<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Almanya&#039;ya Göç Etmek | OitheBlog</title>
	<atom:link href="https://oitheblog.com/tag/almanyaya-goc-etmek/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oitheblog.com/tag/almanyaya-goc-etmek/</link>
	<description>Gerçekten faydalı bir seyahat blogu</description>
	<lastBuildDate>Fri, 13 Feb 2026 10:48:33 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.1.10</generator>

<image>
	<url>https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/cropped-logo-32x32.png</url>
	<title>Almanya&#039;ya Göç Etmek | OitheBlog</title>
	<link>https://oitheblog.com/tag/almanyaya-goc-etmek/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Röportaj: Almanya&#8217;ya Yerleşmek ve Münih&#8217;te Yaşam Üzerine</title>
		<link>https://oitheblog.com/2019/02/08/almanyaya-yerlesmek-munihte-yasam/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2019/02/08/almanyaya-yerlesmek-munihte-yasam/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 Feb 2019 10:26:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ALMANYA]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya Vatandaşlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya Vatandaşlığı Almak Zor Mu?]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya'ya Göç Etmek]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya'ya Göç Koşulları]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya'ya Yaşamak]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya'ya Yerleşmek]]></category>
		<category><![CDATA[Münih'e Göç Etmek]]></category>
		<category><![CDATA[Münih'e Yerleşmek]]></category>
		<category><![CDATA[Münih'te Yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oitheblog.com/?p=13578</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yurt dışına göç röportajları serimizde bu sefer konumuz Almanya&#8217;ya yerleşmek, odağımız Münih&#8217;te yaşam. Uzun süredir Almanya&#8217;ya ilişkin bir röportaj yapmak...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2019/02/08/almanyaya-yerlesmek-munihte-yasam/">Röportaj: Almanya&#8217;ya Yerleşmek ve Münih&#8217;te Yaşam Üzerine</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yurt dışına göç röportajları serimizde bu sefer konumuz Almanya&#8217;ya yerleşmek, odağımız Münih&#8217;te yaşam. Uzun süredir Almanya&#8217;ya ilişkin bir röportaj yapmak istiyor ve bunu gerçekten hem orayı, hem de oralara yerleşme sürecini en doğru ve detaylı ifade edebilecek, özellikle de bizim nesilden biri ile yapmayı umut ediyorduk, çünkü sizlerden de bu konuda röportaj yapmamız için çok mesaj geliyordu. Sonra umutlarımızın zirvesini gördük ve uzaktan uzaktan çok sevdiğimiz, pek sevdiğimiz sevgili Doğacan Onaran ile röportaj yapma imkanımız oldu ve tam olarak hayal ettiğimiz gibi bir içerik ortaya çıktı. Almanya&#8217;ya yerleşmek, Münih&#8217;te yaşamak ya da bunların hiçbiriyle kesişmese bile yurt dışına göç etmek gibi bir niyetiniz varsa bizce her anlamda acayip yol gösterici bir şey ortaya çıktı, iyi okumalar!</p>
<figure id="attachment_13581" aria-describedby="caption-attachment-13581" style="width: 1000px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" class="size-full wp-image-13581" src="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/Münih.jpg" alt="Almanya'ya Yerleşmek" width="1000" height="614" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/Münih.jpg 1000w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/Münih-300x184.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/Münih-768x472.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/Münih-370x227.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/Münih-570x350.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/Münih-770x473.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/Münih-651x400.jpg 651w" sizes="(max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /><figcaption id="caption-attachment-13581" class="wp-caption-text">Kaynak: https://www.thecrazytourist.com/25-best-things-munich-germany/</figcaption></figure>
<p><strong><span class="s2">Bu sefer konu bilmediğimiz yerden geldi, ödevi yapmadan derse gelmiş gibi hissediyoruz, çünkü Münih’e henüz hiç ayak basmadık. Orada yaşıyor olmanın özel bir sebebi var mı, yoksa özellikle ben “Münih’te yaşamak istiyorum” gibi bir durum mu vardı?</span></strong></p>
<p class="p3"><span class="s2">“Hoş gelin, sefa getirin, her zaman bekleriz” diyerek başlayayım madem. Artık “buralıyım” diyebilirim zira. Ama bunun eşiği önce çok yoğun ve azami kafa karışıklığıyla geçen ilk 3 yıl, sonra da 5. yıl oldu. Öncesi bu soruya cevap vermek için erken olurdu. Sindirmesi zaman alan bir değişim çünkü. Sadece ev değil, sokak değil, iş değil, şehir değil; ülke değiştirdim. Dil değiştirdim, toplum, kültür, tarih, meteoroloji, mizah, kafa yapısı, düşünüş şekli, sistem işleyişi, medeniyet değiştirdim. Arkadaş ve aileden uzakta, konfor alanımın çooook ötesinde bir bilinmeyene gittim. Bu zaman eşiği herkese göre değişebilir tabii ki. Her ne kadar yeniye hevesli, motivasyonu yüksek, öğrenme radarları sonuna dek açık; aidiyet, mülkiyet, dünya vatandaşlığı gibi konulara kafa patlatan biri olsam da, ancak 5. yılı devirdikten itibaren, burada bazı haklar elde ettikten ve pek çok badireler atlattıktan sonra “buralıyım” diyebiliyorum. </span></p>
<p class="p3"><span class="s2">Bugün Münih’e taşınalı 5,5 yıldan fazla oluyor, 2013’ün ılık ve tatlı bir Nisan günüydü, başıma geleceklerden habersizce doldurdum 2 valizimi, yüklendim sırtıma yeni bir hayatı, koydum cebime kalbimi geldim. Sorunun ikinci kısmına geri dönecek olursak, evet gelişimin aşırı özel bir sebebi var: aşık oldum ve ‘elmamın diğer yarısı’ Münih’te yaşıyordu.</span></p>
<figure id="attachment_13582" aria-describedby="caption-attachment-13582" style="width: 1000px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-13582" src="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/ccimage-shutterstock_83851708.jpg" alt="" width="1000" height="669" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/ccimage-shutterstock_83851708.jpg 1000w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/ccimage-shutterstock_83851708-300x201.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/ccimage-shutterstock_83851708-768x514.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/ccimage-shutterstock_83851708-370x248.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/ccimage-shutterstock_83851708-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/ccimage-shutterstock_83851708-570x381.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/ccimage-shutterstock_83851708-770x515.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/ccimage-shutterstock_83851708-598x400.jpg 598w" sizes="(max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /><figcaption id="caption-attachment-13582" class="wp-caption-text">Kaynak: clearlens / shutterstock</figcaption></figure>
<p class="p3"><strong><span class="s2">İyi ki Münih’te yaşıyoruz, çok doğru seçim olmuş gibi bir hissin var mı peki? Ne bilelim, “Berlin olsaydı keşke ya” diyor musun mesela ya da Türkiye’ye özlem duyuyor musun? Seviyor musun yaşadığın şehri, bağ kurabildin mi? Bize şehrin seni mutlu eden, gülümseten yönlerinden söz edebilir misin biraz? </span></strong></p>
<p class="p3"><span class="s2">Kesinlikle o “iyi ki” hissi var. Ağzımdan da çok kereler çıkmıştır bu. Münihli’den çok Münihli oldum diyebilirim. Ne tarafa gidersek gidelim, döndüğümüzde “oh be!” diyoruz. 18 milyonluk kaotik İstanbul’dan sonra 1,5 milyonluk düzenli, temiz, saygılı bir şehirde yaşamak inanılmaz ferahlatıcı. </span></p>
<p class="p3"><span class="s2">Ulaşım aracımız hava 6 derecenin altına düşmedikçe ve yağış olmadıkça bisiklet. Avrupa’da oturumunuz olduğu için Schengen’e bağlı her ülkeye ulaşım serbest. Bunun nasıl bir lüks olduğunu anlatamam, yaşamak gerek. Sınırlar kağıt üzerinde, AB ülkeleri arası yolculuklarda ekstra evrağa, onaya gerek yok. </span></p>
<p class="p3"><span class="s2">Münih, Avrupa’da yaşam standardı en yüksek, en “yaşanabilir” kentlerin başında geliyor. Almanya’nın ve AB’nin ekonomi lokomotifi. Otomotiv sanayisinin ve bira üretiminin baştacı. Bavyera’nın gururlu başkenti ve geleneklerine fevkaladenin fevkinde bağlı bir bölge. Öyle ki bu bağlılığı ben Türkiye’de görmedim. Benim bile bu yöreye has geleneksel önlüklü folklör elbisem, nam-ı diğer “Drindl”ım var, eşimin de işlemeli ve el yapımı deri bir “Lederhose”si. Sadece Oktoberfest zamanı değil, canınız istediği zaman kıyafetinizi giyip işe okula bile gidebilirsiniz, hiç yadırganmaz.</span></p>
<figure id="attachment_13586" aria-describedby="caption-attachment-13586" style="width: 790px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-13586" src="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/Seehaus-790x593.jpeg" alt="" width="790" height="593" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/Seehaus-790x593.jpeg 790w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/Seehaus-790x593-300x225.jpeg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/Seehaus-790x593-768x576.jpeg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/Seehaus-790x593-370x278.jpeg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/Seehaus-790x593-570x428.jpeg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/Seehaus-790x593-770x578.jpeg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/Seehaus-790x593-533x400.jpeg 533w" sizes="(max-width: 790px) 100vw, 790px" /><figcaption id="caption-attachment-13586" class="wp-caption-text">Photo credit: Tobias Leupold</figcaption></figure>
<p class="p3"><span class="s2">Bira, burada temel besin maddesi sayılmakta ve Reinheitsgebot ile 15. yüzyıldan beri içeriği değiştirilmeden korunmakta. Ekmek desen, üfff, koklaya koklaya uyursun. Ekşi mayalı ekmek satmayan fırın yok. Diğer çeşitler de Fransa’yla yarışır. İyi kötü bir Bavyera Mutfağı var, eti, sosu, patatesi, lahanası, sosisi, av ve domuz eti ağırlıkta olan.</span></p>
<p class="p3"><span class="s2">O sürekli Avrupa’ya öykünme, kendi kültüründen sıkılma, utanma, ya da tam tersi, abartılı bir milliyetçilikle “şöyle astık böyle kestikçilik” burada yok. Basitçe, ellerindekinin kıymetini çok iyi biliyor, onu koruyor, tanıtıyor ve genç kuşağa aktarıyorlar. Utanacakları konularda da utanç duyuyorlar elbette. Bu, tarihte yapılmış hataları kabul etmektir, yok saymak değil. Bu sebeple takdir edilesi. </span></p>
<p class="p3"><span class="s2">Türkiye’ye ne yazık ki özlem duymuyorum, duyamıyorum&#8230; Özlediğim şeyler zaten yerinde yok, yıkıldı, yok edildi. İstanbul’da yaşarken de kendimi oraya ait, oradan biri gibi hissetmiyordum zaten. Belli sınırlar içinde gidip geliyordum. Rahatsızlık duyduğum çok fazla şey vardı. Şimdi daha da çok fazla şey var. Toplumdaki travmalar iyice ayyuka çıktı. İstanbul artık içinde sağlıklı yaşanır bir halden çok uzaklaştı. Belki de bu yüzden buraya adaptasyonda hiç sıkıntı çekmedim. </span></p>
<figure id="attachment_13598" aria-describedby="caption-attachment-13598" style="width: 1920px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-13598" src="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/bmw-welt-bmw-world-in-munich-timelapseat-night_bnmjjhrbe_thumbnail-full01.png" alt="" width="1920" height="1080" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/bmw-welt-bmw-world-in-munich-timelapseat-night_bnmjjhrbe_thumbnail-full01.png 1920w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/bmw-welt-bmw-world-in-munich-timelapseat-night_bnmjjhrbe_thumbnail-full01-300x169.png 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/bmw-welt-bmw-world-in-munich-timelapseat-night_bnmjjhrbe_thumbnail-full01-768x432.png 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/bmw-welt-bmw-world-in-munich-timelapseat-night_bnmjjhrbe_thumbnail-full01-1024x576.png 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/bmw-welt-bmw-world-in-munich-timelapseat-night_bnmjjhrbe_thumbnail-full01-370x208.png 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/bmw-welt-bmw-world-in-munich-timelapseat-night_bnmjjhrbe_thumbnail-full01-570x321.png 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/bmw-welt-bmw-world-in-munich-timelapseat-night_bnmjjhrbe_thumbnail-full01-770x433.png 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/bmw-welt-bmw-world-in-munich-timelapseat-night_bnmjjhrbe_thumbnail-full01-1170x658.png 1170w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/bmw-welt-bmw-world-in-munich-timelapseat-night_bnmjjhrbe_thumbnail-full01-711x400.png 711w" sizes="(max-width: 1920px) 100vw, 1920px" /><figcaption id="caption-attachment-13598" class="wp-caption-text">Kaynak: https://www.videoblocks.com/video/bmw-welt&#8211;bmw-world-in-munich-timelapseat-night-sjgg-3h-givgfofzd</figcaption></figure>
<p class="p3"><span class="s2">Ama özlediğim belli başlı şeyler elbette var. Birinci sırada aile ve arkadaşlar var. Görüntülü iletişim teknolojisi sağ olsun, büyük ölçüde yardımcı oluyor. Ama tabii ha deyince gel bir kahve içelim, iki lafın belini kıralım olamıyor. Özlemden burnumun direği sızlayabiliyor. Neyse ki Avustralya’da veya Kanada’da yaşamıyoruz. Hop diye 2,5 saatlik uçuşla özlem giderebiliyoruz. Yine de çok sık git gel yapıyoruz sayılmaz, yılda ortalama 2-3 kere.</span></p>
<p class="p3"><span class="s2">İkinci olarak yemek konusu geliyor: tencere yemekleri, zeytinyağlılar (özellikle ayşekadın fasulye), kazandibi, biber dolma, esnaf lokantalarına gidip “az” söylemek, sebzeleri taneyle değil kiloyla almak, kuruyemişçiden, Kadıköy Çarşı’dan alışveriş yapmak gibi şeyler. Telefonumda listem var, ‘Türkiye’ye gidince yenecekler’ diye. Oraya aklıma geldikçe ekliyorum. </span></p>
<p class="p3"><span class="s2">Üçüncüsü denize ve ılıman iklime yakın olmak, iyot kokusu, güneşli gün sayısı. Coğrafi olarak ne yazık ki denizden uzaktayız. Yine de Almanya’nın en çok güneş alan bölgesindeyiz. Fakat ormanın içinde yaşıyor gibi bol oksijenimiz, yeşilimiz, kamusal alanımız var. Isar Nehri ve göllerimiz var. Bisikletleri trene alabiliyorsunuz ek bir biletle. Göl çevresi turlarımız, dağ tepe yürüyüşlerimiz, doğayla bütünleşmelerimiz yüzümüzü en çok güldüren, bizi kendimize döndüren aktiviteler. </span></p>
<figure id="attachment_13583" aria-describedby="caption-attachment-13583" style="width: 906px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" loading="lazy" class=" wp-image-13583" src="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/ccimage-shutterstock_210043411.jpg" alt="" width="906" height="604" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/ccimage-shutterstock_210043411.jpg 1000w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/ccimage-shutterstock_210043411-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/ccimage-shutterstock_210043411-768x512.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/ccimage-shutterstock_210043411-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/ccimage-shutterstock_210043411-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/ccimage-shutterstock_210043411-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/ccimage-shutterstock_210043411-770x514.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/ccimage-shutterstock_210043411-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 906px) 100vw, 906px" /><figcaption id="caption-attachment-13583" class="wp-caption-text">Kaynak: Noppasin / shutterstock</figcaption></figure>
<p class="p3"><strong><span class="s2">Peki Almanya’ya yerleşmek isteyen biri nasıl bir süreç izlemeli? Doğruya doğru, Almanya deyince insan bi’ ürküyor, kafalara “sistematik ve disiplinli insanların ülkesi” olarak yerleşmiş. Bu durum Almanya’ya yerleşmek isteyenler için bir avantaja dönüşüyor ve doğru belgeler ile her şey olması gerektiği gibi mi ilerliyor, yoksa zorluk çıkarıyorlar mı?</span></strong></p>
<p class="p3"><span class="s2">Almanya’ya yerleşmek için disiplin ve düzen sevmek ilk şart. Yeni bir dil, yeni bir kültür, yeni bir toplum, yeni alışkanlıklar, kısaca yeni olan her şeyi öğrenmeye açık olmak ikinci. Zorluklara karşı dirençli ve toleranslı olmak da üç -bu, konfor alanın dışındaki her yer için geçerli tabii-. Bu liste böyle uzar gider fakat işin aslı ülkeye gelmek değil, bir şekilde gelinir, aslolan burada tutunmak, yani kalabilmek. </span></p>
<p class="p3"><span class="s2">Ben ortaokulda Fransızca, lisede İngilizce okuduğumdan, Almanca’yı seçmeli ders olarak bile almamış olduğumdan, buraya o minvalde deli cesaretiyle geldim fakat Münih’teki “yoğun/intensive” dil okuluna kayıt yaptırmış olduğum için dil okulu vizesiyle yurda giriş yaptım. Bana Türkiye’deki konsolosluktan 3 ay geçerli bir “dil okulu vizesi” verdiler -ve bunun için tam 2 ay beklettiler!- ve Münih’te bunu 1 seneye uzatmam 10 dakikamı aldı. İlk işim 6 ay boyunca -haftanın ve Allah’ın her günü- bir dil okuluna gitmek oldu. Sonrasında şansım yaver gitti ve çok nefis bir iş buldum hatta iş beni buldu gibi oldu. Bu sayede de oturum ve çalışma iznimi aldım, her şey çok kolayca gerçekleşti. </span></p>
<figure id="attachment_13585" aria-describedby="caption-attachment-13585" style="width: 1010px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-13585" src="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/tumblr_o4qprm82X01ri43n6o1_1280.jpg" alt="" width="1010" height="673" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/tumblr_o4qprm82X01ri43n6o1_1280.jpg 1010w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/tumblr_o4qprm82X01ri43n6o1_1280-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/tumblr_o4qprm82X01ri43n6o1_1280-768x512.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/tumblr_o4qprm82X01ri43n6o1_1280-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/tumblr_o4qprm82X01ri43n6o1_1280-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/tumblr_o4qprm82X01ri43n6o1_1280-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/tumblr_o4qprm82X01ri43n6o1_1280-770x513.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/tumblr_o4qprm82X01ri43n6o1_1280-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 1010px) 100vw, 1010px" /><figcaption id="caption-attachment-13585" class="wp-caption-text">Kaynak: https://www.travelistly.com</figcaption></figure>
<p class="p3"><span class="s2">D<strong>ilini bilmediğiniz bir ülkeye gittiğinizde yaşınız kaç olursa olsun bir bebekten farksız oluyorsunuz.</strong> Gündelik hayatta, atıyorum fırından ekmek alırken, bankada hesap açtırırken, otobüs biletini nasıl alacağınızı çözerken, doktora dert anlatırken “İngilizce’yle idare ederim nasılsa yeaa!” denemelerinin pek işe yaramadığını gördüğünüzdeyse başınızdan kaynar sular dökülüveriyor. İşiniz, meşgaleniz ne olursa olsun, dil bilmek, konuşmak, yazmak zorundasınız. Tabii cebinizde bu zamanı finanse edebilecek kadar bir para olmalı ki sadece dile odaklanabilin. Bu bir yol. </span></p>
<p class="p3"><span class="s2">Diğer bir yol uzaktan iş bulmak ve iş vasıtasıyla gelmek. Ki bu ne iş yaptığınızla ilgili olarak pek mümkün de olmayabilir. Bir metin yazarı olarak, sittin sene uzaktan iş bulmam söz konusu olamazdı misal. Uzağı bırak, içindeyken bile bulmam imkansız. İnsanın bir tane anadili var, ikincisi yok. Kaldı ki metin yazarlığı için dili bilmek de yetmez, onu esnetebilmek, her türlü oynayabilmek gerekir, atasözlerini deyimlerini bilmek gerekir, yani toplumun tarihini, kültürünü, mizahını, önceki reklamlarını, alışkanlıklarını özümsemiş olmak gerekir ve bu yüzden o toplumda büyümüş, hiç olmazsa okul okumuş olmak gerekir. Yani hukuk, psikoloji, felsefe, tarih, sanat ve sözel diğer tüm bölümlerden mezunlar için (hatta mühendis, doktor, expat ya da görevlendirmeyle gelen öğretmen olmayanlar için) üzücü haber: kolunuzda farklı bir alanda çalışabilmek için başka bir bilezik yoksa işiniz ÜBER zor. Dille iş yapanlar için bu yol kapalı. Ama mühendisler, expatlar, IT’ciler için veya halihazırda yurtdışı bağlantılı global firmalarda çalışanlar için uzaktan iş bulmak olası. </span></p>
<figure id="attachment_13584" aria-describedby="caption-attachment-13584" style="width: 1000px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-13584" src="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/ccimage-shutterstock_35952694.jpg" alt="" width="1000" height="667" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/ccimage-shutterstock_35952694.jpg 1000w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/ccimage-shutterstock_35952694-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/ccimage-shutterstock_35952694-768x512.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/ccimage-shutterstock_35952694-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/ccimage-shutterstock_35952694-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/ccimage-shutterstock_35952694-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/ccimage-shutterstock_35952694-770x514.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/ccimage-shutterstock_35952694-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /><figcaption id="caption-attachment-13584" class="wp-caption-text">Kaynak: Tupungato / shutterstock</figcaption></figure>
<p class="p3"><strong><span class="s2">Almanya’dan oturma izni almak ve Almanya vatandaşlığı meselesi nasıl oluyor? Vatandaş olmak zor mu mesela? Biz bu sürece girdiğimizi kafamızda canlandırınca içimizde bir korku oluyor, sanki NEINNN YANLIŞ BELGELERİ GETİRMİŞSİN NEINN diye bağıran bir adam bizi azarlayacak gibi falan</span></strong></p>
<p class="p3"><span class="s2">Yaşadığım en büyük zorluk hikayesi şu: ilk kez işim üzerinden izin almak üzereyken, benim evraklarımla ilgilenen memur iş sözleşmem, hatta işverenin ek -‘neden illa bu yabancı kişiyi işe alıyorum da Almanya’da aynı sektörde iş arayan birini almıyorum’ konulu- yazısı, dil belgem, lisans ve master diplomalarım, sertifikalarım, finans açıklamam ve her türlü diğer belge önünde olduğu halde “denklik almalısınız” diye tutturdu. O gün yalnız gitmiştim yabancılar dairesine. Boran’ı aradım hemen, dedim böyle böyle. “Bu denklik ile Bonn’da bir kurum ilgileniyor ve sonuç almak 4 ayı bulabilir” demesin mi! &#8220;4 ay hangi işveren beni bekler?&#8221; korkusu sardı beni. İş bulmuş olmamın sevinciyle gittiğim yabancılar dairesinde olaylar, mide asidimin eritici yakıcılığına dönüştü. Boran hemen kurumla iletişim kurup denklik listelerinden okulumu buldu da hop diye çıktısını alıp memura götürdük, bu sefer birlikte gittik, üstünü sarı fosforlu kalemle çizdik gösterdik. Neyse ki bu yeterli oldu, memur işi uzatmadı. Ve 5 gün içinde iznim elimdeydi. </span></p>
<p class="p3"><span class="s2">Aynı iş yerinde 2 yılınızı tamamlamadıysanız, her iş değiştirdiğinizde yeniden izne başvurmak durumundasınız. Çünkü oturumunuz güncel olan işinize bağlı oluyor. Fakat süresiz oturumunuzu aldıktan itibaren artık bu bağlılık tamamen kalkıyor. <strong>Süresiz oturum başvurusu yapabilmek için 31 aydan 60 aya dek (gelirinize göre değişen sürelerde) Almanya’da yaşıyor ve vergi ödüyor olmanız, yüksek dil bilgisi, vb. koşulları sağlamanız bekleniyor.</strong> <strong>Kıssadan hisse: işiniz gücünüz sözleşmeniz veya okul kabulünüz, kaydınız varsa zaten kralsınız, kraliçesiniz. Tıkır tıkır yaşar gidersiniz.</strong> Yanlış evrak da getirseniz, gider düzeltirsiniz verirsiniz hallolur.</span></p>
<figure id="attachment_13587" aria-describedby="caption-attachment-13587" style="width: 900px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-13587" src="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/hirschgarten-biergarten-snow-munich-germany.jpg" alt="" width="900" height="600" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/hirschgarten-biergarten-snow-munich-germany.jpg 900w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/hirschgarten-biergarten-snow-munich-germany-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/hirschgarten-biergarten-snow-munich-germany-768x512.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/hirschgarten-biergarten-snow-munich-germany-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/hirschgarten-biergarten-snow-munich-germany-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/hirschgarten-biergarten-snow-munich-germany-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/hirschgarten-biergarten-snow-munich-germany-770x513.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/hirschgarten-biergarten-snow-munich-germany-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 900px) 100vw, 900px" /><figcaption id="caption-attachment-13587" class="wp-caption-text">Kaynak: https://www.reverberations.net/</figcaption></figure>
<p><strong>O halde bürokratik işlerden çok da korkmaya gerek yok gibi sanki?</strong></p>
<p class="p3"><span class="s2">Almanya’nın geneli için konuşamam ama <strong>Münih’te bürokratik işlemlerde sizi üzmüyorlar. Yine de üzerinize düşenleri yapmış olmak, belgeleri harfi harfine tamamlamak ve anayasanın ilgili paragraflarını okumuş ve yeterince bilgilenmiş, hakkınızı hukukunuzu öğrenmiş olmak eşeğinizi sağlam kazığa bağlamanızı sağlar.</strong> Varsa bir bilene, başından geçmiş her şeyi iyice öğrenmiş birine danışmakta da fayda var. Ben de bürokratik işlemlerin altından bir başıma kalkmakta zorlanırdım, Boran’ın bu konudaki desteği paha biçilemez. Örneğin, her posta kutumuzda saman kağıda daktiloyla yazılmış sarı zarflı mektup bulduğumda, Alman Hukuk dilini ve benden ne istediklerini anlayana kadar şekerim çıkıyor, tansiyonum düşüyor, boynum tutuluyordu. Niyeyse bu işler, sanki bir suç işlemişim de zindana atacaklarmış gibi, beni acayip geriyordu. “Yaban ellerdeeeee / gurbet kuşu gibiiiiiiii / tıkacaklar beniiiiii / kafeslereeeee” diye içli içli yanık bir türkü çığırıyordum içimden ilk zamanlar. <strong>Oysa Avusturya’nın veya İsviçre’nin bürokrasisiyle kıyasla ve bizzat bu ülkelerde yaşamış olanlardan duyduklarımla, Almanya’da işlerin sıkıntısızca işlediğini söyleyebilirim.</strong> Boşuna gerildim ben de onca zaman. Toyluk işte. </span></p>
<figure id="attachment_13597" aria-describedby="caption-attachment-13597" style="width: 1000px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-13597" src="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/Lost-Weekend-Munich-Bavaria-02065.jpg" alt="" width="1000" height="667" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/Lost-Weekend-Munich-Bavaria-02065.jpg 1000w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/Lost-Weekend-Munich-Bavaria-02065-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/Lost-Weekend-Munich-Bavaria-02065-768x512.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/Lost-Weekend-Munich-Bavaria-02065-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/Lost-Weekend-Munich-Bavaria-02065-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/Lost-Weekend-Munich-Bavaria-02065-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/Lost-Weekend-Munich-Bavaria-02065-770x514.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/Lost-Weekend-Munich-Bavaria-02065-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /><figcaption id="caption-attachment-13597" class="wp-caption-text">Kaynak: https://boredinmunich.com/12-insanely-instagrammable-munich-cafes-you-need-to-check-out-asap/</figcaption></figure>
<p class="p3"><span class="s2">Vatandaşlıkla ilgili olarak da, Boran daha geçen yaz tazecik Alman pasaportunu aldığı için birinci elden anlatabilirim. Bu da yine kişiye özel şartları olan bir durum. 8 yıldır Almanya’da yaşıyor ve çalışıyor olmak gibi bir ilk şartı var ki mesela bu kalifiye kişiler ve dili çok iyi olanlar için memur inisiyatifiyle 6 yıla dek kısalabiliyor. <a href="http://www.almanyakonsoloslugu.com/almanya-vatandaslik-islemleri" target="_blank" rel="noopener">Onun dışında konsolosluk sayfasında tüm detaylar mevcut.</a></span></p>
<p class="p3"><span class="s2">Belgelerinizin tümünü toparlamanız, başvurunuzu yapıp 12 aya kadar işlemlerin bitmesini sabırla beklemeniz gerekiyor. Arada işte ve hayatınızda olan değişiklikleri (iş değişimi, taşınma, işsiz kalma, boşanma, evlenme, çocuk vb.) bildirmeniz isteniyor. Ve onayınız geldikten sonra Türk vatandaşlığından çıkış için bu sefer de Türk Konsolosluğu’na başvurmanız gerekiyor. Çıkış belgeniz geldikten sonra tekrar Alman mercilerine gidiyor, kesinkes vatandaşlığınızı ve Alman pasaportunuzu alıyorsunuz. Şimdi Belediye Başkanı tarafından verilecek “vatandaşlığa hoş geldiniz” resmi yemek davetine iştirak etmemiz kaldı geriye. Kadehleri kaldırıp geleceğe umutla “Prost!” diyeceğiz karşılıklı olarak. Heyecanla bekliyoruz. </span></p>
<figure id="attachment_13589" aria-describedby="caption-attachment-13589" style="width: 1024px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-13589" src="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/Munich-0510-3-1024x681.jpg" alt="" width="1024" height="681" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/Munich-0510-3-1024x681.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/Munich-0510-3-1024x681-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/Munich-0510-3-1024x681-768x511.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/Munich-0510-3-1024x681-370x246.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/Munich-0510-3-1024x681-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/Munich-0510-3-1024x681-570x379.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/Munich-0510-3-1024x681-770x512.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/Munich-0510-3-1024x681-601x400.jpg 601w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption id="caption-attachment-13589" class="wp-caption-text">Kaynak: https://happytowander.com/</figcaption></figure>
<p class="p3"><strong><span class="s2">Sen şu anda orada ne iş yapıyorsun/eşin ne iş yapıyor? </span></strong></p>
<p class="p3"><span class="s2">Ben Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sosyoloji Lisans + Kentsel Koruma ve Yenileme Yüksek Lisans mezunuyum. İstanbul’dayken reklam ajanslarında metin yazarı olarak çalışıyordum, dergi ve gazetelere güncel yazılar yazıyordum. Bu kombinasyonla Almanya’da ha deyince istediğim gibi bir iş bulabilmem, yazarlık mesleğine devam edebilmem 3. soruda saydığım sebeplerden dolayı mümkün değildi. Fakat <strong>elimdeki uluslararası geçerlilikteki Profesyonel Aşçılık Sertifikam sayesinde ilk işimi gastronomi/event management alanında bulmuştum.</strong> Sonrasındaysa yolumu değiştirmem gerekti ve gastronomi dışında yeni bir yol bulmam biraz zaman aldı ama hep kendimi ve dilimi geliştirmeye, eğitimler almaya, iş başvuruları ve görüşmeler yapmaya yılmadan devam ettim. Yazmaya ise tek başınalığımın kıymetini ve güzel Türkçemizi unutmayayım diye devam ediyorum. Kısmetse ilk kitabımı da en kısa zamanda bitirmek istiyorum.</span></p>
<p class="p3"><span class="s2">Kendi işimi, <a href="https://www.etsy.com/shop/atelierpaprika" target="_blank" rel="noopener"><strong>Atelier Paprika’yı</strong></a> kurana kadar dediğim gibi gastronomi alanında çalıştım. Ancak bedenen ve ruhen bu alanda uzun yıllar devam edemeyeceğimi anladım; bu yoldan dönüşüm muhteşem oldu. Şimdi hem Paprika rayına oturdu ve devam ediyor hem de ek olarak bir tasarım firmasında çalışıyorum. Eşimse mimar ve yurt dışına çıktığından beri (önce 4 yıl Viyana, sonra Münih) hiç ara vermeksizin mimar olarak çalışıyor.</span></p>
<figure id="attachment_13590" aria-describedby="caption-attachment-13590" style="width: 1500px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-13590" src="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/Happy-to-Wander-Munich-Olympiapark-0293.jpg" alt="" width="1500" height="997" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/Happy-to-Wander-Munich-Olympiapark-0293.jpg 1500w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/Happy-to-Wander-Munich-Olympiapark-0293-300x199.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/Happy-to-Wander-Munich-Olympiapark-0293-768x510.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/Happy-to-Wander-Munich-Olympiapark-0293-1024x681.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/Happy-to-Wander-Munich-Olympiapark-0293-370x246.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/Happy-to-Wander-Munich-Olympiapark-0293-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/Happy-to-Wander-Munich-Olympiapark-0293-570x379.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/Happy-to-Wander-Munich-Olympiapark-0293-770x512.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/Happy-to-Wander-Munich-Olympiapark-0293-1170x778.jpg 1170w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/Happy-to-Wander-Munich-Olympiapark-0293-602x400.jpg 602w" sizes="(max-width: 1500px) 100vw, 1500px" /><figcaption id="caption-attachment-13590" class="wp-caption-text">Kaynak: https://happytowander.com/</figcaption></figure>
<p><strong><span class="s2">Peki bize biraz Almanya’daki iş yaşantısından, Almanya&#8217;da çalışmaktan söz edebilir misin? Hakikaten bir “disiplin şov” mu yaşanıyor, gerçekten de tahmin edildiği kadar bizden farklı bir ortam mı söz konusu?</span></strong></p>
<p class="p3"><span class="s2">Baştan söylemeliyim, evet, Almanya’da, Türkiye’deki çalışma şartlarıyla karşılaştıramayacağım kadar iyi şartlarda çalışıyoruz. Bir kere hak hukuk mükemmel işliyor. </span></p>
<p class="p3"><span class="s2">İkimizin alanı birbirinden farklı olsa da <strong>temelde çalışma hayatında bağlı olunan şey, iş sözleşmenizdir. Almanya’da söz uçar, yazı kalır. Her işinizi yazılı yapmanız gerekir. Bu sözleşme sizin anayasanız gibidir.</strong> Almanya’da iş görüşmesi dışında, eşle dostla kimseyle maaş konuşulmaz. Sözleşmenizin gizliliği esastır. İşe girdiğinizde kitapçıklar veren ve şirket kurallarını her detayına dek anlatan firmalar da var, zamanla işleyişi öğrenmenizi bekleyen ufak firmalar da. Deneme süresi genellikle 6 aydır. Bu süre zarfında sözleşmeyi feshetme hakkınız da dilekçenizi verdikten 2 hafta sonrasınadır. Deneme süresi sonrası bu aralık uzar, şirketlere göre farklılık gösterir. Bazı firmalar süreli, bazıları süresiz sözleşme yapar. </span></p>
<figure id="attachment_13596" aria-describedby="caption-attachment-13596" style="width: 600px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-13596" src="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/olympia-architecture-munich-by-alexander-stengel.jpg" alt="" width="600" height="400" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/olympia-architecture-munich-by-alexander-stengel.jpg 600w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/olympia-architecture-munich-by-alexander-stengel-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/olympia-architecture-munich-by-alexander-stengel-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/olympia-architecture-munich-by-alexander-stengel-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/olympia-architecture-munich-by-alexander-stengel-570x380.jpg 570w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /><figcaption id="caption-attachment-13596" class="wp-caption-text">Kaynak: https://www.spottedbylocals.com/munich/olympia-architecture/</figcaption></figure>
<p class="p3"><span class="s2">Almanya’da bir firmada sözleşmeli çalışan olmak size yasalarca gerçekten korunan “çalışan hakları” sağlar. Tam zamanlı çalışıyorsanız, haftada 40 saatlik bir sözleşmeniz olur. Ortalama 30 gün yıllık izniniz olur. Üstelik Türkiye’deki gibi hafta sonuyla birleştirilip kuşa çevrilerek hesaplanmaz. Tamı tamına 30 adet iş gününe tekabül edecek şekilde hesaplanır. Hastaysanız doktordan rapor istenir, tatilde ve hastayken asla işyerinden aranıp rahatsız edilmezsiniz, mail almazsınız. Sağlık sigortanız, maaşınız tıkır tıkır ödenir. </span></p>
<p class="p3"><span class="s2">En büyük beklentilerden biri dakik olmanızdır. Diğeri de verilen görevi verilen sürede kusursuzca tamamlamanızdır. Genel tabloya bakınca her şey düzgünce işler. İşverenle anlaşmazlığa düştüğünüz durumlardaysa, arkanızda kapı gibi İş Mahkemeleri durur. Gider şikayetinizi yapar, hakkınızın nasıl yendiğini anlatır ve kayda geçirirsiniz, çok hızlı bir şekilde yargılama sürecini başlatırlar ve genellikle sizin bir disiplin suçunuz olmadıysa ve hakkınızın yendiğine dair kanıtlarınız tamamsa çalışanın lehine sonuçlanır. </span></p>
<figure id="attachment_13600" aria-describedby="caption-attachment-13600" style="width: 1680px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-13600" src="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/Beautiful-Munich-city.jpg" alt="" width="1680" height="1050" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/Beautiful-Munich-city.jpg 1680w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/Beautiful-Munich-city-300x188.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/Beautiful-Munich-city-768x480.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/Beautiful-Munich-city-1024x640.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/Beautiful-Munich-city-370x231.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/Beautiful-Munich-city-570x356.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/Beautiful-Munich-city-770x481.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/Beautiful-Munich-city-1170x731.jpg 1170w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/Beautiful-Munich-city-640x400.jpg 640w" sizes="(max-width: 1680px) 100vw, 1680px" /><figcaption id="caption-attachment-13600" class="wp-caption-text">Kaynak: http://wondercareholidays.com/trip/munich/</figcaption></figure>
<p class="p3"><strong>Biraz da Atelier Paprika&#8217;dan bahsetsek? Başka bir ülkeye taşınıp orada kendi işini kurmuş olman kulağa hem acayip ilham verici geliyor, hem de insana cesaret veriyor! O süreç nasıl ilerledi?</strong></p>
<p class="p3"><span class="s2">2 yıl evvel kendi markamı yaratmak üzere kolları sıvadım ve online dükkanımı açtım. Kurulum aşaması için tam zamanlı olarak ilgilenmem gerekiyordu. A’dan Z’ye her detayını deneye yanıla hayata geçirdim; logosundan ürün tasarımına, fotoğraflardan açıklama metinlerine, lojistikten müşteri iletişimine, paketin içinden çıkacak kartta yazanlardan muhasebesine, postalamasından kalite kontrolüne, sosyal medyasından web sayfasına her şeyiyle tek kişilik dev kadro olarak kendim ilgileniyorum. Kendi yağımda kavrulmaya çalışıyorum diyeyim fakat Münih’in pahasına yetişebilmek sadece kendi işimle mümkün olamıyor ne yazık ki. Bir yandan ben bu amatör ruhu, girişkenliğin romantizmini ve küçük esnafçılığımı bozmak istemiyorum. Onu koruyabilmek ve besleyebilmek adına da yeni yıldan itibaren, kendi işimle birlikte yürütebileceğim şekilde, tasarım ve dekorasyon ürünleri satan bir Alman firmasında çalışma hayatına devam edeceğim.</span></p>
<p class="p3"><strong><span class="s2">Genel olarak Türkler’e bakış açısı ne durumda? Yani yüksek seviyelerde olmasa bile hissedilir derecede ırkçılığa maruz kaldığınız ya da kendinizi “öteki” hissettiğiniz oluyor mu? Zamanında Almanya’ya yerleşmek gayesiyle göç eden profile kıyasla bizim jenerasyon biraz daha adaptasyona açık olduğu için bu konuda daha az sıkıntı yaşanıyordur gibi geliyor ama, yanılıyor muyuz?</span></strong></p>
<p class="p3"><span class="s2">Münih oldukça fazla yabancı barındıran bir kent, çok farklı milletten pek çok kişi yaşıyor. Bizler de yüksek eğitimler almış okumuş etmiş ve son 10 yıl içinde buraya gelmiş, 2 ve/veya daha fazla yabancı dil konuşan “kalifiye” gençleriz. Tip olarak da bizi daha çok İtalyan’a, İspanyol’a veya Yunan’a benzetiyorlar. İstanbul’dan geldiğimizi söyleyince çok şaşırıyorlar. Bize hangi dili konuştuğumuzu soran çok oluyor, çünkü onların alıştığı Alamancı Türkçesi’yken, bizimkisi ‘hoch Türkisch’ kalıyor. Çok yüksek ihtimalle tüm bunlar sayesinde, bugüne kadar ne sokakta, ne iş yerinde, ne devlet kurumunda hiçbir şekilde ırkçılığa maruz kalmadık. Başıma bir şey gelmeyecekse dürüstçe söyleyeyim: ben kendimi asıl Türkiye’de öteki hissediyorum, burada değil.</span></p>
<p class="p3"><span class="s2">Almanlar adına genelleme yapıp konuşamam ama bizim burada 2-3 kuşak evvel gelip de onyıllardır yaşayan Türkler’e bakış açımız ne yazık ki negatifleşti. Irkçılığı biz, ister istemez onlara yapıyor olabiliriz, kaşımızla gözümüzle önyargımızla da olsa. Kimse kusura bakmasın ama buradaki 3. yılımda bir ‘Alamancı’ işveren tarafından dolandırıldığımdan beri ya da başka bir ‘Alamancı’ tarafından yok yere hakarete uğradığımdan beri ya da Türkiye seçimleri için oy kullanan kesimin konuşmalarına veya uçak içi sohbetlere şahit olduğumdan beri prensip olarak ve kendimi koruma içgüdüsüyle onlardan uzak duruyorum (bkz. Fremdschämen).</span></p>
<figure id="attachment_13591" aria-describedby="caption-attachment-13591" style="width: 1500px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-13591" src="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/Happy-to-Wander-Olympiadorf-Munich-1.jpg" alt="" width="1500" height="1005" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/Happy-to-Wander-Olympiadorf-Munich-1.jpg 1500w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/Happy-to-Wander-Olympiadorf-Munich-1-300x201.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/Happy-to-Wander-Olympiadorf-Munich-1-768x515.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/Happy-to-Wander-Olympiadorf-Munich-1-1024x686.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/Happy-to-Wander-Olympiadorf-Munich-1-370x248.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/Happy-to-Wander-Olympiadorf-Munich-1-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/Happy-to-Wander-Olympiadorf-Munich-1-570x382.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/Happy-to-Wander-Olympiadorf-Munich-1-770x516.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/Happy-to-Wander-Olympiadorf-Munich-1-1170x784.jpg 1170w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/Happy-to-Wander-Olympiadorf-Munich-1-597x400.jpg 597w" sizes="(max-width: 1500px) 100vw, 1500px" /><figcaption id="caption-attachment-13591" class="wp-caption-text">Kaynak: https://happytowander.com/</figcaption></figure>
<p class="p3"><strong><span class="s2">Münih özeline geri dönecek olursak, sence Münih yaşamak için pahalı bir şehir mi? Orada yaşayıp orada çalışan birisi rahatlıkla yaşantısını sürdürebilir mi? Bize kira, market alışverişi vb. günlük yaşam masraflarından örnekler vererek biraz konuyu detaylandırabilir misin?</span></strong></p>
<p class="p3"><span class="s2">Son dönemde İstanbul çok daha pahalı desem yanlış olmaz. En son bir uzun çekim espresso’ya 16 tl ödedim, güzel de değildi hiç, içime oturdu. Münih’te aynı kahveye maksimum 2 Euro verirsiniz, güzel de olur. Ama evet Münih pahalı bir şehir. Euro TL paritesinden bahsetmiyorum. <strong>Birim olarak burada hayat pahalı ama öte yandan kazancınız da ona göre. Hele ki iki kişi yaşıyor ve ikiniz de çalışıyorsanız, ev ekonomisi biliyorsanız, para da biriktirirsiniz, tatillerinizi de yaparsınız, güzel güzel yer içersiniz.</strong> Hobilerinize, sporunuza, üstünüze başınıza bütçe ayırabilirsiniz. <strong>En kanayan yara, ev ve emlak piyasası. Kiralar katlanarak artıyor ve metrekare fiyatları 26 Eurolar’a çıkabiliyor.</strong> Ortalama veremiyorum o yüzden fakat bugünün şartlarında <strong>metrekaresi 18 Euro’ya kiralık ev bulabilirseniz öpüp başınıza koyabilirsiniz.</strong> Evler genelde küçük, apartmanların tek bir kişiye veya aileye ait olması durumu yaygın.</span></p>
<p class="p3"><span class="s2">Yemek bizim için mühim konu olduğundan, kısmayacağımız bir şey varsa o da market alışverişi. <strong>Haftalık ortalama iki kişi mutfak için 150 Euro veriyoruzdur. Sadece kışın toplu taşıma kullanıyoruz, 3-4 ay, onun dışında bisiklet. Aylık bilet fiyatları oturduğunuz bölgeye göre değişiyor, biz 55 Euro veriyoruz ve bu bilet sınırsız in bin hakkı tanıyor.</strong> Kahve veya bira fiyatları aşağı yukarı aynıdır her yerde. Bira 0.5 lt fiyatı 3.2 ila 4.2 arasındadır. Espresso ise 1 ila 2 Euro arasında. Dışarıda yemek için de atıyorum burada, yakın olduğundan sanırım, İtalyan mutfağı çok yaygın, d<strong>üzgün bir yerde pizza makarna yiyip yanına birer içecek alsanız iki kişi 30-35 Euro’ya doyarsınız.</strong> <strong>Öğle yemeklerinde porsiyon için 6-7 Euro makul sayılır</strong> her gün dışarıda yemek durumundaysanız. </span></p>
<figure id="attachment_13592" aria-describedby="caption-attachment-13592" style="width: 1500px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-13592" src="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/Happy-to-Wander-Munich-OlyTower-0403-2.jpg" alt="" width="1500" height="997" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/Happy-to-Wander-Munich-OlyTower-0403-2.jpg 1500w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/Happy-to-Wander-Munich-OlyTower-0403-2-300x199.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/Happy-to-Wander-Munich-OlyTower-0403-2-768x510.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/Happy-to-Wander-Munich-OlyTower-0403-2-1024x681.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/Happy-to-Wander-Munich-OlyTower-0403-2-370x246.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/Happy-to-Wander-Munich-OlyTower-0403-2-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/Happy-to-Wander-Munich-OlyTower-0403-2-570x379.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/Happy-to-Wander-Munich-OlyTower-0403-2-770x512.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/Happy-to-Wander-Munich-OlyTower-0403-2-1170x778.jpg 1170w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/Happy-to-Wander-Munich-OlyTower-0403-2-602x400.jpg 602w" sizes="(max-width: 1500px) 100vw, 1500px" /><figcaption id="caption-attachment-13592" class="wp-caption-text">Kaynak: https://happytowander.com/</figcaption></figure>
<p class="p3"><strong><span class="s2">Münih’te sıradan bir gün nasıl geçiyor? Orada bulunduğun aktiviteler, günlük yaşantın Türkiye’dekine benzer mi, yoksa standartlarının yükseldiğini mi düşünüyorsun?</span></strong></p>
<p class="p3"><span class="s2">Kesinlikle yaşam kalitem, standartlarım artmış durumda. Hele ki bir kadın olarak. Türkiye’yle asla kıyaslanamayacak derecede rahat, sakin, dertsiz, kaygısızım. İstanbul’da alıp da giyemediğim ne kadar elbise, etek, şort, atlet, vs. varsa buraya getirdim, giyil(e)medikleri için eskiyememişlerdi. Şimdi özgürce giyiyorum, bisiklete de biniyorum, oh püfür püfür. Hiçbir zaman gözle, sözle, elle rahatsız edilmedim, laf yemedim, tacize uğramadım. Parklarda bikinimle bir başıma gittim güneşlendim. Çıplak ayakla çimlere bastım. İsterseniz çırılçıplak dolaşabileceğiniz, ailecek tatil yapabileceğiniz ya da göllere girebileceğiniz FKK (Freikörperkultur) bölgeleri de var.</span></p>
<p class="p3"><span class="s2">Birkaç kere çok kibarca kahve içmeye davet edildim, “ben de sevgilimi bekliyordum” deyip kibarca kışkışlayınca benden özür dilendi ve mahçup şekilde gidildi, konu kapandı. Bazen sokakta, metroda, spor salonunda kadınlardan iltifatlar alıyorum. Saçlarımın rengi veya dalgasıyla ilgili epey şımartıyorlar beni. Türkiye’deki gibi dedikodumu yapmıyorlar, arkamdan konuşmuyorlar, yüzüme gülüp sırtımdan iş çevirmiyorlar. </span></p>
<p class="p3"><span class="s2">Münih’te sıradan bir günde asla trafikte sıkışıp kalmazsınız. Arabaya da ihtiyacı yok açıkçası kentte yaşayanların. Her yere toplu taşımayla veya bisikletle rahatça ulaşırsınız. Havası tertemizdir, akciğerleriniz bayram eder. Suyu mis gibidir, musluktan doldurup doldurup içersiniz. Polise güvenirsiniz, hastaneye güvenirsiniz, devletin işleyişine güvenirsiniz çünkü her şey yazılıdır, kanuna uygundur, belirlidir ve en önemlisi HERKES KURALLARA UYAR.</span></p>
<figure id="attachment_13593" aria-describedby="caption-attachment-13593" style="width: 1024px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-13593" src="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/8063781570_1538d00332_b.jpg" alt="" width="1024" height="683" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/8063781570_1538d00332_b.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/8063781570_1538d00332_b-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/8063781570_1538d00332_b-768x512.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/8063781570_1538d00332_b-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/8063781570_1538d00332_b-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/8063781570_1538d00332_b-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/8063781570_1538d00332_b-770x514.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/8063781570_1538d00332_b-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption id="caption-attachment-13593" class="wp-caption-text">Kaynak: https://www.flickr.com/photos/suvodeb/8063781570</figcaption></figure>
<p class="p3"><strong><span class="s2">Almanya’ya yerleştiğinde seni kültürel anlamda şaşırtan, “haydaa bu nedir şimdi” dedirten şeyler yaşadın mı? Bu soruyu sorduğumuzda hep gülümseten tespitler ortaya çıkıyor, cevap için heyecanlıyız <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/14.0.0/72x72/1f642.png" alt="🙂" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /></span></strong></p>
<p class="p3"><span class="s2">Galiba aklıma gelen ilk şey çıplaklığın ne kadar normalleştirildiği. Mesela yüzme havuzlarında, fitness studiolar’da saunalar, duşlar ortak alan yani herkes herkesi çırılçıplak vaziyette görüyor. Kimse de sallamıyor, bakmıyor. Gayet olağan bir durum. Buna başlarda alışamam sanıyordum ama o kadar değişik ve rahat bir şey ki haftanın 3-4 günü spora gidiyoruz sonuçta, alışmayıp da ne yapayım? </span></p>
<p class="p3"><span class="s2">İlla ki duymuşsunuzdur, karikatürlere de konu oldu çok kez, Almanlar ulu orta osurmaktan veya yüksek sesli sümkürüp burunlarını temizlemekten hiç çekinmezler. Özellikle ilkine kafa yorup ‘Almanlar neden bu kadar çok osuruyor?’ diye bir yazı yazmıştım. dileyenler <a href="http://www.dogacanonaran.com/almanlar-neden-bu-kadar-cok-osuruyor/" target="_blank" rel="noopener">buradan</a> okuyabilirler <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/14.0.0/72x72/1f642.png" alt="🙂" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> </span></p>
<p class="p3"><span class="s2">Bir de bedavaya karşı zaafları var. Ne olursa olsun, bedavaysa mükemmeldir. </span></p>
<p class="p3"><span class="s2">Ennn şaşırdığım şeylerden biri yaya yolunun yayalar daha adımını çizgiye attığı an işe yarayan bir şey olmasıydı! Düşünebiliyor musunuz yaya yolu olan yerlerde, araçlar, sizinle arasında en az bir araç mesafe bırakarak size yol veriyor! Hala bunu kanıksayamıyorum ve temkinli davranıyorum çünkü İstanbul’da havaalanından çıktığım saniye hayvan gibi geniş yaya yolu olmasına rağmen üzerime üzerime süren, korna çalan, yetmeyip küfreden insan suretleri olduğu müddetçe kanıksamasam hayati açıdan daha iyi diye düşünüyorum. Bazen Münih’te ben bisikletliyken yayaların aşırı rahatlığına sinirlendiğim oluyor, ‘bunları alıp İstanbul’da trafikte bırakacaksın, görecekler dünya kaç bucak, diyorum. Vallahi ezilir giderler.</span></p>
<figure id="attachment_13594" aria-describedby="caption-attachment-13594" style="width: 1024px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-13594" src="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/2700292607_2efb7d4b36_b.jpg" alt="" width="1024" height="683" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/2700292607_2efb7d4b36_b.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/2700292607_2efb7d4b36_b-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/2700292607_2efb7d4b36_b-768x512.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/2700292607_2efb7d4b36_b-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/2700292607_2efb7d4b36_b-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/2700292607_2efb7d4b36_b-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/2700292607_2efb7d4b36_b-770x514.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/2700292607_2efb7d4b36_b-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption id="caption-attachment-13594" class="wp-caption-text">Kaynak: https://hiveminer.com/Tags/munich%2Cprinzregentenplatz</figcaption></figure>
<p class="p3"><strong><span class="s2">Bir de farklı bir açıdan yaklaşmayı deneyelim, Münih’te ya da Almanya’da neden yaşanmaz? Münih’e bir eski sevgilisi muamelesi yapacak olsak, biraz arkasından konuşsak, dedikodusunu yapsak muhabbet konumuz ne olurdu? Elbet şehrin/ülkenin pek de hoşuna gitmeyen yönleri de vardır.</span></strong></p>
<p class="p3"><span class="s2">Almanya geneli için bir şey söylemem doğru olmaz. Benim gibi ışık hassasiyeti ve güneş özlemi olanlar için kuzey boğucu olabilir yine de. Bir de Almanya’nın ufacık kentlerine giderseniz sükunetten baygınlık geçirebilirsiniz belki. </span></p>
<p class="p3"><span class="s2">Münih’te yaşamamak için herhangi bir sebep… hmmmm… Ev bulmak en büyük sıkıntı, bir de sanatsal anlamda Viyana’yla, İstanbul’la yarışamaz, oldukça az seçenek var. Her ne kadar gay parade’lar olsa da belli bir yaşın üzeri eski kafalılığa devam ediyor ama azınlıktalar. Yaşlı nüfusu fazla ve gözlemlediğim kadarıyla yalnız başlarına kalıyorlar. Yine de sosyalleşiyor ve sokağa çıkıyorlar. Emekli maaşıyla hayata tutunmanın mümkün olmadığını duyuyoruz. Toplu taşımayla ilgili belki İsviçre’den öğrenecekleri daha pek çok şey var denebilir.</span></p>
<p class="p3"><span class="s2">Onun dışında doğası muhteşem, sağlık hizmetlerine erişim oldukça iyi, yaya yolu ve bisiklet yolu fevkaladenin fevkinde işe yarıyor, sokaklar temiz, hava tertemiz, kent düzenli, insanlar saygılı ve eğitim kültür görgü seviyesi yüksek, yerel üretimiyle kendi yağlarıyla kavruluyorlar, o da yetmiyor dünyaya yayıyorlar. Çiftçilik var, hayvancılık var, güneş enerjisinde dünyada 1. sıradalar (!). Neye elimi atsam Alman malı. Kurşun kalemden arabaya dek. Muhteşem değil mi? Böyle bir mümkünlük var yani. Pek de olumsuz şey sayamadım iyi mi!</span></p>
<p class="p3"><span class="s2">Ancak eğer bir gün burası yoğun göç alır ve insan profili bozulursa, suç oranı artar ve başka sorunlar meydana gelirse, daha iyi alternatifler arayışına girebiliriz. </span></p>
<figure id="attachment_13595" aria-describedby="caption-attachment-13595" style="width: 1024px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-13595" src="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/17279965581_6125f436db_b.jpg" alt="" width="1024" height="768" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/17279965581_6125f436db_b.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/17279965581_6125f436db_b-300x225.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/17279965581_6125f436db_b-768x576.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/17279965581_6125f436db_b-370x278.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/17279965581_6125f436db_b-570x428.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/17279965581_6125f436db_b-770x578.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2019/02/17279965581_6125f436db_b-533x400.jpg 533w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption id="caption-attachment-13595" class="wp-caption-text">Kaynak: https://www.flickr.com/photos/contrelamontre/</figcaption></figure>
<p class="p3"><span class="s2"><strong>Son olarak Münih’e kadar gelmişken görmeden/denemeden dönmeyin diyebileceğin birkaç lokal ipucu alabilir miyiz?</strong> </span></p>
<p class="p3"><span class="s2">Münih’te buğday birası içmeden, <strong>Schweinsbraten</strong> yemeden, <strong>Breze</strong> dişlemeden, patatese doymadan, kısacası bir Bavyera lokaline gitmeden olmaz. Onun dışında <strong>Viktualienmarkt</strong> kesinlikle görülmeli. Dünyanın en gereksiz pahalı sabit pazarı olabilir. Bu pahanın sırrını çözemedik. </span></p>
<p class="p3"><span class="s2">Bisiklet kiralayıp kenti püfür püfür gezebilirsiniz. <strong>Englischer Garten’a</strong> gitmeli, bu kadar geniş bir yeşil alanın kentin içinde nasıl yer alabildiğine şaşırmalısınız. <strong>BMW</strong> ve <strong>Deutsches Museum</strong> gezilmeye değer. Esas Münih’in etrafındaki göllere, dağlara gidilmeli. Bayern Ticket’la 5 kişiye dek gezebilirsiniz. </span></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2019/02/08/almanyaya-yerlesmek-munihte-yasam/">Röportaj: Almanya&#8217;ya Yerleşmek ve Münih&#8217;te Yaşam Üzerine</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2019/02/08/almanyaya-yerlesmek-munihte-yasam/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yurtdışına Göç Rehberi: Pes Edenler İçin 8 Alternatif Ülke</title>
		<link>https://oitheblog.com/2016/03/21/yurtdisina-goc-rehberi/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2016/03/21/yurtdisina-goc-rehberi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Mar 2016 18:57:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ALMANYA]]></category>
		<category><![CDATA[AMERİKA]]></category>
		<category><![CDATA[AVUSTRALYA]]></category>
		<category><![CDATA[FAYDALI Bİ' ŞEYLER]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNEY AMERİKA]]></category>
		<category><![CDATA[İSPANYA]]></category>
		<category><![CDATA[KANADA]]></category>
		<category><![CDATA[NORVEÇ]]></category>
		<category><![CDATA[URUGUAY]]></category>
		<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya'ya Göç Etmek]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya'ya Göçmenlik]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika'da Yaşamak]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika'ya Göç Etmek]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika'ya Göçmenlik]]></category>
		<category><![CDATA[Amerikan Vatandaşlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Avustralya Vatandaşlığı]]></category>
		<category><![CDATA[avustralya'da yaşamak]]></category>
		<category><![CDATA[Avustralya'ya Göç Etmek]]></category>
		<category><![CDATA[Avustralya'ya Göçmenlik]]></category>
		<category><![CDATA[İspanya Vatandaşlığı]]></category>
		<category><![CDATA[İspanya'da Yaşamak]]></category>
		<category><![CDATA[İspanya'ya Göçmenlik]]></category>
		<category><![CDATA[kanada'da yaşamak]]></category>
		<category><![CDATA[Kanada'ya Göç Etmek]]></category>
		<category><![CDATA[Kanada'ya Göçmenlik]]></category>
		<category><![CDATA[Malta Vatandaşlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Malta'ya Göç Etmek]]></category>
		<category><![CDATA[Malta'ya Göçmenlik]]></category>
		<category><![CDATA[Norveç Vatandaşlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Norveç'e Göçmenlik]]></category>
		<category><![CDATA[Uruguay Vatandaşlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Uruguay'a Göç Etmek]]></category>
		<category><![CDATA[Uruguay'a Göçmenlik]]></category>
		<category><![CDATA[Yurtdışına Göç Etmek]]></category>
		<category><![CDATA[Yurtdışına Yerleşmek]]></category>
		<category><![CDATA[Yurtdışında Çalışmak]]></category>
		<category><![CDATA[Yurtdışında Yaşamak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=5958</guid>

					<description><![CDATA[<p>En çok soru aldığımız konuların bir listesini yapsak &#8220;nasıl bu kadar geziyorsunuz?&#8221; ve &#8220;zengin misiniz&#8221; (evet gayet ciddiyiz) sorusunun ardından...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2016/03/21/yurtdisina-goc-rehberi/">Yurtdışına Göç Rehberi: Pes Edenler İçin 8 Alternatif Ülke</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>En çok soru aldığımız konuların bir listesini yapsak &#8220;nasıl bu kadar geziyorsunuz?&#8221; ve &#8220;zengin misiniz&#8221; (evet gayet ciddiyiz) sorusunun ardından &#8220;x&#8217;e nasıl taşınabilirim, yurtdışına göç meselesi nasıl oluyor?&#8221; sorusunu koyardık. Hal böyle olunca daha fazla ertelemeden Türkiye&#8217;den en çok göç edilmek istenen ülkelerin kendimizce bir listesini çıkarıp bu sorunun cevabını da mümkün olduğunca vermeye çalıştık. Aşağıda okuyacaklarınızı söz konusu ülkelerin resmi sitelerinden ve oralarda yaşayan eşimiz dostumuzdan topladığımız bilgiler üzerinden derledik. Tabii ki bu bilgiler güncellenebilir, değişebilir ya da durum göre çok daha detaylandırılabilir ancak kaba taslak haliyle durum bu. İşinize yarar diye umuyoruz.</p>
<p>*Bizi <strong>Instagram&#8217;dan</strong> takip etmek isterseniz <a href="https://www.instagram.com/oitheblog/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">onun da linkini şöyle bırakalım.&nbsp;</a></p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/4237392-canada.png"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5976" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/4237392-canada.png" alt="yurtdışına göç" width="579" height="380" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/4237392-canada.png 2586w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/4237392-canada-300x197.png 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/4237392-canada-1024x672.png 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/4237392-canada-210x138.png 210w" sizes="(max-width: 579px) 100vw, 579px" /></a></p>
<h2><strong>1. Ka<span style="color: #000000;">nada Göçmenliği</span></strong></h2>
<p>Türkiye’den en çok göç edilmek istenen ülkelerden birisi tartışmasız bir şekilde Kanada. Özellikle eğitim koşulları, refah seviyesi ve dinginliği ile buradan bakınca adama “her şey güzel olacak” dedirtecek bir hali olduğu aşikar. Eğer göç etmek için ilk tercihiniz Kanada ise öncelikli olarak Fransızca ya da İngilizce dillerinden birine iyi şekilde hakim olmanız, herhangi bir sabıkanız olmaması ve Kanada’da çalışabileceğiniz bir iş alanına hakim olmanız gerekiyor. Şayet Kanada’ya göç etmek gibi bir niyetiniz varsa, öncelikle <strong><a href="http://onlineservices-servicesenligne.cic.gc.ca/eapp/eapp.do;jsessionid=FCAD8099F2EB25377B674EBD262C9E42" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şu sitedeki</a></strong> çeşitli soruları cevaplayarak, Kanada göçmenliği için uygun olup olmadığınızı kontrol edebilirsiniz. Şayet uygun görünüyorsanız, başvuru yapabileceğiniz şu gibi kategoriler var:</p>
<ul>
<li>Eğer ailenizden birisi (anne, baba, kardeş, eş gibi) 18 yaşın üzerinde bir Kanada vatandaşı ise ya da oturma izni varsa, bu kişi size başvuru yapmanız için aracı olabiliyor.</li>
<li>Eğer Kanada’da bir firma için çalışmaya başladıysanız ve bu şekilde <strong>çalışma iznine sahip olduysanız</strong>, ülkede 2 sene tam zamanlı olarak çalıştıktan sonra, oturma izni için başvurma hakkı kazanıyorsunuz.</li>
</ul>
<ul>
<li>Eğer Kanada’ya bir <strong>uluslararası öğrenci statüsünde</strong> giderseniz ve mezun olduktan sonra orada yaşamak istiyorsanız yine diğer göçmenlere kıyasla bir puan önde başlıyorsunuz. Okulunuzu bitirdikten sonra Kanada’da tam zamanlı olarak çalışmaya devam ederseniz işiniz daha da kolaylaşıyor. Bu noktada dikkat etmeniz gereken önemli detaylardan biri de, bazı eyalet hükümetlerinin, başka eyaletlerdeki okulları resmi olarak tanımayabiliyor olması.</li>
<li>Yukarıda da kısaca söz ettiğimiz gibi, eğer <strong>kalifiye işçi sınıfına giriyorsanız</strong> yine göçmenlik başvurusunda bulunabiliyorsunuz. Örneğin tıp, mimari, akademisyenlik, mühendislik, hukuk, yöneticilik, bilim gibi alanlarda iş yapabilir durumdaysanız bu gibi alanlar için öncelik tanıyorlar ve bu başvuru biçim “<strong>Express Entry</strong>” olarak adlandırılıyor. Ancak tabii ki kalifiye işçi olma durumunun yalnızca yukarıda saydığımız alanlarla sınırlı olduğunu düşünmeyin, önemli olan iş gücü sağlayabilmeniz. Örneğin X eyaletinde hayvancılık alanında çalışacak işçiye ihtiyaç, Y eyaletinde madencilik konusunda çalışan gerekiyor ve bu sebeplerle de yabancı işçilerin ülkeye girişine destek verebiliyorlar.</li>
<li>Şayet Kanada’da yaşamak nasıl bir şeydir diye kafanız karıştıysa<strong> <a href="http://oitheblog.com/2015/07/30/kanadada-yasam-ve-gocmenlik/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şurada</a></strong> ve <a href="http://oitheblog.com/2014/11/30/roportaj-kanadada-yasamak-ve-montreal-uzerine/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şurada</a> Kanada’da yaşayan Türkler ile yapılmış ve geçtikleri süreçleri anlatan iki adet röportajımız mevcut.</li>
</ul>
<p>*Bu arada <strong>Quebec Eyaleti</strong>’nin göçmenlik süreçleri diğerlerinden farklı, aklınızda bulunsun.</p>
<p>*Ben daha fazla bilgi istiyorum diyenler için <strong><a href="http://ottawa.emb.mfa.gov.tr/ShowInfoNotes.aspx?ID=183468" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şuradaki resmi siteye</a></strong> tık tık.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/usa-map.png"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5977" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/usa-map.png" alt="yurtdışına göç" width="550" height="342" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/usa-map.png 800w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/usa-map-300x186.png 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/usa-map-210x130.png 210w" sizes="(max-width: 550px) 100vw, 550px" /></a></p>
<h2><strong>2. Amerika Göçmenliği</strong></h2>
<p>Amerika’ya göç edebilmek tahmin edeceğiniz üzere birçok ülkeye kıyasla daha da zorlu ve daha uzun bir süreçten geçmenizi gerektiriyor. Amerika’ya yerleşebilmek için ihtiyacınız olan şey pek çoğumuzun adını daha önce duyduğu “<strong>Green Card</strong>”. Ancak Green Card için de öyle kafanıza göre, ben bi’ başvurayım diyerek başvuru yapamıyorsunuz. Yerine getirmenize gereken bazı kriterler ya da Amerika’nın sizi Green Card başvurusunda bulunmaya uygun kişi olarak nitelendirmesi için sağlamanız gereken bazı özellikler var. Bunları şu şekilde listeleyebiliriz:</p>
<ul>
<li>Çekirdek <strong>aileniz </strong>(anne, baba, çocuk, kardeş, eş şeklinde) <strong>Amerikan vatandaşıysa</strong> bu kişiler size Green Card’a başvurabilmeniz için kefil/aracı olabiliyor. Tabii ki bu çoğumuz için en düşük ihtimalli durum) Ayrıca eğer vatandaş olan birinci derece akrabanızın veya eşinizin aracılığıyla başvuracak olursanız süreç bir tık daha hızlı oluyor da diyebiliriz. (3. senenizde başvuru yapabiliyorsunuz, normalde süre 5 yıl)</li>
<li>Eğer Amerika’da bir iş bulduysanız ve söz konusu şirket ile X senelik bir anlaşmaya vardıysanız, Amerika’daki <strong>işvereniniz aynı şekilde size kefil/aracı olabiliyor</strong>. Ancak büyük firmalar dışında, bu durum genellikle çoğu işverenin tercih etmediği ve altına girmek istemediği bir sorumluluk. Aynı şekilde, bir iş bulmamış olmanıza ya da aracı bir firma olmamasına rağmen, eğer sıradışı ya da özellikli kabul edilebilecek bir yetkinliğiniz varsa ya da spor, bilim, sanat gibi alanlarda Amerika’nın değerlendirmesine göre özellikli kabul edilebilecek bir yetkinliğiniz varsa, yine göçmenlik başvurusunda bulunabiliyorsunuz. Hayır arkadaşlar, amuda kalkmak ya pamuğun üzerinde fasulye çimlendirmek sayılmaz. L</li>
<li>Amerika’nın “<strong>Özel İş Kategorileri</strong>” olarak adlandırdığı ve Amerika’nın resmi göçmenlik bürosu <a href="https://www.uscis.gov/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">USCIS’in web sitesinde</a> ihtiyaçlara göre güncellediği bir listesi mevcut. Bu listede yer alan işlerden herhangi birinin kriterlerini yerine getirebiliyorsanız, nitelikli çalışan olarak ayrı bir süreçten geçebiliyor ve göçmenlik için başvurabiliyorsunuz.</li>
<li>Gelelim Türkiye’de yaşayan bireyler olarak çoğumuzun içine dahil olduğunu düşündüğü kategoriye “<strong>Sığınmacı Kategorisi</strong>”. Bu kategori dahilinde eğer, din, ırk, politik görüş gibi konular sebebiyle ülkenizde kalamayacağınızı kanıtlayabiliyorsanız, bu kategoriden bir başvuru yapabilme imkanınız da var.</li>
<li>En masraflı seçeneklerden biri de <strong>yatırım yapmak</strong>. Eğer kenarınızda köşenizde şöyle bir 500.000 – 1.000.000 dolarcığınız varsa ve yapacağınız yatırım en az 10 kişiye iş sağlıyorsa, bu göçmenlik başvurusu kapsamında Amerika’nın her sene kabul ettiği 10.000 kişiden biri olma şansını yakalayabiliyorsunuz.</li>
<li>Şayet bir <strong>Amerikan vatandaşı ile evlenecek olursanız</strong> da Green Card’a başvurabilme hakkınız var. Öyle ki bu durum şu anda Amerika’da bir sektöre dönüşmüş durumda desek abartmış olmayız, bayağı ciddi ciddi para karşılığı evlenen insanlardan falan bahsediyoruz. Artık o kadarına da girişmezsiniz herhalde. Zaten şayet girişecek olursanız, bu gibi vatandaşlık için sahte evlilikler yapılıyor olması nedeniyle Amerika devleti çok ciddi soruşturmalar yapıyor. Yani o filmlerde gördüğünüz çat kapı eve gelip, birbirinizi ne kadar tanıdığınızı sorgulamaya çalışan kişiler gerçekten var. Bunun için aynı zamanda şöyle bir sistem de geliştirmişler; Eğer vatandaş olan eşiniz üzerinden Greed Card başvurusu yapacaksanız, öncelikle size 1 senelik geçici bir oturma izni veriyorlar. 1 sene sonunda hala evliyseniz ve kriterlere uygunsanız, o zaman kalıcı bir Green Card sahibi oluyorsunuz.</li>
<li>Amerika&#8217;ya göç etmek için en çok tercih edilen seçeneklerden biri de tabii ki Green Card çekilişi sistemi. Bu şekilde özellikle Amerika&#8217;ya daha az göç aldıkları ülkeler arasından senede 50.000 kişi Green Card kazanma hakkına sahip oluyor. Bu gibi bir başvuruda bulunabilmek ve tarihleri takip edebilmek için <a href="http://travel.state.gov/content/visas/en/immigrate/diversity-visa/entry.html" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şuraya</a>&nbsp;göz atabilirsiniz. Size verdiğimiz link dışında bir sayfaya güvenmemekte fayda var, çünkü bu şekilde insanları dolandırmaya çalışıyorlar, aman dikkat.</li>
</ul>
<p>Eğer bu süreçlerden geçip Green Card sahibi olursanız da bu yüzde yüz paçayı kurtardığınız anlamına gelmiyor. Amerika Green Card’ı laf olsun diye değil, ülkede ciddi ciddi yaşamayı düşünenler için veriyor. Çünkü Green Card sahibi olmak, aslında bir nevi oy kullanmak dışında bir Amerikan vatandaşının neredeyse tüm haklarına sahip olmak gibi bir şey. Size çalışma izni bile tanıyor. Eğer Green Card’ı aldıktan sonra hemen Amerika’ya yerleşmek gibi şansınız yoksa ancak bu hakkınızı kaybetmek de istemiyorsanız, Green Card’ı aldıktan sonraki süreçte <strong>her sene en az 1 kez</strong> Amerika’ya gitmeniz gerekiyor. Bu da size Green Card’ınızı elinizde tutmak için garanti vermiyor, çünkü eğer ciddi olarak Amerika’da yaşama niyetiniz olmadığı şüphesine düşerlerse, oturma izninizi iptal edebiliyorlar. Eğer gidip hemen Amerika’ya yerleşmek gibi bir niyetiniz varsa, <strong>Amerika’da 5 sene yaşadıktan</strong> ya da 5 sene içinde en az 40 ayınızı Amerika’da geçirdikten sonra <strong>Amerikan vatandaşlığı</strong> için başvurmaya hak kazanıyorsunuz.</p>
<p>Eğer Amerika’da yaşamak konusunda şüpheleriniz varsa, OitheBlog’un 8 sene boyunca Amerika’da yaşamış İdil’i ile yaptığımız ve Amerika’daki yaşam koşullarını anlatan <strong><a href="http://oitheblog.com/2014/10/27/roportaj-amerikada-universite-okumak/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">bir röportajımız mevcut.</a></strong></p>
<h2><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Australia-Flag-Map.png"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5978" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Australia-Flag-Map.png" alt="yurtdışına göç" width="585" height="483" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Australia-Flag-Map.png 2400w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Australia-Flag-Map-300x248.png 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Australia-Flag-Map-1024x845.png 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Australia-Flag-Map-210x173.png 210w" sizes="(max-width: 585px) 100vw, 585px" /></a><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Australia-Flag-Map.png"><br />
</a> 3. Avustralya Göçmenliği</strong></h2>
<p>Göç konusundaki üç büyüklerin sonuncusu olan Avustralya’ya göç edebilmek öncelikle biraz ekstra cesaret istiyor, çünkü uzaklığı nedeniyle gidip gelmesi bile ayrı bir dert. Mesafe dediğin nedir ki gülüm, biz zaten Türkiye’den kaçmaya çalışıyoruz diyenler için konuyu açıklamadan geçmeyeceğiz tabii ki. Avustralya’da süreli veya kalıcı oturma izni sağlayan birçok vize çeşidi var. Bunlardan bazıları;</p>
<ul>
<li>Eğer Avustralya’ya öğrenci olarak gitmek istiyorsanız bunun için <strong>öğrenci vizesine</strong> başvurmanız gerekiyor. Bu vizeyle birlikte, öğrenci olduğunuz süre boyunca Avustralya’da kalmak ve varsa eşinizi veya 18 yaşından küçük çocuklarınızın sizinle birlikte orada yaşaması için hak kazanmış oluyorsunuz. Mezun olduktan sonra Avustralya’da yaşamaya ve çalışmaya devam etmek isterseniz, Avustralya hükümetinin <strong>eğitim sonrası çalışmak</strong> isteyenler için sunduğu özel bir vizeye başvurabiliyorsunuz. Bu başvuruda en önemli kriterlerden biri, çalışmak istediğinizi alanı belirtmeniz ve bu alanın okuduğunuz bölüm ile ilgili direkt ilişkili olması. Eğer değerlendirmeler sonucu olumlu bir sonuç alırsanız, bu vize ile belirli bir süreliğine Avustralya’da çalışma ve yaşama olanağınız oluyor.</li>
<li>Bahsettiğimiz diğer ülkelerde olduğu gibi, Avustralya’da bir<strong> firmada çalışmaya başlarsanız</strong>, onların aracılığıyla çalışma ve oturma iznine başvuru yapabiliyorsunuz. Ancak bu seçenek ile vizeye başvuru yapabilmeniz için 50 yaş altı olmanız ve bu firmanın size aracı olması için bir “sponsor” olarak uygun kriterlerde olması ve başvurusunun kabul edilmesi gerekiyor. Bu süreçte firmanın size vereceği pozisyonun da, <strong><a href="https://www.border.gov.au/Trav/Work/Work/Skills-assessment-and-assessing-authorities/skilled-occupations-lists/CSOL" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şuradan</a> </strong>ulaşabileceğiniz, <strong>CSOL</strong> olarak adlandırılan listeye dahil olması gerekiyor. Tabii aynı zamanda yetkinliğiniz, deneyiminiz ve İngilizce seviyeniz gibi başka kriterlere da bakarak değerlendirme yapıyorlar. Eğer başarılı sonuçlanırsa, ilk etapta 4 seneye kadar uzayabilen geçici bir vize almış oluyorsunuz. Aynı pozisyonda 2 sene çalıştıktan sonra eğer kriterlere uygun olursanız, işvereniniz kalıcı oturma alabilmeniz için size aracı olabiliyor.</li>
</ul>
<ul>
<li>Eğer herhangi bir firmadan bağımsız olarak çalışma ve oturma iznine başvurmak istiyorsanız, ülkenin istihdam ihtiyaçlarına yönelik belirlenen <strong>SkillSelect programı</strong> üzerinden “nitelikli göçmen” olarak da başvuru yapabilirsiniz. Bu seçenek için de öncelikle 50 yaşın altında olmanız ve yeterli derecede İngilizce biliyor olmanız gerekiyor. Eğer bu kriterle uyuyorsanız başvuru yapmadan önce ilk olarak, yetkinliğinizi değerlendirmek adına oluşturdukları, <strong><a href="https://www.border.gov.au/Busi/Empl/skillselect" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şuradan </a></strong>ulaşabileceğiniz, <strong>EOI</strong> adlı bir form doldurmanız gerekiyor. SkillSelect seçeneği üzerinden yapacağınız başvurular da vize tipine göre <strong><a href="https://www.border.gov.au/Trav/Work/Work/Skills-assessment-and-assessing-authorities/skilled-occupations-lists" target="_blank" rel="noopener noreferrer">SOL</a></strong> veya <strong>CSOL</strong> listelerinde belirlenen iş dallarına göre değerlendiriliyor. SkillSelect üzerinden değerlendirebileceğiniz bir başka seçenek de, “bölgesel istihdam” olarak adlandırdıkları, Avustralya’daki eyalet veya bölgelerin ihtiyaçlarına yönelik belirlediği pozisyonlara başvurmak. Bu konu ile ilgili daha fazla bilgi almak ve güncel iş pozisyonlarına bakmak için, tüm ve eyaletlerin web sitelerinin listelendiği <strong><a href="http://www.australia.gov.au/information-and-services/immigration-and-visas/state-migration-sites" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şu linke</a></strong> bir göz atabilirsiniz. Şu anda Avustralya doktorlara çok ihtiyaç olduğundan bu alan için ayrıca bir vize başvurusu alıyor, aranızda başka bir ülkeye göç etmek isteyen doktor varsa, Avustralya sizin için mantıklı bir seçenek olabilir.</li>
<li>Eğer 18 yaşında büyük olan ve Avustralya’da oturma izni/vatandaşlığı olan bir çocuğunuz, anneniz babanız, ya da eşiniz varsa işiniz çok daha kolay. Çünkü bazı ana kriterlere uyduğunuz sürece bu kişiler size oturma izni olmak için aracı olabiliyor. Aynı şekilde eğer yukarıda bahsettiğimiz seçenekler biri üzerinden çalışma ve oturma izni aldıysanız, eşiniz, 18 yaşın altındaki çocuğunuz ve duruma göre anne ve babanıza da aracı olarak oturma izni için başvuru yapabiliyorsunuz.</li>
<li>Eğer Avustralya’ya belirli bir <strong>iş alanında yatırım yaparak</strong> gitmek niyetindeyseniz bu da süreli ve kalıcı şeklinde farklı vize seçenekleri sunuluyor. Ancak bu da yatırım yapmak istediğiniz bölgeye ve ülkenin o dönem koşulları itibarıyla destekleme ihtiyacı duyduğu sektöre göre değişiyor. Dolayısıyla böyle bir yatırım için daha ciddi bir araştırma sürecine girmek gerekiyor. Yine de şu bilgiyle bir başlangıç yapabilirsiniz; resmi sitelerinde 1.500.000 ve üzerinde bütçelerden bahsediliyor.</li>
</ul>
<p>Gelelim işin en son kısmına. <strong>Avustralya’da vatandaşlığa hak kazanabilmeniz için</strong> öncelikli olarak şu kriterlere uygun olmanız gerekiyor; geçerli bir Avustralya vizesi ile ülkede en az 4 yıl yaşamış olmanız, başvurudan önceki son 12 ayda kalıcı bir oturma izniyle yaşamış olmanız, bu süre boyunca ülke dışında toplamda 1 seneden fazla kalmamış olmanız, ve başvuru yaptığınız tarihten önceki 12 ay içinde 90 günden fazla ülke dışında bulunmamış olmanız, herhangi bir sabıkanızın olmaması, Avustralya’da yaşamaya devam etme niyetiniz veya yakın bir ilişkiniz olacağını göstermeniz gerekiyor.</p>
<p>Avustralya’da yaşamak nedir ne değildir merak ediyorsanız, Avustralya’ya göç etmiş Türklerin ülkeye bakış açısını çözebilmek adına <strong><a href="http://oitheblog.com/2014/06/02/avustralyada-yasam-serisi-no-3/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şuradaki </a></strong>ve <a href="http://oitheblog.com/2013/12/04/avustralya-bir-de-yerlisinden-dinleyin/" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><strong>şuradaki</strong> </a>röportajlarımıza göz atabilirsiniz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Flag-map_of_Germany.svg_.png"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5979" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Flag-map_of_Germany.svg_.png" alt="yurtdışına göç" width="413" height="577" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Flag-map_of_Germany.svg_.png 2000w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Flag-map_of_Germany.svg_-215x300.png 215w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Flag-map_of_Germany.svg_-733x1024.png 733w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Flag-map_of_Germany.svg_-210x293.png 210w" sizes="(max-width: 413px) 100vw, 413px" /></a></p>
<h2><strong>4. Almanya Göçmenliği</strong></h2>
<p>Eğer daha yakınlarına göz diktiyseniz oradaki Türk popülasyonundan da mütevellit Almanya’yı öncelikli olarak değerlendiriyor olabilirsiniz. (ya da tam olarak bu sebepten değerlendirmiyor da olabilirsiniz tabii, neyse) Bu noktada şöyle bir süreç izlemeniz gerekiyor:</p>
<ul>
<li>İlk başvurubileceğiniz seçenek <strong>oturma izni</strong>. Oturma izninin süresi sınırlı ve bu izne başvurabilmek için Almanya’ya göç ediyor olma sebeplerinizin Almanya hükümetinin beklentileriyle uyuşuyor olması gerekiyor. Yani neden bahsediyoruz? Almanya’da eğitim almak, Almanya’da çalışmak, aile bağlantılı olarak Almanya’ya göç etmek nedeniyle gidiyorsanız ya da Avrupa Birliği’nin bir başka üye ülkesinde oturma iznine sahipseniz Almanya’da oturma izni için başvurabiliyorsunuz. Oturma iznin süresi sınırlı olmasına rağmen koşullara göre uzatılabiliyor.</li>
<li>İkinci seçeneğiniz yakın zamanda yürürlüğe giren <strong>Mavi Kart</strong> uygulaması. Bu uygulama aslında nitelikli işçileri Almanya’ya çekmek için oluşturulmuş bir sistem. Mavi Kart’a başvurabilmek için en önemli kriterlerden biri eğitim seviyenizin yüksek okul ya da daha da üzerinde olması. Aynı zamanda ek bir ön koşul olarak emeklilik sigorta primlerinizi Almanya kriterlerine uygun olarak yatırmanız isteniyor. 33 ay boyunca düzenli olarak çalışıp primlerinizi yatırırsanız süresiz oturma izni hakkına sahip oluyorsunuz. Eğer B1 seviyesinde Almanca bildiğinizi kanıtlayabilirseniz oturma izninizi 21 ay sonra da alabiliyorsunuz. Eğer eşinizle gittiyseniz, eşiniz de siz orada çalışmaya başladığınız andan itibaren derhal çalışma iznine sahip oluyor.</li>
<li>Oturma iznini aldıktan sonra ya da Mavi Kart sahibiyseniz <strong>yerleşim iznini </strong>almak için 5 yıl boyunca oturma izni sahibi olmanız gerekiyor. Ancak bunun yanında tabii ki başka ön koşullar da istiyorlar. Örneğin kendinin ve aile üyelerinin geçimini sağlayabilmek, yeterli Almanca bilgisi ya da sabıkanızın olmaması gibi. Bu noktada Mavi Kartlılar oturma izni sahiplerine kıyasla bir tık daha avantajlı. Çünkü yüksek nitelikli göçmen oldukları için 5 yıl süre önkoşulu olmadan da bir yerleşim izni alabilme şansları oluyor.</li>
<li>Tüm bu süreçlerin ardından sınırsız oturma hakkınız varsa, eğer vatandaşlığa kabul testini geçtiyseniz, 8 yıldır Almanya’da yasal olarak ikamet ediyorsanız, yeterince Almanca biliyorsanız, sabıkanız yoksa, kendi geçiminizi sağlayabiliyorsanız ve Almanya anayasal düzenine inandığınızı beyan ederseniz <strong>vatandaşlığa hak kazanıyorsunuz</strong>.</li>
</ul>
<p>*Bu arada, hatırlatmakta fayda var, Almanya çifte vatandaşlığı kabul etmeyen ülkeler listesinde. Bu sürece girmeden önce bu durumu da göz önünde bulundurmakta fayda var.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Spain-map.png"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5980" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Spain-map.png" alt="yurtdışına göç" width="518" height="384" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Spain-map.png 1615w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Spain-map-300x222.png 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Spain-map-1024x758.png 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Spain-map-210x155.png 210w" sizes="(max-width: 518px) 100vw, 518px" /></a></p>
<h2><strong>5. İspanya Göçmenliği</strong></h2>
<p>İspanya’ya göçmenlik sürecinize de tıpkı diğer ülkelerde olduğu gibi bulduğunuz bir iş ve işvereniniz aracılığıyla başlayabiliyorsunuz. Ancak İspanya’nın göçmenlik konusunda ön plana çıkmasının asıl sebebi özellikle gayrimenkul yatırımında bulunanlara oturma izni sağlıyor olması. Ancak tabii ki öyle rastgele bir yatırımdan bahsetmiyoruz, minimum <strong>500.000 Euro’luk bir yatırım</strong> yapmanız gerekiyor. Eğer İspanya’ya aileniz ile birlikte gitmek istiyorsanız, bu kişi başına yapmanız gereken bir yatırım değil. Yatırımı yapan kişinin eşi ve çocukları da aynı şekilde oturma izni için başvurma şansına sahip oluyorlar.</p>
<p>Eğer ülkeye <strong>gayrimenkul yatırımı</strong> yapmak için başvuruda bulunursanız, size bu satın alma sürecini tamamlayabilmeniz için 1 sene boyunca geçerli olacak bir “yatırımcı vizesi” veriyorlar. Bu bir senenin sonunda eğer bir gayrimenkul almış olduğunuzu ispatlarsanız iki senelik oturma izni almaya hak kazanmış oluyorsunuz. Oturma iznini almaya hak kazandıktan sonra eşiniz, 18 yaşın altındaki çocuğunuz veya 18 yaşından büyük olsa da size ekonomik açıdan bağımlı olan çocuğunuz için de oturma izni başvurusunda bulunabiliyorsunuz. Bu iki senenin sonunda ise, yatırımınızla ilgili gereken bütün yasal zorunlulukları olması gerektiği şekilde yerine getirdiyseniz, <strong>5 senelik oturma izni</strong> hakkınız daha oluyor. 10 sene boyunca İspanya’da kalırsanız,<strong> İspanya vatandaşı</strong> olmaya hak kazanıyorsunuz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Flag_map_of_Malta.svg_.png"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5981" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Flag_map_of_Malta.svg_.png" alt="yurtdışına göç" width="457" height="410" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Flag_map_of_Malta.svg_.png 2000w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Flag_map_of_Malta.svg_-300x269.png 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Flag_map_of_Malta.svg_-1024x919.png 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Flag_map_of_Malta.svg_-210x188.png 210w" sizes="(max-width: 457px) 100vw, 457px" /></a></p>
<h2><strong>6. Malta Göçmenliği</strong></h2>
<p>Eğer aşağıda anlatacağımız durumdan haberdar değilseniz, neden bunca ülkenin içinde Malta’yı niye bu listeye koydular ya da galiba Malta’ya gidiyorum, acaba bir adaya düşsem yanıma alacağım 3 şey nedir gibi düşüncelere kapılmış olabilirsiniz, birazdan sizi aydınlatacağız. Malta’ya diğer pek çok ülkede olduğu gibi kriterleri yerine getirdiğiniz takdirde çalışma izni vasıtasıyla gidebiliyorsunuz. Ayrıca yeterli geliriniz olduğunu kanıtlayabilirseniz belirli bir süre için oturma iznine sahip olabiliyor ya da eğer varsa Malta vatandaşı olan bir başka aile bireyi aracılığıyla yine oturma izni için başvurabiliyorsunuz. Ancak bu seçenekler aracılığıyla bir oturma iznine başvurursanız, uzun süreli ikamet izni için en az 5 sene ülkede kesintisiz olarak yaşamanız gerekiyor.</p>
<p>Şimdi gelelim Malta’nın bunca ülke arasında ön plana çıkmasının asıl sebebine. Malta, aşağıdakileri gerçekleştirdiğiniz takdirde, size 12 ay gibi bir sürede direkt olarak Malta vatandaşı olma hakkı tanıyor.</p>
<ul>
<li><strong>Yatırımcı programı</strong> olarak adlandırdıkları seçenekte ilk etapta Malta’nın ekonomisine katkıda bulunmanız adına devlete <strong>650.000 Euro’luk</strong> bir bağışta bulunmanız gerekiyor. Bunu sorun etmiyorsanız ve tabii ki 650.000 euro bağış yaparım beybisi ne olacak diyorsanız, küçük sürprizlerle şaşırtmaya devam edeceğiz çünkü işler bu şekilde bitmiyor. Eğer yanınıza eşinizi ya da 18 yaşın altında çocuğunuzu götürmek istiyorsanız her ikisi için de +25.000 Euro, maddi olarak desteklediğiniz ve 18 yaş üstü bir çocuğunuz varsa da 50.000 Euro daha ödemeniz gerekiyor. Bunun üstüne ise, Malta’da en az 350.000 Euro değerinde <strong>bir ev satın almanız</strong> ya da yıllık <strong>16.000 Euro ve üzeri kira</strong> ödüyor olmanız gerekiyor. Durun, daha bitmedi! Nereye gidiyorsunuz, bir şey anlatıyoruz. Tüm bunları yaptıktan sonra yine Malta devletine bir katkıda daha bulunmanız bekleniyor ki onda da hisse ve bono üzerinden <strong>150.000 Euroluk</strong> bir yatırım daha yapmanız gerekiyor. Bunun sonucunda da 12 gibi bir süre içinde Malta vatandaşı olmaya hak kazanıyorsunuz.</li>
<li>Malta’da yaşamak nasıl bir şeydir merak edenler için <a href="http://birkucukulke.com/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">birkucukulke.com</a> ile yaptığımız <strong><a href="http://oitheblog.com/2015/02/23/malta-yasam-ve-gezi-rehberi/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Malta’da yaşam röportajımıza</a>&nbsp;</strong>göz atabilirsiniz.</li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/480px-Norway_flagmap.svg_.png"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5983" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/480px-Norway_flagmap.svg_.png" alt="yurtdışına göç" width="412" height="443" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/480px-Norway_flagmap.svg_.png 480w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/480px-Norway_flagmap.svg_-279x300.png 279w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/480px-Norway_flagmap.svg_-210x226.png 210w" sizes="(max-width: 412px) 100vw, 412px" /></a></p>
<h2><strong>7. Norveç Göçmenliği</strong></h2>
<p>Eğer siz de İskandinav ülkelerinin düzenine vurulmuşlardansanız, Norveç’ göç etme seçeneğini değerlendiriyor olabilirsiniz. Norveç’e tabii ki yakınınız (çekirdek aileniz) üzerinden başvuruda bulunmak en net yöntem. Ancak tabii ki çoğumuz bu olanağa sahip değiliz. Dolayısıyla aşağıda size sunacağımız seçeneklerden birini değerlendirmek gerekiyor.</p>
<ul>
<li>Eğitim sisteminin ne kadar başarılı olduğunu göz önünde bulunduracak olursak Norveç’te üniversite okumak ya da Norveç’te yüksek lisans yapmak istiyor olabilirsiniz. Bu şekilde Norveç’e gidecek olursanız orada okuduğunuz süre boyunca <strong>öğrenci vizeniz</strong> ile birlikte orada yaşama ve haftada <strong>20 saat</strong> <strong>çalışma izniniz</strong> de oluyor. Eğer eşiniz veya varsa çocuğunuzun da bu süre içinde yanınızda olmasını istiyorsanız, onlara kısa süreli oturma izni alabilmek adına da bir başvuruda bulunabiliyorsunuz. Ancak bu noktada tabii ki kendinizin ve ailenizin orada geçimini sağlayabileceğinize dair bir kanıtınız olması da gerekiyor. Bu seçeneği özellikle vurgulamamızın sebebi, Norveç’te bu şekilde bulunduktan sonra hem orada okumuş olacağınız hem de orada iş deneyiminiz olacağı için, bundan sonraki süreçlerde orada kendinize uygun bir iş pozisyonu yaratıp, kalma ihtimaliniz çok daha yüksek oluyor.</li>
<li>Eğer Türkiye’den Norveç’te bir iş bulma arayışına girdiyseniz ve henüz uzun süreli bir iş bulamadıysanız, Norveç’e <strong>“dönemsel işçi”</strong> olarak gidebiliyorsunuz. Örneğin turizm, yeme içme sektörü, tarım gibi alanlarda bir iş pozisyonu bularak, kısa süreli oturma izni hakkını da kapmış oluyorsunuz. Bu süre Norveç’te yasal olarak kalıp, daha uzun süreli bir iş arayışına girebilmek adına mantıklı olabilir. Bu arada, Norveç’in konumunu ve Norveçli balıkçılar ile ilgili esprileri hatırlayacak olursanız size garip gelmeyecek bir dönemsel işçilik seçeneği de gemilerde çalışmak.</li>
<li>Eğer eğitim seviyeniz üniversite mezunu veya üzerinde ise “<strong>nitelikli çalışan</strong>” olarak Norveç’ten oturma ve çalışma izni alabilme şansınız var. Bunun için birkaç seçeneğiniz var. Örneğin oradaki bir firmada çalışmaya başlayacak olursanız işiniz oldukça kolaylaşıyor. Ya da Türkiye’de bir firma sahibiyseniz, bu işinizin Norveç’le bağlantılı olduğunu kanıtlayabilirseniz bu şehirde de bir oturma iznine sahip olabiliyorsunuz.</li>
<li>Norveç’te 3 sene boyunca geçerli bir oturma izni ile yaşadığınız zaman eğer sabıkanız yoksa ve yeterli derecede Norveççe konuşabilecek noktaya geldiyseniz daha uzun süreli bir oturma izni almaya hak kazanıyorsunuz. Eğer son 10 yılınızın <strong>7 yılını Norveç’te</strong> geçirdiyseniz de <strong>vatandaşlığa</strong> başvurma hakkı kazanıyorsunuz.</li>
</ul>
<h2><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Flag-map_of_Uruguay.svg_.png"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5982" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Flag-map_of_Uruguay.svg_.png" alt="yurtdışına göç" width="476" height="499" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Flag-map_of_Uruguay.svg_.png 2000w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Flag-map_of_Uruguay.svg_-286x300.png 286w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Flag-map_of_Uruguay.svg_-976x1024.png 976w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Flag-map_of_Uruguay.svg_-210x220.png 210w" sizes="(max-width: 476px) 100vw, 476px" /></a><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Flag-map_of_Uruguay.svg_.png"><br />
</a><strong>8. Uruguay Göçmenliği</strong></h2>
<p>Eğer&nbsp;<strong>Uruguay’da yaşamak</strong>&nbsp;istiyorsanız, Uruguay vatandaşlığı sürecine geçiş yapmadan önce, tabii ki oturma izni almanız gerekiyor. İlk etapta bazı formalite belgeler (sicil kaydı, evliyseniz evlilik cüzdanı, Uruguay’da yaşayacağınız yere dair bilgi vs. gibi) sunmanız gerekiyor. Ayrıca orada çalışmaya başlayana kadar geçinebileceğiniz kadar paranız olduğunu kanıtlamanız da isteniyor. Bu gibi adamı çok da zorlamayacak belgeleri sağladıktan sonra başvurunuzu gerçekleştiriyorsunuz ve üstünde “BEN BURAYA UYUŞTURUCU KAÇAKÇILIĞI İÇİN GELDİM SELAM :)))” yazan bir kağıt falan vermediyseniz süreç başlıyor. Oturma iznini ne zaman alacağınız belirsiz, çünkü süreç dönemsel olarak değişkenlik gösteriyor. Ancak bu süreç boyunca Uruguay’da kalmanız için de size geçici bir kimlik benzeri belge sağlıyorlar. Uruguay’da oturma izniniz onaylandıktan sonra, eğer evliyseniz 3 sene, bekarsanız <strong>5 sene içinde Uruguay vatandaşı olma</strong> hakkında sahip oluyorsunuz. Üstelik bu süreç, oturma iznini aldığınız andan itibaren değil, başvuruda bulunduğunuz günden itibaren sayılıyor. Yani Uruguay vatandaşı olmak için ülkeye herhangi bir yatırım yapmanız ya da herhangi bir konuda kendinizi ispatlamanız falan gerekmiyor.</p>
<p>*Uruguay ile ciddi ciddi ilgilenenleriniz için <a href="http://oitheblog.com/2016/02/10/uruguayda-yasam/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şurada</a> Uruguay deneyimizi, ülkenin sistemini ve yaşam koşullarını anlattık.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2016/03/21/yurtdisina-goc-rehberi/">Yurtdışına Göç Rehberi: Pes Edenler İçin 8 Alternatif Ülke</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2016/03/21/yurtdisina-goc-rehberi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>121</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
