<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>YAŞAM | OitheBlog</title>
	<atom:link href="https://oitheblog.com/category/yasam/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oitheblog.com/category/yasam/</link>
	<description>Gerçekten faydalı bir seyahat blogu</description>
	<lastBuildDate>Tue, 24 Feb 2026 19:51:32 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.1.9</generator>

<image>
	<url>https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/cropped-logo-32x32.png</url>
	<title>YAŞAM | OitheBlog</title>
	<link>https://oitheblog.com/category/yasam/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Moka Pot Kullanımı: Moka Pot Nedir &#038; Moka Pot ile Nasıl Kahve Yapılır?</title>
		<link>https://oitheblog.com/2018/05/04/moka-pot-kullanimi-moka-pot-nedir-moka-pot-ile-nasil-kahve-yapilir/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2018/05/04/moka-pot-kullanimi-moka-pot-nedir-moka-pot-ile-nasil-kahve-yapilir/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 04 May 2018 14:42:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[FAYDALI Bİ' ŞEYLER]]></category>
		<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[Bialetti Moka Pot]]></category>
		<category><![CDATA[En İyi Moka Pot Hangisi?]]></category>
		<category><![CDATA[Eve Kahve Makinesi Almak]]></category>
		<category><![CDATA[Moka Pot İçin Kahve Öğütmek]]></category>
		<category><![CDATA[Moka Pot ile Kahve Hazırlamak]]></category>
		<category><![CDATA[Moka Pot ile Nasıl Kahve Yapılır?]]></category>
		<category><![CDATA[Moka Pot Nasıl Temizlenir?]]></category>
		<category><![CDATA[Moka Pot Nedir?]]></category>
		<category><![CDATA[Moka Pot Temizliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=12424</guid>

					<description><![CDATA[<p>Evet, evdeki kahve makinemiz ile bozuştuk ve yolları ayırmaya karar verdik. Hoşçakal yiğidim, hoşçakal, seninle güzel günlerimiz oldu, ama şimdi...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2018/05/04/moka-pot-kullanimi-moka-pot-nedir-moka-pot-ile-nasil-kahve-yapilir/">Moka Pot Kullanımı: Moka Pot Nedir &#038; Moka Pot ile Nasıl Kahve Yapılır?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Evet, evdeki kahve makinemiz ile bozuştuk ve yolları ayırmaya karar verdik. Hoşçakal yiğidim, hoşçakal, seninle güzel günlerimiz oldu, ama şimdi ayrılık zamanı&#8230;Seni aldatmıyoruz, senden sıkılmadık, sana düşman değiliz, sadece artık bu ilişkinin yürümediğini fark ettik. Açık açık söyleyeceğiz, gönlümüz moka pot’a kaydı, yapacak bir şey yok. Hoşçakal eski kahve makinemiz, hoşçakal&#8230;&#8230;..</p>
<p>*Hazır buraya kadar gelmişken bizi <strong>Instagram&#8217;dan</strong> takip etmiyorsanız nasıl kalbimizi kırdığınızı bilemezsiniz. <a href="https://www.instagram.com/oitheblog/" target="_blank" rel="noopener"><strong>Şöyle bırakalım.</strong></a></p>
<p>Hayat sizi bu yazıya getirdiyse şu yazılarımız da ilginizi çekebilir:<br />
<a href="http://oitheblog.com/2016/08/19/eve-kahve-makinesi-almak/" target="_blank" rel="noopener"><strong>*Eve Kahve Makinesi Almak</strong></a><br />
<a href="http://oitheblog.com/2017/12/17/italyan-kahve-kulturu/" target="_blank" rel="noopener"><strong>*İtalyan Kahve Kültürü</strong></a></p>
<h2><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="alignleft size-full wp-image-12435" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/05/KOq2eYqMajuOPlsi-636578337164671242.gif" alt="" width="259" height="300" />Moka Pot Nedir?</strong></h2>
<p>Moka Pot Nedir, bu ismi yanlış yazılmış gibi görünen alet neye yarar, nereden hayatımıza girdi? AZ SONRA. (nasıl şakacıyız) Efendim aslında bu moka pot’un bizim hayatımıza girişi ilk İtalya gezimize dayanıyor. Çünkü İtalya’da moka pot bizim Türk evlerindeki çaydanlığın varlığı kadar yaygın bir şey, o yüzden herhangi bir yer de satıldığını, herhangi bir İtalyan arkadaşınızın hayatının vazgeçilmez bir parçası olduğunu görmek hiç de tuhaf değil. Biz de kahve bağımlıları olarak moka potu bu vesileyle edinmiş olduk.</p>
<p>Moka pot dediğimiz şey aslında kahve demlemek için kullanılan, son derece basit mekanizmaya sahip, ama krallar gibi kahve yapmanızı sağlayan bir alet. Hiç öyle alengirli bir tarafı yok, gayet pratik bir şey ve hemen adapte olabileceğinizi düşünüyoruz, o sebeple eğer kafanızda alsam mı almasam mı gibi bir düşünce varsa biz oyumuzu direkt almanız yönünde kullanıyoruz.</p>
<h2><strong>Hangi Marka Moka Pot’u Almalıyım?</strong></h2>
<p>Hiç kafanızı karıştırmadan cevabını verelim, <strong><a href="https://app.hb.biz/g01lFCrN3GAc" target="_blank" rel="noopener">Bialetti</a>.</strong> Moka Pot’u piyasaya salan, kullanımını bu kadar yaygınlaştıran, özetle moka pot’un yaratıcısı Bialetti olduğu için hiç alternatifler peşinde koşmanıza gerek yok. Öyle bulması zor bir şey de değil, artık Türkiye’de de birçok yerde satılıyor, internetten de kolaylıkla sipariş verebilirsiniz.</p>
<h2><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-12433 aligncenter" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/05/il_fullxfull.455748421_kmzv_1024x1024.jpg" alt="" width="650" height="388" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/05/il_fullxfull.455748421_kmzv_1024x1024.jpg 650w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/05/il_fullxfull.455748421_kmzv_1024x1024-300x179.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/05/il_fullxfull.455748421_kmzv_1024x1024-370x221.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/05/il_fullxfull.455748421_kmzv_1024x1024-570x340.jpg 570w" sizes="(max-width: 650px) 100vw, 650px" /><br />
Moka Pot İçin Kahve Öğütme Meselesi</strong></h2>
<p>Moka pot nedir ne değildir öğrendik, şimdi moka potun içine koyacağınız kahve konusunda bi’ konuşmamız gerekiyor. Öyle laps diye bulduğunuz ilk kahveyi koyamazsınız, bu işin de doğrusu yanlışı var. Eğer siz de bizim gibi çekirdek kahve satın alıp kahvenizi evde kendiniz öğütüyorsanız o zaman <strong>moka pot için kahve öğütürken yapmanız gereken kahvenizi Türk kahvesi için çekilmiş kahve ile filtre kahve için çekilmiş kahve arasında bir yerde tutmak, espresso kahvesi inceliğinde bir şeye yakın diyebiliriz.</strong> Anlaşılır olmadı ise biraz daha açıklayalım. Biliyorsunuz Türk kahvesi bayağı ince çekilmiş bir kahve oluyor, moka pot için çektiğiniz kahvenin kesinlikle o kadar ince olmaması gerekiyor. Aksi takdirde kahveyi koyduğunuz yer tıkanıyor falan, rezil ediyorsunuz kahveyi. Eğer çok kalın olursa o zaman da tam ayarını tutturamıyorsunuz, öyle çekirdekten hallice bir şekilde kalmaması gerekiyor yani. Eğer ilk etapta nasıl öğüteceğinize karar veremediyseniz bir kahveciye gidip moka pot’ta kullanacağınızı belirterek kahvenizi öğüttürürseniz ilerleyen zamanlarda kahvenizi onu baz alarak öğütebilirsiniz.</p>
<h2><strong>Moka Pot ile Nasıl Kahve Yapılır?</strong></h2>
<p>Geldik işin en sevdiğimiz kısmına; moka pot ile kahve yapmak. Seviyoruz, çünkü çok basit. Dijital bir şey yok, elektronik bir sistem söz konusu değil, bayağı geleneksel bir şekilde hazırlıyorsunuz yani. Sabah kalkıp da daha gözümüzü bile açamazken kahve yapmaya çalışıyoruz ya hani, o sırada böyle komplike, uğraştıran bir şey ile cebelleşmek çok sinir bozucu olmuyor mu? İşte moka pot kullanmaya başlarsanız bu derdiniz de ortadan kalkıyor ve hop diye kahvenizi elinizde buluyorsunuz, şahanelik!</p>
<p>Şimdi moka pot ile nasıl kahve hazırladığımızı görseller aracılığı ile bi’ anlatalım:</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class=" wp-image-12438 aligncenter" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/05/Moka-Pot-3.jpg" alt="Moka Pot (3)" width="645" height="430" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/05/Moka-Pot-3.jpg 650w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/05/Moka-Pot-3-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/05/Moka-Pot-3-370x246.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/05/Moka-Pot-3-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/05/Moka-Pot-3-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/05/Moka-Pot-3-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 645px) 100vw, 645px" /><br />
1. Alt hazneye suyumuzu dolduruyoruz. (İtalyanlar genellikle sıcak su koyuyorlar, çünkü bu şekilde su daha hızlı kaynayacağı için kahvenin yanmasına engel oluyor ve daha yumuşak içimli oluyormuş, ama açıkçası biz üşengeç olduğumuz için soğuk su koyuyoruz, karar sizin)</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class=" wp-image-12434 aligncenter" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/05/InkedDSCF4585_LI.jpg" alt="moka pot" width="645" height="430" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/05/InkedDSCF4585_LI.jpg 650w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/05/InkedDSCF4585_LI-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/05/InkedDSCF4585_LI-370x246.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/05/InkedDSCF4585_LI-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/05/InkedDSCF4585_LI-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/05/InkedDSCF4585_LI-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 645px) 100vw, 645px" /><br />
2. Suyu koyarken coşmuyoruz, şu yukarıdaki görseldeki demir şeyi geçmemesine özen gösteriyoruz.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class=" wp-image-12440 aligncenter" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/05/Moka-Pot-Nedir-2.jpg" alt="Moka Pot Nedir (2)" width="645" height="430" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/05/Moka-Pot-Nedir-2.jpg 650w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/05/Moka-Pot-Nedir-2-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/05/Moka-Pot-Nedir-2-370x246.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/05/Moka-Pot-Nedir-2-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/05/Moka-Pot-Nedir-2-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/05/Moka-Pot-Nedir-2-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 645px) 100vw, 645px" /><br />
3. Bu delikli kısmı yerine yerleştirip üstüne kahvemizi koyuyoruz. (kahvemizi deliler gibi sıkıştırmıyoruz)</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class=" wp-image-12441 aligncenter" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/05/Moka-Pot-Nedir-3.jpg" alt="Moka Pot Nedir (3)" width="645" height="430" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/05/Moka-Pot-Nedir-3.jpg 650w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/05/Moka-Pot-Nedir-3-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/05/Moka-Pot-Nedir-3-370x246.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/05/Moka-Pot-Nedir-3-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/05/Moka-Pot-Nedir-3-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/05/Moka-Pot-Nedir-3-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 645px) 100vw, 645px" /><br />
4. Üstüne diğer bölümü yerleştirip çevirerek kapatıyoruz.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class=" wp-image-12442 aligncenter" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/05/Moka-Pot-Nedir-4.jpg" alt="Moka Pot Nedir (4)" width="645" height="430" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/05/Moka-Pot-Nedir-4.jpg 650w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/05/Moka-Pot-Nedir-4-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/05/Moka-Pot-Nedir-4-370x246.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/05/Moka-Pot-Nedir-4-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/05/Moka-Pot-Nedir-4-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/05/Moka-Pot-Nedir-4-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 645px) 100vw, 645px" /><br />
5 .Fokur fokur fokur sesini duyduğumuz gibi kahvemizi alıyor (aslında fokurdamadan yakalasanız daha bile iyi ama o kadar başında durmaya üşenirsiniz kesin) ve içiyoruz. (iyi ki içmenizi söyledik di mi)</p>
<p>*Deneyimlerine üzerine gelen tespit: Kahveyi kısık ateşte hazırlarsanız kesinlikle daha lezzetli oluyor. O yüzden aceleniz yoksa mümkünse bırakın hazır olması 1,2 dakika daha fazla sürsün, neticede daha iyi bir sonuç alacaksınız.</p>
<h2><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="alignleft wp-image-12432" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/05/d88187ba03dc3a2fc3f75a85870b3593-coffee-meme-coffee-quotes.jpg" alt="" width="372" height="465" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/05/d88187ba03dc3a2fc3f75a85870b3593-coffee-meme-coffee-quotes.jpg 480w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/05/d88187ba03dc3a2fc3f75a85870b3593-coffee-meme-coffee-quotes-240x300.jpg 240w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/05/d88187ba03dc3a2fc3f75a85870b3593-coffee-meme-coffee-quotes-370x463.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/05/d88187ba03dc3a2fc3f75a85870b3593-coffee-meme-coffee-quotes-320x400.jpg 320w" sizes="(max-width: 372px) 100vw, 372px" />Moka Pot Nasıl Temizlenir?</strong></h2>
<p>Bakın bu konuda acemiyseniz kafanız karışabilir ve üşengeçliğin size verdiği yetkiye dayanarak bir takım yapmamanız gereken şeyler yapabilirsiniz, ilk etapta bizim de karışmıştı, o yüzden buraya kulak verin. Moka potumuzu asla ama ASLA BULAŞIK MAKİNESİNDE YIKAMIYORUZ. Yoksa bir süre sonra kahvenizin tadı rezil gibi gelmeye başlar, bizden söylemesi. Hatta sabunla bile yıkamıyoruz. Su ile temizleyip, sonrasında kuruluyoruz. Öyle haşır huşur fırçalarla ovalayıp içine etmeyin, aman diyelim. İnanmıyorsanız <a href="https://www.bialetti.co.nz/blogs/making-great-coffee/tips-and-care" target="_blank" rel="noopener"><strong>şuraya </strong></a>bakın.</p>
<p class="p1"><em><span class="s1">*Yazılarımızda <strong>reklam ve ürün tanıtımı</strong> bulunmaktadır. (deneyimlerimiz üzerinden ürün, marka, servis, kuruluş önerileri paylaştığımız için) </span></em></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2018/05/04/moka-pot-kullanimi-moka-pot-nedir-moka-pot-ile-nasil-kahve-yapilir/">Moka Pot Kullanımı: Moka Pot Nedir &#038; Moka Pot ile Nasıl Kahve Yapılır?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2018/05/04/moka-pot-kullanimi-moka-pot-nedir-moka-pot-ile-nasil-kahve-yapilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>8</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Film Önerileri: Bu Aralar Neler İzledik?</title>
		<link>https://oitheblog.com/2018/02/04/film-onerileri/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2018/02/04/film-onerileri/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Feb 2018 15:27:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[Distopik Filmler]]></category>
		<category><![CDATA[En İyi Yabancı Filmler]]></category>
		<category><![CDATA[Film Listeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Film Önerileri]]></category>
		<category><![CDATA[Film Önerileri 2018]]></category>
		<category><![CDATA[Get Out]]></category>
		<category><![CDATA[Good Time]]></category>
		<category><![CDATA[Nocturnal Animals]]></category>
		<category><![CDATA[Post Apokaliptik Filmler]]></category>
		<category><![CDATA[Seeking A Friend At The End Of The World]]></category>
		<category><![CDATA[Yabancı Film Önerileri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=11783</guid>

					<description><![CDATA[<p>Seyahat etmiyorsak ve çalışmıyorsak ne yaptığımız belli, ya film izliyoruz, ya dizi izliyoruz, ya kitap okuyoruz. Özellikle kış aylarında asosyal...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2018/02/04/film-onerileri/">Film Önerileri: Bu Aralar Neler İzledik?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Seyahat etmiyorsak ve çalışmıyorsak ne yaptığımız belli, ya film izliyoruz, ya dizi izliyoruz, ya kitap okuyoruz. Özellikle kış aylarında asosyal olmaktan resmen keyif aldığımızı fark ettiğimiz için öyle mekan mekan gezip çılgın partileme halinde falan değiliz yani. YAŞASIN ASOSYALLİK, YAŞASIN İNSANSIZ HAVA SAHASI. Hiç öyle garip garip bakmayın valla, sizde de durumlar aynı olacak ki, son zamanlarda bizden sık sık “kızlar biraz film önerileri, kitap önerileri gibi yazılar da yazsanıza” benzeri isteklerde bulundunuz. Oh ne güzel istek, yazmaz mıyız ya, buyrun, hemen konuya girizgah yapalım, bu aralar izlediklerimizden film önerileri derledik, iyi seyirler, eve giderken patlatacak mısır almayı unutmayın.</p>
<p>Film önerileri kesmez ise şunları da bırakalım, belki o listelere gömülmek istersiniz:</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/2017/02/23/en-iyi-iskandinav-dizileri/" target="_blank" rel="noopener">İzlemeye Doyamadığımız En İyi İskandinav Dizileri</a><br />
<a href="http://oitheblog.com/2017/03/01/yabanci-dizi-onerileri/" target="_blank" rel="noopener">Yabancı Dizi Önerileri: Az Bilinen 7 Sevilesi Dizi</a></p>
<h2><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-11788" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/hero_GetOut.png" alt="Get Out - Film önerileri" width="1145" height="477" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/hero_GetOut.png 1200w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/hero_GetOut-300x125.png 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/hero_GetOut-768x320.png 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/hero_GetOut-1024x427.png 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/hero_GetOut-370x154.png 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/hero_GetOut-570x238.png 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/hero_GetOut-770x321.png 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/hero_GetOut-1170x488.png 1170w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/hero_GetOut-960x400.png 960w" sizes="(max-width: 1145px) 100vw, 1145px" /><br />
Çok Acayip Bir Gerilim Filmi Deneyimi İçin: Get Out</strong></h2>
<p>Get Out’un afişlerinden birini gördüğümüzde sanıyorduk mutlu bir ailenin boktan durumlar yaşanacağı aşikar olan salakça bir yerden göz göre göre ev aldığı, sonra da katilin tekinin bin türlü sıkıntı çıkardığı ve bütün meselesinin evin bodrum katına taşındığı o filmlerden birini izleyeceğiz. Ama öyle değilmiş, öyle olmadığı gibi, o durumdan çok daha allahın belası bir durum yaratmışlar, resmen bütün filmi “ABİ ÇIK GİT ŞURADAN ALLAH AŞKINA” “diye bağırarak izledik. Özellikle Oscar adayı olmasının ardından filmin pek çok kişi tarafından sevilmediğini de gördük ama, biz çok da irdelemeden, yalnızca bir gerilim filmi izleme gayesiyle açıp son derece gerilerek izlediğimiz için kendisini amacına ulaşmış bir film olarak değerlendirdik. Senaryosunun ilgi çekici ve sıradanlıktan uzak olduğunu düşünüyoruz, Oscar adayı olacak kadar iyi bir film mi değil mi tartışılır, ancak oturup evinde gerilim filmi izlemek isteyen herhangi bir bireyi tatmin edebilecek kadar iyi olduğunu söyleyebiliriz. Bu arada Girls izleyip Marnie’yi tokatlamak isteyenler, sanıyoruz bu film ile birlikte tokattan “ıslak havlu ile dövme isteği” aşamasına geçeceksiniz, zira kendisi filmde yine bol bol uyuzlanıyor.</p>
<h2><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11787" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/GoodTime-860-thumb-860xauto-67732.jpg" alt="Good Time" width="860" height="358" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/GoodTime-860-thumb-860xauto-67732.jpg 860w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/GoodTime-860-thumb-860xauto-67732-300x125.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/GoodTime-860-thumb-860xauto-67732-768x320.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/GoodTime-860-thumb-860xauto-67732-370x154.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/GoodTime-860-thumb-860xauto-67732-570x237.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/GoodTime-860-thumb-860xauto-67732-770x321.jpg 770w" sizes="(max-width: 860px) 100vw, 860px" /><br />
Twilight Travmasını Atlatamayanlara Yeni Bir Sayfa: Good Time</strong></h2>
<p>Sevgili Robert Pattinson, şu filmde oynamasaydın seni sonsuza kadar ergenler için yapılmış dandik vampir filminde yüzü highlighter havuzuna düşmüş gibi parlayan ifadesiz çocuk olarak hatırlayacaktık. Kariyerin için güzel bir adım atmışsın canım, tebrikler, başka rollerde de oynayabiliyormuşsun. Bu arada böyle giriş yapınca inanılmaz bir filmden bahsettiğimizi falan düşünebilirsiniz ama aslında sanki o kadar da abartacak bir şey yok. Güzel film mi? Dev beklentilerle izlemezseniz evet. Sürekli yakın plan ve fazla hareketli kamera kullanımı yer yer midemizi bulandırıp başımızı döndürdü mü? Evet, ama sorun değil. Burada size filmin konusunu özetleyecek olursak o kadar da çekici kılmayı başaramayacağımız gibi biraz spoiler’a da kaçacağı için direkt olarak izleyecek bir film bulamadığınızda izlenecekler listenize atın gitsin.</p>
<h2><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11793" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/snowpiercer-ft.jpg" alt="Snowpiercer" width="660" height="330" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/snowpiercer-ft.jpg 660w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/snowpiercer-ft-300x150.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/snowpiercer-ft-370x185.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/snowpiercer-ft-570x285.jpg 570w" sizes="(max-width: 660px) 100vw, 660px" /><br />
Doğu Ekspresi Sevdasını Bir Kez Daha Sorgulamak İsteyenlere: Snowpiercer</strong></h2>
<p>Biz bu filmi Doğu Ekspresi deneyimimiz öncesinde izlemiş bulunduk (Allahtan Train to Busan’ı sonra izlemişiz), gerçekten yolculuk boyunca ne zaman ön vagonlara gitmemiz gerekse aklımızda bu film vardı çünkü Snowpiercer’ın tamamı bir trenin içinde geçiyor. Üstelik kendisini otomatik olarak sevmeye programlı izlememiz için bir sebep de sunuyor; Tilda Swinton! Tek mekanda geçen filmleri izlemek konusunda herhangi bir endişeniz var ise onu bir kenara atın, çünkü öyle tahmin ettiğiniz gibi bir şey değil. Senaryosu gerçekten orijinal, üstelik distopik ve post apokaliptik (amaan işte dünyanın sonu gelmeli, felaket sonrası temalı filmler, illa süslemeye gerek yok) filmlerden hoşlanıyorsanız mutlaka ilginizi çekecektir. Film dünyanın tekrar buzul çağına döndüğü bir dönemde, dünyada yalnızca belli sayıda insanın kaldığı ve bu insanların hepsinin de dünyanın etrafını hiç durmadan dönüp duran bir trenin içinde olduğu bir durumu konu alıyor. Dışarıda o hava koşullarında yaşamı sürdürmenin mümkün olmadığı bir dönem. Üstelik trenin içinde bir sınıf sistemi söz konusu ve insanlar vagonlara bu sınıflara göre yerleştirilmişler. Bizce senaryo müthiş! Doğruyu söylemek gerekirse yer yer “böyle bir senaryoya daha iyi bir film yapılabilirdi sanki” gibi bir düşünceye kapılıyorsunuz, ancak bizce gerek alt metni, gerek orijinalliği sebebiyle güzel kabul edilebilecek bir filmdi, önerimizdir.</p>
<h2><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11794" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Split-Film-Önerileri.jpg" alt="Split-Film Önerileri" width="600" height="316" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Split-Film-Önerileri.jpg 600w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Split-Film-Önerileri-300x158.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Split-Film-Önerileri-370x195.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Split-Film-Önerileri-570x300.jpg 570w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /><br />
Oyunculuk şov izlemek isterseniz: Split</strong></h2>
<p>Split’i izlemek üzere ekran başına oturduğumuzda kimsenin bilmediği arada derede kalmış bir psikolojik gerilim filmi bulduk zannediyorduk. Ne üstüne bir araştırma yaptık, ne “çok iyi bir film bulalım da izleyelim” gayesi ile izledik. Meğer Oscar adayı olması beklenen (ve olmayan) bir Shyamalan filmiymiş, onu bile sonradan fark ettik, öyle bilinçsiz girmişiz olaya. Aslına bakarsanız ilgimizi çekmesinin temel sebebi filmin çoklu kişilik bozukluğu olan bir karakteri konu almasıydı. (bir diğer benzeri için Sybil’a da bakabilirsiniz) Filmdeki asıl adamımızın tam 23 farklı karakteri var ve film bu adamın 3 genç kızı kaçırmasının ardından gelişen olaylar üzerine kurulu. James McAvoy (başrolümüz) zaten oyunculuk konusunda alıp yürümüş durumda, bir noktada filmi izlemeyi bırakıp adamın oyunculuğunu izlemeye başlıyor ve içinizden “böyle rolleri oynayanlar hep Oscar adayı oluyor, bu da olur kesin” gibi yorumlar getirmeye başlıyorsunuz. Filmi ilginizi kaybetmeden izleyebileceğiniz kesin, üstelik bir Shyamalan filmi olması sebebiyle zaten eminiz ki sürpriz bir son geleceğini tahmin ediyorsunuzdur. Ancak bu bizim için bile biraz FAZLA sürpriz bir son oldu doğrusu. Yine de  sevdik mi, sevdik valla.</p>
<h2><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-11789" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/MV5BMTcxOTgwMDE2Ml5BMl5BanBnXkFtZTgwNjI4MjA0MjE@._V1_CR060640360_AL_UX477_CR00477268_AL_.jpg" alt="Two Night Stand" width="591" height="332" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/MV5BMTcxOTgwMDE2Ml5BMl5BanBnXkFtZTgwNjI4MjA0MjE@._V1_CR060640360_AL_UX477_CR00477268_AL_.jpg 477w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/MV5BMTcxOTgwMDE2Ml5BMl5BanBnXkFtZTgwNjI4MjA0MjE@._V1_CR060640360_AL_UX477_CR00477268_AL_-300x169.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/MV5BMTcxOTgwMDE2Ml5BMl5BanBnXkFtZTgwNjI4MjA0MjE@._V1_CR060640360_AL_UX477_CR00477268_AL_-370x208.jpg 370w" sizes="(max-width: 591px) 100vw, 591px" /><br />
Kaliteli Romantik Komedi Diye Bir Şey Yok Sananlara: Two Night Stand</strong></h2>
<p>Şunu fark ettik, özellikle sinema konusunda biraz daha saygın bir duruşu olsun isteyenler genelde romantik komedi izlediklerini gizliyorlar. Gizli gizli dinlediğiniz o iğrenç pop şarkısı gibi düşünün. Ama biz yalan söylemeyeceğiz, canımız istiyor kardeşim, koca bir kutu dondurma ve cips alıp Amerikan filmlerinden fırlamış karakterler gibi romantik komedi izlemeyi seviyoruz! Ne yapalım sürekli uzaklara bakmalı sanat filmi mi izleyelim? Biz de Ryan Gosling’in karın kaslarını görmek, biz de “üff Jessica Alba aslnda o kdr gzl dğl ya Amerika’nın oyunları…..” derken aslında “o kadar da güzel” olduğunu içten içe kabullenmek istiyoruz. Neticede Two Night Stand’ı de böyle bir akşamda, canımız “kalitesiz film” çekerken keşfettik. Sonra film bitince şöyle oldu tabii; Bu film, bu filmi izlediğimizi toplumdan gizlememizi gerektirecek kadar kötü değilmiş…</p>
<p>Filmimiz romantik komedilerin geçmesini en sevdiğimiz yerde, New York’ta geçiyor. Baş rolde tanımadığımız aşırı büyük gözlü bir kız ve Whiplash’teki çocuk var. Bu arkadaşlar bir one night stand yaşıyorlar ancak ardından şehirde vuku bulan bir kar fırtınası sebebiyle evden çıkamadıkları için tek gecelik ilişkilerinin ardından bir arada takılmaya devam etmek zorunda kalıyorlar. (bazılarınız bunu bir korku filmi senaryo diye de değerlendirebilir) Tam bir uyku öncesi gülümseten, güzel vakit geçirme filmi, daha fazlasını beklemeden izlerseniz mutlu sonuçlanır.</p>
<h2><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-11791" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/seeking1.jpg" alt="" width="595" height="319" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/seeking1.jpg 560w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/seeking1-300x161.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/seeking1-370x198.jpg 370w" sizes="(max-width: 595px) 100vw, 595px" /><br />
Steve Carell&#8217;i Daha Ciddi Görmek İsterseniz: Seeking A Friend At The End Of The World</strong></h2>
<p>Film önerileri listemizin sonlarına yaklaştıkça bi’ duygusallaştık mı ne yaptık ya? Aslında şu anda da teknik olarak bir dünyanın sonu gelmeli filmden daha bahsediyoruz ama, tam olarak o tahmin ettiğiniz gibi bir biçimde değil. Steve Carell ve Keira Knightley’i bir post apokaliptik filmde düşünebiliyor musunuz? Ayrıca Steve Carell’in komik olmak durumunda kalmadığı bir film düşünebiliyor musunuz? Şimdi bunların hepsini birleştirin, işte bu film öyle bir film. Dolayısıyla Cem Yılmaz’ın sürekli komik olmasını bekleyen ve çok iyi filmler yapmasına rağmen “ay o kdr gülmedm yhaaa” kısmına takılan arkadaşlar gibi olmamak adına bu filme de tipik bir Steve Carell filmi izliyormuş gibi yaklaşmamanız gerek. Bizim bu filmi sevmiş olmamızın sebebi, konunun klasik post apokaliptik filmlerden daha farklı ve daha realist bir biçimde işlenmiş olması. Filmin duygu durumunuza şiddetle etki edip sizi hayatınızı sorgulamaya itmek gibi bir yan etkisi de mevcut, o tarz filmlerini seviyorsanız hoşunuza gidebilir.</p>
<h2><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11790" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Nocturnal-Animals.jpg" alt="NOCTURNAL ANIMALS" width="605" height="404" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Nocturnal-Animals.jpg 605w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Nocturnal-Animals-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Nocturnal-Animals-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Nocturnal-Animals-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Nocturnal-Animals-570x381.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Nocturnal-Animals-599x400.jpg 599w" sizes="(max-width: 605px) 100vw, 605px" /><br />
Film Bittikten Sonra Etkisinde Kalmayı Sevenlere: Nocturnal Animals </strong></h2>
<p>Film önerileri listemiz için itinayla tüm tartışma yaratan filmleri bulmuşuz gibi listenin sonuna da bunu ekliyoruz. 234 yıldır izlenecek filmler listemizde olup bir türlü izleyemediğimiz bol buhranlı filmimiz eleştirilere bakılırsa ya çok sevmişler, ya hiç sevmemişler, resmen ortası yok. Biz sevenler ve gerçekten büyük heyecanla izleyenler tarafındayız. Son derece “rahatsız edici”, sarsıcı ve sürükleyici bir film, ki zaten film bittikten sonra içinizde bir huzursuzluk hissi kalıyor ve birkaç saat gitmek bilmiyor. Sırf giriş sekansını izleseniz zaten hayatınızın sonuna kadar unutmazsınız gibi geliyor ki, bu noktada izlediğiniz filminin Tom Ford (evet bildiğiniz Tom Ford, isim benzerliği değil) olduğunu da eklememiz lazım, çok acayip, pek acayip, bizce sırf bazı sahnelerin güzelliği izlenir! (merhaba görüntü yönetmeni bey, akşam n’apıyosunuz)</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2018/02/04/film-onerileri/">Film Önerileri: Bu Aralar Neler İzledik?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2018/02/04/film-onerileri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>12</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dekorasyon Önerileri: Evi Hastane Gibi Görünmekten Kurtarıyoruz!</title>
		<link>https://oitheblog.com/2018/01/31/dekorasyon-onerileri/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2018/01/31/dekorasyon-onerileri/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 31 Jan 2018 14:00:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[Bakır İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Dekorasyon Fikirleri]]></category>
		<category><![CDATA[Dekorasyon Önerileri]]></category>
		<category><![CDATA[Ev Dekorasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[Grön Atölye]]></category>
		<category><![CDATA[Hipicon]]></category>
		<category><![CDATA[İlyum]]></category>
		<category><![CDATA[Normmade]]></category>
		<category><![CDATA[Som Interior]]></category>
		<category><![CDATA[Something Hipicon]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=11678</guid>

					<description><![CDATA[<p>Biz yeni eve taşınalı bi’ 3 ay oldu galiba, di mi? Ama sanmayın ki bu ev dekore etme &#38; evi...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2018/01/31/dekorasyon-onerileri/">Dekorasyon Önerileri: Evi Hastane Gibi Görünmekten Kurtarıyoruz!</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<figure id="attachment_11744" aria-describedby="caption-attachment-11744" style="width: 1167px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-11744" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-9.jpg" alt="dekorasyon önerileri" width="1167" height="1750" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-9.jpg 1167w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-9-200x300.jpg 200w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-9-768x1152.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-9-683x1024.jpg 683w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-9-370x555.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-9-570x855.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-9-770x1155.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-9-267x400.jpg 267w" sizes="(max-width: 1167px) 100vw, 1167px" /><figcaption id="caption-attachment-11744" class="wp-caption-text">Eyastık&#8217;tan edindiğimiz David Bowie yastığımıza kaç puan? Rengine bayıldığımız dergiliğimiz <a href="https://www.hipicon.com/P/bakir-istanbul-maxi-sepet/21790" target="_blank" rel="noopener">Bakır İstanbul&#8217;dan</a>.</figcaption></figure>
<p>Biz yeni eve taşınalı bi’ 3 ay oldu galiba, di mi? Ama sanmayın ki bu ev dekore etme &amp; evi güzelleştirme ve ev halkını (Öykü ve İdil’den oluşan 2 kişilik dev kadro) doğal habitatında mutlu tutma çabalarımız sona erdi. Aslına bakarsanız galiba sonsuza kadar devam edecek. Sık seyahat ettiğimiz için işler bir türlü seri ilerlemiyor, kaplumbağa hızında gidiyoruz, ama ortaya pek güzel şeyler çıkıyor, bir mutlu oluyoruz ki sormayın. Bir önceki yaşadığımız ev ile birlikte geride bırakmaya çalıştığımız “ütünün üstünde yumurta kıran öğrenci evinden bir sonraki adım” aşamasını atlattığımız için gerçekten çok mutluyuz. O yüzden hazır bu işlere heves etmişken ve siz de evde çektiğimiz her storyde “onu nerden aldınız, şunu nasıl yaptınız, şu arkadakini bana tanıdık indirimi yaparak satsanıza” falan gibi mesajlara boğarken biraz dekorasyon önerileri verelim dedik.  Bu dekorasyon önerileri internetten bulup aa güzelmiş dediğimiz şeyler değil, hakikaten bizim de yaptığımız şeyler, öyle boş bilgi yığmadık yani. Hepsi uygulanabilir, hepsi küçük ama işlevsel öneriler. Biz bu evi zorlaya zorlaya güzel yaptıysak, sizin evi de yapacağız kardeşim, biz OitheBlog’uz, büyük düşünüyoruz…….</p>
<figure id="attachment_11743" aria-describedby="caption-attachment-11743" style="width: 1618px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" loading="lazy" class="wp-image-11743 size-full" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-8.jpg" alt="dekorasyon önerileri" width="1618" height="1082" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-8.jpg 1618w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-8-300x201.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-8-768x514.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-8-1024x685.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-8-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-8-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-8-570x381.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-8-770x515.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-8-1170x782.jpg 1170w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-8-598x400.jpg 598w" sizes="(max-width: 1618px) 100vw, 1618px" /><figcaption id="caption-attachment-11743" class="wp-caption-text"><strong>Dekorasyon önerileri &#8211; Wall Gallery işine üşenmenizi anlıyoruz, ancak üşenmeyince de böyle güzel bir şeye dönüşüyor. Görsellerin bazıları yurtdışından, bazıları <a href="https://www.hipicon.com/normmade" target="_blank" rel="noopener">Normmade&#8217;den</a>.</strong></figcaption></figure>
<h2><strong>1. Duvarlarınızı boş bırakmayın.</strong></h2>
<p>Evinizi dayadınız döşediniz, en beğendiğiniz koltukları, en güzelinden masa sehpayı dayadınız, karşı koyamayıp renkli buzdolabı bile aldınız ama yine de bir şeyler mi eksik? %92 ihtimalle (bilimsel görünsün diye küsüratlı salladık) duvarlarınız boş kalmıştır. Biz tam olarak bu durumu yaşayıp yaklaşık 3 gün falan “yahu bir şeyler eksik ama ne…..” diye düşündükten sonra anladık ki o duvarlara bir şeyler asmayınca ev resmen hastane gibi görünüyor, bir türlü o sıcak ev ortamını yakalayamıyorsunuz.</p>
<p><strong>Ne yapmak lazım?</strong></p>
<p>*Bizce en güzel çözümlerden biri son dönemlerin en popüler “evimi Pinterest terk yapacağım çünkü ben buna değerim” aktivitesi olan Wall Gallery işine girişmek. Yani? Yani bir <strong>duvarınızı ister belli bir temada (örneğin siyah beyaz), ister ortaya karışık bir şekilde hoşunuza giden büyüklü küçüklü tablolar ile doldurmak.</strong> Eğer üşenmiyorsanız bizim gibi bu işe emek verip biriktireceksiniz, yok üşeniyorsanız şu an internette toplu halde satış yapan yerler de var. Biz birazını gittiğimiz ülkelerden ve sağdan soldan topladık, birazını başka yerlerden aldık, sonra duvara astık, baktık yeterli gelmedi, <strong>Hipicon’daki <a href="https://www.hipicon.com/normmade" target="_blank" rel="noopener">Normmade’in ürünlerine</a></strong> bayıldığımız için birkaç tanesini de oradan edindik.<br />
*Wall Art’a üşendiyseniz <a href="https://www.hipicon.com/P/umbra-conceal-raf-large/6723" target="_blank" rel="noopener"><strong>şu tip</strong> <strong>duvar rafları</strong> </a>da oldukça orijinal duruyor, onu da hem dekoratif bir öğe hem de kitaplarınızı depolama olarak kullanabilirsiniz.<br />
*Bir pro tip ile kapanış yapalım, “ben bu çerçeveleri nasıl asacağım kardeş” derseniz onun da çözümü var, marketlerde artık <strong>“çerçeve asma bandı”</strong> diye bir şey satılıyor ve bunların neredeyse 7-8 kilo taşıyan versiyonları bile var.<a href="https://urun.n11.com/bantlar-ve-kesiciler/3m-cerceve-asma-bant-command-17201-4-cift-P165429850?cid=604001&amp;gclid=Cj0KCQiAzMDTBRDDARIsABX4AWw8nPP-gSMLzWwIkHWjqm0cIkDvzhyOe5qSgk4cDDkI7C91PSihomMaAq7HEALw_wcB&amp;gclsrc=aw.ds"> Şundan </a>bahsediyoruz.</p>
<figure id="attachment_11745" aria-describedby="caption-attachment-11745" style="width: 1164px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" loading="lazy" class="wp-image-11745 size-full" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-10.jpg" alt="dekorasyon önerileri" width="1164" height="1728" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-10.jpg 1164w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-10-202x300.jpg 202w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-10-768x1140.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-10-690x1024.jpg 690w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-10-370x549.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-10-570x846.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-10-770x1143.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-10-269x400.jpg 269w" sizes="(max-width: 1164px) 100vw, 1164px" /><figcaption id="caption-attachment-11745" class="wp-caption-text">Pufumuz <a href="https://www.hipicon.com/something" target="_blank" rel="noopener">Something&#8217;den</a>, o kadar seviyoruz ki üstünde uyuma kararı almamız yakındır. Halı anneden (ç)alıntı, kütüphane abimizin eseri. Üstteki tabloları zet.com&#8217;da <a href="https://www.zet.com/tasarimci/queenofwalls">Quuen of Walls&#8217;dan</a> aldık.</figcaption></figure>
<h2 class="mceTemp"><strong>2. Kütüphanenizi sadece kitap koymak için kullanmak zorunda değilsiniz.</strong></h2>
<p>Evet tamam, kütüphanelerin temel gayesi içine kitaplarımızı yerleştirmek olabilir. (merhaba Sherlock…) Ancak işleri görsel açıdan daha da güzel bir hale sokup kütüphanenizi bambaşka bir havaya sokmak resmen bütün ortamın havasını değiştiriyor. O yüzden kütüphanenizin bazı bölümlerine bir takım objeler yerleştirmek, belki 1-2 tablo koymak gibi küçük detaylar kendinizi bir anda “hmm dekoratör mü olsam acaba” tribine girmişken bulmanıza sebep olabilir.</p>
<p><strong>Ne yapmak lazım?</strong></p>
<p><strong>&#8211;</strong>Birinci kural kesinlikle objeler! Bu herhangi hoşunuza giden bir şey olabilir, <strong>misal biz anneme ait bir daktiloyu aşırıp dekoratif olarak kullandık, bir bölüme de minik büstler koyduk. </strong>Anneannenizin evinde görüp de hiç o gözle değerlendirmediğiniz bir şeyi, annenizde gördüğünüz eski ve gözünüzün alıştığı bir vazoyu aşırıp bir de kendi evinize koymayı deneyin. (anne, evet daktilon bende, seni seviyorum)</p>
<figure id="attachment_11748" aria-describedby="caption-attachment-11748" style="width: 1758px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-11748" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-13.jpg" alt="dekorasyon önerileri" width="1758" height="1129" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-13.jpg 1758w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-13-300x193.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-13-768x493.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-13-1024x658.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-13-370x238.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-13-570x366.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-13-770x494.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-13-1170x751.jpg 1170w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-13-623x400.jpg 623w" sizes="(max-width: 1758px) 100vw, 1758px" /><figcaption id="caption-attachment-11748" class="wp-caption-text">Bitkimizin adı Paşa Kılıcı. Kendimizden iyi bakıyoruz. Daktilo annemden, TŞK ANNECİĞİM.</figcaption></figure>
<figure id="attachment_11749" aria-describedby="caption-attachment-11749" style="width: 1103px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" loading="lazy" class=" wp-image-11749" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-14.jpg" alt="dekorasyon önerileri" width="1103" height="1655" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-14.jpg 1184w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-14-200x300.jpg 200w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-14-768x1152.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-14-683x1024.jpg 683w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-14-370x555.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-14-570x855.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-14-770x1155.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-14-1170x1755.jpg 1170w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-14-267x400.jpg 267w" sizes="(max-width: 1103px) 100vw, 1103px" /><figcaption id="caption-attachment-11749" class="wp-caption-text">Gezilerden topladığımız objeleri kütüphaneye koyduk.</figcaption></figure>
<p><strong>&#8211;</strong>Bir başka akla gelmeyen detay da kütüphanenin en üstte boş kalan bölümünü değerlendirmemek. Normalde oraya hiçbir şey koymuyorsunuz ve öylece boş boş duruyor. Ancak <strong>nereye asacağınızı bilmediğiniz ya da asmaya üşendiğiniz birkaç tablonuz varsa onları kütüphanenizin en üst kısmına koyup duvara dayayabilirsiniz</strong>, asmaya bile gerek yok! Derya Baykal seni çok iyi anlıyoruz, bu iş bir batakmış……..</p>
<p><strong>&#8211;</strong>Bu alanda son önerimiz, kütüphaneye bitki yerleştirmek! Fakat bitki seçiminizi kütüphanenizin bulunduğu noktaya göre yapın, sonra yeterince ışık almıyor diye o bitkiyi öldürürseniz KARŞINIZDA BİZİ BULURSUNUZ. Biz bitkileriyle konuşanlar kategorisindeyiz, herkes ayağını denk alsın. Bunun için yine <a href="https://www.hipicon.com/ev/ev-aksesuarlari/bitki-saksi" target="_blank" rel="noopener"><strong>Hipicon’un derinliklerinde kaybolup aşırı güzel saksılar bulduk</strong></a>, zira herhangi bir çiçekçiden aldığınız saksıyı lönk diye kütüphaneye koyacak olursanız eviniz güzel olmaktan çok kebapçı gibi görünebilir, e bunu istemeyiz……… Aşağıda göreceğiniz kitapların üstünde duran <a href="https://www.hipicon.com/P/som-interior-bakir-saksi/14839" target="_blank" rel="noopener">saksımızın linkini de şöyle bırakalım.</a></p>
<h2><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11751" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-6-1.jpg" alt="dekorasyon önerileri" width="1712" height="1155" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-6-1.jpg 1712w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-6-1-300x202.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-6-1-768x518.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-6-1-1024x691.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-6-1-370x250.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-6-1-570x385.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-6-1-770x519.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-6-1-1170x789.jpg 1170w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-6-1-593x400.jpg 593w" sizes="(max-width: 1712px) 100vw, 1712px" /><br />
3. Çalışma alanınız varsa orayı çekici kılmaya bakın.</strong></h2>
<p>Bakın biz freelance çalışan insanlar olarak bunu hayata geçirmenin dev faydasını gördük. Siz freelance çalışmıyor olabilirsiniz ancak şayet öyleyse bile, evde poponuzu yayıp kitabınıza gömülmek, ne bilelim film izlemek falan varken çalışmak durumunda olmak zaten pek de hoş bir durum olmadığı için, hele bir de insanı adeta çalışmamaya iten bir çalışma alanınız olunca insanın iyice hevesi kaçıyor. Bu işi hep beraber çözüyoruz, üretken günlerinizin mimarı olacağız……. (isteyen bir kurum olursa bu sloganı uygun bir ücret karşılığında satmaya hazırız)</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-11738" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-3.jpg" alt="dekorasyon önerileri" width="1086" height="1630" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-3.jpg 1143w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-3-200x300.jpg 200w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-3-768x1152.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-3-682x1024.jpg 682w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-3-370x555.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-3-570x855.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-3-770x1155.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-3-267x400.jpg 267w" sizes="(max-width: 1086px) 100vw, 1086px" /><br />
-Kalemlikti, yok efendim zımbaydı, makastı, artık masanızın üstünde duran aklınıza ne geliyorsa allah aşkına onları uyduruk şeylerden seçmeyin. Dandik bir kupanın içine kalemlerinizi yığma işinden vazgeçmeniz lazım, bunlar hep motivasyon düşüren şeyler ve ancak değiştirince çirkinliğinin farkına varıyorsunuz. Mesela biz <a href="https://www.hipicon.com/gron-atolye" target="_blank" rel="noopener">Grøn Atölye’nin</a> renklerine hasta olduğumuz objelerini kalemliğe çevirdik, şimdi içlerine çirkin kalem koymaya bile çekiniyoruz.</p>
<p>-Hem duvarınızı doldurmak hem de yine çalışma alanınızı güzelleştirmek için bizim aldığımız ve adını bilmediğimiz için isim uydurmak zorunda kaldığımız <strong>“duvar telinden” </strong>almak daha organize olmak açısından da güzel olabiliyor. Biz yapmamız gereken şeyleri yazdığımız küçük not kağıtları, “MASAYI AHIR GİBİ BIRAKMASANA O KADAR EŞYA ALDIK” gibi kibar önerilerimizi ve bizi daha da motive etmesi adına gezmeli görmeli fotoğraflarımızı astık, pek severek kullanıyoruz.</p>
<figure id="attachment_11747" aria-describedby="caption-attachment-11747" style="width: 1094px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" loading="lazy" class="wp-image-11747" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-12.jpg" alt="dekorasyon önerileri" width="1094" height="1641" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-12.jpg 1184w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-12-200x300.jpg 200w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-12-768x1152.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-12-683x1024.jpg 683w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-12-370x555.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-12-570x855.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-12-770x1155.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-12-1170x1755.jpg 1170w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-12-267x400.jpg 267w" sizes="(max-width: 1094px) 100vw, 1094px" /><figcaption id="caption-attachment-11747" class="wp-caption-text">Minik <a href="https://www.hipicon.com/P/ilyum-buddha-saksi/21125" target="_blank" rel="noopener">Buddha&#8217;mız İlyum&#8217;dan</a>, İçine bitkiyi sonradan yerleştirdik.</figcaption></figure>
<h2 class="mceTemp"><strong>4. Bitkilerle haşır neşir olun. (Bunu genel bir hayat tavsiyesi de kabul edebilirsiniz)</strong></h2>
<p>Nice (nays değil arkadaşlar, nice) web siteleri dolaştık, nice dergiler kurcaladık ve bizim bu işten anladığımız, evde bitki varsa ev otomatik olarak güzel görünmeye başlıyor. Şu Apartment Theraphy’i falan kurcalarken evini botanik bahçesinden hallice bir duruma sokmuş, Mowgli’nin eve çıkmış hali gibi insanlara bile denk geldik, dolayısıyla artık eminiz, bitkisiz bir ev, resmen hastane gibi görünmeye mahkumdur.</p>
<p>*Bize kalırsa bitkinizi bildiğimiz sağda solda gördüğünüz çiçekçilerden/ev bitkileri satan yerlerden uygun fiyata alıp yatırımınızı saksıya yapın. Zira saksı uyduruk oldu mu istediğiniz görüntüyü yakalayabilmeniz pek de mümkün olmuyor. Artık evimiz için tam anlamıyla Hipicon’a dadandığımızı anlamışsınızdır, <a href="https://www.hipicon.com/ev/ev-aksesuarlari/bitki-saksi" target="_blank" rel="noopener"><strong>yer saksılarımızı da oradan çözdük. </strong></a>Bitki için ise taşıyamayız diye <a href="https://www.fidanistanbul.com/" target="_blank" rel="noopener">şu siteden</a> bir şeyler bakındık/aldık.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-11742" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-7.jpg" alt="dekorasyon önerileri" width="1127" height="1690" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-7.jpg 1172w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-7-200x300.jpg 200w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-7-768x1151.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-7-683x1024.jpg 683w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-7-370x555.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-7-570x855.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-7-770x1154.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-7-1170x1754.jpg 1170w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-7-267x400.jpg 267w" sizes="(max-width: 1127px) 100vw, 1127px" /><br />
*Hangi bitkiden alsak daha kolay bakarız, hayatımın geri kalanını bir bitki katili olarak devam ettiremem diyenler için önerimiz kaktüs, sukulent ve türevlerinden almanız. Örneğin daha önce adını hiç duymamışken bu işlere ilgi göstermeye başlayınca birer Paşakılıcı fanı olduk çıktık sdfsd. Daha az sulama gerektirdikleri için sık seyahat edenlere ve sorumsuz arkadaşlara birebir. Lütfen bakımı zor bitki alıp sonra onu ihmal edip bizim tepemizin tasını attırmayın, Uğur Dündar gibi evinizi basarız, TŞK………..</p>
<p>*Eğer bizim kadar sık seyahat etmiyorsanız ya da bir bitki sahiplenip ona gözünüz gibi bakacağınıza söz veriyorsanız <strong>Benjamin ya da Deve Tabanı</strong> da alabilirsiniz, bizim acayip aklımız kaldı ama iyi bakamayız diye almaya korktuk, top sizde.</p>
<h2><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-11746" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-11.jpg" alt="dekorasyon önerileri" width="1140" height="760" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-11.jpg 1776w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-11-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-11-768x512.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-11-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-11-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-11-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-11-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-11-770x513.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-11-1170x780.jpg 1170w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-11-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 1140px) 100vw, 1140px" /><br />
5. Detayları önemsemezseniz eviniz bir halta benzemez.</strong></h2>
<p>Sert konuştuk di mi? Dost acı söyler……..”Aman işte bu bizi idare eder” deyip geçmeyin, evinizdeki küçük detayları güzelleştirmeye bakın. Bu Ikea’dan aldığınız ve muhtemelen herkesin evinde olan bir şeye müdahalede bulunmak da olabilir, içkilerinizi bir yere yığmak yerine bir servis arabası alıp üzerine koymak da olabilir, uzun süredir çirkinliğinden rahatsız olduğunuz bir pufu üşenmeyip başka bir kumaş ile kaplatarak güzelleştirmek de. (biz bu ikisini de yaptık, nasıl gururluyuz bir bilseniz) Bu maddede anahtar kelimemiz kesinlikle üşenmemek. Biz üşengeçlik akımının Türkiye’deki en büyük temsilcileri olarak bunu söylüyorsak, emin olun bir şeyler değişiyor demektir.<br />
<strong>Ne yapmak lazım?</strong></p>
<p><strong>&#8211;</strong>Kurcalamaya bayıldığımız<a href="https://www.apartmenttherapy.com/diy" target="_blank" rel="noopener"> <strong>Apartment Theraphy’nin DIY kısmına dadanın</strong></a>. Gerçekten artık Derya Baykallığın zirvesinde hissettirecek biliyoruz ama, emin olun hadi saçlardan sandalye, kalemlerden avize oluşturalım falan demiyorlar. Hepimizin evinde olan IKEA ürünlerini bile daha güzel hale getirmenin türlü türlü basit yöntemi mevcut.</p>
<figure id="attachment_11736" aria-describedby="caption-attachment-11736" style="width: 1654px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-11736" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-1.jpg" alt="dekorasyon önerileri " width="1654" height="1167" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-1.jpg 1654w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-1-300x212.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-1-768x542.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-1-1024x722.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-1-370x261.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-1-570x402.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-1-770x543.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-1-1170x826.jpg 1170w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-1-567x400.jpg 567w" sizes="(max-width: 1654px) 100vw, 1654px" /><figcaption id="caption-attachment-11736" class="wp-caption-text">Dekorasyon Önerileri &#8211; Adını duvar teli koyduğumuz şey tam olarak bu.</figcaption></figure>
<p><strong>&#8211;</strong>Eğer bizim gibi evde müziksiz bir anınız bile geçmiyorsa o zaman artık bilgisayardan cılız sesli uyduruk ses kaliteli müzik dinleyip durmak yerine <strong>hem kalite açısından hem görsel olarak daha güzel bir hoparlöre yatırım yapabilirsiniz</strong>. Gidip dev gibi bir şey alıp binlerce lira vermeniz de gerekmiyor, kendisi küçük ve işlevi büyük hoparlörden bol bir şey yok. <a href="https://www.hipicon.com/P/lexon-tykho-booster-hoparlor/16103" target="_blank" rel="noopener">Bkz şu hoparlörün güzelliği. </a></p>
<figure id="attachment_11758" aria-describedby="caption-attachment-11758" style="width: 1136px" class="wp-caption aligncenter"><a href="http://www.featureradiators.co.uk/Reproduction.htm"><img decoding="async" loading="lazy" class="wp-image-11758" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/Gladstone-big1.jpg" alt="" width="1136" height="809" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/Gladstone-big1.jpg 1404w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/Gladstone-big1-300x214.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/Gladstone-big1-768x547.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/Gladstone-big1-1024x729.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/Gladstone-big1-370x264.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/Gladstone-big1-570x406.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/Gladstone-big1-770x548.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/Gladstone-big1-1170x833.jpg 1170w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/Gladstone-big1-562x400.jpg 562w" sizes="(max-width: 1136px) 100vw, 1136px" /></a><figcaption id="caption-attachment-11758" class="wp-caption-text">Üşenmeyip kaloriflerinizi boyarsanız böyle güzel bir şeye dönüşebiliyor. #DeryaBaykaling</figcaption></figure>
<p><strong>&#8211;</strong>Eğer üşenmeyecekseniz aklınıza gelme ihtimali düşük bir şey söyleyeceğiz, <strong>evinizdeki radyatörleri boyamak!</strong> Görsel olarak o kadar da şahane olmayan bir şeyi evinizle uyumlu bir renge boyayacak olursanız (siyah bile çok güzel duruyor bu arada) evin havasını bir değiştiriyor ki, o kadarını biz bile beklemiyorduk. Bunu bildiğimiz boya ile yapan da var, sprey boyalar kullananlar da var, artık hangisi daha uygulanabilir geliyorsa.</p>
<figure id="attachment_11737" aria-describedby="caption-attachment-11737" style="width: 1127px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" loading="lazy" class=" wp-image-11737" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-2.jpg" alt="dekorasyon önerileri" width="1127" height="1691" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-2.jpg 1184w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-2-200x300.jpg 200w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-2-768x1152.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-2-683x1024.jpg 683w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-2-370x555.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-2-570x855.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-2-770x1155.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-2-1170x1755.jpg 1170w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-2-267x400.jpg 267w" sizes="(max-width: 1127px) 100vw, 1127px" /><figcaption id="caption-attachment-11737" class="wp-caption-text">Tabii ki beyaz ışık içermeyen ve aşırı sevdiğimiz aydınlatmamız.</figcaption></figure>
<figure id="attachment_11739" aria-describedby="caption-attachment-11739" style="width: 1118px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" loading="lazy" class=" wp-image-11739" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-4.jpg" alt="dekorasyon önerileri" width="1118" height="1677" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-4.jpg 1149w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-4-200x300.jpg 200w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-4-768x1152.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-4-682x1024.jpg 682w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-4-370x555.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-4-570x855.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-4-770x1155.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-4-267x400.jpg 267w" sizes="(max-width: 1118px) 100vw, 1118px" /><figcaption id="caption-attachment-11739" class="wp-caption-text">İçkilerimizi bir yere yığmak yerine Ikea&#8217;dan bu servis arabasını aldık. Tablo Küba&#8217;dan. İçkilerin arasında kolonyayı görenlere selam olsun, minik esprimizle sizi selamlıyoruz sdfsd.</figcaption></figure>
<h2><strong>6. Beyaz ışık denen illetten uzak durun ve aydınlatmalarınıza önem verin.</strong></h2>
<p>İşte bir diğer hassas konu daha. Bu bölümü okumadan önce beyaz ışık kullanan arkadaşlarımızı lütfen stüdyo dışına alalım. Biz evi hastane gibi görünmekten kurtarmaya çalışıyoruz, BİZİMKİ HALA BEYAZ IŞIK KULLANIYOR YA. Lütfen, rica ediyoruz şu beyaz ışığınızı acil yok edin, gözümüz görmesin. Eğer beyaz ışık kullanmıyorsanız sizi bağrımıza basabiliriz.</p>
<p>*Bu alanda en net <strong>önerimiz tek başına dev bir ışık kullanmak yerine evin çeşitli yerlerine farklı farklı aydınlatmalar koymanız.</strong> Bakın Amerikan dizilerine, evin dört bir yanında abajurlar bi’ şeyler yanıp duruyor, boşa mı yanıyor onlar? Farklı farklı noktalarda güzel görünen aydınlatmalar kullanmak kesinlikle eve farklı bir hava katıyor. Bu minik yılbaşı aydınlatmaları da olabilir (Ikea’da satılıyor, hani şu bir telin üstünde minik minik ışıkların olduğu), küçük abajurlar da olabilir, yer aydınlatmaları da, o kısım zevkinize kalmış. Misal biz <a href="https://www.hipicon.com/P/bakir-istanbul-pipe-up-zeta-ahsap-ayakli-bakir-masa-lambasi/21707" target="_blank" rel="noopener"><strong>şu arkadaşın hastası olduk</strong></a>, peşindeyiz.</p>
<figure id="attachment_11740" aria-describedby="caption-attachment-11740" style="width: 823px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" loading="lazy" class=" wp-image-11740" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-5.jpg" alt="dekorasyon önerileri" width="823" height="536" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-5.jpg 1728w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-5-300x195.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-5-768x500.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-5-1024x667.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-5-370x241.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-5-570x371.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-5-770x501.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-5-1170x762.jpg 1170w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/01/dekorasyon-önerileri-5-614x400.jpg 614w" sizes="(max-width: 823px) 100vw, 823px" /><figcaption id="caption-attachment-11740" class="wp-caption-text">Karaköy&#8217;den eve taşıdığımız dev aydınlatmamız.</figcaption></figure>
<p>*Benim illa ki büyük bir aydınlatmaya ihtiyacım var diyorsanız sizi anlıyoruz, biz de aynı düşünce ile üşenmedik, Karaköy’e gittik ve <strong>evimize film setlerinde görebileceğiniz türden dev bir spot aydınlatma aldık. </strong>Fiyatları öyle tahmin ettiğiniz kadar yüksek değil ve gerçekten çok güzel görünüyor. Üstelik çeşitli renkleri de mevcut ve tasarruflu ampullerden kullanırsanız deliler gibi elektrik faturası ödemeniz de gerekmiyor. Deneyim konuşuyor, bize güvenebilirsiniz.</p>
<p><em><span class="s1">*Yazılarımızda <strong>reklam ve ürün tanıtımı</strong> bulunmaktadır. (deneyimlerimiz üzerinden ürün, marka, servis, kuruluş önerileri paylaştığımız için)</span></em></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2018/01/31/dekorasyon-onerileri/">Dekorasyon Önerileri: Evi Hastane Gibi Görünmekten Kurtarıyoruz!</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2018/01/31/dekorasyon-onerileri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>11</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gittik, Gördük, Öğrendik: Küba Romu ve Küba Kokteylleri Dosyası</title>
		<link>https://oitheblog.com/2017/06/09/kuba-romu-kuba-kokteylleri-dosyasi/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2017/06/09/kuba-romu-kuba-kokteylleri-dosyasi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 09 Jun 2017 14:26:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HAVANA]]></category>
		<category><![CDATA[KÜBA]]></category>
		<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[Bacardi]]></category>
		<category><![CDATA[Cuba Libre Nasıl Yapılır?]]></category>
		<category><![CDATA[Daiquiri Nasıl Yapılır?]]></category>
		<category><![CDATA[Daiquiri Nedir?]]></category>
		<category><![CDATA[Dünyanın En İyi Romları]]></category>
		<category><![CDATA[En İyi Rom Hangisi?]]></category>
		<category><![CDATA[Havana Club]]></category>
		<category><![CDATA[havana gece hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Havana Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Havana Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Havana'da Nereden Rom Alınır?]]></category>
		<category><![CDATA[küba gece hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Küba Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Küba İçkileri]]></category>
		<category><![CDATA[Küba Kokteylleri]]></category>
		<category><![CDATA[Küba Romu]]></category>
		<category><![CDATA[Küba'da Nereden Rom Alınır?]]></category>
		<category><![CDATA[Mojito Nasıl Yapılır?]]></category>
		<category><![CDATA[Mojito Nerenin İçkisi?]]></category>
		<category><![CDATA[Pina Colada Nasıl Yapılır?]]></category>
		<category><![CDATA[Rom Nasıl Seçilir?]]></category>
		<category><![CDATA[Rom Nasıl Yapılır?]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=10157</guid>

					<description><![CDATA[<p>Küba’ya giderken dönüşte bavula kaç tane Küba romu sığdırabileceğini düşünenler! Küba purosu tamam ama, Küba romu da almadan dönmek olmaz,...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2017/06/09/kuba-romu-kuba-kokteylleri-dosyasi/">Gittik, Gördük, Öğrendik: Küba Romu ve Küba Kokteylleri Dosyası</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-10168" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/06/Küba-romu-3.jpg" alt="Küba romu (3)" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/06/Küba-romu-3.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/06/Küba-romu-3-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/06/Küba-romu-3-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/06/Küba-romu-3-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/06/Küba-romu-3-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/06/Küba-romu-3-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><br />
Küba’ya giderken dönüşte bavula kaç tane Küba romu sığdırabileceğini düşünenler! Küba purosu tamam ama, Küba romu da almadan dönmek olmaz, diyarına kadar gitmişiz, affeder miyiz diyenler. Haklısınız, size katılıyoruz. Bu uğurda Küba’dan dönüş yollarında bavulu taşımaya çalışırken belimizi bile incittik, demek biz de bu yola baş koymuşuz sdfsd. Şaka bir yana, biliyorsunuz, Küba romu dünya çapında ünlü. İnsanın karşısına pek de sık çıkmayan bir fırsat olan Küba gezisine çıkmışken onun da en iyisini, en doğrusunu almak istiyorsanız pek tabii haklısınız. O yüzden dedik ki hazır oralara kadar gidip kendimiz için bu konuları araştırmış ve yerinde öğrenmişken bildiğimiz kadarını size de aktaralım. Bu işten anlayanlar, konuya daha hakim olanlar, “ortamlarda rom dendi mi ardından benim adım gelir” diyen iddialı arkadaşlar varsa yorumlara bekleriz, komik bir şey varsa söyleyin beraber gülelim.</p>
<p><strong>Küba kokteylleri ve Küba romu dosyasına başlamadan gelen not:</strong> Küba ile onlarca yazı yazmış olabiliriz, buralara kadar gelmişken göz atmak isteyebileceklerinizi şöyle aşağı bırakalım.<br />
<strong>*<a href="http://oitheblog.com/2017/06/02/kuba-gezi-rehberi-bireysel-kuba-seyahati-nasil-planlanir/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Bireysel Küba Seyahati Nasıl Planlanır?<br />
</a>*<a href="http://oitheblog.com/2017/06/01/kubada-konaklama-kubada-otel/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Küba&#8217;da Kalınacak Yer Nasıl Ayarlanır?<br />
</a><a href="http://oitheblog.com/2017/05/28/kubada-internet-erisimi-eyy-internet-var-misin-yok-musun/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">*Küba&#8217;da İnternet Meselesi<br />
</a>*<a href="http://oitheblog.com/2017/05/24/kuba-vizesi-almak-nasil-alinir-ucreti-ne-kadar/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Küba Vizesi Nasıl Alınır?<br />
</a>*<a href="http://oitheblog.com/2014/07/15/kuba-gezi-rehberi/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Küba Gezi Rehberi: 4 Şehir, 4 Mutlu Gün<br />
</a>*<a href="http://oitheblog.com/2014/04/28/havana-gezilecek-yerler/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Havana Gezi Rehberi</a></strong></p>
<figure id="attachment_10162" aria-describedby="caption-attachment-10162" style="width: 655px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-10162" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/06/Fidel-Castro-Küba.jpg" alt="Fidel Castro Küba" width="655" height="368" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/06/Fidel-Castro-Küba.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/06/Fidel-Castro-Küba-300x169.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/06/Fidel-Castro-Küba-370x208.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/06/Fidel-Castro-Küba-570x320.jpg 570w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><figcaption id="caption-attachment-10162" class="wp-caption-text">Rahmetli de Daiquiri&#8217;yi çok severmiş. Bilmiyor ki şimdi Pitbull bile ondan içiyor sdfsd.</figcaption></figure>
<h2><strong>Küba Romunun Hızlandırılmış Hikayesi</strong></h2>
<p><strong>Öncelikle Küba romu konusuna bir girizgâh yapmakta fayda var.</strong> Biz Küba romu çok güzel, rom çok şahane, yaşasın Küba kokteylleri falan deyip geçiyoruz ama, aslında romun Küba için önemi büyük, çünkü Küba için ciddi bir gelir kaynağı. Zaten Amerikan ambargolarıyla cebelleşen cağğnımız Küba’ya büyük bir destek olduğunu söyleyebiliriz. Nasıl oluyor böyle dardayken bu denli rom üretebiliyorlar diyeceksiniz, onu da açıklayalım. Romun Küba’da üretilebiliyor olmasının ve bu kadar yaygın olmasının temel sebebi ülkenin gerçek bir şeker kamışı bolluğunda olması. (romun ana maddelerinden yani) Zamanında Avrupalıların keşifler için Latin Amerika ve civarlarında cirit atmaya başlaması ile şeker kamışı yetiştiriciliği bu taraflarda yoğunlaşıyor ve zamanla rom içkisinin temelleri atılıyor. Birçok yerde “Korsan içkisi” diye bilinen, adı dokuza çıkıp sekize bir türlü inmeyen rom, Amerika’da alkol üretilmesinin, satılmasının ve taşınmasının yasak olduğu <strong>“Prohibition”</strong> döneminde acayip bir popülerlik seviyesine ulaşıyor. Amerika’da alkolün yasak olmasının verdiği gazla Küba’ya ve Küba’daki casinolara akın eden Amerikalılar, burada romu çok tutuyor ve rom iyice popüler hale gelmeye başlıyor.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-10166" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/06/Küba-romu-1.jpg" alt="Küba romu (1)" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/06/Küba-romu-1.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/06/Küba-romu-1-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/06/Küba-romu-1-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/06/Küba-romu-1-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/06/Küba-romu-1-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/06/Küba-romu-1-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><br />
Rom Küba’nın en önemli geçim kaynaklarından biri. Öyle ki geçenlerde bunu kanıtlar nitelikte bir durum da yaşanmış, anlatmadan geçmeyelim, bizi gülümsetti. <strong>Küba Çek Cumhuriyeti’ne (ya da Çekya işte, alışamadık ona, koltuk geliyor aklımıza öyle deyince) olan 276 milyon dolarlık borcunu rom ile ödemeyi teklif etmiş. </strong>Para üstünü sakızla vermek gibi olmuş biraz. Ne bok yemeye başka kıtadaki adamlara borç taktın Küba diyor olabilirsiniz, bu borç Çek Cumhuriyeti’nin zart zurt isim değiştirme hevesinin bu dönemle sınırlı kalmadığını kanıtlar nitelikteki Çekoslavkya zamanından kalma. Çekya bu teklifi kabul etmiş mi bilmiyoruz, ancak ettiği takdirde ülkenin 100 senelik rom ihtiyacı karşılanacakmış. (“rom ihtiyacı”) Ah be Küba, koltuk takımı mı alıyorsun ya bu ne borca girmek böyle.</p>
<h2><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-10161" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/06/Bacardi-Vintage-Ad.jpg" alt="Bacardi Vintage Ad" width="655" height="396" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/06/Bacardi-Vintage-Ad.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/06/Bacardi-Vintage-Ad-300x181.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/06/Bacardi-Vintage-Ad-370x224.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/06/Bacardi-Vintage-Ad-570x345.jpg 570w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /></strong></h2>
<h2><strong>Küba Romu Savaşları: Bacardi Ailesine Hep Beraber Küsüyor Muyuz?</strong></h2>
<p>Sokaktan rastgele birini çevirip bildiğin bir rom markası söyle deseniz, adam bu işin üstadı falan çıkmazsa akıllara gelecek iki isim ihtimali vardır, ya Havana Club, ya Bacardi. İkisi de Küba çıkışlı, ikisi de dünya çapında ünlü, hatta dünya çapında en çok satan rom markaları. Ancak bu noktada işler küçük çaplı bir rom savaşına dönüşüyor ve bu durum yalnızca benzer ürünler üreten iki marka olmalarından kaynaklanmıyor.</p>
<figure id="attachment_10167" aria-describedby="caption-attachment-10167" style="width: 543px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-10167" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/06/Küba-romu-2.jpg" alt="Küba romu (2)" width="543" height="440" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/06/Küba-romu-2.jpg 543w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/06/Küba-romu-2-300x243.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/06/Küba-romu-2-370x300.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/06/Küba-romu-2-494x400.jpg 494w" sizes="(max-width: 543px) 100vw, 543px" /><figcaption id="caption-attachment-10167" class="wp-caption-text">Bir zamanlar Küba&#8217;dan Amerika&#8217;ya gitmenin ne denli popüler olduğunu şu reklamdan da anlayabiliyoruz.</figcaption></figure>
<p>Eğer konuyla ilgili biraz bilginiz varsa haberdar olabilirsiniz, yine dünyanın en çok satılan romlarından biri olan Bacardi, Küba çıkışlı. Santiago da Cuba’da küçük bir aile işletmesi olarak başlıyor, romu daha iyi hale getirebilmek için teknikler geliştiriyor ve bir şekilde dünyaya yayılmayı başarıyorlar. Ancak günümüzde Bacardi Küba’da satılmıyor. Hatta Küba’da üretilmiyor bile. Neden? İşte bu konuyla ilgili çeşitli söylentiler var ve tarafsız olanını bulmak biraz zor. Bacardi’nin kendi sitesi de dahil birçok kaynak <strong>Küba Devrimi’nin ardından devletin tüm kuruluş ve şirketlere el koyması sonucu Bacardi ailesi bu durumdan pek hoşnut olmayarak Küba’yı terk etmeyi seçiyor. Özetle bu sistemin içinde yer almak istemiyor.</strong> Komünizm yanlısı kaynaklar ise genellikle “BACARDİ AİLESİ KÜBA’YI SATTI” şeklinde daha hard core bir hikaye anlatıyor, artık hangisine inanmak isterseniz, tam doğrusunu biz de bilemedik. İsteyen içsin kardeşim, neticede ünlü düşünür Ege Çubukçu boşuna dememiş “Bacardi gecenin vakti Ghetto party” diye……..adgsdf</p>
<figure id="attachment_10170" aria-describedby="caption-attachment-10170" style="width: 655px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-10170" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/06/Küba-Romu-.jpg" alt="Küba Romu" width="655" height="368" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/06/Küba-Romu-.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/06/Küba-Romu--300x169.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/06/Küba-Romu--370x208.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/06/Küba-Romu--570x320.jpg 570w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><figcaption id="caption-attachment-10170" class="wp-caption-text">Bacardi&#8217;nin Havana Club&#8217;ı vs. Öz Hakiki Havana Club</figcaption></figure>
<p>Peki bu konu Havana Club’a nasıl bağlanıyor? Hemen onu da anlatalım. Bizim Bacardi ailesi 59’daki Küba Devrimi sonrası “başlarım komünizminize kardeşim benim romum benim kararım” deyip de ülkeyi terk-i diyar eyliyordu ya hani? Taa 1934’ten beri var olan Havana Club onların aksine tamam diyor, komünizm meselesi bizim için sıkıntı değil. Hal böyle olunca Bacardi Amerika’da estirmeye başlıyor, Havana Club ise Küba’da. Küba minnacık ülke, orada estirse ne olacak demeyin, çünkü tabii ki bu durum Küba ile sınırlı kalmıyor, şu anda 120’den fazla ülkede Havana Club çatır çatır satılıyor. Öyle ki bizim Bacardiler konuyla ilgili tribe girip adeta misilleme yaparak aynı isimle, yani Havana Club adıyla bir rom daha çıkarıp onu Amerika’da satmaya başlıyorlar. Yok yere rom savaşları demedik, bildiğiniz savaş bu! Amerika’da gördüğünüz göreceğiniz üzerinde Havana Club yazan her rom, bizim Küba’daki değil, Bacardi ailesinin Havana Club’ı. Hey gidi, biz tatilcilik yapıp Mojito peşinde koşarken arka planda neler oluyormuş.</p>
<figure id="attachment_10165" aria-describedby="caption-attachment-10165" style="width: 655px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-10165" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/06/Küba-Rom-Üretimi.jpg" alt="Küba Rom Üretimi" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/06/Küba-Rom-Üretimi.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/06/Küba-Rom-Üretimi-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/06/Küba-Rom-Üretimi-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/06/Küba-Rom-Üretimi-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/06/Küba-Rom-Üretimi-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/06/Küba-Rom-Üretimi-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><figcaption id="caption-attachment-10165" class="wp-caption-text">Küba&#8217;da bir rom fabrikasına gitmiştik, bu fotoğraf oradan.</figcaption></figure>
<figure id="attachment_10164" aria-describedby="caption-attachment-10164" style="width: 655px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-10164" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/06/Küba-rom-fabrikası.jpg" alt="Küba rom fabrikası" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/06/Küba-rom-fabrikası.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/06/Küba-rom-fabrikası-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/06/Küba-rom-fabrikası-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/06/Küba-rom-fabrikası-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/06/Küba-rom-fabrikası-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/06/Küba-rom-fabrikası-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><figcaption id="caption-attachment-10164" class="wp-caption-text">Romlar bu fıçılarda bekletiliyor, birinin içine parmağımı soktum, umarım size o denk gelmez, hoş değil&#8230;&#8230;&#8230;</figcaption></figure>
<h2><strong>Küba Romu Nereden Alınır &amp; Neye Göre Alınır?</strong></h2>
<p>Küba romu piyasasına hızlı bir giriş yapıp dedikodumuzu da yaptık, şimdi şu Küba romu alma konusuna da bir parmak basalım. Biz bu işin ustası değiliz, ancak eminiz ki aranızdan Küba’ya gidip Küba romu alacak olanlar da zaten çoğunlukla bizim seviyemizde bilgiye sahipler. O yüzden buraya şöyle konuyla ilgili orada öğrendiğimiz küçük ipuçlarından bir derleme yapalım, ararken işiniz kolaylaşsın dedik. Buyrun Küba romu alırken nelere dikkat edilir bir bakalım:</p>
<p>*Romlar <strong>Light Rom, Golden Rom, Dark Rom, Aged Rom</strong> <strong>gibi pek çok çeşide ayrılıyor</strong>. Her birinin içimi ve özellikleri farklı. Hatta renkleri bile, zaten isimleri de ona dayanarak verilmiş. Light olan romlar genellikle kokteyller için kullanılan, White ya da Silver rom diye de geçen romlar. Gold ve Dark rom ise sek olarak içilen, Kübalıların genellikle “bu kokteyle harcanmaz” yorumu getirdikleri romlar. Örneğin Mojito içtiğiniz herhangi bir yerde içinde kullanılan rom çok çok yüksek ihtimalle Light Rom sınıfından bir rom.</p>
<p>*<strong>Dark Rom ve Aged Rom</strong> dediklerimiz, daha iddialı içiciler için, daha uzun süre bekletilmiş, daha özellikli romlar. Pek tabii fiyatları da aynı oranda yükseliyor. Evde arkadaşlarla otururken ikram edeceğiniz değil, arkalara saklayacağınız türden romlar olarak kategorize edebilirsiniz sdfsd.</p>
<figure id="attachment_10163" aria-describedby="caption-attachment-10163" style="width: 655px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-10163" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/06/Küba-rom-fabrikası-2.jpg" alt="Küba rom fabrikası (2)" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/06/Küba-rom-fabrikası-2.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/06/Küba-rom-fabrikası-2-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/06/Küba-rom-fabrikası-2-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/06/Küba-rom-fabrikası-2-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/06/Küba-rom-fabrikası-2-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/06/Küba-rom-fabrikası-2-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><figcaption id="caption-attachment-10163" class="wp-caption-text">Rom üretimi.</figcaption></figure>
<p>*Küba’da karşınıza pek çok farklı rom markası çıkacak. Bunları kafanıza göre deneyebileceğiniz gibi direkt Havana Club’a da yönelebilirsiniz. Kafanıza göre deneyebilirsiniz diyoruz çünkü fiyatlar gerçekten inanılmaz ucuz. <strong>Litrelik Havana Club için 6,5 CUC ödediğimizi söylersek kafanıza biraz daha netleşir herhalde.</strong> Ucuz dediysek bu en çok alınan, kokteyl için kullanılan versiyonu için geçerli tabii, kalitesi arttıkça işler çılgınlaşıyor, bazılarına elinizi sürmeye korkuyorsunuz, o ayrı mesele. <strong>Añejo 3 Años, Añejo 7 Años</strong>, Añejo 15 Años şeklinde dinlendirilme süreleri artan, special edition lololo diye yürüyüp giden ve fiyatı da bu oranda artan birçok versiyonu var. Çok baba bir içiciyseniz ve hayatınızın bir döneminde roma para yatıracaksanız doğru yerde olduğunuzu söyleyebiliriz ama.</p>
<p>*Küba’da nereden Küba romu alabileceğiniz konusu hiç de karmaşık değil, çünkü pek çok yerde karşınıza çıkabilir. <strong>Örneğin Havana’da puro da satın almak niyetindeyseniz aynı zamanda rom da satın alabileceğiniz hatta bunları yaparken kredi kartı da kullanabileceğiniz en klasik ve turistik yerlerden birisi Partagac Cigar Factory’nin dükkânı</strong>. Fakat aynılarını Havana’dan ayrılırken havaalanındaki duty free’den de alabilirsiniz, herhangi bir fiyat farkı olmuyor.</p>
<p>*Birçok kişi <strong>Santiago de Cuba ve Ron Varadero</strong> adlı romları da beğeniyor, biz bu işten pek anlamadığımız için yorumlayamıyoruz. Lokal bir rom denemek isterseniz belki ona yönelebilirsiniz.</p>
<h2><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-10169" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/06/Küba-romu-4.jpg" alt="Küba romu (4)" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/06/Küba-romu-4.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/06/Küba-romu-4-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/06/Küba-romu-4-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/06/Küba-romu-4-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/06/Küba-romu-4-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/06/Küba-romu-4-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><br />
Rom ile Yapılan En Popüler Küba Kokteylleri</strong></h2>
<p>Şimdi, bu kadar romdan bahsettik, hazır konuya girmişken Küba kokteyllerinden bahsetmeden de geçmeyelim. İsterseniz “abi ben kokteyl içmem ya alkolde gelenekçiyim” diyenlerden olun, isterseniz en krallarını içtiğinizi zannedin, öyle bir dünya yok sevgili okuyucu. Bu Küba kokteylleri gerçekten zirvede bırakmalık, “ALLAHIM BUNUN İÇİNE NE KOYUYOR BU ADAMLAR” diye çıldırmalık kokteyller. Artık Küba’nın havasından mıdır suyundan mıdır bilemiyoruz, çünkü kokteyllerin yapılışını izlerken kendi kokteyl hazırlama sürecimizden farklı hiçbir süreçle karşılaşmamamıza rağmen bu adamların yaptıkları kokteyller gibisini gerçekten ömrümüzde içmedik. Kokteylde de devrim yapmışlar esprisi yapalım mı? Hadi yapmayalım.</p>
<p>Şayet Küba’ya gitmek gibi bir niyetiniz varsa orada <strong>hangi rom bazlı Küba kokteyllerini deneyebileceğinizden şöyle bir söz edelim</strong>, aklınızda bulunsun. Artık bir noktada içmeye kahvaltıdan mı başlarsınız, başucunuza su yerine Mojito mu koyarsınız orasını biz de bilemiyoruz.</p>
<p><strong>Mojito: </strong>Her üç kişiden birinin favori kokteyli Mojito bebeğimizin Küba çıkışlı olduğunu biliyor muydunuz? Küba da 2 CUC gibi oha dedirtecek bir ücrete zart zurt içebileceğiniz, daha iyisini de başka hiçbir yerde içemeyeceğinizi iddia ettiğimiz Mojito’nun değerini bilin. Bu arada kendilerine “bizim evde yaptıklarımız niye sizinkiler gibi olmuyor” diye sorunca nane yerine “hierba buena” adı verilen bir bitki kullandıklarını, o yüzden o kadar güzel olduğunu söylediler.</p>
<figure id="attachment_10173" aria-describedby="caption-attachment-10173" style="width: 548px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-10173" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/06/Ernest_Hemingway_at_the_Finca_Vigia_Cuba_1946.png" alt="Hemingway Cuba" width="548" height="440" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/06/Ernest_Hemingway_at_the_Finca_Vigia_Cuba_1946.png 548w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/06/Ernest_Hemingway_at_the_Finca_Vigia_Cuba_1946-300x241.png 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/06/Ernest_Hemingway_at_the_Finca_Vigia_Cuba_1946-370x297.png 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/06/Ernest_Hemingway_at_the_Finca_Vigia_Cuba_1946-498x400.png 498w" sizes="(max-width: 548px) 100vw, 548px" /><figcaption id="caption-attachment-10173" class="wp-caption-text">Hemingway de romu çok severmiş rahmetli&#8230;&#8230;&#8230;</figcaption></figure>
<p><strong>Cuba Libre:</strong> Küba’nın ikonik kokteyllerinden. Kola, rom ve lim ile yapılan bir kokteylin hangi kısmı sevilesi inanın hiç anlayamıyoruz. Allah sevdiklerine bağışlasın, zira kendisi Küba’daki varlığını anlamsız bulduğumuz tek kokteyl bu.</p>
<p><strong>Daiquiri: </strong>Hemingway’in favorisi olduğu iddia edilen, ama Küba’da dolaştığınızda her bir halta “Hemingway’in en sevdiği lölölö” adını verdiklerini fark edeceğiniz için zamanla eeeh bee Hemingway’in de sevmediği şey yokmuş dedirtecek içki. Aslında rom, lim suyu ve şeker şurubunun karışımı şeklinde hazırlanıyor. Fakat meyveli, frozen gibi versiyonları da var. Biz meyvelilerinin aşığıyız.</p>
<p><strong>Pina Colada: </strong>Küba’da Pina Colada içtikten sonra ne olacak söyleyelim, Türkiye’de içtiğinizi tüm Pina Colada’ları hazırlayanlar ile birlikte bir kazana atıp yakmak isteyeceksiniz arkadaşlar………BU KADAR BASİT BİR ŞEYİ NASIL BU KADAR GÜZEL YAPIYORSUNUZ diye çıldırma noktasına geleceksiniz. Daha önce içmediyseniz içeriğini de hemen paylaşalım, rom, hindistan cevizi ve ananas suyu. Kremasızı ve ananas içinde geleni makbuldür. Bizim yerimize de içiniz.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2017/06/09/kuba-romu-kuba-kokteylleri-dosyasi/">Gittik, Gördük, Öğrendik: Küba Romu ve Küba Kokteylleri Dosyası</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2017/06/09/kuba-romu-kuba-kokteylleri-dosyasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>3</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yabancı Dizi Önerileri: Az Bilinen 7 Sevilesi Dizi</title>
		<link>https://oitheblog.com/2017/03/01/yabanci-dizi-onerileri/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2017/03/01/yabanci-dizi-onerileri/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Mar 2017 21:45:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[%3 Netflix]]></category>
		<category><![CDATA[Az Bilinen Yabancı Diziler]]></category>
		<category><![CDATA[Easy Dizisi]]></category>
		<category><![CDATA[En İyi Netflix Dizileri]]></category>
		<category><![CDATA[En İyi Yabancı Diziler]]></category>
		<category><![CDATA[Netflix Dizileri]]></category>
		<category><![CDATA[Netflix Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Taboo Dizisi]]></category>
		<category><![CDATA[The Night Of]]></category>
		<category><![CDATA[Yabancı Dizi Önerilileri]]></category>
		<category><![CDATA[Yabancı Diziler]]></category>
		<category><![CDATA[You Are The Worst Dizisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=8777</guid>

					<description><![CDATA[<p>Şu “En İyi İskandinav Dizileri” temalı yazıyı yazarken acaba okurlar mı falan diye düşünüyorduk. Maşallah akın ettiniz arkadaşlar yazıya, bayağı...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2017/03/01/yabanci-dizi-onerileri/">Yabancı Dizi Önerileri: Az Bilinen 7 Sevilesi Dizi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Şu “<a href="http://oitheblog.com/2017/02/23/en-iyi-iskandinav-dizileri/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">En İyi İskandinav Dizileri</a>” temalı yazıyı yazarken acaba okurlar mı falan diye düşünüyorduk. Maşallah akın ettiniz arkadaşlar yazıya, bayağı ihtiyaç varmış resmen bu listeye. Instagram’da ne yazalım blogda, ne istersiniz diye sorunca bir sürü insan bizden yabancı dizi önerileri vermemizi istedi, biz de biraz her zaman yazdığımız konulardan sapmaktan zarar gelmez diye düşündük. Madem öyle, BİZ SİZİ DİZİSİZ BIRAKIR MIYIZ BE? Merak etmeyin aşağı &#8220;<a href="http://oitheblog.com/2016/05/02/westeros-gezi-rehberi/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Game of Thrones</a>” diye bir dizi bulduk çok iyi ya da “aranızda Friends’i duyan var mı” falan yazmayacağız. Onun yerine bir tık daha az bilinen, gözden kaçırmış olabileceğiniz <strong>yabancı dizi önerileri</strong> listelemeye çalıştık ki gerçekten bir faydası olsun. Netflix and chill için tüm koşulları hazırlıyoruz, geri kalan atak kısmı sizden, hadi görelim sizi.</p>
<figure id="attachment_8781" aria-describedby="caption-attachment-8781" style="width: 655px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-8781" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/03/taboo-tom-hardy.jpg" alt="Taboo Tom Hardy" width="655" height="369" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/03/taboo-tom-hardy.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/03/taboo-tom-hardy-300x169.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/03/taboo-tom-hardy-370x208.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/03/taboo-tom-hardy-570x321.jpg 570w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><figcaption id="caption-attachment-8781" class="wp-caption-text">Taboo, Tom Hardy</figcaption></figure>
<h2><strong>1. Taboo</strong></h2>
<p><strong>Taboo</strong> az bilinen dizi kategorisine giriyor mu tam karar veremedik ama, bu sene başladığı için aranızda henüz duymayanlar varsa diye konuya onunla girelim dedik. Zaten dizinin başrolünde <strong>Tom Hardy</strong> oynuyor desek direkt izleme kararı alacak bir sürü insan vardır ama “OF O ODOM COK YOKOSOKLO” modunda aç köpek gibi görünmemek adına dizinin kendisine de biraz değinelim. Tom Hardy dışında Game of Thrones’da ölen kim varsa hazır moda girmişken benzer tarzda bir diziye geçiverelim dermişçesine bu diziye transfer olmuş. Mümkün olduğunca az spoiler vererek konuyu şöyle bir özetleyecek olursak, hikayemiz 1800’lü yıllarda geçiyor, ana karakterimiz James Delaney. (dileyniğ diye okunuyor) Kendisi Afrika’nın bir yerlerinde yaşamını sürdürürken babasının ölüm haberini alıp Londra’ya dönüş yapıyor. Akabinde oldukça stratejik noktada yer alan Nootka Adası’nın babasından kendisine kaldığını öğrenmesi ve bir noktada babasının zehirlenerek öldürüldüğünü keşfetmesi ile işler iyice birbirine giriyor. Bizce Tom Hardy esprilerini bir kenara bırakacak olursak dizinin o kasvetli havasının bir takım ne olduğunu henüz keşfedemediğimiz paranormalden hallice olaylar ile birleşmesi, konu biraz yavaş ilerliyor olmasına rağmen sizi diziye bağlıyor. Paranormal derken arada bir bu bizim James’in bi’ inli cinli halleri, bi’ tuhaf kabusları falan vuku buluyor, tövbe estağfurullah hoşlandığı bağğyana geceleri uzaktan kumandayla bir hallere sokuyor falan ama, o kısımları biz de tam anlayamadık, ilerledikçe göreceğiz.<br />
<strong><br />
Nerede İzlenir:</strong> Digitürk (dev sansürlü), malum ortamlar.</p>
<figure id="attachment_8779" aria-describedby="caption-attachment-8779" style="width: 655px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-8779" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/03/092116-Netflix-Easy-Show-LEAD.jpg" alt="Easy" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/03/092116-Netflix-Easy-Show-LEAD.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/03/092116-Netflix-Easy-Show-LEAD-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/03/092116-Netflix-Easy-Show-LEAD-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/03/092116-Netflix-Easy-Show-LEAD-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/03/092116-Netflix-Easy-Show-LEAD-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/03/092116-Netflix-Easy-Show-LEAD-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><figcaption id="caption-attachment-8779" class="wp-caption-text">Easy, Orlando Bloom&#8217;un oynadığı bölüm</figcaption></figure>
<h2><strong>2. Easy</strong></h2>
<p>Yabancı dizi önerileri için iki numaramız gerçek bir “Netflix n chill” dizisi. Çoğunlukla ilişkiler ve seks üzerinden ilerleyen, her bölümü farklı oyuncularla karşılaşacağınız ve tamamen farklı hikayelere değinen bir dizi. Yani dizinin herhangi bir bölümü açıp izleseniz de olur, önceki ya da sonraki bölümler sizi ırgalamaz, öyle diyelim. Tüm bölümlerin tek ortak özelliği hepsinin Chicago’da geçiyor olması.<strong> Easy</strong>, Eylül 2016’da başlamış ve henüz sadece bir sezonu var. Bölümler yarım saat civarı sürüyor ve bir oturuşta 3-4 bölüm izletecek kadar keyifli. Dizinin en sevdiğimiz yönü işlenen olaylara son derece realist bir şekilde yaklaşılmış olması. Yani abartılı, gerçekdışı, sırf konuyu daha ilgi çekici kılabilmek adına çarpıtılarak anlatılmış meseleler söz konusu değil, herkesin yaşadığı ya da yaşama ihtimali olan konulardan ilerlemişler. Bu şekilde anlatınca yeterince ilginizi çekmiyorsa dizide Orlando Bloom’dan tutun Emily Ratajkowski’ye kadar birçok ünlü ve “aa ben bunu bir yerden tanıyorum ünlüsü” ile de karşılaşmanız mümkün, onu da ekleyelim. (tabii ki Ratajkowski yine seksili şeyler yapıyor, şüpheniz mi vardı?) Biz Easy’i bayağı sevdik ve yeni sezonlarının gelmesini umuyoruz, bizce kesinlikle bir şans verin.<br />
<strong><br />
Nerede İzlenir:</strong> Netflix ve asla girmemeniz gereken dizi siteleri</p>
<figure id="attachment_8783" aria-describedby="caption-attachment-8783" style="width: 655px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-8783" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/03/Youre-the-Worst.jpg" alt="You're The Worst" width="655" height="368" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/03/Youre-the-Worst.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/03/Youre-the-Worst-300x169.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/03/Youre-the-Worst-370x208.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/03/Youre-the-Worst-570x320.jpg 570w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><figcaption id="caption-attachment-8783" class="wp-caption-text">You&#8217;re The Worst</figcaption></figure>
<h2><strong>3. You’re The Worst</strong></h2>
<p>Çok yüksek beklentilere girmeden izleyebileceğiniz zaman geçirmelik bir dizi isterseniz <strong>You’re The Worst</strong>’le iyi bir ilişkiniz olabilir. Hani izleseniz hayatınızın dizisi olmayacağını bilirsiniz ama yemek yerken arka plana açacak dizi ararsınız, sonra e bir bölüm daha gider aslında dersiniz ya, işte öyle bir şey. Dizinin ana karakterleri Jimmy (İngiliz aksanı in the hoouuseee) ve Gretchen. İkisi de ilişki yaşama özürlü, modern hayatın içinde kaybolmuş, hayatları tam olarak oturmamış karakterler. Ana hikaye bu iki karakter etrafında dönüyor ancak sabit yan karakterlerimiz de mevcut ve bir yandan onların ilişki ve hayat evrimlerini de izliyoruz. Yer yer sesli güldürdüğü anlar olmuyor değil, ancak özellikle 2. sezon Gretchen’ın bitmek bilmez depresyonu adamı “YETER LAN” noktasına getirebiliyor. Genel olarak eğlenceli, +18’li, neşeli bir dizi diyebiliriz, arada söylensek de bir şekilde oturup 2 sezon izlediğimiz için çok fazla kötüleme hakkımız yok zaten.<br />
<strong><br />
Nerede İzlenir:</strong> Dizi sitelerine, torrent’e lanet olsun, korsana hayır………</p>
<figure id="attachment_8778" aria-describedby="caption-attachment-8778" style="width: 655px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-8778" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/03/3-Netflix.png" alt="%3 Netflix" width="655" height="317" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/03/3-Netflix.png 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/03/3-Netflix-300x145.png 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/03/3-Netflix-370x179.png 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/03/3-Netflix-570x276.png 570w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><figcaption id="caption-attachment-8778" class="wp-caption-text">%3 ve saçlarını kesmesini umduğumuz başrollerden biri</figcaption></figure>
<h2><strong>4. %3</strong></h2>
<p>Gün geçmiyordu ki yemek yerken izleyecek bir başka dizi daha bulmayalım… Bu önereceğimiz dizi yukarıdakilerle tamamen ayrı telden çalıyor, alternatif bir gelecekte geçen Netflix yapımı bir Brezilya dizisi. Konuyu şöyle bir özetlemek gerekirse, dizimizde dünya ikiye ayrılmış durumda. Her şeyin şahane olduğu, düzgün yaşam koşulları olan, modern ve teknolojinin geliştiği bir bölge ve tam zıttı olarak işlerin kontrolden çıktığı, insanların açlık ve sefalet içinde olduğu bir başka bölge söz konusu. “İyi” bölgeye geçiş yapabilmenizin tek yolu ise 20 yaşına geldikten sonra çeşitli testlerden geçmeniz ve oraya kabul etmek için koşulları yerine getirebiliyor olmanız. İşin daha da zorlu tarafı bu testten katılanların yalnızda <strong>%3</strong>’ü diğer tarafa geçmeye hak kazanabiliyor. Tabii ki ilk sezon boyunca birkaç farklı karakterin bu testlerden geçme çabasını, ne gibi testlere girdiklerini, hepsinin kişisel hikayelerini görmeniz bir yana, bu sisteme karşı çıkan ve eşitlik arayışında olan bir topluluğun hikayesini de izliyorsunuz. Şayet distopik dizileri/filmleri seviyorsanız gayet hoşunuza gidebilir.</p>
<p><strong>Nerede İzlenir:</strong> Netflix ve internetin derinlikleri</p>
<figure id="attachment_8780" aria-describedby="caption-attachment-8780" style="width: 655px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-8780" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/03/Legion.jpg" alt="Legion" width="655" height="368" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/03/Legion.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/03/Legion-300x169.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/03/Legion-370x208.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/03/Legion-570x320.jpg 570w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><figcaption id="caption-attachment-8780" class="wp-caption-text">Legion muhtemelen kısa bir süreliğine az bilinen dizi kategorisinde olacak</figcaption></figure>
<h2><strong>5. Legion</strong></h2>
<p>Az bilinen yabancı dizi önerileri listemizin en yenisi olan <strong>Legion</strong> 2017 yılında başladığı için henüz pek de fazla bölümü yok, ancak şayet “Marvel” ya da “X Men” deyince bile içinizde bir heyecan oluşuyorsa Legion’ın ilginizi çekmesi gayet muhtemel. Bu gibi işlere “geek” seviyesinde ilginiz varsa zaten Legion’ı çoktan keşfetmiş ya da ilk bölümünün yayınlanmasını heyecanla beklemiş bile olabilirsiniz, o kısmını bilemiyoruz. Zaten şunun gibi bir dizi başladığı kadar iyi giderse büyük bir hızla az bilinen dizi kategorisinden çıkacaktır, kendisini “şimdilik az bilinen diziler” diye bir liste yapıp oraya falan mı koysaydık?</p>
<p>Legion’ın konusuna gelecek olursak bu hikayede ana karakterimiz dizinin adından da anlaşılacağı üzere &#8220;Legion&#8221;. Asıl adı David Charles Haller, ancak karakterimiz aslında Marvel evreninden bir &#8220;mutant&#8221; olduğu için öyle havalı bir adı da mevcut tabii. Bu noktada hikayeyi anlatmak biraz güç çünkü ne söylesek anlamsız kalacak, zira ilk 2 bölümü izlediğinizde aslında çok fazla sonuca varamıyor ancak deliler gibi merak ediyor ve izlemek istiyorsunuz. Konuya biraz daha ilginiz varsa bizim gibi Google&#8217;a giriyor ve Legion&#8217;ı araştırma kararı alarak bir tık daha aydınlanıyorsunuz. Bunun için <a href="http://geekyapar.com/konular/dizi/hazir-fragmani-gelmisken-legion-kimdir/" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">Geekyapar&#8217;daki şu yazıya</a> göz atarsanız her şey biraz daha anlam kazanacaktır ve ne gibi bir şey izlemeye başladığınız konusunda biraz daha fikriniz olacaktır. Ne olur bozmasın, ne olur sapıtmasın da aynı heyecanla izleyelim!</p>
<p><strong>Nerede İzlenir:</strong> FX ve yalnızca utanmaz arlanmazların kullandığı dizi siteleri</p>
<figure id="attachment_8782" aria-describedby="caption-attachment-8782" style="width: 655px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" loading="lazy" class="wp-image-8782 size-full" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/03/The-Night-Of.jpg" alt="Yabancı Dizi Önerileri" width="655" height="368" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/03/The-Night-Of.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/03/The-Night-Of-300x169.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/03/The-Night-Of-370x208.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/03/The-Night-Of-570x320.jpg 570w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><figcaption id="caption-attachment-8782" class="wp-caption-text">The Night Of ve çekmediği dert, çile kalmayan ana karakterimiz</figcaption></figure>
<h2><strong>6. The Night Of</strong></h2>
<p>Çıktığı dönemde hem bizim hem de çevremizdeki insanların gündemini deli gibi meşgul ettiği için yine az bilinirliğinden şüphe ettiğimiz diziler kategorisine giren <strong>The Night Of</strong>, yayınladığı diziler ile gönüllerimizin birincisi olan HBO’nun bir mini dizisi. İsterdik ki bu diziyi de bizim Türk dizileri gibi 2342 bölüme ve 23452 dakikaya yaysınlar, izledikçe izleyelim, fakat adamlar 8 bölüm yaptılar, OLMAZ OLSUN MİNİ DİZİ. Neyse en azından Türk dizilerinde olduğu gibi 45 dakika boyunca müzik eşliğinde birbirine bakan insanların olduğu dizilerden olmadığı için yine mutluyuz tabii.</p>
<p>The Night Of’un ana karakterimiz Pakistan asıllı bir Amerikalı. Sessiz, sakin, efendi gibi genç bir üniversiteli. (bir sonraki cümlede ilk bölüm için çok küçük çaplı spoiler geliyor, bizce bilmenizde bir sakınca yok) Kendisi normalde çok çılgın, partileyen bir karakter olmamasına rağmen bir takım olayların ardından bir kadın ile tanışıyor ve kendisiyle kara bir gece yaşıyor…….. (para karşılığı değil, çıkarın o diziyi aklınızdan) Akabinde bu hakkında neredeyse hiçbir şey bilmediği yabancı kadının evinde uyandığında kadının ölmüş olduğunu fark ediyor. Cinayeti kendi mi işledi, başkası mı yaptı, nedir ne değildir derken tahmin edeceğiniz üzere olaylar birbirine giriyor. Özetle biz The Night Of’u bayağı severek izledik, şiddetle öneririz.</p>
<p><strong>Nerede İzlenir:</strong> Digitürk (muhtemelen yine sansürlü) ve nereler olduğunu biliyorsunuz.</p>
<figure id="attachment_8833" aria-describedby="caption-attachment-8833" style="width: 655px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-8833" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/03/Mozart-In-The-Jungle.jpg" alt="Mozart In The Jungle" width="655" height="408" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/03/Mozart-In-The-Jungle.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/03/Mozart-In-The-Jungle-300x187.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/03/Mozart-In-The-Jungle-370x230.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/03/Mozart-In-The-Jungle-570x355.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/03/Mozart-In-The-Jungle-642x400.jpg 642w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><figcaption id="caption-attachment-8833" class="wp-caption-text">Mozart In The Jungle</figcaption></figure>
<h2><strong>7. Mozart In The Jungle</strong></h2>
<p>Bu listenin ilk versiyonunu yayınladıktan sonra dizi zevkimizi aşağı yukarı çözen birkaç farklı kişiden gelen öneriler üzerine <strong>Mozart In The Jungle</strong>&#8216;a da bir şans verme kararı aldık. Şimdi o şansı iyi ki de vermişiz diyoruz çünkü ilk bölüm itibarıyla son dönemlerde izlediğimiz benzer tattaki dizilerden çok daha farklı olacak gibi görünüyor. Dizinin konusu New York Senfoni Orkestrası etrafında ilerliyor. Ancak klasik müzik söz konusu olunca aniden beliren elitist yaklaşımlarınızı bir kenara koyun, çünkü dizi hiç de öyle tahmin ettiğiniz gibi değil. &#8220;Sex, Drugs and Classical Music&#8221; şeklinde daha önce üçünü bir arada pek görmediğiniz acayip bir ortam ve ilişkilerden bahsediyoruz. Dizinin gidişatı nasıl olur bilemiyoruz ama bayağı iyi başladı, biz kesinlikle devam edeceğiz.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2017/03/01/yabanci-dizi-onerileri/">Yabancı Dizi Önerileri: Az Bilinen 7 Sevilesi Dizi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2017/03/01/yabanci-dizi-onerileri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>8</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kadıköy Yeldeğirmeni Mahallesi: Yeni Bir Hipsterland’e Dönüşüm Hikayesi</title>
		<link>https://oitheblog.com/2017/02/26/kadikoy-yeldegirmeni-mahallesi-yeni-bir-donusum-hikayesi/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2017/02/26/kadikoy-yeldegirmeni-mahallesi-yeni-bir-donusum-hikayesi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 26 Feb 2017 12:55:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İSTANBUL]]></category>
		<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[BOP Yeldeğirmeni]]></category>
		<category><![CDATA[Kadıköy Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Kadıköy Mahalleleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kadıköy Sokak Sanatı Çalışmaları]]></category>
		<category><![CDATA[Kadıköy Yeldeğirmeni]]></category>
		<category><![CDATA[Kadıköy Yeme İçme]]></category>
		<category><![CDATA[Kadıköy'de Kahvaltı Mekanları]]></category>
		<category><![CDATA[Kadıköy'den Mekanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Kadıköy'ün En İyi Mekanları]]></category>
		<category><![CDATA[Kamarad Coffee]]></category>
		<category><![CDATA[Küff Yeldeğirmeni]]></category>
		<category><![CDATA[Mural İstanbul Adresleri]]></category>
		<category><![CDATA[Mural İstanbul Festivali]]></category>
		<category><![CDATA[Village Coffee and Books]]></category>
		<category><![CDATA[Yeldeğirmeni]]></category>
		<category><![CDATA[Yeldeğirmeni Mahallesi]]></category>
		<category><![CDATA[Yeldeğirmeni Mahallesi Mekanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yeldeğirmeni Mahallesi Nerede?]]></category>
		<category><![CDATA[Yeldeğirmeni Mahallesi Turu]]></category>
		<category><![CDATA[Yeldeğirmeni Mahallesi'nde En İyi Kahvaltı]]></category>
		<category><![CDATA[Yeldeğirmeni Mahallesi'nin Değişimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=8742</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bizi az çok tanıyanlar İstanbul’un Anadolu yakası konusunda bayağı bilgi yoksunu olduğumuzu tespit etmiştir. Biz karşının taksisiyiz esprilerimize mi maruz...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2017/02/26/kadikoy-yeldegirmeni-mahallesi-yeni-bir-donusum-hikayesi/">Kadıköy Yeldeğirmeni Mahallesi: Yeni Bir Hipsterland’e Dönüşüm Hikayesi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<figure id="attachment_8747" aria-describedby="caption-attachment-8747" style="width: 655px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-8747" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/asdasDSCF6023.jpg" alt="Yeldeğirmeni Mahallesi" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/asdasDSCF6023.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/asdasDSCF6023-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/asdasDSCF6023-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/asdasDSCF6023-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/asdasDSCF6023-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/asdasDSCF6023-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><figcaption id="caption-attachment-8747" class="wp-caption-text">Yeldeğirmeni Mahallesi</figcaption></figure>
<p>Bizi az çok tanıyanlar İstanbul’un Anadolu yakası konusunda bayağı bilgi yoksunu olduğumuzu tespit etmiştir. Biz karşının taksisiyiz esprilerimize mi maruz kaldınız, sürekli Avrupa yakasında vakit geçirdiğimiz için “ulan bunlar da başka yer bilmiyor” diye mi düşündünüz bilemiyoruz ama, aranızda “niye Anadolu yakasını dışlıyorsunuz” diye trip atanlar bile olunca tamam dedik, vakit geldi, keşfe çıkıyoruz. Tabii bakmayın böyle bir Indiana Jones, bir Lara Croft’muşuz gibi anlattığımıza, biz bu karşı yaka konusunda resmen cahilmişiz, şimdi anladık. Sonuçta ilk nereden başlayacağımız konusunda ufak bir kararsızlık sürecinin ardından madem biz buraların yabancısıyız, işe herkesin pek de iyi bilmediği, yeni yeni popüler hale gelmiş bir noktadan başlayalım dedik: Yeldeğirmeni Mahallesi !</p>
<figure id="attachment_8755" aria-describedby="caption-attachment-8755" style="width: 655px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-8755" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6073.jpg" alt="Yeldeğirmeni Mahallesi" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6073.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6073-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6073-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6073-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6073-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6073-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><figcaption id="caption-attachment-8755" class="wp-caption-text">Buranın ne olarak kullanıldığını cidden bilmiyoruz, bilen varsa aydınlatsın!</figcaption></figure>
<h2><strong>Nasıl bir değişimden söz ediyoruz?</strong></h2>
<p>Efenim bu gibi durumlardan hoşnut olun veya olmayın ya da &nbsp;“ama küçük esnafı öldürüyorlar, mahallemizi bize bırakın, orası tarihi bir bölge” düşüncesinde olun veya olmayın fark etmez (bu bir çemkirme cümlesi değildir, yazının gerisini okumadan yorum yapmamalısınız), kimsenin kontrolünde olmayan bir biçimde İstanbul’daki birçok nokta değişime uğruyor. Yaşımızın tuttuğu yerden olaya girecek olursak bizim için <a href="http://oitheblog.com/2015/07/23/karakoyun-en-iyi-mekanlari/" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><strong>Karaköy</strong></a>&nbsp;ile başlayan bu akım, <strong><a href="http://oitheblog.com/2016/04/29/balat-fener-turu-notlari/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Balat</a>&nbsp;</strong>ile devam edip, Beyoğlu’nun “bir acayip” hallere girmesi ile son olarak <strong>Kadıköy</strong>’e doğru sıçradı. Evet, bir anlamda Beyoğlu’nun bir alternatifi arandı ve Avrupa yakasında <strong>Beşiktaş</strong> civarı, Anadolu yakasında ise <strong>Kadıköy</strong> tam anlamıyla patlama yaptı. Tabii ki söz ettiğimiz bu iki bölgenin de hali hazırda müdavimleri vardı, “abi Kadıköy gibisi yok, hmmm Anadolu yakası çok daha modern’cileri” görmezden gelmiş değiliz ancak fark etmişsinizdir ki eskiden buralarla hiç ilgisi olmayan insanlar bile şu anda iyice bu bölgelere doğru yönelmiş durumda.</p>
<p>Yeldeğirmeni Mahallesi ile ilgili neredeyse hiçbir fikrimiz olmadığı için gitmeden önce konuyu biraz araştıralım dedik. Anladığımız, yerlisinden duyduğumuz ve okuduğumuz kadarıyla buradaki durum Karaköy ile çok benzer. <strong><em>Eskiden sokaklarında tedirginlik içinde yürünen, gece saatlerinde mümkünse tek başınıza yolunuzu düşürmek istemeyeceğiniz bir bölge, tıpkı Karaköy gibi zamanla dükkanlar, kafeler, atölyeler ile dolup taşmaya başlamış.</em></strong>&nbsp;Tabii bu noktada bu değişimi olumlu bulan ve bulmayan taraflar var. Özellikle olaya dışarıdan bakanlar çoğunlukla bundan memnun gibi görünüyor ancak tıpkı Balat&#8217;ta da olduğu gibi buranın yerlileri arasında da şikayetçi olanlar çok. Şu noktada bir sonuca varabilmek için konuyu daha derinlemesine irdelemek gerekiyor gibi.</p>
<figure id="attachment_8761" aria-describedby="caption-attachment-8761" style="width: 655px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-8761" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/hcvhgvDSCF6058.jpg" alt="Sünget Apartmanı Kadıköy" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/hcvhgvDSCF6058.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/hcvhgvDSCF6058-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/hcvhgvDSCF6058-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/hcvhgvDSCF6058-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/hcvhgvDSCF6058-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/hcvhgvDSCF6058-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><figcaption id="caption-attachment-8761" class="wp-caption-text">Bölgenin en eski apartmanlarından &#8220;Sünget Apartmanı&#8221;</figcaption></figure>
<p>Aslına bakarsanız İstanbul’un birçok noktasındaki yan komşumuzun bile kim olduğunu bilmeme durumunun aksine Yeldeğirmeni Mahallesi&#8217; nde de gerçekten bir <strong><em>“mahalleli”</em></strong> olma durumu söz konusu ve bizce burayı en sevilebilir kılan şey de bu. Birbiriyle selamlaşan, “Asım Abi kolay gelsin” diyen, bakkalı, manavı, yıllardır var olan tanıdık esnafı bulunan gerçek bir mahalleden söz ediyoruz. Çocuklar okuldan çıkıp evlerine yürüyor, anneler pencerede çocuklarını beklerken camdan cama sohbet ediyor. Çoğumuzun en son Bizimkiler dizisinde falan gördüğü bir ortam. Dolayısıyla insanların bu akından, bu ani popülerleşmeden rahatsız olmasını bir noktaya kadar anlayabiliyoruz. Bu değişimin gerçek bir mahalle ortamının sürdürülebilirliğine darbe vurma ihtimali gerçekten de yüksek. Öte yandan bu değişimin durdurulabilir bir şey olduğundan da şüpheliyiz, büyük şehirlerde, özellikle İstanbul gibi şehirlerde bu yabancılaşma durumunun kaçınılmaz olduğu gibi üzücü ama gerçekçi bir düşüncemiz var.</p>
<p>Bu arada bizim Yeldeğirmeni&#8217;ni yeni yeni keşfediyor oluşumuz mahalledeki değişimin bu sene başladığı gibi bir izlenim edinmenize sebep olmasın, aslında bu projelendirilmiş, planlanmış uzun süredir devam eden bir değişim süreci. Ortada taa 2011 yılına dayanan <strong><em>“Canlandırma Projesi”</em></strong> diye bir durum var, daha detaylı öğrenmek isterseniz <a href="http://www.arkitera.com/haber/2606/yeldegirmeni-mahalle-yenileme-projesinde-gelinen-nokta" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">şuraya</a>&nbsp;bakabilirsiniz. Ayrıca Gezi döneminde kurulan dayanışma forumları ve platformlarının da mahallenin değişiminde ve bir nevi “kenetlenmesinde” büyük bir etkisi olmuş. Tabii bunlar işin olumlu olarak görülebilecek tarafları, yani şu anki hipster baskını, açılan kafeler, dükkanlar, bölgenin bir konut alanından daha farklı bir havaya bürünmeye başlaması gibi konular bu Canlandırma Projesi’nin hedefleri arasında mıydı, o kısmını bilemeyiz.</p>
<h2><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8750" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6008.jpg" alt="Yeldeğirmeni Mahallesi" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6008.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6008-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6008-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6008-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6008-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6008-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><br>
Yeldeğirmeni Mahallesi ’nde Ufak Bir Tur</strong></h2>
<p>Sağda solda oturmak, kahvaltı yapmak, kafe kafe dolaşmak dışında biraz da Yeldeğirmeni Mahallesi’ni tanımak niyetindeyseniz bol bol yürümeniz gerek. Aksi takdirde ne aşağıda söz edeceğimiz sokak sanatı çalışmalarını görebilmeniz, ne de mahallenin tarihi yönünü algılayabilmeniz pek olası değil. Yeldeğirmeni Mahallesi ve civarının en büyük özelliklerinden biri, <strong>İstanbul’da ilk çok katlı apartmanların yapılmaya başlandığı semtlerden biri </strong>olması. Mesela bir tuhaf adıyla ve güzelliği ile dikkatimizi çeken <strong>Sünget Apartmanı</strong>’nı gözden kaçırmasanız iyi edersiniz, bina şahane! Bunun dışında <strong>Celal Muhtar </strong>ve <strong>Demirciyan </strong>apartmanlarının binalarının şanını da duyduk ama onları göremedik, belki gidip bakarsınız. Olaya direkt olarak ortasından girmek isterseniz <strong>Karakolhane Caddesi</strong> oldukça merkezi bir konumda, türlü türlü mekan burada sıralanıyor. Aynı şekilde birkaç sokak sanatı çalışması da bu cadde üzerinde. Ayrıca bölgede birçok antikacı olduğu için şayet ilginizi çekiyorsa onları da kurcalayabilirsiniz.</p>
<figure id="attachment_8759" aria-describedby="caption-attachment-8759" style="width: 655px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-8759" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCFfutfu6037.jpg" alt="Mural İstanbul Festivali" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCFfutfu6037.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCFfutfu6037-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCFfutfu6037-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCFfutfu6037-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCFfutfu6037-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCFfutfu6037-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><figcaption id="caption-attachment-8759" class="wp-caption-text">Mural İstanbul Festivali</figcaption></figure>
<h2><strong>Yeldeğirmeni Mahallesi &#8216;nde Sokak Sanatı&nbsp;</strong></h2>
<p>Kadıköy’de birkaç senedir vuku bulan bir sokak sanatı festivali mevcut: <strong>Mural İstanbul Festivali.</strong> Sanırsak Kadıköy’e yolumuzun çok nadir düşmesine dair en çok pişmanlık yaşadığımız konulardan biri de bu oldu, zira sokak sanatına bayılan bir ikili olarak kendi şehrimizde bu gibi çalışmalar yapıldığından resmen haberdar değilmişiz. Ignorance bliss falan değilmiş, her şey yalanmış dostlar….. <strong>Mural İstanbul Festivali</strong> kapsamında Yeldeğirmeni Mahallesi’nde de görebileceğiniz birçok mural örneği var. Üstelik bunların bazıları alanında dünyaca isimler tarafından yapıldı. (örneğin Buenos Aires’te başka eserlerini de gördüğümüz ve <a href="http://oitheblog.com/2016/02/27/buenos-aires-sokak-sanati-rehberi/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şurada</a>&nbsp;paylaştığımız Chu) Aslında Mural İstanbul kapsamında sanatçıları çalışmalarını yaparken de izleyebiliyorsunuz ancak şu an festival dönemi olmadığı için öyle bir şansınız yok. Ancak yine de bizim gibi sokak sanatı peşinde düşmek, eserleri fotoğraflamak isterseniz çoğu halen duruyor, çok şükür bazı ruh hastaları üşenmeden karalayıp bok etmemiş, gidip bakabilirsiniz. Bizim keşfettiklerimizden birkaç tanesinin adresini şöyle aşağı bırakalım, bulmak kolaylaşsın.</p>
<p>*<strong>Mühendis Sarı Ali Sokak</strong></p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8763" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/vgfdDSCF6070.jpg" alt="Yeldeğirmeni Mahallesi" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/vgfdDSCF6070.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/vgfdDSCF6070-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/vgfdDSCF6070-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/vgfdDSCF6070-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/vgfdDSCF6070-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/vgfdDSCF6070-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /></p>
<p>*<strong>Karakolhane Caddesi ve civarı (buralarda büyüklü küçüklü birkaç tane var)</strong></p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8762" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/jgvfDSCF6064.jpg" alt="Mural İstanbul Festivali" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/jgvfDSCF6064.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/jgvfDSCF6064-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/jgvfDSCF6064-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/jgvfDSCF6064-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/jgvfDSCF6064-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/jgvfDSCF6064-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /></p>
<p>*<strong>Prof. Dr. Macit Erbudak Sokak&nbsp;</strong></p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8753" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6048.jpg" alt="Yeldeğirmeni Mahallesi" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6048.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6048-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6048-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6048-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6048-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6048-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><br>
<img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8754" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6056.jpg" alt="Kadıköy Sokak Sanatı" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6056.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6056-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6056-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6056-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6056-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6056-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /></p>
<p>*<strong>Kadıköy Belediyesi Binası</strong> (Burası Yeldeğirmeni Mahallesi olmuyor sanırsak, ancak Yeldeğirmeni&#8217;nden buraya yürümek oldukça kolay olduğu için görebilmeniz adına buraya yazıyoruz)</p>
<figure id="attachment_8758" aria-describedby="caption-attachment-8758" style="width: 655px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-8758" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6089.jpg" alt="Kadıköy Belediyesi" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6089.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6089-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6089-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6089-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6089-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6089-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><figcaption id="caption-attachment-8758" class="wp-caption-text">Kadıköy Belediyesi</figcaption></figure>
<h2><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8757" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6087.jpg" alt="Kadıköy Belediyesi" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6087.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6087-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6087-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6087-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6087-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6087-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><br>
Yeldeğirmeni Mahallesi’nden Mekanlar</strong></h2>
<p>Yeldeğirmeni’nde karşınıza her köşeden bir kafe/restoran çıktığını göreceksiniz. Hani olur da bir günümü şurada geçireyim, 3-4 mekan deneyeyim derseniz kafanız bayağı karışabilir. O sebeple biz keşfe çıktığımızda Yeldeğirmeni Mahallesi ’nden en iyi mekanları da tespit edelim, onları da şöyle bir özet geçelim istedik, bütün gün camış gibi yedik içtik durduk. Ne güzel dert…….. Tabii ki arada gözden kaçırdığımız mekanlar olmuştur, zira cidden çok fazla mekandan bahsediyoruz, onları da keşfettikçe ekleriz artık. Yeldeğirmeni’nden mekan önerilerini de şöyle bırakalım:</p>
<figure id="attachment_8764" aria-describedby="caption-attachment-8764" style="width: 655px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-8764" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/wsitDSCF5997.png" alt="BOP Yeldeğirmeni" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/wsitDSCF5997.png 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/wsitDSCF5997-300x200.png 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/wsitDSCF5997-370x247.png 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/wsitDSCF5997-270x180.png 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/wsitDSCF5997-570x380.png 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/wsitDSCF5997-600x400.png 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><figcaption id="caption-attachment-8764" class="wp-caption-text">BOP Yeldeğirmeni</figcaption></figure>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8749" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5990.jpg" alt="Yeldeğirmeni Mahallesi" width="655" height="429" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5990.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5990-300x196.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5990-370x242.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5990-570x373.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF5990-611x400.jpg 611w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /></p>
<p><strong>BOP: </strong>Yeldeğirmeni Mahallesi’nde kahvaltı için tartışmasız favorimiz BOP. Açılımı Breakfast of Pan. İsterseniz kendi bagel’ınızı yaratabiliyorsunuz ki bagellar klasik bagel’dan çok açma tadında olduğu için ekstra lezzetli. Yok ben daha kallavi bir sofraya oturmak istiyorum bagel senin olsun diyorsanız pestolu sahanda yumurta, kırmızı pestolu omlet vb. değişik şeyler de var, biz bayağı sevdik. Kahvaltı dışında deneyemediğimiz ve içimizde kalan “balkabaklı tahinli cup” diye bir tatlı vardı ki, hala rüyalarımıza giriyor, allah aşkına şunu yiyin de bize de nasıl bir şeymiş söyleyin. Bir de unutmadan, mekanın tatlı bir arka bahçesi de mevcut, içeride oturmak zorunda değilsiniz.</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8746" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/aaaaDSCF6012.jpg" alt="Village Coffee and Books Yeldeğirmeni" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/aaaaDSCF6012.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/aaaaDSCF6012-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/aaaaDSCF6012-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/aaaaDSCF6012-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/aaaaDSCF6012-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/aaaaDSCF6012-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><br>
Village Coffee &amp; Books: </strong>Yeldeğirmeni Mahallesi ‘nde çeşit çeşit kahve içilebilecek yer bulabilirsiniz ama, bizim favorilerimizden biri kesinlikle Village. Şayet girişteki salıncağa karşı koymayı başarıp yolunuza devam edebilirseniz arkada acayip tatlı bir bahçesi olduğunu da göreceksiniz. Özellikle dışarıda çalışmayı seviyorsanız burayı kesinlikle değerlendirebilirsiniz. Bu arada biz deneyemedik ama kahvaltısı da var, onun için de uğrayabilirsiniz.</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8756" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6077.jpg" alt="Nayn Yeldeğirmeni" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6077.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6077-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6077-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6077-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6077-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6077-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><br>
Nayn: </strong>Duvarlarındaki murallara yandığımız Nayn yine freelance çalışanlar için acayip uygun bir mekan. O dışarıdaki yanında iki priz olan geniş masayı kaptınız mı sizden kralı yok. Mekan oldukça küçük olmasına rağmen bizce bayağı tatlı. Doğruyu söyleyelim, kahvelerinin pek hastası olmadık ama en azından bir öğle yemeği arası için de değerlendirilebilir.</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8751" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6028.jpg" alt="Küff Yeldeğirmeni" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6028.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6028-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6028-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6028-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6028-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/DSCF6028-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><br>
Küff: </strong>Duyduğumuz ve gördüğümüz kadarıyla kahvaltı için Yeldeğirmeni Mahallesi’ndeki en popüler mekanlardan biri Küff. Bizim kahvaltısını deneme fırsatımız olmadı, ancak bir seçenek olarak aklınızda bulunsun. Haftasonu sabahları über kalabalık olabildiğini ve sıra beklemeniz gerekebileceğini hatırlatalım.</p>
<p><strong>Kamarad Coffee Roastery: </strong>Mahallenin 3. dalga kahvecisi tabii ki eksik kalmaz, kahve peşindeyseniz direkt olarak Kamarad’a doğru yol alabilirsiniz. Zaten yalnızca dışarıdan görünce bile şirin görüntüsü sebebiyle dikkatinizi çekecektir.</p>


<p><em>*Yazılarımızda <strong>reklam ve ürün tanıtımı</strong> bulunmaktadır. (deneyimlerimiz üzerinden ürün, marka, servis, kuruluş önerileri paylaştığımız için)</em></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2017/02/26/kadikoy-yeldegirmeni-mahallesi-yeni-bir-donusum-hikayesi/">Kadıköy Yeldeğirmeni Mahallesi: Yeni Bir Hipsterland’e Dönüşüm Hikayesi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2017/02/26/kadikoy-yeldegirmeni-mahallesi-yeni-bir-donusum-hikayesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>6</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İzlemeye Doyamadığımız En İyi İskandinav Dizileri</title>
		<link>https://oitheblog.com/2017/02/23/en-iyi-iskandinav-dizileri/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2017/02/23/en-iyi-iskandinav-dizileri/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Feb 2017 17:32:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DANİMARKA]]></category>
		<category><![CDATA[İSVEÇ]]></category>
		<category><![CDATA[İZLANDA]]></category>
		<category><![CDATA[NORVEÇ]]></category>
		<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[Bron/Broen]]></category>
		<category><![CDATA[Danimarka]]></category>
		<category><![CDATA[Danimarka Dizileri]]></category>
		<category><![CDATA[Dizi Önerileri]]></category>
		<category><![CDATA[En İyi Diziler]]></category>
		<category><![CDATA[En İyi İskandinav Dizileri]]></category>
		<category><![CDATA[İskandinav Dizileri]]></category>
		<category><![CDATA[İsveç Dizileri]]></category>
		<category><![CDATA[İzlanda Dizileri]]></category>
		<category><![CDATA[Nordik Diziler]]></category>
		<category><![CDATA[SKAM]]></category>
		<category><![CDATA[SKAM Dizi]]></category>
		<category><![CDATA[The Killing]]></category>
		<category><![CDATA[Trapped İzlanda]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=8640</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’de sosyal hayatın küçük çaplı çöküşünden ötürü daha fazla izleyecek şey peşinde koşan, alternatif arayışlara giren bir tek biz miyiz...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2017/02/23/en-iyi-iskandinav-dizileri/">İzlemeye Doyamadığımız En İyi İskandinav Dizileri</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de sosyal hayatın küçük çaplı çöküşünden ötürü daha fazla izleyecek şey peşinde koşan, alternatif arayışlara giren bir tek biz miyiz bilmiyoruz ama, şayet yalnız değilsek ve henüz “ En İyi İskandinav Dizileri ” listelerine sızmadıysanız bu listemiz sizi bayağı mutlu edecek. Merak etmeyin, hepsini sonuna kadar izlemiş olmasak da oturup hiç izlemeden yazmadık tabii ki, etraftan rastgele dizi adı toplamadık yani. OitheBlog öyle şeyler yapmaz, rica ederiz….</p>
<p>Bizim İskandinav dizilerine girişmemizin temel sebebi söz konusu ülkelerdeki yaşam koşullarını, hayatın akışını, en basit detayları bile bayağı merak ediyor oluşumuz. Bunun 1 hafta gidip görmekle anlaşılamayacak bir şey olduğunu düşündüğümüz için edebiyat, sinema, müzik şeklinde her koldan içlerine sızmış durumdayız ve bu sırada da bol bol keşifte bulunuyoruz tabii. Bu da işin dizi kısmı işte. Bu “adamların hiç derdi yok ya…” diye nitelendirip durduğumuz ülkelerde ne gibi toplumsal problemler yaşanabildiğini, ne gibi bireysel sıkıntıların ortaya çıkabildiğini, “bir toplumun refah seviyesinin diğerlerine kıyasla çok daha yüksek kabul edilmesinin = hiçbir problem olmadan yaşamak” anlamına gelmediğini gözlemek açısından da aslında beklenmedik bir şekilde bayağı etkili oluyor. Tabii ki hepsi belli işleri aşıp, alıp yürümüş toplumlar olarak kabul edilebilir ancak yine de konunun detaylarına inmeden herhangi bir ülkeye ütopik yaklaşmanın doğru olmadığı sonucuna sırf bu dizileri izleyerek bile varabilirsiniz bizce. Tabii ki size “bu dizileri yalnızca sosyolojik tespitlerde bulunmak için izliyoruz, yoksa biz evde hep belgesel izleriz…….” ayağı yapmayacağız ancak İskandinav dizilerine başlama sebebimizin kökeni hakikaten o meraka dayanıyor. Neyse, artık ne sebepten İskandinav dizilerine saracak noktaya gelirsiniz bilemiyoruz ama artık konuya dönelim: Karşınızda OitheBlog’dan En İyi İskandinav Dizileri!</p>
<h2><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8641" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/e_37762480.jpg" alt="En İyi İskandinav Dizileri" width="635" height="357" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/e_37762480.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/e_37762480-300x169.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/e_37762480-370x208.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/e_37762480-570x320.jpg 570w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /><br />
Bron/Broen</strong></h2>
<p>Kaliteli dizi arayan, birbirine benzeyen abuk subuk polisiye dizilerden bunalan, “hey dostum sakin ol tamam mı anlaşabiliriz” diyaloglarına maruz kalmaktan içi çürüyenler, size müthiş bir öneriyle geliyoruz: Bron/Broen! Yani? The Bridge. Yani? Köprü. (Türkçe olunca hiç havalı olmadı niyeyse)  Dizimiz Kopenhag ve Malmö’yü birbirine bağlayan meşhur Oresund Köprüsü üzerinde bir cinayet işlenmesi ile başlıyor. İşin enteresan tarafı öldürülen kişi köprünün üzerinde yer alan sınır çizgisinin (evet sınırlarının o şekilde olmasına şaşırabilirsiniz) tam ortasında bırakıldığı için hem Danimarka’nın hem de İsveç’in ortak sorununa dönüşüyor ve bu cinayeti birlikte çözmeye başlamak durumunda kalıyorlar. Dizinin adının hem Danca hem de İsveççe olmasının temel sebeplerinden biri de bu. Sonradan işler çok daha çetrefilli bir hal alıyor tabii, zira senaryo son derece zekice kurgulanmış, ancak spoiler vermemek adına oralara giremiyoruz. Özetle kesinlikle önerdiğimiz, her bölümü 1 saat civarı olmasına rağmen “bir tane daha izleyelim” noktasına geldiğimiz şahane bir iş, bizce İskandinav dizileri serüveninize girizgahı bu diziyle yapabilirsiniz.</p>
<h2><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8642" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/Forbrydelsen.jpg" alt="Forbrydelsen" width="621" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/Forbrydelsen.jpg 621w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/Forbrydelsen-300x204.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/Forbrydelsen-370x252.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/Forbrydelsen-570x388.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/Forbrydelsen-587x400.jpg 587w" sizes="(max-width: 621px) 100vw, 621px" /><br />
Forbrydelsen (The Killing)</strong></h2>
<p>Hem Amerikan hem de Danimarka versiyonunu bulabileceğiniz bir dizi ile karşı karşıyayız. Amerikan versiyonu Danimarka versiyonunu olduğu gibi almasa da şöyle bir esinlenilmiş olduğunu iddia ediyorlar, onu bilemeyiz. Hatta galiba biz de Türkiye’de bir benzerini çekmeyi denemişiz ama olmamış, o kısmına da tam hakim değiliz. Şayet çekildiyse de umarız HAYDARİNNAA dizisi gibi olmamıştır, zira güzel diziye benziyor. Amerikan versiyonunu The Killing adıyla ortamlarda bulabileceğiniz Forbrydelsen yine polisiye tarzda, yine cinayetlerin ortasına düşeceğiniz, yine “GİRMESEN ABİ O ODAYA” hallerinde izleyeceğiniz bir diziye benziyor. Benziyor diyoruz çünkü henüz yalnızca 1-2 bölüm izledik. Bizim de işimiz gücümüz var kaç tane dizi izleyeceğiz insafsızlar…. (#derdinesıçayımmoments) Birçok kişi Forbrydelsen için özellikle senaryosu sebebiyle “izlediğim en iyi dizi” gibi yorumlar bile getirmiş, biz henüz o kadar yorum yapacak kadar izleyememiş olsak da ilgi çekici olduğu kesin, şayet dizi arayışındaysanız bizce kesinlikle buna dadanabilirsiniz.</p>
<h2><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8643" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/skam.jpg" alt="Skam" width="635" height="357" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/skam.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/skam-300x169.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/skam-370x208.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/skam-570x320.jpg 570w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /><br />
SKAM</strong></h2>
<p>Listedeki diğer önerilerimizle konsept olarak müthiş alakasız olan SKAM, içimizdeki ergen ile verdiği savaşta galip geldi arkadaşlar……Yani kocaman insanlar olmuşsunuz, hala liseli dizisi mi izliyorsunuz ulan diyeceksiniz belki ama, evet izliyoruz valla. Ne yapalım Arka Sıradakiler mi izleyelim? (o hala yoktur di mi, biz orada kalmışız) SKAM’ın konusunu özetlemek gerekirse gerçekten de Norveçli lise öğrencilerinin hikayesini anlatıyor diyebiliriz. Tabii bu şekilde söyleyince kocaman bir “ee?” dedirtmiş olabilir normaldir. Ancak bizim bu diziyi önyargısız bir şekilde izlemeye başlamamızın sebebi konusunun çekiciliğinden çok Norveç’teki yaşantıya ve sisteme şahit olabilme isteğimizdi. Resmen şu “dandik” kabul edilebilecek gençlik dizisini izlerken Norveç kültürü ile ilgili bir sürü şey öğreniyor ve şayet liseyi Türkiye’de okuduysanız “ulan benim okuduğum lise ortamı nereee, burası nereee” noktasına geliyorsunuz. Tabii ki sonrasında işin “ay Norveç kültürü öğreniyoruz şekerim” kısmından “ALLAHIM NOLUR WILLIAM’LA NOORA SEVGİLİ OLSUN” noktasına gelmiş olabiliriz, orası ayrı mesele. Sonuç olarak içinizdeki ergeni durduramıyorsanız ya da Nordik lise dizisi nasıl oluyormuş, bu adamlar lisede ne halt ediyorlarmış gibi bir merakınız varsa da net bir şekilde kapılabilirsiniz. Zaten ilk sezon yalnızca 15 dk süren bölümler bile olduğu için akıp gidiyor.</p>
<h2><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8644" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/trapped.jpg" alt="Trapped" width="634" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/trapped.jpg 634w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/trapped-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/trapped-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/trapped-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/trapped-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/trapped-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 634px) 100vw, 634px" /><br />
Trapped</strong></h2>
<p>Şimdi İzlanda çıkışlı bir diziden bahsedeceğiz diye “İzlanda İskandinav ülkesi değil!!!” gibi çemkirmelere maruz kalmadan hemen sizi durduralım. Hazır Nordik dizilerden konuyu açmışken bir İzlanda dizisini de bu listeye katmakta bir sakınca görmedik, o sebepten bu listede yer alıyor. Bu arada şu dakikadan itibaren dizi tercihlerimizden ötürü bizi kana susamış birer manyak zannediyorsanız kendimizi nasıl savunabiliriz bilmiyoruz, zira size tüm cinayetli dizileri önerdik galiba. Ne yapalım abi, bu Nordikler kasvetli işler konusunda bayağı iyiler, gönlümüz kayıyor. Trapped’i henüz sadece 1 bölüm izleyebildik. Ama konusunun ilgimizi çektiği kesin. Herkes öyle düşünmüş olacak ki İzlanda’dan sonra BBC’de falan yayınlanmaya başlamış. Tabii ki yine bir cinayet söz konusu. Ancak işler biraz daha karmaşık. Dizi İzlanda’nın izbe bir noktasında kalan bir sahil kasabasında geçiyor. İlk bölümde birbirinden bağımsızmış gibi görünen iki olay anlatılıyor ancak belli ki bunlar bir noktada birbirine bağlanacak. Bunlardan ilki Hjörtur ve kız arkadaşı Dagny’nin terk edilmiş bir fabrikada yiyişirken (niyeyse) esrarengiz bir yangın sonucu Dagny’nin hayatını kaybetmesi üzerine. İkincisi ise kasabadaki balıkçıların ağlarına takılan bir ceset ile alakalı. İşin karmaşık kısmı o esnada Danimarka’dan İzlanda’ya gelen bir geminin bu cinayetle ilişkili olup olmadığını anlamaya çalışma sürecine girilmesi ve bu geminin içinden bizim Hjörtur’un de çıkması. Artık gerisi neye bağlanır biz de bilemiyoruz, ancak sırf İzlanda görmek için bile izlenebilir.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2017/02/23/en-iyi-iskandinav-dizileri/">İzlemeye Doyamadığımız En İyi İskandinav Dizileri</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2017/02/23/en-iyi-iskandinav-dizileri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>15</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Oturmaya mı Geldik: 2017’de Kaçırmamanız Gereken 5 Popüler Etkinlik</title>
		<link>https://oitheblog.com/2016/11/23/2017de-kacirmamaniz-gereken-5-populer-etkinlik/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2016/11/23/2017de-kacirmamaniz-gereken-5-populer-etkinlik/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 23 Nov 2016 12:42:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[Andrea Bocelli Biletleri]]></category>
		<category><![CDATA[Andrea Bocelli Toskana]]></category>
		<category><![CDATA[Barcelona Maç Biletleri]]></category>
		<category><![CDATA[El Clasico Biletleri]]></category>
		<category><![CDATA[El Clasico İspanya]]></category>
		<category><![CDATA[Euroleague Biletleri]]></category>
		<category><![CDATA[Euroleague Final Four İstanbul Biletleri]]></category>
		<category><![CDATA[Formula 1 Biletleri]]></category>
		<category><![CDATA[Formula 1 Monaco Bileti]]></category>
		<category><![CDATA[Konser Biletleri]]></category>
		<category><![CDATA[Maç Biletleri]]></category>
		<category><![CDATA[Real Madrid Barselona Maçı]]></category>
		<category><![CDATA[Real Madrid Maç Biletleri]]></category>
		<category><![CDATA[Rolan Garros Paris]]></category>
		<category><![CDATA[Roland Garros Biletleri]]></category>
		<category><![CDATA[Şampiyonlar Ligi Biletleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=7371</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yeni bir sene geliyor ve yeni etkinlikler, yeni konserler de yavaş yavaş piyasaya düşmeye başladı. Bu sefer gaza gelip biletleri...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2016/11/23/2017de-kacirmamaniz-gereken-5-populer-etkinlik/">Oturmaya mı Geldik: 2017’de Kaçırmamanız Gereken 5 Popüler Etkinlik</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yeni bir sene geliyor ve yeni etkinlikler, yeni konserler de yavaş yavaş piyasaya düşmeye başladı. Bu sefer gaza gelip biletleri önceden kapmaya kararlıyız, çünkü aksi takdirde hiçbir şeyin bileti kalmıyor ve biz de televizyondan çaresizce izlediğimizle kalıyoruz. Yurtiçi ya da yurtdışı fark etmeden neye hevesleniyorsak hepsinin önceden küçük çaplı bir listesini çıkararak olaya girizgahı yapalım dedik ve senenin en baba etkinliklerinden birkaçını aşağıda derledik. Aşağıda göreceğiniz tüm etkinlikler için <strong><a href="https://www.popevent.com.tr/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Pop Event</a></strong> üzerinden bilet alabilir ve özellikle yurtdışında gerçekleşecek olanlar için “ay yanlış bir şey mi yaparım” ya da “sahte bilet mi alırım” paniği yaşamadan sakince biletinizi kapabilirsiniz.</p>
<p><strong><a href="http://www.mertovstennisdesk.com/tag/roland-garros-2014/"><br />
</a><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/oi-blog-popeventroland-garros.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7421" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/oi-blog-popeventroland-garros.jpg" alt="Roland Garros Paris" width="635" height="372" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/oi-blog-popeventroland-garros.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/oi-blog-popeventroland-garros-300x176.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/oi-blog-popeventroland-garros-210x123.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></strong></p>
<h2><strong><a href="https://www.popevent.com.tr/roland-garros-fransa-acik-tenis-turnuvasi-biletleri" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">Roland Garros – Paris</a>  </strong></h2>
<p>Dünya çapında en çok takip edilen ve en önemlilerden kabul edilen tenis turnuvalarından biri olan Roland Garros ya da birçoğumuzun aşina olduğu ismiyle French Open için bilet kapmak istiyorsanız bir süre önceden olaya girişmeniz gerekiyor. 2017’de Rolan Garros Turnuvası 22 Mayıs – 11 Haziran tarihleri arasında Paris’te gerçekleşecek. Bu arada siz de bizim gibi turnuvanın ismine tutulduysanız açıklayalım, Roland Garros 1. Dünya Savaşı’nda görev almış ve kahraman olarak kabul edilen bir havacının adı. Turnuvanın kökeni ise 1800’lü yılların sonlarına kadar dayanıyor.</p>
<p><strong><a href="https://www.youtube.com/watch?v=J_gfF_TDJJY"><br />
</a><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/oi-blog-popevent-cl-cardiff.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7417" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/oi-blog-popevent-cl-cardiff.jpg" alt="Şampiyonlar Ligi Finali" width="635" height="372" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/oi-blog-popevent-cl-cardiff.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/oi-blog-popevent-cl-cardiff-300x176.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/oi-blog-popevent-cl-cardiff-210x123.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></strong></p>
<h2><strong><a href="https://www.popevent.com.tr/sampiyonlar-ligi-2017-finali-mac-biletleri" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">Şampiyonlar Ligi Finali – Cardiff </a>  </strong></h2>
<p>Hadi çabuk, girin Youtube’a, yazın Champions League theme song, verin sesi, bu satırları onun eşliğinde okuyun. Bakın doğruyu söyleyelim, biz bu futbol işine çok hakim olmadığımız için dedik ki futbola gönül vermiş arkadaşlarımızı bi’ arayıp danışalım, bakalım bu konuyla ilgili ne düşünüyorlar. Aradığımız ve “Şampiyonlar Ligi finaline gitmek ister miydin?” sorusunu sorduğumuz her erkekten şu tepkiyi aldık: HEELÖLLÖLÖL. Bu evet, gitmek için çıldırırım anlamına geliyor. Yani? 2017 yılı için Avrupa’nın en büyük futbol olayını izleyebilmiş olmanın vereceği hazzı biz bile anladık, size övmemize gerek yok diye düşünüyoruz.<br />
<strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/El-Clasico.jpg"><br />
</a><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/oi-blog-popevent-real-barca.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7420" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/oi-blog-popevent-real-barca.jpg" alt="Ronaldo Messi El Clasico" width="635" height="372" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/oi-blog-popevent-real-barca.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/oi-blog-popevent-real-barca-300x176.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/oi-blog-popevent-real-barca-210x123.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></strong></p>
<h2><strong><a href="https://www.popevent.com.tr/real-madrid-fc-barcelona-mac-bileti" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">Real Madrid v FC Barcelona – Madrid</a></strong></h2>
<p>“Öff yeter artk Barkın maç izlmk istmyrm” diye trip atan kız arkadaşınızı ya da “abi ben eskrim seviyorum ya futbol çağımızın hastalığı…” diyen dostunuzu bile bir şekilde gitmeye ikna edebileceğiniz <strong>El Clasico’yu</strong> yerinde izlemekten daha güzel bir şey olabilir mi? Biz bile futbolla pek ilgili insanlar olmamamıza rağmen <strong><a href="http://oitheblog.com/2014/08/12/ankaraya-hic-benzemeyen-baskent-madrid-gezilecek-yerler-ve-ipuclari/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Madrid gezimizde</a></strong> gidip bir maç izlemek, o atmosferi görmek lazım diyerek kendimizi tezahüratlar yaparken bulmuşken sizin kaçırmanıza gönlümüz el verir mi? Arda Turan’ın varlığı sizi yeterince gaza getirmiyorsa Ronaldo vs Messi diyerek son noktayı koyalım, 2017’de kaçırılmaması gereken etkinlikler listesine tartışmasız bir şekilde adını yazdırır, affetmeyin.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/oi-blog-popevent-euroleague.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7418" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/oi-blog-popevent-euroleague.jpg" alt="Euroleague Final Four İstanbul" width="635" height="372" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/oi-blog-popevent-euroleague.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/oi-blog-popevent-euroleague-300x176.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/oi-blog-popevent-euroleague-210x123.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></strong></p>
<h2><strong><a href="https://www.popevent.com.tr/turkish-airlines-euroleague-biletleri" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">Euroleague Final Four – İstanbul</a></strong></h2>
<p>2017 yılında Eurolague Final Four’a İstanbul’un ev sahipliği yapacağı netleştiğine göre hep beraber heyecanlı bir basketbol aşkı sürecine girebiliriz. Üstelik kalkıp Türkiye’den başka bir yere gitmeyi gerektirmediği için üşenmece, sıkılmaca yok. Her sene “bu sene daha aktif olalım abi, şöyle bol bol etkinliğe gidelim” demelerinizi bir kenara bırakıp buna burnunuzun dibindeki bir spor olayından başlamak için süper fırsat!<br />
<a href="http://www.thirteen.org/13pressroom/press-release/great-performances-andrea-bocelli-love-in-portofino/"><br />
</a><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/oi-blog-popevent-andrea-bocelli.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7416" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/oi-blog-popevent-andrea-bocelli.jpg" alt="Andrea Bocelli" width="635" height="372" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/oi-blog-popevent-andrea-bocelli.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/oi-blog-popevent-andrea-bocelli-300x176.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/oi-blog-popevent-andrea-bocelli-210x123.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></strong></p>
<h2><strong><a href="https://www.popevent.com.tr/andrea-bocelli-konser-biletleri" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">Andrea Bocelli – Toskana</a> </strong></h2>
<p>Melek sesli Andrea Bocelli’nin herhangi bir konserini izlemekten daha güzel bir şey varsa o da kendisini anavatanı İtalya’da izlemektir! Bocelli’yi bilmeyen, sevmeyen, arada bir de olsa açıp dinlemeyen var mıdır bilemiyoruz ama, şayet kendisiyle tanışmıyorsanız önce bir açıp dinleyin, sonra ne demek istediğimizi çok daha iyi anlayacaksınız. Konuyla hiç alakanız olmasa dahi Bocelli popüler kültür aleminin en tanınan hobbit’i Ariana Grande ile bile düet yapmış arkadaşlar, nasıl bilmeyebilirsiniz? Neyse, tamam çemkirmiyoruz, ama hem Toscana’yı keşfetmek, hem de Bocelli’yi İtalya’da dinlemek inanılmaz bir deneyim, kaçmaz.</p>
<p><strong>Bonus!</strong></p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/oi-blog-popevent-monaco-grandprix.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7419" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/oi-blog-popevent-monaco-grandprix.jpg" alt="Formula 1 Monaco" width="635" height="372" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/oi-blog-popevent-monaco-grandprix.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/oi-blog-popevent-monaco-grandprix-300x176.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/oi-blog-popevent-monaco-grandprix-210x123.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></strong></p>
<h2><strong><a href="https://www.popevent.com.tr/formula-1-monaco-grand-prix-bileti" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">Formula 1 – Monaco</a></strong></h2>
<p>Bizi az biraz tanıyanlar bilir, <a href="http://oitheblog.com/2015/11/08/monte-carlo-gezi-rehberi/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Monaco</a> ile pek iyi anlaşamamak, kendisini pek de sevememek gibi bir problemimiz var. Ama oraları dolaşırken aklımızdan geçen şey tam olarak şuydu: Buraya Formula 1 zamanı gelmek lazım, o zaman şehrin bütün atmosferi çok daha farklı oluyordur. Nitekim hala öyle düşünüyoruz, zira konuyla en ilgisi olmayan insan bile bir şehrin sokaklarının yarış pistine dönüştüğü görmek ister herhalde di mi?</p>
<p>Yukarıda da söz ettiğimiz gibi, tüm bu etkinliklerin biletlerini <a href="https://www.popevent.com.tr/" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">Pop Event</a> üzerinden edinebilirsiniz. Daha önce başka bir site aracılığıyla yurtdışında gerçekleşen bir etkinlik için kandırılarak sahte bilet alıp büyük bir karmaşaya sürüklenen kişiler olarak biz bir etkinliğe tutulduk mu artık direkt Pop Event&#8217;e dadanıyoruz, kendilerine güvenimiz tam.</p>
<p>*Bu bir reklam içeriğidir.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2016/11/23/2017de-kacirmamaniz-gereken-5-populer-etkinlik/">Oturmaya mı Geldik: 2017’de Kaçırmamanız Gereken 5 Popüler Etkinlik</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2016/11/23/2017de-kacirmamaniz-gereken-5-populer-etkinlik/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bir Yolculuk Paniği: Seyahat Ederken Yanıma Ne Almalıyım?</title>
		<link>https://oitheblog.com/2016/11/16/seyahate-giderken-alinacaklar/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2016/11/16/seyahate-giderken-alinacaklar/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 16 Nov 2016 15:14:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[FAYDALI Bİ' ŞEYLER]]></category>
		<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[Bavul Hazırlama Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Bavuluma Ne Koymalıyım?]]></category>
		<category><![CDATA[Seyahat Aksesuarları]]></category>
		<category><![CDATA[Seyahat Ederken Yanıma Ne Almalıyım?]]></category>
		<category><![CDATA[Seyahat Eşyaları]]></category>
		<category><![CDATA[Seyahat Gereçleri]]></category>
		<category><![CDATA[seyahat ipuçları]]></category>
		<category><![CDATA[Seyahat Malzemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Seyahat Ürünleri]]></category>
		<category><![CDATA[Seyahate Çıkarken Alınması Gerekenler]]></category>
		<category><![CDATA[Seyahate Giderken Alınacaklar]]></category>
		<category><![CDATA[Yolculuk Eşyaları]]></category>
		<category><![CDATA[Yurtdışına Giderken Alınması Gerekenler]]></category>
		<category><![CDATA[Yurtdışına Giderken Dikkat Edilmesi Gerekenler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=7351</guid>

					<description><![CDATA[<p>Eminiz daha önce  “Bavul Hazırlama Rehberi” ya da “Seyahate Giderken Alınacaklar” gibi 80 tane listeyle karşılaşmışsınızdır. Onların kaç tanesinin hakikaten...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2016/11/16/seyahate-giderken-alinacaklar/">Bir Yolculuk Paniği: Seyahat Ederken Yanıma Ne Almalıyım?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/tumblr_nhoch8HjT61r9c6lmo1_1280.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-7352" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/tumblr_nhoch8HjT61r9c6lmo1_1280.jpg" alt="Seyahat Ederken Alınacaklar" width="631" height="422" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/tumblr_nhoch8HjT61r9c6lmo1_1280.jpg 632w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/tumblr_nhoch8HjT61r9c6lmo1_1280-300x201.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/tumblr_nhoch8HjT61r9c6lmo1_1280-210x141.jpg 210w" sizes="(max-width: 631px) 100vw, 631px" /></a><br />
Eminiz daha önce  “Bavul Hazırlama Rehberi” ya da “Seyahate Giderken Alınacaklar” gibi 80 tane listeyle karşılaşmışsınızdır. Onların kaç tanesinin hakikaten işe yaradığını düşünüyorsunuz bilmiyoruz, çünkü bu listeler çoğunlukla “pasaportunuzu sakın unutmayın” “diş fırçasız olmaz” gibi eğer bavulunuzu gözünüz kapalıyken falan hazırlamıyorsanız unutmayacağınız şeyleri size müthiş bir öneriymiş gibi sunuyorlar. Hey dostum neden bahsediyorsun, nesin sen kaçık falan mı he? (dublaj sesiyle okumalıydınız) Tabii ki yanımıza pasaportumuzu almamız gerektiğini biliyoruz. Bize daha kayda değer bir şeyler söyleseniz? Sonuç olarak geçen gün bu saçmalıktaki listelerden birine daha denk gelince tamam dedik, biz bunun işe yarayan versiyonunu yapalım. Açıkçası birkaç kişiden de böyle bir istek gelince bir gazla oturduk yazdık. Bu noktada yanınıza alacaklarınızın yanı sıra bu süreçte ne gibi detaylara dikkat etmeniz gerektiğini ya da gözden kaçırabileceğiniz konular hakkında ipuçlarını da yazıya dahil etmeye çalıştık.</p>
<p>Aşağıda okuyacaklarınız tamamen bizim seyahatlerimiz boyunca yaşadığımız saçmalıkların, yer yer unutkanlığımız yer yer sabahın köründe kalkmalarımız sonucunda başımıza gelen işlerin, deneyimlerin sonucunda size söylememizin mantıklı olduğunu düşündüğümüz şeylerden oluşuyor. Elbette bunların arasında çoğunuzun “e bunu zaten biliyoruz” diyebileceği şeyler çıkacaktır, ancak özellikle sık seyahat etmeyenler bu gibi detayları kaçırabiliyor. Birilerinin işine yarayacaktır diyerek, konuya girelim.</p>
<p><iframe loading="lazy" class="giphy-embed" src="//giphy.com/embed/dpNuOoVHLscZq" width="505" height="427" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe><br />
<strong><br />
1. Önemli belgelerinizi tek bir yerde toplayın.</strong><strong><br />
</strong>Şimdi sakinliğinizi korumaya çalışarak seyahate çıkmadan birkaç saat öncesini düşünün. Acayip bir kaos, kapıdan çıkmak üzereyken üstünüze çöken bir “ulan ben kesin bir şey unutuyorum ama ne” havası hakim di mi? Emin olun kaç tane seyahate çıkarsanız çıkın, bu iş sizin için ne kadar normalleşirse normalleşsin o panik durumu hiçbir zaman geçmiyor. Neticede evinizden çok uzağa bir yere gidiyorsunuz, herhalde bir endişeniz olacak. İşte tam olarak o kaosa sürüklendiğiniz anlarda bir şeyler tamamen aklınızdan çıkabiliyor ve “ulan o unutulacak şey mi” dediğiniz şeyi bile geride bırakabiliyorsunuz. Bunun için o “gerçekten önemli” olduğunu düşündüğünüz ve bavulun içine girecek değil, yanınızda taşımanız gereken şeyleri tek bir yerde toplayın. Bir föyün içine falan olabilir. Bunlar nedir?  <strong>Pasaport, kimlik, seyahat/sağlık sigortanız olduğuna dair bir belge, rezervasyonlarınıza dair bir belgeniz varsa onlar…</strong> Bu gibi belgeleri tek bir yerde, şöyle sağlam bir kafayla önceki akşamdan toparlar ve havaalanında yanınıza alacağınız çantanıza koyarsanız kendinizi çok daha güvende hissedersiniz. Çünkü aslında bu gibi şeyleri yanınıza almayı unutmadığınız sürece neyi unutursanız unutun önemi yok, bir şekilde gittiğiniz yerde idare edebilecek bir alternatifini bulursunuz. Bu arada hazır konusu açılmışken, <strong>pasaportunuzun ve vizenizin geçerlilik tarihlerini de mutlaka kontrol edin. </strong>Sonra geçerlilik süresi bitmiş pasaportunuzla kös kös eve dönmeyin, depresyona sürüklenmeyin.</p>
<p><iframe loading="lazy" class="giphy-embed" src="//giphy.com/embed/3oz8xYA4aTzZbxScp2" width="502" height="278" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe><br />
<strong><br />
2. İhtiyaç listesi yapın.<br />
</strong>Klişe ama gerçek, yanınıza almanız gereken şeylerin bir listesini yapmak her zaman işe yarıyor. Sonuçta birkaç günlüğüne de olsa yaşamınızı bir başka yerde sürdürüyorsunuz, haliyle bunun için yanınıza almanız gereken her şeyin aklınıza bir kerede gelmemesi gayet mümkün. Biz bunun için telefonun notlar bölümünü kullanıyoruz. (genius detected) 50 tane farklı app falan çıkmış olabilir ama niyeyse biz bu konuda bayağı gelenekçi ilerlemekten yanayız, şu ana kadar da unuttuğumuz çok önemli bir şey olmaması da bunun sayesinde galiba. Bir kere Küba’dayken şarj aleti unuttuğumuzu sanıp kalp krizi geçirecek gibi olmuştuk, çok şükür o da bir yerlerden çıktı.</p>
<p><iframe loading="lazy" class="giphy-embed" src="//giphy.com/embed/d31wQ7ajDuaSoIJa" width="502" height="345" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></p>
<p>3. <strong>Uçakta yanınıza ne alamayacağınızın da bilincinde olun.</strong><br />
Carry on, sırt çantası ya da el çantası fark etmez, uçakta yanınıza alacağınız şey her ne ise, onun içine koyamayacağınız bir takım şeyler var ve bunlardan haberdar olmanız gerek. (hadi hemen çantanızdaki dinamiti çıkarın). Aksi takdirde çantanıza bakan güvenlik görevlilerinin “çantanızı açmanız gerekiyor” ya da “bunu çöpe atacağız canısı yapacak bir şey yok” cümlelerine ağız yüz buruşturmaktan öteye geçemezsiniz. Belli sıvı kısıtlamaları olduğundan zaten haberdarsınızdır ama, yine de söyleyelim. Uçakta çantanıza koyabileceğiniz <strong>sıvılar ve jeller için genellikle 100 ml’ye kadar izin var</strong>. Yani dev parfüm şişemi çantama koyayım diyecek kadar coşmamalı ya da “lens solüsyonumu da almazlar herhalde” diye düşünmemelisiniz. Alırlar Kamil, alırlar…Bu sıvı kısıtlamaları dışında uçağa alınmayan başka şeyler de var. Bunların başında tabii ki kesici, delici aletler geliyor. Üzgünüz, ekmek bıçağınızı ya da darbeli matkabınızı da maalesef Venedik gezinize götüremeyeceksiniz…..Şaka bir yana, bazen aklınıza gelmeyecek şeylere sıkıntı çıkarabiliyorlar. Örneğin birine saplamak amacıyla kullanmayı aklınızdan geçirmeyeceğiniz bir törpü çantanızda kaldıysa ya da ne olur ne olmaz diyerek çantanıza 2-3 tane çakmak attıysanız onlarda bile sorun olabiliyor. Biz yaşadık, oradan biliyoruz.</p>
<p><iframe loading="lazy" class="giphy-embed" src="//giphy.com/embed/Yct6dsjYqQFO0" width="489" height="489" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></p>
<p>4. <strong>Bavulunuza ne koyamayacağınızı bilmekte de fayda var.</strong><br />
Tabii ki size bavulunuza çalıntı tablolarınız ve kalaşnikofunuzu koymayın gibi önerilerle gelmeyeceğiz, korkmayın. Bu noktada söz ettiğimiz şey biraz daha farklı. Ülkelere sokabileceğiniz bazı şeyler konusunda kısıtlamalar olabiliyor. Sizin sorun olacağını tahmin etmediğiniz şeyler bavulunuzu X-Ray’den geçirdiğiniz anda “aç kardeşim bavulunu, ne ayaksın sen” noktasına gelebiliyor ya da tam oh vize onayını atlattık, işte giriyoruz ülkeye dediğiniz sırada çıkışta gümrük kontrolündeki (şu customs dedikleri yer) adam aç bavulunu, o bavul niye o kadar büyük diye tutulabiliyor. Ne gibi şeylerden söz ediyoruz? <strong>Örneğin sigara</strong>. 2 hafta X şehrine gidiyorum, free shop’tan yanıma 2-3 karton sigara alayım diye gaza gelirseniz ve yanınızda o miktarda sigara olduğunu tespit ederlerse çoğu ülkede o sigaraların izniniz olduğu kadarını size bırakıp geri kalanını sizden alıyorlar. Hatta bazı ülkelerde o kadar katılar ki iş ceza kesme boyutuna kadar gelebiliyor. Acı ama gerçek. Aynı şekilde bu <strong>bazı bitkiler hatta meyveler için bile geçerli olabiliyor</strong>. Almanya’daki dayıma bilmemne çiçeğini götüreceğim derken kendinizi sorgu odasında falan bulabilirsiniz yani. Bu durum yanınızda ne kadar para götürdüğünüz için de geçerli. Örneğin çoğu Avrupa ülkesinde <strong>10.000 euro üzerinde nakit para ile gidiyorsanız bunu da belirtmeniz gerekiyor</strong>. Bu gibi pek çok konu var, ancak ülkelere göre değişiklik gösterebildiği için size net bir liste veremiyoruz, gideceğiniz ülkeye göre gitmeden şöyle bir araştırmakta fayda var.</p>
<p><iframe loading="lazy" class="giphy-embed" src="//giphy.com/embed/5qPZKeutqagLK" width="503" height="267" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></p>
<p><strong>5. Yedek valiz hayat kurtarır.</strong><br />
Sevgili alışveriş bağımlıları, sayın yurtdışında alışveriş yaparken kendini kaybedenler, bu ipucumuz size. Siz şimdi bavulunuzu tıka basa dolduruyor hatta yanınıza 4-5 tane ayakkabı falan da alıyorsunuzdur…Sanki eninde sonunda o ayaklarınız yürümekten şişmeyecekmiş, yine gidip en rahat ayakkabınıza dadanmayacakmış gibi Instagram’da koyduğunuz fotoğraflar için “ay hep aynı ayakkabıyı giyiyooo” demesinler diye yanınıza çeşit çeşit ayakkabı götürüyorsunuzdur. Beyim, sana bir çift lafım var. Sen mi büyüksün? Ben büyüğüm ben, Öykü Usta. Madem lafımızı dinlemeyip yanına o kadar kıyafet ve ayakkabı alacaksın, bir tane de yedek valiz at gitsin. Bavulun içine bavul mu koyacağım manyak mısın sen deme. Öyle valiz demiyoruz. Hani bu bez spor çantalar var ya, öyle bir şey. Böylece oradan aldığın yeni şeyleri bavulunda koyacak yer bulamayınca yenileri yedek valizinin içine doldurur, onu da dönüşte yanına carry on olarak alır, kilo sınırını geçme paniği olmadan paşalar gibi dönersin evine. Hadi yine iyisin…</p>
<p>Bu arada, yedek valizin şöyle bir avantajı da oluyor: Tax free için havaalanındaki ilgili birime gittiğinizde <strong>vergi iadenizi alırken bazen sizden aldığınız ürünleri göstermeniz istenebiliyor.</strong> Bu noktada yeni aldığınız her şey yedek valizinizin içinde olursa bavulu açıp cebelleşmek yerine direkt yedek valizinizin içindeki şeyleri gösterebilirsiniz.</p>
<p><iframe loading="lazy" class="giphy-embed" src="//giphy.com/embed/xT5LMVjX23bOyBtc6Q" width="503" height="377" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></p>
<p><strong>6. Aktarmalı uçuş söz konusuysa kötü senaryoyu göz önünde bulundurun. (Merak etmeyin sonunda ölmüyorsunuz)</strong><br />
Kötü senaryo dedik diye konuyu hemen 3. sınıf Amerikan filmine çevirmeyin, bu hikayede bizim kötü senaryomuz bavulunuzun kaybolması. Eğer söz konusu aktarmalı bir uçuş ise, özellikle birkaç aktarma söz konusuysa her zaman bavulunuzun kaybolma ihtimali vardır ve bavulunuz eninde sonunda size ulaşacak olsa da bu süreç birkaç gün sürebilir. Korkutmak gibi olmasın ama bavulu tamamen kaybolana bile denk geldik, tabii bu sizin başınıza gelecek diye bir şey yok. (zaten öyle bir durum olunca size ödeme yapıyorlar, korkmayın) İdil bavul karışması konusunda tam bir pro olduğu için biz deneyimliyiz. O sebeple artık aktarmalı bir uçuş söz konusuysa yanımıza bir carry on alıyor ve içine bizi birkaç gün idare edebilecek lüzumlu eşyalarımızı koyuyoruz. Dolayısıyla şayet bavulumuz kaybolursa paniğe kapılmıyoruz.</p>
<p><strong>7. Biraz teknoloji desteği şart!</strong></p>
<p>Seyahate çıkıyorsunuz, deliler gibi fotoğraf çekecek, telefonunuza, fotoğraf makinenize ekstra dadanacaksınız. Bunun için bizim kesinlikle yanımıza aldığımız bir şey var, o da <strong>yedek şarj.</strong> Portable charger derdik ama demeyeceğiz, Türkçesini yedek şarj diye adlandırmaya karar verdik öyle bahsedelim. Çünkü gün içinde mutlaka şarjınız bitiyor ve fotoğraf çekememe derdine düşüyorsunuz, alın bi’ tane, atın bavul gitsin. Merak edenler için biz <a href="http://www.dr.com.tr/Elektronik/Ttec-2BB104SR-EasyCharge-Smart-MFi-Yeni-Sari-Made-For-Apple/Telefon/Telefon-Aksesuarlari/Tasinabilir-Sarj-Cihazlari/urunno=0000000584332" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">şunu</a> kullanıyoruz. Ayrıca ikinci bir öneri, hatta zorunluluk olarak <strong>gideceğiniz ülkenin priz girişlerinin bizimkiler ile uyumlu olup olmadığını kontrol edin</strong>. Aksi takdirde hiçbir şeyinizi şarj edemeyip öyle ortada kalırsınız. Buna çözüm olarak teknoloji marketlerinde hatta D&amp;R gibi yerlerle türlü türlü adaptör mevcut. Şayet gittiğiniz ülkede farklı bir priz girişi söz konusuysa ve adaptörsüz giderseniz, bırakın telefonu şarj etmeyi, saçınızı bile kurutamazsınız valla. Ona göre.<br />
<strong><br />
8. Hastalık hastası tavırları sergilemek için bir gün.</strong></p>
<p>Tabii ki öncelikle eğlenceli bir şey olması gereken seyahatleriniz öncesinde aman şöyle olursa, ay başıma bir şey gelirse gibi şeyler düşünmek pek de keyifli değil. Fakat yine de tedbiri elden bırakmamak lazım. Ancak yinede günlük yaşantınızda çok sık sorun yaşamadığınız bir takım konuları da göz önünde bulundurarak ihtimaller üzerinden yanınıza birkaç bir şey almakta fayda var. Yara bandı, ağrı kesici, göz damlası, sinek ilacı ya da güneş kremi gibi…Özellikle büyük şehir gezisinden çok daha doğa odaklı bir yere gidiyorsanız böyle bir ihtiyacınız olduğu takdirde bu gibi şeyleri kolay edinebilme imkanınız olmayacağı için atın bavula gitsin.</p>
<p><iframe loading="lazy" class="giphy-embed" src="//giphy.com/embed/l0ErSizGnxZoW6532" width="504" height="210" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe><br />
<strong><br />
9. Hırsızları kandırmak için “dahice” fikrimizi uygulayın.</strong></p>
<p>Güvenlik önemli, o popo sağlama alınacak, yoksa insan huzurlu gezemiyor. Bu noktada biz aslında o kadar da endişeli bir şekilde gezmiyorken annelerimiz sağ olsun zamanla aklımıza takılan ve son dönemlerde bizi önlem almaya kadar iten bir konu oldu: Yanımıza aldığımız tüm nakit parayı tek bir yerde taşımamak. (Evet anne, böyle bir panik yaşıyorsam sorumlusu sensin) Özellikle Güney Amerika’da 3 haftaya yakın bir süre geçirince ve orayla ilgili bol bol hırsızlık anısı dinleyince tamam dedik bu işe bir çözüm bulalım. He çok dahice bir çözüm mü bulduk? Yoo. Bayağı geleneksel. Asıl kullandığımız cüzdanın yanında bir cüzdan ne bilelim bir kese benzeri bir şey daha alıyoruz ve paramızı ikiye bölerek birbirinden alakasız yerlere yerleştiriyoruz. En azından güvenlik problemi yaşama ihtimalinizi ön gördüğünüz yerlerde bu tekniği kullanabilirsiniz.</p>
<p><iframe loading="lazy" class="giphy-embed" src="//giphy.com/embed/a0h7sAqON67nO" width="501" height="282" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe><br />
<strong><br />
10. Kırılabilecek şeyleriniz için sinsi teknikler kullanın.</strong></p>
<p>Biz Y jenerasyonuyuz, internette gördüğümüz Tasty videolarından etkilenip o tarifleri evde denediğimiz ve ortaya rezalet şeyler çıkardığımız kadar, “how to pack” videolarından da etkileniyoruz. Pişman mıyız? Hayır! Birkaç sene izlediğimiz bir videodaki bir tekniği o kadar uzun süredir kullanıyoruz ki bizim için son derece normal bir şeye dönüştü. <strong>Kırılabilecek ve ebatları çok büyük olmayan eşyalarınızın bavulunuzda sağlam kalmasını nasıl sağlarsınız?</strong> Şöyle: Söz konusu eşyayı bir çorabın içine sokuşturup sonra da o çorabı ayakkabınızın içine yerleştirerek. O bavulları bok çuvalı gibi fırlattıkları videolara da maruz kaldıktan sonra bu eylemi harekete geçirmeden yaşayamazdık….</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2016/11/16/seyahate-giderken-alinacaklar/">Bir Yolculuk Paniği: Seyahat Ederken Yanıma Ne Almalıyım?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2016/11/16/seyahate-giderken-alinacaklar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>5</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Favorilerimizden Bir Demet: İstanbul’un En İyi Kahvecileri</title>
		<link>https://oitheblog.com/2016/11/07/istanbulun-en-iyi-kahvecileri/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2016/11/07/istanbulun-en-iyi-kahvecileri/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Nov 2016 11:01:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İSTANBUL]]></category>
		<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[3. Dalga Kahve Ne Demek?]]></category>
		<category><![CDATA[Coffee Department Balat]]></category>
		<category><![CDATA[Coffee Sapiens Karaköy]]></category>
		<category><![CDATA[Cup Of Joy Bebek]]></category>
		<category><![CDATA[en iyi kahveciler]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul En İyi Kahve Mekanları]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Kahve Dosyası]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Kahveciler]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul'un En İyi Kahvecileri]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul'un En İyi Kahvesi]]></category>
		<category><![CDATA[Karaköy Kahvecileri]]></category>
		<category><![CDATA[Moc İstanbul Nişantaşı]]></category>
		<category><![CDATA[Third Wave Coffee]]></category>
		<category><![CDATA[Üçüncü Dalga Kahveciler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=7327</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hazır eve kahve makinesi alıp kahveyi resmen hayatımızın odağına yerleştirmişken (hatta eve kahve makinesi almak isteyenler için şöyle bir yazı...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2016/11/07/istanbulun-en-iyi-kahvecileri/">Favorilerimizden Bir Demet: İstanbul’un En İyi Kahvecileri</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/SAM_9625.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7337" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/SAM_9625.jpg" alt="İstanbul'un En İyi Kahvecileri" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/SAM_9625.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/SAM_9625-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/SAM_9625-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></p>
<p>Hazır eve kahve makinesi alıp kahveyi resmen hayatımızın odağına yerleştirmişken (hatta eve kahve makinesi almak isteyenler için <strong><a href="http://oitheblog.com/2016/08/19/eve-kahve-makinesi-almak/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şöyle bir yazı</a></strong> da yazdık) konuyla ilgili yazılarda hız kesmeyelim dedik. Bu sefer kendi şehrimizdeyiz, öyle uçaklara atlayıp bir yerlere gitmeler yok. İstanbul’da gittiğimiz her mekanda kendimizi kahveye boğduğumuza göre artık bazı favoriler belirlemiş olmamız normal herhalde. O yüzden İstanbul&#8217;un en iyi kahvecileri konusunda küçük çaplı yorumlar belirtmekten çekinmeyeceğiz. İddialı başlığa bakmayın, tabii ki bunlar kişisel yorumlar, kişisel görüşler, elbet damak tadı konusunda farklı düşüncelerimiz vardır. Bu son cümleyi “ayyy oranın kahvesi hiç güzel değil ben bi’ kere dayımla gittim bize oturacak yer ayarlamadılar” gibi tuhaf yorumlara önlem olarak yazdık, bizi anlamışsınızdır…</p>
<p>*Efenim listede göremediğiniz, bizim bilmediğimiz, henüz keşfedemediğimiz yerler elbet mevcuttur. Onu da ekleyin, şunu de deneyin dediğiniz yerler varsa biliyorsunuz ki kahve denemek konusunda sınır tanımıyoruz ve bu listeyi güncellemeye son derece açığız. Önerilerinizi bekleriz, gider seve seve deneriz. Açıkçası bazılarını bilinçli olarak yazmadık, zira abartıldıklarını ya da yalnızca isim yaptıkları için ön plana çıktıklarını düşünüyoruz. Gittik, denedik, bu kanıya vardık, öyle uzaktan yargılamaca değil yani. Özetle yollayın önerileri gelsin, İstanbul&#8217;un en iyi kahvecileri listesini beraber oluşturmuş, genişletmiş olalım.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/14971326_10153752968916572_460821410_n.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-7333" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/14971326_10153752968916572_460821410_n.jpg" alt="İstanbul'un En İyi Kahvecileri" width="580" height="435" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/14971326_10153752968916572_460821410_n.jpg 564w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/14971326_10153752968916572_460821410_n-300x225.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/14971326_10153752968916572_460821410_n-210x158.jpg 210w" sizes="(max-width: 580px) 100vw, 580px" /></a></strong></p>
<h2><strong>3. Dalga Kahveci Ne Demek Oluyor?</strong></h2>
<p>Yazının temelini 3. Dalga kahveciler oluşturduğu için İstanbul’un en iyi kahvecileri temalı bir yazıya başlamadan önce şöyle bir bilgi eksikliğini gidermemiz gerektiğine karar verdik: <strong>3. Dalga Kahveci</strong> <strong>ne demek?</strong> Yani hepimizin yaldır yaldır kullandığı bu terimin anlamını hakikaten bilip de kullanan kaç kişiyiz şurada? Ulan hepiniz biliyordunuz da bize mi söylemediniz yoksa? Efenim 3. dalgaya kadar eriştiğimize göre bundan önce 1-2 dalga daha olmalı diye düşünüyor olabilirsiniz. Olaya İnek Şaban gibi yaklaşmış olsak da aslında gidişat çok kötü değil, bu mantıkla bile bir sonuca varabiliriz. <strong>1. Dalga</strong> diyebileceğimiz kısım bu <strong>Nescafe</strong>, efenime söyleyelim <strong>Jacobs</strong> falan gibi lönk diye sıcak suyun içine atıp karıştırıp içtiğiniz kahvelere deniyor. <strong>2. Dalga</strong> biraz daha çılgın, çünkü dalga değil mübarek tsunami. Bu <strong>Starbucks’ların</strong>, bir zamanın popüleri şimdilerin bitiği <strong>Gloria Jeans Coffee’lerin</strong> piyasaya çıkmasıyla gelişiyor. Yani bize latte’ler, cappucino’lar, daha alengirli kahveler sunan kahvecilerden bahsediyoruz. <strong>3. Dalga</strong> ise son birkaç sene içinde hayatımızın merkezine oturuveren, daha özellikli, daha nitelikli kahveleri ve dolayısıyla daha butik kahvecileri kapsıyor diyebiliriz. Kahve çekirdekleri, öğütme, kavurma işlemleri, hepsi ayrı ayrı önem kazandı ya, aslında bunların hepsi 3. Dalga kahvenin hayatımıza girmesi ile yaygınlaştı diyebiliriz. Tabii ki bundan önce de kahveyle ciddi ciddi ilgilenen, hatta hobi derecesine taşımış insanlar vardır, ancak biz olayın yayılmasından söz ediyoruz.</p>
<p>Oh be, artık neden bahsettiğimizi bilerek konuya devam edebiliriz. Şimdi İstanbul’daki favori kahvecilerimize geçelim. Bu arada, eklemeden geçmeyelim, biz son dönemlerde bilgisayarımızı da yanımıza alıp bunların hepsine tek tek yolumuzu düşürdük, işimizi oralarda yaptık. Böylece “5 sene önce bi’ kere orada kahve içmiştim ve çok güzeldi, şimdi kötüyse yapacak bir şey yok biz gideli çok olmuştu” diyeceğimiz bir durum yok. Bizi birazcık tanıdıysanız zaten girip internetten gördüğümüz 5 tane kahveciyi oh bunlar çok süper diye yazmayacağımızı bilirsiniz.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/about.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7334" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/about.jpg" alt="MOC İstanbul" width="635" height="389" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/about.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/about-300x184.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/about-210x129.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></strong></p>
<h3><strong>MOC İstanbul</strong></h3>
<p>MOC İstanbul’da gerçekleştirmenin imkansıza yakın olduğu iki şey var: 1. Kötü bir kahve içmek 2. Yer bulmak. Şayet ikinci problemin üstesinden gelmeyi başarıp müdavimlerin arasından sıyrılarak yer kapmayı başardıysanız birinci maddeyi kendiniz deneyerek görebilirsiniz. Bizce en önemli özellikleri kesinlikle kaliteli kahve çekirdekleri kullanıyor olmaları. Ayrıca yine son derece kişisel bir yorum olacak ama “nasıl olsa artık belirli bir kitleye hitap ediyorum, ne yapsak içecekler” mantığında olmamaları. İstanbul’da yılda 2342 tane kahveci açılıp kapanmasının temel sebebi kesinlikle bu mantık ve MOC’ta böyle bir durumla karşılaşma ihtimaliniz olmadığını düşünüyoruz. Bir de unutmadan, burası hayvan dostu bir kahveci. Köpeğinizi kapıp kahvenizi içmeye gidebilirsiniz yani. Kitaplığı da var, artık bavulunuzla gidip yerleşir misiniz bilemiyoruz. Ama biz bu sebeplerden ötürü MOC’u ekstra seviyor, öpücüklere boğmak istiyoruz.</p>
<p>Adres: Şakayık Sokak No: 4</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/14961579_10153752969086572_2037569809_n.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-7332" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/14961579_10153752969086572_2037569809_n.jpg" alt="Gravite Coffee" width="616" height="615" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/14961579_10153752969086572_2037569809_n.jpg 423w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/14961579_10153752969086572_2037569809_n-150x150.jpg 150w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/14961579_10153752969086572_2037569809_n-300x300.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/14961579_10153752969086572_2037569809_n-210x210.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/14961579_10153752969086572_2037569809_n-144x144.jpg 144w" sizes="(max-width: 616px) 100vw, 616px" /></a></strong></p>
<h3><strong>Gravité Coffee</strong></h3>
<p>Hazır buralara kadar gelmişken bir diğer sevdiceğimiz olan Gravite Coffee’yi de es geçmeyiz. Birçok kişi “aman yazmayın da sadece biz gidelim, orası da kalabalıklara boğulmasın” korkusu yaşıyor ama biz buranın kahvelerini de o kadar seviyoruz ki gizleyemedik. (bir şehirde bu kadar fazla kişi bir arada yaşayınca şu muhabbet kaçınılmaz oluyor di mi) Bizce Gravite’nin kahvelerinin güzelliği ile birleşip combo yapan en önemli özelliği çalışanlarının gerçekten über sempatik olması. Bu sebeple hangi çekirdeği önerirsiniz, ben şöyle kahve seviyorum ama sizde böyle varmış gibi adam kitleyen kahvesever muhabbetlerine girerken hiçbir çekince yaşamanıza gerek yok, gerçekten yardımcı olmak istiyorlar. Şu dönem itibarıyla 4 farklı çekirdek seçenekleri ve bol bol buzlu kahve çeşitleri mevcut. Ayrıca oldukça lezzetli kahvelerin yanı sıra tatlı konusunda da genellikle çok çeşit oluyor ve sağlıklı seçenekler bulabilmeniz de mümkün. Chia puddingler, granola barlar, unsuz kekler kol geziyor, bu gibi arayışları olanlar için bayağı mantıklı bir nokta. Bizim gibi “ya daha sağlıksız, şöyle kremalı falan bir şey var mı” diye soranlar için de bir şeyler ayarlamışlar, merak etmeyin. Unutmadan ekleyelim, menüde alkollü içecek seçenekleri de mevcut. Ayrıca çalışmaya da gayet müsait. Bizce civarın en iyilerinden.</p>
<p>Adres: Prof. Dr. Müfide Küley Sk. No: 45 (Amerikan Hastanesi’nin yanından aşağı doğru kaptırın işte)</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/Biz-kimiz.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-7338" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/Biz-kimiz.jpg" alt="Coffee Sapiens" width="579" height="671" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/Biz-kimiz.jpg 580w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/Biz-kimiz-259x300.jpg 259w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/Biz-kimiz-210x243.jpg 210w" sizes="(max-width: 579px) 100vw, 579px" /></a></strong></p>
<h3><strong>Coffee Sapiens</strong></h3>
<p>Karaköy’de 300 tane mekan açılmış olabilir ve bunlardan 288’i kendini kahve konusunda başarılı olarak tanımlayabilir ama fark etmez, bu işin Karaköy ve civarındaki ustası Coffee Sapiens. Demek ki neymiş, dev gibi bir alana, über gösterişli bir dekorasyona falan gerek yokmuş efenim, iyi yaptığınızı iddia ettiğiniz şeyi gerçekten iyi ve tutkuyla yapmak yeterli oluyormuş. Bizce Coffee Sapiens bu konudaki en iyi örneklerden biridir. (Niye böyle köşe yazarı gibi davrandık biz bu yazıda ya, neyse) Coffee Sapiens kendini “coffee roaster” yani “kahve kavurucu” olarak tanımlıyor. Bakmayın böyle Punisher gibi bir terim olduğuna tabii, çünkü kaliteli çekirdekten sonraki evre olan kavurma konusunda da takıntılı olmaları bizce Coffee Sapiens’i diğer kahvecilerden ayıran şeylerden biri. Bu arada <strong><a href="http://www.coffeesapiens.com/collections/kahve" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">internet sitelerinden</a></strong> evinize kahve siparişi verebiliyor olmanız da süper değildir de nedir?</p>
<p>Adres: Kılıç Ali Paşa Mescidi Sokak No: 10 (sokağın adını yazmak 28 dakika sürüyor)</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/SAM_9218.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7336" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/SAM_9218.jpg" alt="Coffee Department Balat" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/SAM_9218.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/SAM_9218-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/SAM_9218-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></strong></p>
<h3><strong>Coffee Department</strong></h3>
<p>Coffee Department kendi tabirleriyle bir “kahve stüdyosu”. Özel kahve çekirdekleri bulup kavurmak gibi bir misyonları var. Stüdyolarında kavurma, demleme ve tadım üzerine çalışmalar da yapıyorlar. Özetle yukarıda listede söz ettiğimiz diğer kahvecilerden biraz daha farklı bir konsepte sahip olduklarını da söyleyebiliriz. Bu özellikli çekirdekler bulmak konusunda atıp tutmadıklarına da eminiz çünkü buraya yolumuzun düştüğü günlerden birinde Berlin’deki en sevdiğimiz kahvecilerden biri olan The Barn’dan aldıkları çekirdeklere denk geldik ve bize şahane bir kahve hazırladılar. Bizce Balat civarında kahve işini en ciddiye alarak ve en özenerek yapan mekan burası, kesinlikle denemelik. Ayrıca <strong><a href="http://coffeedepartment.co/dukkan/" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">Coffee Deparmant’ın sitesi üzerinden</a></strong> de evinize kahve siparişi verebiliyorsunuz.</p>
<p>Adres: Kürkçü Çeşmesi Sokak No:5</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/14961379_10153752968921572_1417421062_n.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-7331" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/14961379_10153752968921572_1417421062_n.jpg" alt="Cup of Joy Zorlu Center" width="565" height="565" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/14961379_10153752968921572_1417421062_n.jpg 423w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/14961379_10153752968921572_1417421062_n-150x150.jpg 150w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/14961379_10153752968921572_1417421062_n-300x300.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/14961379_10153752968921572_1417421062_n-210x210.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/14961379_10153752968921572_1417421062_n-144x144.jpg 144w" sizes="(max-width: 565px) 100vw, 565px" /></a></strong></p>
<h3><strong>Cup of Joy</strong></h3>
<p>Cup of Joy’u denemekte o kadar geç kaldık ki, sonunda “ne bu kadar övüyorlar ya” diyerek merakımızdan sırf burayı denemek için bilinçli olarak yolumuzu düşürdük. Bebek’teki şubesine gitmek yerine Zorlu Center’da yeni açılan şubesine gittik ve şimdi sizi gayet iyi anlıyoruz, çünkü kahveleri gerçekten çok kaliteli. Tek üzüntümüz hindistan cevizi sütüyle yapılan lattelerini kahvemizi sipariş verdikten sonra öğrenmemiz oldu, onu deneyemedik, ama şimdi herkes “aaa onu içmediniz mi” baskıyı yapıyor, o da artık bir dahaki sefere.  Bebek’teki şubeye giderseniz içerilerde oturduk kaldık diye üzülmeyin, alın kahvenizi atın kendinizi dışarı. Çünkü bizce burası ünlü annelerin bebeklerini gezdirmesi dışında başka bir amaca daha hizmet etmesini gönülden dilediğimiz Bebek Parkı’nda elinizde kahvenizle bayılmanız için şahane bir fırsat sunuyor.</p>
<p>Adres: Cevdetpaşa Caddesi No: 53/5 &amp; Zorlu Center Levazım Girişi</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/location_1.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-7335" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/location_1.jpg" alt="Petra Roasting Co" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/location_1.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/location_1-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/11/location_1-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a></strong></p>
<h3><strong>Petra Roasting Co</strong></h3>
<p>İstanbul’un en iyi kahvecilerine dair listeler araştırmasına girerseniz hepsinde net olarak göreceğiniz isimlerden birisi Petra Roasting Co. Haklılar mı? Bizce evet. Petra’yı şu ana dek pek çok farklı etkinlikte, pek çok farklı dönemde, defalarca denedik ve her seferinde gayet memnun kaldık. Ancak hazır böyle bir yazıya girişmişken bir tane de eve sipariş verelim, bakalım kendi kendimize öğütüp evde deneyince de aynı hazzı alacak mıyız diye deneyelim dedik. Sonuç? Biz Petra’nın kahvelerini seviyoruz. Eve sipariş verdiğimiz kahve “Ichor Espresso Harmanı”. Kendisi Petra’nın imzalı blend’i ve kahvenizi sütle karıştırıp içiyorsanız bizce tam size göre, çünkü sütlü halinin özellikle hastası olduk. Artık eve mi söylersiniz, gidip yerinde mi içersiniz bilemiyoruz ama, bizce Petra tüm o girdiği “en iyi kahveciler” listelerinin içinde yer almayı hak eden yerlerden. (Bu yazıyı yazdığımızda bundan içiyorduk ama sanırsak yakın zamanda satıştan kalkmış çünkü sitelerinde göremedik)</p>
<p>Adres: Kanyon AVM, Akmerkez Wepublic, Topağacı şeklinde birkaç farklı lokasyonda var.</p>
<p><em><span class="s1">*Yazılarımızda <strong>reklam ve ürün tanıtımı</strong> bulunmaktadır. (deneyimlerimiz üzerinden ürün, marka, servis, kuruluş önerileri paylaştığımız için)</span></em></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2016/11/07/istanbulun-en-iyi-kahvecileri/">Favorilerimizden Bir Demet: İstanbul’un En İyi Kahvecileri</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2016/11/07/istanbulun-en-iyi-kahvecileri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>9</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
