<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>BELÇİKA | OitheBlog</title>
	<atom:link href="https://oitheblog.com/category/belcika/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oitheblog.com/category/belcika/</link>
	<description>Gerçekten faydalı bir seyahat blogu</description>
	<lastBuildDate>Fri, 13 Feb 2026 10:48:56 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.1.9</generator>

<image>
	<url>https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2016/12/cropped-logo-32x32.png</url>
	<title>BELÇİKA | OitheBlog</title>
	<link>https://oitheblog.com/category/belcika/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Brüksel Gezi Rehberi: Sevmeyenleri Utandırma Çabaları</title>
		<link>https://oitheblog.com/2021/11/08/bruksel-gezi-rehberi-sevmeyenleri-utandirma-cabalari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 Nov 2021 15:51:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[BELÇİKA]]></category>
		<category><![CDATA[BRÜKSEL]]></category>
		<category><![CDATA[48 Saatte Brüksel]]></category>
		<category><![CDATA[Brüksel Gezi Notları]]></category>
		<category><![CDATA[Brüksel Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Brüksel'de Gezilecek Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[Brüksel'de Hangi Müzelere Gidilir?]]></category>
		<category><![CDATA[Brüksel'de Ne Yenir?]]></category>
		<category><![CDATA[Brüksel'de Nereleri Görmeli?]]></category>
		<category><![CDATA[Brüksel'de Yeme İçme Önerileri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oitheblog.com/?p=14744</guid>

					<description><![CDATA[<p>Başlığa bakınca Brüksel’i sevmeyenlere atıp tutacağız, vay efendim nasıl sevmezsiniz, siz sadrazamın malum uzvu musunuz diyecek gibi duruyor olabiliriz, haklısınız,...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2021/11/08/bruksel-gezi-rehberi-sevmeyenleri-utandirma-cabalari/">Brüksel Gezi Rehberi: Sevmeyenleri Utandırma Çabaları</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p></p>



<p>Başlığa bakınca Brüksel’i sevmeyenlere atıp tutacağız, vay efendim nasıl sevmezsiniz, siz sadrazamın malum uzvu musunuz diyecek gibi duruyor olabiliriz, haklısınız, gerçekten de öyle görünüyor. Fakat aslına bakarsanız o Brüksel’i gezip “abi ben sevmiyorum orayı ya hmmff bürokrasi kokuyorrr” diye dönen o tipler var ya; işte o biz o tiplerin ta kendisiyiz. Yıl muhtemelen 2013-14 falan, 20 yaşlarımızın başlarında, daha TL’yi Euro’ya çevirince instant kalp krizi geçirmediğimiz yıllardayız. Hadi bu sefer de gidip Brüksel’i görelim dedik, 3 gün dolaştık, aynı turistik bölgelerde yuvarlaklar çizdik, 2 waffle attık, sonra döndük “biz Brüksel’i pek sevmedik” diye Brüksel Gezi Rehberi yayınladık, bir de söz konusu rehber burada 7-8 sene kadar tuttuk…..HEYHAT.&nbsp;</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="768" height="1024" src="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4511-768x1024.jpg" alt="" class="wp-image-14752" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4511-768x1024.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4511-225x300.jpg 225w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4511-370x493.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4511-570x760.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4511-770x1027.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4511-300x400.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4511.jpg 810w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>



<p>Neticede şimdi 2022’ye doğru yaklaşmış 2021 yılından seslenirken şunu söyleyebiliriz ki, Brüksel hatırladığımız kadar insanı basan bir şehir değilmiş? Muhtemelen sadece biz oldukça amatör gezginlermişiz. Bu arada bu sefer de yola çıkmadan önce yine Instagram’dan “off çok sıkıcı hiç sevmiyorum Brüksel’i mesajları” yağdı, yani aslına bakarsanız Brüksel’in genel olarak böyle bir &nbsp; repütasyonu var. Ancak şu anda gönül rahatlığıyla söyleyebiliriz ki Brüksel gerçekten de güzel bir şehir? Güzel derken gerçekten de kelimenin tam anlamıyla “güzel” olduğunu vurgulamak isteriz, çünkü görsel olarak hakikaten de bayağı çekici. Ayrıca iyi müzeler, güzel yemekler, şeker kokulu sokaklar ve şehrin beklenmedik bir sürü noktasından karşınıza çıkabilecek çeşitli sokak sanatı eserleri vadediyor. (vaat etmek diye yazmak geliyor içimden ama TDK öyle demiyor…..)&nbsp;</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" loading="lazy" width="1024" height="768" src="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4762-1024x768.jpg" alt="" class="wp-image-14766" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4762-1024x768.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4762-300x225.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4762-768x576.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4762-370x278.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4762-570x428.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4762-770x578.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4762-533x400.jpg 533w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4762.jpg 1080w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>Başlamadan gelen not: Bizi <strong><a aria-label="Instagram’dan takip ederek (yeni sekmede açılır)" href="https://www.instagram.com/oitheblog/?hl=tr" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Instagram’dan takip ederek</a> bu anlattığımız yerleri sabitlenmiş hikayeler bölümünden görüntülü olarak gezebilirsiniz. </strong>Aslında takip etmeden de bunu yapabilirsiniz ama neden etmeyesiniz ki?</p>



<p>Bu gezide de diğer tüm gezilerimizde olduğu gibi <strong>yurt dışında internet kullanımı için bir e-sim uygulaması olan <a href="https://airalo.pxf.io/3evb7M" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Airalo’yu</a> kullandık</strong>, çünkü operatörlerin internet&amp;konuşma paketi ücretlerinden çok daha makul bir fiyata denk geliyor. Ne kadar süre ihtiyaç duyacağınıza göre istediğiniz paketi seçebiliyorsunuz, uygulamaya ve fiyatlara göz atmak için <strong><a href="https://airalo.pxf.io/3evb7M" target="_blank" rel="noreferrer noopener">şuraya tık tık.&nbsp;</a></strong></p>


<div class="wp-block-image">
<figure class="aligncenter size-large"><img decoding="async" loading="lazy" width="768" height="1024" src="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4628-768x1024.jpg" alt="" class="wp-image-14758" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4628-768x1024.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4628-225x300.jpg 225w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4628-370x493.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4628-570x760.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4628-770x1027.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4628-300x400.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4628.jpg 810w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /><figcaption class="wp-element-caption">Airbnb evimizin manzarası &lt;3</figcaption></figure></div>


<h2><strong>Brüksel Gezi Rehberi: Brüksel’de Nerede Kalınır?</strong></h2>



<p>Bir nokta atışı yaparak direkt link verelim; eğer şehrin göbeğinde, güzel manzaralı, turistik bir noktada kalmak isterseniz sizler için Brüksel’de kaldığımız Airbnb evini <strong><a aria-label="buraya (yeni sekmede açılır)" href="https://www.airbnb.com.tr/rooms/18251584?s=42&amp;unique_share_id=9f23bc4c-edc4-489d-b8c8-5371657b0e4e&amp;_branch_match_id=981185891742562106&amp;source_impression_id=p3_1635171174_7OPnziLFBu5GMjsw" target="_blank" rel="noreferrer noopener">buraya</a></strong> bırakıyoruz. Gerçekten son derece turistik bir noktada olduğunu tekrar etmek isteriz, gürültüsü falan da bol, ancak zaten turist olduğumuza göre burada kalmakla ilgili pek de bir derdimiz olmamalı herhalde? Tek eklememiz gereken not şu olabilir, eğer büyük bavul ile seyahat ediyorsanız bizce kesinlikle bu evi tercih etmeyin, çünkü eski tip bir ev olduğu ve merdivenleri feci şekilde belalı olduğu için bavulu yukarı taşımaya çalışırken sinir krizini eşiğine gelebilirsiniz. Yine de “ayy ne güzel evler keşke bunlardan birinde yaşasam” hayalleri kurarken bu gerçekle karşılaşmak fena olmadı, en azından artık böyle bir hayalimiz olmadığını söyleyebiliriz.</p>



<p>Eğer bizim kaldığımız yerde yer bulamaz ya da <strong>başka seçenekleri de incelemek isterseniz tam olarak kaldığımız bölgedeki otellere bakınmak için</strong><a href="https://www.booking.com/searchresults.en.html?district=2307&amp;aid=7953563&amp;no_rooms=1&amp;group_adults=2" target="_blank" rel="noreferrer noopener"> <strong>direkt şuraya göz atabilirsiniz. </strong></a></p>



<h2><strong>Brüksel Gezi Rehberi: Brüksel’de Gezilecek Yerler</strong></h2>



<p>Genel olarak gezeceğiniz yerlerin biletlerini tek tek sitelerinden girip almakla uğraşmamak, biletlerinizi tek bir yerden kontrol etmek isterseniz<strong><a href="https://www.getyourguide.com/brussels-l8/?partner_id=1ERWUG2&amp;utm_medium=online_publisher" target="_blank" rel="noreferrer noopener"> şu siteyi kullanabilirsiniz.</a></strong> Aynı zamanda bu sayfadan <strong>şehirde katılabileceğiniz rehberli turlara, bulunabileceğiniz farklı aktivitelere de göz atabilir ve yine aynı yerden bilet alabilirsiniz. </strong>Biz bazen varlığından bile haberdar olmadığımız aktiviteleri buradan bulduğumuz için gezilerimizden önce burada ne var ne yok mutlaka bi’ bakınıyoruz, <strong>ayrıca bazı biletleri sonradan iptal etme hakkı da sunduğu için faydalı olabiliyor</strong>, sizin de aklınızda bulunsun. </p>



<h3><strong>Grand Place&nbsp;</strong></h3>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" loading="lazy" width="768" height="1024" src="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4592-768x1024.jpg" alt="Grand Place" class="wp-image-14756" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4592-768x1024.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4592-225x300.jpg 225w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4592-370x493.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4592-570x760.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4592-770x1027.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4592-300x400.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4592.jpg 810w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>



<p>Eveeet, başladık en turistik noktadan. Konuya böyle girelim, yavaş yavaş biraz daha alternatif noktalara geçiş yaparız. Burası Brüksel’in şehir simgesi diyebileceğimiz, en ünlü ve görsel olarak da en güzel meydanı. Dünyanın en güzel meydanı diyenler bile oluyor da, İtalya’daki meydanları görmediler galiba neyse…….Tabii şaka bir yana gerçekten de nefis bir mimariye, her binayı tek tek dakikalarca inceleyebileceğiniz bir görüntüye sahip ve Brüksel’de gezilecek yerler listesinin olmazsa olmaz noktası tam olarak burası.</p>



<p>-9 numaradaki <strong>La Maison du Cygne</strong>’ye yaklaşacak olursanız Karl Marx’a ilişkin bir tabela göreceksiniz. Kendisi Brüksel’de yaşadığı yıllarda 1847’yi 48’e bağlayan geceyi burada kutlamış.&nbsp; EE NAPİYİM demiş olabilirsiniz, biz de der gibi oldu, çünkü daha ilginç bir detay beklemiştik doğrusu. Belki bir sonraki cümle sizi daha çok heyecanlandırır; pek çok kaynakta Marx’ın <strong>Komünist Manifesto’nun temellerini burada attığı </strong>ve burada çeşitli toplantılar gerçekleştirdiği söyleniyor, bu kısmı rivayet midir bilemeyiz, ama neden olmasın?</p>



<p>-Meydanda göreceğinizi uzuuun bir kulesi olan o heybetli yapı <strong>belediye binası</strong>. Eğer dikkatli bakacak olursanız <strong>kulenin tam olarak ortalanmış olmadığını fark edeceksiniz. </strong>Biz ettik? E biz ediyorsak mimarı da etmiştir. Evet doğru, etmiş. Ve bu hatayı fark edince ne yapmış biliyor musunuz? Kulenin tepesine çıkıp kendini aşağı atmış?? Doğruluğu belli olmayan bir şehir efsanesi daha dinlediniz, biz Brüksel halkının yalancısıyız, hoşçakalın.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" loading="lazy" width="768" height="1024" src="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4665-768x1024.jpg" alt="" class="wp-image-14759" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4665-768x1024.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4665-225x300.jpg 225w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4665-370x493.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4665-570x760.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4665-770x1027.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4665-300x400.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4665.jpg 810w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>



<p>-Hemen yakınınızda <strong>Galeries Royales Saint Hubert</strong> var, burası da oldukça turistik bir nokta, civarınızdayken gezebilirsiniz. Burası tarihteki ilk alışveriş merkezlerinden biri desek çok da saçma olmaz galiba, tabii bugünkülere kıyasla mimari açıdan çok daha albenili olan bir versiyonu. 1847’de açıldığını söylersek konu sizin açınızdan da biraz daha netleşir galiba. İçindeki dükkanlar son derece turistik, fiyatlar da buna yaraşır şekilde, ancak şöyle bir turlarsanız hoşunuza gidecektir. Burayı dolaştıktan sonra <strong>St. Michael and St Gudula Cathedral’ı </strong>görmeye de uğrayabilirsiniz.</p>



<p>-Genel olarak Grand Place civarındaki <strong>ara sokaklara dalıp şehrin bu en turistik bölümünü yürüyerek kolaylıkla keşfedebilirsiniz.&nbsp;</strong></p>



<h3><strong>Manneken Pis&nbsp;</strong></h3>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" loading="lazy" width="768" height="1024" src="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/2b0eaba2-ec0e-4227-b9be-e5f35a5c82c1-768x1024.jpg" alt="" class="wp-image-14770" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/2b0eaba2-ec0e-4227-b9be-e5f35a5c82c1-768x1024.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/2b0eaba2-ec0e-4227-b9be-e5f35a5c82c1-225x300.jpg 225w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/2b0eaba2-ec0e-4227-b9be-e5f35a5c82c1-1152x1536.jpg 1152w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/2b0eaba2-ec0e-4227-b9be-e5f35a5c82c1-370x493.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/2b0eaba2-ec0e-4227-b9be-e5f35a5c82c1-570x760.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/2b0eaba2-ec0e-4227-b9be-e5f35a5c82c1-770x1026.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/2b0eaba2-ec0e-4227-b9be-e5f35a5c82c1-1170x1560.jpg 1170w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/2b0eaba2-ec0e-4227-b9be-e5f35a5c82c1-300x400.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/2b0eaba2-ec0e-4227-b9be-e5f35a5c82c1.jpg 1522w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>



<p>Aynı bölgeden devam, Grand Place’tan kolaylıkla yürüyebileceğiniz Manneken Pis gerçekten de insanlık tarihinin en manasız şehir simgelerinden birisi. Brüksel ile arayı düzelttik diye 60 cm boyunca bir işeyen çocuk heykeline hayranlık besleyemeyeceğiz, kimseler kusura bakmasın…….Ama gidip baktık mı? Baktık. Üstelik zaten daha önce görmüş olmamıza rağmen ikince kez baktık mı? Evet baktık. Brüksel ve hatta Belçika sınırları içinde bu heykelin bu kadar ünlü olmasını anlamlandırabilen bir kişiye bile denk gelmemiş olmakla birlikte sizlerin de görmek istemesini anlayabiliyoruz, buyrun, görün. Sövülecek bir şey varsa önce görün, öyle söversiniz.</p>



<p>Bu arada heykelin başına gelmeyen de kalmamış, defalarca kez çalınmış, parçalara ayrılmış, çalıp sonra vazgeçip yerine geri koyan bile olmuş. Neticede şu an orada işeyerek sizi bekliyor. Hatta özel günlerde çeşitli kıyafetler bile giydiriliyor, biz şans eseri bir tanesine denk geldik. Öyle ki 900’ün üstüne kıyafeti varmış, bunu biraz şirin bulduğumuz itiraf etmek zorundayız.</p>



<p>-Esrarengiz bir şekilde işeyen varlıkların heykel formundaki görüntülerine özel bir merakınız varsa (umarım yoktur) <strong>Jeanneke Pis</strong> (işeyen bir kız) ve <strong>Zinneke Pis </strong>(bu da köpek) de şehrin derinliklerinde sizi bekliyor, onları da ziyaret edebilirsiniz.</p>



<h3><strong>Royal Museums of Fine Arts</strong></h3>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" loading="lazy" width="768" height="1024" src="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4803-768x1024.jpg" alt="" class="wp-image-14769" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4803-768x1024.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4803-225x300.jpg 225w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4803-370x493.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4803-570x760.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4803-770x1027.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4803-300x400.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4803.jpg 810w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>



<p>Başlıkta gördüğünüz çoğul ekinden de anlaşılacağı üzere, Royal Museums of Fine Arts birkaç müzeyi kapsayan bir müzeler topluluğu. <a href="http://fine-arts-museum.be/en/museums" target="_blank" rel="noreferrer noopener" aria-label="şuradan (yeni sekmede açılır)">şuradan</a> sitelerine göz atıp hangi müzelerin ilginizi çektiğine göz atarak ona göre seçim yapabilirsiniz. Biz koleksiyonları inceledikten sonra <strong>Oldmasters Museum</strong> ve Rene Magritte’i daha yakından tanımak istediğimiz için <strong>Rene Magritte Museum’ı</strong> gezdik. Zaten bu ikisi iç içe sayılabilecek şekilde konumlandıkları için ikisini aynı güne koymak gayet mantıklı bir tercih oldu, siz de aynı şekilde planlayabilirsiniz.</p>



<p>*Müzelerden konuyu açmışken dönemsel olarak çeşitli etkinlik ve sergilere ev sahipliği yapan <strong><a href="https://www.bozar.be/en" target="_blank" rel="noreferrer noopener" aria-label="Bozar’ı (yeni sekmede açılır)">Bozar’ı</a> </strong>ve <strong>MIMA’yı</strong> da es geçmeyelim, şayet vaktiniz varsa bu ikisine de göz atmak isteyebilirsiniz. Biz oradayken Bozar’da David Hockney sergisine denk geldik mesela, gitmeden önce sitelerinden kontrol edersiniz.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" loading="lazy" width="768" height="1024" src="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4313-768x1024.jpg" alt="" class="wp-image-14747" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4313-768x1024.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4313-225x300.jpg 225w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4313-370x493.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4313-570x760.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4313-770x1027.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4313-300x400.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4313.jpg 810w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>



<h3><strong>Comics Art Museum</strong></h3>



<p>Bu müzeyi ziyaret etmeye zamanımız yetmese de ilginizi çekme ihtimali olduğunu düşünerek es geçmek istemedik. Brüksel çizgi roman severler için cennet gibi bir yer (Tintin’in yaratıcısı ünlü çizer Hergé Belçikalı mesela), zaten burası da şehrin en ünlü müzelerinden biri. Art Nouveau hareketinin kurucularından biri olarak kabul edilen ve şehir için önemi büyük bir mimar olan Victor Horta tarafından tasarlanmış bir binada yer alan müze, şayet konuya ilginiz var ise hoşunuza gidebilir, yine de detayını araştırıp önceden ne gibi bir içerik sunduğunu incelemeden lönk diye gitmeyin tabii.&nbsp;</p>



<p>-Hazır konu çizgi romanlardan açılmışken, bu <strong>çizgi romanlardan yola çıkarak yapılmış onlarca muralı görebileceğiniz bir yürüyüş rotası olan Comic Book Route’tan</strong> da söz etmeden geçmeyelim. Muhtemelen şehirde dolaşırken illa ki birkaç tanesine denk geleceksiniz ama tahmin ettiğinizden çok daha fazla sayıda mural çalışması var. Hatta Brüksel deyince gözümüzde canlanan görüntüde bu muralların olduğunu söylesek yeridir, şehirle o denli özdeşleşmiş çalışmalar. <a href="https://visit.brussels/en/article/the-walls-of-the-comic-strip-walk-in-detail" target="_blank" rel="noreferrer noopener" aria-label="Tam şurada  (yeni sekmede açılır)"><strong>Tam şurada</strong> </a>şehirde hangi noktada hangi muralı görebileceğinizi haritada işaretlemişler, oradan istediklerinizi tespit edip rotanıza ekleyebilirsiniz. (Üzerlerine tıklayınca hangisi olduğunu görebiliyorsunuz) </p>



<h3><strong>Ixelles Bölgesi</strong></h3>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" loading="lazy" width="768" height="1024" src="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4487-768x1024.jpg" alt="" class="wp-image-14750" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4487-768x1024.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4487-225x300.jpg 225w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4487-370x493.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4487-570x760.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4487-770x1027.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4487-300x400.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4487.jpg 810w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>



<p>Ixelles daha önceki gidişimizde keşfetmeyi akıl edemediğimiz, turistik noktaların biraz daha dışında kalan, daha lokal bir bölge. Kişisel tarihimizde Brüksel’i daha iyi tanıyıp daha çok sevmemizi sağlayan bölgelerden biri olarak yeri ayrı olacak, çünkü turistik noktalarda yuvarlaklar çizip durunca herhangi bir şehir ile o kadar da bağ kurulamıyor sanki? Floransa’daysanız falan kurarsınız tabii bu arada, gerçekçi olalım sdfs.</p>



<p>-Bölgeyi tanımak için <strong>Place Saint Boniface</strong> civarından başlangıç yapabilirsiniz. Bu civarda güzel kafeler ve dükkanlar var, bazılarından aşağıda bahsedeceğiz, onlara gidecek olursanız zaten aslında buraya yolunuzu düşürmüş olacaksınız.</p>



<p>-Eğer ilginizi çekerse <strong>Audrey Hepburn’un Evi</strong> Rue Keyenveld 48 numarada. Zaten civarı da güzel olduğu için şöyle bir önünden geçip göz atabilirsiniz, girip gezmelik bir durum söz konusu değil.</p>



<p>&#8211;<strong>La Cambre Abbey </strong>lokallerin vakit geçirmeyi sevdiği, kahvelerini kapıp yürüyüşe gittikleri, koşuya çıktıkları, güzel havaları değerlendirdikleri hoş ve tarihi bir alan. Biraz yerlisi gibi takılmak isterseniz&nbsp; kahvenizi kapıp kendinizi buraya atabilirsiniz. Çok çılgın bir şey beklemeyin, ama hoş bir yer, yakınlardaysanız uğranır.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" loading="lazy" width="768" height="1024" src="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4713-768x1024.jpg" alt="" class="wp-image-14764" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4713-768x1024.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4713-225x300.jpg 225w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4713-370x493.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4713-570x760.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4713-770x1027.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4713-300x400.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4713.jpg 810w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>



<h3><strong>The Marolles Bölgesi</strong></h3>



<p>Şehrin eski bölgelerinden biri olan Marolles, özellikle antika dükkanları, vintage shop gibi dükkanlarla sık sık karşılaşabileceğiniz, hem görsel olarak hem atmosfer olarak hoş bir başka bölge. Tam bu bölgede yer alan nokta atışı bir aktivite için Salı Perşembe, Cumartesi ve Pazar günleri öğlen 2’te kadar<strong> Jeu de Balle Square’de</strong> kurulan bit pazarına uğrayabilirsiniz. (Günlerde değişiklik var mı diye kontrol etmekte fayda var) Sonrasında bu civarda sokaklarda turlarsanız o kadar da büyük olmayan bu bölgesi büyük ölçüde gezmiş oluyorsunuz zaten.&nbsp;</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" loading="lazy" width="768" height="1024" src="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4707-768x1024.jpg" alt="" class="wp-image-14763" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4707-768x1024.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4707-225x300.jpg 225w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4707-370x493.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4707-570x760.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4707-770x1027.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4707-300x400.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4707.jpg 810w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>



<h3><strong>Palace of Justice&nbsp;</strong></h3>



<p>Evet, var mısınız bizimle birlikte hukukun üstünlüğüne inanmaya……Bu binayı gördükten sonra olacağı bu çünkü. Zaten varlığından hiç haberdar olmasanız bile Brüksel’e gittiğiniz takdirde yüksek ihtimalle bazı sokak aralarından görüp “bu bina da neymiş kardeşim böyle” diye düşünecektiniz, çünkü gerçekten mimari olarak inanılmaz güzellikte ve son derece ihtişamlı, görkemli, HEYBETLİİİ bir yapı, dikkatinizi çekmemesi imkansız. Sanıyoruz ki içeriyi gezmek için tura katılmak durumundasınız, ancak bunu tercih etmezseniz bile sadece dışarıdan görseniz de oldukça etkileyici.&nbsp;</p>



<p>*Buraya gitmişken civarında da dolanmayı ihmal etmeyin, güzel bir bölgedesiniz.. Hatta buradan direkt Royal Museums of Fine Arts tarafına doğru ilerleyebilirsiniz, oraya doğru yürürken yol üzerinde <strong>Eglise Notre Dame de Sablon</strong> ve hemen yolun karşısında kalan <strong>Square du Petit Sablon</strong>’u da görebilirsiniz. Zaten bu rotayı izlediğiniz zaman <strong>şehrin bir tık daha lüks bölgesi sayılabilecek Sablon’u da şöyle bi’ dolanmış oluyorsunuz.</strong></p>



<p><strong>Brüksel Gezi Rehberi: Kısa Kısa</strong></p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" loading="lazy" width="768" height="1024" src="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4528-768x1024.jpg" alt="" class="wp-image-14754" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4528-768x1024.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4528-225x300.jpg 225w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4528-370x493.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4528-570x760.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4528-770x1027.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4528-300x400.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4528.jpg 810w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>



<ul>
<li>Evet size metro istasyonu gezdireceğiz ne olmuş……<strong>Pennehuis Station’ı </strong>gidip göremedik, ancak fotoğraflarından öyle hoş görünüyordu ki madem biz göremedik bari biriniz gidip görsün diye yazmadan geçmek istemedik. Açın bakın ne demek istediğimizi anlayacaksınız.</li>



<li>Brüksel’de birçok şehir parkı var, hepsi de birbirinden güzel ve kıskanmalık (kıskanan ve ağlayan emoji) Bu parklar içinden <strong>Parc de Bruxelles </strong>şehirde dolanırken denk gelme ihtimalinizin en yüksek olduğu park, çünkü merkezi bir noktada. <strong>Cinquantenaire Park </strong>da bir başka turistik nokta olduğu için buraya yolunuz düşürme ihtimaliniz de muhtemel. Ancak özellikle havanın güzel olduğu bir döneme denk geliyorsanız sizi biraz da şehrin dışında kalan ancak lokallerin favorisi olan The <strong>Bois de La Cambre’ye</strong> gitmeye zorlayacağız.&nbsp;</li>



<li>4 kişilik grubumuzdan 1 kişinin bile umrunda olmadığını fark etmemiz sebebiyle yolumuzu düşürmeme kararı aldığımız <strong>Atomium</strong> bir fuar için yapılıp neticede şehrin simgelerinden birine dönüşmüş bir yapı. Oldukça turistik bir nokta olduğu için Brüksel Gezi Rehberi yazıp ondan söz etmeden geçmek istemedik. İlginizi çekiyorsa konuya ilişkin daha detaylı bir araştırmaya girebilirsiniz.</li>



<li>Art Nouveau akımının en önemli isimlerinden hatta direkt kurucularından biri olarak kabul edilen Victor Horta Brüksel için büyük önem taşıyor. Barcelona için Gaudi ne ise Brüksel için de Horta o diyerek konuyu özetleyebiliriz. Eğer mimariye ilginiz varsa hem <strong>Horta Museum’ı </strong>hem de şehrin çeşitli noktalarındaki <strong>Horta tarafından tasarlanmış binaları</strong> ziyaret edebilirsiniz.</li>
</ul>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" loading="lazy" width="1024" height="768" src="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4571-1024x768.jpg" alt="" class="wp-image-14755" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4571-1024x768.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4571-300x225.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4571-768x576.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4571-370x278.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4571-570x428.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4571-770x578.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4571-533x400.jpg 533w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4571.jpg 1080w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<h2><strong>Brüksel Gezi Rehberi: Brüksel’de Yeme İçme Meselesi</strong></h2>



<p>Brüksel bizi yeme içme konusunda çok memnun etti. Zaten Brüksel’de mutlaka yiyin/için listesine bi bakar mısınız; Midye, waffle, patates kızartması, çikolata, bira……Nedir bu kardeşim cennette servis edilen menü falan mı? Bunların iyisini tüketip memnun olmayanlar için de bir doktor linki bırakabiliriz isterseniz.&nbsp;</p>



<p>Brüksel’de yalnızca 2 gün gibi bir süremiz olduğu için yeme içme konusunda denemek istediğimiz her yer deneyemediğimizi söyleyebiliriz. Ama zaten mantık çerçevesini dışında kalan uzunlukta bir listemiz olduğunu düşünecek olursak bu denediklerimiz normal seviyede yemek tüketimi olan bir insanı birkaç gün idare edebilir diye tahmin ediyoruz? Buyrun hemen konuya geçelim.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" loading="lazy" width="768" height="1024" src="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4692-768x1024.jpg" alt="" class="wp-image-14762" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4692-768x1024.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4692-225x300.jpg 225w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4692-370x493.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4692-570x760.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4692-770x1027.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4692-300x400.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4692.jpg 810w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>



<p><strong>Güne güzel bir kahvaltı ile başlamak için:</strong> Creme, Chyl, Peck 47</p>



<p><strong>Kaliteli kahve için:</strong> Mok Coffee, Fika, OR Coffee, Cafe Capitale, My Little Cup&nbsp;</p>



<p><strong>İnanılmaz iyi çikolatalar için: </strong>Pierre Marcolini ya da Neuhaus. (Marcolini’ye giderseniz “Kumo” da deneyin lütfen)</p>



<p><strong>Waffle için: </strong>Maison Dandoy ya da Waffle Factory&nbsp;</p>



<p><strong>Midye için:</strong> Chez Leon (çok turistik vurgusu yapmak zorundayız, o denli turistik, ama çok güzel) ya da Le Zinneke</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" loading="lazy" width="768" height="1024" src="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4501-768x1024.jpg" alt="" class="wp-image-14751" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4501-768x1024.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4501-225x300.jpg 225w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4501-370x493.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4501-570x760.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4501-770x1027.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4501-300x400.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4501.jpg 810w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>



<p><strong>Patates kızartması için: </strong>Maison Antoine ve Frit Flagey (genel olarak patates kızartmaları asla kötü değil ama neden bu kadar ekstra sevildiğini de anlamadık doğrusu)</p>



<p><strong>Lokal olmayan alternatif lezzetler için: </strong>Knees to Chin, Wolf Food Market, Rambo Burger</p>



<p><strong>Bira için: </strong>Brewdog Brussels, Brussels Beer Project</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" loading="lazy" width="768" height="1024" src="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4777-768x1024.jpg" alt="" class="wp-image-14767" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4777-768x1024.jpg 768w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4777-225x300.jpg 225w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4777-370x493.jpg 370w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4777-570x760.jpg 570w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4777-770x1027.jpg 770w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4777-300x400.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2021/11/IMG_4777.jpg 810w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>



<h2><strong>Brüksel Gezi Rehberi: Birtakım İpuçları</strong></h2>



<p>*Yakınlarınızda <strong>Brugge, Antwerp, Gent</strong> gibi şehirler var. Hatta gaza gelip 2-3 saat arası yol gitmeyi göze alırsanız <strong>Rotterdam, <a href="https://oitheblog.com/category/hollanda/amsterdam/" target="_blank" rel="noreferrer noopener" aria-label="Amsterdam (yeni sekmede açılır)">Amsterdam</a>, <a href="https://oitheblog.com/category/almanya/koln/" target="_blank" rel="noreferrer noopener" aria-label="Köln (yeni sekmede açılır)">Köln</a> </strong>gibi şehirler de civarınızda. Özetle oldukça iyi bir noktadasınız, etraftaki yerleri gezecek süreniz varsa en azından 1-2 tanesine günübirlik geziyi düşünebilir, hatta belki eve dönüş biletinizi başka şehirden alarak çoklu destinasyon içerek bir gezi planlayabilirsiniz. Bizim en sevdiğimiz şey, nolur öyle yapın………..</p>



<p>*Eğer birkaç müzeye gitme niyetiniz varsa ve toplu taşımayı sık kullanacaksanız <strong><a href="https://shop.brusselscard.be/en" target="_blank" rel="noreferrer noopener" aria-label="Brussels Card’ın  (yeni sekmede açılır)">Brussels Card’ın </a></strong>işinize yarayıp yaramadığına bir göz atabilirsiniz. Biz 2 günde o kadar büyük bir müze maratonu yapamayacağımız ve toplu taşımayı da az kullandığımız için almayı tercih etmedik. <a href="https://shop.brusselscard.be/en">https://shop.brusselscard.be/en</a>&nbsp;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2021/11/08/bruksel-gezi-rehberi-sevmeyenleri-utandirma-cabalari/">Brüksel Gezi Rehberi: Sevmeyenleri Utandırma Çabaları</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dünyanın En Ünlü Şehir Simgeleri ve Hikayeleri</title>
		<link>https://oitheblog.com/2015/08/17/dunyanin-en-unlu-sehir-simgeleri-hikayeleri/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2015/08/17/dunyanin-en-unlu-sehir-simgeleri-hikayeleri/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 17 Aug 2015 16:25:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ALMANYA]]></category>
		<category><![CDATA[AMERİKA]]></category>
		<category><![CDATA[AMSTERDAM]]></category>
		<category><![CDATA[BELÇİKA]]></category>
		<category><![CDATA[FRANSA]]></category>
		<category><![CDATA[HOLLANDA]]></category>
		<category><![CDATA[İTALYA]]></category>
		<category><![CDATA[PARİS]]></category>
		<category><![CDATA[ROMA]]></category>
		<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[Ağlama Duvarı Nerede]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin Duvarı]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin Duvarı Ne Zaman Yıkıldı]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin Duvarı Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Brezilya İsa Heykeli]]></category>
		<category><![CDATA[Çin Seddi]]></category>
		<category><![CDATA[Çin Seddi Hakkında Bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Çin Seddi Nerede]]></category>
		<category><![CDATA[Çin Seddi Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Dubai Palmiye Adası]]></category>
		<category><![CDATA[Eiffel Kulesi]]></category>
		<category><![CDATA[Eiffel Kulesi Hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[Eiffel Kulesi Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[En Popüler Şehir Simgeleri]]></category>
		<category><![CDATA[En Ünlü Binalar]]></category>
		<category><![CDATA[En Ünlü Mimari Yapılar]]></category>
		<category><![CDATA[eyfel kulesi]]></category>
		<category><![CDATA[Eyfel Kulesi Hakkında Bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Golden Gate Köprüsü]]></category>
		<category><![CDATA[Hangi Şehir Neyiyle Ünlü]]></category>
		<category><![CDATA[Keops Piramidi]]></category>
		<category><![CDATA[Kopenhag Deniz Kızı Heykeli]]></category>
		<category><![CDATA[Kudüs Ağlama Duvarı]]></category>
		<category><![CDATA[Kurtarıcı İsa Heyleli]]></category>
		<category><![CDATA[Londra Big Ben]]></category>
		<category><![CDATA[Londra Saat Kulesi]]></category>
		<category><![CDATA[Manneken Pis]]></category>
		<category><![CDATA[Mısır Piramitleri]]></category>
		<category><![CDATA[Mısır Piramitleri Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Mısır Piramitleri Yapılışı]]></category>
		<category><![CDATA[Moskova Aziz Vasil Katedrali]]></category>
		<category><![CDATA[Moskova Kremlin Sarayı]]></category>
		<category><![CDATA[Özgürlük Anıtı Hakkında Bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Özgürlük Anıtı Hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[Özgürlük Anıtı Nerede]]></category>
		<category><![CDATA[Özgürlük Anıtı Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Pisa Kulesi Hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[Pisa Kulesi Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Rio İsa Heykeli]]></category>
		<category><![CDATA[San Francisco Köprü]]></category>
		<category><![CDATA[Şehir Simgeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Sidney Opera Binası]]></category>
		<category><![CDATA[Tac Mahal]]></category>
		<category><![CDATA[Tac Mahal Hakkında Bilgi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=4743</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu aralar “turist gibi gezmemenin” moda haline dönüştüğünü biliyoruz. Doğruya doğru, biz de lokal olanı keşfetmekten daha büyük bir haz...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2015/08/17/dunyanin-en-unlu-sehir-simgeleri-hikayeleri/">Dünyanın En Ünlü Şehir Simgeleri ve Hikayeleri</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu aralar “turist gibi gezmemenin” moda haline dönüştüğünü biliyoruz. Doğruya doğru, biz de lokal olanı keşfetmekten daha büyük bir haz duyuyoruz, çünkü o zaman gerçekten bir şey “keşfetmiş” gibi hissediyoruz. Ancak bu demek değil ki turistik yerleri görme işini bir kenara bırakıyoruz. Hal böyle olunca, gittiğimiz şehirlerin en ikonik, en popüler yapılarını da gözden kaçırmamaya çalışıyoruz. (Zaten genellikle şehir sizi oraya gitmeye zorluyor) Aşağıda göreceğiniz üzere bu simgelerden bazılarına ayar oluyor, bazılarına bakmalara doyamıyor, bazılarını ise hikayesini okuduktan sonra daha anlamlı bulmaya başlıyoruz. Hazır bu tip bir araştırmaya girmişken sizinle de dünyanın en popüler şehir simgelerinin hikayelerini paylaşalım, sizler için de bir anlam ifade etsinler istedik, buyursunlar efenim, karşınızda Dünyanın En Ünlü Şehir Simgeleri ve Hikayeleri.</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/eiffel-kulesi-yapılış.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4796" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/eiffel-kulesi-yapılış.jpg" alt="eiffel kulesi yapılışı" width="637" height="419" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/eiffel-kulesi-yapılış.jpg 900w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/eiffel-kulesi-yapılış-300x197.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/eiffel-kulesi-yapılış-210x138.jpg 210w" sizes="(max-width: 637px) 100vw, 637px" /></a> <span style="color: #3bb9ff;"><br />
1. Paris &#8211; Eiffel Kulesi</span></strong></h5>
<p>Artık romantizmle özdeşleşmesinden, Fransızların asla İngilizce konuşmamasından dem vurulmasından ya da Laduree’nin önünde fotoğraf çektiren kırmızı bereli kızlarımızdan sıkıntı bastığına göre, en azından bir diğer Paris klişesi olan Eiffel Kulesi’ne daha anlamlı bakmanın vakti geldi. Şu anda önünde sarmaş dolaş fotoğraf çektirmeyen çiftlerin itinayla dövüldüğü kule, aslında pek de romantik bir hikayeye sahip değil tabi.</p>
<p>Bundan tam 126 yıl önce tamamlanan ve günümüzde yılda 7 milyona yakın ziyaretçi çeken bu turist magneti, Gustave Eiffel’in firması tarafından Fransız İhtilali’nin 100. yılı kutlamaları dahilinde şehirde düzenlenen bir fuarın giriş kapısı olması amacıyla inşa edilmiş. 324 metre uzunluğundaki kulenin yapım aşamasındaki masrafları tahmin edilenden 1 milyon Frank(çık) daha yukarıda çıkınca büyük bir panik yaşanmış, ancak ilk 5 ay içinde 1,9 milyon kişi tarafından ziyaret edilince masrafların büyük bir kısmı da karşılanmış olmuş. Bu arada, yukarıda Gustave Eiffel’in “firması tarafından” vurgusunu yapmış olmamızın bir sebebi var, çünkü günümüzde yapının mimarı da Mösyö Eiffel olarak bilinmesine rağmen birçok kaynakta da tasarlayan kişinin o olmadığı iddiaları yer alıyor.</p>
<p><strong>Sizi küçük sürprizlerle şaşırtalım: </strong>Eiffel Kulesi, açılış tarihinden beri neredeyse 250 milyon kişi tarafından ziyaret edilmiş.</p>
<p><strong>Biraz da tarihi bilgi verelim:</strong> 2. Dünya Savaşı döneminde, Nazi istilası sürecinde kulenin asansörünün kabloları kesilerek Nazi sembolü “Swatiska’nın” kulenin tepesine yerleştirilmesi önlenmeye çalışılmış. Asansör olmayınca 1665 basamağı çıkacak kadar akıllarını kaçırmışlar mıydı, onu biz de bilemiyoruz.</p>
<p><strong>Biraz da manyaklaşalım:</strong> 2008 yılında “obje fetişisti” olan bir kadın, resmi olarak Eiffel Kulesi ile evlenmiş ve müstakbel kocası için soyadını La Tour Eiffel olarak değiştirmiş.</p>
<p>Daha çok Paris isterseniz <a href="http://oitheblog.com/2013/10/03/paris-romantik-olmak-zorunda-degilsiniz/" target="_blank" rel="noopener">Paris Gezi Rehberimize</a> de bekleriz.</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/IMG_4754.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4797" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/IMG_4754.jpg" alt="Özgürlük Anıtı" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/IMG_4754.jpg 4752w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/IMG_4754-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/IMG_4754-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/IMG_4754-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/IMG_4754-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a><br />
<span style="color: #3bb9ff;">2. New York City &#8211; Özgürlük Anıtı </span></strong></h5>
<p>Özgürlük Anıtı ya da orijinal adıyla Statue of Liberty, New York’a giden her turistin görmeyi görev bellediği, karşı konulamaz bir havaya sahip. Daha önce potansiyel turistler olarak türlü türlü filmde yıkıldığını, devrildiğini, yandığını, uzaylılar Dünya’ya saldırdı mı ilk darbe alan yerin burası olduğunu gördüğümüzden midir bilinmez, kendisiyle bir bağımız da oluşmuş durumda, haliyle gittiniz mi görmeden, yamacına gitmeden edemiyorsunuz. Tipik bir Amerikalıya sorsanız “gitmesen de olur DUDE” cevabını alma ihtimaliniz çok yüksek, açıkçası bize sorsanız da uzaktan görmek yetiyor da artıyor bile, ama yine de hikayesini es geçmek olmazdı. Yılda 4 milyon kişi yanılıyor olamaz!</p>
<p>Frederic Bartholdi tarafından tasarlanan ve kaidesi bile birlikte 93 metre uzunluğuna ulaşan heykelin yapımından, yukarıda “senin için şöyle böyle diyorlar Gustave’cığım” diye atıp tuttuğumuz Gustave Eiffel de eksik kalmamış ve Fransa’nın Amerika’ya hediyesi olarak verilmiş. Roma mitolojisinde yer alan özgürlük tanrıçası Libertas’tan esinlenilerek yapılan heykelin tacındaki 7 sivri uç, 7 kıtayı temsil ediyor ve elinde, üzerine Amerika Bağımsızlık Bildirgesi’nin tarihinin yazdığı bir tablet tutuyor.</p>
<p><strong>Tarihi bilgi:</strong> Anıt, 19. yüzyılın ortalarından itibaren özellikle göçmenler için bambaşka bir anlam ifade etmeye başlamış, çünkü o dönemde yaklaşık 9 milyon kişinin göç ettiği Amerika’ya yaklaşıldığında göçmenlerin hedefe ulaşmayı başardıklarını fark etmelerini sağlayan ilk simge tabi ki Özgürlük Anıtı’ymış.</p>
<p><strong>Hüzünlü bir şeyler:</strong> Şu ana dek anıtın tepesinden kendini atan ve intihar girişimi beklediği yönde sonuçlanan 3 kişi var.</p>
<p><strong>Anlamsız bilgi:</strong> Lady Liberty’nin ayak numarasını merak edenler varsa, 859!</p>
<p><strong>Aşırı yararlı bilgi: </strong>2 parçadan oluştan dev New York Rehberimiz için <a href="http://oitheblog.com/2014/11/06/new-york-gezi-rehberi-part-1-bu-sehirle-ciddi-dusunuyoruz/" target="_blank" rel="noopener">şuraya</a> ve hatta <a href="http://oitheblog.com/2015/05/26/new-york-gezi-rehberi/" target="_blank" rel="noopener">şuraya</a> da bakabilirsiniz.</p>
<p><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/colosseum-roma.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4800" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/colosseum-roma.jpg" alt="kolezyum roma" width="633" height="366" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/colosseum-roma.jpg 1200w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/colosseum-roma-300x173.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/colosseum-roma-1024x591.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/colosseum-roma-210x121.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/colosseum-roma-900x520.jpg 900w" sizes="(max-width: 633px) 100vw, 633px" /></a> </strong></p>
<h5><strong><span style="color: #3bb9ff;">3. Roma- Kolezyum</span></strong></h5>
<p>Dünyanın en popüler şehir simgeleri listemizin en iddialı, en “yiyorsa laf edin” yapılarından biri olan Colosseum, Roma’nın hatta komple İtalya’nın en önemli simgesi durumunda. Hakkında onlarca efsane, onlarca hikaye var ancak biz onları hiç karıştırmadan öncelikle gerçek yapılış amacını ve tarihini şöyle bir anlatalım istiyoruz.</p>
<p>Kolezyum’un tarihi pek eskilere, M.Ö 72-80 yılları arasında kadar dayanıyor. Aslında birçok film ve romandan da bildiğiniz üzere, o dönemde var olan gladyatörlerin savaşması, hayvanların dövüştürülmesi, çeşitli infazların, halka yönelik gösterilerin gerçekleşmesi ve halkın bu “gösterileri” alanı çevreleyerek izleyebilmesi amacıyla inşa edilmiş. Köleler ve mahkumlar tarafından bir amfi tiyatro şeklinde inşa edilen yapı yaklaşık 50.000 kişiyi ağırlayabilecek bir büyüklükte. (Tarihçiler insanların çok yüksek ihtimalle oldukça sıkışmış bir halde oturduklarını tahmin ediyor) Tabi böyle bir dönemde “Ricardo gel erken gidelim de en önden yer kapalım” gibi bir muhabbet olmadığını da tahmin ediyorsunuzdur, zira halkın Kolezyum’daki oturma dağılımı da mensubu oldukları sınıfa göre belirleniyordu.</p>
<p><strong>Yüreğinize su serpelim:</strong> Yaygın efsanenin aksine, Kolezyum’da insanların aslanların önüne atılması gibi aşırı brutal bir durum yaşandığına dair herhangi bir kanıt yok. Uydurmayın, İlber Ortaylı ağzınızı kırar.</p>
<p><strong>Manyakça bilgi:</strong> Eğer Kolezyum’un en ihtişamlı dönemlerinde gladyatör olsaydınız, başınıza gelebilecek en kötü senaryo, yapının “batı kapısından” çıkmanız olacaktı, çünkü burası arenada hayatını kaybeden insanların ve hayvanların çıkarıldığı kapı olarak biliniyordu.</p>
<p>Roma sevenler için <a href="http://oitheblog.com/2014/01/20/roma-yerlisinden-cok-turistin-oldugu-sehir/" target="_blank" rel="noopener">Roma Gezi Rehberimizi </a>buraya bıraktık.</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/Manneken-Pis.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4801" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/Manneken-Pis.jpg" alt="Manneken-Pis brüksel" width="633" height="422" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/Manneken-Pis.jpg 1500w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/Manneken-Pis-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/Manneken-Pis-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/Manneken-Pis-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/Manneken-Pis-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 633px) 100vw, 633px" /></a><span style="color: #3bb9ff;"><br />
4. Brüksel &#8211; Manneken Pis</span></strong></h5>
<p>Geldik en ayar olduğumuz şehir simgesi Manneken Pis, yani “işeyen çocuk” heykeline. Kendisini görünce yanlış yere geldiğimizi düşündüğümüz, 2-3 dakika bakındıktan sonra kendimizce Brüksel ile küçük çaplı bir kavgaya tutuştuğumuz, “ulan nasıl oldu da bu kadar ünlü oldu bu heykelcik” diye hayretler içinde kaldığımız Manneken Pis’in hikayesini keşfetmek bize de biraz olsun iyi geldi. En azından artık neden ünlü olduğunu biraz olsun anlayabiliyoruz. (hak verdiğimizden değil ya, neyse)</p>
<p>Aslına bakarsanız Manneken Pis ile ilgili birçok efsane var, çoğunun uydurma olduğunu anlamak için bu konuda uzman olmak falan gerekmiyor, ancak yine de bir şekilde hakkında konuşulmasını sağladığı için başarılı olarak kabul edilebilirler. Bunlardan en yaygın olanı, savaş döneminde küçük bir çocuğun şehri kuşatan askerlerin attığı büyük bombalardan birinin üzerine işeyerek şehri kurtarmış ve bu sebeple şehre heykelinin dikilmiş olduğu. Ne kadar doğrudur bilemiyoruz (tabi ki doğru değil) ancak halk buna inanmayı sevdiği gibi, heykele her sene yılın farklı dönemlerde farklı kıyafetler giydiriliyor ve kıyafetleri şehir müzesinde sergileniyor.</p>
<p><strong>Dalga geçmelik bilgi: </strong>Bulunduğu noktaya yerleştirildiğinden beri Manneken Pis bol bol çalınıyor. Şu anda gidip göreceğiniz versiyonu ise aslında bir replika, ancak onu bile sık sık çalıyor ya da kırıyorlar. Ayıp ile komik arasındaki ince çizgide kaldık, gülmeden edemeyeceğiz. (Valla biz yapmadık)</p>
<p><strong>Turistlere faydalı:</strong> İlgilenenler için <a href="http://oitheblog.com/2013/12/17/bruksel-ipuclari/" target="_blank" rel="noopener">Brüksel İpuçları</a> ve <a href="http://oitheblog.com/2015/07/21/bruksel-gezilecek-yerler/" target="_blank" rel="noopener">Brüksel Gezilecek Yerler</a> Rehberimiz burada sizi bekler.</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/berlin-duvarı.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4803" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/berlin-duvarı.jpg" alt="berlin duvarı" width="639" height="427" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/berlin-duvarı.jpg 1280w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/berlin-duvarı-300x201.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/berlin-duvarı-1024x685.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/berlin-duvarı-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/berlin-duvarı-900x602.jpg 900w" sizes="(max-width: 639px) 100vw, 639px" /></a><span style="color: #3bb9ff;"><br />
5. Berlin &#8211; Berlin Duvarı</span></strong></h5>
<p>Berlin’e ayak basan her bireyde karmaşık duygular yaratan Berlin Duvarı, Doğu Almanya vatandaşlarının Batı Almanya’ya kaçmalarını engellemek için 1961 yılında inşa edilmeye başlandı. “Utanç duvarı” olarak anılmasının çok daha yerinde bir karar olduğu <strong>Berliner Mauer</strong>, neredeyse dün diye tabir edilebilecek 1989 yılındaki yıkılış tarihine kadar orada kalmayı başardı ve birçok hüzünlü hikayenin de kaynağı oldu. Aslında basit bir tel örgü çekilmesiyle başlayan süreç, bu tel örgülerin duvara çevrilmesi, ardından duvarın doğu tarafından batıya kaçmaya çalışan kişilerin daha kolay görülebilmesi için beyaza boyanması ve gözlem kulelerinin çoğaltılmasıyla daha da sıkı bir hale geldi. Süreç boyunca yaklaşık 5000 kişi bunca önleme rağmen duvarın diğer tarafına tüneller kazarak, bavulların içine girerek ya da bagajların içine saklanarak geçmeyi başarsa da, 200’ün üzerinde insan da geçmeye çalışırken hayatını kaybetti.</p>
<p><strong>Gezginlere yararlı bilgi:</strong> Günümüzde duvarın 1,3 km’lik bir bölümü</p>
<p>“East Side Gallery” adı altında, üzerinde çeşitli sanatçıların çalışmalarının bulunduğu bir alan olarak ziyaret edilebiliyor, kesinlikle kaçırmayın!</p>
<p><strong>Turistlere sevindik olma kaynağı: </strong><a href="http://oitheblog.com/2013/09/16/berlin-ipuclari/" target="_blank" rel="noopener">Berlin İpuçları</a>, <a href="http://oitheblog.com/2013/10/24/berlin-gezilecek-yerler/" target="_blank" rel="noopener">Berlin Gezilecek Yerler</a>, <a href="http://oitheblog.com/2014/09/19/berlin-hakkinda-bilmediginiz-10-gercek/" target="_blank" rel="noopener">Berlin&#8217;le İlgili Şaşırtıcı Bilgiler</a> ve <a href="http://oitheblog.com/2014/11/11/berlin-gece-hayati-101-gidilecek-ve-gidilmeyecek-en-populer-10-kulup/" target="_blank" rel="noopener">Berlin Gece Hayatı</a> rehberlerimiz ellerinizden öper.</p>
<p><strong><span style="color: #3bb9ff;">6. Kopenhag &#8211; Küçük Deniz Kızı Heykeli</span></strong></p>
<p><a href="http://www.ign.com/boards/threads/culture-porn-daily-post-9-18-2013-the-little-mermaid-statue.453370581/"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4805" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/kopenhag-deniz-kızı-heykeli.jpg" alt="kopenhag deniz kızı heykeli" width="637" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/kopenhag-deniz-kızı-heykeli.jpg 4256w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/kopenhag-deniz-kızı-heykeli-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/kopenhag-deniz-kızı-heykeli-1024x681.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/kopenhag-deniz-kızı-heykeli-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/kopenhag-deniz-kızı-heykeli-900x599.jpg 900w" sizes="(max-width: 637px) 100vw, 637px" /><br />
</a>İşte Manneken Pis ile kapışacak bir diğer “bu muymuş yani” sembolü daha. En azından adında “küçük” olduğunu söyleyerek hayal kırıklığı derecemizi biraz daha aza indirgiyorlar, onun için kendilerine bir teşekkürü borç biliriz. Tabi ki küçük olan her şeyi beğenmiyor değiliz (hayır manidar espri yapmıyoruz), ancak bunlar da bu kadar ikonik hale gelmek için biraz komik kalıyor sanki. Yine de Manneken Pis’e göre çok daha estetik bir heykel olduğunu kabul etmek gerekiyor, orası ayrı.</p>
<p>Küçük deniz kızı heykelinin hikayesine gelecek olursak: Carl Jacobsen, Kopenhag’da bulunan Royal Danish Theatre’da bir bale gösterisi izliyor ve gösteriden çok etkileniyor. Söz konusu heykelin yapılması için bir girişimde bulunmaya karar veriyor ve balerin Ellen Price’tan bu heykel için modellik yapmasını rica ediyor. Ellen Price sanat için soyunmayı kabul edecek, sizin bildiğiniz kızlardan olmadığı için bu öneriyi kabul etmeyince, Ellen Price’tan esinlenilmesine rağmen nü model olarak heykeltıraş Edvard Eriksen’ın eşi model alınıyor. Sonradan ortaya türlü efsane çıkar ve bunlardan en yaygını küçük denizkızının karada yaşamakta olan bir prense aşık olduğu ve bu sebeple ona en yakın olabileceği noktada oturduğu söylenir durur.</p>
<p><strong>Sizi küçük sürprizlerle şaşırtalım:</strong> Heykel üzerinde bulunduğu kayaya yerleştirildiği günden beri defalarca saldırıya uğramış. Kafası kesilmiş, kolu koparılmış hatta protesto amaçlı üzerine çarşaf bile örtülmüş. İnsanları anlamak zor tabi.</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/londra-big-ben.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4808" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/londra-big-ben.jpg" alt="londra big ben" width="635" height="423" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/londra-big-ben.jpg 1732w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/londra-big-ben-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/londra-big-ben-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/londra-big-ben-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/londra-big-ben-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a><span style="color: #3bb9ff;"><br />
7. Londra &#8211; Big Ben Saat Kulesi</span></strong></h5>
<p>Daha Londra’nın L’sini söylediğimizde gözünüzde canlanan görüntünün içinde Big Ben’in olduğuna adımız gibi eminiz. O zaman bu ikonik simgeden de bahsetmeden geçmek olmazdı diyerek konuya girelim.</p>
<p>Bu noktada önce yanlış bilinen bir gerçeği düzeltmeyi görev biliriz! Çoğumuz Big Ben’i saat kulesinin adı olarak bilsek de, aslında Big Ben kulenin büyük çanına verilen isim, fakat zaman içinde halk arasında komple kule için kullanılan bir isme dönüşmüş. Kulenin orijinal adı Elizabeth Tower. (Zaten bıraksak İngiltere’deki her şeyin adını Elizabeth koyacaklar) Westminster Sarayı 1830’lu yıllarda çıkan bir yangın sonucu zarar gördüğünde, hatta neredeyse yerle bir olduğunda, yeni binaya daha ihtişamlı ve ilgi çekici olması amacıyla bir saat kulesi eklenmesinin daha iyi olacağını düşünmüşler. Muhtemelen bu kadar da ilgi çekeceğini düşünmemişlerdi tabi.</p>
<p><strong>Çılgın bir bilgi daha:</strong> Londra’nın en ünlü saati olmak kolay değil. Bu yüzden her sene saatle ilgili ayarlamaların yapıldığı dönemde oldukça ciddi bir sürece girildiği gibi, sarayın içinde bulunan tam 2000 adet saat de teker teker Big Ben’e göre ayarlanıyor.</p>
<p><strong>Basın gidin dedirtecek bilgi:</strong> Big Ben Saat Kulesi’nin dışından 58 tane fotoğraf çekebilirsiniz, ancak İngiliz vatandaşı değilseniz içini gezdirmiyorlarmış. YOK YA.</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/sidney-opera-binası.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4809" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/sidney-opera-binası.jpg" alt="sidney opera binası" width="635" height="415" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/sidney-opera-binası.jpg 3815w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/sidney-opera-binası-300x196.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/sidney-opera-binası-1024x669.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/sidney-opera-binası-210x137.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/sidney-opera-binası-900x588.jpg 900w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a><span style="color: #3bb9ff;"><br />
8. Sidney &#8211; Opera Binası</span></strong></h5>
<p>Biz AKM neden kapandı, neden açılamadı aşamalarını henüz (!) atlatamamışken, yılda yaklaşın 3000 etkinliğe ev sahipliği yaparak aklımızı alan Sidney Opera Binası, aslında öyle çok da çılgın bir hikayeye sahip değil. Dünyaca ünlü binanın mimarı Jorn Utzon, bu projenin mimari olarak seçilmeden önce 3 juri tarafından geri çevrilmesine rağmen, 4. jurinin kararı ile 232 diğer yarışmacı arasından sıyrılmayı başarmış ve muhtemelen hayatının en önemli projesine imza atmış. (Eminiz bu işi yalnızca 5000 Pound’a yaptığına pişman olmuştur.) Normalde 4,1 milyon pound’a inşa edilmesi planlanırken proje sonunda toplam bütçe yaklaşık 60 milyon pound’u bulunca işler Jorn Bey için biraz karışsa da, yapının Unesco Dünya Mirası listesine de dahil olması ve yılda ortalama 2 milyon kişinin etkinliklere seyirci olarak katılması ile, herkesin gönlünü almayı başarmıştır diye tahmin ediyoruz.</p>
<p><strong>Kıskançlıktan öldüren bilgi:</strong> Queen, tam 4 kez Sidney Opera Binası’nda sahne almış. Sidney’i göremediğimize mi yanalım, Queen’i kaçırdığımıza mı üzülelim biz de şaşırdık.</p>
<p><strong>Dünyadaki kaynakları kimin tükettiğini bulduk:</strong> Binanın tam 1000 odası var ve yılda 15.000 ampul değiştiriliyor.</p>
<p>Ben abartıp orada yaşamaya hallendim diyenlere <a href="http://oitheblog.com/2014/06/02/avustralyada-yasam-serisi-no-3/">şurada</a> yerlisiyle, daha doğrusu Türkiye&#8217;den Sidney&#8217;e göç etmiş bir Türk ile yapılmış bir röportajımız da var.</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/PIZA.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4810" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/PIZA.jpg" alt="Pisa Kulesi İtalya" width="637" height="478" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/PIZA.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/PIZA-300x225.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/PIZA-210x158.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/PIZA-900x675.jpg 900w" sizes="(max-width: 637px) 100vw, 637px" /></a><span style="color: #3bb9ff;"><br />
9. Pisa &#8211; Pisa Kulesi</span></strong></h5>
<p>Halini görünce insanı bir gülme tutan, turistlerin saçma sapan ittirmeli pozlarına maruz kalmaktan neye yaradığını bile kimsenin bilmediği Pisa Kulesi’nin hikayesi de tahmin ettiğiniz üzere biraz gülünç. Normalde tabi ki dik olması hedeflenerek 1173 yılında inşa edilmeye başlanan kule, 3. katı inşa edilirken, esrarengiz bir şekilde eğilmeye başlamış çünkü kulenin üzerine inşa edilmekte olduğu toprağın bu yapının ayakta kalabilmesi için elverişsiz olduğu ortaya çıkmış. Fakat bu onları durdurmak için yeterince geçerli bir sebep olmamış. Savaş nedeniyle bir süre ara verildikten sonra (yaklaşık 100 yıl kadar) inşaata tekrar başlamışlar. Ancak toparlamaya çalıştıkça işler iyice saçma bir hal almış ve kule günümüzdeki “yamuk” görüntüsüne kavuşmuş. Aslına bakarsanız normalde pek de ilgi çekmeyecek bir şehrin günümüzde ciddi bir turist popülasyonunu kendine çekiyor olmasının ana sebebi olduğu için, bilinçli bir şekilde yapmamış olsalar da, birçok açıdan mimarlarını tebrik etmek gerekiyor.</p>
<p><strong>Battıkça batıyorlar: </strong>Zemin nedeniyle Pisa Kulesi’nin eğilip bükülmesi bir yana, yanındaki katedral ve vaftizhane de yavaş yavaş batmaya başlamış. Bakalım bundan yüzyıllar sonra ne olacak?</p>
<p><strong>Güvenli mi? </strong>Pisa Kulesi 90’lı yıllarda bir süre tadilat için kapatılmış ve sağlamlaştırılmış. Dolayısıyla içine girmenin güvenli olduğu söyleniyor. Ancak biz yine de sorumluluk kabul etmiyoruz. Sonra OitheBlog girin dedi girdik, yazıklar olsun size demeyin.</p>
<h5><strong><a href="https://leocastillotravelstheworld.wordpress.com/2014/01/12/day-5-part-1-the-taj-mahal/"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4812" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/tac-mahal.jpg" alt="tac mahal" width="635" height="422" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/tac-mahal.jpg 1800w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/tac-mahal-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/tac-mahal-1024x681.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/tac-mahal-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/tac-mahal-900x599.jpg 900w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a><span style="color: #3bb9ff;"><br />
10. Agra/Hindistan &#8211; Tac Mahal</span></strong></h5>
<p>Hindistan’ın en ünlü yapısı Tac Mahal’ın hikayesini seveceksiniz, çünkü oldukça masalsı bir havası var. O dönemki imparatorluğun hükümdarı olan Şah Cihan, üçüncü ama en sevdiği karısı (ne kadar ince bir adam) olan Mümtaz Mahal’ı 14. çocuklarını doğurduktan sonra kaybeder. Karısını kaybedince uzun süre yas tutan Şah Cihan, sonunda onun adına heybetli bir anıt yaptırmaya ve anısını sonsuza kadar yaşatmaya karar verir. İnşasına 1632 yılında başlanan Tac Mahal’ın yapılması yaklaşık 20 yıl sürer, yapımında 20.000’e yakın işçi çalışır ve binayı oluşturan taşların taşınabilmesi için binlerce fil kullanılır. İşin kötüsü bu hüzünlü hikaye, burada kalmıyor, çünkü Şah Cihan, bir süre sonra hastalanıyor, yerine geçmek isteyen oğlu ise bu durumdan yararlanarak babasını hapse attırıyor. Ölene dek hapiste kalan Şah Cihan’ın hapis tutulduğu yerden dışarı bakınca ise karısı için yaptırdığı Tac Mahal görünüyor. Hikayeden çıkarılacak sonuç: 3 kadın ile evlenmeyin.</p>
<p><strong>Çevreci bilgi:</strong> Günümüzde, yılda 3 milyona yakın kişi tarafından ziyaret edilen Tac Mahal’in dışı beyaz mermerden yapıldığı için civarındaki fabrikaların yarattığı hava kirliliği binanın olumsuz yönde etkilenmesine neden olunca, konuyla ilgili birçok kampanya başlatılılır ve binayı koruma amacıyla birçok fabrika kapatılır.</p>
<p><strong>İster inan ister inanma bilgisi:</strong> Rivayete göre Şah Cihan, Tac Mahal’in tam karşısına, aynı yapının siyah mermer ile yapılmış bir versiyonunu inşa ettirmek istemiş, ancak oğlu ile olan çekişmesi bu yapının var olmasının önüne geçmiş.</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/st-basils-katedrali.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4813" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/st-basils-katedrali.jpg" alt="st basil's katedrali moskova" width="638" height="425" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/st-basils-katedrali.jpg 3543w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/st-basils-katedrali-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/st-basils-katedrali-1024x683.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/st-basils-katedrali-210x140.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/st-basils-katedrali-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a><span style="color: #3bb9ff;"><br />
11. Moskova &#8211; Aziz Vasil Katedrali </span></strong></h5>
<p>Çoğumuzun Kremlin Sarayı ile karıştırdığı, soğana benzeyen renkli kubbeleriyle ünlü, rengarenk ve bir kilise için gereksiz tatlılıktaki Aziz Vasil Katedrali, özelden genele doğru gidecek olursak Kızıl Meydan’ın, Moskova’nın hatta komple Rusya’nın en ünlü yapısı. Zaten güzelliği ve ihtişamı karşısında bu kadar ünlü bir hale gelmemesi son derece anormal bir durum olurdu.</p>
<p>Daha uluslararası adıyla Saint Basil’s Cathedral, dengesiz kişiliği ile nam salmış “Korkunç İvan” tarafından Rusya’nın kazandığı zaferleri kutlama amaçlı yaptırılıyor. Hansel ve Gretel’den fırlamış görünümlü katedralin en ilgi çekici tarafı olan 8 kubbesinin her biri de, savaşlarda kazanılan 8 ayrı zaferi temsil ediyor. İlk yapıldığı dönemlerde som altından olan kubbeler, 1670 yılında farklı renklere boyanıyor, 1860 yılında bu renkler daha da karmaşık bir hale getiriliyor ve bugünkü görüntülerini alıyorlar. Şu an bir müze olarak hizmet veriyor ve Kremlin Sarayı’nın hemen yanında ziyaret etmeniz için sizi bekliyor. (Size o Rusya biletini baktırtacağız)</p>
<p><strong>Klişeye boğuyoruz:</strong> Katedralin İtalyan mimarı Barma’nın benzer güzellikte bir yapıyı başka bir noktaya daha yapamaması için Korkunç İvan tarafından gözlerinin oydurulduğu gibi bir efsane var. Ancak bu efsane dünyanın her ülkesindeki her güzel yapının mimarı için söylenip durduğuna göre, galiba o aralar akım haline gelmiş bir efsane biçimi-imiş.</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/çin-seddi.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4814" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/çin-seddi.jpg" alt="çin seddi" width="635" height="422" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/çin-seddi.jpg 4288w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/çin-seddi-300x199.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/çin-seddi-1024x680.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/çin-seddi-210x139.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/çin-seddi-900x598.jpg 900w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a><span style="color: #3bb9ff;"><br />
12. Çin Seddi </span></strong></h5>
<p>6000 küsür km uzunluğu ile var olan en ilginç ve en ünlü savunma duvarlarından biri olan Çin Seddi aynı zamanda tahmin edebileceğiniz üzere dünyanın en uzun savunma duvarı olma özelliğini de taşıyor. Bilinenin aksine, tarihçilere göre Çin Seddi’ni tek bir duvar olarak değil, 2000 yıl boyunca sistematik olarak yapılmış ve birleştirilmiş birçok duvar olarak değerlendirmek gerekiyor. Peki nasıl oldu da iş bu noktaya geldi diyecek olursanız, aslında olay M.Ö. 8. yüzyılda Çin’de bulunan 7 krallığın arasında geçen savaşa kadar dayanıyor. Savaş süresinde krallıklar kendilerini korumak adına topraklarının etrafını duvarlar ile çevirmeye başlıyorlar. Fakat tüm bu savaş sürecinin sonucunda Qin Krallığı tüm diğer krallıklara karşı zafer kazanmayı başararak Çin İmparatorluğu’nu kurunca ülkenin başındaki <strong>Qin Shi Huang</strong>, sınırları genişlemiş olan imparatorluğun kuzey bölümüne de bir duvar örülmesi emrini veriyor ve süreç bu şekilde başlıyor. Genel olarak bakıldığında duvarın örülmesinde tüm bu yılları kapsayan süreçte 1.000.000’a yakın işçi çalıştığı ve 300.000’e yakın işçinin de inşa sırasında hayatını kaybettiği söyleniyor. Bunca çaba başarılı oluyor mu diye soracak olursanız, hayır, özellikle Moğolları ülke sınırlarından uzak tutmakta oldukça güçlük çekiliyor. Özellikle Cengiz Han gibi bir adam devreye girince, bu sefer Çin İmparatorluğu, kuzey duvarını daha da güçlendirme kararı alıyor ve uzadıkça uzuyor. Günümüzde en iyi korunabilmiş ve en çok ziyaret edilen kısmı ise Ming Hanedanlığı’ndan kalan bölüm.</p>
<p><strong>Ürkütücü bilgi:</strong> Çin Seddi’nin yapımında kullanılan harçta insan kemikleri kullanıldığı gibi manyakça bir söylenti olsa da, bu aslında yapım aşaması sırasında hayatını kaybetmiş olan işçilerin duvar yakınına gömülmüş olmasının abartılmış halidir.</p>
<p><strong>Bir yanlışı düzeltelim:</strong> Hayır, Çin Seddi Ay’dan bakınca görünmüyor, bu mümkün değil. (Evet biz de inanmak istiyorduk)</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/hollywood-land.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4815" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/hollywood-land.jpg" alt="hollywood land" width="634" height="450" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/hollywood-land.jpg 1483w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/hollywood-land-300x213.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/hollywood-land-1024x726.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/hollywood-land-210x149.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/hollywood-land-900x638.jpg 900w" sizes="(max-width: 634px) 100vw, 634px" /></a><span style="color: #3bb9ff;"><br />
13. Los Angeles &#8211; Hollywood Yazısı</span></strong></h5>
<p>Meşhur Hollywood Sign bu günlerini görmeden önce, 1900’lerin başlarında, çiftçilerin, kovboyların ve yerel halkın yaşadığı “buralar eskiden dutluktu” muhabbetinin kolaylıkla çevrilebileceği türden bir yerdi. Fakat zamanla bölgenin olumlu hava şartları ve çekim yapmaya/stüdyo kurmaya elverişli alanlara sahip olması nedeniyle yavaş yavaş stüdyoların dikkatini çekmeye başladı ve 20’li yıllardan itibaren bu işlerin merkezi haline geldi. Kasaba görünümündeki kentin yerini ışıklı tabelalar ve ihtişamlı binalar aldıkça, insanların buraya olan ilgisi de pek tabi tavan yaptı. Bu gelişim sürecinde bölgeye yatırım yapan emlak zenginlerinden birisi, <strong>“Hollywoodland</strong>” adlı gayrimenkul projesi için bir billboard, yani tabela yaptırmaya karar verir. Akabinde Büyük Buhran ve savaş gibi ciddi süreçler araya girince, söz konusu firma batar ve Hollywood Land tabelası da kaderine terk edilir. Yine de tabelanın yıllardır orada var olması, onun ikonik bir hale gelmesini sağlamayı başarmıştır ve onu yaptıran firma ile özdeşleştirilmeden, şehrin bir simgesi haline dönüşür. Aslında yer yer bu ikonu pek sallamadıkları ve çürümeye bıraktıkları bile olmuş ancak eksik olmasın Playboy’un kurucusu Hugh Hefner gibi kişilerin desteğiyle yenilenmiş. Canım benim demek tek derdi popo değil adamın.</p>
<p><strong>Eğlenceli olmayan bilgi: </strong>1932 yılında Peg Entwistle adlı Broadway oyuncusu, şansını denemek için Los Angeles’a taşınmış ve burada oyunculuk yapmaya başlamış ancak bir türlü istediği başarıyı yakalayamayınca aynı yıl Hollywood tabelasının “H” harfinin üzerine çıkarak kendini aşağı bırakmış ve hayatını kaybetmiş.</p>
<p><strong>Eğlenceli olan bilgi: </strong>Tabelanın adeta çürümeye bırakıldığı önemsiz dönemlerinde, Hollywood yazısı bazı şakacı arkadaşlar tarafından “Hollyweed” olarak değiştirilerek, Los Angeles’ta esrarın legal hale getirilmesi için küçük bir çaba gösterilmiş.</p>
<h5><strong><br />
<a href="https://elderyost.wordpress.com/2013/05/"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4817" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/statue-of-jesus-in-rio-de-janeiro.jpg" alt="statue-of-jesus-in-rio-de-janeiro" width="635" height="397" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/statue-of-jesus-in-rio-de-janeiro.jpg 1600w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/statue-of-jesus-in-rio-de-janeiro-300x188.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/statue-of-jesus-in-rio-de-janeiro-1024x640.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/statue-of-jesus-in-rio-de-janeiro-210x131.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/statue-of-jesus-in-rio-de-janeiro-900x563.jpg 900w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a><span style="color: #3bb9ff;"><br />
14. Rio de Janeiro &#8211; Kurtarıcı İsa Heykeli </span></strong></h5>
<p>Orijinal adıyla <strong>Cristo Redentor</strong>, Rio’ya ayak basan her insanın mutlaka peşine düştüğü, dünyanın en ünlü heykellerinden ve dini sembollerinden biri. Oldukça ihtişamlı ve heybetli bir heykel olduğu için aslına bakarsanız çoğumuz tarafından dini bir sembol olarak değerlendirilmekten çok görsel ve sanatsal değeri nedeniyle ilgi çekiyor. Corcovado Dağı üzerinde yükselen heykelin inşasına tam olarak 1922 yılında konuyla ilgili bir yarışmanın yapılmasının ardından başlanmış ancak işin fikir babası 1850’li yıllarda bu işi kafaya koymuş olan Fransız bir rahip olarak biliniyor. Yarışmayı kazanan Heitor Da Silva Costa’nın önderliğinde 9-10 yıla yakın sürede tamamlanan ve kaidesiyle birlikte 38 metre uzunluğuna erişen heykelin kollarını açmış bir şekilde tasvir edilmesi ise barışı ve İsa’nın herkesi kucakladığını temsil etmek amacı ile yapılmış.</p>
<p><strong>Güldürdü:</strong> 2010 yılında kimliği belirsiz bir kişi İsa heykelinin üzerine sprey boyayla bir şeyler karaladığı için ülke çapında aranmaya başladığı gibi, olay belediye başkanının televizyonda çıkıp “Onu bulacağız!” açıklamaları yapacağı kadar da büyümüş. Onlar kızmış ama, biz güldük.</p>
<p><strong>Korkuttu:</strong> Kurtarıcı İsa Heykeli’ne, daha önce birkaç kez yıldırım düşmüş. Bunlardan en yakın zamanda gerçekleşeni İsa’nın 2 parmağının kopmasına neden olmuş. Buradan kendisine geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.</p>
<h5><strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/keops-piramidi-ve-sfenks.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-4818" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/keops-piramidi-ve-sfenks.jpg" alt="keops piramidi ve sfenks" width="635" height="422" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/keops-piramidi-ve-sfenks.jpg 2048w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/keops-piramidi-ve-sfenks-300x199.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/keops-piramidi-ve-sfenks-1024x680.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/keops-piramidi-ve-sfenks-210x139.jpg 210w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2015/08/keops-piramidi-ve-sfenks-900x598.jpg 900w" sizes="(max-width: 635px) 100vw, 635px" /></a><span style="color: #3bb9ff;"><br />
15. Gize/Mısır &#8211; Keops Piramidi</span></strong></h5>
<p>Size piramitlerin tarihi çok da başarılı anlatamayabiliriz, kimsenin sırrını çözemediği şeyi bizim çözmüş olmamızı bekleyeceğinizi de sanmıyoruz. Ancak şu güne dek çözülebilen ve bilinen kısımlarını şöyle bir özet geçmeyi deneyeceğiz.</p>
<p>Mısır’ın Gize kentinde bulunan üç büyük piramidin en eskisi ve en büyüğü olan Keops Piramidi aslında Kral Khufu için bir anıt mezar olarak inşa edilmiş. Günümüzde 152 metre yüksekliğinde olmasına rağmen 9 metre kadarını erozyon nedeniyle kaybettiği söyleniyor. 4000 yıl kadar dünyanın en yüksek yapısı olma özelliğini taşıyan ve 2,3 milyon kireç taşındanan oluşan piramidin yapımı M.Ö 2540 civarında başlamış ve tahminlere göre 23 yıl kadar sürmüş. Taşların nasıl taşındığı, nasıl yerleştirildiği ve genel olarak bu yapının nasıl oluşturulduğu konusunda birçok hipotez olsa da, henüz gizemini koruyor.</p>
<p><strong>Ağızları açık bırakan bilgi:</strong> Keops Piramidi’nin taşları kullanılarak, neredeyse 30 tane Empire State binası inşa edilebiliyor. Sırf bu sebepten bile “bu adamlar bu işi o dönemde nasıl başarmış yahu?” sorusunu 80 kez sorasımız geliyor.</p>
<p><strong>Turistlere bilgi: </strong>Büyük Gize Sfenks’i de tam olarak bu bölgede bulunuyor ve Sfenks’in yüzünün Khufu’nun oğlu Kefren’den esinlenilerek yaratıldığı tahmin ediliyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Not: Tahmin edersiniz ki bu yazıyı çeşitli kaynaklardan araştırma yaparak hazırladık. Doğru olmadığını düşündüğünüz bir bilgi içeriyor olabilir, ancak her eseri birçok farklı kaynaktan bakıp en doğru olanını yazının içine eklemeye çalıştığımızı bilin istedik.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2015/08/17/dunyanin-en-unlu-sehir-simgeleri-hikayeleri/">Dünyanın En Ünlü Şehir Simgeleri ve Hikayeleri</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2015/08/17/dunyanin-en-unlu-sehir-simgeleri-hikayeleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>6</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Avrupa&#8217;da Görebileceğiniz En Değişik 17 Yapı</title>
		<link>https://oitheblog.com/2014/01/15/avrupada-gorebileceginiz-en-degisik-17-yapi/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2014/01/15/avrupada-gorebileceginiz-en-degisik-17-yapi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Jan 2014 15:50:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ALMANYA]]></category>
		<category><![CDATA[AVUSTURYA]]></category>
		<category><![CDATA[BELÇİKA]]></category>
		<category><![CDATA[ÇEK CUMHURİYETİ]]></category>
		<category><![CDATA[FRANSA]]></category>
		<category><![CDATA[İSPANYA]]></category>
		<category><![CDATA[İZLANDA]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya]]></category>
		<category><![CDATA[architecture]]></category>
		<category><![CDATA[avrupa en ilginç yapılar]]></category>
		<category><![CDATA[avrupa seyahat]]></category>
		<category><![CDATA[avrupa turu]]></category>
		<category><![CDATA[avrupada gezilecek yerler]]></category>
		<category><![CDATA[avusturya]]></category>
		<category><![CDATA[bulgaristan]]></category>
		<category><![CDATA[Çek Cumhuriyeti]]></category>
		<category><![CDATA[dünyadaki en acayip binalar]]></category>
		<category><![CDATA[dünyanın en garip binası]]></category>
		<category><![CDATA[dünyanın en tuhaf yapıları]]></category>
		<category><![CDATA[en garip binaları]]></category>
		<category><![CDATA[en ilginç yapılar]]></category>
		<category><![CDATA[en tuhaf binalar]]></category>
		<category><![CDATA[en tuhaf mekanlar]]></category>
		<category><![CDATA[en tuhaf yapılar]]></category>
		<category><![CDATA[Fransa]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi Blog]]></category>
		<category><![CDATA[ingiltere gezi]]></category>
		<category><![CDATA[İspanya]]></category>
		<category><![CDATA[izlanda]]></category>
		<category><![CDATA[OitheBlog]]></category>
		<category><![CDATA[portekiz]]></category>
		<category><![CDATA[Seyahat Blog]]></category>
		<category><![CDATA[the weirdest buildings in europe]]></category>
		<category><![CDATA[the weirdest buildings in the world]]></category>
		<category><![CDATA[weirdest architecture]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=1858</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gezi Olayları döneminde başlayan Barok Dönem hayranlığımız, biz Türk gençlerini dünyadaki diğer enteresan mimari akım ve yapıları araştırmaya itti. Özellikle...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2014/01/15/avrupada-gorebileceginiz-en-degisik-17-yapi/">Avrupa&#8217;da Görebileceğiniz En Değişik 17 Yapı</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gezi Olayları döneminde başlayan Barok Dönem hayranlığımız, biz Türk gençlerini dünyadaki diğer enteresan mimari akım ve yapıları araştırmaya itti. Özellikle Avrupa’da çok değişik binaların, Instagram’da 100 like garantili yapıların var olduğunu fark ettik. Karşınızda “Ulan buna amma elektrik gidiyordur” ya da “Abi, adamlar yapıyor” muhabbeti çevirebileceğiniz 12 yapı.</p>
<p>1. <strong>Guggenheim Müzesi- Bilbao, İspanya</strong></p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/1-Guggenheim-Muzesi-Bilbao-Ispanya.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-1877" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/1-Guggenheim-Muzesi-Bilbao-Ispanya.jpg" alt="1-Guggenheim-Muzesi-Bilbao-Ispanya" width="600" height="450" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/1-Guggenheim-Muzesi-Bilbao-Ispanya.jpg 600w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/1-Guggenheim-Muzesi-Bilbao-Ispanya-300x225.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/1-Guggenheim-Muzesi-Bilbao-Ispanya-210x157.jpg 210w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></a> <strong>2. Upside Down House- Szymbark, Polonya</strong><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/2-Upside-down-House-Szymbark-Polonya.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-1878" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/2-Upside-down-House-Szymbark-Polonya.jpg" alt="2-Upside-down-House-Szymbark-Polonya" width="600" height="450" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/2-Upside-down-House-Szymbark-Polonya.jpg 600w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/2-Upside-down-House-Szymbark-Polonya-300x225.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/2-Upside-down-House-Szymbark-Polonya-210x157.jpg 210w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></a></p>
<p><strong>3. Reykjavik Kilisesi- Reykjavik, İzlanda</strong></p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/3-Reykjavik-Kilisesi-Reykjavik-Izlanda.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-1879" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/3-Reykjavik-Kilisesi-Reykjavik-Izlanda.jpg" alt="3-Reykjavik-Kilisesi-Reykjavik-Izlanda" width="600" height="507" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/3-Reykjavik-Kilisesi-Reykjavik-Izlanda.jpg 600w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/3-Reykjavik-Kilisesi-Reykjavik-Izlanda-300x253.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/3-Reykjavik-Kilisesi-Reykjavik-Izlanda-210x177.jpg 210w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></a><strong>4. Edificio Mirador- Madrid, İspanya</strong></p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/4-Edificio-Mirador-Madrid-Ispanya.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-1880" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/4-Edificio-Mirador-Madrid-Ispanya.jpg" alt="4-Edificio-Mirador-Madrid-Ispanya" width="600" height="541" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/4-Edificio-Mirador-Madrid-Ispanya.jpg 600w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/4-Edificio-Mirador-Madrid-Ispanya-300x270.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/4-Edificio-Mirador-Madrid-Ispanya-210x189.jpg 210w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></a></p>
<p><strong>5. Palais Bulles- Cannes, Fransa </strong></p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/5-Palais-Bulles-Cannes-Fransa.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-1881" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/5-Palais-Bulles-Cannes-Fransa.jpg" alt="5-Palais-Bulles-Cannes-Fransa" width="600" height="393" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/5-Palais-Bulles-Cannes-Fransa.jpg 600w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/5-Palais-Bulles-Cannes-Fransa-300x196.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/5-Palais-Bulles-Cannes-Fransa-210x137.jpg 210w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></a><strong>6. Atomium- Brüksel, Belçika</strong></p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/6-Atomium-Bruksel-Belcika.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-1882" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/6-Atomium-Bruksel-Belcika.jpg" alt="6-Atomium-Bruksel-Belcika" width="600" height="450" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/6-Atomium-Bruksel-Belcika.jpg 600w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/6-Atomium-Bruksel-Belcika-300x225.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/6-Atomium-Bruksel-Belcika-210x157.jpg 210w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></a><strong>7.  Snail House- Sofya, Bulgaristan</strong></p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/7-Snail-House-Sofya-Bulgaristan.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-1883" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/7-Snail-House-Sofya-Bulgaristan.jpg" alt="7-Snail-House-Sofya-Bulgaristan" width="600" height="449" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/7-Snail-House-Sofya-Bulgaristan.jpg 600w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/7-Snail-House-Sofya-Bulgaristan-300x224.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/7-Snail-House-Sofya-Bulgaristan-210x157.jpg 210w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></a></p>
<p><strong>8. House Attack- Viyana, Avusturya </strong></p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/8-House-Attack-Viyana-Avusturya.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-1884" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/8-House-Attack-Viyana-Avusturya.jpg" alt="8-House-Attack-Viyana-Avusturya" width="600" height="433" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/8-House-Attack-Viyana-Avusturya.jpg 600w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/8-House-Attack-Viyana-Avusturya-300x216.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/8-House-Attack-Viyana-Avusturya-210x151.jpg 210w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></a></p>
<p><strong>9. Casa Mila- Barselona, İspanya</strong></p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/9-Casa-Mila-Barselona-Ispanya.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-1885" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/9-Casa-Mila-Barselona-Ispanya.jpg" alt="9-Casa-Mila-Barselona-Ispanya" width="600" height="399" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/9-Casa-Mila-Barselona-Ispanya.jpg 600w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/9-Casa-Mila-Barselona-Ispanya-300x199.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/9-Casa-Mila-Barselona-Ispanya-210x139.jpg 210w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></a></p>
<p><strong>10. Hundertwasser House- Viyana, Avusturya</strong></p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/10-Hundertwasser-House-Viyana-Avusturya.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-1886" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/10-Hundertwasser-House-Viyana-Avusturya.jpg" alt="10-Hundertwasser-House-Viyana-Avusturya" width="600" height="471" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/10-Hundertwasser-House-Viyana-Avusturya.jpg 600w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/10-Hundertwasser-House-Viyana-Avusturya-300x235.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/10-Hundertwasser-House-Viyana-Avusturya-210x164.jpg 210w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></a></p>
<p><strong>11. Dancing Building- Prag, Çek Cumhuriyeti</strong></p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/11-Dancing-Building-Prag-Cek-Cumhuriyeti.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-1887" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/11-Dancing-Building-Prag-Cek-Cumhuriyeti.jpg" alt="11-Dancing-Building-Prag-Cek-Cumhuriyeti" width="600" height="398" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/11-Dancing-Building-Prag-Cek-Cumhuriyeti.jpg 600w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/11-Dancing-Building-Prag-Cek-Cumhuriyeti-300x199.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/11-Dancing-Building-Prag-Cek-Cumhuriyeti-210x139.jpg 210w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></a></p>
<p><strong>12. Sagrada Familia- Barselona, İspanya</strong></p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/12-Sagrada-Familia-Barselona-Ispanya.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-1888" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/12-Sagrada-Familia-Barselona-Ispanya.jpg" alt="12-Sagrada-Familia-Barselona-Ispanya" width="600" height="450" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/12-Sagrada-Familia-Barselona-Ispanya.jpg 600w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/12-Sagrada-Familia-Barselona-Ispanya-300x225.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/12-Sagrada-Familia-Barselona-Ispanya-210x157.jpg 210w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></a></p>
<p><strong>13. Eden Project- Cornwall, İngiltere</strong></p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/13-Eden-Project-Cornwall-Ingiltere.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-1889" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/13-Eden-Project-Cornwall-Ingiltere.jpg" alt="13-Eden-Project-Cornwall-Ingiltere" width="600" height="450" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/13-Eden-Project-Cornwall-Ingiltere.jpg 600w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/13-Eden-Project-Cornwall-Ingiltere-300x225.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/13-Eden-Project-Cornwall-Ingiltere-210x157.jpg 210w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></a></p>
<p><strong>14. Elbe Philharmonic- Hamburg, Almanya</strong></p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/14-Elbe-Philharmonic-Hamburg-Almanya.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-1890" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/14-Elbe-Philharmonic-Hamburg-Almanya.jpg" alt="14-Elbe-Philharmonic-Hamburg-Almanya" width="600" height="442" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/14-Elbe-Philharmonic-Hamburg-Almanya.jpg 600w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/14-Elbe-Philharmonic-Hamburg-Almanya-300x221.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/14-Elbe-Philharmonic-Hamburg-Almanya-210x154.jpg 210w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></a></p>
<p><strong>15. Thin House- Londra, İngiltere</strong></p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/15-Thin-House-Londra-Ingiltere.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-1891" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/15-Thin-House-Londra-Ingiltere.jpg" alt="15-Thin-House-Londra-Ingiltere" width="600" height="799" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/15-Thin-House-Londra-Ingiltere.jpg 600w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/15-Thin-House-Londra-Ingiltere-225x300.jpg 225w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/15-Thin-House-Londra-Ingiltere-210x279.jpg 210w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></a></p>
<p><strong>16. Stone House- Fafe Dağları, Portekiz</strong></p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/16-Stone-House-Fafe-Daglari-Portekiz-.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-1892" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/16-Stone-House-Fafe-Daglari-Portekiz-.jpg" alt="16-Stone-House-Fafe-Daglari-Portekiz-" width="600" height="398" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/16-Stone-House-Fafe-Daglari-Portekiz-.jpg 600w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/16-Stone-House-Fafe-Daglari-Portekiz--300x199.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/16-Stone-House-Fafe-Daglari-Portekiz--210x139.jpg 210w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></a></p>
<p><strong>17. Porsche Müzesi- Stuttgart, Almanya</strong></p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/17-porsche-muzesi-stuttgart-almanya.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-1893 size-full" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/17-porsche-muzesi-stuttgart-almanya.jpg" alt="Avrupa'daki En Değişik Yapılar" width="600" height="902" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/17-porsche-muzesi-stuttgart-almanya.jpg 600w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/17-porsche-muzesi-stuttgart-almanya-199x300.jpg 199w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2014/01/17-porsche-muzesi-stuttgart-almanya-210x315.jpg 210w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>* Bu içerik ListeList için hazırlanmıştır</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2014/01/15/avrupada-gorebileceginiz-en-degisik-17-yapi/">Avrupa&#8217;da Görebileceğiniz En Değişik 17 Yapı</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2014/01/15/avrupada-gorebileceginiz-en-degisik-17-yapi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hızlandırılmış Antwerp Turu: Gezilecek Yerler ve İpuçları</title>
		<link>https://oitheblog.com/2013/11/20/antwerp-gezi-rehberi/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2013/11/20/antwerp-gezi-rehberi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 19 Nov 2013 22:10:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ANTWERP]]></category>
		<category><![CDATA[BELÇİKA]]></category>
		<category><![CDATA[Antwerp Belçika]]></category>
		<category><![CDATA[antwerp gezi blog]]></category>
		<category><![CDATA[Antwerp Gezi Notları]]></category>
		<category><![CDATA[antwerp gezi rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[antwerp gezilecek yerler]]></category>
		<category><![CDATA[Antwerp Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Antwerp Nerede]]></category>
		<category><![CDATA[Antwerp Nereleri Gezmeli]]></category>
		<category><![CDATA[Antwerp Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Antwerp'te Alışveriş]]></category>
		<category><![CDATA[Belçika]]></category>
		<category><![CDATA[belçika gezisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=1473</guid>

					<description><![CDATA[<p>1-2 hafta önce Belçika’daydık. Çok büyük bir Brüksel fanı olmadığımız için, hadi farklı bir yerlere gidelim arayışıyla, atladık Brüksel’den trene,...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2013/11/20/antwerp-gezi-rehberi/">Hızlandırılmış Antwerp Turu: Gezilecek Yerler ve İpuçları</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/Antwerp-post01.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-1474" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/Antwerp-post01.jpg" alt="Antwerp-post01" width="624" height="416" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/Antwerp-post01.jpg 935w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/Antwerp-post01-300x200.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/Antwerp-post01-210x140.jpg 210w" sizes="(max-width: 624px) 100vw, 624px" /></a><br />
1-2 hafta önce Belçika’daydık. Çok büyük bir Brüksel fanı olmadığımız için, hadi farklı bir yerlere gidelim arayışıyla, atladık Brüksel’den trene, Antwerp’e, Antwerpen’e, Anvers’e, ya da siz her demek istiyorsanız oraya geçtik. Üçünü de kullanabilirsiniz. Orada sadece 1 günümüzü geçirdik ve akşamında tekrar Brüksel’e döndük. Bu yüzden, büyük ve detaylı bir Antwerp gezi rehberi beklentisine girmemenizi şimdiden söylemeliyim diye düşünüyorum. Zaten 10 yıl da kalsam orayla ilgili büyük ve detaylı bir rehber çıkaramazdım sanıyorum.</p>
<h5><b>Antwerp’e Nasıl Gidilir?</b></h5>
<p>Antwerp’e direkt uçak ile gidebildiğinizi hiç sanmıyorum. En azından Türkiye’de böyle bir imkanınız varmış gibi görünmüyor. Bu yüzden, <b>Brüksel’e</b> gidip, oradan treni kullanarak yaklaşık 45 dakika içinde Antwerp’e ulaşabilirsiniz. Eğer öncelikli isteğiniz Antwerp’i gezmek ise (ki bu oldukça enteresan bir istek) Brüksel havaalanından oraya giden otobüsler bulmanız bile mümkün. Ancak Brüksel’de kalıp günübirlik oraya geçecekseniz Brüksel’deki <b>Gare de Central</b>’a ulaşmanız yeterli, ki kendisi tam olarak <a href="https://maps.google.com/maps?rdu=http://www.belgianrail.be/&amp;rdj=google.nyc.c.j_fTSLUsfjDcretAaWmYGIAQ_1574310107_3&amp;hl=tr&amp;gl=us&amp;sig=3rB&amp;lumarker=A&amp;rfmt=s&amp;bih=812&amp;biw=1777&amp;um=1&amp;ie=UTF-8&amp;q=Gare+centrale&amp;fb=1&amp;cid=0,0,17087991376098660516&amp;sa=X&amp;ei=mzSLUrqtC8iktAbd0IGgCw&amp;ved=0CAkQ5xg ">şurada</a> bulunuyor. Grand Place’e oldukça yakın. Oraya ulaştıktan sonra, mantığını çözememe ihtimalinize karşın, daha da detaylı açıklayayım. Öncelikle garın içinde bulunan çeşitli ekranlardan, hangi destinasyona gideceğinize göre size uygun olan saati buluyorsunuz. Merak etmeyin İngilizce seçenek mevcut. Ardından yine garın içinde bulunan cihazlardan kendiniz, ya da gereksiz yere sıra bekleyerek gişelerden, biletinizi alıyorsunuz. Ardından gişelerin hemen üstündeki devasa, çalışmıyor gibi görünen ama aslında aslanlar gibi çalışan ekrana bakıyorsunuz ve treninizin kaç numaralı alandan çıktığını öğreniyorsunuz. Bunların hepsini yaptıktan sonra treniniz geldiğinde ise, öyle koltuk numarası falan bulmaya çalışmanıza gerek yok, rastgele oturabilirsiniz.</p>
<p>Bilet fiyatları 2 hafta öncesine kadar 10 Euro civarıydı.</p>
<p><b><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/Antwerp-post44.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-1475" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/Antwerp-post44.jpg" alt="Antwerp-post44" width="629" height="419" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/Antwerp-post44.jpg 935w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/Antwerp-post44-300x199.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/Antwerp-post44-210x139.jpg 210w" sizes="(max-width: 629px) 100vw, 629px" /></a></b></p>
<h5><b>Antwerp Tren İstasyonu</b></h5>
<p>Antwerp’e ulaştığınızda indiğiniz tren istasyonunda etrafınıza dikkatli bakın, çünkü orası, benim şu ana kadar gördüğüm en güzel tren istasyonlarından biri. Neredeyse “<b>Hogwarts</b>’a gidiyoruz galiba” diye hevesleneceğim bir ihtişama sahip. İstasyon ile ilgili oradayken edindiğim tek bilgi 1800’lerin sonlarında yapılmış olduğu. Bir de burada şöyle enteresan şeyler olabiliyor, belki denk gelirsiniz:<br />
<iframe loading="lazy" src="//www.youtube.com/embed/7EYAUazLI9k" width="560" height="315" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></p>
<h5><b>Meir</b></h5>
<p>Tren istasyonunun önündeki caddeden kaptırıp giderseniz, karşınıza Antwerp’in alışveriş caddesi olan <b>Meir</b> çıkacak. Burada <b>Urbanoutfitters ve Forever 21</b> gibi Türkiye’de bulamayacağınız mağazalar da dahil, yüzlerce yer mevcut. Dolayısıyla sırf alışveriş için bile bu şehre gelen insanlar oluyor. Kişisel fikrimi soracak olursanız cadde boyunca çok özel butik ya da farklı markalar olduğunu söyleyemeyeceğim. Ancak hazır giyim ile ilgili bir derdiniz yoksa, bence oldukça fazla alternatife sahip olduğunuz bir bölge. Çoğunlukla trafiğe kapalı olduğu için, cadde üzerindeki waffle’cılardan birinden elinize waffle’ınızı alıp, ortalıkta rahat rahat dolaşabilirsiniz. Üstelik tekrar Brüksel’e dönmek ya da başka şehre geçmek gibi bir niyetiniz varsa, tren istasyonuna yakın olması da size elinizde torbalarla oradan oraya savrulmamanız açısından büyük kolaylık sağlıyor.</p>
<p>Burada dolaşırken sadece ana cadde üzerinde ilerlemeyin tabi. Mümkün olduğunda ara sokaklara dalın. Karşınıza bir şey atıştırabileceğiniz kafeler, ve çağımız itibariyle artık “instagramlık” gözüyle baktığımız pek güzel sokaklar çıkması muhtemel.</p>
<p>Alışveriş severlere önemli not: Birçok Avrupa kentinde olduğu gibi burada da hayat erken bitiyor arkadaşlar. O yüzden alışveriş yapacaksanız, işi 6’dan sonrasına bırakmayın. Her yer kapanıveriyor, şaşırdığınızla kalıyorsunuz. Welcome to Medeniyet.</p>
<h5><b><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/GARDENS_IN_THE_RUBENS_HOUSE_-_ANTWERP.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="alignleft wp-image-1476" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/GARDENS_IN_THE_RUBENS_HOUSE_-_ANTWERP.jpg" alt="rubens house" width="463" height="302" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/GARDENS_IN_THE_RUBENS_HOUSE_-_ANTWERP.jpg 5112w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/GARDENS_IN_THE_RUBENS_HOUSE_-_ANTWERP-300x195.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/GARDENS_IN_THE_RUBENS_HOUSE_-_ANTWERP-1024x667.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/GARDENS_IN_THE_RUBENS_HOUSE_-_ANTWERP-210x136.jpg 210w" sizes="(max-width: 463px) 100vw, 463px" /></a>Rubens Huis</b></h5>
<p>Antwerp ile ilgili oldukça ilgi çekici bir gerçek var: Burası ünlü ressam Rubens’in şehri. Dolayısıyla Antwerp’e kadar gelmişken, onunla ilgili bir şeyler görmeden dönmeniz hata, dönünce de içinizde dev bir pişmanlık olur. Rubens Huis, Rubens’in zamanında yaşamını sürdürdüğü evi, günümüzde müzeye dönüştürülmüş. İçinde hem eserlerini, hem kullandığı eşyaları görmeniz mümkün. Tren istasyonundan yürüme mesafesinde.</p>
<p>Pazartesileri kapalı. Geri kalan günler 10:00-17:00 arasında açık.</p>
<p>Giriş 8 Euro. 26’dan küçükseniz “Young Adult” sayıldığınız için 1 Euro.</p>
<h5><b>Diamond District</b></h5>
<p>Antwerp ile ilgili bilmeniz gereken bir diğer konu ise, bu küçük şehrin Avrupa genelinde elmas endüstrisinin başkenti olduğu. Anladığımız, okuduğumuz  ve Snatch’den hatırladığımız kadarıyla, sektör Yahudilerin elinde.  O yüzden “hoşçakalın arkadaşlar, ben yurt dışına çıkıp biraz elmas alacağım” gibi bir planınız varsa, Diamond District’e gidip, oradaki türlü türlü mağazadan (elmas satana da mı kuyumcu deniyor artık neyse işte) kafanıza göre bir şeyler bulmanız mümkün.</p>
<h5 style="text-align: left;"><b><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/2180680972_ba30e5f923_b.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-1477" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/2180680972_ba30e5f923_b.jpg" alt="grote markt" width="644" height="419" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/2180680972_ba30e5f923_b.jpg 1024w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/2180680972_ba30e5f923_b-300x195.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/2180680972_ba30e5f923_b-210x136.jpg 210w" sizes="(max-width: 644px) 100vw, 644px" /></a><br />
Grote Markt</b></h5>
<p>Antwerp’ten önce bulunduğumuz Brüksel’de bir adet Grote Markt bulunmasından mütevellit, anladığımız kadarıyla Belçika’da şehir merkezlerine “Grote Markt” adını vermeyi seviyorlar. (&#8220;Büyük pazar&#8221; anlamına geliyormuş)  Antwerp’deki Grote Markt, tıpkı Brüksel’de olduğu gibi, yine güzel binaların, çikolatacılar, dantelcilerin çevrelediği, bir güzel meydan. Muhtemelen şehrin en ünlü ve turistik bölgelerinden biri, bu yüzden turistliğinizi bilip, orayı görmeden dönmemelisiniz.</p>
<p>Evet, hızlandırılmış Antwerp turumuzun sonuna geldik. Gezdiğimden fazlasını yazarak “ay şurası çok güzel!” diye uydurmak istemediğim için, 1 gün içinde ne yazdıysam buraya yazmış bulundum.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2013/11/20/antwerp-gezi-rehberi/">Hızlandırılmış Antwerp Turu: Gezilecek Yerler ve İpuçları</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2013/11/20/antwerp-gezi-rehberi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tomorrowland: Kızlı Erkekli Tehlikeli Bir Festival</title>
		<link>https://oitheblog.com/2013/11/07/tomorrowland-kizli-erkekli-tehlikeli-bir-festival/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2013/11/07/tomorrowland-kizli-erkekli-tehlikeli-bir-festival/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 07 Nov 2013 18:28:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[BELÇİKA]]></category>
		<category><![CDATA[BRÜKSEL]]></category>
		<category><![CDATA[FAYDALI Bİ' ŞEYLER]]></category>
		<category><![CDATA[antwerp]]></category>
		<category><![CDATA[Belçika]]></category>
		<category><![CDATA[boom]]></category>
		<category><![CDATA[tomorrow land bilet fiyatları]]></category>
		<category><![CDATA[tomorrowland]]></category>
		<category><![CDATA[tomorrowland biletleri]]></category>
		<category><![CDATA[tomorrowland festival]]></category>
		<category><![CDATA[tomorrowland kimler çıkıyor]]></category>
		<category><![CDATA[tomorrowland nedir]]></category>
		<category><![CDATA[tomorrowland nerede]]></category>
		<category><![CDATA[tomorrowland tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=1369</guid>

					<description><![CDATA[<p>18 yaşımızdan beri her sene, &#8216;Bu sene kesin gidiyoruz abi&#8217; deyip bilet alma kararı aldığımız ama istisnasız her seferinde bilet...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2013/11/07/tomorrowland-kizli-erkekli-tehlikeli-bir-festival/">Tomorrowland: Kızlı Erkekli Tehlikeli Bir Festival</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/4828134853_a14c7e16ec_b.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter  wp-image-1375" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/4828134853_a14c7e16ec_b.jpg" alt="4828134853_a14c7e16ec_b" width="648" height="431" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/4828134853_a14c7e16ec_b.jpg 900w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/4828134853_a14c7e16ec_b-300x199.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/4828134853_a14c7e16ec_b-210x139.jpg 210w" sizes="(max-width: 648px) 100vw, 648px" /></a>18 yaşımızdan beri her sene, &#8216;Bu sene kesin gidiyoruz abi&#8217; deyip bilet alma kararı aldığımız ama istisnasız her seferinde bilet satışının tam olarak ne zaman başladığını kestiremediğimiz için bir sonraki seneye ertelediğimiz &#8216;Tomorrowland&#8217; Festivali eminim bir çoğunuzun ilgisini çekiyordur. Bilmeyenlerin ise bu yazıyı okuduktan sonra çekecektir. Gördüğünüz gibi biz 5 yıldır her sene Tomorrowland&#8217;e gideceğimizi iddia ediyoruz. Siz de edin.</p>
<p><iframe loading="lazy" src="//www.youtube.com/embed/UWb5Qc-fBvk" width="560" height="315" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></p>
<p>Nedir bu Tomorrowland diye soracak olursanız, şöyle anlatalım: Belçika&#8217;nın Brüksel ile Antwerp arasında kalan, Boom diye bir bölgesinde (şehrin adını yazarken biz de şüpheye düştük) devasa bir alan kuruluyor. Devasa derken öyle Rock&#8217;n Coke, One Love&#8217;ı falan bir kenara koyun, gerçekten devasa bir alandan söz ediyoruz. Sonra, elektronik müzik piyasasında sözü geçen bütün abileri, ablaları alıyorlar bu ortama bırakıyorlar. Kim bu abiler, ablalar diye soracak olursanız şu ana kadar çıkan kişilerden bazıları: Armin Van Buuren, David Guetta, Swedish House Mafia, Avicii, Tiesto, Afrojack Steve Aoki, the Bloody Beetroots, Fatboy Slim, Moby&#8230; (bu böyle uzar gider) Ardından, yüzbinlerce kişiyi de aynı bölgeye salıp, bunların hepsini pembeleşinceye kadar güneşin altına bırakınca ortaya dünyanın en büyük festivallerinden biri çıkıyor. (Biz yemek tarifi verir gibi festival anlatmayı &#8216;Çok iyi biliriz&#8217;)</p>
<p><strong>2014 Line Up</strong> için <a href="http://oitheblog.com/2014/03/17/tomorrowland-2014-line-up/">şuraya</a> tık tık.</p>
<p>Tomorrowland&#8217;i sadece bir festival olarak düşünmeyin. Muhtemelen hayatınız boyunca dahil olabileceğiniz en enteresan ve &#8216;özgür&#8217; ortamlardan biri burası olsa gerek. Hayal gücünüzü zorlayacak bu festival, &#8216;Dreamville&#8217; adıyla, ses, ışık ve görselleriyle &#8216;gerçek dışı bir dünya&#8217; deneyimi yaşatıyor. Nasıl bir ortam olduğunu daha iyi ifade edebilmemiz için yukarı koyduğumuz video&#8217;yu izlemeniz daha açıklayacı olacaktır. Biz böyle kızlı erkekli şeyleri çok detaylı anlatmayı sevmiyoruz..</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/tomorrowland-music-festival-summer-2012.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-1377" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/tomorrowland-music-festival-summer-2012.jpg" alt="tomorrowland-music-festival-summer-2012" width="550" height="310" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/tomorrowland-music-festival-summer-2012.jpg 550w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/tomorrowland-music-festival-summer-2012-300x169.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/tomorrowland-music-festival-summer-2012-210x118.jpg 210w" sizes="(max-width: 550px) 100vw, 550px" /></a></p>
<p>&#8211; Festivalde 20 tane sahne var ve hepsinin kendine özgü bir teması var. Elektronik müziğin kendi içinde 50 tane kategoriye ayrıldığını düşünürsek, sahnelerin bu kategorilere göre düzenlenmesi de oldukça mantıklı bir karar.</p>
<p>-Bu noktada aklınızda bulundurmanız gereken önemli bir konu var. O da Belçika&#8217;nın havasının sağının solunun belli olmaması. Şöyle açıklayalım, Belçika&#8217;da yaz aylarında sıcak olmasını beklediğiniz bir günde ortam bir anda yağmur çamur olabiliyor.</p>
<p>-Eğer festival alanında konaklamayı düşünüyorsanız yanınıza  mutlaka yağmur çizmesi ve benzeri şeyler alın. Tomorrowland&#8217;in festivalcilere sağladığı bir meteroloji uzmanı da mevcut ve size ne zaman çadırda kalmanız gerektiğini, ne zaman göl kenarında eğlenebileceğinizi haber veriyor.</p>
<p>-Festival alanında yüzbinlerden uzaklaşarak rahatlamak ve kafa dinlemek için gidebileceğiniz göller ve yeşil alanlar var. Burada bot kiralayabilir, ya da göl kenarına bayılıp çılgın kalabalıktan biraz olsun uzaklaşabilirsiniz.</p>
<p>&#8211;<strong>Konaklama</strong> ile ilgili ayarlama yaparken, festival alanında çadır ayarlayabileceğinizi de seçenekleriniz arasında bulundurun. Biraz paraya kıyıp daha rahat bir ortamda konaklamak istiyorsanız, &#8216;Dreamville Mansion&#8217; adında sunulan seçenek ile 12 kişi beraber bir pass alıp, 12 yatağın, size özel bir yemek alanının ve jakuzinin bulunduğu bir &#8216;mansion&#8217;da kalabilirsiniz.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/4507336345_b1c0091f1e_o.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-1378" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/4507336345_b1c0091f1e_o.jpg" alt="tomorrowland festival" width="600" height="399" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/4507336345_b1c0091f1e_o.jpg 750w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/4507336345_b1c0091f1e_o-300x199.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/4507336345_b1c0091f1e_o-210x139.jpg 210w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></a></p>
<p>-Festival alanına <strong>ulaşım</strong> için birkaç seçeneğiniz var.</p>
<p>* Brüksel ya da Charleroi Havaalanı&#8217;ndan toplu taşımayı kullanabilirsiniz.</p>
<p>*Eğer festivalin gerçekleştiği haftasonundan önceki Perşembe Brüksel Havaalanı&#8217;nda olacaksınız, havaalanından trenle Mechelen&#8217;e gidebilir ve buradan Dreamville&#8217;e özel olarak giden trene binebilirsiniz.</p>
<p>&#8211; Birçok <strong>bilet</strong> kategorisi mevcut. Bilet fiyatları genelde 200 Euro&#8217;dan başlıyor. Biletlerin ne zaman satışa çıkacağını ve ne kadar olacağı konusunda haberler almak için <a href="http://www.tomorrowland.com/en/ticket-sale">şurayı </a>kontrol edebilirsiniz.</p>
<p>-Festival alanında süpermarket, barbekü alanı, duş, doktor gibi hizmetler mevcut. Ayrıca kamp alanına dışarıdan yiyecek ve içecek de sokabiliyorsunuz.</p>
<p>Tomorrowland, her sene genelde Temmuz ayında gerçekleşiyor ve biletleri Şubat ayında satışa çıkıyor. Gördüğünüz gibi o kadar iyi insanlarız ki biletler 1 gün içinde satılıyor olmasına rağmen &#8216;bizim biletlerimizi kaparlar mı&#8217; diye düşünmeden size de haber veriyoruz.  Kesin olmamakla birlikte 2014 yılında 18-27 Temmuz&#8217;da gerçekleşecek olan bu festivali kaçırmayın deriz.</p>
<p><a href="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/large-11.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-1379" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/large-11.jpg" alt="large (1)" width="500" height="324" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/large-11.jpg 500w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/large-11-300x194.jpg 300w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/11/large-11-210x136.jpg 210w" sizes="(max-width: 500px) 100vw, 500px" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2013/11/07/tomorrowland-kizli-erkekli-tehlikeli-bir-festival/">Tomorrowland: Kızlı Erkekli Tehlikeli Bir Festival</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2013/11/07/tomorrowland-kizli-erkekli-tehlikeli-bir-festival/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>78</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Schengen Vizesi Alma Sanatı</title>
		<link>https://oitheblog.com/2013/09/04/schengen-vizesi-alma-sanati/</link>
					<comments>https://oitheblog.com/2013/09/04/schengen-vizesi-alma-sanati/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oitheblog]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Sep 2013 13:27:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ALMANYA]]></category>
		<category><![CDATA[AVUSTURYA]]></category>
		<category><![CDATA[BELÇİKA]]></category>
		<category><![CDATA[ÇEK CUMHURİYETİ]]></category>
		<category><![CDATA[FAYDALI Bİ' ŞEYLER]]></category>
		<category><![CDATA[FİNLANDİYA]]></category>
		<category><![CDATA[FRANSA]]></category>
		<category><![CDATA[HOLLANDA]]></category>
		<category><![CDATA[İSPANYA]]></category>
		<category><![CDATA[İSVEÇ]]></category>
		<category><![CDATA[İTALYA]]></category>
		<category><![CDATA[almanya vizesi]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Vize]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[duration of stay]]></category>
		<category><![CDATA[en kolay vize veren ülkeler]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi]]></category>
		<category><![CDATA[gezi gehberi]]></category>
		<category><![CDATA[hollanda vize]]></category>
		<category><![CDATA[idata nerede]]></category>
		<category><![CDATA[idata vize]]></category>
		<category><![CDATA[ispanya vize]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[italya vize]]></category>
		<category><![CDATA[schengen]]></category>
		<category><![CDATA[schengen almak]]></category>
		<category><![CDATA[schengen nasıl alınır]]></category>
		<category><![CDATA[schengen nedir]]></category>
		<category><![CDATA[schengen ülkeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Schengen Vizesi]]></category>
		<category><![CDATA[schengen vizesi 2014]]></category>
		<category><![CDATA[schengen vizesi almak ne kadar sürer]]></category>
		<category><![CDATA[schengen vizesi almanya]]></category>
		<category><![CDATA[schengen vizesi başvuru formu]]></category>
		<category><![CDATA[schengen vizesi başvuru formu örneği]]></category>
		<category><![CDATA[schengen vizesi başvurusu]]></category>
		<category><![CDATA[schengen vizesi çoklu giriş]]></category>
		<category><![CDATA[schengen vizesi danimarka]]></category>
		<category><![CDATA[schengen vizesi dilekçe örneği]]></category>
		<category><![CDATA[schengen vizesi evrakları]]></category>
		<category><![CDATA[Schengen Vizesi Fransa]]></category>
		<category><![CDATA[schengen vizesi gerekli evraklar]]></category>
		<category><![CDATA[schengen vizesi hangi ülke]]></category>
		<category><![CDATA[schengen vizesi hangi ülkelerde geçerli]]></category>
		<category><![CDATA[schengen vizesi hollanda]]></category>
		<category><![CDATA[schengen vizesi italya]]></category>
		<category><![CDATA[schengen vizesi kolay mı]]></category>
		<category><![CDATA[schengen vizesi koşulları]]></category>
		<category><![CDATA[schengen vizesi nasıl alırım]]></category>
		<category><![CDATA[schengen vizesi nasıl doldurulur]]></category>
		<category><![CDATA[schengen vizesi ne kadar]]></category>
		<category><![CDATA[schengen vizesi nedir]]></category>
		<category><![CDATA[schengen vizesi oitheblog]]></category>
		<category><![CDATA[schengen vizesi ücreti]]></category>
		<category><![CDATA[schengen vizesi yunanistan]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[vfs global nerede]]></category>
		<category><![CDATA[vfs global vize]]></category>
		<category><![CDATA[vize]]></category>
		<category><![CDATA[yurtdışı seyahat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oitheblog.com/?p=492</guid>

					<description><![CDATA[<p>Özellikle ilk kez yurtdışına çıkacaklar için, vize almak zor zanaat. Adını sanını duymadığınız belgeler, sizi terörist olup olmadığınızı düşünmeye sürükleyecek...</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2013/09/04/schengen-vizesi-alma-sanati/">Schengen Vizesi Alma Sanatı</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;">Özellikle ilk kez yurtdışına çıkacaklar için, vize almak zor zanaat. Adını sanını duymadığınız belgeler, sizi terörist olup olmadığınızı düşünmeye sürükleyecek soru ve istekler, tam “bu sefer bütün belgeler tamam, bitti bu iş” dediğiniz esnada “Anneannenizin 15 Temmuz 1932’de nerede olduğunu da kanıtlayın” absürdlüğünde yeni talepler. Evet tabi ki yine abartıyorum, ancak genel olarak uğraştırıcı bir süreç olduğu da gerçek. Son 2 yıldır o kadar sık vize almam gerekti ki, “bizim tanıdık var hepinize 6 aylık Schengen ayarlıyorum” kolaylığında olmasa da, bu süreci daha katlanılabilir hale getirmek açısından küçük çaplı bir vize rehberi hazırlama kararı aldım.</p>
<p style="text-align: left;">Tabi her ülke için ayrı vize yazısı yazamayacağım ve zaten her ülkeye nasıl vize alındığı bilgim dahilinde olmadığından bu seferlik size sadece <em><strong>Schengen Vizesi</strong></em>’nden bahsedeceğim. Amerika Vizesi yazısı da yolda.</p>
<p style="text-align: left;">Öncelikle <strong>Schengen Vizesi</strong> kapsamında olan ülkelere bir göz atmakta fayda var;</p>
<p style="text-align: left;">Almanya, Avusturya, Belçika, Çek Cumhuriyeti, Danimarka,Estonya, Finlandiya,İsviçre, İsveç, Fransa, Hollanda, Hırvatistan, İspanya, İsviçre, İtalya,İzlanda, Letonya, Litvanya, Lüksemburg Macaristan, Malta, Norveç, Polonya, Portekiz, Slovenya, Hırvatistan, Slovakta,Yunanistan. (copy paste değil araştırma ürünü)</p>
<p style="text-align: left;"><a href="http://oitheblog.files.wordpress.com/2013/09/45293053_schengen_euro_466map.gif"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-493 size-full" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/45293053_schengen_euro_466map.gif" alt="Schengen Vizesi Ülkeleri" width="467" height="494" /></a></p>
<p style="text-align: left;">Bu ülkelerden herhangi birine gitmeyi düşünüyorsanız, doğru yeri okuyorsunuz.  Belgeler, vizeyi hangi konsolosluğa ya da aracı kuruma başvuracağınıza göre bir takım değişiklikler gösterebiliyor.  Bu yüzden burada hangi belgeleri edinmezin gerektiğine dair net bilgiler vermemin yanlış olacağını düşünüyorum. Ancak konsolosluk sitelerine ya da kullanacağınız aracı kurumun sitesine göz atarak, doğru belgeleri edinmeniz oldukça kolay. “O zaman ne diye vizeyle ilgili yazı yazıyorsun?” diyecek olanlar için; benim burada asıl amacım, size kolaylık sağlayacak ipuçları verebilmek. O halde başlayalım:</p>
<p style="text-align: left;"><b>1.Pasaport geçerlilik sürenizi kontrol edin.</b></p>
<p style="text-align: left;">Schengen vizesine başvurabilmek için pasaport geçerlilik sürenizin, seyahat bitiş tarihinden en az 6 ay daha uzun olması gerekiyor. Aksi takdirde başvuramıyorsunuz. Pasaportunuzla ilgili bu detayı kontrol etmeden vize başvurunda bulunmayın.</p>
<p style="text-align: left;"><b>2.Vize başvurusunu seyahatten en az  1 ay önce yapın</b></p>
<p style="text-align: left;">Neden? Çünkü yoğunluk yaşanabiliyor, belgelerde bir eksiklik çıkarsa ya da beklenmedik başka bir aksilik olursa, vize alım süreniz uzayabiliyor. Dolayısıyla yapmış olduğunuz otel/uçak rezervasyonunun boşa gitmemesi açısından, başvurunuzu kesinlikle en az 1 ay önceden yapın. İhtimalleri değerlendirmeden hareket etmeyin. Örneğin ben, Hollanda vizesi başvurumda, aracı kurum pasaportumu göndermeyi “unuttuğu” için yaklaşık 15-16 gün beklemek durumunda kalmıştım. Ders olsun size.</p>
<p style="text-align: left;"><b>3.Vize başvurusuna eksik belgeyle gitmeyin.</b></p>
<p style="text-align: left;">Biliyorum, yukarıdaki cümle “Tatile giderken yanınıza almanız gereken 10 şey: 1. Bikini” tarzındaki gereksiz bilgi içerikli yazılar gibi oldu.Tabi ki istenen tüm belgeleri götüreceksiniz. Ancak yine de, aranızda benim gibiler olduğunu bildiğim için böyle bir açıklama yapma gereği duyuyorum. Az önce söylediğim gibi, sizden çok fazla belge isteyecekler.  Evet özellikle ilk vize başvurunuzda kendinizi çok fazla uğraş vermiş gibi hissedebilirsiniz, sonuçta bir sürü farklı yere gidip, bir sürü farklı belge edinmeniz gerekecek. Ancak ne olursa olsun belgeleriniz eksik gitmeyin. Aksi takdirde, özellikle önemli bir belgeyi eksik götürdüyseniz, pasaportunuz konsolosluktan geri dönebiliyor, belgenizin eksik olduğu söyleniyor, ve vize alma sürecinizi gereksiz yere uzatmış oluyorsunuz. Misal,  “sicil gazetesi fotokopisi ne abi, bunu almasam da olur”  demeyin. Alın onu da. Üşengeçliğe hayır.</p>
<p style="text-align: left;"><a href="http://oitheblog.files.wordpress.com/2013/09/image.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter wp-image-496 size-thumbnail" src="http://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/image-150x150.jpg" alt="Schengen Vizesi Formu Örnek" width="150" height="150" /></a></p>
<p style="text-align: left;"><a href="http://oitheblog.files.wordpress.com/2013/09/image-1.jpg"><img decoding="async" loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-497" src="http://oitheblog.files.wordpress.com/2013/09/image-1.jpg" alt="image (1)" width="542" height="737" srcset="https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/image-1.jpg 542w, https://oitheblog.com/wp-content/uploads/2013/09/image-1-220x300.jpg 220w" sizes="(max-width: 542px) 100vw, 542px" /></a></p>
<p style="text-align: left;">                      Bakın bir takım iyi insanlar schengen vizesi başvuru formu örneği doldurmuşlar.</p>
<p style="text-align: left;"> <b>4. Ne tür ve hangi ebatlarda fotoğraf istenildiğine dikkat edin.</b></p>
<p style="text-align: left;">Bu konu da vize başvurularında sorun çıkarabilen küçük detaylardan. Siz gidiyorsunuz bir güzel vesikalık fotoğrafınızı çektiriyorsunuz, oh bütün belgelerim de hazır diyerek başvurunuzu yapmaya gidiyorsunuz, oradaki kadın belgelere bakıyor bakıyor ve acı gerçeği yüzünüze vuruveriyor: “Fotoğrafınızın vesikalık değil biyometrik olması gerekiyor.” Hadi bakalım, yeni bir soruna hoşgeldiniz. Bu yüzden, başvuruda bulunmadan önce, hangi ebatlarda ve ne tür fotoğraf istediklerine mutlaka dikkat edin. Çünkü bazı ülkeler biyometrik, bazı ülkeler bildiğimiz vesikalık istiyor ve fotoğrafın boyutuyla ilgili de bir takım farklı istekler oluyor. (kuşe kağıda baskılı dev afişinizi falan istemiyorlar tabi ki) Biyometrik fotoğrafınızda zanlı gibi çıkarsanız da üzülmeyin, ben İspanyol pembe dizilerindeki hizmetçiler gibi çıkıyorum mesela, hiç sorun etmez oldum artık.</p>
<p style="text-align: left;"><b>5.Ülkelerinde kalmaya meraklı olmadığınızı garantileyecek belgeler gösterin.</b></p>
<p style="text-align: left;">Bu adamların bunca belgeyi istemesinin temel sebebi aslında bu. Yani siz, Türkiye’ye geri döneceğinizi, sizi burada bağlayan bir şeyler olduğunu kanıtlarsanız, istisnai durumlar haricinde (mesela kariyer planlamanız terörist ya da kiralık katil olmak üzerine kurulu değilse) vize almanızda herhangi bir sorun çıkmayacaktır. Bu yüzden, tapu, araba ruhsatı, ya da düzenli para hareketinin bulunduğu bir hesap cüzdanı fotokopisi gibi belgeler gösterebilmeniz, vizeyi almanızı son derece kolaylaştıracaktır.</p>
<p style="text-align: left;"><b>6. İlk olarak giriş yapacağınız ülkeden vize almaya dikkat edin.</b></p>
<p style="text-align: left;">Bu, her ülke için geçerli olmasa da karşılaşılabilen bir durum. Örneğin hem Almanya’ya, hem İtalya’ya gidecekseniz ve ilk olarak gideceğiniz ülke Almanya ise, vizenizi Almanya Konsolosluğu üzerinden alın. Çünkü bazen, x ülkeden aldığınız Schengen Vizesi’ni ilk kullanımda y ülkesinde kullanmak isterseniz, sorun çıkarabiliyorlar. Yine de bunun sık gerçekleşen bir durum olmadığını, ancak yer yer yaşanabilen bir sorun olduğunu bir kez daha vurgulayayım. Siz yine de gurbette yorgun düşmemek için bunu aklınızda bulundurun.</p>
<p style="text-align: left;"><b>7. Seyahat sağlık sigortanızda cimrilik yapmayın.</b></p>
<p style="text-align: left;">Diyelim ki, İtalya’ta gidiyorsunuz, seyahat sigortanızı da 10 gün geçerli yaptırdınız. Sonra gidip vizeye başvurdunuz ve evraklarınızı kontrol eden adam kendi kendine dedi ki “Arkadaş ben bu adama bayıldım, doya doya dolaşsın İtalya’da, görmediği yer kalmasın.” Tam size 3 hafta geçerli Schengen vizesini verecekken, sağlık sigortanıza bir bakacak, 10 gün geçerli.(MHP’nin 40. Yılı kutlu olsuna doğru gidiyoruz) Ne olacak bu durumda, 10 gün verecek vizenizi.  Sizin yüzünüzden. Sizin suçunuz. Siz sorumlusunuz. Bununla yaşayabilecek misiniz? Yapmayın, sigorta konusunda cömert olun.</p>
<p style="text-align: left;">Not: 4 günlük sağlık sigortası yaptırmış olmasına rağmen uzun süreli vize alabildiğini söyleyen biri oldu. Ancak bence işi ihtimallere bırakmak yerine garanti hareket etmek daha doğru olabilir.</p>
<p style="text-align: left;"> <b>8. Yakın zamanda başka bir Schengen ülkesine daha gidecekseniz, bunu belgeleyin.</b></p>
<p style="text-align: left;">Bu şekilde, çok yüksek ihtimalle daha uzun süreli vize alarak, bir sonraki Avrupa ülkesinde gidişinizde tekrar vize işleriyle uğraşmanız gerekmeyecektir. İleriki tarihte gideceğiniz diğer ülkenin uçak ve otel rezervasyonunu ya da eğer mevcutsa davetiyenizi, başvuru belgelerinizin içine eklerseniz çok yardımı dokunacaktır. Bu arada, bu gibi bir rezervasyonu başvuru yapacağınız ülkeye tekrar gidecekmişçesine, yine aynı ülke için, belki başka bir şehrine vs, yaparsanız, uzun vize alma ihtimaliniz de daha yüksek.</p>
<p style="text-align: left;"><b>9. Mülakata çağrılırsanız gerilmeyin.</b></p>
<p style="text-align: left;"><b></b>Gönül isterdi ki böyle şeylerle uğraşmayalım, hayat “Imagine” tadında ilerlesin, fakat maalesef öyle değil. Bazen mülakata çağrılmanıza neden olacak durumlar olabilir. Kulağa huzursuz edici gelse de, aslında vize almanızda kolaylık sağlayacağını göz önünde bulundurun. Size “Ne amaçla bu ülkeye seyahat ediyorsun?”, “Ne kadar kalacaksın?”, “Türkiye’de ne işle meşgulsün?” “Gideceğin ülkede tanıdığın birileri var mı?” gibi sorular sormaları muhtemel. Dürüst olun ve onları mümkün olduğunca “benim sizin ülkenize kalmak gibi bir niyetim yok”a ikna etmeye çalışın.</p>
<p style="text-align: left;">Son olarak birkaç ipucu vermek gerekirse:</p>
<p style="text-align: left;">-Vizeyi aldıktan sonra vizenizin geçerli olduğu tarihe baktığınız gibi “duration of stay”e bakmayı da unutmayın. Örneğin size 3 ay vize vermiş olabilirler , ancak duration of stay, yani ülkede geçirebileceğiniz süre 1 ay olabilir.</p>
<p style="text-align: left;">-İngiltere <strong>Schengen vizesi</strong> kapsamında değil. Onun vizesi başka bir dünya, başka sorunlar, başka masraflar. Üzgünüz.</p>
<p style="text-align: left;">-Ben bu işlerle uğraşamam diyorsanız sizi <a href="http://oitheblog.com/2014/04/11/hadi-yine-iyisiniz-serisi-vizesiz-gidilen-ulkeler/" target="_blank">vizesiz gidilebilen ülkeler</a>e alalım.</p>
<p style="text-align: left;">-Yunanistan son zamanlarda en kolay vize veren ülke olarak biliniyor, aklınızda bulunsun. Örneğin biz yakın zamanda en azından 6 ay kadar vize almış olduk. Tabi yukarıda anlattığımız taktiklerin hepsini uygulayarak. (nasıl sinsiyiz di mi)</p>
<p style="text-align: left;">-Vize başvurusunu kendiniz yapabileceğiniz gibi, ikinci bir seçenek olarak <strong>iData, Vfs Global</strong> vb. aracı kurumları da kullanabilirsiniz. Çalışanlarının müthiş asık suratlılığı haricinde bir sorun yaşanmıyor. Zaten bazı ülkelerin size aracı kurum kullanmak dışında bir seçenek tanımadığını da göreceksiniz.</p>
<p style="text-align: left;">-Yukarıda yazdıklarıma dikkat ederseniz, aslında o kadar da zorlu bir süreç olmadığını göreceksiniz, panik yok.</p>
<p style="text-align: left;">Schengen vizesi başvurusu yapabileceğiniz ve bilgiler alabileceğiniz iki site için şöyle buyrun:</p>
<p style="text-align: left;"><a href="http://www.idata.com.tr/tr/" target="_blank">http://www.idata.com.tr/tr/</a> // <a href="http://www.vfsglobal.com/france/turkey/istanbul/" target="_blank">http://www.vfsglobal.com/france/turkey/istanbul/</a></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com/2013/09/04/schengen-vizesi-alma-sanati/">Schengen Vizesi Alma Sanatı</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://oitheblog.com">OitheBlog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oitheblog.com/2013/09/04/schengen-vizesi-alma-sanati/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>188</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
