Havana Gezi Rehberi: Beni Küba’nın Yağmurlarında Yıkasınlar

havana kübaHavana Gezi Rehberi

Havana, orijinal adıyla “La Habana”, bildiğiniz üzere Küba’nın başkenti. Pek tabi gezecek görecek yeri çok, ancak burada ilginizi çekecek öncelikli şey, müze vb. şeylerden çok sokaklar, caddeler ve insanlar olacaktır diye düşünüyorum. Çünkü ne kadar gezmiş olursanız olun, hiç bilmediğiniz, hiç görmediğiniz, daha önce hiç karşılaşmadığınız bir ortamla karşı karşıya kalacağınızın garantisini verebilirim.

Yalan söylemeyeyim, şehre ilk ayak bastığımda öyle “Of hayatımın şehri, beni Havana’nın yağmurlarında yıkasınlar” gibi bir hisse kapılmadım. Hatta “Ulan burası güvenli mi acaba?” gibi bir his bile oluşuyor. Ancak bu durum tamamen, kapitalizmin göbeğinde doğmuş ve büyümüş olmanın bir etkisi. Özellikle sokakların tadına varmadan önceki “Abi burası yıkık dökük ya” duygusunu atlatmadan, saçma bir şekilde, turist olduğunuz için herkes sizi soymak isteyecek sanıyor, insanların umursamaz ve mutlu halini kavrayamadan önceki aşamada, herkesi potansiyel birer suçlu olarak görebiliyorsunuz. Bunun Küba’yla ilgisi yok tabi, bilmediğiniz bir ortamda, bilmediğiniz insanlarla, hakim olmadığınız bir dilin içinde olmanın çok da anormal olmayan bir etkisi olarak da nitelendirilebilir. Fakat zaman geçtikçe ve Küba’da olduğunuzu kavradıkça, işler öyle bir tersine dönüyor ki, insana gün geçtikçe müthiş bir rahatlık çöküyor. Ne gerginlik kalıyor, ne herhangi bir endişe. Çünkü orada kimsenin derdi siz ya da paranız değilsiniz. Çünkü Küba’da böyle bir düzen yok. Çünkü burada herkes kendi derdinde, çünkü burada hakim olan daha güzel bir şeyler var. Bizde pek de olmayan bir şeyler. Küba’ya gitmeden tam olarak kavrayamayacağınız şeyler.

Küba’ya aşık oldum. Anlayın beni. Konuya dönüyorum.

Havana 3 ana bölgeye ayrılıyor. Havana Vieja yani Eski Havana, Centro Habana yani Havana Merkezi ve Vedado yani daha modern ve yeni olan bölge. Sizin işiniz çoğunlukla Vieja ve Centro Habana ile olacak. Vedado’da da uğramalık yerler var tabi ki aşağıda bildiklerimden söz edeceğim.

Not: Ulaşım, konaklama, yeme içme, bütçe, puro ve içki meselesi gibi konulara ve türlü türlü ipuçlarına şurada değinmiş bulundum, bre gelin:  http://oitheblog.com/2014/04/08/kuba-2-ulasim-konaklama-ve-aclik-oyunlari/

plaza de la catedral havanaPlaza de la Catedral

Katedral Meydanı, Havana’yı gezmeye başlayan bir “turist” için ideal bir başlangıç. Etrafta dolaşan ve sizi at arabasıyla gezdirmek için darlayan, hatta purosuyla ve yerel Küba kıyafetleriyle fotoğraf çektirmek için bekleyen insanlar, tabi ki buraya da ulaşmış olan çekik ırk mensubu (Japon mu Çinli mi Koreli mi ayırt edemiyorum ırkçı değilim) turistler ve civardaki minik kafeler ile tam bir turist meydanı.

-Meydandaki katedralin adı, San Cristobal de la Habana.

-Katedrali arkanıza aldığınızda sağınızdaki sokaktan devam ederseniz ulaşacağınız “La Bodeguita del Medio” Hemingway’in Küba’da yaşadığı dönemlerdeki favori barı. Fazlasıyla turistik. Ama bir daiquri içmeye değer.

plaza de armasPlaza de Armas

Havana’daki en güzel meydanlardan biri olan Armas, cafeler, müzisyenler ve kitapçılarla dolu. Nerede ne yiyelim karmaşasına düşerseniz buradaki kafelerden birine rastgele oturabilirsiniz.

-Eski bir tapınak olan El Templete burada.

Castillo de la Real Fuerza’ya yani kaleye buradan kolaylıkla ulaşabilirsiniz.

-Armas’ta bulunan Palacio de los Capitanes Generales, günümüzde Havana Kent Müzesi’ne ev sahipliği yapıyor. İçine girmeyeceksiniz bile avlusu çok güzel olduğu için şöyle bir göz atmalısınız.

-Kitapçılarda İspanyolca’nın yanı sıra İngilizce eserler bulabilmeniz de mümkün. Orijinal bir şeyler bulabiliyorsunuz, bence mutlaka göz atın.

75104428Plaza Vieja

Orada geçirdiğim günlerde Havana’da en sevdiğim meydanlardan birine dönüşen Plaza Vieja, Calle Mercaderes’ten kaptırıp gidince, yolun sonunda bulunuyor. (Öyle de detaylı anlatırım)

-Burada bulunan Camara Oscura’nın tepesine çıkarak, Küba’ya şöyle bir tepeden bakabilirsiniz.

-Meydanda yukarıda adını verdiğim güzel kahve içebileceğiniz bir mekan ve yemek yiyebileceğiniz bir kafe de var. ( Yeme içme ipuçları için sizi blogdaki diğer Küba yazısına alalım)

-Bölgede bol bol hediyelikçi de var. Hediyelikçiler her şeyi içeride satıyor, dışarıda dizilmiş kartpostallar vs. görememe ihtimaliniz yüksek. İçerilere dalın.

cuban womenCalle Obispo

Plaza Armas’tan Parque Central’e doğru uzanan sokak Obispo, Küba halkının içine karışabileceğiniz, günlük yaşamlarını bir nebze de olsa inceleyebileceğiniz bir sokak. Hep canlı, hep kalabalık bir sokak. Ancak yine de, turistten arındırılmış ortam istiyorsanız, tam da doğru adreste olduğunuzu söyleyemeyeceğim.

-Yolun sonu El Floridita’ya ulaşıyor. Bu da içinde Hemingway’in gerçek boyutlu bir heykelini bulabileceğiniz, kendilerinin favori içkisini barındıran mekan. Yemek yiyecekseniz fiyatları Küba geneline göre yüksek.

-Obispo üzerindeki sokak pazarına uğrayıp hediyelik ve eve asmalık güzel resim/afişler bulabilirsiniz. Pazarlık payı kesinlikle var, aklınızda bulunsun.


atatürk havanaMalecon

Malecon Havana’nın yaklaşık 8 km boyunca uzanın sahil şeridi. Akşamları özellikle gençler buraya akın edip deniz kenarına oturuyorlar ve muhabbet ediyorlar. Bunu ilk Ayhan Sicimoğlu’ndan duymuştum ve kendi kendime niye orada otursunlar, oturup ne yapacaklar diye düşünmüştüm ama hakkaten yapıyorlar. Ama şimdi okyanusu doldurup miting alanı yapacaklarmış. Şakacıyım.

-Havana’da bulunan Mustafa Kemal Atatürk büstünü, Malecon’un üzerinde, Plaza Armas’a yakın diyebileceğimiz noktasında ziyaret edebilirsiniz.

El Capitolio

Capitolio, Washington DC’deki Capitol’ün nerdeyse aynısı olan eski hükümet binası. İçine girebilmeniz mümkün.

-Buradaki binalar ve hemen Capitolio’nun önünden akan eski Amerikan arabalarıyla dolu trafik, şahsi fikrimi soracak olursanız Capitolio’dan çok da ilgi çekiciydi. Capitolio’yu dolaşacaksanız bile, sonrasında bölgede mutlaka dolanın, ara sokaklara dalın, evlerin önünden geçerken içeriyi kesin(dayak yemeden), Küba’yı yaşayın.

-Capitolio’dan Paseo de Marti yani Prado bölgesine doğru ilerleyecek olursanız, biraz daha dikkatli davranabilirsiniz çünkü burası hafiften turist tuzaklı bir bölge. Sonu ise yine Malecon’a ulaşıyor.

el capitolio cubaMuseo Nacional Palacio de Bellas Artes

Küba’ya gitmeden önce özellikle Kübalı ressamlar ile ilgili pek de bir bilgim yoktu. Ancak burayı gezdikten sonra not alıp Türkiye’ye döndüğümde araştıracak kadar ilgimi çekmeyi başaran birkaç isim bile oldu. Kapıdan çıkarken birbirimize “Bu işi de başarmışlar” dediğimizi hatırlıyorum. Mutlaka uğramalı ve yer yer devrim ile iç içe oluşturulmuş eserleri, yer yer Avrupa’ya hatta spesifik olarak İspanya’ya bir öykünme dönemi yaşandığını sezebileceğiniz resimleri mutlaka inceleyin. Biz yaklaşık 1,5 saatimizi buraya ayırdık.

-Pazartesi kapalı.

-Salı-Cmt 10:00-18:00, Pazar 10:00- 14:00 arası açık.

devrim müzesi kübaMuseo de la Revolucion

Havana’daki favori müzem olan Devrim Müzesi Fidel ve dostlarının gerçekleştirdiği devrimi tüm detaylarıyla anlatıyor. Kesinlikle ziyaret etmelisiniz, gerçekten çok çok etkileyici.

-Giriş 3 CUC. En az 1 saatinizi ayırmanız gerekeceğini göz önünde bulundurun.

-İçerideki kitapçıya mutlaka göz atın. Küba Devrimi’ni, Fidel’i ve Che’yi oldukça güzel anlatan İngilizce kitaplar bulabilirsiniz.

Museo del Ministerio del Interior

Vedado bölgesinde bulunan bu müze, Fidel’in CIA’in Küba üzerinde oynadığı oyunları (Buraya Amerika’nın oyunları esprisi yerleştirmek için uygun bir cümleydi) afişe etme yöntemi. Evet bildiğimiz, son 40 yıldır CIA Küba’ya dair ne yapmaya çalışıyorsa, bunların hepsi çeşitli belge ve görsellerle sergileniyor. Aslında oldukça değişik ve cüretkar bir müze, bana varlığı bile müthiş ilgi çekici geldi, dolayısıyla kesinlikle ziyaret etmeye değer.

-Giriş 3 CUC.

-Pazar-Pazartesi kapalı. Diğer günler 8:30-17:00 arası açık.

Castillo de la Real Fuerza

Yukarıda bahsettiğim Plaza Armas’tan deniz kenarına çıktığınızda karşınızda göreceğiniz kale, ilk yapıldığında amaç korsanlardan korunmakmış, fakat sonradan devlet arşivi, hatta kütüphane olarak bile kullanılmış. Günümüzde tahmin edeceğiniz üzere müze olarak kullanılıyor. İçine girecek kadar ilgimi çekmediği için daha fazla detay veremesem de, meraklısı için rehberli turlar doğru bir tercih olabilir.


devrim meydanı Plaza de la Revolucion

Küba’yı Küba yapan, Havana denilince akıllara gelen ilk yerlerden biri “Devrim Meydanı”. Etrafında Batista döneminde yaptırılmış çirkin ve kocaman bakanlık binaları bulunsa da, Che ve Camilo’nun silüeti ile Jose Marti anıtının heybeti bir araya geldiğinde, geri kalanları pek de önemsemiyor insan.

-Aynı bölgede Küba halkının kahramalarından Jose Marti’nin hayatına dair bir müze de mevcut. Pazar, Pazartesi kapalı. Diğer günler 09:00-17:00 arası açık.

Casa Museo de Ernest Hemingway

Siz de benim gibi Hemingway seviyorsanız, Küba’da bulunduğu dönemde yaşadığı evi görmek isteyebilirsiniz. Yaşlı Adam ve Deniz’i tamamladığı bu ev, günümüzde Hemingway’in en son bıraktığı haliyle ziyaret edilebiliyor.

-Müze Pazar hariç her gün 10:00-16:00 arası açık.

-Giriş 3 CUC.

-Buraya gidecekseniz Havana’nın biraz dışında kaldığını göz önünde bulundurarak gününüzü ona göre planlayın, bana kalırsa sona bırakmayın.

stella-girls-guide_2317139bCamara Oscura

Yukarıda bahsettiğim Plaza Vieja’da bulunan Camara Oscura, tepelere çıkıp panaromik fotoğraf çekme meraklısıysanız, “fotoğrafta gelenekçiyim, tepeden manzara, sümüklü çocuk ve buruşmuş yaşlı suratından başka fotoğraf çekmem” diyorsanız, tam da sizin için. Buranın tepesine çıktığınızda Havana’ya tepeden bakma imkanınız olacak.

-Giriş 2 CUC.

-Pazartesileri kapalı. 17:00’den sonra almadıklarını iddia etseler de, ısrar ederseniz alıyorlar.

Havana Gece Hayatı

casa-de-la-musicaCasa de la Musica

Centro Habana bölgesinde bulunan Casa de la Musica, orada tanıştıklarımızca “gitmeyin, ortalıkta fahişeler cirit atıyor, orası size göre değil” şeklinde babacan tavırlarla kötülense de, gittiğimizde hiç de söylendiği gibi olmadığına karar verdik, çünkü çok çok eğlendik. Havana’nın en popüler gece kulüplerinden biri deniliyor ama bakmayın tabi  “gece kulübü” denmesine. Girişte onu bunu içeri almadıklarına bile şahit olsak da, içeri girdiğimizde büyük bir sahne, sevimli bir bar, ve çay bahçesi tadında bir ortamla karşılaştık. Lakin olsun, hayatımızda bu kadar güzel dans eden, bu kadar neşeli insanları bir arada görmemiştik. Üstelik bize de dans etmeyi öğretmeye çabalamaya başladıklarında işler daha da eğlenceli bir hale geldi. Bence gece dışarı çıkma niyetindeyseniz buraya mutlaka uğramalısınız.

-Giriş 5 CUC. (içeride kimin çıktığında göre artabilir.)

-Kapının önünden taksi bulurken resmi taksilere binmeye dikkat edin. Aksi takdirde sizi kandırabilecek tipler oluyor ortalıkta.

-Sizinle dans etmek isteyen insanlara potansiyel sapık muamelesi yapmayın. Bu insanlar gerçekten dans etmek istiyor.

1830

Küba’da, Plaza Armas’ta otururken tanıştığımız ve çok sevdiğimiz Lale Nişancı bizim hayalimizi gerçekleştirmiş, ve bir süredir Küba’da yaşıyor. Kendisini kıskanmak üzereyken, bir akşam bizi davet ettiği 1830 adlı mekana gittiğimizde, samimiyeti ve sempatikliği sayesinde kıskançlığımız yerini sevgiye bıraksa da, yerinde olmak için birçok şeyden vazgeçebileceğimizi söylemeliyiz.

Konuya dönecek olursam, 1830 yoğun olarak Kübalıların bulunduğu, dans edebileceğiniz ve çok eğlenebileceğiniz bir mekan. Lale Hanım olmasaydı orayı keşfedebilir miydik bilmiyorum, çünkü gerçekten lokal bir havası vardı. Kesinlikle denemeye değer.

-Giriş 5 CUC.

-23:00’den önce gitmenin hiçbir alemi yok, geç gidin.

malecon kübaİpuçları

-Özellikle Devrim Müzesi bölgesinde, “Kübalı mısın, ne kadar da Kübalı’ya benziyorsun!” şeklinde muhabbete giren, akabinde “nereden geldin, sana çok güzel bir yer tavsiye edeyim, şurada parti var, burada festival var” şeklinde uydurma muhabbetler kuran çiftler oluyor. Onları sıradan, dostcanlısı Küba’lı insanlar sanmayın, sizi karşılığında komisyon aldıkları yerlere yemek yemeye götürmek için zorlamaya çalışıyor olacaklar. Biz yemedik, ancak aynı bölgeden farklı günlerde geçip her seferinde aynı diyaloga giren çiftleri görünce olaya uyandık. YEMEZLER.

-Gitmeden önce Küba tarihinde, Fidel’e, Che’ye hatta Camilo’ya ilişkin bir şeyler okumakta fayda var. Bu şekilde şehir size çok daha fazla şey ifade edecek.

-Havana’yı mümkün olduğunca yürüyerek dolaşmalısınız, çünkü buranın en güzel yönleriyle, sokaklarında yürürken karşılaşacaksınız.

Granma adlı gazetelerine bir göz atmayı unutmayın. İspanyolca bilmiyorsanız sorun yok, çünkü gazetenin İngilizce hatta Türkçe versiyonu bile var.

-Çok fotoğraf çekin. Normalde çektiğinizin 5 katı çekin. Küba’dasınız yahu !

3 Comments

  1. Ceyhun Kartal

    Çok güzel yazmışsınız , elinize sağlık.

  2. Gizem Tözüm

    Merhaba
    Havanaya kac gün ayırmak gerekiyor,soyledıgınız gibi gezersek?

  3. Merhaba,

    Yazınız çok güzel kısa ve öz.

    Ufak bir bilgilendirme yapmak isterim:

    https://www.uzakrota.com/gokhan-erdoganin-kuba-gezi-rehberi/ linki, yazınızdan birebir kopya. Gökhan Erdoğan sizseniz o ayrı tabii :)

Leave a Reply