Halkidiki Turu Notları: Gezi Rotamız ve Favorilerimiz

Her sene “abi en güzeli atlayacaksın arabaya, basacaksın Yunanistan’a” diyen arkadaş, gel buraya, biz seni koruyacak, kollayacağız. Sen en güzel duyguların insanı, en tatlı hayallerin efendisisin, biz seninle her yola varız. Bu sene o sene, bu sene arabana atlayacak ve Halkidiki’ye gideceksin. Arabaya atlamayacaksan da basar uçakla Selanik’e gidersin, oradan Halkidiki’ye geçersin, kim tutacak seni? Hangi çılgın sana zincir vuracak? Bu sene senin senen. Bu sene kimse seni durduramaz, bu sene Halkidiki turu yapmaya gidiyorsun!

Başlamadan önce gelen special thanks: Halkidiki uzmanımız, oradaki elimiz ayağımız, bize her konuda yardım eden sevgili Stelios‘a buradan öpücüklerimizi gönderiyoruz. Bizim yazının yanında ondan da bayağı yardım alabilirsiniz, sitesi şurada.
halkidiki gezi rehberi

Halkidiki’ye Ne Zaman Gidilir?

Halkidiki çok az bir nüfusu olan ve yaz aylarında civardaki şehirlerden insanların ve turistlerin denize girmek için tercih ettiği bir destinasyon. Zaten burada denize girmek ve tercihe göre kafa dinlemek ya da partilemek dışında pek de yapacak bir şey yok. Dolayısıyla yaz ayları dışında buraya gitme kararı alırsanız yüksek ihtimalle çok az insanla karşılaşacaksınız ve birçok mekan kapalı olacak. Evet durum aslında bizim Çeşme ve Bodrum gibi tatil destinasyonlarımızdaki durumla benzerlik gösteriyor. Ancak hani şu “Bodrum’un kışı da ayrı güzel, ben oralara sakinken gitmeyi seviyorum” durumu var ya, sanırsak o lokaller arasında burası için pek de yaygın bir durum değil. Yani özetle buraya kışın gitmenin bir alemi yok. Ama Selanik ve Kavala gibi civardaki şehirleri gezmeyi de planlıyorsanız ve gitmişken Halkidiki’de ne var ne yok bir göz atmak niyetindeyseniz, buraya günübirlik bir gezi düzenlemeniz fazlasıyla yeterli olur.

Hava koşulları bizim güney bölgelerimizdeki iklim ile aynı şekilde ilerliyor. Yani özetle buranın olayı yaz. Temmuz-Ağustos ikilisi en sıcak olan ve turistlerin en çok rağbet gösterdiği aylar. Ama olağanüstü bir durum olmadığı sürece Haziran ve Eylül de denize girebilmek için gayet uygun bir hava durumu sunuyor ve bizce Halkidiki’ye gitmek için en ideal aylar. Bu aylarda hem dayanılmaz bir sıcak ve aşırı bir kalabalık olmuyor hem de konaklama gibi şeyler biraz daha uyguna gelebiliyor. Biz Haziran başında gittik ve sanırsak biraz da şanslı olmamızdan mütevellit hava 1 hafta boyunca 30 derecenin üstündeydi. Bu dönem deniz bir tık daha soğuk olabiliyor, hatta lokaller bu durumdan şikayetçi görünüyorlardı ama bizce sorun edilecek bir soğuklukta değildi. Ki bunu soğuk suya ayağı bile değdinde aşırı kızsal tepkiler gösteren bir ikili olarak söylüyoruz, yani bu konuda bize güvenebilirsiniz.

halkidiki en iyi plajlarEğer kalabalıktan kaçmak, kafa dinlemek niyetindeyseniz Halkidiki’ye haftasonları gitmemeye özen gösterin. Çünkü haftasonları turistler dışında Selanik ve civardaki diğer şehirlerden denize girmeye gelen lokaller de oluyor. Öyle ki, Cumartesi sabahı ve Pazar akşamları Selanik ve Halkidiki arasındaki yolda bizdeki Silivri trafiğinden hallice bir trafik durumu söz konusu oluyormuş. Ayrıca eğer şansınız varsa gezinizi bayram gibi tatillere de denk getirmemeye çalışın. Çünkü bu gibi dönemlerde hem gümrük yoğun oluyor, hem de civarda gereksiz bir 34 plaka araba yoğunluğu oluşuyor. Zaten ortam Türkiye’den hallice, bir de Türkler doluşunca insan adeta “cidden ben Yunanistan’da mıyım” düşüncesine kapılabiliyor.

Halkidiki’de Nasıl Bir Rota İzledik?

Instagram sayfamızda konudan bahsettik ama buradan da es geçmeyelim, Halkidiki rotasına detaylı bir şekilde girişmeden önce Yunanistan genelinde nasıl bir rota izlediğimizden biraz bahsedelim istiyoruz. Çünkü siz de birçok insanın yaptığı gibi Türkiye’den arabayla gidiyor olacaksanız veya Yunanistan’da araba kiralayacaksanız bu civarda birkaç şehir görme niyetinde olabilirsiniz. Biz İstanbul’dan Selanik’e uçtuktan sonra Yunanistan’da araba kiralamaya karar verdik ve Selanik’ten sonra sırasıyla Asprovalta, Kavala ve Halkidiki bölgelerini dolaşarak gezimizi Selanik’te sonlandırdık. Türkiye’den arabayla gelme ya da Selanik’te araba kiralama meselesinden şuradaki Selanik rehberimizde detaylı bir şekilde bahsetmiştik, henüz okumadıysanız bayağı ayıp ediyorsunuz.

halkidiki harita

Halkidiki rotasına geri dönecek olursak. Halkidi 3 yarımadadan oluşuyor;

*Kassandra: Burası en soldaki ada ve beach barların/tesislerin yoğunlukta olması sebebiyle Halkidiki’nin en popüler noktası. Sithonia’ya göre daha küçük, daha fazla yapılaşmanın olduğu bir yer. Bu arada izninizle gitmeden birçok farklı kişiden duyduğumuz, “Sithonia’nın denizi çok daha güzel burada hiç vakit harcamayın” gibi söylemleri de yalanlamak istiyoruz. Kassandra’nın denizi de Sithonia kadar güzel, sadece biraz daha fazla tesis olduğu için daha kalabalık oluyor ve denizin keyfini sakin sakin çıkarmak isteyenler için daha az ilgi çekici bir nokta olabilir.

*Sithonia: Ortada kalan adanın adı ise Sithonia. Burası Kassandra’ya göre daha sakin, daha kafa dinlemelik bir yer. Kassandra’daki gibi beach bar ve tesisler yoğunlukta değil. Aksine burada doğa ve deniz ile daha iç içe oluyorsunuz. Ama tabii ki yine de kolaylıkla ulaşabileceğiniz ve gününüzü geçirebileceğiniz birçok koy ve plaj seçeneği mevcut.

athos halkidiki

*Athos: Burası en sağda kalan  ve üzerinde manastırların bulunduğu özel ve bayağı acayip bir ada. Neden? Çünkü bu adaya kadınları almıyorlar ve erkekler de yalnızca özel bir izin ile girebiliyor. Yani anlayacağınız üzere burası ziyaret edebileceğiniz bir nokta değil. Öyle ki adada dişi hayvan bulunması bile yasak, bu durumu o kadar ciddiye alıyorlar! Burayı yalnızca Sithonia adasındaki Orange Beach’in olduğu taraftan ya da tekneyle uzaktan görme şansınız olabilir. Adayı üzerinden bulunan yüksek dağdan tanıyabilirsiniz.

Biz Asprovalta’dan Halkidiki’ye geçtiğimiz ve Sithonia daha yakınımızda olduğu için ilk olarak orayı keşfettik ve ardından Kassandra’ya konakladığımız otel olan Porto Valitsa’ya geçmiş bulunduk. Ancak siz konaklayacağınız noktaya göre bir planlama yapabilirsiniz. Eğer Selanik’ten Halkidiki’ye geçecek olursanız ilk olarak Kassandra’ya gitmeniz daha mantıklı olabilir.

Halkidiki’ye Ulaşım

Halkidiki’ye Arabayla Ulaşım: Bu konu tabii ki hangi noktadan buraya ulaşacağınıza göre değişir. Eğer Türkiye’den arabayla buraya geliyor olacaksanız İpsala’dan sonra otobanı Selanik’e kadar takip edip, ana yoldan aşağı Halkidiki’ye doğru gidebilirsiniz, ya da Kavala’dan sonra “National Road” olarak adlandırdıkları eski kıyı yolunu takip ederek Asprovalta gibi noktalardan geçebilir ve ara yollardan Halkidiki’ye ulaşabilirsiniz.

Şayet Selanik üzerinden ilerlerseniz, yolu gideceğiniz noktaya göre yaklaşık 70-100km kadar uzatmış oluyorsunuz. Ancak bu yol daha düzgün ve daha az virajlı olduğu için zaman olarak diğer rota ile neredeyse aynı hesaba geliyor. Yani Halkidiki’ye hangi yolu takip edeceğiniz aslında tamamen nasıl bir rota izlemek, yol üstünde nerelere uğramak istediğinize ve Halkidiki’de ilk olarak hangi adaya gitmek istediğinize bağlı bir durum.

halkidiki gezi rehberi

Fark ettiyseniz Halkidiki rotası ve ulaşım konusundan hep arabaya göre bahsettik. Çünkü bu civarda araba kesinlikle şart! Aşağıda otobüs seçeneğinden de bahsedeceğiz ama Kassandra ve Sithonia adalarının her ikisinde de görülebilecek, yüzülebilecek birçok nokta var ve mesafeler kısa değil. Dolayısıyla kendi rotanızı oluşturmak ve esnek olmak istiyorsanız araba kiralamak en iyi seçenek. Örneğin bu civarda 30km mesafe gitmek, yollar dar ve virajlı olduğu için trafiksiz 1 saat bile sürebilir. Selanik gezi rehberinde de bahsettiğimiz gibi biz şu şirketten araba kiraladık. Ancak isterseniz otobüsle Halkidiki’ye ulaştıktan sonra şu firmadan günübirlik de araba kiralayabilirsiniz.

Halkidiki’ye Otobüsle Ulaşım: Eğer Türkiye’den Selanik’e uçup direkt Halkidiki’ye gitmek gibi bir niyetiniz varsa şu firmanın hem Kassandra’nın hem de Sithonia’nın birçok noktasına giden otobüs seferleri var. Bilet fiyatları ve saatler için verdiğimiz linke göz atabilirsiniz. Yukarıda da bahsettiğimiz gibi mesafeler uzun olduğu için Halkidiki civarında otobüsle ulaşım sağlamak size vakit kaybettirebilir ancak eğer araba kiralama şansınız yoksa böyle bir seçeneğiniz olduğunu da bilin. O denizlere girilecek, o plajlarda uyuyakalınacak, pes etmek yok!

sithonia halkidiki

Halkidiki’de Konaklama

Normal insanlar gibi tatil yapmak, plajlara bayılmak ve denizin keyfini çıkarmak niyetindeyseniz haliyle Halkidiki’de bir otel arayışına girmiş olabilirsiniz. Öncelikle şunu söylemekte fayda var, yukarıda da bahsettiğimiz gibi buranın en yoğun sezonu Temmuz-Ağustos ve bu iki ay boyunca uygun otel seçeneğini bırakın, yer bulmak bile epey zorlu olabiliyor. Hatta bizce otel kısmını ulaşımınızı ayarlamadan önce netleştirmekte fayda var.

Civarda bed & breakfast konseptinden tutun, tatil köyü tadında yerler ve lüks otellere kadar birçok farklı konaklama seçeneği mevcut. Eğer ben otelden dışarı adımımı atmayacağım, kıpırdayanı dövsünler, otelden direkt denizime girerim, her şey ayağımın altında olsun diyorsanız bizce boşu boşuna kendinizi yorup Yunanistan’a kadar gitmeyin. O kadar da netiz. Arabanız varsa burada birçok güzel plaj keşfedebilir birçok farklı mekanda vakit geçirebilirsiniz. Dolayısıyla konaklama kısmına çok da takılmanıza gerek olduğunu düşünmüyoruz ama bu tabii ki nasıl bir tatil yapmak istediğinize bağlı.

porto valitsa

Bizim nerede kaldığımız konusuna gelecek olursak. Biz Kassandra’da bulunan Porto Valitsa’da kaldık. Kendileri Kassandra’nın neredeyse en aşağı kısmında kalan bir noktada yer alıyor. Ancak Kassandra’da yollar Sithonia’ya kıyasla daha düzgün ve mesafeler daha kısa olduğu için ulaşım konusunda herhangi bir zorluk çekmedik. Hatta otelin oraların en popüler plajlarından biri olan Chrousou’nun hemen yanındaki koyda bulunması bayağı bir kolaylık sağladı. Adanın en baştaki noktalarından biri olan Kallithea’ya da yaklaşık 20-30 dakika uzaklıktaydı. Yani lokasyon olarak kesinlikle önerebileceğimiz bir noktada. Odaları ise bahçe tipi odalar ve birkaç kişi beraber konaklamak için ideal. Kahvaltı menüsü ise her gün değişiyor. Yediğimiz her şey gayet özenle yapılmıştı ve çok lezzetliydi. Genel olarak oteldeki herkes çok ilgiliydi ve biz otelde böceklerle cebelleşmemiz dışında her şeyden gayet memnun kaldık. Böcek meselesi ise sanırsak Halkidiki genelinde kaçınılmaz bir durum. Son olarak otelin denize girilebilen bir iskelesi de var, bir kum plajı değil ama gördüğümüz en güzel denizlerden biri olduğunu söyleyebiliriz. Zaten o bölge dalış yapanlar için de popüler bir noktaymış. Buradan dalmadan önce 3 sigara art arda yakan abiye selam, ciğerlerine de geçmiş olsun.

*Bu arada belki fark etmişsinizdir, bir süredir internet alışverişlerinizde harcamanızın bir kısmını nakit olarak geri kazanmanızı sağlayan Artıway ile bir ortaklığımız var. Kendisi özellikle otel (booking.com, hotels.com gibi), uçak, araba kiralama gibi konular için rezervasyon yaparken sık sık kullandığımız bir site. Artıway kapsamında seyahat siteleri dışında N11, Hepsiburada, Nike, Markafoni, Trendyol gibi yüzlerce marka da mevcut, dolayısıyla internet üzerinden sık alışveriş yapıyorsanız Artıway’i bi’ kurcalamak isteyebilirsiniz. Şayet Artıway’e üye olmak isterseniz şu link üzerinden üye olduğunuzda 10tl bonus da bizden, hadi yine iyisiniz.

Halkidiki’deki En İyi Plajlar

Kassandra’yı mı Sithonia’yı daha çok sevdiniz konusuna net bir cevap veremediğimiz için herhangi birine öncelik tanımayacağız. Her ikisinde de gezebilecek, denize girilebilecek yer seçeneği çok fazla. Biz de tabii ki denize girenleri izlemekle yetinerek sizin için hangi plajların ve nerelerin daha iyi olduğunu tespit edebilmek adına manyaklar gibi bir yerden öbürüne koşturduk. (ağlamaklıydılar) Oh ne güzel denize giriyorsunuz, ne güzel tatil yapıyorsunuz diyenlere de buradan selamımızı çakarız.

*Sithonia Adası

nikiti beach halkidiki

Nikiti: Burası Sithonia adasındaki ilk noktalardan biri ve keşfe başlamak için en ideal yer. Plajında boydan boya mekan var ve bu mekanlardan tercih ettiğinizde yiyecek içecek sipariş vererek şezlonglarını kullanabiliyorsunuz. Denizi mi? İlk gördüğünüzde aaa ooo helelee amma güzelmiş gibi tepkiler göstermenize sebep olabilir ancak bizce denize girebileceğiniz çok daha güzel yerler var. Bizce değişik bir yerler görme niyetindeyseniz burada denizinde değil, yukarıdaki Old Town kısmında vakit geçirin. Burada 1800’lü yıllara dayanan tarihi evler, 1867 yılında inşa edilen Agios Nikitas Kilisesi  ve bol bol küçük sevimli kafeler var. Özetle bizce Nikiti adadaki en sempatik köylerden biri. Yine de buraya fazla vakit ayırmaya gerek yok, isterseniz arabayla bile şöyle bir ortama bakıp devam edebilirsiniz.

Koviou & Kalogria: Nikiti ve Neos Marmaras arasında, Nikiti’den yaklaşık 6km sonra Koviou ve Kalogria adlı 2 plaj bulunuyor. Eğer Nikiti’yi gezdikten sonra denize girmek için bir mola verme niyetindeyseniz buraları hedef alabilirsiniz, denizi muhteşem! Bu iki koyda da herhangi bir tesis yok dolayısıyla havlunuzu kuma serip kendi imkanlarınızla denize girmeniz gerekecek, onu da belirtelim.

neos marmaras

Neos Marmaras: Adadaki en bilinen diğer bölgelerden biri ve Sithonia’nın en kalabalık kasabası ise Neos Marmaras, yani Yeni Marmara. Evet bildiğimiz Marmara. Adını Marmara Adası’ndan göç eden Rumların burayı kurması sonucu almış. Burası ana yerleşim yerlerinden biri olduğu için daha çok yazlık bir belde tadında ve alışveriş, yeme içme gibi konularda biraz daha aktif. (alışveriş derken Zara var demiyoruz tabii) Deniz odaklı bir keşif için gitmeniz gereken yerler listesinde ilk sıralara koyamayacağınız ancak yine de belde olarak gezebileceğiniz yerlerden biri.

Neos Marmaras’ı da gezdikten sonra artık hedefimizi Sithonia’nın en iyi plajları olduğunu duyduğumuz 2 yer olarak belirlemiştik; Portakali ve Vourvourou. Marmaras’tan Portakali’nin olduğu noktaya yani adanın diğer tarafına ulaşmak için ya Nikiti’ye geri dönerek adanın öbür tarafına doğru gitmeniz gerekiyor. Ya da Neos Marmaras’tan adanın aşağı kısmına doğru ana yolu dümdüz takip ederek öbür tarafa geçmeniz gerekiyor. Bizce bu ikinci seçenek çok daha mantıklı çünkü bu şekilde Toroni, Sykia ve Sarti gibi farklı bölgelerden de geçmiş oluyorsunuz.

orange beach halkidiki

Portakali (Orange Beach): Bizce Sithonia’nın en güzel plajları listesinde ilk 3’e kesinlikle girecek olan plaj Orange Beach. Bu kadar yakınımızda, aynı denizi paylaştığımız bir ülkedeki deniz nasıl bu kadar farklı oluyor biz de çözmüş değiliz ama burası hakikaten daha önce Türkiye sınırlarında gördüğümüz herhangi bir plaja benzemiyor. Plaj ve denizin içi kum ve çakıl karışımı ancak çakıllar çok küçük olduğu için herhangi bir rahatsızlık verecek kıvamda değil. Burada ufak bir tesis var, içecek siparişi vererek şezlonglarını kullanabiliyorsunuz. Ya da isterseniz direkt havlunuzla kuma da bayılabilirsiniz. Plaja ulaşmak için arabanızı park ettiğiniz noktadan sonra biraz aşağı yürümeniz gerekiyor.

*Bu arada, Orange Beach’in nüdistlerin uğrak noktalarından biri olduğunu hatırlatalım. Açıkçası oralara gittiğimizde uzanmış güneşlenirken tepemizden “bir şey” geçene kadar biz de bilmiyorduk. Artık sevinir misiniz üzülür müsünüz bilmiyoruz, biz söylememiş olmayalım.

vourvourou halkidiki

Vourvourou: Sithonia’nın en iyi plajlarından bir diğeri ise Vourvourou. Biz burada denize Karidi Beach’ten girdik ve kumu da denizi de bu bölgedeki en iyilerden diyebiliriz. Burası Orange Beach ile yarışır, ancak hem plajı hem de denizin içinin tamamen kum olduğu için bizim kalbimizde favori plaj olarak yer edindi. Burada herhangi bir tesis yok ancak kumu öyle yumuşak ki, havlunuzu sererek rahatlıkla saatlerinizi geçirebilirsiniz.

*Kassandra Adası

Chrousou: Kassandra’nın en popüler plajlarından biri de Chrousou’da bulunan Paliouri plajı.. Denizinin güzel olmasının yanı sıra beach barların da yoğun olduğu bir bölge olduğundan vakit geçirmek için en çok tercih edilen yerlerden biri. Zaten yukarıda da bahsettiğimiz gibi Kassandra’nın genelinde denize girilen yerler genel olarak tesis ağırlıklı ve Sithonia’ya göre daha az bakir. Biz bu plajdaki tercihimizi Koursaros Beach Bar’dan yana kullandık. Şezlongları kullanmak için minimum 4 Euro’luk bir sipariş vermeniz gerekiyor, ki bu bir içecek ile çok kolay geçilebilecek bir limit. Fiyatlar biraz daha pahalı kabul edilebilir ancak içki, kahve, hamburger gibi birçok yiyecek içecek seçeneği mevcut. Dilerseniz aynı plajda Lefki Ammos adlı bir başka popüler beach bar da var ancak mekanların hepsi birbirine benziyordu dolayısıyla hangisi kafanıza esiyorsa orayı tercih edebilirsiniz.

elephant beach bar

Pefkochori: Kassandra’da denize girilebilecek yerler listesinde karşınıza çıkabilecek bir başka nokta da Pefkochori. Burası da birçok mekan ve tesisin bulunduğu bir nokta ve denizi de diğer koylar kadar güzel. Burada, hatta Halkidiki genelinde bizim favori mekanlarımızdan biri Elephant Beach Bar oldu. Elephant Beach bar Halkidiki genelinde karşılaştığımız mekanlardan çok daha özellikli ve eğlenceli bir mekan. Gerek müzik tarzıyla gerek ortamıyla diğer mekanlardan daha farklı bir konsept yaratmışlar ve çok güzel pek güzel olmuş. Ayrıca Pefkochori Kallithea’dan sonra geceleri en hareketli olan noktalardan biriymiş ancak biz tercihimizi bölgenin en popüleri olan Kallithea’dan yana kullandık.

Hanioti: Burası da Kassandra’da denize girmek için en popüler yerlerden. Plajında yan yana şezlonglarını kullanabileceğiniz, yiyip içebileceğiniz birçok mekan var ama çok da bir özelliği olduğunu söyleyemeceğiz. Ancak denizi de diğerleri gibi oldukça güzel ve civardaysanız bir yüzüp çıkmalık. Akşamları ise restoran, kafe ve dükkan bolluğu olması sebebiyle oldukça kalabalık oluyor ancak anladığımız kadarıyla daha çok ailelerin tercih ettiği bir nokta.

Kallithea: Kassandra’nın en hareketli, gece hayatı için en popüler yeri Kallithea. Burada hem denize girmek için birçok tesis/bar,  hem yeme içme için birçok restoran/bar, hem de gece kulübü yoğunluğu var. Yani partilemek için bir nokta arıyorsanız hedefinizi direkt Kallithea olarak belirleyebilirisiniz. Ayrıca ilginizi çekiyorsa burada Dionysos tapınağı ve Zeus Altarı’nın bulunduğu bir arkeolojik kazı alanı da var.

afitos halkidiki

Afitos: Burası Halkidiki’nin Alaçatası olarak nam salmış ve tarihinin M.Ö 3000’lere kadar dayandığı bir kasaba. Evet tamam sempatik bir yer olabilir ve bölgede Alaçatı’daki taş evlere benzerlik gösteren evler ve orayı andıran bir çarşısı olabilir ancak Alaçatı’nın yanına yaklaşabilir bir özelliği olmadığını itiraf etmek zorundayız. Ancak yine de Kassandra’ya kadar gitmişken buralara da bir göz atıp kasabanın içindeki Soboro Cafe’de bir kahve molası verebilir, ya da plajından denize girebilirsiniz.

Halkidiki Yeme-İçme İpuçları

Halkidiki civarında yukarıda bahsettiğimiz tüm bölgelerde birçok restoran ve kafe seçeneği mevcut. Ama tabii ki buranın olayı, bizim deniz kenarı beldelerimizde de olduğu gibi balık ve meze. Zaten bu konuda Türk mutfağı ile neredeyse birebir aynı özellikleri taşıyorlar ve burada yemek konusunda herhangi bir sıkıntı çekmeniz mümkün değil.

fourka beach

Takis Taverna: Kassandra’da akşam meze balık uzo triosu için gidebileceğiniz en iyi yerlerden biri Takis Taverna. Fourka plajında, deniz kenarında, tam gün batımında yakalamalık bir noktada bulunuyor ve gerek mezeleri gerek balıkları olsun Yunanistan gezimizde yediğimiz en lezzetli yemeklerden biriydi. Biz rakı balık masasına oturup balık yeme noktasına gelene doymuş olanlardanız ama burada tercihimizi direkt balık yemekten yana kullandık ve gayet mantıklı bir karar verdiğimizi düşünüyoruz. Balıklar günlük çıkıyor ve bizdeki gibi dolaplarına giderek gözünüze hoş gelen bir balığı seçebiliyorsunuz. Zaten aynı denizi paylaşmamızdan mütevellit balıkları da bizimkilerle neredeyse aynı olduğu için herhangi bir yabancılık çekeceğinizi sanmıyoruz.

briki kitchen bar

-Briki Kitchen Bar: 1 haftalık Yunanistan gezisi sonunda meze ve balık komasına girmeye yakın olmamızdan mütevellit artık farklı bir mutfak arayışına girmiştik ve Briki bizi resmen hayata döndürdü diyebiliriz. Kallithea’da bulunan ve terasından tüm koyu görebileceğiniz şahane bir deniz manzarasına sahip olan Briki hem kokteyl, hem yemek hem de servis açısından oldukça başarılı bir yer. Menülerinde dünya mutfağından birçok seçenek var ama biz tabii ki hamur işi sevenler derneği eş başkanları olarak kendimizi makarnaya verdik ve yediklerimiz gayet lezzetliydi. Kallithea’da gecelere akmadan yemek yemek veya bir şeyler içmek için ideal bir yer. Bu arada restoranın üstünde konaklayabileceğiniz odalar da mevcut, eğer gece hayatına yakın bir yerde konaklamak niyetindeyseniz burayı değerlendirebilirsiniz.

panos halkidiki

Panos: Sithonia’da en iyi meze ve balık restoranı konusunda birçok kişiden aldığımız tavsiye sonucu Neos Marmaras’tan yaklaşık 10km sonra kalan ve deniz kenarında küçük bir koyda bulunan Panos’u denemiş bulunduk. Biz burayla ilgili bir  şey mi kaçırıyoruz bilemiyoruz ama mutlaka gidin yiyin diyebileceğimiz herhangi bir özelliğini bulamadığımızı söylemek zorundayız. Mezeleri ve balıkları gayet sıradan ve ortam biraz fazla turistikti. Sanırsak  bulunduğu nokta itibariyla daha ön plana çıkıyor. Öyle asla gitmeyin diyeceğimiz kadar değildi tabii ki ama gezimiz genelinde en az beğendiğimiz yer olduğunu söyleyebiliriz. Derdinize edeyim (kibar versiyonunu kullanmak zorunda kaldık) diyor olabilirsiniz ama porsiyonlar 2 kişi için gereksiz büyük, masayı donatma kararı almadan önce bunu aklınızda bulundurun. Fiyatlar ise porsiyonlara göre gayet makuldu.

4 Yorum

  • Yine tatlı bir gezi olduğu belli. Burnumuzun dibindeki cenneti daha çok kişiye ulaştırdığınız için de tebrikler canlar, insan gerçekten iç çekiyor karşı kıyıya her ayak bastığında.

  • Yunanistan’a zaten gitmek istiyordum şimdi sizde bu kadar Detaylı ve güzel bir şekilde anlattığınız ve isteğimi perçinlediğiniz için çok teşekkürler.
    Yine harika bir yazı olmuş

  • Bu güzel paylaşım için teşekkür ederim. Gerçekten faydalı bilgiler var.
    Ama keşke gittiğiniz restorant teverna gibi menüleri fiyat listesini de paylaşsaydınız. Çok daha faydalı olurdu..

    Teşekürker

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir