Prag: İpuçları

Yıllar sonra gelen not: Bu yazının ilk yazımız olmasından mütevellit, baya amatör önerileri olduğunu aklınızda bulundursanız iyi edersiniz. İleride bu yazının başlığını taze gezginin tuhaf önerileri şekilde güncelleyeyim diyorum.

Üniversite yıllarımın ilk yarısını “gece dışarı çıkayım, biraz da alkol alayım” ya da “büyüyünce özgür ruhlu bir sanatçı olacağım” çılgınlığında geçirmiş olmanın beni elde var 0 noktasına getirdiğini fark ettiğimde 2010 yılındaydık. Bu ne yaptığını bilmemezlik durumu sonrasında arkadaşım C ile karar verdik; başka ülkeler göreceğiz. Yeni tatlar, yeni insanlar, varlığından bile haberdar olmadığımız yerler keşfedeceğiz. 20 yaşında kadar Türkiye sınırları dışında hiçbir yere gitmemiş olmanın verdiği tedirginlik ile “çok uzak olmasın, çok pahalı olmasın, e çok da büyük bir alanı kapsamasın” kriterlerimiz doğrultusunda ilk durağımızı seçtik; Prag.

IMG_3345

Prag için yapılmış en klişe tanım tabi ki “Masal Şehir”. Her klişe kötüdür genellemesine kapılmamak lazım, çünkü ilk yurtdışı gezimi gerçekleştirdiğim yer olduğundan mıdır bilinmez, Prag gerçekten de şu ana kadar gördüğüm yerler arasında bu tanıma en uygun olanı. Çok beğenmiş olmalıyım ki bir sene sonra dayanamadım, tekrar gittim zaten.

Ne Zaman Gitmeli?

Yukarıya doğru çıkıp, denizden uzaklaştıkça havanın soğumasından mütevellit, eğer siz de benim gibi soğuktan hoşlanmıyorsanız, Prag’a yazın gitmek en doğrusu. Yazın dedim diye, “ağustosta gideyim, Türkiye çok sıcak, orası da en sıcak zamanını yaşar” şeklinde düşünüp hayal kırıklığına uğramamanız için de uyarmış bulunayım; ben ağustos ayında gittiğimde Prag 9 dereceydi. Evet, bildiğimiz 9 derece, yanına 1 koymayı unutmadım. O yüzden gitmeden önce hava durumunu kontrol etmekte fayda var.

Ne Giymeli?

Giysi konusu tamamen hava durumuna bağlı olarak değişse de, birkaç tüyo vermek gerekirse:

-Kışın gidiyorsanız mevcut en kalın kıyafetlerinizi yanınızda bulundurun. Evet, herkes güzel görünmek ister ve eminim kimse kendini üst üste giyilmiş kıyafet yığını içinde, modern zaman eskimosu kılığında iyi hissetmez. Ancak orada etrafı gezmek için ortalıkla koşuştururken soğuktan yüz felci olmak üzere olduğunuzu ya da bir elinizin donup işlevini kaybettiğini fark etmek,  içinizdeki tüm güzel görünme isteğini, küfür etme isteğine bırakacaktır. Böyle durumlar yaşamaya gerek yok.

-Yazın gidiyorsanız, hava maksimum 23-24 dereceyi buluyor. Akşam hafif bir serinlik olması da muhtemel. Türkiye’deki Nisan ayını (2013 nisanını bu durumun dışında tutuyorum) göz önünde bulundurarak yanınıza makul kıyafetler alabilirsiniz.

-İlkbahar, sonbahar gibi ara dönemlerde gidiyorsanız  boşa ümitlenmeyin, soğuk olacak. Doldurun kabanları, atkıları, bereleri.

Bütçe

Bu tamamen kişiden kişiye değişen bir durum olsa da, kanımca Prag’ın çok pahalı bir şehir olduğu söylenemez. Hatta bu yorum Orta Avrupa’daki tüm şehirler için geçerli olabilir diye düşünüyorum. Yeme içme işlerinizi ve hediyelik eşya alışverişinizi turistik bölgelerde yapmadığınız sürece maddi açıdan zorluk çekmeyeceğiniz bir tatil geçirebilirsiniz.

Ne Yenir, Ne İçilir?

Prag’da çok nitelikli bir mutfak ile karşılaştığımı söyleyemeyeceğim. Öncelikle her şey bizim damak tadımıza kıyasla çok yağlı ve ağır. Bunun sebebi muhtemelen domuz yağı. Zaten domuz yağı ile ilgili bir sorununuz varsa bunu garsonlara belirtmenizde fayda var. Aksi takdirde yemeğiniz çok yüksek ihtimalle domuz içerikli olacaktır.

-Turistik bölgelerde dünya mutfağından herhangi bir ürüne ulaşmanız mümkün. Ama ben Prag mutfağı için buradayım diyorsanız, tavşanlar, ördekler ve bilumum avlanabilen hayvan oldukça popüler.

-Kahvaltıyı otelde yapmak istemezseniz bunu çok normal karşılarım. Çünkü Türkiye’deki kahvaltılardan sonra otelde mısır gevreği, 1 tane peynir ve jole kıvamındaki bi reçeli önünüze kahvaltı diye sunmaları gerçekten komik oluyor. He sanki dışarı çıkacaksınız da muhteşem kahvaltılara mı yelken açacaksınız? Hayır. Ama en azından starbucks ve starbucks benzeri kafe zincirlerinde daha güzel seçenekler bulmanız mümkün.  Old Town Square’de ve bu bölgenin arkalarında hem Starbucks hem de adını hatırlayamadığım o tip kafelerden bulabilmeniz mümkün. Bu noktada “ulan oraya kadar gidip Starbucks’ta mı kahvaltı yapacağım?” dediğinizi duyar gibi oluyorum. Haklısınız, ancak ben Prag’da kahvaltı yaptığım yerlerden baya hoşnutsuz ayrılmış olmalıyım ki, iş bu noktaya gelmiş.

-Eğer bir Hard Rock Cafe severseniz, ya da hala dünyadaki en güzel hamburgerlerin orada olduğunu bilmeden yaşamınızı sürdürüyorsanız, Old Town Square’de bir adet mevcut. Öğle ya da akşam yemeğiniz orada yiyerek 2 gün tok kalabilirsiniz. Tavsiyem: California Burger.

-İçki konusunda gelirsek, Prag diyince akıllara gelen ilk şey bildiğiniz üzere Absinth. Zaten Türkiye sınırlarında namı alıp yürüdüğü için, orada denemeden dönmek olmaz. Fakat Prag’ın geleneksel biraları da oldukça ünlü. Özellikle Krusovice Dark Beer’i kesinlikle tavsiye ederim, hem sudan ucuz (gerçekten su daha pahalı) hem de çok lezzetli.

-Unutmadan, Prag’ın yerel içkisi, şurup tadındaki Becherovka’yı da deneyebilir, ya da hediye olarak alabilirsiniz.

Alışveriş

Prag, alışveriş konusunda beni en hayal kırıklığına uğratan şehirlerden biridir. Zaten sokakta dolaşan insanlara bakarak ne kadar korkunç bir giyim anlayışları olduğunu anlayabilirsiniz. Dior, Chanel, LV gibi dünya markalarıyla ilgili herhangi bir bilgilendirme yapmama gerek yok, çünkü burada durum neyse orada da o. Ama yok ben illa ki oradan alacağım, Prag’dan aldım diye anlatırım diyorsanız, Parizska Caddesi’nde istediğiniz kadar bulabilirsiniz.

Daha ortalama alışverişten bahsetmek gerekirse, durum iyice vahim bir hal alıyor. New Yorker, H&M, Promod gibi ortalama fiyatlara sahip mağazalardan çok uğraşırsanız bir şeyler çıkartabilirsiniz. Gönül isterdi ki muhteşem kıyafler bulayım, Prag’da Alışveriş diye ayrı bir post yapayım. Ama yok arkadaşlar, olmayınca olmuyor.

Hediyelik konusuna gelirsek, Prag’da kedi figürünün yaygın kullanımı sayesinde ortalık kedili tişörtten, bardaktan, küllükten geçilmiyor. Bir kedisever olarak bu beni oldukça mutlu etmişti. Bunun dışında Bohemia kristali ve Kafka baskılı üretimler de oldukça yaygın.

En yaygın hediyelik seçeneklerinden birisi tabi ki kuklalar. Fiyatları 15 euro ile 200 euro arasında değişebiliyor. Bu fiyat değişimi de tamamen kuklanın büyüklüğüne ve hareket kabiliyetine bağlı. Bence almayın çünkü gece uykunuza sizi boğabilirler ama siz bilirsiniz. Evet.

Gece Hayatı

Prag’ın gece hayatı konusunda birçok seçeneği var. Oldukça fazla turist çeken bir şehir olduğu için, şehir merkezindeki bar ve pub’ların çoğu turistlerle dolup taşıyor. Bunlardan en bilineni kuşkusuz Karlovy Lazne. Bu 5 katlı club’ın her katında farklı bir konsept ve bununla ilişkili olarak farklı bir müzik tarzı hakim. Burası aynı zamanda orta avrupanın en büyük club’ı olarak biliniyor. Müthiş kailteli bir yer olduğunu söyleyemeyeceğim, ancak eğlence garantisi verebilirim.

l

Bunun dışında eğer size de benim gibi caz seviyorsanız, birçok caz var bulmak mümkün.  Biz Old Town Square’deki  kilisenin hemen arkasındaki Ungelt Jazz Bar’ı denedik, ve gayet memnun kaldık.

Beyler, hatta bayanlar, Prag’da çeşit çeşit Strip Club da mevcut. Çekinmeden girip türlü çılgınlıklara maruz kalabilirsiniz. Eğlenceli bir anı olarak yanınıza kar kalır.

Nerede Kalmalı?

Prag yürümeye elverişli bir şehir.  Ulaşım ağı da gelişmiş. Zaten çok büyük de olmadığı için, bütçenizden kısmak adına, merkezin dışındaki otelleri tercih edebilirsiniz. Emin olun hiçbir yere ulaşmakta güçlük çekmeyeceksiniz. O artan parayla da Absinth alırsınız, tatlı yersiniz, i love Prague tişörtü falan alırsınız. Tavsiye isteyenler için, biz ilk gidişimizde Pyramida Hotel’de kaldık. Çok merkezi bir noktada olmamasına rağmen, merkeze ulaşımımız çok rahattı, hiçbir sorun yaşamadık. Ancak odalar koğuş gibiydi. Eğer siz de bizim gibi “zaten odaya sadece uyumaya gidiyorum”culardansanız, bu otelde kalabilirsiniz. Otele buradan ulaşabilirsiniz.

-Prag 1’den 20’ye kadar giden bölgelere ayrıldığı için otel seçiminizi buna göre da yapabilirsiniz. Praha 1, merkez, geri kalanlar ise buna göre şekillendirilmiş. Yani Praha 1’de kalıyorsanız, iyi bir noktada olduğunuzu varsayabilirsiniz.

Genel Tavsiye ve İpuçları:

-Turla gitmeye gerçekten hiç gerek yok. Şehir küçük, ulaşım kolay ve turlar sıkıcı. Üstelik asıl görmek istediğiniz yerler görmenizi geciktiriyorlar. Alın kitapçığınızı, açın interneti önünüze, çözemeyeceğiniz bir şey yok.

-Ulaşım araçlarını kullanırken bileti okutmama gerek yok, kim görecek ki diye düşünmeyin. Biz sizin yerinize bunu düşündük. Kişi başı 250 kron ceza ödedik. Gördüğünüz gibi çok çılgın ve asiyiz.

-Garsonlara bahşiş bırakmayı unutmayın. Unuttuğunuz takdirde arkanızdan bile koşabilir ya da aynı yerde yemek yemek durumunda kaldığınızda yemeğinizden çıkan sinek için, “beni ilgilendirmez, dışarıda oturuyorsunuz, tabi ki sinek olabilir” açıklaması bile yapabilirler.

-Şehirde evsizler bile ingilizce konuşabiliyor. İngilizce biliyorsanız dil ve yer yol bulma konusunda sorun yaşamanız imkansız.

-Hard Rock Cafe’ye gitme kararı aldıysanız, cuma ve cumartesi akşamları canlı müzik olma olasılığı çok yüksek, böyle bir ortam istemiyorsanız, gitmeyin.

-Eğlenin, arkadaş edinin, kaybolun ve acele etmeyin, nasıl olsa bir daha gitmek isteyeceksiniz.

Prag’da gezilecek yerler için şuraya bakabilirsiniz

2 Comments

  1. Gulay

    Guzel bir yazi prag seyehtaim icin aklimda bulunduracagim tavsiyeler var cok tesekkurler.
    Sadece yemek konusunda Starbucks hardrock cafe yerine daha az bilinmis tavsiyeler olsa super olurdu :)

    • oitheblog

      Bu konuda kesinlikle size hak veriyoruz. Prag gittiğimiz ilk yer olduğu için acemi dönemimize denk geldi, dolayısıyla böyle bir şey çıktı ortaya, bir daha gidecek olursak yenilemeyi düşünüyoruz :)

Leave a Reply