<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>amsterdam rehberi | OitheBlog</title>
	<atom:link href="https://oitheblog.com/tag/amsterdam-rehberi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oitheblog.com/tag/amsterdam-rehberi/</link>
	<description>Gerçekten faydalı bir seyahat blogu</description>
	<lastBuildDate>Fri, 13 Feb 2026 10:46:58 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.1.9</generator>

<image>
	<url>https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/cropped-logo-32x32.png</url>
	<title>amsterdam rehberi | OitheBlog</title>
	<link>https://oitheblog.com/tag/amsterdam-rehberi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Röportaj: Amsterdam&#8217;da Yaşamak ve Batının Ahlaksızlığı Üzerine</title>
		<link>https://oitheblog.com/2019/04/08/amsterdamda-yasamak/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2019/04/08/amsterdamda-yasamak/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 Apr 2019 12:12:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[AMSTERDAM]]></category>
		<category><![CDATA[HOLLANDA]]></category>
		<category><![CDATA[RÖPORTAJ]]></category>
		<category><![CDATA[amsterdam pahalı mı]]></category>
		<category><![CDATA[amsterdam rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Amsterdam'a Göç Etmek]]></category>
		<category><![CDATA[Amsterdam'a Taşınmak]]></category>
		<category><![CDATA[Amsterdam'a Yerleşmek]]></category>
		<category><![CDATA[Amsterdam'da Yaşamak]]></category>
		<category><![CDATA[Hollanda Vatandaşlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Hollanda'da Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Hollanda'ya Yerleşmek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oitheblog.com/?p=13759</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yazıya random gülerek (sdfsd diye mesela) başlamanın kabul göreceğini bilsem öyle başlardım, çünkü attığımız başlığa baktıkça gülüyorum. Ama Amsterdam&#8217;dan bahsedince...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2019/04/08/amsterdamda-yasamak/">Röportaj: Amsterdam&#8217;da Yaşamak ve Batının Ahlaksızlığı Üzerine</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yazıya random gülerek (sdfsd diye mesela) başlamanın kabul göreceğini bilsem öyle başlardım, çünkü attığımız başlığa baktıkça gülüyorum. Ama Amsterdam&#8217;dan bahsedince o mimariye, o güzeller güzeli şehre, onca şahane müzeye ve şehrin sunduklarına rağmen akıllara gelen şeylerin listesini yapsak siz de biliyorsunuz ki anahtar kelimelerimiz uyuşturucu, Red Light District, uykusuz geceler vb. şeyler olacaktır. Özellikle henüz Amsterdam&#8217;ı gidip görme fırsatınız olmadıysa aklınıza bunların gelmesi çok normal, çünkü büyük ölçüde öyle yansıtılıyor. Ancak şayet gidip gördüyseniz bu konulardan bağımsız olarak aslında pek çok açıdan ne kadar övülesi bir şehir olduğunun siz de çoktan farkına varmış ve şayet kış soğuğuna/rüzgarına göğüs gerebileceğinizi düşünüyorsanız &#8220;ulan burada yaşasam ne güzel olurdu&#8221; hayallerine bile kapılmışsınızdır. Sahi, Amsterdam&#8217;da yaşamak nasıl olurdu? Biz şöyle bir düşününce bile içimiz cız ediyor, çünkü hakikaten Amsterdam&#8217;ın sevilecek çok yönü var. Neyse ki konu burada kalmayacak ve bir süredir Amsterdam&#8217;da yaşayan <strong>Dicle Bağcı</strong> ile konu üzerine detaylıca konuşma fırsatımız oldu da nedir ne değildir öğrendik. Zaten Dicle&#8217;yı uzaktan uzaktan o kadar kendime benzetiyorum ki, ben orada yaşasam ve benimle röportaj yapılsa ortaya benzer bir içerik çıkardı herhalde, hadi daha fazla uzatmayalım, iyi okumalar!</p>
<p><strong>Başlamadan gelen not:</strong> Dünyanın başka ülkelerine göç etmiş kişilerle yaptığımız röportajlar için <strong><a href="https://oitheblog.com/category/roportaj/" target="_blank" rel="noopener">şuraya</a></strong> bakabilirsiniz. Gidip gidip görmek konusunda gaza geldiyseniz <a href="https://oitheblog.com/2013/09/25/amsterdam-gezi-rehberi/" target="_blank" rel="noopener">Amsterdam Gezi Rehberi</a>, <a href="https://oitheblog.com/2015/06/21/alternatif-amsterdam-rehberi/" target="_blank" rel="noopener">Alternatif Amsterdam Rehberi </a>ve <a href="https://oitheblog.com/2017/11/13/amsterdam-yeme-icme-notlari/" target="_blank" rel="noopener">Amsterdam Yeme İçme Rehberi</a> de sizi bekler.</p>
<h3 class="p2"><span class="s1"><b><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-13777" src="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8677.jpg" alt="Amsterdam'da Yaşamak" width="1080" height="720" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8677.jpg 1080w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8677-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8677-768x512.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8677-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8677-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8677-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8677-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8677-770x513.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8677-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 1080px) 100vw, 1080px" /><br />
Nasıl oldu da Amsterdam’da yaşamak gibi bir karar aldın, “eeh yeter be ben başka ülkeye gideceğim” gibi bir cinnet durumu mu oldu, yoksa daha planlı bir şey miydi?</b></span></h3>
<p class="p2"><span class="s1">Aslında ben çocukluğumdan beri başka bir ülkede yaşamak istiyorum diye tutturmuştum. 5 yaşındayken Kardak krizinin patlamasıyla mıdır bilmiyorum ilk öğrendiğim ülke Yunanistan olduğu için büyüdüğümde orada yaşamak istediğimden emindim. Ne bileyim ben sonradan batacaklarını……Ama somut olarak Türkiye’den taşınma fikri aklıma ara sıra girip çıkan bir şeydi, ben de arada olanakları yokluyordum. Nedense 2015 senesinde iyice aklıma yerleşti ve katlanarak artan bir sürekli cinnet haline dönüştü diyebiliriz. Başlarda aklımda spesifik olarak Hollanda yoktu mesela, Almanya ve İngiltere’de de işler arıyordum. İş olmayınca master kasayım dedim ama Avrupa Birliği vatandaşı olmayanlara dayanan uçuk fiyatlarla yapamayacağımı anlayınca İTÜ’de lisansa başlayıp Hollanda’ya exchange’e geldim. Bunun için Hollanda’yı seçme nedenim ise hem Delft Teknik Üniversitesi’nin Avrupa’daki en iyi mimarlık fakültelerinin başında gelmesi hem de aradığım eğitimin tam anlamıyla burada verilmesiydi. Exchange’e geldikten sonra da zaten bir arkadaşımın deyimiyle elalemin memleketine kene gibi yapıştım ve master’ımı bitirmek için Türkiye’ye dönmedim bile……..</span></p>
<h3 class="p2"><span class="s1"><b><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-13770" src="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8315.jpg" alt="Amsterdam'da Yaşamak" width="1080" height="720" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8315.jpg 1080w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8315-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8315-768x512.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8315-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8315-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8315-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8315-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8315-770x513.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8315-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 1080px) 100vw, 1080px" /><br />
Amsterdam’da yaşamak isteyen biri için süreç nasıl ilerliyor? Oturma izni, çalışma izni gibi meseleler zorlu mu, bürokratik işler adamı delirtiyor mu?</b></span></h3>
<p class="p2"><span class="s1">Ya bu olay Hollanda’da çok ilginç gerçekleşiyor, çünkü diğer ülkelerden hikayeler duydukça canım vatanım diyip göçmen ofisine sarılasım geldi. <b>İş bulma süreci sıkıntılı, o konuda bir şey diyemeyeceğim ama işi bulduktan sonra her şey kolay ilerliyor. </b>Ben ilk olarak master için geldiğimde de kolaydı, 6 aylık programa 9 aylık vize vermişlerdi. Sonrasında mesela şimdiki işimin görüşmeleri ilerlemişti, ama vizemin bitmesine bir ay kalmıştı. Göçmen ofisine gittim, “vizemi nasıl uzatabilirim?” dedim, aslında resmi olarak böyle bir seçeneğim yokmuş ama<span class="Apple-converted-space">  </span>adam resmen derinlemesine araştırdı ve bana olabilecek birkaç ihtimali söyledi. O kadar tatlı ve yardımcı olma hevesiyle doluydu ki, o olmasa, hani öğrenci işleri kılıklı birine gelsem bu kadar uğraşamazdım sanırım. Neyse ben şimdiki şirketim “highly skilled immigrant” vizesi için başvurana kadar ben süremi uzatmış oldum. Bu vize de başvurduktan sonra resmi olarak 3 ayda çıkıyor bu arada, ama büyük şirketlerin başvuruları 2-3 haftada tamamlanıyormuş. Tabii ki çok evrak işi vardı ama hepsiyle şirket uğraştığı için ben pek bir şey görmedim, sadece 1-2 kağıt doldurup gönderdim. </span></p>
<p class="p2"><span class="s1"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-13776" src="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8658.jpg" alt="" width="1080" height="720" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8658.jpg 1080w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8658-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8658-768x512.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8658-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8658-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8658-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8658-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8658-770x513.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8658-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 1080px) 100vw, 1080px" /><br />
Bu arada <b>Türklere ekstra kolaylıklar var. Hem vize başvuru ücretleri Türkler için daha ucuz, hem de mesela çalışacağınız şirketin göçmen ofisine kayıtlı olma zorunluluğu sadece Türkler için yok.</b> Yani mesela hemen Hollanda’nın yanıbaşında Belçika’da çalışma iznine başvuran arkadaşımın doldurması gereken yüzlerce sayfa belgeyi görünce ve aşırı gıcık göçmen ofisi çalışanları hikayelerini duyunca Hollanda’nın bu konuda çok sakin olduğuna kanaat getirdim. </span></p>
<h3 class="p2"><span class="s1"><b><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-13765" src="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8235.jpg" alt="Amsterdam'da Yaşamak" width="1080" height="720" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8235.jpg 1080w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8235-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8235-768x512.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8235-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8235-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8235-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8235-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8235-770x513.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8235-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 1080px) 100vw, 1080px" /><br />
Peki ya vatandaşlık meselesi? Hollanda vatandaşı olmak için orada ne kadar süre bulunmak, ne gibi koşulları yerine getirmek gerekiyor, bu konuda her kafadan bir ses çıktığı için bununla ilgili bildiklerini bizden esirgemesen ne güzel olur…</b></span></h3>
<p class="p2"><span class="s1">Hollanda <b>vatandaşı olmak için burada 5 sene yaşamak gerekiyor.</b> Bu süre diğer birçok ülkelerin aksine evlendiğinizde kısalmıyor. (Zaten bu manyak Dutch oğlanlarla evlenmeyin ekmeğinizin peşinde koşun…) Ama tabii öğrencilik yılları sayılmıyor, yani 5 sene sizin veya partnerinizin vergi ödemesi gerekiyor. 5 senenin sonunda bir sınava giriyorsunuz, bu sınavda hem Hollandaca seviyeniz ölçülüyor (akıcı konuşmanız gerek), hem de kültüre entegre olduğunuzu ispatlamanız gerek. Hiç sormayın bu kadar gurbetçi nasıl geçmiş bu sınavı diye valla ben de bilmiyorum… Sonrasında ülkesine göre değişiyor ama genelde esas vatandaşlığınızı bırakmanız gerekiyor. Ama Türkiye-Hollanda arasında çifte vatandaşlık olduğu için biz izinle Türk vatandaşlığından çıkıp, Hollanda vatandaşlığını aldıktan sonra yeniden başvurabiliyoruz. </span></p>
<h3 class="p2"><span class="s1"><b><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-13779" src="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8698.jpg" alt="Amsterdam'da Yaşamak" width="1080" height="720" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8698.jpg 1080w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8698-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8698-768x512.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8698-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8698-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8698-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8698-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8698-770x513.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8698-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 1080px) 100vw, 1080px" /><br />
Amsterdam bir turist için pahalı bir şehir, bu durumu son Amsterdam seyahatimizde netleştirdik. Peki Amsterdam’da yaşayan ve çalışan biri için oranın pahalı bir şehir olduğunu düşünüyor musun? Bize kira, ev alışverişi vb. günlük yaşam masraflarından örnek vererek konuyu biraz detaylandırabilir misin?</b></span></h3>
<p class="p2"><span class="s1">Amsterdam kira konusunda aşırı saçmalamakta olan bir şehir. Kiralar gerçekten çok yüksek. Bunda tabii expatların az vergi ödemelerinin ve bir şekilde lokallerden daha çok kazanıp bu rakamları ödemekte sorun görmemelerinin, Airbnb’nin, ev almanın kiralamaya göre daha ucuza gelmesi sebebiyle herkesin satın almaya yönelmesinin ve kiralık ev sayısının azalmasının da etkisi var. Belediyenin birçok önlemi var ama hala aynı anda 3-4 tane ev kiralayıp onları Airbnb’ye koyan insanları engelleyemiyorlar maalesef. Dolayısıyla merkezde yaşayacaksanız ya bu kiraları ödeyeceksiniz, ya da birçok Hollandalı gibi merkezi expatlara bırakıp şehir dışında çıkacaksınız.</span></p>
<p class="p2"><span class="s1">Kira dışında hayatın normal pahalılıkta olduğunu düşünüyorum burda çalışıp düzgün kazanan biri için. Ama burada da Türk gibi değil Hollandalı gibi düşünmekte fayda var. Mesela ben Türkiye’de yaşarken haftada 4-5 kez dışarıda yemek yerdim, her öğle yemeği sonrası Starbucks’a uğrardım vs. Hollandalılar paralarını daha hesaplı harcıyor. Genelde yemekler evde yeniyor, buluşmalar yemek sonrasında içki içmek için oluyor. Starbucks çok rağbet görmüyor vs.</span></p>
<p class="p2"><span class="s1"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-13772" src="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8367.jpg" alt="Amsterdam'da Yaşamak" width="1080" height="720" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8367.jpg 1080w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8367-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8367-768x512.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8367-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8367-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8367-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8367-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8367-770x513.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8367-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 1080px) 100vw, 1080px" /><br />
Fiyatlara gelecek olursak,<b> yüksek lisans mezunları için (yeni mezundan başlıyorum) net maaşlar net 2300-2400’den başlıyor, iyi bir iş bulursanız 3000 civarında geziyor. </b>A<b>msterdam’da yalnız yaşamak isterseniz, merkezde eli yüzü düzgün ve stüdyo olmayan bir odalı evlerden bahsediyorum, en az 1400 euroyu gözden çıkarmalısınız.</b> Aslında bu evler partnerle paylaşıldığında<span class="Apple-converted-space">  </span>çok pahalı olmuyor tabii. Bunun dışında iki odalı bir ev de en az 2000 Euro’dan başlıyor. Maaşlara oranla gerçekten yüksek. <b>Elektrik ve doğal gaza iki kişilik bir evde (yeşil enerji kullanıyoruz) ayda 120 Euro veriyoruz. Yıl sonunda ne kadar harcadığımız ölçülüyor ve ona göre size geri ödeme yapılıyor ya daha fazla ödemeniz gerekiyor ama biz henüz ekstra ödemedik. </b>Evde yemek yapma alışkanlığı çok fazla olduğu için genelde süpermarketlere dışarıda yemekten daha çok para harcanıyor, mesela benim aylık süpermarket masrafım 150 Euro civarında. <b>Dışarıda bir akşam yemeği de en az 20 Euro’dan başlar, yine eli yüzü düzgün bir yerden bahsediyorum tabii ki. Biralar 3 Euro, şaraplar da 4, 4-5 Euro civarında. </b>Bunlar da yine kazanılan paraya göre fena değil bence. </span></p>
<h3 class="p2"><span class="s1"><b><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-13778" src="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8686.jpg" alt="Amsterdam'da Yaşamak" width="1080" height="720" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8686.jpg 1080w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8686-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8686-768x512.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8686-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8686-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8686-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8686-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8686-770x513.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8686-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 1080px) 100vw, 1080px" /><br />
Genel olarak Amsterdam’da yaşamak, hayatını orada sürdürmek konusunda doğru bir karar aldığını düşünüyor musun? Daha önce yaşadığın şehre kıyasla yaşam standartlarının yükseldiğine inanıyor musun? Bir noktada Türkiye olmazsa da başka bir ülkeye geçiş yaparım düşüncen var mı, yoksa orada kalmaya devam etmek istiyor musun?</b></span></h3>
<p class="p2"><span class="s1">Amsterdam’da kış mevsimlerini saymazsak çok mutluyum. Adanalı bünyem her kış gerçekten depresyona giriyor ve kışları biraz zor atlatıyorum. Ama kışlar benim için İstanbul’da bile zordu, burayı hayal edin… Bazı insanlar bu konuyu abarttığımı düşünüyor ama kışların soğuk olması sorun değil, şaşılacak şekilde yağmurlu olması da sorun değil ama aşırı rüzgarlı olması gerçekten çok zorluyor. Uzun sürmesi de ayrı bir konu… Ama güneşli bir Amsterdam günümde buraya gelirsenize ortalıkta boş boş sırıtarak yürüyen bir Dicle görmeniz çok mümkün. Daha önce İstanbul’da yaşıyordum, bence İstanbul’dan Adana’ya taşınsanız da hayat kaliteniz yükselir. İstanbul’a son geldiğimde şehrin beni çok bunalttığını fark ettim mesela, hemen Amsterdam’a geri dönmek istedim çünkü kalabalık çok fazla geldi. <strong>B</strong><b>azen ben de düşünüyorum başka yerde yaşar mıyım diye, ama bütün açılardan düşününce, yani iş, maaş, hayat kalitesi, iş-özel hayat dengesi, dil, yabancılara olan açıklık vs. Amsterdam’ın Avrupa’da en iyi seçenek olduğunu düşünüyorum. </b>Bunun dışında Avustralyalıları aşırı kıskanıyorum çünkü ülkelerinde her şey var ve bunun farkındalar, o yüzden hepsi ülkesine aşık. Ben de sanırım aileme bu kadar uzak olmasa ve tuvaletimden yılan çıkmayacağını bilsem Avustralya’ya taşınmak isterdim. </span></p>
<h3 class="p2"><span class="s1"><b><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-13766" src="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8263.jpg" alt="Amsterdam'da Yaşamak" width="1080" height="720" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8263.jpg 1080w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8263-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8263-768x512.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8263-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8263-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8263-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8263-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8263-770x513.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8263-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 1080px) 100vw, 1080px" /><br />
Dil konusu bir probleme dönüştü mü? Amsterdam’da bir turist olarak hayatını İngilizce kullanarak sürdürmek son derece kolay, ancak söz konusu Amsterdam’da yaşamak olunca işler daha farklı bir hal aldı mı, İngilizce ile idare edebiliyor musun?</b></span></h3>
<p class="p2"><span class="s1">Hollanda’da 12 yıldır yaşayıp hala Hollandaca konuşmayan insanlar var. Çünkü hakikaten gerek yok. Tamircisinden eve gelen temizlikçisine kadar herkes İngilizce konuşuyor. Hatta bir keresinde tamirci İngilizcemi düzeltmişti hiç unutmam ksjdfldfsl. Üstelik bazı restoranlarda Hollandaca konuşabilen garsonlar yok, herkes İngilizce konuşuyor, Hollandalılar dahil. Ama ben Hollandaca da öğreniyorum, çünkü hem az da olsa entegre olmaya katkısının olduğunu düşünüyorum, hem de hayatımı burada kuracaksam öğrenmemenin saçma olduğu kanısındayım.</span></p>
<h3 class="p2"><span class="s1"><b><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-13767" src="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8287.jpg" alt="Amsterdam'da Yaşamak" width="1080" height="720" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8287.jpg 1080w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8287-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8287-768x512.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8287-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8287-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8287-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8287-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8287-770x513.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8287-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 1080px) 100vw, 1080px" /><br />
Amsterdam yaşamak deyince akıllara WOWW SEKSS DRUGSSS ÇILGIN EĞLENCELEERR gibi bir ortam geliyor ya hani, sanki orada yaşayan herkes kocaman birer çılgınmış gibi geliyor sdfs. Şaka bir yana, hakikaten orada yaşamak daha yoğun bir gece hayatı, ne bilelim “sabahlar olmasın” tarzı bir yaşam stilini de yanında getiriyor mu? Orada sosyalleşebilmek için bu gibi bir yaşam tarzını benimsemek durumunda mısın, yoksa sence bu şehir eğer istersen bu işlerden çok uzak, sakin bir yaşam sürdürmeye fırsat tanıyor mu?</b></span></h3>
<p class="p2"><span class="s1">Aslında bence şehir ikisini de veriyor, ama ben birincisini tercih ediyorum kdjsfdsf. Bu sadece şehirle mi alakalı bilemem ama bence İstanbul da bir zamanlar öyleydi, mesela ben üniversitedeyken (2010’dan falan bahsediyorum), akşamları çıkmaya Perşembe’den başlardık, Pazar gününe kadar her gün dışarıda olurduk. Amsterdam’da da eğer bunu yapmak istiyorsan milyon tane seçeneğin var, hem de güzel ve kaliteli seçenekler. Şehirde her an bir etkinlik, konser, iyi DJler var. Ama çok gece insanı değilsen, burada BRUNCH manyağı expatlar da var mesela, artık benim alerjik olduğum bir kelime haline geldi hatta bu brunch, lanet olsun bruncha, neyse işte onlar da ayrı bir sosyal grup.</span></p>
<p class="p2"><span class="s1">Ama tabii içki içmek ve eğlenmek Hollandalıların güçlü yanlarından. Yani krallarının doğum gününü sabah 11’den itibaren sokaklarda içmeye başlayarak kutlayan bir milletten bahsediyoruz… Yine de bu da çok yönlü bence, bir grup insan sokaklarda içip dans ederken aileler kenarda çocuklarıyla birlikte kurabiye satıyor falan, ne ararsan var yani. </span></p>
<h3 class="p2"><span class="s1"><b><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-13771" src="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8351.jpg" alt="Amsterdam'da Yaşamak" width="1080" height="720" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8351.jpg 1080w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8351-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8351-768x512.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8351-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8351-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8351-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8351-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8351-770x513.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8351-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 1080px) 100vw, 1080px" /><br />
Öncelikle uyuşturucu kötüdür, iğrençtir, asla ve katiyen uyutuşturucu kullanmayın, UYUŞTURUCU BERBATTIR AKLINIZDAN GEÇTİYSE BİLE YAZIKLAR OLSUN. Ancak söz konusu Amsterdam&#8217;da yaşamak olunca bu merakımızı gidermemiz lazım. Uyuşturucu ile özdeşleşmiş bir şehirde yaşamak nasıl bir şey? Yani dünyanın dört bir yanından millet Amsterdam’a bunun için akıyor ya, yerlisinin bu duruma bakış açısı nedir? Ne bilelim mesela Hollandalı bir aile de “hadi kalk Lucas bi’ tane sar da içek” gibi diyaloglar falan oluyor mu sdfs</b></span></h3>
<p class="p2"><span class="s1">Aaa ne dediğinizi tam anlamadım ama neyse bi arkadaşıma sordum onun ağzından anlatıcam…. Şimdi ben de 2.5 senelik dev tecrübemin verdiği güçle kendimi yerli olarak sayarak konuşursam, birçok insan Amsterdam’ın marijuana ve Red Light ile anılmasını gerçekten acı verici buluyor. Dünyanın hem mimari hem de sanat açısından en güzel ülkelerinden birinde yaşıyorsunuz ama evinizden çıktığınızda kapınızda gördüğünüz kafası zom olmuş 10 tane İngiliz ergen. </span></p>
<p class="p2"><span class="s1"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-13768" src="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8295.jpg" alt="Amsterdam'da Yaşamak" width="1080" height="720" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8295.jpg 1080w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8295-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8295-768x512.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8295-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8295-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8295-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8295-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8295-770x513.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8295-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 1080px) 100vw, 1080px" /><br />
Hollandalılar her konuda liberaller, aile arasında konuşulması tabu olan bir konu asla yok, o yüzden belki hadi bakalım hep birlikte içelim diyen aileler de vardır ama benim tanıdığım Hollandalıların çoğu hayatlarında sadece bir kere ot içmeyi denemişti ya da bazıları denememişti bile. Sanırım yasal olunca heyecanı kaçıyor muhabbeti gerçekten doğru, o yüzden burada yasal olmayan şeylerin kullanımı daha yaygın yerliler arasında. Çünkü hem şehrin parti ortamına daha uygun hem de ucuz olduğunu düşünüyorlar. Sanırım ot içmek çok turist aktivitesi gibi görüldüğü için yerlilere itici gelen bir eyleme dönüşmüş. NETİCEDE HER İKİSİNİ DE ASLA YAPMAYIN.</span></p>
<h3 class="p2"><span class="s1"><b><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-13769" src="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8303.jpg" alt="Amsterdam'da Yaşamak" width="1080" height="720" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8303.jpg 1080w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8303-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8303-768x512.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8303-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8303-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8303-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8303-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8303-770x513.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8303-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 1080px) 100vw, 1080px" /><br />
Genel olarak insan ilişkileri konusunda ne düşünüyorsun? Hollandalılar arkadaş olması kolay insanlar mı mesela, ne bilelim herhangi bir ırkçılık durumuna maruz kaldığın ya da Türkiye’deki insan ilişkilerine özlem duyduğun oluyor mu?</b></span></h3>
<p class="p2"><span class="s1">*Burda Hollandalıların bile en çok müzdarip olduğu konu bu bence. Genel olarak Hollandalılar sıcakkanlı insanlar, sokakta, barda, konserde vs birden konuşma başlatmayı tanışmayı çok seviyorlar. İş yerinde mesela, her hafta sonu neler yaptığını her detayına kadar soruyorlar, sen de sanıyorsun ki seninle bir iletişim kurmaya ya da arkadaş olmaya çalışıyorlar ama değil. Sadece “small talk” çok seviyorlar, hatta bu kadar seven başka bir millet görmedim galiba. Ama onlarla arkadaş olmanın çok zor olduğunu düşünüyorum, hatta düşünüyoruz, burdaki birçok yabancı kişi olarak. Belirli bir arkadaş grupları var ve buna çok sadıklar, aralarına yeni birini almaya çok sıcak bakmıyorlar. Mesela Delft’te okurken Brezilyalı’sından Fransız’ına, Amerikalı’sından Lübnanlı’sına kadar bir sürü kişinin olduğu çok geniş bir arkadaş grubum vardı ama içimizde bir tane bile Hollandalı yoktu.</span></p>
<p class="p2"><span class="s1">Irkçılık konusuna gelince, ben hiç denk gelmedim. Yani Türk olduğum için kötü bir muamele görmedim. Hatta Hollanda-Türkiye arasında ilişkilerin en kötü olduğu zamanda bile çekiniyordum ama işe giriş onayımı aldığım an tam da bu döneme denk gelmişti. Ama birkaç kez partilerde, İspanyol falan sanıp tanışmaya gelen ve Türk olduğumu öğrenince “Aa süper, hadi iyi eğlenceler o zaman” diyip giden de oldu sdfs. Ama bunu ırkçılık olarak görmedim, belki Türk olduğum için muhafazakar olduğumu düşündü kendi cahilliğiyle ve uğraşmak istemedi. Hepsi bu.</span></p>
<h3 class="p2"><span class="s1"><b><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-13775" src="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8519.jpg" alt="Amsterdam'da Yaşamak" width="1080" height="720" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8519.jpg 1080w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8519-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8519-768x512.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8519-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8519-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8519-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8519-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8519-770x513.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8519-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 1080px) 100vw, 1080px" /><br />
Biraz negatif basıp olaylara farklı noktadan yaklaşacak olursak, “n’apıyorum ben burada yahu” dediğin, şehrin ya da kültürün seni olumsuz anlamda etkilediği, “buranın olumsuz tarafı da bu” dediğin şeyler var mı? Bu Hollanda genelinde de olabilir, Amsterdam’a özgü problemler de. </b></span></h3>
<p class="p2"><span class="s1">RÜZGAR. Neyse bundan yukarıda şikayet etmiştim…Bazen gerçekten sıla hasreti çeken gurbetçi moduna geçiyorum, çünkü her ne kadar ben buraya evim desem de aslında değil. Geçen yaz Türkiye’de müthiş bir tatil geçirdim, her şey rüya gibiydi ve Amsterdam’a döndüğümde “aa kimse Türkçe konuşmuyor” diye bir his geçti mesela ilk saniyelerde. Bunlar buraya özgü problemler değil tabii ki, genel olarak kendi ülkende yaşamamakla alakalı. Yani tabii ki aile ve 10 yıllık arkadaşlardan uzakta olmak, veya iyi bir Adana kebabı bulamamak (evet) da insanın içini burkmuyor değil. Üstelik benim gibi gittiği her yere ilk saatin sonuna alışan biri bile bunları hissediyorsa başkalarını düşünemiyorum. </span></p>
<p class="p2"><span class="s1">Bu kültürün olumsuz tarafı olarak, tabii nerden baktığınıza da bağlı ama, insanların çok açık sözlü ve direkt olmaları var bence. Bazen gerçekten, oha bu da söylenir mi artık diyorsunuz, ama söylüyorlar. Ne düşündüklerini asla kıvırmadan söylemeyi seven insanlar Hollandalılar. Bu ben dahil birçok yabancıya kaba geliyor. Ama bazen de, özellikle ikili ilişkilerde ve iş yerlerinde efektif olduğunu görebiliyorsunuz. Başlarda böyle her gün sanki birisi kalbinizi kırıyor gibi ama alışınca yapması da keyifli bir şey. </span></p>
<h3 class="p2"><span class="s1"><b><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-13773" src="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8426.jpg" alt="Amsterdam'da Yaşamak" width="1080" height="720" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8426.jpg 1080w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8426-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8426-768x512.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8426-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8426-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8426-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8426-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8426-770x513.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/04/DSCF8426-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 1080px) 100vw, 1080px" /><br />
Son olarak, belki konumuz Amsterdam&#8217;da yaşamak ama, e hazır buralara kadar gelmişken denemeden/görmeden dönmeyin dediğin birkaç lokal ipucu da alabilir miyiz? I-Amsterdam yazısı diye bi’ şey duymuştuk mesela böyle çok LOKAL, onun gibi….sdfs</b></span></h3>
<p class="p2"><span class="s1">Sfksdfjllkfds bu soruya gereğinden fazla güldüm sanırım. Bence Amsterdam’da ya da <b>Hollanda’da underrated bir şey var ki o da plajlar. </b>Evet okyanus çok çekici değil burda yüzmek için, çünkü siyah bir su adeta, ama plajlar o kadar geniş, sarı ve keyifli ki. Hava 20’nin üstüne çıktığı her gün bizler kendimizi oraya atıyoruz diyebilirim. Amsterdam’dan trenle yarım saatte ulaşabileceğiniz <b>Zandvoort’ta</b> onlarca restoran var mesela plajda, akşama kadar plajda kitap okuyup akşam da güzel bir akşam yemeğiyle gün kapatılabilir. <b>Bunun dışında NDSM var mesela kuzeyde, Centraal’den beleş bir feribotla 5 dakikada geçilebiliyor.</b> Burası eskiden Avrupa’nın en büyük tersanelerinden biriymiş ancak şimdilerde bu endüstriyel alan, sanatsal aktivitelerin yapıldığı, tasarım stüdyolarının, Red Bull ve MTV gibi şirketlerin genel merkezlerinin ve tatlı cafe/restoranların olduğu hipster ve alışılmışın dışında bir alana dönmüş durumda. Burada festivaller ve ayda bir kez flea market de düzenleniyor, gidip takılması gerçekten keyifli bir yer.</span></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2019/04/08/amsterdamda-yasamak/">Röportaj: Amsterdam&#8217;da Yaşamak ve Batının Ahlaksızlığı Üzerine</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2019/04/08/amsterdamda-yasamak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Amsterdam: Gezilecek Yerler ve Hayatta Kalma Rehberi</title>
		<link>https://oitheblog.com/2013/09/25/amsterdam-gezi-rehberi/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2013/09/25/amsterdam-gezi-rehberi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Sep 2013 17:23:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[AMSTERDAM]]></category>
		<category><![CDATA[HOLLANDA]]></category>
		<category><![CDATA[Amsterdam]]></category>
		<category><![CDATA[amsterdam alışveriş]]></category>
		<category><![CDATA[amsterdam bisiklet]]></category>
		<category><![CDATA[amsterdam bütçe]]></category>
		<category><![CDATA[amsterdam coffee shop]]></category>
		<category><![CDATA[amsterdam gezi blog]]></category>
		<category><![CDATA[amsterdam gezi notları]]></category>
		<category><![CDATA[amsterdam gezi rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[amsterdam gezilecek yerler]]></category>
		<category><![CDATA[Amsterdam Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[amsterdam görüleccek yerler]]></category>
		<category><![CDATA[amsterdam görülecek yerler]]></category>
		<category><![CDATA[amsterdam müzeler]]></category>
		<category><![CDATA[amsterdam nasıl bir yer]]></category>
		<category><![CDATA[amsterdam ne yenir]]></category>
		<category><![CDATA[amsterdam nerede]]></category>
		<category><![CDATA[amsterdam nerelere gitmeli]]></category>
		<category><![CDATA[amsterdam oteller]]></category>
		<category><![CDATA[amsterdam pahalı mı]]></category>
		<category><![CDATA[amsterdam red light district]]></category>
		<category><![CDATA[amsterdam rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[amsterdam restoranlar]]></category>
		<category><![CDATA[amsterdam rijksmuseum]]></category>
		<category><![CDATA[amsterdam seyahat notları]]></category>
		<category><![CDATA[amsterdam soğuk mu]]></category>
		<category><![CDATA[amsterdam tatil]]></category>
		<category><![CDATA[amsterdam tatili]]></category>
		<category><![CDATA[amsterdam turları]]></category>
		<category><![CDATA[amsterdam uyuşturucu legal mi]]></category>
		<category><![CDATA[amsterdam yeme içme]]></category>
		<category><![CDATA[anne frank house]]></category>
		<category><![CDATA[coffee shop]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[heineken]]></category>
		<category><![CDATA[Hollanda]]></category>
		<category><![CDATA[hollanda gezi rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[hollanda gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[hollanda nasıl bir yer]]></category>
		<category><![CDATA[hollanda nerede]]></category>
		<category><![CDATA[hollanda tatil]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=716</guid>

					<description><![CDATA[<p>Her Türk gencinin, “Abi bu sene kesin gidelim ya” muhabbetine maruz kalmaya mahkum şehir Amsterdam, inanın aslında çılgın eğlencelerin ve...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2013/09/25/amsterdam-gezi-rehberi/">Amsterdam: Gezilecek Yerler ve Hayatta Kalma Rehberi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://oitheblog.files.wordpress.com/2013/09/amsterdam-resimleri-7.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-large wp-image-720" src="http://oitheblog.files.wordpress.com/2013/09/amsterdam-resimleri-7.jpg?w=710" alt="amsterdam-resimleri-7" width="710" height="473" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/amsterdam-resimleri-7.jpg 1920w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/amsterdam-resimleri-7-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/amsterdam-resimleri-7-1024x682.jpg 1024w" sizes="(max-width: 710px) 100vw, 710px" /></a></p>
<p>Her Türk gencinin, “Abi bu sene kesin gidelim ya” muhabbetine maruz kalmaya mahkum şehir Amsterdam, inanın aslında çılgın eğlencelerin ve gece hayatının çok ötesinde. İnanılmaz güzel müzeleri, mimari açıdan gözlerinize bayram ettirecek bir görüntüsü, içinde biber gazı yeme ihtimalinizin çok düşük olduğu parkları ve &#8220;demek vücudumun orası da üşüyebiliyormuş&#8221; dedirtecek türden bir soğuğu var. Gittikten sonra dönmemek, döndükten sonra tekrar gitmek için 50 tane sebep üretmenize neden olacak, yer yer özgürlüğün -somut- bir kavram da olabildiğini hissettirebilecek cinsten bir şehir.</p>
<p>Yavaştan konuya geçelim, karşınızda <em><strong>Amsterdam&#8217;da gezilecek yerler ve hayatta kalma rehberimi</strong></em>z.</p>
<p>Başlamadan önce gelen not: Biz bunları yedik bitirdik canısı, sen bize daha lokal yerlerle, daha alternatif fikirlerle gel diyorsanız bizim yemeli içmeli, alışverişli, daha lokal bölgeleri kapsayan farklı bir <strong>Alternatif Amsterdam rehberimiz</strong> de var, ilgilenenler için <a href="http://oitheblog.com/2015/06/21/alternatif-amsterdam-rehberi/" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><strong>buraya tık tık.</strong></a></p>
<p><b>İŞE YARAR BİR NOT: 2024 yılında gerçekleştirdiğimiz Amsterdam gezisi sonrası <a href="https://oitheblog.com/2024/02/07/amsterdam-gezisi-notlari/" target="_blank" rel="noopener">yeni bir rehber</a> yazdık, ona baksanız çok iyi edersiniz. Bakmayıp izlemek isterseniz <a href="https://www.instagram.com/oitheblog/" target="_blank" rel="noopener">o zaman şuraya baksanız</a> yine iyi edersiniz. İyi edin..Sevgiler&#8230;</b></p>
<p><b>Amsterdam&#8217;a Ne Zaman Gidilir?</b></p>
<p>Amsterdam’ın kişisel tarihimde önemli bir yeri var. “Hayatım boyunca en çok üşüdüğüm şehir” tanımlamasını yıllardır kimseye kaptırmayan Amsterdam’a, benim gibi yaz insanıysanız, mümkünse yazın gidin. Hadi yazın gitmediniz, sonbahar başı, ilkbahar sonu gidin. Biz Türkiye’de böyle bir soğuğa alışkın olmadığımızdan olsa gerek, orası 10 derece bile olsa, Türkiye’deki 10 dereceye kıyasla çok daha keskin ve vurucu bir soğuk oluyor.</p>
<p><b><a href="http://oitheblog.files.wordpress.com/2013/09/2001-07-00-nl-amsterdam.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="alignleft wp-image-722" src="http://oitheblog.files.wordpress.com/2013/09/2001-07-00-nl-amsterdam.jpg?w=300" alt="2001.07.00.nl.amsterdam" width="300" height="202" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/2001-07-00-nl-amsterdam.jpg 724w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/2001-07-00-nl-amsterdam-300x201.jpg 300w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a>Amsterdam&#8217;da Ne Giyilir?</b></p>
<p>Kişisel deneyimimden yola çıkacak olursak, ben Amsterdam’a ilk kez Kasım ayında gittim. Her yurdum insanı gibi, internete girip hava durumuna baktım, Türkiye’den “birazcık” daha soğuk olduğunu gördüm ve kıyafetlerimi ona göre seçtim. Fakat oraya gittiğimde kıyafetlerim o kadar yetersiz geldi ki, 2 günümü kiraladığımız evde yatak döşek yatarak geçirdim. Benim bu muhteşem deneyimimden ders çıkarmak gerekirse, sıcak olmayan bir dönemde gidecekseniz, hava durumunu Türkiye ile bir tutarak değerlendirmeyin. Oradaki iklim bir başka. En kalın kıyafetlerinizi alın. Hatta bu tip iklime sahip yerlere daha önce gitmişliğiniz yoksa, önce gidip daha kalın kıyafetler satın alın ve onlarla gidin.</p>
<p>Giyim konusunda göz önünde bulundurmanız gereken bir nokta da ani yağmurlar. Yanınızda mutlaka bir yağmurluk ya da şemsiye bulundurun. Ben ilk gün yanıma almadığım için saçım ve makyajımla Japon korku filmi karakterlerinde dönmüştüm. Instagram’a fotoğraf koyamazsınız sonra&#8230;..</p>
<p>Son olarak eğer yazın gidecekseniz göz önünde bulundurmanız gereken tek konu büyük ihtimalle bisiklete binecek olmanız. (belki de korkup binmeyebilirsiniz bu arada şaka değil) İlk günler Amsterdam halkının yarattığı çılgın bisiklet trafiğine adapte olamayabilir, çeşitli düşme/çarpışma tehlikeleri atlatabilirsiniz. Bu gibi durumlarda bacaklarınızın yara bere içinde kalmaması açısından, şort, etek vs. yanında kot, pantolon gibi şeyler götürmenizde de fayda var. Önce sağlam kalın, sonra gezersiniz.</p>
<p><b>Amsterdam Bütçesi ve Amsterdam&#8217;da Konaklama Mevzusu</b></p>
<p>Amsterdam, ne Paris kadar pahalı ne de Berlin kadar uygun. Tabii bu tamamen kişisel bir yorum, zaman içinde değişebilir ve elbette bulunduğunuz aktivitelerle de alakalı. Konuyu günlük harcamalardan yola çıkarak detaylandıracak olursak;</p>
<p><strong>-Kahve:</strong> 2,3 Euro civarı</p>
<p><strong>-Su:</strong> 1,5-2 Euro civarı</p>
<p><strong>-Ortalama, hafif iyiye çalan bir bir restoranda ana yemek:</strong> 14-20 Euro arası</p>
<p><strong>-Bira:</strong> 3-5 Euro arası</p>
<p>Tabii ki burada bütçenizi minimuma çekmenin çeşitli yöntemleri de var;</p>
<p><b>-I-Amsterdam Card: </b>Bu kart,<b>Van Gogh Musem</b> ve <b>Stedelijk Museum</b> gibi müzelerin de içinde bulunduğu yaklaşık 40 müzeye giriş, kanal turu, geçerlilik süresi boyunca toplu taşıma araçlarını limitsiz kullanma gibi çeşitli olanaklar sağlıyor. 24, 48 ve 72 saatlik olarak 3 farklı versiyonu var. Sırasıyla 42, 52, 62 Euro gibi bir fiyatlandırması var. Birçok şehirde bu “turist kartı” sistemi uygulanmasına rağmen, paranızın karşılığını en iyi şekilde alabileceğiniz şehirlerden biri kesinlikle burası. İnternetten satın aldıktan sonra, Amsterdam Schipol Havaalanı dahil birçok noktadan teslim alma imkanınız da var. Kesin bilgi: Bu kartı satın almak, kesinlikle daha az para harcamanızı sağlıyor.  Daha detaylı bilgi için: <a href="http://www.iamsterdam.com/en-GB/experience/deals/i-amsterdam-city-card">http://www.iamsterdam.com/en-GB/experience/deals/i-amsterdam-city-card</a></p>
<p><strong>-Amsterdam&#8217;da e</strong><b>v kiralama ya da Hostel:</b> Hostel, yurtdışında konaklamanın en uygun yoludur. Bu şekilde hem yeni insanlarla tanışabilir, hem konaklamaya ayıracağınız parayı başka şeylere harcayabilirsiniz. Ben bir takım hırsızlık olaylarının yaşanabilmesinden ve tek kişilik oda bulamadığım takdirde tanımadığım insanlarla aynı yerde uyumak durumunda kalmamdan dolayı, genellikle başka seçenekler bulmaya çalışanlardanım. Ama Amsterdam’da durum böyle değil. Çok da ucuz bir hostel olarak kabul edemeyeceğimiz <a href="https://www.booking.com/hotel/nl/st-christophers-inn-at-the-winston.en.html?aid=7953563&amp;no_rooms=1&amp;group_adults=2" target="_blank" rel="noopener"><b>St Christophers Inn at the Winston</b></a>, kalabileceğiniz en güzel hostellerden biri. Zaten orada kalmasanız bile önünün her daim manyaklar gibi kalabalık olmasından ne kadar sevildiğini fark edeceksiniz.</p>
<p>Konaklamayla ilgili otel dışı ikinci bir seçeneğiniz de ev kiralamak olabilir. Biz, <a href="https://www.booking.com/hotel/nl/prince-hendrik-suites.en.html?aid=7953563&amp;no_rooms=1&amp;group_adults=2" target="_blank" rel="noopener"><b>PH Apartment Suits</b></a> aracılığıyla, şehir merkezinde, klasik Hollanda stili binalardan birinde, gayet güzel dekore edilmiş bir dairede kaldık. Birkaç kişi kaldığınız takdirde, ödemeyi bölüştüğümüz için, makul bir fiyata denk geldi. Özellikle kalabalık gidecekseniz kesinlikle değerlendirebilirseniz, gayet güvenilir ve akıllıca.</p>
<p>-Bunlar dışında eğer bizim gibi ev kiralamış bulunduysanız ya da Türkiye&#8217;ye dönerken peynir, stroopwafel, bira gibi Hollanda&#8217;ya özgü bir şeyler almak niyetindeyseniz adresiniz şehrin dört bir yanında bulunan <strong>Albert Heijn</strong> marketleri. Buradan daha uygun fiyatlı bulma ihtimaliniz düşük.</p>
<p style="text-align: left;"><b><a href="http://oitheblog.files.wordpress.com/2013/09/bulldog.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-734" src="http://oitheblog.files.wordpress.com/2013/09/bulldog.jpg" alt="bulldog" width="710" height="578" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/bulldog.jpg 2592w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/bulldog-300x244.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/bulldog-1024x834.jpg 1024w" sizes="(max-width: 710px) 100vw, 710px" /></a> <a href="http://oitheblog.files.wordpress.com/2013/09/5845527520_4f2164c5b8_z.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-725 aligncenter" src="http://oitheblog.files.wordpress.com/2013/09/5845527520_4f2164c5b8_z.jpg" alt="5845527520_4f2164c5b8_z" width="640" height="408" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/5845527520_4f2164c5b8_z.jpg 640w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/5845527520_4f2164c5b8_z-300x191.jpg 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></a></b><b><br />
Amsterdam&#8217;da Coffee Shop Meselesi</b></p>
<p>Yukarıda da söylediğim gibi, uyuşturucu kötüdür, uyuşturucu kullanmayın, uyuşturucu tüm kötülüklerin anasıdır ve yerin dibine batsın-dır. Sosyal mesajımı verdikten sonra, her ne olursa olsun, Amsterdam rehberi hazırlayıp Coffee Shop’lardan bahsetmemek biraz garip olacağı için küçük çaplı bahsetmek isterim.</p>
<p>Amsterdam’da sabah 8’de kahvaltı yapmak için dışarı çıktığınız andan itibaren, özellikle turistik noktalarda dolaşırken sokakta bulunduğunuz süre boyunca her daim burnunuza “ot kokusu” gelecek, kaçarınız yok. İlk başta “yok canım, sabahın köründe de içmiyorlardır artık” falan diyorsunuz ama yok, gayet de içiyorlar. Herhangi bir köşe başında, bir ara sokakta ya da caddede Coffe Shop görmeniz mümkün. Anladığım kadarıyla, özellikle turistler arasında en popüler olanı <b>“The Bulldog”</b>. Bir zincir olduğu için, Red Light Disctrict dahil birçok yerde görebilmeniz mümkün.</p>
<p>Coffee shoplarda kesinlikle alkol satılmıyor. Bu konuda çok katılar ve özellikle turistik olanların girişlerinde belirtiliyor.</p>
<p><strong>Amsterdam Gezilecek Yerler</strong></p>
<p>Amsterdam’da yapacak şey çok. Hiçbir yere gitmezseniz, bisikletinizle şehrin sokaklarında güvenle kaybolabilirsiniz. Maalesef Türkiye’de “bisiklet” ve “güven” sözcüklerini bir arada bile kullanamayacağınız için, oradayken keyfini çıkarın derim. Bir turist olarak, ilk gidişiniz ise, görmeden dönmemeniz gereken birkaç yeri sıralamak gerekirse:</p>
<p><b><a href="http://oitheblog.files.wordpress.com/2013/09/amsterdam05.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class=" wp-image-723 alignleft" src="http://oitheblog.files.wordpress.com/2013/09/amsterdam05.jpg?w=300" alt="amsterdam05" width="330" height="208" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/amsterdam05.jpg 630w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/amsterdam05-300x188.jpg 300w" sizes="(max-width: 330px) 100vw, 330px" /></a>Red Light District </b></p>
<p>Bildiğiniz üzere Hollanda’da 18 yaşın üstünde bir Avrupa Birliği vatandaşıysanız legal olarak seks işçisi olabiliyorsunuz. Red Light District, Türkçesiyle, “Kırmızı Fener Mahallesi/Bölgesi” ise çoğumuzun bildiği gibi Amsterdam’da bulunan, bu işlere ayrılmış, bu nedenle dünya çapında şanı alıp yürümüş olan bölge. Bu şekilde tanıtıldığında kulağa ürkütücü bir ortam olma ihtimali varmış gibi gelse de aslında civarında Amsterdam’ın en eski kiliselerinden <b>Oude Kerk</b>’in, coffee shopların, kafelerin bulunduğu, son derece turistik ve güvenli bir bölge. Öyle ki, insanlar gecenin bir vakti çocuklarıyla bile gelip dolaşıyorlar, camlı odalara bakıyor ya da sırf yollarının üstü olduğundan kafalarını bile kaldırmadan geçip gidiveriyorlar.</p>
<p>Burayla ilgili aklınızda bulundurmanız gereken birkaç ipucu var:</p>
<p>-Kesinlikle -vitrinlerin- içindeki kişilerin fotoğrafını çekmeyin, büyük bir tepki ile karşılaşabilir hatta gerçekten de kovalanabilirsiniz bile.</p>
<p>-Bölgede çeşit çeşit show’lar mevcut. Özellikle <b>“Casa Rosso”</b> benim aylarca “Dünyanın bir yerinde böyle bir şeyin mütemadiyen devam ettiğine inanamıyorum” diye dolaşmama neden oldu. Eğer seks turizmi etik değerlerinizle hiçbir şekilde bağdaşmıyorsa gitmeyin. Çünkü “Casa Rosso”, “Live Sex Show” olarak adlandırabileceğimiz bir etkinlik. Oldukça dürüst bir adlandırma oldu, çünkü etkinliğin içeriği tam olarak bu.</p>
<figure id="attachment_727" aria-describedby="caption-attachment-727" style="width: 710px" class="wp-caption aligncenter"><a href="http://oitheblog.files.wordpress.com/2013/09/6377860871_6d7251862a_b.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-727" src="http://oitheblog.files.wordpress.com/2013/09/6377860871_6d7251862a_b.jpg" alt="Rijksmuseum" width="710" height="539" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/6377860871_6d7251862a_b.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/6377860871_6d7251862a_b-300x227.jpg 300w" sizes="(max-width: 710px) 100vw, 710px" /></a><figcaption id="caption-attachment-727" class="wp-caption-text">Rijksmuseum</figcaption></figure>
<p><b>Rijksmuseum</b></p>
<p>Coffee Shop’lar ve Red Light District gibi enteresan bölgeleri keşfettikten sonra ani bir kararla müzelere geçiş yapıyoruz. Rijksmuseum, Hollanda’daki en büyük sanat ve tarih müzesi. Diğer önemli müzelerin de bulunduğu <b>Museumplein </b>bölgesinde. Müzenin bir kısmı, çok uzun süredir tadilattaydı ancak 2013 yılında tekrar kullanıma açıldı. Özellikle <b>Vermeer, Rembrandt, Jan Steen</b> gibi sanatçıların eserlerini görmek isterseniz, kesinlikle ziyaret etmelisiniz.</p>
<p>-Her gün 9 ile 17:00 arası açık. I-amsterdam Card ile kapıdaki sıraları atlatabiliyorsunuz. Giriş 15 euro.</p>
<p>-Orada tanıştığımız Hollandalı arkadaşlar buranın adını “RAYKS” diye telaffuz ediyor. Öyle söylemezseniz de genellikle anlayamıyorlar. Aklınızda bulunsun.</p>
<p><b>Van Gogh Museum</b></p>
<p>Çoğu insanın, civarındaki diğer müzelere kıyasla küçük bulmasına rağmen, benim Van Gogh’a karşı boş olmamam nedeniyle, öncelikli olarak gezdiğim müzelerden biri oldu burası. Rijksmuseum ile Stedelijk Musem arasında konumlanmış Van Gogh Müzesi’nin girişinde, genellikle çılgınlar gibi sıra oluyor. Fakat I-amsterdam card ile bu sırayı atlayıp, bekleyenlere sinsi sinsi gülümseyerek, &#8220;zorunuza mı gitti hee?&#8221; bakışları atarak tuhaf bir gurur içinde yanlarından geçip gidebiliyorsunuz. “Potato Eaters”, “The Bedroom”, “The Yellowhouse” gibi “bunların orjinalini gördüğüme inanamıyorum” şeklinde çığlık attırabilecek eserlerini, bu müzede görmeniz mümkün. “The Starry Night”ı görmek isteyenler, sizi <b>Moma</b>’ya doğru alalım.</p>
<p>-Her gün 9 ile 6 arası açık. Giriş, I-amsterdam Card dahilinde.</p>
<p><b>Stedelijk Museum</b></p>
<p>Kişisel yorumumu söyleyecek olursam, Van Gogh müzesi ile birlikte Hollanda’da gitmiş olduğum en iyi müzelerden, Amsterdam’ın modern sanat müzesi. Bu da Museumplein bölgesinde bulunuyor. İçeride Pollock, Kandinsky, Marlene Dumas, Gilbert&amp;George eserleri görüp sevinçten çıldırmanız mümkün. Modern sanata ilginiz var ise, kaçıracağınızı sanmıyorum.</p>
<p>-Her gün 9 ile 18:00 arası açık. I-amsterdam Card dahilinde.</p>
<figure id="attachment_729" aria-describedby="caption-attachment-729" style="width: 640px" class="wp-caption aligncenter"><a href="http://oitheblog.files.wordpress.com/2013/09/kruger-stedelijk-museum.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-729" src="http://oitheblog.files.wordpress.com/2013/09/kruger-stedelijk-museum.jpg" alt="Kruger-Stedelijk-Museum" width="640" height="324" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/kruger-stedelijk-museum.jpg 640w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/kruger-stedelijk-museum-300x151.jpg 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></a><figcaption id="caption-attachment-729" class="wp-caption-text">Stedelijk Museum</figcaption></figure>
<p><strong>Anne Frank House</strong></p>
<p>Anne Frank’i çoğunuz biliyorsunuzdur. Bu küçük Yahudi kız, İkinci Dünya Savaşı dönemi Nazi işgali sırasında, Amsterdam’da saklandığı yerde bir günlük tutmaya başlar. İçeride onunla birlikte hayatlarını kurtarmak için saklanmaya çalışan 8 kişiden, yalnızca bir kişi sağ kurtulabilir. Bu kişi Anne Frank’in günlüğünün günümüze kadar ulaşmasını sağlar. Kanımca Amsterdam’a gittiğinizde görmeniz gereken en önemli yerlerden biri olan Anne Frank Huis, insanın üzerinde inanılmaz bir etki bırakıyor.</p>
<p>-I-amsterdam Card burada geçerli değil, ve hava isterseniz -10 derece olsun, kapıda inanılmaz fazla sıra oluyor. Bu durumu atlatmak için çözümünüz kesinlikle online bilet almak. Ancak onu almak bile baya sancılı bir süreç olduğu için gitmeden önce sık sık <a href="http://www.etix.com/ticket/v/3579/anne-frank-huis?language=en&amp;country=GB&amp;cobrand=annefrankhuis2n&amp;status=OnSale&amp;linkType=sale" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şurayı</a> kontrol etmeniz gerekiyor.  Aksi takdirde 1,5 saat civarı bir bekleme süreci geçirebilirsiniz, bu konuda gayet ciddiyiz.</p>
<p>-Biletler 9 Euro. Her gün 9:00’dan 19:00’a, Cumartesi 21:00’a kadar açık.</p>
<figure id="attachment_730" aria-describedby="caption-attachment-730" style="width: 710px" class="wp-caption aligncenter"><a href="http://oitheblog.files.wordpress.com/2013/09/5681409_0d762e7f71_b.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-730" src="http://oitheblog.files.wordpress.com/2013/09/5681409_0d762e7f71_b.jpg" alt="Dam Square" width="710" height="532" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/5681409_0d762e7f71_b.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/5681409_0d762e7f71_b-300x225.jpg 300w" sizes="(max-width: 710px) 100vw, 710px" /></a><figcaption id="caption-attachment-730" class="wp-caption-text">Dam Square</figcaption></figure>
<p><b>Dam Square</b></p>
<p>Dam Meydanı, Amsterdam’a gidip de görmeden dönerseniz, uçaktayken “ulan bir terslik var ama..” hissine kapılacağınız, kısaca oraya gittiğinizde mutlaka görmeniz gereken yerlerden. <b>Meydanda Amsterdam Kraliyet Sarayı, Nieuwe Kerk, Madame Tussaud’s Müzesi</b> ve <b>National Monument</b>’ı görmeniz mümkün. Bana kalırsa oldukça ihtişamlı ve güzel bir meydan. Aynı zamanda alışveriş yapabileceğiniz <b>Kalverstraat</b> ve <b>de Bijenkorf</b> da tam olarak bu meydanda ve civarındalar. Burada gezip dolaştıktan sonra meydan ve civarına yayılmış onlarca kafeden birinde, oturarak etrafı inceleyebilir, soluklanıp bir soğuk ayran içebilirsiniz. (tabii ki içemezsiniz)</p>
<p>-Meydanda özellikle turistlere yönelik çeşitli şovlar ve atraksiyonlar olabiliyor. Bu sırada çeşitli hırsızlık olayları yaşanabiliyor. Öyle ağzınızı açmış etkinlik izlerken cüzdanınızdan olmayın.</p>
<p>-Daha önce başka bir şehirde Madame Tussauds Müzesi’ne gittiyseniz artık Allah aşkına şurada gitmeyin. Yapacak 50 tane şey var, daha kaç kere balmumundan Tina Turner göreceksiniz arkadaşlar lütfen ama.</p>
<p>-Nieuwe Kerk’in içinde son zamanlarda çeşitli etkinlik ve sergiler oluyor. Örneğin benim orada olduğum dönemlerden birinde <b>Andy Warhol Exhibition</b> vardı. Geçerken bir göz atmakta fayda var. Üstelik buradaki etkinlikler I-Amsterdam Card dahilinde.</p>
<p><strong>Kalverstraat</strong></p>
<p>Burası Amsterdam&#8217;ın en turistik caddelerinden biri olarak biliniyor. Musallat olan sokak müzisyenleri, bakın ben havada duruyorumculuk yapan sokak sanatçıları, <strong>Urban Outfitters, Forever 21</strong> gibi Türkiye&#8217;de bulamayacağınız türlü türlü mağaza ve çeşit çeşit restoran cadde üzerinde mevcut. Özellikle Dam Square civarındaysanız buraya da bir göz atabilirsiniz.</p>
<p><b>Erotic Museum</b></p>
<p>Burası adından da anlaşıldığı üzere erotizm üzerine kurulmuş bir müze. Benim buraya girmemin öncelikli sebebi, daha önce Prag’da görmüş olduğum “Sex Machines Museum” tadında bir şey beklentimin olmasıydı. Orası gerçekten enteresan şeylere şahit olduğum bir müzeydi çünkü. Fakat Prag’dakinin aksine burası, biraz ticari kaygılarla kurulmuş, “Sex Sells” mantığıyla yapılmış bir müze gibiydi. İçeri girince kıkırdayıp eğleneceğiniz ya da enteresan bulabileceğiniz içerikler tabii ki mevcut. Ancak bence gitmenize gerek yok.</p>
<p>-Giriş 7 Euro. Gece 1’e kadar açık.</p>
<p><b>Waterlooplein</b></p>
<p>Bu bölge adeta bir ikinci el cenneti. Üstelik yalnızca kıyafet değil, elektronik, kitap, hediyelik, plak ve daha aklıma gelmeyecek bir sürü “ıvır-zıvır”a buradan ulaşabilirsiniz. Dam Square’den 15 dakika yürüme mesafesi, Red Light District’in hemen arkasında kalıyor.</p>
<p>-Buraya kadar gitmişken Rembrandt House’un yakınlarında olduğunuz için orayı da es geçmeyerek, hem Rembrandt’ın evini, hem de eserlerini görebilirsiniz. Giriş 10 euro, I-Amsterdam Card geçerli.</p>
<p><b><a href="http://oitheblog.files.wordpress.com/2013/09/het-smalle-patio.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class=" wp-image-731 aligncenter" src="http://oitheblog.files.wordpress.com/2013/09/het-smalle-patio.jpg" alt="Het-Smalle-patio" width="611" height="430" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/het-smalle-patio.jpg 500w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/het-smalle-patio-300x211.jpg 300w" sizes="(max-width: 611px) 100vw, 611px" /></a><br />
Jordaan</b></p>
<p>Amsterdam’ın Cihangir’i diyebileceğimiz Jordaan, turist yoğunluğunun çok daha az olduğu, kendinizi lokal hissedebileceğiniz bir bölge. Güzel kafeler, yerel insanlar, çeşit çeşit sakallı bıyıklı hipster ile dolu bu bölgede siz de benim gibi kendinizi huzurlu, hatta “evde” hissedebilirsiniz. Yazarken, “burayı söylemesem de daha fazla insan haberdar olmasa mı acaba” diye düşündüm, ama çok iyi biri olduğum için hadi yazayım dedim, görüyorsunuz, dev hizmet…</p>
<p>-Buraya gitmişken bölgede uğrayabileceğiniz birkaç başarılı restoran adı vermek istiyorum; <b>Los Pilones</b> (leziz bir Meksika restoranı), <b>Japanese Pancake World</b> (daha önce yemediğiniz tarzda pancakeler deneyebilirsiniz) ve Anne Frank Huis yakınlarındaki <b>Proeverij 274</b>.</p>
<p><b>Heineken Experience</b></p>
<p>Geldik çoğu insanın ilgisini çeken, benim ise bir heves gidip, kapıdaki kuyruğun da etkisiyle beklentilerimin yükselmesinin ardından, sıkıntılar içinde çıktığım yere. Efendim burası ünlü bira markası Heineken’in fabrikası. Ancak adamlar burayı, zekice  bir pazarlama tekniği geliştirerek, insanların gezebileceği, biranın yapım aşamasını öğrenebileceği, beleş bira içebileceği, eğlenebileceği bir alana dönüştürmüşler.</p>
<p>Giriş 17 Euro civarı bir şey. Mutlaka gidin diyebileceğim bir deneyim olduğunu söyleyemeyeceğim, ayrıca özellikle çok kalabalık olduğunda beklemeye değmez diye düşünüyorum.</p>
<p><b><a href="http://oitheblog.files.wordpress.com/2013/09/9663450080_51b4f825b4_z.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class=" wp-image-721 alignright" src="http://oitheblog.files.wordpress.com/2013/09/9663450080_51b4f825b4_z.jpg?w=300" alt="9663450080_51b4f825b4_z" width="339" height="226" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/9663450080_51b4f825b4_z.jpg 640w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/9663450080_51b4f825b4_z-300x200.jpg 300w" sizes="(max-width: 339px) 100vw, 339px" /></a>Vondelpark</b></p>
<p>Şehrin en ünlü ve en güzel parklarından Vondelpark&#8217;ta vakit geçirmeden Amsterdam&#8217;dan dönülmesini kabul etmiyoruz. Hava kötüyse belki aktiviteleriniz daha kısıtlı olabilir ancak yine de şöyle bir içinde turlamayı ve kıskanmayı es geçmeyin, harika oluyor&#8230;..</p>
<p><b>İpuçları</b></p>
<p>&#8211;       Siz de benim gibi her gittiğiniz şehirde bir süpermarkete uğrama alışkanlığı edinin. Çok farklı tatları, diğer yerlerde alacağınızdan çok daha ucuza bulabilirsiniz. Örneğin Amsterdam’dan,  3-5 euro&#8217;ya kafam kadar <b>Gouda Peynirinizi</b> almadan dönmeyin.<b></b></p>
<p>&#8211;      Hayatınızın en iyi elmalı tartlarından birini yemek isterseniz mutlaka <strong>Cafe Winkel</strong>&#8216;e uğrayın.</p>
<p>&#8211;       Bisiklet trafiğine gerçekten çok dikkat edin. Çünkü çok alışmışlar, çok hızlılar,  çok hayatlarının içinde. İşe gidiyorlar, arkadaşlarıyla buluşmaya çıkıyorlar, alışveriş yapıyorlar ve bunların hepsini bisikletle yapıyorlar. Bu yüzden dikkatli olmazsanız, size bir bisikletin çarpma olasılığı, bir arabanın ya da otobüsün çarpma olasılığından çok daha fazla. Evet tamam itiraf ediyoruz, aramızdan birine bisiklet çarptı.<b></b></p>
<p>&#8211;       Herkes sular seller gibi İngilizce konuşuyor. O konuda bir çekinceniz olmasın.<b></b></p>
<p>&#8211;       Özellikle turistik bölgelerde taksicilere güvenmeyin. Yürüseniz 30 saniyede gidebileceğiniz mesafeyi, sizi arkadan dolandırarak 10 dakikada götürebiliyorlar. Güvenmeyin dediklerimizin %90&#8217;ı da Türk bu arada, küfür ederken falan dikkatli olun loll<b></b></p>
<p>&#8211;       Çok güzel vintage mağazalar var, eğer ilgi alanınız ise, mutlaka birkaçına uğramalısınız.<b></b></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2013/09/25/amsterdam-gezi-rehberi/">Amsterdam: Gezilecek Yerler ve Hayatta Kalma Rehberi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2013/09/25/amsterdam-gezi-rehberi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>25</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
