<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	
	>
<channel>
	<title>
	Tiflis Gezi Rehberi: Kemerlerinizi Bağlayın! (Gerçekten) yazısına yapılan yorumlar	</title>
	<atom:link href="https://oitheblog.com/2019/08/28/tiflis-gezi-rehberi-gurcistan/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oitheblog.com/2019/08/28/tiflis-gezi-rehberi-gurcistan/</link>
	<description>Gerçekten faydalı bir seyahat blogu</description>
	<lastBuildDate>Fri, 13 Feb 2026 10:46:54 +0000</lastBuildDate>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.1.9</generator>
	<item>
		<title>
		Yazar: Selami		</title>
		<link>https://oitheblog.com/2019/08/28/tiflis-gezi-rehberi-gurcistan/#comment-55286</link>

		<dc:creator><![CDATA[Selami]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 17 Oct 2019 17:58:36 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">https://oitheblog.com/?p=14088#comment-55286</guid>

					<description><![CDATA[Bu seferki yurtdışı gezim Gürcistan, Tiflis. Metro Otobüs Şirketi ile gerçekleştirdiğim seyahat oldukça pratikti, ucuzdu, gündüz otogarda koltuğuma oturdum ve yarın sabah Tiflis’te uyanarak kalktım, başkentte dolaşmaya başladım. Tek rahatsızlığım; “Yurt dışına uçakla gidilir” saplantımın beni düşündürmesiydi. Sarp sınır kapısından Gürcistan’a giriş yaptım ve ilk etapta gördüğüm kumarhaneler ve batakhane tip eğlence yerleri fikren rahatsız ediciydi. 

Beni “fakir, geri kalmış ülke” diye doldurmuşlardı nedense ama başkent Tiflis’i oldukça beğendim. Arabalar yeni ve güzel idi, herhalde vergiler düşük veya yok. Tiflis’teki otogara indiğim anlarda Türkçe’yi bozuk konuşan yaşlı biri yanaştı, sanırım buranın yerlisi Azerilerden biriydi, hızlıca heriften uzaklaştım ve zannımca muhtemel bir dolandırıcılık girişiminden kurtuldum. Taksi tutayım dedim ama 10 Lari’ye Rustaveli Bulvarı’na gitme pazarlığı yapayım derken, daha elim kapıdayken taksici namussuzu gazlamaya başladı. İçinde bulunduğum bu kötü durumdan kurtulayım diye, internette okuduğum, güzel kızların yazdığı Oitheblog’da bahsedilen Yandex Taxi ve Bolt uygulamalarını çalıştırmak için Turkcell internetimi yurtdışında açtım lakin taksi çağıramamakla birlikte 90 TL anında uçtu. Tiflis’te gezerken yanında “Bolt” yazılı güzel araçlarla karşılaştım. Bindiğim normal taksiler de genelde hibrit arabalardı.   

İlk günün ilk saatinde yaşadığım yukarıdaki menfi olaylar haricinde Tiflis gezim harika geçti. Diğer taksiciler de iyi çıktı. Gecelik 100 Lari’ye merkezde bulunan iyi bir otelde kaldım (Odaları iyi idi ama Belgrad ve Roma gezilerimdekilerinin aksine kahvaltısı kötü idi). Türk Lirası ile gidin. Ben, gereksizce çok miktarda Dolar ve Euro götürdüm fakat Tiflis’te her yerde döviz büroları var ve TL’yi Lari’ye dönüştürüyorlar. Yalnız bozdurmadan önce 20-25 döviz bürosu gezin ve en iyi fiyat vereninde bozdurun ama Sarp sınır kapısındaki döviz bürolarında sakın para bozdurmayın. Hem iş hem de seyahat amaçlı gezimin iş kısmı, muhatap olduğum Gürcülerin dürüstlüğü ve kalitesi sayesinde iyi geçti (gerçi bunlar o milletin en kalifiye kesimi idi). 6 gün kaldım ama bana yetmedi, gezemediğim çok yer kaldı arkamda. Dry Bridge adlı bit pazarı boş, turist kandırma yeri, Sovyet Dönemi’nden kalma izlenimli kızıl yıldızlı malzemeler filan yeni üretim.  

İlk defa yurtdışı gezilerimden birinde kızlara çıkma amacıyla yaklaştım, sanırım bu ülkenin kızları bana hitap etti (cidden sevdim onları). İş ortamında tanıştığım harika bir hatunla konuşmaya başladım ve ikinci gün beni dans pisti de olan bir khinkali (mantı benzeri yerel yemek) restoranına davet etti. Birlikte dans, romantik anlar güzeldi ama “khinkalide asla domuz eti olmasın” uyarıma rağmen yemek bağırsaklarımı bozdu. Bence sadece McDonald’s restoranınız olsun ve orada sığır eti tüketin, hem Türkiye ile WhatsApp aramaları sayesinde net olarak konuşabiliyorsunuz buradan. Beni rahatsız etmeyen tek Gürcü yemeği; içi peynirli, pide benzeri yuvarlak, hamurlu yiyecekleriydi. Yabancı olduğumu sokaktaki herkes nasılsa anında anlıyordu ve iyi davranıyorlardı. Kıyafetlerim onlarınkinin üzerinde kaliteliydi, boyum 1,91 m. ve omuzlu-kaslı atletik biriyim; herhalde bu sebeplerden anlıyorlardı, bilemedim. Zira suratım, beyaz ten ve kahverengi saçlarla onların pek çoğuna benziyor.   

Yine tüm gavuristanda olduğu gibi, bu ülkede de tuvaletlerde taharet musluğu yoktu ve bunun insan haklarına aykırı olduğunu düşünüyorum şahsen. Şarapları ve diğer alkollü içecekleri, Avrupa ülkelerinin üretimlerinin gerisindeydi lezzet olarak, bir şişe hakkım vardı gümrükten ama değmez diye taşımadım. Tekrar gitmek için fırsat kolluyorum.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu seferki yurtdışı gezim Gürcistan, Tiflis. Metro Otobüs Şirketi ile gerçekleştirdiğim seyahat oldukça pratikti, ucuzdu, gündüz otogarda koltuğuma oturdum ve yarın sabah Tiflis’te uyanarak kalktım, başkentte dolaşmaya başladım. Tek rahatsızlığım; “Yurt dışına uçakla gidilir” saplantımın beni düşündürmesiydi. Sarp sınır kapısından Gürcistan’a giriş yaptım ve ilk etapta gördüğüm kumarhaneler ve batakhane tip eğlence yerleri fikren rahatsız ediciydi. </p>
<p>Beni “fakir, geri kalmış ülke” diye doldurmuşlardı nedense ama başkent Tiflis’i oldukça beğendim. Arabalar yeni ve güzel idi, herhalde vergiler düşük veya yok. Tiflis’teki otogara indiğim anlarda Türkçe’yi bozuk konuşan yaşlı biri yanaştı, sanırım buranın yerlisi Azerilerden biriydi, hızlıca heriften uzaklaştım ve zannımca muhtemel bir dolandırıcılık girişiminden kurtuldum. Taksi tutayım dedim ama 10 Lari’ye Rustaveli Bulvarı’na gitme pazarlığı yapayım derken, daha elim kapıdayken taksici namussuzu gazlamaya başladı. İçinde bulunduğum bu kötü durumdan kurtulayım diye, internette okuduğum, güzel kızların yazdığı Oitheblog’da bahsedilen Yandex Taxi ve Bolt uygulamalarını çalıştırmak için Turkcell internetimi yurtdışında açtım lakin taksi çağıramamakla birlikte 90 TL anında uçtu. Tiflis’te gezerken yanında “Bolt” yazılı güzel araçlarla karşılaştım. Bindiğim normal taksiler de genelde hibrit arabalardı.   </p>
<p>İlk günün ilk saatinde yaşadığım yukarıdaki menfi olaylar haricinde Tiflis gezim harika geçti. Diğer taksiciler de iyi çıktı. Gecelik 100 Lari’ye merkezde bulunan iyi bir otelde kaldım (Odaları iyi idi ama Belgrad ve Roma gezilerimdekilerinin aksine kahvaltısı kötü idi). Türk Lirası ile gidin. Ben, gereksizce çok miktarda Dolar ve Euro götürdüm fakat Tiflis’te her yerde döviz büroları var ve TL’yi Lari’ye dönüştürüyorlar. Yalnız bozdurmadan önce 20-25 döviz bürosu gezin ve en iyi fiyat vereninde bozdurun ama Sarp sınır kapısındaki döviz bürolarında sakın para bozdurmayın. Hem iş hem de seyahat amaçlı gezimin iş kısmı, muhatap olduğum Gürcülerin dürüstlüğü ve kalitesi sayesinde iyi geçti (gerçi bunlar o milletin en kalifiye kesimi idi). 6 gün kaldım ama bana yetmedi, gezemediğim çok yer kaldı arkamda. Dry Bridge adlı bit pazarı boş, turist kandırma yeri, Sovyet Dönemi’nden kalma izlenimli kızıl yıldızlı malzemeler filan yeni üretim.  </p>
<p>İlk defa yurtdışı gezilerimden birinde kızlara çıkma amacıyla yaklaştım, sanırım bu ülkenin kızları bana hitap etti (cidden sevdim onları). İş ortamında tanıştığım harika bir hatunla konuşmaya başladım ve ikinci gün beni dans pisti de olan bir khinkali (mantı benzeri yerel yemek) restoranına davet etti. Birlikte dans, romantik anlar güzeldi ama “khinkalide asla domuz eti olmasın” uyarıma rağmen yemek bağırsaklarımı bozdu. Bence sadece McDonald’s restoranınız olsun ve orada sığır eti tüketin, hem Türkiye ile WhatsApp aramaları sayesinde net olarak konuşabiliyorsunuz buradan. Beni rahatsız etmeyen tek Gürcü yemeği; içi peynirli, pide benzeri yuvarlak, hamurlu yiyecekleriydi. Yabancı olduğumu sokaktaki herkes nasılsa anında anlıyordu ve iyi davranıyorlardı. Kıyafetlerim onlarınkinin üzerinde kaliteliydi, boyum 1,91 m. ve omuzlu-kaslı atletik biriyim; herhalde bu sebeplerden anlıyorlardı, bilemedim. Zira suratım, beyaz ten ve kahverengi saçlarla onların pek çoğuna benziyor.   </p>
<p>Yine tüm gavuristanda olduğu gibi, bu ülkede de tuvaletlerde taharet musluğu yoktu ve bunun insan haklarına aykırı olduğunu düşünüyorum şahsen. Şarapları ve diğer alkollü içecekleri, Avrupa ülkelerinin üretimlerinin gerisindeydi lezzet olarak, bir şişe hakkım vardı gümrükten ama değmez diye taşımadım. Tekrar gitmek için fırsat kolluyorum.</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
	</channel>
</rss>
