Viyana Gezi Rehberi: Bitmeyen Müzeler, Yetmeyen Günler

Viyana ChristmasViyana’yı betimlemek pek de kolay bir iş değil. Şehre ilk ayak bastığınızda tipik bir Avrupa şehrinin tüm özelliklerini taşıdığını düşünüyorsunuz. Gayet güzel bir şekilde muhafaza edilmiş tarihi binalar, şehrin kalbinde yer alan ihtişamlı müzeler ve mükemmel bir opera binası, heybetli bir katedral ve günün en yoğun saatinde bile boş olduğunu görebileceğiniz sakin, düzenli sokaklar. Sonra şehri tanımaya başlıyorsunuz. Müzelerini, müzisyenlerini, sanatçılarını tanıyorsunuz, metrodaki tuvaletin içinden bile klasik müzik sesi gelince “yok artık” diyor ama bir yandan da gerçekten bambaşka bir yerde olduğunu hissederek gülümsüyorsunuz. Gecesine ve sokaklarına karışınca genç ve asi tarafını da keşfediyor, opera çıkışı dağılan kalabalığı geride bırakarak başka bir caddeyi takip edince barların, kalabalığın, gülümseyen insanların arasına karışıyorsunuz. Tam “Bu sokaklar niye böyle boş yahu!” diye düşünürken bir kapının ardına geçiyor ve sigara dumanı ile karışık kahkaha sesleri arasında sözlerini anlamadığınız bir şarkının ritmine kendinizi kaptırıveriyorsunuz.

Viyana’yı seveceğinizin garantisini ilk paragraftan verdiğimize göre, daha fazla uzatmadan konuya geçelim, karşınızda Viyana Gezi Rehberi!

Başlamadan gelen küçük bir special thanks: Bize tahammül edebilme gücü, her türlü soru sorma girişimimize karşı sabırlı tavrı ve verdiği ekstra bilgiler için alkışlar  das lokal Burak Başbuğ’a gidiyor. Hayatımızın bir parçası olduğu için mutluyuz!

Sizin yerinize her şeyi düşünen ailenizin blogu OitheBlog’dan gelen ikinci not: Viyana yeme içme notlarımıza da bakmak istemez misiniz?

Vienna Christmas
Viyana’ya Ne Zaman Gidilir?

İşte geldik sinsi Orta Avrupa’nın her hava koşulunu en uç noktada yaşatma hevesinin sizin hayatınızla kesiştiği noktaya. Özellikle soğukla başa çıkamayan, yağmurda çamurda keyfi kaçan bir bünyeye sahipseniz bir Kuzey Yarımküre sakini olarak Viyana’ya ne zaman gitmek isteyebileceğinizi aşağı yukarı kestirebiliyorsunuzdur. Yine de biz konuyu biraz daha detaylandırıp olayı yalnızca hava muhalefetine indirgemeden anlatacak olursak;

Viyana’da Kış: Daha önce kış aylarında Orta Avrupa’daki herhangi başka bir şehre ayak basanlar iyi bilir, oraların soğuğu gerçekten pis oluyor. Dolayısıyla Viyana’ya kışın gitmenin tüm gezinizi buz gibi bir havada gerçekleştirmek anlamına geldiğine emin olabilirsiniz. Durum böyle olunca “aa o zaman kış dönemi kimse gitmiyordur, dolay ısıyla otel fiyatları falan hep daha uygun oluyordur, Allahım ne kadar da sinsiyim” diye de düşünmeyin, çünkü işler tahmin ettiğiniz gibi yürümüyor. Viyana Avrupa genelinde en keyifli Christmas dönemi geçirebileceğiniz şehirlerden biri olarak biliniyor. Dolayısıyla Kasım sonlarından Ocak’a kadarki süreçte (Christmas pazarları kuruldu mu tutmayın küçük enişteyi) şehir genelinde bir turist yoğunluğu oluyor. Bu da kalabalık, yer yer sıra beklemek ve normalden daha yüksek fiyatlar anlamına geliyor. Bu arada özellikle Christmas döneminde bir geziye çıkmak istiyorsanız tam yerine geldiniz, şehir gözlerinizde kalpler oluşturacak kadar sevimli oluyor, onu da ekleyelim.

Viyana’da Yaz: Viyana’nın en turistik dönemi havanın 30 civarı derecelerde seyretmesinden mütevellit tabii ki yaz ayları. Evet sokaklarda gezip tozmak, parklarda kaybolmak için güzel havalar, lakin otel fiyatlarının daha da yükselmesi, müzelerde sıra beklemeler, restoranlarda yer bulmak için kavga vermeler de yanında bonus olarak geliyor. Nys cnm snçta snn krarın bn bşy dmyrm……..

Viyana’da Bahar Dönemi: Yukarıda her mevsime bir sıkıntı çıkardıysak sebebi var! Bize soracak olursanız en güzeli, en şahanesi Viyana’ya ara dönemlerde gitmek. Hem genel olarak şehir turist ve gezginler açısından daha makul ücretlerine geri dönmüş oluyor, hem daha az kalabalık, hem de sokaklarda kaybolmaya elverişli hava, daha ne olsun?

OitheBlog
Viyana’da Konaklama

Viyana’da konaklama meselesinde yine bir nokta atışı yaparak burayı okuyan herkesi alternatif yer araştırma zahmetinden kurtarıyoruz. Biz Vienna Apartments aracılığıyla gayet merkezi ve birçok noktaya kolaylıkla yürüyebileceğiniz ya da kendinizi toplu taşımaya rahatlıkla atabileceğiniz bir noktada ev kiraladık. Üstelik yüksek tavanlı, şahane kapılı, retro asansörlü evimiz pek de güzeldi. Dolayısıyla kendisini şiddetle tavsiye etmekle beraber, kendilerini arayarak rezervasyon yaparsanız hem ödemeyi oradayken gerçekleştirebileceğinizi hem de kendilerine booking.com komisyonu kesilmeden onlara da daha faydalı olabileceğinizi de hatırlatalım. Zira ödemeyi yaptığımız kişinin kendilerini arayarak rezervasyon yaptık diye bize sarılmadığı kaldı.

*Eğer olur da Vienna Apartments’ta yer bulamazsanız önerimiz, özellikle Viyana’yı ilk kez gezecekseniz kiralayacağınız ev ya da kalacağınız otelin şehir merkezi olan Inner Stadt sınırları içinde olması. Bu şekilde ulaşımınız daha rahat olacaktır.

*Bu arada belki fark etmişsinizdir, bir süredir internet alışverişlerinizde harcamanızın bir kısmını nakit olarak geri kazanmanızı sağlayan Artıway ile bir ortaklığımız var. Kendisi özellikle otel (booking.com, hotels.com gibi), uçak, araba kiralama gibi konular için rezervasyon yaparken sık sık kullandığımız bir site. Artıway kapsamında seyahat siteleri dışında N11, Hepsiburada, Nike, Markafoni, Trendyol gibi yüzlerce marka da mevcut, dolayısıyla internet üzerinden sık alışveriş yapıyorsanız Artıway’i bi’ kurcalamak isteyebilirsiniz. Şayet Artıway’e üye olmak isterseniz şu link üzerinden üye olduğunuzda 10tl bonus da bizden, hadi yine iyisiniz.

Kunst Haus Wien
Viyana Bütçesi

Viyana’ya ne kadar bütçe ayırmanız gerektiği konusuna kafa yorarken küçük çaplı endişelenmeye başlamış olabilirsiniz. Merak etmeyin “Opera diyorlar, klasik müzik diyorlar, burası kesin pahalıdır” düşüncesi yalnızca size özgü bir durum değil. Evet burası özellikle turistik aktiviteler açısından çok uygun fiyatlı bir şehir değil, ancak size birçok alternatif sunuyor olması nedeniyle şehri bütçenize uyum sağlamaya zorlayabilirsiniz. Yani ne demek istiyoruz? Bütçeniz şehrin hangi bölgesinde vakit geçirdiğinize, nerede ne yediğinize, gece hangi bara gitmeyi tercih ettiğinize göre büyük ölçüde değişiyor. Özetle bu konuda dizginler tam anlamıyla sizin elinizde.

Viyana’da neye ne kadar para ödeyeceğiniz konusunda bir fikriniz olması açısından şöyle bir liste hazırladık:

Ortalama bir restoranda ana yemek 15-25 Euro aralığı (25’i steak olarak düşünebilirsiniz)

Ortalam bir barda kokteyl 8-11 Euro civarı

Çay& Kahve 2,50-4,50 Euro arası

Bira 3-4 Euro civarı

Su 1,5-2 Euro civarı

Bitzinger’de dev bir sosisli ile gün geçirmek: Paha biçilemez (3 Euro falan çünkü)

Tek kullanımlık metro bileti 2,20 Euro

48 Saatlik metro bileti 13,75 Euro

*Bütçenizi biraz daha hafifletmek açısından çeşitli indirimler sağlayan şehir kartlarını kullanabilirsiniz. Ancak bunları almak  ≠ her şeyin ucuza gelmesi. Bu noktada yapmanız gereken, orada bulunacağınız gün sayısına göre gidebileceğiniz müze ve sarayların küçük çaplı bir listesini çıkarmak ve Vienna Pass ya da Vienna Card’ın işinize yarayıp yaramadığını kontrol etmek. Şehirde o kadar çok müze ve saray var ve birazdan aşağıda anlattığımızda göreceğiniz gibi birçoğu o kadar gezmeden dönmemelik yerler ki, muhtemelen hepsini tek bir gezinin içine sığdıramayacaksınız. Bu sebeple şehir kartı almak her zaman çok makul bir seçenek olmayabiliyor.

*İlgilenenler için Vienna Pass’in 2, 3 ve 6 günlük versiyonu, Vienna Card’ın ise 2 günlük ve 3 günlük versiyonları var. Vienna Pass çok daha yüksek fiyatlı, çünkü ulaşım ve sıra atlama olanağı sağlamasının yanı sıra, birçok müzeye ücretsiz girmenizi sağlıyor. Vienna Card ise yalnızca ulaşım ve müzelere girişte çeşitli indirimleri kapsıyor.

*Öğrenciyseniz birçok yerde indiriminiz olacak. Dolayısıyla söz ettiğimiz şehir kartlarına ihtiyaç duymama ihtimaliniz daha da yüksek, aklınızda bulunsun.

*Eğer bu kartlardan herhangi birini almaya karar verdiyseniz internetten alın, çünkü internette indirimli fiyat uygulanıyor.

Viyana Trafik Işıkları
Viyana’da Ulaşım

Viyana ulaşım ağı gayet gelişmiş bir şehir olduğu için bir gezgini çok mutlu edebilecek ve özellikle İstanbul’da yaşayan gezginleri metrobüsle iki kat daha kavgalı hale getirebilecek bir şehir. Üstelik turistik noktaları çoğunlukla birinden diğerine yürümeye elverişli olduğu için manyaklar gibi o sokaktan öbürüne dalarak şehri mutlu mesut bir şekilde keşfedebilirsiniz.

*Viyana içinde en sık kullanacağınız toplu taşıma aracı pek tabii U-bahn. Kendisine metro da diyebiliriz ama demeyeceğiz, çünkü U-bahn deyince anlık bir Almanca konuşabiliyormuş hissi oluyor ve bu hissi seviyoruz. Bu saçma tespiti bir kenara koyacak olursak, metro masraflarınızı biraz daha az indirgemek adına birkaç günlük metro kartı alabilirsiniz. Günlük 7,60 Euro, 2 günlük 13 Euro, 3 günlük ise 16 küsür. Şayet Vienna Card almış bulunduysanız zaten içine dahil, hadi yine iyisiniz.

*Viyana Havaalanı’ndan şehre ulaşmak için tren, otobüs, taksi şeklinde 3 seçeneğiniz var. En basit seçenek olan taksiyi kullanırsanız havaalanı içinde Viyana merkezinin her noktasına 36 Euro’ya götüren Taxi40100 firmasının standını bulup işi rahatlıkla çözebilir, indirim kapabilirsiniz, zira taksicilerin %85’i falan Türk olduğu için çingene pazarlığına bile girebiliyorsunuz. Eğer tren kullanmak isterseniz 2 seçeneğiniz var; biri S-Bahn olarak bilinen ve şehir merkezindeki Wien Mitte istasyonuna yaklaşık yarım saatte ulaşan tren, biri de CAT olarak bilinen ve aynı istasyona 15 dakikada ulaşan hızlı tren. Bu ikisinin arasında zaman açısından çok büyük bir fark olmamakla birlikte, CAT tek yön 12 Euro, S-Bahn ise tek yön 4,40 Euro olduğu için hızlı treni kullanmanızın çok da bir mantığı olduğunu söyleyemeyeceğiz. Canımız ciğerimiz metro varken otobüse girişmeye hiç gerek yok, o yüzden otobüsten hiç bahsetmiyoruz bile..

*Bu arada nasıl olsa sık kontrol etmiyorlar diye düşünerek sinsilik yapıp langır lungur biletsiz binmeyin arkadaşlar, yakalandınız mı pek güzel olmuyormuş diye duyduk. Bizim bir arkadaş vardı da, ondan biliyoruz…….. (“Cnm pardon ya kuzenim yazmşşş :)))”ın bir başka versiyonu)

Viyana Devlet Operası
Viyana Opera
Viyana’da Opera Meselesi

Adının ihtişamına yandığımız Wolfgang Amadeus Mozart’ın doğduğu topraklardasınız, önce destur deyin (destur ne demek bilen var mı?) sonra da Viyana Devlet Operası’nın sitesine girin ve mutlaka gitmeden önce bir bilet kapın. Tabii ki Viyana’da operaya gideceksiniz arkadaşlar, bu konuyu tartışmak istemiyoruz. O ortamı, devlet operasının mükemmelliğin somutlaştırılmış hali olan binasının içini ve o ihtişamı görmeden hayatta bırakmayız.

*Viyana’da operaya gitmek için yapmanız gereken en önemli şey erken davranmak, çünkü gerçekten çılgın bir ilgi var. Bu sebeple Viyana’ya gitme kararı aldıktan hemen sonra yukarıda linkini verdiğimiz siteye girin ve gitmek istediğiniz operanın biletlerini internet üzerinden satın alın. Önlerde bütçe yüksek, en arka köşeye kaldık, bize göre düşünecek olursak en arkada başka iş peşindekiler oturur diye düşünmenize gerek yok, sahneyi her noktadan gayet mükemmel şekilde görebilirsiniz. Son olarak biletinizin çıktısını almayı unutmayın, kapıda ihtiyacınız olacak.

*Opera biletlerinin pahalı olduğu aşikar. Bu konuda biraz daha çemkirebilirdik, ancak söz konusu opera olduğu için salon kadını çizgimizden çıkmadan size bu işin uygun fiyatlı alternatifini de sunalım istiyoruz: Ayakta opera biletleri. İlk etapta kulağa çok mantıklı gelmese de bu deneyimi mutlaka yaşamak istiyorsanız ya da operaya yüksek bir bütçe ayırmak istemiyorsanız bu seçeneği kesinlikle değerlendirebilirsiniz. Üstelik “daha fazla ayakta opera izleyemeyeceğim ne yapıyorum ulan ben?” diyecek olursanız kapıya 1 adım uzaklıktasınız, çeker gidersiniz. Bu biletleri de aynı şekilde yukarıdaki web sitesinden temin edebilirsiniz.

Viyana’da Gezilecek Yerler

Ailenizin gezginleri Oitheblog’dan altın değerinde tavsiye: Siz siz olun, Viyana’ya mümkün olduğunca çok vakit ayırın. Gezecek görecek o kadar çok yer, o kadar çok müze ve saray var ve hepsini gezmesi o kadar uzun sürüyor ki, bir gün içinde görmeye karar verdiğiniz yerlerin 3 tanesini bitirmeyi başarabilirseniz kendinizi Master Yoda gibi hissediyorsunuz. Zaten şehri gezme işini birkaç günde tamamlayabilirseniz size plaket falan vermeyi düşünüyoruz. İnanmıyorsanız gelin aşağıda ne var ne yok bakalım.

Viyana Müzeleri

Kunsthistorisches Museum
Kunshhistorisches Museum Wien
*Kunsthistorisches Museum

Viyana’daki favori müzelerimizden biri ile başlangıcı yapalım. Adından bir halt anlaşılmadığı için kendisini Viyana Sanat Tarihi Müzesi olarak da adlandırabileceğimiz Kunsthistorisches’in binasını dışarıdan görüp de ilginizi çekmemesi zaten mümkün değil. Aynı güzelliğin içeride de şiddetli bir biçimde devam ettiğini görünce zaten sanata zerre kadar ilginiz olmasa bile sırf binanın içini gezebilmek adına kontrolsüz bir biçimde kendinizi yapının derinliklerinde bulacaksınız. Eserler çoğunlukla Batı Avrupa sanatı üzerine kurulu. Caravaggio, Tiziano, Raphael, Velazquez, Jan van Eyck gibi onlarca önemli sanatçının birçok eserini görebilmeniz mümkün. Aslına bakarsanız şayet Louvre, Orsay ya da Prado gibi dünyaca ünlü müzelerden daha az biliniyorsa tek sebebi adını okumanın imkansız gibi görünmesi.

-Eğer ilgi alanınıza giriyorsa buraya çook uzun zaman ayırmak isteyeceğinizi hatırlatalım, vaktinizi ona göre ayarlayın.

-Viyana’da birçok müzede olduğu gibi burada da çantanızı, montunuzu dolaba bırakmanız gerekiyor. Bırakırken yanınıza audio guide için para almayı unutmayın, eserlere boş boş bakıp bakıp geçmeyin. Biz 80 kere dolaba gidip gelmek zorunda kalınca ayar olduk, o yüzden size hatırlatalım dedik.

-Yazın her gün 10:00-18:00 arası açık. Diğer dönemler 10:00-18:00 arası açık ancak Pazartesileri kapalı.

-Giriş 14 Euro. Öğrenciyseniz 11 Euro. Yanınızda öğrenci kartınız yoksa uyuzluk yapıyorlar.

-Adres: Maria-Theresien Platz. U3’e binip Volkstheater’de inerseniz kolayca ulaşabilirsiniz.

Viyana Doğa Tarihi Müzesi
*Naturhistorisches Museum

Geldik adını okurken 40 takla atmanız gereken bir başka müzeye. Türkçe adıyla Doğa Tarihi Müzesi, Sanat Tarihi Müzesi’nin hemen karşısında, tüm heybetiyle yükselen diğer güzellikten ölmeli bina. Zaten Kunsthistorisches’i beğenip bunu beğenmezseniz çok saçma olur, çünkü tam olarak aynı mimariye sahipler. Daha önce benzer bir müze ziyaret ettiyseniz bu müzenin içeriğini de aşağı yukarı tahmin ediyorsunuzdur ancak yine de biraz daha detaylandıracak olursak; Değerli taşlara ve minerallere ayrılmış bölüm, fosillerin bulunduğu bölüm, dinazorlarla ilgili bölüm, meteorlara ayrılmış bölüm ya da nesli tükenmiş/tükenmekte olan hayvanlarla ilgili bölümleri gezebilmeniz mümkün. Bir de insanın inceden sinirlerini bozan doldurulmuş hayvanların bulunduğu bir bölüm var tabii. Şayet Washington DC ya da New York’taki doğa tarihi müzelerinden herhangi birini gezmiş bulunduysanız ve Viyana’da kısıtlı bir süreniz varsa, diğer müzelere vakit ayırabilmek adına bunu es geçebilirsiniz sanki.

-Salı hariç her gün 9:00-18:00 arası açık. Çarşamba günleri 21:00’e kadar ziyarete edebilirsiniz.

-Giriş 10 Euro. Öğrenciler için 5 Euro, 19 yaş altına ise ücretsiz.

-Adres: Maria-Theresien Platz. U3’e binip Volkstheater’de inin.

Mumok Vienna
*MUMOK

Gittiğiniz şehrin modern sanat müzelerini kaçırmamak gibi bir huyunuz varsa Viyana’daki istikametiniz tabii ki Mumok. Şehrin müzeler bölgesi Museumsquartier’de bulunan Museum of Modern Art, öncelikle hapishaneden hallice ilginç mimarisi ile kolaylıkla dikkatinizi çekecektir. İçeride ise birçok farklı akıma dahil edebileceğiniz (ya da edemeyeceğiniz) çeşitlilikte eser görebilmeniz mümkün. Tavsiyemiz audio guide olmadan gezmemeniz ve müze katlarını doğru sıralamayla gezmeye özen göstermeniz, zira sergi konseptlerinin çoğu bütün olarak ele aldığınızda daha anlamlı bulabileceğiniz cinsten.

-Her gün açık. Pazartesi 14:00-19:00, Perşembe 10:00-21:00, diğer günler ise 10:00-19:00 arası ziyaret edebilirsiniz.

-Giriş 11 Euro. Öğrenciler için 7.

-U2’ye binip Museumsquartier’de inerek hoop diye ulaşabilirsiniz.

*Leopold Museum

Bizi Egon Schiele gibi bir mükemmelik ile içli dışlı hale getiren ve Gustav Klimt’e doyuran Leopold Museum, Museumsquarter’de yer alan ve gitmezseniz tarafımızda türlü hakaretlere maruz kalacağınız bir başka sanat müzesi. İçeride Schiele’nin 40’tan fazla tablosunu ve 190’nın üzerine çalışmasını, ki bu dünyanın en büyük Egon Schiele koleksiyonu anlamına geliyor, kronolojik sıra ile ve hayat hikayesini kapsayan detaylar ile birlikte, son derece bilgilendirici bir şekilde görebilmeniz mümkün. Hatta isterseniz siz de bizimle beraber böyle bir yeteneğin 28 yaşında ölmüş olmasının yasını tutabilirsiniz. Aynı şekilde en ünlü eserleri olmasa bile (onların nerede olduğunu aşağıda söyleyeceğiz ve bu şekilde sizi yazıyı okumak zorunda bırakıyoruz nabeeer?) Gustav Klimt’in de birçok eserini görebilir ve hakkında birçok detay öğrenebilirsiniz. Gerçekten şahane müze!

-Salı hariç her gün 10:00-18:00 arası açık. Perşembe günleri 21:00’e kadar açık.

-Yazın her gün ziyaret edebilirsiniz.

-Museumsquartier’de inerek kolaylıkla ulaşabilirsiniz.

-Giriş 12 Euro. Öğrenciler için 8 Euro.

Leopold Museum Viyana
*Albertina Museum

Gün geçmiyordu ki Viyana’da gezecek bir başka güzel müze daha çıkmasın, olmazsa olmaz müzeler serisine bir yenisi daha eklenmesin. Albertina Müzesi Viyana’nın en iyi sanat müzelerinden sayılabilir. İçeride Renoir, Degas, Monet, Cezanne, Picasso gibi dev sanatçıların eserlerini görebilmeniz mümkün desek zaten üstüne ekstra bir şey söylememize gerek kalır mı bilemiyoruz.Şayet bir çılgınlık yapıp bu müzeyi ziyaret etmeme kararı alacaksanız öncesinde mutlaka dönemsel sergilerine de bakın ve kararınızı öyle verin. Zira biz gittiğimizde şahanesinden bir Edvard Munch sergisi vardı. Sonra vay ben ne yaptım, vay ben ne ettim diye yıkılmayın.

-Her gün 10:00-18:00 arası açık.

-Giriş 12,90 Euro. (13 diyememişler) Öğrencilere 8,5 Euro.

-Adres: Albertinapaltz 1. U1, U2 ya da U4 üzerinden Karlsplatz’da inip yürüyebilirsiniz.

*Sigmund Freud Museum

Viyana’daki müzelerin çoğunu bayıla bayıla gezdik diye hepsini de övecek değiliz tabii. Şimdi size burası koskoca Freud’un yıllarca yaşadığı evi, muayenehanesi, kitap yazdığı, araştırmalar yaptığı ev desek haliyle sizi de bir heyecan basacaktır. Lakin içeri girip şöyle bir gezindikten sonra buranın “Ya burası Freud’un evi değil mi abi biz burayı niye müze falan yapmıyoruz?” şeklinde kurulmuştan hallice olduğunu kesinlikle fark edeceksiniz. Evin bazı noktaları eski haliyle korunmaya çalışılmış, ancak maalesef Freud çoğu eşyasını Nazi işgali döneminde  gitmek durumunda kaldığı Londra’daki evine taşımış. Bu sebeple meşhur koltuğu da dair çoğu eşyasını Londra’daki müzede görebiliyorsunuz. Buradaki müze ise biraz “toplama” olmuş diyebiliriz ve acı ama gerçek, çok yüksek ihtimalle hayallerinizi yıkacak. Eğer ilginizi çekerse müzenin, daha doğrusu dairenin büyük bir kısmının da Freud’un kızı Anne Freud üzerine olduğunu ekleyelim.

-Eğer tüm bu karalama kampanyamıza rağmen bu müzeye gidecek olursanız, video odasındaki görüntüleri izlemeyi ihmal etmeyin. Sigmund Freud’un anılarını çok eski görüntüler eşliğinde eşinden dinlemek güzel bir deneyimdi.

-Her gün 10:00-18:00 arası açık.

-Giriş 9 Euro. Öğrenciler için 6,5 Euro.

-Adres: Bergasse 19.

Kunst Halle Wien
*Kunsthalle Wien

Kunsthalle Wien, Viyana’nın modern sanat ihtiyacını fazlasıyla gideren bir başka mekan. Aslına bakarsanız iki Museumsquartier ve Karlsplatz olarak iki farklı lokasyonda yer alıyor ve ikisinde de farklı farklı sergilere denk gelebilmeniz mümkün. Aynı zamanda farklı konseptlerde etkinliklere de ev sahipliği yapıyorlar. Burası için “şunu görebilirsiniz, bunu gezebilirsiniz” gibi bir genelleme yapmak pek de mümkün değil, çünkü sergiler dönemsel olarak değişiyor. Örneğin şu aralar gidecek olursanız bizim de denk geldiğimiz ve ücretsiz olarak girebileceğiniz “Political Populism” sergisini bayıla bayıla gezdik ve yakın zamanda yolunuz düşecek ise size de şiddetle tavsiye ederiz!

Vienna National Library
Viyana Sarayları

Viyana’daki saraylarla ilgili ayrıca devcileyin bir yazı yazmak gayet olası. Zira bu kadar ihtişamı bir arada görünce insanın anlatacak, betimleyecek o kadar çok şeyi oluyor ki! Bu noktada yanınızda “abi kaç tane saray gezeceğiz birini eleyelim” diyerek sizi baskılayan bir eküriniz varsa ve işin içinden çıkamıyorsanız diye hepsiyle ilgili size küçük çaplı özetler geçeceğiz. Acı ama gerçek, her saray ayrı güzel, her birinin ayrı özellikleri var, dolayısıyla herhangi birini işin içinden çıkarmaya çalışacaksanız şimdiden kolay gelsin.

*Hofburg Sarayı

İşte geldik şehir merkezinde dayalı döşeli, kombili, HER YERE yürüme mesafesi, güney cephe bir saraya. Sebepsizce sahibinden.com ilanı tadında bir giriş yaptığımız Hofburg Sarayı, sevgili Habsburg’ların kış aylarında yaşadıkları, güzeller güzeli evi oluyor. Sarayı ziyaretçiler için Imperial Silver Collection, Sisi Museum ve Imperial Apartments şeklinde üç farklı bölüme ayrılmış.

İlk bölümde sarayın ne kadar tabak, çanak, çatal, bıçağı varsa, ki çok var, hepsini inceleyebiliyorsunuz. Sisi Müzesi size Franz Joseph’in halk tarafından çok sevilen, güzelliği ile nam salmış, çok yüksek ihtimalle anoreksiya hastası olan (kıyafetlerini incelerken beline dikkat ederseniz ne demek istediğimizi anlayacaksınız) ve daha önce hayatını okuduğunu imparatoriçelerden çok farklı bir kafası olan eşi Elisabeth’in kişisel yaşantısına dair bilgi edinme, eşyalarını görme şansı tanıyor. Şahsen Sisi ile duygusal bir bağ kurmuş durumdayız, çünkü kendisi hem seyahat meraklısı-imiş, hem de içindeki “özgür olma” isteği üzerine kurduğu cümleler adeta içimize işledi, bırakaydınız kadını da istediğini yapaydı diye haykırmak istiyoruz. Imperial Apartments’ı gezmek ise çoğunlukla Franz Joseph ve Sisi’nin yaşam alanlarını ve eşyalarını inceleyerek tam bir “hate it or love it” ikileminden geçeceğiniz oldukça enteresan bir deneyim. Yer yer oh ne güzel yaşamış adamlar dedirtiyor, yer yer enteresan bir kapana kısılmışlık hissi. Yanınızda doğru insanlar varsa ortalıkta soylular gibi cirit atarak son derece saçma bir eğlence maratonuna girebilirsiniz, OitheBlog tarafından test edildi, onaylandı.

-U3 ile Herrengasse’de inerek kolayca ulaşabilirsiniz. Viyana genelinde görünce “İşte bu saray olsa gerek” diyeceğiniz onlarca muhteşem bina olduğu için biraz tabela okumakta fayda var.

-Her gün açık. Eylül-Haziran arası 9:00-17:30, Temmuz ve Ağustosta ise 9:00-18:00 arası ziyaret edebilirsiniz.

-Giriş 12,50 Euro. Öğrenciler için 11,50. (Allah razı olsun ya dev indirim)

Schönbrunn
*Schönbrunn Sarayı

Efendim kışlığı yetmezmiş gibi bir de yazlık saray var tabii. Adamlar haklı, yaz gelince de kışlık sarayda oturacak halleri yok herhalde. Koskoca Habsburg Hanedanlığı’ndan bahsediyoruz, evlerinin bir ucundan diğerine ulaşmak 45 dakika sürüyor, tek bir saray kimin neyine yetecek?

Schönbrunn’u gezmek pek de kolay değil. Bir kere yazlık olduğu için burayı en vizyonsuz halinize geçiş yaparak Silivri gibi falan düşünün. Yani? Yani şehrin dışında kalıyor. Dolayısıyla Hofburg Sarayı’na ulaştığınız gibi elinizi kolunuzu sallaya sallaya, yürüyerek ulaşmanız pek de muhtemel değil. (Nasıl ulaşacağınızı aşağıda anlatacağız panik yok) Ulaşım kısmını halletikten sonra bir de burayı gezmesi var tabii.  1200’ün üzerinde odaya sahip olan bir saray nasıl gezilir? Aslında bol odası olan israf makinası saraylar biliyorsunuz ki bize çok da yabancı değil. Ancak yine de gözünüzü korkutması muhtemel. Fakat sakin olun, çünkü zaten isteseniz de tüm odaları gezemiyorsunuz. Bu noktada iki tur seçeneğiniz var, ya 22 odayı kapsayan Imperial Tour (12, 90 Euro) yapacaksınız, ya da 40 odayı kapsayan Grand Tour (15,90 Euro). Kararınızı önceden verip biletinizi ona göre almanız gerekiyor. Aslına bakarsanız kocaman olması dışında dışarıdan bakınca pek de cafcaflı durmayan Schönbrunn, içine girince “İşte şimdi gerçek bir saraydayım” dedirtecek cinsten bir ihtişama sahip.

-Hofburg Sarayı’nı anlatırken size Sisi’den bahsetmiştik ya, buranın yıldızı da “Ekmek yoksa pasta yesinler” gibi bir söz söylediği iddia edilen ama çok yüksek ihtimalle ya bunu hiç söylememiş olan, ya da bir çeviri hatasına kurban giden Maria Antoinette’in annesi Maria Theresa.

-Saray bahçeleri bambaşka bir dünya, aslına bakarsanız Schönbrunn geziniz boyunca sizi en çok yoracak aktivitenin bahçeleri gezmek olduğunu bile söyleyebiliriz. Ona göre zaman ayırmakta fayda var.

U4 hattına binip Schönbrunn durağında inerek kolayca ulaşabilirsiniz. Panik yok, metrobüse binmenize gerek kalmayacağını söylemiştik.

-Saray yılın her dönemi, her gün 8:30’da açılıyor. Kapanış ise yaz dönemi 6:30, Nisan-Haziran arası 17:30, Eylül-Ekim 17:30, Kasım-Mart arası ise 17:00’ye kadar açık. Ne kafa karıştırdınız be.

-Yukarıda fiyatlarını belirttiğimiz turlarda öğrenci indirimi var, kartınızı unutmayın.


Belvedere Sarayı

*Belvedere Sarayı

Bir saray daha mı gezeceğiz? Yetmez ama evet! Tamam Belvedere ile saraylar konusunda kapanış yapacağız, sakinleşin. Belvedere, bizim hava koşulları çok zorlu olduğu için son anda emeeen boşver diyerek vazgeçtiğimiz (yerseniz) Viyana Kuşatması sırasında başarılı bir savunma gerçekleştirdiği için Prens Eugen Savoy’a hediye olarak verilmiş bir saray. Biz bir şey başarınca bize de saray veriyorlar mı? Yoo! Ama Eugen’e koskoca Belvedere vermişler. Sarayın içinin, dışının ve bahçelerinin güzelliği hakkında artık sizi ikna etmeye çalışmayacağız, onun yerine neyin nerede olduğunu anlatalım.

Saray iki ana bölüme ayrılıyor, Yukarı Belvedere ve Aşağı Belvedere. Eğer zamanınız kısıtlı ise istikamet Gustav Klimt’e kavuşarak “The Kiss” ve “Judith” tablolarını da görebilmek için Yukarı Belvedere, çünkü orada daimi sergiler yer alıyor. Aşağı Belvedere’de ise geçici sergilerin düzenlendiği alan. Vaktiniz geniş ise burada da güzel şeylere denk gelme ihtimaliniz yüksek, gitmeden önce web sitelerinden neye denk geldiğinizi kontrol etmekte fayda var.

-Her gün 10:00-18:00 arası açık.

-Bilet almak için birkaç seçeneğiniz var. Eğer hem aşağı, hem yukarı Belvedere’yi gezecekseniz 20 Euro ödemeniz gerekiyor. Sadece yukarı Belvedere için 14 Euro, aşağı Belvedere için ise 11 Euro gibi bir ücret var.

Hundertwasserhaus
Viyana’da Görülecek Yerler

*Hundertwasserhaus: Kegelgasse üzerinde bulunan ve mimarisine hayran kalacağınız bir acayip bina. Viyana’daki diğer binalar gibi düşünmeyin, çok daha farklı bir şeyden söz ediyoruz! Eğer Gaudi ile tanışıklığınız varsa buradayken kendisini bol bol anabilirsiniz, bize onu hatırlattı. Bu arada,  ççinde yaşayan insanlar olduğu için binayı yalnızca dışarıdan görebileceğinizi ekleyelim.

*Kunst Haus Wien: Hundertwasserhaus’a yürüme mesafesindeki Untere Weissgerbergasse üzerinde bulunan bir diğer ilginç bina. Benzer mimariden anlayacağınız üzere bu da Hundertwasserhaus’un mimari Friedensreich Hundertwasser tarafından yapılmış. Bina hem müze olarak kullanılıyor, hem de kafesi var. Dolayısıyla içine girebilir, isterseniz mimarını daha yakından tanıyabilir, isterseniz kafesinde vakit geçirebilirsiniz.

*Stephansdom Katedrali: Tam olarak Viyana’nın göbeği diyebileceğimiz Stephansplatz üzerinde bulunan ve önünde “RESPECT” diye bağırmak isteyeceğiniz inanılmaz bir mimariye sahip dev katedral. Viyana’nın simgelerinden birini olduğunu bile söyleyebiliriz. Kendisini hem gece, hem gündüz görmekte fayda var. Zaten bulunduğu meydan şehrin en turistik caddelerinden biri olan Karnterstrasse’ye bağlandığı için gözden kaçırma ihtimaliniz oldukça düşük.

Stephansdom Katedrali
*Parlamento Binası: Ring Caddesi
üzerindeki en mükemmel yapılardan biri olduğu için içine girmeseniz bile geçerken mutlaka görmeniz gereken adı üstünde yapı. Aslına bakarsanız isterseniz oturum günlerinde içeri girip izleme şansınız bile var!

*Rathaus: Gotik mimarisi ile Hofburg Sarayı’ne doğru yürürken uzaktan uzaktan görüp “bu neymiş böyle?” şeklinde dikkatinizi çekecek olan Belediye Binası’nı yakından görmemek olmaz, çünkü gerçekten mükemmel bir bina. Özellikle yılbaşına yakın bir dönemde giderseniz geceleri inanılmaz güzel bir şekilde ışıklandırıldığını ya da önünde buz pateni pisti kurulduğunu bile görebilirsiniz. Siz de yüzünüze çarpan kıskançlık dalgasını hissediyor musunuz?

*Karlskirche: İnceden Paris’in Sacre Cour’unu hatırlatan güzeller güzeli kilise. Karlsplatz gibi merkezi bir noktada bulunduğu için oralara kadar gitmişken görmeden dönmek olmaz.

*Anker Saati: Hoher Markt’ta bulunan ve buram buram Art Nouveau kokan saat. Tabii öyle sıradan bir saat gibi düşünmeyin, zira kendisi iki binayı birbirine bağlayan bir köprü görevi de görüyor, dolayısıyla ebatlarını siz tahmin edin! Saatin içindeki figürlerin hareket ettiğini algılamak için çaba sarf edebilirsiniz, özellikle gecenin bir vakti alkollüyseniz nedense gereksiz derecede eğlenceli oluyor.

*Avusturya Ulusal Kütüphanesi: Hofburg Sarayı’nın hemen bitişiğinde, heybetine ve güzelliğine gördüğünüz ilk saniye aşık olacağınız ulusal kütüphanenin içini görmek için elinizden geleni yapın! İçi dışından bile güzel olduğu için kendisi “Dünyanın en güzel kütüphaneleri” listelerinin de vazgeçilmez üyesi diyebiliriz. Özellikle öğrenciyseniz içeri alınma ihtimaliniz daha yüksek, aksi takdirde yer yer uyuzluk çıkarabiliyorlar, şansınızı zorlayın.

Neabaugasse Vienna
Viyana’da Alışveriş

Viyana alışveriş konusunda tipik bir Avrupa şehrinin sunabileceği her türlü çeşitliliği sunuyor. Şehir genelinde Türkiye’de bol bol karşılaştığınız birçok mağazanın yanı sıra farklı mağaza ve butik alternatifleriyle karşılaşabilmeniz de mümkün. Çok şükür alışveriş yapılabilecek birkaç net bölge olduğu için şehrin dört bir yanında cirit atmanız gerekmiyor. Aşağıda size alışveriş yapabileceğiniz bölgeleri şöyle bir özet geçtik, ne arayışında olduğunuza göre direkt olarak o bölgelerden birine yönelebilirsiniz.

*Karntnerstrasse: Viyana’nın en turistik caddelerinden biri olduğunu düşünürsek çoğunlukla bildiğiniz mağazalar ve hediyelik eşyalar üzerine kurulu olduğunu söylesek pek de şaşırmazsınız herhalde. Bonus olarak bir adet genç kızların sevgilisi Forever 21 de mevcut.

*Mariahilfer Strasse: Tam olarak bir “alışveriş caddesi” şeklinde nitelendirebileceğimiz, Türkiye’den bir yere benzetilmezse ölecek hastalığına yakalananlar için İstiklal Caddesi ile kıyaslanabilecek uzuun bir cadde. Bildiğiniz bilmediğiniz her türlü markayı burada bulabilirsiniz.

*Neubaugasse-Lindengasse-Kirchengasse-Lindengasse Dörtlüsü: Bu dörtlüyü bir arada yazıyoruz çünkü hepsi birbiriyle bir şekilde kesişiyor ve benzer bir temada alışveriş yapmanıza olanak tanıyor: Tasarım! Tasarım dediysek yalnızca manyak gibi pahalı, 1 çoraba 100 Euro para vermek gibi düşünmeyin, pasaj terk ürünler de mevcut, güzel butikler de. Burada sokak sokak dolanmak, keşfetmek gerekiyor, gerçekten güzel mağazalarla tanışmanız muhtemel. Kauf Dich Glücklich ve Etagere’yi gözden kaçırmayınız!

Viyana ile İlgili Bir Takım İpuçları

*Yukarıda görmeyenler için tekrar etmeye çalışmıyoruz, Viyana Yeme-İçme Notlarımız sizi bekliyor.

*Viyana gezi rehberi yazıp söylemeden olmaz, gitmeden önce Sigmund Freud, Egon Schiele ve Gustav Klimt üzerine araştırma yapmadan olmaz. Bunları araştırırken fonda Mozart iyi gider.

*Before Sunrise izleyip giderseniz şehirle kuracağınız bağ kuvvetlenir, The Best Offer izleyip de giderseniz yanınıza kar kalır.

*Gitmeden önce Ulmon’un Viyana haritarını telefonunuza indirerek gideceğiniz yerleri önceden işaretleyebilir ve işinizi oldukça kolaylaştırabilirsiniz. Şu uygulamayı yükleyip bize teşekkür etmeyecek insan tanımıyoruz!

*Viyana’ya doyamadıysanız ya da sizi başka şehirlerde de görmek isteriz diyorsanız sizi Instagram ve Facebook sayfamıza da bekleriz efenim.

7 Yorum

  • Bir kez daha Viyana ya gitmek geldi içimden , neredeyse isden cikip eve giderken bir kac saat de olsa takılmak iyi gelir herhalde..
    Cok güzel olmuş , kutluyorum ikinizi de.
    oitheblog ovguleri hak ediyor..

  • 3 gün önce Viyana’dan dönmüş biri olarak yazınızı okumak gülümsetti. Okuduktan sonra en sevindiğim şeyse bir şey kaçırmamış olduğumuzu görmem oldu 🙂

  • müze ve sarayların çokluğu nedeniyle birkaç günde gezmesi zorlu olan, ilk etapta tipik bir avrupa şehri izlenimi yaratsa da tanıdıkça içinizde sempati uyandıracak, özellikle christmas dönemini geçirmek için avrupa’nın en güzel yerlerinden biri olan güzeller güzeli şehir.

  • Yazı için çok teşekkürler, ayakta opera biletlerini linkini verdiğiniz sitede bulamadım. Siz biletleri hangi kategoriden almıştınız??

  • Bahsettiğiniz öğrenci indirimi uygulanan giriş ücretlerinde Türkiye’deki bir üniversitenin öğrenci belgesi de geçerli midir? Avrupa birliği öğrencisi olma şartı arıyorlar mı?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir