Malta Yeme İçme Notları ve Belirsizliklerle Dolu Malta Gece Hayatı

Malta’daki bir acayip kültür karmaşasından Malta Gezi Notları ve Malta’da Gezilecek Yerler yazılarımızda bol bol bahsetmiştik. Şimdi de Malta yeme içme notları kapsamında hem İtalyan, hem İngiliz, hem Arap hem de lokasyonu itibarıyla Akdeniz kültüründen etkilenmiş bir ülkenin mutfağının nasıl bir noktaya gelebildiğini, neye evrildiğini anlatmaya çalışacağız. Anlatmaya çalışacağız çünkü Malta’ya kim uğradıysa mutlaka bir izler bırakıp da gitmiş, tabii ki haliyle bu durumun Malta mutfağına, Malta yeme içme kültürüne etkisi de büyük olmuş. Her kültürden, her toplumdan farklı özellik ve yemekler Malta mutfağında birleşmiş, Malta’ya adapte edilmiş, her şey birbiriyle karışmış. E bunu açıklamak da pek kolay değil tabii.

Bir kere en baştan söyleyelim, biz Malta mutfağındaki herhangi bir yemek için ilerleyen günlerde “ah bir olsa da yesek” hissine kapılacağımızı pek sanmıyoruz. Açıkçası ortaya karışık bir mutfak olunca hele bu ortaya karışık durumu Akdeniz mutfağı ve İtalyan mutfağı gibi efsane şeylerden oluşunca beklentimizi mi çok yükselttik ne yaptık bilmiyoruz ama, öyle çok da çarpıcı bir şeyle karşılaşmadık. Tabii ki bu hiçbir şeyi sevmedik anlamına gelmiyor, yanlış anlaşılmasın. Geleneksel Malta mutfağından deneyebileceğiniz şeyleri şöyle bir özet geçecek olursak işler biraz daha netleşecektir:

Malta Mutfağı
Hem tavşan, hem balık. İki film birden.

Stuffat tal-Fenek: Malta’daki restoranların menülerinde sık sık karşınıza çıkacak bir şey olduğu için en başa yazıyoruz, yemek istemeyecekler için de uyarı niteliğinde olsun. Bu yemek tavşan etinden yapılan yahni/güveç benzeri bir şey. (yahni ne ya asdjf) Genel olarak menülerde “fenek” sözcüğünü gördüğünüzde onun tavşan eti olacağını bilmenizde de fayda var.

-Pastizzi: Açma, poğaça benzeri bir hamur işi. Peynirli, bezeyeli, tavuklu, etli, ançüezli gibi türlü türlü versiyonu mevcut. Maltalılar bunu yemeyi bayağı seviyor. Nerede deneyebileceğinizden aşağıda söz edeceğiz.

Ravjul Malti: Ravjul – bilmemne şeklinde farklı farklı isimlerle görebileceğiniz peynir dolgulu, domates soslu ravioli. İtalyan mutfağı etkileri in da haaaus.

-Imqaret: Malta’daki Arap etkilerinin bir ürünü olan (sözcüğün kökeni de Arapçaya dayanıyormuş) içi dolgulu, kızartılarak hazırlanan hamur işi tatlı. Sokakta satılan versiyonları makbuldür.

Pastizzi Malta
Pastizzi dedikleri.

-Gbejna: Birçok yemeğin yanında, salatanın üstünde karşınıza çıkabilecek, Gozo Adası çıkışlı, Malta’da acayip popüler bir peynir. Peynir aşıkları olarak biz bunu bayağı sevdik, kesinlikle deneyin.

CISK: Lokal bira. Tespit ettiğimiz kadarıyla aynı zamanda Malta’da en çok tüketilen bira bu.

-Acı Gerçek: Malta’da MALTA ERİĞİ DİYE BİR ŞEY YOK. Hatta arttırıyoruz, Malta eriğinin ne olduğunu bilmiyorlar. Neden Malta eriği dediğimizi biz de bilmiyoruz. Hadi geçmiş olsun.

*Not: Bir ihtimal yemeklerin Maltaca isimleri ile ilgili küçük hatalar yapmış olabiliriz, anlamamamızdan mütevellit olmuştur, yanlış gören varsa düzeltebilir, seviniriz.

Mint Cafe Malta
Mint Cafe Malta

Mint Cafe

Malta’da pek çok mekan seçeneği olabilir ancak özellikle kahveci/kafe anlamında aradığınızı bulmakta zorluk çekeceğinizi söyleyebiliriz. Bu 3. dalga kahveciler falan buralara pek uğramamış. O yüzden bizim Malta’daki favori kafemiz Mint Cafe oldu. Normalde başka bir ülkede karşılaşsak özellikle müdavimi olur muyduk bilmiyoruz ama, Malta koşullarında değerlendirince bizce en iyilerden biriydi. Buraya hem kahvaltı, hem öğlen atıştırmalığı için uğrayabilirsiniz. Her gün farklı çeşitlerde şeyler çıkıyor. (Stella Maris Street, Sliema)

-Pazartesi ve Salı günleri kapalı. Gidip de kapıda kalıp sinirlenmemeniz için hatırlatalım. Biz sinirlendik, oradan biliyoruz.

New York Best

Malta’ya gitmeden önce biraz oralı bloggerların nerede yiyip içtiğine, aynı yola gönül verdiğimiz akranlarımızın (sanki tarikatız bu ne ya) nereleri sevdiğine göz atalım dedik ve Instagram’da uzun bir yolculuğa çıktık. Uzun derken 15 dakika falan, zaten 3 tane blogger anca bulabildik. Neyse. Neticede tüm Maltalı bloggerların ortak noktası olan bir mekan bulduk, New York Best. Mekanı ziyaret ettikten sonra sevgili Maltalı blogger yoldaşlarımızı sevgiyle kucaklamak istiyoruz, çünkü bizce de Malta’nın en iyi burgerleri burada. Özellikle cheeseburger’lerine kefiliz. Hot dog işine girmeyin, onu pek yapamamışlar. Bir de unutmadan, mekanda soğuk kahve vb. içecekler de mevcut, o gibi ihtiyaçlarınızı da burada giderebilirsiniz. Sevdik seni New York Best! (Birkaç şubesi var, şuradan bakabilirsiniz)

Emma's Kitchen Malta
Emma’s Kitchen Malta

Emma’s Kitchen

Fotoğrafından da anlayacağınız üzere Emma’s Kitchen son dönemlerde Avrupa’da ve Türkiye’de sık sık karşılaşacağınız cinsten bir görüntüye sahip. Dekorasyonu son derece tatlı, çok geniş olmayan ama mutlaka hoşunuza gidecek türden bir şeyler bulabileceğiniz bir menüsü (avokado içerdiğini tahmin ediyorsunuz değil mi) var. Aslında lokasyonundan ötürü bu tarafa yolunuzun düşmeyeceği gibi bir düşünceye kapılabilirsiniz ama özellikle araba kiraladıysanız Rabat’a ya da Popeye Village taraflarına giderken öncelikle kahvaltı için buraya uğrayabilirsiniz. Kahvaltı konusunda çok efsane bir durum yok ama bizce Malta genelini düşününce iyi kabul edilebilir. Bir tek “Turkish Egg” adını verdikleri çılbır denemelerini merak edip de kapılmamanızı öneririz, çılbır işini pek çözememişler. Zaten Malta’ya gidip çılbır ile karşılaşmak bile yeterince garipti. Neyse. (Trixx In- Naxxar, San Gwann)

Costa Coffee Malta
Costa Coffee Malta

Costa Coffee

Costa Coffee tahminlerimize göre Malta’nın en büyük kahve zinciri. Havaalanından tutun Valletta’ya, hatta Marsaxlokk’a kadar birçok yerde şubesi mevcut. Normalde bu tip yerlere dadanmak yerine daha alternatif, daha butik kahvecileri keşfetmeyi sevmemize rağmen Malta gezisi boyunca Costa Coffee’ye birkaç kez yolumuz düştü. Çünkü Malta İtalya’dan birçok güzel özellik kapmış olmasına rağmen kahve kültürünü kapamamış arkadaş! Biz de çaresiz orta seviye bir kahveci keşfedince günlük kahve ihtiyacımızı buradan gidermek durumunda kaldık. Burayı Starbucks dublörü olarak tanımlayabiliriz. (Malta’da Starbucks yok ya da biz onca gezmeye rağmen hiç denk gelmedik) Sıcak/soğuk kahveler, türlü türlü tatlılar ve atıştırmalıklar mevcut. Maltalı gençlerin ve ergenlerin de buranın müdavimi olduğunu söyleyebiliriz.

Malta yeme içme notları
Malta yeme içme notları

Sciacca Grill Valletta

Malta’da yediğimiz en iyi etlerin çıkış noktası Sciacca Grill, sen çok yaşa! Hem ortam, hem yemekler, hem servis şahane. Bizce Valletta’nın en iyi restoranlarından. İlk kez gidecekler için konsepti orada açıklıyorlar ama biz şimdiden anlatalım. İçeceğinizi seçtikten sonra çalışanlardan biri sizi çağırıyor, etlerin bulunduğu noktaya gidiyorsunuz, ne büyüklükte, nasıl bir et istediğinize dair size sorular soruyorlar ve beraber siparişinizi belirliyorsunuz. Bizce bir akşamınız mutlaka burada değerlendirin. Şayet Valletta tarafında değilseniz San Giljan tarafında da bir şubesi olduğunu ekleyelim.

Malta Yeme İçme Notları
Tipi güzel, tadı berbat rainbow cake’imiz. Hüzün…..

The Cake Box

İşte geldik bizi güzel görünümlü tatlılarıyla, rainbow cake’leriyle kandıran sinsi bir mekana. Buraya geliş hikayemiz Mosta civarından geçerken çılgın bir yağmura yakalanmamız ve bir yere sığınmak durumunda kalmamıza dayanıyor. Üstelik sığındığımızda “oh en tatlı yere düştük böyle” dedirtecek, tam olarak Santa Marija Assulta Kilisesi’nin karşısında yer alan manzarası şahane, görüntüsü gayet şirin bir yerdi. Hemen çıldırmış gibi 2-3 farklı tatlı aldık, dışarıdaki masalardan birine kurulduk ve tatlılara saldırdık. Hadi bakalıııım. Ulan bu adamlar nasıl tatlıcı açacak, bir de üstüne üstlük adını “Cake Box” koyacak kadar kendilerine güvendiler? Ömrümüzde yediğimiz en başarısız tatlılar listesine adını altın harflerle yazdıran bu mekanı DEV kınıyoruz. Olur da gidecek olursanız kahve içmenin ötesine geçmeyiniz, geçenleri uyarınız. Cake Box’mış… O sertlikteki keklerle mekanın adını “Beton Box” olarak değiştirsinler.

Malta yeme içme
Crystal Palace’ta gizlice çektiğimiz fotoğraf. Kızarlar diye tırstık.

Crystal Palace

Adına bakınca ihtişamlı bir yere gideceğinizi falan zannedebilirsiniz ama aslında Crystal Palace hiç de öyle öyle dışarıdan görüp de girmek isteyeceğiniz cinsten bir mekan değil. Aslına bakarsanız basbayağı içeride at yarışı izleyen amcaların olduğu, über salaş, görüntü olarak kahveden hallice bir yer. Açıkçası öyle olması bizim daha da hoşumuza gitti ya, o kısmı ayrı mesele. Tüm bunlara rağmen burası Malta çapında şanı alıp yürümüş bir yer, çünkü buranın Pastizzi’sinin Malta’nın en iyisi olduğu iddia ediliyor. Crystal Palace’ta pastizzi’nin bezelyeli, ançüezli, keçi peynirli ve tavuklu versiyonları mevcut. Burada yiyeceğiniz pastizzi Malta’nın en iyisi midir değil midir bu konuda bir yorum yapamıyoruz çünkü başka bir yerde deneme fırsatımız olmadı. Ancak bizce sırf o ortamı deneyimlemek adına bile pastizziyi burada deneyebilirsiniz. Bu kadar Türkiye benzeri bir ortama Malta’nın alakasız bir bölgesinde denk gelmek bayağı acayip oluyor. Bu arada, Jamie Oliver’da burada yemiş efenim, haberiniz olsun. (Triq San Pawl, Rabat)

Pastizzi’ler son derece ucuz, 3 tanesi için 1 Euro ödedik.

-Allah aşkına o kenarda göreceğiniz dev ekmeklerin içine yapılmış sandviçi denemeyin. Bakın biz herhangi bir şey için çok zor “denemeyin” uyarısında bulunuruz, biliyorsunuz yemek konusunda neredeyse her şeye varım diyoruz. Ancak bu şey ekmek içine doldurulmuş salatadan başka bir şey değil ve tadı cidden korkunç.

Caffe Berry

Yine pek övülen, insanların pek bayıldığı, bizim ise son derece ortalama bulduğumuz bir kafe ile karşınızdayız. Yani “aman sakın gitmeyin” denilecek bir yer değil, ancak “buraya gitmeyen çok şey kaybeder” denilecek bir durum da yok. E ne halt etmeye yazıyorsunuz burayı o zaman diyeceksiniz, hemen cevap verelim. Birincisi internette araştırmalar yapıp bizi başka kaynaklarla aldattığınızda bu kafenin adıyla çok sık karşılaşacaksınız. İkincisi Malta’daki kafeleri ve kahvecileri göz önünde bulundurduğunuzda burası yine bir tık yukarıda kalıyor. Caffe Berry’e hızlı bir kahvaltı için, küçük bir kahve molası için ya da orada çalışan dünyalar güzeli kızı görmek için uğrayabilirsiniz asdsdf. Onun dışında çok büyük bir olayı yok. (69 Triq San Duminku, Sliema)

Ta' Victor Malta
Ta’ Victor Malta. Yurtdışında yediğimiz en iyi balık buradaydı.

Ta’ Victor

Bir ada ülkesine geldiğinizi göz önünde bulundurunca elbet bir “deniz ürünlerinin kralını yiyeceğiz” beklentisi içine girmiş olabilirsiniz. Şayet “bre Maltalılar, nerede balık yiyelim” diye soracak olursanız da çok yüksek ihtimalle Marsaxlokk önerisi alacaksınız. Malta’da gezilecek yerler yazımızda buranın küçük bir balıkçı kasabası olduğundan söz etmiştik, dolayısıyla bu hiç de mantıksız bir öneri değil. Ancak burada nerede yiyeceğiniz konusunda kafanız karıştıysa size net bir cevap verelim: Ta’Victor. Hani İzmir’de, ne bilelim Cunda’da çok iyi bir balık yer ve o günü komple çok mutlu geçirirsiniz ya. İşte tam olarak öyle bir balık düşünün! Üstelik mekanın sahibi ve şefi kendini işine o kadar adamış bir adam ki, birlikte yemek yediğimiz mekanın müdavimi Maltalı dostlarımız kendisi için “O Malta mutfağı ile evli” gibi espriler yapıp durdular. Olur da yolunuz düşerse şöyle güzel bir porsiyon balık ve keçi peynirli, domates soslu ravioli ve geleneksel Malta yemeklerinden oluşan tabaktan söyleyin, kesinlikle pişman olmazsınız.

Aaron's Kitchen Malta
Aaron’s Kitchen Malta

Aaron’s Kitchen

İnternette Aaron’s Kitchen ile ilgili bir şeylerle karşılaşıp da ilginizi çekmemesi imkansız. Çünkü çok iddialı bir söylem ile karşınıza çıkıyor: “Malta’nın en ünlü şefinin restoranı”. Hal böyle olunca biz de merakımıza kapılıp yolumuzu buraya düşürdük. Hatta ilk gittiğimiz gece yer bulamayıp sonucunda iyice meraka kapılınca ertesi akşam için rezervasyon yaptık. Şimdi sizin de beklentileriniz tavan yapmış olabilir, o yüzden sizi hemen yatıştıralım: Abartılmış bir yer. Evet ortam ve sunumlar güzel, ancak yemeklerin hiç de öyle etkileyici bir yönü olduğunu söyleyemeyeceğiz. İşin en uyuz kısmı da servisin müthiş yavaş olması (slow food diye bizi yemeyin, bu bildiğimiz kötü servis) hem de çalışanların feci şekilde asık suratlı olması. Hani sempatik olalım diye bir takla atmadığımız kaldı, yok arkadaş, gülümsemiyorlar bile. Kusura bakma Aaron’cığım, anlaşamadık seninle. (107 Archbishop Street)

Mekan 14:30 ile 19:00 arası siesta benzeri bir şey yapıyorlar ve açık değiller, o araya denk getirmeyin.

Malta Yemekleri
Malta’da ravioli resmen bir bağımlılık.

Gululu

Gululu’nun Maltalı müdavim sayısını bilemeyiz ama, Instagram sayfamıza gelen önerilerden anladığımız kadarıyla bu mekanın Türk müdavimi Maltalılardan bile fazla. Sizden bu kadar çok öneri gelince biz de gidip bir deneyelim dedik ve bir akşam yemeğimizi de burada yedik. Burası da geleneksel Malta yemeklerini inceden modernize etmiş, gayet tatlı bir mekan. Her daim kalabalık, eğlenceli bir ortamı var. Pek fazla seçenek olmasa da kokteylleri, lezzetli Malta şarapları da mevcut. Bize kalırsa yemeklerin efsanevi bir tarafı yok, gayet ortalama, ancak memnun kalmayacağınız bir boyutta da değil. Yalnız kalabalık bir gününe denk geldiyseniz arada bir çalışanlara kendinizi belli edin, yoksa sizi unutup yemeğinizi bayağı BAYAĞI bir uzun süre sonra getirebiliyorlar. Gitmişken menüde “Mize” diye geçen Malta mezelerini ve “Ftajja” diye geçen inanılmaz yumuşak Malta usulü pizzayı denemeden dönmeyiniz. (133 Spinola Bay, St Julians)

-Turistik bir noktada olduğu ve popüler olduğu için ani gidişlerde yer bulmakta sorun yaşayabilirsiniz, aklınızda bulunsun.

Malta yeme içme notları
Malta yeme içme notları

Cafe Jubilee

Gozo Adası’na geçtiğinizde mutlaka görmek isteyeceğiniz yerlerden biri olan Citadella’ya yürüme mesafesinde bulunan Cafe Jubilee öğlen yemeği için gayet iyi bir seçenek. Anladığımız kadarıyla Valletta’da da bir şubesi bulunan mekan Maltalılar tarafından da bayağı seviliyor. Özellikle makarnaları gayet lezzetli ve dışarıda meydan gibi bir yerin ortasında masaları bulunduğu için güzel havaları değerlendirmek, Malta’da “işte geldim buralardayım” moduna girmek için buraya uğramak güzel bir fikir olabilir. (8, Independence Square, Victoria)

*Bu arada deneyemediğimiz ve pek övülen birkaç mekanı da şuraya bırakalım, fırsatınız olursa siz denersiniz: Soul Food, Maltese Mama, Medina Restaurant, Fontanella Tea Garden (çikolatalı kekine tutulmuşlar) ve Frida Street Canteen (taco varmış, saldırın).

Malta Gece Hayatı
Malta, Paceville

Malta Gece Hayatı

Başlığı yok yere atmadık, bizce Malta’nın gece hayatı kesinlikle belirsizliklerle dolu. Tabii bu şekilde düşünüyor olmamızın birkaç sebebi olabilir. Şöyle açıklayalım: Biz Malta’ya Mart ayının ortalarında gittik. Yani havanın gündüzleri sıcak, akşamları serin olduğu, henüz çok da turistik olmayan bir dönem. Bu bilgiyi en başından veriyoruz çünkü aşağıda anlatacaklarımız ve izlenimlerimiz ülkeyi ziyaret ettiğimiz dönem ile doğrudan ilişkili olabilir.

İnternetin derinliklerinde Malta gece hayatı araması yaptığınızda çok yüksek ihtimalle karşınıza öncelikle Paceville, ardından “of çok çılgın, hep hareketli, kendi ekseninizde dönecek kadar bile yer olmuyor!!!” gibi yorumlar çıkacak. Açıkçası biz de aşağıda daha da detaylı söz edeceğimiz Paceville’e tam olarak böyle bir beklentiyle gittik ve söylenenlerin yanına pek de yaklaşamayan bir ortamla karşılaştık. Küçük turist grupları, 16-20 yaş arası gençler ve sizi adeta kötü bir Hadise şarkısı gibi “hadi gel, strip club’ıma gel” diye darlayan çalışanlar dışında hiç de öyle beklediğimiz gibi bir ortam yoktu. Sonraki gün “belki bugün daha hareketli olur” diye yine gittik, yine aynı ortamla karşılaştık. Eminiz ki yazın ve Cuma – Cumartesi geceleri durum abartıldığı kadar çılgın boyutlara ulaşabiliyordur. Ancak Mart ayında haftaiçi günleri için en azından bizim orada bulunduğumuz süreçte durumun bu olduğunu söyleyebiliriz. Tabii ki yine de gece hayatını deneyimleyebilmek adına gidebileceğiniz birkaç yerden aşağıda söz etmeden geçmeyelim:

*Paceville: Burası tam anlamıyla Malta gece hayatının göbeği. Şayet çılgın eğlenme beklentiniz, yan yana onlarca mekan ve kulüp ile karşılaşmak, arasından seçmece yapmak gibi bir isteğiniz var ise istikamet Pacevile. (paçevil diye okunuyor, peysvil diye değil) Özellikle yaz döneminde burada sabahlara kadar partilemeniz gayet olası. Anladığımız kadarıyla çekinmeden söyleyebileceğimiz kadar LEŞ ve ilkel dürtülere odaklanılmış bir ortam oluyor, o kısmında tercihi size bırakıyoruz. Şu aralar en popüler yerleri Malta’da tanıştığımız dünyalar tatlısı yeni arkadaşlarımızdan öğrendiğimiz kadarıyla Native ve Havana Club. Bir de artık buraların sahibi midir, şehrin anahtarı bunda mı duruyor nedir ne değildir bilemiyoruz ama Hugo diye birisi var. Hugo’s Terrace, Hugo’s Pub, Hugo’s Middle East, Hugo’s Burger falan diye 750 tane falan yer açmış, belki onlardan birine de uğrayabilirsiniz. Niyeyse biz kendisine kıl olup uğramadık asfsj. Küçük bir hatırlatmayla kapatalım, o işin çılgın partileme kısmı burada geç saatlerde başlıyor, öyle saat 10’da eğlenmeye gitmezsiniz herhalde değil mi?

Malta Gece Hayatı
Malta Gece Hayatı

St. Julian’s tarafları: Şayet çok çılgın eğlenceler peşinde değil, oturup birkaç içki içip muhabbet etme peşindeyseniz St. Julians taraflarında takılabilirsiniz. Aslında burası Paceville’i de içine kapsayan bir bölge ancak, Paceville’den biraz daha uzaklaşıp inceden Sliema taraflarında doğru yönelecek olursanız oralarda bir tık daha sakin, oturup muhabbet edilecek, yemek yenilecek restoranlar ve barlar olduğunu göreceksiniz. Hem mekan çok, hem canlı, hem kalabalık, hem de ortam güzel. İyi havaya da denk gelirseniz bayağı keyifli oluyor.

Valletta: Şayet yukarıdakilerden yıldıysanız ya da o taraflara geçmeye üşendiyseniz (orası da üşenilecek mesafe mi canım kalkın gidin hadi) tabii ki Valletta tarafında da takılabileceğiniz yerler mevcut. Bu mekanlar şehrin çeşitli noktalarına dağılmış durumda. Bizim gördüğümüz kadarıyla yan yana olan Tico Tico ve Loop’da her daim turist&lokal karışımı bir kitle mevcut. Adını birkaç farklı yerde gördüğümüz ancak deneyemediğimiz “Whisky Bar” olarak geçen StrEat’e de bir uğrayabilirsiniz belki.

3 Yorum

  • Malta nedense bizi mutlu etmişti. Büyük bir beklentiyle gitmemiştik belki ondandır. Çoluk çocuk gittiğimizden gece hayatının tadına bakmadık haliyle. Ancak aylardan nisandı ve sokaklar akşam saatleri bangır bangırdı tek hatırladığım bu:)

  • Malta eriği ismi nereden geliyor diye merak edip araştırdım ama internette çok çok az kaynak var. Yenidünya denmesinin nedeni 150-200 yıl önce bize Amerika üzerinden gelmesiymiş. Malta eriği ismi için ise tek açıklama Sevan Nişanyan’ın Kelimebaz kitabında var. Malta eski dilde “avlu” demekmiş ve Malta eriği ilk geldiği zaman İstanbul’da evlerin avlularında yetiştirilirmiş. Oradan yola çıkarak “avlu eriği” gibi bir anlamı olabilirmiş ama bu da kesin bilgi değil. İlginç 🙂

  • malta ya 2013 ekim ayında gitmiştik 3 arkadaş. 3 erkek diyeyim daha doğrusu. Çılgın gece hayatı var, evet etrafınızda dönmek bile zor oluyor bazen, evet kim kime dumduma (Kimin eli kimin cebinde belli değil) bunu sevenler için (erkekler sever :)) güzel yer. Deniz ve tarih kısmıda çok başarılı tabiki

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir