Selanik Gezi Rehberi: Geldim, Gördüm, Sevdim!

İşte o şehirlerden biri daha. Hani şu “çok da görecek bir şey yok, birkaç saatinizi ayırsanız yeter” diye hakkında dedikodu çıkmış şehirler vardır ya, onlardan bahsediyoruz. Bir arkadaşınızla konuşursunuz, daha önce Selanik’e gitmiştir ve ısrarla size orası için kısa bir süre ayırmanızı, şehrin “İzmir’den hallice” olduğunu söyler durur ve bütün hevesinizi kaçırır. Getirin o arkadaşı buraya! Getirin biz onunla bi’ konuşalım, nereden uydurmuş bunları bi’ öğrenelim, ondan sonra geçelim rehberimize.

Selanik Gezi Rehberi
Tamam şimdi sakinliğimizi koruyarak size biraz Selanik’ten bahsedelim. Evet, küçük bir şehir, evet İzmir’in amca oğlu, yer yer bayağı andırıyor, tamam Atamız orada doğmuş, bu bilgiler hali hazırda hepimizde mevcut. Doğruya doğru, öyle ilk görüşte aşk yaşayacağınız şehirlerden de değil hani, görsel olarak büyük bir albenisi yok, inceden bir beton yığını havası hakim, yalnızca denize çıkan sokaklar bu durumu telafi edebiliyor. Ancak tüm bunların yanında hafta içi ya da hafta sonu fark etmeksizin her daim canlı olan, acayip sıcakkanlı insanların bulunduğu, şahane yemekler yiyebileceğiniz, yakınında birçok noktada denize girebileceğiniz çok tatlı bir şehirden bahsediyoruz. Kışın gitseniz bile fark etmez, müzeyse müze, gece hayatıysa gece hayatı, keyif alacağınız mekanlar arıyorsanız en alası, hepsi mevcut. Üstelik buraya ulaşmak tipik bir İstanbul gününde Avrupa yakasından Anadolu yakasına ulaşma sürenizden çok daha kısa sürüyor; 1 saat kadar. Hal böyle olunca zaten Selanik’i sevmek bir anda kolaylaşıveriyor ve eminiz ki siz de gittiğinizde “abi ben nasıl bu güne kadar buraya gelmemişim” diyeceksiniz. Dönüşte o “Selanik’te bir şey yok yeaaeaeaaa” diyen arkadaşınıza bizden selam söylersiniz.

*Yazıya başlamadan önce Thessaloniki Hotels Association’dan Anda’ya ve Selanik Turizm Ofisi’nden Constantina, Georgios ve Eleni’ye teşekkürü bir borç biliriz! Bu kadar verimli bir gezi geçirdiysek sayelerinde <3

*Selanik’te ne yenir ne içilir, gece ne yapılır diyenler için bol lokal tavsiyeli Selanik Yeme İçme Rehberimizi de şuraya bırakalım.

Karşınızda Selanik Gezi Rehberi !

Selanik Yunanistan
Selanik Gezi Rehberi: Selanik’e Ne Zaman Gidilir?

“Burnunuzun dibindeki yer kardeşim, aklınıza ne zaman estiyse o zaman gidin!” demeyi çok isterdik, ama neticede gelip buradan öneri almayı bekliyorsunuz diye aşağıda bu konuyu biraz detaylandıracağız. Ama asıl düşüncemizi ilk cümlemizde belirtmiş olduk, çünkü hiçbir zaman kıyamet gibi soğuk olmayacak bir şehir olduğu için aslında Selanik’e canınız ne zaman isterse ya da ne zaman ucuz uçak bileti kaparsanız gidebilirsiniz. Genel olarak Ege bölgesinin güneyinde kalan şehirlerin hava durumunu göz önünde bulundurursanız, aslında Selanik’te aşağı yukarı nasıl bir havayla karşılaşabileceğinizi gitmeden önce de anlayabilirsiniz.

Selanik’te Yaz: Şayet denize girmek, Selanik’i bir üs olarak kullanıp Halkidiki ve civarındaki bölgelere geçmek gibi bir niyetiniz yoksa, aslında Selanik’i yazın ziyaret etme işini bir kenara koyabilirsiniz. Neden? Çünkü 25+ derecelerde şehirde dolaşmak sinirlerinizi bozabilir. Ancak bu dönem aynı zamanda şehrin gece hayatı açısından aktif olduğu, insanların sokaklara döküldüğü eğlenceli bir dönem olduğunu da kabul etmek gerek. Yine de kışın bile capcanlı bir şehir olduğunu göz önünde bulunduracak olursak bu konunun özeti şu: Sıcağa dayanıklıysanız ve güneş tepenizde sokaklarda dolanmaktan yılmayacaksanız şehre yazın da gidebilirsiniz.

Selanik’te Kış: Selanik hiçbir zaman çok soğuk bir şehir olmuyor. Öyle karla buzla cebelleşeceğiniz bir durum yok, ılıman bir iklim hakim. Üstelik Yunan halkı da tıpkı bizim gibi yaz kış fark etmeksizin kendini sokaklara attığı için kış aylarında bile içerilere kapanma ya da mekanların boş kalma durumları olmuyor. Dolayısıyla Selanik’e bir kış gezisi planlamaktan kesinlikle çekinmeyin.

Selanik’te Bahar Ayları: Çoğu şehir için favori dönemimiz olan bahar ayları tabii ki Selanik için de en ideal dönemlerden. Çok sıcak değil, çok yoğun değil ve fiyatlar yaz aylarına kıyasla bir tık daha düşük, çünkü yılın en turistik döneminde denk gelmemiş oluyorsunuz.

Selanik Tatili
Selanik Gezi Rehberi: Selanik’e Ulaşım

Selanik’e ulaşım için iki seçeneğiniz var; Uçak ya da araba. Bildiğiniz üzere uçak ile işler çok kolay, çünkü İstanbul’dan Selanik’e ulaşmak 1 saat kadar sürüyor. Uçağa oturuyorsunuz, ulan acaba yemek verirler mi bu kadar kısa sürede, bari bi’ sandviç falan verseler derken pilot “iniş için alçalmaya başlıyoruz cabin crew fhfkashd” (biliyorsunuz bazı dedikleri anlaşılmıyor, son kısmı onun için yaptık) diyor ve olaylar çok hızlı gelişiyor. Ancak şayet arabayla gidecek olursanız onun da birçok artısı olabiliyor. Yürüme sevdalısı (normalde değil, gezilerde) bir blog olarak tabii ki şehirde arabayla dolanmanızı önermeyeceğiz ama, Selanik yakınlarındaki yerlere geçerken arabanızın olması size bayağı kolaylık sağlayabilir.

Selanik’e Araba İle Ulaşım 

Efenim bir çılgınlık yapıp Yunanistan’a arabayla gitme kararı aldıysanız öncelikle aslında o kadar da çılgın olmadığınızı söyleyerek sizi bozmak isteriz. Çünkü bunu herkes yapıyor, gayet normal bir durum. İstanbul’dan Selanik’e gitmek, Türkiye içinde birçok noktaya gitmekten daha kolay ve daha yakın. O yüzden kendinizi öyle acayip bir işe kalkışmış olarak falan düşünmeyin.

*Selanik’e arabayla gitmeden önce sınırdan arabanız ile geçebilmeniz için bir takım evraklar edinmeniz gerekiyor. Bu evrakları alma süreci çok da zorlu değil, ancak biraz masraflı olabiliyor ve sonucunda aldığınız belge yalnızca 1 yıl süre ile geçerli olduğu için tekrar yenileme işiyle uğraşmanız gerekebiliyor. Bu sürece girdiğinizde Turing adlı kuruluştan edinmeniz gereken iki evrak var;

  1. Uluslararası Sürücü Belgesi: Bu belgeyi edinmek için yalnızca sürücü belgenizin aslı, nüfus cüzdanınız ve 2 adet fotoğrafa ihtiyacınız var. Alacağınız uluslararası ehliyetin en az 1 yıl geçerli olması gerekiyor. Ücreti 446 TL. Ancak bir sonraki yıl bu ehliyeti yenilemek niyetindeyseniz 245 lira ödemeniz gerekiyor. Şayet yeni ehliyete geçiş yaptıysanız, bu belgeyi edinmenize gerek kalmayacak, çünkü yeni ehliyetlerin uluslararası geçerliliği var.
  2. Uluslararası Sigorta (Yeşil Kart): Bu belgenin 15 günden 1 yıla kadar uzanan geçerlilik süresi seçenekleri var ve fiyat da ona göre 63 Euro ile 315 Euro arasında değişiyor. Bunu edinmek için götürmeniz gereken şeyler arabanızın ruhsatı ve geçerli bir Türk trafik sigorta belgesi.

*Eğer aracınız sizin adınıza değilse, araç sahibinden noter tasdikli bir vekaletname almanız gerekiyor, bu da aklınızda bulunsun.

*Selanik’e araba ile gitme kararı aldığınızda İstanbul’dan itibaren izleyeceğiniz rota şu: İstanbul – Tekirdağ – Malkara – Keşan – İpsala Sınır Kapısı. Ardından Yunanistan içinde Alexandroupoli yani Dedeağaç, oradan Xanthi ve oradan Kavala’ya doğru ilerleyip ardından kısa bir süre içinde Selanik’e ulaşabilirsiniz. Tüm bu rota boyunca yolunuzun üzerinde ya da yakınlarında Kavala ve Alexandroupoli gibi noktaların yanı sıra, Thassos, Asprovalta gibi denize girebileceğiniz yerler ve koskocaman bir Halkidiki bölgesi yer alıyor. Buralara uğrayarak hatta belki konaklaya konaklaya ilerleyebilirsiniz, tamamen vaktinize ve tercihinize kalmış.

*Tüm bu rotayı izlerken bize acayip kolaylık sağlayan Ulmon adlı offline harita uygulamasını indirirseniz işler sizin açınızdan bayağı kolaylaşacaktır. Oradan istediğiniz yerleri işaretleyerek hangi yoldan gideceğinizi, destinasyonunuza ne kadar mesafe kaldığını, hatta yol boyunca etrafınızda gezilecek neyin olduğunu falan hepsini takip edebilirsiniz. Long Live Ulmon!

*Şayet Yunanistan içinde araç kiralayacaksanız çoğu şirket için uluslararası ehliyete gerek yok. Ancak bazı istisnai durumlar olabiliyor. Örneğin bizim kiraladığımız şu şirket nedense bu konuya tutulmuştu, Türk ehliyeti yerine uluslararası bir ehliyet vermemiz konusunda gereksiz bir ısrar içine girdiler ve “company policy” olduğunu söylediler. Aramızdan birinin Amerikan ehliyeti olduğu için biz konuyu kurtardık, şayet siz buradan kiralayacak olursanız aklınızda bulunsun.

Selanik
Selanik Pahalı Mı?

Selanik ile ilgili, hatta Yunanistan genelinde küçük çaplı bir sorun var, o da yaşanan krizin vergi artışına etkisi. KDV oranı %24’e kadar çıktığı için, çok turistik bir şehir olmamasına rağmen Selanik’te de fiyatlar biraz fırlamış durumda. Fırlamış dediysek, öyle İskandinav ülkeleri kadar çılgın düşünmeyin tabii ama, inceden bir Milano standartlarına yaklaşmış olduğunu söyleyebiliriz. Tabii ki halk da, turistler de bu durumdan bayağı şikayetçi. O yüzden küçük şehre gidiyorum, burası kesin çok ucuzdur diye düşünmemekte fayda var. Orada yapma ihtimaliniz olan harcamaları göz önünde bulundurarak birkaç örnek vermek gerekirse;

Su: 0, 50 Euro (Kiosk yani büfelerde ve marketlerde küçük su)

Meze odaklı, alkollü, 2 kişilik bir sofra: 30 Euro ve üzeri

Bira: 3 – 3,5 Euro

Kokteyl: 7 – 9 Euro civarı

Kahve: 2,5 – 3,5 Euro (Latte, Freddo, Frappe vb.)

Selanik Gezi Rehberi
Selanik Gezi Rehberi: Selanik’te Konaklama

Selanik’in küçük bir şehir olmasının en büyük avantajı, nerede kalırsanız kalın herhangi bir yere uzak hissetmeyecek olmanız. Dolayısıyla kalacağınız noktayı aslında tamamen bütçenize göre seçebilirsiniz. Lakin konuyla ilgili bir öneri verecek olursak, Ano Polis civarında kalmamanızı söyleyebiliriz. Çünkü biraz tepede kaldığı ve bol bol yokuşlu bir bölgede olduğu için bir noktada “hani her yerde kalabiliyorduk lan yalancılar” gibi suçlamalarla karşı karşıya kalmak istemiyoruz.  Daha spesifik bir öneri isterseniz biz Hotel Olympia’da konakladık ve gerek konum, gerek ilgi, gerekse hijyen açısından gayet memnun kaldığımızı söyleyebiliriz. Otelden birçok noktaya yürümeniz mümkün, şehrin gece de hareketli olan bölgelerine yakınsınız ve çalışanlar pek çok konuda size yardımcı olurken surat yapmayan, güler yüzlü insanlar.

*Bu arada belki fark etmişsinizdir, bir süredir internet alışverişlerinizde harcamanızın bir kısmını nakit olarak geri kazanmanızı sağlayan Artıway ile bir ortaklığımız var. Kendisi özellikle otel (booking.com gibi), uçak, araba kiralama gibi konular için rezervasyon yaparken sık sık kullandığımız bir site. Artıway kapsamında seyahat siteleri dışında N11, Hepsiburada, Nike, Markafoni, Trendyol gibi yüzlerce marka da mevcut, dolayısıyla internet üzerinden sık alışveriş yapıyorsanız Artıway’i bi’ kurcalamak isteyebilirsiniz. Şayet Artıway’e üye olmak isterseniz şu link üzerinden üye olduğunuzda 10tl bonus da bizden, hadi yine iyisiniz.bayağı işe yarar bir sistem.

Selanik Gezi Rehberi: Selanik Gezilecek Yerler 

Selanik’te gezilecek yerler listesi pek çok büyük şehre kıyasla kısa bir liste olabilir. Ancak tabii ki bu şehirde günlerinizi geçiremeyeceğiniz ve bundan bayağı keyif almayacağınız anlamına gelmiyor. Aslına bakarsanız bu tam da bizim sevdiğimiz gezi tiplerinden! Şehirde çok fazla gününüz olmasa bile hem gezecek görecek yeriniz mevcut, hem de şehrin sokaklarında kaybolacak, restoranlarını, kafelerini deneyecek, insanlarını tanıyacak vaktiniz oluyor. Şimdi gelin Selanik’te gezilecek görülecek yerlere bi’ göz atalım:

White Tower Thessaloniki
White Tower (Beyaz Kule)

Beyaz Kule tam anlamıyla Selanik’in simgesi. Nerede bir Selanik fotoğrafı, nerede Selanik’le ilgili bir broşür, orada Beyaz Kule. Kulenin tarihi 15. yy’a kadar dayanıyor ve Selanik’in meşhur sahil şeridinde tüm heybetiyle yer alıyor. Tam olarak hangi tarihte yapıldığı konusunda uzlaşılamadığı gibi, bazılarına göre kulenin Mimar Sinan tarafından yapıldığı gibi bir düşünce bile var, kim bilir…Bir zamanlar hapishane olarak da kullanılan kule aynı zamanda “Kanlı Kule” adıyla da biliniyormuş, onu da yerlisinden duyduk.

Atatürk'ün Evi Selanik
Atatürk’ün Evi

6-7 yaşlarından itibaren Selanik’in varlığından haberdar oluşumuzun temel sebebi cümleyi tabii ki siz de hatırlıyorsunuzdur: “Mustafa Kemal Atatürk, 1881 yılında Selanik’te doğdu”. Evet Atamız Selanik’te doğdu ve günümüzde evi hala ziyaret edilebiliyor. Apostolou Pavlou Sokağı, 17 numarada bulunan ev üç kattan oluşuyor ve her katını ücretsiz olarak gezebilme şansınız var. Her bir katta Atatürk’ün hayatına ve yaptıklarına dair bilgi edinebileceğiniz açıklamalar ve video çalışmaları bulunuyor. Bunu yanı sıra giriş katında o dönemdeki koşullar baz alınarak eskiden evin içinin aşağı yukarı nasıl göründüğüne dair bir maket de oluşturulmuş. Üst kata çıktığınızda Atatürk’ün bir balmumu heykelini görebilmeniz de mümkün. Hemen karşısında ise doğduğu oda yer alıyor.

Atatürk’ün Evi ile ilgili birçok kişinin şikayet ettiği bir durum var, o da içindeki eşyaların bir süre önce kaldırılmış olması. Hazır orada konsolosluk çalışanlarından Muhammet Bey ile tanışmışken kendisine onu da sormadan geçmek istemedik. Kendisi önceden var olan eşyaların da Atatürk’e ya da ailesine ait olmadığını, sadece o dönemin koşulları göz önünde bulundurularak yerleştirilmiş eşyalar olduğunu, bu sebeple evin içini Atatürk’e dair daha çok bilgi verebilecekleri şekilde yeniden düzenlediklerini ve günümüzdeki halini aldığını söyledi. Durumun açıklaması buymuş efenim.

Atatürk'ün Evi
Selanik Arkeoloji Müzesi

Yunanistan topraklarında yer alan herhangi bir şehirde arkeoloji namına bir şey görmemek mümkün mü? Tabii ki Selanik’te de bir arkeoloji müzesi mevcut. Müze, Kuzey Yunanistan’da yapılan kazılardan ortaya çıkan eserleri kapsıyor ve “Tarih Öncesi Dönem”, “Şehirlerin Doğuşuna Doğru” gibi farklı temalara ayrılıyor. Çok büyük bir müze olmamasına rağmen gayet başarılı bir müze oluşturmuşlar, bizce en az 1 saatinizi buraya ayırabilirsiniz. Ayrıca müzede her şeyin İngilizce açıklaması mevcut olduğu için öyle “çanak çömleğe boş boş bakıyormuş gibi” hissetmiyorsunuz, bayağı verimli oluyor. Bu arada giriş kısmındaki 6 dakikalık video çalışmasını izlemeyi es geçmeyin, adeta 1000 yılı özet geçiyor ve ardından müzeyi gezmek çok daha anlamlı oluyor.

-Giriş ücreti 8 Euro. Öğrenciler için 4 Euro. Öğrenci kimliği şart.

-Her gün 8:00 – 20:00 arası açık.

-Adres: 6 Manoli Andrikou Street

Selanik Arkeoloji Müzesi
Aristotelous Meydanı

Her yeri Türkiye’den bir noktaya benzetmezse ölecek hastalığına yakalanmış ülkenin insanları olarak bu meydanı tabii ki oraların Taksim Meydanı şeklinde tarif edeceğiz. Şehrin tam anlamıyla göbeği olan ve Yunaninstan’ın en büyük meydanlarından biri olarak kabul edilen Aristotelous Meydanı, aynı zamanda görsel olarak muhteşem çekici olmayan Selanik’in en güzel yerlerinden biri de sayılabilir. Kendinizi bu meydandan aşağı saldınız mı zaten denize ulaşıyorsunuz, ki bizce bu Selanik’in en güzel yönü, her yol denize çıkıyor!

-Meydanın en ünlü noktalarından biri Hotel Electra. Şayet burada konaklayacak olursanız tepesinde havuz var-mış. Yok kardeş ona para vereceğime başka şey yaparım diyorsanız en azından terasında kahvaltı yapabilir ya da bir çay, kahvelik oturabilirsiniz, manzara şahane.

Selanik Gezi Rehberi

Saint Dimitrios Kilisesi

Hagios Demetrios adıyla da duyabileceğiniz bu kilise, Selanik’in en önemli kilisesi. Bizans döneminde yapıldığı için o dönemin mimarisini yansıtan kilise uzun yıllardır ayakta olması sebebiyle birçok doğal afet, yangın vb. olay atlatmış ve günümüze kadar gelmeyi başarmış. Osmanlı döneminde bizimkiler gidip kiliseyi yağmalamaya ve içine etmeye çalışsa da çok şükür onu da atlatmış. Şu anda ücretsiz olarak gezilebiliyor ve ibadete açık. Yalnız giderken üstünüze başınıza biraz dikkat etseniz iyi olur, aksi takdirde kolunuz bacağınız çok açıksa içeri alınmayabilirsiniz.

-Her gün 8:00 – 22:00 arası açık.

Agia Sofia Kilisesi Selanik
Agia Sofia Kilisesi

Hazır konuyu kiliselerden açmışken Agia Sofia Kilisesi’ni es geçmek olmaz. Evet adı tanıdık geldi değil mi? Kendisini görseniz o da tanıdık gelecek, “ulan ben bunu bir yere benzetiyorum ama…” diyeceksinizdir. Biz size neye benzeteceğinizi söyleyelim; Bizim Ayasofya’ya. Neden? Çünkü mimari açıdan Ayasofya örnek alınarak yapılmış! Günümüzde Yunanistan’ın en önemli kiliselerinden biri olarak kabul ediliyor ve tabii ki UNESCO listesinde. Buraya girerken de kıyafet konusunda dikkatli olmanız gerekiyor. Ya da bizim gibi çok hızlı bir giriş yapıp kafalarını karıştırarak hızla içeriyi gezip çıkabilirsiniz, ama tabii ki bu geçerli ve mantıklı bir teknik değil. (ne yapalım çok sıcaktı)

Ladadika
Ladadika Bölgesi

Selanik’teyken gerçekten Yunanistan’da olduğunuz hissetmek, sağdan soldan Fedon terk parçalar duymak, mezenin dibine vurmak ve inceden turistik bir ortama düşmek isterseniz gitmeniz gereken tek bir nokta var: Ladadika Bölgesi. Selanik Osmanlı egemenliğindeyken bir pazar alanı olarak bilinen Ladadika, aslında Selanik’in eskiden nasıl göründüğünü en iyi şekilde yansıtan yerlerden biri.  Aristotoleus Meydanı’ndan 5-6 dakika uzaklıktaki bu bölgede kafe, restoran, taverna, allah ne verdiyse hepsini bir arada göreceksiniz. Üstelik bazı noktaları trafiğe kapalı olduğu ve özellikle akşam saatlerinde acayip canlı olduğu için buralarda dolanmak bayağı keyifli oluyor. Bu bölgedeki restoranları turistik olarak değerlendirip oturmadan geçmeyin, çünkü lokaller bile buraya bayılıyor ve bu bölgede bol bol vakit geçiriyorken buraya “turist tuzağı bölgesi” damgası vurmak bize düşmüyor efenim, hiç de öyle bir şey yok!

*Ladadika’da nerede ne yiyeceğiniz konusunda şurada değinmiş bulunduk, oralara da bekleriz.

Ano Poli

Ano Poli, Selanik’in denize tepeden bakan, “yukarı şehir” tarafı. Gitmesi, görmesi, çıkması, inmesi öyle pek kolay değil, çünkü ciddi yokuşlarla boğuşmanız gerekiyor. Bu sebeple o bölgeyi keşfetmek niyetindeyseniz ve arabanız yoksa, ya taksi ile ya da 22/23 numaralı otobüslerden biri ile haşır neşir olmanız gerekiyor. He yok kardeş, bunlar bana koymaz, ben ki Nike Running’de arkadaşlarımı geçmek için 4234 km koşup kırmızı renk almış insanım diyorsanız bilemeyiz tabii.

Tüm bu çabanın ardından Ano Poli’de ne ile mi karşılaşıyorsunuz? Osmanlı döneminden kalma evler ve tipik Osmanlı mimarisi örnekleri, Heptaprygion (Yedi Kule olarak da geçiyor), yani Bizans döneminde korunma amaçlı inşa edilmiş olan kale ve duvarlar ve tabii ki Trigoniou Kulesi tepelerde sizi bekliyor.

Rotunda Selanik
Rotonda

Roma İmparatorluğu dönemine ait yapılardan biri olan Rotonda, şehrin en eski dini yapılarından bir diğeri. Hatta çoğu kaynakta şehrin ilk dini yapısı olarak bile kabul ediliyor. İmparator Galerius tarafından 306 yılında yaptırılan, sonradan kiliseye ve hatta Osmanlı döneminde camiye bile çevrilen yapı (yanında hala duran bir minare mevcut), her türlü dini süreçten geçmiş. Size Roma’daki Pantheon’u hatırlatma ihtimali olan bu silindirik yapı, duyduğumuza göre tekrar resmi olarak kilise haline getirilmeye çalışılıyormuş. Günümüzde içinde hala ayinler gerçekleştiriliyor, ancak resmi olarak kilise kabul edilmiyor.

-09:00 – 17:00 arası açık. Pazartesi kapalı.

-Adres: Agiou Georgiou Meydanı

-Buralardayken hemen yakındaki Arc of Galerius’a da şöyle bir göz atabilirsiniz. Kendisi Selanik halkı için tarihi niteliğinin yanı sıra zamanında bizim Burger King’in önünde buluşup durma meselemiz gibi bir özellik de taşıyor, herkesin buluşma noktası.

Sinema Müzesi

Bir şehirde bir sinema müzesi olduğundan haberdar olup da ziyaret etmeden durabilmemiz imkansız. O yüzden Selanik’te yer alanı da affetmedik. Şehrin sahil şeridini takip ettiğinizde (White Tower’a doğru değil, tam zıttı tarafa doğru) karşınıza depoların ve büyük binaların bulunduğu bir liman bölgesi çıkıyor. Bu bölge bayağı endüstriyel bir havada görünmesine rağmen aslında civarda pek çok gencin takıldığı, bir takım barların ve 1-2 müzenin bulunduğu bir alan. Muhtemelen ilerleyen günlerde daha da gelişecek ve popülerleşecek… İşte Sinema Müzesi de bu bahsettiğimiz 1-2 müzeden bir tanesi. Yunan sineması deneysel günlerinden başlayıp, günümüzde ulaştığı haline kadar uzanıyor. Burası aynı zamanda Sinematek olduğu için, hem çeşitli film gösterimlerine denk gelebilir, hem de Yunanistan’ın en büyük sinema odaklı kütüphanesini görebilirsiniz.

-Adres: Warehouse A

-Pazartesi, Salı, Çarşamba 09:00 – 15:00 arası açık, Perşembe 16:00’ya kadar, Cuma 22:00’ye kadar, hafta sonu kapalı. (ne lan bu kadar saat karmaşası?)

-Giriş 2 Euro.

-Sinema Müzesi’nin hemen yanında Fotoğraf Müzesi yer alıyor, biz zamanımızı yettirip gidemedik, içimizde kaldı, siz gidin, bize anlatmayın, kıskanırız…

Selanik Gezisi
*Şehrin en popüler caddeleri başta Tsimiski olmak üzer Egnatia, Ermou, Mitropoleos şeklinde listelenebilir. Bu caddeler birbirlerine yakın, birçok popüler mağaza, restoran, kafe, bar benzeri mekanı görebileceğiniz caddeler ve şehrin en işlek noktaları. İsteseniz de istemeseniz de buralara yolunuz düşecektir ya, biz yine de kendilerinden bahsetmeden geçmeyelim dedik.

*Biz Selanik’teki Modern Sanat Müzesi ve Çağdaş Sanat Müzesi’ni kendilerinden haberdar olmamıza rağmen ziyaret etmedik. Bizi biraz tanıyanlar konuya olan ilgimizi biliyordur, ancak bu konuda fikirlerine güvendiğimiz insanlardan ve lokallerden “henüz pek iyi durumda değiller, bizce vakit ayırmanıza gerek yok” benzeri çok fazla cümle duyunca buraları es geçerek başka noktalara vakit ayırma kararı aldık. Özellikle sevgili Emre Eminoğlu’nun “halk eğitim merkezi sergisinden hallice” yorumunu duyunca ipler koptu diyebiliriz. Olur da bu iki müzeden birini ziyaret ederseniz yorumlarınızı merak ediyoruz, bize de haber edin.

*Yine tercihen gitmediğimiz ve ilginizi çekebilecek müzeler kontenjanından iki tanesinden bahsetmeden de geçmeyelim, varlığından haberdar olduktan sonra gidip gitmeme kararı sizde: Museum of Byzantine Culture ve Jewish Museum of Thessaloniki.

*100 yaşını görmüş ünlü Yunan sanatçı Giorgos Zogolopoulos tarafından tasarlanmış  “Umbrellas” adlı eseri görmeyi unutmayın! Sahil şeridinde yer alan ve gözden kaçırmanızın imkansız olduğu Umbrellas, 46. Venedik Bienali kapsamında da sergilenmiş ve tahmin ettiğiniz üzere öyle sağda solda sokağın üzerine koydukları renkli şemsiye akımıyla ilişkisiz bir sanat eseri. Yerlisi tarafından da pek seviliyor olmalı ki şehrin sembollerinden biri haline gelmiş.

Selanik Gezi Rehberi
Selanik’te Sokak Sanatı

Selanik bir günlük şehir değil, burada yapacak çok şey var diyoruz da boşuna demiyoruz. Özellikle farklı ilgi alanlarınız varsa, bir şehri görmeyi yalnızca şehrin 3-5 sokağından geçip birkaç tarihi yapısını görerek sağda solda check in yapmaktan ibaret saymıyorsanız bizce siz gerçek bir gezginsiniz! E o zaman bu kısım gerçek gezginler için gelsin.

Biz Instagram’dan da takip ediyorsanız zaten sokak sanatına olan ilgimizden haberdarsınızdır. Selanik’e gitmeden önce küçük bir araştırmaya girişince şehirde enteresan mural çalışmalarının yer aldığını fark ettik ve tabii ki onları görmeden şehirden ayrılmama kararı aldık. Özellikle komşuda yaşanan krizden ve sorunlardan sonra insanlar yaşadıklarını dışa vurmanın yeni yöntemlerini aramaya başlamışlardı ve sokak sanatı da bu yöntemlerden biriydi. Zaten şehrin sokaklarında kaybolduğunuz süre boyunca etrafta PAOK taraftarlarının saçma sapan karalamaları dışında göreceğiniz çoğu yazı politik içerikli. Fakat bunlar dışında bayağı iyi çalışmalara da rast gelebiliyorsunuz.

Selanik Sokak Sanatı
Bu noktada şanslı insanlar olarak sevgili Dina ile tanıştık ve sayesinde şehrin en iyi sokak sanatı örneklerini onun rehberliğinde beraber keşfetme fırsatı yakaladık. Dina acayip bir kız, ciddi anlamda “çok yönlü” bir insan. Marketing bölümünden mezun olmuş, event organizasyonları yapıyor, müzik etkinlikleri düzenliyor, çeşitli sanatçılarla çalışıyor ve tüm bunların yanında Selanik’te sokak sanatı etkinlikleri organize etmekle kalmayıp, konuyla ilgili kimseleri sokak sanatı turlarına çıkarıyor. Buna sadece sokak sanatı turu olarak bakmamak lazım, zira Dina bizim Selanik’e tekrar gidince mutlaka görüşeceğimiz bir dostumuz haline geldiği gibi, bize şehirle ilgili birçok bilgi de verdi, bayağı şahane bir turdu. O olmasa üniversitenin içine girebileceğimizi ya da birçok noktaya uğramayı akıl edeceğimizi bile sanmıyoruz. Şayet ilgilenirseniz sitesine buradan ulaşabilirsiniz. Orada hem görebileceğiniz sokak sanatı örnekleri mevcut, hem de tur için rezervasyon yapabilirsiniz. Öptük seni Dina! <3

6 Yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir