Memeli Mestan: Biraz Vine, Biraz Seyahat Üzerine

979348E2DA989328052796493824_129eaea3258.3.1_tDTOUQNk.zTqYbDfyoMrTPgo2UPEfJpCSW.r2I_35zsF6HtEx5b15K9jQHDlACzOBilmeyenler için, ki Vine kullanıp da bilmeyen kalmamıştır herhalde, kendileri “Memeli Mestan”.  Tam da Vine’da bıraktığı izlenim gibi, hem eğlenceli, hem komik hem de çok canayakın. Sorularımızı Roma’dan cevaplayan “Havalı Mestan” ile hem merakımızı yenemeyip Vine üzerine, hem de asıl konumuz olan seyahat üzerine konuştuk.

Çoğumuz seni Vine aracılığıyla tanıdık, bu yüzden öncelikli olarak birkaç Vine içerikli soruyla merakımızı gidermek istiyoruz. Millet “takip edeni takip ederim, seri takip, ölümüne takip” hashtag’leriyle ünlü olmak için çıldırırken, sen nasıl bu noktaya geldin?

İnanın ben de anlamadım. Bir anda gelişti ve bazı vine’larım çok fazla revine falan aldı. Oradan da gören geldi heralde. Bir de vine’ı ilk keşfedenlerdenim sanırım. Bu büyük avantaj..

Peki bu kadar Vine ünlüsü nasıl bir araya gelip yeni videolar çekiyorsunuz? Birisi çıkıp “Hadi buluşup komik bir şeyler çekelim” mi diyor?

Aynen, bu yurt dışında çok yapılan bir şeydi. Biz de neden bir araya gelmeyelim diye düşündük ve sonra çok keyifli bir dostluğumuz oldu. Sürekli görüşmeye başladık. O kadar çok eğleniyoruz ki, Vine’lar kendiliğinden çıkıp yanımıza kar kalıyor diyebilirim.

Sen Vine’da en çok kime gülüyorsun?

Hepsi ayrı ayrı iyi benim için. Ama Alper yok mu o Alper, ah Alper. Adamı tanısanız anlarsınız. Adam çok değişik bir adam. O gerçekten gözümden yaş getiriyor. Ben biraz absurd mizah severim. Yiğit Özgür gibi mesela. İşte Alper benim için Vine’ın Yiğit Özgür’üdür. Ha bu arada diğer aşkitolarım bunu okuyorlarsa kızmasınlar, yaptıkları işler tartışmasız on numara beş yıldız. Dönünce size bira ısmarlayacağım şu an Roma’dayım da…

Hiçbirimiz aslında ne yaptığını bilmiyoruz. Tahminlerimize göre gezip görmeyi kapsayan bir iş yapıyorsun. Doğru mu tahmin ediyoruz, yoksa gizli tutmak gibi bir kararın mı var?

Ben koordinatörüm. Aynı zamanda hizmet sektöründe de dünya çapında “exclusive” diye adlandırdığımız alanlarda servis ve sunum eğitimleri veriyorum. Şarap tadımından tutun da masa düzenine,müşteri psikolojisine kadar. Dolayısı ile çok sık seyahat etmem gerekiyor.Bir dönem yolcu uçaklarında hosteslik yaptım.Sonrasında yine hizmet sektöründe kalabileceğim ve seyahat edebileceğim bir iş arayışına girdim. Dünya çapında geçerliliği olan sertifikalar aldım,eğitimlere katıldım ve bu noktaya geldim. Bu aslında benim kişisel tatmin yöntemim. Ben ikizler burcuyum. Bir tarafım oldukça şapşal, ki siz benim hep bu yönümü gördünüz, fakat diğer tarafım şarabın iyisinden ve ıstakoz yeme sanatından anlamaya müsait.

Bu zamana kadar çok yere gitmiş olmalısın. İşin gereği olmasa yine bu kadar çok geziyor olur muydun?

Bu biraz maddiyatla alakalı bir durum.Yani pek tabi gücüm el verdiği sürece yapardım neden olmasın? Ama şu an zaten meslek icabı hayat bana bu imkanı sunuyor, üstelik üzerine para bile veriyorlar!

En sevdiğin şehir neresi oldu? Ya da nefret ettiğin, “asla oraya gitmeyin” dediğin bir yer var mı?

 Sanırım Barcelona, Londra, Dubai ve Nice favorilerim arasında. Gündüzleri gezilebilecek çok yer var geceleri ise oldukça renkli. Ayrıca mutfakları da pek lezzetli.

Asla gitmeyin diyemem tabi ama söz konusu tatil ise Dağıstan‘ı ve Moskova‘yı tercih etmeyin. Dağıstan çok ilkel ve fakir bir ülke, kalacak hijyenik bir otel bulmak zor. Moskova ise soğuk. İnsanları da iklime uyum sağlamış. Yol sormayagör, dövmekten beter ediyorlar!

A5A65B2015991153255898095616_196afb13847.3.1.mp4_li6HPA_EWWeL9w_gLkcsdEYcJg6MoKDH.nyga7Hgmkl6mYaPMS0f0VKgM68A1IzK

Türkiye dışında bir yerde uzun yıllar yaşayabileceğini düşünüyor musun? Yoksa fırsat olsa “burada işim olmaz benden de güzeli yok” mu diyorsun?

Açıkçası İstanbul dünya üzerindeki en sevdiğim yer. Gecesi, gündüzü, manzarası, boğazı.. Dolayısı ile her yerini sokak sokak biliyorum. Başka hiçbir yere değişmem. Sadece daha iyi yerlerde olabilirdik. Bu imkanlar başka bir ülkede olsaydı dünyanın bir numaralı ve en sosyetik turizm cennetiydik.

İnsanlar aksanlı ingilizcenin kaynağını merak ediyor. Sık yurtdışına çıkıyor olmanla bir alakası var mı ?

Uzun yıllar Belçika‘da yaşadım.Asıl ana dilim Flemenkçe diyebilirim.Orada filmler hep altyazılıdır ve Flemenkçe İngilizceyle oldukça benzer. Hal böyle olup üzerine bir de taklit yeteneği gelince böyle bir sonuç elde ettim.

İş için en sık gittiğin şehir neresiydi? Bize orayla ilgili birkaç ipucu verebilir misin?

Şu ara nedendir bilinmez sürekli bir Cenevre seyahatim var. Şehir çok düzenli, çok sakin ve buram buram zenginlik akıyor. İsviçre başlı başına bambaşka bir medeniyet. Sokaklarda eski ayakkabılı bir adam veya bir dilenci görmek mümkün değil. Gelir düzeyi çok yüksek ve her şey inanılmaz pahalı. Bir şişe su 3 euro. Gerisini siz hesap edin.

Şehrin içerisinde sadece antrikot yapan ve akşam 8’den önce müşteri kabul etmeyen bir restoran var. Saat 6 itibariyle kapısında kuyruk oluşuyor. Standart ve tek tip bir yemek sunuyor. Menüden seçme imkanınız yok. Önden bir salata, sonrasında mükemmel bir patates kızartması eşliğinde antrikot sunuluyor. Bu menü sanıyorum ki 50 euro civarındaydı. İlk şubesi Paris’te açılan bu restoranın adı : Relais de L’antricote. Muhakkak tavsiye ediyorum. Bunun dışında kanal boyunca yürüyüş yapabilir, çimlerde güneşlenebilirsiniz. Saat ve çakı almayı unutmayın.

İş harici, kendi seçiminle bir ülkeye giderken, bir şehir için ne gibi kriterleri göz önünde bulunduruyorsun? 

Daha önce gitmemiş olduğum bir yer olması önemli mesela. Sıcak iklim olmalı bir de. Soğuğu pek sevmem. Etnik yerlere bayılırım, Hindistan‘a gitmedim fakat ilk hedefim orası. Sonra da Hawaii Adaları.

Senin için bir şehri çekici kılan nedir?

Denizi, gece hayatı ve varsa sadece belgesel kanallarından izleyebileceğimi sandığım etnik mevzuları.

“Gitmeden ölmeyeceğim” dediğin şehir hangisi?

Hemen hemen hepsine gittim. Şehir olarak değil ama gitmeden ölmeyeceğim bir festival var; Tomorrowland. Bu sene kaçtı seneye oradayım kısmetse.

Son olarak, kişisel merakımız, neden “Memeli Mestan”?

Bir arkadaşımın anneannesi ona öyle hitap ederdi, aklımda kalmış. Mestan berduş salaş demek. Memeli de dişi anlamı taşıyor. Hem dişi hem berduşum, e daha ne olsun!

Merak edenler için bir diğer Vine femonemeni Erkan Aker röportajı da şurada: http://oitheblog.com/2013/10/06/erkan-aker-biraz-daha-vine-biraz-daha-seyahat/

6 Comments

  1. Emre

    Dağıstana pis fakir diyen memeli mestan’ın memelerini keserim!

  2. Süleyman

    Begendim güzeldi. Berline gelirsen bekliyorum memeli. @hoyurs

  3. Canan

    Bu kadın kendini fazla beğenmiş

  4. Pingback: Erkan Aker: Biraz Daha Vine, Biraz Daha Seyahat | Oi the Blog

  5. Ercan Kılıç

    delilerden sen anlarsın, konuş onlarla : )

  6. Pingback: Eylül Öztürk – Memeli Mestan | Bilgive

Leave a Reply