bölümünde fazla detaylandırmadan küresel ısınma ve kirliliğin dünya üzerindeki etkilerinden bahsediliyor. Ardından hemen solunuzda kalan bölüme girdiğinizde içeride pek de büyük sayılmayacak derin bir havuzda tutulan fokları görünce siz de bizim gibi sinirlenebilirsiniz, çünkü o hayvanlar neden orada tutuluyorlar? (bunun bir açıklaması vardır diye düşünerek sorduk, olmadığını söylediler, Norveç’ten beklenmeyen hareketler) Ardından bu bölgede yaşayan çeşitli deniz canlılarını görebileceğiniz (deniz yıldızı, yengeç vb.) bölüme giriyorsunuz. Bu da çok büyük bir alan değil. Son olarak kuzey ışıklarının nasıl oluştuğuna dair bilgiler veren ve pek güzel görüntülerden oluşan 7-8 dakikalık bir belgeseli de izliyorsunuz ve Polaria deneyiminiz sona eriyor. Bizce pek lüzumlu değildi, girer misiniz girmez misiniz artık o kısmı size kalmış.</p>
<p>-Adres: Hjalmar Johansensgate 12</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11931" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Polar-Museum.jpg" alt="Polar Museum" width="720" height="480" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Polar-Museum.jpg 720w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Polar-Museum-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Polar-Museum-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Polar-Museum-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Polar-Museum-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Polar-Museum-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 720px) 100vw, 720px" /></p>
<p><strong>Polar Museum</strong></p>
<p>Kafalar karışmasın, Polaria farklı, Polar Museum farklı. Polar Museum, Kuzey Norveç, bu bölgedeki yaşam koşulları, bölgeyi keşfe çıkmış kaşifler ya da bu alanda önemi olan/ilklerden olan insanlar üzerine kurulu bir müze. Yalnızca Tromso değil, Svalbard ve kuzeyde kalan başka noktalar ile ilgili de pek çok bilgi içeriyor. Av konusuna biraz fazla odaklandığı ve bakarken insanı müthiş rahatsız eden hayvan postlarını (kaplan, kutup ayısı, geyik gibi) sergilediği için bizi biraz fazla huzursuz etti ve açıkçası koşar adımlarla gezip çıktık. Eğer burayı gezmeye niyetlenirseniz audio guide almayı ihmal etmeyin, içerideki açıklamaların %95’i Norveççe, dolayısıyla Norveççe bilen o küçük gruba dahil değilseniz pek bir şey anlayamıyorsunuz.</p>
<p>Adres: Søndre Tollbodgate 11</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-11933" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Library-1.jpg" alt="Tromso Kütüphane" width="547" height="683" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Library-1.jpg 2956w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Library-1-240x300.jpg 240w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Library-1-768x959.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Library-1-820x1024.jpg 820w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Library-1-370x462.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Library-1-570x712.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Library-1-770x962.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Library-1-1170x1462.jpg 1170w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Library-1-320x400.jpg 320w" sizes="(max-width: 547px) 100vw, 547px" /></p>
<p><strong>Tromso Kütüphanesi </strong></p>
<p>Küçük şehir minik şehir dedik dedik, dev gibi kütüphaneyi görünce neredeyse yerlere yatıp tapınma hareketlerinde bulunacaktık. Bizim ülkede hiç bulunmayan bu kütüphanede vakit geçirme/çalışma/kitaplara boğulma alışkanlığı diğer Nordik ülkelerde olduğu gibi Norveç’te de gayet yaygın. O yüzden ulan zaten 70.000 kişiler, kim gidecek kocaman kütüphaneye dememişler, eşek gibi kütüphane yapmışlar. (evet kıskandık kardeşim ne var ya) Tabii tüm bu kıskanmalarımız ve medeniyet övmelerimizden bağımsız olarak kütüphanenin oldukça ilginç ve orijinal bir mimarisi olduğunu da eklememiz gerek, bu sebeple zaten şehrin göbeğinde olan kütüphaneyi görmeden, hatta içine de girmeden geçmeyin deriz.</p>
<p>-Adres: Gronnegata 94</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11935" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Nordnorsk-Kunstmuseum.jpg" alt="Nordnorsk Kunstmuseum" width="720" height="480" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Nordnorsk-Kunstmuseum.jpg 720w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Nordnorsk-Kunstmuseum-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Nordnorsk-Kunstmuseum-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Nordnorsk-Kunstmuseum-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Nordnorsk-Kunstmuseum-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Nordnorsk-Kunstmuseum-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 720px) 100vw, 720px" /></p>
<p><strong>Nordnorsk Kunstmuseum</strong></p>
<p>Biraz kuzeyli sanatçı almaz mıyız? Valla biz bayıla bayıla alırız, o yüzden Kuzey Norveçli sanatçılara odaklanan bu sanat müzesini de seve seve gezdik (bu sevincimizde ücretsiz olmasının da etkisi oldu galiba) Nordnorsk Kunstmuseum 2 kattan oluşuyor. Ana koleksiyonunun yanı sıra geçici sergiler de gerçekleşiyor. Aslında küçük bir müze olmasına rağmen kuzeyli sanatçılarla tanışmak için güzel fırsat, o yüzden buraya zaman ayırmanız konusunda ısrarcıyız.</p>
<p>-Adres: Sjoegata 1</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11837" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Sami-Halkı.jpg" alt="Sami Halkı" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Sami-Halkı.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Sami-Halkı-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Sami-Halkı-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Sami-Halkı-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Sami-Halkı-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Sami-Halkı-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /></p>
<p><strong>Perspektivet Museum</strong></p>
<p>Bu müze Tromso’nun bize sürprizi oldu desek yeridir, çünkü “hadi not alalım da görürsek gireriz işte” diye yazdığımız bir fotoğraf galerisi, Tromso’da en hoşumuza giden müzelerden birisi olarak aklımızda yer etti. Maalesef size aynı şekilde hissedeceğinizin garantisini veremiyoruz, çünkü fotoğrafa odaklı bu müzenin sergileri dönemsel olarak değişiyor. Biz oradayken oldukça ilgimizi çeken bir konu olan Sami halkı (İskandinavya’nın gerçek yerlileri, <a href="http://oitheblog.com/2018/02/17/tromso-gezi-rehberi-kuzey-isiklari-pesinde/" target="_blank" rel="noopener">Tromso Gezi Rehberi</a> yazımızda hikayelerini ve günümüzdeki durumlarını anlattık) ve bundan bağımsız olarak Tromso’daki dinler üzerine iki farklı sergi mevcuttu. Bir bölümde de Tromsolu bir fotoğrafçının çektiği eski şehir fotoğrafları yer alıyordu ki, henüz gördüğümüz yerlerin bundan yıllar önce nasıl göründüğünü ve şu anki hallerine ne denli yakın olduğunu gözlemlemek bayağı keyifliydi diyebiliriz. Siz bunlardan herhangi birine ya da bizim kadar hoşunuza gidecek bir sergiye denk gelir misiniz bilemiyoruz ama, müzenin girişi ücretsiz olduğu için bizce buraya her halükarda vakit ayırıp uğrayın. Zaten merkezi bir noktada yer alıyor, başınıza iş çıkarmaz.</p>
<p>Adres: Storgata 95 / Pazartesi günleri kapalı.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11936" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Storgata.jpg" alt="Storgata" width="720" height="480" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Storgata.jpg 720w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Storgata-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Storgata-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Storgata-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Storgata-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Storgata-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 720px) 100vw, 720px" /></p>
<p><strong>Storgata Caddesi</strong></p>
<p>Her şehrin bir en ünlü caddesi vardır ya, işte Tromso’nun o caddesi de Storgata. Eğer Tromso’da bir turistseniz, buraya yolunuzun düşmeme ihtimali sıfır diyebiliriz. Aslında Tromso’da bir turist değilseniz bile buraya yolunuzun düşmeme ihtimali 0, küçücük yerdeyiz canısı, neredeye gideceksiniz? Bu cadde üzerinde çeşitli restoranlar, mağazalar, kafeler bulunuyor. Ayrıca turistik anlamda gezmenizi önerdiğimiz birçok nokta da bu caddenin paralelinde, kesişiminde ya da civarında bulunduğu için burayı kutup yıldızınız olarak belirleyebilirsiniz. Ayrıca Arctic Cathedral’a kıyasla daha geleneksel görüntüde sayılabilecek pek güzel bir diğer katedral olan Tromso Katedrali de bu cadde üzerinde yer alıyor, zaten gözünüzden kaçması mümkün değil.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11938" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Liman.jpg" alt="Tromso Liman" width="720" height="480" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Liman.jpg 720w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Liman-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Liman-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Liman-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Liman-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Liman-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 720px) 100vw, 720px" /></p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11948" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Harbor.jpg" alt="Tromso Harbor" width="720" height="480" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Harbor.jpg 720w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Harbor-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Harbor-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Harbor-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Harbor-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Harbor-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 720px) 100vw, 720px" /></p>
<p><strong>Tromso Liman Bölgesi</strong></p>
<p>Tromso’dasınız, Nordik fotoğraflar çekmek istiyorsunuz, hakkınızdır. O zaman sizi şöyle kıyıya doğru alalım, hem şehrin diğer yakasını hem de liman tarafını görün, çünkü bu noktadan da bayağı güzel fotoğraflar yakalayabilirsiniz. Burayı şöyle bir dolanmak dışında gerçekleştirebileceğiniz çok özel bir aktivite söz konusu değil, ancak aşağıda gitmenizi önereceğimiz birkaç iyi restoran da tam olarak burada yer alıyor, dolayısıyla bunlardan birine gitmeyi planlarsanız zaten buraya yolunuz düşecek.</p>
<p><strong>Fjellheisen</strong></p>
<p>Neredeyse her turistin karşı koyamadığı bir duygu olan “şehre tepeden bakma” meselesine siz de kafayı taktıysanız en azından burada bunu yaptığınıza değecektir diye düşünüyoruz.  Neden mi bahsediyoruz? Efenim bildiğimiz, tanıdığımız bir teleferikten. Evet, bu Tromso’da turistik bir aktiviteye dönüşmüş durumda, hem de taa 1961 yılından beri bu hizmeti veriyor. Peki biz yukarı çıktık mı? Yoo, bayağı bile bile çıkmadık hem de. Bir de pişkin pişkin söylüyoruz. Çünkü o kadar soğuktu ki, yukarıdaki o rüzgar ve soğuk ile başa çıkabileceğimiz konusunda şüphelerimiz vardı. Neticede Tromso’ya tepeden bakmak isterseniz bu teleferik ile yukarı çıkabilirsiniz, tek ısrarcı olacağımız konu iyi giyinip, ağzınızı yüzünüzü kapatıp çıkmanız, çünkü cidden çok rüzgarlı oluyormuş.</p>
<p>-Eğer kuzey ışıklarının şiddetli olduğu bir güne denk geldiyseniz buraya çıkıp ışıkları izleyebilirsiniz. İşte bunun için donmaya değer, ona lafımız yok.</p>
<p>-Adres: Solliveien 12</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11939" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezilecek-Yerler.jpg" alt="Tromso Gezilecek Yerler" width="720" height="480" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezilecek-Yerler.jpg 720w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezilecek-Yerler-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezilecek-Yerler-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezilecek-Yerler-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezilecek-Yerler-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezilecek-Yerler-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 720px) 100vw, 720px" /></p>
<p><strong>Tromso’da Gezilecek Yerler: Manzara Krizlerine Girmeye Çıkıyoruz</strong></p>
<p>Evet Tromso pek tatlı, pek şirin, ancak kendisini biraz tanımaya başlayınca ve özellikle ne kadar pahalı olduğu gerçeği ile de karşılaşınca buraya gelmiş olmanızın asıl amacını hatırlıyorsunuz: Doğa! Şehri ne kadar sevmiş olsak da bu kadar pahalı bir yere yalnızca Tromso şehir merkezini görmek için gitmenin bir manası olmadığını düşünüyoruz. Çok şükür ki kuzey ışıkları ve fiyortlar ve bir takım inanılmaz manzaralar ile Tromso ve civarı kesinlikle gönlünüzü almayı başarıyor. Üstelik hayatınızda göreceğiniz en güzel manzaralar listenize zirveye yakın yerlerden giriş yapacak olan bu görüntüler için 1 kron bile ödemenize gerek yok, GOD BLESS DOĞA.</p>
<p>Tromso&#8217;nun merkezinden çıkıp Kuzey Norveç&#8217;in doğası ile haşır neşir olmak için çok da çaba göstermenize gerek yok. Ne bilelim öyle 3 saat arabayla gidip, 5km tırmanıp, uçurumdan aşağı yuvarlanma tehlikesi atlatmak zorundasınız gibi gerçek dışı önerilerle gelmeyeceğiz. Onu da yapmak isterseniz emin olun bu civarda bol seçeneğiniz var, o ayrı. (Size intihar önerisinde bulunuyormuşuz gibi oldu ama polisi ararsanız polisten önce ilk biz geliriz haberiniz olsun&#8230;.) Gerek var mı? Bizce pek de yok, çünkü insancıl koşullarda görebileceğiniz, manzara beklentinizi karşılayabilecek seçeneklere pek de uzak sayılmazsınız.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11940" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Norveç.jpg" alt="Tromso Norveç" width="640" height="480" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Norveç.jpg 640w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Norveç-300x225.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Norveç-370x278.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Norveç-570x428.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Norveç-533x400.jpg 533w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p>Bu noktada Tromso civarındaki yerleri daha iyi kavrayabilmeniz açısından şunu bilmenizde fayda var. Tromso aslında 2 farklı bölgeyi kapsıyor; biri şehir merkezinin de bulunduğu Tromsoya, diğeri ise size bu bölümde önereceğimiz doğa odaklı noktaları da kapsayan <strong>Kvaloya Adası. </strong>Buranın aynı zamanda <strong>&#8220;Whale Island&#8221;</strong> olarak geçtiğini de duyabilirsiniz, çünkü aslında &#8220;Kval&#8221; kelimesi Norveççe balina anlamına geliyor.<b> </b>Balina demişen, bunun bir sebebi var tabii. (heyecanlandık di mi) Eğer Ekim ve Şubat başı arasındaki bir dönemde Tromso&#8217;ya gidecek olursanız <strong>balinaları gözlemleyebileceğiniz turlara katılabilirsiniz</strong>. <strong>Diğer Tromso yazımızda</strong> kuzey ışıkları bölümünde bahsettiğimiz tur şirketlerinin bu gibi turları da var. Biz Şubat ayında Tromso&#8217;ya gitmiş olsak da tur şirketleri balinaları görme ihtimalimizin çok düşük olduğunu söylediği için acımızı içimize atarak tura katılmamayı tercih ettik. Pek de ucuz sayılmayacakları için işi şansa bırakmak pek makul gelmedi. Siz de emin değilseniz iletişime geçip sorabilirsiniz, bu konuda gayet dürüst davranıyorlar.</p>
<p>Neticede Kvaloya tarafına geçmek özellikle araba kiraladaysanız oldukça kolay. Merkezden Tromso Havalimanı ve Kvaloya tabelalarını takip ederek köprüyü geçtiğinizde yaklaşık 10 dakika gibi bir sürede adaya ulaşmış oluyorsunuz. İşte tam bu noktada ise adeta &#8220;Nordik ülkeye hoş geldiniz&#8221; diye haykıran evler ve manzaralar başlıyor. Bu civarda manzara konusunda nokta atışı birkaç lokasyondan da bahsetmeden geçmeyelim. Benzer bir rota izlemek isterseniz, biz Kvaloya&#8217;ya geçtikten sonra sırasıyla <strong>Kaldfjord ve Ersfjordbotn&#8217;a uğrayarak Sommaroy istikametini takip ettik. </strong></p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-11917" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Bryggejentene.jpg" alt="Bryggejentene" width="548" height="731" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Bryggejentene.jpg 2976w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Bryggejentene-225x300.jpg 225w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Bryggejentene-768x1024.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Bryggejentene-370x493.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Bryggejentene-570x760.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Bryggejentene-770x1027.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Bryggejentene-1170x1560.jpg 1170w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Bryggejentene-300x400.jpg 300w" sizes="(max-width: 548px) 100vw, 548px" /></p>
<p>Daha da nokta atışı birkaç öneri verecek olursak, <strong>Ersfjordbotn&#8217;un en güzel manzaralarından birini tatlış ötesi Bryggejentene isimli mekanın da bulunduğu noktada</strong> <strong>yakalayabilirsiniz</strong> (ufak bir plajımsı bir yer var tam bu noktada) . Plajı kutup yıldızınız olarak belirleyin, çünkü burası aynı zamanda kuzey ışıklarını da görme olasılığınızın çok yüksek olduğu bir yer olduğu için gece de tekrar gitmek isteyebilirsiniz. Bu noktaya ulaşmak hiç de zor değil, gece gitmek konusunda bir endişe taşımanıza gerek yok. <strong>Tromso&#8217;dan yaklaşık 20km uzaklıkta</strong> ve yarım saat gibi bir sürede gayet düzgün bir yol üzerinden ulaşabiliyorsunuz. Söz ettiğimiz bu kafe ise gündüz uğrayıp bir kahve içebileceğiniz, tatlı yiyebileceğiniz, aynı zamanda tasarım ürünler satan bir mekan.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11942" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Ersfjordbotn-Tromso.jpg" alt="Ersfjordbotn Tromso" width="720" height="480" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Ersfjordbotn-Tromso.jpg 720w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Ersfjordbotn-Tromso-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Ersfjordbotn-Tromso-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Ersfjordbotn-Tromso-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Ersfjordbotn-Tromso-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Ersfjordbotn-Tromso-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 720px) 100vw, 720px" /></p>
<p><strong>Sommaroy ise Kvaloya&#8217;nın en uç noktasında kalan ve plajlar barındırıyor olmasından ötürü civarın &#8220;yazlık&#8221; bölgesi olarak nam salmış bir başka ada.</strong> Yaz ortasında 20 derecenin İNANILMAZ bir hava kabul edildiği bir coğrafyadan söz ettiğimizi de göz önünde bulundurarak mojito yudumlarken güneşlenebileceğiniz tatta bir yazlık yerden bahsetmiyoruz pek tabii. Bizim Sommaroy maceramız Ersfjordbotn&#8217;dan o tarafa doğru yol alırken yolun yarısında &#8220;tamam, zirvede bırakalım&#8221; şeklinde yorum getirdiğimiz inanılmaz bir manzara ile karşılaşmamızın üzerine geri dönmemizle sonuçlandı. Tabii bunun gittiğimiz dönemin Şubat olmasıyla da biraz alakası var, çünkü anladığımız kadarıyla buraya Norveç standartlarında bile olsa bahar/yaz aylarında gitmek daha mantıklı oluyor. Zirvede bırakmaya karar verdiğimiz noktanın belli bir adı var mı bilmiyoruz, dolayısıyla size burayı çok spesifik bir şekilde tarif edelim; Ersfjordbotn&#8217;dan Sommaroy&#8217;a doğru yola çıktığınızda yaklaşık 14-15km sonra karşılaşacağınız manzara.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11941" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Sommaroy.jpg" alt="Tromso Sommaroy" width="720" height="480" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Sommaroy.jpg 720w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Sommaroy-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Sommaroy-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Sommaroy-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Sommaroy-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Sommaroy-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 720px) 100vw, 720px" /></p>
<p>*Yukarıda manzara ve doğa gezisi amaçlı gezmek için yazdığımız yerlerin hepsi aynı zamanda <strong>Tromso’da kuzey ışıklarını görme ihtimalinizin en yüksek ihtimalinin olduğu yerler.</strong> Çünkü şehirden uzakta ve dolayısıyla ışık kirliliğinden uzakta olduğu için bu duruma gayet elverişli bir ortam oluyor, aklınızda bulunsun. Bu konunun detaylarına <a href="http://oitheblog.com/2018/02/17/tromso-gezi-rehberi-kuzey-isiklari-pesinde/" target="_blank" rel="noopener">Tromso gezi rehberi</a> yazımızda yer verdik, oraya da bi’ bakarsınız. Eğer işinizi biraz daha garantiye almak isterseniz ve<strong> konunun profesyonelleri sayılabilecek kişiler ile tura katılmak isterseniz</strong> <a href="https://www.getyourguide.com/tromso-l32375/tromso-aurora-borealis-small-group-tour-t323058/?partner_id=1ERWUG2&amp;utm_medium=online_publisher" target="_blank" rel="noopener"><strong>şunun gibi</strong> </a>kuzey ışıklarını görebileceğiniz turlar da var, yorumlarına göz atarak karar verirsiniz.</p>
<p><strong>Tromso’da Yeme İçme: Dünyanın Tepesinde 5 Parasız Kalma Deneyimi</strong></p>
<p>Geldik cep yakan kısma. Cep yakmak hafif oldu ya, biraz daha abartalım, cep ALEV ALDIRAN, yok yok, CEP DESTROYER MI DESEK? İki yazıdır bizi bütçe konusunda korkutup duruyorsunuz diye düşünebilirsiniz ama, dost acı söyler, biz sizi şimdiden bu duruma hazırlayalım da, orada şoka girmeyin.</p>
<p>Konunun olumlu kısmından bakacak olursak, Tromso minik bir şehir olmasına rağmen mekan çeşitliliği konusunda gayet başarılı. İlla ki sabahlara kadar Norveç somonu falan yemeniz gerekmiyor, 3. Dalga kahvecinize de gidersiniz, yurtdışında her sıkıştığınızda koştuğunuz İtalyan mutfağı restoranlarının kralını da bulursunuz, “nasıl olsa seyahatteyim istediğimi yerim” hakkından faydalanarak çok iyi bir burger de yiyebilirsiniz. Aşağıda favorilerimizi şöyle bir özet geçelim, Tromso’da gezilecek yerler listemizin yeme içme ayağını da es geçmeyelim.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11918" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/kaffebonna-tromso.jpg" alt="Kaffebonna Tromso" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/kaffebonna-tromso.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/kaffebonna-tromso-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/kaffebonna-tromso-370x246.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/kaffebonna-tromso-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/kaffebonna-tromso-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/kaffebonna-tromso-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></p>
<p><strong>Kaffebonna: </strong>Konuya hassas noktamız olan kahveden girelim. Kaffebonna Tromso’daki en popüler kahvecilerden biri. Zaten şehir genelinde 3 farklı lokasyonu olmasından ve bu mekanların hepsinin her daim dolu olmasından da pek sevildiğini anlayabilirsiniz. Buraya yalnızca kahve için değil, şöyle kruvasanlı, hamur işi temalı bir kahvaltı için ya da öğlen atıştırmalığı için de uğrayabilirsiniz. Ek olarak donup da gelmiş olmanın bize verdiği yetkiye dayanarak size orada dilediğiniz kadar tatlı yeme hakkı veriyoruz, çünkü o soğukta enerjiye ihtiyacınız var, orada yemeyeceksiniz de nerede yiyeceksiniz? (biz de sizi seviyoruz…….)<strong> <em>(Stortorget 3 / Strandtorget 1 / Jekta Alışveriş Merkezi)</em></strong></p>
<p><strong>Riso Food &amp; Coffee: </strong>Kahvelerini Kaffebonna’dan bir tık daha fazla sevdiğimiz Riso’nun şehirde tek bir lokasyonu var. Ancak kahveleri oldukça leziz olduğu için tıpkı Kaffebonna gibi burası da genellikle dolup taşan bir halde oluyor. Yine Kaffebonna gibi burada da bir takım tatlılar ve atıştırmalıklar da bulabilirsiniz.<strong><em> (Strandgata 32)</em></strong></p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11924" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Kafe-Globus.jpg" alt="Kafe Globus" width="720" height="480" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Kafe-Globus.jpg 720w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Kafe-Globus-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Kafe-Globus-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Kafe-Globus-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Kafe-Globus-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Kafe-Globus-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 720px) 100vw, 720px" /></p>
<p><strong>Kafe Globus: </strong>Bu kafenin öyle çok da büyük bir olayı yok, yalnızca her telden çaldığı için bir kurtarıcı olarak aklınızda bulunsun diye yazıyoruz. İsterseniz kahve molasına, isterseniz biraya, isterseniz öğlen yemeğine gidebilirsiniz. Eğer şans eseri birazcık dışarıda durulabilir bir havaya denk gelirseniz dışında oturabileceğiniz küçük bir alanı da mevcut. <strong><em>(Storgata 30)</em></strong></p>
<p><strong>Smortorget: </strong>Gün içi molalarınız için önereceğimiz son mekanımız ile bu kategorinin kapanışını yapalım. Smortorget yine öğlen molası ya da akşam üstü kahvesi için gidebileceğiniz mekanlardan. Aynı zamanda içinde vintage ürünlerin satıldığı bir bölüm de var, oraları da kurcalamayı unutmayın. (Sjoegata 11)</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11925" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Burgr-Tromso.jpg" alt="Burgr Tromso" width="827" height="480" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Burgr-Tromso.jpg 827w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Burgr-Tromso-300x174.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Burgr-Tromso-768x446.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Burgr-Tromso-370x215.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Burgr-Tromso-570x331.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Burgr-Tromso-770x447.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Burgr-Tromso-689x400.jpg 689w" sizes="(max-width: 827px) 100vw, 827px" /></p>
<p><strong>Burgr: </strong>Tromso’daki favori öğlen yemeğimiz, salaş, dağınık, küçük ama burgerleri müthiş lezzetli mekan! Zaten Tromsolu birçok kişinin şehirdeki en iyi burgercinin burası olduğu gibi bir iddiası söz konusu, e haklılarmış. Üstelik mekanı ve menüyü Super Mario konseptli yaptıkları için kendilerine ekstra sempati dalgaları gönderiyoruz. İsterseniz “kendini evde gibi hissetme” işini abartıp Super Mario oynarken bir yandan da burgerinizi yiyebilirsiniz. Aynı mekandan İstanbul’a da rica edeceğiz lütfen. <strong><em>(Skippergata 6A)</em></strong></p>
<p><strong>Presis Tapas: </strong>Biz bu tapas işine bayılıyoruz, o yüzden Norveç’in taa tepesine çıkınca bile bir tapasçı bulmayı ihmal etmedik. Zaten mekanın içine girdiğiniz anda Norveç’te değil de İspanya’daymışsınız gibi hissetmeye başlıyorsunuz, hem görüntü, hem müzikler o şekilde bir konsepte oturtulmuş Menüde ise gerek klasik İspanyol tapaslarını, gerek Norveç mutfağı ile İspanyol mutfağı karışımı tapasları bulabilirsiniz. Özellikle patatas bravas yemeniz önerimizdir, gayet basit olmasına rağmen acayip lezzetli yapmışlardı. Yengeç konusunda size de çok ısrarcı davranırlarsa onu pek sallamayın, buranın yengeci pek de başarılı değildi, onun daha iyi versiyonunu yiyebileceğiniz bir yeri aşağıda önereceğiz. <strong>(Storgata 36/ üst kata çıkmanız gerek)</strong></p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11926" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Fiskekompaniet.jpg" alt="Fiskekompaniet" width="720" height="480" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Fiskekompaniet.jpg 720w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Fiskekompaniet-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Fiskekompaniet-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Fiskekompaniet-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Fiskekompaniet-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Fiskekompaniet-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 720px) 100vw, 720px" /></p>
<p><strong>Fiskekompaniet: </strong>Hani yukarıda daha iyi yengeç bulabileceğiniz bir mekan var demiştik ya, işte şu an tam olarak oradayız. Ancak tabii ki buraya sadece yengeç yemeye falan gitmedik, LÜKS DÜŞKÜMÜ MÜYÜZ BİZ??? Efenim Fiskekompaniet adından da aşağı yukarı anlayabileceğiniz gibi burası deniz ürünlerine odaklanıyor. Dolayısıyla eğer şöyle baba bir Norveç somonu denemek isterseniz bunu Tromso’da yapabileceğiniz en iyi yerlerden biri Fiskekompaniet. Şehir genelinde sevilen bir yer olduğu için rezervasyon yaptırmak mantıklı olabilir, Tromso’dayız ne rezervasyonu diye düşünmeyin. <strong><em>(Killengreens gate, hemen Steakers’ın karşısı)</em></strong></p>
<p><strong>Casa Inferno: </strong>Ah İtalyan mutfağı, canım İtalyan mutfağı, seni her zaman sevecek, her zaman bağrımıza basacağız. Tromso’da da bir noktada kavuştuk ve yine bizi küçük sürprizlerle şaşırttın. Biz Casa Inferno’ya “Tromso’da ne İtalyan mutfağı yeaea” gibi bir küstah tavırla gidip tam anlamıyla *öt olduk. (göt değil, *öt) Bir kere ilginç bir şekilde burası son zamanlarda yediğimiz en en en güzel mozarella ile bizi resmen mutluluktan göklere çıkardı, başlangıçlardaki o mozarellayı bi! Alın. Ardından herkesin pizza yediğini görünce biz de bi’ pizza söyledik ve mutluluğumuz “neden burada bu kadar güzel bir pizzaya denk geldik”  şeklinde daha büyük bir şaşkınlığa dönüştü. Özetle Casa Inferno’yu akşam yemeği seçeneklerinizden birine mutlaka ekleyin!</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11921" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/tromso-yeme-içme.jpg" alt="Tromso Yeme İçme" width="599" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/tromso-yeme-içme.jpg 599w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/tromso-yeme-içme-300x212.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/tromso-yeme-içme-370x261.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/tromso-yeme-içme-570x403.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/tromso-yeme-içme-566x400.jpg 566w" sizes="(max-width: 599px) 100vw, 599px" /></p>
<p><strong>Steakers: </strong>Hemen Fiskekompaniet’in karşısında yine son derece popüler bir restoran var; Steakers. En büyük olayı etleri, dolayısıyla vegan/vejetaryen arkadaşlar, siz bi’ kulağınızı kapatın, burada sizlik bir şey yok, tadınız kaçmasın. Biz Steakers’ı efsane değil ama başarılı bulduk, özellikle akşam yemeği için iyi bir alternatif. Yalnız burası Türkiye’den giden bireyler için biraz fazla pahalı kalan restoranlar kategorisine giriyor, giderken ona göre gidin, böylece bizim gibi hesap geldikten sonra gelen şeyi TL’ye çevirme hatasında bulunarak kriz geçirmeyin. Sevgiler.</p>
<p><strong>Pastafabrikken: </strong>Tromso’da yeme içme dosyamızın kapanışını Pastafabrikken ile yapalım. Diğer mekanlara kıyasla bir tık daha uygun fiyatlı sayılabilecek bu mekanda yine makarna &amp; pizza konsespti ön planda. Ama maalesef yemekler menüde anlatıldıkları kadar güzel gelmiyorlar, zira Spaghetti Bolognese gibi bir klasiği nasıl o hale soktuklarını inanın biz de anlayamadık sdfsd. Tromso standartlarında bir tık daha uygun bir alternatif olması sebebiyle öğlen yemeği için tercih edilebilir, ancak özellikle buraya gitmek için vakit ayırmanıza gerek yok. <strong><em>(Sjoegata 17)</em></strong></p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11928" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-En-İyi-Barlar.jpg" alt="Tromso En İyi Barlar" width="720" height="480" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-En-İyi-Barlar.jpg 720w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-En-İyi-Barlar-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-En-İyi-Barlar-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-En-İyi-Barlar-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-En-İyi-Barlar-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-En-İyi-Barlar-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 720px) 100vw, 720px" /></p>
<p><strong>Tromso Gece Hayatı: 404 NOT FOUND</strong></p>
<p>Dost acı söyler, Tromso’nun gece hayatı öyle pek de aktif ve çılgın sayılmaz. Bu şehrin eğlenceli olmadığı anlamına gelmiyor, ancak bu eğlence kısmına dahil olmak için biraz lokal arkadaş edinmek iyi bir çözüm olabilir. Çünkü eğer kuzey ışıklarını da görebilmek adına dışarıda 5 dakika durunca bile inme inen dönemde gittiyseniz lokallerin de aynı dertten muzdarip olduğunu ve bu sebeple “<strong>ev partisi” konseptinin diğer kuzey ülkelerinde olduğu gibi burada da alıp yürüdüğünü söyleyebiliriz.</strong> Tabii ki bir ev partisine dahil olmadan gidip içki içebileceğiniz mekanlar da söz konusu. Zira Tromso öğrencisi de bol bir şehir olduğu için sizin gibi eğlenmek isteyen çok insan var.</p>
<p>Tromso’da içmek/eğlenmek için gidebileceğiniz mekanlardan en eski ve köklü olanlarından biri <strong>Olhallen.</strong> Bira konusunda şehrin en iyi ve popülerlerinden biri olduğunu söyleyebiliriz. Bunun dışında <strong>Bla Rock Bar ve Huken Pub</strong> da genelde kalabalık olan mekanlar. Eğer güzel bir hava da gitmiş bulunduysanız <strong>Skarven</strong> dış mekan seçeneği sunması sebebiyle iyi bir tercih olabilir. Son olarak kaliteli kokteyl istiyorsanız en garanti adresiniz <strong>Bardus’un bar kısmı</strong>.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11927" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gece-Hayatı.jpg" alt="Tromso Gece Hayatı" width="720" height="480" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gece-Hayatı.jpg 720w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gece-Hayatı-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gece-Hayatı-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gece-Hayatı-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gece-Hayatı-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gece-Hayatı-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 720px) 100vw, 720px" /></p>
<p>*Tromso’nun pahalı olmasından şikayet eden lokal arkadaşlarımızın bir diğer önerisini de yazmadan geçmeyelim. Kendileri daha uygun fiyata içki bulabilmek için her bir farklı gün için en uygun içki seçeneklerinin olduğu mekanları tespit etmişler. Bilmemnere’nin happy hour’ı, bilmemnerdeki Ladies Night, bilmemnerede şarap Çarşamba günleri x Euro şeklinde şeyleri kovalıyorlar. Bunlar değişken şeyler olduğu için buraya yazmak biraz saçma olurdu, o yüzden siz gittiğinizde gözünüze kestirdiğiniz bir genci yakalayıp bu gibi öneriler alabilirsiniz.</p>
<p><strong>Tromso’da Alışveriş: Hala Parası Kalanlar İçin Bir Takım Öneriler</strong></p>
<p>Hangi çılgın Tromso’da alışveriş yapacak bilmiyoruz ama, belki bizim gibi dev bi’ indirim dönemine denk gelirsiniz ya da bir anda ısınmak için kendinizi normal koşullarda varlığına sövdüğünüz çirkin alışveriş merkezlerinden birinin içinde bulursunuz falan, biz bu konuda da yardımımızı esirgemeyelim. Tromso’da alışveriş için öyle çok çılgın seçenekler yok. Eğer lokal bir şeyler bulmak, magnetti, hediyelikti bu tip şeyler almak isterseniz <strong>Storgata </strong>üzerine bi’ tura çıkabilirsiniz. Bunun dışında şehir merkezinde <strong>Nerstranda</strong> adlı bir alışveriş merkezi, merkez dışında ise Jekta adı bir AVM var. <em>Jekta’nın içinde talihsiz isimli Bik Bok ve Monki olduğu için</em> belki oralara uğramak isteyebilirsiniz, onun dışında özellikle buraya gitmenizi gerektirecek bir durum söz konusu değil.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2018/02/22/tromsoda-gezilecek-yerler/">Tromso’da Gezilecek Yerler: Artık Kuzeyin Oğlu Olmaya Adayız</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2018/02/22/tromsoda-gezilecek-yerler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>5</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İzlanda Gezi Rehberi: Bir Turistin Bilmesi Gerekenler</title>
		<link>https://oitheblog.com/2015/10/04/izlanda-gezi-rehberi-bir-turistin-bilmesi-gerekenler/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2015/10/04/izlanda-gezi-rehberi-bir-turistin-bilmesi-gerekenler/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 03 Oct 2015 22:33:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İZLANDA]]></category>
		<category><![CDATA[Game of Thrones Nerede Çekiliyor]]></category>
		<category><![CDATA[İskandinav Mitolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[İskandinavya]]></category>
		<category><![CDATA[izlanda]]></category>
		<category><![CDATA[İzlanda Bütçesi]]></category>
		<category><![CDATA[İzlanda Game of Thrones]]></category>
		<category><![CDATA[İzlanda Gezi Blogu]]></category>
		<category><![CDATA[İzlanda Gezi Notları]]></category>
		<category><![CDATA[İzlanda Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[İzlanda Gezilecek Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[İzlanda Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[İzlanda Golden Circle Turu]]></category>
		<category><![CDATA[İzlanda Kerid Krater Gölü]]></category>
		<category><![CDATA[İzlanda Mutfağı]]></category>
		<category><![CDATA[İzlanda Nerede]]></category>
		<category><![CDATA[İzlanda Notları]]></category>
		<category><![CDATA[İzlanda Pahalı Mı?]]></category>
		<category><![CDATA[İzlanda Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[İzlanda Reykjavik]]></category>
		<category><![CDATA[İzlanda Seyahati]]></category>
		<category><![CDATA[İzlanda Thingvellir Parkı]]></category>
		<category><![CDATA[İzlanda Yanardağları]]></category>
		<category><![CDATA[İzlanda Yeme İçme]]></category>
		<category><![CDATA[İzlanda'da Ne Giyilir? İzlanda Turu]]></category>
		<category><![CDATA[İzlanda'ya Nasıl Gidilir?]]></category>
		<category><![CDATA[Kuzey Işıkları İzlanda]]></category>
		<category><![CDATA[Kuzey Işıkları Nerede Görülür]]></category>
		<category><![CDATA[Kuzey Işıklarını Fotoğraflamak]]></category>
		<category><![CDATA[kuzey ışıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Reykavik Hava Durumu]]></category>
		<category><![CDATA[Reykjavik Gezi Notları]]></category>
		<category><![CDATA[Reykjavik Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Reykjavik Gezilecek Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[Reykjavik Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Reykjavik Kilise]]></category>
		<category><![CDATA[Reykjavik Nerede?]]></category>
		<category><![CDATA[Reykjavik Pahalı Mı]]></category>
		<category><![CDATA[Reykjavik Yeme İçme]]></category>
		<category><![CDATA[Reykjavik'te Alışveriş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=4945</guid>

					<description><![CDATA[<p>Buralara ulaşmadan önce internette şöyle bir dolandıysanız fark etmişsinizdir, İzlanda gezi planı yapmak hiç de kolay değil. Türkçe kaynak az,...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2015/10/04/izlanda-gezi-rehberi-bir-turistin-bilmesi-gerekenler/">İzlanda Gezi Rehberi: Bir Turistin Bilmesi Gerekenler</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Buralara ulaşmadan önce internette şöyle bir dolandıysanız fark etmişsinizdir, İzlanda gezi planı yapmak hiç de kolay değil. Türkçe kaynak az, İngilizce kaynak bol, ama laf kalabalığı çok ve işin en karmaşık tarafı diğer ülkelere kıyasla çok daha farklı bir gezi planı olduğu için neyin nerede olduğunu keşfetmek oldukça zorlu bir süreç. “X Müzesine gideceğim, adresi de şuymuş” kolaylığında olmadığı ve daha çok doğa odaklı bir gezi olacağı için neyi nasıl planlayacağınızı kafanızda çok iyi oturtmanız gerekiyor. Üstelik tek şehre odaklı bir gezi olmadığı ve birçok konuda farklı düzene sahip olan bir ülke olduğu için de bayağı geniş çaplı düşünmeyi gerektiriyor.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_7093.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4948" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_7093.jpg" alt="İzlanda" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_7093.jpg 3456w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_7093-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_7093-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_7093-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_7093-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a>Genel olarak ülkeden bahsedecek olursak zaten gerek sosyal medyadan gerek başka kaynaklardan yola çıkarak bile kurtarılmış bölge tadında bir ülke olduğundan haberdarsınızdır. Kimsenin birbirinin hayatına müdahale etmediği, doğanın en az insan kadar önemli olduğu ve herkesin ona ayak uydurarak yaşadığı, resmi binalara ve yüksek makamlı insanların yanına evinize giriyormuş kolaylığında girebildiğiniz, polisin “yanlışlıkla” bir kişiyi vurdu diye defalarca özür dilediği ve ülkenin bu olayın şokunu atlatamadığı ideal bir dünyadan bahsediyoruz. Öyle ki, eğer İzlanda’ya kendinizi kötü hissettiğiniz bir dönemde gidecek olursanız, ki Türkiye koşullarında bu hiç de düşük bir ihtimal değil, tamamen yenilenmiş ve huzur bulmuş bir halde dönmeniz gayet muhtemel. Dönüş sonrası yaşayacağınız Post İzlanda depresyonundan biz sorumlu değiliz ama.</p>
<p>Biz İzlanda seyahatimizi planlarken birçok yere kıyasla çok daha fazla zorlandık, hal böyle olunca İzlanda’dan döndüğümüz gibi “ah bu rehberi biz bulsaydık amma işimize yarardı!” dedirtecek uzun bir İzlanda Dosyası hazırlamaya karar verdik. İlk bölüm İzlanda’ya gidecek bir turistin bilmesi gereken her türlü detayı kapsayan İzlanda notlarından oluşuyor, buyursunlar efenim!</p>
<p><strong>***Başlamadan gelen not: </strong>Genel İzlanda gezi rehberi yanında <strong>Reykjavik gezi rehberimiz</strong> için <strong><a href="http://oitheblog.com/2015/10/03/reykjavik-gezi-rehberi/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şuraya</a></strong>, <strong>Golden Circle Turu</strong> detayları için <strong><a href="http://oitheblog.com/2015/10/02/izlanda-gezi-rehberi-golden-circle-turu/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">buraya</a></strong> ve <strong>Güney İzlanda Gezi notlarımız</strong> için de <a href="http://oitheblog.com/2015/10/04/izlanda-gezi-rehberi-tum-detaylariyla-guney-izlanda-rotasi/" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><strong>şuraya</strong> </a>bakabilirsiniz.</p>
<p>*<strong>Yurt dışında internet kullanımı için bir e-sim uygulaması olan <a href="https://airalo.pxf.io/3evb7M" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Airalo’yu</a> kullanıyoruz</strong>, çünkü operatörlerin internet&amp;konuşma paketi ücretlerinden çok daha makul bir fiyata denk geliyor, bize bol bol sorulduğu için baştan söz etmiş olalım. Ne kadar süre ihtiyaç duyacağınıza göre istediğiniz paketi seçebiliyorsunuz, uygulamaya ve fiyatlara göz atmak için <strong><a href="https://airalo.pxf.io/3evb7M" target="_blank" rel="noreferrer noopener">şuraya tık tık. </a></strong></p>
<h2><strong><u><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_6933.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4949" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_6933.jpg" alt="İzlanda Gezisi" width="634" height="422" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_6933.jpg 3377w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_6933-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_6933-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_6933-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_6933-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 634px) 100vw, 634px" /></a></u><span style="color: #0080ff;">İzlanda’ya Nasıl Gidilir?</span></strong></h2>
<p>Nasıl gidilir konusuna ilk girişi vize meselesini açarak yapmakta fayda var. Öyle bilmediğimiz diyarlar, tanımadığımız bir kültür diye alengirli bir vizesi olduğunu düşünebilirsiniz, lakin hiç de öyle değil, almaktan sinir stres sahibi olduğumuz Schengen Vizesi ile İzlanda’ya gidebilmeniz mümkün. Schengen vizesi nasıl alınır gibi bir sorunuz varsa sizi <strong><a href="http://oitheblog.com/2013/09/04/schengen-vizesi-alma-sanati/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şuradaki</a></strong> yazımıza alalım.</p>
<p>İzlanda’ya nasıl gidileceğinden çok İzlanda’ya nasıl ucuza gideceğinizi merak ettiğinizi biliyoruz. Eminiz ki oralara gitme işini kafaya koyduysanız, zaten Türkiye’nin herhangi bir noktasından İzlanda’ya direkt uçuş olmadığını çoktan fark etmişsinizdir. Bu durum ilk etapta bir dezavantaj gibi görünse de keyfinizi kaçırmayın, zira aktarmalı uçmak, hatta kendi aktarmanızı kendiniz yaratmak sizin açınızdan bu seyahatin çok daha düşük bütçeli olmasını sağlayabilir. Yine de buradan yetkili abilere sesleniyoruz, bu işe bir el atın da gidi gidi verelim.</p>
<p>Bu noktada pek çok seçeneğiniz var ancak en mantıklı olanlar <strong><a href="http://oitheblog.com/2015/10/19/oslo-gezi-rehberi-iskandinavyaya-doyamiyoruz/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Oslo</a></strong> ve <strong>Kopenhag</strong> gibi, İzlanda’ya nispeten daha yakın olan şehirlerden aktarma yaparak ulaşmak. Bu şekilde hem saatlerce uçakta tıkılıp kalmazsınız, hem de daha uygun bir bütçe karşılığında İzlanda’ya ulaşmış olursunuz.</p>
<p>Bu seçeneğinizi de kendi içinde ikiye ayırarak, bileti alacağınız döneme göre en uygun fiyatı yakalama şansınız var:</p>
<ol>
<li><a href="https://skyscanner.pxf.io/MmMaQq" target="_blank" rel="noopener"><strong>skyscanner.com</strong> </a>gibi sitelerin sunduğu, çeşitli havayollarını kapsayan aktarmalı uçuşlardan birini seçeceksiniz (Örneğin OnurAir ile Berlin ya da AirFrance ile Paris’in ardından Icelandic Air ile Reykjavik gibi) Ancak bu noktada aktarma sürenizi kendiniz ayarlamadığınız için işler biraz uzayabilir.</li>
<li>İki farklı havayolu şirketinden en uygun olan biletleri kendiniz tespit edip bir nevi kendi aktarmanızı kendiniz yaratacaksınız. Örneğin biz THY’den promosyon yakalayıp Oslo’ya bilet aldık, hazır oralara kadar gitmişken birkaç gün Oslo’da kaldık ve sonrasında <strong><a href="https://www.flysas.com/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Scandinavian Airlines</a> (SAS)</strong> ile Reykjavik’e gidiş dönüş bilet aldık. Akabinde gezimizin sonunda yine Oslo’ya dönerek, Türkiye’ye geri dönüşümüzü de oradan gerçekleştirdik. Bu noktada eğer <strong>Icelandair</strong> daha uygun fiyat veriyor veya daha makul bir saat sunuyor ise Scandinavian Airlines yerine onu da kullanabilirsiniz.</li>
</ol>
<h2><strong><u><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_6645.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4950" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_6645.jpg" alt="iceland" width="631" height="420" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_6645.jpg 3456w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_6645-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_6645-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_6645-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_6645-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 631px) 100vw, 631px" /></a></u><span style="color: #0080ff;">İzlanda’ya Ne Zaman Gidilir? </span></strong></h2>
<p><strong>*Sonbahar:  </strong>İzlanda ziyaretini Eylül ayında gerçekleştiren insanlar olarak size sonbaharda gitmenizi önermemiz elbette garip gelmeyecektir. Türkiye’de yaşayan biri için İzlanda’nın hava koşulları ne olursa olsun soğuk olarak değerlendirilebileceğine ve hangi ayda giderseniz gidin soğuktan yüzünüz renk değiştireceğine göre, bu noktada seçiminizi başka faktörleri göz önünde bulundurarak yapmalısınız. Örneğin kuzey ışıkları! İzlanda’da kuzey ışıklarını görebilmeniz için en iyi dönem ise <strong>Eylül-Mart</strong> arası. Bu noktada Mart’ın kapıdan baktırıp kazma kürek yaktırdığını ilkokuldan beri bilen insanlar olarak, sonbaharı seçmek çok daha mantıklı bir seçenek oluyor. Şunu da eklemeden edemeyeceğiz, Eylül’de de gitseniz ve gitmeden önce “Aa hava 8 dereceymiş, iyi valla” diyerek kendinizi avutacak da olsanız, o popo donacak, kaçarınız yok. Oraların 8 derecesi, bizim bildiğimiz 8 derecelerden değilmiş Altan. Çünkü ne olursa olsun genellikle hissedilen derece 0’ya yakın, güneşli görünen hava durumu da bir anda yağmura, hatta sulu kara dönüşmeye çok müsait. Hatta bunun İzlandalıların tişörtlerine basacak kadar yaygın kullandıkları bir söyleyişleri de var <em>“Havadan hoşnut değilsen 5 dakika bekle, değişir”</em>. Akşamlardan söz etmiyoruz BİLE.</p>
<p>-Eylül ayının en büyük avantajı, yüksek sezon olan yazın sona ermesi ve otel fiyatlarının daha uygun bir hale gelmesi, aklınızda bulunsun.</p>
<p><strong>Kış: </strong>Size yukarıda 50 tane uyarıda bulunduk, hala kışın gitmek için plan yapmaya utanmıyor musunuz? Tamam, şakayı bir yana bırakacak olursak, kışın ciddi bir soğukla ve über olumsuz yol koşullarıyla karşılaşacak olmanıza rağmen bu dönemde gitmenin belli avantajları da var tabii ki. Bir kere havalı adıyla Aurora Borealis, bizdeki adıyla kuzey ışıklarını görme ihtimaliniz çok daha yüksek. Bu denklemi göz önünde bulundurabilirsiniz; Ne kadar popo uyuşması, o kadar kuzey ışığı. Aynı zamanda, buz mağaralarına gerçekleştirilen turlar da genellikle Kasım ayından sonra gerçekleştirildiği için, böyle bir deneyimi yaşama şansını da elde edebilirsiniz. İşin güzel taraflarından biri de, hava koşulları zorlu olduğu için az turist gelmesi nedeniyle, konaklama, uçak bileti vb. şeylerin bu dönemde daha uyguna geliyor olması.</p>
<p>Hazır olumsuz yol koşulları demişken şu görüntüleri de buraya bırakalım da bu soğuk hava koşullarını biraz daha ciddiye almanızı sağlayalım:</p>
<p><iframe loading="lazy" title="Weather bomb apocalypse in Iceland" width="1170" height="658" src="https://www.youtube.com/embed/TiWqfhPqS2k?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p><strong>*İlkbahar: </strong>İzlanda’da da ilkbahar ve sonbahar dönemlerinin hava durumu ortalamasının aşağı yukarı aynı olduğunu söyleyebiliriz. Ancak “Oh İlkbaharda gidelim, her yer çiçek açsın” diye düşünerek gaza gelmeyin, zira İzlanda koşullarında, Mayıs ayında bile yerde kar görebilmeniz hiç de garip değil. Oranın ilkbaharı Mayıs ayından itibaren geliyor desek abartmış olmayız. Yani Mart ve Nisan aylarını da bizdeki kış ayları tadında, eksi bilmemkaç derecelere ulaşan bir halde bulabileceğinizi mutlaka aklınızda bulundurun. Özetle, eğer bu dönemde gidecekseniz, Mayıs’ı bu tavsiyenin dışında tutarak bir nevi kış tatiline çıkıyormuş hazırlığı içine girebilirsiniz. Eğer zorlu koşullara maruz kalmak istemiyorsanız henüz turist sezonunun tam başlamadığı, havanın biraz daha makul halde olduğu Mayıs ayını tercih etmeniz en mantıklısı olacaktır. Tabii kuzey ışıklarından caydıysanız. (Caymayın)</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4855.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4953" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4855.jpg" alt="İzlanda Atı" width="626" height="417" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4855.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4855-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4855-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4855-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4855-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 626px) 100vw, 626px" /></a>*Yaz: </strong>Eğer geçtim kuzey ışıklarından, buz mağaralarından, deliyim ben diyorsanız o zaman İzlanda için yılın en turistik dönemi olan yaz aylarında gitmeye niyetlisiniz demektir. Sizi kınıyoruz, fakat durduracak değiliz. Tabii ki şehri gezmek ve doğayı daha iyi hava koşullarında keşfetmek istiyorsanız sizi anlayabiliriz. Fakat bu dönemin ülkenin en pahalı ve kalabalık dönemlerinden biri olduğunu da hatırlatalım. Bu dönemde bol bol günışığı (bol derken neredeyse 24 saatten bahsediyoruz) ve ortalama 13 derece civarında bir sıcaklık hakim. Yanınıza bikininizi almayı unutmayın…</p>
<h2><strong><u><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4290.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4952" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4290.jpg" alt="Iceland OitheBlog" width="634" height="422" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4290.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4290-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4290-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4290-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4290-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 634px) 100vw, 634px" /></a></u><span style="color: #0080ff;">İzlanda’da Ne Giyilir?</span> </strong></h2>
<p>Normalde nerede ne giyeceğinizi size söylememizin pek lüzumlu olduğunu düşünmesek de İzlanda için bunu bir görev bildik, zira hava koşulları çok yüksek ihtimalle daha önce karşılaşmadığınız cinsten olacak. Bu noktada hangi mevsimde giderseniz gidin yapmanız gereken şey çok acil bir outdoor mağazasına uğramak. Eğer hali hazırda kış sporlarıyla ilgileniyorsanız elbet İzlanda’da sizi idare edecek bir şeyleriniz vardır, ancak bu işlerle bir alakanız yoksa giyecek konusunda biraz masraf yaparak orada hayata tutunmanız açısından mantıklı bir adım atabilirsiniz. Zira biz havaalanından dışarı adım attığımız ilk dakika soğuktan katı kesilince gerçekten de doğru bir yatırım olduğuna emin olduk.</p>
<p>Konuyu Bilal’e anlatır gibi madde madde detaylandırmak gerekirse:</p>
<p>*İzlanda’da sizin için olabilecek en önemli şeylerden biri su ve rüzgar geçirmez bir monta sahip olmak. Bunun için Columbia ya da North Face benzeri markalara bakınabilirsiniz. Kar montunuz, pantolonunuz vs. varsa ekstra bir şey almaya ihtiyaç yok zaten.</p>
<p>*İkinci hayati önem taşıyan eşya ise tabii ki ayakkabı seçimi. Çirkin mirkin arkadaş, o outdoor ayakkabılarına bir göz atmanız lazım. Olmadı bir postal, bir Timberland ya da gore-tex özelliğine sahip bir ayakkabı edinmeniz şart. Şelalelerden aşağı kaymak, çamurda yuvarlanmak, karda takla atmak istiyorsanız bilemeyiz. Termal çorap almayı da unutmuyoruz tabii.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4235.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4969" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4235.jpg" alt="İzlanda" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4235.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4235-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4235-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4235-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4235-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a>*Şimdi hal böyle olunca yanınıza şemsiye almak isteyeceksiniz ama bilmiyorsunuz ki İzlanda’nın rüzgarında şemsiye açarsanız Mary Poppins gibi havalanıp gidersiniz. Onun yerine cebinize ağırlık doldurun daha mantıklı, en azından yerle temasınız kesilmez.</p>
<p>*Hazır yukarıda şelale demişken eklemeyi unutmayalım; Özellikle yakından fotoğraflamak niyetindeyseniz şelaleler oldukça yüksek noktalardan aktıkları için etrafa ciddi anlamda su sıçrıyor ve siz de sırılsıklam oluyorsunuz, fotoğraf makinanız da. Bunun için havanın çok da kötü olmadığı bir ana denk gelseniz bile yanınıza sizi bu durumdan koruyacak bir kıyafet almakta fayda var. Gerekirse çöp poşeti geçirin.</p>
<p>*Yukarıda yanınıza bikini almayı unutmayın derken espri yaptığımızı sanmış olabilirsiniz fakat aslında gayet ciddiyiz. Asla es geçmemenizi önerdiğimiz <strong>Blue Lagoon</strong>’a, yani İzlanda’nın en çok turist çeken yerlerinden biri olan jeotermal kaplıcaya girmek istiyorsanız maalesef bu işi çıplak bir halde gerçekleştiremiyorsunuz. Evet, belki de hayatınızın en soğuk tatilini gerçekleştireceksiniz ve bavulunuzda mayo olacak.</p>
<h2><strong><u><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4221.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4951" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4221.jpg" alt="Iceland Roadtrip" width="632" height="421" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4221.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4221-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4221-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4221-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4221-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 632px) 100vw, 632px" /></a></u><span style="color: #0080ff;">İzlanda’da Ulaşım</span></strong></h2>
<p><strong>Keflavik Havaalanı’ndan Reykjavik’e Ulaşım </strong></p>
<p><strong><em>*Airport Shuttle:</em></strong> Havaalanından şehre shuttle servisi veren iki firma var; <strong>Gray Line</strong> ve <strong>Fly Bus</strong>. Bu her iki firma da seçiminize göre sizi ya Reykjavik’in otobüs garına ya da otelinizin/evinizin kapısına kadar ulaştırıyor. Otobüsler her uçağın havaalanına inişinden yarım saat sonra (örneğin 16:00’da bir uçak indiyse otobüs yaklaşık 16:30 civarında kalkıyor), şehirden ise belli saatlerde kalkıyor ve yaklaşık 45 dakika sürüyor. Biletler <strong>2300-2800 ISK</strong> civarı ve havaalanının geliş terminalinde bulunan ofislerinde veya internetten satın alabilirsiniz. Şehirden havaalanına ulaşacaksanız firmalar ile önceden görüşmekte ve saatleri kontrol etmekte fayda var, iki farklı seçeneğiniz olduğu <a href="https://www.re.is/flybus/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">buraya</a> ve <a href="http://grayline.is/tours/reykjavik/keflavik-airport-to-reykjavik-hotels-8706_76?currency=ISK" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şuraya</a> bakabilirsiniz.</p>
<p><strong><em>*Taksi:</em></strong> Reykjavik, Keflavik Havaalanına yaklaşık 50 km uzaklıkta. Bu noktada eğer taksi kullanacaksanız tatilinize maddi açıdan ufak bir göçüş ile başlayacağınızın müjdesini vermek isteriz. Taksi ücretleri 1-4 kişi arası 14000 ISK, 5-8 kişi arası ise 18000 ISK civarında. Saat 17:00’den sonra ve hafta sonları daha yüksek fiyatlı bir tarife uygulanıyor. Havaalanı dışında taksi bulmanız pek de zor değil, ancak yine de garantiye almak isterseniz <a href="http://www.kefairport.is/English/Transportation/Taxi/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şurada</a> havaalanında bulunan taksi firmalarının listesi ve önceden rezervasyon yapmak için linkler mevcut.</p>
<p><strong><em>*Araba kiralama:</em></strong> İşte geldik zurnanın zırt dediği ve size ısrarla tavsiye edeceğimiz yönteme. İzlanda’da gezinizin genel hatlarını da düşünecek olursak araba kiralamanız çok mantıklı bir seçenek. Yalnızca Reykjavik’in içinde kalmayacağınızı, Güney İzlanda turu, Golden Circle turu ve Aurora kovalamacasında bulunacağınızı da göz önünde bulundurarak bu seyahatte araba kiralama meselesine bütçe ayırmanız çok doğru karar olacaktır. Zaten havaalanında şehre ulaşım ve tekrar havaalanına dönüş artı turlara vereceğiniz parayı topladığınızda, özellikle birden fazla kişiyseniz araba kiralamanın gayet mantıklı bir seçenek olduğunu fark edecekseniz.</p>
<p>Havaalanından araba kiralayabileceğiniz ve aşina olduğunuz <strong>Avis, Hertz, Budget ve Europcar </strong>gibi şirketler var. Ancak biz aşırı düşünceli insanlar olduğumuz için size hepsinden daha uygun fiyat ve daha çeşitli 4&#215;4 araba seçeneği sunan <a href="https://procar.is/" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><strong>ProCar</strong>’</a>dan bahsedeceğiz.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3895.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4955" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3895.jpg" alt="Reykjavik" width="633" height="341" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3895.jpg 3866w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3895-300x162.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3895-1024x552.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3895-210x113.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3895-900x485.jpg 900w" sizes="(max-width: 633px) 100vw, 633px" /></a>Bir kere şu konuda anlaşalım; bütün ProCar çalışanları son derece antipatik insanlardı&#8230;. Dolayısıyla internet üzerinden aldığınız teklifin bir çıktısını alın ve bunun dışında önerdikleri hiçbir şeyi kabul etmeyin çünkü İzlanda&#8217;dan beklenmeyecek şekilde adam kandırmaya programlanmışlar. Bu kadar hakaretin üzerine neden ProCar’ı tercih edelim diye soracak olursanız da, İzlanda’da bir gün içinde bütçenizin nasıl eriyip gittiğini gördüğünüzde bize hak vereceksiniz. Üstelik o antipatik adamların yanından ayrıldıktan sonra ve arabayı geri teslim etme sürecimizde herhangi bir sorun yaşamadığımızı da belirtelim. Eğer ProCar’ı tercih ederseniz aklınızda bulunsun, sizi geliş terminalinde bir görevli karşılayıp arabanızı almak üzere servisle havaalanına 1 km uzaklıkta olan ofislerine götürüyorlar. Yani boş yere havaalanında ofislerini aramayın ve gelen kişi bizde olduğu gibi sizinle hiç konuşmayan uyuz bir tip çıkarsa, servislerine binerken kaçırılıyorum galiba diye düşünmeyin.</p>
<p>-İlk günlerinizi Reykjavik’te geçirecekseniz ve araba kiralamanıza gerek olmadığını düşünüyorsanız bu noktada size bir önerimiz olacak. Kuzey ışıklarının hangi gün kuvvetli bir şekilde görülebileceği belli olmadığı gibi, ışıkları görebilmeniz için şehirden uzaklaşmanız da gerektiği için aslında hazırda bir arabanızın olması işleri kolaylaştıracaktır. Ama yok ben hemen kiralamak istemiyorum diyorsanız da, şehir dışındaki turlara çıkacağınız zamana göre ProCar’ın<a href="https://www.google.com/maps/place/Sk%C3%BAlagata+13,+101+Reykjav%C3%ADk,+%C4%B0zlanda/@64.146244,-21.9206382,17z/data=!3m1!4b1!4m2!3m1!1s0x48d674ce794e84e9:0x950d88a4d11d8afe" target="_blank" rel="noopener noreferrer"> şuradaki</a> merkez ofisinden de araba kiralayabilirsiniz.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4186.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4956" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4186.jpg" alt="Siyah Kum Plajı" width="632" height="421" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4186.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4186-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4186-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4186-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4186-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 632px) 100vw, 632px" /></a>Reykjavik İçinde Ulaşım</strong></p>
<p>Aslında Reykjavik içinde ulaşım aracına pek ihtiyaç duyacağınızı sanmıyoruz. Bunu bizim ayaklarımıza kara sular inene kadar yürüyen manyaklar olmamızdan ötürü söylemiyoruz. Şehir gerçekten çok küçük ve 2 gün geçirdikten sonra bakkalla selamlaşma haline geliyor, insanlarla “bugün seni kilisede göremedim Thor” tanışıklığına ulaşıyorsunuz. Bir gördüğünüzü ertesi günü yine görüyor, bir sonraki günde beraber kar kürüyorsunuz.</p>
<p>Yok ben hayatta yürümem, ben sokaklarda Sibirya kurtlarının çektiği kızaklarla gezeceğim diyorsanız yok öyle bir dünya, otobüse binin.</p>
<p>*Otobüs: Şehir içinde <strong>Strætó</strong> (S) adı verilen bir otobüs sistemi var ve şehrin merkezi noktalarına kolayca ulaşmanızı sağlıyor. Ana otobüs istasyonu <strong>Hlemmur,</strong> şehrin ana caddesi olan <strong>Laugavegur</strong>’da bulunuyor. Ücretler ise tek yön için 350 ISK, yani 2-3 euro aralığında. Biletleri otobüste satın alabilirsiniz ancak tam para ödemeniz gerekiyor. Ayrıca ulaşmak isteyeceğiniz noktaya 2 ayrı otobüs ile gitmeniz gerekiyorsa, ilk bindiğinizde transfer bileti yani “Skiptimidi” isterseniz 2. Otobüse ücret ödemeniz gerekmeyecektir. Eğer otobüsü sık sık kullanacağınızı düşünüyorsanız, <strong><a href="http://www.visitreykjavik.is/travel/reykjavik-city-card" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Reykjavik City Card</a></strong> dahilinde olduğunu hatırlatalım. Bu konuyu aşağıda detaylandırdık.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4301.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4957" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4301.jpg" alt="İzlanda" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4301.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4301-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4301-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4301-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4301-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a>İzlanda İçinde Ulaşım</strong></p>
<p>Reykjavik’teki ulaşım sorunumuzu çözdüğümüze göre, şimdi biraz daha büyük düşünmenin zamanı geldi. Elbette İzlanda’ya kadar gidip yalnızca Reykjavik’te vakit geçirmenize izin vermeyeceğiz. En azından Reykjavik civarını ve vaktinize göre Güney İzlanda’yı, hatta daha da bol vaktiniz varsa <strong>Akureyri </strong>tarafını da görebilirsiniz. Bunlar için araba kiralamıyorsanız seçeneğiniz turlara katılmak. Aslında birçok tur firması bulunmasına rağmen güvenebileceğinize emin olduğumuz şirketin adı <strong><a href="https://www.re.is/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Reykjavik Excursions</a>.</strong> Bu şirketin kapsamında Aurora turu, Golden Circle turu ve Güney İzlanda turu gibi birçok seçenek mevcut. Eğer araba kiralamadıysanız pek de başka makul seçeneğiniz olmadığını söyleyebiliriz. Ancak turlarla ilgili sorun şu ki; hem istediğiniz yere yeterince vakit ayırma olanağı tanımıyor, hem diğer insanlara uyum sağlamak durumundasınız hem de turun götürdüğü lokasyonlar haricinde alternatif noktalara uğramak gibi bir şansınız olmuyor. Dolayısıyla hep söyledik, hep de söyleyeceğiz, araba kiralayın!</p>
<p><strong><u>Ulaşım İpuçları:</u></strong></p>
<p>*Reykjavik içinde otoparklar P1, P2, P3 ve P4 olarak 4 farklı kategoriye ayrılıyor. P1 en pahalı, P4 ise en uygun olan park noktaları. Aklınıza yalnızca otopark alanları gelmesin, sokak kenarlarında da etraftakindeki çizgilerden ve P tabelasından anlayabileceğiniz park noktaları var. Ücreti park ettiğiniz noktanın yakınında bulunan bilet makinelerinden ödeyebiliyorsunuz. Ne kadar süre kalacağınıza göre otopark ücretini saatlik ödemeniz gerekiyor. Örneğin saat 10:00’da P2 bölgesine park ettiyseniz ve 13:00’e kadar kalmayı planlıyorsanız bölgenin saatlik ücreti olan 125 ISK’yı baz alarak 375 ISK ödeyip, bileti arabanıza dışarıdan görünebilir bir noktaya bırakmanız gerekiyor. Ben nereden bileyim ne kadar kalacağımı, bu ne saçma sapan bir sistem diyorsanız da size hak veriyoruz ancak Reykjavik’te işler bu şekilde yürüyor. Ya sev ye terk et bebeğim&#8230;&#8230;&#8230;</p>
<p>-Hangi bölgede olduğunuzu P yazan tabelalardan anlayabilirsiniz. Saatlik ücretler ise bilet makinelerinin üzerinde belirtiliyor.</p>
<p>-Otoparklar hafta içi 18:00-09:00, Cumartesi günü 16:00-10:00 ve Pazar günleri ücretsiz.</p>
<p>-Bilet makineleri yalnızca demir para ve kredi kartı kabul ediyor.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4807.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4958" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4807.jpg" alt="Gayzer" width="631" height="420" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4807.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4807-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4807-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4807-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4807-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 631px) 100vw, 631px" /></a>*<strong>Benzin meselesi:</strong> Reykjavik civarı benzinci bulmak oldukça kolay. Ancak şehirden uzaklaştıkça benzinci sayısı da azalıyor. Hiç yok, ayvayı yediniz, yanınıza bidon alın falan demiyoruz ama şehir dışında tura çıkacağınız günler üşengeçlik yapıp bir sonrakinden alırım diye düşünmenin alemi yok. Hiç mi düşük bütçeli Amerikan gençlik filmi seyretmediniz, bütün gergin olaylar bu şekilde başlar. Ayrıca gözünüz her zaman alengirli bir benzinci tabelası aramasın, bazı benzin istasyonları yalnızca 1-2 pompadan oluşan küçük benzinciler oluyor.</p>
<p>-Benzini kendiniz doldurmanız gerekiyor. Pompanın çalışması için öncelikle makinaya bir kredi kartı okutmanız, ya da nakit ödeyecekseniz markete öncesinde nakit ödemek istediğinizi belirtmeniz gerekiyor. Bu noktada işler biraz karışık. Çünkü bazı benzinciler nakit ödemenizi normal karşılayacak ve bir kimlik karşılığı ücreti doldurduktan sonra ödemenizi kabul edecek, ancak bazıları da nakit parayı önceden vermeniz konusunda ısrar edecek. Dolduracağınız benzinin ne kadar tutacağını ön görememeniz normal, bu yüzden kredi kartı kullanmak isteyebilirsiniz.</p>
<p>&#8211; Kredi kartı kullanacakların yaşama olasılığı olan büyük bir paniğin şimdiden önüne geçelim. Makinalar kredi kartınızın yeteri kadar limiti olup olmadığını anlamak için belli bir tutarda provizyon çekebilir. Hatta bu belli tutar 25,000 ISK’ya kadar çıkabilir, bu da size koyabilir. Tamam seviyeyi düşürmüyoruz ama hemen panik olup tatilinizi zehir etmeyin.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3884.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4959" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3884.jpg" alt="Reykjavik Sokakları" width="632" height="421" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3884.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3884-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3884-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3884-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3884-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 632px) 100vw, 632px" /></a>*Yol Koşulları ve Dikkat Etmeniz Gerekenler: </strong></p>
<p>-Güney İzlanda ve Golden Circle rotasında kullanacağınız ana yol (örneğin İzlanda’nın en baba yolu <strong>Route 1</strong>), asfalt bir yol olduğundan hava koşulları el verdiği sürece yolculuğunuz gayet sorunsuz geçiyor. İstanbul’dan çoğu yoldan daha düzgün olduğunu söylesek abartmış olmayız. Ancak bir çılgınlık yapıp rotanızdan saparsanız karşınıza mıcırlı veya toprak yollardan oluşan ve “<strong>F Road</strong>” adı alternatif yollar çıkabilir. Bu da şu demek oluyor; bu yollara yalnızca 4&#215;4 arabalar ile girebilirsiniz. Yani No Country For Fakir Men. Üzgünüz arkadaşlar, bu ülkede biraz paraya kıyacaksınız… Ama zaten, çıldırıp F Road’lara girmeyecek olsanız bile, manyakça hava koşullarına denk gelecek olursanız da en güvenli arabalar 4&#215;4 olanlar. Belki nehre falan girersiniz fena mı?</p>
<p>-Gerek yayan, gerek arabayla fark etmez, alternatif yollara girerken bastığınız yerleri toprak diyerek geçmeyip tanıyın. Neden? Çünkü kendinizi aniden bir bataklığın içinde bulabilirsiniz ya da gel şuradan gitmesi daha kısa derken, bir volkanı aktive edebilir, bütün Avrupa’nın hava trafiğini kilitleyebilirsiniz. Biliyoruz böyle uzaktan bakınca olasılıksız gibi görünüyor ama ürkütücü bir bilgi olsa da, İzlanda’da her yıl birçok turist hayatını kaybediyor ve temkinli olmakta fayda var.</p>
<p>-Ana yollarda hız sınırı genellikle 80 veya 90km. Küçük kasabalara girdiğinizde ise 50km’ye kadar düşüyor. Fakat siz içinizdeki Türk’ü İzlanda’ya kadar taşımayı başardıysanız ve önünüzdeki adamın dibine kadar gidip selektör basmak niyetindeyseniz hiç kendinizi yormayın.  Çünkü onlar genelde size sağ sinyali vererek “beni sollayabilirsin” mesajı veriyor. “Maldonado, sinyalini açık unutmuş” diye düşünmeyin, bizi oralarda rezil etmeyin.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_6939.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4970" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_6939.jpg" alt="Icalend" width="632" height="421" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_6939.jpg 3456w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_6939-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_6939-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_6939-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_6939-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 632px) 100vw, 632px" /></a>-Yollar kaymak gibi bense adeta bir Çiçek Abbas’ım diyerek fazla da rahatlamayın. Çünkü karşınıza bir noktada tek şeritten oluşan ya da Sırat Köprüsü gibi incecik köprüler çıkabilir. Bu noktada hangi araç köprüye daha yakınsa öbürüne yol veriyor, inatçı koyunu oynamaya gerek yok. Bu arada hazır konusu açılmışken hatırlatalım, köprüler özellikle hava 0’ın altına düştüğünde oldukça tehlikeli ve mutlaka yavaş geçmeniz gerekiyor.</p>
<p>-Genel olarak dikkat etmeniz gereken bir diğer konu da, yer yer asfalt yoldan mıcırlı yola ani geçişler olması. İzlanda’da trafik kazalarının yaşanmasında en büyük sebeplerden birinin bu olduğu söyleniyor. Dikkatli olmakta fayda var.</p>
<p>-Daha önce karşılaşmadığınız ya da varlığından bile haberdar olmadığınız hava koşulları, gezinizi berbat etmesin. Çok rüzgarlı havalarda kapınızı açarken dikkatli olun ve kum fırtınası gibi bir durumla karşı karşıya kalırsanız mümkünse bir yere sığının. Nedir bu kum fırtınası diyecek olursanız da işte şöyle bir şey.</p>
<p><iframe loading="lazy" title="Driving through a sand storm" width="1170" height="878" src="https://www.youtube.com/embed/XUieuN4-dP4?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p>Eğer hayatınızın tehlikede olması sizi çok korkutmadıysa, kiraladığınız arabanın genel sigortasının kum fırtınasını kapsamadığını hatırlatalım.</p>
<p>-İzlanda’da alkollü araç kullanmak tabii ki yasak. Bi’ biradan bir şey olmaz deyip geçmeyin, çünkü olur da polis çevirirse promilin 0 çıkması gerekiyor. Çıkmazsa ne olduğuna dair bir fikrimiz yok, ama bu kadar pahalı bir ülkede denemeye değmez.</p>
<h2><strong><span style="color: #0080ff;"><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_6667.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4966" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_6667.jpg" alt="Laundromat Cafe Reykjavik" width="634" height="422" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_6667.jpg 3456w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_6667-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_6667-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_6667-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_6667-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 634px) 100vw, 634px" /></a>İzlanda Pahalı Bir Ülke Mi?</span></strong></h2>
<p>Bütçe konusuna merak ettiğiniz, belki de bu yazıyı okumaya başlama sebebiniz olan soruyla başlıyoruz. Evet, çok pahalı. Hatta beklediğimizden, bekleyebileceğimizden, ortalama bir Türk gezginin beyninin algılayabileceğinden çok daha pahalı. Çok pahalı, bayağı pahalı, son derece pahalı&#8230;. Tamam sakinliğimizi koruyoruz çünkü karnımız tok sırtımız pek bir şekilde dönmeyi başardık. Şimdi onlar düşünsünler (yani siz)</p>
<p>Bütçe meselesinin ciddiyetini yeterince açıklayabildiysek, şimdi İzlanda bütçenizi biraz olsun hafifletebilmek için neler yapabileceğimize bakalım.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4449.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4971" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4449.jpg" alt="Jökulsarlon" width="632" height="421" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4449.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4449-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4449-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4449-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4449-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 632px) 100vw, 632px" /></a>Reykjavik City Pass </strong></p>
<p>Ülkeyi ve şehri tanımak için gezebileceğiniz birçok müze alternatifi olduğunu düşünürsek, aslında şehir içinde gezerken bütçenizin büyük bir kısmını müze ve galeri ücretleri oluşturacak. Tahmin ettiğiniz üzere çok da uygun fiyatlı olmadıkları için, şehir içi ulaşımı da kapsıyor olması nedeniyle Reykjavik City Pass olmanız gayet mantıklı. Ücretleri ise sırasıyla şöyle:</p>
<p>-24 saat: 3300 ISK</p>
<p>-48 saat: 4400 ISK</p>
<p>-72 saat: 4900 ISK</p>
<p>Pass aynı zamanda bazı turlara ve restoranlara indirim olanağı sunuyor. Bu yerlerin listesini ve pass’i nerelerden satın alacağınız ile ilgili daha detaylı bilgi edinmek için <a href="http://www.visitreykjavik.is/travel/reykjavik-city-card" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şuraya </a>bir göz atabilirsiniz.</p>
<p>Konaklama dışında İzlanda’daki harcamalarınızın büyük bir kısmını yeme-içme ve eğer araba kiraladıysanız benzin masrafı oluşturacak. Bu harcamaların nasıl bir aralıkta olacağını anlayabilmeniz açısından birkaç örnek vermek gerekirse;</p>
<p><strong>*Su:</strong> Musluktan su içilebiliyor ve tadı şahane. Ancak yine de şişe alacak olursanız öncelikle sizinle dalga geçeceklerini bilin, ücreti yaklaşık 150-250 ISK.</p>
<p><strong>*Ortalama bir restoranda yemek:</strong> 1500-2500 ISK</p>
<p><strong>*Kokteyl:</strong> 1500-2200 ISK</p>
<p><strong>*Bira</strong>: 800-1100 ISK</p>
<p><strong>*Sigara:</strong> 1200-1400 ISK</p>
<p><strong>*Kahve</strong>: 450- 600 ISK</p>
<p><strong>*Benzin: </strong>200-230 ISK (litresi) Bizim izlediğimiz rotayı izleyip 1200km civarı yol yapacak olursanız toplamda ortalama 18000 ISK gibi bir benzin bütçesi ayırsanız iyi olur. Tabii ki bu noktada gideceğiniz dönemde benzin fiyatında bir oynama ihtimali olabileceğini de göz önünde bulundurun.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3921.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4965" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3921.jpg" alt="Reykjavik" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3921.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3921-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3921-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3921-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3921-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a>-İzlanda yukarıda da anlayabileceğiniz üzere ISK, yani İzlanda Kronu kullanıyor. Türkiye’de bu para birimini bulabilmeniz çok zor olduğu için, paranızı çok yüksek ihtimalle İzlanda’da bozdurmanız gerekecek. Bu noktada yanınıza TL değil Euro alırsanız çok daha kolay olacaktır. Paranızı ister indiğinizde havaalanında, ister şehirde <strong>Visitor Center</strong>’da ister bankalarda bozdurabilirsiniz. En uygun fiyatı genelde bankalar veriyor. Ancak yine de havaalanında da aşağı yukarı benzer bir kur uygulanıyor. Hangi bankaya gideyim diye kafanız karışırsa, <strong>Landsbankinn</strong>’de bozdurabilirsiniz.</p>
<p>-Olur da zorda kalırsanız, şehirdeki birçok restoran Euro da kabul ediyor, ancak bir tık daha kazıklanıyorsunuz diyebiliriz. Ayrıca isterseniz Japon Yeni ile ödeyin, para üstünü İzlanda Kronu olarak veriyorlar. Bu durum havaalanındaki Duty Free’de de geçerli.</p>
<p>-Hazır Duty Free demişken, burada şehirdeki marketlere kıyasla fiyatlar neredeyse %50’ye kadar daha uygun olabiliyor. Eğer ev kiraladıysanız veya yanınıza yolluk almak istiyorsanız, bira, abur cubur, çikolata gibi şeyleri buradan alabilirsiniz.</p>
<p>-Şehirde market ihtiyacınız olursa, en uygun fiyatlar <strong>Bonus</strong>’ta. Simgesi pembe bir domuzcuk. Özellikle Reykjavik dışında turlara çıkacağınız günler buradan sandviç malzemesi, içecek ve atıştırmalık alabilirsiniz. Kendisi Bim tadında bir yer olduğu için kanınız hemen kaynayacaktır.</p>
<p>-İzlanda’da bahşiş bırakma zorunluluğu yok, eğer bir yerde cimrilik yapacaksanız, tam yerine geldiniz.</p>
<h2><strong><span style="color: #0080ff;">İzlanda&#8217;da Konaklama/Reykjavik&#8217;te Nerede Kalınır?</span></strong></h2>
<p>İzlanda’da her şeyin çok pahalı olduğunu söylemiş miydik? Tabii ki konaklama da bu genellemeye dahil. Bu noktada eğer birden fazla kişiyseniz bulunabileceğiniz en mantıklı hamle kesinlikle ev kiralamak. Bu işi gerek AirBnB aracılığıyla, gerek Booking üzerinden yapabilirsiniz. Araştırmaya üşeniyorsanız size <strong>bizim kiraladığımız evi kesinlikle önerebiliriz, hem ev çok güzeldi, hem tek bir sorun bile yaşamadık, hem de her yere kolay ulaşım sağlaması ve etrafında park edecek birçok nokta olması nedeniyle lokasyonu şahaneydi.</strong> Kendisine <a href="https://www.booking.com/hotel/is/hverfisgata-apartment.en.html?aid=7953563&amp;no_rooms=1&amp;group_adults=2" target="_blank" rel="noopener"><strong>şuradan</strong></a> ulaşabilirsiniz. Şayet bir sebepten bizi kaldığımız yerde kalmak istemezseniz de <a href="https://www.booking.com/searchresults.en.html?district=8307&amp;aid=7953563&amp;no_rooms=1&amp;group_adults=2" target="_blank" rel="noopener"><strong>şu bölgede kalan oteller</strong></a> içinden aklınıza yatan bütçenize uygun bir seçeneği tercih edebilirsiniz.</p>
<p>Ben tek başıma geziyorum, bana düzgün ve güvenli bir hostel öner, birileriyle de tanışırım diyecek olursanız yine iyi bir lokasyonda bulunan ve şehrin en popüler hostellerinden biri olan <a href="https://www.booking.com/hotel/is/kex-hostel-reykjavik1.en.html?aid=7953563&amp;no_rooms=1&amp;group_adults=2" target="_blank" rel="noopener"><strong>Kex Hostel</strong></a>’i değerlendirebilirsiniz.</p>
<h2><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4319.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4960" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4319.jpg" alt="İzlanda Gezi" width="632" height="421" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4319.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4319-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4319-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4319-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4319-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 632px) 100vw, 632px" /></a><span style="color: #0080ff;">İzlanda İçin Faydalı Link ve Uygulamalar</span> </strong></h2>
<p><strong><a href="http://en.vedur.is/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Vedur.is</a>: </strong>Bu site sizin İzlanda’daki en yakın dostunuz, her gün stalkerlık yaptığınız sosyal medya profili gibi olacak, zira İzlanda’nın hava durumu ve Aurora aktifliği hakkında en doğru bilgiyi veren site vedur.is. Aurora aktifliği meselesi 1’den 10’a kadar derecelendirilmiş ve ne kadar yüksek=o kadar Aurora görme ihtimali anlamına geliyor.</p>
<p><strong><a href="http://www.safetravel.is/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Safetravel.is:</a> </strong>Mutlaka göz atmanız gereken bir başka site. İzlanda’da güvenli seyahat konusunda çeşitli ipuçları kapsadığı gibi resmi bir site olduğu için ülke çapında yol koşullarında bir sorun olduğunda sitede mutlaka belirtiliyor. Kontrol etmeden yola çıkmayın!</p>
<p><strong><a href="https://itunes.apple.com/us/app/city-maps-2go-travel-guide/id408866084?mt=8" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Ulmon</a>: </strong>Tüm tatillerimizin yıldızı offline harita özelliği sunan Ulmon İzlanda’ya da el atmış. Biz harita üzerinde rota çıkarmış olmamıza rağmen hem İzlanda haritasını, hem de Reykjavik haritasını İzlanda’ya gitmeden önce yükledik ve yolların büyük bir kısmını bu uygulama aracılığıyla bulduk. Zaman kazanmak açısından gezeceğiniz noktaları gitmeden önce haritada yıldızlarla işaretleyebilir, hatta renklere göre kategorilere ayırabilirsiniz.</p>
<p><strong>Google Maps:</strong> Bunun faydalı bir uygulama olduğu zaten aşikar, ama bizim hali hazırda yarattığımız rotayı <a href="https://www.google.com/maps/d/viewer?mid=z8W2-67Ekam0.k6_6Gow_Q4YQ">şuradaki</a> linkten görüntüleyebilirsiniz.</p>
<p><strong><a href="https://itunes.apple.com/us/app/aurora-forecast./id539875792?mt=8" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Aurora Forecast App</a>:</strong> Eğer vedur.is yeterli gelmezse ve kuzey ışıklarının durumunu bir kaynaktan daha kontrol etmek isterseniz bu uygulamayı kullanabilirsiniz. Eğer ücret ödemeyi kabullenirseniz Aurora aktivitesininin arttığı anlarda sizi bir alarm ile uyardığı da oluyor, yani mantıklı bir uygulama.</p>
<p><strong>QR Code:</strong> Reykjavik’te birkaç müzede eserler ve sergilenen objeler hakkında daha fazla bilgi edinmemizi sağladığı için sizin de işinize yarayabileceğini düşündük.</p>
<p><strong>Döviz Çevirici:</strong> İzlanda’nın para birimi konusunda 2384293 basamağı yan yana görünce kafanız karışacağı için döviz çevirici uygulamalar kesinlikle kurtarıcı oluyor. Biz mi salağız bilemiyoruz ama yer yer gerçekten çok işimize yaradı.<strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_7190.jpg"><br />
</a><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4021.jpg"><br />
</a><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_7191.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4972" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_7191.jpg" alt="Kuzey Işıkları" width="632" height="421" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_7191.jpg 3456w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_7191-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_7191-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_7191-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_7191-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 632px) 100vw, 632px" /></a><span style="color: #0080ff;">İzlanda’da Kuzey Işıkları</span> </strong></p>
<p>İşte geldik İzlanda ile ilgili en heyecan verici meselelerden birinin detaylarına. İzlanda gezisi boyunca kuzey ışıklarını 3-4 kez görmeyi başaran insanlar olarak bu konuda bize rahatlıkla güvenebilirsiniz.</p>
<p>Kuzey ışıklarını görmek için en iyi dönemin Eylül-Mart arası olduğundan söz etmiştik. Ancak oh Ocak’ta geldim, şimdi her yerde kuzey ışığı göreceğim diye de düşünmeyin tabii. Hem şans hem de doğru zamanda doğru yerde olmak çok önemli. Kuzey ışıklarını net bir şekilde görmeniz için bir arada bulunması gereken kriterler şunlar;</p>
<p>-Yağışsız ve bulutsuz bir hava</p>
<p>-Karanlık, mümkün olduğunca şehirden uzak bir ortam</p>
<p>-Dönem gereği buz gibi, popo uyuşturan bir hava</p>
<p>-Yukarıda söz ettiğimiz, ışıkların aktiflik derecesini takip edebileceğiniz resmi bir internet sitesi.</p>
<p>Bu koşulları bir araya geldiği takdirde artık işiniz iyice şansa kalıyor. Kuzey ışıkları fotoğraflamak için ise çok kuvvetli olmadığı takdirde telefon kesinlikle yeterli değil. Yanınızda profesyonel bir kamera ve aranızda bu kameranın değerlerini doğru ayarlayacak birinin olması şart. Biz kuzey ışıklarını hem <strong>Canon  500d</strong> hem de <strong>Samsung NX Mini</strong> ile fotoğrafladık. Bazen şansınız yaver giderse kameraların otomatik modunda fotoğraflama şansınız bile oluyor, bu tamamen ışıkların aktiflik derecesine bağlı.</p>
<p>*Reykjavik yakınlarında kuzey ışıklarını fotoğraflamak için lokallerin hep bir ağızdan önerdiği tek bir yer vardı: <strong>Grotta</strong> yakınlarındaki deniz fenerinin yakınları. Bu noktayı Ulmon haritanızdan kolaylıkla bulabilir ve ulaşabilirsiniz. Arabasız ulaşmanız biraz zor tabii, çünkü şehrin biraz dışında kalıyor, pek öyle yürünebilecek bir nokta değil. Burayı önermelerinin sebebi ise adanın tam ucunda, okyanusa bakan oldukça karanlık bir nokta olması. Eğer merak ediyorsanız ekleyelim, biz ilk kuzey ışığı deneyimimizi burada yaşadık.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_7180.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4963" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_7180.jpg" alt="Kuzey Işıkları İzlanda" width="623" height="404" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_7180.jpg 3456w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_7180-300x194.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_7180-1024x663.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_7180-210x136.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_7180-900x583.jpg 900w" sizes="(max-width: 623px) 100vw, 623px" /></a>*Reykjavik dışındaki noktalarda kuzey ışıklarına denk gelebilme ihtimaliniz daha da yüksek. Çünkü oldukça ıssız yollardan, neredeyse hiç ışığın olmadığı yerlerden geçeceksiniz ve eğer adanın diğer ucundan örneğin <strong>Jökullsarlon</strong> tarafından geliyorsanız 3-4 saat içinde birçok farklı hava koşulu yaşayacaksınız, elbet bulutsuz bir noktaya denk gelebilirsiniz. Hal böyle olunca tavsiyemiz, çıktığınız turdan geç saatte dönmeye tedirgin olmamanız, hatta mümkünse dönüşünüzü hava karardıktan sonraya bırakmanız. Havanın tam olarak kaçta karardığını da vedur.is’ten kontrol edebilirsiniz.</p>
<p>*Kuzey ışıkları bazen çok sönük ve insan gözüyle fark edilmeyecek siliklikte olabiliyor. Bu yüzden yolda giderken arada bir gökyüzünün fotoğrafını çekin, çünkü bazen sizin göremediğinizi makina yakalayabiliyor. Bizim kuzey ışığı deneyimlerimizden biri, aramızdan birinin şans eseri gökyüzünün fotoğrafını çekmesi sonucu başladı ve o noktada duraklamaya karar vermemiz bu şekilde gerçekleşti.</p>
<p>*Oldu da belli belirsiz bir şekilde kuzey ışıklarını görmeyi başardınız ama pek de internette gördükleriniz gibi bir şeye benzemiyor…Sakın pes etmeyin! Çünkü çok cılız başlayan ışıklar birkaç dakika içinde inanılmaz kuvvetli bir hale gelip gökyüzünde adeta dans etmeye başlayabiliyor. Unutmayın, bu işin bir kısmı şans ile alakalıysa geri kalanı da azim ve sabır!</p>
<p>*<strong>Tripod </strong>olmadan kuzey ışıklarını fotoğraflamak oldukça zorlu oluyor. Görüntü bulanık ya da dalgalı çıkıyor. Ne yapın ne edin, gitmeden önce ya satın ya da ödünç alın.</p>
<p>*Kuzey ışıklarının genel olarak en iyi görüldüğü saatlerin 22:30-3:00 arası olduğu söyleniyor, aklınızda bulunsun.</p>
<h2><strong><u><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3947.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4964" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3947.jpg" alt="İzlanda Gezi" width="632" height="421" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3947.jpg 3799w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3947-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3947-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3947-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3947-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 632px) 100vw, 632px" /></a></u><span style="color: #0080ff;">İzlanda’da Yeme İçme Meselesi</span></strong></h2>
<p>İzlanda mutfağı sebze-meyve açısından pek de zengin değil, çünkü toprakları bu tip ürünleri yetiştirmek için elverişli değil. Haliyle yeme-içme kültürü daha deniz ürünleri ve et üzerine kurulu. Bu yazı İzlanda hakkında ipuçları içerdiği için restoran önerilerimizi görmek istiyorsanız sizi <strong><a href="http://oitheblog.com/2015/10/03/reykjavik-gezi-rehberi/">Reykjavik postumuzun</a></strong> içine alalım. Genel olarak nedir ne değildir bir takım ipuçları vermek gerekirse:</p>
<p>*İzlanda’daki yasa ile alakalı olarak gece 11’den sonra mekanların dışında içki içmek yasak. Bazı durumlarda 11:30’a kadar esneklik gösterebiliyorlar, ama genel olarak durum bu.</p>
<p>*Gideceğiniz her mekanda su ücretsiz, çünkü musluk suyu içilebiliyor. Pet şişe su satın almanız=Bunlar kesin turist damgası. Bir şişe edindikten sonra suyunuzu musluktan doldurabilir ya da mekanlarda sürahilerin bulunduğu noktadan kendiniz alabilirsiniz.</p>
<p>*Golden Circle, Güney İzlanda ya da başka noktalar fark etmez, yol için yanınıza mutlaka yiyecek içecek alın. Bazen çok uzun süre hiçbir tesis ile karşılaşmadığınız anlar ya da hava durumu sebebiyle çok yavaş ilerlemeniz gereken durumlar olabiliyor, susuz kalmak istemezsiniz.</p>
<p>*Sosyal mesaj vermeden gidemeyiz! Balina yemeyin. Puffinlerin nesli tükeniyor mu bilmiyoruz ama onu da yemeyin.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2015/10/04/izlanda-gezi-rehberi-bir-turistin-bilmesi-gerekenler/">İzlanda Gezi Rehberi: Bir Turistin Bilmesi Gerekenler</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2015/10/04/izlanda-gezi-rehberi-bir-turistin-bilmesi-gerekenler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>40</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İzlanda Gezi Rehberi: Tüm Detaylarıyla Güney İzlanda Rotası</title>
		<link>https://oitheblog.com/2015/10/04/izlanda-gezi-rehberi-tum-detaylariyla-guney-izlanda-rotasi/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2015/10/04/izlanda-gezi-rehberi-tum-detaylariyla-guney-izlanda-rotasi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 03 Oct 2015 22:25:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNEY İZLANDA]]></category>
		<category><![CDATA[İZLANDA]]></category>
		<category><![CDATA[Game of Thrones Nerede Çekiliyor]]></category>
		<category><![CDATA[İskandinav Mitolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[İskandinavya]]></category>
		<category><![CDATA[izlanda]]></category>
		<category><![CDATA[İzlanda Bütçesi]]></category>
		<category><![CDATA[İzlanda Buzulları]]></category>
		<category><![CDATA[İzlanda Game of Thrones]]></category>
		<category><![CDATA[İzlanda Gezi Blogu]]></category>
		<category><![CDATA[İzlanda Gezi Notları]]></category>
		<category><![CDATA[İzlanda Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[İzlanda Gezilecek Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[İzlanda Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[İzlanda Golden Circle Turu]]></category>
		<category><![CDATA[İzlanda Kerid Krater Gölü]]></category>
		<category><![CDATA[İzlanda Mutfağı]]></category>
		<category><![CDATA[İzlanda Nerede]]></category>
		<category><![CDATA[İzlanda Notları]]></category>
		<category><![CDATA[İzlanda Pahalı Mı?]]></category>
		<category><![CDATA[İzlanda Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[İzlanda Reykjavik]]></category>
		<category><![CDATA[İzlanda Seyahati]]></category>
		<category><![CDATA[İzlanda Thingvellir Parkı]]></category>
		<category><![CDATA[İzlanda Yanardağları]]></category>
		<category><![CDATA[İzlanda Yeme İçme]]></category>
		<category><![CDATA[İzlanda'da Ne Giyilir? İzlanda Turu]]></category>
		<category><![CDATA[İzlanda'ya Nasıl Gidilir?]]></category>
		<category><![CDATA[Jökulsarlon]]></category>
		<category><![CDATA[Kuzey Işıkları İzlanda]]></category>
		<category><![CDATA[Kuzey Işıkları Nerede Görülür]]></category>
		<category><![CDATA[Kuzey Işıklarını Fotoğraflamak]]></category>
		<category><![CDATA[kuzey ışıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Reykavik Hava Durumu]]></category>
		<category><![CDATA[Reykjavik Gezi Notları]]></category>
		<category><![CDATA[Reykjavik Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Reykjavik Gezilecek Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[Reykjavik Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Reykjavik Kilise]]></category>
		<category><![CDATA[Reykjavik Nerede?]]></category>
		<category><![CDATA[Reykjavik Pahalı Mı]]></category>
		<category><![CDATA[Reykjavik Yeme İçme]]></category>
		<category><![CDATA[Reykjavik'te Alışveriş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=4974</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzlanda gezisi bizim bildiğimiz gezilerden değilmiş. Öyle şehir içinde gezmeye, müze müze dolaşmaya benzemiyor. Bu izole ada, doğanın ne kadar...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2015/10/04/izlanda-gezi-rehberi-tum-detaylariyla-guney-izlanda-rotasi/">İzlanda Gezi Rehberi: Tüm Detaylarıyla Güney İzlanda Rotası</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_7191.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4972" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_7191.jpg" alt="Kuzey Işıkları" width="632" height="421" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_7191.jpg 3456w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_7191-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_7191-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_7191-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_7191-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 632px) 100vw, 632px" /></a></p>
<p>İzlanda gezisi bizim bildiğimiz gezilerden değilmiş. Öyle şehir içinde gezmeye, müze müze dolaşmaya benzemiyor. Bu izole ada, doğanın ne kadar inanılmaz bir şey olduğunu, onun bize değil, bizim ona ihtiyaç duyduğumuzu, karşısında durabilme ihtimalimizin olmadığını bir kez daha anlamak için yaratılmış bir fırsat gibi. Tüm geziniz boyunca her adımınızda burayı görebildiğiniz için ne kadar şanslı olduğunuzu, hayatınızın en güzel günlerinin birkaçını burada geçirdiğinizi bilerek ilerliyorsunuz. Björk’ün nereden ilham aldığını, bir gidenin bir kez daha gitmek için neden gün saydığını, neden dünyanın en mutlu ülkeleri listesinde zirveyi zorlayıp durduklarını anlamanız hiç de zor olmuyor. Söz konusu hisleri yaşatan noktalar genellikle Reykjavik’in dışına çıktıkça çoğalıyor, o yüzden şehri biraz tanıdıktan sonra kesinlikle kendinizi dışarıya, doğanın orta yerine atmanız gerektiğini bilmelisiniz.</p>
<p>İzlanda’ya bir kez daha gideceğimize emin olmamızın en büyük sebebi, bu gezimiz boyunca yalnızca Güney İzlanda ve Reykjavik civarını keşfedebilmiş olmamız. Kim bilir kuzeyde neler var, biraz daha uzaklaşsak acaba neler görecektik düşüncelerinden kopabilmemiz imkansız! Yalnızca ülkenin güneyini gezerek bile yaşadığımız bu tatmini ülke geneline yayarsak neler hissedeceğimizi inanın biz bile öngöremiyoruz. En azından bir yerden başlamış olduk!</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4193.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4987" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4193.jpg" alt="Black Sand Beach" width="634" height="422" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4193.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4193-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4193-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4193-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4193-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 634px) 100vw, 634px" /></a>Güney İzlanda gezi rehberi serüvenimize başlamadan önce mutlaka <strong><a href="http://oitheblog.com/2015/10/04/izlanda-gezi-rehberi-bir-turistin-bilmesi-gerekenler/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">İzlanda ile ilgili genel ipuçlarını içeren yazımızı</a> </strong>(araba kiralama, otopark, benzin, yol koşulları, kuzey ışıkları gibi detaylar) okumanızı tavsiye ediyoruz, aksi takdirde başınıza gelebilecek şeylerden ve almanız gereken önlemlerde haberdar olamayabilirsiniz. <strong><a href="http://oitheblog.com/2015/10/03/reykjavik-gezi-rehberi/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Reykjavik gezi/yeme içme rehberimiz</a></strong> ve Reykjavik yakınlarda gerçekleştirebileceğiniz bir diğer doğa turu olan <strong><a href="http://oitheblog.com/2015/10/02/izlanda-gezi-rehberi-golden-circle-turu/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Golden Circle Turu</a></strong> rehberimiz de sizi bekler, onları da über detaylı yazmış bulunduk.</p>
<p>Aşağıda yazdığımız sıralama, Reykjavik’ten çıktığınız andan itibaren takip etmeniz gereken en mantıklı güzergah sıralamasıyla yazılmıştır. Güney İzlanda turuna çıkacağınız zaman bu lokasyonları aşağıdaki sıralama ile ziyaret etmelisiniz, test edildi, onaylandı.</p>
<p>Öncelikle şunu belirtelim, Güney İzlanda turunu aşağıdaki sıralama ile takip edecek olursanız, sizi gidiş-dönüş yaklaşık 800km ve 17-18 saatlik bir yolculuk bekliyor demektir. Rakamı görünce paniğe kapılmayın, sürekli duracağınız için hiç de öyle çok yorucu bir tur falan olmuyor. Hava koşulları el verdiği sürece asfalt bir yol üzerinden ilerleyeceğiniz için rahat bir yolculuk geçireceksiniz. O Jökulsarlon’a gidilecek!</p>
<h2><strong><u><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4072.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4983" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4072.jpg" alt="Seljalandfoss" width="632" height="421" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4072.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4072-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4072-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4072-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4072-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 632px) 100vw, 632px" /></a></u><span style="color: #0080ff;">Seljalandfoss</span></strong></h2>
<p>İzlanda’da dağdan bayırdan, yanardağdan buzuldan daha çok görmeye alışmanız gereken bir şey varsa o da şelalaler. İlerleyen zamanda işler “off tamam şelale işte” noktasına gelse de, dönüp geriye bakınca aslında ne kadar mükemmel doğal güzelliklere şahit olduğunuzu anlıyorsunuz. Güney İzlanda turuna da tam olarak böyle bir nokta atışı ile başladık; Seljalandfoss.</p>
<p>Bu şelalelin en çok ilgi çeken yanlarından biri arkasına geçilebiliyor olması. Yani karşısından bakmakla kalmayıp, arkasından da bakabilmeniz ve fotoğraflayabilmeniz mümkün. Ancak bunu ıslanmadan başarmanın pek de bir yolu yok. Eğer İzlanda’nın ortasında Christina Aguilera’nın Dirty klibindeki gibi dolaşmak istemiyorsanız önlem almanızda fayda var. Turunuzun ilk noktasında ıslanıp hastalık riskini göze almanın ya da fotoğraf makinenizi bozmanın alemi yok.</p>
<p>-Eğer şelaleye doymadıysanız yaklaşık 700m yakınındaki <strong>Gljufurafoss </strong>şelalesine de bi’ bakabilirsiniz.</p>
<p><strong>*Nasıl Gidilir? </strong></p>
<p>Reykjavik’ten çıktıktan sonra Route 1 üzerinden <span lang="is" xml:lang="is">Þjóðvegur</span> yönünde yaklaşık 120 km gidip, Route 249’dan sola döndüğünüzde şelale hemen karşınıza çıkıyor olacak. Zaten dönmeniz gereken noktada hem şelaleyi hem de Seljalandfoss tabelasını net bir şekilde göreceksiniz. Sola döndükten sonra arabanızı park alanına bırakıp şelaleye yürüyerek 1-2 dakikada ulaşabilirsiniz.</p>
<p>-Bu arada Route 1’i benimseyin, çünkü Güney İzlanda turunda uğrayacağınız tüm noktalara Route 1 üzerinden ulaşacaksınız ve Reykjavik’e dönerken de aynı şekilde bu ana yolu geri döneceksiniz.</p>
<h2><strong><u><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4109.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4984" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4109.jpg" alt="Eyjafjallajokull" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4109.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4109-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4109-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4109-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4109-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_6943.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4980" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_6943.jpg" alt="Eyjafjallajokull Yanardağı" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_6943.jpg 3456w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_6943-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_6943-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_6943-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_6943-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></u><span style="color: #0080ff;">Eyjafjallajökull</span> </strong></h2>
<p>Öncelikle izin verirseniz biraz hava atmak istiyoruz, zira bu yanardağın okunuşunu artık biliyor ve ortamlarda yerli yersiz kullanmaktan çekinmiyoruz. Şöyle oluyor: “Eyahfiyatlahyoukutlu”.</p>
<p>Küçük İzlandaca dersimiz sona erdiğine göre konuya dönelim. Nisan 2010’da patladığında havaya 8-9 km yükseğe volkanik kül saçması nedeniyle Avrupa’nın hava trafiğini kilitleyen ve kaosa yol açan bu yanardağ, İzlanda’nın günümüzde aktif olan onlarca yanardağından yalnızca biri. Biz de tabi ki her yanardağ-sevici (o nedir acaba) gibi önünde durmayı ve şöyle uzaktan bir selam vermeyi ihmal etmedik.</p>
<p><strong>*Nasıl Gidilir? </strong>(Yanardağ yakınlarına gidebilin diye size yol tarifi veriyoruz, annenize söylemeyin)</p>
<p>Eyjafjallajokull yanardağı Seljalandfoss ile Skogafoss arasında kalıyor. Yanardağı en net görebileceğiniz noktaya Seljalandfoss’dan çıkıp Route 1’de <span lang="is" xml:lang="is">Þjóðvegur</span> yönünde yaklaşık 19 km devam ettiğinizde geliyorsunuz. Burada sağınızda <strong>Eyjafjallajökull Visitor Center</strong>’ın ta kendisi olan kulübemsi bir bina göreceksiniz. Onun tam karşısında da Eyjafjallajökull’u!</p>
<p>-Bu tatilinizde daha fazla aksiyon mu arıyorsunuz? Adrenalin seversiniz ve “risk budur” mu diyorsunuz? Walter Mitty’i izlerken biraz fazla mı gaza geldiniz? O zaman Siz de –yalnızca- 39,000 ISK’ya bir yanardağın içine girebilirsiniz. <a href="https://insidethevolcano.com/the-tour/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Şuradan</a> hakkında daha detaylı bilgi edinebileceğiniz firma, 15 Mayıs &#8211; 4 Ekim arasında kalan dönemde Reykjavik’in yakınlarındaki Thrihnukagigur yanardağının içine tur düzenliyor. Neden bu kadar spesifik bir tarih seçtiklerini biz de bilmiyoruz.</p>
<p>-Kim bilir belki şanslıysanız (!) siz İzlanda’dayken bir yanardağ patlaması meydana gelir ve bu şahane manzarayı görüntülemek için bir helikopter turuna katılırsınız. Bardarbunga Yanardağı son dönemlerde en çok lav püskürten yanardağ olduğu için helikopter turu için de en popüler yer haline gelmiş. İlgileniyorsanız hala ortalıkta lav var mı diye bir kontrol edersiniz artık.</p>
<h2><strong><u><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4132.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4985" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4132.jpg" alt="Skogafoss" width="629" height="419" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4132.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4132-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4132-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4132-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4132-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 629px) 100vw, 629px" /></a></u><span style="color: #0080ff;">Skogafoss</span></strong></h2>
<p>“Gördüğümüz her şey gittikçe güzelleşiyor mu ne” dedirtecek bir yere geliyoruz şimdi; Skogafoss Şelalesi. Yukarıda bir süre sonra şelalelerden az biraz sıkıldığımızın imasında bulunduysak bizi yanlış anlamayın, burası da Güney İzlanda turunuzda kesinlikle kaçırmamanız gereken bir yer. Güneşli bir havada gidiyorsanız sizi şelalenin hemen yanında belki de bugüne kadar karşılaştığınız en belirgin ve en yakından görebileceğiniz gökkuşağı karşılıyor olacak. Bu da Skogafoss’un en popüler şelalelerden biri olarak benimsenmesinin sebebi diyebiliriz. Gerçekten de fotografik açıdan şahane bir manzara ile karşılaşıyorsunuz. Şelalenin yakınlarına gidecekseniz yukarıda yaptığımız uyarıların burası için de geçerli olduğunu hatırlatalım.</p>
<p>-Thor ve Secret Life of Walter Mitty filmlerinin bazı sahnelerinin çekildiği yerdesiniz.</p>
<p><strong>*Nasıl Gidilir?</strong></p>
<p>Seljalandfoss’dan çıkıp Route 1 üzerinden <span lang="is" xml:lang="is">Þjóðvegur</span> yönüne doğru 27km devam edip, Skogar yönünde sola dönmeniz gerekiyor. Döndükten yaklaşık 500m sonra tekrar sol yaparsanız, bir park alanına ulaşmış olacaksınız ve şelale birkaç dakika yürüme mesafesinde olacak.</p>
<p><a href="http://expertvagabond.com/airplane-crash-wreckage-iceland/"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4995" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/iceland-plane-crash-900x900.jpg" alt="solheimasandur plane wreck" width="639" height="426" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/iceland-plane-crash-900x900.jpg 900w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/iceland-plane-crash-900x900-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/iceland-plane-crash-900x900-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 639px) 100vw, 639px" /></a></p>
<h2><strong><span style="color: #0080ff;">Solheimasandur Uçak Kazası</span></strong></h2>
<p>Lost dizisindeki uçak kazası muhabbetinin daha geniş bir adaya yayılmış versiyonunu yaşıyor gibi hissetmek isterseniz, ki İzlanda’nın doğası koşullarında çok da garip bir his değil, o zaman sizi Solheimasandur’a alalım. Burada 1973 yılında acil iniş yapmak durumunda kalan ve bunun sonucunda kaza yapan bir Amerikan donanma uçağının kalıntıları var. Söylentilere göre kuyruğu ve belli parçaları birileri tarafından çalınmış. Bu sebeple sadece bir kısmının orada bulunmasından ve yer aldığı kumsalın siyah kumlardan oluşmasından mütevellit ortada resmen bir post apokaliptik zombi film sahnesi havası var. Merak etmeyin, kazada kimse yaşamını yitirmediği için ortada hayalet falan olma ihtimali yok. (Siz etmiyor olabilirsiniz biz merak ettik ne varmış..) Yine de gizemli bir havası olduğunu ve değişik bir fotoğraf yakalayabileceğiniz gerçeğini de göz ardı edemeyeceğiz.</p>
<p><strong>*Nasıl Gidilir?</strong></p>
<p>Skogafoss’dan tekrar Route 1’e çıkıp <span lang="is" xml:lang="is">Þjóðvegur</span> yönünde yaklaşık 6 km devam edin. 6 km’nin sonunda bir köprüden geçeceksiniz. Bu noktada biraz yavaşlayın çünkü birkaç km sonra sağınızda kalacak olan küçük demir bir geçit tespit etmeniz gerekecek. Tespit ettiyseniz harika, şimdi bu mıcırlı/kumlu yola girin, birkaç km yolun solunda kalarak devam edin ve uçağı görene kadar durmayın. Uçak siyah kumun üzerinde, denize yakın bir noktada sizleri bekliyor olacak.</p>
<p>-Bu yola tabelalardan da anlayabileceğiniz üzere yalnızca 4&#215;4 arabaların girmesi öneriliyor.</p>
<p>-Arabanızın uygun olmadığını düşünüyorsanız ama illa göreceğiz diyorsanız, arabayı Route 1 üzerinde bırakabilirsiniz, uçak 30-40 dakika yürüme mesafesinde.</p>
<h2><strong><u><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_7039.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4981" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_7039.jpg" alt="Dyrholaey Iceland" width="635" height="352" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_7039.jpg 3435w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_7039-300x166.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_7039-1024x568.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_7039-210x117.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_7039-900x499.jpg 900w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></u><span style="color: #0080ff;">Dyrholaey</span></strong></h2>
<p>Nuri Bilge Ceylan’ın görse affetmeyeceği güzellikte olan Dryholaey, insanda okyanusun ortasında bir adada, aslında dünya üzerinde ne kadar küçük olduğumuzu hissettirecek cinsten bir yer. İzlanda’da her şeyin oluşumu gibi buranın kökeni de volkanik hareketlere dayanıyor. Aslına bakarsanız kayalardan oluşmuş, deniz kıyısında yer alan bir geçit şeklinde de tanımlanabilir. Ancak daha çok “anlatamam görmen lazım” tadında bir yer olduğu için görsele bakarsanız kafanızda daha net bir şey canlanacaktır. Bizim aklımızda “Olur da intihar etmeye falan karar verirsek muhtemelen orada ederiz” şeklinde kaldı, o ayrı.</p>
<p>-İzlanda’nın meşhur ve tatlış mı tatlış kuşu Puffin’i burada görme olasılığınız çok yüksek. İyi yere kapak atmışlar. Bu arada bir sosyal mesaj vermeden geçemeyeceğiz, İzlandalılar Puffin yiyorlar, evet bunu yapıyorlar. SİZ YEMEYİN! (duyar in the house)</p>
<p><strong>*Nasıl Gidilir?</strong></p>
<p>Skogafoss’dan çıkıp Route 1’de <span lang="is" xml:lang="is">Þjóðvegur</span> yönünde 20km gidin, sonra Dryholavegur yönünde (Route 218) sağ yapın. Bu yolda 5km daha ilerledikten sonra 2 seçeneğiniz olacak; ya sağa doğru gidip Dryholaey’e uzaktan bakmak, ya da sola doğru gidip deniz fenerinin bulunduğu noktadan yakından görmek.<strong><u><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4193.jpg"><br />
</a><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4227.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4989" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4227.jpg" alt="Reynisfjara Iceland" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4227.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4227-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4227-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4227-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4227-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4224.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4988" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4224.jpg" alt="Siyah Kum" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4224.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4224-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4224-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4224-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4224-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></u><span style="color: #0080ff;">Reynisfjara Plajı (Siyah Kum Plajı)</span></strong></p>
<p>Volkanik kül ve lav püskürmesi sonucu günümüzdeki halini alan Reynisfjara siyah kum plajına ayak bastığımız anda Elf  gözlerimiz Legolas’ı aradı&#8230; İnsan burada resmen kendini Mordor’a yüzüğü götürmeye çalışan Frodo gibi hissediyor. Bu plajın en popüler noktalarından biri ise lav taşlarından oluşmuş ve Gardar adı ile bilinen kayalık.</p>
<p>-Güzel fotoğraf çekeceksiniz diye suya fazla yaklaşmayın, burada oldukça kuvvetli bir akıntı var. Daha önce kendini bu akıntıya kaptırıp hayatını kaybeden insanlar bile olmuş. Biz böyle ekstrem bir duruma şahit olmadık ama şuna olduk; suya arkasını dönen adam bir anda gelen dalgayla baştan aşağı sırılsıklam oldu ve sonra ona baktığımızı fark ettiği için cool tavırlar sergiledi. Sonuç: hem ıslandı, hem kahkahalarımıza maruz kaldı. Bizimle değilsin canım.</p>
<p><strong>*Nasıl Gidilir?  </strong></p>
<p>Dryholaey’e gittiğiniz yoldan Route 1’e geri dönün ve : <span lang="is" xml:lang="is">Þjóðvegur</span> yönünde yaklaşık 7km gidin. Sonrasında Reynishverfisvegur yönünde sağa dönün (Route 215) ve park alanını görene kadar devam edin. Arabanızı park ettiğiniz nokta plaja 1-2 dakika yürüme mesafesinde.</p>
<h2><strong><u><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_7095.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4992" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_7095.jpg" alt="Vik Iceland" width="634" height="422" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_7095.jpg 3403w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_7095-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_7095-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_7095-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_7095-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 634px) 100vw, 634px" /></a></u><span style="color: #0080ff;">Vik Kasabası</span></strong></h2>
<p>Vik, Güney İzlanda’daki en bilinen kasabalardan biri. Sebebi ise yukarıda bahsettiğimiz Dyrholaey ve Reynisfjara plajının bu bölgede olması. Kasabanın kendisinde pek yapacak/görecek bir şey olduğu söylenemez, çünkü toplamda 200 küsür insanın yaşadığı bir yerden söz ediyoruz. Vik, Reykjavik ile Güney İzlanda turunun son noktası olan Jökulsarlon’un tam orta yerinde bir noktada olduğu için, bir şeyler yemek ve mola vermek için ideal bir noktada. Zaten, dünyanın bir diğer ucunda, 200 kişilik İzlanda kasabasında bile Türklerle karşılaşmış olmamızın da açıklaması bu olsa gerek. Yine de hayatta kaç tane küçük İzlanda kasabası göreceğim diye düşünerek içlerine doğru dalmak keyifli olabiliyor.</p>
<p>&#8211; Buradaki onlarca restoran/cafe seçeneğini değerlendirmeniz için sizi şuradaki Vik yeme içme rehberine alalım. ÇOK ŞAKACIYIZ. Biz Halldorskaffi diye bir restoran denemiş bulunduk, zaten kendisi Google’a her sıradan insan gibi “Vik best restaurant” diye yazınca ilk çıkan yer oluyor. Hayatımızın en iyi yemeğini yediğimizi söyleyemeyeceğiz tabi ama İzlanda’nın orta yerinde izbe bir kasabada menüde pizza, hamburger ve sandviç gibi insancıl yemek seçenekleri bulmamız bile bir mucize bizce. Üstelik hava güzelse dışında da oturabilirsiniz. İlgilenenler için kendileri Vikurbraut 28 adresinde bulunuyor.</p>
<p>-Vik Eyjafjallajökull patlamasından en çok etkilenen yerlerden biri olmuş (çünkü çevrede başka doğru dürüst kasaba yok) Ayrıca şu an bulundukları noktanın Myrdalsjökull buzulunun kapladığı Katla yanardağına yakınlığı itibariyla hala riski bir bölge olduğu söylenebilir. Bazı bilimsel araştırmalara göre Eyjafjallajökull yanardağ aktivitesinin Katla Yanardağı ile de ilişkilendirilebileceği söyleniyor ve bu bölgede yakın zamanda bir başka patlama yaşanabileceğine dair uyarılar var.</p>
<p><strong>*Nasıl Gidilir?</strong></p>
<p>Reynisfjara’e gittiğiniz yoldan Route 1’e geri dönüp <span lang="is" xml:lang="is">Þjóðvegur</span> yönünde yaklaşık 5km gittiğinizde kendinizi Vik’in orta yerinde bulmuş olacaksınız.</p>
<p><a href="http://grayline.is/tours/south-iceland/reykjavik-to-skaftafell-national-park-one-way-8706_55"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4996" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/default.jpg" alt="skaftafell" width="638" height="425" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/default.jpg 800w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/default-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/default-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a></p>
<p><a href="http://www.erezmarom.com/index.php/photography-workshops/view/land-of-ice-south-iceland-winter-photo-workshop"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4997" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/m_Svinafellsjokull_Ice_Cave_18-12-2011_hdr16.jpg" alt="ice cave" width="639" height="426" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/m_Svinafellsjokull_Ice_Cave_18-12-2011_hdr16.jpg 900w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/m_Svinafellsjokull_Ice_Cave_18-12-2011_hdr16-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/m_Svinafellsjokull_Ice_Cave_18-12-2011_hdr16-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 639px) 100vw, 639px" /></a></p>
<h2><strong><span style="color: #0080ff;">Skaftafell National Park</span></strong></h2>
<p>Skaftafell Ulusal Parkı, İzlanda’nın %14’ünü kapsayan Vatnajökull buzulunun bir parçası ve Güney İzlanda’daki en popüler destinasyonlarından biri. Sebebi ise bölgede düzenlenen buzul yürüyüşü/hiking ve buz mağazarası turları denilebilir.</p>
<p>-Buzul yürüyüşü ve buz mağarası turlarını düzenleyen firma Skaftafell Visitor Center’da bulunuyor. Gitmeden daha detaylı bilgi edinmek için <a href="http://www.glacierguides.is/day-tours/glacier" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şuraya</a> göz atabilirsiniz;</p>
<p>-Bölgedeki daha kapsamlı, daha çılgın turlara katılmak istiyorsanız <a href="https://www.extremeiceland.is/en/destinations/skaftafell" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şuraya</a> da bir göz atabilirsiniz.</p>
<p>-Yürüyüşler yıl boyu düzenleniyor ancak buz mağarası turları yalnızca kış aylarında (genellikle Kasım’dan sonra) düzenleniyor. Mağaralara girecek olursanız kask gibi malzemeleri onlar sağlıyorlar ama kıyafet ve ayakkabı konusunda hazırlıklı gidin. Aklınızdan geçtiğini biliyoruz, ancak mağaralara tursuz girilmiyor. Biz bu turlara katılmamış bulunduğumuz için Skaftafell’de çok uzun bir süre geçirdiğimizi söyleyemeyeceğiz ancak siz programınıza alacak olursanız bu turların en az 2.5-3 saat sürdüğünü göz önünde bulundurun.</p>
<p>-Game of Thrones’un birçok sahnesi Vatnajökull ve özellikle Skaftafell’de çekilmiş. Yetiş ya Khaleesi.</p>
<p><strong>*Nasıl Gidilir? </strong></p>
<p>Vik’ten Route 1 <span lang="is" xml:lang="is">Þjóðvegur</span> yönünde 138 km gidin ve Skaftafellsvegur yönünde (Route 998) sola dönün. 2km daha gittiğinizde Skaftafell Visitor Center’a ulaşmış olacaksınız.</p>
<p><strong>*Saatler</strong></p>
<p>Visitor Center’ın saatleri için <a href="http://www.vatnajokulsthjodgardur.is/english/operation/visitor-centre/skaftafellsstofa/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şuraya tık tık</a>.</p>
<p><a href="http://www.google.com.tr/imgres?imgurl=http://perfectplanet.co.uk/Iceland/Svartifoss.jpg&amp;imgrefurl=http://perfectplanet.co.uk/Iceland.htm&amp;h=480&amp;w=720&amp;tbnid=uGH5od7pv7chnM:&amp;docid=6B-kmJGck-FP-M&amp;ei=MVIQVsbcLcPiUZz6tNgD&amp;tbm=isch&amp;ved=0CEYQMygiMCJqFQoTCIa5vtGop8gCFUNxFAodHD0NOw"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4998" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/Svartifoss.jpg" alt="Svartifoss" width="639" height="426" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/Svartifoss.jpg 720w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/Svartifoss-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/Svartifoss-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 639px) 100vw, 639px" /></a></p>
<h2><strong><span style="color: #0080ff;">Svartifoss</span></strong></h2>
<p>Skaftafell Park’ının bir diğer popüler noktası ve İzlanda’nın meşhur şelalelerinden bir başkası olan Svartifoss. Lavdan oluşan taşları yüzünden kilise orgu gibi görünen yapısı bu şelaleyi diğerlerinden farklı kılıyor. Burada oluşan lav taşları, tıpkı Reynisfjara’dakiler gibi Reykjavik’teki Hallgrimskirkja’nın yapısı için ilham olduğu söyleniyor.</p>
<p><strong>*Nasıl Gidilir?</strong></p>
<p>Buraya ulaşmak için arabanızı en yakın park edebileceğiniz nokta Skaftafell Visitor Center. Şelale bu noktadan 1.8km yürüme mesafesinde. Visitor Center’ın yanındaki patikadan tabelaları takip ederek buraya ulaşabilirsiniz. Warning: Bu yolda zaman zaman tırmanmanız gerekecek.</p>
<h2><strong><u><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4370.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4991" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4370.jpg" alt="Svinafellsjökull" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4370.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4370-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4370-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4370-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4370-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></u><span style="color: #0080ff;">Svinafellsjökull</span> </strong></h2>
<p>Svinafellsjökull buzuluyla ilgili gitmeden bildiğimiz tek şey Interstellar’ın bazı sahnelerinin, daha da detay vermek gerekirse Matthew McConaughey’in (soyadını google’dan bakarak yazıyor ve cümle içinde kullanmamaya özen gösteriyoruz) başka bir gezegende yürüdüğü sahnelerinin çekildiği yer olmasıydı. Fotoğraflarından buz mu, mermer görünümlü taş mı diye düşündürten Svinafellsjökull’un yakınlarına, turlara dahil olmadan da gidebiliyorsunuz. Biz kendimizi Jökulsarlon’da buzul görmeye odaklamış olduğumuz için buradaki buzullar karşısında biraz şaşırıp, akabinde “oo Matthew’cuğumuzun ayak bastığı buzuldayız” diyerek tipik Türk kızı tepkileri vermekten de kendimizi alıkoyamadık. Heyecanlı bir iki dakikadan sonra da “e bu buzlar kirli görünüyor” (Aslında burada biraz daha seviyesiz kelimeler kullandık) şımarıklığı noktasına geldiğimizi de itiraf edelim. Kirli görünümlü hallerini de püsküren yanardağ külleri sayesinde almışlar. Tabi ki ortada olağanüstü bir doğa harikası var, gidip görmenizi kesinlikle öneririz.</p>
<p><strong>*Nasıl Gidilir? </strong></p>
<p>Skaftafell Visitor Center’dan çıkıp, geldiğiniz yol üzerinden (Route 998) Route 1’e geri dönün ve <span lang="is" xml:lang="is">Þjóðvegur</span> yönünde yaklaşık 800m gidin. Sonrasında solunuzda kalacak pek de parlak görünmeyen mıcırlı yoldan girip park alanını görene kadar dümdüz yaklaşık 2 km gitmeniz gerekiyor.</p>
<h2><strong><u><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4449.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4971" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4449.jpg" alt="Jökulsarlon" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4449.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4449-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4449-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4449-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4449-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></u><span style="color: #0080ff;">Jökulsárlón</span></strong></h2>
<p>Tüm bu Güney İzlanda turuna çıkışımızın, 1 günde 800 km yol gitmeyi kabullenişimizin, yol boyunca heyecandan ne yapacağımızı şaşırmalarımızın ana sebebi, en güzel duyguların kaynağı Jökulsarlon’du. Bu buzul gölünü gördüğümüzde gözlerimiz dolmakla kalmadı, bıraksalar bayrak dikip milli marş okuyacak, saygı duruşunda falan bulunacaktık. Bu gölde göreceğiniz buzullar, Breiðamerkurjökull  Buzulu’nun erimesi sonucu oluşan buzlardan oluşuyor ve özellikle son yıllarda yaşanan küresel ısınmadan ötürü buzullar da parçalara bölünmeye ve erimeye başlamış.</p>
<p>-Buzları daha yakında görebilmek için göl içinde düzenlenen tekne ve zodiac turlarına katılabilirsiniz. Turla ilgili detaylar <a href="http://jokulsarlon.is" target="_blank" rel="noopener noreferrer">burada</a>.</p>
<p><strong>*Nasıl Gidilir?</strong></p>
<p>Jökulsarlon, Reykjavik’ten 370km, Vik’ten 190km ve Skaftafell’den yaklaşık 55km. Svinafellsjökull’dan Route 1’de <span lang="is" xml:lang="is">Þjóðvegur</span> yönünde yaklaşık 55 km gittiğinizde, göl solunuzda kalıyor olacak. Yol üzerinde 2 ayrı park alanı göreceksiniz. İsterseniz arabanızı buraya park edip biraz tırmanarak göle yukarıdan bakabilir, isterseniz daha ilerisinde bulunan köprüyü geçtikten sonra sol yaparak turların düzenlendiği yere ve bir kafenin de bulunduğu noktaya arabanızı bırakarak civarı dolaşabilirsiniz.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4395.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4993" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4395.jpg" alt="Jökullsarlon İzlanda" width="634" height="422" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4395.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4395-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4395-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4395-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_4395-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 634px) 100vw, 634px" /></a>Genel Notlar</strong></p>
<p>-İzlanda turunuz kapsamında işinize yarayacak birkaç İzlandaca kelimeden söz etmek gerekirse (merak etmeyin sizi kandırmaya ve küfür öğretmeye çalışmıyoruz)</p>
<p>*Jökull- Buzul (İngilizcede Glacier olarak da karşınıza çıkabilir)</p>
<p>*Vik- Koy</p>
<p>*Foss- Şelale</p>
<p>*Fell- Dağ veya yüksek arazi</p>
<p>-Yanınıza mutlaka yiyecek bir şeyler alın. Mümkünse <strong><a href="http://oitheblog.com/2015/10/04/izlanda-gezi-rehberi-bir-turistin-bilmesi-gerekenler/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şu yazıda</a></strong> detaylandırdığımız Bonus marketlerine uğrayarak sandviç malzemesi, atıştırmalık ve su alın. Yolda ne kadar sürede bir tesise denk geleceğinizi ya da herhangi bir sorun yaşayıp yaşamayacağınızı bilemezsiniz, tedbirli olmakta fayda var.</p>
<p>-Güney İzlanda Gezi Rehberi mizin sonuna gelirken eklemeden geçmeyelim, dönüşünüzün karanlığa kalması sizi tedirgin etmesin, aksine bir fırsat yakaladığınızın bilincinde olun. Şehir ışıklarında uzak olacağınız için kuzey ışıklarını görebilme ihtimaliniz çok daha yüksek. Biz bu turdan Reykjavik’e dönüşümüzde, beklenmedik bir anda görmeyi başardık!</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2015/10/04/izlanda-gezi-rehberi-tum-detaylariyla-guney-izlanda-rotasi/">İzlanda Gezi Rehberi: Tüm Detaylarıyla Güney İzlanda Rotası</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2015/10/04/izlanda-gezi-rehberi-tum-detaylariyla-guney-izlanda-rotasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>4</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
