Buenos Aires Gezi Rehberi: Bizi Bu Güzel Havalar Mahvetti!

Buenos Aires La BocaYıllarca “Ah artık şu Güney Amerika’ya bir ayak bassak” demelerimizin üzerine vakit gelmişti, resmen Buenos Aires’e gidiyorduk! 3 kişiyiz, hepimiz şehre ayak basmak için sabırsızlanıyoruz, planlayacak çok şey, gezecek çok yer, tanıyacak çok insan var. Daha gitmeye 1 ay var, nasıl geçecek bu günler derken bir bakmışız uçaktayız. 18 saat nasıl uçacağız, biz de insanız diye endişelenirken bir bakmışız havaalanının kapısının önünde öylece duruyoruz! Hava sıcak, oysa İstanbul’da kar yağıyor, Allah’ım gerçekten dünyanın bir diğer ucundayız. (En çok haz veren yanlarından biri de bu galiba) Hani şu ilkokuldayken “Bizim yarım kürede kışken orada yaz oluyor çocuklar…” dedikleri durum var ya, işte o resmen somutlaşmış, dalga dalga yüzümüze çarpıyor. Mutluluktan mıdır, şaşkınlıktan mıdır bilinmez, 10 yaşında bir çocuğun yaşayabileceği bir heyecandan pek de uzak sayılmayız. Sağımızdan solumuzdan kulağımıza şarkı gibi gelen bilmediğimiz bir dil yükseliyor, evet çok bağırarak konuşuyorlar, ama bu bile çok güzel geliyor. Acayip bir kaos var, havaalanında önümüzden sokak köpeği geçiyor ve bol bol “çirkin” giyimli, dev kalın topuklu ayakkabılı kadın. Buna bile bayılıyoruz. Neden? Buenos Aires’teyiz. Evet evet, resmen Buenos Aires’teyiz!

Arjantin deyince, hatta komple Güney Amerika deyince gözünüzde ne canlanıyor bilemeyiz, açıkçası gidip de oralarda günlerimizi geçirene kadar bizim de kafamız karışıktı. İşin Buenos Aires kısmı için konuya hemen kıyaslamalar yaparak açıklık getirelim; İstanbul kadar büyük, İstanbul kadar kaotik, çok hareketli, çok canlı, her daim kalabalık ve kesinlikle “otantik” değil. Bildiğiniz büyük bir metropolden bahsediyoruz arkadaşlar, ancak denizi ayrı deniz, havası ayrı hava, insanı ise tam bağrınıza basmalık. Hayat yavaş akıyor, kimse acele etmiyor, bir kahvenin gelmesi normalde 5 dakika sürüyorsa burada 15 dakika. Türkiye’de bu benimle niye bu kadar samimiyet kuruyor diyeceğiniz insanın orada gelip masanıza oturmasına herhangi bir tuhaflık yok, oralarda öyle. Sokaklar renkli, her yer sokak sanatı, fotoğraf çekmeden 2 adım atamaz hale geliyorsunuz. Yanınızdan geçerken size günaydın diyen insanları garipsemeyi bırakırsanız ikinci gününüzde siz de kendinizi ona buna karşılık verirken buluyorsunuz. Samimi bir metropol desek yeridir. Samimi, bol müzikli, bol danslı ve parçası olmaktan büyük keyif alacağınız bir karmaşanın tam ortası.

Aşağıda Buenos Aires ile ilgili olumsuz şeyler duyma ihtimalinizin çok düşük olduğunu bilerek yazıyı okumaya başlarsanız, kapanışa doğru aniden gelecek Buenos Aires’e bilet bakma düşüncesini yadırgamazsınız. Zira fark ettiğiniz üzere biz Buenos Aires’le bayağı ciddi düşünüyoruz, çiçeğimizi çikolatamızı kapıp istemeye gidesimiz var. Uzatmayalım, karşınızda Buenos Aires gezi rehberi !

*Başlamadan gelen not: Güney Amerika gezisine çıkmadan önce bilmeniz gereken bir takım über önemli detaylar için şurada size bir rehber hazırladık, bekleriz. Buenos Aires yeme içme rehberimiz de ellerinizden öper.

Frida KahloBuenos Aires’e Ne Zaman Gidilir?

Detay istemeyeceğinizi bilsek buraya şöyle bir cümle bırakırdık: Buenos Aires’e her zaman gidilir! Ama tabii ki konuyu bu kadar ucu açık bırakmayacağız, hemen detaylara geçelim.

Yaz: Efenim bu kuzey yarımküre, güney yarımküre meseleleri ortalığı daha fazla karıştırmadan şu işe bir netlik getirelim, ilkokul bilgilerimize hayata geçirelim, şu “kurbağanın sindirim sistemini öğrenmek gerçek hayatta benim ne işime yarayacak ki?” kafasından bir süreliğine çıkalım. Arjantin’de Aralık-Ocak-Şubat-Mart dörtlüsünü yaz ayları olarak düşünmeniz gerekiyor. Yani sıcaklığın 25+ derecelere çıktığı, şehirde yaşayanların yaz tatili için başka bölgelere gittikleri, Silivri’de mangal yaptıkları, Bodrum’da 1500 pezoya lahmacun yedikleri ve onların yerine turistlerin geldiği dönem şeklinde de düşünebilirsiniz. Fakat öyle çok çılgın bir turist kalabalığından bahsetmiyoruz ve kişisel deneyimimizden de yola çıkarak bu durumun sizi rahatsız edeceğini sanmıyoruz. Dolayısıyla şehre bu dönemde gitmenin gayet keyifli olduğunu, sokakların hareketli, mekanların dolu, akşamların ise yer yer üstünüze bir şey aldıracak cinsten, hafif bir esinti ile pek keyifli geçtiğini söyleyebiliriz. Tek olumsuz yönü şehrin en turistik dönemi olması nedeniyle genel olarak fiyatların bir tık daha yüksek olması.

Kış: Temel ilkokul bilgilerimizi hayata geçirerek sizi heyecanlandırmaya devam ediyoruz. Şimdi hep beraber tekrar edelim, güney yarımkürede kış ayları, Haziran-Temmuz-Ağustos aylarıdır. Yani? Yani hava durumunun 8-9 derecelere kadar düştüğü, Arjantin için yılın en soğuk dönemleri. Eğer sıcaklarda gezmeye gelemiyorsanız, ya da Buenos Aires gezinizi Patagonya ile birleştirerek harikalar yaratmak niyetindeyseniz kış aylarını da değerlendirebilirsiniz.

Sonbahar & İlkbahar: Birçok şehir için geçerli olan durum Buenos Aires için de geçerli; ara dönemler bir şehri tanımaya çalışmak için her zaman iyi bir fikirdir. Hava ne çok sıcak, ne de çok soğuk olduğu için sokaklarda kaybolmak çok daha rahat olduğu gibi, özellikle yaz aylarına kıyasla otel fiyatları da çok da düşük olduğu için, bir tık daha bütçe dostu bir gezi planlayabilirsiniz. Bu noktada özellikle Eylül, Ekim, Kasım civarını tercih ederseniz civara özgü inanılmaz güzel görünen Jacaranda ağaçlarını da fotoğraflayabilirsiniz.

Buenos Aires UlaşımBuenos Aires’te Ulaşım

*Türkiye’den Buenos Aires’e Ulaşım

Lafı uzatmanın alemi yok, Buenos Aires’e en rahat şekilde ulaşabilmenin yolu THY’nin aktarmasız seferi ile uçmak. Aktarmasız derken küçük bir not eklemeyi de unutmayalım, uçak 14. saat sularında Sao Paulo’da duraksıyor, adeta bir otobüs edasıyla yolcu bırakıyor/alıyor ve yoluna devam ediyor. Sonra ben ne yapıyorum, allahım Sao Paulo’ya mı geldim, lan bilette öyle yazmıyordu demeyin, korkacak bir şey yok.

Buenos Aires’te Aeroparque ve Ezeiza olarak iki farklı havalimanı var. İstanbul’dan direkt olarak uçuyorsanız zaten ana havaalanı olan Ezeiza’ya ineceksiniz. Ancak eğer aktarmalı uçacak olursanız ya da Buenos Aires’ten başka Güney Amerika destinasyonlarına geçiş yapacaksanız Aeroparque Havalimanı’ndaki uçuş seçeneklerini de değerlendirebilirsiniz. Bu havaalanı Buenos Aires’in merkezine Ezeiza’dan daha yakın, ikinci havaalanı diye düşünerek bizim Sabiha Gökçen Havalimanı gibi dıdısının gözünde (küfür etmek istemedik) değil. Ayrıca belki genelleme yapmak doğru olmaz ama, çoğunlukla Aeroparque’den daha uygun fiyatlı uçuşlar bulunabildiğini fark ettik, dolayısıyla mantıklı bir seçim olabilir.

Artık yürür müsünüz, zeplinle mi inersiniz bilemiyoruz, ancak bir şekilde ne yapıp ne edip Buenos Aires’e ulaştıktan sonrası kolay. Eğer Ezeiza’daysanız Official Ezeiza Taxi’ye, Aeroparque’deyseniz Tiendaleon standına gidiyorsunuz ve gideceğiniz destinasyonun uzaklığına göre bir ödeme yapıyorsunuz. Akabinde sizi taksinize götürüyorlar ve kazıklanacak mıyız derdiniz olmadan, paranızı önceden ödemiş bir şekilde, huzur içinde evinize/otelinize ulaşıyorsunuz.

-Ezeiza Havaalanı merkeze yarım saat civarı bir uzaklıkta.

-Havalimanından taksiye binerken kaç bavulunuz olduğunu göz önünde bulundurmayı ve çalışanlara da belirtmeyi unutmayın. Bu şekilde size ona göre bir araç veriyorlar.

Arjantin Gezi Rehberi*Buenos Aires İçinde Ulaşım

Normal koşullarda sizi bol bol yürümeye zorladığımızı, bir şehri yürümeden keşfedebildiğini iddia eden kişilere bol bol çemkirdiğimizi biliyorsunuz. Ancak Buenos Aires DEVCİLEYİN bir şehir olduğu için burada isteseniz de istemeseniz de bir noktada toplu taşımaya/taksiye muhtaç kalacaksınız.

Metro: Buenos Aires’in metro ağı son derece gelişmiş. Çoğu yerde olduğu gibi burada da hatlar renkler ve harfler ile kolay bir biçimde tespit edilebiliyor. Çoğunlukla Palermo, Recoleta ve Centro bölgelerinde vakit geçireceğinizi göz önünde bulundurursak en sık kullanacağınız hat yeşil hat olacak. Yukarıda bütçe kısmında da bahsettiğimiz gibi tek kullanımlık biletler aşırı ucuz. Dolayısıyla burada günlük metro kartı derdine düşmenize pek de gerek yok.

Taksi: Aşağıdaki bütçe kısmını detaylı bir şekilde okursanız Buenos Aires’in çok uygun bir fiyatlı bir şehir falan olmadığını fark edeceksiniz. Ancak bu durum kesinlikle taksiler için geçerli değil. Anlamlandıramadığımız bir şekilde taksiler gerçekten çok uygun fiyatlı. Fakat bu noktada da ortaya özellikle belirli saatler için geçerli olan trafik sorunu çıkabiliyor. Yeraltından mı gideceksiniz, yer üstünden mi o kısmına artık siz karar vereceksiniz.

-Resmi taksiler siyah-sarı renklerinde ve üzerlerinde Radio Taxi yazıyor.

-Taksilere belirli noktalardan binmeniz gerekmiyor, yoldan çevirebilirsiniz.

-Taksiler tehlikeli olduğu gibi şeyler duyduysanız onları duyduğunuz kişiyle ilişkinizi gözden geçirin. Belli ki sizin biraz daha egzersize ihtiyacınız olduğunu ve yürümeniz gerektiğini falan düşünüyor. Taksiler kesinlikle güvenli ve öyle yol uzatmak, adam kandırmak gibi bir huyları yok. Taksimetreyi açtıkları sürece herhangi bir sorun yok.

Buenos Aires GeziBuenos Aires Bütçesi

Güney Amerika gezimiz sonrası yaptığımız kritikler sonucu anladığımız kadarıyla insanların o kıtanın komple ucuz olduğuna dair bir izlenime sahip olduğunu fark ettik. Nereden çıktı bu arkadaşlar? Kim kandırdı bizi, kim oynadı duygularımızla? En güzel duygularınızın katili olacağız, çünkü dost acı söyler; böyle bir genelleme yok. Buenos Aires diğer büyük şehirler ayarında bir pahalılığa sahip. Tabii ki bir Paris, bir Oslo falan değil, ancak “ucuz” olduğu genellemesini yapmak hiç de doğru olmayacaktır. Şehirde tek gerçekten ucuz ulan şey şarap. Ama zaten 4-5 kadehten sonra her şeyin fiyatı aynı geliyor, o ayrı tabi. Gelin günlük harcamalardan birkaç örnekle konuyu irdeleyelim;

*Para birimini pezo olarak değil dolar olarak yazıyoruz ki durum daha anlaşılır olsun.

-Bir şişe su: 1,5-5 $ arası. (Şişe büyüklüğüne göre değişiyor)

-Ortalama bir restoranda ana yemek: 9-15 $ civarı

-İyi bir restoranda Arjantin Steak: 15-30 $ arası (nerede yediğinize göre büyük değişiklik gösteriyor)

-Kahve/çay: 2-4 $ arası

-Empanada vb. ufak atıştırmalık/sokak yemeği: 1-5 $ arası

-Bira: 3-6 $ arası.

-Kokteyl: 7-11 $ civarı.

Tek kullanımlık metro bileti: 0,35 $

Ezeiza Havalimanı’ndan Buenos Aires merkezine ulaşım: 35-45 $ civarı

Buenos Aires PalermoBuenos Aires’te Para Değiştirme Meselesi

Buenos Aires’te paranızı bozdurma meselesi biraz kafa karıştırıcı olabilir. Evet diğer şehirlerde olduğu gibi burada da hem bankada, hem de döviz bozdurma bürolarında para bozdurabiliyorsunuz. Ancak bunu dışında bir de ortalıkta paranızı bozmak amacıyla CAMBIOOO diye bağıran amcalar dolanıyor. Bu seçenek ilk etapta size organlarınız çalınacak izlenimi yarattığı için mantıklı gelmeyebilir, ancak bir ihtimal değerlendirmek isterseniz şurada konuyu biraz daha detaylı bir şekilde anlattık, oradan bakabilirsiniz.

Eğer paranızı türlü risklere girmeden bildiğimiz yöntemlerle bozdurmak niyetindeyseniz bu işlem birçok turist tarafından çoğunlukla Banco de la Nacion Argentina’da yapılıyor. Aslına bakarsanız diğer bankaların çoğunda para bozduramıyorsunuz. Eğer bankaya uzak bir noktada kalırsanız, yakınlarınızdaki bir Western Union’dan da para bozdurabilirsiniz, kendisi şehirde yer yer karşınıza çıkıyor. Olur da para bozdurmak konusunda geç kalırsanız ve “her şeyi olan ama aslında hiçbir şeyi olmayan” bir birey gibi hissederseniz korkmayın, onun da çözümü var. Birçok mekan hesabı dolar, hatta Euro olarak ödemenizi kabul ediyor ve para üstünü pezo olarak verebiliyor. Bu noktada mekanların parayı birazcık daha düşük bir oranda bozdukları aşikar, ancak eğer 100 kişinin hesabını falan ödemiyorsanız ya da hep beraber bir ineğe falan girmediyseniz sizin için de çok şey fark edeceğini sanmıyoruz.

-Aklınızda bulunsun, bankalar saat 3’te kapanıyor.

-Hem Western Union şubesini hem de Banco de la Nacion Argentina’yı, şehrin ana caddelerinden biri olan Avenida Santa Fe üzerinde bulabilirsiniz.

Palermo Buenos Aires ArjantinBuenos Aires’te Nerede Kalınır?

Buenos Aires oldukça geniş ve yayılmış bir şehir olduğu için aslında nerede kalacağınızı planlamak ilk etapta pek de kolay görünmeyebiliyor. Üstelik normalde ilk kez keşfedeceğiniz bir şehirde merkezde kalmanızın sizin için işleri kolaylaştıracağını söylerdik ama bizce Buenos Aires’te işler o şekilde yürümüyor, çünkü türlü türlü atraksiyon, türlü türlü bölgeye dağılmış durumda. Tamam panik yapmıyoruz, biz bu işin endişesini sizin için önceden yaşayıp çözdük!

Evet, Buenos Aires’te şehir merkezinde görmek isteyeceğiniz noktalar da var, ancak özellikle akşam vakit geçireceğiniz yerler ve seveceğiniz restoranlar, kafeler ve daha alternatif müzeler/galeriler çoğunlukla Palermo ve Recoleta civarında yoğunlaşmış durumda. Bu sebeple önerimiz bu iki bölgeden birinde ve mümkünse üzerinde birkaç farklı metro hattını bulunduran Avenida Santa Fe yakınlarında kalmanız. Bu şekilde şehir merkezine (Plaza de Mayo’yu merkez olarak düşünerek) de yaklaşık 15 dakika gibi bir sürede kolaylıkla ulaşabilirsiniz. Eğer Palermo’da konaklamayı tercih edecek olursanız bu bölgenin hangi noktasında kalacağınızı da planlamanız gerekir, zira Palermo Buenos Aires’in en büyük bölgesi. Bu noktada size şehir merkezine en yakın olan Palermo Soho civarını önereceğiz. Kendisi hem çok canlı, hem çok güzel ve renkli bir bölge. Önerimizi dikkate almak istemiyorsanız aşağıda Palermo bölgesini daha detaylı anlattık, oradan yola çıkarak kendi kararınızı verebilirsiniz.

Siz nerede kaldınız peki diyenler olacaktır; biz Palermo Rentals’tan ev kiraladık ve gerek lokasyon, gerek güvenlik, gerek evin kendisi açısından gayet memnunduk. Eğer yaz döneminde gidecek olursanız üst katında küçük tatlı bir havuzu olduğunu da ekleyelim, içeceğinizi kapıp rahat rahat çökebilirsiniz.

Buenos Aires’te Gezilecek Yerler

Yukarıda da söz ettiğimiz gibi Buenos Aires’te gezilecek yerler pek çok bölgeye dağılmış durumda. Ama gerek metro sisteminin kolaylığı, gerek yeni bir şehri tanıyor olmanın verdiği 8 kat fazla yürüme gücü ile şehri gezmeniz hiç de zor olmayacaktır. Hele bir de o güzel havalara denk geldiniz mi zaten yürümekten daha keyiflisi yok, of anlatırken bile bir özlem dalgası geldi geçti!

Buenos Aires Arjantin*Museo Nacional de Bellas Artes

Buenos Aires gezi rehberimizin ilk durağı olan Güzel Sanatlar Müzesi,  yani Museo Nacional de Bellas Artes, Arjantinli sanatçıların, hem genel olarak Latin Amerikalı sanatçıların, hem de Avrupalı sanatçıların eserlerini bir arada barındırıyor. Dolayısıyla içeride aynı anda hem Miguel Gonzales, hem Jackson Pollock hem Kandinsky hem de Picasso eserleri görmeye hazır olun, son derece geniş bir koleksiyona sahipler. Müzede maalesef İngilizce açıklamalar yok, ancak sorun değil, eğer ziyaretinizi Salı-Çarşamba-Cuma günlerinden birinde saat 13:00’e denk getirirseniz ücretsiz olarak İngilizce rehberli tura katılabilirsiniz.

-Salı/Cuma 12:30-20:30 arası açık, hafta sonu 9:30-20:30 arası.

-Giriş ücretsiz.

-Adres: Av. Del Libertador 1473

*Museo Eva Peron

Eva Peron’un Arjantin halkındaki yerini anlayabilmek için aslında Arjantin’e ayak basmaya bile gerek yok. Ama oldu da oralara kadar gittiniz, mural çalışmalarındaki Eva Peron yoğunluğundan tutun, bakanlık binaları üzerindeki görsellerine, kitapçılarda Eva Peron’a ayrılmış bölümlere kadar pek çok detay üzerinden de ne kadar sevildiğini fark etmeniz mümkün. Hal böyle olunca tabii ki Eva Peron’a adanmış bir müze de oluşturmadan geçmemişler. Müzede Eva Peron’un yaşamına dair bilgi edinebilir, yaptığı çalışmalardan haberdar olabilir, Arjantin halkında neden bu kadar büyük bir yeri olduğu konusunda aydınlanabilirsiniz. İçeride İngilizce açıklamalar var, ancak maalesef İspanyolcası kadar detaylı değil. Gitmeden önce Evita’yı da izlerseniz fena olmaz hani. (Evita Eva Peron’un lakabı, “küçük Eva” anlamına geliyor)

-Giriş 70 Pezo. Öğrenci 35.

-Müzenin hemen yanında bulunan kafesi çok sevimli, bahçede küçük bir mola vermek için ideal.

-Adres: Lafinur 2988. Metro ile D hattı üzerinden Plaza Italia’da inip yürüyerek kolayca ulaşabilirsiniz.

Buenos Aires MALBA*MALBA

Bize kalırsa Buenos Aires’in en iyi sanat müzesi olan MALBA, yani Museum of Latin American Art of Buenos Aires, adından da anlaşıldığı üzere Latin Amerikalı sanatçıların eserlerine odaklanıyor. İçeride Diego Rivera’lar, Frida Kahlo’lar kol geziyor, üstelik daha önce tanımadığınız inanılmaz yetenekli isimlerle tanışma fırsatı da buluyorsunuz. Çok büyük bir müze olmamasına rağmen resmen ağzımız kulaklarımıza varmış bir halde ayrıldık müzeden. Özetle ne yapın ne edin, mutlaka gidin!

-Giriş 75 pezo, öğrenciler için 36.

-Salı günleri kapalı. Diğer günler 12:00-20:00 arası açık.

-Adres: Av. Pres. Figueroa Alcorta 3415

Recoleta Cemetery*Cemeterio de la Recoleta

Mezarlık gezme fikri ilk etapta kulağa bayağı tuhaf geliyor olabilir. Ancak söz konusu Recoleta Mezarlığı olunca durum bildiğiniz mezarlıklardan çok daha farklı olduğu için bizce burayı görmeden olmaz. “İnsanın ölesi geliyor yahu bu ne biçim mezarlık?” dedirtecek cinsten bir yer olduğu için ve bu şekilde hisseden yalnızca biz olmadığımız için zaten Recoleta’da alacağınız bir mezar fiyatına hayatta kalıp krallar gibi yaşarsınız, acı yok Rocky, bizimle kal!

Burayı ziyaret etmeden geçmemenizi umuyoruz, zaten açıkçası mezarlık demek yerine açık hava müzesi gibi bir şey desek daha mantıklı olacaktır, belki bu şekilde daha da çok ilginizi çeker. Eğer görmek isterseniz Eva Peron’un mezarı da burada yer alıyor.

Calle Florida*Calle Florida

Florida Caddesi Buenos Aires şehir merkezinin en işlek caddelerinden biri. Üzerinde mağazalardan tutun, para değişimi yapabileceğiniz cambio’lara ve türlü türlü restorana kadar pek çok şey bulabilmek mümkün. Bu cadde ve civarı aynı zamanda “Buenos Aires Avrupa şehirlerine benziyor” genellemesinin neden yapıldığını anlayabileceğiniz bir mimariye sahip ve neden Buenos Aires’i otantik bulmadığımızın kanıtı niteliğinde. Zira buralarda yürürken kendinizi İtalya’nın bir şehrinde gibi hissetmeniz gayet muhtemel. Florida Caddesi civarı aynı zamanda Buenos Aires’in iş/finans merkezi olarak da biliniyor ve özellikle hafta içi öğlen saatlerinde buralara yolunuz düşerse yoğun bir beyaz yakalı popülasyonuyla boğuşmanız gerekebilir. Açıkçası buraları mutlaka görün demeyeceğiz, çünkü şehrin çok da güzel ve görülesi bölgeleri var, ancak bir turist olarak kendinizi eksik hissetmek istemiyorsanız Plaza de Mayo’ya gitmeden önce şöyle bir dolanabilirsiniz.

-Pazar günleri burası bile ölü oluyor, aklınızda bulunsun.

-Bu bölge oldukça kalabalık ve turistik olduğu için ekstra dikkatli olmakta fayda var.

Casa Rosada Buenos Aires*Plaza de Mayo

Plaza de Mayo’nun Arjantin tarihi için önemi büyük. Ülkenin bağımsızlığının ilan edildiği, Arjantin cuntasının 8 yıllık iktidarının başladığı ve cunta yönetimi döneminde binlerce insanın “kaybolmasının” ardından Madres de la Plaza de Mayo yani Plaza de Mayo Anneleri!nin yıllarca toplanıp çocuklarının hesabını sormayı beklediği meydan burası. (Evet bizim Cumartesi Anneleri gibi düşünebilirsiniz) Meydanı fotoğraflarken yerlerde annelere ve kayıplarına ilişkin bir takım çizimler ve hatırlatmalar görebilirsiniz, gözden kaçırmayın. Ayrıca çok yüksek ihtimalle bir protesto gösterisine denk gelirsiniz, zira Plaza de Mayo yıllardır halkın tepki vermek, sesini çıkarmak için toplandığı nokta olarak da kabul ediliyor.

Meydanın tam ortasında Arjantin’in bağımsızlığını simgeleyen Piramide de Mayo yer alıyor. Bir cephesinde pembe rengiyle dikkat çeken, Eva Peron’un ünlü balkon konuşmasını yaptığı Casa Rosada, bir noktasında ise katedral. Geri kalan yerler finans merkezi yakınlarında olmanız nedeniyle çoğunlukla büyük, heybetli bankalara ait binalar. Bu noktada da çok turistik olması nedeniyle dikkatli davranmakta fayda var, ağzınız ve çantanız açık bir şekilde Leyla gibi gezmeyiniz.

*Avenia 9 de Julio

Avenida 9 de Julio’yu size gidin başından sonuna gezin diye anlatmıyoruz, açıkçası bizce şehrin çok da gezip görülesi yerleri var ve burada vakit geçirmenizin çok da bir alemi yok. Burayı es geçemeyecek olmamızın sebebi dünyanın en geniş caddesi olması. O kadar geniş, o kadar dev ki, karşıdan karşıya geçmek için en az 3 ışıktan geçmeniz, trafiğin nereden aktığını, kimin nereye gittiğini algılayabilmeniz için bi’ 5 dakika falan ayırmanız gerekiyor desek yeridir. Buralardan kalkıp taa Buenos Aires’lere kadar gitmişken bu tuhaf deneyimi yaşamadan geçmenizi istemeyiz. Meydanın orta yerinde yer alan Washington D.C. terk obeliski gözden kaçırmazsınız diye düşünüyoruz.

Buenos Aires Gezilecek Yerler*Floralis Generica

İsmi çok tanıdık bir çiçeğin Latince versiyonu gibi duran Floralis Generica aslında yarattığı izlenimin çok da ötesinde değil. Yalnızca çelikten ve alüminyumdan yapılmış 23 metre yüksekliğinde DEV bir çiçek düşünün. Aslında günün belirli saatlerinde güneşin konumuna göre açılıp kapandığı ve ilginç olduğu bir dönem varmış. Lakin uzun bir süredir çalışmıyor ve tuhaf bir şekilde onarmaya pek niyetli görünmüyorlar. Buradan Buenos Aires Büyük Şehir Belediyesi’ni görevini yapmaya davet ediyoruz. YETKİLİLER GEREĞİNİ YAPSIN. Yine de görsel olarak güzel, en azından Museo Nacional de Bellas Artes yakınlarında olduğu için oraya gitmeden önce bu civara uğrayabilirsiniz.

Puerto Madero*Puerto Madero

Puerto Madero Buenos Aires’in yeni yapılandırılmış liman bölgesi. Aynı zamanda dev binaların, gökdelenlerin yükseldiği bir alana dönüşmeye başlamış, tam anlamıyla “gelişmekte olan” bir bölge. An itibarıyla her yer kafeler ve restoranlarla dolu. Aynı zamanda bisiklete binenler, yürüyüş yapanlar, paten kayanlar, efenim kaykay yapan gençlerimiz falan da cirit atıyor. Size burayla ilgili verebileceğimiz en önemli tavsiyeye gelecek olursak, ne bir restoran önerisi, ne de bir kafe; önemli olan şey buraya yaz döneminde giderseniz güneş tepedeyken gitmemeniz. Bakın arkadaşlar, kavrulursunuz, yanarsınız, sonra ananıza babanıza ne deriz?

La Boca*La Boca

Efenim La Boca Buenos Aires’in İtalyan göçmenler tarafından kurulmuş renkli mi renkli, şirin mi şirin bir bölgesi. Fakat şirin dediğimize bakmayın, aynı zamanda Buenos Aires’in en isyankar bölgelerinden biri olarak da biliniyor. Bölgenin bu denli ünlü olmasının iki sebebi var; Biri Boca Juniors’un stadı “La Bombonera”nın burada olması, diğeri ise “sanatçılar sokağı” olarak da bilinen ve o fotoğraflarda gördüğünüz renkli evlerin bulunduğu El Caminito.

Caminito civarındaki evler dış cepheden bakınca bildiğiniz evlerden biraz farklı görünüyor, çünkü çoğu eski ve batık gemilerin saclarından inşa edilmiş ve sonra da tekne boyalarıyla boyanarak bu renkli halini almış. Her yer sokak sanatçıları, küçük turistik kafeler, hediyelik eşyalar satan dükkanlarla dolup taşıyor. Sokakta tango yapan çiftleri, kolunuzdan tutup “gel güzel kardeşim benim restoranıma otur” diyen darlamalı esnafı hep bu sokakta göreceksiniz. Yanınızdan 3 farklı ebatta Maradona, 1.93 boyunca bir Messi kılıklı ya da tangoya benzer bir şeyler yapmaya çalışan kadınlar falan geçecek, bir süre sonra alışacaksınız. Anlayacağınız üzere burası tam bir turist cenneti ancak yine de boşverin gitmeyin demek de içimizden gelmiyor, çünkü günümüzde son derece yapay olsa da aslında tam bir “hayalinizdeki Arjantin”. Ufak bir öneri olarak burada iddialı bir yemek yemek yerine sadece sokakta dolanabilir, hediyelik eşyalarınızı buradan alarak normalde alacağınızın 2 katı fiyata almak yerine o işi de başka bir güne erteleyebilirsiniz.

-Kupon yaparken varınızı yoğunuzu bastığınız (biz de biliyoruz bir şeyler…..) La Boca’nın stadı La Bombonera’yı görmek isterseniz tam zamanı, çünkü Caminito’ya oldukça yakın bir noktada. Tur bileti alıp içeriyi gezebilme şansınız da var, ilgililerin dikkatine.

-La Boca bölgesine akşam saatlerinde gitmemeniz ve gündüz gittiğinizde de Caminito civarından pek fazla uzaklaşmamanız önerimizdir. Siz fark etmeseniz de “BEN TURİSTİM” diye bağırdığınız ve bu bölge de turist avcılarıyla dolu olduğu için, istenmeyen bir durum yaşama ihtimaliniz Buenos Aires’in geri kalan bölgelerine göre bir seviye daha yüksek. Bakın sizi korkutmamak için buraya abuk subuk şeyleri yazmıyoruz, gelin siz bizi dinleyin, Caminito’da fazla açılmayın.

San Telmo*San Telmo Bölgesi

San Telmo Buenos Aires’in eski ve “bohem” bölgelerinden. Her yer sokak sanatı, her yer mural, her yer bir gezgin için cennet tadında. Sokaklarda empanada satanlar, meyve suyu sıkanlar, bahçesinde et pişirip ikram edenler, antikacılar ve yoğun bir kalabalık; herkes size gerçekten Güney Amerika’da olduğunuzu kanıtlamak istiyor gibi. Eğer San Telmo’yu gerçekten tanımak istiyorsanız buraya mutlaka bir Pazar gününüzü denk getirmeniz gerekiyor. Çünkü Pazar günleri burada Calle Defensa üzerinde çoooook uzuuuuun bir sokak pazarı kuruluyor.  Zaten Pazar günleri şehrin geri kalan kısmı komple kapandığı için tüm yoğunluk burada toplanıyor. Pazarda dolandıktan, mümkünse birkaç hediyelik eşya ve obje kaptıktan sonra yolunuzu Plaza Derrago’ya düşürürseniz orada da tango şovlarını izleyebilir, dansçılara para vermeden kaçmayarak adamlara ayıp etmeyebilirsiniz.

San Telmo bölgesi aynı zamanda “tangonun doğduğu bölge” gibi oldukça iddialı bir üne de sahip. Bu sebeple bölgede akşam saatlerinde de tango barlarına akın eden bir turist topluluğu da oluyor. Başından söyleyelim, bu tango barlar hayal ettiğiniz gibi çıkmayacak, çünkü gerçekten tamamen turistlerden para koparma odaklı şeyler.

*Recoleta Bölgesi

Palermo ile Centro arasında kalan bölge olarak tarif edebileceğimiz Recoleta, Buenos Aires’in zenginli lükslü bölgelerinden. Hem konutların ve yaşam alanlarının yoğunlaştığı, hem turistik aktivitelere girişebileceğiniz, hem de özellikle akşam üstü saatlerinden itibaren kafelerinde, restoranlarında ya da barlarında vakit geçirebileceğiniz her telden çalan bir bölge de diyebiliriz. Yukarıda söz ettiğimiz Recoleta Mezarlığı, Güzel Sanatlar Müzesi ve Ulusal Kütüphane gibi ziyaret etmek isteyebileceğiniz noktaların hepsi Recoleta’da yer alıyor. Ayrıca Plaza Francia civarı da gündüz vakit geçirmek için bayağı keyifli olabiliyor, spor yapanlar, çimlerde bayılanlar, güneşlenenler, bir şeyler içenler şeklinde kalabalık, festival simülasyonu gibi bir ortam oluyor, bizce güzel bir havaya denk gelirseniz mutlaka uğrayın.

Palermo Buenos Aires

palermo buenos aires arjantin

*Palermo

Palermo Buenos Aires’in en büyük bölgesi. Ayrıca Bizim de Buenos Aires’in en sevdiğimiz bölgesi. Bayağı geniş bir alana yayıldığı için bölge de kendi içinde Palermo Soho, Palermo Hollywood, Palermo Viejo, Palermo Chico gibi bölümlere ayrılıyor. Bu bölge de tıpkı Recoleta gibi konutların ve yaşam alanlarının yoğunlaştığı bir bölge. Ancak biraz daha Karaköy&Cihangir tadında düşünebilirsiniz. Bol bol butik, yerel tasarımcı, küçük kafe ve restoranlar ve barlarla karşılaşacaksınız. Tam olarak yürüyerek keşfetmelik bir bölge. Zaten bir noktada Palermo’dan kaptırıp gidince, Recoleta’ya kadar ulaşıyorsunuz. Buenos Aires Hayvanat Bahçesi, MALBA, Eva Peron Müzesi gibi yerler de Palermo dahilinde yer alıyor. Yeme içme kısmı için sizi Buenos Aires yeme içme rehberimize alacağız.

-Palermo’dan başlayıp merkeze kadar uzanan Avenida Santa Fe bu bölgede sizin ulaşım konusundaki kutup yıldızınız olabilir. Palermo’nun hangi bölgesinde olursanız olun Santa Fe’ye ulaşarak oradan metro ya da otobüsü kullanarak istediğiniz bölgeye yürümek zorunda kalmadan da gidebilirsiniz.

Buenos Aires Gezi NotlarıBuenos Aires’te Alışveriş

Buenos Aires’te gezilecek yerler konusunda beklentinizi yüksek tutabilirsiniz, ancak alışveriş konusunda da aynı oranda düşürmelisiniz. Eğer bizim gibi lokal tasarımcıları keşfetmekten hoşlanıyorsanız genel olarak Palermo bölgesinde dolanmanız gerekiyor. Bu gibi dükkanlar çoğunlukla Plaza Serrano ve Plaza Armenia civarında yoğunlaşıyor. Ancak tasarımcı dedik diye bir şey zannetmeyin tabii, çoğu pasaj terk şeylerden bahsediyoruz, ama olsun arada tabii güzel şeyler de çıkabiliyor. En azından güzel plak dükkanları bulabilirsiniz mesela. Örneğin Sheldon Jazz Bar’ın dükkanına mutlaka uğrayınız.

Recoleta civarında bildiğiniz tanıdığınız ya da tanımayıp da “bu eşarp niye 500 euro” diyerek önünden geçip gittiğiniz dünyaca ünlü tasarımcıların mağazaları mevcut. Eğer çılgın bir alışveriş merkezi tutkunuysanız ve kendimi kapalı mekana kapamazsam öleceğim hastalığına yakalanırsanız Buenos Aires’in en popüler alışveriş merkezi Galerias Pacifico. Şehir merkezinde olduğu için uğrayabilirsiniz, ancak ekmek çıkmaz, söyleyelim, sonra burayı niye yazdınız demeyin. En azından bir alışveriş merkezi için fazla güzel mimarisini incelersiniz.

Avenida 9 de JulioBuenos Aires Hakkında Bir Takım İpuçları

Herhangi bir Buenos Aires gezi rehberi için olmazsa olmaz bilgi: Prizlerimiz farklı! Arjantin’de prizler şu linkte gördüğün şekilde, adeta bir Edvard Munch tablosu gibi, ona göre önleminizi alın da gidin. Gördüğünüz gibi yazıyı buraya kadar okumayanlar çok şey kaybediyor……..

-Eğer kredi kartı kullanacaksanız şehir genelinde American Express/Visa/Mastercard kullanımı çok fark ediyor. Bir yerde kullandığınızı diğerinde kullanamıyorsunuz, birinde Amex geçiyor, diğerinde Visa falan gibi bir karmaşa var. Eğer bu konuda çeşitlilik sağlama imkanınız varsa yanınızda en azından 2 seçenek götürün ya da her yerde kredi kartınıza güvenmeyin.

-Musluk suyu içilebiliyor, aslına bakarsanız herkes musluk suyu içiyor. Ancak tadı gerçekten korkunç.

-Şehirde bol bol park var, tadını çıkarmadan, bir parka bayılmadan olmaz.

-Dil konusunda endişe taşıyorsanız küçük çaplı haklı olabilirsiniz. Çünkü bu İspanyolca konuşulan memleketlerdeki ısrarla İspanyolca konuşmaya çalışma huyu burada da tam gaz devam ediyor. Anlamıyorum kardeşim diyorsun, TE QUIERO Mİ AMOR diyorlar, no hable espanol diyorsun, jölölölö konuşmaya devam ediyorlar. Fakat sorun değil, gayet turist sever ve samimi insanlar oldukları için bir şekilde yolunu buluyorsunuz. Olmadı arka arkaya enrico masias julio iglesias muchos gracias falan derseniz kendinizi 2 saniye için onlardan biri gibi hissedebilirsiniz. Sevgiler!

1 Yorum

  • yazını çok beğendim
    tango yapılan yer önermemişsiniz ama el viejo almecan önerebilirim çok çok çok güzel 🙂 kübay yolcuğumda notlarınızı kullanacağım iyi gezmeler

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir