Rize Gezi Rehberi: Şive Esprisi İçermeyen Bir Seyahat Yazısı

Namusumuz ve şerefimiz üzerine söz veriyoruz, bu yazı boyunca bir kez bile HAÇAN demeyeceğiz. Size söz, bir kez bile UŞAĞUM SEN NAPAYSUN dersek elimiz kopsun. TÇHAY (typo değil) İÇEYRUM dersek, Temel’den bahsedersek, Fadime’nin F’si geçerse bizi takip etmeyi bırakın. Efendi gibi, sakin sakin Rize gezi rehberi yazacağız. Söz. (ve tüm Karadeniz şivesi temalı espri isteğimizi tek bir paragrafta gidererek yolumuza devam ediyoruz)

Rize gezimiz ani gelişti. Ani gelişti, üstelik çok uzun bile sürmedi, ama etkileri büyük oldu, en yakın zamanda şöyle Artvin’e uzanıp Batum’a kadar giden bir Doğu Karadeniz turuna çıkmazsak öleceğiz hastalığına yakalandık diyebiliriz. Şu ana kadar bize Karadeniz’i ve Karadeniz’in doğasını öven herkesi çaya bekliyoruz arkadaşlar. Hiç de abartmamışsınız, hiç de haksız değilmişsiniz. İstanbul’a döndük döneli bir şehir hayatıyla bozuşmadır, bir betona küsmedir, bir yeşil özlemidir aldı başını gidiyor, umarız evi botanik bahçesine çevirmeye falan kalkışmayız.

Rize gezi rehberi
Rize Gezi Rehberi: Rize’ye Ne Zaman Gidilir?

Aslına bakarsanız genel olarak Karadeniz turuna çıkmak için ideal zamanı belirlemek ya da önermek pek de kolay değil, çünkü bir anda çılgın bir yağmura falan yakalanıp bize saydırma ihtimaliniz bizi korkutuyor, yine de elimizden geleni yapacağız.

Aslında Rize gezisine çıkarken aklınızda bulundurmanız gereken en önemli şeyi aslında 2-B’den Berfe bile biliyor, burada her zaman yağmur yağma ihtimali var. Dolayısıyla yağıştan haz etmiyorsanız bile Rize gezisine ne zaman çıkacağınızı bu duruma göre planlamaya çalışmanız pek de mantıklı değil. Herhangi bir zaman yağmur yağabilir. Bu yüzden başka koşulları göz önünde bulundurmak gerekiyor. Ne gibi? Mesela yol koşullarının bazı noktalarda zaten yeterince zorlu olması sebebiyle kışın gitmenin pek de mantıklı olmadığı aşikâr. Bizim gibi Ağustos ayında gidecek olursanız da gündüz sıcaktan çıldırıp akşam en kalın sweatshirt’ünüze sarılmanız gerekebilir ve bünyeniz şaşkına dönebilir. Ancak her halükârda yazın gitmek kışın gitmekten daha mantıklı, bizce o tartışmaya açık değil. Bu noktada yağış ihtimali yüksek olsa da ara dönemlerde gitmeyi değerlendirebilirsiniz ancak birçok kişi Rize’nin en çok sonbaharda yağış aldığını söylediği için galiba burada sizinle beraber sesli düşündükten sonra kişisel deneyimimizden de yola çıkarak Rize’ye gitmek için en mantıklı dönemi yaz ayları olarak ilan edeceğiz. Yine de karar sizin.

*Eğer olaya etkinlik bazlı yaklaşmak isterseniz bizim storyleri izlerken kendinizi kaybettiğiniz Red Bull Formulaz döneminde Rize’ye gitmek isteyebilirsiniz. Hani şu yerli halkın kendi tahta arabalarını yapıp birbirleriyle yarıştığı tam anlamıyla bir ÇILGINLIK olan etkinlikten bahsediyoruz. Biz aşırı sıcağa rağmen baya, BAYA güldük ve eğlendik, bizce kesinlikle değerlendirebilirsiniz. Buradan Redbull’u öpücüklere boğarak Çarkıfelek’i aramış seyirci gibi selamlarımızı göndermek istiyoruz.

Red Bull Formulaz
Rize Gezi Rehberi: Rize’de Konaklama

Rize popüler hale geldikçe konaklama konusunda herkesin yer kapmaya çalıştığı popüler yerler de ortaya çıkmaya başladı. Bunlardan en popüleri sanırsak Norveç’teymişsiniz hissi yaratan görüntüsü ile Ada Pansiyon. Hakikaten de çok şirin, çok #cabinporn görünüyor, ancak bizim orayı deneyimleme imkanımız olmadı. Olur da yer bulamazsanız yine aynı tarzda konaklama seçeneği sunan Toşi Pansiyon’u da tercih edebilirsiniz ki biz buraya bir biralık uğradık (burada bir biralık uğrayacak yer bulmanın altın değerinde olduğunu da ekleyelim, ona göre ölçün) ve hakikaten çok güzel bir lokasyonda, oldukça tatlı bir pansiyon, kesinlikle tercih edebilirsiniz. Yok kardeşim ben bildiğimiz dümdüz otelde kalacağım diyorsanız Ardeşen’de yer alan ve iyi bir lokasyonda kabul edebileceğimiz Suada Otel de tercih edilebilir.

*Biz vaktimizin kısıtlı olması sebebiyle bu deneyimi yaşayamadık, ancak bizce siz mutlaka buna göre plan yapın, mümkünse zamanınızı ona göre ayarlayın ve çıktığınız yaylalarda birer gece konaklayın. Çünkü yaylaların gündüzü ayrı, gecesi ayrı, sabahı ayrı güzel oluyor. Üstelik hava durumu çok değişken olduğu için önünüzde gördüğünüz manzara gün içinde sürekli değişiyor desek abartmış olmayız. Bu noktada Ayder’i direkt geçiniz diyerek Pokut’ta ya da Gito’da kalmanızı önereceğiz. Ayder Yaylası’nı neden geçin dediğimizi aşağıda açıklayacağız.

Rize rezi rehberi

Rize’ye Ulaşım & Rize’de Ulaşım

Öncelikle bilmeniz gereken konu, şayet Rize’ye uçak ile ulaşmaya çalışacaksanız bunu yapamayacak olduğunuz……Çünkü Rize Havaalanı diye bir şey mevcut değil. Eğer civarda bir gezi gerçekleştirecekseniz mantıklı olan Trabzon’a uçmanız ve oradan Rize’ye geçmeniz. Trabzon Havaalanı’ndan Rize merkeze mesafe yaklaşık 70 km. Oradan da Ardeşen ve Çamlıhemşin taraflarına geçmek gibi bir planınız varsa, ki Rize gezisine çıktıysanız olmalı, bunun için de yaklaşık +50 km daha gitmeniz gerekecek.

Şimdiii, annelerimiz korkar diye gezi boyunca bir şey demedik ama artık sessizliğimizi bozuyoruz. Biz bu gezide uçurumdan aşağı yuvarlanıp ölmediysek daha da ölmeyiz arkadaşlar…….Hani ölsek en azından güzel yerde ölmüş olurduk belki ama, yine de vuku bulmaması isabet olmuş. Ümit edelim de sizin anneleriniz burayı okumadan bu geziye çıkmayı başarın sdfsd. Şaka bir yana, ta oraya kadar gidip yalnızca Rize merkezde vakit geçirecek kadar kafayı yemediğinizi varsayacak olursak gideceğiniz bazı yolların bayağı gerilim filmi tadında, aşağı indiğinizde “hayat çok güzel, annemi, anneannemi falan bi’ arayayım :’))))” dedirtecek yollar olduğunu şimdiden söyleyelim. Öyle ki, eğer aracınıza ve sürücülüğünüze çok güvenmiyorsanız aşağıda söz edeceğimiz bazı yaylalara kendi kendinize çıkmaya kalkışmasanız çok daha iyi bile olabilir.

Rize gezi rehberi
Genel olarak Rize geziniz boyunca bir arabanız olması şart, çünkü gezmek isteyeceğiniz noktalar arasında bayağı bir mesafe olacak ve bunu yalnızca toplu taşıma araçları ile gerçekleştirme ihtimaliniz pek de gerçekçi değil. Eğer mümkünse şöyle 4×4, babalar gibi bir araç kiralayın ve sürücülüğüne güvendiğiniz arkadaşınızı bu gezide size eşlik etmeye zorlayın deriz. Çok şükür bizim yanımızda iyi araba kullanan birisi vardı da 3. sayfa haberi olmadan eve dönmeyi başardık.

*E ne olacak şimdi, araba kullanamıyoruz diye o yolundan tırstığınız yaylalara gidemeyecek miyiz yani diyenler, durun, bu işi halledebiliriz. Sırf Rize özelinde değil, Karadeniz genelinde bu yolu zorlu olan noktalara ulaşmak için pek çok seçeneğiniz oluyor. Bunun için katılabileceğiniz turlar (örneğin Pokutsal Tur) mevcut. Yok ben turlara katılmak istemiyorum diyorsanız kaldığınız otele “ben X’e gitmek istiyorum” dediğiniz takdirde %98 ihtimalle size yardımcı olabilecek birini önereceklerdir. O da olmazsa gitmek istediğiniz yaylanın yakınlarına gidip oralarda bir restorana/dükkana sorduğunuzda size “Mehmet bu işi çözer durun arayayım” şeklinde önerilerde bulunacaklardır. Biliyoruz şu an bu şekilde söyleyince aklınıza yatmıyor olabilir, ancak gerçekten işler bu şekilde ilerliyor ve elbet size yardımcı olacak birini buluyorsunuz.

*Şayet yaylalara bir lokalin yardımı ile çıkacak olursanız genellikle sizinle beraber yukarı yaylaya çıkıp, orada konaklayacaksanız geri iniyor, konaklamayacaksanız sizi bekleyip sonrasında sizi tekrar aşağı indiriyorlar. Tabii ücretlendirmesi de size ayırdıkları süreye göre değişiyor. Adamı 5 saat alıkoyup yalnızca yukarı çıkma parası vermeyi beklemiyorsunuz herhalde, pes………..

Rize gezi rehberi
Rize Gezi Rehberi: Rize’de Ne Giyilir?

Normalde “mırıbı ırkıdışlııır kınılıma hışgıldınıııız” diyormuşuz gibi hissettirdiği için bu ne giyilir bölümünü yazmaktan çoktan caymıştık. Ancak söz konusu Rize olunca bu noktaya parmak basmamız gerekiyor, çünkü Rize’de ne giydiğinizin önemi var ve bundan haberdar olmadan oraya gidecek olursanız oradan bize bir ABV mesajı atmanızdan korkuyoruz. Hangi mevsim giderseniz gidin, Rize’de yanınızda bulundurmanız gereken en önemli iki şey yağmurluk ve en az bir adet kalın bir üst. Zaten eğer ilkokulda dersi 5 dakika falan dinlediyseniz neden yağmurluğa ihtiyacınız olduğunu biliyor olmalısınız, artık onu da biz anlatmayalım. En basit bilgi kardeşim, Karadeniz dediğin yağmurlu olur işte. İşin kalın üst kısmı ise yaz kış fark etmeksizin gündüz ve akşam ciddi bir sıcaklık farklı olmasına dayanıyor. Özellikle yaylalarda hava bayağı serin olabiliyor, dolayısıyla ay nasıl olsa Ağustos ayı diye düşünüp Leyla gibi gitmeyin, üstünüze bir şey alın. Bizi iyice annenize çevirdiniz……….. Tüm bunlara ek olarak, yağmur çizmesi de bayağı iş görüyor, onu da yaz kış fark etmeksizin yanınıza alabilirsiniz, aklınızda bulunsun. Instagram’da Balıkçı Kızı Azize esprileri yapmak isteyenlere gün doğdu. Bir de eğer yaylalarda yürüyüşe çıkmak ya da hiking yapmak gibi bir niyetiniz olursa, ki tam yerindesiniz, o çirkinliğinden gözlerimizin kanadığı outdoor ayakkabılardan almak da iyi bir fikir olabilir.

*Genel olarak Rize halkının birazcık tutucu olduğunu söylemeden geçersek ve siz de Instagram’a güzel fotoğraf derdine Rize’ye Berlin’e gidermiş gibi giderseniz sonuçları pek hoş olmayabilir. Özetle buralardayken EDEBİNİZLE GEZİN, bakın bunu kolay kolay söylemeyiz, ona göre.

*Böyle yanınıza almanız gereken şeyleri yazmışken bir detayı eklemeden geçmeyelim, Rize’de çok arı var! Bunu ortama korku salmak, gerilim yaratmak için söylemiyoruz (tamam biraz onun için olabilir), sadece alerjiniz falan varsa bu konuda önlem alın, yanınıza ilaç milaç bir şey götürün diye hatırlatmak istedik.

Rize Gezi Rehberi
Rize Gezi Rehberi: Rize’de Gezilecek Yerler

Çamlıhemşin

Rize geziniz boyunca en çok vakit geçireceğiniz yerlerden birisi aslında Çamlıhemşin. Zaten aşağıda anlatacağımız bazı yerler de aslında Çamlıhemşin kapsamında sayılıyor. Zilkale, Çinçiva Köyü, Palovit Şelalesi falan derken aslında biz de büyük ölçüde Çamlıhemşin tarafında vakit geçirdiğimizi fark ettik. Zaten bir noktada Çamlıhemşin’in il olması için başvurma kararı alacaktık, nereye gitsek Çamlıhemşin çıktı arkadaş. Sanırsak bu kısıtlı zamanımız olması sebebiyle öncelikli olarak turistik aktivitelere dadanmış olmamızdan kaynaklanıyor.

Çamlıhemşin genelinde doğa odaklı aktiviteler dışında şayet rafting, kano, zipline gibi olaylara girişmek isterseniz bu alanda da pek çok seçeneğiniz mevcut. Sağda solda Fırtına Deresi üzerinde bu işi yapan bir sürü yer ile karşılaşıyorsunuz. Yuvarlanıp sulara gömülürseniz ve son sözünüz “BURAYI OITHEBLOG ÖNERMİŞTİ” falan olursa diye bu alanda herhangi bir yeri önermek istemiyoruz, artık kendiniz karar verirsiniz.

Zilkale Rize
Zilkale

Bizi sallayacaklarını bilsek Game of Thrones’dan yetkili bir abiyi arayıp “ya burayı da çekim lokasyonu olarak değerlendirebilirsiniz aslında” gibi bir öneride bulunacağımız Zilkale, adeta filmlerden fırlamış gibi yükseliyor yeşilin ortasında. Çok şükür buraya ulaşmak diğerleri kadar zorlu değil (araba kullanmaya alışkın değilseniz arada minik gerginlikler yaşatıyor) ve düzgün sayılabilecek bir yolu olduğu için öyle 4X4 bir aracınız falan yoksa bile gidebilirsiniz.

Orada bulunan bir tabeladan edindiğimiz bilgiye göre Fırtına Deresi’nden 100 m, denizden 750 m yüksekte olan Zilkale’nin kesin yapım tarihi bilinmiyor, o yüzden hiç o konulara girmiyoruz. Giriş ücreti dönem itibariyle 3 TL ve içeride kaleyle ilgili bilgi edinebileceğiniz bir takım açıklamalar da yer alıyor. İnanılmaz manzarayı izlemekten o kısmıyla pek ilgilenememiş olacağız ki daha fazla bilgi veremiyoruz, artık gidince okursunuz. Burada fotoğraf makinelerinizi hazır edin ve mümkünse öncesinde doğa karşısında bir saygı duruşunda bulunun deriz. Gözlerimiz bu güzelliği gördüğü için mesuduz, kaçırmayınız, üşenmeyiniz, gidiniz.

*Dağda bayırda çişimiz gelirse ne yapacağız diye korkmayın, burada restoranımsı bir yer var.

Şenyuva Köprüsü Rize
Çinçiva (Şenyuva Köyü)

Eski ve bizim kullanmayı sevdiğimiz adıyla Çinçiva, yeni adıyla Şenyuva Köyü aslında Çamlıhemşin’e bağlı bir köy. Ancak arada kaynamasın diye ayrıca yazıyoruz, çünkü bizce kesinlikle hoşunuza gidecek bir nokta olduğu için uğramanız şart. Bölgenin en turistik atraksiyonu yemyeşil doğanın içinde acayip güzel bir manzara veren Şenyuva Köprüsü. Bizim gibi bölgenin yabancısıysanız Şenyuva Köprüsü’ne ulaşana kadar başka taş köprüler görüp hepsinde durmaya kalkışıp her birinde “AA BU ŞENYUVA KÖPRÜSÜ HERHAL” diye durmaya kalkışabilirsiniz, normaldir, çünkü onlar da çok güzel. Bunun dışında pek küçük ve şirin bir köy olduğu için büyük ihtimalle aşağıda söz edeceğimiz mekanlarda vakit geçirmek isteyeceksiniz ki bu bir adet 3. Dalga kahveciyi, bir adet tatlı mı tatlı dükkanı ve Fırtına Deresi’ne bakan güzel bir kahveyi kapsıyor, onun için sizin aşağı alalım.

Pokut Yaylası

Tartışmasız bir şekilde Rize’de görebileceğiniz en güzel yerlerden biri olan Pokut’a ulaşmak için önce Çamlıhemşin’e ulaşmanız gerekiyor. Hatta kaptırıp direkt yukarıda bahsettiğimiz Şenyuva’ya gittikten sonra kime sorsanız gösterir kolaylığındaki Çinçiva Kafe’yi ya da Zua Coffee’yi bulursanız zaten biraz daha ileride Pokut’a giden yolu göreceksiniz. Buradan yol tarifi aldığınızda mesafeyi 10 km civarı bir şey olarak gösterse de bu o sizin bildiğiniz on kilometrelerden değil canlarımız. Eğer dandik arabayla çıkmaya kalkışırsanız hayatınızın en uzun 10 kilometresi olabilir, hatta aracınızla bir noktada kalarak kurda kuşa yem olabilirsiniz. (bazıları buna doğal seleksiyon da diyor) Dolayısıyla yukarıda ulaşım bölümünde söz ettiğimiz gibi ya iyi bir araçla ya da size yardımcı olabilecek, buraları bilen biri ile çıkmanızda fayda var. Bu çileye değer mi diyeceksiniz, DEĞER. Çıkın, ama ne yaptığınızı bilerek çıkın, gaza gelmeyin, artistlik yapmayın. (hep bunu söylemek istemiştik ya sdfjs)

*Pokut Yaylası’nda çıkan birçok kişi Sal Yaylası’na da uğruyor, çünkü yürüyerek Pokut’tan Sal’a geçiş yapabiliyorsunuz. Bu öyle 2 dakikalık bir mesafe değil tabii ama, olmayacak işler peşinde de koşmuyorsunuz, bizce güzel plan.

Pokut Yaylası
Ayder Yaylası

Biz Ayder Yaylasına gitmedik. Bilerek, isteyerek, kendi hür irademizle, gidebileceğimiz halde gitmedik. Cümlenin baş harflerine bakıp “bu cümle baskı altında yazılmıştır” akrostişi falan aramayın, hakikaten kendi isteğimizle gitmedik. Bu denli adı sanı duyulmuş, bu kadar turistik bir noktaya neden gitmediniz bre densizler diyebilirsiniz ama, aslında sebebi cümlenin içinde saklı. Ayder biraz FAZLA turistik bir hale geldiği için Rize’de konuştuğumuz kişilerden tutun daha önce Doğu Karadeniz gezisine çıkmış yakın dostlarımıza kadar herkes “Abi Ayder’i direkt es geçin” deyince direkt caydık. Zaten kısıtlı olan zamanımızı Ayder’e ayırmak istemedik açıkçası. Ayder Yaylası’nda yine bir Türkiye klasiği olarak inanılmaz güzellikteki bir yerin içine edilmesi durumu yaşanmış. Beton gelmiş, mangal gelmiş, piknik çöpü gelmiş, imara açılmış falan derken hüzünlü bir hikayeye dönüşmüş Ayder. Gitmememiz, gezmememiz bundandır. İlla da göreceğiz derseniz özellikle hafta sonu ve bayram seyran döneminde gitmeye karar verirseniz bizce yol yakınken vazgeçin.

*Rize yaylaları konusuna girmişken Rize’de Amlakit Yaylası, Huser Yaylası, Gito Yaylası gibi keşfedebileceğiniz başka yaylalar olduğunu da ekleyelim. Ancak bu sürece girecekseniz her birine çıkmak için uzun zaman ayırmanız gerektiğini ekleyelim, ikisini 1 günde hallederiz falan gibi bir düşünceye kapılıp hayal peşinde koşmayın, buralara çıkmak da pek kolay değil. Uygun aracınız mevcut değilse buraları iyi bilen birinden lokallerden ya da profesyonel birinden destek almak mantıklı olan.

Palovit Şelalesi Rize
Palovit Şelalesi

İzlanda terk hareketler bunlaaar dabadaba dapdap daaa. Ormanın içinde, heybetli ağaçların ve kayaların arasından dökülen bir şelale görüp de nasıl İzlanda benzetmesi yapmayabiliriz ya, tabii ki yapacağız. Öyle abartıp Niagara beklentisiyle falan gitmezseniz Palovit’in görüntüsü hakikaten güzel. Üstelik Palovit Şelalesi’ne arabayla gittiğiniz takdirde yol sizi şelalenin yanına kadar götürüyor. Ancak eğer kalabalık bir gününe denk geldiyseniz ileride ciddi bir araba yoğunluğu oluyor ve yol dar olduğu için geri dönmek öyle pek de kolay olmuyor. Bu sebeple eğer kalabalık olduğunu sezdiyseniz arabayı biraz geride bırakıp şelalenin olduğu tarafa yürümek mantıklı olabilir. Ardından şelalenin tam olarak yanına gitmek isterseniz aşağı inebileceğiniz merdivenler mevcut.

Rize Lale Lokantası
Rize’de Ne Yenir & Ne İçilir?

OY OY OY diye bağırmak, yaylalarda koşmak, Kurabiye Canavarı’nın kurabiye yediği gibi yemek yemek istiyoruz arkadaşlar. O muhlamaları, (mıhlama değilmiş, şimdiden öğrenin, rezil etmeyin bizi oralarda) o kavurmaları, o kuru fasulyeleri yemez olaydık. Şimdi o yemekleri başka yerde yiyip de nasıl beğeneceğiz inanın biz de bilemiyoruz. Allahtan çok uzun kalmadık da her heves ettiğimizi şeyi deneyemedik, İstanbul’daki dandik versiyonları ile yetinmesini bileceğiz.

Biz zamanımızın kısıtlı olması sebebiyle hepsini deneyemedik ancak sizin için küçük bir turist özeti geçecek olursak, Rize’da laz böreği, muhlama, hamsili pilav, pide yemeden dönmüyoruz efenim, olayın özeti budur. Rize’de 2 günde ne yedik ne içtik ona geçiş yapacak olursak:

Lale Lokantası  

Lale Lokantası’na Açık Mektup

Sayın yetkililer, sizinle tanıştık tanışalı hiçbir şey eskisi gibi değil. Rica ederiz şu kuru fasulyenizde kaliteyi birazcık düşürün de başka yerlerde de kuru fasulye yemeye devam edebilelim. Bu yaptığınız vicdansızlıktır, bu yaptığınız diğer tüm kuru fasulyelere ayıp etmektir. KADAYIFLI SÜTLAÇ diye bir şey yapmak nasıl bir şeytani zekanın ürünüdür? Sizi sevgi ve saygıyla selamlıyor, RESPECT diye bağırarak ortamı terk ediyoruz.

Sevgiler, Öykü ve İdil.  (Yenipazar Mahallesi, Hopa Cad. No:93)

Rize'de yeme içme
Zua Coffee

Artık bizim kızlar net olarak kafayı yedi diye düşündürtecek bir şey söylemek istiyoruz, Çamlıhemşin’de 3. dalga kahveci bulduk. Üstelik bizim Kronotrop’un kahvelerini satıyorlar. İnanmıyorsanız gidin kendi gözlerinizle görün. Üstelik  hemen yanında yer alan Peri Dükkan’a uğrarsanız bayağı hoşunuza gidecek şeyler de (mesela Lazika’nın çayları gibi) bulabilirsiniz, aklınızda bulunsun.  (Şenyuva no:13, Kahve Çinçiva’nın karşısı)

Rize gezi rehberi
Akasya Restoran

Normal koşullarda Akasya Restoran’ı size önermemiz için çok da büyük bir sebep yok, öyle bir restoran işte. Ancak önereceğiz, çünkü normal koşullarda değiliz. O ne demek? Şu demek; Rize’de, özellikle bu size gezmenizi önerdiğimiz yerlerin civarında alkol alabileceğiniz pek de fazla mekan yok. O yüzden Akasya buralarda altın değerinde. Bundan mütevellit hepiniz Rize’de rakı masasına oturduğumuzu görünce “ORASI NERESİ ALLAH AŞKINA SÖYLEYİN” mesajlarına boğdunuz diye tahmin ediyoruz. Neticede bu derdinizin çözümü Akasya Restoran. İsterseniz alabalığı ünlü. Yok kardeş derseniz köfte vs. de var. Muhlaması da bayağı güzel, ortaya bir tane yapıştırın gitsin, fezaya kadar uzatırsınız. (Adresi Ayder Yolu üzeri 9. Km diye yazmışlar, Ardeşen’e yakın)

*Deneyemediğimiz ve aklımızda kalan yer: Liman Lokantası. Zevklerine güvendiğimiz herkes burayı önerdi, lakin zamanımız yetmedi. Bizim yerimize denerseniz haber edin mutlaka.

*İkinci bir deneyemediğimiz için içimizde kalan yer Rize’de değil Trabzon’da. İsmi Kalkanoğlu Pilavcısı ve gerçekten Rihanna kadar meşhur. Şayet Trabzon’a uçup oradan Rize’ye geçecekseniz buraya mutlaka bir şans verin. Ancak geç gitmemeye özen gösterin, akşama kalmıyormuş.

4 Yorum

  • Merhaba Öykü ve İdil,

    Biz de bu sene sizin gibi üç kız araba kiralayıp karadeniz turuna çıktık. İlk gittiğimizde sonbahardı ve doğanın güzelliğine hayran kalmıştık. İkinci gittiğimizde de bahardı. Size tavsiyem ikinci gidişinizi kesinlikle sonbahara denk getirin. Doğanın bu kadar farklı renk barındırdığına inanamayacaksınız.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir