<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Amerika Gezi | OitheBlog</title>
	<atom:link href="https://oitheblog.com/tag/amerika-gezi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oitheblog.com/tag/amerika-gezi/</link>
	<description>Gerçekten faydalı bir seyahat blogu</description>
	<lastBuildDate>Tue, 24 Feb 2026 19:32:16 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.1.9</generator>

<image>
	<url>https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/cropped-logo-32x32.png</url>
	<title>Amerika Gezi | OitheBlog</title>
	<link>https://oitheblog.com/tag/amerika-gezi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Work and Travel: Önce Sefalet Sonra Krallık</title>
		<link>https://oitheblog.com/2014/02/19/amerika-work-and-travel/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2014/02/19/amerika-work-and-travel/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 19 Feb 2014 10:16:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[AMERİKA]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Gezi]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Road Trip]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Tatil Planı]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Tatili]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Yaz Tatili]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi Blogu]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Seyahat Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Vize Ücreti Amerika]]></category>
		<category><![CDATA[work and travel]]></category>
		<category><![CDATA[work and travel 2014]]></category>
		<category><![CDATA[work and travel alaska]]></category>
		<category><![CDATA[Work and Travel Amerika]]></category>
		<category><![CDATA[work and travel başvuru]]></category>
		<category><![CDATA[work and travel başvuru şartları]]></category>
		<category><![CDATA[work and travel blog]]></category>
		<category><![CDATA[work and travel bütçe]]></category>
		<category><![CDATA[work and travel fiyatları]]></category>
		<category><![CDATA[work and travel iş pozisyonları]]></category>
		<category><![CDATA[work and travel kazanç]]></category>
		<category><![CDATA[work and travel konaklama]]></category>
		<category><![CDATA[work and travel nedir]]></category>
		<category><![CDATA[work and travel uçak bileti]]></category>
		<category><![CDATA[work and travel ücretler]]></category>
		<category><![CDATA[work and travel usa]]></category>
		<category><![CDATA[work and travel vize]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=2118</guid>

					<description><![CDATA[<p>Öğrenciyken insanın en dört gözle beklediği şeylerden biri tabi ki yaz tatili.  Mezun olduktan ve iş hayatına atıldıktan sonra yaz...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2014/02/19/amerika-work-and-travel/">Work and Travel: Önce Sefalet Sonra Krallık</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/02/large-1.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-2122" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/02/large-1.jpg" alt="large (1)" width="400" height="400" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/02/large-1.jpg 500w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/02/large-1-150x150.jpg 150w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/02/large-1-300x300.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/02/large-1-210x210.jpg 210w" sizes="(max-width: 400px) 100vw, 400px" /></a></p>
<p>Öğrenciyken insanın en dört gözle beklediği şeylerden biri tabi ki yaz tatili.  Mezun olduktan ve iş hayatına atıldıktan sonra yaz tatillerinin önemi epey bir düşünce, insan &#8220;neden kızlı erkekli ortamlarda tıksırana kadar içmedim, niçin çılgın gecelerin aranan ismi olmadım&#8221; diye düşünür hale geliyor. Bu düşüncelerden en ön plana çıkanlardan biri ise seyahat içeren hedefler olunca, birçok kişi için Amerika tatili planı zirveyi zorluyor. Yaz tatili ve <b>Amerika</b> deyince akla gelen şeylerden bir tanesi de tabi ki&#8221; paranın dibine vurayım, sonra da Vegas&#8217;ta ortalığın anasını ağlatayım&#8221; hedeflerinin baş tacı olan,  <b>Work and Travel</b>. Amerika’nın başlattığı bu kültürel değişim programı hem Amerika’ya gitme olanağı, hem de biraz para kazanıp eğlenmek için öğrencilere değişik bir fırsat sunuyor.(bu da işin kibarca ifade edilmiş biçimi) “Macera dolu bir yaz geçireceğim, ben Amerika’ya gidiyorum” deyip ananıza babanıza sormadan bu program hakkında bir çok detayı göz önünde bulundurmanız gerekiyor ve işte burada yine <b>OitheBlog</b> devreye giriyor. Alkışları duyar gibiyiz&#8230;</p>
<p>Bu arada, bakmayın başlıkta öyle sefalet falan yazdığımıza, birçok insan &#8220;Work and Travel&#8221; yaptığı dönemi, hayatının en eğlenceli ve unutulmaz dönemleri olarak hatırlıyor. Evet, sonuçta hiç kimse &#8220;hadi bu yaz çalışayım, bayılıyorum yazın çalışmaya&#8221; diye düşünmeyebilir, ancak bu kadar farklı bir ortam ve çevre ile edindiğiniz kazanç, dostluk,  ve eğlenceli anıları birleştirince, aslında gerçekten güzel bir deneyim kazanmış oluyorsunuz.</p>
<p><b>Work and Travel nedir? </b></p>
<p>Amerika’da birkaç adam oturmuş “Biz bu dünyadaki genç kesime güzel bir deneyim yaşatalım, gelsinler biraz para kazansınlar, ülkemizi gezsinler, dillerini geliştirsinler, eğlensinler mutlu olsunlar, başka ne isteriz” demiş ve 1960’lı yıllarda bu programı başlatmış. Hayır, tabi ki başka bir niyet söz konusu, bunlar hep Amerika’nın oyunları. Şaka maka (şaka maka ne garip bir ikileme) “kültürler arasında yakınlaşma sağlamak” amacıyla başlatılmış bu program, aslında yoğun sezonda genç insanları düşük vasıflı pozisyonlarda işçi gibi çalıştırmak için iyi bir teknik olarak görülebilir. Bu kadar itin poposuna soktuktan sonra (göt demek istemedim aslında ama demiş bulundum) bu yazıyı okumaya devam edecek misiniz bilmiyorum ama, yukarıda saydıklarımın hiç biri kötü bir deneyim yaşayacağınız anlamına gelmiyor.</p>
<p>İşin ciddi kısmına gelecek olursak, Work and Travel, Amerika’da yasal olarak yaklaşık 3 ay çalışıp, çalışma süresini doldurduktan sonra 1 ay turist olarak kalmanızı sağlayan bir program.</p>
<p><b>Kimler bu programa dahil olabiliyor? </b></p>
<p>18-30 yaş arası lisans veya yüksek lisans öğrencileri programa başvurabilir. Not ortalamanız ile ilgili de bir kısıtlama var ama çok da ciddiye alınan bir kriter değilmiş, öyleyse de başvuru sırasında bilgilendirilirsiniz. Zaten şu an bu kriteri dert edecek kadar düşük notlarınız varsa oturun oturduğunuz yerde biraz ders çalışın. (anaç ruhum) Programa katılmak için en az orta seviye İngilizceniz olması gerekiyor ama ben bu program arasında sadece “hello, how are you” diyebilen kişileri de gördüm, fazla panik olmayın ama yine de *Oi the Blog sorumluluk kabul etmiyor*.</p>
<p><b>Nasıl başvuruluyor?</b></p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/02/Signing_form.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class=" wp-image-2121 alignright" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/02/Signing_form.jpg" alt="200452424-001" width="406" height="270" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/02/Signing_form.jpg 507w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/02/Signing_form-300x199.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/02/Signing_form-210x139.jpg 210w" sizes="(max-width: 406px) 100vw, 406px" /></a></p>
<p>Bu sektör son zamanlarda birçok kişiye “güzel iş hee” dedirten bir nitelikte olmalı ki herkes üşüşüp bir sürü danışmanlık şirketi kurmuş. (danışmanlar ayaklanmasın şimdi) Eskiden seçenekler arasında 2-5 şirket varken şimdi onlarca firma öğrencileri Amerika’ya göndermeyi vadediyor.  Bu danışmanlar Amerika’da çalışma vizesini ayarlayan sponsorlarla, sponsorlar da işverenlerle çalışıyor. Bu sponsorlar firmalar dışında bireysel vize başvurusu kabul etmiyor dolayısıyla bu danışmanları es geçemiyorsunuz. Danışmanlar size vize sürecinizde (DS-2019 izin belgesi) , sigortanız gibi formalite prosedürlerde yardımcı oluyor. Ayrıca konaklama, uçak bileti, iş seçimi gibi birçok önemli detayda da sizi doğru yerlere yönlendiriyor. Farklı danışmanlar farklı bölgelere hakim dolayısıyla farklı iş olanakları sunuyor ve bu sebeple ücretlerde birbirinden değişiklik gösteriyor. Bu danışmanlık firmalarından birini seçerken sadece ücretleri kıyaslamayın, sizi Amerika’da yönlendirecekleri bölgelere ve işlere de mutlaka dikkat edin.Son zamanlarda bu danışmanların ücreti 1500-2500 USD arasında değişiyormuş. Bu ücretlere vize ücreti (yaklaşık 140 dolar), konaklamanız ve uçak biletiniz dahil değil. Öğrencilik hayatı boyunca birkaç kez bu programa katılan kişiler Amerika’daki bazı işverenlerle samimi olup, bir sonraki yaza bir pozisyon için anlaşıyor. Bu durumda Türkiye’deki firmaya işi kendinizi bulduğunuzu söylerseniz, danışmanlık ücretini daha makul bir fiyata anlaşabilirsiniz.</p>
<p>Başvurular için belli dönemler var. Erken kayıt Ekim ayında başlıyor ve başvurular Nisan ayına kadar  devam ediyor. Ne kadar erken başvurursanız o kadar kabul edilme şansınız artıyor ve daha çok pozisyon arasından iş seçme avantajınız oluyor.</p>
<p><b>Konaklama</b></p>
<p>Konaklamayı genellikle işverenler sağlıyor ve haftalık alacağınız ücretten düşüyor. Danışmanınız size gideceğiniz grupla ortak bir evde kalmanız konusunda da yardımcı olabilir, birkaç kişi girerseniz işverenin sağlayacağı evden daha uygun fiyata kalabilirsiniz. Fakat bu seçenek gittiğiniz bazı bölgelerde mantıklı olmayabiliyor ve herkes “kim olduğu nereli olduğu belirsiz” diye nitelendirdikleri yabancılara evini sezonluk kiralamak istemeyebiliyor.  Konaklayacağınız yer için çok bir beklentiniz olmasın, kalınmayacak gibi değil ama harika da olduğunu söyleyemeyeceğiz.</p>
<p><b> “Bunları boşver, bize paradan haber et” </b></p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/02/large1.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class=" wp-image-2119 alignleft" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/02/large1.jpg" alt="large" width="400" height="603" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/02/large1.jpg 500w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/02/large1-210x316.jpg 210w" sizes="(max-width: 400px) 100vw, 400px" /></a>Normal şartlarda dolar almış başını gidiyorken, biraz para kazanayim mantığıyla yaklaşmanızın çok da saçma olmayacağı bu programı sadece para kazanma fırsatı olarak görmeniz sizi hayal kırıklığına uğratabilir.  Danışmanlık ücreti, vize ücreti, uçak bileti, yanınıza aldığınız harçlık, konaklama ücreti derken sadece programa katılmak için 3000-3500USD civarında bir harcama yapıyorsunuz ve orada bulunduğunuz süre içinde kazandığınız para anca harcadığınızı çıkartıp, orada geçinmenize (yeme, içme, ulaşım, aktiviteler) ve belki de sonrasında Amerika’da biraz seyahat etmenize yetecek kadar oluyor. Tabi bu genelleme üzerine kurulmuş bir senaryo. Ama program asıl eğlence/macera maksatlı olduğunu unutmayın ve kendinizi para kazanacağım diye hırpalamayın. Program ücretlerini bir kenara koyun, orada kazandığınız parayı gezmeye tozmaya rahat rahat harcayın.</p>
<p>Daha önce bu programa katılmış arkadaşınız varsa, veya ekşi’ye bakmış bulunduysanız Alaska ile ilgili bazı sorular sormaya başlamış olabilirsiniz. Alaska’da geçen seneye kadar balık fabrikalarında çalışma olanağı vardı ve söylentilere göre 3 ayda ciddi para kazanılıyordu. Ama daha sonra memlekette balıklar azalmış, fabrikalar sezonluk işçi sayısını azaltmış ve programa dahil olmak istememiş. Tabi bu tarafımızdan uydurulmuş bir senaryo, arkasında başka bir sebep yatıyor olabilir. Diğer işlere göre daha ağır şartları olmasına rağmen Alaska, öğrenciler arasında epey popülerleşmiş, millet sorup duruyor tekrar dahil olacak mı programa diye.. biz de buna dair bir takım söylentiler duyduk..</p>
<p>Programda bir çok farklı iş olanakları mevcut. Genelde saatlik bir ücret karşılığında ve ekstra bahşişlerle kazanç sağlanıyor. Amerika’da şu anda saatlik asgari ücret yaklaşık 8 dolar, yani bu ücret referans alınabilir. Çalışma saatleri de haftada 35-40 saat arası değişiyor. Yasal olarak çalışma saatlerinizin belli bir süreyi aşmaması gerekiyor, veya aşınca saatlik ücretin bir buçuk katı alıyorsunuz. O yüzden para kazanma odaklı gidiyorsanız uzun saatler çalışmak isteyebilirsiniz, tabi bu biraz da çalıştığınız yere ve iş vereninize kalmış bir şey. Ayrıca garsonluk için durum biraz değişik. Garsonlar asgari ücretin çok altında bir ücret (yaklaşık 2 buçuk dolar) artı bahşiş ile kazancını sağlıyor. Amerika’da restoranlarda bahşiş ortalaması %15-%20. Bunun dışında iş seçenekleri arasında can kurtaranlık, eğlence parkları, otel gibi bir çok pozisyon var.</p>
<p>Amerika’da bu program sürecinde  yasal olarak çalışabilmeniz için size verilen vize sayesinde bir sosyal güvenlik kartı alıyorsunuz. Bu kart size Amerika’nın bütün bölgelerinde, bütün iş yerlerinde yasal olarak çalışma hakkı veriyor. Dolayısıyla, ben illa kendimi yırtıp para kazanacağım diyorsanız çalışmaya başlayacağınız pozisyon dışında, ekstra bir kazanç için part-time çalışabileceğiniz diğer işleri de araştırabilirsiniz.</p>
<p><b>Turist Kafası</b></p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/02/large.png"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-2120" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/02/large.png" alt="large" width="470" height="291" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/02/large.png 470w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/02/large-300x185.png 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/02/large-210x130.png 210w" sizes="(max-width: 470px) 100vw, 470px" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>3 aylık çalışma döneminiz bittikten sonra, 1 ay Amerika’da turist olarak kalma hakkı kazanıyorsunuz. Bu dönemde kazandığınız parayı, ya da yanınızda sırf bu sebeple getirdiğiniz parayı, doya doya harcayın. Tüm eyaletleri şehirleri gezin demiyorum tabi ama en çok ilginizi çeken yerlerle güzel bir rota belirlerseniz, 1 ay Amerika’da gezmek için çok ideal bir süre. Rota belirlemenizde ve bu seyahati planlamanızda yardımcı olabilecek şu <a href="http://oitheblog.com/2013/09/18/amerika-tatili-plani-101/">rehberimize</a> de göz atmayı unutmayın.</p>
<p>Akıllı davanıp çalışma süreniz bitmeden önce işten ayrılıp hiç bir şey olmamış gibi ülkede gezip tozacağınızı düşünmeyin. Program sürecinde işten ayrılırsanız, iş vereniniz sponsorlarla iletişime geçip durumu bildiriyor ve başka bir işe geçmezseniz ülkeyi belli bir süre içinde terk etmeniz gerekir. Üzgünüm&#8230;Pozisyonunuzdan memnun kalmadığınız için iş değiştirmek istiyorsanız iş verene mutlaka 2 hafta öncesinden haber verip, yeni bir iş bulma konusunda yardım isteyebilirsiniz. Bunu samimi bir şekilde dile getirirseniz iş veren size acımasız davranmayacaktır, korkacak bir şey yok.</p>
<p><b>Dil Geliştirme </b></p>
<p>Program hakkında en çok sorulan sorulardan bir tanesi de “İngilizcemi geliştirmeme yardımcı olur mu?”. Bence 3-4 ay başka bir ülkede yabancı bir dil geliştirmek için çok ideal bir süre. Özellikle çalışma ortamında olacağınız, ve Amerika’lılarla işiniz gereği iletişim içinde olmak zorunda olduğunuz için baya bir pratik yapacaksınız. Tabi zoraki iletişim kurup, minimum derecede İngilizce konuşmak için çabalarsanız gittiğiniz İngilizce seviyesinde geri dönebilirsiniz. İş dışında arkadaş ortamı da önemli tabi. Programa katıldığınız Türklerle dip dibe (burada başka bir ikilem kullanmamak için çabalıyorum) dolaşırsanız gittiğiniz İngilizce seviyesinin çok daha altında bir seviyede bile dönebilirsiniz.</p>
<p>Konumuzla çok da alakasız olmayan Fatih Terim İngilizcesini örnek alabiliriz:</p>
<p><iframe loading="lazy" src="//www.youtube.com/embed/ccw8dQNAsmc" width="420" height="315" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2014/02/19/amerika-work-and-travel/">Work and Travel: Önce Sefalet Sonra Krallık</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2014/02/19/amerika-work-and-travel/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>3</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Las Vegas Kumarhaneleriyle İlgili 6 Tuhaf  Gerçek</title>
		<link>https://oitheblog.com/2013/12/22/las-vegas-kumarhaneleriyle-ilgili-6-tuhaf-gercek/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2013/12/22/las-vegas-kumarhaneleriyle-ilgili-6-tuhaf-gercek/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 22 Dec 2013 14:41:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[AMERİKA]]></category>
		<category><![CDATA[FAYDALI Bİ' ŞEYLER]]></category>
		<category><![CDATA[LAS VEGAS]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Gezi]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Road Trip]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi Blog]]></category>
		<category><![CDATA[kumarhane]]></category>
		<category><![CDATA[Las Vegas]]></category>
		<category><![CDATA[las vegas casino]]></category>
		<category><![CDATA[las vegas casino tuhaf gerçekler]]></category>
		<category><![CDATA[las vegas gezi]]></category>
		<category><![CDATA[las vegas gezi notları]]></category>
		<category><![CDATA[las vegas ipuçları]]></category>
		<category><![CDATA[las vegas kumar]]></category>
		<category><![CDATA[las vegas kumar oynama yaşı]]></category>
		<category><![CDATA[las vegas kumarhane içki]]></category>
		<category><![CDATA[las vegas nasıl bir yer]]></category>
		<category><![CDATA[las vegas nerede]]></category>
		<category><![CDATA[las vegas pahalı mı]]></category>
		<category><![CDATA[las vegas sin city]]></category>
		<category><![CDATA[las vegas tatil]]></category>
		<category><![CDATA[Nevada]]></category>
		<category><![CDATA[Seyahat Blog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=1734</guid>

					<description><![CDATA[<p>Casino sahipleri, sizin kendinizi saatlerce kumara kaptırmanızı ister. Çünkü, ne kadar uzun kalırsanız, o kadar çok oynar ve para kaybetme...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2013/12/22/las-vegas-kumarhaneleriyle-ilgili-6-tuhaf-gercek/">Las Vegas Kumarhaneleriyle İlgili 6 Tuhaf  Gerçek</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Casino sahipleri, sizin kendinizi saatlerce kumara kaptırmanızı ister. Çünkü, ne kadar uzun kalırsanız, o kadar çok oynar ve para kaybetme olasılığınız da bir o kadar artar. İnternetten bile olsa biraz kumar oynamışlığınız varsa, siz de kazandığınız birkaç kuruştan sonra “tamam ben hevesimi aldım, bundan sonra kumar oynamayacağım” mantığında hareket edemiyorsunuz. Öyle bir mantık kalmıyor.  Onun yerine Pepsi sloganı gibi “Daha fazlasını istiyor”, kazandıkça yüzüğe ulaşmış “Gollum” gibi hissediyorsunuz. Casino sahipleri de “biz bunları nasıl daha fazla soyup soğana çevirebiliriz” diyerek  “Bunlar hep İlluminati” dedirtecek nitelikte taktikler geliştiriyorlar. Şöyle buyrun;</p>
<p><b>1. Oksijen verilmesi</b></p>
<p>İnkar edilse ya da tartışmalara yol açsa da, Vegas kumarhaneleriyle ilgili en enteresan gerçeklerden biri, kumar oynanan mekanlara, özel havalandırmalar aracılığıyla oksijen pompalanması. Bu şekilde, uykunuzun gelmemesini ya da daha geç gelmesini sağlayarak, daha fazla kumar oynamanızı sağlıyorlar. Yani normalde, ağzınızdan salyalar akıtarak uyuma aşamasında olacakken, kumarhanede kadın görmüş Adnan Oktar cinliğinde oturmaya devam ediyorsunuz.<b> </b></p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/h.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-1736" alt="h" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/h.jpg" width="500" height="333" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/h.jpg 500w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/h-300x199.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/h-210x139.jpg 210w" sizes="(max-width: 500px) 100vw, 500px" /></a></p>
<p><b>2. Saatlerin olmaması</b></p>
<p>Çok uzun süre ayakta kaldığınızı fark edip, saate bakma ihtiyacı duyuyorsunuz fakat yoo yoo, bakamazsınız. Çünkü buna da bir çare bulmuşlar, kumarhanelerde saat diye bir şey yok. “Zaten kim saat kullanıyor bu devirde, en yenisini alacağım diye 5 yıldır değiştiremediğim  ayfonum var benim, oradan bakarım” diyorsunuz di mi? Kumar masalarında cep telefonu kullanmak da yasak. Geçmiş olsun.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/v.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-1738" alt="v" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/v.jpg" width="582" height="285" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/v.jpg 970w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/v-300x146.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/v-210x102.jpg 210w" sizes="(max-width: 582px) 100vw, 582px" /></a></p>
<p><b>3. Camların olmaması</b></p>
<p>“Ulan saatlerdir uykum gelmedi, saati de öğrenemedik, bari şu camdan bir kafamı uzatayım, yıldızların durumundan, güneşin konumundan zaman dilimini çözmeye çalışayım” diyorsunuz, ama kumarhaneciler bunu da çoktan düşünmüş ve günün hangi saatinde olduğunuzu fark edememeniz için kumarhanelerin hiçbirine cam koymamışlar. (durum o kadar şüpheli bir hal aldı ki yakında bu konuyu da Illuminati’ye bağlayıp Youtube’a video koyacağız)</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/c.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-1741" alt="c" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/c.jpg" width="598" height="373" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/c.jpg 1383w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/c-300x187.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/c-1024x640.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/c-210x131.jpg 210w" sizes="(max-width: 598px) 100vw, 598px" /></a></p>
<p><b>4. Sonsuza kadar bedava içki</b></p>
<p>Susadınız mı? Canınız bir bira, bir kokteyl mi çekti? Yalnızca 15 kupona, kokteyliniz gazetenizle bedava. Şaka şaka, hiç sorun değil. Burada istediğiniz içki ayağınıza geliyor, üstelik para da almıyorlar. Yeter ki kumar oynamaya devam edin.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/d.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-1743" alt="d" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/d.jpg" width="665" height="374" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/d.jpg 1385w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/d-300x168.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/d-1024x575.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/d-210x118.jpg 210w" sizes="(max-width: 665px) 100vw, 665px" /></a></p>
<p><strong>5.</strong> <b>Kumar masalarında, etrafta dolaşan yarı çıplak kızlar</b></p>
<p>Bunu ne kadar sinsi ya da kötü bir plan olarak düşünüyorsunuz bilmiyoruz ama, Las Vegas kumarhanelerinde, her daim ortalıkta dolaşan manken fizikli, yarı çıplak, striptizci tadında ama salon kadını çizgisinden de çıkmayan kızlar mevcut. Hatta abartıp, masaj yapmayı teklif ettikleri bile oluyor. Hiçbir yere gitmiyorsunuz beyler, kumara devam.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/f.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-1744" alt="f" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/f.jpg" width="570" height="400" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/f.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/f-300x210.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/f-210x147.jpg 210w" sizes="(max-width: 570px) 100vw, 570px" /></a></p>
<p><b>6. Labirent gibi casinolar</b></p>
<p>Vegas’taki kumarhanelerin bir diğer özelliği de, labirent gibi tasarlanmış olmaları. Bunun sebebi, ortamı terk etmenizi zorlaştırmak ve başka kumar aktivitelerine ilginizi çekerek daha fazla para harcamanızı sağlamak. Yani siz kumara, içkiye, kızların yarattığı görsel şölene doyduktan sonra kumarhaneden çıkacak gücü kendinizde bulunca, bu sefer de çıkış kapısını bulamıyorsunuz.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/v1.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-1746" alt="v" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/v1.jpg" width="605" height="406" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/v1.jpg 1260w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/v1-300x201.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/v1-1024x688.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/12/v1-210x141.jpg 210w" sizes="(max-width: 605px) 100vw, 605px" /></a></p>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: left;">* Bu içerik <a href="http://listelist.com/las-vegas-kumarhaneleri-kurnazliklari/" target="_blank">Listelist</a> için hazırlanmıştır.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2013/12/22/las-vegas-kumarhaneleriyle-ilgili-6-tuhaf-gercek/">Las Vegas Kumarhaneleriyle İlgili 6 Tuhaf  Gerçek</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2013/12/22/las-vegas-kumarhaneleriyle-ilgili-6-tuhaf-gercek/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Disney World: Tavşan Deliğinden Geçmenizi Gerektirmeyen Harikalar Diyarı</title>
		<link>https://oitheblog.com/2013/11/23/disney-world-tavsan-deliginden-gecmenizi-gerektirmeyen-harikalar-diyari/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2013/11/23/disney-world-tavsan-deliginden-gecmenizi-gerektirmeyen-harikalar-diyari/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 23 Nov 2013 21:09:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[AMERİKA]]></category>
		<category><![CDATA[FAYDALI Bİ' ŞEYLER]]></category>
		<category><![CDATA[ORLANDO]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Gezi]]></category>
		<category><![CDATA[disney world]]></category>
		<category><![CDATA[Disney World Amerika]]></category>
		<category><![CDATA[disney world bilet]]></category>
		<category><![CDATA[disney world çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[disney world gezi]]></category>
		<category><![CDATA[disney world gezi rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[disney world istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[disney world nerede]]></category>
		<category><![CDATA[disney world orlando]]></category>
		<category><![CDATA[disney world orlando parks]]></category>
		<category><![CDATA[disney world tickets]]></category>
		<category><![CDATA[disney world ücret]]></category>
		<category><![CDATA[disney world ulaşım]]></category>
		<category><![CDATA[disneyworld konaklama]]></category>
		<category><![CDATA[florida gezilecek yerler]]></category>
		<category><![CDATA[mickey mouse]]></category>
		<category><![CDATA[orlando gezilecek yerler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=1533</guid>

					<description><![CDATA[<p>Disney World deyince aklınıza çoluklu çocuklu, bol Mickey’li Minnie’li, bol roller coasterlı, bol atraksiyonlu bir eğlence merkezi geliyordur diye tahmin...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2013/11/23/disney-world-tavsan-deliginden-gecmenizi-gerektirmeyen-harikalar-diyari/">Disney World: Tavşan Deliğinden Geçmenizi Gerektirmeyen Harikalar Diyarı</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/large-13.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-1539" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/large-13.jpg" alt="large (1)" width="500" height="250" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/large-13.jpg 500w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/large-13-300x150.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/large-13-210x105.jpg 210w" sizes="(max-width: 500px) 100vw, 500px" /></a></p>
<p>Disney World deyince aklınıza çoluklu çocuklu, bol Mickey’li Minnie’li, bol roller coasterlı, bol atraksiyonlu bir eğlence merkezi geliyordur diye tahmin ediyorum. Paris’de bulunan Disneyland’a 2 kere gitmeme rağmen, Disney World’e giderken 10 yaşında bir çocuğun gösterdiği heyecanı, 22 yaşında gösterdiğim yerdir burası. 22 yaşında eşek kadar bi’ kızın Mickey Mouse kostümüyle ortalıkta dolaşan birine sarılıp fotoğraf çektirmesi saçma mı? Yok canım.</p>
<p>Amerika’nın Florida eyaletinde, Orlando şehrinde bulunan Disney World, kendine ait bir şehir üzerine kurulmuş resmen. Gez gez bitmiyor, insanın ayaklarına kara sular iniyor.(babanne in the house) Park 150 hektarlık <b>Lake Buena Vista</b> bölgesinde 4 ana tema parkından ve 2 su parkından oluşuyor. Çok hırslıysanız, illa ben parkın her karesini gezeceğim diyorsanız burada  1 hafta bile geçirmek mümkün. Ama şahsen bence, burada ilginizi çeken parkları belirleyip 2-3 gün geçirmek ideal. Orlando  dengesiz hava koşullarıyla ünlü. Dönemsel yağmurlara, kasırgalara yakalanmayı riske etmek istemiyorsanız Haziran ile Kasım arası aylarda gitmeyin. Zaten yaz aylarında inanılmaz bir sıcağa ve rutubete maruz kalıyor burası, ıstakoz gibi pişmek istemiyorsanız, sıcakta ridelara sıra beklerken buhran geçirmek istemiyorsanız <b>Mayıs</b> gitmek için en ideal zaman. Eğer pişmiş bir ıstakoz istiyorsanız ise, onu bile parklarda bulmanız mümkün.</p>
<p><b>Ulaşım</b></p>
<p>Orlando havaalanından Disney World’e ulaşmanın birkaç yolu var. Biz Universal Studios ve Outlete, oradan da Miami’ye geçeceğimiz için havaalanından araba kiralamıştık mesela. Gördüğünüz gibi çok havalıyız. Zaten Orlando’ya kadar gelmişken, meşhur outlet’i ‘Premium Outlet’ ve Universal Studios parkını ziyaret etmezseniz sizinle olan ilişkimizi bi’ gözden geçirmemiz gerekecek.  World Disney’in yeri ayrı ama Universal Studios tarif bile edemeyeceğim (başka bir postta tarif edeceğim aslında çünkü orası benim abartısız dünyada en sevdiğim yer)  bir yer, mutlaka, MUTLAKA gidin. Outlette güzel bir şeyler bulma potansiyeliniz farklılık gösterebilir, burayla ilgili çok büyük bir iddiam yok açıkçası.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/large7.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-1535" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/large7.jpg" alt="large" width="500" height="333" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/large7.jpg 500w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/large7-300x199.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/large7-210x139.jpg 210w" sizes="(max-width: 500px) 100vw, 500px" /></a>Orlando’ya sadece Disney için geldiyseniz ve dönüşte tekrar havaalanına gidecekseniz araba kiralamanız pek mantıklı değil. Çünkü arabaya verdiğiniz günlük ücret dışında bir de orada kaldığınız süre içinde otoparkta bekleyen arabanız için boşu boşuna günlük $15 vermiş olursunuz. Parklar arası mesafeler yürüme mesafesi olmadığı için arabayla daha kolay ulaşabileceğinizi düşünebilirsiniz, düşünmeyin. Parkın içinde birçok noktadan sürekli otobüs ve tekne kalkıyor. Aşağıda biraz daha detaylandıracağım bunu, merak etmeyin. Yine de araba konusunda ısrarlıysanız aklınızda bulunsun parkın içindeki herhangi bir otoparkta günlük ücreti ödediğinizde diğer otopark noktalarında tekrar ücret vermeniz gerekmiyor.</p>
<p>Bir başka seçenek de tabii taksi veya havaalanında karşılaşacağınız özel taksiler. Havaalanından Disney World yaklaşık 30km. Taksi ücreti de yaklaşık 50 dolardı en son.</p>
<p>Son olarak Disney, havaalanından ulaşım için <b>Disney’s Magical Express</b> diye ücretiz bir servis sunuyor. Akbiliniz varsa indirimli olarak kullanabilirsiniz. (Bugün çok şakacıyım) Bu servisten yararlanmak için Disney’in kendi bünyesindeki otellerde konaklamanız gerekiyor. Havaalanında ana terminalin B kısmında, 1. Katta bulunan ofislerine giderek bu servisten yararlanabilirsiniz. Ama yerinizi garanti etmek istiyorsanız  (407) 939 62 44 nolu telefondan rezervasyon yapmanızı öneririm. Dönüş için de ulaşım aynı şekilde ücretsiz: bu rezervasyonu da yine telefondan veya otelinize danışarak gerçekleştirebilirsiniz. Bu servisin şöyle bir sıkıntısı var yalnız: havaalanında ofislerine gittiğinizde bavullarınızı onlara teslim etmeniz gerekiyor ve neden ben de bilmiyorum bavullar siz otelinize ulaştıktan 3 saat sonra odanıza varıyor. Otele gittiğinizde hemen ihtiyacınız olacak şeyler varsa yanınıza almayı unutmayın.</p>
<p>Disney otellerine, parklara, Disney Downtown bölgesine gitmek için birçok noktadan kalkan ücretsiz otobüsleri, tekneleri, ve monorail’i kullanabilirsiniz. Gördüğünüz gibi birçok ulaşım seçeneği olduğu için araba kiralamanızın mantıksız olacağını tekrar vurgulamak isterim. Hangi noktalardan kalktığı ve nerelere gittiği konusunda detaylı bilgi için:</p>
<p><a style="line-height: 24px;" href="https://disneyworld.disney.go.com/planning-guides/in-depth-advice/resort-transportation/">https://disneyworld.disney.go.com/planning-guides/in-depth-advice/resort-transportation/</a><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/large-5.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-1547" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/large-5.jpg" alt="large (5)" width="460" height="276" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/large-5.jpg 460w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/large-5-300x180.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/large-5-210x125.jpg 210w" sizes="(max-width: 460px) 100vw, 460px" /></a></p>
<p><b>B</b><b>ütçe</b></p>
<p>Otel fiyatları gecelik <b>$100-$600</b> arasında değişiyor. Gördüğünüz gibi değişmelere doyamayan, pek geniş bir aralık. Hatta 50 dolara kamp yapabileceğiniz bile bir alan var ama bu seçeneği değerlendirmek isteyeceğinizi düşünmediğim için çok üstünde durmuyorum. (Aslında ben göz önünde bulundurmadığım için bilgim yok demek daha doğru olur, çünkü o yorgunluğun üstüne dünyadaki en güzel şey rahat bir odada kalmak oluyor) Tabii döneme göre de farklılık gösteriyor bu fiyatlar.</p>
<p>Parklara giriş ücretleri ise $90 civarında. Fiyatlar parklara göre değişiyor. Günlük bilet almayıp, birkaç günlük bilet paketi satın aldığınızda fiyatlar daha uyguna geliyor. Ama bu şekilde günde sadece 1 parka giriş yapabiliyorsunuz. Gerçi parkların büyüklüğünü göz önünde bulundurduğunuzda günde birden fazla park gezmeniz pek mümkün değil, ama hızlandırılmış bir tur yapacaksanız <b>‘park hopper’</b> opsiyonu ile diğer parklara geçiş yapabiliyorsunuz. Bu opsiyonun $50 gibi ekstra bir ücreti var. Su parklarına da ayrıca bilet alınması gerekiyor bu arada. İnternetten (aşağıda linkini bulabilirsiniz) bilet satın almak mümkün, ama en kolayı gittiğinizde almak bence. Hatta biz otelden satın almıştık, tahmin ediyorum ki çoğu otelin bu servisi vardır.</p>
<p><a href="https://disneyworld.disney.go.com/tickets/">https://disneyworld.disney.go.com/tickets/</a></p>
<p>Yeme-içme için Disney’de pek çok seçenek var. Tabii bir çoğu Amerika’nın genel konseptine uygun fast food yemekleri üzerine kurulu. Obez olmak için gerçekten harika bir fırsat. Sabah ve öğlen yemeklerini parkların içindeki restoranlarda veya otelde geçiştirebilirsiniz. Akşamları daha eğlenceli ve hareketli ortamlara girmek istiyorsanız, Disney Downtown bölgesinde, ‘boardwalk’ üzerinden bulunan restoranlara gidin. Orada Venezuela’lı kızlarla tanışabilir, İtalyan erkekleriyle romantik anlar yaşayabilirsiniz. Şaka şaka. Öyle bir an için sevindireyim dedim. Planet Hollywood meşhur yerlerinden biri mesela. Bütçeye gelecek olursak, fiyatlar değişiyor tabii. Şu listede bütçenize uygun restoranları ayırt etmeniz mümkün:</p>
<p><a href="https://disneyworld.disney.go.com/dining/">https://disneyworld.disney.go.com/dining/</a></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/large-7.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-1548" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/large-7.jpg" alt="large (7)" width="400" height="266" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/large-7.jpg 500w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/large-7-300x199.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/large-7-210x139.jpg 210w" sizes="(max-width: 400px) 100vw, 400px" /></a></p>
<p><b>Konaklama </b></p>
<p>Disney World içinde konaklaylayabileceğiniz bir çok otel seçeneği var.  Tabii bu seçenekler park dışındaki diğer Orlando otellerine kıyasla epey pahalı. Ama otellerin hepsinde farklı farklı Disney konseptleri var ve burada konaklamak hem eğlencenin içinde olmanızı, hem de ulaşım açısından kolaylık sağlıyor. Oteller bulundukları parklara göre kategoriye ayrılıyor. Hangi parkın içinde kaldığınızın hiç bir önemi yok aslında. Kafanıza yatan, bütçenize uyan, ulaşım araçlarının kalktığı noktalara yakın bir otel seçin. Biz Epcot parkındaki  <b>Walt Disney World Swan</b> otelinde kaldık ve oldukça memnun kaldık, tavsiye edebiliriz. Hem diğer oteller arasında fiyat olarak en uygun hem de seyahat sitelerinde en çok puan almış otellerden biri olduğu için orayı seçtik.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/9050518997_2bd8044149_z.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-1536" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/9050518997_2bd8044149_z.jpg" alt="9050518997_2bd8044149_z" width="512" height="342" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/9050518997_2bd8044149_z.jpg 640w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/9050518997_2bd8044149_z-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/9050518997_2bd8044149_z-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 512px) 100vw, 512px" /></a></p>
<p>Ulaşım hakkında biraz bilinçsiz olsak da bu konuda baya iyi bir yere kapak atmışız. Otel gölün hemen önünde olduğu için teknelerin kalktığı bir durağa 3 dakikalık bir yürüme mesafesinde. Bir de burada yaşadığımız saçma bir anıyı paylaşmadan duramıyacağım. Otelde standart bir oda rezervasyonumuz olmasına rağmen, check in sırasında suit odalarında ücretsiz konaklama teklifinde bulunuldu. Bir de üstüne parkta yeme içme, ıvır zıvıra kullanabileceğimiz 100 dolarlık bir hediye kartı verildi. Biz de anlamadık ama fazla da sorgulamadık.</p>
<p>Sabahları fazla vakit harcamak istemiyorsanız, muhteşem olmasa da otelde kahvaltı yapabilirsiniz. Kahvaltı genelde oda fiyatına dahil olmuyor. O yüzden otelde kapalı alanda vakit harcamak yerine, o gününüzü geçireceğiniz parklardan birinde, daha farklı bir atmosferde kahvaltı yapmanız daha keyifli olacaktır. Parklarda yemek yiyebileceğiniz bir çok seçenek mevcut.</p>
<p>Otel rezervasyonunu Disney’in kendi sitesinden yapabilirsiniz. Biz <b>Expedia’dan</b> yapmıştık. Bazen bu site daha uygun oda fiyatları sağlayabiliyor, karşılaştırmakta fayda var. Ayrıca Expedia, Cheap tickets gibi sitelerde uçak+otel paketleri satın alabileceğinizi de tekrar hatırlatmak isterim. Aşağıdaki linkte bütçenize göre, bulundukları park ve bölgeye göre ayrılan otel seçeneklerini bulabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://disneyworld.disney.go.com/resorts/">https://disneyworld.disney.go.com/resorts/</a></p>
<p><b>Parklar</b></p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/ds.png"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-1544" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/ds.png" alt="ds" width="486" height="438" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/ds.png 486w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/ds-300x270.png 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/ds-210x189.png 210w" sizes="(max-width: 486px) 100vw, 486px" /></a></p>
<p><b>-Magic Kingdom</b> Disney’in ana konseptini içeren ve özellikle çocuklar arasında en popüler tema parkı. Çocuklar diye özellikle vurgulamak istiyorum çünkü genel olarak baktığınızda burası yetişkinlerin çok ilgisini çekecek, veya gitmese aklında kalacak bir yer değil. Ama rollercoaster ve adrenalin odaklı değilseniz, Disney’in genel konsepti ve atmosferinde bulunmak istiyorsanız ve instagram’a “ben şok tatlıyaaaam” temalı fotoğraf koymak istiyorsanız mutlaka gitmek isteyeceğiniz bir yer. Disney karakterleri, Disney geçit töreni, Cinderella  Şatosu gibi Disney’in ana sembolleri sayılan atraksiyonlar bu parkta bulunuyor.</p>
<p>Bu parka gidecekseniz de yetişkin tribine girmeyin. Çocuklaşın, eğlenin. Çocuklara yönelik, bizim de çocukluğumuzun büyük bir parçası bir çok Disney karakteri ve filmleri üzerine kurulu dev bir set olan  Magic Kingdom parkının bazı ana atraksiyonları/roller coasterları: <b>Space Mountain, Tea Cups, Peter Pan’s Flight, Pirates of the Caribbean. </b>Bir de, burada geceleri Cinderella şatosu çevresinde muhteşem bir havai fişek gösterisi oluyor.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/6287115735_b2fdd090b8_z.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-1537" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/6287115735_b2fdd090b8_z.jpg" alt="6287115735_b2fdd090b8_z" width="576" height="411" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/6287115735_b2fdd090b8_z.jpg 640w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/6287115735_b2fdd090b8_z-300x214.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/6287115735_b2fdd090b8_z-210x149.jpg 210w" sizes="(max-width: 576px) 100vw, 576px" /></a></p>
<p><a href="https://disneyworld.disney.go.com/destinations/magic-kingdom/">https://disneyworld.disney.go.com/destinations/magic-kingdom/</a></p>
<p><b>-Epcot </b>açılımı Experimental Prototype Community of Tomorrow olan, Magic Kingdom Parkının 2 kat büyüklüğünde bir parktır. <b>Future World ve World Showcase</b> adında 2 bölümden oluşuyor. Future World çocukları bilim ve teknoloji hakkında bilgilendirmek ve sevdirmek üzere kurulmuş. Girişinde bulunan küre Spaceship Earth, Epcot parkının ikonik sembolüdür. Parkın öbür kısmı World Showcase, farklı ülkeler ve kültürler tanıtmak üzere 11 farklı ülkenin konseptini içeriyor. Burada bu ülkelere özgü yemekler, danslar, etkinliklerle karşılaşmak mümkün. Gördüğünüz gibi bu park da pek yetişkinliklere cazip bir yer değil. Özellikleri “ride” tutkunları için şunu da belirtmekte fayda var: bu parkta hiçbir rollercoaster yok. Bu park da geceleri yapılan havai fişek gösterisiyle meşhur. Disney World bütün servetini havai fişeklere yatırıyor herhalde. Bu gösterinin saati için oradayken bilgi almanız daha doğru olur, döneme göre değişiyor.<b></b></p>
<p><a href="https://disneyworld.disney.go.com/destinations/epcot/">https://disneyworld.disney.go.com/destinations/epcot/</a><b></b></p>
<p><b>-Disney’s Hollywood Studios </b>(eskiden MGM Studios olarak geçiyordu) ‘Lights, camera, action!’ Bu parkta adından da anlaşılacağı gibi, dev bir film stüdyosunda buluyorsunuz kendinizi. Bazı (<b>Jaws, Indiana jones, Twister</b> gibi) meşhur film sahnelerinin canlandırıldığı şovlarla/setlerle dolu bir park. Üstüne bir de kendimize göre rollercoaster/ride bulunca burası şahsen bizim en ideal ve en eğlenceli bulduğumuz park oldu. Özellikle <b>Hollywood Tower</b>’daki asansör düşüşü, <b>Rock ‘n’ Roller Coaster</b> gerçekten efsaneydi. Adrenalin tutkunları buraya! Ayrıca heyecan verici olmasa da <b>‘The Great Movie Ride’</b>, bizim bugüne kadar en etkilendiğimiz şeylerden biri oldu. Ufak bir tren ile klasik Hollywood filmerinden bazı sahneler ve karakterler canlandırıyor.</p>
<p style="text-align: center;"><img decoding="async" loading="lazy" class="wp-image-1549 aligncenter" style="line-height: 24px; font-size: 16px; text-align: center;" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/large-4.jpg" alt="large (4)" width="385" height="257" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/large-4.jpg 500w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/large-4-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/large-4-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 385px) 100vw, 385px" /></p>
<p>Not: Aerosmith ile ortak bir proje şeklinde geliştirilmiş, içeride neredeyse “ulan bu gerçek mi?” diye düşüneceğiniz gerçeklikte hologramlar mevcut. Buraya kadar her şey iyi hoş, çünkü oraya ilk kez giden biri olarak, içine girip leyla gibi dolaştığınız aletin, akabinde bir kapalı alan rollercoaster’ına dönüşeceğini bilmiyorsunuz. Aklnızda bulunsun, neler oluyor diye panik olmayın.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/536274_10150787146371572_885312842_n.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-1541" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/536274_10150787146371572_885312842_n.jpg" alt="536274_10150787146371572_885312842_n" width="428" height="428" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/536274_10150787146371572_885312842_n.jpg 612w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/536274_10150787146371572_885312842_n-150x150.jpg 150w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/536274_10150787146371572_885312842_n-300x300.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/536274_10150787146371572_885312842_n-210x210.jpg 210w" sizes="(max-width: 428px) 100vw, 428px" /></a></p>
<p><a href="https://disneyworld.disney.go.com/destinations/hollywood-studios/">https://disneyworld.disney.go.com/destinations/hollywood-studios/</a><b></b></p>
<p><b>Disney’s Animal Kingdom </b>kocaman bir hayvanat bahçesi sayılabilir. 1700 tane hayvan varmış bu parkta. Ayrıca burada da rollercoaster/thrill ride bulmak mümkün. Ne yalan söyleyeyim biz Hollywood Studios’dan sonra Disney’e doyduk, oradan Universal Studios’a geçtik. Yine de vaktiniz varsa, değişik bir atmosfer olabilir.</p>
<p><a href="https://disneyworld.disney.go.com/destinations/animal-kingdom/">https://disneyworld.disney.go.com/destinations/animal-kingdom/</a></p>
<p><b>Etkinlikler</b></p>
<p>Dediğim gibi Disney bütün sermayesini havai fişeklere yatırıyor sanırım. Ama gerçekten büyüleyici bir ortam oluyor, mutlaka birini yakalamaya çalışın. Bunun dışında Disney’in ikonik etkinliklerinden biri haline gelen Disney karakteriyle dolu geçit törenini de kaçırmayın derim. Bu geçit günde 2 kere Magic Kingdom parkında gerçekleşiyor. Saatleri gittiğiniz güne göre kontrol edebilirsiniz. Ayrıca dönem dönem farklı etikinlikler/şovlar düzenleniyor. Otellerde, parklarda turistik bilgi alabileceğiniz bir çok nokta var. Broşürlere, afişlere bir göz atın derim. Örneğin biz bir gece Hollywood Studios’daki 30 dakikalık ‘Fantasmic!’ şovunu izlemiştik. Son olarak Disney’in parklar dışında bir de Downtown bölgesi ve burada bulunan bir ‘Boardwalk’ var. Burada hediyelik eşyalar satın alabileceğiniz, yemek yiyebileceğiniz yerler var.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/boardwalk-00-full.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-1545" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/boardwalk-00-full.jpg" alt="boardwalk-00-full" width="576" height="230" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/boardwalk-00-full.jpg 900w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/boardwalk-00-full-300x120.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/boardwalk-00-full-210x84.jpg 210w" sizes="(max-width: 576px) 100vw, 576px" /></a></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2013/11/23/disney-world-tavsan-deliginden-gecmenizi-gerektirmeyen-harikalar-diyari/">Disney World: Tavşan Deliğinden Geçmenizi Gerektirmeyen Harikalar Diyarı</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2013/11/23/disney-world-tavsan-deliginden-gecmenizi-gerektirmeyen-harikalar-diyari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
