Bozcaada: “Çok Bozdu” Muhabbeti Başlamadan Tadını Çıkarmanız Gereken Yer

2014 yazını çoğunlukla Türkiye sınırlarında geçirdikten sonra kapanışı en sevdiğimiz, çok sevdiğimiz yerlerden biri olan Bozcaada ile yapmış bulunduk. Bu aralar pek çok kişi tarafından keşfedilen, ve özellikle yaz döneminde popülasyonu giderek artan Bozcaada muhtemelen seneler geçtikçe daha da ilgi görecek ve zaten küçücük olan adada sıkış tıkış takılacağız. Eminiz ki şimdiden “Abi ada çok bozdu, eskiden böyle değildi” muhabbeti yapan insanlar türemiştir bile. Lakin varsın olsun, kalabalık olmasın diye bu cevheri sizden saklayacak değiliz. Buyrun biraz Bozcaada övelim.

bozcaadaNasıl Gidilir?

Biz İstanbul’da yaşadığımız için yol tarifimizi de yalnızca İstanbul’a göre verebiliyoruz, Google terk bilgilerle kafanızı karıştırmak istemeyiz. İstanbul’dan Bozcaada’ya arabayla, otobüsle, uçakla veya deniz uçağıyla, artık allah ne verdiyse bir sürü şekilde ulaşmak mümkün. Zorlarsanız zeplinle bile inebilirsiniz.

– Araba ile: Biz adada arabaya ihtiyaç duyduğumuz için hep arabayla gitmeyi tercih ediyoruz, ancak yine de uyaralım, adada araba meselesi biraz sorun olabiliyor. Özellikle acemiyseniz adadaki dar sokaklar sizin için 3. sınıf korku filmine dönüşebilir. Ayrıca yoğun bir dönemdeyseniz park edecek yer bulabilmenizin mümkün olmadığı ve adada 40 dakika boyunca dolaştığınız anlar bile yaşanabiliyor. Eğer bunu sorun etmiyorsanız, arabanızla adaya ulaşmak için öncelikle Tekirdağ istikametinde yol alıp Çanakkale’ye ulaşmanız gerekiyor. Çanakkale’ye ulaşmak için Eceabat’tan 30 dakika ya da Kilitbahir’den 15 dakika süren arabalı vapurları kullanabilirsiniz. Ücretler ise tek yön yaklaşık 25TL. (Aynı gün dönüş yaparsanız dönüş ücretsiz oluyor) Çanakkale’ye vardığınızda ise Bozcaada vapurları için Geyikli’ye ulaşmanız gerekiyor. Normalde Geyikli’den Bozcaada’ya saat başı vapurlar kalkıyor ancak yoğunluğa göre ek seferler de olabilir. Geyikli-Bozcaada yaklaşık 30 dakika sürüyor ve ücreti Gidiş-Dönüş 60 TL. Peki arabayla Bozcaada’ya ne kadar süreyle ulaşılıyor sorusuna da şöyle cevap verelim, bizim gibi rahat ve mola vererek yolculuk yapmayı sevenlerdenseniz en az 6 saat.

Ada kalabalığıyla uğraşmamak için bir başka seçenek de aracınızı Geyikli tarafında bırakıp adaya yaya olarak geçmek.

bozcaada evleri-Otobüs ile: Özellikle yazın İstanbul’dan Bozcaada’ya giden otobüs seferleri bulmak konusunda zorluk çekmezsiniz. Otobüsler Geyikli’ye kadar gidiyor ve oradan adaya yaya olarak geçmeniz gerekiyor. Yaz dönemleri dışında otobüsler genellikle Ezine’ye kadar gidiyor, buradan Geyikli’ye giden minibüsleri kullanabilirsiniz. Yaz döneminde Çanakkale’den direkt Bozcaada’ya giden deniz otobüsleri de oluyor, denk gelirseniz otobüsle Çanakkale merkezine kadar gidip bu ulaşım yolunu kullanmanız çok daha pratik olabilir.

-Uçak ile: Uçak ile Çanakkale’ye gitmek isterseniz, Çanakkale havaalanı merkeze 2-3 km mesafede. Buradan yine Geyikli’ye giden minibüsleri kullanabilir, ya da denk gelirseniz Bozcaada’ya giden deniz otobüslerini kullanabilirsiniz.

 

Processed with VSCOcam with lv01 presetNerede Kalınır?

Eğer 5 yıldızlı otelde kalıp bütün gün otelden çıkmadan açık büfenin içinde boğulmayı, tabağa sığmadığı için parmağınızın arasına soğan sıkıştırmayı falan hayal ediyorsanız, kesinlikle yanlış yerdesiniz. Çünkü Bozcaada, onlarca küçük butik otel, pansiyon ve bağ evi ile dolu. Öyle ki bazı yerlerde, “Ulan birinin evine mi giriyorum ben acaba?” diye düşünürken aslında kalacağınız otele ulaştığınızı fark edebiliyorsunuz.

Otel konusunda fiyat açısından büyük bir çeşitlilik söz konusu. Geceliği 50 Liraya kalabileceğiniz pansiyon da var, 300 liraya kalabileceğiniz butik otel de. (bu butik otel ve pansiyon ayrımı bize ne kadar geçirdiklerine göre mi yapılıyor biri açıklasın) Dolayısıyla seçiminizi öncelikli olarak bütçenize göre şekillendirebilirsiniz. Bütçenize uygun bir otel seçeneği bulmak için otelz.com‘a göz atabilirsiniz, orada birçok seçenek mevcut. Bu konuyu çözdükten sonra belirlemeniz gereken ikinci detay, merkezde, restoran kafeler, iskele ve kale bölgesine yakın bir noktada mı, yoksa bir bağ evinde, merkezden uzakta mı kalmak istiyorsunuz?

Merkezde kalmak isteyenlere:  Biz son gidişimizde Katina Hotel‘de kaldık ve oldukça memnun ayrıldık diyebiliriz. Çünkü konumu birçok yere yürüyebileceğiniz kadar merkezi ve otel gayet temizdi. Ancak bizden size bir uyarı, giriş katlarda kalırsanız sabah 7’den itibaren sonsuz bir çocuk gürültüsüne maruz kalıyorsunuz, çünkü ses yalıtımı yok. Eğer siz de 7’de uyanmayı seven apartman yöneticisi emekli bir albay falan değilseniz, üst katlara yönelin.

-Bağ evinde kalmak isteyenlere: Eğer hemen önünüzdeki bahçeden toplanmış ürünlerle kahvaltı yapmak isteyen organik ürün hastası kesime dahilseniz, Irmak Bağ Evi ve Nar Bağ Evi bizce hem konaklamak hem de doğal ortamda vakit geçirme hasretinizi gidermek için harika seçenekler. Tabi buraların “aile yeri” (öyle dinli imanlı aile yeri değil, insanlar uyur, bebek uyanır diye saygı duyacağınız cinsten) tadında olduklarını göz önünde bulundurarak, arkadaş grubu halinde tıksırana kadar içmeli bir tatil hedefiyle yola çıktıysanız, pek de mantıklı bir tercih olmayacağını da belirtelim.

polente gün batımıNe Yapılır, Ne Edilir?

Bozcaada’ya özgü bir takım önemli aktiviteler var ki, bunları yapmadan dönünce arkadaş ortamlarında insanlar “ooo nasıl gitmezsiniz, aaaa nasıl yapmazsınız” tepkileri vererek sinir katsayınızı yüksek seviyelere çıkarabilir.

Bu aktivitelerden ilki tabi ki Polente’de gün batımını izlemek. Polente Feneri’nin bulunduğu noktaya ulaşmak biraz zorlu, çünkü yollar çok düzgün değil ve arabanızla son yolculuğunuzmuş gibi hissedebiliyorsunuz, ancak ulaştığınız takdirde sonuçtan memnun olacağınıza kefiliz. Tabi öyle yanınıza hiçbir şey almadan giderseniz olmaz, mümkünse güzelinden bir şarap (aşağıda şarap konusunu detaylandıracağız) atıştırmalık bir şeyler, ortamı şenlendirecek bir ipod hoparlörü ve dönüşte çöplerinizi içine atacağınız bir şey alırsanız, çok daha eğlenceli bir deneyime dönüşebilir.

-İlla arabanızla gitmeniz gerekmiyor, sizi oraya kadar ulaştıracak toplu taşıma mevcut.

-Yolu bulmakta güçlük çekiyorsanız şöyle tarif edelim, iskele yolundan, yani merkezden Ayazma yönüne doğru ilerleyin, ve karşınızda görmekte olduğunuz rüzgar güllerine ulaşmaya çalışacağınız şekilde yolu takip edin. Bizim tekniğimiz bu, bulamazsanız kızmayın.

Ana aktivitelerimizden ikincisi Ayazma Plajı’nda denize girmek. Ata sporunuz beach’te 800 kişi popo popoya (kibarlık) vakit geçirmek ise yine yanlış yere kapak attınız. Ayazma eşittir kimsenin birbirini darlamadığı, herkesin kendi halinde takıldığı, rahatsız edici olmayan bir kalabalıkta denize girmek. Dolayısıyla Çeşme ve Bodrum’da gördüklerinizi bir kenara bırakıp buraya farklı bir beklentiyle gelmek gerekiyor. Plaja gittiğinizde abuk olmayan bir ücrete şezlong kiralıyor ve gününüzü orada geçirebiliyorsunuz. (ücreti bilmiyoruz çünkü insanlar bazen o kadar tatlı olabiliyorlar ki, aniden gitmeleri gerekince şezlonglarını ve fişlerini bize vererek boşuna para vermememizi söylediler)

-Ayazma’nın hemen yukarısında 2-3 tesis mevcut. Biz genellikle nedensiz bir şekilde Koreli‘yi tercih ediyoruz ancak tabi ki diğerlerini de değerlendirebilirsiniz. Buralarda istediğiniz kadar “abi ben salaş yerlere bayılıyorum ya” muhabbeti yapabilir, hep beraber doyasıya salaş yerlerin naifliğini ve güzelliğini övebilirsiniz. Sevdiğinizi biliyoruz.

-Toplu taşıma haricinde araba ile gidebilirsiniz, yol kenarına park etmek sorun olmuyor.

-Ayazma dışında denize girebileceğiniz birkaç nokta daha mevcut. Bunlardan en çok tercih edileni her beldede bir adet bulunan Akvaryum Koyu. Daha boş bir yer arayışındaysanız neden olmasın? Tabi arabanız yoksa ulaşım konusunda biraz sıkıntı yaşayabilirsiniz, aklınızda bulunsun.

SAMSUNG CAMERA PICTURESGerçekleştirmeden dönmemeniz gereken şeylerden birisi de Çiçek Pastanesi’nde damla sakızlı bademli kurabiye yemek. Neden? Çünkü Bozcaada ile özdeşleşmiş bir lezzet. Seveceğinizin yüzde yüz garantisini veriyor muyuz? Hayır. Damla sakızlı tatları sevmiyorsanız hiç gerek yok. Seviyorsanız hemen benzetmesini yapalım, un kurabiyesinin içine damla sakızı eklenmiş versiyonu. Ama dondurması konusunda garanti verebiliriz. Dondurma sevmeyenimiz bile bayıla bayıla yedik.

Ne Yenir Ne İçilir?

Hazır konuyu yeme içmeden açmışken denediğimiz birkaç yeri de detaylandırmak istiyoruz. Tahmin edebileceğiniz gibi adada yapacak 100’lerce aktivite yok. Bir süre sokaklarda kaybolup, biraz denize girdikten, biraz Polente’de manzara izleyip biraz da bir ağaç altında bayıldıktan sonra yapacak çok da bir şeyiniz kalmıyor. (tabi ki bu sıkılacağınız anlamına gelmiyor) Dolayısıyla günün önemli bir kısmını yeme-içme odaklı aktivitelerin kapladığını söylesek çok da yanılmış olmayız herhalde.

Processed with VSCOcam with t1 presetMaya Bozcaada

Organik besinle kafayı bozmuş insanlarla kafayı bozmuş insanlar olarak, doğruyu söylemek gerekirse Maya’ya giderken biraz çekindik. Çünkü bildiğiniz üzere mutlulukla çok ilgisi olan kahvaltının nasıl bir şey çıkacağını bilmemek yemek yemeyi seven insanları paniğe sürükleyebiliyor. Fakat denedikten sonra kanaat getirdik ki, Maya, kahvaltı konusunda Bozcaada’nın en iyi yerlerinden biri ve bizce kesinlikle tercih edebilirsiniz. Evet yediğiniz içtiğiniz her şey organik, kendi yetiştirdikleri/yaptıkları ürünler ve çeşitlilik sizi kesinlikle tatmin ediyor. Bir sabahınızı buraya ayırın, önceden rezervasyon yaptırmayı unutmayın deriz.

-Akşam yemeği konusunda da iddialı olduklarını söylediler, ancak bizim deneme şansımız olmadı. Bilenler bilmeyenlere anlatsın.

-Mayanın lokasyonu biraz zorlu. Gitmeden önce aradığınız takdirde size adım adım tarif ediyor ve defalarca aramanıza kızmıyorlar. (bizim bi arkadaş vardı da..)

Irmak Bağ Evi

Yukarıda söz ettiğimiz “Ulan birinin evine mi geldik yoksa?” hissini yaşadığımız yerlerden biri olan Irmak Bağ Evi’nin kahvaltısını internette öyle övmüşlerdi ki, beklentilerimiz tavan yapmış bir halde gittik. Ortam gerçekten de çok samimi, arkadaşınıza kahvaltıya gitmişsiniz hissinden çıkabilmeniz mümkün değil. Ancak bize kalırsa kahvaltı da aynı noktada; “arkadaşın evine gitmişsin de iki dakika bir şeyler hazırlamış kahvaltısı.” Kötü olduğunu söylemiyoruz ama, merkezden biraz uzak olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, bizce otelinize yakın herhangi bir noktada kahvaltı yapmanız ile aynı etkiyi yaratacaktır.

sandal bozcaadaSandal Restoran

Bizce adanın en iyilerinden biri olan Sandal Restoran bize kendini ilk olarak müzikleri ile sevdirdi. Ayrıca midemizde her zaman olduğu gibi balık deneyecek kadar yer ayıramasak da, mezelerine bayıldığımızı söyleyebiliriz. Lokasyon olarak da eğer merkezde kalıyorsanız yürüme mesafesinde olduğu için burayı ekstra seviyoruz. Yeşil elmalı yoğurtlu semizotunu denemeden dönmeyin!

Battı Balık

Adanın diğer popüler restoranlarından biri olan Battı Balık, internette övülen Bozcaada restoranları serisine adını altın harflerle yazdırmış durumda. Ama bizim favorimiz olduğunu söyleyemeyeceğiz. Çıkarken “bir insan kalamarı nasıl kötü yapabilir ki” cümlelerinin ağzımızdan düşmediği Battı Balık’ta da yalnızca mezeleri deneme şansımız olduğu için net bir yorum yapmak istemiyoruz. Belki balıkta çok iddialılardır da biz değerini bilememişizdir deyip geçelim.

Simyon

Yukarıda bahsettiğimiz Sandal’ın hemen yanında, Rum Mahallesi tarafında bulunan Simyon’u bir önceki sene deneme şansımız oldu ve mezesinden balığına her şeyine kefil olduğumuzu söyleyebiliriz. Fiyatlar biraz yüksek, ancak bizce karşılığını kesinlikle alabiliyorsunuz.  Unutmadan, adanın yoğun döneminde rezervasyon yaptırmadan giderseniz yer bulma ihtimaliniz oldukça düşük.

Ada Cafe

Ada Cafe rastgele bir yere oturalım deseniz, denk gelebileceğiniz bir noktada olduğundan bulmanız hiç de zor olmayacaktır. Biz ise rastgele değil, bir amaca yönelerek buraya geldik; Gelincik Şerbeti. Daha önce hiç denemediğimiz bir lezzet olduğundan buranın en iyisi olup olmadığı konusunda yorum yapamıyoruz, ancak içtiğimiz şerbetin gayet lezzetli olduğunu ve özellikle sıcak bir günde deniyorsanız oldukça serinletici bir seçenek olduğunu söyleyebiliriz. Ayrıca tüm ada halkını gözetleyebileceğiniz merkezilikte bir noktada olduğu için oturup utanmadan çevredekiler hakkında gıybet (dedikoduyu da aşıyoruz) yapabilirsiniz.

bozcaada geziŞarap Meselesi

Bozcaada’nın en önemli özelliklerinden birinin şarapları olduğundan eminiz ki siz de haberdarsınızdır. Biz de şaraba gönül veren ama tam da anlamayanlar derneği başkanları olarak adaya gittiğimizde şarap almayı gönlümüze yazdık ve bu süreçte Tenedion Wine House‘u keşfetmiş bulunduk. İçki yasaklarını düzenleyen yasalar kapsamında Bozcaada Bağ Bozumu Festivali’ni tabiri yerindeyse bok ettikleri için (bu konuda kendimizi tutamadık) artık bu etkinlik geride kalmış olsa da, halen gidip şarap tadımı gerçekleştirebilmeniz mümkün.

Tenedion’da 10 TL karşılığında 10 farklı şarabı denemeniz mümkün. Bir de yanına peynir tabağınızı aldınız mı oldukça keyifli bir ortam oluyor. Size verdikleri şarap listesi sayesinde hangi şarapları beğendiğinizi işaretleyerek kafa karışıklığını önleyebiliyorsunuz. Çalışanların inanılmaz ilgili ve şarap konusundaki bilgi açlığınızı gidermeye açık olmaları da gerçekten harika. Çıkarken hepimiz kendimizi Vedat Milor sanıyorduk.

Şarabı nereden aldığımıza gelecek olursak, birçok seçeneğin içinden Yunatçılar‘ı tercih ettik. Bu konuda uzman sayılmasak da Vasilaki ve Cabarnet Sauvignon üzümlerini tercih ettiğimizi de ekleyelim, belki siz de beğenirsiniz.

-Karalahna kabusumuz oldu. Damak tadınızı bilemiyoruz ama, yine de denemeden kendinizi hazırlayın.

-Şarap fiyatları 15 tl ile 40 tl arasında değişiyor. Örneğin Vasilaki 15 tl, ve çok çok lezzetli bir şarap. (kekremsi falan da demek isterdik ama bizim şarap bilgisi burada sona eriyor)Processed with VSCOcam with lv01 preset

İpuçları

-Kolaylık olması açısından adayı bizim gibi iki bölüme ayırabilirsiniz. İskele yolunun sol tarafı Türk, sağ tarafı ise Rum Mahallesi. Sokaklarda dolanıp harika fotoğraflar çekmeden dönmeyin.

-Adada küçük bir kitapçı var; Bozcaada Kitapçısı. Eğer yanınıza kitabınızı almayı unuttuysanız, ya da bizim gibi her gördüğü kitapçıya dalmazsa ölecek hastalığına yakalandıysanız, Türk Mahallesi tarafında bulunan bu kitapçıdan oldukça uygun fiyata bir şeyler bulabilmeniz mümkün. Üstelik birçok farklı dilde kitap bulabilmeniz de mümkün.

-Adadan dönüşte ciddi bir trafik olabiliyor. Arabanızı gitmek istediğiniz saate göre sıraya bırakıp adada vakit geçirmeye devam edebilir, sıra ilerledikçe arabanıza geri dönebilirsiniz. Duacımız olursunuz. Olur da bu altın değerindeki tavsiyemizi dinlemezseniz de merak etmeyin, çok yoğun günlerde ek seferler koyuyorlar. Mahsur kalmazsınız.

 

4 Comments

  1. Serhat Günaydın

    Bir aksilik çıkmazsa haftaya Bozcaada’dayız. Gitmeden önce süper oldu bu yazı! Yalnız şarapla ilgili kısımlarda resmen kendimi gördüm :)) Bakalım bağ bozumunda kültürümüzü artırırız biraz herhalde sanırım!

  2. Pingback: Marmaris&Datça Gezi Notları: Bir Road Trip Hikayesi - YazKış Muğla YazKış Muğla

  3. Yazının gercekten faydalı olacağını düşünüyorum. Kismet olursa sabah bozcaadada olacagiz aracimiz 5m12cm gibi irice bir arac oldugundan arac meselesine hala karar vermis değiliz.
    Yarin bu yazıyı tecrübe ettikten sonra tekrar yorum yazıp kendi tecrubelerimi de paylasacagim.
    Detayli oldugunu düşündüğüm bu bilgilendirme icin simdiden tesekkur ederim…

  4. Çok keyifli bir yazı olmuş. Elinize ve gözünüze sağlık! Yolunuz tekrar Bozcaada’ya düştüğünde sizi mutlaka Bozcaada Fotoğraf Atölyesine de bekliyoruz.

    Bizimle Facebook sayfamız üzerinden iletişim kurabilirsiniz:
    https://www.facebook.com/bozcaadafotografatolyesi/

    Selamlar & Sevgiler

Leave a Reply