Erkan Aker: Biraz Daha Vine, Biraz Daha Seyahat

 

image

Vine çılgınlığı Türkiye sınırlarında da almış başını gidiyor. Her gün Facebook’a, Twitter’a, Instagram’a baktığımız gibi, Vine’a da bakmaya başladık. Vine kullanıcıları olarak, büyük bir çoğunluğumuzun tanıdığı Türk fenomenler grubunun en çok ilgi gören üyelerinden biri olan Erkan Aker ile, biraz Vine biraz seyahat üzerine konuştuk.

Seni hem Twitter hem Vine aracılığıyla tanıyoruz. Ama özellikle son dönemlerde Vine’da bir patlama yaşadın. “Ben bugün bi’ ünlü olayım” diyerek olmayacağına göre, nasıl gelişti olaylar?

Aslında ilk başlarda ünlü olmak, bu kadar büyük bir kitleye hitap etmek çok zormuş gibi geliyordu bana. Ama yakın çevrem tarafından sık sık, “Erkan, sen bir gün patlayacaksın, çok iyi yerlere geleceksin” gibi laflar duyuyordum. Anlayacağınız, işlerin bu noktaya gelmesi hiç de beklemediğim bir şeydi. Sonuçta kendi kendime Vine videoları çekerken, bir anda binlerce kişi tarafından takip edilmeye başladım.

Normalde ne yapıyorsun peki? Okul, iş?

Normalde Kadir Has Üniversitesi’nde Endüstri Ürünleri Tasarımı okuyorum. 3. senemdeyim.

Sosyal medya üzerinden ünlü olmak aslında birçok açıdan zorlu bir durum. Herkes sonsuz eleştiri ve hakaret hakkı olduğunu sanıyor ve resmen ağzına geleni söylüyor. Bunun üstesinden nasıl geliyorsun? Rahatsız etmiyor mu?

Gerçekten çok rahatsız ediyor. Özellikle Didem (kız arkadaşım) ile alakalı tek kelime edeni bile direkt engelliyorum. Ama tabi sevenler de olmuyor değil. Çok iyi, yapıcı eleştiriler, hatta tebrikler alıyorum. Zaten beğenmeyenin takip etme ya da izleme gibi bir zorunluluğu da yok. Hiç kimseye zorla izletmiyorum sonuçta.

Bazı Vine video’larında kız arkadaşın Didem’i de gördüğümüz oluyor. O bu kadar büyük bir kitleye hitap etmenden rahatsızlık duyuyor mu? Vine videolarının altında sana aşkını ilan eden kızlarla ilgili bir sorunu var mı?

 

Didem çok anlayışlı bir insan. Kesinlikle problem çıkarmayan, uyumlu bir yapısı var. Her konuda onunla çok iyi anlaşıyoruz ve beni anlayabilen biriyle birlikte olduğum için çok mutluyum. Gerisi de zaten umurumda değil.

Vine’ın dışına taşarak televizyonda ya da başka alanlarda geliştirmeyi düşündüğün projeler var mı? Diğer Vine ünlüleri ile beraber program yapmayı düşünür müsünüz mesela?

 

Evet düşünüyoruz. Hatta bazı teklifler de aldık. Fakat biraz üzerinde çalışılması gerekiyor. Sonuçta bu grup içinde dizi, program sunuculuğu yapmış insanlar da var. Bizim de oyunculuk dersleriyle kendimizi geliştirmeye ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum. Bu işin okulunu okumuş, buna zaman ayırmış insanlara saygısızlık yapmak istemiyorum açıkçası.

 

Biraz da asıl konumuza, seyahate dönelim. Yurtdışında şu ana kadar nerelere gitme şansın oldu?

Amsterdam, Paris, Barcelona, Ibiza ve Roma’ya gittim. Yakında Didemle staj amaçlı Köln’e gideceğiz.

En beğendiğin yer neresiydi? Bize orası hakkında birkaç ipucu ve tavsiye verebilir misin?

En beğendiğim yer tartışmasız bir şekilde Ibiza’ydı. Tamamen gençlik ve eğlence üzerine kurulu kocaman bir lunapark gibiydi. Ibiza’ya giderseniz, oteli sahile yakın yerlerden seçmeli ve mutlaka normal uyku düzeninizden vazgeçmelisiniz. Bunun yerine geceden sabaha kadar tüm partilere katılmalısınız.

Sence de seyahat bir süre sonra “tutku” haline dönüşüyor mu?

Benim için “seyahat”, küçüklüğümden beri gittiğim Bodrum ile özdeşleşmiş durumda. Küçükken babam bizi Bodrum’a arabayla götürürdü. Bu şekilde, zamanla, Bodrum-İstanbul yolu benim için adeta bir tutkuya dönüştü. Bir daha da asla uçakla gitmeyi düşünmedim.

İstanbul dışında “Ben burada yaşarım” diyebileceğin bir şehir var mı? Nedir senin için bir şehri yaşanılası kılan özellikler?

Açıkçası, Barcelona‘yı kesinlikle İstanbul’a değişebilirim. Bazı insanlar İstanbul’u yere göğe sığdıramıyorlar. Ama bana kalırsa, İstanbul zengin ve fakirin arasındaki uçurumun en belirgin olduğu şehirlerden biri. Ulaşımın imkânsızlığı vesaire gibi yaşamı zorlaştıran bir sürü koşul var. Barcelona’da ise sahil şeridi boyunca berrak, dibi görülen bir denizle karşılaşıyorsunuz. Geceleri sahildeki kumlardan çöpleri traktörlerle topluyorlar. Bu gibi konular üzerinde emek harcanması, şehrin temizliğinin sağlanması için efor sarf edilmesi bence çok önemli.

Son olarak, Türkiye içinde özellikle tercih ettiğin yerler nereler? Her sene farklı bir yerde mi tatil yaparsın, yoksa olmazsa olmazın var mı?

Az önce de söylediğim gibi, Bodrum kesinlikle benim için vazgeçilmez bir destinasyon. Bunun dışında Çeşme ve Antalya’ya da gittiğim oluyor. Ama yazın Bodrum’a gitmediysem, kışım da kötü geçiyor açıkçası.

Bir diğer Vine fenomeni, Memeli Mestan’ı merak edenler için bir röportaj da burada: http://oitheblog.com/2013/09/21/memeli-mestan-biraz-vine-biraz-seyahat-uzerine/

 

6 Comments

  1. Pingback: Memeli Mestan: Biraz Vine, Biraz Seyahat Üzerine | Oi the Blog

  2. o insanların iç dünyasını anlatması açısından hoş bir yazı olmuş.

  3. Sevgiliyle Playsation paylaşmak 😀

  4. elektrikler gidince ben :d Anililter Memeli Mestan Halil Soyletmez Aykut Yilmaz Erkan Aker

  5. Evinizin yeni kişiliği

  6. Güzel olmuş yahu:) Bi de sen izle oralarda

Leave a Reply