<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>NORVEÇ | OitheBlog</title>
	<atom:link href="https://oitheblog.com/category/norvec/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oitheblog.com/category/norvec/</link>
	<description>Gerçekten faydalı bir seyahat blogu</description>
	<lastBuildDate>Fri, 13 Feb 2026 10:48:48 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.1.9</generator>

<image>
	<url>https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/cropped-logo-32x32.png</url>
	<title>NORVEÇ | OitheBlog</title>
	<link>https://oitheblog.com/category/norvec/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Tromso’da Gezilecek Yerler: Artık Kuzeyin Oğlu Olmaya Adayız</title>
		<link>https://oitheblog.com/2018/02/22/tromsoda-gezilecek-yerler/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2018/02/22/tromsoda-gezilecek-yerler/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 22 Feb 2018 16:54:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[NORVEÇ]]></category>
		<category><![CDATA[TROMSO]]></category>
		<category><![CDATA[Kuzey Işıkları Nerede Görülür]]></category>
		<category><![CDATA[Norveç Ersfjordbotn]]></category>
		<category><![CDATA[Norveç Fiyortları Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Norveç Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Norveç Pahalı Mı?]]></category>
		<category><![CDATA[Norveç'te Gezilecek Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[Norveç'te Kuzey Işıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Norveç'te Ne Yenir?]]></category>
		<category><![CDATA[Tromso Civarında Gezilecek Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[Tromso Gece Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Tromso Gezi Notları]]></category>
		<category><![CDATA[Tromso Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Tromso Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Tromso Mekanları]]></category>
		<category><![CDATA[Tromso Yeme İçme]]></category>
		<category><![CDATA[Tromso'da Gezilecek Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[Tromso'da Kuzey Işıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Tromso'da Ne Yenir?]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=11883</guid>

					<description><![CDATA[<p>Eyyyy Norveçli balıkçılar, bırakın o elinizdeki kremleri, biz geldik, beldenizi keşfedip bir soğuk ayranınızı içecek, bir gözleme yiyip döneceğiz. N’apıyorsunuz,...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2018/02/22/tromsoda-gezilecek-yerler/">Tromso’da Gezilecek Yerler: Artık Kuzeyin Oğlu Olmaya Adayız</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Eyyyy Norveçli balıkçılar, bırakın o elinizdeki kremleri, biz geldik, beldenizi keşfedip bir soğuk ayranınızı içecek, bir gözleme yiyip döneceğiz. N’apıyorsunuz, işler nasıl, nütrucina kullanarak ellerinizi yumuşatmaya falan devam mı? Biz mi? Biz bi’ bakıp çıkacağız ya, bir şey yok, siz devam edin.</p>
<p>Tromso’ya giderken kafamızda çok net bir beklenti ve düşünce vardı; Burası da Reykjavik gibi bir yer olsa gerek. Doğruya doğru, çok da yanlış bir beklenti içine girmemişiz, hakikaten o renkli Nordik evleri, bol kar yağışı ve küçük kasaba havası ile aslında hakikaten de Reykjavik’i hatırlatıyordu. Nedendir bilmiyoruz, belki ilk göz ağrımız diyedir ama, Reykjavik bizde bir tık daha fazla sempati uyandırmıştı, fakat bu tabii ki Tromso’yu sevmediğimiz anlamına falan da gelmiyor. Sanırsak biz bu küçük ve soğuk kuzey şehirlerini komple sevmeye programlıyız, o sebeple onca soğuğa, donmaya ve kayıp kafamızı gözümüzü dağıtma ihtimaline rağmen Tromso ile de gayet iyi anlaştık.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-11943" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/IMG-20180209-WA0001.jpg" alt="Tromso Gezilecek Yerler" width="536" height="638" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/IMG-20180209-WA0001.jpg 1200w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/IMG-20180209-WA0001-252x300.jpg 252w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/IMG-20180209-WA0001-768x914.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/IMG-20180209-WA0001-861x1024.jpg 861w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/IMG-20180209-WA0001-370x440.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/IMG-20180209-WA0001-570x678.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/IMG-20180209-WA0001-770x916.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/IMG-20180209-WA0001-1170x1392.jpg 1170w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/IMG-20180209-WA0001-336x400.jpg 336w" sizes="(max-width: 536px) 100vw, 536px" /></p>
<p><a href="http://oitheblog.com/2018/02/17/tromso-gezi-rehberi-kuzey-isiklari-pesinde/" target="_blank" rel="noopener">Tromso Gezi Rehberi’nde</a> verdiğimiz aşırı detayın üzerine izninizle Tromso’da Gezilecek Yerler yazımızda hakikaten sadece Tromso’da gezilecek yerlerden bahsedeceğiz. Tamam tamam bir de belki birazCIK Tromso’da yeme içme meselesine gireriz. Bütçe, konaklama, ulaşım falan fistan onların hepsi <a href="http://oitheblog.com/2018/02/17/tromso-gezi-rehberi-kuzey-isiklari-pesinde/" target="_blank" rel="noopener">Tromso Gezi Rehberi</a>’nin içinde, önce bi’ oraya baksanız sanki çok doğru bir hamle olur gibi.</p>
<p>Genel olarak gezeceğiniz yerlerin biletlerini tek tek sitelerinden girip almakla uğraşmamak, biletlerinizi tek bir yerden kontrol etmek isterseniz<a href="https://www.getyourguide.com/tromso-l32375/?partner_id=1ERWUG2&amp;utm_medium=online_publisher" target="_blank" rel="noopener"><strong> şu siteyi kullanabilirsiniz.</strong></a> Aynı zamanda bu sayfadan <strong>şehirde ve şehirden başka noktalara katılabileceğiniz turlara, bulunabileceğiniz farklı ve enteresan aktivitelere de göz atabilir ve yine aynı yerden bilet alabilirsiniz. </strong>Biz bazen varlığından bile haberdar olmadığımız aktiviteleri buradan bulduğumuz için gezilerimizden önce burada ne var ne yok mutlaka bi’ bakınıyoruz, <strong>ayrıca bazı biletleri sonradan iptal etme hakkı da sunduğu için faydalı olabiliyor</strong>, sizin de aklınızda bulunsun.</p>
<p><strong>Tromso’da Gezilecek Yerler: Önce Bi’ Şehir İçini Keşfedelim</strong></p>
<p>Tromso’da gezilecek yerler listesini ikiye ayırmakta fayda var; şehir içinde gezilecek yerler ve Tromso’ya yakın, civarda gezilecek yerler. Şehir içi bir tık daha bildiğiniz gibi ilerlese de şehir dışı daha farklı, çünkü tamamen doğa odaklı. Tromso şehir merkezinde buzların üzerinde dengede durmayı başarabilirseniz işin geri kalanı gayet kolay, çünkü keşfetmesi kolay, her noktanın bir şekilde birbirine bağlandığı, gezgin dostu bir şehirden bahsediyoruz. Hani şöyle sabah erkenden kalkıp verimli bir gün geçirecek olursanız, e gideceğiniz yerler konusunda da ilgi alanlarınıza göre biraz seçicilik yaparsanız neredeyse 1 gün içinde gezebileceğiniz bir şehirden bahsediyoruz. 2 günde lokal seviye bile sahibi olursunuz zaten, rahat olunuz. Buyrun Tromso’da gezilecek yerler nedir ne değildir şöyle bir bakalım.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11934" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Arctic-Cathedral.jpg" alt="Arctic Cathedral" width="720" height="480" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Arctic-Cathedral.jpg 720w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Arctic-Cathedral-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Arctic-Cathedral-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Arctic-Cathedral-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Arctic-Cathedral-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Arctic-Cathedral-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 720px) 100vw, 720px" /></p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11947" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Arctic-Cathedral-Tromso.jpg" alt="Arctic Cathedral Tromso" width="720" height="480" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Arctic-Cathedral-Tromso.jpg 720w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Arctic-Cathedral-Tromso-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Arctic-Cathedral-Tromso-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Arctic-Cathedral-Tromso-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Arctic-Cathedral-Tromso-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Arctic-Cathedral-Tromso-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 720px) 100vw, 720px" /></p>
<p><strong>Arctic Cathedral</strong></p>
<p>Tromso’da gezilecek yerler listemize tamamlandığı yıldan itibaren bir nevi Tromso’nun simgesi haline dönüşmüş Arctic Katedral ile yapalım. Reykjavik’teki Asgard’dan fırlamış gibi görünen Hallgrimskirkja ve Helsinki’deki Temppeliaukio ile birlikte gördüğümüz en orijinal dini yapılardan biri olduğu için kendisini liste başına almazsak haksızlık olurdu diye düşünüyoruz. Allahım, Nordik halklar mimari konusunda neden bu kadar alıp yürümüş durumdalar, kıskana kıskana bir hal olduk! Bu daha önce gördüğünüz hiçbir dini yapıya benzemeyen katedral, 1965 yılında yapılmış. İçindeki kilise orgu ise (içeri girdiğinizde biraz yürüyüp arkanızı dönün ve yukarı bakın, işte orada) 2005 yılında sonradan eklenmiş. Günümüzde katedralin içinde çeşitli konserler de gerçekleşiyor, biz bir tanesine denk geldik, itiraf etmeliyiz ki oldukça ilginç ve biraz kulak zorlayan bir deneyimdi.</p>
<p>*Katedrale yürüyerek gitmek iyi fotoğraflar çekebilmek adına iyi bir fikir olabilir, bunun için adını uydurmuşuz gibi görünen Tromso Köprüsü, yani Tromsobrua üzerinden yürümeniz gerekiyor. Zaten tam olarak katedralin karşısına denk gelen köprü olduğu için hangisi olduğunu anlarsınız.</p>
<p>*Köprünün karşısına geçip tam olarak Pepe’s Pizza’nın bulunduğu konumun oralardan bir yerden de çok güzel fotoğrafı yakalanıyor, yalnızca yanına gittiğinizle kalmayın. Ek bir bilgi olarak katedral hava karardıktan sonra ekstra güzel görünüyor, o haline de denk gelmeye çalışın deriz.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11930" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Polaria.jpg" alt="Polaria" width="720" height="480" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Polaria.jpg 720w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Polaria-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Polaria-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Polaria-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Polaria-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Polaria-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 720px) 100vw, 720px" /></p>
<p><strong>Polaria</strong></p>
<p>Mimarisi ile dikkatimizi çektiği için gittiğimiz Polaria’nın içine girmeseydik, burası ile ilgili ilgimizi çeken tek şeyin mimarisi olduğunu bilemeyecektik. O yüzden pişmanız demeyeceğiz ama, hani girmesek de o kadar para vermesek olurmuş diyebiliriz mesela sdfsd. Neyse, sizin adınıza denek olduk diye düşünerek kendimizi teselli edelim….. Polaria’yı mutlaka görün, ancak dışarıdan şöyle bir bakıp uzaklaşın deriz. Çünkü içeride sitelerinde anlattıkları kadar bilgilendirici bir durum söz konusu değil, daha çocuksu ve sandığımızdan daha küçük bir yer çıktı.</p>
<p>Müzenin birkaç farklı bölümü var. Giriş bölümünde fazla detaylandırmadan küresel ısınma ve kirliliğin dünya üzerindeki etkilerinden bahsediliyor. Ardından hemen solunuzda kalan bölüme girdiğinizde içeride pek de büyük sayılmayacak derin bir havuzda tutulan fokları görünce siz de bizim gibi sinirlenebilirsiniz, çünkü o hayvanlar neden orada tutuluyorlar? (bunun bir açıklaması vardır diye düşünerek sorduk, olmadığını söylediler, Norveç’ten beklenmeyen hareketler) Ardından bu bölgede yaşayan çeşitli deniz canlılarını görebileceğiniz (deniz yıldızı, yengeç vb.) bölüme giriyorsunuz. Bu da çok büyük bir alan değil. Son olarak kuzey ışıklarının nasıl oluştuğuna dair bilgiler veren ve pek güzel görüntülerden oluşan 7-8 dakikalık bir belgeseli de izliyorsunuz ve Polaria deneyiminiz sona eriyor. Bizce pek lüzumlu değildi, girer misiniz girmez misiniz artık o kısmı size kalmış.</p>
<p>-Adres: Hjalmar Johansensgate 12</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11931" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Polar-Museum.jpg" alt="Polar Museum" width="720" height="480" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Polar-Museum.jpg 720w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Polar-Museum-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Polar-Museum-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Polar-Museum-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Polar-Museum-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Polar-Museum-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 720px) 100vw, 720px" /></p>
<p><strong>Polar Museum</strong></p>
<p>Kafalar karışmasın, Polaria farklı, Polar Museum farklı. Polar Museum, Kuzey Norveç, bu bölgedeki yaşam koşulları, bölgeyi keşfe çıkmış kaşifler ya da bu alanda önemi olan/ilklerden olan insanlar üzerine kurulu bir müze. Yalnızca Tromso değil, Svalbard ve kuzeyde kalan başka noktalar ile ilgili de pek çok bilgi içeriyor. Av konusuna biraz fazla odaklandığı ve bakarken insanı müthiş rahatsız eden hayvan postlarını (kaplan, kutup ayısı, geyik gibi) sergilediği için bizi biraz fazla huzursuz etti ve açıkçası koşar adımlarla gezip çıktık. Eğer burayı gezmeye niyetlenirseniz audio guide almayı ihmal etmeyin, içerideki açıklamaların %95’i Norveççe, dolayısıyla Norveççe bilen o küçük gruba dahil değilseniz pek bir şey anlayamıyorsunuz.</p>
<p>Adres: Søndre Tollbodgate 11</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-11933" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Library-1.jpg" alt="Tromso Kütüphane" width="547" height="683" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Library-1.jpg 2956w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Library-1-240x300.jpg 240w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Library-1-768x959.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Library-1-820x1024.jpg 820w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Library-1-370x462.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Library-1-570x712.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Library-1-770x962.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Library-1-1170x1462.jpg 1170w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Library-1-320x400.jpg 320w" sizes="(max-width: 547px) 100vw, 547px" /></p>
<p><strong>Tromso Kütüphanesi </strong></p>
<p>Küçük şehir minik şehir dedik dedik, dev gibi kütüphaneyi görünce neredeyse yerlere yatıp tapınma hareketlerinde bulunacaktık. Bizim ülkede hiç bulunmayan bu kütüphanede vakit geçirme/çalışma/kitaplara boğulma alışkanlığı diğer Nordik ülkelerde olduğu gibi Norveç’te de gayet yaygın. O yüzden ulan zaten 70.000 kişiler, kim gidecek kocaman kütüphaneye dememişler, eşek gibi kütüphane yapmışlar. (evet kıskandık kardeşim ne var ya) Tabii tüm bu kıskanmalarımız ve medeniyet övmelerimizden bağımsız olarak kütüphanenin oldukça ilginç ve orijinal bir mimarisi olduğunu da eklememiz gerek, bu sebeple zaten şehrin göbeğinde olan kütüphaneyi görmeden, hatta içine de girmeden geçmeyin deriz.</p>
<p>-Adres: Gronnegata 94</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11935" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Nordnorsk-Kunstmuseum.jpg" alt="Nordnorsk Kunstmuseum" width="720" height="480" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Nordnorsk-Kunstmuseum.jpg 720w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Nordnorsk-Kunstmuseum-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Nordnorsk-Kunstmuseum-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Nordnorsk-Kunstmuseum-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Nordnorsk-Kunstmuseum-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Nordnorsk-Kunstmuseum-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 720px) 100vw, 720px" /></p>
<p><strong>Nordnorsk Kunstmuseum</strong></p>
<p>Biraz kuzeyli sanatçı almaz mıyız? Valla biz bayıla bayıla alırız, o yüzden Kuzey Norveçli sanatçılara odaklanan bu sanat müzesini de seve seve gezdik (bu sevincimizde ücretsiz olmasının da etkisi oldu galiba) Nordnorsk Kunstmuseum 2 kattan oluşuyor. Ana koleksiyonunun yanı sıra geçici sergiler de gerçekleşiyor. Aslında küçük bir müze olmasına rağmen kuzeyli sanatçılarla tanışmak için güzel fırsat, o yüzden buraya zaman ayırmanız konusunda ısrarcıyız.</p>
<p>-Adres: Sjoegata 1</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11837" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Sami-Halkı.jpg" alt="Sami Halkı" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Sami-Halkı.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Sami-Halkı-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Sami-Halkı-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Sami-Halkı-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Sami-Halkı-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Sami-Halkı-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /></p>
<p><strong>Perspektivet Museum</strong></p>
<p>Bu müze Tromso’nun bize sürprizi oldu desek yeridir, çünkü “hadi not alalım da görürsek gireriz işte” diye yazdığımız bir fotoğraf galerisi, Tromso’da en hoşumuza giden müzelerden birisi olarak aklımızda yer etti. Maalesef size aynı şekilde hissedeceğinizin garantisini veremiyoruz, çünkü fotoğrafa odaklı bu müzenin sergileri dönemsel olarak değişiyor. Biz oradayken oldukça ilgimizi çeken bir konu olan Sami halkı (İskandinavya’nın gerçek yerlileri, <a href="http://oitheblog.com/2018/02/17/tromso-gezi-rehberi-kuzey-isiklari-pesinde/" target="_blank" rel="noopener">Tromso Gezi Rehberi</a> yazımızda hikayelerini ve günümüzdeki durumlarını anlattık) ve bundan bağımsız olarak Tromso’daki dinler üzerine iki farklı sergi mevcuttu. Bir bölümde de Tromsolu bir fotoğrafçının çektiği eski şehir fotoğrafları yer alıyordu ki, henüz gördüğümüz yerlerin bundan yıllar önce nasıl göründüğünü ve şu anki hallerine ne denli yakın olduğunu gözlemlemek bayağı keyifliydi diyebiliriz. Siz bunlardan herhangi birine ya da bizim kadar hoşunuza gidecek bir sergiye denk gelir misiniz bilemiyoruz ama, müzenin girişi ücretsiz olduğu için bizce buraya her halükarda vakit ayırıp uğrayın. Zaten merkezi bir noktada yer alıyor, başınıza iş çıkarmaz.</p>
<p>Adres: Storgata 95 / Pazartesi günleri kapalı.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11936" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Storgata.jpg" alt="Storgata" width="720" height="480" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Storgata.jpg 720w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Storgata-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Storgata-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Storgata-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Storgata-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Storgata-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 720px) 100vw, 720px" /></p>
<p><strong>Storgata Caddesi</strong></p>
<p>Her şehrin bir en ünlü caddesi vardır ya, işte Tromso’nun o caddesi de Storgata. Eğer Tromso’da bir turistseniz, buraya yolunuzun düşmeme ihtimali sıfır diyebiliriz. Aslında Tromso’da bir turist değilseniz bile buraya yolunuzun düşmeme ihtimali 0, küçücük yerdeyiz canısı, neredeye gideceksiniz? Bu cadde üzerinde çeşitli restoranlar, mağazalar, kafeler bulunuyor. Ayrıca turistik anlamda gezmenizi önerdiğimiz birçok nokta da bu caddenin paralelinde, kesişiminde ya da civarında bulunduğu için burayı kutup yıldızınız olarak belirleyebilirsiniz. Ayrıca Arctic Cathedral’a kıyasla daha geleneksel görüntüde sayılabilecek pek güzel bir diğer katedral olan Tromso Katedrali de bu cadde üzerinde yer alıyor, zaten gözünüzden kaçması mümkün değil.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11938" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Liman.jpg" alt="Tromso Liman" width="720" height="480" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Liman.jpg 720w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Liman-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Liman-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Liman-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Liman-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Liman-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 720px) 100vw, 720px" /></p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11948" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Harbor.jpg" alt="Tromso Harbor" width="720" height="480" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Harbor.jpg 720w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Harbor-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Harbor-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Harbor-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Harbor-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Harbor-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 720px) 100vw, 720px" /></p>
<p><strong>Tromso Liman Bölgesi</strong></p>
<p>Tromso’dasınız, Nordik fotoğraflar çekmek istiyorsunuz, hakkınızdır. O zaman sizi şöyle kıyıya doğru alalım, hem şehrin diğer yakasını hem de liman tarafını görün, çünkü bu noktadan da bayağı güzel fotoğraflar yakalayabilirsiniz. Burayı şöyle bir dolanmak dışında gerçekleştirebileceğiniz çok özel bir aktivite söz konusu değil, ancak aşağıda gitmenizi önereceğimiz birkaç iyi restoran da tam olarak burada yer alıyor, dolayısıyla bunlardan birine gitmeyi planlarsanız zaten buraya yolunuz düşecek.</p>
<p><strong>Fjellheisen</strong></p>
<p>Neredeyse her turistin karşı koyamadığı bir duygu olan “şehre tepeden bakma” meselesine siz de kafayı taktıysanız en azından burada bunu yaptığınıza değecektir diye düşünüyoruz.  Neden mi bahsediyoruz? Efenim bildiğimiz, tanıdığımız bir teleferikten. Evet, bu Tromso’da turistik bir aktiviteye dönüşmüş durumda, hem de taa 1961 yılından beri bu hizmeti veriyor. Peki biz yukarı çıktık mı? Yoo, bayağı bile bile çıkmadık hem de. Bir de pişkin pişkin söylüyoruz. Çünkü o kadar soğuktu ki, yukarıdaki o rüzgar ve soğuk ile başa çıkabileceğimiz konusunda şüphelerimiz vardı. Neticede Tromso’ya tepeden bakmak isterseniz bu teleferik ile yukarı çıkabilirsiniz, tek ısrarcı olacağımız konu iyi giyinip, ağzınızı yüzünüzü kapatıp çıkmanız, çünkü cidden çok rüzgarlı oluyormuş.</p>
<p>-Eğer kuzey ışıklarının şiddetli olduğu bir güne denk geldiyseniz buraya çıkıp ışıkları izleyebilirsiniz. İşte bunun için donmaya değer, ona lafımız yok.</p>
<p>-Adres: Solliveien 12</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11939" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezilecek-Yerler.jpg" alt="Tromso Gezilecek Yerler" width="720" height="480" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezilecek-Yerler.jpg 720w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezilecek-Yerler-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezilecek-Yerler-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezilecek-Yerler-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezilecek-Yerler-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezilecek-Yerler-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 720px) 100vw, 720px" /></p>
<p><strong>Tromso’da Gezilecek Yerler: Manzara Krizlerine Girmeye Çıkıyoruz</strong></p>
<p>Evet Tromso pek tatlı, pek şirin, ancak kendisini biraz tanımaya başlayınca ve özellikle ne kadar pahalı olduğu gerçeği ile de karşılaşınca buraya gelmiş olmanızın asıl amacını hatırlıyorsunuz: Doğa! Şehri ne kadar sevmiş olsak da bu kadar pahalı bir yere yalnızca Tromso şehir merkezini görmek için gitmenin bir manası olmadığını düşünüyoruz. Çok şükür ki kuzey ışıkları ve fiyortlar ve bir takım inanılmaz manzaralar ile Tromso ve civarı kesinlikle gönlünüzü almayı başarıyor. Üstelik hayatınızda göreceğiniz en güzel manzaralar listenize zirveye yakın yerlerden giriş yapacak olan bu görüntüler için 1 kron bile ödemenize gerek yok, GOD BLESS DOĞA.</p>
<p>Tromso&#8217;nun merkezinden çıkıp Kuzey Norveç&#8217;in doğası ile haşır neşir olmak için çok da çaba göstermenize gerek yok. Ne bilelim öyle 3 saat arabayla gidip, 5km tırmanıp, uçurumdan aşağı yuvarlanma tehlikesi atlatmak zorundasınız gibi gerçek dışı önerilerle gelmeyeceğiz. Onu da yapmak isterseniz emin olun bu civarda bol seçeneğiniz var, o ayrı. (Size intihar önerisinde bulunuyormuşuz gibi oldu ama polisi ararsanız polisten önce ilk biz geliriz haberiniz olsun&#8230;.) Gerek var mı? Bizce pek de yok, çünkü insancıl koşullarda görebileceğiniz, manzara beklentinizi karşılayabilecek seçeneklere pek de uzak sayılmazsınız.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11940" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Norveç.jpg" alt="Tromso Norveç" width="640" height="480" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Norveç.jpg 640w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Norveç-300x225.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Norveç-370x278.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Norveç-570x428.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Norveç-533x400.jpg 533w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p>Bu noktada Tromso civarındaki yerleri daha iyi kavrayabilmeniz açısından şunu bilmenizde fayda var. Tromso aslında 2 farklı bölgeyi kapsıyor; biri şehir merkezinin de bulunduğu Tromsoya, diğeri ise size bu bölümde önereceğimiz doğa odaklı noktaları da kapsayan <strong>Kvaloya Adası. </strong>Buranın aynı zamanda <strong>&#8220;Whale Island&#8221;</strong> olarak geçtiğini de duyabilirsiniz, çünkü aslında &#8220;Kval&#8221; kelimesi Norveççe balina anlamına geliyor.<b> </b>Balina demişen, bunun bir sebebi var tabii. (heyecanlandık di mi) Eğer Ekim ve Şubat başı arasındaki bir dönemde Tromso&#8217;ya gidecek olursanız <strong>balinaları gözlemleyebileceğiniz turlara katılabilirsiniz</strong>. <strong>Diğer Tromso yazımızda</strong> kuzey ışıkları bölümünde bahsettiğimiz tur şirketlerinin bu gibi turları da var. Biz Şubat ayında Tromso&#8217;ya gitmiş olsak da tur şirketleri balinaları görme ihtimalimizin çok düşük olduğunu söylediği için acımızı içimize atarak tura katılmamayı tercih ettik. Pek de ucuz sayılmayacakları için işi şansa bırakmak pek makul gelmedi. Siz de emin değilseniz iletişime geçip sorabilirsiniz, bu konuda gayet dürüst davranıyorlar.</p>
<p>Neticede Kvaloya tarafına geçmek özellikle araba kiraladaysanız oldukça kolay. Merkezden Tromso Havalimanı ve Kvaloya tabelalarını takip ederek köprüyü geçtiğinizde yaklaşık 10 dakika gibi bir sürede adaya ulaşmış oluyorsunuz. İşte tam bu noktada ise adeta &#8220;Nordik ülkeye hoş geldiniz&#8221; diye haykıran evler ve manzaralar başlıyor. Bu civarda manzara konusunda nokta atışı birkaç lokasyondan da bahsetmeden geçmeyelim. Benzer bir rota izlemek isterseniz, biz Kvaloya&#8217;ya geçtikten sonra sırasıyla <strong>Kaldfjord ve Ersfjordbotn&#8217;a uğrayarak Sommaroy istikametini takip ettik. </strong></p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-11917" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Bryggejentene.jpg" alt="Bryggejentene" width="548" height="731" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Bryggejentene.jpg 2976w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Bryggejentene-225x300.jpg 225w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Bryggejentene-768x1024.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Bryggejentene-370x493.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Bryggejentene-570x760.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Bryggejentene-770x1027.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Bryggejentene-1170x1560.jpg 1170w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Bryggejentene-300x400.jpg 300w" sizes="(max-width: 548px) 100vw, 548px" /></p>
<p>Daha da nokta atışı birkaç öneri verecek olursak, <strong>Ersfjordbotn&#8217;un en güzel manzaralarından birini tatlış ötesi Bryggejentene isimli mekanın da bulunduğu noktada</strong> <strong>yakalayabilirsiniz</strong> (ufak bir plajımsı bir yer var tam bu noktada) . Plajı kutup yıldızınız olarak belirleyin, çünkü burası aynı zamanda kuzey ışıklarını da görme olasılığınızın çok yüksek olduğu bir yer olduğu için gece de tekrar gitmek isteyebilirsiniz. Bu noktaya ulaşmak hiç de zor değil, gece gitmek konusunda bir endişe taşımanıza gerek yok. <strong>Tromso&#8217;dan yaklaşık 20km uzaklıkta</strong> ve yarım saat gibi bir sürede gayet düzgün bir yol üzerinden ulaşabiliyorsunuz. Söz ettiğimiz bu kafe ise gündüz uğrayıp bir kahve içebileceğiniz, tatlı yiyebileceğiniz, aynı zamanda tasarım ürünler satan bir mekan.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11942" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Ersfjordbotn-Tromso.jpg" alt="Ersfjordbotn Tromso" width="720" height="480" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Ersfjordbotn-Tromso.jpg 720w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Ersfjordbotn-Tromso-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Ersfjordbotn-Tromso-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Ersfjordbotn-Tromso-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Ersfjordbotn-Tromso-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Ersfjordbotn-Tromso-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 720px) 100vw, 720px" /></p>
<p><strong>Sommaroy ise Kvaloya&#8217;nın en uç noktasında kalan ve plajlar barındırıyor olmasından ötürü civarın &#8220;yazlık&#8221; bölgesi olarak nam salmış bir başka ada.</strong> Yaz ortasında 20 derecenin İNANILMAZ bir hava kabul edildiği bir coğrafyadan söz ettiğimizi de göz önünde bulundurarak mojito yudumlarken güneşlenebileceğiniz tatta bir yazlık yerden bahsetmiyoruz pek tabii. Bizim Sommaroy maceramız Ersfjordbotn&#8217;dan o tarafa doğru yol alırken yolun yarısında &#8220;tamam, zirvede bırakalım&#8221; şeklinde yorum getirdiğimiz inanılmaz bir manzara ile karşılaşmamızın üzerine geri dönmemizle sonuçlandı. Tabii bunun gittiğimiz dönemin Şubat olmasıyla da biraz alakası var, çünkü anladığımız kadarıyla buraya Norveç standartlarında bile olsa bahar/yaz aylarında gitmek daha mantıklı oluyor. Zirvede bırakmaya karar verdiğimiz noktanın belli bir adı var mı bilmiyoruz, dolayısıyla size burayı çok spesifik bir şekilde tarif edelim; Ersfjordbotn&#8217;dan Sommaroy&#8217;a doğru yola çıktığınızda yaklaşık 14-15km sonra karşılaşacağınız manzara.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11941" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Sommaroy.jpg" alt="Tromso Sommaroy" width="720" height="480" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Sommaroy.jpg 720w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Sommaroy-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Sommaroy-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Sommaroy-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Sommaroy-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Sommaroy-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 720px) 100vw, 720px" /></p>
<p>*Yukarıda manzara ve doğa gezisi amaçlı gezmek için yazdığımız yerlerin hepsi aynı zamanda <strong>Tromso’da kuzey ışıklarını görme ihtimalinizin en yüksek ihtimalinin olduğu yerler.</strong> Çünkü şehirden uzakta ve dolayısıyla ışık kirliliğinden uzakta olduğu için bu duruma gayet elverişli bir ortam oluyor, aklınızda bulunsun. Bu konunun detaylarına <a href="http://oitheblog.com/2018/02/17/tromso-gezi-rehberi-kuzey-isiklari-pesinde/" target="_blank" rel="noopener">Tromso gezi rehberi</a> yazımızda yer verdik, oraya da bi’ bakarsınız. Eğer işinizi biraz daha garantiye almak isterseniz ve<strong> konunun profesyonelleri sayılabilecek kişiler ile tura katılmak isterseniz</strong> <a href="https://www.getyourguide.com/tromso-l32375/tromso-aurora-borealis-small-group-tour-t323058/?partner_id=1ERWUG2&amp;utm_medium=online_publisher" target="_blank" rel="noopener"><strong>şunun gibi</strong> </a>kuzey ışıklarını görebileceğiniz turlar da var, yorumlarına göz atarak karar verirsiniz.</p>
<p><strong>Tromso’da Yeme İçme: Dünyanın Tepesinde 5 Parasız Kalma Deneyimi</strong></p>
<p>Geldik cep yakan kısma. Cep yakmak hafif oldu ya, biraz daha abartalım, cep ALEV ALDIRAN, yok yok, CEP DESTROYER MI DESEK? İki yazıdır bizi bütçe konusunda korkutup duruyorsunuz diye düşünebilirsiniz ama, dost acı söyler, biz sizi şimdiden bu duruma hazırlayalım da, orada şoka girmeyin.</p>
<p>Konunun olumlu kısmından bakacak olursak, Tromso minik bir şehir olmasına rağmen mekan çeşitliliği konusunda gayet başarılı. İlla ki sabahlara kadar Norveç somonu falan yemeniz gerekmiyor, 3. Dalga kahvecinize de gidersiniz, yurtdışında her sıkıştığınızda koştuğunuz İtalyan mutfağı restoranlarının kralını da bulursunuz, “nasıl olsa seyahatteyim istediğimi yerim” hakkından faydalanarak çok iyi bir burger de yiyebilirsiniz. Aşağıda favorilerimizi şöyle bir özet geçelim, Tromso’da gezilecek yerler listemizin yeme içme ayağını da es geçmeyelim.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11918" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/kaffebonna-tromso.jpg" alt="Kaffebonna Tromso" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/kaffebonna-tromso.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/kaffebonna-tromso-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/kaffebonna-tromso-370x246.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/kaffebonna-tromso-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/kaffebonna-tromso-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/kaffebonna-tromso-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></p>
<p><strong>Kaffebonna: </strong>Konuya hassas noktamız olan kahveden girelim. Kaffebonna Tromso’daki en popüler kahvecilerden biri. Zaten şehir genelinde 3 farklı lokasyonu olmasından ve bu mekanların hepsinin her daim dolu olmasından da pek sevildiğini anlayabilirsiniz. Buraya yalnızca kahve için değil, şöyle kruvasanlı, hamur işi temalı bir kahvaltı için ya da öğlen atıştırmalığı için de uğrayabilirsiniz. Ek olarak donup da gelmiş olmanın bize verdiği yetkiye dayanarak size orada dilediğiniz kadar tatlı yeme hakkı veriyoruz, çünkü o soğukta enerjiye ihtiyacınız var, orada yemeyeceksiniz de nerede yiyeceksiniz? (biz de sizi seviyoruz…….)<strong> <em>(Stortorget 3 / Strandtorget 1 / Jekta Alışveriş Merkezi)</em></strong></p>
<p><strong>Riso Food &amp; Coffee: </strong>Kahvelerini Kaffebonna’dan bir tık daha fazla sevdiğimiz Riso’nun şehirde tek bir lokasyonu var. Ancak kahveleri oldukça leziz olduğu için tıpkı Kaffebonna gibi burası da genellikle dolup taşan bir halde oluyor. Yine Kaffebonna gibi burada da bir takım tatlılar ve atıştırmalıklar da bulabilirsiniz.<strong><em> (Strandgata 32)</em></strong></p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11924" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Kafe-Globus.jpg" alt="Kafe Globus" width="720" height="480" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Kafe-Globus.jpg 720w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Kafe-Globus-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Kafe-Globus-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Kafe-Globus-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Kafe-Globus-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Kafe-Globus-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 720px) 100vw, 720px" /></p>
<p><strong>Kafe Globus: </strong>Bu kafenin öyle çok da büyük bir olayı yok, yalnızca her telden çaldığı için bir kurtarıcı olarak aklınızda bulunsun diye yazıyoruz. İsterseniz kahve molasına, isterseniz biraya, isterseniz öğlen yemeğine gidebilirsiniz. Eğer şans eseri birazcık dışarıda durulabilir bir havaya denk gelirseniz dışında oturabileceğiniz küçük bir alanı da mevcut. <strong><em>(Storgata 30)</em></strong></p>
<p><strong>Smortorget: </strong>Gün içi molalarınız için önereceğimiz son mekanımız ile bu kategorinin kapanışını yapalım. Smortorget yine öğlen molası ya da akşam üstü kahvesi için gidebileceğiniz mekanlardan. Aynı zamanda içinde vintage ürünlerin satıldığı bir bölüm de var, oraları da kurcalamayı unutmayın. (Sjoegata 11)</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11925" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Burgr-Tromso.jpg" alt="Burgr Tromso" width="827" height="480" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Burgr-Tromso.jpg 827w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Burgr-Tromso-300x174.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Burgr-Tromso-768x446.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Burgr-Tromso-370x215.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Burgr-Tromso-570x331.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Burgr-Tromso-770x447.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Burgr-Tromso-689x400.jpg 689w" sizes="(max-width: 827px) 100vw, 827px" /></p>
<p><strong>Burgr: </strong>Tromso’daki favori öğlen yemeğimiz, salaş, dağınık, küçük ama burgerleri müthiş lezzetli mekan! Zaten Tromsolu birçok kişinin şehirdeki en iyi burgercinin burası olduğu gibi bir iddiası söz konusu, e haklılarmış. Üstelik mekanı ve menüyü Super Mario konseptli yaptıkları için kendilerine ekstra sempati dalgaları gönderiyoruz. İsterseniz “kendini evde gibi hissetme” işini abartıp Super Mario oynarken bir yandan da burgerinizi yiyebilirsiniz. Aynı mekandan İstanbul’a da rica edeceğiz lütfen. <strong><em>(Skippergata 6A)</em></strong></p>
<p><strong>Presis Tapas: </strong>Biz bu tapas işine bayılıyoruz, o yüzden Norveç’in taa tepesine çıkınca bile bir tapasçı bulmayı ihmal etmedik. Zaten mekanın içine girdiğiniz anda Norveç’te değil de İspanya’daymışsınız gibi hissetmeye başlıyorsunuz, hem görüntü, hem müzikler o şekilde bir konsepte oturtulmuş Menüde ise gerek klasik İspanyol tapaslarını, gerek Norveç mutfağı ile İspanyol mutfağı karışımı tapasları bulabilirsiniz. Özellikle patatas bravas yemeniz önerimizdir, gayet basit olmasına rağmen acayip lezzetli yapmışlardı. Yengeç konusunda size de çok ısrarcı davranırlarsa onu pek sallamayın, buranın yengeci pek de başarılı değildi, onun daha iyi versiyonunu yiyebileceğiniz bir yeri aşağıda önereceğiz. <strong>(Storgata 36/ üst kata çıkmanız gerek)</strong></p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11926" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Fiskekompaniet.jpg" alt="Fiskekompaniet" width="720" height="480" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Fiskekompaniet.jpg 720w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Fiskekompaniet-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Fiskekompaniet-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Fiskekompaniet-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Fiskekompaniet-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Fiskekompaniet-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 720px) 100vw, 720px" /></p>
<p><strong>Fiskekompaniet: </strong>Hani yukarıda daha iyi yengeç bulabileceğiniz bir mekan var demiştik ya, işte şu an tam olarak oradayız. Ancak tabii ki buraya sadece yengeç yemeye falan gitmedik, LÜKS DÜŞKÜMÜ MÜYÜZ BİZ??? Efenim Fiskekompaniet adından da aşağı yukarı anlayabileceğiniz gibi burası deniz ürünlerine odaklanıyor. Dolayısıyla eğer şöyle baba bir Norveç somonu denemek isterseniz bunu Tromso’da yapabileceğiniz en iyi yerlerden biri Fiskekompaniet. Şehir genelinde sevilen bir yer olduğu için rezervasyon yaptırmak mantıklı olabilir, Tromso’dayız ne rezervasyonu diye düşünmeyin. <strong><em>(Killengreens gate, hemen Steakers’ın karşısı)</em></strong></p>
<p><strong>Casa Inferno: </strong>Ah İtalyan mutfağı, canım İtalyan mutfağı, seni her zaman sevecek, her zaman bağrımıza basacağız. Tromso’da da bir noktada kavuştuk ve yine bizi küçük sürprizlerle şaşırttın. Biz Casa Inferno’ya “Tromso’da ne İtalyan mutfağı yeaea” gibi bir küstah tavırla gidip tam anlamıyla *öt olduk. (göt değil, *öt) Bir kere ilginç bir şekilde burası son zamanlarda yediğimiz en en en güzel mozarella ile bizi resmen mutluluktan göklere çıkardı, başlangıçlardaki o mozarellayı bi! Alın. Ardından herkesin pizza yediğini görünce biz de bi’ pizza söyledik ve mutluluğumuz “neden burada bu kadar güzel bir pizzaya denk geldik”  şeklinde daha büyük bir şaşkınlığa dönüştü. Özetle Casa Inferno’yu akşam yemeği seçeneklerinizden birine mutlaka ekleyin!</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11921" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/tromso-yeme-içme.jpg" alt="Tromso Yeme İçme" width="599" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/tromso-yeme-içme.jpg 599w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/tromso-yeme-içme-300x212.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/tromso-yeme-içme-370x261.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/tromso-yeme-içme-570x403.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/tromso-yeme-içme-566x400.jpg 566w" sizes="(max-width: 599px) 100vw, 599px" /></p>
<p><strong>Steakers: </strong>Hemen Fiskekompaniet’in karşısında yine son derece popüler bir restoran var; Steakers. En büyük olayı etleri, dolayısıyla vegan/vejetaryen arkadaşlar, siz bi’ kulağınızı kapatın, burada sizlik bir şey yok, tadınız kaçmasın. Biz Steakers’ı efsane değil ama başarılı bulduk, özellikle akşam yemeği için iyi bir alternatif. Yalnız burası Türkiye’den giden bireyler için biraz fazla pahalı kalan restoranlar kategorisine giriyor, giderken ona göre gidin, böylece bizim gibi hesap geldikten sonra gelen şeyi TL’ye çevirme hatasında bulunarak kriz geçirmeyin. Sevgiler.</p>
<p><strong>Pastafabrikken: </strong>Tromso’da yeme içme dosyamızın kapanışını Pastafabrikken ile yapalım. Diğer mekanlara kıyasla bir tık daha uygun fiyatlı sayılabilecek bu mekanda yine makarna &amp; pizza konsespti ön planda. Ama maalesef yemekler menüde anlatıldıkları kadar güzel gelmiyorlar, zira Spaghetti Bolognese gibi bir klasiği nasıl o hale soktuklarını inanın biz de anlayamadık sdfsd. Tromso standartlarında bir tık daha uygun bir alternatif olması sebebiyle öğlen yemeği için tercih edilebilir, ancak özellikle buraya gitmek için vakit ayırmanıza gerek yok. <strong><em>(Sjoegata 17)</em></strong></p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11928" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-En-İyi-Barlar.jpg" alt="Tromso En İyi Barlar" width="720" height="480" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-En-İyi-Barlar.jpg 720w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-En-İyi-Barlar-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-En-İyi-Barlar-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-En-İyi-Barlar-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-En-İyi-Barlar-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-En-İyi-Barlar-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 720px) 100vw, 720px" /></p>
<p><strong>Tromso Gece Hayatı: 404 NOT FOUND</strong></p>
<p>Dost acı söyler, Tromso’nun gece hayatı öyle pek de aktif ve çılgın sayılmaz. Bu şehrin eğlenceli olmadığı anlamına gelmiyor, ancak bu eğlence kısmına dahil olmak için biraz lokal arkadaş edinmek iyi bir çözüm olabilir. Çünkü eğer kuzey ışıklarını da görebilmek adına dışarıda 5 dakika durunca bile inme inen dönemde gittiyseniz lokallerin de aynı dertten muzdarip olduğunu ve bu sebeple “<strong>ev partisi” konseptinin diğer kuzey ülkelerinde olduğu gibi burada da alıp yürüdüğünü söyleyebiliriz.</strong> Tabii ki bir ev partisine dahil olmadan gidip içki içebileceğiniz mekanlar da söz konusu. Zira Tromso öğrencisi de bol bir şehir olduğu için sizin gibi eğlenmek isteyen çok insan var.</p>
<p>Tromso’da içmek/eğlenmek için gidebileceğiniz mekanlardan en eski ve köklü olanlarından biri <strong>Olhallen.</strong> Bira konusunda şehrin en iyi ve popülerlerinden biri olduğunu söyleyebiliriz. Bunun dışında <strong>Bla Rock Bar ve Huken Pub</strong> da genelde kalabalık olan mekanlar. Eğer güzel bir hava da gitmiş bulunduysanız <strong>Skarven</strong> dış mekan seçeneği sunması sebebiyle iyi bir tercih olabilir. Son olarak kaliteli kokteyl istiyorsanız en garanti adresiniz <strong>Bardus’un bar kısmı</strong>.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11927" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gece-Hayatı.jpg" alt="Tromso Gece Hayatı" width="720" height="480" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gece-Hayatı.jpg 720w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gece-Hayatı-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gece-Hayatı-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gece-Hayatı-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gece-Hayatı-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gece-Hayatı-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 720px) 100vw, 720px" /></p>
<p>*Tromso’nun pahalı olmasından şikayet eden lokal arkadaşlarımızın bir diğer önerisini de yazmadan geçmeyelim. Kendileri daha uygun fiyata içki bulabilmek için her bir farklı gün için en uygun içki seçeneklerinin olduğu mekanları tespit etmişler. Bilmemnere’nin happy hour’ı, bilmemnerdeki Ladies Night, bilmemnerede şarap Çarşamba günleri x Euro şeklinde şeyleri kovalıyorlar. Bunlar değişken şeyler olduğu için buraya yazmak biraz saçma olurdu, o yüzden siz gittiğinizde gözünüze kestirdiğiniz bir genci yakalayıp bu gibi öneriler alabilirsiniz.</p>
<p><strong>Tromso’da Alışveriş: Hala Parası Kalanlar İçin Bir Takım Öneriler</strong></p>
<p>Hangi çılgın Tromso’da alışveriş yapacak bilmiyoruz ama, belki bizim gibi dev bi’ indirim dönemine denk gelirsiniz ya da bir anda ısınmak için kendinizi normal koşullarda varlığına sövdüğünüz çirkin alışveriş merkezlerinden birinin içinde bulursunuz falan, biz bu konuda da yardımımızı esirgemeyelim. Tromso’da alışveriş için öyle çok çılgın seçenekler yok. Eğer lokal bir şeyler bulmak, magnetti, hediyelikti bu tip şeyler almak isterseniz <strong>Storgata </strong>üzerine bi’ tura çıkabilirsiniz. Bunun dışında şehir merkezinde <strong>Nerstranda</strong> adlı bir alışveriş merkezi, merkez dışında ise Jekta adı bir AVM var. <em>Jekta’nın içinde talihsiz isimli Bik Bok ve Monki olduğu için</em> belki oralara uğramak isteyebilirsiniz, onun dışında özellikle buraya gitmenizi gerektirecek bir durum söz konusu değil.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2018/02/22/tromsoda-gezilecek-yerler/">Tromso’da Gezilecek Yerler: Artık Kuzeyin Oğlu Olmaya Adayız</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2018/02/22/tromsoda-gezilecek-yerler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>5</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Oslo Yeme İçme Rehberi: Norveçli Balıkçılar, Ensenizdeyiz!</title>
		<link>https://oitheblog.com/2018/02/22/oslo-yeme-icme-rehberi/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2018/02/22/oslo-yeme-icme-rehberi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 22 Feb 2018 13:22:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[NORVEÇ]]></category>
		<category><![CDATA[OSLO]]></category>
		<category><![CDATA[Norveç Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Norveç Yeme İçme Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Norveç'te Gezilecek Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[Oslo Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Oslo Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Oslo Restoranları]]></category>
		<category><![CDATA[Oslo Yeme İçme Notları]]></category>
		<category><![CDATA[Oslo Yeme İçme Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Oslo'da Gezilecek Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[Oslo'da Kahvaltı Mekanları]]></category>
		<category><![CDATA[Oslo'da Ne Yenir?]]></category>
		<category><![CDATA[Oslo'da Nerede Yenir?]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=11889</guid>

					<description><![CDATA[<p>Oslo ile aramız bir iyi, bir iyi sormayın. Daha önce İzlanda gezisi öncesinde kavuşmuş, şimdi de Tromso gezisi öncesi biraz...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2018/02/22/oslo-yeme-icme-rehberi/">Oslo Yeme İçme Rehberi: Norveçli Balıkçılar, Ensenizdeyiz!</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11901" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-9.jpg" alt="Oslo Yeme İçme Rehberi (9)" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-9.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-9-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-9-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-9-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-9-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-9-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><br />
Oslo ile aramız bir iyi, bir iyi sormayın. Daha önce İzlanda gezisi öncesinde kavuşmuş, şimdi de <a href="http://oitheblog.com/2018/02/17/tromso-gezi-rehberi-kuzey-isiklari-pesinde/" target="_blank" rel="noopener">Tromso gezisi</a> öncesi biraz kaynaştık ve her Oslo’dan geçişimizde kuzey ışıklarını görebildiğimiz için Oslo resmen bizim bu konudaki totemimize dönüşmüş durumda. Sen bizim kuzey ışıklarından önceki istasyonumuzsun Oslo, seni sevmememiz mümkün değil. Hatırlarsanız ya da yeni tanıştıysak ilk Oslo ziyaretimizde detaylısından bir Oslo Gezi Rehberi yazarak şehir ile ilgili ne biliyorsak anlatmıştık. Bu seferki Oslo ziyaretimizde ise şehrin farklı bir yönüne odaklanalım, Oslo yeme içme notlarımızı da buraya yığalım dedik. Bayağı da güzel yerler bulduk, o yüzden Oslo gezinizde ne yiyip içeceğiniz konusunda gayet huzurlu olabilirsiniz, bize güvenin.</p>
<p>Başlamadan gelen not: Eğer gezmelere gidiyorsanız bir adet <a href="http://oitheblog.com/2015/10/19/oslo-gezi-rehberi-iskandinavyaya-doyamiyoruz/" target="_blank" rel="noopener">Oslo Gezi Rehberi</a> de işinize yararmış gibi geldi.</p>
<h2><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11900" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-8.jpg" alt="Oslo Yeme İçme Rehberi (8)" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-8.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-8-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-8-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-8-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-8-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-8-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><br />
Oslo Yeme İçme Rehberi: Önce Favori Kahveciler</strong></h2>
<p>Dayanamıyoruz, karşı koyamıyoruz, Amerikan filmlerinde sabah uyandığı gibi kahveye koşan karakterlere dönüştük, kalbimiz kahve için atıyor. Geçen gün en sevdiğimiz kahve dükkanındaki kahve çekirdeğini değiştirdiklerini fark edebildik diye “ALLAHIM BİZ YANLIŞLIKLA KAHVE UZMANI MI OLDUK YA” sevinci bile yaşadık, resmen en uzun ilişkimizi kahve ile yaşıyoruz. Bu kadar yükseltmeye artık Oslo’daki en iyi kahveciler önerilerimizi alırsınız diye düşünüyoruz.</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11907" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-15.jpg" alt="Oslo Yeme İçme Rehberi (15)" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-15.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-15-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-15-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-15-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-15-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-15-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><br />
Tim Wendelboe: </strong>Daha önceki Oslo gezimizde bu kadar kahve hastası olmadığımız için Tim Wendelboe’yu çok beğenmiş olmamıza rağmen “o zaman pek bir halttan anlamıyorduk, yine deneyelim en iyisi” diyerek buraya bir kez daha uğradık ve aslında bir önceki ziyaretimizde de kahveden anladığımız kanısına vardık. Evet, Tim Wendelboe çok, çok iyi! Bize inanmıyorsanız Avrupa’nın en iyi kahvecilerinden biri seçilip durmasının yanı sıra bu konuda en prestijli ödülleri toplamış olmasına da güvenebilirsiniz. Ne yapın ne edin, gidin. Zaten içeri girip ortamı görünce “galiba bu adamlar kahve konusunda hakikaten ciddiler” diye düşüneceğiniz bir ortamla karşılaşacaksınız. <strong><em>(Grüners Gate 1)</em></strong></p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11908" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-16.jpg" alt="Oslo Yeme İçme Rehberi (16)" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-16.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-16-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-16-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-16-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-16-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-16-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><br />
Supreme Roastworks: </strong>Oslo’nun Hipsterland’i Grünerløkka bölgesindeki bir diğer favorimiz bu kahveci. Kendisi Tim Wendelboe ile kapışacak kadar çok seviliyor ve bizce bu iddialar kesinlikle mantıksız değil. Eğer daha uzun soluklu oturmak istiyorsanız bu açıdan da Tim Wendelboe’ya kıyasla daha rahat bir seçenek, eğer aceleniz yoksa buranın kahvelerini de denemeniz önerimizdir. Evinize buradan kahve de alabilirsiniz bu arada. <strong><em>(Thorvald Meyers Gate 18)</em></strong></p>
<p><strong>Java Espressobar: </strong>“Yetti ulan Grüneklokka dışında kahve içemeyecek miyiz” dememeniz için hemen bir başka bölgedeki başarılı kahveci önerimizi de buraya bırakalım. Buranın baristalarından biri de yine kahve ortamlarında sözü geçen (kahve ortamı ne ya sdfsd) bir abimiz, zira kendisi bir başka dünya şampiyonu. Tebrikler Oslo, bol şampiyon yetiştirmişsin. <strong><em>(Ullevålsveien 47)</em></strong></p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11905" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-13.jpg" alt="Oslo Yeme İçme Rehberi (13)" width="655" height="436" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-13.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-13-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-13-370x246.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-13-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-13-570x379.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-13-601x400.jpg 601w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><br />
Fuglen: </strong>Son başarılı keşfimiz; Fuglen. Önceki gezide kokteyl içmeye gitmiştik, bu sefer kahveye gittik. Yani anlayabileceğiniz üzere burası iki farklı konsepti bir arada bulabileceğiniz ve lokaller arasında acayip popüler bir mekan. Yetmedi mi? YETMEZ. Aynı zamanda içeride göreceğiniz çoğu şey satılık, çünkü burası ayrıca bir “vintage design shop”. Özetle burayı sevmek için mutlaka bir sebep bulabileceğinizi düşünüyoruz, uğrayınız, uğratınız. <strong><em>(Universitetsgata 2)</em></strong></p>
<p><strong>Stockflehts: </strong>Bu mekan Oslo’nun birkaç farklı noktasında karşılaşabileceğiniz bir kafe zinciri. Kahvesi yukarıdakiler kadar başarılı olduğu için değil ama, eğer civarınızda bu listedekilerden bir kahveci yok ise çok yüksek ihtimalle bu size yakın olabileceği için yazıyoruz. En azından bilmediğiniz bir yer yerine çok da kötü olmadığını bildiğiniz bir yere oturmak istersiniz diye düşündük, OitheBlog’un güven veren kollarından çıkıp kendinizi karanlık sulara bırakacaksanız siz bilirsiniz…..</p>
<h2><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11902" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-10.jpg" alt="Oslo Yeme İçme Rehberi (10)" width="655" height="436" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-10.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-10-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-10-370x246.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-10-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-10-570x379.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-10-601x400.jpg 601w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><br />
<img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11899" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-7.jpg" alt="Oslo Yeme İçme Rehberi (7)" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-7.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-7-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-7-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-7-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-7-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-7-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><br />
Oslo Yeme İçme Rehberi: Midemizi Mutlu Ediyoruz</strong></h2>
<p>Kahve ve kafe konusunda içimiz rahatsa biraz da midemizi mutlu etmeye odaklanalım. Sizde durum böyle mi bilmiyoruz ama, bizim mideler mutluysa otomatik olarak ruh halimiz de olumlu etkileniyor, resmen ilkel duygularımıza teslim olmuşuz. Küçük ve Nordik bir kasaba tadındaki Tromso’nun ardından Oslo’daki mekan çeşitliliği bizi bir mutlu etti, bir mutlu etti ki sormayın. Yani tamam, Tromso’dan bu konuda çok büyük bir beklentimiz yoktu çünkü zaten derdimiz başkaydı ama, Oslo’nun bu konuda çok daha ileride olduğu da bir gerçek. Buyrun Oslo yeme içme rehberi &#8211; danalar gibi yeme içme bölümüne geçiş yapalım.</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11906" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-14.jpg" alt="Oslo Yeme İçme Rehberi (14)" width="655" height="436" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-14.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-14-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-14-370x246.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-14-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-14-570x379.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-14-601x400.jpg 601w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><br />
Liebling: </strong>İzninizle sizi bir gününüze Grünerlokka’da başlamaya zorlayacağız. Burada zaten deneyeceğiniz başka yerler, gezip görmek isteyeceğiniz noktalar olacak, o yüzden güne başlamak için gayet mantıklı bir tercih. Kahvaltınızı yapar, oradan sokaklara dalarsınız. Lokal arkadaşlarımız Liebling’i çılgınlar gibi seviyor olmalarına rağmen biz çok da büyük bir olayını göremedik ancak kahvaltı ihtiyacımızı giderdik mi, giderdik. Avokado bulduk diye sevindik mi, tabii ki………Ayrıca hastası olduğumuz The Barn kahvelerine denk gelmiş olmak da ayrı bir sevinç kaynağı oldu. Eğer güzel bir havaya denk gelecek olursanız dışarıda tam bir mahalle ortamında takılmak hoşunuza gidebilir, o yüzden bizce bi’ şans verebilirsiniz. <strong><em>(Øvrefoss 4)</em></strong></p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11895" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-3.jpg" alt="Oslo Yeme İçme Rehberi (3)" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-3.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-3-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-3-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-3-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-3-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-3-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><br />
Mathallen: </strong>Avrupa’daki bu konsepte bayılıyoruz! Bir sürü farklı mekan, bir sürü farklı mutfak, hepsi tek bir çatı altında. Gidiyorsunuz nerede ne istiyorsanız gömüyor, danalar gibi yiyor, sonra da çıkıp gidiyorsunuz. Hele bir de canlı müzik olan bir güne falan denk geldiniz mi bildiğiniz festival gibi oluyor. Cupcake, kokteyl, somon, bonfile, tapas bir arada olur mu? Valla da oluyormuş, hem de çok güzel oluyormuş. Bizce sırf bu konsepti deneyimlemek adına bile Mathallen’e uğrayabilirsiniz, god bless çeşitlilik, yaşasın yemek yemek. <strong><em>(Vulkan 5)</em></strong></p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11897" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-5.jpg" alt="Oslo Yeme İçme Rehberi (5)" width="655" height="436" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-5.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-5-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-5-370x246.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-5-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-5-570x379.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-5-601x400.jpg 601w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><br />
Taco Republica: </strong>Taco sevenler, Türkiye’de doğru düzgün taco bulamadığı için üzülenler ve yurtdışında taco bulduğu zaman değerini bilenler parmak kaldırsın! Ne yapsak dernek falan mı kursak? Küçük ama önemli grubumuz için altın değerinde bir mekan önerisi verelim: Taco Republica! Bu yeni mekanın şimdiden çok popüler olması bir tesadüf değil, çünkü hakikaten çok başarılı tacolar yapıyorlar. Başarılı olmakla kalmıyorlar, sos konusunda da çok bonkör oldukları için herkesin kalbini çalıyorlar. Zaten içeride herkesin İspanyolca konuşuyor olması resmen iyiye işaretti, tacoları yiyince yerinde bir tespit olduğunu tescillemiş olduk. Yapmanız gereken favori taconuzu seçip (taco ebatları büyük değil, bol söyleyebilirsiniz) yanına ekstra guacamole söylemek, sonrasında mutluluğunuz garanti. Bir öğlen ya da akşamınızda direkt buraya! <strong>(Torggata 30)</strong></p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11903" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-11.jpg" alt="Oslo Yeme İçme Rehberi (11)" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-11.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-11-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-11-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-11-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-11-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-11-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><br />
Piscoteket: </strong>Biraz da Peru mutfağı? Ne alaka şimdi Oslo’da Peru mutfağı dememeniz için neredeyse yalvaracağız, çünkü galiba Oslo’daki en iyi akşam yemeğimizi burada yemiş olabiliriz. Ayrıca Peru mutfağı ile henüz tanışmadıysanız ya da çoktan tanıştıysanız ve unutamıyorsanız burada yiyeceğiniz her şeye kefiliz. Cevicheleri ve pisco sour’ları gerçekten çok iyi, zaten Peru mutfağından en büyük beklentilerimiz de bunlar galiba, özetle mekan gerçekten adının hakkını veriyor. Hemen karşısında da bir konser mekanı var, belki aklınızda yatan bir şeye denk gelirsiniz, kafanızın bir köşesinde bulunsun. <strong><em>(Badstugata 1)</em></strong></p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11896" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-4.jpg" alt="Oslo Yeme İçme Rehberi (4)" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-4.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-4-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-4-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-4-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-4-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-4-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><br />
Illegal Burger: </strong>Çok çok iyi bir burger yemek ister misiniz? İstersiniz tabii niye istemeyesiniz, manyak mısınız siz? Illegal burger o kadar iyiydi, o kadar iyiydi ki, galiba gerçekten adını içerideki insanların kafasının iyi olması sebebiyle falan koymuşlar. Hani sanki kafaları çok iyiymiş, burger konusunda bu kafanın verdiği yetkiye dayanarak ilginç girişimlerde bulunmuşlar ya da içine “bunu yiyen hazzın doruklarına çıkıyor” maddesi falan koymuşlar gibiydi. Kesinlikle ama kesinlikle gitmeniz gerek, valla dönüşte arar yakanıza yapışırız. (Yer bulamazsanız 2 lokasyonları olduğunu hatırlatırız, onda da yer yoksa buranın alternatifi <strong>Munchies Burger</strong>, aklınızda bulunsun)</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11893" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-1.jpg" alt="Oslo Yeme İçme Rehberi (1)" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-1.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-1-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-1-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-1-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-1-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-1-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><br />
Villa Paradiso: </strong>Sevgili Oslo halkı, siz daha önce hiç güzel pizza yemediniz mi, bize mi öyle geliyor? Oslolular İtalya’ya giremez diye bir yasa var da bizim haberimiz mi yok? Hiç kimse mi İtalya’ya falan gidip “hee pizza böyle oluyormuş tmm” demedi ya! Evet yukarıda bir sürü mekan övdük ama, biraz da sinir krizi geçirelim, çünkü Villa Paradiso’da yediğimiz pizzanın saçmalığına inanamıyoruz. Bir kere mekan inanılmaz popüler. Önünde kuyruklar olan, rezervasyon için yer bulamadığınız bir popülerlik seviyesinden bahsediyoruz. Biz de neymiş kardeşim bu kadar diye üşenmedik kuyrukta bekledik. SONUÇ: ABV. Bize Seda Sayan azarlaması yaptırttınız resmen, salon kadınlığımız, kibarlığımız kayboldu gitti. Yazıklar olsun Villa Paradiso, bundan sonra senin önünden geçmeyiz. (zaten istesek de geçemeyiz gerçi, neyse, bizim tercihimizmiş gibi olsun dfgdf)</p>
<p><strong>Bonus: Pastel de Nata</strong> (Portekiz’in inanılmaz tatlısına adanmış bir mekan, gidin ve aynı isimli tatlıyı yiyin, sonra bize teşekkür edin.)</p>
<h2><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11904" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-12.jpg" alt="Oslo Yeme İçme Rehberi (12)" width="655" height="436" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-12.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-12-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-12-370x246.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-12-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-12-570x379.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-12-601x400.jpg 601w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><br />
Oslo Yeme İçme Rehberi: Akşam N’apıyoruz?</strong></h2>
<p>Skam izlemiş miydiniz? Hani şu Norveç’in ergenli liseli ama “ulan biz üniversitede bile böyle değildik sanki” dedirten dizisi. Eğer izlediyseniz Oslo gece hayatının o tatta olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Şayet izlemediyseniz bilin ki Oslo’nun gayet hareketli, bol konserli, bot aktif bir gece hayatı var ve eğlence arıyorsanız kolaylıkla bulabileceğinizi söyleyebiliriz. Alkol fiyatları pek uygun olmadığı için bir noktada gidişata bi’ dur demeniz gerekebilir, ancak bütçeniz el verdiği sürece gayet güzel akşamlar geçirebilirsiniz. Şöyle bir özet geçecek olursak;</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11909" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-17.jpg" alt="Oslo Yeme İçme Rehberi (17)" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-17.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-17-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-17-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-17-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-17-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Oslo-Yeme-İçme-Rehberi-17-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><br />
Görsel olarak harika bir bar ve çok başarılı kokteyller için: <strong>Torggata Botaniske</strong></p>
<p>Grünerlokka’nın en popüler kokteylcilerinden birini denemek isterseniz: <strong>Aku Aku Tiki Bar</strong></p>
<p>Özellikle güzel bir havaya denk geldiyseniz terası için: <strong>Bar Vulkan</strong></p>
<p>Bira &amp; patates peşindeyseniz: <strong>BD57</strong></p>
<p>Daha özellikli bir bar ve harika kokteyller için: <strong>Himkok</strong></p>
<p>Lokal konserler &amp; eğlenceli ortam için: <strong>Parkteatret (konser biletleri ve konser programı için <a href="http://parkteatret.no/englsih-info/" target="_blank" rel="noopener">şuraya</a> tık tık)</strong></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2018/02/22/oslo-yeme-icme-rehberi/">Oslo Yeme İçme Rehberi: Norveçli Balıkçılar, Ensenizdeyiz!</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2018/02/22/oslo-yeme-icme-rehberi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tromso Gezi Rehberi: Norveç&#8217;te Kuzey Işıkları Peşinde!</title>
		<link>https://oitheblog.com/2018/02/17/tromso-gezi-rehberi-kuzey-isiklari-pesinde/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2018/02/17/tromso-gezi-rehberi-kuzey-isiklari-pesinde/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 17 Feb 2018 10:52:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[NORVEÇ]]></category>
		<category><![CDATA[TROMSO]]></category>
		<category><![CDATA[Kuzey Işıkları Nasıl Görülür?]]></category>
		<category><![CDATA[Kuzey Işıkları Nedir?]]></category>
		<category><![CDATA[Kuzey Işıkları Nerelerde Görülür?]]></category>
		<category><![CDATA[Norveç Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Norveç'te Kuzey Işıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Tromso Gezi Notları]]></category>
		<category><![CDATA[Tromso Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Tromso Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Tromso Pahalı Mı?]]></category>
		<category><![CDATA[Tromso Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Tromso'da Gezilecek Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[Tromso'da Kuzey Işıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Tromso'da Nerede Kalınır?]]></category>
		<category><![CDATA[Tromso'ya Nasıl Gidilir?]]></category>
		<category><![CDATA[Tromso'ya Ulaşım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=11828</guid>

					<description><![CDATA[<p>Şu Tromso Gezi Rehberi başlığını atarken bile şaşkınız, biz ki sırf Avrupa’daki kıçı kırık (kıç dedik ama, sorun olmaz di...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2018/02/17/tromso-gezi-rehberi-kuzey-isiklari-pesinde/">Tromso Gezi Rehberi: Norveç&#8217;te Kuzey Işıkları Peşinde!</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11851" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-13.jpg" alt="Tromso Gezi Rehberi (13)" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-13.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-13-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-13-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-13-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-13-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-13-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><br />
Şu Tromso Gezi Rehberi başlığını atarken bile şaşkınız, biz ki sırf Avrupa’daki kıçı kırık (kıç dedik ama, sorun olmaz di mi) soğuk için bile küfür konusunda yaratıcılığın sınırlarını zorlayan, ekstrem olmayan soğuklara bile paragraf paragraf saydıran insanlar olarak nasıl oldu da kalktık Tromso gibi bir yere gittik, hakikaten inanamıyoruz. Tromso’nun haritadaki yerine baktıkça, Atatürk arasa “gel bu sefer de Samsun’a değil Tromso’ya çıkıyoruz” dese anca öyle bir sebepten giderdik gibi geliyordu, lakin şu kuzey ışıkları denen ve her gezginin “ölmeden önce görmezsem tepeme yıldırım insin” listesinde yer alan bu bir acayip doğa olayı bize bunu da yaptırdı, valla helal olsun. Pişman mıyız? ASLA. Yine olsa yine yaparız, zira bu senenin en güzel gezilerinden biri olduğunu daha senenin ilk aylarındayken söyleyebiliriz.</p>
<p>İzninizle önce Tromso hakkında biraz bilgi vererek başlamak istiyoruz, çünkü bizce ülkece “TROMSO FACİASI LÖLÖLÖ” geyiğinin ve Tromso’yu bir “kupon takımı” olarak görmenin ötesine geçmemiz gerekiyor. Kimseye laf soktuğumuz yok, gaza gelmeyin, biz de gidip de görene kadar Tromso hakkındaki bilgi seviyemiz yukarıdakilere ek olarak bol kuzey ışığı potansiyeli taşıdığı ve haritadaki lokasyonu-idi, şimdi hep beraber aydınlanacağız.</p>
<p>*<strong>Yurt dışında internet kullanımı</strong> için bir e-sim uygulaması olan <strong><a href="https://airalo.pxf.io/3evb7M" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Airalo’yu</a></strong> önerebiliriz, böyle bir gelişme olduğundan beri neredeyse tüm gezilerimizde bu yöntemle internete erişim sağlıyoruz. Operatörlerin paket ücretlerinden çok daha makul bir fiyata denk geliyor ve ne kadar süre, ne kadar kullanıma ihtiyaç duyacağınıza göre istediğiniz paketi seçebiliyorsunuz. Uygulama ve fiyatlara göz atmak için <strong><a href="https://airalo.pxf.io/3evb7M" target="_blank" rel="noreferrer noopener">şuraya tık tık.</a></strong></p>
<h2><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11845" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-7.jpg" alt="Tromso Gezi Rehberi (7)" width="655" height="436" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-7.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-7-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-7-370x246.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-7-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-7-570x379.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-7-601x400.jpg 601w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><br />
Tromso Gezi Rehberi: Önce Bi’ Tanışalım</strong></h2>
<p>Hazırsanız Tromso’yu biraz daha yakından tanıyarak kaynaşalım, aradaki buzları bi’ eritelim. Buzları eritmek cümlesi hiç bu kadar anlamlı olmamıştı…..</p>
<p>*Öncelikle adını doğru okuyalım, Tromso diye yazıyoruz, çünkü orijinal adındaki harf bizim klavyede yer almadığı için üşeniyoruz. Doğrusu <strong>Tromsø ve TromsÖ diye okunuyor. </strong>(bazı kişiler O’ya yakın da okuyabiliyor, ama çoğunlukla ö) Norveç’in bayağı bir kuzeyinde, Troms bölgesinde yer alıyor ve <strong>nüfusu 75.000’e yakın</strong>. Kulağa az gelebilir ama aslında Kuzey Norveç’in en büyük şehri olarak biliniyor, bizce o soğuğa o kadar insan yine iyi toplanmış, NAZAR DUASI……..</p>
<p>*Evet oldukça soğuk bir yere gidiyorsunuz ancak yine de şanslısınız, çünkü Tromso, Gulf Stream akıntısı sebebiyle havanın civardaki diğer şehirlere kıyasla daha ılıman olmasını sağlıyor. Ilıman derken 32 derecede “İsmail sırtıma krem sürsene” diyeceğiniz türden bir şeyi kast etmiyoruz tabii, yine -5’lerden falan kol geziyor ama, burası için iyi sayılır.</p>
<figure id="attachment_11837" aria-describedby="caption-attachment-11837" style="width: 655px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" loading="lazy" class="wp-image-11837 size-full" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Sami-Halkı.jpg" alt="Sami Halkı" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Sami-Halkı.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Sami-Halkı-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Sami-Halkı-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Sami-Halkı-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Sami-Halkı-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Sami-Halkı-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><figcaption id="caption-attachment-11837" class="wp-caption-text">Samiler yer yer Türkleri o kadar andırıyor ki, internette &#8220;bilmemkimler Türktür&#8221; iddialarını ortaya atan insanlardan olmaya çok yakınız.</figcaption></figure>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11838" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Samiler.jpg" alt="Samiler" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Samiler.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Samiler-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Samiler-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Samiler-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Samiler-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Samiler-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /></p>
<p>*Bölgenin asıl yerlilerinden haberdar olmadan geçmemek lazım; <strong>Sami halkı.</strong> Saimler Asya kökenli bir halk. Konuştukları dil, Ural-Altay kökenli, ilkokulda dersi biraz dinlediyseniz Türkçe’nin de öyle olduğundan haberdarsınızdır. Zamanında Norveç ve İsveç ile Finlandiya ve hatta Rusya’nın kuzey bölgelerinde kalan topraklara yerleşiyorlar. Aslına göçebe bir hayat sürdürmeye alışkın oldukları için yerleşiyorlar demek pek doğru olmayabilir ama, bu civarda yaşamlarını sürdürüyorlar diyelim. Ancak şok edici bir şekilde insan hakları konusunda almış yürümüş toplumlar olduğunu düşündüğümüz İsveç ve Norveç’te Samilere karşı ciddi bir baskı ve 1990’lara kadar süren asimilasyon çalışmaları başlatılıyor. <strong>Bunlar halkı Hristiyanlaşmaya zorlamak, dil, din, kültür ve geleneklerinin yasaklanması, verimli toprakları ellerinden alıp yerlerinde İsveçli ve Norveçli ailelerin yerleştirilmesi, halkı göçe zorlamak ve 60.000’den fazla insanı kısırlaştırmak gibi korkunç çalışmalar.</strong> Öyle ki 100.000’lere varan nüfusları bu olayların ardından 10.000’e kadar düşüyor. (Şu anda yukarıda bahsettiğimiz ülkelerde total 80.000 civarı bir nüfusları var) Tüm bu sebeplerden, Samilere ilişkin bu kadar az bilgi olması, Norveç, İsveç ve Finlandiya’da bu konudan neredeyse hiç bahsedilmiyor olması ve hatta “Sami Experience” şeklinde “eğlenceli” turlar satıyor olmaları kesinlikle üzerine düşünülmesi gereken bir konu. Günümüzde Sami halkı varlıklarını sürdürmeyi başarmış bir halde halen hakları için mücadele ediyorlar. Konu ilginizi çektiyse <a href="https://www.youtube.com/watch?v=EDClAnnarjM" target="_blank" rel="noopener">şu videoyu izlemenizi </a>öneririz, tam bir FACEBOOK SİLMEDEN İZLE videosu oldu ama, bizce izlemeye değer.</p>
<h2><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11867" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-29.jpg" alt="Tromso Gezi Rehberi (29)" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-29.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-29-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-29-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-29-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-29-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-29-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><br />
Tromso Gezi Rehberi: Tromso’ya Ne Zaman Gidilir?</strong></h2>
<p>Bu sorunun bizim için net bir cevabı var: Kuzey ışıklarını ne zaman görebilecekseniz o zaman! Evet Tromso pek tatlı, pek şirin, pek Nordik ama, bizce o kadar tepeye ve soğuğa çıkmak için en geçerli sebep kesinlikle kuzey ışıkları. Bu bölgenin dünya üzerinde kuzey ışıklarını gözlemlemek için en iyi bölgelerden biri kabul edildiğini düşünürsek zaten daha fazla ısrar etmemize gerek yok. Peki ne zamandan söz ediyoruz? <strong>Söz konusu Tromso olduğu için ihtimaliniz Eylül’den başlıyor – Nisan ortasına kadar uzanıyor.</strong> Yani illa kış aylarında olmanız falan gerekmiyor, o dedikoduları komple unutun. Aslına bakarsanız kuzey ışıklarının görülme ihtimalinin en yüksek olduğu aylardan birinin Mart olduğunu bile söyleyebiliriz.</p>
<p>*Eğer bir taşla iki kuş vurmak isterseniz <strong>Tromso Film Festivali</strong> döneminde de şehri ziyaret edebilirsiniz ki kendisi uzun yıllardır Ocak ayında gerçekleşiyor.</p>
<p>*Eğer kuzey ışıklarının acayipliği yeterli gelmediyse çıtayı biraz daha yükseltip Kasım sonu Ocak ortası arasına denk gelen “<strong>Polar Night” döneminde gidebilirsiniz</strong>. Bu dönem dünyanın geri kalan bölgelerindeki insanlar için oldukça ilginç, çünkü <strong>havanın neredeyse hiç aydınlanmadığı ya da çok az aydınlandığı, güneş ile vedalaştığınız çok acayip bir dönemden bahsediyoruz. </strong></p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11859" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-21.jpg" alt="Tromso Gezi Rehberi (21)" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-21.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-21-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-21-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-21-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-21-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-21-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><br />
Tromso Gezi Rehberi: Tromso’da Ne Giyilir?</strong></p>
<p>Farkında olmayabilirsiniz, ancak aslında şu anda Tromso Gezi Rehberi içindeki en önemli bölümü okuyorsunuz. Tromso’da ne giydiğiniz çok, çok ama çok önemli, yoksa kayıp kafanızı kırabilir, donarak ölebilir, yüz felci geçirebilirsiniz. (ve biletler iptal edilir sdfsd) Yine abartıyoruz sanıyorsunuz di mi? Anneniz klavyemizi ele geçirdi gibi bir giriş oldu ama valla abartmıyoruz, biz ki bunca önlem aldık, buna rağmen dışarıda 3 dakikadan fazla durunca “bir başkadır benim memleketim” söyleyecek hale geldik, o yüzden burada söylediklerimizi kesinlikle dikkate alın.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11865" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-27.jpg" alt="Tromso Gezi Rehberi (27)" width="655" height="436" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-27.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-27-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-27-370x246.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-27-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-27-570x379.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-27-601x400.jpg 601w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" />*Özellikle kuzey ışıklarını görme ihtimalinizin daha yüksek olduğu bir dönemde yani Eylül – Nisan ortası aralığında gidecekseniz, hava sıcaklığının -25 derece ile 3 derece arasındaki korkunç bir yerde olacağı gerçeğini kabullenerek, tüm kıyafet seçimlerinizi buna göre yapmanız gerekiyor. Üstelik Osmanlı’nın yıkılmasının görünen sebepleri ve asıl sebepleri klişesini biraz değiştirerek buraya da uygulayabiliyoruz; Tromso’nun buz gibi havasının görünen derecesi ve asıl derecesi. Yani “oh kardeş hava 3 derece, İstanbul da 6’ydı zaten, iyiymiş” diye Maldonado gibi dışarı çıkarsanız hissedilen derece yüzünüze bir tokat basar ki, Tromso’ya geldiğinize geleceğinize şaşarsınız. <strong>Bu demek oluyor ki o sevdiğiniz kazağınızı, ciciş montunuzu, Zara indiriminde kaptığınız güzel botlarınızı falan bir kenara bırakacaksınız. Yani? Yani outdoor kıyafetlere yönelecek, yün ile haşır neşir olacak, hatta büyük ihtimalle daha önce bu koşullarda bir geziye çıkmadıysanız biraz ekstra masraf yapacaksınız.</strong> İtiraz istemiyoruz, sus çocuğum, sus evladım. Biz daha önce <a href="http://oitheblog.com/category/izlanda/" target="_blank" rel="noopener">İzlanda’ya</a> gitmiş olmamıza rağmen orada bu gibi bir soğuğa maruz kalmadığımız için ilerideki benzer gezilerimizde de (yani sonsuza kadar çünkü çok para anneciğiiim) kullanırız düşüncesi ile bu alanda küçük çaplı bir yatırım yapıp Karaköy’deki <strong>Atlas Outdoor’dan</strong> ihtiyacımız olan her şeyi aldık, eğer İstanbul’daysanız oraya göz atabilirsiniz. Şayet orada kafanıza göre bir şeyler bulamazsanız da bu bölgede birçok outdoor malzemesi satan yer var, onları dolanırsınız.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11869" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-31.jpg" alt="Tromso Gezi Rehberi (31)" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-31.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-31-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-31-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-31-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-31-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-31-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><br />
*Biz tüm Tromso gezisi boyunca ne giydik ve ölmemeyi başardık onu söyleyelim: <strong>İçlik, üstüne ince polar, üstüne daha kalın bir polar, onun üstüne ise outdoor, rüzgar geçirmeyen mont. Ek olarak yün bere, ayaklarımıza da yün çorap giydik.</strong> Tüm bunlar rağmen donduk, ama bunlara olmasa havaalanından adım attığımız anda HASTAAAANEEEEE olacaktı galiba.</p>
<p>*Outdoor kıyafet olayına girdiğiniz zaman 23423 çeşit görecek ve bu konudan anlamıyorsanız siz de bizim gibi ayvayı yediğinizi düşüneceksiniz. Durun, onu da hallediyoruz. Hallediyoruz derken öyle ufkunuzu falan genişletemeyeceğiz ama, en azından neyi ne marka aldığımızı söyleyelim. <strong>İçliklerimiz Falke, koşullara uygun pantolonlarımız ve polarlarımız Jack Wolfskin, ikinci katı çıktığımız polarlarımız ve montlarımız da Columbia ve North Face’ten. Altımıza giydiğimiz ve “ya içlik aslında o kadar çirkin bir şey değilmiş he” dedirten içliklerimiz ise BlackSpade. </strong>İlla bunları almak zorunda değilsiniz, kesinlikle eş değer olan bir sürü ürün mevcut, ancak biz yine de yol göstermesi açısından yazalım dedik.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11860" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-22.jpg" alt="Tromso Gezi Rehberi (22)" width="655" height="436" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-22.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-22-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-22-370x246.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-22-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-22-570x379.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-22-601x400.jpg 601w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><br />
*Hazır bu işlere girişmişken Tromso’da çok işinize yarayacak bir şey daha söyleyelim, yoksa hakikaten gezi boyunca havalandığınız ya da yerde iki seksen yattığınız anılarınız ayaktakilerden fazla olur; <strong>Kayma Önleyici Taban.</strong> Herhangi bir ayakkabının önüne ve arkasına geçirdiğiniz, altında çivi gibi şeyler olan plastiğimsi bir aparattan bahsediyoruz, buzlu yollarda kaymanızı önlüyor. Sanmayın ki Tromso’da sadece şehir dışında durum bu, şehir içinde de yuvarlanan yuvarlananaydı, o yüzden bu resmen insanlık için küçük, sizin için büyük bir yatırım olacaktır. Bunu da outdoor malzemeleri satan mağazaların çoğunda bulabilirsiniz. Unutmadan ekleyelim, zemine zarar verebildiği için şehirdeki birçok mekan bu tabanları ayağınızdan çıkarmanız konusunda uyuzlanabiliyor, size özgü bir durum değil, o işe alışmanız gerekecek.</p>
<p>*Tromso geziniz boyunca dikkat etmeniz gereken en önemli konulardan biri aldığınız tüm bu malzemeleri nasıl giydiğiniz. Artık iyice kafayı yediler, detay vereceğiz diye giyinmeyi öğretiyorlar demeyin, elimin tersindesiniz, şimdi bi’ tane yapıştırırım. SANKİ KEYFİMİZDEN SÖYLÜYORUZ, SİZİN İÇİN BUNLAR HEP.  Şaka bir yana, <strong>önemli olan çok kalın giyinmenizden çok, kat kat giyinmeniz. Bu çok daha koruyucu olmakla birlikte hava durumunun değişimine ve iç mekanlara girip çıkma durumunuza göre bu katmanları çıkarmanız/tekrar giymeniz gerçekten önemli. </strong></p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11855" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-17.jpg" alt="Tromso Gezi Rehberi (17)" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-17.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-17-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-17-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-17-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-17-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-17-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><br />
*Yine küçük ama önemli bir detay, daha sıcak tutsun diye <strong>ayağınıza iki kat çorap giymeyin.</strong> Bu size mantıksız bir öneri gibi gelebilir, ancak <a href="https://www.visittromso.no/en/Clothing" target="_blank" rel="noopener"><strong>Tromso’nun resmi sitesinde</strong></a> yazdığını söylersek belki biraz daha aklınıza yatar. Bunun sebebi 2 kat çorap ve giydiğinizde ayağınızın daha az hareket etmesi ve bu sebeple daha çok üşümesi. Onun yerine tek bir yün çorap giymek daha mantıklı.</p>
<p>*Ayakkabı seçimi konusunda şunu söyleyebiliriz, biz yanımıza kar botu da aldık, postal &amp; Timberland benzeri ayakkabı da. Doğruyu söylemek gerekirse kar botunu bir kere bile giymedik, ancak o bizim şansımız, gittiğimiz dönemde kar olmasına rağmen kar botu giymeyi gerektirecek seviyede değildi. Eğer imkânınız ve yeriniz varsa yanınıza kar botu alın. Ancak illa ki onunla dolaşmak zorunda olmayacağınız bir havaya da denk gelebilirsiniz, o yüzden bir alternatif ayakkabı daha almakta fayda var.</p>
<h2><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11863" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-25.jpg" alt="Tromso Gezi Rehberi (25)" width="655" height="436" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-25.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-25-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-25-370x246.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-25-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-25-570x379.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-25-601x400.jpg 601w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><br />
Tromso Gezi Rehberi: Tromso’da Konaklama</strong></h2>
<p>Tromso tahmin edebileceğiniz üzere gayet küçük bir şehir. Aynı zamanda hayvan gibi pahalı da olmasından mütevellit bu noktada otelinizin konumunu falan geçip en uygun fiyatlı olanını bulmaya çalışma işine odaklanabilirsiniz. Çünkü dağın tepesinde bir kulübe kiralamaya falan kalkışmazsanız oteliniz nerede olursa olsun mutlaka bir yerlere yürüme mesafesinde olacak ya da toplu taşımaya yakın olacaksınız. Biz <a href="https://www.booking.com/hotel/no/comfort-xpress-tromso.en.html?aid=7953563&amp;no_rooms=1&amp;group_adults=2" target="_blank" rel="noopener"><strong>Comfort Xpress Tromso’da</strong></a> kaldık ve kendisi Tromso geneline bakıldığında diğer otellere göre çok daha uygun fiyatlı. Sebebi odaların küçük ve ek olarak alacağınız her şeyin ücretli olması. Ancak bu kulağınıza kötü bir şey gibi gelmesin, tam tersi faydanıza. Oda temizleme, ek havlu, kahvaltı vb. şeylerin tamamı ek ücrete tabi, eğer isterseniz ödeme yapıp bu hizmetleri alabiliyorsunuz. 3 gün ek havlu almadan ve odayı temiz tutarak yaşayabilirsiniz herhalde? Hoşçakal ekstra masraf……..</p>
<p>*Alternatif bir öneri olarak <strong>Tromso’da AirBnb’ye de dadanabilirsiniz.</strong> Bunun kendince artı ve eksileri var. Size ait bir ev olmasının keyfi bir yana, aynı zamanda şehrin biraz dışında kalan bir noktada ev kiralayacak olursanız balkonda oturup kuzey ışıklarını izleme ihtimaliniz bile olabilir. (çünkü şehir ışıkları sebebiyle kuzey ışıklarını merkezden görmeniz daha düşük ihtimal) Ancak bu gibi yerler şehir merkezine daha uzak olduğu için merkeze ulaşmak konusunda her zaman bir araca gereksinim duyma durumunuz olacaktır, bu noktada karar size kalmış.</p>
<h2><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11866" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-28.jpg" alt="Tromso Gezi Rehberi (28)" width="655" height="436" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-28.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-28-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-28-370x246.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-28-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-28-570x379.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-28-601x400.jpg 601w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><br />
Tromso Gezi Rehberi: Tromso Pahalı Mı?</strong></h2>
<p>Vay başımıza gelenler, vay ki ne vay………Tromso pahalı mı? Hayır efendim, pahalılık dediğimiz şey başka bir şey. Tromso pahalı değil, TROMSO İNSANLIK DIŞI. Tromso AİLE ÇÖKERTİR, ADAMI İNTİHARA SÜRÜKLER, Tromso adamı sarhoş olup gece 3’te çocuğunu uyandırıp gofret veren babaya çevirir. Kim bilir belki gidersiniz de paranız bitti diye geri bile dönemezsiniz, giderken ailenizle falan ona göre vedalaşın sdfsd. Dalga geçtiğimize bakmayın, söylediklerimizi ciddiye alın, Tromso gerçekten hayatımızda gittiğimiz en pahalı yerlerden biri. Bu sebeple çok çok hazırlıklı gitmenizde, mümkünse bilet ve otel işini olabilecek en uyguna getirerek gitmekte fayda var. İnanmıyorsanız size bazı olası harcamalarınızı göz önünde bulundurarak bir takım ortalamalar verelim: (para birimi NOK, Euro değil)</p>
<p><strong>*Su:</strong> 1 NOK bile vermeyin, musluk suyu şahane. Mümkünse 1 şişe edinip musluktan doldurun, herkes öyle yapıyor.<br />
<strong>*3. Dalga Kahvecide Latte vb. Kahve:</strong> 35 – 50 NOK<br />
<strong>*Kokteyl:</strong> 110 – 125 NOK<br />
<strong>*Bira:</strong> 70 – 95 NOK (Lokaller bile her yerin indirim yaptığı günü keşfetmiş, gününe göre o mekanlarda içiyorlar, öyle düşünün)<br />
<strong>*Ortalama bir restoranda burger:</strong> 95 – 120 NOK<br />
*<strong>Popüler bir restoranda somon, et vb. ana yemek: </strong>270 – 350 NOK<strong><br />
*Ortalama bir restoranda makarna, pizza vb. yemek: </strong>110 – 180 NOK <strong><br />
*Benzin: </strong>Litresi 14 – 16 NOK civarı</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11864" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-26.jpg" alt="Tromso Gezi Rehberi (26)" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-26.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-26-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-26-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-26-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-26-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-26-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><br />
*Norveç’in para biriminin Euro değil Norveç Kronu olduğunu söylemiştik. Dolayısıyla bir noktada paranızı krona çevirmeniz gerekecek. Bu işlemi Türkiye’de yapmak biraz zorlu olduğu için (çünkü tahmin ettiğiniz gibi her yerde Norveç kronu yok) <strong>yanınızda Euro götürüp orada krona çevirmeniz mantıklı bir hamle olur. Ancak lütfen bunu havaalanında yapmayın, çünkü resmen kazıklıyorlar. Havaalanından merkeze ulaşma aşamasında çok az bir para bozdurup gezide kullanacağınız paranızı Tromso’nun merkezinde bozdurmak çok daha doğru. Bunu ise postanede yapmanız en mantıklısı, kulağa garip gelebilir ancak orada gayet normal bir durum.</strong> Postanenin adresini de söyleyelim, kolaylık olsun: <strong>Sjogata 7</strong>. (Radisson Blu’nun karşısı)</p>
<p>*Neredeyse her yerde kredi kartı geçiyor, bu konuda içiniz rahat olsun.</p>
<figure id="attachment_11842" aria-describedby="caption-attachment-11842" style="width: 655px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-11842" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-4.jpg" alt="Tromso Gezi Rehberi (4)" width="655" height="436" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-4.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-4-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-4-370x246.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-4-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-4-570x379.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-4-601x400.jpg 601w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><figcaption id="caption-attachment-11842" class="wp-caption-text">Paranızı Tromso&#8217;daki postanede Norveç Kronu&#8217;na çevirebilirsiniz, havaalanında yapmayın!</figcaption></figure>
<p>*Bütçenizi daha <strong>uyguna getirmek için kullanabileceğiniz bir şehir kartı benzeri bir şey maalesef mevcut değil</strong>, boşuna arayıp da bulamadınız sanmayın, ÜZDÜ……Ama biraz olsun teselli edecek bir şey söyleyelim, Tromso’da gezilecek yerler yazımızda bahsedeceğimiz birçok müzenin girişi ücretsiz, yeeehaaaaaa. (bu da Çarkıfelek’te araba yerine derin dondurucu kazanma gibi bir teselli oldu ama neyse)</p>
<p>*Cebinizden para çıkaracak bir konu olduğu için bunu da buraya yazacağız, <strong>biz Norveç’de “prepaid sim card” satın aldık.</strong> Bu şekilde belli bir ücret karşılığında konuşma ve internet paketiniz oluyor. Türkiye’deki hattınız yerine bu hattı takıyor ve orada bulunduğunuz süre boyunca farklı bir telefon numarasına sahip oluyorsunuz. Tespit edebildiğimiz en uygun versiyonunu Norveç’te birçok yerde karşılaşabileceğiniz <strong>Narvesen </strong>adlı marketimsi yerde bulduk, ismi MyCall. Yalnızca Tromso’da değil Norveç’in tamamında geçerli bir hat sağlıyor ve yine yalnızca Tromso’da değil Norveç’te birçok yerde bulabileceğiniz bir market olduğu için paketiniz biterse ülkenin birçok noktasında ek paket satın alabiliyorsunuz. <strong>Açılış fiyatı 49 NOK. Geri kalanı ise aldığınız pakete göre değişiyor. Örneğin biz 7-8 günlük gezi için 3 GB internet olan paketini satın aldık ancak daha ucuz ve pahalı versiyonları da mevcut, o kısmı size kalmış,</strong> artık bütçenize ve ihtiyacınıza göre seçersiniz.</p>
<h2><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11850" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-12.jpg" alt="Tromso Gezi Rehberi (12)" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-12.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-12-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-12-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-12-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-12-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-12-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><br />
Tromso Gezi Rehberi: Tromso’ya Nasıl Gidilir?</strong></h2>
<p>Yerine bakıp anasının nikahına gidiyoruz nasıl olacak bu iş diye düşünebilirsiniz ama, aslında Tromso’ya gitmek sandığınız kadar zor değil. <strong>Biz bu süreçte ilk etapta THY’nin Tromso uçuşunu değerlendirmiş olsak da sonradan önce Pegasus ile Oslo’ya uçup oradan yerel bir havayolu olan Norwegian Air ile Tromso’ya uçmanın THY uçuşundan çok daha uygun fiyata geldiğini fark ettik.</strong> Siz de gideceğiniz dönemde benzer bir yöntem izleyebilirsiniz. Bir diğer güvenilir alternatif olarak Oslo’dan Tromso’ya geçmek için <strong>SAS Havayolları’nı da kullanabilirsiniz</strong>, biz Oslo’dan <a href="http://oitheblog.com/category/izlanda/" target="_blank" rel="noopener">İzlanda’ya</a> giderken kullanmıştık ve gayet sorunsuzdu. Fiyatları kontrol edip SAS mı daha ucuz Norwegian mı onu tespit edin, hangisi daha uyguna geliyorsa onunla seyahat edin.</p>
<h2><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11840" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-2.jpg" alt="Tromso Gezi Rehberi (2)" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-2.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-2-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-2-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-2-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-2-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-2-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><br />
Tromso Gezi Rehberi: Tromso’da Ulaşım</strong></h2>
<p>Tromso’da ulaşım konusu önemli bir mevzu. Eminiz ki siz de şimdiden acaba araba kiralaya bilir miyiz, kiralarsak yol koşulları nasıldır, karda kışta nasıl dolanacağız diye kara kara düşünmeye başlamışsınızdır. Biz bu kara kara düşünme sürecini sizden önce yaşadığımız için dert edebileceğiniz tüm konulara çözüm getirelim, size de mutlu mesut gezmesi kalsın. Biz de sizi seviyoruz, TŞK.</p>
<p><strong>*Tromso Havaalanı’ndan Merkeze Ulaşmak: </strong>İlk sorunumuzu baştan çözelim, Tromso’ya indiğinizde dımdızlak ortada kalmayın. Merkeze ulaşmak için 3 seçeneğiniz var.</p>
<p><strong>-Flybussen Airport Express: </strong>Yalnızca Havaalanı – Merkez arası hizmet veren otobüs. Saatler, tamamen o günkü uçuşların iniş/kalkış saatlerine göre belirleniyor. Bununla merkeze yolculuğunuz 15 dakika kadar sürüyor.</p>
<p><strong>-Şehir Otobüsü: </strong>40 ya da 42 numaralı otobüslerden birine binecek olursanız her ikisi de sizi merkeze ulaştırıyor. Biletinizi otobüse bindiğinizde alabilirsiniz, ücreti 50 NOK. Ancak daha ucuza getirmek mümkün, bunun için havaalanı içindeki Point adlı mağazaya gidip oradan bilet alırsanız 31 NOK tutuyor.</p>
<p><strong>-Taksi: </strong>Bu kadar pahalı bir şehirde taksi kullanmak pek makul olmasa da, eğer birkaç kişiyseniz ücreti bölüşerek (200 NOK civarı) taksi kullanımını değerlendirebilirsiniz. Geceleri ve haftasonları daha yüksek ücret uyguladıklarını ekleyelim. AŞK OLSUN NORVEÇ, YETMEDİ Mİ???????</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11841" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-3.jpg" alt="Tromso Gezi Rehberi (3)" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-3.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-3-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-3-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-3-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-3-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-3-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><br />
*Tromso İçinde Ulaşım:</strong> Geziniz boyunca en az sorun yaşatacak, en dertsiz tasasız konu Tromso içinde bir yerden bir yere ulaşmak. Çünkü şehir küçük, turistik yerler ise birbirine son derece yakın. Zaten şehri keşfetmek için her yere yürümek isteyeceksiniz, işiniz gayet kolay olacak. Arada bir yürümekten bunalırsanız gayet başarılı bir otobüs sistemi de mevcut. Otobüs biletlerinizi bindiğinizde otobüsün içinden alabiliyorsunuz, ücreti 50 NOK. Biletinizi otobüsten değil de<a href="https://www.visittromso.no/en/City%20Buses" target="_blank" rel="noopener"> şurada listelenmiş yerlerden</a> birinden edinirseniz daha ucuz (31 NOK) oluyor,</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11846" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-8.jpg" alt="Tromso Gezi Rehberi (8)" width="655" height="436" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-8.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-8-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-8-370x246.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-8-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-8-570x379.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-8-601x400.jpg 601w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><br />
*Tromso’nun Farklı Bölgelerine Ulaşım:</strong> Kuzey ışıklarını görmek, fiyortları ya da şehrin farklı bölgelerini görmek ve doğaya karışmak istiyorsanız, ki Tromso’da bunu yapmamak biraz ŞEY bi’ durum olur, iki seçeneğiniz var; Ya otobüs kullanacaksınız ya da araba kiralayacaksınız. Araba kiralayacaksanız zaten nasıl olacağı aşikar, açacaksınız offline haritanızı (biz CityMaps2go kullandık) bulacaksınız yolunuzu. Araba kiralamadıysanız bir seviye daha alengirli olabilir ama yine de olmayacak iş değil. Gitmek isteyebileceğiniz birkaç yere hangi otobüsün gittiğini şöyle bırakalım: (bu yerlerde neler olduğunu Tromso’da gezilecek yerler yazımızda anlatacağız)</p>
<p><strong>-Sommaroy:</strong> 420 numaralı otobüs<br />
<strong>-Ersfjordbotn:</strong> 425 numaralı otobüs<br />
<strong>-Oldervik:</strong> 450 numaralı otobüs</p>
<h2><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11856" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-18.jpg" alt="Tromso Gezi Rehberi (18)" width="655" height="436" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-18.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-18-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-18-370x246.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-18-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-18-570x379.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-18-601x400.jpg 601w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><br />
Tromso Gezi Rehberi: Tromso’da Araba Kiralamak</strong></h2>
<p>Gerginlik üstüne gerginlik, endişe üstüne endişe, “ulan bi’ geziye çıkacağız 40 tane derdimiz oldu” diye düşünmeye başlamışsınızdır muhtemelen. Tamam, bunu da halledelim, sonra kuş yuvadan uçsun, arkanızdan su dökeceğiz. Aslında bu da yine gereksiz seviyede endişe veren bir konuymuş, ama bunu Tromso’ya gidip de yollara düşene kadar anlayamıyorsunuz tabii. O yüzden biz size söyleyelim, panik yok, söyleyin annenize sakin olsun, Tromso’da araba kiralamak o kadar da büyük bir dert değil. Bu konuyu da daha anlaşılır olması için madde madde açıklayalım.</p>
<figure id="attachment_11857" aria-describedby="caption-attachment-11857" style="width: 655px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-11857" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-19.jpg" alt="Tromso Gezi Rehberi (19)" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-19.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-19-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-19-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-19-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-19-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-19-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><figcaption id="caption-attachment-11857" class="wp-caption-text">Ren Geyiği çıkabilir tabelası sebebiyle bütün gezi boyunca yollarda geyik görmek için cama yapışarak gittik.</figcaption></figure>
<p>*Öncelikle buna niyetlenmiş olmanızı çok mantıklı buluyoruz, arkanızdayız, çünkü <strong>Tromso’da araba kiralamak gerçekten de mantıklı bir hamle.</strong> Neden? Çünkü kalkıp buradan ta Tromso’ya gidiyorsanız bunu sırf şehri gezmek için değil, Tromso çevresini, Kuzey Norveç’in inanılmaz doğasını ve tabii ki kuzey ışıklarını da görmek için yapıyorsunuz. YÜRÜYÜN BE, KİM TUTAR. Bu noktada tabii ki yerel turlara katılmak gibi bir alternatifiniz olsa da, insanın kendi zaman planlamasını yapıp araba ile dolaşmak gerçekten çok büyük bir kolaylık sağlıyor. Özellikle kuzey ışıklarının nerede, ne zaman çıktığı belirsiz olduğu ve ışıkları gözlemleyebilmek için pek çok farklı noktanın bulunduğunu da göz önünde bulundurursak, araba sizi resmen bir adım ileri taşıyor. Ayrıca dilediğiniz yerde durup fotoğraf çekebilme özgürlüğü, bir tura ayak uydurma zorunluluğu olmaması gibi artılar da bonus olarak geliyor.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11858" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-20.jpg" alt="Tromso Gezi Rehberi (20)" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-20.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-20-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-20-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-20-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-20-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-20-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><br />
*Yeterince araba övdüysek ve ikna olduysanız <strong>nereden araba kiraladığımızı söyleyelim: Hertz. Ama daha uygun fiyatlı bir araba bulursanız Sixt, Avis, Europcar gibi seçenekleriniz de var, bu noktada tamamen bütçeye göre karar verebilirsiniz.</strong> Bu arkadaşların hepsi Tromso Havaalanı’nın çıkışına geldiğinizde solunuzda kalıyorlar, seviyorsanız gidip konuşun bizce. Ancak <strong>önerimiz araba kiralama işini önceden internetten halledip havaalanından teslim almanız, çünkü pek çok kişi bu seçeneği tercih ettiği için ya uyduruk arabalara kalabilir ya da komple arabasız kalabilirsiniz.</strong> Bu gezi öyle spontane takılabileceğin bir gezi değil, biraz planlı olmayı gerektiriyor.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11848" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-10.jpg" alt="Tromso Gezi Rehberi (10)" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-10.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-10-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-10-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-10-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-10-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-10-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><br />
*Tromso’daki <strong>yol koşulları </strong>konusunda çok büyük bir endişeniz olmasın. Evet yollarda buz oluyor, evet yer yer hava koşulları gerçekten çılgınlık olabiliyor, ancak ekstrem durumlar dışında Türkiye’deki kadar vahim bir hal almıyor. Şehir içi gayet sorunsuz olmakla birlikte, şehrin dışında çıktığınızda da kar lastiğiniz olduğu takdirde öyle 4&#215;4 bir aracınız olmasa bile (bizim yoktu) ana yolları takip ettiğiniz sürece yollar gayet problemsiz. Tekrar ediyoruz, bu durum çok manyakça hava koşulları yaşanmadığı zamanlar için geçerli, onu zaten önceden bilmek pek de mümkün değil.</p>
<figure id="attachment_11844" aria-describedby="caption-attachment-11844" style="width: 655px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" loading="lazy" class="size-full wp-image-11844" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-6.jpg" alt="Tromso Gezi Rehberi (6)" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-6.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-6-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-6-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-6-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-6-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-6-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><figcaption id="caption-attachment-11844" class="wp-caption-text">Araba kiraladıysanız bu park alanlarının yanında bulunan makinelerle bayağı haşır neşir olacaksınız.</figcaption></figure>
<p>*Araba kiralayacak olursanız <strong>aklınızda bulunması gereken bir diğer önemli detay da öyle her yere park edemiyor oluşunuz. </strong>Yalnızca P tabelalarının olduğu yerlere, onlarda da saat 8:00 – 17:00 arası ücretli, geri kalan saatlerde ücretsiz olarak park edebiliyorsunuz. Bu P yazanların bazıları da “private parking” olarak geçiyor, yani ya o civarda yaşayanlara ya da çalışanlara ait park yerleri, onlara da park edemiyorsunuz. Sakın nasıl olsa bir şey olmaz diye düşünüp laps diye yol kenarına park etmeyin ya da nasıl olsa 5 dk. duracağız diye parayı ödememezlik etmeyin, bu konuya acayip takıklar.</p>
<p>*<strong>Park yerlerinde ödeme yapma işi bilmeyenler için ilk etapta biraz karmaşık gelebilir, onu da açıklayalım.</strong> Bizimki gibi otoparkçı abiler falan yok. Zaten siz de “Tromsolu otoparkçı abi” diye bir karakteri düşünmekte güçlük çekmişsinizdir sanıyoruz sdfsd. Her park alanının yanında makineler var, içine yalnızca bozuk para atabiliyor ya da kredi kartıyla ödeme yapabiliyorsunuz. Bazı park yerlerinde maksimum 2 saatlik ödeme, bazlarında ise 3 saatlik yapabiliyorsunuz. Sonrasında süreniz bittiğinde aracınızı halen orada park halinde bırakmak istiyorsanız aynı makineye gelip ödeme yapmanız ve sürenizi uzatmanız gerekiyor. 17:00’den sonra sabah 8’e kadar ücret ödemeniz gerekmiyor. Son olarak ödeme yaptıktan sonra makinenin size verdiği bileti alıp arabanızın ön camına koymanız gerekiyor ki kontrol eden arkadaşlar gelip bakınca ödeme yaptığınızı anlayabilsinler.</p>
<figure id="attachment_11870" aria-describedby="caption-attachment-11870" style="width: 694px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" loading="lazy" class=" wp-image-11870" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-32.jpg" alt="Tromso Gezi Rehberi (32)" width="694" height="463" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-32.jpg 1776w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-32-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-32-768x512.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-32-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-32-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-32-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-32-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-32-770x513.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-32-1170x780.jpg 1170w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-32-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 694px) 100vw, 694px" /><figcaption id="caption-attachment-11870" class="wp-caption-text">Kuzey ışıklarını fotoğraflamak aşırı zor olduğu için bizden bu kadarı çıktı, kalitesini affediniz.</figcaption></figure>
<h2><strong>Tromso Gezi Rehberi: Kuzey Işıkları Nasıl ve Nerede Görülür?</strong></h2>
<p>Hopppaaaaa, geldik Tromso Gezi Rehberi yazımızın son kısmına, burayı da anlatıp zirvede bırakacağız. Gözünüzle görebileceğiniz en güzel şeylerden biri olan kuzey ışıklarını görmenizi canıgönülden istiyoruz, bu sebeple Tromso’da kuzey ışıklarını görebilmeniz için elimizde olan tüm bilgileri buraya yığacağız. Yine madde madde ilerleyelim, her şey daha net olsun.</p>
<p>*Bu yalnızca Tromso için değil, kuzey ışıklarını görebilmek için genel bir bilgi olacak. Kuzey ışıklarını görebilmek için en önemli faktör tabii ki doğru bölgeye gitmek. Siz Tromso’ya doğru yola çıkma planı yaparak yapabileceğiniz en mantıklı hamlelerden birini görüyorsunuz, çünkü Tromso kuzey ışıklarının dünyada en iyi şekilde gözlemlenebildiği yerlerden biri. Ama bu yeterli mi, maalesef değil. Kuzey ışıklarını görebilmek için bir araya gelmesi gereken şeyler şu şekilde:</p>
<p>-Kuzey ışıklarının görüldüğü dönemde gitmek. (Eylül – Nisan ortası aralığı)<br />
-Şehir ışıklarının minimum seviyede olduğu, ışık kirliliği olmayan ortam<br />
-Bulutsuz/az bulutlu ve yağışsız hava<br />
-Kuzey ışıklarının belireceği bir güne denk gelmek (bu tamamen şans)</p>
<p>Başlarım böyle işe ulan, isterseniz kırmızı kar yağsın diye çemkirebilirsiniz, gayet de haklı olursunuz, ancak maalesef durum bu. Işıkları görmek öyle şıp diye oluveren bir şey değil. Biz ihtimalinizi yükseltmeye çalışalım, zaten Tromso’da bu ihtimal birçok yere kıyasla gayet yükseliyor, moraliniz bozulmasın.</p>
<figure id="attachment_11839" aria-describedby="caption-attachment-11839" style="width: 646px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" loading="lazy" class=" wp-image-11839" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-1.jpg" alt="Tromso Gezi Rehberi (1)" width="646" height="646" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-1.jpg 1080w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-1-150x150.jpg 150w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-1-300x300.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-1-768x768.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-1-1024x1024.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-1-370x370.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-1-570x570.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-1-770x770.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-1-400x400.jpg 400w" sizes="(max-width: 646px) 100vw, 646px" /><figcaption id="caption-attachment-11839" class="wp-caption-text">Bu kuzey ışıkları fotoğrafımız da Star Wars terk olmuş biraz sanki?</figcaption></figure>
<p>*Kuzey ışıklarını görme ihtimalinizi yükseltmek için kuzey ışığı avına 20:00 – ve gece 3:00 aralığında çıkmak ihtimalinizi kuvvetlendirecektir, daha öncesinde veya sonrasında da ortaya çıkabilirler ama bu saatlerde daha yüksek olasılık söz konusu.</p>
<p>*Peki <strong>kuzey ışıklarını görme ihtimalinize dair ne yapacak, nereyi kontrol edeceksiniz? Tabii ki bunu için yapılmış uygulamaları! </strong>Bizim en güvendiğimiz “Norway Lights” adlı app oldu. Bu app Norveç’e ait bir uygulama ve size önünüzdeki 3 gün bulunduğunuz Norveç şehrindeki kuzey ışığı ihtimallerini olabilecek en basit şekilde gösteriyor. İhtimaliniz varsa “go” düşük ise “try” şeklinde ortalığı gazlıyor. <strong>Bunun dışında Aurora ve Aurora Fcst adlı app’leri de kontol ettik. Ancak yüzde yüz app’lere güvenerek hareket etmenizi ne biz öneriyoruz, ne de lokal arkadaşlarımız. </strong>Çünkü Tromso’da ve civarında hava durumu anlık olarak değişebildiği için siz kendiniz de havayı gözlemleyin, hatta günlük yaşantınızda kullandığınız hava durumu uygulamalarından ve yerel sitelerden de bulut durumunu, yağış durumunu kontrol etmeyi unutmayın. Unutmayın ki bizim kuzey ışıklarını görmeyi başardığımız günlerden birinde o güvendiğimiz app “try” diyordu, buna rağmen görmeyi başardık.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11834" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Kuzey-Işıkları-Norveç-2.jpg" alt="Kuzey Işıkları Norveç (2)" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Kuzey-Işıkları-Norveç-2.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Kuzey-Işıkları-Norveç-2-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Kuzey-Işıkları-Norveç-2-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Kuzey-Işıkları-Norveç-2-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Kuzey-Işıkları-Norveç-2-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Kuzey-Işıkları-Norveç-2-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><br />
*Tromso’da kuzey ışıklarını görme ihtimalinizin nerelerde daha yüksek olduğunu özet geçelim:</p>
<p><strong>Skibotn:</strong> Finlandiya sınıra doğru olan taraf. Birçok tur şirketi özellikle Tromso yakınında ihtimaller düşükse burayı tercih ediyor. Tromso merkezine 2 saat kadar uzakta kalıyor.</p>
<p><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11853" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-15.jpg" alt="Tromso Gezi Rehberi (15)" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-15.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-15-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-15-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-15-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-15-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-15-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><br />
Ersfjordbotn:</strong> Tromso merkezine 20 dk. gibi bir uzaklıkta olan bölge. Burada kuzey ışıklarını 2 farklı günde de gördüğümüzü düşünürsek bizce şansınızı kesinlikle deneyin. Tam olarak hangi noktaya gideceğinizi de söyleyelim, hayatımızda gördüğümüz en tatlı ve en güzel manzaralı kafelerden biri olan <strong>Bryggejentene’nin yanındaki plaj</strong>. Gece vakti kafe de kapalı olduğu için biraz ürkütücü ve izbe oluyor. Korkutmak gibi olmasın ama kurt uluması sesleri bile geliyor sdfds. (korkuttular) Ancak civarda yaşayanlar ve evler olduğu için zaten kuzey ışıklarını gördünüz mü koyveriyorsunuz, korku morku kalmıyor, buraya kesin gidin. (Burası kesmezse <strong>Tromvik’e</strong> kadar uzanabilirsiniz, ancak oranın yolunun biraz daha sıkıntılı olabileceği söyleniyor)</p>
<p><strong>Sommaroy:</strong> Tıpkı Ersfjord gibi merkezde değil Kvaloya tarafında kalan (bu tarafa köprüden geçerek gideceksiniz, Tromso’nun bulunduğu karaya bağlı bir başka kara parçası gibi düşünün) bir başka nokta. İlla ki buraya kadar gitmek zorunda bile değilsiniz, buraya doğru giden yola girecek olursanız yolun inanılmaz karanlık olduğunu göreceksiniz, yani her an kuzey ışıkları ile karşılaşabilirsiniz. Burada karanlık resmen sizin dostunuz, come to the dark side canısı, we have kuzey ışıkları. Ancak sakın öyle lönk diye durmayın, kenarlarda cep gibi yerler oluyor, onlardan birine ulaşana kadar sakince ilerleyin.</p>
<p><strong>Fjellheisen:</strong> Eğer şansınıza kuzey ışıklarının daha kuvvetli olduğu bir döneme denk gelirseniz o zaman bu Aurora dediğimiz şey ışık kirliliği falan dinlemiyor, tepenizde bitiveriyor. Şayet bu kadar şanslı bir dönemde denk gelirseniz teleferik ile tepelere çıkıp bir yandan zatürreye meydan okurken bir yandan da şehre tepeden bakabilir, üstüne bu güzellik yetmezmiş gibi bir de kuzey ışıklarını görebilirsiniz. Umuyoruz ki hayat size bu kadar iyi davranır.</p>
<p><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11862" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-24.jpg" alt="Tromso Gezi Rehberi (24)" width="655" height="437" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-24.jpg 655w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-24-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-24-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-24-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-24-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2018/02/Tromso-Gezi-Rehberi-24-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 655px) 100vw, 655px" /><br />
*Tüm bu ipuçlarına uyup da Tromso’da kuzey ışıklarını görmek üzere yollara düştüğünüzde lütfen sabırsız davranıp Shining’deki Jack Nicholson’a dönüşerek cinnet geçirmeyin. Buraya bunun için geldiniz, gerekirse sabah biraz daha geç kalkar, ama ışıkları görene kadar beklersiniz. Kuzey ışıkları öyle hemen belirmiyorlar, beklemeniz, sabırlı olmanız gerekiyor.</p>
<p>*Ayrıca ışığın ne kadar büyük bir etken olduğunu kanıtlamak adına şu salakça anımızda anlatalım; Buz gibi havada Ersfjorbotn’da arabada oturmuş ışıkları beklerken ortalığın korku filminde ölecek iki salağın girdiği karanlık yer gibi olması sebebiyle arabanın içindeki ışığı kapatmamıştık. Bir ara bir sebepten ışıkları kapatınca fark ettik ki tepemizde kuzey ışıkları takla atıyormuş, biz arabadaki o minicik ışık yüzünden kendilerini geç fark etmişiz. MALLIK. O yüzden siz siz olun, bütün ışıklardan kurtulun.</p>
<p>*Son bir öneri ile kapanışı yapıyoruz. Şayet bu aktivitelere tek başınıza girişmek, kendi kendinize yollara düşmek sizi tedirgin ettiyse sizi çok iyi anlıyoruz, neticede hiç bilmediğiniz bir yere ve iklime gidiyorsunuz. <strong>Bu noktada alternatifiniz kuzey ışığı turlarına katılmak.</strong> Bu pek çok kişinin tercih ettiği bir yöntem. Adamlar uzun yıllardır bu işi yaptıkları, hava durumunu, neyi, nereden kontrol etmeleri gerektiğini bildikleri ve oranın yerlileri oldukları için sizi ışıkları görme ihtimalinizin en yüksek olduğu yerlere götürüyorlar. (bunlar bizim yukarıda yazdığımız yerler zaten, o yüzden her yerde kendileriyle karşılaşıp durduk, bizi pek sevmiyorlar sdfds) Biz tura katılmayacak olmamız rağmen güvenilir olup olmadıklarını anlamak adına sinsi gibi gidip adamlarla konuştuk. &#8220;Ayyy biz tura mı katılsak diyoruz ama ne yapsak yaaa&#8221; diye yaya yaya sorular sorduk, işte araştırmacı gazetecilik&#8230;&#8230;&#8230;<strong>Neticede güvenilir bulduğumuz 2 tur var: Chasing Lights ve Arctic Explorers.</strong> Bu arkadaşlardan birine güvenebilirsiniz, zaten kocaman ofisleri falan var, gayet kurumsallar yani, tedirgin olmayın. Üstelik tur satın aldığınız akşam hava durumunda ani bir değişiklik olursa, ki bu gayet olası, &#8220;bugün olmayacak galiba&#8221; diyerek gayet dürüst davranıyor ve başka güne ayarlama yapıyorlar.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2018/02/17/tromso-gezi-rehberi-kuzey-isiklari-pesinde/">Tromso Gezi Rehberi: Norveç&#8217;te Kuzey Işıkları Peşinde!</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2018/02/17/tromso-gezi-rehberi-kuzey-isiklari-pesinde/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>3</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İzlemeye Doyamadığımız En İyi İskandinav Dizileri</title>
		<link>https://oitheblog.com/2017/02/23/en-iyi-iskandinav-dizileri/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2017/02/23/en-iyi-iskandinav-dizileri/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Feb 2017 17:32:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DANİMARKA]]></category>
		<category><![CDATA[İSVEÇ]]></category>
		<category><![CDATA[İZLANDA]]></category>
		<category><![CDATA[NORVEÇ]]></category>
		<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[Bron/Broen]]></category>
		<category><![CDATA[Danimarka]]></category>
		<category><![CDATA[Danimarka Dizileri]]></category>
		<category><![CDATA[Dizi Önerileri]]></category>
		<category><![CDATA[En İyi Diziler]]></category>
		<category><![CDATA[En İyi İskandinav Dizileri]]></category>
		<category><![CDATA[İskandinav Dizileri]]></category>
		<category><![CDATA[İsveç Dizileri]]></category>
		<category><![CDATA[İzlanda Dizileri]]></category>
		<category><![CDATA[Nordik Diziler]]></category>
		<category><![CDATA[SKAM]]></category>
		<category><![CDATA[SKAM Dizi]]></category>
		<category><![CDATA[The Killing]]></category>
		<category><![CDATA[Trapped İzlanda]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=8640</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’de sosyal hayatın küçük çaplı çöküşünden ötürü daha fazla izleyecek şey peşinde koşan, alternatif arayışlara giren bir tek biz miyiz...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2017/02/23/en-iyi-iskandinav-dizileri/">İzlemeye Doyamadığımız En İyi İskandinav Dizileri</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de sosyal hayatın küçük çaplı çöküşünden ötürü daha fazla izleyecek şey peşinde koşan, alternatif arayışlara giren bir tek biz miyiz bilmiyoruz ama, şayet yalnız değilsek ve henüz “ En İyi İskandinav Dizileri ” listelerine sızmadıysanız bu listemiz sizi bayağı mutlu edecek. Merak etmeyin, hepsini sonuna kadar izlemiş olmasak da oturup hiç izlemeden yazmadık tabii ki, etraftan rastgele dizi adı toplamadık yani. OitheBlog öyle şeyler yapmaz, rica ederiz….</p>
<p>Bizim İskandinav dizilerine girişmemizin temel sebebi söz konusu ülkelerdeki yaşam koşullarını, hayatın akışını, en basit detayları bile bayağı merak ediyor oluşumuz. Bunun 1 hafta gidip görmekle anlaşılamayacak bir şey olduğunu düşündüğümüz için edebiyat, sinema, müzik şeklinde her koldan içlerine sızmış durumdayız ve bu sırada da bol bol keşifte bulunuyoruz tabii. Bu da işin dizi kısmı işte. Bu “adamların hiç derdi yok ya…” diye nitelendirip durduğumuz ülkelerde ne gibi toplumsal problemler yaşanabildiğini, ne gibi bireysel sıkıntıların ortaya çıkabildiğini, “bir toplumun refah seviyesinin diğerlerine kıyasla çok daha yüksek kabul edilmesinin = hiçbir problem olmadan yaşamak” anlamına gelmediğini gözlemek açısından da aslında beklenmedik bir şekilde bayağı etkili oluyor. Tabii ki hepsi belli işleri aşıp, alıp yürümüş toplumlar olarak kabul edilebilir ancak yine de konunun detaylarına inmeden herhangi bir ülkeye ütopik yaklaşmanın doğru olmadığı sonucuna sırf bu dizileri izleyerek bile varabilirsiniz bizce. Tabii ki size “bu dizileri yalnızca sosyolojik tespitlerde bulunmak için izliyoruz, yoksa biz evde hep belgesel izleriz…….” ayağı yapmayacağız ancak İskandinav dizilerine başlama sebebimizin kökeni hakikaten o meraka dayanıyor. Neyse, artık ne sebepten İskandinav dizilerine saracak noktaya gelirsiniz bilemiyoruz ama artık konuya dönelim: Karşınızda OitheBlog’dan En İyi İskandinav Dizileri!</p>
<h2><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8641" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/e_37762480.jpg" alt="En İyi İskandinav Dizileri" width="635" height="357" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/e_37762480.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/e_37762480-300x169.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/e_37762480-370x208.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/e_37762480-570x320.jpg 570w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /><br />
Bron/Broen</strong></h2>
<p>Kaliteli dizi arayan, birbirine benzeyen abuk subuk polisiye dizilerden bunalan, “hey dostum sakin ol tamam mı anlaşabiliriz” diyaloglarına maruz kalmaktan içi çürüyenler, size müthiş bir öneriyle geliyoruz: Bron/Broen! Yani? The Bridge. Yani? Köprü. (Türkçe olunca hiç havalı olmadı niyeyse)  Dizimiz Kopenhag ve Malmö’yü birbirine bağlayan meşhur Oresund Köprüsü üzerinde bir cinayet işlenmesi ile başlıyor. İşin enteresan tarafı öldürülen kişi köprünün üzerinde yer alan sınır çizgisinin (evet sınırlarının o şekilde olmasına şaşırabilirsiniz) tam ortasında bırakıldığı için hem Danimarka’nın hem de İsveç’in ortak sorununa dönüşüyor ve bu cinayeti birlikte çözmeye başlamak durumunda kalıyorlar. Dizinin adının hem Danca hem de İsveççe olmasının temel sebeplerinden biri de bu. Sonradan işler çok daha çetrefilli bir hal alıyor tabii, zira senaryo son derece zekice kurgulanmış, ancak spoiler vermemek adına oralara giremiyoruz. Özetle kesinlikle önerdiğimiz, her bölümü 1 saat civarı olmasına rağmen “bir tane daha izleyelim” noktasına geldiğimiz şahane bir iş, bizce İskandinav dizileri serüveninize girizgahı bu diziyle yapabilirsiniz.</p>
<h2><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8642" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/Forbrydelsen.jpg" alt="Forbrydelsen" width="621" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/Forbrydelsen.jpg 621w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/Forbrydelsen-300x204.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/Forbrydelsen-370x252.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/Forbrydelsen-570x388.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/Forbrydelsen-587x400.jpg 587w" sizes="(max-width: 621px) 100vw, 621px" /><br />
Forbrydelsen (The Killing)</strong></h2>
<p>Hem Amerikan hem de Danimarka versiyonunu bulabileceğiniz bir dizi ile karşı karşıyayız. Amerikan versiyonu Danimarka versiyonunu olduğu gibi almasa da şöyle bir esinlenilmiş olduğunu iddia ediyorlar, onu bilemeyiz. Hatta galiba biz de Türkiye’de bir benzerini çekmeyi denemişiz ama olmamış, o kısmına da tam hakim değiliz. Şayet çekildiyse de umarız HAYDARİNNAA dizisi gibi olmamıştır, zira güzel diziye benziyor. Amerikan versiyonunu The Killing adıyla ortamlarda bulabileceğiniz Forbrydelsen yine polisiye tarzda, yine cinayetlerin ortasına düşeceğiniz, yine “GİRMESEN ABİ O ODAYA” hallerinde izleyeceğiniz bir diziye benziyor. Benziyor diyoruz çünkü henüz yalnızca 1-2 bölüm izledik. Bizim de işimiz gücümüz var kaç tane dizi izleyeceğiz insafsızlar…. (#derdinesıçayımmoments) Birçok kişi Forbrydelsen için özellikle senaryosu sebebiyle “izlediğim en iyi dizi” gibi yorumlar bile getirmiş, biz henüz o kadar yorum yapacak kadar izleyememiş olsak da ilgi çekici olduğu kesin, şayet dizi arayışındaysanız bizce kesinlikle buna dadanabilirsiniz.</p>
<h2><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8643" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/skam.jpg" alt="Skam" width="635" height="357" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/skam.jpg 635w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/skam-300x169.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/skam-370x208.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/skam-570x320.jpg 570w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /><br />
SKAM</strong></h2>
<p>Listedeki diğer önerilerimizle konsept olarak müthiş alakasız olan SKAM, içimizdeki ergen ile verdiği savaşta galip geldi arkadaşlar……Yani kocaman insanlar olmuşsunuz, hala liseli dizisi mi izliyorsunuz ulan diyeceksiniz belki ama, evet izliyoruz valla. Ne yapalım Arka Sıradakiler mi izleyelim? (o hala yoktur di mi, biz orada kalmışız) SKAM’ın konusunu özetlemek gerekirse gerçekten de Norveçli lise öğrencilerinin hikayesini anlatıyor diyebiliriz. Tabii bu şekilde söyleyince kocaman bir “ee?” dedirtmiş olabilir normaldir. Ancak bizim bu diziyi önyargısız bir şekilde izlemeye başlamamızın sebebi konusunun çekiciliğinden çok Norveç’teki yaşantıya ve sisteme şahit olabilme isteğimizdi. Resmen şu “dandik” kabul edilebilecek gençlik dizisini izlerken Norveç kültürü ile ilgili bir sürü şey öğreniyor ve şayet liseyi Türkiye’de okuduysanız “ulan benim okuduğum lise ortamı nereee, burası nereee” noktasına geliyorsunuz. Tabii ki sonrasında işin “ay Norveç kültürü öğreniyoruz şekerim” kısmından “ALLAHIM NOLUR WILLIAM’LA NOORA SEVGİLİ OLSUN” noktasına gelmiş olabiliriz, orası ayrı mesele. Sonuç olarak içinizdeki ergeni durduramıyorsanız ya da Nordik lise dizisi nasıl oluyormuş, bu adamlar lisede ne halt ediyorlarmış gibi bir merakınız varsa da net bir şekilde kapılabilirsiniz. Zaten ilk sezon yalnızca 15 dk süren bölümler bile olduğu için akıp gidiyor.</p>
<h2><strong><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-8644" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/trapped.jpg" alt="Trapped" width="634" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/trapped.jpg 634w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/trapped-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/trapped-370x247.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/trapped-270x180.jpg 270w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/trapped-570x380.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2017/02/trapped-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 634px) 100vw, 634px" /><br />
Trapped</strong></h2>
<p>Şimdi İzlanda çıkışlı bir diziden bahsedeceğiz diye “İzlanda İskandinav ülkesi değil!!!” gibi çemkirmelere maruz kalmadan hemen sizi durduralım. Hazır Nordik dizilerden konuyu açmışken bir İzlanda dizisini de bu listeye katmakta bir sakınca görmedik, o sebepten bu listede yer alıyor. Bu arada şu dakikadan itibaren dizi tercihlerimizden ötürü bizi kana susamış birer manyak zannediyorsanız kendimizi nasıl savunabiliriz bilmiyoruz, zira size tüm cinayetli dizileri önerdik galiba. Ne yapalım abi, bu Nordikler kasvetli işler konusunda bayağı iyiler, gönlümüz kayıyor. Trapped’i henüz sadece 1 bölüm izleyebildik. Ama konusunun ilgimizi çektiği kesin. Herkes öyle düşünmüş olacak ki İzlanda’dan sonra BBC’de falan yayınlanmaya başlamış. Tabii ki yine bir cinayet söz konusu. Ancak işler biraz daha karmaşık. Dizi İzlanda’nın izbe bir noktasında kalan bir sahil kasabasında geçiyor. İlk bölümde birbirinden bağımsızmış gibi görünen iki olay anlatılıyor ancak belli ki bunlar bir noktada birbirine bağlanacak. Bunlardan ilki Hjörtur ve kız arkadaşı Dagny’nin terk edilmiş bir fabrikada yiyişirken (niyeyse) esrarengiz bir yangın sonucu Dagny’nin hayatını kaybetmesi üzerine. İkincisi ise kasabadaki balıkçıların ağlarına takılan bir ceset ile alakalı. İşin karmaşık kısmı o esnada Danimarka’dan İzlanda’ya gelen bir geminin bu cinayetle ilişkili olup olmadığını anlamaya çalışma sürecine girilmesi ve bu geminin içinden bizim Hjörtur’un de çıkması. Artık gerisi neye bağlanır biz de bilemiyoruz, ancak sırf İzlanda görmek için bile izlenebilir.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2017/02/23/en-iyi-iskandinav-dizileri/">İzlemeye Doyamadığımız En İyi İskandinav Dizileri</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2017/02/23/en-iyi-iskandinav-dizileri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>15</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yurtdışına Göç Rehberi: Pes Edenler İçin 8 Alternatif Ülke</title>
		<link>https://oitheblog.com/2016/03/21/yurtdisina-goc-rehberi/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2016/03/21/yurtdisina-goc-rehberi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Mar 2016 18:57:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ALMANYA]]></category>
		<category><![CDATA[AMERİKA]]></category>
		<category><![CDATA[AVUSTRALYA]]></category>
		<category><![CDATA[FAYDALI Bİ' ŞEYLER]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNEY AMERİKA]]></category>
		<category><![CDATA[İSPANYA]]></category>
		<category><![CDATA[KANADA]]></category>
		<category><![CDATA[NORVEÇ]]></category>
		<category><![CDATA[URUGUAY]]></category>
		<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya'ya Göç Etmek]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya'ya Göçmenlik]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika'da Yaşamak]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika'ya Göç Etmek]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika'ya Göçmenlik]]></category>
		<category><![CDATA[Amerikan Vatandaşlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Avustralya Vatandaşlığı]]></category>
		<category><![CDATA[avustralya'da yaşamak]]></category>
		<category><![CDATA[Avustralya'ya Göç Etmek]]></category>
		<category><![CDATA[Avustralya'ya Göçmenlik]]></category>
		<category><![CDATA[İspanya Vatandaşlığı]]></category>
		<category><![CDATA[İspanya'da Yaşamak]]></category>
		<category><![CDATA[İspanya'ya Göçmenlik]]></category>
		<category><![CDATA[kanada'da yaşamak]]></category>
		<category><![CDATA[Kanada'ya Göç Etmek]]></category>
		<category><![CDATA[Kanada'ya Göçmenlik]]></category>
		<category><![CDATA[Malta Vatandaşlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Malta'ya Göç Etmek]]></category>
		<category><![CDATA[Malta'ya Göçmenlik]]></category>
		<category><![CDATA[Norveç Vatandaşlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Norveç'e Göçmenlik]]></category>
		<category><![CDATA[Uruguay Vatandaşlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Uruguay'a Göç Etmek]]></category>
		<category><![CDATA[Uruguay'a Göçmenlik]]></category>
		<category><![CDATA[Yurtdışına Göç Etmek]]></category>
		<category><![CDATA[Yurtdışına Yerleşmek]]></category>
		<category><![CDATA[Yurtdışında Çalışmak]]></category>
		<category><![CDATA[Yurtdışında Yaşamak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=5958</guid>

					<description><![CDATA[<p>En çok soru aldığımız konuların bir listesini yapsak &#8220;nasıl bu kadar geziyorsunuz?&#8221; ve &#8220;zengin misiniz&#8221; (evet gayet ciddiyiz) sorusunun ardından...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2016/03/21/yurtdisina-goc-rehberi/">Yurtdışına Göç Rehberi: Pes Edenler İçin 8 Alternatif Ülke</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>En çok soru aldığımız konuların bir listesini yapsak &#8220;nasıl bu kadar geziyorsunuz?&#8221; ve &#8220;zengin misiniz&#8221; (evet gayet ciddiyiz) sorusunun ardından &#8220;x&#8217;e nasıl taşınabilirim, yurtdışına göç meselesi nasıl oluyor?&#8221; sorusunu koyardık. Hal böyle olunca daha fazla ertelemeden Türkiye&#8217;den en çok göç edilmek istenen ülkelerin kendimizce bir listesini çıkarıp bu sorunun cevabını da mümkün olduğunca vermeye çalıştık. Aşağıda okuyacaklarınızı söz konusu ülkelerin resmi sitelerinden ve oralarda yaşayan eşimiz dostumuzdan topladığımız bilgiler üzerinden derledik. Tabii ki bu bilgiler güncellenebilir, değişebilir ya da durum göre çok daha detaylandırılabilir ancak kaba taslak haliyle durum bu. İşinize yarar diye umuyoruz.</p>
<p>*Bizi <strong>Instagram&#8217;dan</strong> takip etmek isterseniz <a href="https://www.instagram.com/oitheblog/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">onun da linkini şöyle bırakalım.&nbsp;</a></p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/4237392-canada.png"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5976" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/4237392-canada.png" alt="yurtdışına göç" width="579" height="380" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/4237392-canada.png 2586w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/4237392-canada-300x197.png 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/4237392-canada-1024x672.png 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/4237392-canada-210x138.png 210w" sizes="(max-width: 579px) 100vw, 579px" /></a></p>
<h2><strong>1. Ka<span style="color: #000000;">nada Göçmenliği</span></strong></h2>
<p>Türkiye’den en çok göç edilmek istenen ülkelerden birisi tartışmasız bir şekilde Kanada. Özellikle eğitim koşulları, refah seviyesi ve dinginliği ile buradan bakınca adama “her şey güzel olacak” dedirtecek bir hali olduğu aşikar. Eğer göç etmek için ilk tercihiniz Kanada ise öncelikli olarak Fransızca ya da İngilizce dillerinden birine iyi şekilde hakim olmanız, herhangi bir sabıkanız olmaması ve Kanada’da çalışabileceğiniz bir iş alanına hakim olmanız gerekiyor. Şayet Kanada’ya göç etmek gibi bir niyetiniz varsa, öncelikle <strong><a href="http://onlineservices-servicesenligne.cic.gc.ca/eapp/eapp.do;jsessionid=FCAD8099F2EB25377B674EBD262C9E42" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şu sitedeki</a></strong> çeşitli soruları cevaplayarak, Kanada göçmenliği için uygun olup olmadığınızı kontrol edebilirsiniz. Şayet uygun görünüyorsanız, başvuru yapabileceğiniz şu gibi kategoriler var:</p>
<ul>
<li>Eğer ailenizden birisi (anne, baba, kardeş, eş gibi) 18 yaşın üzerinde bir Kanada vatandaşı ise ya da oturma izni varsa, bu kişi size başvuru yapmanız için aracı olabiliyor.</li>
<li>Eğer Kanada’da bir firma için çalışmaya başladıysanız ve bu şekilde <strong>çalışma iznine sahip olduysanız</strong>, ülkede 2 sene tam zamanlı olarak çalıştıktan sonra, oturma izni için başvurma hakkı kazanıyorsunuz.</li>
</ul>
<ul>
<li>Eğer Kanada’ya bir <strong>uluslararası öğrenci statüsünde</strong> giderseniz ve mezun olduktan sonra orada yaşamak istiyorsanız yine diğer göçmenlere kıyasla bir puan önde başlıyorsunuz. Okulunuzu bitirdikten sonra Kanada’da tam zamanlı olarak çalışmaya devam ederseniz işiniz daha da kolaylaşıyor. Bu noktada dikkat etmeniz gereken önemli detaylardan biri de, bazı eyalet hükümetlerinin, başka eyaletlerdeki okulları resmi olarak tanımayabiliyor olması.</li>
<li>Yukarıda da kısaca söz ettiğimiz gibi, eğer <strong>kalifiye işçi sınıfına giriyorsanız</strong> yine göçmenlik başvurusunda bulunabiliyorsunuz. Örneğin tıp, mimari, akademisyenlik, mühendislik, hukuk, yöneticilik, bilim gibi alanlarda iş yapabilir durumdaysanız bu gibi alanlar için öncelik tanıyorlar ve bu başvuru biçim “<strong>Express Entry</strong>” olarak adlandırılıyor. Ancak tabii ki kalifiye işçi olma durumunun yalnızca yukarıda saydığımız alanlarla sınırlı olduğunu düşünmeyin, önemli olan iş gücü sağlayabilmeniz. Örneğin X eyaletinde hayvancılık alanında çalışacak işçiye ihtiyaç, Y eyaletinde madencilik konusunda çalışan gerekiyor ve bu sebeplerle de yabancı işçilerin ülkeye girişine destek verebiliyorlar.</li>
<li>Şayet Kanada’da yaşamak nasıl bir şeydir diye kafanız karıştıysa<strong> <a href="http://oitheblog.com/2015/07/30/kanadada-yasam-ve-gocmenlik/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şurada</a></strong> ve <a href="http://oitheblog.com/2014/11/30/roportaj-kanadada-yasamak-ve-montreal-uzerine/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şurada</a> Kanada’da yaşayan Türkler ile yapılmış ve geçtikleri süreçleri anlatan iki adet röportajımız mevcut.</li>
</ul>
<p>*Bu arada <strong>Quebec Eyaleti</strong>’nin göçmenlik süreçleri diğerlerinden farklı, aklınızda bulunsun.</p>
<p>*Ben daha fazla bilgi istiyorum diyenler için <strong><a href="http://ottawa.emb.mfa.gov.tr/ShowInfoNotes.aspx?ID=183468" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şuradaki resmi siteye</a></strong> tık tık.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/usa-map.png"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5977" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/usa-map.png" alt="yurtdışına göç" width="550" height="342" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/usa-map.png 800w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/usa-map-300x186.png 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/usa-map-210x130.png 210w" sizes="(max-width: 550px) 100vw, 550px" /></a></p>
<h2><strong>2. Amerika Göçmenliği</strong></h2>
<p>Amerika’ya göç edebilmek tahmin edeceğiniz üzere birçok ülkeye kıyasla daha da zorlu ve daha uzun bir süreçten geçmenizi gerektiriyor. Amerika’ya yerleşebilmek için ihtiyacınız olan şey pek çoğumuzun adını daha önce duyduğu “<strong>Green Card</strong>”. Ancak Green Card için de öyle kafanıza göre, ben bi’ başvurayım diyerek başvuru yapamıyorsunuz. Yerine getirmenize gereken bazı kriterler ya da Amerika’nın sizi Green Card başvurusunda bulunmaya uygun kişi olarak nitelendirmesi için sağlamanız gereken bazı özellikler var. Bunları şu şekilde listeleyebiliriz:</p>
<ul>
<li>Çekirdek <strong>aileniz </strong>(anne, baba, çocuk, kardeş, eş şeklinde) <strong>Amerikan vatandaşıysa</strong> bu kişiler size Green Card’a başvurabilmeniz için kefil/aracı olabiliyor. Tabii ki bu çoğumuz için en düşük ihtimalli durum) Ayrıca eğer vatandaş olan birinci derece akrabanızın veya eşinizin aracılığıyla başvuracak olursanız süreç bir tık daha hızlı oluyor da diyebiliriz. (3. senenizde başvuru yapabiliyorsunuz, normalde süre 5 yıl)</li>
<li>Eğer Amerika’da bir iş bulduysanız ve söz konusu şirket ile X senelik bir anlaşmaya vardıysanız, Amerika’daki <strong>işvereniniz aynı şekilde size kefil/aracı olabiliyor</strong>. Ancak büyük firmalar dışında, bu durum genellikle çoğu işverenin tercih etmediği ve altına girmek istemediği bir sorumluluk. Aynı şekilde, bir iş bulmamış olmanıza ya da aracı bir firma olmamasına rağmen, eğer sıradışı ya da özellikli kabul edilebilecek bir yetkinliğiniz varsa ya da spor, bilim, sanat gibi alanlarda Amerika’nın değerlendirmesine göre özellikli kabul edilebilecek bir yetkinliğiniz varsa, yine göçmenlik başvurusunda bulunabiliyorsunuz. Hayır arkadaşlar, amuda kalkmak ya pamuğun üzerinde fasulye çimlendirmek sayılmaz. L</li>
<li>Amerika’nın “<strong>Özel İş Kategorileri</strong>” olarak adlandırdığı ve Amerika’nın resmi göçmenlik bürosu <a href="https://www.uscis.gov/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">USCIS’in web sitesinde</a> ihtiyaçlara göre güncellediği bir listesi mevcut. Bu listede yer alan işlerden herhangi birinin kriterlerini yerine getirebiliyorsanız, nitelikli çalışan olarak ayrı bir süreçten geçebiliyor ve göçmenlik için başvurabiliyorsunuz.</li>
<li>Gelelim Türkiye’de yaşayan bireyler olarak çoğumuzun içine dahil olduğunu düşündüğü kategoriye “<strong>Sığınmacı Kategorisi</strong>”. Bu kategori dahilinde eğer, din, ırk, politik görüş gibi konular sebebiyle ülkenizde kalamayacağınızı kanıtlayabiliyorsanız, bu kategoriden bir başvuru yapabilme imkanınız da var.</li>
<li>En masraflı seçeneklerden biri de <strong>yatırım yapmak</strong>. Eğer kenarınızda köşenizde şöyle bir 500.000 – 1.000.000 dolarcığınız varsa ve yapacağınız yatırım en az 10 kişiye iş sağlıyorsa, bu göçmenlik başvurusu kapsamında Amerika’nın her sene kabul ettiği 10.000 kişiden biri olma şansını yakalayabiliyorsunuz.</li>
<li>Şayet bir <strong>Amerikan vatandaşı ile evlenecek olursanız</strong> da Green Card’a başvurabilme hakkınız var. Öyle ki bu durum şu anda Amerika’da bir sektöre dönüşmüş durumda desek abartmış olmayız, bayağı ciddi ciddi para karşılığı evlenen insanlardan falan bahsediyoruz. Artık o kadarına da girişmezsiniz herhalde. Zaten şayet girişecek olursanız, bu gibi vatandaşlık için sahte evlilikler yapılıyor olması nedeniyle Amerika devleti çok ciddi soruşturmalar yapıyor. Yani o filmlerde gördüğünüz çat kapı eve gelip, birbirinizi ne kadar tanıdığınızı sorgulamaya çalışan kişiler gerçekten var. Bunun için aynı zamanda şöyle bir sistem de geliştirmişler; Eğer vatandaş olan eşiniz üzerinden Greed Card başvurusu yapacaksanız, öncelikle size 1 senelik geçici bir oturma izni veriyorlar. 1 sene sonunda hala evliyseniz ve kriterlere uygunsanız, o zaman kalıcı bir Green Card sahibi oluyorsunuz.</li>
<li>Amerika&#8217;ya göç etmek için en çok tercih edilen seçeneklerden biri de tabii ki Green Card çekilişi sistemi. Bu şekilde özellikle Amerika&#8217;ya daha az göç aldıkları ülkeler arasından senede 50.000 kişi Green Card kazanma hakkına sahip oluyor. Bu gibi bir başvuruda bulunabilmek ve tarihleri takip edebilmek için <a href="http://travel.state.gov/content/visas/en/immigrate/diversity-visa/entry.html" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şuraya</a>&nbsp;göz atabilirsiniz. Size verdiğimiz link dışında bir sayfaya güvenmemekte fayda var, çünkü bu şekilde insanları dolandırmaya çalışıyorlar, aman dikkat.</li>
</ul>
<p>Eğer bu süreçlerden geçip Green Card sahibi olursanız da bu yüzde yüz paçayı kurtardığınız anlamına gelmiyor. Amerika Green Card’ı laf olsun diye değil, ülkede ciddi ciddi yaşamayı düşünenler için veriyor. Çünkü Green Card sahibi olmak, aslında bir nevi oy kullanmak dışında bir Amerikan vatandaşının neredeyse tüm haklarına sahip olmak gibi bir şey. Size çalışma izni bile tanıyor. Eğer Green Card’ı aldıktan sonra hemen Amerika’ya yerleşmek gibi şansınız yoksa ancak bu hakkınızı kaybetmek de istemiyorsanız, Green Card’ı aldıktan sonraki süreçte <strong>her sene en az 1 kez</strong> Amerika’ya gitmeniz gerekiyor. Bu da size Green Card’ınızı elinizde tutmak için garanti vermiyor, çünkü eğer ciddi olarak Amerika’da yaşama niyetiniz olmadığı şüphesine düşerlerse, oturma izninizi iptal edebiliyorlar. Eğer gidip hemen Amerika’ya yerleşmek gibi bir niyetiniz varsa, <strong>Amerika’da 5 sene yaşadıktan</strong> ya da 5 sene içinde en az 40 ayınızı Amerika’da geçirdikten sonra <strong>Amerikan vatandaşlığı</strong> için başvurmaya hak kazanıyorsunuz.</p>
<p>Eğer Amerika’da yaşamak konusunda şüpheleriniz varsa, OitheBlog’un 8 sene boyunca Amerika’da yaşamış İdil’i ile yaptığımız ve Amerika’daki yaşam koşullarını anlatan <strong><a href="http://oitheblog.com/2014/10/27/roportaj-amerikada-universite-okumak/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">bir röportajımız mevcut.</a></strong></p>
<h2><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Australia-Flag-Map.png"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5978" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Australia-Flag-Map.png" alt="yurtdışına göç" width="585" height="483" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Australia-Flag-Map.png 2400w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Australia-Flag-Map-300x248.png 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Australia-Flag-Map-1024x845.png 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Australia-Flag-Map-210x173.png 210w" sizes="(max-width: 585px) 100vw, 585px" /></a><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Australia-Flag-Map.png"><br />
</a> 3. Avustralya Göçmenliği</strong></h2>
<p>Göç konusundaki üç büyüklerin sonuncusu olan Avustralya’ya göç edebilmek öncelikle biraz ekstra cesaret istiyor, çünkü uzaklığı nedeniyle gidip gelmesi bile ayrı bir dert. Mesafe dediğin nedir ki gülüm, biz zaten Türkiye’den kaçmaya çalışıyoruz diyenler için konuyu açıklamadan geçmeyeceğiz tabii ki. Avustralya’da süreli veya kalıcı oturma izni sağlayan birçok vize çeşidi var. Bunlardan bazıları;</p>
<ul>
<li>Eğer Avustralya’ya öğrenci olarak gitmek istiyorsanız bunun için <strong>öğrenci vizesine</strong> başvurmanız gerekiyor. Bu vizeyle birlikte, öğrenci olduğunuz süre boyunca Avustralya’da kalmak ve varsa eşinizi veya 18 yaşından küçük çocuklarınızın sizinle birlikte orada yaşaması için hak kazanmış oluyorsunuz. Mezun olduktan sonra Avustralya’da yaşamaya ve çalışmaya devam etmek isterseniz, Avustralya hükümetinin <strong>eğitim sonrası çalışmak</strong> isteyenler için sunduğu özel bir vizeye başvurabiliyorsunuz. Bu başvuruda en önemli kriterlerden biri, çalışmak istediğinizi alanı belirtmeniz ve bu alanın okuduğunuz bölüm ile ilgili direkt ilişkili olması. Eğer değerlendirmeler sonucu olumlu bir sonuç alırsanız, bu vize ile belirli bir süreliğine Avustralya’da çalışma ve yaşama olanağınız oluyor.</li>
<li>Bahsettiğimiz diğer ülkelerde olduğu gibi, Avustralya’da bir<strong> firmada çalışmaya başlarsanız</strong>, onların aracılığıyla çalışma ve oturma iznine başvuru yapabiliyorsunuz. Ancak bu seçenek ile vizeye başvuru yapabilmeniz için 50 yaş altı olmanız ve bu firmanın size aracı olması için bir “sponsor” olarak uygun kriterlerde olması ve başvurusunun kabul edilmesi gerekiyor. Bu süreçte firmanın size vereceği pozisyonun da, <strong><a href="https://www.border.gov.au/Trav/Work/Work/Skills-assessment-and-assessing-authorities/skilled-occupations-lists/CSOL" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şuradan</a> </strong>ulaşabileceğiniz, <strong>CSOL</strong> olarak adlandırılan listeye dahil olması gerekiyor. Tabii aynı zamanda yetkinliğiniz, deneyiminiz ve İngilizce seviyeniz gibi başka kriterlere da bakarak değerlendirme yapıyorlar. Eğer başarılı sonuçlanırsa, ilk etapta 4 seneye kadar uzayabilen geçici bir vize almış oluyorsunuz. Aynı pozisyonda 2 sene çalıştıktan sonra eğer kriterlere uygun olursanız, işvereniniz kalıcı oturma alabilmeniz için size aracı olabiliyor.</li>
</ul>
<ul>
<li>Eğer herhangi bir firmadan bağımsız olarak çalışma ve oturma iznine başvurmak istiyorsanız, ülkenin istihdam ihtiyaçlarına yönelik belirlenen <strong>SkillSelect programı</strong> üzerinden “nitelikli göçmen” olarak da başvuru yapabilirsiniz. Bu seçenek için de öncelikle 50 yaşın altında olmanız ve yeterli derecede İngilizce biliyor olmanız gerekiyor. Eğer bu kriterle uyuyorsanız başvuru yapmadan önce ilk olarak, yetkinliğinizi değerlendirmek adına oluşturdukları, <strong><a href="https://www.border.gov.au/Busi/Empl/skillselect" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şuradan </a></strong>ulaşabileceğiniz, <strong>EOI</strong> adlı bir form doldurmanız gerekiyor. SkillSelect seçeneği üzerinden yapacağınız başvurular da vize tipine göre <strong><a href="https://www.border.gov.au/Trav/Work/Work/Skills-assessment-and-assessing-authorities/skilled-occupations-lists" target="_blank" rel="noopener noreferrer">SOL</a></strong> veya <strong>CSOL</strong> listelerinde belirlenen iş dallarına göre değerlendiriliyor. SkillSelect üzerinden değerlendirebileceğiniz bir başka seçenek de, “bölgesel istihdam” olarak adlandırdıkları, Avustralya’daki eyalet veya bölgelerin ihtiyaçlarına yönelik belirlediği pozisyonlara başvurmak. Bu konu ile ilgili daha fazla bilgi almak ve güncel iş pozisyonlarına bakmak için, tüm ve eyaletlerin web sitelerinin listelendiği <strong><a href="http://www.australia.gov.au/information-and-services/immigration-and-visas/state-migration-sites" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şu linke</a></strong> bir göz atabilirsiniz. Şu anda Avustralya doktorlara çok ihtiyaç olduğundan bu alan için ayrıca bir vize başvurusu alıyor, aranızda başka bir ülkeye göç etmek isteyen doktor varsa, Avustralya sizin için mantıklı bir seçenek olabilir.</li>
<li>Eğer 18 yaşında büyük olan ve Avustralya’da oturma izni/vatandaşlığı olan bir çocuğunuz, anneniz babanız, ya da eşiniz varsa işiniz çok daha kolay. Çünkü bazı ana kriterlere uyduğunuz sürece bu kişiler size oturma izni olmak için aracı olabiliyor. Aynı şekilde eğer yukarıda bahsettiğimiz seçenekler biri üzerinden çalışma ve oturma izni aldıysanız, eşiniz, 18 yaşın altındaki çocuğunuz ve duruma göre anne ve babanıza da aracı olarak oturma izni için başvuru yapabiliyorsunuz.</li>
<li>Eğer Avustralya’ya belirli bir <strong>iş alanında yatırım yaparak</strong> gitmek niyetindeyseniz bu da süreli ve kalıcı şeklinde farklı vize seçenekleri sunuluyor. Ancak bu da yatırım yapmak istediğiniz bölgeye ve ülkenin o dönem koşulları itibarıyla destekleme ihtiyacı duyduğu sektöre göre değişiyor. Dolayısıyla böyle bir yatırım için daha ciddi bir araştırma sürecine girmek gerekiyor. Yine de şu bilgiyle bir başlangıç yapabilirsiniz; resmi sitelerinde 1.500.000 ve üzerinde bütçelerden bahsediliyor.</li>
</ul>
<p>Gelelim işin en son kısmına. <strong>Avustralya’da vatandaşlığa hak kazanabilmeniz için</strong> öncelikli olarak şu kriterlere uygun olmanız gerekiyor; geçerli bir Avustralya vizesi ile ülkede en az 4 yıl yaşamış olmanız, başvurudan önceki son 12 ayda kalıcı bir oturma izniyle yaşamış olmanız, bu süre boyunca ülke dışında toplamda 1 seneden fazla kalmamış olmanız, ve başvuru yaptığınız tarihten önceki 12 ay içinde 90 günden fazla ülke dışında bulunmamış olmanız, herhangi bir sabıkanızın olmaması, Avustralya’da yaşamaya devam etme niyetiniz veya yakın bir ilişkiniz olacağını göstermeniz gerekiyor.</p>
<p>Avustralya’da yaşamak nedir ne değildir merak ediyorsanız, Avustralya’ya göç etmiş Türklerin ülkeye bakış açısını çözebilmek adına <strong><a href="http://oitheblog.com/2014/06/02/avustralyada-yasam-serisi-no-3/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şuradaki </a></strong>ve <a href="http://oitheblog.com/2013/12/04/avustralya-bir-de-yerlisinden-dinleyin/" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><strong>şuradaki</strong> </a>röportajlarımıza göz atabilirsiniz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Flag-map_of_Germany.svg_.png"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5979" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Flag-map_of_Germany.svg_.png" alt="yurtdışına göç" width="413" height="577" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Flag-map_of_Germany.svg_.png 2000w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Flag-map_of_Germany.svg_-215x300.png 215w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Flag-map_of_Germany.svg_-733x1024.png 733w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Flag-map_of_Germany.svg_-210x293.png 210w" sizes="(max-width: 413px) 100vw, 413px" /></a></p>
<h2><strong>4. Almanya Göçmenliği</strong></h2>
<p>Eğer daha yakınlarına göz diktiyseniz oradaki Türk popülasyonundan da mütevellit Almanya’yı öncelikli olarak değerlendiriyor olabilirsiniz. (ya da tam olarak bu sebepten değerlendirmiyor da olabilirsiniz tabii, neyse) Bu noktada şöyle bir süreç izlemeniz gerekiyor:</p>
<ul>
<li>İlk başvurubileceğiniz seçenek <strong>oturma izni</strong>. Oturma izninin süresi sınırlı ve bu izne başvurabilmek için Almanya’ya göç ediyor olma sebeplerinizin Almanya hükümetinin beklentileriyle uyuşuyor olması gerekiyor. Yani neden bahsediyoruz? Almanya’da eğitim almak, Almanya’da çalışmak, aile bağlantılı olarak Almanya’ya göç etmek nedeniyle gidiyorsanız ya da Avrupa Birliği’nin bir başka üye ülkesinde oturma iznine sahipseniz Almanya’da oturma izni için başvurabiliyorsunuz. Oturma iznin süresi sınırlı olmasına rağmen koşullara göre uzatılabiliyor.</li>
<li>İkinci seçeneğiniz yakın zamanda yürürlüğe giren <strong>Mavi Kart</strong> uygulaması. Bu uygulama aslında nitelikli işçileri Almanya’ya çekmek için oluşturulmuş bir sistem. Mavi Kart’a başvurabilmek için en önemli kriterlerden biri eğitim seviyenizin yüksek okul ya da daha da üzerinde olması. Aynı zamanda ek bir ön koşul olarak emeklilik sigorta primlerinizi Almanya kriterlerine uygun olarak yatırmanız isteniyor. 33 ay boyunca düzenli olarak çalışıp primlerinizi yatırırsanız süresiz oturma izni hakkına sahip oluyorsunuz. Eğer B1 seviyesinde Almanca bildiğinizi kanıtlayabilirseniz oturma izninizi 21 ay sonra da alabiliyorsunuz. Eğer eşinizle gittiyseniz, eşiniz de siz orada çalışmaya başladığınız andan itibaren derhal çalışma iznine sahip oluyor.</li>
<li>Oturma iznini aldıktan sonra ya da Mavi Kart sahibiyseniz <strong>yerleşim iznini </strong>almak için 5 yıl boyunca oturma izni sahibi olmanız gerekiyor. Ancak bunun yanında tabii ki başka ön koşullar da istiyorlar. Örneğin kendinin ve aile üyelerinin geçimini sağlayabilmek, yeterli Almanca bilgisi ya da sabıkanızın olmaması gibi. Bu noktada Mavi Kartlılar oturma izni sahiplerine kıyasla bir tık daha avantajlı. Çünkü yüksek nitelikli göçmen oldukları için 5 yıl süre önkoşulu olmadan da bir yerleşim izni alabilme şansları oluyor.</li>
<li>Tüm bu süreçlerin ardından sınırsız oturma hakkınız varsa, eğer vatandaşlığa kabul testini geçtiyseniz, 8 yıldır Almanya’da yasal olarak ikamet ediyorsanız, yeterince Almanca biliyorsanız, sabıkanız yoksa, kendi geçiminizi sağlayabiliyorsanız ve Almanya anayasal düzenine inandığınızı beyan ederseniz <strong>vatandaşlığa hak kazanıyorsunuz</strong>.</li>
</ul>
<p>*Bu arada, hatırlatmakta fayda var, Almanya çifte vatandaşlığı kabul etmeyen ülkeler listesinde. Bu sürece girmeden önce bu durumu da göz önünde bulundurmakta fayda var.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Spain-map.png"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5980" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Spain-map.png" alt="yurtdışına göç" width="518" height="384" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Spain-map.png 1615w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Spain-map-300x222.png 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Spain-map-1024x758.png 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Spain-map-210x155.png 210w" sizes="(max-width: 518px) 100vw, 518px" /></a></p>
<h2><strong>5. İspanya Göçmenliği</strong></h2>
<p>İspanya’ya göçmenlik sürecinize de tıpkı diğer ülkelerde olduğu gibi bulduğunuz bir iş ve işvereniniz aracılığıyla başlayabiliyorsunuz. Ancak İspanya’nın göçmenlik konusunda ön plana çıkmasının asıl sebebi özellikle gayrimenkul yatırımında bulunanlara oturma izni sağlıyor olması. Ancak tabii ki öyle rastgele bir yatırımdan bahsetmiyoruz, minimum <strong>500.000 Euro’luk bir yatırım</strong> yapmanız gerekiyor. Eğer İspanya’ya aileniz ile birlikte gitmek istiyorsanız, bu kişi başına yapmanız gereken bir yatırım değil. Yatırımı yapan kişinin eşi ve çocukları da aynı şekilde oturma izni için başvurma şansına sahip oluyorlar.</p>
<p>Eğer ülkeye <strong>gayrimenkul yatırımı</strong> yapmak için başvuruda bulunursanız, size bu satın alma sürecini tamamlayabilmeniz için 1 sene boyunca geçerli olacak bir “yatırımcı vizesi” veriyorlar. Bu bir senenin sonunda eğer bir gayrimenkul almış olduğunuzu ispatlarsanız iki senelik oturma izni almaya hak kazanmış oluyorsunuz. Oturma iznini almaya hak kazandıktan sonra eşiniz, 18 yaşın altındaki çocuğunuz veya 18 yaşından büyük olsa da size ekonomik açıdan bağımlı olan çocuğunuz için de oturma izni başvurusunda bulunabiliyorsunuz. Bu iki senenin sonunda ise, yatırımınızla ilgili gereken bütün yasal zorunlulukları olması gerektiği şekilde yerine getirdiyseniz, <strong>5 senelik oturma izni</strong> hakkınız daha oluyor. 10 sene boyunca İspanya’da kalırsanız,<strong> İspanya vatandaşı</strong> olmaya hak kazanıyorsunuz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Flag_map_of_Malta.svg_.png"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5981" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Flag_map_of_Malta.svg_.png" alt="yurtdışına göç" width="457" height="410" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Flag_map_of_Malta.svg_.png 2000w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Flag_map_of_Malta.svg_-300x269.png 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Flag_map_of_Malta.svg_-1024x919.png 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Flag_map_of_Malta.svg_-210x188.png 210w" sizes="(max-width: 457px) 100vw, 457px" /></a></p>
<h2><strong>6. Malta Göçmenliği</strong></h2>
<p>Eğer aşağıda anlatacağımız durumdan haberdar değilseniz, neden bunca ülkenin içinde Malta’yı niye bu listeye koydular ya da galiba Malta’ya gidiyorum, acaba bir adaya düşsem yanıma alacağım 3 şey nedir gibi düşüncelere kapılmış olabilirsiniz, birazdan sizi aydınlatacağız. Malta’ya diğer pek çok ülkede olduğu gibi kriterleri yerine getirdiğiniz takdirde çalışma izni vasıtasıyla gidebiliyorsunuz. Ayrıca yeterli geliriniz olduğunu kanıtlayabilirseniz belirli bir süre için oturma iznine sahip olabiliyor ya da eğer varsa Malta vatandaşı olan bir başka aile bireyi aracılığıyla yine oturma izni için başvurabiliyorsunuz. Ancak bu seçenekler aracılığıyla bir oturma iznine başvurursanız, uzun süreli ikamet izni için en az 5 sene ülkede kesintisiz olarak yaşamanız gerekiyor.</p>
<p>Şimdi gelelim Malta’nın bunca ülke arasında ön plana çıkmasının asıl sebebine. Malta, aşağıdakileri gerçekleştirdiğiniz takdirde, size 12 ay gibi bir sürede direkt olarak Malta vatandaşı olma hakkı tanıyor.</p>
<ul>
<li><strong>Yatırımcı programı</strong> olarak adlandırdıkları seçenekte ilk etapta Malta’nın ekonomisine katkıda bulunmanız adına devlete <strong>650.000 Euro’luk</strong> bir bağışta bulunmanız gerekiyor. Bunu sorun etmiyorsanız ve tabii ki 650.000 euro bağış yaparım beybisi ne olacak diyorsanız, küçük sürprizlerle şaşırtmaya devam edeceğiz çünkü işler bu şekilde bitmiyor. Eğer yanınıza eşinizi ya da 18 yaşın altında çocuğunuzu götürmek istiyorsanız her ikisi için de +25.000 Euro, maddi olarak desteklediğiniz ve 18 yaş üstü bir çocuğunuz varsa da 50.000 Euro daha ödemeniz gerekiyor. Bunun üstüne ise, Malta’da en az 350.000 Euro değerinde <strong>bir ev satın almanız</strong> ya da yıllık <strong>16.000 Euro ve üzeri kira</strong> ödüyor olmanız gerekiyor. Durun, daha bitmedi! Nereye gidiyorsunuz, bir şey anlatıyoruz. Tüm bunları yaptıktan sonra yine Malta devletine bir katkıda daha bulunmanız bekleniyor ki onda da hisse ve bono üzerinden <strong>150.000 Euroluk</strong> bir yatırım daha yapmanız gerekiyor. Bunun sonucunda da 12 gibi bir süre içinde Malta vatandaşı olmaya hak kazanıyorsunuz.</li>
<li>Malta’da yaşamak nasıl bir şeydir merak edenler için <a href="http://birkucukulke.com/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">birkucukulke.com</a> ile yaptığımız <strong><a href="http://oitheblog.com/2015/02/23/malta-yasam-ve-gezi-rehberi/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Malta’da yaşam röportajımıza</a>&nbsp;</strong>göz atabilirsiniz.</li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/480px-Norway_flagmap.svg_.png"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5983" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/480px-Norway_flagmap.svg_.png" alt="yurtdışına göç" width="412" height="443" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/480px-Norway_flagmap.svg_.png 480w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/480px-Norway_flagmap.svg_-279x300.png 279w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/480px-Norway_flagmap.svg_-210x226.png 210w" sizes="(max-width: 412px) 100vw, 412px" /></a></p>
<h2><strong>7. Norveç Göçmenliği</strong></h2>
<p>Eğer siz de İskandinav ülkelerinin düzenine vurulmuşlardansanız, Norveç’ göç etme seçeneğini değerlendiriyor olabilirsiniz. Norveç’e tabii ki yakınınız (çekirdek aileniz) üzerinden başvuruda bulunmak en net yöntem. Ancak tabii ki çoğumuz bu olanağa sahip değiliz. Dolayısıyla aşağıda size sunacağımız seçeneklerden birini değerlendirmek gerekiyor.</p>
<ul>
<li>Eğitim sisteminin ne kadar başarılı olduğunu göz önünde bulunduracak olursak Norveç’te üniversite okumak ya da Norveç’te yüksek lisans yapmak istiyor olabilirsiniz. Bu şekilde Norveç’e gidecek olursanız orada okuduğunuz süre boyunca <strong>öğrenci vizeniz</strong> ile birlikte orada yaşama ve haftada <strong>20 saat</strong> <strong>çalışma izniniz</strong> de oluyor. Eğer eşiniz veya varsa çocuğunuzun da bu süre içinde yanınızda olmasını istiyorsanız, onlara kısa süreli oturma izni alabilmek adına da bir başvuruda bulunabiliyorsunuz. Ancak bu noktada tabii ki kendinizin ve ailenizin orada geçimini sağlayabileceğinize dair bir kanıtınız olması da gerekiyor. Bu seçeneği özellikle vurgulamamızın sebebi, Norveç’te bu şekilde bulunduktan sonra hem orada okumuş olacağınız hem de orada iş deneyiminiz olacağı için, bundan sonraki süreçlerde orada kendinize uygun bir iş pozisyonu yaratıp, kalma ihtimaliniz çok daha yüksek oluyor.</li>
<li>Eğer Türkiye’den Norveç’te bir iş bulma arayışına girdiyseniz ve henüz uzun süreli bir iş bulamadıysanız, Norveç’e <strong>“dönemsel işçi”</strong> olarak gidebiliyorsunuz. Örneğin turizm, yeme içme sektörü, tarım gibi alanlarda bir iş pozisyonu bularak, kısa süreli oturma izni hakkını da kapmış oluyorsunuz. Bu süre Norveç’te yasal olarak kalıp, daha uzun süreli bir iş arayışına girebilmek adına mantıklı olabilir. Bu arada, Norveç’in konumunu ve Norveçli balıkçılar ile ilgili esprileri hatırlayacak olursanız size garip gelmeyecek bir dönemsel işçilik seçeneği de gemilerde çalışmak.</li>
<li>Eğer eğitim seviyeniz üniversite mezunu veya üzerinde ise “<strong>nitelikli çalışan</strong>” olarak Norveç’ten oturma ve çalışma izni alabilme şansınız var. Bunun için birkaç seçeneğiniz var. Örneğin oradaki bir firmada çalışmaya başlayacak olursanız işiniz oldukça kolaylaşıyor. Ya da Türkiye’de bir firma sahibiyseniz, bu işinizin Norveç’le bağlantılı olduğunu kanıtlayabilirseniz bu şehirde de bir oturma iznine sahip olabiliyorsunuz.</li>
<li>Norveç’te 3 sene boyunca geçerli bir oturma izni ile yaşadığınız zaman eğer sabıkanız yoksa ve yeterli derecede Norveççe konuşabilecek noktaya geldiyseniz daha uzun süreli bir oturma izni almaya hak kazanıyorsunuz. Eğer son 10 yılınızın <strong>7 yılını Norveç’te</strong> geçirdiyseniz de <strong>vatandaşlığa</strong> başvurma hakkı kazanıyorsunuz.</li>
</ul>
<h2><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Flag-map_of_Uruguay.svg_.png"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5982" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Flag-map_of_Uruguay.svg_.png" alt="yurtdışına göç" width="476" height="499" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Flag-map_of_Uruguay.svg_.png 2000w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Flag-map_of_Uruguay.svg_-286x300.png 286w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Flag-map_of_Uruguay.svg_-976x1024.png 976w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Flag-map_of_Uruguay.svg_-210x220.png 210w" sizes="(max-width: 476px) 100vw, 476px" /></a><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/03/Flag-map_of_Uruguay.svg_.png"><br />
</a><strong>8. Uruguay Göçmenliği</strong></h2>
<p>Eğer&nbsp;<strong>Uruguay’da yaşamak</strong>&nbsp;istiyorsanız, Uruguay vatandaşlığı sürecine geçiş yapmadan önce, tabii ki oturma izni almanız gerekiyor. İlk etapta bazı formalite belgeler (sicil kaydı, evliyseniz evlilik cüzdanı, Uruguay’da yaşayacağınız yere dair bilgi vs. gibi) sunmanız gerekiyor. Ayrıca orada çalışmaya başlayana kadar geçinebileceğiniz kadar paranız olduğunu kanıtlamanız da isteniyor. Bu gibi adamı çok da zorlamayacak belgeleri sağladıktan sonra başvurunuzu gerçekleştiriyorsunuz ve üstünde “BEN BURAYA UYUŞTURUCU KAÇAKÇILIĞI İÇİN GELDİM SELAM :)))” yazan bir kağıt falan vermediyseniz süreç başlıyor. Oturma iznini ne zaman alacağınız belirsiz, çünkü süreç dönemsel olarak değişkenlik gösteriyor. Ancak bu süreç boyunca Uruguay’da kalmanız için de size geçici bir kimlik benzeri belge sağlıyorlar. Uruguay’da oturma izniniz onaylandıktan sonra, eğer evliyseniz 3 sene, bekarsanız <strong>5 sene içinde Uruguay vatandaşı olma</strong> hakkında sahip oluyorsunuz. Üstelik bu süreç, oturma iznini aldığınız andan itibaren değil, başvuruda bulunduğunuz günden itibaren sayılıyor. Yani Uruguay vatandaşı olmak için ülkeye herhangi bir yatırım yapmanız ya da herhangi bir konuda kendinizi ispatlamanız falan gerekmiyor.</p>
<p>*Uruguay ile ciddi ciddi ilgilenenleriniz için <a href="http://oitheblog.com/2016/02/10/uruguayda-yasam/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şurada</a> Uruguay deneyimizi, ülkenin sistemini ve yaşam koşullarını anlattık.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2016/03/21/yurtdisina-goc-rehberi/">Yurtdışına Göç Rehberi: Pes Edenler İçin 8 Alternatif Ülke</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2016/03/21/yurtdisina-goc-rehberi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>121</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Oslo Gezi Rehberi: İskandinavya&#8217;ya Doyamıyoruz!</title>
		<link>https://oitheblog.com/2015/10/19/oslo-gezi-rehberi-iskandinavyaya-doyamiyoruz/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2015/10/19/oslo-gezi-rehberi-iskandinavyaya-doyamiyoruz/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Oct 2015 13:37:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[NORVEÇ]]></category>
		<category><![CDATA[OSLO]]></category>
		<category><![CDATA[Edvar Munch Müzesi]]></category>
		<category><![CDATA[Edvard Munch Kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Norveç Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[norveç mutfağı]]></category>
		<category><![CDATA[Norveç Müzeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Norveç Nerede?]]></category>
		<category><![CDATA[Norveç Notları]]></category>
		<category><![CDATA[Norveç Pahalı Mı?]]></category>
		<category><![CDATA[Norveç Somonu]]></category>
		<category><![CDATA[Norveç Turu]]></category>
		<category><![CDATA[Norveç'te Gezilecek Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[Oslo]]></category>
		<category><![CDATA[Oslo Gezi Notları]]></category>
		<category><![CDATA[Oslo Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Oslo Gezilecek Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[Oslo Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Oslo Görülmesi Gereken Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[Oslo İklimi]]></category>
		<category><![CDATA[Oslo Müzeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Oslo Nerede?]]></category>
		<category><![CDATA[Oslo Norveç]]></category>
		<category><![CDATA[Oslo Notları]]></category>
		<category><![CDATA[Oslo Pahalı Bir Şehir Mi?]]></category>
		<category><![CDATA[Oslo Sanat Galerileri]]></category>
		<category><![CDATA[Oslo Turu]]></category>
		<category><![CDATA[Oslo'da Nereleri Gezmeli?]]></category>
		<category><![CDATA[Oslo'da Yeme İçme]]></category>
		<category><![CDATA[Oslo'nun En iyi Restoranları]]></category>
		<category><![CDATA[Oslo'ya Ne Zaman Gidilir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=5031</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son dönemlerde İskandinav ülkeleri ile aşk yaşıyor olmamızdan mütevellit, Instagram ve Facebook sayfalarımızda da gördüğünüz üzere Helsinki ve Stockholm’ün ardından Oslo...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2015/10/19/oslo-gezi-rehberi-iskandinavyaya-doyamiyoruz/">Oslo Gezi Rehberi: İskandinavya&#8217;ya Doyamıyoruz!</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3465.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5036" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3465.jpg" alt="Oslo" width="637" height="424" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3465.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3465-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3465-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3465-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3465-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 637px) 100vw, 637px" /></a>Son dönemlerde İskandinav ülkeleri ile aşk yaşıyor olmamızdan mütevellit, <a href="https://www.instagram.com/oitheblog/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Instagram</a> ve <a href="https://www.facebook.com/oitheblog" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Facebook</a> sayfalarımızda da gördüğünüz üzere <a href="http://oitheblog.com/2014/06/09/helsinki-gezilecek-yerler/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Helsinki</a> ve <a href="http://oitheblog.com/2014/10/20/stockholm-gezilecek-yerler/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Stockholm</a>’ün ardından Oslo ve<a href="http://oitheblog.com/category/izlanda/" target="_blank" rel="noopener noreferrer"> İzlanda</a> gezilerimizi de yapmış bulunuyoruz. İşin içinde İzlanda gibi bir yer olunca Oslo’ya yeterince yüz vermemişiz gibi bir hisse kapılsak da, tabi ki bu kendisini sevmediğimiz anlamına gelmiyor.</p>
<p>Oslo tipik bir İskandinav şehrinin tüm özelliklerini taşıyor. Düzense en alası, medeniyetse tam orta yeri, pahalılık meselesini merak ediyorsanız en kralı! (Evet cümlenin sonu iyi bitmedi farkındayız) Kontrolsüz bir şekilde her İskandinav ülkesinde olduğu gibi buraya geldiğinizde de, bu şehirde yaşamanın, buranın bir parçası olmanın nasıl bir şey olabileceğinin düşüncelerine kapılıp gidiyorsunuz. Çoğunluğun kapıldığı önyargının aksine insanı da gayet güler yüzlü ve yardımsever olunca bu düşüncelerin yoğunluğu ikiye katlanıyor tabi. Şehirde 1 gün geçirdikten sonra bile öyle gece hayatında alkolün su gibi aktığı çılgın günler geçirebileceğiniz bir yer olmadığını anlayabilirsiniz, oldukça sakin bir şehir. Dolayısıyla bu gibi beklentileriniz varsa ya başka bir plan yapmanızı ya da durumu kabullenerek şehrin başka özelliklerinin tadını çıkarmanızı önerebiliriz. Lafı fazla uzatmadan konuya dönelim, karşınızda <strong>Oslo Gezi Rehberi</strong>!</p>
<p>*Bize bol bol sorulduğu için baştan söz etmeden geçmeyelim, <strong>yurt dışında internet kullanımı</strong> için bir e-sim uygulaması olan <strong><a href="https://airalo.pxf.io/3evb7M" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Airalo’yu</a></strong> önerebiliriz, böyle bir gelişme olduğundan beri neredeyse tüm gezilerimizde bu yöntemle internete erişim sağlıyoruz. Operatörlerin paket ücretlerinden çok daha makul bir fiyata denk geliyor ve ne kadar süre, ne kadar kullanıma ihtiyaç duyacağınıza göre istediğiniz paketi seçebiliyorsunuz. Uygulama ve fiyatlara göz atmak için <strong><a href="https://airalo.pxf.io/3evb7M" target="_blank" rel="noreferrer noopener">şuraya tık tık.</a></strong></p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3645.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5042" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3645.jpg" alt="Oslo Gezisi" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3645.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3645-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3645-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3645-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3645-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a>Oslo’ya Ne Zaman Gidilir?</strong></p>
<p>Oslo’ya ne zaman gideceğinizi doğrudan soğuk havaya karşı tahammül dereceniz ile ilişkilendirebilirsiniz. Biliyorsunuz, oraların havası da, soğuğu da, sıcağı da bir başka. Hal böyle olunca olur da kışın gitmeye kalkışırsanız her türlü zorlu hava koşuluyla karşılaşma ihtimalinizin çok yüksek olduğu bir döneme denk gelir ve bizim gibi yürüyerek gezmeyi seviyorsanız küçük çaplı sorunlar ve popo donmaları yaşayabilirsiniz. Zira hava sıcaklığı bildiğiniz gibi eksi bilmemkaç derecelere kadar düşüyor. Bu sebeple kişisel yorumumuzdan yola çıkacak olursak Oslo’ya sokaklarda aylaklık etmeli turistik bir geziye gitmek için en iyi dönemler <strong>Nisan-Eylül</strong> arası. Öyle 30 derecelik bir sıcaklıkla karşılaşmayacak olsanız bile, 20-22 derecelere ulaşan hava sıcaklığı ile ortalıkta fink atmak için şahane havalar!</p>
<p>*Şayet Eylül’de gidecek olursanız dünyanın dört bir yanından gelen insanların sokakları doldurduğu <strong><a href="http://oslomaraton.no/en/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Oslo Maratonu</a>’na</strong> denk gelebileceğinizi de hatırlatalım. Biz o dönemde oradaydık ve galiba Oslo tarihinin en kalabalık günlerini yaşıyordu.</p>
<p>*Olur da kışın gitmeye kalkışırsanız, herhangi bir etkinlik dönemine gelmediğiniz sürece otel fiyatlarının daha uygun olacağını ekleyelim. Kış ayları biraz zorlu geçebilseler de kesinlikle bütçe dostu dönemler.</p>
<p>*Hem fiyatların biraz düştüğü, hem de havanın çok sapıtmadığı bir dönem için spesifik olarak <strong>Ekim</strong> ayına da sıcak bakabilirsiniz.</p>
<p><strong>Oslo’da Konaklama</strong></p>
<p>Oslo çok büyük bir şehir değil, dolayısıyla Oslo’da hangi otelde kalınacağı konusu aslında çok da komplike bir mevzu değil, tamamıyla bütçenize göre şekillendirebileceğiniz bir konu. Eğer öneriye ihtiyacınız varsa, biz<a href="https://www.booking.com/hotel/no/comfort-borsparken.en.html?aid=7953563&amp;no_rooms=1&amp;group_adults=2" target="_blank" rel="noopener noreferrer"> <strong>Comfort Hotel Boersparken</strong></a>’de kaldık ve gerek lokasyon, gerek hijyen gerek ayırdığımız bütçe açısından gayet memnun kaldığımızı söyleyebiliriz. Oslo Opera Binası yakınlarında, Central Station’a yürüme mesafesinde bir noktada yer aldığı için otele ulaşımımız ya da otelden gezip görmek istediğimiz bölgelere ulaşımımız gayet kolay oldu.</p>
<p>*Eğer daha alternatif bir yer arayışındaysanız <a href="https://www.booking.com/searchresults.en.html?district=2007&amp;aid=7953563&amp;no_rooms=1&amp;group_adults=2" target="_blank" rel="noopener"><strong>Grünerlokka</strong></a> civarından ev kiralamayı değerlendirebilirsiniz, direkt bölgede Booking araması yapabileceğiniz şekilde linkledik, aklınıza yatan bir yer seçersiniz.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3716.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5047" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3716.jpg" alt="Oslo Sokakları" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3716.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3716-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3716-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3716-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3716-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a>Oslo Bütçesi</strong></p>
<p>2015 yılı içeride birçok farklı kaynak tarafından Avrupa’nın, hatta Telegraph’a göre dünyanın en pahalı başkenti seçilen Oslo’da bütçe ile ilgili bir sürpriz yapıp “Aa yok canım abartıyorlarmış, aslında o kadar da pahalı değil…” demeyi inanın biz de çok isterdik. Fakat demeyeceğiz Lavinya, OSLO ÇOK PAHALI. Öyle ki, çok doyup tabağınızdaki yemeği yarım bırakınca içten içe başlayan vicdan azabı ile her yemeği bitirmeye çabaladığımız için Oslo’nun birçok restoranında Norveç mutfağı hastası kızlar olarak nam salmış olabiliriz. Konuyu biraz daha detaylandırmak adına orada yapabileceğiniz harcamalardan birkaç örnek verelim. (NOK = Norveç Kronu)</p>
<p>-Bira: 80 – 100 NOK civarı.</p>
<p>-Ortalama bir restoranda yemek: 120 – 200 NOK civarı.</p>
<p>-Kahve: 30- 40 NOK civarı</p>
<p>-Su: 19-25 NOK civarı. (musluktan içilebiliyor, almayın)</p>
<p>Gördüğünüz gibi 10 Euro’ya bira içilen ülkeden herhangi bir konuda size acımasını beklememeniz gerekiyor, dolayısıyla bütçenizi de ona göre hazır etmeniz gerek. Hal böyle olunca panik olmuyoruz, onun yerine en azından bütçenizi daha insancıl hale getirebilecek olan <strong>Oslo Pass</strong>’e sarılıyoruz. Özellikle ilk kez Oslo’ya gidiyorsanız ve müzeleri gezmek gibi bir niyetiniz de varsa, kalacağınız süreye göre 24, 28 ve 72 saatlik versiyonlarından birini tercih edebilirsiniz. Ücretler ise sırasıyla <strong>320, 470, 590 NOK</strong> şeklinde gidiyor. Oslo Pass’i <strong>Central Station</strong>’daki Visitor Center’dan alabilirsiniz. Ayrıca ücretin içine şehir içinde ulaşım da dahil olduğu için daha da mantıklı bir yatırım oluyor.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3492.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5037" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3492.jpg" alt="Oslo Norveç" width="634" height="458" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3492.jpg 3583w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3492-300x217.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3492-1024x739.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3492-210x152.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3492-900x650.jpg 900w" sizes="(max-width: 634px) 100vw, 634px" /></a>Oslo’da Ulaşım</strong></p>
<p><strong>*Oslo Havaalanı’ndan Şehir Merkezine Ulaşım</strong></p>
<p>Oslo Havaalanı’ndan şehir merkezine ulaşabilmeniz için taksi, shuttle, otobüs gibi seçenekleri devre dışı bırakacak (bırakıyoruz çünkü en rahatı bu, hiç kafanızı karıştırmayalım) olursak 2 seçeneğiniz var. Bunlardan biri Express diğeri ise ana tren hattı. Express olan daha pahalı olduğu için ana tren hattı için alacağınız bilet satılan yerin etrafında büyük bir kalabalık görebilir ve “ulan niye kimse eksprese binmiyor” diye düşünebilirsiniz, sebebi aşikar.</p>
<p>*Ekspres Tren sizi havaalanından Oslo Merkez İstasyonu’na ulaştırıyor ve her 10-20 dakikada bir şehir merkezine doğru yeni bir tren kalkıyor. Yolculuk süresi yaklaşık 19 dakika kadar ve eğer öğrenciyseniz indiriminiz de var. Dolayısıyla eğer öğrenciyseniz ekspres treni tercih edebilirsiniz çünkü ana tren hattı ile aynı ücrete denk geliyor ve daha hızlı. Ücret 180 NOK, öğrenciler için ise 90 NOK. (Öğrenci değilseniz ama yine de öğrenci olduğunuzu iddia etmek niyetindeyseniz burada yemiyorlar, üzgünüz)</p>
<p>*Tren gerçekten çok sorunsuz ve çok merkezi bir yerde iniyorsunuz, dolayısıyla taksiye para vermeniz gerçekten çok anlamsız olur, bizce seçeneklerinizden çıkarın.</p>
<p><strong>*Oslo İçinde Ulaşım</strong></p>
<p>Oslo’da turistik bir gezi geçirecekseniz bol bol yürüyerek ve tramvay kullanarak şehir içinde istediğiniz her noktaya kolaylıkla ulaşabilirsiniz, öyle 80 tane ulaşım aracı değiştirmeniz falan gerekmiyor. Zaten artık bir yazıda daha sizi gittiğiniz şehirlerde bol bol yürümeye zorlarsak bizden nefret etmeye başlayacağınızdan korkarak bu sefer fazla ısrar etmek de istemiyoruz. Yukarıda söz ettiğimiz gibi Oslo Pass’i alırsanız, zaten bileti nereden alacağım derdine de düşmezsiniz. Ancak öyle bir niyetiniz yoksa bindiğiniz toplu taşıma aracının içinde şoföre ödeme yapabilmeniz de mümkün.</p>
<p>*Eğer ulaşım aracının içinde, şoförden bilet satın alırsanız <strong>50 Kron</strong>, günlük ulaşım kartı alırsanız ise <strong>90 Kron</strong> gibi bir ücreti var. Günlük biletiniz kullanmaya başladığınız andan itibaren 24 saat boyunca geçerli oluyor.</p>
<p>*Biletinizi durakların yakınlarında görebileceğiniz bilet makinalarından, metro istasyonlarından ya da Central Station’dan da alabilirsiniz.</p>
<p>*Bu arada, birçok şehirdekinin aksine burada satın aldığınız günlük ulaşım kartını sizin dışınızda biri de kullanabiliyor. Örneğin siz Oslo’dan ayrılacaksanız ve kartınızın kullanım süresi hala bitmediyse kartınızı başka birine verebilirsiniz, boşa gitmesin, birine iyilik yapıverin, yaşasın dünya barışı.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_6323.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5033" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_6323.jpg" alt="Oslo City" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_6323.jpg 3359w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_6323-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_6323-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_6323-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_6323-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a>Oslo’da Gezilecek Yerler</strong></p>
<p>Oslo’nun küçük bir şehir olmasının avantajı, 3 gün gibi bir sürede her türlü turistlik görevinizi yerine getirebilecek ve daha fazla gününüz varsa da bunu şehri tanımaya ayırabilecek olmanız. Biz Oslo’da 3 tam gün geçirdik, sonrasında ise <strong><a href="http://oitheblog.com/category/izlanda/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şurada</a></strong> anlatmalara doyamadığımız İzlanda’ya geçiş yaptık, o 3 tam günün de şehri şöyle bir tanımak, bölgelerini, müzelerini ve mekanları hakkında izlenim edinmek için yeterli bir süre olduğunu düşünüyoruz. Gelelim Oslo’da gezilecek, görülecek yerlere:</p>
<p>Genel olarak gezeceğiniz yerlerin biletlerini tek tek sitelerinden girip almakla uğraşmamak, biletlerinizi tek bir yerden kontrol etmek isterseniz<strong> <a href="https://www.getyourguide.com/oslo-l38/?partner_id=1ERWUG2&amp;utm_medium=online_publisher" target="_blank" rel="noreferrer noopener" data-gyg-scraped="1721648061645">şu siteyi kullanabilirsiniz.</a></strong> Aynı zamanda bu sayfadan <strong>şehirde katılabileceğiniz rehberli turlara, günübirlik başka bölgelere tur, konser gibi bulunabileceğiniz farklı aktivitelere de göz atabilir ve yine aynı yerden bilet alabilirsiniz. </strong>Biz bazen varlığından bile haberdar olmadığımız aktiviteleri buradan bulduğumuz için gezilerimizden önce burada ne var ne yok mutlaka bi’ bakınıyoruz, <strong>ayrıca bazı biletleri sonradan iptal etme hakkı da sunduğu için faydalı olabiliyor</strong>, sizin de aklınızda bulunsun.</p>
<p><strong>The National Gallery</strong></p>
<p>National Gallery, Oslo’nun olmazsa olmazı. Norveç’in en büyük resim ve heykel koleksiyonuna ait müzede Edvard Munch’un (aydınlatıcı bilgi: Munk diye okunuyor) <strong>“The Scream”</strong> eseri de dahil <strong>“Madonna”</strong> gibi popülerin gölgesinde kalmış şaheserlerini ayrıca <strong>Cezanne</strong> ve <strong>Manet</strong>’nin tablolarını da görme şansı yakalayabilirsiniz. Biz Ulusal Galeri sayesinde birçok yeni Norveçli sanatçı ile tanıştık, dolayısıyla eğer konuya ilginiz varsa içeride bizim gibi saatlerinizi geçirmeniz gayet muhtemel olduğu için zamanınızı iyi planlamakta fayda var.</p>
<p>*Müze saatleri için <a href="http://www.visitoslo.com/en/product/?TLp=183079" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şuraya </a>bakabilirsiniz.</p>
<p>*Giriş 50 Kron. Öğrenciler için 30. Oslo Pass aldıysanız ücretsiz.</p>
<p>*Pazartesi günleri kapalı olduğunu hatırlatalım.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3529.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5038" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3529.jpg" alt="Oslo National Gallery" width="637" height="424" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3529.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3529-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3529-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3529-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3529-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 637px) 100vw, 637px" /></a>Astrup Fearnley Museet</strong></p>
<p><strong>Tjuvholmen</strong>’de yer alan ve mimarisi ile de dikkatinizi çekecek olan Astrup Fearnley Museum, eğer modern sanata ilginiz varsa size “iyi ki Oslo’ya gelmişim” dedirtecek cinsten bir modern sanat müzesi. Müzede Norveçli sanatçıların yanı sıra dünyanın dört bir tarafından sanatçıların çalışmalarıyla da karşılaşabilmeniz mümkün ve genel konsept itibariyle eserler hem Norveç ile bağdaştırılabilecek, hem de modern sanat alanında ses getirdiğine ve yeni bir bakış açısı sağladığına inanılan eserlerin arasından seçilmiş. Helsinki’deki <strong>Kiasma</strong> ile birlikte Kuzey Avrupa’daki favori müzelerimizden olduğunu söyleyebiliriz.</p>
<p>*Müze saatleri için <a href="http://www.visitoslo.com/en/product/?TLp=183910" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şuraya</a> bakabilirsiniz.</p>
<p>*Gitmeden önce geçici sergileri mutlaka kontrol edin. Bu aralar gidecek olursanız şahane bir <strong>Damien Hirst</strong> sergisine denk gelip müzeyi sevinç çığlıkları içinde gezebilirsiniz mesela.</p>
<p>*Müzenin dışında kalan heykel parkını kaçırmayın.</p>
<p>*Giriş ücreti 100 NOK. Öğrenciler için 60. Oslo Pass dahilinde.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3630.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5041" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3630.jpg" alt="Astrup Fearnley Museet" width="637" height="424" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3630.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3630-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3630-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3630-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3630-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 637px) 100vw, 637px" /></a>Munch Museet</strong></p>
<p>National Gallery’de gördüğünüz Edvard Munch eserleri yeterli gelmedi ise istikamet Edvard Munch’un kişisel müzesi. Munch’un hayatı hakkında daha fazla bilgiye sahip olmak ve daha fazla eserini görmek niyetindeyseniz bu müzede aradığınızı bulabilirsiniz. Müzeyi gezmeye başlamadan önce sanatçı ile ilgili hazırlanmış olan tanıtıcı video çalışmasını izlemeyi unutmayın, o şekilde eserlerini incelemek çok daha anlamlı oluyor. Özellikle popüler ötesi “The Scream” tamamlamadan önce Munch’un eser üstünde yaptığı çalışmaları, geliştirmeleri ve oluşturduğu benzer alternatifleri gözden kaçırmayın. Zaten gördüğünüz anda neden bahsettiğimizi anlayacaksınız.</p>
<p>Bu arada, Munch için Oslo Opera Binası yakınlarında yeni bir müze yapılıyor, ancak 2019 yılında tamamlanacağı öngörülmüş. Çaresiz bir daha geleceğiz Oslo’cuğum.</p>
<p>*Adres: Toyengata 53</p>
<p>*Giriş ücreti 100 NOK. Öğrenciler için 60. Oslo Pass dahilinde.</p>
<p>*Salı günleri kapalı.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3535.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5049" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3535.jpg" alt="Edvar Munch Madonna" width="637" height="425" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3535.jpg 3837w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3535-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3535-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3535-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3535-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 637px) 100vw, 637px" /></a>Frogner Park &amp; Vigeland Sculpture Park</strong></p>
<p>Yılda ortalama 1 milyon ziyaretçi ile Oslo’nun gelmiş geçmiş en turistik noktalarından biri olan Vigeland Heykel Parkı, Gustav Vigeland’a ait 200’den fazla heykelin sergilendiği bir açık hava müzesi. Oslo’nun en büyük parklarından biri olan <strong>Frogner Park</strong>’ın bir parçası olarak her ikisini bir arada gezebileceğiniz gibi, hazır oralara kadar gitmişken parkın en popüler heykeli olan muşmula suratlı “Angry Boy” heykelini bizim için tokatlayabilirsiniz. Onca heykelin arasında onu nasıl bulacağım diye düşünmenize gerek yok, Follow the White Asyalı Turist.</p>
<p>*Yılın her günü, 24 saat açık ve giriş ücretsiz.</p>
<p>*20 numaralı otobüs ya da 12 numaralı tramvay ile Vigeland Park durağında inerek ulaşabilirsiniz.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3546.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5039" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3546.jpg" alt="Vigeland Park" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3546.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3546-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3546-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3546-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3546-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a>Museum of Contemporary Art</strong></p>
<p>Astrup Fearnley’in ardından gidince tam da aradığımızı bulamadığımız ve aklımızda gezip gördüğümüzden çok “aniden alarmlar çalmaya başlayan müze” (meğer o da sanatmış) şeklinde kalacak olan Museum of Contemporary Art, Oslo Maratonu’nun yapıldığı gün ziyaret ettiğimizden midir bilinmez, içerisi küçük bir zombi istilasi atlatılmışçasına boştu. Öyle ki dayanamayıp “niye bir tek biz varız, öldürülecek miyiz?” gibi espriler yaparak durumu soruşturmaya bile kalkıştık, genel halinin bu olduğunu söylediler.</p>
<p>Müze ilgili tuhaf deneyimlerimizi bir yana bırakacak olursak kontrolsüzce yaptığımız kıyaslamalar sonucu beklentilerimizin altında kaldığını ve şayet vaktiniz azsa öncelikle Astrup Fearnley’e yönelmenizi tavsiye edebiliriz.</p>
<p>*Giriş: 50 Kron. Öğrenciler için 30 Kron. Oslo Pass ile ücretsiz.</p>
<p>*Adres: Bankplassen 4.</p>
<p>*Giriş saatlerine <a href="http://www.visitoslo.com/en/product/?TLp=183423" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şuradan</a> bakabilirsiniz.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_6596.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5034" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_6596.jpg" alt="Damstredet" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_6596.jpg 3456w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_6596-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_6596-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_6596-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_6596-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a>Damstredet</strong></p>
<p>Norveç, hatta İskandinavya deyince gözünüzün önüne çatıları karla kaplanmış renkli, kısa kısa evler geliyorsa, kar konusunda size yardımcı olamayacak olsak da (Oslo çözer o işi üzülmeyin) o sevimli evlerin şehir genelinde bir klasik olmadığını gördüğünüzde yaşayacağınız küçük çaplı hayal kırıklığını en aza indirgemek için size Damstredet’e gitmeyi önerebiliriz. Burası kartpostallardan fırlamış gibi bir görüntüye sahip. Sokak boyunca yer alan ahşap evlerin çoğu 18. yy sonlarında yapılmış ve dönem dönem yenilenseler bile o eski doku korunduğu için gerçekten inanılmaz sevimli bir görüntüye sahipler.</p>
<p><strong>Karl Johans Gate</strong></p>
<p>Şehrin tartışmasız bir şekilde en turistik ve en işlek caddesi olan Karl Johans Gate, bir ucunda <strong>Royal Palace</strong>, diğer ucunda ise <strong>Central Station</strong>’ı barındıran oldukça önemli bir cadde. <strong>Parlamento binası</strong> ve <strong>Ulusal Tiyatro</strong> gibi görmek isteyebileceğiniz başka binalar da üzerinde yer aldığı için bu cadde geziniz boyunca isteseniz de istemeseniz de çok yüksek ihtimalle birkaç kez yolunuz düşecektir.  Bunun dışında yeme içme, alışveriş gibi konularda da bu cadde üzerinde pek çok alternatif bulabilirsiniz, her ikisini de aşağıda detaylandırdık bile.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3648.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5043" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3648.jpg" alt="Aker Brygge" width="637" height="424" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3648.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3648-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3648-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3648-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3648-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 637px) 100vw, 637px" /></a>Aker Brygge &amp; Tjuvholmen</strong></p>
<p>Aker Brygge ve civarı, Oslo halkı tarafından pek seviliyor, pek övülüyor. Aslına bakarsanız hem yaşam alanlarının, hem kafelerin, hem restoranların, hem butik ve mağazaların bulunduğu tam limanın kenarında kalan bir yer olduğu için ilk etapta özellikle hareketli havasından dolayı çekici gelse de, uzun vadede orada vakit geçirdikçe bir aydınlanma yaşıyor ve şu kanıya varıyorsunuz: “Bu adamlar buraya kocaman bir alışveriş merkezi ve rezidans dikmek yerine onun daha sokaklara taşan güzel bir versiyonunu yapmaya karar vermişler” Tabi ki böylesini alışveriş merkezlerine defalarca kez tercih ederiz, ancak yine de şöyle inceden bir rezidans samimiyetsizliği de var gibi sanki. Üstelik zaten deliler gibi turist çekmeyen bir şehir olmasına rağmen var olanların hepsi de buraya akmış gibi bir durum vardı sanki. Sonuç olarak bu civarı elbet görün (zaten Astrup Fearnley’e geleceksiniz) ancak tüm Oslo gezinizi bu civarda geçirmeye kalkışmayın lütfen gibi bir öneride bulunabiliriz. Burayı da kapsayan yeme içme detayları aşağıda.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/12092557_10152968857461572_1697335032_n.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5051" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/12092557_10152968857461572_1697335032_n.jpg" alt="Grünerlokka" width="637" height="478" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/12092557_10152968857461572_1697335032_n.jpg 960w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/12092557_10152968857461572_1697335032_n-300x225.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/12092557_10152968857461572_1697335032_n-210x158.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/12092557_10152968857461572_1697335032_n-900x675.jpg 900w" sizes="(max-width: 637px) 100vw, 637px" /></a>Grünerlokka</strong></p>
<p>İstanbul bazlı bir benzetme yapacak olursak oraların Karaköy’ü, Cihangir’i, Çukurcuma’sı tadında bir yer olarak özetleyebileceğimiz Grünerlokka, kişisel bir yorum yapacak olursak şehrin en sevdiğimiz ve en çok vakit geçirdiğimiz bölgelerinden biri haline geldi. Tasarım butiklerin, çeşit çeşit kafenin ve barın yer aldığı, şehrin diğer noktalarında göre bir tık daha alternatif bir çizgiye sahip olan Grünerlokka’nın sokaklarında kaybolarak bir gününüzü geçirebilirsiniz. Nerede ne yenir kısmını aşağıdaki yeme içme bölümünde biraz daha detaylandırdık.</p>
<p>*Akerselva nehrinin etrafını çevreleyen bölgede aynı zamanda Oslo sokak sanatının da en iyi örnekleriyle karşılaşabilirsiniz. Özellikle orta yerinde dev bir avize asılı olan <strong>Ingens Gate</strong>’ye gitmeyi ihmal etmeyin, hem bu küçük sokak boyunca, hem de civarında bol bol mural çalışması göreceksiniz. Bizim gibi sokağı sevip buralarda vakit geçirmek isterseniz akşamları daha hareketli olduğunu da ekleyelim.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3464.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5035" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3464.jpg" alt="Oslo Opera House" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3464.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3464-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3464-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3464-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3464-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a>Oslo Opera House</strong></p>
<p>İskandinav şehirlerinin çoğunda vuku bulan  “hadi gelin sinir bozucu güzellik ve tasarıma sahip bir opera binası yapalım” durumu Oslo’da var. Eğer imkanınız olursa programa bakıp mutlaka bir bilet kapın. Ancak vaktiniz yoksa ya da bilet bulamadıysanız da binanın hem dışını hem de içini gezmeyi ihmal etmeyin zira gerçekten harika bir tasarıma sahip ve fotoğraflaması inanılmaz keyifli bir bina. Programı incelemek ve bilet almak isterseniz resmi sitesine <a href="http://operaen.no/en/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şuradan</a> göz atabilirsiniz.</p>
<p>*Adres: Kirsten Flagstads Plass 1.</p>
<p><strong>Fram Museum</strong></p>
<p>Dünya üzerine yapılmış olan en dayanıklı ahşap gemi olarak bilinen ve kutup bölgelerini keşfetmek için kullanılan, hatta bu konuda da bir rekoru ulan Fram adlı gemiye adanmış bu müze, geminin ve bu gemi ile yolculuğa çıkan insanların zorlu iklim ve yol koşullarında nasıl hayatta kalmayı başardıklarını ve neler yaşadıklarını anlatıyor. İçinde yaşananları deneyimleyebilmeniz için hazırlanmış bir simülatör de bulunuyor, bizce kesinlikle ilginizi çekecektir.</p>
<p>*Adres: Bygdoynesveien 36</p>
<p>*Giriş 100 NOK. Öğrencilere 40 NOK. Oslo Pass dahilinde.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3691.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5046" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3691.jpg" alt="Ingens Gate Oslo" width="634" height="422" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3691.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3691-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3691-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3691-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3691-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 634px) 100vw, 634px" /></a>Kısa Kısa…</strong></p>
<p>-Gülümseyin, Nobel Ödülleri’nin merkezindesiniz! Hal böyle olunca ilginizi çekiyorsa <strong>Oslo Nobel Peace Center</strong>’a uğrayabilir ve müzesini dolaşabilirsiniz.</p>
<p>-Enteresan bir müze görmek isterseniz <strong>Emanuel Vigeland Museum</strong>’e vakit ayırın. Biz göremedik, ancak öğrendiğimiz kadarıyla özellikle fresklerle dolu esrarengiz odası gerçekten müthişmiş, gidip görürseniz bize de anlatın!</p>
<p>-Norveç’in doğası ve doğal tarihi hakkında daha fazla bilgi almak ve dünyaca ünlü bir fosil olan (celebrity fosil de oluyor demek) “Ida”yı görmek için <strong>Natural History Museum</strong>’a uğrayabilirsiniz.</p>
<p>-Biz <strong>Stockholm’deki</strong> Vasa Museum’den sonra zirve de bıraktık ama, eğer Viking kültürünü daha yakından tanımak gibi bir niyetiniz varsa <strong>Viking Ship Museum</strong> iyi bir seçenek olabilir. Alın size Oslo’ya gitmeden önce Vikings izlemek için bir bahane daha.</p>
<p><strong>Oslo’da Yeme İçme</strong></p>
<p>Ellerine Neutrogena’dan başka krem değdirmeyen (reklam değil espri) Norveçli balıkçıların diyarında en çok yemek istediğiniz şeyin Norveç Somonu olduğunu biliyoruz. Ancak Norveç mutfağı tabi ki sadece somondan ibaret değil. Örneğin sağı solu ertime özelliğine sahip, lavobo açıcı ürünlerin üretiminde kullanılan ve insan için oldukça tehlikeli bir madde olan (çok bilimsel anlattık di mi) sodyum hidroksit ile marine edilmesiyle hazırlanan bir balık olan <strong>Lutefisk</strong>’i (bakın <strong><a href="http://oitheblog.com/2014/11/26/avrupanin-en-garip-yemekleri/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">şurada</a></strong> çok daha çılgın yemekler de var) ya da Norveç’in Christmas yemeği geleneklerinden biri olan <strong>Smalahove</strong>’yi yani adını “kuzu kafasını” (kelle demeye içimiz el vermedi) de deneyebilirsiniz.</p>
<p>Bu gibi çılgınlıkları bir kenara koyacak olursak, Norveç mutfağı ve genel olarak Oslo, yemek konusunda birçok çeşit sunuyor ve ilginç deneyimlerin yanında dünya mutfağından oldukça başarılı örnekler deneyebilmeniz mümkün. Özellikle balık içeren yemekler buldunuz mu affetmeyin, birkaç kişiyseniz herkes farklı bir versiyonunu deneyerek masaya çeşitlilik katsın, hiçbirinden mahrum kalmayın deriz.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3676.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5045" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3676.jpg" alt="Tim Wendelboe" width="634" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3676.jpg 3837w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3676-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3676-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3676-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3676-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 634px) 100vw, 634px" /></a>Tim Wendelboe</strong></p>
<p>Listeye sırf bize göre değil, Oslo’nun kahve bağımlısı lokalleri arasında da en iyi kabul edilen kahvecisi Tim Wendelboe ile başlamak isteriz. Burası ödüllere boğulmuş bir kahveci. Şehrin en hip bölgelerinden biri olan Grünerlokka’da bulunan kahveci işini acayip ciddiye alıyor. İçeride cam ile ayrılmış farklı bir bölmede NASA çalışanı edasıyla kahve tadımı yapan bir ekip, diğer tarafta ise oldukça profesyonel bir yaklaşım ile kahve hazırlayan farklı bir ekip var. Denediğimiz kahveler kahveler bir kez daha önümüze gelecek olsa “Aa bu Tim Wendelboe’daki kahveden” diyeceğimiz cinsten bir ayırt ediciliğe sahip. Üstelik eğer beğenirseniz eviniz için de satın alabilirsiniz.</p>
<p>*Adres: Grüners Gate 1</p>
<p><strong>Le Benjamin</strong></p>
<p>Oslo’daki Fransız restoranları içinde en iyilerden biri olarak kabul edilen Le Benjamin bu aralar Oslo genelinde öyle popüler ki, yer bulabilmek için en az birkaç gün önceden rezervasyon yapmak şart. Oldukça fazla seçenek içeren bir şarap menüleri var ve yemekleri de gerçekten başarılı. Özellikle midye, yengeç salatası ve deniz ürünlü keçi peynirli White pizza’ya kefiliz. Öyle tıka basa doymak için değil ama, güzel şarap yanında kaliteli atıştırmalıklar için gidilebilir. Şarap seçimi konusunda çalışanlardan destek almayı unutmayın, çok şükür kendileri nasıl bir tat yakalamak istediğinizi tespit etmek için çaba harcamaktan sıkılmayan ve surat yapmayan insanlar.</p>
<p>*Adres: Sondre Gate 6</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_36651.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5052" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_36651.jpg" alt="Nighthawk Diner Oslo" width="634" height="448" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_36651.jpg 3670w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_36651-300x212.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_36651-1024x723.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_36651-210x148.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_36651-900x636.jpg 900w" sizes="(max-width: 634px) 100vw, 634px" /></a>Nighthawk Diner</strong></p>
<p>Türk kahvaltısının muhteşemliğinden olsa gerek, biz İspanya’yı konunun dışında tutarak Avrupa genelinde yaptığımız kahvaltıların neredeyse hiçbirinden tatmin olmayan insanlarız. Hal böyle olunca Oslo’daki kahvaltılardan da pek umutlu olmadığımız için kendimizi tipik bir American Diner konseptine sahip Nighthawk Diner’da bulduk. Kalp krizi garantili yağ bombası Amerikan kahvaltısını sevmeyeniniz var mıdır bilemiyoruz, ancak biz pancake, bacon, çırpılmış yumurta triosuna hayır diyebilen insanlar değiliz. Haliyle Nighthawk Diner’dan karnımız tok, sırtımız pek, yüzümüzde kocaman gülücüklerle ayrıldık ve sonrasında “yürümenin çok iyi geleceği cinsten” bir kahvaltı yapmış bulunduk. Sabah sabah müzik kutusundan şarkı açıp bol gürültülü bir kahvaltı etmek güzel oluyormuş.</p>
<p>*Adres: Seilduksgata 15</p>
<p><strong>United Bakeries</strong></p>
<p>Eğer hızlı bir kahvaltı ile konuyu geçiştirmek niyetindeyseniz ya da öğlen atıştırmalığı için merkezi konumda yer alan bir yer arayışına girdiyseniz United Bakeries sizin için kurtarıcı olabilir. Adı üstünde, bir<em> bakery </em>olduğu için kruvasan, çörek vb. türlü türlü hamur işi ve güzel kahve ikilisini bir arada bulabilmeniz mümkün. Üstelik sabahın erken saatlerinden itibaren açık olduğu için sokak sokak gezmeden, müzelere dalmadan önce burada pratik bir kahvaltı yapabilirsiniz. Gitmişken <strong>Skolebrod</strong> denemeyi unutmayın, kendisi Norveç’te sık sık karşılaşabileceğiniz oldukça lezzetli bir hamur işi tatlısı ve burada bayağı güzel yapıyorlar.</p>
<p>*Adres: Karl Johans Gate 37</p>
<p><strong>Louise</strong></p>
<p>Yukarıda güzel bir Norveç somonu yemeden buradan dönmenize izin vermeyeceğimizi söylemiştik. Onun için sizi şehrin popüler bölgelerinden biri olan <strong>Aker Brygge</strong>’de bulunan Louise’e alacağız. Louise, yalnızca somon konusunda değil, diğer deniz ürünleri konusunda da oldukça başarılı bir yer. Lokal&amp;turist karışımı bir kitleye sahip ve dışarıda oturma olanağı da tanıdığı için genellikle çok kalabalık oluyor, bu sebeple gitmeden önce rezervasyon yaptırmak akıllıca olacaktır.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_6504.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5054" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_6504.jpg" alt="Norveç Mutfağı" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_6504.jpg 3456w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_6504-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_6504-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_6504-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG_6504-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a>Onda Grill &amp; Seafood</strong></p>
<p>Aker Brygge tarafları için bir başka alternatif olan Onda Restaurant’ın deniz ürünleri için ayrı, et için ayrı bir bölümü var ve rezervasyonunuzu da ona göre yaptırmanız gerekiyor. Konsept slow food. Ama slow food derken bayağı ciddi slow food’dan bahsediyoruz, zira yemekler 8,5 saatte gelince sinirlenmemeniz için bu bilgiye sahip olmanız gerekiyor. Konsept biraz 50+ yaşlara hitap ediyor, ancak yemekleri gerçekten lezzetli. Açıkçası genel olarak ortam sebebiyle bize bir sıkıntılar basma, bir “çıkalım da kendimizi barlara falan atalım ne yapıyoruz biz?” durumları oldu, sizin de aynı şekilde hissetme ihtimaliniz yüksek. Yine de gidecek olursanız midyelerini denemeyi ihmal etmeyin, gayet başarılı.</p>
<p><strong>Crowbar&amp;Bryggeri</strong></p>
<p>Crowbar güzel müzik&amp;güzel bira ikilisini bir arada bulabilmenin mutluluğunu yaşatacak bir mekan. Kendi biralarını yapıyorlar ve gerçekten lezzetli seçenekler sunuyorlar. İçeride Türkiye’yi çağrıştıracak birkaç ipucu görebilmeniz mümkün, zira mekanın sahibi Türk-imiş. Biz de eş dost tavsiyesi ile gittiğimiz için konuya hakimiz. Kendisi Türk olduğunu gizlemek gibi bir istek içinde olduğu için herhangi bir muhabbete girme isteğiniz varsa başarılı sonuçlanmayabilir. Sanırsak “kankaaa biz de Türküz yap bi indirim” cümlelerinden kaçınmaya çalışıyor, o kısmını bilemeyeceğiz. Ama böyle bir niyeti varsa Wifi şifresini “Karasu bilmemkaç” benzeri bir şey yapmaktan vazgeçmesi mantıklı olabilir.</p>
<p>Adres: Torggata 32</p>
<p><strong>The Laundromat</strong></p>
<p>The Laundromat’ın konseptini size daha önce İzlanda yazılarımızdan birinde de anlatmıştık, çünkü İskandinav ülkelerinin birçok noktasında şube açmış bir mekan. Burası adından da anlayabileceğiniz üzere aslında bir çamaşırhane. Evet evet bildiğiniz çamaşır makinalarıyla dolu bir alandan bahsediyoruz. Ancak konsepti her kim buldu ise, bu gibi mekanların insanı sosyalleşmeye iten yönünü de göz önünde bulundurarak mekanı hem kafe hem çamaşırhane şeklinde bir konsepte dönüştürmüş ve ortaya gerçekten güzel bir şey çıkmış. Kahvaltılarına kefiliz, gidin, kesin seversiniz.</p>
<p>*Adres: Underhaugsveien 2</p>
<p><strong>Kısa Kısa…</strong></p>
<p>Lezzetli akşam yemeği daha makul fiyat ikilisi için:<strong> Lokk</strong></p>
<p>Brunch ya da öğle yemeği için: <strong>Kolonihagen</strong></p>
<p>Hızlıdan bir kahvaltı ve lezzetli taze meyve suları için: <strong>Joe &amp; The Juice</strong></p>
<p>Bana laga luga yapma, ben yemekte gelenekçiyim diyenlere Aker Brygge’den iki seçenek: <strong>Eataly</strong> (evet o Eataly) ve <strong>Friday’s</strong>.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3502.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-5053" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3502.jpg" alt="Karl Johans Gate" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3502.jpg 3888w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3502-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3502-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3502-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/10/SAM_3502-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a>Oslo’da Alışveriş</strong></p>
<p>Eğer mümkün olduğunca düşük bütçeli bir Oslo gezisi peşindeyseniz Oslo’da alışveriş yapmak pek de mantıklı bir tercih olmayabilir. Zaten çok pahalı bir şehir olması bir yana, tanıdığınız bildiğiniz markalar da, Türkiye’de pek göremeyeceğiniz yerler de genel olarak yüksek bütçeler gerektiriyor. Bir alternatif olarak <strong>Grünerlokka</strong> civarındaki tasarım dükkanlar ve butiklere bakarsanız bir nebze daha uygun fiyatlarla karşılaşabilme ihtimaliniz var. Tabi ki bunu <strong>ACNE</strong>’ye gidip “hani bunlar uygun fiyatlı demişti yalanmış” demeyeceğinizi var sayarak söylüyoruz. Onun dışında hazır giyim mağazaları çoğunlukla şehrin ana caddesi olan Karl Johans Gate üzerine yer alıyor.</p>
<p>-Karl Johans Gate üzerinde yer alan <strong>Weekday, Monki </strong>ve talihsiz bir isme sahip olan <strong>Big Bok</strong>’ta güzel şeyler bulabilirsiniz.</p>
<p><strong>Genel İpuçları</strong></p>
<p>-Musluktan su içebiliyorsunuz, bu sebeple her şişe alışınızda üzerinize yönelen “ah canım…” bakışlarının sebebini ona bağlayabilirsiniz. Suyun tadı mı? E bir İzlanda değil tabi…</p>
<p>-Genel olarak kafanızın takıldığı bir konu olursa Oslo Pass’i de alabileceğiniz yerlerden bir olan Central Station’ın içindeki Visitor Center’a uğrayabilirsiniz.</p>
<p>-Şehirde her kesimden insan şakır şakır İngilizce konuşuyor, bu konuda herhangi bir endişeniz olmasın.</p>
<p>-Gitmeden önce playlist&#8217;inizi Röyksopp parçaları ile doldurmanın tam sırası mı sanki?</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2015/10/19/oslo-gezi-rehberi-iskandinavyaya-doyamiyoruz/">Oslo Gezi Rehberi: İskandinavya&#8217;ya Doyamıyoruz!</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2015/10/19/oslo-gezi-rehberi-iskandinavyaya-doyamiyoruz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>14</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
