<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>isveç mutfağı | OitheBlog</title>
	<atom:link href="https://oitheblog.com/tag/isvec-mutfagi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oitheblog.com/tag/isvec-mutfagi/</link>
	<description>Gerçekten faydalı bir seyahat blogu</description>
	<lastBuildDate>Sat, 21 Jan 2017 18:24:32 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.1.9</generator>

<image>
	<url>https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/cropped-logo-32x32.png</url>
	<title>isveç mutfağı | OitheBlog</title>
	<link>https://oitheblog.com/tag/isvec-mutfagi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Korku Serisi: Avrupa’da Tadına Bakmaya Korkacağınız 8 Yemek</title>
		<link>https://oitheblog.com/2014/11/26/avrupanin-en-garip-yemekleri/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2014/11/26/avrupanin-en-garip-yemekleri/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 26 Nov 2014 11:26:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[FAYDALI Bİ' ŞEYLER]]></category>
		<category><![CDATA[FRANSA]]></category>
		<category><![CDATA[HOLLANDA]]></category>
		<category><![CDATA[İSVEÇ]]></category>
		<category><![CDATA[İTALYA]]></category>
		<category><![CDATA[İZLANDA]]></category>
		<category><![CDATA[avrupa mutfağı]]></category>
		<category><![CDATA[avrupa ne yenir]]></category>
		<category><![CDATA[avrupa yeme içme]]></category>
		<category><![CDATA[blotplattar nedir]]></category>
		<category><![CDATA[casu marzu]]></category>
		<category><![CDATA[domuz eti]]></category>
		<category><![CDATA[domuz yemeklerş]]></category>
		<category><![CDATA[dünya mutfağı]]></category>
		<category><![CDATA[dünyanın en garip yemekleri]]></category>
		<category><![CDATA[en değişik yemekler]]></category>
		<category><![CDATA[en garip avrupa yemekleri]]></category>
		<category><![CDATA[en garip yemekler]]></category>
		<category><![CDATA[en tuhaf yemekler]]></category>
		<category><![CDATA[Fransa Yeme İçme]]></category>
		<category><![CDATA[fransız mutfağı]]></category>
		<category><![CDATA[fransız yemekler]]></category>
		<category><![CDATA[fransız yemekleri]]></category>
		<category><![CDATA[hollanda mutfağı]]></category>
		<category><![CDATA[hollanda yemekleri]]></category>
		<category><![CDATA[isveç mutfağı]]></category>
		<category><![CDATA[isveç yeme içme]]></category>
		<category><![CDATA[isveç yemekleri]]></category>
		<category><![CDATA[italya yeme içme]]></category>
		<category><![CDATA[italyan peyniri]]></category>
		<category><![CDATA[İzlanda Yeme İçme]]></category>
		<category><![CDATA[izlanda yemekleri]]></category>
		<category><![CDATA[köpekbalığı çorbası]]></category>
		<category><![CDATA[köpekbalığı yemeği]]></category>
		<category><![CDATA[köpekbalığı yenir mi]]></category>
		<category><![CDATA[kurbağa bacağı]]></category>
		<category><![CDATA[kurbağa yemek]]></category>
		<category><![CDATA[norveç mutfağı]]></category>
		<category><![CDATA[norveç yeme içme]]></category>
		<category><![CDATA[norveç yemekleri]]></category>
		<category><![CDATA[oitheblog yemek]]></category>
		<category><![CDATA[steak tartare nedir]]></category>
		<category><![CDATA[yemek.com]]></category>
		<category><![CDATA[yurtdışı yemekleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=3492</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yemek konusunda gelenekçi mi, yoksa gayet açık görüşlü müsünüz bilemiyoruz. Daha salyangozu görünce “ıyyyy” diyenlerdenseniz Avrupa’nın yarısını kaybettiniz; çiğ balık...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2014/11/26/avrupanin-en-garip-yemekleri/">Korku Serisi: Avrupa’da Tadına Bakmaya Korkacağınız 8 Yemek</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yemek konusunda gelenekçi mi, yoksa gayet açık görüşlü müsünüz bilemiyoruz. Daha salyangozu görünce “ıyyyy” diyenlerdenseniz Avrupa’nın yarısını kaybettiniz; çiğ balık sevmiyorsanız zaten İskandinavya civarından geçmeniz yasak. Şaka bir yana, her ülkenin yaşam koşullarından mütevellit oluşmuş yemek kültürü, kıyaslamaya tabi tutulunca, bazen tarafımızca “Allahını seven üzerime döner atsın” şeklinde reaksiyonlara dönüştürülebiliyor. Dışarıdan bakınca kokoreç ya da işkembe gibi lezzetlerimizin de normal karşılanmadığını bilsek de, bu listedeki yemekleri görünce bizdekilerin o kadar da garip olmadığına karar verdik. İşte Avrupa ülkelerinden yemeye biraz(!) çekinebileceğiniz <em><strong>en garip yemekle</strong><strong>r</strong></em>. (Bazılarını tanısanız seversiniz)</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/steak-tartare.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-3618" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/steak-tartare.jpg" alt="steak tartare" width="637" height="424" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/steak-tartare.jpg 3750w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/steak-tartare-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/steak-tartare-1024x682.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/steak-tartare-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 637px) 100vw, 637px" /></a>Steak Tartare-Fransa</strong></p>
<p>Listemizin en normal yemeğinden giriş yaparak gözünüzü korkutmamak niyetindeyiz. “Kıymalı yumurtaya 5 kala” olarak tarif edebileceğimiz bu Fransız yemeği, aslında temel olarak kıyma haline getirilmiş etin, çeşitli baharatlar, soslar ve zaman zaman soğan, kapari gibi tatlar ile karıştırıldıktan sonra, pişirilmeden, çiğ bir şekilde servis edilmesiyle hazırlanıyor. Çoğunlukla yemeğin üzerine çiğ yumurta da koyularak sunulan bu yemek, Fransızların favori yemeklerinden biri olarak kabul edilebilir. Siz favori yemeğiniz olarak kabul eder misiniz bilemiyoruz, ancak Saint Germain’de sevimli bir kafeye oturup, garsondan lokal yemek tavsiyesi ister ve sonucunda Steak Tartare ile karşılaşırsanız, başınıza gelecekleri bilmenizi isteriz. Hem çok da önyargılı yaklaşmamak lazım, kendileri bizim listedeki favorimiz.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/Casu_Marzu_cheese.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-3612" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/Casu_Marzu_cheese.jpg" alt="Casu_Marzu_cheese" width="641" height="481" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/Casu_Marzu_cheese.jpg 1280w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/Casu_Marzu_cheese-300x225.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/Casu_Marzu_cheese-1024x768.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/Casu_Marzu_cheese-210x157.jpg 210w" sizes="(max-width: 641px) 100vw, 641px" /></a>Casu Marzu- İtalya </strong></p>
<p>İtalyan yemeklerini seviyor olmamız, orada yiyeceğimiz her şeyi seveceğimiz anlamına gelmiyor. Bu söylemin en iyi örneği, söz konusu yiyeceğimiz Casu Marzu olsa gerek. İlk bakışta yalnızca tuhaf görünümlü bir peynir olarak nitelendirebileceğiniz Casu Marzu’nın oluşum süreci, keçi sütünden yapılan Pecorino adlı peynirin, yapıldıktan sonra, üzerinde bir delik açılmasıyla başlıyor. Evet, buraya kadar her şey normal, ta ki peynirin dışarıda bırakılarak,  Piophila Casei isimli sinek türünün bu peynirin içine larvalarını bırakma sürecine kadar. Neden mi? Çünkü bu larvalar peynirin fermente edilmesini sağlıyor. Üstelik sevenleri, canlı olmalarına aldırmadan (sanki tek sorun buymuş gibi), kurtçukları ile beraber götürüveriyor. Bizim öğrenci evlerinde bile barınamayacak bu peyniri, Allah sevdiklerine bağışlasın, biz almayalım.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/Haggis.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-3613" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/Haggis.jpg" alt="Haggis" width="638" height="425" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/Haggis.jpg 3367w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/Haggis-300x199.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/Haggis-1024x681.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/Haggis-210x139.jpg 210w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a>Haggis- İskoçya </strong></p>
<p>Merhaba sevgili mumbar severler, merhaba işkembe övenler, merhaba! Sizi görüyoruz ve arttırıyoruz; Karşınızda tüm iç organları bir arada yiyebileceğiniz İskoç yemeği Haggis. Nedir bu Haggis, hemen anlatalım; İşkembemizi alıyoruz, içine böbrek, kalp, ciğer, et, Allah ne verdiyse dolduruyoruz. Sanki her şey çok normalmiş gibi soğanı ve çeşit çeşit baharatı da ekleyerek bir güzel kaynatıyoruz. Evet, Haggis’imiz hazır. Gurmeler, bu lezziz yemeğin yanında, kaliteli Scotch içmenizi öneriyor. Bizim önerimiz ise, bunu yememeniz.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/Paardenrookvlees.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-3617" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/Paardenrookvlees.jpg" alt="Paardenrookvlees" width="640" height="640" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/Paardenrookvlees.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/Paardenrookvlees-150x150.jpg 150w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/Paardenrookvlees-300x300.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/Paardenrookvlees-210x210.jpg 210w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></a>Paardenrookvlees- Hollanda</strong></p>
<p>Bizim restoranlardan birinde yapılsa, mekanı Uğur Dündar’ın basacağı türden bir şarküteri ürünü olan Paardenrookvlees (adını yazmak da ayrı bir sıkıntı) iki kelimeyle özetlemek gerekirse şöyle oluyor: At eti. Biraz daha detaylandırmamızı isterseniz, sandviç vb. yiyeceklerin içinde jambon, salam ya da pastırma yerine kullanılan bir füme et alternatifi. Özellikle az yağlı ve temiz olması nedeniyle tercih edildiğini de belirtelim. Üstelik, at eti, birçok et içerikli yemekte de sık sık kullanılıyor. Her türlü eti yiyip, at yemeyi kabullenemiyorsanız, Hollanda civarlarında yemek yemeden önce içeriğini sorgulamayı ihmal etmeyin.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/blodplattar.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-3611" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/blodplattar.jpg" alt="blodplattar" width="640" height="426" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/blodplattar.jpg 1280w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/blodplattar-300x199.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/blodplattar-1024x682.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/blodplattar-210x139.jpg 210w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></a>Blodplättar-İsveç</strong></p>
<p>Game of Thrones’tan fırlamış bir yemek olan Blodplattar, aslında yalnızca İsveç ile değil, komple Nordik ülkelerle özdeşleştirilebilecek bir yemek. “Blood Pancakes” olarak da adlandırılabilecek bu tuhaf yemek, aslında temel olarak pankek yaparken kullanılan malzemelerin içine “domuz kanı” eklenmesiyle hazırlanıyor diyebiliriz. Kuzey ülkelerinde hem protein hem de demir kaynağı olduğu için pek bir faydalı bulunan Blodplattar, genellikle İsveç köftenin yanında da sunulan lingonberry ile birlikte servis ediliyor. Umarız Ikea’da servis etmeye başlamazlar, zira ülkece buna pek hazır olduğumuzu sanmıyoruz.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/kurbağa-bacağı.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-3615" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/kurbağa-bacağı.jpg" alt="kurbağa bacağı" width="638" height="425" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/kurbağa-bacağı.jpg 3456w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/kurbağa-bacağı-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/kurbağa-bacağı-1024x682.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/kurbağa-bacağı-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a>Cuisses de Grenouille- Fransa</strong></p>
<p>Avrupa’nın başka yerlerinde de tüketilmesine rağmen özellikle Fransa ile özdeşleşmiş olan Cuisses de Grenouille, Türkçe’ye çevirdiğimiz takdirde aslında anlaması oldukça kolay ama yemeye cesaret etmesi oldukça zor bir yiyecek; Kurbağa Bacağı. Protein, A vitamini ve potasyum açısından oldukça zengin olan bu yemek, genellikle un ve sarımsak ile panelendikten sonra zeytinyağında kızartılarak servis ediliyor. Deneyenlerin söylediğine göre tadı tavuğa benzeyen kurbağa bacakları, bizim için daha çok çizgi filmlerdeki cadıların yediği türden bir yiyecek olduğu için, içimiz yemeye el vermiyor. Sevenlerine armağan ediyoruz.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/hakarl.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-3614" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/hakarl.jpg" alt="hakarl" width="640" height="426" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/hakarl.jpg 3072w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/hakarl-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/hakarl-1024x682.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/hakarl-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></a>Hakarl – İzlanda</strong></p>
<p>Doğasına, kuzey ışıklarına yandığımız İzlanda’nın geleneksel yemeklerinden biri olan Hakarl, aslında dünya çapında “çürümüş köpek balığı eti” olarak nitelendiriliyor. Tabi çürümüş sözcüğü biraz sert bir tercih olduğundan duruma biraz daha açıklık getirmek gerekirse, köpekbalığının içinde bulunan yüksek ürik asit miktarı nedeniyle balığın iç organları temizlendikten sonra geriye kalan et gömülüyor ve 2-3 ay kadar gömüldüğü yerde bekletiliyor. Bu fermantasyon sürecinin ardından yenilmeye hazır hale gelen köpekbalığı, gömüldüğü yerden çıkarıldıktan sonra da bir süre kuruması için asılı tutuluyor. Bu işlemlerden sonra yemeye hazır olan Hakarl’ın bir diğer alışması zor yönü de yoğun bir amonyak kokusuna sahip olması. Cesaretiniz var mı?</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/lutefisk.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-3616" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/lutefisk.jpg" alt="lutefisk" width="639" height="479" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/lutefisk.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/lutefisk-300x225.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/lutefisk-210x157.jpg 210w" sizes="(max-width: 639px) 100vw, 639px" /></a>Lutefisk- Norveç</strong></p>
<p>Yukarıdaki yemeklerden sonra içimize büyük bir korku salan kuzey ülkelerinin bir diğer harikası Lutefisk, listemizin en tuhaf yemeklerinden biri olmaya aday. Neden derseniz, balığın sağı solu ertime özelliğine sahip, lavobo açıcı ürünlerin üretiminde kullanılan ve insan için oldukça tehlikeli bir madde olan (çok bilimsel anlattık di mi) sodyum hidroksit ile marine edilmesiyle hazırlandığını söylememiz yeterli olur herhalde. İşin garibi, günümüzde Amerika’da Norveç’ten daha fazla tüketiliyor olması. Denemeye karar verenler, dileriz işini bilen bir aşçıya denk gelirsiniz, aksi takdirde geziniz korku filmine dönüşebilir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>*Bu yazıyı ilk olarak <a href="http://yemek.com" target="_blank">yemek.com</a> için yazmış bulunduk.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2014/11/26/avrupanin-en-garip-yemekleri/">Korku Serisi: Avrupa’da Tadına Bakmaya Korkacağınız 8 Yemek</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2014/11/26/avrupanin-en-garip-yemekleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>7</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kahve Övmeye, Soğuktan Ölmeye Geldik: Stockholm’de Yemeli İçmeli Bir Gün</title>
		<link>https://oitheblog.com/2014/11/17/kahve-ovmeye-soguktan-olmeye-geldik-stockholmde-yemeli-icmeli-bir-gun/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2014/11/17/kahve-ovmeye-soguktan-olmeye-geldik-stockholmde-yemeli-icmeli-bir-gun/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 17 Nov 2014 15:58:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İSVEÇ]]></category>
		<category><![CDATA[STOCKHOLM]]></category>
		<category><![CDATA[en iyi kahveciler]]></category>
		<category><![CDATA[isveç köfte]]></category>
		<category><![CDATA[isveç mutfağı]]></category>
		<category><![CDATA[stcokholm gezi blog]]></category>
		<category><![CDATA[stockholm]]></category>
		<category><![CDATA[stockholm alışveriş]]></category>
		<category><![CDATA[stockholm drop coffee]]></category>
		<category><![CDATA[stockholm en iyi kafeler]]></category>
		<category><![CDATA[stockholm en iyi restoranlar]]></category>
		<category><![CDATA[stockholm gezi blog]]></category>
		<category><![CDATA[stockholm gezi rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[stockholm gezilecek yerler]]></category>
		<category><![CDATA[stockholm gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[stockholm görülecek yerler]]></category>
		<category><![CDATA[stockholm kahve]]></category>
		<category><![CDATA[stockholm ne yenir]]></category>
		<category><![CDATA[stockholm nerede]]></category>
		<category><![CDATA[stockholm östermalm]]></category>
		<category><![CDATA[stockholm pahalı mı]]></category>
		<category><![CDATA[stockholm pelikan]]></category>
		<category><![CDATA[stockholm rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[stockholm restaurant]]></category>
		<category><![CDATA[stockholm restoranları]]></category>
		<category><![CDATA[stockholm seyahat notları]]></category>
		<category><![CDATA[stockholm soğuk mu]]></category>
		<category><![CDATA[stockholm turu]]></category>
		<category><![CDATA[stockholm yeme içme]]></category>
		<category><![CDATA[stockholm yemek fiyatları]]></category>
		<category><![CDATA[stockholm yemekler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=3468</guid>

					<description><![CDATA[<p>Farkındasınızdır, turistlik işini Paris’e gidip Eiffel’in önünde alışveriş torbasıyla poz vermekten ya da Pisa Kulesi’ni itiyormuş gibi yapılan fotoğraf çektirmekten...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2014/11/17/kahve-ovmeye-soguktan-olmeye-geldik-stockholmde-yemeli-icmeli-bir-gun/">Kahve Övmeye, Soğuktan Ölmeye Geldik: Stockholm’de Yemeli İçmeli Bir Gün</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/stockholm.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-3476" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/stockholm.jpg" alt="stokholm" width="640" height="480" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/stockholm.jpg 1200w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/stockholm-300x225.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/stockholm-1024x768.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/stockholm-210x157.jpg 210w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></a><br />
Farkındasınızdır, turistlik işini Paris’e gidip Eiffel’in önünde alışveriş torbasıyla poz vermekten ya da Pisa Kulesi’ni itiyormuş gibi yapılan fotoğraf çektirmekten bir adım daha öteye taşımak isteyenler, bu aralar İskandinavya’ya yoğun ilgi gösteriyor. Biz de <a href="http://oitheblog.com/2014/10/20/sendrom-esprisiz-bir-stockholm-mumkun-gezilecek-yerler-ve-sehir-rehberi/" target="_blank">şurada </a>bulunan gezilecek görülecek yerler postumuzdan da bildiğiniz üzere profesyonel turist olma yolunda ilerlerken Helsinki ve Tallinn’den sonra rotamızı Stockholm’e çevirdik.</p>
<p>“X’in Paris’i, ya da Y’nin Venedik’i” kalıbını kullanarak yaratıcılığın dorularına çıkmaya bayıldığımız için, diğer onlarca yer gibi buraya da “Kuzey’in Venedik’i” benzetmesini yapıyor olsalar da, Stockholm bu tip klişelerin çok daha ötesinde bir şehir. İçinde saatlerinizi geçirebileceğiniz müzeleri, medeniyetin doruk noktasında hissedebileceğiniz bir düzeni, ve çoğu insan tarafından bilinmese de kendinizi dakika başı başka bir kafeye atmak isteyeceğiniz güzellikte kahve dükkanları/restoranları var. Kişisel cehaletimden mi kaynaklıdır bilemiyorum, ancak Stockholm’ün özellikle kahve konusunda nam saldığından, oraya ayak basmadan önce derin bir araştırma sürecine girene kadar kesinlikle haberdar değildim. Hal böyle olunca ani bir kararla benim gibiler için birkaç restoran/kafe önerisinde bulunarak Stockholm gezinizin güzelliğine güzellik katmak isterim. <em><strong>Stockholm Yeme İçme Rehberimiz</strong></em> aşağıda sizi bekler!</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/IMG_8419-540x540.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-3469" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/IMG_8419-540x540.jpg" alt="nybrogatan38" width="573" height="573" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/IMG_8419-540x540.jpg 540w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/IMG_8419-540x540-150x150.jpg 150w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/IMG_8419-540x540-300x300.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/IMG_8419-540x540-210x210.jpg 210w" sizes="(max-width: 573px) 100vw, 573px" /></a><br />
Nybrogatan38</strong></p>
<p>Stockholm’ün zenginli bölgesi Östermalm’da, dışarıda oturulabilecek alanı da bulunan sevimli bir kafe olan Nybrogatan38, gurbet ellerde (söz konusu kahvaltı olunca Türkiye özlemime engel olamadığım belli oluyordur) yumurtalı, peynirli kahvaltı özlemi duyacak olursanız, kesinlikle tercih edebileceğiniz bir yer. Haftasonları brunch seçeneği de sunan bu kafenin Egg Benedict’ine ve çalışanlarının sempatikliğine kefilim.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/urban-deli-stockholm.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-3472" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/urban-deli-stockholm.jpg" alt="urban deli stockholm" width="632" height="474" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/urban-deli-stockholm.jpg 1600w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/urban-deli-stockholm-300x225.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/urban-deli-stockholm-1024x768.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/urban-deli-stockholm-210x157.jpg 210w" sizes="(max-width: 632px) 100vw, 632px" /></a><br />
Urban Deli</strong></p>
<p>Şehrin en hip bölgelerinden SoFo’da bulunan Urban Deli, hem küçük bir market tadında, hem de kahvaltı dahil her öğünde sizi mutlu edebilecek bir kafe. Stockholm hipster aleminin en uğrak noktalarından biri olmasının yanı sıra, özellikle şarküteri ürünleri açısından inanılmaz tatmin edici. Bana kalırsa bir kahvaltınızı buraya denk getirmek adına yolunuzu mutlaka buraya düşürün. Unutmadan, burası için rezervasyon yapmayı düşünebilirsiniz, çok kalabalık olabiliyor.</p>
<p><strong>Pelikan</strong></p>
<p>Her Ikea’ya gidişimizde yemeklerin ucuz oluşu nedeniyle kendimizi kaybedip aldığımız 8 tabaktan birini mutlaka işgal eden İsveç köftenin en iyi yapıldığı yeri keşfetmeden sizi Stockholm’den göndermeyeceğim. 1733’ten beri varlığını sürdüren ve İsveç mutfağı konusunda gayet iddialı olan Pelikan’ın İsveç köftesi, Stockholm’de yediğim en başarılı yemeklerden biri olarak kişisel tarihime adını altın harflerle yazdırdı bile. Türkiye’dekine kıyasla çok daha büyük olan köfteler, patates püresi, lingonberry ve turşu ile servis ediliyor. Öyle güzel ki, çok acıkılan anlarda insanı “Ah bir İsveç köfte olsa da yesem” dedirtecek raddeye bile getirebiliyor.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/saluhall.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-3471" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/saluhall.jpg" alt="saluhall" width="568" height="568" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/saluhall.jpg 540w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/saluhall-150x150.jpg 150w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/saluhall-300x300.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/saluhall-210x210.jpg 210w" sizes="(max-width: 568px) 100vw, 568px" /></a><br />
Östermalms Saluhall</strong></p>
<p>Madrid ya da Barselona’da benzeri versiyonlarını ziyaret etmiş olanlara daha kolay açıklayabileceğim Saluhall, aslında “gurme pazar” olarak nitelendirilebilir. İçeride yoğun olarak şarküteri ve deniz ürünü bulunmakla birlikte, İsveç ve dünya mutfağını kapsayan birçok restoran bulabilmek de mümkün. Hem lokallerin, hem turistlerin tercih ettiği, isterseniz yiyecek alışverişi yapabileceğiniz, isterseniz mutlu mesut yemeğinizi yiyebileceğiniz bir yer. Özellikle deniz ürünü seviyorsanız, sanırsam Stockholm’de en taze, en lezzetli ürünleri bulabileceğiniz yerlerden biri burası.</p>
<p>Not: Burada somon yiyecek olursanız, yemeğinizin “pişmiş” olup olmadığını mutlaka sorun. İsveç’te füme somonu sanırım biraz FAZLA seviyorlar. Yanlış sipariş verirseniz 1 kilo çiğ somon yemek durumunda kalabilirsiniz. Bizim bi’ arkadaş vardı da……</p>
<p><strong>Riche</strong></p>
<p>Riche’yi öneri listeme alırken aslında biraz tereddüt ettim. Çünkü burayı öneriyor olmamın nedeni yemeklerinin ya da içkilerinin lezzetinden çok, lokaller tarafından sık sık tercih edilen bir mekan olması. Yurtdışında keşfedilen mekanlarda zaman zaman yaşanan “Aa turistli yere gelmişiz” üzüntüsünü sıfırlamak adına Stockholm’de Riche’yi özellikle akşam saatlerinde tercih edebilirsiniz. Yemekleri de içkileri de, herhangi bir sorun yaşamayacağınız kadar tatmin edici.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/drop-coffee.png"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-3473" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/drop-coffee.png" alt="drop coffee" width="642" height="327" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/drop-coffee.png 960w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/drop-coffee-300x153.png 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/drop-coffee-210x107.png 210w" sizes="(max-width: 642px) 100vw, 642px" /></a><br />
Drop Coffee</strong></p>
<p>Södermalm bölgesinde de bizim Karaköy’deki gibi kahveci patlaması olduğunu göz önünde bulundurunca konuyla ilgili kafa karışıklığı yaşayabilirsiniz. Bunun için tarafımca test edilip onaylanmış olan Drop Coffee’yi listenizde ilk sıralara alabilir, gayet güzel kahvelerinin tadına varmanın yanı sıra, evinde kahve içmeyi sevenlerdenseniz, beğendiğiniz kahveden alıp oralardan buralara kadar getirebilirsiniz. Bu arada doğruyu söylemeden geçmeyeyim, bazı lokaller buranın biraz “abartılmış” olduğunu düşündükleri buraya karşı biraz tepkililer, ama bu kahvelerinin başarılı olduğu gerçeğini değiştirmiyor.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/stockholm-coffeeshop-3.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-3474" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/stockholm-coffeeshop-3.jpg" alt="stockholm-coffeeshop-3" width="640" height="425" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/stockholm-coffeeshop-3.jpg 840w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/stockholm-coffeeshop-3-300x199.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/stockholm-coffeeshop-3-210x139.jpg 210w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></a><br />
Johan&amp;Nyström</strong></p>
<p>Södermalm’da hem kahve hem de çay işinde iddialı olan yerlerden biri de Johan&amp;Nyström. Defalarca “İsveç’in en iyi kahve dükkanı” “Dünyanın en iyi bilmemkaçıncı kahvecisi” gibi ödüller alan bu kafenin hem dekorasyonunu, hem de kahvelerini seveceğinize eminim. Ayrıca buradan da evinize kahve alabilme şansınız var, hatırlatayım. Gördüğünüz gibi özellikle kahve konusunda bizim sadık yârimiz Södermalm’mış.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/chaikhana.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-3475" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/chaikhana.jpg" alt="chaikhana" width="638" height="425" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/chaikhana.jpg 750w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/chaikhana-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/chaikhana-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a><br />
Chaikhana</strong></p>
<p>Şehrin en merkezi ve turistik bölgesi Gamla Stan üzerinde yer alan Chaikhana, adı üzerinden tahmin yürütseniz doğru bilme ihtimalinizin oldukça yüksek olduğu bir “çay evi”. İçeride farklı çaylardan oluşan bir menü üzerinden çay tadımı gerçekleştirerek birçok farklı çeşidi tadabileceğiniz gibi, gayet tatlı ortamında sakin sakin çayınızı içebilir, hatta beğendiklerinizi alıp Türkiye’ye bile getirebilirsiniz. Fiyatlar konusunda biraz söylenme ihtimaliniz olabilir, ancak hatırlatmalıyım ki burası şehrin en turistik bölgesi olduğu için inceden bir turist fiyatı çekiliyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2014/11/17/kahve-ovmeye-soguktan-olmeye-geldik-stockholmde-yemeli-icmeli-bir-gun/">Kahve Övmeye, Soğuktan Ölmeye Geldik: Stockholm’de Yemeli İçmeli Bir Gün</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2014/11/17/kahve-ovmeye-soguktan-olmeye-geldik-stockholmde-yemeli-icmeli-bir-gun/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>3</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
