<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Göteborg Nerede | OitheBlog</title>
	<atom:link href="https://oitheblog.com/tag/goteborg-nerede/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oitheblog.com/tag/goteborg-nerede/</link>
	<description>Gerçekten faydalı bir seyahat blogu</description>
	<lastBuildDate>Fri, 13 Feb 2026 10:48:21 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.1.9</generator>

<image>
	<url>https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/cropped-logo-32x32.png</url>
	<title>Göteborg Nerede | OitheBlog</title>
	<link>https://oitheblog.com/tag/goteborg-nerede/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Göteborg Gezi Rehberi: Gezilecek Yerler ve Mekan Önerileri</title>
		<link>https://oitheblog.com/2016/07/18/goteborgda-gezilecek-yerler/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2016/07/18/goteborgda-gezilecek-yerler/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 Jul 2016 14:22:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÖTEBORG]]></category>
		<category><![CDATA[İSVEÇ]]></category>
		<category><![CDATA[Göteborg Gezi Notları]]></category>
		<category><![CDATA[göteborg gezi rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Göteborg Gezilecek Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[Göteborg Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Göteborg İsveç]]></category>
		<category><![CDATA[Göteborg Müzeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Göteborg Nerede]]></category>
		<category><![CDATA[Göteborg Notları]]></category>
		<category><![CDATA[Göteborg Yeme İçme]]></category>
		<category><![CDATA[Göteborg'da Alışveriş]]></category>
		<category><![CDATA[İsveç Gezi Notları]]></category>
		<category><![CDATA[İsveç Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[İsveç'te Gezilecek Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[İsveç'te Nereleri Görmeli]]></category>
		<category><![CDATA[Nilay Kılınç]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=6584</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sevgili Nilay Kılınç tarafından yazılmış Göteborg serimizin ikinci kısmı Göteborg&#8217;da gezilecek yerler ve mekan önerilerinden oluşuyor. Ulaşım, konaklama, bütçe, şehirde...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2016/07/18/goteborgda-gezilecek-yerler/">Göteborg Gezi Rehberi: Gezilecek Yerler ve Mekan Önerileri</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>Sevgili Nilay Kılınç tarafından yazılmış Göteborg serimizin ikinci kısmı Göteborg&#8217;da gezilecek yerler ve mekan önerilerinden oluşuyor. Ulaşım, konaklama, bütçe, şehirde gerçekleşen etkinlikler, İsveç kültürü ve Göteborg hakkında birçok ipucu içeren ilk post için <a href="http://oitheblog.com/2016/07/18/goteborg-gezi-rehberi/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şuraya</a> göz atabilirsiniz.</em></strong></p>
<p>Oitheblog’cular gezmeyi iyi bilirler, o yüzden eminim turunuza başlamadan bir şehir haritası edinirsiniz. Ben önereceğim noktaları bölge bölge derledim, dolayısıyla aynı alan içindeki yerleri yürüyerek ziyaret edebileceksiniz.</p>
<h2><a href="https://www.google.com.tr/imgres?imgurl=https%3A%2F%2Fi.ytimg.com%2Fvi%2FZfIeo4bbyNw%2Fmaxresdefault.jpg&amp;imgrefurl=https%3A%2F%2Fwww.youtube.com%2Fwatch%3Fv%3DZfIeo4bbyNw&amp;docid=_z7WDMmoOvjbYM&amp;tbnid=oM7TPSTvu1DtTM%3A&amp;w=3000&amp;h=1879&amp;bih=599&amp;biw=1366&amp;ved=0ahUKEwid8eKD8vrNAhUFWxQKHa8HCRgQMwg8KBowGg&amp;iact=mrc&amp;uact=8"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-6609" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/maxresdefault.jpg" alt="goteburg" width="635" height="398" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/maxresdefault.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/maxresdefault-300x188.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/maxresdefault-210x132.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /><br />
</a><strong>Göteborg&#8217;da Gezilecek Yerler: Şehir Merkezi</strong></h2>
<p>Tren istasyonu ve çevresi şehir merkezi olarak geçiyor. Bu bölge içinde bolca otel ve dolayısıyla turist görecek, tramvay/otobüs/bisiklet trafiğinde ezilmemek için kaldırım sörfü yapacaksınız.</p>
<p><strong>*Nordstan</strong></p>
<p>Bir <strong>alışveriş merkezinin</strong> her gezi rehberinde yer alıyor olmasını ve yerlilerin de “Nordstan’a gidebilirsin” diye akıl vermesini ömrümde ilk kez Göteborg’da yaşadım. Toprakları maalesef alışveriş merkezleriyle parsellenmiş bir ülkenin evlatları olarak, bizi <a href="http://nordstan.se/english/" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">Nordstan</a> asla kesmez ama Avrupa’nın en büyük alışveriş merkezlerinden biri olduğu için İsveç’te bir gurur kaynağı gibi. İsveç alışveriş merkezi tercih eden bir ülke olmadığı için de onlara ilginç geliyor galiba. Eğer İsveç markalarına yönelik bir alışveriş turu düşünüyorsanız ve hava çok kötüyse düşünülebilir. Şehrin punkları trene bakan çıkış kapısında takılıyor, sosyolojik anlamda doyurucu olabilir.</p>
<p><a href="https://en.wikipedia.org/wiki/The_G%C3%B6teborg_Opera"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-6608" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/GoteborgsOperan.jpg" alt="göteborg opera" width="635" height="410" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/GoteborgsOperan.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/GoteborgsOperan-300x194.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/GoteborgsOperan-210x136.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></p>
<p><strong>*Opera Binası (Göteborgsoperan)</strong></p>
<p>Lilla Bommen’de nehir kenarında bulunan <a href="http://en.opera.se" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">Göteborgsoperan</a>, postmodern mimarisiyle şehrin siluetine yenilikçi ve yaratıcı bir hava katıyor. İlham dolu bir akşam dileyenler için güzel bir haber, bu sene opera Shakespeare’in 400. yılını kutluyor ve İngilizce olarak Macbeth ve Hamlet’i sahneye koyuyor. Denize bu kadar yaklaşmışken, Göteborg’un siluetine bakıp “sen mi büyüksün ben mi” diye parmak sallamadan dönmeyin, bir de ruja benzeyen camekanlı bordo plazanın takma adı “ruj”, bunu her Göteborg’lu bilir KIPS.</p>
<p><strong>*Göteborg Şehir Müzesi (<a href="http://goteborgsstadsmuseum.se/en" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">Göteborgs Stadsmuseum</a>) </strong></p>
<p>Viking tarihi meraklılarını buraya alalım. Zira bu müzede bir Viking gemisi bile var! Aynı zamanda 18. yy’dan bu yana Göteborg tarihini öğrenebileceksiniz. Benim en sevdiğim kısım, Orta Çag’da İranlı bir gezgin diplomat tarafından yazılmış anı defterinden notlar. İşin özeti bu zaat Balkanlardayken Vikingler’i gözlemleme şansını erişmiş ve onların ne kadar ahlaksız (ya da liberal olarak da yorumlayabiliriz), hijyensiz ama aynı zamanda eşitlikçi ve demokratik olduğunu anlatıyor. Kendisi bugün yaşasaydı, tek dişi kalmış canavarın nasıl saf değiştirdiğine hayret ederdi herhalde. Müzenin etrafında dolaşırsanız <strong>Göteborg Rådhus</strong> yani <strong>adliye binasını</strong> görürsünüz.</p>
<p>Eğer 25 yaş altındaysanız müzeye giriş bedava. Öbür türlü 40 SEK verip bir sezon bileti alabilirsiniz. Bu biletle Göteborg Sanat Müzesi, Gothenburg Art Museum, Röhsska Müzesi, Deniz Müzesi ve Göteborg Doğal Tarih Müzesi’ne girişler bedava olacak.</p>
<p><a href="https://www.google.com.tr/search?q=saluhallen+goteborg&amp;espv=2&amp;biw=1366&amp;bih=599&amp;source=lnms&amp;tbm=isch&amp;sa=X&amp;ved=0ahUKEwjj27Kj-_rNAhWLWxQKHYVQDQQQ_AUIBygC#tbm=isch&amp;q=saluhallen+gothenburg&amp;imgrc=8XSPbZlwu1FdOM%3A"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-6612" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/16949014-iYMik.jpg" alt="saluhallen goteborg" width="635" height="357" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/16949014-iYMik.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/16949014-iYMik-300x169.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/16949014-iYMik-210x118.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></p>
<p><strong>*Saluhallen </strong></p>
<p>İsveç’te en sevdiğim şeylerden biridir <a href="http://storasaluhallen.se/en/" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">Saluhallen</a>. Kapalı Çarşı tadında, baharatların, kahve çekirdeklerinin, her türlü peynir ve antipastinin satıldığı, gastronomik anlamda oldukça keyif veren minik restoranların olduğu yerler bunlar. Göteborg’da Kungsportsplatsen meydanında güzel bir tanesi mevcut. Özellikle İsveç’e özgü şarküteri ürünleri denemek isteyenler için ideal bir durak. Bu çarşının inşası 1850’lerde başlamış. Bu arada, Kungsportsplatsen’de bulunan ve IX. Karl’i at üstünde tasvir eden Kopparmärra heykeli, “Burger King önünde buluşalım”ın Göteborg versiyonudur (Tinder date yapacaklardan bu bilgiyi esirgemeyelim).</p>
<p><strong>*Domkyrkan</strong><strong> </strong></p>
<p>Göteborg’un en eski kilisesi olan <a href="https://www.svenskakyrkan.se/gbgdomkyrko/in-english" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">Domkyrkan</a>, Kral Gustav II. Adolf’un şehri 1621’de kurmasından hemen sonra inşa ediliyor.  Klasik mimariyle inşa edilmiş bu kilise, daha ziyade bir saat kulesi görünümünde. Lucia zamanı ve Noel öncesi koro etkinlikleri oluyor, değişik bir deneyim olabilir. Kilisenin etrafında dolaştığınızda güzel cafeler ve dükkanlar göreceksiniz!</p>
<p><a href="https://www.google.com.tr/search?q=kungsparken+goteborg&amp;source=lnms&amp;tbm=isch&amp;sa=X&amp;ved=0ahUKEwiv_7HVgPvNAhXKaRQKHfywDfoQ_AUICSgC&amp;biw=1366&amp;bih=599#imgrc=PySLJqZysbqiyM%3A"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-6613" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/stigen.jpg" alt="kungsparken goteburg" width="635" height="384" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/stigen.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/stigen-300x181.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/stigen-210x127.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></p>
<p><strong>*Kungsparken</strong></p>
<p>Belki biraz koşmak istiyorsunuz, ya da yürümek&#8230; Hava güzeldir, Saluhallen’den taze ekmek peynir almışsınızdır, keyif yapmak istiyorsunuzdur. Olabilir yani, illa ki bir restorana gitmeniz şart değil. Hatta gitmeyin, Kungsparken’a gelin ve kanala bakarak, çimlerin üstüne serilin ve piknik yapın. Hava iyi değilse, merkezden bir sonraki gezi bölgenize bu parkın içinden yürüyerek geçin, geçmişken bir iki ağaç kucaklayın. Yazları bu park dolup taşıyor, sosyal kelebek olmak için en ideal ortam.</p>
<p><strong>*<a href="http://www.feskekörka.se" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">Feskekôrka</a></strong></p>
<p>Anlamı “balık kilisesi” olan bu yer aslında bir balık hali. Ahşap ya da taştan gotik Norveç kiliselerine benzeyen mimarisi dolayısıyla kilise olarak adlandırılmış. 1874’te inşa edilmiş bu kapalı balık halinin içinde iki tane harika restoran var. Hem yapıyı ziyaret edin hem de İskandinav mutfağının en iyi örneklerini deneyin derim. Take away şeklinde alabileceğiniz seçenekler de mevcut. İsveç’e gelip salamura edilmiş ringa balığı tatmadan dönmek olmaz!</p>
<p><strong>*En havali cadde: Magasinsgatan</strong></p>
<p><strong> </strong>Şehir merkezinin tartışmasız dolaşması en zevkli yeri Magasinsgatan ve paralel sokakları olan <strong>Västra Hamngatan</strong> ve <strong>Vallgatan</strong>. Bu sokaklarda büyüklü küçüklü birçok mağaza göreceksiniz. Mesela vintage kıyafetler bakmak istiyorsanız, şehrin en iyi vintage dükkanları olan <strong>Miss Ragtime</strong> (Magasinsgatan 15), ve <strong>Pop Boutique</strong>’e (Magasinsgatan 22) bakabilirsiniz. Vallgatan üzerinde Levis’in eski stilisti Maria Erixon’un tasarımlarını satan meşhur İsveç markası <strong>Nudie Jeans</strong> var (Vallgatan 15).  Vallgatan’in sonuna kadar yürürseniz, Östra Hamngatan üzerinde de İsveç dizaynı kıyafetler satan kült marka <strong>NK</strong>’yi bulabilirsiniz (Östra Hamngatan, 42). Concept store meraklısıysanız, <strong>Grandpa</strong>’ya göz atmanızı öneririm (Vallagatan, 3). Hem İskandinav modası, hem uluslararası markalar var, vintage’in ehli bir dükkan.</p>
<p><a href="https://www.google.com.tr/search?q=grandpa+store+goteborg&amp;espv=2&amp;biw=1366&amp;bih=599&amp;source=lnms&amp;tbm=isch&amp;sa=X&amp;ved=0ahUKEwjYkcz2gvvNAhVDPxQKHZWqCSoQ_AUIBygC#imgrc=89rodgeK_HXhUM%3A"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-6614" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/indir.jpg" alt="göteborg alışveriş" width="635" height="294" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/indir.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/indir-300x139.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/indir-210x97.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></p>
<p>Şehrin hip tayfasına, “nerelerde takılıyorsunuz aşkısı?” diye sorarsanız size <strong>“<a href="https://www.facebook.com/liebling031" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">Liebling</a>, Liebling, Liebling</strong>!” diye haykıracaklar. Hem bar hem restoran, dolayısıyla cumaları DJ setlerine de denk gelebilirsiniz. Sabah kahvaltıları ve kahvesi bayağı başarılı. Ayrıca peynir, anti-pasti tabağı ve şarap için uygun yerlerden biri. İçki fiyatları da çok uygun, özellikle kokteyl sevenler yaşadı!</p>
<p>Benim gibi etçil değilseniz, size iyi bir fikrim var. <strong><a href="http://www.vallgatan12.se" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">Vallgatan 12</a></strong> çok değişik bir restoran, aslında kendisi bir concept store. Hem iç dizayna yönelik ürünler, kıyafet ve çiçek satıyor, hem de harika bir yemek menüsü var. Moda ve sanat seven bir foodie iseniz, siz zaten Vallgatan’a gelmekle yükümlüsünüz! İyi ki tanıştık, yoksa kim bilir nerelerde elinizde Iphone bitap düşecektiniz. Burada bol bol Instagram paylaşımı yaparsınız, arayı kapatırsınız. Çok iyi kahve ve craft biralarının olduğunu da hemen belirtelim.</p>
<p>Şimdi bu parça, kahve için yaşayanlara gelsin. Kahve molası vermek istiyorsanız, tam yerindesiniz! <strong><a href="http://www.damatteo.se" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">Da Matteo</a> </strong>(Magasinsgatan 24), hem üçüncü dalga kahveciliğin bayrak taşıyanı hem de ortamı ve kalitesiyle şehrin en iyi kafelerinden biri. Chemex mi istiyorsunuz, V60 mı hepsi var. Kahve çekirdekleri için mutlaka danışın, baristaları çok bilgili. Hatta bir paket kahveyi kendinize hediye olarak almayı unutmayın, verdiğiniz en iyi karar olabilir. Da Matteo’nun arkasındaki <strong><a href="http://www.artilleriet.se" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">Artilleriet Interiors</a> </strong>(Magasinsgatan 19) iç dizayn mağazasına ve karşı çaprazındaki <strong><a href="http://www.acnestudios.com/stores-gothenburg" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">Acne Studios</a> </strong>(Magasinsgatan 19) mağazasına bakmadan gitmeyin!</p>
<p><a href="https://www.google.com.tr/search?q=bar+centro+goteborg&amp;espv=2&amp;biw=1366&amp;bih=599&amp;source=lnms&amp;tbm=isch&amp;sa=X&amp;ved=0ahUKEwi0k5Xbg_vNAhWCvxQKHcQPChwQ_AUIBygC#tbm=isch&amp;q=da+matteo+goteborg&amp;imgrc=L5TxciGC5O8aiM%3A"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-6615" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/da-matteo-gothenburg_5089917_l.jpg" alt="da matteo goteborg" width="635" height="421" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/da-matteo-gothenburg_5089917_l.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/da-matteo-gothenburg_5089917_l-300x199.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/da-matteo-gothenburg_5089917_l-210x139.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></p>
<p>Üçüncü dalga iyi de biz klasikçiyiz, iyi bir espresso ya da americano içsem yeter diyen, hayatta küçük şeylerle mutlu olan, nel drip’ten, chemex’ten nasibini almış minimalistler için <strong><a href="http://www.barcentro.se" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">Bar Centro</a></strong> (Kyrkogatan 31) biçilmiş kaftan. Üçüncü dalga yokken burası vardı, şehrin en iyi kahvecilerinden!</p>
<p>Bazen Bar Centro çok dolu oluyor. Hava da kötüyse elinizde kahve sıçana dönmenizin alemi yok. O yüzden bu civarda bulunan <strong><a href="https://www.facebook.com/kaleikaffebar" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">Kale’i Kaffebar</a></strong>’a (Kyrkogatan 13) koşabilirsiniz. Yerlilerce pek sevilen bir kafe burası. Sağlıklı atıştırmalıkları var, vegan sandviçlerden, raw tatlılara kadar birçok alternatif mevcut. Kahveleri de enfes!</p>
<p>Canınız bir pubda oturmak istiyorsa, bu bölgede şehrin yerlilerince en sevilen pubı olan <strong><a href="https://www.facebook.com/pages/7ans-Ölhall/116722395065857" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">Ölhallen 7:an</a></strong>’a (Kungstorget 7) gidebilirsiniz. Turist görmeyeceğiniz, banka ekstresi gelince içtiğiniz biralardan pişmanlık duymayacağınız, mütevazı ve sıcak bir yer burası.</p>
<p>Bu bölgede gecelere akmak istiyor olabilirsiniz, hakkınızdır, Göteborg’lular nasıl eğleniyor, gidip birlikte eğlenerek görmek lazım. Sizi hemen <strong><a href="http://www.stickyfingers.nu" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">Sticky Fingers</a></strong>’a (Kaserntorget 7) aktarıyorum. Perşembeleri 20:00-02:00 arası, cumaları 21:00-03:00 ve cumartesileri 21:00-04:00 arası açık. İsveç’in genelinde sabah 4’e kadar açık yer bulmak öyle surreal bir şey ki, sırf bu yüzden bile bu bara gidilir. Gitmeden önce etkinlik takvimine göz atabilirsiniz, eminim iyi bir canlı müzik ya da DJ setine denk gelirsiniz. Bizden geçti artık diyenler yemek ve demlenmek için erkenden gidebilirler.</p>
<p><a href="https://www.google.com.tr/search?q=sticky+fingers+gothenburg&amp;espv=2&amp;biw=1366&amp;bih=599&amp;source=lnms&amp;tbm=isch&amp;sa=X&amp;ved=0ahUKEwiw4qmAivvNAhVJOhQKHdhvCvkQ_AUIBigB#tbm=isch&amp;q=%C3%B6lhallen+7an+gothenburg&amp;imgrc=BRB6JSyNkrPACM%3A"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-6617" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/527a78958fe209ce94f4cf6c4d381538_1500_1438268770.jpg" alt="göteborg gece hayatı" width="635" height="318" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/527a78958fe209ce94f4cf6c4d381538_1500_1438268770.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/527a78958fe209ce94f4cf6c4d381538_1500_1438268770-300x150.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/527a78958fe209ce94f4cf6c4d381538_1500_1438268770-210x105.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></p>
<p>Pazartesi, Salı ya da Çarşamba çıkmak isteyenleri asla unutamazdım. Her ne kadar İsveçliler bugünlerde gecelere akmıyor olsalar da, siz turist olduğunuz için böyle kodlara uymanıza gerek yok. Sevdiğim bir bar ve jazz kulübü olan <strong><a href="http://www.nefertiti.se/klubbar/" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">Nefertiti</a></strong>’ye (Hvitfeldtsplatsen 6) gidebilirsiniz. Etkinlik fiyatları 40-250 SEK arası değişiyor fakat iç dizayni, atmosferi ve kaliteli etkinlikleri için kesinlikle değer.</p>
<h2><strong>Göteborg&#8217;da Gezilecek Yerler: Lorensberg Bölgesi</strong></h2>
<p>Bu bölge benim dolaşmayı çok sevmediğim bir yer çünkü yeni dönemde inşa edilmiş çok büyük yapılar var. Göteborg’un sanat, spor, kültür, eğlence bölgesi diyebiliriz. On binlerce kişilik konser ve <strong>spor kompleksi Scandinavium</strong>, devasa büyüklükteki sergi ve konferans salonu <strong>Svenska Mässan</strong>, futbol stadyumu olan <strong>Ullevi</strong>, dünya kültürleri odaklı sanat müzesi <strong>Världkulturmuseet</strong> ve birazdan okuyacağınız diğer yerler de burada. Dolayısıyla etrafta genelde öğrenci, iş adamı, sporcu ve turist güruhları görüyorsunuz. Ama bu muazzam binaları geride bıraktığınızda, şehrin en popüler caddesi Avenyn’de buluyorsunuz kendinizi. Hemen yakınında da <strong>Göteborg Üniversitesi’nin tarihi binalarıyla</strong> karşılaşıyorsunuz. Bu bölgede geçireceğiniz gün kültür-sanat anlamında doyurucu olacak, ama yürüme mesafeleri şehir merkezine nazaran daha yorucu o yüzden rahat ayakkabılar giyin derim.</p>
<p><a href="https://www.google.com.tr/search?q=liseberg+gothenburg&amp;espv=2&amp;biw=1366&amp;bih=599&amp;source=lnms&amp;tbm=isch&amp;sa=X&amp;ved=0ahUKEwijqZP5i_vNAhWB7xQKHe4LAdIQ_AUIBigB#imgrc=KkfAw2cXjPUAZM%3A"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-6618" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/Liseberg-Amusement-Park-51537.jpg" alt="liseberg gothenburg" width="635" height="357" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/Liseberg-Amusement-Park-51537.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/Liseberg-Amusement-Park-51537-300x169.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/Liseberg-Amusement-Park-51537-210x118.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></p>
<p><strong>*Liseberg</strong></p>
<p>Nordstan’dan sonra akıl erdiremediğim bir diğer yer de <strong><a href="http://liseberg.com/en/home/" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">Liseberg Lunaparkı</a></strong>. Her Göteborglu’nun bayıldığı, hatta İsveçliler’in sırf burada vakit geçirmek için saatlerce yol katettiği bu park yeşillik bir alan içinde, restoran, pub ve sokak yemekleri stantlarının da olduğu bir yer. Hak veriyorum, Noel zamanı ışıklandırmalarla harika gözüküyor ama lunapark nihayetinde, dudak uçuklatan bir tarafı yok. Japon lunaparklarındaki gibi alengirli oyuncaklar da yok yani, normal sade lunapark. Üstelik pahalı da! Kahve molası için <strong>Trebello</strong>, bira için <strong>Tyrolens Terrass</strong> ideal. Korku temalı <strong>Gasten Ghost Bar</strong>’ın tatlıları çok iyi. Giriş ücretleri sürekli değişiyor o yüzden websitesinden kontrol etmeniz gerekecek.</p>
<p><strong>*Gothia Towers</strong></p>
<p><a href="http://www.gothiatowers.com" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">Gothia </a>aslında bir otel ve kongre salonu. Fakat onu bu kadar popüler kılan şey, rooftop’ından görülen manzara. Mesela Liseberg’i uzaktan sevmek istiyorsanız, Gothia’nin en üst katına gelebilirsiniz. Akşam saatlerini tercih edin, böylece lunaparkın ışıklandırılmış haline denk gelirsiniz. Gothia’dayken insan sanki çok büyük bir şehirdeymiş hissine kapılıyor, çok yüksek bir binanın tepesinden şehirdeki yegane büyük binalara bakıyor, ışıklandırmayla coşan lunaparkı izliyorsunuz. Gothia Tower’da yapmanız gereken tek bir şey var, en üst katta bulunan <strong><a href="http://heaven23.se/?lang=en" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">Heaven 23</a></strong> adlı bar/restoran’a gidip <strong>King Size</strong> yemek. King Size nedir, üstü tepeleme karides doldurulmuş çok büyük bir açık sandviç. Fikir Amerika’dan ithal ama bu açik karides sandviçi İsveç’te kesinlikle yemeniz gereken bir yemek. Çok mu mattah bir şey hayır, ama garsona “sen karidesi bi güveç yap canım, o ekmeği de işitiver, banarak yiyeceğiz” diyemeyiz, aslında çok kassak deriz de, güveç filan İsveçliyi aşar.</p>
<p><a href="https://www.google.com.tr/search?q=universeum+gothenburg&amp;espv=2&amp;biw=1366&amp;bih=599&amp;source=lnms&amp;tbm=isch&amp;sa=X&amp;ved=0ahUKEwjxiejpjPvNAhUB0RQKHUwMBUIQ_AUIBigB#imgrc=APaDvTw8ftHApM%3A"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-6619" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/universeum1.jpg" alt="goteborg gezilecek yerler" width="635" height="286" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/universeum1.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/universeum1-300x135.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/universeum1-210x95.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></p>
<p><strong>*Universeum</strong></p>
<p>Bilim ve doğa meraklıları için bir hazine niteliğindeki bu devasa bina, İskandinavya’nın en büyük bilim merkezi. Liseberg’e gitmek yerine <a href="http://www.universeum.se/en/" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">Universeum</a>’a gelip, dünyanın en büyük akvaryumlarından birini görebilirsiniz. 1.4 milyon litrelik akvaryumu tünel şeklinde yapmışlar, dolayısıyla yürürken ayaklarınızın altından bir köpekbalığı geçebilir. Amusement park ise, olay budur, atlı-karıncada neye amuse, kime amuse? Ben Jaws sevmiyorum diyenler, yağmur ormanları kısmına gidebilirler, burada 600 çesit canlı türü var. Gerçekten muazzam bir ortam. Bunun dışında uzay ve teknoloji kısmı ve 150 farklı zehirli türün bulunduğu yılan bölümü var. 175 SEK’e dunyanızı değiştirin derim. İki bira bir sosisli parası.</p>
<p><strong>*Göteborg Sanat Müzesi (<a href="http://konstmuseum.goteborg.se/wps/portal/konstm/english" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">Göteborgs Konstmuseum</a>)</strong></p>
<p>Van Gogh, Monet ve Picasso eserlerini d’Orsay ve Rijk’teki gibi insan seline maruz kalmadan görmek istiyorsanız, rahatlayın çünkü bu müzede selfie stick ile 600 yıllık eserlerin önünde şaklabanlık yapan okul grupları yok. Genelde rahatsız etmeyen bir kalabalık oluyor, dolayısıyla sakince gezebilirsiniz. Özellikle İskandinav sanatçılarının sergilendiği bir bölüm de var. Gustaf Cederström’un King Karl XII’s Likfärd eserinin önüne minik bir sandalye çekip, detaylarına dalın gidin derim. Müzenin önündeki <strong>Götaplatsen Meydanı</strong>’nın ortasındaki devasa <strong>Poseidon heykeli</strong> muazzam, ayıp yerlerinin de muazzam olması sebebiyle vaktinde bayağı bir mevzu olmuş. Sanata doymadıysanız, müze yakınında <strong><a href="http://www.hasselbladfoundation.org/wp/?lang=en" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">Hasselblad Centre</a></strong> var. Uluslararası ve İsveçli fotoğrafçıların eserlerini bulabileceğiniz  bu merkezde çok iyi sergiler ve etkinlikler oluyor! Ayrıca, sanat müzesinin hemen yakınında şehrin konser salonu olan <strong>Göteborgs Konserthus</strong> ve şehir tiyatrosu olan <strong>Göteborgs Stadsteater</strong> var.</p>
<p><a href="https://www.google.com.tr/search?q=R%C3%B6hsska+Museum+gothenburg&amp;espv=2&amp;biw=1366&amp;bih=599&amp;source=lnms&amp;tbm=isch&amp;sa=X&amp;ved=0ahUKEwiE5eC1jfvNAhVIORoKHdeODoEQ_AUIBygC#imgrc=puU5nZa31fndNM%3A"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-6620" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/indir-1.jpg" alt="göteborg müze" width="639" height="479" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/indir-1.jpg 1600w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/indir-1-300x225.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/indir-1-1024x768.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/indir-1-210x158.jpg 210w" sizes="(max-width: 639px) 100vw, 639px" /></a></p>
<p><strong>*<a href="http://rohsska.se" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">Röhsska Museet</a></strong></p>
<p><strong> </strong>Göteborg’da sık sık gittiğim bir sanat, tasarım ve moda müzesi burası. Sergilerin dışında, hafta sonları düzenlenen sosyal etkinlikleri de var. Tasarım ülkesi İsveç’teyken, tasarımın 1800’lerden itibaren nasıl geliştiğini görmeden dönmek olmaz. 25 yaş altındaysanız giriş bedava, üstüyseniz 40 SEK’lik müze biletini alanlara da giriş bedava. Burada küçük bir kahve molası da verebilirsiniz zira kafesine hayranım. Çorbaları, sandviçleri çok lezzetli ve tamamen ekolojik ürünlerle hazırlanıyor. Kahve ve tatlıları oldukça başarılı ve hesaplı.</p>
<p><strong> </strong><strong>*En havali cadde: Kungsportsavenyen </strong></p>
<p><strong> </strong>Göteborg’un Nişantaşı’sı ya da Bağdat Caddesi diyebileceğimiz bu caddenin herkesçe kullanılan adı <strong>Avenyn</strong>. Bu cadde gündüzleri genelde profesyonellerin ve turistlerin takıldığı bir yer. <strong>Hard Rock Cafe</strong> gibi her turistin uğradığı yerler burada yer alıyor. Ben aslında Avenyn’de fazla vakit geçirmeyi tercih etmedim, sadece müze ve galeri turlarım için uğradım. Cuma ve Cumartesi geceleri bu cadde çok garip bir hal alıyor, kusanlar mı dersiniz, üst sınıf olmaya çalışan kulüplerin kapılarında yarı çıplak sıra bekleyenler mi, her çesit yerli ve yabancı insan görmek mümkün. Burada üç tane güzel sanat galerisi var, <a href="http://www.galleriaveny.se" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer"><strong>Galleri Aveny</strong> </a>(Teatergatan 16), <strong><a href="http://www.gka.nu" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">Galleri Kim Anstensen</a></strong> (Götabergsgatan 18) ve <strong><a href="http://www.gallerithomassen.se" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">Galleri Thomassen</a></strong> (Götabergsgatan 26).</p>
<p><a href="https://www.google.com.tr/search?q=Galleri+Kim+Anstensen+gothenburg&amp;espv=2&amp;biw=1366&amp;bih=599&amp;source=lnms&amp;tbm=isch&amp;sa=X&amp;ved=0ahUKEwi1-5L4jvvNAhVFchQKHboLBKgQ_AUICCgD#tbm=isch&amp;q=Kungsportsavenyn+gothenburg&amp;imgdii=gFGCaWfPL31LiM%3A%3BgFGCaWfPL31LiM%3A%3BcZDOqLNPqHKlBM%3A&amp;imgrc=gFGCaWfPL31LiM%3A"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-6621" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/Schweden_Goeteborg_Kungsport-avenyen_1600.jpg" alt="goteborg" width="634" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/Schweden_Goeteborg_Kungsport-avenyen_1600.jpg 634w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/Schweden_Goeteborg_Kungsport-avenyen_1600-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/Schweden_Goeteborg_Kungsport-avenyen_1600-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 634px) 100vw, 634px" /></a></p>
<p>Bu civarda birçok bar, cafe ve pub göreceksiniz. Eğer iyi bir ziyafet düşünüyorsanız, şehrin en iyi restoranlarından olan <strong><a href="http://28plus.se" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">28 Plus</a></strong>’ı öneririm. Evet pahalı, fakat yemeklerin ve şaraplarının kalitesi çok iyi. Buraya giderken casual smart giyinmekte fayda var. Michelin yıldızlı 28 Plus, fusion bir İsveç mutfağı sunuyor. Rezervasyon yaptırmanız gerekecek, bittabi!</p>
<p>Daha ucuz bir alternatif, haftanın 7 günü, 24 saat açık olan<strong> <a href="http://tintin.coffee" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">Cafe Tintin</a></strong>. İsveç’te 24 saat açık olan yegane kafelerden bir tanesi. Çizgi romandan esinlenerek dekore edilmiş iç mekanı oldukça rahatlatıcı. Bütün gün gezdikten sonra kahve molası vermek için ideal bir yer. Ya da uzun bir gece sonrasında akşamdan kalmalığınızı bir nebze azaltacak bir durak olabilir. Kahvaltıları da gayet iyi.</p>
<p>Kahve seven veganları da es geçmiyorum ve sağlıklı yiyecek çesitleri bulabileceğiniz <strong><a href="https://www.facebook.com/pages/Café-Berlin/160867323959647" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">Cafe Berlin</a></strong>’i öneriyorum. Minik ve sevimli bir yer. Hem sağlıklı, hem hesaplı. Oh ne iyi dedirten cinsten.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/ViktorsKaffe-feat1.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-6622" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/ViktorsKaffe-feat1.jpg" alt="göteborg yeme içme" width="635" height="413" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/ViktorsKaffe-feat1.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/ViktorsKaffe-feat1-300x195.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/ViktorsKaffe-feat1-210x137.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></p>
<p>Ama yine de buranın en iyi kafesi <strong><a href="https://www.facebook.com/viktorskaffe/" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">Viktors Kaffe</a> </strong>(Geijersgatan 7). Kahvaltı büfesi, çorbaları, sıcak ve soğuk sandviçleri, klasik İsveç tatlıları var. Porsiyonlar doyurucu. Kahveleri şahane. Espresso severlere özellikle duyurulur. Tipik bir İskandinav kafesi, beyaz, minimal, sanatsever.</p>
<p>Akşam bastırıyor, siz geceye hazırsınız, fakat Avenyn’de nereye gitseniz kestiremiyorsunuz. Bu bölgede adresiniz net, <strong><a href="http://www.yaki-da.se" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">Yaki Da</a>!</strong> Çarşamba günleri 23:00-03:00, Cuma günleri 22:00-04:00, Cumartesi günleri 22:00-04:00 arası hizmet veriyorlar. Yaki Da’da çok iyi konser etkinlikleri oluyor, özellikle yerli grupları dinlemek açısından iyi bir seçim olabilir. Kulüp kısmı dans pisti sevenlerin yüzünü güldürecek cinsten, hele de rave gecelerinden birine denk gelirseniz sabaha kadar densss!</p>
<h2><strong>Göteborg&#8217;da Gezilecek Yerler: Haga-Masthugget Bölgesi</strong></h2>
<p>Şehrin herkesçe sevilen bölgeleri buralar. Üniversite öğrencileri de görüyorsunuz, yaşlılar da, genç profesyonel çiftler bebekleriyle dolaşıyor, turist grupları fotoğraf çeke çeke yürüyorlar, kısacası her yaş grubundan yerli ve yabancı burada fink atıyor. Burada daha ziyade alışveriş, kafeler ve sosyal ortamları için bulunacaksınız. Yürümesi ve kaybolması zevkli yerler. Tek bir “havalı” sokağı yok, o yüzden tarihi ve turistik yerleri anlattıktan sonra üç adet yer tanıtacağım. Yani diyeceğim, burada her yer havalı!</p>
<p><a href="https://www.google.com.tr/search?q=Skansen+Kronan+AB&amp;source=lnms&amp;tbm=isch&amp;sa=X&amp;ved=0ahUKEwjP3-C7kvvNAhWGmBoKHROwDyQQ_AUICSgC&amp;biw=1366&amp;bih=599#imgrc=1pteOMbyTcQClM%3A"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-6623" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/Skansen-Kronan-51412.jpg" alt="skansen kronan" width="635" height="357" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/Skansen-Kronan-51412.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/Skansen-Kronan-51412-300x169.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/Skansen-Kronan-51412-210x118.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></p>
<p><strong>*<a href="http://www.skansenkronan.se/Brunch/Brunch" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">Skansen Kronan AB</a></strong></p>
<p><strong> </strong>Şehrin göbeğinde, hem de en hip bölgelerinden birinde tarihi dokuyu hissetmenizi sağlayacak bu kale. Tepeye ulaşmak için biraz merdiven tırmanacaksınız ama kaleye vardığınızda, 360 derecelik bir Göteborg manzarası sizi bekliyor olacak. Kale 1700’lerde olası bir Danimarka saldırısına karşı şehri korumak için inşa edilmiş. Bugünse konferanslar ve özel partiler için kullanılıyor. Pazar günleri harika bir brunch’ları var. Manzara eşliğinde tipik bir İsveç brunch’ı deneyimlemek istiyorsanız paraya biraz kıyıp buraya gelin (oldukça doyurucu bir menü için 219 SEK). Brunch 13:00’te başlıyor. Merdivenleri inip çıkarak yediklerinizi yakmış olursunuz hem.</p>
<p><strong>*Slottskogen</strong></p>
<p>Orman çok güzel, gelsenize! Göteborg’da vakit geçirmeyi en çok sevdiğim yerlerden biri bu devasa park/orman. İsveç’teki bütün parklar gibi burası da kurulduğu tarih 1874’ten beri halka açık. İçinde <strong>Göteborg Doğa Tarihi Müzesi&#8217;ni</strong> de barındırıyor. Onun dışında, İsveç’e gelip elk ve geyik görmeden gitmem diyenlerdenseniz hayvanat bahçesi kısmına yönelebilirsiniz. Ben penguenleri izlemeyi seviyorum. Bir şehir efsanesi de var, sarhoş bir genç parktan penguen kaçırmış, küvetinde tutmaya çalışmış ve sabah, ne olduğundan bir haber kan revan içinde uyanmış. Palavra olduğu bir gerçek ama parkın mevzu bahsi geçtiğinde her Göteborg’ludan duyduğum bir hikaye. Ayrıca belirteyim, açık havada kutlanabilecek tüm özel günler ve Way Out West de bu park içinde gerçekleşiyor.</p>
<p><a href="https://www.google.com.tr/search?q=cafe+husaren+goteborg&amp;source=lnms&amp;tbm=isch&amp;sa=X&amp;ved=0ahUKEwiwq9Wi3_zNAhVFPxQKHd55DHUQ_AUICCgB&amp;biw=1366&amp;bih=599#imgrc=kdiRNjPhNnwEcM%3A"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-6628" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/goteborg-haga.gif" alt="göteborg haga" width="635" height="274" /></a></p>
<p><strong>*Haga Nygata</strong></p>
<p>Her şehrin belirli bir yeri vardır, herkesin sevdiği ve haftada bir kez olsun gittiği. Göteborg’un en sempatik yeri de Haga. Burası 1700’lerin başında kraliçe Kristina’nın emriyle Göteborg’un ilk banliyösü olarak kuruluyor. O dönem buralar hep tarlaydı, benim dedemin arazileri vardı. Ama şimdi Haga, şehrin göbeğinde bir alışveriş ve fika cenneti. Fika da ne derseniz, kendisi kahve molası anlamına gelen, İsveç’in en önemli sosyal normlarından biri. Kahve içerken ve bir tatlı ya da sandviç yerken sevdiklerinizle buluştuğunuz ya da sevdiceğinizle ilk muhallebi yemeye gittiğiniz eylem. Haga’da 1870-1940 arası inşa edilmiş ahşap evler var, ve her biri birbirinden şirin! Dolayısıyla burada insan çok pozitif hissediyor, etrafınızda birbirinden güzel kafeler, el emeği göz nuru yapılmış yiyecekler ve kıyafetler satan butik dükkanlar, tasarım ürünleri ve ikinci elciler görüyorsunuz. Hafta sonları çok yoğun oluyor, hem yerliler hem turistler dolaşıyor sokağa. O yüzden bir yerine birkaç tane kafe önereceğim, yoğunlukta alternatifiniz olur.</p>
<p><strong><a href="http://www.cafehusaren.se" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">Cafe Husaren</a></strong> (Haga Nygata 28), bu sokağın en bilinen kafesi, sebebi de uluslarası ölçekte nam salmış dev <strong>kanelbullesi</strong>. Kanelbulle İsveç’te kesinlikle tatmanız gereken, tarçınlı bir çörek çeşidi. Bu kafe battal boylarını yapıyor, dolayısıyla yakın arkadaşlarınızla giderseniz, “biz kanelbullemizi bölüp de yedik” şeklinde çok yoldaş bir anı edinebilirsiniz. Kahveleri İtalyan, sandviç ekmekleri tap taze bu kafe en keyifli molalarınızdan biri olacak.</p>
<p><a href="https://www.google.com.tr/search?q=cafe+husaren+goteborg&amp;source=lnms&amp;tbm=isch&amp;sa=X&amp;ved=0ahUKEwiwq9Wi3_zNAhVFPxQKHd55DHUQ_AUICCgB&amp;biw=1366&amp;bih=599#imgrc=kdiRNjPhNnwEcM%3A"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-6629" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/ca9b4b004a964acb01ab7a2ed53d8f3e.jpg" alt="cafe kringlan" width="567" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/ca9b4b004a964acb01ab7a2ed53d8f3e.jpg 567w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/ca9b4b004a964acb01ab7a2ed53d8f3e-300x224.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/ca9b4b004a964acb01ab7a2ed53d8f3e-210x157.jpg 210w" sizes="(max-width: 567px) 100vw, 567px" /></a></p>
<p>İkinci alternatif bence şehrin en iyi kafelerinden biri olan <strong><a href="https://www.facebook.com/pages/Café-Kringlan/320445644678184" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">Cafe Kringlan</a> </strong>(Haga Nygata 13). Bu sevimli ahşap binanın içinde ev yapımı marmeladlar, peynirler, ekmek çeşitleri var. Harika bir açık büfeleri var, hem sağlıklı hem de taze yemekler sunuyorlar. Kahveleri enfes, değişik çay çeşitleri de mevcut. Buraya geldiğinizde semla yiyin, yine İsveç’te çok popüler bir tatlıdır kendisi, hafif bir hamur üzerine krema ve pudra şekeriyle servis ediliyor. Yanında da bir cafe latte iyi gider. Şansınıza hava da güzelse, kafenin önündeki açık alanda oturup, yoldan geçenleri izleyerek harika bir fika yapabilirsiniz.</p>
<p>Haga Nygata’daki tüm kafeler gidilesi olmakla birlikte, benim favorim olan <strong><a href="http://www.lepetitcafe.se" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">Le Petit Cafe</a></strong>’yi (Haga Nygata 2) tanıtmak istiyorum. Çok iyi bir kahvaltı ve öğlenleri açık büfesi var. Tatlıları muhteşem ve taze. Kahvelerinin de tatlılardan aşağı kalır yanı yok. Dekoruna bayıldığım, sakinliği ve ev hissiyati veren atmosferiyle uzun uzun oturmak isteyeceğiniz türden bir yer. Havaların güzel olduğu günler, dışarıda oturup yoldan geçenleri izlemekten keyiflisi yok. Wifi olmadığı için, laptoplu asosyeller de görmüyorsunuz. Yani havalı bir yer, ama yeni nesil havalı bir yer değil. Kitabınızı kapıp, gidin. İşletmesi Yunanlı olmasına rağmen kahvaltıda “Türk” yoğurdu veriyor olmaları da enteresan.</p>
<p><a href="https://www.google.com.tr/search?q=Hagabion+Kino+goteborg&amp;source=lnms&amp;tbm=isch&amp;sa=X&amp;ved=0ahUKEwj50fTo4PzNAhVrGZoKHTOaDeAQ_AUICSgC&amp;biw=1366&amp;bih=599#imgrc=u6xvEWOj9EFCXM%3A"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-6630" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/indir-2.jpg" alt="hagabion kino" width="635" height="294" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/indir-2.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/indir-2-300x139.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/indir-2-210x97.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></p>
<p><strong>*Linnégatan</strong></p>
<p>İsmini İsveç’in ve aslında dünyanın en önemli botanikçilerinden biri olan Carl von Linne’den alan bu cadde, Avenyn’den sonraki en sosyetik cadde olarak adlandırılabilir. Fakat Avenyn’e nazaran daha fazla alt-kültürlere hitap ediyor ve dolayısıyla da burnu kalkık bir yer değil. Burada tarihi dokuyu görmek de mümkün, kiliseler, tepelere çıkan merdivenler, eski binalar&#8230; Mesela <strong><a href="http://historiska.se/home/" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">İsveç Tarih Müzesi’ne</a></strong> gidebilirsiniz. Burada Viking–Orta Çag’dan başlayarak ülkenin tarihi ve sanatı sergileniyor. Cadde inşası nedeniyle Amerikanvari bir bulvarı andırıyor ve İsveç’te böyle bir oluşumu görmek oldukça nadir. Bu cadde üstünde yürüyüş yapmak oldukça keyifli, illa ki bir kafede oturmanız şart değil. Ama buralardayken bir kahve ya da yemek molası vermek isterseniz, sizi kırmam tabii.</p>
<p>Bence bu cadde üstünde kesinlikle gidilmesi gereken yer <strong><a href="http://www.hagabionscafe.se" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">Hagabion Kino</a> </strong>(Linnegatan 21). Hala faaliyet gösteren eski bir sinemanin altında bulunan bu kafe ve bar, birbirinden lezzetli vejetaryen yemekleri, craft biraları ve ekolojik şaraplarıyla gönlünüzde taht kuracak. Lokal bir micro <strong>brewery</strong> olan <strong>Stigbergets Bryggeri</strong>’nin biralarını deneyebilirsiniz. Üst kata çıkıp sakin sakin kahvenizi içip, günlük yaptıkları tatlılarını mideye indirirken, sinema programına bakabilirsiniz. Belki uslu bir çocuk olursanız anlayacağınız dilde bir filme bile denk gelebilirsiniz. Yazları bahçesinde oturmak çok keyifli, tabii eğer yer bulabilirseniz! Kimi akşamlar DJ setleri oluyor ve şehrin sanat ve edebiyat ünlüleri buraya akın ediyor. Kafenin tek dezavantajı 17:00’de açılıyor olması, dolayısıyla erkenciyseniz başka bir yerlerde oturmanız gerekecek.</p>
<p><a href="https://www.google.com.tr/search?q=Kafferosten+goteborg&amp;source=lnms&amp;tbm=isch&amp;sa=X&amp;ved=0ahUKEwitjZ7t4vzNAhXBQBQKHdCGANAQ_AUICCgB&amp;biw=1366&amp;bih=599#imgrc=fUB19dr_lQ1GRM%3A"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-6632" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/20159911580283926024_sbig.jpg" alt="göteborg yeme içme" width="639" height="480" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/20159911580283926024_sbig.jpg 940w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/20159911580283926024_sbig-300x225.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/20159911580283926024_sbig-210x158.jpg 210w" sizes="(max-width: 639px) 100vw, 639px" /></a></p>
<p>Paniğe mahal vermeden, hemen başka bir yer tanıtıyorum. <strong><a href="https://www.facebook.com/kafferosten" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">Kafferosten</a></strong> (Linnegatan 62) minik bir yer ama kahvaltı ve kahve menüsü minik değil! Eğer croissant seviyorsanız, Kafferosten’e bayılacaksınız zira croissantları taze fırından çıkarıyorlar, insan kaç tane sipariş verse bilemiyor. Pazar kahvaltıları ün salmış bu kafenin fiyatları da oldukça hesaplı. Duvarlarında çok değişik tablolar oluyor, dolayısıyla şehrin sanatseverlerinin uğrak noktası.</p>
<p>Kafe olsun ama içki de içebilelim diyorsanız, şehrin en hip kafelerinden biri olan <strong><a href="https://www.facebook.com/thekitchengoteborg/" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">The Kitchen</a></strong> (Skanstorget 1) beklentilerinizi karşılayacak. Vegan besleniyorsaniz, glütenden uzak durmaya çalışıyorsanız The Kitchen uğrak yeriniz haline gelebilir. Kocaman bagel’larından taşan malzemeleriyle, waffle günleriyle, sıcak sandviçleri ve zengin kahvaltı büfesiyle, karnınızı doyuracağınız kesin. Ayrıca çok değişik craft biraları var. Klasik İsveç tatlılarının vegan versiyonlarını deneyebilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.google.com.tr/search?q=J%C3%A4rntorget+g%C3%B6teborg&amp;source=lnms&amp;tbm=isch&amp;sa=X&amp;ved=0ahUKEwiimO_WjP3NAhWHChoKHfY_BSAQ_AUICSgC&amp;biw=1366&amp;bih=599#tbm=isch&amp;q=F%C3%B6rsta+L%C3%A5nggatan+gothenburg&amp;imgdii=VS1hKe_QQaabcM%3A%3BVS1hKe_QQaabcM%3A%3BPretuCnOl9gsGM%3A&amp;imgrc=VS1hKe_QQaabcM%3A"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-6634" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/60940933.jpg" alt="göteborg sokak sanatı" width="635" height="333" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/60940933.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/60940933-300x157.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/60940933-210x110.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></p>
<p><strong>*Järntorget</strong></p>
<p><strong> </strong>Göteborg’un Kadıköy’ü ya da İstiklal Caddesi olarak adlandırabileceğimiz Järntorget’in manası <strong>Demir Meydanı</strong>. Bunun da sebebi, vaktinde buradaki limandan demirlerin tartılıp dış ülkelere gönderilmesiymiş. Burası tarihi olarak solcu ve işçi sınıfı bir yer fakat günümüzde alternatif gençliğin takıldığı, barların, pubların, müzik dükkanlarının, ikinci elcilerin, küçük sanat galerilerinin, hatta sex shopların ve bir striptiz kulübünün bile bulunduğu renkli bir semt. Hal böyleyken Järntorget civarinda geceler uzun! İkinci el alışveriş yapmak için, gece çıkmak için ya da kahve molası vermek için en ideal semt, özellikle de şehrin ruhunu yakından tanımak istiyorsanız.</p>
<p>Järntorget’e geldiyseniz buranın en havalı sokağı olan <strong>Andra Långgatan</strong>’i en az bir kaç kere baştan sona yürüyeceğiniz kesin. Bu sokakta bulunan bazı hoş yerleri birazdan tanıtacağım. Eğer ikinci el dükkanlarını ve şehrin en büyük bit pazarını gezmek istiyorsanız, hemen paralel sokak olan <strong>Första Långgatan</strong>’a gidin. Burada <strong><a href="http://www.kommersenloppmarknad.se" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">Kommersen Loppmarknad</a> isimli bit pazarını</strong>, graffitilerle kaplanmış eski bir antreponun içinde bulacaksınız. Kıyafetten mücevherlere, fotoğraf makinalarından, VHSlere kadar aklınıza gelebilecek her şeyi bulmanız mümkün. Belki çok ilginç bir şey denk gelebilir ve sizin için harika bir anı parçası ya da yakın biri için orijinal bir hediye olabilir.</p>
<p>Kahve molanız için, <strong><a href="http://www.cafesantodomingo.se" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">Cafe Santo Domingo/Dirty Records</a></strong>’a (Andra Långgatan 4A) gitmenizi tavsiye ediyorum. Burası aynı zamanda bir plakçı. Plak bakabilir, güzel bir kahve ya da çay eşliğinde fika yapabilirsiniz. Buradaki tatlılar hem hesaplı hem de glütensiz, laktozsuz ya da vegan seçenekler mevcut. Özellikle Chai Latte sevenler buraya gelsin, pek ekolojik, pek aromatik bir fincan sizi bekliyor olacak. Çalan müzikleri, dekorasyonu, canlı kakao bitkileri, yüzlerce plağı ve posterleriyle şehrin en özgün kafesi burası.</p>
<p><a href="https://www.google.com.tr/search?q=J%C3%A4rntorget+g%C3%B6teborg&amp;source=lnms&amp;tbm=isch&amp;sa=X&amp;ved=0ahUKEwiimO_WjP3NAhWHChoKHfY_BSAQ_AUICSgC&amp;biw=1366&amp;bih=599#tbm=isch&amp;tbs=rimg%3ACUHLeMIgD9lZIjiAcrHh1Q-sWoNZkDNrv3Y4129cBZTAdlr57sTI5lf5H3wsNlt6CfiZ0TiG3iPIMRfigIEMkn8-4yoSCYByseHVD6xaEc5flhhckRWVKhIJg1mQM2u_1djgR87S_1qwJ8GYMqEgnXb1wFlMB2WhGbORXrBbalESoSCfnuxMjmV_1kfEaIwoYjcwo65KhIJfCw2W3oJ-JkRUTkUOSSjRM8qEgnROIbeI8gxFxFltIbhTyJY5SoSCeKAgQySfz7jEcfFtElydWMm&amp;q=Andra%20L%C3%A5nggatan%20gothenburg&amp;imgrc=sG3BSkjzZoteXM%3A"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-6633" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/47c87a61-dd46-4859-9f62-a1c90dba11b3-2060x1236.jpeg" alt="göteborg gece hayatı" width="620" height="372" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/47c87a61-dd46-4859-9f62-a1c90dba11b3-2060x1236.jpeg 620w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/47c87a61-dd46-4859-9f62-a1c90dba11b3-2060x1236-300x180.jpeg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/47c87a61-dd46-4859-9f62-a1c90dba11b3-2060x1236-210x126.jpeg 210w" sizes="(max-width: 620px) 100vw, 620px" /></a></p>
<p>Doyurucu bir yemek yemek ve demlenmek istiyorsanız, havasından geçilmeyen <strong><a href="https://www.facebook.com/pages/Café-Publik/170276003011741" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">Publik</a></strong>’e (Andra Långgatan 20) gidebilirsiniz. Yemekleri çok lezzetli, içki menüsü geniş, ortamı sıcak. Bazı akşamlar çok yoğun olabiliyor ama şehir genelde tenhayken kalabalık görmek de hoş oluyor doğrusu. Loş ışıkları ve minimal dekoruyla, bar muhabbeti için en ideal yer.</p>
<p>Ucuzcular sizi de unutmadım! Zaten bu gezide helak oldunuz, cok para harcadınız bari yemeyi içmeyi ucuza getirelim, değil mi? <strong><a href="https://www.facebook.com/pages/Kellys/182859791739456" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">Kelly’s Bar</a></strong>’a (Andra Långgatan 28) gidin, pizzaları harika ve ucuz, vejetaryen ve vegan seçenekler de var. İçkiler ucuz, hatta şehrin en hesaplı pubı bile olabilir. Genelde şehrin rock severleri burada takılıyor.</p>
<p>Şimdi de sizi şehrin en sevdiğim pubına götürmek isterim,<strong> <a href="https://www.facebook.com/JerntorgetsBrygghus/?fref=ts" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">Järntorgets Brygghus</a></strong>! (Järntorget 4) Kaç çesit biraları var bilmiyorum ama her gittiğimde yenileri ekleniyor listeye. Ortamı gayet güzel, yemek yemek isterseniz o da var, büyük beklentilere girmediğiniz sürece karın doyurmak için uygun. Uzun akşam oturmaları için ideal, çalışanlar sempatik ve yardımsever. Bazen kapıdaki görevliler garip davranabiliyorlar diye duydum, bana denk gelmedi fakat siz pasaportunuzu yanınızda bulundurun. Kalabalık bir grupsanız, sizin için bu civardaki en uygun pub burası olacaktır.</p>
<p><a href="https://www.google.com.tr/search?q=pustervik+club+gothenburg&amp;source=lnms&amp;tbm=isch&amp;sa=X&amp;ved=0ahUKEwjXpqKwj_3NAhVDUBQKHZsvBqwQ_AUICSgC&amp;biw=1366&amp;bih=599#tbm=isch&amp;tbs=rimg%3ACVB9HDbsW4Q0Ijj_16GxfVS8L8ZJIFWYpBBUrg8lzgp7cYW2rabu4_13131pGNDzphfcLjDRs2hApEU1fi_1Pqq6-YQ6SoSCf_1obF9VLwvxEZUDrTQp--F8KhIJkkgVZikEFSsRUKM4XcUbXjwqEgmDyXOCntxhbRE6GLXMIBe2dyoSCatpu7j_1fXfWEXz57ofSasm-KhIJkY0POmF9wuMRUKM4XcUbXjwqEgkNGzaECkRTVxFLFWIUPn4t-CoSCeL8-qrr5hDpEbXbL0NULiy_1&amp;q=pustervik%20club%20gothenburg&amp;imgrc=g8lzgp7cYW0O-M%3A"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-6635" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/pustervik_webb.jpg" alt="pustervik göteborg" width="596" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/pustervik_webb.jpg 596w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/pustervik_webb-300x213.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/pustervik_webb-210x149.jpg 210w" sizes="(max-width: 596px) 100vw, 596px" /></a></p>
<p>Son olarak, bu bölgede gidilecek en iyi kulüp <strong><a href="http://pustervik.nu" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">Pustervik</a> </strong>(Järntorgsgatan 12). Hem konser etkinlikleri, hem DJ setleri oluyor. Gündüzleri kafe olan Pustervik’in harika bir çorba barı var. Geceleri ise, iki katlı büyük alanında farklı müzik odaları sevdiğiniz türlere göre sizi dans ettirmek için hazır. Ama dilerseniz lounge gibi rahatça oturup muhabbet edebileceğiniz alanları da mevcut. Gitmeden etkinlik takvimine bakmayı ihmal etmeyin.</p>
<h2><strong>Göteborg&#8217;da Gezilecek Yerler: Majorna Bölgesi </strong></h2>
<p>Majorna’da tek bir sokak tanıtmak mümkün değil çünkü gidebileceğiniz iyi yerler tek bir sokak üstünde bulunmuyor. Zaten Majornayi güzel kılan da bu. Dar bir sokakta harika bir kafe belirebiliyor, yanlış bir sokağa daldığınızda minik bir galeriyle karşılaşabiliyorsunuz, eski evlere bakarken bir antikacıya denk gelebiliyorsunuz. Minik parkların, ahşap evlerin bulunduğu, sakin bir yer burası. Sanatçılar genelde burada oturuyorlar ve takılıyorlar. Göteborg’un Cihangir’i diyebiliriz. Ama şu anki Cihangir’i değil, her şeyin daha sakin, daha mütevazı olduğu Cihangir’i.</p>
<p><a href="https://www.google.com.tr/search?q=majorna+g%C3%B6teborg&amp;source=lnms&amp;tbm=isch&amp;sa=X&amp;ved=0ahUKEwikroHlj_3NAhVFOBQKHfCSBeoQ_AUICSgC&amp;biw=1366&amp;bih=599#imgrc=s_MjGZTSOpI_qM%3A"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-6636" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/soka-hyresratt-hyreslagenhet-majorna-01-672x372.jpg" alt="majorna göteborg" width="635" height="352" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/soka-hyresratt-hyreslagenhet-majorna-01-672x372.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/soka-hyresratt-hyreslagenhet-majorna-01-672x372-300x166.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/soka-hyresratt-hyreslagenhet-majorna-01-672x372-210x116.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></p>
<p><strong> </strong><strong>*Denizcilik Müzesi ve Akvaryum (<a href="http://goteborg.se/wps/portal/sjofartsm/english" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">Sjöfartsmuseet Akvariet</a>)</strong></p>
<p>İsveç’te gemicilik ve Göteborg’un denizcilik tarihi gibi konuları öğrenmek istiyorsanız bu müzeye bir göz atın derim. Malum deniz Göteborg için çok önemli ve çok sağlam bir denizcilik kültürü hakim. Aynı zamanda denizcilikle ilgili sanat etkinlikleri de oluyor. Akvaryum kısmı da oldukça ilginç. Havuz kısmında canlılara dokunabiliyorsunuz. Kuzey denizleri kısmında Nordik türler, tropik sular kısmında ise rengarenk mercanlar, zehirli su altı canlıları var. Eğer kaptan olmak nasıl bir duygu bilmek istiyorsanız bir gemi simülatörü de var ki insanı bayağı havaya sokuyor!</p>
<p>*<strong><a href="https://www.svenskakyrkan.se/masthugg/the-masthugg-church" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">Masthugskyrkan</a></strong></p>
<p>Tepeden kiremit rengi taşlarıyla dikkatinizi çekmeyi başaracak bu kilise için merdiven tırmanmaktan çekinmeyin çünkü harika bir Göteborg manzarasıyla karşılaşacaksınız. Deniz, tepeler, köprü ve şehrin öteki tarafı göz hizanızda belirecek. Büyük kayaların üstünde oturan ve içen gençleri görünce güzel bir melankoli duygusu beliriyor, belki defterinize gezinizle ilgili birkaç not alma hissi gelir. Kilise tam bir Nordik klasiği, dolayısıyla içine de girmenizi tavsiye ederim.</p>
<p><a href="https://www.google.com.tr/search?q=majorna+g%C3%B6teborg&amp;source=lnms&amp;tbm=isch&amp;sa=X&amp;ved=0ahUKEwikroHlj_3NAhVFOBQKHfCSBeoQ_AUICSgC&amp;biw=1366&amp;bih=599#tbm=isch&amp;q=R%C3%B6da+Sten+Konsthall+g%C3%B6teborg&amp;imgrc=3Hpv824n7mYyyM%3A"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-6637" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/indir-3.jpg" alt="Röda Sten Konsthall" width="635" height="294" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/indir-3.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/indir-3-300x139.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/indir-3-210x97.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></p>
<p><strong>*<a href="http://www.rodasten.se/index.php/en/home" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">Röda Sten Konsthall</a></strong><a href="http://www.rodasten.se/index.php/en/home" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer"><strong> </strong></a></p>
<p>Dışarıdan bakıldığında, deniz kenarında tam köprünün altında graffitilerle kaplı garip bir bina gibi duruyor ama aslında o bir sanat evi! Şehrin en hip mekanlarından biri, harika sanat aktiviteleri ve sergileri oluyor. Ayrıca restoranı da enfes, belki bir şeyler içip, sanat turunuzu öyle sonlandırırsınız.</p>
<p><strong>*Klippans Kulturreservat</strong></p>
<p>Röda Sten için hazır buraya kadar gelmişken, Göteborg’un kurucu yerleşkesi Klippan etrafında da dolaşabilirsiniz. Varlıklı İskoç ailelerin ve İrlandalı misyonerlerin Göteborg’a yerleşmesiyle beraber 1857’de kurulan<strong> St. Birgittas Şapeli</strong>&#8216;ni gezebilir, 1653’te inşa edilmiş <strong>Älvsborg Kalesi</strong>&#8216;ne çıkabilirsiniz. Ayrıca burada İskoçlu tüccarın kurduğu port bira fabrikasi <strong>D. Carnegie &amp; Co</strong>. ve şeker fabrikası var. Gezinizi İsveç’in en iyi restoranlarından biri olan <strong><a href="http://www.sjomagasinet.se/en.aspx" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">Sjömagasinet</a></strong>’te iyi bir yemekle sonlandırabilirsiniz. Bu restoran deniz mahsulleri odaklı ve Michelin yıldızlı. Vaktinde Bruce Springsteen ve Rolling Stones gibi devleri ağırlamış olması da cabası! Deniz manzarasına karşı, “c’est la vie!” dedirtecek türden bir deneyim olacak. Bu fiyatlar bizi aşar, ne haddimize derseniz <strong><a href="http://www.klippanskonstcafe.se" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">Klippans Konstcafe</a></strong>’de kahve içebilir ya da yemek yiyebilirsiniz. Özellikle hafta sonları çok canlı oluyor.</p>
<p><a href="https://www.facebook.com/popinmajorna/photos/a.670701216301041.1073741827.664998706871292/1055256707845488/?type=3&amp;theater"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-6640" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/13327436_1055256707845488_3611356149632989592_n.jpg" alt="göteborg alışveriş" width="639" height="426" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/13327436_1055256707845488_3611356149632989592_n.jpg 960w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/13327436_1055256707845488_3611356149632989592_n-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/13327436_1055256707845488_3611356149632989592_n-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 639px) 100vw, 639px" /></a></p>
<p>Yeme-içme ve gece eğlencesi önerilerine geçmeden önce, yerli sanatçıları ve tasarımcıları destekleyen, çalışmalarını sergileyen ve satan, gezmesi pek keyifli bir butikten bahsedeceğim. <strong><a href="http://pop-in.se" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">Pop In</a> </strong>(Slottsskogsgatan 52), mimari, tekstil ve şehir planlama tasarımı üzerine kurulmuş bir dükkan. Göteborg’dan anı hatırası olarak magnet ve kupa almak yerine buraya uğrayıp bir tote bag ya da poster alabilirsiniz.</p>
<p>Majorna’da zaman yavaş işliyor, o yüzden kafelerde uzunca keyif yapmak isteyebilirsiniz. Benim severek gittiğim kafelerin başında <strong><a href="https://www.facebook.com/Cafe-Biscotti-123048017710762" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">Biscotti</a></strong> (Allmänna Vägen 34) geliyor. Kahvaltısı, tatlıları ve kahveleri meşhur ama ben el yapımı makarnalarına bayılıyorum. Genelde civarda oturanlar, genç ve çocuklu çiftler ziyaret ediyor. Aile yeri yani.</p>
<p><a href="https://www.google.com.tr/search?q=majorna+g%C3%B6teborg&amp;espv=2&amp;biw=1366&amp;bih=599&amp;source=lnms&amp;tbm=isch&amp;sa=X&amp;ved=0ahUKEwit4_vVlP3NAhXLPxQKHbwcCf8Q_AUIBygC#imgdii=nCpFBIH6pbj8bM%3A%3BnCpFBIH6pbj8bM%3A%3BH2d5X6nCYcWvPM%3A&amp;imgrc=nCpFBIH6pbj8bM%3A"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-6639" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/Vy-fran-Majorna-2.jpg" alt="göteborg'da gezilecek yerler" width="600" height="416" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/Vy-fran-Majorna-2.jpg 600w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/Vy-fran-Majorna-2-300x208.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/Vy-fran-Majorna-2-210x146.jpg 210w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></a></p>
<p>Majorna’daki bir diğer sevimli ve meşhur yer de <strong><a href="https://www.facebook.com/cafékultur-377996540235" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">Kafe Kultur</a> </strong>(Bangatan 6). Tam bir mahalle kafesi! Açık sandviçleri ve bagel’ları oldukça doyurucu. Vejetaryen seçenekler de düşünülmüş. Müdavimleri şehrin en iyi kahvesinin burada içildiğini iddia ediyorlar. Klasik bir İsveç kahvaltısı istiyorsanız burada yiyebilirsiniz. Adından da anlayabileceğiniz üzere kültür etkinlikleri oluyor. Çoğu İsveççe bilmeyi gerektirse de denk gelirseniz kalın derim.</p>
<p>Biz Türkler deniz manzarası meraklısıyız, bir rooftop varsa çıkmamız, şehre tepeden bakmamız lazım. Bunu yapamadığımız şehirleri anında küçümseyerek, “Bi’ Boğaz değil yani”yi yapıştırırız. Mesela Berlin’i her ne kadar sevsem de, sosyal çevremden bayıldığım birçok insan orada yaşasa da, sırf bu tepeden bakamadığım deniz manzarası mevzusu yüzünden taşınmayı düşünmediğim bir yerdir. Konuyu nereye bağlayacağım, Majorna’daki <a href="https://www.facebook.com/restauranghb/" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer"><strong>Henriksberg&#8217;e</strong></a> (Stigbergsliden 7). Bu bar ve restoranın en üst katına çıktığınızda, harika bir deniz manzarası sizi bekliyor olacak. Hava iyiyse açık terasında, kötüyse kapalı terasında şehir ışıklarına ve denize karşı içkinizi yudumlayabilirsiniz. Gerçekten çok keyif veren bir teras bar burası. Yemeklerini hiç denemedim fakat, deneyenler burgerleri ve pizzaları iyi diyor. Ben içkilerine ve ortamına kefil olurum, gerisine karışmam. Bazı akşamlar konserler ya da kültür sanat etkinlikleri de oluyor, sitelerinden bakabilirsiniz.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2016/07/18/goteborgda-gezilecek-yerler/">Göteborg Gezi Rehberi: Gezilecek Yerler ve Mekan Önerileri</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2016/07/18/goteborgda-gezilecek-yerler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Göteborg Gezi Rehberi: Mesafeleri Kaldıracak, Arayı Isıtacak Bilgiler</title>
		<link>https://oitheblog.com/2016/07/18/goteborg-gezi-rehberi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 Jul 2016 14:20:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÖTEBORG]]></category>
		<category><![CDATA[İSVEÇ]]></category>
		<category><![CDATA[göteborg]]></category>
		<category><![CDATA[Göteborg Etkinlikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Göteborg Gece Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Göteborg Gezi Notları]]></category>
		<category><![CDATA[göteborg gezi rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Göteborg Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Göteborg Nasıl Bir Yer]]></category>
		<category><![CDATA[Göteborg Nerede]]></category>
		<category><![CDATA[Göteborg'a Ulaşım]]></category>
		<category><![CDATA[Göteborg'da Gezilecek Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[Göteborg'da Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Göteborg'da Konaklama]]></category>
		<category><![CDATA[Göteborg'da Nerede Kalınır]]></category>
		<category><![CDATA[İsveç Festivalleri]]></category>
		<category><![CDATA[İsveç Gece Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[İsveç Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[İsveç Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[İsveç'te Hayat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=6580</guid>

					<description><![CDATA[<p>İsveç’in Batı Kıyısında Mütevazı bir Müzik Şehri: Göteborg Göteborg Gezi Rehberi, sevgili Nilay Kılınç tarafından kaleme alınmış, bizim de bayıla...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2016/07/18/goteborg-gezi-rehberi/">Göteborg Gezi Rehberi: Mesafeleri Kaldıracak, Arayı Isıtacak Bilgiler</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/shutterstock_226312009.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-6597" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/shutterstock_226312009.jpg" alt="Göteborg Gezi Rehberi" width="626" height="470" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/shutterstock_226312009.jpg 564w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/shutterstock_226312009-300x225.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/shutterstock_226312009-210x158.jpg 210w" sizes="(max-width: 626px) 100vw, 626px" /></a><br />
İsveç’in Batı Kıyısında Mütevazı bir Müzik Şehri: Göteborg</strong></h2>
<p><em>Göteborg Gezi Rehberi, sevgili <strong>Nilay Kılınç</strong> tarafından kaleme alınmış, bizim de bayıla bayıla okuyup akabinde Göteborg planlarına giriştiğimiz bir yazıdır. Verdiği bilgiler ve şahane anlatımı nedeniyle kendisini öpücüklere boğsak yeridir. Selam olsun! Bu arada Göteborg&#8217;da gezilecek yerler, yeme içme, alışveriş, gece hayatı önerileri ve daha niceleri için <strong><a href="http://oitheblog.com/2016/07/18/goteborgda-gezilecek-yerler/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">serinin ikinci kısmına</a></strong> göz atmayı unutmayın</em></p>
<p>Bahsi geçtiğinde yurdumuz insanı tarafından sırıtmayla karşılanır ve “O nasıl isimmiş?” tepkisine yol açardı Göteborg. Neyse ki, son dönemlerde giden öğrenci ve festival kitlesiyle bu diyalogdan bir nebze uzaklaştık. İnsan ve cüzdan canlısı olmasıyla Stockholm’ün gölgesinden nihayet sıyrılıp kendi gezgin kitlesini oluşturmaya başlayan bu liman kenti, İskandinav yarımadasının en gözde rotalarından biri olacak gibi gözüküyor. OitheBlog’da daha önce yayınlanan <strong><em><a href="http://oitheblog.com/2013/11/21/isvec-malmo-lund-ve-goteborg-uzerine/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">İsveç: Malmö, Lund ve Göteborg Üzerine</a></em></strong> söyleşi yazısı ardından aldığım e-postalar da bahsettiğim ilginin destekleyicisi niteliğindeydi. Hal böyleyken OitheBlog’un güzide okurlarını daha fazla merakta bırakmayalım dedik.</p>
<p>Bu içeriği, Türkiye ziyaretlerimde maruz bırakıldığım soruları da göz önüne alarak belirledim. Yani en basit anneanne sorusu olan, “O soğukta nerede geziyorsun?” ile barista ahbabın, “V60 demleyen neresi var?” merakını giderebilecek geniş bir yelpazeden söz ediyorum. Şehri yerlisiymişçesine gezerken, gittiğiniz mekanlarda “Bana her zamankinden!” deme isteği duyabilirsiniz!</p>
<h2><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/shutterstock_426248917.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-6600" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/shutterstock_426248917.jpg" alt="Göteboorg" width="634" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/shutterstock_426248917.jpg 634w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/shutterstock_426248917-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/shutterstock_426248917-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 634px) 100vw, 634px" /></a><br />
Mesafeleri Kaldıracak, Arayı Isıtacak Bilgiler </strong></h2>
<ul>
<li>Göteborg hem İstanbullulara, hem de İzmirlilere sempatik gelebilecek bir şehir. İstanbul misali, şehrin ortasından deniz geçiyor ve köprü var. Köprüyü yürüyerek ve bisikletle de geçebiliyorsunuz. Anadolu ve Avrupa yakası ya da Karşıyaka, Göztepe arası bir çekişme de mevcut. (Şimdi buradan futbola bağlayacağım, yolunu yapayım dedim) Göteborg’un en büyük kulübü <strong>IFK Göteborg</strong>, melekler ya da yoldaşlar lakabıyla bilinir. Daha küçük çaplı rakip kulüp <strong>GAIS</strong> uskumrular olarak tanınır ki, bir balıkçı şehrinin futbol takımı için isabetli olduğunu düşünüyorum. Adalar vapuru dilerseniz o da var, simit çay yerine <strong>kanelbulle </strong>(tarçınlı çörek) ve kahve alıp, irili ufaklı adalardan birine gidebilirsiniz. Ama martılarını eğitmemişler, vapura yakın uçmadıkları gibi, attığınız kek parçalarına tepki bile vermiyorlar. Peki İzmirlilerin gönlünü nasıl alacaksın derseniz, zaten Göteborg İsveç’in İzmir’i diyebiliriz. Stockholm İstanbul ise, Göteborg da Stockholm ile yarışan, daha mütevazi, çekirdek/çiğdem, simit/gevrek gibi farklı kelimeleri olan ikinci en büyük kent işte!</li>
<li>Göteborg’un kendine has bir lehçesi vardır (Göteborska). Stockholmlüler standart İsveççe konuştuklarını öne sürüp, Göteborg lehçesine alaycı yaklaşsalar da, Göteborska melodikliği ve hecelere basmasıyla kulağa gayet sempatik gelir. Göteborg kelimesini yerlisi <strong>“yöt-te-boğ-ri”</strong> şeklinde telaffuz eder, kulağa ne kadar egzotik geliyor değil mi? Stockholm’un ise bir alengiri yok. Yani bir “Yötteboğri’den yeni döndüm şekerim!” demek var ki, Liverpool’u “livıpuul” diye söyleyen futbol muhabiri süksesi oluyor (2001’in büyük olaylarındandı hatırlarsınız.)</li>
<li>Vikings takipçileri, dizinin aslında saganın aslının dallandırılıp budaklandırılmış hali olduğunu bilirler. Neyse efendim, dizide de gördüğünüz üzere Viking tarihinde <strong>Bohuslän</strong> coğrafyası çok önemlidir, yani Göteborg’un da içinde bulunduğu batı kıyısı. Danimarka, Norveç ve İsveç Vikingleri’nin hem savaştığı hem de seviştiği bu alan, İsveç’e gelen tüm yabancı ürünlerin de giriş noktası olmuştur. Yani Göteborg ezelden beri hem çok kültürlü hem de trendsetter bir yer idi. Mesela, İsveç’e kahve ilk defa 1685 yılında Göteborg limanından girmiş, yeniliğin bayrak taşıyanı değil de nedir bu?<br />
<a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/shutterstock_399149026.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-6599" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/shutterstock_399149026.jpg" alt="Göteborg İsveç" width="635" height="357" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/shutterstock_399149026.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/shutterstock_399149026-300x169.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/shutterstock_399149026-210x118.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /><br />
</a></li>
<li>Sadece Nordikler’in eli değmemiş Göteborg’a. Göteborg’a ziyaretinizde bazı caddelerde “Burası bana nereyi anımsatıyor yahu?” diye ters köşe olacaksınız. Danimarkalılar 1600’lerin başında şehri yakıp, mundar ettikten sonra, Hollandalılar şehri tekrardan inşa ediyorlar. Kolonici monarşilerin ata sporu olan şehir inşasını Manhattan yani <strong>New York </strong>ve <strong>Jakarta</strong>’da deneyimleyip, aynı düzeni Göteborg’ta kuruyorlar. Dolayısıyla, kanalları ve kimi cadde-ev düzenlemeleriyle hem Amsterdam hem de Manhattan havası var Göteborg’da. Bu tür bir şehir düzeni İsveç’te başka bir yerde yok. On yedinci yüzyılda İskoçlar şehre yerleşiyor, İngiliz ve Fransız diplomatlar derken, Göteborg’da en yaygın isimlerden biri Kelt kökenli Kenneth adı oluyor! Yerleşen İngiliz ve İskoç ailelerinin şehre etkilerinden dolayı bugün Göteborg’un bir lakabı da Küçük Londra.</li>
<li>Göteborg bir liman kenti olarak ülkenin zengin kesimine ev sahipliği yapmış olsa da çok sağlam bir isçi sınıfı kültürü de var. Madende çalışanlar, fabrika isçileri, balıkçılar genelde Göteborg ile özleştirilir. Stockholm ve çevresi sınıf atlamaya çalışan insanlardan oluşur, kentli olmak önemlidir. Fakat Göteborg isçi kimliğiyle gurur duyan bir yerdir ve bugün hala aynı hissi verir. Ülkenin en iyi on üniversitesinden ikisine; <strong>Göteborg</strong> ve <strong>Chalmers</strong>’a ev sahipliği yapması dolayısıyla hem isçi şehridir Göteborg, hem öğrenci, hem varlıklı kesimi vardır hem mütevazı.</li>
<li>Göteborg’un proletarya ruhunun yanında, müzisyenliği de en belirgin kimliklerinden biri. Modern halk ozanı <strong>Cornelis Vreeswijk</strong>, akustik eserleriyle şehrin gönül adamı. İsveç’in Teoman’ı diyebileceğimiz <strong>Håkan Hellström</strong>, Göteborg’la özdeşleşmiş bir isim. Müziğin ve şehrin başrolleri paylaştığı, <strong>Hellström</strong>’ün hikayesini baz alan bir film de önerelim hemen, <strong>Känn Ingen Sorg För Mig Göteborg </strong>(Don’t Cry For Me Gothenburg). The Cure hazzı veren İsveç’in kült gruplarından <strong>Broder Daniel</strong>, elektronik indie’nin ilahı <strong>The Knife</strong>, son zamanlarda kendimizi dinlemekten alamadığımız <strong>Little Dragon, Timo Räisänen</strong> ve <strong>Jos</strong><strong>e</strong><strong> Gonzales</strong> de bu şehrin çocukları. Bunları saymamın sebebi net: 90’lara damgasını vuran vatkalı pop ekolü <strong>Ace of Base</strong> de Göteborg’dan ve bir nebze hatıralarımızdan silmek istedim.</li>
<li>Şimdi Göteborg’u benim nezdimde en ilginç kılan özelliğinden bahsetmek isterim. İsveç denilince akla <strong>metal müzik</strong> geliyor fakat iki sene boyunca bu tarzda insan görmedim! Ya metroseksüeller ve Barbie bebekler vardı, ya hipsterlar ya da hiphopcılar – taa ki Göteborg’a gelene kadar. Göteborg enstrümanlı müziğin hala el üstünde tutulduğu, her tarzdan insanın dolaştığı, alternatif hayatları hor görmeyen bir yer. Meğer o İsveç metalci prototipinin bölgesi Göteborg imiş! Zati <strong>Dark Tranquillity, In Flames, Evergrey, Graveyard</strong> gibi devler de buradan çıkma.</li>
</ul>
<h2><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/Gothenburg_Central_Station_Göteborgs_Centralstation_15393945292.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-6595" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/Gothenburg_Central_Station_Göteborgs_Centralstation_15393945292.jpg" alt="Göteborg" width="635" height="422" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/Gothenburg_Central_Station_Göteborgs_Centralstation_15393945292.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/Gothenburg_Central_Station_Göteborgs_Centralstation_15393945292-300x199.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/Gothenburg_Central_Station_Göteborgs_Centralstation_15393945292-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a><br />
Genel Kültürü Çözdük, Artık Turist Olabiliriz! </strong><strong>Göteborg’a Ulaşım</strong></h2>
<p>Göteborg’da iki adet havaalanı bulunmakta. Bir tanesi Avrupa yakası olan Hisingen Yarımadası’nda ve ismi <strong>Göteborg City Airport – Säve Flygplats</strong> olarak da adı geçiyor. Eğer Hisingen bölgesinde kalıyorsanız, bu havaalanına inmek daha mantıklı. Buraya genelde <strong>Ryanair</strong> uçakları indiği için, Türkiye’den buraya inme olasılığınız yok gibi. Bu havaalanı, şehir merkezine, Central Station ya da <strong>Brunnsparken</strong>’i merkez olarak alırsak yaklaşık 16 kilometre uzaklıkta.  Fiyatı 79 SEK yani yaklaşık 27 TRY. Toplu taşıma ağı gayet konforlu olduğundan, otobüs ve tramvayla da şehre gelebilirsiniz. <strong>36 numaralı otobüs</strong> (Hjalmar Brantingsplatsen yönünde) ile <strong>Hjalmar Brantingsplatsen</strong> durağında inip oradan gitmek istediğiniz yerler için tramvay hatlarına bakabilirsiniz.</p>
<p>Diğeri, İsveç’in ikinci en büyük havaalanı olan <strong>Göteborg Landvetter Airport</strong> ve Türk Havayolları’nın uçakları buraya iniyor. Şehirle alakası olmayan, bomboş bir arazide olduğundan, merkeze sadece havaalanının kendi otobüsleriyle gidebilirsiniz. Bileti otobüs durağının yanındaki makinadan alabilirsiniz ya da Pazartesi-Cuma 10:00-18:00’de açık olan bilet kontöründen temin edebilirsiniz (burası iç hatlar terminalinde). Otomatik makineyi kullanmak çok basit, dolayısıyla direkt oradan alin derim. Kredi kartınızla, 8-17 yaşları arası bileti 79 SEK’e, yetişkin biletini ise 95 SEK’e (33 TRY) satın alabilirsiniz. Yarım saat içinde Central Station’a varacaksınız.</p>
<p>Taksiye binmeniz gerekiyorsa, Landvetter’den şehir merkezine en az 300 SEK (103 TRY) gibi bir para tutuyor,  ama kimi taksiciler 400 SEK civarı bir fiyat da verebilir. Mesela 4 kişiyseniz ve bagajlarınız ağırsa, taksi tercih edebilirsiniz, otobüsle denk fiyata tekabül edecektir hemen hemen. Taktiğiniz basit, her taksinin camında gündüz ve gece sabit ücretleri yazar. Mesela havaalanından şehir gündüz saatlerinde 300 SEK’tir genelde. Ama taksi şoförüne sorarsanız, size 450 SEK gibi bir fiyat verebilir, dolayısıyla önce sabit fiyatlara bakin, pazarlığınızı ona göre yapın.</p>
<p><strong><em>Göteborg’u, çevre şehirlerden ziyaret edeceksiniz</em></strong>, şehirlerarası otobüs ya da trenleri kullanabilirsiniz. Diğer İsveç şehirlerine ya da Kopenhag ve Oslo’ya otobüsle gitmek isterseniz, simdi size altın değerinde bir bilgi vermek isterim. <strong>Nettbus</strong>! Bu otobüs şirketi en ucuz biletleri satar ve gayet konforlu bir şekilde gidersiniz. <a href="http://www.nettbuss.se" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">Bu site</a> üzerinden biletlerinizi alabilirsiniz:</p>
<p>Tren, otobüse göre daha pahalı, ama bazen uygun biletlere rastlanıyor. Bilet fiyatlarını kontrol etmek için ya da önceden almak için <a href="http://www.sj.se" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">şu adresi </a>kullanabilirsiniz. Malmö ve Kopenhag gibi güney bölgelerden geliyorsanız<a href="https://www.skanetrafiken.se" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer"> şu sayfadan</a> bilet alımı yapabilirsiniz.<br />
<strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/shutterstock_399149026.jpg"><br />
</a><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/shutterstock_382182487.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-6598" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/shutterstock_382182487.jpg" alt="Göteborg İsveç" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/shutterstock_382182487.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/shutterstock_382182487-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/shutterstock_382182487-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a> </strong></p>
<h2><strong>Göteborg Gezi Rehberi: Göteborg’a Ne Zaman Gidilir?</strong></h2>
<p>Göteborg’un kışları yağışlı oluyor (sarkastik bir “hadi canım?” alayım). Bitmek bilmeyen yağmur ve gri gökyüzü dolayısıyla insanların yüzleri genelde asık olur. Kar yağdığı zamanlar hava yumuşar ve şehir daha aydınlık olur, bu yüzden şehri gezmek daha keyiflidir. Bahar ayları serin olur, güneş bir açar, bir kaybolur dolayısıyla en dengesiz mevsimdir. Yazları aslında 30 dereceyi görebilen Göteborg, sıcaklarda bambaşka bir şehir haline gelir. Yerliler daha güler yüzlü olur, bir festival biter diğeri başlar, parklar, kafeler insanlarla dolar, ada feribotları kalabalıklaşır.</p>
<p><strong>*Göteborg Gezinizi Denk Getirmek İsteyebileceğiniz Bir Takım Etkinlikler</strong></p>
<p>Şehrin en büyük 10 etkinliği hangi aylarda oluyor, kısaca bir bakalım. Gördüğünüz üzere, Göteborg’un en aktif zamanı Haziran ayı. Havanın da düzelmesiyle, Göteborg’u ziyaret için en ideal zaman.</p>
<p><strong>-Gothenburg Film Festival:</strong> Ocak sonu, Şubat’ın ilk haftası Göteborg’daysanız,  İskandinavya’nın en büyük uluslararası film festivalini kaçırmayın derim. Mesela 2016’nin tarihleri 29 Ocak-8 Şubat olarak belirlenmiş.</p>
<p><strong>-International Science Festival: </strong>Bilim aşkına, Göteborg her sene, Avrupa’nın en prestijli bilim festivaline imza atıyor! Nisan ayında (2016’da 13-17 Nisan) gerçekleşen festivale her sene 70,000 civarı kişi katılıyor.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/Gothenburgbynight.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-6596" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/Gothenburgbynight.jpg" alt="Gothenburg" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/Gothenburgbynight.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/Gothenburgbynight-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/Gothenburgbynight-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a><br />
-Valborg: </strong>Her Nisan’ın 30’u, İsveçliler parklara doluşur ve Valborg kutlarlar. Valborg’da özellikle üniversite öğrencileri coşar, bu sebeple şehrin muhtelif yerlerinde alkolden ağzı burnu dönmüş gençler görürsünüz.  Göteborg’da <strong>Slottskogen </strong>parkında kutlayın, bizden geçti artık demeyin, akşamında da devasa boyutta yakılan kamp ateşi etrafında içkinizi yudumlayın.</p>
<p><strong>-The Picnic Festival:</strong> Fasulyeden İsveçli olmak isteyenler, İsveç’in ulusal günü 6 Haziran’da kutlanan ve birçok müzik grubunun sahne aldığı bu toplu pikniğe katılabilirler.</p>
<p><strong>-Summerburst:</strong> İskandinavya’nın ilk güncel müzik festivali, dans müziği tutkunları için son 5 yılın en heyecan verici şehir etkinliği oldu. Genelde Haziran ayının son iki günü belirleniyor.</p>
<p><strong>-Midsummer Celebrations:</strong> İsveççede Midsommar denilen ve yazın kutlandığı bu Hıdırellez tadındaki etkinlik, şehrin parklarında toplu halde kutlanır. Bir direğin çevresinde kurbağa dansı yapan İsveçlilerin absürt hallerini izleyip, sahne alan folklorik müzik ve dans gruplarıyla yerli kültüre yakınlaşabilirsiniz. 19-25 Haziran tarihlerinde, şehrin birçok yerinde Midsommar etkinlikleri oluyor.</p>
<p><strong>-Göteborg Music Festival: </strong>İsveçliler bando takımlarına bayılırlar, dolayısıyla İskandinavya’nın en büyük bando festivalini tertiplemelerine şaşmamak lazım. 50,000 kadar müzisyenin katılımıyla, 26-30 Haziran’da gerçekleşiyor.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/Göteborg-Festival.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-6601" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/Göteborg-Festival.jpg" alt="Göteborg Festival" width="632" height="474" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/Göteborg-Festival.jpg 564w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/Göteborg-Festival-300x225.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/Göteborg-Festival-210x158.jpg 210w" sizes="(max-width: 632px) 100vw, 632px" /></a><br />
-Gothenburg Book Fair: </strong>Okulların açılmasından midir bilinmez, şehrin kitap ayı Eylül. Bu kitap fuarı İskandinavya’nın en büyük kültür etkinliği ve her sene 100,000 civarı katılanı oluyor. 2016 için tarihleri 22-25 Eylül olarak belirlenmiş. Şehri hareketlendiren ve kalabalıklaştıran, desteklediğimiz olaylardan.</p>
<p><strong>-Gothenburg Culture Festival: </strong>İşte şehri coşturan, sokaklarda geç saatlerde bile kalabalıklar görmenizi sağlayan, altı günlük bir şenlik! Ağustosun ikinci haftası oluyor ve her sene 1.3 milyon ziyaretçiyi ağırlıyor. Sağlam müzik gruplarını bedavaya izleyebilir, kültür-sanat aktivitelerine katılabilir, tüm dünya yemeklerinin satıldığı standlarda tansiyonunuzu yükseltebilirsiniz. Kuzey usulü pita ekmeğinde elk kebabı deneyebilirsiniz, ben vegan olduğum için denemedim ama “çok kültürlülük ve füzyon yemekler” başlığı altında sosyolojik olarak irdeleyerek tüketiyorum.</p>
<p><strong>-Way Out West: </strong>Danimarka’daki Roskilde’den sonra İskandinavya’nın en popüler müzik festivali diyebileceğimiz Way Out West, indie’den rock’a hiphoptan elektronik müziğe birçok akımın en iyi temsilcilerini sahneye çıkaran, Slottskogen Parkı’na yayılmış büyük bir organizasyon. Ağustos ayının ikinci haftası düzenleniyor ve bu süre içerisinde Avrupa’nın ve İsveç’in her noktasından gelen müzikseverlere ev sahipliği yapıyor. Festival aynı zamanda çevreye duyarlılığıyla göz dolduruyor. Bu zamana kadar alanda satılan her şeyin vejetaryen olması durumunu, 2016’da veganlığa taşıyacaklarını söylüyorlar.</p>
<h2><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/14365153277_39fbb90b5f_b.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-6593" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/14365153277_39fbb90b5f_b.jpg" alt="İsveç Gezisi" width="618" height="463" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/14365153277_39fbb90b5f_b.jpg 563w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/14365153277_39fbb90b5f_b-300x225.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/14365153277_39fbb90b5f_b-210x158.jpg 210w" sizes="(max-width: 618px) 100vw, 618px" /></a><br />
Göteborg Gezisinde Cüzdana ve Bavula Girecekler</strong></h2>
<p><strong> </strong>İsveç’te nakit paranın devri çoktan geçmiş! Her yerde kredi kartı geçtiği gibi, nakit ödemenin kabul edilmediği yerler de az değil. Dolayısıyla yanınızda İsveç kronuyla gitmeseniz bile, kartınızla idare edebilirsiniz. Elinizde nakit bulunmasını isterseniz, Türkiye’den halletmenizde fayda var zira kurlar daha uygun oluyor. Oradayken havaalanındaki döviz bürolarından ya da şehrin her yerinde bulunan <strong>Forex</strong>’lerden İsveç kronu temin edebilirsiniz. Yakında bir Forex yoksa, o günün kurunu internetten mutlaka kontrol edin ve komisyon almayan bürolarla iş yapın.</p>
<p>İsveç genel olarak pahalı bir ülke, neyse ki Göteborg ucuz alternatiflerin de olduğu bir şehir. Bir günde yaklaşık 400 SEK, yani 45-50 Euro civarı para harcayacağınızı göz önünde bulundurarak hesabınızı yapın. Diyelim ki iki öğününüzden birinde hoş bir yeri tercih ettiniz ve bir ana yemek ısmarladınız, bunun fiyatları 90-130 SEK arasında değişecektir. Diğer öğünü falafel, kebap, hotdog gibi bir sokak yemeğiyle geçiştirdiğinizde 60-80 SEK arası bir şey ödeyeceksiniz. Bir yorgunluk molası verdiğiniz, kahve çay ve ya sıcak çikolatanız 30 SEK civarı tutacak, yanında minik bir İsveç tatlısı da denerseniz hesabı 60 SEK’e kapatırsınız. İsveç birası denemeden dönmem diyenler, 60-70 SEK’e iyi bir bira içebilirler. Orta halli şaraplar 50 SEK civarı, tabii barına göre değişiyor. Yüksek alkollüler ve kokteyller 90 SEK ve üstü. Zaten İsveç’te en pahalı şey dışarıda içki içmek, dolayısıyla ne kadar az içerseniz o kadar kardasınız.</p>
<p>Bavula girmesi gerekenler listesinin başında mont ve yağmurluk geliyor. Yazın da gitseniz serin olacağı ve sürpriz yağmurlar bastıracağı için yağmurluk hayati önem taşıyor. Şemsiye taşımanıza gerek yok çünkü Göteborg’un rüzgarını kaldıracak şemsiye henüz üretilmedi. Kışın gidiyorsanız, kalın çoraplar, atkı, bere, eldiven ve sağlam botlar sizin olmazsa olmazlarınızdan. Yazın da gitseniz boynunuzu korumak için bir şal ve hırka almayı ihmal etmeyin. Göteborg’da insanlar dış görünüşüne özen gösterir fakat Stockholm’deki catwalk şıklığı gibi bir abartı yoktur. Eğer çok lüks bir restorana ya da gece kulübüne gitmeyecekseniz, günlük kıyafetlerinizle her yere girebilirsiniz.</p>
<h2><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/058-2.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-6592" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/058-2.jpg" alt="Göteborg Gezi Rehberi" width="635" height="389" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/058-2.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/058-2-300x184.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/058-2-210x129.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a><br />
Göteborg Gezi Rehberi: Göteborg’da Nerede Kalınır?</strong></h2>
<p>Airbnb çıktığından beri otellerin pabucu dama atıldı! Göteborg’da Airbnb yapmak çok kolay ve yaygın; her büyüklükte ve fiyat aralığında ev mevcut. Şehir merkezine uzak gibi gözükse de aslında bir tren mesafesi olan <strong>Hisingen</strong> bölgesi fiyatların daha uygun olduğu yerler. Ama bana kalırsa, şehrin en havalı ve ayni zamanda merkezi kısmi olan <strong>Majorna</strong> bölgesinde ev tutmanızı öneririm.</p>
<p>Andra Långatan, Järntorget, Haga ve Stigbergstorget yakınlarındaki evlere yoğunlaşabilirsiniz.  Airbnb’deki ortalama günlük ücretler 50 Euro civarı, iki kişiden fazlaysanız ve eli yüzü düzgün bir yer istiyorsanız 70 Euro’yu gözden çıkarmanız lazım. Ama Göteborg’daki otellerin en ucuz geceliklerinin iki kişi için 100 Euro’dan başladığını düşünürsek, hiç de fena değil.</p>
<p>İlla ki merkezde kalayım, hem tren istasyonuna hem de Old Town’a yürüme mesafesinde olayım derseniz, Avrupa’nın en büyük alışveriş merkezi olan <strong>Nordstan</strong>’ın arkasında kalan <strong>Östra Hamngatan</strong> Caddesi’ne paralel sokaklara bakabilirsiniz. Bir diğer opsiyon olan Couchsurfing Göteborg’da yaygın gibi gözükse de kalacak host bulmak kolay değil.</p>
<p>Bazılarımızın otel merakı var biliyorum, gezilerinde otel deneyimlemeyi sevenler için birkaç yer de önereceğim. Ben hip insanım, kalacağım yer küçük ama stil sahibi olsun, interneti hızlı olsun, şehrin en canlı mekanlarına yakın olsun, bir de kahvaltısı güzel olsun derseniz <strong>Hotel Flora</strong>’yı öneriyorum, fiyatları da makul. Otantik iyidir, nostalji candır derseniz 1852’den beri faaliyet gösteren ve İsveç ekolunu yansıtan <strong>Hotel Royal</strong> tam sizlik, hem de şehir merkezine beş dakika yürüme mesafesinde! Carpe diem’ciler için Bruce Springsteen ve Tina Turner gibi yıldızların kaldığı, 19. yüzyıl mimarisi muhafaza edilerek bugünlere kadar getirilmiş, şehrin göbeğinde olan <strong>Elite Plaza Hotel</strong>’i öneriyorum. Klasik bir lükslük pesindeyseniz tam size göre. Liseberg lunaparkı karşısındaki <strong>Upper House</strong>, minimal dizayn seven, spa ve gastronomi meraklıları için en ideal yer. Fiyatlarıyla hostel gibi, konforuyla hotel gibi bir yer var sırada, <strong>STF Göteborg City Hotel</strong>. Lounge’ı bayağı hoş, odaları modern ve makul fiyatlı. Son olarak, Göteborg’un ruhunu layığıyla yansıttığını düşündüğüm deniz temalı bir otelden bahsedeceğim. <strong>Poseidon Hotel</strong> çok iyi fiyatlara kalabileceğiniz, şehrin hem merkezi hem de nezih bir bölgesinde yer alan mütevazı bir otel. Trip Advisor’da 2015 müşteri memnuniyeti ödülünü de kapmış.</p>
<h2><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/Göteborg-İsveç.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-6602" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/Göteborg-İsveç.jpg" alt="Göteborg İsveç" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/Göteborg-İsveç.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/Göteborg-İsveç-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/Göteborg-İsveç-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a><br />
Göteborg Gezi Rehberi: Göteborg İçinde Ulaşım Meselesi</strong></h2>
<p>Gittiği yerlerde amansızca yürüyen ve kaybolmayı gezi deneyiminin bir parçası gören biriyseniz Göteborg tam size göre! Ya Nordstan Alışveriş Merkezi’nin içinde bulunan ya da Kungsportsplatsen Meydanı’ndaki Turist Bürosu’ndan bir harita kapın ve yolları arşınlamaya başlayın. Zaten isteseniz de kaybolamazsınız çünkü şehrin her yerinde yol tabelaları var. Eğer yol sormanız gerekiyorsa kimseden Laz bakkal sempatikliği beklemeyin. Yolu biliyorlarsa nazik bir şekilde tarif ederler, kimisi telefonundan bakıp yönlendirir ama gerçekten bilmiyorlarsa, “I don’t know” der, netlikleriyle döverler. Bu arada, dünyanın en iyi İngilizce konuşan ülkesinde olduğunuzu unutmayın ve “Do you speak English?” girizgahı yapmadan muhabbete başlayın.</p>
<p>Şehirde ulaşım oldukça kolay. Yürüyemeyeceğiniz mesafeler için otobüs ya da tramvay kullanabilirsiniz. Göteborg’daki tüm ulaşım ağları <strong>Västtrafik</strong> denilen bir kurum tarafından işletiliyor, dolayısıyla Västtrafik kartı ya da biletleriyle, adalara giden feribotlar da dahil olmak üzere tüm toplu taşıma araçlarını kullanabilirsiniz.</p>
<p>İsveç’te nakit parayla ortada kalıyorsunuz dolayısıyla tek kullanımlık biletleri otobüs ve tramvaylardaki makinalardan kredi kartınızla alabilirsiniz. Bir bilet ücreti 26 SEK ve bir saat boyunca yapacağınız tüm aktarmalarda ücretsiz geçiş sağlıyor. Bu yüzden biletinizi mutlaka yanınızda bulundurun. Eğer şehirde 3 günden fazla kalmayı düşünüyorsanız <strong>Central Station </strong>yani <strong>Nils Ericson Terminali’nde</strong> bulunan Västtrafik ofisine uğramanızı öneririm. 24 saatlik sinirsiz biletin fiyatı 85 SEK, 72 saatlik biletin fiyatı ise 170 SEK.</p>
<p>Şimdi tehlikeli bir önerim var ve biliyorum ki tam da asıl merak ettiğiniz nokta bu. Otobüs ve tramvaylarda kontrol yok, çoğu Göteborglu aylık kartı olsa da makinaya okutmuyor. Yani otobüse ön kapıdan ve otobüs şoförüne “Hej!” (Hey yani selam) diyerek elinizi kolunuzu sallaya sallaya giriyorsunuz. Kimse size makinaya kart basmadığınız için “İğrençsin!” bakışı atmıyor. Fakat bazı duraklarda bir anda sivil kıyafetleri ile kontrolcüler binebiliyor, genelde beyaz berelerinin oldukları söyleniyor. Ben bir sene boyunca hiç rastlamadım ama denk geldiklerinde fena kıstırıyorlarmış. Gerçi yakalansanız da cezayı ev adresinize kesiyorlar, Bağcılar 10 numara dersiniz biter gider. Ama kendinize bunu yaşatmayın derim, en azından arada bir bilet alın.</p>
<h2><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/Gothenburg-Sweden.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-6603" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/Gothenburg-Sweden.jpg" alt="Gothenburg Sweden" width="638" height="425" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/Gothenburg-Sweden.jpg 3000w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/Gothenburg-Sweden-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/Gothenburg-Sweden-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/07/Gothenburg-Sweden-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a><br />
Türkiye’de Olmayacak İşlerin Peşinden Avrupa’da Koşmak: Şehirde Bisiklet Kullanımı</strong></h2>
<p>Toplu taşımaya bir alternatif de bisikletle gezmek. Bisiklet yolları ve saygılı şoförleri sayesinde rahatça bisiklete binebileceğiniz bir şehir burası. Bisikleti teşvik etmek için olacak ki, bisiklet kiralamak da oldukça basit. Şehrin 50 noktasında bulunan <strong>Styr &amp; Ställ</strong> diye bir şirketi var ve fiyatları çok uygun. Bir tanesi yine Nils Ericsson terminalinin orada. <a href="http://www.goteborgbikes.se" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">Bu linkteki</a> “Stationer” bölümünden tüm kiralama noktalarını görebilirsiniz:</p>
<p>İlk yarım saat bedava, yani kiradan ziyade ödünç almış oluyorsunuz. İkinci yarım saat için 10 SEK ödüyorsunuz ve üçüncü yarım saat için 20 SEK. Sonraki her yarım saat başına 40 SEK ödüyorsunuz. “Bu nasıl sistem?” dediğinizi duyar gibiyim. Sanki çok acil bir işi çıkanlara, alsın bisikleti işini görsün ama zamanı geçirirse, katlaya katlaya geçiririz demişler gibi. Ama ben size daha akıl karı bir anlaşmaları var, onu önereceğim. Bisikleti üç günlük kart alarak kiralayın ve sadece 25 SEK ödeyin. Kartınızdan 140 SEK depozito çekecekler ama para üç gün sonra hesabınızda gözükecek. İsveç’teki işletmelere bu konuda güvenebilirsiniz, ben onlara kefil olur gibiyim ama tam da olmam çünkü kefillik sorumluluğu çok devasa, umarım hiç birimiz kefil olmakla sınanmayız. Ne diyorduk, evet iste 25 SEK’e bisikletinizi kiralayın, üç gün gezin derim.</p>
<p>*Kampanyada son nokta tadında ilerliyoruz, o zaman <strong>Göteborg City Card</strong> avantajlarından da bahsedeyim. Bu kart şehirdeki birçok müzeye ücretsiz geçiş sağlayan, toplu taşıma ve araba park yerlerini de bedavaya getiren, hatta ve hatta yukarıda bahsettiğim bisikletleri de belese bağlayan tam bir turist dostu. Kartın fiyatı yüksek sezon denilen yaz döneminde 365 SEK (24 saatlik), 515 SEK (48 saatlik), 665 SEK (72 saatlik). Kış sezonunda bu fiyatlar 30 SEK azalıyor. Göteborg’a ilk defa ve kısa süreli gidiyor, “ben şehrin ruhunu kafelerde, sokaklarda yaşıyorum” diyorsanız bu karta vereceğiniz paraya yazık. Ama şehri sömürme planındaysanız size çok güzel bir fikrim var! Landvetter Havaalanı’dan ya da daha önce yerlerini yazdığım turist bürolarından bir günlük kart alın ve kartı aktive ettiğiniz andan itibaren başlayan 24 saati dolu dolu yaşayın. Bisiklet de kiralayın, toplu taşımaya da binin. Bu şekilde yaparsanız fazlaca kar edecek ve fiyatları cebi yakan birçok müzeyi kafa rahatlığıyla gezeceksiniz. Yazının ikinci daha bir gezi rehberi tadında olan ikinci kısımında bu kartın geçtiği yerlerden bahsedeceğim.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2016/07/18/goteborg-gezi-rehberi/">Göteborg Gezi Rehberi: Mesafeleri Kaldıracak, Arayı Isıtacak Bilgiler</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
