Havana Gezisi Notları: Fidel’in Ardından İkinci Küba Seyahati

Havana Gezisi
İlk Havana gezisi deneyimimizde, şöyle gezinin sonlarına doğru yaklaşmaya başlayınca aramızda bir tabii ki bir “ulan şuralara yine gelir miyiz be” muhabbeti başlamıştı. E tabii o zamanlar bırakın Havana’ya ikinci kez gitmeyi, bir daha civarından geçebilir miyiz onu bile bilmiyorduk. Neticede bir insanın başına gelme ihtimali düşük bir şey bir şekilde bizim başımıza geldi ve Havana’ya ikinci kez gidebilme, Küba’yı Fidel varken gördüğümüz gibi Fidel’den sonra da görebilme şansımız oldu, hala aniden gelen bu duruma inanamama duygusuyla başa çıkmaya çalışıyoruz.

Havana gezisi
Pek sevgili Ciudad de la Habana ile ilgili ne desek az gelir, yetersiz kalır gibi geliyor. Öyle bir yer ki, onlarca şehir gezip, onlarca ülkede günlerimizi geçirdikten sonra gittiğimizde bile hala o “bu şehrin eşi benzeri yok” hissi kafamızda tüm Havana gezisi boyunca dolaştı durdu resmen. Hani her ülkenin sokaklarında kaybolmaktan bir şekilde haz alabiliyoruz belki ama, söz konusu Havana oldu mu işler bambaşka bir hal alıyor. Bizim açımızdan tartışmasız bir şekilde dünyanın herhangi bir noktasında bu şekilde hissedebilme ihtimaliniz yok. Bu duyguyu tarif etmek, gerçekten nasıl hissettirdiğini betimlemek ise pek kolay değil, tam bir “anlatamam görmen lazım” durumu söz konusu. İlk gidişimizde bizi tam anlamıyla afallatan, hatta biraz da ürküten o sokaklarda geçirilen günlerin ardından gelen içinde bulunduğunuz ülke ile tamamen zıt bir “daha fazlasını isteme” duygusu gerçekten de kontrol edilebilir bir şey değil. Havana’da kaldıkça kalasınız, normal koşullarda, başka bir ülkede olsa belki adımınızı atmaya bile çekinebileceğiniz görüntüdeki o sokaklarda hayatınızın bir kısmını geçiresiniz geliyor resmen desek yeridir.

Havana gezisi
İşin övgü kısmını bitirip Havana gezisi kısmına geçiş yapalım, öncesinde Havana gezisi boyunca işinize yarayabilecek diğer yazılarımızı da şöyle aşağı bırakalım.

*Bireysel Küba Seyahati Nasıl Planlanır?
*Küba’da Kalınacak Yer Nasıl Ayarlanır?
*Küba’da İnternet Meselesi
*Küba Vizesi Nasıl Alınır?
*Küba Gezi Rehberi: 4 Şehir, 4 Mutlu Gün
*Havana Gezi Rehberi (bir önceki gidişten kalma)
*“Canım Küba’ya Gidiyorum Hiç Öpmeyeyim” Playlistimiz

Havana gezisi
Havana’ya Ne Zaman Gidilir / Ne Zaman Gidilmez?

Nasıl olsa Havana hep sıcak, hep güneşli, ne zaman istiyorsam gider gezerim kardeşim diye düşünüyorsanız geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Artık talihsiz bir şekilde bir Ebru Güneş şarkısına konu olup fırtınalara mı kapılırsınız, ortalığı seller götürürken otel camından “ya güzel şehre benziyor aslında” diye dışarı baktığınızla mı kalırsınız biz de bilemiyoruz. Neyse, şanslısınız ki burayı okuyorsunuz, rica ederiz………. Peki tabii Havana gezisi için iyi ve kötü dönemler var, biz bunları bizim mevsimlere göre değil de, oraların durumuna göre kategorize ederek aşağıda şöyle bir özet geçelim de başınıza iş gelmesin.

Havana’ya Gitmek İçin En İyi Dönem: Net bir cevap verelim, bizce Aralık, Ocak, Şubat ayları Havana gezisi için en iyi dönemler. Mart ve Nisan da olur, onlar da fena değil. Neden bu ayları seçtiniz diyecek olursanız cevabı çok açık, çünkü bu dönem “dry season” olarak geçiyor. Yani yağmur çamurun daha az olduğu, dolayısıyla daha rahat gezebileceğiniz dönem. Bu dönemlerin tek olumsuz yanı sizinle beraber dünyanın geri kalanı da bu bilgiye sahip olduğu için şehir genelinde fiyatların diğer aylara kıyasla bir tık daha yükselmesi.

Havana gezisi
Havana’ya Gitmek İçin En Kötü Dönem:
Haziran, Temmuz, Ağustos ve Eylül’de Havana gezisi planlama işini mümkünse geçiniz sayın okuyucu. Bu dönem hem “wet season” hem de fırtınaların koptuğu, ortalığı sellerin götürdüğü dönem. Öyle ki bu durum Mayıs ayında inceden başlıyor bile, biz yaşadık oradan biliyoruz. Aniden bir yağmur başlıyor ki, yağmur seven adama bile 3 dakika sonra YETER LAN dedirtiyor. Sonra bir yağıp bir yağmayarak bütün gün sizinle dalga geçiyor. Başka zamanım yok illa ki bu aylardan birinde gideceğiz diyorsanız en azından Ağustos ve Eylül’den kaçının deriz, çünkü fırtına ihtimali o aylarda daha da yükseliyor.

*Genel bir bilgiyi vermeden de geçmeyelim, Noel, Paskalya vb. tatil dönemlerinde gitmek gibi bir karar alırsanız ortalık çok daha kalabalık olabilir, çünkü yabancılar bu dönemlerde Küba’ya akın etmeyi seviyor. O yüzden şayet bu dönemlerde gitme kararı aldıysanız otel işlerinizi falan önceden çözün, ya da komple bu dönemi es geçin.

Havana'da Konaklama
Havana’da Konaklama

Bırakın Havana’yı, genel olarak Küba’da konaklama meselesini çözmek gittiğiniz diğer ülkelere kıyasla bir tık daha çileli bir mesele. Siz şanslısınız, elimizde adeta Derya Baykal’mışız gibi önceden çekilmiş çile var, size sadece gerekli bilgileri edinme kısmı kaldı. Bu sebeple burada lafı uzatmadan sizi Küba’da konaklama yazımıza doğru alacağız ve Havana’da konaklama ile ilgili tüm sorunlarınız bir anda çözülüverecek. Ya bazen amma iyi insanlar oluyoruz di mi? Bi’ kek börek falan yapıp gönderseniz mi?

Yok ben hallederim yeaaa oraları okumaya gerek yok diyorsanız bizce bayağı kötü bir karar veriyorsunuz ama artık iş bizden çıktı. Şayet direkt Havana’da otel önerisi istiyorsanız deneyimlediğimiz iki seçenek önerebiliriz: Eğer şehir içinde, müthiş mimariye sahip bir binada kalmak ve direkt kendinizi Havana sokaklarına atmak istiyorsanız Hotel Raquel, şehir dışında tipik bir büyük otelde internet erişimine sahip olmak ve dev yataklarda yatmak istiyorsanız Melia Habana. Merak etmeyin, Melia Habana’nın şehir merkezine ücretsiz olarak giden otel servisleri var. Bir de Z ailesinin de tercih ettiği (Beyonce Z ve Jay Z yani) Hotel Saratoga var, ama o artık pahalılıkta başka bir seviye olduğu için şayet gider kalırsanız bize de haber verin de beraber bir fotoğraf falan çekilelim. Bizimkiler de orada kalmıştı deriz…………

Havana gezisi
Havana Pahalı Bir Şehir Mi?

Yani şu soruyu sorup da tadınızı kaçırmak istemezdik ama, madem Havana gezisi yazısı okuyacak kadar Havana’ya gitme aşamasına yaklaştınız, sizden bu gerçeği gizleyemeyiz. Birçok kişi aksini zannetse de bu Havana resmen pahalı bir şehir arkadaşlar, acı ama gerçek. Bu noktada biraz daha detay isteyeceğinizi tahmin ederek “Bireysel Küba Seyahati Nasıl Planlanır” yazımızda Küba gezisi bütçesi ile ilgili de bir bölüm hazırladık, onun planlamanız açısından size bayağı bir faydası olacaktır diye düşünüyoruz.

Havana gezisi okul
Havana’da bir okul, makine gördükleri gibi poz veriyor şapşallar <3

Havana Gezisi: Havana’da Gezilecek Yerler

Havana’da gezilecek yerler kısmına geçiş yapmadan önce Havana’nın bölgelerinden bahsetmekte fayda var zira bu bilgiler gezinizi planlamanız açısından işinize yarayacak. Havana 3 ana bölgeye ayrılıyor. Havana Vieja yani Eski Havana, Centro Habana yani Havana Merkez (giderli semt adına döndü Türkçesi ya) ve Vedado yani daha modern ve yeni olan bölge. Turistik yerler söz konusu olduğunda sizin işiniz çoğunlukla Vieja ve Centro Habana ile olacak. Vedado’da da gezip göreceğiniz birkaç yer ve özellikle yeme içme için pek güzel alternatifler söz konusu, onlardan da söz edeceğiz. Bu arada tabii ki şehirde başka bölgeler de söz konusu ama biz özellikle bir turisti ilgilendirebilecek yerleri özet geçtik. Şimdi Havana’da gezilecek yerler kısmına geçiş yapabiliriz.

Havana Plaza de la Catedral
Havana Gezisi, Plaza de la Catedral.

Havana Plaza de la Catedral
Plaza de la Catedral

Havana’da gezilecek yerler girizgahını Plaza de la Catedral, yani Katedral Meydanı, yani Catedral de San Cristóbal de la Habana ile yapalım. 80 tane yer gibi dursa da hepsi aynı katedral. Burası tartışmasız bir şekilde Havana’nın en turistik noktalarından. Şehre yeni gelen turistler esrarengiz bir güç tarafından çekiliyormuşçasına kendilerini burada buluveriyor. Adını tahmin edebileceğiniz üzere meydanda tüm görkemiyle yükselen Catedral de la Habana’dan alıyor. Katedralin hemen karşısındaki bina da eminiz güzelliği ve tepesinde yükselen palmiyesi ile dikkatinizi çekecektir. (O ağaç Royal Palm oluyor, Küba’nın ulusal ağacı sayılan bir palmiye türü) Söz konusu bina da şu an Museo de Arte Colonial olarak kullanılıyor. Katedrali arkanıza aldığınızda solunuzda kalan kemerli bina ise Palacio del Conde Lombillo. Hemen önünde yer alan heykeli sokak sanatçısı zannedip hareket edecek mi acaba diye tetikte beklemenize gerek yok. O gerçekten bir heykel, ünlü bir flamenko sanatçısı olan Antonio Gades’in heykeli.

-Katedrale girip içini gezebilirsiniz, giriş ücretsiz.

-Hani o her Havana gezisine çıkmış insanoğlunun Instagram’ında, her Küba fotoğrafında karşınıza çıkan puro içen geleneksel giyimli teyzeler var ya. İşte onlar bu bizim Katedral Meydanı’nı resmen mesken tutmuşlar. Eğer onlarla fotoğraf çektirmeyi kafaya koyduysanız istikamet Katedral Meydanı. Ücret istediklerini de ekleyelim, öyle bedavaya güzel fotoğraf yok, attırıverin 1-2 CUC.

Havana Plaza de Armas
Plaza de Armas

Bir diğer turistik ve popüler meydan, Plaza de Armas. Ortasında yine bizim Royal Palm ağaçları yükseliyor (üstelik burası aynı zamanda internet parkı), etrafını ise şahane tarihi binalar çevriliyor. Bizim favori binamız Palacio de los Capitanes, günümüzde Museo de la Ciudad olarak kullanılıyor. Hiç ilginizi çekmiyorsa bile ücret ödemeden kafanızı içeri uzatın, zira avlusunun güzelliği sizi müzeyi gezmeye de itebilir, öyle güzel, öyle kıskanılası. Şehir Müzesi’nin hemen karşısındaki mavi detaylı ihtişamlı bina ise Havana’nın en eski otellerinden biri olarak biliniyor. Gittiğinizde Plaza de Armas’ta Pazar günleri hariç kitapçıların kurulduğunu da görecekseniz. Turistik bunlar, beni mi yiyecekler diye geçip gitmeyin, zira biz oradan bayağı orijinal ve güzel ikinci el kitaplar kaptık. Özellikle Küba’ya dair kaynak arayışındaysanız yalnızca İspanyolca değil İngilizce seçenekler de bulunabiliyor.

Eğer Plaza de Armas’a kadar geldiyseniz Castillo de la Real Fuerza’nın çok yakınındasınız demektir. Zamanında korsan saldırılarına karşı savunma amacıyla yapılmış kaleyi gezmek isterseniz aklınızda bulunsun. Günümüzde müze olarak kullanılıyor, ancak İngilizce konusunda oldukça zayıf. Tepesine çıkıp küçük çaplı bir manzara da görebilirsiniz.

Havana Gezisi, Plaza Vieja
Havana Gezisi, Plaza Vieja

Plaza Vieja

Evet tamam, Havana’daki meydanların her biri adamı gerçekten “beni Küba’nın yağmurlarında yıkasınlaağğr” diye bağırma noktasına getiriyor.  Bu kadar güzellik bize fazla arkadaşlar, biz Taksim Meydanı grisine alışmışken burada sarılar maviler, kemerli memerli tarihi binalar falan HAYIRDIR YA? Yine de tüm bu meydanlar arasında bizim şampiyonumuz Plaza Vieja. Mimarisinden ötürü mü, binaların yenilenmiş olmasından ötürü mü, yoksa daha samimi bir havası olmasından sebep mi bilemiyoruz ama, buranın bünye üzerindeki etkisi bir başka sanki. Hani Almodovar buraya gelse sanki bu meydanda kesin 1-2 sahne çekermiş gibi desek size de bir şey ifade eder mi? İşte öyle bir meydan.

Plaza Vieja ilk inşa edildiği dönemde aslında öyle iddialı bir meydan olarak değil, yerleşim bölgesi olarak yapılmış. Ardından da yıllar boyunca olmadığı şey kalmamış zaten. Park da olmuş, pazar yeri de olmuş, hatta afedersiniz zırtapoz Batista döneminde otopark bile yapılmış da sonradan ulan biz ne yapmışız burayı deyip yıkmışlar çok şükür. Adı da en az bir 4-5 kez değiştikten sonra sonunda bu halini almış. Günümüzde canımız Plaza Vieja tüm güzelliği ve meydanı çevreleyen tatlı mı tatlı restoranları ve kafeleri ile bölgenin en canlı, en hareketli meydanlarından.

Havana gezisi
Plaza de San Francisco de Asis

Durun yahu, daha gezeceğiniz 2 meydan daha var. Havana’dasınız, burada sokaklar meydanlara açılıyor, çıkmaz sokaklara değil, gezmeyelim de ne yapalım di mi? Plaza de San Francisco de Asis Havana’nın en eski meydanlarından bir diğeri. İsmini de meydanda bulunan dini bir yapı olan Basilica de San Francisco de Asis’den alıyor. Bu meydan şehirdeki konumu sebebiyle bir zamanlar şehrin ticaret merkezlerinden biriymiş, günümüzde ise turistik açıdan en popülerlerden biri.

-Ey internet bağımlısı turist, bana tanıdık geliyorsun, bana bizi hatırlattın……..İnternete özlem duyduğunu biliyoruz, merak etme, bu meydanda bir internet noktası var. Küba’da internet meselesi ile ilgili daha detaylı bilgi istersen onun için de bir yazı yazmıştık.

-Eğer Malecon’da klasik arabalar ile tura çıkmak ya da sadece taksiye binip bir yere gitmek istiyorsanız her ikisini de bu meydanın orada her daim bulabilmek mümkün.

Devrim Meydanı Havana
Devrim Meydanı (Plaza de la Revolucion)

Tamam, söz veriyoruz başka meydan yok, zirvede bırakacağız. Küçükken İngilizce sınavında ayvayı yediğinizi hissedince son bir çaba olarak bir yerlere “last but not least” koyulurdu ya hani, buraya da onu koysak yeridir. Efenim koskoca dünyaca ünlü Devrim Meydanı bu, herhalde abartacaktık. Bilmeyen var mıdır bilmiyoruz, hani şu 1 Mayıs’ta tüm dünyanın dönüp de bir baktığı, yüz binlerce insanın toplandığı, dev ve biraz da çirkin meydan. Fakat çirkin dediğimize bakmayın, emin olun oradayken acayip bir duyguya kapılıyorsunuz ve o çirkinlik size batmıyor, başka bir psikoloji içine giriyorsunuz. Devrim Meydanı’ndasınız yahu, güzeli çirkini kim sallar, adı yeter!

Devrim Meydanı’na ulaştığınızda dikkatinizi ilk ne çekecektir bilmiyoruz. Büyük ihtimalle iç işleri bakanlığı binasının üzerindeki Che Guevara silüeti… Şayet çözemediyseniz hemen söyleyelim, altında “Hasta la Victoria Siempre” yazıyor. Bir diğer yanınıza döndüğünüzde ise telekomünikasyon binası üzerinde Küba’nın bir devrim kahramanı (ve benim gerçek aşkım) olan ve Küba Devrimi’nde ve tarihinde en az Che kadar önemi olan Camilo Cienfuegos’u göreceksiniz. (Kimse kusura bakmasın, o pek olmamış, biraz Usame Bin Ladin’e benziyor) Onun yanında da “Vas Bien Fidel” yazıyor. Meydanın ortasına bakacak olursanız Küba tam o noktada da Küba halk kahramanı Jose Marti’nin anıtı var. Bu anıtın tepesine çıkabiliyorsunuz ve altında da bir müze mevcut.

Bu arada küçük bir not, 1 Mayıslar da sırf Küba halkı ile değil, dünyanın dört bir yanından insanlar ile dolup taşan Devrim Meydanı’nda Fidel Castro’nun ölümünün ardından yapılan anma töreninde 1 milyonun üzerinde kişinin toplandığı söyleniyor. İnanılmaz değil mi?

*Meydan Vedado tarafında yer aldığı için daha turistik noktalardan ulaşacaksanız taksi kullanmak mantıklı olabilir. Sonra tekrar merkeze dönecekseniz meydanın civarında bekleyen taksiler bol, herhangi bir sorun yaşamazsınız yani.

Devrim Müzesi Havana
Devrim Müzesi Havana

Devrim Müzesi
Devrim Müzesi (Museo de la Revolucion)

Hazır konu devrimden açılmışken olayı buraya bağlamakta fayda gördük, pek tabii koskoca Küba Devrimi’ne dair bir müze de söz konusu. İnternette pek çok kaynakta karşınıza “Küba Devrim Müzesi’nde İngilizce hiçbir şey yok, her şey İspanyolca” falan gibi yorumlar görebilirsiniz ama hiç de öyle bir durum yok. Muhtemelen güncel olmayan bir yazıya denk geldiniz, çünkü bundan 3 sene önceki Havana gezimizde gerçekten de İngilizce namına hiçbir şey yoktu ancak 2017 itibariyle artık müzede İngilizce açıklamalar da mevcut. Buna rağmen gitmeden önce mutlaka, bakın MUTLAKA, Küba Devrimi’ne dair bir şeyler okumanızı öneriyoruz, zira ne olursa olsun müze pek de yeterli gelmeyebiliyor. Neticede koskoca Küba Devrimi, adamlar resmen dünyaya kafa tutmuşlar. Tabii ki Devrim Müzesi bilgi edinmenizi sağlıyor ancak konu hakkında biraz bilgi sahibi bir halde müzeye gittiğiniz zaman her şeyin daha anlamlı geldiğini söyleyebiliriz

*Adres: Avenida Belgica

*Devrim Müzesi’ne giriş ücreti 8 CUC. Öğrencilere özel fiyat uygulaması yok. Los Kalpsizler…Ayrıca sırt çantası ve büyük çantaları içeri almıyorlar, teslim etmek durumundasınız. Ama o ücretsiz.

Devrim Müzesi
Museo Nacional de Bellas Artes de La Habana

Havana gezisi için olmazsa olmazlarımızdan biri tartışmasız bir şekilde Havana’daki güzel sanatlar müzesi. Tam anlamıyla müziğin ve sanatın şehri olan Havana’ya gelip güzel sanatlar müzesi gezmeyen okuyucularımıza karşı itinayla çirkefleşilir, müracaat: biz.

Museo Nacional de Bellas Artes’ın kapsamında iki bina bulunuyor. Biri Kübalı sanatçılara (Palacio de Bellas Artes), biri ise uluslararası sanatçılara odaklanıyor. Havana’da geçireceğiniz süreye bağlı olarak aslında ikisini de gezebilirsiniz ancak öncelikli olarak Kübalı sanatçıların koleksiyonunu ziyaret etmenizi öneririz. Bir diğer önerimiz ise Kübalı sanatçılara ayrılmış binayı gezmek için uzunca bir zaman ayırmanız, zira burası küçük bir müze değil. Birçok müzede olduğu gibi burası da kronolojik olarak düzenlenmiş ve özellikle yakın dönem mensubu sanatçılardan inanılmaz iyi isimlerle tanışacaksınız.

-Giriş ücreti 5 CUC.  *Kübalı sanatçıların koleksiyonu Calle Tracodero üzerinde yer alıyor.

Camara Oscura
Camara Oscura

Size Instagram storylerimizde Havana’yı gezdirirken en çok sorduğunuz şeylerden biri olan Camara Oscura vallahi de billahi de şeytan işi sdfsd, bu kadar merak etmekte haklısınız. Oradaki anlatan adamdan ne olduğunu dinleyene kadar resmen anlamaya kapasitemiz yetmedi ve hayatında ilk kez televizyon gören insan gibi alık alık baktık. Ne var be bu kadar diyeceksiniz aslında ne olduğuna dair çıkaracağınız iki farklı sonuç var. Ne olduğunu dinlemeden yalnızca gidip görmekle kalırsanız karanlık bir odanın içinde yuvarlak bir perdenin üzerine projeksiyon aracılığıyla yansıyan canlı Havana görüntüsünden ibaret olduğunu düşünebilirsiniz. Ancak eğer oradaki pek sempatik abiden hikayeyi dinleyecek olursanız çok daha enteresan bir şeyle karşı karşıya olduğunuzu fark edeceksiniz.

Plaza Vieja’nın en yüksek binasının tepesinde yer alan ve ücretli girebildiğiniz Camara Oscura aslında Leonardo da Vinci’nin bir zamanlar üzerinde çalıştığı ve insan gözünün çalışma mantığını anlayabilme üzerine yaptığı çalışmaları ile ilişkilendiriliyor. Camara Oscura’nın bulunduğu odaya girdiğiniz zaman yukarıda da söz ettiğimiz gibi yere sabitlenmiş bir beyaz perde ile karşılaşıyor ve etrafına diziliyorsunuz. Sonrasında ise Havana’nın canlı, yani tam olarak o andaki yansımasını perdenin üzerinde gözlemleyebiliyorsunuz, üstelik panoramik bir şekilde. Bunun mantığı ise en basit şekilde anlatacak olursak, bir lens ve ayna aracılığıyla yukarıda gördüğünüz deliğin bulunduğu noktadan ışığın aşağı yansıması ile oluyor. En basit şekilde anlattık dediysek, tercih değil, kapasitemiz yetmediği için en basit şekilde anlatıyoruz tabi sdfsd. Özetle burada anlatmanın son derece soyut olacağı, gidip görmeniz gereken, pek acayip bir şey, Camara Oscura’yı kesinlikle görmeniz gerek.

-Pazartesi günleri kapalı ve 17:00’de kapanıyor, ona göre erken gidin.

El Capitolio Havana
El Capitolio

Eğer yalnızca Amerikan filmleri izliyorsanız bile bu bina bir yerden size tanıdık gelecek, normaldir. Kendisi Washington DC’deki Capitol binasının neredeyse aynısı. Hani şu uzaylıların da saldırdığı, göktaşının da düştüğü, olabilecek tüm felaketlerin başına geldiği ünlü bina. İşin detayına inip araştırdığınız zaman aslında ikisinin birebir aynı olmadığını öğreniyorsunuz, fakat yine de benzetiyor olmanız gayet normal, hakikaten de benziyorlar. Günümüzde (Haziran 2017) El Capitolio’da büyük bir renovasyon yapılıyor ve uzun süredir kullanılmayan binanın tekrar kullanıma geçirilmesi amaçlanıyor. Uzun süredir kullanılmıyor derken ciddiyiz, zira Küba Devrimi’nden beri bina hiç kullanılmamış, içine herhangi bir turistik gezi de düzenlenemiyor. Yine de gidip bu heybetli ve güzel binayı dışından görmeniz konusunda ısrarcıyız.

-Paseo de Marti üzerinde. Artık bu binayı da bulamazsanız zaten hiçbir yeri bulamazsınız, geri dönün direkt.

Havana Malecon
Malecon

Aslında Malecon Küba’nın uzuuuuun sahil şeridinin adı. Uzun derken bayağı uzun bir şeritten bahsediyoruz, şöyle 7 km gibi bir şey. Burası size çok bir şey ifade etmeyebilir ve “aman işte deniz kenarıymış şöyle bir kafamızı uzatalım yeter” diye bile düşünebilirsiniz, ancak söz konusu Havana olunca işler öyle ilerlemiyor. Malecon Havana halkı için, özellikle Havanalı gençler için önemli bir sosyalleşme noktası. Özellikle akşamları ya da gün batımı saatlerinde grup halinde oturan gençler, dans eden gruplar, hatta aileler falan buraya resmen yığılıyor. Üstelik sahil şeridi boyunca Hotel Nacional, Sovyet Rusya’nın var olduğu dönemde yapılan dev binalar da dahil birçok önemli noktayı görüyorsunuz. Hatta şöyle de diyebiliriz, Malecon üzerinde yapacağınız bir yolculuk, size Küba’yı küçük çaplı bir özet geçiyor. Bunu en iyi şekilde deneyimlemek için Plaza de San Francisco de Asis’in oradan bir klasik araba turuna başlayıp, Malecon’un ileri noktalarına kadar gitmek iyi bir fikir.

Hemingway Cuba

Hemingway Küba
Hemingway’in odası, Ambos Mundos Hotel.

Ambos Mundos Hotel- Hemingway’in Odası

Küba ziyareti bir Hemingway hayranı için bayağı mutluluk verici olabilir. Kendisi hayatının bir döneminde Küba’da kaldığı, yıllarını burada geçirdiği, hatta abartıp ev falan aldığı için burada Hemingway’in ekmeğini bayağı yiyorlar diyebiliriz. Bu örneklerden birisi de Ambos Mundos’un içinde yer alan Hemingway’in odası. Günümüzde odayı ziyaret edip oradaki bir rehber eşliğinde döneme dair bilgiler edinmeniz mümkün. Zaten rehberle beraber girmezseniz komple giremiyorsunuz, o kısmı sizin tercihiniz değil de, biz yine baskı altında hissetmeyin diye seçenekmiş gibi yazdık. Otel odası deyip geçmeyin, Hemingway’in Çanlar Kimin İçin Çalıyor’u yazdığı daktilo da orada duruyor, yatağı da, tuvaleti de. (hayır Hemingway’in tuvaletine çiş yapamazsınız saçmalamayın)

-Eğer Hemingway’e doyamadıysanız Ambos Mundos’un katlarında dolanmayı da es geçmeyin, kendisine ait Küba’da çekilmiş fotoğraflara da bir göz atarsınız.

-Rabbime sordum Hemingway dedi diyorsanız ve Küba’daki Hemingway odaklı aktivitelere doyamadıysanız sizi Finca Vigia’ya gitmek paklar canlar. Burası Hemingway’in Havana’nın biraz dışında kalan evi. Gönül isterdi ki sizinle her türlü detayını paylaşalım, ancak maalesef buraya gidebilme şansımız olmadı. Gidip de gören olursa gelsin bize de anlatsın.

Havana Atatürk büstü
Havana Gezisi – Kısa Kısa

Atatürk Büstü: Evet, Küba’da Atatürk büstü var! İnsanın ülkesinden bu kadar uzakta böyle bir şeye şahit olması tabii ki müthiş bir duygu. O yüzden adamlar Havana’nın göbeğine Ata’mızın büstünü yapmaya üşenmemişken bir zahmet siz de gidip görmeye üşenmeyin. Havana’da Atatürk büstü nerede diye soracak olursanız onu da hemen söyleyelim, yukarıda bahsettiğimiz Armas yakınlarındaki Parque Cespedes’in sahil tarafında kalıyor.

Calle Obispo: Burası Havana’nın en işlek, en kalabalık ve turistik sokaklarından biri. Zaten doğruyu söylemek gerekirse Havana’nın merkezini keşfederken şuraya yolunuz düşmediyse bu işte bi’ tuhaflık var diye bile düşünebilirsiniz. Son derece de uzun bir sokak olduğu için elbet buraya yolunuz düşecek, aklınızda bulunsun diye yazıyoruz.

Callejon de Hamel
Callejon de Hamel

Callejon de Hamel: Son dönemlerde Havana’daki turistik aktivitelerden birine dönüşmüş, ancak açıkçası bizim pek de haz etmediğimiz ve özellikle bunun için o tarafa kadar gitmeyi manasız bulduğumuz bir sokak. Afro – Cuban kültürünü yansıttığı söylenebilir, ancak sadece söylendiğiyle de kalır, zira biraz fazla “yürüyen dolar” muamelesi gördüğünüz bir yer. Eğer ilginizi çekiyorsa Pazar günleri daha canlı oluyor, illa ki görecekseniz en azından Pazar gündüz gidin. Gitmişken güzeller güzeli Havana Üniversitesi’ni de görürsünüz, yakınsınız.

Fabrica de Arte Cubano: Göremediğimiz için feci şekilde içimize kalmış, galeri & restoran & bar triosunu bir arada barındıran bir mekan burası. Biz gittiğimizde 1-2 aylık bir tadilat sürecine girmişti, o yüzden bizi temsilen siz gideceksiniz artık.

Colon Cemetery: Son yıllarda bu mezarlık gezme işine iyice alıştığımız için Colon Cemetery de dikkatimizi çekti tabii. Ne mezarlık gezmesi ruh hastası demeyin, Buenos Aires’teki ve Paris’teki inanılmaz güzel mezarlıklardan sonra artık bunun da şehri tanımak için iyi bir yöntem olduğu konusunda ısrarcıyız. Colon Mezarlığı da bu söz ettiğimiz şehirlerin mezarlıkları kadar çılgın bir etki yaratmasa da şayet vaktiniz varsa gezilebilir diye düşünüyoruz. Dostum mezarlık demişsiniz ama bunlar resmen sanat eseri diyeceğiniz garanti.

Havana gezisi
Havana’da Denize Girilir Mi?

Evet, Havana’da denize girilir. Öyle tam olarak Havana’nın göbeğinde değil ama, şöyle 20-25 dakikalık bir yolu göze aldıktan sonra gayet de güzel girilir. Bunun için ulaşmanız gereken yerin adı Playa del Este. Kendisi Havana Vieja’ya yaklaşık 18 km uzaklıkta bir nokta. Havana halkının denize girmek için bol bol ziyaret ettiği bir bölge. Ulaşması da pek zorlu değil, çünkü taksilerle anlaşırsanız 25 CUC gibi bir ücrete gidebiliyorsunuz. Aslında otobüsle de ulaşabilirsiniz ancak Küba’daki otobüsler biraz zorlu olduğu için şayet birkaç kişiyseniz taksi mantıklı bir fikre dönüşüyor.

Havana alışveriş merkezi
Havana’da Alışveriş / Havana’dan Ne Alınır?

Tahmin edeceğiniz üzere Havana gezisi boyunca ve genel olarak Küba’da mağaza mağaza dolaşıp sonra Starbucks’ta soluklanmanız falan pek olası değil. Fakat bu Havana’da alışveriş yapamayacağınız anlamına gelmiyor. Aslına bakarsanız diğer birçok ülkeye kıyasla çok daha orijinal ve özellikli şeyler alabileceğiniz pek acayip bir dünyadasınız. Burada bulduğunuz çoğu şeyi muhtemelen dünyanın başka hiçbir yerinde bulamayacaksınız. Bulsanız da burada bulduğunuz gibi olmayacak, benzerini bulacaksınız. O yüzden bu konuda Küba’nın değerini bilin, bunu bilerek oralara gidin deriz. Biz 2 kez gitmiş insanlar olarak Küba’nın bazı konulardaki inanılmaz başarısını biraz geç kavramış insanlarız, ona dayanarak söylüyoruz.

*Havana’da alışveriş meselesi ile ilgili 2017 yılında gelişen çok acayip bir olaydan bahsetmek istiyoruz. Artık bunu Küba’nın değişiyor olması ile mi ilişkilendirirsiniz, teslimiyet mi dersiniz, bi’ kereden bir şey olmaz mı dersiniz bilemiyoruz ama, Küba’da bir alışveriş merkezi açıldı! Evet evet basbayağı Havana’nın göbeğinde lüks bir alışveriş merkezi var, kendi gözlerimizle gittik gördük. İçinde Mango, Cohiba Shop, Lacoste, Mont Blanck, hayvan gibi pahalı saatçiler, Michael Kors satan çantacılar falan olan bir alışveriş merkezinden söz ediyoruz. Tabii ki yüzde yüz turistlere hitap ediyor. Öyle ki Kübalılar gelip burada fotoğraf falan çektiriyorlar, onlar için bayağı tuhaf bir durum. Burada çalışanların 1 yıllık maaşları bu alışveriş merkezinden herhangi bir ürün almaya bile yetmeyeceği için aslında oldukça absürt ve ironik bir durum olduğu aşikar. Havana’daki alışveriş merkezini kendi gözlerinizde görmek isterseniz gitmeniz gereken yer Manzana de Gomez.

Küba purosu
-Küba’dan alabileceğiniz en en en mantıklı şeylerden birisi tabii ki rom. Zaten Küba’da 2 CUC’a o kadar efsane kokteyller içtikten sonra dönüşte hayata küsecek, Küba dışında içtiğiniz tüm rom bazlı kokteylleri çöpe dökmek isteyeceksiniz. Üstelik öyle alengirli bir şey de yapmıyor bu herifler, nasıl bu kadar güzel oluyor ulan diye delirdikçe daha çok rom almak isteyeceksiniz. Küba’da romun kralı Havana Club. Üstelik litrelik Havana Club’ı 6 CUC gibi bir fiyata alabiliyorsunuz. BAKIN ASIL DEVRİM BUDUR. 6 CUC a öz hakiki Havana romu almak nedir bilir misiniz……… Ne yapın ne edin, Küba’dan rom alın. 4 tane alabilme hakkınız olduğu da aklınızda bulunsun. (daha çok da alırsınız da işte yakalanırsanız sorun oluyor, sapıtmayın, calmate amigos)

-Bakın tam olarak yazının şu noktasında bizde bir duygu patlaması oldu ve rom ile ilgili ayrı bir yazı yazmaya karar verdik. Utanır insan böyle iyi olunur mu……… Olunur, buyrun gelin, Küba Romu ve Küba Kokteylleri dosyamızı okuyun, bu işi kökten çözelim.

Havana gezi rehberi
-Bizim size Küba purosu övmemize gerek var mı? Puronun kralının Küba’dan alındığı aşikar. Ancak bu işleri çözüp, araştırıp bir bilene danışıp gitmekte fayda var, çünkü özellikle bu işten anlamıyorsanız aslında puro meselesi kendi içinde bayağı alengirli bir şey.

-En güzelini sona sakladık! Şayet merakınız varsa Havana’da inanılmaz güzel sanat galerileri ve dükkanlar var ve acayip güzel parçalar toplayabiliyorsunuz. Hiç beklemediğiniz bir yerde bir anda karşınıza lokal bir sanatçının işleri çıkıyor, mest oluyorsunuz resmen. Hemen birkaç favorimizi de söyleyelim, gitmişken mutlaka uğrayın: Experimental Gallery ve Taller Experimental de Grafica. (ilkinde çok güzel plaklar da var, affetmeyin)

Havana'da gezilecek yerler
Havana Gezisi İçin Bir Takım İpuçları

*Havana gezisi boyunca bilmeniz gereken en önemli detaylardan biri Küba halkının sizi ciddi anlamda DARLAYACAK, evet darlayacak olması. Size puro satmaya çalışacaklar, kendi paladar’larında yemeniz için zorlayacaklar, kendi casa particular’larında kalın diye peşinize takılacaklar, sizinle arkadaş olmaya çalışıyor gibi davranıp sizi bir mekana götürmeye çalışarak üstünüzden komisyon almaya çalışacaklar vs vs. Bu liste uzar gider. Bu noktada yapmanız gereken bu arkadaşlara cevap vermeyip geçmek. Aksi takdirde sonu gelmeyen bir diyaloga giriyorsunuz. Üstelik bu ilk günler idare edilebilir bir durum olsa da gün geçtikçe sabrınız taşmaya başlıyor, resmen bunaldığınızı hissediyorsunuz. Özetle siz ne yapın ne edin, o “My frieeeend, where are you from” sorusuna gaza gelip cevap vermeyin.

-Genel olarak tüm geziniz boyunca taksicilerle mutlaka, ama MUTLAKA pazarlık yapın. İlk etapta abuk subuk fiyatlar çekecekler ancak ısrarcı davranırsanız olması gerekene iniyorlar.

-Pazar günleri birçok yer kapalı olabiliyor ya da geç açılabiliyor, özellikle alışverişi Pazar gününe bırakmamakta fayda var.

1 Yorum

  • Çok güzel bir yazı gayet te bilgi veriyor ancak bizim için biraz geç oldu, çünkü Mayıs ayında orada idik..
    Özlem

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir