<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Amerika Vizesi | OitheBlog</title>
	<atom:link href="https://oitheblog.com/tag/amerika-vizesi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oitheblog.com/tag/amerika-vizesi/</link>
	<description>Gerçekten faydalı bir seyahat blogu</description>
	<lastBuildDate>Fri, 13 Feb 2026 10:47:56 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.1.9</generator>

<image>
	<url>https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/cropped-logo-32x32.png</url>
	<title>Amerika Vizesi | OitheBlog</title>
	<link>https://oitheblog.com/tag/amerika-vizesi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Amerika Gezisi Nasıl Planlanır: Batı Yakası İşi Bizde</title>
		<link>https://oitheblog.com/2018/12/11/amerika-gezisi-nasil-planlanir/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2018/12/11/amerika-gezisi-nasil-planlanir/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 11 Dec 2018 15:05:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[AMERİKA]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Batı Yakası Road Trip]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Gezi Planı]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Gezi Rotaları]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Gezilecek Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Gezisi İpuçları]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Gezisi Nasıl Planlanır?]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Gezisi Notları]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Road Trip]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Road Trip Rotası]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Uçak Bileti]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Uçuşları]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Vizesi]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Vizesi Nasıl Alınır?]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika'da Araba Kiralama]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika'da İnternet Kullanımı]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika'da Konaklama]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oitheblog.com/?p=13238</guid>

					<description><![CDATA[<p>Amerika gezisi planlamak gerçekten zor zanaat. Öyle Amerika deyip geçilecek gibi değil, eşek kadar bir ülkeden bahsediyoruz, haritada bakıp “hee...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2018/12/11/amerika-gezisi-nasil-planlanir/">Amerika Gezisi Nasıl Planlanır: Batı Yakası İşi Bizde</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Amerika gezisi planlamak gerçekten zor zanaat. Öyle Amerika deyip geçilecek gibi değil, eşek kadar bir ülkeden bahsediyoruz, haritada bakıp “hee tamam ya şuradan şuraya geçsek, orada da 2 gece kalsak yeter işte” diye yaptığınız planları pratiğe dökünce bir bakmışsınız mevzu Kavimler Göçü’ne dönmüş, gittikçe gidiyorsunuz, yollar bitmek bilmiyor. O yüzden eğer bu geziyi iyi planlamazsanız daha baştan ayvayı yediniz, görmeyi umduğunuz yerlerin yarısını görerek, Los Angeles’ta bilmemkimin yerdeki yıldızıyla berbat bir turist fotoğrafı çektirip paşa paşa memlekete döndüğünüzle kalırsınız. (fakat nasıl sinir bozduk di mi daha ilk paragraftan) E pek tabii şayet Şeyma Subaşı falan değilseniz ve bir süre kısıtlamanız olacağını da göz önünde bulundurursak iyice panik ortamı oluşabilir. DURUN, SAKİNLEŞİN, BİZ BURADA İSKELE BABASI MIYIZ? (şu lafı hep kullanmak istemiştik, teşekkürler) 2 haftalık West Coast road trip planımızın ardından artık bizler birer batı yakası rapçisi kıvamında, birer Tupac, ne bilelim Snoop Dogg falan sayılırız, bizi de o ekibe alsınlar. Ciddi bir planlama sürecinin ardından bu işin içinden alnımızın akıyla çıkmayı başardığımıza göre, size de yardımcı olabiliriz diye tahmin ediyoruz.</p>
<p>Daha önce 2013 yılında buna benzer bir yazı girişiminde bulunup içine “Tripadvisor’a mutlaka bakın&#8230;&#8230;..” gibi cümleler yazdığımızı falan görünce biz de bi’ şok olduk, ama aşağıdaki yazının o tatta olmayacağının garantisini verebiliriz. Eğer Amerika gezisi planı için Batı Yakası taraflarına heves ettiyseniz neyi nasıl planlayabileceğiniz konusunda bir takım ipuçlarını aşağı yığıyoruz, umarız biraz olsun işinizi kolaylaştırır.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-12877" src="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Beverly-Hills-Los-Angeles-1.jpg" alt="Beverly Hills Los Angeles (1)" width="1620" height="1080" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Beverly-Hills-Los-Angeles-1.jpg 1620w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Beverly-Hills-Los-Angeles-1-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Beverly-Hills-Los-Angeles-1-768x512.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Beverly-Hills-Los-Angeles-1-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Beverly-Hills-Los-Angeles-1-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Beverly-Hills-Los-Angeles-1-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Beverly-Hills-Los-Angeles-1-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Beverly-Hills-Los-Angeles-1-770x513.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Beverly-Hills-Los-Angeles-1-1170x780.jpg 1170w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Beverly-Hills-Los-Angeles-1-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 1620px) 100vw, 1620px" /></p>
<h2><strong>Amerika Gezisi Nasıl Planlanır: Biz Nasıl Bir Rota İzledik?</strong></h2>
<p>Sanırsak önce bundan bir bahsetmekte fayda var, çünkü dediğimiz gibi ülke zebellah (ne?) gibi büyük olduğu için yalnızca batıya odaklanınca bile yapacak çok çok çok fazla şey var. Bir süre sınırlaması söz konusu olunca haliyle seçmece yapmak gerekiyor, öyle her noktaya uğramanız pek mümkün değil gibi, çünkü tam anlamıyla aylar sürebilir.</p>
<p><strong><em>Bizim rotamız ana hatlarıyla şu şekildeydi:</em></strong> <a href="https://oitheblog.com/2018/10/16/los-angeles-gezi-rehberi-seni-seviyorum-senden-nefret-ediyorum/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Los Angeles</a>, <a href="https://oitheblog.com/2018/10/26/las-vegas-gezi-rehberi/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Las Vegas</a>, <a href="https://oitheblog.com/2018/11/30/grand-canyon-gezisi/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Grand Canyon civarı</a>, <a href="https://oitheblog.com/2018/10/22/joshua-tree-gezisi/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Joshua Tree,</a> Monterey, <a href="https://oitheblog.com/2018/11/02/san-francisco-gezi-rehberi/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">San Francisco</a>. <strong>Toplam yapılan yol: 3800km civarı</strong></p>
<p><strong>Eğer daha fazla vaktiniz varsa bu rotaya nereler eklenebilir: </strong>San Diego, Palm Springs<strong>, </strong>Death Valley, Sequoia Ulusal Parkı</p>
<p>Biz bilet fiyatları daha uygun olduğundan uçuşumuzu Los Angeles gidiş, San Francisco dönüş şeklinde ayarladık ve rotayı bu sırayla izledik, eğer San Francisco’dan başlamak gibi bir niyetiniz varsa ve vaktinize göre bir takım yerlere daha uğramak isterseniz sırayla <strong>San Francisco-Monterey-Sequoia Ulusal Parkı- Death Valley- Las Vegas- Grand Canyon, Joshua Tree veya Palm Springs gibi bir rota izleyip gezinizi Los Angeles’ta sonlandırabilirsiniz.</strong></p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-12912" src="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Los-Angeles-Gezisi-1.jpg" alt="Los Angeles Gezisi (1)" width="1641" height="1080" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Los-Angeles-Gezisi-1.jpg 1641w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Los-Angeles-Gezisi-1-300x197.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Los-Angeles-Gezisi-1-768x505.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Los-Angeles-Gezisi-1-1024x674.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Los-Angeles-Gezisi-1-370x244.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Los-Angeles-Gezisi-1-570x375.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Los-Angeles-Gezisi-1-770x507.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Los-Angeles-Gezisi-1-1170x770.jpg 1170w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Los-Angeles-Gezisi-1-608x400.jpg 608w" sizes="(max-width: 1641px) 100vw, 1641px" /></p>
<h2><strong>Amerika Vizesi Nasıl Alınır?</strong></h2>
<p>Amerika gezisi planı yapmanın ilk aşaması pek tabii bir Amerika vizesi edinmek. Birçok insanı seyahat etmekten caydırma noktasına getiren bu illet kağıt parçası özellikle söz konusu Amerika olunca gerginlik seviyesini iyice yukarılara taşıyabiliyor. Öncelikle bu kadar gerilecek bir şey olmadığını söyleyelim, hep beraber bi’ rahatlayalım. Evet başka bir ülkeye ayak basmak için vize almak zorunda olmak kadar saçma bir şey yok, evet süreç biraz uğraştırıyor ama sonunda unutamayacağınız biz gezi yaşayacaksınız ve bizce bu çileye değer. <strong>Amerika vizesi nasıl alınır, neler yapmanız gerekiyor, sizi nasıl bir süreç bekliyor bu konular için baya detaylı ayrı bir yazı hazırlamıştık,</strong> <strong><a href="https://oitheblog.com/2013/09/13/vizelerin-efendisi-amerika-vizesi/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">linkini buraya</a></strong> bırakıyoruz merak ettiğiniz konular için oraya göz atabilirsiniz.</p>
<h2><strong>Amerika Uçak Bileti Meselesi </strong></h2>
<p>Vize yazısı okundu mu, bu Amerika gezisi planlama işini hep beraber çözüyor muyuz? Ailenizin blogu OitheBlog varken size endişe etmek düşmez, biz sizi anneniz kadar düşünürüz hiç merak etmeyin&#8230;&#8230;&#8230;.Seyahat etmekten caydırma noktasına getiren şeyler part 2’de uçak bileti meselesini ele alıyoruz. Öncelikle “AMERİKA ya dünyanın öbür ucunda, ülkenin içinde bi ucundan bi ucuna gitmek bile 6 saat sürüyor çüş uçak biletleri de hayvanullah gibi pahalıdır” izlenimimizi birkaç dakikalığına kenara bırakıyoruz. Evet uygun fiyatlı değil, size yalan söyleyecek değiliz, dost acı söyler. Ama günümüzde Türkiye’den Amerika’ya ulaşmak için birçok farklı havayolu ve yöntem olduğu için bilet fiyatlarını daha uyguna getirmek de mümkün. Yöntem derken zeplin falan kullanacaksınız, bi’ kargo gemisinde konteyner (bu da böyle yazılıyormuş bu arada, bi&#8217; garip geldi) içinde gideceksiniz falan da demeyeceğiz korkmayın.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-13065" src="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/11/San-Francisco-Gezi-Rehberi-2.jpg" alt="" width="1620" height="1080" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/11/San-Francisco-Gezi-Rehberi-2.jpg 1620w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/11/San-Francisco-Gezi-Rehberi-2-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/11/San-Francisco-Gezi-Rehberi-2-768x512.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/11/San-Francisco-Gezi-Rehberi-2-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/11/San-Francisco-Gezi-Rehberi-2-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/11/San-Francisco-Gezi-Rehberi-2-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/11/San-Francisco-Gezi-Rehberi-2-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/11/San-Francisco-Gezi-Rehberi-2-770x513.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/11/San-Francisco-Gezi-Rehberi-2-1170x780.jpg 1170w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/11/San-Francisco-Gezi-Rehberi-2-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 1620px) 100vw, 1620px" /></p>
<p>Öncelikle -bu herhangi bir destinasyon için de geçerli- seyahat ederken <strong>aktarmalı uçuş seçeneklerini değerlendirmeden geçmeyin</strong>. Aktarmalı ya da direkt olsun, birçok farklı havayolu ve uçuş seçeneğini kıyaslayın, <a href="http://skyscanner.pxf.io/MmMaQq" target="_blank" rel="noopener"><strong>Skyscanner</strong></a> vb. sitelere bakmayı ihmal etmeyin. Söz konusu Amerika olunca o listeye bir de <strong>cheaptickets.com, expedia.com, kayak.com</strong> gibi siteleri ekleyin. Bazı sitelerde bazı havayolları seçenekleri çıkmadığı için farklı farklı sitelere bakmakta fayda var.</p>
<p>Yukarıda da söz ettiğimiz gibi biz <strong>“çoklu destinasyon”</strong> seçeneğini kullanarak uçak biletimizi Los Angeles gidiş San Francisco dönüş şeklinde ayarladık. Döneme ve promosyonlara göre tam tersi bir uçuş rotası daha uyguna gelebilir, bunu da kıyaslarak bir tercih yapabilirsiniz.</p>
<p><strong>Aktarmalı uçuş yapmayı göz aldıysanız bazı durumlarda biletleri ayrı ayrı satın almak da daha uyguna gelebiliyor.</strong> Örneğin Los Angeles’a gitmek istiyorsunuz ama bir New York uçak bileti promosyonuna denk geldiniz, böyle bir durumda promosyon bileti değerlendirerek ayrıca bir New York-Los Angeles iç hat uçuşu satın almanız bütçeyi toplamda daha uyguna getirebilir. Amerika’da uygun uçak bileti yakalayabileceğiniz birçok havayolu var, bunların bazısı low cost havayolu olduğu için daha uygun oluyor. Örneğin birimiz bu geziye Washington D.C.’den eklendiği için Alaska Airways’i kullandı, bu gibi havayollarında bagaj için ek bir ücret ödemeniz gerekiyor ve uçuşta yemek ikramı yok (ücretli) ama bunların haricinde normal bir havayolunun standartlarında ve rahatlığında diyebiliriz, çekinmeden kullanabilirsiniz. Beklenen gün gelecekse çekilen çile kutsaldır arkadaşlar, 4-5 saat uçakta yemek yemeyiverin bi zahmet ya, allah allah.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-12979" src="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Joshua-Tree-Gezisi-1.jpg" alt="Joshua Tree Gezisi (1)" width="1620" height="1080" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Joshua-Tree-Gezisi-1.jpg 1620w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Joshua-Tree-Gezisi-1-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Joshua-Tree-Gezisi-1-768x512.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Joshua-Tree-Gezisi-1-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Joshua-Tree-Gezisi-1-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Joshua-Tree-Gezisi-1-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Joshua-Tree-Gezisi-1-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Joshua-Tree-Gezisi-1-770x513.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Joshua-Tree-Gezisi-1-1170x780.jpg 1170w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Joshua-Tree-Gezisi-1-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 1620px) 100vw, 1620px" /></p>
<h2><strong>Araba Kiralama Meselesini Nasıl Çözdük?</strong></h2>
<p><strong> </strong>Tahmin edersiniz ki bunca yeri Forrest Gump gibi koşarak gezmedik. Ama aslında yapılabileceği halde araya uçak da karıştırmadık ve komple arabayla gezdik. Road tripse road trip kardeşim, yok öyle maratonun yarısını taksiyle tamamlayıp finish’te “yorulduk ama değdi” diye fotoğraf çektiren blogger gibi (bu gerçek bir hikayedir) kaytarmaca, bayağı kamyoncu abiler gibi yol yaptık yani. Bu noktada bol bol araba kiralama sitesi kurcalamanızda fayda var, çünkü ilk etapta fiyatlar aşağı yukarı aynı tatta gibi görünse de bir şekilde bi’ indirim kuponu bulmanız ile dünyanızın değişeceğini bile fark edebilirsiniz. Mesela bunlardan biri <strong><a href="https://www.booking.com/cars/index.html?aid=7953563" target="_blank" rel="noreferrer noopener">booking.com’un araba kiralama</a></strong> hizmeti. Özellikle otellerinizi de Booking üzerinden ayarlayacak olursanız araba kiralamaya yönelik bazı kampanyalar da gelebiliyor, özellikle öyle bir şey yakalarsanız da booking üzerinden çözmek mantıklı olabiliyor. Biz birçok sitede fiyat kıyasladıktan sonra aynı ücreti sunduğundan ve araç sigortası daha güvenilir olduğundan (bu konunun detayına aşağıda indik) herhangi aracı bir web sitesi kullanmadan direkt araba kiralama şirketi üzerinden, yani <strong>Alamo’dan</strong> kiralamaya karar verdik.</p>
<p>Bu noktada hangi site üzerinden rezervasyon yapacağınıza karar verirken dikkat etmeniz gereken birkaç şeyden de bahsetmeden geçmeyelim:</p>
<p>*<strong>Kiralık Araba Sigorta Meselesi:</strong> Aslında arabaya sigorta yapma zorunluluğunuz hem var hem yok denilebilir. Kiralama şirketi sizi zorunlu tutmasa da California gibi bazı eyaletlerde yasal olarak bazı sigortaları yaptırmak zorundasınız. Örneğin California eyaletinde <strong>“third party liability insurance”</strong> yaptırma zorunluluğu var. (he çok anlaşılır oldu hakkaten) Bu da sizin hatanızdan kaynaklanan bir kaza durumunda karşı tarafın aracının masraflarını karşılayacak olan sigorta çeşidi oluyor. Herhangi bir kaza yapmasanız bile bir sebepten polis çevirirse size bu sigortanın olup olmadığını sorabilir ve yoksa ceza kesebilir. Bunu göze alsanız bile kaza durumunda hem kendi aracınızın hem de diğer arabanın masraflarını karşılamak zorunda kalacağınızı bilerek bu riske girin.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-12986" src="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Joshua-Tree-Gezisi-11.jpg" alt="Joshua Tree Gezisi (11)" width="1620" height="1080" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Joshua-Tree-Gezisi-11.jpg 1620w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Joshua-Tree-Gezisi-11-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Joshua-Tree-Gezisi-11-768x512.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Joshua-Tree-Gezisi-11-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Joshua-Tree-Gezisi-11-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Joshua-Tree-Gezisi-11-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Joshua-Tree-Gezisi-11-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Joshua-Tree-Gezisi-11-770x513.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Joshua-Tree-Gezisi-11-1170x780.jpg 1170w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Joshua-Tree-Gezisi-11-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 1620px) 100vw, 1620px" /><br />
Zorunlu olmayan ama aslında size sunulan sigortalar arasında paraya kıymanıza en değecek olan sigorta da <strong>“CDW-Collision Damage Waiver”.</strong> Bu da sizin hatanız olsun olmasın kiraladığınız araçta oluşabilecek herhangi bir hasar için sorumlu olmayacağınız anlamına geliyor. Yani kendi hatanız da olsa arabada oluşabilecek herhangi bir çizik, hasar için hiçbir ekstra ücret ödemeniz gerekmiyor.</p>
<p>Sigorta çeşitlerini bu kadar detaylı anlatmamızın sebebi arabayı kiralarken bu seçeneklerin önünüze çıkacak olması ve sigortanın hangi web sitesi üzerinden yapıldığının önem taşıyor olması.</p>
<p><strong>Expedia.com, rentalcars.com gibi siteler üzerinden yaparsanız;</strong> Bazı durumlarda bu gibi web siteleri  hem araç kiralama ücreti hem de CDW sigorta seçeneği için daha uygun teklifler verdiği için daha cazip gelebilir. Ancak hem daha önceden deneyimlediğimiz hem de araba kiralama firmalarında çalışan arkadaşlarımızdan edindiğimiz bilgilere dayanarak bu siteler üzerinden yapılan rezervasyonların 1; bazen istediğiniz aracı temin edememeniz 2. Yaptırılan sigortanın beklentilerinizi karşılayamaması gibi bir takım sorunlar yaratabildiğini söylemeden geçmeyelim. Sigorta konusunda ise bu siteler size ilk bakışta makul bir sigorta seçeneği sunuyor gibi gözükse de, 1233423 cümlelik sözleşmenin detayına inildiğinde aslında ucu açık, belirsiz koşullar olabildiğini ve bir hasar durumunda masrafların belli bir kısmından sorumlu tutulacak noktaya gelebileceğinizi fark edebilirsiniz. Böyle bir durumda araba kiralama şirketleri “sen sigortanı aracı bir web sitesi üzerinden almışsın kardeşim kendi sorununu kendin çöz” gibi bir yaklaşımda bulunabildiğinden saçma sapan bir sorunun ortasında kalabilirsiniz.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-12930" src="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Venice-Los-Angeles-3.jpg" alt="Venice Los Angeles (3)" width="1620" height="1080" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Venice-Los-Angeles-3.jpg 1620w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Venice-Los-Angeles-3-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Venice-Los-Angeles-3-768x512.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Venice-Los-Angeles-3-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Venice-Los-Angeles-3-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Venice-Los-Angeles-3-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Venice-Los-Angeles-3-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Venice-Los-Angeles-3-770x513.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Venice-Los-Angeles-3-1170x780.jpg 1170w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Venice-Los-Angeles-3-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 1620px) 100vw, 1620px" /><br />
<strong>Araba kiralama şirketinden yaparsanız;</strong> Bazı durumlarda web sitesi üzerinden verilen teklifle telefonda aldığınız teklifler arasında bile fark olabiliyor öncelikle bunu aklınızda bulundurun. Örneğin web sitesi üzerinden araba kiralama+CDW sigortasını paket halinde satın alarak daha uyguna getirebilirsiniz. Ancak bazen de telefon üzerinden daha uygun bir ücret verilebiliyor, her ikisini de deneyerek kıyaslamakta fayda var. Eğer paket halinde değil de yalnızca araba kiralama için rezervasyon yaparsanız yukarıda söz ettiğimiz sigorta seçeneklerini arabayı teslim alırken de ekletebiliyorsunuz, ama bu internet üzerinden yapmaktan bir tık daha pahalıya gelebilir.</p>
<p><strong>Amerika’da araba kiralamaya ilişkin bir takım ipuçları;</strong></p>
<p>*Expedia.com gibi sitelerden de yapsanız, direkt araba kiralama firmasından da yapsanız <strong>çoğu zaman rezervasyonunuzu ücretsiz olarak iptal edebiliyorsunuz</strong>, özellikle direkt firmadan yapınca herhangi bir kredi kartı bilgisi bile istemiyorlar o derece kafaları rahat bu konuda. Biz Alamo’dan direkt rezervasyon yapmıştık ve garip bir şekilde 1 hafta sonra merakımızdan ücretleri kontrol ettiğimizde bize 100 dolar daha uygun bir teklif verdiği için önceki rezervasyonumuzu iptal ettik. Bunun neden olduğuna dair hiçbir fikrimiz yok ama ara ara kontrol etmenizde ve fiyat kıyaslamanızda fayda var, kim bilir belki daha uygun bir şey yakalarsınız.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-12924" src="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Santa-Monica-Los-Angeles-8.jpg" alt="Santa Monica Los Angeles (8)" width="1620" height="1080" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Santa-Monica-Los-Angeles-8.jpg 1620w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Santa-Monica-Los-Angeles-8-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Santa-Monica-Los-Angeles-8-768x512.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Santa-Monica-Los-Angeles-8-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Santa-Monica-Los-Angeles-8-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Santa-Monica-Los-Angeles-8-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Santa-Monica-Los-Angeles-8-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Santa-Monica-Los-Angeles-8-770x513.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Santa-Monica-Los-Angeles-8-1170x780.jpg 1170w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Santa-Monica-Los-Angeles-8-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 1620px) 100vw, 1620px" /><br />
*Garip bir şekilde arabayı <strong>haftalık olarak kiralamak birkaç günlüğüne kiralamaktan daha uyguna gelebiliyor.</strong> Örneğin biz Las Vegas’ta durduğumuz süre boyunca orada arabaya ihtiyaç duymayacağımız için arabayı teslim edip 2 gün sonra tekrar mi kiralasak gibi bir tasarruf yapmaya çalıştık ama bu şekilde çok daha pahalıya geleceği için vazgeçtik.</p>
<p>*Bu gezi boyunca özellikle internetiniz kısıtlı olacaksa yol bulmak için bir navigasyon cihazına ihtiyaç duyabilirsiniz. Araba kiralarken size ekstra bir ücret karşılığı bu seçenek sunuluyor, ancak birçok aracın hali hazırda kendi navigasyon sistemi olduğu için bu seçeneği önceden satın almaktansa arabayı teslim alırken eğer araçta hali hazırda yoksa ekletmek daha mantıklı.</p>
<p>*<strong>Yeni Türk ehliyetleri ile Amerika’da araba kiralayabiliyorsunuz ve yasal olarak araba kullanabiliyorsunuz.</strong> Araba kullanırken pasaportunuzu yanınızda bulundurmanızda fayda var, polis çevirirse ülkeye ne zaman giriş yaptığınız bakmak isteyebilir.</p>
<h2><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-12976" src="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Joshua-Tree-Airstream-1.jpg" alt="Joshua Tree Airstream (1)" width="1620" height="1080" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Joshua-Tree-Airstream-1.jpg 1620w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Joshua-Tree-Airstream-1-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Joshua-Tree-Airstream-1-768x512.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Joshua-Tree-Airstream-1-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Joshua-Tree-Airstream-1-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Joshua-Tree-Airstream-1-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Joshua-Tree-Airstream-1-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Joshua-Tree-Airstream-1-770x513.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Joshua-Tree-Airstream-1-1170x780.jpg 1170w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Joshua-Tree-Airstream-1-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 1620px) 100vw, 1620px" /><br />
<strong>Amerika&#8217;da Konaklamayı Nasıl Daha Ucuza Getirdik?</strong></h2>
<p>Amerika&#8217;da araba kiralama meselesini nasıl daha uyguna getirebileceğimiz konusuna parmak bastığımıza göre şimdi Amerika gezisinde muhtemelen en çok bütçe ayırmanızı gerektirecek konuya gelebiliriz; Amerika&#8217;da konaklama. Merak etmeyin, bu meseleyi de biraz olsun daha uyguna getirmek için türlü türlü sinsilik önerilerimiz olacak.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-12903" src="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Los-Angeles-Gezi-Rehberi-2.jpg" alt="Los Angeles Gezi Rehberi (2)" width="1620" height="1080" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Los-Angeles-Gezi-Rehberi-2.jpg 1620w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Los-Angeles-Gezi-Rehberi-2-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Los-Angeles-Gezi-Rehberi-2-768x512.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Los-Angeles-Gezi-Rehberi-2-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Los-Angeles-Gezi-Rehberi-2-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Los-Angeles-Gezi-Rehberi-2-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Los-Angeles-Gezi-Rehberi-2-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Los-Angeles-Gezi-Rehberi-2-770x513.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Los-Angeles-Gezi-Rehberi-2-1170x780.jpg 1170w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Los-Angeles-Gezi-Rehberi-2-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 1620px) 100vw, 1620px" /></p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-13228" src="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/11/Horseshoe-Bend-2.jpg" alt="Horseshoe Bend (2)" width="1620" height="1080" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/11/Horseshoe-Bend-2.jpg 1620w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/11/Horseshoe-Bend-2-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/11/Horseshoe-Bend-2-768x512.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/11/Horseshoe-Bend-2-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/11/Horseshoe-Bend-2-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/11/Horseshoe-Bend-2-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/11/Horseshoe-Bend-2-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/11/Horseshoe-Bend-2-770x513.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/11/Horseshoe-Bend-2-1170x780.jpg 1170w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/11/Horseshoe-Bend-2-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 1620px) 100vw, 1620px" /></p>
<p>*Amerika’nın neden “fırsatlar ülkesi” şeklinde anılıyor olduğunu anlamaya başlıyor gibiyiz,  sırf indirim kapabilme yöntemlerinin çeşitliliği bile bu ismin hakkını verebilir. Bakın arkadaşlar biz resmen Amerika’daki otellerin bug’ını bulduk, öyle gururluyuz, yazının sadece bu kısmını bile okusanız baya tasarruf edebilirsiniz, garanti ediyoruz. <strong>Amerika’da çoğu otelde standart odaların 2 tane çift kişilik yatağı kapsadığını görebilirsiniz, yani 4 kişi kalabiliyorsunuz.</strong> İlk tavsiyemiz böyle bir yolculuğa çıkabileceğiniz ve masrafları bölüşebileceğiniz 3 tane samimi arkadaş bulmanız (2’si biz olabiliriz, yalnızca bir öneri&#8230;.)</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-13055" src="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/11/San-Francisco-Alamo-3.jpg" alt="San Francisco Alamo (3)" width="1620" height="1080" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/11/San-Francisco-Alamo-3.jpg 1620w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/11/San-Francisco-Alamo-3-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/11/San-Francisco-Alamo-3-768x512.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/11/San-Francisco-Alamo-3-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/11/San-Francisco-Alamo-3-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/11/San-Francisco-Alamo-3-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/11/San-Francisco-Alamo-3-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/11/San-Francisco-Alamo-3-770x513.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/11/San-Francisco-Alamo-3-1170x780.jpg 1170w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/11/San-Francisco-Alamo-3-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 1620px) 100vw, 1620px" /><br />
<strong>İkinci ve asıl tavsiyemiz ise <a href="https://www.booking.com/index.html?aid=7953563" target="_blank" rel="noopener">booking.com</a> gibi sitelerde fiyat bakarken 3 veya 4 kişi bile gidiyorsanız 2 kişilik diye aratmanız olacak</strong>. Çünkü Amerika’daki çoğu otelde ücreti oda başına ödeyebileceğiniz halde booking.com gibi siteler kişi sayısı arttıkça fiyatı da nedensiz bir şekilde artıyor.(kahvaltı veya herhangi ekstra bir servis olmamasına rağmen) Biz neden böyle olduğunu anlamak adına direkt otelleri aradık ve “rezervasyonumuz 2 kişilik, 3 kişi gelsek sorun mu, ekstra bir ücreti var mı diye” sorduğumuzda oda 4 kişilik olduğu ve ek yatak gerekmediği takdirde herhangi bir sorun olmayacağını söylediler. Kimisi telefonda “kişi başı x ücret ödemeniz gerekebilir” dese de biz şansımızı denedik ve 3 kişi olmamıza rağmen tüm rezervasyonlarımızı (booking.com’dan da yapsak direkt otelden de) 2 kişilik yaptık ve resepsiyona gittiğimizde kimse kaç kişisiniz diye sormadı. Öyle bir durum olursa da otelde ödeyiverirsiniz (ki kaldığımız 4 otelde de böyle bir durum yaşamadık), neden şansınızı denemeden daha fazla ücret ödeyesiniz ki?</p>
<p>*Bitti mi sanıyorsunuz, ASLA. <strong>Booking.com gibi sitelerde fiyat kıyasladıktan sonra yapmanız gereken diğer bir şey de otellerin direkt sitesine bakmanız, hatta oteli direkt arayarak annenize babanıza davrandığınızdan bile daha sempatik davranarak fiyat sormanız.</strong> Oteller her zaman aracı bir site kullanmadan rezervasyon almaktan yana oldukları için kendi sitelerinde kampanyalar, indirimler duyurabiliyorlar. Eğer aynı fiyata geliyorsa da hemen pes etmeyin ve oteli arayıp “ya biz booking.com’dan baktık ama size de bir soralım istedik, direkt sizden yapsak daha kolay olmaz mı” şeklinde sanki onlara aşırı bir iyilik yapıyormuşsunuzcasına sorarsanız daha uygun bir fiyat kapabilmeniz olası, daha uygun bi’ fiyat olmasa bile jest olarak daha iyi bir oda önerebilirler. Biz bu şekilde San Francisco’daki otelimizi 200 dolar, BAKIN İKİ YÜZ DOLAR, daha uyguna getirdik ve odamızı upgrade ettiler. OHA.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-13014" src="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Las-Vegas-Gezi-Rehberi-12.jpg" alt="Las Vegas Gezi Rehberi (12)" width="1620" height="1080" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Las-Vegas-Gezi-Rehberi-12.jpg 1620w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Las-Vegas-Gezi-Rehberi-12-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Las-Vegas-Gezi-Rehberi-12-768x512.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Las-Vegas-Gezi-Rehberi-12-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Las-Vegas-Gezi-Rehberi-12-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Las-Vegas-Gezi-Rehberi-12-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Las-Vegas-Gezi-Rehberi-12-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Las-Vegas-Gezi-Rehberi-12-770x513.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Las-Vegas-Gezi-Rehberi-12-1170x780.jpg 1170w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Las-Vegas-Gezi-Rehberi-12-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 1620px) 100vw, 1620px" /></p>
<h2><strong>Amerika’da İnternet Kullanımı &amp; Amerika’da Hat Almak </strong></h2>
<p>Buradan kalkmışsınız taa Amerika’ya gitmişsiniz, Los Angeles’ta bir sokak sanatı önünde ne bilelim Las Vegas tabelasının önünde fotoğraf paylaşıp Instagram’daki arkadaşlarınızı kıskandırmayacak mısınız canım, en doğal hakkınız. Benim gördüklerim bana kalsın, ben teknolojiye isyan eden bir babaanne gibiyim diyorsanız bile Amerika geziniz boyunca internete ve genel olarak iletişim kurmaya ihtiyaç duyacağınız durumlar yaşamanız olası. Bunlar bir çölün ortasında civarda hiç benzinci yokken benzininizin bitmek üzere olduğu bir anda panik yaşamak (başımıza gelen bir olaydır), gitmek istediğiniz bir restorana rezervasyon yapmak, arabanızdaki navigasyon cihazının sizi yarı yolda bırakması gibi bir takım senaryolar olabilir. Özetle yanınızda Amerika’da çalışan bir hattın olması bizce gerekli. Bunun için Türkiye’de kullandığınız operatöre bel bağlarsanız yurtdışı kullanım ücretlerinin yüksekliği sebebiyle “yolda kalırım çölde yatarım daha iyi” noktasına gelebilirsiniz. Bu noktada yurt dışında internet kullanımı için bir e-sim uygulaması olan <strong><a href="https://airalo.pxf.io/3evb7M" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Airalo’yu</a></strong> önerebiliriz, biz böyle bir gelişme olduğundan beri neredeyse tüm gezilerimizde bu yöntemle internete erişim sağlıyoruz. Operatörlerin paket ücretlerinden çok daha makul bir fiyata denk geliyor ve ne kadar süre, ne kadar kullanıma ihtiyaç duyacağınıza göre istediğiniz paketi seçebiliyorsunuz, yetmeme gibi bir durum oluşursa da pakete sonradan ekleme yapabiliyorsunuz. Uygulama ve fiyatlara göz atmak için <strong><a href="https://airalo.pxf.io/3evb7M" target="_blank" rel="noreferrer noopener">şuraya tık tık.</a></strong></p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-12917" src="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Santa-Monica-Los-Angeles-1.jpg" alt="Santa Monica Los Angeles (1)" width="1620" height="1080" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Santa-Monica-Los-Angeles-1.jpg 1620w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Santa-Monica-Los-Angeles-1-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Santa-Monica-Los-Angeles-1-768x512.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Santa-Monica-Los-Angeles-1-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Santa-Monica-Los-Angeles-1-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Santa-Monica-Los-Angeles-1-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Santa-Monica-Los-Angeles-1-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Santa-Monica-Los-Angeles-1-770x513.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Santa-Monica-Los-Angeles-1-1170x780.jpg 1170w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Santa-Monica-Los-Angeles-1-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 1620px) 100vw, 1620px" /></p>
<h2><strong>Amerika gezisine çıkarken yanınıza neler almanız gerekiyor? </strong></h2>
<p>Söz konusu Amerika gibi birçok konuda dünyanın geri kalanından ayrışan bir ülke olduğu için orada işinize yarayacak bir takım şeyleri hatırlatmadan geçmek istemedik.</p>
<p>*<strong>Priz dönüştürücü:</strong> Amerika’nın prizleri bizden farklı, dolayısıyla orada bir, hatta kullanacağınız elektronik cihaz sayısına göre birkaç tane priz dönüştürücü almanızda fayda var. Prizlerin komple farklı olması yetmiyormuş gibi bir de kendi içinde 2 farklı çeşide ayrılıyor, birisi ikili uç, diğeri de üçlü. Telefon gibi elektronikleri ikili olan prizle şarj edebiliyorsunuz, ama bilgisayar, ya da ne bilelim saç kurutma makinesi gibi daha fazla güç gerektiren elektronikler için 3&#8217;lü ucu olan dönüştürücüler gerekebiliyor. Bunu sözel olarak anlatmak biraz güç, nasıl bir şeyden söz ettiğimizi görebilmeniz için <a href="https://www.worldstandards.eu/electricity/plugs-and-sockets/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şu linke</a> göz atabilirsiniz. (söz ettiğimiz prizler <strong>Type A ve Type B</strong>)</p>
<p>*<strong>Araba için şarj aleti:</strong> Road trip konseptli bir gezi yapacaksanız arabanın çakmak kısmına takabileceğiniz (buna hala bu isim mi veriliyor?) çoklu usb şarj aleti hayat ve arkadaşlık kurtarır. Biz araba kullandığımız hiçbir gezide eksik etmiyoruz, belki aklınıza gelmez diye hatırlatmak istedik.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-12885" src="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Downtown-Los-Angeles-2.jpg" alt="Downtown Los Angeles (2)" width="1620" height="1080" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Downtown-Los-Angeles-2.jpg 1620w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Downtown-Los-Angeles-2-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Downtown-Los-Angeles-2-768x512.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Downtown-Los-Angeles-2-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Downtown-Los-Angeles-2-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Downtown-Los-Angeles-2-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Downtown-Los-Angeles-2-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Downtown-Los-Angeles-2-770x513.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Downtown-Los-Angeles-2-1170x780.jpg 1170w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Downtown-Los-Angeles-2-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 1620px) 100vw, 1620px" /></p>
<p>*<strong>Seyahat sağlık sigortası:</strong> Bunu özellikle Amerika gibi, kibar olmayan bir biçimde söyleyecek olursak, aksi bir durum yaşandığında “donunuza kadar alma” prensibini sonuna kadar benimsemiş bir ülkede ihmal etmemenizi öneririz.</p>
<p>*<strong>Yanınızda her zaman bir kimlik/pasaport bulundurun:</strong> Orduya katılabilme, evlenebilme, silah edinebilme yaşının 18 ama içki içebilme yaşının 21 olduğu bi&#8217; tuhaf ülkedesiniz. Restoranlarda, barlarda içki siparişi verirken mutlaka kimlik soruyorlar, hani Muazzez İlmiye Çığ gitse ona bile sorarlar, dolayısıyla yanınızda kimliğinizi, hatta pasaportunuzu bulundurmanızda fayda var. Pasaportunuzu yanınızda taşımak istemediğiniz anlar için de en azından bir fotokopisini ya da telefonunuzda fotoğrafını bulundurun.</p>
<p><strong>*Sigara:</strong> Buraya aklınıza ilk gelen kamu spotu mesajını ekleyerek okumaya başlayın, geldi mi, bırakmaya karar verdiniz mi? Cevabınız hayırsa ve bu gezide tasarruf etmek istiyorsanız Amerika’da birçok eyalette sigaranın, özellikle de kurun bugün geldiği noktayı göz önünde bulundurduğumuzda, Türkiye’ye göre çok daha pahalı olduğunu bilin ve gitmeden stok yapın. Amerika’daki gümrük kurallarına göre ülkeye kişi başı 1 karton sokulabiliyor (bir yerlerde 2 olduğunu da okuduk ama emin değiliz), daha fazlasına ihtiyaç duyacağınızı düşünüyorsanız sigara içmeyen bir arkadaşınızın hakkını kullanırsınız belki. Bize gümrükte buna dair herhangi bir şey sorulmadı ama riske atmaya gerek yok, ciddi cezalar söz konusu.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-13210" src="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/11/Antelope-Canyon-5.jpg" alt="Antelope Canyon (5)" width="1620" height="1080" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/11/Antelope-Canyon-5.jpg 1620w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/11/Antelope-Canyon-5-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/11/Antelope-Canyon-5-768x512.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/11/Antelope-Canyon-5-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/11/Antelope-Canyon-5-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/11/Antelope-Canyon-5-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/11/Antelope-Canyon-5-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/11/Antelope-Canyon-5-770x513.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/11/Antelope-Canyon-5-1170x780.jpg 1170w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/11/Antelope-Canyon-5-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 1620px) 100vw, 1620px" /></p>
<h2><strong>Amerika’ya Gitmeden Önce Halletmeniz Gereken İşler </strong></h2>
<p>Vize, uçak bileti, konaklama, araba gibi konuları halletiyseniz şimdi işin asıl eğlenceli kısmına geçiş yapmaya hazırsınız demektir; nerelere gideceksiniz, nereleri göreceksiniz? Belki de gezinize daha çok var ve şimdiden düşünmek istemiyor olabilirsiniz ama düşünmelisiniz, çünkü dünyanın dört bir yanından binlerce insanla aynı tarihlerde bir Amerika gezisi yapıyor olacaksınız ve muhtemelen onların da planladığı bir takım turistik aktivitelere dahil olacaksınız. Dolayısıyla <strong>gitme ihtimalinizin yüksek olduğu bir takım müze ve doğa odaklı aktiviteler için önceden rezervasyon yapmanız çok çok önemli, yoksa görememe ihtimaliniz var</strong>. Doğa odaklı aktiviteler için ne rezervasyonu diye düşünecek olabilirsiniz, ama örneğin Grand Canyon yazımızda bahsettiğimiz Antelope Canyon’ı tursuz göremiyorsunuz ve yerler çok önceden dolabiliyor. San Francisco’da Alcatraz’ı görmek gibi bir niyetiniz varsa günde yalnızca sınırlı sayıda insan girebiliyor ve orada bulunacağınız gün için biletlerin önceden tükenmesi çok olası. Dolayısıyla bu gibi aktiviteleri ne kadar erken planlarsanız ve biletleri ne kadar önce kaparsanız o kadar çok şey deneyimleme şansınız olacak demektir, aklınızda bulunsun.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-12954" src="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Los-Angeles-Yeme-İçme-Rehberi-1.jpg" alt="Los Angeles Yeme İçme Rehberi (1)" width="1620" height="1080" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Los-Angeles-Yeme-İçme-Rehberi-1.jpg 1620w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Los-Angeles-Yeme-İçme-Rehberi-1-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Los-Angeles-Yeme-İçme-Rehberi-1-768x512.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Los-Angeles-Yeme-İçme-Rehberi-1-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Los-Angeles-Yeme-İçme-Rehberi-1-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Los-Angeles-Yeme-İçme-Rehberi-1-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Los-Angeles-Yeme-İçme-Rehberi-1-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Los-Angeles-Yeme-İçme-Rehberi-1-770x513.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Los-Angeles-Yeme-İçme-Rehberi-1-1170x780.jpg 1170w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Los-Angeles-Yeme-İçme-Rehberi-1-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 1620px) 100vw, 1620px" /></p>
<h2><strong>Amerika Gezisinde İşinize Yarayabilecek Bir Takım Uygulamalar</strong></h2>
<p>*<strong>Uber &amp; Lyft:</strong> Özellikle Los Angeles, Las Vegas, San Francisco gibi şehirlerde Uber ve Lfty kullanmak çok büyük kolaylık, hatta yer yer kullandığınız tek ulaşım aracı olarak bile benimsemek isteyeceksiniz. (bu geziye ilişkin yazdığımız gezi rehberlerinde daha detaylı bahsettik). Dolayısıyla Uber ve Amerika genelinde Uber kadar popüler olan Lfty uygulamalarını telefonunuzda hazır edin. Lfty’i ilk kez kullanacaksanız bir takım promosyon ve indirimlerden faydalanabiliyorsunuz bunları da kertmeyi unutmayın.</p>
<p>*<strong>Ulmon CityMaps2Go:</strong> Biz bu offline harita uygulamalarına o kadar bağımlı olduk ki kullanmadığımız seyahatlerde resmen hayatımızda bir eksiklik hissediyoruz. Özellikle bu uygulamayı kullanmasanız da Google Maps gibi offline harita seçeneği sunan birçok uygulama var, bunlara gitmeden göz atıp alışmanız Amerika gezinizde işleri çok kolaylaştıracaktır.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-12963" src="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Los-Angeles-Yeme-İçme-Rehberi-13.jpg" alt="" width="1620" height="1080" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Los-Angeles-Yeme-İçme-Rehberi-13.jpg 1620w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Los-Angeles-Yeme-İçme-Rehberi-13-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Los-Angeles-Yeme-İçme-Rehberi-13-768x512.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Los-Angeles-Yeme-İçme-Rehberi-13-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Los-Angeles-Yeme-İçme-Rehberi-13-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Los-Angeles-Yeme-İçme-Rehberi-13-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Los-Angeles-Yeme-İçme-Rehberi-13-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Los-Angeles-Yeme-İçme-Rehberi-13-770x513.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Los-Angeles-Yeme-İçme-Rehberi-13-1170x780.jpg 1170w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Los-Angeles-Yeme-İçme-Rehberi-13-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 1620px) 100vw, 1620px" /></p>
<p><strong>*Yelp:</strong> Amerikalıların bağımlı olduğu, üşenmeyip yılmayıp gittikleri restoranlara ilişkin sayfalarca yorum yazdığı restoran/mekan yorum uygulaması. Bu yorumları baz alarak gidin/gitmeyin şeklinde bir öneri getirmeyeceğiz asla ama en azından gitmeyi düşündüğünüz yere dair genel bir fikir sahibi olmak isterseniz, ya da “yakınımdaki en iyi İtalyan restoranı” gibi spesifik aramalar yapmak isterseniz faydalı olabilir.</p>
<p><strong>*XE Currency:</strong> Bu dünyadaki tüm kurların güncel durumunu kontrol edebileceğiniz bir uygulama. Özellikle pek sık kullanmadığımız, alışık olmadığımız para birimlerinin geçerli olduğu ülkelerde faydalı buluyoruz, Amerika gibi çarpı 5 şeklinde sinir bozucu bir matematik hesabı yapmayı gerektiren bir yer için pek gerekli bulmayabilirsiniz, hatta belki de yüklemeseniz daha da iyi olur ruh sağlığınız açısından. Yine de faydalı bulabilirsiniz diye düşünerek önermeden geçmek istemedik.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-13019" src="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Las-Vegas-Gezi-Rehberi-17.jpg" alt="Las Vegas Gezi Rehberi (17)" width="1620" height="1080" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Las-Vegas-Gezi-Rehberi-17.jpg 1620w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Las-Vegas-Gezi-Rehberi-17-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Las-Vegas-Gezi-Rehberi-17-768x512.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Las-Vegas-Gezi-Rehberi-17-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Las-Vegas-Gezi-Rehberi-17-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Las-Vegas-Gezi-Rehberi-17-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Las-Vegas-Gezi-Rehberi-17-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Las-Vegas-Gezi-Rehberi-17-770x513.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Las-Vegas-Gezi-Rehberi-17-1170x780.jpg 1170w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Las-Vegas-Gezi-Rehberi-17-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 1620px) 100vw, 1620px" /></p>
<h2><strong>Amerika’ya Dair Bir Takım Genel İpuçları</strong></h2>
<p>*Amerika’da araba kullanacaklar için söz etmeden geçmeyelim. 1. Trafik kuralları konusunda baya katılar, birçok yerde radar ve hız tespit eden kameralar var hiç acımaları yok. 2. Park kuralları konusunda da çok katı bir tutum sergiliyorlar, yol kenarlarına arabanızı park ederken tabelalarda “2 saatlik park yeri, yalnızca 10-17:00 arası park edilir” gibi uyarıları çok dikkate alın. Sırf park cezası kesmeye adanan polisler var ve sürekli kontrol ediyorlar, laps diye ceza yersiniz. Hazır park etme konusu açılmışken, bu yol kenarına park edeceğiniz alanların çoğunda para ödemeniz gereken makineler var ve yalnızca bozuk para veya kredi kartıyla çalışıyor. Örneğin 2 saat park etmeye müsade eden bir noktadaysanız 2 saatlik ücret ödeyebiliyorsunuz, daha fazla kalacaksanız da geri dönüp tekrar para eklemeniz gerekiyor, böyle saçma bir sistemleri var.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-12909" src="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Los-Angeles-Gezi-Rehberi-8.jpg" alt="Los Angeles Gezi Rehberi (8)" width="1620" height="1080" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Los-Angeles-Gezi-Rehberi-8.jpg 1620w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Los-Angeles-Gezi-Rehberi-8-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Los-Angeles-Gezi-Rehberi-8-768x512.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Los-Angeles-Gezi-Rehberi-8-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Los-Angeles-Gezi-Rehberi-8-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Los-Angeles-Gezi-Rehberi-8-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Los-Angeles-Gezi-Rehberi-8-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Los-Angeles-Gezi-Rehberi-8-770x513.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Los-Angeles-Gezi-Rehberi-8-1170x780.jpg 1170w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/10/Los-Angeles-Gezi-Rehberi-8-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 1620px) 100vw, 1620px" /></p>
<p>*Benzin fiyatları eyaletten eyalete, hatta benzinciden benzinciye değişebiliyor. Bir sokak ötede karşılaşacağınız benzincide 5 dolar kar edebilirsiniz, öyle fark edebiliyor. (5 dolar kaç TL farkında mısınız siz?) Bu sebeple eğer çölün ortasında tek bir benzincinin olduğu bir bölgede değilseniz (yukarıda söz ettiğimiz neredeyse yolda kalma durumu gerçek bir olaydı tekrar ediyoruz), benzincilerdeki fiyatları kıyaslayıp öyle almak isteyebilirsiniz. Google Maps’te benzinci diye aratınca civarınızdaki hangi benzincide ne kadar olduğunu görebiliyorsunuz, biz kendimiz tespit etmiş bulunduğumuz için kullanmadık ve verdiği bilgileri doğrulayamadık ama yine de bi’ göz atabilirsiniz. Tekrar etmek istiyoruz, özellikle şehir dışına daha doğa odaklı bölgelere geçtikçe benzinci sayısı git gide azalabiliyor, öyle bir durumda tasarruf etmek için “başka bir tane çıkar illa ki ya” diye düşünüp geçmeyin, çıkmayabiliyormuş, biz zor yolu seçtik ve neredeyse çölün ortasında yolda kalıyorduk.</p>
<p>*Amerika’daki bahşiş sistemi de dünyanın geri kalanından farklı<strong>, restoranlarda/mekanlarda %20 gibi bir bahşiş verilmesi bekleniyor.</strong> Manyak mıyım ben niye bu kadar para veriyorum diye düşünebilirsiniz ama garsonlar herhangi bir maaş almadıkları için yalnızca bahşiş üzerinden para kazanıyorlar.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2018/12/11/amerika-gezisi-nasil-planlanir/">Amerika Gezisi Nasıl Planlanır: Batı Yakası İşi Bizde</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2018/12/11/amerika-gezisi-nasil-planlanir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bilenler Bilmeyenlere Anlatsın: Uzun Süreli Vize Alma Teknikleri</title>
		<link>https://oitheblog.com/2017/03/07/uzun-sureli-vize-alma-teknikleri/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2017/03/07/uzun-sureli-vize-alma-teknikleri/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Mar 2017 16:48:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[FAYDALI Bİ' ŞEYLER]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Vizesi]]></category>
		<category><![CDATA[en kolay vize veren ülkeler]]></category>
		<category><![CDATA[İtalya Vizesi]]></category>
		<category><![CDATA[Kolay Vize Alma Teknikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Nasıl Vize Alınır?]]></category>
		<category><![CDATA[Schengen Vizesi]]></category>
		<category><![CDATA[Ticari Vize]]></category>
		<category><![CDATA[Uzun Süreli Schengen Vizesi]]></category>
		<category><![CDATA[Uzun Süreli Vize Alma]]></category>
		<category><![CDATA[Vize Belgeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Yunanistan Vizesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=8800</guid>

					<description><![CDATA[<p>Maalesef istesek de istemesek de hepimiz birer Türkiye vatandaşı olarak bu vize meselesiyle cebelleşmek zorundayız. Schengen Vizesi, Amerika Vizesi, Kanada...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2017/03/07/uzun-sureli-vize-alma-teknikleri/">Bilenler Bilmeyenlere Anlatsın: Uzun Süreli Vize Alma Teknikleri</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Maalesef istesek de istemesek de hepimiz birer Türkiye vatandaşı olarak bu vize meselesiyle cebelleşmek zorundayız. <strong><a href="http://oitheblog.com/2013/09/04/schengen-vizesi-alma-sanati/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Schengen Vizesi</a>, <a href="http://oitheblog.com/2013/09/13/vizelerin-efendisi-amerika-vizesi/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Amerika Vizesi</a></strong>, Kanada Vizesi, Avustralya vizesi falan derken vize alınacak ülkeler listesi de bayağı uzayıp gidiyor. Gazetelerde çıkan “BİR ÜLKEYE DAHA VİZE KALKIYOR” haberlerinin çoğunlukla “Jömbörlö Prensliği’ne vize kalktı” gibi hüsranlarla sonuçlanmasından mütevellit yakın zamanda bu işten kurtulabilme ihtimalimiz yok gibi görünüyor. Tabii ki kafayı kırıp <a href="http://oitheblog.com/2014/04/11/vize-istemeyen-ulkeler/" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><strong>vizesiz gidilen ülkelere</strong></a> de dadanabilirsiniz ama elbet bir noktada gitmeyi kafaya koyduğunuz bir yere vize almanız gerekecek arkadaşlar, üzgünüz. Gönül isterdi ki artık bu lanet vize meselesiyle ilgili yazı yazmak durumunda olmayalım, rahat rahat istediğimiz ülkeye girip çıkabilelim ama tabii ki öyle bir dünya yok. Şu “kim belirlemiş sınırları, toprak hepimizin toprağı, yaşasın dünya barışı……” diyalogları bile artık tutmaz oldu, pes ettik, girmiyoruz o konuya. Bu sebeple Schengen vizesi alma tekniklerimizin ardından bir de uzun süreli vize alma teknikleri yazısı yazalım, bu konuyla ilgili şu ana kadar edindiğimiz deneyimleri de tek bir yerde toplayalım dedik.</p>
<p>Biz son seferlerimizde hep 1 senelik vize aldık, daha uzun alanlara özendik ama buna da razıyız dedik, çünkü vize için harcadığımız paranın gerçekten allah belasını versin. Neyse, daha fazla vize meselelerine çemkirmeden konuya geçelim, karşınızda uzun süreli vize alma teknikleri!</p>
<p>Başlamadan gelen not: Buralara geldiyseniz <strong><a href="http://oitheblog.com/2015/12/05/ucuz-yurtdisi-tatili-rehberi/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Yurtdışı Tatilini Ucuza Getirme Yöntemleri</a></strong> yazımız da bayağı ilginizi çekebilir.</p>
<figure id="attachment_8803" aria-describedby="caption-attachment-8803" style="width: 655px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" loading="lazy" class="wp-image-8803 size-full" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/03/8171.jpg" alt="uzun süreli vize alma" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/03/8171.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/03/8171-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/03/8171-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/03/8171-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/03/8171-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/03/8171-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><figcaption id="caption-attachment-8803" class="wp-caption-text">Şöyle bir görsel koyulmayınca vize yazıları ciddiye alınmıyormuş diye duyduk asdasf</figcaption></figure>
<h2><strong>1. Aynı ülkeye birkaç kez vize başvurusunda bulunmak.</strong></h2>
<p>Uzun süreli vize alma konusunda kuşkusuz en etkili yöntemlerden biri daha önce vize aldığınız bir ülkeye tekrar vize başvurusunda bulunmak. Çoğunlukla <strong>ilk başvurunuzda size çok da uzun süreli vize vermeyen bir ülke bile ikinci, üçüncü başvurularınızda verdiği vize süresini uzatabiliyor.</strong> Bu noktada “ben daha önce Hollanda’dan vize almıştım, her seferinde Hollanda’ya mı başvuracağım, hani ilk giriş yapacağım ülkenin vizesine başvurmam gerekiyordu?” diye soranlar olabilir. Ah ah çok safsınız….. Tamam tamam, işi dalgaya vurmuyoruz. Efenim bu vize işinde çakallık çukallık peşinde koşanların (kimmiş onlar ya allah allah) bir “<strong>Yunanistan’dan vize alıp durma tekniği</strong>” var. Yani? Yani şöyle oluyor, şayet Türkiye’nin Yunanistan’a kolay giriş çıkış yapabileceğiniz herhangi bir bölgesinde yaşıyorsanız her vizeniz bittiğinde bir kez daha Yunanistan’a vize başvurusu yapıyorsunuz. İlk olarak vizeyi aldığınız ülkeye giriş yapmak makbul olduğu için Yunanistan’ın herhangi bir noktasına giriş yapıyor böylece bu sorumluluktan da kurtularak sonra mutlu mesut istediğiniz diğer ülkeye gezmeye gidiyorsunuz. Bu kadar uğraş vermenin ana sebebi ise Yunanistan’ın bir tık daha kolay vize verdiği gibi bir rivayet olmasının yanı sıra dediğimiz gibi aynı ülkeye birkaç kez vize başvurusunda bulununca çoğunlukla daha uzun süreli vize alma ihtimalinizin artması.</p>
<h2><strong>2. Gideceğiniz ülkeye yakın zamanda bir kez daha gideceğinize dair belgeler göstermek.</strong></h2>
<p>Birçok kişinin farkında olmadığı ve yine küçük çaplı bir uzun süreli vize alma tekniği olarak kabul edilebilecek ikinci maddemiz aslında bayağı işe yarar bir teknik. Bu noktada <strong>yapmanız gereken şey vize alabilmeniz için topladığınız belgelerin arasına, gideceğiniz ülkeye birkaç ay içinde bir kez daha gideceğinize dair bir takım belgeler eklemek.</strong> Ne gibi belgelerden bahsediyoruz? Uçak bileti rezervasyonu, otel rezervasyonu gibi… Örneğin Haziran’da Paris’e gidecekseniz Eylül ayında Paris’e bir kez daha gideceğinize dair bu gibi belgeleri de vize dosyanıza koyarsanız daha uzun süreli vize alma ihtimaliniz gayet yüksek. Üstelik bunun için gerçekten bilet ve otel için para ödemenize gerek yok. Onun yerine “ücretsiz iptal ve “sonra öde” seçeneği olan herhangi bir <a href="https://www.booking.com/index.html?aid=7953563" target="_blank" rel="noopener">booking.com</a> oteli bulup (mümkünse ne olur ne olmaz diye en ucuz olanını) oradan bir rezervasyon yapabilir ve vizenizi aldıktan sonra iptal edebilirsiniz. Uçak bileti için ise satın almadan sadece rezervasyon yapıp onu belgeleriniz arasına koyabilirsiniz. Hatta tüm bunların yanında ülkelerine birkaç kez gitmek niyetinde olduğunuzu, bu sebeple uzun süreli vize talep ettiğinizi belirten bir dilekçe de yazarsanız daha da iyi olur. Allahım bir vize görevlisi bu yazdıklarımız okursa bizi evimizden almaya falan gelmezler di mi, çok korkuyoruz…………….</p>
<h2><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8802" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/03/27df125938ab4d04e527ca5e52bf1626199e68ab2ff9532807bd25b32f2df608.jpg" alt="schengen vizesi" width="655" height="377" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/03/27df125938ab4d04e527ca5e52bf1626199e68ab2ff9532807bd25b32f2df608.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/03/27df125938ab4d04e527ca5e52bf1626199e68ab2ff9532807bd25b32f2df608-300x173.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/03/27df125938ab4d04e527ca5e52bf1626199e68ab2ff9532807bd25b32f2df608-370x213.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/03/27df125938ab4d04e527ca5e52bf1626199e68ab2ff9532807bd25b32f2df608-570x328.jpg 570w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><strong><br />
3. Uzun süreli vize veren ülkeleri tespit etmek ve mümkünse onlara başvurmak. </strong></h2>
<p>Daha önce vize başvurusunda bulunmuş ya da konuyu araştırmış olanlar mutlaka fark etmiştir, bazı ülkelerin çok daha uzun süreli vize verdiğine dair ortalıkta bir takım rivayetler dolaşıyor. Bu uzun süreli vize verdiği iddia edilen ülkelerin başında ise tabii ki <strong>Yunanistan ve İtalya</strong> geliyor. Bizim şansımıza mı öyle denk geldi, yoksa hakikaten bu ülkeler daha uzun süreli vize mi veriyor bilemiyoruz ama, gerçekten de bu iki ülkeye vize başvurusunda bulunduğumuzda diğer ülkelere kıyasla çok daha uzun süreli vizeler aldık. Dolayısıyla her ne kadar doğruluğu yüzde yüz onaylanmış bir bilgi olmasa da denemekten zarar gelmez diyerek şayet koşulları oldurabiliyorsanız öncelikli olarak Schengen vizesi başvurusunda bulunmak için bu iki ülkeyi tercih edebilirsiniz, denemekten zarar gelmez.</p>
<h2><strong>4. Banka hesabınızda mümkün olduğunca fazla para göstermek.</strong></h2>
<p>Başlığı okuyunca “aa tmm cnm öyle diyorsan hemen yastık altından 10.000 euro’mu çıkarayım da hesabıma koyayım” demenizi beklemiyoruz tabii. Ancak eğer imkanınız var ise bir süreliğine hesabınızda duracak şekilde bile olsa (vize başvurusu süreci boyunca yani) para eklemesi yapabilirseniz emin olun uzun süreli vize almanızda etkisi olacaktır. Neticede bu adamlar ülkelerine girdiğinizde kendinizi geçindirebilecek, masraflarınızı karşılayacak paranız olduğunu bilmek istedikleri gibi, sizin Türkiye’ye geri dönüş yapmak için bir sebebiniz olduğunu da bilmek istiyorlar, o sebepten. Biz bu noktada herhangi bir arkadaşımızın konuyla ilgili sıkıntısı olursa hep beraber hesabına para desteğinde bulunup vizesini aldıktan sonra paramızı geri alıyoruz. (herhalde geri alacağız allah allah asdjsf) Mümkünse bu hesabınıza para ekleme işini vizeye başvurmadan mümkün olduğunca uzun süre önce yaparsanız daha mantıklı olacaktır, onu da ekleyelim.</p>
<h2><strong>5. Eğer şansınız var ise ticari vize başvurusu yapmak.</strong></h2>
<p>Bu madde hem ticari vizenin varlığından haberdar olmayanlar, hem de ticari vizenin genellikle daha uzun süreli verildiğini bilmeyenler için geliyor. Eğer işiniz size böyle bir olanak tanıyorsa ve ticari vize için gerekli belgeleri sağlayabilme şansınız varsa ticari vize başvurusunda bulunmak oldukça mantıklı bir karar. Bu şekilde yine hem daha uzun süreli vize alma ihtimaliniz yükselecek hem de vize alabilme olasılığınız turistik vizeye kıyasla daha yüksek olacaktır. 5 yıllık <a href="http://oitheblog.com/2013/09/04/schengen-vizesi-alma-sanati/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Schengen vizesi</a> aldığını görüp yan yanayken “ayy cnm çok sevindim yaaa” diyorsunuz, sonra arkasından “vay pislik” diye kı kı kı kıskançlık showww yapıyorsunuz ya, işte o arkadaşlar genellikle ticari vizeyi kapanlar oluyor.</p>
<h2><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8804" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/03/Maç-İzlemeye-Giden-Adam.jpg" alt="uzun süreli vize alma" width="533" height="440" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/03/Maç-İzlemeye-Giden-Adam.jpg 533w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/03/Maç-İzlemeye-Giden-Adam-300x248.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/03/Maç-İzlemeye-Giden-Adam-370x305.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/03/Maç-İzlemeye-Giden-Adam-485x400.jpg 485w" sizes="(max-width: 533px) 100vw, 533px" /><strong><br />
6. Sağlık sigortası meselesini ihmal etmemek ve kısa süreli yapmamak.</strong></h2>
<p>Vize başvurusunda bulunan çoğu kişinin gözden kaçırdığı ancak aslında uzun süreli vize alma meselesinde bayağı önemi olan bir meseleden bahsetmek isteriz: yurtdışı seyahat sağlık sigortası. Genellikle vize başvurusunda bulunan çoğu kişi gideceği destinasyonda kalacağı süreyi kapsayacak uzunlukta sigorta yaptırıyor. Fakat bizim de sonradan keşfettiğimiz üzere şayet daha uzun süreli seyahat sigortası yaptırırsanız ve bunu vize başvuru belgelerinizin arasına koyarsanız vizenizin uzunluğu da artıyor. Bu bilgiyi şu aracı vize firmalarından birinde çalışanlardan birisi söylemişti, biz de uygulamaya geçirip seyahat sigortalarımızı daha uzun süreli yaptırmaya başladık ve son zamanlarda eskisine göre çok daha uzun süreli vizeler kapıyoruz. Onunla doğrudan ilişkisi var mıdır bilemiyoruz ama, şayet ihtimali yükseltiyorsa denemekten zarar gelmez.</p>
<h2><strong>7. Vize başvurusunda neyi kanıtlamanız gerektiğinin bilincinde olmak ve belgeleri ona göre toparlamak.</strong></h2>
<p>Böyle madde mi olur ulan, herhalde biliyoruz ne yaptığımızı demeyin, önemli bir şey söyleyeceğiz. Uzun süreli vize almak için gerçekten ne yapmaya çalıştığınızın farkında olmanızın büyük faydası var. Bu noktada başvuru yaptığınız ülkenin amacı belgelerinize baktıktan sonra şu yorumu yapabilmek: “Bu herif benim ülkeme gelip burada kalmayacak, buraya kaçmaya çalışmıyor ya da maça geldim diye gelip 10 yıl benim ülkemde kalmayacak, onu Türkiye’ye bağlayan bir şeyler var” (evet bunu yapan var, bkz. <a href="http://www.hurriyet.com.tr/mac-izlemeye-gitti-11-yil-sonra-geri-dondu-40011060" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer"><strong>şu haber</strong></a>) İkinci isteği ise şunu söyleyebilmek: “Bu adam benim ülkeme kaçmaya çalışmayacağı gibi buraya geldiğinde kendi masraflarını karşılayıp efendi gibi tatilini yapıp geri dönecek”. Yani? Yani şunu demek istiyoruz, vize belgelerinizi toparlarken sizi Türkiye’ye bağlayan bir şeyler olduğunu (öğrenci olmanız, bir yerde çalışıyor olmanız gibi) ve o ülkeye gittiğinizde idare edebileceğiniz maddi durumunuz olduğunu kanıtlamanız gerekiyor. Size söylenen belgeler dışında aklınıza gelen, mantıklı olabileceğini düşündüğünüz belgeleri de vize başvuru dosyanıza ekleyebilirsiniz. Tabii ki &#8220;ya valla dönücem yemin ederim dönücem&#8221; yazan bir dilekçe falan iş görmez&#8230;&#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2017/03/07/uzun-sureli-vize-alma-teknikleri/">Bilenler Bilmeyenlere Anlatsın: Uzun Süreli Vize Alma Teknikleri</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2017/03/07/uzun-sureli-vize-alma-teknikleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>17</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Röportaj: Amerika&#8217;da Üniversite Okumak Filmlerdeki Gibi Miymiş?</title>
		<link>https://oitheblog.com/2014/10/27/roportaj-amerikada-universite-okumak/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2014/10/27/roportaj-amerikada-universite-okumak/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Oct 2014 10:36:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[AMERİKA]]></category>
		<category><![CDATA[RÖPORTAJ]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Arkadaş Çevresi]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Business School]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Çalışma Olanakları]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Cheerleader]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Community College]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Dil Eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Dil Okulu]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Eğitim Bursu]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Eğitim Sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Nasıl Bir Yer]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Öğrenci Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Öğrenci Vizesi]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Okul Ücretleri]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Partiler]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Üniversite]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Üniversite Amerikan Futbolu]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Üniversite Basketbol]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Üniversite Başvuru]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Üniversite Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Üniversite Kampus]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Üniversite Yurtlar]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Üniversiteleri]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Vizesi]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika'da Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika'da Eğitim Almak]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika'da Okumak]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika'da Okumak İstiyorum]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika'da Okumak Zor Mu?]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika'da Üniversite Okumak]]></category>
		<category><![CDATA[Amerikan Okulları]]></category>
		<category><![CDATA[f1 vizesi]]></category>
		<category><![CDATA[F1 Vizesi Amerika]]></category>
		<category><![CDATA[fraternity]]></category>
		<category><![CDATA[maryland üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[sat]]></category>
		<category><![CDATA[sorority]]></category>
		<category><![CDATA[toefl]]></category>
		<category><![CDATA[washington eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[washington üniversiteleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=3350</guid>

					<description><![CDATA[<p>Aylardır bir şekilde insanlara faydamızın dokunması adına çeşitli şehirlerde yaşayan insanlarla röportajlar yapıyoruz. Tam da yeni bir röportaj arayışına girmişken...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2014/10/27/roportaj-amerikada-universite-okumak/">Röportaj: Amerika&#8217;da Üniversite Okumak Filmlerdeki Gibi Miymiş?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Aylardır bir şekilde insanlara faydamızın dokunması adına çeşitli şehirlerde yaşayan insanlarla röportajlar yapıyoruz. Tam da yeni bir röportaj arayışına girmişken uzun süredir bir şeyi göz ardı ettiğimizi fark ettik; OitheBlog&#8217;un &#8216;İ kısmını oluşturan İdil, 8 sene Amerika&#8217;da yaşadığı için aslında bize Amerika&#8217;da okumanın, Amerikan kültürü içinde eğitim almanın nasıl bir şey olduğunu en detaylı şekliyle anlatabilecek çılgın bir bilgi kaynağı. Bu geç kalan dahice(!) keşfimizi size de açıkladığımıza göre, <em><strong>Amerika&#8217;da üniversite eğitimi</strong> </em>almanın nasıl bir süreç olabildiğini açıklamak adına benim (Öykü) sorduğum ve İdil&#8217;in üşenmeden 3 saat boyunca cevapladığı röportajımızı okuyabilirsiniz. Gelin bir süreliğine Amerika&#8217;ya gidelim.<br />
<strong><br />
<a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/10/college-map.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-3357" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/10/college-map.jpg" alt="college-map" width="640" height="396" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/10/college-map.jpg 1600w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/10/college-map-300x185.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/10/college-map-1024x633.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/10/college-map-210x129.jpg 210w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></a><br />
Amerika serüvenine nasıl başladın? Daha da net bir şekilde sormak gerekirse, “Hadi ben Amerika’da okuyayım!” diyen herkes Amerika’da okuyabilir mi?</strong></p>
<p>Benim Amerika’ya gitme sebebim biraz kişisel nedenlerle oluştu. Bu kişisel sebeplerden dolayı (gizemli olmaya çalışmıyorum sadece “2004 yılında bir yaz gününde başladı bu serüvenim” tadında sıkıcı bir hikaye anlatmamak için geçiştiriyorum), liseyi de Amerika’da okudum. Ama yine de bu serüvenimi ilginç kılacak bir nokta varsa, o da liseyi Amerika’da okuyacağımın 1 gün içinde belli olması ve aynı gün bütün eşyalarımı toplayıp uçağa binmiş olmam. Lisede, yani 13-14 yaşında Amerika’ya gitmek bence iddialı ve gitmeyi düşünenler için pek tavsiye etmem. Tabii şöyle de bir avantajı var, üniversiteye geçiş çok daha kolay oluyor ve belli bir adaptasyon sürecinden geçmiş oluyorsunuz. Ancak durumu elverenlerin, üniversite için gitmesini kesinlikle tavsiye ederim. 4 sene kalmak istemiyorsanız da bence en az 1 sene Amerika’da okumak insana çok farklı bir tecrübe yaşatıyor. Tabii ki yine de her kafasına esen “Anne, baba, ben Amerika’da okumaya karar verdim” deyip çekip gidemez. Bunun için öncelikli olarak hangi üniversitede okuyacağınıza karar vermeniz, o üniversiteye kabul edilmeniz ve sonrasında da okulun onayında konsolosluktan öğrenci vizesine (genellikle F1 vizesi oluyor bu) başvurmanız gerekiyor. Bu vize ile birlikte üniversitelerde uluslararası öğrenci statüsünde olacağınız için hem daha yüksek okul ücretleri  ödemeniz gerekiyor, hem de ders notlarınızın belli seviyelerde olmasından tutun devamlılık zorunluğuna kadar bir çok şartlara maruz kalıyorsunuz. Ancak gözünüzü korkutmuş olmayayım, finansal desteğiniz olduğunu kanıtlayabilirseniz bu öğrenci vizesini almak çok da zor değil. Ama gözünüzü korkutabileceğim bir konu varsa o da SAT ve TOEFL. (gergin müzik fonu)</p>
<p>F1 vizesi ile ilgili daha fazla detayı <a href="http://turkish.turkey.usembassy.gov/vize_kategorileri/f1-f2.html">şuradan</a> ve <a href="http://turkish.turkey.usembassy.gov/gocmen_olmayan_vize/sk-sorulan-sorular/renci-vizeleri.html">şuradan</a> alabilirsiniz.</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-3355" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/10/Caspost-Libraries-suzzalo-library-university-of-washington.jpg" alt="university of washington kütüphane" width="600" height="387" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/10/Caspost-Libraries-suzzalo-library-university-of-washington.jpg 600w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/10/Caspost-Libraries-suzzalo-library-university-of-washington-300x193.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/10/Caspost-Libraries-suzzalo-library-university-of-washington-210x135.jpg 210w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /><br />
SAT konusu da, işin önemli bir kısmı. Sence zor bir sınav mı? Hazırlanırken zorluk çektin mi? Bizim üniversite sınav sistemimizle herhangi bir benzerlik gösteriyor mu?</strong></p>
<p>Her üniversitenin uluslararası öğrenciler için başvuru süreci farklı. Kimi üniversite TOEFL sınav sonuçlarını kabul ederken kimisi illa SAT diyor, bunların ikisiyle de yetinmeyen ve başka sınavlar isteyen okullar bile olabiliyor. TOEFL biraz İngilizce seviye testine kaysa da, SAT’de işler pek öyle değil. TOEFL’a girmediğim için yanlış bir yorum yapmak istemem ancak hangisi past tense, hangisi  present tense, &#8220;was&#8217;dan sonra ing koyunca n&#8217;oluyodu?&#8221; gibi soruların ötesinde bir zorlukta olduğunu ve iyi İngilizce bilenleri bile zorladığını duyuyorum. SAT ise her bölümünden 800, toplamda 2400 puan alabileceğiniz 3 bölümden oluşuyor; matematik, reading ve writing. Amerika’da liselerde öğretilen matematik seviyesi bizimkinden baya geride olduğu için matematik kısmında çok zorlanacağınızı düşünmüyorum. (Tabii yine de SAT kitapçıklarına göz atıp ne tür sorularla karşılacağınıza bakmanızda fayda var) Bu sınavda sizi en çok ağlatacak bölüm reading. Çünkü burada Amerika’da doğup büyüyen, tüm eğitimini İngilizce gören birinin bile aşina olmadığı kelimelerle karşılaşıyorsunuz. Türkiye’de girdiğiniz bir Türkçe sınavında tüm kelimelerin Osmanlıca olması gibi. Hal böyle olunca insanlar delicesine SAT sözlükleri okuyup kelime ve anlamlarını ezberleyemeye çalışıyor. (SAT’nin reading bölümüne hazırlık için ayrıca SAT kitapçıkları var). Writing kısmı İngilizce seviyenize göre kolay veya zor gelebilir. Bu bölüm için çok da stres olmayın, birçok okul sonucunu pek sallamıyor. Ancak tabii bu sınavda en önemli hususlardan biri zamanlama; her bölüm için sınırlı süreniz oluyor.  Amerika eğitim sistemi bizimki kadar acımasız olmadığı için bu testi birden fazla kez alabiliyorsunuz. Okullara göre değişiklik gösterebilir ancak çoğu okul, testi birkaç kez aldıysanız, başvuru sürecinde en yüksek puanınızı değerlendiriyor.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-3374" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/10/Georgetown_Jesuit_Residence.jpg" alt="georgetown university" width="640" height="440" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/10/Georgetown_Jesuit_Residence.jpg 2592w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/10/Georgetown_Jesuit_Residence-300x206.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/10/Georgetown_Jesuit_Residence-1024x704.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/10/Georgetown_Jesuit_Residence-210x144.jpg 210w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /><br />
Türkiye’de günümüzdeki üniversite sınav sisteminin değişim hızını takip edemediğimden (benim için sonsuza kadar ÖSS olarak kalacak) karşılaştırmam pek doğru olmaz ama Amerika’da SAT, üniversiteye kabul edilmeniz için tek kriter değil. Bazı okullar bir minimum SAT puanı kriteri belirliyor, bazısı sadece reading bölümünde ne puan aldığınıza bakıyor, bazısı hiç bakmıyor. Bazen de minimum puanı tutturamazsanız bile not ortalamanız yüksek olduğu için veya başka istisnalardan kabul edilebiliyorsunuz.</p>
<p><strong>Sence üniversite seçiminde hangi kriterleri baz almak gerek? Örneğin hangi eyalet daha mantıklı, hangi üniversiteyi tercih etmeliyim gibi sorularımıza nasıl cevap alabiliriz?</strong></p>
<p><strong>Amerika’da üniversite</strong> seçimi yaparken kendinize şu soruları sorarsanız eleme süreci ve seçim yapmanız daha kolay olabilir;</p>
<p>*<strong>Okumak istediğim bölüm hangi okulda daha başarılı?</strong> – Amerika’da yüzlerce (belki de binlerce) üniversite olduğunu göz önünde bulundurduğunuzda, hepsinin her konuda başarılı olduğunu varsaymak baya yanlış olur. Sırf Amerika’da x üniversitesinde okuduğunuz için çalışma olanaklarının kapınıza geleceğini düşünmeyin. Bu noktada okuyacağınız bölüme karar verdiğinizde, hangi okulun size daha çok olanak sunacağını ve başarılı bir programı olduğunu araştırmalısınız. Yani “a evet tabii ki Harvard en iyi okul” düşüncesine kapılmayın. Burada “Kim x üniversitenin x konuda daha iyi olduğunu belirliyor ki” düşünmeniz çok da anormal olmaz. Okulların derecesi, genellikle mezun olanların teklif edildiği iş pozisyonları ve maaşlara göre belirleniyor.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/10/0981_06_082-1.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-3367" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/10/0981_06_082-1.jpg" alt="cornell university campus" width="640" height="274" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/10/0981_06_082-1.jpg 1062w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/10/0981_06_082-1-300x128.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/10/0981_06_082-1-1024x437.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/10/0981_06_082-1-210x89.jpg 210w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></a></p>
<p>* “<strong>Benim hangi bölümü okuduğum önemli değil ben Amerika’ya sadece eğlenmeye gidiyorum</strong>” diyorsanız  öncelikle gelecek planınızı bir gözden geçirmeniz gerektiğini söylemeden edemeyeceğim. Ama bu mantıkta düşünen insanlar olmalı ki, Amerika’nın her sene çıkan &#8220;<a href="http://www.huffingtonpost.com/2014/08/04/top-party-schools-2015-princeton-review_n_5647885.html" target="_blank">en iyi parti okulları</a>&#8221; listesi diye bir şey mevcut. Şaka değil bu ciddi ciddi yapılıyor.</p>
<p>* “<strong>Ben hortuma, kar fırtınalarına, olağanüstü hava durumlarına gelemem</strong>” diyorsanız, havanın güzel olduğu eyaletleri tercih edebilirsiniz. Sizi batıya California taraflarına alalım. Warning: uçağın İstanbul’dan 16 saat sürdüğünü hatırlatayım.</p>
<p>* <strong>“Benim bütçem sınırlı”</strong> diyorsanız ücretleri kıyaslayarak okul seçebilirsiniz. Amerika’daki üniversiteler state (eyalet) ve özel üniversiteler olarak 2’ye ayrılıyor. State üniversiteleri eyalet hükümetinin finansal desteğiyle var olan üniversiteler olduğundan ücretleri daha düşük oluyor. (ucuz da değil tabii, özel okullara kıyasla daha düşük) Genellikle birçok state okulu özel okuldan çok daha başarılı oluyor.</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-3370" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/10/maxresdefault.jpg" alt="university of california santa barbara" width="640" height="358" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/10/maxresdefault.jpg 1280w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/10/maxresdefault-300x167.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/10/maxresdefault-1024x572.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/10/maxresdefault-210x117.jpg 210w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /><br />
Community College ve bildiğimiz üniversiteler arasındaki fark nedir? Hangisini tercih etmemiz daha doğru olur?</strong></p>
<p>Şöyle, basitçe açıklamak gerekirse Community College’lar 2 senelik, belirli sertifikalar ve 2 senelik eğitim diploması veren okullar. Bu okullarda, aslında 4 senelik üniversitede ilk 2 sene alıcağınız ders programıyla paralel dersler almış oluyorsunuz ve kredilerinizi 4 senelik üniversiteye transfer ettiğinizde 3. seneden devam ediyorsunuz. Sonucunda 4 yıllık üniversite diploması almış oluyorsunuz (yani community college’a gittiğinizin kimse ruhu duymuyor). Liseden yeni mezun olan kişilerin üniversite eğitimine bu college’larda başlamak istemesinin sebepleri ise; 1. Lisedeki not ortalaması düşük olup istediği okula giremediği için not ortalamasını yükseltmek, 2. Hangi bölümü okuyacağına karar vermediği için hayvan gibi para ödemek istememesi (community college’ların fiyatları çok daha uygun oluyor) 3. Seçtiği kariyerin 2 senelik diplomayı yeterli bulması.</p>
<p><strong>Amerika’da bir üniversiteye girebilmek ve okuyabilmek için İngilizce seviyemizin ne noktada olması gerekir? Ortalama derecede İngilizce bilen biri, Amerika’da eğitimini ve yaşamını kolaylıkla sürdürebilir mi?</strong></p>
<p>Bu sorunun cevabı hangi bölümde okumak istediğinize göre büyük ölçüde değişiklik gösterir. Örneğin, gidip de hukuk okuyacaksınız ileri olduğunu düşündüğünüz İngilizce seviyenizi hiçe sayabilirsiniz. Genel olarak, ders konuları bence oldukça kolay. Dediğim gibi, Amerika’da işlenen ders seviyeleri bizden geride. Ama işin içine yazmanız gereken essayler, onlarca sayfa projeler girince İngilizcenizin ne seviyede olduğu önemli. Ders akışına ve hocaların not verme sistemine adapte olduğunuzda, derslerin daha da kolay olduğunu düşünmeye başlayacaksınız. Zaten üniversite seviyesine geldiğinizde hocalar genellikle yazım hatasından puan kırmıyor, önemli olan konu içeriği. Sonuç olarak, Amerika’da eğitiminizin daha kolay ve daha az stresli olması açısından İngilizce seviyenizin ortalama üstü olması gerektiğini düşünüyorum ama bunu bir engel olarak görmeyin. Birkaç ay kasarsanız ve gidip de hemen kampüsteki Türk topluluğunu bulup kendinizi İngilizce konuşulan ortamlardan dışlamazsanız İngilizce’ye çabuk adapte olabilirsiniz.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/10/drink.19_1.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-3373" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/10/drink.19_1.jpg" alt="drinking costs drinking costs 2 of hoffman.jpg" width="640" height="427" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/10/drink.19_1.jpg 660w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/10/drink.19_1-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/10/drink.19_1-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></a></p>
<p><strong>Hangi üniversitede eğitim aldın? Sence doğru bir tercih miydi? Yine olsa yine burayı seçerim diyebiliyor musun?</strong></p>
<p>Ben bulunduğum bölgeyi ve okumak istediğim bölümü (Business) göz önünde bulundurarak University of Maryland’ı tercih ettim. Bu konuda şanslıydım çünkü yakınımda Amerika’nın en iyi Business okullarından biri vardı. 3.7 not ortalamasıyla istediğim bölüme zar zor girmiş bulundum. Tabii bir de böyle bir şey var, üniversiteler fakültelere göre farklı not ortalamaları ve farklı koşullar isteyebiliyor. Hem başarılı bir programı olan, hem etkinlik açısından oldukça aktif, partileri ile ün salmış bir okul olduğu için bence Maryland benim için doğru bir tercih oldu. (bunları söylemek için okuldan para almadım). Ama okul kampüsünün Amerika’nın en ghetto bölgelerinden birisinde olması pek de hoş olmadı. Üstüne okulda 40.000 üzerinde öğrenci olması ve kampüsün içinde sınıfınız bulmanız için google maps kullanmanız gerekmesi de cabası. Hem ghetto bir bölge, hem kalabalık, hem aşırı büyük bir kampüs olunca işler kontrolden çıkabiliyor tabii. Okuldan her hafta abuk subuk uyarılar geliyordu. Yok efendim biri kampüste taciz edilmiş, birinin bir şeyi çalınmış, bir kızın yurdunda duşun içinden adam çıkmış, falan filan. (Bunları annenize babanıza okutmayın, göndermezler). Yine olsa yine tercih eder miydim? Ederdim, ama California tarafında okumaya özenmedim de değil açıkcası.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/10/Aerial-Campus-Horizontal-5.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-3352" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/10/Aerial-Campus-Horizontal-5.jpg" alt="university of maryland campus" width="641" height="428" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/10/Aerial-Campus-Horizontal-5.jpg 1599w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/10/Aerial-Campus-Horizontal-5-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/10/Aerial-Campus-Horizontal-5-1024x682.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/10/Aerial-Campus-Horizontal-5-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 641px) 100vw, 641px" /></a></p>
<p><strong>Peki ya ders sistemi genel olarak farklı mı? Örneğin bütünleme, yaz okulu gibi burada kurtarıcı olarak kabul edilen şeyler orada da mevcut mu? Yoksa dersten kalacak gibi olunca ayvayı yiyor muyuz? Devamlılık zorunluluğu gibi durumlar, ya da “ay inkılapçı bana taktı” gibi saçma sorunlar yaşanıyor mu?</strong></p>
<p>Bütünleme diye bir şey yok, çünkü kalmak için çok afedersiniz ama gerçekten ya son derece tembel ya da alkoliğe bağlayıp sıfır ders çalışmış olmanız gerekiyor. Aslında bu ikinci durum çok da olasılıksız değil. Birçok insan özellikle ilk 1-2 sene &#8220;artık özgürüm!&#8221; modunda kendini parti yapmaya kaptırıyor. Ama ders sistemleri neredeyse kalmamak üzerine yaratılmış. Bir çok hoca çan eğrisi uyguluyor, yani sınava girmeyip 0 puanla C aldığınız dersler bile olabilir. (tabii bunu yine de denemeyin). Oldu da hoca baya sert çıktı, baktınız ilk notlarınız berbat geldi, belli ki ayvayı yiyeceksiniz, dersi bırakın. Ders bırakma süresi genelde baya uzun olduğundan dersin gidişatını öngörmeniz için yeterli bir süreniz oluyor. Ayrıca şöyle de bir hakkınız var (her okul için geçerli mi bilmiyorum), dersten aldığınız notu beğenmediniz, o dersi başka bir dönem tekrar alıp daha iyi bir not alırsanız, yeni notunuz eskisinin yerine geçiyor.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/10/USA.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-3379" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/10/USA.jpg" alt="amerika üniversite sınıflar" width="640" height="343" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/10/USA.jpg 728w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/10/USA-300x160.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/10/USA-210x112.jpg 210w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></a></p>
<p>Üniversitelerde genelde devam zorunluğu diye bir şey yok. Devamlılık tamamen hocanın belirlediği sisteme kalmış. Kimisi hiç sallamıyor, kimisi notunuzun %10-20’sini devamlılığınız ve konulara/tartışmalara katılımınıza göre belirliyor. Zaten büyük kampüslerde sınıflar/dersler devasa olacağı için (aynen filmlerde gördüğünüz gibi) hocaların devamlılık takip etmesi baya zor. Derste yoklama listesi dönüyorsa, birinin isminizi yazmasına bakar. (ay valla kötü örnek oluyorum).</p>
<p>Yaz okulunda da normal dönemlerde alabileceğiniz bazı dersler sunuluyor. Bunlar daha hızlandırılmış programlar olduğu için bazı dersleri aradan çıkarmak için ideal. Ancak burada öğrenci vizeniz Amerika’da bir dönemde ne kadar kalmanıza izin veriyor, duruma bakarak bu seçeneği değerlendirmeyi unutmayın.</p>
<p><strong>Peki ya konaklama meselesi? Yurtta kalmak mı daha mantıklı, yoksa eve mi çıkmalıyız? Orada bu işler nasıl yürüyor?</strong></p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/10/IMG_0148.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-3358" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/10/IMG_0148.jpg" alt="IMG_0148" width="639" height="477" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/10/IMG_0148.jpg 1600w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/10/IMG_0148-300x224.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/10/IMG_0148-1024x764.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/10/IMG_0148-210x156.jpg 210w" sizes="(max-width: 639px) 100vw, 639px" /></a><br />
Bazı okullarda ilk 1 veya 2 sene yurtta kalma zorunluluğu var. “Zorunda mıyım?”, evet hakikaten zorundasınız, aksi takdirde okula alınmamanız bile mümkün. Bu şartın tam olarak neden var olduğunu bilmesem de adaptasyonunuzu kolaylaştırmak ve sizi daha güvenli bir ortamda tutmak için olduğunu tahmin ediyorum. (böyle mantıklı geldi). Bu yurtlarda kalmak için okula ekstra bir ücret ödemeniz gerekiyor tabii, ancak eve çıkmanızla aynı hesaba, hatta yerine göre daha da uyguna bile gelebilir. Eğer böyle bir zorunluluk yoksa da en azından ilk sene yurtta kalmanızı tavsiye ederim çünkü ortama adaptasyon açısından gerçekten kolaylık sağlıyor. Hem de arkadaş çevrenizi ve eve çıkmak isteyeceğinizi kişileri belirlemeniz açısından bir süreniz olmuş oluyor. Ayrıca yurtlarda daha samimi ve farklı bir ortam var. Belirli kısıtlamaları da var tabii, ister istemez bir gözetim altında oluyorsunuz.</p>
<p><strong>Orada okurken aynı zamanda çalışabilmemiz mümkün mü? </strong></p>
<p>Öğrenci vizesiyle uluslararası öğrenci statüsünde olduğunuz için kampüslerin içinde bulunan çalışma olanakları dışında (örneğin kütüphanede çalışmak) devlet size çalışma hakkı vermiyor. Ben illa çalışacağım diyorsanız merdiven altı maaş alabileceğiniz bazı posizyonlar araştırabilirsiniz. Yasa dışı olduğu için burada daha açık konuşamayacağım&#8230;</p>
<p><strong>Daha sığ bir soru sormadan da edemeyeceğiz. Amerika’daki okullar gerçekten de filmlerdeki gibi mi? Ortalıkta çılgın partiler, ponpon kızlar, ultra yakışıklı Amerikan futbolu oyuncuları falan geziyor mu? Yoksa biz çok mu Amerikan filmi izliyoruz?</strong></p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/10/tigeronevillage895a.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-3361" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/10/tigeronevillage895a.jpg" alt="tigeronevillage895a" width="637" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/10/tigeronevillage895a.jpg 1000w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/10/tigeronevillage895a-300x199.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/10/tigeronevillage895a-210x139.jpg 210w" sizes="(max-width: 637px) 100vw, 637px" /></a> <a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/10/UofMComcast4.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-3362" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/10/UofMComcast4.jpg" alt="UofMComcast4" width="638" height="328" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/10/UofMComcast4.jpg 690w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/10/UofMComcast4-300x154.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/10/UofMComcast4-210x108.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/10/UofMComcast4-326x169.jpg 326w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a></p>
<p>Durumu abartmamak gerek tabii, ama birebir aynı çılgınlıkta olmasa da,  “aa bu gerçekten filmlerdeki gibiymiş” , “bu anca Amerika’da olur” ve hemen Türkiye’deki arkadaşlarınızı arayıp “abi dün akşam gittiğim partiye inanamazsın” dedirten durumlarla karşılaşabiliyorsunuz. Parti ve çılgınlık seviyesi okullara ve okul boyutuna göre değişiyor ama yine de Amerika’daki kampüslerde genel olarak bir parti havası, bir spor etkinliği merakı mevcut. Futbolcularla ponpon kızların bu kadar ön planda olmasının sebebi de okullar arası spor etkinliklerinin ülke çapında televizyonda yayınlanması ve takip edilmesi. Adamlar üniversite basketbol ligi ve amerikan futbolu ligi diye ligler yapmışlar ve her okulun acayip bir taraftar kitlesi var. Yalnızca o okula gidenler değil, mezun olanlar, sırf takımı sevdiği için destekleyen insanlar maçlara dolup taşıyor. “oo haftaya bilmem kimle derbi var” diyip çılgına dönen insanlar görüyorsunuz. NBA/ NFL kadar ciddiye alınıyor desem abartmış olmam çünkü bu liglerde başarılı olan oyuncular çok yüksek ihtimal üniversitenin 2. Veya 3. Senesi NBA’ye atanıyor. İş böyle olunca ponpon kızlar ve futbolcular da baya ilgi topluyor. Tabii, “aa okulun en popüler çocuğu quarterback Mike” ya da “en güzel kızı tabii ki sarışın cheerleader Jessica” gibi bir statü ayırımı ile karşılaşmıyorsunuz. (lisede durumun bu şekilde olduğunu söyleyebilirim ama). Herkes kendi halinde, kendi arkadaş çevresinde veya karma bir şekilde takılıyor. Zaten büyük kampüslerde olunca, televizyon ekranında görmeye alıştığınız oyuncular ya da ponpon kızlarla karşılaştığınızda celebrity görmüş gibi tepki veriyorsunuz.</p>
<p>Bu spor etkinlikleri öncesi, özellikle büyük maçlarda (bizdeki derbiler kadar önemli bir gündem yaratan maçlarda) stad dışında bir festival ortamı oluşuyor ve binlerce insan içki içiyor, yemek yiyor, tezahürat yapıyor. Stadlarda öyle böyle stadlar değil yani..</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/10/ncf_stadium01_800.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-3363" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/10/ncf_stadium01_800.jpg" alt="ohio state universitesi stad" width="640" height="360" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/10/ncf_stadium01_800.jpg 800w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/10/ncf_stadium01_800-300x168.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/10/ncf_stadium01_800-210x118.jpg 210w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></a></p>
<p>Partilere gelince. Amerika’da içki içmek için 21 olmak gerektiğinden kampüslerde alkol konusunda hep bir gerginlik hep bir “abi nereden bulucaz, kime aldırsak” telaşı var. Genellikle öğrenciler 21 yaşını üniversite sonda doldurmuş oluyor ama bu tabii ki ilk 3 sene uslu uslu oturacağınız ve kurallara uyacağınız anlamına gelmiyor. Burada açık açık kuralları çiğneyin demiş gibi oluyorum ama 21 yaş sınırlaması nedir yahu? Gerçekçi olalım, tabii ki içki içeceksiniz, o yüzden ben size burada bununla ilgili sadece birkaç uyarıda bulunayım. Yurtlarda içki içerken dikkat edin çünkü genelde her katta bir RA (resident assistant) dedikleri, denetim yapan insanlar var. Çevreye rahatsız verdiğiniz, içki içerken yakalandığınız durumlarda yolunuz disipline kadar gidebilir. Yurtlar dışında ev partilerine veya fraternity/sorority partilerine gittiğinizde de polis denetimine maruz kalabilirsiniz. (hangi evde parti olduğunu belirlemeleri çok da zor değil) Bu noktada işler öğrenci vizenizin iptal olmasına kadar gidebilir. “Koskoca ülke benimle mi uğraşacak” demeyin, benim çevremde bunu yaşayan insanlar oldu. Her ev partisini polisler basacak diye bir durum yok tabii, genelde polisler bir ihbar/şikayet aldıklarında ya da somut bir kanıtları olduğu takdirde birinin evine/arsasına ayak basabiliyor.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/10/Sorority_Row.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-3360" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/10/Sorority_Row.jpg" alt="Sorority_Row" width="570" height="230" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/10/Sorority_Row.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/10/Sorority_Row-300x121.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/10/Sorority_Row-210x84.jpg 210w" sizes="(max-width: 570px) 100vw, 570px" /></a><br />
Yukarıda adı geçen fraternity (erkekler için) ve sororitylere (kızlar için) değinmeden geçemeyeceğim. Bunlar, yine filmlerden aşina olabileceğiniz, birçok kızın veya erkeğin çoğu zaman aynı evde toplaştığı kulüpler. Birbirine aşırı bağlı olan, çeşitli aktiviteler düzenleyen, aralarına girmenin oldukça zor olduğu (katılmak için not ortalamanızın dahi değerlendirildiği zorlu bir süreçten geçiyorsunuz) kulüpler bunlar. Sizi girmeniz için heveslendirmeye çalışmıyorum, çünkü çevre edinmek dışında pek bir yararı olduğunu düşünmüyorum ama burada vurgulayabileceğim bir nokta, bu kulüplerin düzenlediği ev partileri.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/10/c4b99b96dfa9c10ea97ab1176efc2583.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-3356" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/10/c4b99b96dfa9c10ea97ab1176efc2583.jpg" alt="USC v Stanford" width="525" height="350" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/10/c4b99b96dfa9c10ea97ab1176efc2583.jpg 525w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/10/c4b99b96dfa9c10ea97ab1176efc2583-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/10/c4b99b96dfa9c10ea97ab1176efc2583-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 525px) 100vw, 525px" /></a><br />
Arkadaş ortamı nasıl? Oraya Türkiye’den okumaya giden bir kişinin çevre edinmesi zor mu? Daha sığ bir yaklaşımda bulunacak olursak, “Amerika’da müslüman ülkelerden gelenlere terörist muamelesi yapılıyor” genellemesi doğru mu? </strong></p>
<p>Amerika’da %100 Amerikalı biriyle karşılaşmanız baya güç. Herkes ben çeyrek İtalyanım, annem İngiliz, babam İrlandalı, dedem bilmem nereli diyor. Çoğu insanın ailesi bir dönem başka bir yerden Amerika’ya göç etmiş. Yani ortaya birçok ırktan oluşan karma bir insan topluluğu çıkıyor. Böyle olunca okulda da bir sürü farklı ırktan, kültürden insanla tanışmak çok normal bir şey olarak karşılanıyor. Kimse kimseyi “sen şimdi müslüman mısın” diye yargılamıyor. Tabii bu her bölge için geçerli değil. Amerika’nın daha muhafazakar ya da da izole bölgelerinde ırkçı ve cahil insanlarla karşılaşmak mümkün. Ama %90, gideceğiniz okulda böyle aksi bir durumla karşılaşıp dışlanma olasılığınız yok. Aksine ortam, Türkiye ve kültürümüzle ilgilenen, ya da sadece gelince kalacak bir yeri olması için sizinle samimiyet kuran insanlarla dolu. Tabii bu sizin lehinize de gelişebilecek bir durum çünkü aynı zamanda sizin de başka ülkelerde evinde kalabileceğiniz arkadaşlarınız oluyor.  Amerikalılarda, ya da uzun süredir Amerika’da yaşadığı için Amerika kültürüne adapte olan kişilerde bir yapmacıklık söz konusu olduğunu yok saymacağım ama üniversitede size uygun bir arkadaş grubuna dahil olmanız ve uzun süreli arkadaşlıklar kurmanız çok zor değil.</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-3368" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/10/IMG_20131002_172839.jpg" alt="college career fair " width="640" height="480" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/10/IMG_20131002_172839.jpg 1600w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/10/IMG_20131002_172839-300x225.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/10/IMG_20131002_172839-1024x768.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/10/IMG_20131002_172839-210x157.jpg 210w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /><br />
Üniversite bittiğinde Türkiye’dekine kıyasla daha fazla çalışma olanağı mı sunuluyor? Bu noktada yapılan ortalamanın ya da başka kriterlerin önemi var mı?</strong></p>
<p>Özellikle son yıllarda geçirdiği ekonomik krizden ötürü günümüzde Amerika’da çalışma olanakları bulmak pek de kolay değil. Aşırı rekabetçi bir ortam var ve çoğu pozisyon için 4 senelik üniversite eğitimi artık yeterli bulunmadığından birçok kişi yüksek lisansa devam ediyor. Bu noktada yukarıda da bahsettiğim gibi hangi bölümden ve hangi okuldan mezun olduğunuz çok önemli. Çünkü büyük şirketler, işverenler bu okulları sık sık ziyaret ederek, kariyer fuarları gibi etkinliklere katılarak mezun olacak öğrencileri radarlarına alıyor. Mezun olduktan sonra kariyerinize Amerika’da başlamak gibi bir hedefiniz varsa, burada verebileceğim en önemli tavsiyelerden biri stajyerlik yapmanız olacaktır. Eğitim aldığınız süreçte not ortalamanızı yüksek tutmanız, 3. Sınıftan itibaren stajyerlik yapmanız ve özgeçmişinize ekleyebileceğiniz herhangi bir aktiviteye dahil olmanız size daha fazla çalışma olanağı sağlayacaktır.  Bu arada öğrenci vizeniz mezun olduktan sonra iptal oluyor ve sonrasında Amerika’da kalma hakkı tanımıyor. Eğer uygun bir iş olanağı bulursanız, gerekli izinleri alabilmeniz için işvereninizin size sponsor olması gerekiyor. Bu da her işvereninin yapmak isteyeceği bir şey değil.</p>
<p>Tanıştığım her yeni kişiyle birlikte “aa inanmıyorum, Amerika’da o kadar sene kalıp neden Türkiye’ye dönme kararı aldın? benim Amerika’ya giden hiç bir arkadaşım geri dönmek istemiyor, zaten Türkiye’nin gidişatı hiç iyi değil, ben senin yerinde olsam hayatta dönmezdim” tepkilerine maruz kalıyorum. Türkiye’nin gidişatının hiç hoş olmadığını göz ardı edemeyeceğim, ancak yaşantımı/kariyerimi Türkiye’de sürdürme kararımdan bir gün olsun pişman olmadım.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2014/10/27/roportaj-amerikada-universite-okumak/">Röportaj: Amerika&#8217;da Üniversite Okumak Filmlerdeki Gibi Miymiş?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2014/10/27/roportaj-amerikada-universite-okumak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>68</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>San Francisco: Bir Yerelin Gözünden Yaşam</title>
		<link>https://oitheblog.com/2013/09/29/san-francisco-bir-yerelin-gozunden-yasam/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2013/09/29/san-francisco-bir-yerelin-gozunden-yasam/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 29 Sep 2013 17:35:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[AMERİKA]]></category>
		<category><![CDATA[RÖPORTAJ]]></category>
		<category><![CDATA[SAN FRANCISCO]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Öğrenci]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Tatil]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Vizesi]]></category>
		<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[california]]></category>
		<category><![CDATA[california öğrenci]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi Blogu]]></category>
		<category><![CDATA[gezi planı]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[mutfak sanatları]]></category>
		<category><![CDATA[san francisco eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[san francisco öğrenci]]></category>
		<category><![CDATA[Seyahat]]></category>
		<category><![CDATA[Tatil]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=786</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#8220;Kızlar yemek yapan erkekleri seksi bulurlar&#8221; cümlesinden yola çıkarak hayatına yön veren ve San Francisco&#8216;da &#8220;Mutfak Sanatları&#8221; okuduktan sonra kariyerine...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2013/09/29/san-francisco-bir-yerelin-gozunden-yasam/">San Francisco: Bir Yerelin Gözünden Yaşam</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;Kızlar yemek yapan erkekleri seksi bulurlar&#8221; cümlesinden yola çıkarak hayatına yön veren ve<strong> San Francisco</strong>&#8216;da &#8220;Mutfak Sanatları&#8221; okuduktan sonra kariyerine Do&amp;Co&#8217;da devam eden <strong>Oğuzhan Kitapçıoğlu</strong> ile biraz San Francisco, biraz New York üzerine konuştuk. Özellikle California&#8217;da eğitim almayı ya da yaşamayı düşünenler için güzel bir rehber ortaya çıktı.</p>
<p><b><a href="http://oitheblog.files.wordpress.com/2013/09/securedownload-2.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="alignleft wp-image-788" src="http://oitheblog.files.wordpress.com/2013/09/securedownload-2.jpg" alt="securedownload (2)" width="330" height="498" /></a>Nasıl karar verdin SF’ya yerleşmeye?<br />
</b></p>
<p>Aslında çok spontane gelişti. Oraya yerleşmek aklımın ucundan bile geçmiyordu. Bi’ hafta sonu arkadaşımla buluşmak için Bağdat Caddesi’ne gidiyordum, dolmuşta ‘’ AMERIKA’YA YOLLUYORUZ!’’ tarzında bir ilan gördüm. O aralar ben de mutfak sanatlarıyla ilgili bir okul araştırıyordum ve Türkiye’de bu konuyla ilgili pek seçenek olmadığından ciddi anlamda ümitsizliğe kapılmıştım. Yeditepe’ye gideceğim herhalde diye hüzünlenirken, San Francisco’nun biraz dışında ‘<b>Bay Area da Diablo Valley College</b>’ adlı okulu buldum, fiyatta anlaştık ve transfer oldum.</p>
<p><b>Ne kadar süre orada yaşadın?</b></p>
<p>Yaklaşık 5 dolu dolu sene .<br />
<b><br />
Sence yaşamak için ideal bir şehir mi?</b> <b>Verdiğin karardan memnun musun?</b> <b>Yine olsa yine yaparım diyor musun?</b></p>
<p>Kesinlikle öyle. Amerika’da hayat tecrübesi kazanmak istiyorsanız ve kafanızda “Acaba California’da nerede yaşanır?” gibi bir soru varsa , hiç düsünmeden San Fransisco’yu tercih etmelisiniz. Bir daha olsa, kesinlikle yine orayı tercih ederdim.</p>
<p><b>Orada yaşarken ne tür zorluklar yaşadın?</b></p>
<p>İlk etapta “Galiba zorlanacağım” diye düşündüğüm anlar oldu. İlk gittiğim gün, uçaktan indim , okul ile bağlantısı olan bir adam beni havaalanından aldı ve gecenin 1’inde, 65 yaşında, siyahi bir babaannenin evine bıraktı. Hiç tanımadığınız bir kültürün içinde, hiç tanımadığınız bir insanla yaşamak ilk etapta ürkütücü görünse de, Amerika’daki ilk 6 ayımı bu  <b>host family</b>’de, (evini yurtdışına giden öğrencilere açan aileler) hayatımda tanıdığım en tatlı kadınlardan biriyle yaşayarak geçirdim. Benim açımdan çok eğlenceli bir deneyimdi ve her konuda bana çok yardımcı oldu. Bence ilk dönemimde, oranın kültürüne alışmak için oldukça doğru bir tercihti.</p>
<p>Bunun dışında, bazen orada çalışma iznine sahip olmadığınız için ve zaman zaman paranızı abuk şeylere harcadığınız için ay sonunda noodle’a kalabiliyorsunuz. (Ortalama bir noodle’ın fiyatı Türkiye’dekinin aksine burada 1 dolar gibi bir şey tabi)</p>
<p><b>İlk zamanlar senin için zor muydu?</b> <b>Çete savaşlarına karışıp, büyük altın kolyeler takmaya başladın mı? Biz böyle biliyoruz çünkü burada.</b></p>
<p>Aslında gayet eğlenceliydi ama tabi ilk kez bu kadar uzakta ve ayrı kaldığın için, bir aileyi özleme durumu oluyor. Çete savaşlarına karıştım ve kendime büyük bir krallık kurdum, şu anda <strong>Türk Gangstalar Birliği</strong> başkanıyım. (tamam burasını biz ekledik)</p>
<p><b>Arkadaşlık anlayışı Türkiye’den farklı mı? “Hadi çıkıp bir kahve içelim” diyebiliyor mu insan mesela? Yoksa “gel Oğuzhan illa kırmızı bardaklı house party yapacağız hayatta bırakmam” mı diyorlar?</b></p>
<p>Zamanla oturuyor arkadaşlık anlayışı. Tabi Türkiye’de daha samimi ve sıkı buraya göre. Belki de buradaki insanlarla çok fazla bir geçmişin olmadığından da öyle geliyor olabilir. Hesap ödeme, arabaya benzin atma ya da ortak yapılabilecek bir takım aktivitelerde Alman hesabına giriliyor. Bu durum ilk başlarda tuhaf gelse de, sonradan sen de o kültürün gereklerine uyum sağlıyorsun bir şekilde. Ama tabi şu açıdan da yaklaşmak lazım, uzun bir sürenin sonunda herkes birbirine alıştıktan sonra belirli bir çevren oluşuyor ve Türkiye’de durum neyse orada da aynı oluyor işte. Sadece konuşulan şeyler ve espri anlayışı farklı.</p>
<p>Kırmızı bardak altın kuraldır. Kırmızı bardaksız ev partisi, ev partisi değildir. Şaka bir yana, orada yapılan ev partileri, üniversite döneminde başınıza gelebilecek en güzel ve eğlenceli şeylerden biri bence. Özellikle ev sahipliği de yapıyorsanız çok tuhaf şeyler yaşayabiliyorsunuz.<a href="http://oitheblog.files.wordpress.com/2013/09/securedownload-1.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="alignright wp-image-789" src="http://oitheblog.files.wordpress.com/2013/09/securedownload-1.jpg" alt="securedownload (1)" width="426" height="319" /></a></p>
<p><b>Peki yaşam pahalı mı? Harcamaların Türkiye’ya kıyasla fazla oldu mu mesela?</b></p>
<p>Her kapitalist, metropol, büyük şehirdeki gibi burada da yaşam pahalı. Şahsen ben Türkiye’de daha çok para harcıyorum, sanırsam dışarı çıkma bazında yaklaşıyorum olaya. Fakat gece hayatını baz almazsak, giyim kuşam, market alışverişi gibi şeyler kesinlikle Amerika’da daha ucuz. Bana en garip gelen şey, sebzenin etten daha pahalı oluşu.</p>
<p><b>San Franc</b><b>isco, özellikle sanat, etkinlik ve konser açısından aktif bir şehir olarak biliniyor. Sence de öyle mi, bu anlamda seni tatmin etti mi?   </b></p>
<p><b></b>Kesinlikle. Günün her anı, ücretli ya da ücretsiz, bir galeride, kalabalığın ortasında ya da kuytu bir köşede bir sanatçıyla ya da sanat eseriyle karşılaşmak mümkün. Bence bu şehrin diğerlerinden farklı kılan, ona karakteristik bir özellik kazandıran en önemli özelliği de bu zaten. Herhangi bir sanat dalına ilginiz var ise, kesinlikle SF ‘yi tercih etmelisiniz.</p>
<p><b>Gece hayatı ne durumda? Eğlenmekten aklımızı kaçırabilir miyiz?</b></p>
<p>Net bir cevap olsun; evet kaçırabilirsiniz. Yine de burada 5 senedir yaşayan bir olarak, gece hayatının bundan 2 sene önceye kadar daha iyi olduğunu söyleyebilirim. Her hafta sonu bir elektronik parti ya da “rave” partiler oluyordu. Özellikle “Love Fest” döneminde şehir müthiş oluyor.  Ayrıca bu gibi festival haftalarında, şehirde bol bol ünlüyle de karşılaşabiliyorsunuz. Ancak son dönemlerde bahsettiğim büyük rave’ler iptal olmaya başladı. Bunun sebebi, her sene genç yaştaki insanların overdose’dan hayatını kaybetmesi.  Yine de hala lokal etkinlik alanları ve club’ları takip ederek, kaliteli bir eğlence hayatının içine dahil olabilirsiniz. Özellikle <b>‘’Mezzenine, 1015, Rickshaw Stop ve Mighty’’</b> favorilerim arasında.<b></b></p>
<p><b>Bizim Eminem’den Jay Z’den öğrendiğimize göre, doğu yakası ve batı yakası </b><b>arasında fark var. Şu an New York’ta yaşadığını göz önünde bulundurursak gerçekten iki yaka arasında bir fark görebildin mi?</b></p>
<p>Ben daha New York’ta yeniyim ama benim gözlemlediğim kadarıyla da iki yaka arasında büyük farklar var. Zaten, aldığım iş teklifini bir kenara koyarsak, San Fransisco’dan New York’a gelme nedenlerimden biri de bu yakayı, yaşam biçimini tecrübe etmek istememdi. Şu ana kadar ayırdına vardığım en büyük fark: New York’un acelesi var. İnsanlar koşuşturuyor, bir dakika durmuyorlar, her şeyden para kazanma derdindeler. Ben İstanbul’dan sonra ilk kez New York’ta otoyolda soğuk su satan adamlar gördüm. California daha “chill” diyebiliriz. Herkes keyifli ve sakin. Bunda “Medical Marijuana”nın (sağlık problemleri nedeniyle, legal olarak temin edebileceğiniz marijuana) yasal olması da kesinlikle büyük bir etken. New York tam anlamıyla bir metropol yaşantısı. Ben İstanbul’a çok benzettim. Orada olduğu gibi New York’ta da farklı bölgelerde farklı yaşam tarzları, sınıflar, gözle görülür biçimde birbirlerinden ayrışıyorlar.</p>
<p><b>San Francisco’da yaşadığın en tuhaf şey neydi?</b></p>
<p>Bunu tuhaf diye adlandırmak yanlış olabilir, daha çok yüzümde bir gülümseme oluşmasına neden oldu diyebilirim ama, şehire ilk geldiğim dönemlerde yaşadığım bir olayı hiç unutmadım. Oldukça soğuk bir kış akşamı, üzerinde sadece hırkası olan bir adam, yolda gördüğü bir ağaca “Sen üşümüşsün, al hırkamı giy” diyerek üzerindekini çıkarıp ağaca bağlamıştı.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2013/09/29/san-francisco-bir-yerelin-gozunden-yasam/">San Francisco: Bir Yerelin Gözünden Yaşam</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2013/09/29/san-francisco-bir-yerelin-gozunden-yasam/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>9</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Amerika Tatili Planı 101</title>
		<link>https://oitheblog.com/2013/09/18/amerika-tatili-plani-101/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2013/09/18/amerika-tatili-plani-101/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Sep 2013 20:19:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[AMERİKA]]></category>
		<category><![CDATA[FAYDALI Bİ' ŞEYLER]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Otel]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Oteller]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Road Trip]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Vizesi]]></category>
		<category><![CDATA[araba kiralama]]></category>
		<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi Blogu]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[gezi yorumları]]></category>
		<category><![CDATA[hava durumu]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Los Angeles]]></category>
		<category><![CDATA[miami]]></category>
		<category><![CDATA[New York City]]></category>
		<category><![CDATA[New York Gezi]]></category>
		<category><![CDATA[Orlando]]></category>
		<category><![CDATA[otel]]></category>
		<category><![CDATA[roadtrip]]></category>
		<category><![CDATA[Seyahat]]></category>
		<category><![CDATA[seyahat planlama]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[uçak]]></category>
		<category><![CDATA[usa]]></category>
		<category><![CDATA[usa road trip]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=606</guid>

					<description><![CDATA[<p>Merhaba, Burada görmeyi beklediğiniz yazımız oitheblog.com tarihinde en kötü yazılan rehberlerden biri olduğu için imha edilmiştir. 2018&#8217;de gerçekleştirdiğimiz son Amerika...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2013/09/18/amerika-tatili-plani-101/">Amerika Tatili Planı 101</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-13228" src="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/11/Horseshoe-Bend-2.jpg" alt="Horseshoe Bend (2)" width="1620" height="1080" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/11/Horseshoe-Bend-2.jpg 1620w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/11/Horseshoe-Bend-2-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/11/Horseshoe-Bend-2-768x512.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/11/Horseshoe-Bend-2-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/11/Horseshoe-Bend-2-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/11/Horseshoe-Bend-2-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/11/Horseshoe-Bend-2-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/11/Horseshoe-Bend-2-770x513.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/11/Horseshoe-Bend-2-1170x780.jpg 1170w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/11/Horseshoe-Bend-2-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 1620px) 100vw, 1620px" /><a href="http://oitheblog.files.wordpress.com/2013/09/download.jpg"><br />
</a></p>
<p>Merhaba,</p>
<p>Burada görmeyi beklediğiniz yazımız oitheblog.com tarihinde en kötü yazılan rehberlerden biri olduğu için imha edilmiştir. 2018&#8217;de gerçekleştirdiğimiz son Amerika seyahatimizin ardından bu utanç ile daha fazla yaşayamadığımız için bu yazıyı sildik ve konu hakkında ÇOK daha iyi ve yepyeni bir rehber oluşturduk, lütfen şuraya buyurunuz.</p>
<blockquote class="wp-embedded-content" data-secret="7QD8Y4sTRa"><p><a href="https://oitheblog.com/2018/12/11/amerika-gezisi-nasil-planlanir/">Amerika Gezisi Nasıl Planlanır: Batı Yakası İşi Bizde</a></p></blockquote>
<p><iframe class="wp-embedded-content" sandbox="allow-scripts" security="restricted" title="&#8220;Amerika Gezisi Nasıl Planlanır: Batı Yakası İşi Bizde&#8221; &#8212; OitheBlog" src="https://oitheblog.com/2018/12/11/amerika-gezisi-nasil-planlanir/embed/#?secret=ngnv9ShpVM#?secret=7QD8Y4sTRa" data-secret="7QD8Y4sTRa" width="600" height="338" frameborder="0" marginwidth="0" marginheight="0" scrolling="no"></iframe></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2013/09/18/amerika-tatili-plani-101/">Amerika Tatili Planı 101</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2013/09/18/amerika-tatili-plani-101/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>9</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Vizelerin Efendisi: Amerika Vizesi Alma Sanatı</title>
		<link>https://oitheblog.com/2013/09/13/vizelerin-efendisi-amerika-vizesi/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2013/09/13/vizelerin-efendisi-amerika-vizesi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Sep 2013 23:59:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[AMERİKA]]></category>
		<category><![CDATA[FAYDALI Bİ' ŞEYLER]]></category>
		<category><![CDATA[10 Senelik Amerika Vizesi Alma]]></category>
		<category><![CDATA[Abd Vizesi]]></category>
		<category><![CDATA[Abd Vizesi Formu]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Öğrenci Vizesi]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Seyahati]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Vizesi]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Vizesi Alma]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Vizesi Almak Zor Mu?]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Vizesi Başvuru Formu]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Vizesi Başvuru Örneği]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Vizesi Başvuru Ücreti]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Vizesi DS-160 Formu]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Vizesi Fotoğrafı]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Vizesi Gerekli Evraklar]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Vizesi Harcı]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Vizesi İçin Belgeler]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Vizesi İçin Gerekli Belgeler]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Vizesi Mülakat Soruları]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Vizesi Mülakatı]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Vizesi Nasıl Alınır?]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Vizesi Örneği]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika'ya Vize Alma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=549</guid>

					<description><![CDATA[<p>Daha önce yazdığım Schengen vizesi içerikli yazıya gösterilen çılgın ilgi sonucu, anladım ki bizim ülkece bu vize konusunda kafamız karışık....</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2013/09/13/vizelerin-efendisi-amerika-vizesi/">Vizelerin Efendisi: Amerika Vizesi Alma Sanatı</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8715" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/Amerika-Vizesi-1.jpg" alt="Amerika Vizesi Alma" width="580" height="435" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/Amerika-Vizesi-1.jpg 580w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/Amerika-Vizesi-1-300x225.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/Amerika-Vizesi-1-370x278.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/Amerika-Vizesi-1-570x428.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/Amerika-Vizesi-1-533x400.jpg 533w" sizes="(max-width: 580px) 100vw, 580px" /><br />
Daha önce yazdığım <a href="http://oitheblog.com/2013/09/04/schengen-vizesi-alma-sanati/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Schengen vizesi</a> içerikli yazıya gösterilen çılgın ilgi sonucu, anladım ki bizim ülkece bu vize konusunda kafamız karışık. Zaten benim böyle bir yazı yazmaya karar verme sebebim de, ilk vize alma girişimim öncesinde kafamda oluşan onlarca soruya hiçbir net cevap bulamamış olmamdı. O yüzden, daha önce de söz verdiğim gibi, Amerika vizesi konusuna parmak basmaya karar verdim.</p>
<p>Amerika vizesi, çoğu insana göre, tüm vizeler içinde en göz korkutanıdır. “Ay mülakata gireceğim ne giysem?” ya da mülakata gireceğinizi söylemeniz sonucu verilen “Sakın annenin kuzeninin küçük oğlunun orada olduğunu söyleme, yoksa seni orada kalacak zannederler” tavsiyeleri gibi türlü türlü saçmalıklar havada uçuşur genelde. Siz boşverin tüm o söylenenleri. Ben geçen sene, yaklaşık 3 dakika içinde 10 senelik vizeme kavuşmuş biri olarak, sizi mümkün olduğunca bu konuda aydınlatacağım.</p>
<p>Başlamadan ekleyeyim, hangi vize tipi için başvuracak olursanız olun, toplamanız gereken belgelerin en güncel ve en doğru haline <a href="http://turkish.turkey.usembassy.gov/vize_kategorileri_istanbul.html" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şuradan</a> ulaşabilirsiniz.</p>
<ol>
<li><strong>Amerika Vizesi İçin Fotoğraf</strong></li>
</ol>
<p>Öncelikle fotoğraf işini halletmenizde fayda var. Çünkü birazdan söz edeceğim elektronik başvuru formunu doldururken fotoğrafınıza ihtiyaç olacak. Eğer fotoğrafınız mevcut değilse ya da yanlış ebatlardaysa, doğru fotoğrafı mülakata gittiğiniz zaman yanınızda götürmeniz gerekiyor. Fotoğrafın nasıl olması gerektiğini, fotoğrafçılara gidip “Amerika vizesi için fotoğraf çektireceğim” şeklinde belirterek öğrenebilirsiniz. Öyle kafanıza göre gidip arkası mavili vesikalık falan çektirmeye kalkışmayın. Arka fon beyaz olacak, fotoğraf “<strong>son 6 ay içinde</strong>” çekilmiş olacak gibi kriterler mevcut.</p>
<p><strong>2. DS-160 Formu (Amerika Vizesi Başvuru Formu)</strong></p>
<p>Gerçekleştireceğiniz en önemli adımlardan biri bu formu doldurmak. Başvurunuzun büyük bir kısmını bu adımda tamamlamış oluyorsunuz zaten. Bu formla ilgili en önemli nokta, formun <strong>randevu tarihinizden en az 3 iş günü önce</strong> tamamlanmış olması gerekmesi. O kadar önemsiyorlar ki, o şekilde yapılmadığı takdirde bir kez daha randevu almanız gerekiyor. Forma <a href="https://ceac.state.gov/genniv/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şuradan</a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p>Başvuru forumdan bir bölüm:</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8714" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/Amerika-Vize-Başvuru-Formu.gif" alt="Amerika Vize Başvuru Formu" width="435" height="563" /><br />
3. Amerika Vizesi İçin Başvuru Ücreti</strong></p>
<p>Başvuru için Kasım 2017 itibariyle <strong>160$</strong> gibi bir ücret ödemeniz gerekiyor. Bu ücret, turistik vize harici vize türleri için daha da artabiliyor. Ödemeyi randevu alırken web sayfası üzerinden kredi kartı ile, ya da  herhangi bir Akbank şubesine giderek yapabiliyorsunuz.(reklam almadım, hakkaten sadece oraya ödenebiliyor) Eğer bankadan hallederseniz, karşılığında size verilen dekontu başvuru belgelerinizin içine eklemeniz gerekiyor. Ücreti ödemeden randevu alamıyorsunuz ve vize ücretini elçilikte ödemek gibi bir imkanınız yok. “Orada hallederiz” diye gaza gelmiyoruz.</p>
<p><strong>4. Randevu</strong></p>
<p>Randevu almadan önce yukarıda söz ettiğim formu dolduruyorsunuz. Ardından <a href="https://usvisa-info.com/">https://usvisa-info.com/</a> ‘a girerek, Türkiye seçeneğini seçtikten sonra, kendinize bir hesap oluşturuyor ve gereken bilgileri giriyorsunuz. Sonucunda size uygun olan randevu tarihlerinden birini seçiyorsunuz.(istiyorsanız telefon ederek de randevu alabilirsiniz, ama bence internet daha kolay) Bu noktada dikkat etmeniz gereken 2 önemli konu var. Birincisi yukarıda da söylediğim gibi başvuru formunu en az 3 iş günü önceden doldurmuş olmak. İkincisi bu işlemleri Amerika’ya gidiş tarihinizden mümkün olduğunca uzun bir süre önce başlatmak. Neden derseniz, yoğunluk durumuna göre, randevu tarihini 2 -3 hafta sonraya da verebiliyorlar. Dolayısıyla olaylar beklediğiniz kadar hızlı ilerlemeyebiliyor.</p>
<p><strong>5. Vize Mülakatı</strong></p>
<p>Geldik herkesin gerim gerim gerildiği, memura şirin gözükeceğim diye ağzını ayırdığı en heyecanlı kısma. Ne soruyorlar, nasıl bir ortam oluyor, baklava götürseniz vizeyi almanız garanti mi gibi soruları cevaplandırmadan önce size söyleyeceklerim var. Gerilecek bir şey yok. Öyle sandığınız gibi filtre kahve içen takım elbiseli bir adamla, boş bir odada masa başında 28 soru cevaplamayacaksınız. Bildiğiniz vezne gibi yan yana bölmelerin olduğu bir alanda, kalabalığın içinde 2-3 soru cevaplayacaksınız alt tarafı. Ortalıkla gözlüklü ajanlar, çatıda sniperlar falan da yok. Bekleme alanında ayağını poposunun altına almış oturan teyze de var, sakız çiğneyen taçlı gurbetçi de var. O yüzden sakin olun, panik yok. Bu arada, muhtemelen mülakata elinizde tapu, araba ruhsatı, hesap dökümü, artık Allah ne verdiyse gideceksiniz. Bunları sizden hiç istemeyebilirler. Bana sormadılar bile. Ama yine de yanınızda bulundurmanızda fayda var. Sonuçta amaç, Türkiye’ye döneceğinizi, orada kalmanız için bir nedeniniz olmadığını kanıtlamak.</p>
<p>Nasıl oluyor bu iş derseniz, öncelikle numara alıyorsunuz. Sıra size geldiğinde parmak izi taraması yapılıyor. Ardından bir kez daha numara alıyorsunuz, bu sefer mülakat için. Siz oraya gittiğinizde, sizinle konuşacak olan görevli, onlara önceden göndermiş bulunduğunuz forma çoktan ulaşmış olacağı için, size formu baz alarak bir takım sorular soruyor. Örneğin;</p>
<p>-Amerika&#8217;yı Ziyaret amacınız nedir?</p>
<p>-Amerika&#8217;da Ne kadar kalacaksınız?</p>
<p>-Şu anda ne işle meşgulsünüz?</p>
<p>-Amerika seyahatiniz boyunca masraflarınızı nasıl karşılayacaksınız?</p>
<p>-Amerika&#8217;da hangi şehre gideceksiniz?</p>
<p>Bu tip soruları, ister Türkçe, ister İngilizce cevaplandıracaksınız. İngilizce konuşabilirseniz güzel olur, ama bu sizi panik yapacaksa Türkçe de konuşabiliyorlar, hiç sorun değil, tamamen sizin yönlendirmenize bağlı. Sorulara vereceğiniz cevaplar “Hiçbir işle meşgul değilim, Amerika’da belki iş bulurum ve çaktırmadan yaşamaya başlarım, zaten halam da orada yaşıyor kalacak yerim de var” şeklinde değilse, ve elinizde Türkiye’ye döneceğinizi garantileyecek belgeler varsa, bir sorun yaşamayacaksınız.</p>
<p><a href="http://oitheblog.files.wordpress.com/2013/09/large.png"><img decoding="async" loading="lazy" class="alignleft size-full wp-image-552" src="http://oitheblog.files.wordpress.com/2013/09/large.png" alt="large" width="300" height="420" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/large.png 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/large-214x300.png 214w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a></p>
<p>Amerika Vizesi’nin en güzel yanı, öyle Schengen gibi 3-5 ay verip süründürmemesi. Veriyorlar 10 yıllık vizeyi, kafanız rahat ayrılıyorsunuz konsolosluktan. Zaten vizenizin onaylanıp onaylanmadığını size oracıkta söyleyiveriyorlar, yumurcak gibi sırıtıveriyorsunuz ya da çemçük gibi çıkıp gidiyorsunuz. İnanın Schengen ile uğraşmak daha sinir bozucu. Beklentilerine karşılık verdiğiniz takdirde, her şey yolunda ilerliyor ve alıveriyorsunuz vizeyi.</p>
<p>Birkaç ipucu daha vermek gerekirse:</p>
<p>-Öğrenciyseniz yanınızda öğrenci olduğunuzu kanıtlayacak bir belge ve transkript götürmeyi unutmayın.</p>
<p>-Giderken biraz düzgün giyinmeniz size bir şey kaybettirmez. En azından ciddiye alıyor izlenimi verebilirsiniz. Öyle Oscar’a katılıyor gibi de gitmeyin tabi.</p>
<p>-Konsolosluğa girerken içeri elektronik alet sokmamakta ısrarcı davranabiliyorlar. Buna telefon da dahil. Bu konuda bir çözüm üretmenizde fayda var. Ben tam konsolosluğun karşısındaki bir kafeye, 5 tl karşılığında bırakmak gibi bir çılgınlık yaptım. Döndüğümde hala oradaydı.</p>
<p>-Eğer tatil amaçlı gidiyorsanız, tatilinizin planlanmış olması önemli bir artı. Kesin olarak ne kadar süre kalacağınız, hangi otellerde konaklayacağınız gibi bilgileri net olarak verirseniz, daha güvenilir bir ortam oluyor.</p>
<p>-Pasaportum benim elime 1 hafta civarı bir sürede ulaştı ancak bunun 2 haftaya kadar uzadığına da şahit oldum, bu işin net bir süresi yok.</p>
<p>&#8211;<a href="http://turkish.turkey.usembassy.gov/gocmen_olmayan_vize.html">http://turkish.turkey.usembassy.gov/gocmen_olmayan_vize.html</a> şuradan her türlü bilgiyi edinmeniz mümkün.</p>
<p>-Son olarak, tüm vize uygulamalarının allah belasını versin, açın Imagine falan dinleyin.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2013/09/13/vizelerin-efendisi-amerika-vizesi/">Vizelerin Efendisi: Amerika Vizesi Alma Sanatı</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2013/09/13/vizelerin-efendisi-amerika-vizesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>112</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
