Medeniyet Övmeye Geldik: Helsinki Gezi Rehberi

helsinkiHelsinki’ye Ne Zaman Gidilir?

Finlandiya deyince akıllara gelen ilk şeyin “soğuk” olduğunu düşünürsek hava durumunu ve ne zaman gitmenin daha mantıklı olacağını aşağı yukarı tahmin edebiliyorsunuzdur. Lakin eminim aranızda soğukta gezmeyi seven, hatta soğuk ülkede yaşamayı hayal edenleriniz de vardır. Onlar da yaz dönemi hariç aradıklarını rahatlıkla bulabilirler, çünkü Helsinki gerçekten oldukça soğuk. Yine de sizi kendimce kategorize ederek şöyle bir şeyler önereyim;

-Donmadan gezmek isteyen, ama biraz daha pahalı dönemi kabullenenler için ideal dönem: Mayıs sonu-Haziran-Temmuz

-Ben donarım, parmak uçlarım uyuştu mu benden mutlusu yok, karların içinde yuvarlanmak istiyorum diyenler için: Komple Ekim-Nisan arası doyasıya donulabilir.

-Daha uygun bütçeli ve küçük bir ihtimal de olsa insancıl havada gezeceğim diyenler için: Eylül-Ekim

Ben Helsinki ziyaretimi Mayıs sonunda gerçekleştirdim ve Türkiye’de hava günlük güneşlik bir haldeyken, “Ulan belki orası da az biraz sıcak olur” diye düşünerek ama çok da gaza gelmeden gittim. Pek tabi gitmeden önce hava durumunu da bol bol kontrol ettim ve genellikle 14-15 derece civarında görünüyordu. İçime sular serpildi, ta ki havaalanına ayak basana kadar. “Oraların soğuğu başka bir soğuk Altan.”

-Bazen istisna durumlar olabiliyor. Örneğin oradakilerin söylediğine göre, benim gittiğim haftadan önceki hafta 30 derece-imiş.

-Hava saat kaça kadar aydınlık oluyor diye merak eden çok oldu, onu da belirteyim, en azından Mayıs sonu için gece 12’ye kadar kararmıyor.

helsinki2Helsinki’de Ne Giyilir?

Ne giyileceğini sizden önce Finlandiya’daki insanlarla açıklamak isterim. Neden? Çünkü siz normal insanlar gibi sıcaksa ince, soğuksa kalın giyiniyorsunuz. Fakat onlar? Ben orada üst üste 2 kazak ve üstüne Norveçli balıkçı montu ile dolaşırken, onlar askılı ve şort ile dolaştılar. ONLAAR TIKSIRANA KADAR İÇİP CAMİYE AYAKKABIYLA GİRDİLER. (Tam bunu söylemelik bir cümleydi engel olamadım)

Helsinki’de geçen günlerimin tamamı “Bu havada nasıl böyle dolaşılır?” sorusunu cevaplayamamakla geçse de, durumun tamamen koşullara alışmış olmalarıyla ve bizim daha ılıman bir iklimden geliyor olmamızla ilişkili olduğu aşikar. Sonuç olarak,  ne giyeceğiniz belli, eğer şans eseri sıcak bir döneme denk gelmiyorsanız, en kalın ne varsa bavula.

Helsinki Bütçesi

Helsinki bütçenizi oluştururken aklınızda bulunması gereken en önemli konu, tüm İskandinav ülkeleri gibi Finlandiya’nın da birçok ülkeye kıyasla oldukça pahalı olduğu. Yani tutup da Berlin bütçenizle ya da Belgrad bütçenizle kıyaslayamazsınız. Kıyasladığınız takdirde büyük ihtimalle gitmekten vazgeçersiniz.

Bütçenizi hafifletmek açısından, eğer müze ve turistik bölgeleri gezmeyi planlıyorsanız, Helsinki Card işinize yarayabilir. Bu kart, turistik yerlerin yanı sıra, ulaşım ve Suommenlina Adası’nda gezeceğiniz yerleri de kapsıyor. Ayrıca Hard Rock Cafe dahil birkaç yerde indirimli yiyebiliyorsunuz.

-24 Saatlik Pass: 36 Euro

-48 Saatlik Pass: 48 Euro

-72 Saatlik Pass: 58 Euro

-Kart, üzerine yazdığınız tarih ve saate göre, ilk kullanımız ile birlikte aktive oluyor. Sinsilik kovalamayın. Ayıp.

-Nereden alacağım ben Helsinki Card’ı diyorsanız, en kolay opsiyon havaalanına indiğinizde almak. Kartı alacağınız noktadan, müzelerle ilgili broşürler ve şehir haritası edinebilmeniz de mümkün. Para vermeye çalışmayın, orada göreceğiniz broşürlerin tamamı ücretsiz.

-Daha detaylı bilgi için tık tık.

Helsinki-hd-wallpaper-FinlandHelsinki’de Konaklama ve Helsinki’de Ulaşım

Biz konaklama meselesinde garantici davrandık ve Holiday Inn City Center’ı tercih ettik. Kendisi şu ana kadar ziyaret ettiğim şehirler içinde seçtiğim en iyi lokasyona sahip otellerden biri olarak tarihime geçmiş durumda. Havaalanına 15 dakika, hemen önünden havaalanı otobüsleri kalkıyor, önünde taksi durağı var, merkezi bölgelerin hepsine yürüme mesafesinde ve herhangi bir probleminiz olduğunda pek yardımcı oluyorlar. Bence kesinlikle tercih edebilirsiniz.

-Eğer yukarıda bahsettiğim Helsinki Card’ı aldıysanız, ulaşıma ekstra para ödemeniz gerekmeyecek. Ancak eğer almadıysanız, bazı toplu taşıma fiyatları şu şekilde;

*Tram/Otobüs tek kullanımlık bilet (Makinadan alınca): 2,50 Euro

*Tram/Otobüs günlük bilet: 8 Euro (Daha uzun süreli de alabiliyorsunuz)

*Gece Biletler: 5 Euro

*Suomenlinna’ya ulaşım için 12 saatlik bilet: 5 Euro

-Kolaylık sağlaması açısından, şuradan tram ve otobüs güzergahlarına ulaşabilirsiniz.

-Eğer havaalanından merkeze, ya da merkezden havaalanına ulaşmak için taksi kullanmak gibi bir niyetiniz yoksa, FinnAir otobüslerini kullanabilirsiniz. Otobüsler 20 dakikada bir kalkıyor, oldukça iyi bir sistem oturtmuşlar. 2014 itibariyle ücreti 6,5 Euro. Ödemeyi şoföre yapabilirsiniz. Helsinki Card’ınız varsa indiriminiz de olduğunu unutmayın.

IMG_4156Helsinki’de Yeme-İçme                                                       

Kimse kusura bakmasın, sevenlerinden de özür diliyorum ama, Fin mutfağı diye bir şey yok. Var olan da bir halta benzemiyor. Siz de bizim gibi farklı bir şeyler denemek için çıldırıyorsanız, geyik etine bir şans verebilirsiniz, ki orada gittiğiniz birçok restoranda karşınıza çıkacaktır, onun da çok hastası olduğumu söyleyemeyeceğim.

Sevsem de sevmesem de gidip denediğim, keşfettiğim yerler oldu. İlk günler “Aa hadi Fin mutfağı deneyelim” derken, sonlara doğru “Başlarım Fin mutfağına, İtalyan falan yok mu ulan?” aşamasına geldiğim için, çok da lokal tavsiyeler beklemeyin. Daha çok “kurtarıcı” diye ifade edebiliriz.

Kappeli: Esplanadi Park’ın içinde bulunan Kappeli, oradakilerin söylediğine göre Fin yemekleri denemeniz için iyi bir seçenek. En azında geyik ya da somon denemek niyetindeyseniz burada mevcut. Dışarıda oturmak gibi bir niyetiniz varsa, Helsinki’de çoğu yerde dışarıda ısıtıcı olmadığından, burayı listenize ekleyebilirsiniz, çünkü burada mevcut.

-Tatlıları gerçekten çok bitik, bence denemeyin.

-Çaylar 3,5 Euro ve dev bir çay bardağında geliyor.

-Dışarı oturup Leyla gibi beklemeyin, kafe bölümü self servis, restoran bölümü değil.

Leonardo: Burası açlıktan ölme sınırındayken karşıma çıkan ve adından da tahmin edebileceğiniz üzere İtalyan mutfağı özleminizi giderebileceğiniz bir yer. Deniz ürünlü pizzası oldukça güzel.

-Bütçeyi açıklamak açısından: 2 Pizza, 2 Bira, 2 su=40 Euro.

-Ateneum’un hemen yanındaki binada, giriş katında.

Cafe Engel: Burası, Helsinki’deki favori kafem. Bence kahvaltı ve kahve molası için, şehrin turistik bölümünde dolaşırken kesinlikle değerlendirebilirsiniz.

-Senato Meydanı’nında bulunduğu için dışında oturmak keyifli olabiliyor.

-İçine çay, portakal suyu, meyve, yumurta ve bacon’ın da dahil olduğu kahvaltısı 2 kişi için 30   Euro.

P1130810Mummotunneli: Burası birkaç kafe ve barın bir arada bulunduğu, üstü açık, pasaj gibi bir alan. Gündüz gitmediğim için yemek durumunu bilemiyorum. Ancak akşamları konser/canlı müzik tarzı etkinliklerden birine denk gelirseniz, oldukça eğlenceli bir ortam oluyor.

Sasso: Esplanadi’den liman bölgesine doğru ilerlediğinizde solunuzda kalan, en güzel duyguların katili, İtalyan Mutfağı’nın yüz karası Sasso, parmak kadar füme somon 30 Euro vermek, ilkokul yemekhanesinde yapılmış kuskus pilavı gibi bir risotto yemek için ideal bir mekan. Dua etsinler şefe saldırmadım.

Mbar: Forum alışveriş merkezinin hemen yanındaki meydanda bulunan Mbar, akşamları oldukça kalabalık oluyor ve çoğunlukla gençlerin uğradığı bir mekan. Anladığım kadarıyla güzel yerli gruplar da çıkıyor, ben oradayken oldukça başarılı bir grup vardı. Programına internetten bakıp değerlendirebilirsiniz.

Hesburger, oraların McDonalds’ı. Finlandiya’da fast food nasıl oluyormuş merak edenler için denenebilir.

Hard Rock Cafe ve Vapiano gibi bilindik, kurtarıcı, garantici alternatifler de bulabilmeniz mümkün. Hard Rock Cafe’nin California Burger’ine ve Santa Fe Rolls’una her türlü varız efendim.

-Esplanadi’nin sonunda, limana doğru kalan bölgede kurulan pazar bölgesi Kauppatori’de yemek ve kahvaltı açısından güzel seçenekler bulabilmeniz mümkün. Krep (Kafe Crepera adlı yerde), deniz ürünleri, waffle gibi seçenekler mevcut. Fiyatlar da daha uygun. Yemeğinizi kapmaya çalışan kuşlara dikkat, gözünüzü oyarlar.

Helsinki’de Alışveriş

Helsinki’de gerçekten çok fazla alışveriş merkezi var. Sanıyorum bu durum soğuk iklim ile de doğrudan ilişkili.

*Eğer siz de kapalı mekanda alışveriş yapmak istiyorsanız alternatifleriniz: Forum, Kammpi, Galleria Esplanad

*Eğer dışarıda sokaklarda dolaşa dolaşa alışveriş yapmak istiyorsanız: Aleksenterinkatu ve Pohjoisesplanadi

*Department Store tarzı alışveriş seviyorsanız: Stockmann ve Sokos.

-Çok turistik bir şehir olmadığı için çok fazla hediyelik dükkanı yok. Hediyelik alışverişinizi Stockmann’dan yapabilirsiniz. Stockmann’da babanızı bile bulabilirsiniz.

-Galleria Esplanad biraz daha designer ağırlıklı, haliyle daha pahalı olduğu söylenebilir.

Processed with VSCOcam with lv01 presetHelsinki’den Başka Şehirlere Geçiş

Helsinki’yi tek bir gezi destinasyonu olarak değerlendirmeyip, başka şehirlere de geçmeyi düşünüyorsanız, aslında oldukça mantıklı bir karar verdiğinizi söyleyebiliriz. Helsinki’den, Finlandiya’nin diğer şehirlerine geçebileceğiniz gibi, St. Petersburg, Tallinn, Stockholm gibi birçok farklı noktaya ulaşabilmeniz mümkün. St. Petersburg’a geçiş konusunda hangi yöntemi izlemenizin daha doğru olduğuna tam da emin olmadığım için onunla ilgili yalan yanlış bilgi vermek istemiyorum. Ancak diğer ikisi için konuyu biraz detaylandıralım:

Helsinki’den Tallinn’e ulaşım: Tallinn’e geçmek için birçok alternatifiniz olsa da en hızlı ve uygun fiyatlı olan feribotu söyleyerek sizi araştırma zahmetinden kurtarayım: Linda Line. Diğerlerinde yolculuk süreniz 5-6 saate kadar ulaşabilirken bununla yaklaşık 2 saatte ulaşabilmeniz mümkün. Biz 2 kişi gidiş-dönüş 80 Euro ödedik ve gayet sorunsuz bir yolculuktu. Feribotunuz, Helsinki’de liman bölgesindeki “Makasiiniterminal”dan kalkıyor. Tallinn’e indiğinizde ise şehir merkezi yürüme mesafesinde. Bu arada, biletleri internetten alırsanız daha ucuza geliyor ve çıktı almanıza gerek yok, gelen mail’i göstermeniz yeterli.

Helsinki’den Stockholm’e ulaşım: Helsinki’den Stockholm’e ulaşmak, Tallinn’den biraz daha uzun zamanınızı alıyor. Ancak yine de zorlanacak bir durum yok. Bunun için şu siteyi kullanabilirsiniz, işler en kolay oradan halloluyor. Mesafe Tallinn’e kıyasla çok daha uzun olduğu için fiyatlar biraz daha fazla olabilir. Yolculuk süresiyle geç saate bilet alıp sabah sularında Stockholm’e ulaşmak en mantıklısı, aklınızda bulunsun.

Helsinki Gezilecek Yerler

Helsinki’de gezilecek çok fazla yer olduğunu söyleyemeyeceğim. Burası daha çok “Adamlar ne kadar medeni ulan!” şaşkınlığında, sokak sokak gezmeli, turistik aktivitelerden çok lokal havalara girmeli bir şehir. Zaten gezmek için Finlandiya’yı tercih ettiyseniz büyük ihtimalle sizin de çok turistik bir beklentiniz yoktur.

MG_4527_Suomenlinna_c_Jussi_Hellsten_4604-930x523Suomenlinna Adası

Tekne ile Helsinki’den 15 dakika mesafede olan bu Shire tadındaki minik ada, Helsinki’nin en turistik bölgelerinden biri diyebiliriz. Adanın üzerine çeşitli müzeler, köprüler, kale ve hatta denizaltı kalıntısı bile bulunuyor. Bunlar dışında tabi ki vakit geçirebileceğiniz restoranlar ve kafeler de mevcut. Farkındaysanız benim çok da ilgimi çekmemiş olacak, pek de hevesli anlatamıyorum, ancak bakmayın siz bana, belki hoşunuza gider, gitmezse de 15 dakikada dönüverirsiniz.

-Eğer kışın gidecek olursanız tekneniniz buz kütlelerine çarpa çarpa ilerlediğini fark edeceksiniz, panik yok, tadını çıkarın, Titanik’i unutun.

-Suomenlinna ulaşım ücreti Helsinki Pass’e dahil. Hadi yine iyisiniz.

senato meydanıSenato Meydanı 

Helsinki’nin birkaç turisti bir arada görebileceğiniz sayılı bölgelerinden olan Senato Meydanı, şehrin görsel açıdan en güzel noktalarından biri olsa da, eğer özel bir ilginiz yok ise, şöyle bir etrafınıza bakınıp 15 dakikada “görülecek yerler” listenizde bir tik daha atabileceğiniz bir meydan. —

-“Lutheran Katedrali”, bir diğer adıyla Helsinki Katedrali, ve Helsinki Üniversitesi de bu meydanda bulunuyor. Katedrale giriş ücretsiz.

-Yukarıda söz ettiğim düzgün kahvaltı yapabileceğiniz Cafe Engel de bu meydanda. Dışında oturup senato meydanına karşı bir şeyler içmek isterseniz diye.

Uspenski Katedrali

Helsinki’de gördüğüm en güzel yapılardan biri olan ve Rusya etkilerini net bir şekilde hissedebileceğiniz Uspenski katedrali, Senato Meydanı’ndan denize doğru ilerlediğinizde, (yani Cafe Engel’ sağınızda, Helsinki Katedrali solunuzda kalacak şekilde dümdüz yürürseniz) hemen dikkatinizi çekecektir, mutlaka göz atın.

-Giriş ücretsiz, ancak 15:00’e kadar açık olduğunu unutmayın.

-İçine girmek için merdivenle yukarı çıkmanız gerekiyor, merdiven hafiften izbe bir noktada, merak etmeyin orada kimse organlarınızı çalmaya çalışmayacaktır.

Finlandiya Ulusal Müzesi

Gittiği ülkelerde müze gezmeyi pek seven biri olarak, kişisel tarihimde en az ilgimi çeken müzelerden biri olmasıyla beynimde yer eden National Museum of Finland, dışarıdan pek ihtişamlı görünse de, bana kalırsa Natural History Musem ile birbirine girmiş, pek de vakit ayırmayı gerektirmeyen bir müzeydi.

– Mannerheimintie 34’te bulunuyor. Eğer haritadan bakmaya üşeniyorsanız, en azından Senato Meydanı’na yürüme mesafesinde olduğunu söyleyebilirim.

rock churchTemppeliaukio Kilisesi  

Tam bir “görmeden dönmeyin” yeri olan Temppleiaukio Kilisesi, daha basitleştirilmiş adıyla Rock Church, adından da anlaşılacağı üzere kayaların içine oyulmuş, ve şu ana kadar gördüklerinize hiç ama hiç benzemeyen, mimarı açıdan oldukça enteresan bir kilise. Yeter artık 50 tane kilise söyledin diyebilirsiniz, ancak bence kesinlikle görmelisiniz.

-Tuhaf Bilgi: Havanın güzel olduğu günler (onlara güzel tabi) kilisenin tepesindeki çim alanda güneşlenen insanlar görebilmeniz mümkün.

kiasmaKiasma Müzesi

Müze mağazasıdanki kitaplar ile özellikle kalbimi çalan, Helsinki’nin Çağdaş Sanatlar Müzesi olarak tarif edilebilecek Kiasma, Helsinki’deki favori müzem. Hem mimari açıdan hem de içerik olarak oldukça etkileyici ve tuhaf bir şekilde “eğlenceli” olarak tanımlayabileceğim bir müze.

-Pazartesi kapalı.

-Giriş 10 Euro

-10:00-17:00 arası açık.

Ateneum Sanat Müzesi

Tüm ulaşım yollarının kesiştiği Rautatientori’de bulunan “Ulusal Güzel Sanatlar Müzesi” Ateneum, fin ressamlarını tanıyabileceğiniz ve özellikle kadın ressamlara bol bol yer vermesiyle kalbimi çalmış bir müze.

-Pazartesi kapalı.

– Salı-Cuma 10:00-18:00, Çarşamba-Perşembe 09:00-20:00, Cumartesi-Pazar 10:00-17:00 arası açık.

Esplanade Park Helsinki (9) (1)Esplanade Park

Şehrin tam orda yerinde bulunan, etrafını kafe ve mağazaların çevrelediği, elinizde yiyecek herhangi bir şey varsa kuşların umarsızca üstünüze pike yaptığı geniş, yeşil, mutluluk kaynağı park. Hava güzel olduğu takdirde her daim izdiham yaşanıyor.

Kauppotori (Market Place)

Yerli halkın da yer yer alışveriş yaptığı görülse de çoğunlukla turistlerin akın ettiği, hem geyik boynuzundan, waffle’a, bıçaktan kalamara tuhaf bir ürün yelpazesi olan pazar yeri. Özellikle geçiştirmeli öğünler için ideal olabiliyor. Parktan denize doğru ilerlediğinizde turuncu tenteleri ile fark etmemeniz ve bir turist olarak ilginizi çekmemesi mümkünatsız.

İpuçları

Aklınızda bulunsun, aramızda saat farkı yok.

Helsinki’nin en güzel özelliklerinden biri, her yerde internet erişimi olması. Şifre yok, yarım saat sonra para istemeye falan çalışmıyor, baya bildiğimiz ücretsiz. Öyle ki, manyakça fiyatlar çeken sevgili operatörümün internet paketini bir kez bile kullanmam gerekmedi. Umuyorum ki gün gelir biz de o medeniyet seviyesine ulaşırız. İnsan kıskanıyor.

-Bazı mekanlara girerken 24 yaş sınırıyla karşılaşıp, 24 altıysanız yüzünüzde oluşan kırmızı-mor arası renkle ortamı terk edebiliyorsunuz. Bu genel bir uygulama mıdır bilmiyorum ama, bazı yerlerde de bu durumu pek sallamıyorlar. Yine de aklınızda bulunsun.

-Helsinki’nin bir diğer özelliği de, insanların ÜBER kibar ve güleryüzlü oluşu. Kafamda intihar oranlarının yüksek olmasıyla özdeşleştirdiğim Finlandiya, Helsinki gezimden sonra bambaşka bir hal aldı resmen. Ellerinden gelse kucaklarında otele taşıyacaklar, öyle sevimli, öyle tatlılar. İstanbul’da ne kadar gereksiz bir gerginlik içinde yaşadığımızı, sürekli bir “acele” içinde olduğumuzu fark ettirdiler bana.

-Helsinki eşcinsel dostu bir kent. Tıpkı olması gerektiği gibi, kimin kiminle ne yaptığı hiç kimseyi ilgilendirmiyor. Bu konuda en rahat ve özgür hissedebileceğiniz, en medeni şehirlerden biri olduğunu söyleyebilirim.

 

16 Comments

  1. kart0ngemi

    helsinki ile ilgili en güzel şey Seurasaari parkında sincapların elinizden yiyecek birşeyler almasıydı. O nedenle yanınıza fotograf makinası ve fındık fıstık alarak gidin. insanlar genel olarak meymenetsiz, kadınlar güzel ama çok kumral/sarılar bir süre sonra hepsi birbirine benzemeye başlıyor. Kasımda çok soğuktu bir daha da gitmem.

  2. MEHMET CENGİZ

    Yazıyı büyük bir hevesle okumaya başladım.Bittiğinde ise Finlandiyaya gitme hevesim kaçtı..Samos adasında bundan çok daha fazla mutlu olunur.Buzuki dinleyerek kalamar ve uzo eşliğinde çok daha mutlu olmuştum..Teşekkürler admin.

    • oitheblog

      hahaha öyle demeyin, Helsinki’nin de aslında çok farklı bir havası var, yer yer özlediğimiz bile oluyor! :)

  3. bu yılki ramazan bayramında helsinkiye gitmeye karar vermiştim.. iyi kide yapmışım.. yazınız benin aradığım bilgileri içeriyor.. teşekkürler,

  4. ömer

    eşcinseller medeni oluyormuş bunu anladık

    • oitheblog

      doğru bir tespit olmuş :)

  5. ataman

    “bir halta benzemiyor…” bu cümle hemen şarklılığını ortaya çıkarmışsın… sizin gibilerin avrupaya girişinin yasaklanması lazım.

    • oitheblog

      bir dahaki vize başvurumuzda bu yorumu mutlaka belgelerimizin arasına ekleyeceğiz, umarım bu onlata bir ders olur ve bir daha bizim gibileri Avrupa’ya almazlar, yerimize sizin gibi çok özel insanlar gider :( imza, Şarklı Öykü.

  6. Tunahan Torlak

    Merakımı bır nebze olsada dındırdı bu yazı :) keyıfle okudum , vay be dedıgım yerler oldu teşekkurler :)

  7. Emre

    Şu boş boş yorum yapanlara nasıl katlanıyorsunuz merak ediyorum :-)
    Ah keşke imkanım olsa da gidip hatmetsem oraları..
    Bu kadar muhteşem bir üslupla yazdığınız için de ayrı teşekkürler :-) :-)

    • oitheblog

      hahaha biz teşekkür ederiz aşırı tatlı yorum için <3 :)

  8. arjin

    paylşımlarınız için teşekkür ederim 16-24 nisanda Helsinkide olacağım.

  9. Sila

    5 gün sonra finlandiya ya gidiyorum.İnternet turistlere de bedava değil mi? Lütfen öyle olsun

    • oitheblog

      öyle evet :)

  10. gülden bozbay

    Selamlar, verdiğiniz bilgiler bizim için çok yararlı oldu teşekürler. keza pazar günü önce Talinn sonra Helsinki olmak üzere iki seyahatimiz var. Ne yazık ki Atatürk Hava Limanı’nda meydana gelen terör saldırısı hepimizi çok üzdü. Bir taraftan oğlum eşim, kardeşim ve kendi hayatımı riske atmanın endişesini yaşarken bir yandan da dünya medeniyetinin merkezi olan yerlerden birşeyler görüp öğrenip kendi yaşam alanlarımızda bu deneyimleri yansıtabilir miyiz çabasındayız. Daha önce Stockholm’a gittik tabi döndükten sonra kendi ülkemiz de ne kadar stres baskı ve mutsuz bir yaşam sürdüğümüzü, saygı, hoşgörü adalet ve kibarlıktan ne kadar uzak yaşadığımızı farketmek acı oldu. Körü körüne Avrupa meraklısı biri değilim aman onlar ne kadar mükemmel biz ne kadar beteriz gibi düşüncelerim yok ama iyi ve güzel olanı da görmek ve almak lazım geldiğine inanıyorum. Bir de keşke İskandinav ülkeleri bu kadar pahalı olmasa :(( saygılar

  11. Ali Evren

    Yazınız çok güzeldi. Birçok yerde kendi kendime güldüm Ben de 25 – 28 Ekim 2016’da orada olacağım. Otel fiyatları hakikaten pahalı. Avrupalılar neden Türkiye’yi tercih ediyorlar, daha bir anladım. Umarım güzel geçer. Fin saunalarını denediniz mi? Bununla ilgili bir öneriniz olur mu?

Leave a Reply