<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Amerika Best Buy | OitheBlog</title>
	<atom:link href="https://oitheblog.com/tag/amerika-best-buy/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oitheblog.com/tag/amerika-best-buy/</link>
	<description>Gerçekten faydalı bir seyahat blogu</description>
	<lastBuildDate>Fri, 13 Feb 2026 10:48:47 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.1.9</generator>

<image>
	<url>https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/cropped-logo-32x32.png</url>
	<title>Amerika Best Buy | OitheBlog</title>
	<link>https://oitheblog.com/tag/amerika-best-buy/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>San Francisco&#8217;da Yaşam: Arkadaşlarla California Dreaming Keyfi</title>
		<link>https://oitheblog.com/2015/10/23/san-franciscoda-yasam/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2015/10/23/san-franciscoda-yasam/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 Oct 2015 11:26:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[AMERİKA]]></category>
		<category><![CDATA[SAN FRANCISCO]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Best Buy]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Gezi Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika'da Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika'da Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika'da Okumak]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika'da Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika'da Yaşam Koşulları]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika'ya Taşınmak]]></category>
		<category><![CDATA[San Francisco Gezilecek Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[San Francisco Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[San Francisco Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[san francisco'da yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[San Fransicsco]]></category>
		<category><![CDATA[San Fransicsco'da Eğitim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=4862</guid>

					<description><![CDATA[<p>Amerika&#8217;da yaşama niyeti olan ya da niyeti olmasa bile &#8220;acaba nasıl olurdu?&#8221; sorusunu kendine sormadan edemeyenler olarak Amerika röportajına doymuyoruz....</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2015/10/23/san-franciscoda-yasam/">San Francisco&#8217;da Yaşam: Arkadaşlarla California Dreaming Keyfi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/san-francisco-2.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-5075" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/san-francisco-2.jpg" alt="San Francisco" width="636" height="309" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/san-francisco-2.jpg 2000w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/san-francisco-2-300x146.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/san-francisco-2-1024x498.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/san-francisco-2-210x102.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/san-francisco-2-900x438.jpg 900w" sizes="(max-width: 636px) 100vw, 636px" /></a></strong></p>
<p>Amerika&#8217;da yaşama niyeti olan ya da niyeti olmasa bile &#8220;acaba nasıl olurdu?&#8221; sorusunu kendine sormadan edemeyenler olarak Amerika röportajına doymuyoruz. Bu sefer otursanız saatlerce konuşabileceğiniz, yer yer sesli güldüren şahane anlatımı ile <strong>Deniz Akdolu</strong>&#8216;dan San Francisco&#8217;da yaşam ile ilgili bol bol ipucu aldık ve nedir ne değildir öğrendik. Üstelik konuya Deniz&#8217;in öğrencilik yıllarından dalınca Amerika&#8217;da eğitim, hatta Santa Barbara ile ilgili bile bol bol detay öğrenmiş bulunduk.</p>
<p>Toplanın, aşağıda içinde Kanye West bile geçen bayağı eğlenceli bir röportaj var.</p>
<p>Başlamadan gelen not: Amerika&#8217;da eğitim meselesi ilginizi çekti ise <a href="http://oitheblog.com/2014/10/27/roportaj-amerikada-universite-okumak/" target="_blank" rel="noopener">şurada</a> konuyla ilgili çok çılgın bir röportajımız daha var.</p>
<p><strong>Ne kadar süredir Amerika’da yaşıyorsun? Orada bulunma sebebin nedir? Bize küçük çaplı bir hayat hikayesi özeti geçebilir misin?</strong></p>
<p>Aslında her şey yaklaşık on sene önce ablam liseden, ben de ortaokuldan mezun olmak üzereyken başladı. Babamın 80’lerden beri işini Amerika’ya taşıma hayalleri, “iş gezisi” için gittiği Kaliforniya’dan bize telefon açarak “Ben dönmüyorum, bu sefer olacak” demesi ile uzun ve yorucu bir vize sürecinden sonra bizi yanına aldırması ile gerçek oldu. Ablam üniversiteye bense liseye başladık, babam ve amcam Santa Barbara’da şube açtı; bir bakmışım ki ailecek “California Dreaming” yaşıyoruz.</p>
<p><strong>Bildiğimiz kadarıyla hem liseyi hem de üniversiteyi Amerika’da okudun, dolayısıyla lise sürecinden başlamadan edemeyeceğiz. Adapte olmakta güçlük çektin mi? “Oha hakikaten filmlerdeki gibiymiş” dediğin anlar yaşadın mı mesela?</strong></p>
<p>Söz ettiğim Santa Barbara&#8217;nın da içine dahil olduğu Güney Kaliforniya, kuzeye göre daha materyalist ve az biraz ayrımcı. Tabi biz bunu o zamanlar bilmiyorduk. Devlet lisesine gitmeme rağmen Montecito yerleşkesinin zengin popülasyonunu da göz önünde bulundurarak (Oprah, Ellen Degeneres, Kanye mahallede volta atıyor, Oprah Halloween’de şeker yerine Ipad mini dağıtıyor) sınıfımda Volcom, Lucky Brand, Liz Claiborne’un sahiplerinin çocuklarıyla büyümüş olmak elbette küçük çaplı bir travma yarattı. Düşünün ki hoca derste Arnold Schwarzenegger’den bahsedince “dün bizde yemekteydi hocam” tarzı muhabbetler geçiyordu.</p>
<p>İlk zamanlarda çok yalnızlık çektim. Maalesef Güney Kaliforniya’da Meksika popülasyonu, genel olarak toplum tarafından ezilen kesim. Okuduğum okulun yüzde yetmişi de Meksikalı’ydı. Hal böyle olunca beni Meksikalı zannetmeleri, üstümde başımda milyarlık kıyafetler olmaması, hatta Black Eyed Peas’in o sene çıkardığı “Seven Jeans, True Religion” şarkısının Kaliforniya’daki kot anlayışını 250 dolarlık kotlara dönüştürmesi gibi tuhaf  etkenler, tek kelime etmeye korkan halimi daha da travmatik bir noktaya getirdi. Bir de her gün serbest kıyafet olduğunu hatırlatayım, yani o moda yarışına ayak uydurmanın imkanı yoktu. Kimseyle konuşmadan geçirdiğim haftalar oldu, İngilizce dersinde hoca bana acıyıp  “sen en arka sırada otur sorun değil, ben seni C- geçiririm”  bile dedi. Öğle teneffüslerinde grupça okulun yanındaki ana caddeye ot içmeye giden gruplar, Bugattisi ile Starbucks’a giden filmlerden fırlamış kız tiplemeleri, başka bir “gang” ile kapışmaya giden Meksikalı gangsterlar ya da kimseyle konuşmayan,, genelde ileri Katolik olan ve filmlerden “nerd” olarak tanıdığımız asosyal çocuklar okuldaki ana grupları oluşturduğu için bayağı zorluk çektim!</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/chinatownj.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-5076" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/chinatownj.jpg" alt="Chinatown" width="635" height="366" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/chinatownj.jpg 4869w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/chinatownj-300x173.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/chinatownj-1024x591.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/chinatownj-210x121.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/chinatownj-900x519.jpg 900w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a>Santa Barbara’da bile “gang” olması hakikaten enteresanmış! Zengin gang üyesi yeni bir tür galiba? <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/14.0.0/72x72/1f642.png" alt="🙂" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /></strong></p>
<p>Ufacık Santa Barbara’da bile gang var evet! Onları bu noktaya getiren şey de tabi ki ayrımcılık. Santa Barbara’nın ana caddesi <strong>State Street’in</strong> doğusuna East Side, batısına West Side deniliyor ve her iki tarafın da ayrı bir gang’i, yani çetesi var. Bir keresinde öğlen saati iki taraf ana caddede kapıştı ve herkesin gözü önünde 13 yaşında bir çocuk bıçaklanarak öldürüldü. Günlük güneşlik, turistik, şirin bir caddede böyle bir şeyi hiç görmemiş olan herkes şok içinde izlerken çocuk oracıkta ölüverdi. Hatta olayın üzerine bizim okulda “karşı gang” den kan davası tadında bir karşı atak beklenildiği için, öğle yemeğinde kapılar kilitlenmeye başlandı.</p>
<p><strong>Peki ya üniversite? Hangi üniversitede hangi bölümü okudun? Türkiye’deki çevrenden yola çıkarak eğitim sistemini burası ile kıyaslayabilir misin? Amerika’nın Türkiye’den daha iyi bir eğitim sistemine sahip olduğuna inanıyor musun mesela?</strong></p>
<p>Liseyi bitirdiğimde ilk iki sene yaşadığım adaptasyon sürecinin de getirdiği karmaşa ile halen bölümümü seçememiştim. Amerika’daki “Community College”  yani 2 yıllık üniversite opsiyonundan yararlandım. Zaten Santa Barbara’da bir Community College bulunduğundan daha lisedeyken akşamüstleri üniversiteden dersler almaya ve kredi biriktirmeye başlamıştım. (Evet asosyal olunca sınıf arkadaşların okul çıkışı sinemalardayken sen üniversitede sanat tarihi dersi alıyorsun) Liseden sonra Santa Barbara Community College’a gittim, ilk 2-3 sömestr mimarlık, biyoloji, muhasebe (evet ben de inanamıyorum) gibi alanlar denedim, sonra psikolojiyi çok sevdim. Genelde insanlar Community College’daki karşı koyulması zor tatil havası yüzünden (buradaki iklim koşullarını da düşünün) okulu hemen bitirmek istemezler. Ama ben, hem uluslararası öğrenci statüsünde olduğum için okula daha yüksek ücret ödemem, hem de zaman kaybetmemek istememem nedeniyle iki senede bitirdim.</p>
<p>Community College’da <strong>General Ed</strong> dedikleri temel dersleri alıp üzerine seçtiğin bölüme göre birkaç zorunlu dersi (genelde 3-5) tamamladıktan sonra not ortalaman ve yazdığın başvuru makalesine göre 4 yıllık üniversiteye geçiş yapabiliyorsun. Ben  oradan UCSB’ye geçtim ve son iki senemi orada okudum. Bu şekilde, diploman 4 senedir o üniversitede okumuşsun gibi oluyor ve Community College çok daha ucuz olduğu için binlerce dolar da cebinde kalıyor. Üstelik bu yöntemle ilk etapta birkaç farklı bölümü deneyip hangi alana daha uygun olduğunu keşfetme imkanı da doğuyor. Ama uyarıyorum, okuldaki tatil havası Türkiye’den gelen pek çok öğrenciyi bile 4-5 sene transfer olamamaya sürüklüyor.</p>
<p><strong><a href="http://citywallpaperhd.com/photo/205-streets-of-san-francisco.html"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5077" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/san-francisco.jpg" alt="San Francisco" width="634" height="426" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/san-francisco.jpg 2048w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/san-francisco-300x202.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/san-francisco-1024x689.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/san-francisco-210x141.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/san-francisco-900x605.jpg 900w" sizes="(max-width: 634px) 100vw, 634px" /></a>Klişe ama gerekli soru: Sence Amerika gerçekten de özgürlükler ve fırsatlar ülkesi mi? Bu kadar seneden sonra gerçekten orada daha özgür, daha mutlu ya da istediğin her şeyi başarabilecek gibi hissediyor musun?</strong></p>
<p>Bence Amerika özgürlükler ülkesi değil, ama öyleymiş gibi davranmakta bayağı başarılı. Ben buraya yerleşmeden önce buradaki herkesi aşırı mutlu ve yüksek hayat standartlarına sahip zannederdim. Bu ülkede sistemden çeken çok var. Yüksek kesim sistemin kaymağını yiyor, orta kesim de maalesef tüketim ve ot kölesi olmuş, full time garsonluk yapıyor, kalan vakitte ot ve içki tüketmekten okumaya fırsat kalmıyor (sınıfımdaki Amerikalı yakın arkadaşlarımdan üniversiteyi bitiren yalnızca iki kişiden biri benim). Ki okul parası, çocuğunun okul parasını ödemeyi yanlış gören aile anlayışı ve üniversite kredileri üniversite mezunu olma olasılığını iyice düşük kılıyor.  Ayrıca evsiz ve çaresiz kesim de cabası.</p>
<p>Örneğin, geçen gün San Francisco’nun Nişantaşı’sı olan <strong>Financial District</strong>’teydim. Arabamı fark etmeden <strong>Tenderloin</strong>’e yani bölgenin en korkunç olarak bilinen, uyuşturucu ve evsizleriyle nam salmış mahallesine bırakmışım. Beş dakika içinde yola kakasını yapan bir kadın, kaldırımda asit satan bir kız gördüm ve “What are you doing here huh” tarzı laflar işittim. Gerçekten herkes kafayı yemiş, farklı bir alemde uçuyor gibiydi. Herkes bana bakıyordu, korktum yürüyemedim ve bir markete sığınıp taksi çağırdım. Market sahibi bana dik dik bakıp burada ne arıyorsun dedi. Taksiye bindiğimde kalbim çarpıyordu hala. Sonra düşündüm uzun süre bu insanlar nasıl bu hale geldi diye.. San Francisco, teknoloji endüstrisinin yoğun gelişimde olduğu bir şehir ve kiralar çok pahalı, çok zengin bir popülasyonu var. Ama bir sokağa sapıyorsun ve gördüğün manzara bu. Yani Amerikan rüyası yalnızca “rüya” olabilecek kadar fantastik. Ha bahsettiğimiz şey ruhani bir özgürlükse evet burada kimse ne yaptığını sallamaz. İstediğini giy, ye, iç, sen sensin ve kimse buna laf edemez. Ama sınıfsal olarak ciddi uçurumlar var. Ayrıca göz ardı edilemeyecek derecede ayrımcılık da söz konusu. En azından Güney Kaliforniya için söyleyeyim, insanlar İtalyan ya da Fransız olmadığınız sürece dış kültürlere pek ilgi duymayabiliyorlar.</p>
<p><strong><a href="http://www.horizon-virtuel.com/san-francisco.htm"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5078" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/Financial-District.jpg" alt="Financial District" width="636" height="296" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/Financial-District.jpg 1440w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/Financial-District-300x140.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/Financial-District-1024x477.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/Financial-District-210x98.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/Financial-District-900x419.jpg 900w" sizes="(max-width: 636px) 100vw, 636px" /></a>Şimdi San Francisco’da yaşıyorsun. Tercihinden mutlu musun? “Şehir gibi şehir ulan!” dedirtti mi?</strong></p>
<p>“Hakikaten şehir ulan!” diyorum her gün. Bir kere her “district”in kendine öz bir havası var. Salaş, rüküş, Uzak Doğu kültürü, kokoş, genç, yaşlı, hepsi bir arada. Plaj desen var, park desen var, toplu taşıma kolay. Yemekler <strong><a href="http://oitheblog.com/2014/12/31/cafe-fernando-cenk-sonmezsoy-roportaj/" target="_blank" rel="noopener">Cafe Fernando</a>’nun</strong> da dediği kadar mükemmel. Çok karışık bir popülasyonu var, her memleketten kültürden insanlar var. Bizim evin karşısında bir Budist Tapınağı var mesela. Ayrıca İstanbul’a olan benzerliğini Amerikalılar bile göz ardı edemiyor.</p>
<p><strong>Sence yaşamak için pahalı bir şehir mi? Bize yeme içme, kira vb. günlük masraflarından da örnekler vererek konuyu orada yaşamayı planlayanlar için biraz detaylandırabilir misin?</strong></p>
<p>Dediğim gibi <strong>Silikon Vadisi</strong> ve şehirdeki girişimciler sağ olsun, kiralar son 10 yılda fırlamış durumda. Bir oda kiralamak en az 1300 dolardan başlıyor. O sebeple çoğu insan Bay Bridge’in ötesindeki <strong>Oakland</strong> semtinde yaşayıp şehre <strong>Bart </strong>denilen metro ile gelip gidiyor. Onun dışında<strong> Sunset</strong> en çok öğrenci çeken semt. Ama orada bile 1100 dolardan aşağı oda bulmak imkânsız. Yemeklerin ucuz olmasıyla yetiniyoruz. Araban varsa saat başı en az 5-6 dolarlık bir park ücretini de gözden çıkaracaksın.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/unnamed1.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-5079" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/unnamed1.jpg" alt="San Francisco Street Art" width="634" height="571" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/unnamed1.jpg 2044w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/unnamed1-300x270.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/unnamed1-1024x923.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/unnamed1-210x189.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/unnamed1-900x811.jpg 900w" sizes="(max-width: 634px) 100vw, 634px" /></a>Arkadaşlık ilişkileri konusunda ne düşünüyorsun? Yukarıda da biraz söz ettiğin gibi gurbet elde depresyona girer miyiz? Türkiye’deki dostluklarını orada da yakalayabildin mi? Yoksa kırmızı bardaklı çılgın partilerin ötesine geçemiyor muyuz?</strong></p>
<p>Başlarda dediğim gibi Santa Barbara’da çok yalnızlık çekmiştim. İnsanların senin farklılığına ilgi duymamasını geçtim, Türkiye’den sonra ileri bireysel bir düzendeki arkadaşlık tanımı çok farklı geliyor insana. İnsanlar derin muhabbet etmez mesela burada <strong>“I am not your therapist”</strong> diye bir söylem var. Azıcık kaptırıp açılınca “ I’m sorry, I’m talking too much” diyorlar ve ben bile bu kafaya girmişim fark etmeden. İnsanlarla konuşurken hep “ay çok açılmayayım bayar şimdi” derken buluyorum kendimi. Böyle olunca senin de açılasın gelmiyor. Para mevzuları da çok daha bireysel. Para kuruşu kuruşuna kadar hesap ediliyor ki ben bunu aslında Türkiye’deki tutumdan daha sağlıklı buluyorum. Ama ruhu besleyen, “kardeşim be!” diyebileceğin kadar yakınlaşan insan bulmak zor. Kültür insanları daha pragmatik olmaya yönlendiriyor.</p>
<p><strong>Etkinlik açısından aktif bir şehir mi diye sormayacağız, tabi ki aktif. Onun yerine vakit geçirmeyi en sevdiğin bölgelerden biraz bahsedebilir misin? San Francisco’da sıradan bir gün nasıl geçiyor mesela? Türkiye’deki yaşantıya benzer mi?</strong></p>
<p>İnsan nereye giderse gitsin yaşantısını da oraya götürür derler ya, ben de burada Santa Barbara’da edindiğim ritüellerimi uygulayarak, favori bir iki kafe, yürüyecek favori yerler ve alışveriş yapacak manavlar edindim. Ama Mission District’e gidip orada burada happy hour yakalamayı ve aşırı güzel yemekler yemeye de bayılıyorum. <strong>Mission District</strong> eskiden tamamen Meksika mahallesiymiş. Sonra hipster mahallesi olmuş, şimdilerdeyse Teknoloji endüstrisinin akın akın getirdiği ayda 10 bin dolar kazananlar ile dinamiği tamamen değişti ve daha elit bir havaya büründü. An itibarıyla otantikliğinin son demlerini yaşamakta. Yani hem duvarlar Meksika kültürüne ait murallarla dolu ve her yerde İngilizce konuşulmayan Taqueria “tacocu” lar var, hem “tapas ve kokteyl” konseptli yerler. Onun dışında <strong>Golden Gate Park</strong>’a gidip yürüyüş yapmayı çok seviyorum. İçinde bahçeler, müzeler ve hatta bizonlar bile var <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/14.0.0/72x72/1f642.png" alt="🙂" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /></p>
<p><strong><a href="https://en.wikipedia.org/wiki/Baker_Beach"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-5080" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/GoldenGateBridge_BakerBeach_MC.jpg" alt="Golden Gate" width="637" height="424" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/GoldenGateBridge_BakerBeach_MC.jpg 3000w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/GoldenGateBridge_BakerBeach_MC-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/GoldenGateBridge_BakerBeach_MC-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/GoldenGateBridge_BakerBeach_MC-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/GoldenGateBridge_BakerBeach_MC-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 637px) 100vw, 637px" /></a>Deneyimlerinden yola çıkarak San Francisco’da yaşama kararı almış birine verebileceğin en önemli tavsiye nedir?</strong></p>
<p>YAZ GELMİYOR! Temmuz ortası oldu, ben hala akşamları palto giyiyorum.</p>
<p>Onun dışında güvenliğinize dikkat edin, bana bir şey olmaz deyip gece abuk subuk yerlerde gezmeyin. (Bakın daha yeni bir bavul dolusu vücut parçası bulundu) Buraya taşınmadan önce 10-15 kilo verseniz iyi olur çünkü mükemmel yemek yapmayan restoran YOK.</p>
<p><strong>Son olarak buraya kadar gelmişken denemeden/görmeden dönmeyin diyebileceğin birkaç lokal tavsiyen var mı? (Golden Gate’i söyleyenlere küsüyoruz)</strong></p>
<p>Burada Golden Gate’in ötesinde bir şeyler olduğunu da göz önünde bulundurarak: <strong>Baker Beach</strong>’te köprüye karşı bir gün batımı izlenmeli, <strong>Lands End Hiking Trail</strong>’de yine köprü ve deniz manzarasıyla yürüyüş yapılmalı, <strong>Golden Gate Park ve Palace of Fine Arts </strong>görülmeli. Ayrıca <strong>Mission District</strong>’de mini galeriler ve happy hourlar ile bol bol keyif yapılmalı. (Keyif pezevenkliği dedi ama biz sansürledik…)</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2015/10/23/san-franciscoda-yasam/">San Francisco&#8217;da Yaşam: Arkadaşlarla California Dreaming Keyfi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2015/10/23/san-franciscoda-yasam/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>6</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yurtdışında Elektronik Alışverişinde Çığır Açabileceğiniz 5 Şehir</title>
		<link>https://oitheblog.com/2014/12/02/elektronik-alisverisinde-cigir-acabileceginiz-5-sehir/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2014/12/02/elektronik-alisverisinde-cigir-acabileceginiz-5-sehir/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Dec 2014 19:58:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[FAYDALI Bİ' ŞEYLER]]></category>
		<category><![CDATA[NEW YORK]]></category>
		<category><![CDATA[SİNGAPUR]]></category>
		<category><![CDATA[akihabara]]></category>
		<category><![CDATA[akihabara alışveriş]]></category>
		<category><![CDATA[akihabara elektronik]]></category>
		<category><![CDATA[akihabara nerede]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Alıveriş]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Best Buy]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Elektronik Alışverişi]]></category>
		<category><![CDATA[andorra alışveriş]]></category>
		<category><![CDATA[andorra alışveriş merkezler]]></category>
		<category><![CDATA[andorra ucuz mu]]></category>
		<category><![CDATA[dubai alışveriş]]></category>
		<category><![CDATA[dubai alışveriş merkezleri]]></category>
		<category><![CDATA[dubai elektronik alışverişi]]></category>
		<category><![CDATA[en uygun teknoloji ürünleri]]></category>
		<category><![CDATA[japonya alışveriş]]></category>
		<category><![CDATA[japonya elektronik alışverişi]]></category>
		<category><![CDATA[maid cafe nedir]]></category>
		<category><![CDATA[singapur alışveriş]]></category>
		<category><![CDATA[singapur alışveriş merkezleri]]></category>
		<category><![CDATA[singapur elektronik]]></category>
		<category><![CDATA[singapur elektronik alışverişi]]></category>
		<category><![CDATA[singarpur nerede]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji ürünleri alışveriş]]></category>
		<category><![CDATA[teknolojik alışveriş]]></category>
		<category><![CDATA[the dubai mall]]></category>
		<category><![CDATA[the dubai mall elektronik]]></category>
		<category><![CDATA[tokyo alışveriş merkezleri]]></category>
		<category><![CDATA[uygun elektronik alışverişi]]></category>
		<category><![CDATA[yurtdışı alışveriş]]></category>
		<category><![CDATA[yurtdışı elektronik alışverişi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=3601</guid>

					<description><![CDATA[<p>Elektronik Alışverişinde Çığır Açabileceğiniz 5 Şehir Gün geçmiyor ki, bir yeni teknolojik ürün daha piyasaya sürülmesin ve biz de elimizdeki...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2014/12/02/elektronik-alisverisinde-cigir-acabileceginiz-5-sehir/">Yurtdışında Elektronik Alışverişinde Çığır Açabileceğiniz 5 Şehir</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/manhattan-shoppinh.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-3608" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/manhattan-shoppinh.jpg" alt="manhattan shoppinh" width="639" height="428" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/manhattan-shoppinh.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/manhattan-shoppinh-300x201.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/manhattan-shoppinh-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 639px) 100vw, 639px" /></a>Elektronik Alışverişinde Çığır Açabileceğiniz 5 Şehir</strong></p>
<p>Gün geçmiyor ki, bir yeni teknolojik ürün daha piyasaya sürülmesin ve biz de elimizdeki ürüne antika muamelesi yapmayalım. Öyle ki, her yeni Iphone çıktığında elimizde olan bir önceki modele ahizeli telefon, her yeni bilgisayar çıktığında elimizdeki bilgisayara hesap makinası gözüyle bakmaktan kendimizi alamıyoruz. “Yok artık o kadarını da yapmamışlardır” dediğimiz bir anda, Google Glass diye bir şey hayatımıza giriveriyor, biz daha Fifa 2014’ü överken arkadaşımız bir anda elinde Fifa 2015 ile içeri gelebiliyor. Bu durum bazılarımızda gün geçtikçe olayların hızına yetişememiş babaanne etkisi yaratsa da, bazılarımız teknolojinin nimetlerinden yararlanmaya tam gaz devam ediyor.</p>
<p>Her güzel şeyin bir kötü yanı olduğunu yüzünüze vuracak olursak, hatırlatırız ki, bu teknolojik ürün patlaması ihtiyacın da ötesine geçerek yoğun bir tüketim çılgınlığına dönüşmüş durumda. Bir ürünün onlarca alternatifi çıktığı için insan adeta ne alacağını bilemez hale geliyor. Merak etmeyin, bu çılgın çeşitliliğin sonucunda önünüze gelen her ürünü alma isteğine kapılan tek kişi siz değilsiniz. Bu yüzden işinizi biraz kolaylaştırmak adına, Türkiye sınırları dışına taşarak, dünya çapında teknolojik anlamda yer yer en çok çeşidi, yer yer en uygun fiyatlı ürünleri bulabileceğiniz 5 farklı noktayı sizler için ele aldık. Karşınızda <em><strong>yurtdışında elektronik alışverişi</strong></em> yapabileceğiniz 5 iddialı nokta!</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/akihabara-tokyo1.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-3609" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/akihabara-tokyo1.jpg" alt="akihabara" width="640" height="395" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/akihabara-tokyo1.jpg 930w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/akihabara-tokyo1-300x184.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/akihabara-tokyo1-210x129.jpg 210w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></a><strong>1. Tokyo- Akihabara</strong></p>
<p>Teknoloji deyince aklımıza ilk olarak Japonya’nın gelmesi sizin için de şaşırtıcı olmamıştır. Sony, Canon, Nikon, Panasonic, Nintendo, Toshiba, Asics ve nicelerinin kaynağı olan Japonya’yı bu anlamda saatlerce övebilir, türlü türlü arkadaş ortamını bu muhabbetle kilitleyebiliriz.</p>
<p>Olur da Japonya’ya yolunuz düşerse, gitmeniz gereken adresi veriyoruz; Akihabara. Adının Çorum’un ilçesi gibi durduğuna bakmayın. Burası, yalnızca teknoloji meraklılarının değil anime ve manga hayranlarının da yeryüzündeki cenneti olarak adlandırılıyor. Herkesin deyişiyle “Tokyo’s Electric Town”. İçinde binlerce elektronik ürün seçeneğini barındıran bu bölgede, aynı zamanda kafe, restoran, otel gibi olanaklar da mevcut.  Buradan da anlayabileceğiniz üzere, saatlerinizi geçirebileceğiniz bu bölge Japonya seyahatinizde teknolojik anlamda büyük ölçüde tatmin olabileceğiniz çeşitliliği size mutlaka sunacaktır.</p>
<p><strong>İpucu: </strong>Eğer canınızı sokak sokak dolaşmak istemiyorsa ya da kısa zamanınız varsa, bizce tek hakkınızı Yodobashi Camera için kullanmalısınız. Akihabara’nın en büyük mağazalarından biri olan Yodobashi Camera, 9 katlı bir teknoloji mabedi. Kocaman bir alışveriş merkezi olduğuna bakmayın, içerde şansınızı zorlayıp pazarlık yapabiliyorsunuz.</p>
<p><strong>İlginç Gerçek:  </strong>Size ürkütücü mü gelir ilginizi mi çeker bilemiyoruz ama, Akihabara bölgesinde en moda kafelerden birkaçının konsepti aynı: Fransız hizmetçisi kostümü giymiş çalışanlar. Bu kadınlar, istediğiniz takdirde size yemeğinizi yedirebilir ya da sizinle onun işverenişmiysiniz gibi konuşabilirler. Tabi ki bunların hepsi onlara verdiğiniz bahşiş miktarları ile alakalı.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/dubai-mall-shop.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-3607" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/dubai-mall-shop.jpg" alt="dubai mall shop" width="639" height="426" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/dubai-mall-shop.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/dubai-mall-shop-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/dubai-mall-shop-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 639px) 100vw, 639px" /></a><strong>2. Dubai- The Dubai Mall</strong></p>
<p>Söz konusu alışveriş olunca, Dubai’den bahsetmeden geçmek, Küba’dan bahsederken Fidel’den söz etmemek gibi bir şey olacağından (kapitalizmin doruklarındaki bir yazıda komünist ülke örneği vererek müthiş bir tezat yakalamış olduk) Dubai’nin en kral alışveriş merkezi The Dubai Mall’u, bilmeyenler, duymayanlar ya da bilip de gidemeyenler için biraz daha detaylandırmak isteriz.</p>
<p>Dünyanın en büyük alışveriş merkezi olma özelliğini taşıyan Dubai Mall (yaklaşık 1,2 milyon metrekarelik bir alandan bahsediyoruz) içinde 1200 mağaza, akvaryum, tema parkı, buz pisti, 100’den fazla restoran ve 250 odalı bir otel bile bulunuyor. E hal böyleyken elektronik ürün konusundaki çeşitliliği tahmin edebiliyorsunuzdur. İçinde Panasonic, Samsung, LG, Apple, Sony, Bang&amp;Olufsen, Canon gibi büyük markaların mağazalarının yanı sıra, birçok devasa teknoloji marketini ve binlerce farklı ürün seçeneğini bulabilmeniz mümkün. Özellikle içinde 200’ün üzerinde markayı barındıran E-max’i ve yüzlerce oyun seçeneğini bir arada bulabileceğiniz Geekay Games’i es geçmemekte fayda var.</p>
<p><strong>İpucu:</strong> Dubai’ye gideceğiniz dönemi, Dubai Alışveriş Festivali’ne denk getirirseniz, birçok ürünü daha ucuza alabilmeniz mümkün.</p>
<p><strong>İlginç Gerçek: </strong>The Dubai Mall, 2013 yılında tam 75 milyon kişi tarafından ziyaret edilmiş. Bu sayı aynı yıl New York ve Los Angeles’ı ziyaret eden insan sayısından daha yüksek.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/andorra-la-vella.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-3603" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/andorra-la-vella.jpg" alt="andorra la vella" width="642" height="427" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/andorra-la-vella.jpg 1152w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/andorra-la-vella-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/andorra-la-vella-1024x682.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/andorra-la-vella-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 642px) 100vw, 642px" /></a><strong>3. Andorra la Vella-Şehir Merkezi</strong></p>
<p>Adına aşina olmayanları genel kültür eksikliği nedeniyle kınayamayacağımız kadar küçük ülke Andorra, Fransa ile İspanya arasında, kendisi küçük işlevi büyük bir prenslik. Gelirinin %80’ine yakınını turizmden sağlayan bu ülkenin bu denli turist magneti olmasının nedenini ise size iki kelime ile açıklayalım; Vergisiz alışveriş.</p>
<p>Görsel olarak değil ama, alışveriş anlamında Avrupa’nın ortasında küçük bir Dubai simülasyonu olarak nitelendirebileceğimiz Andorra la Vella, hem ülkenin başkenti, hem de alışverişin dibine vurabileceğiniz bir nokta. Elektronik alışverişi yapabileceğiniz mağazalar, şehrin çeşitli sokaklarına ve Pyrenees, Illa Carlemany gibi alışveriş merkezlerinin içine dağılmış durumda. Bu gibi yerler birbirlerine oldukça yakın şekilde konumlandırıldığı için birçok seçeneği bir arada bulabilmeniz mümkün. Ancak hatırlatmakta fayda var, aynı ürüne farklı mağazalarda daha ucuza ya da daha pahalıya denk gelebilmeniz olası. Dolayısıyla satın alma aşamasına gelmeden önce birkaç farklı yere bakmakta fayda var.</p>
<p><strong>İpucu:</strong> Andorra la Vella kelimenin tam anlamıyla bir alışveriş cenneti olduğu için, Avrupa’daki birçok şehrin aksine mağazalar ve alışveriş merkezleri Pazar günleri de sabahtan akşama kadar açık.</p>
<p><strong>İlginç gerçek:</strong> Yukarıdaki ülkenin boyutlarıyla ilgili söylemimizi kafanızda biraz daha netleştirmek adına rakamsal bilgi vermeden edemeyeceğiz. Ülkenin yüzölçümü yalnızca 468 kilometrekare. Kafanızda oturması açısından Türkiye’ninkini de söyleyelim, 783.562 kilometrekare. Gördüğünüz gibi şehirde tüm mağazaların birbirine çok yakın olduğunu söylerken gayet ciddiydik.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/manhattan.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-3605" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/manhattan.jpg" alt="manhattan" width="640" height="360" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/manhattan.jpg 1920w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/manhattan-300x168.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/manhattan-1024x576.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/manhattan-210x118.jpg 210w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></a><strong>4.New York City-Manhattan</strong></p>
<p>Her yeni Iphone çıktığında vuku bulan “zaten Amerika’ya gitsem gelsem, bir de üstüne Iphone alsam Türkiye’deki Iphone fiyatıyla aynı hesaba gelir” muhabbetlerinden yola çıkarak, aslında burada size öncelikli olarak ne önereceğimizi tahmin edebiliyorsunuzdur. Evet, yukarıdaki Türk usulü hesaplama biraz abartılı olabilir. Ancak yine de birçok elektronik ürün, dolar fezaya da çıksa, çoğunlukla en uygun fiyatlara ve en fazla alternatifiyle yine Amerika’da bulunuyor.</p>
<p>Amerika’nın birçok şehri ve eyaleti yukarıda yaptığımız genellemeye uygun olsa da, söz konusu çeşitlilik olduğunda New York’un yeri bir başka. Apple Store’un en büyük mağazasından, Amerika’nın en popüler teknoloji marketi Best Buy’a kadar birçok farklı seçeneği burada bulabilmek mümkün. Burada fotoğraf tutkunlarına da bir öneride bulunmadan geçemeyeceğiz; B&amp;H Photo- Video. Bu mağazada fotoğraf ve video ile ilgili aklınıza gelebilecek bütün elektronik aygıtları bulabilirsiniz. Aklınıza gelmeyecek elektronik aygıtlar için de şehirde bulunan AC Gears, Turntable Lab gibi butik mağazaları ziyaret edip, yıllar sonra “ben bunu niye almışım yahu” diyebileceğiniz türden ürünler alabilirsiniz.</p>
<p><strong>İpucu:</strong>  New York’taki geniş ürün yelpazesine bakınca, her şey çok çekici görünse de burada, birçok eyalete oranla daha yüksek vergi uygulanıyor. Ayrıca, etikette gördüğünüz ve “aa uygunmuş” dediğiniz o miktar vergi eklenmemiş hali, kasaya gittiğinizde yaygara çıkarmamanız açısından hatırlatmakta fayda var.</p>
<p><strong>İlginç Gerçek:  </strong>Fifth Avenue üzerinde bulunan Apple Store yılın 365 günü, 24 saat boyunca açık. Gece 3’te acil bir Iphone ihtiyacınız doğarsa, burası sizin için oldukça ideal.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/singapur.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-3606" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/singapur.jpg" alt="singapur" width="638" height="339" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/singapur.jpg 1200w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/singapur-300x159.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/singapur-1024x544.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/11/singapur-210x111.jpg 210w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a><strong>5. Singapur- Funan Digitalife Mall</strong></p>
<p>Singapur’da sizi fazla dolaştırmayacağız, elektronik alışverişi için buradaki adresiniz gayet net: Funan DigitaLife Mall. Adından da anlaşılacağı üzere, en çok çeşidi, en yeni ürünleri bulabileceğiniz bu elektronik/teknoloji odaklı alışveriş merkezi, zaten küçücük bir yer olan Singapur’da işinizi iyice kolaylaştıracak bir nokta. Özellikle Challenger ve Harvey Norman gibi dev teknoloji marketlerini didik didik etmenizi önerebileceğimiz bu teknoloji merkezinin en önemli özelliklerinden biri de, vergi iadesiyle havaalanında cebelleşmek yerine hemen oracıkta paranızı geri alabiliyor olmanız.</p>
<p>Bu alışveriş merkezinin işinize yarayacak özelliklerinden biri de, teknoloji alanında Singapur’daki önemli merkezlerden biri olarak kabul edilmesi nedeniyle, konuyla ilgili çeşitli etkinlik, tanıtım ve lansmanların da burada yapılıyor olması. Özetle, kimselerin duymadığı, bilmediği ürünlerden önceden haberdar olmayı seviyorsanız, tam yerine geldiniz.</p>
<p><strong>İpucu:</strong> Eğer Singapur’u biraz araştırdıysanız, Funan Digital Life Mall’un Sim Lim Square ile kıyaslandığını görmüş olmanız gayet olası. Sim Lim Square, daha uygun fiyatlarıyla öne çıksa da, aynı zamanda turistlerin en çok kandırıldığı bölgelerden biri olarak da biliniyor. Seçim sizin.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2014/12/02/elektronik-alisverisinde-cigir-acabileceginiz-5-sehir/">Yurtdışında Elektronik Alışverişinde Çığır Açabileceğiniz 5 Şehir</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2014/12/02/elektronik-alisverisinde-cigir-acabileceginiz-5-sehir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
